<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 01:48:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pentagon ölülerini sayıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/pentagon-olulerini-sayiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/pentagon-olulerini-sayiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve İsrail’in 28 Şubat tarihinde İran’a yönelik başlattığı saldırılarda telef olan askerlerin sayısı artıyor. Vaşington yönetimi, savaşın sahadaki etkilerini daha fazla gizleyemeyerek, çatışmalarda ölen ve yaralanan asker sayısına dair ilk resmi verileri paylaştı. Pentagon tarafından yapılan açıklamada, İran’ın müdafaası karşısında 13 ABD askerinin öldüğü, 365 askerin ise yaralandığı bildirildi. Sahadan gelen haberlere göre ise ölü sayısı çok daha yüksek]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pentagon'un "Epic Fury" (Destansı Öfke) adını verdiği saldırı operasyonunda, direnişle karşılaşan Amerikan ordusunun kayıpları birim bazında tek tek sıralandı. Resmi verilere göre, ölen askerlerin 6’sı kara kuvvetlerinde, 7’si ise hava kuvvetlerinde görev yapıyordu. Yaralıların dağılımı ise şu şekilde açıklandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kara Kuvvetleri: 247 yaralı, Deniz Kuvvetleri: 63 yaralı, Hava Kuvvetleri: 36 yaralı, Deniz Piyadeleri: 19 yaralı.</p>

<h2><strong>Asıl kayıplar gizleniyor</strong></h2>

<p>Pentagon’un yayınladığı bu rakamlar resmi bir itiraf niteliği taşısa da sahadaki yerel kaynaklar ve bağımsız gözlemciler, Vaşington’un kamuoyunu teskin etmek adına gerçek tabloyu manipüle ettiğini belirtiyor. Bölgeden gelen bilgiler, ABD’nin lojistik merkezlerine ve üslerine yönelik gerçekleştirilen karşı operasyonlarda ölü ve yaralı sayısının açıklananın çok daha üzerinde olduğunu gösteriyor. Pentagon’un, Amerikan halkının tepkisinden çekindiği için kayıpları zamana yayarak veya farklı sebeplerle açıklayarak gizlediği belirtiliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/pentagon-olulerini-sayiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 23:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/abdtabut.png" type="image/jpeg" length="22099"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['İran, ABD ile görüşmeyi reddetti']]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-abd-ile-gorusmeyi-reddetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-abd-ile-gorusmeyi-reddetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran'ın arabuluculara ABD'nin taleplerinin kabul edilemez olduğunu ve Tahran yönetiminin yakın zamanda İslamabad'da ABD'li yetkililerle görüşmek istemediğini söylediği iddia edildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Pakistan öncülüğünde ABD ve İran arasında bir ateşkese ulaşılması için yapılan girişimlerin çıkmaza girdiğini yazdı.</p>

<p>WSJ'nin arabuluculara dayandırdığı haberine göre, İran arabuluculara ABD'nin taleplerinin kabul edilemez olduğunu ve Tahran yönetiminin yakın zamanda İslamabad'da ABD'li yetkililerle görüşmek istemediğini söyledi.</p>

<p>Arabulucular, Türkiye ve Mısır'ın hala bir orta yol bulmak için çabaladığını ve Katar'ın başkenti Doha ya da İstanbul'da yeni önerilerle iki tarafı bir araya getirmeye çalıştığını aktardı.</p>

<h2><strong>ABD-İsrail'in İran'a saldırıları</strong></h2>

<p>İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.</p>

<p>İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-abd-ile-gorusmeyi-reddetti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/iranabd.webp" type="image/jpeg" length="26766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail, ABD mürettebatı için İran operasyonunu durdurdu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-abd-murettebati-icin-iran-operasyonunu-durdurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-abd-murettebati-icin-iran-operasyonunu-durdurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in düşürülen ABD uçağının mürettebatını arama kurtarma çalışmalarını engellememek için İran'a yönelik planlı hava saldırılarını iptal ettiği iddia edildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD merkezli Axios haber platformunun bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, Tel Aviv yönetiminin arama kurtarma çalışmalarını aksatmamak adına söz konusu kararı aldığı ileri sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan Axios'a konuşan yetkili, İran'da düşürülen ABD savaş uçağının iki mürettebatından birinin ABD özel kuvvetleri tarafından kurtarıldığını öne sürdü.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, ülkenin orta kesimlerinde bir F-35 savaş uçağını hava savunma sistemleriyle vurarak düşürdüğünü beyan etmişti.</p>

<p>Düşürülen uçağa ait olduğu iddia edilen fotoğraflar, ülke medyasında paylaşılmıştı.</p>

<p>Düşürüldüğü açıklanan uçağa ilişkin İran basınında yayımlanan fotoğraflarda, uçağın kuyruk enkazındaki 'U.S. Air Forces in Europe' yazısının bulunduğu amblem, F-15 Eagle uçakları üzerindeki amblemlerle eşleşiyor.</p>

<p>ABD'nin uçağın pilotunu kurtarmak için Black Hawk helikopteri ve bir C-130 askeri kargo uçağıyla arama çalışmalarına teşebbüs ettiği ancak çabalarının başarısız olduğu ifade edilmişti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-abd-murettebati-icin-iran-operasyonunu-durdurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 21:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/israilabd.webp" type="image/jpeg" length="43401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Körfez’de sanayi devine ağır darbe: Tam kapasiteye dönüş 12 ayı bulacak]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/korfezde-sanayi-devine-agir-darbe-tam-kapasiteye-donus-12-ayi-bulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/korfezde-sanayi-devine-agir-darbe-tam-kapasiteye-donus-12-ayi-bulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri’nin sanayi kapasitesinin merkezinde yer alan Emirates Global Aluminium (EGA), Abu Dabi’deki Al Taweelah tesisine düzenlenen saldırılarla sarsıldı. İran tarafından gerçekleştirilen füze ve insansız hava aracı operasyonları, Halife Endüstri Bölgesi (KEZAD) içerisinde faaliyet gösteren devasa komplekste ağır tahribata sebep oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tesis tamamen tahliye edildi</strong></h2>

<p>Saldırıların hemen ardından güvenlik protokolleri en üst seviyeye çıkarılarak saha tamamen boşaltıldı. Patlamaların şiddeti; alüminyum izabe tesisi, dökümhane, enerji santrali ve alümina rafinerisi gibi kritik birimlerde ağır hasara sebep oldu. Teknik ekipler, daha büyük felaketlerin önüne geçmek amacıyla tüm birimlerde acil durum kapatma prosedürlerini uygulamaya koydu. Mevcut durum, üretimin belirsiz bir süre boyunca askıya alınmasıyla sonuçlandı.</p>

<h2><strong>Tam kapasiteye dönüş bir yılı bulacak</strong></h2>

<p>EGA tarafından paylaşılan ilk teknik raporlar, tesisin eski işleyişine dönmesinin uzun ve meşakkatli bir süreç gerektirdiğini ortaya koyuyor. Birincil alüminyum üretiminin bel kemiği olan izabe tesisindeki indirgeme hücrelerinin yeniden devreye alınması, ciddi bir altyapı onarımı gerektiriyor. Mühendislerin değerlendirmelerine göre, üretimin tam kapasiteyle süreklilik kazanması 12 aylık bir zaman dilimine yayılacak. Alümina rafinerisi ve geri dönüşüm tesisinin daha erken faaliyete geçmesi planlansa da bu durum, enkaz kaldırma ve detaylı hasar tespit çalışmalarının sonucuna göre netlik kazanacak.</p>

<h2><strong>Küresel ekonomi için kritik rakamlar</strong></h2>

<p>Al Taweelah tesisi, sadece yerel değil, küresel ölçekte de devasa bir üretim gücünü temsil ediyor. Tesisin geçmiş performans verileri, kaybın boyutunu şu şekilde özetliyor:</p>

<p>Döküm Alüminyum: 2025 yılında gerçekleşen 1,6 milyon tonluk üretim, küresel pazarın önemli bir ihtiyacını karşılıyordu.</p>

<p>Alümina Rafinerisi: Yıllık 2,4 milyon tonluk üretim kapasitesiyle şirketin toplam alümina ihtiyacının yüzde 46’sını tek başına sağlıyordu.</p>

<p>Geri Dönüşüm: Yıllık 185 bin tonluk kapasiteyle sürdürülebilir üretim döngüsünde kilit rol oynuyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirket yönetimi, bu büyük üretim boşluğunu BAE ve dünya genelindeki mevcut stokları ile sevkiyat ağlarını kullanarak yönetmeye çalışacak.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/korfezde-sanayi-devine-agir-darbe-tam-kapasiteye-donus-12-ayi-bulacak</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 20:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/al-taweelah.webp" type="image/jpeg" length="99736"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan Putin ile görüştü: 'Kudüs’ün statüsü ve bölge barışı kırmızı çizgimiz']]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/erdogan-putin-ile-gorustu-kudusun-statusu-ve-bolge-barisi-kirmizi-cizgimiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/erdogan-putin-ile-gorustu-kudusun-statusu-ve-bolge-barisi-kirmizi-cizgimiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde ikili münasebetlerin yanı sıra küresel dengeleri sarsan stratejik konuları ayrıntılarıyla değerlendirdi. Görüşmenin ana gündemini Ortadoğu’daki tırmanan gerilim, Suriye’nin geleceği ve Ukrayna’daki çatışma süreci oluşturdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Ortadoğu’da itidal ve Kudüs vurgusu</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ve İsrail arasındaki karşılıklı saldırıların bölge barışını tehlikeye attığını ifade etti. Bu tür askeri hamlelerin bölge güvenliğine zarar verdiğini dile getiren Erdoğan, savaşın yayılmasını önlemek adına tüm tarafların sükûneti koruması gerektiğini vurguladı. Netanyahu hükümetinin saldırgan stratejilerinin durdurulması hususuna dikkat çeken Erdoğan, Kudüs’ün mevcut statüsünü bozmaya yönelik girişimlerin karşısında durulması gerektiğini Putin’e iletti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Suriye’de kazanımların korunması</strong></h2>

<p>Suriye’deki son gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Erdoğan, bu coğrafyada huzurun tesisi için atılacak her adımın hem Türkiye hem de Rusya’nın ortak menfaatine olduğunu hatırlattı. Sahadaki mevcut kazanımların muhafaza edilmesinin stratejik bir öncelik olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı, istikrarı bozacak hamlelerden kaçınılması yönündeki beklentisini dile getirdi.</p>

<h2><strong>Karadeniz güvenliği ve barış arayışları</strong></h2>

<p>Rusya-Ukrayna savaşına dair barışçıl bir çözüm için Türkiye’nin arabuluculuk çabalarının kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Karadeniz’deki ticari gemilerin güvenliğinin sarsılmasının istikrar ortamına darbe vurduğunu ifade etti. Ortadoğu’daki gerilimin Ukrayna krizini daha karmaşık hale getirecek yeni çatışma zeminlerine sebep olması ihtimaline karşı uyarıda bulunan Erdoğan, tüm tarafları provokatif adımlardan uzak durmaya davet etti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/erdogan-putin-ile-gorustu-kudusun-statusu-ve-bolge-barisi-kirmizi-cizgimiz</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/erdput.webp" type="image/jpeg" length="65989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Düşürülen ABD uçağının pilotunu sağ ele geçirene ödül verilecek]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/dusurulen-abd-ucaginin-pilotunu-sag-ele-gecirene-odul-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/dusurulen-abd-ucaginin-pilotunu-sag-ele-gecirene-odul-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran devlet televizyonu, düşürülen ABD'ye ait savaş uçağının pilot ya da pilotlarını sağ yakalayana ödül verileceğini duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Devlet televizyonuna bağlı yayın yapan Kohgiluye ve Buyerahmed eyaletinin televizyon kanalında eyalet sakinlerine hitaben okunan açıklamada, "Düşmanın pilot ya da pilotlarını sağ halde polis ve askeri yetkililere teslim ederseniz değerli bir ödül elde edeceksiniz" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, sabah saatlerinde ülkenin orta kesimlerinde bir savaş uçağını hava savunma sistemleriyle vurarak düşürdüğünü duyurmuştu.</p>

<p>İran basını, ABD'ye ait savaş uçağının pilotunun yakalanarak esir alınmış olabileceğini yazmıştı.</p>

<p>Tesnim Haber Ajansının haberinde, "Bazı bilgilere göre, bu sabah Devrim Muhafızları Ordusu tarafından gelişmiş Amerikan savaş uçağının imha edilmesinin ardından uçağın pilotu fırlatma koltuğunu kullanarak ülke içine indi" ifadelerine yer verilmişti.</p>

