<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Jul 2026 22:35:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avde Hastanesi önünde katliam: Terörist İsrail sivilleri hedef aldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/avde-hastanesi-onunde-katliam-terorist-israil-sivilleri-hedef-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/avde-hastanesi-onunde-katliam-terorist-israil-sivilleri-hedef-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı'nda cenaze için toplanan Filistinlileri hedef aldığı saldırıda 8 kişi şehit oldu, 20 kişi yaralandı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, terörist İsrail ordusu, daha önce düzenlediği saldırıda şehit olan bir Filistinlinin cenazesini Avde Hastanesi önünden uğurlamak için toplanan sivilleri hedef aldı.</p>

<p>Saldırıda 8 Filistinli şehit olurken, 20 kişi yaralandı. Yaralılar Avde Hastanesi'ne kaldırılırken, bazılarının durumunun ağır olduğu ve can kaybının artabileceği belirtildi. İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine yönelik saldırıları gün boyunca devam etti.</p>

<p>Gazze'deki hastane kaynaklarına göre, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine sabah saatlerinden bu yana düzenlediği saldırılarda şehit olan Filistinlilerin sayısı 14'e, yaralı sayısı ise 37'ye yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını sürdürüyor. Filistinli yetkililere göre, 8 Ekim 2023'ten bu yana düzenlenen saldırılarda 73 binden fazla Filistinli şehit edildi, 173 bini aşkın kişi yaralandı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/avde-hastanesi-onunde-katliam-terorist-israil-sivilleri-hedef-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 21:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/flstcenaze.webp" type="image/jpeg" length="53460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran, Hürmüz Boğazı'nda bir gemiyi hedef aldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-hurmuz-bogazinda-bir-gemiyi-hedef-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-hurmuz-bogazinda-bir-gemiyi-hedef-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran'ın, Hürmüz Boğazı'ndan izinsiz geçmeye çalışan Tayland bayraklı bir gemiyi hedef aldığı bildirildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, İran Silahlı Kuvvetleri'nin Hürmüz Boğazı'nda bir gemiyi hedef aldığını duyurdu.</p>

<p>Tayland bayraklı geminin tüm uyarılara rağmen Hürmüz Boğazı'ndan izinsiz şekilde geçmeye çalıştığı, bunun üzerine İran Silahlı Kuvvetleri tarafından hedef alındığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberde, saldırının tam olarak ne zaman gerçekleştiği konusunda ise bilgi verilmedi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-hurmuz-bogazinda-bir-gemiyi-hedef-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 20:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/irangemi.webp" type="image/jpeg" length="44920"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31 yıl sonra özgür kalan Osman Said: Gazze'nin yalnızlığı beni şaşırttı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/31-yil-sonra-ozgur-kalan-osman-said-gazzenin-yalnizligi-beni-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/31-yil-sonra-ozgur-kalan-osman-said-gazzenin-yalnizligi-beni-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail hapishanelerinde yaklaşık 31 yıl tutuklu kalan Filistinli Osman Said, hapishaneden çıktıktan sonra kendisini tamamen farklı bir dünyanın içinde bulduğunu belirterek, İsrail saldırıları altındaki Gazze'yi dünyanın bu kadar yalnız bırakmasına üzüldüğünü ve şaşırdığını söyledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Said, İçeri Bak İnisiyatifi tarafından düzenlenen medya bilgilendirme toplantısında  yaptığı açıklamada, 20 yaşındayken Filistin'de tutuklandığını, 31 yıl sonra ise bambaşka bir yaşta ve farklı bir dünyaya çıktığını ifade etti.</p>

<p>7 Ekim 'Aksa Tufanı Operasyonu' sonrası gerçekleşen esir takasıyla hapishaneden çıktıktan sonra yeni bir dünyayla karşılaştığını dile getiren Said, 'Hiç şüphesiz yeni bir dünyaya çıktım. Yeni değerlerin olduğu bir dünyaya çıktım. Farklı bir yaşta çıktım. Dolayısıyla dışarıdaki hayatın bütün düzeni farklı. Ben Filistin'de 20 yaşındayken hapse girdim. Şimdi ise başka bir yerdeyim, farklı bir yaştayım ve dünyanın farklı bir dönemindeyim. Bütün bunlar insanda bir tür yabancılık hissi oluşturuyor.' diye konuştu.</p>

<h2><strong>'Davamın haklı olduğuna inanıyorum'</strong></h2>

<p>Said, tahliye edildikten sonra ilk yapmak istediği şeyin tedavi görmek olduğunu belirterek, sağlık durumunun özel ilgi gerektirdiğini söyledi.</p>

<p>Yaklaşık 31 yıllık hapishane hayatına sabretmesini sağlayan en önemli unsurun davasına olan inancı olduğunu vurgulayan Said, 'Kısacası, her şeyin Allah'ın takdiri olduğuna inanıyorum. Ben kadere iman eden bir insanım. Benim kaderim de bu süre boyunca bu hapishanede bulunmaktı. Davamın haklı olduğuna ve önemli bir dava uğruna tutuklandığıma inanıyordum. Her fedakarlığın ve her sabrın Allah tarafından ecir ve sevapla karşılık bulacağına olan inancım da bana bu süreçte güç verdi.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Said, hapishanede en çok hissettiği mahrumiyetin özgürlüğün kendisi olduğunu dile getirerek, esaretin insanı hayatın her alanından uzaklaştırdığına dikkati çekti.</p>

<p>Mahrumiyetin farklı şekillerde yaşandığını bildiren Said, 'Mahrumiyet birçok şekilde kendini gösterir. Bunlardan biri, ailenizin sevinçlerine ve acılarına ortak olamamaktır. Esaret döneminde ailemden bazı insanlar vefat etti ve onlara veda etme imkanım olmadı.' şeklinde konuştu.</p>

<p>Hapishanede en çok özlediği şeylerden birinin Mescid-i Aksa olduğuna değinen Said, 'Doğrusu biz, toplumsal davalara ve büyük meselelere bağlı olacak şekilde yetiştirildik. Mesela ramazan ayında Mescid-i Aksa'ya gitmeyi özlerdim. Çocukken ramazanın büyük bir kısmını Aksa'da geçirirdim. Bazen de dışarıda kalan arkadaşlarım direnişe katıldığında, onların yanında olup mücadele etmeyi isterdim.' dedi.</p>

<h2><strong>'Dünyanın bundan biraz daha iyi olduğunu sanıyordum'</strong></h2>

<p>Said, esaret hayatının özlem ve mahrumiyet duygularıyla iç içe geçtiğinin altını çizerek, hapishanede birçok duyguyu psikolojik olarak aynı anda yaşayabildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hapishanede bulunduğu yıllarda dış dünyada yaşanan gelişmeleri tamamen takip edemediğini söyleyen Said, 'Doğrusu yaşanan olaylar beni çok şaşırtmadı. Çünkü yeni tutuklanan mahkumlar sürekli hapishaneye geliyordu. Onlardan dışarıda neler olduğunu duyuyordum, dış dünyada yaşananlardan haberdar oluyordum.' dedi.</p>

<p>Dışarıdaki gelişmeleri duymakla onları bizzat yaşamanın aynı olmadığını ifade eden Said, hapishaneden çıktıktan sonra günlük hayatta karşılaştığı yeniliklere kısa sürede alıştığını dile getirdi.</p>

<p>Said, kendisini en çok etkileyen gelişmenin Gazze'nin içinde bulunduğu durum olduğunun altını çizerek, 'Beni belki de en çok şaşırtan şey, Gazze'nin yaşadığı terk edilmişlik ve yalnız bırakılmışlık oldu. Ben dünyanın bundan biraz daha iyi olduğunu sanıyordum.' diye konuştu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/31-yil-sonra-ozgur-kalan-osman-said-gazzenin-yalnizligi-beni-sasirtti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 19:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/osmansaid.webp" type="image/jpeg" length="17146"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genelkurmay çatı davasında yeniden yargılama bitti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/genelkurmay-cati-davasinda-yeniden-yargilama-bitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/genelkurmay-cati-davasinda-yeniden-yargilama-bitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimine yönelik Genelkurmay çatı davasında, Yargıtay'ın bozma kararları sonrası yürütülen yeniden yargılamayı tamamlayarak hükmünü açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya bazı sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden dahil olurken, diğer sanıklar ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme başkanının dosyaya giren evrakı okumasının ardından son sözleri dinlenen sanıklar, masumiyetlerini öne sürerek beraat talebinde bulundu.</p>

<p>Mahkeme heyeti, yapılan değerlendirmelerin ardından sanıklar hakkında ağır hapis cezalarına hükmetti. Duruşmaya serbest olarak katılan Murat Pekgüler, karar doğrultusunda tutuklanarak "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "kasten öldürme" suçlarından müebbet hapse mahkum edildi. Pekgüler ayrıca "kasten öldürmeye teşebbüs" ve "kişi hürriyetini kısıtlama" suçlarından 368 yıl 4 ay hapis cezası aldı. Aynı şekilde adli kontrolle yargılanan Okan Kurt, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılarak cezaevine gönderildi.</p>

<p>Dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın eski emir subayı Levent Türkkan, "siyasal ve askeri casusluk" suçundan 15 yıl hapis cezasına mahkum oldu. Tutuklu sanıklardan Cengiz Aydın ise "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "kasten öldürme" suçlarından müebbet, "kasten öldürmeye teşebbüs" ve "kişi hürriyetini kısıtlama" suçlarından ise 368 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.</p>

<p>Mahkeme; aralarında eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk, albay Cemil Turhan, tuğgeneral Hakan Evrim, tümgeneral Kubilay Selçuk, tümgeneral Mehmet Dişli ve tuğgeneral Mehmet Partigöç'ün yer aldığı 17 tutuklu sanığa, "kasten öldürme" suçundan 2'şer kez müebbet hapis cezası verdi. Bu sanıklar, "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan da 16'şar yıl hapis cezası aldı. Diğer sanıklar hakkında ise suç türlerine göre 12 yıl 6 aydan başlayarak ikişer kez ağırlaştırılmış müebbete uzanan hapis cezaları kuruldu. Kaçak durumdaki sanıklar Ahmet Albayrak, Cihangir Şenlik, Özcan Kurt ve Murat Mala'nın dosyaları ise ana davadan ayrıldı.</p>

<h2><strong>Sürecin geçmişi ve Yargıtay kararı</strong></h2>

<p>Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 17 Temmuz 2024 tarihinde 224 sanıklı çatı davasının temyiz incelemelerini neticelendirmişti. Yüksek mahkeme, darbe girişiminin asli failleri ve yöneticileri olan 17 sanığın "Anayasayı ihlal", "Cumhurbaşkanına suikast" ve "kasten öldürme" suçlarından aldığı 138'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını onamıştı. Ancak yerel mahkemenin 3 maktul yönünden verdiği cezaları, eylemin "olası kastla öldürme" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozmuştu.</p>

<p>Yargıtay, bazı eski askeri personelin mahkumiyet hükümlerini ise soruşturmadaki incelemelerin yüzeysel kalması sebebiyle bozarak dosyayı geri göndermişti. Cengiz Aydın, Fatih Koç ve Hasan Hüseyin Sarıtarla'nın eyleme "yardım eden" sıfatıyla katıldıkları yönündeki tespiti hatalı bulan yüksek mahkeme, bu kişilerin suçun işlenişine "asli müşterek fail" olarak katıldıklarının esas alınmasını talep etmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genelkurmay Başkanının odasına dinleme cihazı yerleştirilmesi olayına ilişkin de önemli bir hukuki değişim gerçekleşti. Yargıtay; eski yarbay Levent Türkkan, Muhammet Uslu ve sivil sanık Fatih Okutur hakkında daha önce verilen beraat kararlarını bozdu. Yüksek mahkeme, bu sanıkların dosyada yer alan somut eylemlerinin doğrudan "siyasal ve askeri casusluk" suçunu oluşturduğunu karara bağlayarak 139 sanığın yeniden yargılanmasına sebep oldu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/genelkurmay-cati-davasinda-yeniden-yargilama-bitti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 19:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/gnlkrmy.webp" type="image/jpeg" length="64529"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pentagon'da trilyon dolarlık kriz]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/pentagonda-trilyon-dolarlik-kriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/pentagonda-trilyon-dolarlik-kriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de yayımlanan analiz, Pentagon'un 1 trilyon doları aşan bütçesine rağmen Çin karşısında kritik askeri teknolojilerde geriye düştüğünü gösteriyor. Değerlendirmeye göre bunun temel sebebi, savunma sanayi şirketleri ile siyasi karar alma mekanizmaları arasında oluşan askeri-endüstriyel kompleksin ortaya çıkarttığı verimsizlik]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Savunma Bakanlığı'nın bütçesi 1 trilyon dolar sınırını aşarken, Vaşington'un en büyük sorunu artık kaynak yetersizliği değil, bu kaynağı ne kadar verimli kullanabildiği haline geldi. ABD'’nin Foreign Affairs dergisinde yayımlanan kapsamlı bir değerlendirme, Pentagon'un onlarca yıldır süren satın alma sistemi sebebiyle milyarlarca dolarlık projelerin geciktiğini, maliyetlerin kontrolden çıktığını ve Amerikan ordusunun özellikle hipersonik silahlar, insansız sistemler ve seri üretim kapasitesinde Çin'in gerisine düştüğünü ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD’nin trilyon dolarlık hatası” başlıklı değerlendirmeye göre Pentagon, 2026 mali yılında Trump yönetiminin "Golden Dome" füze savunma sistemi için 24,4 milyar dolar, Sentinel kıtalararası balistik füze programı için ise 3,3 milyar dolar ayırdı. Buna karşın her iki projenin de yakın dönemde ABD'nin konvansiyonel savaş kabiliyetini belirgin biçimde güçlendirmeyeceği belirtilirken, buna karşın modern tehditlere karşı ihtiyaç duyulan birçok kritik alanda ilerlemenin beklenen hızda gerçekleşmediği vurgulandı.</p>

