<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 22:20:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kendi tanıkları ifşa etti: İngilizlerin Afganistan vahşeti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kendi-taniklari-ifsa-etti-ingilizlerin-afganistan-vahseti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kendi-taniklari-ifsa-etti-ingilizlerin-afganistan-vahseti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiliz özel kuvvetlerinin Afganistan işgali sırasında sergilediği vahşet ve işlediği savaş suçları, kendi personelinin itiraflarıyla bir kez daha ortalığa saçıldı. Eski gazeteci ve askeri mutfak görevlisi Monica Grenfell ile İngiliz Ordusu Yedek Kuvvetleri bünyesinde görev yapan Christopher Green, resmi soruşturma komisyonuna verdikleri ifadelerle Batı medeniyetinin kanlı yüzünü ifşa etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamuoyuna sızan sansürlü ifadeler, işgalcilerin insani değerlerden ne kadar uzaklaştığını kanıtlıyor.</p>

<p>Mutfak ve depo görevlisi olarak askeri kamplarda bulunan Monica Grenfell, İngiliz askerlerinin esir aldıkları Afgan sivilleri sırf "eğlenmek amacıyla" forkliftlerin üzerine koyduğunu, yukarı kaldırıp hızla sürerek yere fırlattıklarını bizzat fail askerlerin ağzından duyduğunu aktardı. Kamptaki ahlaki çürümeyi ve denetimsizliği vurgulayan Grenfell, askerlerin tamamen başıboş bırakıldığını ve dehşet verici davranışların ortama hakim olduğunu belirtti.</p>

<p>Soruşturmadaki diğer tanık Christopher Green ise 2012 yılında katledilen çiftçi üç kardeşin infaz sürecini gündeme taşıdı. Özel kuvvetlerin bu cinayeti "meşru müdafaa" yalanıyla örtbas etmeye çalıştığını belirten Green, istihbarat birimlerinin bu kişilerin sadece çiftçilikle uğraştığını kesin olarak bildiğini ifade etti. Bu vahşeti sorgulamaya yeltenen Green, üstleri tarafından "Taliban savunucusu" ilan edilerek baskı altına alındı. Olayı aydınlatacak kamera kayıtlarını izleme yetkisi bulunmasına rağmen, üst makamlar bu kayıtlara erişimini engelledi. İngiliz hükümeti ise katledilen kardeşlerin annesine 3 bin 634 sterlin nakit para vererek skandalı örtbas etmeye çalıştı; bu meblağ resmi kayıtlara "yardım ödemesi" olarak geçti.</p>

<p>İngiliz özel kuvvetlerinin 2010-2013 yılları arasındaki cinayetlerini ve bunları gizleme faaliyetlerini inceleyen soruşturmalar ise tam bir cezasızlık tiyatrosuna dönüştü. Çocukların da aralarında bulunduğu sivil infazlarını incelemek üzere 2014’te başlatılan 10 milyon sterlinlik soruşturma, suçluları koruyarak sonuçsuz kaldı. Kraliyet Askeri Polisi’nin savcılığa sevk ettiği üç asker hakkındaki dosyalar da dava açılmadan kapatıldı. İngiliz yargı sistemi, kendi katillerini aklama refleksini sürdürdü.</p>

<p>2001 yılında ABD, İngiltere ve NATO öncülüğünde başlatılan kanlı Afganistan işgali, 2021 yılının Ağustos ayında büyük bir hezimetle son buldu. 20 yıllık işgal süresince Batılı güçlerin imza attığı katliamlar, küresel medya tarafından gizlendi ve resmi makamlar bu suçları görmezden geldi.  </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kendi-taniklari-ifsa-etti-ingilizlerin-afganistan-vahseti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 22:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ingiliz-askeri.webp" type="image/jpeg" length="87476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Moskova’dan Vaşington’ın İran müdahalesine tepki]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/moskovadan-vasingtonin-iran-mudahalesine-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/moskovadan-vasingtonin-iran-mudahalesine-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD yönetiminin İran topraklarına yönelik başlattığı askeri hamleleri sert bir dille eleştirdi. Lavrov, söz konusu askeri müdahalelerin Tahran ile Vaşington arasında önceden kararlaştırılan mutabakatı açıkça ihlal ettiğini belirtti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaşanan son gelişmelerin bölgedeki tahribatı artırdığına dikkat çeken Lavrov, askeri eylemlerin hem İran'daki sivil altyapının hem de Körfez Arap İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerdeki sivil tesislerin büyük hasar görmesine sebep olduğunu ifade etti. Rus Bakan, bu askeri tırmanışın tüm taraflara sadece zarar getireceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıların barışçıl adımları baltaladığını dile getiren Sergey Lavrov, askeri müdahalelerin diplomasi kapısını tamamen kilitlediğini ve tarafları uzlaşmadan bütünüyle uzaklaştırdığını belirtti. Lavrov ayrıca, ABD'nin uluslararası anlaşmalara sadakatini sorgulayarak, Vaşington yönetiminin taahhütlerini yerine getirme hususundaki güvenilirliğini kaybettiğini ifade etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/moskovadan-vasingtonin-iran-mudahalesine-tepki</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 20:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/lavrovaciklama.webp" type="image/jpeg" length="46322"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'da 180 milletvekili ABD ile mutabakatın feshedilmesini istedi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iranda-180-milletvekili-abd-ile-mutabakatin-feshedilmesini-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iranda-180-milletvekili-abd-ile-mutabakatin-feshedilmesini-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Meclisi'nde çoğunluğu elinde bulunduran 180 milletvekili, ABD'nin mutabakat zaptını sona erdirme kararına karşı adım atılmasını talep etti. Ortak bir bildiri yayımlayan vekiller, Vaşington yönetimiyle yapılan söz konusu anlaşmanın Tahran tarafından derhal feshedilmesi çağrısında bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fars Haber Ajansı tarafından aktarılan bilgilere göre, yayımlanan bildiride hükümet yetkililerinin tavizsiz bir duruş sergilemesi istendi. Milletvekilleri, dış politikada doğrudan ülke lideri Mücteba Hamaney'in çizdiği rotanın takip edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Vaşington'un taahhütlerine sadık kalmadığını belirten İranlı vekiller, ABD'nin yükümlülüklerini sona erdirdiğini açıklamasının ardından mutabakatın İran açısından da hiçbir geçerliliği kalmadığını savundu.</p>

<h2><strong>"İntikam alınmalı" vurgusu</strong></h2>

<p>Bildiride sadece diplomatik restleşmeyle yetinilmedi; son dönemde İran'ı hedef alan saldırılara ve işlenen suçlara da değinildi. Vekiller, bu eylemlerin arkasındaki faillerden intikam alınması amacıyla vakit kaybetmeden somut adımlar atılması hususunda hükümete çağrı yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplam 290 sandalyeli İran Meclisi'nde 180 vekilin imzasını taşıyan bu bildiri, ülkede karar alma mekanizmaları üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iranda-180-milletvekili-abd-ile-mutabakatin-feshedilmesini-istedi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/iranmeclis-2.webp" type="image/jpeg" length="74573"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşkence altındaki Filistinli doktor için dünyaya acil çağrı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iskence-altindaki-filistinli-doktor-icin-dunyaya-acil-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iskence-altindaki-filistinli-doktor-icin-dunyaya-acil-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin yönetimi, İsrail ordusunun Gazze’deki Kemal Advan Hastanesine düzenlediği baskında alıkoyduğu Başhekim Dr. Husam Ebu Safiyye’nin özgürlüğüne kavuşması ve bölgedeki tıbbi personelin emniyetinin sağlanması amacıyla uluslararası topluma acil çağrıda bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın aktardığı bilgilere göre; Filistin’in Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi İbrahim Hurayşa; BM yetkililerine, uluslararası kurumlara ve insani yardım örgütlerine resmi bir mektup gönderdi. Hurayşa, gönderdiği mektupta Dr. Ebu Safiyye’nin can güvenliğinin tehlikede olduğunu belirterek derhal harekete geçilmesini talep etti.</p>

<h2><strong>Yargılama yok, işkence ve hücre cezası var</strong></h2>

<p>Büyükelçi Hurayşa, Dr. Husam Ebu Safiyye’nin 27 Aralık 2024 tarihinden bu yana hiçbir resmi suçlama yöneltilmeden ve yargılama süreci işletilmeden alıkonulduğunu ifade etti. Filistinli doktorun tutsaklık sürecinde işkenceye, kötü muameleye, tek kişilik hücre cezasına ve en temel tıbbi bakım hizmetlerinden mahrum bırakılmaya maruz kaldığı bilgisi paylaşıldı.</p>

<p>BM özel raportörleri ile İşgal Altındaki Filistin Toprakları ve İsrail Soruşturma Komisyonunun da Dr. Ebu Safiyye’ye yönelik işkence uygulamalarını kayıt altına aldığını hatırlatan Hurayşa, doktorun sağlık durumunun kritik aşamada olduğunu ve hayatının ciddi bir risk altında bulunduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>"Sağlık çalışanlarının hedef alınması sistematik bir politika"</strong></h2>

<p>Haberde, Filistinli sağlık çalışanlarının gözaltına alınmasının münferit bir olay olmadığı, aksine işgal altındaki topraklarda uluslararası hukuku çiğnemeye yönelik sistematik bir politikanın parçası olduğu kaydedildi. Büyükelçi Hurayşa, işgalci konumunda bulunan terörist İsrail’in, Cenevre Sözleşmeleri ve uluslararası insancıl hukuk gereğince sağlık personeline saygı göstermek ve onların can güvenliğini sağlamak zorunda olduğunu hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Uluslararası topluma güvenilirlik sınavı</strong></h2>

<p>Mektupta, başta Dr. Ebu Safiyye olmak üzere hukuka aykırı şekilde tutulan tüm sağlık çalışanlarının serbest bırakılması, bağımsız doktorlarca tedavi edilmeleri ve insani yardım kuruluşlarının gözaltı merkezlerini ziyaret etmelerine izin verilmesi istendi. Hurayşa, yaşanan hak ihlallerinin son bulması adına caydırıcı diplomatik ve hukuki adımların atılmasının, uluslararası hukuk sisteminin inandırıcılığı açısından bir sınav niteliği taşıdığını belirtti.</p>

<h2><strong>Süreçte neler yaşandı?</strong></h2>

<p>Terörist İsrail ordusu, Gazze’nin kuzeyindeki Kemal Advan Hastanesini hedef alan baskını sırasında Başhekim Dr. Husam Ebu Safiyye’yi 27 Aralık 2024’te gözaltına almıştı. Geçtiğimiz haziran ayında çevrim içi duruşmada kameralara yansıyan Ebu Safiyye’nin, aşırı kilo kaybettiği ve fiziksel olarak büyük bir çöküş yaşadığı gözlenmişti.</p>

<p>Esir hakları örgütlerinin verilerine göre İsrail hapishanelerinde; 350’ye yakın çocuk, 99 kadın ve 3 bin 200’ün üzerinde idari tutuklu dahil olmak üzere yaklaşık 9 bin 500 Filistinli bulunuyor. Bu tutsakların tamamı açlık, işkence ve tıbbi ihmal ile karşı karşıya kalıyor.</p>

<p>Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarda Gazze’de 73 binden fazla insan hayatını kaybederken, sivil altyapının neredeyse tamamı harabeye döndü. 10 Ekim 2025’te ilan edilen ateşkese rağmen İsrail ordusunun hava saldırıları ve yıkım faaliyetleri bölgede can yakmaya devam ediyor. Güncel durumda Gazze Şeridi’nin yaklaşık yüzde 70’ini kontrolü altında tutan İsrail, Filistin halkını çok dar bir alana sıkıştırmış durumda.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iskence-altindaki-filistinli-doktor-icin-dunyaya-acil-cagri</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/filistinlidoktor.webp" type="image/jpeg" length="74892"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP Lideri Bahçeli'den NATO çıkışı: Türkiye yeni dönemin kurucu aktörlerinden oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mhp-lideri-bahceliden-nato-cikisi-turkiye-yeni-donemin-kurucu-aktorlerinden-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mhp-lideri-bahceliden-nato-cikisi-turkiye-yeni-donemin-kurucu-aktorlerinden-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahçeli, Türkiye'nin NATO'da stratejik konumu, devlet tecrübesi ve millî gücüyle yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hâline geldiğini belirterek, NATO'nun savunma harcamalarının ötesinde üretim, caydırıcılık ve barış eksenli yeni bir döneme girdiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, NATO Ankara Zirvesi'ni alelade bir diplomasi faaliyeti gibi okumanın eksik, sığ ve sakat bir değerlendirme olacağını belirtti.</p>

<p>Ankara'da 70 yılı aşan ittifak hukukunun muhasebesinin yapıldığını ifade eden, ele alınan konulara değinen Bahçeli, Ankara'da, müttefikliğin yalnızca kameraların parlak ışıkları altında verilen pozlardan, kriz günlerinde yayımlanan yavan kınama mesajlarından, kürsülerde cilalanmış cümleleri sıralamaktan ibaret olmadığının, hakiki müttefikliğin hakkaniyet, samimiyet, üretim, paylaşım ve dayanışma üzerine bina edileceğinin açıkça anlaşıldığını vurguladı.</p>

<p>Türkiye'nin, NATO'da yalnızca jeostratejik konumuyla değil, tarihi birikimi, devlet tecrübesi, siyasi iradesi ve milli kudretiyle yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri haline geldiğini dile getiren Bahçeli, Türkiye'nin eriştiği siyasi ve stratejik seviyenin, Ankara Zirvesi'nde bir kez daha görüldüğünü söyledi. Bahçeli, şöyle konuştu:</p>

