Ölüm Odası B/Yedi: Takdim Eden -Arka Plânda- (375)

Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun dergimizde tefrika edilen, dünya ve kainat plânını farklı bir veçheden ve farklı bir üslupla ele alan eseri Ölüm Odası B-Yedi’nin 375. bölümünün alt başlığı “Takdim Eden -Arka Plânda-”...

Ölüm Odası B/Yedi: Takdim Eden -Arka Plânda- (375)

LEVHA: 1 Temmuz 1999… Hüseyin Yeşilyurt, benim odaya (Metris Cezaevi’nde) geliyor ve “Televizyon’da Üstad’ın kızı konuşuyor; annesi, Üstad’ın sırtında ters “J” harfi şeklinde 4 tane BEN olduğunu söylemiş!” diyor. Ben de, “Hangi kızı, Ayşe mi Zeyneb mi?” diyorum… Ve Üstad’ın çıplak sırtını düşünüp, ters “J”nin nasıl olabileceğini hayâl ediyorum. Hüseyin bana anlatırken, ben de Ali Osman’a birşey anlatıyorum, o da ayakta dinliyordu!

*

AKRA’-Sırtlar, arkalar: 1302: MİRZABEYOĞLU… İ’CAZKÂR-Mucizeli olmak. Başkalarını acze düşürecek derecede olmak: 1302: KAPTAN KUSTO MÜSLÜMAN-Dünya Çapında Bir Hâdise. (Dergilerden, gazetelerden ve televizyon ve radyodan tanıdığım meşhur Kaptan Kusto… Bu adam bir devrin Markopolo’su, Evliya Çelebi’si gibi tetkikçi bir seyyahtır ve tabiat denilen yaratıklar âleminin sırlarını denizlerde arayan ve deniz içi hayatı kurcalayan ilmi bir tecessüs sahibidir… Bu adam basit “olabilir”ler veya “olabilir” sanılan şeyler arasında öyle bir tecelliye şahit oluyor ki 1400 yıl önce Kur’ân’ın haber verdiği mucize önünde dize gelip Müslüman oluyor!)… Not: İmamı Rabbanî Hazretleri, “Mecaz, hakikate köprüdür!” buyuruyor… İbranice, REKA-Arka plân: 302: DERVİŞ MUHAMMED. “Noktasız harflerle”. (Portekiz dilinde, Segundo-Saniye: 1566: Seyyid Abdülhakîm Arvasî… Saniye-Dakikanın 60’da biri: 566: Şalito Tabco-Hükümdarlık mührü… Saniye-Su yükledikleri ve su çektikleri deve: 126: Nüvis-Yazan, yazıcı… Künun-Şimdi, el’an: 126: Künun-Bir şeyi gizleme, saklı tutma… Üstadım’ın “Zehir” isimli son şiirinin ilk kıtası: “Çocukken haftalar bana asırdı / Derken saat oldu, derken saniye / İlk düşünce, beni yokluk ısırdı / Sonum yokluk olsa bu varlık niye?”… Yevmiye: Efendi Hazretleri’ni görsen iyi olurdu! Ama birşey farketmez, seni ben yetiştireceğim!)… AKREB-En yakın: 302: KARA-İbranice, “Olmak, meydana gelmek”.

