<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 12 Jun 2026 14:45:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medine’de Hazreti Ömer’e ait yazıtlar bulundu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/medinede-hazreti-omere-ait-yazitlar-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/medinede-hazreti-omere-ait-yazitlar-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan Miras Kurumu, Medine bölgesinde yürütülen arkeolojik çalışmalar kapsamında, Hazreti Osman öncesi döneme tarihlenen Kur’an ayetlerini içeren yazıtların da yer aldığı 1700’den fazla kaya yazıtı, kaya resmi ve arkeolojik buluntunun keşfedildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suudi Arabistan merkezli El-Arabiya kanalının haberine göre, Miras Kurumu, Medine’ye bağlı Mehd bölgesinde yürütülen arkeolojik yüzey araştırmalarının ikinci sezonu tamamlandı.</p>

<p>Süveyrika, Muveyhiye ve Haze bölgelerinde gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda toplam 1774 arkeolojik buluntu belgelendi.</p>

<p>Araştırmalarda 156 yeni arkeolojik alan kayıt altına alınırken; 461 İslami yazıt, 34 Semudi yazıtı, 1259 kaya resmi, 11 taş yapı, 3 tarihi saray ve yapı kalıntısı, 2 tarihi kervan yolu ile 4 kuyu tespit edildi.</p>

<p>Miras Kurumu, söz konusu buluntuların İslam’ın erken dönemlerine, özellikle Hazreti Osman öncesi döneme uzanan tarihi sürece ışık tuttuğunu ve Arap Yarımadası’nın kültürel mirasının anlaşılmasına katkı sağladığını belirtti.</p>

<p><img alt="Medine’de tarihi keşif: Kur’an ayetleri ve Hazreti Ömer’e ait yazıtlar bulundu" src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/aa_picture_20260612_41648809.jpg" /></p>

<h2><strong>Kur’an ayetleri ve Hazreti Ömer’e ait yazıtlar ortaya çıkarıldı</strong></h2>

<p>Araştırmalarda ortaya çıkarılan en dikkat çekici buluntular arasında Kur’an-ı Kerim’den ayetler içeren kaya yazıtları ve Hazreti Ömer’in adını taşıyan erken dönem yazıtlar yer aldı.</p>

<p>Buluntular arasında yer alan bir yazıtta, "Allah Ömer bin Hattab’ın bu dünyada ve ahirette dostudur. Allah’tan başka ilah yoktur." ifadelerinin bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Yazıtın Hicazi hatla yazıldığı ve "İbrahim" isimli kişi tarafından kaleme alındığı belirtildi.</p>

<p>Kurum tarafından paylaşılan görsellerde ayrıca, Nisa Suresi’nin 58. ayetine ait şu ifadelerin yer aldığı yazıtlar da tespit edildi:</p>

<p>"Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder."</p>

<p>Uzmanlar, bu tür yazıtların Kur’an ayetlerinin İslam’ın en erken dönemlerinde yazılı olarak kullanıldığını göstermesi açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Medine’de tarihi keşif: Kur’an ayetleri ve Hazreti Ömer’e ait yazıtlar bulundu" src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/aa_picture_20260612_41648810.jpg" /></p>

<h2><strong>Erken dönem İslami yazıtlar ve kaya resimleri</strong></h2>

<p>Keşifler arasında erken dönem İslami yazıtların yanı sıra çok sayıda kaya resmi ve farklı dönemlere ait izler de yer aldı.</p>

<p>Miras Kurumu, bu buluntuların İslam devletinin ilk yıllarına ilişkin dini, kültürel ve toplumsal hafızayı günümüze taşıyan önemli belgeler olduğunu vurguladı.</p>

<p>Kurum açıklamasında, "Mehd bölgesindeki her taş bir hatıra taşımakta, her yazıt ise İslam devletinin ilk günlerine uzanan tarihten bir hikayeyi korumaktadır." ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Medine’de tarihi keşif: Kur’an ayetleri ve Hazreti Ömer’e ait yazıtlar bulundu" src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/aa_picture_20260612_41648811.jpg" /></p>

<p>Açıklamada ayrıca, "Bugün geçmişimizin sırlarını ortaya çıkarıyor ve onları gelecek nesillere aktarıyoruz." denildi.</p>

<p>Suudi yetkililer, keşiflerin erken İslam tarihi, Arap yazı geleneği ve bölgenin medeniyet mirasına önemli katkılar sunduğunu, arkeolojik çalışmaların ise sürdüğünü bildirdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/medinede-hazreti-omere-ait-yazitlar-bulundu</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/yazimedine.webp" type="image/jpeg" length="68655"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Suriye'de terörist İsrail hareketliliği]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/guney-suriyede-terorist-israil-hareketliligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/guney-suriyede-terorist-israil-hareketliligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuneytra'daki siviller, İsrail güçlerinin son aylarda yürüttüğü operasyonlarda çok sayıda kişinin gözaltına alındığını ve ailelerin yakınlarından haber alamadığını belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye'nin Kuneytra ilinde yaşayan siviller, İsrail güçlerinin Aralık 2024'ten bu yana bölgede yürüttüğü operasyonlar kapsamında gözaltılar, baskınlar, arazi tahribatı ve hareket kısıtlamalarıyla karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor.</p>

<p>Yerel kaynaklar ve insan hakları aktivistlerinin aktardığı bilgilere göre, İsrail güçlerinin son aylarda Kuneytra kırsalında düzenlediği operasyonlarda çok sayıda sivil gözaltına alındı, tarım arazileri zarar gördü ve bazı bölgelerde yeni askeri noktalar oluşturuldu.</p>

<p>15 yaşındaki Ömer el Acraf ve arkadaşı Sened el Musa'nın 19 Mayıs'ta sınav belgelerini almak için evlerinden ayrıldıktan sonra İsrail güçleri tarafından gözaltına alındıkları öne sürüldü. Ailelerinin kayıp başvurusu yaptığı iki genç, ertesi gün Kuneytra'nın Hamidiye bölgesi yakınlarında serbest bırakıldı.</p>

<p>Ömer el Acraf, gözaltı sırasında kendisine Hizbullah bağlantısı olup olmadığı ve silah taşıyıp taşımadığı yönünde sorular yöneltildiğini, daha sonra ise darbedildiğini belirtti.</p>

<p>Bölgedeki aileler, İsrail güçlerinin son aylarda gerçekleştirdiği operasyonlarda çok sayıda kişinin gözaltına alındığını ancak tutulanların sayısına ilişkin resmi bir kayıt bulunmadığını belirtiyor.</p>

<p>Kuneytra'nın Gadir el Bustan bölgesinde yaşayan öğretmen Hayam el Aryan, Şubat ayında gece yarısı evine düzenlenen baskında İsrail askerlerinin kapıyı kırarak içeri girdiğini ve bir askeri köpeğin kendisine saldırdığını belirtiyor. Aryan, iki oğlunun da aynı operasyonda gözaltına alındığını ve o tarihten bu yana kendilerinden haber alamadığını söyledi.</p>

<p>Yerel araştırmacı ve yazar Ahmed el Hasan, bölgede gözaltına alınan kişilere ilişkin resmi bir veri bulunmadığını, ailelerin başvurabileceği herhangi bir kurumun olmadığını ifade etti.</p>

<p>İsrail'in Aralık 2024'te tampon bölgeyi işgal etmesinin ardından Kuneytra ve çevresinde askeri faaliyetlerin yoğunlaştığı belirtiliyor. İsrail yönetimi, bölgedeki faaliyetlerini güvenlik gerekçeleriyle açıklarken, Suriye hükümeti ise bunların 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nın ihlali olduğunu savunuyor.</p>

<p>Suriye yönetimi son aylarda yaptığı çeşitli açıklamalarda İsrail'in Kuneytra ve Şam kırsalındaki faaliyetlerini kınadı. Ancak bölge sakinleri, bu açıklamaların sahadaki durumu değiştirmediğini ifade ediyor.</p>

<p>Yerel kaynaklara göre gözaltıların yanı sıra ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanan olaylar da yaşandı. Nisan ayında 17 yaşındaki Usame Ahmed'in tarım arazisinde bulunduğu sırada aracına isabet eden topçu atışı sonucu hayatını kaybettiği ifade edildi.</p>

<p>15 yaşındaki Bassel el Hatib'in ise Hamidiye yakınlarında çalışmaya giderken bulunduğu araca açılan ateş sonucu ağır yaralandığı ve bir gözünü kaybettiği belirtildi.</p>

<p>Kuneytra'da faaliyet gösteren insan hakları savunucuları, bu olaylarla ilgili herhangi bir soruşturma veya hesap verebilirlik mekanizmasının işletilmediğini savunuyor.</p>

<p>Bölgede yaşanan tartışmalı uygulamalardan biri de tarım arazilerine yönelik kimyasal ilaçlama iddiaları oldu. Kuneytra Tarım Müdürlüğü yetkilileri, sınır hattı boyunca yapılan ilaçlamalar sonrasında gerçekleştirilen toprak analizlerinde toksik pestisit kalıntılarına rastlandığını açıkladı.</p>

<p>Yetkililer, yaklaşık 4 bin dönüm meyve bahçesinin zarar gördüğünü, yüzlerce çiftçinin ekonomik kayıp yaşadığını ve mera alanlarının önemli ölçüde etkilendiğini belirtti.</p>

<p>Arıcılık sektörü temsilcileri de yabani bitki örtüsünün zarar görmesi nedeniyle bal üretiminin ciddi oranda azaldığını ifade etti.</p>

<p>Su uzmanları ise kullanılan kimyasalların yer altı sularına karışabileceği yönünde endişelerini dile getirirken, bazı yerel yetkililer mevcut su kaynaklarının halen güvenli olduğunu savunuyor.</p>

<p>Bölgedeki bir diğer tartışma konusu ise İsrail'in inşa ettiği askeri altyapı projeleri oldu. Yerel yetkililer, "Sofa 53" adı verilen ve askeri yollar, hendekler, toprak setler ile ileri karakollardan oluşan ağın Kuneytra'nın kuzeyinden güneyine kadar uzandığını belirtiyor.</p>

<p>İnsan hakları savunucuları, bu faaliyetlerin fiili bir toprak ilhakı sürecinin parçası olduğunu öne sürerken, İsrail tarafı projeyi güvenlik ihtiyaçları kapsamında değerlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son aylarda bazı İsrailli grupların da bölgeye giriş girişimlerinde bulunduğu bildirildi. Yerel kaynaklar, "Başan Öncüleri" adlı bir Yahudi işgalci grubun Kuneytra çevresinde yerleşim kurmayı amaçladığını ve bu yönde çeşitli girişimlerde bulunduğunu öne sürüyor.</p>

<p>Bölge sakinleri ise artan askeri faaliyetler, gözaltılar, arazi kayıpları ve ekonomik sıkıntıların günlük yaşamı giderek daha fazla etkilediğini belirtiyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/guney-suriyede-terorist-israil-hareketliligi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/israil-guney-suriye.jpg" type="image/jpeg" length="35167"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muhsin Yazıcıoğlu dosyası yeniden açılıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/muhsin-yazicioglu-dosyasi-yeniden-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/muhsin-yazicioglu-dosyasi-yeniden-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterin düşmesi sonucu ölümüne ilişkin Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma, yetkisizlik kararı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haber, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Aykut Çelik'in Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına atanmasının hemen ardından geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma dosyası Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülüyordu.</p>

