Ölüm Odası B/Yedi: "Ağır Yük Taşıyan Gemi" - 317

Ölüm Odası B/Yedi: "Ağır Yük Taşıyan Gemi" - 317

LEVHA: 20 Mayıs 2007... Yakub Aleyhisselâmı görüyorum. Kumandanımız için, “Onun yükü çok oldu, biraz hafifletelim!” diyor. (İstihare - İstihareci)

*

YAKUB-Kendisinde “Ruhî” hikmet tecelli eden Peygamber. (Sure-i Yusuf’ta, “Allah’ın ravh ve huzur bahşedeceğinden ümid kesip meyus olmayınız” meâlindeki âyete dayanarak, bazı ehl-i kalb O’ndaki tecellinin “ravhî” olduğunu bildirmişler; ravhî ile ruhî’nin ilgisi içinde... Ravhî, ruhve, rihve): 188: BESASE-Göz, ayn. “İnsan, Allah katında bakan göz gibidir; bu yüzden ona, İnsan ve Halife dendi”. (Ahzab Sûresi, 72. âyet meâli: “Biz emaneti göklere, yere, dağlara teklif ettik de, onlar onu yüklenmekten kaçındılar. İnsan ise çok zalim ve çok cahildir, onu yüklendi”... Zalimlik, Hakk’ı yerine koyamayan... İnsan seçme yapabilme özelliğiyle, Allah’ı inkâr edebilmeye kadar hür; hayvanın bazı durumlarda direnebilmesinden de belli, ruhu ve aklı olmasa da, nefse dair irademsi birşey sahibi, bitkide uyku hâli, tam tâbilik ve emre itaat hâli maddede. İnsan bedeninde hayvan, bitki ve madde bir arada; ona Allah’ın emirleri doğrultusunda hakimiyet, neticede ruhîlik baskınlığıdır ve sonsuz tekâmüle mevzu, yalnız insanda bulunandır... Cahillik, bir yönüyle aykırı olmak, diğer yönüyle “tekâmül etme” sebebidir; küfür ve imân cebheleri... Kur’ân’da, Kâfirin “Hayvandan aşağı mertebede” diye vasıflanışında, bu mertebeler maddeye doğru “istese de istemese de tâbi” sınıflaması içinde, Allah’ın “Müzill-Zelil kılan” ismi tasarrufundadır; uzak kalmışlığı, uzağa atılmışlığı, cahilliği farkederek sürekli tekâmül yolunda olan, Müslüman ve geride bıraktığı hâlin cahilliğini göstermiş olan... Çok önemli: Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’ne, “Allah adlî ile tecelli etsin!” denince, “Allah, adlî ile değil, fazlı ile tecelli etsin, yoksa yanarız!” buyuruyor... “Hakkı yerine koymaktan” kasıd belli ama, Allah’ın halifesi olma yükünün ne demek olduğunu, Efendi Hazretleri’nin sözünden anla... Ayn harfi, Allah’ın Bâtın ismi, Küllî Tabiat mertebesi, Kamer menzillerinden Süreyya Gerdanlığı ile ilgili)... Süryanice, ŞMUCTO-Haber: 4751= 755: DERVİŞ MUHAMMED-442 mührü. (Arnavutça, Stergiysh-Dede. Büyük dede: 4751: Derviş Muhammed 442-mührü... Giysh-Dede: 1088: Hagonoyo-Süryanice, “Bayramlık”... Boşnak dilinde, Deda-Dede: 10: Tıla-i On Suvari-Mehdi’yi Hamil On Süvari... De’da-Karanlık gece. Şaban Ayı’nın son günü. Her ay’ın son günü: 11: Onbir-Üstadım)... HÜKÜMET-Devlet. Vekiller heyeti: 474: BAR-I GİRAN-Ağır yük... BAR-I SAKİL-Ağır yük: 1842: DABGAM-Arslan. (Levha: 27 Nisan 1983... Bir odadayım ve bir aslan... Onun üzerine yürürken, korkan ve üzerine gitmememi isteyen biri var!)