<p>"Bugün NATO yeni bir devrin şafağındadır. Bu devir, yalnızca savunma bütçelerinin sağına sıfırların eklenip rakamca büyütüldüğü bir devir değildir. Bu devir: kağıttaki taahhüdün fabrikada üretime, üretimin sahada kabiliyete, kabiliyetin caydırıcılığa, caydırıcılığın da barışın teminatına dönüşeceği yeni bir merhaledir. Böylesi bir çağda güvenlik yalnızca bütçenin büyüklüğüyle değil, o bütçeyi kabiliyete çevirecek üretim sürekliliğiyle ölçülecektir. Bugün NATO'nun önündeki mevzu aslında budur. İttifak, bu yeni güvenlik çağının idrakine varmış mıdır? Külfet ve yük paylaşımını gerçek bir adalet zeminine oturtacak mıdır? Savunma sanayiyi birkaç ülkenin imtiyazlı alanı gibi görmekten vazgeçecek midir? Müttefikleri arasında örtülü ambargo, lisans kısıtlaması, siyasi blokaj ve tedarik engeli gibi ittifak hukukunu yaralayan çelişkileri ortadan kaldırabilecek midir? Ankara Zirvesi, işte bu soruları NATO'nun önüne koymuştur.</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın savunma sanayi kısıtlamalarının sona erdirilmesine dair çağrısı, Ankara Zirvesi'nin başlıca ikazlarından biridir. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 sürecinin yeniden ele alınması yönünde beliren irade önemlidir ancak üzerinde durmamız gereken husus: Türkiye'nin yıllardır karşı karşıya bırakıldığı haksız muamelenin ittifak düzeninde meydana getirdiği itimat aşınmasını gidermektir. Zira Türkiye'nin sahadaki fedakarlığını kabul edip savunma kabiliyetini siyasi hesapların konusu yapmak, akıl karı değildir. Şayet bugün şanlı Türk Silahlı Kuvvetlerinin harp envanterinde yerli ve milli üretim oranımız yüzde seksenleri aşıp muazzam bir şahlanışa dönüşmüşse bu görkemli tablo, milletimize dayatılan esaret cenderesinin nasıl parçalandığının resmidir. Bu sebeple Türkiye namına bu saatten sonra atılacak her olumlu adım bir lütuf değil, geç de olsa güç de olsa hakkaniyet ve hakikat ibresinin yerini bulmasıdır."</p>

<p>Türkiye'nin metre altı çözünürlüğe sahip ilk yerli ve milli gözlem uydusu İMECE'nin NATO'nun uzay ufkunda yeni bir kabiliyet olarak gündeme gelmesinin, Türkiye'nin savunmayı yalnızca karada, denizde ve havada değil, uzayda da düşünen bir devlet aklına ulaştığını gösterdiğini belirten Bahçeli, milli muharip uçak KAAN, Bayraktar KIZILELMA ve Akıncı başta olmak üzere, savunma sanayide üretilen sistemleri hatırlatarak Türkiye'nin devasa bir envantere kolay ulaşmadığına dikkati çekti.</p>

<p>Söz konusu şahlanışın köklerinin Türkiye'nin maruz kaldığı tarihi dayatmaların tecrübelerinde aranması gerektiğini belirten Bahçeli, "Kıbrıs Barış Harekatı'nın hemen ardından boynumuza dolanmak istenen ambargo kementleri, terörle mücadelede sahnelenen o ikiyüzlü diplomasi, F-35 dehlizlerinde kurulan sinsi tuzaklar ve CAATSA yaptırımlarıyla örülen suni duvarlar, asil milletimize kendi göbeğini kesmekten başka hiçbir yol bırakmamıştır. Ram olmayı elinin tersiyle iten Türk devleti, asil fıtratının gereğini layıkıyla yerine getirmiş, kendi öz cevherine rücu ederek etrafındaki muhasara çemberini paramparça etmiştir. Asırlar evvel otağını bizzat kuran, kılıcını kendi örsünde döven, sancağını en ön safta göğüsleyen o kudretli ruh çağımızda yerli ve milli savunma sanayimizle yeniden hayat bulmuştur." diye konuştu.</p>

<h2><strong>"MUTABAKAT BİR ŞAHSIN DEĞİL, DEVLETLERİN TAAHHÜDÜDÜR"</strong></h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik sözlerini hatırlatan, "mutabakat sürecinin kendisi için bittiğini" ifade ettiğini aktaran Bahçeli, "Henüz kısa bir süre önce bölgeye umut veren, çatışmanın ateşini kesen ve nihai anlaşmaya ulaşılması için bir takvim ortaya koyan mutabakatın, daha bir ay geçmeden etkisizleştirilmesi, ardından İran topraklarının yeniden bombalanması, barış ihtimaline duyulan güveni sarsmıştır." dedi. İran'ın mutabakatın tarafıyken saldırıya uğradığına dikkati çeken Bahçeli, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu gerçek görmezden gelinerek Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'nı kapatma yönünde daha sonra aldığı kararları, öncesinde hiçbir gelişme yaşanmamış gibi müstakil bir saldırganlık başlığı altında değerlendirmek doğru, hakkaniyetli ve vicdanlı bir yaklaşım olmayacaktır. Sebebi sonuç, sonucu sebep gibi göstermek hakikati baş aşağı çevirmekten başka bir anlama gelmeyecektir. İran'ın ülkesine yönelen saldırılar karşısında güvenliğini koruma, egemenlik haklarını müdafaa etme ve milletinin can emniyetini sağlama hakkı vardır. Hiçbir devlet, imza attığı mutabakatın kendisini koruyacağına inanırken ansızın bombalanmayı sineye çekmek mecburiyetinde değildir. Hiçbir millet, topraklarına düşen bombaları sükunet telkinleriyle karşılamak zorunda değildir."</p>

<p>İran'dan itidal bekleyenlerin, öncelikle İran'ı hedef alan askeri müdahalenin hangi meşru gerekçeyle bağdaştığını izah etmesinin gerektiğini belirten Bahçeli, ABD'nin İran'ın nükleer programı, bölgedeki askeri faaliyetleri ve Hürmüz Boğazı'ndaki gemilerin emniyetiyle ilgili kaygılarının olmasının tabii bir durum olduğuna işaret etti.</p>

<p>Bu kaygıların müzakere masasında ele alınmasının, denetlenebilir hükümlere bağlanmasının ve karşılıklı güvencelerle giderilmesinin mümkün olduğunu ve varılan mutabakatın maksadının da bu olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:</p>

<p>"Ancak güvenlik kaygısı, bölgemizde daha büyük bir kriz ve kaos meydana getirmenin gerekçesi yapılamaz. Devletler arası münasebetler, bir gün geçerli sayılıp ertesi gün keyfe keder gerekçelerle hükümsüz ilan edilen şahsi tasarruflarla değil, ahde vefa ilkesiyle yürütülür. ABD Başkanı'nın 'mutabakat benim için bitti' açıklaması bu nedenle sorunludur. Mutabakat bir şahsın değil, devletlerin taahhüdüdür. İran'la bugün varılan mutabakatın yarın kolaylıkla terk edilmesi, yalnız Tahran'ın değil, gelecekte Washington'la masaya oturacak bütün başkentlerin zihninde aynı soruyu doğuracaktır: Buhran kazanı ne zaman yeniden kaynamaya başlayacaktır? Kargaşanın fitili hangi bahaneyle tekrar ateşlenecektir? Müzakere masasının altına döşenen saatli bomba ne zaman infilak edecektir? Barış ümidi hangi hesap uğruna bir kez daha kursaklarda bırakılacaktır? Bu sorular cevapsız bırakılamaz. Üstelik söz konusu açıklamanın NATO Zirvesi sırasında yapılması da başlı başına düşündürücüdür."</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nda oluşan tablonun İran'ın sebepsiz ve keyfi bir tasarrufu gibi takdim etmenin gerçeklerin yalnızca yarısını anlattığını belirten Bahçeli, şunları kaydetti:</p>

<p>"Hürmüz, dünya ekonomisinin, enerji arzının, deniz ticaretinin ve milyonlarca insanın geçim şartlarının birbirine bağlandığı stratejik bir geçittir. Burada yaşanan her kesinti, petrol ve doğal gaz taşıyan gemilerden başlayarak üretim maliyetlerine, ulaşım giderlerine, gıda fiyatlarına ve nihayet vatandaşların sofrasına kadar uzanacaktır. Hürmüz'deki kilitlenmenin anahtarı da, kaynağı da mutabakatın bozulduğu yerde aranmalıdır. Müzakere masasının hükmü korunup askeri yöntemlere müracaat edilmeseydi bugün Hürmüz Boğazı'nın kapanmasını değil, nihai anlaşmanın hangi esaslar üzerinde yükseleceğini konuşuyor olacaktık. Bu nedenle öncelikle saldırılar durdurulmalı, mutabakatın ihlal edilen hükümleri yeniden işler hale getirilmeli, taraflar karşılıklı yükümlülüklerine riayet etmelidir. Barış kapısı kısa süre önce aralanmıştır. Bu kapıyı yeniden kapatan gelişmelerin üzerine soğukkanlılıkla gidilmelidir. Barışın önüne düşen gölgeyi kaldırma sorumluluğu, mutabakatın taraflarına aittir. ABD, askeri müdahalenin müzakereyle bağdaşmayan sonuçlarını görmeli ve verdiği taahhütlerin gereğine dönmelidir. İran da Hürmüz'deki geçişlerin yeniden emniyet içinde yürütülmesini sağlamalıdır. Hürmüz'den yükselen gerilim, daha büyük bir felakete dönüşmeden durdurulmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da barıştan yana tavizsiz tavrını kararlılıkla sürdürecek ve bölgesel istikrarın korunması adına üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye devam etmelidir. Unutmayalım ki savaşın kazananı olmadığı gibi, verilen söze sadakatin kaybedeni de olmayacaktır."</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye'nin yeri Avrupa'nın bekleme salonu değildir. Türkiye'nin yeri, stratejik kararların şekillendiği masalarda hak ettiği ağırlıkla bulunmaktır." dedi.</p>

<p>Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, NATO Ankara Zirvesi'nin ardından Avrupa başkentleri ve Brüksel'de yeniden gündeme gelecek en mühim başlıklardan birinin, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik müzakere süreci olacağını belirtti.</p>

<p>Avrupa'nın stratejik geleceğinin yeniden masaya yatırılması ve hakkaniyetli bir gelecek planı oluşturulması gerektiğini ifade eden Bahçeli, bugün Avrupa'nın karşı karşıya bulunduğu sorunların, eski ezberlerle yönetilemeyecek kadar ağırlaştığını söyledi.</p>

<p>Devlet Bahçeli, enerji arz güvenliğinden düzensiz göçe, savunma kapasitesinden demografik daralmaya, tedarik zincirlerinden ekonomik rekabete kadar uzanan geniş bir yelpazede Avrupa'nın yeni bir yol ayrımında bulunduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Bu yol ayrımında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir hakikat bulunduğunu vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"O hakikatin adı da Türkiye'dir. Ukrayna sahasından Karadeniz'e, Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Doğu Akdeniz'den Orta Doğu'ya kadar uzanan geniş jeopolitik kuşakta Türkiye'nin bulunmadığı hiçbir güvenlik denklemi kalıcı olamayacaktır. Türkiye'nin hesaba katılmadığı hiçbir enerji koridoru sürdürülebilir olmayacaktır. Türkiye'nin dışarıda bırakıldığı hiçbir bölgesel istikrar projesi başarıya ulaşamayacaktır. Bu durum bir temenni değil, değişen dünyanın ortaya çıkardığı stratejik bir gerçektir. Ne var ki Avrupa Birliği, uzun yıllardır bu gerçeği görmek yerine günü kurtaran siyasi reflekslerle hareket etmeyi tercih etmiştir. Türkiye'nin üyelik süreci teknik kriterlerden çok siyasi önyargılarla değerlendirilmiştir. Açılması gereken fasıllar bloke edilmiş, yerine getirilmesi gereken yükümlülükler ertelenmiş, verilen sözler tutulmamış, Türkiye'nin haklı beklentileri sürekli başka gündemlerin gölgesinde bırakılmıştır. Bu yaklaşım yalnızca Türkiye'ye değil, Avrupa'ya da zarar vermiştir."</p>

<p>AB'nin Türkiye'yi bekleme odalarında tutarken kendi stratejik ufkunu daralttığını belirten Bahçeli, "Türkiye'yi dışarıda bırakarak Avrupa'nın daha güçlü olacağını düşünenler, bugün karşı karşıya kaldıkları güvenlik ve istikrar sorunlarına dönüp bakmalıdır." dedi.</p>

<p>Bahçeli, Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecinin artık yalnızca üyelik müzakereleri kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, asıl meselenin Avrupa'nın kendi geleceğini nasıl tasavur ettiği olduğunu söyledi.</p>

<p>Avrupa'nın jeopolitik gerçeklerle yüzleşmesi ve stratejik aklı ideolojik ön yargıların önüne koyması gerektiğini ifade eden Bahçeli, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin, karşılıklı saygı, egemen eşitlik ve hakkaniyet temelinde ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Bahçeli, şöyle devam etti:</p>

<p>"Elbette Gümrük Birliği'nin güncellenmesi önemlidir. Elbette vize serbestisi sürecinin tamamlanması önemlidir. Elbette ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi önemlidir. Ancak bunlardan daha önemli olan husus, Avrupa'nın Türkiye'yi artık geçici ihtiyaçların hatırlandığı, kriz zamanlarında kapısı çalınan, işler normale döndüğünde ise yeniden ötelenen bir ülke gibi görme alışkanlığından vazgeçmesidir. Türkiye'nin yeri Avrupa'nın bekleme salonu değildir. Türkiye'nin yeri, stratejik kararların şekillendiği masalarda hak ettiği ağırlıkla bulunmaktır."</p>

