Ölüm Odası B-Yedi: Hicri (Hicri 1400 Gergini) - 399

Salih Mirzabeyoğlu’nun dergimizde tefrika edilen, dünya ve kâinat plânını farklı bir veçheden ve farklı bir üslupla ele alan eseri Ölüm Odası B-Yedi’nin 399. bölümünün alt başlığı “Hicrî-Hicrî 1400 Gergini-"...

Ölüm Odası B-Yedi: Hicri (Hicri 1400 Gergini) - 399

LEVHA: 18 Ocak 1984… Siyah renkli bir gömlek… Üzerinde alt alta 14 ve 40 rakamları ki, 1440 diye okuyorum… Gömlek, Muammer Bey’e âitmiş… Nasıl hesapladıysam, onları toplayınca 63 sayısı çıkıyor ve bu onun yaşı imiş… 1440 ise, Hicrî sene imiş!..
*
YEVMİYE: Babam’ın adını soruyor… Şerif Muammer Erdiş… Umumî olarak kullanılan ismi?.. MUAMMER… Üstadım, İş Bankası’nda müfettiş olduğu sıralarda Genel Müdür, Muammer Eriş isimli bir zatmış… Onu anlatıyor: Bana bir hayli yardımı oldu… Birgün odasında oturuyordum, zile basıp hademeyi çağırdı… “Sen burayı temizledin mi?” dedi… Her taraf pırıl pırıl… Yerinden kalktı, duvarda bir nokta gösterdi, “Burayı silmemişsin!” dedi… İşte ben buna aşıkım; nizâm zevkine!
*
ŞİAR-İz, belirti, işaret, ayırd edici iyi âdet. Üstünlük veren işaret. İnsanın gömleği. Ölüm: 571: ALLAH SEVGİLİSİ’nin doğum yılı… ARŞ-Kürsî. Taht. En yüksek gök. Allah’ın kudret ve saltanatının tecelli ettiği yer. (Taht-Hükümdarların oturduğu büyük koltuk. Hükümdarlık makamı: 1400: Tağ-Kıpçak dilinde, “Damga, mühür”… Kâinat kelâmla çerçevelendi ve insan kelâmla mühürlendi… Taht-Alt. Aşağı. Gelecek zaman, istikbal: 808: Musa Antar-Rüyâ’da gördüğüm bir Sahabi’nin ismi… Kırk-Kırk sayısı: 400: Kırk-Soy. Nesil)… RİSM-İp. Halat: 351: KUR’AN… Süryanice, TAŞİ LO METMALLONO-Gizli Sır: 1351: HASİRUT ZABNO-Süryanice, “Zamansızlık”; Zamanüstü. (Berzah Âlemi, içinde yaşadığımız âleme nisbetle zamanüstü ve mekânsızlık; Allah’ın Zât Âlemi’ne nisbetle de Berzah Âlemi, zaman ve mekân gibi)… Süryanice, MUŞE-Musa; müzler: 351: ŞAMÎ-Süryanice, “İsim koyma. Tâyin etme. Niteleme, vasıflandırma, belirtme. Tasvir etme”… Kıpçak dilinde, ŞEKL-Çehre: 351: EŞYEM-Yüzünde ve vücudumda benleri olan adam. (Yevmiye: Rüya’da, Efendi Hazretleri’nin yüzünde bir “Ben” görüyorum ve öpüyorum… Telefonla sordum, öyle… Ben hiç hatırlamıyorum “Ben” olduğunu; bu da rüyanın doğruluğunu gösteren ayrı bir delil… Seyyid Abdülhakim Arvasî: 566: Maunet-Allah’ın salih kullarına imdadı, inayeti)… MUAMMER-Ömür süren. Uzun ömürlü. (Muammer Erdiş: 451: Salih Mirzabeyoğlu… Gömleğin üstündeki sayı: 1440: Dahm-İri, kocaman cüsseli. “Ebed”… Yevmiye: “Sakal bırakmışsın, benim kadar olmuş; maşallah, maşallah!”… Kısakürek: 441: İltiha’-Sakal bırakmak. Kabuk soyma… Necb-Ağaç kabuğu soyma: 2055: Mehdî Salih Mirzabeyoğlu): 351: ŞÂMÎ-Şam şehri ile alâkalı olan. (Şerif Muammer Mirzabeyoğlu: 2267= 1268: Pirahen-Gömlek. Kamis… Muavvezetan-Felâk ve Nâs Sureleri. “Yevmiye: Yatarken, Felak ve Nas Sûreleri’ni oku, bakalım Allah ne gösterir!”: 1267= 268: Dormitator-Lâtince, “Rüyâ Gören”… Boşnak dilinde, Srce-Kalb: 268: Birieme-Yakut dilinde, “Süre”; bâtında… Te harfi, Allah’ın “Kaabid-Sıkıcı, kısıcı, kısaltıcı” ismi, Esir mertebesi ve Kamer menzillerinden “Kalb”e işaret eder. Ebcedi: 400: Hafeş-İbranice, “Hürriyet”; hakikate esaretten sonra hürriyet!)
