<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss/genel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 28 Jun 2026 20:21:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss/genel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bangladeş'te "toplu tecavüz geleneği" iftirası çürütüldü! Yalanın arkasında kimler var?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bangladeste-toplu-tecavuz-gelenegi-iftirasi-curutuldu-yalanin-arkasinda-kimler-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bangladeste-toplu-tecavuz-gelenegi-iftirasi-curutuldu-yalanin-arkasinda-kimler-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslâm dünyasını "barbar", kendilerini ise "medeniyetin merkezi" olarak pazarlayan Batılı sömürgeci akıl, algı operasyonlarında sınır tanımıyor. Son dönemde sosyal medyada dolaşıma sokulan ve Bangladeş'te yaşandığı iddia edilen "toplu tecavüz geleneği" yalanı, bizzat Batılı fonlarla beslenen şebekelerin İslâm toplumlarını lekeleme projesinin yeni bir halkası olarak karşımıza çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Müslüman coğrafyayı kaosa sürüklemek, halkı inancından soğutmak ve "medenîleştirme" bahanesiyle müdahalelere zemin hazırlamak, Batı'nın tarih boyunca değişmeyen stratejisidir. Bugün bu strateji, "sosyal medya" denilen sanal meydanlarda, profesyonelce kurgulanmış yalanlarla sürdürülüyor.</p>

<p>Gazeteci Revaha Kaman, "Bangladeş’te köy meclisi kararıyla toplu tecavüz geleneği var" iddiasıyla Fatih Koparan isimli bir youtuber tarafından servis edilen haberi mercek altına aldı. Yapılan detaylı araştırmada, bu iddianın yerel gerçeklikle zerre kadar bağının olmadığı, tamamen kurgu olduğu ispatlandı. Ancak bu mesele; Batı'nın yüzyıllardır sürdürdüğü sömürgecilik siyasetinin, bugünkü "yeni nesil" tetikçiler eliyle nasıl diri tutulduğunu göstermektedir.</p>

<p>2,5 milyon izlenmeye ulaşan bu sahte haberin arkasındaki mekanizmanın, Batılı istihbarat ve "yardım" kuruluşlarının fonladığı şebekeler olması tesadüf değildir. İslâm'ı, İslâm toplumlarını ve onların hukukunu "vahşet" ile eş tutmaya çalışan bu odaklar, bizzat kendilerinin Suriye'de Esed rejimi eliyle işlediği sistematik tecavüz suçlarını gizlemek için bu tarz kirli senaryolar üretmektedir.</p>

<p>Bangladeş, sefalet ve kaos içerisindeyse, bunun müsebbibi İslâm veya o coğrafyanın "gelenekleri" değildir. Bunun müsebbibi; yüzyıllar boyunca İngiliz sömürgeciliği eliyle o toprakların kaynaklarını talan eden, toplumsal dokuyu parçalayan Batılı zalimlerdir. Ancak Batılı sömürgeci, kendi tarihini kanla yazarken, bugün o enkazın üzerinde "İşte İslâm bu!" diyerek Müslüman toplumları "barbar" diye yaftalamaktadır.</p>

<h3><strong>Maskeli "aktivistler" ve fonlanan "gerçekler"</strong></h3>

<p>Videoda görülen mağdurun yüzündeki maskenin, ABD merkezli "OutRight International"a ait olması, operasyonun mutfağını gözler önüne seriyor. Açık Toplum Vakıfları'ndan Ford Vakfı'na, Microsoft'tan Google'a kadar uzanan bu "hayırsever"(!) finansörler, hangi taşın altından çıksa oraya bir "İnsan Hakları" kılıfı giydiriyor. "Fuller Project" gibi, kadın hakları savunuculuğu adı altında gazetecileri fonlayıp yönlendiren yapılar, Batılı ajandayı "gerçek haber" olarak dünya kamuoyuna yutturuyor.</p>

<h3><strong>Toplu tecavüz yapan Esed rejimine ise güzellemeler...</strong></h3>

<p>İşin en çarpıcı tarafı, bu operasyonu yürütenlerin çifte standardıdır. Birleşmiş Milletler raporları, Suriye'de Esed rejimi tarafından kadınlara ve çocuklara karşı sistematik bir şekilde uygulanan tecavüzü "savaş suçu" olarak tescillemişken, aynı Batılı odaklar bu gerçeğe gözlerini kapatmaktadır.</p>

<p>Suriye sokaklarını "gülistanlık" olarak sunup, Esed rejimini güzellemeyi vazife edinen "gezgin" kılıklı manipülatörler, bir yandan da Bangladeş'te var olmayan vahşet gelenekleri icat ederek, Müslüman toplumların "medeniyetsiz" olduğu algısını güçlendirmeye çalışıyor. Bu, direkt olarak İslâm'a karşı yürütülen sistemli bir suikasttır.</p>

<h3><strong>Batı'nın yerli ajandaları</strong></h3>

<p>Bu zihniyet; Türkiye’de Batı'nın sömürgeci aklını temsil eden, onun yerli ayakçısı olarak işlev görmektedir. Bunlar için gazetecilik, bir "hakikat arayışı" değil, Batı’nın sömürgeci yalanlarını "hakikat" diye pazarlayarak keselerini doldurdukları bir ticarettir. Kendi medeniyetine düşmanlık ederek Batı’nın o kanlı tarihini perdelemek için, aslında olmayan "gelenekler" icat etmektedirler.</p>

<p>Batı’nın Suriye’de Esed rejimi eliyle kadınlara uyguladığı sistematik işkencelere ve tecavüzlere kör, sağır ve dilsiz kalan bu tipler; iş Bangladeş’e, Suriye’ye, İslâm coğrafyasına gelince "medeni Batı" adına tetikçilik yapmaktadır. Keselerini doldurmak uğruna; izzetlerini, şereflerini ve haysiyetlerini Batılı efendilerinin dolarına kurban etmiş zavallılardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bangladeste-toplu-tecavuz-gelenegi-iftirasi-curutuldu-yalanin-arkasinda-kimler-var</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-28-at-180433.jpeg" type="image/jpeg" length="46362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Makyaja özendirilen kız çocukları fıtratlarını bozuyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/makyaja-ozendirilen-kiz-cocuklari-fitratlarini-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/makyaja-ozendirilen-kiz-cocuklari-fitratlarini-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medya, çocukluk fıtratını sermayenin "kozmetik laboratuvarına" çevirdi. "Cosmeticorexia" yani mükemmel cilt takıntısı ile çocuklar, kimyasal boyaların altında kendi benliklerini kaybediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern dünya, insanı kendi fıtratından ve hakikatinden koparıp sadece bir "tüketim nesnesi" haline getirdi. Bu çark artık faaliyet sahasını genişletti. Şahsiyeti henüz gelişmemiş çocukları doğrudan hedef tahtasına oturttu. Sosyal medyada "Benimle hazırlanın" veya "Okul sonrası rutinim" başlığıyla yayınlanan makyaja özendirme videoları basit bir özentiden ibaret değildir. Bu, sermayenin çocuk zihnini daha yolun başında "meta"laştırma operasyonudur. Küçük kız çocuklarının yüzlerine retinol, kolajen artırıcı serumlar ve ağır kimyasallar sürdüğü bu düzen, bir neslin imha edilmesidir.</p>

<p>Guardian gazetesinin yürüttüğü kapsamlı araştırma, dijital mecralardaki tahribatın vahametini somut verilerle ortaya koyuyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>7 bin 600 içerik incelendi: TikTok platformunda paylaşılan cilt bakımı içeriklerinden 400 adedi doğrudan 13 yaşından küçük çocuklar tarafından üretildi.</p>
 </li>
 <li>
 <p>"Child Skincare" tuzağı: Arama motorlarına "çocuk cilt bakımı" yazıldığında, binlerce çocuğun kameralar önünde "favori" ürünlerini tanıttığı bir pazar yeri ile karşılaşılıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>"Kid-friendly" maskesi: Şirketler bu işgali meşrulaştırmak için "çocuk dostu" kılıfını kullanıyor. Bu yolla kozmetik tüketimi, "eğlenceli bir öz bakım" yalanıyla çocuklara şırınga ediliyor.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Fizyolojik ve psikolojik tahribat</strong></h3>

<p>Milano Üniversitesi’nden Dermatoloji uzmanı Doç. Dr. Giovanni Damiani, bu mükemmel cilt takıntısını "Cosmeticorexia" olarak tanımlıyor. Damiani'nin verileri ve uyarıları, meselenin hem bedensel hem de zihinsel boyutunu birer cinayet delili gibi ortaya sermektedir:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Doğal Savunmanın İptali:</strong> Çocuk cildi, henüz dış dünyaya karşı nasıl tepki vereceğini öğrenme sürecindedir. Cilde üst üste sürülen ürün katmanları, bu doğal öğrenme sürecini baltalamaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kortikosteroid Tehlikesi:</strong> Bazı ürünlerde bulunan düşük dozlu kortikosteroidler, cildin koruyucu bariyerini zayıflatmaktadır. Bu durum kılcal damarların belirginleşmesine ve lokal bağışıklık sisteminin çökmesine yol açmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Retinol Hasarı:</strong> Yetişkinlerin bile dikkatle kullanması gereken retinol, çocuk cildinin bariyerini yıkarak cildi alerjenlere karşı tamamen savunmasız bırakmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ruhsal Çöküş:</strong> Günde 10’dan fazla kozmetik ürün kullanan bireyler üzerinde yapılan çalışmada, bu kişilerde kaygı bozukluğu ve panik atak riskinin çok daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çocuk, makyajı sildiği an kendini "eksik" ve "çirkin" hissetmeye başlamaktadır. Çünkü "gerçek benlik", artık aynadaki o makyajlı yüz sanılmaktadır.</p>
 </li>
</ol>

<h3><strong>Aileler ve fonlanan içerik üreticileri sermayelerin kirli emellerine alet oluyor</strong></h3>

<p>Bu işgalin en vahim cephesi, aile kurumunun sürece dahil edilmesidir. Sosyal medyada yayınlanan bir videoda, yaklaşık 10 yaşındaki bir kız çocuğu "Benimle anaokuluna hazırlanın" başlığıyla makyaj adımlarını anlatıyor. Annesi ise bu sırada kızına yardımcı olup "Çok güzel görünüyorsun" diyerek onay veriyor.</p>

<p>Anne, çocuğu koruması gereken o şefkatli sığınağı terk ediyor. Evladını bizzat eliyle sermayenin pazarlama çarkına yem olarak sunuyor. 2020 yılından itibaren kozmetik markaları pazarlama stratejilerini tamamen çocuklara ve gençlere kaydırdı. Dijital platformlarda çocukların sorularına "kozmetik içerik üreticileri" cevap veriyor. Bu figürler, çocukların özgüven açlığını ve beğenilme arzularını kullanarak onları sömürüyor.</p>

