<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 21:51:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Apple, OpenAI’a dava açtı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/apple-openaia-dava-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/apple-openaia-dava-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple, yapay zeka pazarındaki en büyük rakiplerinden OpenAI’a ticari sırları çaldığı gerekçesiyle dava açtı. Şirketin eski mühendis ve tasarımcıları aracılığıyla gizli donanım bilgilerini ele geçirmekle suçlanan OpenAI ise iddiaları reddetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Teknoloji dünyası, yapay zeka pazarındaki hakimiyet yarışında dev bir hukuk savaşına sahne oluyor. Apple, Kaliforniya Kuzey Bölge Mahkemesinde açtığı davada, OpenAI’ın gizli ticari sırları ve yeni nesil cihaz tasarımlarını hukuksuz şekilde ele geçirdiğini ileri sürdü.</p>

<p>Dava dilekçesinde, OpenAI’ın bu gizli bilgileri kendi geliştirmekte olduğu ve bu yıl tanıtılması beklenen yapay zeka tabanlı yeni donanım projelerinde kullandığı iddia edildi. Apple, söz konusu davanın gerekçesini ticari sırların kötüye kullanımı ve sözleşme ihlali olarak temellendirdi.</p>

<h2><strong>Eski çalışanlar ve kritik belgeler</strong></h2>

<p>Apple’ın iddialarının merkezinde, yakın zamanda OpenAI kadrosuna katılan eski çalışanları yer alıyor.</p>

<p>Şirket, Ocak 2026’da Apple’dan ayrılarak OpenAI’a geçen mühendis Chang Liu’nun, ayrılış sürecinde şirket bilgisayarlarını iade etmediğini ve eski iş arkadaşının bilgisayarı üzerinden Apple’ın henüz piyasaya sürülmemiş ürünlerine ait onlarca gizli donanım dosyası, mühendislik sunumu ve teknik veri indirdiğini öne sürdü.</p>

<p>Davadaki bir diğer kritik isim ise Apple’ın eski iPhone ve Apple Watch tasarım lideri, şimdiki OpenAI Donanım Başkanı Tang Tan oldu.</p>

<p>Apple, Tan’ın istifa etmeden önce tedarikçi bilgilerini OpenAI’a sızdırdığını ve işe alım süreçlerinde Apple mühendislerine yanlarında şirkete ait parçaları getirmeleri yönünde talimat verdiğini iddia etti.</p>

<p>OpenAI sözcüsü Drew Pusateri ise iddialara karşı çıkarak, başka şirketlerin ticari sırlarıyla ilgilenmediklerini ve yalnızca yenilikçi teknolojiler geliştirmeye odaklandıklarını savundu.</p>

<h2><strong>Ortaklıktan hukuk savaşına</strong></h2>

<p>Bu dava, iki teknoloji devi arasındaki ilişkilerin tamamen koptuğunu da gözler önüne serdi. Apple ve OpenAI, 2024 yılında ChatGPT’nin Apple ürünlerine entegre edilmesi amacıyla büyük bir ortaklık duyurmuştu.</p>

<p>Ancak geçtiğimiz aylarda OpenAI’ın, Apple’ın kendi ürünlerini yeterince öne çıkarmadığı gerekçesiyle sözleşme ihlali davası açmayı düşündüğü iddia edilmişti. Son dönemde Apple’dan en az on üst düzey mühendisi kadrosuna katan OpenAI’ın, bu transferlerle doğrudan Apple’a rakip bir donanım bölümü kurmayı amaçladığı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Sektördeki dengeler değişebilir</strong></h2>

<p>Geliştirilmekte olan yapay zeka cihazının bu yıl sonuna doğru tanıtılması beklenirken, açılan davanın bu takvimi sekteye uğratabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Ayrıca bu hukuki süreç, OpenAI’ın yakın zamanda gerçekleştirmeyi planladığı milyarlarca dolarlık halka arz (IPO) sürecini de zora sokabilir.</p>

<p>Sektör uzmanları, yapay zeka asistanlarının gelecekte ekran ve uygulama bağımlılığını azaltacağını öngörürken, bu davanın akıbetinin teknoloji dünyasındaki liderlik yarışını doğrudan şekillendireceği düşünülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: TRT Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/apple-openaia-dava-acti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/dava-1.webp" type="image/jpeg" length="33151"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya'dan Kiev'e saldırı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rusyadan-kieve-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rusyadan-kieve-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'nın Rus topraklarındaki sivil unsurlara yönelik 'terör' eylemlerine karşı başkent Kiev ve Odessa kentindeki askeri tesislerini vurduklarını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya Savunma Bakanlığı, Rus ordusunun 11 Temmuz gecesi Ukrayna’nın başkenti Kiev ile Odessa bölgesindeki askerî sanayi ve lojistik tesislerine kapsamlı saldırılar düzenlediğini duyurdu.</p>

<p>Açıklamada, saldırıların Kiev yönetiminin Rusya topraklarındaki sivil hedeflere yönelik saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği savunuldu. Hedeflerin karadan ve havadan fırlatılan uzun menzilli yüksek hassasiyetli silahlar ile taarruz İHA’ları kullanılarak vurulduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>Kiev’de iki İHA üretim tesisi hedef alındı</strong></h2>

<p>Bakanlık, Kiev’deki “Aerodron” ve “Fanplit” adlı tesislerin vurulduğunu açıkladı. Rus makamlarına göre Aerodron fabrikasında yüksek taşıma kapasitesine sahip uzun menzilli “E-300 Enterprise” ve “D-80 Discovery” tipi İHA’lar geliştiriliyor ve üretiliyordu.</p>

<p>Fanplit tesisinde ise 200 kilometreye kadar menzile sahip olduğu belirtilen “Fire Point-2” İHA’larının montajı ve depolanması ile savaş başlıklarında kullanılan parçaların hazırlanması gerçekleştiriliyordu. Rusya Savunma Bakanlığı, fabrikanın faaliyetlerinin kontrplak ve mobilya üretimi görüntüsü altında sürdürüldüğünü ileri sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Çornomorsk, Yujnıy ve İzmail limanları vuruldu</strong></h2>

<p>Odessa bölgesinde Çornomorsk, Yujnıy ve İzmail limanlarının hedef alındığı bildirildi. Rusya, bu limanların Ukrayna ordusuna askerî malzeme, silah ve yakıt ulaştırılmasında kullanıldığını savundu.</p>

<p>İzmail Limanı’nda yakıt depoları, dolum tesisleri, pompa istasyonları ile silah ve askerî araçların muhafaza edildiği alanların vurulduğu belirtildi. Tuna Nehri üzerindeki İzmail’in Ukrayna ordusu açısından önemli bir alternatif lojistik merkezi olduğu kaydedildi. Çornomorsk Limanı’nın ise askerî yük ve akaryakıt sevkiyatında kullanılan başlıca merkezlerden biri olduğu öne sürüldü.</p>

<h2><strong>Ukrayna: 121 İHA kullanıldı</strong></h2>

<p>Ukrayna Hava Kuvvetleri, gece boyunca 121 İHA ile balistik ve seyir füzelerinin kullanıldığını; 111 İHA ile en az iki seyir füzesinin hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü veya elektronik yöntemlerle etkisiz hâle getirildiğini açıkladı.</p>

<p>Ukrayna makamlarına göre Kiev’de aralarında bir çocuğun da bulunduğu 11 kişi yaralandı. Başkentin bazı bölgelerinde konutlar, araçlar, bir eczane, ofis ve depo binaları zarar gördü. Odessa’ya düzenlenen füze saldırısında 2 kişi hayatını kaybederken bir kişi yaralandı. Harkiv’deki bir tesise isabet eden İHA sebebiyle de 7 kişinin yaralandığı bildirildi. Böylece saldırılarda toplam 2 kişi hayatını kaybetti, 19 kişi yaralandı.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, saldırılarda askerî üretim ve lojistik altyapının hedef alındığını belirtirken Ukrayna yönetimi, sivil yapıların da zarar gördüğünü açıkladı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rusyadan-kieve-saldiri</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/rusya-saldiri-1.webp" type="image/jpeg" length="96448"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'tan İran'a yeni tehdit: Ateşlenmeye hazır 1000 füze bulunuyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trumptan-irana-yeni-tehdit-ateslenmeye-hazir-1000-fuze-bulunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trumptan-irana-yeni-tehdit-ateslenmeye-hazir-1000-fuze-bulunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Trump, İran yönetiminin kendisine yönelik suikast düzenlemesi veya böyle bir girişimde bulunması halinde ABD ordusunun İran’ı "tamamen yok etmeye hazır" olduğunu belirtti. Trump, "Bana suikast düzenlemesi ya da buna teşebbüs etmesi halinde İran’a doğrultulmuş ve ateşlenmeye hazır 1000 füze bulunuyor" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed">Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, görevdeki ABD başkanına yönelik olası bir suikast tehdidine değinerek, böyle bir durumda ABD’nin askeri karşılığının çok ağır olacağını ifade etti.</p>

<p color="dimmed">ABD Başkanı, “İran İslam Cumhuriyeti’nin görevdeki ABD Başkanı'na, yani bana, suikast düzenlemesi ya da buna teşebbüs etmesi halinde İran’a doğrultulmuş ve ateşlenmeye hazır 1000 füze bulunuyor. Bunları derhal binlercesi takip edecek.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">Trump, ABD ordusuna gerekli talimatların verildiğini belirterek, ordunun bir yıl süreyle, gerekmesi halinde bu sürenin uzatılması kaydıyla, İran’ın tüm bölgelerini "tamamen yok etmeye ve imha etmeye hazır, istekli ve muktedir" olduğunu savundu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trumptan-irana-yeni-tehdit-ateslenmeye-hazir-1000-fuze-bulunuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/abd-trump-iran-2450891.jpg" type="image/jpeg" length="13026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kalbin kör noktası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kalbin-kor-noktasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kalbin-kor-noktasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnsan bir vakitler sabaha kendi hanesinden başlardı. Şimdi gözümüzü açar açmaz bütün bir dünyanın telaşı odamıza doluyor.</p>

