<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss/akaid" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Apr 2026 18:10:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss/akaid"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadir Gecemiz mübarek olsun...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kadir-gecemiz-mubarek-olsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kadir-gecemiz-mubarek-olsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadir Gecenizi tebrik eder, bu mübarek gecenin İslâm ihtilaline vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederiz...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kadir Gecenizi tebrik eder, bu mübarek gecenin İslâm ihtilaline vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederiz...</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Akaid</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kadir-gecemiz-mubarek-olsun</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Apr 2024 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/04/kadir-gecesi-tebrik.webp" type="image/jpeg" length="67286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İman ve İslam Atlası: Kader-Hayr-Şer]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iman-ve-islam-atlasi-kader-hayr-ser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iman-ve-islam-atlasi-kader-hayr-ser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vebâ mıntıkasından ayrılırken “Allahın takdirinden mi kaçıyorsun?” diyenlere “evet, Allahın takdirinden kazasına sığınmaya gidiyorum!” karşılığını veren Hazret-i Ömer, kader ve kazayı belirtmekte en yüksek en yüksek seviyeyi gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üstad Necip Kısakürek’in “bugünün ve yarının gerçek müminleri”ne ithaf ettiği, İman ve İslâm Atlası eserini tefrika olarak yayınlıyoruz.</p>

<p>Yandı kitap dağlarım, ne garip bir hal oldu!</p>

<p>Sonunda bana kalan, yalnız ilmihal oldu!</p>

<h2><b>KADER-HAYR-ŞER</b></h2>

<p>İşte, akıl adına içinden en çıkılmaz ve devir devir nice fesat ve ayrılıklara sebep olmuş mesele! Kader, yâni hayr ile şer!..</p>

<p>Kul, her fiili ve karşısına çıkan her hâdiseye karşı tavriyle trenin rayları veya atılan taşın mahreki gibi, önceden biçilmiş, takdir edilmiş âkıbetler üzerindedir; ve hayr ile şer yalınız Allahtandır.</p>

<p>Böyle bir inanç, aklı son haddine ve zihni sır idrakine vardıramamış nasipsiz insanlar için kavranması imkânsız bir mesele teşkil eder; veya mahlûktaki müstakil irâdeyi inkâra, yahut bu irâdeyi mutlak kabûl etmeye götürür. İkisi de küfür…</p>

<p>Kişinin hem irâde sahibi olması, dilediğini yapmak iktidarına sahip bulunması, hem de bu sahipliğin üstün bir kudrete bağlı kalması ve kendisinden ayrılması arasında akılla doldurulmaz bir tezat uçurumu vardır; ve insanın zatî iktidârına göre kurduğu nispetlerle muhal görünücü bu işi yapabilendir ki, Allahtır.</p>

<p>Kaderin akılla bundan daha ileri bir izâhı olamaz; ve dâva, her işde olduğu gibi, zevk ve sır anlayışına kalır.</p>

<p>Bu mesele üzerinde en güzel izahlardan biri, 14. Asrın yenileyicisi büyük irşad kutbu Abdülhakîm Arvâsi Hazretlerinin aklı susturucu şu kıyasıdır: “Allah seni yaratır da ne yapacağını bilmez mi?” İşte kader!.. Mahlûkların neler yapacağını bilmekle, onları fiillerine ve fiillerini kendilerine göre yaratmak arasında gayet ince bir münâsebet vardır ve bu nokta üzerinde aklın tökezlememesi için daha ileri bir izaha yer yoktur.</p>

<p>Kaderin yine akla hitap edici izahlarından biri de, “fiillerin fâili kul, hâliki Allah” düsturu…</p>

<p>Neticede kader, bir amel; iş görme meselesi olmak yerine mücerret itikad işi olarak karşımıza çıkıyor ve iyikötü hiçbir işde “kaderime göre davranıyorum!” hükmünü kabûl etmiyor hattâ böyle hükümleri küfür sayıyor.</p>