<p>Yetkisizlik kararının ardından dosyada yer alan tüm belge, ifade, rapor ve deliller Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na ulaştırılacak. Başsavcılık dosya kapsamındaki mevcut soruşturma evraklarını inceleyecek ve bundan sonraki süreçte izlenecek yol haritasını belirleyecek.</p>

<h2><strong>Ne olmuştu?</strong></h2>

<p>Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişi, 25 Mart 2009 tarihinde yaşanan helikopter kazasıyla şehit oldu.</p>

<p>Kazayla ilgili açılan davada üç üst düzey kamu görevlisi "görevi kötüye kullanma" suçundan 1 yıl 2'şer ay hapis cezasına çarptırıldı.</p>

<p>Ancak 2021 yılında verilen kararın ardından Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na giden dava dosyası 12 yıllık zaman aşımına takıldı ve sanıkların aldığı cezalar dosyanın zaman aşımına uğramasıyla düştü.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/muhsin-yazicioglu-dosyasi-yeniden-aciliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/muhsin-yazicioglu.webp" type="image/jpeg" length="73610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hafız Osman Düzenli anlatıyor! 1940’lı yıllarda Kur’an okuma ve jandarma zulmü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hafiz-osman-duzenli-anlatiyor-1940li-yillarda-kuran-okuma-ve-jandarma-zulmu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hafiz-osman-duzenli-anlatiyor-1940li-yillarda-kuran-okuma-ve-jandarma-zulmu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kur’an öğretiminin suç sayıldığı yıllarda Of ve Çaykara halkı, dinî eğitim geleneğini baskılara rağmen gizlice sürdürdü. Jandarma baskınları karşısında cüzler saklandı, çocuklar nöbet tuttu, hocalar takibata uğradı. Farklı şahitlikler, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde yaşanan dinî baskıları ve halkın inancını korumak için verdiği kararlı mücadeleyi gözler önüne seriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><i>Hafız Osman Düzenli kimdir?</i></strong></p>

<p><i>1933 yılında Çaykara’nın Visir (Gülen Köyü) İfteriyon mahallesinde doğdu. 7 kardeşin (4 erkek 3 kız) 6ncısıdır. 6 yaşında babası Hamdi Düzenli’den hafızlık eğitimine başladı ve 8 yaşında hafızlığını tamamladı. Hafızlığını tahkim ederek sürekli Of, Çaykara ve Rize’deki camilerde özellikle Ramazan aylarında mukabele okumaya devam etti. 10 yıl süreyle Kars’ta Ramazan aylarında Evliya Camii’nde ve bazı eşraftan şahısların evlerinde mukabele okudu. Latin harfleriyle okuma yazmayı kendi kendine öğrendi. Askerliğini Kırklareli’nde tamamladı. 1958 yılında ağabeyleri Hasan, Hüseyin ve Ali Düzenli’nin çalıştığı Amasya/Suluova/Yeni Çeltek Kömür İşletmesinde Direk Katibi olarak işe başladı. İlkokul Diplomasını Suluova Merkez İlkokulu’nda hariçten imtihanlara girerek aldı. Daha sonra hanımı ve iki çocuğuyla birlikte Suluova Eski Çeltek Mahallesi’nde ağabeyi Hüseyin Düzenli’nin evinin arkasındaki küçük iki odaya yerleşti. Bilahare aynı mahallede kendi yaptığı kerpiç eve taşındı. O zamanlar küçük bir kasaba olan Suluova’ya 200 m<sup>2</sup>’lik bir arsa alıp üzerine kendi oturacağı evini yaptı. Uzun süre Kömür İşletmesinde çalıştıktan sonra Amasya/Suluova Şeker Fabrikası’na işçi olarak işe başladı. Ramazan aylarında yıllık iznini kullanarak Suluova’da 15 yıl süreyle Gurbetler Camii’nde hatimle teravih namazı kıldırdı. 12 Eylül 1980 Darbesi’nden sonra getirilen yönetmelikler gereği “sakalını kesmesi” yönündeki baskılardan dolayı emekli oldu. Emekli olduktan sonra doğduğu köy (Visir)’de babasından kendisine kalan arazi üzerinde ev yapıp yazları burada; kışları emekli ikramiyesiyle aldığı Trabzon/Pelitli’deki küçük apartman dairesinde geçirdi. Hayatının son 6 yılını Alzheimer ve Parkinson hastalığıyla geçirdi. 4 Şubat 2019 yılında Suluova’da vefat etti ve babası, ağabeyleri, üvey annesi ve yakın akrabalarının medfun bulunduğu Eski Çeltek kabristanına defnedildi.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p><i> </i></p>

<p>Çok küçük çocuktum. İsmet Paşa zamanında yani Halk Partisi’nin iktidar olduğu 1940’lı yıllarda bütün memlekette Kur’an okumak, okutmak yasaktı. Biliyorsunuz CHP devrinde 18 sene ezanı aslından okumak yasaklandı. “<i>Tanrı uludur Tanrı uludur. Tanrıdan başka Tanrı yoktur”</i> şeklinde minarelerden Türkçe okuttular ezanı. Hatta bizim Çaykara ve Of’ta yasağın ilk zamanlarında ezanı aslı gibi okuyanlar elleri kelepçeli karakola alındı, hapse bile atıldı. Böyle olmasına rağmen Of ve Çaykara’nın bütün köylerinde insanlar din-i mübin-i İslâm’ı muhafaza ettiler, vazgeçmediler. Gizli gizli çocuklarını okuttular, hafızlar yetiştirdiler. 1940’lı yıllarda Trabzon’da özellikle de Of’ta (o zaman Çaykara Of’a bağlıydı, henüz kaza değildi) her aileden bir çocuk mutlaka hafız olarak yetiştirilirdi. Ayrıca İslâmî İlimler İtikad, Fıkıh, Arapça da öğretilirdi. Bunlar, bin bir türlü imkânsızlık, sıkıntı ve bir de hükümet korkusuyla gizli gizli evlerde yapılırdı. Bu millet az çekmedi Halk Partisi’nden.</p>

<p>Bizim köyde, yani Visir (Çaykara’nın Gülen Köyü)’de de aynı yasaklar şiddetli bir şekilde tatbik edildi. Kur’an kursunda, camide okumak yasaktı. Bizim bulunduğumuz İfteriyon Mahallesi’nde, bizim akrabalardan yaşlı bir zat olan Hacı Şerif’in eski bir evi vardı. Biz çocuktuk, orada okurduk. Köyün Mağaraş denen en alt kısmına bir nöbetçi koyardılar. Eğer jandarmalar ana yoldan köye doğru çıkmaya başlarlarsa, o nöbetçi koşarak gelir haber verirdi. Tabii o zaman köyde araba yolu yoktu. Jandarmalar yürüyerek çıkarlardı köye. Her tarafı ararlardı, köy camisini, eski Kur’an kursunu ve <i>“filan evde kuran okunuyor, çocuklar okutuluyor”</i> diye ihbar aldıkları evleri basarlardı. Rahmetli Molla Salih vardı, hoca idi. O da çocuk okuturdu. Halk Partisi iktidarda olduğu zamanda çok zulüm etti millete. Hem dinine hem de ocağına. Millet hala unutmadı o zulümleri. Onun için millet bu zulümlerden sonra Demokrat Partiyi iktidara getirdi. Bir daha da Halk Partisini doğrudan iktidara getirmedi. O ezanı eski haline getirdi.</p>

<p><i>(Kaynak: Yahya Düzenli’nin babası Hafız Osman Düzenli (1933-2019) ile Ağustos 2002 yılında Çaykara/Gülen Köyünde yaptığı mülakattan.)</i></p>

<p></p>

<p><strong>ESKİ MÜFTÜLERDEN ALİ KEMAL SARAN ANLATIYOR</strong></p>

<p><strong>JANDARMA BASKISI VE İBRETLİ BİR OLAY</strong></p>

<p><strong><i>Ali Kemal Saran Kimdir?</i></strong></p>

<p><i>1934 yılında Çaykara’da doğdu. İlk öğrenimini Çaykara İlkokulu’nda sürdürürken aynı zamanda köyünde hafızlığını tamamladı. İstanbul ve Bursa’da bir süre kıraat dersleri aldıktan sonra, 1952 yılında Haranikas Medresesi’nde başladığı Arapça ve ilim tedrisatını 1956 yılında tamamlayarak Hacı Hasan Rami Yavuz Efendi’den icazet aldı. 1957 yılında Diyanet İşleri Teşkilatı’nca açılan müftülük ve vaizlik imtihanını kazandı. 1958 yılında askerlik görevini ikmal ettikten sonra Cihanbeyli Müftülüğü’ne atanarak meslek hayatına başladı. Sırasıyla Orta, Çatalzeytin, Bartın, Arsin, Pasinler, Görele müftülükleri ve Maçka vaizliği görevlerinde bulundu. Resmî görevi esnasında, dışarıdan bitirme imtihanlarına girerek ortaokul ve liseyi tamamladı. Din Görevlileri Federasyonu’nun yönetiminde birkaç kez görev aldı. 1982 yılında emekli olduktan sonra kısa bir süre serbest ticari faaliyet yürüttü. 1984-2000 yılları arasında Türk derneklerinin davetlisi olarak gittiği Avrupa ülkeleri ABD ve Kanada’da aralıklı olarak dinî hizmetlerde bulundu. Meslek hayatı ve emeklilik dönemi boyunca, yürüttüğü hayır işleri ve dernekçilik çalışmalarıyla sosyal alanda aktif biçimde yer almanın yanında; çeşitli gazete ve dergilerde makale ve köşe yazıları yayımladı. Ali Kemal Saran, 78 yaşında, 2010 yılının Aralık ayında geçirdiği elim bir trafik kazasında vefat etti.</i></p>

<p>Hafızlığımı yaptığım sırada, Halk Partisi’nin son dönemleri olduğundan, her ne kadar Kur’an okutma yasağı biraz gevşese de, ortalığa yine Jandarma korkusu hakimdi. Bunun için hocamız, caminin önüne daima içimizden bir nöbetçi diker ve Çaykara yolundan jandarmaların gelip gelmediğini gözetlemelerini isterdi. Çaykara’nın köyleri genellikle Solaklı Deresinin iki yanında hayli eğilimli ve sarp yamaçlarda yer alır. Bu fiziki yapıda köy evlerinin ya da caminin bulunduğu noktadan bakıldığında, dere boyundan yukarıya doğru kıvrılarak ulaşan köy yolundan gelen herhangi bir kişinin kuş bakışı izlenmesi mümkündür. Bu sebeple yolu gözetleyen nöbetçinin ikazı ile jandarmaların gelmekte olduğu haberi bize ulaştığında, hemen Kur’an’larımızı caminin tavan arasındaki boşluğa gizler ve cami etrafından oynamaya koyulurduk. Her ciddi olaydan bile bir oyun çıkarmakta mahir olan talebeler, bu nöbet görevini hiç savsaklamazlar, şakaya alıp sahte alarm vermezlerdi.</p>

