<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss/baran-dergisi-sayilari" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 02 Jul 2026 18:04:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss/baran-dergisi-sayilari"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi 53. sayı çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-53-sayi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-53-sayi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Teknoloji, insanın hizmetindeki bir araç olmaktan çıkıp onu biçimlendiren bir güce dönüşmektedir. Asıl tehlike, makinenin güçlenmesi değil; insanın iradesini ve muhakemesini ona teslim etmesidir. Bizler de 53. sayıda, "Teknolojik Köleliğin Sonu: Homongolos İnsan" dosyasıyla bu meseleyi ele aldık.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsan, tarih boyunca hayatını kolaylaştırmak için araçlar geliştirdi. Bugün ise ilk defa, geliştirdiği araçların kendisini biçimlendirdiği bir çağın içindeyiz. Mesele artık makinelerin ne kadar akıllandığı değil; insanın ne kadar yapaylaştığıdır.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:center"><a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-53-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow">SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></h2>

<hr />
<p>Bu sayımızın dosya konusu olan “Teknolojik Köleliğin Sonu: Homongolos İnsan”, yapay zekâdan dijital bağımlılığa, algoritmalardan biyoteknolojiye uzanan süreçte insanın iradesini, dikkatini ve muhakemesini nasıl dış sistemlere devretmeye başladığını ele alıyor. Konfor ve hız vaadiyle hayatımıza giren teknoloji, fark ettirmeden düşünme biçimimizi ve hakikatle kurduğumuz ilişkiyi de yeniden şekillendiriyor.</p>

<p>Sorun teknoloji değil; insanın teknolojiye hâkim özne olmaktan çıkıp onun yönlendirdiği bir nesneye dönüşmesidir. Asıl tehlike, makinenin güçlenmesi değil, insanın kendi özünü makinenin mantığına göre yeniden kurmaya başlamasıdır.</p>

<p>Önümüzdeki dönemin en büyük mücadelesi, insanın insan olarak kalabilme mücadelesi olacaktır. Bu dosya, teknolojiyi reddetmeyi değil; onu insanın emrinde tutacak fikrî ve ahlâkî zemini yeniden düşünmeye davet ediyor.</p>

<h2><strong>İÇİNDEKİLER</strong></h2>

<p>Makine Bilmecesi - Ömer Emre Akcebe</p>

<p>Hayatın Ritmini Kaçırırken - Betül Deniz</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu'nun 28 Ocak 1989'da Ankara ESAV'da Yaptığı İlk Kez Yayınlanan Konuşması</p>

<p>Nevzat Şipleme: Teknolojiyi Hangi Hakikat Telakkisine ve Hangi Hayat Nizamına Bağlayacağız?</p>

<p>Yapay Zekâ ve "Bağlantısallık Çağı" - Yavuz Arslan</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kapanan Kapılar Çağı - Taha İnci</p>

<p>Büyük Doğu Penceresinden Teşkilât ve Aksiyon - Dr. Kâzım Albayrak</p>

<p>"İman ve İslâm Atlası" Çerçevesinde Şekil ve Ruhun Mizacı - Oğuzhan Kulaksız</p>

<p>İngiliz... - İbrahim Tatlı</p>

<p>Ezanın Yasaklı Yıllarında Şeyh Nazım'ın Mücadelesi - Handan Özduygu</p>

<p>Türkçe Ezan Zulmü - Murat Akdemir</p>

<p>Şeyh Ali Yakub Cenkçiler ile Görüşme -</p>

<p>Akademinin ve Sosyal Medyanın Reformist/Palyaço İttifakı - Yavuz Arslan</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu'nun Büyük Muztaribler -4- Eserine Dair (III) - Mehmet Sami Pınar</p>

<p>Sanatın Ruhunu Kim Çaldı? - Eda Topar</p>

<p>In Time (Zamana Karşı) Filmi Üzerine - Muzaffer Ayvalıoğlu</p>

<p><img alt="Aylık Baran Dergisi 53. Sayı Çikti" height="1415" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/aylik-baran-dergisi-53-sayi-cikti.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-53-sayi-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/aylik-baran-53-sayi-cikti-homongolos-insan.webp" type="image/jpeg" length="58500"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Taraf Dergisi Ciltleri çıktı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/taraf-dergisi-ciltleri-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/taraf-dergisi-ciltleri-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1991-1995 yılları arasında yayımlanan Taraf Dergisi, Aylık Baran Dergisi tarafından üç cilt halinde yeniden neşredildi. İlk iki cilt aylık, son cilt haftalık dönemlere ait sayıları kapsıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Doğu-İBDA çizgisinde yayın yapan Taraf, Mart 1991’de aylık periyotla başladığı yayın hayatını daha sonra haftalık periyoda taşımış ve 1995’e kadar toplam 74 sayı yayımlamıştır. Polis operasyonları, toplatma kararları, davalar ve hapis cezalarına rağmen yayınını sürdüren dergi; dönemin fikrî ve siyasî mücadelesinin önemli yayın organlarından biri olmuştur.</p>

<p>Dağınık hâlde bulunan sayıları tek bir külliyat altında toplayan bu çalışma, araştırmacılar ve Büyük Doğu-İBDA yayın tarihine ilgi duyan okuyucular için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.</p>

<p>Üç ciltlik Taraf Dergisi seti, 4.750 TL fiyatla Aylık Baran Dergisi’nden ve <a href="tel:0533 166 20 50">0533 166 20 50</a> numaralı hattımızdan temin edilebilir.</p>

<h2><strong>TAKDİM: 1. Cilt (1991/92, 1-21. Sayı)</strong></h2>

<h3><strong>Taraf Dergisi (aylık)</strong></h3>

<p>Taraf, 1 Mart 1991 - 1 Mayıs 1994 tarihleri arasında aylık periyodla 39 sayı, 10 Haziran 1994 - 7 Şubat 1995 tarihleri arasında ise haftalık periyodla 35 sayı yayınlanmış (toplam 74 sayı) Büyük Doğu - İbda çizgisinde bir dergidir. Kanunî zorunluluktan dolayı isim tebdiline gitmiş, 1 Mart 1995 - 1 Temmuz 1997 tarihleri arasında 26 sayı çıkan Akıncı Yolu dergisiyle (son 6 sayısı Akıncı Yol ismiyle) yayınına devam etmiştir. Bu hesaba göre Taraf dergisinin yayın hayatı, 1991-1997 arasında 6,5 senelik bir zaman dilimini kapsamaktadır.</p>

<p>Bir ideolojiye nisbetle ihtilal-inkılapçı bir yayın organına misal olan Taraf dergisi, başta yazı işleri müdürleri olmak üzere bütün kadrosu polis operasyonlarına maruz kalmış, işkence görmüş, bazıları da tutuklanmıştır. Dergi bürosu sayısız defa basılmış, bilgisayarlarına el konmuş, ancak Taraf'ı yolundan döndürememişlerdir. Derginin sert söylemiyle sahadaki eylemliliğin birbirini takip ettiği ve içinden bir çok kişinin de yetiştiği Taraf dergisi, laik-kemalist rejime yayınları vasıtasıyla yalın kılıç saldırısıyla "panik operasyonları"na da sebep olmuştur. Taraf'ın, ibda cephelerinin legal faaliyetleri yanında illegal faaliyetlerini de mikrofona bağlaması düşmanları ürkütmüş, Anadolu'nun birçok yerinde pıtrak gibi biten cephelere de vesile olmuştur.</p>

<p>Taraf'ın çıkış vesilesi, 1 Şubat 1991 tarihinde Kumandan Mirzabeyoğlu'nun gözaltına alınarak önce MİT, sonra poliste işkenceli sorgudan geçirilip tutuklanması olmuştur. Zaten Taraf'ın 1 Mart 1991 tarihli ilk sayısının kapağında, DGM'de tutuklanıp cezaevine gönderilmek üzere dışarı çıkarılmış olan Mirzabeyoğlu'nun, Taraf muhabirince çekilen fotoğrafı ve haberi yer almaktadır.</p>

<p>Taraf'ın sorumlu yazı işleri müdürlüğünü 21 sayı Kazım Albayrak üstlenmiş, hapse girdiği 5 aylık dönemde ise Esma Turan yüklenmiş, hapisten çıkınca 27. sayıdan itibaren Albayrak tekrar devralmıştır. Aylık Taraf'ın 32 ile 39. sayılarıyla Haftalık Taraf'ın ilk 13. sayısına kadar yazı işleri müdürlüğünü ise Abdullah Kiracı üstlenmiş ve onun ifadeye çağrıldığı DGM'de tutuklanması üzerine 14. sayıdan son sayı olan 35. sayıya kadar bayrak yarışını Ahmet Arslan sürdürmüştür. Taraf'ın bilhassa 1992-1995 dönemi neredeyse bütün sayıları takibata uğramış ve mahkemelerde ceza verilmiştir. Dergiye açılan davalar ve verilen cezaların detayları, 32, 33 ve 35. sayılarla Haftalık Taraf'ın 7. sayısında anlatılmıştır.</p>

<p>Yükselen İbda hareketine karşı polisin ne yapacağını bilmemesi, bütün baskılara ve gazete bayilerinden dergi alan okurların bile takip edilmesine rağmen Taraf'ın radikal ve inkılapçı yayınına devam etmesi, Üstad'ın Büyük Doğu dergilerinden sonra ilk defa Taraf'ın Meclis kürsüsüne gelmesine sebep olmuştur. Ekim 1993'te CHP milletvekili Uluç Gürkan'ın Taraf dergisinin kapatılmasına dair hükümete soru önergesi vermesinin yanında, 16.11.1993 tarihinde CHP milletvekili Mustafa Kul, meclis kürsüsünde Taraf dergisini sallayarak, Sivas olaylarından "Şanlı Sivas Kıyamı" diye söz etmesi, onlara göre katliamları övmesi ve yasa dışı örgüt propagandası yapması gerekçesiyle hükümetten dergi hakkında işlem yapmasını istemiştir.</p>

<p>Taraf'ın tüm sayıları (10. sayıdan itibaren) "Taraf olmayan bertaraf olur" logosuyla çıkmış, safların netleşmesi-kenetlenmesi politikasını çağrıştıran bu söz okurlar tarafından da coşkuyla benimsenmiş, âdeta Taraf'ın sembolü olmuştur. Öte yandan Salih Mirzabeyoğlu'nun İbda Diyalektiği eserinin Büyük Doğu-İbda Tarihi bahsinde ise Taraf şu şekilde nitelenmiştir: "Ve yine 1991'de, meşhur TARAF dergisinin "kendinden zuhuru"... Tam gerekli olduğu zaman çıkmış, asıl ateşini ise bütün kem gözleri yakacak şiddetiyle 1992'den 1995 yılına kadar sürdürmüş, Ak-Doğuş gibi zaruri olarak isim tebdiliyle yoluna devamda!.."</p>

<p>Taraf, dış düşman Kemalistlere karşı pervasız mücadele ederken iç düşman bid'at/sapkın kollara da sert tavır almış, Mirzabeyoğlu'nun tutuklanması üzerine bayram yapan İrancı ibişlere karşı da ilk sayısında "Mut'a Piçleri" hitabıyla seslenmiş ve sonrasında bu ibişlere yönelik muhtelif faaliyetlerin de fitilini ateşlemişti. İrancı/Şiî taifeye 12 Mayıs 1991'de İstanbul'da ibdacılara yaşattığı hezimet, Haziran 1991 tarihli Taraf'ın 4. sayısında kapağında Yavuz Sultan Selim'in resminin bulunduğu "Çemberlitaş'ta Sünni-Şiî Çatışması (Küçük Çaldıran)" haberiyle verilmişti. 1 Temmuz 1991 tarihli 5. sayı kapağında ise İran bayrağının çatalları yılan diline benzetilerek 5 zehirli yılan figürü yapılıp altına da "İslâm'ı İçten Yıkanlar: Ehl-i Bid'at" başlığı atılmıştı.</p>

<p>Taraf, yürekli sesinin yanında yayın politikası ve muhtevası itibarıyla da zengin ve renkli olmuş, Polis Radyosu, Askeriyeden Haberler, Güneydoğu Savaşı, Silahlı Peygamber, Hadiselerin Muhasebesi, Basında İBDA ve İBDA-C, İşkence Anıları, Batı Çamurunda Debelenenler, Ateş Hattı'ndan, Mektûbât-ı Rabbânî'den gibi çoğu orijinal başlıklar seri halinde yayınlanmıştır. Ayrıca okurlardan gelen mektuplar ve onlara verilen cevaplar ilk sayfalarda BİZ BİZE başlığında sürekli verilmişti. Bunun yanında hemen her sayı dikkat çekici mülâkatlar yapılmıştır. Taraf, iki sayı dergi içinde 16 sayfalık forma halinde ek de vermiştir. 1 Mayıs 1991 tarihli 3. sayıda "Büyük Doğu İbda ile Yürüyor" dosyası ve 1 Mart 1993 tarihli 25. sayıda "İBDA-C Nedir?" dosyası yayınlanmıştır. Ayrıca 1 Ekim 1991 tarihli 8. sayıda Ek diyerek 10 sayfa kadar, Abdülhak Doğru müstear adıyla şehit Bayram Ali Öztürk Hocanın, "Mektûbât-ı Rabbânî'den" başlığıyla bizzat yaptığı tercüme yayınlanmıştır.</p>

<p>Taraf zengin bir yazarlar kadrosuna da sahip olmuştur; belli başlıları şunlardır; Kâzım Albayrak, av. Harun Yüksel, Selim Gürselgil, Abdullah Kiracı, Yaşar Şadoğlu, Ali Osman Zor, Murad Salih, Murad Doğu, Serdar Yavuz, Faruk Akıncı, Halit Ziya, Burhan Demirkol, Akın Albay, Murat Kuyucu, Ahmed Şükrü, Şeref Sakaryalı vs.</p>

<p>Taraf'ın önemli hususiyetlerinden biri, kavganın içinden yaşadıklarıyla cephe/bürolaşmanın ilkelerini ortaya koymasıdır. Bu noktada Kâzım Albayrak'ın 1 Ağustos 1992 tarihli 18. sayı ve 1 Mart 1997 tarihli 25. sayıda ek olarak verilen "İBDA-C Nedir?" yazıları dikkat çekmektedir. Nitekim bu ek broşür olarak da dağıtılmıştır.</p>

<p>Öte yandan İBDA-C'nin legal büroları yanında illegal büro/cephelerin faaliyetleri de dergi sayfalarında yer almış, onların amaçlarını ifade eden bildiriler de yayınlanmıştır. İslâm inkılâbı yolunda ve ona dil uzatanlara karşı kanun dışı yolu tercih eden ve Taraf'ın sayfalarını süsleyen cephelerden tespit ettiklerimiz şunlardır; İKK (İslâmî Kısas Kıtaları), Seyyar Tim, İMG (İhtilalci Militan Gençlik), ŞİT (Şeriatçı İntikam Tugayı), Tolehildan (İntikam Tugayı), Ultra Fors, AK-LİS (Akıncı Liseliler), Öncü Birlik, DSB (Devrimci Sûfi Birlikleri), Aydınlık Savaşçıları.</p>

<p>Taraf dergisi, şehitlerle de davasını taçlandırmıştır. "Yalnız şeriat için ölenler şehittir" başlığında şehitler devamlı hatırlatılmış ve "şehitlik şuuru" diri tutulmuştur. 1993-1994 tarihlerinde Güneydoğu'da İBDA-C İRKM'nin şehitleri yanında, Taraf'ın okuru ve destekçisi olan ve 27 Şubat 1995'te Ankara'da Atatürkçü Düşünce Derneğine bombalı saldırı sonucu şehit düşen Cahit Ayaz ismi zikredilmelidir. Ayrıca Şanlı Sivas kıyamında 2 Temmuz 1993 günü şehit düşen Ahmet Öztürk'ün de Taraf'ın abonesi olduğunu ifade edelim.</p>

