<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 29 Jul 2026 20:55:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Libya karanlıkta kaldı: Trablus'ta öfkeli halk binaları ablukaya aldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ablusta-ofkeli-halk-binalari-ablukaya-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ablusta-ofkeli-halk-binalari-ablukaya-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Libya'nın başkenti Trablus'ta, ülke genelinde bir aydır aralıksız süren ve günde 10 saati bulan elektrik kesintileri, geniş çaplı halk protestolarına sebep oldu. Hava sıcaklığının 45 dereceye ulaştığı zorlu şartlarda karanlıkta kalan halk, sokaklara dökülerek hükümetin düşürülmesini talep ediyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başkentin Zahra bölgesinde toplanan yüzlerce eylemci, tepkilerini Libya Ulusal Petrol Kurumuna bağlı şirketlerin binaları önüne taşıdı. Şirket girişlerine kamyonlarla moloz döken göstericiler, sivil itaatsizlik ilan ettiklerini duyurdu. Şehirdeki öfkenin tırmanması, bazı noktalarda ateş yakılarak kurulan barikatlara sebep oldu.</p>

<p>Halkın eylemleri diğer kamu binalarına da sıçradı. Dün Trablus'un farklı bölgelerinde sokağa inen kalabalık; Dışişleri Bakanlığı, Libya Ulusal Televizyonu ile Libya Posta ve Telekomünikasyon Şirketi binalarının girişlerini yine moloz yığınlarıyla kapatarak kurumlara erişimi tamamen durdurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaşanan krizin ardından Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, 18 Temmuz'da yaptığı açıklamada mevcut tablodan Libya Genel Elektrik Şirketini sorumlu tuttu. Kurumu, denetimden ve hesap vermekten kaçınan bir yönetime teslim etmenin büyük bir hata olduğunu vurgulayan Dibeybe, sorumlular hakkında derhal soruşturma açılması gerektiği talimatını verdi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ablusta-ofkeli-halk-binalari-ablukaya-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 20:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/libyaelektrik.webp" type="image/jpeg" length="78581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van'ın İran sınırında ilk kez modüler çelik duvar sistemi kuruldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/vanin-iran-sinirinda-ilk-kez-moduler-celik-duvar-sistemi-kuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/vanin-iran-sinirinda-ilk-kez-moduler-celik-duvar-sistemi-kuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van'ın İran sınırında yer alan Başkale ilçesindeki güvenlik faaliyetleri dahilinde, zorlu coğrafi şartlara sahip 6 kilometrelik kesimde ilk kez modüler çelik duvar sistemi hayata geçirildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çaldıran, Özalp, Saray ve Başkale ilçelerini kapsayan sınır hattında 2021 yılında başlatılan 305 kilometrelik güvenlik projesinin 235 kilometrelik bölümü bitirildi. Projenin son etabı olan 70 kilometrelik Başkale sınırında inşa faaliyetleri tüm hızıyla sürüyor.</p>

<p>Anadolu Ajansı verilerine göre, ulaşımın oldukça güç olduğu bu bölgede özel bir yapı tercih edildi. Yeni kurulan sistem, 1 metrelik beton zemin üzerine oturtulan 5 metrelik çelik profillerden oluşuyor. Sistemin en üst bölümünde 90 santimetre yüksekliğinde jiletli teller bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fiziksel engeller haricinde sınır hattı tel örgüler, derin hendekler, devriye yolları ve ileri teknoloji gözetleme sistemleriyle destekleniyor. Tüm bu entegre güvenlik adımları, bölgedeki kaçak geçişlerin bitişine sebep oldu.</p>

<p>Çelik duvarın uygulandığı bölgenin yanındaki hatlarda ise standart beton duvar inşası devam ediyor. Sınır hattına yakın mesafede kurulan taş ocağında üretilen devasa beton bloklar, ağır iş makineleri yardımıyla şantiye alanlarına taşınarak etaplar halinde yerlerine monte ediliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/vanin-iran-sinirinda-ilk-kez-moduler-celik-duvar-sistemi-kuruldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/vaniransiniri.webp" type="image/jpeg" length="58886"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ve BAE'den askerî yapay zekâ ittifakı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-ve-baeden-askeri-yapay-zeka-ittifaki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-ve-baeden-askeri-yapay-zeka-ittifaki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile BAE arasında kurulan bu yeni nesil askeri teknoloji ittifakı, Türkiye'nin Ortadoğu'daki güvenlik stratejilerini ve savunma sanayii dengelerini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Ankara'nın bölgedeki nüfuzunu koruması adına, sınır ötesinde inşa edilen bu yapay zekâ destekli istihbarat ağına karşı kendi dijital ve askeri altyapısını hızla tahkim etmesi zorunluluk haline geliyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), askeri alanda yapay zekâ teknolojilerini sahaya sürmek için ortak bir görev gücü oluşturdu. "Talon Synapse" ismiyle kurulan bu yeni ekip; yapay zekâ tabanlı istihbarat toplama, kritik altyapıların güvenliğini sağlama ve bölgesel izleme faaliyetlerini yürütecek. Uzmanlar bu adımı, ABD'nin askeri stratejilerinde yeni bir aşamaya geçiş şeklinde yorumlarken, teknoloji bağımlılığı ve gizli istihbarat paylaşımının sınırları hakkında ciddi soru işaretlerini gündeme getiriyor.</p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), BAE ile varılan mutabakatın detaylarını paylaştı. Yaklaşık 20 kişilik Amerikalı ve Emiratili personelden oluşan Talon Synapse Görev Gücü, önümüzdeki günlerde Abu Dabi merkezli olarak mesaiye başlıyor. Ekibin kadrosunda yapay zekâ, siber güvenlik ve veri analitiği uzmanları yer alıyor.</p>

<h2><strong>Üç temel operasyon alanı</strong></h2>

<p>CENTCOM'un belirlediği çalışma çerçevesine göre Talon Synapse üç ana hedefe odaklanıyor. Bu hedefler; istihbarat işleme süreçlerinin yapay zekâ ile desteklenmesi, kritik altyapı tesislerinin koruma kalkanlarının güçlendirilmesi ve bölgesel güvenlik hareketliliğinin sürekli takip edilmesi şeklinde sıralanıyor. Anlaşmayı tarihi bir dönüm noktası şeklinde tanımlayan CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, sahadaki personelin en güncel yapay zekâ teknolojilerini anında kullanabilmesini amaçladıklarını vurguluyor.</p>

<h2><strong>Personel sayısı ve yapısal dönüşüm</strong></h2>

<p>Ekibin yalnızca 20 kişiden oluşması savunma kulislerinde çeşitli tartışmalara sebep oldu. Eski bir ABD savunma yetkilisi, bu kadar küçük bir grubun üreteceği somut sonuçları sorgularken, gizli bilgi paylaşımının hangi düzeyde yapılacağının büyük bir muamma olduğunu dile getiriyor. CTOL Digital'in analizine göre ise bu gelişmenin asıl önemi kişi sayısından ziyade yapısal dönüşümü temsil etmesinde kendini gösteriyor. Söz konusu görev gücü, ABD'nin ulusal güvenlik kurumlarına yapay zekâ kullanımını dikte eden NSPM-11 politikasının uluslararası arenadaki ilk somut yansımasını oluşturuyor.</p>

<h2><strong>İstihbarat mimarisinin arka planı</strong></h2>

<p>Projenin temelleri, geçtiğimiz yıl Amiral Cooper ile BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnoon bin Zayed Al Nahyan arasındaki temaslar sırasında atıldı. BAE istihbaratının kilit ismi olarak tanınan Tahnoon, bu teknolojik ittifakın ana yürütücüsü konumunda bulunuyor. Kısa bir süre önce bölgeye giden CENTCOM heyeti, yapay zekâ şirketleri ve Emiratili savunma yöneticileriyle bir araya gelerek sahadaki son hazırlıkları tamamladı.</p>

<h2><strong>Geniş kapsamlı entegrasyon</strong></h2>

<p>Talon Synapse, iki ülke arasındaki devasa teknoloji ortaklığının askeri ayağını temin ediyor. 2025 yılında devreye alınan Yapay Zekâ Hızlandırma Ortaklığı, Abu Dabi'de 5 gigawatt kapasiteli büyük bir yapay zekâ kampüsü kurulmasını içeriyor. Microsoft'un BAE'ye aktardığı 15,2 milyar dolarlık devasa yatırım ve ABD Ticaret Bakanlığı'nın Nvidia çiplerine erişim için tanıdığı geniş yetki, anlaşmanın ticari ağırlığını gözler önüne seriyor. BAE'nin Temmuz ayında ABD tarafından ihracat kategorisinde Avrupalı müttefiklerle aynı statüye yükseltilmesi, bu entegrasyonun ulaştığı boyutu kanıtlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bölgesel etkiler ve askerî ihtiyaçlar</strong></h2>

<p>Siyasi ve askeri analistler, bu ortaklığın Ortadoğu'da derin etkilere sebep olacağını öngörüyor. BAE'nin bulut altyapısı, çipler ve askeri algoritmalar konusunda tamamen Amerikan sistemine bağlanması, ülkenin kendi teknolojik özerkliğini kaybetmesi tehlikesini barındırıyor. Anlaşmanın, CENTCOM'un İran'ı hedef alan askeri faaliyetlerinin hemen ardına denk gelmesi durumu daha da boyutlandırıyor. Görev gücünün istihbarat ve izleme görevleri, doğrudan bu hareketliliğin doğurduğu askeri ihtiyaçlarla örtüşüyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-ve-baeden-askeri-yapay-zeka-ittifaki</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/abdbae.webp" type="image/jpeg" length="48398"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Dinden bahsetmek yasak!”]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/dinden-bahsetmek-yasak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/dinden-bahsetmek-yasak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kemalizm’in millete reva gördüğü zulümlerin en ağır cephelerinden biri de İslâm düşmanlığıydı.</p>

<p>Camilerden medreselere, ezandan dinî neşriyata kadar Müslümanlığın cemiyet hayatındaki bütün izleri hedef alındı.</p>

<p>Din hakkında yazı yazmak, tarihî bir hadiseden bahsetmek, hatta temsil ve ima yoluyla dinden söz etmek dahi yasaklandı.</p>

<p>1942 ve 1945 tarihli resmî emirler, Kemalist rejimin gençliği dinî fikirlerden uzak tutmayı açık bir devlet politikası hâline getirdiğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>İşte yayınlara verilen emirler:</i></p>

<blockquote>
<p>“Gazetelerimizin son günlerdeki neşriyatı arasında dinden bahis (söz eden) bazı yazı, mütalâa îmâ ve temsillere rastlanmaktadır. Bundan sonra din mevzuu üzerinde gerek tarihî, gerek temsilî ve gerek mütalâa kabilinden olan her türlü makale ve fıkra ve tefrikaların neşrinden tevakkî edilmesi (kaçınılması) ve başlanmış bu gibi tefrikaların en son on gün zarfında nihayetlendirilmesi.”</p>