<p>Görüyoruz ki âlem bizden çok evvel uyanmış, belki de hiç uyumamış.</p>

<p>Bir şehir bombalanmış, bir şehir sele teslim olmuş, bir yerde borsa düşmüş, bir başka yerde milyonlar bir topun peşinden ayağa kalkmış.</p>

<p>İnsanlık, aynı anda hem cenazeye gidiyor hem gol sevinci yaşıyor.</p>

<p>Garip mi?</p>

<p>Değil.</p>

<p>Hayatın kumaşı zaten biraz böyle dokunmuştur. Bir ipliği matem, bir ipliği neşe...</p>

<p>Aynı evde çocuk doğar, karşı odada ihtiyar can verir.</p>

<p>Bir sofrada kahkaha yükselir, yan dairede sessizce gözyaşı silinir.</p>

<p>Dünya hiçbir zaman tek renge razı olmamıştır.</p>

<p>Fakat bugünün başka bir marifeti var.</p>

<p>Hadiseleri yalnızca yan yana getirmiyor, üst üste yığıyor. Savaş, sel, maç, reklam, cinayet, indirim, diplomasi, magazin...</p>

<p>Hepsi aynı parmak hareketinin altında.</p>

<p>Bir şehrin yıkılışını görüyor, sonra kahve tarifine geçiyoruz.</p>

<p>Bir çocuğun gözyaşına bakıyor, birkaç saniye sonra komik bir videoya gülüyoruz.</p>

<p>Kabahat yalnız bizde değil.</p>

<p>İnsan kalbi bu kadar hızlı vites değiştirmek için yaratılmadı.</p>

<p>Fakat çağın makinesi insana sormuyor. Önüne ne koyarsa yutmasını, sonra da hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etmesini istiyor.</p>

<p>Gündem denilen şey de biraz böyle bir değirmendir. Taşı ağır, sesi yüksek, dönüşü hızlıdır. İçine ülkeleri, hükümetleri, orduları, piyasaları, zirveleri atar.</p>

<p>Fakat öğüttüğü şey, çoğu zaman sıradan insanın hayatıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzakta kapanan bir boğaz, burada ocağın ateşini kısar.</p>

<p>Başka bir coğrafyada patlayan füze, hiç tanımadığı bir ailenin ekmeğine zam olur.</p>

<p>Bir masada alınan karar, sabah dükkânını açan esnafın defterine borç diye düşer.</p>

<p>Uzak dediğimiz hiçbir şey, artık gerçekten uzakta değildir.</p>

<p>Bir limanda duran gemi, burada market rafına dokunur.</p>

<p>Başka bir ülkede yükselen duman, bizim soframıza gölge düşürür.</p>

<p>Dünya küçülmedi belki, fakat hadiselerin eli uzadı. Artık bir yerde yaşanan sarsıntı, öteki yerde hayatın en sıradan ayrıntısına kadar ulaşabiliyor.</p>

<p>Beri tarafta maçlar sürüyor. Tribünler doluyor, ekranlar ışıldıyor, insanlar bir golle ayağa fırlıyor.</p>

<p>Fırlasınlar.</p>

<p>İnsan sevince de muhtaçtır. Mesele sevinmek değil, sevinirken unutmaktır.</p>

<p>Bir top ağlara değdiğinde dünyadaki bütün acılar sona ermiyor.</p>

<p>Bizim soframız kurulunca açlık ortadan kalkmıyor.</p>

<p>Yağmurdan kaçınca susuz toprakların hesabı kapanmıyor.</p>

<p>Her haberi bilmek, insanı mutlaka daha şuurlu yapmaz.</p>

<p>Bazen fazla bilgi, hakikatin üstüne çekilmiş kalın bir perdedir. Gürültü büyüdükçe fikir küçülür. Herkes konuşur, kimse düşünmez.</p>

<p>Oysa toplum yalnız meydanlarda kurulmaz.</p>

<p>Evde kullanılan dilde kurulur.</p>

<p>Trafikte gösterilen sabırda, iş yerindeki adalette, çocuğa verilen değerde, yaşlıya ayrılan vakitte kurulur.</p>

<p>Medeniyet, çoğu zaman kimsenin görmediği yerde nasıl davrandığımızın adıdır.</p>

<p>Belki bugün ihtiyacımız olan şey daha fazla haber değil, daha fazla kalptir.</p>

<p>Bir komşunun kapısını çalmak, bir gencin ümidini kırmamak, sofrada telefonu susturmak, başımızı kaldırıp gökyüzüne bakmak...</p>

<p>Küçük işler mi?</p>

<p>Tarih bazen en büyük dönüşünü küçük bir merhametle yapar.</p>

<p>Dünyanın gürültüsü dinmeyecek. Mesele, o gürültünün içinde insan sesini kaybetmemektir.</p>

<p>Bir de insanın kendi sesinden sağırlaşmaması...</p>

<p>Zira bazıları karşı tribünde yanan bir kibriti uzaktan görür, onu göğü tutuşturacak bir yangın gibi anlatır. Fakat kendi oturduğu sıraları alevler sardığında, gözünü kamaştıran ışığa "meşale" adını verir. Duman ciğerine dolsa da renginden, sloganından, ait olduğu taraftan vazgeçemez.</p>

<p>Oysa ateşin tarafı olmaz.</p>

<p>Yakıyorsa ateştir.</p>

<p>İnsanın hakikate en uzak düştüğü yer, yanlışın karşısında sustuğu an değil, kendi yanlışına doğru bir isim bulduğu andır. Çünkü göz, uzağı görmekte pek mahirdir.</p>

<p>Asıl imtihan, insanın dönüp kendi oturduğu tribüne bakabilmesidir.</p>

<p>Kimse tribününü terk etmek istemez...</p>

<p>Mustafa Sabri Beşer, Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kalbin-kor-noktasi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/siluer.jpg" type="image/jpeg" length="49069"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ve Kanada arasında yeni ticari dönem]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-kanada-arasinda-yeni-ticari-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-kanada-arasinda-yeni-ticari-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Kanada ticarette yeni işbirliklerinin kapısını Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ile açacak. Türkiye ile Kanada arasındaki STA müzakerelerinin ilk turunun yılın son çeyreğinde gerçekleştirilmesi öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye ile Kanada arasında akdedilmesi planlanan Serbest Ticaret Anlaşması (STA) konusunda iki ülke liderlerinin yaptığı değerlendirmenin ardından gözler kamu kurum ve kuruluşları ile sektör temsilcilerinin görüşmelerine odaklandı.</p>

<p>AA muhabirinin edindiği bilgiye göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Mark Carney, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında gerçekleştirdikleri görüşmede, Türkiye ile Kanada arasındaki STA müzakerelerini başlattı.</p>

<p>İki ülke arasında akdedilecek STA'ya yönelik müzakerelere hazırlık kapsamında yaz dönemi boyunca kapsamlı ve yoğun bir çalışma yapılacak.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı, müzakere sürecinin tüm paydaşların katkısıyla yürütülmesini amaçlıyor. Bunun ardından iki ülke arasındaki mevcut ticari ve ekonomik ilişkiler ile muhtemel STA'ya ilişkin değerlendirmelere odaklanılacak. Kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ile diğer ilgili tarafların görüş ve önerilerinin alınmasına yönelik kapsamlı bir paydaş anketi Bakanlık tarafından kamuoyunun erişimine açılacak.</p>

<p>Elde edilecek katkılar doğrultusunda Türkiye'nin müzakere pozisyonu bütüncül bir yaklaşımla oluşturulacak. Bunun da müzakere sürecine hazırlık zemini oluşturması bekleniyor.</p>

<p><img src="https://imgs.stargazete.com/imgsdisk/2026/07/08/41920986.jpg" /></p>

<h2><strong>İLK TUR MÜZAKERELERİNİN YILIN SON ÇEYREĞİNDE YAPILMASI PLANLANIYOR</strong></h2>

<p>Söz konusu teknik çalışma gruplarının kapsam belirleme faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından müzakere çerçeve belgesi hazırlanacak. Sonrasında müzakereler öncesindeki hazırlık süreci nihayete erdirilecek.</p>

<p>Türkiye ile Kanada arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin ilk turunun yılın son çeyreğinde gerçekleştirilmesi öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin yeni bir aşamaya taşınması yönünde önemli bir adımın bu sayede atılması planlanıyor.</p>

<h2><strong>İKİ ÜLKE DIŞ TİCARET HACMİ YILLIK 2,7 MİLYAR DOLAR</strong></h2>

<p>Türkiye'nin geçen yıl Kanada'ya ihracatı 1 milyar 577 milyon 398 bin dolar, bu ülkeden ithalatı da 1 milyar 162 milyon 825 bin dolar oldu.</p>

<p>Böylece geçen yıl iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 2 milyar 740 milyon 223 bin doları buldu. Bu yılın 5 aylık döneminde de Türkiye'nin ihracatı 619 milyon 168 bin dolar, ithalatı 652 milyon 257 bin dolar olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>İhracat fasıllara göre incelendiğinde, 2025'te kazanlar, makineler, mekanik cihazlar ve aletler 158 milyon 781 bin dolarla ilk sırada geldi. Bu faslı 104 milyon 436 bin dolarla demir ve çelik, 97 milyon 45 bin dolarla demir veya çelikten eşyalar takip etti.</p>

<h2><strong>TİCARET BAKANLARI BİR ARAYA GELMİŞTİ</strong></h2>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Kanada Uluslararası Ticaret Bakanı Maninder Sidhu, iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı ilerletmek amacıyla haziran başında görüşme yapmıştı.</p>

<p>Görüşmede enerji sektörü, işbirliğinin daha da geliştirilmesi açısından "umut vadeden bir alan" olarak görülmüştü.</p>

<p>Nükleer enerji alanındaki işbirliği imkanlarının, Kanada'nın CANDU (nükleer reaktör) teknolojisinin Türkiye'nin kaynak çeşitlendirme hedeflerine sağlayabileceği olası katkılar da dahil olmak üzere incelenmesi konusunda anlaşılmıştı.</p>

