Ölüm Odası B-Yedi: Ebced-i Kübra İçinde (367)

Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun dergimizde tefrika edilen, dünya ve kainat plânını farklı bir veçheden ve farklı bir üslupla ele alan eseri Ölüm Odası B-Yedi’nin 367. bölümünün alt başlığı “Ebced-i Kübra İçinde..."

Ölüm Odası B-Yedi: Ebced-i Kübra İçinde (367)

KARS’ın Sarıkamış İlçesi’ne bağlı Karaurgan Bucağı’nın, Mucingerd-i Ulya (Yukarı Mucingerd) köyünde 25 Ağustos 1901 tarihinde dünyaya gelmiş ve 1950’li yıllara kadar yaşamış, manzume tarzında “tefsir-i Mi’racun Nebi” isimli eserin sahibi Muhammed İlhami’den bir Beyit: “EBCED-İ Kübra içinde gizlemiştir vasfını / HER ân bir hece-i fenni okuyan lisanı bul lisânı bul!”

I

KÜBRA. “Ekber’in müennesi”-Büyük, daha büyük, en büyük. Mantık’ta ikinci kaziyye, yâni hadd-i ekber’in bulunduğu cümle: 232: KEBİR-Büyük. Alî. Yüce. “Allah’ın 99 güzel isminden biri”… BERAAT-ÜL İSTİHLÂL-Bir eserin içindekileri güzel bir başlangıçla anlatmak. Takdim. İyi bir alâmet. (Berâat-Haşmet. Metanet. İlim ve vasıflarda emsalinden üstünlük: 1673: Mehdî Derviş Muhammed): 1231: EBU BEKİR… MOĞOL Mehdi Muhammed. (Üstadım’ın Kafa Kâğıdı isimli eserinin sonu: Gecekondu çadırlarıyla çevrilmiş İstanbul… Aynı Moğol istilâsı… Tutulmuş asil bir köşe… Moğol: 76: Mübeddil-Değişmiş. Değiştirilmiş… Mongol-Moğol: 132: İslâm. “Aynı ebcedle, Kalb”… Boşnak dilinde, Vis-Rüyâ: 76: Hedso-Süryanice, “Murakabe”… Boşnak dilinde, Zajedno-Beraber: 76: Vis-Yükseliş, doruk, tepe… Arnavut dilinde, Ulli-Zeytin. “Zeyt: 417: Necib Fazıl Kısakürek”: 1075= 76: Mehdî Salih Mirzabeyoğlu): 1230= 231: AKTAAN-Kalem. Seyf. (Lâtince, Stilus-Kalem: 566: Seyyid Abdülhakîm Arvasî… Lâtince, Emunetus-Fark eden kişi. “Farkında olan kişiye”: 566: Şalituto Tabco-Süryanice, Hükümdarlık Mührü)… EBCED: 10: HECA-Dilin ve ağızın bir defa hareketiyle çıkan bir veya birkaç harf. Harflerin sesi. Şekil. Kıyafet. Yemek. Sükût. (Hece taşı: Mezar taşı… Cippus-Mezar taşı: 83: Yengeç. “Yengeç Burcu, unsuru Su, yıldızı Ay, vücutta tesir yeri Göğüs-Batn, simya’da Deberan-Çözme safhası”… Hece taşları: Kamer Menzilleri… Bütün harflerin ebced toplamı: 2352= 354: Mahzumoğulları-Hâlid bin Velid Hazretleri’nin kabilesi… Kırgız dilinde, Yabuldrak-Yaprak: 1354: Abdullah Bilir-Bitlisli, İstanbul’da Mehmed Emin Tokatî isimli büyük Veli’nin kabri başında oyalanır görünen, vaktini orda ihya eden, Kabre ihlâsla yanaşanları şefkatiyle cezbeden bir teselli pınarı ehl-i kalb zât. 1999’da, Metris Cezaevi’nde bulunan İBDA davasından tutukluların yakınlarının meded amaçlı ziyaretlerinde tanıştıkları bu kişinin, orada hakkımızdaki teveccühleri daimi bir kuvvetti. Baştan sona oradaki hâdiseler boyunca, hakkımızda mütebessim “hiçbir şey yapamayacaklar!” sakin tavrı, benim Kartal Cezaevi’ndeki malûm Mahkemem, malûm feci Telegram işkencesi ve idama mahkûm olmam boyunca, bana ulaşan üç-beş cümlesi ve hep “hiçbir şey yapamayacaklar, ona bir şey olmayacak, hepsi çıkacak!”; uçurumdan atılan adamın, yolda dinledikleri… Anında rabıta ve hep emin. Siyasî hâdiseler hakkında söyledikleri, Bolu Cezaevi’nin hır-gürü ve Telegram işkencesi içindeyken ne kadar uzak görünen şeylerin ne kadar tâbi bildirişleri içinde olduğunu tasdik ettirir cinstendi; bunların kıymeti, benim tekrar yargılanmak üzerine salınışımda, uykudan kalkar gibi hatırlanışımda farkedildi. Ben çıkmadan birkaç sene önce vefat etti. Epey zamandır Kabrin başında görünmeyişi de, yaşı ve hastalığı sebebiyle imiş. Allah rahmet eylesin: O ve Onun gibiler, bugünlerin ve yarınların, perde arkası büyük kahramanlarıdır… Sadakat: 1354: Kumandan Salih İzzet Erdiş)

