Ölüm Odası B/Yedi: Besmele (Ceylân Gözü) - 335

Ölüm Odası B/Yedi: Besmele (Ceylân Gözü) - 335

LEVHA: 3 Haziran 1985… Gizli bir dağ yolu… Oradan geçip pek çok geyikle karşılaşıyorum… Ve bir Nahiye’ye geliyorum… Televizyonda, “Mehmed ve arkadaşları yakalandılar!” diyor… Mehmed Ülger… Ve ben, aranıyormuşum!..

*

İspanyolca, GACELA-Ceylan. Gazal. (Ceyl-Yengeç. İnsan topluluğu, zümre, kavim. Nesil, bâtın, kuşak: 43: Çim-Çimen. Yeşillik… Izmar-Kalb’te gizlemek: 1042= 43: Hayalat-Hayâller, hülyalar… Ceylan-Gazal, geyik. Boynuzlu, tos vuran hayvan: 124: Mqavyono-Süryanice, “Ebedî” demek): 1036= 37: EZEL-Evveli olmayan zaman… Lâtince, RESENQUOR-Ceylân: 529: ZGODİTAK-Boşnak dilinde, “Kader, tali’, kut, ikramiye”… Süryanice, QOSUMUTO-Büyü. Efsun. “Güzellik”: 529: QARŞUYO-Süryanice, “Gece kondu”. Ay konağı.

*

Süryanice, CAYNO D’CUZAYLO-Ceylân gözü: 137: BESMELE… VÂSİ’-Geniş, enli. Engin. Meydanlı. Allah’ın “Sınırsız, hadsiz” mânâsında, 99 güzel isminden biri: 137: KIZIL-Kırmızı, al renk. Kıldan yapılan ip. Aşırı, müfrit. (Vav harfi, Allah’ın Refiu’d Derecati ismi, Yüksek dereceler mertebesi, Kamer menzillerinden Rişâ’ya işaret eder… Rişâ: Balık karnı denilen menzil. Kuyudan su çekmekte kullanılan urgan… Arnavutça, Pe-İp: 3: Ebb-İngilizce, “Bozulmak”… Yengeç Burcu, unsuru Su, yıldızı Ay, vücutta tesir yeri “Göğüs-Batn, karın”, simya’da “Deberan-Bozulma, bozma” safhası… Koç Burcu, unsuru Ateş, yıldızı kırmızı “Merih-Mirruh”, vücutta tesir yeri Kafa, simya’da Kül etme safhası… Kırmızı renk, “Merih-Mirruh” yıldızının sembolü ve “Allah” isminin nuru ile ilgilidir; bu sebeble kırmızıya “Celâliyye” denilir)… SALMO-Şekil. Suret. Sima: 137: MEKTUBAT-I RABBANİYE-İmâm-ı Rabbanî Hazretleri’nin baş eseri… Süryanice, HAVSONO-Merhamet: 137: SALUM-Lâtince, “Açık deniz”.

*

BÜ’BÜ-Gözbebeği. Her nesnenin aslı. İzzet, kerem. Zeyrek akıllı, duygusu ağrılıklı akıl, kısalan akıl. Zarif kişi. Hâkim, hakîm, seyyid: (İnsan, Allah katında bakan gözbebeği gibidir): 2020= 22: RAHMAN SÛRESİ’nin 20. âyeti - “Meâl- … Aralarında birleşmelerine engel bir perde var”; her sorulanın cevabının alındığı. “Doğru soru, meselenin çözümünden zordur; cevab, senin yitik malın gibi, sende bulunanın karşılığı gibi gelir. İnsan, aradığının ne olduğunu bilmeden, bulduğunun ne olduğunu da bilmez; aranan, sende yuvası bulunandır!”… Alt Başlığı “Necib Fazıl” olan KAVGAM isimli eserimde, onun “Akıncı Güç” ile ilgili 8 seri makalesinin 7.si “Büyük Zuhur”un, sonu: “Geliyorlar! Gözleri kara, alınları fikir çizgili, kalbleri ceylan, iradeleri çelik, imânları volkan, irfanları tarla, idrakleri bıçak, edaları şiir, diyalektikleri ipekten örgü, geliyorlar!”
 

