<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 02:27:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak'tan seminer: "Necip Fazıl Bugüne Ne Söyler"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/dr-kazim-albayraktan-seminer-necip-fazil-bugune-ne-soyler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/dr-kazim-albayraktan-seminer-necip-fazil-bugune-ne-soyler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dergimizin Yayın Kurulu üyesi ve yazarı Dr. Kâzım Albayrak, Hüdayi Vakfı, İLÂM Akademi ve İLÂM Lise tarafından tertiplenen programda “Necip Fazıl Bugüne Ne Söyler” başlıklı bir seminer verdi. Eski Akıncılar Teşkilatı mensuplarından Hüseyin Gök'ün de iştirak ettiği program, katılımcılar tarafından yoğun bir ilgiyle takip edildi. Konuşmadan önce Kur’ân-ı Kerîm tilaveti yapıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Program sonunda Dr. Kâzım Albayrak, Üstad Necip Fazıl'ın <i>Bizim Şarkımız</i> adlı şiirini marş formunda coşkuyla seslendirirken; seminere katılan öğrenciler Üstad'ın şiirlerinden seçkiler okudu. Konuşmanın hitamında Büyük Doğu fikriyatı üzerine ufuk açıcı bir soru-cevap bölümü gerçekleştirildi. Programın sonunda İLÂM yönetimi tarafından Dr. Kâzım Albayrak'a günün hâtırasına binaen Kelime-i Tevhid tablosu hediye edildi.</p>

<p><img alt="1-12" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/05/1-12.jpeg" width="1131" /></p>

<p>Okuyucularımız için Dr. Kâzım Albayrak’ın konuşma metnini eksiksiz olarak istifadelerinize sunuyoruz:</p>

<p>“Selâmünaleyküm arkadaşlar. Hepiniz hoş geldiniz. Necip Fazıl'ın 40. vefat yıldönümünü idrak ediyoruz. Bu vesileyle Necip Fazıl'a rahmet dileyerek sözlerime başlamak istiyorum. Konumuz Necip Fazıl ve Gençlik. Necip Fazıl kimdir? Hayatımızın neresindedir? Bizim için değeri nedir? Ona nasıl bakmalıyız? Ondan nasıl faydalanmalıyız? Bunları size anlatacağım. Necip Fazıl, gençlik demek; bir ideal mefkûresi olan, bir fikir, bir arayış içerisinde olan, yolunu arayan bir kişi demektir. Dolayısıyla Necip Fazıl'la yollarımız kesişiyor. Benim de gençlik dönemimde Necip Fazıl'la yollarım kesişti. Allah'a şükür bugüne kadar da beraberliğimiz devam ediyor. Bunları nasıl, niçin anlatacağım inşallah. Şimdi bu semineri organize eden Hüdayi Vakfı, İLÂM Akademi ve İLÂM Liseye de teşekkür ederim.</p>

<p>Şimdi Necip Fazıl kimdir? Böyle kısaca hemen söyleyeyim; mütefekkir, sanatçı ve aksiyoner biridir. Bu üç kelimeyi bilmemiz lâzım. Fikir, sanat ve aksiyon adamıdır. Bunu bir cümleyle söylemek gerekirse; Necip Fazıl, şeriattan kıl taviz vermeden onun eşya ve hâdiselere hâkim kılmanın dünya görüşünü örgüleştirmiş adamdır. Burada birkaç husus öne çıkıyor: Şeriattan kıl taviz vermemesi, eşya ve hâdiselere hâkim kılacak bir ideoloji örgüsü olması... Böyle bir dünya görüşü örgüleştirmesi.</p>

<p>Şimdi Büyük Doğu ekolünü kurmuş Necip Fazıl. Büyük Doğu fikriyatını... Necip Fazıl deyince aklımıza gelecek olan Büyük Doğu'dur. Büyük Doğu dergileriyle 35 yıl, 40 yıl bir hep mücadele vermiş. Mücadele tarihimizde, geçmişimizde, yani çağımızdaki İslâmcı mücadelenin temelleri, dinamikleri Necip Fazıl'dır. Öncü, kurucu bir kişidir. İlktir. Her şeyin şerefi ilklere aittir ya... Vazgeçilmezdir bu açıdan. Bunları bilmemiz lâzım. Neden bilmemiz lâzım? Nereden geldiğimizi bilmemiz lâzım ki nereye gideceğimizi bilelim.</p>

<p><img alt="4-8" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/05/4-8.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Şimdi Necip Fazıl devrini etkilediği gibi günümüzü de etkilemiştir. Ve sonrasını da etkileyecek bir kişidir. Bunları, devrimizi etkilediğini... Bu artık devri tarihte kaldığı için bu vakalardan, olaylardan bunu biliyoruz zaten. Yaşayanlar da var. Siz belki o devri yaşamadınız ama o devrin içerisindesiniz. O devrin devamı içerisindeyiz şu an. O devirden kopuk değiliz, ayrı değiliz.</p>

<p>Şimdi Büyük Doğu ne demek? Büyük Doğu, doğunun doğuşu demek. Kelime anlamı olarak doğunun doğuşu. Buradaki doğudan kastedilen, arkadaşlar, İslâm âlemi. Bir coğrafi bölgeden ziyade İslâm âlemi. Bunu Büyük Doğu'yu bu kelime anlamını verdikten sonra ıstılâhî anlamını da söyleyeyim. Büyük Doğu, Necip Fazıl'ın tanımlaması: "Büyük Doğu, İslâmiyet'in emir subaylığı. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne yeni bir içtihat kapısı... Sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde olanca safiyet ve asliyetiyle İslâmiyet'e yol açma geçidi. Ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu safiyet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hâdiselere tatbik etme işi... Galiba işlerin de en değerli ve pahalısı" diyor Necip Fazıl. Yani işlerin en değerli ve pahalısı. Neden en değerli ve pahalısı olduğunu, bize neden bir pusula hüviyetinde olduğunu izah edeceğim.</p>

<p><img alt="7-5" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/05/7-5.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Şimdi seminerin plânını kısaca vereyim. Bu kısa bir girişten sonra, yedi umdede Büyük Doğu'yu anlatacağım arkadaşlar. Kısa kısa, Büyük Doğu nedir, yedi umdede anlatacağım. Ondan sonra dört maddede Necip Fazıl'ın ve Büyük Doğu ideolojisinin vazgeçilmez oluşunu, fonksiyonunu bize hâlâ zaruret olarak, bize hâlâ arz etmiş olmasını da dört maddede anlatacağım. Sonra iki maddede Necip Fazıl'ın hayatına yön veren, hayatında çok önemli bir değişikliğe yol açan (sebep olan) hâdise nedir, onu anlatacağım. Ondan sonra Necip Fazıl'ın gençlerden beklediği, onlara öğüt olarak neler söylediğinden üç tanesini söyleyeceğim ancak. Daha fazla var da üç tanesini belli başlı... İlk sıradaki üç tanesini. Sonra Necip Fazıl'la tanışmamı, müşahedelerimi anlatacağım. Ve netice olarak da birkaç şeyle, tavsiyeyle semineri bitireceğim inşallah. Sonunda da kısaca bir soru cevap bölümü de olacak inşallah. Ben şimdi bu arada gaye ve vasıta nedir, gaye ve ideal nedir, bunu da anlatmaya çalışacağım. Unutursam hatırlatırsınız inşallah. Çünkü genç olarak bir idealiniz, hedefiniz var… Bir şey yapmak istiyorsunuz. Hedefimiz, plânımız ne olmalı, gayemiz ne olmalı, bir de idealimiz ne olmalı? Onun arasındaki farkı da söyleyeceğim arkadaşlar. Her şey ideal olmuyor. İdeal nedir, onu söyleyeceğim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimdi hemen ben Büyük Doğu'yu... Yedi umdede Büyük Doğu'nun ne olduğunu hemen söyleyeyim.</p>

<p>Arkadaşlar, birincisi: Şeriattan zerre taviz vermemesi. Ehl-i Sünnet ve Cemaat anlayışına, itikadî ölçülerine tam bağlı olarak bir dünya görüşü ortaya koyuyor. Necip Fazıl'ın bu yönü çok dikkate değerdir. Bu hususta Necip Fazıl her türlü çileyi göze almıştır. Hapishaneye girmiştir, çok çile çekmiştir. Bu fikriyatında şeriata muhalif tek bir kelime gösterilemez. Bundan dolayı bu hususta âdeta kılı kırk yarmıştır. Kendisi ilim ehline danışmıştır. Başta mürşidi Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri olmak üzere Ömer Nasuhi Bilmen, Hacı Cemal Öğüt gibi ulemaya da danışmıştır. Büyük Doğu'nun her kelimesinde bu dikkati göstermiştir. Bunları misallendirebilirim ama çok uzatmak istemiyorum. Bunun altını çizip geçiyorum arkadaşlar. Bunları böyle nokta atışı olarak söylüyorum.</p>

<p>İkincisi: Necip Fazıl bir tarih muhasebesi yapmıştır. Düzmece bir tarih bize öğretilmek istendi. Yani bizim köklerimiz inkâr edildi. Osmanlı çizildi üzerine, çarpı atılmak istendi. Uyduruk böyle bir geçmişe, köklere bağlanmak istendi. İnsan çünkü kökünü, nereden geldiğini bilmek isteyen bir varlık. "Nereden geldik, nereye gideceğiz?" Bu soruyu sorar insan. Ben kimim? Nereden geldim, nereye gideceğim? Bu sorunun cevabı “Mutlak Fikrin Gerekliliği” meselesidir. Kur'ân ölçülerinin gerekliliği, zarureti öne çıkarılmış. Başka türlü hakikat bulunamaz. İnsan kendi başına bulamaz. Ondan sonra bir sürü felsefeler çıkıyor. Şimdi Necip Fazıl burada ne dedik? Tarih muhasebesinden geldik buraya. Tarih muhasebesini söyleyeyim: Ulu Hakan Abdülhamid Han. Yani bozulmanın köklerine gidiyor Necip Fazıl, oradan tarih muhasebesi yapıyor ve “Yiğit düştüğü yerden kalkar.” demiş arkadaşlar. Düştüğümüz yerden, ki Tanzimat'tan bu yana yaşadıklarımız bunlar, bu acılar bunlar, öz yurdunda garipsin, “Öz vatanında parya.” demiş Necip Fazıl. Buraya gidiyor ve <i>Ulu Hakan Abdülhamid Han</i> eserini ortaya koyuyor anahtar şahsiyet diye. <i>Sultan Vahdeddin</i> eserini ortaya koyuyor. Ve Necip Fazıl'daki tarih muhasebesi çok dikkat çekicidir. Tarihçilerin yapamayacağı bir muhasebeyi yapıyor. Neden? Mütefekkir olduğu için. Neden? Hikmet sahibi olduğu için. İrfan ve hikmet ilmin üstündedir. Bunu Necip Fazıl'da da görüyoruz arkadaşlar. Bunların teferruatına girmiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü olarak arkadaşlar: Necip Fazıl'ın bir dünya görüşü ortaya koyması. Yani sadece bunları söylemekle kalmıyor, kendi fikirlerini bütün olarak, sistemli olarak ortaya koyuyor. Her örgüsü tezatsız bir şekilde ortaya koyuyor. Mütefekkir vasfı bunu gerektiriyor. Bu hususta da onun başeseri <i>İdeolocya Örgüsü</i>. <i>İdeolocya Örgüsü</i> okunmadan Necip Fazıl anlaşılamaz. Şimdi Necip Fazıl'ın hayat hikâyesini <i>O ve Ben</i> eserinden çok güzel okursunuz, mürşidiyle tanışması, hayatındaki değişim ve dönüşüm... Fikriyatının hülâsası <i>İdeolocya Örgüsü</i>'dür. <i>İdeolocya Örgüsü</i> çağda, bu çağımızda fikrî akımlarla... Ne bileyim kapitalizm, faşizm, komünizm şu bu, içten gelen cereyanlar, reformizm benzeri cereyanlar, doğru yoldan sapan yollar, Ehl-i Sünnet'ten haricî yollar, Ehl-i Bid'at yolları, bunların da tanımlanmasını çağımızda, bunların da tarihselcilik falan, bunlara da güzel cevaplar var Ehl-i Sünnet zâviyesinden. Bunlarla da karşılaşıyoruz arkadaşlar. Yani bu çağımızda olan akımlar bunlar. Bunlara da muhatap oluyoruz, doğrusunu bilmemiz gerekiyor. Demek ki çağımızda İslâmî bir dünya görüşünün sistemli olarak ortaya konması gerekir ki bunu da Necip Fazıl yapmıştır.</p>

<p>Dördüncüsü: İdeolojisinin temeli Hazreti Peygamber'e dayanıyor. Yani Hakikat-i Muhammediye, Muhammedî Nur bu kavramlara dayanıyor Necip Fazıl. Bu eserlerinde bu çok belirgin: En evvel, en üstündür diyor. Ki varlık o yüzdendir diyor. <i>Çöle İnen Nur</i> kitabı meşhurdur, Hazreti Peygamber hayatının destansı bir tarzda anlatıyor. Onun ilk ismi <i>O Ki O Yüzden Vardır</i>'dır. O olmasaydı varlık olmayacaktı. Varlık Hazreti Peygamber'le tecelli ediyor. Necip Fazıl da düşüncesini, fikriyatını buraya dayandırıyor. Bu şu açıdan da çok önemli, çağımızda da görüyoruz; peygambersiz İslâm anlayışına karşı toptan, temelden bir reddiye özelliği taşıyor. Böyle akımlar da var meselâ. Buna karşı da bir mütefekkir olarak çok önemli. Necip Fazıl'ın sistemini böyle kurması. "Gaye İnsan Ufuk Peygamber" diyor meselâ Hazreti Peygamber için.</p>

