Ölüm Odası B/Yedi: Asıl Boya (Saklı Düzen'den) - 349

Ölüm Odası B/Yedi: Asıl Boya (Saklı Düzen'den) - 349

ÜSTADIM’DAN, Bir Noktalama: Görmek için bakan mavi, siyah, elâ göz / Köre görünse şaşmam, sana görünmeyen öz! (1977)

*

BİRİNCİ Mısraın Ebcedi: 702: TARAK-Karaçay Malkar dilinde, “Petek”... Karaçay Malkar dilinde, TARAK-İbik. Kuş tacı. “Dört ayaklı hayvanlardaki taç, boynuz”: 702: TARAK-İbrani Lûgatı’nda, “Çarparak”. (Hemze, Allah’ın “Mübdi’-Güzel Yaratan” ismi, İlk Kalem mertebesi, Kamer menzillerinden “Seretan-Yengeç, Nath; tos vuran, başvuran”a işaret eder... Koç Burcu, unsuru Ateş, tabiatı Sıcak-Kuru, türü Önemli-Hareketli, yıldızı Merih-Mirruh, vücutta tesir yeri Kafa-Beyin, cinsiyeti Erkek-Faal, simya’da “Kül etme” safhası)... Romen dilinde, DISPARITE-Ayar. “Terazi, muvazene”: 702: LETERSİ-Arnavutça, “Edebiyat”; ilm-i edeb’in bütün yönleri. Harfler ilmi; Kamer menzilleri... Süryanice, ŞRİHUTU HİYUTU ŞUHODO-İfrat Hâlde Tecrid: 1702: TERMES-Lâtince, “Ağaç Dalı”; mehd’in dalı... Süryanice, ŞARAR-Gerçekleştirmek: 702: AKTÖR-Oynayan. Aksiyon... BASİRET-Hakikati kalbiyle hissedip anlama. Feraset. İbret alınacak hidayet sebebleri. Delil. Hüccet. Bir evin iki tarafının arası; asgaran, kalb ile dil. Yer üstündeki kan. “Madenler”. Büyü. (Zı harfi, Allah’ın Azîz ismi, Madenler mertebesi, Kamer menzillerinden “Sa’du’z Zabih”e işaret eder; Kurbanlık nefs, kurban kesen, yakınlaşan): 702: ŞEBBET-Genç kadın. “Kalb, gönül”. Kabul edici nefs... TERAKKUB-Bekleme, gözetleme, yol gözleme. Ümit etme. Muntazır olma: 702: İRTİSAM-Resmedilmek, resimli ve nişanlı olmak. Emrolunan şeye imtisal etmek. Allah’a iltica. Tekbir getirmek. (Ebu Süleyman-Horoz: 200: Re harfinin ebcedi-Re harfi, Allah’ın “Musavvir-Suret veren” ismi, 5. Sema mertebesi, Kamer menzillerinden “Gafr-Silen, örten. Affeden”e işaret eder... Arnavutça, Gaffure: Yengeç)... ŞEMSİ PAŞA-Üsküdar’da, Dolmabahçe Sarayı karşısına gelen sahil: 702: ÂSÂR-Öc almalar, intikamlar; karşı davalar karşısında, davasını isbatlamalar. Eserler. İzler. İşaretler. Âdetler. “Tecelliler”... İKİNCİ Mısraın Ebcedi. “Köre görünse şaşmam, sana görünmeyen öz!”: 7736: DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDİ-442 mührü. “En büyük ebcedle”... İKİNCİ Mısraın Ebcedi: 1736= 737: HALİD bin Velid-Seyfullah ve Ebu Süleyman lâkablı... BEYT’in Toplam Ebcedi: 2438: MAVERA-ÜT TABİA-Fizik Ötesi. (Süryanice, Nafşo-Ruh: 437: Nafşo-Nefs)... İbranice, TEVEL-Kâinat: 1438: İDEOLOCYA VE İHTİLÂL-Nefste Hakk veya Bâtılı gerçekleştirme... Süryanice, BQURYO SUKOLO-Zihin Kontrolu: 438: HULMONO DE MORUDUTO-Süryanice, “Ruh Sağlığı”. (Büyük Doğu İdeolocyası’nın Temel Prensiblerinden, Ruhçuluk: Ruhçuluk, eşya ve hâdiseleri, kendi içlerinden çıkan kuru müşahede ve kuru tecrübe, kuru akıl ve kuru bilgi kanunları üstünde, madde gözüyle görülemez ve ölçülemez müessirlere bağlama işidir / Ruhçu odur ki, beş hasse kadrosu içindeki ham ve kaba madde âlemini, o kadronun dışında ve üstünde, gıyabında ve maverasında, bütün bir sebeb kutbuna iliştirerek mânâlandırır / Biz, ruhu ve ruhçuluğu, hava tabakasının yeryüzüne mıhlı olması gibi, bütün kemmiyet ve  keyfiyet plânlariyle insanın “tahayyüz-belirme” sahasına perçinli biliriz!)... BEYTİN Toplam Ebcedi: 2438= 440: USFUR-Bir asıl boya. (Asfar: Kızıl. Sarı. Uçuk benizli... Asfar: Sıfırlar. Boş şeyler. “Tehayyüz sahası. Fırsat. Fetih”... Esfar: Düşmana karşı gidişler. Seferler. Büyük ciltli kitablar... Kırmızı renk, Lâtincesi “Mars” olan, “Merih-Mirruh” yıldızını sembolize ve “Allah” isminin nuruna işaret eder; bu sebeble kırmızıya, “Celâliyye” de denilir... Burçlar Kuşağı alâkası içinde, Mizaç: İyimser… “Ahlat-ı Erbaa” denilen vücuttaki dört sıvıdan biri: Kan… Unsur: Hava… Renk: Kırmızı... Hâl: Sıvı... Niteliği; tabiatı: Sıcak-Nemli... Yaş: Çocukluk... Üstadım’ın “Çocuk” isimli şiirinin toplam ebcedi: 26.709= 737: Son Devrin Din Mazlumları. “Üstadım’ın bir eserinin ismi”... Derviş Muhammed Semerkandi-442 mührü. “En büyük ebcedle”: 1736: Mehdî Salih İzzet Erdiş... Metris Cezaevi’nde, Levha: 11 Ocak 1999... Mehdilik’le ilgili birşeyler... Kolumdan ve elimden tutmuş, etrafımda halkalanan sarıklı ve cübbeli insanlar; hepsi sakallı. Bana, Nakşî Şeyhi Mahmud Efendi’nin çevresindenmişler gibi geliyor. Benim yüzüm değişik, daha toplu, sakalım da daha sık ve top sakal... Dudağımın altındaki sakallı kısmında beliren tam şişmemiş balon gibi pinpon topu büyüklüğünde sarı ve kırmızı sakal topu, “Bak sakalı da kızıl!” diye, Mehdî oluşumun işareti diye kabul ediliyor. Çevremdekilerde bunun neşesi ve sevinci; biri Sadeddin Ustaosmanoğlu’nu andırıyor!)... Yakut dilinde, HÖÖDÜK-Horoz. “Ebu Süleyman”: 440: DAHM-İri. Kocaman cüsseli. “Anter: Yiğit”.