<h2><strong>"HİÇBİR BAŞKENT TÜRKİYE'NİN HAK VE MENFAATLERİNİ TARTIŞMA KONUSU YAPAMAZ"</strong></h2>

<p>Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Türkiye'nin Avrupa güvenlik mekanizmalarındaki rolünü Adalar Denizi'ndeki ihtilaflarla bağlayan açıklamalarının son derece vahim olduğunu belirten Bahçeli, "Avrupa'nın güvenliğini Atina'nın dar siyasi hesaplarına mahkum etmek ne akılcıdır ne de sürdürülebilirdir. Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkiler, üçüncü ülkelerin ön yargılarına, seçim hesaplarına veya tarihi korkularına rehin bırakılamaz. Hiçbir ülke kendi ikili sorunlarını Avrupa'nın müşterek güvenlik gündemi gibi sunma hakkına sahip değildir. Hiçbir başkent Türkiye'nin meşru hak ve menfaatlerini tartışma konusu yapamaz. Türkiye'nin milli hakları pazarlık unsuru, egemenlik hakları ise herhangi bir siyasi şantajın konusu olamaz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Avrupa'nın yeni dünya düzenindeki konumunun, "Türkiye ile birlikte mi hareket edeceği, yoksa eski ön yargıların esiri olarak mı kalacağına" bağlı olarak şekilleneceğini söyleyen Bahçeli, "Türkiye, Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır. Türkiye, Avrupa'nın güvenliği, istikrarı, enerji arzı, ticaret yolları ve jeopolitik dengesi bakımından vazgeçilmez stratejik bir gerçekliktir. Bu gerçeği kabul edenler kazanacak, görmezden gelenler ise değişen dünyanın sert gerçekleriyle er ya da geç yüzleşecektir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>"15 TEMMUZ, TÜRKİYE'NİN İÇERİDEN ÇÖKERTİLMEK İSTENDİĞİ BİR İŞGAL TEŞEBBÜSÜDÜR"</strong></h2>

<p>MHP lideri Bahçeli, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yıl dönümüne ilişkin, 15 Temmuz'un yalnızca bir darbe girişimi olmadığını, Türk milletinin tarih boyunca verdiği bağımsızlık mücadelesinin son halkalarından biri olduğunu vurguladı. 15 Temmuz'un yalnızca tankların sokağa çıktığı, savaş uçaklarının alçak uçuş yaptığı, silahların millete çevrildiği bir ihanet gecesi olmadığını belirten Bahçeli, şöyle devam etti:</p>

<p>"15 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin içeriden çökertilmek, milli egemenliğin gasbedilmek ve Türk milletinin iradesinin zincire vurulmak istendiği çok katmanlı bir işgal teşebbüsüdür. Bu nedenle 15 Temmuz'u doğru okumak, yalnızca geçmişi anlamak bakımından değil, geleceği korumak bakımından da milli bir mecburiyettir. Çünkü 15 Temmuz'u sadece bir darbe olarak tarif edemeyiz. 15 Temmuz'u yalnızca FETÖ'nün kalkışması olarak değerlendirmek yetersizdir. 15 Temmuz, Çanakkale'yi geçemeyenlerin başka yollar aramasıdır. 15 Temmuz, Milli Mücadele'de dize getiremediklerini içeriden çözme teşebbüsüdür. 15 Temmuz, Sevr'i kabul ettiremeyenlerin farklı yöntemlerle aynı hedefe ulaşma arayışıdır. 15 Temmuz, Türk milletinin bağımsız yaşama iradesine karşı yürütülen uzun ve karanlık mücadelenin yeni bir cephesidir."</p>

<p>FETÖ'nün yıllar boyunca devlet kurumlarına sızdığını anımsatan Bahçeli, "Milletimizin temiz duygularını sömürmüş, devletimizin imkanlarını kullanmış, kurumlarımızın içine sızmış ve nihayet fırsatını bulduğunu düşündüğü anda Türk devletine silah doğrultmuştur. Fakat hesap edemedikleri bir şey vardı, o da Türk milletinin karakteriydi, Türk milletinin bağımsızlık aşkıydı, Türk milletinin devletine olan sadakatiydi." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Türk milletinin 15 Temmuz gecesi bir kez daha tarih yazdığını belirten Bahçeli, "Ve tarihe şu notu düşmüştür: Bu millet esir yaşamaz. Bu millet teslim olmaz. Bu millet iradesini vesayet odaklarına bırakmaz. Bu millet devletini terör örgütlerine teslim etmez." dedi.</p>

<h2><strong>"TARİH ŞUURU ZAYIFLADIĞI GÜN FİTNE ODAKLARI YENİDEN CESARET BULUR"</strong></h2>

<p>Bahçeli, 15 Temmuz'un 10. yılında üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir diğer hususun, FETÖ ile mücadelenin geçmişte kalmış bir mesele olarak görülmemesi olduğunu vurguladı.</p>

<p>FETÖ tehdidinin tamamen ortadan kalktığını düşünmenin ciddi bir yanılgı olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "İhanetin yöntem değiştirmesi, ihanetin sona erdiği anlamına gelmez. Tehdidin görünmez hale gelmesi de tehdidin yok olduğu anlamına gelmez. Dün himmet adı altında örgütlenenler vardı, bugün başka maskelerle ortaya çıkmak isteyenler olabilir. Dün devletin mahrem yapılarına sızmaya çalışanlar vardı, yarın başka yollar deneyenler olabilir. Bu sebeple devlet hafızasının diri tutulması, kurumsal tedbirlerin tavizsiz sürdürülmesi ve milli şuurun canlı tutulması hayati önemdedir." diye konuştu.</p>

<p>MHP Genel Başkanı Bahçeli, milletin hafızasını kaybetmesi halinde tehditlerin yeniden güç kazanacağını belirterek, "Tarih şuuru zayıfladığı gün fitne odakları yeniden cesaret bulur. Milli birlik duygusu aşındığı gün Türkiye'nin karşısındaki hesaplar yeniden hareketlenir. Bu sebeple 15 Temmuz'un hatırasını yaşatmak yalnızca geçmişe saygı değildir, aynı zamanda geleceğe karşı sorumluluktur. Aynı zamanda devletimize karşı görevdir. Aynı zamanda milletimize karşı vefadır." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>"TÜRKİYE'NİN BEKASI, GÜNLÜK HESAPLARA KURBAN EDİLEMEYECEK BÜYÜK BİR EMANETTİR"</strong></h2>

<p>Bahçeli, 15 Temmuz'un en önemli derslerinden birinin Türkiye'nin bekasının günlük siyasi hesapların üzerinde tutulması olduğunu belirterek, milli güvenliğin partiler üstü bir mesele olduğunu söyledi.</p>

<p>MHP'nin yarım asrı aşan siyasi mücadelesinin "devlet ebed müddet" anlayışı üzerine kurulduğunu ifade eden Bahçeli, "Bizim için Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası, günlük hesaplara kurban edilemeyecek kadar büyük bir emanettir. Dün olduğu gibi bugün de aynı yerdeyiz. Vatanımız için buradayız, milletimizin yanındayız, Cumhuriyetimizin zırhı, demokrasimizin kalkanıyız." dedi.</p>

<p>15 Temmuz şehitleri ile terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitleri rahmet ve minnetle anan Bahçeli, gazilere sağlıklı ve uzun ömür diledi.</p>

<p>Türkiye'nin birlik ve beraberliğini koruduğu sürece hiçbir tehdidin amacına ulaşamayacağını belirten Bahçeli, "Türk milleti bir oldukça, Türk devleti güçlü oldukça, milli birlik ve kardeşlik ruhu yaşadıkça hiçbir karanlık odağın, hiçbir ihanet şebekesinin, hiçbir emperyal projenin Türkiye üzerinde başarı şansı olmayacaktır. Çünkü başka Türkiye yoktur." şeklinde konuştu.</p>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mhp-lideri-bahceliden-nato-cikisi-turkiye-yeni-donemin-kurucu-aktorlerinden-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/41969567.webp" type="image/jpeg" length="36691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rapor: Medya devleri çocuk ve cinsel istismarı engelle(ye)miyor!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rapor-medya-devleri-cocuk-ve-cinsel-istismari-engelleyemiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rapor-medya-devleri-cocuk-ve-cinsel-istismari-engelleyemiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya’nın yeni raporu; Apple, Meta, Google, Microsoft, Discord ve WhatsApp’ın çocuk istismarı ve cinsel şantaja karşı hiçbir önleyici kalkan kurmadığını tescilledi. 2025’in ikinci yarısında 2.000’den fazla şantaj vakası raporlanırken, 16-18 yaş arası gençlerin %10’undan fazlası bu dijital sömürgecilerin ağına düştü. Platformlar, faillerin kullandığı tehdit kalıplarını ve görselleri tespit edebilecek dil analizi araçlarını ısrarla devre dışı bırakıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batı’nın dijital sömürgecilik araçları, kendi hazırladıkları raporlarla dahi foyalarını ortaya dökmeye başladı. Avustralya’nın çevrimiçi güvenlik düzenleyicisi eSafety’nin yayımladığı son rapor, Apple, Meta, Google, Microsoft ve Discord gibi küresel "teknoloji kartellerinin", çocuklara yönelik cinsel istismar ve şantaj vakaları karşısında nasıl bir "körlük" zırhına büründüğünü tescilledi.</p>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/instagram-algoritmasi-kullanicilari-ahlaksizliga-surukluyor">Instagram algoritması kullanıcıları ahlaksızlığa sürüklüyor!</a></strong></li>
</ul>

<h3><strong>İlacı ellerinde tutanların pasifliği</strong></h3>

<p>Raporda, şirketlerin cinsel şantajı ("sextortion") tespit edebilecek teknolojiye sahip oldukları, ancak bu araçları devreye sokmayarak "pasif" bir tutum sergiledikleri itiraf ediliyor. Modern dünyanın "özgürlük" yalanıyla pazarladığı Instagram, WhatsApp, Discord ve iMessage gibi platformlar, ahlak dışı içeriklerin, şantaj senaryolarının ve çocuk istismarcılarının cirit attığı dijital birer bataklığa dönüştürülmüş durumda.</p>

<p>Şirketler, çocukların ruhunu ve bedenini sömüren bu mekanizmayı durdurmak yerine, sorumluluğu "kullanıcı şikayetlerine" yıkarak bir kalkan oluşturuyor. eSafety'nin "teknoloji var ama kullanılmıyor" tespiti, aslında bu kartellerin kâr hırsı uğruna, istismarın önünü açan bir "denetimsizlik iklimi" oluşturmayı tercih ettiğini gösteriyor.</p>

<h3><strong>İstatistikler</strong></h3>

<p>Rapor verileri, sadece rakamlardan ibaret değil; bir medeniyetin kendi evlatlarını dijital cannibalizme (yamyamlığa) kurban etmesinin belgesi niteliğinde:</p>

<ul>
 <li>
 <p>6 ayda 2.000'den fazla cinsel şantaj şikayeti.</p>
 </li>
 <li>
 <p>16-18 yaş grubundaki gençlerin onda birinden fazlası en az bir kez şantaj mağduru.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hedef alınan kitle: 18-24 yaş arası gençler ve çocuklar.</p>
 </li>
</ul>

<p>Fail, kurbanı mahrem görüntülerle köşeye sıkıştırırken; bu devasa platformlar, "işletme politikası" diyerek bu vahşeti izliyor. Video sohbetleri ve canlı yayınlardaki istismarlar, bu sistemin "gözetim" adı altında nasıl bir denetimsizlik ortamı sunduğunun en somut kanıtı.</p>

<p>Avustralya hükümetinin bu şirketlere dava açma yetkisini genişletmesi ve 16 yaş altına sosyal medya kısıtlamaları getirmesi, Batı'nın doğurduğu canavardan yine Batı güdümündeki ülkelerin dahi korkmaya başladığının bir itirafıdır. Ancak şunu unutmamak gerekir: Bu şirketlerin "güvenlik arayüzleri" veya "yeni araçları", istismarı kökten kurutmak için değil, sistemin sürdürülebilirliğini korumak için tasarlanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün sosyal medyayı bir "iletişim aracı" olarak görenler, bu platformların perdesini araladıklarında bir "yıkım endüstrisi" ile karşılaşacaklardır. Çocuğu meta, insanı tüketim nesnesi, ahlakı ise "gelişmişlik" önünde bir engel olarak gören bu dijital sömürgecilik düzeni; ne kadar "şeffaflık raporu" yayımlarsa yayımlasın, nesilleri ifsad etmeye bir şekilde devam ediyor.</p>

<p>Bu, makineleşmiş, ruhunu kaybetmiş ve her türlü sapkınlığı "yenilik" maskesiyle sunan bir modernite krizidir.</p>

<p><i>Aposto, Baran Dergisi</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rapor-medya-devleri-cocuk-ve-cinsel-istismari-engelleyemiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/smedya.jpg" type="image/jpeg" length="19020"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sudan ordusu Fashfoun bölgesinde kontrolü sağladı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sudan-ordusu-fashfoun-bolgesinde-kontrolu-sagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sudan-ordusu-fashfoun-bolgesinde-kontrolu-sagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sudan ordusu, Mavi Nil eyaletindeki Fashfoun bölgesinde HDK ve SPLM-N ile yaşanan çatışmaların ardından kontrolü yeniden ele geçirdiğini açıkladı. Operasyonda muhalif güçlerin ağır kayıplar verdiği, bölgede arama ve güvenlik faaliyetlerinin sürdüğü bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sudan ordusunun, Mavi Nil eyaletindeki Fashfoun bölgesinde Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) ile yaşanan çatışmaların ardından kontrolü yeniden sağladığı bildirildi.</p>