<p>(T.C. Başvekâlet, Matbuat Umum Müdürlüğü, İç Matbuat Dairesi, 1945).</p>

<p>“Biz her ne şekil ve surette olursa memleket dâhilinde dinî neşriyat yapılarak dinî bir atmosfer yaratılmasına ve gençliğin içine dinî bir zihniyet fideliği vücuda getirilmesine taraftar değiliz.”</p>

<p>(T.C. Dâhiliye Vekâleti, Matbuat Umum Müdürlüğü, sayı 658 ve 17 Mayıs 1942).</p>
</blockquote>

<p><i>Baran Dergisi</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/dinden-bahsetmek-yasak</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/dinden-bahsetmek-yasak-haber.webp" type="image/jpeg" length="77795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Oytun Erbaş: Dünyada dinsiz bir toplum istiyorlar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/prof-dr-oytun-erbas-dunyada-dinsiz-bir-toplum-istiyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/prof-dr-oytun-erbas-dunyada-dinsiz-bir-toplum-istiyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oytun Erbaş, küresel sistemin aile, cinsiyet, mülkiyet ve inanç bağlarından koparılmış bir toplum modeli kurmak istediğini belirterek, fikirsiz ve aidiyetsiz hâle getirilen insanların daha kolay yönetildiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erbaş, dünyada insanı ailesinden, inancından, mülkiyetinden ve toplumsal kimliğinden uzaklaştırmaya yönelik bir anlayışın hâkim kılınmaya çalışıldığını ifade etti.</p>

<p>Ailesiz, cinsiyetsiz, mülkiyetsiz ve inançsız toplumların hedeflendiğini söyleyen Erbaş, bu yapının insanların yönetilmesini ve tüketim düzenine teslim edilmesini kolaylaştırdığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“İnandığı fikri olmayanı yönetmek kolaydır”</strong></h2>

<p>İnsanın bir fikre, ideale veya inanca sahip olmadığı takdirde savunacağı herhangi bir değerinin de kalmayacağını vurgulayan Erbaş, şöyle konuştu:</p>

<p>“İdeolojiniz olmadığı zaman bir şey savunmuyorsunuz. Ülkenizi, yaşadığınız toplumu veya ailenizi bir fikir uğruna müdafaa ediyorsunuz. Bunlar ortadan kalktığında hiçbir şeyi savunmuyorsunuz. Böl, parçala ve yönet anlayışı da böylece kolaylaşıyor.”</p>

<p>Küresel düzenin insanları keskin fikirlerden ve güçlü aidiyetlerden uzaklaştırdığını kaydeden Erbaş, “İnsanların inandığı bir fikir yoksa onları yönetmek çok kolaylaşır. İnsanların köşelerini silerek herkesi yuvarlak hâle getiriyorlar.” ifadelerini kullandı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/prof-dr-oytun-erbas-dunyada-dinsiz-bir-toplum-istiyorlar</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/oytunerbas.jpg" type="image/jpeg" length="15964"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başıboş Kemalist sorunu: Irkçı gruplar Suriyeli muhacirleri fişliyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/basibos-kemalist-sorunu-irkci-gruplar-suriyeli-muhacirleri-fisliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/basibos-kemalist-sorunu-irkci-gruplar-suriyeli-muhacirleri-fisliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da kendilerine "Yörükeli Hareketi" adını veren Kemalist-ırkçı bir grubun, Suriyeli muhacirleri hedef alan sistematik bir fişleme faaliyeti yürüttüğü ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başıboş ve ne idüğü belirsiz şahısların oluşturduğu grup, Suriyeli ailelerin yaşadığı evleri tek tek tespit ederek sosyal medya üzerinden paylaşırken, muhacirleri yaşadıkları mahallelerden ayrılmaya zorlayacak bir baskı atmosferi oluşturmaya çalışıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Grubun paylaşımlarında Suriyeli muhacirlerin ikamet ettiği adreslerin işaretlendiği, bölgeden ayrılan ailelerin ise adeta bir "başarı" gibi servis edildiği görüldü. Sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlarda, birkaç Suriyeli ailenin mahalleden ayrılması "zafer" ifadeleriyle duyuruldu.</p>

<p>Kendilerini milliyetçilik kisvesi altında pazarlayan başıboş Kemalistler, gerçekleştirdiği fişlemelerle Suriyeli muhacirleri doğrudan hedef haline getiriyor.</p>

<p>Evlerin tek tek işaretlenmesi ve sosyal medya üzerinden teşhir edilmesi, hem şahısların güvenliğini tehlikeye atıyor hem de provokasyonlara zemin hazırlıyor. Faaliyetlerini sosyal medyada duyurmalarına rağmen devlet tarafından herhangi bir müdahale de edilmiş değil.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/basibos-kemalist-sorunu-irkci-gruplar-suriyeli-muhacirleri-fisliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/basibos-kemalist-sorunu.webp" type="image/jpeg" length="23423"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya, Telegram'ın kurucusu hakkında uluslararası arama kararı çıkardı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rusya-telegramin-kurucusu-hakkinda-uluslararasi-arama-karari-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rusya-telegramin-kurucusu-hakkinda-uluslararasi-arama-karari-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Telegram'ın kurucusu ve üst yöneticisi (CEO) Pavel Durov'a 'terör faaliyetlerine yardım' suçlaması yöneltildiğini ve hakkında uluslararası arama kararı çıkarıldığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>FSB'den yapılan açıklamada, Telegram yönetiminin Rusya'daki terör ve sabotaj eylemlerinin koordinasyonunda kullanılan kanal ve botları kaldırmadığı vurgulandı.</p>

<p>Durov hakkında terör faaliyetlerine yardım suçlaması kapsamında soruşturma yürütüldüğüne işaret edilen açıklamada, uluslararası arama kararı çıkarıldığı kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, Ukrayna istihbarat servisleri ile terör ve aşırılık yanlısı örgütlerin, Telegram'daki çok sayıda kanal, sohbet grubu ve botu Rusya'da sabotaj ve terör saldırıları, toplu katliamlar ve siber dolandırıcılık faaliyetlerini hazırlamak ve koordine etmek amacıyla kullandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rusya'da, Telegram'a bir süre önce erişim engeli getirilirken, şirkete toplamı 100 milyon rubleyi aşan para cezaları da verilmişti.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov da 27 Temmuz'da yaptığı açıklamada, Telegram'ın yeniden tam kapasiteyle çalışmasına ilişkin temasların sürdüğünü, ancak şirket temsilcilerinin bu süreçte yeterince aktif davranmadığını söylemişti.</p>

<p>Telegram, Rusya'nın en popüler mesajlaşma ve sosyal medya uygulamaları arasında yer alıyor.</p>

<p>Kaynak: STAR Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rusya-telegramin-kurucusu-hakkinda-uluslararasi-arama-karari-cikardi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/rusya-telegram.webp" type="image/jpeg" length="91429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[6 Şubat dosyası: "Baraj patladı" yalanı ve beraat kararı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/6-subat-dosyasi-baraj-patladi-yalani-ve-beraat-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/6-subat-dosyasi-baraj-patladi-yalani-ve-beraat-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6 Şubat depremlerinde "baraj patladı" yalanıyla arama-kurtarma çalışmalarını sekteye uğratan Oğuzhan Uğur'un beraat ettiği davayı değerlendiren gazeteci-yazar Hasret Yıldırım, dosyadaki çelişkileri, yargılama sürecini ve istinaftan beklentilerini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve "asrın felaketi" olarak adlandırılan büyük depremler, memlekette derin yaralar açarken, aynı zamanda bazı mahfillerin devletin otoritesini sarsmak, toplumsal direnci kırmak ve kaos çıkarmak için sahneye koyduğu "infial operasyonlarının" da turnusol kağıdı oldu. Gazeteci-yazar Hasret Yıldırım, bizzat şikayetçi ve müdahil olarak takip ettiği, YouTuber Oğuzhan Uğur’un "baraj patladı" yalanı üzerine kurulu dava dosyası başta olmak üzere deprem zamanında gösterilen fitne operasyonlarını, sürecin evvelini, mahkeme vetiresindeki skandalları ve bu dosyanın beraatle sonuçlanması sonrası yaşanan hukuk garabetinin tüm detaylarını anlattı.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/Ttc7EXaaaCM?rel=0" style="position:absolute;top:0;left:0;width:100%;height:100%" width="640"></iframe></div>

<p>Oğuzhan Uğur’un Ahbap Derneği soruşturması kapsamında tutuklanması, kamuoyunda "nihayet" dedirten bir gelişme olsa da, Hasret Yıldırım’ın dikkat çektiği nokta hukuk skandalını gözler önüne seriyor: Uğur, Ahbap dosyasında milyonların konuşulmasının yanı sıra Oğuzhan Uğur’un unun yanında çok da ciddi olmayan miktarda bir mali trafiğin (25 bin veya 250 bin TL gibi rakamlar telaffuz edilerek) odağında tutuklanırken; asıl felaket olan "baraj patladı" yalanıyla arama-kurtarma çalışmalarını 3,5 saat felç ederek, belki de binlerce Anadolu evladının şehadetine sebebiyet verdiği, toplumu kaosa sürüklediği o devasa davadan beraat ettirildi. Yıldırım yargılamadaki bu orantısızlığa ve vicdani boşluğa vurgu yaptı.</p>

<h2><strong>Provokasyonun Kronolojisi: Fitne Nasıl İlmek İlmek Örüldü?</strong></h2>

<p>Hasret Yıldırım’ın paylaştığı verilere göre, Oğuzhan Uğur ve ekibinin yaptığı paylaşımların planlı bir dezenformasyon faaliyeti. Söz konusu kronoloji şöyle:</p>

<ul>
 <li>7 Şubat 2023, Saat 01:07: Kahramanmaraş Türkoğlu Nurdağı Kumçatı köyünde baraj patladığına dair ilk fitne tweeti atıldı. Bu yalan, kısa süre sonra silindi.</li>
 <li>7 Şubat 2023, Saat 05:40: Hatay Antakya Yarseli Barajı’nın çatladığı yalanı, "ekip yollansın" çağrısıyla servis edildi. Bu tweet bir süre sonra silindi.</li>
 <li>7 Şubat 2023, Saat 07:40: Aynı yalan, ufak bir kelime değişikliğiyle tekrar paylaşıldı. Bu paylaşım, Ekşi Sözlük ve benzeri mecralarda 3 gün boyunca tutuldu.</li>
 <li>10 Şubat 2023, Saat 23:30: 3 gün boyunca "giderek zihinlere zerk edilen" bu yalan, organize bir şekilde yeniden köpürtüldü. Hatay’daki arama-kurtarma ekipleri, "baraj patladı" şayiasıyla enkaz altındaki canları bırakıp şehri terk etmeye başladı.</li>
 <li>11 Şubat 2023, Saat 03:00: Yaklaşık 3,5 saat süren ve yardım faaliyetlerini felç eden bu kaos, ancak resmi açıklamalarla durdurulabildi.</li>
</ul>