<p>Hatta, o sıralarda. Baltacılı köyünde, Bayramlı mahallesinin Hınıs Hoca lakaplı geçici sıbyan hocası, aynı zamanda boş zamanlarında kaval çalan bir kişiymiş. Camide çocuklara Kur’an öğretirken, ani bir baskına uğramışlar. Mutad olduğu üzere jandarmaların dere boyundan yukarı doğru gelmeleri beklenirken, o gün nöbetçilerin gözetlediği yoldan farklı bir güzergahtan gelmişler. Tabii nöbetçi çocuklar baskına gelenleri birdenbire karşılarında görünce anında içeriye haber vermişler ama çok geç olmuş. Hoca çocukların Kuranlarını gizli özel bölmelere zar zor saklayabilmiş. Vakit darlığı yüzünden dışarıya çıkmaya fırsat bulamayınca, belki gelenleri atlatabilirim diye yarı telaş, yarı el çabukluğuyla iç cebinden kavalını çıkararak hemen orada çalmaya başlamış. Durumu izleyen talebeler de cami içinde kaval sesine ayak uydurarak hoplayıp zıplamaya, horon oynamaya başlamışlar. Hışımla içeriye daldıklarında buradaki garipliği gören Jandarmalar da; <i>“Bu ne hal, camide hiç kaval çalınır mı?”</i> diyerek hocayı dipçikle iyi bir dövmüşler. Hoca dayaktan sonra kendine geldiğinde, <i>“Bu ne iştir? Kur’an okutursun suç; kaval çalarsın suç!”</i> diye serzenişte bulunmuş ve bu da halk arasında acı bir mizah olarak anlatılmaya başlanmış.</p>

<p><i>(Kaynak: Omuzumda Hemençe, Cumhuriyet Döneminde bir Medrese Talebesinin Hatıraları, Kurtuba Yay. Ocak 2009, Ankara) </i></p>

<p></p>

<p><strong>MEVLÜDE YILMAZ ANLATIYOR</strong></p>

<p><strong>JANDARMALAR GELİNCE KUR’AN’LARI SAKLARDIK</strong></p>

<p>1939 Karadeniz Çaykara Fotkene (Taşçılar) köyü doğumlu, 87 yaşındaki Mevlüde Yılmaz, çocukluk yıllarında Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde yaşanan baskıları şöyle anlatıyor:</p>

<p>“Çocukken anneannem ile annem beni camiye gönderirdi. Annem götürürdü. Kaçak gidiyorduk. Bir gün camideyken karşıdan iki jandarma geliyordu. Hoca hemen Kur’an cüzlerini alıp keçenin altına koyarak gizledi. Çocuklar caminin odunhanesinden hemen tarlalara kaçtılar. Ben de pencereden dışarı çıkamadım, orda kaldım ağladım. 3-4 yaşlarındaydım o zaman. Jandarmalar geldi, biri beni kucağına aldı biraz sevdi. Hocaya da “Ne yapıyorsun burada keçi sakallı?” dedi. Hoca bir şey demişti ama ne olduğunu hatırlayamıyorum. Keçenin altına bakmadıkları için cüzleri bulamadılar ve gittiler.”</p>

<p></p>

<p><strong>MICHAEL E. MEEKER ANLATIYOR</strong></p>

<p><strong>DİNİ EĞİTİM GELENEĞİNİN YERALTINA İNMESİ</strong></p>

<p>1970’te Michael E. Meeker, Chicago Üniversitesi’nde antropoloji profesörü oldu. 1966–1968 ve 1986–1988 yıllarında başta Trabzon, Antalya ve İstanbul olmak üzere Türkiye’nin farklı bölgelerinde saha araştırmaları yürüttü. Türkiye üzerine çalışmaları <i>International Journal of Middle East Studies</i> ile Indiana University, Scandinavian University Press ve I.B. Tauris yayınevlerinde yayımlandı. Ayrıca <i>Literature and Violence in North Arabia</i> (1979) ve <i>The Pastoral Song and the Spirit of Patriarchy</i> (1989) adlı kitapların yazarıdır. Türkçesini sunduğumuz eser, 2002’de University of California Press tarafından yayımlanmıştır.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal’in önderliğinde halifeliği kaldırmış (1922) ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ilân etmişti (1923). Bundan hemen sonra, İslâm’ı yeni ulus devletin kamusal yaşamından uzaklaştırmak için çeşitli adımlar atılmıştı. Halifeliğin kaldırılması, İmparatorluğun dinî kurumlar hiyerarşisini oluşturan Şeyhülislâm, şeriat mahkemeleri, medrese ve mekteplerle birlikte Saltanat makamını da zora sokmuştu. Bunun ardından, İsviçre medeni kanunu ve İtalyan ceza hukuku benimsenerek, İslâm hukukunun yasal sistemdeki son izleri de silinmiş oldu. Kısa bir süreliğine, ulusalcılar din eğitimi sistemini yeniden yapılandırmayı düşündüler ve 1920’lerin sonlarında birkaç yeni medresenin yeniden açılmasına izin verdiler. Fakat, dinci muhafazakârların Kemalist reform programına başkaldırdığı bazı ciddi olaylardan sonra, bütün medreseler ve her türlü din eğitimi faaliyeti yasaklandı (1931). Dolayısıyla, Of ilçesinde verilen din eğitimi, devlet sisteminde resmî yoldan görev alabilmek açısından anlamsız bir faaliyet haline geldi. Mezunların dinî bilgilerinin resmî yasal sistem açısından bir önemi kalmamıştı. Buna rağmen, Of ilçesindeki din eğitimi faaliyeti son bulmadı. Neden böyle olmuştu?</p>

<p>İmparatorluğun yıkılışı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla birlikte “Müslüman tebaa” “Türk vatandaş”ına dönüşmüştü. Böylelikle, kamu kurum ve kuruluşlarında yer alabilmek için ulusalcı yeni davranış standartlarını benimsemek zorundaydılar. Erkek giyiminin değişimi, Of ilçesinde 1960’larda, hâlâ güçlü bir şekilde hatırlanıyordu. Türban, şalvar ve takunyalar geçmişte kalmıştı. Onların yerine şapka, pantolon ve ayakkabılar gelmişti. Erkeklerin giyim kuşamıyla ilgili bu dönüşümün yüzeysel örnekleri, önemi küçümsenmemesi gereken derin bir değişime işaret ediyordu. Fakat şunu da belirtmek gerekir ki, eski davranış standartları ve sosyal ilişkiler aile, akraba, ortak ve arkadaş çevresinde hâlâ geçerliydi. Bu, günlük yaşantının hâlâ İslâmî sosyalleşme temeline dayandığı anlamına geliyordu. Bu nedenle, İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e geçiş sonrasında da resmî İslâm’a yönelik din eğitimine olan talep devam etti. Böylece Of ilçesinin hocaları ve talebeleri dağlık alandaki kalelerinde bu piyasanın tekelini hâlâ ellerinde bulundurmayı sürdürdüler.</p>

<p>Alan çalışmamın ilk devresinin sonlarına doğru, Of ilçesinde beni iki yıldır tanıyan bazı arkadaşlar edinmiştim. Bu kişiler bana din eğitimi geleneğiyle ilgili bildiklerini anlatmışlardı. Bunlardan biri Türkiye’nin diğer bölgelerinde bulunan Oflular arasında yaşamış, onlarla birlikte çalışmıştı. Geniş bir arkadaş çevresi bulunuyordu ve yörenin tarihine ilgi duyuyordu. 1908 yılında doğmuştu, Arap alfabesiyle Türkçe yazabiliyordu ve İmparatorluğun son dönemlerindeki resmî kurumlara ve resmî uygulamalara aşinaydı.</p>

<p>(...) Yalnızca Of’ta değil, İstanbul’da da geçerli olan bu öğrenimin özgün niteliği düşünüldüğünde, Of ilçesindeki din öğretmenleri ve öğrencileri din ve devlet işleri birbirlerinden ayrıldıktan sonra tek başlarına kalmışlardı. İmparatorluk sisteminin din eğitimi kurumlarında yüksek rütbe sahibi olan görevliler İstanbul’da ikamet ettiklerinden, devlet görevlilerinin gözetimi altındaydılar. Dolayısıyla, Kemalist reformların bunların faaliyetlerini budama ve bastırma yönündeki çabaları başarılı oluyordu. Bunun tersine, Of ilçesindeki müderrisler, medreseler ve talebeler devlet sisteminin kolaylıkla ulaşamayacağı bir noktada bulunuyordu. Bu durumdan yararlanarak, resmî dinî sistemin uzantılarından sistemin içine sızabiliyorlardı. Oflu hocalar, marjinal konumları sayesinde, faaliyetlerini kendilerine ve müşterilerine uygun bir biçimde düzenleyebiliyorlardı. İmparatorluk döneminde de zaten ücret karşılığında ders veriyor, diploma veriyor ve izinsiz çalışıyorlardı.</p>

<p>(...) Devlet görevlileri 1930’larda, Kemalist reformlara karşı her türlü meydan okumaya daha etkin bir biçimde karşılık vermeye başlamışlardı; din eğitimiyle ilgili yasakları daha katı bir şekilde uyguluyorlardı. Bu koşullarda, Of ilçesindeki hocalar ve talebeler faaliyetlerine muhtemelen bir süre ara vermek zorunda kalmışlardı. 1940’lara gelindiğinde, geleneksel din eğitimi yeraltına inmiş ve burada yeniden yeşermeye başlamıştı. 1950’lerin sonunda, resmî din akademilerinin tekrar açılmasından birkaç yıl önce, Of’taki medreseler bu alandaki talebi karşılayan başlıca kurumlardan biri haline gelmişti.</p>

<p>Of kasabasında çalışmama rehberlik eden arkadaşlardan biri diğeri, benzer noktalara işaret eden kişisel bir deneyimini aktarmıştı. (...)Bu dönemde kasabalılar ve köylüler imam ve hatip bulmakta zorluk çekiyorlardı, çünkü devlet uzun yıllar bununla ilgili resmî eğitim vermemişti. Doğu Karadenizli aksanını duyunca, Havzalılar adamın Oflu olduğunu anlamış ve hoca olduğunu sanmışlardı. Adamı orada tutmaya kararlıydılar, çünkü evlilik, cenaze gibi dinî hizmetleri verecek kimseleri yoktu. Adamın müftülüğe bağlı olduğunu tahmin ediyorlar, fakat resmî yükümlülüklerinden vazgeçmesi için onu ikna edebileceklerine inanıyorlardı: İmamlıkla ilgili hiçbir şey bilmediğimi söyledim. Başka bir kasabada işim vardı ve oradan ayrılmak zorundaydım. Bana inanmadılar. Bunu müftüye ileteceğimden şüphelendiler. Yoluma devam etmemem için ısrar ettiler. Müftünün beni rahat edemeyeceğim fakir bir köye göndereceğini söylediler. Müftüyle hiçbir işim olmadığını söyledim. Bunu kabul etmeyeceklerini belirttiler. Daha çok para teklif eden bir başka köyde imam olarak çalışmaya gitmek için onlardan kurtulmaya çalıştığımı sanıyorlardı. Sonunda oradan kaçıp yoluma devam edebildim.</p>

<p>(...) Kemalistlerin İslâm’ı devletten ayırmak için sarf ettikleri çabalarla ilgili birkaç noktaya değinerek bitirmek istiyorum. (...) Eski din eğitimi geleneğinin temsilcileri arasında, ulusalcıları destekleyen ve hatta bu yöndeki faaliyetlere bizzat katılan pek çok kişi vardı. Diğer yandan, eski rejimin diğer temsilcileri, ki bunların sayıları göz ardı edilemeyecek kadar çoktu, Müslüman tebaadan laik vatandaş statüsüne geçmeyi isteksiz ve çekinceli bir şekilde kabul ediyordu. Emekli öğretmen, bu gerçeği kısa ve öz bir biçimde ifade etmeye yarayan şu anıyla sözlerine devam ediyordu:</p>