<p>Sudan ordusundan yapılan yazılı açıklamada, düzenlenen operasyonda Fashfoun bölgesinde kontrolün sağlandığı ve HDK ile SPLM-N birliklerinin ağır kayıplar verdiği kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, ordu birliklerinin bölgede kalan HDK unsurlarını takip etmek ve güvenlik ve istikrarı sağlamak amacıyla arama ve güvenlik operasyonlarını sürdürdüğü bilgisi paylaşıldı.</p>

<p>Sudan ordusunun açıklaması, birliklerin 8 Temmuz'da stratejik öneme sahip Kurmuk kentinin kontrolünü yeniden ele geçirdiğini duyurmasından birkaç gün sonra geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sudan ordusu, Mavi Nil eyaletinin geniş bölümünde kontrolü elinde bulundururken, SPLM-N ise Güney Kordofan ve Mavi Nil bölgelerine özerklik talebiyle 2011'den bu yana hükümet güçleriyle çatışıyor.</p>

<p>Sudan'da ordu ile HDK arasında, paramiliter gücün orduya entegrasyonu konusundaki anlaşmazlıkların ardından Nisan 2023'te başlayan çatışmalar devam ediyor.</p>

<p>Çatışmalar, on binlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine yol açarak dünyanın en ağır insani krizlerinden birine neden oldu.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sudan-ordusu-fashfoun-bolgesinde-kontrolu-sagladi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/fashfoun.jpg" type="image/jpeg" length="33067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'e silah ticareti yasağı için İspanya meclisi önünde eylem yapıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israile-silah-ticareti-yasagi-icin-ispanya-meclisi-onunde-eylem-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israile-silah-ticareti-yasagi-icin-ispanya-meclisi-onunde-eylem-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'da meclis önünde düzenlenen eylemde, İsrail'e yönelik silah ticaretinin tamamen yasaklanması talep edildi. Göstericiler, iki yıldır bekleyen silah ambargosu yasa tasarısının derhal yasalaştırılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İspanya'da sivil toplum kuruluşu (STK) 'Filistin'in İşgaline Karşı Dayanışma Ağı' (Rescop) öncülüğünde meclis binası önünde düzenlenen ve bazı siyasi partilerin de destek verdiği eylemde, terörist İsrail ile silah ticaretinin hemen durdurulması istendi.</p>

<p>Terörist İsrail ile silah ticaretinin tamamen yasaklanmasını öngören yasa tasarısının iki yıl önce meclise sunulmasına rağmen halen somut adım atılmamasını protesto etmek için meclis binasının ana giriş kapısı önünde eylem yapıldı.</p>

<p>'Süre doldu, hemen silah ambargosu' mesajıyla düzenlenen eyleme Rescop temsilcilerinin yanı sıra koalisyon hükümetinin küçük ortağı Sumar ittifakı ile mecliste grubu olan muhalefetteki Bask ve Katalan siyasi partiler ve Podemos partisi destek verdi.</p>

<p>Rescop temsilcileri tarafından yapılan konuşmalarda, yasa tasarısının resmen sunulmasının üzerinden iki yıl geçmesine rağmen meclis genel kuruluna getirilmesinin sürekli ertelenmesi eleştirildi.</p>

<p>Söz konusu yasa tasarısının savaş suçları, insanlığa karşı suçlar veya soykırım nedeniyle soruşturma altında olan devletlere otomatik olarak silah ambargosu uygulanmasını öngördüğünü kaydeden Rescop temsilcileri, 'Küresel militarizmin ve silahlı çatışmaların arttığı bir ortamda, bu düzenlemenin kabul edilmesi her zamankinden daha büyük bir aciliyet taşımaktadır. İsrail'in Filistin halkına yönelik şiddeti ve küresel çatışmalar tırmanarak kötüleşmeye devam etmektedir.' açıklamasında bulundu.</p>

<p>Eyleme destek veren İspanyol milletvekillerine birer kum saat hediye eden Rescop, bununla 'zamanın dolduğu' mesajını yineledi.</p>

<p>Diğer yandan AA muhabirine açıklama yapan Rescop Sözcüsü Ana Sanchez, 'Bu yasa tasarısı mecliste bu yasama dönemi sona ermeden kabul edilmeli. Filistin'deki durum büyük bir aciliyet gerektiriyor. Soykırım devam ediyor ve bu suçlara ortak olan tüm unsurları ortadan kaldırmak gerek. Bu yasa bir adım atmak için önemli. İsrail gibi soykırımcı bir devlet ile tüm ilişkiler kesilmeli.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"İsrail hükümetine hiçbir destek vermek istemiyoruz"</strong></h3>

<p>Koalisyon hükümetinin küçük ortağı Sumar ittifakının Meclis Grup Sözcüsü Veronica Martinez ise İspanyol hükümetinin, Filistin ve Gazze halkını savunmak için Avrupa düzeyinde önemli adımlar attığının bir gerçek olduğunu ama daha fazlasını hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Martinez, 'İspanyol hükümetinin çıkardığı bir kararname ile çok önemli bir adım atarak İsrail'e karşı silah ambargosu uyguladığı bir gerçek ama uygulamada yetersiz kalıyor. Halen yürürlükte olan sözleşmeler var ve biz bunları istemiyoruz. İsrail hükümetine hiçbir destek vermek istemiyoruz, özellikle de Gazze'de, Batı Şeria'da insanları öldürmeye devam ederken. Bu yüzden ilerleme kaydetmeliyiz. Ben başaracağımıza inanıyorum. Bu soykırımın sona ermesi için Avrupa'da Filistin'e en fazla desteği veren hükümet olabiliriz ama bu bizim için yeterli değil. İspanya gibi insan haklarına bağlı bir ülkenin uluslararası boyutta örnek ve öncü olması gerekir.' şeklinde konuştu.</p>

<p>Sumar Sözcüsü, tasarının yasallaşması için Başbakan Pedro Sanchez'in liderliğini yaptığı, iktidarın büyük ortağı Sosyalist İşçi Partisinin (PSOE) desteğine ihtiyaç duyduklarını hatırlatarak, aynı zamanda PSOE'ye baskı yapmak için eylem düzenlediklerini kaydetti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israile-silah-ticareti-yasagi-icin-ispanya-meclisi-onunde-eylem-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/agency/aa/israile-silah-ticareti-yasagi-icin-ispanya-meclisi-onunde-eylem-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="43293"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Ahbap" soruşturmasında 17 gözaltı daha]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ahbap-sorusturmasinda-17-gozalti-daha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ahbap-sorusturmasinda-17-gozalti-daha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahbap Derneği'ne yapılan bağışların usulsüz kullanıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada 17 şüpheli daha gözaltına alındı. Operasyonla birlikte gözaltı sayısı 39'a yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>'Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı' iddiasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli daha gözaltına alındı.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak', 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması', 'Vergi Usul Kanunu'na ve Dernekler Kanunu'na muhalefet' suçlarına yönelik soruşturma yürütüldüğü ifade edildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında Haluk Levent'in Şile Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında tutuklanan kardeşi Berkant Acil'in, Şile Belediyesi tarafından düzenlenen 35. Uluslararası Şile Bezi Festivali'ni, Sur Müzik Yapım Şirketi'ni paravan olarak kullanmak suretiyle doğrudan temin yöntemiyle aldığı aktarılan açıklamada, söz konusu ihalenin usulsüz olduğu, şüphelilerin sahne, ışık ve ses düzeni gibi giderleri sahte fatura almak suretiyle yüksek gösterdiği, mali bilirkişi raporuyla yapılan yolsuzlukların tespit edildiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, Ahbap Derneğine yapılan bağışların bir kısmının Haluk Levent'in asistanı olan Yeliz Kaya'nın kişisel hesabına aktarıldığı, müteakiben 125 milyon 765 bin liranın Berkant Acil ve bağlantılı olduğu kişi ve şirketlerin hesaplarına aktarıldığı, bu şekilde haksız kazanç elde edilerek bağışların amacı dışında kullanıldığının belirlendiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şüphelilerin yakalanarak yasa dışı eylemlerinin sonlandırılması amacıyla İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da 14 şüpheli ve 4 şirkete yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendiği bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, şüphelilerin yakalandığı ve çok sayıda dijital materyale el konulduğu ifade edildi.</p>

<p>Öte yandan gözaltı kararı verilen 3 şüphelinin başka suçlardan cezaevinde olduğu öğrenildi.</p>

<p>Böylece toplam gözaltı sayısı 39 oldu.</p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 'Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı' iddiasına yönelik yürütülen soruşturmada, aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 22 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Soruşturmada, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.</p>

<p>Öte yandan Başaran Holding'in, Haluk Levent, Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan hakkında 60 milyon dolar değerindeki mal varlıklarının haksız ve hileli yollarla ele geçirildiği iddiasıyla 29 Haziran'da suç duyurusunda bulunmasının ardından başka bir soruşturma daha başlatılmıştı.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ahbap-sorusturmasinda-17-gozalti-daha</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ahpap.jpg" type="image/jpeg" length="26096"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump Körfez ülkelerinden haraç istedi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trump-korfez-ulkelerinden-harac-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trump-korfez-ulkelerinden-harac-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump, Suudi Arabistan, BAE, Katar, Bahreyn ve Kuveyt’i sayarak ABD’nin Körfez’deki askerî varlığının koruma bedelini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Washington’ın Körfez’de yürüttüğü askerî faaliyetlerin bedelini bölge ülkelerine ödetmek istediğini açıkladı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn ve Kuveyt’i tek tek sayan Trump, ABD’nin bu ülkeleri “koruduğunu” ileri sürerek masrafların karşılanmasını talep etti.</p>

<p>Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “Masraflarımızın karşılanmasını istiyorum. Çünkü dünyanın çok zengin bir bölgesini koruyoruz” ifadelerini kullandı. ABD’nin askerî varlığını doğrudan bir tahsilat kalemi hâline getiren Trump, Körfez ülkelerinin Washington’a ödeme yapması gerektiğini savundu.</p>

<h2><strong>“PETROLLERİNE İHTİYACIMIZ YOK”</strong></h2>

<p>ABD’nin Körfez petrolüne muhtaç olmadığını öne süren Trump, “Onların petrolüne ihtiyacımız yok. Bütün ülkelerden daha fazla petrolümüz var. Venezuela’yı da eklediğinizde dünya arzının yarısından fazlasına sahibiz” dedi. Buna rağmen “müttefikleri koruma” gerekçesiyle tazminat talep ettiklerini belirten Trump, ABD’nin bölgedeki askerî faaliyetlerini açıkça paraya tahvil etti.</p>

<p>Trump’ın sözleri, Washington’ın Körfez ülkeleriyle kurduğu münasebetin mahiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Yıllardır “stratejik ortaklık” ve “güvenlik iş birliği” gibi kavramlarla takdim edilen Amerikan himayesi, Trump’ın ağzından açık bir haraç düzeni olarak tarif edildi. Körfez yönetimlerine verilen mesaj ise oldukça netti: Amerikan koruması altında kalmak isteyenler kasalarını Washington’a açacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump ayrıca ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda güvenliği sağlayacağını ve bölgeden geçen yüklerden yüzde 20 oranında ücret alınmasını istediğini açıklamıştı. Washington yönetimi, İran limanlarına yönelik deniz ablukasının yeniden başlatılacağını duyururken kendisini “Hürmüz Boğazı’nın koruyucusu” ilan etmişti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trump-korfez-ulkelerinden-harac-istedi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/trump-atesske.jpg" type="image/jpeg" length="58242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna: Rusya, Kiev ve diğer bölgelere 10 füze ve 135 SİHA ile saldırdı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ukrayna-rusya-kiev-ve-diger-bolgelere-10-fuze-ve-135-siha-ile-saldirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ukrayna-rusya-kiev-ve-diger-bolgelere-10-fuze-ve-135-siha-ile-saldirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zelenskiy, Rusya'nın Kiev ve çeşitli bölgelere 10 füze ile 135 SİHA'yla saldırı düzenlediğini açıkladı. Saldırılarda en az 10 kişi yaralanırken, başkentte okul ve işletmelerin de aralarında bulunduğu 16 tesis hasar gördü]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rus ordusunun başkent Kiev ile ülkenin farklı bölgelerine 10 füze ve 135 silahlı insansız hava aracıyla (SİHA) saldırı düzenlediğini bildirdi.</p>

<p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rusya'nın bu gece ülkesine yönelik hava saldırıları düzenlediğini belirtti.</p>

<p>Rus ordusunun saldırılarda 10 füze ve 135 SİHA kullandığını aktaran Zelenskiy, Harkiv ve Çernigiv bölgelerinde 10 kişinin yaralandığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zelenskiy, 'Başkentte, sıradan bir okul ve bir işletme de dahil olmak üzere 16 tesis hasar gördü.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Rus ordusunun Dnipropetrovsk, Odessa, Donetsk ve Jitomir bölgelerindeki kritik altyapıyı da hedef aldığına işaret eden Zelenskiy, şunları kaydetti:</p>