<h2><strong>Savaş gemilerinde ve İHA’larda fark açılıyor</strong></h2>

<p>Analizde dikkat çeken en önemli başlıklardan biri ise ABD ile Çin arasındaki savunma sanayi kapasitesi farkı oldu. ABD'nin savunmaya Çin'in yaklaşık üç katı kaynak ayırmasına rağmen kritik üretim alanlarında geride kaldığı ifade edildi. Çin donanmasının 2030 yılına kadar yaklaşık 435 savaş gemisine ulaşmasının beklendiği, buna karşılık ABD Donanması'nın envanterinin 297 gemi seviyesinde kalacağı öngörüldü. İnsansız sistemlerde de benzer bir tabloya işaret edilirken, Çin'in yalnızca bu yıl yaklaşık 1 milyon tek yönlü saldırı dronu üretmeyi hedeflediği, Pentagon'un ise önümüzdeki birkaç yıl içinde yaklaşık 300 bin saldırı dronu üretmeyi planladığı aktarıldı.</p>

<p>ABD Temsilciler Meclisi Üyeliği de yapan Ro Khanna tarafından yazılan makale bu tablonun temel nedenlerinden birinin ABD savunma sanayisindeki yoğun tekelleşme olduğunu savunuyor. 1990'lı yıllarda gerçekleştirilen birleşmelerin ardından sektörün Lockheed Martin, RTX, Boeing, General Dynamics ve Northrop Grumman'dan oluşan "Büyük Beşli" etrafında şekillendiği belirtilirken, rekabetin azalmasının yenilikçiliği yavaşlattığı, maliyetleri artırdığı ve teslimat sürelerini uzattığı ifade edildi. Bugün F-35 savaş uçağından Ford sınıfı uçak gemilerine kadar hemen her büyük savunma programının ya bütçesini aştığı ya da planlanan takvimin gerisinde kaldığına dikkat çekildi.</p>

<h2><strong>Modası geçen uçaklara milyarlarca dolar</strong></h2>

<p>Raporda Pentagon'un yalnızca yeni sistemleri geliştirmekte değil, artık ihtiyaç duyulmayan platformlardan vazgeçmekte de zorlandığı kaydedildi. Bunun en belirgin örneklerinden biri olarak 1970'lerde geliştirilen A-10 yakın hava destek uçağı gösterildi. Hava Kuvvetleri'nin bu platformun günümüz savaş ortamında etkinliğini yitirdiğini yıllar önce kabul etmesine rağmen Kongre'nin istihdam kaygıları nedeniyle emekliye ayırma kararlarını uzun süre engellediği, bunun da milyarlarca dolarlık ek maliyet oluşturduğu belirtildi. Benzer şekilde Littoral Combat Ship (LCS) programının da bakım sorunları ve artan maliyetlere rağmen siyasi gerekçelerle yıllarca sürdürüldüğü, toplam yaşam döngüsü maliyetinin 100 milyar doları aşabileceği ifade edildi.</p>

<p>Yazıda çözüm olarak Kongre ile Pentagon arasında daha güçlü koordinasyon kurulması, açık sistem mimarisinin tüm büyük savunma projelerinde uygulanması, yeni teknoloji şirketlerinin savunma ihalelerine girişinin kolaylaştırılması ve başarısız projelere daha erken son verilmesi önerildi. Ayrıca çok yıllı tedarik sözleşmelerinin yaygınlaştırılması sayesinde üretim kapasitesinin artırılabileceği ve maliyetlerin yüzde 5 ila 10 oranında azaltılabileceği savunuluyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/pentagonda-trilyon-dolarlik-kriz</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/pent-1.webp" type="image/jpeg" length="23317"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Topkapı Sarayı'nda Şerbethane bölümü 452 eseriyle yeniden açıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/topkapi-sarayinda-serbethane-bolumu-452-eseriyle-yeniden-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/topkapi-sarayinda-serbethane-bolumu-452-eseriyle-yeniden-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Topkapı Sarayı'ndaki tarihi Şerbethane, restorasyon ve yenilenen sergileme düzeninin ardından yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Osmanlı saray mutfağının şerbet, tatlı ve macun kültürünü yansıtan bölümde sergilenen eser sayısı 174'ten 452'ye çıkarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Topkapı Sarayı'nın ikinci avlusunda, Matbah-ı Amire yapıları içinde yer alan yapı, yenilenen sergileme düzeniyle Osmanlı saray mutfağının şerbet, tatlı, macun, esans ve sunum kültürünü daha kapsamlı bir koleksiyonla ziyaretçilere sunuyor.</p>

<p>Topkapı Sarayı Daire Başkanı İlhan Kocaman, Şerbethane'de yürütülen restorasyon, yeni teşhir düzenlemesi ve sergilenen eserlerle ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Kocaman, Şerbethane'nin 2010'dan açıldığını, zamanla da zarar gördüğünü belirterek, "Burada hem eserleri çoğaltmak, var olan eserleri yenilemek hem de mekanın restorasyonunu tamamlamak amacıyla yaklaşık 9 aylık çalışma yürüttük ve bugün itibariyle tamamladık. Daha önce 174 olan eser sayısını 452'ye çıkardık." dedi.</p>

<p><img alt="Topkapı Sarayı'nın Şerbethane bölümü ziyarete açıldı" src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/aa_picture_20260717_41999052.jpg" /></p>

<p>Osmanlı'da içeceklerin yanında tatlıların da burada hazırlandığını aktaran Kocaman, şunları kaydetti:</p>

<p>"Hekimbaşı tarafından çeşitli macunlar ve benzeri ilaçlar da burada hazırlanıyordu. Burası sadece hünkara, padişaha değil aynı zamanda sarayda yaşayanlarına ve saraydaki diğer görevlilere de hizmet veriyordu. Tatlıların yanında içecekler veriliyordu. Yine muharrem ayında aşure, Osmanlı'da önemli bir yer tutar. O da burada hazırlanarak takdim ediliyordu. Burada ziyaretçilerimiz daha önce görünmeyen birçok eseri görebilecekler."</p>

<p><img alt="Topkapı Sarayı'nın Şerbethane bölümü ziyarete açıldı" src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/aa_picture_20260717_41999054.jpg" /></p>

<h3><strong>Şerbethanede ne yapılıyor?</strong></h3>

<p>Şerbethane, Osmanlı sarayında Helvahane'nin bir bölümü olarak faaliyet gösteriyor ve başta padişah olmak üzere saray halkı için baklava, helva, şerbet ve çeşitli tatlıların hazırlandığı merkezlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bölümde ayrıca hekimbaşı denetiminde ilaç, macun ve esans üretimi de gerçekleştiriliyor. Bu yönüyle Şerbethane, saray mutfağının yalnızca ikram geleneğini değil, şifa ve koku kültürünü de yansıtan önemli mekanlar arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="Topkapı Sarayı'nın Şerbethane bölümü ziyarete açıldı" src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/aa_picture_20260717_41999055.jpg" /></p>

<p>Yenilenen seçkide porselen nevruziyelikler, gümüş, tombak ve porselen aşure testileri, kapaklı tatlı hokkaları, Çin porseleni turşu küpleri, şerbet küpleri, şerbet bardakları, şerbet makramaları, buhurdanlar ve gülabdanlar gibi çok sayıda eser sergileniyor.</p>

<h3><strong>Restorasyonu</strong></h3>

<p>Matbah-ı Amire yapıları, 2010'da kapsamlı restorasyondan geçirilerek, yaklaşık 15 yıllık kullanımın ardından müzecilik ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenlendi.</p>

<p>Geçen yıl yoğunlaşan çalışmalar, 2026'da küratoryal düzenleme, koleksiyon seçkisi ve yerleştirme uygulamalarının tamamlanmasıyla sonuçlandı.</p>

<p><img alt="Topkapı Sarayı'nın Şerbethane bölümü ziyarete açıldı" src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/aa_picture_20260717_41999051.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Restorasyon kapsamında tarihi doku korunarak taşıyıcı sistem güçlendirildi, bazalt taş döşemeler yenilendi, yeni vitrin sistemleri oluşturuldu ve bilgilendirme panoları tarihi yapıya uygun şekilde tasarlandı.</p>

<p>Şerbethane, Topkapı Sarayı'nın kapalı olduğu salı günleri dışında her gün 09.00-17.30 saatlerinde ziyaret edilebilecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/topkapi-sarayinda-serbethane-bolumu-452-eseriyle-yeniden-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/serbethane.webp" type="image/jpeg" length="29756"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sömürgeci Çin, Doğu Türkistan'ın doğalgazını yağmalıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/somurgeci-cin-dogu-turkistanin-dogalgazini-yagmaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/somurgeci-cin-dogu-turkistanin-dogalgazini-yagmaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin'in işgali altındaki Doğu Türkistan'da bulunan Tarım Petrol Sahası'ndan Çin'in doğu eyaletlerine taşınan doğal gaz miktarı 400 milyar metreküpü aştı. Doğu Türkistanlı kuruluşlar ise bölgenin enerji kaynaklarının yerli halk yerine Pekin yönetiminin çıkarları doğrultusunda kullanılmasına tepki gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çin, işgal ettiği Doğu Türkistan’ın yer altı ve yer üstü zenginliklerini yağmalamaya ve çalmaya devam ediyor. “Batı’dan Doğu’ya gaz iletimi” adına önemli bir doğal gaz kaynağı olan Tarım Petrol Sahası’ndan Çin eyaletlerine taşınan toplam doğal gaz miktarı 400 milyar metreküpeyi aştı.</p>

<h3><strong>15 eyalete, 120’den fazla şehre gaz taşındı</strong></h3>

<p>Çin tarafından paylaşılan verilere göre Tarım Petrol Sahası’ndan taşınan doğal gaz, ülke genelinde 15 eyalet, özerk bölge ve merkezi yönetim altındaki belediyeye, 120’den fazla büyük ve orta ölçekli şehre ulaştırılıyor. Yetkililer, bu gazın yaklaşık 500 milyon kişinin günlük enerji ihtiyacını karşıladığını ifade ediyor.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, taşınan 400 milyar metreküplük doğal gaz sayesinde yaklaşık 510 milyon ton standart kömür kullanımının önüne geçildiği, bunun da 520 milyon ton karbon dioksit emisyonunun azaltılmasına katkı sağladığı öne sürüldü. Çin kaynakları, bunun çevresel etkisini ise “Yangtze Nehri Deltası’nın iki katı büyüklüğünde bir orman alanı oluşturulmasına eşdeğer” şeklinde tanımlıyor.</p>

<h3><strong>Son dört yılda taşınan gaz miktarında hızlı artış</strong></h3>

<p>Veriler, doğal gaz sevkiyatındaki artışın son yıllarda önemli ölçüde hızlandığını da ortaya koyuyor.</p>

<p>2004 yılında faaliyete geçen boru hattı üzerinden 2004-2022 yılları arasında toplam 300 milyar metreküp doğal gaz taşınırken, 400 milyar metreküp seviyesine ulaşılması yalnızca son dört yılda gerçekleşti. Bu durum, Tarım Havzası’ndaki üretim kapasitesinin artırıldığını ve Çin’in bölgedeki enerji kaynaklarından daha yoğun şekilde yararlandığını gösteriyor.</p>

<h3><strong>Tarım Petrol Sahası 1998’de keşfedilmişti</strong></h3>

<p>Çin, Tarım Petrol Sahası’ndaki büyük doğal gaz rezervlerini Eylül 1998’de keşfettiğini açıklamış, ardından ülkenin batısındaki enerji kaynaklarını doğudaki sanayi bölgelerine ulaştırmayı amaçlayan “Batıdan Doğuya Doğal Gaz İletim Projesi” kapsamında inşa edilen ana boru hattını Ekim 2004’te hizmete açmıştı.</p>