<h2><strong>Mahkeme Salonunda Komedi: 16 Milyonun "Hokkabazı"</strong></h2>

<p>Dava süreci, sanık Oğuzhan Uğur'un sanal dünyadaki kibrinin, gerçek hukuk karşısında nasıl bir çelişkiler yumağına dönüştüğünü gösterdi. Hasret Yıldırım, mahkemede yaşananları şu başlıklarla ifşa etti:</p>

<p>"Hayaletler Mi Tweeti Attı?: Oğuzhan Uğur, ilk savcılık ifadesinde tweetin 15 kişilik ekip tarafından kontrol edildiğini, tweeti atan şahsın ismini verdiğini ve ses kayıtlarının ellerinde olduğunu beyan etmişti. Ancak dava sürecinde bu ifadeyi reddederek, "tweeti atan da silen de belli değil, araştırıyoruz" diyerek mahkeme heyetini oyalamaya başladı. Yıldırım bu çelişkiyi şu ifadelerle anlattı: "Dünyayı Babala TV stüdyosu zanneden Uğur, atan da silen de hayalet dercesine bir tutumla adaleti alaya aldı."</p>

<p>HTS Kayıtları ile Yıkılan Kumpas: Uğur, mahkemeye bir telefon görüşmesi kaydı sunarak, "Kültür Bakanlığı'ndan birisi aradı, baraj patladı dedi, biz de o yüzden paylaştık" savunmasını yaptı. Ancak HTS kayıtları incelendiğinde, bu görüşmenin gerçekleştiği tarihin 11 Şubat 2023 saat 12:12 olduğu ortaya çıktı. Oysa tweet 7 Şubat'ta atılmıştı. Yıldırım, "Kendi sundukları yalan delil, tarihlerle kendi yalanlarını yalanlıyor" tespitini yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yalancı Şahit Faciası: Sanıklar, mahkemeye bir "tanık" getirdiler. Bu şahıs, "Böyle bir tweet yok, bu Photoshop ile yapılmış" dedi. Ancak mahkeme heyetinin üç sanığa ayrı ayrı sorması üzerine, sanıkların hepsi "Tweeti biz attık" demek zorunda kaldı. Kendi tanıkları dahi sanıkları yalanlayan bir komedi sahnelendi.</p>

<h2><strong>Şikayetçilere Susturma Girişimi ve "Adalet" Terazisi</strong></h2>

<p>Oğuzhan Uğur’un avukatı, dava boyunca şikayetçi olanların "davaya katılma hakkı olmadığını" iddia ederek, Hasret Yıldırım ve diğer müdahilleri hedef gösterdi. Şikayetçi olan 8 kişi, deprem bölgesine bağlantılı, vatanını ve milletini düşünen insanlar olmalarına rağmen sanıklarca susturulmak istendi.</p>

<p>Sonuç: 4. duruşma sonunda, baraj yalanıyla yardım operasyonlarını 3,5 saat felç eden, binlerce insanın enkaz altındaki umudunu çalan Oğuzhan Uğur ve beraberindeki sanıklar beraat ettirildi. Dahası, mahkeme masrafları da hazineye yüklenerek milletin sırtına bindirildi. Kararı veren hâkimin kısa süre sonra Bölge Adliye Mahkemesi başkanlığına terfi etmesi ise hukuk sisteminin içindeki faciayı gösterdi.</p>

<h2><strong>İstinaf Süreci: Hak Yerini Bulacak mı?</strong></h2>

<p>Hasret Yıldırım, bu kararın vicdanları kanattığını belirterek, avukatı Emre Tekmen ile birlikte derhal istinaf dilekçesi verdi. Cumhuriyet savcısının da sanıkların cezalandırılmasını talep ederek dosyayı istinafa taşıması, meselenin bitmediğini gösteriyor.</p>

<p>Hasret Yıldırım’ın ifadesiyle; "Biz bu davayı şehitlerin kanının hesabı olarak görürüz. Eğer bu hesap sorulmazsa, yarın öbür gün başka mecralardan başka şarlatanlar bu vatanda devletçilik oynamaya kalkar. Bu vatanda kimseye devletçilik oynatmazlar." Şimdi gözler, İstinaf mahkemesinin bu organize provokasyon ve tescilli yalan karşısında vereceği karara çevrilmiş durumda.</p>

<p>Hasret Yıldırım, bu kararın vicdanları kanattığını belirterek, avukatı Emre Tekmen ile birlikte derhal istinaf dilekçesi verdi. Cumhuriyet savcısının da sanıkların cezalandırılmasını talep ederek dosyayı istinafa taşımasının umut verici olduğu belirtildi. Yıldırım, Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’e çağrıda bulunarak şunları ifade etti: "Siz vazifeye geldiğiniz günden beri bu vatanın aleyhine çalışan her kim varsa kovanlarına çomak soktunuz. Bu dosyanın, Oğuzhan Uğur’un organize faaliyeti ve kendi ikrar ettiği hakikatler üzerinden incelenmesiyle adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. 6 Şubat depreminde, o yalan hokkabazlığı neticesinde şehit olanların kanı yerde kalırsa, ahirette bizim yakamıza yapışırlar. Bu hesabın sorulması için gereken hassasiyetin gösterilmesini bekliyoruz."</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/6-subat-dosyasi-baraj-patladi-yalani-ve-beraat-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/oguzhan-ugur-deprem.webp" type="image/jpeg" length="44977"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi: Türkiye'deki çeteleri gizli servisler kullanıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bakan-ciftci-turkiyedeki-ceteleri-gizli-servisler-kullaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bakan-ciftci-turkiyedeki-ceteleri-gizli-servisler-kullaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye’nin mücadele ettiği yeni nesil suç örgütlerini gizli servislerin de kullandığını açıkladı: “Önceki örgütlerin belirli merkezleri vardı. Bunların yok. Mekânları sanal ortam. Yurt dışında ya da yurt dışına kaçan yöneticileri var. Bazı ülkeler bu kişilere istihbarat örgütleri vasıtasıyla imkân sağlıyor ve kirli işlerini yaptırıyor. Onları maşa gibi kullanıyorlar.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed">İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Yeni Şafak Ankara Bürosu’na konuk olarak gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Yeni nesil suç örgütleriyle mücadeleden, dolandırıcılık mağdurlarının parasını korumayı amaçlayan Dolunay Projesi’ne kadar birçok başlıkta önemli mesajlar verdi. Önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan düzenlemelerin ayrıntılarını anlatan Çiftçi, emniyet personelinin çalışma şartları ve özlük haklarına ilişkin iyileştirmelerin masada olduğunu belirtti.</p>

<h2><strong>ANBEAN TAKİPTEYİZ</strong></h2>

<p color="dimmed">Bakan Çiftçi, yeni nesil suç örgütleri ve sokak çeteleri hakkında şu açıklamaları yaptı: “Sokak çetelerini 2026 yılının sonuna kadar eylem yapamaz hale getireceğiz. Bu yapıların suç işleme tarzlarını ve organizasyonlarını anbean takip ediyoruz. 15-18 yaş arasında suç işleyenlerle ilgili bir düzenleme bulunuyor. TBMM Adalet Komisyonu'nda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Bu yaş grubundakilere yönelik yargılamalarda, ağır suçlarda herhangi bir indirime gidilmeden, işledikleri suçun karşılığını tam olarak görmesi gerekiyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ÇETELERE SOKAKLAR DAR EDİLDİ</strong></h2>

<p color="dimmed">“Organize suçlarla mücadele kapsamında, uluslararası, ulusal, bölgesel ve yerel olmak üzere yılbaşından bu yana 513 organize suç çetesine yönelik bin 365 operasyon gerçekleştirdik. Gerçekleştirilen bu operasyonlarda 6 bin 165 kişi tutuklandı. 2025 yılının aynı döneminde ise 427 organize suç çetesine yönelik bin 55 operasyon yapılmış ve 4 bin 936 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Verilere bakıldığında, geçtiğimiz yıla göre operasyon sayısında artış yaşanırken tutuklama oranları da yükseldi.”</p>

<h2><strong>KURYE TETİKÇİLERE KISKAÇ</strong></h2>

<p color="dimmed">“Sahada uyguladığımız yeni eylem planı neticesinde çok çarpıcı sonuçlar elde etmeye başladık. Özellikle suç örgütlerinin son dönemde sıklıkla başvurduğu motosikletli eylem sayısında büyük oranda düşüş sağladık. Geçen yılın aynı döneminde motosikletle intikal edilerek ateşli silah kullanılan 165 olay meydana gelmişken, bu yılın aynı döneminde bu sayı 46'ya geriledi. Yine aynı dönemler karşılaştırıldığında, bu olaylarda maalesef hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 17'den 9'a inmiş, yaralananların sayısı ise 81'den 15'e düştü. Bu veriler, güvenlik birimlerimizce sürdürülen tavizsiz mücadelenin sahadaki doğrudan karşılığıdır.”</p>

<h2><strong>SOSYAL MEDYADA SİBER DEVRİYE</strong></h2>

<p color="dimmed">“Bu yapıların sosyal medya üzerinden yaptıkları güç gösterileri ve çocuklarımızı özendirme çabaları da en hassas olduğumuz cephelerden biridir. Siber güvenlik birimlerimiz, attıkları 'siber devriyeler' vasıtasıyla sosyal medyadaki bu tür özendirici faaliyetleri sürekli mercek altında tutuyor.”</p>

<h2><strong>İŞLERİNİ SANAL DÜNYADA YÜRÜTÜYORLAR</strong></h2>

<p color="dimmed">“Genellikle sosyal medya üzerinden örgütleniyorlar. Elemanlarını sosyal medyadan buluyor, paraları buradan ödüyor, eleman değişikliklerini ve eylem talimatlarını sanal ortamdan gerçekleştiriyorlar. İşlerini tamamen fiziki dünyada değil, büyük ölçüde sanal dünyada yürütüyorlar. Önceki örgütlerin belirli merkezleri ve fiziki mekânları vardı. Bunların belirli bir merkezi yok. Mekânları sanal ortam. Yurt dışında bulunan veya yurt dışına kaçan yöneticileri var. Bazı ülkeler de bu kişilere istihbarat örgütleri vasıtasıyla imkân sağlıyor ve kendi kirli işlerini yaptırıyor. Onları maşa gibi kullanıyorlar. Bu nedenle bunlarla mücadele etmek diğer örgütlere göre daha zor.”</p>

