<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 05 Apr 2026 21:37:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’deki Suriyeliler: 14 yılın muhasebe defteri]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiyedeki-suriyeliler-14-yilin-muhasebe-defteri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiyedeki-suriyeliler-14-yilin-muhasebe-defteri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>29 Nisan 2011. Hatay'ın Yayladağı sınır kapısından tel örgüyü aşarak giren 252 kişilik ilk kafile, Hatay Valisi'nin "geçici misafir" diye tanımladığı insanlardı. Kimse o gün bu 252 kişinin, on yılı aşkın sürede milyonlara ulaşacak devasa bir tablonun habercisi olduğunu tahmin etmiyordu.</p>

<p>2014 yılı sonunda Türkiye'deki Suriyeli sayısı 1,5 milyonu geçti, 2015'te 2,5 milyona, 2016'da ise 2,8 milyona çıktı. Türkiye, bölgede patlak veren ve kısa sürede dünyanın en büyük insani krizine dönüşen savaşın önündeki en büyük tampon haline gelmişti.</p>

<p><strong>Kimler nerede?</strong></p>

<p>Göç İdaresi Başkanlığı verilerine göre 31 Aralık 2024 itibarıyla Türkiye'de geçici koruma statüsündeki Suriyeli sayısı 2 milyon 901 bin 478 kişi. Bir yıl önce bu rakam 3 milyon 214 bin 780'di; yani tek yılda 313 bin kişi azaldı.</p>

<p>2026 itibarıyla Türkiye'de geçici koruma statüsündeki Suriyeli sayısı resmi rakamlara göre 2,3 milyonun üzerinde. Bu durum Türkiye'yi dünyada en çok mülteciye ev sahipliği yapan ikinci ülke konumuna getiriyor.</p>

<p>Coğrafi dağılım son derece çarpıcı: Sayı bakımından en çok Suriyeli barındıran şehir 503 bin 423 kişiyle İstanbul. İstanbul'u 406 bin 263 kişiyle Gaziantep ve 244 bin 466 kişiyle Şanlıurfa takip ediyor. Oran olarak ise Kilis'te tablonun boyutu çok daha çarpıcı: Kentteki 155 bin 179 Türk vatandaşına karşılık 63 bin 327 Suriyeli yaşıyor.</p>

<p>Demografik yapı da son derece genç: Toplam Suriyeli nüfusunun yaklaşık yüzde 48'ini çocuklar oluşturuyor. Yani karşımızda yalnızca savaştan kaçmış yetişkinler değil; büyük bölümü Türkiye'de doğmuş, Türk okullarda okumuş, Türk mahallelerinde büyümüş bir nesil var.</p>

<p>Türk vatandaşlığına geçen Suriyeli sayısı Ağustos 2024 itibarıyla 238 bin 768 kişiye ulaştı. Bu insanların artık yasal olarak mülteci değil, Türk vatandaşı olduğunu akılda tutmak gerekiyor.</p>

<p><strong>Suriyelilerin tamamı dönerse?..</strong></p>

<p>Türkiye mülteci yardımı konusunda 30 milyar dolara ulaşan insanî harcama yaptı; bu rakam 2011 ile 2018 arasındaki dönemi kapsıyor ve bugün çok daha yukarılara çıkmış durumda.</p>

<p>Uluslararası destek ise bu yükle kıyaslandığında son derece yetersiz kaldı: En büyük destek AB'den geldi; ancak bu yılda 1,5 milyar Euro civarında, yani bir Suriyeli başına aylık yalnızca 35 Euro. Aynı rakamlar Almanya'da hesaplansaydı, Türkiye'deki Suriyelilerin maliyeti 250 milyar Euro'yu çoktan aşardı.</p>

<p>Peki Suriyeliler yalnızca yük mü? Tablonun öbür yüzü de var. Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfa gibi sınır illerinde Suriyeliler yerel ekonomiye gözle görülür katkı sağladı. Kilis'te yapılan bir araştırma, halkın yüzde 74'ünün Suriyelilerin ticarete olumlu etkisi olduğunu düşündüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p>Ekonomist Mahfi Eğilmez'e göre Suriyelilerin ülkelerine dönmesi üç temel ekonomik sonuç doğurabilir: Ucuz işgücü kaybıyla işverenlerin daha pahalı yerli işgücüne yönelmesi enflasyonist baskı yaratabilir; Suriyeli işletmelerin tasfiyesiyle büyümede yavaşlama yaşanabilir; sahip olunan konutların satışıyla konut fiyatları düşebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sosyal medyada Suriyelilere karşı kara propaganda yapılıyor</strong></p>

<p>UNHCR tarafından Mart 2022'de yapılan bir anket, Türk vatandaşlarının yüzde 48'inin hükümetin Suriyelileri geri göndermesini istediğini ortaya koydu; üç yıl önceye göre bu düşünceyi paylaşanların oranında dört katlık bir artış yaşanmış.</p>

<p>Bu gerilimin arkasında yalnızca demografik kaygılar değil, ekonomik kriz de var. Mültecilere yönelik kamuoyu desteğindeki bu azalma, büyük ölçüde Türkiye'de 2017'den beri süregelen ve benzeri görülmemiş ekonomik krizden kaynaklanıyor.</p>

<p>Sosyal medyada yayılan dezenformasyon ise gerçeklerin çok önüne geçti: Suriyelilerin Türk vatandaşlarına saldırdıkları, işlerini ve evlerini "aldıkları", satın aldıkları evleri Türkçe konuşanlara kiralamayı reddettikleri, faturalarını veya vergilerini ödemedikleri ve hükümetin onlara çeşitli haksız menfaatler sağladığı iddiaları sosyal medyada en çok paylaşılan içerikler arasına girdi.</p>

<p>Gerçek nerede? Suriyelilerin kayıt dışı ekonomide kendilerine bir yer açtıkları ve Türk vatandaşlarına fazladan işsizlik üretmedikleri söylenebilir. Türkiye'nin istihdam yaratma kapasitesi dikkate alındığında, Suriyelilerin kayıtlı çalışması halinde Türkler arasında etkisi hissedilen bir iş kaybının yaşanması sürpriz olmazdı. Ancak hâlâ Türkiye'de en az 1 milyon Suriyelinin aktif olarak çalıştığı tahmin ediliyor. Bu insanların ekonomiye verdiği destek yadsınamaz!</p>

<p>Kayıt dışı çalışma hem işçiyi hem de ülke ekonomisini zedeliyor; ama aynı zamanda milyonlarca insanın geçimini sağlayan bu sistemin bir gerçeklik olduğu da yadsınamaz. Öyleyse, bu aradaki kayıt dışılığı gidermek icap eder.</p>

<p><strong>Dış politikada Suriyeli kozu</strong></p>

<p>Türkiye'nin bu yükü taşımasının yalnızca insani bir boyutu yok. Suriyeliler, son on yılın en güçlü dış politika kozu haline geldi.</p>

<p>2015'te 1 milyonu aşkın kişinin Türkiye üzerinden Avrupa'ya geçmesiyle birlikte Türkiye-AB ilişkileri büyük ölçüde "mülteci krizi" çerçevesine oturdu. Türkiye ortak ülke konumundan bir anda "tampon ülke" rolüne indirgendi. Ama AB'nin aşırı korumacı ve başarısız süreç yönetimi Türkiye'ye hem söylemsel üstünlük sağladı hem de güçlü bir koz sundu.</p>

<p>Bu kozun müşahhaslaşması 18 Mart 2016'da oldu. Mutabakat beş ana maddeden oluşuyordu: Düzensiz göçmenlerin iadesi, Suriyeli göçmenler için AB'den mali yardım, Türk vatandaşlarına AB ülkeleri için vize muafiyeti, üyelik müzakerelerinin canlandırılması ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi.</p>

<p>Türkiye kendi üstüne düşeni yaptı. AB ise sözünü tutmadı: Türkiye mutabakat gereği sorumluluğunu yerine getirerek AB'yi büyük ve tahrip gücü yüksek bir mülteci krizinin aşılmasında kilit aktör oldu. Lakin AB adına aynısı söylenemez. Özellikle vadettiği vize muafiyeti, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve tam üyelik müzakerelerinde yeni fasılların açılması gibi yükümlülüklerini yerine getirmedi.</p>

<p>Bu tarihten sonra Türkiye-AB ilişkileri "dışsallama-araçsallaştırma" ikileminde ama temelde "mültecileri Türkiye'de tutma" eksenine yerleşti. Her ne kadar Türkiye'den zaman zaman "kapıların açılması" kozu dile getirilse de, bunun Türkiye için de yaratacağı riskler bilindiğinden, sözler tehdit aşamasında kaldı.</p>

<p><strong>Mücrim Esad’ın düşüşü</strong></p>

<p>8 Aralık 2024. 61 yıllık zalim Esad rejiminin çöküşü, tablonun tüm denklemlerini değiştirdi.</p>

<p>Esad rejimi düşmeden önceki son üç günde ortalama 240 Suriyeli Türkiye'den ülkesine dönerken, rejimin devrilmesinin hemen ertesinde bu sayı günde 1.669'a çıktı. Tek bir gece içinde fark yedi kata çıkmıştı. <i>(SETA)</i></p>

<p>İçişleri Bakanlığı, 8 Aralık 2024'ten bu yana 550 binin üzerinde Suriyelinin Türkiye'den gönüllü olarak ülkesine döndüğünü açıkladı. UNHCR verilerine göre ise Aralık 2024'ten bu yana komşu ülkelerden gönüllü olarak geri dönen Suriyelilerin sayısı toplamda 1,2 milyonu aştı.</p>

<p>Ama aceleci olmamak gerekiyor. Geri dönüş için yasal ve siyasi sorular ortaya çıkmış olsa da Suriye'de iş imkânlarının bulunmaması ve birçok Suriyelinin Türk toplumuna entegrasyonu nedeniyle kitlesel geri dönüş hâlâ gerçekleşmedi. İki milyondan fazla kişi ise hâlâ Türkiye'de ikamet ediyor. Türkiye, Suriyelilerin bir anda memleketlerine dönmesi hâlinde yeni bir kriz sarmalına girebilir. Ancak dönüş çok kolay değil.</p>

<p>Neden dönmek bu kadar zor? Suriye’de mahalleler, okullar, hastaneler ve su sistemleri dahil hâlâ iyi halde değil. Elektrik, temiz su ve sağlık hizmetlerine erişim sınırlı. Geçim kaynakları kısıtlı. Patlamamış mühimmat hâlâ yaşamları tehdit ediyor; yılbaşından bu yana 577 kişi hayatını kaybetti.</p>

<p>Öte yandan Türkiye ve yeni Suriye yönetimi arasında köprüler de kurulmaya başlandı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Suriye Savunma Bakanı arasında "Ortak Eğitim ve Danışmanlık Mutabakat Muhtırası" imzalandı; askeri eğitim, danışmanlık ve donanım desteği konularında koordinasyon sağlanacak.</p>

<p><strong>Sonuç: Geriye gerçeklik kaldı</strong></p>

<p>252 kişiyle başlayan bu hikâye, artık milyonlarca insanın hayatını doğrudan şekillendiriyor. Birçoğunun ülkesi artık sadece harita üzerindeki bir yer değil; büyüdükleri, arkadaş edindikleri, ilk kez kar gördükleri Türk mahalleleri ve şehirleri.</p>

<p>Esad'ın düşüşü dönüşe bir pencere araladı. Ama bu pencere, Suriye'de güvenlik, altyapı ve ekonomik hayat yeniden kurulmadan geniş ölçekte açılmayacak. Suriyeliler, Türkiye’nin gerçekliği oldu. Türkiye, dinî ve vicdanî yükümlülüklerini yerine getirmek adına kucak açtı. Şimdi yapılması gereken kayıt dışılığı engellemek, eskiye nazaran daha hassas ve plânlı hareket etmek. Türkiye, demografik açıdan Suriyelilerin gelişini maalesef iyi plânlayamamıştır, şayet toplu dönüş olacaksa ilgili bakanlıklar bu hususta şapkasını önüne alıp iyice düşünmelidir. Dönüş, geliş kadar sancılı geçerse bunun faturasını yine millet ödeyecek ve bu hiçbir taraf için iyi olmaz.</p>

<p><i>Bu analiz; Göç İdaresi Başkanlığı, UNHCR, SETA, Heinrich Böll Stiftung Vakfı, GAR, Perspektif Online, Global Panorama, Medyascope, Fokus+, Euronews Türkçe ve Anadolu Ajansı kaynaklı araştırmalara dayanmaktadır.</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiyedeki-suriyeliler-14-yilin-muhasebe-defteri</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/turkiyedeki-suriyeliler.jpg" type="image/jpeg" length="64843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’nin İran’daki kurtarma operasyonunda iki uçağın imha edildiği iddia edildi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdnin-irandaki-kurtarma-operasyonunda-iki-ucagin-imha-edildigi-iddia-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdnin-irandaki-kurtarma-operasyonunda-iki-ucagin-imha-edildigi-iddia-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD basınında yer alan iddialara göre, İran’da düşürülen F-15E’nin pilotunu kurtarma operasyonunda görev alan iki MC-130J uçağı mahsur kaldı ve İran’ın eline geçmemesi için imha edildiği öne sürüldü. Washington’dan henüz resmi açıklama yapılmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD basınında yer alan haberlere göre, İran’da 3 Nisan’da düşürülen F-15E savaş uçağının ikinci pilotunu kurtarmaya yönelik operasyon sırasında kullanılan iki MC-130J tipi uçağın imha edildiği iddia edildi.</p>

