Oğuzhan Akyener: Zincirleme Bir Petrol Krizi Bizi Bekliyor!

TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener Batı Teksas petrolü fiyatlarının -40 dolarlara düşmesini Baran okurları için değerlendirdi. Dergimizin on iki ve on üçüncü sayfalarında petrol krizinin sebeplerini incelediğimiz haber-yorumu da bulabileceksiniz.

Oğuzhan Akyener: Zincirleme Bir Petrol Krizi Bizi Bekliyor!

Teksas petrollerinin -40’lara düşmesinin sebebi nedir?
Küresel anlamda talep neredeyse yüzde 30 oranında düştü. Şu an 27 milyon varil civarında bir düşüş sözkonusu. Normal şartlar altında günlük ortalama yüz milyon olduğu düşünülebilir fakat bu 70’lere kadar düştü. Bu düşüş Ocak ayında Çin’de 5,5 milyon varil civarında bir talep düşüşüyle başlamıştı. Bu sonrasında bütün dünyaya yayıldı. Talep düşüşü ve arz fazlasıyla beraber bir süredir stoklar birikmeye başladı. Küresel çapta 7 milyar varil civarında tüm dünyada stok fazlası var şu an. 1,5 milyar civarına düştü küresel stok kapasitesi. Üretici piyasada stok bulamıyorsa üretimi durdurmak zorunda kalacak. ABD’deki düşüşün asıl sebebi stokların çok daha hızlı tükenmesi. Orada çok ciddi arz vardı. Brent fiyatlarıyla WTI fiyatlarının farklı olmasının sebebi, Brentin çok farklı marketlere çok daha rahat açılıyor olmasından… WTI, West Texas olarak geçen Teksas petrolleri. WTI üretimi şu şekilde oluyor. Petrol ticareti yapan taraf, üreticiyle yaptığı anlaşmayı “WTI eksi” şeklinde bir rakamla şu tarihte teslim edilmek üzere teslim anlaşması yapıyorsunuz. Süresi ileri tarihe alınmış bir anlaşma oluyor. Genelde piyasası bu şekilde işliyor. Bunun gibi piyasada çok sayıda, süre izinli alıcı var. Bu alıcılar kâğıt üzerinde anlaşmasını yapıyor. Petrol üretici bu petrolü üretiyor. Nisan sonunda tarihi biten birçok anlaşma var. Mesela yatırımcıların Nisan sonuna kadar 1 milyon varil alacağı var. Petroldeki boş stok kapasitesinin biteceğini tahmin edilince bu piyasalar üzerinde psikolojik bir baskı oluşturdu. Alıcılar baktı ki bütün stoklar ay sonunda dolacak, çok limiti sınırlı bir kapasite kaldı. Talep de artmıyor. Alıcılar bu defa “kâğıdımı doldurayım, ay sonuna kadar vadesi olan kontratlarımı bozayım, maddi olarak petrolünü alayım” dedi. Herkes petrolünü istedi. Bu defa stoklar bir anda kilitlenince bütün sistem durdu. Böyle olunca aldığınız ürünü satamıyorsunuz. Elde kalıyor. Boru hattında, tankerlerde bekliyor veya üreticide bekliyor. Üretici ise, “alın petrolünüzü, sizle bu şekilde anlaşmıştık ama almazsanız bekleyen petrolün günlük kira bedelini isterim.” diyor. Alıcı da buna karşı bir hesap yapıyor, maliyeti yüksek bulunca üreticiye dönüp, “tamam, sen bu petrolü şu fiyattan al yeter ki beni bu maliyetten kurtar” diyor. Bir ay beklese çok daha büyük maliyete yol açacak. Bu durum piyasada büyük paniğe yol açtı, sistemi kilitledi. Teksas’ta neredeyse petrol nakliyatı ve ticaret durdu.

Bu düşüşün Brent petrole yansıma durumu var mı?
Brent petrol fiyatları psikolojik olarak piyasayı rahatlattı, tansiyonu biraz düşürdü ama brent petrol fiyatları hala 25’lerde… Aslına bakılırsa petrol yükseliş trendine girdi. ABD’de yaşanan stok krizi ve bunun yol açtığı sorunlar nedeniyle sistem durdu.

ABD Başkanı Trump “devlet olarak 75 milyon varil petrol alacağız” dedi. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
ABD’nin devlete ait stoklarında 77 milyon varil ham petrol boş kapasitesi kaldı. Piyasayı rahatlatmak için sonuna kadar bu stoku dolduracaklar.

Yani tek seferlik bir alım yapabilecek.
Onunla birlikte yavaş yavaş piyasayı canlandıracaklar. Teksas’ta alışveriş merkezleri açılmaya başlamış.