*

HARF-Ağızdan çıkan her bir sese verilen işaret, resim. Vecih. Üslûb. Her şeyin ucu, kenarı, sivri ve keskin kıyısı: 288: FÜCRE-Suyun çıkıp aktığı yer… CÜFRE-Mezar. Bir şeyin ortası. Boşluk, çukur; hakikat. Sadr. Göğsün içerisi. (Kabr-Mezar. Pîr: 1302: Mirzabeyoğlu)… FAZİR-Kırmızı, büyük karınca. Geniş, bol nesne. (Üstadım: Devler gibi eser vermek için, karıncalar gibi çalışmak gerek!): 288: BELDARAN-Geçit yerleri muhafızlarının ismi… Süryanice, FESFSO-Taş. “Sabit”: 2286: NECİB FAZIL KISAKÜREK + SALİH MİRZABEYOĞLU… Süryanice, ŞERŞO D’MELTO-Kök kelime: 288: ZARF-Karaçay Malkar dilinde, “Mühür”; Derviş Muhammed-442 mührü… MEKTUBAT + NECİB Fazıl Kısakürek. (Levha: 3 Mayıs 1991… Elimde “Mektubat” isimli ve alt başlığı “Bayramlık” olan kalın bir kitab var… Benim eserim imiş ve onun ikinci baskısı imiş!): 1288: ROYUNUTO OF MAQSUTO-Süryanice, “İdeolocya ve İhtilâl”… Fransızca, HARF-Karekter: 288: PROVINCIA-Portekiz dilinde, “Eyalet”; kelimenin harfleri. (Hurufiye-Harfler ilmi. Ulum-u Hafi. Kamer menzilleri: 309: Haş-Kalb… Harf-Yemiş toplama: 880: Natociti-Süryanice, “Kıl dökme”… İbranice, Est Pri-Meyve Ağacı: 673: Mehdî Derviş Muhammed… Şatranc-ı Urefa’nın 100 Kabı’nın Toplamı: 48.625= 673: Tecris-Doğru fikirli etmek… Süryanice, Mescoyuto-Vasıta Sistem: 880: Haduso Romo Fulutiya-Süryanice, “Başyücelik Devleti”. Hem gaye, hem vasıta; kesiksiz inkılâb için)