<p>Wall Street Journal’a konuşan ve ismi açıklanmayan bir yetkili, söz konusu uçakların özel kuvvetleri taşıdığını ve operasyon esnasında görevlendirildiğini aktardı.</p>

<p>Yetkili, görev sırasında iki uçağın henüz netleşmeyen sebeplerle yerde mahsur kaldığını, ardından da imha edildiğini öne sürdü. The New York Times ise uçakların, İran’ın eline geçmesini engellemek amacıyla imha edildiğinin iddia edildiğini yazdı. Konuya ilişkin ABD tarafından resmi bir açıklama yapılmış değil.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları, 3 Nisan’da ülkenin orta kesimlerinde bir ABD savaş uçağını hava savunma sistemleriyle düşürdüğünü duyurmuştu. İran basını, pilotlardan birinin yakalanmış olabileceğini ileri sürerken, ABD’li yetkililer uçağın düştüğünü doğrulamış ve mürettebattan bir kişinin kurtarıldığını açıklamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise daha sonra yaptığı açıklamada, düşürülen F-15E savaş uçağının ikinci pilotunun da kurtarıldığını bildirmişti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdnin-irandaki-kurtarma-operasyonunda-iki-ucagin-imha-edildigi-iddia-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/960x540-1.jpg" type="image/jpeg" length="51355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Oyunlaştırma" çılgınlığı insanın derinleşmesini nasıl engelliyor?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/oyunlastirma-cilginligi-insanin-derinlesmesini-nasil-engelliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/oyunlastirma-cilginligi-insanin-derinlesmesini-nasil-engelliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dil öğreniminden spora, iş hayatından günlük iletişime kadar hayatımızın her alanını "oyunlaştıran" dijital uygulamalar, bize sürekli bir ilerleme hissi satıyor. Peki ama puanlar, seriler ve bildirimler bombardımanı, aslında en temel insani ihtiyacımız olan "derinleşmenin" önündeki en büyük engele dönüşmüş olabilir mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son yıllarda dil öğrenme uygulamaları, fitness takipçileri ve işyeri üretkenlik araçları hayatımızın vazgeçilmezi haline geldi. Sadece 2023 yılında Birleşik Krallık’ta 20 milyon kez indirilen Duolingo gibi uygulamalar, karmaşık insani deneyimleri beş dakikalık "zihinsel deparlara" ve kazanılması gereken "oyun seviyelerine" indirgiyor. Telefonumuz titriyor, sanal ödüller veriliyor ve günlük "çalışma serimizi" bozmamamız için sürekli uyarılıyoruz. Ancak eleştirmenler ve sosyologlar, bu "oyunlaştırma" (gamification) mantığının tehlikeli bir yanılsama yarattığı konusunda uyarıyor: Küçük başarı hisleriyle dopamin salgılatan bu sistem, insanın bir konuda gerçekten derinleşmesini ve o konuyu içselleştirmesini engelliyor.</p>

<h3><strong>Dili Puanlara Bölmek, İnsanî Teması Yok Ediyor</strong></h3>

<p>Bir dili gerçekten öğrenmek; hata yapmayı, terlemeyi, yanlış anlaşılmayı ve karşıdaki "insanla" o anın tedirginliğini paylaşmayı gerektirir. Dil, sadece beynin değil, bedenin, jestlerin ve duyguların da işin içine girdiği karmaşık bir süreçtir. Ancak günümüz uygulamaları, bu derin insani karşılaşmayı yönetilebilir, ölçülebilir ve risksiz dizilere indirgiyor.</p>

<p>Kullanıcılar küçük testleri geçip galibiyet serileri elde ettikçe bir dili öğrendiklerine inandırılıyorlar. Oysa gerçek dünyada, ezberlenmiş kalıplar ve kazanılmış sanal rozetler, konuşmadaki beklenmedik bir virajda veya gündelik, filtresiz bir sohbette anında darmadağın oluyor. Oyunlaştırma, hata yapmanın getirdiği o "derinleştirici ve öğretici" çileyi ortadan kaldırarak bizi sığ bir yetkinlik hissine hapsediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Strava ve Slack: Bedenin ve İşin Oyunlaştırılması</strong></h3>

<p>Hayatı ölçülebilir birimlere bölme hastalığı sadece zihinsel gelişimle sınırlı değil. Eskiden kişinin kendi bedeniyle, doğayla ve sınırlarıyla kurduğu derin ve kişisel bir ilişki olan koşu sporu bile artık "oyunlaştırılmış" durumda. Strava ve Runna gibi uygulamalar, sporu bir içsel yolculuk olmaktan çıkarıp, istatistiklerin yarıştırıldığı, optimizasyon saplantılı bir gösteriye dönüştürüyor. İnsanlar artık bedensel bir derinlik aramak yerine, sanal metriklerini yükseltmek için sakatlanmaları göze alıyor.</p>

<p>Aynı oyunlaştırma mantığı modern iş hayatını da esir almış durumda. Kariyerler artık derinlikli projelerden ziyade, binlerce küçük depar üzerinden ilerliyor: Slack üzerinden anında verilen bir yanıt, toplantıda araya girilerek söylenen iddialı bir cümle, hızla gönderilen bir e-posta... "Sürekli meşgul görünme" ve mikro başarıları raporlama üzerine kurulan bu sistem, internet çağının en büyük ironilerinden birini doğuruyor: Herkes sürekli bir etkileşim ve aktivite halinde, ancak geçmişin devrimsel yeniliklerinin yarattığı o gerçek ve köklü üretkenlik sıçraması bir türlü gerçekleşmiyor. Çünkü bilgi işçileri, derinleşerek üretmek yerine, çalışıyormuş gibi yapmanın "oyununu" oynuyor.</p>

<h3><strong>Podcastler: Kaybettiğimiz Derinliğin Sahte Telafisi</strong></h3>

<p>Dijital dünya hızı, verimliliği ve maddeler halindeki bilgiyi yücelttikçe, insan beyni de buna göre şekilleniyor. ChatGPT gibi yapay zekalar bilgiyi hap gibi madde işaretleriyle sunarken, iletişim de WhatsApp gibi mesajlaşma platformlarının kestirme diliyle dolaylı hale geliyor.</p>

<p>Yüz yüze ve derinlikli sohbetlerin giderek daha fazla "zahmetli" bulunması, ironik bir kültürel eğilimi doğurdu: Podcast çılgınlığı. Günümüzün teknoloji yorgunu modern insanı, uygulamaların elinden aldığı o uzun, kesintisiz ve derinlikli insan etkileşimini, kulaklığından dinlediği podcastlerde arıyor. Ne var ki bu da bir nevi simülasyon. Gerçek hayatta fikir çatışmaları ve karakterlerin birbirine değmesi sancılıyken, podcast formatı dinleyiciye risksiz, pürüzsüz ve "oyunlaştırılmış" bir derinlik yanılsaması sunuyor.</p>

<p><strong>Simülasyonda Kaybolan İnsan</strong></p>

<p>Uygulamalar üzerinden kendini geliştirmeye çalışmak kötü bir niyet barındırmasa da, "oyunlaştırma" hayatı algılama biçimimiz haline geldiğinde büyük bir tehlike yaratıyor. Sürekli tetikte olmayı, bir sonraki rozeti kazanmayı ve kendini bitmek bilmeyen bir metrik sistemiyle denetlemeyi dayatan bu kültür, insanın durup düşünmesine, sindirmesine ve bir konuda ruhsal/entelektüel olarak kök salmasına izin vermiyor.</p>

<p>Günümüz insanı, "oyunlaştırılmış" gelişim hedeflerinin peşinde koşarken, sürekli geliştiğini zannediyor. Ancak aslında boş zamanı uğruna çalışmanın, gelişmek uğruna da öğrenmenin sadece "simülasyonunu" yaşıyor ve günün sonunda en büyük insani kapasiteyi; derinleşebilme yetisini kaybediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/oyunlastirma-cilginligi-insanin-derinlesmesini-nasil-engelliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/ureteninsan.jpg" type="image/jpeg" length="56691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Foreign Policy: ABD’nin kritik ‘savaş metali’ stokları tükeniyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foreign-policy-abdnin-kritik-savas-metali-stoklari-tukeniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foreign-policy-abdnin-kritik-savas-metali-stoklari-tukeniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Foreign Policy (FP) dergisinin analizine göre, İran ile yaşanan savaşta artan mühimmat tüketimi, ABD’nin “savaş metali” olarak bilinen tungsten stoklarını kritik seviyeye indirdi. Zırh delici mühimmatlar ve füze bileşenleri için vazgeçilmez olan bu stratejik materyalde Washington, üretim kapasitesinin yetersizliği nedeniyle küresel piyasayı domine eden Çin’e bağımlı kalmaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Foreign Policy (FP) dergisinde yayımlanan <a href="https://foreignpolicy.com/2026/04/02/trump-iran-defense-tungsten-rare-earth-china-supply-chain/" rel="nofollow">analize</a> göre, İran ile devam eden savaşta mühimmat sarfiyatının hızla artması, ABD’nin “savaş metali” olarak adlandırılan tungsten stoklarını eritmiş durumda.</p>

<p>Dergi, zırh delici mühimmatlar ve çeşitli füze bileşenleri için temel hammadde niteliğindeki tungstene olan ihtiyacın kritik boyuta ulaştığını bildiriyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra dergi, ABD’nin on yılı aşkın süredir ticari ölçekte tungsten madenciliği yapmadığına ve ihtiyacını büyük ölçüde ithalat ile geri dönüşüm yoluyla karşıladığına dikkat çekiyor. Öte yandan küresel tungsten piyasası, önemli ölçüde Çin’in kontrolü altında bulunuyor.</p>

<p>Metaller arasında en yüksek erime noktasına sahip olan tungsten, 3410 °C’de erirken 5500 °C’de kaynıyor; bu değer Güneş’in yüzey sıcaklığıyla kıyaslanabilecek bir düzeyi temsil ediyor. Materyal aynı zamanda son derece yoğun ve sert bir yapı sergiliyor.</p>

<p>Bu dayanıklılığı sayesinde tungsten alaşımları, zırhları delmeye yardımcı olan çekirdekler olarak zırh delici mühimmatlarda kullanılıyor.</p>

<p>Ayrıca, küçük hacimde yüksek kütle gerektiren havacılık, roket teknolojisi ve diğer askeri ekipman parçalarının üretiminde de bu metalden faydalanılıyor.</p>

<p>Dergi, bu tablo karşısında savaşın başlamasından bu yana tungsten fiyatlarının yüzde 500’den fazla arttığını, sınırlı madencilik ve işleme kapasiteleri nedeniyle metal stoklarını hızla ikmal etmenin oldukça güç olduğunu kaydediyor. ABD’nin stratejik rezervlerinin içeriği ve hacmi ise gizli tutulmaya devam ediyor.</p>

<p>ABD’li madencilik şirketi Cove Capital’ın yönetici ortağı Pini Althaus, dergiye yaptığı açıklamada, “Tedarik zincirinde yeterli tungsten bulunmuyor ve bu açığın yakın gelecekte nasıl kapatılacağını kimse tam olarak bilmiyor” ifadelerini kullandı. Cove Capital, ABD hükümetinin desteğiyle Kazakistan’da bir tungsten maden tesisi inşa etmeyi planlıyor.</p>

<p><strong>Washington dışa bağımlılığı azaltmak için harekete geçti</strong></p>

<p>FP’nin aktardığı bilgilere göre Washington, dış tedarik kaynaklarına olan bağımlılığı azaltmaya çalışıyor. Bu kapsamda Pentagon’un savunma tedarik zincirleri için belirlediği tungsten alım kısıtlamalarının 1 Ocak 2027 itibarıyla yürürlüğe girmesi bekleniyor.</p>

<p>Dergi ayrıca, ABD Savunma Bakanlığının Nevada’daki Golden Metal Resources projesini geliştirmek amacıyla 6,2 milyon dolarlık hibe sağladığını hatırlatıyor.</p>

<p>Ortadoğu’daki savaş başlamadan önce de tungsten fiyatları yüksek seyrediyordu. FP, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Çin menşeli çeşitli tungsten ürünlerine gümrük vergisi getirmesinin ardından Pekin’in, tungsten ve diğer minerallere ihracat kontrolü uygulayarak yanıt verdiğini, bu durumun ABD’nin tedarik süreçlerini daha da zorlaştırdığını belirtiyor.</p>