<p>1935 yılında orta okulda (Kadahor’da) öğretmenlik yapıyordum. Bu Atatürk’ün hayata geçirdiği laik reformların ulaştığı son noktaydı. Yöreye (Kadahor) eski yazılı (Arapça) bir kitaptan ders veren biriyle ilgili bir rapor gelmişti. Polis, jandarma ve ben adamı tutuklamak üzere yola koyulmuştuk. Menemen olaylarından hemen sonraydı. Köye vardığımızda, bir grup kadın sırtında sepetleriyle tarladan dönüyordu. İçlerinden biri bizi farkedince, sepetini bırakarak erkeklere haber vermek için koşmaya başladı. Polis ve jandarma (erkeklerin kaçmasına engel olmak için) iki ayrı koldan ilerliyordu. Adam kaçmaya çalıştı, fakat tutuklandı. Korkudan titriyordu. Tutuklama izni çıkarılmıştı, fakat adam doksan yaşındaydı. Kitaplarını aldılar fakat adamı tutuklamadılar. Yaşlı adamın siyasetle ilgisi yoktu, sadece öğretiyordu. Tutuklama iznini tamamıyla ortadan kaldırmasalar da sakladılar. Bu seferlik göz yummuşlardı.</p>

<p><i>(Kaynak: Michael E. Meeker, İmparatorluktan Gelen Bir Ulus kitabından. İstanbul Bilgi Üniversitesi Yay. s. 70-88)</i></p>

<p>Aylık Baran Dergisi 47. Sayı Ocak 2026</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler, Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hafiz-osman-duzenli-anlatiyor-1940li-yillarda-kuran-okuma-ve-jandarma-zulmu</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/hafiz-osman-duzenli-jandarma-zulmu.webp" type="image/jpeg" length="15365"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hasan Ersoy’la Kur’an yasağı üzerine]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hasan-ersoyla-kuran-yasagi-uzerine</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hasan-ersoyla-kuran-yasagi-uzerine" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Röportaj</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hasan-ersoyla-kuran-yasagi-uzerine</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/hasan-ersoy-ile-kuran-yasagi-uzerine-roportaj-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="73361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Mutabakat' iddiası asılsız çıktı: Tahran, Trump'ı yalanladı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mutabakat-iddiasi-asilsiz-cikti-tahran-trumpi-yalanladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mutabakat-iddiasi-asilsiz-cikti-tahran-trumpi-yalanladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran basını, Trump'ın iddiasının aksine ABD ile muhtemel anlaşma için hiçbir mutabakat metninin Tahran tarafından henüz onaylanmadığını duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fars Haber Ajansının ismi açıklanmayan üst düzey kaynağa dayandırdığı haberde, 'ABD ile mutabakat zaptı için hiçbir metin onaylanmadı.' ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Trump, anlaşmanın İran tarafından 'onaylanma' aşamasına geldiğini iddia ederek, bugün yapılması planlanan saldırıları iptal ettiğini söylemişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mutabakat-iddiasi-asilsiz-cikti-tahran-trumpi-yalanladi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 23:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/iran-abd.webp" type="image/jpeg" length="20697"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: "İran anlaşması onay aşamasında, planlanan saldırılar iptal edildi"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trump-iran-anlasmasi-onay-asamasinda-planlanan-saldirilar-iptal-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trump-iran-anlasmasi-onay-asamasinda-planlanan-saldirilar-iptal-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump, anlaşmanın İran tarafından 'onaylanma' aşamasına geldiğini belirterek, bugün yapılması planlanan saldırıları iptal ettiğini bildirdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'la anlaşmaya yönelik önemli duyuru yaptı.</p>

<p>Trump, 'İran İslam Cumhuriyeti ile yürütülen görüşmelerin İran liderliğinin en üst düzeyine taşınarak onaylanmış olması nedeniyle ABD Başkanı olarak bu akşam İran'a yönelik planlanan hava saldırılarını ve bombardımanları iptal ettim.' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İmza töreni zamanı yakında duyurulacak</strong></h2>

<p>Anlaşmanın son aşamasına ilişkin nihai detayların ABD ile birlikte İsrail, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Türkiye, Pakistan, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün, Mısır ve diğer ilgili ülkeler tarafından değerlendirilip onaylandığını ifade eden Trump, anlaşma imza töreninin zaman ve yerinin kısa süre içinde duyurulacağını belirtti.</p>

<p>Trump ayrıca, anlaşma kesinleşene kadar ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasının yürürlükte kalmaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trump-iran-anlasmasi-onay-asamasinda-planlanan-saldirilar-iptal-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 21:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/trumpiran-7.webp" type="image/jpeg" length="63899"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Londra'da istifa depremi: Savunma Bakanı görevini bıraktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/londrada-istifa-depremi-savunma-bakani-gorevini-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/londrada-istifa-depremi-savunma-bakani-gorevini-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Savunma Bakanı John Healey, hükümetin savunma yatırımlarını yetersiz bulduğunu belirterek görevinden istifa etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere Savunma Bakanı John Healey, hükümetin savunmaya yeterli kaynak ayırmadığını belirterek görevinden istifa etti.</p>

<p>Perşembe günü Başbakan Keir Starmer'a sunduğu istifa mektubunda Healey, hükümetin hazırladığı savunma yatırım planının ülkenin karşı karşıya bulunduğu güvenlik tehditleri karşısında yetersiz kaldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Healey, mektubunda savunma planının "bu tehlikeli dönemde ihtiyaç duyulan seviyenin çok altında" olduğunu belirterek, hükümetin ve Hazine'nin ülkenin savunma ihtiyaçlarını karşılayacak kaynakları sağlamaya yanaşmadığını savundu.</p>

<p>"Artan tehditler karşısında ülkenin savunulması için gerekli kaynakları sağlamayı başaramadınız ve Hazine de bunu yapmaya istekli olmadı" ifadelerini kullanan Healey, bu nedenle görevinden ayrılmaktan başka seçeneği kalmadığını söyledi.</p>

<p>Savunma yatırım planının yayınlanmasının, Savunma Bakanlığı ile Hazine arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle geciktiği yönündeki haberler son dönemde İngiliz basınında yer almıştı.</p>

<p>Temmuz 2024'te İşçi Partisi'nin iktidara gelmesinden bu yana savunma bakanlığı görevini yürüten Healey, İngiliz siyasetinde deneyimli ve etkili isimlerden biri olarak değerlendiriliyordu.</p>

<p>Başbakan Starmer, savunma harcamalarını 2027 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2,5'ine, 2034 yılına kadar ise yüzde 3'üne çıkarma sözü vermişti. Ancak ordu çevrelerinde ve savunma uzmanları arasında bu artışın mevcut güvenlik ortamı karşısında yetersiz ve yavaş olduğu yönünde eleştiriler bulunuyor.</p>

<p>Healey'nin istifası, son dönemde parti içinden de istifa çağrılarıyla karşı karşıya kalan Başbakan Starmer üzerindeki siyasi baskıyı daha da artırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/londrada-istifa-depremi-savunma-bakani-gorevini-birakti</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 20:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingsavunma.png" type="image/jpeg" length="38524"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pentagon'da 'tehlikeli madde' alarmı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/pentagonda-tehlikeli-madde-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/pentagonda-tehlikeli-madde-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Savunma Bakanlığındaki (Pentagon) 'tehlikeli madde alarmı' sebeiyle birçok kat ve koridorun kapatıldığı ve bazı katların tahliye edildiği bildirildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Arlington İtfaiye ve Acil Servisinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, itfaiyenin kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) ekibinin, Pentagon'daki 'tehlikeli madde alarmıyla' ilgili olayda görev aldığı duyuruldu.</p>

<p>Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, CNN'e yaptığı açıklamada, Pentagon'un içindeki sistemlerde 'hava kalitesi sorununun' tespit edildiğini ve bu nedenle binadaki durum belirlenene kadar önleyici tedbirlerin alındığını söyledi.</p>

<p>Parnell, 'Bakanlık, etkilenen katlar için sığınma emri de dahil olmak üzere standart koruma protokollerini uyguluyor. Müdahale ekipleri yerinde ve bina sakinlerine destek vermeye hazır.' dedi.</p>

<p>Pentagon Kuvvet Koruma Ajansına bağlı KBRN müdahale ekibinin, Arlington İlçe İtfaiyesinin yardımıyla olaya müdahale ettiği, binadaki 'hava kalitesi sorunu' için ek testlere ihtiyaç duyulduğu bildirildi.</p>

<p>CNN'e bilgi veren iki kaynak, testlerin bir ila iki saat sürebileceğini, bu süre zarfında binadaki polislerin gaz maskesi ve tam kimyasal koruyucu ekipman giydiklerini belirtti.</p>

<p>Görgü tanıkları, birçok kat ve koridorun kapatıldığı ve bazı katların tahliye edildiği bilgisini paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/pentagonda-tehlikeli-madde-alarmi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 20:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/pentagonqqq.webp" type="image/jpeg" length="43115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail’in ticari sahtekarlığı Avrupa’da deşifre oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israilin-ticari-sahtekarligi-avrupada-desifre-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israilin-ticari-sahtekarligi-avrupada-desifre-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası hukuk alanında faaliyet gösteren Global Echo Litigation Center'ın raporu, İsrail'in işgal altındaki Filistin ve Suriye topraklarındaki yasa dışı yerleşimlerinde üretilen gıda ürünlerinin, Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık yasalarını ihlal edecek şekilde Avrupa pazarlarına girdiğini ortaya koydu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Global Echo Litigation Center, dört yıllık araştırmaya dayanan 'İşgali İthal Etmek: Avrupa'nın yerleşim bölgeleri tarım ürünleri ticaretiyle Filistinlilerin mülksüzleştirilmesindeki suç ortaklığı' başlıklı raporunu yayımladı.</p>

<p>Raporda, 30 binden fazla ihracat belgesinin incelenmesi, tarım arazilerine ilişkin resmi verilerle yapılan çapraz kontroller, kapsamlı saha araştırmaları ve İsrailli ihracatçılar, paketleme tesisleri ile üreticiler ve üst düzey sektör temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen bulgulara yer verildi.</p>

<p>İşgal altındaki Filistin ve Suriye topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerinde üretilen gıda ürünlerinin Avrupa pazarlarına ulaşmasını sağlayan karmaşık sistemin ele alındığı raporda, söz konusu ürünlerin İsrail mallarına tanınan tercihli vergi statüsünden yararlanıyormuş gibi beyan edildiği, 'İsrail ürünü' etiketiyle satıldığı ve geçersiz organik ile bitki sağlığı sertifikalarıyla dolaşıma sokulduğu, bunun da AB ve Birleşik Krallık yasalarını ihlal ettiği aktarıldı.</p>

<h2><strong>Avrupa'ya giden İsrail ürünlerinin yüzde 17'sinden fazlası yerleşim bölgeleri kaynaklı</strong></h2>

<p>Raporda, 2017-2026 döneminde Avrupa'ya ihraç edilen narenciye, hurma, tahin ve diğer tarım ürünlerini içeren 5 bin 900'den fazla İsrail sevkiyatının yüzde 17,2'sinin yasa dışı yerleşimlerden kaynaklandığı belirtildi.</p>

<p>AB üyesi ülkelere yapılan sevkiyatlarda bu oranın yüzde 19,2 olduğuna işaret edilen raporda, menşe bilgisinin yaygın şekilde gizlenmesi nedeniyle tarım ürünleri ihracatındaki gerçek boyutun daha yüksek olabileceği kaydedildi.</p>