<p>STA görüşmeleriyle iki ülke arasında savunma sanayisinden enerjiye kadar birçok alandaki işbirliklerinin artırılması ve ticaret hacminin katlanması hedefleniyor.</p>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-kanada-arasinda-yeni-ticari-donem</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/turkiye-kanada.webp" type="image/jpeg" length="65290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZÜ'de “Türkçe Küresel Dildir” toplantısı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/izude-turkce-kuresel-dildir-toplantisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/izude-turkce-kuresel-dildir-toplantisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Türkçe Küresel Dildir” başlıklı bilim toplantısında, Türkçenin tarihî gelişimi, Arapça ve Farsça ile kurduğu karşılıklı etkileşim ve İslâm medeniyeti içerisindeki yeri ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Prof. Dr. Muhammed Harb Vakfı tarafından İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Türkçe Küresel Dildir” konulu bilim toplantısı, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Çoğunluğunu Arap ilim insanlarının oluşturduğu toplantıya, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Azerbaycanlı Oğuz Türkü Dr. Masume İhtiyârî de “Bozkırdan Balkanlara Yayılan Türkçe” başlıklı tebliğiyle katıldı.</p>

<p><img alt="Turkcekuresel" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/turkcekuresel.jpeg" width="1000" /></p>

<p>Toplantıda Türk dilinin tarih boyunca geçirdiği safhalar, Türklerin İslâmiyet’i kabulünden önce ve sonraki dönemde Türkçenin durumu, çağın ilim dili olan Arapça ve edebiyat ile diplomasi dili olan Farsça ile kurduğu münasebetler kapsamlı biçimde ele alındı.</p>

<p>Türkçeye Arapça ve Farsçadan geçen kelimelerin yanı sıra Arapçaya Türkçe ve Farsçadan, Farsçaya ise Türkçe ve Arapçadan geçen kelimeler nitelik ve nicelik bakımından incelendi. Sunulan bildiriler, Türkçe, Arapça ve Farsçanın birbirinden kopuk diller olmadığını, asırlar boyunca aynı medeniyet havzasında karşılıklı olarak geliştiğini ortaya koydu.</p>

<p><img alt="Izüprgram" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/izuprgram.jpeg" width="1000" /></p>

<h2><strong>Oryantalist tarih anlayışına ilmî cevap</strong></h2>

<p>Toplantının öne çıkan yönlerinden biri, Türklerle Arapları birbirinden uzaklaştıran Batı merkezli tarih ve dil anlayışının sorgulanması oldu. İki yüz yılı aşkın süredir Batılı araştırmacılar tarafından hazırlanan ve Türklerle Araplar arasındaki münasebetleri düşmanlık üzerinden okuyan çalışmaların meydana getirdiği ilmî zemin, toplantıda sunulan bildirilerle yeniden değerlendirildi.</p>

<p>Arap ülkelerindeki bazı okul kitaplarında Türklerin uzun yıllar “sömürgeci” olarak tanıtılması, Türkiye’de ise Şerif Hüseyin ve çevresindeki mahdut bir grubun faaliyetlerinden hareketle bütün Arapların “Türkleri arkadan vurduğu” kanaatinin yaygınlaştırılması, aynı oryantalist anlayışın iki farklı neticesi olarak gündeme geldi.</p>

<p><img alt="Izuprogram" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/izuprogram.jpeg" width="1000" /></p>

<p>Toplantıda, Türklerle Araplar arasındaki tarihî münasebetlerin Avrupa merkezli siyasî anlatılar üzerinden değil, yaşanan hadiseler, arşiv vesikaları ve medeniyet birikimi üzerinden ele alınması gerektiği vurgulandı. Böylece uzun yıllar boyunca zihinlere yerleştirilen yanlış kabullerin ilmî çalışmalarla tashih edilmesinin yolu açıldı.</p>

<h2><strong>"Türkçe dünya ölçeğinde büyük bir dil"</strong></h2>

<p>Türkçenin dünyada en fazla konuşulan diller arasında yer aldığına dikkat çekilen toplantıda, Türk olmayan ilim insanlarının “Türkçe Küresel Dildir” başlığıyla bir araya gelmesi önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.</p>

<p>Türkçenin geniş bir coğrafyada konuşulması, tarih boyunca devlet, edebiyat, ilim, askerlik ve diplomasi dili olarak kullanılması, dilin dünya medeniyet tarihindeki yerini ortaya koyan başlıca unsurlar arasında gösterildi.</p>

<p>Toplantıda sunulan bildirilerin Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak yayımlanacak olması da ele alınan meselelerin kalıcı hâle gelmesi ve milletlerarası ilim çevrelerine ulaşması bakımından önemli bir adım olarak kaydedildi.</p>

<p><img alt="Izudılprogram" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/izudilprogram.jpeg" width="1000" /></p>

<h2><strong>Orta Çağ karanlığı Avrupa’ya aitti</strong></h2>

<p>Toplantıda dile getirilen temel hususlardan biri de 8’inci ve 15’inci yüzyıllar arasında dünya medeniyetinin Müslümanlar tarafından temsil edildiği gerçeği oldu. Avrupa tarih yazımının bütün dünyaya teşmil ettiği “Orta Çağ karanlığı” anlayışının, esasen Avrupa’ya ait bir dönemlendirme olduğu hatırlatıldı.</p>

<p>İslâm dünyasının ilim, tıp, matematik, felsefe, astronomi ve mimaride büyük ilerlemeler kaydettiği bu dönemin önemli bir bölümünde Türk devletlerinin hâkimiyet kurduğu, Türkçenin de bu medeniyet iklimi içerisinde gelişerek büyük bir tarihî birikim meydana getirdiği belirtildi.</p>

<p>Alman araştırmacı Sigrid Hunke’nin Türkçeye <i>Avrupa’nın Üzerine Doğan İslâm Güneşi</i> adıyla çevrilen eserinde de Avrupa’nın Palermo ve Endülüs üzerinden İslâm medeniyetinden aldığı ilim ve kültür mirasının anlatıldığı hatırlatıldı. Avrupa’nın bugün kullandığı rakam sistemini dahi Müslümanlardan aldığına işaret edildi.</p>

<h2><strong>Yeni toplantılar için başlangıç olması bekleniyor</strong></h2>

<p>Türk dili ve edebiyatı alanında çalışan Türk ilim insanlarının toplantıya sınırlı katılım göstermesi bir eksiklik olarak değerlendirilirken, önümüzdeki yıllarda daha geniş katılımlı milletlerarası toplantıların düzenlenmesi temenni edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Türkçe Küresel Dildir” toplantısının, Türkçenin tarihî ve medenî değerinin yeniden hatırlanmasına, Türklerle Araplar arasındaki ortak mirasın ilmî zeminde ele alınmasına ve Batı merkezli tarih anlayışının aşılmasına katkı sunması bekleniyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/izude-turkce-kuresel-dildir-toplantisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/kureseldil.jpeg" type="image/jpeg" length="20917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihte bugün: Srebrenitsa Katliamı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/tarihte-bugun-srebrenitsa-katliami</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/tarihte-bugun-srebrenitsa-katliami" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna-Hersek’in Srebrenitsa şehrinde 11 Temmuz 1995’te başlayan soykırımda, Ratko Mladiç komutasındaki Sırp birlikleri en az 8 bin 372 Müslüman Boşnak erkek ve çocuğu sistematik biçimde katletti. Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen şehir, Hollandalı askerlerin gözü önünde işgalcilere teslim edildi. Aradan geçen 31 yıla rağmen bine yakın Bosnalının naaşına hâlâ ulaşılamadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yugoslavya’nın parçalanmasıyla başlayan Bosna Savaşı’nın en karanlık safhası, 11 Temmuz 1995’te Srebrenitsa’da yaşandı. Avrupa’nın ortasında, bütün dünyanın gözü önünde gerçekleştirilen soykırımda en az 8 bin 372 Müslüman Boşnak erkek ve erkek çocuk katledildi; binlerce kadın, çocuk ve yaşlı yerlerinden sürüldü.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa topraklarında yaşanan en büyük toplu kıyım olarak kayıtlara geçen Srebrenitsa, Batı’nın “insan hakları”, “uluslararası hukuk” ve “güvenli bölge” söylemlerinin gerçek mahiyetini de ortaya çıkardı.</p>

<p>Josip Broz Tito’nun 1980’deki ölümünün ardından Yugoslavya’daki siyasî ve etnik gerilimler giderek arttı. Federasyonu meydana getiren cumhuriyetlerin bağımsızlık talepleri, 1990’lı yılların başında Yugoslavya’nın parçalanmasına yol açtı.</p>

<p>Bosna-Hersek’in bağımsızlığını ilan etmesinin ardından, Sırbistan tarafından desteklenen Bosnalı Sırp birlikleri Müslüman Boşnakların yaşadığı şehir ve köylere karşı geniş çaplı saldırılar başlattı. Boşnak halkı sürgün, toplu infaz, tecavüz, işkence ve kuşatma yoluyla kendi topraklarından çıkarılmaya çalışıldı.</p>

<p>Bosna’nın doğusunda bulunan Srebrenitsa, çevredeki Sırp saldırılarından kaçan on binlerce Müslümanın sığındığı bir şehir hâline geldi. Savaştan önce yaklaşık 24 bin olan nüfus, mültecilerin gelişiyle 40 ila 60 bin arasına yükseldi. Açlık, ilaçsızlık ve hastalıkların hüküm sürdüğü şehir, dış dünyadan koparılmış büyük bir kuşatma alanına dönüştü.</p>

<h2><strong>Sözde "güvenli bölge" ilanı</strong></h2>

<p>Birleşmiş Milletler, Srebrenitsa’yı 1993 yılında “güvenli bölge” ilan etti. Şehrin korunması görevi Hollanda askerlerinden meydana gelen BM Barış Gücü birliğine verildi.</p>

<p>Boşnakların ellerindeki silahlar, güvenliklerinin BM tarafından sağlanacağı gerekçesiyle toplandı. Böylece şehir, yaklaşan Sırp saldırısı karşısında savunmasız bırakıldı.</p>