*

MUKAD-Ağır yüklü: 1149= 150: GAZYUNO QESO-Süryanice, “Ölüm Odası”... ALİM-Bilen: 150: HUFNO-Süryanice, “Avuç içi”... TAHFİF-Hafifletme; yükünü azaltma. Maddî ve mânevî ızdırabı azaltma. Kelimelerin bazı harflerini terketmekle telaffuzunu kolaylaştırmak: 170: KAVANOZ-Kova. Boynuz. (Üstadım’ın, “İkimizin şiirleri” dediklerinden bir Noktalama: Bir cümbüştür kopsa da gece yakamozlarda / Münzevî balıklarız, ayrı kavanozlarda)... Süryanice, METRANYONUTO-Fikir: 1170: HADUSO MYAKRO QUTNUTO-Süryanice, “Başyücelik Devleti”… HMD’da DAD harfinin karşısında bulunan, TAHRİM Sûresi’nin 10. âyeti - “Meâl: Allah o kâfir olmuş kimseler için, Nuh’un hanımıyla Lût’un hanımını bir misâl olarak açıklamıştır”: 4171: IKSAT-Hakkaniyet, doğruluk göstermek... MAUNE-Yük taşıyan büyük gemi: 1171: MEHDİ Salih İzzet Erdiş
 

YÜK
(DERVİŞ MUHAMMED-332)
 

ÜSTADIM’ın, “İkimizin şiirleri” dediği Noktalamalar’dan, YÜK: Bu yük senden Allah’ım, çekeceğim nâçarım / Senden sana sığınır, senden sana kaçarım!

*

YEVMİYE: Memnun olmalısın... Ben 30 yaşlarındayken geçirdiğim buhranda beni kurtarıcı âyet şu oldu... Dikkat et: “Allah hiçbir nefse taşıyacağından fazla yük yüklemez!”... Demek ki o yükü taşıyabileceğin için veriyor... Sevinmelisin!..

*

Kürtçe, GİRAN-Ruhî yük: 1261: SGAR-Süryanice, “Susturmak”... Süryanice, SGAR-Hapsetmek. (Telegram: 1677= 678: Sfofoto-Süryanice, “İşkence ve Azab âletleri demek): 1261: SGAR-Süryanice, “Kilitlemek”... Süryanice, MHAMSNONO-Sabrî, sabırlı: 261: Kulakul-İhlâs ve Muavvezeteyn sûreleri. (Süver-Sureler: 266: İstihrac-Bir şeyin içinden bir şey çıkarmak. Bir mânâyı istidlâl etmek... Muavvezetan-Kur’an’ın son iki sûresi, Felak ve Nas: 1266: Felyesof. “Sanat için seçilmiş”... Felak ve Nas Surelerinin Toplam Ebcedi: 13973= 1986: Mehdî Salih Mirzabeyoğlu... Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 1987: Seyyid Abdülhakîm Arvasî Üçışık)... Süryanice, MDAKYON DMO-Kan temizliği: 2261: ĞOBULO D’LO MELTO TEVDRİYAS-Süryanice, “Kelimesiz düşünmek Yaradanı”... İbranice, MAKIR-Tanıdık. “Mekr, Bi’r hatırda”: 261: KUSOYOM GNİZO-Süryanice, “Gizli Sır”... GARS-Ağaç fidanı dikmek. “İbda’-Adlî Tıbb”: 1260= 261: PORUCİLAC-Boşnakça, “Müşteri”. (Balık Burcu, unsuru Su, yıldızı Müşteri, vücutta tesir yeri “Ayaklar”, simya’da Yansıtma safhası... Kelimesiz düşünmek Yaradanı: Kelimenin üstünde / Cümlelerin altında / Benim büyük meselem!)... TENKİZ-Kurtaran, kurtarıcı. (Yevmiye: “Ben, senin hâlinin hem hastası, hem doktoruyum!”... Yevmiye: “Bu gözüme de şöyle böyle diyorlar, bir teşhis konduramıyorlar. Bende herşey ruhî; bir sinirleniyorum, ayağa kalkamıyorum!”... Bolu’daki Telegram’da bu hâlim, hatırlayana, aynen vâki!): 1260= 261: HERKÜL... (Üstad’ın, “İkimizin şiirleri” dediklerinden, “Herkül” isimli Noktalaması: “Allah Resûl aşkıyla, yandım bittim kül oldum / Öyle zaif düştüm ki, sonunda Herkül oldum!”... Koç Burcu, unsuru Ateş, yıldızı “Merih-Mirrûh”, vücutta tesir yeri “Baş-Beyin”, simya’da “Kül etme” safhası... Koç: Beran... Bâr-ı Sakil-Ağır yük: 843: Muhabir-Haber veren... Üstadım, “Kafa Kağıdı”nda, “Sayı ve Muhabir” kelimeleri etrafında küçük bir iştikak gösterileri yapar; dışyüzden, “fasa fiso” gibi görünen... Süryanice, Maloğo-Haberci: 1078: Hakîm. “Aynı ebcedle İbda’”... Süryanice, Tabobo-Haberci: 1417: Necib Fazıl Kısakürek... Süryanice, Amti-Haberleşmek: 442: Miat-Yüz sayıları... Necib Fazıl Kısakürek: 1441: Salih Mirzabeyoğlu)