*

MAVİ GÖZ: 90: MALİK-Mülk ve melekût sahibi. Hükümdar. Mutasarrıf. Bir kavmin başı. “Her şeyin başı” mânâsında Allah’ın 99 güzel isminden biri... Aynı ebcedle, SAD harfi. (Sad-Yüz sayısı: 95: Sad-İki devirli... Miat-Yüz. Yüz sayıları: 441: Keraker-Karga. “Siyah”... Kısakürek: 1441: Salih Mirzabeyoğlu): 90: MİM harfinin Da’va cetvelindeki sayı değeri. (Rüyâ’da gelen mânâ: Süryanice’de, Necib isminin bütününü gösteren Cim harfi, Mim’dir; “Cim, Mim’dir!”... Süryani alfabesinde, Mim harfi’nin ebcedi 40, üstünde bir nokta olursa 400’dür... Mim harfi, Allah’ın Câmi ismi, İnsanlar mertebesi, Kamer menzillerinden Fer’u’l Muahhar’a işaret eder; Tehir edilmiş, sonraya bırakılmış, sonradan, “Tehir-i Takdim”e... Ebcedi 400 olan Te harfi; Allah’ın “Kaabid-Kısıcı, sıkıcı, kısaltıcı, özleştirici, tecrid edici” ismine, Esir mertebesine, Kamer menzillerinden “Kalb”e işaret eder)... MÜLK-Mal. Yer. Bina. Hüküm ile bir şeyin zabt ve tasarrufu. İzzet, alâmet, şevket. Bir şeyin dış yüzü. İnsanın sahib ve mâlik olduğu şey. Akıl sahiblerini tasarruf etmek. Mâlik olmak: 90: NİL-Mısır’a hayat menbaı olan büyük nehir. Mavi. Leysî, yokluk. Sıfır. Nokta. Zirve. (Süryanice, Mayqo-Nil: 60: Who am I?-İngilizce, “Ben Kimim?”... Mehdî: 60: Tlai Csar Fores-İbranice, Süryanice, “Mehdi’yi Hamil On Süvari”... Arnavutça, Nije-Bir: 1062: Gavno-Süryanice, “Renk”... Arnavutça, Ndaj-Takdim etme: 62: Nturto-Süryanice, “Emanet”... İbranice, Napah-Demirci: 62: Yamai-İbranice, “Denizci”; Kaptan Kusto Müslüman / Dünya Çapında Bir Hâdise)... Süryanice, ZİRİQ CAYNE-Mavi Göz: 1291: GRADIVIS-Lâtince, “Merih-Mirruh” yıldızı; kırmızı rengin sembolize ettiği... RAKİ’-Rüku eden; namazda, hayvanları temsil eden, ayakta ve eller dizde, gövdenin yere paralel eğilişi. (Rak-Erkek Yengeç: 301: Uhuz-Göz ağrısı... Rasim-Resim yapan, çizgi çizen, akar su. “Musavvir. Ruh. Keyfiyetlerin ressamı. Zaman kemmiyetlerin ressamı. Ruha zaman, maddeye mekân izafe edilir”: 301: Arık-Uykusuz olma hâli... Zel harfi, Allah’ın Müzill ismi, Hayvanlar mertebesi, Kamer menzillerinden Sa’du’l Suud’a işaret eder; Derece almak. Mübarek. Mübarek yıldızlara... Allah’ın Hayat sıfatı, suya işledi ve herşey sudan yaratıldı; hayat harekettir ve Kâinat’ta canlı olmayan birşey yok!)... ZAL harfinin ebcedi: 1731= 732: ABDÜLHAKÎM KOLTUĞU.

*

Süryanice, UKUM CAYNE-Siyah göz: 221: MÜSLÜMAN... Lâtince, DOMINANS-Harfi harfine: 221: MENSIS-Lâtince, “Ay”; tasavvufta “Allah Sevgilisi”ne teşbih edilir... Süryanice, RADYO-Madenî. (Üstadım: “Zamana, eşyada gör itaaati!”... Teennuk-Eşyanın, hikmetli ve kusursuz ve pürüzsüz yapılışı. Nazarında ve fikrinde dikkatli olmak: 4751: Derviş Muhammed-442 mührü. “En büyük ebcedle”... Kalb ehli, İnciyi Ezel’e, Mercanı Ebed’e teşbih etmişlerdir): 221: RADYO-Süryanice, “Kabiliyetli. Terbiyeli. Edebli. Münevver, aydın”. (Alt başlığı “Necib Fazıl’dan Abdülhakîm Arvasî’ye” olan, Kökler isimli eserimden, Dedi ki: “Münevver, kendi eliyle dünyayı kendine zından edendir!”... Hul-Belâ, zahmet. Mukabele etmek, karşılık vermek. “Nefsinde ve zıddında, davasını isbat etmek”: 1053: Dünya Çapında Bir Hâdise... Ahmed-Allah Sevgilisi’nin bir ismi, “Farukî-Hakla bâtılı ayırdedici” ünvanlı İmam-ı Rabbanî Hazretleri’nin ismi, Üstadım’ın küçük ismi: 1053= 1054: Derviş Muhammed-442 mührü)... Süryanice, CEQORO-Kök: 221: CEQORO-Bitki. “Secde. Berzah”... Süryanice, REDYO-Sefer: 221: BCİRO-Süryanice, “Hayvan. Sığır. Öküz”. (Sevr-Boğa. Boğa Burcu. “Üstadım: Söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa / Arzı boynuzunda taşıyan öküz / Belâ mimarının seçtiği arsa / Hayattan muhacir, eşyadan öksüz!”: 706: Kurt-Kıpçak dilinde, “Solucan”. Karaçay Malkar dilinde, “Canlı”... Süryanice, Şuşo-Kurt: 612: Derviş Muhammed... Fikir Kahramanı: 706: Aktör)