AYNA
(EZEL SIRRI)

 
LEVHA: 19 Mayıs 1987… Babam, bana öğütülmüş ceviz içi veriyor… Galiba oruçlu olduğumu unuttu… Hayır unutmamış; bu orucu bozmazmış… Anlıyorum ki, bana olan merhametinden yapıyor; çünkü rengim sapsarı imiş… Aynada yüzüme bakıyorum, gerçekten sapsarı… Ve suratım sakalsız; sadece bıyıklarım ve dudağım hafif eğri, dikkatimi çekiyor… Ve gözlerimin etrafı yorgunluğumu ele veriyor… Ben bu mazeret altında, nasılsa orucumu bozdum ve sigara içmek istiyorum; fakat herkesin içinde yakışık almaz… Babam bana ceviz içi vermeden önce, ben yatağın içindeydim ve başucumdaki deftere MAO’nun bir sözünü yazıyordum… O gelince yorganı başıma çekip uyur gibi yaptım, ama olmadı… Babam, bir yandan yatmak için soyunurken, diğer yandan deftere gözattı… Sonra, “Zaman geçtikçe çoğalan bilginin…” diye birşeyler anlatıyor!..

*

AYNA-Gözü güzel ve iri olan. (Mevlana Celaleddin-i Rumî: “Göz, ruhun dilidir!”… Kul- “De, bildir!” mânâsında: 136: Kul-Yaratılan, mahlûk, insan… Tezkiye-Temizleme, nefsi arındırma. Boğazlama. İhtiyarlama. Seçkinleşme: 1135= 136: Kul-Süryanice, “Tamam”… Dünya, bir insanın takvaya erebilmesi marifeti için ve bu şartlara haiz olunabilecek şekilde yaratılmıştır… Mü’min-İmân eden. İnanan: 136: Mü’min-“Emin kılıcı” mânâsında Allah’ın 99 güzel isminden biri… Meymun-Denize atılmış olan. “Derya: Deniz. Dery: Bilmek”: 136: Mihman-Dünya’da misafir insan… Vasil-Birinden asla ayrılmaz kimse. “Allah’ın kulu ve Allah Sevgilisi’nin kadrosu olması, istese de istemese de kendi varlık sabiti olan insan”: 136: Asile-Akşamüstü. Bir şeyin tamamı, bütünü. Ölüm, mevt. Gerçek hayat kanalı): 131: AYNA-Ayine. Kendisine tecelli ve aksedeni gösteren veya bildiren şey. “Allah’ın isimlerinin tecellisini gösteren, cilâ ve parlaklığı Halife insan sıfatlarında görünen mevcudata da, mecazî mânâda ayna ıtlak olunur!”. (Süleyman Mahzumoğulları-Süleyman bin Hâlid. “Kureyş’in Mahzumoğulları kabilesi büyükleri. Mirzabeyoğulları’nın geldiği kol”: 2136= 138: Hılk-Hükümdar mührü. Seyfü’l İslâm”… Kubale-Kapı önü: 138: Mishel-Dil, lisân. Eğe, törpü. Ziynet verecek nesne. Yabanî eşek, sabır, uzun zaman. Dizgin)… A’YEN-Büyük ve iri gözlü. Bakılan yer. Çok açık, belli, bariz: 131: ELLEYS-Mutlak hiçlik. Sırf yokluk. “İmam-ı Rabbanî Hazretleri’nin bir tâbiri: Allah’ın Zatî taayyünü Vücud sıfatının karşısında, “gölgesi onda-asılla varolanın da onda” olduğu, “sırf hiçlik”; Vücut sıfatı’nın akislerinin tecellisi olan ayna. Varlık zorunluluğunu “Akl-Ruh”un kabul ettiği; fena mertebesine erenlerin, Allah’ın azameti karşısında eriyenlerin, O’nun istilâsında silinenlerin bildiği. (İngilizce, Black-Siyah. “Ululuk rengi. Meçhul”: 136: Mesafe-“Ezel”… Üstadım’dan: “Bu ne hazin mesafe iki ten arasında / Bir hâli dinleyenle, dinleten arasında!”… Allah ve Kul’u arasında… Hazin mesafe: Hazine mesafeler)

