Ak Parti’deki yolsuzluklar bir gerçek ve çok rahatsız edici bir durum. Aslında kronikleşmiş ve topluma da sirayet etmiş bir hâl. Yolsuzluklar önemlidir ancak bir o kadar önemli olan diğer husus ise şudur: Bu yolsuzlukları kimler ve niye ortaya çıkarıyor? Ak Parti’yi ve Tayyip Erdoğan’ı yıpratmak için yolsuzlukları ortaya koyanların gayesi, yolsuzluklarla mücadele etmek, paylaşımcı, ahlâkî ve hukukî bir rejim tesis etmek değil! Onların niyeti Türkiye’yi yediden yetmişe Batı’ya peşkeş çekmek, Tayyip Erdoğan’ın gayretleriyle millî niteliğe bürünen devleti eski sömürgeci düzene tekrar getirmektir. Bizdeki muhalefet, emperyal güçlerle (ABD-Batı) iş tutmaktan gururlanacak seviyede olup esasen CHP belediyelerinde olan yolsuzluklar Ak Parti’yi aratmayacak niteliktedir.

Ak Parti’nin içinde az da olsa dürüstler varken, öteki külliyen hırsız. Yâni, CHP ve onunla iş tutanlar, vatanı satmakta ve Batı ile entegre olmakta bir mahsur görmediği gibi, Batıcılık demek olan Kemalist zihniyetle de buna yol buluyorlar. TÜSİAD’ın Türkiye’yi Batı ile entegre kılacak Atatürkçü çizgisi gibi. Ak Parti’nin de en büyük günahı ve zaafı da burada ortaya çıkıyor. Hesaplaşmadığın düşman seninle hesaplaşır. Kemalizm, maddî ve manevî tüm unsurlarıyla (isterseniz buna pislikleriyle diyelim) temizlenmeden “Büyük Türkiye” kurulamaz. Bu hesaplaşmaya Ak Parti içerisindeki Batıcılar da dahildir, hatta daha da mühimdir.

Seçime dayalı sistem popülist politikaları artırdığı gibi Batının da içimizdeki ayrılıklara oynamasına yol açıyor. İşine gelmediği zaman Batının demokrasi ile gelen rejimleri devirdiği veya darbecilere sahip çıktığı ise malumdur. Hakikatin sayı ile ölçülmesi tabiî ki doğru değildir. Ancak bunu kitlelere ulaşmak için avantaja çevirmek ve kendi davasını anlatmanın, düşmanın propagandasını etkisiz kılmanın fırsatı olarak görmek gerek. İş bilenen, kılıç kuşananındır.

Ak Parti’nin alternatifi şekavet ocağı CHP olamaz. Ak Parti gidip yerine CHP’nin gelmesi halinde Batı’nın muradı olur. Bu gerçek, Ak Parti’yi her şeyiyle kabul etmek değil, bilakis parti ve hükümetteki yanlışlara din ve vatan zaviyesinden en şiddetli şekilde karşı olunmalıdır. CHP veya onun başını çektiği soysuz muhalefet adına değil, Hak ve hakikat adına muhalefet yapmalıyız. Ak Parti de hakikat adına yapılan bu muhalefetten gerekli dersleri çıkarmaz ve yanlışlarla devam ederse, Müslüman halk onun yerine ikame edecek ve hedeflerini gerçekleştirecek başka birilerini de içinden çıkarır. Millet Ak Parti’ye değil, Ak Parti millete muhtaçtır.

Kurtuluş ümidini kendi içimizde var edeceğiz ve kendi kadrolarımızı yine içimizden bulacağız. Zira düşmandan medet ummak kahpe ve münafık tıynetlilerin işidir.

27.06.2021