Ölüm Odası B-Yedi: “Filistin (Büyük Doğu Mühürü)” - (396)

Ölüm Odası B-Yedi: “Filistin (Büyük Doğu Mühürü)” - (396)

LEVHA: 17 Aralık 1983… Halk bölük bölük toplanmış… Konuşmalar yapılıyor… Hicret edilecek… Ricât hâli… Bir genç kız yanıma gelip, hüzünlü ve mütebessim bir çehre ile, “Sen hiç değişme, böyle kal!” diye iltifat ediyor!..
*
İspanyolca, PALESTINA-Filistin: 559: SEYYİD MUSTAFA NUR. (Levha: 31 Aralık 1983… Mustafa… Seyyid… Nur… Böyle bir isim görüyorum; Ufuk, ona, Diyarbakır’a mektub yazmış… Mektub diye eski Büyük Doğular’ı okuyorum… Mektub, “Burada seni imâ ediyor!” diye benden bahisle geçerken, bunu Büyük Doğu’dan takib ediyorum… Garib bir hâl: Okurken, okumuyormuşum ve bende olanın yansıması gibi birşey… Ufuk, torununu o isme ısmarlamış… Burada Seni İmâ Ediyor: 621: Vesika-Belge. Sened)… KAPTAN KUSTO MÜSLÜMAN-Dünya Çapında Bir Hâdise: 559: SABUN-Karaçay Malkar dilinde, “Mühür”… (31 Aralık 1983’den 31 Aralık 2014’e, aradan geçen 30 sene sonra, Takdim’in teyidi ve yeni hamle vesilesi Mühür’e kavuştum!)… MUS’A MAHZUMOĞULLARI. “Rüya’da gördüğüm, Sahabî Mus’a Anter hatırda”. (Seyyid Abdülhakîm Arvasî Üçışık: 976: Mahzumoğulları… Necib Fazıl-Kısakürek: 976: Magon Maşlmonuto-Süryanice, “Bomboş Devir”; fırsat ve fetih devri. “Kendinden Zuhur”; fütûhî hikmet; Salih Aleyhisselâm’da tecelli eden bir dava… Teslis-Üçleme: 1440= 1441: Salih Mirzabeyoğlu… Muthallah-Üç. Üçlü. Üçgen: 520: Derviş… İngilizce, Moth-Pervane. Kelebek. “Fedaî”: 846: Tlito-Süryanice, “Genç Kız”; Vavî, Tilki eniği, kalb, gönül, takva… Moth: Math-Böcek. Pervane. Almanca’da, “böcek grubu”. Eski Roma’da, “savaş tanrısı”. Mars yıldızı. Lâtince, Mars: March, Martial; savaş, savaşa âit… Mars: Merih: Mirruh-Koç Burcu ve Akreb Burcu yıldızları… Bu vesile ile bir hikmet: Devamlı değişen ve tahavvül eden şeyler arasında, aklî bir tertib ve düzen yoktur. Düzen, sabitlere nisbetle gerçekleşenlerdir ki, neticede “Mutlak Fikre” nisbetle ele alınılabilmişlerin düzenidir; hayat, insanoğlu’nun “sadece aklî” tasnif ve kategorilerine uymaz… Arabça, Masdar el-kelime-Kelime kökü: 1845: Şficuto B’şedto-Süryanice, İfrat hâlde Tecrid): 1558: SUFONİTO-Süryanice, “Sabun Taşı”; mühür sabiti. (Süryanice, Urho Mescoyto-Orta Yol: 846: Naka-i Salih; Salih Aleyhisselâm’ın mucizesi… Salih-Karayılan: 1691: İlhân-Hükümdar… Levha: 31 Temmuz 1992… Sevilây Şadoğlu, “Salih Mirzabeyoğlu Hükümdardır!” diye bir yazı okuyor. Altında da bir imza: Necib Fazıl… Yakut dilinde, Orto-Orta: 612: Derviş Muhammed)
*
Süryanice, FELESTİN-Filistin: 640: HAYL-At. At sürüsü. Zümre. Güruh. Düşünmek. Hıfzetmek… HALİDE-Hâlid’in müennesi. Sonsuzun kabul edicisi: 640: TAHMİS-Gömlek giydirme. “Ölüm”. Şiar… Portekiz dilinde, MATAR-Yağmur. Rahmet. Bilmeceyi çözmek; öldürmek: 1641: DERVİŞ MUHAMMED-332 mührü. “En büyük ebcedle”… Arabça, AL-MATAR-Bilmeceyi çözmek: 673: MEHDÎ DERVİŞ MUHAMMED… SAD EL-MATAR-Kanatlı At takımyıldızından, Arabların oluşturduğu “Uğurlu Yağmur” isimli yıldız kümesi. (Sad: Yüz sayısı… Miat-Yüz sayıları: 441: Mükâşif-Keşifte bulunan… Teslis-Üç. Üçleme: 441: Kısakürek-Necib Fazıl): 1766: RAHMAN SURESİ’nin 53. Âyeti…
 
UZUN ÖMÜRLÜ
(FİLİSTİN DİRENİŞİ)
 
LEVHA: 11 Nisan 1984… (…) ZİYA’ Bey, Babam ve Kudüs Camii’nin İmâmı, Filistin’de bir hareket başlatacak… İmâm ile beraber, Ziyâ Bey de sarıklı ve cübbeli… Babam, neş’e ve sevgiyle, “Aferin bu dervişlere!” diye takdir ve muhabbetle lâtife ediyor!