*

NOKTALAMA’nın Birinci Mısraı: 1678: GORSİTE-Süryanice, “Ot”. (İbranice, Ot-Harf: 406: Tabeb-Haberci. Haber verme... Peyam-Haber: 1053: Dünya Çapında Bir Hâdise... Bima-Taht. Kürsî. “Abdülhakîm Koltuğu”: 1053: Nbağ-Süryanice, “Meydana çıkmak”... Arnavutça, Maje-Zirve. “Büyü”: 53: Müz-Derin fikir. Suret, şekil... Boşnak dilinde, Moj-Benim. Benimki: 1053: Zum-Odaklama. Teksif olma... Cinn-Gizli. “Be harfi, Allah’ın Lâtif ismi, Gizliler-Gizlilikler mertebesi, Kamer menzillerinden Mukaddem min-ed delal’e işaret eder; öne alınmış delile, Takdim’e”: 53: Ahmed-Allah Sevgilisi’nin, İmâm-ı Rabbanî Hazretleri’nin, Üstadım’ın küçük ismi)

*

NOKTALAMA’nın İkinci Mısraı - Senden sana sığınır, senden sana kaçarım. “Allah’ın isimlerinin tasarrufunda, birinden diğerine”: 2254: NUR-Allah’ın 99 güzel isminden biridir. Allah Sevgilisi’nin de bir ismi. “Nun harfi, Allah’ın Nur ismi, 4. Sema mertebesi, Kamer menzillerinden Simak’a işaret eder; Balıklar. Parlak yıldızlar. İki parlak yıldızdan biri. Bir şeyi yükseltip kaldıracak âlet’e”... Süryanice, GRİMO-Nur: 1256: GRİMO-Mutlak... İbranice, MAV’ERA-Yakıcı: 256: RUNO-Süryanice, “Fikir”... Süryanice, REMLO-Delil: 254: MÜRİD. “Altında gölgelenen”. (Mürid mi üstün Murad mı? Müridin murad olduğu hâl var!)

*

NOKTALAMA’nın Toplam Ebcedi: 3932: METYAYBONUTO-Süryanice, “Hasret”... Süryanice, EZAL TAYOSOİT-Uçup gitmek. (Süryanice, Azel-Küçültmek. Tecrid, eleye eleye muarife etmek. Nokta. Merkez. Şiir. Rüyâ... Ezel, “Zelil-Uzağa atılmış” kökünden bir kelime; “evveli olmayan zaman”: 732: Abdülhakîm Koltuğu... Karaçay-Malkar Lûgatında, Taşal-Gözden kaybolmak, yok olmak. “Aksiyon bahsinde Üstadım’ın dediği; benim tasarrufum altında olmak gereken bir şey”: 732: Kürsetme-Tatar dilinde, “Talimat Vermek”... Süryanice, Şbihuto-Azamet: 732: Şalat-İbranice’den, Hükmetmek): 1934: DERVİŞ MUHAMMED-332 mührü.
 

SERVET
(BEN KİMİM?)

