Zulûm Kanununun Yaktığı Canlar ve AK Parti İktidarı - Salim Hacıhasanoğlu

Zulûm Kanununun Yaktığı Canlar ve AK Parti İktidarı - Salim Hacıhasanoğlu

Çok partili döneme geçilmesinden bu yana, yani tam 70 yıldır iktidar olamayan CHP’nin iktidar değil ama muktedir olmasını sağlayan, istismara dokunmayan fakat düşünceyi hapseden, belgelere rağmen tarihçilerin ayağına pranga vuran 5816 sayılı kanun kapsamında son 23 yılda 4 bin 852 kişi yargılanmış, 1.772’si mahkum edilerek cezaevlerine atılmış. Bu kanun sebebiyle 1951-2019 yılları arasında 22 bin 600 civarında kitab, süreli veya süresiz yayın sansürlenmiş veya yasaklanmış.

Müslümanların her seçim döneminde oy verdiği AK Parti döneminde ise tam zıddı olması beklenirken, 5816 mahkumiyetleri katlanarak artmış. Dünyadaki 200 küsur ülkenin hiç birinde olmayan bu kanundan 2018  yılında açılan dava sayısı bin civarındayken bu sayı 2019 yılında bin sekiz yüz civarında olmuş. Bu kanun 28 Şubat’ta bile bu şiddette zulümle uygulanmamıştı. Ben bunu şahsen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kemalizm’le alakalı kitleleri coşturan konuşmalarına bağlıyorum. Kanun kaldırılmayacaktı madem, kitleler hamasetle neden mağdur edildi ey Reis! Dışarıda emperyalistlere, siyonistlere meydan okurken içeride Sabetaycı güruhtan baskı ve zulüm görmek nasıl bir çelişkidir?

Müslüman milletin canı pahasına yazdığı 15 Temmuz destanını gittiniz Kemalistlere aşağılattınız. Doğal olarak onlar da şimdi canlı yayınlarda  alaycı bir üslupla, “Erdoğan’ı asarak mı zehirleyerek mi ortadan kaldıralım?” tartışması yapıyorlar.

Ey Reis!
Senin ve yakın çevrendekiler hakkında hiçbir savcı soruşturma açma, hiçbir hakim tutuklama kararı verme cesareti gösteremez. Ondan dolayıdır ki senden alamadıkları intikamı, hamasî nutuklarınla gaza getirdiğin sıradan insanlardan alıyorlar. Senin iktidarında sana sevdalı olan insanlar zindanlara atılıyor. 28 Şubat darbesinin yıldönümü vesilesiyle hatırlatalım; merhum Erbakan Hoca’nın talebesisin ya, o da tıpkı böyle yapmıştı. “Rektörler başörtüsüne selam duracak” lafıyla postal yalayıcı kara cübbelileri aşağılayarak kışkırtmış, sonra da onların zulmüne uğrayan başörtülü öğrencileri savunmaktan aciz kalmıştı.

Hiçbir siyasi getirisi olmadığı için CHP’lilerin bile eskisi gibi önem vermediği Atatürkçülüğü durdun durdun sen gündeme getirdin. Bir zamanlar rahmetli Erbakan Hoca’nın “Atatürk yaşasaydı Milli Görüşçü olurdu” demesi gibi sen de, “Atatürk yaşasaydı referandumda ‘evet’ derdi” dedin. Milletçe püskürtülen 15 Temmuz işgal girişiminden sonra AK Parti Genel Merkezi binasına “devasa bir Atatürk posteri” asarak sanki darbeyi Kemalistler püskürttü demek istedin. Bir gün vurdun, bir gün göklere çıkardın. Özellikle yerel seçimler öncesinde Atatürkçüler lehine söylemin zirve yaptı. Fakat seçim sonuçları işte ortada.

