Kadın Göldür, Erkek Sel! - Bayram Aydın

Bayram Aydın, “Kadın Göldür, Erkek Sel” başlıklı ilk yazısıyla dergimizde...

Kadın Göldür, Erkek Sel! - Bayram Aydın

Kadın insandır, erkek ise insan evladı.” derdi ninem, bu sözün hikmetini kendisine soramadım.

Kadının toplumdaki yerini düşününce görmezden gelinmeyecek bir kıymette ve mahalde olduğunu anlamak zor olmasa gerek.

Kadının mal gibi alınıp satıldığı, eşya gibi kullanılıp kenara atıldığı, kız çocuklarının doğumunun ar sayıldığı ve diri diri toprağa gömüldüğü o dehşetli cahiliye zamanlarında, çölde susuzluktan dili çatlamış kimsenin suyu bulmakla hayat bulması gibi İslâm ile hayat buldu o devrin kadınları. Belli başlı imtiyazlarla kadın, Allah indinde mukaddes bir emanet addedildi. Bu gölgede serinlemek durur iken gölge veren ağaca düşmanca bir tavır sergilemekde ne ola…

İslam’da ifrat da tefrit kadar zemmedilmiştir. Kaygan halı üzerinde yürümek nasıl zor ise, mutedillikten uzak olmanın da bundan geri kalır yanı yoktur. Bu şekilde hayat sürmek de bir o kadar zordur. İslâm, zıt kutuplar arası muvazenenin üstün rejimi olarak her şeyin haddini-hududunu çizmiş, her şeyi yerli yerine koymuştur. Lakin şu modern toplumdaki kadının yeri ile İslam’ın kadını koyduğu yer tamamıyla birbirinden uzaktır. Buna binaen şu zamanın kadınları, modern asrın putu olarak karşımıza çıkarılmaktadır. Sanki cahiliye devrinin rövanşı alınmak istenir gibi. O cahiliye zamanların öcü için, kadınlar da her işi yapabilir denilerek bedenlerinin naifliğine aldırış etmeyip gövde gösterisi yapmayı kendilerine vecibe bilmelerinin garabetine sürükleniyorlar maalesef. Bu gövde gösterisini, bir çok sektörde iş tutarak, otobüs ve kamyon şoförlüğüne varana kadar her alanda erkeklerle amansız bir yarış içine girerek icra ediyorlar.

Eskiden kadınlar evine ve ailesine hizmeti şeref addederken, artık günümüz kadınlarının ekserisi bu durumu ar saymakta. Kendi ayakları üzerinde durabilen ve erkeğe muhtaç olmayan kadın profili oluşturmak için, fıtratı hercü merc ederek lağım fareleri gibi kadının ailedeki bağını kemirmekteler. Kadını aileden koparınca zihnine ve bedenine sahip olmak kaçınılmaz olacaktır. Kadın, ne kadar kadınlık kisvesini yırtıp kendi cinsiyetinin dışında hareket etmeye çalışırsa çalışsın fıtrat duvarına toslamaktan kendini alamayacaktır.

Bu hususta akıllarınca fıtrat duvarına toslamamak için yapılan cinsiyetsiz toplum projesini de unutmamak gerekir. Kadını kadınlıktan çıkarmanın ne kadar büyük bir felaket olduğu bu proje ile görülmektedir.

Şu âlemde her şey bir düzene göre yaratılmıştır. Ve bizler de bu düzeni temin eden inancın müntesipleri olarak biliriz ki eşyanın zatı, yerinde kaim olduğu müddetçe bir mânâ ifade eder. Çocuktan adam aklı beklenemeyeceği gibi kadından da erkeğin kuvvetinde bir kudret, beklemek garabetten ibarettir. İslâm kadını yok saymaz, bilakis ona belirli hudutlar içinde sulta vererek konumunun ehemmiyetini izhar eder. Nitekim Nebi (a.s.) veda hutbesinde şöyle buyurmuştur: “Kadınlarınız Allah’ın size birer emanetidir. Onlara yaptığınız muamele hususunda Allah’a hesap vereceksiniz.” Buradan da anlaşıldığı üzere kadınlar emanet olup, erkekler ise emanetin asıl sahibinin vekili konumundadır. Vazifeleri ve düzeni Allah’ın takdir ettiği şu âlemde, bilinçli olarak yapılan, kadını erkek gibi göstermenin garabetini ve sefihliğini Allah’ın düzenine, asayişine açılmış savaş olarak algılamak ve görmek gerekir. Müminin feraset sahibi olduğunu gösteren şu bildirileri iyice anlamak vecibesindeyiz. Nebi (a.s.) feraset (öngörü, sezgi) hakkında şöyle buyurur; “Müminin ferasetinden sakınınız; zira o Allah Teâlâ’nın nuru ile bakar.” (1)

Feraset konusunda ayet-i kerimede de şöyle buyurulur; “Ey iman edenler! Şayet Allah’dan ittika ederseniz, o size furkân (hem zahir, hem batında hak olanı olmayandan, iyiyi kötüden, temizi habisten ayırt edici bir marifet ve nur) verir.” (2)

Oyunun mihenk noktası iyice kavranırsa salahiyet çalışmasını yapmak daha kolay olacaktır.

“Ana ailenin güneşidir. Bir ailede o olmazsa orada büyüyen çocuklar gölgede kalmış meyveler gibi olgunlaşmazlar.” cümlesi mucibince asıl planının kadını kullanıp ailedeki anne profiline dinamit koyarak, kökü olmayan bireylerin yetişmesine zemin hazırlamaktır. Allah neslimizi muhafaza etsin.

Kaynaklar:

1-(Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağır, 1, 24)

2-el-Enfâl, 8/29)

Baran Dergisi 704.Sayı


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.