<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Jul 2026 22:53:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail'in cami saldırısı yüzlerce sivili sokakta bıraktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israilin-cami-saldirisi-yuzlerce-sivili-sokakta-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israilin-cami-saldirisi-yuzlerce-sivili-sokakta-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cami çevresine kurulan çadırların da hedef alındığı saldırıda, evleri daha önce yıkılan yüzlerce Filistinli bir kez daha sokakta kaldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail savaş uçakları, Gazze kent merkezindeki El-Muttakin Camisi'ni bombalayarak tamamen yıktı; saldırıda yerinden edilmiş sivillerin kaldığı çadırların hedef alınması ve çevredeki evlerin zarar görmesi sonucu yüzlerce Filistinli bir kez daha evsiz kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail ordusu, ateşkesi ihlal ederek Gazze Şeridi'nin farklı bölgelerinde saldırılarına devam ediyor.</p>

<p>Gazze kentindeki Hristiyan Gençler Birliği Derneği (YMCA) yakınında bulunan El-Muttakin Camisi'ne gerçekleştirilen bombardıman, bölgede büyük bir yıkıma yol açtı.</p>

<p>Saldırıda tamamen yıkılan caminin avlusuna ve çevresine sığınan yerinden edilmiş sivillerin barındığı çadırlar da kullanılamaz hale geldi. İsrail'in önceki saldırılarında evlerini kaybeden ve zaten insani şartların son derece ağır olduğu koşullarda yaşam mücadelesi veren yüzlerce Filistinli, çadırların da yok edilmesiyle bir kez daha evsiz ve sokakta kaldı.</p>

<p>Saldırı çevredeki ev ve mülklerde de ağır hasara yol açtı.</p>

<p>YMCA, Hristiyan kimliğiyle faaliyet gösteren ancak din ayrımı gözetmeksizin Gazze'deki tüm halka gençlik, spor, sosyal ve insani yardım hizmetleri sunan sivil bir kuruluş olarak faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Saldırı, 10 Ekim 2025'ten bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik sürdürdüğü ihlaller kapsamında gerçekleşti.</p>

<p>Gazze'deki Vakıflar ve Dini İşler Bakanlığı tarafından 2 Temmuz'da yapılan açıklamada, savaşın başından bu yana Gazze'de bulunan 1275 camiden 1050'sinin tamamen yıkıldığı, 191'inin ise kısmen hasar gördüğü bildirilmişti.</p>

<p>İsrail'in ABD'nin desteğiyle 8 Ekim 2023'te başlattığı saldırılardan bu yana Gazze Şeridi'nde 73 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi, 173 binden fazla kişi yaralandı.</p>

<p>Sivil altyapının yüzde 90'ı ise ağır yıkıma uğradı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israilin-cami-saldirisi-yuzlerce-sivili-sokakta-birakti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 22:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/israilcami-1.webp" type="image/jpeg" length="88774"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sudanlı yetkililer Türkiye STK’larına ülkedeki son durumu anlattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sudanli-yetkililer-turkiye-stklarina-ulkedeki-son-durumu-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sudanli-yetkililer-turkiye-stklarina-ulkedeki-son-durumu-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sudan Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı Danışmanı Amgad Fareid Eltayeb Idris ve beraberindeki heyet, Sudan'daki güncel insani durumu ve bölgedeki yardım çalışmalarını istişare etmek üzere sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileriyle bir araya geldi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İHH Genel Merkezi'nde düzenlenen programa çok sayıda STK temsilcisi katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan İHH Genel Başkan Yardımcısı Muhammet Cihat Çelik, Sudan'da yaşanan iç savaşın etkilerinin hâlâ yıkıcı bir şekilde devam ettiğini hatırlatarak, Sudan'daki son gelişmelerin anlatılması ve istişare edilmesi amacıyla bir araya geldiklerini belirtti. “İnsani krize karşılık uluslararası toplumdan yeterli yardım gelmiyor”</p>

<p>Çelik’in ardından söz alan Sudan Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı Danışmanı Amgad Fareid Eltayeb Idris, burada yaptığı açıklamada Sudan'da yaşanan insani krize dış faktörlerin ve özellikle bazı ülkelerin finansal ve askeri olarak desteklediği RSF (Hızlı Destek Güçleri) gruplarının sebep olduğunu vurguladı.</p>

<p>Idris, uluslararası toplumun Sudan hakkındaki söylemleriyle eylemlerinin uyuşmadığını belirterek, "İnsani krize karşılık yeterli yardım gelmemektedir. Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan insani yardım planlarının bütçelerinde ciddi açıklar bulunmaktadır" dedi. “Uluslararası bazı kurumlar durumu ‘reklam’ malzemesi gibi kullanıyor”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Idris, uluslararası bazı kurumların durumu adeta "reklam" malzemesi olarak kullandığını ifade ederek, Berlin Konferansı'nda bazı ülkelerin 500 milyon dolarlık yardım sözü verdiğini, ancak konferansın ardından bu sözünü tutmadığını örnek olarak gösterdi. Ayrıca Sudan hükümetinin, RSF milislerinin bulunduğu bölgelerdeki vatandaşları korumak için bazı önlemler aldığını, buna rağmen insani yardımların ulaşması için sınır geçişlerini açık tutmaya çalıştıklarını kaydetti.</p>

<p>Toplantının soru-cevap bölümünde katılımcılar sahadaki tecrübelerini ve karşılaştıkları zorlukları dile getirdi.</p>

<p>Bir sivil toplum kuruluşu temsilcisinin Sudan'daki mevcut ihtiyaçların ve güvenli bölgelerin güncel olarak paylaşılmasını talep etmesi üzerine Idris, Sudan'daki İnsani Yardım Kuruluşları Biriminin haftalık raporlar hazırladığını ve bu bilgilerin Başkonsolosluk üzerinden STK'larla paylaşılacağını söyledi.</p>

<p>Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sudanli-yetkililer-turkiye-stklarina-ulkedeki-son-durumu-anlatti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 20:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/sudanq.webp" type="image/jpeg" length="26931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Irak'tan günlük 1 milyon varil petrol gelecek"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iraktan-gunluk-1-milyon-varil-petrol-gelecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iraktan-gunluk-1-milyon-varil-petrol-gelecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Erdoğan, "Komşumuz Irak, günde '1 milyon varil petrol verebiliyoruz' diyor. Başka ülkelere muhtaç olmaya gerek yok" dedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamalarda, Türkiye-Irak ilişkilerinin enerji, savunma sanayisi, ticaret ve bölgesel gelişmeler başta olmak üzere birçok alanda güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Erdoğan, Irak'ın istikrarının Türkiye'nin güvenliği açısından da önemli olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki işbirliğinin daha ileri seviyelere taşınacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:</strong></p>

<p>Irak Başbakanı Zeydi ile İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunduk.</p>

<p>Irak'ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında üzerimize düşeni yapmaya hazırız.</p>

<p>Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Komşumuz Irak, savaş ve istikrarsızlık ortamından etkilenen ülkelerden biridir. Irak'ın huzur ve istikrarını hiçbir zaman ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız.</p>

<p>Bu savaş ortamı, bizleri sadece savunma alanında değil, enerji ve ulaştırma alanlarında da işbirliğimizi derinleştirmeye sevk ediyor.<br />
Dünyayla bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi'nin geldiği noktayı görüyoruz. Bu konuda Sayın Başbakan'ın güçlü bir iradeye sahip olmasını memnuniyetle müşahede ediyoruz.</p>

<p>Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en kısa zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı bir enerji işbirliği anlaşması imzalamaktır.</p>

<p>Üretim sahasında Türkiye Petrolleri ile ortaklık oluşturulmuştur. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklığımız açısından tarihi bir adım olmuştur.</p>

<p>İklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik işbirliğimizi ilerletme konusunda irademiz tamdır. Türkiye olarak üzerimize düşeni yapıyor, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimi bir işbirliği alanı olarak görüyoruz.</p>

<p>Irak ile ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımak istiyoruz. Bu kapsamda Sayın Başbakan'ın heyetinde yer alan iş insanları, müteahhitler ve yatırımcılarla gerçekleştirdiği görüşmeleri son derece önemli buluyorum.</p>

<p>Güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerimizin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettik. Irak'ın bölgesel bütünleşmeye yönelik çabalarını ve özellikle Suriyelilerin vazgeçilmez bir parçası olan, aramızdaki kardeşliğin en sağlam dayanaklarından biri olan Irak Türkmenlerine yönelik hassasiyetini görüyoruz.</p>

<p>Komşumuz Irak, "Günde 1 milyon varil petrol verebiliyoruz" diyor. Başka ülkelere muhtaç olmaya gerek yok.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iraktan-gunluk-1-milyon-varil-petrol-gelecek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 20:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/irakpetrol-1.webp" type="image/jpeg" length="36255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ve Suriye ekonomisine İdlib köprüsü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-suriye-ekonomisine-idlib-koprusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-suriye-ekonomisine-idlib-koprusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliğini en üst seviyeye taşıma vizyonu, Ankara'daki yoğun temaslarla somutlaşıyor. Suriye Gümrükler ve Sınır Kapıları Genel İdaresi heyetinin Ankara'da gerçekleştirdiği kritik görüşmelerde, İdlib'de kurulacak serbest ticaret bölgesi ile kuru liman projesi masaya yatırıldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İki ülke arasında ekonomik entegrasyonu güçlendirme, ticareti canlandırma ve yepyeni istihdam alanları oluşturma vizyonu, tarafların katıldığı toplantıların merkezinde yer aldı.</p>