*
Boşnak dilinde, GİYSH-Baba. “Büyük”. (Baba-Baba, ata, ecdat. Gemi halatlarının bağlandığı yer. Ağırlıkların bindirildiği nokta, direk. Manevî rehber: 1005: Tetra-Birbiri ardınca olmak, peşpeşe gelmek… Gad-Gelen, gelici: 1005: Gaden-Yarın, yarınki gün… Vav harfi, Allah’ın Refiu’d Derecati ismi, Yüksek dereceler mertebesi, Kamer menzillerinden “Balık karnı denilen menzile, kuyudan su çekmekte kullanılan urgana işaret eder”: 13: Vav-Tilki eniği, gönül. Genç kız. Evin kapısı. Nur, ışık. Takva): 1088: SEYYİD TAHA. (Kendisinden sonra “Mehdî beklenmeli” denilen Mevlâna Hâlid Hazretleri ve onunla nisbeti, “Ona gelen, ona da gelir” olan Seyyid Abdullah Hazretleri’nden sonra, “Şeyh Büzürg” ve “Şehîd” lâkablı Seyyid Taha Hazretleri)… Süryanice, SHOHO-Suret: 88: EYYÜH-EL VELED-Çocuk. (Üstadım’dan: İnsanlık zincirinin ebediyet halkası / Çocukların kalbinde işler zaman rakkası!”… Mekâne-Kudret, kuvvet, güç. “Allah’ın yaratmasına mahsus bir boşluk olan ve Burçlara hisselerini verirken onlar olmayan ve eksilmeyen Kürsî altı Atlas mertebesi hatırda!”: 116: D’lo Zabno-Süryanice, “Zamansız”… Mekâna nisbetle “Mekâne” yüksekliği, mertebe ve makam yüksekliğidir; zamansız mekân olmaz, çünkü zamanın bir varlık ve bir yokluk temposunda, kalemle yazılanın görülmesi gibi, eşyayla bilinendir. Buna mukabil, mekânsız zaman olur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, Arş’tan taayyün eden zamanın, bâtında “süre” ve tabiat âleminde hâdiseler serisi hâlinde saat zamanı olarak idrak edilmesidir; buna nisbetle de, “mekânsız zaman” veya “zamansız mekân olmaz” diyoruz!)… Lâtince, QUIN-Beş. (Allah lâfzının He harfi, zikir harfidir ve ebcedi 5’tir… Hamse-Beş: 705: Habnâme-Rüyâ Kitabı): 88: MÜMEDDED-Gerilmiş olan. Müddeti uzatılmış. (Germe, kısma, uzatma, kısaltma; bunlar, üzerinde durduğumuz “Germe” sözünde, bir durumun farklı ifâdeleridir. Avucumuza aldığımız hamuru sıkınca, parmak aralarından taşması; bir tohumun ileri bir merhaleye, özünü göstermek üzere çatlayarak uzaması; bir gölgenin, aslına nisbetle uzayıp kısalan izâfiliği; bir saatin zembereğinin, daireler hâlinde toplanarak gelecek zamanda işleyici bir potansiyel olması ve gerginliği sona erdiğinde de uzunluğunun artıp eksilmemesi… “Bütün hayat bir ândır!” dediğimizde, hayatın, sabit bir görünmez nokta olan Kaderimizin açılışı, hâlini idrakimizde, hep bu “Germe” işi… İçinde yaşadığımız dünyâ âlemi