<p>Taraf'ın kardeş bürolarla birlikte 10 Nisan 1992 tarihinde Fatih Renk Düğün Salonunda tertip ettiği Aydınlık Savaşçıları gecesi, polisin önceden operasyonuna rağmen muhteşem olmuştu. Bu gece, Taraf elemanlarının organize ettiği Fatih'teki gösterilerin peşinden yapılmış olup bu hareketlilik, dalga dalga yayılmıştı. Bu minvalde, Taraf'ın "Mustafa Kemal'i sevmiyorum!" kampanyasının da yoğun ilgi gördüğü belirtilmelidir.</p>

<p>Taraf dergisinde, Salih Mirzabeyoğlu'nun mülâkatları ve onun Adıbelli müstear isimli yazıları da yayınlanmıştır. 1 Ekim 1991 tarihli 8. sayıda Mirzabeyoğlu'yla, seçimler, ideolojiyi yayma ve iktidarı ele alacak kadroyu yetiştirme, İbda cepheleşmesinin ilkeleri ve Taraf'ın çıkışı üzerine mülâkatı yayınlanmıştı. 1 Temmuz 1992 tarihli Taraf'ın 17. sayısında ise Mirzabeyoğlu'nun meşhur "Bütün Yönleriyle Kürt Meselesi" başlıklı mülâkatı çıkmıştı. Kavim ve kavmiyetçilik meselesini kökünden halleden, kemalizmin kirli tarihine ve büyük dedesi Musa Bey ile dedesi İzzet Bey'in şehadetine temas eden ve birçok meseleyi dünya görüşüyle ele alıp tahlil eden uzunca ancak doyurucu bir mülâkat olmuştu. Haftalık Taraf'da ise Adıbelli müstear adıyla üç yazısı yayınlanmıştı.</p>

<p>Taraf, Körfez Savaşı'nın hemen sonrasındaki yayınlarıyla da dost ve düşmanların dikkatini üzerine çekmişti. Zaten Kumandan'ın 1 Şubat 1991'de gözaltına alınma sebebi, Körfez Savaşı esnasındaki ABD'yi protesto gösterilerinde "halkı rejime karşı ayaklandırabilecek tek kişi" olarak görülüp "tedbiren" göz altından alınmasının "en tepedeki" yetkililerce zaruri addedilmesidir. Diğer taraftan Irak Enformasyon Bakanlığı savaşın 1. yıldönümünde (Şubat 1992) Bağdat'ta yapılan İslâm Halk Kongresine Taraf dergisinin sahibi ve yazı işleri müdürü Kâzım Albayrak'ı da davet etmişti. Albayrak'ın Bağdat seferi anıları ve kongredeki konuşması, Taraf'ın 1 Şubat 1992 tarihli 12. sayısında yayınlanmıştı. Öte yandan Taraf'ın Kumandan Mirzabeyoğlu'nun gözaltına alınmasının birinci yıldönümü olan 1 Şubat 1992 tarihli 12. sayısının kapağı "Şeriat için Silahlı Mücadele" çağrısı şeklindeydi.</p>

<p>Taraf, çıktığından itibaren devamlı gelişmiş, sayfa sayılarını artırmış, cezaevine giren çıkan elemanlarıyla kadrosunu genişletmiş, İbda cephelerini teşvik edici olmuş, gözü karalığıyla küfre korku salmış, ihtilal-inkılapçı yayın organına misal olmuş ve Büyük Doğu-İbda mücadele tarihinde layık olduğu yeri almıştır.</p>

<p><i>Aylık Baran Dergisi</i></p>

<p>15.05.2026</p>

<p></p>

<h2><strong>TAKDİM: 2. Cilt (1992/1994, 22-39. Sayı)</strong></h2>

<h3><strong>Taraf Dergisi (aylık)</strong></h3>

<p>Taraf, 1 Mart 1991 - 1 Mayıs 1994 tarihleri arasında aylık periyodla 39 sayı, 10 Haziran 1994 - 7 Şubat 1995 tarihleri arasında ise haftalık periyodla 35 sayı yayınlanmış (toplam 74 sayı) Büyük Doğu - İbda çizgisinde bir dergidir. Kanunî zorunluluktan dolayı isim tebdiline gitmiş, 1 Mart 1995 - 1 Temmuz 1997 tarihleri arasında 26 sayı çıkan Akıncı Yolu dergisiyle (son 6 sayısı Akıncı Yol ismiyle) yayınına devam etmiştir. Bu hesaba göre Taraf dergisinin yayın hayatı, 1991-1997 arasında 6,5 senelik bir zaman dilimini kapsamaktadır.</p>

<p>Bir ideolojiye nisbetle ihtilal-inkılapçı bir yayın organına misal olan Taraf dergisi, başta yazı işleri müdürleri olmak üzere bütün kadrosu polis operasyonlarına maruz kalmış, işkence görmüş, bazıları da tutuklanmıştır. Dergi bürosu sayısız defa basılmış, bilgisayarlarına el konmuş, ancak Taraf'ı yolundan döndürememişlerdir. Derginin sert söylemiyle sahadaki eylemliliğin birbirini takip ettiği ve içinden bir çok kişinin de yetiştiği Taraf dergisi, laik-kemalist rejime yayınları vasıtasıyla yalın kılıç saldırısıyla "panik operasyonları"na da sebep olmuştur. Taraf'ın, ibda cephelerinin legal faaliyetleri yanında illegal faaliyetlerini de mikrofona bağlaması düşmanları ürkütmüş, Anadolu'nun birçok yerinde pıtrak gibi biten cephelere de vesile olmuştur.</p>

<p>Taraf'ın çıkış vesilesi, 1 Şubat 1991 tarihinde Kumandan Mirzabeyoğlu'nun gözaltına alınarak önce MİT, sonra poliste işkenceli sorgudan geçirilip tutuklanması olmuştur. Zaten Taraf'ın 1 Mart 1991 tarihli ilk sayısının kapağında, DGM'de tutuklanıp cezaevine gönderilmek üzere dışarı çıkarılmış olan Mirzabeyoğlu'nun, Taraf muhabirince çekilen fotoğrafı ve haberi yer almaktadır.</p>

<p>Taraf'ın sorumlu yazı işleri müdürlüğünü 21 sayı Kazım Albayrak üstlenmiş, hapse girdiği 5 aylık dönemde ise Esma Turan yüklenmiş, hapisten çıkınca 27. sayıdan itibaren Albayrak tekrar devralmıştır. Aylık Taraf'ın 32 ile 39. sayılarıyla Haftalık Taraf'ın ilk 13. sayısına kadar yazı işleri müdürlüğünü ise Abdullah Kiracı üstlenmiş ve onun ifadeye çağrıldığı DGM'de tutuklanması üzerine 14. sayıdan son sayı olan 35. sayıya kadar bayrak yarışını Ahmet Arslan sürdürmüştür. Taraf'ın bilhassa 1992-1995 dönemi neredeyse bütün sayıları takibata uğramış ve mahkemelerde ceza verilmiştir. Dergiye açılan davalar ve verilen cezaların detayları, 32, 33 ve 35. sayılarla Haftalık Taraf'ın 7. sayısında anlatılmıştır.</p>

<p>Yükselen İbda hareketine karşı polisin ne yapacağını bilmemesi, bütün baskılara ve gazete bayilerinden dergi alan okurların bile takip edilmesine rağmen Taraf'ın radikal ve inkılapçı yayınına devam etmesi, Üstad'ın Büyük Doğu dergilerinden sonra ilk defa Taraf'ın Meclis kürsüsüne gelmesine sebep olmuştur. Ekim 1993'te CHP milletvekili Uluç Gürkan'ın Taraf dergisinin kapatılmasına dair hükümete soru önergesi vermesinin yanında, 16.11.1993 tarihinde CHP milletvekili Mustafa Kul, meclis kürsüsünde Taraf dergisini sallayarak, Sivas olaylarından "Şanlı Sivas Kıyamı" diye söz etmesi, onlara göre katliamları övmesi ve yasa dışı örgüt propagandası yapması gerekçesiyle hükümetten dergi hakkında işlem yapmasını istemiştir.</p>

<p>Taraf'ın tüm sayıları (10. sayıdan itibaren) "Taraf olmayan bertaraf olur" logosuyla çıkmış, safların netleşmesi-kenetlenmesi politikasını çağrıştıran bu söz okurlar tarafından da coşkuyla benimsenmiş, âdeta Taraf'ın sembolü olmuştur. Öte yandan Salih Mirzabeyoğlu'nun İbda Diyalektiği eserinin Büyük Doğu-İbda Tarihi bahsinde ise Taraf şu şekilde nitelenmiştir: "Ve yine 1991'de, meşhur TARAF dergisinin "kendinden zuhuru"... Tam gerekli olduğu zaman çıkmış, asıl ateşini ise bütün kem gözleri yakacak şiddetiyle 1992'den 1995 yılına kadar sürdürmüş, Ak-Doğuş gibi zaruri olarak isim tebdiliyle yoluna devamda!.."</p>

<p>Taraf, dış düşman Kemalistlere karşı pervasız mücadele ederken iç düşman bid'at/sapkın kollara da sert tavır almış, Mirzabeyoğlu'nun tutuklanması üzerine bayram yapan İrancı ibişlere karşı da ilk sayısında "Mut'a Piçleri" hitabıyla seslenmiş ve sonrasında bu ibişlere yönelik muhtelif faaliyetlerin de fitilini ateşlemişti. İrancı/Şiî taifeye 12 Mayıs 1991'de İstanbul'da ibdacılara yaşattığı hezimet, Haziran 1991 tarihli Taraf'ın 4. sayısında kapağında Yavuz Sultan Selim'in resminin bulunduğu "Çemberlitaş'ta Sünni-Şiî Çatışması (Küçük Çaldıran)" haberiyle verilmişti. 1 Temmuz 1991 tarihli 5. sayı kapağında ise İran bayrağının çatalları yılan diline benzetilerek 5 zehirli yılan figürü yapılıp altına da "İslâm'ı İçten Yıkanlar: Ehl-i Bid'at" başlığı atılmıştı.</p>

<p>Taraf, yürekli sesinin yanında yayın politikası ve muhtevası itibarıyla da zengin ve renkli olmuş, Polis Radyosu, Askeriyeden Haberler, Güneydoğu Savaşı, Silahlı Peygamber, Hadiselerin Muhasebesi, Basında İBDA ve İBDA-C, İşkence Anıları, Batı Çamurunda Debelenenler, Ateş Hattı'ndan, Mektûbât-ı Rabbânî'den gibi çoğu orijinal başlıklar seri halinde yayınlanmıştır. Ayrıca okurlardan gelen mektuplar ve onlara verilen cevaplar ilk sayfalarda BİZ BİZE başlığında sürekli verilmişti. Bunun yanında hemen her sayı dikkat çekici mülâkatlar yapılmıştır. Taraf, iki sayı dergi içinde 16 sayfalık forma halinde ek de vermiştir. 1 Mayıs 1991 tarihli 3. sayıda "Büyük Doğu İbda ile Yürüyor" dosyası ve 1 Mart 1993 tarihli 25. sayıda "İBDA-C Nedir?" dosyası yayınlanmıştır. Ayrıca 1 Ekim 1991 tarihli 8. sayıda Ek diyerek 10 sayfa kadar, Abdülhak Doğru müstear adıyla şehit Bayram Ali Öztürk Hocanın, "Mektûbât-ı Rabbânî'den" başlığıyla bizzat yaptığı tercüme yayınlanmıştır.</p>

<p>Taraf zengin bir yazarlar kadrosuna da sahip olmuştur; belli başlıları şunlardır; Kâzım Albayrak, av. Harun Yüksel, Selim Gürselgil, Abdullah Kiracı, Yaşar Şadoğlu, Ali Osman Zor, Murad Salih, Murad Doğu, Serdar Yavuz, Faruk Akıncı, Halit Ziya, Burhan Demirkol, Akın Albay, Murat Kuyucu, Ahmed Şükrü, Şeref Sakaryalı vs.</p>

<p>Taraf'ın önemli hususiyetlerinden biri, kavganın içinden yaşadıklarıyla cephe/bürolaşmanın ilkelerini ortaya koymasıdır. Bu noktada Kâzım Albayrak'ın 1 Ağustos 1992 tarihli 18. sayı ve 1 Mart 1997 tarihli 25. sayıda ek olarak verilen "İBDA-C Nedir?" yazıları dikkat çekmektedir. Nitekim bu ek broşür olarak da dağıtılmıştır.</p>

<p>Öte yandan İBDA-C'nin legal büroları yanında illegal büro/cephelerin faaliyetleri de dergi sayfalarında yer almış, onların amaçlarını ifade eden bildiriler de yayınlanmıştır. İslâm inkılâbı yolunda ve ona dil uzatanlara karşı kanun dışı yolu tercih eden ve Taraf'ın sayfalarını süsleyen cephelerden tespit ettiklerimiz şunlardır; İKK (İslâmî Kısas Kıtaları), Seyyar Tim, İMG (İhtilalci Militan Gençlik), ŞİT (Şeriatçı İntikam Tugayı), Tolehildan (Intikam Tugayı), Ultra Fors, AK-LİS (Akıncı Liseliler), Öncü Birlik, DSB (Devrimci Sûfi Birlikleri), Aydınlık Savaşçıları.</p>

<p>Taraf dergisi, şehitlerle de davasını taçlandırmıştır. "Yalnız şeriat için ölenler şehittir" başlığında şehitler devamlı hatırlatılmış ve "şehitlik şuuru" diri tutulmuştur. 1993-1994 tarihlerinde Güneydoğu'da İBDA-C İRKM'nin şehitleri yanında, Taraf'ın okuru ve destekçisi olan ve 27 Şubat 1995'te Ankara'da Atatürkçü Düşünce Derneğine bombalı saldırı sonucu şehit düşen Cahit Ayaz ismi zikredilmelidir. Ayrıca Şanlı Sivas kıyamında 2 Temmuz 1993 günü şehit düşen Ahmet Öztürk'ün de Taraf'ın abonesi olduğunu ifade edelim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taraf'ın kardeş bürolarla birlikte 10 Nisan 1992 tarihinde Fatih Renk Düğün Salonunda tertip ettiği Aydınlık Savaşçıları gecesi, polisin önceden operasyonuna rağmen muhteşem olmuştu. Bu gece, Taraf elemanlarının organize ettiği Fatih'teki gösterilerin peşinden yapılmış olup bu hareketlilik, dalga dalga yayılmıştı. Bu minvalde, Taraf'ın "Mustafa Kemal'i sevmiyorum!" kampanyasının da yoğun ilgi gördüğü belirtilmelidir.</p>

<p>Taraf dergisinde, Salih Mirzabeyoğlu'nun mülâkatları ve onun Adıbelli müstear isimli yazıları da yayınlanmıştır. 1 Ekim 1991 tarihli 8. sayıda Mirzabeyoğlu'yla, seçimler, ideolojiyi yayma ve iktidarı ele alacak kadroyu yetiştirme, İbda cepheleşmesinin ilkeleri ve Taraf'ın çıkışı üzerine mülâkatı yayınlanmıştı. 1 Temmuz 1992 tarihli Taraf'ın 17. sayısında ise Mirzabeyoğlu'nun meşhur "Bütün Yönleriyle Kürt Meselesi" başlıklı mülâkatı çıkmıştı. Kavim ve kavmiyetçilik meselesini kökünden halleden, kemalizmin kirli tarihine ve büyük dedesi Musa Bey ile dedesi İzzet Bey'in şehadetine temas eden ve birçok meseleyi dünya görüşüyle ele alıp tahlil eden uzunca ancak doyurucu bir mülâkat olmuştu. Haftalık Taraf'da ise Adıbelli müstear adıyla üç yazısı yayınlanmıştı.</p>

