Baran Dergisi'nin 555. Sayısı Çıktı

Gelir dağılımı adaletsizliği kapitalist sistemin olmazsa olmazıdır ve adaletsizlik üzerine tesis edilen bu sistem sürdürülebilir olma hususiyetini çoktan kaybetti. Dergimizde bu meseleyi işledik.

Baran Dergisi'nin 555. Sayısı Çıktı

Selâm ile…

Post kolonyal süreçte, iktisadî ve içtimaî plandan, neredeyse tamamıyla sökülüp alınan en ehemmiyetli mefhumlardan birisi adalet… Dünya adaletsizliğin had safhaya ulaştığı bir sürecin içerisinden geçiyor. Tabir-i caizse dünya nüfusunun %99’u geri kalan %1’in nefsini doyurmak için çalışıyor. %1’lik kesimin nefsi ise doymak bilmiyor. Bu sebeple kan gövdeyi götürüyor, savaşlar çıkıyor, insanlar evlerinden barklarından ve dahi açlıktan canlarından oluyor.

Dünyanın kuzey yarım küresi ile güney yarım küresi arasındaki gelir dağılımı adaletsizliği her zaman çalışmalara mevzu edilmiş bir konu. Batı’da bu sahada yapılan araştırma ve çalışmalarda genellikle, gelir dağılımı adaletsizliğinin sebebi olarak, Batılı devletlerin (ABD ve Avrupa) müesseseleşmiş yapısına mukabil üçüncü dünya ülkesi olarak addedilen kalkınma hamlesi gerçekleştirememiş devletlerin müesseseleşememesi dolayısıyla yaşadıkları siyasî bozulma gösteriliyor. Böylece Batı’nın ileri bir medeniyet olduğu tezine dayanak oluşturuluyor.

Oysaki gelir dağılımı adaletsizliğinin bugünkü seviyeye ulaşmasının baş müsebbibi Batı zihniyetidir. Kendisinden başkasını insan yerine dahî koymayan bir anlayış ile dünyanın geri kalanını talan etme fikri üzerine kurgulanmış sistem, Batı dışındaki coğrafyaların müreffeh bir hayata kavuşmasına hiçbir zaman müsaade etmedi. Batı, Asya’nın, Afrika’nın ve Güney Amerika’nın tüm kaynaklarını doyumsuz bir şekilde sömürürken bilhassa İslâm medeniyetini de talan etti ve yönetilemez kıldı. Bunu yaparken de kendisiyle işbirliği yapan nefsine sadık hainleri ihya etti.

Bugün İslâm coğrafyasının hemen hemen her yerinde sefalet hâkimken İslâm coğrafyasının tabiî kaynaklarını Batılı efendilerine peşkeş çekmek suretiyle servetine servet katan sözde Müslümanlar safa sürüyor. Bu sözde Müslümanların, binlerle hatta milyonlarla ifade edilen alış veriş ve tatil haberlerine sık sık rastlıyoruz. Kâfir hesap vereceği herhangi bir şey olduğunu düşünmüyor; peki ya bu sözde Müslümanlar?

Türkiye’ye gelirsek; ekonominin 2000’ler öncesine nisbetle daha iyi durumda olmasına mukabil kronik problemlere bir türlü çözüm getirilemiyor ve bu kronik problemlerin başında gelir dağılımındaki adaletsizlik geliyor. OECD rakamlarına göre, Türkiye gelir dağılımı adaletsizliğinde Meksika ve Şili’nin ardından dünyadaki en kötü üçüncü ülke konumunda. Bu problem çözülmesi gereken onlarcasının arasında belki de en öncelikli olarak yerini muhafaza ediyor.

Hülâsa, sömürgecilik döneminin başlangıcından bu yana gelir dağılımı makası her geçen gün daha fazla açılırken, finans sektörü ile kredi ekonomisinin gelişimiyle faizin yaygınlaşması adaletsizliğin ivmesini artırmıştır. Yani gelir dağılımı adaletsizliği kapitalist sistemin olmazsa olmazıdır ve adaletsizlik üzerine tesis edilen bu sistem sürdürülebilir olma hususiyetini çoktan kaybetti. İktisadın ahlâktan arındırıldığı bir anlayışın geleceği noktanın bu olması da zaten kaçınılmaz.

Kapağımızda bu meseleyi değerlendirirken Üstad Necip Fazıl’ın;

"Allahın on pulunu bekleye dursun on kul; 

Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.

Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa."

Dizelerini manşetimize taşıdık. Kapak mevzumuzu ise Ömer Emre Akcebe “Sefalet Kol Geziyor” başlıklı yazısında işledi.

Kâzım Albay, “Hayatî Bir Mevzu İktisat!”ı işledi.

Çakal Carlos (Salim Muhammed), “Avrupa’daki Saldırılar ve Venezüella”daki gelişmelerden bahsediyor.

Abdullah Kiracı, iktisat mevzuuyla alâkalı yazı dizisinde faiz mevzuunu işlemeye devam ediyor; bu haftaki yazısının başlığı ise “Faize Dair Muhtelif Görüşler”...

Bu hafta Özgür Eğitim Sen Başkan Başkan Yardımcısı, Milat Gazetesi Yazarı Ali Aydın ile bir söyleşi gerçekleştirdik... Aydın, “Türkiye’de Eğitim, Sömürgeleştirme Pratiğinin Aparatıdır!” diyor...

Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun dünya ve kâinat planını farklı bir veçheden ele aldığı eseri Ölüm Odası B-Yedi’nin dergimizde tefrikasına devam ediliyor. 380. bölümün alt başlığı “Gençlik Çağı (İstikbâl Rüyâsı)”...

Osman Temiz, “Ramazan Müjdesi Horoz Borcu” başlıklı yazı dizisinin üçüncü bölümüyle dergimizde.

Gülçin Şenel’in bu haftaki yazısının başlığı, “Mutluluk Medeniyeti”...

Ercan Çifci, “İbda Zafer İşareti; Mânâ ve Tesiri” başlıklı bir yazı kaleme aldı...

Dergimizde ayrıca sizler için derleyip yorumladığımız haberleri de bulabileceksiniz. Gelecek sayılarımızda görüşmek dileğiyle, Allah’a emanet olunuz.


 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Selami dağ - 3 ay önce
İktisadın ahlâktan arındırıldığı bir anlayış... işte bütün mesele burada. Yapilan tum adaletsizlik bu ahlaksizliktan doğuyor.
Avatar
kenan - 3 ay önce
Türkiye'de ekonomi düzelmeden hiçbir şey düzelmez. bunu da Salih Mirzabeyoğlu İktisat ve Ahlak kitabında çok güzel işlemiş