*

ORUÇ-Güneşin doğmaya hazırlanmasıyla batışı arasında, maddî bütün iştihalardan kaçınmak ibadeti; Ramazan’da farz, “nezir-adak”ta da, nefse farz kılınan nafile. “Nafile-Fazladan yapılan ibadet” niyetinde, gerçekleşmesi farzının aynı şeklinde; güneşin doğmaya hazırlanmasıyla batışı arasında maddî iştihalardan paydos. (Oruçta da, elbet niyet, asıl; insanın iradesiyle katıldığı, “açlık, acziyet ve Allah’a iltica”yı yakînden duyuran ibadet; nefse hükmetme rejimi… Savmî-Oruçlu: 1145: Rahman Sûresi’nin 19. Âyeti - “Meâli: Huzursuz-Kabaran iki deniz, birleşiyorlar”… Aklın öncesi insiyaklar ve Kalb; kalbin içyüzü ve dışyüzü… Asgaran: Kalb ve dil… Suadî-Topalak otu. Kust. “Ebediyen, –tekrar tekrar beliren mesafe– ezel; Hak önünde, onun yarattığı “evveli olmayan” zaman: 145: İnsibag-Boyalanma. Maddî ve manevî renk ile renklenme. Temizlenme… İklid-Anahtar. “Hadîs: Allah’ın hazinesi, Arş’ın altındadır; anahtarı, şairlerin diline verilmiştir!”: 145: Allâme-Büyük mütefekkir. Büyük allâme. Şiir idrakına malik): 215: HORA-İspanyolca, “Zaman”. (Zaman: 98: Namaz- “Hadîs: Namaz dinin direğidir!”… Süryanice, Kul-Bütün. Küll: 98: Mahmud-Medhe lâyık. Medholunmuş. Allah Sevgilisi’nin bir ismidir… Halis-Samimi, temiz, ihlâslı kimse. Haris, çok arzulu. Bahadır, cesur ve sabırlı: 98: Vasıb-Haste-Allah’ın kendine çektiği, cezp etiği… Taun-İyileşmez hastalık. “Veba: 9: İbda”: 1135: Lâyabgıyan-İki denizin aralarında, birleşmelerine engel bir perde… Her sorulanın cevabının alındığı ve hep sonrası olan. Bulamamacasına aranan; bulunan, bulunanın bulunması gerekeni işaretlediği, tekrar tekrar aranan)… EL-MUKADDİM-“Takdim edici” mânâsında, Allah’ın 99 güzel isminden biridir. (Be harfi, Allah’ın Lâtif ismi, “Cinler-Gizliler, gizlilikler” mertebesi, Kamer menzillerinden “Mukaddem min-ed delâl”e işaret eder; öne alınmış delile, “Takdim”e… Mukaddim-Takdim eden. Öne, ileriye geçiren. Cüretli, öncü kimse. Gözün pınarı: 184: Abdülhakîm-Herşeyi yerli yerince eden, “Hakîm” Allah’ın kulu. Allah Resûlü’nün bir ismi. “Ve aynı Üstadım olan, Seyyid Abdülhakîm Arvasî Üçışık”… Mukdim-ül Ayn-Gözün Pınarı: 314: Ayn-ı Mukaddim… Beni Takdimi: Kaptan Kusto Müslüman / Dünya Çapında Bir Hâdise): 215: AHVER-Beyaz yüzlü, güzel gözlü adam. Akıllı. İri gözlü güzel. Müşteri yıldızı. (Yay. “Kusto. Yakınlık” Burcu, unsuru Ateş, tabiatı Sıcak-Kuru, türü Birleşik, yıldızı Müşteri, vücutta tesir yeri Uyluk ve Kalçalar, cinsiyeti Erkek, simya’da “İbda, yaratma, icâd” safhası… Balık Burcu, unsuru Su, tabiatı Soğuk-Nemli, türü Birleşik, yıldızı Müşteri, vücutta tesir yeri Ayaklar, cinsiyeti Dişi, simya’da Yansıtma safhası… Müşteri yıldızı, gri renk ile ilgilidir; ve bu renk, Allah’ın “Kahhar” ismi nuruna işaret eder)… DERYA-Deniz. Bahr: 215: ORAH-Bosna dilinde, “Ceviz”.