<p>Taraf, Körfez Savaşı'nın hemen sonrasındaki yayınlarıyla da dost ve düşmanların dikkatini üzerine çekmişti. Zaten Kumandan'ın 1 Şubat 1991'de gözaltına alınma sebebi, Körfez Savaşı esnasındaki ABD'yi protesto gösterilerinde "halkı rejime karşı ayaklandırabilecek tek kişi" olarak görülüp "tedbiren" göz altından alınmasının "en tepedeki" yetkililerce zaruri addedilmesidir. Diğer taraftan Irak Enformasyon Bakanlığı savaşın 1. yıldönümünde (Şubat 1992) Bağdat'ta yapılan İslâm Halk Kongresine Taraf dergisinin sahibi ve yazı işleri müdürü Kâzım Albayrak'ı da davet etmişti. Albayrak'ın Bağdat seferi anıları ve kongredeki konuşması, Taraf'ın 1 Şubat 1992 tarihli 12. sayısında yayınlanmıştı. Öte yandan Taraf'ın Kumandan Mirzabeyoğlu'nun gözaltına alınmasının birinci yıldönümü olan 1 Şubat 1992 tarihli 12. sayısının kapağı "Şeriat için Silahlı Mücadele" çağrısı şeklindeydi.</p>

<p>Taraf, çıktığından itibaren devamlı gelişmiş, sayfa sayılarını artırmış, cezaevine giren çıkan elemanlarıyla kadrosunu genişletmiş, İbda cephelerini teşvik edici olmuş, gözü karalığıyla küfre korku salmış, ihtilal-inkılapçı yayın organına misal olmuş ve Büyük Doğu-İbda mücadele tarihinde layık olduğu yeri almıştır.</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p>

<p>15.05.2026</p>

<h2><strong>TAKDİM: 3. Cilt (1994/1995, 35 Sayı)</strong></h2>

<h3><strong>Taraf Dergisi (haftalık)</strong></h3>

<p>Başlangıçta aylık periyodla çıkan Taraf dergisinin, 10 Haziran 1994 - 7 Şubat 1995 tarihleri arasındaki ikinci dönemi haftalık olarak devam etmiş ve 35 sayı yayınlanmıştır. Büyük Doğu-İbda fikriyatına bağlı ihtilalci-inkılâpçı çizgide yayın yapan dergi, aylık yayın döneminde olduğu gibi "Taraf olmayan bertaraf olur" logosunu sürdürmüş, bunun yanına "Türkiye Sömürge Kalmayacak!" logosunu da eklemiştir. 10 Haziran 1994 tarihli ilk sayısının kapağında ise maskeli ve uzun namlulu silahlı militanların İbda bayrağı önünde İbda işareti verirken fotoğrafları yer almış ve fotoğraf altında da "Gelen Biziz! Ne 1. Ne 2. Cumhuriyet, Tam Bağımsız Birleşik İslâmî Devlet" başlığı atılmıştır. Derginin ilerleyen sayılarında legal cepheler yanında illegal cephelerin de faaliyetleri yayınlanmaya devam etmiştir.</p>

<p>Haftalık Taraf dergisi takdiminde, "40. sayıda yine beraberiz" diyerek 39 sayı aylık periyodla çıkan Taraf dergisinin, 40. sayısının, ikinci dönem olarak birinci sayı rakamını alan Haftalık Taraf'a tevafuk ettiği belirtilmiştir. Haftalık Taraf'ta aylık Taraf'ın haber-yorum başlıkları devam ederken, Pislik Yuvaları, Tam Yabancılaşmış Bölgeler, Batı Batı Dedikleri, İhtilâlci Gözüyle, Savaş Haberleri, Sömürgede Geçen Hafta, Sömürge İktisadından Haberler, Tutsak Savaşçılardan, Halk ve Hak Düşmanları, İşgal Medyası Zehir Saçıyor gibi yeni başlıklar da sürekli yayınlanmıştır.</p>

<p>Haftalık Taraf dergisi de birçok polis operasyonu ve mahkeme kararlarıyla toplatılmalara maruz kalmış, 13. sayıya kadar yazı işleri müdürü olan Abdullah Kiracı tutuklanmış, ondan sonra yazı işleri müdürlüğünü avukat Ahmet Arslan devralmış ve sonuna kadar sürdürmüştür. CHP milletvekili Ercan Karakaş'ın, İBDA-C'den ölüm tehdidi alması ve Taraf dergisinde hedef gösterilmesi üzerine Meclis'e verdiği soru önergesine karşı İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, cevaben "1 Ekim 1992 - 3 Eylül 1994 arasında Taraf dergisinin 34 kez toplatıldığını ve derginin yazı işleri müdürü Abdullah Kiracı'nın da halen ceza evinde olduğunu" söylemiştir. Toplatılma kararlarıyla başa çıkılamayınca dergi daha sonra dağıtıma verilmeden toplatılmaya başlanmış, hatta bazı sayfalarına polisin dergi daha matbaada iken müdahalesiyle boş sayfa üzerine "sansürlüdür" kaydı konarak yayınına devam etmiştir.</p>

<p>Haftalık Taraf'da aylık Taraf yazar kadrosu aynen devam etmiş, Serdar Yavuz, Faruk Akıncı, Murad Doğu, Murad Salih gibi yeni imzalar da dikkat çekmiştir.</p>

<p>Haftalık Taraf'ta bir yandan rejim eleştirisi yapılır ve yalın kılıç mücadele edilirken öbür yandan Başyücelik Devlet Nizamı'nın temel esasları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu meydanda Murad Salih imzalı 14 sayı devam eden (ilk üç bölümü aylık Taraf'ta) "İçtimaî Sistemimizin Temel Esasları" yazı dizisi, 2 ila 16. sayılar arasında 11 bölüm olmak üzere dikkat çekmektedir. Ayrıca Ahmed Şükrü imzalı "Demokrasi Niçin En İyi Yönetim Şekli Değildir" (on bölüm) ve Selim Gürselgil'in "Büyük İslâm Stratejisi ve İbda Diyalektiğinin Temel Ölçüleri Üzerine" (üç bölüm) seri yazıları de yayınlanmıştır. Öte yandan Seyfullah Üstün imzalı ve üç sayı yayınlanan Enver Ören cemaatinin hainliklerini anlatan Aldatan Işık yazıları da dikkat çekmektedir.</p>

<p>Haftalık Taraf'ın 2 Eylül 1994 tarihli 13. sayısında Adıbelli müstear imzasıyla Noktalamalar 1, hemen peşinden 9 Eylül 1994 tarihli 14. sayısında Noktalamalar 2 ve 30 Eylül 1994 tarihli 17. sayıda Noktalamalar başlıklarıyla S. Mirzabeyoğlu'na ait politika, öfke ve hiciv ağırlıklı üç yazı bulunmaktadır.</p>

<p>Haftalık Taraf yayınının sonunda şehit düşen Cahit Ayaz'ın ise isim tebdiliyle Taraf'ın devamı olarak çıkan Akıncı Yolu dergisinin 1 Mayıs 1995 tarihli ilk sayı kapağından verildiğini ve şehitler sayfasının haftalık Taraf'da da devam ettiğini de belirtelim.</p>

<p>Taraf dergisi, dosta moral düşmana korku vermiş, gençliği ve toplumu ateşleyici ve fikirle eylemi mezcedici rolde olmuştur. İşin hakikatinde İbda fikriyle önce kendi yanmış ve ondan sonra da etrafını yakmış, İbda'yı yürütücü cephelere misal olmuştur.</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p>

<p>15.05.2026</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/taraf-dergisi-ciltleri-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/chatgpt-image-27-haz-2026-16-42-40.png" type="image/jpeg" length="25757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi 52. sayı çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-52-sayi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-52-sayi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üstad Necip Fazıl’ın “Biz sussak mezarımız konuşacak” sözü, Mayıs ayı boyunca farklı üniversitelerde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programlarıyla yeniden karşılık buldu. 52. sayımızda, Büyük Doğu davasının gençlikteki yankısını ve Necip Fazıl’ın fikir mirasını dosya konusu yapıyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>TAKDİM </strong></h2>

<p><i>“Biz sussak mezarımız konuşacak...” </i></p>

<p>Üstad Necip Fazıl’ın bu sözü, fikir ve aksiyon adamlarının ölümle susmayacağını haykıran bir hakikat beyanıdır. Nitekim Mayıs ayı boyunca farklı üniversitelerde gerçekleştirilen “Necip Fazıl ve Gençlik” programları, onun gençliğe emanet ettiği davanın hâlâ diri olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Aradan geçen onca yıla karşın Necip Fazıl’ın ve Büyük Doğu’nun adı, gençliğin istikamet arayışında bir pusula olmayı sürdürmektedir.</p>

<p>Bugün gençlik, tarihin belki de en yoğun bilgi bombardımanına maruz kalırken aynı zamanda en derin anlam bunalım- larından biriyle yüzleşmektedir. Böyle bir çağda Necip Fazıl’ın fikir dünyası; kimlik, aidiyet ve mesuliyet meselesini bütün ağırlığıyla yeniden öne çıkarmaktadır. Üniversitelerde düzenlenen bu programlar da sıradan bir anma etkinliğinin çok ötesinde, gençliğin kendi geleceğini hangi fikir ve değerler üzerine bina edeceği sorusuna cevap arayan gerçek buluşmalar olarak öne çıkmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2 style="text-align:center"><strong><a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-52-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow"><span style="color:#d35400">SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ</span></a></strong></h2>

<hr />
<p>Bu sayımızda, Mayıs ayı içerisinde gerçekleştirilen “Necip Fazıl ve Gençlik” programlarını mercek altına alıyor; genç dimağlarda yeniden yankılanan bu sesi sayfalarımıza taşıyoruz. Zira bazı insanlar, hayattayken olduğu gibi vefatlarının ardından da konuşmaya devam ederler. Onları susturmak mümkün değildir; çünkü fikirleri, kendilerini anlayan ve omuzlayan nesillerde yaşamayı sürdürür.</p>

<h2><strong>İÇİNDEKİLER</strong></h2>

<p>Nisbet meselesi olarak Büyük Doğu-İBDA<br />
Kerim Kulu<br />
“Necip Fazıl ve gençlik” programı İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nde yapıldı</p>

<p>Röportaj / Dr. Ayhan Koçkaya: Günümüz popüler kültürü bizden sadece odaklanmayı değil, yazı yazmayı da aldı</p>

<p>Haliç Üniversitesi’nde “Necip Fazıl ve gençlik” programı düzenlendi</p>

<p>İdealsiz bir gençlik: Suça sürüklenen çocuk<br />
Av. Emrecan Çetin</p>

<p>Osmanlı Seferlerinde Ordunun Ziraat ve Hayvancılık Seferberliği ile Beslenme Düzeni<br />
Tarihçi-Yazar Şükrü Altın</p>

<p>Nahnu min mâi.. Biz su’danız!..<br />
Handan Özduygu</p>

<p>Dr. Kâzım Albayrak’tan İLAM’da seminer</p>

<p>Büyük Doğu penceresinden teşkilât ve aksiyon</p>

<p>Server Vakfı’nda “Necip Fazıl’ın eserlerinde hadis” konuşuldu</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun Büyük Muztaribler -4- eserine dair -II-<br />
Mehmet Sami Pınar</p>

<p>Tarih boyunca ekonomik krizlerin sosyal sorunları tetiklemesi<br />
Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu</p>

<p>Taşmalı isyanı aşacak potansiyel bir güç olarak rapin kısa anatomisi<br />
Yavuz Arslan</p>

<p>Derviş Ruhlu Adam: Seyyid Ahmed Arvasî<br />
Said Bulut</p>

<p>“Japonya’da Bı̇r Modern Dervı̇ş” Wı̇m Wenders’ı̇n “Mükemmel Günler” Fı̇lmı̇ Üzerı̇ne<br />
Muzaffer Ayvallıoğlu</p>

<p><img alt="Aylık Baran 52. Sayı" height="1419" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/06/aylik-baran-52-sayi.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-52-sayi-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/aylik-baran-52-sayi-cikti-s.webp" type="image/jpeg" length="11018"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi 51. sayı çıktı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-51-sayi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-51-sayi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern dünyanın çıkmazları, insanı kendi elleriyle kurduğu düzen içinde sıkıştırmış, teknik ilerleme, mânâ kaybını telafi edememiştir. İnsan, eşya üzerinde hâkimiyet kurdukça kendi iç dünyasında mağlup olmuş; sistemler büyüdükçe insan küçülmüştür. Bu noktada Büyük Doğu-İbda, yalnızca bir fikir değil, ölçü, nizam ve istikamet teklifidir. Bizler de 51. sayıda bu meseleyi ele aldık.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zaman, bazı isimleri yalnızca hatırlanacak bir hatıra olarak değil, taşınacak bir emanet olarak bırakır. Bu emanet, kuru bir bağlılıktan öte iddiayı kuşanmayı, fikri hayatın merkezine yerleştirmeyi ve onu çağın diliyle yeniden ifade etmeyi gerektirir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üstad Necip Fazıl ve Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu… Biri, bu topraklarda yeniden bir diriliş fikrinin mimarı; diğeri, o fikri sistemleştirerek çağın meselelerine tatbik eden bir fikir ve aksiyon adamı. Aralarında bir geçmiş-gelecek ilişkisi değil, bir devam, bir bütünlük, bir iddia çizgisi vardır. Bu çizgi, ne yalnızca edebî bir miras, ne de tarihî bir hatıradır. Bu çizgi, yaşayan ve yaşanması gereken bir sistem teklifidir.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:center"><strong><a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-51-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow">SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></h2>

<hr />
<p>Bu ay, doğum ve vefat yıldönümleri vesilesiyle bu iki büyük ismi anarken mesele, onları hatırlamakla sınırlı kalamaz. Çünkü ortaya koydukları fikir, insanı yerinden eden, bulunduğu konumu sorgulatan ve nihayetinde bir taraf olmaya ve harekete geçmeye zorlayan bir mahiyet taşır.</p>

<p>“Asrın Muhtaç Olduğu Sistem - Büyük Doğu-İbda” manşeti bu yüzden bir temenni değil, bir tespittir. Modern dünyanın çıkmazları, insanı kendi elleriyle kurduğu düzen içinde sıkıştırmış, teknik ilerleme, mânâ kaybını telafi edememiştir. İnsan, eşya üzerinde hâkimiyet kurdukça kendi iç dünyasında mağlup olmuş; sistemler büyüdükçe insan küçülmüştür. Bu noktada Büyük Doğu-İbda, yalnızca bir fikir değil, ölçü, nizam ve istikamet teklifidir.</p>

<p><strong>İÇİNDEKİLER</strong></p>

<p>Büyük Doğu-İBDA ilişkisi - Dr. Kâzım Albay</p>

<p>Hasan Aycın: Necip Fazıl hâlâ gözümde bir arayış ve adanış abidesidir</p>

<p>İçte yeşermeyen, dışta zuhur etmez - Kerim Kulu</p>

<p>‘Nasıl’ Necip Fazıl; ‘niçin’ Mirzabeyoğlu - Yavuz Arslan</p>

<p>Prof. Dr. Sami Şener: Bir Necip Fazıl üniversitesinin olması gerekli</p>

<p>Abdurrahman Hacımelek: Gayem çağımız veli ve âlimlerinin aynasından Necip Fazıl’ı aksettirmek</p>