<p color="dimmed">İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Suriye'de 8 Aralık'ta yaşanan rejim değişikliğinin ardından geçici koruma statüsünün yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, "Geçmişte bu statünün verilmesine yol açan şartlar değişti. Bu statünün yeniden düzenlenmesi, hatta artık sona erdirilmesi gerekiyor" dedi. Türkiye'den Suriye'ye gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli şekilde geri dönen Suriyelilerin sayısının 1,5 milyonu aştığını ifade eden Çiftçi, halen geçici koruma kapsamında 2 milyon 238 bin 969 kişinin bulunduğunu söyledi. Çiftçi, yalnızca 8 Aralık sonrasındaki gönüllü geri dönüş sayısının ise 718 bin 860'a ulaştığını kaydetti. Geri dönüş hızında önemli artış yaşandığını vurgulayan Çiftçi, Suriye'deki değişim öncesinde günlük ortalama 362 kişinin döndüğünü, 9 Aralık 2024-22 Temmuz 2026 döneminde ise bu rakamın günlük ortalama 1000 seviyesine yükseldiğini belirtti.</p>

<h2><strong>ULUSLARARASI ALANDA İLGİ GÖRÜYOR</strong></h2>

<p color="dimmed">Türkiye'nin uyguladığı gönüllü geri dönüş modelinin uluslararası alanda ilgi gördüğünü dile getiren Çiftçi, Avrupa ve Orta Doğu'dan çeşitli ülkelerin sistemi incelemek için Göç İdaresi Başkanlığı'na başvurduğunu söyledi. Suriyelilerin onurunu zedelemeden, tamamen gönüllülük esasına dayalı bir süreç yürüttüklerini ifade eden Çiftçi, geri dönüşlerin sadece sınır kapılarından değil, İstanbul ve Ankara'daki havalimanları üzerinden de koordine edildiğini aktardı. Suriyelilerin önemli bölümünün yeniden Türkiye'ye dönememe endişesi nedeniyle geri dönüş konusunda çekimser kaldığını belirten Çiftçi, vize konusunda sağlanacak kolaylıkların dönüşleri hızlandırabileceğini belirtti. Çiftçi, "Geçici koruma statüsünü kaldırıp vize konusunda kolaylık sağlarsak insanlar gidip gelebilecekler. Bunun dönüşleri artıracağını düşünüyoruz" dedi.</p>

<p color="dimmed"><i>Kaynak: Yeni Şafak</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bakan-ciftci-turkiyedeki-ceteleri-gizli-servisler-kullaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/mustafa-ciftci.webp" type="image/jpeg" length="47175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Arkasındaki asıl güç Türkiye!"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/arkasindaki-asil-guc-turkiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/arkasindaki-asil-guc-turkiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2024 yılının sonlarında Esed rejimini tarihe gömerek Suriye Cumhurbaşkanlığı makamına oturan Ahmed eş-Şara, terörist İsrail cephesinde derin bir paniğe sebep oldu. İsrail basını,  Şara’nın önlenemez yükselişini siyonist rejim için büyük bir tehdit olarak yorumluyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail medyasında yayınlanan analizlerde, Şara’nın hamleleri Filistin’in efsanevi lideri Yaser Arafat’ın stratejilerine benzetiliyor. Arafat’ın askeri güçleri birleştirerek Filistin ruhunu dirilten zekasını, bugün Şara’nın Suriye ekseninde başarıyla hayata geçirdiği ifade ediliyor. Bu yeni dönemde Şam yönetimi, temel ilkelerini ve toprak bütünlüğünü muhafaza ederek Batı’nın dayattığı ağır yaptırımların büyük bölümünü ortadan kaldırmayı başardı.</p>

<h2><strong>Tel Aviv’in Endişesi</strong></h2>

<p>Suriye liderinin ABD Başkanı Donald Trump, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile gerçekleştirdiği üst düzey görüşmeler, uluslararası arenadaki güçlü devlet adamı imajını sağlamlaştırdı. İsrail basını, Şara’nın Batı dünyasına hitap ederken son derece isabetli kelimeler seçtiğini ve usta bir devlet adamı profili çizdiğini itiraf ediyor.</p>

<h2><strong>"Arkasındaki asıl güç Türkiye"</strong></h2>

<p>Terörist İsrail’i asıl korkutan gelişme ise Şam ile Ankara arasındaki güçlü bağ. Haberde, Suriye’nin elde ettiği bu diplomatik başarının arkasındaki temel gücün Türkiye olduğu açıkça vurgulanıyor. Türkiye'nin ABD ile yürüttüğü yakın ilişkilerin sonuçlarının doğrudan Suriye sahasında kendini gösterdiği, Erdoğan’ın Trump üzerindeki etkisinin Şara’nın zaferlerine zemin hazırladığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye ve Suriye arasında savunma sanayii ile askeri işbirliği alanında atılan stratejik adımlar, İsrail’in bölgedeki manevra alanının daralmasına sebep oldu. Suriye ile masaya oturması yönünde uluslararası baskıya maruz kalan Tel Aviv yönetiminin, yakın gelecekte işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri’nden çekilme talepleriyle yüzleşmesi kaçınılmaz olarak görülüyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/arkasindaki-asil-guc-turkiye</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 23:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/sara-3.webp" type="image/jpeg" length="34060"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmanlıda Akıncılar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/osmanlida-akincilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/osmanlida-akincilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı ordusunun serhad boylarında görev yapan ve eşsiz manevra kabiliyetine sahip olan Akıncılar, seferler öncesinde istihbarat toplayarak ve düşman hatlarını yıpratarak imparatorluğun Avrupa içlerine kadar genişlemesinde kilit rol oynamış son derece disiplinli bir hafif süvari teşkilatıydı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İ'lâ-yi Kelimetullah davasını ve gaza mefkûresini hayat tarzı haline getiren bu pervasız yiğitler, asırlar boyunca destansı cesaretleriyle cihan devletinin sarsılmaz kılıcı olmuş ve düşmanlarının yüreğine büyük bir korku salmıştır…</p>

<h2><strong>Osmanlı'nın büyümesi ve Akıncı Ocağı'nın kökleri</strong></h2>

<p>Osmanlı Devleti'nin Anadolu'dan çıkıp üç kıtaya yayılan büyüme sürecinde, İ'lâ-yi Kelimetullah hedefine hizmet eden Akıncı Ocağı'nın payı büyüktür. Bu teşkilat, savaşlarda ordunun önünden giderek yolları açan, keşif yapan ve düşmanı yıpratan disiplinli alperenler topluluğuydu. Tarihî süreçte Viyana'dan Macaristan ovalarına kadar her bölgede devletin sınırlarını genişleten sofistike bir istihbarat ve taarruz kuvveti olarak görev yapmışlardır. İlk hafif süvari birliklerinin temellerini, Osman Gazi döneminde İslâm'ı seçen ve emrindeki tecrübeli savaşçılarla Osmanlı saflarına katılan Gazi Köse Mihal Bey atmıştır. Orhan Gazi dönemindeki düzenli yaya ve müsellem birliklerinin kuruluşuna kadar devletin büyümesindeki ana askerî gücü bütünüyle bu atlılar oluşturmuştur. Gazi Evrenos Bey'in teşkilatçı zekâsıyla kurumsallaşan bu kurum, I. Murad döneminde Kapıkulu ocaklarının tesis edilmesiyle tamamen sınır boylarındaki (serhad) operasyonlara yönelmiştir. Devlet, sınır güvenliğini rastgele yerel aşiretlere bırakmak yerine liyakati tescillenmiş ve babadan oğula geçen büyük akıncı hanedanlarına vererek son derece merkeziyetçi bir yapı kurmuştur.</p>

<h2><strong>Ocağa kabul şartları, hiyerarşi ve Akıncı defterleri</strong></h2>

<p>Akıncı Ocağı'na katılım katı kurallara ve incelemelere tabi tutulurdu. Bu teşkilata yalnızca kökeni Osmanlı’dan olan cengâver gençler kabul edilirdi; böylece sınır boylarındaki kültürel bütünlük ve devlete olan mutlak bağlılık en üst seviyede tutulurdu. Adayların kusursuz binicilik yeteneğine ve üstün silah kullanma becerilerine sahip olmaları gerekirdi. Seçim aşamasında adayın yaşadığı bölgenin imamını, köy kethüdasını veya dürüstlüğüyle bilinen muteber bir şahsı kefil göstermesi zorunluydu. Ocağa alım süreci bizzat Akıncı Beyi'nin şahsi onayıyla gerçekleşirdi; nitekim sınır ötesinde yapılacak bir hatanın tüm birliğin güvenliğini tehlikeye atma potansiyeli yüksekti. Kanunnameler uyarınca defterlere sadece soydan gelen akıncı ailelerine mensup kişilerin kaydı yapılırdı.</p>

<p>Devlet, bu birlikleri bürokratik yapısında "Akıncı Defterleri" adıyla detaylı kütüklerde kayıt altına alırdı. Günümüze ulaşan ve Sofya ile İstanbul'daki arşivlerde korunan 1472, 1560 ve 1586 tarihli defterlerde (bilhassa 625 numaralı tapu tahrir defterinde), sancaklara bağlı akıncıların kendi isimleri, baba adları, eşkâlleri ve kefilleri eksiksiz yazılıdır. Bu hayati görevi yerine getirdikleri için olağan vergilerden bütünüyle muaf tutulmuşlardır. Teşkilatın komuta kademesinde onbaşı, subaşı, binbaşı ve seferlerin lojistiğini yöneten "toyca" (taviçe) unvanlı idareciler bulunurdu. Bu hiyerarşinin en üst makamı sancak beyi rütbesindeki Akıncı Beyi idi ve emirleri doğrudan padişahtan veya sadrazamdan alırdı. Yüz kişinin altındaki küçük çaplı sızma ve keşif operasyonlarına çete veya potera, yüz kişiyi aşan seferlere haramilik, bizzat Akıncı Beyi'nin sancağıyla komuta ettiği büyük operasyonlara ise akın denirdi. Bu büyük seferlerde elde edilen esirlerin ve ganimetlerin devlet payını hesaplayan pençikçi başı adlı maliye memurları da yer alırdı.</p>

<h2><strong>Stratejik görevler ve istihbarat ağı</strong></h2>

<p>Sınır boylarındaki kalelerin etrafında yaşayan akıncılar, savaş vaktinde ordunun öncü gücü ve beşinci kolu olarak faaliyet gösterirdi. Düşman coğrafyasının dağlarını, vadilerini ve geçitlerini karış karış ezberleyen, Macarca ve Sırpça gibi bölge dillerini akıcı konuşan bu birlikler; ordudan dört beş gün önce düşman topraklarına sızarak istihbarat toplar ve ordunun geçiş rotasını çizerdi. İlerleyiş sırasında düşman erzak depolarını ve stratejik köprülerini tahrip ederek karşı tarafı lojistik açıdan tamamen çökertirlerdi. Kale fetihlerinde intihar komandosu işlevi gören "Serdengeçti" veya "Dalkılıç" adlı özel birlikler, kargaşa çıkararak kapıları içeriden açar ve kuşatmanın kilidini kırarlardı.</p>

