Nuriyeva: IKBY Referandumu En Çok İsrail'e Yarar!

Kazakistan’ın başkenti Astana’da gerçekleştirilen Suriye görüşmelerinin altıncısı düzenlendi. Türkiye-İran ve Rusya’nın garantörlüğünde, İdlib’e 500 TSK askeri gönderilme kararı alındı. Öte yandan IKBY referandumu da geldi çattı. Bu iki kritik meseleyi Star Gazetesi Yazarı Sevil Nuriyeva’ya sorduk...

Nuriyeva: IKBY Referandumu En Çok İsrail'e Yarar!

Astana görüşmeleri hakkındaki fikirleriniz nedir?

İdlib’e 500 TSK askerinin gitme kararı alındı. 

Bir sonraki görüşmelerde siyasî kararlar alınacağı ifade ediliyor; bununla alâkalı neler söylemek istersiniz?

Bana kalırsa, İran-Rusya-Türkiye fikir ayrılığı sıkıntısı çekmiyor. Üç taraf da kararlı bir şekilde adımlar atmak istiyor. Farklı görüşler olsa bile, taraflar birbiriyle irtibat hâlinde hareket ederek yıkıcı davranmıyorlar. Bu da Suriye için en iyi senaryo zaten. Bu taraflar birbiriyle ayrı görüşlerde olup, dayatmalar yaparsa; süreç daha da sıkıntılı bir yöne doğru evrilebilir. 

Türkiye’nin aldığı pozisyonu doğru buluyorsunuz öyleyse?

Elbette. Bu artık Türkiye’nin güvenlik meselesi olarak görülüyor. Bölgedeki dengelerle diyalog içerisinde olur nmak lazım. Hem bölge, hem de Türkiye için iyi bir karar bu. Türkiye’nin dayanışma içerisinde olması akıllıca bir tutum. 

ABD’nin bu hâdiselere bakışı hangi yönde pekala? 

Amerika kontrolü dışında gerçekleşen bu mutabakattan son derece rahatsız. ABD Türkiye-Rusya-İran’ın ittifak hâlinde hareket ettiğini düşünüyor. Ancak Türkiye konjonktür olarak bu taraflarla çalışmak durumunda. Türkiye aradaki dengedir; tarafları dinlemesi ve ortaklaşa iyi yönde kararlar almak çok tabiî bir şeydir. Amerika, “şu benim için, bu benim için savaşsın” istiyor. Bölgedeki düzensizliğin en büyük sebebi bu, Amerika sürekli bir şeyler istiyor ve dikte ediyor. Türkiye de ABD’nin diktesinde hareket edecek bir devlet değil. Türkiye bölgede istikrarı sağlayacak güçtür. Türkiye’nin devlet aklı ve refleksi vardır, tarihi de bellidir. Anadolu insanı her zaman bir devlet altında toplanmıştır. Evet darbeler oldu, 15 Temmuz gibi bir süreç atlattık, buna mukabil “nasıl olsa zayıfladı” iddiaları boşa çıkmıştır. ABD, Türkiye’nin zayıfladığını düşünüyor. Sözde müttefikler... Türkiye, teröre terk edilmiş bölgede istikrar sağlamak istiyor. Türkiye meşru bütün güçlerle oturup anlaşabilir, yeter ki coğrafyada güzel şeyler olsun. Türkiye diğer güçler gibi gayr-i meşru taraflar ile oturup kalkmıyor ki. Bu da Türkiye’nin devlet refleksinin kuvvetini göstermektedir. Moskova-Tahran-Bağdat hatta Şam ile bile konuşmak lazımsa, konuşmalısın. Bölgede aynı fikirde birleşip, diğer meseleleri diğer boyutlarda tartışmak gerekir. 

Söylediklerinizden anladığımız kadarıyla Rusya-İran-Türkiye bu savaşın sona ermesini istiyor.

Herkesin kendi istekleri de hala var. İran, Esad’ı destekliyor Rusya da öyle. Biz şu anda stratejik olarak tam anlaşmış değiliz. Bizim ittifak sağladığımız yönler var, o yönler üzerinden hareket etmek akıllıca. Çünkü bazı ayrıştığımız noktalar var; bu noktalar üzerinden yürürsek sorunlar daha da artar. 

ABD diğer yandan PYD-YPG’ye hala silah sevkiyatları yapıyor...

ABD’nin isteği de o zaten, Akdeniz’e kadar terör koridoru oluşturmak. Kürdistan kozuyla İsrail’i rahatlatıyor. Bu hikâyeler artık yenmiyor. Saman altından su yürütmelere alıştık. ABD, “bu toprakları kim yönetecek”i düşünürken, öte yandan İslâm coğrafyasındaki “din” kavramı eskitilmeye, içi boşaltılmaya çalışılıyor. Yoksa neden PKK-PYD üzerinden hareket etsinler ki? Müslüman Kürtler öldürülüyor, Seküler Kürtler silahlandırılıyor. 

Irak Kürt Merkezi Yönetimi de bir referanduma gidiyor. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yeni bir sıkıntılı süreci ateşlediler. Barzani yeni bir fay hattının dağıtılmasına müsaade ediyor. Yeni bir savaşa daha kapı açılırsa, sıkıntılar daha da büyür. IKBY’nin PYD’yi devirmek istediğini biliyoruz. Birden bire Türkiye ile arası açılıyor, İsrail de IKBY’yi destekliyor. IKBY’de İsrail bayrakları sokaklara çıkıyor. Bunların hepsi çok manalıdır. Zaten coğrafyada olanlar belli. Özellikle Kerkük üzerinden bu zorlamayı yapmak çok problemli bir durum.  Türkiye de bunun önünü kesmek istiyor. Barzani, “hazır İsrail ve ABD bana destek veriyor” diyerek fırsatı değerlendirmek istiyor.  Kürt milliyetçilğiği bayrağını elinde tutmak istiyor Barzani. Bunun altyapısı yok, diyelim ki “evet” çıktı. Sonra dünyaya çıkış yapacak sınırın nerede? Bölgedeki devletler müsaade etmezse, ne yapacaksın? 

Yani IKBY referandumundan “evet” çıksa Kürdistan bağımsızlığına kavuşamaz öyle mi?

Konjonktür şartları öyle gösteriyor. Halkların kendini özgürlüğünü istemek olabilir ama mesele Kürt meselesi değil ki, altında başka şeyler yatıyor. Bölgede Kürt kozu kullanılarak PKK tarafından en fazla kim öldürüldü derseniz, cevap neredeyse gerçek Kürtlerdir. Burada İsrail’e yarıyor işler. İki nehir arasında bölgede alan açılacak. Sen “Kürtleri destekliyorum” diyerek bölgede terör örgütlerini kullanırsan, bölgede böyle kapı gibi devletler karşına çıkar işte. Bu işten en çok gerçek Kürtler zarar görür.

Bölgede menfi yönde ilerleyen her şey İsrail’e yarar.

Tabiî. İsrail, İngiliz-Amerika ittifakıyla hareket ediyor. Bakmayın, “zamanı değil” diyor ABD. Düne kadar düşman gibi gözüken ülkeler şimdi ABD’ye karşı bir araya gelince bu tür ifadeler kullanmaya başladılar. ABD dağıttığı yerde birleşmiş bir güç istemiyor. Bölgenin motivasyonu ABD’nin politikasına tamamen terstir. Hülasa, İdlib mutabakatı bizim için son derece önemlidir. Boşu boşuna değildir...

Teşekkür ederiz. 

Kolaylıklar dilerim.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.