<p>Necip Fazıl ve gençlik programı İZÜ’de yapıldı</p>

<p>Sözü bahar, işvesi bahar - Handan Özduygu</p>

<p>Kapitalizmin yaklaşan yeni faiz krizi - Melih Oktay</p>

<p>Biz Arab Camii’nde yedi kişiydik - Zeynel Abidin Danalıoğlu</p>

<p>Çöle İnen Nur ve Diğer Siyer Kitapları - Betül Deniz</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu'nun Büyük Muztaribler 4 Eserine Dar - Mehmet Sami Pınar</p>

<p>Şarkısı Dudaklarda - Muzaffer Doğan</p>

<p><img alt="Aylık Baran 51. Sayı S" height="1419" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/05/aylik-baran-51-sayi-s.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-51-sayi-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/aylik-baran-51-sayi-cikti.webp" type="image/jpeg" length="70192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi 50. sayı çıktı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-50-sayi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-50-sayi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu sayımızda eğitimin ve üniversitelerin bugünkü vaziyetini ele aldık. Köklerinden koparılan, kendi medeniyetine yabancılaşan bu yapıyı tahlil ederken, üniversitenin yeniden inşasına dair çözüm önerileri de sunduk.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>TAKDİM</strong></p>

<p>Bir medeniyetin kendini ele verdiği yerlerden biri üniversiteleridir. Orada yalnızca bilgi değil, aynı zamanda bir insan tipi ve gelecek tasavvuru üretilir. Üniversite, hakikatin peşinde olduğu ölçüde anlamlıdır, aksi hâlde diplomaların dolaşıma girdiği bir yapıya irca edilir.</p>

<p>Bugün üniversitelerimize bakıldığında, inşadan çok bir çözülme hâli göze çarpıyor. Bilgi var, fakat fikir yok. Unvan var, fakat derinlik yok. Artan yayınlara rağmen anlamın çoğalmaması, meselenin kemiyet değil zihniyet olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Asıl kırılma burada: Üniversite, hakikat arayışının mekânı olmaktan çıkıp statü ve araç hâline geliyor. Bu da onu üreten değil tekrarlayan, derinleşen değil satıhta kalan bir yapıya dönüştürüyor.</p>

<p>Bu dosya, üniversitelerimizin bugünkü hâlini teşhis etmekle birlikte, kaybolan inşa iradesini yeniden düşünmeye davet ediyor. Çünkü inşa, ancak neyin peşinde olduğumuzu yeniden sormakla başlar.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:center"><a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-50-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow"><span style="color:#c0392b">SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ</span></a></h2>

<hr />
<p><strong>İÇİNDEKİLER</strong></p>

<p>Üniversitenin Krizi: Diploma, Kadro ve Kaybolan Hakikat - Kerim Kulu</p>

<p>Benim Üniversitelerim - Muzaffer Doğan</p>

<p>Bizim Üniversitelerimiz - Alper Kaan Aykut</p>

<p>S. Ahmet Arvasi’nin Eğitim Anlayışı - Mehmet Sami Pınar</p>

<p>Necip Fazıl’ın Siyasî Mücadelesi ve Partilere Bakışı - Dr. Kâzım Albay</p>

<p>ABD-İsrail-İran-İngiltere-Çin Derin Küresel Savaş - İbrahim Tatlı</p>

<p>Bekleyen İhtimallerin Ötesinde: Yönelmek, Tanımak ve İnşa Etmek - Aslıhan Tunçbilek</p>

<p>İstiklal Mahkemeleri, Şapka Devrimi, Harf Devrimi ve Lozan - Murat Akdemir</p>

<p>Yüzünü Telefonda Unutan İnsan - Taha İnci</p>

<p>Paslı Tellerden Vitrin Işıklarına: Zamansız Bir Metallıca Diskografisi - Yavuz Arslan</p>

<p>Hayme-i Hadra, Nusret-i A’la, Rütbe-i Ulya, Devlet-i Kübra - Handan Özduygu</p>

<p>Prof. Dr. Ömer Özyılmaz: Üniversiteler Bizim Ama Üniversitelerin Dünya Görüşü Bizim Değil</p>

<p>Osmanlı’da Köylüyü Toprağa Bağlayan Teşvikler - Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu</p>

<p>Siyasetçi Yazar İbrahim Kavaz: Yök, Sistemi Korumak Adına Tekelci Anlayışa Bağlı Bir Eğitimi Esas Almıştır</p>

<p>Dairenin Büyüsünden Köşelerin Keskinliğine - Ayşe Nur Kaya</p>

<p>Paslı Tellerden Vitrin Işıklarına: Zamansız Bir Metallica Diskografisi - Yavuz Arslan</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Dursun: Üniversitenin Asli Vazifesi Kökleriyle İrtibatını Koparmamış Şahsiyetler İnşa Etmektir</p>

<p><img alt="Aylık Baran 50. Sayı" height="1390" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/aylik-baran-50-sayi.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-50-sayi-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/aylik-baran-50-sayi-cikticopy.webp" type="image/jpeg" length="26344"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi 49. sayı çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-49-sayi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-49-sayi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üstad Necip Fazıl’ın Başyücelik Devleti fikri, yalnızca bir yönetim modeli değil, köklü bir medeniyet tasavvurunun siyasî form kazanmış hâlidir. Bizler de bu sayımızda; fikrî temelleri, idarî çerçevesi ve çağımızdaki karşılığıyla Başyücelik tasavvurunu bütünlük içinde ele alarak tartışmayı sistemli bir teklif zeminine taşımayı hedefledik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Takdim</strong></p>

<p>Üstad Necip Fazıl’ın Başyücelik Devleti fikri, yalnızca bir yönetim modeli değil; köklü bir medeniyet tasavvurunun siyasî form kazanmış hâlidir. Bu dosyada ele aldığımız mesele, “modernlik” iddiasıyla şekillenen devlet ve değerler paradigmasının ürettiği krizler karşısında, kendi ölçü ve kıymetlerimizi esas alan bir nizam arayışıdır. Hâkimiyetin kaynağını beşerî iradeye irca ederek kemiyet çoğunluğunu mutlaklaştıran anlayışa karşı; hakkı, adaleti ve ölçüyü merkeze alan bir devlet fikrinin imkânı tartışılmaktadır. Başyücelik, keyfî bir otorite tasarımı değildir. Aksine, ölçüye bağlı, mesuliyet şuuruyla hareket eden ve ahlâkî referansla şekillenen, herkesin emeğini verimli kılıcı bir idare ve nizam teklifidir.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:center"><a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-49-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow"><span style="color:#d35400">SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ</span></a></h2>

<hr />
<p></p>

<p>Bugün karşı karşıya bulunduğumuz kimlik aşınması, hukuk buhranı ve otorite zafiyeti; taklitçi siyasî kalıpların ve hâlen zihnî çerçevesi aşılamamış Batıcı-Kemalist rejim tecrübesinin tabiî neticeleri olarak belirginleşmektedir. Başyücelik Devleti dosyası, bu çıkmazı teşhis etmekle yetinmeyip köklü bir muhasebeyi esas alıyor. Mesele, geçmişe dönük romantik bir özlem değil; tarihin köklerinden beslenen ve bugünün şartlarında müşahhaslaşma iddiası taşıyan bir devlet anlayışıdır. Dosyamız; fikrî temelleri, idarî çerçevesi ve çağımızdaki karşılığıyla Başyücelik tasavvurunu bütünlük içinde ele alarak tartışmayı sistemli bir teklif zeminine taşımayı hedeflemektedir.</p>

<p><strong>Dergimizde neler var?</strong></p>

<p>Başyücelik Devleti: İdeal devlet tasavvuru ve modern devlet modellerinin aşılması – Av. Emrecan Çetin</p>

<p>“Fenomen İlahi” aslında neyin habercisi – Yavuz Arslan</p>

<p>Başyücelik Devleti: Medeniyet tasavvuru olarak devlet ve cemiyet nizamı</p>

<p>Anayasa tartışması ve Başyücelik Devleti – Ömer Emre Akcebe</p>

<p>Batı’nın “insan hakları” söylemi sömürünün meşruiyet aracına dönüştü – Mehmet Sami Pınar</p>

<p>Fıtratın aşınması ve modern ilişkilerin psikolojisi - Aslıhan Tunçbilek</p>

<p>Kadir gecesi kadre erenler… – Handan Özduygu</p>

<p>Tarihi zanaat sistemi ile modern üretim düzeni arasında işsizlik meselesi - Ahmet Tabakoğlu</p>

<p>Genç kuşaklara yaşanabilir bir anlam çerçevesi sunulmalı – Doç. Dr. Handan Akyiğit - Röportaj</p>

<p>Kendi değerleriyle bütünleşmiş, kendi medeniyet tasavvurunu referans almış bir yönetim şekli gerek - Av. Kerami Özdemir - Röportaj</p>

<p>Necip Fazıl’ın Başyücelik devlet mefkûresi ve İslâm toplumuna siyasî bütünlük teklifi - Kâzım Albayrak</p>

<p>Vahşi Batı’nın İslâm korkusunu anlamak – Prof. Dr. Fethi Güngör</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Modern umutsuzluğu aşmak: Yeniden ruhu hatırlamak - Eda Topar</p>

<p>Ruh ve nefs çatışması: Güzel ve çirkin – M. Taha İnci</p>

<p>Dostoyevski ve Necip Fazıl’a göre kumar ve kumarbaz - Betül Deniz</p>

<p>Diriliş - Faruk Hanoğlu</p>

<p><img alt="Aylık Baran Mart 2026 49. Sayı" height="1405" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/aylik-baran-mart-2026-49-sayi.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-49-sayi-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/aylik-baran-49-cikti.webp" type="image/jpeg" length="22361"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi 48. sayı çıktı! "İslâm’a yönelik üç tehlike"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-48-sayi-cikti-islama-yonelik-uc-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-48-sayi-cikti-islama-yonelik-uc-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslâm ümmetinin bugün karşı karşıya bulunduğu tehditler, yalnızca dış kaynaklı saldırılarla sınırlı değildir; asıl tehlike, inancın kendi bünyesinde uğradığı tahrif, aşındırma ve yön değiştirme çabalarında gizlidir. Biz de 48. sayımızda, İslâm’a yönelik üç ana tehlikeyi mercek altına alıyoruz: Modernizm/Reformizm, Şiîlik ve Tekfirci Selefilik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Takdim</p>

<p>İslâm ümmetinin bugün karşı karşıya bulunduğu tehditler, yalnızca dış kaynaklı saldırılarla sınırlı değildir; asıl tehlike, inancın kendi bünyesinde uğradığı tahrif, aşındırma ve yön değiştirme çabalarında gizlidir. Biz de bu sayımızda, İslâm’a yönelik üç ana tehlikeyi mercek altına alıyoruz: Modernizm/Reformizm, Şiîlik ve Tekfirci Selefilik.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:center"><strong><a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-48-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow"><span style="color:#c0392b">SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ</span></a></strong></h2>

<hr />
<h3></h3>

<p>Birbirinden farklı gibi görünen bu üç yönelimin ortak noktası, vahyin kurucu bütünlüğünü parçalayan, geleneği koparan ve insanı merkeze alan yeni sapkınlıklar üretmeleridir. Kimi zaman aklı mutlaklaştırarak, kimi zaman imamet merkezli farklı bir ontoloji kurarak, kimi zaman da hakikati tek boyuta indirgeyen katı literalizme savrularak ortaya çıkan bu sapmalar, İslâm’ın ruhunu zedeleyen farklı yüzlerdir.</p>

<p>Bu dosyada amaç, polemik üretmek değil; meseleyi kökleriyle ele almak, tarihî ve fikrî arka planını ortaya koymak ve sahih istikametin imkânlarını yeniden hatırlatmaktır. Çünkü bugün en büyük ihtiyaç, Ehl-i Sünnet’in yoluna yeniden sarılmak ve o istikamette donmadan çürümeden yol almaktır.</p>

<h2>İÇİNDEKİLER</h2>

<p>Derginin bu sayısında yer alan yazılar ve yazarları şu şekildedir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Müslümanlara Yönelik Üç Tehlike</strong> – Kerim Kulu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hakikat ve Hayat Meselesi</strong> – Ömer Emre Akcebe</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Şiîlik, İslâm Dünyasının En Büyük İnhirafıdır</strong> – Abdulkadir Şen</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dinde Bidatların Kaynağı: Kaba Softa Ham Yobaz</strong> – İbrahim Tatlı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mezhep Meselesi</strong> – Mustafa Tahir</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>"Şeyhimde Gördüğüm" Eseri Üzerine</strong> – Taha İnci</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yol Arkadaşımız Olan Ayet-i Kerimeler!..</strong> – Handan Özduygu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Necip Fazıl Hadislerle Bir Dünya Nizamı Kurdu</strong> – Kâzım Albayrak</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Necip Fazıl'da Hadis İlmine Dair Bir Araştırma</strong> – Yusuf Turan Günaydın</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ehl-i Sünnet’i diğer yönelişlerden ayıran en belirgin özellik bir usûle sahip olmasıdır</strong> - Muhammed Yazıcı Hoca</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Neo-Makasıtçı Bakış Açısında Batınîlik Tehlikesi</strong> - Dr. Aliosman Dağlı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Şeyhulislâm Mustafa Sabri Efendi</strong>’nin Kızı Nezahat Hanım İle Görüşme</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Seyyid Ahmed Arvasi’nin hayatı, fikir dünyası ve medeniyet tasavvuru</strong> - Mehmet Sami Pınar</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İnsanlık nereye?</strong> - Nazım Erol</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zekat Fonu</strong> - Av. Emrecan Çetin</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dr. Rıza Nur’un hatıraları ve laik cumhuriyetin hatırat kıyıcılığı</strong> - Baran Demir</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Aşkın başlattığı, gerçeğin bitirdiği yaşam: Martin Eden</strong> - Muzaffer Ayvalıoğlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Umudun doğum günü - 3 Haziran</strong> - Feride Bahar Erdoğan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Okuyoruz ama ne kadar biliyoruz?</strong> - Ayşe Nur Kaya</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hollywood’un işgaller meşrulaştırması ya da yarım asırlık yalan</strong> - Betül Deniz</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Modern Şehirleşme Üzerine Bir Değerlendirme: Küresel Mimarinin Tahribatları </strong>- Eda Topar</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Güzel Bir Yemek</strong> - Faruk Hanoğlu</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="Aylık Baran 48. Sayı Çıktı" height="1405" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/02/aylik-baran-48-sayi-cikti.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-48-sayi-cikti-islama-yonelik-uc-tehlike</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/aylik-baran-cikti-48-sayi.webp" type="image/jpeg" length="79785"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi 47. sayı çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-47-sayi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-47-sayi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kapak dosyamız, ahlâkın tıbbîleştirilmesiyle insanın irade ve vicdanının nasıl pasifleştirildiğini ele alıyor; sorumluluk ve adaletin geri plana itilmesine karşı yeniden merkezî bir ahlâk çağrısı yapıyor. İkinci dosya ise Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde Kur’an eğitimi üzerindeki baskıları birinci el tanıklıklarla ortaya koyuyor; tüm yasaklara rağmen bu eğitimin Anadolu’da nasıl sürdüğünü gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kapak dosyamız, çağımızın en kritik meselelerinden birine odaklanıyor: ahlâkın tıbbîleştirilmesi, insanın irade ve vicdanının pasifleştirilmesi. Psikiyatri ve modern teşhisler aracılığıyla insanı insan yapan yükler hafifletilirken, sorumluluk ve adalet geri plana itiliyor. Dosyamızı teşkil eden yazı ve mülakatlar tıbbın, devletin, aile ve eğitim sisteminin sorumluluğunu sorgularken, irade ve vicdanın yeniden merkezî hâle getirilmesi için somut yollar sunuyor. Okuyucu yalnızca bir tahlil okumayacak; kendi sorumluluğunu, kendi iradesini ve vicdanını yeniden kuşanması için çağrıyı da görecek.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:center"><strong><a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-47-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow">SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></h2>