*
ZİYA-Işık. Aydınlık. Nur. (Süryanice, Nuhro-Ziya’. Işık: 270: Noburo-Süryanice, “Gaga”… Levha: 24 Mayıs 1983… Hafif aralık bir göz kapağı… Dikkat edince, tam gelişmemiş bir kuş yavrusunun yayvan gagası oluyor… Uykuyla uyanıklık arası hâlde ve müthiş bir zevk istilâsı altında, bir yazı okuyorum: “Kuş gagasının bir ân yoğunluğunda dudağa benzerliği, cemden işarettir!”… İşaretten sonraki “tir” ekini, ben içimden tekrarlıyorum… Hatm-Kuş gagası. Mühür: Minkar: Gaga: Femü’l Kaytus-Ağız Yıldız Kümesi-Velilerin mertebeleri): 812: ŞAH-I NAKŞİBEND… ZİYA’-Kaybolmak. Mahvolma. Allah’ta fâni olma: 881: TESBİHAT-Allah’ı, sıfatına lâyık ifâdelerle yadetmeler… NİZAİL-Nişan, işaret, alâmet: 881: IZTILAM-Kuvvetli genç kadın… HARİF-Yemiş Toplayan. (Şatranc-ı Urefa’nın 100 Kabı’nın Toplam Ebcedi: 48.625: Est Pri-İbranice, “Meyve Ağacı”… Mehdî Derviş Muhammed: 673: Tecris-Doğru fikirli yapmak): 881: AYİZ(E)-Mukabil olarak veren. “Bilmeyi bilici irfan olarak veren”… Süryanice, TLİTO CLAYMTO-Genç Kız: 1336: MUSAVVİR-Şekil ve suret veren. Tasvir eden. (Re harfi, Allah’ın Musavvir ismi, 5. Sema mertebesi, Kamer menzillerinden Gafr’a işaret eder; silmeye, örtmeye… Başak takımyıldızının “Sıyır-Sığır” ve Kıpti dilinde, “Khambalia-Eğri Pençeli” yıldızlarından oluşan yıldız kümesi. Ay’ın 15. konağıdır; Dolunay, Bedr hâli… Başak Burcu, unsuru Toprak, tabiatı Kuru-Soğuk, türü Birleşik, yıldızı “Utarid-İkizler”, vücutta tesir yeri “Faydalıyı tutup, zararlıyı atan-Bağırsaklar”, cinsiyeti Dişi, simya’da Damıtma safhası)… MUAREKE-Kavga. Muharebe. (Koç Burcu ve Akreb Burcu’nda görünen “Merih-Mars” yıldızı hatırda): 336: RAFİDAN-Fırat ve Dicle Nehirleri.