Yani salgın nedeniyle devam eden karantinayı gevşetecekler mi?
Yavaş yavaş buna başladılar ama bu iş öyle kolay bitmeyecek. Süreç uzayacaktır. Bu uzun vadeli işleri etkileyecek. Bu ay böyle oldu. Bu ay kriz alıcıların, aracıların elinde patladı. Bir daha ki ay alıcılar yeni petrol alamayacak, bunlarda para olmayınca iş üreticilerin elinde patlayacak. Üreticiler bir kere sıkıntıya düştüğünde kepenk kapatma durumunda kalacak. O durumda işçi çıkartacak. Saha durduğunda arz sıkıntısı olacak.

Global olarak doların petrol üzerinden karşılık bulduğu bir sistem var. Sistem nasıl etkilenir bu süreçte?
Dolar ile petrol arasında ters bir orantı vardır. Bunun sebebi ise şudur; petrol kâğıt üzerinden alınıp satılan bir meta aynı zamanda. Mesela FED kararlarına bakılıyor. Eğer FED faiz artırımına giderse yatırımcı parasını petrolden çekip FED’e yatırıyor, bono alıyor. Doların düşeceğini görürse oradan alıp petrole yatıyor. Bu yatırımcılar ciddi rakamlarla dengeleri oynatıyorlar.

Yani reel karşılığı olmayan sanal bir yatırım mı gerçekleşiyor?
Petrolün reel karşılığı var ama dolarda sanallık var. Ciddi bir yatırımcı grubu var. Bunlar paralarını dolar ile petrol arasında döndürüyor. Dolayısıyla dolar ile petrol arasında ters orantı var. Zaten FED piyasalara yeni paketler, yeni paralar pompalıyor. Şu stok krizi çözülürse, dolara giden para tekrar petrole dönecektir. O zaman da petrol fiyatları dolarla ters orantılı olarak değişecektir.

Yani petrol fiyatları artacak dolar düşecek öyle mi?
Tabiî. Dolar paritesinin şu an düşmesi lazım zaten ama düşmüyor. Buna sebep olan da biraz petrol sektörü.

Petro-dolar sisteminde yeni bir dönüşüm yaşanabilir mi?
Bu hususta Çin bir hamle yaptı. Zaten Brent ve WTI petrolleri dolar üzerinden işliyor. Bunlar petrolün büyük kısmına sahip yapılar. Çin’in küresel tüketimi 10 milyon varil civarında. Normal şartlarda 13,5 milyon. Çin dünya petrol tüketiminin yüzde 13’üne sahip. Çin Şangay Enerji Borsası oluşturdu. Orada Yuan üzerinden işlem gördürdü. Ama yüzde 10 civarında kaldı. Çin’in bu piyasaya karşı gücü yetmiyor. Bu nedenle hızlı bir dönüşüm bekleyemeyiz. Yerel para birimleriyle ticaret konusunda bizim de çalışmalarımız oldu. Türkiye’nin de bu yönde önemli adımlar var. Ancak bu uluslararası sistemde, hayata geçirilebilmiş bir durum değil.

IMF’nin 1929 buhranından daha büyük bir bunalımla karşılaşıldığına dair açıklamaları var. Bundan sonra küresel ekonominin nasıl etkileneceğini düşünüyorsunuz?
Küresel çapta gayrısafi millî hasıla oranlarında neredeyse yüzde 25-30 civarında bir düşüş var. Gerçekten büyük bir buhran var. Devletler bu süreci büyük miktarda borçlanarak sürdürüyorlar. Uzun vadede borçlanan devletler, finansal durumu iyi olan devletler, bu süreci çok büyük kayıplar vermeden atlatacaklar gibi görünüyor. Mesela salgınla alakalı krize bakarak Avrupa’nın bittiğinden bahsediliyor ama mesela İslâm dünyası bu süreçten çok daha kötü etkilenebiliyor. Borç yönetim mekanizmalara iyi çalışmadığı için. Burada borç yönetimi önemli. Türkiye bu süreçte finansal kapasitesini eritti. Önümüzdeki beş, on yıllık periyotları, politikaları etkileyecek bir süreç içindeyiz. Devletler öncelikli alanlara yatırım yapacak, belli sektörleri canlandırmaya çalışacak. Devletler en az on yıllık bütçelerini ipotek altına almış görünüyor. Bazı devletler için bu süreç yirmi, otuz seneye kadar çıkabilir. Bizim bu süreci fırsata dönüştürmemiz gerektiğini düşünüyorum. Ülke olarak süreci iyi yönettiğimizi düşünüyorum. Yaptığımız yardımlarda dış politikayı diplomatik açıdan algılarda güçlendiren pozitif dönüşler getirecektir. Bunu sürdürmemiz gerekiyor. Tavsiyem, petrol fiyatları muhakkak yükselecek. Sene sonunda tekrar 50-55 dolar bandında görülecek. Salgın nedeniyle boşalan bazı alanlarda devlet bazı yatırımlarda bulunarak çok büyük kârlar elde edebilir.


Baran Dergisi 693.Sayı


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.