I

EBCED-Harflerin sayı değerleri toplamı ile kelime tevafuklarından mânâlar çıkarma ilmi. “Ulum-u Hafi: Gizlilik İlimleri”nden biri. En büyük ebcedle: 2318: HADUŞ-Pire. Sinek. (Rüyâ’da gelen mânâ: Muhyiddin-i Arabî Hazretleri’nin bir yazısında, “Bit ve pire hakkında ilk yazan odur!” deniyor… Anter: Gök sinek. Aslan. Genç. Yiğit… Rüya’da görülen “Musa Anter” isimli sahabî hatırda)… ŞEHÎD-Şâhid olan. Allah yolunda canını feda eden Müslüman. Allah Sevgilisi’nin bir ismi. “O’ndan saklı yok” mânâsında Allah’ın 99 güzel isminden biri: 1319: HÜKÜMRAN-Hâkim, hükümdar. Hüküm verme… MÜLKGİR-Padişah, hükümdar: 320: SERETAN-Yengeç. Bir kamer menzili… En büyük ebcedle, KÜBRA-Büyük, en büyük: 1937: SALİH İzzet Mirzabeyoğlu… EBCED-İ KÜBRA: 4255= 259: ESSEYYİD ABDÜLHAKÎM-Arvasî.

I

BEYT’in Birinci Mısraı-Ebcedi Kübra içinde gizlemiştir vasfını. (Ebcedî Kübra: 252: Kumandan… İçinde: 73: Humke-Bit. Kut. Nokta. Zirve… Gizlemişdir: 7626: Derviş Muhammed Semerkandi-332… Vasfını: 246: Mühür… En büyük ebcedle, Derviş Muhammed Semerkandi: 2777: Manzur-u Nazar-ı Piran-ı Kiram-Keremli Pirlerin Nazarlarına görünen… Nazar-Göz. İdrak: 1150= 151: Mehdî Muhammed): 1196= 197: MANZUR-Görülen, bakılan, nazar edilen. Beğenilen… HASHAS-Zâhir olma. Aşikâr olma: 197: KAVAFÎ-Kafiyeler. (Kavaf: Ayakkabıcı dükkânı… Boşnak dilinde, Vis-Balık. “Balık Burcu, unsuru Su, yıldızı Müşteri, vücutta tesir yeri Ayaklar, simya’da Yansıtma safhası”: 76: Vis-Boşnak dilinde, “Rüyâ. Kuvvet”… Kafiye-Tâbi olan şey. Her şeyin son tarafı. Manzum yazılan satırların “ses” bakımından aynı olması: 196: Kâfiye-İzdivaç. Nikâh. Hüküm çıkarma. Eşler)… BEYT’in İkinci Mısraı-Her ân bir fenn okuyan lisanı bul, lisanı bul!: 1160: ATIF-Meyleden. Karakter. Seciye. Bağ. Ek yeri. “İdeolocya Örgüsü’ne ek: İslâmı Yenilemek”… SALATİN-Sultanlar: 160: ITAF-Kaftan. “Bürünülecek sıfatlar”… BEYT’in Toplam Ebcedi: 2357: KITMİR-Ashab-ı Kehf’in köpeğinin ismi. (Ashab-ı Kehf’in mağarada kaç sene kaldığı, Kıtmir’in döktüğü “tüy-kıl” öbeklerinden anlaşıldı… Üstadım’ın, “Sonsuzluk Kervanı” isimli şiirinden: “Sonsuzluk kervanı peşinizde ben / Üç ayakla seken topal köpeğim!”… Üstadım’ın bir Veli’den naklettiği bu mânâ hakkında, onun “Bu sözü söyleyebilen onlara eştir!” dediğini belirten… Bu söz, “bunu söyleyen”den kasdın hem bizzat kendi, yahud atıf bir sözdür ki, hâl ve makamına uygun olarak kullanıldığını gösterir)

BİR BEYİT

(FÎ BEYAN-I LEDÜNNÎ FASLINDAN)

FÎ-Failin eseri ile gelecek fasıl arasında geçer. Te’kid, kuvvetlendirme mânâsı da vardır. “İçinde, içine, hakkında, üzere, dair, herbirine” mânâlarına da gelir: 90: FÎ-Kıymet, baha, değer… MELİK-Mülk ve melekut sahibi. Padişah. Mutasarrıf. Bir kavmin başı. Mâlik. “Allah’ın 99 güzel isminden biri”. (Melekut: Tam bir hakkaniyetle İlâhî Saltanat’ın müessiriyet ve idaresinin esrarı. Her şeyin kendi mertebesinde, o mertebeye münasib ruhu, canı, esrarı, hakikati. Bir şeyin içyüzü, iç ciheti. Hükümdarlık. Saltanat. Ruhlar âlemi): 90: DAİYE-İnsanı bir şeye bağlanmaya iten iç duygusu. Şu kişiye derler ki, bir kişi ona “oğlumdur-oğulumdur!” demiş olsun; “canım, ciğerim, kıymetlim!” gibi, sevme, benimseme, sahiblenme, eseri bilme hissi, ehl-i beyti kılma. İcabet etme ve sebeb. Zamanın bir hâleti. Arzu. Hırs. Bahane, vesile.