<p>O tarihten bu yana Tarım Havzası’ndan çıkarılan doğal gaz, kesintisiz şekilde Çin’in doğu bölgelerine taşınmaya devam ediyor.</p>

<h3><strong>Doğu Türkistanlılardan tepki</strong></h3>

<p>Doğu Türkistan konusunda faaliyet gösteren çeşitli kuruluşlar ve aktivistler ise, Tarım Havzası’ndaki petrol ve doğal gaz rezervlerinin Çin’in ekonomik kalkınması için yoğun biçimde kullanıldığını, buna karşın bölgenin yerli halkının bu kaynaklardan adil şekilde faydalanamadığını söylüyor.</p>

<p>Söz konusu çevreler, Tarım Havzası’ndan çıkarılan enerji kaynaklarının Çin’in enerji güvenliğini güçlendirdiğini ve sanayi üretimine önemli katkı sağladığını belirtirken, bunun Doğu Türkistan’ın doğal zenginliklerinin sistematik olarak merkezî yönetime aktarılması anlamına geldiğini belirtiyor.</p>

<p>Bölgedeki doğal kaynakların işletilmesi ve gelir paylaşımı konusu ise uzun yıllardır uluslararası kamuoyunda tartışılmaya devam eden başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p><i>Haber Nida</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/somurgeci-cin-dogu-turkistanin-dogalgazini-yagmaliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/somurgecicin.png" type="image/jpeg" length="83513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HÜDA PAR'dan karma eğitim dayatmasına karşı kanun teklifi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/huda-pardan-karma-egitim-dayatmasina-karsi-kanun-teklifi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/huda-pardan-karma-egitim-dayatmasina-karsi-kanun-teklifi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR, karma olmayan eğitimin kapsamını genişletmeyi öngören kanun teklifini Meclis'e sundu. Teklif, ihtiyaç doğrultusunda okulların yanı sıra yalnızca kız veya erkek öğrencilere yönelik sınıfların da oluşturulabilmesini öngörüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ile Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Mersin Milletvekili Faruk Dinç ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı’nın imzasını taşıyan “Millî Eğitim Temel Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, TBMM Başkanlığına sunuldu.</p>

<p>Teklifle, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun karma eğitimi düzenleyen 15’inci maddesinde değişiklik yapılması öngörülüyor.</p>

<p>Mevcut düzenlemede yer alan “Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır. Ancak eğitimin türüne, imkân ve zorunluluklara göre bazı okullar yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılabilir.” hükmündeki “zorunluluklara” ibaresinin “ihtiyaçlara” şeklinde değiştirilmesi teklif ediliyor.</p>

<p>Teklifin yasalaşması hâlinde ihtiyaçlar doğrultusunda yalnızca kız veya erkek öğrencilere yönelik okul açılmasının yanı sıra bazı sınıflarda da karma olmayan eğitim uygulanabilecek.</p>

<p>Kanun teklifinin genel gerekçesinde, eğitim hizmetlerinin vatandaşların istek ve kabiliyetleri ile toplumun ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Karma olmayan eğitim talebinde bulunan öğrenci ve velilerin ihtiyaçlarının da eğitim sistemi içerisinde karşılanması gerektiği savunulan gerekçede, teklifin ihtiyaçların ve toplumsal taleplerin dikkate alınmasını amaçladığı ifade edildi.</p>

<p>Gerekçede, “Bu teklifle, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun 15’inci maddesinde değişiklik yapılmakta; okulların bazı sınıflarının yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılarak karma olmayan eğitim yapılmasına imkân tanınmaktadır.” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Düzenlemenin, yalnızca kız veya erkek öğrencilere yönelik okulların açılabilmesine imkân tanıyan mevcut hükümle uyumlu olduğu vurgulandı.</p>

<h3><strong>“Karma eğitimin herkese zorla dayatılması, önemli bir insan hakları ihlalidir”</strong></h3>

<p>Teklifin genel gerekçesinde, Türkiye’de karma eğitimin 1924 yılında ilkokullarda, 1927 yılında ise ortaöğretimde uygulanmaya başlandığı hatırlatıldı.</p>

<p>Karma eğitimin zaman içerisinde zorunlu bir uygulamaya dönüştüğüne dikkat çekilen gerekçede, özellikle 28 Şubat sürecindeki idari uygulamaların karma olmayan eğitim talebinde bulunan kesimlerin eğitim hakkını ihlal ederek toplumsal sorunlara sebebiyet verdiği belirtildi.</p>

<p>Karma eğitimin herkese zorla dayatılmasının önemli bir insan hakları ihlali olduğu belirtilen genel gerekçede şu ifadelere yer verildi: “Bilimsel bir temele, toplumsal taleplere ve gerçekliğe dayanmayan karma eğitimin herkese zorla dayatılması, önemli bir insan hakları ihlalidir. Erkek ve kız her birey; fıtratına, yeteneklerine ve özelliklerine uygun, karma olmayan bir eğitim alma hakkına sahip olmalıdır. Öğrenci velilerine de bu konuda bir tercih hakkı tanınmalıdır.”</p>

<p>Kanun teklifinin gerekçesinde birçok ülkede karma olmayan eğitime olan rağbetin arttığına da dikkat çekilerek şunlar kaydedildi:</p>

<p>“Son yıllarda karma eğitim uygulamasının bilimsel ve pedagojik bir temelinin olmadığı yönündeki eleştiri ve değerlendirmeler dünya genelinde artmış; bu uygulamanın eğitime ve kadın-erkek eşitliğine iddia edildiği gibi katkı sağlamadığı tespit edilmiştir. Yapılan araştırmalar ve gözlemler de tek cinsiyete dayalı, karma olmayan eğitim ortamlarının eğitim kalitesi açısından olumlu sonuçlar doğurduğunu ve mevcut sorunların çözümüne katkıda bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle birçok Avrupa ülkesinin yanı sıra Japonya, Amerika ve Avustralya gibi ülkelerde karma olmayan eğitime rağbet artmıştır.”</p>

<p>Teklifin madde gerekçesinde, okulların bazı sınıflarının yalnızca kız veya erkek öğrencilere ayrılabilmesinin önünün açılmasıyla eğitim ve öğrenim hakkının güçlendirilmesinin amaçlandığı belirtildi.</p>

<p>Madde gerekçesinde şu değerlendirmelere yer verildi:</p>

<p>“Böylece eğitim ve öğrenim hakkının güçlendirilmesi ve bu hakkın kullanılmasını zorlaştıran engellerin kaldırılması amaçlanmıştır. Ayrıca karma olmayan eğitim imkânı sağlanırken zorunluluklar yerine ihtiyaçların dikkate alınacağı hüküm altına alınarak bu yöndeki toplumsal talep ve ihtiyaçların karşılanması hedeflenmektedir.” </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>ILKHA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/huda-pardan-karma-egitim-dayatmasina-karsi-kanun-teklifi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/huda-pardan-karma-egitime-iliskin-kanun-teklifi-1784290236-9055.webp" type="image/jpeg" length="88983"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TAYFUN Blok-3 yabancı basında: 5 denizdeki etkisi korkutuyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/tayfun-blok-3-yabanci-basinda-5-denizdeki-etkisi-korkutuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/tayfun-blok-3-yabanci-basinda-5-denizdeki-etkisi-korkutuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yabancı savunma basını, Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği TAYFUN Blok-3 füzesinin hareketli deniz hedeflerini vurma kabiliyetiyle bölgesel deniz dengelerini değiştirebilecek stratejik bir güç haline geldiğini değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin yerli ve milli imkânlarla geliştirdiği TAYFUN Blok-3, uluslararası savunma basınının gündemindeki yerini koruyor. Son test atışının ardından yayımlanan analizlerde, yeni nesil balistik gemisavar füzesinin sahip olduğu kabiliyetlerin bölgesel deniz dengelerini etkileyebileceği değerlendirmelerine yer verildi.</p>

<p>Yabancı basında yer alan değerlendirmelerde, TAYFUN Blok-3’ün özellikle hareketli deniz hedeflerini vurabilme yeteneğinin dikkat çektiği belirtilirken, iddia edilen menzili sayesinde Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada caydırıcılık sağlayabileceği öne sürüldü.</p>

<h2><strong>Hareketli deniz hedeflerine karşı geliştirildi</strong></h2>

<p>ROKETSAN tarafından geliştirilen TAYFUN Blok-3, Karadeniz’de gerçekleştirilen son testte deniz üzerindeki hareketli bir hedefi başarıyla vurdu.</p>

<p>Test kapsamında yaklaşık 7 metre uzunluğundaki küçük bir tekneyi temsil eden hedefin tam isabetle imha edildiği belirtilirken, bu testin Türkiye’nin balistik gemisavar füze teknolojisinde önemli bir aşamayı geride bıraktığı ifade edildi.</p>

<p>Savunma analizlerinde, Blok-3’ün TAYFUN füze ailesinin deniz hedeflerine yönelik geliştirilen en gelişmiş versiyonu olduğu değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Terminal güdüm sistemi</strong></h2>

<p>Yabancı savunma yayınlarında yer alan analizlerde, Blok-3’ün önceki versiyonlardan en önemli farkının hareketli deniz hedeflerini takip edebilen terminal güdüm sistemi olduğu vurgulandı.</p>

<p>İddialara göre füze üzerinde görüntüleme kızılötesi (IIR) arayıcı başlık bulunuyor. Bazı analizlerde ise gelecekte aktif radar veya çift modlu güdüm sistemlerinin de entegre edilebileceği öne sürülüyor.</p>

<p>Resmî teknik özellikler açıklanmamış olmakla birlikte, açık kaynak analizlerinde füzenin menzilinin 500 ila 800 kilometre arasında olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Balistik gemisavar füzelerinin büyük avantajları</strong></h2>

<p>Savunma uzmanlarına göre balistik füzelerle hareketli deniz hedeflerini vurabilmek, dünyada yalnızca sınırlı sayıdaki ülkenin sahip olduğu ileri teknoloji kabiliyetlerinden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Bu tür sistemlerin öne çıkan avantajları arasında:</p>

<ul>
 <li>Çok yüksek hızlarda hedefe ulaşmaları,</li>
 <li>Kısa reaksiyon süresi bırakmaları,</li>
 <li>Füze savunma sistemlerini aşma ihtimalinin yüksek olması,</li>
 <li>Geniş operasyon sahasında caydırıcılık sağlamaları</li>
</ul>

<p>yer alıyor.</p>

<p>Analizlerde, bu özellikler nedeniyle balistik gemisavar füzelerinin klasik ses altı gemisavar seyir füzelerine göre çok daha zor önlenebildiği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Çin’in ardından Türkiye dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Yabancı basındaki değerlendirmelerde, balistik gemisavar füze teknolojisinin ilk operasyonel örneklerinden birinin Çin tarafından geliştirilen DF-21D olduğu hatırlatıldı.</p>

<p>Türkiye’nin TAYFUN Blok-3 ile gerçekleştirdiği testlerin ise bu alandaki teknolojik gelişimin önemli örneklerinden biri olarak değerlendirildiği ifade edildi.</p>

<p>Analizlerde ayrıca test sonrasında hasar tespit çalışmalarında Bayraktar TB2 platformunun kullanılmasının dikkat çekici olduğu kaydedildi.</p>

<h2><strong>5 denizde korkulu rüya olacak</strong></h2>

<p>Uluslararası savunma analizlerinde yer alan iddialara göre, TAYFUN Blok-3’ün yaklaşık 800 kilometre menzile ulaşması halinde Türkiye’nin çevresindeki geniş deniz alanlarında caydırıcılık kapasitesi önemli ölçüde artabilir.</p>

<p>Bu değerlendirmelere göre füzenin kapsama alanı içerisinde;</p>

<ul>
 <li>Karadeniz,</li>
 <li>Marmara Denizi,</li>
 <li>Azak Denizi,</li>
 <li>Hazar Denizi’nin önemli bölümü,</li>
 <li>Ege Denizi’nin tamamı,</li>
 <li>Doğu Akdeniz’in geniş bir kesimi</li>
</ul>

<p>bulunabilecek.</p>

<p>Ancak bu menzil bilgisinin resmî makamlar tarafından doğrulanmadığı, yabancı basında yer alan açık kaynak analizlerine dayandığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türk savunma sanayisinin yükselişi</strong></h2>

<p>Son yıllarda geliştirilen uzun menzilli füze sistemleri, insansız hava araçları, hava savunma sistemleri ve elektronik harp çözümleriyle Türkiye, savunma sanayisinde küresel ölçekte yakından takip edilen ülkeler arasında yer alıyor.</p>