<p>İslâmda kader itikadı, derin ve gerçek mümini sıkmaz ve irâdesini kösteklemez. O, irâdesiyle ne dilerse yapmakta hür yaratılmış olan insan, bu kâmil hürriyet içinde kuşatılmıştır. İnsan, kaderi, kendi sınırlı iktidarına nispet ettikçe çözemez ve büsbütün düğümlenmiş olur ve kendisini ya fiilinin yaratıcısı, yahut kaderin mahkûmu ve her türlü teklif dışı bilmeye kadar gidebilir. “Sünnet ve Cemaat Ehli” itikadınca insan cüz’î iradesiyle hür, emirler ve yasaklarda mükellef, küllî irade gereğince de İlâhî hükme tâbidir ve bu nokta İslâmın en ince muvazene anlayışından biridir. Hatta sapıklığa düşmemek bakımından başlıcası...</p>

<p>Kul ne fiilinin hâliki, ne de dış plânda mecburudur.</p>

<p>Kuldaki cüz’î irâde, akıl sır ermez küllî irâdeye nispetle küçüktür; yoksa Hakk’ın nimeti olarak büyük. Ve kalbleri iki parmağının arasında dilediği yöne çeviren İlâhî irâde güneşi altında bir kibrit alevi bile değildir. Öyle cılız bir kibrit alevi ki, bu haliyle yine dünyayı ışıldatmak imkânına sahip. Ama kader neyse, olan ve olacak olan o...</p>

<p>Batılı bir filozof, “farzedelim ki, ben dileğimi yapmakta serbestim; ama dilediğimi dilemekte acaba serbest miyim?” diye düşünmekle, yine kadere bağlı aklın tepe noktasındaki durağına yaklaşmış oluyor.</p>

<p>Vebâ mıntıkasından ayrılırken “Allahın takdirinden mi kaçıyorsun?” diyenlere “evet, Allahın takdirinden kazasına sığınmaya gidiyorum!” karşılığını veren Hazret-i Ömer, kader ve kazayı belirtmekte en yüksek en yüksek seviyeyi gösterdi. Kader ezelden takdir edilen, kaza ise ânbean zuhura gelen...</p>

<p>Kaza, kaderi değiştirmez, fakat İlahî kudret yönünden her şeyi ânı ânına ve hiçbir tezada düşmeksizin cevaplandırır.</p>

<p>Hayr ile şerrin de kaderle sıkı sıkıya alâkası var... Kader mahsulü olan hayr ve şer, elbette ki, Yaratıcının emrinde ve onlar da neticeleriyle bilinmez şeylerden...</p>

<p>Hayrı doğruca Allaha bağlayıp, şerri, yine Hakkın kudretiyle nefse ircâ etmekte derin bir edep sırrı yatar.</p>

<p>“Nice hayr görünen şeyler vardır ki, şerdir ve nice şer görünenler hayrdır; ama siz onları bilemezsiniz!” meâlindeki Kur’ân buyruğunda, aklımızı kuşatan ve her şeyi Kuşatıcının emrine bırakan bir vecd anlayışına yol aramak... İşte anlayış yolu!..</p>

<p>Kaderi kendi sınırlı kudretine göre ölçen akıl, sınırsızı nasıl ölçebilir?..</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Necip Fazıl Kısakürek</em></p>

<p><em>İman ve İslam Atlası</em></p>

<p><em>Shf. 31-33</em></p></p>]]></content:encoded>
      <category>İlmihal</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iman-ve-islam-atlasi-kader-hayr-ser</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Jul 2023 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/07/kader-hayir-ve-ser.jpg" type="image/jpeg" length="51980"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İman ve İslam Atlası: Son Gün]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iman-ve-islam-atlasi-son-gun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iman-ve-islam-atlasi-son-gun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sebep ve netice; ve sebeplerin bütüniyle, neticelerin bütünü… Bu iki kelime üzerinde düşünen insân kafası, parçaları bütünleştirici zaruri bir ilimle Son Güne, Hesap Günü’ne inanır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üstad Necip Fazıl&nbsp;Kısakürek’in “bugünün ve yarının gerçek müminleri”ne ithaf ettiği, İman ve İslâm Atlası eserini tefrika olarak yayınlıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yandı kitap dağlarım, ne garip bir hal oldu!</p>