<p>Görüşmeler kapsamında düzenlenen yatırım forumunda, İdlib Serbest Bölgesi projesinin coğrafi konumu, temel bileşenleri ve uygulama adımları tüm ayrıntılarıyla tanıtıldı. Bölgede planlanan sanayi, ticaret ve lojistik faaliyetlerinin yanı sıra; projede yer alacak şirketlere sunulacak teşvikler ve yatırım fırsatları katılımcılara aktarıldı.</p>

<h2><strong>İlk imzalar atıldı</strong></h2>

<p>Suriye Serbest Bölgeler Genel Kurumu, 7 Mayıs 2025 tarihinde Türk şirketi Pomako ile bölgesel ticareti hareketlendirecek tarihi bir mutabakat zaptına imza attı. Bu anlaşma, İdlib Serbest Bölgesi ve kuru limanının Yap-İşlet-Devret modeliyle inşa edilerek işletilmesini kapsıyor. İdlib Valiliği tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada, bu büyük yatırımın ticaret hacmini artırarak Suriye-Türkiye ticari ilişkilerinin gelişimine büyük bir katkı sağlayacağı vurguladı.</p>

<p>Suriye Gümrükler ve Sınır Kapıları Genel İdaresi Başkanı Kuteybe Bedevi, 23 Temmuz'daki beyanatında, projenin barındırdığı cazip yatırım fırsatlarını Ankara ziyaretinde Türk muhataplarına anlattıklarını dile getirdi. Bedevi, bu temasların yakın gelecekte somut projelere ve uzun vadeli ortaklıklara dönüşeceğine inandıklarını belirterek, atılan adımların iki ülke arasındaki ekonomik bütünleşmeyi daha da güçlendireceğini ifade etti.</p>

<p>İdlib'deki tesislerin Türkiye sınırına ve Bab el Hava Sınır Kapısı'na yakınlığı ile M4 ve M5 uluslararası karayollarının kesişim noktasında bulunması, projeye bölgesel ölçekte eşsiz bir stratejik önem kazandırıyor. Bu stratejik konum, projenin bölgede dev bir depolama, lojistik ve yeniden ihracat merkezine dönüşmesine sebep oluyor. Bedevi, konuşmasında Türk şirketlerini ve yatırımcılarını bu kazançlı Suriye-Türkiye ortaklıklarına katılmaya davet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Uygulama süreci ve beklenen hedefler</strong></h2>

<p>Suriye Gümrükler ve Sınır Kapıları Genel İdaresi Halkla İlişkiler Müdürü Mazin Alluş, basına verdiği demeçte sahadaki hazırlık çalışmalarının tüm hızıyla sürdüğünü ve projenin teknik ile ekonomik fizibilite raporlarının başarıyla tamamlandığını teyit etti. Pomako ile yapılan mutabakatın akabinde nihai anlaşma müzakerelerinin ilk turu gerçekleşti. Nihai sözleşmenin teknik, hukuki, yatırım ve işletme boyutlarının masaya yatırılması, hazırlık sürecinin hızlanmasına sebep oldu. Resmi uygulama takvimi ve proje zaman planı, hukuki altyapı süreçlerinin tamamlanmasının hemen ardından kamuoyu ile paylaşılacak.</p>

<p><strong>Projeyle ulaşılması planlanan temel hedefler şunları içeriyor:</strong></p>

<p>Modern bir lojistik merkez kurarak depolama, gümrükleme ve taşımacılık altyapısını dünya standartlarına çıkarmak.</p>

<p>Serbest bölgeyi kara sınır kapıları üzerinden doğrudan deniz limanlarına bağlamak.</p>

<p>Sanayi ve tarım ürünlerinin bölgeden ihracatını ile yeniden ihracatını güçlü bir şekilde desteklemek.</p>

<p>Yerli ve yabancı sermayeyi bölgeye çekerek İdlib'i stratejik bir ticaret üssü haline getirmek.</p>

<h2><strong>Üretim ekonomisine geçiş dönemi</strong></h2>

<p>Suriyeli ekonomist Gazvan el Mısri, atılan bu adımın yeniden inşa söyleminden çıkarak doğrudan somut üretim ve yatırım ekonomisine geçişi simgelediğini vurguladı. El Mısri'ye göre proje; yurt dışındaki Suriyeli sermayeyi, Türk ve Arap yatırımcıları bölgeye çekerek gıda, tekstil, yapı malzemeleri ve lojistik sektörlerinde üretimi büyük ölçeklere çıkartacak. </p>

<p>Türkiye açısından bakıldığında proje, Suriye pazarına çok daha düşük maliyetli erişim imkanı sunuyor. Aynı zamanda söz konusu bölge, Ürdün, Irak ve Körfez ülkelerine uzanan ticaret rotalarında kilit bir geçiş güzergahı oluşturuyor. El Mısri, kuzeybatı Suriye'nin ulusal ekonomiye entegre olmasının gönüllü geri dönüşleri teşvik edeceğini ve bölgesel ticaret ağlarını büyüteceğini kaydetti. Mısri, bu dev vizyonun başarısını güçlü altyapı yatırımlarının yapılmasına, açık yasal düzenlemelerin getirilmesine, şeffaf yönetim anlayışına ve üretime dayalı ekonomik modelin bütünüyle hayata geçirilmesine dayandırıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-suriye-ekonomisine-idlib-koprusu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/suriyeturkiye.webp" type="image/jpeg" length="18542"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da Irak mesaisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ankarada-irak-mesaisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ankarada-irak-mesaisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi ziyaret eden Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi resmi törenle karşıladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zeydi'nin makam aracını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önündeki caddede karşılayan süvariler, araca protokol kapısına kadar eşlik etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zeydi'yi Külliye'nin ana giriş kapısında karşıladı. Erdoğan ve Zeydi'nin tören alanındaki yerlerini almasının ardından, bando, iki ülkenin milli marşlarını çaldı.</p>

<p>Törende, tarihteki 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerlere de yer verilirken, 21 pare top atışı yapıldı.</p>

<p>Zeydi, Muhafız Alayı Tören Kıtası'nı 'Merhaba asker' diyerek selamladı. İki lider birbirlerine heyetlerini takdim etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Zeydi, merdivenlerde Türk ve Irak bayrakları önünde tokalaşarak basın mensuplarına poz verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İkili ve heyetler arası görüşmeye geçen Erdoğan ve Zeydi, görüşmelerin ardından anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısına katılacak.</p>

<p>Törende, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Anıl Bora İnan ile Ankara Valisi Yakup Canbolat da yer aldı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ankarada-irak-mesaisi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/irakzeydi.webp" type="image/jpeg" length="59458"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Piyasada iflas dalgası: Tekstilden inşaata şirketler ayakta kalamıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/piyasada-iflas-dalgasi-tekstilden-insaata-sirketler-ayakta-kalamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/piyasada-iflas-dalgasi-tekstilden-insaata-sirketler-ayakta-kalamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek faiz, daralan iç piyasa ve finansmana erişimdeki güçlükler reel sektörü iflasın eşiğine sürüklüyor. 2026’nın ilk yarısında konkordato başvuruları rekor seviyeye yaklaşırken, tekstilden inşaata birçok sektörde şirketler peş peşe kepenk kapatıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın ilk yarısında reel sektörün finansman kaynaklarına erişimde yaşadığı sıkıntılar daha da derinleşti. Resmi veriler ve sektörel kayıtlar, yılın ilk altı ayında 1.240 şirketin konkordato talebinde bulunduğunu ortaya koyarken, süreci başarıyla tamamlayamayan en az 115 şirket hakkında iflas kararı verildi. Haziran ayında tasfiye edilen şirket sayısındaki keskin yükseliş ise iş dünyasında mali baskının giderek ağırlaştığına işaret etti.</p>

<p>Ekonomistler, yüksek kredi faizleri, zayıflayan iç talep ve ihracat pazarlarındaki durgunluğun özellikle KOBİ'ler ve emek yoğun sektörler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtiyor.</p>

<h2><strong>Sanayi kentleri ilk sırada</strong></h2>

<p>Yılın ilk beş ayında geçici mühlet alan şirket sayısı 802 olurken, yalnızca Haziran ayında 438 yeni konkordato ilanı yayımlandı. Böylece 2026'nın ilk yarısındaki toplam konkordato başvurusu 1.240 seviyesine yükseldi. Başvuruların önemli bölümü İstanbul, Ankara ve Bursa gibi sanayi üretiminin yoğun olduğu illerden geldi.</p>

<h2><strong>Şirket kapanışları hız kazandı</strong></h2>

<p>Konkordato sürecini tamamlayamayan şirketlerin iflasları da artıyor. İlk beş ayda 115 şirket resmen iflas ederken, Haziran ayında mahkeme kararıyla tasfiye edilen şirket sayısı 2.131'den 3.382'ye yükseldi. Bu tablo, yalnızca konkordato başvurularının değil, şirket kapanışlarının da hızlandığına işaret ediyor.</p>