<p>'Rusya'ya daha fazla baskı uygulanmalı. Kaybedecek zaman yok ve AB'nin (Avrupa Birliği) 21. yaptırım paketi bu hafta kabul edilmeli.'</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ukrayna-rusya-kiev-ve-diger-bolgelere-10-fuze-ve-135-siha-ile-saldirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/kievk.webp" type="image/jpeg" length="30471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka yarışında Çin ABD'yi yakaladı mı?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yapay-zeka-yarisinda-cin-abdyi-yakaladi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yapay-zeka-yarisinda-cin-abdyi-yakaladi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devrim Danyal Anadolu Ajansı'ndaki yazısında ABD ile Çin arasındaki yapay zeka rekabetini analiz ederek, teknolojinin geleceğinde belirleyici unsurun yalnızca algoritmalar değil; enerji, çip, veri ve güçlü ulusal ekosistemler olacağını vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zeka modellerinin hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini söylemek abartılı bir değerlendirme olmayacaktır. Kısa sürede böylesine güçlü bir teknolojik paradigma değişimi oluşturmaları, yalnızca günlük yaşamı dönüştürmekle kalmamış, aynı zamanda küresel ölçekte yeni bir rekabet döneminin de kapısını aralamıştır. Üstelik bu rekabet artık yalnızca teknoloji şirketleri arasında yaşanmamakta; devletlerin de doğrudan taraf olduğu jeostratejik bir mücadeleye dönüşmektedir. Bugün rekabet, ülkelerin ekonomik büyümesini, askeri kapasitesini, enerji yatırımlarını, eğitim sistemlerini ve hatta diplomatik güç dengelerini yeniden şekillendiren küresel bir stratejiye dönüşmüş durumda. Bu nedenle yapay zeka, nükleer teknoloji veya uzay yarışına benzer şekilde ülkelerin uzun vadeli güç projeksiyonlarının merkezinde yer alıyor.</p>

<h3><strong>Yapay zeka yarışı</strong></h3>

<p>Uzun yıllar boyunca bu yarışın tartışmasız lideri ABD olarak görülüyordu. OpenAI, Google, DeepMind, Anthropic, Meta ve xAI gibi dünyanın en güçlü yapay zeka laboratuvarlarının önemli bölümü ABD'de bulunuyor. Gelişmiş yarı iletken tasarımları, risk sermayesi ekosistemi ve dünyanın en büyük bulut altyapıları da yine bu üstünlüğü destekliyor.</p>

<p>Ancak son birkaç yıldır bu yarışta dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Son yıllarda Çin, yalnızca yapay zeka geliştiren şirket sayısını artırmakla kalmıyor aynı zamanda devlet politikaları, veri kapasitesi, sanayi entegrasyonu ve uzun vadeli planlaması sayesinde ABD ile arasındaki farkı istikrarlı biçimde azaltıyor. Artık tartışılan soru, 'Çin yetişebilir mi?' değil; 'Hangi alanlarda ABD'yi yakaladı, hangi alanlarda hala geride?' sorusu haline gelmiş durumda.</p>

<p>Çin'in en büyük avantajı yapay zekayı yalnızca dijital platformlarda değil, üretimin tamamına entegre eden merkezi planlama anlayışıdır. Pekin yönetimi, 'AI Plus' stratejisi kapsamında üretimden sağlığa, finanstan ulaşıma kadar neredeyse tüm sektörlerde yapay zeka dönüşümünü devlet politikası haline getirmiş durumda. Yapay zeka, Çin açısından yalnızca yeni bir yazılım teknolojisi değil; ekonomik verimliliği artıran stratejik bir üretim aracı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Buna karşılık ABD modeli büyük ölçüde özel sektör dinamizmine dayanıyor. Yeniliklerin önemli kısmı girişim sermayesiyle büyüyen şirketlerden geliyor. Bu model bugüne kadar son derece başarılı sonuçlar üretmiş olsa da son yıllarda ABD hükümeti, yapay zekayı yalnızca ekonomik büyümenin değil, aynı zamanda ulusal güvenliğin de temel unsurlarından biri olarak değerlendirmeye başladı. Bu yaklaşım, Washington'ın Silikon Vadisi ile ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını araladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle gelişmiş yapay zeka modellerinin ihracatına getirilen sınırlamalar, ileri seviye çip satışlarının kontrol altına alınması ve bazı yapay zeka sistemlerinin dağıtımına ilişkin güvenlik kısıtlamaları, ABD'nin teknolojik üstünlüğünü koruma amacı taşıyor. Ancak aynı politikalar, Silikon Vadisi'nin geleneksel 'hızlı inovasyon' kültürü üzerinde de belirli baskılar oluşturuyor. Son dönemde hükümet ile büyük yapay zeka şirketleri arasındaki koordinasyonun giderek artması, sektörün tamamen serbest piyasa dinamikleriyle hareket ettiği dönemin geride kalabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Burada ilginç bir paradoks ortaya çıkıyor. ABD, ulusal güvenlik amacıyla teknolojiyi daha sıkı kontrol etmeye çalışırken; Çin tam tersine merkezi planlama sayesinde yapay zekanın ülke genelinde daha hızlı yaygınlaşmasını sağlayabiliyor. Bir tarafta inovasyon özgürlüğü ile güvenlik arasında denge kurulmaya çalışılırken, diğer tarafta devlet koordinasyonu sayesinde ölçek ekonomisi oluşturuluyor. Bununla birlikte Çin'in ABD'yi tamamen yakaladığını söylemek de henüz doğru olmayacaktır. Çünkü yapay zeka yarışı yalnızca model geliştirmekten ibaret değildir.</p>

<h3><strong>Çin ve ABD teknolojileri hangi alanda ayrışıyor?</strong></h3>

<p>Bu yarışın en kritik bileşenlerinden biri ileri yarı iletken teknolojileridir. Günümüzde en gelişmiş yapay zeka modellerini eğitebilmek için gereken yüksek performanslı grafik işlemcileri (GPU) hala büyük ölçüde ABD ekosisteminin kontrolünde bulunuyor. Çin, yerli çip geliştirme konusunda önemli ilerleme kaydetse de en üst segment hesaplama gücünde ABD'nin avantajı devam ediyor. Benzer şekilde temel araştırmalar, küresel geliştirici ekosistemi ve dünya çapında kullanılan üretken yapay zeka platformlarının önemli bölümü de hala ABD merkezli şirketler tarafından geliştiriliyor.</p>

<p>Buna karşın Çin'in asıl başarısı laboratuvarlardan ziyade uygulama tarafında görülüyor. Akıllı şehirlerden otonom lojistiğe, üretim tesislerinden kamu hizmetlerine kadar yapay zekanın günlük yaşamın içerisine hızla entegre edilmesi, Çin'in rekabet avantajını artırıyor. Devasa nüfusun oluşturduğu veri hacmi ve merkezi koordinasyon, algoritmaların gerçek hayat senaryolarında çok daha hızlı olgunlaşmasına imkan tanıyor.</p>

<p>Aslında bugün iki farklı yapay zeka modeli rekabet ediyor. ABD inovasyon, girişimcilik ve küresel teknoloji şirketleri üzerinden ilerleyen daha açık bir ekosistem sunuyor. Çin ise devlet destekli, sanayi odaklı ve ulusal stratejiye entegre edilmiş farklı bir kalkınma modeli geliştiriyor. Her iki model de kendi içinde güçlü yönlere sahip. Ancak geleceğin kazananını yalnızca daha iyi büyük dil modeli geliştiren ülke belirlemeyecek. Enerji altyapısı, veri merkezleri, elektrik üretimi, yarı iletken tedariki, eğitim sistemi, nitelikli insan kaynağı ve regülasyonlar da bu yarışın en az algoritmalar kadar belirleyici unsurları haline geliyor. Yapay zekanın giderek daha fazla enerji tüketen bir teknolojiye dönüşmesi, önümüzdeki yıllarda elektrik üretim kapasitesini de jeopolitik rekabetin önemli başlıklarından biri yapabilir.</p>

<p>Dolayısıyla bugün yaşanan rekabet, klasik anlamda bir teknoloji yarışı olmaktan çıkmış durumda. Artık ülkeler yalnızca daha akıllı algoritmalar üretmeye çalışmıyor, aynı zamanda bu algoritmaları çalıştıracak veri merkezlerini, enerji altyapılarını, çip fabrikalarını ve yetenek ekosistemlerini inşa ediyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde 'en iyi yapay zekayı kim geliştirdi?' sorusundan çok, 'en sürdürülebilir yapay zeka ekosistemini kim kurdu?' sorusu daha belirleyici olacak gibi görünüyor.</p>

<p>Sonuç olarak, Çin'in ABD ile arasındaki mesafeyi önemli ölçüde azalttığı söylenebilir. Özellikle sanayi entegrasyonu, kamu politikaları ve ölçek ekonomisi açısından Pekin dikkat çekici bir ivme yakalamış durumda. Buna karşılık ABD; temel araştırma, ileri yarı iletken teknolojileri, küresel yazılım ekosistemi ve yüksek katma değerli inovasyon kapasitesi sayesinde liderliğini koruyor.</p>

<h3><strong>Türkiye'nin durumu</strong></h3>

<p>Türkiye açısından bakıldığında ise yapay zeka yarışına yalnızca teknoloji geliştiren bir ülke olarak değil, bu teknolojiyi ekonomisinin tamamına yayabilen bir üretim merkezi olarak yaklaşmak kritik önem taşıyor. Türkiye, genç ve dinamik nüfusu, gelişen savunma sanayisi, güçlü üretim altyapısı ve artan girişimcilik ekosistemi sayesinde önemli avantajlara sahip olsa da küresel rekabette kalıcı bir konum elde edebilmek için bu unsurları ortak bir ulusal yapay zeka stratejisi etrafında birleştirmesi gerekiyor. Önümüzdeki dönemde yüksek performanslı veri merkezlerine yatırım yapılması, yerli büyük dil modellerinin geliştirilmesi, kamu verilerinin güvenli biçimde yapay zeka ekosistemine kazandırılması ve üniversite-sanayi işbirliklerinin güçlendirilmesi, Türkiye'nin rekabet gücünü belirleyecek temel başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>Bununla birlikte asıl rekabet yalnızca yapay zeka uygulamaları geliştirmekten değil, bu teknolojiyi üreten ve ihraç eden ülkeler arasına girebilmekten geçiyor. Türkiye'nin çip tasarımı, bulut altyapıları, siber güvenlik, robotik sistemler ve enerji verimliliği yüksek veri merkezleri gibi stratejik alanlarda uzun vadeli yatırımlarını hızlandırması; nitelikli insan kaynağını ülkede tutacak teşvik mekanizmalarını güçlendirmesi ve özel sektörün yapay zeka dönüşümünü destekleyecek finansman modellerini yaygınlaştırması büyük önem taşıyor. Yapay zekanın yeni küresel güç dengelerini şekillendirdiği bir dönemde, Türkiye'nin tüketici konumunda kalmak yerine kendi teknolojisini geliştiren, bölgesel çözümler üreten ve uluslararası rekabette söz sahibi olan ülkeler arasında yer alması, ekonomik bağımsızlık kadar teknolojik egemenlik açısından da stratejik bir zorunluluk olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Yapay zeka yarışı artık tek bir ülkenin mutlak üstünlüğüyle tanımlanabilecek bir alan olmaktan çıkıyor. Önümüzdeki on yıl, teknolojik üstünlüğün yalnızca algoritmalarla değil; devlet politikaları, ekonomik dayanıklılık, enerji kapasitesi ve insan sermayesinin birlikte yönetilebildiği ülkeler tarafından belirleneceğini gösteriyor. Yapay zekanın geleceğini belirleyecek olan da yalnızca en akıllı model değil, onu destekleyen en güçlü ulusal ekosistem olacaktır.</p>

<p><i>Devrim Danyal, Anadolu Ajansı</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yapay-zeka-yarisinda-cin-abdyi-yakaladi-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/yapay-zeka-3.jpeg" type="image/jpeg" length="51232"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik sistem kendi ürettiği "canavarları" hapsedecek!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/laik-sistem-kendi-urettigi-canavarlari-hapsedecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/laik-sistem-kendi-urettigi-canavarlari-hapsedecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti'nin Meclis'e sunduğu ve 15-18 yaş arasına 'müebbet' kapısını aralayan, infaz sürelerini ağırlaştıran yeni kanun teklifi, çocukları suç örgütlerinin kucağına iten sosyal çürümeye bir 'pansuman' arayışı... Fakat suçu 'çocuk' yaşta başlatan zehirli eğitim müfredatını, ekranlardan zihinleri talan eden dijital dezenformasyonu ve maneviyatı çöpe atan laik düzeni ıslah etmeden, sadece infazı ağırlaştırmakla bu toplumsal cinnet durdurulabilir mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AK Parti, suça sürüklenen çocuklara ilişkin yeni bir kanun teklifini Meclis'e taşıdı. 15-18 yaş grubuna müebbet hapis cezasının yolunu açan, suç örgütlerinin çocukları "maşa" olarak kullanmasının önüne geçmeyi hedefleyen bu düzenleme, ilk bakışta bir "caydırıcılık" hamlesi gibi görünüyor. Peki, sistemin bizzat kendi eliyle "canavar" haline getirdiği nesillere karşı, sadece demir parmaklıkları güçlendirmek bir çözüm mü, yoksa derinleşen bir çürümüşlüğün üzerini kapatma çabası mı?</p>

<h3><strong>Sathi bir müdahale mi, kökten Bir çözüm mü?</strong></h3>

<p>Teklif; TCK'da değişiklikler öngörüyor, ceza alt sınırlarını artırıyor ve "infaz adaleti" iddiasıyla yeni bir model çizmeye çalışıyor. Elbette suçun cezasız kalmaması ve organize suç yapılarına karşı önlem alınması devleti yönetenlerin görevidir. Ancak "barajın kapağını tutarak su baskınını durduramazsınız."</p>

<p>Bugün 15-18 yaşındaki bir genç, neden cinayet işleyecek veya bir suç örgütünün piyonu olacak raddeye geliyor? Bu sorunun cevabı, Meclis koridorlarında değil, bizzat bu gençleri yetiştiren "laik ve materyalist" eğitim sisteminin müfredatında ve türlü mecralardan beyinlerine zerk edilen o karanlık dünyaların zehir pompalamasında saklıdır.</p>