<p>Sonunda bana kalan, yalnız ilmihal oldu!</p>

<h2><strong>SON GÜN</strong></h2>

<p>Süreklilik içinde süreksizliğin, süreksizlik içinde sürekliliğin iki zıt cereyan halinde aktığı bu âlemde, küçük neticeleri büyüklere, büyükleri daha büyüklere ve daha daha büyüklere bağlaya bağlaya toplayan bir neticeler ânına inanmak ve haberini dinden almak en müspet ve mutlak bir bedâhet duygusu…</p>

<p>Bu anlayışa bugün müspet ilimler de şahitlik etmekte ve kâinatın sonuna ait hesaplar içinde kıvranmakta…</p>

<p>Her şey gibi, bitmez görünen sayıların da biteceği, bütün kemmiyetlerin buhar olup uçacağı, tek keyfiyet ve (1) de toplanacağı bir son had ve gün gelecektir ve ismi Kıyâmettir. Haberini Resûller getirmiş ve çizgisi çizgisine resmini yine onlar çizmiştir.</p>

<p>Mücerret hakikat diye bütün insanlığın kabûl ettiği ama herkesin kendine göre yorumladığı bir şey var ya… Hakikate “öyle bir şey yok!” diyen henüz olmadı. İşte bu ulvî ve müşterek nokta kitaptan takvime, sözden nefese kadar SON mefhumunun yerini dinde bulur.</p>

<p>Sebep ve netice; ve sebeplerin bütüniyle, neticelerin bütünü… Bu iki kelime üzerinde düşünen insân kafası, parçaları bütünleştirici zaruri bir ilimle Son Güne, Hesap Günü’ne inanır.</p>

<p>İman, işte bu Son Gün’de sonsuz saâdetin kapısını açarken, sonu yoklukta kabul eden küfür de yine sonu olmayan hüsran âkıbetine aynı günde şâhit olur.</p>

<p>İsrâfil’in Sûr’u, ölülerin mezârlardan fışkırması, göklerin bohça gibi katlanması, yıldızların toz zerrelerine dönmesi, Mahşer arsasının açılması, çığlıkların mesâfeyi yenmesi, Sırât, sağ, sol ve arkadan, yanlardan uzatılacak amel defterleri ve her şeyi ile Son Gün, Hesap Günü…</p>

<blockquote>
<p>“Hesaba çekilmeden nefslerinizi hesaba çekiniz!” Hadîsinde, küçük ve büyük bütün sonların hesabı vardır.</p>
</blockquote>

<p>Kâinatın, yüzü suyu hürmetine yaratılmış olduğu Resûl “Size kocakarıların imanı lâzımdır!” buyururken, hakikat bilinen vehimlerin sözde gerçekçi ve mantıkçı budalalarına karşı, hayâl sanılan hakikatlerin arasını, kocakarıdaki teslimiyet bünyesi içinde fasletmekte; ve böyleyken iki tarafın sınırını sıhhatle çizmekte, birinden öbürüne yol bırakmamaktadır.</p>

<p>Son Gün üzerinde Kur’ân ve Hadîsten başka, teşhis ve tespit kudretinde bir kaynak yoktur. Kocakarıların teslimiyet anlayışı, evet; fakat öz hayâli, asla!.. Dinde her şey bu iki çizgiyi ayırabilmekte…</p>

<p>Necip Fazıl Kısakürek</p>

<p>İman ve İslam Atlası</p>

<p>Shf. 30-31</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>İlmihal</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iman-ve-islam-atlasi-son-gun</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Jul 2023 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/07/iman-ve-islam-atlasi-son-gon.jpg" type="image/jpeg" length="30198"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İman ve İslâm Atlası: Resûl]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iman-ve-islam-atlasi-resul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iman-ve-islam-atlasi-resul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resûller arasında derece şöyle: Son dört basamağın en üstünde “o var diye kâinatın yaratıldığı” Varlığın Tâcı… Sonra Hazret-i İbrahim, sonra Hazret-i Musa ve sonra Hazret-i İsâ…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Üstad Necip Kısakürek’in “bugünün ve yarının gerçek müminleri”ne ithaf ettiği, İman ve İslâm Atlası eserini tefrika olarak yayınlıyoruz.</p>