de, Berzah’ta tecelli eden Allah’ın isimlerinin zuhur sıkıntısından değil mi? Hani, Dünya işlerinde, “Kün” emrinin bulunmayışı, dahlinin olmaması gibi… Herşeyi müntehasında kendine bağlayan Bâtın’ın, kalb ritminde, içyüz ve dışyüze doğru bir gerginlik?): 88: FEZA-Arttıran, ziyâdeleştiren. “Mekân”. (Hicri 1400, hem bâtın, hem zâhir mânâsıyla, galibine tâbi olarak anlaşılıyor; gerçekleştiği ânda ki, açılan o gerginliğin içindeyiz!)… Almanca, FOB-Ayak, “Yürüyen”. (Balık Burcu, unsuru su, tabiatı Soğuk-Nemli, türü Birleşik, yıldızı “Müşteri-Tâlib”, vücutta tesir yeri Ayaklar, cinsiyeti “Dişi-Kabul edici”, simya’da Yansıtma safhası… Simâk: Arabça, “Simmah”; “gümüş ay, tarik”. Balıklar… Simak: Başak takımyıldızı. Yükselten… Başak Burcu, unsuru Toprak, tabiatı Kuru-Soğuk, türü Birleşik, yıldızı “Utarid-İkizler”, vücutta tesir yeri “Bağırsaklar”; Zat-ül hareke, zatıyla hareketli, cinsiyeti “Dişi-Kabul edici”, simya’da Damıtma safhası; kendisine faydalıyı emen, zararlıyı defeden): 88: İNCİLÂB-Celbedilme, çekilme. Sürülüp götürülme. (İngilizce, Stretch-Germek: 1076: Hlam-Süryanice, Rüyâ görmek)… TAG-I SAGİR-Yıldızım. (Tag-Dağ. Damga. Mühür. “Derviş Muhammed-442 mührü: 1400: Hicri yıl”… Sagir: Çocuk. Küçük): 702: AHMAS-Beşte birler. (Seyyid Taha Cizro; kök, Seyyid Fehim Arvasî + Esseyid Abdülhakîm Arvasî “Üçışık” + Necib Fazıl Kısakürek + Salih Mirzabeyoğlu)… Süryanice, D’LOR KUŞORO CQOLO-Bomboş Devir. (Yevmiye: “Bomboş Devirdeyiz!”… Üstadım: “Allah’tan lütfedeceği mucizeyi bekleyiniz!”… Sırtüstü yatarak değil: Bu garantiden senin hissen ne olacak ona bak!): 702: ZEBB-Vahşî Sığır. (Sevr-Boğa: 706: Havk-Halka denilen yuvarlak; derinlik, akıl, zeka… Fikir Kahramanı: 706: Aktör… İngilizce, Tighten-Germek: 1873= 874: İbda-Kârı tamamen kendisine kalmak üzere, birisine sermaye vermek)
*
Lâtince, QUATTUORDECIM-Ondört: 1086: NUL-Yakut dilinde, “Sıfır”; Nokta, zirve, bit… NUL-Kuş gagası. Hatm. Mühür. Son: 1086: LO MAHNYONO MAŞLMONUTO-Süryanice, “Bomboş Devir”… İbranice, MOLAD-Doğum. (Süryanice, Farser-Germe: 345: İmam-ı Rabbanî-Mehdi’yi hamil 10 süvarinin birincisi ve Sahabîlerden sonra ümmetin en büyüğü… Mütehaddiş-Istırab çeken. Tırmalayan: 345: Müfekkire-Düşünme gücü ve kuvveti; cin hastalığı, gizliyi bilme –en gizli Allah ve Resûlü–, O’nların cezbettiği… Bin Dokuzyüz Elli-Doğum tarihim: 345: Quinqueprimi-Lâtince, “Beş Yönetici”… Fekk-i Mühür-Mühür