<h2><strong>Konkordato başvurularında bir yılda yüzde 30'u aşan artış</strong></h2>

<p>Geçen yıl da konkordato başvurularında belirgin artış yaşanmıştı. Ancak 2026'da tablo daha da ağırlaştı.</p>

<p>2025'in ilk yarısında konkordato başvuruları yaklaşık 900-950 şirket seviyesinde gerçekleşirken, 2026'nın aynı döneminde sayı 1.240'a yükseldi. Bu da yıllık bazda yaklaşık %30-35'lik bir artışa işaret ediyor.</p>

<p>Sektör temsilcileri, özellikle kredi maliyetlerinin uzun süre yüksek kalmasının bu artışta belirleyici olduğunu ifade ediyor.</p>

<h2><strong>Hazır giyim üreticileri peş peşe başvuruyor</strong></h2>

<p>Son haftalarda konkordato ilan eden şirketler sektör çeşitliliğinin hızla arttığını gösteriyor. Tekstil sektöründe dünya markalarına üretim yapan Fore AŞ konkordato başvurusu yaptı.</p>

<p>Bunun yanı sıra; Miras Tekstil, Perge Tekstil, TYH Uluslararası Tekstil gibi hazır giyim üreticileri de mahkemeden geçici mühlet aldı.</p>

<p>Tekstil sektörü uzun süredir yüksek finansman maliyetleri, Avrupa talebindeki zayıflık ve artan işçilik giderleri nedeniyle en kırılgan sektörlerin başında geliyor.</p>

<h2><strong>Konkordato yüksek teknoloji şirketlerine de sıçradı</strong></h2>

<p>Konkordato dalgası artık yalnızca geleneksel sektörlerle sınırlı değil. Borsa İstanbul'da halka arz onayı bekleyen İnfinia Advanced Elektronik de nakit sıkışıklığı nedeniyle konkordato başvurusunda bulundu.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın yatırım teşviki verdiği MİA Makina için de mahkeme geçici mühlet kararı aldı. Bu gelişmeler, finansmana erişim sorunlarının yüksek teknoloji ve yatırım odaklı şirketleri de etkilemeye başladığını gösteriyor.</p>

<h2><strong>Konkordato kararı alan şirketlerin sayısı artıyor</strong></h2>

<p>Son günlerde konkordato veya geçici mühlet kararı alan şirketler arasında;</p>

<p>Elit Çanta</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elitiz Kimya</p>

<p>Novo Alüminyum</p>

<p>Technic Mühendislik</p>

<p>Barava Ambalaj</p>

<p>Sertel Vida Metal</p>

<p>Ekar Uluslararası Taşımacılık</p>

<p>Alfa Global Depolama</p>

<p>Agropark Tarımsal Pazarlama</p>

<p>Eminler Group İnşaat gibi çok farklı sektörlerden firmalar bulunuyor.</p>

<p>Bu tablo, sıkıntının belirli sektörlerle sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor.</p>

<h2><strong>Antalya'da konkordato alarmı</strong></h2>

<p>Antalya Ticaret Platformu Başkanı Emrah Nas, kentte konkordato başvurularındaki artışın ekonomik baskının boyutunu gözler önüne serdiğini belirtti. Satışa çıkarılan otellerin sayısında ve ticaret bölgelerindeki boş iş yerlerinde dikkat çekici bir yükseliş yaşandığını ifade eden Nas, yüksek finansman maliyetleri ile zayıflayan iç talebin işletmelerin faaliyetlerini sürdürmesini giderek zorlaştırdığını söyledi.</p>

<p><i>Kaynak: ekonomim</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/piyasada-iflas-dalgasi-tekstilden-insaata-sirketler-ayakta-kalamiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/iflas-konkardato.webp" type="image/jpeg" length="73148"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapık tayfanın sapık çocuğu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sapik-islamoglunun-sapik-cocugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sapik-islamoglunun-sapik-cocugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hadisleri, mezhepleri ve ümmetin asırlık ilim geleneğini devre dışı bırakmaya çalışan sapık Fatih Ergenekon’un açıklamaları, “Kur’an bize yeter” söyleminin ibadetleri ve dinî hükümleri nasıl şahsî kanaatlere teslim ettiğini bir kez daha gösterdi. Ergenekon’un namazdan kurbana, ezandan sahabeye kadar uzanan hadsiz sözleri, mezhepsizliğin dini nasıl ölçüsüz ve keyfî bir yorum alanına çevirdiğini ortaya koyuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Modernist ve mealci çevrelerin son dönemde piyasaya sürdüğü isimlerden Fatih Ergenekon, konuşmalarında hadis, sünnet, mezhep, icma ve kıyas gibi Ehl-i Sünnet’in temel dayanaklarını hedef alan sapkın ifadeler kullanıyor. Kur’an’ı, Peygamber Efendimiz’in beyanı ve ümmetin ilmî birikiminden kopararak şahsî yorumlarına göre açıklayan Ergenekon, dinin hükümlerini şahsi kanaatlerinin konusu hâline getirerek İslâm'ı pasifize etmeye çalışıyor.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong><a href="https://www.barandergisi.net/mustafa-islamoglunun-sapikliklari"><span style="color:#e74c3c">Mustafa İslamoğlu’nun sapıklıkları</span></a></strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Ergenekon, Peygamber Efendimiz’i vahyi tebliğ eden bir “postacı” seviyesine indirgeyen modernist düşüncenin yeni bir ürünü olarak karşımıza çıkıyor. Bu tip Kur'anın hüküm bildiren ayetlerini nefsine göre tevil eden, Peygamberi devreden çıkarıp ilmî müktesebatı inkar edenleri de kendileri benzediği nispette gerici Kemalist çevreler sahipleniyor.</p>

<h2><strong>Sapık İslamoğlu çizgisinin yeni temsilcisi</strong></h2>

<p>Fatih Ergenekon’un görüşleri, Mustafa İslamoğlu, Yaşar Nuri Öztürk gibi milletin imanına tasallut eden, Müslüman Anadolu'nun inancına zehir katan isimler tarafından temsil edilen batıl modernist din anlayışının devamı mahiyetindedir. Bu çizgi, hadis ve mezhep otoritesini kırarak Kur’an’ı kendi keyfî yorumlarına açık bir metne dönüştürmeye çalışıyor.</p>

<p>Kemalist ve seküler çevrelerin bu isimlere gösterdiği ilgi de tesadüf sayılamaz. İslâm’ın hukuk, ahlâk, siyaset ve cemiyet hayatına dair hükümlerinden rahatsız olan çevreler, dini merdiven altına hapseden hoca tipini dün olduğu gibi bugün de desteklemeye devam ediyor.</p>

<p>Onların aradığı din adamı; şeriat talep etmeyen, haram ve helal sınırlarını gevşeten, sünneti bağlayıcı görmeyen ve İslâm’ı modern hayatın kalıplarına göre yeniden yorumlayan kişidir. Ergenekon’un açıklamaları da bu projenin günümüzdeki tezahürlerinden biri olarak görülüyor.</p>