<p>Beşincisi: Dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi. Baş muhabbet ve baş nefret kutbu. Arkadaşlar yani çağımızda dostumuz kim, düşmanımız kim? Yani bunun kişi, kurum ve kuruluşuyla bilmemiz gerekiyor. Çünkü bazı kişi ve kurumlar İslâm düşmanlığını kendine ölçü edinmiş, kendine rehber edinmiş. Biz ise Kur'ân ve Sünnet ve icma ve fıkıh geleneğine tâbiyiz. Dolayısıyla çağımızda dostumuzu düşmanımızı bilmemiz lâzım. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu… Hem bu mevzuda hem bu mekânı da vesile olanları da anmış oluyoruz. Meselâ Osman Nuri Topbaş Efendi ile mülâkat yapmıştık Necip Fazıl üzerine. Kendisi Necip Fazıl'la çocukluğundan beri tanıyan biri. Onun bir sözü o mülâkatı <i>Aylık Baran</i> dergisinde (benim yayın kurulunda olduğum <i>Aylık Baran</i> dergisinin Kasım sayısında yayınlandı) meselâ orada Topbaş Efendinin şu sözünü manşet yapmıştık. Şöyle diyor: "Üstad lâyıkına muhabbet, müstehakına nefret nedir, ömrü boyunca bunu açıkladı" diyor. Yani bu önemli, dostumuzu düşmanımızı kimi seveceğiz kimi sevmeyeceğiz bilmemiz lâzım. Sevmenin de ölçüleri: Kur'ân, Sünnet, icma, kıyas... Bu Ehl-i Sünnet ölçüleri. Bu geleneğe bağlı bu şekilde, Hazreti Peygamber'in vârisleri bu yolu sürdüren, istikamet üzere olan, tavizsiz sürdüren olur. Bu hususta daha fazla bir söze ihtiyaç duymuyorum. Sevgi ve nefretimizi de Allah için sevgi, Allah için nefret temeline oturtursak rahat ederiz. Çok hayal kırıklığına uğramayız. Allah için severiz. Dolayısıyla ölçülerimiz bu. Hayal kırıklığına uğramayız. Ölçüler üzerinden dostluğumuzu devam ettiririz. Ahbap çavuşluk, yandaşlık yapmayız böylece. Bu bir ahlâkî ilkedir, dik duruştur. Arkasından da bunlar geliyor.</p>

<p><img alt="2-11" class="detail-photo img-fluid" height="1448" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/05/2-11.jpeg" width="1086" /></p>

<p>Altıncısı arkadaşlar: Üstat yeni bir usul, yeni bir tarz getirmiştir. O geleneğe bağlı ancak onu yeni bir ideolojiyle ve yeni bir tarzda sunmuştur. Onun yenileyiciliği hikmet, estetik ve toplum yararı olarak görülmektedir. Burada geleneğe bağlı fakat geleneği kuru kuruya tekrar etmiyor, bunu estetik bir dille, hikmet diliyle, belli bir diyalektikle sunuyor. O da onun orijinalliği. Ve bunu sistem bütünlüğü içerisinde sunuyor. Bu açıdan da dikkate değer.</p>

<p>Yedincisi ise: Necip Fazıl, İslâm inkılâbı diye çokça altını çizdiği ve Büyük Zuhur diye işaretlediği aksiyon alanıdır. Büyük Doğu'nun önemli bir özelliği... Yani onun başlıca devlet ve idare mefkûresi cemiyete İslâm'ın nakşı için çizilmiş, tasarlanmış bir proje, bir Müslüman için devlet ve idare mefkûresidir. Bu ideoloji örgüsünün kalbi mesabesindedir. Necip Fazıl'ın bu teklifi. Bu ne demektir? Bu şu demektir: Aynı zamanda Necip Fazıl bugünümüze bunları söylüyor. Evet yani bizim teklifimiz bu. Biz gayr-i İslâmî bir rejim, model, düşünce sistemini kabul edemeyiz. Kendi inancımıza göre yaşamak istiyoruz ve inancımızın bayrağı altında hürriyetimizi idrak edebiliriz ancak.</p>

<p>Necip Fazıl bu uğurda bedeller ödemiştir ve bir gençlik yoğurmuştur. Şöyle diyor Üstad: "Dünya bir inkılâp bekliyor, dünyanın beklediği bu inkılâp üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye." diyor. Üstad "Cihanı kaldıracak manivelanın dayanak noktasını Türkiye kabul etmek lâzım." diyor. Bu şuurla çalışmalarımızı yaparsak, ideallerimizi bu şuurla yerleştirirsek biz de İslâm’a hizmet etmiş oluruz.</p>

<p>İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenmemiz, başta ülkemiz olmak üzere İslâm âlemine faydamız ancak bu şekilde olur. İslâm âleminin durumunu da görüyoruz arkadaşlar.</p>

<p>Yani başta Filistin Gazze olmak üzere görüyoruz ve onların da beklentisi Türkiye üzerinde. Necip Fazıl bunu yıllar önce işaretlemiş, onun için mücadele vermiş. Zaten başka bir çözüm yolu yok. İslâm âleminin dediğim gibi gözü de bizim üzerimizde.</p>

<p>Şimdi arkadaşlar ikinci bir konuya geçiyorum. Büyük Doğu ideolojisinin günümüzde fonksiyonu ve zarureti. Daha önceki sözlerimde de bunlar var fakat burada yine maddeler hâlinde söyleyeyim. İslâmî değerlerin cemiyetten kovulup Batı'nın değerlerinin ikame edilmek istendiği bir dönemde gelmiş Necip Fazıl ve Büyük Doğu dergileri, eserleri ve mücadelesiyle tavizsiz olmuş, nesiller arası kopukluğu gidererek köprü rolü olmuştur. Böylece o Ehl-i Sünnet çizginin fikirde sürekliliğini göstermiştir. Çünkü tamamen nesiller koparılmak istenmiştir. Necip Fazıl burada kilit bir rolde ve köprü rolündedir. Bunun için de idrak edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Asrın muhtaç olduğu bir sistem olarak zuhur etmiştir. Bunu daha önce kısaca söyledim. Müslüman aydın tabakanın oluşması zeminini de hazırlamıştır. İleriye ve geriye gidişte bize pusula değeri taşımaktadır Büyük Doğu. Sadece şeklî ibadetlerle, sadece ilim öğrenmekle kalmayıp bunu bir cemiyet modeli olarak, içtimaî ve siyasî bir rejim olarak Büyük Doğu'nun sunulması gerekiyor. Büyük Doğu bu boşluğu doldurmuştur.</p>

<p><img alt="5-6" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/05/5-6.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Necip Fazıl'ın devriyle günümüz devri arasında benzerlikler vardır. Bazı yumuşamalar olsa bile aynı devirde yaşıyoruz. Çünkü rejim ve anayasal yapı aynı şekilde devam etmektedir. Necip Fazıl'ın tespit ve tahlillerinin geçerliliğini bu noktada anlamamız gerekiyor.</p>

<p>Demek ki hem geçmiş muhasebesi, hem hâl muhasebesi, hem istikbale dair söyledikleri açısından bakarsak Necip Fazıl bizim ümit ve aksiyon alanımız olmaktadır. Dördüncüsü Büyük Doğu bir ideal vermektedir. Çünkü irfan ve hikmet davasıdır. O aksiyona geçmiş ve aşk ve vecd ile ahlâkî temele oturmuştur. İdeali olmayan insan ölü insan demektir. "Ne yapmalı, nasıl yapmalı?" sorularını eğer kendimize soruyorsak, bunun karşılıkları Büyük Doğu'da vardır. Batıcılık girdabında öz değerlerimizi kaybetmemek için Büyük Doğu idealini kuşanmalı ve onun ateşiyle yanmalıyız.</p>

<p>Burada ideal gaye farkından bahsedecektim, hemen bunu söyleyeyim arkadaşlar. Necip Fazıl diyor ki; "Her ideal bir gayedir. Fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşemez." Şöyle misal veriyor; "Bir subayın mareşal, bir tüccarın milyoner olmak ihtiras ve gayesi ideal değildir. Fakat o subayın hayalinde bir Altınordu nizamı yaşıyor ve o tüccarın emelinde içtimaî bir davanın harcına sarf edilecek bir servet fikri hüküm sürüyorsa, bu tiplerden ikisi de ideal sahibidir." Demek ki ilmimiz de bir ideal uğruna yapmamız lâzım. Yani mevki makam, unvan, ben etiket sahibi olayım, tanınayım falan diye değil. Muhakkak ideali bulmamız lâzım.</p>

<p>Şimdi Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli olay mürşidi Esseyyid Abdülhakîm Arvâsî ile tanışması. "30 yıl saatim çalışmış ben durmuşum" diyor, tam 30 yıl diyor, Abdülhakîm Arvâsî ile tanışınca, mihrakını, yörüngesini buluyor ve bir mücadele hayatına atılıyor, Büyük Doğu dergisini çıkarıyor. Yani ondan aksiyon ruhu alıyor. Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri tekkesinde oturan bir postnişin değildi. Birinci Cihan Harbi'ne katılmış, en yakın müridini göndermiş, şehit olmuş o. Birinci Cihan Harbi'nde sürgün, hicret etmiş. Sonra İstanbul'a gelmiş dolaşarak Musul'dan, 150 kişilik aile efradının çoğunu yollarda kaybetmiş. Ve en sonunda gençliği İslâmî planda isyana teşvik etmek amacıyla İstanbul valisinin şikâyetiyle İzmir'e sürgün ediliyor 1943 yılında. Orada sürgün cezasını Ankara'ya zorunlu ikametle kaldırıyorlar, Ankara'da vefat ediyor.</p>

<p>Şimdi hayatında çok büyük değişiklik yapıyor Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri. Üç kitabı özellikle tavsiye ederim: <i>O ve Ben</i>, <i>İman ve Aksiyon</i> ve <i>İdeolocya Örgüsü</i>...</p>

<p>Necip Fazıl'ın gençliğe tavsiyesi nedir diye sorulabilir. Necip Fazıl'ın üç önemli tavsiyesi var. Birincisi aşk. Şöyle diyor Necip Fazıl; "Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm." Ve devam ediyor; "Kâinatın protoplazması aşktır." diyor Necip Fazıl. İkincisi üstün akıl ve sır idraki. "Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek" diyor Necip Fazıl. Aklın sınırı var, yeri var. Sır idraki olmayınca her şeyi akılla izah etmeye kalkarsak tökezleriz. Akıl üstü meseleler var, Necip Fazıl buna sır idraki diyor. İkincisi bu. Üçüncüsü ise nefs muhasebesi. "Atacağını dibinden söküp atma ve tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası" diyor.</p>

<p>İmanın böylesine tahkikî iman deniyor. Önce taklidî imanla başlıyoruz arkadaşlar fakat bunu tahkik etmemiz gerekiyor. Necip Fazıl'ın İslâmî ilimlere katkısı nedir? Necip Fazıl'ın İslâmî ilimlere katkısı önemlidir. Meselâ fıkıh ilmi ile ilgili <i>İman ve İslâm Atlası</i>. İlmihâl tarzında fakat fıkıhla tasavvufu mezcedici bir eser.</p>

<p>Kelâm ilmi ile ilgili <i>Doğru Yolun Sapık Kolları</i> eseri çok önemli. Kelâm tarihine, kelâm ilmine ve mezhepler tarihine, usulüne bağlı olarak hazırlanmış, ilmî usulde hazırlanmış tefekkürî bir eser. Meselâ bu da çok önemli. Hadis ilmi ile ilgili, hadis usulü ile ilgili geleneğe bağlı fakat bunları güzel edebî bir dille sunmuştur. <i>Nur Harmanı</i> eseri bu hususta önemlidir. <i>Çöle İnen Nur</i>'da da bununla ilgili bahisler vardır. <i>Hadislerle Dünya Nizamı</i> vardır…</p>

<p>Siyer ile ilgili <i>Çöle İnen Nur</i>. <i>Peygamber Halkası</i> eseri zikredilebilir. <i>Hazreti Ali</i> eseri zikredilebilir. <i>Hazreti Ali</i> eserini kelâmla ilgili de zikretmemiz gerekiyor. <i>Gönül Nimetleri</i> eserlerini sadeleştirmiştir İmam Kastallani'nin meşhur siyer eserini. Mektubat’tan seçtiği, yaptığı seçmelerle İmam Rabbanî mektubatında, bu da tasavvufa dair önemli bir eser. <i>Tasavvuf Bahçeleri</i> ve <i>Rabıta-i Şerife</i> eserini mürşidinden seçmiştir. Kendisi <i>Başbuğ Velilerden 33</i> ve <i>Veliler Ordusundan 333</i> eseri önemlidir. <i>Batı Tefekkürü ve İslâm Tasavvufu</i> eseri hem fikrî hem tasavvufî bir eserdir.</p>

<p>Necip Fazıl’ın fikriyatı hem dikey olmuş hem yatay olmuştur aslında. Hem nefs tezkiyesi hem ahlâk davası söz konusu. Yani iç oluş ve dış oluş birlikte çalışan bir sistemdir Büyük Doğu. Necip Fazıl okumaları muhakkak yapılmalı. "Onun en az yirmi üç eserini okumadan mezun olmayın." diyorum arkadaşlar. Necip Fazıl ne diyor? "Tasavvuf ki ruh ve kafa çilemin yüzde yüzünü temsil eder." diyor. "Ben bazı şer'î meseleler üzerinde etütler yaptığım zaman, bulduğum ölçüler içinde aldığım hazzı, hissettiğim konforu dünyada hiçbir şiirden almıyorum." diyor. Dolayısıyla Necip Fazıl’ı şair diye anmak eksik bir anma, indirgemeci bir anlayış olur. Hayır! Necip Fazıl’ın fikir yönü şiir yönünden baskındır. Necip Fazıl mütefekkirdir önce. Ve bunun yanında cemiyet ve aksiyon adamı dememiz lâzım. Aksiyon adamıdır Necip Fazıl. Aksiyon nedir? Büyük fikir ve bunun büyük iş hâline inkılâbıdır. Bakın arkadaşlar. Fikir ve iş bir arada… Aksiyon budur! Necip Fazıl bunun adamıdır aslında. Büyük fikir ve büyük iş… Kurucu, öncü mütefekkir. Geriye ve ileriye gidişte bize lâzım, kopukluğu gidermiş bir halkadır. Bu halkayı kurmuştur. Mütefekkir ve hikmet sahibi bir adam. Geleneği kuru kuruya tekrar etmiyor, fikri yaşatıyor ve bir cemiyet modeli, bir aksiyon alanı sunuyor. Devlet ve idare mefkûremiz bu olmalıdır diyor. Gayr-i İslâmî rejimler değil; İslâmî bir rejim. Asr-ı Saadet'i örnek aldığı için. Bunları başka zaman detaylandırırız inşallah.</p>