*
KUDÜS CAMİÎ İMAMI: 360: HUKUK-U SİYASİYYE-Siyasî haklar. Memleketin içte ve dışta idaresini, milletin hakkını tanıyan hükümlerin tamamı. (Kendini ve zıddını tâyin eden Şeriat-Fıkıh… Siyaset, her yerde ve işde ona mahsus şuurdur… Hukuk-u Gayri Mektube-Yazılı olmayan hukuk, ahlâk, örf ve âdet: 687: Ta’zir-Hakkında muayyen bir müeyyide olmayan durumlarda, Ululemr tarafından tâyin ve tesbit edilen yapılması icâbeden hususlar… Süryanice, Qrobo Qariro-Soğuk Savaş. “Sıcak savaşın arka yüzü”: 641: Hukuk Edebiyatı-Alt başlığı, “Nizâm ve İdare Ruhu” olan eserim hatırlanmalı; 1989… Üstadım: “Lüpçü değil, hepçi olmak lâzım!”… Süryanice, İdacto Gaboro-Fikir Kahramanı: 4641: Derviş Muhamed-332 mührü, en büyük ebcedle)
*
Süryanice, FELESTİN ZAVCO CAMOYO-Filistin Halk Hareketi: 4751: MÜESSİR-Tesir eden. İz bırakan. Dokunaklı. Hükmünü yürüten. Eserin sahibi. (Kökte İslâmî cihad şuurunu hiç bırakmadan, daima önder ve örnek!)… TAARÜF-Birbirini bilmek, tanımak: 751: TEKARÜN-Birbirinin yanına gelmek… MEŞİAT-Dilemek. İrade. Murad: 751: TEMAŞA-Birbiriyle yürüyüşmek… NEŞ’ET-Meydana gelmek. Kaynak olmak: 751: ÜZN-Kulak. İşitmek; hissetmek. (Usmuh-Kulak: 737: Hâlid bin Velid-Mahzumoğulları… Üstadım’dan bir Noktalama: “İnsan habersizken yolların verâsından / Gökle toprak arası su şaşmaz mecrasından!”: 2737: Qarqafto Frişo Fulutiya-Süryanice, Başyücelik Devleti)… Süryanice, NATEŞ-Gagalamak: 4751: DERVİŞ MUHAMMED-442 mührü. “En büyük ebcedle”
*
MUAMMER-Uzun ömürlü: 350: ARF-Horoz’un ibiği. Atın yelesi. Rüzgar. Güzel koku… “AFERİN DERVİŞLERE!”: 1101: HAVFO-Süryanice, “Ruh”… EYMEN-En meymenetli. En uğurlu. Sağ taraf: 1101: GUSTO-Zevk ve takdir… Süryanice, RENYO DA’CTİDUTO-Gelecek Plânı; ek yeri: 1101: OSMANLI TAHTI-Büyük Doğu (Taht: Gelecek zaman)… Lâtince, HIEROSOLYMA-Kudüs: 386: DERVİŞ MUHAMMED-332 mührü. “En küçük ebcedle”… Süryanice, UREŞLEM-Kudüs: 586: ŞİFRE.
 
SURET
(FİLİSTİNLİ KADIN)
 
LEVHA: 5 Nisan 1988… Yanlamasına uzanmış vaziyette Şerif Muammer… Nalân Said, ben ve Filistin Elçisi olan şişman, şaşı gözlü bir kadın… “Yanımıza kaset falan alsaydık, kadınlar dinlerdi!” diyor… Babam’ın bir sözü üzerine, yüzü ciddileşiyor ve “Senin gözlerin keskin!” diyor… “Onun da öyle!” diye ablamı ve “Onun da öyle!” diye beni işaretliyor… Babam, yüzünü bana dönmeden, “O sadece saç uzatır!” diyor, umursamıyorum!