<p>Ratko Mladiç komutasındaki Bosnalı Sırp ordusunun saldırıları yoğunlaştığında Boşnaklar, kendilerinden toplanan silahların geri verilmesini istedi. Hollandalı birliklerin komutanı Thom Karremans bu talebi reddetti. BM yönetimi etkili bir askerî müdahale gerçekleştirmedi; sınırlı hava faaliyetleriyle yetindi.</p>

<p>11 Temmuz 1995’te Ratko Mladiç’in birlikleri Srebrenitsa’ya girdi. Ağır silahlarla donatılmış Sırp ordusu karşısında Hollandalı askerler geri çekildi. Şehrin güvenliğinden sorumlu BM birliği, kendisine sığınan yaklaşık 25 bin Müslümanı Sırp güçlerinin insafına terk etti.</p>

<p>Daha sonra ortaya çıkan görüntülerde Mladiç’in, şehri boşaltan Hollandalı komutan Karremans’a hediye verdiği görüldü. Bu görüntüler, Srebrenitsa’daki teslimiyetin ve ihanetin sembollerinden biri hâline geldi.</p>

<h2><strong>Erkekler ailelerinden koparıldı</strong></h2>

<p>Sırp birlikleri şehri ele geçirdikten sonra Potoçari’deki BM yerleşkesine sığınan Müslümanları kadınlar, çocuklar ve erkekler şeklinde ayırdı. Kadınlarla çocukların büyük bölümü otobüslere bindirilerek bölgeden sürüldü. Erkekler ve erkek çocuklar ise sorgulama bahanesiyle alıkonuldu.</p>

<p>Yaşları küçük çocuklardan yaşlılara kadar binlerce Müslüman; depolara, okullara, fabrikalara ve boş arazilere götürüldü. Gruplar hâlinde kurşuna dizilen Boşnakların bir kısmı diri diri gömüldü. Bazı babalar çocuklarının, bazı çocuklar babalarının öldürülmesine şahit olmaya zorlandı.</p>

<p><img alt="Srebrenitsa-1" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/srebrenitsa-1.webp" width="1000" /></p>

<p>Srebrenitsa’dan ormanlık alanlar üzerinden Tuzla’ya ulaşmaya çalışan binlerce kişi de Sırp askerlerinin pusularında, bombardımanlarında ve toplu infazlarında şehit edildi.</p>

<p>Sırp Cumhuriyeti Ordusu’nun yanında “Akrepler” adıyla bilinen Sırbistan özel birlikleri de katliamlara katıldı. Soykırımın birkaç gün içinde, önceden hazırlanmış plan doğrultusunda gerçekleştirildiği uluslararası mahkemelerde ortaya konuldu.</p>

<h2><strong>Cesetler toplu mezarlar arasında taşındı</strong></h2>

<p>Sırp güçleri işledikleri suçları gizlemek ve kurbanların kimliklerinin belirlenmesini zorlaştırmak amacıyla şehitlerin naaşlarını toplu mezarlara gömdü. Daha sonra bu mezarlar iş makineleriyle açılarak cesetler parçalandı ve farklı bölgelere nakledildi.</p>

<p>Bu sebeple aynı kişiye ait kemik parçaları birbirinden kilometrelerce uzaktaki farklı mezarlarda bulundu. Bosna-Hersek’te yürütülen çalışmalar sırasında yüzlerce toplu mezar ve binlerce ferdi mezar ortaya çıkarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DNA incelemeleriyle kimliği belirlenen kurbanlar, her yıl 11 Temmuz’da Potoçari Anıt Mezarlığı’nda düzenlenen törenlerle toprağa veriliyor. Ailelerin bir kısmı, yakınlarından geriye kalan birkaç kemik parçasını defnedebiliyor.</p>

<p><img alt="Srebre" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/srebre.webp" width="1000" /></p>

<p>Potoçari’de sıralanan binlerce beyaz mezar taşı, Avrupa’nın göbeğinde Müslümanlara karşı işlenen soykırımın sessiz şahitleri olarak duruyor. Katledilenlerin bine yakınının naaşı veya kimliği hâlâ tespit edilemedi.</p>

<h2><strong>Hollanda hükümeti istifa etti</strong></h2>

<p>Hollanda hükûmeti, Srebrenitsa’nın düşüşü ve Hollandalı askerlerin rolüne ilişkin hazırlanan raporun ardından 2002 yılında topluca istifa etti.</p>

<p>Sonraki yıllarda Hollanda mahkemeleri de barış gücü askerlerinin korumaları altındaki bazı Boşnakları Sırp birliklerine teslim etmek suretiyle hukuka aykırı hareket ettiğine hükmetti. Hollanda devletinin, belirli kurbanların ölümü bakımından kısmen sorumlu olduğu yönünde kararlar verildi.</p>

<p>Bu hükümler, BM bayrağının ve “güvenli bölge” ilanının Srebrenitsa halkını korumadığını; aksine silahsızlandırılan Müslümanların katillerine teslim edildiğini tescilledi.</p>

<h2><strong>Mladiç ve Karadziç’e müebbet hapis</strong></h2>

<p>Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, Srebrenitsa’da yaşananları soykırım olarak kabul etti. Uluslararası Adalet Divanı da 2007 yılında Srebrenitsa’da soykırım işlendiğine hükmetti.</p>

<p>Bosnalı Sırpların askerî lideri Ratko Mladiç, uzun yıllar saklandıktan sonra 2011’de Sırbistan’da sahte kimlikle yakalandı. Mladiç; soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından müebbet hapis cezasına çarptırıldı.</p>

<p>Bosnalı Sırpların siyasî lideri Radovan Karadziç de Srebrenitsa Soykırımı, Saraybosna kuşatması ve diğer savaş suçlarından mahkûm edildi. İlk olarak 40 yıl hapis cezası verilen Karadziç’in cezası 2019 yılında müebbete çevrildi.</p>

<p>Srebrenitsa’daki suçlardan Momçilo Krayişnik, Bilyana Plavşiç, Zdravko Tolimir ve çok sayıda Sırp askerî ve siyasî yetkili de yargılandı. Buna rağmen soykırım mekanizmasının içinde yer alan birçok fail ya hiç yargılanmadı ya da sınırlı cezalarla karşılaştı.</p>

<h2><strong>Sırp yönetimi soykırımı inkâr ediyor</strong></h2>

<p>Uluslararası mahkemelerin kararlarına rağmen Sırbistan’daki ve Bosna Sırp Cumhuriyeti’ndeki birçok siyasî isim Srebrenitsa’da yaşananların soykırım olduğunu kabul etmiyor.</p>

<p>Sırbistan’ın eski Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç, 2013 yılında Srebrenitsa’da işlenen “suç” sebebiyle özür diledi; ancak soykırım ifadesini kullanmadı. Bosnalı Sırp siyasetçiler de katliamı küçültmeye, kurban sayılarını tartışmaya açmaya ve suçluları kahramanlaştırmaya devam etti.</p>

<p>Bosna Sırp Cumhuriyeti’nde Radovan Karadziç gibi savaş suçlularını öne çıkaran bir okul müfredatının hazırlanmak istenmesi, soykırım inkârının yeni nesillere aktarılmaya çalışıldığını gösterdi. Bosna-Hersek Anayasa Mahkemesi, etnik ayrışmayı derinleştireceği gerekçesiyle söz konusu düzenlemeye engel oldu.</p>

<h2><strong>11 Temmuz uluslararası anma günü ilan edildi</strong></h2>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 23 Mayıs 2024’te kabul ettiği kararla 11 Temmuz’u “Srebrenitsa Soykırımını Anma ve Düşünme Günü” ilan etti.</p>

<p>193 üyeli Genel Kurulda karar 84 ülkenin desteğiyle kabul edildi. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkeler karar lehinde oy kullanırken Sırbistan, Rusya, Çin ve Macaristan’ın da yer aldığı 19 ülke ret oyu verdi. 68 ülke çekimser kaldı, 22 ülke oylamaya katılmadı.</p>

<p><img alt="Srebbreinsta" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/srebbreinsta.webp" width="1000" /></p>

<p>Kararda Srebrenitsa Soykırımı’nın inkâr edilmesi ve savaş suçlularının yüceltilmesi kınandı. Üye devletlere, benzer faciaların tekrarını önlemek amacıyla Srebrenitsa’yı eğitim programlarında ele alma çağrısı yapıldı.</p>

<h2><strong>Srebrenitsa’dan Gazze’ye değişmeyen Batı</strong></h2>

<p>Srebrenitsa Soykırımı, Batılı devletlerin ve uluslararası kuruluşların Müslüman halkların uğradığı zulüm karşısındaki kayıtsızlığının tarihî vesikalarından biridir.</p>

<p>1995’te Srebrenitsa “güvenli bölge” ilan edilmiş, Müslümanlar silahsızlandırılmış ve ardından işgalci Sırp birliklerine teslim edilmişti. Bugün Gazze’de de aynı uluslararası mekanizmalar işgal, açlık, tehcir ve toplu katliam karşısında karar yayımlamakla yetiniyor.</p>

<p>Uluslararası mahkemelerin hükümleri uygulanmıyor, Birleşmiş Milletler kararları yaptırıma dönüşmüyor, katliamları gerçekleştiren güçler siyasî ve askerî himaye altında tutuluyor. Srebrenitsa’da kurulan cezasızlık düzeni, Gazze’de işlenen suçlara da zemin hazırlıyor.</p>

<p>Srebrenitsa, Batı’nın insan hakları söyleminin Müslüman kanı karşısında nasıl hükümsüzleştiğini gösteren acı bir tarih levhasıdır. Aradan 31 yıl geçmesine rağmen şehitlerin tamamına ulaşılamadı, ailelerin acısı dinmedi ve adalet tam manasıyla gerçekleşmedi.</p>

