<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 18 Jun 2026 15:54:31 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'ın Grönland'ı işgal planı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trumpin-gronlandi-isgal-plani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trumpin-gronlandi-isgal-plani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme hayalinin arkasındaki gizli operasyonlar gün yüzüne çıktı. Beyaz Saray'ın gölgesinde çalışan dört ismin, adayı ele geçirmek için yürüttüğü faaliyetler ifşa oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyaz Saray'daki ikinci dönemine hızlı bir giriş yapan Donald Trump'ın "Grönland'ı istiyoruz" sözleriyle başlayan süreç, diplomatik bir krizden çok daha fazlasına dönüştü. Arka planda çalışan özel nüfuz ajanları, askeri helikopterlerle köpek kızağı taşıma planları, sahte anketler ve adayı Danimarka'dan koparmaya yönelik gizli faaliyetler, müttefikler arasında adeta bir savaş provasına yol açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>BEYAZ SARAY'IN GÖLGE ELÇİLERİ</strong></h2>

<p>Trump'ın Grönland'ı satın alma veya ilhak etme takıntısı, sadece sosyal medya paylaşımlarından ibaret değil. New Yorker yazarı Ben Taub'un ulaştığı belgelere göre, ABD hükümetinin içinde ve dışında faaliyet gösteren dört kilit isim, bu fanteziyi gerçeğe dönüştürmek için gizli bir mekanizma kurdu. Bu isimlerin başında, "Bikers for Trump" (Trump İçin Motorcular) grubunun kurucusu Chris Cox geliyor. Cox, Grönland’ın başkenti Nuuk'ta sığır derisi ceketi, aynalı gözlükleri ve motorcu yeleğiyle sokak sokak gezerek yerel halkı ikna etmeye çalıştı. Kendisini Trump'ın gayriresmi elçisi olarak tanıtan Cox, yerel halka, "Adım Chris Cox. Amerika Birleşik Devletleri’ndenim ve buraya birkaç arkadaş edinmeye geldim. Size bir kaplanın ceylana baktığı gibi bakmıyoruz" diyerek sempati kazanmaya çalışırken, bir yandan da ilhaka sıcak bakan ve karşı çıkan Grönlandlıların listesini tuttu. Danimarka ile Grönland arasındaki tarihi gerilim noktalarını tespit ederek bir ayrılıkçı hareket başlatmayı hedefleyen Cox, bu faaliyetlerinden üç ay sonra Trump tarafından İç Güvenlik Bakanlığı danışma kuruluna atandı.</p>

<h2><strong>KÖPEK KIZAKLARI BAHANE HEDEFASKERİ ÇIKAR</strong></h2>

<p>Planın ikinci önemli aktörü, eski bir risk sermayedarı ve ceviz çiftçisi olan Tom Dans. Trump'ın ilk döneminde Hazine Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olarak görev yapan Dans, Ulusal Güvenlik Konseyi bünyesinde kurulan gizli Grönland Görev Gücü'nde yer aldı. Grönland'ın yeraltı zenginliklerini "Suudi Arabistan, Katar, Rusya ve Balkanlar'ın bir araya gelmiş hali" olarak tanımlayan Dans, adada nüfuz kazanmak için sıra dışı bir askeri operasyon tasarladı. Her yıl düzenlenen geleneksel köpek kızağı yarışını bir halkla ilişkiler fırsatına çevirmek isteyen Dans, ABD ordusunun elit hava birliği 160. Özel Operasyonlar Havacılık Alayı'na ait Chinook helikopterlerini kullanarak kızakları ve köpekleri taşımayı teklif etti. Bu plan, insani yardım maskesi altında ABD askeri gücünün adadaki varlığını normalleştirmeyi amaçlıyordu. John Bolton’ın yerine gelen Robert O’Brien, “Köpek kızaklı adamlar; bir buz kırıcı gemiden gelen Çinli ve Rus deniz piyade alayını durduramaz” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>MADEN SAVAŞLARI! YEREL İŞBİRLİKÇİLER SAHADA</strong></h2>