<p>Yandı kitap dağlarım, ne garip bir hal oldu!</p>

<p>Sonunda bana kalan, yalnız ilmihal oldu!</p>

<p style="text-align: center;">*</p>

<h2><strong>RESÛL</strong></h2>

<p>Resûl, Allah’ın rahmetiyle, kullarına yolu göstermesi için gönderdiği zirve insan…</p>

<p>İlk defa bu sıfatla yeryüzüne ayak basan ve peşinden çoğalan insan; çağlar ve devirler boyunca nice resûller gördü.</p>

<p>Resûl müstakil şeriat ve aslî nizam sahibi, nebi ise kendisinden önceki veya zamanındaki resûlün şeriatine tâbi olan…</p>

<p>Her resûl aynı zamanda nebi, fakat nebi resûl değil… “Haber getirici” mânasına “peygamber”, her ikisini de toplayıcı bir isimlendirme…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Resûller, insanî hakikat yönünden en hakir bir fertten farksız, fakat kendi öz hakikatiyle erişilmez derecede üstün…</p>

<p>Her resulün kendi ismiyle çerçevelenen bir öz hakikati vardır ve bunları Şeyh-i ekber Muhyiddin-i Arabî “Füsus” eserinde derinliğine göstermiştir. Bu hakikatler arasında en yücesi, “hakikat-i ferdiye” olan Muhammedî hakikattir.</p>

<p>Âdem Peygamberden yola çıkan risâlet sancağı, peygamber eline teslim edile edile Resûller Resûlünde sahibini buldu ve böylece Gâye-İnsan ve Ufuk-Peygamber, zaman ölçüsiyle de ilk ve son oldu.</p>

<p>Hazret-i Âdem cennette nurdan harflerle Tevhid Kelimesini ayniyle görmüş ve Kâinatın Efendisini kastederek, Allahtan, onun yüzü suyu hürmetine bağışlanmasını dilemiştir. Evet, hem ilk, hem son…</p>

<p>Varlığın Tâcı, ruhunun yaratıldığı demde Âdem Peygambere ait vücut balçığının, yerde henüz ruh üflenmemiş olarak yattığını bildirir.</p>

<p>Evet; İslâm, bütün resuller boyunca tek ve mutlak din halinde bayrağın elden ele teslim&nbsp;edilmesiyle topyekûn zaman ve mekânın peygamberine gelmiş ve onda son kemâl derecesini bulmuş, tamamlanmıştır.</p>

<p>Demek ki, resuller birçok olsa da din tek, o da İslâm…</p>

<p>Peygamberlerin cümlesi erkektir, kadından peygamber gelmemiştir ve hepsi Resûller Resûlünedeki bellibaşlı bir zaman ve mekân ile kayıtlıdır. O ise, bütün zaman ve mekânın her renk ve dilden insanların ve cinlerin peygamberi…</p>

<p>Resûller arasında derece şöyle: Son dört basamağın en üstünde “o var diye kâinatın yaratıldığı” Varlığın Tâcı… Sonra Hazret-i İbrahim, sonra Hazret-i Musa ve sonra Hazret-i İsâ…</p>

<p>Lakapları da sırasıyla şunlar: Allah’ın Sevgilisi, Allah’ın Dostu, Allah ile konuşan, Allah’ın Ruhu… Sevgili dâimâ en üstte…</p>

<p>Peygamberler mâsum, emânete sâdık, âdil, günahlardan, kötülük ve çirkinliklerden münezzeh… Bazı hatâlara düşseler bile Allâh tarafından düzeltilirler; ve onların beşeriyet gereği düştüğü hatalara günah değil, “zelle” tabiri kullanılır. Umumî mânada her türlü nakz, noksan ve ayıptan arınmış… Onlardan herhangi birine beşerî düşkünlüklerin herhangi birini isnat, imanı bozar.</p>

<p>Resûllerin sayısı bir nakle göre 313… Kur’ân’da isimleri geçen 28… Hakikatte adetleriyle belirsiz… Bu arada, Zülkarneyn, Lokman, Uzeyr gibi, “peygamber mi, velî mi?” gibi üzerlerinde ihtilâfa düşülenler de var… Meçhûle hürmet ve Allahın gizliliklerini yine ona havale etmek ve kaba teşhis ve tespitlerden kaçınmak biricik usûl…</p>

