Görüş: Liberal bataklık dansı

Grup Yorum'un açıklaması üzerine...

Anadolu 28.04.2021, 02:32 02.05.2021, 18:47
Görüş: Liberal bataklık dansı

DHKP’nin popüler ve legal kolu Grup Yorum’un kendi üyesi Dilan Ekin hakkında yayınladığı açıklama birkaç açıdan değerlendirilmeye tabi tutulmalı aslında.

Öncelikle, Grup Yorum’un “Cemo” gibi dillere pelesenk olan şarkıyı yapan eski yapıyla alakasının ancak taşıdıkları isimle benzerlik noktasında kaldığını söylemek gerekiyor.

Dev-Sol’dan DHKP’ye geçiş sürecinde başta olan kadrolar, hiç değilse bir iç tutarlılık içindeydiler. Başta Dayı yani Dursun Karataş olmak üzere, neyi niçin yaptıklarını sol’a uygun jargonla açıklar ve pek ses de çıkmazdı; sesleri çıkanlar ise ÖDP gibi “devrimden vazgeçen” ve açık hedefi demokratikleşme ve liberalleşme olarak koyan, şimdi LGBT yozlaşmasını dahi savunan ekiplerdi.

Dayı’nın idaresindeki örgüt, elbette devletleşme çabası içinde olduğundan ve o dönem itibariyle pek çok darbe de almasının bunda tesiri de vardır, sıkı bir disiplin ve “emre itaat” ile yönetilen “küçük devlet yapılanması” olarak görülse yeridir.

Dursun Karataş, sadece illegal değil legal kolları da oluşturmuş ve bunların sınırlarını da çizmişti. Mevcut mevzuat ne derse desin, legal ve illegal kollar kendi yollarında ve legal kollar ayrıca örgütü benimsemiş ve onun görüşleri yolunda faaliyet göstermiş olsa da mevzuata tabi olduklarından “bu safı” sonuna kadar savunmakta mahirdiler ve “örgüt üyeliği” gibi abes mevzuatı takmadan işlerine bakıyorlardı.

Yayıncıları, sağlıkçıları, müzik grubu ve en önemlisi hukuk grubu, “demokratik alanı” çok iyi kullanıyordu. Barolar ve sendikalar da oldukça etkindiler. Söylemek gerekir, “bu faaliyetleri” yüzünden polis baskınlarına, adliye koridorlarına taşınmaları, yapılan işkenceler sebebiyle ne örgütte ne de çevrede ters etki yapıyordu.

Dayı, örgütü İslam konusunda da sol için tutarlı bir mevziye taşımış, gerici, irticacı gibi bayağı ifadelerden uzak tutmuş, “İslamın devrimciliğini” kabul etmiş, “gerilla alanı” olan Tunceli-Erzincan’ı ve örgüt içinde olmalarına rağmen Aleviliği bastırmıştı. Dayı’nın cenazesi camiiden kaldırılmıştı.

“Devrim nikahı” örgütler içinde çok yaygındı, yönetim izin vermezse evlenmek imkansızdı; izin de adaylardan biri illegal ise o zaman oluyordu genellikle. Şimdi FETÖ işi gibi anlatılan “katalog evlilik” meselesinin aslı da budur ve aşağı yukarı bu tip “sert yapılarda” olan bir şeydir ve bir yönüyle de makuldür.

Dayı kanserden öldükten sonra her şey değişti. Örgüt örgüt olmaktan çıktı. Kendini tamamen legal alana vermeye çalışsa da yapacak kapasite olmadığından, mirasyedi durumuna geldiler. Kaleleri sayılan Okmeydanı ve Kağıthane’de tombala (bildiğin tombala) evlerinin “koruyucusu” oldular mesela ve kumara göz yumdular.

Hukuk yapısı ile tutunmaya çalıştılar, tezada bakın ki mevcut mevzuat üzerinden yaptıklarının suç olmadığını anlatmaya çalışırken, ne kadar “devrimci laflar” sarfetseler de AİHM kararlarına (kahrolası emperyalistlerin mahkemeleri) dayandılar, savunmaları açıcı olsa da tezadı ortada kaldı. Sağlık sendikaları ile yayılmış olsalar da dinazor Kemalistlerin kontrolündeki TBB’nin yanında yer alarak daha sıkı tedbirler alınması için uğraştılar. Şuna inanın, Dursun Karataş hayatta olsaydı bunları örgütten defederdi. Esat ile işbirliği yapmalarına değinmeye bile gerek yok.