<p>Eski Özel Kuvvetler komutanı Drew Horn ise planın ekonomik ayağını yönetti. Grönland Politika Koordinasyon Komitesi'nin eş başkanlığını yürüten Horn, kamu görevinden ayrıldıktan sonra stratejik madenler üzerine bir danışmanlık şirketi kurdu. Horn, adanın zengin nadir toprak elementleri madenlerini kontrol altına almak ve zor durumdaki Grönlandlı işletmelere Amerikan finansmanı sağlamak için adeta bir köprü görevi gördü. Planın dördüncü ve en kritik halkası ise adadaki tek açık Trump destekçisi olan duvar ustası Jorgen Boassen oldu. Avrupa'nın göçmenler nedeniyle bir iç savaşa sürüklendiğine inanan ve Danimarka'nın adayı koruyamayacağını savunan Boassen, gizli Amerikan bağışçılar tarafından fonlanarak lüks bir hayat yaşamaya başladı. Boassen, ABD'li yetkililer için yerel bir kolaylaştırıcı olarak çalıştı.</p>

<h2><strong>SAHTE ANKETLER VE AİLE BOYU SAHTEKARLIK</strong></h2>

<p>Operasyonun dezenformasyon boyutu da oldukça dikkat çekiciydi. Trump'ın oğlu Donald Trump Jr. ve muhafazakar aktivist Charlie Kirk, Grönland’ın Nuuk kentini ziyaret ederek evsiz insanlara bedava yemek vaadiyle MAGA şapkaları dağıttı ve destek fotoğrafları çektirdi. Hemen ardından, Grönland halkının yüzde 57'sinin ABD ilhakını desteklediğini iddia eden sahte bir anket piyasaya sürüldü; oysa gerçek destek oranı sadece yüzde 6 civarındaydı.</p>

<p>Bir eğlence salonunda Donald Trump Jr. ve Charlie Kirk ile karşılaşan bir lise öğrencisi, “Buraya geldiğinize göre hoş karşılanmadığınızı söylemek gerçekten garip olurdu diye düşündük” dedi. Lise öğrencisine bir MAGA şapkası verildi ve Kirk ile fotoğraf çektirildi. Daha sonra lise öğrencisi, “Ama bilmediğimiz şey, fotoğraf çektirilirken Trump’ın Grönland’ı zorla alacağını söylemesiydi. Yani bir nevi manipüle edildik. Fotoğrafları yayınladıklarında, onu seven çok insan varmış gibi görünüyordu. Ama biz sadece arkadaş canlısıydık ve insanlar bedava alkol içtiler” şeklinde konuştu.</p>

<p>Boassen'in Louisiana Valisi Jeff Landry ile görüşmesinin ardından Trump, sosyal medyada Grönland'a devasa bir askeri hastane gemisi göndereceğini duyurdu. Ancak Danimarka ve Grönland yönetimi, adada ücretsiz ve gelişmiş bir sağlık sistemi olduğunu belirterek bu teklifi sert bir dille reddetti.</p>

<h2><strong>AVRUPA ORDULARI ALARMA GEÇTİ</strong></h2>

<p>Beyaz Saray'ın bu agresif tutumu, müttefikler arasında benzeri görülmemiş bir askeri hareketliliğe yol açtı. Trump'ın başdanışmanı Stephen Miller'ın televizyon kanallarında "Danimarka hangi hakla Grönland'ı kontrol ediyor?" açıklamaları yapması ve eşinin sosyal medyada ABD bayrağıyla kaplı bir Grönland haritası paylaşması bardağı taşırdı. Danimarka ve yedi Avrupa ülkesi, olası bir Amerikan işgalini yavaşlatmak amacıyla adaya gerçek mühimmat ve patlayıcılarla donatılmış askerler sevk etti. Avrupa askerleri, gerekirse adadaki uçak pistlerini havaya uçurmak üzere hazırlık yaptı. Kriz, Trump'ın Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda geri adım atarak askeri güç kullanmayacağını açıklamasıyla şimdilik yatışmış görünse de, arka plandaki gizli planların ciddiyeti müttefikler arasındaki güveni tamamen sarstı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trumpin-gronlandi-isgal-plani</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 15:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/trumpiransaldiri.webp" type="image/jpeg" length="76855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haliç’e dökülen yazma eserler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/halice-dokulen-yazma-eserler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/halice-dokulen-yazma-eserler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde Osmanlı'yla bağları koparma adına yürütülen politikalar, yalnızca bir alfabe değişikliğine yol açmamış; asırların birikimi olan yazma eserleri, kütüphaneleri ve arşiv malzemelerini de hedef almıştır. Binlerce eser yakılmış, hurda kâğıt muamelesi görmüş, yurt dışına çıkarılmış veya kaderine terk edilmiştir. Bugün Osmanlı hafızasına dair anlatılan birçok hazin hikâye, aslında bir medeniyetin kendi geçmişine karşı yürütülen bu büyük tasfiye hareketinin somut örnekleri olarak karşımızda durmaktadır.</p>