 
LEVHA: 20 Mayıs 2001… Bağımsız Milletvekili Mail Büyükerman’ı kalabalık bir yemekhânede görüyorum, bana “Mehdî ile alâkalı âyeti buldum!” diyor. Hangi âyet olduğunu soruyorum, Yusuf Sûresi’nin 22. âyetini okuyor… Unutmayayım diye mavi kaplı defterime yazıyorum. Ayrılırken, tanıdığım bir genç onu çağırıyor; “gel, burada kılabilirsin namazını!” diyor ve o da gelmeye niyetleniyor! —(Sadeddin Ustaosmanoğlu)

*

YUSUF Sûresi’nin 22. âyeti. “Meâli: O tam ergenlik çağına gelince, kendisine ilim ve hüküm verildi. İşte biz güzel iş yapanları böyle mükâfatlandırırız”. (Büluğ, “Belağa” kelimesinden… Büluğ: Erginlik, olgunluk. Yaklaşıp çatma. Rüşd, idrak çağı… Belâga: Eriştirme, yetiştirme. Maksada uyan güzel ifâde. Kâfi gelmek, kifayet… Bela: Akıl. Evet. “Nefy’den sonra isbat için söylenir”. Kalu-Belâ’da, Allah’ın “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sözüne, “konuşan olalılar”ın “Belâ-Evet!” diye cevab vermesi… Ruh’un isimlerinden biri de Kelme-i Ehemm: Öne alınmış kelime, ehemmiyetli kelime… Bir de “Sıkıntı, tasa, kaygı. Musibet. İmtihan. Dâhiye” mânâsında “Belâ” var ki, o da “akl’ın vasıfları” hükmünde… Üstadım, Goethe’nin bir sözünü çok kullanırdı: “İnsanlar bir kere büluğ ıstırabı çekerler, dehâlar ise hep yeniden”… Bir veliye, “ne yapıyorsun, ne ediyorsun?” diye hâlini-hatırını sormuşlar, “Belâmı arıyorum!” demiş… “Kal-u Belâ”daki vefasını arayan veli… Belâ-Cu-Belâ arayan, belâ isteyen: 43: Ceyl-Yengeç. Çatal tırnaklı ve boynuzlu hayvanlar… Hemze, Allah’ın Mübdi’ ismi, İlk Kalem mertebesi, Kamer menzillerinden “Seretan-Yengeç, Nath-Tos vuran, başvuran beden”… İbranice, Ykum-Kâinat. “İnsan’da toplu”: 2154: Bütün Fikrin Gerekliliği-İhtiyaç hâlindeki topyekûn varlığın hal dili… Süryanice, Hato Kruğyo-Yeni Devir: 2152= 154: Mehdî Muhammed): 2197: B’GAV KUSOYO-Süryanice, “İçinde gizli”… Süryanice, GELFONO HAYED-Kanat takma: 1197: Süryanice, SANYAN-Kaftan. “Eski eşyaların muhafaza edildiği sandık”… Süryanice, MSAMCLO MHAMAD-332 mührü- Derviş Muhammed-332 mührü. (Kaptan Kusto: 332: Mirzabeyoğlu… Isram-Derviş: 332: Tıla-i On İranî… İşgal-Zaptetme, istilâ etme: 1332: Gufran-Allah’ın günahları affedip örtmesi, rahmeti… Re harfi, Allah’ın Musavvir ismi, 5. Sema mertebesi, Kamer menzillerinden “Gafr-Silme, örtmek. Affetmek”… Arnavutça, Gaffure: Yengeç… Sinergia-Sözlerin soy ağacı: 1332: Sin-Ergia-İnsan, emek veren çalışandır. Faaldir… Süryanice, Hbuşyo-Hapislik. Gözden ırak: 332: Hbuşyo-Hapishâne. Gizleyen): 1197: QOMES MYAKRO QUTNUTO-Süryanice, “Başyücelik Devleti”… BAR-I GİRAN-Ağır yük: 474: TAHAVVÜS-Kahramanlık… İbranice, ŞALAT-Hükmetmek. “Hüküm etmek”: 732: ABDÜLHAKÎM KOLTUĞU.