<h3><strong>Okullar: "Eğitim" mi, "Yozlaşma" mı?</strong></h3>

<p>Gençliği bir "makine" gibi kurgulayan, ruhunu, maneviyatını ve aidiyet duygusunu elinden alan modern eğitim sistemi, bugün eli silahlı ya da suça meyilli bireylerin en büyük fabrikasıdır. Okullarda sadece "bilgi" yüklenen ama "hikmet"ten mahrum bırakılan çocuklar, hayata karşı hiçbir manevi dayanağı kalmamış birer boşluk abidesi olarak sokağa salınıyor. Devlet, bu çocukları bu hale getiren sistemle hesaplaşmadan, sadece sonuçları cezalandırarak toplumsal huzuru tesis edemez.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sosyal medya bataklığına düzenleme olmayacak mı?</strong></h3>

<p>Gençliğin 24 saatinin önemli bir kısmını geçirdiği, kültürel ve ahlaki değerlerin "değer" olmaktan çıkarılıp "içerik" haline getirildiği sosyal ağlar, suç örgütleri için de birer av sahası. Çocuklar; sanal dünyanın sahte parıltısı, şiddeti özendiren içerikler ve nihilizmle yoğrulurken, ebeveynlerin de "aile hukukundan doğan yükümlülükleri" üzerinden sorumlu tutulması, meselenin sadece bir boyutudur. Asıl soru şu: Bu gençleri o ekranlara hapseden, onları "dijital bir boşluğa" terk eden, aile yapısını parçalayan modern hayat tarzına karşı bir duruş sergileniyor mu?</p>

<h3><strong>Yarayı değil, hastalığı tedavi edin</strong></h3>

<p>Teklifin hedefleri arasında suçun caydırıcılığını sağlamak yer alıyor. Ancak biliyoruz ki; maneviyatı, ahlakı ve gaye sahibi olmayı temelden sarsan bir sistemde, cezaevi kapasitesini artırmak sadece "büyük hapishaneler" inşa etmenize yarar.</p>

<p>Eğer niyet gerçekten çocukları korumaksa, işe önce okulları manevi birer kaleye dönüştürerek, gençliği o zehirli dijital atmosferden kurtaracak ahlaki bir iklimi inşa ederek başlayın. Aksi takdirde, bu kanun teklifi, hastayı iyileştirmek yerine sadece daha sıkı yataklara bağlamaktan öteye geçemeyecektir. Sistemin ürettiği "canavar"ı hapsetmekle övünmek yerine, "neden canavar üretiyoruz?" sorusunun cevabını verin.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/laik-sistem-kendi-urettigi-canavarlari-hapsedecek</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/suca-suruklenen-cocuklar.jpg" type="image/jpeg" length="81339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bayraktar KIZILELMA'dan 120 km üzerindeki hedefe tam isabet]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bayraktar-kizilelmadan-120-km-uzerindeki-hedefe-tam-isabet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bayraktar-kizilelmadan-120-km-uzerindeki-hedefe-tam-isabet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayraktar KIZILELMA, JET-230 süpersonik füzesiyle ilk havadan karaya atış testini başarıyla tamamladı. Milli insansız savaş uçağı, 120 kilometrenin üzerindeki menzilden hedefini tam isabetle vurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Baykar tarafından geliştirilen Türkiye'nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA'nın geliştirme süreci, yeni kabiliyetlerin entegrasyonu ile devam ediyor.</p>

<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, dünya havacılık tarihinde yeni bir dönemi başlatan Bayraktar KIZILELMA, havadan karaya süpersonik füze ile ilk atış testini başarıyla tamamladı.</p>

<p>Merzifon'daki 5. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda yürütülen çalışmalar kapsamında Bayraktar KIZILELMA, JET-230 füzesi ile atış gerçekleştirdi.</p>

<p>Bayraktar KIZILELMA'nın S2 kuyruk numaralı seri üretim modeli, atış testi gerçekleştirmek üzere 8 Temmuz'da Tekirdağ/Çorlu'da bulunan AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden havalanarak Merzifon'daki 5. Ana Jet Üs Komutanlığı'na intikal etti.</p>

<p>Burada yapılan hazırlık ve test faaliyetlerinin ardından insansız savaş uçağı, 11 Temmuz'da kanatlarının altında iki süpersonik JET-230 füzesiyle havalandı ve atış testini gerçekleştirmek üzere deniz üzerindeki hedefe yöneldi.</p>

<p>Bayraktar KIZILELMA, JET-230 füzesini 120 kilometrenin üzerindeki menzilden başarıyla ateşleyerek hedefini tam isabetle vurdu.</p>

<p>Böylece Türkiye'nin ilk insansız savaş uçağı, önemli bir aşamayı daha geçerek havadan karaya süpersonik mühimmatlarla kritik görevler icra edebilme yeteneğini ortaya koydu.</p>

<p><img src="https://imgs.stargazete.com/imgsdisk/2026/07/13/selcukbayraktarkizil-13072026c616fd85.jpg" />Test faaliyetine liderlik eden Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, başarılı atışın ardından, "Bir kilometre taşı daha tamamlanmış oldu. Yürekten tebrik ediyorum sizleri arkadaşlar" dedi.</p>

<p><img src="https://imgs.stargazete.com/imgsdisk/2026/07/13/kizilelma2280147-130720261826a199.jpg" /></p>

<p><strong>MİLLİ MÜHİMMATLARIN ENTEGRASYONUNDA HIZLANMA</strong></p>

<p>Bayraktar KIZILELMA, daha önce GÖKDOĞAN hava-hava füzesi, TOLUN, TEBER-82 KGK ve LGK-82 mühimmatlarıyla gerçekleştirdiği atış testlerini başarıyla tamamlamıştı.</p>

<p>JET-230 süpersonik füzesi ile de hedefini başarıyla vuran Bayraktar KIZILELMA'ya milli mühimmatların entegrasyonu hız kazandı.</p>

<p>Bu entegrasyon faaliyetleriyle Türkiye'nin ilk insansız savaş uçağı, farklı hedeflere karşı etkinliğini artırıyor.</p>

<p><img src="https://imgs.stargazete.com/imgsdisk/2026/07/13/kizilelmaaa2355032-130720262e309cfa.jpg" /></p>

<p><strong>KIZILELMA'DAN İLK OTONOM YAKIN KOL UÇUŞU</strong></p>

<p>27 Aralık 2025'te gerçekleştirilen testte Bayraktar KIZILELMA'nın üçüncü prototipi PT3 ve beşinci prototipi PT5, Baykar ekibi tarafından geliştirilen akıllı filo otonomisi algoritmaları sayesinde birbiriyle eş güdümlü hareket ederek otonom muharebe pilotuyla formasyon uçuşu (Kol uçuşu) icra etmişti.</p>

<p>Böylece dünya havacılık tarihinde ilk kez iki insansız savaş uçağı otonom olarak yakın kol uçuşu gerçekleştirmiş oldu.</p>

<p>Bayraktar KIZILELMA, 29 Kasım 2025'te gerçekleştirilen testte dünya havacılık tarihine geçmişti. Sinop açıklarında yapılan tarihi testte, ASELSAN imzalı MURAD AESA Radarının işaretlediği hedef uçağı TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN füzesiyle tam isabetle vuran KIZILELMA, dünyada görüş ötesi hava-hava füzesi kullanarak jet motorlu bir hava hedefini imha eden ilk insansız savaş uçağı olmuştu.</p>

<p>Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride kalan 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2,2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90'ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye'nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu.</p>

<p><img src="https://imgs.stargazete.com/imgsdisk/2026/07/13/aa202607134196650441-1307202655f5d73b.jpg" /></p>

<p><strong>DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR</strong></p>

<p>2023, 2024 ve 2025 yıllarında Türkiye'deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu.</p>

<p>2023'te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye'yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bayraktar-kizilelmadan-120-km-uzerindeki-hedefe-tam-isabet</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/kizilelmadan-bir-ilk-daha-supersonik-fuze-ile-120-kilometreden-tam-isabetle-vurdu-1784009067.webp" type="image/jpeg" length="94206"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'nin İran'a yönelik saldırı dalgası 5 saatte tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdnin-irana-yonelik-saldiri-dalgasi-5-saatte-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdnin-irana-yonelik-saldiri-dalgasi-5-saatte-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik son saldırı dalgasının 5 saatte tamamlandığını ve Buşehr, Bender Abbas ile Çabahar dahil birçok askeri hedefin vurulduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran'a karşı başlatılan son saldırı dalgasının tamamlandığını duyurdu.</p>

<p>CENTCOM'dan yapılan açıklamada, saldırıların 5 saat sürdüğü ifade edilerek, "ABD güçleri, İran'ın ticari gemileri hedef alma kabiliyetini daha da zayıflatmak amacıyla Buşehr, Çabahar, Cask, Konarak, Ebu Musa ve Bender Abbas dâhil İran genelindeki askeri hedefleri başarıyla vurdu. CENTCOM; İran'ın kıyı savunma sistemlerine, füze ve insansız hava aracı tesislerine ve denizcilik unsurlarına karşı hassas güdümlü mühimmatlar kullandı" denildi. Orta Doğu genelinde 50 bini aşkın ABD askeri personelinin konuşlu olduğu hatırlatılan açıklamada, "Amerikan güçleri teyakkuz halinde olmaya devam etmektedir" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ı yeniden hedef alacaklarını açıklamasının ardından, CENTCOM İran'a yönelik yeni bir saldırı dalgasının başlatıldığını duyurmuştu.</p>

<p><span size="5" style="color:#cc0000"><strong>İşte ABD/İsrail-İran savaşında dakika dakika yaşananlar:</strong></span></p>

<p><strong>08.18</strong> Ürdün ordusu, ülke hava sahasında İran'dan ateşlenen 4 füzenin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.</p>

<p><strong>06.44</strong> ABD ordusu İran'a karşı başlatılan son saldırıların 5 saatte tamamlandığını duyurarak, bu kapsamda çok sayıda askeri hedefin vurulduğunu açıkladı.</p>

<p><strong>06.34</strong> Bahreyn'de, İran saldırıları nedeniyle bir kez daha sirenler çalarken, halka en yakın güvenli bölgelere gitmeleri çağrısı yapıldı.</p>

<p><strong>05.54</strong> Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm kargolardan yüzde 20 geçiş ücreti alınacağı yönündeki açıklamasını "korsanlık" olarak değerlendirdi.</p>

<p><strong>04.30</strong> İran'ın Bahreyn'i hedef alan misilleme saldırılarının hava savunma sistemleri tarafından önlendiği bildirildi.</p>

<p><strong>04.18</strong> Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı, Hürmüz Boğazı'ndan geçen BAE'ye ait 2 tankere İran tarafından füze saldırısı düzenlendiğini duyurarak, "Saldırı, 1 Hintli mürettebatın hayatını kaybetmesine ve 4'ü ağır olmak üzere 8 kişinin yaralanmasına yol açtı" açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>03.57</strong> ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı koruma sağladıkları Körfez ülkelerinin kendilerine ödeme yapması gerektiğini belirterek, "Para harcıyoruz ve yardım ettiğimiz ülkeler, kendilerine sağladığımız koruma karşılığında bize ödeme yapacak" dedi.</p>

<p><strong>03.16</strong> Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Hürmüz Boğazı'nda ulusal petrol tankerleri "Mombasa" ve "Al Bahiyah"ı hedef alan İran saldırısını şiddetle kınadı.</p>

<p><strong>02.58</strong> İran saldırısı nedeniyle sirenlerin çaldığı Bahreyn'de halka güvenli yerlere gitmeleri çağrısı yapıldı</p>

<p><strong>02.33</strong> ABD ordusundan yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemileri hedef alma kabiliyetini zayıflatmak amacıyla İran'a karşı yeni saldırıların başlatıldığı bildirildi.</p>

<p><strong>02.32</strong> ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı bu gece ve yarın sert bir şekilde vuracaklarını belirterek, "Buna karşı yapabilecekleri hiçbir şey yok. Ellerinde hiçbir şey kalmadı" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>01.49</strong> ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırıların süreceğini belirterek, müzakerelerden tamamen vazgeçmediğini, anlaşmanın halen mümkün olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>01.07 </strong>ABD ordusunun İran'a karşı hava saldırıları başlattığını duyurmasının ardından Hürmüz Boğazı bölgesindeki Bender Abbas ile Keşm, Kiş ve Ebu Musa adalarında patlama seslerinin duyulduğu bildirildi.</p>

<p><strong>00.51</strong> Avrupa Birliği (AB) ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), İran'a deniz ulaşımına yönelik müdahaleleri durdurması ve Hürmüz Boğazı'nı herhangi bir koşul, geçiş ücreti veya harç uygulamaksızın uluslararası deniz trafiğine açık tutması çağrısında bulundu.</p>

<p><i>Star</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdnin-irana-yonelik-saldiri-dalgasi-5-saatte-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/abd-duyurdu-irana-saldirilar-5-saatte-tamamlandi-9u9a-coverjpg.webp" type="image/jpeg" length="82981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında kritik detaylar!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-kritik-detaylar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-kritik-detaylar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muhsin Yazıcıoğlu suikastı dosyasında yıllardır süren "kaza" örtüsü resmen kalktı. Soruşturmaya giren radar kayıtları, olay anında bölgede bulunan F-4 savaş uçağının ani irtifa kaybını belgelere dökerken; enkaz alanına hiçbir resmi görevi olmadığı halde sızan FETÖ bağlantılı MAK timinin, hayati önem taşıyan GPS cihazlarını kesici aletlerle söküp çaldığı anlar kare kare ifşa oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muhsin Yazıcıoğlu suikastına ilişkin soruşturmanın operasyonunda en can alıcı noktası ise şüphelilere yöneltilen suçlamalar oldu. Toplam 29 şüphelinin tespit edildiği dosyada, bu kişilerin silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak suçlarının yanı sıra tasarlayarak kasten adam öldürme suçunu işledikleri değerlendirildi.</p>