*
Süryanice, HİZAMTO FLEŞTOYO-Filistinli Kadın. (Hizamto-Kadın: 1470: Ahmed Necib Fazıl Kısakürek… Fleştoyo-Filistinli: 837: Şevkistan-Dikenlik; ışıklı): 1308: ARVASÎ-Seyyid Abdülhakîm Üçışık… Süryanice, ATTO FLEŞTOYO-Filistinli Kadın: 1644: DERVİŞ MUHAMMED-332 mührü. “En büyük ebcedle”… Süryanice, QALUQO-Şaşı gözlü, yan bakan: 53: ZUM-Odaklama. Teksif olma… Süryanice, NBAĞ-Meydana çıkma: 53: CİM. “Ebcedi 3 olan harf”. (Cim harfi, Allah’ın “Ganiy-Zengin, hiçbir şeyde hiç kimseye ihtiyacı olmayan” ismi, Kürsî altı yaratma mahalli Atlas Feleği mertebesi, Kamer menzillerinden “Tarf”a işaret eder… Atlas Feleği, “Burçlara hisselerini veren ve onlar olmayan bitimsizdir; bu mânâda bir boşluk”… Tarf: Göz, bakış, nazar. Göz ucu. Soyu temiz kimse. Her şeyin nihayeti. Göz kapaklarını yumma veya oynatmak. Kamer menzillerinden biri olarak; Aslana benzetilen 4 yıldızdan ikisi erken doğar, bunlar Aslan’ın gözüne benzetilmiştir)… Süryanice, BİMA-Taht: 53: BİMA-Kürsü. “Abdülhakîm Koltuğu hatırda”; Kamer menzillerinden Arş altında Atlas Feleği üstünde bir mertebenin, “Nesre” menzili… Süryanice, AHMEC-Mayalanmak. (Oğlak-Cedî Burcu, unsuru Toprak, tabiatı Kuru-Soğuk, türü Hareketli-Önemli, yıldızı Zuhal, vücutta tesir yeri Dizler-Eklemler, cinsiyeti Dişi, simya’da Mayalandırma safhası): 53: DÜNYA ÇAPINDA BİR HADİSE.
*
Arabça, AYNÂKE HÂDDE-Senin gözlerin keskin: 564: TEDNİK-Yakın olmak… Üstadım’ın “Çile” isimli baş şiirinden: “Söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa / Arzı boynuzunda taşıyan öküz? / Belâ mimarının seçtiği arsa / Hayattan muhacir; eşyadan öksüz?”… BİRİNCİ Mısra’nın Ebcedi: 675: SALİH İzzet Erdiş… İKİNCİ Mısra’nın Ebcedi: 1565= 566: SEYYİD Abdülhakîm Arvasî. (Hamidiye Alayları’ndan Haydaran Aşireti Reisi “Kör” Hüseyin Paşa’nın kızı Babaannem’in, dayısı olur; Efendi Hazretleri)… ÜÇÜNCÜ Mısra’nın Ebcedi: 1312: RAKİB-Allah’ın 99 güzel isminden biridir… MUABBİR-Rüyâ Tabir Eden: 312: ARMA’-Alaca (Erkam-Alaca Yılan: 341: Erkam-Sayılar. Yazılar)… PİŞ-Huzur; ön, ileri taraf. İlerleme, üstünlük. Önünü görme, ileri görüşlü: 312: VAKUR-Ağırbaşlı, temkin sahibi, izzetli, vakarlı… DÖRDÜNCÜ Mısra’nın Ebcedi: 1188: YAKUB-İbranice, “Tâkib eden, iz süren”; Arabça, Babadan sonra gelen; halef, varis. (Yakub Aleyhisselâm, İshak Aleyhisselâm’ın oğlu ve Yusuf Aleyhisselâm da O’nun oğludur. O’nda tecelli eden mânâ, “Ruhî”… Ruh, din ile ilgili; biri, halk arasında muteber, tâbi olunması gereken malûm din, diğeri “Şeriat zâhiri akıldır, Tarikat ise batınî şeriat” hakikatinde görüldüğü üzere, kulun amelleri neticesinde Allah indinde makbul olan din; yol. Bu yol, erenlerini ve bağlılarını bağlar… “İslâm, kalbin yoludur” ölçüsü… Ve: “Allah; ruhu, dilediğinden kullarına verir”… Yine, ehl-i kalb’in senedi bir âyet: “Biz Meryem’in oğlu İsâ’yı, geçen Peygamberler’e halef kıldık ve O’na İncil’i verdik. O’na uyanların kalblerinde şefkat ve merhameti ve üzerlerine farz kılmadığımız hâlde, ancak Allah rızasını diledikleri için kendileri tarafından tatbik edilen Rahbaniyeti yarattık. Halbuki onlar, bu hükümlere riayet etmediler. Böyle olunca onlardan imân edenlere karşılıklarını verdik. Çokları ise, yoldan çıkmış fasıklardır… Yakub Aleyhisselâm’ın bir ismi de, İsrail’dir. Kendisinden sonra gelen oğulları, Benî İsrail diye anılır. Bunlardan biri, malûm mel’un, Yehuda’dır; Yahudi soyu!)