<hr />
<p></p>

<p>İkinci dosya konusu, Cumhuriyet’in ilk yıllarından 1950’lere uzanan süreçte</p>

<p>Kur’an eğitimi ve dinî hayat üzerindeki yasak ve baskılara dair birinci el şahitlikleri bir araya getiriyor. Çocuk yaşta Kur’an öğrenirken jandarma korkusunu hissedenler, hocasının karakola götürülmesine şahit olanlar konuşuyor. Dosya, baskının sistematik niteliğini ortaya koyarken, tüm engellemelere rağmen Anadolu’da Kur’an eğitiminin kesintiye uğramadığını, aksine direnç kazandığını gösteriyor.</p>

<p>Dergimiz, bu iki dosyanın yanı sıra fikirden edebiyata, tarihten güncel meselelere uzanan içeriklerle okuyucuya geniş bir perspektif sunuyor; derinlemesine analizlerle geçmişi hatırlatırken bugünün meselelerine de ışık tutuyor.</p>

<h2><strong>İÇİNDEKİLER</strong></h2>

<p>📌Tanılara sığınmayı bırak, insan ol!<br />
Ömer Emre Akcebe</p>

<p>📌Baba otoritesi yıkıldı, annelik yük olarak görülüyor!<br />
Mustafa Sabri Beşer -röportaj-</p>

<p>📌Kendimize ait bir psikoloji üretilemedi<br />
Prof. Dr. Sami Şener -röportaj-</p>

<p>📌Z Kuşağı: Hız çağında yön arayan nesil<br />
Aslıhan Tunçbilek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>📌Modern dünya önce babayı öldürdü, sonra anneyi, sıra çocukta<br />
İsmail Kılıçarslan -röportaj-</p>

<p>📌Zihni ritüeller ve hakikatin yitimi<br />
Kerim Kulu</p>

<p>📌Modern öğütler mi, kadim öğütler mi?<br />
Taha İnci</p>

<p>📌Li Külli Makâmin Makâl<br />
Dr. Aliosman Dağlı</p>

<p>📌7 umdede Necip Fazıl<br />
Kâzım Albayrak</p>

<p>📌Kur’an dersi verdi diye bir hoca dövülerek öldürüldü<br />
Sahaf Adil Sarmusak -röportaj-</p>

<p>📌Hafız Osman Düzenli anlatıyor:<br />
1940’lı yıllarda Kur’an okuma ve jandarma zulmü</p>

<p>📌Hasan Ersoy ile Kur’an yasağı üzerine -röportaj-</p>

<p>📌Miktad Yılmaz Hoca ile Kur’an yasağı üzerine -röportaj-</p>

<p>📌Ahlâkî değerleri önceleyen bir eğitim sistemimiz olmalı<br />
Murat Akdemir</p>

<p>📌Dünya Ekonomisinin Kanseri: Faiz –IV–<br />
Melih Oktay</p>

<p>📌Şeyh-i Ekber ve İbda hikmeti<br />
Yavuz Arslan</p>

<p>📌Aşkı kim anlar, kiminle söyleşelim?<br />
Handan Özduygu</p>

<p>📌Tanıdık bir yabancı<br />
Sara Bedir</p>

<p>📌Aklı selim<br />
Faruk Hanoğlu</p>

<p><img alt="Aylık Baran 47. Sayı" height="1412" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/01/aylik-baran-47-sayi.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-47-sayi-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/01/aylik-baran-dergisi-47-sayi-cikti.webp" type="image/jpeg" length="26487"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi 46. sayı çıktı! -Erkeğe erkek olmak, kadına kadın olmak zor geliyor-]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-46-sayi-cikti-erkege-erkek-olmak-kadina-kadin-olmak-zor-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-46-sayi-cikti-erkege-erkek-olmak-kadina-kadin-olmak-zor-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kapak manşetimizde vurguladığımız gibi, bugün toplumun temel krizlerinden biri şudur: Erkekliğe erkek olmak, kadınlığa kadın olmak zor gelmektedir. Fıtrata uygun roller yerine Batı’nın sapkın ideolojik kalıplarıyla beslenen bir düzen, hem fertleri hem toplumu eksiltmekte; aileyi ve sosyal dengeyi sarsmaktadır. İşte bu sayımızda, bu sorunun köklerine inmeye, hem tarihî hem güncel örneklerle çözülüşün sebeplerini ve sonuçlarını ele almaya çalıştık.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>TAKDİM </strong></p>

<p>Bu sayımızda insanın en temel hakikatlerine dair bir meseleye odaklanıyoruz: Kadının kadın, erkeğin erkek olarak var olma hakikati. Modern dünyanın dayattığı hayat tarzları, içtimâî ve ferdî yapıları hızla dönüştürürken, insanın fıtratına aykırı biçimde şekillendirilen rollerin getirdiği kırılmalar göz ardı edilemez hâle gelmiştir. İktisadî sıkıntılar, ahlâkî erozyon, aile kurumunun çözülmesi ve demografik çöküş gibi pek çok sorun, aslında derinlerde aynı kaynağa, cinsî kimliklerin bulanmasına dayanıyor.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong><a href="https://www.barandergisi.net/aylik-barana-nasil-ulasilir"><span style="color:#d35400">ABONE OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ</span></a></strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Kapak manşetimizde vurguladığımız gibi, bugün toplumun temel krizlerinden biri şudur: Erkekliğe erkek olmak, kadınlığa kadın olmak zor gelmektedir. Fıtrata uygun roller yerine Batı’nın sapkın ideolojik kalıplarıyla beslenen bir düzen, hem fertleri hem toplumu eksiltmekte; aileyi ve sosyal dengeyi sarsmaktadır. İşte bu sayımızda, bu sorunun köklerine inmeye, hem tarihî hem güncel örneklerle çözülüşün sebeplerini ve sonuçlarını ele almaya çalıştık.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-46-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow"><span style="color:#2980b9"><strong>SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ</strong></span></a></h3>
 </li>
</ul>

<p>Okurlarımızı, kadim hakikatleri ye- niden hatırlamaya, erkeğin ve kadının yaratılışlarına uygun şekilde yeniden kendilerini keşfetmeye davet ediyoruz. Çünkü aile, toplumun en temel yapısıdır ve ancak kadın ve erkeğin fıtrî rolleriyle tamamlandığında güçlü ve istikrarlı bir toplum mümkün olur. Bu bağlamda sayımız, yalnızca sorunları tespit etmekle kalmıyor, aynı zamanda insanın özüne dönmesi için fikrî bir çağrı keyfiyeti taşıyor.</p>

<h2><strong>İçindekiler</strong></h2>

<p><strong>Hakikatin inkarına dayalı toplum: Aile ve kimlik krizi</strong><br />
Ömer Emre Akcebe</p>

<p><strong>Mutlu ve sağlıklı aile olmadan sağlıklı bir toplum inşa edemeyiz</strong><br />
Aslıhan Tunçbilek</p>

<p><strong>Bir hatıra, bir ihtar: Müslümanca yaşamak</strong><br />
Fuat Asım Arvas</p>

<p><strong>Erkek kadına benzemeye başladı, kadın kadınlığını unuttu</strong><br />
Prof. Dr. Ahmet Ağırakça<strong> </strong></p>

<p><strong>Boksör Muhammed Ali İman, Cesaret, Aksiyon</strong><br />
İbrahim Tatlı</p>

<p><strong>İsrail’in akademiyi kuşatması ve antisemitizm kalkanı</strong><br />
Murat Akdemir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yetkı̇sı̇z Sorumluluk -Anne ve baba, öğretmen ile usta hakkının ölümcül ı̇hmali-</strong><br />
Sosyolog Av. İlhami Sayan</p>

<p><strong>Anadolu’da zanaat geleneği ve çalışma ahlâkı</strong><br />
Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu</p>

<p><strong>Yahudilerin soyu ne İbrahim ne Musa Aleyhisselam’la, onların irtibatı Firavun’la...</strong><br />
Handan Özduygu</p>

<p><strong>M. Kemal cepheyı̇ terk etti, İsmet İnönü Gazze’yı̇, Fevzı̇ Çakmak Kudüs’ü verdı̇</strong><br />
Yaşar Gören<strong> </strong></p>

<p><strong>Dünya Ekonomisinin Kanseri: Faiz -III-</strong><br />
Melih Oktay<strong> </strong></p>

<p><strong>Necip Fazıl’ın fikir dünyamızdaki yeri ve önemi</strong><br />
Dr. Aliosman Dağlı</p>

<p><strong>Tasavvufun Kaynakları</strong><br />
Nimetullah Arvas</p>

<p><strong>Necip Fazıl’ın hikâyeciliği ve Batı hikâyeleriyle mukayese</strong><br />
Betül Deniz</p>

<p><strong>Balzac gizemli mektupların sahibine aşık oluyor</strong><br />
Oğuz Can Şahin</p>

<p><img alt="Aylık Baran 46. Sayı" height="1412" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2025/12/aylik-baran-46-sayi.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-46-sayi-cikti-erkege-erkek-olmak-kadina-kadin-olmak-zor-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Dec 2025 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/12/aylik-baran-46-sayi-cikti-s.webp" type="image/jpeg" length="56319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi 24. sayı çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-24-sayi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-24-sayi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm anlayışların tahrip edildiği, idraklerin iğdiş edildiği, iyinin kötünün elinde esir düştüğü, doğrunun yalana teslim edildiği, güzelin çirkine kurban edildiği bir zaman diliminde insanlık her zerresiyle yaşanmaya değer hayatı, İslam’a Muhatab Anlayışı ve onun nizamını arıyor. Kapağımızda bu hadiseleri değerlendirdik, “Çağdaş Uygarlığın Sırtlan Yüzü” manşetini attık ve “Batılı siyasetçi işadamı ve sanatçıları pedofili şantajıyla kontrol eden Yahudi!” dedik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selam ile...</p>

<p>Anglosakson Yahudi düzeni meşruiyetini tamamen yitirdi ve son hadiselerle beraber artık kendi insanı nezdinde de sorgulanır hale geldi. Gerek Gazze’de yaşananlar, gerekse siyasetçi, sanatçı, iş adamı sapık pedofili ilişkileri üzerinden Yahudi tarafından şantajla kontrol edilen Batı için vaziyet iyi değil. Terör, hukuksuzluk ve sapıklığın demokrasinin beşiği olmakla övünen Batılıların resmi devlet politikası olduğu yine bu süreçte herkesçe malum oldu. Hâkim pozisyondakiler böyle olunca, Batıcı dünyanın geri kalanının zulüm, soykırım, cinayet, intihar, cinnet, hırsızlık, ahlaksızlıkla dolması da kaçınılmazdı. Bütün pislikleri bünyeleştirmiş olan global güçler, türlü kanaldan gelen dayatmalarıyla dünya toplumlarını felakete götürmekten başka bir başarı elde edemediler.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong></strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Büyük bir ihtilâl-inkılâp dünyayı köklerinden sarsıp, arınıp yenileninceye kadar bütün bu rezillikler sürüp gidecek.</p>

<p>Tüm anlayışların tahrip edildiği, idraklerin iğdiş edildiği, iyinin kötünün elinde esir düştüğü, doğrunun yalana teslim edildiği, güzelin çirkine kurban edildiği bir zaman diliminde insanlık her zerresiyle yaşanmaya değer hayatı, İslam’a Muhatab Anlayışı ve onun nizamını arıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kapağımızda bu hadiseleri değerlendirdik, “Çağdaş Uygarlığın Sırtlan Yüzü” manşetini attık ve “Batılı siyasetçi işadamı ve sanatçıları pedofili şantajıyla kontrol eden Yahudi!” dedik.</p>

<p>Kapak mevzumuzu da <strong>Ömer Emre Akcebe</strong>, “Her Şeyin Normalleştiği Anormal” başlıklı yazısıyla işledi.</p>

<p>Gazeteci yazar <strong>Sibel Eraslan</strong> ile 28 Şubat Darbesi’ni ve o dönemde Müslümanlara yapılan baskı ve zulümleri konuştuk.</p>

<p><strong>Kâzım Albay</strong>, “Selma Romanı Üzerine” başlıklı yazısında Faruk Hanoğlu’nun “Selma -İçimizdeki Yara- isimli eserini tahlil ediyor.</p>

<p><strong>Osman Özselçuk</strong>, Kâzım Albayrak’ın İslâmcı hareketin aksiyona geçtiği, sol ve ülkücü kesimlere denk güç olmaya dair önemli adımlar attığı 1975-1980 dönemini detaylı ele aldığı “Gölge'den Akıncı Güç'e İslami Hareketin Temelleri” isimli eserini inceliyor.</p>

<p><strong>İbrahim Tatlı</strong>, “Propaganda ve Sanatın Önemi” başlıklı yazısında propaganda ve sanat kavramlarını dinamik ve fonksiyonel bir açıdan ele alıyor.</p>

<p>Mütefekkir <strong>Salih Mirzabeyoğlu</strong>’nun “İstikbal İslamındır” isimli eserinde yer alan “Çöken Kültür Batan Medeniyet” başlıklı bölümü sizler için iktibas ettik.</p>

<p><strong>Abdulkerim Kiracı</strong>, Hamid Dabashi’nin “Nazi Almanyası ile Siyonist İsrail Arasında Fark Yoktur!” başlıklı yazısını dergimiz için tercüme etti.</p>

<p><strong>Mustafa K. Topaloğlu</strong>, “Günümüzün Gençliği Ne Hale Geldi?” başlıklı yazısında gençliğin sorumsuz, kolaycı tavırlarını, futbol ve telefon takıntısını, müzik ve eğlence anlayışını, model alacak önderlerin olmayışını ele alıyor.</p>

<p><strong>Nimetullah Arvas</strong>, “Sevad-ı Azam Din ve İnsan” başlıklı yazısında dinin insan için önemine değiniyor, din duygusunun insan fıtratında yer ettiğini ve insan için gerekliliğini anlatıyor.</p>

<p><strong>Melikşah Sezen</strong>, “Yakın Tarihi Uzak Kılan Fahiş Bir Hata: Tarihe Tahakküm ve Tahrif” başlıklı yazısında Kemalist rejimin dinimize ve dini hayata yaptığı müdahaleyi anlattıktan sonra resmî tarihin üzerimize kurduğu tahakküm sebebiyle hakiki tarihin ortaya çıkmadığına değiniyor.</p>

<p>İstiklal Mahkemelerinde şapka takmadı diye yargılanıp asılan <strong>İskilipli Atıf Hoca</strong>’nın hayatını ve mücadelesini ele aldık.</p>

<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İslâm Tarihi ve Sanatları bölümünde Yüksek Lisans Projesi olarak 2022 senesinde kaleme alınan “Necip Fazıl Kısakürek’in "Esselâm" Eserinin Metin ve Muhteva Analizi”ni sizler için iktibas ettik.</p>

<p><strong>Hasan Hüseyin Akdağ</strong>, “Cevat Ülger’in Mücerret Halı Dokumacılığı” başlıklı yazısında Ülger'in sanat anlayışının merkezine yerleştirdiği ''mücerret anlayışı'' halı dokumacılığı üzerinden anlatıp, 20. yy’da gelişen sanat akımları ile mukayese ediyor.</p>

<p>Tarihçi-yazar <strong>Şükrü Altın</strong>, “10 Yılı Aşkın Tabutta Bekleyen Cenazenin Akıbeti” başlıklı yazısında Abdülmecid Han’ı anlatıyor.</p>

<p><strong>Oğuzhan Kulaksız</strong>, “Kafkas Kartalı Şeyh Şamil”i anlatıyor.</p>