<p>Uçağın düştüğü Kohgiluye ve Buyerahmed eyaletindeki haber kaynaklarının, ABD'nin uçağın pilotunu kurtarmak için Black Hawk helikopteri ve bir C-130 askeri kargo uçağıyla arama çalışmalarına teşebbüs ettiğini ancak çabalarının başarısız olduğunu bildirdiği aktarılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/dusurulen-abd-ucaginin-pilotunu-sag-ele-gecirene-odul-verilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/abducak-1.webp" type="image/jpeg" length="63248"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de aydınların(!) despotizmine aydınlanmak]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiyede-aydinlarin-despotizmine-aydinlanmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiyede-aydinlarin-despotizmine-aydinlanmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de "aydınlanma" kavramı yıllarca Tanzimat ve erken Cumhuriyet modernleşmesine hapsedildi. Ancak ders kitaplarının bir ideolojik tahkimat alanına dönüştüğü, tarihin ilim olmaktan çıkarılıp "hazır hükümler" yığını haline getirildiği o dönem; toplumda bir aydınlanmadan ziyade zihni bir aşağılık duygusu ve kimlik çözülmesi oluştu. Mustafa Sabri Beşer, Star'daki yazısında resmi tarihin dayattığı aydınlanma aldatmacasını değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye için "aydınlanma dönemi" denince kimi kesimlerde iki ayrı eşik konuşulur.</p>

<p>Birinci, batı etkisinin belirginleştiği 19. yüzyıl, özellikle de Tanzimat sonrası dönemdir.</p>

<p>İkinci eşik ise, Cumhuriyetin ilk yılları, özellikle 1923 sonrasıdır. Çünkü eğitim, dil, hukuk, tarih ve devlet-toplum ilişkilerinde daha sistemli ve devrimci dönüşümler bu dönemde yoğunlaşmıştır.</p>

<p>Bu yüzden bazı şahıslar "Türk aydınlanması" ifadesini erken Cumhuriyet dönemi için kullanır.</p>

<p>Ve fakat...</p>

<p>Türkiye'de uzun yıllar tarih okutulmadı, ezberletildi. Çocuklara hazır hükümler verildi. Bu hükümlerin tam ortasına da Cumhuriyetin kurucu unsurları yerleştirildi.</p>

<p>Tanzimat'la Osmanlı dünyası yalnızca yeni kurumlarla tanışmadı. Aynı zamanda kendi hakikat ölçülerinden kuşku duymaya başladı. Bu durum zamanla zihni bir aşağılık duygusuna evrildi.</p>

<p>Tedbir diye başlayan arayış, giderek taklide dönüştü.</p>

<p>Islah niyeti taşıyan hamleler, bir süre sonra kimlik çözülmesine kapı araladı.</p>

<p>Böylece zihin dünyamızda köksüz bir yenilik tutkusu ile utandırılmış bir geçmiş duygusu yan yana yürüdü.</p>

<p>Yeni bir tarih yazıldı. Yeni bir kahramanlık şeması kuruldu. Yeni bir vatandaş tipi üretildi.</p>

<p>Ders kitapları bunun en açık sahasıydı.</p>

<p>Tarih ilim olmaktan çıkıp ideolojik tahkimata dönüştü.</p>

<p>Arap isyanı, Arapların topyekûn ihaneti gibi okutuldu.</p>

<p>Çocukların zihnine tarih şuuru değil, öfke yüklendi.</p>

<p>Abdülhamid yıllarca tek yönlü bir karartmanın hedefi yapıldı. Ders kitaplarında baskı, korku ve istibdat denince onun adı öne çıkarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuklara hakikat yerine dönemin ihtiyacına göre ayarlanmış hükümler verildi.</p>

<p>Köy Enstitüleri yıllarca romantik bir destan gibi anlatıldı. Oysa yeni rejimin kültürel taşıyıcılarını üretme arzusundan başka bir şey değildi.</p>

<p>Vahdeddin hain diye taze dimağlara zerk edildi.</p>

<p>Hakeza Şeyh Said meselesi bir isyan olarak kabullendirildi.</p>

<p>Bütün bunların merkezinde Cumhuriyeti kuranlar vardı.</p>

<p>Eğitim sistemi bunların etrafında döndü. Tarih kitapları bunların etrafında örüldü. İlerleme bunların adıyla tanımlandı.</p>

<p>Öncesi karanlık, sonrası aydınlık gibi sunuldu.</p>

<p>Bir milletin tarihi tek bir merkez etrafında dondurulursa hakikat zayıflar.</p>

<p>Bir lider, eleştirinin üstüne yerleştirilirse düşünce cılızlaşır.</p>

<p>Bir dönem sorgulanamaz hale getirilirse toplum öğrenmez, ezberler.</p>

<p>5816'nın gölgesi de bu iklimi büyüttü. Bazı isimler rahat konuşulmaz, bazı dönemler kurcalanmaz, bazı hükümler yeniden tartışılmaz duygusu yıllarca toplumun zihnine yerleştirildi.</p>

<p>Sonunda çocuk, tarih öğrenmiş olarak değil, devletin hangi tarihi sevdiğini öğrenmiş olarak okuldan çıktı.</p>

<p>Bu sebeple Tanzimat'tan Cumhuriyet'e uzanan çizgiyi bir "aydınlanma destanı" gibi okumak bana göre büyük bir kavramsal körlüktür.</p>

<p>Türkiye'nin gerçek aydınlanması çok daha yeni, çok daha taze, çok daha halk içinden doğan bir süreç olarak son yıllarda filizlenmeye başladı.</p>

<p>Bir toplumun aydınlanmaya girmesi için önce kendisine ezberletilen doğrulardan kuşku duyması gerekir.</p>

<p>Genç kuşaklar artık yalnızca ders kitabına bakmıyor. Resmi anlatıyı mutlak veri gibi almıyor.</p>

<p>Arşiv arıyor, belge arıyor, karşılaştırma yapıyor. Bu ülkenin çocukları ilk defa bu ölçekte "Bize ne anlatıldı" sorusunu soruyor.</p>

<p>Aydınlanma, kendi hakikatinden utanmamak demektir.</p>

<p>Aydınlanma, yalan söyleyen kurumları fark etmek demektir.</p>

<p>Aydınlanma, korkutulmuş hafızayı ayağa kaldırmaktır.</p>

<p>Gençler artık ders kitabındaki cümleye eskisi kadar kolay teslim olmuyor.</p>

<p>Farklı kaynaklara bakıyor. Aynı olayın neden farklı anlatıldığını soruyor. Lideri duvardaki siluet olmaktan çıkarıp tarihin içindeki bir figür olarak görmeye başlıyor.</p>

<p>Eski aydınlanma anlatısı topluma yukarıdan bir kalıp indiriyordu.</p>

<p>Yeni aydınlanma ise aşağıdan yukarıya doğru hakikat arıyor.</p>

<p>Eski anlatı "bunu öğren" diyordu.</p>

<p>Yeni arayış "neden bunu öğreniyorum" diye soruyor.</p>

<p>Eski anlatı tarihi bitmiş bir metin gibi sunuyordu.</p>

<p>Yeni arayış tarihin üzerindeki örtüyü kaldırmak istiyor.</p>

<p>Eski anlatı milleti terbiye etmeyi amaçlıyordu.</p>

<p>Yeni arayış milletin hafızasını geri çağırıyor.</p>

<p>Burada kör bir öfke yok. Burada resmî tarihin elinden hafızayı geri alma iradesi var.</p>

<p>Projektör kayıyor.</p>

<p>Gölge çekiliyor.</p>

<p>Ve tarih ilk defa, devletin ağzından değil, milletin vicdanından konuşmaya hazırlanıyor.</p>

<p><i>Mustafa Sabri Beşer, Star</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiyede-aydinlarin-despotizmine-aydinlanmak</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/images-3.jpeg" type="image/jpeg" length="71834"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: Biraz daha zamanımız olsaydı Hürmüz'ü açıp büyük servet kazanabilirdik]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trump-biraz-daha-zamanimiz-olsaydi-hurmuzu-acip-buyuk-servet-kazanabilirdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trump-biraz-daha-zamanimiz-olsaydi-hurmuzu-acip-buyuk-servet-kazanabilirdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımda Hürmüz Boğazı’nın askerî yöntemlerle açılması hâlinde dünyada “petrol patlaması” yaşanacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social platformundan İran savaşına ilişkin paylaşım yaptı. Trump paylaşımında, "Biraz daha zamanımız olsaydı Hürmüz Boğazı'nı kolayca açıp, petrolü alıp büyük bir servet kazanabilirdik. Bu, dünya için bir 'petrol patlaması' olurdu, değil mi?" ifadelerini kullandı. Trump, Hürmüz Boğazı'nın nasıl yeniden açılabileceği konusunda defalarca farklı görüşler dile getirmişti. Trump, Batılı ülkelerin askeri yollarla kendi başlarına boğazdan petrol tedarikinin geçmesini sağlamaları gerektiğini belirtmişti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trump-biraz-daha-zamanimiz-olsaydi-hurmuzu-acip-buyuk-servet-kazanabilirdik</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/97be8120-7225-44e8-920d-4eb740fceaad.webp" type="image/jpeg" length="93321"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi 50. sayı çıktı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-50-sayi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-50-sayi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu sayımızda eğitimin ve üniversitelerin bugünkü vaziyetini ele aldık. Köklerinden koparılan, kendi medeniyetine yabancılaşan bu yapıyı tahlil ederken, üniversitenin yeniden inşasına dair çözüm önerileri de sunduk.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TAKDİM</strong></p>

<p>Bir medeniyetin kendini ele verdiği yerlerden biri üniversiteleridir. Orada yalnızca bilgi değil, aynı zamanda bir insan tipi ve gelecek tasavvuru üretilir. Üniversite, hakikatin peşinde olduğu ölçüde anlamlıdır, aksi hâlde diplomaların dolaşıma girdiği bir yapıya irca edilir.</p>

<p>Bugün üniversitelerimize bakıldığında, inşadan çok bir çözülme hâli göze çarpıyor. Bilgi var, fakat fikir yok. Unvan var, fakat derinlik yok. Artan yayınlara rağmen anlamın çoğalmaması, meselenin kemiyet değil zihniyet olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Asıl kırılma burada: Üniversite, hakikat arayışının mekânı olmaktan çıkıp statü ve araç hâline geliyor. Bu da onu üreten değil tekrarlayan, derinleşen değil satıhta kalan bir yapıya dönüştürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu dosya, üniversitelerimizin bugünkü hâlini teşhis etmekle birlikte, kaybolan inşa iradesini yeniden düşünmeye davet ediyor. Çünkü inşa, ancak neyin peşinde olduğumuzu yeniden sormakla başlar.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:center"><a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-50-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow"><span style="color:#c0392b">SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ</span></a></h2>

<hr />
<p><strong>İÇİNDEKİLER</strong></p>

<p>Üniversitenin Krizi: Diploma, Kadro ve Kaybolan Hakikat - Kerim Kulu</p>

<p>Benim Üniversitelerim - Muzaffer Doğan</p>

<p>Bizim Üniversitelerimiz - Alper Kaan Aykut</p>

<p>S. Ahmet Arvasi’nin Eğitim Anlayışı - Mehmet Sami Pınar</p>

<p>Necip Fazıl’ın Siyasî Mücadelesi ve Partilere Bakışı - Dr. Kâzım Albay</p>

<p>ABD-İsrail-İran-İngiltere-Çin Derin Küresel Savaş - İbrahim Tatlı</p>

<p>Bekleyen İhtimallerin Ötesinde: Yönelmek, Tanımak ve İnşa Etmek - Aslıhan Tunçbilek</p>

<p>İstiklal Mahkemeleri, Şapka Devrimi, Harf Devrimi ve Lozan - Murat Akdemir</p>

<p>Yüzünü Telefonda Unutan İnsan - M. Taha İnci</p>

<p>Paslı Tellerden Vitrin Işıklarına: Zamansız Bir Metallıca Diskografisi - Yavuz Arslan</p>

<p>Hayme-i Hadra, Nusret-i A’la, Rütbe-i Ulya, Devlet-i Kübra - Handan Özduygu</p>

<p>Prof. Dr. Ömer Özyılmaz: Üniversiteler Bizim Ama Üniversitelerin Dünya Görüşü Bizim Değil</p>

<p>Osmanlı’da Köylüyü Toprağa Bağlayan Teşvikler - Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu</p>

<p>Siyasetçi Yazar İbrahim Kavaz: Yök, Sistemi Korumak Adına Tekelci Anlayışa Bağlı Bir Eğitimi Esas Almıştır</p>

<p>Dairenin Büyüsünden Köşelerin Keskinliğine - Ayşe Nur Kaya</p>

<p>Paslı Tellerden Vitrin Işıklarına: Zamansız Bir Metallica Diskografisi - Yavuz Arslan</p>

<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Dursun: Üniversitenin Asli Vazifesi Kökleriyle İrtibatını Koparmamış Şahsiyetler İnşa Etmektir</p>