<p>Necip Fazıl'la tanışmama kısaca temas etmek istiyorum arkadaşlar. Gençlik dönemimizde bir yol arıyoruz kendimize ve bize en yakın olan Akıncılar ve MTTB teşkilatına katılıyoruz, kendimizi ifade ediyoruz. Cemiyette biz de varız diyoruz. Bu noktada ilk Üstad’ı görüyoruz. Üstad’la tanışmam da şöyle oldu, o zaman <i>Gölge</i> ve <i>Akıncı Güç</i> dergileri çıkıyor, önce <i>Gölge</i> sonra <i>Akıncı Güç</i>. Salih Mirzabeyoğlu çıkarıyor bunları. Gençlik teşkilatı içerisinde kendisi var, kurucu rolde. Akıncıların isim ve mana babası. <i>Akıncı Güç</i> dergisinde Büyük Doğu, <i>İdeolocya Örgüsü</i> temel olarak ortaya konuluyor.</p>

<p>Şunu itiraf edeyim, biz Necip Fazıl'ın kahramanlığını, hitabetini, cedelciliğini, şiirlerini biliyoruz ve konferanslarına gidiyoruz. Fakat Büyük Doğu'nun hakikatini tam bilmiyoruz. Salih Mirzabeyoğlu <i>Akıncı Güç</i> dergisinde <i>İdeolocya Örgüsü</i>'nü temel alıp bunu tafsil edince biz tekrar onu okumaya başlıyoruz. Ve Necip Fazıl'a ulaştırılıyor bu <i>Akıncı Güç</i> dergisi. Necip Fazıl bağrına basıyor ve çağırıyor. Ve Salih Mirzabeyoğlu riyasetinde Üstad’ın davetine icabet ediyoruz Erenköy'deki köşke. Orada bize akşam yemeği veriyor. Ve bir sohbet oluyor. Orada gördüm, Necip Fazıl 75'lik bir delikanlı. Eşya ve hâdiselere pençesini geçirici ve her şeyi böyle tahakküm etmek isteyici, İslâmî bir açıdan, tefekkür açısından. Hem teoride hem pratikte. Aksiyon alan bir adam. Orada görüyoruz. Yani ruh adaleleri şişkin biri. 75 yaşında ama genç. Öyle biri görüyoruz. Zaten vefatında da üzerinde <i>Sultan Vahidüddin</i> eserinden dolayı 18 ay hapis cezası varken vefat ediyor. Allah rahmet etsin. Cenazesini de gençlik bırakmıyor zaten. Askerî idareye rağmen, jandarma barikatlarına kadar Demirkapı’ya kadar omuzlarda…</p>

<p>Şimdi, sorulara da bir bölüm bırakmak istiyorum. Notlarımı da gözden geçiriyorum.</p>

<p>Şimdi meselâ <i>Mürşid</i> şiiri… “Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum / Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum” Bu, mürşidiyle tanışmasını tasvir ediyor…</p>

<p>Necip Fazıl’ın dervişliği nasıl olmuştur diye sorulabilir. O tekkede oturup zikir çekmemiş, sadece bununla yetinmemiş, cemiyet meydanında çile çekmiştir. Dikey oluşla yatay oluşun beraber olduğunu söylemiştim ya… “Bana yakan gözlerle bir kerecik baktınız / Ruhuma büyük temel çivisini çaktınız”</p>

<p>Tasavvuf-şeriat ilişkileriyle ilgili çok güzel tespitleri var. İnşallah okursunuz.</p>

<p>Şimdi ben hülâsa olarak şunu söylemek istiyorum:</p>

<p><img alt="3-8" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/05/3-8.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Necip Fazıl, şeriata sımsıkı bağlı bir dünya görüşü kurmuş öncü ve merkezî bir mütefekkirdir. İçtimaî, siyasî ve hukukî bir nizam olan Başyücelik Devlet ideali ve mefkûresini ortaya koymuştur. Dikey ve yatay oluşu aynı anda çalıştıran, zihnimizi ve kalbimizi dolduran Büyük Doğu sistemini ortaya koymuştur. O, entelektüel çilesi sonunda “Verin cüceye onun olsun şairlik!” demiştir. Demek ki önce mütefekkir ve aksiyon yönü geliyor. Necip Fazıl, “Biz sussak mezarımız konuşacak.” demişti, bu ise <i>İstikbâl İslâm’ındır</i> demektir. Nitekim Üstad, bu isimde bir kitabını da Salih Mirzabeyoğlu’na hazırlatmıştır. Demek ki ümit ve aksiyonumuzdur Necip Fazıl. Sizi İstikbâl İslâm’ındır şuuruyla bunu bugün de hakkını veren gönüldaşlar, kardeşlerim olarak selamlamak istiyorum. Allah’ın selamı üzerinize olsun. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/dr-kazim-albayraktan-seminer-necip-fazil-bugune-ne-soyler</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 23:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kapakseminerqqwebp.webp" type="image/jpeg" length="22211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran: 'ABD ile görüşmeler Pakistan arabuluculuğunda devam ediyor']]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-abd-ile-gorusmeler-pakistan-arabuluculugunda-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-abd-ile-gorusmeler-pakistan-arabuluculugunda-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile İran arasındaki görüşmelerin Pakistan arabuluculuğunda devam ettiğini, tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi, bloke edilmiş varlıkların serbest bırakılması ve İran gemilerine yönelik eylemlerin sonlandırılmasını istediklerini belirtti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran devlet televizyonuna konuşan Bekayi, Pakistan arabuluculuğunda devam eden İran-ABD müzakerelerini değerlendirdi.</p>

<p>Bekayi, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin Pakistan arabuluculuğunda devam ettiğini belirterek, Tahran'ın 'savaşı sona erdirmeye ve İran'ın açık taleplerini' yerine getirmeye odaklandığını söyledi.</p>

<p>İran'ın 14 maddelik ilk teklif metni çerçevesinde mesaj alışverişinin gerçekleştiğini aktaran Bekayi, Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi'nin İran'ı ziyaret etmesinin amacının da temasları kolaylaştırmak ve taraflar arasında gönderilen metinlerin açıklığa kavuşmasını sağlamak olduğunu belirtti.</p>

<p>Bekayi, 'Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi, bloke edilmiş varlıkların serbest bırakılması ve İran gemilerine yönelik taciz eylemlerinin ve deniz korsanlığının durdurulması konuları Tahran'ın odaklandığı meselelerdir.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD tarafının son bir buçuk yıldaki 'olumsuz siciline' rağmen, İran'ın müzakereleri 'ciddiyetle ve iyi niyetle' sürdürdüğünü söyleyen Bekayi, ancak ABD'nin performansına dair 'güçlü ve makul şüpheleri' olduğu değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Bekayi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'na yönelik tutumunu, 'ateşkes ve uluslararası hukukun açık bir ihlali' şeklinde nitelendirerek, bunun uluslararası ticaret, enerji, yakıt ve emtia tedarik zincirini sekteye uğrattığını söyledi.</p>

<p>İran'a karşı ültimatom ve süre dilinin kullanılmasının 'saçma' olduğunu ve bu tür baskıların asla işe yaramayacağını söyleyen Bekayi, 'Tehditkar davranışlara ve her türlü siyasi ve askeri baskıya rağmen, İran ulusal çıkarlarını güvence altına almak ve meşru haklarını savunmak için ciddi bir şekilde yoluna devam etmektedir.' İfadelerini kullandı.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-abd-ile-gorusmeler-pakistan-arabuluculugunda-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 21:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/iranqq-2.webp" type="image/jpeg" length="30811"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere'den İsrail'e Sumud Filosu tepkisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ingiltereden-israile-sumud-filosu-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ingiltereden-israile-sumud-filosu-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, terörist İsrail'in uluslararası sularda hukuka aykırı şekilde alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu aktivistlerine kötü muamelede bulunmasıyla ilgili, 'Bu durum, insanlara nasıl davranılması gerektiğine ilişkin en temel saygı ve onur standartlarını ihlal etmektedir.' diyerek tepki gösterdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cooper, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in aktivistlerin tutulduğu Aşdod Limanı'na götürülmesi ve İsrail güvenlik güçlerinin aktivistlere kötü muamelede bulunmasına ilişkin paylaştığı görüntüye tepki gösterdi.</p>

<p>Ben-Gvir'in Küresel Sumud Filosu'nda yer alan kişilerle alay ettiği videoyu görünce dehşete düştüğünü kaydeden Cooper, 'Bu durum, insanlara nasıl davranılması gerektiğine ilişkin en temel saygı ve onur standartlarını ihlal etmektedir. Konsolosluk desteği sağlamak amacıyla, olayda yer alan bazı İngiliz vatandaşlarının aileleriyle iletişim halindeyiz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cooper, İsrail makamlarından açıklama talep ettiklerini vurgulayarak, 'Vatandaşlarımızın yanı sıra olaya dahil olan herkesin haklarını koruma yükümlülüklerini açıkça hatırlattık.' dedi.</p>

<p>Ben-Gvir, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, aktivistlerin tutulduğu Aşdod Limanı'na gittiği ve İsrail güvenlik güçlerinin aktivistlere kötü muamelede bulunduğu görüntüyü paylaşmıştı.</p>

<p>Görüntülerde, Ben-Gvir'in geçişi sırasında bir kadın aktivistin 'Özgür Filistin' diye bağırdığı, İsrail polisinin ise kadına sert müdahalede bulunarak yere yatırdığı kameraya yansımıştı.</p>

<p>Bu sırada aşırı sağcı Ben-Gvir'in 'İşte böyle yapmak gerekiyor.' dediği duyulmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ingiltereden-israile-sumud-filosu-tepkisi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 20:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/ing-1.webp" type="image/jpeg" length="66350"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Esirler Cemiyeti: Siyonist terör sistematik bir uygulamadır!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/esirler-cemiyeti-siyonist-teror-sistematik-bir-uygulamadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/esirler-cemiyeti-siyonist-teror-sistematik-bir-uygulamadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin Esirler Cemiyeti, İsrail'in 'Özgürlük Filosu' ve 'Küresel Sumud Filosu'na katılan eylemcileri alıkoymasını, dünyayı 'sindirmeyi' amaçlayan sistematik bir politika şeklinde niteledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cemiyetten yapılan yazılı açıklamada, İsrail makamlarının Filistin'e destek veren sesleri bastırmak ve dünya genelindeki dayanışma gösteren aktivistleri korkutmak amacıyla uluslararası aktivistlerin 'kaçırılmasını' organize bir uygulamaya dönüştürdüğü belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, İsrail'in bu politikayla 'Filistin halkıyla dayanışmayı düşünen herkesin gözaltı, kötü muamele, tutuklama ve işkenceyle karşı karşıya kalacağı' mesajını vermeyi hedeflediği vurgulandı.</p>

<p>İsrail makamlarının son dönemde yüzlerce uluslararası aktiviste yönelik benzer uygulamalarda bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, 'Küresel Sumud Filosu' ve 'Özgürlük Filosu'ndaki aktivistlerin kuşatılarak alıkonulduğu ve zorla Aşdod Limanı'na götürüldüğü hatırlatıldı.</p>

<p>Açıklamada, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in de katıldığı belirtilen kötü muamele, işkence ve aşağılamaların, İsrail hapishanelerindeki Filistinli ve Arap tutukluların günlük yaşamından bir kesiti yansıttığı ifade edildi.</p>

<p>İsrail hapishanelerinin, Filistinlilere karşı sistematik yok etme politikalarının en belirgin alanlarından biri haline geldiği aktarılan açıklamada, tutuklu ve hükümlülere yönelik 'örgütlü suçlarda benzeri görülmemiş bir artış' yaşandığına işaret edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Eylemcilere 'Filistin davasının yanında duran özgür sesler' nitelemesi</strong></h2>

<p>Alıkonulan aktivistlerin 'Filistin davasının yanında duran özgür sesler' şeklinde nitelendirildiği açıklamada, 'Gazze'ye yönelik soykırımın durdurulması, ablukanın kırılması ve aç bırakma politikasına son verilmesi' için uluslararası dayanışmanın sürdürülmesi çağrısında bulunuldu.</p>

<p>Cemiyetin açıklamasında ayrıca uluslararası toplum ve insan hakları kuruluşlarından, gözaltındaki aktivistlerin derhal serbest bırakılması ve akıbetlerinin açıklanması için İsrail'e baskı yapmaları istendi.</p>

<p>Açıklamada, İsrail'e yönelik 'cezasızlık politikasını pekiştiren uluslararası acziyetin' sona erdirilmesi ve 'işgalle sistematik şekilde sürdürülen işbirliğinin' durdurulması çağrısı yapıldı.</p>

<p>İsrailli Bakan Ben-Gvir, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, aktivistlerin tutulduğu Aşdod Limanı'na gittiği ve İsrail güvenlik güçlerinin aktivistlere kötü muamelede bulunduğu görüntüyü paylaştı.</p>

<p>Görüntülerde, Ben-Gvir'in geçişi sırasında bir kadın aktivistin 'Özgür Filistin' diye bağırdığı, İsrail polisinin ise kadına sert müdahalede bulunarak yere yatırdığı kameraya yansıyor. Bu sırada aşırı sağcı Ben-Gvir'in 'İşte böyle yapmak gerekiyor.' dediği duyuluyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/esirler-cemiyeti-siyonist-teror-sistematik-bir-uygulamadir</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 19:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/sumudsaldiri.webp" type="image/jpeg" length="65964"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya ve Çin'den 'Yeni Nizam' manifestosu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rusya-ve-cinden-yeni-nizam-manifestosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rusya-ve-cinden-yeni-nizam-manifestosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Batı merkezli tek kutuplu dünya tahakkümüne karşı, çok kutuplu yeni bir uluslararası nizamın inşasını hedefleyen ortak bir bildiriye imza attı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin lideri Şi’nin Moskova ziyareti kapsamında şekillenen ve Kremlin Sarayı tarafından kamuoyuna duyurulan metinde; Rusya ve Çin’in çok kutuplu dünyanın temel güç merkezleri sıfatıyla, küresel güç dengesinin muhafazasında ve uluslararası ilişkiler ağının adil bir zemine oturtulmasında üstlendikleri yapıcı role dikkat çekildi.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan mevcut dünya nizamındaki çatırdamalara ve güç dengelerindeki hızlı değişime temas edilen bildiride, küresel çaptaki buhranın giderek ağırlaştığı gerçeği vurgulandı.</p>