*

ELÂ’ GÖZ-Sarıya çalan kestane rengi göz. (Elâ: Görünüşü güzel, tadı acı bir ağaç... Elâ-Arabça’da, söz başlarken “istihfaf-Küçümseme, hafife alma, tahkir” için kullanılır. “Tenbih. İnkâr. İstifham-ı inkâr. Arz. Teşvik ve rağbet ettirme” makamlarında”: 32: Zahyo-Süryanice, “Seçkin”... Boşnak dilinde, “Boğa”: 32: Hadoyo-Süryanice, “Kumandan”... Süryanice, Geel-Sarı. “Güney yıldızı da denilen sema’nın Güney yarımküresinde bulunan Kelb-i Ekber Burcu’nun ve sema’nın en parlak yıldızı olan Şira-ül Yemani’nin sembolü ve Allah’ın Hakk isminin nuruna işaret eder”: 32: Lağo-Boşnak dilinde, “Gemi”; nefs. İmânlıların ruhları... Farsça, Kahu-Marul. “Yeşil, Allah için, Allah aşkına. Denizler. Karanlık gece. Yeşil renk Ay’ı sembolize eder ve Allah’ın Hayy ismi nuruna işarettir”: 32: Ocezie-Romence, “Fırsat”. Hayat fırsattır): 65: NECÎB.
 

VATANI HECELEYEN...

 
RENKLER: Renkler mavi, kırmızı, yeşil, erguvan ve mor / Camlarda, kaybedilmiş vatanı heceliyor. (1978 –Necib Fazıl)

*

BİRİNCİ Mısraın Ebcedi: 2774= 1776: DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDÎ... NİGAŞTE-Yazılmış. Resmolunmuş. Musavver: 776: USUR-Gözcülük etmek... MANZUR-U NAZAR-I PİRAN-I KİRAM-Keremli Pirlerin Nazarlarına görünen. “Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’nin üç kaşlı yüzüğünün bir yüzünde yazılı yazı”: 2777: İAZE-Sığındırmak. Muhafaza etmek... MİBZELE-Her gün giyilen kaftan: 777: İZAA-Açığa vurma, belli etme. Yüksek sesle bildirme... İKİNCİ Mısraın Ebcedi: 1721= 722: ABDÜLHAKÎM KOLTUĞU... TOPLAM EBCED: 4495= 3496: DERVİŞ MUHAMMED-442 mührü. “En küçük ebcedle”... MELEKUT-Her şeyin kendi mertebesinde, o mertebeye münasib ruhu, canı, hakikati. Hükümdarlık. Saltanat; Allah’ın, Kâinat’ı ihata eden su üzerine istiva ettiği arşı. Ruhlar âlemi: 496: TELVİN-Renk verme. Boyama. Boyanma... Kürtçe, WELAT-Vatan: 1438: MAVERA-ÜT TABİA-Öte alem. Metafizik, fizik ötesi. (Aslî vatan; istikbalî olan vatan... İstikbal-i İslâm: 7726: Derviş Muhammed Semerkandi-442 mührü. “En büyük ebcedle”... Welatdaş-Aslî vatandan vatandaş: 7736: Derviş Muhammed Semerkandi-442 mührü, en büyük ebcedle)

