Ekonomik Saldırıya Karşı Acil Eylem Planı!

Orta ve uzun vadede Türkiye’yi içine düşmüş olduğu ekonomik cendereden kurtaracak ve her bakımdan bağımsız bir ülke olmasının yolunu açacak reçeteyi sunuyoruz.

Ekonomik Saldırıya Karşı Acil Eylem Planı!

Türkiye’yi çevreleme ve teslim almak maksadıyla gerçekleştirilen Gezi Olayları, 17/25 Aralık Yargı Operasyonu, Mit Tırlarının Durdurulması, PKK-PYD’ye askerî destek, 6-8 Ekim Olayları ve 15 Temmuz askerî darbe girişimiyle süren saldırılar, son bir haftadır kur üzerinden Türk Lirası’nın hedef alınmasıyla beraber yeni bir muharebe sahasına taşınmış oldu. Türkiye’yi son birkaç haftadır hedef alan saldırılar ekonomi kanalı kullanılarak gerçekleştiriliyor olsa da, Türkiye’nin bekasını hedef almaktadır.

Merkez Bankası ve para politikalarıyla alâkadar olan Hazine ve Maliye Bakanlığı gibi devlet müesseseleri herhâlde farkındadır ki, Amerikan Doları’nın değer kazanmasından ziyade Türk Lirasının değer kaybetmesi söz konusudur. Bunun sebebi ise Hazine Bonosu ve tahvilleri üzerinden içine çekildiğimiz tuzaktır. Şöyle ki, senelerdir yabancı sermaye girişine vesile oluyor ve Türk Lirası’nın güvenli bir liman olduğunu gösteriyor zannıyla satışına sevinilen Hazine Bonosu ve tahviller, bugün bu operasyonu gayesine erdirmek için zarar edilmek bahasına satılmakta ve Türk Lirası’nın diğer bütün para birimleri karşısında değer kaybetmesine sebeb olmaktadır. Tüsiad tabelası altında bir araya gelen 3000 ailenin ellerindeki mevduatları döviz cinsinden yurt dışına aktarmaları, bu son bir haftadır meydana gelen dalgalanmadan önceki kur yükselişinin kaynağıdır. Bir haftadır yaşanan ise Hazine Bonosu ve tahvillerin vaktinden evvel bozdurulması neticesinde TL’nin değer kaybına uğratılmasıdır. 

Orta ve uzun vadede Türkiye’yi içine düşmüş olduğu ekonomik cendereden kurtaracak ve her bakımdan bağımsız bir ülke olmasının yolunu açacak reçeteyi bu hafta yayımlanacak olan dergimizde geniş bir perspektiften değerlendireceğiz. Kısa vadede gelen saldırının şiddetini düşürmek ve bertaraf etmek için yapılması gereken acil hamleleri ise şimdiden ele almak istiyoruz. 

1. Piyasa ve para birimlerine atfedilen değerin izafî olması hasebiyle, her ne kadar güçlü bir para birimi üzerinden zayıf bir para birimine operasyon yapılmaktaysa da, işin temeli psikolojiktir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı’nın, inisiyatifin kendi elinde olduğunu ucuz numaralardan azamî derecede kaçınarak ciddî bir şekilde hissettirmesi ve bununla beraber gereğini gereğince yapması son derece hayatîdir.

2. Karşılıklı para birimleri üzerinden ticaret yapılması bahsinin bir an evvel yapılacak anlaşmalarla somutlaştırılması. (Ruble, Yuan gibi...)

3. Borç ödemeleri dışında yurt dışına döviz çıkışının ikinci bir emre kadar tamamen kapatılması.

4. Gerekirse döviz alış ve satışının durdurulması, döviz bankolarının kapatılması ve alım satım işinin yalnız Merkez Bankası üzerinden yapılmasına müsaade edilmesi. 

5. Devletin Amerikan Doları ve Euro üzerinden yapmış olduğu anlaşmaların, eski tarihli bir kur yahut devletin belirleyeceği bir kurdan Türk Lirası’na çevrilmesi. 

6. Kur üzerindeki dalgalanma devam edecek olursa, bankalardaki döviz mevduatlarının tamamının belirlenecek bir kur değeri karşılığında Türk Lirası’na çevrilmesi.

7. Başlayan operasyon öncesinde mevduatlarını dövize çevirip yurt dışına çıkaranların, ellerindeki parayı Türkiye’ye getirmeye zorlanması, itiraz edenlerin bundan sonra bu topraklardan ve insanımızdan bir kuruş bile kazanmasına müsaade edilmemesi.

8. Ak Parti iktidarı süresinde yapılan yatırımlardan nemalanan tüm şirketlerin, yurt dışındaki mevduatlarını derhâl Türkiye’ye aktarması ve aksi takdirde sürmekte olan işlerinin dahi ellerinden alınması. (Milletimizdeki adalet duygusunun korunması ve birliğimizin muhafazası için bu madde çok önemlidir.)

9. Piyasalardaki alış-satış dalgalanması dolayısıyla Türk Lirasına olan talebin artmasına karşı asla para basmak gibi bir seçeneğe başvurulmaması.

10. Hepsinden önemlisiyse, Türkiye’nin artık aynı tas aynı hamam yoluna devam etmesinin mümkün olmadığının, yeni ve kendimize has bir ekonomik sistem kurmak ve işletmek zorunda olduğumuzun bu vesileyle anlaşılması.  

Bu hakikat anlaşılmadığı takdirde, mevcut saldırı bertaraf edilse bile bir yenisinin fırsat kollayacağı ve Türkiye’nin bekasının açık hedef olacağı anlaşılmalı ve milletimize de anlatılmalı. 

15 Temmuz’dan sonra nasıl ki Olağanüstü Hâl ilân edilmişse, bugün aynı şekilde ekonomideki olağan üstü şartlara karşı olağanüstü hâl edilmesi gerekmektedir. Devlet, milletimize açık açık her şeyi izah ettiği ve sağlam bir irade beyan ettiği sürece, bu millet 15 Temmuz’da canıyla olduğu gibi malıyla da ülkesinin yanında olmaya devam edecektir. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ahmet karakaya - 2 ay önce
harika tespitler
Avatar
kemal darlı - 2 ay önce
Şu yazılanları keşke dikkate alsalar. Fakat genelde palyatif çözümlerle günü kurtarmaya çalışıyorlar.
Avatar
kemal darlı - 2 ay önce
yazılanlar içinde de en önemlisi şu madde:

10. Hepsinden önemlisiyse, Türkiye’nin artık aynı tas aynı hamam yoluna devam etmesinin mümkün olmadığının, yeni ve kendimize has bir ekonomik sistem kurmak ve işletmek zorunda olduğumuzun bu vesileyle anlaşılması.