<p>Böylece yıllarca kaza veya ihmal iddiaları etrafında dönen soruşturmada, resmi olarak ilk defa suikast ve kasten öldürme gerçeği kayıtlara geçmiş oldu.</p>

<p><strong>F-4 UÇAĞI RADARDAN KAYBOLUP İRTİFA DÜŞÜRDÜ</strong></p>

<p>Soruşturma dosyasına giren ve kamuoyuyla paylaşılan radar görüntüleri, helikopterin düştüğü anlarda havada yaşanan hareketliliği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.</p>

<p>Olayın gerçekleştiği değerlendirilen kritik saat aralığında, MJ524 iz numaralı iki adet F-16 ve HH721 iz numaralı bir adet F-4 savaş uçağının olay mahalli yakınlarında 21.000 feet irtifada uçuş yaptığı tespit edildi.</p>

<p>Ancak asıl çarpıcı detay, uçaklar olay mahalline yaklaştığında ortaya çıktı. Radar kayıtlarına göre, HH721 iz numaralı F-4 uçağı tam olay yerine yaklaştığı sırada aniden radar ekranlarından kayboldu.</p>

<p><a href="https://i12.haber7.net//fotogaleri/haber7/album/2026/29/ENqs3_1783953042_4149_w535_h282.jpg" rel="nofollow" title="&lt;p&gt;Soruşturma dosyasına giren ve kamuoyuyla paylaşılan radar görüntüleri, helikopterin düştüğü anlarda havada yaşanan hareketliliği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Olayın gerçekleştiği değerlendirilen kritik saat aralığında, MJ524 iz numaralı iki adet F-16 ve HH721 iz numaralı bir adet F-4 savaş uçağının olay mahalli yakınlarında 21.000 feet irtifada uçuş yaptığı tespit edildi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ancak asıl çarpıcı detay, uçaklar olay mahalline yaklaştığında ortaya çıktı. Radar kayıtlarına göre, HH721 iz numaralı F-4 uçağı tam olay yerine yaklaştığı sırada aniden radar ekranlarından kayboldu.&lt;/p&gt;
"><img alt="&lt;p&gt;Soruşturma dosyasına giren ve kamuoyuyla paylaşılan radar görüntüleri, helikopterin düştüğü anlarda havada yaşanan hareketliliği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Olayın gerçekleştiği değerlendirilen kritik saat aralığında, MJ524 iz numaralı iki adet F-16 ve HH721 iz numaralı bir adet F-4 savaş uçağının olay mahalli yakınlarında 21.000 feet irtifada uçuş yaptığı tespit edildi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ancak asıl çarpıcı detay, uçaklar olay mahalline yaklaştığında ortaya çıktı. Radar kayıtlarına göre, HH721 iz numaralı F-4 uçağı tam olay yerine yaklaştığı sırada aniden radar ekranlarından kayboldu.&lt;/p&gt;
" src="https://i12.haber7.net//fotogaleri/haber7/album/2026/29/ENqs3_1783953042_4149_w535_h282.jpg" /></a></p>

<p>Bir süre radarda görünmeyen bu savaş uçağının, daha sonra 13.000 feet gibi çok daha düşük bir irtifada yeniden radar kapsama alanına girdiği belgelendi.</p>

<p>Bu ani irtifa kaybı ve radardan çıkış, helikopterin düşürülmesine yönelik müdahale şüphelerini en üst seviyeye taşıdı.</p>

<p><a href="https://i12.haber7.net//fotogaleri/haber7/album/2026/29/umULy_1783952347_2783_w750_h730.jpg" rel="nofollow" title="&lt;p&gt;Bir süre radarda görünmeyen bu savaş uçağının, daha sonra 13.000 feet gibi çok daha düşük bir irtifada yeniden radar kapsama alanına girdiği belgelendi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu ani irtifa kaybı ve radardan çıkış, helikopterin düşürülmesine yönelik müdahale şüphelerini en üst seviyeye taşıdı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt; &lt;/p&gt;
"><img alt="&lt;p&gt;Bir süre radarda görünmeyen bu savaş uçağının, daha sonra 13.000 feet gibi çok daha düşük bir irtifada yeniden radar kapsama alanına girdiği belgelendi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu ani irtifa kaybı ve radardan çıkış, helikopterin düşürülmesine yönelik müdahale şüphelerini en üst seviyeye taşıdı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt; &lt;/p&gt;
" src="https://i12.haber7.net//fotogaleri/haber7/album/2026/29/umULy_1783952347_2783_w750_h730.jpg" /></a></p>

<p><strong>GÖREVLİ OLMADIKLARI HALDE ENKAZA GİDİP DELİLLERİ SÖKTÜLER</strong></p>

<p><a color:="" href="https://i12.haber7.net//fotogaleri/haber7/album/2026/29/1JZ4m_1783952348_6843_w750_h901.jpg" rel="nofollow" title="&lt;p&gt;&lt;span style="><strong><img alt="&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;color:#B22222&quot;&gt;&lt;strong&gt;GÖREVLİ OLMADIKLARI HALDE ENKAZA GİDİP DELİLLERİ SÖKTÜLER&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt; &lt;/p&gt;
" src="https://i12.haber7.net//fotogaleri/haber7/album/2026/29/1JZ4m_1783952348_6843_w750_h901.jpg" /></strong></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dosyaya eklenen olay yeri fotoğrafları, suikastı aydınlatacak en önemli delillerin nasıl karartıldığını saniye saniye kanıtladı.</p>

<p>Görüntülerde, sivil kaza kırım ekibinin yanı sıra, olay yerinde hiçbir resmi görevleri bulunmamasına rağmen enkaza giden askeri kaza kırım ekibi net bir şekilde görülüyor.</p>

<p>Karlar altındaki helikopter enkazının başında, suikastın en kilit delili olan GPS cihazlarını söktükleri iddia edilen isimler fotoğraflarla teşhis edildi: F,rari Kenan Köksal, FETÖ bağlantılı olduğu bilinen MAK timi görevlisi Astsubay Aydın Özsıcak ve kaza kırım ekibinden Şıhmehmet Sevdim.</p>

<p><a href="https://i12.haber7.net//fotogaleri/haber7/album/2026/29/nFRXa_1783952385_5901_w750_h812.jpg" rel="nofollow" title="&lt;p&gt;Dosyaya eklenen olay yeri fotoğrafları, suikastı aydınlatacak en önemli delillerin nasıl karartıldığını saniye saniye kanıtladı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Görüntülerde, sivil kaza kırım ekibinin yanı sıra, olay yerinde hiçbir resmi görevleri bulunmamasına rağmen enkaza giden askeri kaza kırım ekibi net bir şekilde görülüyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Karlar altındaki helikopter enkazının başında, suikastın en kilit delili olan GPS cihazlarını söktükleri iddia edilen isimler fotoğraflarla teşhis edildi: F,rari Kenan Köksal, FETÖ bağlantılı olduğu bilinen MAK timi görevlisi Astsubay Aydın Özsıcak ve kaza kırım ekibinden Şıhmehmet Sevdim.&lt;/p&gt; &lt;p&gt; &lt;/p&gt;
"><img alt="&lt;p&gt;Dosyaya eklenen olay yeri fotoğrafları, suikastı aydınlatacak en önemli delillerin nasıl karartıldığını saniye saniye kanıtladı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Görüntülerde, sivil kaza kırım ekibinin yanı sıra, olay yerinde hiçbir resmi görevleri bulunmamasına rağmen enkaza giden askeri kaza kırım ekibi net bir şekilde görülüyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Karlar altındaki helikopter enkazının başında, suikastın en kilit delili olan GPS cihazlarını söktükleri iddia edilen isimler fotoğraflarla teşhis edildi: F,rari Kenan Köksal, FETÖ bağlantılı olduğu bilinen MAK timi görevlisi Astsubay Aydın Özsıcak ve kaza kırım ekibinden Şıhmehmet Sevdim.&lt;/p&gt; &lt;p&gt; &lt;/p&gt;
" src="https://i12.haber7.net//fotogaleri/haber7/album/2026/29/nFRXa_1783952385_5901_w750_h812.jpg" /></a></p>

<p><strong>KESİCİ ALETLERLE GPS CİHAZINI ÇALAN FETÖ'CÜ TİM KAMERADA</strong></p>

<p><a color:="" href="https://i12.haber7.net//fotogaleri/haber7/album/2026/29/xCF10_1783952383_884_w750_h850.jpg" rel="nofollow" title="&lt;p&gt;&lt;span style="><strong><img alt="&lt;p&gt;&lt;span style=&quot;color:#B22222&quot;&gt;&lt;strong&gt;KESİCİ ALETLERLE GPS CİHAZINI ÇALAN FETÖ'CÜ TİM KAMERADA&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt; &lt;/p&gt;
" src="https://i12.haber7.net//fotogaleri/haber7/album/2026/29/xCF10_1783952383_884_w750_h850.jpg" /></strong></a></p>

<p>Olay yerinde çekilen yakın plan fotoğraflar, delil karartma işleminin ne kadar profesyonel ve planlı yapıldığını ortaya koydu.</p>

<p>Görüntülerin birinde, helikopterin paneline eğilmiş olan Aydın Özsıcak'ın, takım aletleri arasından aldığı bir malzemeyi Kenan Köksal'a uzattığı anlar yer alıyor.</p>

<p>Dosyaya giren bir diğer kritik fotoğrafta ise enkazın hayati parçalarının sökülmesi sırasında kullanılan bir kesici alet belgelendi.</p>

<p>Aydın Özsıcak'ın kamuflaj kıyafetleriyle bizzat helikopterin içine eğilerek çalıştığı anların fotoğrafları, FETÖ'nün suikast sonrası izleri silmek için sahaya sürdüğü ekibin faaliyetlerini inkar edilemez biçimde gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong>ŞÜPHELİLER KİM?</strong></p>

<p>Ayrıca hakkında gözaltı kararı verilen 29 kişi ve meslekleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>Malatya 2’nci Kara Havacılık Alay Komutanı Fatih Bengi</li>
 <li>Kara pilot yarbay (emekli) Ebubekir Semih Yüksekkaya</li>
 <li>Kara pilot yüzbaşı (ihraç) Davut Uçum</li>
 <li>Astsubay (emekli) Bekir Çerikçi</li>
 <li>Astsubay (emekli) Suat Kaplan</li>
 <li>Astsubay Halil İbrahim Açan</li>
 <li>Astsubay (ihraç) Aydın Özsıcak</li>
 <li>Binbaşı (emekli) Ersöz Sağlam</li>
 <li>Kara pilot binbaşı (emekli) Mehmet Çağlar</li>
 <li>Kara pilot yüzbaşı (istifa) İrfan Yavuz</li>
 <li>Teknisyen kıdemli başçavuş (emekli) Recep Ercan</li>
 <li>Astsubay Nedim Bakırhan</li>
 <li>Astsubay (ihraç) Nusret Memiş</li>
 <li>Astsubay Cemal Şahin</li>
 <li>Sivil kaza kırımda görevli (Esenboğa Havalimanı’nda memur) Ferudun Seren</li>
 <li>Sivil kaza kırımda görevli Şıhmehmet Sevdim</li>
 <li>Sivil kaza kırımda görevli Kenan Köksal</li>
 <li>Sivil kaza kırımda görevli (Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde kontrol işletmeni) Kenan Mumcuoğlu</li>
 <li>Hava pilot albay (emekli) Sedat Kılıçarslan</li>
 <li>Hava pilot albay (emekli) Tezcan Kaymaz</li>
 <li>Hava pilot yüzbaşı (emekli) Ahmet Turhan</li>
 <li>Hava pilot albay (emekli) Nihat Biçer</li>
 <li>Emniyet amiri (ihraç) Dursun Özmen</li>
 <li>Polis memuru (ihraç) İsmail Kaya</li>
 <li>Astsubay (emekli) Hikmet Tanıl</li>
 <li>Marmara Üniversitesi Özel Kalem Birimi’nde iç denetim Melike Sinem Uçum</li>
 <li>Gülseren Özsıcak</li>
 <li>Kurmay albay (emekli) Ali Armağan</li>
 <li>Şerife Armağan</li>
</ul>

<figure><img alt="" decoding="async" height="483" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" src="https://www.diken.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/2026-07-13-yazicioglu-gozaltina-alinanlar-1-1024x483.jpeg" width="1024" /></figure>

<figure><img alt="Roster table of staff with name, assignment, location, unit, and status" decoding="async" height="425" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" src="https://www.diken.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/2026-07-13-yazicioglu-gozaltina-alinanlar-2-1024x425.jpeg" width="1024" /></figure>

<p><i>Habervakti</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-kritik-detaylar</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/5dacec7a-muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-yeni-gelisme-25-supheli-gozaltina-alindi.webp" type="image/jpeg" length="46913"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['MOSSAD, Ahmedinejad'ı İran'ın başına geçirmek istedi']]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mossad-ahmedinejadi-iranin-basina-gecirmek-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mossad-ahmedinejadi-iranin-basina-gecirmek-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD medyasında yer alan iddialara göre, İsrail gizli servisinin İran'da rejim değişikliği yapmak amacıyla eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ile gizli bir ortaklık kurmaya çalıştığı ortaya çıktı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>New York Times gazetesinin özel haberine göre, Mossad'ın Ahmedinejad'ı kendi yanına çekerek İran'ın yeni lideri yapmayı hedefleyen gizli planı Tahran sokaklarında hüsranla sonuçlandı.</p>

