AB’nin 60. Doğum Günü; Rüyâ Kâbusa Dönüşüyor!

AB’nin 60. Doğum Günü;  Rüyâ Kâbusa Dönüşüyor!

2. Dünya Savaşı’nın üzerinden sadece 12 yıl geçmişken Almanya, Belçika, Lüksemburg, Fransa, Hollanda ve İtalya’nın hükümet temsilcileri 25 Mart 1957 tarihinde bugünkü AB’nin temellerini atan Roma Antlaşması’nı imzaladılar. Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu (AET) oluşturan bu antlaşma, 1 Ocak 1958 tarihinde yürürlüğe girdi. Maksat 12 yıl içerisinde ortak bir pazar oluşturmak ve ekonomik politikaları adım adım birbirine uyumlu hale getirmekti. Üye devletler, gümrük birliği oluşturmak, iç ticari engelleri ortadan kaldırmak, nükleer enerjinin barışçıl amaçlarda kullanılmasında sıkı işbirliği yapmak, mal, kişi, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımını sağlamak gibi kararlar aldı. Roma Antlaşması ile Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu’nun (Euratom) da kurulmasına karar verildi. Bu 6’lı birlikteliğin ilk adımı ise 1951 yılında atılmış ve o dönemki iki önemli ekonomik branşı ortak kontrol etmek gayesiyle Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu kurulmuştu.

AB’nin bugün 28 üye ülkesi, neredeyse 500 milyon vatandaşı, 44 bin görevlisi mevcut. 19 Birlik ülkesinde yaklaşık 340 milyon AB vatandaşı ortak para birimi Euro’yu kullanıyor. Euro Bölgesi’ne üye ülkeler Avrupa Merkez Bankası sayesinde ortak bir faiz politikası ve kamu borçlarında belli bir borçlanma limitine sahip.

AB Rüyası Başlamadan Nasıl Bitti?
İngiltere’nin 1963 yılında AET’ye katılma talebi o dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle’ün veto engeline takıldı. İngiltere topluluğa ancak 10 yıl sonra 1973 yılında dâhil olabildi.
Bir başka büyük kriz ise 1970’lerin ortası ve 1980’lerin başında yaşandı. ABD ve Japonya ile olan rekabet Avrupa pazarını derinden sarstı. Üye devletler iç pazarı korumak için ulusal çıkarlarını kabul ettirmeye çalıştılar. Kriz, topluluğa İspanya ve Portekiz katılmasının verdiği canlanma ve ortak bir iç pazar planı ile atlatıldı.

Danimarka 1992 yılında yapılan referandumla ekonomik ve parasal işbirliğini öngören Maastricht Antlaşması’nı reddetti. Avrupa’nın bu siyasi şoku atlatması 11 ay sürdü.
AB’nin yaşadığı en büyük krizlerden bir diğeri de 2005 yılında 25 üye ülkeye ulaşmış AB’de Avrupa Birliği Anayasası’nın hayata geçirilememesi oldu. Anayasa taslağı Fransa ve Hollanda’da yapılan referandumda reddedilince yürürlüğe sokulamadı. Bu anayasanın yerine ise 2009 yılında benzer nitelik taşıyan Lizbon Antlaşması yürürlüğe girdi.

Öte yandan 1959’dan beri Türkiye AB’ye girmeye çalışıyordu. Ne zaman Türkiye Avrupa Birliği’nin istediklerini yapsa, önüne başka mayınlar serildi. Türkiye mayınlara bastıkça yaralandı, yaralandıkça da akıllandı. Şimdi ise bazı AB üyesi ülkelerin içerisindeki Müslüman düşmanlığı alenen ortaya çıktı; “Türkler barbardır” ifadeleri son birkaç yılda tavan yaptı. Türk ifadesini Müslüman kelimesine karşılık kullandıklarını unutmayalım.
Görev süresi 31 Mayıs’ta dolacak AB Başkanı Donald Tusk, ülkesi Polonya’nın itirazına rağmen yeniden başkanlığa seçildi. Polonya Dışişleri Bakanı Waszczykowski, “Artık birliğin Berlin’in diktasında olduğunu biliyoruz” dedi. Şahıslar, şirketler ve örgütler; AB’ye elini veren kolunu kaptırıyor. Ta ki geçen sene dünyanın gündemine oturan ve Baran Dergisi’nin kapağında etraflıca işlediğimiz İngiltere’nin AB’den çıkması kararına kadar. Dünyanın yeniden şekillendiğini farkeden İngiltere, Brexit ile ABD’nin safında olduğunu deklare etti. Avrupa Birliği büyük bir darbe daha aldı.

Öte yandan AB mültecilerle alakalı Türkiye ile imzaladığı anlaşmanın kurallarına da uymuyor uyamıyor; AB'nin toplamda 3 milyar euro ödemesi gerekiyorken, sadece 677 milyon euro ödeme yaptı. Üstelik hala Türkiye’ye ayar vermeye kalkışıyor. Şimdi de Fransa’da Frexit sesleri yükseliyor, Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olan ve yoğun alâka gösterilen Le Pen, destekçileriyle birlikte Euro’dan Frank para birimine geçilmesi gerektiğini savunuyor; hemen ardından ise AB’den çıkılmasını istiyor. Avrupa Birliği Fransa’nın da AB’den çıkmak istediğini anlayınca, Le Pen’nin başına çorap ördü; birtakım soruşturmalar açıldı. Hemen akabinde dokunulmazlığı kaldırıldı. İnsanların başına bomba yağdıran, yahut bombalanmasına göz yuman, “özgürlük ve hürriyet”in dümenci timsali Avrupa Birliği tam anlamıyla dağılıyor.

Haçlı İttifakı Vatikan’da Tescillendi
Avrupa Birliği ülkelerinin liderleri, Roma Anlaşması’nın 60. yılında bir araya geldi. Liderler 1957 tarihli Roma Anlaşması’nın 60. yıl dönümü dolayısıyla İtalya’nın başkenti Roma’daki Conservatori Sarayı’nda buluştu.
Liderler, törende son yıllarda borç krizi, göçmen krizi, terör saldırıları ve Brexit dolayısıyla sarsılan birliğin yeni yol haritasını belirleyen Roma Bildirgesi’ni imzaladı.

Öte yandan AB Liderleri Vatikan’da Papa ile de görüştü. Papalık Sarayı’nda yapılan görüşmeye, geçen yıl bir referandumla AB’den ayrılma kararı alan İngiltere dışındaki 27 AB ülkesinin liderleri ve AB kurumlarının temsilcileri katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu görüşmeyi Haçlı İttifakı’nın tescillenmesi olarak yorumladı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.