<p><strong>Nazım Erol</strong>, “Eğitim-Sanat ve İnsan İlişkisi” başlıklı yazısında din, ilim ve bediiyat birlikteliğinde verilecek bir eğitimin yeniden medeniyetimizi inşa ve ihya etme yolunda en büyük yardımcımız olacağını anlatıyor.</p>

<p>Batı’ya jest için müzeye çevrilen <strong>Ayasofya Camii</strong>’ni ele aldık.</p>

<p><strong>Handan Özduygu</strong>, “Biz Sonra Gelen Öncüleriz” başlıklı yazısıyla dergimizde.</p>

<p>Dergimizin bu sayısında sizler için derleyip yorumladığımız çalışmalarımızı da bulabileceksiniz. Gelecek sayımızda görüşmek dileğiyle… Allah’a emanet olun.</p>

<p><img alt="" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2024/02/aylik-baran-dergisi-24-sayi.png" style="width: 1000px; height: 1415px;" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-24-sayi-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Feb 2024 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/02/aylik-baran-dergisi-24-sayi-cikti.webp" type="image/jpeg" length="71553"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gölge Dergisi’nin 14 sayısı cilt halinde çıktı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/golge-dergisinin-14-sayisi-cilt-halinde-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/golge-dergisinin-14-sayisi-cilt-halinde-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üstad Necip Fazıl’ın Büyük Doğu ideolocyasına nisbetle “İnsanımız ve İnancımızın Kavgası” mottosuyla 1 Kasım 1975 yılında Salih Mirzabeyoğlu tarafından çıkarılan Gölge Dergisi'nin 14 sayısının tamamı bir ciltte toplandı. 485 sayfadan oluşan cildi aylikbaran.com adresinden temin edebilirsiniz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in, “küfür kilerinden ekmek yemektense İslâm çilehanesinde aç kalmayı tercih” ederek yetiştirdiği “kötü dostlar” her yerde aleyhine propaganda yaptığı ihanet ortamında, “Dava çilekeşinin Hamurkârlığını yaptığı gençliğe «nerdesin?» cevabıyla değil; «murad edilenin GÖLGE’si kabul edilebilirsek burdayız, hedefimiz ASLI gibi olmaktır.» demek niyetiyle çıktık.” diyen Salih Mirzabeyoğlu bütün hasis hesapları yerle bir eder.</p>

<h3></h3>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim” sayesinde yayımlanan dergilerden çok farklıdır Gölge Dergisi; “İlk ihtilâlci çığlıktır!..”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıllar sonra verdiği bir mülâkatta Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu Gölge Dergisi hakkında şunları söyleyecektir: “ Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE... Sene 1975... Benim yaşımda olup da, 1968’den başlayıp 12 Mart 1972’ye kadar meydan yerinde İslâmcı kesimin tozunu bile görmemiş gençler, bu dönem içinde madde ve mânâda pişip 1975’de patlayan GÖLGE’nin mânâsını herkesten iyi bilenlerdir... GÖLGE, İslâmcı gençliğin ezik, silik, pasif ve şu veya bu gruba hareketlilerini kaptıran bünyesini silkelemiş, “Akıncı”nın hem isim ve hem de mânâ babasıdır...”</p>

<p><img alt="" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2024/01/golge-dergisi-cilt-14-sayi.webp" style="width: 1000px; height: 643px;" /></p>

<p>Gölge, alelâde cam parçalarının elmas olduğu iddiasıyla Müslümanlara yutturulmaya, komünist faaliyetlere karşı mevcut rejimin payandası hâline dönüştürülmeye ve en küçük aksiyon isteğinin “Güçlenmeliyiz, büyümeliyiz yoksa sonumuz Menemen gibi olur.” diye pörsütülmeye çalışıldığı dönemde AKINCI ruhu ile ortaya çıkmış bir dergidir.</p>

<p>Gölge Dergisi, kızıl ve kara emperyalizme isyan bayrağı açarak, gül-bülbül edebiyatı yapan sözde İslâmî dergilerden ayrıldığı gibi komünist-ülkücü kamplaşması arasında kalan mukaddesatçı gençliğin, kimsenin yedeğine girmeden “akıncı” ismiyle zuhurunu sağlamıştır.</p>

<p>İlk sayıdan itibaren yerleştirilmeye çalışılan “Akıncılar” ibaresi ile Asl’ın (Büyük Doğu) Gölgesi’nin içtimaî meydan kavgasında teşkilâtlanma yolu da hedefleniyordu.</p>

<p>Birinci nüshasının kapağına yerleştirdiği “Çağlar Üstü Mutlak Fikir” yazısı bir spot değil, Varlık Hikmeti olarak görülüp ciltler dolusu kitaplarla detaylandırılacak ve “İSLÂM’A MUHATAB ANLAYIŞ DAVASI” kavramı içerisinde FİKRİ KAVGASI verilecek “İslâm’ın emir subaylığı” yani Büyük Doğu İdeolocyasının hayata geçirilmesinin de işaretiydi; Asl’ın yanında Gölge!</p>

<p>“İslâma Muhatab Anlayış Davası”, sadece “isimlendirme” olarak bile bir “edep”tir; “yaptığım, söylediğim söz ve işlerde bir hata var ise bu İslâm’ın değil benim anlayışımın hatasıdır”, demektir. Bir kavram olarak ise bu edebin üzerinde yükselen İslâm’ın Hicri 15. Asra hâkim kılınma mücadelesidir; bu mücadelenin Fikrî Yapısını kurmadır!</p>

<p><img alt="" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2023/07/golge-dergisi-salih-mirzabeyoglu.jpg" style="width: 1000px; height: 563px;" /></p>

<p>Gölge Dergisi I. dönemde (1975), fikir ihtiyacını uyarıcı ve pasifist çizgiyi kırıcı, ajite edici çizgisiyle, II. dönemde (1978) ise buna Bütün Fikrin Gerekliliği eseri ile fikir çzigisinin katılımıyla çıkar. Bu eserin alt başlığı iktidar-siyaset-hareket olup bu aynı zamanda Gölge’nin ihtilâl-inkılapçı temelleri atması demektir. Gölge’de atılan tohumlar Akıncı Güç Dergisi’nde (1979) ağaca dururken böylece İslâmcı hareketin temelleri oluşmuştur.</p>

<p>Ve bu uğurda “Büyük Doğu Devleti kurmak davranışı” suçuyla hakkında dava açılan ilk kişi de Mütefekkir Mirzabeyoğlu’dur.</p>

<p>Gölge; Moro, Zengibar, Eritre gibi “Dünya Akıncıları”yla, o dönemin şartlarında irtibata geçmeyi başarmış ve onlardan gelen haberleri yayımlayarak mücadelenin geniş dairede olması gerektiğini göstermiştir.</p>

<p>Ağızdan ağıza dolaşan, ezberlenen Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun “Aydınlık Savaşçıları -Moro Destanı” eserinin tohumları da Gölge’de atılmıştır.</p>

<p>1975-77 yılları arası 11 nüsha yayımlanan Gölge, 1978 senesinin Nisan’ında “Yeni Gölge” adıyla tekrar çıkar. Yayımlanan 3 nüshanın ardından Gölge; Akıncı Güç, Üstad’ın dergi-kitap formatında çıkan Raporlar’da “Yeni Dostlar” (1980-1981) ve İbda (1983’ten günümüze) olarak yürüyüşü sürer.</p>

<p>Hülâsa Gölge Dergisi, sadece bir dergi değil, fikir ve aksiyon tezgahlamanın manivela üssü olmuştur.</p>

<p>Aylık Baran Dergisi, 20.01.2024</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/golge-dergisinin-14-sayisi-cilt-halinde-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jan 2024 15:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/01/golge-dergisi-cilt.webp" type="image/jpeg" length="44791"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[11 Ocak 2007:­ Baran­ Dergisi’nin ­ilk­ sayısı­ çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/11-ocak-2007-haftalik-baran-dergisinin-ilk-sayisi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/11-ocak-2007-haftalik-baran-dergisinin-ilk-sayisi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baran Dergisi’nin ilk sayısı 11 Ocak 2007 yılında “Gerçek Lider Gerçek Kahraman! Gerçek Şehid”, “Bütün Şehitlere Selam Olsun” manşetiyle çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dergide Saddam Hüseyin’in mücadelesine ve şehadetine, Saddam’ın şehadeti için Türkiye’deki yazarların da olumlu olumsuz düşüncelerine yer verildi, Amerika’nın hem siyasî ve hem de askerî sahada cakasının bozulduğundan bahsedildi, ABD’nin petrol hırsızlığına, Guantanamo raporuna değinildi. Irak’ın Saddam’dan sonra ne duruma düşeceği ve sırtlanların petrole üşüşeceği ele alındı. Yine dergide, Saddam’ın idam edilmesi sebebiyle İslam dünyasında ve İbdacıların yaptığı protestolara yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2024/01/baran-dergisi-1-sayi-cikti-saddam.jpg" style="width: 900px; height: 1200px;" /></p>

<p>Ayrıca derginin isminin anlamına ve yayın politikasına da şu şekilde değinildi:</p>

<p>Baran... Erkek ismi... Baran, kelime olarak, “şiddetli yağmur ve rahmet” demek... Allah’ın güzel isimlerinden biri de EL-BÂRÎ... “Bar” ve “ân” olarak ayrı okunursa, “her ân Allah” da diyebiliriz. Bizim zikrimiz fikrimiz olduğuna göre, her ân Allah’ı anmak, eşya ve hadiseleri her ân tevhid sırrında toplayabilecek bir dünya görüşüyle ve bunun diyalektiğiyle mümkün ancak. Yoksa Allah’ı kuru kuruya anmış oluruz; Allah’ı anmak ve ilâ-yı kelimetullah, “BD-İBDA İslâma Muhatap Anlayış”yla gerçekleşir. İslama Muhatap anlayışı rahmet bulutu gibi yağdıran iki isim: Necip Fazıl, Salih Mirzabeyoğlu... Eşya ve hadiseleri teshir edebilmek yorumlayabilmek, harekete fikrin damgasını vurabilmek, yani Allah’ı birlemek. İBDA’ya muhatap anlayışımızla bunu hadiseler içinde, dinamik plânda gösterebilmek. Bunun için kesintisiz devrim, sürekli oluş ve yenileniş (imanın tarifi de bu) gerekiyor.</p>

<p>Mümin, hep yeni. Hadiselere seyirci tavrı değil, katılımcı ve müdahil tavrı; ideolojik siyasî, idarî, hukukî, askeri vs. her alanda... “Eşya ve hadiseler karsısındaki tavır” olan ahlâk da böyle tecelli eder ancak. Çapımızca, mizacımızca ve iş kolumuzca bir iş üzerindeyiz! Doğrularımız davamızın, yanlışlar nefsimizindir. Baran, kendi cephe faaliyetimizdir, kendinden zuhurumuzdur. Baran, rahmet, yağmur dedik. Rahmet iddiasında değiliz, Allah’ın rahmetini diliyoruz, duamızı icra ile arıyoruz, Baran sadece bu...</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/11-ocak-2007-haftalik-baran-dergisinin-ilk-sayisi-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jan 2024 21:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/01/baran-dergisi-1-sayi-cikti-2007.webp" type="image/jpeg" length="66642"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran dergisinin 21. sayısı çıktı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-21-sayisi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-21-sayisi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2 milyarlık İslam aleminin şerefini kurtarmakla kalmayan bir avuç inanmış adam, dünya arabasını tekersiz bıraktı. İyi ile kötünün savaşında iyiler bir kez daha tarih sahnesine çıktı. Bundan sonra ne İsrail eski İsrail, ne Ortadoğu eski Ortadoğu, ne de dünya eski dünya olacak. Kapağımızı Hamaslı mücahitlere ayırdık ve “Hamas, Yenilmez Yahudi Putunu Kırdı” manşetini attık.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selam ile...</p>

<p>7 Ekim tarihinde herkes başka bir dünyaya uyandı. 17 yıldır abluka altında tutulan Gazze’deki kahramanlar, tüm dünyanın ipliğini pazara çıkardı. “Aksa Tufanı” adıyla başlatılan operasyon tarihin dönüm noktalarından birini yaşattı.</p>

<p>En başta “İsrail’in yenilemezliği”nin bir palavradan ibaret olduğu ortaya çıkarken Batı’nın ikiyüzlülüğü bir kez daha ibreti alem için sergilendi; Müslüman halkları idare eden idarecilerin basiretsizliği ve ihaneti açık edildi.</p>

<p>2 milyarlık İslam aleminin şerefini kurtarmakla kalmayan bir avuç inanmış adam, dünya arabasını tekersiz bıraktı. İyi ile kötünün savaşında iyiler bir kez daha tarih sahnesine çıktı. Bundan sonra ne İsrail eski İsrail, ne Ortadoğu eski Ortadoğu, ne de dünya eski dünya olacak.</p>

<p>Kapağımızda tarihin dönüm noktalarından biri olan “Aksa Tufanı”nı işlerken Yılmaz Serbest’in bir çalışması eşliğinde «<a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-21-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow">Hamas, Yenilmez Yahudi Putunu Kırdı</a>” dedik.</p>

<p><a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-21-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow"><img alt="" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2023/11/aylik-baran-dergisini-satin-almak-icin.webp" style="width: 1000px; height: 128px;" /></a></p>

<p>Ömer Emre Akcebe, “Müthiş Gazi Gazze” başlıklı yazısında Aksa Tufanı’nın stratejik kazanımlarını, İsrail’in düştüğü perişanlığı, Siyonist Devletin meşruiyetini yitirdiğini, Arap dünyasının tasmasının kimin elinde olduğunu anlatıyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, “Hamas, İsrail, Gazze’yi Yıksın Diye mi Savaşıyormuş?” başlıklı yazısında, Hamas savaşçılarının niçin operasyon başlattığını, bu operasyon vesilesiyle İsrail’e ne olduğunu anlatıyor.</p>

<p>Yazar Vahdettin İnce ile Hamas’ın operasyonu üzerine bir röportaj yaptık. Röportajda İnce, “Hamas, İsrail’in Belini Kırdı” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Faruk Hanoğlu, “Müslümanların Kurtuluş Harbi: Orta Doğu Savaşı” başlıklı yazısında, Türkiye’nin içerideki ve dışarıdaki düşmanlara karşı hareketsiz kalmasının asıl sebebinin Batıcı Kemalist rejimden kaynaklı olduğunu belirtiyor ve Filistin meselesinin de bununla doğrudan alaka ve pay sahibi olduğunu anlatıyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı’nın Aylık Baran Dergisi’nin YouTube kanalındaki Tarihten Notlar programında yayınladığımız “Filistinlilerin Yahudilere Toprak Sattığı Yalanı” başlıklı videoyu sizler için metne döktük.</p>

<p>Ömer Emre Akcebe, “Gazze Kuşatmasını Kırmak İçin Aksiyon Teklifleri” başlıklı yazısında Gazze katliamını durdurmaya yönelik birkaç öneri sunuyor.</p>

<p>Turan Demir, “Holokost Yalanından Filistin Gerçeğine” başlıklı yazısında Holokost yalanını hikâyemsi dille aktarıyor.</p>

<p>Emir Yılmaz, “Tanıyacak!” başlıklı yazısında, Müslümanların kısıldıkları “laiklik” kapanını farklı bir veçheden anlatıyor.</p>

<p>Bahattin Yeşiloğlu, “Notlarım” başlıklı bir yazı kaleme aldı.</p>

<p>Handan Özduygu, “Mescid-i Aksa’nın Arka Sokakları” başlıklı yazısında Aksa’ya yapmış olduğu ziyaretini anlattı.</p>

<p>FHKC’nin efsane ismi Çakal Carlos, Hamaslı mücahitlerin savaşını destekledi ve Filistin’in özgürleşeceğini, zaferin yakın olduğunu söyledi.</p>