<p>11 Temmuz, 8 bin 372 Boşnak Müslümanın hatırasını yaşatma günü olduğu kadar, dünyanın seyirci kaldığı soykırımları unutmama ve unutturmama günüdür.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/tarihte-bugun-srebrenitsa-katliami</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/srebrenitsaa.jpg" type="image/jpeg" length="81180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşgalin enkaza çevirdiği Gazze'de yeni bir felaket]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/isgalin-enkaza-cevirdigi-gazzede-yeni-bir-felaket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/isgalin-enkaza-cevirdigi-gazzede-yeni-bir-felaket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci Yahudilerin aylarca bombalayarak enkaza çevirdiği Gazze’de halk, açlık, susuzluk, salgın hastalıklar ve barınma krizinin ardından şimdi de kemirgen istilasıyla mücadele ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>GZT Gazze Editörü Sally, Gazze sokaklarında yaptığı gözlemlerde, bölge halkının gece gündüz karşı karşıya kaldığı yeni tehlikeyi anlattı. Binlerce ton enkazın ortasında yaşamaya mecbur bırakılan Gazzeliler, çadırlarına giren farelerin saldırılarıyla karşılaşıyor.</p>

<p>Kemirgen istilasının; yıkıntıların altında kalan şehitlerin naaşları, kullanılamaz hâle gelen kanalizasyon sistemleri, toplanamayan atıklar ve çadırların yakınına kazılan derme çatma tuvaletlerden kaynaklandığı belirtiliyor. Farelerin sayısı ve saldırganlığı ise daha önce görülmemiş boyutlara ulaşmış durumda.</p>

<h2><strong>Çadırları parçalıyor, insanlara saldırıyorlar</strong></h2>

<p>Gazze Şeridi’nde kemirgenlerin girmediği çadırın neredeyse kalmadığını aktaran Sally, farelerin çadır kumaşlarını yırttığını, eşyaları tahrip ettiğini ve buldukları bütün yiyecekleri tükettiğini bildirdi.</p>

<p>Farelerin çocukları ve yetişkinleri ısırdığı, bu saldırıların enfeksiyonlara, hastalıklara ve ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı ifade edildi. İlaç, temizlik malzemesi ve kemirgenlerle mücadelede kullanılacak ekipmanların bölgeye girişine izin verilmemesi, tehlikeyi daha da büyütüyor.</p>

<h2><strong>Dünyanın gözü önünde hayatta kalma mücadelesi</strong></h2>

<p>Teknoloji, yapay zekâ ve refah çağından söz eden dünya, Gazze’de insanların farelerden korunabilmek için gerekli en basit malzemelere dahi ulaşamamasını seyrediyor. İşgal ve abluka altında tutulan şehirde barınmak, temiz su bulmak, yiyecekleri korumak ve hastalıklardan kaçınmak günlük bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmüş durumda.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze’de mevsimler değişirken acının şekli de değişiyor. Kışın soğuk, yağmur ve çamurla mücadele eden halk, yaz aylarının gelmesiyle birlikte sıcaklık, salgın hastalıklar, haşereler ve kemirgen istilasıyla karşı karşıya kalıyor. İşgalci rejimin yaşanmaz hâle getirdiği Gazze’de sefaletin her safhası, yeni bir insani felaket doğuruyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/isgalin-enkaza-cevirdigi-gazzede-yeni-bir-felaket</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/gaza-cadir.jpg" type="image/jpeg" length="74862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail, Gazze'de insani yardımları kısıtlamaya devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-gazzede-insani-yardimlari-kisitlamaya-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-gazzede-insani-yardimlari-kisitlamaya-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, terörist İsrail'in Gazze'de insani yardım operasyonlarını kısıtlamaya devam ettiğini ve bu sebeple bulaşıcı hastalıkların da yaygınlığını koruduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BM Genel Sekreter Sözcüsü Dujarric, günlük basın toplantısında konuştu.</p>

<p>BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) çalışanlarının İsrail'in Gazze'deki insani yardım operasyonlarını kısıtlamaya devam ettiğini aktardığını belirten Dujarric, uluslararası insani hukuk uyarınca İsrail'e yükümlülüklerini hatırlattı.</p>

<p>Dujarric, 'Biz ve ortaklarımız, Gazze'nin 2,1 milyon sakininin neredeyse tamamını etkileyen uzun süreli yerinden edilmeyle karşı karşıya kalan insanları desteklemeye devam ediyoruz.' dedi.</p>

<p>Gazze'deki sivillerin, İsrail'in hava saldırıları, askeri faaliyetlerle bağlantılı yeni yerinden edilmeler ve sözde 'sarı hat' çevresindeki hareket kısıtlamalarından etkilendiğini belirten Dujarric, ayrıca Gazze'de bulaşıcı hastalıkların yaygınlığını koruduğuna da dikkati çekti.</p>

<p>Dujarric, Gazze'de akut solunum ve deri hastalıklarının en sık bildirilen rahatsızlıklar olmaya devam ettiğine işaret ederek, 'Özellikle Han Yunus çevresindeki bölgede su kaynaklı hastalıklar artmaya devam ederken, geçen hafta 18 binden fazla yeni suçiçeği, dış parazit istilası ve bakteriyel deri enfeksiyonu olan impetigo vakası kaydedildi.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail işgali altındaki Batı Şeria'daki duruma da dikkati çeken Sözcü, 'İnsani yardım ortaklarımız, İsrail askeri operasyonları, yerleşim genişlemesi ve yerleşimci şiddeti arasında daha fazla Filistinlinin yerinden edildiğini bildiriyor.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dujarric, ay başından beri Filistinlilere ait 24 binanın yıkıldığını belirterek, 'İsrail yetkilileri, Filistinlilerin alması neredeyse imkansız olan inşaat izinlerinin eksikliği nedeniyle bu yapıları sık sık yıkıyor.' dedi.</p>

<p>Batı Şeria'da da İsrail'in Filistinlilerin geçim kaynakları ve temel hizmetlere erişimini kısıtlamayı sürdürdüğünü belirten Dujarric, fonlama açısından da işgal altındaki Filistin topraklarında insani yardım operasyonları için gereken 4,1 milyar doların bu yıl sadece dörtte birini alabildiklerini kaydetti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-gazzede-insani-yardimlari-kisitlamaya-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/gazzeyardim-2.webp" type="image/jpeg" length="55541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye-KKTC doğal gaz hattı başlıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiye-kktc-dogal-gaz-hatti-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiye-kktc-dogal-gaz-hatti-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında enerji arz güvenliğini üst seviyeye çıkaracak stratejik bir anlaşma sağlandı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İki ülke arasında imzalanan "KKTC'ye Doğal Gaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı" imza töreninde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Akdeniz’in altından geçecek doğal gaz boru hattı projesinin çalışmalarının başladığını açıkladı.</p>

<p>Projenin teknik detaylarını aktaran Bakan Bayraktar, Anamur'dan başlayıp Teknecik'e ulaşacak iletim hattının toplam 101 kilometre uzunluğunda tasarlandığını belirtti. Projenin 97 kilometresinin deniz tabanına döşeneceğini, 4 kilometresinin ise karadan ilerleyeceğini ifade eden Bayraktar, hatta 2 adet 22 inçlik boru kullanılacağını dile getirdi. Sistemin çift yönlü akış kabiliyetine sahip olacağını vurgulayan Bakan, bu tasarım sayesinde Türkiye'den adaya gaz gönderilebileceğini, ilerleyen süreçte adada bulunabilecek bir gaz kaynağının da Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılabileceğini söyledi.</p>

<p>Boru hattıyla gelecek doğal gazın öncelikli olarak elektrik üretiminde kullanılacağını ifade eden Bayraktar, projenin kesintisiz elektrik arzı sağlama noktasında kritik bir rol üstleneceğini belirtti. Türkiye’nin adanın enerji ihtiyacı için bugüne kadar 7 adet mobil elektrik santralini bölgeye sevk ettiğini ve 2021 yılından bu yana kamu şirketleri eliyle fuel oil tedariki sağladığını hatırlatan Bakan, bu yeni adımın KKTC halkına daha ucuz ve sürekli enerji imkanı sunacağını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin enerji vizyonunun doğal gaz altyapısının ötesine geçtiğini ve kapsamlı bir elektrikleşme hamlesini barındırdığını dile getiren Bayraktar, ulaştırma, tarım ve turizm gibi sektörlerde elektrik kullanımını yaygınlaştırmayı amaçladıklarını bildirdi. KKTC’nin de bu doğrultuda bir elektrikleşme master planı yürüttüğünü söyleyen Bakan, araçların elektrikliye dönüşmesiyle artacak enerji talebinin bu hat sayesinde güvenle karşılanacağını, böylece petrol ürünü ithalatının azalarak ülke ekonomisine katkı sunacağını ifade etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiye-kktc-dogal-gaz-hatti-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/trkktcdogalgaz.webp" type="image/jpeg" length="30870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İsrail, ABD'nin talebi üzerine Lübnan'a saldırılarını durdurdu"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-abdnin-talebi-uzerine-lubnana-saldirilarini-durdurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-abdnin-talebi-uzerine-lubnana-saldirilarini-durdurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun ABD'nin talebinin ardından Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırıları durdurduğu bildirildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail devlet televizyonu KAN'ın adı açıklanmayan İsrailli bir güvenlik yetkilisine dayandırdığı haberinde, Tel Aviv yönetiminin ABD'den gelen talepler doğrultusunda orduya verdiği talimatın, İran ile ABD arasındaki gerilim ve Lübnan ile yürütülen müzakerelerin seyri netleşene kadar yürürlükte kalacağı aktarıldı.</p>

<p>Haberde, Tel Aviv yönetiminin İsrail'i hedef alacak olası bir misillemeyi İran'daki stratejik hedefleri vurmak için bir fırsat olarak değerlendirdiğini, ancak Beyaz Saray'dan gelen talep üzerine, mevcut gerilimin İsrail'e sıçramaması amacıyla orduya 'beklemede kalma' talimatı verildiği kaydedildi.</p>

<h2><strong>Roma'daki müzakerelerle İsrail'in pilot bölgelerden çekilmesi eş zamanlı olacak</strong></h2>