<p>Kız çocuklarının, daha ergenlik dönemine dahi girmeden fıtratlarından koparılması sadece bir sağlık sorunu değildir. Bu, doğrudan bir insanlık meselesidir. Şahsiyetin, aynadaki yapay aksinden ibaret olmadığı gerçeği bu yaşlarda unutturulmaktadır. Netice itibarıyla, çocukların yüzündeki o kremler ve boyalar sadece kimyasal bir katman değildir. O boyalar, çocukların ruhlarını örten sahte bir perdedir. Bu perdeyi yırtıp atmak, sadece ebeveynlerin değil, bu insan fabrikasyonuna karşı duran her insanın vazifesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aileler bu tip kozmetik ürünlerin çocuklarının kullanmasına engel olup kendisiyle beraber evlatlarını da şuurlandırarak bu beladan uzak durmalıdır. Aynı şekilde bu tip zararlı kimyasal ürünlere çocukları özendirip onları teşvik eden içerik üreticilerine de işlem başlatılması lazım.</p>

<p>Baran Dergisi, AA</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/makyaja-ozendirilen-kiz-cocuklari-fitratlarini-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/gemini-generated-image-xs9dnrxs9dnrxs9d.png" type="image/jpeg" length="93931"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Terörist İsrail, Suriye'nin güneyinde iki kişiyi katletti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-suriyenin-guneyinde-iki-kisiyi-katletti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israil-suriyenin-guneyinde-iki-kisiyi-katletti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail ordusu, Suriye’nin güneyinde oluşturduğu “güvenlik bölgesinde” sınır hattına yaklaştığını öne sürdüğü iki kişiyi katlettiğini açıkladı. Suriye makamlarından henüz açıklama gelmedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Terörist İsrail ordusu, Suriye'nin güneyinde 'güvenlik bölgesi' olarak nitelediği alanda, sınır hattına yaklaştığını iddia ettiği iki kişiyi katletti.</p>

<p>İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, 210. Tümen komutasındaki Etzioni Tugayı'na bağlı güçlerin, Suriye'nin güneyindeki 'güvenlik bölgesinde' sınıra yaklaşan silahlı kişilere müdahale ettiği öne sürüldü.</p>

<p>İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde ise İsrail güçlerinin dün akşam, Suriye'nin güneyindeki Hader köyü yakınlarında sınır hattına yaklaşık bir kilometre mesafede iki silahlı kişiyi tespit ettiğini bildirdi.</p>

<p>Esed rejiminin ardından İsrail tarafından Suriye topraklarında oluşturulan 'güvenlik bölgesi' içerisinde 'olağan dışı' hareket ettikleri öne sürülen bu iki kişinin İsrail güçlerince katledildiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca, ölen kişilerin cenazelerinin İsrail ordusunun elinde bulunduğu, kimlik tespiti için çalışmaların sürdüğü ve şahısların yerel bir silahlı gruba mensup olduğunun tahmin edildiği öne sürüldü.</p>

<p>Suriye makamlarından ise konuya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-suriyenin-guneyinde-iki-kisiyi-katletti</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/1920097.jpg" type="image/jpeg" length="77732"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kemalist rejimin beslemeleri teşhircilikte Batı'yı solladı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kemalist-rejimin-beslemeleri-teshircilikte-batiyi-solladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kemalist-rejimin-beslemeleri-teshircilikte-batiyi-solladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da toplu taşıma aracına yarı çıplak binen bir teşhirci kadın, etrafındaki erkekleri kendisine baktığını söylemesi sebebiyle sapıklıkla itham etti. Laik-Kemalist rejimin beslemesi bu sapık güruh, "özgürlük" kılıfı altında sokaklarımızı adeta bir et pazarına çevirmeye yelteniyor. Batı'yı bile geride bırakan, ar ve haya duygularını ayaklar altına alan bu ahlaki iflasa ve teşhirciliğe karşı acilen tavizsiz bir denetim mekanizması getirilmelidir!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa'da toplu taşıma aracında, çıplaklığını "özgürlük" sanan bir kadın ile bir vatandaş arasında tartışma çıktı. Yarı çıplak kıyafetle metroya binen kadın, kendisine baktığını iddia ettikleri insanları "sapıklıkla" suçlayarak bağırıp çağırdı.</p>

<p>Kemalist rejim, reklamlarda, televizyonlarda, sinemalarda ve daha birçok alanda yaptığı propagandalarla sokakları bir "et pazarı"na dönüştürdü. Hem vücudunu teşhir ediyorlar, hem de bu rezalete bakana "bana bakma" diyerek saldırıyorlar. Bu tam bir cinnet hali. Kendi değerlerinden kopmuş, çıplaklığı "medeniyet" sanan bir güruh, sokakları tam bir et pazarı haline çevirdi.</p>

<p>Bu zihniyetin kaynağı, Avrupa’nın çöpünü "modernlik" diye yutturan laik sistemin ta kendisidir. Sosyal medyada "Avrupa’da sokakta bikiniyle geziyorum, çok rahat" diyerek paylaşım yapan bir Beyaz Türk, Avrupa'nın ahlaki çukurunu bile geride bıraktı. Kemalist rejimin beslemesi bu teşhirci güruh, "özgürlük" ve "çağdaşlık" mavallarını soyunmak olarak görüyor. Avrupalı bile kendi kültürel yozlaşmasından kaçarken, bizim topraklarımızdaki Beyaz Türkler, bu iğrenç görüntüleri baş tacı ediyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">TEŞHİRCİLİKTE BATI'YI SOLLAYANLAR SOKAKTA BİKİNİLİ GEZMEKLE ÖVÜNÜYOR!!!<br />
<br />
📌Soyunmayı "çağdaşlık", çıplaklığı "özgürlük" sanan bir kadın Avrupa'da rahat rahat sokakta bikini ile gezebilmesiyle övündü.<br />
<br />
📌Kemalist rejimin beslemesi Beyaz Türkler, artık sekülerlerin ve Batılıların… <a href="https://t.co/r7LFR1S1OL" rel="nofollow">pic.twitter.com/r7LFR1S1OL</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
— Baran Dergisi (@barandergisix) <a href="https://x.com/barandergisix/status/2071180447934030278?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 28, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Sokak artık bir kamusal alan değil, bedenin mal gibi sergilendiği bir pazar yeri. Bu yozlaşmadan artık seküler kesim dahi rahatsız. Onlar da görüyor; sokağa adım attığında karşılaştığı bu manzara, medeniyet değil, düpedüz bir ahlaki iflas.</p>

<p>Bu teşhirciliğe, bu leşliğe karşı denetim bir tercih değil, toplumun sağlığı için zaruridir. Sokakları et pazarına çevirenler, kendi insanlıklarını da pazara çıkarmışlardır. Batı’nın leşliğini bile sollayan bu zihniyetin dayattığı bu çürüme, bu ülkenin ruhuna ait değildir.</p>

<p>Bu toplumsal çürümeye karşı "denetim" düzenlenmesi bir mecburiyettir. Sokakların, otobüslerin, metroların, vs. "et pazarı"na dönüştürülmesine kimsenin hakkı yok. Toplumun sağlığı, aile yapısının korunması, neslin ifsadının önüne geçilmesi için bu teşhirciliğe karşı kesin ve net bir denetim mekanizması şarttır.</p>

<p>Devlet, sokağı başıboş bırakarak bu ahlaki çöküşe zemin hazırlamayı terk etmeli, toplumsal dokuyu korumak adına gerekli düzenlemeleri yapmalıdır. Kimse "özgürlük" kılıfıyla, toplumun ar ve haya duygularını ayaklar altına alamaz. Sokağı, bu teşhirci güruhun insafına terk etmek, geleceğimizi de o pazarda satmak demektir. Bu gidişata dur demek, sadece bir ahlak meselesi değil, varlık meselesidir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kemalist-rejimin-beslemeleri-teshircilikte-batiyi-solladi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/media-1.jpg" type="image/jpeg" length="93036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya genelinde Filistin gösterileri sürüyor: Hükümetlere "İsrail" tepkisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/dunya-genelinde-filistin-gosterileri-suruyor-hukumetlere-israil-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/dunya-genelinde-filistin-gosterileri-suruyor-hukumetlere-israil-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa’dan Tunus’a birçok ülkede düzenlenen Filistin gösterilerinde terörist İsrail’e destek veren hükümetler protesto edilirken, Gazze’deki saldırıların durdurulması çağrısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Berlin'deki Gazze eyleminde Almanya'nın terörist İsrail'e silah sağlaması protesto edildi</strong></h3>

<p>Almanya’nın başkenti Berlin’de Filistin’e destek gösterisi düzenlendi. Terörist İsrail’in Gazze ve Lübnan’a karşı saldırılarını protesto etmek için Kreuzberg semtinde bulunan Oranien Meydanı’nda toplanan çok sayıda kişi, daha sonra Neukölln ilçesindeki Sonnenallee Caddesine doğru yürüdü. İsrail’in Filistin topraklarını gasbetmesi ve Almanya’nın İsrail’e silah sağlamasına da tepki gösterilen eylemde, “Gazze’ye özgürlük”, “Filistin özgür olana kadar özgür Filistin”, “İşgale son verin”, “(Almanya Başbakanı Friedrich) Merz neredesin, çocuklar öldürülüyor”, “İsrail bombalıyor Almanya destekliyor”, “Bu savaş değil, bu bir soykırımdır” ve “Çocuk katili İsrail” sloganları atıldı.</p>

<p>Göstericiler Filistin bayraklarının yanı sıra üzerinde, “Soykırımı durdurun”, “Gazze ateş altında” ve “Soykırım” yazan dövizler ile İsrail hapishanelerinde bulunan bazı Filistinli esirlerin fotoğraflarını taşıdı. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı gösteri, Pannier ve Sonnenallee caddelerinin kesiştiği bölgede sona erdi.</p>

<p>Terörist İsrail’in Gazze Şeridi ve Lübnan’a saldırılarını sürdürmesi, İsveç’in başkenti Stockholm’de de protesto edildi. Çok sayıda sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla Odenplan Meydanı’nda toplanan eylemciler, İsrail’in ateşkese rağmen Gazze ve Lübnan’ı hava saldırılarıyla hedef almasına tepki gösterdi. Eylemciler “Gazze’de siviller öldürülüyor”, “Okullar ve hastaneler bombalanıyor”, “Lübnan’a saldırılar durdurulsun”, “Gıda kıtlığına son verilsin” ve “Savaş istemiyoruz” yazılı pankartlar taşıdı.</p>