<p>Yazar Ebubekir Aytekin, <i>Kemalist Devrimlerin Analizi</i> adlı eserinde bu meseleye özel bir yer ayırmakta; Osmanlı arşivleri ile yazma eserlerin uğradığı kayıpları çeşitli örneklerle ortaya koymaktadır. Eserde yer alan ve Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde tarihî mirasa yönelik yaklaşımı gözler önüne seren ilgili bölümü istifadenize sunuyoruz.</p>

<h2><strong>Haliç’e Dökülen Yazma Eserler</strong></h2>

<p>İstanbul, Beyazıt Sahaflar Çarşısı Derneği Başkanı Adil Sarmusak anlatıyor:</p>

<p>Cumhuriyet döneminin bu harf devriminden sonra eski kitaplara karşı aşırı bir düşmanlık… Bakın mesela, size bir şey anlatayım. Prof. Kasım Güven, Eczacılık Fakültesi Dekanından naklen anlatıyorum. Balat’ta bir kütüphane ağzına kadar kitap dolu. Eski kitap… Osmanlıca, Arapça… Yetkili birisi bir tane kağnı arabası kiralıyor. At arabası yani. Diyor ki bu kitapları götür Haliç’e boşalt, diye para veriyor ona. O kitapları adam yüklüyor kağnı arabasına, götürüp Haliç’e atıyor.”</p>

<p>“Bir seferinde de bunu Avusturya Sefiri görüyor. Diyor ki bu kitapları bana satar mısın? Adam zaten atmaya götürüyor, canına minnet… Sözün kısası kitaplar için 15 lira istiyor. Bir araba kitabı 15 liraya alıyorum, diyor Sefir. Bu kitaplar içinden ne çıkıyor biliyor musunuz? Dünyada tek nüshası olan İbni Sina’nın kendi eliyle yazdığı <i>El-Kanun Fi-Tıb</i>…”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Adam alıyor. Avusturya’ya götürüyor.”</p>

<p>“Bugün o kitap Viyana Müzesindedir. Profesör Kasım Güven’in anlattığına göre, diyor ki biz Eczacılık Fakültesi olarak, Türk devleti olarak bir nüshasını istedik, bize vermediler. Niye versinler ki? İyi de etmişler. Sen malına sahip çıkma; yani bir zaman ben de çocukluğumda yaşadım. Evinizde bir Arapça Kur’an veyahut da bir Arapça kitap oldu mu suç olarak alıp götürüyorlardı bizi. Böyle dönemler yaşadık.”</p>

<p>“Böyle dönemlerde kimisi korkusundan yaktı onları, kimisi gömdü, kimini de yakalayıp attılar (hapishaneye). Dolayısıyla büyük bir hazinemiz böylelikle telef oldu. Ya yurt dışına kaçtı… Ben gururuma yediremiyorum. Dünyanın dördüncü büyük arşivi Bulgaristan’da. Ben bir kitapçı olarak, ben bunu bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak içime sindiremiyorum.</p>