<h2><strong>Teçhizat, hayat tarzı ve deliler zümresi</strong></h2>

<p>Akıncılar, manevra kabiliyeti olağanüstü yüksek, süratli ve dayanıklı Türkmen atları kullanırlardı. Sefere çıkarken yanlarında daima yedek atlar bulundururlar, menzilleri bu atları değiştirerek aşarlardı. Savaş alanında esnekliği ve hızı korumak adına hafif giysiler (kurt derisinden kızıl börk, cepken, şalvar) giymeyi tercih ederlerdi. Silah donanımları eğri Türk kılıcı, mızrak, kalkan, ok, yay ve eyer kayışına astıkları "bozdoğan" adlı gürzlerden oluşurdu. Geçimlerini savaşlarda elde ettikleri ganimetlerle idame ettirirler, beslenmelerinde koyun pastırması, pirinç ve kavurma gibi hafif erzakları tüketirlerdi.</p>

<p>Akıncı Ocağı'nın içinde, düşman psikolojisini daha savaş başlamadan çökertmeyi hedefleyen "Deliler" adlı muazzam bir fedai zümresi yer alırdı. Bu pervasız yiğitler; kurt, ayı, leopar postları giyer, sırtlarına devasa kartal kanatları takar ve düşmanın üzerine cenk sesli aslanlar gibi atılırlardı. Gözünü budaktan sakınmayan bu kahramanlar, Avrupa ordularında travmalara sebep olurdu.</p>

<h2><strong>Meşhur Akıncı hanedanları ve manevî iklim</strong></h2>

<p>Osmanlı'nın Balkan fetihlerinde Evrenosoğulları, Mihaloğulları, Malkoçoğulları ve Turahanoğulları gibi köklü akıncı aileleri tarihî bir misyon üstlenmişlerdir. Evrenosoğulları Arnavutluk ve Yunanistan'da, Mihaloğulları Sofya ve Semendire havalisinde, Malkoçoğulları (bilhassa Bali Bey ve Yahya Paşa) Silistre ve Macaristan'da, Turahanoğulları ise Mora yarımadasında eşsiz zaferlere imza atmışlardır. Bu aileler askerî başarılarının yanında inşa ettikleri camiler, köprüler ve vakfiyelerle bölgenin Türkleşmesini ve İslâmlaşmasını kalıcı hale getirmişlerdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akıncıların dünyasında tasavvufi bir derinlik hakimdi; "Yazılan gelir başa" teslimiyetiyle şehadeti Allah'a vuslat kabul ederler, ölümü büyük bir arzuyla beklerlerdi. Sarı Saltuk, Seyyid Ali Sultan (Kızıldeli) ve Demirci Baba gibi Bektaşî ve Vefaî dervişlerinin manevî rehberliğinde Hristiyan tebaaya yönelik istimâlet (gönül alma) politikası uygulayarak fethettikleri kalpleri İslâm'a ısındırmışlardır. Akıncıların cenkleri ve bu manevi iklim, Prizrenli Sûzî Çelebi'nin Mihaloğlu Ali Bey'i anlattığı "Gazavât-nâme" adlı eserinde sanat ve didaktik yönleriyle ebedileştirilmiştir.</p>

<h2><strong>Yergöğü köprüsü faciası ve Akıncı Ocağı'nın sonu</strong></h2>

<p>Avrupa içlerinde asırlarca devletin vurucu gücü olan bu şanlı ocak, 1595 yılındaki Yergöğü Köprüsü (Köprü Faciası) olayında büyük bir yıkım yaşadı. Veziriazam Koca Sinan Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Eflak seferinden dönerken, Sinan Paşa'nın devlet payı ve serdar hakkı (ganimet tahsilatı) için köprü başına tahsildarlar dikmesiyle geçiş saatlerce gecikti. Bu gecikme sonucunda Eflak Voyvodası Mihai Viteazul komutasındaki düşman ordusu ana birliğe yetişti. Düşman topçularının ahşap köprüyü vurarak parçalamasıyla, Tuna nehrinin kuzey yakasında sıkışan on binlerce kahraman akıncı ve akıncı atı düşman ateşi altında şehadet şerbetini içti.</p>

<p>Bu elim hadise teşkilatın insan gücünü eriterek ocağın fiilen sonunu getirdi; sınır güvenliği görevleri zamanla Kırım Tatarlarına devredildi ve Akıncı Ocağı nihayet 1826 yılında bütünüyle ilga edildi.</p>

<p><strong>Baran Dergisi</strong></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/osmanlida-akincilar</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 23:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/o-s-m-a-n-l-i-d-a-a-k-i-n-c-i-l-a-r.png" type="image/jpeg" length="36773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail'in cami saldırısı yüzlerce sivili sokakta bıraktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israilin-cami-saldirisi-yuzlerce-sivili-sokakta-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israilin-cami-saldirisi-yuzlerce-sivili-sokakta-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cami çevresine kurulan çadırların da hedef alındığı saldırıda, evleri daha önce yıkılan yüzlerce Filistinli bir kez daha sokakta kaldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail savaş uçakları, Gazze kent merkezindeki El-Muttakin Camisi'ni bombalayarak tamamen yıktı; saldırıda yerinden edilmiş sivillerin kaldığı çadırların hedef alınması ve çevredeki evlerin zarar görmesi sonucu yüzlerce Filistinli bir kez daha evsiz kaldı.</p>

<p>İsrail ordusu, ateşkesi ihlal ederek Gazze Şeridi'nin farklı bölgelerinde saldırılarına devam ediyor.</p>

<p>Gazze kentindeki Hristiyan Gençler Birliği Derneği (YMCA) yakınında bulunan El-Muttakin Camisi'ne gerçekleştirilen bombardıman, bölgede büyük bir yıkıma yol açtı.</p>

<p>Saldırıda tamamen yıkılan caminin avlusuna ve çevresine sığınan yerinden edilmiş sivillerin barındığı çadırlar da kullanılamaz hale geldi. İsrail'in önceki saldırılarında evlerini kaybeden ve zaten insani şartların son derece ağır olduğu koşullarda yaşam mücadelesi veren yüzlerce Filistinli, çadırların da yok edilmesiyle bir kez daha evsiz ve sokakta kaldı.</p>

<p>Saldırı çevredeki ev ve mülklerde de ağır hasara yol açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YMCA, Hristiyan kimliğiyle faaliyet gösteren ancak din ayrımı gözetmeksizin Gazze'deki tüm halka gençlik, spor, sosyal ve insani yardım hizmetleri sunan sivil bir kuruluş olarak faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Saldırı, 10 Ekim 2025'ten bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik sürdürdüğü ihlaller kapsamında gerçekleşti.</p>

<p>Gazze'deki Vakıflar ve Dini İşler Bakanlığı tarafından 2 Temmuz'da yapılan açıklamada, savaşın başından bu yana Gazze'de bulunan 1275 camiden 1050'sinin tamamen yıkıldığı, 191'inin ise kısmen hasar gördüğü bildirilmişti.</p>

<p>İsrail'in ABD'nin desteğiyle 8 Ekim 2023'te başlattığı saldırılardan bu yana Gazze Şeridi'nde 73 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi, 173 binden fazla kişi yaralandı.</p>

<p>Sivil altyapının yüzde 90'ı ise ağır yıkıma uğradı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israilin-cami-saldirisi-yuzlerce-sivili-sokakta-birakti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 22:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/israilcami-1.webp" type="image/jpeg" length="59580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sudanlı yetkililer Türkiye STK’larına ülkedeki son durumu anlattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sudanli-yetkililer-turkiye-stklarina-ulkedeki-son-durumu-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sudanli-yetkililer-turkiye-stklarina-ulkedeki-son-durumu-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sudan Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı Danışmanı Amgad Fareid Eltayeb Idris ve beraberindeki heyet, Sudan'daki güncel insani durumu ve bölgedeki yardım çalışmalarını istişare etmek üzere sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileriyle bir araya geldi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İHH Genel Merkezi'nde düzenlenen programa çok sayıda STK temsilcisi katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan İHH Genel Başkan Yardımcısı Muhammet Cihat Çelik, Sudan'da yaşanan iç savaşın etkilerinin hâlâ yıkıcı bir şekilde devam ettiğini hatırlatarak, Sudan'daki son gelişmelerin anlatılması ve istişare edilmesi amacıyla bir araya geldiklerini belirtti. “İnsani krize karşılık uluslararası toplumdan yeterli yardım gelmiyor”</p>

<p>Çelik’in ardından söz alan Sudan Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı Danışmanı Amgad Fareid Eltayeb Idris, burada yaptığı açıklamada Sudan'da yaşanan insani krize dış faktörlerin ve özellikle bazı ülkelerin finansal ve askeri olarak desteklediği RSF (Hızlı Destek Güçleri) gruplarının sebep olduğunu vurguladı.</p>

<p>Idris, uluslararası toplumun Sudan hakkındaki söylemleriyle eylemlerinin uyuşmadığını belirterek, "İnsani krize karşılık yeterli yardım gelmemektedir. Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan insani yardım planlarının bütçelerinde ciddi açıklar bulunmaktadır" dedi. “Uluslararası bazı kurumlar durumu ‘reklam’ malzemesi gibi kullanıyor”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Idris, uluslararası bazı kurumların durumu adeta "reklam" malzemesi olarak kullandığını ifade ederek, Berlin Konferansı'nda bazı ülkelerin 500 milyon dolarlık yardım sözü verdiğini, ancak konferansın ardından bu sözünü tutmadığını örnek olarak gösterdi. Ayrıca Sudan hükümetinin, RSF milislerinin bulunduğu bölgelerdeki vatandaşları korumak için bazı önlemler aldığını, buna rağmen insani yardımların ulaşması için sınır geçişlerini açık tutmaya çalıştıklarını kaydetti.</p>

<p>Toplantının soru-cevap bölümünde katılımcılar sahadaki tecrübelerini ve karşılaştıkları zorlukları dile getirdi.</p>

<p>Bir sivil toplum kuruluşu temsilcisinin Sudan'daki mevcut ihtiyaçların ve güvenli bölgelerin güncel olarak paylaşılmasını talep etmesi üzerine Idris, Sudan'daki İnsani Yardım Kuruluşları Biriminin haftalık raporlar hazırladığını ve bu bilgilerin Başkonsolosluk üzerinden STK'larla paylaşılacağını söyledi.</p>