<p><img alt="Aylık Baran 50. Sayı" height="1390" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/aylik-baran-50-sayi.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-50-sayi-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/aylik-baran-50-sayi-cikticopy.webp" type="image/jpeg" length="82496"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Klavye farelerinin sonu geliyor! Sosyal medyaya "kimlikle giriş" şartı 3 ay içinde hayata geçecek]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/klavye-farelerinin-sonu-geliyor-sosyal-medyaya-kimlikle-giris-sarti-3-ay-icinde-hayata-gececek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/klavye-farelerinin-sonu-geliyor-sosyal-medyaya-kimlikle-giris-sarti-3-ay-icinde-hayata-gececek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, uzun zamandır bir "kültür terörü" ve "itibar suikastı" merkezine dönüşen sosyal medya mecraları için nihayet neşteri vuruyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in son açıklamaları, yıllardır "özgürlük" maskesi altında her türlü mukaddesata saldıran, sahte kimliklerin arkasına saklanarak cemiyetin ahlak kalelerini sarsan dijital anarşiye karşı devletin geç de olsa nihayet harekete geçtiğini göstermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunun merakla beklediği "sosyal medyaya kimlikle giriş" düzenlemesinde sona gelindiğini müjdeledi. Bakan Gürlek’in ifadelerine göre, küresel teknoloji devleriyle yürütülen temaslar neticelendi ve Türkiye’nin şartları bu platformlar tarafından, yapılan müzakarelerin sonunda kabul edildi.</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sosyal medya platformları, Türkiye’nin kimlik doğrulama talebini kabul etti.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sistem üç ay içerisinde tamamen hayata geçecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yasanın Meclis’ten geçişini müteakip Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) süreci yönetecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mevcut doğrulanmamış hesaplara bir geçiş süreci tanınacak; bu süre zarfında kimliğini ibraz etmeyen "gölge varlıklar" dijital sahneden silinecek.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu adım, Batı’nın "dijital sömürgecilik" aparatlarına karşı milli bir haysiyet mücadelesidir. Yıllardır klavye arkasına saklanıp küfreden, fitne yayan ve cemiyetin sinir uçlarıyla oynayan "müstear isimli" lejyonerlerin dönemi kapanıyor.</p>

<p>Fikir, sahibinin ismiyle değer kazanır. İsmini gizleyen, aslında fikrinden utanan veya bir hıyanetin içindedir. Kimlikle giriş mecburiyeti, "söylediğinin bedelini ödeme" ahlakını geri getirecektir. Sözün namusu, onu söyleyenin şahsiyetiyle kaimdir.</p>

<p>Bakanlığın bu çalışmada Aile Bakanlığı ile "yakın temas" kurması tesadüf değildir. Dijital dehlizlerde savunmasız bırakılan gençlerimiz, sahte hesaplar üzerinden yürütülen operasyonlarla kimliksizleştiriliyordu. Kimlik tespiti, bu saldırı hattında bir "kale duvarı" işlevi görecektir.</p>

<p>Sosyal medya, bugünkü haliyle bir "lağım çukuru" hüviyetindedir. Kimlikle giriş düzenlemesi, bu çukurun ıslahı yolunda atılmış önemli bir adımdır. Ancak unutulmamalıdır ki; sadece "kimlik" sormak yetmez, o mecralarda üretilen "içeriğin" de milli ve manevi süzgeçlerden geçirilmesi elzemdir. Üç ay sonra başlayacak olan bu yeni dönem, umuyoruz ki dijital dünyada "başıboşluğun" değil, "hakkaniyetin ve ahlakın" hakimiyetine vesile olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/klavye-farelerinin-sonu-geliyor-sosyal-medyaya-kimlikle-giris-sarti-3-ay-icinde-hayata-gececek</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/sosyal-medyada-yeni-donem-kimlik-sarti-geliyor.png" type="image/jpeg" length="93503"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Vahşi Sürgün" kitabı çıktı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/vahsi-surgun-kitabi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/vahsi-surgun-kitabi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslambol Yayınları'ndan çıkan "Vahşî Sürgün" kitabı, Osmanlı hanedanının maruz kaldığı tasfiye ve sürgünü, gurbet ellerde fakir ve acıklı şekilde devam eden hayatlarını, Şehzade Mahmud Şevket Efendi’nin sansürsüz notlarıyla gün yüzüne çıkarıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İslambol Yayınları’ndan çıkan ve Dr. Mahmut Hüdai Şentürk tarafından hazırlanan 720 sayfaya varan "Vahşî Sürgün" kitabı, asırlrca cihanı yöneten bir hanedanın, takvimler 1924 yılını gösterdiğinde 24 saatlik mühlet içinde vatanlarından koparılışını ve Avrupa’nın çeşitli noktalarında nihayete eren trajik hayatlarını sarsıcı belgelerle gün yüzüne çıkarıyor. Şehzade Mahmud Şevket Efendi’nin mektupları ve siyasi notları üzerinden kurgulanan eser, resmi tarihin tozlu perdelerini aralayarak hanedanın yarım asırlık "onur mücadelesini" ve bu süreçte Müslüman Anadolu halkına reva görülen sistematik tasfiyeyi deşifre ediyor.</p>

<p>Kitapta yer alan en acı vesikalardan biri, bir imparatorluğun varisi olan Şehzade Ahmet Nureddin Efendi’nin hikâyesidir. Avrupa sokaklarında açlık ve sefalet içinde, bir park bankasının üzerinde hayatını kaybetmesi, sürgünün insani "vahşetini" tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Yanlarına tek kuruş almalarına dahi izin verilmeyen hanedan üyelerinin, yabancı diyarlarda dinlerini ve dillerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalarak eriyip gidişi, bir "nesil soykırımı" olarak niteleniyor. 13 aylık bebeklerin dahi hudut dışına sürülmesindeki dinmek bilmeyen öfke, cumhuriyetin laik hükümetinin Müslüman Anadolu insanının ruh köküne sapladığı bir hançer olarak tarif ediliyor.</p>

<p>Eserin en çarpıcı bölümlerinden birini, Fransız Büyükelçiliği’nin Şehzade Mahmud Şevket Efendi ve ailesine yönelik gösterdiği vefa oluşturuyor. Kendi topraklarından ve hatta Mısır’dan dahi kovulan hanedan üyelerini kucaklayan Fransız diplomatının, <i>"Kanunî Sultan Süleyman zamanında bizim krallığımızı kurtarmıştı, şimdi biz size büyük borçlarımızı ödüyoruz"</i> diyerek aileye pasaport vermesi, tarihin en büyük trajedilerinden biri olarak okuyucuya sunuluyor. Kendi vatanında "istenmeyen" ilan edilenlerin, asırlar önceki bir vefanın gölgesinde hayata tutunmaya çalışması, sürgünün arka planındaki emelleri sorgulatıyor.</p>

<p>Kitap, 1952 ve 1974 yıllarındaki geri dönüş izinlerine dair yürütülen tartışmalara Şehzade Ali Vasıp Efendi’nin onurlu duruşuyla son noktayı koyuyor. Vatan hasretine rağmen geri dönüş için sunulan "af" kelimesini reddeden Şehzade’nin, <i>"Af suçlular içindir, biz suç işlemedik! Bu kelime altında vatanımıza dönmeyiz"</i> şeklindeki çıkışı, eserin en etkileyici sahnelerinden birini oluşturuyor. Ayrıca dönmek isteyenlerden talep edilen "Türkçe sınavı" ve "sağlık raporu" gibi aşağılayıcı şartların, bir zamanlar bu toprakların sahibi olan insanları nasıl incittiği ilk kez bu kadar net bir dille aktarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sadece bir hanedanın dramı değil, aynı zamanda resmi tarihin ezberci zihniyetine karşı üzeri örtülen yakın tarih muhasebesine de yer veren eserde; Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki devrimlerin Fransız İhtilâli’nden çok daha sert geçtiği ve "tek adam" rejiminin Müslümanlara yönelik baskısını da anlatıyor. "Lozan’da Sahnelenen Rezil Tiyatro", "İslam ile Aldatma" ve "Hangi M. Kemal?" gibi başlıklar altında toplanan notlar, hanedan tasfiyesinin aslında İslâm medeniyetini Anadolu’dan kazıma projesinin bir parçası olduğunu kanıtlıyor. 720 sayfaya varan bu eser, sahte kahramanlık anlatılarıyla hesaplaşmak ve tarihin kayıtlarda kalan sessiz çığlığını duymak isteyenler için bir başvuru kaynağıdır.</p>

<h1><i><strong><a href="https://www.kureselkitap.com/urun/578193/kitap/islambol-yayinlari/dr-m-hudai-senturk/vahsi-surgun/" rel="nofollow"><span style="color:#f39c12">SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ</span></a></strong></i></h1></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/vahsi-surgun-kitabi-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-03-at-102232.jpeg" type="image/jpeg" length="39574"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’deki çete ve uyuşturucu operasyonu haberleri gerçekte neyi anlatıyor?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiyedeki-cete-ve-uyusturucu-operasyonu-haberleri-gercekte-neyi-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiyedeki-cete-ve-uyusturucu-operasyonu-haberleri-gercekte-neyi-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yakalanan şüpheli sayıları artarken bağımlılığın çocuk yaşlara kadar inmesi ve suç örgütlerinin gençleri hedef alması, uyuşturucu meselesinin artık yalnızca asayiş başlığıyla açıklanamayacak bir toplumsal kırılmaya dönüştüğünü gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi geçtiğimiz gün TRT ekranlarında konuştu. 2026 yılının ilk üç ayında uyuşturucu tacirlerine karşı 13 bin 115 operasyon yapıldığını, yurt dışına kaçan 23 şüphelinin Türkiye'ye iade edildiğini, mücadelenin "sonuna kadar devam edeceğini" söyledi.</p>

<p>Şimdi son dönemde Türkiye’de yapılan operasyonlara bir değinelim. 13 bin 115 operasyon marifet mi, yoksa tablonun vahametini mi gösteriyor? Her gün 145 uyuşturucu operasyonu yapılan bir ülke, aslında uyuşturucuyu ne kadar frenleyebilmektedir? Bu soruları sormak hem gazetecilik görevidir hem de yeni bakana yapılabilecek en yapıcı katkı olsa gerek.</p>

<h3><strong>Uyuşturucu yaşı Türkiye’de 12 yaşa kadar düşmüş durumda</strong></h3>

<p>Dünya Uyuşturucu ile Mücadele Federasyonu Başkanı Halit Toprak, uyuşturucu kullanım yaşının düştüğünü belirterek "18 yaş altına indiğimizde tablo daha da vahim. Kullanım yaşı 12'lere kadar düşmüş durumda" ifadelerini kullandı.</p>

<p>12 yaş. İlkokul son sınıf çocukları.</p>

<h3><strong>Çocukların ağa çekilmesi</strong></h3>

<p>18 yaş altı kullanıcıların yüzde 90'ının kendi iradesi dışında bu ağın içine çekildiği ifade ediliyor. Çocuk ve gençlerin önce bağımlı hâle getirildiği, ardından "madde karşılığında satış yapma" ya da "taşıyıp teslim etme" gibi işlerde kullanıldığı anlatıldı. Genç kadınların fuhşa zorlandığı, erkek çocukların ise kundaklama ve silahlı yağma gibi suçlarda kullanılmak üzere bağımlı hâle getirildiği de dile getiriliyor.</p>

<h3><strong>Çocuklarda suç organında yüzde 143 artış</strong></h3>

<p>Türkiye'de 2010 yılında 83 bin 393 olan suça sürüklenen çocuk sayısı 2024 yılında yüzde 143'lük artışla 202 bin 800 oldu.</p>

<p>2023'te 179 bin olan suça sürüklenen çocuk sayısı 2024'te yüzde 13'lük artışla 14-17 yaş aralığında 202 bin çocuğa ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2024 yılında 2023 yılına göre yüzde 9,8 oranında artarak 612 bin 651 oldu.</p>

<p>Bu çocukların suç kırılımı da son derece çarpıcı: Suça sürüklenen çocukların yüzde 40,4'üne yaralama, yüzde 16,6'sına hırsızlık, yüzde 8,2'sine uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, satmak veya satın almak suçlamaları yöneltildi.</p>

<p>Yani her 12 suça sürüklenen çocuktan biri uyuşturucuyla doğrudan bağlantılı. Ve bu çocukların büyük çoğunluğu bağımlı hâle getirilmiş, sonra suç aracı olarak kullanılmış.</p>

<h3><strong>Sokak çeteleri</strong></h3>

<p>Bakan Çiftçi, bir başka konuşmasında 2026’yı sokak çeteleriyle mücadele yılı ilan etmişti.</p>

<p>Son dönemde "yeni nesil sokak çeteleri" olarak adlandırılan yapılanmaların iddianamelerinde yer alan bilgilere göre çocuklar çoğunlukla sosyal medya üzerinden hedef alınıyor. Daltonlar ve Barış Boyun Suç Çetesi gibi örgütlerin özellikle 14-17 yaş aralığındaki çocuklara kısa sürede ulaşabildiği belirtiliyor. Çeteler çocukları tehdit, şantaj ya da para vaadiyle suç zincirine dahil ediyor. İstanbul'da özellikle Gaziosmanpaşa, Bağcılar ve Esenyurt gibi ilçelerde yaşayan çocukların hedef alındığı ifade ediliyor.</p>