*

Arnavut dilinde, KALTER-Mavi. (Mavi renk, İkizler Burcu ve Başak Burcu’nda görünen “Utarid-İkizler” yıldızının sembolüdür ve Kelime-i Tevhid nuruna işaret eder... Kelime-i Tevhid: 1523: Ehadîs-Hadîsler... Hırka-i Tecrid: 1523: Çistan-Bilmece. “Muamma”; Mutlak Tevhid mümkün değildir, “Bir” Allah’ın mekridir): 732: ABDÜLHAKÎM KOLTUĞU... Lâtince, LIVOR-Mavi: 252: KUMANDAN... Süryanice, QUNOCO-Mavi: 76: SİYAH-Kara. Esved. (Siyah renk, “Cedi-Oğlak” Burcu yıldızı, “Zühal”in sembolü ve Allah’ın “Kayyum-Herşeyin kendisiyle kaim olduğu” isminin nuruna işarettir... Süryanice, Ukum Cayne-Süryanice, “Siyah Gözlü”. Gözü kara, cesur: 221: Müslüman)... Süryanice, SOSGAVNO-Mavi: 1189: MUKADDEME-Giriş. Başlangıç. Takdim. (Mukaddem-Takdim edilen: 184: Abd El-Hakîm)... Boşnak dilinde, MODAR-Mavi: 251: MUHEYH-Beyincik... ZÜMÜRRÜD-Çok yeşil olan renk. Zümrüt: 251: MİHRAB-İmamın namaz kılarken cemaatin önünde durduğu yer. Şiddetli harbeden cengâver. Bahadır. Anter. Evin şerefli yeri, çardak. Harb âleti. Orman. Ümit bağlanan yer. Melikin hususi makamı... FESAKÎ-Fıskiyeler. Su püskürten oyuncaklar. (Levha: Mayıs 1984... Üstadım’ın elinde, iki sayfa var... Birinde “Su” isimli şiirim, öbüründe “Batan Güneş” isimli şiirim... Batan Güneş’ten: Rüzgârda iplik iplik / Işık döken fıskiye / Akıp gidiyor bildik / Hevesinde kafiye): 251: BEHRAME-Çiçeği kokulu bir çeşit söğüt ağacı. Her renkte olan leylâk çiçeği... Fransızca, BLEUE-Mavi: 1044: DERVİŞ MUHAMMED-442 mührü.