*

“J” harfi, Osmanlı Alfabesi’nin 14. harfi; ebced hesabında, “Ze” harfi gibi 7 sayısına tekabül eder. Arabça’da, ebcedi “3” olan “Cim” harfi ile gösterilir… LEVHA: 2 Haziran 1997… Üstadım bizim evde… 55-60 yaşlarında ve sakalsız… Hareketleri kalender… Ona, “Üstadım, Süryanice’de, bir kelimenin mânâsı, o kelimenin harflerinden birinde toplu imiş, Necib’in hangi harfi kelimeyi belirtiyor!” diyorum… “Cim Mim’dir!” diyor… Cim: 1053: DÜNYA Çapında Bir Hadise… İngilizce, EBB-Bozulma; “Dünya Bir İnkılâb Bekliyor”. (Üstadım’ın bir Konferansı): 2001= 3: MÜSTEGAS-Kendisinden yardım istenen. “Allah”… Arnavutça, PE-İp: 3: OFADNO MALYUTO FARDAYSO-Süryanice, “Dolmabahçe Sarayı”. (Doğu Batı hesablaşmasında, işimizin bozulduğu yerden kaldırılması şuuru için bir remz mekân; ve kötüyü iyiye tâbi kılma, galibine tâbi kılma hususunda, “Malik” hikmetinin görünüre geçmesinde bir hakikat merkezi; Hilâfet’in yere inmesinin tescili mânâsı!)… İngilizce, BE-Ol: 1002= 3: İSTİKAMET… CİM Harfi, Allah’ın “Ganiyy-Herşeye sahib ve hiç kimseye hiçbir şey borçlu olmayan” ismi, “Atlas mertebesi-Allah’ın Yaratma mahalli”, Kamer menzillerinden “Tarf”a işaret eder… TARF-Göz. Bakış. Nazar. Göz ucu. Soyu temiz kimse; Necib. Her şeyin nihayeti, sonu. Göz kapaklarını yummak veya oynatmak. Göze bir şey dokundurmakla, yaşartmak. Kamer menzillerinden bir menzil ismi. (Aslanın alnını teşkil eden 4 yıldızdan ikisi Aslan gözüne benzetildiğinden, bu Menzile de “Tarf” denilmiştir… Üstadım’ın sırtındaki 4 “Ben-Nokta” hatırda… Aslan Burcu, unsuru Ateş, yıldızı Güneş, vücutta tesir yeri Kalb-Sırt, simya’da “Sindirme” safhası): 289: RACİFE-Şiddetle sarsan sarsıntı. Dünyayı yerinden oynatan vakıa. Taraftarlık, sahib çıkma… MÜSTEBŞİR-Müjdeleme. Müjde ile sevinme: 2002= 1003: SALİH Mirzabeyoğlu… ZE harfi-Allah’ın “Hayy” ismi, Hava mertebesi, Kamer menzillerinden “Hayy-Hayat”a işaret eder: 7: SABİ’-Yedi sayısı. “Sabi: Çocuk”… DEDİ Kİ: “İnsan, mânâlar âleminin çocuğu gibidir!”… EBEDD-Gövdeli, iri cüsseli kimse: 7: EBED-Ebedilik… ZE harfi’nin resmi, şekli’nin ismi, Süryanice’de “Zayn ve Cayn”… Süryanice, ZAYNO-Silâh. (İbrahim’in “İbo” yuvarlaması gibi, “Zeyn-âb: Hoş su”nun “Zeyno” yuvarlaması hatırda!): 74: NUQZO-Süryanice, “Nokta”… Süryanice, QUYOMO-Sistem: 1074: D’LO BUSORO TAFNKO ANANQİ-Süryanice, “Mutlak Fikrin Gerekliliği”… Boşnak dilinde, NAZİV-İsim: 74: NACBO-Süryanice, “Karga. Kuzgun”. (Keraker-Karga. Kuzgun. “Renginden dolayı ululuk remzi”: 1441: Miat-Yüzler. Yüz sayıları… Kısakürek: 1441: Salih Mirzabeyoğlu)… Lâtince, DVODECIM-Onikinci. (Mehdi’yi Hamil On Süvari’nin Onuncusu, Esseyyid Abdülhakîm Arvasî Üçışık… Rüyâ’da gelen mânâ: 12 sığır yavrusundan biri mucize beyanıdır!): 74: DÜLM-Arabça, “Yılan Yavrusu”. (Levha: 23 Mart 1990… Mevlüd Koç… Küçük bir Karayılan… Üstadım’ın tabutunun etrafında… Sonra büyüyüp azman birşey olmuş… Çevik ve kuvvetli bir biçimde süzülüp gidiyor… Islık sesi gibi ses çıkararak… Orada bulunan biri, Mevlüd Koç’a, “Üstad, küçükken de o Karayılan’ı sever, ağzına yüzüne sürerdi!” diyor… Rüyâ sahibi: Mevlüd Koç)… Süryanice, CAYNO-Ze harfinin ismi: 70: ARZ-Takdim etmek. Bir kimseye bir şeyi izhâr etmek. İzâh etmek. Kıymetli bir şeyi, diğer bir şeyle değiştirmek. Bir şeyin birden, âniden meydana gelmesi. Altun ve paradan gayrı mal, metâ. Bir şeyin genişliği… Süryanice, CAYNO-Kumandan: 70: MÜSELLES-Üç. Üçlü. Üçleştiren… Süryanice, CAYNO-Kök: 70: CAYNO-Süryanice, “Göz”; idrak… Süryanice, CAYNO-Yüz. Yüz sayısı: 70: D’LO SKOLO KRUĞYO-Süryanice, “Bomboş Devir”… Süryanice, CAYNO-Pınar. “Zeyn-âb”: 70: CESBO-Süryanice, “Ot”. (İbranice, Ot-Harf: 406:Şükufe-Zühre. Çiçek. Tomurcuk… Üstadım’dan: “Annesi gül koklasa, ağzı gül kokan çocuk / Ağaç içinde ağaç, geliştiren tomurcuk!”... Rüyâ-Yerden biten ot: 217: Rûya-Uykuda görülen suretler; renkler, sıfatlar… Rabıta-Rabteden. Bağlayan. Bitiştiren. Münasebet. Tercih, sıra, düzen, usûl: 217: Raciha-Tercihli olan)… Süryanice, Š harfinin ebcedi: 70: SO’D-İbranice, “Sır”; ateş ve su… Arnavutça, YLL-Yıldız: 70: CAYNO-Süryanice, “Tür”. (Boğa Burcu, unsuru Toprak, tabiatı Kuru-Soğuk, türü Sabit, yıldızı Zühre, vücutta tesir yeri Boyun-Boğaz, cinsiyeti Dişi, simya safhasında Katılaştırma. “Pıhtılaştırma”… Aslan Burcu, unsuru Ateş, tabiatı Kuru-Sıcak, türü Sabit, yıldızı Güneş, vücutta tesir yeri Sırt-Kalb, cinsiyeti Erkek, simya safhasında Sindirme… Akreb Burcu, unsuru Su, tabiatı Soğuk-Nemli, türü Sabit, yıldızı Merih, vücutta tesir yeri Cinsî Uzuvlar, cinsiyeti Dişi, Simya’da Ayırma safhası… Kova Burcu, unsuru Hava, tabiatı Sıcak-Nemli, türü Sabit, yıldızı Zuhal, vücutta tesir yeri Bacaklar-Ayak bilekleri, cinsiyeti erkek, simya’da Çoğaltma safhası)