<h2><strong>Fatih Ergenekon’un sapıklıkları</strong></h2>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>İslâm’da mezhep bulunmadığını ve herhangi bir mezhebe bağlanmanın gerekli olmadığını savunuyor.</li>
 <li>Mezhep imamlarının görüşlerinin tarihî şartlarda ortaya çıktığını, günümüz meselelerinde bağlayıcı sayılamayacağını ileri sürüyor.</li>
 <li>Herkesin kendi Kur’an anlayışı ve şahsî aklıyla dinî hüküm belirleyebileceğini savunuyor.</li>
 <li>Sahih hadislerin dahi dinde hüküm ve kaynak olarak kullanılamayacağını savunuyor.</li>
 <li>Haram koyma yetkisinin yalnız Kur’an’a ait olduğunu, hadislerin haram belirleyemeyeceğini ileri sürüyor.</li>
 <li>Hadislerin insan ölçüleriyle tasnif edildiğini, bu sebeple zan bildirdiğini ve bağlayıcı olamayacağını söylüyor.</li>
 <li>Peygamber’in her söz ve fiilinin din kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunuyor.</li>
 <li>Peygamber’in bazı içtihatlarında yanıldığını ve sonradan görüş değiştirdiğini iddia ediyor.</li>
 <li>Âlimlere bağlılığı “sürüleşmek”, mezhep ve tarikat bağlılığını ise aklı ayaklar altına almak şeklinde nitelendiriyor.</li>
 <li>Namazdaki birçok uygulamanın sabit hüküm olmadığını, kişinin bunları kendi tercihine göre belirleyebileceğini söylüyor.</li>
 <li>Tahiyyat duasının bağlayıcı olmadığını, kişinin namazda kendi duasını okuyabileceğini savunuyor.</li>
 <li>Hacdaki sa‘y gibi sünnetlerin sevap ümidiyle yapılmaması gerektiğini ileri sürüyor.</li>
 <li>Kadere imanın siyasî maksatlarla uydurulduğunu ve imanın şartları arasında bulunmadığını iddia ediyor.</li>
 <li>Hazreti Muaviye’nin Hazreti Ali’ye “sudan sebeplerle” isyan ettiğini ve hilafeti siyasî hileyle ele geçirdiğini iddia ediyor.</li>
 <li>Hazreti Muaviye’nin Bedir’de öldürülen atalarının intikamını almak amacıyla hareket ettiğini ileri sürüyor.</li>
 <li>Hazreti Muaviye’yi, hilafeti saltanata çeviren ve İslâm’a ilk büyük darbeyi vuran kişi olarak gösteriyor.</li>
 <li>Hazreti Ali’ye hutbelerde küfür ve lanet ettirdiğini, cuma hutbesinin sırasını bu maksatla değiştirdiğini iddia ediyor.</li>
 <li>Kadere imanın Hazreti Muaviye tarafından zulümleri meşrulaştırmak için İslâm’a sokulduğunu öne sürüyor.</li>
 <li>Salavatın dinde bulunmadığını, Peygamber’e salavat getirmenin sonradan oluşturulmuş bir anlayış olduğunu ileri sürüyor.</li>
 <li>Salavat getirenlerin şefaat kazanacağına ve cennette mükâfat göreceğine dair inançları alaya alarak reddediyor.</li>
 <li>“Asıl sünnet ehli”nin hadis ve salavat geleneğine bağlı olanlar değil, Peygamber’i yalnız Kur’an’dan öğrenenler olduğunu savunuyor.</li>
 <li>Ehl-i sünnetin Peygamber’i beşerlikten çıkarıp ilah konumuna yükselttiğini ve Hristiyanların Hazreti İsa’ya yaptığını yaptığını iddia ediyor.</li>
 <li>Müslümanların sorumlu olduğu ve bağlayıcı kabul etmesi gereken tek kaynağın Kur’an olduğunu savunuyor.</li>
 <li>Sahih olduğu kabul edilen hadislerin bile ümmet için bağlayıcı hüküm taşıyamayacağını ileri sürüyor.</li>
 <li>Her Müslümanın dinî hükümleri kendi aklıyla değerlendirip Kur’an’a uygunluğuna kendisinin karar vereceğini söylüyor.</li>
 <li>Sünnet adı altında Arapların örf, âdet ve günlük hayatının dine ilave edilerek farklı bir din oluşturulduğunu iddia ediyor.</li>
 <li>Namazın tek ön şartının abdest olduğunu, Kur’an’da bulunmayan diğer şartların dinî zorunluluk sayılamayacağını savunuyor.</li>
 <li>Namazda örtünmenin şart olmadığını, kadın ve erkeğin rahat ettiği kıyafetle namaz kılabileceğini ileri sürüyor.</li>
 <li>Namazın şekil ve ayrıntılarla sınırlandırıldığını, birçok fıkhî uygulamanın Allah’ın emri olmadığını iddia ediyor.</li>
 <li>İbadetlerin haram, caiz ve sevap hükümleriyle ele alınmasına karşı çıkarak gönüllülük esasının öne alınmasını savunuyor.</li>
</ul>

<p>Bu görüşlerin ortak noktası, dinî hükümlerin asırlardır kabul edilmiş ilmî usullerden koparılması ve ferdin kendi aklını mutlak ölçü hâline getirip milleti saptırmak olduğu su götürmez bir gerçek. Böyle bir yaklaşımda namazın rekâtı, ibadetlerin şekli, helal-haram ölçüsü ve dinî hükümlerin tatbiki ortak bir disipline dayanmıyor. Ve bu sapkınlığın akıbeti de yaşayan insan kadar dinin olması ve herkesin Fatih Ergenekon gibi kendi aklıyla imâl ettiği dinin adeta "tanrısı" olmasıdır.</p>

<h2><strong>“Kur’an bize yeter” söylemi ile Peygambere iftira!</strong></h2>

<p>Mealci çevrelerin sıkça kullandığı “Kur’an bize yeter” sözü, ilk bakışta Kur’an’a bağlılık görüntüsü verse de pratikte sünnetin ve Peygamber Efendimiz’in açıklayıcı vazifesinin devre dışı bırakılmasına hizmet ediyor.</p>

<p>Kur’an namazı emrediyor ancak namazın vakitleri, rekâtları, rükûsu, secdesi ve cemaat düzeni sünnetle öğrenilebiliyor. Kur’an zekâtı emrediyor ancak nisap miktarları ve uygulama şartları sünnet ve fıkıh yoluyla anlaşılabiliyor.</p>

<p>Sünnet ortadan kaldırıldığında Kur’an’ın hükümleri şahsî yorumlara açık hâle geliyor. Böylece din, hayatı tanzim eden bir nizam olmaktan çıkarılarak insanların kalbinde taşıdığı belirsiz bir “maneviyat” alanına hapsediliyor. Sapkın modernist anlayış ve onların satıcısı Fatih Ergenekon gibiler ise İslâm’ın içtimaî, hukukî ve ahlâkî nizam kurucu vasfını zayıflatmaya çalışıyor.</p>

<p>Modernist-reformist çevrelerin Peygamber Efendimiz’e yaklaşımı da ciddi bir sapıklık meselesidir. Bu çevreler, Resûlullah’ın vazifesini Allah'tan aldığı ayetleri insanlara bırakıp direkt gitmiş gibi anlatarak onun hayatını, örnek oluşunu, sözlerini, fiillerini ve takrirlerini bağlayıcı ölçü olmaktan çıkarmaya çalışıyor.</p>

<p><i>Baran Dergisi</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sapik-islamoglunun-sapik-cocugu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/fatih-etrgenekon-haber.png" type="image/jpeg" length="15157"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pisliğe batmış Batı, çareyi İslam'a saldırmakta arıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/pislige-batmis-bati-careyi-islama-saldirmakta-ariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/pislige-batmis-bati-careyi-islama-saldirmakta-ariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Maddenin tahakkümü altında çırpınan, hiçbir ahlaki değeri kalmamış Batı, çaresizliği nispetinde fütursuzca İslam’a saldırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere’de bir parkta namaz kılan Müslümanlar, İslam düşmanı bir kadının sözlü tacizine maruz kaldı. Namaz kılanların önüne geçen kadın, “Bizim ülkemizde böyle şeyler yapmıyoruz” dedi ve İslam düşmanı olduğunu açıkça dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Pisliğe batmış Batı, çareyi İslam'a saldırmakta arıyor</strong></h2>

<p>Yozlaşmanın, her türlü cüruf ve pisliğin içinde boğulan Batı, yarasanın güneşe tahammül edemeyişi gibi İslam’ı hazmedemiyor. Ahlâkî çöküşünü “özgürlük”, “insan hakları” ve “medeniyet” maskesiyle örten bu güruh, kenef ağızlarıyla İslam’a saldırıyor, Müslümanları ibadetlerinden, kimliklerinden ve inançlarından dolayı tahkir etmeye kalkışıyor. Yıllarca Müslümanlara “gerici” ve “yobaz” yaftası yapıştırarak onları terörize edenlerin, canavarlaştıranların, farklı inançlara ve ibadetlere müsamaha gösteremeyecek kadar örümcek kafalı olduğu da bu hadiseyle bir kez daha gün yüzüne çıktı. Her türlü itin, kopuğun, arsızın, hırsızın ve namussuzun güvenli limanı, çifte standardın merkezi Batı, karşısına çıkan her fırsatta İslam’a kin kusarak pisliğinin ve ruhunu maddeye esir eden çürümüşlüğünün üstüne yatmaya çalışıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/pislige-batmis-bati-careyi-islama-saldirmakta-ariyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ingiltere-islam-dusmani-haber-1.webp" type="image/jpeg" length="77132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da fuhuş mekânına baskın: 7 kişi tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ankarada-fuhus-mekanina-baskin-7-kisi-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ankarada-fuhus-mekanina-baskin-7-kisi-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Çankaya'daki bir mekânda müstehcen ve genel ahlaka aykırı eylemler gerçekleştirildiği tespit edildi. Ahlak Büro Amirliği ekiplerince düzenlenen operasyonda gözaltına alınan işletme sahibi dahil 7 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Çankaya ilçesinde faaliyet gösteren ‘Sixtiees Pub’ isimli işletme hakkında; CİMER üzerinden yapılan ihbarlar, bilgi sahibi beyanları, açık kaynak araştırmaları ile işletmenin sanal medya üzerinden paylaştığı görüntülerin incelenmesi neticesinde, cinsel amaçlı eğlencelerin organize edildiği, müstehcen ve genel ahlaka aykırı eylemlerin gerçekleştirildiğine ilişkin tespitler üzerine soruşturma başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, 25 Temmuz Cumartesi günü işletmede arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Yapılan işlemler sonucunda aralarında işletme sahibi, mesul müdür ve çalışanların da bulunduğu toplam 7 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p color="dimmed">Gözaltına alınan şüpheliler, TCK’nın 226/2 ve 227/2 maddelerinde düzenlenen suçlara muhalefet suçundan sevk edildikleri Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.</p>

<h2 color="dimmed"><strong>Bu Bataklık Bir İşletmeden İbaret Değil!</strong></h2>

<section dir="auto">
<p>Bu tablo tek bir işletmeyle sınırlı değil. Bugün parklardan okul çevrelerine, toplu taşıma araçlarından sokaklara kadar toplumun birçok alanı, hayasızlığın ve ahlâkı tahrip eden görüntülerin sıradanlaştırıldığı bir zemine sürüklenmiş durumda. Bir mekânın kapatılması elbette önemli ancak bu tür yapılar tasfiye edilmedikçe aynı bataklık farklı isim ve adreslerle yeniden ortaya çıkıyor.</p>