<p>Çok kutuplu ve adil bir dünya nizamı talebinin altı bilhassa çizilen metinde şu esaslar sıralandı:</p>

<p>"Her iki devlet, küresel çapta karşılıklı fayda üreten bir işbirliği zemini için; bölünmez ve eşit güvenlik haklarına, uluslararası ilişkilerin demokratik bir yapıya kavuşturulmasına, küresel yönetişim aygıtlarının ıslah edilmesine, medeniyet ve değerler çeşitliliğine riayet edilmesini taahhüt eder. Uluslararası toplumu da bu asli ilkelere bağlı kalmaya davet ediyoruz. Taraflar, çok kutuplu dünya ve daha adil yeni bir uluslararası nizamın tesisi için ortak vizyonunu derinleştirmeyi kesintisiz sürdürecektir."</p>

<p>Ülkelerin egemenlik haklarına ve toprak bütünlüğüne saygı duyulması lüzumu ifade edilirken, şeffaf bir küresel ekonomi ile demokratikleşmiş uluslararası siyasetin bütün insanlığın menfaatine olduğu belirtildi.</p>

<p>Bildiride, tek taraflı dayatmalar, hegemonyacı hevesler ve her türlü baskıcı politika kesin bir dille reddedildi.</p>

<p>Bölünmez ve eşit güvenlik prensibine atıf yapılarak, "Devletlerin güvenliği, diğer devletlerle tam bir eşgüdüm ve karşılıklı saygı çerçevesinde temin edilmelidir. Bütün egemen devletler tam bir güvenlik içinde yaşama hakkını elinde bulundurur. Anlaşmazlıkların temel sebepleri kurutularak barışçıl çözüm yolları işletilmelidir. Egemen devletlerin tarafsızlık haklarına mutlak surette saygı gösterilmesi şarttır." tespiti yapıldı.</p>

<p>Uluslararası ilişkilerin demokratikleştirilmesi ve küresel yönetişim sisteminin ıslah edilmesi lüzumu vurgulanırken, devletlerin kendi uluslararası etkileşim modellerini ve ortaklarını seçme hürriyetine bütünüyle sahip olduğu hatırlatıldı.</p>

<p>Bildiride şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Küresel tahakküm gayrimeşrudur ve bütünüyle tarihe karışmalıdır. Uluslararası ilişkiler, bütün ülkelerin hür iradesiyle şekillenmeli; ülkelerin mukadderatı ve kalkınma hamleleri tam bağımsızlık zemininde yürütülmelidir. Küresel yönetişim ve düzenleme sistemi, bütün devletlerin siyasi karar alma süreçlerine eşit iştirakini temin edecek şekilde güncellenmelidir."</p>

<p>Birleşmiş Milletler'in (BM) asli gücünün ve etkinliğinin muhafaza edilmesi ve yapısının ıslah edilmesi gerektiği hatırlatılırken, uluslararası kurumların istisnasız bütün ülkelerin menfaatine hizmet etmesi lüzumu şart koşuldu.</p>

<p>Bildiride, "BM Şartı, uluslararası diplomasinin asli kaidesidir ve bu ilkelere riayet edilmesi elzemdir. Genel kabul görmüş evrensel uluslararası hukuk kuralları, dar bir zümrenin dikte ettiği kurallara karşı daima üstün tutulmalıdır. Büyük güçler, taşıdıkları mesuliyetin idrakinde olmalı ve konumlarını adalet terazisinde şeffaf bir şekilde kullanmakla mükelleftir." ifadeleri yer buldu.</p>

<p>Bütün medeniyetlerin kendi içinde eşsiz ve kıymet itibarıyla eşit seviyede bulunduğu kaydedilen bildiride; ülkelerin bu gerçeğe uygun hareket etmesi, halklar arası diyaloğun tesis edilmesi ve kültürel çeşitliliğin özenle korunması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Metin, şu mühim tespitlerle nihayete erdi:</p>

<p>"İnsan hakları mefhumunun, devletlerin iç işlerine müdahale aracı olarak kullanılması ve bu kavramın siyasallaştırılması eylemleri şiddetle reddedilmektedir. Din kurumu, insan kültürünü yansıtan asli bir mecra olarak halklar arasında bağ kurmada hayati bir misyon üstlenmektedir. Bütün devletler, dinler arası diyalog ve müspet etkileşim için gerekli vasatı acilen tesis etmelidir."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rusya-ve-cinden-yeni-nizam-manifestosu</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/cinrusya-1.webp" type="image/jpeg" length="20235"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bizim üniversitelerimiz]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bizim-universitelerimiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bizim-universitelerimiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Köksüzleşmiş eğitim ve öğretimin sonucunda ailesine, vatanına, dinine, mukaddesatına yabancılaşan gençlerin sayısı gün geçtikçe artarken, hangi gün unvanlı, anlı şanlı akademisyenler dönüp işlenilen ruh cinayetini fark edecek? Zihinlerini hangi vakit Batı kültür emperyalizminin sonucu olan hayat tarzı ve yanlış kabullerden kurtaracaklar? Böyle bir umudumuz kalmamıştır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yazan: Alper Kaan Aykut</strong></p>

<p>Âlemde cereyan eden her hadiseyi, her oluş ve kuruluşu bir bütünlük içinde idrak eden insan şuuru için el atılacak her mevzu, parça-bütün ilişkisi içerisindedir. İktisattan sanata, siyasetten sosyolojiye kadar bu böyledir. Genel anlamda insanlığın, özel olarak da milletimizin kurtuluşu ancak bütünlüklü bir dünya görüşüne nispetle kurulacak sistemle, unsurların birbiriyle ahenginden doğan nizam ve düzenle mümkündür. Dertler ve devalar, eleştiriler ve çözümler, sistemin tutarlılığı ve uygulanabilirliği oranında kıymetli ve yol göstericidir. Gerisi tutarsızlık ve hamasettir.</p>

<p>Böyle bir izahtan sonra ve bu izaha bağlı kalarak üniversitelerimizden bahsetmek, aslında insandan, âlemden, Türkiye’den ve bu çatı altına giren bütün insanî meselelerden bahsetmek demek olacaktır.</p>

<p>Öncelikle baş davamız gençliktir ki Üstad Necip Fazıl’ın ifadesiyle genç: “Genç, ideal mevcelerini kapan bir cihaz… inanmaya en müsait bünye… bütün dehalar gençliklerinde pırıldadılar ve bütün davalar gençler elinde yürüdü…” (İman ve Aksiyon Konferansı). Genç; varlığın niçinini, oluşun nasılını soran, idealini arayan ruhtur. Hayat niçin ve nasıl yaşanmalı, kim olunmalı, ne yapılmalıdır? İşte gencin ıstıraplı ruh dünyasını çatışmalı hâle getiren varoluşsal sorular bunlardır.</p>

<p>Ve bir millet, gençlerine yaşanmaya değer hayatın hesabını veremez. Yerken, içerken, uyurken, çalışırken, düşünürken “bütün bunlar niçin?” diye soran genci aşkın davasına iletemezse, o hayat kaynağı, hayallerin, merakların, cesaret ve atılganlığın maliki genç, yapıcı, kurucu, ihya edici hüviyetini tam aksi yönde gerçekleştirir ve dinamizmin verdiği kuvvetle bütün bir medeniyeti, tarihi, kültürü ayaklar altına alır.</p>

<p>Demek oluyor ki bizim zaviyemizde eğitim ve öğretim müessesesinin zirvesini temsil eden üniversitenin rolü, pekâlâ genci zihniyle birlikte ruhunu da beslemek, onu öz milletinin önünde yürüyen, ilimde, teknikte, sanatta fatihler kılmaktır.</p>

<p>Üzülerek belirtiyorum ki Türkiye’de üniversitelerimizin manzarası bu idealden pek uzaktır. Tanzimat Fermanı’yla başlayan Batı taklitçiliği, Kemalist devrimlerle geri dönülemez bir yıkıma sebep olmuş, milletimiz kültüründen, dilinden, zevk ve irfanından tamamen koparılmıştır. Tabiri caizse varlık sebebimizi, ideallerimizi kaybetmiş ve tarihî sürekliliğimizi yitirmiş bulunuyoruz.</p>

<p>Bugün üniversitelerimiz postmodern bir anlayışa teslim olmuş, hakikat kavramını yitirmiştir. Öğrencisine tarihi, siyaseti, sosyolojiyi Batı literatürü ve bakış açısı üzerinden okutan akademisyenler, Batılı gözlükleriyle kendi kültür ve dinlerine adeta oryantalistler gibi bakmaktadırlar. Okutulan ve referans gösterilen kaynaklar tercüme eserlerdir ve yapılan çalışmaların meşruiyeti ancak Batı menşeine bağlanmaktadır. Bu gidiş, akademiyi milletinin ruh kökünden her gün daha da uzaklaştırmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün akademik dünya, 1200 yıllık Türk-İslâm kültür ve medeniyetine yabancılaşmış durumdadır. “Bir ilmin doğruluğu müntehasında belli olur.” hikmetinden hareketle esefle belirtiyorum ki, kendi milletine olan yabancılığı, üniversitelerimizi işlevsiz hâle getirmiş durumdadır.</p>

<p>Siyasî, içtimaî ve iktisadî krizler içinde zevk, tahassüs ve irfan kaynağını arayan milletimize söyleyecek hiçbir sözü bulunmamaktadır. Talebe, sadece diploma almak gayesi ve istihdam edilmek kaygısıyla günübirlik gayretler sarf ederken; mezun öğrenciler elleri boş bir şekilde üniversitelerden ayrılmaktadır.</p>

<p>Köksüzleşmiş eğitim ve öğretimin sonucunda ailesine, vatanına, dinine, mukaddesatına yabancılaşan gençlerin sayısı gün geçtikçe artarken, hangi gün unvanlı, anlı şanlı akademisyenler dönüp işlenilen ruh cinayetini fark edecek? Zihinlerini hangi vakit Batı kültür emperyalizminin sonucu olan hayat tarzı ve yanlış kabullerden kurtaracaklar? Böyle bir umudumuz kalmamıştır.</p>

<p>Fakat Müslüman Anadolu’nun aziz evlatlarının bütün menfî tesirlere rağmen kendilerini yetiştirecekleri, verilen zehri şifaya tahvil edecekleri, Batı’nın ve Doğu dünyasının bütün fazilet ve zaaflarını tespit ettikten sonra, bütün insanlığa “niçin”leri ve “nasıl”larıyla varlık, oluş, ilim, teknik, fert ve toplum ve daha nice insanî meselelerin hakikatini İslâm’da göstereceği şanlı günlere umudumuzla inancımız sımsıkı bağlıdır. Ve her ne yapıyorsak bu gaye için, bu gaye etrafında yapıyoruz.</p>

<p>Bahsi geçen dejenerasyonun ürettiği hovarda şen sıpa tipinin karşısında iftarlarda, çeşitli protesto ve basın açıklamalarında gördüğümüz Müslüman öğrenci profili yani bu gençlik, gelişimi ve tekamülü oranında Üstad’ın ifadesiyle Anadolu kıtası büyüklüğünde dava taşını gediğine koymaya namzet olan nesildir. Bu davanın liyakat ölçüsü pazarlıksız Allah’ın kitabına ve Resul’ünün sünnetine teslim olmak sahabî kadrosunun temsil ettiği topluluk hakikati keyfiyetini 21. asırda tüttürmektir. “Ashâbım yıldızlar gibidir. Hangisine tâbi olsanız hidayete erersiniz.” Hadis-i Şerif’te böyle buyuruluyor. Bugünün İslâmcı gençliği de onlardan başka örnek, model tanımamalıdır.</p>

<p>İslâm aleminin içinde bulunduğu malum durumu izah etmeye lüzum görmeden ve bütün İslâm beldelerine birbirine bağlı halkalar halinde bir zincir olarak tasvir edersek bugün Türkiye’deki İslâmcı gençliğin ve onların aslî faaliyet alanı olan üniversitelerin önemini belirtmiş oluruz. Ve Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nun meşhur Aydınlık Savaşçıları şiirinde dediği gibi;</p>

<p><i>Sen oradan kıracaksın zinciri<br />
Ben buradan<br />
Bir gün mutlaka kavuşacak ellerimiz<br />
Her şey aydınlığa çıkmak için<br />
Her şey </i><br />
“<i>Mutlak bir için.</i>”</p>

<p>Durumun tasviri açısından şahsî bir misal göstereceğim ve bu vesileyle cevap vermek niyetindeyim: İnancımız ve kavgamızdan haberdar olan bir akademisyen (kendisi verdiği derslerde insanlığın eriştiği ideal yönetim tarzının liberal demokrasiler olduğunu her dersinde yineler ve hâkim köhnemiş düzeni güzellerken), bana bir e-posta attı ve dedi ki: “Sen çok başarılı ve zeki bir öğrencisin. Senin akademisyen olmanı çok isterdim fakat sen bu mesleği yapabilecek geniş perspektife ve sağduyuya sahip değilsin. Radikal düşüncelerinden vazgeçmeni öneririm.”</p>

<p>Şimdi cevaben söylüyorum: Sizin ideal düzen ilan ettiğiniz başıboşluk rejiminde dünyada her gün çocuklar öldürülüyor, kadınların ırzlarına geçiliyor. Epstein skandalıyla ifşa olduğu gibi, aydınlarınız da bürokratlarınız da pedofili sapkınlıklarla anılıyor ve insanlık inim inim inliyor. Bize “radikal” diyenler, sessiz kalıp boyun eğenler, bütün bu karanlığın suç ortakları, işbirlikçileridir.</p>

<p>Ve bizim üniversitelerimiz, illa ki aslî sahiplerinin eline geçecek, insanlığa yol gösteren şahsiyetli aydınların yatağı olacaktır. Yeter ki bu toprakların evlatları, ruh kökleri olan İslâm’a pazarlıksız sarılsınlar, üzerlerindeki ataletten ve küçüklük ukdesinden kurtulsunlar.</p>