*

ŞAMAT-Vücutta siyah ben, benekler. “Hal-i Siyah-Siyah Ben, benek: 707: Varis”. (Üstadım’ın sırtındaki 4 benin, Salih Aleyhisselâm’da tecelli eden “Kendinden Zuhur” hikmetiyle de alâkası var… Emir Allah’tan, oluş kendinden… Allah’ın İradesi / “Ol!” emri / Mahlûkun “Ol!” emrini işitmesi / Yokluktan varlığa çıkması… “Ol!” emri ve nefsin “Ol!” emrini işiterek yokluktan varlığa çıkması, Allah’ın Yaratma iradesi ile Mahluk’un oluşu arasında, bir Ek yeri’dir; bu durumda, “Varlık sayısı 4’tür!” hakikati, “Yaratılış 3 esas üzerinedir!” hakikatiyle aynı mânâdadır!): 4741: DERVİŞ MUHAMMED-442 mührü. “En büyük ebcedle”… Boşnak dilinde, LEGİTİMACİJA-Kimlik: 1515: KIYADET-Kumandanlık… Boşnak dilinde, KOJİ?-Kim?: 53: CİM harfinin ebcedi. (Cim: Je, Ze harfleri… Necib’in Cim’i, Mim harfidir… Temme: Eskiden, mektubların sonuna “bitti!” mânâsında kullanılan “Mim” harfi… Ermeni dilinde, De Aveli-Bitti: 53: Maje-Arnavutça, “Tepe. Uç. Zirve”… Tahtim-Tamamlama. Mühür basma. Mühürleme: 1450= 451: Salih Mirzabeyoğlu… Süryanice, TİME-Hak: 451: Time-İngilizce, “Zaman”… Tammat-Keskin çığlık. Kıyamet. Son. Netice: 451: İdeolocya Örgüsü’ne Ek-İslâm’ı Yenilemek… Boşnak dilinde, Kijamet-Kıyamet: 478: Kaptan Kusto Müslüman-Üstadım’ın beni Takdim edişi)

HÜKÜMDAR

(KÜLLİ İŞLERİN ANLAYIŞI İÇİN)