*

BİLLUR-Cam gibi parlayan. Şeffaf, parlak taş, elmas. (Ayna-Gözü güzel ve iri olan: 1131: İslâm): 238: GEHVARE-Beşik. Mehd. Berzah... Arnavutça, ÇİÇİBRİ-Kartallar diyarı. “Ulu ruhlar diyarı”: 238: ZEKERİYYA-Kendisinde “Malik” hikmeti tecelli eden şehîd Peygamber. (Malik: Mülk ve melekût sahibi... Rüyâ’da gelen mânâ: Necib’in Cim’i, Mim’dir... Da’va Cetveli’nde, Mim harfi, Allah’ın “Melik” ismine işaret eder ve sayı değeri: 90: Sad harfinin ebcedi)... Süryanice, QFALFOLO-Sır ortağı: 238: İHTİLÂT BİLESABİ’-Parmaklarla karıştıran. (Levha: 3 Ağustos 1993... Gazete’den kestiğim bir makalenin ilk paragrafını sesli okurken, ateşli bir şekilde tenkidini yapıyorum... İkinci paragrafa geçerken, Esseyyid Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’ni, elindeki bir gazete parçasını –ki külâha benziyordu– parmaklarıyla karıştırır gibi görüyorum... Külâhta ve parmaklarının arasında, çiçek tohumu gibi “Kust otu” varmış!)... KUSTO: 566: SEYYİD ABDÜLHAKÎM ARVASÎ-Sır ortağı... GUSTO: 1100= 101: SUZUGİYA-Süryanice, “Birlik”... İNSANÎ HAKİKATİN BERZAH RENKLERİ. (Süryanice, İtiqi-Moral. “Ahlâk”: 435: Rahman Sûresi’nin 19. âyeti - Meâli: “Allah, kabaran iki denizi salmış birbirlerine kavuşuyorlar”. Noktalı harfler ebcedi... Birinci Gayb: Şeytan gaybı-Adem Aleyhisselâm gaybı ve Şeytan’a hükümranlığı bu gaybta. Cumartesi günü ile ilgilidir, lâtifesi “Lâtife-i Kalebe”dir; Kalebe’nin “hastalık ve illet” mânâsı, “kalıb-beden”e bitişik, cismanî mahiyete işaretimiz olsun. Bu gaybın perdeleri “Kızıl ve kötü renkte”; zikrin tesiriyle “lâciverd-koyu mavi”ye dönüşür, renkler karışır. Cumartesi günü ile ilgilidir... Nefsin Gaybı: Nuh Aleyhisselâm ve Pazar günü ile ilgili. “Lâtife-i Nefs”; perdeleri lâciverd... Kalb Gaybı: İbrahim Aleyhisselâm ve Pazartesi günü ile ilgili. “Lâtife-i Kalbî”; perdeleri kırmızı akik renginde... Sır Gaybı: Musa Aleyhisselâm ve Salı günü ile ilgili. “Lâtife-i Sır”; bu perdelerin rengi beyazdır. “Ledünnî ilimin” açıldığı makam... Ruh Gaybı: Davud Aleyhisselâm ve Çarşamba günü ile ilgilidir. “Lâtife-i Ruhî”; perdelerin rengi sarı... Hafî Gaybı: İsa Aleyhisselâm ve Perşembe günü ile ilgilidir. “Latife-i Hafî”; perdelerin rengi gayet parlak siyah. Bu makama “Ruhu’l Kuds” derler; salike Allah’ın Zâtî sıfatları tecelli eder... Hakk Gaybı: Allah Sevgilisi ve Cuma günü ile ilgilidir. “Latife-i Hakkî”; Gayb’ul Gayb-Gaybın Gaybı perdesidir. Gaybların, gaybı; perdelerinin rengi yeşil. Bu hakkın özel sıfatı olarak nurdur; ve o yeşillik, Mutlak Nur’un tecellisiyle dirilmiş olan Varlık Ağacı’nın canlı olduğunun alâmetidir... Not: Her gaybta, kaldırılması gereken 10 bin perde var. “İnsanî Hakikatin Berzah Renkleri”, Abdurrahman Câmi Hazretleri’nin “Nefahat-ül Üns; Yakınlık, hemdemlik esintileri” isimli eserinden, sadeleştirme ve süzmedir): 1153= 154: MEHDÎ MUHAMMED... Arabça, EL-ELVAN EL-Berzahiyye Lilhakikat El-İnsaniyye-İnsanî Hakikatin Berzah Renkleri: 2670: MEHDÎ DERVİŞ MUHAMMED.

*

Süryanice, ESFANİQO-Kırmızı: 1222= 223: GARİZE-Asıl. Yaratılıştan olan. Sevk-i İlâhî. Huy... KABİR-Büyük, ulu: 223: İSTİHFAF-Küçümseme. Tahkir ve tahfif etme. “Azamet. Allah’ın azametiyle azametlenmiş kul”... RİKAB-Bir büyük kimsenin huzuru, makamı: 223: İSTİZAN-Bir hususta izin istemek, izin için danışmak... EBREK-En bereketli: 223: IRIP-Balık tutmaya yarayan büyük ağ... Lâtince, FUCUS-Kırmızı: 155: DANK-Almanca, “Tefekkür”... Süryanice, MULUO QUYOMO-Vasıta Sistem: 155: TRAQLİNO MAVTO-Süryanice, “Ölüm Odası”... Lâtince, FACIES-Şekil. “İnsan tab’ına muvafık olan”: 1154= 155: D’LO BUSORO HŞABTO ANANQİ-Süryanice, “Mutlak Fikir Gereklilik”. (Varlığın muhtevasından şuurun çıkardığı form)... Süryanice, SUMOQO-Kırmızı: 123: EFAİM-Vâsi olmak, geniş olmak... SEHANE-Hey’et. Süs, ziynet. Renk: 123: MEKNO-Saklı Define... Boşnak dilinde, CRVEN-Kırmızı: 260: NEYYİR-Yıldız. Nurlu, parlak, ışıklı cisim. Cisim hâlindeki nur. Şems, güneş... DERUN-Kalb. İç taraf: 260: KULKUL-Şen, çevik, atik. Büyük derin deniz. Hızlı giden at. “Murad. Kuvvet. Hayal”. (Süryanice, Şrağrogito-Hayâl: 2123: Spes-Lâtince, Ümid)... Arnavut dilinde, KUQ-Kırmızı: 111: AHKAB-Yabanî Eşek... AHKAB-Uzun zamanlar. (Mishel: Dil, lisân. Eğe, törpü. Ziynet verecek nesne. Yabani eşek. Dizgin): 1112: SALİH İzzet Erdiş... Yakut dilinde, KIHIL-Kırmızı: 158= 1157: MANUS-Yakut dilinde, “El”. İktidar. Kudret.