<p>Aileyi çökerten, gençleri başıboşluğa sürükleyen, nesilleri ifsat eden fuhuş ve zina kültürünü besleyen her türlü yapı, organizasyon ve teşvik unsuruna karşı kapsamlı bir mücadele yürütülmesi gerekiyor. "Aile Yılı" söyleminin karşılık bulabilmesi için, yıllarca Batıcı-Kemalist anlayışın eliyle aile kurumuna enjekte edilen yozlaştırıcı politikaların bertaraf edilmesi, ahlâkı hedef alan yapılara karşı caydırıcı ve tavizsiz tedbirlerin hayata geçirilmesi bekleniyor. Devletin, toplumun temelini oluşturan aileyi koruyacak iradeyi hiçbir tereddüde mahal vermeyecek şekilde ortaya koyması gerekiyor.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ankarada-fuhus-mekanina-baskin-7-kisi-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/operasyon-fuhus.webp" type="image/jpeg" length="96916"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna'dan Moskova'ya İHA yağmuru! 390'dan fazla saldırı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ukraynadan-moskovaya-iha-yagmuru-390dan-fazla-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ukraynadan-moskovaya-iha-yagmuru-390dan-fazla-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna'nın, Moskova bölgesine 390'dan fazla insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenlediği ve saldırılarda konutların hasar gördüğü belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, yaptığı yazılı açıklamada, Ukrayna'nın son 24 saatte başkent bölgesine yönelik yoğun İHA saldırıları düzenlediğini kaydetti.</p>

<p>Sobyanin, "Gece boyunca Moskova bölgesine 390'dan fazla İHA yöneldi. Bunların büyük bölümü hava savunma güçlerince uzak mesafelerde etkisiz hale getirildi." ifadesini kullandı.</p>

<p>Moskova Bölge Valisi Andrey Vorobyov da Podolsk, Ramenskoye, Kolomna ve Domodedovo şehirleri üzerinde onlarca İHA'nın düşürüldüğünü bildirdi.</p>

<p>Çehov şehrinde bir İHA'nın apartmana isabet ettiğini, olayda yaralanan olmadığını belirten Vorobyov, Vaulovo köyünde düşen İHA nedeniyle bir evde yangın çıktığını, Dubna'da İHA parçalarının bir yapıya zarar verdiğini aktardı.</p>

<p>Rusya Federal Hava Taşımacılığı Ajansı, saldırı nedeniyle Moskova'daki Vnukovo, Domodedovo ve Jukovski havalimanlarının çalışmalarına geçici kısıtlama getirildiğini açıkladı.</p>

<p>Rus e-ticaret platformu Wildberries'den yapılan açıklamada ise bölgedeki Koledino şehrinde bulunan lojistik kompleksinin saldırıya rağmen normal şekilde faaliyetlerini sürdürdüğü kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: STAR Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ukraynadan-moskovaya-iha-yagmuru-390dan-fazla-saldiri</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/moskovaya-iha-yagmuru-390-310-2-41.webp" type="image/jpeg" length="85707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail'den Kudüs'teki UNRWA eğitim merkezine baskın]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-kudusteki-unrwa-egitim-merkezine-baskin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-kudusteki-unrwa-egitim-merkezine-baskin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail güçleri, Doğu Kudüs'te yer alan Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'na (UNRWA) bağlı Kalendiya Teknik Eğitim Enstitüsü'ne yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirdi. Siyonist rejimin eğitim kurumlarını doğrudan hedef alan saldırısı, bölgedeki Filistin varlığına yönelik sistematik gasp planlarının yeni bir aşamasını oluşturuyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin Kudüs Valiliği'nin aktardığı detaylara göre, baskın esnasında eğitim kurumunun idari personeli ve akademik kadrosu enstitü içindeki salonlardan birinde zorla alıkonuldu. Teröristler gece saatlerinden itibaren Kalendiya Mülteci Kampı çevresinde de geniş çaplı bir baskın düzenledi.  Atılan gaz bombaları kamp içindeki yaşlı ağaçlarda yangın çıkmasına sebep oldu. Terörist güçler operasyon sırasında kamp sınırları içerisindeki Halk Komitesi binasının çatısını da zapt etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırı, Kudüs Valiliği'nin yakın zamanda gündeme getirdiği yıkım planlarının hemen ardından geldi. Valilik, 11 Haziran tarihinde kamuoyu ile paylaştığı açıklamasında, İsrail Belediyesi'nin söz konusu mesleki eğitim merkezini yıkmayı ve bu alanı gasp ederek yerine kendi güdümünde yeni bir eğitim kompleksi inşa etmeyi tasarladığını duyurmuştu. Hâlihazırda 15-19 yaş aralığındaki yaklaşık 350 Filistinli gence hayati öneme sahip mesleki eğitim imkânı sunan Kalendiya Eğitim Merkezi, syonist yıkım planlarının gölgesinde büyük bir tehdit altında kalıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-kudusteki-unrwa-egitim-merkezine-baskin</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/unrwa-3.webp" type="image/jpeg" length="92687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kültürel işgalin istatistiklere yansıyan tablosu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kulturel-isgalin-istatistiklere-yansiyan-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kulturel-isgalin-istatistiklere-yansiyan-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel emperyalizm, sosyal medya platformları ve dijital içerik ağları üzerinden yürüttüğü asimilasyon politikalarıyla toplumların zihinsel kodlarını hedefine koyuyor. Araştırma şirketlerinin ve devlet kurumlarının yayımladığı son veriler, bu kuşatmanın vahametine işaret ediyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Dijital platformların kuşatması ve sosyal medya verileri</strong></h2>

<p>TÜİK tarafından yayımlanan 2025 yılı verileri, kültürel erozyonun boyutlarını rakamlarla ortaya koyuyor. Verilere göre, Türkiye'de sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı son on yıl içinde iki kat artış göstererek 2025 yılında yüzde 71,7 seviyesine ulaşıyor. Aynı dönemde gazete, dergi ve kitap okuma oranlarının yüzde 39,4 seviyesinden yüzde 20,1'e gerilemesi, genç zihinlerin derinlikli düşünceden koparak yüzeysel tüketime yönelmesine sebep oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dijital 2026 raporu, 81,9 milyon aktif mobil hattın bulunduğu Türkiye'de 62,3 milyon sosyal medya kullanıcısının varlığını kayda geçiriyor. Yetişkin internet kullanıcılarının yüzde 92,1'i sosyal medya platformlarında aktif olarak vakit harcıyor. Küresel popüler kültürün taşıyıcılığını yapan Instagram'ın 62,3 milyon, TikTok'un ise 40 milyonun üzerinde kullanıcıya ulaşması, Batı merkezli dijital tekelin zihinleri nasıl formatladığını gösteriyor. Bu devasa ekran bağımlılığı, gençlerin milli ve manevi referanslarını kaybederek Batı'nın seküler yaşam tarzını benimsemesine sebep oluyor.</p>

<h2><strong>Anketlere yansıyan zihniyet dönüşümü ve Batı algısı</strong></h2>

<p>Sosyal medya üzerinden pompalanan sahte cennet tasavvurları, gençlerin kendi coğrafyalarına ve kültürlerine yabancılaşmasını beraberinde getiriyor. İPM-Mercator tarafından yayımlanan gençlik araştırması, eğitim ve istihdam süreçlerinin dışında kalan gençlerin büyük bir bölümünün Avrupa'da yaşama arzusunu taşıdığını belgeliyor. Kendi topraklarına dair aidiyet hissini yitiren bu kitle, Batı'yı mutlak bir kurtuluş adresi sıfatıyla konumlandırıyor.</p>

<p>TÜİK'in İstatistiklerle Gençlik 2025 raporunda gençlerin mutluluk kaynakları arasında sağlığın ardından başarı ve paranın öne çıkması, materyalist kültürün içselleştirildiğini gösteriyor. Ulvi gayeler ve cemiyet fedakârlığı gibi kavramlar yerini “bireyci haz” arayışına bırakıyor. Batı'nın dayattığı bu algı yönetimi, idrak yollarını tıkayarak toplumun bünyesinde derin yaralar açıyor. Yabancı ideolojilerin eğitim ve dijital medya aracılığıyla zihinlere sızması, köklerini ve hedeflerini kaybeden bir yığın oluşmasına sebep oluyor…</p>

<p>Dijital çağın getirdiği bu kuşatmayı aşarak gençliğimizin fikri bağımsızlığını kalıcı kılmak, dinî, millî ve ahlaki temeller üzerine inşa edilmiş bir eğitim vizyonunu gerektiriyor; bu yolda her alanda topyekûn bir kültürel seferberlik başlatmak tarihî bir mecburiyet!..</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kulturel-isgalin-istatistiklere-yansiyan-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 22:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/nufus-kalabalik-istanbul-aa-1504787-1.jpg" type="image/jpeg" length="48272"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Endülüs’ün intikamını alan müslüman kadın korsan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/endulusun-intikamini-alan-musluman-kadin-korsan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/endulusun-intikamini-alan-musluman-kadin-korsan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Barbaros Hayrettin Paşa, ilk kez Seyyide ile karşılaştığında bir kadının bu denli büyük bir gücü ele geçirmesine şaşırdı; lakin bir kadın olmasından dolayı Seyyide’yi küçümsedi. 
Seyyide’nin ona verdiği fikirleri önce ciddiye almadı; ancak Barbaros, kısa sürede karşısındaki kişinin kusursuz savaş stratejileri geliştiren ve bölge dinamiklerini avucunun içi gibi bilen bir lider olduğunu anladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İspanya Kraliçesi Isabella’nın zulmünden kaçan Endülüs halkının içinde Seyyide, küçük bir kız çocuğuydu.</p>