*

Hollanda dilinde, NOGAL-Ceviz. (Boşnak dilinde, Orah-Ceviz: 215: Hora-İspanyolca, “Zaman”… Boğa Burcu ile Yengeç Burcu arasında, “Cevza-İkizler” Burcu; Lâtince, “Gemini”… Gemi: Nefs… Yevmiye: Nefsimizin bir hakikati var!”… Bir, Allah’ın mekridir; nefsimizin hakikati, “Birî-Bir’e dair ve müteallik”… Sarı beniz: 340: Rakam-Sayı işaretleri… Arabça, Furas-At. Hayl, kuvvet. “Hayal”: 340: Disappearence-Yok olma. “Varlığı ancak Allah ile kâim, nefsimizin hakikati”… Süryanice, Şalbo-Dere. Nehir. Kurbanlık nefs; ruhtan bedene tevdi edilen bir keyfiyet: 340: Gavzo-Süryanice, “Ceviz”… Levha: 2 Ocak 1987… Üstadım’ın bir yazısı… “Sin, iki kişi demektir!” diye yazılmış… “Bu yazıyı daha önce hiç görmemiştim!” diye düşünüyorum… Ve bu “Sin” üzerinde daha önce çok durduğumu ve onun “Çin” ile ilgisini… Çin-Derleyen, toplayan. “Büklüm, kıvrım, kavşak, dairevi dönüş, ircâ”: 63: Noz-Portekiz dilinde, “Ceviz”… Cevza Burcu, unsuru Hava, tabiatı Sıcak-Nemli, türü Birleşik, yıldızı “Utarid-İkizler”, vücutta tesir yeri Akciğer-Kollar, cinsiyeti Erkek, simya’da Sabitleme safhası… Cevza Burcu’nun zamanı: 21 Mayıs-20 Haziran… Süryanice, Yarho D’iyro-Mayıs ayı. “21 Nisan 20 Mayıs arası, Boğa Burcu’nda”: 436: Lot-İngilizce, “Talih-Kısmet”… Boşnak dilinde, Juni-Haziran ayı. “21 Haziran 22 Temmuz arası, Yengeç Burcu”: 73: Cümmel-Harflerin, sayı kıymetine göre hesablanması. Ebced. Birkaç urganın birleştirilmesiyle meydana gelmiş olan kalın ve sağlam gemi halatı… Mübelliğ-Tebliğ eden, bildiren, duyuran: 1072= 73: Mehdî Salih Mirzabeyoğlu… Süryanice, Cesrin Hdo-Yirmi bir “sistem”. Şatranc-ı Urefa’nın yana ve yukarı onarlı dizileri ve “Vuslat” kabı, Kamer menzilleri sistemi; ebced değerleriyle, “Mehdî Derviş Muhammed”: 1340: Rabono Romo Qatnuto-Süryanice, “Başyücelik Devleti”… Yeni Dünya Düzeni): 1087= 88: EYYÜH-EL VELED-Arabça, “Ey Çocuk!”. (İmâm-ı Gazâli Hazretleri’nin bir eseri; ve Takdim yazımın “hayal” kuvveti… Üstadım’ın “Çocuk” isimli şiirinden: “İnsanlık zincirinin ebediyet halkası / Çocukların kalbinde işler zaman rakkası!”… Fransızca, Juglandcees-Cevizgiller: 1165: Derviş Muhammed-332 mührü. “Büyük ebcedle”… Fransızca, Noyer-Ceviz ağacı: 1267: Muavvezetan-Kur’ân’ın son iki sûresi, Felâk ve Nas… Romen dilinde, Nuc-Ceviz ağacı: 59: Mehdî)

 
KALB İLMİ
(İZZET-İ EZEL)
 

LEVHA: 14 Mayıs 1986… Plâk üstündeki çizgiler gibi, daireler çiziliyor… Kurşun kalemle… Buradan çıkan benim sesim, rahmetli Üstadım’ı andırıyor; ve benim sesime dönen, onun sesiymiş gibi… Bunu düşünürken, birdenbire bunun ne muazzam birşey olduğunu farkediyorum… Ve müthiş bir heyecan ve kalb çarpıntısıyla uyanıyorum!

