Zalimin mazlum gibi düşünebileceğini ummak safdillik olur

Kültürleri yağmalamaktan, medeniyetleri yok etmekten, toplumları köklerinden söken, insanları çaresizliğin ezilmişliği içinde bırakan bir iktidardan hâlâ sapık bir zevk alıyorlar!

Görüş 24.02.2022, 23:58 24.02.2022, 23:35
Zalimin mazlum gibi düşünebileceğini ummak safdillik olur

Batılı halklar, acıyı da günâhı da benimsemekten uzak câhil ve zâlim topluluklardı. Bâtıl inançlarını, paganizmi, tahrif ettikleri; emperyalistçe bir keşif ve fetih kültü olarak tasarladıkları Hıristiyanlığa ve Avrupa merkezci diğer teorilere de taşıdılar. Sivil toplum düşüncesinin içine ustaca gizledikleri keyfî vandalizm, barbarlık ve çapulculukları 21. yüzyılda da devam ediyor… Kültürleri yağmalamaktan, medeniyetleri yok etmekten, toplumları köklerinden söken, insanları çaresizliğin ezilmişliği içinde bırakan bir iktidardan hâlâ sapık bir zevk alıyorlar!

Yaptıkları her türlü kötülüğün, zulmün, vahşetin içinden kolayca sıyrılıyor, hiç vicdan azabı duymuyor, hiçbir bedel ödemiyorlar; tıynetleri bozuk, trajediyi kâra tahvil edip büyük paralar kazanıyorlar. Hıristiyan demokratı, sosyalisti ve faşistiyle siyasî iktidarlar hâlen, “yalanlar bütünü”nü dünya düzenine dönüştüren, “kapitalizmin gerçek yuvası”nın da temellerini atan küçük bir azınlığın şeytanî aklına bağlı.

Dolayısıyla mücrimin masum, soysuzun soylu, zâlimin mazlûm gibi düşünebileceğini, kendisini tanımak, anlamak için büyük bir çaba içinde olan insanlara insanca yaklaşabileceğini ummak, fazla safdillik olur. Safdilâne olan bir başka düşünce de, zihni işgal edilmiş, zâlimine aşık, ilkesiz ve kullanışlı birinin kendi milletine sadık kalabileceğini, memlekete bir hayrının dokunabileceğini düşünmek ve onun peşinden gitmektir.

Çünkü hiç kimse, ülkesini saran karanlığa aldırmadan, istilâcıların önüne açtığı ikbâl yollarına sapan bir ikbâlperest ve aslını inkâr eden bir haramzâde kadar saplantılı değildir. Kendisini, emrine koşulduğu zihniyete denk düşmeyen her tür değişimi, iyiye doğru bir gidiş de olsa, memleketin hayrına bir iş de olsa daha doğmadan kaynağında boğmakla görevli hissettiği için, meşruiyet perdesinin arkasına gizlenerek bunların üstünü örtmekten, dönmüşlüğüne malzeme yapmaktan, bunları kendini haklı ve hâkim kılma yolunda kullanmaktan çekinmeyecektir.

“Uygarlaştırma misyonu”na soyunan atalarının hatalarını sorgulamak, nedâmet duymak yerine; kendi kültürünün üstünü modern değerlerle sıvamaya, kin ve nefretini edepsizce kusmaya, hezeyân hâlinde söylenmeye, tüm olumsuzlukların üstünden; “Biz zaten buyuz, bizden bir şey olmaz.” klişesine hapsedilmiş kuru bir mantıkla atlayarak, tapındığı kültürü her şart altında doğrulamaya devam edecektir.

Dolayısıyla kendi güvenliklerinden başka bir endişesi, “iyi yaşamak”tan başka bir derdi olmayan, kendilerinin asla tahammül edemeyeceği bir etkiyi edepsizce bir hayâsızlıkla başkalarının üzerine boca ederek yaşayan mide bulandırıcı bu “maymun sürüsü”nden kurtulmak, insanımız ve ülkemiz için büyük bir nimet olacaktır.

Bağışlanmaması, hesap sorulması ve bir an önce tasfiye edilmesi gerekir... Ruhlarını saran gaflet uykusundan uyanıp, edindikleri düşünce kalıplarını değiştirmeleri, gönüllü koşuldukları şartlara itiraz etmeleri, hâsılı iflâh olmaları çok zor…

Görüş: Mevlüt Koç

Tamamı için TIKLA

Yorumlar (0)
23
açık
Namaz Vakti 29 Haziran 2022
İmsak 03:28
Güneş 05:28
Öğle 13:13
İkindi 17:12
Akşam 20:47
Yatsı 22:38
Günün Karikatürü Tümü