<p>Gösteriye destek veren İsveçli aktivist Anita Salven, Filistin’de yaşanan insanî dram ve Batı dünyasının buna karşı takındığı tutuma yönelik eleştirilerde bulundu. Salven, “Filistin meselesi şu an tamamen korkunç bir durumda ve kontrolden çıkmış vaziyette. İsveç hükümeti de (İsrail Başbakanı) Binyamin Netanyahu’nun söylediği her şeyi onaylayarak aslında bu duruma ortak oluyor. Bu gerçekten tam bir felaket” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Amsterdam'da şehit edilen Filistinli çocukların anısına gösteri</strong></h3>

<p>Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da Gazze'de terörist İsrail saldırılarında şehit edilen Filistinli çocuklar anısına protesto gösterisi düzenlendi.</p>

<p>Birleşmiş Milletler (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu'nun İsrail'in Filistinli çocukları kasten hedef alarak soykırım ve diğer vahşet suçlarını işlemeye devam ettiğine dair raporunun ardından düzenlenen gösteri, Amsterdam Merkez Tren İstasyonu önünde yapıldı.</p>

<p>Hollanda'daki Filistin destekçisi kuruluşların organize ettiği gösterinin bulunduğu alana "Soykırımı Durdurun", "İsrail, Soykırım İşliyor", "İsrail, Bu Çocuğu Öldürdü", "İsrail, Bu Çocuğu Ailesinden Aldı" yazılı afişler asıldı.</p>

<p>Meydana, öldürülen çocukları simgeleyen kana bulanmış çocuk ayakkabıları, kanlı oyuncaklar ve kefene sarılmış bebek temsili konuldu. Oyuncaklar ve balonların arasında Gazze'de öldürülen çocukların isimlerinin yer aldığı büyük afişlerin yanı sıra Gazze'deki çocuklara karşı işlenen suçlar ve bu duruma ilişkin mesajlar da yer aldı.</p>

<p>Kalabalık meydanda Gazze'de hayatını kaybeden çocukların isimleri tek tek okunurken bazı Hollandalılar gözyaşlarını tutamadı. Gösteriye katılanlara karpuz dilimleri dağıtılırken "Özgür Filistin" sloganları atıldı.</p>

<p>Filistin İnisiyatifi'nde aktivist Tülay Gökçimen, hazırladığı konuşma metninde, sözde "ateşkes" yalanlarının arkasına gizlenen acı hakikati haykırmak için toplandıklarını belirterek "Sahada hiçbir şey değişmemiştir. Gazze'de katliamlar aynı şekilde devam etmektedir." dedi.</p>

<p>Gökçimen, Ekim 2025'te ateşkes ilan edildiğinden bu yana Gazze genelinde 265 Filistinli çocuğun öldürüldüğünü belirtti. Geçen hafta 2 yaşındaki bir bebeğin de saldırılarda hayatını kaybettiğini ifade eden Gökçimen, son iki yıl içerisinde İsrail saldırılarında hayatını kaybeden çocuk sayısının 20 bini aştığını söyledi.</p>

<p>Gökçimen, vahşetin boyutunun yalnızca bombalarla sınırlı olmadığını vurgulayarak "Gazze'de bugün çocuklar sadece işgalcinin füzeleriyle değil; açlıkla, susuzlukla, salgın hastalıklarla, farelerle ve böceklerle mücadele ederek can veriyor. Siyonist rejim, bilerek ve isteyerek insani yardımların girişini engellemekte, çadırları bombalamakta ve Gazze'yi açık bir çocuk mezarlığına dönüştürmektedir." diye konuştu.</p>

<p>Uluslararası kuruluşlara seslenen Gökçimen, "Nerede o her fırsatta basın hürriyetinden, çocuk haklarından, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nden bahseden milyarlarca dolarlık kurumlar, örgütler? Nerede Birleşmiş Milletler? Çocuklar çadırlarda farelerin, böceklerin arasında enfeksiyon kapıp erirken, tepelerine bombalar yağarken bu sözde barış ortamındaki katliamları daha ne kadar seyredeceksiniz?" diye sordu. Yaklaşık 2,5 saat süren gösteri olaysız tamamlandı.</p>

<h3><strong>İsveç'te de hükümetin silah satışına tepki</strong></h3>

<p>İsveç'in başkenti Stockholm'de yüzlerce kişi, terörist İsrail'in ateşkesi ihlal ederek Gazze'ye düzenlediği hava saldırılarını ve bölgeye yönelik insani yardım girişlerini kısıtlamasını protesto etti. Çok sayıda sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla Odenplan Meydanı'nda toplanan göstericiler, İsrail'in 10 Ekim 2025'te sağlanan ateşkesi ihlal ettiğini belirterek askeri operasyonlara tepki gösterdi.</p>

<p>Göstericiler, "Gazze'de çocuklar öldürülüyor", "Okullar ve hastaneler bombalanıyor", "Gazze'de saldırılar durdurulsun", "Gıda kısıtlamasına son verilsin" ve "İsrail barış anlaşmasına uysun" yazılı pankartlar taşıdı.</p>

<p>Eylemciler, Gazze'ye yönelik saldırıların derhal sona erdirilmesi çağrısında bulunurken, İsveç hükümetinden de İsrail'e silah satışını durdurmasını talep etti. Göstericiler, Gazze'de yaşanan insani drama dikkati çekmek amacıyla meydanda sokak tiyatrosu gösterisi de düzenledi.</p>

<p>Gösteriye katılan İsveçli aktivist ve tiyatro sanatçısı Robin Nilsson, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Filistinlilerin yaşadığı zorlukları sanatsal bir anlatımla kamuoyuna aktarmayı amaçladıklarını kaydetti.</p>

<p>Nilsson, uluslararası diplomatik girişimleri eleştirerek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bugün burada arkadaşlarımla birlikte Filistinlilerin hayatını ve yaşadıklarını sokak tiyatrosuyla canlandırarak Gazze'de olup bitenlere dikkati çekmeye çalışıyoruz. Ne zaman ABD bir barış anlaşması başlatmak istese bu süreç başarısızlıkla sonuçlanıyor. Barışın tesis edilmesini adeta sabote ediyorlar, insan hayatından ziyade ticarete ve çıkarlara odaklanıyorlar.”</p>

<p>Hak aramaktan ve bu uğurda sanatın gücünü kullanmaktan korkulmaması gerektiğini vurgulayan Nilsson, "Tiyatro herkes içindir ve sanat yoluyla çok daha fazlası başarılabilir. Biz Stockholm'de bunu yapıyoruz. Toplumun ve hükümetlerin durumun ciddiyetini anlaması, harekete geçmesi için tiyatroyu bir araç olarak kullanıyoruz. Herkesi bir şekilde sesini duyurmaya davet ediyorum." şeklinde konuştu</p>

<h3><strong>Roma'da belediyenin terörist İsrail'le ilişkileri sonlandırması çağrısı</strong></h3>

<p>İtalya'nın başkenti Roma'da Filistin destekçileri, "Roma Belediyesinin İsrail ile olan işbirliğini sonlandırması" çağrısında bulundu.</p>

<p>Roma Belediyesinin bulunduğu Campidoglio Meydanı'nda sıcak havaya rağmen toplanan çok sayıda gösterici, Belediye yönetimini; Filistin ve Gazze'de soykırım yapan İsrail ile halihazırda yürürlükte olan işbirliklerini durdurmaya çağırdı. Ellerinde Filistin bayrakları bulunan göstericiler, sık sık "Nehirden denize özgür Filistin", "Roma, kimin tarafında yer alacağını bilir" ve "Özgür Filistin" şeklinde slogan atarak toplantı halindeki Belediye Meclisi ve yöneticilere seslerini duyurmaya çalıştı.</p>

<p>Gösteriye destek veren İtalya'daki Filistinli Öğrenciler Başkanı Maya Issa, "Bugün bir kez daha Roma Belediyesi önünde toplandık. Roma Belediye Başkanı Roberto Gualtieri ve yönetiminden, İsrail ile yürürlükte olan tüm anlaşmaların sona erdirilmesini talep ediyoruz." dedi. Issa, birkaç ayda 16 binden fazla Romalının, Belediyenin İsrail'le olan işbirliklerini durdurması için hazırlanan önerge için imza verdiği bilgisini paylaşarak "Dolayısıyla Roma halkının iradesi açıktır; İsrail ile ilişkilerin kesilmesini ve ülkenin tecrit edilmesini istemektedir." diye konuştu.</p>

<p>Bu önergenin 7'den fazla ilçe belediyesince de kabul edildiğini belirten Issa, "Bu nedenle artık Gualtieri'nin net bir tutum almasının ve önergenin görüşülmesinin zamanı gelmiştir. Önerge reddedilse bile bu en azından siyasi sorumluluğun üstlenilmesi anlamına gelecektir." ifadelerini kullandı. Issa, Gazze'de yaşananların soykırım olduğuna dair Birleşmiş Milletler'de bir raporun yayımlandığını hatırlatarak şunları kaydetti:</p>

<p>"Raporda, Gazze'de yaşananların bir soykırım olduğu, çocukların bilinçli şekilde hedef alındığı ve Filistin halkının yok edilmesine yönelik bir niyet bulunduğu ifade edilmektedir. Bu nedenle Belediye yönetimi ve Belediye Başkanı Gualtieri'nin, Gazze'de yaşananlara ilişkin bu son değerlendirmeler karşısında harekete geçmesi, yaşananların durdurulması için İsrail'i tecrit edecek adımlar atması gerektiğini düşünüyoruz."</p>

<h3><strong>Bosna Hersek taraftarlarından Filistin yürüyüşü</strong></h3>

<p>2026 FIFA Dünya Kupası kapsamında ABD'nin Seattle kentinde bulunan Bosna-Hersek taraftarları, Filistin'e destek için yürüyüş gerçekleştirdi.</p>

<p>Ellerinde Filistin ve Bosna-Hersek bayrakları taşıyan taraftarlar, şehir merkezinde düzenlenen yürüyüş boyunca "Filistin, Filistin" sloganları attı.</p>

<p>Gösteri, çevredeki vatandaşların da dikkatini çekerken, sosyal medyada paylaşılan görüntüler kısa sürede geniş yankı uyandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Tunus'ta Gazze eylemi</strong></h3>

<p>Tunus'un başkentinde onlarca aktivist, terörist İsrail'in Gazze'ye saldırılarının durdurulması ve ablukanın kaldırılması talebiyle "Gazze'yi ve direnişi yalnız bırakmayın" sloganıyla gösteri düzenledi.</p>

<p>Başkent Tunus'un ana caddesi Habib Burgiba'da, Filistin'e Destek Derneğinin çağrısıyla bir araya gelen göstericiler, "Soykırımı durdurun, Gazze'yi kurtarın", "Gazze'yi ve direnişi yalnız bırakmayın" ve "Özgürlük, özgürlük, esirlerimize özgürlük" sloganları attı.</p>

