Prof. Dr. Ferman Demirkol ile söyleşi...

Yeni anayasa ve başkanlık sistemi üzerine...

Prof. Dr. Ferman Demirkol ile söyleşi...

Anayasa ve başkanlık sistemi etrafında rejim değişikliğinden bahsediliyor. Bu değişikliği gerekli kılan şartlar nelerdir?
İki başkan fazla... Bir tane başkan olmalı. Sorduğunuz sorunun iki cevabı var. Parlamenter rejimde bizde olduğu gibi, yani bugünkü kullandığımız1982 anayasasındaki gibi güçlü bir Cumhurbaşkanı yoktur, bu kadar güçlü yetkilere sahip değildir.  İki, Cumhurbaşkanın halk tarafından seçilmesi başkanlık rejiminin bir özelliğidir. Yüksek yetkileri olacak, yürütme yetkileri olacak, halk tarafından seçilecek... Türkiye’deki Cumhurbaşkanı şu anda öyle. Anayasanın 104. Maddesine göre yasama, yürütme ve yargı yetkileri var. Ama sorumsuz, yetkileri var ama sorumsuz… Amerika’daki başkanın yetkileri var; ama sorumluluğu da var. Bizde sorumluluğu daha dar. Vatana ihanet dışında sorumluluğu yok; ama yetkileri sonsuz. Bir adamın yetkileri sonsuzsa, o parlamenter rejimin cumhurbaşkanı değildir. Başkanlık rejiminin Cumhurbaşkanıdır… Bir de halk tarafından seçiliyor. Anayasa değişikliği yapıldı, halk seçti. “Parlamenterler rejimin Cumhurbaşkanı Tayyip olduğu yerde dursun” diyemezsin ki. Bu yetkilerin tümünü aynı şekilde Ahmet Necdet Sezer de kullandı. İstediği kanunları onadı, istemediklerini geri gönderdi, “şunu atayacaksınız, bunu atamayacaksınız”dedi.
Parlamenter rejimin yaşandığı yer İngiltere’dir. İngiltere’de kraliçe şu ana kadar, ne parlamentodan gelen bir kararı geri gönderiyor, ne de bakanlar kurulundan gelen bir kararı “ben imzalamıyorum” demiyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte başkanlık sistemi fiilen uygulamaya geçirildi öyleyse...
Son damlasıydı o. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle beraber, başkanlık rejimi Türkiye’de 1982 Anayasasıyla beraber tamamlanmıştır, tamamıyla uygulamadadır.
Sadece ismi konulmamıştır öyle mi?
Evet.
Başkanlık sistemi ve anayasa işin şekil boyutu... Bu işin ruhî boyutu nasıl olacak? Anayasa ve yeni sistem neyin üzerine bina edilecek?
Türkiye’de başkanlık rejiminin ruhu zaten var. Bir yönetim tecrübesi var. Başkanlık rejiminin ruhu Osmanlı’dan geliyor. Başbakanlar başkan gibi zaten hareket ediyorlar. Halk tarafından seçilen bir parlamentodan seçiliyorlar ve parlamento da çoğunluğa dayalı. Türkiye’de başbakanlar aslında başkandırlar. Amerika’daki başkanlığın Türkiye’deki karşılığı nedir? Cumhurbaşkanı değil ki. Amerika’daki başkanlığın karşılığı, Almanya’daki cumhurbaşkanı da değil. Amerika’daki başkanlığın karşılığı İngiltere’deki Kraliçe de değil ki. İngiltere’de başbakan ile Almanya’daki başbakan bizimkiyle aynı. Amerika’daki başkanlığı karşılığı bizdeki başbakanlıktır. Bir de onun yanı sıra halkın seçtiği bir cumhurbaşkanı var… İki; yetkileri yüksek başkan var. O zaman Türkiye’de iki tane başkan var. Problem de buradan kaynaklanıyor zaten.
Recep Tayyip Erdoğan başkanlık sistemini sürekli gündemde tutmaya çalışıyor, konuşuyor, konuşturuyor. Ama bu mevzuya pek esen yok, bunun sebebi ne olabilir sizce?
O biliyor bunu kimsenin konuşmadığını, “bu işleri yalnızca konuşan benim” diyor. Tayyip bey başkanlık istiyor; ama başkan olarak yapamadığı ne var mesela? Tayyip bey aslında başkandır. Neyi kaldıracağız biliyor musunuz? Başbakanlığı kaldıracağız, Tayyip beyin istediği bu; çünkü Türkiye’de yetkileri bakımından şu anda iki başlı bir yönetim, iki başkanlı bir sistem var. Türkiye’de başbakanlığı kaldırsak yeterli. Anayasada bir değişiklik yapacağız, Cumhurbaşkanı kalacak aynı, cumhurbaşkanı olmak başkan olmaya engel değil ki, neticede başkan da cumhurun başkanı. Amerika’daki başkan da cumhurun başkanı. Bizde bir fazlalık var; başbakan. Başbakanlığı kaldıracak ve Cumhurbaşkanı yardımcılığı getirilecektir.  O zaman ihtilafın olmadığı başkanlık rejimine geçmiş oluruz ki şu an uygulamada da buna geçtik zaten.