<p>Doğduğu ve evi dediği toprakların hunharca yakıldığına şahitlik etmişti. Çocukluğu, Fas’ta ailesinin yaşadığı acıları görerek geçmişti.</p>

<p>Mültecilik, kimliksizlik ve vatansızlık, Seyyide’nin içinde buruklukla büyümesine neden olmuştu.</p>

<p>Ailesinin isteğiyle Ali Sidi el-Mandri (Muhammed el-Mandri) isminde yaşlı bir Faslı ile evlenmişti. Bu nikâh Seyyide için bir dönüm noktası olacaktı çünkü ihtiyar kocası Fas’ın önemli valilerinden birisiydi.</p>

<p>Seyyide’nin zekâsı ve kocasına verdiği tavsiyeler, kısa sürede Fas’ta ününün yayılmasını sağlayacaktı. Kocası Ali öldüğünde ise Fas Kralı İbn Muhammed, daha önce eşine az rastlanan bir kararla, bir kadın olan Seyyide’yi Tetuan şehrinin yeni valisi olarak atadı.</p>

<p>Avrupa’da, bilhassa İspanya’da, Kraliçe Isabella’nın hükümranlığında on binlerce kadın cadı olarak yaftalanıp yakılırken, Fas’ta Müslüman bir kadın siyasette emin adımlarla en tepeye doğru ilerliyordu.</p>

<p>Tam adıyla Aişe bint Ali bin Reşid el-Alami, artık Fas siyasetinin en zeki lideri konumundaydı. Hem Fas Kralı hem de Osmanlı namına hareket eden korsanlar, Akdeniz’de dara düştüklerinde kapısını ilk çaldıkları kişi Hür Seyyide idi.</p>

<p>Seyyide, Fas’ın en önemli isimlerinden Ebu’l-Abbas Ahmed bin Muhammed ile evlenmesiyle gücüne güç katacaktı.</p>

<h2><strong>Akdeniz’de bir kadın korsan</strong></h2>

<p>Barbaros Hayrettin Paşa, ilk kez Seyyide ile karşılaştığında bir kadının bu denli büyük bir gücü ele geçirmesine şaşırdı; lakin bir kadın olmasından dolayı Seyyide’yi küçümsedi.</p>

<p>Seyyide’nin ona verdiği fikirleri önce ciddiye almadı; ancak Barbaros, kısa sürede karşısındaki kişinin kusursuz savaş stratejileri geliştiren ve bölge dinamiklerini avucunun içi gibi bilen bir lider olduğunu anladı.</p>

<p>Kısa sürede tarihin en büyük deniz komutanı Barbaros Hayrettin Paşa, neredeyse her büyük harekât ve ittifak görüşmesinde Seyyide’nin kapısını arşınlar oldu.</p>

<p>İş öyle bir noktaya vardı ki tüm Akdeniz leventleri askerî planlarını Tetuan’da yapıyor, ganimetlerini Seyyide’ye emanet ediyor ve deniz diplomasisi de giderek Seyyide’nin kontrolüne giriyordu.</p>

<p>Tetuan artık tüm Akdeniz’in en zengin şehirlerinden birine dönüşmüştü. Fransa, İspanya ve Portekiz kralları esir takası için Seyyide’nin kapısını çalıyorlardı.</p>

<p>İşte Seyyide bu noktada denizcilik tarihini kökünden değiştirecek bir strateji geliştirecekti. Müslüman leventler, yakaladıkları esirleri ya köle pazarında satıyor ya da fidye karşılığında iade ediyordu. Seyyide ise tüm Akdeniz’de tüccarlar, korsanlar ve hatta düşman birliklerinin içinden casuslar devşirerek geniş bir istihbarat ağı oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu istihbarat ağı, savaş stratejisi için kullanıldığı kadar diplomasi için de kullanılacaktı. Yakalanan esirlerin kimliği, önemi ve gücü hakkında ayrıntılı bilgiler toplanıyordu. Bu sayede esirler, siyasi görüşmelerde büyük bir koz olarak kullanılmaya başlanacaktı.</p>

<p>Bu durum, Avrupa’daki birçok prens ve soylunun katıldıkları deniz maceralarına büyük bir ket vuracaktı. Seyyide’ye kadar Batılı soylular, Müslümanlara karşı savaşa giderken ufak bir fidye parası ayarlıyor ve savaşı bir macera olarak görüyordu. Bu da Batılıların denizlerde sürekli güçlü olmasını sağlıyordu. Ancak Seyyide’nin kurduğu hafiye teşkilatı sayesinde, bir soylu daha kentten çıkmadan izlenmeye başlanıyordu. Hangi gemide olduğuna kadar yapılan ayrıntılı takip sonucunda ele geçirilen kişiler, hürriyetlerine ya çok büyük servetler ödeyerek kavuşuyor ya da diplomasi masasında bir koz olarak kullanılmaya başlanıyordu.</p>

<p>Bu durum İstanbul’un da dikkatini çekecekti. Barbaros Hayrettin Paşa’nın namını bu denli güçlendiren gelişmeler, kazandığı zaferler kadar İstanbul’a gönderdiği önemli esirlerle de yakından bağlantılıydı.</p>

<p>Bu aklın arkasında ise bir kadın, Seyyide el-Hurra bulunuyordu.</p>

<h2><strong>Akdeniz’de Müslümanların koruyucusu</strong></h2>

<p>Seyyide elbette bir gemiye binip savaşmış değildi ama Akdeniz’de neredeyse her gemiden haberdar olacağı bir sistem kurmuştu.</p>

<p>Barbaros Hayrettin Paşa ile kurduğu ittifak sayesinde Akdeniz’de İspanya ve Portekiz’e kök söktürmüştü. Seyyide bilhassa İspanyollara hiç merhamet etmiyordu.</p>

<p>İspanyolların her baskını, Seyyide’nin güçlü istihbarat ağı sayesinde önceden haber alınıyor, gerekli tedbirler alınıyor ve Müslümanlar köleleştirilmekten kurtarılıyordu.</p>

<p>Ayrıca İspanya kıyılarına düzenlenen yıkıcı baskınlar, bilhassa Seyyide tarafından planlanıyordu.</p>

<p>İspanyollar için Barbaros Hayrettin Paşa’dan sonra en nefret edilen isme dönüşecekti. Öyle ki İspanyollar, Papalık'tan Seyyide’nin lanetlenmesi için sayısız kez ayin yapılmasını talep edecekti.</p>

<p>Seyyide yaklaşık 30 sene boyunca İspanya’ya Akdeniz’i dar etmişse de en büyük hayali olan Granada’yı yeniden fethetmeyi başaramadı lakin Endülüs için yüzlerce intikam baskınını organize ederek Endülüs’ün intikamını büyük oranda almayı başaracaktı.</p>

<p>Mehmed Mazlum Çelik/fokusplus</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/endulusun-intikamini-alan-musluman-kadin-korsan</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 21:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/seyyide.png" type="image/jpeg" length="52386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'tan İsrail'e F-35 yanıtı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trumptan-israile-f-35-yaniti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trumptan-israile-f-35-yaniti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump, Vaşington'dan Michigan eyaletine yaptığı uçak yolculuğu sırasında gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı. Netanyahu’nun, Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarının verilmesine karşı çıkan tutumunun hatırlatılması üzerine Trump, savunma satışı kararlarını kendi iradeleriyle aldıklarını belirtti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakın bir dostluk bağlarının bulunduğunu dile getiren Trump, "Kimse bana kime neyi satıp satmamamız gerektiğini söyleyemez. Türkiye büyük bir müttefikimiz." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye ile İsrail arasındaki mevcut hassasiyetlerin farkında olunduğunu kaydeden Trump, gerçekleştirdiği Ankara ziyaretinin son derece başarılı geçtiğini ifade etti. Türk silahlı kuvvetlerinin gücüne işaret eden Trump; Türkiye'nin çok güçlü bir ülke olduğunu, muhteşem bir orduya ve üst düzey askeri teçhizatlara sahip bulunduğunu vurguladı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trumptan-israile-f-35-yaniti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 21:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/trumpnetanyahu-1.webp" type="image/jpeg" length="95217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AHBAP Derneği’ne kayyum atandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ahbap-dernegine-kayyum-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ahbap-dernegine-kayyum-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “Ahbaplar Suç Örgütü” soruşturması çerçevesinde önemli bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında AHBAP Derneği’nin tüm mal varlığının idare yetkisi yönetim kayyumuna devredildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliği, derneğe ait mal varlığı değerlerinin idaresi amacıyla üç ismi kayyum olarak görevlendirdi. Mahkeme kararıyla Avukat Rıdvan Can, Avukat Mustafa Göktuğ Kaya ve Prof. Dr. Ahmet Kasım Han kayyum olarak atandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atanan kayyum heyeti; derneğe ait taşınmazların, araçların, banka hesaplarında bulunan nakdi varlıkların ve diğer tüm finansal değerlerin yönetiminden sorumlu olacak.</p>