<p>Gösteride konuşan aktivist Cemal el-Bahrini, Filistin'e destek vermenin insanlığa sahip çıkmak anlamına geldiğini belirterek, Gazze üzerindeki kuşatmanın sona ermesi için kamuoyu baskısının artırılması ve meydanlardaki dayanışmanın sürdürülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bahrini, "Soykırımla normalleşmek, işlenen suça ortak olmaktır." ifadelerini kullanırken, Gazze'deki direnişin bin gündür sürdüğünü vurguladı.</p>

<p>Filistin direnişinin ümmet için onur ve haysiyet mücadelesi verdiğini dile getiren Bahrini, Gazze halkının ağır insani koşullar altında yaşamını sürdürdüğünü ve kuşatmanın giderek derinleştiğini ifade etti.</p>

<p>İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutukluların durumuna da değinen Bahrini, burada ağır hak ihlalleri yaşandığına işaret ederek, Arap toplumlarını Filistin davasına daha güçlü destek vermeye çağırdı.</p>

<p>Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ihlalleri sonucu bugüne kadar 1038 Filistinli hayatını kaybetti, 3 bin 329 kişi yaralandı.</p>

<p>Bakanlık verilerine göre, İsrail'in 8 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında 73 binden fazla Filistinli şehit olurken, 173 binden fazla kişi yaralandı ve sivil altyapının büyük bölümü tahrip oldu.</p>

<p><i>AA, A Haber</i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/dunya-genelinde-filistin-gosterileri-suruyor-hukumetlere-israil-tepkisi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/roma-belediyesinin-israil-ile-iliskilerini-sonlandirmasi-talebiyle-gosteri-duzenlendi-d2cfbaa4ba5b-1100x650.jpg" type="image/jpeg" length="75224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump: Askeri yolla işi tamamlamak zorunda kalırsak İran artık var olmayacak]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trump-askeri-yolla-isi-tamamlamak-zorunda-kalirsak-iran-artik-var-olmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trump-askeri-yolla-isi-tamamlamak-zorunda-kalirsak-iran-artik-var-olmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında 22 Haziran’da varılan mutabakat sonrası çatışmalar yeniden başladı. İran, Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD üslerini hedef aldığını açıklarken, Trump, “Askeri yolla işi tamamlamak zorunda kalırsak İran artık var olmayacak” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında 22 Haziran'da İsviçre'de varılan mutabakatla artan barış umutları yeniden başlayan çatışmalarla zayıfladı. ABD Merkez Komutanlığı'nın (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'ndaki sivil gemilere müdahaleyi gerekçe göstererek İran'da bazı hedeflere saldırı düzenlediklerini açıklamasının ardından İran ordusundan da karşılık geldi. ABD Başkanı Donald Trump da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Makul davranamayacağımız bir noktaya gelebiliriz" uyarısı yaptı.</p>

<h3><strong>Kuveyt'te hava savunma sistemi devreye girdi</strong></h3>

<p>Kuveyt'te füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.</p>

<p>Kuveyt ordusunun ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, ülkenin hava savunma sistemlerinin füze ve "düşman İHA saldırılarını" engellemek üzere devreye girdiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, vatandaşların duyabileceği patlama seslerinin hava savunma sistemlerinin düşman hedeflerini etkisiz hale getirmesi sırasında meydana gelen önleme faaliyetlerinden kaynaklandığı kaydedildi.</p>

<p>Yetkililer, halktan ilgili kurumlar tarafından yayımlanan güvenlik ve emniyet talimatlarına uymalarını istedi.</p>

<h3><strong>Bahreyn'de siren sesleri</strong></h3>

<p>Öte yandan Bahreyn İçişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, sirenlerin çaldığı duyuruldu.</p>

<p>Açıklamada, vatandaşlar ve ülkede yaşayanlardan sakin olmaları, en yakın güvenli bölgeye gitmeleri ve gelişmeleri resmi kanallar üzerinden takip etmeleri istendi.</p>

<p>İlk duyurudan birkaç saat sonra Bahreyn İçişleri Bakanlığı'ndan yeni duyuru geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahreyn İçişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, ülke genelinde sirenlerin çaldığı duyuruldu.</p>

<p>Açıklamada, vatandaşlar ve ülkede yaşayanlardan sakin olmaları, en yakın güvenli bölgeye gitmeleri ve gelişmeleri resmi kanallar üzerinden takip etmeleri istendi.</p>

<h3><strong>İran Devrim Muhafızları: ABD üslerine saldırı düzenledik</strong></h3>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD'nin İran'a yönelik son saldırılarına karşılık olarak Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri üslerine füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediklerini duyurdu.</p>

<p>İran resmi haber ajansı IRNA'nın haberine göre, DMO tarafından yapılan açıklamada, ordunun deniz ve hava kuvvetlerinin, ABD'nin son saldırılarına "kararlı bir karşılık" verdiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, DMO Deniz Kuvvetleri ile Hava-Uzay Kuvvetlerinin koordineli şekilde gerçekleştirdiği operasyonda, Kuveyt'teki Ali es-Salim Hava Üssü ile Bahreyn'deki Selman Limanı'nda bulunan ABD Beşinci Filosu dahil toplam 8 önemli ABD askeri tesisinin vurulduğu ifade edildi.</p>

<p>Söz konusu operasyonun, Washington yönetiminin İran'a yönelik son askeri saldırılarına misilleme niteliğinde olduğu kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, ABD'nin, DMO Deniz Kuvvetlerinin kurallara uymayan bir gemiye yönelik müdahalesini gerekçe göstererek, İran'ın Hürmüz Boğazı kıyısındaki 5 noktasına saldırı düzenlediği aktarıldı.</p>

<p>İran'ın, İslamabad Mutabakat Zaptı uyarınca Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yönetiminden sorumlu olduğu savunulan açıklamada, kuralları ihlal eden gemilere yönelik müdahalelerin daha da sertleşeceği uyarısında bulunuldu.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, gelecekte İran'a yönelik herhangi bir saldırının, gerekçesi veya hedefinin niteliğine bakılmaksızın "ezici bir güçle" karşılık bulacağı ifade edildi.</p>

<p>DMO, ateşkesin ihlal edilmesinin İslamabad Mutabakat Zaptı'nın birinci maddesine aykırı olduğunu ve böyle bir durumun devam eden tüm süreçleri durduracağını da vurguladı.</p>

<h3><strong>"Eğer bu olursa, İran artık var olmayacak"</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran’ın varılan ateşkesi bir kez daha ihlal ettiğini ileri sürdü. Trump, “Bu nedenle ABD uçakları İran’ın füze ve insansız hava aracı (İHA) depolama tesislerine ve kıyı radar üslerine saldırdı. Görünen o ki, asla ders almayacaklar. Artık makul davranamayacağımız ve çok başarılı bir şekilde başlattığımız işi askeri yolla tamamlamak zorunda kalacağımız bir noktaya gelebiliriz. Eğer bu olursa, İran artık var olmayacak” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>ABD saldırılarına İran'dan tepki</strong></p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin, Keşm Adası ve Sirik kenti başta olmak üzere İran’ın güney sahillerinin çeşitli noktalarına düzenlediği saldırıları kınadı.<br />
<br />
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD saldırılarına ilişkin açıklama yayımladı.<br />
<br />
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:<br />
"İran, ABD ordusunun 28 Haziran 2026 Pazar Günü sabaha karşı İran’ın güney kıyılarındaki çeşitli noktalara düzenlediği hava saldırılarını şiddetle kınamaktadır.<br />
<br />
İran’ın kıyı gözetleme tesislerini hedef alan bu vahşi saldırılar, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2. Maddesi'nin 4. Fıkrası'nın açıkça ihlali olmasının yanı sıra 18 Haziran 2026 tarihli Dayatılan Savaşın Sona Erdirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı’nın birinci maddesinin de açık bir ihlalidir."<br />
<br />
Açıklamada ayrıca bu durumun, ABD’nin yükümlülüklerine değer vermediğini gösterdiği vurgulandı.<br />
<br />
İran’ın ulusal egemenliği ile ulusal çıkarlarını koruma hakkı olduğu ve ABD unsurlarına yönelik karşı saldırıların meşru müdafaa hakkı doğrultusunda gerçekleştirildiği kaydedildi.</p>

<p>Kaynak: Borsanın Gündemi</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trump-askeri-yolla-isi-tamamlamak-zorunda-kalirsak-iran-artik-var-olmayacak</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/abd-trump-iran-2450891.jpg" type="image/jpeg" length="26489"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya'yla yakınlaşan Burkina Faso, Fransa ile ilişkilerini kopardı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rusyayla-yakinlasan-burkina-faso-fransa-ile-iliskilerini-kopardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rusyayla-yakinlasan-burkina-faso-fransa-ile-iliskilerini-kopardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burkina Faso yönetimi, Fransa ile diplomatik ilişkilerini tamamen koparma kararı aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burkina Faso, eski sömürgeci gücü Fransa ile diplomatik ilişkileri kesti.</p>

<p>Cuma günü ulusal televizyonda okunan açıklamada, "Burkina Faso hükümeti, ulusal ve uluslararası kamuoyuna, Fransa ile diplomatik ilişkileri bugünden, 26 Haziran 2026'dan itibaren kesme kararı aldığını bildirir." denildi.</p>

<p>Eylül 2022'deki darbeyle iktidara gelen Yüzbaşı İbrahim Traore liderliğindeki askeri hükümet Fransa'ya karşı bir politika izliyor. Bu doğrultuda cunta yönetimi Rusya ile yakın ilişkiler kuruyor.</p>

<p>Televizyonda yapılan açıklamada hükümet, Fransa'yı ülkenin çıkarlarına karşı hareket etmekle suçladı.</p>

<p>İletişim Bakanı Gilbert Ouedraogo, "Karşılıklı saygı, karşılıklı güven, içişlerine karışmama ilkesine ve ulusal egemenliğe saygı temelinde ilişkileri geliştirmek için gerekli temel şartlar mevcut değildir." dedi.</p>

<p>Ouedraogo, kararın Paris ile ilişkilerin gözden geçirilmesinin ardından alındığını söyledi. Fransa'yı, "yıkıcı ağlara ve ülkeyi ve Sahel'i yasa boğan teröristlere verdiği aktif destekle açıkça ortaya çıkan neo-sömürgeci emellere sahip olmakla" suçladı.</p>

<p>Ocak ayında Burkina Faso'daki siyasi partiler askeri hükümet tarafından resmen feshedilmişti. Hükümet ayrıca partilerin tüm varlıklarına el koymuştu.</p>

<p>Burkina Faso ordusu, sivillere yönelik etnik temizlik dahil savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamına girebilecek ihlallerde bulunmakla suçlanıyor.</p>

<p>Burkina Faso'daki yönetim, 2022'deki darbe öncesinde Fransa ile yakın ilişkilere sahipti ve sivillere yönelik ihlaller Fransa ile iş birliği içerisinde gerçekleştiriliyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Darbenin ardından Rusya ile yakınlaşan yeni yönetimin sivillere yönelik ihlalleri de devam etti. Sahadaki Fransız askerlerinin yerini de Rus güçleri aldı.</p>