… KAT’İ-Mutlak. Şübhesiz, tereddütsüz: 190: SABSABE-Dövmek. Vurmak. Kahramanlık göstermek. Çok inceltmek. “Derin müessir”… AKİDE-İnanılan ve itikad edilen esaslar: 189: MUKADDEME-İlk söz. Başlangıç. Önde gelen. Giriş. Takdim. (Süryanice, Baş’me D’moryo-Bismillah: 614: Büyük Doğu Takdimi. “İdeolocya Örgüsü”: Koskocaman, top şeklinde bir yumak gibi iplik iplik sarılı, kangal kangal bükülü, ilk ucundan son ucuna kadar üstüste devşirili; dışarıya doğru lif lif dağınık ve içeriye doğru kol kol toplu, muhitte nâmütenahi çok ve merkezde namütenahî tek; ve nihayet gelmiş ve gelecek zaman boyunca bütün eşya ve hâdiseler zeminini avlamaya memur bir fikir ağı hâlinde düğüm düğüm çerçeveli bir manzume… Yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesi… İsmi de Büyük Doğu!)… DÖRT Mısra’nın Toplam Ebcedi: 5740: MÜTEFEKKİR. (Yakub: Ya-Kub… Ya: Nida… Kub-Vurucu, vuran, döven: 2108: Derviş Muhammed Semerkandi-332 mührü… Muşt-Avuç. Yumruk: 740: Mütefekkir)… SEVR-Sığır. Öküz. Boğa. Boğa Burcu: 706: HAVK-Halka denilen yuvarlak… FİKİR KAHRAMANI: 706: AKTÖR-Temsil eden. Oynayan. Oyuncu. Yapıp, eden; ruhî… YEVMİYE: Bende herşey ruhî. Bir sinirleniyorum, ayağa kalkamıyorum!
*
İSRA EL-ENSE. (İsra: Yürütmek. Göndermek. Gece seferi. İrsal etmek; elçi göndermek… İsra: Hızlandırmak. Süratlendirmek. Geri döndürmek. Göndermek… İsr: Alâmet. Nişane. Ayak izi. Yol, meslek. Başlamak ve azimet etmek… Hedî: Boyun. Ense. Mürşid… Ha harfi, Allah’ın Ahir ismi, Heba mertebesi, Kamer menzillerinden Deberan’a işaret eder; Boğa Burcu’nda yer alan beş yıldız… Boğa Burcu, unsuru Toprak, tabiatı Kuru-Soğuk, türü Sabit, vücutta tesir yeri Ense-Boğaz, cinsiyeti Dişi, simya’da Katılaştırma safhası… Lâtince, Taurus-Boğa: 673: Tecris-Doğru Fikirli Etmek): 812: ŞAH-I NAKŞİBEND… Portekiz dilinde, ISRAELENSE-İsrail: 1417: NECİB Fazıl Kısakürek… İSRAİL: 1302: MİRZABEYOĞLU… Noktalı harflerle, KAPTAN KUSTO MÜSLÜMAN-Dünya Çapında Bir Hâdise: 1302: DERVİŞ MUHAMMED. “Noktasız harflerle”
*
DAVUD-Kendisinde “Vücudî” hikmet “Kâmil Hilâfet” sırrı tecelli eden Peygamberin ismi. Demiri ilk eriten ve kalkanla zırh yapan O’dur. (Dav’: Sığır sütünden yapılan ekşi ayran… Dav’: Şule, ışık, ziyâ… Dav’: Hoş kokular kokmak. Harekete getirmek; ruhî. Sesi olağanüstü güzel ve yüksek tonda idi; “Davudî Ses”. Hem Peygamber, hem Sultandı. Nazil olan kitabının ismi, Zebur… Sevr: Ud: Boğa: Sığır… Ud-u Hindi’nin, kocası ölmüş kadının iddet müddeti boyunca sürüneceği tek koku oluşu hatırda): 15: BD-İBDA… İbranice, MAGEN DAVİDİ-Altı köşeli Davud yıldızı. “Magen David Adom: Davud’un kırmızı kalkanı!” diye de bilinir. (Bugünkü İsrail Bayrağının sembolüdür.) Oğlu, bütün ins ve cinni, bütün varlıkları teshir eden Süleyman Aleyhisselâm’ın büyülü koruyucu mührünün de, aynı şekli taşıdığına inanılır… Yıldız, Selçuklu ve Osmanlı eserlerinde de kullanılmıştır: 1127: EZEL-İ MUHAMMEDÎ… Süryanice, SQİMO-Tarih: 1127: D’LO SKOLO MAŞLMONO-Süryanice, “Bomboş Devir”; zamanımız.