<p>Bu çocukların çetelerin hedefinde olmasının sebepleri arasında 18 yaş altına verilen cezaların yetişkinlere oranla düşük olması da var. Ama uzmanlara göre tek neden bu değil. Çeteler çocukları yetiştirmek için alıyorlar. Gerçi bu hususta TBMM’de bir düzenleme üzerinde çalışılıyor. Meclis'te gündeme gelen düzenleme, suça sürüklenen çocukların yanı sıra ailelerin sorumluluğunu da artırmayı hedefliyor. Çocuğunu suçtan uzak tutamayan, bakım ve gözetim görevini ihmal eden anne babalara yönelik cezaların ağırlaştırılması planlanıyor. Bunun ne kadar işe yarayacağını önümüzdeki süreçte göreceğiz.</p>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/aileye-ceza-tamam-da-ya-zihinleri-ifsat-eden-batici-egitim-ne-olacak">Müfredat zehirliyor, yasalar eli kolu bağlıyor: Fatura neden sadece aileye kesiliyor?</a></strong></li>
</ul>

<h3><strong>Bakan Çiftçi’nin muhatap olduğu hâdise</strong></h3>

<p>Bakan Çiftçi Valilik görevini yürüttüğü dönemde yaşadığı bir sahneyi TRT'ye anlattı:</p>

<p>"Bir defasında bir annemiz geldi görüşmek için. Oğlu uyuşturucu müptelası olmuş. Çocuğunun, oğlunun uyuşturucu bulamadığı zamanlarda, para bulamadığı zamanlarda kendisine yaptığı muameleyi gösterdi bana. Kolunu sıyırdığında kolunun mosmor olduğunu gördüm. Yani demek ki bir evlat annesine bunu yapabiliyorsa, geldiğimiz noktayı düşünün."</p>

<p>Bu anlatım, Bakan Çiftçi'nin konuyu gerçekten kavramış biri olduğunu gösteriyor. Ama kavramak ile çözmek arasındaki mesafe, tam da burada soruların başladığı yerdir.</p>

<p>13 bin 115 operasyon muazzam bir sayı. Ama bu operasyonların kaçında bağımlı rehabilitasyona yönlendirildi? Kaçı gözaltında bırakıldı, kaçı tedaviye gönderildi? Yakalamak tek başına çözüm değil; panzehir, tedavi ve sosyal destek sistemi operasyonlarla eş değer yatırım gerektiriyor.</p>

<p>Eğitim Reformu Girişimi verilerine göre zorunlu eğitim çağında olup okula gitmeyen çocuk sayısı 611 bin 612. Bu çocukların üçte ikisi çetelerin hedefindeki 14-17 yaş aralığında. Bu çocuklar acaba ne yapmaktadır?</p>

<p>Çeteler artık sadece sokakta değil, ekranda örgütleniyor. 14 yaşındaki çocuklar TikTok üzerinden "iş teklifi" alıyor, Discord üzerinden görev alıyor. Bu alana yönelik somut bir yasal düzenleme ve denetim mekanizması hâlâ yeterince güçlü değil.</p>

<p>Bakan Çiftçi'nin anlattığı o anne, valilik kapısına dayanmak zorunda kaldı. Mesele, valiye intikal etmeden önce nasıl çözülmez?</p>

<p>Her gün 145 uyuşturucu operasyonu yapılan bir ülkede uyuşturucu 12 yaşına inmiştir. 15 yılda suça sürüklenen çocuk sayısı yüzde 143 artmıştır. 15 milyon kişi bağımlılık gölgesinde yaşamaktadır.</p>

<p>Bu tabloda her operasyon haberi bir başarı değil, sorunun ne kadar büyüdüğünün göstergesidir. Bataklık kurutulmadan, avlanılan her sineğin haberi maalesef gücü değil, zafiyeti göstermektedir. Belli ki ne cezalar ne de ıslah sistemi doğru-düzgün çalışmıyor.</p>

<p><i>Baran Dergisi</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiyedeki-cete-ve-uyusturucu-operasyonu-haberleri-gercekte-neyi-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/536887.webp" type="image/jpeg" length="98843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Reuters: ABD Kara Kuvvetleri Komutanı’nın istifası istendi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/reuters-abd-kara-kuvvetleri-komutaninin-istifasi-istendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/reuters-abd-kara-kuvvetleri-komutaninin-istifasi-istendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Randy George'un istifasını istediği bildirildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Randy George'un istifasını istediği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Reuters ve CBS News'de yer alan haberlere göre, Orgeneral Randy George'un istifası istendi.</p>

<p>CBS'in bir kaynağa dayandırdığı bilgiye göre; Hegseth, ABD Başkanı Donald Trump'ın ve kendisinin vizyonuna uygun hareket edecek birini istiyor.</p>

<p>CBS'e konuşan Savunma Bakanlığından kıdemli bir yetkili ise "Hizmetlerinden dolayı kendisine minnettarız ancak orduda lider değişikliğinin zamanı gelmişti." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Eski ABD Başkanı Joe Biden'ın aday gösterdiği Orgeneral George, 2023 yılında yapılan oylama sonucu, Senato tarafından ABD Kara Kuvvetleri Komutanı pozisyonuna atanmıştı.</p>

<p>Daha önce Kara Kuvvetleri Komutanı Yardımcısı olarak görev yapan Orgeneral George, 61 yaşında.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/reuters-abd-kara-kuvvetleri-komutaninin-istifasi-istendi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 23:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/abdkarakuvvetlerik.webp" type="image/jpeg" length="84708"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran: Keşm Adası'nın güneyinde gelişmiş bir savaş uçağı düşürdük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-kesm-adasinin-guneyinde-gelismis-bir-savas-ucagi-dusurduk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-kesm-adasinin-guneyinde-gelismis-bir-savas-ucagi-dusurduk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu, ülkenin güneyindeki Basra Körfezi'nde bulunan Keşm Adası'nın güneyinde gelişmiş bir savaş uçağının düşürüldüğünü duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Devrim Muhafızları Ordusu'nun yerel basında yer alan açıklamasına göre, hava savunma sistemleri Basra Körfezi'ndeki Keşm Adası'nın güneyinde 'ABD ve İsrail'e ait gelişmiş bir savaş uçağına' müdahale etti.</p>

<p>Vurulan uçağın Basra Körfezi'ne düştüğü belirtilen açıklamada daha fazla ayrıntıya yer verilmedi.</p>

<p>Öte yandan İran Devlet Televizyonu, savaş uçağının vurulma anına ilişkin görüntüleri yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-kesm-adasinin-guneyinde-gelismis-bir-savas-ucagi-dusurduk</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 23:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/2026-04-02-23-43-30.webp" type="image/jpeg" length="15326"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epstein belgeleri istifa getirdi: Trump’ın Adalet Bakanı görevi bıraktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/epstein-belgeleri-istifa-getirdi-trumpin-adalet-bakani-gorevi-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/epstein-belgeleri-istifa-getirdi-trumpin-adalet-bakani-gorevi-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD siyasetinde Jeffrey Epstein dosyasıyla ilgili tartışmaların merkezinde yer alan Adalet Bakanı Pam Bondi, görevinden istifa etti. Trump, Bondi’nin ayrılığını sosyal medya hesabı üzerinden duyururken, bu ayrılığın ardından Adalet Bakanlığı koltuğuna vekaleten Todd Blanche’in oturacağını açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trump, istifa kararını duyururken Bondi hakkında oldukça olumlu ifadeler kullandı. Bondi’yi "büyük bir vatansever ve sadık bir dost" olarak nitelendiren Trump, geçtiğimiz bir yıl boyunca adalet sisteminde suç oranlarının düşmesinde Bondi’nin büyük emeği olduğunu savundu. Cinayet oranlarının 1900 yılından bu yana en düşük seviyeye gerilemesini Bondi’nin başarısı olarak gösteren Trump, eski bakanın yakın zamanda özel sektörde önemli bir göreve geçeceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Epstein dosyası ve "istifa" baskısı</strong></h2>

<p>Trump’ın övgülerine rağmen Bondi, özellikle Jeffrey Epstein soruşturmasındaki tutumu sebebiyle hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi kanattan sert eleştiriler alıyordu. Yaklaşık 14 ay görevde kalan Bondi’nin istifasına sebep olan süreç, Adalet Bakanlığı’nın Epstein ile ilgili yayınladığı 3 milyon sayfalık belgeyle hız kazandı.</p>

<p>Bondi, bu belgelerde cinsel istismar kurbanlarının isimlerini açıkça paylaşırken, istismarcıların ve şüphelilerin isimlerini sansürlediği gerekçesiyle suçlanmıştı. Geçtiğimiz Şubat ayında Kongre’de ifade veren Bondi, Demokrat Kongre Üyesi Ted Lieu tarafından "ABD tarihinin en kötü adalet bakanı" olarak tanımlanmış ve ahlaki gerekçelerle istifaya davet edilmişti.</p>

<h2><strong>Kabinede ikinci ayrılık</strong></h2>

<p>Pam Bondi, Trump yönetiminde kısa süre içinde görevden ayrılan ikinci üst düzey isim oldu. 5 Mart tarihinde de göçmen politikaları sebebiyle tepki çeken İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem görevinden alınmıştı.</p>

<h2><strong>Hadisenin geçmişi: 3 Milyon belge ve karanlık ilişkiler</strong></h2>

<p>2019 yılında hücresinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’in, Batı dünyasındaki pek çok nüfuzlu isimle olan ilişkilerini ortaya çıkaran belgeler, kamuoyundaki yoğun baskı sonucu kasım ayında kabul edilen bir yasayla gün yüzüne çıkmıştı. Belgelerin yayınlanma biçimi ve sorumluların hala hesap vermemiş olması, kamuoyunda büyük bir öfkeye sebep oldu. Bondi’nin, ifade sırasında Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile Epstein arasındaki bağları sorgulayan Becca Balint’i "Yahudi karşıtlığı" ile suçlaması da siyasi gerilimi tırmandıran son damlalardan biri olmuştu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/epstein-belgeleri-istifa-getirdi-trumpin-adalet-bakani-gorevi-birakti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 22:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/epsistifaw.webp" type="image/jpeg" length="78586"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran misilleme saldırılarını şiddetlendirdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-misilleme-saldirilarini-siddetlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-misilleme-saldirilarini-siddetlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, bölgedeki emperyalist kuşatmaya karşı misilleme operasyonlarını savaşın 34. gününde en üst seviyeye taşıdı. İsrail ve ABD unsurlarını hedef alan saldırılar, akşam saatlerinde şiddetini artırarak büyük sarsıntılara sebep oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Devrim Muhafızları, operasyonların kapsamını genişleterek Bahreyn'de yer alan Amazon Bulut Bilişim Merkezi'ni vurdu. Ürdün'deki El Azrak Hava Üssü'nde bulunan ABD uçaklarına düzenlenen dron saldırıları ise Vaşington yönetiminin bölgedeki hava hakimiyetine zarar verdi. İşgal altındaki Kudüs ve Tel Aviv'de yankılanan patlama sesleri, terörist İsrail halkında büyük korkuya sebep oldu. Şehir genelinde sirenler çalarken, patlamaların etkisi her yerden hissedildi.</p>

<p>Geçtiğimiz günlerde yayınlanan ve Microsoft, Google, Tesla, Boeing gibi 18 dev şirketi kapsayan hedef listesi, İran'ın ekonomik ve teknolojik savaşı sahaya sürdüğünü kanıtlıyor. Vaşington cephesinden gelen tehditler ise gecikmedi. Donald Trump, Kereç'teki B1 köprüsünün yıkılma görüntülerini paylaşarak İran'ı haritadan silmekle tehdit etti ve ülkeyi anlaşma masasına çağırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran cephesinde ise kararlılık hâkim. Ordu başkomutanı Emir Hatemi, tüm birimlere en yüksek seviyede hazırlık emri verdi. Düşman hareketliliğinin hassasiyetle izlendiğini vurgulayan Hatemi, topraklarına yönelik bir kara harekâtı girişiminde bulunacak her bir işgalci askerin imhasını temel görev olarak belirledi. Operasyonel karargâhın teyakkuz hali devam ediyor.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-misilleme-saldirilarini-siddetlendirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 22:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/iranmisilleme.webp" type="image/jpeg" length="67217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[8 ülkeden İsrail'in katliam yasasına ortak tepki]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/8-ulkeden-israilin-katliam-yasasina-ortak-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/8-ulkeden-israilin-katliam-yasasina-ortak-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in işgal altındaki topraklarda Filistinlilere yönelik uygulamayı planladığı idam yasasına karşı ortak bir duruş sergiledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sekiz ülkenin imzasıyla yayımlanan bildiride, İsrail parlamentosu Knesset’te kabul edilen bu düzenlemenin bölgedeki gerilimi kontrol edilemez bir noktaya taşıdığı ve "tehlikeli bir tırmanma" teşkil ettiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ayrımcılık ve apartheid vurgusu</strong></h2>