<h2><strong>Budapeşte’deki akademik etkinlik paravan olarak kullanıldı</strong></h2>

<p>Amerikan ve İranlı yetkililerin verdiği bilgilere dayanan haberde, operasyonun ilk adımlarının Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de atıldığı belirtiliyor. Dönemin Mossad Başkanı David Barnea, 2024 yılında Ahmedinejad ile doğrudan temas kurmak üzere bizzat Budapeşte'ye gitti. Bu  buluşmayı gizlemek amacıyla Budapeşte'deki Ludovika Kamu Hizmetleri Üniversitesi bünyesinde yapay bir iklim değişikliği konferansı organize edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üniversite Rektörü Gergely Deli'ye hükümet kanadından gelen özel talimatla düzenlenen bu etkinlik, tarafların bir araya gelmesini kolaylaştıran bir paravan vazifesi gördü. Ahmedinejad, seyahat ve konaklama giderlerinin tamamı karşılanarak 2024 ve 2025 yıllarında bu şehri ziyaret etti. Korumalarının ifadesine göre eski lider, konferans esnasında refakatçilerinin yanından uzun süreliğine ayrılarak gizli görüşmeler gerçekleştirdi. Mossad, elde ettiği bu kazanımları hemen CIA ile paylaştı.</p>

<h2><strong>Tahliye operasyonundaki karmaşa planı bitirdi</strong></h2>

<p>Planın en hareketli safhası, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri hamleler yaptığı dönemin ilk günlerinde, Şubat 2026'da gerçekleşti. Sıkı bir gözetim altında tutulan Ahmedinejad'ı Tahran'dan kaçırmak isteyen Mossad unsurları, 28 Şubat'taki bir hava saldırısının sebep olduğu kargaşadan faydalandı. Bombardımanın hemen ardından bölgeye ulaşan siyah bir Peugeot marka araç, eski lideri alarak İsrail kontrolündeki güvenli bir eve transfer etti.</p>

<p>Ancak tahliye sürecinde yaşanan karmaşa ve İsrail'in sunduğu yeni yönetim modelinin Ahmedinejad cephesinde ortaya çıkarttığı memnuniyetsizlik, operasyonun tamamen durmasına sebep oldu. Güvenli konuttan ayrılan Ahmedinejad, bu tarihten sonra yalnızca eski dini lider Ali Hamaney'in cenaze merasiminde halkın karşısına çıktı. İsrail'in, Kürt grupları silahlandırarak İran topraklarına sokma girişimi de dahil olmak üzere planladığı diğer rejim değişikliği yöntemleri de benzer şekilde yarım kaldı.</p>

<h2><strong>Eski lider ev hapsinde</strong></h2>

<p>Geçmişte İsrail karşıtı söylemleriyle tanınan ve Holokost'u yalanlayan Ahmedinejad'ın bu ani yön değişimi, eski çalışma arkadaşlarının beyanatlarıyla açıklığa kavuştu. Yakın çevresi, Ahmedinejad'ın iktidarı yeniden kazanmanın tek yolunun dış güçlerin desteğinden geçtiğine inandığını belirtiyor. Eski bir yardımcısı, Ahmedinejad'ın bu oyuna maddi beklentilerden ziyade tamamen güç arayışı sebebiyle giriştiğini ifade etti. Bir diğer yetkili ise onun, yeniden koltuğa oturması durumunda İbrahim Anlaşmaları modelini benimseyerek İsrail ile ilişkileri normalleştirme vaadinde bulunduğunu aktardı.</p>

<p>Bu temasların İran istihbaratı tarafından deşifre edilmesinden sonra, eski cumhurbaşkanının Devrim Muhafızları gözetiminde ev hapsine alındığı belirtildi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mossad-ahmedinejadi-iranin-basina-gecirmek-istedi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ahmedi.webp" type="image/jpeg" length="72996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD-İran çatışması sınırları aşıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-iran-catismasi-sinirlari-asiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-iran-catismasi-sinirlari-asiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı üzerinde yükselen ABD-İran gerilimi, tarafların askeri hamleleri ve egemenlik iddialarıyla bölgesel savaşa dönüşüm riski barındırıyor. Enerji hatlarının merkezindeki bölge, karşılıklı saldırıların hedefi durumunda]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trump, Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü Vaşington'un üstleneceğini belirterek yeni bir dönem başlattı. Stratejik su yolunun "güvenliğini" sağlamak amacıyla, boğazdan geçen tüm ticari yüklerden yüzde 20 oranında bir "güvenlik bedeli" tahsil edileceğini duyurdu. Bu adım, uluslararası deniz ticaretinde büyük bir maliyet artışını beraberinde getirecek potansiyeli barındırıyor.</p>

<p>Tahran yönetimi ise bu açıklamalara sert tepki gösterdi. İran, ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerindeki her türlü müdahale girişimine askeri güçle karşı duracağını bildirdi. Körfez ülkelerine de açık bir uyarıda bulunan Tahran, Vaşington ile işbirliği yapacak ülkelerin bu adımını doğrudan bir "savaş ilanı" sayacağını ilan etti.</p>

<h2><strong>Karşılıklı bombardıman ve askeri hareketlilik</strong></h2>

<p>Sözlü salvolar, sahada çok hızlı biçimde askeri çatışmaya dönüştü. ABD ordusu, İran’ın hava savunma sistemleri, kıyı radarları, füze rampaları, insansız hava aracı tesisleri ve deniz kuvvetlerine ait unsurları yoğun bombardımana tuttuğunu açıkladı. Bu harekat kapsamında İran’ın güneybatısındaki petrol üretim sahaları da vuruldu; yerel kaynaklar bu saldırıların iki kişinin ölümüne, üç kişinin ise yaralanmasına sebep olduğunu bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı saatlerde, Bender Abbas ve Çabahar kentleri yakınlarında şiddetli patlama sesleri duyuldu. İran ise Hürmüz Boğazı'ndan geçmek isteyen ve geçiş kurallarına aykırı hareket eden iki gemiyi durdurmak amacıyla uyarı ateşi açtığını duyurdu. Devrim Muhafızları, Bahreyn, Ürdün, Kuveyt ve Umman sınırları içindeki bazı askeri tesislere yönelik saldırılar gerçekleştirdiklerini ileri sürdü.</p>

<h2><strong>Petrol 80 doları zorluyor</strong></h2>

<p>Çatışmaların küresel piyasalardaki etkisi de anında hissedildi. Boğazdaki geçiş güvenliğinin tehlikeye girişi, Brent petrolün varil fiyatını gün içinde yüzde 5’lik bir artışla 80 dolar barajının üzerine fırlattı. Piyasadaki sakinliğin ardından fiyat 78 dolar seviyesinde dengelendi.</p>

<h2><strong>Yemen ve Suudi Arabistan</strong></h2>

<p>Körfez'deki çatışma, Yemen üzerinden Suudi Arabistan topraklarına da sıçradı. Sana Havalimanı’na düzenlenen hava saldırısının hemen ardından, İran destekli Husi milisleri Suudi Arabistan’ın Abha Uluslararası Havalimanı’nı balistik füzeler ve kamikaze insansız hava araçlarıyla hedef aldı. Suudi destekli Yemen hükümeti, Sana Havalimanı’na yönelik operasyonun, İran’dan kalkıp bölgeye iniş girişiminde bulunan şüpheli bir uçağı engellemek amacıyla gerçekleştirildiğini duyurdu. Suudi öncülüğündeki koalisyon ise Husi füzelerinin hava savunma sistemleri tarafından havada vurularak engellendiğini açıkladı.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-iran-catismasi-sinirlari-asiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/suudiran.webp" type="image/jpeg" length="89684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 Avrupa ülkesinden anti-balistik füze koalisyonu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/10-avrupa-ulkesinden-anti-balistik-fuze-koalisyonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/10-avrupa-ulkesinden-anti-balistik-fuze-koalisyonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa ve Ukrayna'nın da aralarında bulunduğu 10 Avrupa ülkesi, balistik füzelerin oluşturduğu artan tehdide karşı Anti-Balistik Füze Koalisyonu kurduklarını bildirdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa'nın başkenti Paris'te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ev sahipliğinde Anti-Balistik Füze Koalisyonu toplantısı düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantının ardından Danimarka, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Norveç, İspanya, İsveç, Ukrayna ve İngiltere liderleri ortak yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu ülkelerin liderlerinin balistik füzelerin oluşturduğu tehdidin ve Avrupa kıtası için savunma kapasitesinin artan öneminin farkında olduğu belirtildi.</p>

<p>Balistik füzelere karşı yalnızca savunma amaçlı bir koalisyonun kuruluşunun duyurusu yapılan açıklamada, '(Koalisyonun) Anti-balistik kapasite geliştirmek için yılmadan çalışmayı hedefleyen başat projesine desteğimizi bildiriyoruz.' ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Açıklamada, Avrupa'nın korunması için kapsamlı ve entegre bir anti-balistik füze savunmasının gerektiği vurgulanırken, bu kapsamda gelecekteki olası füze tehditlerinin caydırıcı olmasının hedeflendiği kaydedildi.</p>

<p>Bu 'anti-balistik çözümün' balistik füzelere karşı halihazırda Avrupa'da var olan savunma sistemlerini tamamlayacağına dikkat çekilen açıklamada, ülkelerin savunma endüstrileri, araştırma kapasiteleri ve operasyonel tecrübelerini ortaya koyarak balistik füzelere karşı ortak bir Avrupa kapasitesi inşa etmeyi amaçladıkları vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada, koalisyonun uluslararası yükümlülüklerine ve yasal çerçeveye uygun olarak ilk operasyonel kapasitesi için yol haritası oluşturulacağı taahhüt edildi.</p>

<p>Danimarka, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Norveç, İspanya, İsveç, Ukrayna ve İngiltere'nin koalisyonun kurucu ülkeleri olduğu bildirilen açıklamada, bununla birlikte koalisyonun, aynı hedefleri taşıyan ülkelerin katılımına açık olduğu ifade edildi.</p>

<p><br />
 </p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/10-avrupa-ulkesinden-anti-balistik-fuze-koalisyonu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 21:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/antibalistik.webp" type="image/jpeg" length="54367"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz darbecilerine yeni dava: 27'şer yıl hapis istemi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/15-temmuz-darbecilerine-yeni-dava-27ser-yil-hapis-istemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/15-temmuz-darbecilerine-yeni-dava-27ser-yil-hapis-istemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz 2016'daki FETÖ darbe girişiminin İstanbul ayağını organize eden 21 askeri sorumlu hakkında yeni bir iddianame hazırladı. Aralarında firarilerin ve halihazırda cezaevinde hükümlü bulunanların yer aldığı şüpheliler hakkında, darbe gecesi yaralanan 649 gaziye yönelik eylemleri sebebiyle ceza talep edildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Savcılık, sanıkların "terör örgütü faaliyeti çerçevesinde kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme" suçundan ayrı ayrı 27 yıla kadar hapsini istedi.</p>

<p>Hazırlanan yeni iddianamede, darbe girişiminde yaralanan 649 gazi "mağdur" sıfatıyla yer alırken; 8'i firari, 13'ü ise cezaevinde hükümlü olan toplam 21 kişi "şüpheli" olarak kaydedildi. İddianamede isimleri yer alan şüpheliler; Ahmet Gümüş, Ahmet Zeki Gerehan, Engin Durmaz, Eyyüp Gürler, Fatih Karakaya, Fethi Alpay, İrfan Arat, Mehmet Kapan, Mehmet Murat Çelebioğlu, Mehmet Nail Yiğit, Murat Yanık, Muzaffer Düzenli, Müslüm Kaya, Nebi Gazneli, Onur Özden, Ömer Faruk Özköse, Özkan Aydoğdu, Rıfkı Keser, Sadık Cebeci, Şakir Çınar ve Uzay Şahin oldu. Bu isimlerin, darbe girişiminin İstanbul'daki tüm askeri organizasyonunu yönettiği ve komuta ettiği belirtildi.</p>

<p>Darbe girişiminin planlama ve icra safhalarının detaylandırıldığı iddianamede, ihanet girişiminin halkın ve vatansever güvenlik güçlerinin direnişiyle akamete uğratıldığı vurgulandı. İstanbul'da daha önce karara bağlanan İstanbul Emniyet Müdürlüğü, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Bayrampaşa Çevik Kuvvet işgali gibi davalarda sanıklara verilen cezaların kesinleştiği hatırlatıldı. Söz konusu 21 şüphelinin, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ana davada da tüm bu olayların azmettiricisi olduklarının kesin hükme bağlandığı aktarıldı.</p>

<p>Şüphelilerin rütbeleri, konumları ve eylemin organizasyonundaki rolleri sebebiyle, İstanbul genelinde meydana gelen yaralama olaylarından doğrudan sorumlu oldukları tespiti yapıldı. Savcılık, bu doğrultuda her bir sanık için 15 yıldan 27 yıla kadar hapis cezası talep etti. Ağır ceza mahkemesine gönderilen iddianame, mahkemenin inceleme aşamasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/15-temmuz-darbecilerine-yeni-dava-27ser-yil-hapis-istemi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 20:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/15temmuz.webp" type="image/jpeg" length="61262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="83977"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="95460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="12864"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="43102"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="98009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="29265"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="51658"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="30218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="63407"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="15726"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="19937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="86527"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="49976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="55323"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="88516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="70603"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="60599"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="50137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="63011"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="41986"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