<p>Öte yandan KAN, İsrail ordusunun gelecek haftadan itibaren Lübnan'ın güneyindeki pilot bölgelerden çekilmeye başlamasının beklendiğini aktardı.</p>

<p>Çekilme süreciyle eş zamanlı olarak, Lübnan ve İsrail arasındaki müzakerelerin yeni turunun İtalya'nın başkenti Roma'da gerçekleştirileceği hatırlatıldı.</p>

<p>Roma'daki müzakerelerde İsrail heyetine ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter'in liderlik edeceği ve bir önceki müzakere turlarına katılan teknik ekibin yer alacağı kaydedildi.</p>

<p>İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Lübnan ile müzakerelerinin bir sonraki turunun gelecek hafta İtalya'nın başkenti Roma'da yapılacağını açıklamıştı.</p>

<p>İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise, 'Görüşmelerin Roma'da yapılması onaylandı. Planlanan tarih 15-16 Temmuz. Ancak bu biraz da ABD'liler, Lübnanlılar ve İsraillilere bağlı, onlar belirlemeli. Biz müsaitliğimizi sunduk.' ifadelerini kullanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-abdnin-talebi-uzerine-lubnana-saldirilarini-durdurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 22:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/israillubnansaldiri-2.webp" type="image/jpeg" length="18414"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan ABD İle görüşme iddialarına yalanlama]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/irandan-abd-ile-gorusme-iddialarina-yalanlama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/irandan-abd-ile-gorusme-iddialarina-yalanlama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran'da müzakere heyetine yakın bir kaynak, ABD ile görüşmelerin gelecek hafta yapılacağı yönündeki haberleri yalanladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yarı resmi Fars Haber Ajansı, ismi belirtilmeyen kaynağın İran-ABD müzakerelerine ilişkin açıklamalarını yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak, Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki görüşmeler için hazırlıkların tamamlandığına dair iddiaların ve teknik görüşmelerin gelecek hafta devam edeceği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını aktardı.</p>

<p>Söz konusu haberlere itibar edilmemesi gerektiğini söyleyen kaynak, müzakerelerle ilgili herhangi bir gelişme olması durumunda İran resmi makamlarının bilgilendirmede bulunacağını ifade etti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/irandan-abd-ile-gorusme-iddialarina-yalanlama</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/iran-abd-1.webp" type="image/jpeg" length="52996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taziye]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/taziye-3</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/taziye-3" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bi' Parantez ekibinin kıymetli üyelerinden Uğur Can Bütüner'in vefat haberini teessürle öğrenmiş bulunuyoruz]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Genç kardeşimize Cenab-ı Allah'tan rahmet ve mağfiret diler; kederli ailesine, mesai arkadaşlarına ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı temenni ederiz. Mekanı cennet olsun.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/taziye-3</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 20:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/taziye-1.webp" type="image/jpeg" length="86386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epstein'ın asistanına mağdurlardan sert tepki]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/epsteinin-asistanina-magdurlardan-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/epsteinin-asistanina-magdurlardan-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pedofili milyarder Jeffrey Epstein’ın 18 yıl boyunca en yakınında bulunan asistanı Lesley Groff’un ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi’nde verdiği ifadeler, mağdurlar arasında büyük bir öfkeye sebep oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Groff’un komite önünde sarf ettiği; kızların kendisine yabancı olduğu, yaş bilgisine tamamen uzak kaldığı ve maddi transferlerin dışında yer aldığı yönündeki iddiaları, mağdurların sert tepkisiyle karşılaştı. Çok sayıda mağdur, eski asistanın gerçekleri gizlediğini ve kongre üyelerini yanılttığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CNN kanalına açıklamalarda bulunan çok sayıda Epstein mağduru, Groff’un yeminli beyanlarının hilaf-ı hakikat olduğunu savundu. Mağdurlar, Groff ile geçmişte defalarca yüz yüze geldiklerini, yaş bilgilerinin kendisinde mevcut olduğunu ve ödemeleri bizzat ondan aldıklarını dile getirdi. Buna karşılık Groff, Epstein’ın kendisini uzun yıllar boyunca manipüle ettiğini öne sürerek, "18 yıl boyunca Dr. Jekyll için mesai harcadım fakat gerçek Bay Hyde ile ancak şimdi yüzleşiyorum" şeklinde bir savunma yaptı. Hukuk makamları Groff hakkında adli kovuşturma sürecini başlatmayı şu an için ertelemiş durumdadır.</p>

<h2><strong>Komite ifadeleri mercek altına aldı</strong></h2>

<p>Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Sözcüsü, mevcut deliller ile Groff’un ifadelerinin karşılaştırılması sürecinin başladığını duyurdu. Yeni kanıt sunmak isteyen şahısların komiteye başvurması yönünde çağrı yapıldı. Komitenin Demokrat kanadından Sara Guerrero, Groff’un ifadelerinin yemin altında tazeletilmesi mecburiyetini vurguladı. ABD kanunlarına göre Kongre’ye kasıtlı olarak gerçek dışı beyanda bulunmak, ağır cezai müeyyidelere tabidir.</p>

<p>Groff’un Kongre’de sarf ettiği, malikaneye masaj amacıyla gelen kadın ve çocuklara tamamen yabancı olduğu yönündeki iddiası, mağdurların şahitlikleriyle boşa düştü. CNN’e konuşan altı mağdur, Groff ile doğrudan iletişim kurduklarını net bir dille ifade etti. 13 yaşındayken Epstein ile karşılaşan Marina Lacerda, Groff’u düzenli olarak gördüğünü belirterek, "Asistan gerçekleri çarpıtıyor. Sadece benim yakın çevremden en az üç-dört kızla bizzat temas kurdu" sözleriyle tepkisini gösterdi. Diğer mağdurlar da Groff ile Epstein’ın Nevyork’taki lüks ikametgahında ve çalışma ofisinde çok kez karşı karşıya geldiklerini aktardı.</p>

<h2><strong>Yaş bilgileri bizzat asistan tarafından toplandı</strong></h2>

<p>Yaş mevzusu da mağdurlar ile eski asistan arasındaki çelişkileri keskinleştirdi. Groff, kızların yaşlarından bütünüyle uzak olduğunu iddia ederken, mağdurlar bu durumun aksini kesin delillerle ortaya koydu. Marina Lacerda, Groff’un yeni getirilecek kızlar hakkında derinlemesine sorgulamalar yaptığını ifşa ederek, "Telefon görüşmelerinde 'Kaç yaşında? Memleketi neresi? Dış görünüşü nasıl?' şeklinde sorular yöneltirdi" dedi. Lacerda, zaman içerisinde Groff’un kızlardan okul kimlik kartlarını talep etmeye başladığını da sözlerine ekledi.</p>

<p>Epstein ile irtibat kuran Sharlene Rochard ise seyahat planlamaları için pasaport bilgilerini Groff’a teslim ettiğini belirterek, "Yaşımızı bütünüyle bilmekteydi" beyanında bulundu. Kimliğini gizli tutan bir başka mağdur, hayatındaki ilk pasaport müracaatını Groff’un refakatinde gerçekleştirdiğini söyleyerek, "Tüm şahsi bilgilerimi bizzat kaydetti. Yaşımı bilmesi mutlak bir gerçekliktir" ifadesini kullandı. Buna mukabil Groff, hafızasında sadece pasaport fotoğraflarının kaldığını savunarak suçlamalardan sıyrılmaya çalıştı. Katolik okulunda eğitim gördüğü sırada suistimale uğrayan bir diğer mağdur ise Groff’un kendisini okuldan erken ayrılmaya teşvik ettiğini, Epstein’ın yanına okul üniformasıyla gittiğini ve Groff’un bu duruma doğrudan şahitlik ettiğini dile getirdi.</p>

<h2><strong>Paralar beyaz zarflarla teslim edildi</strong></h2>

<p>Maddi konular da Groff’un iddialarını sarsan bir başka başlık oldu. Eski asistan, Kongre’de Epstein adına şahsen nakit aktarmaktan uzak durduğunu, sadece lojistik organizasyonları yürüttüğünü savundu. Mağdurlar ise nakit parayı doğrudan Groff’un elinden teslim aldıklarını şahitlikleriyle ortaya koydu. Lacerda, özellikle milyarderin şehir dışında olduğu dönemlerde Groff’un kendisine yüz dolarlık banknotlarla dolu beyaz zarflar sunduğunu aktardı.</p>

<p>Bir diğer mağdur, "Lesley’den neredeyse gün aşırı nakit temin etmeye giderdik" diyerek ödemelerin bizzat Groff tarafından yapıldığını doğruladı. Lisa Phillips ise eğitim masraflarının karşılanması amacıyla hazırlanan çekleri Groff’tan aldığını belirterek, asistanın savunmasının tamamen gerçek dışı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Epstein mağdurları, adli süreçlerde dinlenen eski çalışanların sürekli olarak geçmişi perdelemesine veya gerçekleri unuttuğunu iddia etmesine tepki göstererek, adaletin tam manasıyla tecelli etmesini talep ediyor. Jeffrey Epstein’ın kurduğu organize suç ağından ötürü ABD adalet sistemi tarafından cezalandırılan tek isim, eski iş ortağı Ghislaine Maxwell oldu. ABD Adalet Bakanlığı ise kamuoyuna sunulan milyonlarca sayfalık Epstein belgesine rağmen, diğer şüpheliler hakkında cezai dava açılması adına gerekli hukuki altyapının eksik kaldığını savunuyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/epsteinin-asistanina-magdurlardan-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 19:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/epst-2.webp" type="image/jpeg" length="85926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İspanya'da iki üst düzey İsrailli askere Sumud Filosu soruşturması]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ispanyada-iki-ust-duzey-israilli-askere-sumud-filosu-sorusturmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ispanyada-iki-ust-duzey-israilli-askere-sumud-filosu-sorusturmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya Ulusal Mahkemesi,  Gazze'ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'na 1 Ekim 2025'te uluslararası sularda düzenlenen yasa dışı saldırıyla ilgili iki üst düzey İsrailli askeri yetkili hakkında soruşturma açılmasını kabul etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> İspanya'da hükümet ortaklarından Birleşik Sol (IU) ile Komünist Parti ve bazı sivil toplum örgütlerince yapılan şikayet sonrasında, Ulusal Mahkeme Hakimi Francisco de Jorge, Küresel Sumud Filosu'na 1 Ekim 2025'te yapılan müdahale sırasında gerçekleştirilen yasa dışı alıkoyma suçuyla ilgili olarak, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve diğer bir üst düzey asker hakkında soruşturma açma kararı aldı.</p>

