Türk Futbolu'nu Kurtarmanın İki Yolu Var

Türk Futbolu’nu kurtarmanın iki yolu var; yeni bir bakış açısı ve yeni bir ruh, eskimeyecek bir heyecan…

Türk Futbolu'nu Kurtarmanın İki Yolu Var

Memleketimiz futbol kulüplerinin yabancı oyuncu transferleriyle alakalı şu mühim meseleyi kısaca ele alalım.

Futbol Federasyonu üç sene evvel kulüplerin kadrosunda altı yabancı oyuncuya müsaade ederken bu sene bu rakam on dört; böyle olunca da, kulüpler getirecekleri oyunculardan elde edecekleri reklam gelirlerini de hesaba katarak yabancı oyunculara yöneliyorlar. Yabancı oyuncular için ise Türkiye çok cazip bir memleket; çünkü Avrupa’da bir futbolcu kendisine verilen toplam paranın neredeyse %25’ini şahsen vergi olarak öderken, Türkiye’de bu vergi meblağını kulüpler ödüyor... Tüm bunlarla beraber ortaya çıkan netice ise kulüpler alt yapıdan millî bir oyuncuyu 10 sene yetiştirmek gibi boş(!) bir uğraşla vakit kaybetmektense, evvelce yahut günümüzde Avrupa’da isim yapmış bir futbolcuyu, onun getireceği reklam gelirlerini de hesaba katarak transfer etmeyi (elbette maddî açıdan) daha kazançlı buluyor ve öyle yapıyorlar... Böyle olunca da millî oyuncu yetişmiyor, ola ki yetişen olursa o da yabancı memleketlere kapak atmak için dört dönüyor. Şu manzara meseleyi açık eder zannediyorum: A millî takımın 18 kişilik kadrosunun 10 oyuncusu yurt dışındaki kulüplerin altyapılarından yetişmiş oyunculardan oluşuyor...

Bizim bu mevzuda alâka kurmaya çalıştığımız husus irfan-kültür meselesindeki hususla birebir örtüşüyor ki yine Mütefekkir Mirzabeyoğlu’nun aynı eserinden hatırlatalım:
“İrfanın iki yolu var. Biri kendi kaynaklarını doğurup onlardan, öbürü yabancı kaynaklardan irfana ermek… Dava kendi kaynaklarını doğurmak olduğuna göre, ikinci yolu, birincisine çıkaran bir geçit sayalım. O hâlde irfana erme davasında ilk iş, herhangi bir dil çarşafına bütün dünya irfan yemişlerini silkelemek, o dile bütün dünya hakikatlerini konuşturmaktır. Böylece, henüz yürümeye başlayan çocuk nasıl dilini döndürmeye ve mevzuunu seçmeye çabalarsa, milletler de yabancı mahsullerin bünyelerinde yapacağı karışmaları kendi hak ve hakikat telâkkilerinin mihveri etrafında yavaş yavaş sermayeleştirir. Nihayet öz irfanlarını içlerinden ifraz edebilecek kıvama ererler.”

Kültür Davamız isimli eserden yaptığımız bu iktibası “Türk Futbolu’nu kurtarmanın iki yolu var” diye okunur ve meseleye böyle bakılırsa asıl ihtiyacımız olan şeyin yeni bir bakış açısı, yeni bir ruh, eskimeyecek bir heyecan olduğunu zannediyorum kolaylıkla anlaşılır! 

Sadri Alışık’ın dillere pelesenk olmuş repliğiyle bitireyim: “Bu da mı gol değil?”
 
Yazının tamamını okumak için TIKLA

Fatih Turplu - Baran Dergisi 560. Sayı
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.