Montaj Sanayine Dayalı Ekonomiyle Kalkınma Düşünülebilir mi?

İhracatımızın yüzde 80’ini teşkil eden sanayi sektöründe üretim montaja dayalı olursa, bu üretimden sağlıklı bir kalkınma beklemek ne kadar sağlıklı olabilir?

Montaj Sanayine Dayalı Ekonomiyle Kalkınma Düşünülebilir mi?

TÜİK verilerine göre otomotiv sektörü ağustos ayı ihracatı yüzde 9,4'lük artışla 1 milyar 836 milyon dolara yükseldi.

Türkiye'de otomotiv sektörü nasıl yükseliyor ve montaj sanayinin nasıl katkısı oluyor ülkemize? Bu mevzuyu Aylık Dergisi yazarlarından Faruk Hanedar, "Ekonomi Alarm Veriyor" başlıklı yazısında otomotiv sektörünün montaj sanayi olduğunu ve bu durumun da devamlı diğer ülkelere muhtaç kalarak ekonomiyi canlandırdığını işliyor.

Yazıda yer alan görüşe göre; bugün ekonomik olarak dünya piyasasında sözü geçen ülkelere baktığımızda her birinin en az bir malın üretiminde uzmanlaşmış olduğu görülüyor. Türkiye ile aynı dönemlerde kalkınma hamlesine girişen Hindistan yazılımda, Almanya kimya ve demir-çelikte, Kore bilişimde, ABD, Japonya gibi ülkeler elektronikte rakiplerine göre üstün durumda. Üstelik saydığımız sahaların hepsinde üretilen malların katma değeri yüksektir. Türkiye’ye baktığımızda ise katma değeri yüksek herhangi bir üründe, global piyasada adından söz ettirebilecek bir çapa ermediğini görürüz. Çünkü bizde bir sanayi kültürü yerleşmemiştir ve hâli hazırda yapılan makine sanayii üretimi montaja dayalıdır. 

Her sene ihracat rekorları kırdığımız otomotiv sektöründe, Almanların, Fransızların, Japonların, hatta İtalyanların ürünlerini, mevzu bahis devletlerden ithal ettiğimiz parçaları Türkiye’de monte etmek suretiyle birleştirip ihraç etmekte ve katma değeri neredeyse yok hükmünde olan bir üretim modeliyle yol almaktayız. İhracatımızın yüzde 80’ini teşkil eden sanayi sektörü bu şekilde işlerken sağlıklı bir kalkınma beklemek de yersizdir. “Peki, niçin hâlâ bir millî otomobilimiz yok?” sorusunun cevabı da şudur: Ortada bir millî politika ve denetim olmayınca, marka olup onun ceremesini çekerek kazanacağı parayı distribütörlük ve montajla kazanan oligarşik zümre, böyle bir yükün altına girmez. Bir de teşvik hikâyelerimiz var. Teşvik adı altında çar çur edilen milyonlar… Her ne kadar bu teşvikler piyasada para deveranını sağlamak maksadıyla veriliyor olsa da, denetimi olmayan politikalarla üretimin artırılabileceğini düşünen de varsa vay hâlimize…

Yazının tamamı için TIKLA

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.