<p>Raporda, ihracat belgelerine yönelik 2 binden fazla faturanın analizine göre, incelenen belgelerin yüzde 16,7'sinin tercihli tarife uygulamasından yararlanmak amacıyla yerleşim ürünlerini 'İsrail menşeli' olarak gösterdiği, bunun yaklaşık 13,1 milyon avro değerindeki yerleşim kaynaklı tarım ürününü kapsadığı bildirildi.</p>

<p>Yerleşim bölgelerinin ürünlerine yönelik tercihli tarife uygulaması reddedildiğinde bile İsrail hükümetinin ihracatçılara geri ödeme yaparak yerleşim ürünlerine uygulanan tarifeleri fiilen etkisiz hale getirdiğine işaret edilen raporda, 2005-2024 yılları arasında İsrail hükümeti tarafından yerleşim bölgeleri ihracatçılarına en az 63 milyon avro ödeme yapıldığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tüketiciler ürünlerin menşei konusunda sistematik olarak yanıltılıyor</strong></h2>

<p>Raporda, yerleşim bölgelerinin ürünlerine yönelik organik ve bitki sağlığı sertifikalarının da hukuka aykırı şekilde düzenlendiği, bu durumun AB düzenleyici sistemlerinin bütünlüğünü ve kamuoyunun bu sistemlere olan güvenini zedelediği ve kamu sağlığı açısından risk oluşturduğu aktarıldı.</p>

<p>Yerleşim bölgelerinin ürünlerinin Avrupa'ya İsrail ürünü olarak gizlenerek girmesine izin verildiği için tüketicilerin bu ürünlerin gerçek menşei konusunda sistematik olarak yanıltıldığı vurgulanan raporda, AB ve Birleşik Krallık yasalarının, tercihli tarife uygulaması, organik ve bitki sağlığı sertifikaları ile tüketicinin korunması alanlarında ihlal edildiği savunuldu.</p>

<p>Raporda, menşe gizlemek için kullanılan yöntemlere değinilerek, ihracatçıların işgal altındaki topraklardaki gerçek üretim yerini belirtirken ürünün menşe ülkesini 'İsrail' olarak gösterdiğinin, işgal altındaki topraklardaki gerçek yerleşim adresi yerine İsrail'in uluslararası olarak tanınan sınırları içindeki sahte bir adres kullandığının ve İsrailli paketleme tesislerinin yerleşim bölgelerinden gelen ürünleri İsrail'de üretilen ürünlerle karıştırarak ihraç ettiğinin tespit edildiği aktarıldı.</p>

<p>Öte yandan, Global Echo Litigation Center, söz konusu hukuki ihlallere karşı yetkililerin harekete geçmesi için Birleşik Krallık'ta hukuki süreç başlattığını ve yeni davalar açmayı planladığını duyurdu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israilin-ticari-sahtekarligi-avrupada-desifre-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 18:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/israilticaretab.webp" type="image/jpeg" length="21633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MSB’den Kıbrıs ve Yunanistan açıklamaları]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/msbden-kibris-ve-yunanistan-aciklamalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/msbden-kibris-ve-yunanistan-aciklamalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Kıbrıs Türkünün varlığına ve güvenliğine göz diken her türlü hasmane adıma karşı en sert cevabı verecek mutlak güç ve sarsılmaz kararlılıkta olduğunu duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Denizkurdu-II Tatbikatı kapsamında Akdeniz semalarında, yerli ve milli imkanlarla üretilen TCG Anadolu gemisinde haftalık basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bölgedeki emperyalist kuşatmaya karşı Ankara’nın tavrını ortaya koydu.</p>

<h2><strong>Kıbrıs’ta hukuksuz ittifaklara geçit yok</strong></h2>

<p>Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında imzalanan "Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması"na dair soruları yanıtlayan bakanlık kaynakları, Akdeniz’deki bu provokasyonu yakından takip ettiklerini bildirdi.</p>

<p>Fransa’nın Kıbrıs adasında garantörlük statüsünden tamamen yoksun olduğunu hatırlatan yetkililer, Rum-Fransız ortaklığının 1960 Kıbrıs Antlaşmalarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini ve meşruiyetten bütünüyle uzak olduğunu vurguladı. Ada’daki hassas dengeleri tek taraflı bozmayı hedefleyen ve Kıbrıs Türkünün iradesini yok sayan bu şuursuz adımların, Rum kesimi için büyük tehlikeler doğuracağı ifade edildi.</p>

<p>Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) meşru haklarını hedef alan askeri ittifakların Türk ordusu karşısında hezimete mahkum olduğunu belirten bakanlık, garantör ülke olan Türkiye'nin, KKTC’nin egemenliğini koruma iradesini her daim muhafaza edeceğini ve TSK'nın hasmane tutumlara karşı en sert cevabı vermeye hazır olduğunu duyurdu.</p>

<h2><strong>Yunanistan’ın mağduriyet iddiaları boşa çıktı</strong></h2>

<p>Yunan medyasında dolaşıma sokulan "Türk jetleri Yunan bakanları taşıyan uçağı taciz etti" şeklindeki iddiaların organize birer yalandan ibaret olduğu tescillendi. Bakanlık kaynakları, gerçekte Yunanistan ve GKRY ikilisinin KKTC hava sahasına yönelik sistematik ihlaller gerçekleştirdiğini açıkladı.</p>

<p>7 Haziran tarihinde icra edilen uçuşlarda Rum-Yunan ortaklığına ait dört hava aracının KKTC hava sahasını açıkça ihlal etmesi üzerine, Türk Hava Kuvvetlerine bağlı Alarm Reaksiyon nöbetindeki iki adet F-16 uçağının ani reaksiyon göstererek havalandığı belirtildi. Türk jetlerinin tamamen KKTC semalarında güvenlik nöbeti ifa ettiği, kendi sınırları içinde kalarak tahrik unsuru iddiaları bütünüyle boşa çıkardığı kaydedildi. Atina’nın suçluluk psikolojisiyle üretmeye çalıştığı mağduriyet algısı net bir dille reddedildi.</p>

<h2><strong>"İsrail bölgesel kaosun yegane kaynağıdır!"</strong></h2>

<p>Küresel ve bölgesel nizamı sarsan gelişmelere de değinen Tuğamiral Zeki Aktürk, İran ile ABD arasında körüklenen yeni bir çatışma girdabının tüm bölge için büyük bir risk barındırdığına dikkat çekti.</p>

<p>Gazze’de aylardır soykırım icra eden, Lübnan’a vahşice saldıran ve bölgesel gerilimi tırmandıran İsrail rejiminin, uzlaşı teşebbüslerinin önündeki yegane barikat olduğu vurgulandı. Uluslararası hukuku ayaklar altına alan bu terör yaklaşımının küresel nizamı topyekun tehdit ettiği belirtilirken, Batı dünyası ve uluslararası toplumun bu hukuk tanımaz haydutluğa karşı somut adımlar atması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>ABD ve İsrail’in kışkırtmalarıyla başlayan, İran’ın da dahil olmasıyla tırmanan bölgesel çatışmaların küresel istikrara ağır darbeler vurduğu ve büyük istikrarsızlıklara sebep olduğu aktarıldı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/msbden-kibris-ve-yunanistan-aciklamalari</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/kibrismsb.webp" type="image/jpeg" length="70751"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: İnsanlık İsrail'i durdurmalı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/cumhurbaskani-erdogan-insanlik-israili-durdurmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/cumhurbaskani-erdogan-insanlik-israili-durdurmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İran’da, Lübnan’da başlayan, Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden saldırganlıktan, buna tepkisiz kalanların da sorumlu olduğunu vurgulayarak, “İsrail durdurulmalıdır. Bu, insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil Halep’ten başlar, Şam’dan başlar, Türkiye’nin güvenliği Beyrut’tan başlar” vurgusu yaptı.</p>

<p>AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, Türkiye’nin yer aldığı coğrafyada krizler ve savaşların ardı arkasının kesilmediğini belirtti. İsrail’in Filistin’e yönelik işgal ve Filistinlilere yönelik soykırımının sistematik bir şekilde devam ettiğini ifade eden Erdoğan, “İnsanlık tarihinin en kanlı soykırımını gerçekleştiren İsrail aynı anda İran’a saldırmış, yetmemiş, aynı anda Lübnan’ı işgal etmeye başlamıştır. Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin tepkilerine rağmen İsrail, Lübnan’dan çekilmeyi reddetmekte, buradaki kanlı operasyonlarını devam ettirmektedir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>ÇIBANBAŞI VE FİTNE FABRİKASI</strong></h2>

<p>İsrail’in eş zamanlı olarak Afrika ülkelerini ve Akdeniz’i istikrarsız hale getirmek için de sinsi bir çabanın içine girdiğini vurgulayan Erdoğan, Siyonist yönetimin tam anlamıyla bir çıbanbaşı ve fitne fabrikası olarak geniş bir coğrafyada sürekli huzursuzluk ürettiğinin altını çizdi. İsrail’in kural, hukuk ilke, değer, sınır tanımaz politikalarına dünyanın gerekli reaksiyonu göstermediğini ifade eden Erdoğan, “İsrail, mevcut hükümetin yönetiminde şımardıkça şımarmış, sadece bölge için değil insanlık için de bir tehdit kaynağı haline gelmiştir. Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan’a yönelik saldırıları bu iki kardeş ülkeyi olduğu kadar artık Türkiye’yi de tehdit eder bir noktaya taşınmıştır” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>EMRİVAKİYE ASLA MÜSAMAHA GÖSTERMEYİZ</strong></h2>

<p>Suriye ve Lübnan’ın müstakil, bağımsız iki devlet olduğuna dikkat çeken Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye ve Lübnan aynı zamanda Türkiye’nin sevgi ve kardeşlik coğrafyasının içinde yer alan iki devlettir. Şam ve Beyrut, İstanbul’un iki kardeş şehridir. Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil Halep’ten başlar, Şam’dan başlar, Türkiye’nin güvenliği Beyrut’tan başlar. Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz, kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız. Şimdi bunlar ve tetikçileri çıkıyorlar, sağda, solda Türkiye’yi hedef alan güya tehditler savuruyorlar. Hiç bunu söylemenize gerek yok. Biz sizin niyetinizi, amacınızı, hedefinizi zaten çok iyi biliyoruz. Biz sizin neyin peşinden koştuğunuzu çok iyi görüyoruz. Arz-ı Mevud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah’ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>DOĞU AKDENİZ’DE CEVABIMIZ ÇOK SERT OLUR</strong></h2>

<p>Akdeniz’de özellikle de Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini gördüklerini ve gelişmeleri de çok yakından takip ettiklerini söyleyen Erdoğan, “İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail’in fitne kayığına binmişler, Siyonizm’in taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz’de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler. Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın, kimse Siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur” dedi.</p>

<h2><strong>20 TEMMUZ’DA KIBRIS’TAYIM</strong></h2>

<p>Grup toplantısının ardından bir gazetecinin, Erdoğan’ın Kıbrıs ile ilgili söylediği sözleri hatırlatarak, “20 Temmuz’da Kıbrıs’a ziyaret bekleniyor mu?” sorusu üzerine Erdoğan, “20 Temmuz zaten bizim orası için her zaman yaptığımız bir ziyaret. Yine aynen devam” yanıtını verdi.</p>