<p>TAYFUN Blok-3 de sahip olduğu yeni kabiliyetlerle bu dönüşümün önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Savunma uzmanları, hareketli deniz hedeflerine karşı geliştirilen bu tür sistemlerin Türkiye’nin denizlerdeki caydırıcılık kapasitesine önemli katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/tayfun-blok-3-yabanci-basinda-5-denizdeki-etkisi-korkutuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/tayfun-blij3.jpg" type="image/jpeg" length="30369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'da tanklarla başaramadıklarını 15 Ağustos'ta konserle yapacaklar!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/15-temmuzda-tanklarla-basaramadiklarini-15-agustosta-konserle-yapacaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/15-temmuzda-tanklarla-basaramadiklarini-15-agustosta-konserle-yapacaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mustafa Sabri Beşer, 15 Temmuz'da tankla başaramayanların bugün kültür, eğlence ve küresel popüler akımlar üzerinden aynı hedefe yürüdüğünü savunuyor. 14-15 Ağustos'ta Yenikapı'daki K-Pop etkinliğini "kültürel işgal" olarak nitelendiren Beşer, milleti ve devleti bu kuşatmaya karşı aynı 15 Temmuz ruhuyla harekete geçmeye çağırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Artık yazmanın yetmediği yerdeyiz. Çocuklarımız adına sesimi yükseltiyorum.</p>

<p>14–15 Ağustos tarihlerinde <i>Yenikapı</i>'da, sanki masum bir eğlenceymiş gibi, "Türkiye'nin en büyük K-Pop buluşması" ilan ediliyor!</p>

<p><img alt="ATEEZ-KWON EUNBI | İstanbul Festivali | 14 August 2026 | Festival Park  Yenikapı | Biletino" src="https://resources-biletino.s3.eu-west-1.amazonaws.com/content/event/62425/1920x1080.jpg" /></p>

<p>Surların içinde, ezanın gölgesinde, dedelerinin put kırdığı şehirde yeni bir ayin kuruluyor.</p>

<p><i>K-Pop</i> denilen yapı birkaç şarkıdan, birkaç dans figüründen ve birkaç renkli klipten ibaret değildir. Arkasında son derece planlı bir imaj üretimi ve gençlerin duygusal boşluklarını hedef alan devasa bir işgal ekonomisi var.</p>

<p><img alt="Türkiye'nin en büyük K-POP buluşması İstanbul Festivali'nde! Sahnedeki  yıldız isimlerden Kore markalarına, kültürel deneyim alanlarından sürpriz  etkinliklere kadar K-POP dünyasına dair her şey 2 gün üst üste Festival  Park Yenikapı'da! 💜" src="https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRjpo0eypDRl6X2g5Mz-X1JVzRfF2AWwhcdCTFuKc6I71boOsrtW0Zgs-8&amp;s=10" /></p>

<p>Bir gence nasıl görüneceğini ne giyeceğini, hangi kelimelerle konuşacağını, kimi güzel bulacağını, hangi bedeni ideal sayacağını ve neye hayranlık duyması gerektiğini fısıldayan bir işgal girişimi!</p>

<p>Kültür politikası, hangi sembolün büyütüldüğünü, hangi zevkin teşvik edildiğini, hangi hayat tarzının normalleştirildiğini ve hangi neslin nasıl bir insan tasavvuruna doğru sevk edildiğini görebilmektir.</p>

<p>Görmeyen kördür, görüp susansa, surların bekçiliğini bırakmış demektir.</p>

<p><i>15 Temmuz</i>'da bu millet büyük bir zafer kazandı. <i>Cumhurbaşkanı Erdoğan</i> önderliğinde, milletin iradesiyle, tankın önüne göğüs gererek, boğazına kadar ihanete batmış bir darbe girişimini boğdu.</p>

<p>O gece mesele, milletin belini kırmak, ruhunu teslim almak, çocuklarının yarınını başkasının eline vermekti.</p>

<p>Bu sefer silah yok. "Eğlence" var, "küresel kültür" var, "festival" var, "LGBT" var.</p>

<p>Konserin tanıtım afişlerine bakınca <i>15 Temmuz</i>'un tersine çevrilmiş bir kopyasını görüyorsunuz!</p>

<p><i>LGBT</i> lobilerinin küresel dayatmasını, ahlaksızlığın ve sapkınlığın renklerini görüyorsunuz!</p>

<p>Cinsiyet karmaşasıyla kimliksizleştirilmiş, gayya çukurunda debelenen ne idüğü belirsiz figürlerin neslimizin zihnini kuşattığını görüyorsunuz!</p>

<p>Kışlayı değil kalbi, meclisi değil mayayı, bayrağı değil aidiyeti ele geçirmeye çalışan yumuşak bir darbe girişimi görüyorsunuz!</p>

<p>Evet, kelimeleri bilerek seçiyorum, çünkü yumuşak dil, yumuşak işgali meşrulaştırır.</p>

<p>Bir çocuğun "Ben kimim?" sorusuna kendi dilinden, tarihinden, inancından ve medeniyetinden cevap veremez hâle gelmesi de ağır bir işgaldir.</p>

<p><i>15 Temmuz</i>'da darbeciler milleti ezeceğini sandı, millet ayağa kalktı.</p>

<p>14–15 Ağustos'ta ise başka bir operasyonun dili devrede!</p>

<p>Milleti ayağa kaldırmadan milletin çocuklarını uyutmak, direnişi kırmadan direniş tohumunu çürütmek, tankla giremeyeni ritimle, sloganla, "cool"lukla, "global"likle içeri almak.</p>

<p>Buna "kültür" demek makyaj sürmektir.</p>

<p>Kültür çocuğa şahsiyet verir, bu ise çocuğu sapıklığa, ithal puta ipotek eder.</p>

<p>Kültür, sanat ve eğitim sahasını tali mesele sayanlar yanılmıştır!</p>

<p>Buradaki işgal, toprağın çocuklarının geleceğini almaktır.</p>

<p><i>15 Temmuz</i>'da milletin iradesine kurşun sıktılar. Şimdi milletin evlatlarının iradesine ritimle sapıklık aşılıyorlar.</p>

<p>İkisinin de hedefi aynı, bu milletin belini kırmak, ruhunu teslim almak, yarını ele geçirmek.</p>

<p>O hâlde cevabımız da aynı hizada, aynı sertlikte olmalıdır.</p>

<p>Bu zafer, ailenin, okulun, caminin, sokağın, devletin ve basının aynı anda uyanmasıdır.</p>

<p><i>15 Temmuz</i>'un ruhu yalnızca bir gecenin hatırası olamaz. 15 Temmuz'un ruhu, her seferinde milletin evlatlarına uzanan eli boşa çıkaran bir uyanıklık olmak zorundadır.</p>

<p>Çünkü,</p>

<p>Bu sosyolojik bir çözülmedir, pedagojik bir alarmdır!</p>

<p>15 Temmuz'da bu millet "Bu vatan satılık değildir" dedi.</p>

<p>Peki, bu milletin çocuklarının geleceği satılık mıdır?</p>

<p>Devlet bu çağrıyı duymalıdır.</p>

<p>Aileler uyanmalıdır.</p>

<p>Eğitimciler susmamalıdır.</p>

<p><i>Yenikapı</i>'ya kurulacak sahne kaldırıldığında mesele elbette bitmeyecektir.</p>

<p>Fakat bazen bir sahnenin kurulmaması, bir toplumun hâlâ kendini koruma iradesi bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Bir kez daha kıvırmadan, süslemeden, "ama"sız söylüyorum, 15 Temmuz bir zaferdi, 14–15 Ağustos ağır bir imtihandır!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biri bozguna uğradı, diğeri de bozguna uğramalıdır.</p>

<p>Yarın tarihte, "Tankı durduran bu aziz millet, sinsi sapkınlığı da durdurabildi mi?" sorusuyla karşılaşıldığında cevabı mutlak "evet" olmalıdır.</p>

<p>15 Temmuz'da bu millet nasıl zafer kazandıysa, 14–15 Ağustos'ta da aynı iradeyi göstererek bir kez daha zafer kazanmak zorundadır.</p>

<p><img alt="🎤 Türkiye'nin en büyük K-POP buluşmasına hazır mısın? 🇰🇷✨ İstanbul'un  kalbi bu yaz K-POP ile atıyor! 💥 🔥 ATEEZ – 14 Ağustos 🔥 MONSTA X – 15  Ağustos Ve çok daha fazlası" src="https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSj6z66nM6TaRwLgWj-KAGiVvvbuU_v9uYLaogfRizGKwg7HnQw7PfMZzf-&amp;s=10" /></p>

<p>Yenikapı'ya kurulacak o sahne sökülüp kaldırılmalıdır.</p>

<p><i>15 Temmuz</i>'da tanklar durduruldu.</p>

<p>14–15 Ağustos'ta ise kültürel teslimiyet durdurulmalıdır.</p>

<p>Aynı millet.</p>

<p>Aynı irade.</p>

<p>Aynı zafer...</p>

<p><i>Mustafa Sabri Beşer, Star</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/15-temmuzda-tanklarla-basaramadiklarini-15-agustosta-konserle-yapacaklar</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/kpop-pisligi.jpg" type="image/jpeg" length="55649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[5 milyarlık yasa dışı bahis çetesi çökertildi! Peki yasal olanların farkı var mı?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/5-milyarlik-yasa-disi-bahis-cetesi-cokertildi-peki-yasal-olanlarin-farki-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/5-milyarlik-yasa-disi-bahis-cetesi-cokertildi-peki-yasal-olanlarin-farki-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van merkezli 25 ilde düzenlenen operasyonla 138 kişi, 5 milyar liralık yasa dışı bahis vurgunuyla yakalandı. Aileyi ve ruhu çürüten kumarın "yasa dışı" yakalanması ile devlet eliyle "yasal" işletilmesi arasındaki tek fark sadece tabeladır; her ikisi de toplumu hüsrana ve çöküşe sürükleyen birer felaket illetidir. Kumarın meşruiyeti olmaz! Devlet, bahis ve şans oyunlarının "yasal" kılıfına sığınmayı bırakmalı, bu haram düzeni toptan tasfiye edecek adımları atmalıdır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van merkezli 25 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "yasa dışı bahis" ve "kara para aklama" suçlamalarıyla 138 kişi kıskıvrak yakalandı. Teknik ve fiziki takip sonucu çökertilen bu şebekenin, banka hesaplarında yaklaşık 5 milyar liralık devasa bir işlem hacmine ulaştığı tespit edildi. Adliyeye sevk edilenlerden 111’i tutuklanarak zindan boylarken, geriye kalan şüphelilerin yakalanması için çalışmalar hummalı bir şekilde sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alın terini kumar masalarında, sanal bahis batağında heba eden bu "vurgun şebekesi", İslam’ın kesin çizgilerle yasakladığı o illeti nasıl bir soygun düzenine dönüştürdüklerinin bir örneği oldu. Bahis ve şans oyunları, sadece bir "para kaybı" değil; aileyi yıkan, ruhu çürüten, insanı günahın dehlizlerine sürükleyen ve en nihayetinde hüsranla neticelenen bir felaket illetidir. 5 milyar liralık bu vurgun, "haksız kazanç" üzerine kurulu kumar düzeninin, toplumun damarlarını nasıl bir sülük gibi emdiğinin en somut ispatıdır.</p>

<p>Peki, bugün "yasa dışı" olduğu için yakalanan bu çetelerin, devletin "yasal statü" kazandırdığı bahis platformlarından farkı nedir? Devletin bizzat kendi eliyle kurumsallaştırdığı, reklamlarla teşvik ettiği "yasal bahis" bataklığı da aynı ahlaki çöküntüyü, aynı vurgun senaryolarını, aynı toplumsal felaketleri üretmiyor mu? Kumarın zatı itibarıyla "haram ve yıkıcı" olduğu gerçeği, başına "yasal" ibaresi konulunca değişmiyor. Devletin engelleyemediği, aksine vergi geliri uğruna meşruiyet kazandırdığı bu meret, yasal olunca felaketten çıkmıyor; sadece suçun faili ve yöntemi değişiyor.</p>