açma: 345: Aşmac-Süryanice, “Haber verme”… Lâtince, Navarchus-Gemi Kaptanı: 345: Methasbonuto Gaboro-Süryanice, Gemi Kaptanı): 86: AFE-Süryanice, “Yüz”. (Miat-Yüz sayıları: 1440= 441: Teslis-Üçleme… Mükâşif-Keşifte bulunan: 441: Kısakürek-Necib Fazıl; 1949-1950’de yazdığı bir makalede, beklediği çocuğu, “Hangi ateşli babanın sulbünde ve hangi iffetli ananın karnında isen, artık gel!” diye bildirir… Tahattüm-Hatem, yüzük takınmak: 1441: Salih Mirzabeyoğlu)… TAHA-Huruf-u Mukattaa’dan; Allah ile Allah Sevgilisi arasında, bazı Sûreler’in başında bulunan ve “Ey İnsan” diye tefsir edilen şifrelerden. (Taha: “Serdi” mânâsında fiil. Yaymak, döşeyip düzgün sermek. Arzın, hayata münasib şekilde döşenmesi… Taha: Bulut… Taha’: Döşenmiş ve yayılmış yer. Bir nebat cinsi… Taha’: Yüksek bulut. Gurbetlik duygusu, gam keder; yüksek bulutta): 1013= 14: SALİH Mirzabeyoğlu… Süryanice, ARBACESRE-Ondört: 477: İZZET-Bir kimse zelil iken, kavi ve kuvvetli olmak. Ziyâdelik ve üstünlük. Değer, kıymet. Kuvvet. Bulunmaz derecede az olan şey.
*
Rumen dilinde, PATRUZECİ-Kırk: 1634: HALİDE-Hâlid’in müennesi; dişi kelime. Ebcedi, sonsuzluk… DAHİL-İç. İçeri. İçinde: 635: RAHMAN SURESİ’nin 19. âyeti. “Noktalı harflerle”… Kırk-40 sayısı: 400: KIRK-Kesmek; derinleşmek, derinlik… İT-Kelb. Köpek. Sezgi. Basiret. Kalb gözü ile gören. İz süren. “Tabirci”. (Tazi-Arab. İz süren av köpeği. Arab; Arabça’da, “Tâbirci” demek: 1417= 1418: Necib Fazıl Kısakürek): 1400: KIRK-Soy. Nesil. (Salih bin Şerif + bin İzzet + bin Musa + bin Mirza-Hâlid bin Velid Hazretleri’nin mensub olduğu Kureyş’in “Mahzumoğulları” kolundan bir kol; Mirzabeyoğulları: 1775: Ra’se-Kulağa takılan küpe… Kurta-Küpe: 309: Haş-Kalb. “Kelb”… İbranice, Haş-Hissetmek, sezmek: 309: Haş-İbranice, “Acele etmek”… Hurufiye-Harfler ilmi: 309: Akrah-Alnının ortasında beyaz olan at… Hadîs: “Hayır, atların alnına işlenmiştir!”… Mahzumoğulları: 5995: Arab Alfabesi’ndeki harflerin ebced toplamı… Süryani Alfabesi’ndeki harflerin ebced toplamı: 1495= 496: Derviş Muhammed-442 mührü, küçük ebcedle)… Süryanice, ARBCİNOYO-Kırkıncı: 278: ARVASÎ-Seyyid Abdülhakîm Üçışık… SENE. (Büyük Doğu’nun 40. senesi): 1983: SEYYİD ABDÜLHAKÎM ARVASÎ + NECİB FAZIL KISAKÜREK… İZZET ERDİŞ. (Arvasi: 278: Rahman Sûresi, 20. âyet, noktasız harflerle: Meâli - “… Ama aralarında birleşmelerine engel bir mania var”… Süryanice, Hdacesre-Onbir. “Üstadım”: 278: Birangul-Pire… Levha: (…) Aralık 1984… Bir bit veya pire… Küçüklüğüne nisbetle misilsiz büyük birşeyi altediyor… Bit veya pire mânâda imiş ve altettiği de mânâda… Levha: (…) Kasım 1995… Muhyiddin-i Arabî Hazretleri’nin eseri… “Bit –veya pire– hakkında ilk defa yazan odur!” diye beni kasteden bir cümle görüyorum… İdeolocya Örgüsü’ne Ek-İslâmı Yenilemek. “Üstadım’ın Akıncı Güç Kadrosu’na 1979’da ithafı”: 1450= 451: Salih Mirzabeyoğlu): 1983: CUBO LUMODO LİKATYUNO-Süryanice, “Haliç Kongre Merkezi”… CUBO LUMODO LUKAT-Haliç Konferans Merkezi. (2014’ün Kasım sonunda, “Adalet Mutlak’a” isimli konferansımı, sevenlerimle buluşma vesilesiyle verdiğim mekân): 1983: ZOKUYO MSAFARTO-Süryanice, “Zafer Takı”. (Üstadım’dan: “Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler”… İbda: Kemer. İcâd. Berat. İhtira. Köprü; Yeni insan, yeni nizama!)
*
MENAZİL-İ KAMER-Kamer menzilleri. Kamer konakları. (Farsça, Bunda-Ayın 24. Konağı. “Zel harfi, Allah’ın Müzill ismi, Hayvanlar mertebesi, Kamer Menzilleri’nden Sa’du’l Suud’a işaret eder; Derece almak. Mübarek, parlaklık. Mübarek yıldızlar”: 63: Cin-Boşnak dilinde, “İş, icraat, sınıf, derece, rütbe”… Hollanda dilinde, Hand-El: 63: Çııhıla-Yakut dilinde, “Sayı”… Süryanice, Gnizo-Esrarlı: 1063: Nqaz-Süryanice, Gagalamak): 468: NAPATİ-Boşnak dilinde, “Germek”. (Süryanice, Nagiruto-Zaman uzunluğu: 1673: Protendo-Lâtince, “Yaymak, germek”… Lâtince, Patris-Baba: 673: Rehmat Hubo-Süryanice, “Şefkat”… Portekiz dilinde, Encorerto-Gizli: 673: Mehdi Derviş Muhammed)… İngilizce, STRETCHE-Germek: 1076: ECQUANDA-Lâtince, “Herhangi bir zaman”; sabiti 1400. (Süryanice, Thum Zabno-Zaman sınırı: 520: Derviş-Zamanüstü yaşayan, zamanı aşan, zamanın babası; bu hakikat, nefsin nuranileşmesi gibi, zamanın hakikatinin kronolojik zaman üstü ve saat zamanıyla ölçülemez oluşunu da gösterir; “kişi, üzerinde bulunduğu zamanın içindedir!” hikmeti, günlük hayatımızın içinde de “uzun zamanın pek kısa” görünmesi, yahut kısa zamanın “pek uzun” gelmesi gibi, onun ruhî buudunu delillendirir… Zamanın maksatlılığı, neticesi, yâni ölüm; o akla “yokluk” şeklinde hitab eder… Kronolojik 1400’de, bâtın kahramanlarının işaretlediği bir tarih olmak bakımından sabit alınandır!)… Fransızca, ARRIVER-Gelmek: 622: CATORZE-Portekiz dilinde, “Öndört” asır. (Arnavutça, Terbeq-Germek: 622: Allah Sevgilisi’nin dönüp fethetmek üzere, Mekke’den Medine’ye Hicreti.)