LEVHA: 24 Aralık 1986… Bir minibüsle epey seyahatten sonra, Eskişehir’deki eski sokağımızdan geçiyorum… Evimizin penceresindeki cam tülün arkasından, annem gözüküyor… Kapının önü kalabalık… Şoföre, burada inmek istediğimi söylüyorum… İniyorum, fakat ayakkabılarım arabada kalıyor; peşinden gidip durduruyorum… Evin önündeki kalabalık, ŞAHABETTİN’lere gelmiş olanlar; cenaze varmış… Sonra, köyü andıran bir yerde, rahmetli Yusuf Özgülen’lerin evi… Babası Halit Ağabey ve annesi Fatma Hanım teyze, misafirim diye bana yardımcı oluyorlar… Ben hâlâ ayakkabısız dolanıyorum… Annesi, arabadan inerken elimde olan takunyayı tamir etmem için bana çivi veriyor… Sonra balık kızartıyor ve bana ne kadar yiyeceğimi soruyor… Ben çok yerim ama, o fazla yemenin iyi olmadığını söylüyor… 5-6 tane yiyebileceğimi söylüyorum… Fehmi Dizdar Bey’in Balaban Köyü’ndeki evindeyiz… Rahmetli Yusuf Özgülen’in evi buradaymış… Yukarıdan bakınca, aşağı vadide bir dere akıyor ve bir yerde nefis bir şelâle oluşturuyor… Kaya Balaban, burada Alabalık olduğunu söylüyordu; tutarız… Sonra, yanımda Adile Güleray ve işveli tavırlarla bana cüret veren bir Hekim hanım… Kıyamet kopabilir ama… Dışarıda da “Rambo” arabalı gençler var… Aynı yerde manzara biraz değişiyor; dere, iki ayrı denizi veya gölü birbirine bağlayan bir kanal gibi… Bir yerde sular dalgalandıkça, müthiş bir güzellikle sular öbür tarafa akıyor… Bu güzelliği ifade ederek, buranın değerlendirilmesi gerektiğinden bahsediyorum… Sonra, muazzam bir çınar ağacının altında, misafir gelmiş uzun saçlı bir kızla oturuyorum… Babam, yanımızdan geçerken bu tanışıklıktan hoşlanmamış bir hâli var… Ben, önümdeki çok hoş Rambo arabaya ve üzerindeki Çinli resmine bakarken, yanımdaki kız benim suratımı seyrediyor… Babam, abdest almış namaz kılacak… Kurulanırken, güleryüzlü ve neşeli bir hâli var… “Ben de namazımı kılayım!” diye düşünüyorum!

*

ESKİŞEHİR: 2596: MMATLONO D’TAGORUTO-Süryanice, “Bayi”… KÜLSÜM-Yanağı ve yüzü etli olan. “Abdülhakîm Arvasî Hazretleri”. (Yevmiye: Efendi Hazretleri, biraz torunu Taha’ya benzer; toplucadır!): 595: TEVFİK-Uygun düşürme. Muvafık kılma. “Rüyâ tâbir eden”… EFZAR-Ayakkabı. Gemi yelkeni. Baharat; Kust otu. Sanatkârların kullandıkları sanat âletleri: 289: RACİFE-Şiddetle sarsan sarsıntı. Dünya’yı yerinden oynatan vakıa. İlk nefha, ilk nefes… FATR-Bir şeye başlamak. Yarmak, derinleştirmek. Oruç açmak. Yaratmak. İbda. “Benzersiz oluş”: 289: AHRUF-Harfler. Uçlar. Şiveler. Lehçeler… PAY EFZAR-Pabuç. Yürümek. (Balık Burcu, unsuru Su, tabiatı Soğuk-Nemli, türü Birleşik, yıldızı Müşteri, vücutta tesir yeri Ayaklar, cinsiyeti Dişi, simya’da Yansıtma safhası): 1302: MİRZABEYOĞLU. (Noktalı harflerle, Kaptan Kusto Müslüman: 1302: Derviş Muhammed, noktasız harflerle)… RAHNÂME-Yol gösteren, harita: 1302: BAKR-Açmak. Genişletmek… PAYZAR-Ayakkabı: 221: MÜSLÜMAN… ŞÜRSE-Ayakkabı: 1005: HE harfinin ebcedi. “He, Allah lâfzının son harfi, zikir harfi”. (Hamse-Beş: 705: He harfinin en büyük ebcedi… Habnâme-Rüyâ Kitabı: 1705: Püşt-pa-Ayak tabanı… Taban: Işıklı, parlak. Parlayan güneş… Tab’an: Yaratılıştan olan huy, tabiat)… MEST-Ayakkabı: 500: SE harfinin ebcedi. Bu harf, Allah’ın Rezzak ismi, Bitkiler mertebesi, Kamer menzillerinden Sa’du’l Bula ile ilgilidir; Değirmen taşının tane dökülen yeri ile… ŞEHABETTİN. (Şehab-Su ile karışmış süt; hayat ve ilim: 308: Şehab-Parlak yıldız. Kıvılcım. Kayan yıldız; atmosfere giren göktaşının yanışı… İbranice, Şiron-Şiir Kitabı. “Kayan Yıldız Sırrı”: 566: Seyyid Abdülhakîm Arvasî): 2777: DERVİŞ Muhammed Semerkandi. “Büyük ebcedle”… Süryanice, MŞALTO-Hükümdar: 2777: MANZUR-U Nazar-ı Piran-ı Kiram-Efendi Hazretleri’nin yüzüğündeki yazı… TASARRUF: 1778: MİBZELE-Her gün giyilen Kaftan… Lİ Külli Emrin Fehim-Efendi Hazretleri’nin yüzüğündeki yazı: Küllî İşlerin Anlayışı için. “Keremli Pirlerin Nazarlarına görünen”: 496: DERVİŞ MUHAMMED-442 mührü. “En küçük ebcedle”.