<p><i>Kaynak: Mepa News</i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rusyayla-yakinlasan-burkina-faso-fransa-ile-iliskilerini-kopardi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/2-t-i-ov-s-ss-s-u-t-stx-lstp-rss-cxtza-rzx-xto-i-c-l-fau2z-1200jpg.webp" type="image/jpeg" length="17460"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NATO karşıtı hesaplara erişim engeli]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/nato-karsiti-hesaplara-erisim-engeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/nato-karsiti-hesaplara-erisim-engeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde, NATO karşıtı yayınlar yapan çok sayıda X hesabına Türkiye'den erişim engeli getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Söz konusu erişim engellerine ilişkin resmî makamlardan kapsamlı bir açıklama yapılmazken, X platformunda bu tür uygulamaların genellikle mahkeme kararları veya ilgili kurumların talepleri doğrultusunda, yalnızca Türkiye'den erişimi sınırlandıracak şekilde hayata geçirildiği biliniyor. Yaşanan gelişmeler, NATO Zirvesi öncesinde NATO karşıtı dijital mecralara yönelik baskı iddialarını yeniden gündeme taşıdı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/nato-karsiti-hesaplara-erisim-engeli</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/chatgpt-image-27-haz-2026-13-37-22.png" type="image/jpeg" length="37608"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dinsizlik çukurunda debelenen Japonya'dan İslam düşmanı eylemler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/dinsizlik-cukurunda-debelenen-japonyadan-islamofobik-eylemler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/dinsizlik-cukurunda-debelenen-japonyadan-islamofobik-eylemler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Maddenin ve mekanikliğin esiri olmuş, ruh kökü kurutulmuş modern dünya, bunalımlarına çare arayacağına kurtuluş reçetesine düşmanlık etmeye devam ediyor. Bunun en bariz misali, halkı maneviyatsızlıktan ve dinsizlikten kırılan, her türlü başıboşluğun ve mekanikliğin pençesinde kıvranan Japonya’da yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fujisawa şehrinde yapılması planlanan ilk cami projesi, içindeki ruh boşluğunu İslam düşmanlığıyla örtmeye çalışan bir grubun protestosuna sahne oldu. "Burada cami ya da Müslüman mezarlığı istemiyoruz" diye slogan atan göstericiler, inşa edilecek caminin yakındaki bir Şinto tapınağından daha büyük olacağını bahane ederek mukaddesata olan kinlerini kustular.</p>

<p>Teknolojinin zirvesinde ama ruhun sıfır noktasında bir hayat tarzıyla can çekişen Japonya'da gençlik tamamen batmış vaziyette ve manevi gıdasını alamayan, modernizmin çarkları arasında ezilen kitleler, kurtuluşu İslam’da bulacağına, hala hakikatten kaçıyor ve İslam düşmanlığı yapıyor.</p>

<p>En yaygın iki batıl inancın Budizm ve Şintoizm olduğu Japonya’da, tüm engellemelere rağmen Müslüman nüfus son 10 yılda iki kat arttı ve cami sayısı 110’a ulaştı. Ancak hem Japon siyasetinde hem de toplumunda faşizan tepkiler yükseliyor, Japon vekiller Müslümanların mezarlık talebini reddederken, topluluğu hedef alan provokasyonlar ve kundaklama saldırıları da Müslümanlar arasında endişeye yol açıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nihayetinde Japonya, eğer sokaklarında uyuşturucudan kırılmış, bitmiş ve manen ölmüş bir halk görmek istemiyorsa toplumsal hayatında dini unsurlara daha fazla yer açmak zorundadır. Maddenin kölesi olmuş bu "ihtiyarlar ülkesi", mukaddesat düşmanlığına devam ettiği müddetçe bir nesli daha kaybederek tamamen yok oluşa sürüklenecektir.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/dinsizlik-cukurunda-debelenen-japonyadan-islamofobik-eylemler</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/japaes.jpg" type="image/jpeg" length="49610"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran-ABD savaşının kazananı: Küresel sermaye]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-abd-savasinin-kazanani-kuresel-sermaye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-abd-savasinin-kazanani-kuresel-sermaye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş süreci küresel ekonomide belirsizliği artırırken, en büyük ekonomik kazancı enerji şirketleri, savunma sanayi firmaları, tanker ve sigorta şirketleri ile Wall Street bankaları elde etti. Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların aksaması petrol ve LNG fiyatlarını yükseltirken, silah siparişleri, navlun ücretleri ve finansal işlem hacimlerindeki artış milyarlarca dolarlık ek gelir sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katar merkezli Al Jazeera'ya göre, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ilk saldırılarının üzerinden yaklaşık dört ay geçerken, savaşın küresel ekonomide yarattığı belirsizlik bazı sektörler için milyarlarca dolarlık kazanç anlamına geldi. Enerji fiyatlarının yükselmesi, küresel ticaretin aksaması ve piyasalardaki dalgalanmalar savunma sanayi şirketleri, petrol ve doğal gaz üreticileri, nakliye ve sigorta firmaları ile Wall Street bankalarının gelirlerini önemli ölçüde artırdı.</p>

<p>Tarafların İsviçre'de yürüttüğü görüşmeler sonucunda, İran'ın nükleer programı, yaptırımların kaldırılması ve Hürmüz Boğazı'nın geleceğini kapsayan müzakereler için 60 günlük ateşkesi öngören bir mutabakat zaptı imzaladığı belirtilirken, kalıcı bir anlaşmanın küresel ekonomideki baskıyı hafifletebileceği değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>ENERJİ ŞİRKETLERİ SAVAŞIN EN BÜYÜK KAZANANLARI ARASINDA</strong></h2>

<p>Habere göre, çatışmalardan en doğrudan ekonomik faydayı enerji sektörü sağladı. Savaş öncesinde dünya petrolü ile sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyordu. Bölgedeki sevkiyatların aksaması ham petrol fiyatlarını hızla yükseltirken, küresel enerji piyasalarında sert dalgalanmalara neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yükselen fiyatlar özellikle petrol üreticilerinin gelirlerini artırdı. Suudi Arabistan merkezli bir petrol şirketinin ilk çeyrek kârı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 artışla 32,5 milyar dolara ulaştı. Şirket, Hürmüz Boğazı'nı devre dışı bırakan ve Kızıldeniz'e uzanan 1.200 kilometrelik Doğu-Batı petrol boru hattını kullanarak günlük 7 milyon varil ihracatını sürdürürken, petrolünü daha yüksek fiyatlardan satmayı başardı.</p>

<p>Öte yandan British Petroleum (BP), ilk çeyrekte 3,2 milyar dolar kâr açıkladı. Bu rakam geçen yılın aynı döneminin iki katından fazla olurken, analistlerin 2,67 milyar dolarlık beklentisini de geride bıraktı. Al Jazeera'ya göre, kazanç sağlayanlar yalnızca büyük petrol şirketleriyle sınırlı kalmadı. Küresel LNG arzının yaklaşık beşte birinin normal şartlarda Hürmüz Boğazı'ndan taşınması nedeniyle, ABD merkezli Venture Global ve Cheniere Energy gibi LNG şirketleri de alıcıların daha güvenli tedarik arayışına yönelmesiyle avantaj elde etti.</p>

<h2><strong>SAVUNMA SANAYİ ŞİRKETLERİNDE SİPARİŞLER BÜYÜDÜ </strong></h2>

<p>Katar merkezli Al Jazeera'ya göre, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ilk saldırılarından birkaç gün sonra dünyanın en büyük silah üreticilerinin yöneticileri Beyaz Saray'da bir araya gelerek, azalan mühimmat stoklarının yeniden doldurulması amacıyla üretimin artırılması konusunda görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p>RTX, Lockheed Martin, Boeing, Northrop Grumman, BAE Systems, L3Harris ve Honeywell yöneticilerinin katıldığı toplantıda, milyarlarca dolarlık mevcut siparişlerin yanı sıra hükümetlerin silah stoklarını yenileme çabalarıyla yeni siparişlerin de artmasının beklendiği ifade edildi. Çatışmalardan yalnızca haftalar önce ABD Başkanı Donald Trump'ın, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in talep ettiği 500 milyar dolarlık savunma bütçesi artışını onayladığı da haberde hatırlatıldı.</p>

<h2><strong>NAKLİYE VE SİGORTA ŞİRKETLERİ YÜKSEK NAVLUN VE PRİMLERDEN KAZANDI </strong></h2>

<p>Al Jazeera'ya göre, Avrupa finans kuruluşu Kepler Cheuvreux, Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların tankerlerin daha uzun rotalar kullanmasına ve küresel tanker filosunun yaklaşık yüzde 7'sinin devre dışı kalmasına yol açtığını belirtti. Bu durum navlun ücretlerini tarihi seviyelere taşıdı. Haberde ayrıca, çatışmaların başlamasının ardından Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler için savaş riski sigorta primlerinin beş katına yükseldiği ve bunun deniz sigortacılarının gelirlerini de artırdığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>WALL STREET BANKALARI PİYASA OYNAKLIĞINDAN FAYDALANDI </strong></h2>

<p>Habere göre, savaş yalnızca enerji ve savunma sektörünü değil, finans sektörünü de olumlu etkiledi. Petrol, döviz ve tahvil piyasalarında yaşanan sert dalgalanmalar yatırımcıların portföylerini yeniden şekillendirmesine neden olurken, işlem hacmindeki artış yatırım bankalarının komisyon ve işlem gelirlerini yükseltti.</p>

<p>ABD'nin en büyük altı yatırım bankası olan JPMorgan Chase, Bank of America, Citigroup, Morgan Stanley, Goldman Sachs ve Wells Fargo'nun 2026 yılının ilk üç ayında toplam yaklaşık 48 milyar dolar kâr elde ettiği belirtildi.</p>

<p>Kaynak: #trend</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-abd-savasinin-kazanani-kuresel-sermaye</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/randb.jpg" type="image/jpeg" length="25986"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sahne soytarısı İslam'la dalga geçti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sahne-soytarisi-islamla-dalga-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sahne-soytarisi-islamla-dalga-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sözde komedyen Deniz Göktaş, gerçekleştirdiği gösteride İslamiyet’in evrenselliğini, vahiy hakikatini ve Allah Rasulü’nün (s.a.v.) risaletini kendi sığ ve seküler aklıyla alay konusu etmeye yeltendi. Allah’ın 600’lü yıllarda indirdiği son kitapla hükmünü kıyamete kadar sabitlediği gerçeğini sulandırmaya çalışan şahıs, <i>"600’lü yıllarda 'bu son kitap' demek büyük iddia, ben 1200'de bir tane daha çıkar diye düşünürdüm"</i> ve <i>"Aklına yeni bir fikir gelse, son kitap dedik diyor, domuz da yemeyiversinler"</i> şeklindeki laubali ifadeleriyle doğrudan Kelamullah’ı ve şeriat hükümlerini hedef aldı. Yaptığı bu açık saygısızlığı ise <i>"Fazla empati şirke girmiyor umarım, birkaç aya öğreniriz"</i> diyerek, ahiret inancıyla alay eden bir pervasızlıkla taçlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Stand-Upçılarda Bu Din Düşmanlığı Revaçta</strong></h2>