I

BEYAN-I LEDÜNNÎ. (Beyan-Anlatma, açıklama: 63: Bina-Gören. Görücü. Göz. İdrak. Kurucu… Amije-Karışık. Karışmış. Şair: 63: Cinnî-“Cin-Gizli, gizlilik, gizli varlıklar” ile ilgili… Ledün-Garib bir ilim ismidir. Ona vakıf olan, örtülü ve gizlilikleri keşfederek görecek olduğu gibi, İlahî esrara da ıttıla’ kesbeder. İlahî murada uygun keşif ve işler, aslı Allah Sevgilisi’nde olmak üzere, bu köktendir: 45: Amid-Diyarbakır’ın eski ismidir. “Sütunlar. Ulular”; Diyar-ı Bekir, Bekir’in Diyarı, Hazret-i Ebubekir hatırda… Beyan-ı Ledünî Faslı: 308: Arvasî… Levha: 31 Aralık 1983… Mustafa… Seyyid… Nur… Böyle bir isim görüyorum; Ufuk, ona, Diyarbakır’a mektub yazmış… Mektub diye eski Büyük Doğular’ı okuyorum… Mektub, “Burada sana imâ ediyor!” diye benden bahisle geçerken, bunu Büyük Doğu’dan takib ediyorum… Garib bir hâl: Okurken, okumuyormuşum ve bende mevcud olanın yansıması gibi bir şey… Üstadım, torununu o isme ısmarlamış… Seyyid Mustafa Nur: 1559: Kaptan Kusto Müslüman-Keşfettiğim Takdim ediliş yazım): 318: MÜRCİA-Sonunda marifeti olan şey… Süryanice, QANARAS-Tank. (Debbabe-Tank: 1013= 14: Salih Mirzabeyoğlu… Tank: 551: Müstevliye-İstilâ eden, ele geçiren, zapteden. Galib olan. Yayılan, her tarafı kaplayan. “Aynı Moğol istil”… Tank: 551: Kanat): 318: BEYKUR-Sığır. (Sevr-Sığır. Öküz. Boğa. Boğa Burcu: 706: İktidar-Güç. Takat. Kudret. Yapabilmek… Fikir Kahramanı: 706: Aktör-Rol. Temsil. Amel)

I

FÎ BEYAN-I LEDÜN FASLI: 1408: MŞATASTO D’NUHORE-Süryanice, “Gizli İstihbarat”; Ulum-u Hafî… RAPOR-Üstadım’ın ismi ve “Yeni Dostlar” imzasıyla çıkan aylık kitab-dergiler: 409: MÜJDE… Süryanice, ŞKAH-Bulmak, keşfetmek, farketmek, ihtira, görmek, icâd etmek, sahib olmak, elde etmek, ermek: 409: ATHEB-Süryanice, “İndirmek”… TEVVAB-Allah’ın “Tövbeleri kabul eden” mânâsında 99 güzel isminden biridir. (Süryanice, Zoğuto-Fetih. Keşif. “Üstadım’ın”: 425: Tahvit Hiyuto-Süryanice, “Hüviyet Cüzdanı Kontrolu”; beni… Süryanice, İdacto-His: 425: Tayabo-Süryanice, “Tövbekâr”… Te’yid-Doğrulama. Tasdik etme: 425: Cutodo-Süryanice, “Mukaddeme”; Kaptan Kusto Müslüman / Dünya Çapında Bir Hâdise… Noktalı harflerle, Kaptan Kusto Müslüman: 302: Derviş Muhammed. “Noktasız harflerle”… Uhuz-Göz ağrısı. “Üstadım”: 1301= 302: Mirzabeyoğlu… Dünya Çapında Bir Hadise: 1054: Derviş Muhammed-442 mührü; Takdim yazımın 30 sene sonra tekrarda te’yidi): 409: KARTAK-Kadife. “Muti’, yumuşak”. Terlik. “Yürüyüş. Uyum”. Uzun etekli kaftan; ahlâk.