*

Süryanice, NQAŞ LEBE-Kalb çarpıntısı: 1395: MŞABHO LEBO-Süryanice, “İzzet-i Kalb”. (İbranice, Lev-Kalb: 37: Ezel… Ezel-i Kalb: 3166= 169: Rahman Sûresi’nin 19-20. âyetleri. “Meâl-Allah kabaran iki denizi salıvermiş birbirlerine kavuşuyorlar / Aralarında birleşmelerine engel bir perde var”… Allah, herşeyi hayal maddesinden yapmıştır ve o iz üzerinden bilinir; hayâl ve ondan bir lâtife serab, ikisinin birleşmesinden doğan, evveli bilinmeyen zaman-ezel; yaratılmış olmakla, “hâdis-sonradan” olan varlık, “Allah’tan uzak düşmüş” mânâsına gelen “zelil” kökünden, ezel kelimesiyle ifâde edilmiştir… Zal-İhtiyar. Ak sakallı. Seçkin. “Mavera”: 37: Zal-Horoz ibiği. Bir harf; Allah’ın “Müzill-Zelil kılan” ismi, Hayvanlar mertebesi, Kamer menzillerinden “Sa’du’l Suud-Derece almak. Mübarek. Mübarek yıldızlar”la ilgilidir… Galibine tâbi meyl hususunda, Zal-Eğilmek, meyletmek. Daralmak, tecrid. Sırtında varoluş yükü ağırlığı olan: 1000: Elf-Hemze; Allah’ın “Mübdi’-Güzel Yaratan ismi, İlk Kalem mertebesi, Kamer menzillerinden “Seretan-Yengeç, Nath-Tos vuran hayvan, başvuran”… Hay-van: Canlı, diri. İnsan bedeni de… Moğolca, Ula-Kav. Kuru ve yanıcı şey: 37: Ezel… Ayet meâli: “Denizler tutuştuğu zaman”… Balık Burcu, unsuru su, yıldızı Müşteri, vücutta tesir yeri ayaklar, simya’da “Yansıtma” safhası… Ezel: 37: Zih-İbranice, “Kıvılcım”… Topyekûn varlık, Allah’tan bir kıvılcımın devriyle mevcut olmuştur… Arnavutça, Kepuje-Rabıta: 2037: Şrihuto B’hiyuto-Süryanice, “İfrat hâlde tecrid”… Süryanice, Dahiho-Toz. “Heba”: 37: OL… Ha harfi, Allah’ın “Ahir-Sonu olmayan son” ismi, Heba mertebesi ve Kamer menzillerinden “Deberan-Sistem bozulması”. Asla irca mertebesi nuru. Süryanice, Gelo-Ot. “İbranice’de, harf demek”: 37: Hugoyo-Süryanice, “Düşünce”. Kökler; Kamer menzilleri… Süryanice, Yatirdit-Gittikçe: 37: İntempestivus-Lâtince, “Zamansız”. Zamanüstü; Kelimesiz ve harfsiz, düşünmek Yaradanı… Evvel-Allah’ın 99 güzel isminden biri: 37: Ezel-Allah’ın “Evvel” ismi ile ebediyen birleşemeyecek Kul’un arasındaki en güzel kavram… Üstadım’dan: “Vazgeç inkârcı akıl, şu sefil acabadan / Cabadan yaratıldın, bari gitme cabadan”; Sadece Allah’ın lütfu eseri bir armağan… Boşnak dilinde, Uturditi-Tahkim etme. “Teyid etme”: 1036: Cadced Hdode-Süryanice, “Bayramlaşmak”… İd-Bayram. Bayram günü. Gidip tekrar gelen. Bir kimsede âdet olup alışılan şey”: 84: Mehdiyye-“Mehd, beşik, döşek, kaynak”. Mehdîye âit ve müteallik. Hediye, armağan)