<p>Gelinen noktada, devletin bu illetin önüne geçmek için yapması gereken; "yasal-yasa dışı" ayrımı yapmaksızın bu zehrin kökünü kurutmaktır. İnsanı haksız kazanca, tembelliğe ve büyük bir hüsrana sürükleyen bu kumar düzeni, meşru gösterilerek temizlenemez. Toplumu uçuruma sürükleyen bu "haksız emek" düzenine karşı durulması gereken yer, yasal kılıflar değil, topyekûn bir yasaklama ve ahlaki seferberliktir. Bu haram düzenin yasal statüsü, sadece günahın üzerini örtmekten ve toplumun çürümesini resmileştirmekten başka bir işe yaramamaktadır. Adım atılması gereken yer, bahsin her türlüsünü hayatın dışına itecek iradedir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/5-milyarlik-yasa-disi-bahis-cetesi-cokertildi-peki-yasal-olanlarin-farki-var-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/bahs.jpg" type="image/jpeg" length="28114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye-Pakistan ittifakı terörist İsrail'i korkutuyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiye-pakistan-ittifaki-terorist-israili-korkutuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiye-pakistan-ittifaki-terorist-israili-korkutuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail merkezli The Jerusalem Post, Türkiye'nin öncülüğünde Katar ve Pakistan eksenli yeni bir bölgesel ittifakın yükseldiğini yazdı. Gazete, Ankara'nın Orta Doğu'da artan etkisinin Tel Aviv açısından stratejik bir tehdit oluşturduğunu öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Terörist İsrail merkezli The Jerusalem Post gazetesi, Türkiye'nin bölgede dikkat çeken hamleler gerçekleştirdiğini bildirdi. Haberde, Orta Doğu'nun mevcut stratejik ortamında, en dikkat çekici ve yeterince anlaşılmayan unsurlardan birinin, Türkiye'nin ve onun parçası olduğu yeni ortaya çıkan ittifakın yükselen etkisi olduğu dile getirildi.</p>

<p><strong>"KİLİT OYUNCU TÜRKİYE" </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yeni oluşan blokta Türkiye, Katar ve Pakistan'ın kilit oyuncular olduğu dile getirilirken, Suudi Arabistan ve Mısır'ın da bu eksene dahil olabileceği ifade edildi.</p>

<p><img src="https://imgs.stargazete.com/imgsdisk/2026/07/16/untitled3-16072026defb38de.jpg" /></p>

<p>Ankara'nın bu ittifakın baş aktörü olduğu aktarılan haberde, söz konusu yeni oluşumun, İsrail'e açıkça karşı olan bir ittifak olduğu belirtildi.</p>

<p>Türkiye'nin İslam İttifakı ile etki alanını Asya, Orta Doğu ve Afrika'ya kadar genişletebileceği vurgulanılan haberde, bunun en dikkat çeken örneklerinden birinin Suriye olduğu ifade edildi. Esed'in ardından Ankara'nın Şam üzerinde etkiye sahip birinci ülke olduğunun altı çizildi.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE'NİN ETKİ ALANI HIZLA GENİŞLİYOR"</strong></p>

<p>Suriye'nin dışında Türkiye'nin Irak ve Hamas ile yakın ilişkilere sahip olduğu ifade edilen haberde, Ankara'nın etki alanının son yıllarda hızla genişlediği belirtildi.</p>

<p><img src="https://imgs.stargazete.com/imgsdisk/2026/07/16/untitled1-160720265d33cc69.jpg" /></p>

<p>Türkiye'nin, Lübnan'da son yıllarda, özellikle Sünni ağırlıklı kuzey kenti Trablus ve Akkar'daki Türkmen topluluğu merkezli olarak, sessiz ve sistematik bir şekilde nüfuz kurma çabası içinde olduğu iddia edilen haberde, ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye hükümetinin Lübnan'daki olası rolüne ilişkin son açıklamalarının, Türkiye'nin pozisyonlarının ABD yönetiminin en üst kademelerinde ne kadar etkili olduğunu yansıttığı belirtildi.</p>

<p>Bölgesel ittifaklar konusunda Ankara'nın, son on yılda Katar ile ekonomik, askeri ve diplomatik unsurları kapsayan yakın bir stratejik ortaklık geliştirdiği ifade edildi. Ankara'nın Katar'ın önemli bir doğal gaz ithalatçısı olduğunun altı çizilen haberde Türkiye'nin Katar'da daimi bir askeri üssü bulunduğu hatırlatıldı.</p>

<p><strong>TÜRKİYE-PAKİSTAN İTTİFAKI İSRAİL'İ KORKUTUYOR</strong></p>

<p>Haberde "stratejik üçlü" olarak adlandırılan ittifakın üçüncü tarafı ise Pakistan olduğu vurgulandı. İslamabad'ın, silah tedarikinde Batı'ya alternatifler ararken (Pakistan'ın en büyük silah ihracatçısı şu anda Çin), Türkiye'nin Pakistan'ın dördüncü büyük silah tedarikçisi konumunda olduğu belirtildi.</p>

<p><img src="https://imgs.stargazete.com/imgsdisk/2026/07/16/untitled2-16072026d4c109b7.jpg" /></p>

<p>Türkiye'nin Pakistan'da kapsamlı yatırımlar sürdürmekte olduğu ve Birleşmiş Milletler'de Keşmir gibi konularda sürekli olarak İslamabad ile birlikte oy kullandığı ifade edildi.</p>

<p><strong>KATAR'IN EKONOMİK GÜCÜ TÜRKİYE'NİN ASKERİ GÜCÜ</strong></p>

<p>Resmi savunma anlaşmalarıyla birbirine bağlı olmasalar da, Türkiye, Katar ve Pakistan'ın benzer yönelimlere ve uyumlu, karşılıklı olarak fayda sağlayan kapasitelere sahip olduğu belirtildi. Katar'ın geniş finansal gücünün, Türkiye'nin konvansiyonel askeri kapasitesi ve Pakistan'ın nükleer yeteneği ile birlikte güçlü bir kombinasyon oluşturduğu vurgulandı.</p>

<p>Haberde son olarak Türkiye'nin ve Katar ve Pakistan ile hem İsrail hem de Orta Doğu ve ötesinde tutarlı bir Batı politikası oluşturmak isteyenler için büyük ve yeni bir tehdit oluşturduğu, söz konusu gelişmenin özellikle Tel Aviv için felaketin yaklaştığı anlamına geldiği dile getirildi.</p>

<p><i>Star</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiye-pakistan-ittifaki-terorist-israili-korkutuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/tpk.png" type="image/jpeg" length="89431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli esirlerin bulunduğu hapishanelere "timsah hendeği" vahşeti!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/filistinli-esirlerin-bulundugu-hapishanelere-timsah-hendegi-vahseti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/filistinli-esirlerin-bulundugu-hapishanelere-timsah-hendegi-vahseti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail, Filistinli esirleri tuttuğu zindanların çevresini timsah dolu hendeklerle çevirmek için yasal kılıfı hazırladı. Çevre Koruma Bakanlığı eliyle Nil timsahlarının statüsünü değiştiren aşağılık Yahudiler; açlık, işkence ve tıbbi ihmalle şehit ettiği 9 bin 600 esire karşı tarihin en adice yöntemlerinden birini kurumsallaştırıyor. Hayvanları dahi Müslümanlara zulüm aracı yapacak kadar alçalan bu melun sürü, timsah dişlerini "infaz aracı" haline getirerek akıl almaz vahşetini kustu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Terörist İsrail Cezaevi Servisi, Filistinli esirlerin tutulduğu hapishanelerin çevresine timsahlarla dolu hendekler kazılması için düğmeye bastı. Çevre Koruma Bakanı Idit Silman’ın, Doğa ve Parklar Kurulu’nun tüm itirazlarını hiçe sayarak Nil timsahlarını "bakımı yapılan yabani hayvan" statüsüne geçiren kararnameyi imzalamasıyla, aşşağılık Yahudilerin esirler üzerinde uygulamayı planladığı vahşi işkence modelinin önündeki yasal engeller kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir tarafından gündeme getirilen "timsahlı hendek" projesini hayata geçirmek için harekete geçen İsrail Cezaevi Servisi yetkilileri, tesislerdeki güvenlik maliyetlerini düşürme bahanesiyle hayvanat bahçelerinde incelemeler başlattı. Genç bir timsah için 8 bin, yetişkin bir timsah için ise 20 bin dolar harcamayı göze alan terörist İsrail, zindanlarda tuttuğu 9 bin 600’ü aşkın Filistinli esire karşı gelmiş geçmiş en adice işkence yöntemlerinden birini kurumsallaştırıyor.</p>

<p>Filistinli esirlerin işkence, aç bırakılma ve tıbbi ihmal sebebiyle şehit edildiği hapishanelerde, şimdi de bu yırtıcı hayvanlarla oluşturulacak "vahşet çukurları" ile esirlerin psikolojik ve fiziksel olarak tamamen imha edilmesi hedefleniyor. Doğa yasalarını ve hayvanların varlığını bile Müslümanlara zulmetmek adına birer "infaz aracı" haline getiren bu zihniyet, Filistinli esirlere yönelik ihlallerini bir üst boyuta taşıyarak insanlık tarihine kara bir leke daha ekliyor.</p>

<p>Bu karar, yeryüzünün lanetli kavmi Yahudilerin sadece işgalci değil, aynı zamanda fıtratı tamamen bozulmuş, merhamet kırıntısından dahi nasibini almamış "şer" kelimesinin mücessem hali olduğunun ilanıdır. Soyu tükenmekte olan bir hayvanı dahi Müslümanlara işkence ettirmek uğruna feda edebilecek kadar alçalan bu melun sürü, doğadaki en yırtıcı mahlûkatı bile kendi işkence fantezileri için köleleştirecek kadar aşağılıktır. Hapishanelerde açlığa ve ölüme terk edilen binlerce Filistinli esiri, timsahların dişleri arasına atma hayali kuran bu teröristler; yeryüzünde görülebilecek en büyük vahşet ve alçaklık örneklerinden birini sergilemektedir. Bu proje, Yahudilerin sadece Müslüman kanına değil, tüm insanlık değerlerine olan düşmanlığının, hayvanlara dahi sirayet etmiş olan karanlık ve lanetli hırsının tezahürüdür.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/filistinli-esirlerin-bulundugu-hapishanelere-timsah-hendegi-vahseti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/timsh-hnedegi.webp" type="image/jpeg" length="18033"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit Bayram Ali Öztürk dosyasını Kemalistler ve FETÖ'cüler nasıl kararttı?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sehit-bayram-ali-ozturk-dosyasini-kemalistler-ve-fetoculer-nasil-karartti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sehit-bayram-ali-ozturk-dosyasini-kemalistler-ve-fetoculer-nasil-karartti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehit Bayram Ali Öztürk suikastının arkasındaki karanlık ağlar tüm çıplaklığıyla deşifre edildi. Platform Başkanı Cumali Hisar’ın iş yerine bırakılan mermili tehditlere rağmen geri adım atmayan adalet arayışçıları; uluslararası istihbarat (Radev) bağlarından organize cami içi hücrelere kadar tüm karanlık noktaları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulacak "röntgen dilekçesi" ve yakında başlayacak büyük adalet yürüyüşüyle yeniden gündeme taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TVNET ekranlarında dün akşam (16 Temmuz) saat 21.00’de yayınlanan özel program, Cumhuriyet tarihinin en karanlık sayfalarından birini, Şehit Bayram Ali Öztürk suikastını yeniden Türkiye gündeminin merkezine taşıdı. Şehit Bayram Ali Öztürk Platformu Başkanı Cumali Hisar ve Platform Avukatı Hamza Uçan çok konuşulacak çarpıcı açıklamalarda bulundu. 2006 yılından bu yana faili bilinse de azmettiricileri kasıtlı olarak karanlıkta bırakılan cinayete dair "röntgen" niteliğinde yeni deliller, dosyadan "buharlaştırılan" evraklar ve yabancı istihbarat izleri ilk kez bu kadar net bir şekilde kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<h2><strong>3 EYLÜL 2006: İSMAİLAĞA CAMİİ’NDEKİ O KARANLIK SABAHIN ANATOMİSİ</strong></h2>

<p>Şehit Bayram Ali Öztürk Platformu Başkanı Cumali Hisar, 20 yıl geçmesine rağmen acısı dün gibi taze olan suikast anını yayında ayağa kalkarak, adeta yeniden yaşarcasına anlattı. Katilin adım adım gerçekleştirdiği suikast planı ve o gün camide yaşanan sıra dışı olaylar şu şekilde aktarıldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Katilin Adımları ve Cami İçi Sızma:</strong> Katil Mustafa Erdal, suikast günü olan 3 Eylül 2006 sabahı saat 04.35 sularında kardeşi Yakup Erdal ile birlikte evinden çıktı. Yakup Erdal, abisinden önce camiye girerek içeride dua ediyormuş izlenimi verdi. Mustafa Erdal ise hemen arkasından içeri sızdı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ön Saflardaki Yabancı Yapılanma:</strong> İsmailağa Camii’nin geleneksel usulüne göre ön saflarda her zaman cemaatin önde gelenleri, yaşlıları ve hocaları yer alırdı. Ancak o pazar sabahı ön saflar, cami standartlarına hiç uymayan, yabancı ve şüpheli kişiler tarafından adeta bloke edilmişti.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hain Saldırı Anı (Saat 07.30):</strong> Bayram Ali Öztürk Hoca Efendi pazar sohbetini tamamlayıp dua esnasına geçtiği sırada, katil Mustafa Erdal 6. veya 7. saftan fırlayarak öne doğru ilerledi. Sağ cebinde sakladığı bıçağı çıkarmadan önce hoca efendinin önündeki rahleyi eline aldı. Rahle yere düştü ve katille hoca efendi göz göze geldi. Katil, sol eliyle cemaatin görüş açısını kapatacak şekilde hoca efendinin önüne set çekip, sağ cebinden çıkardığı bıçağı dikey-çapraz bir hamleyle Bayram Ali Öztürk’ün sol göğsüne sapladı. Bu tek darbe, hoca efendinin kalbine giden dört ana atardamarını doğrudan kesti.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hücre Sistemi ve Camideki Şifreli Mesajlar:</strong> Saldırı esnasında cami içerisinde organize bir hücre sisteminin aktif olduğu belirtildi. Arka sıralarda duran bir kişinin kısık bir sesle <i>"Bıçak var, bıçak var"</i> diye fısıldadığı, bir diğerinin ise <i>"Allahu Ekber"</i> diyerek katile adeta eylem şifresi/telkini verdiği açıklandı. Cumali Hisar; Bağcılar, Avcılar ve Bursa Osmangazi’den gelen üç farklı hücrenin cami içerisinde konumlandığını, üst katta da ayrı bir ekibin beklediğini ve o gün camide bu suikast organizasyonu için yerleştirilmiş yaklaşık 40-50 kişilik profesyonel bir kadro olduğunu aktardı.</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>SUİKAST SONRASI OPERASYON: LİNÇ TUZAĞI</strong></h2>