<p>İ<a href="https://www.barandergisi.net/haberleri/necip-fazil" target="_blank" title="Necip Fazıl">Necip Fazıl</a>&nbsp;Kısakürek</p>

<p><a href="https://www.barandergisi.net/haberleri/iman-ve-islam-atlasi" target="_blank" title="İman ve İslam Atlası">İman ve İslam Atlası</a></p>

<p>Shf. 29-31.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İlmihal</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iman-ve-islam-atlasi-resul</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Jul 2023 20:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/07/iman-ve-islam-atlasi-resul2.jpg" type="image/jpeg" length="24855"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İman ve İslâm Atlası: Kitap]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iman-ve-islam-atlasi-kitap-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iman-ve-islam-atlasi-kitap-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sûre sayısı 114, âyet sayısı da 6666. Bu rakamların gizli delâletler bakımından hepsi sır, her kelimenin ötekisindeki mânâ ufku sonsuz; ve bazı sûrelerin başlarındaki “Elif-lâm-mim” gibi kelime teşkil etmeyen harfler de Sevenle Sevilen arasında şifreler…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üstad Necip Kısakürek’in “bugünün ve yarının gerçek müminleri”ne ithaf ettiği, İman ve İslâm Atlası eserini tefrika olarak yayınlıyoruz.</p>

<p><i>Yandı kitap dağlarım, ne garip bir hal oldu!</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Sonunda bana kalan, yalnız ilmihal oldu!</i></p>

<p>*</p>

<h2><b>KİTAP</b></h2>

<p>Allahın, vahy meleğiyle peygamberlerine indirdiği kitaplar…</p>

<p>Rivâyete göre hepsi 104. Bunlardan 4 tanesi başlıca kitaplar… Geriye kalan 100’ü de ayrı ayrı suhuflar…</p>

<p>Başlıca 4 kitap, Dâvut Peygambere Zebûr, Musa Peygambere Tevrât, İsa Peygambere İncil; ve topyekûn mekânın Peygamberine Kur’ân…</p>

<p>Başlıca 4 büyük kitaptan, bugün tek harfi değişmemiş, emin ve mutlak olarak elde bulunan, sadece Kur’ân… Öbürleri zamanla aşınmış ve tahrifçi ellerde değiştirilmiş insan eserleri…</p>

<p>Bugün elde 4 ayrı İncil nüshasının bulunması, aslının ortada olmadığına riyazî delil… Bir şey 4 olunca 1 olmak yâni mevcut bulunmak haysiyetini yitirir.</p>

<p>Kur’ân’a ait mutlakıyet, onu Kıyamete kadar hıfzedeceğini bildiren Allahın vaadiyle bugüne kadar tek harfi ve sesi üzerinde en küçük değişiklik olmamasıyla fiilen sabit… Ve bu hususiyetiyle Kur’ân, Resuller Resulünün elinde mucizelerin en büyüğünü gösterici.</p>

<p>Kur’ân bildirisiyle, bütün insanlar ve cinler biraraya gelse, onun tek kelimesine denk mânâ vücuda getiremezler… Kur’ân yazılı sahifeler hâlinde bir dağ başına inseydi, beşerî kelâm sureti içinde insan kelâmı olmadığı belli olurdu.</p>

<p>Kur’ân, genişliğine dış yüzü ve derinliğine içiyle Allah kelâmıdır; Allah ile kâim ve sonradan yaratılma (mahlûk) değildir. Kur’ân’ın nâzil olduğu zamanlardaki hâdiselerle ilişkisi, onunü, zaman ve mekândan münezzeh, ezelî Allah kelâmı olmasını engelleyemez. Zaman ve mekân çemberinde tutsak akıl, sınırı içinde ve kendisine göre hesaplarla bu derinliğe ulaşamaz.</p>

<p>Niçin şiir yazmaz olduğunu soran Hazret-i Ömer’e şâir Hassân’ın verdiği cevap, Kur’ân’ı belirtmekte en ileri duygu: “Kur’ân indikten sonra dilimi yuttum!”…</p>

<p>Kur’ân’da bütünlük ve defalık ifâde eden kısımlar “Sûre”, sûrelerin yine mânâ bütünlüğü içindeki bölümleri “Âyet”…</p>