<h2><strong>İSRAİL DURDURULMALI</strong></h2>

<p>İsrail’in “uluslararası toplumun sessizliğinden cesaret alarak şımarıkça” bölgenin huzura, barışa ve güvenliğe ulaşmasına engel olduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu: “Gazze kasabı Netanyahu ve kabinesinin soykırımları tıpkı Hitler’e yapıldığı gibi büyük bir sessizlik ve tepkisizlikle izlenmektedir. Nasıl bugün Hürmüz’deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir. Bugün Gazze’de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline, yüzüne bulaşmıştır. İran’da, Lübnan’da başlayan, Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır. İsrail durdurulmalıdır, bu insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir. Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/cumhurbaskani-erdogan-insanlik-israili-durdurmali</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/erdogan-insanlik-israil.webp" type="image/jpeg" length="66578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batı'nın ikiyüzlülüğü sosyal deneyle ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aktivist, polislere “Soykırımı destekliyorum, beni tutuklayacak mısınız?” diye sordu; polislerden “Hayır” cevabını aldı.</p>

<p>Aynı ülkede Gazze’deki soykırıma karşı çıkan ve Filistin’e destek veren çok sayıda göstericinin terör yasaları kapsamında gözaltına alınması tepki çekmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görüntü, İngiltere’de soykırım karşıtlarının bastırılırken soykırımı destekleyen ifadelere gösterilen kayıtsızlığı yeniden gözler önüne serdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bati</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/deney-sosyall.webp" type="image/jpeg" length="96697"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Celal Bayar: Biz Batılılara söz verdik]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/celal-bayar-biz-batililara-soz-verdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/celal-bayar-biz-batililara-soz-verdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet modernleşmesinin en kritik başlıklarından biri olan laiklik, Batı karşısında verilmiş siyasî taahhütlerin gölgesinde şekillenmiş, milletin kendi inanç kaynaklarıyla devlet arasına kalın duvarlar örülmüştür. Bu duvarlar kimi zaman mahkeme kararlarıyla, kimi zaman askerî müdahalelerle, kimi zaman da “irtica” paranoyasıyla tahkim edilmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Said Alpsoy, <a href="https://youtu.be/7uNaGbtv1do?si=QumkpO0RAiPzwXLx" rel="nofollow"><span style="color:#e74c3c">YouTube kanalında</span></a><span style="color:#e74c3c"> </span>yaptığı değerlendirmede, yakın tarih tartışmalarında dikkat çeken bir tanıklığı gündeme taşıdı. Alpsoy, Cengiz Özakıncı’nın Lozan kitabında da yer verilen aktarımın esas kaynağının, TBMM tarafından kurulan Darbeleri Araştırma Komisyonu’nda Süleyman Arif Emre’nin verdiği beyanlar olduğunu ifade etti.</p>

<p>Süleyman Arif Emre’nin komisyon tutanaklarına geçen anlatımına göre hadise, Demokrat Parti döneminde Çankaya Köşkü’nde Celal Bayar ile bir grup genç arasında geçen bir görüşmeye dayanıyor. Emre, bu hatırayı kendisine Ali İhsan Çelikkan’ın anlattığını, Çelikkan’ın da o dönemde söz konusu gençler arasında bulunduğunu naklediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anlatıma göre Celal Bayar, gençlere laikliğin Türkiye’deki esas hedefini sormuş; gençlerin “din işleri ile devlet işlerinin ayrılması” cevabını yeterli bulmamıştı. Bayar’ın, “Kanunlar yapılacağı zaman dinî kurallara hiç müracaat edilmeyecek” dediği, ardından da “Biz zor anda, gizli celsede Batılılara söz verdik; belli bir zaman süreci içerisinde bu millete bu dini unutturacağız. Bizdeki laikliğin gayesi budur” ifadelerini kullandığı aktarılıyor.</p>

<p>Emre’nin beyanında, eski Adana milletvekili Hulusi Özkul’un da aynı görüşmede bulunduğu ve Celal Bayar’ın bu sözlerini bizzat dinlediği belirtildi. Anlatıma göre Bayar, meselenin asıl maksadını “bu milleti şehitleri şehit, gazileri gazi yapan ruh ve imandan uzaklaştırmak” şeklinde tarif etti.</p>

<p>Bayar’ın ayrıca Batılılara verilen gizli sözün bekçiliğini devlet başkanlarının, ordunun ve mahkemelerin yapacağını söylediği nakledildi. Anlatımda Bayar’ın, “Benden sonraki devlet başkanları da aynı görevi yapacaklardır. Batılılara biz böyle söz verdik. Hadi bakalım inkılapçı gençler, böyle bilesiniz, böyle hareket edesiniz” ifadelerini kullandığı yer aldı.</p>

<h2><strong>Laiklik değil, milleti ruh kökünden koparma projesi</strong></h2>

<p>Bu hadise, Türkiye’de laiklik başlığı altında yürütülen meselenin yalnızca teknik bir devlet düzeni tartışması olmadığını bir kez daha aşikâr ediyor. Mesele, din ile devlet işlerinin ayrılması kılıfı altında, bu milletin ruhunu yoğuran iman, ahlâk ve tarih şuurunun kamusal hayattan tasfiye edilmesidir.</p>

<p>Cumhuriyet modernleşmesinin en kritik başlıklarından biri olan laiklik, Batı karşısında verilmiş siyasî taahhütlerin gölgesinde şekillenmiş, milletin kendi inanç kaynaklarıyla devlet arasına kalın duvarlar örülmüştür. Bu duvarlar kimi zaman mahkeme kararlarıyla, kimi zaman askerî müdahalelerle, kimi zaman da “irtica” paranoyasıyla tahkim edilmiştir.</p>

<p>Bugün yeniden gündeme gelen bu tanıklık, yakın tarihe dair hesaplaşmanın hâlâ tamamlanmadığını gösteriyor. Asıl soru şudur: Bu milletin imanıyla, tarihiyle ve medeniyet iddiasıyla kavgalı bir devlet aklı, gerçekten yerli ve millî sayılabilir mi?</p>

<h2><strong>İngiliz-Yahudi Çağdaş medeniyetinin talebi </strong></h2>

<p>Bu mesele doğrultusunda Teoman Duralı da “<i>Sorun Nedir?”</i> adlı eserinde Cumhuriyet’le birlikte kabul ettirilen laikliğin, İngiliz-Yahudi Çağdaş medeniyetinin talebi doğrultusunda olduğunu şu ifadelerle anlatır:</p>

<p>“...Osmanlının 'devlet lugatı' (<i>Fr jargon d'État</i>) dahî o müellifsiz (<i>Fr anonime</i>) devlet felsefesinin nice zengin ve özgün olduğuna delil teşkil eder. Paralelini bir başka muazzam ve özgün devlet geleneğinde, İngilizinkinde buluyoruz. Ancak, aralarında hatırı sayılır bir fark var; o da, Osmanlı Türkü baştan, İç Asyadan kaynaklanan o eski geleneği gereği savaşçı-asker devlet vucuda getirmişken, İngiliz erken devirlerinden itibâren mülkî/sivil bir toplum-devlet yapılandırılışına yönelmiştir. İngilterede asker, bir meslek zümresi şeklinde, görünüşte kralın, ama asıl, mülkî siyâsî erkin —hükümet ile meclis— denetiminde, öyleki yönetiminde etkinlik göstermiştir.</p>

<p>Sonuçta cumhuriyetle birlikte bastırılan, kabul ettirilen 'laiklik' Osmanlı Türkünün asker devlet ile toplum dokusunu bozmuş; yerini alan, İngiliz-Yahudi Çağdaş medeniyetinin talebi doğrultusunda liberal-demokratik-sivil doku olmuştur. Burkancılığın/Buddhacılığın benimsenmesine karşı Türkü bin beş yüz yıl önce veciz tarzda uyarmakla birlikte, sözünü bizlere dinletemeyen Bilge <i>Tonyukuk</i>'un korktuğu, başımıza gelmiştir.” (s.170)</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/celal-bayar-biz-batililara-soz-verdik</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/lozancelall.webp" type="image/jpeg" length="53453"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tek parti döneminin Yahudi sevgisi ve İslam düşmanlığı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/tek-parti-doneminin-yahudi-sevgisi-ve-islam-dusmanligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/tek-parti-doneminin-yahudi-sevgisi-ve-islam-dusmanligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devlet Arşivleri'nden çıkan 1936 ve 1937 tarihli resmi kararnameler, CHP'nin tek parti diktatörlüğü döneminde izlenen çifte standartlı azınlık politikasını bir kez daha gözler önüne serdi. Yahudileri ve Yunanlıları korumak adına adeta seferber olan dönemin idaresinin, Müslüman Türk milletinin değerlerine yönelik saldırılara karşı ise aynı hassasiyeti göstermediği tescillendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunan ve Yahudi propagandasını devlet eliyle muhafaza eden CHP'nin tek parti idaresi, bu toprakların öz evladı olan Müslüman Türk milletine ise adeta zindan hayatı yaşattı. Camilerin ahıra çevrildiği, Ezan-ı Muhammedi’nin aslından koparılarak susturulduğu o karanlık yıllarda, Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim'in öğretilmesi ve okunması bile jandarma dipçiğiyle yasaklanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mukaddesatımıza savaş açan CHP zihniyeti, jandarma baskınlarıyla evlerde ve gizli dehlizlerde Kur'an öğrenmeye çalışan masum çocukları, yaşlı alimleri "irtica" bahanesiyle zindanlara atarak tam bir cadı avı yürütmüştü.</p>

<p>Cumhuriyet Arşivi'nden çıkan vesikalar, tarihin karanlık sayfalarında gizlenen bir gerçeği daha gün yüzüne çıkardı. 1936 yılına ait ilk belgede, "Yahudileri tezyif edici" nitelikteki kartpostalların toplatılması ve ülkeye sokulmasının yasaklandığı görülüyor. 1937 tarihli diğer belgede ise, geçmişte Anadolu'yu kana bulayan, camileri yakıp yıkan işgalci Yunanlıların güya "rencide olmaması" adına Türk-Yunan dostluğunu bozacak her türlü resim ve yayının yasaklandığı ilan ediliyor. Azınlıkların haysiyeti ve dış devletlerin keyfi için peş peşe sansür kararları alan tek parti zihniyetinin bu tavrı, milletin vicdanında derin bir yara açtı.</p>

<p><a href="https://cdn.yeniakit.com.tr/cdn-cgi/image/format=webp/images/detail/1781109878-ee0f4d.jpg" rel="nofollow"><img alt="" src="https://cdn.yeniakit.com.tr/cdn-cgi/image/format=webp/images/detail/1781109878-ee0f4d.jpg" width="600" /></a></p>

<p><a href="https://cdn.yeniakit.com.tr/cdn-cgi/image/format=webp/images/detail/1781109877-1c8aef.jpg" rel="nofollow"><img alt="" src="https://cdn.yeniakit.com.tr/cdn-cgi/image/format=webp/images/detail/1781109877-1c8aef.jpg" width="600" /></a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/tek-parti-doneminin-yahudi-sevgisi-ve-islam-dusmanligi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/istiklalmajke.png" type="image/jpeg" length="97845"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tıp maskeli o yaratık hala görevde!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/tip-maskeli-o-yaratik-hala-gorevde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/tip-maskeli-o-yaratik-hala-gorevde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsandan nefret eden, köpeği adeta tanrı yerine koyacak kadar sapıklaşan bu hastalıklı köpektapar güruh iyice zıvanadan çıktı. Masum bir evlat için "Çocuk geberdi mi?" diyebilecek kadar gözü dönen, o tıp maskeli yaratık hala görevine devam ediyor!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Toplumun en savunmasız varlıkları olan çocuklara yönelik nefret, kendilerini sözde hayvansever olarak kamufle eden hastalıklı tipler eliyle yayılmaya devam ediyor. İnsandan nefret etmeyi, köpeği tanrılaştırmayı marifet sayan bu nefret abidelerinden biri de ne yazık ki bir doktor!</p>