I

TEFSİR-İ Mİ’RACU’N NEBİ’nin, “Fî Beyan-ı Ledünnî Babı”ndan, bir BEYİT: “Bir kelâmından nice kelâm doğar / Sanki âleme emtar-ı nimet yağar”… BİRİNCİ Mısra’nın Ebcedi. (Bir, “kaçan bir ufuktur”; Allah’ın mekridir ve “Mutlak Tevhid mümkün değildir. “Bir” kelimesinden bak neler doğar… Diğer mânâ açık: “Bir kelâmından” bak neler doğar): 2135: FELKE-Dolunay. Bedr. “Tasavvuf’ta, Allah Sevgilisi’ne teşbih edilir”. (Ezrak-Gök renkli, mavi. Saf ve temiz su: 308: Ashab-ı Bedr-Bedir Harbi Sahabîleri… Bedraka-Allah yolu. Mürşid. Delil. Kılavuz: 308: Arvasî)… MASAD-Dağın yüksek ve yüce yeri: 135: HESİS-Gizli ses, gizli kelam… NUTU’-Meşinden yapılmış döşek. “Mehd”. (Nat’-Sahtiyan döşek, deriden yapılan döşek. “Na’t: Medih ve sena ederek, vasıflarını göstererek bir şeyi anlatmak”: 129: Salih): 135: FİDAN-Uyku. Berzah. Rüyâ. “İdeali aramayla, toprağa bağlanma arasındaki bir Berzah’ta”… BESMELE: 137: ASCAD-Hâlis ve karışıksız altun. “Mânâda Kemâl remzi”… Süryanice, CAYNO D’CUZAYLO-Ceylân Gözü: 1137: MEKTUBAT-I RABBANİYYE… İbranice, MESULA-Kayalık: 137: BHONO MUHO-Süryanice, “Zihin Kontrolu”; Usta Kaptan kılavuza varılmadan geçilmez… Süryanice, BSOYO MADCO-Zihin Kontrolü: 1137: TAŞCİT HAYE-Süryanice, “Biyografi. Hayat hikâyesi”; nefs muhasebesi… BEYT’İN İkinci Mısraı’nın Ebcedi: 2243: MAĞRİB-Güneşin battığı cihet. Batı. Garb. Akşam vakti. Şam, Şamî… MECER-Koyunun, karnındaki kuzu büyüdükçe durmaya kadir olmaması. Büyük asker. Susuzluk. İştah. “Hemze, Allah’ın Mübdi’ ismi, İlk Kalem mertebesi, Kamer menzillerinden-Nath: Tos vuran, başvuran. Kederli hayvan, beden”. (Berf-Asker. Kar. Güzel: 281: Naka-i Salih): 243: MEREC-Kabaran, mütahayyir, meyil, mecburî-olmak yönü… MERC-Salıvermek. Serbest bırakmak: 243: ÜMERA-Emirler. Beyler. Seyyidler. Yüksek rütbeli