Atatürkçü AK Partililer, CHP’li İmam Hatipliler
Öyle ki bu söylem ve eylemlerin yüzünden bugün AK Parti tabanı direkt Kemalist oluyor. Hatta iş o kadar trajikomik bir hâl aldı ki, Atatürkçü AKEPE’liler Dindar AK Parti’lileri aforoz etmeye başladı. Hatta Maoist Doğu Perinçek bile “Erdoğan İslamî Kemalist oldu. Bizim savunduğumuz noktaya geldi.” dedi.

Yerel seçim öncesi, AK Partili bir grup İstanbul’da bir Anadolu İmam Hatip Lisesini ziyaret edip son sınıftaki kız öğrencilerle sohbet ederler. “Oyunuz Binali Bey’e herhalde” deyince aldıkları cevap şu olur:  “Biz İmam Hatipliyiz diye AK Parti’ye oy vermeye mecbur muyuz, Ekrem Bey’in duruşu bize çok yakın geliyor.” Bundan da anlaşılıyor ki, 18 yıl boyunca dindar nesil yetiştirildiği sanılarak aslında Kemalist nesil yetiştirilmiş.

AK Parti Kemalizm’i Sevdirmek mi İstiyor?
Okullarda öğrencileri puta secde ettirenlere kimse ilişmezken, öğrencilerini camiye götüren müdürler görevden alınıyor. M. Kemal için Fatiha okutma baskısı yapılıyor. İmamlar 10 Kasım törenlerine zorla götürülüyor, gelmeyenler hakkında soruşturma açılıyor. Oysa AK Parti 18 yıllık iktidarını Kemalizm’e değil, Kemalizm’den kurtulmak isteyen millete borçluydu. AK Parti’ye iktidar olduğu süreçte en büyük düşmanlık Kemalist kesimden gelmedi mi?

Atatürkçülüğün siyasi bir kazanımı ve toplumsal bir karşılığı olsaydı, CHP 70 yıldır muhalefette mi olurdu? Bunu fark ettikleri içindir ki, 1-2 acemi politikacı hariç, artık Kemalizm’i ağızlarına bile almıyorlar. Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul seçiminde Müslüman halktan oy almak için din ve diyanetle ilgili ne taklalar attığını görmediniz mi?

Bay Kemal, dinli imanlı seçim videoları çekiyor, AK Parti ise Kemalistlere göz kırpıyor öyle mi? Başkan Erdoğan’ın son dönemdeki yoğun Atatürkçülük söylemleri kendisine siyaseten bir fayda sağladı mı sorusunun cevabı, 31 Mart ve 23 Haziran yerel seçim sonuçlarında ortaya çıkmıştır. Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak, bu olsa gerek.

Bu gidişatın sonu  ANAP gibi yok olmaktır. Ak Parti’nin Atatürk söylemi, Yeni Türkiye hedefinden sapmadır. Üstad Necip Fazıl'ın sözünü hatırlayalım: “Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen; hem yolunu kaybedersin, hem dostunu!” Ebu Müslim Horasani’nin Emevi Devleti'nin yıkılışı ve Abbasi Devleti'nin kurulması aşamasında “Emevi’ler neden yıkıldı?” sorusuna verdiği cevap da meşhurdur:

Onlar, zarar vermeyeceklerinden emin oldukları için dostlarını kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak içinde düşmanlarını yakınlaştırdılar.  Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Ama uzaklaştırılan dost düşman oldu. Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu.”

5816, Mağduriyet Edebiyatı İçin mi Lâzım?
CHP’liler, bir getirisi yok diye Atatürkçülüğü rafa kaldırıyor. Öyle ki Kılıçdaroğlu tâ 2012 yılında “Atatürk'ü Koruma Kanununa gerek yok.” diyor. Üstelik 2002 yılında Yargıtay “Atatürk ilah değildir” pankartı açtığı için tutuklanan Neslihan Dönmez davasında yerel mahkemenin ceza hükmünü iptal edip,  “Atatürk ilah değildir” sözünü haklı bulmuştu. İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor: “Bu kanun, gerektiğinde siyasi malzeme olarak kullanılmak için mi kaldırılmıyor?”


Baran Dergisi 685. Sayı


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.