<p>ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumunun (USGS) verilerine göre, tungsten fiyatları 2025 yılı boyunca yükseliş eğilimini sürdürdü.</p>

<p>Makalenin yazarı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının savunma sanayiinden gelen talebi daha da artırdığını ve piyasadaki fiyat artışını ivmelendirdiğini vurguluyor.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foreign-policy-abdnin-kritik-savas-metali-stoklari-tukeniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/3h2l5uzoafpylcryxjjvnz7xsy.webp" type="image/jpeg" length="50993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Bir Adam Yaratmak" filmi 1 Mayıs'ta vizyona girecek]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bir-adam-yaratmak-filmi-1-mayista-vizyona-girecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bir-adam-yaratmak-filmi-1-mayista-vizyona-girecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl Kısakürek'in eserinden uyarlanan, Engin Altan Düzyatan'ın başrolde olduğu "Bir Adam Yaratmak" filmi, 1 Mayıs 2026 tarihinde izleyiciyle buluşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl Kısakürek'in Türk edebiyatının önemli eserlerinden biri olan "Bir Adam Yaratmak" eseri, sinemaya uyarlandı.</p>

<p>İlk kez 1937-1938'de Muhsin Ertuğrul tarafından tiyatroda sahnelenen eser, 87 yıl sonra Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle sinemaya kazandırıldı.</p>

<p>13'üncü Boğaziçi Film Festivali'nde Türkiye prömiyerini yapan film, İran'da düzenlenen 43'üncü Fecr Film Festivali'nde ise dünya prömiyerini gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>BAŞROLDE ENGİN ALTAN DÜZYATAN ROL ALIYOR</strong></p>

<p>Yönetmenliğini Murat Çeri'nin üstlendiği filmde başarılı oyuncu Engin Altan Düzyatan, "Hüsrev" karakterini canlandırıyor. Filmin oyuncu kadrosunda ayrıca İsmail Hakkı, Deniz Barut, Hakan Meriçler, Gülper Özdemir, Altan Erkekli ve Serpil Tamur yer alıyor.</p>

<p>Film, Chennai Uluslararası Film Festivali kapsamında "Second Best International Feature Film" ödülüne layık görüldü. Ayrıca başrol oyuncusu Düzyatan, filmdeki performansıyla 13'üncü Boğaziçi Film Festivali "En İyi Erkek Oyuncu Ödülü" kazandı.</p>

<p>Bir tiyatro metninin çağdaş sinema diliyle yeniden yorumlandığı film, ulusal ve uluslararası festivallerde gördüğü ilgiyle Türk sinemasının kültürel ve sanatsal birikimini dünya izleyicisiyle buluşturdu.</p>

<p>Filmde, bir tiyatro yazarının geçirdiği büyük ruh çilesi ve yazarın yarattığı eser ve kendi hayatı arasında kurduğu çelişkili ilişki ele alınıyor. Merakla beklenen "Bir Adam Yaratmak" filmi, 1 Mayıs 2026 tarihinde vizyona girecek.</p>

<p><strong>BİR ADAM YARATMAK ESERİ HAKKINDA</strong></p>

<p>Necip Fazıl Kısakürek tarafından 1937 yılında kaleme alınan <i>Bir Adam Yaratmak</i> eseri, yüzeyde bir tiyatro metni görünümü taşısa da özünde insanın kader, varlık ve yaratma iddiası karşısındaki sınırlarını sorgulayan derin bir fikir buhranının sahneye aktarılmış hâlidir. Eserde sanatkâr tipinin “yaratma” teşebbüsü üzerinden insanın haddini zorlaması, kendi dışına çıkmak isterken yine kendisiyle yüzleşmesi ve nihayet ilâhî nizama çarpması işlenir. Bu yönüyle eser, klasik dramatik yapıdan ziyade ontolojik bir hesaplaşma metni olarak temayüz eder ve insanın kendini mutlaklaştırma eğilimini ifşa eder.</p>

<p>Eserin merkezinde yer alan Hüsrev karakteri, yazdığı kaderi bizzat yaşamaya mahkûm edilerek insanın kader karşısındaki acziyetini tecrübe eder. Bu süreç, modern Batı düşüncesindeki varoluşçu boşluk anlayışına karşı, idrak üzerinden hakikate ulaşma imkânını ortaya koyar. <i>Bir Adam Yaratmak</i>, bu bakımdan sıradan bir piyes değil; insanın “yaratılan” oluşunu idrak etmesi için yaşadığı ruh çilesinin sahne diliyle ifadesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bir-adam-yaratmak-filmi-1-mayista-vizyona-girecek</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/bir-adam-yaratmak-imdb-312793.webp" type="image/jpeg" length="88350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Mustafa Bozbey rüşvetten tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/chpli-mustafa-bozbey-rusvetten-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/chpli-mustafa-bozbey-rusvetten-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Seres Gayrimenkul’e şüpheli daire devirlerini kabul etti. Şirketin kuzenine ait olduğunu savunan Bozbey, tapu geçişleriyle alakası olmadığını söyledi. Bozbey dahil 30 kişi tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rüşvet suçlamasıyla gözaltına alınan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tutuklandı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlamasıyla başlatılan soruşturma kapsamında aralarında Bozbey’in de bulunduğu 57 şüphelinin savcılık sorguları tamamlandı. Sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüphelilerden Mustafa Bozbey dahil 23’ü tutuklandı. Tutuklananlar arasında Bozbey’in Özel Kalem Müdürü Aytunç Esendemirci, dayısının oğlu Muhkim Demirtaş ile çok sayıda rüşvet veren iş insanı da yer aldı. Ayrıca Turgay Erdem’in Nilüfer Belediye Başkanlığı yaptığı döneme ilişkin rüşvet ve usulsüzlük soruşturması kapsamında cezaevinde bulunan, aralarında Erdem’in de olduğu 8 kişinin ise bu suç kapsamında ifadeleri alındı. Bu kişilerden 7’si de tutuklandı. Böylece tutuklu sayısı 30 oldu.</p>

<p><img height="400" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/mustafa-bozbey-ataturk.jpg" width="600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>EŞİ, KIZI VE KARDEŞİ SERBEST</h2>

<p>Aralarında Bozbey’in eşi Seden Bozbey, kızı Side Bozbey Gürer ve kardeşi Ertan Bozbey ile cezaevinde bulunan 1 tutuklunun da olduğu 29 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Şüphelilerden 4’ü ev hapsine çarptırılırken, 2’si ise savcılık ve nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Yurt dışında olduğu belirlenen firari iş insanları Şevket Gündüz ve Tuğrul Kutluay’ın yakalanması için çalışmalar sürüyor.</p>

<h2>Görevden alındı</h2>

<p>Rüşvet suçlamasıyla tutuklanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alındı.</p>

<p>Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa 6. Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla tutuklanması üzerine geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılmıştır." Bozbey'in görevden alınmasıyla gözler Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne çevrildi. Meclis'te çoğunluk Cumhur İttifakı'nda. İşte meclisin üye dağılımı: AK Parti 50, CHP 40, MHP 8, İYİ Parti 3, BBP 1, YRP 1, Türkiye İttifak Partisi 1, bağımsız 1.</p>

<h2>Daireler Seres’e geçti sorumlu dayı oğlu</h2>

<ul>
 <li>Mustafa Bozbey savcılık ifadesinde, başkan seçilmeden önce kurduğu Bozbey İnşaat Ltd. ve Bozbey İnşaat A.Ş.’deki hisselerini aile bireylerine devrettiğini söyledi. Bozbey’e, hem kendi kurduğu hem de aile bireylerinin kontrolünde olan 7 paravan şirkete devredilen daireler soruldu. Bozbey, dosyada öne çıkan Seres Gayrimenkul’le ilgili kısmı yanıtlarken şüpheli tapu devirlerini ise kabul etti. Gençarslanlar yetkilisi Mehmet Ziya Arslan’ı 40 yıldır tanıdığını belirten Bozbey, Arslan’ın projelerinde usulsüzlük karşılığı rüşvet almadığını savundu. Söz konusu daire geçişlerinin Seres Gayrimenkul’e yapıldığını kabul eden Bozbey, bu firmayla bağlantısı bulunmadığını öne sürdü. Rüşvette paravan olarak kullanıldığı iddia edilen Seres Gayrimenkul’ün dayısının oğlu Muhkim Demirtaş’a ait olduğunu kaydeden Bozbey, firma ile doğrudan bağlantısı olmadığını, Nilüfer Belediye Başkanlığı’ndan sonra danışman olarak çalıştığını, Seres Gayrimenkul’e şüpheli tapu geçişleriyle alakası olmadığını söyledi.</li>
</ul>

<h2>15,9 milyar liralık haksız kazanç</h2>

<ul>
 <li>Bozbey, Turgay Erdem ve bir kısım belediye çalışanları, rüşvet karşılığı usulsüz emsal artışı yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağlamakla suçlanıyor. Bu yolla 15 milyar 951 bin 309 TL haksız kazanç elde edildiği belirtiliyor. Bozbey’in, iş insanlarından rüşvet olarak aldığı daireleri 7 paravan şirket üzerine kaydedip perdelediği tespit edilmiş, soruşturma kapsamında söz konusu şirketlere kayyum atanmıştı. Bu şirketlere ait 213 taşınmaz ve 35 araca da el konulmuştu.</li>
</ul>

<p>Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/chpli-mustafa-bozbey-rusvetten-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/mustafa-bozbey-tutuklandi-ataturk.jpg" type="image/jpeg" length="41295"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batı'nın "Bilim Tarihi": Sömürgeyi meşrulaştırmanın el kitabı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/batinin-bilim-tarihi-somurgeyi-mesrulastirmanin-el-kitabi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/batinin-bilim-tarihi-somurgeyi-mesrulastirmanin-el-kitabi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GZT Alfa YouTube kanalında yayınlanan "Altay Cem Meriç İle Ne Bilim?" serisinin, 4. bölümünde modern dünyanın en büyük illüzyonlarından biri, "Bilim Tarihi" kurgusu masaya yatırılıyor. Altay Cem Meriç, bu bölümde Batı’nın kendi prestijini korumak için uydurduğu masalları ve bu masalların ardındaki sömürgeci barbarlığı teker teker deşifre ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>BATI’NIN DİPLOMALI CAHİL ÜRETİM BANDI</strong></h3>

<p>Eğitim sistemi, "bilmediğini bilmeyen" (cehli mürekkep) nesiller yetiştirmek üzere kurgulanmış bir mekanizmaya dönüşmüş durumda. Bu mekanizmanın en büyük başarılarından biri de "matbaayı Gutenberg buldu" ezberidir.</p>

<p>Gutenberg’den tam 400 yıl evvel, Uzak Asya’da Budist metinlerin (Elmas Sutra vb.) çoğaltılması bir ibadet vecdiyle yapılıyordu. Tek bir kitabın 70.000 baskı yaptığı bir üretim kapasitesi mevcutken, tarihin Gutenberg ile başlatılması düpedüz bir fecaattir. Batı’da matbaa bir "ticari icat" gibi sunulurken, Doğu’da metni çoğaltmak (Budizm’de metni çoğaltmak, İslam’da ezberlemek gibi) bir ibadetti. İhtiyaç Doğu’daydı, teknoloji de Doğu’da doğdu.</p>

<p>Modern eğitimden geçmemiş bir Anadolu insanı "bilmiyorum" derken; bu sistemin tedrisatından geçen "aydın" kişi, yanlış bilgiyi hakikat sanıp bununla prestij devşirmeye çalışıyor. Batı, kendi prestijini korumak adına dünyayı bu "beyaz" masallarla uyuşturuyor.</p>

<h3><strong>KİM BARBAR, KİM AYDIN?</strong></h3>

<p>Batı’nın teknolojik üstünlük iddiası, aslında kendi yetersizliklerini Doğu’ya fatura etme kurnazlığıdır. Doğu Hindistan Şirketi’nin "aydınlatma" bahanesiyle hırsızlığa (sömürmeye, kan dökmeye) gittiği Japonya’da yaşananlar, bu tenakuzun en somut belgelerindendir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kağıda Yazamayan Sömürgeci: 600’lü yıllarda Semerkant ve Bağdat kağıdın merkeziyken; Japonya’da kağıt mimarinin bir parçasıyken (Sooshi), Avrupalıların elinde kağıt dahi yoktu. Japonya’ya giden sözde "medeni" Avrupalılar, kendi ilkel ve kalitesiz kalemleriyle o muazzam Japon kağıtlarına yazı yazmayı becerememiş; suçu kağıda atıp "Bunlar kağıt yapmayı bilmiyor" diye Belçika ve Hollanda’ya mektuplar yağdırmışlardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Hırsızlığın Envanteri: Sömürgeciler çaldıkları her şeyin envanterini tutarken, "kağıdı Japonlar bizden taklit etti ama beceremiyorlar" masalına kendilerini dahi inandırmışlardır. Kendi paçavra kağıtlarına alışık olan bu barbarlar, Japonya'nın asırlık yazma kültürünü "masal/mit" diyerek aşağılamışlardır.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>BATI’NIN "BUKALEMUN" BİLİMİ</strong></h3>