*

Kendisine, RÜYÂ TABİR ETMEK ilmi verilen, YUSUF Aleyhisselâm: Hazret-i YAKUB’un 12 oğlundan en küçüğü ve çok sevdiği. Gördüğü bir rüyâyı Babası tâbir ederek, Peygamber olacağını ve bütün kardeşlerinin kendisine itaat edeceğini haber verdi. Kardeşleri onu kıskandığı için, bir hile ile izini kaybetmek istediler ve bir KUYU’ya attılar. Oradan Mısır’a gitmek için yola çıkmış bir kervan tarafından farkedildi, kuyudan çıkarıldı, esir olarak satılmak üzere Mısır’a... Elden ele, sonra Mısır Maliye Nazırı’nın yanında hizmette… Güzelliği ve temizliği dillere destan… Sonra, Mısır Azizi’nin karısı Zeliha’nın kıskançlığı sebebiyle iftira etmesi, bu yüzden bir müddet HAPİSTE kalması, Peygamberlikle müşerref olması… Mısır Meliki’nin gördüğü rüyâyı en doğru olarak, O’nun tâbir etmesi ve Hapis’ten çıkması… Rüyâ’daki tâbir gibi 7 sene bolluk; sonra 7 sene kıtlık. HAZİNE NAZIRI tâyin edilmesi; O’nun zamanında her taraftan mahsul almaya gelmeleri… Hazret-i Yakub, Kenan ilinde ve Yusuf Aleyhisselâma duyduğu hasretle ağlamaktan gözleri görmez olmuş idi. O’nun diğer evlâtları da mahsul almak üzere Mısır’a geldiklerinde, Yusuf Aleyhisselâm onları önce görmezden geldi, sonra yardım etti ve Yakub Aleyhisselâmı da Mısır’a davet etti. Yakub Aleyhisselâm’ın gözlerinin açılması… Yusuf Aleyhisselâm’ın, Mısır’a Aziz olması, Zeliha ile evlenmesi… O’nun vefatı da, Allah’tan bunu kendisinin istemesi ile oldu. (Bunun bende tedaisi, Üstadım’ı ilk ziyaretlerimiz sırasında, hâni “ölü adamı dirilttiniz!” diye suçlanmamızdan önce, söylediği şu söz: “Gün olur, toprağın altı üstünden daha çok istenir!” diyor ya Allah Resûlü, işte o hâldeyim!)

*

Süryanice, NTUTRO-Hapishâne. (Süryanice, Pîr-Kuyu. Maden kuyusu: 212: Pîr-Sümer dilinde; “Toplamak, yığmak, kısaltmak”… Lâtince, Vere-Tamı tamına doğru: 212: Bahar-Süryanice, “Tahlil etmek”… İbranice, Kanas-Bir araya getirmek: 212: Malik-ül Mülk. “Esma-i Hüsna’dandır”… İnsan, beden mülkünü ruhun tasarrufuna almaya memur; Kâinat’ın insanda toplu oluşunu hatırlayınız!): 62: MEHDÎ… İngilizce, WHO AM I?-İngilizce, “Ben Kimim?”: 1062: GESE-Süryanice, “Servet”… HAZİNE: 673: MEHDÎ DERVİŞ MUHAMMED… RÜYÂ TABİR ETMEK: 673: TECRİS-Doğru fikirli etmek… HAZİNE-İ AMİRE-Hazine Nazırı: 918: SIĞIR BUZAĞASI. (Rüyâ’da okunan mânâ; 12 sığır yavrusundan biri mucize beyanıdır!)…

*

Süryanice, HBİŞUTO-Hapsetme. (Bir-Kuyu: 212: Arye-İbranice, “Aslan” demek): 732: HBİŞUTO-Münzevilik… ABDÜLHAKÎM KOLTUĞU: 1732: ŞBİHUTO-Süryanice, “Azamet”. (Beraat-Azamet. Haşmet. İlim ve irfanda emsallerinden üstün: 673: Mehdî Derviş Muhammed)… TEFERRUAT ŞUURU. (Yevmo-Gündelik. Devirler. Devreler: 1062: Mehdî… Yevmiye: “Şerlok Holmes”i yazan… Kimdi o? Büyük resim koleksiyonu vardı… Neyse… Polisiye roman… Ama onda basit hâdise anlatma değil… Küçük küçük şeylerin arkasını kurcalıyor. Gerisi hep onun kopyası… —“Teferruatçılık şuuru”… Evet. Kelimesine bir gazeteden bir altun alıyordu): 1732: MEHDÎ MUHAMMED ŞUURU… MEHDÎ MUHAMMED: 151: MEDİCİNA LEGAL-İspanyolca, “Adlî-Tıbb”.