<p>Burada asıl sorulması ve üzerinde durulması gereken husus şudur: Son dönemde türeyen bu stand-upçı güruhunda İslam düşmanlığı ve dinle dalga geçme küstahlığı neden bu kadar azdı?</p>

<p>Bu topraklara yabancı, milletin mukaddesatına düşman unsurlar, sanatı ve mizahı Müslüman Anadolu insanının inancına hakaret etmek için birer silah olarak kullanıyor. Sahneye her çıkanın fütursuzca İslami değerleri çiğnemesi, seküler mahallelerden alkış toplama ve batı tarzı "özgürlük" illüzyonuna sığınma ezikliğinin bir tezahürüdür. İslam’ın haram kıldığı domuz eti yasağından, vahyin indiriliş sürecine kadar her türlü mukaddes çizgiyi aşmayı "mizah" zanneden bu azgınlık, tamamen cehaletten ve cezasızlıktan besleniyor.</p>

<p>Mizah, haysiyetsizliğin ve iman kutbuna saldırının kılıfı olamaz. Toplumun sinir uçlarıyla oynayan bu ne idüğü belirsiz şovmenlerin ve arkalarındaki zihniyetin, İslam’ın kutsallarına dil uzatacak cesareti nereden bulduğu acilen sorgulanmalı ve bu hadsizliğe dur denilmelidir.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sahne-soytarisi-islamla-dalga-gecti</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/sahen.webp" type="image/jpeg" length="21178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Terörist İsrail askerleri Suriye'de bir köye daha girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-askerleri-suriyede-bir-koye-daha-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israil-askerleri-suriyede-bir-koye-daha-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail askerlerinin, Suriye'nin güneyindeki Dera ili kırsalındaki Cemle köyüne girerek sivil yerleşim alanlarında konuşlandığı bildirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye'nin resmi televizyon kanalı El-İhbariyye'nin haberine göre, İsrail askerleri Dera kırsalındaki Cemle köyüne girerek mahalle aralarında ve sivillere ait evlerin bulunduğu bölgelerde askeri konuşlanma gerçekleştirdi.</p>

<p>Haberde daha fazla ayrıntıya yer verilmedi.</p>

<p>Bu gelişme, İsrail ordusunun iki gün önce de Suriye'nin güneyindeki Kuneytra ilinde, işgal altındaki Golan Tepeleri'ni ayıran sınır hattına yaklaşık 300 metre mesafedeki tarım arazisinde beton bloklarla güçlendirilmiş demir bariyer kurmasının ardından yaşandı.</p>

<p>Son dönemde İsrail'in Suriye topraklarında gerçekleştirdiği ihlallerin arttığı belirtilirken, bu faaliyetlerin sivil evlere yönelik baskın ve aramaları, kontrol noktaları kurulmasını ve aralarında çobanlar ile çocukların da bulunduğu sivillerin alıkonulmasını kapsadığı ifade ediliyor.</p>

<p>İsrail, 8 Aralık 2024'te Esed rejiminin devrilmesinin ardından, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nın geçerliliğini yitirdiğini ileri sürerek Suriye tarafındaki tampon bölgenin kontrolünü ele aldığını açıklamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni Suriye yönetiminden İsrail'e yönelik herhangi bir tehdit açıklaması yapılmamasına rağmen İsrail'in Suriye topraklarına yönelik hava saldırıları sürüyor.</p>

<p>Söz konusu saldırılarda sivillerin hayatını kaybettiği, askeri tesisler ile askeri araç ve mühimmatın hedef alındığı aktarılıyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-askerleri-suriyede-bir-koye-daha-girdi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/isralesure.webp" type="image/jpeg" length="67755"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye-Kanada ilişkilerinde yeni dönem: Nükleer iş birliği gündemde]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiye-kanada-iliskilerinde-yeni-donem-nukleer-is-birligi-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiye-kanada-iliskilerinde-yeni-donem-nukleer-is-birligi-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada ile ilişkileri stratejik seviyeye taşıma hedefi doğrultusunda ticaret, savunma ve enerji başta olmak üzere birçok alanda yeni bir dönemin kapısının aralandığını söyledi. Serbest Ticaret Anlaşması için ön görüşmelerin başladığını açıklayan Fidan, Kanada'nın nükleer enerji alanındaki tecrübesinin Türkiye açısından önemli bir referans oluşturduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada'nın başkenti Ottawa'da Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile düzenlediği ortak basın toplantısında iki ülke ilişkilerinden bölgesel gelişmelere kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>"Daha kurumsal bir ilişki inşa etmeye başladık"</strong></h2>

<p>Türkiye ile Kanada arasında bugüne kadar tam anlamıyla değerlendirilemeyen önemli iş birliği imkanları bulunduğunu belirten Fidan, "İki büyük ülke, NATO üyesi olmasına rağmen belli alanlardaki potansiyellerini çok fazla ileri taşıyamamıştı." dedi. Ticaret, ekonomi, savunma ve enerji başlıklarında daha kurumsal bir ilişki inşa etmeye başladıklarını ifade eden Fidan, iki ülkenin mevcut potansiyelini daha ileri taşımayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<h2><strong>Serbest ticaret hedefi</strong></h2>

<p>Küresel gelişmeler karşısında Türkiye ve Kanada'nın daha yakın iş birliği sergilemesi gerektiğini dile getiren Fidan, "Türkiye-Kanada ilişkilerini stratejik bir seviyeye taşıma kararını aldık." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu doğrultuda Türkiye-Kanada Serbest Ticaret Anlaşması'na yönelik ön görüşmelerin ilgili kurumlar arasında başlatıldığını açıklayan Fidan, "En kısa sürede bunu daha da ileri taşımayı düşünüyoruz." dedi.</p>

<p>İkili ticaret hacminin halen 3,2 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu hatırlatan Fidan, serbest ticaret anlaşmasının hayata geçirilmesiyle bu rakamın daha da yükseleceğini belirterek, enerji alanındaki iş birliği imkanlarını da stratejik perspektifle değerlendirdiklerini söyledi.</p>

<h2><strong>Nükleer enerjide Kanada modeli</strong></h2>

<p>Kanada temasları kapsamında Darlington Nükleer Santrali'ni ziyaret ettiklerini hatırlatan Fidan, burada Kanada'nın nükleer enerji alanındaki kabiliyetlerini yakından inceleme fırsatı bulduklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Türkiye nükleer enerji arayışında olan bir ülke." diyen Fidan, bu alanda uluslararası ortaklarla yoğun temas yürüttüklerini söyledi.</p>

<p>Küçük modüler reaktörlerin (SMR) dünya genelinde öne çıkan teknolojiler arasında yer aldığını belirten Fidan, "Kanada'nın bu konuda somut adım atması Türkiye olarak bizi açıkçası etkilemiş durumda." ifadelerini kullandı. Darlington'da hem klasik nükleer santralin hem de yapımı süren SMR projesinin bulunmasının ziyaretlerini daha verimli hale getirdiğini aktaran Fidan, kritik mineraller, sıvılaştırılmış doğal gaz ve savunma sanayi alanlarında da önemli iş birliği potansiyeli gördüklerini dile getirdi.</p>

<h2><strong>Gazze mesajı</strong></h2>

<p>Uluslararası sorunların diplomasi ve diyalog yoluyla çözülmesinden yana olduklarını vurgulayan Fidan, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkese ilişkin mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını, bunun Lübnan'ı da kapsayacak şekilde genişlemesini olumlu değerlendirdiklerini söyledi.</p>

<p>Gazze'deki tabloya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, "Uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen İsrail yükümlülüklerini yerine getirmemektedir." dedi. İsrail'in insani yardımların girişini engellediğini belirten Fidan, "İsrail ateşkes hükümleri hilafına askeri mevcudiyetini ısrarla genişletmekte ve sivil halkın yaşam alanını daha da daraltmaktadır." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Rusya-Ukrayna için Türkiye vurgusu</strong></h2>

<p>Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Fidan, çatışmaların uluslararası hukuk temelinde diyalog yoluyla sona ermesini istediklerini söyledi.</p>

<p>Diplomatik sürecin durgunlaştığını belirten Fidan, "Diplomatik sürecin bir an önce canlandırılması gerekmekte." dedi. Türkiye'nin müzakere sürecine katkı sunmaya hazır olduğunu vurgulayan Fidan, Rusya ve Ukrayna heyetlerini yeniden Türkiye'de bir araya getirmeye hazır olduklarını yineledi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiye-kanada-iliskilerinde-yeni-donem-nukleer-is-birligi-gundemde</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/kanada-turk.webp" type="image/jpeg" length="72268"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD, İran Üslerini hava saldırılarıyla hedef aldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-iran-uslerini-hava-saldirilariyla-hedef-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-iran-uslerini-hava-saldirilariyla-hedef-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında Pakistan'ın ara buluculuğunda sağlanan "barış" ortamı çok kısa sürdü. 14 Haziran'da dijital ortamda imzalanan ve "İslamabad Mutabakatı" olarak bilinen 14 maddelik anlaşma, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan sıcak çatışmayla sarsıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran'ın boğazdan geçen bir ticari petrol tankerine dronlarla saldırmasının ardından, ABD ordusu misilleme olarak İran topraklarındaki askeri noktaları hava bombardımanına tuttuğunu ilan etti.</p>

<p>ABD Merkez Komutanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, operasyonun ticari gemilerin güvenliğini korumak amacıyla düzenlendiği belirtildi. Açıklamada, <i>"ABD savaş uçakları, İran'a ait insansız hava aracı (İHA) ve füze depolama tesisleri ile kıyı şeridinde yer alan radar üslerini tam isabetle vurmuştur"</i> ifadelerine yer verildi. Pentagon, bölgedeki deniz ticaret rotalarının güvenliğini sağlama kararlılığının süreceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>İran Medyası: Sirik bölgesinde patlamalar yaşandı</strong></h2>

<p>Gelişmelerin ardından İran cephesinden de ilk haberler gelmeye başladı. İran yerel medyası, ülkenin güneyindeki Sirik kenti ve çevresinde şiddetli patlama seslerinin yükseldiğini duyurdu. Aktarılan bilgilere göre, ABD hava saldırıları sırasında bölgedeki bir liman iskelesine mühimmat isabet etti ve tesiste maddi hasar meydana geldi.</p>