<p>Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sudanli-yetkililer-turkiye-stklarina-ulkedeki-son-durumu-anlatti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 20:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/sudanq.webp" type="image/jpeg" length="75380"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Irak'tan günlük 1 milyon varil petrol gelecek"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iraktan-gunluk-1-milyon-varil-petrol-gelecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iraktan-gunluk-1-milyon-varil-petrol-gelecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Erdoğan, "Komşumuz Irak, günde '1 milyon varil petrol verebiliyoruz' diyor. Başka ülkelere muhtaç olmaya gerek yok" dedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamalarda, Türkiye-Irak ilişkilerinin enerji, savunma sanayisi, ticaret ve bölgesel gelişmeler başta olmak üzere birçok alanda güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Erdoğan, Irak'ın istikrarının Türkiye'nin güvenliği açısından da önemli olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki işbirliğinin daha ileri seviyelere taşınacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:</strong></p>

<p>Irak Başbakanı Zeydi ile İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunduk.</p>

<p>Irak'ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında üzerimize düşeni yapmaya hazırız.</p>

<p>Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz.</p>

<p>Komşumuz Irak, savaş ve istikrarsızlık ortamından etkilenen ülkelerden biridir. Irak'ın huzur ve istikrarını hiçbir zaman ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız.</p>

<p>Bu savaş ortamı, bizleri sadece savunma alanında değil, enerji ve ulaştırma alanlarında da işbirliğimizi derinleştirmeye sevk ediyor.<br />
Dünyayla bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi'nin geldiği noktayı görüyoruz. Bu konuda Sayın Başbakan'ın güçlü bir iradeye sahip olmasını memnuniyetle müşahede ediyoruz.</p>

<p>Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en kısa zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı bir enerji işbirliği anlaşması imzalamaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üretim sahasında Türkiye Petrolleri ile ortaklık oluşturulmuştur. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklığımız açısından tarihi bir adım olmuştur.</p>

<p>İklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik işbirliğimizi ilerletme konusunda irademiz tamdır. Türkiye olarak üzerimize düşeni yapıyor, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimi bir işbirliği alanı olarak görüyoruz.</p>

<p>Irak ile ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımak istiyoruz. Bu kapsamda Sayın Başbakan'ın heyetinde yer alan iş insanları, müteahhitler ve yatırımcılarla gerçekleştirdiği görüşmeleri son derece önemli buluyorum.</p>

<p>Güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerimizin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettik. Irak'ın bölgesel bütünleşmeye yönelik çabalarını ve özellikle Suriyelilerin vazgeçilmez bir parçası olan, aramızdaki kardeşliğin en sağlam dayanaklarından biri olan Irak Türkmenlerine yönelik hassasiyetini görüyoruz.</p>

<p>Komşumuz Irak, "Günde 1 milyon varil petrol verebiliyoruz" diyor. Başka ülkelere muhtaç olmaya gerek yok.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iraktan-gunluk-1-milyon-varil-petrol-gelecek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 20:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/irakpetrol-1.webp" type="image/jpeg" length="71843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ve Suriye ekonomisine İdlib köprüsü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-suriye-ekonomisine-idlib-koprusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-suriye-ekonomisine-idlib-koprusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliğini en üst seviyeye taşıma vizyonu, Ankara'daki yoğun temaslarla somutlaşıyor. Suriye Gümrükler ve Sınır Kapıları Genel İdaresi heyetinin Ankara'da gerçekleştirdiği kritik görüşmelerde, İdlib'de kurulacak serbest ticaret bölgesi ile kuru liman projesi masaya yatırıldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İki ülke arasında ekonomik entegrasyonu güçlendirme, ticareti canlandırma ve yepyeni istihdam alanları oluşturma vizyonu, tarafların katıldığı toplantıların merkezinde yer aldı.</p>

<p>Görüşmeler kapsamında düzenlenen yatırım forumunda, İdlib Serbest Bölgesi projesinin coğrafi konumu, temel bileşenleri ve uygulama adımları tüm ayrıntılarıyla tanıtıldı. Bölgede planlanan sanayi, ticaret ve lojistik faaliyetlerinin yanı sıra; projede yer alacak şirketlere sunulacak teşvikler ve yatırım fırsatları katılımcılara aktarıldı.</p>

<h2><strong>İlk imzalar atıldı</strong></h2>

<p>Suriye Serbest Bölgeler Genel Kurumu, 7 Mayıs 2025 tarihinde Türk şirketi Pomako ile bölgesel ticareti hareketlendirecek tarihi bir mutabakat zaptına imza attı. Bu anlaşma, İdlib Serbest Bölgesi ve kuru limanının Yap-İşlet-Devret modeliyle inşa edilerek işletilmesini kapsıyor. İdlib Valiliği tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada, bu büyük yatırımın ticaret hacmini artırarak Suriye-Türkiye ticari ilişkilerinin gelişimine büyük bir katkı sağlayacağı vurguladı.</p>

<p>Suriye Gümrükler ve Sınır Kapıları Genel İdaresi Başkanı Kuteybe Bedevi, 23 Temmuz'daki beyanatında, projenin barındırdığı cazip yatırım fırsatlarını Ankara ziyaretinde Türk muhataplarına anlattıklarını dile getirdi. Bedevi, bu temasların yakın gelecekte somut projelere ve uzun vadeli ortaklıklara dönüşeceğine inandıklarını belirterek, atılan adımların iki ülke arasındaki ekonomik bütünleşmeyi daha da güçlendireceğini ifade etti.</p>

<p>İdlib'deki tesislerin Türkiye sınırına ve Bab el Hava Sınır Kapısı'na yakınlığı ile M4 ve M5 uluslararası karayollarının kesişim noktasında bulunması, projeye bölgesel ölçekte eşsiz bir stratejik önem kazandırıyor. Bu stratejik konum, projenin bölgede dev bir depolama, lojistik ve yeniden ihracat merkezine dönüşmesine sebep oluyor. Bedevi, konuşmasında Türk şirketlerini ve yatırımcılarını bu kazançlı Suriye-Türkiye ortaklıklarına katılmaya davet etti.</p>

<h2><strong>Uygulama süreci ve beklenen hedefler</strong></h2>

<p>Suriye Gümrükler ve Sınır Kapıları Genel İdaresi Halkla İlişkiler Müdürü Mazin Alluş, basına verdiği demeçte sahadaki hazırlık çalışmalarının tüm hızıyla sürdüğünü ve projenin teknik ile ekonomik fizibilite raporlarının başarıyla tamamlandığını teyit etti. Pomako ile yapılan mutabakatın akabinde nihai anlaşma müzakerelerinin ilk turu gerçekleşti. Nihai sözleşmenin teknik, hukuki, yatırım ve işletme boyutlarının masaya yatırılması, hazırlık sürecinin hızlanmasına sebep oldu. Resmi uygulama takvimi ve proje zaman planı, hukuki altyapı süreçlerinin tamamlanmasının hemen ardından kamuoyu ile paylaşılacak.</p>

<p><strong>Projeyle ulaşılması planlanan temel hedefler şunları içeriyor:</strong></p>

<p>Modern bir lojistik merkez kurarak depolama, gümrükleme ve taşımacılık altyapısını dünya standartlarına çıkarmak.</p>

<p>Serbest bölgeyi kara sınır kapıları üzerinden doğrudan deniz limanlarına bağlamak.</p>

<p>Sanayi ve tarım ürünlerinin bölgeden ihracatını ile yeniden ihracatını güçlü bir şekilde desteklemek.</p>

<p>Yerli ve yabancı sermayeyi bölgeye çekerek İdlib'i stratejik bir ticaret üssü haline getirmek.</p>

<h2><strong>Üretim ekonomisine geçiş dönemi</strong></h2>

<p>Suriyeli ekonomist Gazvan el Mısri, atılan bu adımın yeniden inşa söyleminden çıkarak doğrudan somut üretim ve yatırım ekonomisine geçişi simgelediğini vurguladı. El Mısri'ye göre proje; yurt dışındaki Suriyeli sermayeyi, Türk ve Arap yatırımcıları bölgeye çekerek gıda, tekstil, yapı malzemeleri ve lojistik sektörlerinde üretimi büyük ölçeklere çıkartacak. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye açısından bakıldığında proje, Suriye pazarına çok daha düşük maliyetli erişim imkanı sunuyor. Aynı zamanda söz konusu bölge, Ürdün, Irak ve Körfez ülkelerine uzanan ticaret rotalarında kilit bir geçiş güzergahı oluşturuyor. El Mısri, kuzeybatı Suriye'nin ulusal ekonomiye entegre olmasının gönüllü geri dönüşleri teşvik edeceğini ve bölgesel ticaret ağlarını büyüteceğini kaydetti. Mısri, bu dev vizyonun başarısını güçlü altyapı yatırımlarının yapılmasına, açık yasal düzenlemelerin getirilmesine, şeffaf yönetim anlayışına ve üretime dayalı ekonomik modelin bütünüyle hayata geçirilmesine dayandırıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-suriye-ekonomisine-idlib-koprusu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/suriyeturkiye.webp" type="image/jpeg" length="74371"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da Irak mesaisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ankarada-irak-mesaisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ankarada-irak-mesaisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi ziyaret eden Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi resmi törenle karşıladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zeydi'nin makam aracını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önündeki caddede karşılayan süvariler, araca protokol kapısına kadar eşlik etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zeydi'yi Külliye'nin ana giriş kapısında karşıladı. Erdoğan ve Zeydi'nin tören alanındaki yerlerini almasının ardından, bando, iki ülkenin milli marşlarını çaldı.</p>

<p>Törende, tarihteki 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerlere de yer verilirken, 21 pare top atışı yapıldı.</p>

<p>Zeydi, Muhafız Alayı Tören Kıtası'nı 'Merhaba asker' diyerek selamladı. İki lider birbirlerine heyetlerini takdim etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Zeydi, merdivenlerde Türk ve Irak bayrakları önünde tokalaşarak basın mensuplarına poz verdi.</p>

<p>İkili ve heyetler arası görüşmeye geçen Erdoğan ve Zeydi, görüşmelerin ardından anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısına katılacak.</p>

<p>Törende, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Anıl Bora İnan ile Ankara Valisi Yakup Canbolat da yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ankarada-irak-mesaisi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/irakzeydi.webp" type="image/jpeg" length="10614"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Piyasada iflas dalgası: Tekstilden inşaata şirketler ayakta kalamıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/piyasada-iflas-dalgasi-tekstilden-insaata-sirketler-ayakta-kalamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/piyasada-iflas-dalgasi-tekstilden-insaata-sirketler-ayakta-kalamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek faiz, daralan iç piyasa ve finansmana erişimdeki güçlükler reel sektörü iflasın eşiğine sürüklüyor. 2026’nın ilk yarısında konkordato başvuruları rekor seviyeye yaklaşırken, tekstilden inşaata birçok sektörde şirketler peş peşe kepenk kapatıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın ilk yarısında reel sektörün finansman kaynaklarına erişimde yaşadığı sıkıntılar daha da derinleşti. Resmi veriler ve sektörel kayıtlar, yılın ilk altı ayında 1.240 şirketin konkordato talebinde bulunduğunu ortaya koyarken, süreci başarıyla tamamlayamayan en az 115 şirket hakkında iflas kararı verildi. Haziran ayında tasfiye edilen şirket sayısındaki keskin yükseliş ise iş dünyasında mali baskının giderek ağırlaştığına işaret etti.</p>

