Baran Dergisi'nin 637. Sayısı Bayilerde...

İçteki ve dıştaki tüm şer güçlerin İslâm’a karşı mevzilendiği bu süreçte, birçok hususta en sert eleştirileri yöneltmemize karşın “Oyumuz Cumhur İttifakı’na” diyerek tarafımızı belirtiyoruz.

Baran Dergisi'nin 637. Sayısı Bayilerde...

Selâm ile...
Uzun bir süredir gündemi meşgul eden yerel seçimlerin haftasına girmiş bulunuyoruz. Aslında bir yerel seçim olmasına mukabil, bizim gibi yarıda kalmış istiklal harbini bir asır sonra bitirme gayretinde olan bir ülkede hiçbir seçimin “yerel” olamayacağı açıktır. Hatların içiçe geçtiği, mevzilerin belirsiz olduğu bir istiklal harbi verildiğinin idrakine son beş senedir varan Cumhur İttifakı ile ülkenin bağımsızlığını ve kendi kararlarını kendisinin vermesini istemeyen, bu haliyle yaptıklarının bilincinde olanlar için “hain” sıfatını kullanmaktan çekinmeyeceğimiz kesimler arasında geçecek bu seçim. Bu dediklerimiz hamaset değil; zira baş nefret kutbumuz Kemalizm ve CHP etrafında oluşan bu blokun, idraklerini iğdiş ettikleri ve vatan sevgisi Tayyip Erdoğan düşmanlığına yenik düşen kitleleri de yanlarına almak suretiyle kime hizmet ettiğine bakmak yeterlidir bu tahlili yapmak için. İşte bu yüzden, içteki ve dıştaki tüm şer güçlerin İslâm’a karşı mevzilendiği bu süreçte, birçok hususta en sert eleştirileri yöneltmemize karşın “Oyumuz Cumhur İttifakı’na” diyerek tarafımızı belirtiyoruz.

Türkiye seçimler ile meşgul olurken dünya nihaî hesaplaşmaya doğru adım adım yaklaşıyor. Bu hafta Trump’ın Golan Tepeleri çıkışı, akabinde Yahudi işgali altında bulunan bu bölgenin ABD tarafından resmen İsrail toprağı olarak tanınması, Washington’da gerçekleştirilen AIPAC 2019 toplantısında alınan kararlar derken “vaadedilmiş topraklar”ı İsrail için hazırlayan adımlar son derece hızlandı. Golan, İsrail için stratejik önemde: En önemli su kaynakları burada ve büyük bir petrol rezervi barındırdığı iddia ediliyor. Ama İsrail açısından daha mühimi, bu çıban ülkenin varoluş gayesi olan “Fırat ile Nil arası topraklar arasındaki Büyük İsrail’i kurma” hayalinin çok kritik bir etabını teşkil etmesi. Daha önce Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine gerçekleştirilecek operasyonda acele etmesi gerektiğini belirtmiştik; anlaşılan Yahudi devleti yine bizden hızlı davranarak biz Suriye’nin güneyinde onlara komşu olamadan, onlar Suriye’nin kuzeyinde bize komşu olacak! Kapağımızın alt kısmını ise bu meseleye ayırdık ve “İsrail’in Plânı Tıkır Tıkır İşliyor” dedik.

Kapak mevzumuzu Ömer Emre Akcebe, AIPAC toplantısındaki bir konuşmaya atıfla “Zamanı Geldi” başlıklı yazısında ele aldı.

Yine seçimler ile alâkalı olarak Kerim Bozdağ’ın “Cumhur İttifakına Destek Şart” ve Said Bulut “Beka Meselesi” başlıklı yazısını dergimiz sayfalarında bulabileceksiniz.

Fadime Özkan, Hulusi Şentürk, Kemal Özer, Ebubekir Sofuoğlu, İdris Kardaş, Ardan Zentürk ve İsmail Kılıçarslan’a 31 Mart’ta yapılacak seçimler hakkındaki görüşlerini sorduk.

Malûm son günlerin önemli, bizim ise değişmeyen gündem maddelerimizden birisi Ayasofya Camii’nin ibadete açılması... Duayen gazeteci Atilla Özdür, bu vesileyle “Konstantinopolis” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yine Ayasofya’nın ibadete açılması tartışmaları etrafında Rüstem Pehlivanların “Taraf Olmak” başlıklı yazısını dergimiz sayfalarında bulabileceksiniz.

Filistinli araştırmacı yazar Muin Naim, UKEAD Halkla İlişkiler Sorumlusu ve Kudüs tarihi araştırmacısı Kadir Öztürk ve SETA Araştırmacısı Can Acun, ABD’nin Golan kararını ve İsrail’in Gazze’ye yaptığı hava saldırıları hakkındaki görüşlerini Baran okurları için paylaştılar.

Geçtiğimiz hafta Yeni Zelanda’da gerçekleştirilen saldırının ardından İslâm-Batı kavgası da sıkça konuşulur oldu. Bu çerçevede Batı’da Müslümanlara karşı gerçekleştirilen bazı saldırıları sizin için derledik. Yeni yazarlarımızdan Emre Karaca da “Yeni Zelanda Olayına Dair” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Çakal Carlos (S. Muhammed), İtalyan Faşist Partisi'nin kuruluşunun 100. yılı vesilesiyle Mussolini ve Faşist Parti'den bahsediyor. Yazısının başlığı, "Mussolini Gerçek Bir Vatanseverdi."

Osman Temiz, “Dünya Devleti veya “Devletlerin Devleti” Olmaya Namzet İki Devlet Modeli: Leviathan ve Başyücelik Devleti” başlıklı yazısının üçüncü bölümüyle dergimizde...

Oğuz Can Şahin, “Tabiat Karşısındaki Çaresizliğim ve Onun Tetiklediği Nefret” başlıklı bir hikâye kaleme aldı.

Dergimizde ayrıca sizler için derleyip yorumladığımız haberleri de bulabileceksiniz. Gelecek sayımızda görüşmek dileğiyle...

Allah’a emanet olun...


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.