Baran Dergisi'nin 528. Sayısı Çıktı!

Baran Dergisi'nin 528. Sayısı Çıktı!



Selâm ile…

15 Temmuz’dan sonra oluşan iklimde, Ak Parti ve MHP’nin millî cephede bir araya geldiğini gördük. Bu birliktelik uzunca bir süre Türkiye’nin gündeminde olan anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi hususunda bir mutabakatı da beraberinde getirdi. Ak Parti ve MHP’nin hazırladığı, cumhurbaşkanlığı sisteminin hayata geçirilmesini de içeren 18 maddelik anayasa teklifinin mecliste oylanmasının ardından referandum kararı çıktı.

Sistemde bir değişiklik zaruriydi… Türkiye’nin arka arkaya muhatap kaldığı saldırılar bu zaruretin daha iyi idrak edilmesine zemin hazırladı. Her ne kadar referandumda “evet” desek de yapılacak değişikliğin yeterli olduğunu düşünmüyoruz; yani “yetmez ama evet” diyoruz. Sakatlık Türkiye Cumhuriyeti’nin “yönetim şeklinden” ziyade, iliklerine kadar sirayet etmiş “yönetim anlayışında”dır ve bu anlayış değişmediği müddetçe de sorunlar çözülemez.
Osmanlı Devleti’nin, emperyalistlerce yıkılışının ardından, imparatorluğun çekirdeğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sinir uçlarına kadar sirayet etmiş anlayış Kamalizm’dir. Bu zihniyetin yegâne gayesi, Müslüman Anadolu insanını tarihinden, kültüründen ve inancından koparmak suretiyle İslâm’ı bu topraklardan silmek olmuştur. Bu gayeye matuf yapılan devrimlerin ardından, Müslümanlar sürekli baskı altında tutulmuş, ne zaman bir uyanışın arefesine girilse askerî, siyasî ve yargı bürokrasisi eliyle ve de hepsinin üstünde Batıcı oligarşik zümrenin desteğiyle fiili müdahalede bulunulmuş, darbeler, katliamlar ve hukuksuzluklar yapılmıştır. Her 10-15 senede bir devlete balans ayarı çekilmiş, Kamalist zihniyetin sürekliliği temin edilmeye çalışılmıştır. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat Kemalizm’in kendisini garanti altına alma ve Müslümanları sindirme operasyonlarıdır. Bilhassa, bu hafta 21. Senesine gireceğimiz, 28 Şubat doğrudan Müslümanları hedef alan bir darbedir ve darbenin sebep olduğu mağduriyetlerin hâlâ devam etmesi devletin bürokratik zihniyetinin yerli yerinde durduğunun en bariz göstergesidir. Hülâsa esasında değişmesi gereken idare şeklinden ziyade, idaredeki anlayıştır.

İdare şeklinin değiştirilmesiyle ne ahlâkî çöküntünün üstesinden gelinebilir, ne kof nesiller yetiştiren eğitim sistemi ıslah olunabilir, ne ekonomik darboğazdan kurtulmuş müreffeh bir toplum oluşturulabilir. En önemlisi de Müslümanca yaşanabilecek zemin tesis edilemez. Bunları yapmanın yolunun da idare şeklinden ziyade bir zihniyet değişiminden geçtiği, bu devrimin de ancak ve ancak İslâm’a muhatap anlayış davası temele alınarak gerçekleştirilebileceği aşikâr.

Kapağımızda bu meseleyi değerlendirirken “Tavsiye/Gongu Çal – Başyücelik Devleti” manşetini atıyor, yukarıda kısaca değindiğimiz değişimin teferruatını Ömer Emre Akcebe’nin “Evet’ten Sonra...” başlıklı yazısına havale ediyoruz.

Cezaevinde bulunan gönüldaşımız Ali Acar, 28 Şubat’ın seneyi devriyesi vesilesiyle bir yazı kaleme aldı; “28 Şubat’tan 15 Temmuz’a -Hatırlama Hatırlatma-”... Ayrıca 28 Şubat ve hâlâ devam eden mağduriyetler üzerine Avukat Abdullah Özbek ve Osman Atalay ile birer söyleşi gerçekleştirdik; alakayla okuyacağınız düşünüyoruz.

Çakal Carlos (Salim Muhammed),  “Filistin’de İki Devlet Ya Cahillik Ya Hainliktir” başlıklı yazı- sında Trump’ın Kudüs ile alakalı söylediklerine değiniyor.

Kâzım Albay, “His ve Fikir Birlikteliği” başlıklı yazısında bir fikrin militanı olmadan önce, onu yüreğine indirmek, iman ve sanat çabası hâline dönüştürmek gerekliliğine vurgu yapıyor.

Geçtiğimiz hafta Liberalizm’in babası kabul edilen Adam Smith’in sermaye görüşünü işleyen Abdullah Kiracı, bu hafta ise İngiliz iktisadının önemli şahsiyetlerinden David Ricardo’nun fikirlerini ele alıyor. Yazısının başlığı “Sermayeye Dair Görüşler: Ricardo”...

Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun dünya ve kâinat planını farklı bir veçheden ele aldığı eseri Ölüm Odası B-Yedi’nin 355. bölümünün alt başlığı “Tavsiye (Gonk’u Çal!)”...

Vehbi Kara “Denizci Günlüğü” başlıklı yazı dizisinin sekizinci bölümünde “Aden Körfezi ve Korsanlar”dan bahsetmeyi sürdürüyor.

Osman Temiz’in epifiz bezi ile alâkalı yazısı devam ediyor: “Epifiz Bezi veya Beyin Epifizi Çerçevesinde -III-”...

Gülçin Şenel “İslâm’a Muhatap Anlayış” başlıklı yazısıyla dergimizde.

Ayrıca dergimizde sizler için derleyip yorumladığımız haberleri de bulabileceksiniz.

Gelecek sayımızda görüşmek dileğiyle, Allah’a emanet olun; intikam hissiniz daim olsun...
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.