<p>Sûre sayısı 114, âyet sayısı da 6666. Bu rakamların gizli delâletler bakımından hepsi sır, her kelimenin ötekisindeki mânâ ufku sonsuz; ve bazı sûrelerin başlarındaki “Elif-lâm-mim” gibi kelime teşkil etmeyen harfler de Sevenle Sevilen arasında şifreler…</p>

<p>Besmele, sûrelerin arasını ayırmak için nâzil oldu.</p>

<p>Sûreler sıra hâlinde değil, karışık olarak inmiş ve sonradan Allah’ın emriyle tertibe girmiştir.</p>

<p>Kur’ân’ı noktası noktasına büyük bir titizlikle hâfızasında saklayan sahabîlerden toplayıp kaleme almak ve sahifeler üzerinde perçinleştirmek fikri Hazret-i Ebûbekir ve Ömer’den başlar ve tam gerçekleşmesi Hazret-i Osman’a nasib olur.</p>

<p>Kur’ân tefsirine kalkışmak cüretlerin en korkuncu ve bu iş el atışların en korkulusu… En büyük tefsirci Kâinatın Efendisi ve sonra onun mânevi mirâsına nâil büyükler…</p>

<p>Hadîs meâli: “Kur’ân’ı kendi anlayışına göre yorumlamak küfür…”</p>

<p>Bir kimse, “ben Kur’ân’ı kendi aklımla tefsir ederim” dese de, yorumlaması tefsircilerin en büyüklerinden Beyzavî’nin tefsirine eş çıksa, yaptığı iş, iddiası bakımından yine küfür…</p>

<p>Kur’ân’da zâhiri mânâ ve delâletler, olduğu gibidir, muhkemdir ve hüküm değiştirici yorumlardan münezzehtir.</p>

<p>Kur’ân, Kur’ân’dır, “Arapça” tavsifinden mücerrettir ve sadece Arapça üzerine indirilmiş Allah kelâmıdır.</p>

<p>Kur’ân, Arapçadır denilemeyeceği gibi, zâhiri meâllerinin, şu bu lisana nakline de “o dilde Kur’ân” demek yine küfre varır. Kur’ân’ın bu ölçüyle, zâhiri meâl ölçüsüyle dünyanın bütün dillerinde nakli câiz, hattâ lâzım… Ama bu nakillere Kur’ân dememek de şart… “Tercüme” kelimesi de yersiz. Âdi dillerde hiçbir tercüme aslını tutamaz, ya eksik, ya fazla kalırsa, hiçbir eksikliğin semtine uğramayacağı Kur’ân’ı tercüme edebilmek iddiası nereye varır?</p>

<p>Kur’ân, içinde musiki şuuru olmayan bir vecd sesiyle okunur ve asla teganni edilemez.</p>

<p>Kur’ân’a dinî ölçüyle tertemiz olmadan el sürülmez ve onu ibâdet, duâ, devâ, ölmüşlere ithaf şeklinde okumanın, bulundurmanın, taşımanın ayrı ayrı edeblerine ve şartlarına riâyet gerekir. Hele Kur’ân’ı üfürükçülük, âdi fal, sihir gibi kötü maksatlara alet etmeye kalkışmak cinâyet…</p>

<p>Kur’ân, aslî telaffuziyle hiçbir yabancı harfe teslim edilemez. Kur’ân’ı okumayıp da bazı sûreleri ezberlemek isteyenlerin, onları bilenlere okutması ve ezberlemesinden başka çâre yoktur. Veya hareketli Kur’ân harflerini öğrenmesi…</p>

<p>Namazda ve niyâzda Kur’ân okunur ve dinlenilirken dış mânalar üzerinde aklı çalıştırmadan, o ruhu kelimelerin esrar buğusu içinde engin ufuklara salmak, vecd ve haşyet noktasından Allâh kelamına gösterilecek saygı…</p>

<p>Necip Fazıl Kısakürek</p>

<p>İman ve İslam Atlası</p>

<p>Shf. 25-28.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>İlmihal</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iman-ve-islam-atlasi-kitap-1</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Jul 2023 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/07/iman-ve-islam-atlasi-kitap2.jpg" type="image/jpeg" length="11208"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