<p>Ekonomistler, yüksek kredi faizleri, zayıflayan iç talep ve ihracat pazarlarındaki durgunluğun özellikle KOBİ'ler ve emek yoğun sektörler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtiyor.</p>

<h2><strong>Sanayi kentleri ilk sırada</strong></h2>

<p>Yılın ilk beş ayında geçici mühlet alan şirket sayısı 802 olurken, yalnızca Haziran ayında 438 yeni konkordato ilanı yayımlandı. Böylece 2026'nın ilk yarısındaki toplam konkordato başvurusu 1.240 seviyesine yükseldi. Başvuruların önemli bölümü İstanbul, Ankara ve Bursa gibi sanayi üretiminin yoğun olduğu illerden geldi.</p>

<h2><strong>Şirket kapanışları hız kazandı</strong></h2>

<p>Konkordato sürecini tamamlayamayan şirketlerin iflasları da artıyor. İlk beş ayda 115 şirket resmen iflas ederken, Haziran ayında mahkeme kararıyla tasfiye edilen şirket sayısı 2.131'den 3.382'ye yükseldi. Bu tablo, yalnızca konkordato başvurularının değil, şirket kapanışlarının da hızlandığına işaret ediyor.</p>

<h2><strong>Konkordato başvurularında bir yılda yüzde 30'u aşan artış</strong></h2>

<p>Geçen yıl da konkordato başvurularında belirgin artış yaşanmıştı. Ancak 2026'da tablo daha da ağırlaştı.</p>

<p>2025'in ilk yarısında konkordato başvuruları yaklaşık 900-950 şirket seviyesinde gerçekleşirken, 2026'nın aynı döneminde sayı 1.240'a yükseldi. Bu da yıllık bazda yaklaşık %30-35'lik bir artışa işaret ediyor.</p>

<p>Sektör temsilcileri, özellikle kredi maliyetlerinin uzun süre yüksek kalmasının bu artışta belirleyici olduğunu ifade ediyor.</p>

<h2><strong>Hazır giyim üreticileri peş peşe başvuruyor</strong></h2>

<p>Son haftalarda konkordato ilan eden şirketler sektör çeşitliliğinin hızla arttığını gösteriyor. Tekstil sektöründe dünya markalarına üretim yapan Fore AŞ konkordato başvurusu yaptı.</p>

<p>Bunun yanı sıra; Miras Tekstil, Perge Tekstil, TYH Uluslararası Tekstil gibi hazır giyim üreticileri de mahkemeden geçici mühlet aldı.</p>

<p>Tekstil sektörü uzun süredir yüksek finansman maliyetleri, Avrupa talebindeki zayıflık ve artan işçilik giderleri nedeniyle en kırılgan sektörlerin başında geliyor.</p>

<h2><strong>Konkordato yüksek teknoloji şirketlerine de sıçradı</strong></h2>

<p>Konkordato dalgası artık yalnızca geleneksel sektörlerle sınırlı değil. Borsa İstanbul'da halka arz onayı bekleyen İnfinia Advanced Elektronik de nakit sıkışıklığı nedeniyle konkordato başvurusunda bulundu.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın yatırım teşviki verdiği MİA Makina için de mahkeme geçici mühlet kararı aldı. Bu gelişmeler, finansmana erişim sorunlarının yüksek teknoloji ve yatırım odaklı şirketleri de etkilemeye başladığını gösteriyor.</p>

<h2><strong>Konkordato kararı alan şirketlerin sayısı artıyor</strong></h2>

<p>Son günlerde konkordato veya geçici mühlet kararı alan şirketler arasında;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elit Çanta</p>

<p>Elitiz Kimya</p>

<p>Novo Alüminyum</p>

<p>Technic Mühendislik</p>

<p>Barava Ambalaj</p>

<p>Sertel Vida Metal</p>

<p>Ekar Uluslararası Taşımacılık</p>

<p>Alfa Global Depolama</p>

<p>Agropark Tarımsal Pazarlama</p>

<p>Eminler Group İnşaat gibi çok farklı sektörlerden firmalar bulunuyor.</p>

<p>Bu tablo, sıkıntının belirli sektörlerle sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor.</p>

<h2><strong>Antalya'da konkordato alarmı</strong></h2>

<p>Antalya Ticaret Platformu Başkanı Emrah Nas, kentte konkordato başvurularındaki artışın ekonomik baskının boyutunu gözler önüne serdiğini belirtti. Satışa çıkarılan otellerin sayısında ve ticaret bölgelerindeki boş iş yerlerinde dikkat çekici bir yükseliş yaşandığını ifade eden Nas, yüksek finansman maliyetleri ile zayıflayan iç talebin işletmelerin faaliyetlerini sürdürmesini giderek zorlaştırdığını söyledi.</p>

<p><i>Kaynak: ekonomim</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/piyasada-iflas-dalgasi-tekstilden-insaata-sirketler-ayakta-kalamiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/iflas-konkardato.webp" type="image/jpeg" length="36217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapık tayfanın sapık çocuğu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sapik-islamoglunun-sapik-cocugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sapik-islamoglunun-sapik-cocugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hadisleri, mezhepleri ve ümmetin asırlık ilim geleneğini devre dışı bırakmaya çalışan sapık Fatih Ergenekon’un açıklamaları, “Kur’an bize yeter” söyleminin ibadetleri ve dinî hükümleri nasıl şahsî kanaatlere teslim ettiğini bir kez daha gösterdi. Ergenekon’un namazdan kurbana, ezandan sahabeye kadar uzanan hadsiz sözleri, mezhepsizliğin dini nasıl ölçüsüz ve keyfî bir yorum alanına çevirdiğini ortaya koyuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Modernist ve mealci çevrelerin son dönemde piyasaya sürdüğü isimlerden Fatih Ergenekon, konuşmalarında hadis, sünnet, mezhep, icma ve kıyas gibi Ehl-i Sünnet’in temel dayanaklarını hedef alan sapkın ifadeler kullanıyor. Kur’an’ı, Peygamber Efendimiz’in beyanı ve ümmetin ilmî birikiminden kopararak şahsî yorumlarına göre açıklayan Ergenekon, dinin hükümlerini şahsi kanaatlerinin konusu hâline getirerek İslâm'ı pasifize etmeye çalışıyor.</p>

<ul>
 <li>
 <h3><strong><a href="https://www.barandergisi.net/mustafa-islamoglunun-sapikliklari"><span style="color:#e74c3c">Mustafa İslamoğlu’nun sapıklıkları</span></a></strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Ergenekon, Peygamber Efendimiz’i vahyi tebliğ eden bir “postacı” seviyesine indirgeyen modernist düşüncenin yeni bir ürünü olarak karşımıza çıkıyor. Bu tip Kur'anın hüküm bildiren ayetlerini nefsine göre tevil eden, Peygamberi devreden çıkarıp ilmî müktesebatı inkar edenleri de kendileri benzediği nispette gerici Kemalist çevreler sahipleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sapık İslamoğlu çizgisinin yeni temsilcisi</strong></h2>

<p>Fatih Ergenekon’un görüşleri, Mustafa İslamoğlu, Yaşar Nuri Öztürk gibi milletin imanına tasallut eden, Müslüman Anadolu'nun inancına zehir katan isimler tarafından temsil edilen batıl modernist din anlayışının devamı mahiyetindedir. Bu çizgi, hadis ve mezhep otoritesini kırarak Kur’an’ı kendi keyfî yorumlarına açık bir metne dönüştürmeye çalışıyor.</p>

<p>Kemalist ve seküler çevrelerin bu isimlere gösterdiği ilgi de tesadüf sayılamaz. İslâm’ın hukuk, ahlâk, siyaset ve cemiyet hayatına dair hükümlerinden rahatsız olan çevreler, dini merdiven altına hapseden hoca tipini dün olduğu gibi bugün de desteklemeye devam ediyor.</p>

<p>Onların aradığı din adamı; şeriat talep etmeyen, haram ve helal sınırlarını gevşeten, sünneti bağlayıcı görmeyen ve İslâm’ı modern hayatın kalıplarına göre yeniden yorumlayan kişidir. Ergenekon’un açıklamaları da bu projenin günümüzdeki tezahürlerinden biri olarak görülüyor.</p>