zabitler... (Yevmiye: Efendi Hazretleri’nin yakınlarından Sabri Bey hastaymış… Aşkımın hedefi… Ne olacağı bilinmez ama, insan birkaç mevsim daha yaşamasını istiyor. Çok iyi rüyâ tâbir eder, korkunç! Rüyâmı anlattım: Bir imâmın arkasında namaz kılıyorum… Bu kadar! “Efendi Hazretleri seni Ehl-i Beyt’i kabul ediyor!” dedi. En yakını… Kimseye anlatma… Devamında, yine Üstadım; yüzü mahcub bir renk içinde: “Tek kelimemin bile boşa gitmediğine inanıyorum!”… Ehl-i Beyt: 451: Tahammüc-Dikkatle bakmak… Tahtim-Mühürleme. Mühür basma. Tamamlama. “Hadîs: Mektubun ikramı mühründedir!”: 451: Salih Mirzabeyoğlu… Emtar-ı Hikmet-“Hikmet Yağmuru”: 5109: Hikmet “Derviş Muhammed-332 mührü”, en büyük ebcedle… Hetella’-Uzun ve iri vücutlu erkek: 114: Danende-Haberli… Havk-İhata etmek: 114: Heycemane-Büyük inci… Kemend: 114: Kur’an’ın bütün sûrelerinin toplamı)… BEYT’in Toplam Ebcedi: 4378: AMR BİN HATTAB-Hattab oğlu Ömer. (R.A)… KAPTAN-I DERYA: 4378: ŞLOMO-Süryanice, “Selâm”… Süryanice, FARMES-Hükmetmek. Hüküm vermek. Tasarruf sahibi: 1382: AĞŞEF-Süryanice, “Rabtetmek”… HAKÎM FİKİR: 378: DİROKZAN-Kürtçe, “Tarihçi”; İdeolocya Örgüsü… Süryanice, ŞUGLOLO-Düzen: 1378: ŞAFAK-Süryanice, “Dökmek”; meyve silkmek. (İbranice, Est Pri-Meyve ağacı: 48.625= 673: Hukukiyat… Mehdi Derviş Muhammed: 1673: Mehdi Esseyyid Abdülhakîm Arvasî “Üçışık”… Süryanice, Hato Metkargonuto-Yeni Devir: 2625: Mzadqonuto-Süryanice, “Adalet”… Süryanice, Bet Harke-Kütübhâne: 1625: D’lo Bsoro Yulfono Ananqi-Süryanice, “Mutlak Fikir Gereklilik”… Süryanice, Lbido Yasifuto-Yoğun Bakım. “İlgi”: 48.625: Satranc-ı Urefa’nın 100 Kabı’nın Toplam Ebcedi)… Süryanice, HUŞBONO-Sayı: 378: MAŞQLO-Süryanice, “Sefer”… Boşnak dilinde, İNGAMFARE-Gurur: 1378: ŞUBHONO-Süryanice, “Şükür”; Allah’ın verdiği nimete.