<p>Her şeyin aslına ve esasına rücu edeceği günlerin arifesinde yaşayan bizler için, kendi öz nefsimizden başlayarak evimiz, ocağımız, üniversitemiz, çarşımız, pazarımız, atölyemiz, fabrikamız ve meydan yerleri kavganın verileceği cephelerdir. Her yer ve her şey, Müslüman Anadolu evlatlarının gayretiyle, Allah’ın tevfikiyle İslâm olacaktır.</p>

<p>Sözlerimi bitirirken mücadelemizin farklı cephelerinde görevini ifa eden kardeşlerime Fransız ihtilalinin büyük önderlerinden Danto’nun şu sözlerini hatırlatmak istiyorum; “Cüret cüret ve daha fazla cüret’’ </p>

<p>Bütün imtiyazlar hamle ve taarruz sahiplerinindir.</p>

<p>Aylık Baran Dergisi 50. Sayı Nisan 2026</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Fikir</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bizim-universitelerimiz</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/bizim-universitelerimiz.webp" type="image/jpeg" length="98958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD-İsrail’in İran planı suya düştü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-israilin-iran-plani-suya-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-israilin-iran-plani-suya-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşın ilk günlerinde Tahran yönetimini “içeriden bir isimle” değiştirmeyi planladığı iddia edildi. Mahmud Ahmadinejad’ın da adı geçen senaryo, İsrail saldırısı sonrası çöktü; eski İran liderinin akıbeti ise belirsizliğini koruyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve İsrail’in savaşın ilk günlerinde devreye aldığı iddia edilen 'içeriden isim' planı, Tahran’da dengeleri kökten sarsabilecek bir senaryo olarak gündeme oturdu. Ancak yarım kalan hesaplar ve kaybolan izler, sürecin perde arkasına dair soru işaretlerini büyüttü.</p>

<p>ABD ile İsrail’in, İran’a yönelik savaşın ilk günlerinde Tahran’daki yönetimi devirmeye yönelik çok aşamalı ve son derece tartışmalı bir plan üzerinde çalıştığı ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>‘İÇERİDEN İSİM’ PLANI</strong></h2>

<p>ABD basınından New York Times’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, 28 Şubat’ta başlayan saldırıların ilk saatlerinde İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürüldüğü hava saldırılarının hemen ardından, ülke yönetiminin “içeriden bir isimle” değiştirilmesi fikri masaya geldi.</p>

<p>Söz konusu planın İsrail tarafından hazırlandığı, ABD yönetiminin de bu sürece onay verdiği ileri sürülürken, ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın başında yaptığı “ülkeyi en iyi içeriden biri yönetir” yönündeki çıkışının da bu stratejiyle örtüştüğü aktarıldı.</p>

<p>Planın en dikkat çeken detayı ise İran’ın eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmadinejad oldu. Ahmadinejad’ın, İsrail’i “haritadan silmek” gibi açıklamalarıyla bilindiği ve İran’ın nükleer programının en güçlü savunucularından biri olduğu hatırlatılırken, böyle bir ismin olası “yeni yönetim” için değerlendirilmesi şaşkınlık oluşturdu.</p>

<h2><strong>‘DAHA GENİŞ SALDIRININ PARÇASI’</strong></h2>

<p>New York Times’a konuşan kaynaklar, Ahmadinejad’ın bu sürece nasıl dahil edildiğinin net olmadığını belirtirken, planın İsrail’in İran’daki yönetimi devirmeyi hedefleyen daha geniş bir saldırının parçası olduğu ifade edildi.</p>

<h2><strong>‘HESAPLARI ALTÜST ETTİ’</strong></h2>

<p>Ancak plan kısa sürede kontrolden çıktı. Habere göre Ahmadinejad, savaşın ilk gününde Tahran’daki evine düzenlenen İsrail hava saldırısında yaralandı. Bu saldırının, onun ev hapsinden çıkarılması amacıyla planlandığı öne sürülürken, başarısız olması hem planı hem de hesapları altüst etti.</p>

<p>Saldırının ardından Ahmadinejad’ın hem kendisinin hem de sürece dahil olan bazı ABD’li yetkililerin rejim değişikliği planına mesafe koyduğu aktarıldı.</p>

<h2><strong>‘NEREDE OLDUĞUNA DAİR BİLGİ YOK’</strong></h2>

<p>New York Times, eski İran liderinin saldırıdan sağ kurtulduğunu ancak o günden bu yana kamuoyuna hiç görünmediğini, ABD’nin ise onun nerede olduğu ya da sağlık durumuna ilişkin hiçbir bilgiye sahip olmadığını yazdı.</p>

<h2><strong>‘NETANYAHU VE TRUMP’IN YANLIŞI’</strong></h2>

<p>Haberde ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın gidişatını ve hedeflere ulaşma süresini yanlış hesapladığına dair değerlendirmelere de yer verildi.</p>

<p>Beyaz Saray ise iddialara ilişkin yaptığı açıklamada, “Destansı Öfke Operasyonu” olarak anılan süreçte İran’ın balistik füze kapasitesinin yok edilmesi, üretim tesislerinin vurulması, donanmasının zayıflatılması ve vekil güçlerinin etkisiz hale getirilmesinin hedeflendiğini, bu amaçların büyük ölçüde gerçekleştirildiğini savundu.</p>

<p>Açıklamada ayrıca ABD’nin nihai hedefinin İran’ın nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldıracak bir anlaşma zemini kurmak olduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>‘İRAN’DA SENARYO ÇÖKTÜ’</strong></h2>

<p>Haberde dikkat çeken bir diğer nokta ise ABD’nin kısa süre önce Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanması ve yerine Washington’la uyumlu bir geçici yönetim kurulmasını “başarılı bir model” olarak gördüğü, ancak İran’da bu senaryonun çöktüğü oldu.</p>

<p>New York Times, tüm bu gelişmelerin ardından İran’daki olası rejim değişikliği planına dair birçok sorunun hala yanıt beklediğini ve özellikle Ahmadinejad’ın akıbetinin tamamen belirsizliğini koruduğunu vurguladı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-israilin-iran-plani-suya-dustu</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/abdiranqq-1.webp" type="image/jpeg" length="57814"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Somaliland Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/somaliland-kudusu-israilin-baskenti-olarak-tanidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/somaliland-kudusu-israilin-baskenti-olarak-tanidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Somaliland’ın İsrail Büyükelçisi Mohamed Haji, Somaliland’ın büyükelçiliğinin Kudüs’te açılacağını ve İsrail’in de Hargeisa’da büyükelçilik kuracağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Somaliland'ın İsrail Büyükelçisi Mohamed Haji, büyükelçiliklerini Kudüs'te açacaklarını duyurdu.</p>

<p>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Haji, İsrail’in de Somaliland’ın başkenti Hargeisa’da büyükelçilik açacağını belirtti.</p>

<p>Haji paylaşımında, “Somaliland Cumhuriyeti Büyükelçiliğinin Kudüs’te yer alacağını duyurmaktan memnuniyet duyuyorum. Büyükelçilik yakında açılacak. İsrail de Hargeisa’da büyükelçilik açacak” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada iki taraf arasındaki ilişkilerin “artan dostluk, karşılıklı saygı ve stratejik iş birliğini” yansıttığı vurgulandı.</p>

<p>Bu adım, Somaliland’ın fiilen Kudüs'ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığı şeklinde yorumlanıyor. Çünkü diplomatik teamüllere göre bir ülkenin büyükelçiliğini Kudüs’te açması, İsrail’in şehir üzerindeki egemenlik iddiasını kabul ettiği anlamına geliyor.</p>

<p>Karar, İsrail’in Kudüs’ü başkent olarak tanıma politikası nedeniyle uluslararası alanda tartışmaların sürdüğü bir dönemde geldi.</p>

<p>Uluslararası toplumun büyük bölümü, Kudüs’ün statüsünün İsrail-Filistin müzakereleriyle belirlenmesi gerektiğini savunurken, birçok ülke büyükelçiliklerini Tel Aviv’de tutmaya devam ediyor.</p>

<p>Somaliland’ın söz konusu kararı, İsrail’in Kudüs politikalarına açık diplomatik destek olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Somaliland, 1991 yılında Somali'den tek taraflı bağımsızlığını ilan etmiş olsa da uluslararası toplum tarafından resmen bağımsız bir devlet olarak tanınmıyor.</p>

<p>Buna rağmen Somaliland son yıllarda özellikle güvenlik, ticaret ve diplomasi alanlarında bölgesel ve uluslararası aktörlerle ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor.</p>

<p>İsrail ile Somaliland arasındaki ilişkilerin son dönemde özellikle güvenlik ve stratejik iş birliği ekseninde yakınlaştığı değerlendiriliyor.</p>

<p><i>Kaynak: Mepa News</i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/somaliland-kudusu-israilin-baskenti-olarak-tanidi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/somal.jpg" type="image/jpeg" length="59930"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD Avrupa'dan askerini çekiyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-avrupadan-askerini-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-avrupadan-askerini-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pentagon, Avrupa’daki ABD tugay sayısının dörtten üçe düşürüldüğünü açıkladı. Kararla birlikte Polonya’ya planlanan asker sevkiyatında da gecikme yaşanacağı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, Avrupa’daki Amerikan askeri varlığında azaltmaya gidildiğini açıkladı.</p>

<article>
<p>Pentagon’dan yapılan açıklamada, Avrupa’da konuşlu ABD Tugay Muharebe Takımı sayısının dörtten üçe düşürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Kararla birlikte ABD’nin Avrupa’daki askeri konuşlanmasının 2021 seviyelerine geri çekildiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir Tugay Muharebe Takımı’nın yaklaşık 4 bin ila 4 bin 700 asker arasında personelden oluştuğu kaydediliyor.</p>

<p>Pentagon ayrıca bu azaltmanın, Polonya'ya planlanan Amerikan asker sevkiyatında “geçici gecikmeye” yol açtığını duyurdu.</p>

<p>Açıklamadan saatler önce ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Polonya’ya gönderilmesi planlanan yaklaşık 4 bin askerin konuşlandırılmasının iptal edilmediğini ancak ertelendiğini söylemişti.</p>

<p>Pentagon açıklamasında, Avrupa’daki Amerikan kuvvetlerinin nihai durumunun ABD’nin stratejik ihtiyaçları ve Avrupalı müttefiklerin kendi savunmalarına ne ölçüde katkı sağlayabileceğine göre yeniden değerlendirileceği belirtildi.</p>

<p>Kararın, Washington’un son haftalarda Avrupa’ya yönelik savunma baskısının devamı niteliğinde olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Donald Trump yönetimi uzun süredir Avrupa ülkelerinin savunma yükünü yeterince paylaşmadığını savunuyor.</p>

<p>Trump yönetiminin ayrıca İran’a karşı yürütülen ABD öncülüğündeki savaşa destek vermeyen ya da Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası deniz gücüne katkı sağlamayan müttefiklere karşı daha sert bir tutum benimsediği belirtiliyor.</p>

<p>Pentagon mayıs ayı başında da Almanya'dan 5 bin Amerikan askerinin çekileceğini açıklamıştı.</p>

<p>Analistler, Avrupa’daki Amerikan askeri varlığındaki azalmanın NATO içinde yeni tartışmaları beraberinde getirebileceğini değerlendiriyor.</p>

<p><i>Kaynak: Mepa News</i></p>
</article></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-avrupadan-askerini-cekiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/abdasker-4.jpg" type="image/jpeg" length="12106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail'in Filistinli esirlere yönelik işkenceleri artıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israilin-filistinli-esirlere-yonelik-iskenceleri-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israilin-filistinli-esirlere-yonelik-iskenceleri-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi (OHCHR), 7 Ekim 2023-31 Mayıs 2025 tarihleri arasında İsrail'in işgali altındaki Filistin topraklarındaki zulmünü belgeleyen yeni bir rapor yayınladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>OHCHR’nin resmi internet sitesinde yer alan raporda, İsrail'in Gazze’de soykırım işlemeye başladığı 7 Ekim 2023'ten 31 bu yana Gazze'deki davranışlarının kümülatif etkilerinin, 58 yılı aşkın işgalin ve 18 yıllık ablukanın yıkıcı etkilerini daha da artırdığı belirtildi. Raporda, 7 Ekim 2023 ile 31 Mayıs 2025 tarihleri arasında İsrail’in Gazze’ye saldırıları sonucunda en az 54 bin 381 Filistinlinin şehit olduğu, 124 bin 54 Filistinlinin yaralandığı bilgisi verildi. İsrail’in, idari gözaltı uygulamasını önemli ölçüde genişlettiğine işaret edilen raporda, “İsrail, Mayıs 2025 sonu itibarıyla 3 bin 562 Filistinliyi idari gözaltı uygulaması altında tutuyor" ifadeleri kullanıldı. Raporda ayrıca, gerçek ölüm sayısının, aktif çatışmalar sırasında ölümlerin kaydedilmesi ve doğrulanmasındaki ciddi kısıtlamalar nedeniyle muhtemelen çok daha yüksek olduğu kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>HER YERDE ÖLDÜRÜLÜYORLAR</strong></h2>

<p>OHCHR’nin işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki temsilcisi Ajith Sunghay, konuya dair dün yaptığı basın açıklamasında, "İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinlilere yönelik işkence ve kötü muamele, cinsel şiddet ve hatta tecavüz vakaları da dahil olmak üzere, çok sık karşılaşılan bir durumdur" dedi. Gazze'de ateşkese rağmen İsrail saldırılarının sürdüğünü ve bu sürecin insanlara yeterli insani alan açmadığını belirten Sunghay, "Ölümler ve altyapı tahribatı neredeyse her gün devam ediyor, genel insani durum daha da kötüleşiyor. Batı Şeria'da, Filistinlilerin zorla yerinden edilme oranı on yıllardır görülmemiş düzeyde ve İsrail (yasa dışı) yerleşimlerinin genişlemesi emsalsiz. İsrail askeri, polisi ve yerleşimcileri, çoğu zaman birlikte ve giderek daha fazla Filistinliyi yargısız infaz ediyor. Şiddet ve adaletsizlik kronolojisi devam ediyor ve bu gelecek nesiller boyunca Filistinlileri etkileyecek" değerlendirmesini yaptı. Sunghay, İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de 72 bin 769 Filistinliyi evlerinde, barınaklarda, okullarda, hastanelerde, ibadet yerlerinde, sokaklarda ve yardım kuyruğunda beklerken şehit ettiğini söyledi. İsrail güçleri ve yasa dışı yerleşimcilerin 7 Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da 1096 Filistinliyi şehit ettiğini kaydeden Sunghay, bunların 5'te 1'inin çocuk olduğuna dikkati çekti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israilin-filistinli-esirlere-yonelik-iskenceleri-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/israil-iskence.webp" type="image/jpeg" length="53707"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel Sumud Filosu’ndaki tüm eylemciler alıkonuldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kuresel-sumud-filosundaki-tum-eylemciler-alikonuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kuresel-sumud-filosundaki-tum-eylemciler-alikonuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail ordusunun, Gazze'ye yönelik ablukayı kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'ndaki tüm eylemciler terörist İsrail tarafından alıkonuldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel Sumud Filosu Kriz Masasından, filodaki teknelerin son durumuna ilişkin açıklama yapıldı.</p>