 
HALET
(ŞATRANC-I UREFA’DAN)
 
Şatranc-ı Urefa’nın 92. Kabı, HALET-Hale. Suret. Hâl. Keyfiyet. (Hale-Ay ve güneşin etrafında bazen görünen parlak ve dairevî ışık huzmesi: 1040= 41: Tahayyül-Hayâlde canlandırmak… Tertil-Yerli yerinde ve güzel söz söylemek. Düşüne düşüne okumak. Beyan eylemek ve aşikâr kılmak: 1040= 41: Manzume-Şiir. Sıra. Nizâm. Sistem… Ehille-Hilâller: 41: He’le-Ay ağılı. Kamer dairesi… Ahilla-Sadık ve samimi arkadaşlar. Haliller. “Ahil: Erkeği olmayan kadın; re’sen hareket eden”: 7626= 633: Derviş Muhammed Semerkandi-332 mührü. “En büyük ebcedle”… Velehu-Bu da O’nun; yüzüsuyu hürmetine: 1040= 41: Gayl-Ağaç. Şecer. “Soy”… Valid-Doğurtan baba: 41: Vilâd-Doğurmak… Kuhî-Dağa mensub. Dağlı. “Derviş Muhammed”: 41: Lahd-Mezar. Üstü yükseltilerek yapılan mezar… İdale-Elden ele geçen: 1040: Hatem-Mühür. Üzerinde yazı olan ve mühür yerine kullanılan yüzük. Son. En son… Evlâd-Veledler... Çocuklar: 1041: Sülasî-Üçlü. Üçe mensub… Mirar-Kerreler. Defalar. İd: 1440: Teslis-Üçleme… Kısakürek-Necib Fazıl: 1441: Salih Mirzabeyoğlu): 439: MAVERA-ÜT TABİA-Maba’de’t tabia. Metafizik; beş duyu-hasse ile bilinemeyen fizik ötesi şeyler hakkında düşünce. Sonraki, gelecekteki.
*
HALAT-Hâller. Suretler. Keyfiyetler. (Halat-Hale’nin çoğulu. Halalar. Teyzeler: 1032: Güvah-Şâhid. Gören. Tanıyan… Süryanice, Nimb-Hale: 1101: Gusto… Hale-Arabça’da, kızkardeş. Teyze. Türkçe’de hala, babanın kızkardeşidir. Arabça’da, dayıya “hal” derler: 1635: Halide-Halid’in müennesidir; sonsuzluğun, ebediliğin alıcısı, insan… Halbe-Süt sağan. “Rüyâ’da süt görmek, ilimle tabir edilmiştir”: 40: Habl-İp. Urgan. Halat… Halat: Hala-Te… Te harfi, Allah’ın “Kaabid-Kısıcı, sıkıcı, kısaltıcı” ismi, Esir mertebesi, Kamer menzillerinde Kalbe işaret eder… Ezkiya-Saf. Temiz. “Kürtçe’de, Ezkiye?: Ben kimim?”: 40: Veled-Erkek çocuk… Halbe: Hal-Be… Be harfi, Allah’ın Lâtif ismi, Cinler mertebesi, Kamer menzillerinden “Mukaddem min-ed delal”e işaret eder; öne alınmış delile, Takdime): 440: MÜŞ’IL-Her tarafa dağılmış olan… DAHM-İri, kocaman cüsseli. “Ebed”: 40: DEVLET-Saadet. “Yaşanmaya değer hayata uygun olmak gereken” siyâsî teşkilât… Süryanice, ZADİQUTO-Hak: 1439: ZADİQUTO-Adalet.
*
Rumen dilinde, ODGON-Halat: 1066: DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDİ… Romen dilinde, FUNİE-Halat: 151: MEHDÎ MUHAMMED.

Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu 

Baran Dergisi 574. Sayı
 

 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Umut - 3 ay önce
Çok değişik bir yazı. Okurken insan başka bir yerdeymiş gibi hissediyor.