<p>Cinayetin hemen ardından yaşananlar, saldırının İslami camiayı ve dindar insanları hedef alan geniş çaplı bir algı operasyonu olduğunu gösteriyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>7 Dakikalık İşkence ve Çekim:</strong> Hocaefendi bıçaklandıktan sonra ağır yaralı halde dışarı çıkarıldı. Ancak şüpheli şahıslar tarafından yüzüstü pozisyonda tam 7 dakika boyunca yerde bekletildi. Bu esnada kimliği platform tarafından tespit edilen bir şahıs, hocaefendinin can çekişme anını kameraya kaydetti. Aynı şahsın hastaneye ulaşıldığında <i>"Alın hocanızı başınıza çalın"</i> diyerek işin tamamlandığı mesajını verdiği belirtildi. Avukat Hamza Uçan, bu şahsın sakallı, cübbeli ve İsmailağa mensubu gibi görünen ama aslında içeri sızdırılmış bir eleman olduğunu savundu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Katilin Susturulması ve Linç Senaryosu:</strong> Katil Mustafa Erdal’ın camide linç edilmesi olayının arkasında da aynı organize gücün olduğu iddia edildi. Katil eylemi gerçekleştirdikten sonra, henüz ölmediği halde, caminin merdivenlerinin başına kasıtlı olarak yerleştirildi. Amaç, camiye yeni giren her öfkeli vatandaşın katile vurmasını sağlamak, katilin yüzünü tanınmayacak hale getirmek ve konuşmasını tamamen engellemekti.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>28 Şubat Medyasının Uyutma Operasyonu:</strong> Suikastın hemen ardından dönemin Kemalist Batı Çalışma Grubu (BÇG) güdümlü laik medyası, 19 gün boyunca <i>"Müslümanlar kendi içlerinde mahkeme kurdu, adaleti hiçe sayıp adam linç etti"</i> propagandası yürüttü. Cinayetin arkasındaki azmettiriciler yerine sadece linç olayı tartıştırılarak gerçek failler perdelendi.</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>ULUSLARARASI İSTİHBARAT PARMAĞI: "RADEV" KİM?</strong></h2>

<p>Avukat Hamza Uçan, dosyadaki en sarsıcı delillerden birinin yabancı istihbarat bağlantısı olduğunu belirterek Radeslav Petkov Radev ismine dikkat çekti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sabah 04.58’deki Telefon Trafiği:</strong> Katil Mustafa Erdal’ın bağlı olduğu derneğin üst düzey yöneticilerinden biri, suikast günü sabahı saat 04.58’de, Rus pasaportu taşıyan Radeslav Petkov Radev ile yoğun bir telefon trafiği gerçekleştirdi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Radev Levent’teydi:</strong> HTS baz istasyonu verilerine göre, pazar sabahının o erken saatlerinde Rus pasaportlu Radev, İsmailağa Camii’ne araçla sadece 10 dakika mesafede olan Levent bölgesindeydi. Platform, bu şahsın cinayet anında bizzat cami çevresinde konuşlandığını düşünüyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Evrak Var ama Sorgu Yok:</strong> Davaya bakan FETÖ’cü savcılar, Radev’in pasaport fotokopisini dosyaya koymalarına rağmen, bu yabancı uyruklu şahsı hiçbir zaman ifadeye çağırmadı, <i>"Sen pazar sabahı bu saatte bu adamla ne konuştun, Türkiye’de ne arıyorsun?"</i> diye sormadı. Radev’in Türkiye’ye ne zaman girdiği, kimlerle kaldığı ve hangi amaçla burada bulunduğu kasıtlı olarak araştırılmadı ve karartıldı.</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>DOSYADAN BUHARLAŞTIRILAN 60 SAYFA VE KARARTILAN DELİLLER</strong></h2>

<p>Avukat Hamza Uçan, hukuki süreçteki en büyük engellerden birinin delil karartma eylemleri olduğunu söyledi. Emniyet içerisine sızmış yapıların dosyayı nasıl boşalttığı şu çarpıcı örneklerle anlatıldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kayıp 60 Sayfalık Tutanak:</strong> Suikastın gerçekleştiği 3 Eylül 2006 günü emniyet güçleri, katil Mustafa Erdal’ın evinde arama yaptı. Arama neticesinde katilin kişisel notlarından oluşan 60 sayfalık son derece önemli bir evrak kayıt ve tutanak altına alındı. Tutanakta aramayı yapan polis memurunun adı, soyadı ve sicil numarası mevcut olmasına rağmen, bugün dava dosyasında bu 60 sayfalık kişisel notlar yer almıyor. Uçan, evrakın yok edildiğini düşündüklerini ancak son çalışmalar neticesinde bu kritik belgenin adli emanette saklanmış olabileceğine dair yeni bir ize ulaştıklarını ve peşini bırakmayacaklarını vurguladı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>41 Sabıkalı "Ön Saf" Şüphelisi:</strong> Cami içinde ön saflara yerleştirilen şüphelilerden birinin tam 41 adet sabıka kaydı (polis yaralama, gasp, hırsızlık, adam vurma vb.) olduğu belirlendi. Böylesi ağır suç profiline sahip bir kişinin pazar sabahı camide ne aradığı sorgulanmadı, kriminal incelemesi yapılmadı ve serbest bırakıldı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>DNA Eşleşmesi ve Küstah Şüpheli:</strong> Suikast sonrası camideki kargaşada düşen sarık, cübbe ve çoraplar kriminale gönderildi. Savcılığın şüphe üzerine zorla getirttiği bir zanlı, sorgu sırasında arkasındaki güce güvenerek savcıya son derece küstah tavırlar sergiledi ve olay anında camide olmadığını iddia etti. Ancak olay yerinden toplanan delillerdeki DNA ve kan örnekleri bu zanlıyla birebir eşleşince, zanlının küstahlığı son buldu ve suçunu dolaylı olarak itiraf etmek zorunda kaldı. Avukat Uçan, tutuklamaya sevk edilen bu iki ismin kamu kurumlarındaki belirli odaklarca kullanıldığını, kendilerine açılan dokunulmazlık zırhıyla yargıdan kaçırıldıklarını belirtti.</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>FETÖ’NÜN YARGI SABOTAJI VE "DOSYA BOĞMA" TAKTİĞİ</strong></h2>

<p>Suikastın neden 20 yıldır aydınlatılamadığı sorusuna yanıt veren Avukat Hamza Uçan, yargı ve emniyet içine yerleşmiş FETÖ mensuplarının uyguladığı taktikleri deşifre etti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sistematik Evrak Yığınağı (Dosya Boğma):</strong> FETÖ’cü emniyet ve yargı unsurları, davanın ilk savcısını çalışamaz hale getirmek için ilginç bir yönteme başvurdu. Temiz ve cesur adımlarla olayın üzerine giden cumhuriyet savcısının masasına kasıtlı olarak, ilgisiz binlerce dosya yığıldı. Böylece savcının sadece bu dosyayla ilgilenmesi engellendi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Soruşturmayı Saptırma Girişimi:</strong> Cinayetten 19 gün sonra, 22 Eylül 2006’da, daha sonra Balyoz kumpası iddianamesini de hazırlayacak olan ve FETÖ ilintisi nedeniyle meslekten ihraç edilen Savcı Mehmet Ergül, soruşturmayı yürüten savcıya resmi yazı yazarak; <i>"Olayın İBDA-C gibi terör örgütleriyle bağlantısı olup olmadığını, bu yönde ifade veren olup olmadığını"</i> sordu. Bu hamle, cinayetin arkasındaki asıl organizasyonu gizleyip suçu başka yönlere kaydırma operasyonuydu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Üç Büyük Başsavcı Vekili Barajı:</strong> Dosyanın başına hiyerarşik denetim mekanizması olarak FETÖ’nün en bilinen yargı aktörleri getirildi. Dosya sırasıyla Başsavcı Vekilleri Süleyman Pehlivan, Salim Duran ve en son Cihan Kansız tarafından koordine edildi. Bu isimler araya hiçbir vatansever, muhafazakar savcıyı sokmayarak dosyayı 20 yıl boyunca faili meçhul rafında bekletti.</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>BAYRAM ALİ ÖZTÜRK’ÜN ÖLÜM GÜNÜNDEKİ "GÖRÜŞME SIRRI"</strong></h2>

<p>Platform üyelerinin ulaştığı en önemli delillerden biri, Bayram Ali Öztürk Hoca Efendi’nin kendi el yazısıyla tuttuğu kişisel görüşme takvimi oldu. Bu takvime göre:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Saat 13.00 - 17.00 Detayı:</strong> Hoca efendi eğer o sabah saat 07.30’da katledilmeseydi, aynı gün saat 13.00 ile 17.00 arasında, kendisini şehit eden katil Mustafa Erdal ile doğrudan organik bağlantısı olan ve katilin "başkanım" diye hitap ettiği kilit bir isimle yüz yüze görüşecekti.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Uykuları Kaçıran Kilit İsim:</strong> Bu kilit şahsın dosyada sadece tek bir kağıt üstü ifadesi yer alıyor. O ifadede de <i>"Mustafa Erdal meczup bir adamdı, bizimle ilgisi yok"</i> diyerek sıyrıldığı görülüyor. Katilin abisinin de ifadesinde, <i>"Ben İsmailağa’nın başına geçeceğim ve şu şahsın kızıyla evleneceğim"</i> dediği o "şahıs", hoca efendinin el yazısıyla randevulaştığı bu gizemli aktörden başkası değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<h2><strong>BAYRAM ALİ ÖZTÜRK KİMDİ? NEDEN HEDEF SEÇİLDİ?</strong></h2>

<p>Programda Bayram Ali Öztürk’ün sadece bir İslam alimi değil, çok yönlü bir entelektüel ve mücahit olduğu vurgulandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ayaklı Kütüphane ve Deha:</strong> Hocaefendi 4 ila 6 dil bilen, hayatı boyunca tüm birikimini kitaba yatırmış, evinden iki tır dolusu kitap çıkan müthiş bir kütüphaneye sahip bir dâhidir. İmam-ı Rabbani’nin Mektubat eserini ezbere bilen ve bu yüzden "Mektubatçı" lakabıyla anılan bir şahsiyettir. Merhum Mahmut Efendi Hazretleri kendisi için <i>"İstanbul’un güneşisin bayramım, bizi terk etme"</i> demiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>90’larda FETÖ ve Cizvit Uyarısı:</strong> Bayram Ali Öztürk, henüz 1990’lı yıllarda FETÖ’nün "Dinlerarası Diyalog" maskesi altındaki operasyonlarını deşifre eden, Vatikan merkezli Cizvit Tarikatı’nın Türkiye’deki faaliyetlerini kamuoyuna duyuran ilk ve tek hocadır. Bu dik duruşu, onu hem FETÖ’nün hem de o dönem dindarları baskı altında tutmak isteyen karanlık Kemalist odakların (BÇG) ortak hedefi haline getirmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Şehadete Yürüyüş:</strong> Tehditlerin farkında olan Bayram Ali Öztürk, son zamanlarında suikasta uğrayacağını yakın çevresine ve ailesine defalarca söylemiştir. Merhum Abdülmetin Balkanlıoğlu hoca da bir yayınında, Bayram Ali Öztürk’ün kendisine <i>"Beni vuracaklar, çocuklarıma sahip çıkın"</i> dediğini bizzat aktarmıştır. Hoca efendi, fitne çıkmaması ve cemaat içinde bir çatışma yaşanmaması için o gün camiye çelik yeleğini kasıtlı olarak giymeden, adeta toplumu gaflet uykusundan uyandırmak için şehadete yürümüştür.</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>KARANLIK ODAKLARIN ENGELLEME GİRİŞİMLERİ VE CUMALİ HİSAR'IN İŞ YERİNE BIRAKILAN MERMİ</strong></h2>