*

 
Süryanice, DOQ LEBO-Kalb çarpıntısı: 1053: HAMÎD-Allah’a hamd-ü sena eden… ŞUBHO EZAL-Süryanice, “Ezel izzeti”. (Süryanice, Şubho-İzzet. Azamet. Gözbebeği: 322: Rahnâme-Yol haritası… Süryanice, Ezal-Küçültmek. “Tecrid. Öz. Ezel”: 732: Abdülhakîm Koltuğu… Arnavutça, Kalter-“Kelime-i Tevhid nuru ile ilgili”, mavi renk: 732: Siyuto-Süryanice, “Ten”… Karaçay Malkar dilinde, Taşal-Gözden kaybolmak, yokolmak. “Leysî”: 732: Hbişuto-Süryanice, “Münzevilik”… Tatar dilinde, Kürsetme-Talimat verme: 732: Şalat-İbranice, “Hükmetme” demek)… AHMED-Allah Sevgilisi’nin ismi. (Ahmed-i Farukî-İmâm-ı Rabbanî: 450: Abdülhakîm. “Büyük ebcedle”… Süryanice, Bat Qolo-Ses: 450: Velediyet-Birinin evlâdı olma hâli. Çocuk oluş): 2053: MEHDÎ Salih Mirzabeyoğlu. (Necb-Ağaç kabuğunu soyan. “Heykeltraş”: 55: Beban-Tarz, yol, üslûb, metod… Çalak-Yerinde duramayan, çabuk. Daima çalışan. Akıl ve feraseti yerinde: 55: Mucib-Kendisinden istenilen iş ve suâli cevablandıran… İnha-Haber verme. İhtar etme: 55: Tamme-Kıyamet vakti. Belâ. Dâhiye. Keskin çığlık)… NEB’-Gizli ses: 53: MÜHCE-Can, ruh… Cin-Gizli varlık. Gizli. Gizlilikler. “Teklife muhatab olanı ve olmayanı ile, mücerred ve müşahhas olan yaratılmış ne varsa, Allah’ın kulu ve mahlûku”. (Be harfi, Allah’ın Lâtif ismi, “Cinler” mertebesi, Kamer menzillerinden “Mukaddem min-ed delâl”e işaret eder; öne alınmış delile, Takdime): 1053: Dünya Çapında Bir Hâdise-Takdim yazımın alt başlığı

*

İtalyanca, SOFFIO AL CUERE-Kalb çarpıntısı. (Cuere-Kalb: 215: Ravbo-Süryanice, “Ses”… Derya-Deniz. Bahr. “İlim”: 215: Ahver-Akıllı. İri gözlü güzel. Müşteri yıldızı): 488: ŞAHYO MENYONO-Süryanice, “Bomboş Devir”… Süryanice, İDİYOLOĞUTO-İhtilâl. (Önce kalbte, “Ruh ve nefs çatışması”, dış yüzde toplum çapında ve dünya çapında “Hak ve batıl çatışması”, Hak kutbun nefse hakimiyetine alış şekillerinde, “İnkılâb” adını alır… İhtilâl: 1062: Mütefekkir Mirzabeyoğlu): 488: FETH-Açma. Başlama. Zaptetme. Ele geçirme. Zafer. Nusret. Faydalı şeyleri elde etmek için yollar açmak… Boşnak dilinde, KURİKULUB-Biyografi. Hayat hikâyesi. “Üstadım’ın Kafa Kâğıdı”. (Rüyâda gelen mânâ; Üstadım, Biyografi ile ilgili basılacak eserinde, “Benim dostum 37 yaşında!” diyor): 488: MATEMO-Süryanice, “İkiz”… Süryanice, BET SAVHO-Hamam. “Hamîm-Yakınlık” lâfzından gelir. Sıcaklık. (Süryanice, Tomo-İkiz. “Kalbin zâhiri ve bâtını”: 452: Moto-Süryanice, “Anayurt”. Ezel-i Kalb. İzzet-i Ezel): 488: LEGATON-Mal vasiyeti. (Nim: Yarım… Ni’me: Mal, meyil)… TAHMİL-Yüklemek. Taşıtmak. Bir kimse üzerine bir işi bırakmak: 488: HAFET-Islıklı yılan… Süryanice, OSYUTO-Tıbb. (Süryanice, Mmallut Lebo-Kalb ilmi. “Zâhir ve bâtında”: 515: Kıyadet-Kumandanlık… Tıb: Tıbb. Hastalıkları tedavi ilmi… Tıb: Gölge… Tıb: Nehir… Tıba’: Tabiat. Yaradılış… Tıbb: Tabiblik. Her şeyi gereği gibi bilmek. Rıfk, suhulet. İrade. Şan. Şehvet. Arzu… Süryanice, Rfat Lebo-Kalb çarpıntısı: 720: Halife-“İnsan, Allah katında bakan gözbebeği gibidir!”… Süryanice, Lebonoyo-Kalb şeklinde. “Şekil, insan tab’ına muvafık olandır ve varlığın muhtevasından şuurun çıkardığıdır”: 2108: Derviş Muhammed Semerkandi-332 mührü, büyük ebcedle): 488: TELMİH-Lâyıkıyla keşfedip nazara arzetmek. Birşeyi açıkça söylemeyip başka bir mânâ ifâde için söz arasında mânâlı söylemek. İmâ ile söz arasında başka bir mânâyı ifâde etme. İbarede bahsi geçmeyen bir kıssaya, fıkraya, ata sözüne veya meşhur bir şiire, bir söze işaret etmek.