*

Süryanice, YUROQO-Yeşil: 233: GÜZARE-Rüyâ Tabir Etmek. (Rüyâ Tâbir Etmek: 673: Mehdî Derviş Muhammed)... Lâtince, HERBESUS-Yeşil: 345: İMAM-I RABBANÎ. “Vahdet-i Şuhud: Vahdete Şâhidlik”... MÜFEKKİRE-Düşünme gücü ve kuvveti: 345: KIRTEL-Yemiş toplamakta kullanılan sepet... FEKK-İ MÜHÜR-Mühür açma: 345: SARCEF-Süryanice, “Üretme”... Boşnak dilinde, ZELEN-Yeşil: 89: BULAN-Tuva Lûgatı’nda, “Mus. Müz. Derin fikir. Geyik, tosvuran, başvuran”... Arnavutça, GJELHER-Yeşil: 1244: CİRYAL-Temiz renk. Altun’un kırmızılığı. Bir cins kırmızı boya. Şarab... MÜRİDD-Suyu çok olan deniz. İştiyakı çok olan: 244: LÂCİVERD-Koyu mavi renk. Bir süs taşı.

*

Süryanice, QUNOO-Erguvani: 73: QUNO’O-Mor. “Manevî renk”... HAMKE-Bit. Sıfır. Nokta. Zirve: 73: CÜMMEL-Harflerin, sayı değerlerine göre hesaplanması. Ebced. Birkaç urganın birleştirilmesiyle yapılan kalın gemi halatı... AHDES-Fikirli Kişi: 73: BA’-Kulaç. Erişme. Yetme. Kuvvet, kudret, beceriklilik. Şeref, kerem. Vergili, verimli olma... NATUH-Çok tos vuran hayvan: 73: DASH-Arnavutça, “Koç”... Urdu dilinden, ASİB-Cin. (Be harfi, Allah’ın Lâtif ismi, “Cinler-Gizlilik, gizliler, gizli varlıklar” mertebesi, Kamer menzillerinden “Mukaddem min-ed delale” işaret eder; öne alınmış delile, Takdim’e): 73: QUYOMO-Süryanice, “Sistem”... Lâtince, DEPINGO-Boyamak: 1073: TURUTINA-Lâtince, “Muvazene, denge”.
 

VAHDET
(ŞATRANC-I UREFA’DAN)