Gelelim Grup Yorum’un açıklamasına.

Acizlik kokan, misketleri elinden alınmış yaramaz çocuklar ile eş bir manası vardır o açıklamanın. O kadar legalleşme içine girip, özellikle barolar içinde kök saldıktan sonra, Dayı’nın döneminde olsa önce öldürüp sonra açıklama yapar ve kimseden de ses çıkmazdı fakat öldüremedikleri için “tükürün” mızıkçılığına kalmışlar; öldürdükleri anda tüm legalleşme ve cicileşme yok olmaya başlayacak çünkü.

Bizim dikkatimizi çeken açıklama değil, bu açıklamaya tepki veren bazıları ve yazdıkları! Liberalleşen ve hiçbir değeri kalmayan, “anı yaşayan”, dün dündür’cüler!

DHKP askeri bir örgüt, bunu unutmayın. Kendi iç hiyerarşisi var, karar mekanizmaları var. Kabul eder yahut etmezsiniz, bu böyle.

Olay ne? Açlık grevine girmiş çıkmış veya reddetmiş bir örgüt mensubunun durumu hakkında yapılmış açıklama. Bu açıklamaya, “bu devirde açlık grevi mi olur, zorlama mı olur” diye bakmamak gerekiyor, bu devirde darbe de olmazdı oldu, hala da “şekli farklı” olarak darbe riski baki!

Hadiseye, hiçbir şeye inanmayan, sadece egoizm bataklığında debelenen veya para karşılığı yazan troll cinsinin bakışıyla yanaşmak, insan olma onuruna aykırıdır. DHKP’nin yukarıda kısa ve kaba şekliyle anlattığımız gelişim süreci ve iç tenakuzu, adama göre muameleciliği olarak bakar, damgalar ve geçersiniz; üstelik “bu noktadan” baktığınızda örgüt ile bir şekilde bağ kurmuş ve onu savunan çevrelerin (mesela Barolar, CHP gibi) reddedilemeyecek tutarsızlıklarını ifşa ederek siyasi analizler de yaparsınız.

Birisi Türkiye Komunist Partisi diğeri İP (Perinçek) kaçağı iki kişinin yazdıkları bu anlamda önemli.

Onların derdi Dilan Ekin DEĞİL! Dertleri o olsa, tamamen Stalinist örgüt içinden geldiklerinden bizden çok daha iyi bir yazı döşeyebilir ve bahsettiğimiz siyasi tutarsızlık üzerinde durabilirlerdi. TKP eskisinin yazı yazdığı, tv’sinde program yaptığı “Işıkçılar” denilen grubun iç işleyişinin Grup Yorum’un bu tavrından aşağı kalır yanı mı var da, onları görmüyor, ÖRGÜTLÜ/İDEOLOJİK MÜCADELE karşıtlığını mirasyedi müzisyenler üzerinden konuşturuyor?!

“Işıkçılar”ın, bağlısı olduklarını iddia ettikleri Seyyid Abdulhakîm Efendinin torunlarına, üstelik sadece “silsile-i aliye” üzerine söyledikleri “şeyh’ler uydurmayın, dedemize ihanet etmeyin” açıklamaları üzerine ağır hakaret içeren laflarını hiç mi görmedi mesela?

Demek mesele “örgüt” değil, hangi örgütün/organizasyonun yanında durduğun meselesi de oluyor burada! Böyle olunca da liberal anlayış, “egoizm”in maskesi oluyor.

Erdoğan bir şeye karşı açıklama yapana kadar gıkları çıkmayanlar, ardından “emre itaat” edenler, başkalarının hataları üzerinden ancak egolarını şişirir, liberal bataklıktaki danslarını oynarlar! Zerre kadar kıymetleri yoktur.

Görüş: Sinami Orhan

Yorumlar (0)
20
açık
Namaz Vakti 17 Eylül 2021
İmsak 05:13
Güneş 06:39
Öğle 13:04
İkindi 16:33
Akşam 19:18
Yatsı 20:39
Günün Karikatürü Tümü