*
 “O Sadece Saç Uzatır!”. (Süryanice, Sacro-Saç: 270: Sır-Karaçay Malkar dilinde, “Unvan, namus, haysiyet”… Karaçay Malkar dilinde, Sır-Soy. Nesil: 270: Rini-Arnavutça, “Gençlik”… Rumen dilinde, Ordin-Emin: 270: Sır-Karaçay Malkar dilinde, “Kuşatmak”… İfrat-Ense saçını uzatmak: 4751: Derviş Muhammed-442 mührü. “En büyük ebcedle”… Süryanice, Cesro-On. Onlu: 270: Tartacesre-Süryanice, “Oniki”… Kıpçak dilinde, Sır-Sıyır: 270: Sır-Sığır): 850: MUHAYYİR-İlmi şeyler arasında seçim yapabilme… MİHRAT-Her yıl derisi kavlayıp soyulmak adeti olmuş yılan: 850: DAYM-Zulüm. Sıkıntı. İhtiyaç… İMHAZ-Doğrulukla Yapmak: 850: NAKZ-Hâlis olmak, kurtulmak.
 
MESELE
(FİLİSTİN VE İŞKENCE)
 
LEVHA: 18 Nisan 1988… Babamla sohbet ederken bana, “Üsküdar’da kurulacak derneğe girsen iyi olur!” diyor… Ben de, “Baba beni anlamıyorsunuz! Ben, Bakan olsam, Milletvekili olsam ne olur? Ben dünya çapında fikri örgüleştiriyorum ama, bu size hitab etmiyor!” diyorum… Babam hırsla yerinden kalkıp oda kapısından çıkarken, seslenip onu durduruyorum ve yatıştırmak için, “Dinleyin Baba; ben, Üstadım’ın, Dünya Çapında Bir Hâdise yazısını, bir tilki gibi sakladığı ve acaba hangisi diye aradığım yazıyı buldum!” diyorum ve Ülkücü kesimde bana gösterilen alâkayı söyleyip, FİLİSTİN hakkında verdiğim Konferansı dergiden okuyorum!
*
UD BURCU-Boğa Burcu da denir. (Ud: 10: Ebced… Burcu: 217: Rüyâ… Ud’iyye-Bilmece: 90: Sad harfinin ebcedi. Bu harf, Allah’ın “Mümit-Ölümü yaratan” ismi, Toprak mertebesi, Kamer menzillerinden “Belde-Şehr, zâhir olmak, mezarlık” ile ilgilidir. Portekiz dilinde “Matar-Bilmeceyi Çözmek; öldürmek. Rahmet”e, Arabça’da “Sad al-Matar” denir… Çözülen bilmece: Takdim yazımın ne olduğu… Ve beklenmedik tecelli, Mührüm; 2014’ün son gecesinde!): 227: TARİH-İşe yaramaz diye bir tarafa atılan. (1984-85 yılında, “Bir işe yaramaz!” diye bir kenara attığım ve bir daha hiç görmediğim mühür, 2014 senesinin son anlarında, ben Cezaevi’nde iken saklanmış birkaç yüzüğün arasında ortaya çıktı. “Bunu ne yapalım?”… Hemen “At gitsin!” dedim… “Ama bunda Derviş Muhammed” yazıyor gibi; o ânda okunan… Temizlenmiş mühüre büyüterek bakınca, umulmadık bir keşif oldu… Karaçay Malkar dilinde, Muhur: 252: Kumandan)… AKSİYON-Fikri eşya ve hâdiseler üzerinde pıhtılaştırmak, katılaştırmak işi: 227: RİKBE-Diz. Diz kapağı. “Eklem yeri”; Oğlak Burcu’nda, vücuda tesir yeri ve simya safhasında, “Mayalandırma”… MOĞOL MEHDİ MUHAMMED. (Udiyye: Bilmece. Yanıltmak. Masal. Mesel… Yanıltmaca, “Kust Otu”: Ud-i Hindi: Kadında iddet müddeti sürünebileceği koku: İddet müddeti, kulda Ebediyet: Bayram… Kaptan Kusto Müslüman: Kaptan Ebediyen Müslüman. “Bilmece’nin doğru anlaşılması”… Moğol: “Çin efsanelerinde