<p>Abdulkerim Kiracı, “Bir Direniş Sembolü: İzzeddin El Kassam” başlıklı yazısında El Kassam’ın hayatına değiniyor.</p>

<p>Kâzım Albay, “Büyük Doğu Yenileyiciliği ve Aksiyonu” başlıklı yazısında Necip Fazıl’ın ortaya koyduğu fikir sistemiyle fikir hayatına getirdiği yeniliği ve Üstad’ın her bakımdan aksiyon içerisinde olduğunu anlatıyor.</p>

<p>Üstün İnanç ile Necip Fazıl üzerine bir röportaj yaptık. Üstad’ın şahsiyetinden, Büyük Doğu mücadelesinden bahseden İnanç, “Necip Fazıl Bize İmanımızı Kazandırdı” dedi.</p>

<p>Muhammed Emin Yıldız’ın, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Anabilim Dalı’nda 2023’te yüksek lisans proje ödevi olarak kaleme aldığı “Salih Mirzabeyoğlu’nun Siyaset Düşüncesinde Hürriyet ve Zorunluluk” başlıklı yazının ikinci bölümünü yayınlıyoruz.</p>

<p>Nazım Erol, “Eğitim, İslâm ve Terbiye” başlıklı yazısında çocukların İslâm kültürü ile terbiye edilmesinden, bunun da en başta anne ve babadan başladığından bahsediyor.</p>

<p>Hanife Kındır, “Paulo Coelho, Mesnevi’den Aldı mı Çaldı mı?” başlıklı yazısında Coelho’nun Mesnevi’den esinlendiğini, Simyacı kitabında hangi Mesnevi öyküsünden yararlandığını anlatıyor.</p>

<p>Sizler için kapağımızla da alakalı olan kitap ve filmleri de dergimizde bulabileceksiniz.</p>

<p>Gelecek sayımızda görüşmek üzere Allah’a emanet olun...</p>

<p><img height="2340" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2023/11/aylik-baran-21-sayi-hamas.png" style="width: 1192px; height: 1692px;" width="1648" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-21-sayisi-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Nov 2023 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/11/aylik-baran-dergisi-21-sayi-cikti-hamas-sayisi.jpg" type="image/jpeg" length="72807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Satın almak için tıklayınız]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-satin-al</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-satin-al" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memleketimizde ve dünya çapında fert ve toplumların yokuş aşağı gidişinin başlıca sebeplerinden biri olarak, itibarın tek kaynağının para olduğu düzene dikkat çekmek üzere, "21. yüzyılın itibar sahibi insan tipi"ni bu sayımızda ele aldık.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memleketimizde ve dünya çapında fert ve toplumların yokuş aşağı gidişinin başlıca sebeplerinden biri olarak, itibarın tek kaynağının para olduğu düzene dikkat çekmek üzere, "21. yüzyılın itibar sahibi insan tipi"ni bu sayımızda ele aldık.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-satin-al</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/09/aylik-baran-dergisi-satin-almak-icin-tikla.webp" type="image/jpeg" length="25864"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran dergisi satış mağazası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-satis-magazasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-satis-magazasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran dergisine online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan veya Gölge Kitabevi, Kökler Kitabevi, Ağaç Kitabevi, İnkılap Kitabevi, Mephisto, Ankara Birleşik ve Gaziantep Akyol Kitabevi’nden ulaşabilirsiniz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Aylık Baran dergisine online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan veya Gölge Kitabevi, Kökler Kitabevi, Ağaç Kitabevi, İnkılap Kitabevi, Mephisto, Ankara Birleşik ve Gaziantep Akyol Kitabevi’nden ulaşabilirsiniz.</h2></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-satis-magazasi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 May 2023 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/05/aylik-aran-dergisi-satis-magazasi.jpg" type="image/jpeg" length="55172"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran dergisinin 15. sayısı çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-15-sayisi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-15-sayisi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslümanların 21 yıllık süre zarfında elde ettiği kazanımların kaybedilmemesi ve ülkenin tekrar Batı yörüngesine girmemesi için 14 Mayıs seçimlerinde “tarafımız doğrudan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı”dır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selam ile,</p>

<p>Üstad Necip Fazıl Kısakürek ve Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu, idraklerin iğdiş edildiği bir cemiyette, insanın insanca yaşamaktan uzaklaştığı küfür devrinde agora meydanına çıkıp Büyük Doğu-İbda idealiyle topluma yeni bir şuur vererek rol model oldular. Allah yolunda çile, ıstırab ve mücadele içinde ömür sürüp giden iki büyük fikir ve aksiyon adamı tüm dünyaya insanca yaşamanın nasılını gösterdiler. Onların teklif ettikleri yeni dünya düzeni yolunda Allah ayağımızı sabit kılsın.</p>

<p>İki büyük mütefekkirin doğduğu ve perde ardına çekildiği Mayıs ayında olmamız vesileyle <a href="https://www.barandergisi.net/baran-dergisi-sayilari">dergimizde</a> Büyük Doğu-İbda mimarlarının hayatları ve mücadelelerine dair yazılarımızı ve röportajlarımızı bulabileceksiniz.</p>

<p><a href="https://www.barandergisi.net/aylik-barana-nasil-ulasilir"><img alt="" height="179" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2023/05/baran.jpg" width="1398" /></a></p>

<p>***</p>

<p>Malum olduğu üzere bu ayın aktüel planda en önemli hadisesi 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 yıllık iktidarı süresince içeride belli başlı batıcı mihrakların statükosunu kırarken, Türkiye’yi batı müstemlekesi kalmaktan kurtulma yolunda önemli bir noktaya taşıdı. Fakat Türkiye’deki rejim ve sistemin başlı başına bir problem teşkil etmesinden ve bu problemin 21 yıldır çözülememiş olmasından dolayı yine “çok kritik” bir seçimle karşı karşıyayız. Müslümanların bu süre zarfında elde ettiği kazanımların kaybedilmemesi ve ülkenin tekrar batı yörüngesine girmemesi için 14 Mayıs seçimlerinde “tarafımız doğrudan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı”dır.</p>

<p>Muhtevamız şöyle:</p>

<p>Ömer Emre Akcebe, “<strong>Müslüman aynı delikten iki defa sokulmaz! 100. yıl referandumu – istiklâl mi, teslim mi?</strong>” başlıklı yazısıyla kapak mevzumuzu ele aldı.</p>

<p>İbrahim Tatlı, 14 Mayıs seçimlerini Aylık Baran okurları için değerlendirdi.</p>

<p>Faruk Hanoğlu, “<strong>Kritik seçimlerden çok sıkıldık</strong>” başlıklı yazısında Batıcı rejimin memleket için her seçimi kritik kılan arızalı hüviyetini işledi.</p>

<p>Zeynel Abidin Danalıoğlu, “<strong>Alevilerin intikamı</strong>” başlıklı yazısında CHP’nin aleviler tarafından ele geçirilişini anlatırken kendisini memleketin sahibi görenlerin acınası bir duruma düştüğünü söylüyor.</p>

<p>Fatih Haznedar, “<strong>Bizans’ın çocukları</strong>” başlıklı yazısında Roma imparatorlarından Jüstinyen ile günümüz arasındaki enteresan benzerlikler üzerinde duruyor.</p>

<p>Baha Irmak, “<strong>Misyon ve harekete giriş</strong>” başlıklı yazısında zamanının gerektirdiği şekilde aksiyona girişmenin önüne geçen düşünce ve meselelerden bahsediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yayın kurulu üyemiz Kâzım Albay’ın 12 Nisan 2023 tarihinde verilen iftar sonrasında dergimiz lokalinde yaptığı konuşma metnini “<strong>Projesiz inşa olmak</strong>” başlığıyla dergimiz sayfalarında bulabileceksiniz.</p>

<p>Edebiyatçı-Yazar Bekir Oğuzbaşaran ile “<strong>Üstad’ı şairliğe indirgeyenler, ondaki imanı, aşkı ve vecdi görmeyen insanlardır</strong>” başlığı altında Üstad Necip Fazıl Kısakürek üzerine bir röportaj yaptık. Alaka ile okuyacağınızı düşünüyoruz.</p>

<p>Muzaffer Doğan, “<strong>Rüzgâr bizden yanadır!</strong>” başlıklı yazısında Necip Fazıl’ın toplum üzerindeki tesirine değiniyor.</p>

<p>1970’lerde Gölge ve <strong>Akıncı Güç</strong>’ün Ankara’da dağıtımını üstlenen Ömer Yarış ile o dönemleri konuştuk.</p>

<p>Nazım Erol, eğitimin sorunlarına değinmeye devam ediyor. Bu ay “<strong>Eğitimin gayesi</strong>” başlıklı yazısıyla dergimizde.</p>

<p>Kazım Albay, “<strong>Akıl</strong>” Meselesi başlıklı yazısının ikinci kısmında akıl ile ilişkili bazı kavramlara, modernite aklı, irrasyonalizm ve İslâm aklına değiniyor.</p>

<p>Gelecek sayımızda görüşmek üzere…</p>

<p>Allah’a emanet olun…</p>

<p><img height="3969" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2023/05/aylik-baran-dergisi-15-sayi.jpg" width="2914" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-15-sayisi-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/05/aylik-baran-dergisi.jpg" type="image/jpeg" length="78438"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran dergisinin 14. sayısı çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-14-sayisi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-14-sayisi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak olan seçim, sadece Türkiye için değil, Batı için de çok büyük önem arz ediyor. Düşman, içerideki işbirlikçileri de kullanmak suretiyle, seçimde ve seçim sonrası için gerekli tüm tezgâhları hazırlamış ve sırayla hepsini uygulamaya koymuş durumda. Kapağımızı bu minvalde hazırladık ve “Amerika’nın Çocukları” manşetini attık.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><meta charset="UTF-8" /></p>

<p><meta charset="UTF-8" /></p>

<p>Selam ile…</p>

<p>Türkiye’de 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak olan seçim, sadece Türkiye için değil, Türkiye’ye dışarıdan müdahale etme arzusunda olan Batı için de çok büyük önem arz ediyor. Düşman, içerideki işbirlikçileri de kullanmak suretiyle, seçimde ve seçim sonrası için gerekli tüm tezgâhları hazırlamış ve sırayla hepsini uygulamaya koymuş durumda.</p>

<p>Bu oyun, ipe-sapa gelmez iddialar eşliğinde hem Müslüman halkı sindirmeye hem seçim sürecini etkilemeye hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tekrar seçilmesi hâlinde seçimin şaibeli olduğu iddiası üzerinden bir meşruiyet krizi oluşturmaya yönelik… Senaryosu Batı’ya ait olan bu oyunun aktörleri ise Millet İttifakı liderleri.</p>

<p>Bu minvalde kapağımızda “Amerika’nın Çocukları” manşetini attık ve İslam Düşmanlarının Yeni Türkiye Yüzyılı Projesi: “Böl-Parçala-Yok Et” ifadelerini kullandık.</p>

<p>Ömer Emre Akcebe, “Bölücü Örgüt CHP’nin İşgâl Tehdidi, Global Hengâme ve Muhtaç Olduğumuz İnkılab” başlıklı yazısıyla kapak mevzumuzu ele aldı.</p>

<blockquote>
<p>HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ile bir röportaj yaptık. Röportajda 14 Mayıs seçimlerini, Cumhur İttifakı’nda yer alma kararını, HÜDA-PAR’ın parti programını ve seçim sonrası yaşanabilecekleri konuştuk.</p>
</blockquote>

<p>İbrahim Tatlı, “Asırlık Rejim Bunalımında Son Perde Taraflar ve Roller” başlıklı yazısında seçim sürecini değerlendiriyor ve sürekli kazanılan seçimlerle umutları bir sonraki seçime bırakmak yerine İslâmî bir rejime geçilmesinin zaruretine değiniyor.</p>

<p>Gazeteci-Yazar Hakkı Öcal ile 14 Mayıs seçimleri merkezde olmak suretiyle ABD’nin icra ettiği Orta Doğu plânını ve Türkiye’yi konuştuk.</p>

<p>Faruk Hanedar, “Tam Bağımsızlık mı Teslimiyet mi? başlıklı yazısında uluslararası meseleler ekseninde seçimlerin Türk dış politikası için de hayati ehemmiyeti haiz olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Araştırmacı-Yazar Cemal Toptancı ile HDP başta olmak üzere muhalefetin unsurlarının kimliğini Baran okurları için yorumladı.</p>

<p>Zeynel Abidin Danalıoğlu, “Bazı Karışıklıklar ve Kafası Karışıklar” başlıklı yazısında toplumumuzun Kemalist rejim dolayısıyla içine düştüğü durumu gözler önüne seriyor ve hayatın her alanına kolluk kuvveti marifetiyle sokulmuş, halkın iman ve anlayışına ters olan Kemalist rejimin defedilmesi gerektiğini ihtar ediyor.</p>

<p>Nazım Erol, Ethem İbrahim Paşa’nın “Çocuklara Öğütler” isimli kitabını tahlil ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazım Albay, “Akıl Meselesi -I-” başlıklı yazısında aklın tanımını, mahiyetini, sırrını, kısımlarını; Mutezile’ye göre akıl, İslam filozoflarına göre akıl, modernist/reformistlere göre akıl, Ehl-i sünnet kelâmcı ve mutasavvıflarına göre akıl gibi meseleleri işliyor.</p>

<p>Ayşenur Çinüçen’in çevirisini yaptığı “Tasavvuf, Zühd ve Cihad Arasındadır” başlıklı yazı da dergimizde…</p>

<p>Taha İnci, 12 günlük umre ziyaretini gün gün ele aldı ve nasıl geçirdiğini tafsilatlı olarak yazdı.</p>

<p>Gelecek sayımızda görüşmek üzere…</p>

<p>Allah’a emanet olun…</p>

<p><img height="1374" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2023/04/aylik-baran-14-sayi.jpg" width="1000" /></p>

<p>Dergimize online satış sitemiz<a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-14-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow"> </a><a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/aylık-baran-dergisi-14-sayı-çıktı" rel="nofollow">www.aylikbaran.com</a>'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><font face="Georgia, serif">Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</font></p>