<p>Trump, Oval Ofis'te gerçekleştirdiği basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayarak net mesajlar verdi. İran'ın 4 adet intihar dronu ile bir petrol tankerini doğrudan hedef aldığını belirten Trump, şu sözleri sarf etti:</p>

<p>"Bunu kesinlikle yapmamalıydılar. Dün ticari bir gemiye ateş açılması gerçeği hiçbir şekilde hoşuma gitmedi. Bu hamle, imzaladığımız ortak anlaşmanın açık ve aptalca bir ihlalidir."</p>

<p>Trump, basın mensuplarının "Askeri bir karşılık verilecek mi?" sorusuna ise operasyonun sinyalini önceden vererek, <i>"Yakında bunu kendi gözlerinizle göreceksiniz"</i> yanıtını verdi.</p>

<h2><strong>Tankerdeki hasar hafif</strong></h2>

<p>Saldırının detaylarını paylaşan Trump, İran dronlarından 3 tanesinin ABD savunma sistemleri tarafından havada imha edildiğini, sadece 1 dronun tankerin üst güvertesine isabet ettiğini açıkladı. Hedef alınan geminin hafif hasar almasına rağmen güvenli bir şekilde yoluna devam edebildiğini sözlerine ekledi. Trump ayrıca, 47 yıldır görev yapan hiçbir ABD başkanının cesaret edemediği adımları attığını savunarak, İran yönetimi için <i>"Onlar biraz farklı insanlar"</i> yorumunda bulundu.</p>

<h2><strong>İslamabad mutabakatı tehlikede</strong></h2>

<p>Yaşanan bu sıcak çatışma, iki ülke arasında henüz çok yeni olan diplomatik adımları kopma noktasına getirdi. Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yürütülen gizli müzakereler sonucunda, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve  Trump 14 Haziran'da savaşı sonlandıracak resmi mutabakata imza atmıştı.</p>

<p>Söz konusu anlaşma şu kritik maddeleri barındırıyordu:</p>

<p>- Lübnan dahil olmak üzere bölgedeki tüm çatışmaların derhal sonlandırılması,</p>

<p>- Hürmüz Boğazı'nın uluslararası ticarete tamamen açılması,</p>

<p>- ABD'nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu mutabakatın ardından tarafların, nükleer program ve ekonomik yaptırımların kaldırılması gibi ana sorunları çözmek adına 60 günlük bir müzakere sürecine oturması planlanıyordu. Ancak Hürmüz Boğazı'ndaki son İHA saldırısı ve ardından gelen ABD bombardımanı, diplomatik çözüm masasına ağır bir darbe vurdu.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-iran-uslerini-hava-saldirilariyla-hedef-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/abdsaldiri-2.webp" type="image/jpeg" length="51669"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD, İsrail ve Lübnan arasında 'üçlü çerçeve' anlaşması]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-israil-ve-lubnan-arasinda-uclu-cerceve-anlasmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-ve-lubnan-arasinda-uclu-cerceve-anlasmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ve Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. turu Vaşington'da tamamlandı. ABD, İsrail ve Lübnan arasında bir çerçeve anlaşma imzalandığı duyuruldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin başkenti Vaşington'da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. tur görüşmelerinin ardından Lübnan ve İsrail arasında çerçeve anlaşması imzalandı.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı'nda düzenlenen törene, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Lübnan'ın Vaşington Büyükelçisi Nada Hamadeh ve İsrail'in Vaşington Büyükelçisi Yechiel Leiter katıldı.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, imza töreninde yaptığı konuşmada, anlaşmayı "uzun ve zorlu bir sürecin ilk adımı" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Rubio, "Bugün egemen Lübnan hükümeti ile İsrail hükümeti arasında, Amerika Birleşik Devletleri'nin arabuluculuğu ve desteğiyle bir çerçeve anlaşmasını duyuruyor olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu, kalıcı barış ve güvenlik için bir çerçeve oluşturmaya başlayan bir süreçtir." ifadesini kullandı.</p>

<p>Lübnan halkının uzun yıllardır dış müdahaleler nedeniyle büyük acılar yaşadığını belirten Rubio, ülkenin yeniden barış ve refah içinde bir yapıya kavuşmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p>Rubio, "Bugün söylediğim gibi bu sürecin en başındayız. Önümüzde uzun bir yol var ama bu ilk adım çok kritik." dedi.</p>

<h2><strong>NETANYAHU'DAN İLK AÇIKLAMA</strong></h2>

<p>Netanyahu, imzalanan çerçeve anlaşmasının Lübnan ordusunun belirlenen pilot bölgelere yerleştirilmelerine izin verdiğini söyledi. Netanyahu, “Uygulama iki aşamada gerçekleştirilecek. Ancak Hizbullah silahsızlandırılmadan İsrail bölgeden çekilmeyecek” dedi.</p>

<h2><strong>"EGEMENLİĞİ YENİDEN KAZANMA YOLUNDA İLK ADIM"</strong></h2>

<p>Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, "Çerçeve anlaşması, Lübnan'ın tam egemenliğini yeniden kazanma yolunda ilk adım." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Avn, anlaşmanın İsrail saldırıları sırasında fedakarlık yapan ve yerinden edilen Lübnanlıların topraklarına ve yeniden inşa edilecek evlerine dönüşünün önünü açacağını kaydetti.</p>

<p>"Artık işgalin, esirlerin, bağımlılığın ve vesayetin olmadığı bir Lübnan için çalışmayı sürdüreceğiz." ifadesini kullanarak, ülkenin egemenliğini tam anlamıyla hayata geçirinceye kadar çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarafların, Salı günü başlayan görüşmelerin 4. gününde sabah Bakanlık'ta bir araya geldiği belirtildi.</p>

<p>ABD'li Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, açıklamasında, "Taraflar, bir anlaşmaya varmak, çalışmalarını sürdürmek üzere bugün yeniden bir araya geldi. İsrail ile Lübnan, uzun vadeli barış ve güvenliği sağlama hedefiyle iki egemen devlet olarak müzakerelerine devam ediyor." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, 23-25 Haziran tarihlerinde Washington'da İsrail-Lübnan doğrudan müzakerelerinin 5. turunun düzenleneceğini duyurmuş, daha sonra görüşmeler 1 gün daha uzatılmıştı.</p>

<p>Görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından imzalanmasının ardından 18 Haziran’da yürürlüğe giren ABD-İran mutabakat metni sonrası gerçekleşiyor.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-israil-ve-lubnan-arasinda-uclu-cerceve-anlasmasi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 23:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/abdisraillubnan.webp" type="image/jpeg" length="28699"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran: "Hürmüz bizim kırmızı çizgimizdir!"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-hurmuz-bizim-kirmizi-cizgimizdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-hurmuz-bizim-kirmizi-cizgimizdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran ile Körfez ülkeleri ve ABD arasındaki gerilim, karşılıklı açıklamalarla yeni bir boyuta taşındı. ABD ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanlarının gerçekleştirdiği toplantının ardından yayımlanan ortak bildiri, Tahran yönetiminin sert tepkisine sebep oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Söz konusu bildiride, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerde herhangi bir ücret talep edilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulanırken, bölgede kalıcı barış için İran’ın balistik füze, insansız hava aracı programları ve vekil güçlerine yönelik önlemler alınması gerektiği ifade edildi. Ayrıca Lübnan’daki devlet dışı silahlı grupların hükümet kontrolüne girmesi çağrısı yapıldı.</p>

<p>Bu hamleye gecikmeden cevap veren İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Körfez ülkelerini sert bir dille uyardı. Körfez liderlerinin ABD’nin yazdığı senaryolar üzerinden kumar oynamasının kendi topraklarına istikrar getirmeyeceğini belirten Azizi, ülkesinin askeri kapasitesine ve stratejik konumuna dikkat çekti. Füze gücünün, insansız hava araçlarının ve Hürmüz Boğazı üzerindeki yönetim hakkının İran’ın kırmızı çizgisi olduğunu ilan eden Azizi, bölgesel güvenliğin yegane yolunun Vaşington yönetimi ile araya mesafe koymaktan geçtiğini savundu. Bölge ülkelerinin topraklarında ABD askeri üslerine yer açmasının bir güvenlik kalkanı oluşturmadığını, tam aksine bu durumun doğrudan bir tehdit kaynağı haline geldiğini de sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-hurmuz-bizim-kirmizi-cizgimizdir</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 22:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/iranhur.webp" type="image/jpeg" length="71799"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asırlık sessizlik ezan sesleriyle bozuldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/asirlik-sessizlik-ezan-sesleriyle-bozuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/asirlik-sessizlik-ezan-sesleriyle-bozuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane'de restorasyonu tamamlanan tarihi Küçük Cami, 112 yıl sonra yeniden ibadete açıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarihi Süleymaniye Mahallesi'ndeki camide, Vakıflar Genel Müdürlüğünce 2005'ten itibaren aralıklarla sürdürülen onarım ve tadilat tamamlandı.</p>

<p>Cami, İl Müftüsü Hayri Erenay'ın kıldırdığı cuma namazıyla yeniden ibadete açıldı.</p>

<p>Erenay, kayıtlarda Küçük Cami'nin 1000 yıl önce inşa edildiğine ilişkin bilgiler yer aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Caminin orijinalliği bozulmadan bugüne kadar ayakta kaldığına işaret eden Erenay, "Kare plan üzerine inşa edilen yapı, tipik bir Selçuklu ve Danişment mimarisinin önemli temsilcilerinden biri olarak ayakta durmaktadır. Camimizde 1914 yılına kadar ibadet edilmiş ancak bu tarihten sonra çeşitli nedenlerle ibadete kapanmıştır." dedi.</p>

<p>Vakıflar Bölge Müdürlüğünce camide yapılan bakım ve onarımın 2025'te tamamlandığını anlatan Erenay, çalışmalarla caminin aslına uygun hale getirildiğini vurguladı.</p>

<p>Erenay, "Burası yüz yılı aşkın süredir ibadetsiz, cemaatsiz kalmıştı. Bu yalnızlığı sona erdirmek ve camimizi yeniden ibadete kazandırmak amacıyla İl Müftülüğü olarak çalışma başlattık. Bugün ilk cuma namazımızı eda ettik. İnşallah bundan sonra burada düzenli olarak ibadet edilmeye devam edilecek. Uzun yıllardır garip kalan bu mabedi yeniden secdeyle ve cemaatle buluşturmuş olduk. Rabb'im emeği geçen herkesten razı olsun." diye konuştu.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/asirlik-sessizlik-ezan-sesleriyle-bozuldu</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 22:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/gumush.webp" type="image/jpeg" length="89600"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze'de 'ikinci aşama' mesaisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazzede-ikinci-asama-mesaisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazzede-ikinci-asama-mesaisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamas Hareketi Sözcüsü Hazim Kasım, Gazze Şeridi’nde kalıcı ve tam kapsamlı bir ateşkesin tüm boyutlarıyla hayata geçirilmesi amacıyla arabulucu ülkelerle yürütülen müzakerelerde yeni formüller üzerinde çalışıldığını açıkladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sürecin diplomatik ayağını hızlandırma kararı alan Filistinli gruplar, hazırladıkları ortak yanıtı iletmek üzere yakın zamanda Mısır'ın başkenti Kahire’ye bir heyet gönderecek.</p>