*

Süryanice, MMALLUT QOLO-Ses ilmi: 1523: KELİME-İ TEVHİD… ÇİSTAN-Bilmece. Bulmaca: 524: ENE MEN?-Ben Kimim?.. EHADİS-Hadîsler: 1523: HIRKA-İ TECRİD… Süryanice, RGOŞTO-Ses: 2108: DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDİ-332 mührü. “Büyük ebcedle”… TUNOS-Süryanice, “Ses”: 522: HADÎS-Allah Resûlü’nün sözleri… Süryanice, CUTMANOYO-Osmanlı. (Süryanice, Dutmonoyo-Osmanlı: 3525= 528: Seyyid Taha Cizro + Seyyid Fehîm Arvasî + Seyyid Abdülhakîm Arvasî “Üçışık” + Necib Fazıl Kısakürek + Salih Mirzabeyoğlu): 522: QELEYTO CNODO-Süryanice, “Ölüm Odası”… Süryanice, SAVTO-Ses: 473: AMOR PROBİD-İspanyolca, “İzzet-i nefs”. (Fransızca, Truffe-Domalan mantarı. “Yeryüzünün çiçek hastalığı” mânâsına da gelir: 771: Kaaret-Derinlik… Çince, Ma’zi-Çiçek bozuğu. Yüzünde, çiçek hastalığından çiçek bozuğu lekesi kalan kimse: 851: Mazi-Geçmiş zaman. Bir işin geçmiş zamanda yapıldığını bildiren fiil… Ruhamî-Mermerden yapılmış. Mermerle ilgili. “Fransızca, Mer: Deniz. Mermer: İki Deniz”. Abdülhakîm Koltuğu. “Kürsî, ses ve ahengin çıktığı yer”: 851: Üstadım’dan bir mısra - “Su kesiksiz hareket, zikir, ahenk, şırıltı”… Süryanice, Maşlmono Safono Kusto-“Kaptan Kusto Müslüman”: 851: Şefaat-Af için vesile… Re harfi, Allah’ın “Musavvir-Suret veren” ismi, Beşinci Sema mertebesi, Kamer menzillerinden “Gafr”a işaret eder; örten, silen, affeden… Arnavutça, Gaffure: Yengeç… Hadîs: Allah, mazlumun duasını bulutların fevkine çıkarır ve onlara Sema kapıları açılır. Allah Teâlâ Hazretleri, “Vakti uzasa da, duanı mutlaka kabul edeceğim!” buyurur.)

*

İZAA-Açığa vurma, belli etme. Yüksek sesle bildirme, ilân etme. Radyo: 777: MİBZELE-Hergün giyilen kaftan… DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDİ: 2777: MANZUR-U Nazar-ı Piran-ı Kiram-Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’nin, mühür niyetine de kullandığı 3 kaşlı yüzükteki bir yazı. “Büyük ebcedle”.
 