<p>Bakanlar, söz konusu yasal düzenlemenin Filistin halkının temel haklarını ve varlığını doğrudan hedef aldığını ifade etti. Açıklamada, bu hamlenin halihazırda yürürlükte olan ırk ayrımcı (apartheid) yapıyı daha da kökleştirdiği belirtildi. İsrail yönetiminin giderek sertleşen reddiyeci söylemleri ve Filistinli mahkumları hedef alan ayrımcı politikaları, bölgesel barışın zayıflamasına sebep oldu. Bildiride, bu tür uygulamaların toplumsal infiali artırma ve istikrarı baltalama riski taşıdığına dikkat çekildi.</p>

<h2><strong>Mahkumların durumu ve insani kriz</strong></h2>

<p>Ortak bildiride, İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumların karşı karşıya kaldığı ağır koşullar derin bir endişe kaynağı olarak tanımlandı. İşkence, aç bırakma, insan onuruna aykırı muamele ve temel haklardan mahrum bırakılma gibi eylemlerin güvenilir raporlarla sabit olduğu hatırlatıldı. Bu ihlallerin, Filistin toplumuna yönelik sistematik bir baskı politikasının parçası olduğu dile getirildi.</p>

<h2><strong>Uluslararası topluma dorumluluk çağrısı</strong></h2>

<p>Sekiz ülkenin Dışişleri Bakanları, İsrail’in ırk temelli ve saldırgan tutumuna karşı uluslararası camianın kararlı bir tavır takınması gerektiğini belirtti. Sahadaki gerilimi tetikleyecek her türlü adımdan kaçınılması istenirken, hukuksuz uygulamalar için hesap verebilirliğin sağlanması gerektiği hatırlatıldı. Bölgesel bir felaketin önüne geçilmesi ve durumun daha vahim bir hal almasının engellenmesi amacıyla uluslararası çabaların acilen yoğunlaştırılması talep ediliyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/8-ulkeden-israilin-katliam-yasasina-ortak-tepki</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 21:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/disisleri.webp" type="image/jpeg" length="93307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürmüz düğümü için 40 ülkeden koalisyon]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hurmuz-dugumu-icin-40-ulkeden-koalisyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hurmuz-dugumu-icin-40-ulkeden-koalisyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran’ın hamleleri sonrası fiilen trafiğe kapanan ve küresel enerji arzını sarsan Hürmüz Boğazı için diplomasi trafiği hız kazandı. İngiltere’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve yaklaşık 40 ülkenin temsil edildiği çevrim içi zirvede, dünyanın en kritik su yolunun yeniden açılması için uluslararası bir girişim başlatılması kararlaştırıldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere İçişleri Bakanı Yvette Cooper başkanlığında düzenlenen toplantıya; Fransa, Almanya, Kanada, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan gibi stratejik öneme sahip ülkeler katıldı. Toplantının zamanlaması, ABD Başkanı Donald Trump’ın enerji güvenliği sorumluluğunu bölge ülkelerine ve kullanıcı devletlere bırakan açıklamalarının hemen ardından gelmesiyle dikkat çekti. Vaşington yönetimi ise bu kritik görüşmelere katılım sağlamadı.</p>

<h2><strong>Enerji krizi reddedilemez boyuta ulaştı</strong></h2>

<p>Küresel petrol trafiğinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Boğaz, Şubat ayı sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarına tepki olarak Tahran tarafından kapatılmıştı. Başlangıçta bölgeye donanma gönderilmesi fikrine mesafeli yaklaşan Avrupa ülkeleri, fırlayan enerji maliyetleri ve ekonomik durgunluk riski sebebiyle geri adım atarak ortak koalisyon seçeneğini masaya yatırdı.</p>

<p>Toplantıda öne çıkan başlıklar şunlar oldu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Diplomatik Baskı:</strong> Ülkelerin ekonomik ve diplomatik araçlarla İran üzerinde nasıl bir mekanizma kurabileceği tartışıldı.</p>

<p><strong>Güvenlik ve Sigorta:</strong> Gemi sahiplerinin bölgeden geçiş cesaretini artırmak adına artan sigorta primlerinin düşürülmesi ve güvenlik garantileri ele alındı.</p>

<p><strong>Süreç Yönetimi:</strong> Fransa ve İngiltere’nin öncülük edeceği sürecin çok aşamalı olacağı ve askeri planlamacıların önümüzdeki hafta detaylı bir yol haritası çıkaracağı ifade edildi.</p>

<h2><strong>"Gerçekçi bir çözüm" arayışı</strong></h2>

<p>Fransa Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Guillaume Vernet, çatışmalar tamamen sona ermeden kalıcı bir çözümün zor olduğunu savunurken, gemilerin güvenli geçişi için uzun vadede İran ile koordinasyon kurulmasının şart olduğunu vurguladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise daha sert bir tutum sergileyerek, Boğaz’ın sadece askeri operasyonla ele geçirilmesi fikrinin "gerçekçi olmadığını" dile getirdi.</p>

<p>Dünya genelinde hükümetlerin öncelikli gündemi haline gelen bu krizin çözümü, önümüzdeki günlerde yapılacak teknik ve askeri görüşmelerin ardından netlik kazanacak.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hurmuz-dugumu-icin-40-ulkeden-koalisyon</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 20:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/hurmuz-2.webp" type="image/jpeg" length="79139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Golan’dan Kızıldeniz’e işgal duvarı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/golandan-kizildenize-isgal-duvari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/golandan-kizildenize-isgal-duvari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist  İsrail, Batı Şeria üzerindeki baskı ve işgal politikalarını yeni bir aşamaya taşıyarak bölgeyi fiziksel olarak ikiye bölecek devasa bir bariyer projesini hayata geçiriyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"Kızıl Hat" (Crimson Thread) adı verilen bu proje, Suriye sınırındaki Golan Tepeleri’nden başlayarak Kızıldeniz’e kadar uzanan 500 kilometrelik bir hattı kapsıyor. İşgalci rejim, bölgedeki savaşı ve çatışma ortamını fırsat bilerek, Filistinlilerin en verimli tarım arazilerini gasp etme planlarına hız verdi.</p>

<h2><strong>Atuf Köyü kuşatma altında</strong></h2>

<p>İşgal faaliyetlerinin merkez üslerinden biri haline gelen Ürdün Vadisi’ndeki Atuf köyü, büyük bir insani ve ekonomik yıkımla karşı karşıya kaldı. 4 Mart 2026 tarihinde başlatılan kazı çalışmalarıyla, köyün içinden geçecek 22 kilometre uzunluğunda ve 50 metre genişliğinde bir çit sistemi inşa ediliyor. Bu bariyer, Atuf’u ikiye bölerek köylülerin topraklarıyla olan bağını tamamen koparıyor. Köylülerden Yahya Bişarat, bezelye ekimi için yaptığı 150 bin şekellik yatırımın, suların kesilmesi ve arazinin işgal edilmesi sebebiyle tamamen zayi olduğunu belirtiyor.</p>

<h2><strong>Tarım arazileri ve su kaynakları hedefte</strong></h2>

<p>Filistin’in "tahıl ambarı" olarak nitelendirilen Ürdün Vadisi, stratejik su kaynakları ve verimli toprak yapısıyla bölgenin en kritik noktası durumunda. İşgal güçleri, duvar güzergahı üzerindeki su boru hatlarını ve tarım altyapısını sistemli bir şekilde tahrip ederek halkı göçe zorluyor. İsrailli Kerem Navot örgütünün verilerine göre, "güvenlik" bahanesiyle el konulan 1.160 dönümlük arazinin ötesinde, bariyerin inşası tamamlandığında yaklaşık 40 bin dönümlük devasa bir alan Filistinli çiftçiler için tamamen erişilemez hale gelecek.</p>

<h2><strong>Hukuk kılıfı ve yerleşimci terörü</strong></h2>

<p>Filistin Yönetimi’ne bağlı kurumların İsrail Yüksek Mahkemesi’ne yaptığı itirazlar, bölgedeki siyasi atmosferin gölgesinde kaldı. Şubat ayında verilen geçici durdurma kararı, 3 Mart tarihinde "acil güvenlik ihtiyaçları" gerekçesiyle iptal edildi. Mahkemenin bu tutumu, işgalin hukuk eliyle meşrulaştırılmasına sebep oldu. Öte yandan, maskeli yerleşimcilerin köylülere yönelik tacizleri ve fiziksel saldırıları, ordunun koruması altında artarak devam ediyor.</p>

<h2><strong>Zorunlu göç dayatması</strong></h2>

<p>Bölge sakinlerinden Hayrallah Beni Avde’nin yaşadıkları, işgalin ulaştığı boyutları özetliyor. Evinin duvar güzergahına yakınlığı sebebiyle yerleşimcilerin ağır tacizlerine maruz kalan Beni Avde, on yıllardır süren direnişin ardından ilk kez mülksüzleşme tehlikesiyle karşı karşıya kalarak topraklarını terk etmek zorunda kaldı. Ordu ve yerleşimcilerin eş güdümlü operasyonları, Ürdün Vadisi’ndeki Filistin varlığını tamamen silmeyi ve bölgeyi insansızlaştırarak ilhak etmeyi hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atuf köyünde yaşayan yaklaşık 30 aile ve 180 kişi, bu devasa duvar projesi sebebiyle yerinden edilme ve açlığa mahkûm edilme riskiyle baş başa bırakılmış durumda.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/golandan-kizildenize-isgal-duvari</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/isgalduvari.webp" type="image/jpeg" length="44649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fikri idam teşebbüsü (2 Nisan 2001)]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/fikri-idam-tesebbusu-2-nisan-2001</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/fikri-idam-tesebbusu-2-nisan-2001" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2 Nisan 2001’de 6. DGM dünya hukuk tarihine kara bir leke olarak geçen yargılama sonunda Salih Mirzabeyoğlu’na idam cezası verdi. Mirzabeyoğlu mahkeme çıkışında süreci iki kelime ile özetledi: “Tiyatro bitti!”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Salih Mirzabeyoğlu davası, dünya hukuk tarihine kara bir leke olarak geçen, Türkiye’de yargının adaleti değil de elitlerin ve çetelerin menfaatlerini temin için bir sopa olarak kullanıldığını gösteren dava olarak tarihteki yerini aldı. Hiçbir suça karışmamasına mukabil İBDA-C terör örgütü lideri olarak yargılanan Salih Mirzabeyoğlu, “tiyatro” olarak nitelendirdiği bu yargı sürecini protesto edip duruşmalara katılmayı reddettiği için ağır işkencelere maruz kalmış, üstelik işkence görmüş hâli, tüm Müslümanlara, “sizin de sonunuz böyle olur” dercesine televizyonlarda, gazetelerde servis edilerek cemiyetin gözüne sokulmuştu. İşkence görmüş hâliyle duruşmaya çıkarılan Mirzabeyoğlu’na, duruşmanın hâkimi “Bu vaziyetin ne, bunu kim yaptı?” demeye dahi tenezzül etmedi. Bu, Mirzabeyoğlu’nun tutuklanmasından yargılanmasına ve ceza almasından tahliyesine kadar geçen sürede maruz kaldığı hukuksuzluklardan, işkencelerden sadece biriydi…</p>

<p>Tüm hukuksuzluklara ve işkencelere mukabil vakur ve dik duruşundan asla taviz vermeyen Kumandan Salih Mirzabeyoğlu, 21 Şubat 2000 ve 17 Nisan 2000 tarihlerinde 6. DGM’de yapılan celselerde tarihî bir savunma yaparak, Batıcı Kemalist rejimin maskesini düşürdü ve hukuksuzlukları gözler önüne serdi. 2 Nisan 2001’de 6. DGM Salih Mirzabeyoğlu’na idam cezası verdi. Mirzabeyoğlu mahkeme çıkışında bu süreci iki kelime ile özetledi: “Tiyatro bitti!”</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu'na verilen ceza idamın kaldırılması sonrasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrildi.</p>

<h2><strong>Mirzabeyoğlu’nun maruz kaldığı hukuksuzluklar</strong></h2>

<p>Mirzabeyoğlu ağır işkencelere rağmen iki bölümde verdiği 30 küsur sayfalık Sokrat misali tarihî savunmasında, sistem eleştirisi ve alternatif sistem teklifini çarpıcı örneklerle sunuyor.</p>

<p>Davanın hukuk garabeti olması yanında Mirzabeyoğlu’nun insanî, fikrî ve ahlakî yönü dikkat çekiyor. Rejim ile rejim muhalifinin boğaz boğaza bir kavgasına tanık oluyorsunuz. Devlet gücünü, yürütme ve yargı erkini eline geçirmiş bir canavarın ne olursa olsun kuzuyu yeme teşebbüsü ve kuzu olmayı kabul etmeyen İBDA Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun devleşen direnişi ve davası, herkes için ders alınacak ve yaşadığımız çağa ayna tutacak hüviyette.</p>