SAFA

(ŞATRANC-I UREFA’DAN)

Şatranc-ı Urefa’nın 40. Kabı, SAFA-Gönül şenliği. Duru olmak, itminan ve meserret üzere olmak. Temiz, sâfi olmak. Hava açma ve ayaz olmak. Mekke’de bir yerin ismi: 171: SAFA-Yüzü beyaz düz taş. “Mücerret sabit”… MAANÎ-Sözün hâl ve makama uygunluğu ilmi: 171: NEAYİM-Menazil-i Kamer’den 4 nurlu yıldız. (Sin harfi-Allah’ın Muhyî ismi, Su mertebesi, Kamer menzillerinden Neayim: 1060: Büyük Doğu… Neaim: Deve kuşları; kurbanlık nefs canları)… ASVAD-Büyük emir: 171: IKSAT-Hakkaniyet, doğruluk göstermek… NİSAN: 171: MUAYİN-Kesin ve kat’i olarak görülmüş olan. (Levha: 2 Temmuz 2003… Bir camide kalabalığın ortasında, ayakta Mahmud Efendi Hazretleri vaaz veriyor. Ben, Babam’la birlikte, oda gibi bir girintide cemaatle birlikteyim. Mahmud Efendi, gördüğüm bir Nasreddin Hoca resmindeki gibi zayıf, gözlerinin etrafı Üstadım’ın gözleri gibi halka şeklinde çukur, dudakları da hafif çıkık ve belirgin. Yüzü de, tavır ve duruş hâlinde değil de, –ekşi yüzlü demeyeyim!– ciddi. Konuşmadan sonra çıkışa doğru bizim yanımıza geliyor; ona Babam’ı tanıtıyorum. Babam heyecanlı ve hamasi bir tavırla benim için, “Onu sizin emrinize bırakıyorum!” veya “Sizin emrinizde!” gibi bir şey söylüyor. Mahmud Efendi de bana, “Nisan’da…” diye geçtiğimiz Nisan’da olan bir şey veya Nisan ayı ile ilgili birşey söylüyor. Kafasında kavuğu andıran bir sarık, küçük beyaz kavuk gibi, üzerinde de beyaz entari var!)… Süryanice, KASİ-Gizlemek: 1171: MEHDÎ Salih İzzet Erdiş. (Süryanice, Mdaysuto-Safa: 527: Femto-Süryanice, “Beş” sayısı… Süryanice, Şuroyo-Mukaddime, Takdim: 1527: Tibeloya Had Bloqo-Süryanice, “Dünya Çapında Bir Hâdise”; Dünya Bir İnkılâb Bekliyor… Üstadım’ın bir Konferansı!)

 

Not: Tefrika edilen yazının tamamı yahut bir kısmı, Baran Dergisi'nin izni olmadan iktibas edilemez

Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu

Baran Dergisi 550. Sayı

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.