*

LEVHA: 5 Ekim 1983… Uykudan uyanmışım… Rüyâ görmüşüm… Yatakta düşünürken, rahmetli Üstadım’ı görüyorum… Ve onun yazıları… Üstadım bana öfkeyle “Bir kere yüzünü görmek için, herşeyden ayrılınır!” diyor… Bunu aynı zamanda, bir sayfadan okuyorum… Üstadım bu lâfı, “Kelâm fuhşu” bahsiyle ilgili ve Barış Manço’nun “Memleketten ayrı yaşayamam!” şarkısı için söylüyor… Aslında, benim evden ayrılamamamı imâ ediyor ve “Yüzünü görmek” de, Allah ile ilgili… Üstadım’ın ifadesinden sonra, yine bu bahisle ilgili bir yazısı… Ve bu sırada, şahsı gaib bir ses; “Servet bu ikisinin mi hiç?” diye soruyor… Üstadım’la ikimiz için… Bu söylenirken, arkadaşlarla beraber Büyük Doğu’ya yürüyoruz!..

*

ALLAH: 66: ELİF harfinin Da’va Cetvelinde sayı değeri… MUHAMMED (S.AV): 92: MANA-İbranice, “Kayalık”, Büyü, füsun. Maden… SERVET: 1106: SAHABE… HALİKÎ-Demirci: 1066: DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDÎ… NEHAMİ-Demirci: 1106: TARTACESRO QENYONE ZCURO NOS-O DMİRO TAŞRURO-12 Sığır Yavrusundan Biri Mucize Beyanıdır... METALUN-Maden: 3525: SEYYİD Taha Cizro + SEYYİD Fehim Arvasî + SEYYİD Abdülhakîm Arvasî “Üçışık” + NECİB Fazıl Kısakürek + SALİH Mirzabeyoğlu... SÜVÜM-Üçüncü: 1106: QNUMO-Ferd. Eşi benzeri olmayan. (Hadîs: Ey Ebubekir, üçüncüsü Allah olan iki kişiyi sen ne zannediyorsun?)... Arnavutça, VULOS-Mühürlemek: 2108: DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDİ-332 mührü. “Büyük Ebcedle”
 

İTTİHAD
(ŞATRANC-I UREFA’DAN)

 
ŞATRANC-I Urefa’nın 61. Kabı, İTTİHAD-Birleşmek. Birlik üzere âmil olmak. Aynı fikirde olmak: 414: DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDİ-332 mührü. “En küçük ebcedle”... HİDAET-Dölengeç kuşu. Sarfetmek, harcamak. (Süryanice, Sraf-Tedirgin etmek: 1340: Hatm-i Hacegan-Hacegan mührü... Erkam-Alaca yılan. “Erkam; sayı”: 341: Ferzend-Çocuk. Veled... Müsavvire-Tasvir edilmiş, suretlenmiş: 341: Faris-Binici, süvari. Ferasetli, anlayışlı... Hadîs: “İlim yıldızlara çekilse, bir Farisi onu alıp gelir!”... Dad-Bir harf, Allah’ın Alîm ismi, İkinci Sema mertebesi, Kamer menzillerinden “Sarfe-Nurlu bir yıldız. Kelime şekil bilgisi. Para bozma, irfan tahlili, kültür tahlili”: 800: Kültür Davamız): 171: NEAYİM-Kamer menzillerinden 4 nurlu yıldızın ismi. “Sin harfi, Allah’ın Muhyî ismi, Su mertebesi ile ilgilidir”... MUAYİN-Kat’i ve kesin olarak belli olan. Görülmüş olan: 171: SAKÎ-Su veren, sulayan. Kadeh sunan. İçki sunan. (Hamr-İçki. Ekşi. Kırmızı renk. Dil, lisan. Uzun zaman: 249: Çeharüm-Dördüncü... Rahim-Rahmet edici, merhamet edici: 249: Dümdar-Son zamanlarda gelen büyük evliya. Ordunun geriden emniyet kuvveti.)