 
Şatranc-ı Urefa’nın 81. Kabı, VAHDET-Birlik. Yalnızlık. Teklik. (Vâhid: Bir. Tek. Biricik. Eşi, benzeri, cüz’ü ve parçası olmayan Allah... Vahîd: Yalnız. Tek. Allah Sevgilisi’nin bir ismidir; “Benzeri bulunmayan ve hiçbir varlıkla müsavi olmayan, tek olan” meâlindedir): 1418: HAYAT. (Sin harfi, Allah’ın “Muhyî-Hayat veren” ismi, Su mertebesi, Kamer menzillerinden Neaim’e işaret eder; 4 nurlu yıldız. Nimetler, ihsanlar... Renk: Bulanık su... Reng: Renk. Suret. Şekil. Mekr. Oyun; yapıp etme)... HEY’AT-Ayrı ayrı mânâlar. Kısımlar. Hey’etler. (Hey’et: Şekil. Suret. Görünüş. Astronomi, gök ve yıldız ilmi. Duruş, vaziyet, keyfiyet. Tabiat ve cibiliyet. Bir şeyin cibili vaziyeti): 1417: HARF-İ ATIF-İki kelime veya cümleyi birbirine bağlayan harf. Gaye bildirir. Vav, fe gibi harflerdir. Harf-i atıf tâbiri içinde “ve, hatta, ama, lâkin” gibi atıflar da vardır. (Vav harfi, Allah’ın “Râfi’u-Dereceleri yükseltici” ismi, Yüksek dereceler mertebesi, Kamer menzillerinden Rişa’ya işaret eder; Balık karnı denilen menzil. Kuyudan su çekmekte kullanılan urgan’a... El-Deracat El-Rafiat-Yüksek Dereceler: 1432: Sacrificus-Moğol dilinde, “Kurbana âit olan”... Vav harfinin ebcedi: 6: Bac-Renk. Haraç. Vergi. Çeşit... Ce’b-Kırmızı toprak boya. Kesbetmek, kazanmak. Yaban eşeğinin büyüğü. Göbek, kenar bölgesi: 6: Ax-Kürtçe, “Toprak”. Nefsin zâhire ve bâtına meyleden iki yönünün dönüş meylini göstermesi bakımından iki devirli denen ve keşfin devamı rüyâda görülerek Muhyiddin-i Arabi’ye bildirilen ve onun teyid kabul ettiği Sad harfi; Allah’ın “Mümit-Ölümü Yaratan” ismi, Toprak mertebesi ve Kamer menzillerinden Belde’ye işaret eder... Vav harfinin büyük ebcedi: 1012= 13: Abî-Mavi. Suda meydana gelen ve suda yaşayan. Ayva. “Cesaret”... Cihad: 13: Düvab-İşi birbirine ulaştırmak... Müstahdis-Yeni birşey bulucu: 1013: Salih Mirzabeyoğlu... Vav harfinin en büyük ebcedi: 465: Zavrtan-Boşnak dilinde, “Vida”; Türkmen dilinde “Nurbat”. Ruhî’ye teşbih edilir sarmaşık; zamanın “kadans” dedikleri ahenk helezonu... Kümte-Kızıllık, kırmızılık: 465: Delalet-Delil olmak, yol göstermek... Sitte-Altı. Altılık. “Ammî Arabça’da, kadın; nefsin, zâhir ve bâtına dönük, müteessir olma kabiliyeti”: 465: Sitad-Alma. Alış... Süryanice, Benyon Guşmo-Beden yapısı. “Erkek veya kadın cinsi”: 465: Tavattun-Bir yeri vatan edinmek)... NECİB FAZIL KISAKÜREK: 1417: EDEBİYYAT-İlm-i edebin bütün yönleri... TAZİ-Arablar. “Arabça, Tâbirci”: 1417: TAZI-İz süren köpek. (Ebu Halid-Kelb. Canavar: 4631= 1634: Derviş Muhammed-332 mührü)... Arnavutça, ATHDE-Anavatan. (Harfece-Güzel gıda. “Harf-Ece; sultan kültür”: 888: Mtahmo Recyono Ananqi-Süryanice, “Mutlak Fikrin Gerekliliği”... Arabça, Anazolu-Anadolu: 888: Areşqoyo Frişo Qutnuto-Süryanice, Başyücelik Devleti): 1417: ŞALAMUM-Akad dilinde, “Siyah olmak”. Ulu olmak. Kayyum olmak. Dâim olmak

*

Süryanice, LEGO-Birlik: 1037: EZEL... Süryanice, MHAYDONUTO-Birlik: 4631: DERVİŞ MUHAMMED-332 mührü. “En büyük ebcedle”. (Aynı ebcedle, Rahman Sûresi 19. âyet)... Süryanice, HDONOYUTO-Birlik: 496: DERVİŞ MUHAMMED-442 mührü. “En küçük ebcedle”. (Kısakürek: 1441: Salih Mirzabeyoğlu)... Süryanice, İHİDOYUTO-Birlik: 451: SALİH Mirzabeyoğlu.


Baran Dergisi 524. Sayı
 


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.