Baran Dergisi'nin 711. Sayısı 27 Ağustos Perşembe Bayilerde...

Baran Dergisi'nin 711. Sayısı 27 Ağustos Perşembe Bayilerde...

Selâm ile…

Memleketimizin dört tarafı geniş petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip ülkelerle çevrili olmasına mukabil Türkiye, bugüne kadar bu alanda kayda değer bir keşif gerçekleştirememişti. Devletin anlaştığı uluslararası firmalar yaptıkları keşif faaliyetlerinin menfi neticelerini birer sayfalık raporlar halinde sunup gittiler. Dolayısıyla enerjide diğer ülkelere bağımlılık Türkiye’nin yarası olarak her geçen gün derinleşti; enerjide dışa bağımlılığımız ekonomik kalkınmamızın önündeki en büyük engellerden biri oldu. Her sene enerjinin yüzde 75’ini ithal ettik ve toplam ithalatımızın takribî yüzde %25’ini enerji ithalatı oluşturdu. Son on yıl ortalamasına göre Türkiye’nin her sene enerji ithalatı için yaptığı harcama 45 milyar dolar civarında…

Türkiye son yıllarda enerji keşfi adına yaptığı yatırımları artırırken 2012’den 2020’ye kadar geçen sekiz yılda iki sismik araştırma gemisi ve üç sondaj gemisinden oluşan bir filo teşekkül ettirdi. Bu çerçevede Doğu Akdeniz’de ve Karadeniz’de faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Doğu Akdeniz’de Türkiye, amiyane tabirle yedi düveli karşısına almış vaziyette faaliyetlerini sürdürüyor. Yunanistan doğrudan Türkiye ile dalaşırken bu cüreti kendisine kah tatbikatlar yaptığı ABD, kah desteğini asla esirgemeyeceğini dile getiren Fransa ve diğer AB ülkeleri, kah ise tüm bu kakafoniyi klozet bekçisi olarak organize etme gayretindeki İsrail aşılıyor. Öte yandan Siyoniste köpeklikten başka vasfı olmayan BAE ve Mısır rejimleri de halklarının hilafına Türkiye’ye havlayıp duruyor.

Ayasofya’nın yeniden ibadete açılarak aslî hüviyetine kavuşmasının hem içerde, hem de dışarıda kutuplaşmayı artıracağı ve safları netleştireceğini dile getirmiştik. Yine Ayasofya’nın tekrar cami olmasının manevî bakımdan ne gibi tesirler doğurabileceğinin de kestirilemeyeceğini söylemiştik. Doğu Akdeniz’de, Yahudi’nin organize ettiği Batı ve kuyrukçuları Türkiye’nin karşısına dikilirken, Türkiye Karadeniz’de tarihinin en büyük gaz rezervi keşfini gerçekleştirdi. Fatih sondaj gemisinin yaptığı dokuzuncu sondajda 320 milyar metreküp doğalgaz rezervi keşfedildi, bu keşfin devamı da gelecektir. Nitekim enerji uzmanlar, bu bölgede keşfedilen rezervin on katı kadar daha gaz rezervi bulunabileceğini söylemekte. Bu da doğalgazın bugünkü değeriyle takribî 450-500 milyar dolara tekabül etmektedir. Yani iktisadî bakımdan Türkiye’ye büyük katkı sağlayacak bu keşif hususiyetle dış politikada Türkiye’nin son yıllarda elde ettiği en önemli kozlardan biri. Enerjide bağımlılığı dolayısıyla bazı noktalarda denge politikası gütmek zorunda kalan, sahada kazanıp masada kaybetmeye mahkûm olan Türkiye, artık dış politikada adımlarını daha rahat bir şekilde atabilecek, menfaatlerini muhafaza edebilecektir. Bu bakımdan Fatih sondaj gemisinin yaptığı keşif bir fetihtir.

Kapağımızı bu meseleye ayırdık ve “Ayasofya’nın Bereketiyle Karadeniz’de ‘Çember’i Kıracak Keşif! Sakarya Gaz Havzasında 320 Milyar Metreküp Doğalgaz Bulundu!” manşetini attık. Kapak mevzumuzu “Kuşatma Çemberlerinden Biri Daha Kırıldı” başlıklı yazısında işleyen Ömer Emre Akcebe, İstiklâl Harbinin birçok plânda cereyan eden hadiselerle sürdüğünü belirtiyor.

Beytullah Demircioğlu, Doğu Akdeniz'deki kapışmayı, Karadeniz'de keşfedilen doğalgaz rezervini ve Arap dünyasında yaşananları Baran okurları için değerlendirdi.

Kapak mevzumuz ile alâkalı olarak Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi Başkanı Oğuzhan Akyener ile bir röportaj yaptık. Röportajda Karadeniz’de bulunan gaz rezervinin ehemmiyeti, Türkiye’nin gelecek vizyonuna etkisi ve bu mesele üzerine yapılan tartışmaları masaya yatırdık.

Dergimizin ortasayfasında Türkiye’nin denizlerde enerji peşinde olan sismik araştırma gemileri ve sondaj gemilerinden oluşan filosunu ele aldık.

Kâzım Albay, “İBDA Fikriyatının Temel Vasıfları” başlıklı yazısında 70 cilde yakın eserden mürekkep İBDA külliyatını temel ölçüler çerçevesinde ele alıyor.

Bahattin Yeşiloğlu, “Üç Farklı Türk Anlayışı” başlıklı yazısında milliyetçiliği mazrufundan ayıran M. Kemal’in ve Nihal Atsız’ın Türklük anlayışına mukabil Üstad Necip Fazıl ve Seyyid Ahmed Arvasî’nin Türk’e aslî hüviyetini iade ettiğini beliriyor.

Harun Şimşak, Karadeniz’de doğalgaz rezervi keşfedildiğinin açıklanmasının ardından bu “müjde”ye dahi sevinemeyenlerden bahsediyor. Yazısının başlığı “Doğalgaz mı Yoksa Hain Rezervimiz mi Daha Çok?”

Bayram Aydın, “Modern Kölelik Kredisi” başlıklı yazısıyla dergimizde.

Dergimizde ayrıca sizler için derleyip yorumladığımız haberleri de bulabileceksiniz. Gelecek sayımızda görüşmek dileğiyle…

Allah’a emanet olun.


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.