*

Süryanice, LUVOTO-İttihad: 474: HAYUNET-Vakit yaklaşma... İNTİBAK-Bir mekânın yükselmesi: 474: TESEYYÜD-Sağlam olma... UDDET-Gelecek zamanın hâdiseleri için mal ve mühimmat hazırlığı. İstidad: 474: İSTİHBAB-Bir şeyi iyi ve güzel addetmek. Dost edinme... DUAT-Dua edenler: 1474: TEHLİL-“Lâ ilâhe illallah” sözünü tekrar etmek... SERÎRE-Gizli şey, gizli sır. Gizli hâl ve fikir. “Taht, alt. Kürsi”: 1475: TEMEHHÜL-Takdim etmek. İşinde acele etmek. Hayırda takaddüm etmek.

*

Süryanice, LUYOFO-İttihad: 138: SÜLEYMAN MAHZUMOĞLULLARI. (R.A)... KALÛ-Dediler. Onlar söylediler: 138: HANEF-İstikamet, doğruluk. Ayak eğriliği. Eğrilik. (Ayak eğriliği, topallık: İnip çıkma, dalgalanma, artma eksilme... Ay’ın, Hilâl’den Dolunaya doğru çoğalması ve Dolunay’dan Hilâl’e doğru azalması: Muarife olmuş harflerle, Allah’ın isimleri, Mertebelerle ilgisi ile Kamer menzilleri)... KALAH-Diş sarılığı. Sarık uzunluğu. “Efelik”. (Tıla: Diş sarılığı. Mahpus kimse. Oğlak, kuzu... Tıla: Üzerinde güneş doğan yer... Tıla’-Diş sarılığı. Madeni ve mührü parlatmakta kullanılan sıvı yaldız. Zuhruf, ziynet veren, yaldız. Harfler sahibi. Sürülecek merhem, yağ veya ilâç: 40: Huyodo-Süryanice, “İttihad” demek... Ebcedi 40 olan Mim harfi, Allah’ın Câmi ismi, İnsanlar mertebesi ile ilgilidir... Süryanice, Arbcin-Kırk: 266: Nurî-Nura mensub... Kerame-İzzet, şeref: 266: Felyesof-Şiirin ince mânâlarını çıkaran. Keskin kılıç. Bit ayıklama): 138: HALAK-Halkalar (Havk-Halka denilen yuvarlak: 706: Fikir Kahramanı... Aktör: 706: Sevr-Boğa. Öküz. Boğa Burcu... HMD’da, Mim harfinin karşısında Feth Sûresi 29. âyetten - “Meâl: Muhammed Allah’ın Resûlü’dür”: 454: Nütac-Gebe devenin karnındaki yükü... Deve-Kurbanlık nefs. Kader, mektub... Karn: Batn. İçyüz. Bütün âlemlerin tanıdığı özbeöz)

*

Süryanice, HDOYUTO-İttihad: 440: DEVLET... Süryanice, CELTO-Vesile: 440: HÜVİYET. (İspanyolca, Tarjeta de İdentidad-Hüviyet kağıdı: 1495: Derviş Muhammed-442 mührü… Süryanice, Matbono-Haberci: 495: Yatmo Lelyo-Süryanice, “Gece konaklamak”… Süryanice, Mtahmo-Mutlak: 495: Şabolo Mcalyo Uhdono-Süryanice, “Başyücelik Devleti” demek.)

*

Süryanice, İHİDOYUTO-İttihad: 551: MUHAMMED S.A.V. “En büyük ebcedle”… MEŞHUR-Tanınmış, herkesin bildiği. Bütün âlemlerce bilinen Allah Sevgilisi’nin bir ismi de “Şehir”: 551: MÜSTEVLİYE-İstilâ eden, ele geçiren, zabteden. Galib olan. Yayılan, her tarafı kaplayan… TEENNUK-Nazarında ve fikrinde dikkatli olmak. Eşyanın hikmeti, kusursuz ve pürüzsüz yapılışı: 551: MÜTEALÎ-Aşkın, yüksek olan, yükselen. Tecrübe ile elde edilen. İlim hududunu aşan… Süryanice, MASLHUTO-Muvaffak olmak: 551: MASLHUTO-Saadet. Devlet… Süryanice, MAFUHİTO-Rüzgâr. “Ruh”: 551: MAFUHİTO-Süryanice, “Nefs. Nefes”. (Asgaran-Kalb ve Dil: İttihad).


Baran Dergisi 492. Sayı
 
 
 
 
 
 


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.