BAD-I AŞK

(ŞATRANC-I UREFA’DAN)

Şatranc-ı Urefa’nın 93. Kabı, BAD-I AŞK-Aşk Rüzgârı. Tecelli: 477: İZZET-Bir kimse zelil iken, kavi ve kuvvet sahibi olmak. Ziyâdelik ve üstünlük. Değer, kıymet. Kuvvet. Muhterem ve muteber olmak. Bulunmaz derecede az olan şey. (İnsanın zelilliği, Allah’a ulaşmak için uzağa atılmışlığından; Onun yanında “Kul-Eksik” oluşu meselesi ayrı, bir de O’na muti’ kul olmamasından. Kıymet, değer ve kuvveti, muti’ olma olması derecesinde… Zel harfi, Allah’ın “Müzill-Zelil kılan” ismi, “Hayvanlar-Bedenler” mertebesi, Kamer menzillerinden “Sa’du’l Suud”a işaret eder; Derece almak, Mübarek içyüz bedenleri, mübarek bedenler)… İbranice, MUTAL-Fırlatılmış: 1477: BENYON GUŞMDO-Süryanice, “Vücud Yapısı”… Süryanice, QNOYTO-Fidan: 477: DVADESET-Boşnak dilinde, “Yirmi”. (Süryanice, Vazo-Badî. Rüzgârla ilgili. Rüzgâra âit. Ruhî. “Kavonoz”; kuşatan: 20: Epeque-Fransızca, “Zaman”… Üstadım’ın “Visâl” şiirinden bir Beyit: “Beni zaman kuşatmış, mekân kelepçelemiş / Ne sanattır ki, herşey herşeyi peçelemiş!”… Lâtince, PHOCA-Mühür. Damga. İmza: 20: DIU-Lâtince, “Uzun Zaman”… Kavanoz: “Bir cümbüştür kopsa da gece yakamozlarda / Münzevî balıklarız ayrı kavanozlarda!”… Kısakürek: 1441: Salih Mirzabeyoğlu… Yigirmi-Yirmi: 1290: Surboho-Süryanice, “Tez”… Süryanice, Farfluto Tfo-Kanat Takma. “Boşnak dilinde, Par-Kanat: 201: Par-Çift”; Adli Tıbb: 1289= 290: İkrubum-Akad dilinde, “İthaf Etmek”… Üstadım’ın bana ithaf ettiği Noktalamalar’dan: “Eşya lâtifleştikçe, göze görünmez olur / Solucan kanat taksa, yerde sürünmez olur!”… Süryanice, Şuşo-Solucan. Yere sızan yağmur damlası: 612: Derviş Muhammed… Süryanice, Rozonoyo-Remz: 1290: Heroicus-Lâtince, “Kahramana âid olan” mânâsında bir kelime)

Not: Tefrika edilen yazının tamamı yahut bir kısmı, Baran Dergisi'nin izni olmadan iktibas edilemez

Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu - Baran Dergisi 542. Sayı

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.