<p>Dokuz klasörden oluşan dava dosyasında; polis ve savcı ifadeleri, mahkeme sorgu ve kararlarında hukukun somut, objektif ve genel ilkelerine hiç riayet edilmediği, bilakis Salih Mirzabeyoğlu’nun işkenceler altında yaptığı savunmasında derin bir hukuk, ahlâk ve siyaset ilişkisi kurduğunu ve nefsini düşünmekten öte içtimai bir dert taşıdığını görmekteyiz. Şu söz ona ait: “Devlet hukuk demektir; hukukun olmadığı yerde devlet değil çete vardır.”</p>

<p>Hukukun olmadığı yerde sadece iki tarafı ilgilendiren bir mesele olmadığını, hukuka güven duygusunun zedelenmesinin insanî, ahlakî ve içtimaî yıkımlara ve bunun da rejim bunalımına yol açacağını, bütün suçların olduğu gibi iktisadî suçların da artacağını, vicdanımızı infilak ettirircesine bize anlatıyor Mirzabeyoğlu.</p>

<p>Mahkemenin, sanığın aleyhine olan hususlardaki istekliliğinden ve sanık lehine delilleri toplamaktaki isteksizliğinden davanın gidişatı belli olurken siyasî konjonktüre göre idam kararı verildiği görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Her ne kadar delil olmasa da…”</strong></h2>

<p>28 Şubat döneminde savcı ve hakimler brifing için Genelkurmay’a koşuyor, bunların arasında Salih Mirzabeyoğlu’na idam cezası veren Metin Çetinbaş da var. Öyle ki mahkûmiyet kararı verilirken hukukî gerekçeler üzerinde fazla durulmuyor, maddî unsurlara ve illiyet bağına dikkat edilmiyor. Mahkeme, “Laik düzeni yıkmak istiyorlar. Her ne kadar açık ve net delil olmasa da, Salih Mirzabeyoğlu bu işin fikir babası olduğuna göre örgütün lideri de odur. Hiç taviz de vermiyor. Zaten bir şeyler de yapılmış.” mantığıyla hüküm kuruyor. Dosyadan ve yargılamanın safahatından bu açıkça anlaşılıyor. Böyle mantıkla neler kurulabileceğini ve işin nasıl tersine kendilerini vurabileceğini çarpıcı örneklerle Salih Mirzabeyoğlu tarihî savunmasında anlatıyor.</p>

<h2><strong>Hukuksuzluklar</strong></h2>

<p>Çoğu legal faaliyetler ve kendinden zuhur hâlinde gelişen bölgesel tepki ve eylemler bir havuz yapılarak dosyaya doldurulmuş. Çünkü Salih Mirzabeyoğlu’na isnat edilecek bir şey bulunamamış. Otuz yıllık bir cemiyet ve fikir hareketinin dik duruşu ve istikrarlı büyümesi Batıcı sistem tarafından tehdit ve tehlike görülerek legal-illegal bakmadan operasyonlar yapılmış, dergilerden ve polis ifadelerinden toplanan parça bilgilerle hazırlanan polis fezlekesi aynen iddianameye, iddianame ise aynen mahkeme kararına geçmiştir.</p>

<p>Mahkûmiyet kararında Laiklik ve Atatürkçülük vurgusu dikkat çekmektedir, dosyanın birçok yerinde de açık veya sinmiş olarak bu peşin yargı görülmektedir. Polis ve savcı soruşturmasında da komplo kurgusu açıkça belli olmaktadır. Kurt ile kuzunun “suyumu bulandırıyorsun” hikâyesi…</p>

<h2><strong>Mahkûmiyet kararlarında neler var?</strong></h2>

<p>41 sayfalık Mahkûmiyet Kararı’nın 4 sayfası esas hakkındaki mütalaa, 15 sayfası savunma özetleri, 8 sayfası ise Kumandanın sadece ismi geçen hiçbir eylem bağını göstermeyen sair ifadeler, rapor ve tutanaklar, İBDA fikriyatına gönül bağı olan kişi veya cephelerin muhtelif irili-ufaklı eylemleri, örgütsel doküman diye toplanan el yazısı kâğıtlar, 2 silah ile 2 av tüfeği tutanağı. Bunlar “Dosyamızda Başlıca Deliller” başlığıyla verilmiş. Üç kişiye itham edilenler bunlar. Diğer 8 sayfada ise “Sanıkların Fiili ve Hukukî Durumları” başlığı altında sanıkların siyasî ve ideolojik kimlikleri anlatılmış ve Laik düzenin yıkılması tehlikesinden bahsedilmiş. 41 sayfalık Mahkûmiyet Kararı’nın bir sayfalık hüküm başlığında ise, “Salih Mirzabeyoğlu’nun emir ve komutası göz önünde bulundurularak TCK’nın 146/1. Maddesi gereği İDAM CEZASI İLE CEZALANDRILMASINA” denmiş.</p>

<h2><strong>“Tiyatro Bitti!”</strong></h2>

<p>Fikir, sanat ve aksiyon adamı Salih Mirzabeyoğlu’nun idam kararı üzerine söylediği “Tiyatro Bitti!” sözünü doğrulayan bir senaryo yazmış mahkeme heyeti. Hukuk ayaklar altına alınarak, din düşmanları bir zafer edasıyla vermişler kararlarını. Aslında kaldırılan 163. maddeyi yetki gaspı yaparak tatbik etmişler.</p>

<p>Mirzabeyoğlu tutuklanmadan 6 ay önce, Adana DGM C. Başsavcılığınca, Gaziantep-Urfa yöresinde faaliyette bulunan, “İBDA-C Ultra Force (Büyük Güç) isimli silahlı terör örgütünün amir ve kumandayı haiz üyesi olmak” suçundan TCK’nın 168/1 maddesi gereği kamu davası açılmış, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sorulmuş, savcılık 25.5.1998 tarihli yazısında “Salih Mirzabeyoğlu’nun İstanbul’da yasal kitap faaliyetleri yaptığı ve illegal bir faaliyeti tesbit edilememiş” cevabını vermiş ve Adana DGM C. Başsavcılığı görevsizlik kararı vermiş.</p>

<h2><strong>Hedef: Türkün ruh kökü</strong></h2>

<p>Altı ay içinde ne olmuş ki, Anayasal Düzeni Silah Zoruyla Değiştirmeye Teşebbüs suçu oluşmuştur? İşin zaman ve eylem açısından imkânsızlığı ortada iken, vahamet derecesinde ve yoğunlukla eylem ifade etmesi gereken 146/1. maddeden ceza nasıl verilebiliyor? Hem de bu ucube kararın üstünde “Türk Milleti Adına Yargılama Yapmak” ifadesi konmuşken. Hukuk kılıfı altında Türk Milletini ve Anadolu ruhunu katletmenin kararını vermişler. Üstelik devlet görevlisi imkânlarını kullanarak bu cinayeti işlemişler, “nitelikli cinayet” diyebiliriz. Yüzde yüz yerli bir hareket olan BD-İBDA'nın bağlı olduğu, "Türkün ruh kökü ve Anadoluculuk davası" hedef alınmıştır. Gazi Üniversitesinden Prof. Dr. Nurullah Aydın’ın, Mirzabeyoğlu davasını inceledikten sonra Baran dergisine verdiği mülakattaki sözünü aktaralım: “Salih Mirzabeyoğlu Yahudi olsa idi bir saat bile içerde kalmazdı.”</p>

<h2><strong>“Örgüt evinde yakalandı” yalanı</strong></h2>

<p>Kamuoyunun malumu olduğu üzere Salih Mirzabeyoğlu çocuğunu okuldan alırken yakalanıyor ve “örgüt evinde yakalandı” diye izbe görüntüler eşliğinde basına servis ediliyor. O dönem, Müslüman geçinenler de sessiz kalarak bu yargısız infaza eşlik ediyor. Salih Mirzabeyoğlu Tuzla’da otururken koruması olduğu iddia edilen Saadettin Ustaosmanoğlu ise Fatih’te oturuyordu. Görüşmeleri bile yoktu. Ama örgüt olmuşlardı!</p>

<p>O zamanın Star gazetesi Salih Mirzabeyoğlu’nun askerlerce darp edilmiş haline “traş olurken yüzünü kesti” derken, Hürriyet gazetesi de “yolunmuş aslanlar tavuğa döndü” diyerek işkenceler pervasızca alkışlanıyor, yalakalıkta birbirleriyle yarışıyordu. Mahkeme heyeti de üstü başı perişan sanıklara bir şey dahî sormuyordu. Zaten İBDA Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun tek suçu Yahudi işbirlikçisi bu çıkar çevrelerine karşı dik duruşu ve Necip Fazıl’dan devraldığı dava taşını gediğine koymak istemesidir. Dininin, dilinin, ırzının, ilminin vs. intikamını almak istemesidir. İslâmî ve antiemperyalist böyle bir fikir etrafında Salih Mirzabeyoğlu’na bağlılık ise çıkar çevrelerini korkutmuştur. İBDA’nın çizgisi aynıdır. 16 yıldır cezaevinde kalan ve 17’si cezaevinde olmak üzere 70’e yakın telif eser sahibi olan Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun tek davası, Ümmetin Kurtuluşu davasıdır: “Allah nurunu tamamlayacaktır, kâfirler istemese de…”</p>

<h2><strong>Ceza verenler kemalist ve FETÖ’cü</strong></h2>

<p>İBDA Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’na idam cezası veren Metin Çetinbaş, Kemalist ve brifingçi olup, hâkimlikten ayrılınca Ergenekon sanığı Kemal Alemdaroğlu’nun avukatı olmuştur. Keza, Salih Mirzabeyoğlu’na idam isteyen C. Savcısı Ali Cengiz Hacıosmanoğlu ise FETÖ’cü idi. Bu savcının 17 Aralık 2013 tarihli Hükümete darbe operasyonu mimarlarından olduğu görüldü. Kemalist cunta ile FETÖ’cü cunta Salih Mirzabeyoğlu’na karşı olmada müşterekler. İBDA bağlılarına verilen ağır cezalarda da bu şer odaklarının müşterekliği var. İBDA olunca aralarındaki kavgayı unutuyorlar anlaşılan.</p>

<p>Mirzabeyoğlu davasına önce bakan 6. DGM Başkanı Sedat Karagül’ün, görevinden alındıktan sonraki “siyasî baskı görmediğim hiçbir dava yoktu” açıklaması da dikkat çekicidir. Siyasî davaların merkezinde olan 28 Şubat’a direnen tek hareketin mimarı olarak görülen Salih Mirzabeyoğlu ve onun davasıdır. 28 Şubat’ın başarısızlığının ve daha ileri gidememesinin sebebi de, İBDA hareketi ve direnişidir. Bu korkunun bir tezahürü olarak, davayı bir an önce neticelendirmeyen Sedat Karagül yerine Metin Çetinbaş geliyor ve daha üçüncü duruşmada idamı veriyordu. Evcil mahlûk sahibinin hükmüne uymakta gecikmiyordu.</p>

<p>Dokuz klasörlük ve yaklaşık 3000 sayfalık dava dosyasının 5-6 ve 7 nolu klasörler tamamen Salih Mirzabeyoğlu dışındaki İBDA’cıların yıllar önce yakalanıp görülen ve bir kısmı neticelenen davalarının polis ifadelerinden ibaret. Herkes kendi usulünce mücadele eder ve her cephenin yaptıklarının hatası sevabı kendisine aittir. Hukukî tanımlama ile, “suçların şahsiliği ilkesi” vardır. Bir ev arama tutanağına bakıyorum, “Salih Mirzabeyoğlu’nun posteri ve yine irtica içerikli çok sayıda kitaba el konulmuş” diyor. 70 sayfa saydığım Hendek İBDA-C davası evrakı 2. Klasöre doldurulmuş. Ziyaretler, sohbetler, dergiler, kitaplar, legal dergilerde çıkan haber ve yorumlar. Kurgulanmış sorularla alınmış ifadeler vs. vs.</p>

<p>Cezaevinden dergilere gelen mektuplar da dosyayı süslemiş. Devrimci Dostlar’dan gelen mektuplarla kompozisyon tamamlanmış. Kumandan’a derin saygılı ifadeler mi, mektupları dosyada toplama saiki olmuş?</p>

<h2><strong>Fikrî yazılar, örgütsel doküman olarak gösteriliyor</strong></h2>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kitaplaşmış el yazıları örgütsel doküman olmuş. Bazı yazılar gözüme ilişiyor: Derviş Muhammed. Abdülhalik Gücdüvanî. Mevlana… Bu zatlarla da örgütsel bağ var herhalde! Gösterilerde “Yaşasın Kumandan Mirzabeyoğlu!” diye bağırılmış, bunlar da dosyada var. Meşhur Taraf dergisinin “İBDA-C nedir?” broşürü de dosyada yer almış. Anlayarak okusalardı, sapla samanı karıştıran böyle çorba bir dosya yapmazlardı herhalde.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun “Ev Arama ve Zaptetme” tutanağında kendi telif ettiği kitapların hepsine el konmuş ve tutanağa tek tek yazmışlar. Müellifin evinde eserlerini ele geçirmişler, tam bir suçüstü(!).</p>