<p>Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesindeki bir Aile Sağlığı Merkezi’nde (ASM) yaşananlar, bu hastalıklı zihniyetin ne kadar ileri gidebileceğini gözler önüne seriyor. Bu merkezin aile hekimi olan Bilal Işık isimli şahıs, vatandaşların muayene olduğu sedyeleri başıboş sokak köpeklerine tahsis edecek, devletin tıbbi malzemelerini bu uğurda peşkeş çekecek kadar kontrolünü kaybetmiş bir profil çiziyor.</p>

<h2><strong>"Çocuk Geberdi mi?" Diyecek Kadar Gözü Dönmüş</strong></h2>

<p>Bu şahsın sosyal medyadaki paylaşımları, içindeki insan ve çocuk nefretinin ne boyutta olduğunu açıkça kanıtlıyor. Kuduz ve başıboş köpek dehşetini savunmayı kendine görev edinen bu tıp maskeli yaratık, köpek saldırısına uğrayan masum bir çocuk için "Çocuk geberdi mi?" diye sorabiliyor. Köpekten kaçarken kaza geçiren ve canı yanan bir öpğrenci için ise arkasından "Oh ne iyi olmuş" diyebilecek kadar barbarca ve nefret dolu ifadeler kullanabiliyor.</p>

<h2><strong>Bu Potansiyel Tehlike Neden Hala Görevde?</strong></h2>

<p>Bir tarafta canı yanan, parçalanan masum çocuklar; diğer tarafta ise bu acılardan beslenen, adeta potansiyel birer problem ve hastalık kaynağı olan bu köpektapar güruh... En acısı da çocuklara karşı bu denli kin ve nefret besleyen, zihniyeti zehirlenmiş bu yaratığın hala hekimlik makamını işgal ediyor ve görevine devam ediyor olmasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nefret abidelerinin toplumdan ve özellikle çocukların yakınından derhal temizlenmesi, hak ettikleri en sert cezayı alması artık kaçınılmaz bir zorunluluktur.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/tip-maskeli-o-yaratik-hala-gorevde</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/bilal-isikkk.webp" type="image/jpeg" length="96134"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köpekleri toplayamayan belediyelerin gücü mazlumlara yetiyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kopekleri-toplayamayan-belediyelerin-gucu-mazlumlara-yetiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kopekleri-toplayamayan-belediyelerin-gucu-mazlumlara-yetiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Partili Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, sosyal medyada şovmenlik yapmak amacıyla kameraların karşısına geçti. Bahadır, sözde denetim adı altında Suriyeli bir esnafın işletmesini mühürledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, ilçe genelinde yapılan denetim sırasında Suriyeli bir esnafın işletmesini mühürletti. Görüntülerde Bahadır’ın iş yerine girerek esnafa sorular yönelttiği ve ardından mühürleme talimatı verdiği görüldü. Basına yansıyan bilgilere göre işletme için ruhsat ve hijyen şartları gerekçe gösterildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AK Parti’nin Bahçelievler Belediye Başkanı olan Hakan Bahadır’ın bu denetimi kameralar önünde gerçekleştirmesi, sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Bahadır’ın daha önce de benzer şekilde esnaf denetimi görüntüleriyle gündeme geldiği biliniyor.</p>

<h2><strong>Belediyeden siyasi şov</strong></h2>

<p>Denetim adı altında yapılan bu görüntülü müdahale, belediyecilik hizmetinden çok siyasi şov görüntüsü verdi. Belediyelerin asli vazifesi, şehirde düzeni, güvenliği ve adaleti temin etmek iken, en kolay hedef olarak gariban esnafın seçilmesi vatandaş tarafından tepki gördü.</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>Köpekleri toplayamayan belediyelerin gücü mazlumlara yetiyor</strong></h2>

<p>Başıboş köpek meselesini çözemeyen, mahalle aralarında vatandaşın güvenlik endişesini gideremeyen belediyelerin, kameralar eşliğinde Suriyeli esnafa yüklenmesi tam bir riyakârlık tablosudur. Şehirlerde altyapıdan ulaşıma, denetimden güvenliğe kadar binlerce problem ortadayken, “bakın biz çalışıyoruz” görüntüsü vermek için seçilen hedefin gariban bir esnaf olması kabul edilemez.</p>

<p>Elbette ruhsat, hijyen ve kamu düzeni önemlidir. Ancak mesele denetimse bunun usulü kamera karşısında azar işittirmek değil, hukuk ve nizam içinde işlem yapmaktır. Belediyecilik, sosyal medya beğenisi toplama sahası değil; halkın can, mal ve huzur emniyetini temin etme makamıdır.</p>

<p>Bugün vatandaş, sokakta çocuğunu köpek sürülerinden koruma derdindeyken; belediye başkanlarının siyasi vitrin uğruna zayıf gördüğü kesimlere yüklenmesi, idare zaafını örten ucuz bir gösteriden ibarettir.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kopekleri-toplayamayan-belediyelerin-gucu-mazlumlara-yetiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/suri-esnaf.jpg" type="image/jpeg" length="79269"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GKRY, adayı yabancı orduların karargahına çevirdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gkry-adayi-yabanci-ordularin-karargahina-cevirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gkry-adayi-yabanci-ordularin-karargahina-cevirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), son 15 yıllık süreçte Akdeniz'de gerilimi tırmandıran adımlar atmaya devam ediyor. ABD, Fransa, İsrail ve Hindistan gibi çok sayıda ülkeyle askeri ittifaklar kuran Rum liderliği, adayı yabancı orduların askeri üssüne dönüştürüyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rum lider Nikos Hristodulidis, bu yoğun askeri diplomasinin temel gerekçesini "Güney Kıbrıs'ın güçlendirilmesi, enerji güvenliği ve bölgesel aktör olma hedefleri" ile açıklasa da bu tehlikeli hamleler Rum kesiminde büyük bir iç tartışmaya ve huzursuzluğa sebep oldu.</p>

<h2><strong>Tel Aviv'in güdümündeki gizli savaş planları</strong></h2>

<p>Rum kesimi, terörist İsrail rejimi ile ilişkilerini tehlikeli bir askeri boyuta taşıdı. Şubat 2016 tarihinde imzalanan Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması (SOFA), içeriği gizli tutularak meclisten ve kamuoyundan saklandı. Rum basını, bu gizemli anlaşma ile Rum topraklarındaki üslerin ve askeri tesislerin İsrail ordusunun kullanımına açıldığını doğruluyor..</p>

<p>2017 ve 2024 yıllarında imzalanan yeni savunma anlaşmaları da askeri teknoloji transferi, silah satışı ve ortak tatbikatları kapsıyor. Yunanistan’ın da dahil olduğu bu planlar doğrultusunda, bölgede "hızlı müdahale gücü" adıyla ortak bir tugay kurulması amacıyla çalışmalar yürütülüyor.</p>

<h2><strong>Fransa'ya egemenlik haklarının devri ve garanti anlaşması ihlali</strong></h2>

<p>ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Akrotiri İngiliz üssüne İHA çarpması, Rum yönetimini büyük bir korkuya sevk etti. Rum Lider Hristodulidis’in yardım çağrısına koşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, adaya gerçekleştirdiği ziyaretle yeni bir SOFA anlaşmasına imza attı. Bu imza, Fransız askerlerinin Rum topraklarında çeşitli koşullarda kalıcı olarak konuşlanmasının önünü açtı.</p>

<p>Mari (Tatlısu) liman bölgesini Fransız donanmasına tahsis eden bu adım, 1960 Garanti Anlaşması’nı açıkça ihlal ediyor. Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin ortak onayı şartını barındıran adadaki hukuki ve siyasi statü, bu korsan anlaşma ile doğrudan hedef alınmış oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hint savaş gemileri Akdeniz limanlarında</strong></h2>

<p>Rum yönetiminin askeri ortaklık ağı Batı sınırlarını aşarak Asya’ya da uzanıyor. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile imzalanan "Ortak İşbirliği Deklarasyonu", Rum limanlarını Hint savaş gemilerine tamamen açtı. Bu kapsamda INS Trikand savaş gemisi Limasol Limanı'na demirleyerek ortak tatbikat gerçekleştirdi.</p>

<p>Hristodulidis'in Yeni Delhi ziyaretinde imzalanan 2026-2031 yıllarını kapsayan Savunma İşbirliği Yol Haritası ise Hindistan'dan silah alımını, teknoloji transferini ve askeri eğitimi kurumsal bir yapıya kavuşturuyor.</p>

<h2><strong>Rum muhalefeti ve basınından "illüzyon" uyarısı</strong></h2>

<p>Hristodulidis hükümetinin saldırgan ve bağımlı politikaları, kendi iç kamuoyunda tartışmalara sebep oluyor. Ana muhalefet partisi AKEL, hükümeti İsrail’in kanlı askeri planlarına ve bölgesel entrikalarına ortak olmakla suçladı. AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanou, İsrail’in Rum kesimini Türkiye’ye karşı koruyacağı fikrini "büyük bir illüzyon ve tehlikeli bir tuzak" olarak nitelendirdi. Stefanou, Binyamin Netanyahu hükümetinin Gazze'deki soykırım ve savaş suçlarını örtbas etmek amacıyla GKRY’yi piyon olarak kullandığını açıkça ifade etti.</p>

<p>Rum basınından Alithia gazetesi de Türkiye’ye karşı askeri bir denge kurma arzusunu boş bir hayal olarak tanımlayarak, bu adımların adadaki bölünmeyi daha da derinleştirdiğini yazdı. Politis gazetesi ise Tel Aviv’in bu üçlü anlaşmaları tamamen kendi jeostratejik çıkarları doğrultusunda dikte ettiğini ve Rum yönetimini uluslararası alanda zor duruma düşürdüğünü belirtti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gkry-adayi-yabanci-ordularin-karargahina-cevirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 23:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/gkryq.webp" type="image/jpeg" length="83923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan Trump’ın altyapı tehditlerine 'acziyet' tepkisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/irandan-trumpin-altyapi-tehditlerine-acziyet-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/irandan-trumpin-altyapi-tehditlerine-acziyet-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Trump’ın ülkesinin hayati altyapı tesislerine yönelik askeri saldırı tehditlerine sosyal medya üzerinden karşılık verdi. Pezeşkiyan, halkın hayat damarı konumundaki bu yapıların hedef alınmasını tam bir acziyet göstergesi olarak yorumladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İki ülke arasındaki gerilim, ABD’ye ait bir askeri helikopterin düşmesiyle tırmandı. Bu gelişmenin ardından açıklama yapan Trump, İran’a yönelik askeri hamlelerin hukuki zeminini savunarak, "Dün onlara sert bir darbe indirdik, bugün de sert bir darbe vuracağız" ifadelerini kullanmıştı. Yaşanan bu hadise, bölgedeki askeri hareketliliğin artmasına sebep oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump’ın doğrudan stratejik altyapı tesislerini hedef alan bu çıkışına X platformundaki hesabı üzerinden yanıt veren Pezeşkiyan, tehditlerin arkasındaki stratejiyi eleştirdi. İranlı lider, toplumsal yaşam için kritik öneme sahip unsurlara saldırma niyetinin, askeri bir üstünlükten ziyade sarsılmaz bir halk iradesi karşısında hissedilen acziyeti yansıttığını vurguladı.</p>

