Pravda’dan Carlos ile Röportaj


Çakal Carlos

Çakal Carlos

14 Eylül 2018, 12:23

Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nın yayın organı olan Rusya merkezli Pravda Gazetesi Av. Güven Yılmaz vasıtasıyla yazarımız Çakal Carlos ile bir röportaj yaptı. Carlos’un şahsı ve global olarak yaşananlar üzerine fikirlerinin sorulduğu bu uzun röportajın bir bölümünü sizlerle paylaşıyoruz:

Size Bay İlich şeklinde mi yoksa yoldaş İlich şeklinde mi hitap etmemizi istersiniz?
Evvela, Komünist Parti’nin yayın organı olan Pravda’nın bana hitap etmesinden şeref duydum. Gerçek şu ki, bu soruyu duyduğum için mutlu oldum. Çünkü ben sizin yoldaşınızım. Fikirlere asla ihanet etmedim. 55 yıl boyunca geleneksel Marksist-Leninist ve Stalinist bir Komünist olarak kaldım. 

Sizi Soğuk Savaş’ın son esiri olarak kabul edebilir miyiz?
Hayır ben Soğuk Savaş’ın bir esiri değilim. Evet ben Amerika ve İsrail’in bir esiriyim; ama Soğuk Savaş esiri değilim. Başka meseleler de var. ABD ve CIA beni 1971 ve 1972’de ben Ürdün’deyken peşime takıldı. 1971’de legal bir şekilde, pasaportumla Ürdün’deydim, sınırlara saygı gösteriyordum, beni orada tanıyabilirlerdi. Askerler benim kim olduğumu biliyordu. Bir Venezüellalı... Büyükbabamın babası 1898 Venezüella savaşında bulunmuş birisi. Latin Amerika’da modern silahların ilk kez kullanıldığı bu savaşta bir çok insan öldü. Hükümet Almanya’dan otomatik silahlar almıştı. 1973 yılında bir operasyon yaptılar, şanslıydım; akabinde yeraltına çekildim. MOSSAD da işin içindeydi. KGB ajanı olduğumu iddia ettiler; fakat ben asla KGB ajanı olmadım. Venezüellalı komünistler elbette Sovyetler Birliği tarafından desteklenmiştir; fakat ajan olmamışlardır. Bunları, Soğuk Savaş mahkûmu olmak utanılacak bir şey olduğu için söylemiyorum; ama durum bu. Bugün CIA marifetiyle illegal olarak buradayım. ABD emperyalizmine hizmet eden özel mahkemeler ve özel hakimlerle karşı karşıya kalıyorum.

Savaş sonrasında tutsak takasları yapıldı. Bu kapsamda değerlendirileceğinizi düşündünüz mü?
İsterdim. Fakat unutmamalıyız ki Venezüella dünyanın en güçlü ekonomilerinden birine sahipti. Kim Bolivaryan Devrim’i devirmeye çalışıyorlar? Başkan Maduro’yu kim öldürmek istiyor? Chavez de bunları yapmak isteyen hainler tarafından öldürüldü. Kastettiğim muhalifler değil, onların üzerindekiler. Dünyanın en zengin ülkesi ne Amerika, ne Rusya idi, Venezüella’ydı. Bunu yapan insanlar benim Venezüella’ya dönmemi de engellediler. Chavez ve Chirac döneminde Venezüella’ya dönmem için tüm şartlar müsaitti. ABD beni burada öldürmeyi dahi denedi. 34 yaşımdan bugüne kadar ajanlar vasıtasıyla buna bir çok kez teşebbüs ettiler. Fransa hükümeti ile Venezüella hükümeti arasındaki mahkûm değişim anlaşmasına rağmen buradayım. Belki, bir Rus gazeteci Başkan Putin’e Rus pasaportu alıp değişim şartları çerçevesinde önce Moskova’ya ardından Venezüella’ya gitmeme yardımcı olabilir. 

Özgürlük ümidinizi hiç kaybettiniz mi?
Asla! Ben özgür bir adamım. Özgür bir kalbe ve beyne sahibim. İllegal bir şekilde burada tutuluyorum. Gardiyanların büyük bir kısmı bana saygı duyuyor. Evet hapis hayatı yaşıyorum; ama bir Komünist gerilla olarak, bir savaşçı olarak psikolojik ve entelektüel açıdan son derece özgürüm. Hayatımın son gününe kadar da böyle kalacağım. 