<p>Alınan kararla birlikte derneğin bütün mal varlıkları kayyum idaresine geçti. Mahkeme ilamında, derneğin kurucusu Haluk Levent ile birlikte bazı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin tutuklu bulunduğu aktarıldı. Bazı yöneticiler hakkında ise adli kontrol tedbirlerinin uygulandığı bildirildi.</p>

<p>Öte yandan, derneğe ait hesaplar ve mal varlıkları üzerinde halihazırda tedbir kararı bulunduğu kaydedilirken, AHBAP Derneği hakkında fesih sürecinin resmen başlatıldığı duyuruldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ahbap-dernegine-kayyum-atandi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ahbapkayyum.webp" type="image/jpeg" length="35908"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rus ordusu 2,4 milyona çıktı: Türkiye'nin gözü Karadeniz'de]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rus-ordusu-24-milyona-cikti-turkiyenin-gozu-karadenizde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rus-ordusu-24-milyona-cikti-turkiyenin-gozu-karadenizde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rus ordusundaki personel sayısını 2 milyon 426 bin 130'a çıkaran kararnameyi imzaladı. Rus ordusunun personel sayısını artırması, Ankara açısından jeopolitik, askeri ve diplomatik boyutları bulunan stratejik bir gelişme niteliği taşıyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya Devlet Yasa Bilgi Sistemi'nde yayımlanan kararnameye göre, 1 milyon 535 bini asker olmak üzere Rusya Silahlı Kuvvetleri personel sayısı 2 milyon 426 bin 130 olarak belirlendi.</p>

<p>Söz konusu karar, 1 Ağustos'tan itibaren yürürlüğe girecek.</p>

<p>Böylece 25 bini asker olmak üzere Rus ordusundaki personel sayısı toplam 27 bin kişi arttı.</p>

<p>Putin, Haziran 2026'da imzaladığı kararname ile Rus ordusundaki personel sayısını, 1 milyon 510 bini asker olmak üzere 2 milyon 399 bin 130'a çıkarmıştı.</p>

<p>Geçen yılın sonunda Putin, Ukrayna'daki savaşta 700 binden fazla askerin savaştığını bildirmişti.</p>

<p>Rus ordusunda, Ukrayna'da savaşmak üzere ayrıca sözleşmeli ve gönüllü askerler de görev yapıyor.</p>

<h2><strong>Türkiye'nin gözü Karadeniz'de</strong></h2>

<p>Rus ordusunun personel sayısını artırması, Ankara açısından jeopolitik, askeri ve diplomatik boyutları bulunan stratejik bir gelişme niteliği taşıyor.</p>

<p>Karadeniz Güvenliği ve Montrö Hassasiyeti Karadeniz'e kıyıdaş olan Rusya'nın askeri kapasitesini artırması, kuzey deniz sınırlarımızdaki güç dengesini etkileme potansiyeline sahip. Türkiye, halihazırda Boğazlar Sözleşmesi'ni uygulayarak Karadeniz'deki istikrarı koruma görevini yürütüyor. Rus personel sayısındaki artış, Türk Deniz Kuvvetleri ile Hava Kuvvetleri'nin bölgedeki devriye, denetim ve caydırıcılık faaliyetlerini daha yüksek bir teyakkuz seviyesinde tutmasına sebep oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Suriye, Kafkasya ve Libya </strong></h2>

<p>Türkiye ve Rusya; Suriye, Güney Kafkasya ve Libya gibi kritik sahalarda doğrudan etkileşim halinde... Rus ordusunun büyümesi, Moskova'nın kriz alanlarındaki pazarlık gücünü tahkim ediyor. Ankara, kendi çıkarlarını korumak ve sahadaki dengeleri muhafaza etmek adına diplomatik temaslarını ve askeri varlığını güçlendirme ihtiyacı duymaktadır. Rusya'nın insan kaynağını artırması, iki ülke arasındaki saha koordinasyonunun önemini daha görünür hale getiriyor.</p>

<h2><strong>NATO ittifakı ve denge politikası</strong></h2>

<p>Türkiye, NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip durumda. Rusya'nın ordu ölçeğini büyütmesi, NATO genelinde bir güvenlik tehdidi algısı oluşturuyor. Türkiye, bir yandan ittifak bünyesindeki sorumluluklarını yerine getirirken, diğer yandan Ankara-Moskova hattındaki diyalog kanallarını açık tutmaktadır. Bu gelişme, Türkiye'nin yürüttüğü hassas denge politikasının stratejik değerini ve zorluğunu artırmaktadır.</p>

<p>Bölgedeki askeri hareketlilik ve sınır komşularındaki kuvvet artışı, Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayii projelerine ivme kazandırıyor. İnsansız hava araçları, katmanlı hava savunma sistemleri ve deniz platformlarındaki teknolojik üstünlük, sayısal olarak büyüyen ordular karşısında Türkiye'nin sahadaki kritik rolününe önem kazandırıyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rus-ordusu-24-milyona-cikti-turkiyenin-gozu-karadenizde</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 19:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/rusordusu.jpg" type="image/jpeg" length="48086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunan basını İsrail'in 'Türkiye' korkusunu yazdı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yunan-basini-israilin-turkiye-korkusunu-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yunan-basini-israilin-turkiye-korkusunu-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Akdeniz’de Türk Donanması’nın gücü ve hızla gelişen denizaltı kabiliyeti, siyonist işgal rejiminde büyük bir telaşa sebep oldu. Yunanistan merkezli BankingNews yayın organının aktardığı bilgiler, Tel Aviv yönetiminin Mavi Vatan’daki Türk varlığı karşısında derin bir korku içine düştüğünü ortaya koyuyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haberde, Türk deniz kuvvetlerinin Doğu Akdeniz'i adeta bir Türk gölüne dönüştüren hamleleri karşısında çaresiz kalan siyonist çetenin, Amerikan yapımı P-8 Poseidon deniz karakol uçaklarını envanterine katmayı planladığı belirtildi. Birim maliyeti 328,5 milyon doları bulan bu uçaklarla Türk denizaltılarını takibe almayı hedefleyen işgalci güçlerin, yüksek maliyet sebebiyle ciddi bir kararsızlık yaşadığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>'Türk ordusuyla sıcak temas yarın sabah yaşanabilir'</strong></h2>

<p>Terörist İsrail'in Diaspora İşleri Bakanı Amichai Chikli, Türk donanmasının bölgedeki ağırlığı karşısında duydukları endişeyi açıkça dile getirdi. Chikli yaptığı açıklamada, "Türk ordusuyla denizde doğrudan temas yarın sabah bile yaşanabilir. Bu ihtimal son derece güçlüdür" ifadelerini kullanarak işgalcilerin korkularını itiraf etti.</p>

<p>Atina merkezli yayın organı, İsrail Donanması’nın Türkiye karşısında son derece zayıf kaldığına dikkat çekti. Siyonist rejimin deniz kuvvetlerinin sadece kıyı muhafazası ve gasbettikleri doğal gaz sahalarını koruma kapasitesine sahip olduğu, buna karşılık Türkiye’nin 10’dan fazla aktif dizel-elektrik denizaltısı, Havadan Bağımsız Tahrik Sistemli (AIP) yeni nesil denizaltıları, güçlü fırkateyn ve korvet filosu ile TCG Anadolu ve TB3’ler gibi devasa platformlarla Akdeniz'in en dominant gücü konumunda bulunduğu vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Şer ekseninin kirli ittifakı</strong></h2>

<p>Türkiye'nin denizlerdeki üstünlüğünü kabul etmek zorunda kalan Yunan basını, siyonist rejimin bu dengesizliği P-8 Poseidon gibi 7 bin 500 kilometre menzilli gözetleme uçaklarıyla kapatmaya çalıştığını öne sürdü. Haberde; İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden oluşan şer ekseninin, Türk donanmasına karşı ortak istihbarat ve veri paylaşım ağı kurarak bölgedeki Türk varlığını engellemeye çalışacağı ifade edildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yunan-basini-israilin-turkiye-korkusunu-yazdi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/yunanbasini.webp" type="image/jpeg" length="30522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail, Batı Şeria’yı tutuklamalarla sindirmeye çalışıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-bati-seriayi-tutuklamalarla-sindirmeye-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-bati-seriayi-tutuklamalarla-sindirmeye-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'nın farklı bölgelerine düzenlediği baskınlarda 33 Filistinliyi gözaltına aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin Esirler Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail güçlerinin Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde geniş çaplı baskınlar düzenlediği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, baskınlarda aralarında bir kadının da bulunduğu 33 Filistinlinin gözaltına alındığı kaydedildi.</p>

<p>Gözaltıların Batı Şeria'nın kuzeyindeki Tulkerim kentinde yoğunlaştığı, Nablus, Kalkilya ve El Halil kentlerinden de gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada ayrıca söz konusu gözaltıların, İsrail'in Batı Şeria'nın farklı kentlerinde Filistinlileri toplu şekilde hedef alma politikasının bir parçası olduğu ifade edildi.</p>