<p>Filoda en son 'Lina Al-Nabulsi' teknesine müdahale edildiği kaydedilen açıklamada, 'İsrail ordusu, Gazze'ye yönelik ablukayı kırmayı amaçlayan filodaki tüm teknelere uluslararası sularda yasa dışı müdahalede bulunarak eylemcileri alıkoydu.' ifadeleri kullanıldı. Son teknenin taşıdığı 'Lina Al-Nabulsi' isminin, üstünde okul üniforması bulunurken İsrail işgal güçlerince katledilen Filistinli bir öğrencinin adı olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Toplamda 50 tekneden oluşan filoda 44 ülkeden 428 eylemcinin yer aldığı aktarılan açıklamada, söz konusu teknelerde 78 Türk katılımcının bulunduğu kaydedildi. Açıklamada, belirtilen 78 Türk katılımcıya ilave olarak 7 kişinin daha çifte vatandaş statüsüyle filoda yer aldığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>İsrail Ordusunun Küresel Sumud Filosu'na saldırıları</strong></h2>

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik ablukasını kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında Yunan kara sularından birkaç deniz mili mesafede İsrail ordusunun yasa dışı müdahalesine maruz kalmıştı. Gazze'ye 600 deniz mili uzaklıkta, uluslararası sulardaki saldırısında İsrail ordusu, 177 eylemciyi alıkoyup kötü muamelede bulunmuştu.</p>

<p>İsrail ordusu, Ağustos 2025'te de 44'ten fazla ülkeden 500 eylemciyi taşıyan 40'tan fazla tekneyle Gazze'ye yönelen Küresel Sumud Filosu'na benzer bir saldırıda bulunmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kuresel-sumud-filosundaki-tum-eylemciler-alikonuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 23:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/sumud-3.webp" type="image/jpeg" length="47849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CENTCOM, İran'daki okul saldırısını üstlenmeyi reddetti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/centcom-irandaki-okul-saldirisini-ustlenmeyi-reddetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/centcom-irandaki-okul-saldirisini-ustlenmeyi-reddetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Kongresi, İran’da çok sayıda çocuğun öldürüldüğü okul saldırısı sebebiyle gergin oturumlara sahne oluyor. "ABD Askeri Duruşu, Büyük Orta Doğu ve Afrika’daki Ulusal Güvenlik Zorlukları" başlığıyla düzenlenen toplantıda, Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper sorgulamaların hedefi oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oturumda, Savunma Bakanlığı Uluslararası Güvenlik İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Daniel Zimmerman ve ABD Afrika Komutanı General Dagvin Anderson da hazır bulundu.</p>

<p>Komitenin kıdemli üyesi Temsilci Adam Smith, ABD ordusunun geçmiş vakalarda hataların kabulündeki çabukluğunu hatırlattı. Minab kentinde yaşananların son derece açık olduğunu vurgulayan Smith, Amiral Cooper’a bu saldırının sorumluluğunu resmiyete dökme çağrısı yaptı. Smith, sahadaki tablonun netliğine dikkat çekerek CENTCOM Komutanı'nı köşeye sıkıştırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>CENTCOM Komutanı soruları geçiştirdi</strong></h2>

<p>Amiral Brad Cooper ise sorumluluğu kabul etmek yerine konuyu geçiştirmeyi tercih etti. ABD ordusunun sivilleri koruma gayretinde olduğunu iddia eden Cooper, İran halkını hedef dışı tuttuklarını, asıl hasmın İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Temsilci Smith’in ısrarlı soruları karşısında net bir yanıt vermeyi reddeden CENTCOM Komutanı, tahkikatın devam ettiğini belirtmekle yetindi ve inceleme sonrasında şeffaflık vaadinde bulundu.</p>

<h2><strong>185 kişi öldürüldü</strong></h2>

<p>Tartışmaların merkezindeki olay, 28 Şubat tarihinde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak operasyonları sırasında gerçekleşti. Hürmüzgan eyaletinin Minab kentinde yer alan Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na düzenlenen bombardıman, 150'den fazla kız çocuğu dahil olmak üzere toplam 185 kişinin ölümüne sebep oldu.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/centcom-irandaki-okul-saldirisini-ustlenmeyi-reddetti</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 23:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/iranokul.webp" type="image/jpeg" length="15242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail Ordusu kendi pisliğinde boğuluyor!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-ordusu-kendi-pisliginde-boguluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-ordusu-kendi-pisliginde-boguluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin halkına yönelik vahşi katliamları ve sistematik işkenceleriyle bilinen terörist İsrail ordusu, kendi içindeki ahlaki çürüme ve çöküşü resmi raporlarla ortaya koydu. Parlamentoya sunulan askeri veriler, ordu bünyesindeki cinsel saldırı vakalarının tarihi bir rekor seviyeye ulaştığını belgeliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haaretz gazetesinin aktardığı bilgilere göre, İsrail ordusu tarafından Meclis Dışişleri ve Güvenlik Komitesine resmi bir rapor sunuldu. Bu raporda, askeri birlikler içerisindeki cinsel saldırı bildirimlerinde geçmiş dönemlere oranla büyük bir artış gerçekleştiği açıkça ifade edildi.</p>

<p>Resmi kayıtlara göre, 2025 yılı boyunca ordu içinde toplam 2 bin 420 cinsel saldırı ihbarı yapıldı. Bu çarpıcı tablo, işgal rejiminin Ekim 2023 tarihinde bölgede başlattığı geniş çaplı saldırılardan önce, yani 2022 yılında 1744 olarak belirlenmişti. Kısa sürede gerçekleşen bu devasa artış, askeri yapının içten içe yaşadığı yozlaşmayı kanıtlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Askeri yetkililer, tecavüz ve cinsel saldırı vakalarındaki bu tırmanışı belirli unsurlarla ilişkilendiriyor. Hazırlanan resmi raporda, geniş çaplı yedek kuvvetlerin eksik incelemelerle ve süratle kışlalara doldurulması bu durumun başlıca kaynağı olarak gösterildi. Aynı zamanda askeri disiplinin tamamen zayıflaması da ordu içindeki suç oranlarının artmasına doğrudan sebep oldu.</p>

<h2><strong>Kışlalardan taşan sistematik sapkınlık</strong></h2>

<p>Söz konusu cinsel şiddet dalgası, askeri kışlaların dışına taşarak işgal altındaki topraklarda da varlığını yoğun bir şekilde gösteriyor. İşgal kuvvetleri, Gazze ve diğer Filistin topraklarındaki saldırganlığı esnasında hem sivil halka hem de esirlere yönelik ağır hak ihlalleriyle küresel kamuoyunun gündemini meşgul ediyor. Uluslararası insan hakları örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, İsrail askerlerinin Filistinli tutuklulara uyguladığı sistematik işkence ve cinsel istismar vakalarını defalarca raporlaştırdı.</p>

<p>Amerikan New York Times gazetesi de yayımladığı geniş kapsamlı bir araştırma haberinde bu gerçeği küresel ölçekte duyurmuştu. 11 Mayıs tarihli o haberde; İsrail askerlerinin, yerleşimcilerin ve bürokratların katılımıyla Filistinli erkek, kadın ve çocuklara yönelik sistematik bir cinsel şiddet modelinin kurumsallaştığı belirtilmişti.</p>

<p>Bu vahşetin "standart bir prosedür" haline geldiğinin ifşa edilmesi üzerine İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, New York Times gazetesine dava açacaklarını duyurarak suçları gizleme yoluna gitmişti. Ancak bizzat kendi kurumlarının meclise sunduğu son raporlar, işgal mekanizmasının yapısal çürümesini tüm çıplaklığıyla doğruluyor.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-ordusu-kendi-pisliginde-boguluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 22:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/israilasker-9.webp" type="image/jpeg" length="34547"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM Raporu: 'Orta Doğu krizi küresel büyümeyi vuruyor']]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bm-raporu-orta-dogu-krizi-kuresel-buyumeyi-vuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bm-raporu-orta-dogu-krizi-kuresel-buyumeyi-vuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı (DESA), "Dünya Ekonomik Durumu ve Beklentiler 2026" raporunu güncelledi. Rapora göre, Orta Doğu’da derinleşen çatışmalar küresel iktisadi nizamı sarsarak büyüme tahminlerinin aşağı çekilmesine sebep oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, tırmanan enflasyon ve finans piyasalarındaki istikrarsızlık küresel iktisadı ağır bir baskı altında tutuyor.</p>

<h2><strong>Büyüme tahminleri geriliyor</strong></h2>

<p>Ocak ayındaki iyimser öngörüler, krizin derinleşmesiyle birlikte geçerliliğini yitirdi. Güncellenmiş rapora göre küresel ekonominin bu yıl yüzde 2,5, 2027 yılında ise yüzde 2,8 büyümesi bekleniyor. Krizin süresi ve etki alanı, tahminler üzerindeki riskleri besliyor.</p>

<p>Bölgesel bazda revize edilen veriler şu şekilde:</p>

<p>- Amerika Birleşik Devletleri: Bu yılki yüzde 2'lik büyüme tahmini korunurken, gelecek yıl beklentisi yüzde 2'ye düşürüldü.</p>

<p>- Avrupa Birliği: Ekonomik büyüme beklentisi 2026 için yüzde 1,1, 2027 için yüzde 1,4 seviyesine geriledi.</p>

<p>- Çin: Ülke ekonomisine dair tahminler bu yıl yüzde 4,6, gelecek yıl için yüzde 4,5 seviyesinde sabit tutuldu.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı ve enflasyon şoku</strong></h2>

<p>Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık; yakıt, gübre ve gıda fiyatlarını yukarı taşıdı. Bu durum küresel tedarik zincirinde büyük bir krize sebep oldu.</p>

<p>Küresel enflasyonun 2026 yılında yüzde 3,9 seviyesine çıkması bekleniyor. Ocak ayı tahminine kıyasla oldukça yüksek olan bu oran, hanehalkının alım gücünü doğrudan eritiyor. Enflasyon baskısı sebebiyle merkez bankalarının faiz oranlarını uzun süre yüksek tutacağı, hükümetlerin ise mali yüklerle karşılaşacağı öngörülüyor.</p>

<p>Yoksulluk tehlikesi genişliyor</p>

<p>Ekonomik darbe, özellikle enerji ve gıda ithalatı yapan gelişmekte olan ülkeleri vuruyor. Artan maliyetler bütçe açıklarını büyütürken, gıda krizini de tetikliyor. Bütçesinde mutfak ve enerji harcamaları en yüksek payı alan düşük gelirli aileler, bu sürecin en ağır faturasını ödüyor. Azalan dış yardımlar ve yükselen borç ödemeleri, milyonlarca insanı yoksulluğa sürüklüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zeka destekli ticaret ve güçlü iş gücü piyasaları iktisadi canlılığı desteklese de, mevcut küresel sarsıntı karşısında zayıf kalıyor.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bm-raporu-orta-dogu-krizi-kuresel-buyumeyi-vuruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/fv.png" type="image/jpeg" length="67002"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MİT Başkanı Kalın, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mit-baskani-kalin-suriye-cumhurbaskani-sara-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mit-baskani-kalin-suriye-cumhurbaskani-sara-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MİT Başkanı İbrahim Kalın, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Suriye'de bir araya geldi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, temaslarda bulunmak üzere Suriye’ye geldi.</p>

<p>Kalın, Suriye'nin başkenti Şam’daki Halk Sarayı’nda Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ile bir araya geldi.</p>

<p>Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve iki ülke arasındaki işbirliği ile koordinasyonun güçlendirilmesi yolları ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Suriye Genel İstihbarat Başkanı Hüseyin El-Selame de hazır bulundu.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mit-baskani-kalin-suriye-cumhurbaskani-sara-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 20:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/mitsuriye.webp" type="image/jpeg" length="90226"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail Donanması Sumud Filosu’na saldırdı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-donanmasi-sumud-filosuna-saldirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-donanmasi-sumud-filosuna-saldirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yıllardır süren hukuksuz ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu, uluslararası sularda bir kez daha terörist  İsrail ordusunun vahşi müdahalesiyle karşı karşıya kaldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Filonun öncü gemisi olan sivil ve korumasız "Sirius" teknesi, İsrail donanma gemileri tarafından açıkça hedef alınarak batırılmak istendi. Küresel Sumud Filosu Kriz Masası, barbarca saldırının ardından Sirius teknesiyle uydu bağlantısının koptuğunu ve içerideki eylemcilerin hayatından endişe edildiğini duyurdu.</p>

<h2><strong>Tazyikli su ve doğrudan çarpma</strong></h2>

<p>Kriz Masası’ndan yapılan resmi açıklamaya göre, İsrail donanması uluslararası sularda seyreden yardım teknesini durdurmak için öncelikle askeri manevralarla suni dalgalar oluşturdu. Sivil teknenin dengesini bozmaya çalışan saldırganlar, ardından yüksek tazyikli su sıkarak müdahaleyi büyütti. Hızını alamayan İsrail savaş gemisi, sadece 7 metre uzunluğundaki Sirius yardım teknesinin kıç kısmına fiziksel olarak çarptı.</p>

<p>Yapılan açıklamada, bu hain müdahalenin sivil eylemciler ile mürettebatın can güvenliğini doğrudan hedef aldığı şu sözlerle ifade edildi:</p>