olağanüstü güçlere sahib ve onlara zarar verici Muhoi isimli bir ırkın isminden gelen”; Oğlak Burcu’nun yıldızı Zuhal’i hatırlatıyor… Mehdî Muhammed: 151: Sinle-Kıpçak dilinde, “Mezarlık. Saklanmak. Gizlenmek”… Süryanice, Helmonoyo-Rüyâ gibi: 154: Mehdî Muhammed): 1228: KERUB-Allah’a en yakın melek. (Süruş-Melek. Cebrail Aleyhisselâm: 566: Maunet-Allah’ın salih kullarına imdadı, inayeti… Fürfur-Semiz Koyun. “Koç Burcu, yıldızı Merih: Mars, vücutta tesir yeri Kafa-Baş, simya’da Kül etme safhası”: 566: Seyyid Abdülhakîm Arvasî)… Süryanice, İQORA-İzzet: 227: GİRDAB-Suların dönerek çukurlaştığı yer. Tehlikeli yer. Tehlikeli yer ve zaman. (Levha: …. Ağustos 1982… İzzet’i azgın sular almış, bir nehirde bata çıka gidiyor… Müthiş bir çaresizlik içinde, onun feci durumunu seyrediyorum… Sonra birden, kaynayan sularda balık olmuş yüzüyor… Hayret ve dehşetler içindeyim -­Nalân Said… Balık Burcu’nun yıldızı Müşteri: Jüpiter, vücutta tesir yeri Ayaklar, simya’da Yansıtma safhası… Levha: 19 Ağustos 1989… Hayretle irkiliyorum, ürküyorum, korkuyorum… Salih’in saçları kirpi gibi dikilmiş ve bembeyaz… Kafasının ortasında da bir delik var; ve orada anafor yapan su! -Nalân Said)… VAKİR-Yuvasına girmiş kuş; can, haber: 227: HEGGO GABORO-Süryanice, “Fikir Kahramanı”. (Portekiz dilinde, Mongolico-Moğol: 1151: Szeculum-Lâtince, “Yüzyıl”… Lâtince, Camulus-Toplam. Yekün: 151: Mehdî Muhammed)
*
FİLİSTİN VE İŞKENCE: 1035: YAHUDİ-Hazret-i Yakub’un oğullarından Yehuda’ya mensub olan. Sapkın Musevî… Süryanice, FELESTİN ŞUNOQO-Filistin ve İşkence. (1988 yılında verdiğim, “Filistin Meselesi ve İşkence” isimli konferans!): 1013: SALİH MİRZABEYOĞLU. (Süryanice, Atro Da’fleştoyo-Filistinli: 1450: İdeolocya Örgüsü’ne ek-İslâmı Yenilemek… Takdim-Mühürleme: 1450: Salih Mirzabeyoğlu)
 
ŞEFKAT
(ŞATRANC-I UREFA’DAN)
 
Şatranc-ı Urefa’nın 89. Kabı, ŞEFKAT-Başkasının kederiyle alâkalanmak. Merhamet etmek. Karşılıksız, sâfi, ivazsız sevgi beslemek: 808: MUSA ANTER-Rüya’da gördüğüm bir sahabînin ismi… DİRDİH-Yaşlı, pir. (İbranice, Pîr: Maden Ocağı): 808: AHZER-Devamlı gözünü kırpan kimse. “Tikli”; Üstadım… Boşnak, ATTO-Kadın: 1807: BESKRAJNOST-Boşnak dilinde, “Sonsuzluk”; Halide.
*
Süryanice, RAHME-Şefkat: 254: MÜRİD-İrade eden. İsteyen… NİCAR-Asıl: 254: RAMUZ-Deniz… Süryanice, HAVSONO-Şefkat: 1137: HASHAS-Cömert kişi… SÜLEYMAN Mahzumoğulları-Süleyman bin Hâlid: 2136= 1137: HOLOFO-Süryanice, “Kılıç”… Süryanice, HESDO-Şefkat: 83: Mücadele-Uğraşma. Savaşma… MOĞOL: 1082: DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDİ. “En küçük ebcedle”… Süryanice, REHMAT HUBO-Şefkat: 673: TECRİS-Doğru Fikirli Etmek.

Baran Dergisi 571. Sayı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.