<p>Cinayetin karanlıkta kalan noktalarını aydınlatmak ve azmettiricileri yargı önüne çıkarmak amacıyla yürütülen faaliyetler, bazı gizli çevreleri son derece rahatsız etmiş durumda. Platform üyelerini ve özellikle yöneticilerini sindirmek amacıyla sistematik bir yıldırma, korkutma ve engelleme politikası uygulandığı yayında ilk kez tüm detaylarıyla deşifre edildi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Çocuklar Üzerinden Kirli Tehditler:</strong> Şehit Bayram Ali Öztürk Platformu Başkanı Cumali Hisar, davanın üzerine cesurca gittikleri ve karanlık ağları deşifre etmeye başladıkları andan itibaren doğrudan hedef alındıklarını belirtti. Karanlık odakların, kendisinin ve çocuklarının can güvenliği üzerinden doğrudan tehditler savurarak adalet arayışını durdurmaya ve platform faaliyetlerini baltalamaya çalıştıklarını açıkladı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İş Yerindeki Sadaka Kutusu Üzerine Bırakılan 9 mm’lik Mermi:</strong> Korku ve endişe dalgası oluşturarak adalet mücadelesine ket vurmak isteyen şüpheli çevreler, baskıyı fiziki bir gözdağı boyutuna taşıdı. Cumali Hisar'ın şahsi iş yerine sızan kimliği belirsiz şahıslar, dükkanın içindeki sadaka kutusunun üzerine doğrudan bir tehdit mesajı olarak 9 milimetrelik bir mermi kovanı bıraktı. Olay anına ve bu tehdit kovanına bizzat şahit olan bir yakın arkadaşının da bulunduğunu vurgulayan Hisar, bu hain provokasyonu kamuoyunun vicdanına sundu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>"Kefenimizle Yola Çıktık, Şikayetçi Bile Olmadım":</strong> Yaşanan tüm ağır tehdit ve engelleme çabalarına rağmen adli mercilere şahsi bir şikayette bulunmadığını belirten Cumali Hisar, mücadeledeki kararlılığını şu tarihi sözlerle özetledi: <i>"Bize tehditvari böyle haller geliyor ancak enerjimizi bu tehditlere harcayıp bölünmek, adalet yolundan sapmak istemedik. Tüm enerjimizi doğrudan Bayram Hoca'nın dosyasına aktardık. Biz zaten doğarken anamız bizi kefen niyetiyle sardı. Bizim hocalarımızın tamamı başlarında sarık taşırlar; o sarık, başlarında taşıdıkları kefenleridir. Bu korkutma çabaları bize asla geri adım attıramaz."</i></p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>HALİL KANTARCI ÖRNEĞİ</strong></h2>

<p>Avukat Hamza Uçan, Türkiye’deki darbelerin ve yargı zulümlerinin dindar insanlar üzerindeki baskısını anlatırken 15 Temmuz şehidi Halil Kantarcı’yı andı. Kantarcı’nın gencecik yaşında 28 Şubat mahkemeleri tarafından, içinde asker kökenli savcıların olduğu hukuk dışı mahkemelerce müebbete mahkum edildiğini, suçsuz yere 10 yıl hapis yattıktan sonra tahliye olduğunu, hayata küsmeyip evlenip yuva kurduğunu ancak 15 Temmuz gecesi anayasal düzeni silah zoruyla çiğnemeye kalkan darbecilere karşı direnirken köprüde şehit düştüğünü hatırlatarak, Bayram Ali Öztürk davasının da aynı tarihi ve milli hesaplaşmanın bir parçası olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>BÜYÜK ADALET YÜRÜYÜŞÜ YAPILACAK</strong></h2>

<p>Programın sonunda Şehit Bayram Ali Öztürk Platformu, önümüzdeki günlerde atacakları somut adımları ve eylem planını tüm Türkiye’ye ilan etti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tarihi Dilekçe Haftaya Teslim Ediliyor:</strong> Son dönemde Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Dairesi’nin olumlu çalışmalarından güç alan platform, gelecek hafta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na dosyanın tüm röntgenini çeken, karartılan tüm noktaları ve şüphelileri adres gösteren kapsamlı dilekçesini sunacak. Dilekçeye Türkiye genelinde toplanan 30.000’e yakın imza da eklenecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Siyasi Görüş ve İnanç Fark Etmeksizin Ortak Mücadele:</strong> Platform üyeleri, bu davanın milli bir dava olduğunu belirterek; <i>"Sen yoksan bir kişi eksiğiz. Kime oy verdiğinizin, hangi dine, mezhebe, etnik kökene bağlı olduğunuzun hiçbir önemi yok. Bu ülkede adaletin tecelli etmesini isteyen herkesi desteğe çağırıyoruz. Meydanlarda imza toplarken alkol alan seküler vatandaşlarımızdan Alevi kardeşlerimize kadar herkes imza verdi. Bu milli birlik ruhudur"</i> mesajını verdi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Büyük Yürüyüş Hazırlığı:</strong> Emniyet güçleriyle istişareli olarak, tamamen hukuki sınırlar içinde büyük bir adalet yürüyüşü organize ediliyor. Yürüyüşün tarihi, saati ve yeri güvenlik önlemleri netleştirildikten sonra platformun resmi sosyal medya hesapları (Instagram vb.) üzerinden kamuoyuna duyurulacak.</p>
 </li>
</ul>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/wKN59wLd1mc?si=JRVtaYgEOZu8YmrI" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sehit-bayram-ali-ozturk-dosyasini-kemalistler-ve-fetoculer-nasil-karartti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-17-122116.png" type="image/jpeg" length="52868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FETÖ'nün emniyet mahrem yapılanmasına operasyonlarda 16 tutuklama]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/fetonun-emniyet-mahrem-yapilanmasina-operasyonlarda-16-tutuklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/fetonun-emniyet-mahrem-yapilanmasina-operasyonlarda-16-tutuklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli 8 ilde FETÖ'nün emniyet mahrem yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınan 24 şüpheliden 16'sı tutuklandı, 6'sı adli kontrolle serbest bırakıldı. Firari 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında operasyon düzenlendi.</p>

<p color="dimmed">Soruşturma kapsamında, “Garson” kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kart içerisinde yer alan EMAR (Emniyet Mahrem Analiz Raporu) veri kayıtlarında adı geçen, örgütün mahrem yapılanmasında bulunan kişilerle irtibatı tespit edilen şüpheliler mercek altına alındı.</p>

<p color="dimmed">Ayrıca şüphelilerin Bank Asya hesapları, şüpheli tarihlerdeki hesap bakiyesi artışları ile ankesörlü ve ardışık arama kayıtları incelendi. Yapılan çalışmalar sonucunda, örgütün Emniyet mahrem yapılanması içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği değerlendirilen 25 şüpheli hakkında operasyon kararı verildi.</p>

<p color="dimmed">13 Temmuz’da İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, Denizli, Giresun, Konya, Muğla, Niğde ve Sakarya’nın da aralarında bulunduğu 8 ilde 25 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p>

<p color="dimmed">Operasyonda 8’i aktif kamu görevlisi, 11’i özel sektör çalışanı ve 6’sının aktif SGK kaydı bulunmayan toplam 25 şüpheliden 24’ü yakalandı. Bir şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.</p>

<p color="dimmed">Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 16’sı tutuklanırken, 6 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed"></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/fetonun-emniyet-mahrem-yapilanmasina-operasyonlarda-16-tutuklama</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/feto-6.webp" type="image/jpeg" length="68207"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arakanlı Müslümanlar denizlerde ölüme terk ediliyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/arakanli-muslumanlar-denizlerde-olume-terk-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/arakanli-muslumanlar-denizlerde-olume-terk-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Myanmar açıklarında 500’den fazla Arakanlı Müslüman’ı taşıyan iki teknenin batmasıyla, Andaman Denizi bir kez daha mülteci mezarlığına döndü. Savaş ve soykırımdan kaçanların umutsuzluğunu "ticaret metası" gören insan tacirleri, 500'den fazla canı ölüme sürdü. BM’nin "endişeli" raporlarının gölgesinde, İslami varlığı hedef alan sistematik kuşatmanın bir parçası olan bu trajedi, bölgedeki sessizliğin ve uluslararası ihanetin acı bir faturası olarak kayıtlara geçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myanmar açıklarında 500'den fazla mazlumu taşıyan iki teknenin batması, Andaman Denizi ve Bengal Körfezi’ni bir kez daha Rohingya Müslümanlarının mezarlığına çevirdi. Savaşın yıkımından kaçan, Bangladeş’teki sefil kamplarda hayata tutunmaya çalışan Arakanlı Müslümanlar, güvenli bir sığınak arayışıyla çıktıkları ölüm yolculuğunda kaçakçılık şebekelerinin insafına terk edildi.</p>

<p>Myanmar ordusunun 2021 darbesinden bu yana yürüttüğü katliamlarla 7 bin 100 Arakanlıyı şehit ettiği bölgede, insani kriz tırmanmaya devam ediyor. Güvenlik ve koruma arayışındaki insanların umutsuzluğunu bir "ticaret metası" haline getiren kaçakçılık şebekeleri, mevsim şartlarını ve denizin şiddetini hiçe sayarak, harabe teknelerle yüzlerce insanı ölüme gönderiyor. Haziran ayı sonunda yola çıkan ve iletişimin kesildiği 250 kişilik tekne ile 8 Temmuz’da İrawaadi kıyılarında battığı tahmin edilen 280 kişilik ikinci gemi, bu kalleş ticaretin son kurbanlarını taşıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birleşmiş Milletler (IOM ve UNHCR) ajansları, bölgedeki çatışmaların ve insani kısıtlamaların göçü tetiklediğini belirterek "derin endişe" açıklamaları yayınlasa da, Rohingya Müslümanları için sürdürülebilir bir çözüm hâlâ ufukta görünmüyor. Yalnızca geçen yıl 900 mültecinin Hint Okyanusu’nun karanlık sularında kaybolduğu veya hayatını kaybettiği gerçeği, uluslararası toplumun bu "kıyım düzeneğine" karşı ne kadar etkisiz kaldığının acı bir vesikasıdır.</p>

<p>Bangladeş’teki kamplarda imkânların kısıtlılığı ve Myanmar’daki tırmanan çatışmalar, mazlumları kaçakçıların kucağına itiyor. BM’nin göstermelik arama-kurtarma çağrıları, bölgedeki İslami toplulukların maruz kaldığı soykırımı durdurmaya yetmiyor. Rohingyalılar, terörün ve soykırımın faili olan odaklardan kaçarken, aslında insan ticareti ağlarının ve derin sessizliğin kurbanı oluyorlar.</p>

<p>Bu son trajedi, doğrulanması halinde bu yıl denizlerde hayatını kaybedenlerin sayısını 300'ün üzerine çıkaracak. Uluslararası güçlerin sadece raporlarla geçiştirdiği bu dram, aslında bölgedeki "İslami varlığı ve kimliği" hedef alan sistematik kuşatmanın bir parçası olarak okunmalıdır.</p>

<p>Haber Nida, Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/arakanli-muslumanlar-denizlerde-olume-terk-ediliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/myanmar-aciklarinda-facia-gocmen-teknesi-batti-500-olu-1784191828-1263.webp" type="image/jpeg" length="87162"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mutluluk razı olmaktadır]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mutluluk-razi-olmaktadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mutluluk-razi-olmaktadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bizim insan olmaktan kaynaklanan görevlerimiz var ve mutlu olacağız diye onlardan kaçamayız, kaçınamayız.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nasıl yaşamamız gerektiğini söyleyip duran ne çok insan var; söylediklerine bir süre kulak verirseniz, hayatın gerçekliği ile çatışmaya giriyor ve ufak ufak streslenmeye başlıyorsunuz.</p>

<p color="dimmed">Zamane akıl hocalarının dediğine göre huzurlu bir hayat yaşamamız için, sorumluluklarımızın gereği olarak zorunlu şekilde üstlendiğimiz işleri, gerilimleri, sıkıntıları elimizin tersiyle süpürüp bir kenara atmamız gerekiyor! Ama kolay olan her zaman doğru olan olmuyor! Bu sıkıntılar olmayınca her şeyin daha kolay olacağını biz de biliyoruz elbette! Ama bizim sizin millete akıl vererek kazandığınız paralarla kurduğunuz o kemiksiz dünya gibi bir dünyamız yok. Bizim insan olmaktan kaynaklanan görevlerimiz var ve mutlu olacağız diye onlardan kaçamayız, kaçınamayız.</p>

