Baran Dergisi'nin 499. Sayısı Çıktı!

Baran Dergisi'nin 499. Sayısı Çıktı!

Selâm ile…

15 Temmuz’da yaşadığımız askerî darbe girişimi, Türkiye’de geniş bir içtimâî mutabakatın sağlanmasına vesile oldu. Toplumu meydana getiren her kesimden insan, FETÖ terör örgütünün Yahudi-Amerika güdümünde gerçekleştirdiği bu darbe girişimi karşısında durdu. Bu vaziyet ne olursa olsun müsbet.

Bir hususa dikkat: Müslüman halkın Tayyib Erdoğan’ın şahsında İslâm’a sahib çıkması ve neredeyse 20 gündür ateşi hiç sönmeden meydanları doldurmasını iyi okumak lazım. İnsanlar, İslâmî idealleri günün penceresi içinden yerli yerine oturtacağına inandıkları Erdoğan’ın peşinden gidiyorlar. Kuru bir Tayyib sevgisi değil, İslâm’a hizmet ettiğine canı gönülden inandıkları bir lidere duyulan sevgi bu… Kaynağını ve meşruiyetini İslâm’dan alan, basit bir demokratik seçimin çok ötesinde anlamlar taşıyan bir sevgi… İşte bu durum, sürekli ifade ettiğimiz gibi, Erdoğan’ın sırtına, bugüne kadar hiçbir liderin sırtına yüklemediği kadar büyük bir mesuliyet yüklüyor. Allah yardım etsin.
Şimdi hesab zamanı: Herkesin şapkasını önüne koyup yakın gelecekte bu millete karşı kirli mahfillerde hazırlanan tuzaklardan nasıl sıyrılacağımızın hesabını iyi yapması lazım… Bize göre çözüm belli: Liyakate dayalı bir idare ve devlet aygıtının zaruretini savunan, insanlara sözde değil gerçekten seçme ve seçilme hakkı getiren, tüm cemiyeti bir ideal etrafında toplayabilen ve bütün bunların da ancak Mutlak Fikir İslâm’dan hareketle oluşturulabileceğini söyleyen sistemli (ve elbette tutarlı) bir dünya görüşü… Kurtuluşumuz “İslâm’ın emir eri” Büyük Doğu-İbda dünya görüşünde.

Yazımızın başında ifade ettiğimiz üzere, ülkemizde Amerika ve hempaları karşıtı bir ittifak tesis olunmuş durumda. Bu milletin % 90 gibi bir kahir ekseriyetinin Amerikan karşıtı olduğu, hatta Amerikalıların buna bir türlü anlam veremediği çok yazılıp çizildi. Ülkemizi millet olarak biz buradan idare etmek istiyoruz; başka ülkelerle münasebetlere karşı değiliz ama onların bizi yönetmesini istemiyoruz. Bu kadar… O yüzden Amerikancı darbeye karşı ülke genelinde bir ittifakın oluşması son derece normal…

Elbette her siyasî hareket, hedefine doğru giderken, kendisi için zaruri gördüğü ittifakların içerisine girebilir. Bu son derece tabiidir. Dergimizin kapağında kullandığımız “Gaye ittihad ile ittifakı karıştırmayın” sözümüz, ittifaklara karşı olma manasında söylenen bir söz değildir. Zaten siyasetin kendi de budur; ittifaklar siyasetin kendi doğasında vardır. Müslümanlara hizmet eden her ittifakın yanında olmamız da bu yüzden aynı derecede tabiidir, elbette bu hizmeti sürdürdüğü müddetçe… Ancak ittihad ile ittifakı karıştırmamak gerek; zira Mütefekkir Mirzabeyoğlu’nun dediği gibi “sistem ancak gerçek ittihad fikrinden doğar.”

Kapak mevzumuzu yazarımız Ömer Emre Akcebe “Gaye İttihad ile İttifakı Karıştırma” yazısında işledi.

Kâzım Albay, “Türkiye-ABD Savaşı” başlıklı yazısında 15 Temmuz ile beraber Müslümanların cihad coşkusunu yakaladığını, şimdi ise Doğru Yol Anlayışı’nı ortaya koymak gerektiğini belirtiyor.

Gülçin Şenel, “Kemalistler veya Durumdan Vazife Çıkaranlar” başlıklı yazısında 15 Temmuz darbe teşebbüsünün savuşturulmasının ardından sütten çıkmış ak kaşık gibi parsacılık yapanların kim olduğunu hatırlatmak açısından 1960’tan itibaren Türkiye’nin darbeler tarihini ele alıyor.

Çakal Carlos (Salim Muhammed)’in bu haftaki yazısının başlığı, “Mücahidlere Meydan Okuyan Korsikalı Köylüler”...

Faruk Hanedar, “Dönüşü Olmayan Yol”a girildiğini belirttiği yazısında Batı’nın 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ve Türkiye’ye bakışını işliyor.

Bu hafta Asder Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emekli Binbaşı Mustafa Hacımustafaoğulları ile 15 Temmuz darbe teşebbüsü, FETÖ’nün TSK içindeki yapılanması ve orduda yapılan inkılâbları konuştuk. Hacımustafaoğulları, “bu darbe İslâm’a ve Türkiye’ye karşı yapılmıştır” dedi.

Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun dünya ve kâinat planını farklı bir şekilde ele aldığı eseri Ölüm Odası B-Yedi’nin 324. bölümünün alt başlığı “Bağlum (Her Yerde…)”…

Osman Temiz, “15 Temmuz Halk İhtilâli’nin Düşündürdükleri” başlıklı yazısıyla dergimizde.

Abdullah Kiracı, “Para Vakıflarının Önemi”ni işlemeye devam ediyor.

Arka kapağımızda Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun “Aydınlık Savaşçıları-Moro Destanı”ndan bir bölümü sizlerle paylaşıyoruz.

Dergimizde ayrıca derleyip yorumladığımız haberleri de bulabileceksiniz.

Gelecek sayımızda görüşmek dileğiyle…
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.