<p>1998 senesinde Salih Mirzabeyoğlu’nun gözaltına alınmasını ağızlarından salyalar akarak veren işbirlikçi medyaya, Kumandan’ın avukatı tarafından “Salih Mirzabeyoğlu “örgüt lideri” değil, “fikir adamıdır” başlıklı noterden cevap ve düzeltme metinleri gönderilmiş olup, bunların bir suretleri ve gönderildiği medya kurumları dava dosyasında da yer almaktadır.</p>

<h2><strong>Milletin kanını emen imtiyazlı 3000 aile</strong></h2>

<p>Milletin kanını emen 3000 imtiyazlı ailenin çıkarları için var olan asker, polis ve yargı. Mahkumiyet kararında 6. DGM bunu açıkça itiraf ediyor:</p>

<p>“Sanık Salih İzzet Erdiş’in kurup yönettiği İBDA-C Örgütü, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Anayasa ile temin edilmiş demokratik, Laik hukuk düzenini silahlı halk ayaklanması yoluyla değiştirmeye çalışan son yılların en tehlikeli terör örgütlerinden biridir.”</p>

<p>İBDA bağlılarının heybeti ve kâfirlere verdiği korkuları ayrı bir mevzu, mahkeme kararında kaç tane yanlış bir arada bulunuyor. Hukuk, somut delil demek, delilleriniz Mirzabeyoğlu’nun eserleri mi? İBDA ile İBDA-C’nin farkı bilinmeden nasıl karar tesis ediliyor? Laikliği reddetmek ve İslâm devleti istemek suç mu? Kanunsuz suç olur mu?</p>

<p>1991 yılında Körfez savaşını protesto gösterilerinden sonra halk ayaklanmasına geçilecek endişesiyle Salih Mirzabeyoğlu tutuklanmış ve daha sonra beraat etmişti. Bu notu da ilave edelim.</p>

<h2><strong>Dosyalara hiç bakılmadı</strong></h2>

<p>İsnad edilen suçların maddî ve manevî unsurları araştırılmamış, Hizbullah gibi alakasız dosyalar klasörlere girmiş, arama kararı olmadan evler aranmış, Şube’de ise muvafakatlı ev arama tutanakları imzalatılmış, 80 civarında legal ve illegal cephelerin kendi bölgelerinde ve kendinden zuhur espriyle faaliyetleri anlaşılmamış, lehe deliller araştırılmamış, bir yere bırakılan yazılı kâğıttan o zümrenin suçlanamayacağı gözardı edilmiştir. Ve hiçbir emir ve komuta bağı olmadan, “ortada bir örgüt olduğuna ve buna bir lider gerektiğine göre” yakıştırmasıyla Salih Mirzabeyoğlu örgüt liderliğine ve idam cezasına “münasip görülmüş”. Savcı iddianamesinde,” her ne kadar örgütü yönettiğine dair bir delil elde edilememişse de” diyor ama buna rağmen takipsizlik kararı vermek yerine dava açıyor. Hukuk ve adaletin gereği değil, egemen güçlerin isteği oluyor…</p>

<h2><strong>Hukukî değil, ideolojik dava</strong></h2>

<p>Mirzabeyoğlu davası, hukukî değil, tamamen siyasî ve ideolojik bir davadır.</p>

<p>Polisin, askerin ve yargının yapmak istediği Salih Mirzabeyoğlu’nun iradesini kırmak idi. İBDA Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun yapmak istediği ise, Esseyid Abdülhakîm Arvasî Hazretlerinin Anadolu’daki Kurtuluş Mücadelesine verdiği destek iradesini, Necip Fazıl’dan tevarüs ederek yaşatmaktır. “Gayesine ermemiş savaş bitmemiştir.” diyerek bağımsızlık mücadelesini zafere erdirmektir. Eğer böyle bir misyonu ve Allah’ın yardımı olmasa idi böyle destanlık direniş olur muydu?</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>BD-İBDA Tarihi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/fikri-idam-tesebbusu-2-nisan-2001</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/tarihqqq.webp" type="image/jpeg" length="37992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="31856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yardım noktasına koşan perişan haldeki Gazzelilere kurşun yağdırıldı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail askerleri, Gazze'de yardım noktasına koşan açlıktan perişan olmuş, dili damağına yapışmış Gazzelilere kurşun yağdırıyor!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortada sözde bir "ateşkes" mutabakatı var ama Yahudi zihniyet için bu sadece yeni bir kalleşlik fırsatı. Açlıktan dizlerinin bağı çözülmüş, çocuklarına bir avuç un götürebilmek için can havliyle toz duman içinde koşturan sivil halkın üzerine mermi yağdırmak, ancak böyle aşağılık bir kavmin işi olabilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de bu yapılanlarla görülüyor ki bunlar, insanlık ailesinin bağrına saplanmış zehirli bir hançerdir. Bir lokma yiyecek için koşan aç insanı hedef alacak kadar haysiyetsiz, ateşkes sözü verip arkadan vuracak kadar cani namertler var insanlığın karşısında. Tarih, rızık peşindeki mazlumu vuran, çocukların boğazından geçecek ekmeğe kan bulaştıran en aşağılık mahluklar olarak kaydedecek, kaydetti ve kaydediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-165651.png" type="image/jpeg" length="80441"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medeniyet Üniversitesi iftarında Müslüman öğrencilerden intikam yemini!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı yoğun katılımla gerçekleşirken davetliler arasında yer alan Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak öncülüğünde intikam yemini edildi. Sloganlar ve tekbirlerle inletilen meydan coşkulu anlara sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı bu yıl da Müslüman öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Üniversitede bir araya gelen öğrenciler, oruçlarını açtıktan sonra cemaat hâlinde namaz kıldı. Programda ezgiler seslendirilirken sık sık tekbirler getirildi ve sloganlar atıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte, Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak da davetliler arasında yer aldı. Harun Şimşak öncülüğünde Müslüman öğrenciler hep birlikte meydanı intikam yeminiyle inletti. "Ya Muntakim Allah, Bizi intikamına memur et" sesleri Medeniyet Üniversitesi semasında yankılandı. Coşkulu anların yaşandığı buluşmada En’am Suresi’nin 162’nci ayeti okunarak meydanı dolduran kalabalık tarafından hep birlikte tekrar edildi.</p>

<p>İftar programı boyunca üniversite kampüsünde yoğun bir atmosfer oluşurken, etkinlik öğrencilerin toplu duaları ve sloganlarıyla sona erdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-130944.png" type="image/jpeg" length="20156"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nereden türedi bu kadar p.ç kurusu?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsimleri Ahmet, Mehmet, Hasan... Ama ailesinden ve okullarından almadıkları terbiye ile İslam düşmanı olmuşlar. Görüntülerde bir grup gencin camiye ait masaları tekmeleyip kaçtığı görülüyor.</p>

<p>Bir çocuğun, toplumun ortak değeri olan cami avlusunda bu denli pervasızlaşması, akıllara tek bir gerçeği getiriyor: Hangi el onları bu kinle besledi? Çocuk çocuktur ancak o masayı kıran nefret, ancak aile ocağında pişmiş olabilir veya okullarda dayatılan Kemalizm.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görünüşe göre bu "p.ç kurularının" ardında, onlara mukaddesat düşmanlığını miras bırakan, aynı yolun yolcusu anne ve babalar var. Kendi kültürüne, kendi dinine bu denli yabancılaşmış bir güruhun türemesi, ocağındaki yangının sokağa taşmasıdır.</p>

<p>Memlekette İslam düşmanlarına verilen cezaların komik düzeyde kalması, bu fare deliklerinden çıkanları cesaretlendiriyor. Ceza yemeyeceklerini bildikleri için bu kadar pervasızlar! En önemlisi de, bu p.ç kuruları henüz Müslümanların sert tokadını, o sarsıcı sopasını yemedikleri için kendilerini meydanda zannediyorlar. Eğer hak ettikleri karşılığı bulsalardı, o fare deliklerinden başlarını çıkarmaya dahi cesaret edemezlerdi.</p>

<p>Bu memleketin huzuruna ve dinine kasteden bu zihniyet, hak ettiği bedeli en ağır şekilde ödemelidir. Cezasızlık zırhına bürünüp sokaklarda, sosyal mecralarda terör estiren bu güruha karşı sessiz kalınmamalıdır. Müslümanların mukaddesatına el uzatanın eli kırılmalı, bu soysuzluk kökünden kurutulmalıdır!</p>

<p>Şurası da bir gerçek; Abdülhakim Arvasi Hazretleri veledi zinanın kemalat bulmayacağını söyler. Yani bunlar ne uyarıyla, ne eğitimle ne de sopayla düzelir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-09-135111.png" type="image/jpeg" length="17462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökkuşağı faşistleri yaka paça dışarıya atıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde, TRT’nin “Gökkuşağı Faşizmi” belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ile yönetmen Abdülgafur Şahin’in katıldığı “Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite” paneli, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. Programı sabote etmeye çalışan grup güvenlik müdahalesiyle salondan çıkarılırken iki kişi gözaltına alındı; yaşanan hadise, fikrî zeminde karşılık üretemeyen özgürlük(!) mağdurlarının sabotaj yaparak iki yüzlülüklerini ele verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde düzenlenen "Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite" başlıklı panel, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. TRT’nin "Gökkuşağı Faşizmi" belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ve yönetmen Abdülgafur Şahin'in konuk olduğu etkinlikte, sapkın gruplar fikri sahada mağlup olmanın hıncıyla saldırıya geçti.</p>

<h3><strong>Programa sabotaj teşebbüsü</strong></h3>

<p>"Özgürlük" ve "eşitlik" sakızını çiğneyerek yıllardır mazlum edebiyatı yapan sapık şebeke, hakikatler yüzlerine çarpılınca asıl karakterleri olan faşizme rücu etti. Konferans salonuna sızarak sloganlarla akademik ortamı terörize etmeye yeltenen gruba emniyet güçleri anında müdahale etti. Salonu provoke eden ve "nefret suçu" yalanıyla hakikati susturmaya çalışan şahıslar yaka paça dışarı çıkarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Gökkuşağı faşistlerine ters kelepçe</strong></h3>

<p>Olaylar sırasında operasyonel tavırlarla düzeni bozmaya kalkan 2 kişi gözaltına alındı. Polise mukavemet gösteren şahıslara ters kelepçe uygulandı. Gözaltına alınanlar işlemlerinin ardından serbest bırakılsa da, üniversite koridorlarında estirilmek istenen terör havası amacına ulaşamadı.</p>

<h3><strong>Fikir bitince şamata çıkardılar</strong></h3>

<p>Marmara Üniversitesi’nde yaşanan bu hadise, LGBT lobisinin fikir karşısındaki zavallılığının en net vesikasıdır. "Baskı altındayız" diyenlerin, aslında en küçük bir fikri eleştiriye dahi tahammülü olmayan azınlık faşistleri olduğu bir kez daha tescillenmiştir. Müslüman Anadolu’nun evlatlarını ve aile yapısını hedef alan bu ifsat projesi, deşifre edildikçe hırçınlaşmaktadır. Fikrin bittiği yerde şamataya sarılan bu aparatlar için yolun sonu gözükmektedir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-22-185313.png" type="image/jpeg" length="98632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik yobazların Ramazan hazımsızlığı dinmedi: İzmir'de Ramazan karşıtı yürüyüş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Alsancak'ta bir grup laik yobaz daha Ramazan etkinliklerini hedef alarak yürüyüş düzenledi. Bu toprakların ruh köküne olan yabancılığını açık açık dile getiren bu İslam düşmanı zihniyet, her daim nefretini kusuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Alsancak, dün yine bu toprakların ruh köküne yabancılaşmış bir gürültüye sahne oldu. Okullarda öğrencilerin gönlüne nakşedilen Ramazan ikliminden rahatsız olan bir avuç İslam düşmanı, "laiklik" kalkanının arkasına sığınarak mukaddesata karşı nefretini kustu. "Karanlığa teslim olmayacağız" nakaratıyla sokaklara dökülen zümre, meydan okurcasına bu milletin değerlerine olan hıncını ve uzaklığını ilan etti.</p>

<p>Ramazan coşkusu bir "etkinlik" değil, bu milletin asli değerlerinden gelen bir neşedir. Bu neşeyi "karanlık" ilan edenlerin "eşitlik" ve "teminat" dediği şey ise, Müslüman Anadolu insanını kendi öz yurdunda parya tutma projesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/amazan.jpg" type="image/jpeg" length="39078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Holokost ve gaz odaları yalanı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/holokost-ve-gaz-odalari-yalani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/holokost-ve-gaz-odalari-yalani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siyonist propogandanın en büyük dayanağı olan "6 milyon Yahudi'nin öldürüldüğü" Holokost yalanı ve sözde gaz odaları efsanesi, Ernst Zündel’in teknik ifşaları ve delilleriyle açığa çıkarılıyor. Batı’nın kutsal saydığı Holokost anlatısının bir "mağduriyet endüstrisi" olduğunu belgeleriyle ortaya koyan Zündel, küresel nizamın kurduğu tarihi illüzyonu tüm çıplaklığıyla deşifre ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İkinci Dünya Savaşı’ndan bugüne, Batı dünyasının üzerinde yükseldiği en büyük ideolojik duvarlardan birisi hiç şüphesiz "Holokost" anlatısıdır. Kelime manasıyla "tamamen yanmış" anlamına gelen bu terim, Siyonist propaganda makinesi tarafından "6 milyon Yahudi’nin gaz odalarında sistemli şekilde yok edilmesi" şeklinde dünyaya dikte edilmiştir. Ancak bu efsane, savaşın galipleri tarafından kurulan yeni nizamın dokunulamaz "kutsalı" haline getirilmiştir.</p>