<p>Eğer bir keşif Batı’ya ait değilse, Batı o keşfi "bilim" saymamak için anında tanım değiştirir. Meriç’in "tevil kalitesi" dediği bu sefalet şöyle işler:</p>

<ol>
 <li>
 <p>Fayda Varsa Bilim Değildir: Mısırlılar Nil Nehri’nin taşması sebebiyle geometri ve matematik ürettikleri için Batı "Bu bilim değildir, çünkü fayda gözetilmiştir" der. Aristoteles'in rahiplerin "boş vakti" olduğu için ürettiği bilgisini bile "fayda" kılıfına sokup bilim dışı ilan ederler.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İktisadileşme Kurnazlığı: İş buharlı gemiye gelince tanım değişir. İskenderiyeli Her (Hero) buharı binlerce yıl önce kullansa da; Batı "bir şeyin keşfi onun iktisadileşmesidir" diyerek icadı kendine yazar. Yani; Doğu yapınca "faydalıysa bilim değildir", Batı yapınca "faydalı (iktisadi) ise bilimdir" denilerek koca bir tenakuz abidesi dikilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yunan Mucizesi Balonu: Bizzat Platon, Mısırlıların matematik düzeyi karşısında "Yunanlılar adına çok utandım, Mısırlılar karşısında domuz yavruları kadar cahiliz" itirafında bulunur. Ancak bu itiraf, Batı’nın sömürgeci tarih yazımında "Yunan Mucizesi" yalanıyla sansürlenir.</p>
 </li>
</ol>

<p>Altay Cem Meriç’in de vurguladığı üzere; bugün okutulan "Bilim Tarihi", 19. yüzyılın dünyayı sömürgeleştiren barbar İngiliz veya Belçika köylüsü gibilerinin kafasındaki hayalden ibarettir.</p>

<ul>
 <li>
 <p>19. yüzyıl kurgusuna göre Doğu, Batı'nın bulduğu bilgiyi Orta Çağ'da emaneten taşıyan, sonra karanlığa gömülen bir "bakıcı" veya "maymun" mesabesindedir. Oysa bilim, Batı'nın dünyayı sömürmesini sağlayan şeyin adıdır onlara göre.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Batı'nın "hayatımı hangisi daha çok değiştirdiyse sahibi odur" mantığının ne kadar absürt olduğunu anlamak için Apple örneğine bakmak yeterlidir. Bugün Mısır'da Apple yüzünden bir iç savaş çıksa ve bir Mısırlı "Bu telefon benim hayatımı Amerikalıdan daha çok değiştirdi, o yüzden mucidi benim" dese bu ne kadar saçmaysa, Batı'nın kağıt veya barut için kurduğu cümleler de o kadar saçmadır. Bilim, Batı'nın dünyayı sömürmesini sağlayan şeyin adı haline getirilmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bilim, Batı’nın lehine bir "müphemlik" alanıdır. Tanımlar sürekli onların lehine esnetilir. Bu hikaye, Batı dışındaki tüm halkları itibarsız kılmak ve onları "tarih dışı" bırakmak için kurgulanmış bir politik silahtır.</p>
 </li>
</ul></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/batinin-bilim-tarihi-somurgeyi-mesrulastirmanin-el-kitabi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 19:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-04-192119.png" type="image/jpeg" length="49947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FETÖ'ye yönelik 26 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan zanlılardan 69'u tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/fetoye-yonelik-26-ilde-duzenlenen-operasyonlarda-yakalanan-zanlilardan-69u-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/fetoye-yonelik-26-ilde-duzenlenen-operasyonlarda-yakalanan-zanlilardan-69u-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 26 ilde FETÖ’ye yönelik düzenlenen operasyonlarda 90 şüphelinin yakalandığını, 69’unun tutuklandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik 26 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 90 şüpheliden 69'unun tutuklandığını bildirdi.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasında, şifreli haberleşme programı 'ByLock'u kullandıkları, ankesörlü telefonlarla iletişim kurdukları ve örgüt içerisindeki kişilerle irtibatlı oldukları, sosyal medya platformlarında FETÖ propagandası yaptığı tespit edilenlere yönelik polis ekiplerince 26 ilde operasyon düzenlendiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyonlarda, FETÖ'nün 'eğitim ve mahrem yapılanmaları' içerisinde faaliyette bulunan 90 zanlının yakalandığı belirtilen açıklamada, bunlardan 69'unun tutuklandığı, 16'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı, diğerlerinin ise işlemlerinin sürdüğü ifade edildi.<br />
 </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/fetoye-yonelik-26-ilde-duzenlenen-operasyonlarda-yakalanan-zanlilardan-69u-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 17:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/agency/aa/fetoye-yonelik-26-ilde-duzenlenen-operasyonlarda-yakalanan-zanlilardan-69u-tutuklandi.jpg" type="image/jpeg" length="79965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail'e silah üretecek Volkswagen'e Almanya'da protesto düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israile-silah-uretecek-volkswagene-almanyada-protesto-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israile-silah-uretecek-volkswagene-almanyada-protesto-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Osnabrück kentinde düzenlenen protestoda göstericiler, “Savaşları reddedin-Barışı sağlayın” sloganıyla yürüyerek silah üretimine ve askeri üs faaliyetlerine tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Alman otomotiv firması Volkswagen'in (VW) Almanya'daki Osnabrück fabrikasında terörist İsrail için silah ve savaş malzemeleri üreteceği iddiası, gösteriyle protesto edildi.</p>

<p>Osnabrück Barış Girişimi (OFRI) tarafından Osnabrück Tiyatro Meydanı'nda, 'Savaşları reddedin-Barışı sağlayın' temasıyla protesto gösterisi düzenlendi.</p>

<p>Meydanı dolduran göstericilerden bazılarının Filistin bayrağı taşıdığı gözlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göstericiler, otomobil fabrikasında silah veya savaş malzemesi üretmek yerine sivil üretim yoluyla Volkswagen'in Osnabrück fabrikasındaki iş imkanlarının güvence altına alınmasını isteyerek, 'Osnabrück bir barış şehri olarak kalmalı' sloganları attı.</p>

<p>Alman hükümetinden, ABD Hava Kuvvetleri'ne ait en büyük askeri üslerden biri olan Ramstein Hava Üssü'nün dünya çapındaki askeri operasyonlarda kullanılmasına karşı olan göstericiler, Bramsche'deki NATO yakıt deposunun genişletilmesine de izin verilmemesini talep etti.</p>

<p>Göstericiler, daha sonra şehir merkezinde yürüdü.</p>

<p>AA</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israile-silah-uretecek-volkswagene-almanyada-protesto-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/agency/aa/terorist-israile-silah-uretecek-volkswagene-almanyada-protesto-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="38940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İslambol, Tahkik, İbda ve Büyük Doğu yayınları eserleri Ankara'daki fuarda okuyucularını bekliyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/islambol-tahkik-ibda-ve-buyuk-dogu-yayinlari-eserleri-ankaradaki-fuarda-okuyucularini-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/islambol-tahkik-ibda-ve-buyuk-dogu-yayinlari-eserleri-ankaradaki-fuarda-okuyucularini-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara 23. Kitap Fuarı kapılarını açtı. İslambol, Tahkik, İbda ve Büyük Doğu yayınları kitaplarıyla fuardaki standda okuyucularını bekliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Standın girişinde dikkat çeken önemli detay, Siyonist katil Benyamin Netanyahu’nun "Wanted" (Aranıyor) ilanıyla hazırlanan posterinin yere serilmesi oldu. Ziyaretçiler, stant alanına Siyonist elebaşının posterine basarak giriş yapıyor. Bu eylem, fuar alanında büyük ilgi topladı.</p>

<p><img alt="I M G 20260404 W A0005" class="detail-photo img-fluid" height="1530" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/i-m-g-20260404-w-a0005.jpg" width="2040" /></p>

<p>Stantta Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nun külliyatından eserler (Münşeat, Başyücelik Devleti, Sefine vb.) ve Üstad Necip Fazıl’ın eserleri de yer alıyor. Ayrıca Şehid Yahya Sinvar’ın kaleme aldığı <i>Diken ve Karanfil</i> romanı ile Kemalist Mezalim, Racul'üs Sanem, Vahşi Sürgün gibi yakın tarih kitapları da yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="I M G 20260404 W A0003" class="detail-photo img-fluid" height="1530" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/i-m-g-20260404-w-a0003.jpg" width="2040" />Ankara'daki kitap fuarında bu kıymetli eserler tüm okuyucularını bekliyor.</p>

<p><img alt="I M G 20260404 W A0002" class="detail-photo img-fluid" height="1530" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/i-m-g-20260404-w-a0002.jpg" width="2040" /></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/islambol-tahkik-ibda-ve-buyuk-dogu-yayinlari-eserleri-ankaradaki-fuarda-okuyucularini-bekliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/i-m-g-20260404-w-a0004.jpg" type="image/jpeg" length="85308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamas'tan Filistinli esirlere tıbbi ihmal politikasına tepki]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hamastan-filistinli-esirlere-tibbi-ihmal-politikasina-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hamastan-filistinli-esirlere-tibbi-ihmal-politikasina-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HAMAS, İsrail zindanlarında Filistinli esirlere yönelik kasıtlı tıbbi ihmal politikasının “süregelen bir cinayet” olduğunu belirterek, işgal rejiminin bu uygulamalar nedeniyle hesap vermesi gerektiğini açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>HAMAS, terörist İsrail zindanlarındaki kasıtlı tıbbi ihmal politikasının devam eden bir cinayet olduğunu ve işgal rejiminin Filistinli esirlere yönelik cinayetleri sebebiyle hesaba çekilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Şehitler, Gaziler ve Esirler Ofisi yayımladığı bildiride, işgal rejimi tarafından Mısır’a sürgüne gönderilen Beytlahim’e bağlı Teku beldesi sakini eski esir Riyad El-Ammur’un şehit olduğunu duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahire’de şehit olan El-Ammur’un işgal rejimi zindanlarında tutulduğu yıllar boyunca maruz kaldığı kasıtlı tıbbi ihmal politikası neticesinde sağlık durumunun kötüleştiği belirtilen bildiride, Filistinli şehidin 23 yıl işgal rejimi zindanlarında esir tutulduğu ve birçok işkenceye maruz kaldığı kaydedildi.</p>

<p>Bildiride ayrıca El-Ammur’un kalp hastalığı gibi çeşitli hastalıklardan muzdarip olmasına rağmen ihtiyaç duyduğu tedaviden mahrum bırakıldığı, birçok esire uygulanan kasıtlı tıbbi ihmal politikasının kurbanı olduğu ve yavaş yavaş ölüme terk edildiği dile getirildi.</p>

<p>Şehitler, Gaziler ve Esirler Ofisi, El-Ammur’un Ekim 2025’teki esir takasıyla özgürlüğüne kavuştuğunu ancak işgal rejimi zindanlarında maruz kaldığı tıbbi ihmalin etkilerinin dışarıda da peşini bırakmadığını ve topraklarından uzakta şehit olduğunu bildirerek, şehidin ailesine ve Filistin halkına başsağlığı diledi.<br />
 </p>

<p><i>ILKHA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hamastan-filistinli-esirlere-tibbi-ihmal-politikasina-tepki</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/images-7-3.jpg" type="image/jpeg" length="12631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çoğalan bilgiye karşı hikmetin kaybı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/cogalan-bilgiye-karsi-hikmetin-kaybi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/cogalan-bilgiye-karsi-hikmetin-kaybi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Celal Kırca, Mirat Haber'deki yazısında bilgi çağında insanın her şeye ulaşabildiğini ancak hikmetten uzaklaştığı için yönünü kaybettiğini vurguluyor; bilginin ancak tecrübe, ahlâk ve tefekkürle yoğrulduğunda insanı olgunlaştırıp doğruya ulaştırabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.mirathaber.com/author/profdrcelalkirca/" rel="follow"><strong>İnsanlık</strong></a>, çağımızda tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar bir bilgi birikimine sahip bulunuyor. Zira insan, internet ve cep telefonu sayesinde istediği her bilgiye ulaşabiliyor. <a href="https://www.mirathaber.com/author/profdrcelalkirca/" rel="follow"><strong>Ekranlar ve kütüphaneler</strong> </a>de buna önemli katkılar sunuyor. Dolayısıyla insan hiç olmadığı kadar çok şey biliyor, ama aynı insan, belki de hiç olmadığı kadar ne yapacağını da bilemiyor; şaşırıyor ve yönünü tayin edemiyor. Bilginin bu kadar çoğaldığı günümüzde insanın şaşırması ve yönünü tayin edememesi garip bir çelişki gibi görünebilir. Ancak konu derinlemesine incelendiğinde görünenin aksine bir çelişkinin olmadığı; zira bilginin artmasına rağmen, hikmetin azaldığı veya kaybolduğu görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsanoğlu, bilginin zihni doldurduğunu ve aklını da işlevsel hale getirdiğini biliyor, ama hikmetin insan hayatını anlamlandırdığını ve yön tayin edici bir role sahip olduğunu, ya bilmiyor, ya da idrak edemiyor. Bu nedenle insan, bilgiye çok kolay ulaşsa da bu bilgileri doğru yerde, doğru biçimde ve zamanda kullanabilecek bir maharete, bilgeliğe ve tecrübeye sahip olmuyor. Dolayısıyla da bilginin tecrübe ve ahlâkla yoğrulmuş, içselleştirilmiş özümsenmiş ve süzülmüş hâlini ifade eden hikmetten mahrum kalıyor.</p>