<p><font face="Georgia, serif">1 senelik abonelik ücreti kargo dahil 500 TL'dir.</font></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-14-sayisi-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Apr 2023 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/04/aylik-baran-14.jpg" type="image/jpeg" length="83638"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran dergisinin 13. sayısı çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-13-sayisi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-13-sayisi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Deprem afeti her cephesiyle bize bir ikaz olup 10 ili enkaza çevirirken, rejimin ferdi ve cemiyeti düşürdüğü cinnet halinin manevi enkazı da tam karşımızda duruyor. Bu da sadece maddi imarın yetmediğini, ruhî bir imarın zaruret olduğunu ihtar ediyor. Bu meseleyi kapağımıza taşıdık ve “Katil Demokrasi: Türkiye Enkaz Altında” manşetini attık.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Selam ile…</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli olarak yaşanan 7.7 ve 7.6’lik depremler 10 ilde büyük yıkıma yol açtı. Bu büyük felakette on binlerce insan enkaz altında can verdi. Felaketin akabinde herkes, sözde, sorumlunun ve sorunun ne olduğunun peşine düştü ve birbirlerini suçlayıp durdu. Ama kimse meselenin aslına dair bir şey söyleyemedi. Deprem afeti her cephesiyle bize bir ikaz olup 10 ili enkaza çevirirken, rejimin ferdi ve cemiyeti düşürdüğü cinnet halinin manevi enkazı da tam karşımızda duruyor. Bu da sadece maddi imarın yetmediğini, ruhî bir imarın zaruret olduğunu ihtar ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Bu ruhî imar ile iç içe olarak, güzeli halka istettirecek bir rejim de zarurî... Birkaç yılda bir halkın önüne konulan sandıktan çıkacak neticeye göre yönetilen devlette nizamın bihakkın tesisi ve adaletin tecellisi, ancak ve ancak toplumun her ferdinin üstün keyfiyeti haiz olması şartına bağlıdır. Bugün söz konusu keyfiyetin varlığından söz edilemeyeceğine göre, yana döne katil aramaya da lüzum yoktur. Gerçek katil, çoğunluğun isteğine karşı hükümetin sınırlanması esasına dayanan liberal demokrasiden ve ona bağlı ferdî anlayıştan başkası değildir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Bu meseleyi kapağımıza taşıdık ve “Katil Demokrasi: Türkiye Enkaz Altında” manşetini attık.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Ömer Emre Akcebe, “Dünya Çapında Bir Zelzele” başlıklı kapak yazısında depremle birlikte rejim ve bu rejimin tornasından çıkan insan ve toplum tipinin tamamının enkaza dönüştüğünü söylüyor ve Anadolu’nun misyonuna uygun olacak şekilde yeniden imar edilmesi gerektiğini ifade ediyor.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">İbrahim Tatlı, “En Kötü Savunma Savunmadır” başlıklı yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sürekli savunma pozisyonunda görünmesine dair bir değerlendirme yapıyor.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Muharrem Çetin, “Bir Depremzedenin Günlüğü” başlıklı yazısında Müslümanların acıyı nasıl anlamlandırması gerektiğine dair bir tahlil yapıyor.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Muhammed Yazıcı Hoca Müslümanların bilimsellik silahıyla vurulduğunu ve bu sebepten Allah’ın gazabını kimsenin dile getiremez olduğunu söylüyor.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Faruk Hanoğlu, “İman ve Teslimiyet Timsali Adıyaman” başlıklı yazısında Adıyaman’ın deprem sonrasındaki vaziyetinden bahsediyor.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Mimar Serkan Akın ile depremin getirdikleri ve götürdükleri üzerinden inşa ve ihya sürecini konuştuk.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Hasan Hüseyin Akdağ, “Depremin Ardından Bazı Meseleler” başlıklı yazısında bir mimarî ve şehir plânlamacılığı eleştirisinde bulunuyor.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Deprem sonrası betonarme yapılardan ziyade prefabrik yapıların tercih edilebileceği konusunda internet yayınlarımızda uyarılarda bulunmuştuk. Bu minvalde prefabrik sektöründen Mustafa Çatalbaş ve Uğur Arslan ile bu yapıların menfi ve müsbet yönlerini konuştuk.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Bahattin Yeşiloğlu, “Bir Hayâl: Musibetle Selamete” başlıklı yazısında deprem sonrasında şehirlerin yeniden nasıl imar edilmesi gerektiğini düşvârî bir şekilde anlatıyor.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Oğuz Can Şahin, “Tek Yürek Olduk mu?” başlıklı yazısıyla dergimizde.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Çakal Carlos, “Deprem, O Bölgenin Tabiatında Var” diyor.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Amine Betül Kavin, “Ah Şu Kadınlar” başlıklı yazısında günümüz erkeklerine bir eleştiri getiriyor.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Faruk Hanedar, “Liberal Demokrasiler ve Otokratik Revizyonistler -Münih Güvenlik Konferansı’nda ‘Yeni’ Dünya-” başlıklı yazısında geçtiğimiz ay yapılan Münih Güvenlik Konferansı vesilesiyle dünya düzeninden bahsediyor.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Abdulkerim Kiracı, “Materyalistler İçinde ‘Platoncu’ Bir Matematikçi: Kurt Gödel” başlıklı yazısında 20. yüzyılın en önemli mantıkçı ve matematikçilerinden biri olan Gödel’in fikirlerini ele alıyor.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Abdulkadir Aslan, “Anadolu’da Tarihten Günümüze Depremler” başlıklı bir yazı kaleme aldı.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Kazım Albay, “’Ebu Süleyman Lûgatı’ ve Ölüm Odası Eserlerini Anlamaya Dair” başlıklı yazısında Salih Mirzabeyoğlu’nun geçtiğimiz aylarda yayımlanan Ölüm Odası “B-Yedi”-Ebu Süleyman Lûgatı eserini analiz ediyor.</span></span></li>
 <li><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Nazım Erol, “Eğitim Meselemiz” başlıklı ilk yazısıyla dergimizde. Yazılarının devam etmesini temenni ediyoruz.</span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Bu ayki muhtevamız bu şekilde… Gelecek sayımızda görüşmek dileğiyle… Allah’a emanet olun.</span></span></p>

<blockquote>
<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Georgia,serif;">Dergimize online satış sitemiz&nbsp;<a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-13-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow">www.aylikbaran.com</a>'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!&nbsp;</span></span></p>

<p><font face="Georgia, serif"><span style="font-size: 18px;">Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</span></font></p>

<p><font face="Georgia, serif"><span style="font-size: 18px;">1 senelik abonelik ücreti kargo dahil 500 TL'dir.</span></font></p>
</blockquote>

<p><img alt="" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2023/05/aylik-baran-13-sayi.png" style="width: 1267px; height: 1780px;" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-13-sayisi-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/05/aylik-baran-13-sayi-ciktid.webp" type="image/jpeg" length="85490"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran dergisinin 12. sayısı çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-12-sayisi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-12-sayisi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın topyekûn yıkıma sürüklendiği bu devrede, tarih “adalet”in n’idüğünü gösterecek aksiyon sanatkârlarını sahneye davet ediyor; her meselede “Dünyada Beklenen Sensin” nidâsıyla onlara haykırıyor. Kapağımızda bu meseleyi değerlendirdik. Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Selam ile…</span></span></p>

<p><span><span>Dinsiz, maddeci, arzularının peşinde koşan, canavar ihtirası ve iştihasıyla bir türlü doymak bilmeyen, mukaddes ve meçhul olana hiçbir hürmeti kalmayan Batı dünyası, tüm insanlığı kendisiyle birlikte büyük bir çöküşün eşiğine getirdi. </span></span></p>

<p><span><span>Batı merkezli duyumcul kültürün hakimiyetinde saplanılan modernizm belası, bir tek İslâm’ı esir alamazken, Müslümanlar ise özne olmaktan çıkıp köşelerini kaybeden çizgisiz nesnelere dönüştü. Bugün mukaddes olana düşmanlık eden nefsi azmanlaşmış Batı’ya karşı bir avuç insandan başka kimsenin layıkıyla sesi yükselmiyor. Allah’ın mukaddes kitabına hadsizlik edilmesine karşı “aman ne olur yapmayın” tonunda kınama minvalli alçaklığı birçok Müslüman kendine reva görüyor.</span></span></p>

<p><span><span>Dünyanın topyekûn yıkıma sürüklendiği bu devrede, tarih “adalet”in n’idüğünü gösterecek aksiyon sanatkârlarını sahneye davet ediyor; her meselede “Dünyada Beklenen Sensin” nidâsıyla onlara haykırıyor. Kapağımızda bu meseleyi değerlendirdik, muhtevamız ise şöyle: </span></span></p>

<p><span><span>Ömer Emre Akcebe, dünyanın ve Türkiye’nin içinde bulunduğu vaziyetin bir değerlendirmesini yaparken “Beklenen Biziz” diyor.</span></span></p>

<p><span><span>İbrahim Tatlı, “Yerli ve Millî Devlet İstiyoruz” başlıklı yazısında yerli savunma sanayi ile işin bitmediğini, hatta yeni başladığını işaret ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Araştırmacı-yazar Murat Akan, İsveç'te Kur’an-ı Kerim’e gerçekleştirilen alçakça saldırıyı dergimize değerlendirdi. </span></span></p>

<p><span><span>Çakal Carlos'un geçtiğimiz haftalarda yayınlanan yazılarından pasajları sizler için derledik.</span></span></p>

<p><span><span>Faruk Hanedar, Leonardo da Vinci’nin “Resim Kitabı”ndaki "Paragone-Sanatların Karşılaştırılması" bölümü ekseninde Batı merkezli anlayışa bir eleştiri getiriyor.</span></span></p>

<p><span><span>Kazım Albay, "İlhami Atalay’ın Resim Sergisi ve Sanat Görüşü" başlıklı yazısında Atalay'ın sergisinden intibalarını ve sanatçının görüşlerini aktarıyor. </span></span></p>

<p><span><span>Sanatçı İlhami Atalay ile AKM'de düzenlenen resim sergisinde resimleri bağlamında sanat, estetik, güzel gibi kavramlar üzerine bir röportaj yaptık. Alakayla okuyacağınızı umuyoruz. </span></span></p>

<p><span><span>Oğuz Can Şahin, "Meksika uyuşturucu baronları: El Chapo ve El Raton" başlıklı yazısında Sinaloa Karteli'ne ve Meksika'daki hâdiselere değiniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Zeynel Abidin Danalıoğlu, Servet isimli hikayesinin ikinci kısmıyla dergimizde...</span></span></p>

<p><span><span>Hasan Hüseyin Akdağ, "Mimari ve Şehircilik Üzerine" başlıklı yazısında İslâm mimarisi ve şehir plânlaması üzerinde duruyor.</span></span></p>

<p><span><span>Abdulkadir Arslan, "İslam'da ve Türkiye'de Cami Anlayışı" başlıklı yazısında caminin İslam kültüründeki yerine değiniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Taha İnci, "19. yüzyılda Osmanlı" başlıklı yazısının 4. bölümünde Abdülhamid Han devrindeki eğitim, basın ve toplum hayatını işliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Muharrem Çetin, "Günümüz Toplumunun Bir Portresi" başlıklı yazısında teknolojik gelişim ile beraber modern dünyanın insanımızı getirdiği vaziyeti çeşitli başlıklar altında kısa kısa işliyor.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span>Bu ayki muhtevamız bu şekilde…</span></span></p>

<p><span><span>Gelecek sayımızda görüşmek dileğiyle…</span></span></p>

<p><span><span>Allah’a emanet olun.</span></span></p>

<blockquote>
<p><span><span>Dergimize online satış sitemiz www.<a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-12-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow">aylikbaran.com</a>'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</span></span></p>
</blockquote>

<p><img alt="" height="1600" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2023/05/aylik-baran-dergisi-12sayi.jpg" width="1161" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-12-sayisi-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Feb 2023 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/05/aylik-baran-dergisi-12-sayi-cikti.webp" type="image/jpeg" length="32376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran dergisinin 11. sayısı çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-11-sayisi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-11-sayisi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Herkes için; insanın insanca yaşayacağı bir düzenin tesis edilmesinin yolu ışığını “Çağlarüstü Mutlak Fikir”den alan bir düzenin ivedi bir şekilde tesis edilmesinden geçiyor. Kapağımızda bu çerçevede “Şeriat” manşetini atarken “yaşanmaya değer hayat için” diyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Selâm ile…</span></span></p>

<p><span><span>İnsanlık, belki de tarihin gördüğü en bunalımlı süreçten geçiyor. Tatmini maddede arayan modern insan ruhunu bir türlü doyuramamanın verdiği hırsla her geçen gün birbirinden daha sapkın yollara tevessül eder hâle geliyor. Dünyadaki bu vaziyet tabiî olarak memleketimiz için de geçerli.</span></span></p>

<p><span><span>Üstelik memleketimizde, tam 100 senedir insanı bataklıkta yaşamaya mecbur bırakan Batıcı rejim hâkim değilmişçesine, Bizans artığı bir kesim çıkıp “Kahrolsun şeriat!” sloganları atarak ahmaklıklarını ve fikirsizliklerini ortaya koyuyor. Onların tek derdi, Batı’ya kuyrukçuluk, İslâm’a düşmanlık etmekken onlara da “hak ettikleri” adil muameleyi gösterecek olan yine şeriattır.</span></span></p>

<p><span><span>Herkes için; insanın insanca yaşayacağı bir düzenin tesis edilmesinin yolu ışığını “Çağlarüstü Mutlak Fikir”den alan bir düzenin ivedi bir şekilde tesis edilmesinden geçiyor.</span></span></p>

<p><span><span>Kapağımızda bu çerçevede “Şeriat” manşetini atarken “yaşanmaya değer hayat için” diyoruz.</span></span></p>

<blockquote>
<p><span><span>Dergimize online satış sitemiz <a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-11-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow">www.aylıkbaran.com</a>'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</span></span></p>
</blockquote>

<p><span><span>Bu ay yine dopdolu bir muhteva ile sizlerleyiz:</span></span></p>

<p><span><span>İbrahim Tatlı, “Hâlâ ne diye şeriattan kaçıyorsunuz?” başlıklı yazısında şeriat deyince korku ve nefretle ürperenlere ve güya şeriatı savunurmuş gibi görünürken onu kaba nefsaniyetlerine alet edenlere sesleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Ömer Emre Akcebe, “Mutlak inkılâbın gölgesi” başlıklı yazısında dünyanın mukadder olana doğru adım adım gittiğini belirtirken “Allah, bizleri Hicrî 1400’den beri gerilmekte olan zaman okunun yayından fırlamasına vesile kullarından eylerken, istikametten şaşırtmasın!” duasında bulunuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Mâtürîdîlik üzerine çok önemli çalışmalara imza atan Melikşah Sezen ile son kitabı “Kemalizm ve Mâtürîdîlik” çerçevesinde Türkiye’deki Batıcı rejimin, bilhassa kuruluş safhasında İslâm’a bakışını konuştuk.</span></span></p>

<p><span><span>Kâzım Albay, gelenek ve mezhep karşıtı bir ekol olan “Selefîlik/Selefîyye” üzerine kapsamlı yazısıyla dergimizde.</span></span></p>

<p><span><span>Faruk Hanedar, “Bir tek şey istiyorum sadece samimiyet” başlıklı yazısıyla dergimizde…</span></span></p>

<p><span><span>Psikolog Muharrem Aksan ile günümüz insanının her şeyden şikâyet etse de çözüme yanaşamama hâlini konuştuk.</span></span></p>

<p><span><span>Bahattin Yeşiloğlu “Ortadoğu” başlıklı yazısında mevzu bölgenin tarih boyunca ne kadar ehemmiyetli olduğundan bahsediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Film Yönetmeni Murat Pay ile sinema üzerine bir röportaj yaptık. Bu röportajı alâka ile okuyacağınızı düşünüyoruz.</span></span></p>

<p><span><span>Asaf Enes Düzenli, “İlmiyle âmil bir Osmanlı Münevveri’nden önemli bir eser” başlıklı yazısında Giritli Sırrı Paşa’nın, Kâzım Albayrak tarafından geniş açıklamalarla günümüz Türkçesine aktarına “Nakdü’l kelâm fî akâidi’l-İslâm” eserini işliyor. </span></span></p>

<p><span><span>Hasan Hüseyin Akdağ, “Bir Mimar Sinan şaheseri: Süleymaniye Camiinin teknik gizemleri” başlıklı yazısıyla dergimizde.</span></span></p>

<p><span><span>Taha İnci, “19. Yüzyılda Osmanlı” başlıklı yazı dizisine devam ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Oğuz Can Şahin, “Balzac’ın gazetecilik yılları”ndan bahsediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Abdulkerim Kiracı, “Karl Marx’ın yabancılaşması”nda Marx’ta yabancılaşma kavramını işliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Bu ayki muhtevamız bu şekilde…</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span>Gelecek sayımızda görüşmek dileğiyle…</span></span></p>

<p><span><span>Allah’a emanet olun.</span></span></p>

<p><img alt="" height="1600" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2023/05/aylik-baran-dergisinin-11sayisi-cikti.jpg" width="1139" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisinin-11-sayisi-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Jan 2023 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/05/aylik-baran-11-sayi-cikti-seriat.webp" type="image/jpeg" length="34394"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