<h3><strong>Efsanenin perde arkası: Toplama kampları ve gaz odaları</strong></h3>

<p>Siyonist propogandayla dikte edilmiş resmî tarihin iddiasına göre, Nasyonal Sosyalist Almanya, işgal ettiği topraklarda Yahudileri imha etmek amacıyla Auschwitz, Treblinka ve Dachau gibi "ölüm kampları" kurmuştur. Bu kamplarda insanların Zyklon-B gazı basılan odalarda topluca katledildiği ve ardından krematoryumlarda yakıldığı öne sürülür.</p>

<p>Ancak meselenin teknik ve tarihî gerçekliği bambaşka bir tablo çizmektedir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Toplama kamplarının mahiyeti:</strong> Zündel'e göre bu kamplar, savaş döneminde düşman unsurların bir arada tutulduğu çalışma ve lojistik merkezleridir. Salgın hastalıkların (özellikle tifüs) yayılmasını önlemek amacıyla kıyafetlerin dezenfekte edilmesi için kullanılan fırınlar ve gazlar, bugün "insan yakma ve öldürme" düzenekleri olarak pazarlanmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gaz odası paradoksu:</strong> Kimyagerler ve yapı uzmanları, iddia edilen "gaz odalarının" sızdırmazlık ve havalandırma açısından teknik olarak kitle imhasına uygun olmadığını defalarca ispat etmiştir. Bugün Auschwitz’de turistlere gezdirilen odaların, savaş sonrası Sovyetler tarafından "mizansen" amacıyla inşa edildiği bizzat müze yetkilileri tarafından dahi (Dr. Piper örneğinde olduğu gibi) kısmen itiraf edilmiştir.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Küresel propagandanın sinir uçlarına dokunan yayıncı</strong></h3>

<p>Ernst Zündel, tam da bu noktada devreye girerek "kral çıplak" diyen isimlerin başında gelir. 1939 doğumlu Alman yayıncı, 1958'de gittiği Kanada'da Samisdat Yayınevi'ni kurarak Siyonist ezberleri sarsan gerçekleri dile getirmiştir:</p>

<p>Zündel, 6 milyon rakamının matematiksel bir imkansızlık olduğunu, kamplardaki toplam kaybın 20 bini geçmediğini söyler.</p>

<p>Kamplardaki ölümlerin çoğunun iddia edilen gazlardan değil, savaşın son dönemindeki kıtlık, bombalamalar sonucu kesilen ikmal hatları ve tifüs salgınlarından kaynaklandığını belgeleriyle ortaya koyar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Gerçeklerin bedeli: Hapis ve sürgün</strong></h3>

<p>Siyonist "mağduriyet endüstrisi" için ciddi tehditlerden biri, Zündel’in bu teknik ve tarihî ifşalarıydı. Bu yüzden Zündel; Kanada’da "yalan haber yaymak" suçlamasıyla taciz edilmiş, 2005’te Almanya’ya iade edilerek 5 yıl zindana atılmıştır. 2017'deki vefatına kadar da "Holokost inkârcısı" yaftasıyla küresel bir lince tabi tutulmuştur.</p>

<p>Netice itibariyle; Ernst Zündel’in ifadeleri, Batı’nın "ifade özgürlüğü" masalının Siyonizm’in çıkarları söz konusu olduğunda nasıl bir engizisyona dönüştüğünün ispatıdır. Bugün Gazze’de canlı yayında soykırım yapanlar, dünün uydurma mağduriyetleriyle bugünkü cürümlerini örtmeye çalışmaktadır. Zündel’in mücadelesi, bu örtüyü kaldırma mücadelelerindendir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/holokost-ve-gaz-odalari-yalani</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Feb 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/holokost-yalani.jpg" type="image/jpeg" length="23373"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda'da Müslüman kadını taciz ederek kovalayan polis yere kapaklandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/hollandada-musluman-kadini-taciz-ederek-kovalayan-polis-yere-kapaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/hollandada-musluman-kadini-taciz-ederek-kovalayan-polis-yere-kapaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'da tesettürlü bir Müslüman kadının polis tarafından metro istasyonunda taciz edilerek kovalandığı görüntülendi. Müslüman kadının akıllıca manevrasıyla polisi yere düşürerek kaçmayı başardığı görülse de Avrupa'nın Müslümanlara karşı baskısı tekrardan gün yüzüne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Avrupa’da İslam düşmanlığı artık münferit vakalarla izah edilemeyecek bir hız ve pervasızlıkla sürüyor. Hollanda’da başörtülü Müslüman bir kadının polis tarafından taciz edilerek kovalandığı, ve ardından Müslüman kadının akıllıca bir manevrayla polisi düşürerek metro istasyonunda kaçtığı görüldü. Batı’nın “hukuk” ve “özgürlük” söyleminin içinin boşaldığı artık ayan beyan ortadadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu hadise, Avrupa’nın uzun süredir Müslüman kimliğe karşı yürüttüğü sistematik baskı örneklerinden sadece biri. Olayla ilgili soruşturma çağrıları yükselirken, Avrupa’nın İslamofobi sicili bir kez daha kabarıyor.</p>
</article></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/hollandada-musluman-kadini-taciz-ederek-kovalayan-polis-yere-kapaklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-09-165903.png" type="image/jpeg" length="79303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah Yıldız hoca: Yanımızda, sağımızda, solumuzda Resulullah’la alay ettirmeyin]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abdullah-yildiz-hoca-yanimizda-sagimizda-solumuzda-resulullahla-alay-ettirmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abdullah-yildiz-hoca-yanimizda-sagimizda-solumuzda-resulullahla-alay-ettirmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Molla Abdullah Yıldız: Türkiye’de çok sayıda kallavi kâfir var. Standuplarda Allah ile peygamber ile alay ediyorlar. Daha geçen gün bir tane kaşar çıktı, standupta ahiret ile dalga geçiyor. Tabii bunlara ceza veren yok ama Allah’ın şeriatı olsa bunları yapamazlar.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Molla Abdullah Yıldız:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’deki ve dünyadaki Müslümanlar böyle. Şu an Türkiye’de epey kâfir var, sayısı oldukça fazla. Onlar da aynı şeyleri iddia ediyorlar: “Bak küfrediyoruz, Allah’a inanmıyoruz, Allah’la alay ediyoruz, stand-up şovlarda dinle alay ediyoruz, bak bir şey olmuyor.” Adam ellerini büküp silip karakola alınıyor ve süklüm püklüm çıkıyor. Çünkü Allah’a ve Peygamber’e küfrettiği zaman 5816 diye bir kanun yok.</p>

<p>İslâm şeriatı olsaydı, Allah’ın kuralları uygulansaydı, bir Allah’a veya Peygamber’e küfredilseydi... Şu Rize’nin meydanında Allah’a küfreden birinin sallandığını görse bir insan, “Allah Celle Celâluhu” sadece bunu diyebilirdi. Peygamber’e çok rahat küfedebiliyor. Peygamber’in namusu, eşi hakkında ileri geri konuşabiliyor; çünkü bir cezası yok. Ne demek istiyor? “Bak konuşuyorum, bir şey oluyor mu? Bak stand-up yapıyorum, Allah’ın diniyle alay ediyorum, millet gülüyor.”</p>

<p>Bir tane kaşar var, yeni gösteri yaptı. İsmini söylemeyeyim, ahiretle alay ediyor, millet de gülüyor. Allah Celle Celâluhu o günleri bize göstersin, izzetimizi tekrar kazanmayı nasip etsin. Yanımızda, sağımızda, solumuzda Resûlullah’la alay ettirmeyin. Korkmayın, başınıza bir şey gelmez. Siz Allah Resûlü’nü himaye ederseniz, Allah da sizi himaye eder.</p>

<p>Senin yanına biri gelip eşin hakkında bir şey söylese, ne yaparsın? Ne yaparsın burada? Allah ne verdiyse... “Beni karakola götürürler, hapse atarlar” diye düşünür müsün? Ne var ne yok dalarsın. Anana, bacına, birinin namusuna... Ki haklı mısın? El cevap haklısın. Peygamber ne dedi: “Men qutila dûne ‘ırzihi fehuve şehîd.” Kim namusunu korumak için öldürülürse şehittir.</p>

<p>Adam Peygamber’e küfrediyor, alay ediyor. Peygamber’le, ahirette Cebrâil’le gülüyor, inandığın iman esaslarıyla dalga geçiyor. Sen ne yapıyorsun? Sessizce sigara içiyorsun. Peygamber senin katında anan kadar, eşin kadar kıymetli değil. Ve sen sahâbiyle aynı cennete gitmek istiyorsun? O sahâbi Peygamber’e, “Anam babam sana feda olsun ya Resûlullah” diyordu.</p>

<p>Biraz izzetiniz olsun, korkmayın. Tek başına yeryüzünün en tehlikeli silahı, davası için ölmekten korkmayan Müslümandır. Bir tanesinden korkar dünya, bir tanesinden Amerika. Bakın, bu sarı baş domuz (Trump) bir miting yaparken biri şaka diye “Allahu Ekber” diye bağırdı. Sadece bağırdı. “Allahu Ekber” deyince kürsüde süzüldü yere. Sadece bağırdı. Yeryüzünde herkes bundan korkar; yeter ki içi iman dolu Müslümanlar olalım.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abdullah-yildiz-hoca-yanimizda-sagimizda-solumuzda-resulullahla-alay-ettirmeyin</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Feb 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/molla-abdullah-yildiz.jpg" type="image/jpeg" length="63758"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'e desteğe giden genç evanjelist, Yahudilerin saldırısıyla şoka uğradı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israile-destege-giden-genc-evanjelist-yahudilerin-saldirisiyla-soka-ugradi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israile-destege-giden-genc-evanjelist-yahudilerin-saldirisiyla-soka-ugradi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kiliselerde ve medya vaazlarında “mazlum” diye pazarlanan İsrail masalı, sahada vahşet ve ırkçılıkla kendini gösterdi. Terörist İsrail'e destek için giden genç bir evanjelist, terörist Yahudilerin kendilerinden olmayan herkese karşı sergilediği barbarlığı görünce hakikatin tokadını yedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yıllarca kiliselerde ve medya kanallarında kendisine pazarlanan<strong> </strong>"mazlum ve medeni İsrail" masalının, sahada nasıl bir vahşet ve ırkçılık mekanizmasına dönüştüğünü kendi gözleriyle gören genç evanjelist inandığı tüm değerler paramparça oldu.</p>

<p>Desteklemek için gittiği sistemin, kendisi gibi "öteki" gördüğü herkese karşı sergilediği düşman ve barbar tavır, Yahudilerin gerçek yüzünü bir kez daha deşifre etti.</p>

<p>Batı dünyasında milyarlarca dolarlık bütçelerle kurgulanan sahte kahramanlık hikâyeleri, sahadaki gerçekliğin duvarına çarparak yerle bir oluyor. Terörist Yahudilerin sadece Müslümanlara değil, kendisine tam biat etmeyen ve "üstün ırk" ideolojisine uymayan herkese karşı takındığı vahşi tavır, destekçilerini bile dehşete düşürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://cdn.yeniakit.com.tr/cdn-cgi/image/format=webp/images/detail/1769173087-c12acd.png" rel="nofollow"><img alt="" src="https://cdn.yeniakit.com.tr/cdn-cgi/image/format=webp/images/detail/1769173087-c12acd.png" width="600" /></a></p>

<p>Kendi müttefiklerine bile tahammül edemeyen, onları aşağılayan ve dışlayan bu işgalci zihniyetin, yıllardır her türlü zulmü reva gördüğü Filistinli mazlumlara neler yaşattığını düşünmek bile vicdanları yaralıyor. Bu olay, siyonist propagandanın sadece bir yalan üzerine kurulu olduğunu değil, aynı zamanda kendi celladına aşık edilenlerin bile sonunda gerçeğin tokadıyla uyandığını gösteriyor.</p>

<p><em>Akit</em></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israile-destege-giden-genc-evanjelist-yahudilerin-saldirisiyla-soka-ugradi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/01/ekran-goruntusu-2026-01-25-173720.png" type="image/jpeg" length="25178"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="56066"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="28491"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="32610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="30884"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="90163"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="80049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="12547"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="96390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2025 itibariyle) kargo dahil 1560 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="44890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="46233"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