<p>Bilgi, insanın aklını besliyor; hikmet ise akıl ile kalp arasındaki dengeyi ve uyumu sağlıyor. Bilgi, araştırarak, keşfederek ve öğrenilerek elde edilirken, hikmet de tecrübe ve tefekkür ile elde ediliyor. Bu yüzden eski çağlarda büyük ilim adamlarına sadece “alim” değil, aynı zamanda “hakîm” de deniliyordu. Dolayısıyla hakîm, bilgiyi hikmete dönüştüren, doğruyu sezebilen ve sözleri ile insanlara yol gösteren bilgeyi tanımlıyordu. Bu yüzden İslam düşüncesinde hakîm, aklı, gönlü ve kalbi birlikte çalışan; firaset ve basiret sahibi bilim insanını ifade ediyordu.</p>

<p>Çağımızda ise hakîm kavramının, neredeyse unutulmaya yüz tuttuğu, kimsenin de âlim veya bilge kişilere hakîm demediği görülüyor. Çünkü günümüzde bilgi, hikmetle irtibatlandırılmıyor sadece bir güç unsuru olarak anlaşılıyor. Dolayısıyla bilgi ile hikmet, bilmek ile anlamak arasındaki fark da giderek açılıyor. Bu nedenle günümüzün insanı, çok şey biliyor, ama bu bilgiyi, hikmetten yoksun olduğu için doğru zamanda, doğru ölçüde ve doğru amaçla kullanamıyor. Zira bu insan, hikmetin, sadece aklın değil; aynı zamanda gönlün, tecrübenin ve ahlâkın da bir ürünü olduğunu fark etmiyor/edemiyor. Eski kültürümüzde yaşlılara saygı gösterilirdi. Bunun bir sebebi de yaşlıların engin bir tecrübeye sahip olduğu düşüncesiydi. Çünkü yaşlılık yalnızca geçen yılların değil, aynı zaman da hikmetin de sembolü sayılırdı. Zira insanın, yaşlandıkça tıpkı dağa tırmanan ve yükseldikçe ufku genişleyen kişi gibi geniş ufuklu, tecrübe, basiret ve irfan sahibi olduğu düşünülürdü.</p>

<p>Bu nedenle günümüzde insanlar, çok şey öğreniyor ve çok şey biliyor, ama bildiklerini anlamlandıramıyor ve hikmete dönüştüremiyor. Dolayısıyla modern insan, dünyanın işleyişini çözebiliyor, bilim ve teknoloji üretebiliyor ve olguları tahlil edebiliyor, ama çoğu zaman kendi iç dünyasını anlamakta aciz kalıyor. Zira sahip olduğu bilgi, insanın dış dünyasını aydınlatsa da iç dünyasını aydınlatmıyor ve onun bir hayat felsefesi oluşturmasına da katlı sunmuyor. Çünkü insan, iç dünyasını aydınlatacak ve ona yol gösterecek ışığın hikmet olduğunu ya bilmiyor ya da öğrendiği bilgiyi hikmet sanıyor; dolayısıyla da bilgi ile hikmeti birbirine karıştırıyor. Bu nedenledir ki bilginin, bir araç değer; hikmetin ise o bilgiye yön tayin eden bir pusula olduğunu idrak edemiyor. Nasıl ki pusulasız bir gemide kaptan, rotasını doğru tespit edip sahil-i selamete ulaşamıyorsa, hikmetsiz bilgi de insanı doğru yola ulaştıramıyor.</p>

<p>Her ne kadar günümüzde insanlık, ilimde ve teknolojide büyük ilerlemeler kaydetse de, iletişimi hızlandırıp mesafeleri kısaltsa da, bu üretim ve bu gelişme, modern insanın içindeki boşluğu bir türlü dolduramadı. Bu da insanın anlam dünyasında derin bir boşluk oluşturdu. Günümüzde İnsanlar, çok konuşuyor ve çok bilgi paylaşıyor, ama sözlerinden çoğunda bir derinlik bulunmuyor. Çünkü modern insan, hızlı düşünüyor ve bu düşüncesini de hemen yaymak istiyor. Bu nedenle de üretilen fikirler, yeterince olgunlaşmadığı için, yüzeysel kalıyor ve bir derinlikten de yoksun bulunuyor.</p>

<p>Daha açık bir ifade ile bugün hızın hâkim olduğu bir dünyada yaşıyoruz, ama bu hız, bizim sağlıklı ve doğru düşünmemize fırsat vermiyor ve bir katkı sunmuyor. Dolayısıyla da doğru dürüst düşünce üretilemiyor. Düşünce üretilmeyince de hikmet doğmuyor. İnsanlar okumaktan ve dinlemekten daha çok konuşmaya önem veriyor. Oysa hikmet, aceleye gelmeyen bir olgunlaşmayı ifade ediyor; sessiz büyüyor, gelişiyor, tefekkürle derinleşiyor ve insanın kalbinde kök salıyor. Bu nedenle insanlığın bugün muhtaç olduğu şey, sadece yeni bilgi üretmek değil, aynı zamanda o bilgilerin hikmete dönüşmesini sağlayacak bir iradeye ve yönteme de sahip olmaktır. Çünkü bilgi dünyayı, hikmet ise insanı değiştirmektedir.</p>

<p>Nitekim günümüzde sözler çoğaldı, ama bu sözlerin ağırlığı da o nispette azaldı. Bilgi hızla yayıldı, ama hikmet, yavaş elde edildiği için çoğu zaman bilginin gerisinde kaldı ve ona bir türlü yetişemedi. Oysa insanı olgunlaştıran şey, sadece bilgi değildi, aynı zamanda o bilgiyi doğru anlamak ve yaşamaktı. Bu da insanın hem kendisini, hem de olguları ve olayları doğru anlayabilmesi demekti. Bilim, bize eşyanın nasıllığını öğretirken hikmet de hayatın niçinlerini gösteriyor, bilgiyi anlam ve erdemle buluşturuyor. Çünkü bilgi insana güç veriyor, ama o gücü doğru kullanmayı ve doğru istikameti de bize hikmet gösteriyor.</p>

<p>Eskiden insanlar, az konuşur ama öz konuşurlardı. Çünkü söz, tecrübenin süzgecinden geçmeden söylenmezdi. Kimi zaman bir cümle, bir ömürlük hayat tecrübesinin bir özeti gibi olurdu ve bu kişilere de toplumda “arif” denilirdi. Her ne kadar hakîmlik ile ariflik arsında nitelik ve kavramsal bir farklılık olsa da benzer yanları da bulunuyor ve bunun da tecrübeden kaynaklandığı biliniyor. Nitekim gençliğimde de arif olduğunu bildiğimiz bir komşumun, bana “Bak evladım! Bir işe karar vermeden önce yedi kişiye danış ve fikrini al; yedi kişi bulamazsan yedi yoldan git gel, onu da bulamazsan bir yoldan yedi defa git gel, düşün, sonra da kararını ver. Karar verdikten sonra, aleyhine de olsa asla bu kararından dönme, çünkü söz namustur. Sözünden dönersen dürüstlüğünü ve itibarını kaybedersin ve bir daha da aynı itibara sahip olamazsın!” dediğini hayatım boyunca hiç unutmadım.</p>

<p>Bu nedenle kendimize sormamız gereken soru şudur: Bilgiyi artırdık ve çoğalttık, ama hikmeti koruyabildik mi? Eğer bu soruya vereceğimiz cevap olumsuzsa, yapılması gereken şey, yeni bilgiler peşinde koşmaktan önce yitirdiğimiz hikmeti yeniden aramak ve bulmaktır. Çünkü hikmetsiz bilgi, insanı yüceltmeye kâfi gelmiyor ve bazen onu daha da tehlikeli hâle getirebiliyor, hatta vahşileştiriyor. Nitekim dün 2. Dünya Savaşında, bugün de Gazze ve İran’da bunun acımasız örneklerini okuyor ve yaşıyoruz.</p>

<p>Bu nedenle insanlık, bugün büyük bir imtihanla karşı karşıyadır. Bilgi çağında yaşıyoruz, ama bu bilginin, insanlık için bir bereket ve huzur kaynağı olmadığını da görüyoruz. Bunun için de bilginin yeniden hikmetle buluşması gerekiyor. Çünkü hikmetten yoksun bilgi, insanı yanıltabiliyor, zira bilgi ancak hikmetle buluştuğunda hem insanı hem de dünyayı aydınlatıyor. Nitekim, Mevlana’nın ve Yunus’un, eserleri, hâlâ okunuyor ve günümüzü aydınlatmaya devam ediyorsa, bunun bir nedeni de bilgi ile hikmeti birleştirmiş olmalarıdır. Her ne kadar Mevlana ve Yunus kadar okunmasa da, bir çok bilim ve din adamının, felsefecinin, düşünürlerin de hikmet dolu sözlerini unutmamak icap ediyor. Dolayısıyla insanlığın istikametini ve yönünü doğru tayin edebilmesi için yeni bilgiler üretmekle birlikte, hikmetin yeniden keşfedilmesine ve üretilen bu bilgilerin hikmetle buluşturulmasına bağlı bulunuyor.</p>

<p>Sonuç olarak bugün insanlık, bilginin ışığında yol aldığını zan etse de, aslında hikmetten yoksunluğun karanlığında yönünü bulamamakta ve bocalayıp durmaktadır. Zira bilgi, her ne kadar tek başına bir güç olsa da hikmetle birleşmediği sürece bu güç, insanı yüceltmemekte, bilakis uçlara savurmakta, içine düştüğü ifrat ve tefrit çukurundan kurtarmaya kâfi gelmemektedir. Nitekim Peygamberimizin “<i>Fayda vermeyen ilimden" </i>Allah’a sığınması da bize böyle bir mesaj vermektedir. Bu nedenle asıl mesele, daha çok bilmek değil; edinilen bilgiyi anlamlandırmak, içselleştirmek ve hikmete dönüştürebilmektir. Çünkü bilgi dünyayı, hikmet ise insanı değiştirmekte, olgunlaştırmakta ve ona yön tayin etmektedir. Bu nedenle insanoğlunun yaşadığı mekanı huzur içinde yaşanacak bir coğrafyaya dönüştürebilmesi için hikmetle buluşması ve onu elde edebilmek için çaba göstermesi, aklını iyi kullanması ve güçlü bir iradeye de sahip olması gerekiyor.</p>

<p><i>Prof. Dr. Celal Kırca, Mirat Haber</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/cogalan-bilgiye-karsi-hikmetin-kaybi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/chatgpt-image-4-nis-2026-13-15-34.png" type="image/jpeg" length="36964"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pakistan'dan Afganistan'a yeni saldırı: 2 Afgan çocuk şehit oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/pakistandan-afganistana-yeni-saldiri-2-afgan-cocuk-sehit-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/pakistandan-afganistana-yeni-saldiri-2-afgan-cocuk-sehit-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistan ordusunun Afganistan'da düzenlediği bombardımanda 2 çocuğun şehit olduğu bildirildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yetkililer, Afganistan'ın doğusunda Pakistan güçlerinin sürdürdüğü top atışları ve insansız hava aracı saldırıları sonucu en az 2 çocuğun şehit olduğunu, yaklaşık 30 sivilin de yaralandığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Afganistan İslam Emirliği Sözcü Yardımcısı Hamdullah Fıtrat, saldırıların çarşamba günü başladığını ve Kunar, Paktika ile Host vilayetlerindeki yerleşim alanlarının hedef alındığını söyledi.</p>

<p>Fıtrat, "Dünden bu yana Pakistan güçleri havan, roket ve insansız hava araçlarıyla aralıksız saldırılar düzenliyor" ifadelerini kullandı ve kayıpların büyük bölümünü çocuklar da dahil olmak üzere sivillerin oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Kunar vilayetinde 150'den fazla havan ve top mermisinin Sarkanu ve Manoğay ilçelerine isabet ettiği, iki çocuğun yaralandığı ve maddi hasar meydana geldiği rapor edildi.</p>

