Deccal'den Yana Olunmaz

İsmail Müftüoğlu: TC hükümeti, ABD’nin seryaverliğinden ve küresel sermaye çetelerinin jandarmalığından, CIA’nın tezgahladığı oyunlarda rol almaktan kaçınmalıdır.

Deccal'den Yana Olunmaz

TC hükümeti, ABD’nin seryaverliğinden ve küresel sermaye çetelerinin jandarmalığından, CIA’nın tezgahladığı oyunlarda rol almaktan kaçınmalıdır.

Çünkü bu üç kurum, emperyalizmin dirayetli üç ayağıdır. Önemli olan bunlara dahil olmadan, ülkenin menfaatlerini korumaktır. Ama yapılan açıklamalardan anlaşıldığı kadarı ile, Türkiye’ye Ortadoğu’da biçilen rolü oynatmaya çalışıyorlar. Maalesef hükümetimiz de olaylara bu üçlünün gözü ile bakmaktadır.

ABD’nin Ortadoğu’daki hedefi, bu bölgede bulunan irili ufaklı petrol ve doğalgaz yataklarına ve su yollarına sahip olmaktır. ABD’nin bu maksadı gizli değil, açıktır. Bunu bile bile onların talimat ve yönlendirmelerine teşne olmak, ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bir nevi tarihi tekerrür ettirmektir.

Bahar havası yaşanılan bir ülke olan Suriye’nin mahvına sebebiyet verebilecek tezgahlamaların içinde bulunmak, Sayın Ahmet Davutoğlu’na hiç mi hiç yakışmıyor. Deccal’ın yanında yer almak, hem insan olarak, hem de Müslüman olarak ne derece akılcı bir yoldur? Çünkü; “Zalimlere meyletmeyin sonra ateş size dokunur” ayet hükmünden ve ‘zalimin zulmüne riayet eden zalimdir’ kelam-ı kibarından da habersiz olmak, kişiyi mesuliyetten kurtarmaz. Ayrıca Müslümanları terk edip, gayrımüslimleri dost edinmenin doğru olmadığı ayet ve hadislerle vurgulanmaktadır. Bu hükümlerin aksine hareket edenin vay haline, doğrusu.

Her nedense Sayın Davutoğlu, olaylara şaşı bakmaktadır. Görüntüde hakem rolü oynamaya çalışmaktadır. Ama hakemin görevini ifada, lehte ve aleyhte olan bütün delilleri topladıktan sonra, mesele hakkında hüküm vermek durumundadır. Aksi hal haksızlıktır, olayı mühimsememektir. Sormak gerekir, Suriye’de sadece Beşar Esed mi kan döküyor? Amerikan doları ile beslenen ve köşe başı olan muhalifler, insan öldürmüyorlar mı? Niçin muhaliflerin dış bağlantıları hesaba katılmıyor da, sadece rejimin sahipleri suçlanıp, duruyor. Niçin olacak, emir Deccal’dan olunca başka seçenek aramak Sayın Ahmet Davutoğlu açısından mümkün değil.

Bunlarla aynı safta durulur mu? “Katil, yalancı, soykırımcı, talancı, fitneci, işgalci ve İslam düşmanı ABD, AB devletleri ve obozite krallıkları ile istişarede” bulunmak için devlet bütçesini harcamak günah değil midir? Çünkü bunlar aynı tastan su içenlerdir.

Ne yazık ki son dönemlerde bariz şekilde; “İslam’ın ismi, Müslüman’ın sadece cismi kalmıştır.” Bu peygamber buyruğu aynı ile vakidir.

ABD’nin ve küresel sermayenin girdiği her ülke perişan olmuş, kan dökülmüş, tarihi mefahir yerle bir edilmiş, katliamlar olmuştur. Yakın geçmişte Irak’ta dökülen kan, bunun bir örneğidir.

Akrebin dostluğuna inanılmaz. Zira akrep fıtratı gereği akrepliğini yapar. Fırsat bulduğu anda sokar. Onun için bahis konusu güçlerle aynı yatağa girmek, son derece tehlikelidir.

Suriye halkına acımaktansa, Suriye’nin bütününe göz dikmiş Deccal’dan uzak durmak daha hayırlıdır. Ne yazık ki, İslam ülkelerine karşı girişilen kıyım hareketlerine yardımcı olma modası son dönemlerde nüksetmiştir. Hem de aynı inancı paylaşanlarda.

İslam ülkeleri tek tek düşerken, sıranın bize gelmeyeceğini düşünmek, olsa olsa safdillik olur. Çünkü bizde dizayn edilecek 22 İslam ülkesinden birisiyiz. Bundan dolayı, bir an evvel ABD Deccal’ının kıskacından kurtulup, milli ve manevi ölçülerimize göre hareket etmek, bizim için tek kurtuluş yoludur.

Milletimizi insan hakları efsunlu sloganı ile manüpile etmeye çalışmak büyük haksızlıktır. Çünkü ABD’nin ve AB ülkelerinin böyle bir derdi yoktur. Bunlar girecekleri ülkelerde halkı kandırmak için bahis konusu kavramları kullanırlar. Bunu anlamak için alim olmak gerekmez. Okur yazar olmak yeterlidir.

Bunlar Suriye’ye demokrasi getireceklermiş, böylece akan kanı durduracaklarmış. İnsanı güldürüyorlar. Gazze’de Müslümanlar ezilirken, Tel-afer’de Türkmenler katledilirken, Filistin, Yemen, Bahreyn, Çeçenistan, Türkistan’da bu demokrasi havarileri neredeydi? Bütün milletimiz bilmelidir ki; “Ayıdan post, gavurdan dost olmaz.” Onun için Allah ve Peygamberimiz Müslümanları bırakıp, Hıristiyanları dost edinmekten uzak durulması talimatını vermektedir. Ama görünen, dolarla fonlanan akademisyen, gazeteci ve politikacıların haberlerine, yönlendirmelerine maalesef değer verildiğidir.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, Suriye’nin bütününe gelebilecek zarardan onları korumalı, Deccal’ın yardımcısı ve sözcüsü olmamalıyız. Çünkü bunların asıl maksadı kendilerine biat etmeyen Suriye’yi ne pahasına olursa olsun ortadan kaldırmak, böylece İsrail’in önünü açmaktır. Bundan dolayı Deccal’dan yana olamayız. Suriye halkının bütünün yanında olmalıyız.  


Baran Dergisi 267. Sayı

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.