<p>İspanyol hakim ayrıca, İspanyol bayraklı gemilerde meydana gelen olayları bağımsız olarak soruşturup soruşturamayacağını veya söz konusu olayların soykırım, savaş suçları veya insanlığa karşı suçlarla ilgili soruşturmaya dahil edilip edilemeyeceğini belirtmesi için Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcılığına başvuracağını duyurdu.</p>

<p>Hakim de Jorge, İsrail ordusunun 1 Ekim 2025'te Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda (kıyıdan yaklaşık 70 deniz mili açıkta) seyir ederken baskın düzenlediği ve askeri personelin teknelerin kontrolünü ele geçirip filo üyelerini özgürlüklerinden mahrum bıraktığı olayda, İspanyol bayraklı birkaç geminin de bulunması nedeniyle Ulusal Mahkeme'nin bu şikayeti soruşturma yetkisine sahip olduğunu duyurdu.</p>

<p>Diğer yandan İspanyol bayraklı teknelerdeki yasa dışı gözaltılarla ilgili soruşturmaya devam edileceği ve acil görülen her türlü işlemin gerçekleştireceği belirtildi.</p>

<p>Küresel Sumud Filosu, İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ablukayı kırmak ve bölgeye insani yardım ulaştırmak amacıyla ilk kez 13 Eylül 2025'te Akdeniz'e açılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filo, Gazze'ye ulaşmak için ikinci denemesini de geçen nisan ayında yapmıştı.</p>

<p>İsrail ordusu, Küresel Sumud Filosu'nun her iki girişiminde de yasa dışı olarak uluslararası sularda teknelere saldırmış, filo üyelerini de yasa dışı gözaltına almıştı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ispanyada-iki-ust-duzey-israilli-askere-sumud-filosu-sorusturmasi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ksumud.webp" type="image/jpeg" length="27671"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: Ateşkes sona erdi!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trump-ateskes-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trump-ateskes-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde konuşan Trump, İran ile yürütülen diplomatik ve askeri süreçlere dair açıklamalarda bulundu. İki ülke arasındaki gerilimin seyrini değiştirecek mesajlar veren Trump, ateşkes döneminin bütünüyle kapandığını ilan etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tahran yönetiminin kendileriyle müzakereleri sürdürme yönünde talepte bulunduğunu belirten Trump, bu talebi onayladıklarını dile getirdi. Buna karşın Vaşington'un pozisyonunun net olduğunu vurgulayan Trump, İran tarafına ateşkesin bittiğini kesin bir dille ilettiklerini aktardı. Yaşanan bu küresel gelişme, bölgedeki askeri hareketliliğin hızlı bir şekilde artmasına sebep oldu.</p>

<p>Askeri operasyonların kapsamına dair detaylar paylaşan Trump, mevcut saldırıların şiddetini belirli bir seviyede tuttuklarını ifade etti. Köprüleri yıkma gücünü ellerinde bulundurduklarını söyleyen lider, stratejik öneme sahip Hark Adası’nı kontrol altına alma potansiyeline sahip olduklarını vurguladı. Trump, Amerikan ordusuna petrol boru hatlarını koruma ve buraları hedef listesinin dışında tutma talimatı verdiğini de sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçmiş günlerdeki kritik anlara da değinen Trump Ali Hamaney için düzenlenen cenaze töreni esnasında askeri operasyonları askıya aldıklarını belirtti. İranlıların bu süreçte kendilerinden süre talep ettiğini aktaran Trump, bu talebe güvenli bir ortam sağlayarak karşılık verdiklerini söyledi.</p>

<p>Deniz ablukası stratejisinin sadece İran sınırları içinde geçerli olacağını ifade eden Trump, güncel operasyonların bilançosunu paylaştı. Son harekâtta İran’a ait 28 gemiyi imha ettiklerini duyuran Trump, yeni saldırıların her an başlayabileceği sinyalini vererek konuşmasını tamamladı</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trump-ateskes-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/iranhurm.png" type="image/jpeg" length="37456"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakan Fidan: İsrail ile çatışma yaşanması için hiçbir sebep yok]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hakan-fidan-israil-ile-catisma-yasanmasi-icin-hicbir-sebep-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hakan-fidan-israil-ile-catisma-yasanmasi-icin-hicbir-sebep-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NATO Zirvesi sonrası verdiği röportajda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun politikalarını bölgesel ve küresel güvenlik için tehdit olarak nitelendirirken, Türkiye ile İsrail arasında çatışma için hiçbir neden olmadığını söyledi. Fidan ayrıca Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan'ın bölgesel barış için yeni bir çalışma grubu kurduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NATO zirvesinin ardından ünlü gazeteci Hadley Gamble’ın "On the Record" programına özel bir röportaj veren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, küresel gelişmeler hakkında konuştu.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile yaşanan gerilimin ardından ateşkesin "bittiği" yönündeki iddiasına katılmadığını belirten Fidan, yaşanan son olayların bir "misilleme" değil, bir iletişim kopukluğu olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Perşembe gecesi İranlı mevkidaşıyla yaptığı telefon görüşmesinin ardından sorunun köküne dair daha derin bir anlayışa sahip olduğunu kaydeden Fidan, şöyle konuştu:</p>

<p>"Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin nasıl uygulanacağı konusunda taraflar arasında bir iletişim eksikliği ve yanlış anlaşılma olduğunu düşünüyorum. Her iki tarafın da içtenlikle ateşkesi korumak ve barış anlaşmasında ilerlemek istediğine inanıyorum. Yine de kaza, provokasyon veya yanlış anlaşılma riski her zaman mevcuttur; bu yüzden çok dikkatli olmalıyız. Çözüm, gerilimi düşürmektir."</p>

<h3><strong>Netanyahu'ya eleştiri</strong></h3>

<p>Röportajın en keskin ve sert bölümünü terörist İsrail'e ayıran Bakan Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve siyasi destekçilerini eleştirdi.</p>

<p>Yaklaşan İsrail seçimleri öncesinde Netanyahu’nun koltuğunu korumak için yapay bir "dış düşman" yaratmaya ihtiyacı olduğunu belirten Fidan şöyle dedi:</p>

<p><i>"Netanyahu hükümetinin politikaları sadece bizim için bir sorun değil. Onun politikaları ve hükümeti; İsrail'in kendisi için bir yük, bölge için bir yük ve uluslararası güvenlik için hem bir yük hem de açık bir tehdit. Bence Trump bunu anlıyor"</i></p>

<p>Terörist İsrail'in yeni Şam yönetimini istikrarsızlaştırmaya çalışıp çalışmadığı yönündeki soruya "İsrail'in bölge ülkelerine yönelik geçmiş ve mevcut davranış kalıplarına baktığınızda, evet, Suriye'nin istikrarlı ve güçlü bir şekilde gelişmesini istemiyorlar" yanıtını veren Fidan, Avrupa liderlerinin de bu tehlikeyi yeni yeni fark etmeye başladığını aktardı.</p>

<h3><strong>"Erdoğan tuzağa düşmeyecek bir lider"</strong></h3>

<p>Gazeteci Hadley Gamble’ın, sertleşen retoriklerin ardından "Türkiye ile İsrail arasında açık bir askeri çatışma yaşanma ihtimali var mı?" sorusuna Fidan oldukça net bir yanıt verdi:</p>

<p>"Açık bir çatışma yaşanması için hiçbir neden yok."</p>

<p>Fidan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin zirvedeki değerlendirmelerine katılarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail'in hiçbir provokasyon tuzağına düşmeyeceğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Gazze </strong></h3>

<p>Gazze'deki duruma da değinen Fidan, ABD Başkanı Trump tarafından desteklenen "Barış Kurulu" (Board of Peace) planının soykırımı durdurmada etkili bir araç olduğunu kabul etti ancak vaat edilen yardımların ulaştırılması konusunda planın henüz tam anlamıyla başarıya ulaşamadığını söyledi:</p>

<ul>
 <li>"İnsanların yeterli barınak, ilaç ve insani yardım alması konusundaki vaatlerin yerine getirilmesi noktasında plan henüz tamamen başarılı olamadı.</li>
 <li>Körfez'deki savaş nedeniyle uluslararası dikkat başka yöne kaydı. Filistinlilerin insani yardıma ulaşabilmesi için uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısını acilen artırması gerekiyor."</li>
</ul>

<h3><strong>Türkiye-Pakistan-Mısır-Suudi Arabistan çalışma grubu</strong></h3>

<p>Bölgedeki sorunların artık bölge ülkeleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini ifade eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bu doğrultuda atılan tarihi bir adımı ilk kez paylaştı. Arap Birliği veya Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) gibi mevcut yapıların çok resmi ve hantal kaldığını, buralardan hızlı ve kalıcı karar almanın zor olduğunu belirten Fidan, yeni kurulan mekanizmayı şu sözlerle duyurdu:</p>

<p>"Bu yılın başlarında Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan olarak bölgemizde barışa dayalı 'yeni bir düzen' inşa etmek amacıyla bir çalışma grubu kurduk. Amacımız mevcut kurumların yerini almak değil, çok daha hızlı hareket etmek ve kararlar uygulamak"</p>

<h3><strong>İran</strong></h3>

<p>Bölgesel kalıcı barışın ancak tüm ülkelerin egemenlik haklarına saygı duyulmasıyla mümkün olacağını belirten Fidan, Irak'taki durumun düzelmesi ve bölgedeki gerilimin bitmesi için İran'ın vekil güçleri üzerindeki hakimiyetine de değinilmesi gerektiğini söyledi:</p>