<p>Sarkanu'daki Dosaraki mevkiinde düzenlenen top atışlarında sekiz çocuk yaralandı, iki çocuk da hayatını kaybetti.</p>

<p>Fıtrat, bombardımanın perşembe günü de sürdüğünü, Sarkanu ilçesine yaklaşık 185 top mermisinin düştüğünü ve en az 10 sivilin daha yaralandığını vurguladı.</p>

<p>Paktika vilayetinin Şkin ilçesinde düzenlenen bir insansız hava aracı saldırısında üç sivil, komşu Host vilayetinin Caci Meydan ilçesinde gerçekleştirilen ayrı bir insansız hava aracı saldırısında ise iki sivilin yaralandığı bildirildi.</p>

<p>Afgan yetkililer saldırıları kınayarak, sivil yerleşim alanlarının kasıtlı olarak hedef alındığını ve bunun yerel halk üzerinde büyük zarara yol açtığını belirtti.</p>

<p>Saldırılar, taraflar arasında diplomatik görüşmelerin devam ettiği bir süreçte gerçekleştirildi.</p>

<p>Mepa News</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/pakistandan-afganistana-yeni-saldiri-2-afgan-cocuk-sehit-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/tektonik-hareketlilik-dev-634.jpg" type="image/jpeg" length="59199"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NYT: Hürmüz Boğazı civarında ikinci ABD savaş uçağı düştü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/nyt-hurmuz-bogazi-civarinda-ikinci-abd-savas-ucagi-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/nyt-hurmuz-bogazi-civarinda-ikinci-abd-savas-ucagi-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Basra Körfezi’nde ikinci ABD savaş uçağının da düşürüldüğü bildirildi. The New York Times’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre olayda pilotun kurtulduğu, uçağın Hürmüz Boğazı yakınlarında düştüğü aktarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>New York Times (NYT), Hürmüz Boğazı yakınlarında F-15 savaş uçağıyla neredeyse aynı anda ikinci bir ABD savaş uçağının daha düşürüldüğünü yazdı.</p>

<p>NYT'nin konuya yakın iki ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Basra Körfezi'nde bugün ikinci ABD savaş uçağı daha vurularak düşürüldü.</p>

<p>Uçağın pilotu olaydan kurtuldu.</p>

<p>Öte yandan A-10 Warthog savaş uçağı, Hürmüz Boğazı yakınında F-15 savaş uçağıyla aynı anlarda düşürüldü.</p>

<h3>NBC: Pilot sağ kurtuldu</h3>

<p>Öte yandan Amerikan NBC televizyonu konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde A-10 tipi savaş uçağının vurulduktan sonra Kuveyt hava sahasına girdiğini belirtti.</p>

<p>İrtifa kaybında pilotun atlayarak kurtulduğu ve uçağın düştüğü kaydedildi.</p>

<h3>Ne olmuştu?</h3>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, sabah saatlerinde ülkenin orta kesimlerinde bir savaş uçağını hava savunma sistemleriyle vurarak düşürdüğünü duyurmuştu.</p>

<p>İran basını, ABD'ye ait savaş uçağının pilotunun yakalanarak esir alınmış olabileceğini yazmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD basınına konuşan yetkililer de uçağın düştüğünü doğrulayarak mürettebattan bir kişinin kurtarıldığını, ikinci kişi için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü belirtmişti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/nyt-hurmuz-bogazi-civarinda-ikinci-abd-savas-ucagi-dustu</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/agency/aa/nyt-hurmuz-bogazi-civarinda-ikinci-abd-savas-ucagi-dustu.jpg" type="image/jpeg" length="10397"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pentagon ölülerini sayıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/pentagon-olulerini-sayiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/pentagon-olulerini-sayiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve İsrail’in 28 Şubat tarihinde İran’a yönelik başlattığı saldırılarda telef olan askerlerin sayısı artıyor. Vaşington yönetimi, savaşın sahadaki etkilerini daha fazla gizleyemeyerek, çatışmalarda ölen ve yaralanan asker sayısına dair ilk resmi verileri paylaştı. Pentagon tarafından yapılan açıklamada, İran’ın müdafaası karşısında 13 ABD askerinin öldüğü, 365 askerin ise yaralandığı bildirildi. Sahadan gelen haberlere göre ise ölü sayısı çok daha yüksek]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pentagon'un "Epic Fury" (Destansı Öfke) adını verdiği saldırı operasyonunda, direnişle karşılaşan Amerikan ordusunun kayıpları birim bazında tek tek sıralandı. Resmi verilere göre, ölen askerlerin 6’sı kara kuvvetlerinde, 7’si ise hava kuvvetlerinde görev yapıyordu. Yaralıların dağılımı ise şu şekilde açıklandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kara Kuvvetleri: 247 yaralı, Deniz Kuvvetleri: 63 yaralı, Hava Kuvvetleri: 36 yaralı, Deniz Piyadeleri: 19 yaralı.</p>

<h2><strong>Asıl kayıplar gizleniyor</strong></h2>

<p>Pentagon’un yayınladığı bu rakamlar resmi bir itiraf niteliği taşısa da sahadaki yerel kaynaklar ve bağımsız gözlemciler, Vaşington’un kamuoyunu teskin etmek adına gerçek tabloyu manipüle ettiğini belirtiyor. Bölgeden gelen bilgiler, ABD’nin lojistik merkezlerine ve üslerine yönelik gerçekleştirilen karşı operasyonlarda ölü ve yaralı sayısının açıklananın çok daha üzerinde olduğunu gösteriyor. Pentagon’un, Amerikan halkının tepkisinden çekindiği için kayıpları zamana yayarak veya farklı sebeplerle açıklayarak gizlediği belirtiliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/pentagon-olulerini-sayiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 23:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/abdtabut.png" type="image/jpeg" length="30774"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['İran, ABD ile görüşmeyi reddetti']]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-abd-ile-gorusmeyi-reddetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-abd-ile-gorusmeyi-reddetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran'ın arabuluculara ABD'nin taleplerinin kabul edilemez olduğunu ve Tahran yönetiminin yakın zamanda İslamabad'da ABD'li yetkililerle görüşmek istemediğini söylediği iddia edildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Pakistan öncülüğünde ABD ve İran arasında bir ateşkese ulaşılması için yapılan girişimlerin çıkmaza girdiğini yazdı.</p>

<p>WSJ'nin arabuluculara dayandırdığı haberine göre, İran arabuluculara ABD'nin taleplerinin kabul edilemez olduğunu ve Tahran yönetiminin yakın zamanda İslamabad'da ABD'li yetkililerle görüşmek istemediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arabulucular, Türkiye ve Mısır'ın hala bir orta yol bulmak için çabaladığını ve Katar'ın başkenti Doha ya da İstanbul'da yeni önerilerle iki tarafı bir araya getirmeye çalıştığını aktardı.</p>

<h2><strong>ABD-İsrail'in İran'a saldırıları</strong></h2>

<p>İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.</p>

<p>İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.</p>

<p>ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-abd-ile-gorusmeyi-reddetti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/iranabd.webp" type="image/jpeg" length="67309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail, ABD mürettebatı için İran operasyonunu durdurdu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-abd-murettebati-icin-iran-operasyonunu-durdurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-abd-murettebati-icin-iran-operasyonunu-durdurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in düşürülen ABD uçağının mürettebatını arama kurtarma çalışmalarını engellememek için İran'a yönelik planlı hava saldırılarını iptal ettiği iddia edildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD merkezli Axios haber platformunun bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, Tel Aviv yönetiminin arama kurtarma çalışmalarını aksatmamak adına söz konusu kararı aldığı ileri sürüldü.</p>

<p>Öte yandan Axios'a konuşan yetkili, İran'da düşürülen ABD savaş uçağının iki mürettebatından birinin ABD özel kuvvetleri tarafından kurtarıldığını öne sürdü.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, ülkenin orta kesimlerinde bir F-35 savaş uçağını hava savunma sistemleriyle vurarak düşürdüğünü beyan etmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düşürülen uçağa ait olduğu iddia edilen fotoğraflar, ülke medyasında paylaşılmıştı.</p>

<p>Düşürüldüğü açıklanan uçağa ilişkin İran basınında yayımlanan fotoğraflarda, uçağın kuyruk enkazındaki 'U.S. Air Forces in Europe' yazısının bulunduğu amblem, F-15 Eagle uçakları üzerindeki amblemlerle eşleşiyor.</p>

<p>ABD'nin uçağın pilotunu kurtarmak için Black Hawk helikopteri ve bir C-130 askeri kargo uçağıyla arama çalışmalarına teşebbüs ettiği ancak çabalarının başarısız olduğu ifade edilmişti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-abd-murettebati-icin-iran-operasyonunu-durdurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 21:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/israilabd.webp" type="image/jpeg" length="62726"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Körfez’de sanayi devine ağır darbe: Tam kapasiteye dönüş 12 ayı bulacak]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/korfezde-sanayi-devine-agir-darbe-tam-kapasiteye-donus-12-ayi-bulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/korfezde-sanayi-devine-agir-darbe-tam-kapasiteye-donus-12-ayi-bulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri’nin sanayi kapasitesinin merkezinde yer alan Emirates Global Aluminium (EGA), Abu Dabi’deki Al Taweelah tesisine düzenlenen saldırılarla sarsıldı. İran tarafından gerçekleştirilen füze ve insansız hava aracı operasyonları, Halife Endüstri Bölgesi (KEZAD) içerisinde faaliyet gösteren devasa komplekste ağır tahribata sebep oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tesis tamamen tahliye edildi</strong></h2>

<p>Saldırıların hemen ardından güvenlik protokolleri en üst seviyeye çıkarılarak saha tamamen boşaltıldı. Patlamaların şiddeti; alüminyum izabe tesisi, dökümhane, enerji santrali ve alümina rafinerisi gibi kritik birimlerde ağır hasara sebep oldu. Teknik ekipler, daha büyük felaketlerin önüne geçmek amacıyla tüm birimlerde acil durum kapatma prosedürlerini uygulamaya koydu. Mevcut durum, üretimin belirsiz bir süre boyunca askıya alınmasıyla sonuçlandı.</p>

<h2><strong>Tam kapasiteye dönüş bir yılı bulacak</strong></h2>

<p>EGA tarafından paylaşılan ilk teknik raporlar, tesisin eski işleyişine dönmesinin uzun ve meşakkatli bir süreç gerektirdiğini ortaya koyuyor. Birincil alüminyum üretiminin bel kemiği olan izabe tesisindeki indirgeme hücrelerinin yeniden devreye alınması, ciddi bir altyapı onarımı gerektiriyor. Mühendislerin değerlendirmelerine göre, üretimin tam kapasiteyle süreklilik kazanması 12 aylık bir zaman dilimine yayılacak. Alümina rafinerisi ve geri dönüşüm tesisinin daha erken faaliyete geçmesi planlansa da bu durum, enkaz kaldırma ve detaylı hasar tespit çalışmalarının sonucuna göre netlik kazanacak.</p>

<h2><strong>Küresel ekonomi için kritik rakamlar</strong></h2>

<p>Al Taweelah tesisi, sadece yerel değil, küresel ölçekte de devasa bir üretim gücünü temsil ediyor. Tesisin geçmiş performans verileri, kaybın boyutunu şu şekilde özetliyor:</p>

<p>Döküm Alüminyum: 2025 yılında gerçekleşen 1,6 milyon tonluk üretim, küresel pazarın önemli bir ihtiyacını karşılıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alümina Rafinerisi: Yıllık 2,4 milyon tonluk üretim kapasitesiyle şirketin toplam alümina ihtiyacının yüzde 46’sını tek başına sağlıyordu.</p>

<p>Geri Dönüşüm: Yıllık 185 bin tonluk kapasiteyle sürdürülebilir üretim döngüsünde kilit rol oynuyordu.</p>

<p>Şirket yönetimi, bu büyük üretim boşluğunu BAE ve dünya genelindeki mevcut stokları ile sevkiyat ağlarını kullanarak yönetmeye çalışacak.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/korfezde-sanayi-devine-agir-darbe-tam-kapasiteye-donus-12-ayi-bulacak</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 20:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/al-taweelah.webp" type="image/jpeg" length="25424"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan Putin ile görüştü: 'Kudüs’ün statüsü ve bölge barışı kırmızı çizgimiz']]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/erdogan-putin-ile-gorustu-kudusun-statusu-ve-bolge-barisi-kirmizi-cizgimiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/erdogan-putin-ile-gorustu-kudusun-statusu-ve-bolge-barisi-kirmizi-cizgimiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde ikili münasebetlerin yanı sıra küresel dengeleri sarsan stratejik konuları ayrıntılarıyla değerlendirdi. Görüşmenin ana gündemini Ortadoğu’daki tırmanan gerilim, Suriye’nin geleceği ve Ukrayna’daki çatışma süreci oluşturdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Ortadoğu’da itidal ve Kudüs vurgusu</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ve İsrail arasındaki karşılıklı saldırıların bölge barışını tehlikeye attığını ifade etti. Bu tür askeri hamlelerin bölge güvenliğine zarar verdiğini dile getiren Erdoğan, savaşın yayılmasını önlemek adına tüm tarafların sükûneti koruması gerektiğini vurguladı. Netanyahu hükümetinin saldırgan stratejilerinin durdurulması hususuna dikkat çeken Erdoğan, Kudüs’ün mevcut statüsünü bozmaya yönelik girişimlerin karşısında durulması gerektiğini Putin’e iletti.</p>