SEVDA
(ŞATRANC-I UREFA’DAN)
 

Şatrancı Urefa’nın 32. Kabı, SEVDA-Fazla sevgi sebebiyle meydana gelen bir çeşit hastalık. Aşk. Hırs. Tama. Heves. İstek. “Ahlat-ı Erbaa denilen vücuttaki 4 sıvıdan biri. Diğerleri: Kan. Safra, sarı; siyahı sevda. Balgam”. Keder. Sıkıntı: 71: HELAHİL-Tesiri çok kuvvetli ve öldürücü zehir. Panzehiri olmayan ağı… VEHS-Sır ile söyleşmek: 71: ENAHİD-Boğa ve Terazi Burcu yıldızı Zühre… MELE’-Zan. Güzellik. “Ruh”. Kâinatta hiçbir boşluk olmadığını ifâde eden tâbirdir. “Bir cemaatin ileri gelenleri”: 71: MEÂL-Kaynak. Husul yeri, peyda olunacak yer. Meydana gelen netice. Kısa-ca mânâsı. Mefhum. Geri dönmek, rücu. (Bir ışığın aksettiği yerden onu kendine tabi kılarak geri dönmesi gibi, kaynak mânânın aksettiği izâh mefhumlarından aslına irca olunması… Kısaltma’dan kasıt, her zaman “uzun lâfın kısası” değil, bir meseleye teksif olunca, ona âit olmayanı dışta bırakabilme düzenidir de; her icad’ta, ona vücut vereni bulma, o gayeye ilgi ve faydası olmayanı dışta bırakma gibi… Meâl’de, kalb… Te harfi, Allah’ın “Kaabid-Kısıcı, sıkıcı, kısaltıcı” ismi, Esir mertebesi, Kamer menzillerinden Kalbe işaret eder; Kamer menzilleri, Allah’tan o güne mahsus pay alınması gereken olarak gelenlerdir - Zaman’dan zaman üstüye sıçratıcı!)… HASİB-Hesab eden. Allah’ın “Hesab görücü” mânâsına gelen 99 güzel isminden biri. “İlâhî İbda’da rastgelelik yoktur”: 71: İLLİ-Kıpçak dilinde, “Elli”. (Ebcedi 50 olan Nun harfi: Kalem. Kılıç. Balık. “Beden”… Hemze, Allah’ın “Mübdi’-Güzel Yaratan” ismi, İlk Kalem mertebesi, Kamer menzillerinden “Seretan-Yengeç, Nath-Tos vuran hayvan, başvuran”a işaret eder… Fely: Keskin kılıç. Şiirin ince mânâlarını çıkarmak… Sır idrakı. Bit toplamak. “Sıfır; Allah’tan başka herşey bâtıldır hâli” - Allah’ın azametini görmeye doğru… Nun harfi, Allah’ın Nur ismi, 4. Sema tabakası, Kamer menzillerinden “Simak-Balıklar. Parlak yıldızlar. İki parlak yıldızdan biri. Bir şeyi kaldıracak âlet”… Hatırla: Bir Eczahâne’deki 50 gramlık şişeler arasında deva, nasıl bulunması gereken birindeyse…)… Kıpçak dilinde, SAYI-Zırh. “Sayı, Allah’ın varlıktaki sırlarından biridir”. (Erkam-Sayılar. Rakamlar. Yazılar: 342: Erkam-Alaca yılan. “Hayat. Terzi. Ayıran ve bitiştiren. Davet”… Sıfır: Boş. Yok. Zirve. Beş sayısının Arabça rakamı-sayı şekli… He harfi: Allah lâfzının, zikirde nefes harfi, kısaltılması Allah’ın “Bais-Elçi gönderen” ismi, Levh-i Mahfuz mertebesi, Kamer menzillerinden “Butayn-Batîn, batınlık beden” mertebesi ile ilgilidir. Ebcedi 5’tir… Hamse-Beş. “Ebcedi He harfinin en büyük ebcedi ile aynıdır”: 705: Habnâme-Rüyâ Kitabı): 71: İLLİ-Kıpçak dilinde, “Şehirli, şehirde oturan”. (Süryanicede, Şehir, su mânâsına gelir; Altay dillerinde de “balık” mânâsındadır)… HAPİS-Kısılmış, sıkılmış, kısaltılmış. “Balık karnı”: 71: BAST-Genişlemek. Açmak, yaymak. Sevindirmek. “Özür kabul etmek”. (Allah’ın 99 güzel isminden biri; Basıt.)


Baran Dergisi 510. Sayı
 


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.