Söylediklerinizden şu anlaşılıyor: Şahıs üzerinden bir değişim gerçekleşiyor. Yarın Tayyip Erdoğan olmadığında sistem ne olacak?
Hiçbir şey olmaz. Nasıl olsa halk tarafından seçiliyor. Şu anki anayasada başkan vekili kim? Meclis başkanı… 45 gün meclis başkanı vekâlet edecek ve sonra seçim yapılacak.
Fransız tipi başkanlık mı; Amerikan tipi başkanlık mı tartışması hakkında neler söylemek istersiniz?
Fransa’daki senatoyla Amerika’daki senatoyu düşündüğünde, Fransa’daki Fransız’dır, diğeri de Amerikan’dır. Siz Türkiye’de başkanlığı getirirken Amerikanvari bir başkanlığı mı getiriyorsunuz? Tabii ki Türkiye tipi başkanlık olacak.
Peki, bu Türkiye tipi başkanlık nasıl olacak?
Türkiye tipi başkanlık, Amerikan tipi başkanlığın Türkiye versiyonu olacak… Amerika’da nasıl Amerika tipi başkanlık varsa, Türkiye’de de Türkiye tipi başkanlık olacak. Amerika’daki senato ne işe yarıyor? Eyaletlerin temsilcisidir. Demek ki Türkiye’de senato değişecek. Bizde 60 yıl öncesinde senato vardı; ama eyalet yoktu. Amerika’da eyalet var. Her eyalete iki senatör vermişler; ama senato her yerde aynı değil. O zaman Türkiyevari bir başkanlık rejimi niye olmasın? Ben şunu anlamıyorum “Amerikanvari başkanlığı getirdiğin zaman federal devlet gelecek.” Türkiye’de federal sistem olmadan da başkanlık rejimi uygulanabilir.
Tabiî ben başka bir şeyi savunuyorum “www.fermandemirkol.com” sitemde anayasa taslağım var. Ben alternatif sunuyorum, başkanı halk meclis seçecek ve Osmanlı Hanedanı son üyesi cumhurbaşkanı olacak; ama yetkisiz ve etkisiz yani sembolik… Babadan oğula olacak; ama yetkileri de, sorumluluğu da olmayacak… Ahmet Necdet Sezer’in cumhurbaşkanı olduğu bir ülkede Osmanlı Hanedanı’nın son üyesi niye Cumhurbaşkanı olmasın? Örnek; İngiltere, Belçika, Hollanda, İspanya... Padişahlık vardır diye halk hakimiyeti elden gitmiyor ki. Orada halkın seçimi yok mu, demokrasi yok mu? Var. İngiltere’de demokrasi var; ama halkın seçtiği cumhurbaşkanı yok.
Bu adamlar köklerine sahip çıkmış da biz niye çıkmamışız?
Bizde sahip çıktığın zaman gerici oluyoruz. Niye gerici oluyorsun? İngiltere, Danimarka, Belçika, Hollanda’da niye krallık var? Sebebi ne? İngiltere bizden daha mı aptal, daha mı gerici? Daha mı antidemokratik devlet? Tabiî zor, bunu sana söyleyeyim Müslümanlara karşı bile bunu savunmak zor. Bana karşı çıkıyorlar. Anayasa taslağımda diyorum ki, Yürütme organı;
a- Eşsiz cumhurbaşkanı.
b- Osmanlı Hanedanı son üyesi.
Alternatiften anlamıyorlar. Ben iki alternatif sunuyorum, birini savunmuyorum. Necdet Sezer’in cumhurbaşkanı olduğu bir ülkede Osmanlı Hanedanı’nın son üyesi padişah da olabilir.
Ayrıca Türkiye’de yeni anayasa yapılması da zor görünüyor; çünkü Türkiye’deki anayasa anayasa değil, ana kanundur. 209 maddeden 140 maddeye indirilecek. İngiltere’de, İsrail’de anayasa yok. ABD bir tane anayasa yapmış biz altıncıyı yapıyoruz. Türkiye’nin anayasa yapacak tecrübesi yok.
Anayasadan beklentinin bu milletin öz değerlerini yansıtması olması gerekmiyor mu?
Anayasadan kıyıların korunması, avcılık falan filan gibi konuları bekliyorlar. Bunların anayasada ne işi var, bu konularda kanunlar var zaten. Türkiye’de ilk anayasa taslağını ben yazdım, diğerleri yazamıyor maalesef, korkuyorlar. Bütün anayasalar millî, haklar ve özgürlükler milletlerarasıdır.
Teşekkür ederiz.
            Ben de teşekkür ederim. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.