Prof. Dr. Sami Şener: Olayları Kendi İnancımıza, Kültürümüze, Değerlerimize Göre Değerlendirmeliyiz!

Prof. Dr. Sami Şener koronovirüs salgınının yol açtığı içtimaî sorunları Baran okurları için değerlendirdi.

Prof. Dr. Sami Şener: Olayları Kendi İnancımıza, Kültürümüze, Değerlerimize Göre Değerlendirmeliyiz!

Prof Dr. Sami Şener, Kovid-19 salgınıyla birlikte yaşanan sosyal problemlerle ilgili Baran’a konuştu. Salgın sonrası dünyada ve Türkiye’de yaşlı nüfusa bakışla ilgili yapılan tartışmalara temas eden Prof. Dr. Şener, Türkiye ve Batı toplumlarını karşılaştırırken, insanımızın inancına, milli kültür ve değerlerinin önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Şener şunları söyledi:

“Kovid-19 salgınıyla birlikte genç ve yaşlı insanlar arasındaki fark ve ayrıcalıklara dair zaman zaman rastlanan anlayışsız tutumlar kültür ve eğitim eksikliğinden kaynaklanıyor. Maalesef kendi eğitim ve kültürümüzü yıllarca genç nesillerimize veremedik. Verildiği zamanlarda da karmakarışık verildi. Başka kültür ve geleneklerin etkisi ile hareket edildi. Belli bir eğitim sürecinde kendimize ait bilgi, değer ve kültürün aşılanması gerekiyordu; maalesef olmadı. Medyada konuşturulan bir kısım uzmanların görüşlerine rastlıyorum; hangi toplumdan, hangi insan tipinden, hangi bilgiden, hangi kültürden bahsettiklerine şaşıp kalıyorum. Nasıl bir mantıkla olaylara bakılıyor. Toplumumuzdaki gerçeklerden habersiz, başka hayat tarzlarından hareketle mevzuları karıştırılarak veriliyor; net olunmuyor. Oysa bizim inancımız, kültürümüz, değerlerimiz, ahlâkımız, aile geleneğimiz var. Sanki uzaydan konuşuluyor gibi yaklaşımlar var.”

Batı’daki Yaşlı Nüfusta Kitlesel Ölümler Yaşanacak
Prof. Dr. Şener, Avrupa toplumundaki yaşlı insanların yaşadıklarıyla ilgili olarak da şöyle konuştu:

“Avrupa’daki duruma gelirsek; ailelerin parçalanmasından sonra Avrupalı yaşlanınca kendi başına kalıyor. Oradaki ahlâk kaybolunca bağlılık ve samimiyet kalktı. Yaşlılar da “yük” olarak görülmeye başlandı. Bakımevlerine terkediliyorlar. Maddi durumu iyi olmayanlar, iyi olanlara göre daha kötü bakılıyor. Bundan on yıl kadar önce, İngiltere’de araştırmalarda bulunduğum sıralarda İngiliz devletinin artık yaşlılara bakım gibi külfetlere katlanmak istemediğini öğrenmiştim. Bunun için değişik ülkelerdeki bakım evlerine daha ucuz bedeller karşılığında gönderilmek istendiğine dair bilgiler edinmiştim. Sevgi, saygı, şefkatin kalmadığı bir toplumda yaşlıların layık olduğu yeri ve değeri verilmiyor. Bakım evlerinde olmayanlar yalnız yaşıyor. Korona vesilesiyle bir kez daha gördük. Mesela, ABD, İspanya, İtalya, Almanya gibi ülkeler… Bunlardan birinin sağlık bakanlığına gelen talimatta, “gençleri ön plâna alın…” şeklinde uyarı geçilmiş. Yaşlılar ölürse ölsün yaklaşımı. Batı’da yaşlı nüfusun kitlesel olarak öleceğini kabul etmemiz lazım. Çünkü bahsettiğim kültür ve ahlâk Batı kurumlarında da yok. Buna şahit olmaya devam edeceğiz. Çok şükür bizim devletimiz, hükümetimiz bu hususta gereken tedbirleri alıyor. Ancak bazı artniyetli insanlar en küçük bir meseleyi büyütüp siyaset adına insan sağlığıyla oynamaktan kendilerini alamıyorlar. Bu da insan olana yakışmayan bir durum…”


Baran Dergisi 691.Sayı


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.