<p color="dimmed">“Sen dümensiz, küreksiz bir kayık gibi başı boş yelken açmış gidiyorsun. Halbuki hayat yolu, bir yarış ihtirasıyla koşularak geçilmez. Menzilin neresi? Dur biraz, dinlen, pusulanı aç bak, gittiğin yeri gör! Herkes bir teknenin sahibidir ve hayat seferi esnasında onu idareden mesuldür… dur biraz, etrafını araştır ve teknene, görülmesi, bilinmesi icap eden kıymetleri bul ve yerleştir!” diye yazmış merhum Samiha Ayverdi, ‘İnsan ve Şeytan’ isimli kitabında.</p>

<p color="dimmed">Doğrusu şu ki biz mutluluğu sizin işaret ettiğiniz yerde aramıyoruz. Sizin mutluluk dediğiniz şeyle bizim hakikatimiz hiçbir noktada örtüşmüyor. Sıkıntılarımızdan kurtulmak gibi bir arayış içinde de değiliz esasen; çünkü o sıkıntılar bizim sorumluluklarımızdan kaynaklanıyor. Dediğinizi yapıyor olsaydık muhtemel ki yine mutlu olamazdık, çünkü sorumluluklarını yerine getirmemiş, hakikatinden kaçmış insanlar olurduk.</p>

<p color="dimmed">Biz sorumluluklarımızdan kaçarak ya da hayatımızı mesela yeryüzünü kedere boğan acılardan, adaletsizliklerden, zulümlerden tamamen yalıtarak değil; bunları içimize çekerek, bunlarla yüzleşerek ve ne kadar zor olursa olsun halimizden razı olarak ancak kendimizi doğru yerde ve bütün hissedebiliriz.</p>

<p color="dimmed">Bütün hissetmeden, daha doğru deyişle hayatın bütünsel hikayesi içinde kendimizi yerinden, rolünden, hikayesinden razı tamamlayıcı bir parça gibi hissetmeden mutlu olamayız. Bu zordur, çünkü bizim mutluluk dediğimiz şey çileli bir yolun sonundaki rıza makamında, halinden razılık bilincindedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">Rıza sahibi bir nazar hiç yüksünmeden bir yandan derdini sineye çekerken, bir yandan da hadisat ile yavaş yavaş barışır, yaşananların keskin uçlarını yumuşatır, her şeyi kendi hakikati, işlevi içinde kavramaya, anlamlandırmaya başlar. Murad-ı ilahi tefekkürüyle her şeyi birbirine bağlar ve derdini sevmeye başlar. Bu yoldan yürümek, mutluluğu akıştan kopmaya, gerçeklerden kaçmaya, dertsiz ve bağlantısız bir dünya kurmaya, bir anlamda madalyonun diğer yüzüne körleşmeye ve sağırlaşmaya bağlayan post-modern metafizik illüzyonlara karşı, hakikati bütün tecelli ve görünümleri ile birlikte içine çeken bir hakikat şuurunu, bir bütünsel nazarı kişiliğin temeli olarak inşa etmek demektir.</p>

<p color="dimmed">Carl Vett’in 1925 yılı İstanbul’unda Kelamî Dergahı’nda geçirdiği günleri anlattığı kitabı ‘Dervişler Arasında İki Hafta’ kitabından muazzam ifadeler: “Şeyh pencereden dışarıya, masmavi gökyüzüne uzanan Alemdağı’na bakarak: ‘Biraz bana doğru yaklaş’ dedi. ‘Buradan uzaktaki bu muhteşem dağı görebiliyorsun. Şimdi başını biraz sağa çevir. Artık onu göremiyorsun çünkü dışarıdaki incir ağacının yaprağı görmeni engelliyor. İşte Allah hakkındaki irfan da böyledir. Hayatımızı meşgul eden küçük şeyler büyük bir şeyi görmemizi engeller!” Vett’in sözünü ettiği Şeyh, Esad Erbilî hazretleridir. (İthafından başlayarak kitabı okumanızı naçizane öneririm)</p>

<p color="dimmed">Gökhan Özcan, Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mutluluk-razi-olmaktadir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/gokhan-ozcan-yazi.webp" type="image/jpeg" length="58533"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muhsin Yazıcıoğlu suikastı soruşturmasında 19 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/muhsin-yazicioglu-suikasti-sorusturmasinda-19-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/muhsin-yazicioglu-suikasti-sorusturmasinda-19-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin FETÖ bağlantılı soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'u tutuklandı, 8'i adli kontrolle serbest bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'u tutuklandı.</p>

<p>Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) faaliyetleri kapsamında Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin kaza kırımına uğraması olayına ilişkin 'tasarlayarak kasten öldürme' suçuna iştirak ettikleri belirlenen 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara merkezli 10 ilde 30 adrese yönelik Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>Emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.</p>

<p>Hakimlik, şüphelilerden 19'unun tutuklanmasına, 8'inin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.</p>

<p>Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/muhsin-yazicioglu-suikasti-sorusturmasinda-19-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/muhsin-yazici.webp" type="image/jpeg" length="71745"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kolombiya, UAD'deki İsrail davasına müdahillik talebini geri çekiyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kolombiya-uaddeki-israil-davasina-mudahillik-talebini-geri-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kolombiya-uaddeki-israil-davasina-mudahillik-talebini-geri-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolombiya'da 7 Ağustos'ta göreve başlayacak seçilmiş Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella yönetimi, İsrail'e karşı UAD'de açılan soykırım davasına müdahillik başvurusunu geri çekeceğini açıkladı. Mevcut Cumhurbaşkanı Gustavo Petro ise karara sert tepki göstererek yeni yönetimin soykırıma suç ortaklığı yaptığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kolombiya'da 7 Ağustos'ta görevi devralacak seçilmiş Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella yönetimi, terörist İsrail'e karşı açılan soykırım davasına müdahil olma talebini geri çekeceğini duyurdu.</p>

<p>Espriella yönetiminin basın biriminden yapılan açıklamada, Kolombiya'nın, Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) Güney Afrika tarafından İsrail'e karşı açılan 'soykırım' davasına verdiği desteği ve müdahillik talebini geri çekeceği bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>'Kolombiya, Birleşmiş Milletler (BM) sistemi de dahil olmak üzere uluslararası arenada yeniden ciddi ve sorumlu bir duruş sergileyecektir. Bu doğrultuda, Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı nezdinde İsrail'e karşı başlattığı davaya yönelik müdahillik talebimizi geri çekeceğiz.'</p>

<p>Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro ise ABD merkezli X sosyal medya platformundaki açıklamasında, Espriella'nın kararına 'sert' tepki gösterdi.</p>

<p>Seçilmiş yeni yönetimi 'soykırıma suç ortaklığıyla' suçlayan Petro, şunları kaydetti:</p>

<p>'Bir soykırımı destekleyen kişi, onun suç ortağıdır ve kendi ülkesine de soykırım getirecektir. Bay Abelardo, Gazze'de füzelerle 22 bin bebeği katleden Netanyahu'yu desteklemeyi kendinize yakıştırabildiniz mi? Siz Abelardo, bu adımla soykırımın suç ortağı oluyorsunuz ve işbirlikçilerinizin eline masumların kanı bulaşıyor.'</p>

<p>Petro, Espriella'nın Cumhurbaşkanlığını İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya 'borçlu' olduğunu öne sürerek, 'Bunu yapıyorsunuz çünkü bu Netanyahu'ya olan borç ödemenizdir, o olmasaydı Kolombiya Cumhurbaşkanı olamazdınız.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Kolombiya, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi çerçevesinde İsrail'e karşı açtığı davaya 5 Nisan 2024'te müdahil olmak için başvurmuştu.</p>

<p>Kolombiya'da 7 Ağustos'ta göreve başlayacak yeni hükümetin dışişleri bakanı olarak atanan Omar Bula Escobar, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile dün ABD'nin başkenti Washington'da bir araya gelerek iki ülke arasındaki ilişkileri ele almıştı.</p>

<p>Saar'ın Kolombiya'da 21 Haziran'da düzenlenen 2. tur seçimini kazanan seçilmiş Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella ile telefonda görüştüğü hatırlatılan açıklamada, Kolombiya'nın Kudüs'te büyükelçilik açacağı ileri sürülmüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Terörist İsrail'e sadık müttefiklik vaadi</strong></h3>

<p>Espriella, seçim kampanyası süresince 7 Ağustos'ta göreve başlamasının ardından İsrail ile diplomatik ilişkileri derhal yeniden tesis edeceğini, karşılıklı vize uygulamasını kaldıracağını ve Kolombiya'nın büyükelçiliğini Kudüs'e taşıyacağını açıklamıştı.</p>

<p>Petro da bu sözlere karşılık İsrail'in Gazze'deki saldırılarını hatırlatarak, 'Bir soykırımı destekleyen kişi, kendi ülkesinde de soykırımcı olacaktır.' ifadesini kullanmıştı.</p>

<p>Espriella, seçim kampanyasında Yahudi toplumuyla yaptığı bir görüşmede, seçimi kazanması halinde Kolombiya'nın, İsrail'in sadık bir müttefiki olacağını vadetmişti.</p>

<p>Seçimi az farkla iktidar partisinin adayı sol görüşlü Ivan Cepeda'nın önünde tamamlayan sağcı Espriella, 7 Ağustos'ta görevi mevcut Cumhurbaşkanı Petro'dan devralacak.</p>

<h3><strong>Gustavo Petro, İsrail ile diplomatik ilişkileri kesmişti</strong></h3>

<p>Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro, Gazze'de Filistin halkına yönelik devam eden saldırıları gerekçe göstererek 3 Mayıs 2024'te İsrail ile diplomatik ilişkileri kestiğini resmen duyurmuştu.</p>

<p>Petro, ülkesinin, İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği soykırıma 'suç ortağı olmayacağını' ifade etmiş, 31 Ağustos 2025'te İsrail'e kömür ihracatını tamamen yasaklamıştı.</p>

<p>Kolombiya'nın, Gazze'de Filistin halkına yönelik devam eden saldırıları gerekçe göstererek İsrail ile diplomatik ilişkileri kesmesinin ardından İsrail'in Bogota Büyükelçisi 23 Haziran 2024'te ülkeden ayrılmıştı.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kolombiya-uaddeki-israil-davasina-mudahillik-talebini-geri-cekiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/h-n-z-mrus-x-q-a-ek-r0-z.jpg" type="image/jpeg" length="12634"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'den Yunanistan'a askeri ekipman satışı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdden-yunanistana-askeri-ekipman-satisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdden-yunanistana-askeri-ekipman-satisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'a 'Switchblade 300 Block 20' tipi mini insansız hava aracı (İHA) olası satışına onay verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakanlıktan, Yunanistan'a yönelik olası askeri satışa ilişkin yapılan açıklamada, Yunanistan'a, toplam tahmini maliyeti 80,1 milyon dolar olmak üzere "Switchblade 300 Block 20" tipi mini İHA ve ilgili ekipmanların olası satışı onaylandığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, "(Olası) satış, Avrupa'da siyasi ve ekonomik istikrar için bir güç olmaya devam eden bir NATO müttefikinin güvenliğini artırarak, ABD'nin dış politikasını ve ulusal güvenliğini destekleyecek." ifadesi kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Satışın, Yunanistan'ın mevcut ve gelecekteki tehditleri caydırma, koalisyon operasyonlarını destekleme ve ABD ile çalışabilirliği artırma kapasitelerini geliştireceği kaydedilen açıklamada, "Bu ekipman ve destek satışının, bölgedeki temel askeri dengeyi değiştirmeyeceği öngörülmekte." denildi.</p>

<h2><strong>MİNİ İHA</strong></h2>

<p>"Switchblade 300", tek personel tarafından kullanılabilen, fırlatma tüpünden ateşlenen kamikaze türü gezici mühimmat olarak biliniyor.</p>

<p>Araçlara ve helikopterlere monte edilen çoklu fırlatıcı sistemleri ile de kullanılabilen Switchblade 300'ün "Block 20" versiyonları, en az 20 dakika havada kalabiliyor ve menzil artırıcı anten sistemiyle 30 kilometreye kadar olan hedeflere ulaşabiliyor.</p>

<p>Mühimmatın seyir hızı yaklaşık 100 kilometre ancak hedefe 160 kilometre hızla çarpıyor.</p>

<p>ABD ordusunun, özel kuvvet birliklerinin ihtiyacı için 10 yılı aşkın süredir "Switchblade 300" kamikaze dronları tedarik ettiği biliniyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdden-yunanistana-askeri-ekipman-satisi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/abd-yunan-silah-satis.webp" type="image/jpeg" length="65948"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="86539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="77727"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="59578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="93469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="27845"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="78683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="81185"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="88264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="44326"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="26748"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="75366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="95139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="56881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="41254"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="22670"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="71401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="24953"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="87744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="51877"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="14430"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