<p>Ülkesinin her türlü ekonomik ve askeri baskı karşısında dik duruşunu sürdüreceğini kaydeden Pezeşkiyan, Tahran yönetiminin tehditler karşısında kararlı duruşunu sonuna kadar koruyacağını ifade etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/irandan-trumpin-altyapi-tehditlerine-acziyet-tepkisi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 23:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/abdiransavas.webp" type="image/jpeg" length="28464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'dan Netanyahu'nun Erdoğan'a yönelik suçlamalarına yanıt]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ankaradan-netanyahunun-erdogana-yonelik-suclamalarina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ankaradan-netanyahunun-erdogana-yonelik-suclamalarina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın terörist İsrail’i "Türkiye’nin güvenliğini de tehdit eden bir cinayet şebekesi" olarak nitelendirmesinin ardından Ankara ile Tel Aviv hattında ipler gerildi. Erdoğan’ı hedef alan siyonist katil Netanyahu’nun ithamlarına Ankara sert bir şekilde karşılık verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Meclis Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada terörist İsrail yönetimini çok sert ifadelerle hedef aldı. İşgalci rejimin insanlık tarihinin en kanlı soykırımını icra ettiğini belirten Erdoğan, Gazze’deki katliamların yanı sıra Lübnan’daki operasyonların ve İran’a yönelik saldırıların bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiğini ve büyük bir krize sebep olduğunu aktardı. Terörist İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmekten kaçındığını dile getiren Erdoğan, siyonist yönetimin hem bölge hem de tüm insanlık için bir tehdit kaynağı halini aldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmasında siyonist rejimi "fitne fabrikası" ve "cinayet şebekesi" olarak tanımlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörist İsrail’in Suriye ve Lübnan’a yönelik saldırganlığının artık doğrudan Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden bir aşamaya geldiğini vurguladı. Türkiye’nin güvenliğinin Hatay ile birlikte Halep, Şam ve Beyrut’tan başladığını ifade eden Erdoğan, Ankara’nın bölgedeki emrivakileri kesinlikle engelleyeceğini belirtti. Siyonistlerin "Arz-ı Mev'ud" hezeyanının nihai amacının farkında olduklarını kaydeden Erdoğan, bu kirli planlara sonuna kadar set çekeceklerini ilan etti.</p>

<p>Bu açıklamaların ardından terörist İsrail’in elebaşındanbir açıklama geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden Erdoğan’ı hedef alan Netanyahu, kendi işlediği savaş suçlarını örtbas etmeye çalışan ifadeler kullandı. Netanyahu, bölgeyi ve dünyayı tehdit eden asıl unsurun İran ve ortakları olduğunu öne sürerek işgalci ordusunun katliamlarını meşrulaştırmaya çalıştı.</p>

<p>Netanyahu’nun bu açıklamasına Ankara’dan bir bildiriyle mukabele edildi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik mesnetsiz ve provokatif ithamların, Netanyahu ile suç ortaklarının uluslararası kamuoyunu aldatma gayretinden ibaret olduğu belirtildi. Soykırım uzmanı olan katil Netanyahu’nun gerçekleri gizlemek adına başvurduğu yalanların, işlediği ağır suçların sorumluluğunu apaçık ortada bıraktığı aktarıldı. Türkiye'nin, terörist İsrail ve işbirlikçileri hakkındaki hakikatleri en gür sesle haykırmaya devam edeceği, hukuku ve insani değerleri çiğneyen bu suç şebekesinin uluslararası yargı mercileri önünde hesap vermesi için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceği bildirildi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ankaradan-netanyahunun-erdogana-yonelik-suclamalarina-yanit</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 21:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/erdnet.png" type="image/jpeg" length="25339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="58228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="14091"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="30467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="42036"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="84166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="29445"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yardım noktasına koşan perişan haldeki Gazzelilere kurşun yağdırıldı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail askerleri, Gazze'de yardım noktasına koşan açlıktan perişan olmuş, dili damağına yapışmış Gazzelilere kurşun yağdırıyor!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortada sözde bir "ateşkes" mutabakatı var ama Yahudi zihniyet için bu sadece yeni bir kalleşlik fırsatı. Açlıktan dizlerinin bağı çözülmüş, çocuklarına bir avuç un götürebilmek için can havliyle toz duman içinde koşturan sivil halkın üzerine mermi yağdırmak, ancak böyle aşağılık bir kavmin işi olabilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de bu yapılanlarla görülüyor ki bunlar, insanlık ailesinin bağrına saplanmış zehirli bir hançerdir. Bir lokma yiyecek için koşan aç insanı hedef alacak kadar haysiyetsiz, ateşkes sözü verip arkadan vuracak kadar cani namertler var insanlığın karşısında. Tarih, rızık peşindeki mazlumu vuran, çocukların boğazından geçecek ekmeğe kan bulaştıran en aşağılık mahluklar olarak kaydedecek, kaydetti ve kaydediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-165651.png" type="image/jpeg" length="90807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medeniyet Üniversitesi iftarında Müslüman öğrencilerden intikam yemini!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı yoğun katılımla gerçekleşirken davetliler arasında yer alan Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak öncülüğünde intikam yemini edildi. Sloganlar ve tekbirlerle inletilen meydan coşkulu anlara sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı bu yıl da Müslüman öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Üniversitede bir araya gelen öğrenciler, oruçlarını açtıktan sonra cemaat hâlinde namaz kıldı. Programda ezgiler seslendirilirken sık sık tekbirler getirildi ve sloganlar atıldı.</p>

<p>Etkinlikte, Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak da davetliler arasında yer aldı. Harun Şimşak öncülüğünde Müslüman öğrenciler hep birlikte meydanı intikam yeminiyle inletti. "Ya Muntakim Allah, Bizi intikamına memur et" sesleri Medeniyet Üniversitesi semasında yankılandı. Coşkulu anların yaşandığı buluşmada En’am Suresi’nin 162’nci ayeti okunarak meydanı dolduran kalabalık tarafından hep birlikte tekrar edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İftar programı boyunca üniversite kampüsünde yoğun bir atmosfer oluşurken, etkinlik öğrencilerin toplu duaları ve sloganlarıyla sona erdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-130944.png" type="image/jpeg" length="20535"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nereden türedi bu kadar p.ç kurusu?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsimleri Ahmet, Mehmet, Hasan... Ama ailesinden ve okullarından almadıkları terbiye ile İslam düşmanı olmuşlar. Görüntülerde bir grup gencin camiye ait masaları tekmeleyip kaçtığı görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir çocuğun, toplumun ortak değeri olan cami avlusunda bu denli pervasızlaşması, akıllara tek bir gerçeği getiriyor: Hangi el onları bu kinle besledi? Çocuk çocuktur ancak o masayı kıran nefret, ancak aile ocağında pişmiş olabilir veya okullarda dayatılan Kemalizm.</p>

<p>Görünüşe göre bu "p.ç kurularının" ardında, onlara mukaddesat düşmanlığını miras bırakan, aynı yolun yolcusu anne ve babalar var. Kendi kültürüne, kendi dinine bu denli yabancılaşmış bir güruhun türemesi, ocağındaki yangının sokağa taşmasıdır.</p>

<p>Memlekette İslam düşmanlarına verilen cezaların komik düzeyde kalması, bu fare deliklerinden çıkanları cesaretlendiriyor. Ceza yemeyeceklerini bildikleri için bu kadar pervasızlar! En önemlisi de, bu p.ç kuruları henüz Müslümanların sert tokadını, o sarsıcı sopasını yemedikleri için kendilerini meydanda zannediyorlar. Eğer hak ettikleri karşılığı bulsalardı, o fare deliklerinden başlarını çıkarmaya dahi cesaret edemezlerdi.</p>

<p>Bu memleketin huzuruna ve dinine kasteden bu zihniyet, hak ettiği bedeli en ağır şekilde ödemelidir. Cezasızlık zırhına bürünüp sokaklarda, sosyal mecralarda terör estiren bu güruha karşı sessiz kalınmamalıdır. Müslümanların mukaddesatına el uzatanın eli kırılmalı, bu soysuzluk kökünden kurutulmalıdır!</p>

<p>Şurası da bir gerçek; Abdülhakim Arvasi Hazretleri veledi zinanın kemalat bulmayacağını söyler. Yani bunlar ne uyarıyla, ne eğitimle ne de sopayla düzelir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-09-135111.png" type="image/jpeg" length="16525"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökkuşağı faşistleri yaka paça dışarıya atıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde, TRT’nin “Gökkuşağı Faşizmi” belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ile yönetmen Abdülgafur Şahin’in katıldığı “Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite” paneli, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. Programı sabote etmeye çalışan grup güvenlik müdahalesiyle salondan çıkarılırken iki kişi gözaltına alındı; yaşanan hadise, fikrî zeminde karşılık üretemeyen özgürlük(!) mağdurlarının sabotaj yaparak iki yüzlülüklerini ele verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde düzenlenen "Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite" başlıklı panel, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. TRT’nin "Gökkuşağı Faşizmi" belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ve yönetmen Abdülgafur Şahin'in konuk olduğu etkinlikte, sapkın gruplar fikri sahada mağlup olmanın hıncıyla saldırıya geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Programa sabotaj teşebbüsü</strong></h3>

<p>"Özgürlük" ve "eşitlik" sakızını çiğneyerek yıllardır mazlum edebiyatı yapan sapık şebeke, hakikatler yüzlerine çarpılınca asıl karakterleri olan faşizme rücu etti. Konferans salonuna sızarak sloganlarla akademik ortamı terörize etmeye yeltenen gruba emniyet güçleri anında müdahale etti. Salonu provoke eden ve "nefret suçu" yalanıyla hakikati susturmaya çalışan şahıslar yaka paça dışarı çıkarıldı.</p>

<h3><strong>Gökkuşağı faşistlerine ters kelepçe</strong></h3>

<p>Olaylar sırasında operasyonel tavırlarla düzeni bozmaya kalkan 2 kişi gözaltına alındı. Polise mukavemet gösteren şahıslara ters kelepçe uygulandı. Gözaltına alınanlar işlemlerinin ardından serbest bırakılsa da, üniversite koridorlarında estirilmek istenen terör havası amacına ulaşamadı.</p>

<h3><strong>Fikir bitince şamata çıkardılar</strong></h3>

<p>Marmara Üniversitesi’nde yaşanan bu hadise, LGBT lobisinin fikir karşısındaki zavallılığının en net vesikasıdır. "Baskı altındayız" diyenlerin, aslında en küçük bir fikri eleştiriye dahi tahammülü olmayan azınlık faşistleri olduğu bir kez daha tescillenmiştir. Müslüman Anadolu’nun evlatlarını ve aile yapısını hedef alan bu ifsat projesi, deşifre edildikçe hırçınlaşmaktadır. Fikrin bittiği yerde şamataya sarılan bu aparatlar için yolun sonu gözükmektedir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-22-185313.png" type="image/jpeg" length="90044"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="70241"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="18045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="40941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="24590"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="30732"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="55881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="96457"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="66472"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2025 itibariyle) kargo dahil 1560 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="61989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="65118"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