<h2><strong>Fatih Ergenekon’un sapıklıkları</strong></h2>

<ul>
 <li>İslâm’da mezhep bulunmadığını ve herhangi bir mezhebe bağlanmanın gerekli olmadığını savunuyor.</li>
 <li>Mezhep imamlarının görüşlerinin tarihî şartlarda ortaya çıktığını, günümüz meselelerinde bağlayıcı sayılamayacağını ileri sürüyor.</li>
 <li>Herkesin kendi Kur’an anlayışı ve şahsî aklıyla dinî hüküm belirleyebileceğini savunuyor.</li>
 <li>Sahih hadislerin dahi dinde hüküm ve kaynak olarak kullanılamayacağını savunuyor.</li>
 <li>Haram koyma yetkisinin yalnız Kur’an’a ait olduğunu, hadislerin haram belirleyemeyeceğini ileri sürüyor.</li>
 <li>Hadislerin insan ölçüleriyle tasnif edildiğini, bu sebeple zan bildirdiğini ve bağlayıcı olamayacağını söylüyor.</li>
 <li>Peygamber’in her söz ve fiilinin din kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunuyor.</li>
 <li>Peygamber’in bazı içtihatlarında yanıldığını ve sonradan görüş değiştirdiğini iddia ediyor.</li>
 <li>Âlimlere bağlılığı “sürüleşmek”, mezhep ve tarikat bağlılığını ise aklı ayaklar altına almak şeklinde nitelendiriyor.</li>
 <li>Namazdaki birçok uygulamanın sabit hüküm olmadığını, kişinin bunları kendi tercihine göre belirleyebileceğini söylüyor.</li>
 <li>Tahiyyat duasının bağlayıcı olmadığını, kişinin namazda kendi duasını okuyabileceğini savunuyor.</li>
 <li>Hacdaki sa‘y gibi sünnetlerin sevap ümidiyle yapılmaması gerektiğini ileri sürüyor.</li>
 <li>Kadere imanın siyasî maksatlarla uydurulduğunu ve imanın şartları arasında bulunmadığını iddia ediyor.</li>
 <li>Hazreti Muaviye’nin Hazreti Ali’ye “sudan sebeplerle” isyan ettiğini ve hilafeti siyasî hileyle ele geçirdiğini iddia ediyor.</li>
 <li>Hazreti Muaviye’nin Bedir’de öldürülen atalarının intikamını almak amacıyla hareket ettiğini ileri sürüyor.</li>
 <li>Hazreti Muaviye’yi, hilafeti saltanata çeviren ve İslâm’a ilk büyük darbeyi vuran kişi olarak gösteriyor.</li>
 <li>Hazreti Ali’ye hutbelerde küfür ve lanet ettirdiğini, cuma hutbesinin sırasını bu maksatla değiştirdiğini iddia ediyor.</li>
 <li>Kadere imanın Hazreti Muaviye tarafından zulümleri meşrulaştırmak için İslâm’a sokulduğunu öne sürüyor.</li>
 <li>Salavatın dinde bulunmadığını, Peygamber’e salavat getirmenin sonradan oluşturulmuş bir anlayış olduğunu ileri sürüyor.</li>
 <li>Salavat getirenlerin şefaat kazanacağına ve cennette mükâfat göreceğine dair inançları alaya alarak reddediyor.</li>
 <li>“Asıl sünnet ehli”nin hadis ve salavat geleneğine bağlı olanlar değil, Peygamber’i yalnız Kur’an’dan öğrenenler olduğunu savunuyor.</li>
 <li>Ehl-i sünnetin Peygamber’i beşerlikten çıkarıp ilah konumuna yükselttiğini ve Hristiyanların Hazreti İsa’ya yaptığını yaptığını iddia ediyor.</li>
 <li>Müslümanların sorumlu olduğu ve bağlayıcı kabul etmesi gereken tek kaynağın Kur’an olduğunu savunuyor.</li>
 <li>Sahih olduğu kabul edilen hadislerin bile ümmet için bağlayıcı hüküm taşıyamayacağını ileri sürüyor.</li>
 <li>Her Müslümanın dinî hükümleri kendi aklıyla değerlendirip Kur’an’a uygunluğuna kendisinin karar vereceğini söylüyor.</li>
 <li>Sünnet adı altında Arapların örf, âdet ve günlük hayatının dine ilave edilerek farklı bir din oluşturulduğunu iddia ediyor.</li>
 <li>Namazın tek ön şartının abdest olduğunu, Kur’an’da bulunmayan diğer şartların dinî zorunluluk sayılamayacağını savunuyor.</li>
 <li>Namazda örtünmenin şart olmadığını, kadın ve erkeğin rahat ettiği kıyafetle namaz kılabileceğini ileri sürüyor.</li>
 <li>Namazın şekil ve ayrıntılarla sınırlandırıldığını, birçok fıkhî uygulamanın Allah’ın emri olmadığını iddia ediyor.</li>
 <li>İbadetlerin haram, caiz ve sevap hükümleriyle ele alınmasına karşı çıkarak gönüllülük esasının öne alınmasını savunuyor.</li>
</ul>

<p>Bu görüşlerin ortak noktası, dinî hükümlerin asırlardır kabul edilmiş ilmî usullerden koparılması ve ferdin kendi aklını mutlak ölçü hâline getirip milleti saptırmak olduğu su götürmez bir gerçek. Böyle bir yaklaşımda namazın rekâtı, ibadetlerin şekli, helal-haram ölçüsü ve dinî hükümlerin tatbiki ortak bir disipline dayanmıyor. Ve bu sapkınlığın akıbeti de yaşayan insan kadar dinin olması ve herkesin Fatih Ergenekon gibi kendi aklıyla imâl ettiği dinin adeta "tanrısı" olmasıdır.</p>

<h2><strong>“Kur’an bize yeter” söylemi ile Peygambere iftira!</strong></h2>

<p>Mealci çevrelerin sıkça kullandığı “Kur’an bize yeter” sözü, ilk bakışta Kur’an’a bağlılık görüntüsü verse de pratikte sünnetin ve Peygamber Efendimiz’in açıklayıcı vazifesinin devre dışı bırakılmasına hizmet ediyor.</p>

<p>Kur’an namazı emrediyor ancak namazın vakitleri, rekâtları, rükûsu, secdesi ve cemaat düzeni sünnetle öğrenilebiliyor. Kur’an zekâtı emrediyor ancak nisap miktarları ve uygulama şartları sünnet ve fıkıh yoluyla anlaşılabiliyor.</p>

<p>Sünnet ortadan kaldırıldığında Kur’an’ın hükümleri şahsî yorumlara açık hâle geliyor. Böylece din, hayatı tanzim eden bir nizam olmaktan çıkarılarak insanların kalbinde taşıdığı belirsiz bir “maneviyat” alanına hapsediliyor. Sapkın modernist anlayış ve onların satıcısı Fatih Ergenekon gibiler ise İslâm’ın içtimaî, hukukî ve ahlâkî nizam kurucu vasfını zayıflatmaya çalışıyor.</p>

<p>Modernist-reformist çevrelerin Peygamber Efendimiz’e yaklaşımı da ciddi bir sapıklık meselesidir. Bu çevreler, Resûlullah’ın vazifesini Allah'tan aldığı ayetleri insanlara bırakıp direkt gitmiş gibi anlatarak onun hayatını, örnek oluşunu, sözlerini, fiillerini ve takrirlerini bağlayıcı ölçü olmaktan çıkarmaya çalışıyor.</p>

<p><i>Baran Dergisi</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sapik-islamoglunun-sapik-cocugu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/fatih-ergenekon-haberi.jpg" type="image/jpeg" length="98692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pisliğe batmış Batı, çareyi İslam'a saldırmakta arıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/pislige-batmis-bati-careyi-islama-saldirmakta-ariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/pislige-batmis-bati-careyi-islama-saldirmakta-ariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Maddenin tahakkümü altında çırpınan, hiçbir ahlaki değeri kalmamış Batı, çaresizliği nispetinde fütursuzca İslam’a saldırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere’de bir parkta namaz kılan Müslümanlar, İslam düşmanı bir kadının sözlü tacizine maruz kaldı. Namaz kılanların önüne geçen kadın, “Bizim ülkemizde böyle şeyler yapmıyoruz” dedi ve İslam düşmanı olduğunu açıkça dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Pisliğe batmış Batı, çareyi İslam'a saldırmakta arıyor</strong></h2>

<p>Yozlaşmanın, her türlü cüruf ve pisliğin içinde boğulan Batı, yarasanın güneşe tahammül edemeyişi gibi İslam’ı hazmedemiyor. Ahlâkî çöküşünü “özgürlük”, “insan hakları” ve “medeniyet” maskesiyle örten bu güruh, kenef ağızlarıyla İslam’a saldırıyor, Müslümanları ibadetlerinden, kimliklerinden ve inançlarından dolayı tahkir etmeye kalkışıyor. Yıllarca Müslümanlara “gerici” ve “yobaz” yaftası yapıştırarak onları terörize edenlerin, canavarlaştıranların, farklı inançlara ve ibadetlere müsamaha gösteremeyecek kadar örümcek kafalı olduğu da bu hadiseyle bir kez daha gün yüzüne çıktı. Her türlü itin, kopuğun, arsızın, hırsızın ve namussuzun güvenli limanı, çifte standardın merkezi Batı, karşısına çıkan her fırsatta İslam’a kin kusarak pisliğinin ve ruhunu maddeye esir eden çürümüşlüğünün üstüne yatmaya çalışıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/pislige-batmis-bati-careyi-islama-saldirmakta-ariyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ingiltere-islam-dusmani-haber-1.webp" type="image/jpeg" length="66628"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da fuhuş mekânına baskın: 7 kişi tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ankarada-fuhus-mekanina-baskin-7-kisi-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ankarada-fuhus-mekanina-baskin-7-kisi-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Çankaya'daki bir mekânda müstehcen ve genel ahlaka aykırı eylemler gerçekleştirildiği tespit edildi. Ahlak Büro Amirliği ekiplerince düzenlenen operasyonda gözaltına alınan işletme sahibi dahil 7 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Çankaya ilçesinde faaliyet gösteren ‘Sixtiees Pub’ isimli işletme hakkında; CİMER üzerinden yapılan ihbarlar, bilgi sahibi beyanları, açık kaynak araştırmaları ile işletmenin sanal medya üzerinden paylaştığı görüntülerin incelenmesi neticesinde, cinsel amaçlı eğlencelerin organize edildiği, müstehcen ve genel ahlaka aykırı eylemlerin gerçekleştirildiğine ilişkin tespitler üzerine soruşturma başlatıldı.</p>

<p color="dimmed">İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, 25 Temmuz Cumartesi günü işletmede arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Yapılan işlemler sonucunda aralarında işletme sahibi, mesul müdür ve çalışanların da bulunduğu toplam 7 şüpheli gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">Gözaltına alınan şüpheliler, TCK’nın 226/2 ve 227/2 maddelerinde düzenlenen suçlara muhalefet suçundan sevk edildikleri Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.</p>

<h2 color="dimmed"><strong>Bu Bataklık Bir İşletmeden İbaret Değil!</strong></h2>

<section dir="auto">
<p>Bu tablo tek bir işletmeyle sınırlı değil. Bugün parklardan okul çevrelerine, toplu taşıma araçlarından sokaklara kadar toplumun birçok alanı, hayasızlığın ve ahlâkı tahrip eden görüntülerin sıradanlaştırıldığı bir zemine sürüklenmiş durumda. Bir mekânın kapatılması elbette önemli ancak bu tür yapılar tasfiye edilmedikçe aynı bataklık farklı isim ve adreslerle yeniden ortaya çıkıyor.</p>

<p>Aileyi çökerten, gençleri başıboşluğa sürükleyen, nesilleri ifsat eden fuhuş ve zina kültürünü besleyen her türlü yapı, organizasyon ve teşvik unsuruna karşı kapsamlı bir mücadele yürütülmesi gerekiyor. "Aile Yılı" söyleminin karşılık bulabilmesi için, yıllarca Batıcı-Kemalist anlayışın eliyle aile kurumuna enjekte edilen yozlaştırıcı politikaların bertaraf edilmesi, ahlâkı hedef alan yapılara karşı caydırıcı ve tavizsiz tedbirlerin hayata geçirilmesi bekleniyor. Devletin, toplumun temelini oluşturan aileyi koruyacak iradeyi hiçbir tereddüde mahal vermeyecek şekilde ortaya koyması gerekiyor.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ankarada-fuhus-mekanina-baskin-7-kisi-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/operasyon-fuhus.webp" type="image/jpeg" length="19794"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="91572"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="62012"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="16420"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="46831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="40816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="37693"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="39018"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="86902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="50783"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="88667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="78639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="61536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="68437"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="56517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="42853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="52086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="21456"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="65432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="14817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="91528"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