<p>"Filonun öncü gemisi Sirius, İsrail donanmasının hukuksuz ve barbarca saldırısına uğramıştır. İsrail, sivil ve korumasız yardım teknesinin dengesini bozarak batma tehlikesi oluşturmayı amaçlamıştır. Bu tehlikeli müdahale açık bir korsanlık suçudur. İsrail bu tutumuyla uluslararası denizcilik kurallarını açıkça çiğnemiştir."</p>

<h2><strong>Uydu bağlantısı koptu </strong></h2>

<p>Çarpmanın şiddetiyle birlikte Sirius teknesinin uydu iletişim sistemleri tamamen devre dışı kaldı. Kriz Masası, an itibarıyla tekneden hiçbir haber alınamadığını ve içerideki sivillerin akıbetinin bilinmediğini bildirdi. Bölgede yaşanan dehşet anları, teknede bulunan eylemci Ali Tokluman’ın yetkililerle kurduğu son telefon bağlantısına da anbean yansıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel Sumud Filosu Kriz Masası’nın paylaştığı görüntülü kayıtlarda Ali Tokluman, İsrail’in mini bir yardım teknesine karşı 3 büyük savaş gemisi göndermesini "savaşa gidiyormuş gibi bir tutum" olarak nitelendirdi. Son ana kadar Gazze halkı için direneceklerini vurgulayan Tokluman’ın konuşması, İsrail donanmasının tazyikli suyla yaptığı sert müdahale esnasında kesildi ve hat bir daha açılmadı.</p>

<h2><strong>Uluslararası mekanizmalara acil çağrı</strong></h2>

<p>Sivillerin can güvenliğinden tamamen İsrail’in sorumlu olduğunu net bir dille belirten Kriz Masası, işgalci gücün hukuk tanımaz tavrına karşı başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere tüm uluslararası mekanizmaları acilen göreve ve müdahaleye çağırdı.</p>

<p>Küresel Sumud Filosu’nun insani misyonları, geçmişte de benzer haydutluklarla engellenmeye çalışılmıştı:</p>

<p>- Ağustos 2025: 44’ten fazla ülkeden 500 eylemciyi taşıyan 40’ı aşkın teknelik filoya İsrail ordusu yine benzer bir vahşetle saldırmıştı.</p>

<p>- 29 Nisan 2026: Filo, "2026 Bahar Misyonu" kapsamında Girit Adası açıklarında, Gazze’ye henüz 600 deniz mili uzaktayken hukuk dışı müdahaleye maruz kalmış; 177 eylemci alıkonularak kötü muameleye uğramıştı.</p>

<p>- 18 Mayıs 2026: 39 ülkeden 426 aktivistin yer aldığı filoya yönelik yeni bir operasyon düzenleyen İsrail ordusu, çok sayıda insani yardım gönüllüsünü hukuka aykırı şekilde alıkoymuştu.</p>

<p>Uluslararası toplumun sessizliğinden cesaret alan İsrail, açık denizlerde insani yardımı engellemek için korsanlık yöntemlerine başvurmaya devam ediyor. Sirius teknesindeki eylemcilerin durumuna dair endişeli bekleyiş sürüyor.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-donanmasi-sumud-filosuna-saldirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/israildonanma.webp" type="image/jpeg" length="85992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze'de 1,6 milyon kişi kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazzede-16-milyon-kisi-kitlik-tehlikesiyle-karsi-karsiya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazzede-16-milyon-kisi-kitlik-tehlikesiyle-karsi-karsiya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin hükümeti, Gazze Şeridi'nde yaklaşık 1,6 milyon kişinin kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Filistin Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından yazılı açıklama yapıldı.</p>

<p>Açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına göre Gazze Şeridi'nde nüfusun yaklaşık yüzde 77'sine denk gelen 1,6 milyon kişinin, insani yardımlardaki azalma ve finansman yetersizliği nedeniyle doğrudan kıtlık riskiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.</p>

<p>Dünya Merkez Mutfağı (World Central Kitchen-WCK) kuruluşunun mali baskılar nedeniyle Gazze'de günlük dağıttığı yemek sayısını 1 milyondan 'yüz binler' seviyesine düşürdüğüne işaret edilen açıklamada, bunun sıcak yemeklere bağımlı binlerce ailenin durumunu daha da kötüleştireceği vurgulandı.</p>

<p>Filistin hükümetinin açıklamasında Gazze'de temel hizmetlerin yeniden sağlanması ve insani koşulların iyileştirilmesi amacıyla uluslararası topluma acil ve koordineli hareket etme çağrısında bulunuldu.</p>

<p>Açıklamada, hükümetin Gazze Şeridi ve Batı Şeria üzerindeki Filistin yönetiminin yetkisini güçlendirmek ve ulusal kurumların çalışmalarını sürdürmek için ortaklarla çalışmaya hazır olduğu kaydedildi.</p>

<h2><strong>İsrail ateşkes kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmiyor</strong></h2>

<p>Açıklamada, İsrail'in ateşkes anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği vurgulanarak, sınır kapılarının açılması ve gıda, yardım ile tıbbi malzemelerin girişine izin verilmesi gerektiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filistin Bakanlar Kurulu sonrası yapılan açıklamada ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin artan saldırıları ile Doğu Kudüs'teki Şeyh Cerrah Mahallesi'nde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) merkezinin askeri tesislere dönüştürülmesi kınandı.</p>

<p>Açıklamada, İsrail'in UNRWA merkezini askeri tesise dönüştürme kararının 'uluslararası hukukun ihlali ve BM kurumlarının dokunulmazlığına yönelik bir saldırı' olduğu belirtilerek Filistin halkı için uluslararası koruma sağlanması çağrısı yinelendi.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazzede-16-milyon-kisi-kitlik-tehlikesiyle-karsi-karsiya</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/ff-3.png" type="image/jpeg" length="84067"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran: "Ateşkes sürecini savaş hazırlığı olarak görüyoruz"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-ateskes-surecini-savas-hazirligi-olarak-goruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-ateskes-surecini-savas-hazirligi-olarak-goruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Ordusu Sözcüsü Muhammed Ekreminiya, ülkesine yönelik olası bir askeri müdahale ihtimaline karşı Amerika Birleşik Devletleri'ni uyararak, yeni stratejilerle farklı cepheler açacaklarını ilan etti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tahran'daki Veli-i Asr Meydanı’nda düzenlenen geniş katılımlı mitingde halka hitap eden Ekreminiya; ABD ve İsrail ile yaşanan son çatışmalar, mevcut ateşkes süreci ve ABD'nin uyguladığı deniz ablukası hakkında kritik stratejik değerlendirmeler sundu.</p>

<h2><strong>"Ateşkes sürecini fırsat olarak değerlendiriyoruz"</strong></h2>

<p>İran'ın her türlü kuşatmayı aşacak kapasiteye sahip olduğunu ve daimi surette dik duracağını belirten Ekreminiya, ABD'nin İsrail'in yönlendirmesiyle yeni bir saldırı girişiminde bulunması halinde, yepyeni silahlar ve taktiklerle farklı cepheler açacaklarını ifade etti. Ordunun her an teyakkuz halinde bulunduğunu belirten Sözcü, mevcut ateşkes dönemini askeri yeteneklerini en üst seviyeye çıkarmak için bir fırsat olarak gördüklerini sözlerine ekledi.</p>

<h2><strong>"Asıl hedefleri ülkeyi parçalamaktı"</strong></h2>

<p>Yakın zamanda yaşanan 40 günlük çatışma sürecinde ABD ve İsrail’in temel amacının İran’ı bölmek olduğunu savunan Ekreminiya, karşı tarafın planlarını şu sözlerle özetledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Düşman, askeri üst yönetimimizi ve rejimimizi devirerek nihai hedefleri olan parçalanmış bir İran haritasına ulaşabileceklerini sandı. Ancak devrimci İran halkının kararlılıkla meydanlara inmesi, karşı tarafın ağır bir yenilgi almasına ve ordumuzun sahadan daha da güçlenerek çıkmasına sebep oldu."</p>

<p>Açıklamalarının son bölümünde Hürmüz Boğazı'ndaki stratejik duruma da değinen İran Ordusu Sözcüsü, silahlı kuvvetlerin bölgedeki hakimiyetini tam anlamıyla sağladığını ve boğazdaki askeri statükonun artık tamamen değişerek yeni bir döneme girdiğini vurguladı.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-ateskes-surecini-savas-hazirligi-olarak-goruyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/iranqqq.webp" type="image/jpeg" length="13332"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Terörist İsrail'den 1000 kilometrekarelik işgal!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-1000-kilometrekarelik-isgal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-1000-kilometrekarelik-isgal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail, 7 Ekim sonrası Gazze, Lübnan ve Suriye’de yaklaşık 1000 kilometrekarelik alanı işgal etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiliz Financial Times gazetesinin haberine göre, İsrail, 7 Ekim 2023’ten bu yana uygulamaya koyduğu yeni askeri strateji kapsamında Gazze, Lübnan ve Suriye’de yaklaşık 1000 kilometrekarelik alanı işgal etti</p>

<p>Haberde, İsrail güçlerinin işgali altına geçen alanın, ülkenin 1949 sınırlarının yaklaşık yüzde 5’ine denk geldiği belirtildi.</p>

<p>İşgalci Yahudilerin, saldırıların milyonlarca kişinin yerinden edilmesine ve kentlerin büyük ölçüde yıkılmasına yol açtığı kaydedildi.</p>

<h2><strong>EN BÜYÜK ALAN GÜNEY LÜBNAN’DA</strong></h2>

<p>Habere göre işgal edilen bölgelerin yarısından fazlası Güney Lübnan’da bulunuyor. İsrail ordusunun burada yaklaşık 12 kilometre derinliğe kadar ilerleyerek 'güvenlik bölgesi' oluşturduğu aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Netanyahu’nun geçen ay yaptığı açıklamada, “Bu tampon bölge, işgal tehdidini ve tanksavar saldırılarını ortadan kaldırıyor. Bizi ateş çemberiyle kuşatmak istediler, biz ise güvenlik çemberi oluşturduk” ifadelerini kullandığı belirtildi.</p>

<h2><strong>GAZZE’NİN YARISINDAN FAZLASI İSRAİL İŞGALİ ALTINDA</strong></h2>

<p>Financial Times’ın analizine göre, Gazze Şeridi’nin yarısından fazlası İsrail ordusunun işgal alanına geçti. İsrail’in ayrıca 'Sarı Hat' olarak bilinen hattın ötesinde yeni tampon bölgeler oluşturduğu ifade edildi.</p>

<p>Birleşmiş Milletler yetkililerinin değerlendirmesine göre, yeni güvenlik şeritleri nedeniyle Gazze’nin yaklaşık 2 milyonluk nüfusu savaş öncesindeki toprakların yalnızca yüzde 40’ına sıkışmış durumda bulunuyor.</p>

<h2><strong>SURİYE’DE ASKERİ NOKTALAR</strong></h2>

<p>Haberde, İsrail’in Suriye’de ise Beşar Esad yönetiminin çöküşünün ardından sınırın birkaç kilometre içine kadar askeri noktalar kurduğu kaydedildi.</p>

<p>Financial Times, İsrail ordusunun doğrulanmış üslerini haritalandırarak yaptığı hesaplamada, İsrail’in Suriye’de yaklaşık 233 kilometrekarelik alanda fiili askeri varlık oluşturduğunu aktardı. İsrail ordusunun zaman zaman sınırın 50 kilometre içine kadar operasyon düzenlediği belirtildi.</p>

<h2><strong>'GAZZE MODELİ' İDDİASI</strong></h2>

<p>Haberde, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Güney Lübnan’daki operasyonları 'Gazze modeli' olarak tanımladığı ve Litani Nehri’ne kadar olan bölgede kontrol sağlama hedefini dile getirdiği ifade edildi.</p>

<p>Buna karşın bazı İsrailli yetkililerin diplomatik temaslarda Lübnan’da toprak hedeflerinin bulunmadığını savunduğu aktarıldı.</p>

<p><strong>İŞGALCİLERDEN YENİ SINIR ÇAĞRISI</strong></p>

<p>Haberde ayrıca, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich başta olmak üzere bazı siyasetçilerin Gazze’de yeniden Yahudi yerleşimleri kurulmasını istediği belirtildi.</p>

<p>Smotrich’in Litani Nehri’nin İsrail ile Lübnan arasındaki 'yeni sınır' olması gerektiğini savunduğu, Likud Partisi’nden bazı milletvekillerinin de Litani’nin güneyindeki tüm bölgenin işgal edilmesini talep ettiği ifade edildi.</p>

<h2><strong>BÖLGEDE KALICI İŞGAL</strong></h2>

<p>Lübnanlı yetkililerin kamuoyu önünde İsrail’in çekilmesini talep ettiği ancak özel görüşmelerde mevcut durumun kalıcı hale gelmesinden endişe duydukları kaydedildi.</p>

<p>Bir Lübnanlı yetkilinin, 'İsrail sürekli ilerliyor ve kimse onları durdurmuyor. Güney Lübnan’ı kendi arka bahçeleri gibi görmek istiyorlar' değerlendirmesinde bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Haberde ayrıca, bazı gözlemcilerin İsrail’in Gazze, Lübnan ve Suriye’deki askeri varlığının geleceğinin büyük ölçüde ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin tavrına bağlı olduğunu savunduğu ifade edildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-1000-kilometrekarelik-isgal</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/isrsail-isfa.webp" type="image/jpeg" length="93327"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail Küresel Sumud Filosu'na ateş açtı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-kuresel-sumud-filosuna-ates-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-kuresel-sumud-filosuna-ates-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail, Gazze'ye yönelik ablukayı kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'na bir kez daha saldırı gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail, Gazze'ye yardım için giden Sumud Filosu'na yönelik saldırılarını ve müdahalelerini sürdürüyor. O anlar filonun canlı yayınına yansıdı.</p>

<p><img alt="SON DAKİKA... İsrailden Küresel Sumud Filosuna yeni saldırı" src="https://image.cnnturk.com/i/cnnturk/75/770x0/6a0c49fe8e789667b2378edf.jpg" width="100%" /></p>

<h2><strong>İsrail'in saldırısına rağmen Küresel Sumud Filosu'nda bazı tekneler yoluna devam ediyor</strong></h2>