<p>İsrail'in Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını başlatmasından bu yana işgal altındaki Batı Şeria'da İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Filistinlilere yönelik saldırıları arttı.</p>

<p>Filistin resmi verilerine göre, bu dönemde Batı Şeria'da 1182'den fazla Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 13 bin kişi yaralandı ve yaklaşık 24 bin Filistinli gözaltına alındı.</p>

<h2><strong>İsrail ateşkese rağmen saldırıyor! </strong></h2>

<p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p>

<p>Son 24 saatte İsrail saldırılarında 3 kişinin şehit olduğu, 12 kişinin yaralandığı kaydedildi.</p>

<p>Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 1203 kişinin şehit olduğu 3 bin 900 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 803 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam şehit sayısının 73 bin 329'a, yaralı sayısının ise 174 bin 9'a yükseldiği bildirildi.</p>

<p>Gazze'de enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu, ancak ekipman yetersizliği ve İsrail'in devam eden saldırıları nedeniyle ambulans ve sivil savunma ekiplerinin bu cenazelere ulaşamadığı ifade edildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-bati-seriayi-tutuklamalarla-sindirmeye-calisiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/batiseriagozalti-1.webp" type="image/jpeg" length="70276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'de Yahudi'nin sol kolu: Zohran Mamdani]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdde-yahudinin-sol-kolu-zohran-mamdani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdde-yahudinin-sol-kolu-zohran-mamdani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Filistin yanlısı" söylemlerle sokaklara çıkan, gençleri peşinden sürükleyen ve "değişim" vaadiyle New York Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan Zohran Mamdani, nihayet gerçek yüzünü gösterdi. Seçim meydanlarında Filistin için adalet naraları atan, kefiye takıp poz veren Mamdani, koltuğa oturur oturmaz Yahudi lobisiyle el sıkışmaya, efendilerine sadakat yemini etmeye başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>YAHUDİ'NİN YENİ TASMALI SÖZCÜSÜ</strong></h2>

<p>Mamdani, Yahudilerin New York sokaklarındaki yeni vitrin mankeni haline geldi.</p>

<p>Mamdani, adeta bir "antisemitizm" sopası sallayarak, kendi seçmenine parmak sallamaktan, hakikati boğmaya çalışmaktan geri durmuyor. "Bu şehirde antisemitizme asla müsamaha gösterilmeyecek" açıklamalarını yapan Mamdani, Siyonist ezberin bekçiliğine soyunuyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beş ilçenin tamamında antisemitizmi kökünden kazıyacaklarını haykıran Mamdani, New York sokaklarını bir polis devleti mantığıyla dizayn etmeye niyetli görünüyor. Son dönemde yaptığı açıklamalarla İsrail’in bekasını, New York’un huzuruyla bir tutuyor. "Bir ulus devlete eleştiri yaptığımızda tam olarak o devlete eleştiri yaptığımızı unutmamalıyız" şeklindeki ifadeleri ise maskesinin düştüğünü gösteriyor. İsrail’in işgalci yapısına laf ettirmemek için kılıf arayan Mamdani, özgür düşünceyi kendi sığ ajandasına hapsederek, "devleti eleştirmeyin" demenin en dolambaçlı yolunu seçiyor.</p>

<h2><strong>KÜRESELCİ KUKLANIN ÇELİŞKİLERİ</strong></h2>

<p>Mamdani’nin tutarsızlığı sadece burada bitmiyor. Seçim öncesi "toplumsal adalet" kalkanını kullanan, LGBT yürüyüşlerinde boy göstererek her türlü sapkın ideolojinin bayraktarlığını yapan bu figür, şimdi de Siyonizmin en sadık sözcüsü haline geldi. Bir yandan sapkın yürüyüşlerde boy gösterip diğer yandan işgal rejiminin çıkarlarına göz kırpan Mamdani, küreselcilerin kuklası olduğunu bu şekilde açıkça ilan etmiş oldu.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdde-yahudinin-sol-kolu-zohran-mamdani</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/mamadani.jpg" type="image/jpeg" length="60554"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa alevler içinde!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/avrupa-alevler-icinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/avrupa-alevler-icinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya ve Fransa'da günlerdir devam eden orman yangınları yerleşim yerlerini tehdit ederken iki ülkede toplam tahliye edilen kişi sayısı 310 bine ulaştı. Fransa'da ulaşım hatları kesintiye uğrarken, İspanya da ise tahliyeler genişleyerek devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed">Fransa ve İspanya'da kontrolden çıkan orman yangınları, OHAL ilanı ve Fransız ordusunun sahaya inmesine rağmen yerleşim alanlarını, ulaşım ağlarını ve günlük yaşamı tehdit etmeyi sürdürüyor. Fransız yetkililer, ülkenin güneybatısında devam eden ve Gironde bölgesinden Bordeaux kentine doğru ilerleyen ana orman yangını sebebiyle tahliye edilenlerin sayısının 300 bini geçtiğini duyurdu. İçişleri Bakanı Laurent Nunez, yılbaşından bu yana Fransa'da 12 bin 845 yangın çıktığını ve yangınlarla bağlantılı 146 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Nunez, askeri personelin ve askeri kargo uçağının yangın söndürme çalışmalarına destek vermesinin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>1949'DAN SONRA EN BÜYÜK FELAKET</strong></h2>

<p color="dimmed">Fransa’da 42 bin hektarın yandığı aktarıldı. Bu tablo, 1949 yılında 50 bin hektarlık alanın yok olduğu felaketten bu yana ülkedeki en büyük toprak yıkımlarından biri olarak kayıtlara geçti. Bölgesel makamlar, şiddetli rüzgarların Gironde'daki dev yangını yayması sebebiyle Bordeaux'dan İspanya sınırına uzanan ana A63 otoyolunun 60 kilometrelik bölümünün trafiğe kapatıldığını açıkladı. Demir yolu şirketi SNCF de Bordeaux'nun güneyindeki yaklaşık 100 kilometrelik hatta tren seferlerini durdurduğunu bildirdi. Fransa Bisiklet Turu organizatörleri, ülkenin güneybatısını kasıp kavuran orman yangınları nedeniyle yarışın son etabının kısaltıldığını duyurdu. Gironde savcılığı, 32 bin hektarlık alanın yandığı bölgede hayatı tehlikeye attıkları şüphesiyle önceki gün üç şahsın gözaltına alındığını duyurdu.</p>

<h2><strong>SEKİZ BELEDİYEYE DAHA TAHLİYE</strong></h2>

<p color="dimmed">İspanya yetkilileri, dün akşam yangınların Madrid'in batısını tehdit etmesi üzerine Toledo yakınlarındaki sekiz belediyenin daha boşaltılması talimatını verdi. İçişleri Bakanlığı, Buenaventura, Navamorcuende, Real de San Vicente, Hinojosa de San Vicente, Castillo de Bayuela, Garciotum, Nuno Gomez ve Pelahustan sakinlerine evlerini derhal terk etmelerinin bildirildiğini kaydetti. İspanya'nın doğusundaki Valencia kentinde çıkan orman yangınında bir kişinin hayatını kaybettiği, alevlerin daha sonra itfaiye ekipleri tarafından kontrol altına alındığı açıklandı.</p>

<h2><strong>Tatilcilerin rotası kuzeye döndü</strong></h2>

<p>Avrupa kıtasının güneyinde yaşanan yangınlar ve tekrarlayan sıcak hava dalgalarından bunalan Avrupalı tatilciler, daha serin hava koşulları umuduyla Akdeniz rotalarını bir kenara bırakıp başta İskandinavya olmak üzere kuzey coğrafyalarına yöneliyor. Avrupa'da yaz sıcaklıklarının düzenli olarak 40 santigrat dereceye yaklaşmasıyla birlikte, "serinlik" kavramı tatil tercihlerinde öne çıkan temel unsurlardan biri haline geldi. Fransa'da mayıs ayında yaşanan ilk sıcak hava dalgasından bu yana Danimarka'nın başkenti Kopenhag'daki otel odalarına yönelik aramalar yüzde 246 oranında artış gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ABD ısı kubbesine girecek</strong></h2>

<p>ABD'de yaklaşık 70 milyon insan, ülkenin güney ve orta eyaletlerinin büyük bir bölümünü kavuran tehlikeli derecede yüksek sıcaklıklar nedeniyle aşırı sıcaklık uyarılarıyla karşı karşıya kaldı. Son bir ayda ABD'yi vuran üçüncü büyük "sıcak hava kubbesi" olayı, hafta sonu boyunca güçlenerek Meksika Körfezi kıyılarından Büyük Ovalar'a ve batıya kadar ülkenin geniş bir bölümünü etkisi altına aldı. Sıcaklıkların 48 dereceye kadar çıkması bekleniyor. Ülkedeki yüksek sıcaklıkların önümüzdeki haftaya kadar devam edeceği belirtildi.</p>

<p><i>Kaynak: Yeni Şafak</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/avrupa-alevler-icinde</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/avrupa-alevler-icinde-haber.webp" type="image/jpeg" length="31924"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="72219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="15070"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="27109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="78078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="58133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="24619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="86286"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="95639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="42645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="60102"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="26702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="60250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="34676"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="68998"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="61051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="40290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="49706"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="55633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="55240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="75937"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
