Kâinatın Halik’ı, İnsin ve Cinsin Rabbi olan Allah’ımıza bir kere daha hamdolsun ki, cennetin yolunu bilelim diye bin aydan daha hayırlı bir gece yaratmış: Kadir Gecesi. On haziran pazar gününü pazartesiye bağlayan gece o mübarek geceyi idrak etmeye çalışacağız...

Rabb’imiz: ‘Biz Kur’anı Kadir gecesinde indirdik’ dedikten sonra Peygamberler Peygamberi’ne hitaben; ‘Sen bilir misin habibim bu Kadir Gecesi’nin ne olduğunu? Bilmiş ol ki, bu gece (içinde Kadir Gecesi olmayan) tam bin aydan daha hayırlıdır.”

Yukarıda işaret ettiğimiz üzere, Allah bu gecede bizi cennetine koymak için, affeder, günahlarımızdan arındırır.

Önümüzde bir Kadir Sûresi ve gecesi lütfedilmiştir ki, baldan tatlı, kaymaktan leziz... Hatta bazı Kur’an tefsircileri bu sûreyi şerh ederken şunu söyler; “Kur’an’ı Kerim Levh-i Mahfuzdan dünya göğüne toplu olarak bu gece indirilmiştir. Cebrail (a.s) vasıtasıyla ayet ayet 23 yıl içerisinde Efendimiz’e vahyedilmiştir.”

Hatta Dehlevî bu meselede şöyle bir açıklama getirmiştir. “Kadir gecesi ikidir, ilki Duhan Sûresi’nde üçüncü ayetinde zikredilen ‘mübarek gece’ işte bu gecedir. Kur’an bir küll halinde inmiş olup sonra yılın içindeki gecelerde de Ramazan ayı içinde parça parça indirilmiştir.” (1)

Sûrenin devamından bahsedecek olursak; “Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cibril), bu gecede yeryüzüne (her bir iş için) inerler. O tan yeri ağarıncaya kadar çok hoş bir esenliktedir.” buyrulur.

Öyleyse biz buradan payımıza düşeni nasıl alacağız onu düşünmemiz gerekir. Önce orucumuzu tutmamız, namazımızı kılmamız gereken birisi olmamız lâzım gelir. ‘Uydum kalabalığa’ diye camiye koşmak yeterli olamaz. Camileri doldurmamız lâzım. Televizyonda mevlid ve ilahî seremonisine katılmak yerine, camileri doldurmak daha evladır. Bazı âlimler aslında Kadir Gecesi’nin, Ramazan’ın ilk on günü çıkmadan araştırılmasını ifade ederler. Kesin olarak da bu konularda hâdis-i şerif olduğunu söylerler.

Ehl-i Sünnet toplumu ise en çok Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın yirmisinden sonraki tek gecelerde aramayı yeğlemişlerdir. Elbette bu da hadis-i şerife dayanıyor. Ramazan’ın yirmi yedinci gecesinde ittifak daha sağlamdır ve bu gece mutlaka kaza namazları kılınmalı, bol bol Kur’an okunmalı... Tesbih ve tevhid çekilmelidir...

Bir hadis-i şerifte İbn-i Abbas’dan rivayetle Efendimiz’in şöyle buyurdukları beyan edilmiştir: “Her kim ki, Kadir Gecesi’nde iki rekât namaz kılar veu bu namazın her iki rekâtında da önce bir Fatiha sonra da yedi kere İhlas okur ve iki rekâtı bitirip selâm verdikten sonra yetmiş kere ‘Estağfirullahe ve etübü ileyh’ derse, o kişi daha yerinden kalkamadan hem kendisinin hem de anne ve babasının günahları affedilir.”

Salih kişiler Ramazan’ın son on gecesi değil, tüm geceleri Kadir Gecesi kabul ederek, ibadet ederlerdi.

Ebul-Leys (r.a) beyanına göre Kadir Gecesi namazının evveli iki rekât, ortası yüz rekât ve en yükseği ise bin rekâttır. Her bir rekâtta Fatiha’dan sonra, bir Kadir Sûresi, peşinden üç İhlâs Sûresi okuyup, her iki rekâtta selâm verildikten sonra Peygamber Efendimiz’e salat-u selâm getirilir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Kadir Sûresi’nin mânâsından bahsedip, ashabına, bin ‘aydan daha hayırlı’ diyerek Kadir Gecesi’ni işaret edince, “Allah-u ekber” cevabını aldı. Ashab-ı Kiram sevinçten ağlamaklı oldu, birbirlerine sarıldılar...

Bu geceyi lütfen oyunla, oynaşla, diziyle falan geçirmeyelim. Mümkünse bol bol kaza namazı kılalım, hatta kılabilenler tesbih namazını da kılsınlar. Efendimiz, Hz. Aişe annemize öğretip okumasını emrettiği şu duayı da en az 100 kere okursanız, Kadir Gecesi’ni güzel idrak edeceğinizi düşünüyorum: ‘Allahümme inneke afüvvün Kerimün tühıbbü’l-afve va’fü anni...’

Baran dergisi çalışanları ve okurlarının Kadir Gecesi’ni tebrik eder, bu mübarek gecenin hayırlara, güzelliklere vesile olmasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ederim. Bayramınız da mübarek ola...


Baran Dergisi 595. Sayı