Cezaevinde tutukluluk şartlarınız nasıl?
Bu Fransa cezaevleriyle alakalı bir soru. Kaldığım cezaevi merkezî yani uzun dönem mahkûmlarının kaldığı bir cezaevi, burada esas cezalandırmak. Zaman zaman tacizlere maruz kalıyorum. Zaman zaman Siyonistlerin müdahalelerini gördüm. Uzun dönem mahkûmları için şartlar son derece elverişsiz. Buradayım, bekliyorum ve hayatta kalmaya çalışıyorum. Avukatlarım için de beni savunmak son derece masraflı ve zor oluyor. Avukatlarım Isabelle Countant ve Türk avukatlarımın dayanışması bana yardımcı oluyor. Her şey daha kötü olabilirdi, ileride ise daha iyi olmasını ümid ediyorum.

Rusya’da bir çok insan Latin Amerika’nın devrim kıtası olduğunu düşünüyor. Kaderiniz başka bir bölgedeki, Ortadoğu’daki devrimci mücadeleye nasıl bağlandı?
Öncelikle şu bir gerçek ki, sadece Venezüela değil, Latin Amerika kolonyalizme karşı mücadelenin merkezidir. Bu mücadele Venezüellalı general Francisco de Miranda ile başlamıştır. Bu adam Fransız Devrimi’nden önce general olmuş önemli bir adamdır. Latin Amerika’da bir özgürlük ordusu kurmuştur. Kendisi bir çok ihanete uğramıştır ve bir İspanya hapishanesinde ölmüştür. Ben babamla annem ayrıldıktan sonra babamın tesiriyle Venezüella’dan ayrıldım, 17 yaşında 1966’da İngiltere Londra’ya geldim. Soğuk Savaş dönemleriydi. Daha sonra Paris üzerinden eğitim için Moskova’ya gittim. 1950’lerde babamın KGB ile kontağı vardı. Benim de bu sayede bağlantılarım oldu; fakat KGB tarafından yönlendirilmedim. Daha sonra Karakas’a geri döndüm. Avrupa’nın bir çok yerinde bulundum. Kurmuş olduğum bağlantılar beni devrimci mücadele için Ortadoğu’ya sürükledi. 

 Düşman dünya düzenini nasıl isimlendiriyorsunuz?
Yeni dünya düzeni olarak isimlendirmiyorum. Bu düzenin yeni dünya düzeni olarak dayatılması tam bir saçmalık ve düşman propagandasıdır. Yeni dünya düzeni Rusya, Çin, İran ve Türkiye merkezli kurulacaktır. Bu dünya düzeninde tüm ülkeler çürümüş insanlar ve hainlerle dolu. Bütün Arap ülkelerinde hainler hüküm sürüyor. Bütün Müslüman ülkelerde ABD ve NATO’nun ayakçıları var. İran, ABD tarafından kontrol edilemiyor, şimdi de onu yapmaya çalışıyorlar. Suriye, Libya, Yemen ve diğer Arap ülkelerinde neler oluyor? Bunlar söylemiş olduklarımın kanıtıdır. Hain ajanlar ile vatanseverler arasında çatışmalar yaşanıyor. 

Kapitalizm ve adaletsizlik hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ben Komünist gelenekten gelen biri olarak tabiî ki kapitalizm düşmanıyım. Fikirler ortada. Bu çerçevede, kapitalizm, ekonomik ve sosyal devrimin gerçekleşmesi için bir gerekliliktir. Sosyalistler, Marx’ın fikirlerini temsil noktasında ideolojik, politik ve organizasyonel bir çok hata yaptılar. Lenin de, Stalin de, hatta Gorbaçov da... Gorbaçov bir hain değildir, sadece çürümüş bir insandır. Esasında ben de bir sosyalistim, Marksist değilim. Rusya’nın Putin ile yeniden Rusya’yı ihtişamlı günlerine döndürdüğünü düşünüyorum. 

Kapitalizmin nihayetinde çökeceğine inanıyor musunuz?
Kapitalizm sürekli şekil değiştiriyor. Mesela; en sağlam Komünist rejimlerden birine sahip olan Çin kapitalizmin başka bir formunun içine girmiş vaziyette. Rusya da artık bu sistemin içerisinde, Kremlin’de Siyonistlerle işbirliği yapanlar var. Putin’in onları temizleyeceğini düşünüyorum.
 
Tercüme: Faruk Hanedar
08.09.2018


Baran Dergisi 609. Sayı

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.