<p>Küresel Sumud Filosu Kriz Masası, geçtiğimiz saatlerde filonun son durumuna ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, "Alcyone, Andros, Cobo Blanco, Don Juan, Girolama, Kasrı Sadabat, Sirius, Zefiro, Lina ve Elengi" adlı teknelerin yoluna devam ettiği ifade edildi.</p>

<p>Gazze'ye en yakın tekne olan Sirius'un ise yaklaşık 120 deniz mili yolunun kaldığına işaret edilen açıklamada, 40 ülkeden toplam 332 katılımcının alıkonulduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail basını ise filoda bulunan 40'tan fazla teknenin ele geçirildiğini, 300 aktivistin alıkonulduğunu yazmıştı.</p>

<h2><strong>74 Türk katılımcı alıkonuldu</strong></h2>

<p>Kriz Masası'ndan gelen bilgilere göre, İsrail ordusunun uluslararası sularda hukuka aykırı şekilde alıkoyduğu Türk vatandaşlarının sayısı 74'e çıktı.</p>

<p>Alıkonulan vatandaşların isimleri şöyle:</p>

<p>Arif Yılmaz, Erol Büyük, Hüseyin Kılıç, Mehmet Harput, Mehmet Sait İspir, Orhan Kara, Rahim Mercan, Abdulmecid Bağçivan, Muhammed Huzeyfe Küçükaytekin, Sinan Akılotu, Abdullah Aydın, Ayhan Samuk, Ercan Tokcan, Eyyüp Dağlı, Mehmet Şirin, Bilali Yıldırım, Fatma Zengin, Sibel Dugan, Ferzan Çiftçi, Ahmet Cenk Aslan, Asrın Fahrettin Tok, Emine Şeyma Denli Yalvaç, Erdem Özveren, Ersoy Önen, Hüseyin Talha Yaman, Mehmet Yıldırım, Enver Öztürk, Hakan Kaya, Hüseyin Yılmaz, Ümmügülsüm Durmuş, Bilal Kıtay, Mirac Üstün, Selçuk Arkın, Haşim Şamil Kısa, Ahmet Söylemez, Ömer Onay, Usame Zarif, Abdullah Saydemir, Fatih Genç, Engin Doğan, Ferhat Çalışye, İbrahim Duran, Muhammed Salih Dallı, Muhammet Hamza Karadayı, Niyazi Deniz, Özkan Özer, Recep Köse, Fatih Varol, Feyzullah Keskin, Onur Şafak Hürufuk, Abdulhamit Yağmurcu, Harun Uyar, İbrahim İshak, Tahsin Ünlü, Veysel Genç, Emrullah Demir, Muhammed Ensar Aslan, Mustafa Güzyaka, Mustafa Şimşek, Tunç Yılmaz, Validin Asaf, Yasin Yalçın, Zeynel Abidin Özkan, Abdullah Harun Albayrak, Baki Öncel, Enes Harman, Erdinç Gülay, Murat Topşir, Özkan Dilmeç, Semih Ensar Bahadır, Ayşenur Levent Albayrak, İhsan Yıldız, Mehmet Şevki Bulut, Ömer Faruk Narlı.</p>

<h2><strong>İçişleri Bakanı Çiftçi'den Küresel Sumud Filosu'nda arızalanan tekneye ilişkin açıklama</strong></h2>

<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Küresel Sumud Filosu'ndan arızalanan "Family" isimli teknenin Sahil Güvenlik unsurlarınca güvenli şekilde Adrasan Koyu'na intikal ettirildiğini bildirdi.</p>

<p>Bakan Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, "Sumud"un Gazze'de ablukaya ve zulme karşı toprağına kök salan Filistin halkının sarsılmaz direniş iradesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Bu onurlu duruşun sesi olmak için Akdeniz'e açılan Küresel Sumud Filosu'nun parçası olan ve Antalya'nın Kumluca ilçesindeki Yardımcı Burnu'nun Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde sürüklenmeye başlayan 'Family' isimli tekneye Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerimiz anında müdahale etti. Gazze'ye insani yardım ulaştırma amacıyla seyir halinde bulunan ve içerisinde 27 aktivistin yer aldığı teknede, pervaneye halat dolanması nedeniyle yardım çağrısında bulunulmasının ardından 3 Sahil Güvenlik Gemisi ve 1 Sahil Güvenlik Botu süratle bölgeye sevk edildi. Kahraman personelimiz kısa sürede teknenin bordasına geçerek gerekli emniyet tedbirlerini aldı. Sahil Güvenlik unsurlarımız tarafından güvenliği sağlanan 'Family' isimli tekne, üzerindeki aktivistlerle birlikte yedeklenerek güvenli şekilde Adrasan Koyu'na intikal ettirildi. Gazze'nin sarsılmaz iradesi Akdeniz'de yalnız değildir. Türkiye, insanlık onurunun, mazlumun yanında duran vicdanın ve haklı mücadelenin her zaman en güçlü destekçisi olmaya devam edecektir. Filistin'in özgürlüğü için denizlerde umut taşıyan tüm aktivistlere geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, Akdeniz'in zorlu şartlarında görevini fedakarca yerine getiren kahraman Sahil Güvenlik personelimizi yürekten kutluyorum."</p>
</blockquote>

<p>Çiftçi, paylaşımında Sahil Güvenlik ekipleri tarafından tekneye yapılan yardım anlarına ilişkin görüntülere de yer verdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-kuresel-sumud-filosuna-ates-acti</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/sudum.webp" type="image/jpeg" length="62933"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="54434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="18238"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="32724"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="47677"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="36956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yardım noktasına koşan perişan haldeki Gazzelilere kurşun yağdırıldı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail askerleri, Gazze'de yardım noktasına koşan açlıktan perişan olmuş, dili damağına yapışmış Gazzelilere kurşun yağdırıyor!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ortada sözde bir "ateşkes" mutabakatı var ama Yahudi zihniyet için bu sadece yeni bir kalleşlik fırsatı. Açlıktan dizlerinin bağı çözülmüş, çocuklarına bir avuç un götürebilmek için can havliyle toz duman içinde koşturan sivil halkın üzerine mermi yağdırmak, ancak böyle aşağılık bir kavmin işi olabilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de bu yapılanlarla görülüyor ki bunlar, insanlık ailesinin bağrına saplanmış zehirli bir hançerdir. Bir lokma yiyecek için koşan aç insanı hedef alacak kadar haysiyetsiz, ateşkes sözü verip arkadan vuracak kadar cani namertler var insanlığın karşısında. Tarih, rızık peşindeki mazlumu vuran, çocukların boğazından geçecek ekmeğe kan bulaştıran en aşağılık mahluklar olarak kaydedecek, kaydetti ve kaydediyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-165651.png" type="image/jpeg" length="78270"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medeniyet Üniversitesi iftarında Müslüman öğrencilerden intikam yemini!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı yoğun katılımla gerçekleşirken davetliler arasında yer alan Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak öncülüğünde intikam yemini edildi. Sloganlar ve tekbirlerle inletilen meydan coşkulu anlara sahne oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı bu yıl da Müslüman öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Üniversitede bir araya gelen öğrenciler, oruçlarını açtıktan sonra cemaat hâlinde namaz kıldı. Programda ezgiler seslendirilirken sık sık tekbirler getirildi ve sloganlar atıldı.</p>

<p>Etkinlikte, Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak da davetliler arasında yer aldı. Harun Şimşak öncülüğünde Müslüman öğrenciler hep birlikte meydanı intikam yeminiyle inletti. "Ya Muntakim Allah, Bizi intikamına memur et" sesleri Medeniyet Üniversitesi semasında yankılandı. Coşkulu anların yaşandığı buluşmada En’am Suresi’nin 162’nci ayeti okunarak meydanı dolduran kalabalık tarafından hep birlikte tekrar edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İftar programı boyunca üniversite kampüsünde yoğun bir atmosfer oluşurken, etkinlik öğrencilerin toplu duaları ve sloganlarıyla sona erdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-130944.png" type="image/jpeg" length="86738"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nereden türedi bu kadar p.ç kurusu?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsimleri Ahmet, Mehmet, Hasan... Ama ailesinden ve okullarından almadıkları terbiye ile İslam düşmanı olmuşlar. Görüntülerde bir grup gencin camiye ait masaları tekmeleyip kaçtığı görülüyor.</p>

<p>Bir çocuğun, toplumun ortak değeri olan cami avlusunda bu denli pervasızlaşması, akıllara tek bir gerçeği getiriyor: Hangi el onları bu kinle besledi? Çocuk çocuktur ancak o masayı kıran nefret, ancak aile ocağında pişmiş olabilir veya okullarda dayatılan Kemalizm.</p>

<p>Görünüşe göre bu "p.ç kurularının" ardında, onlara mukaddesat düşmanlığını miras bırakan, aynı yolun yolcusu anne ve babalar var. Kendi kültürüne, kendi dinine bu denli yabancılaşmış bir güruhun türemesi, ocağındaki yangının sokağa taşmasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memlekette İslam düşmanlarına verilen cezaların komik düzeyde kalması, bu fare deliklerinden çıkanları cesaretlendiriyor. Ceza yemeyeceklerini bildikleri için bu kadar pervasızlar! En önemlisi de, bu p.ç kuruları henüz Müslümanların sert tokadını, o sarsıcı sopasını yemedikleri için kendilerini meydanda zannediyorlar. Eğer hak ettikleri karşılığı bulsalardı, o fare deliklerinden başlarını çıkarmaya dahi cesaret edemezlerdi.</p>

<p>Bu memleketin huzuruna ve dinine kasteden bu zihniyet, hak ettiği bedeli en ağır şekilde ödemelidir. Cezasızlık zırhına bürünüp sokaklarda, sosyal mecralarda terör estiren bu güruha karşı sessiz kalınmamalıdır. Müslümanların mukaddesatına el uzatanın eli kırılmalı, bu soysuzluk kökünden kurutulmalıdır!</p>

<p>Şurası da bir gerçek; Abdülhakim Arvasi Hazretleri veledi zinanın kemalat bulmayacağını söyler. Yani bunlar ne uyarıyla, ne eğitimle ne de sopayla düzelir.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-09-135111.png" type="image/jpeg" length="35867"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gökkuşağı faşistleri yaka paça dışarıya atıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde, TRT’nin “Gökkuşağı Faşizmi” belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ile yönetmen Abdülgafur Şahin’in katıldığı “Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite” paneli, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. Programı sabote etmeye çalışan grup güvenlik müdahalesiyle salondan çıkarılırken iki kişi gözaltına alındı; yaşanan hadise, fikrî zeminde karşılık üretemeyen özgürlük(!) mağdurlarının sabotaj yaparak iki yüzlülüklerini ele verdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde düzenlenen "Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite" başlıklı panel, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. TRT’nin "Gökkuşağı Faşizmi" belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ve yönetmen Abdülgafur Şahin'in konuk olduğu etkinlikte, sapkın gruplar fikri sahada mağlup olmanın hıncıyla saldırıya geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Programa sabotaj teşebbüsü</strong></h3>

<p>"Özgürlük" ve "eşitlik" sakızını çiğneyerek yıllardır mazlum edebiyatı yapan sapık şebeke, hakikatler yüzlerine çarpılınca asıl karakterleri olan faşizme rücu etti. Konferans salonuna sızarak sloganlarla akademik ortamı terörize etmeye yeltenen gruba emniyet güçleri anında müdahale etti. Salonu provoke eden ve "nefret suçu" yalanıyla hakikati susturmaya çalışan şahıslar yaka paça dışarı çıkarıldı.</p>

<h3><strong>Gökkuşağı faşistlerine ters kelepçe</strong></h3>

<p>Olaylar sırasında operasyonel tavırlarla düzeni bozmaya kalkan 2 kişi gözaltına alındı. Polise mukavemet gösteren şahıslara ters kelepçe uygulandı. Gözaltına alınanlar işlemlerinin ardından serbest bırakılsa da, üniversite koridorlarında estirilmek istenen terör havası amacına ulaşamadı.</p>

<h3><strong>Fikir bitince şamata çıkardılar</strong></h3>

<p>Marmara Üniversitesi’nde yaşanan bu hadise, LGBT lobisinin fikir karşısındaki zavallılığının en net vesikasıdır. "Baskı altındayız" diyenlerin, aslında en küçük bir fikri eleştiriye dahi tahammülü olmayan azınlık faşistleri olduğu bir kez daha tescillenmiştir. Müslüman Anadolu’nun evlatlarını ve aile yapısını hedef alan bu ifsat projesi, deşifre edildikçe hırçınlaşmaktadır. Fikrin bittiği yerde şamataya sarılan bu aparatlar için yolun sonu gözükmektedir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-22-185313.png" type="image/jpeg" length="59242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Laik yobazların Ramazan hazımsızlığı dinmedi: İzmir'de Ramazan karşıtı yürüyüş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Alsancak'ta bir grup laik yobaz daha Ramazan etkinliklerini hedef alarak yürüyüş düzenledi. Bu toprakların ruh köküne olan yabancılığını açık açık dile getiren bu İslam düşmanı zihniyet, her daim nefretini kusuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Alsancak, dün yine bu toprakların ruh köküne yabancılaşmış bir gürültüye sahne oldu. Okullarda öğrencilerin gönlüne nakşedilen Ramazan ikliminden rahatsız olan bir avuç İslam düşmanı, "laiklik" kalkanının arkasına sığınarak mukaddesata karşı nefretini kustu. "Karanlığa teslim olmayacağız" nakaratıyla sokaklara dökülen zümre, meydan okurcasına bu milletin değerlerine olan hıncını ve uzaklığını ilan etti.</p>

<p>Ramazan coşkusu bir "etkinlik" değil, bu milletin asli değerlerinden gelen bir neşedir. Bu neşeyi "karanlık" ilan edenlerin "eşitlik" ve "teminat" dediği şey ise, Müslüman Anadolu insanını kendi öz yurdunda parya tutma projesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/amazan.jpg" type="image/jpeg" length="56107"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p>]]></content:encoded>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="36152"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></content:encoded>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="78236"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p>]]></content:encoded>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="95106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p>]]></content:encoded>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="45452"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="43146"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></content:encoded>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="87096"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="35593"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="51922"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2025 itibariyle) kargo dahil 1560 TL'dir.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="50445"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></content:encoded>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="90028"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