<h2><strong>Suriye’de kazanımların korunması</strong></h2>

<p>Suriye’deki son gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Erdoğan, bu coğrafyada huzurun tesisi için atılacak her adımın hem Türkiye hem de Rusya’nın ortak menfaatine olduğunu hatırlattı. Sahadaki mevcut kazanımların muhafaza edilmesinin stratejik bir öncelik olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı, istikrarı bozacak hamlelerden kaçınılması yönündeki beklentisini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Karadeniz güvenliği ve barış arayışları</strong></h2>

<p>Rusya-Ukrayna savaşına dair barışçıl bir çözüm için Türkiye’nin arabuluculuk çabalarının kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Karadeniz’deki ticari gemilerin güvenliğinin sarsılmasının istikrar ortamına darbe vurduğunu ifade etti. Ortadoğu’daki gerilimin Ukrayna krizini daha karmaşık hale getirecek yeni çatışma zeminlerine sebep olması ihtimaline karşı uyarıda bulunan Erdoğan, tüm tarafları provokatif adımlardan uzak durmaya davet etti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/erdogan-putin-ile-gorustu-kudusun-statusu-ve-bolge-barisi-kirmizi-cizgimiz</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/erdput.webp" type="image/jpeg" length="62277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Düşürülen ABD uçağının pilotunu sağ ele geçirene ödül verilecek]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/dusurulen-abd-ucaginin-pilotunu-sag-ele-gecirene-odul-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/dusurulen-abd-ucaginin-pilotunu-sag-ele-gecirene-odul-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran devlet televizyonu, düşürülen ABD'ye ait savaş uçağının pilot ya da pilotlarını sağ yakalayana ödül verileceğini duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Devlet televizyonuna bağlı yayın yapan Kohgiluye ve Buyerahmed eyaletinin televizyon kanalında eyalet sakinlerine hitaben okunan açıklamada, "Düşmanın pilot ya da pilotlarını sağ halde polis ve askeri yetkililere teslim ederseniz değerli bir ödül elde edeceksiniz" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, sabah saatlerinde ülkenin orta kesimlerinde bir savaş uçağını hava savunma sistemleriyle vurarak düşürdüğünü duyurmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran basını, ABD'ye ait savaş uçağının pilotunun yakalanarak esir alınmış olabileceğini yazmıştı.</p>

<p>Tesnim Haber Ajansının haberinde, "Bazı bilgilere göre, bu sabah Devrim Muhafızları Ordusu tarafından gelişmiş Amerikan savaş uçağının imha edilmesinin ardından uçağın pilotu fırlatma koltuğunu kullanarak ülke içine indi" ifadelerine yer verilmişti.</p>

<p>Uçağın düştüğü Kohgiluye ve Buyerahmed eyaletindeki haber kaynaklarının, ABD'nin uçağın pilotunu kurtarmak için Black Hawk helikopteri ve bir C-130 askeri kargo uçağıyla arama çalışmalarına teşebbüs ettiğini ancak çabalarının başarısız olduğunu bildirdiği aktarılmıştı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/dusurulen-abd-ucaginin-pilotunu-sag-ele-gecirene-odul-verilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/abducak-1.webp" type="image/jpeg" length="77765"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="54822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yardım noktasına koşan perişan haldeki Gazzelilere kurşun yağdırıldı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail askerleri, Gazze'de yardım noktasına koşan açlıktan perişan olmuş, dili damağına yapışmış Gazzelilere kurşun yağdırıyor!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortada sözde bir "ateşkes" mutabakatı var ama Yahudi zihniyet için bu sadece yeni bir kalleşlik fırsatı. Açlıktan dizlerinin bağı çözülmüş, çocuklarına bir avuç un götürebilmek için can havliyle toz duman içinde koşturan sivil halkın üzerine mermi yağdırmak, ancak böyle aşağılık bir kavmin işi olabilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de bu yapılanlarla görülüyor ki bunlar, insanlık ailesinin bağrına saplanmış zehirli bir hançerdir. Bir lokma yiyecek için koşan aç insanı hedef alacak kadar haysiyetsiz, ateşkes sözü verip arkadan vuracak kadar cani namertler var insanlığın karşısında. Tarih, rızık peşindeki mazlumu vuran, çocukların boğazından geçecek ekmeğe kan bulaştıran en aşağılık mahluklar olarak kaydedecek, kaydetti ve kaydediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-165651.png" type="image/jpeg" length="95561"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medeniyet Üniversitesi iftarında Müslüman öğrencilerden intikam yemini!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı yoğun katılımla gerçekleşirken davetliler arasında yer alan Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak öncülüğünde intikam yemini edildi. Sloganlar ve tekbirlerle inletilen meydan coşkulu anlara sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı bu yıl da Müslüman öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Üniversitede bir araya gelen öğrenciler, oruçlarını açtıktan sonra cemaat hâlinde namaz kıldı. Programda ezgiler seslendirilirken sık sık tekbirler getirildi ve sloganlar atıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte, Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak da davetliler arasında yer aldı. Harun Şimşak öncülüğünde Müslüman öğrenciler hep birlikte meydanı intikam yeminiyle inletti. "Ya Muntakim Allah, Bizi intikamına memur et" sesleri Medeniyet Üniversitesi semasında yankılandı. Coşkulu anların yaşandığı buluşmada En’am Suresi’nin 162’nci ayeti okunarak meydanı dolduran kalabalık tarafından hep birlikte tekrar edildi.</p>

<p>İftar programı boyunca üniversite kampüsünde yoğun bir atmosfer oluşurken, etkinlik öğrencilerin toplu duaları ve sloganlarıyla sona erdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-130944.png" type="image/jpeg" length="50122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nereden türedi bu kadar p.ç kurusu?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsimleri Ahmet, Mehmet, Hasan... Ama ailesinden ve okullarından almadıkları terbiye ile İslam düşmanı olmuşlar. Görüntülerde bir grup gencin camiye ait masaları tekmeleyip kaçtığı görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir çocuğun, toplumun ortak değeri olan cami avlusunda bu denli pervasızlaşması, akıllara tek bir gerçeği getiriyor: Hangi el onları bu kinle besledi? Çocuk çocuktur ancak o masayı kıran nefret, ancak aile ocağında pişmiş olabilir veya okullarda dayatılan Kemalizm.</p>

<p>Görünüşe göre bu "p.ç kurularının" ardında, onlara mukaddesat düşmanlığını miras bırakan, aynı yolun yolcusu anne ve babalar var. Kendi kültürüne, kendi dinine bu denli yabancılaşmış bir güruhun türemesi, ocağındaki yangının sokağa taşmasıdır.</p>

<p>Memlekette İslam düşmanlarına verilen cezaların komik düzeyde kalması, bu fare deliklerinden çıkanları cesaretlendiriyor. Ceza yemeyeceklerini bildikleri için bu kadar pervasızlar! En önemlisi de, bu p.ç kuruları henüz Müslümanların sert tokadını, o sarsıcı sopasını yemedikleri için kendilerini meydanda zannediyorlar. Eğer hak ettikleri karşılığı bulsalardı, o fare deliklerinden başlarını çıkarmaya dahi cesaret edemezlerdi.</p>

<p>Bu memleketin huzuruna ve dinine kasteden bu zihniyet, hak ettiği bedeli en ağır şekilde ödemelidir. Cezasızlık zırhına bürünüp sokaklarda, sosyal mecralarda terör estiren bu güruha karşı sessiz kalınmamalıdır. Müslümanların mukaddesatına el uzatanın eli kırılmalı, bu soysuzluk kökünden kurutulmalıdır!</p>

<p>Şurası da bir gerçek; Abdülhakim Arvasi Hazretleri veledi zinanın kemalat bulmayacağını söyler. Yani bunlar ne uyarıyla, ne eğitimle ne de sopayla düzelir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-09-135111.png" type="image/jpeg" length="11274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökkuşağı faşistleri yaka paça dışarıya atıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde, TRT’nin “Gökkuşağı Faşizmi” belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ile yönetmen Abdülgafur Şahin’in katıldığı “Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite” paneli, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. Programı sabote etmeye çalışan grup güvenlik müdahalesiyle salondan çıkarılırken iki kişi gözaltına alındı; yaşanan hadise, fikrî zeminde karşılık üretemeyen özgürlük(!) mağdurlarının sabotaj yaparak iki yüzlülüklerini ele verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde düzenlenen "Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite" başlıklı panel, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. TRT’nin "Gökkuşağı Faşizmi" belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ve yönetmen Abdülgafur Şahin'in konuk olduğu etkinlikte, sapkın gruplar fikri sahada mağlup olmanın hıncıyla saldırıya geçti.</p>

<h3><strong>Programa sabotaj teşebbüsü</strong></h3>

<p>"Özgürlük" ve "eşitlik" sakızını çiğneyerek yıllardır mazlum edebiyatı yapan sapık şebeke, hakikatler yüzlerine çarpılınca asıl karakterleri olan faşizme rücu etti. Konferans salonuna sızarak sloganlarla akademik ortamı terörize etmeye yeltenen gruba emniyet güçleri anında müdahale etti. Salonu provoke eden ve "nefret suçu" yalanıyla hakikati susturmaya çalışan şahıslar yaka paça dışarı çıkarıldı.</p>

<h3><strong>Gökkuşağı faşistlerine ters kelepçe</strong></h3>

<p>Olaylar sırasında operasyonel tavırlarla düzeni bozmaya kalkan 2 kişi gözaltına alındı. Polise mukavemet gösteren şahıslara ters kelepçe uygulandı. Gözaltına alınanlar işlemlerinin ardından serbest bırakılsa da, üniversite koridorlarında estirilmek istenen terör havası amacına ulaşamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Fikir bitince şamata çıkardılar</strong></h3>

<p>Marmara Üniversitesi’nde yaşanan bu hadise, LGBT lobisinin fikir karşısındaki zavallılığının en net vesikasıdır. "Baskı altındayız" diyenlerin, aslında en küçük bir fikri eleştiriye dahi tahammülü olmayan azınlık faşistleri olduğu bir kez daha tescillenmiştir. Müslüman Anadolu’nun evlatlarını ve aile yapısını hedef alan bu ifsat projesi, deşifre edildikçe hırçınlaşmaktadır. Fikrin bittiği yerde şamataya sarılan bu aparatlar için yolun sonu gözükmektedir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-22-185313.png" type="image/jpeg" length="20876"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik yobazların Ramazan hazımsızlığı dinmedi: İzmir'de Ramazan karşıtı yürüyüş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Alsancak'ta bir grup laik yobaz daha Ramazan etkinliklerini hedef alarak yürüyüş düzenledi. Bu toprakların ruh köküne olan yabancılığını açık açık dile getiren bu İslam düşmanı zihniyet, her daim nefretini kusuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Alsancak, dün yine bu toprakların ruh köküne yabancılaşmış bir gürültüye sahne oldu. Okullarda öğrencilerin gönlüne nakşedilen Ramazan ikliminden rahatsız olan bir avuç İslam düşmanı, "laiklik" kalkanının arkasına sığınarak mukaddesata karşı nefretini kustu. "Karanlığa teslim olmayacağız" nakaratıyla sokaklara dökülen zümre, meydan okurcasına bu milletin değerlerine olan hıncını ve uzaklığını ilan etti.</p>

<p>Ramazan coşkusu bir "etkinlik" değil, bu milletin asli değerlerinden gelen bir neşedir. Bu neşeyi "karanlık" ilan edenlerin "eşitlik" ve "teminat" dediği şey ise, Müslüman Anadolu insanını kendi öz yurdunda parya tutma projesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/amazan.jpg" type="image/jpeg" length="61856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Holokost ve gaz odaları yalanı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/holokost-ve-gaz-odalari-yalani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/holokost-ve-gaz-odalari-yalani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siyonist propogandanın en büyük dayanağı olan "6 milyon Yahudi'nin öldürüldüğü" Holokost yalanı ve sözde gaz odaları efsanesi, Ernst Zündel’in teknik ifşaları ve delilleriyle açığa çıkarılıyor. Batı’nın kutsal saydığı Holokost anlatısının bir "mağduriyet endüstrisi" olduğunu belgeleriyle ortaya koyan Zündel, küresel nizamın kurduğu tarihi illüzyonu tüm çıplaklığıyla deşifre ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İkinci Dünya Savaşı’ndan bugüne, Batı dünyasının üzerinde yükseldiği en büyük ideolojik duvarlardan birisi hiç şüphesiz "Holokost" anlatısıdır. Kelime manasıyla "tamamen yanmış" anlamına gelen bu terim, Siyonist propaganda makinesi tarafından "6 milyon Yahudi’nin gaz odalarında sistemli şekilde yok edilmesi" şeklinde dünyaya dikte edilmiştir. Ancak bu efsane, savaşın galipleri tarafından kurulan yeni nizamın dokunulamaz "kutsalı" haline getirilmiştir.</p>