<p>Sürece dair önemli değerlendirmelerde bulunan Hazim Kasım, Hamas’ın hem Filistinli diğer direniş gruplarıyla hem de Türkiye, Mısır ve Katar’dan oluşan arabulucu ülkelerle temaslarını kesintisiz şekilde sürdürdüğünü belirtti. Yürütülen diplomasinin ana hedefini, ateşkes sürecinin ikinci aşamasına sorunsuz bir geçiş sağlamak ve ilk evreden sarkan kritik başlıkları tamamlamak oluşturuyor. Filistin tarafı, bu amaç doğrultusunda tarafların üzerinde uzlaşabileceği ortak bir çerçeve metni oluşturmak adına yapıcı öneriler sunmaya devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaptığı açıklamalarda Filistin halkının meşrû siyasî haklarının korunmasını ve Gazze’deki saldırıların tamamen sonlandırılmasını kırmızı çizgi olarak nitelendiren Kasım, mevcut vaziyeti zorlaştıran faktörlere de dikkat çekti. Terörist İsrail'in ateşkes sürecinin başından itibaren mutabakat kurallarını ihlal eden adımlar attığını belirten Sözcü, bu saldırgan tutumun bölgedeki can kayıplarının sürmesine sebep olduğunu vurguladı. Aynı zamanda insanî yardım tırlarının girişine getirilen kısıtlamalar ve bölge halkını hedef alan zorunlu göç baskıları, Gazze şeridindeki insani krizin daha da derinleşmesine sebep oldu.</p>

<h2><strong>Yeniden inşa için Uluslararası mekanizma çağrısı</strong></h2>

<p>Gazze'deki yıkımın boyutlarına dikkat çeken Hazim Kasım, hayatın normale dönmesi ve şehrin yeniden imar edilebilmesi adına uluslararası mekanizmaların ivedilikle devreye girmesi gerektiğini ifade etti. Kasım, bölgedeki insanî şartların daha da kötü bir noktaya evrilmesini önlemek ve mevcut sosyal çöküşü durdurmak adına uluslararası toplumun somut adımlar atması gerektiği hususunda net bir uyarıda bulundu.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazzede-ikinci-asama-mesaisi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 21:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/hms-3.png" type="image/jpeg" length="42013"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump’tan İran’a Hürmüz’de 'tanker' suçlaması]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trumptan-irana-hurmuzde-tanker-suclamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trumptan-irana-hurmuzde-tanker-suclamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump, İran'a ait dronların Hürmüz Boğazı'ndan geçen bir tankeri hedef aldığını iddia ederek Tahran'ı ateşkesi ihlal etmekle suçladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'ı "ateşkesi ihlal etmekle" suçladı.</p>

<p>Trump, açıklamasında, Hürmüz Boğazı'ndan geçen bir tankerin İran'a ait 4 dron tarafından hedef alındığını, bu dronlardan birinin tankerin üst güvertesine isabet ettiğini ancak tankerin yoluna devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Diğer 3 dronun ise ABD ordusu tarafından düşürüldüğünü aktaran Trump, "Açıkçası bu, ateşkes anlaşmamızın aptalca bir ihlalidir." ifadesini kullandı.</p>

<h2><strong>İRAN-ABD ARASINDA VARILAN MUTABAKAT</strong></h2>

<p>İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran'da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu.</p>

<p>"İslamabad Mutabakatı" adı verilen mutabakat zaptı, gece İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girmişti.</p>

<p>Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın açılması ve ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeleri içeriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mutabakat zaptının imzalanmasının ardından tarafların, nihai anlaşmaya varılması için İran'ın nükleer programı ve yaptırımların kaldırılması gibi konularda kısa süre içinde 60 günlük müzakere sürecine başlaması bekleniyor.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trumptan-irana-hurmuzde-tanker-suclamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 20:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/trump-hurmuz.webp" type="image/jpeg" length="65393"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Modern dünyanın afyonu: 331 milyon 'canki'!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/modern-dunyanin-afyonu-331-milyon-canki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/modern-dunyanin-afyonu-331-milyon-canki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler'in yayınladığı küresel veriler, modern dünyanın uyuşturucu kıskacında nasıl can çekiştiğini ve göstermelik "mücadele" günlerinin küresel çürümeyi gizlemekte aciz kaldığını açıkça ortaya koyuyor. İnsanlığı büyük bir manevi boşluğa ve bunalıma sürükleyen mevcut küresel sistem, uyuşturucu pazarını devasa boyutlara ulaştırarak milyonlarca insanı birer 'canki' (junkie) haline getiriyor ve hayatların kararmasına doğrudan sebep oluyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>10 yılda %34 artış</strong></h2>

<p>BM Genel Kurulu’nun 1987 yılında aldığı kararla ilan edilen 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü, her yıl olduğu gibi bu yıl da derin bir ikiyüzlülüğün gölgesinde kalıyor. BM Uluslararası Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) tarafından paylaşılan Dünya Uyuşturucu Raporu, uluslararası toplumun ve küresel kurumların bu mücadelede tamamen havlu attığını kanıtlıyor. Rapordaki verilere göre, dünya genelinde uyuşturucu kullanan kişi sayısı 331 milyona ulaşmış durumda... Son 10 yılda uyuşturucu kullanım oranlarında gerçekleşen yüzde 34'lük muazzam artış, yürütülen küresel politikaların tamamen iflas ettiğini ve uyuşturucu baronlarının dünya genelinde nasıl zemin kazandığını net bir şekilde ispatlıyor...</p>

<h2><strong>Kitlesel uyuşma endüstrisi </strong></h2>

<p>Raporun detayları, modern insanın içine düştüğü boşluğun boyutlarını açıkça sergiliyor. Küresel ölçekte uyuşturucu tüketiminin dağılımına bakıldığında, tehlikenin boyutunun dehşet verici bir vaziyette olduğu görülüyor. Batı dünyasında özgürlük adı altında meşrulaştırılan kenevir, 256 milyon kullanıcıyla listenin başında yer alarak kitlesel uyuşmanın en yaygın aracı haline gelmiş durumda. Bunun yanı sıra, yaklaşık 63 milyon kişi tarafından tüketilen ve özellikle gelişmiş ülkelerdeki ani ölüm vakalarının merkezinde bulunan opioid adlı sentetik uyuşturucular tehlikeyi daha da arttırrıyor. Zihni ve fiziki yıkıma sebep olan amfetamin türü maddeler 32 milyon kişiyi esir alırken, lüks tüketim kisvesi altında küresel pazardaki yerini koruyan kokain 25 milyon kullanıcıya ulaşmış vaziyette. "Eğlence sektörü" eliyle gençliğe enjekte edilen ekstazinin ise 21 milyon kişinin hayatını karartığı görülüyor. Bu veriler, uyuşturucu sektörünün bir asayiş sorunu olmaktan öte, küresel ekonominin ve popüler kültürün bizzat beslediği devasa bir endüstriye dönüştüğünü kanıtlıyor.</p>

<h2><strong>Sağlık sisteminin iflası</strong></h2>

<p>Dünya genelinde uyuşturucu madde kullanım bozukluğu yaşayan, yani açıkça bağımlı olan kişi sayısı 63 milyon olarak açıklanıyor. Sistem, bu insanları bağımlılık batağına sürüklerken tedavi aşamasında tamamen yalnız bırakıyor. Bağımlıların sadece yüzde 8,2'lik küçük bir kısmının tedavi imkanına erişebilmesi, insan hayatına değer verdiğini iddia eden modern sağlık sistemlerinin bencil ve yetersiz yapısını ortaya koyuyor. Uyuşturucunun beraberinde getirdiği sağlık felaketleri ise ürkütücü boyutlarda... Vücutlarına uyuşturucu enjekte eden 14 milyon kişinin 6,9 milyonu Hepatit C virüsü taşırken, 1,7 milyon kişi HIV ile pençeleşiyor. Hem HIV hem de Hepatit C virüsünü bir arada taşıyarak ölümle burun buruna yaşayan insan sayısı ise 1,5 milyonu buluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Arz artıyor, kanunlar sadece kullanıcıyı yakalıyor</strong></h2>

<p>Uyuşturucu ticaretinin kaynağı olan tarım alanları da küresel güçlerin gözü önünde hızla genişliyor. Rapora göre, kokainin ham maddesi olan koka ağacı ekim alanları yüzde 2 artarak 385 bin 100 hektara, afyon haşhaşı ekim alanları ise yüzde 5 artışla 113 bin 800 hektara yükseldi. Küresel mekanizmalar, bu üretimi kaynağında durdurmak yerine seyretmeyi tercih ediyor. Yargı ve emniyet boyutuna bakıldığında ise adalet sisteminin asıl suçluları ıskaladığı görülüyor. Uyuşturucu suçları sebebiyle 5,9 milyon kişi polisle temas kurmuş, 3,7 milyonu yargılanmış ve 2,2 milyonu hüküm giymiş durumda. Hüküm giyenlerin 1,2 milyon gibi büyük bir çoğunluğunu sadece uyuşturucu bulunduran ve kullanan kurbanlar oluştururken, uyuşturucu kaçakçılığı yapan büyük baronlardan sadece 770 bini ceza aldı. Sistem, bataklığı kurutmak yerine sivrisineklerle uğraşarak suç endüstrisinin devamlılığına zemin hazırlıyor</p>

<h2><strong>Sosyal medya: Zehrin yeni pazarı</strong></h2>

<p>Teknolojik ilerleme ve kontrolsüz dijitalleşme, uyuşturucu şebekelerinin ekmeğine yağ sürmüş durumda.... Sosyal medya platformları, gençlerin zehre erişimini kolaylaştıran popüler birer pazar yerine dönüştü. Yapılan çevrim içi anketler, Avrupalıların yüzde 19'unun uyuşturucu maddeleri doğrudan sosyal medya üzerinden satın aldığını gösteriyor. Sonuç olarak BM’nin bu raporu, maneviyattan koparılmış, tüketime endekslenmiş ve dijital köleliğe mahkum edilmiş modern toplumların uyuşturucu batağında nasıl boğulduğunun resmi bir vesikasıdır. Küresel kapitalizm kendi eliyle ürettiği bu bunalımı çözmekte aciz kalmaktadır; çünkü bizzat kendisi bu çürümenin asıl sebebidir!..</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/modern-dunyanin-afyonu-331-milyon-canki</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 20:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/c-a-n-k-i.png" type="image/jpeg" length="93116"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