<ul>
 <li>"İran, uzun süredir bu ülkelerde vekil güçler bulundurmasını bir 'önleyici güvenlik politikası' olarak savunuyor; tıpkı İsraillilerin güvenlik gerekçesiyle bölgenin geri kalanını işgal etmesi gibi.</li>
 <li>Eğer bölgedeki her aktörün güvenliğini, siyasi egemenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti altına alacak yeni bir güvenlik anlayışı geliştirebilirsek, o zaman İran'a dönüp 'Bakın, artık hepimiz kendi köşelerimize çekilebiliriz' diyebiliriz. İran'ın bu gerçekleri anlayacak olgunlukta olduğuna inanıyorum.</li>
 <li>ABD ve İran arasında bir barış anlaşmasına varılırsa, işte o zaman gerçekten sağlıklı tartışmalara başlayabiliriz."</li>
</ul>

<p>Kaynak: Gazete Oksijen</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hakan-fidan-israil-ile-catisma-yasanmasi-icin-hicbir-sebep-yok</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/v2normalhaberboyutuablonsuzkopyas-2026-07-10t144119714-1783684034.jpg" type="image/jpeg" length="71598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Japonya, yapay zekaya kişisel verilere rızasız erişimi açan yasayı kabul etti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/japonya-yapay-zekaya-kisisel-verilere-rizasiz-erisimi-acan-yasayi-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/japonya-yapay-zekaya-kisisel-verilere-rizasiz-erisimi-acan-yasayi-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya, yapay zeka geliştirmelerini hızlandırmak için kişisel veri koruma yasasını revize etti. Yeni düzenleme, şirketlere belirli koşullarda bireylerin rızası olmadan verileri yapay zeka ve istatistiksel analiz amacıyla kullanma imkânı tanırken, veri ihlallerine ağır para cezaları öngörüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Japonya'da yapay zeka alanındaki yerli gelişmeleri desteklemek amacıyla, şirketlerin hassas bilgileri kullanabilmelerini sağlayan kişisel veri koruma yasası parlamentodan geçti.</p>

<p>Kyodo News'in haberine göre, Japonya Parlamentosu yapay zeka alanında yerli gelişmeleri desteklemek amacıyla şirketlerin 'rıza olmaksızın' hassas bilgileri kullanabilmelerini sağlayan revize edilen kişisel veri koruma yasasını kabul etti.</p>

<p>Yasa değişikliği, işletmeler ve diğer kuruluşların, yalnızca istatistiksel analiz ve yapay zeka geliştirme amacıyla bireylerin rızası olmaksızın kişisel verileri toplamalarına olanak tanıyan bir istisna getiriyor. Bu istisna, küresel yapay zeka yarışında Japonya'nın rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşletmeler ve diğer kuruluşların yalnızca istatistiksel analiz ve yapay zeka geliştirme amacıyla bireylerin kişisel verilerini toplamalarına olanak tanıyan yasa değişikliği kapsamında ayrıca, 1000'den fazla kişinin kişisel verilerini usulsüz bir şekilde kullanan şirketlere, bu bilgilerden elde edilen kar tutarına eşdeğer bir para cezası verilecek.</p>

<p>Parlamento ayrıca, hükümetin yapay zeka ve otonom sürüş gibi ileri teknolojilerin geliştirilmesinde kullanılmak üzere verileri özel sektör şirketlerine ve araştırma enstitülerine sağlamasına yönelik ayrı yasa tasarılarını da kabul etti.</p>

<p><i>AA</i></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/japonya-yapay-zekaya-kisisel-verilere-rizasiz-erisimi-acan-yasayi-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/2784ab26-yapay-zeka-icin-ezber-bozan-adim-veri-kurallari-degisti.webp" type="image/jpeg" length="49656"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ve Rusya S-400 füzesi için görüşmelere başladı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-rusya-s-400-fuzesi-icin-gorusmelere-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-rusya-s-400-fuzesi-icin-gorusmelere-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Peskov, Türkiye ve Rusya'nın S-400 füzesinin satışı için görüştüğünü açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna tarafının krizin barışçıl çözümü konusunda isteksiz olduğunu belirterek "Rusya, hedeflerine barış müzakereleri yoluyla ulaşma konusunda açık." dedi.</p>

<p>Peskov, başkent Moskova'da gazetecilere, gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Ukrayna krizinin barışçıl çözümünden yana olduklarını söyleyen Peskov, "Rusya, hedeflerine barış müzakereleri yoluyla ulaşma konusunda açık. Buna Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de açık." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Peskov, Ukrayna'nın krizin barışçıl çözüm sürecini sürdürme niyetinde olmadığını belirten "Kiev'in barışçıl çözümü konusunda isteksiz olduğu durumda, (Ukrayna'da) özel askeri operasyonu sürdürüyoruz. Ukrayna tarafı, gerginliği artırmaya çalışırken, biz Ukrayna'da güvenlik bölgesini genişletmeye devam ediyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Ukrayna ordusunun, Rusya'nın kontrolündeki Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne (NGS) yönelik saldırıları yoğunlaştırdığına işaret eden Peskov, bunun aşırı derecede tehlikeli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Dmitriy Peskov, bu konuda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile temas halinde olduklarını aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rusya Devlet Başkanı Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında telefon görüşmesinin henüz gerçekleşmediğini söyleyen Peskov, ABD tarafı ile temasları sürdürdüklerini dile getirdi.</p>

<h2><strong>RUSYA'DAN S-400 MESAJI: TÜRKİYE İLE BU KONUDA TEMASLARIMIZ OLDU</strong></h2>

<p>Sözcü Peskov, "Türk basını, Türkiye'nin Amerikan yaptırımlarından kurtulmak için S400'leri başkasına sattığını yazdı. Türkiye, Rusya'dan bu konuda izin istedi mi? Rusya buna nasıl bir tepki gösterdi?" şeklindeki bir soruya ise "Bu, çok hassas bir konu. Türkiye ile bu konuda temaslarımız oldu. Türk tarafıyla bu konudaki temasları sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-rusya-s-400-fuzesi-icin-gorusmelere-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/s400.webp" type="image/jpeg" length="44001"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB, müfredatta Sultan Vahideddin hakkındaki Kemalist çarpıtmayı düzeltti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/meb-mufredatta-sultan-vahideddin-hakkindaki-kemalist-carpitmayi-duzeltti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/meb-mufredatta-sultan-vahideddin-hakkindaki-kemalist-carpitmayi-duzeltti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatta yaptığı son değişiklik, eğitim sistemimizin üzerine bir asırdır çöken Kemalizm karanlığının çarpıtmalarını düzeltme yolunda atılmış müspet bir adımdır. Yıllardır ders kitaplarında "hain" yaftasıyla anılan, "İngiliz gemisiyle vatanı satarak kaçtı" yalanıyla şahsiyeti lekelenen Sultan Vahdettin Han’a, nihayet geç de olsa hakkı teslim edilmeye başlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatta yaptığı son değişiklik, eğitim sisteminin üzerine çökmüş olan Kemalizm karanlığının çarpıtmalarından birini düzeltme yolunda müspet bir adım oldu. Yıllardır çocuklarımıza "hain" diye ezberletilen, "İngiliz gemisine binip vatanı satarak kaçtı" yalanıyla şahsiyeti lekelenmeye kalkılan Sultan Vahdettin Han’a karşı yapılan bu düzenleme ile, geç de olsa bir nebze Sultan'a hakkı teslim edilmiş oluyor.</p>

<p>Ders kitaplarında yıllarca "son padişah İngiliz gemisi ile İstanbul’dan kaçtı" diyerek zihinleri bulandıran, padişaha itibar suikastına kalkışan o pespaye ifade kaldırıldı. Yeni müfredatta, Sultan Vahdettin Han'ın devletin bekası adına çıktığı yolculuk, "Sultan Vahdettin 17 Kasım’da Malta Adası’na gitmek üzere ülkeyi terk etti" (Birgün) şeklinde yer aldı. Ve ayrıca Vahdeddin Han'ın başına "Sultan" ifadesi koyuldu.</p>

<p>Kemalistlerin Sultan Vahdettin'e karşı bu bitmek bilmeyen kini boşuna değildir. Onlar, Osmanlı’yı ve onun padişahı Vahdettin Han’ı "hain" ilan etmeden kendi çarpık meşruiyetlerini kuramazlardı. Akılları sıra manipülasyonlarla, sultanın işgal altındaki o kısıtlı imkanlarla, "el mahkum" aldığı kararları görmezden gelerek tarihe ihanet ettiler.</p>

<p>Oysa,</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anadolu’daki İstiklal Savaşı, Sultan Vahdettin’in iradesi ve desteğiyle başlamıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mustafa Kemal’i Anadolu’ya gönderen, ona o zor günlerde yüklü miktarda para desteği sağlayan bizzat Sultan’dır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>O, vatanı için kendini feda etmiştir. Eğer cebine birkaç elmas koyup gitseydi, bugün "hain" damgasıyla değil, zengin bir sürgün hayatıyla anılırdı. O ise gurbet ellerde beş parasız ve cenazesi bile ortada kalacak şekilde, vatanından uzaklaşmanın hüznüyle ölmeyi göze almıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Sultan Vahdettin Han, "taht ile teneşir arasında" o ince çizgide, milletinin selameti için kendi ismini, şanını ve şerefini feda eden bir vakar heykelidir.</p>

<p>Vahdettin Han hain değildir; ona "hain" diyenler, kendi meşruiyetlerini bir padişahın itibarını zedeleyerek kurmaya çalışan tarih müfterileridir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/meb-mufredatta-sultan-vahideddin-hakkindaki-kemalist-carpitmayi-duzeltti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/420c5d44-a49d-492d-9af0-ebb2a2594ece.png" type="image/jpeg" length="66597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="33629"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="71813"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="54372"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="89112"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="31671"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="53981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="10909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="24502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="89722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="55805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="18511"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="68794"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="43638"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="68619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="55545"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="10366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="71441"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="59207"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="44207"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="91580"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