<h3><strong>Efsanenin perde arkası: Toplama kampları ve gaz odaları</strong></h3>

<p>Siyonist propogandayla dikte edilmiş resmî tarihin iddiasına göre, Nasyonal Sosyalist Almanya, işgal ettiği topraklarda Yahudileri imha etmek amacıyla Auschwitz, Treblinka ve Dachau gibi "ölüm kampları" kurmuştur. Bu kamplarda insanların Zyklon-B gazı basılan odalarda topluca katledildiği ve ardından krematoryumlarda yakıldığı öne sürülür.</p>

<p>Ancak meselenin teknik ve tarihî gerçekliği bambaşka bir tablo çizmektedir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Toplama kamplarının mahiyeti:</strong> Zündel'e göre bu kamplar, savaş döneminde düşman unsurların bir arada tutulduğu çalışma ve lojistik merkezleridir. Salgın hastalıkların (özellikle tifüs) yayılmasını önlemek amacıyla kıyafetlerin dezenfekte edilmesi için kullanılan fırınlar ve gazlar, bugün "insan yakma ve öldürme" düzenekleri olarak pazarlanmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gaz odası paradoksu:</strong> Kimyagerler ve yapı uzmanları, iddia edilen "gaz odalarının" sızdırmazlık ve havalandırma açısından teknik olarak kitle imhasına uygun olmadığını defalarca ispat etmiştir. Bugün Auschwitz’de turistlere gezdirilen odaların, savaş sonrası Sovyetler tarafından "mizansen" amacıyla inşa edildiği bizzat müze yetkilileri tarafından dahi (Dr. Piper örneğinde olduğu gibi) kısmen itiraf edilmiştir.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Küresel propagandanın sinir uçlarına dokunan yayıncı</strong></h3>

<p>Ernst Zündel, tam da bu noktada devreye girerek "kral çıplak" diyen isimlerin başında gelir. 1939 doğumlu Alman yayıncı, 1958'de gittiği Kanada'da Samisdat Yayınevi'ni kurarak Siyonist ezberleri sarsan gerçekleri dile getirmiştir:</p>

<p>Zündel, 6 milyon rakamının matematiksel bir imkansızlık olduğunu, kamplardaki toplam kaybın 20 bini geçmediğini söyler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamplardaki ölümlerin çoğunun iddia edilen gazlardan değil, savaşın son dönemindeki kıtlık, bombalamalar sonucu kesilen ikmal hatları ve tifüs salgınlarından kaynaklandığını belgeleriyle ortaya koyar.</p>

<h3><strong>Gerçeklerin bedeli: Hapis ve sürgün</strong></h3>

<p>Siyonist "mağduriyet endüstrisi" için ciddi tehditlerden biri, Zündel’in bu teknik ve tarihî ifşalarıydı. Bu yüzden Zündel; Kanada’da "yalan haber yaymak" suçlamasıyla taciz edilmiş, 2005’te Almanya’ya iade edilerek 5 yıl zindana atılmıştır. 2017'deki vefatına kadar da "Holokost inkârcısı" yaftasıyla küresel bir lince tabi tutulmuştur.</p>

<p>Netice itibariyle; Ernst Zündel’in ifadeleri, Batı’nın "ifade özgürlüğü" masalının Siyonizm’in çıkarları söz konusu olduğunda nasıl bir engizisyona dönüştüğünün ispatıdır. Bugün Gazze’de canlı yayında soykırım yapanlar, dünün uydurma mağduriyetleriyle bugünkü cürümlerini örtmeye çalışmaktadır. Zündel’in mücadelesi, bu örtüyü kaldırma mücadelelerindendir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/holokost-ve-gaz-odalari-yalani</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Feb 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/holokost-yalani.jpg" type="image/jpeg" length="34333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda'da Müslüman kadını taciz ederek kovalayan polis yere kapaklandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/hollandada-musluman-kadini-taciz-ederek-kovalayan-polis-yere-kapaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/hollandada-musluman-kadini-taciz-ederek-kovalayan-polis-yere-kapaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'da tesettürlü bir Müslüman kadının polis tarafından metro istasyonunda taciz edilerek kovalandığı görüntülendi. Müslüman kadının akıllıca manevrasıyla polisi yere düşürerek kaçmayı başardığı görülse de Avrupa'nın Müslümanlara karşı baskısı tekrardan gün yüzüne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Avrupa’da İslam düşmanlığı artık münferit vakalarla izah edilemeyecek bir hız ve pervasızlıkla sürüyor. Hollanda’da başörtülü Müslüman bir kadının polis tarafından taciz edilerek kovalandığı, ve ardından Müslüman kadının akıllıca bir manevrayla polisi düşürerek metro istasyonunda kaçtığı görüldü. Batı’nın “hukuk” ve “özgürlük” söyleminin içinin boşaldığı artık ayan beyan ortadadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu hadise, Avrupa’nın uzun süredir Müslüman kimliğe karşı yürüttüğü sistematik baskı örneklerinden sadece biri. Olayla ilgili soruşturma çağrıları yükselirken, Avrupa’nın İslamofobi sicili bir kez daha kabarıyor.</p>
</article></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/hollandada-musluman-kadini-taciz-ederek-kovalayan-polis-yere-kapaklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-09-165903.png" type="image/jpeg" length="53458"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah Yıldız hoca: Yanımızda, sağımızda, solumuzda Resulullah’la alay ettirmeyin]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abdullah-yildiz-hoca-yanimizda-sagimizda-solumuzda-resulullahla-alay-ettirmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abdullah-yildiz-hoca-yanimizda-sagimizda-solumuzda-resulullahla-alay-ettirmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Molla Abdullah Yıldız: Türkiye’de çok sayıda kallavi kâfir var. Standuplarda Allah ile peygamber ile alay ediyorlar. Daha geçen gün bir tane kaşar çıktı, standupta ahiret ile dalga geçiyor. Tabii bunlara ceza veren yok ama Allah’ın şeriatı olsa bunları yapamazlar.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Molla Abdullah Yıldız:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’deki ve dünyadaki Müslümanlar böyle. Şu an Türkiye’de epey kâfir var, sayısı oldukça fazla. Onlar da aynı şeyleri iddia ediyorlar: “Bak küfrediyoruz, Allah’a inanmıyoruz, Allah’la alay ediyoruz, stand-up şovlarda dinle alay ediyoruz, bak bir şey olmuyor.” Adam ellerini büküp silip karakola alınıyor ve süklüm püklüm çıkıyor. Çünkü Allah’a ve Peygamber’e küfrettiği zaman 5816 diye bir kanun yok.</p>

<p>İslâm şeriatı olsaydı, Allah’ın kuralları uygulansaydı, bir Allah’a veya Peygamber’e küfredilseydi... Şu Rize’nin meydanında Allah’a küfreden birinin sallandığını görse bir insan, “Allah Celle Celâluhu” sadece bunu diyebilirdi. Peygamber’e çok rahat küfedebiliyor. Peygamber’in namusu, eşi hakkında ileri geri konuşabiliyor; çünkü bir cezası yok. Ne demek istiyor? “Bak konuşuyorum, bir şey oluyor mu? Bak stand-up yapıyorum, Allah’ın diniyle alay ediyorum, millet gülüyor.”</p>

<p>Bir tane kaşar var, yeni gösteri yaptı. İsmini söylemeyeyim, ahiretle alay ediyor, millet de gülüyor. Allah Celle Celâluhu o günleri bize göstersin, izzetimizi tekrar kazanmayı nasip etsin. Yanımızda, sağımızda, solumuzda Resûlullah’la alay ettirmeyin. Korkmayın, başınıza bir şey gelmez. Siz Allah Resûlü’nü himaye ederseniz, Allah da sizi himaye eder.</p>

<p>Senin yanına biri gelip eşin hakkında bir şey söylese, ne yaparsın? Ne yaparsın burada? Allah ne verdiyse... “Beni karakola götürürler, hapse atarlar” diye düşünür müsün? Ne var ne yok dalarsın. Anana, bacına, birinin namusuna... Ki haklı mısın? El cevap haklısın. Peygamber ne dedi: “Men qutila dûne ‘ırzihi fehuve şehîd.” Kim namusunu korumak için öldürülürse şehittir.</p>

<p>Adam Peygamber’e küfrediyor, alay ediyor. Peygamber’le, ahirette Cebrâil’le gülüyor, inandığın iman esaslarıyla dalga geçiyor. Sen ne yapıyorsun? Sessizce sigara içiyorsun. Peygamber senin katında anan kadar, eşin kadar kıymetli değil. Ve sen sahâbiyle aynı cennete gitmek istiyorsun? O sahâbi Peygamber’e, “Anam babam sana feda olsun ya Resûlullah” diyordu.</p>

<p>Biraz izzetiniz olsun, korkmayın. Tek başına yeryüzünün en tehlikeli silahı, davası için ölmekten korkmayan Müslümandır. Bir tanesinden korkar dünya, bir tanesinden Amerika. Bakın, bu sarı baş domuz (Trump) bir miting yaparken biri şaka diye “Allahu Ekber” diye bağırdı. Sadece bağırdı. “Allahu Ekber” deyince kürsüde süzüldü yere. Sadece bağırdı. Yeryüzünde herkes bundan korkar; yeter ki içi iman dolu Müslümanlar olalım.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abdullah-yildiz-hoca-yanimizda-sagimizda-solumuzda-resulullahla-alay-ettirmeyin</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Feb 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/molla-abdullah-yildiz.jpg" type="image/jpeg" length="92934"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'e desteğe giden genç evanjelist, Yahudilerin saldırısıyla şoka uğradı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israile-destege-giden-genc-evanjelist-yahudilerin-saldirisiyla-soka-ugradi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israile-destege-giden-genc-evanjelist-yahudilerin-saldirisiyla-soka-ugradi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kiliselerde ve medya vaazlarında “mazlum” diye pazarlanan İsrail masalı, sahada vahşet ve ırkçılıkla kendini gösterdi. Terörist İsrail'e destek için giden genç bir evanjelist, terörist Yahudilerin kendilerinden olmayan herkese karşı sergilediği barbarlığı görünce hakikatin tokadını yedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yıllarca kiliselerde ve medya kanallarında kendisine pazarlanan<strong> </strong>"mazlum ve medeni İsrail" masalının, sahada nasıl bir vahşet ve ırkçılık mekanizmasına dönüştüğünü kendi gözleriyle gören genç evanjelist inandığı tüm değerler paramparça oldu.</p>

<p>Desteklemek için gittiği sistemin, kendisi gibi "öteki" gördüğü herkese karşı sergilediği düşman ve barbar tavır, Yahudilerin gerçek yüzünü bir kez daha deşifre etti.</p>

<p>Batı dünyasında milyarlarca dolarlık bütçelerle kurgulanan sahte kahramanlık hikâyeleri, sahadaki gerçekliğin duvarına çarparak yerle bir oluyor. Terörist Yahudilerin sadece Müslümanlara değil, kendisine tam biat etmeyen ve "üstün ırk" ideolojisine uymayan herkese karşı takındığı vahşi tavır, destekçilerini bile dehşete düşürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://cdn.yeniakit.com.tr/cdn-cgi/image/format=webp/images/detail/1769173087-c12acd.png" rel="nofollow"><img alt="" src="https://cdn.yeniakit.com.tr/cdn-cgi/image/format=webp/images/detail/1769173087-c12acd.png" width="600" /></a></p>

<p>Kendi müttefiklerine bile tahammül edemeyen, onları aşağılayan ve dışlayan bu işgalci zihniyetin, yıllardır her türlü zulmü reva gördüğü Filistinli mazlumlara neler yaşattığını düşünmek bile vicdanları yaralıyor. Bu olay, siyonist propagandanın sadece bir yalan üzerine kurulu olduğunu değil, aynı zamanda kendi celladına aşık edilenlerin bile sonunda gerçeğin tokadıyla uyandığını gösteriyor.</p>

<p><em>Akit</em></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israile-destege-giden-genc-evanjelist-yahudilerin-saldirisiyla-soka-ugradi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/01/ekran-goruntusu-2026-01-25-173720.png" type="image/jpeg" length="83502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="83730"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="46546"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="11562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="85430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="14093"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="24520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="30000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="81968"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2025 itibariyle) kargo dahil 1560 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="66406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="48149"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