<p><i>Ebubekir Aytekin, Kemalist Devrimlerin Analizi, s. 127-128</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas, Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/halice-dokulen-yazma-eserler</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/yazma-eserlerrrsfsd.webp" type="image/jpeg" length="69109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit Muhammed Zeki Hamed: Gazze'nin âlim mücahidi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sehit-muhammed-zeki-hamed-gazzenin-alim-mucahidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sehit-muhammed-zeki-hamed-gazzenin-alim-mucahidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Biyografi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sehit-muhammed-zeki-hamed-gazzenin-alim-mucahidi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/zeki-hamedd.webp" type="image/jpeg" length="56850"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB'den yapay zekâ destekli yabancı dil hamlesi: "Dilim" tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mebden-yapay-zeka-destekli-yabanci-dil-hamlesi-dilim-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mebden-yapay-zeka-destekli-yabanci-dil-hamlesi-dilim-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB tarafından geliştirilen yapay zekâ destekli yabancı dil uygulaması "Dilim" tanıtıldı. Bakan Yusuf Tekin, uygulamanın Türkiye'nin pedagojik yaklaşımı ve milli menfaatleri gözetilerek hazırlandığını vurgulayarak, eğitimde yerli ve milli teknoloji kullanımının önemine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Bakan Tekin: "Yapay zekâyı kendi değerlerimizin süzgecinden geçiriyoruz"</strong></h2>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eğitimde dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında geliştirilen yapay zekâ destekli yabancı dil eğitim uygulaması "Dilim"i kamuoyuna tanıttı. Öğrencilerin yabancı dil öğrenme süreçlerini desteklemek amacıyla hazırlanan uygulamanın, bireysel öğrenme ihtiyaçlarına göre içerik sunabilen yapay zekâ altyapısıyla hizmet vereceği belirtildi.</p>

<p>Tanıtım programında konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yapay zekâ teknolojilerinin eğitim alanındaki kullanımına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Tekin, teknolojik gelişmelerin yalnızca takip edilmediğini, aynı zamanda Türkiye'nin eğitim anlayışına uygun şekilde yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını ifade etti.</p>

<h2><strong>"Kendi pedagojimiz ve milli menfaatlerimiz doğrultusunda"</strong></h2>

<p>Bakan Tekin, yapay zekâ uygulamalarının eğitim sistemine entegre edilirken milli ve kültürel hassasiyetlerin göz önünde bulundurulduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Yapay zekâyı kendi değerlerimizin, kendi pedagojimizin ve kendi milli menfaatlerimizin süzgecinden geçirerek eğitim hizmetimize sunmaya çaba sarf ettik. 'Dilim' bu birikimin ve bu iradenin somut örneklerinden birisidir."</p>
</blockquote>

<p>Tekin'in açıklamaları, son dönemde yapay zekâ teknolojilerinin eğitim sistemlerinde yaygınlaşmasına yönelik tartışmaların sürdüğü bir dönemde dikkat çekti. Bakanlık, teknoloji kullanımının yalnızca teknik bir mesele olarak değil, aynı zamanda eğitim politikaları ve kültürel değerler çerçevesinde ele alınması gerektiğine işaret etti.</p>

<h2><strong>Dil eğitiminde yeni dönem</strong></h2>

<p>MEB tarafından geliştirilen "Dilim" uygulamasının, öğrencilerin yabancı dil öğrenme süreçlerinde kişiselleştirilmiş destek sağlaması hedefleniyor. Yapay zekâ teknolojisi sayesinde öğrencilerin seviyelerine uygun içeriklerle karşılaşması, eksik oldukları alanların tespit edilmesi ve öğrenme süreçlerinin bireysel ihtiyaçlara göre şekillendirilmesi amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uygulamanın özellikle konuşma, dinleme, okuma ve yazma becerilerinin geliştirilmesine katkı sunması beklenirken, öğrencilerin yabancı dil pratiği yapabilmelerine imkân sağlayacak çeşitli dijital araçları da bünyesinde barındıracağı ifade ediliyor.</p>

<h2><strong>Eğitimde yerli ve milli teknoloji vurgusu</strong></h2>

<p>"Dilim" uygulaması, Milli Eğitim Bakanlığı'nın son yıllarda eğitim teknolojileri alanında yürüttüğü yerli ve milli çözümler geliştirme çalışmalarının yeni halkalarından biri olarak değerlendiriliyor. Bakanlık, yapay zekâ başta olmak üzere yeni nesil teknolojilerin eğitim süreçlerinde kullanılmasını desteklerken, bu teknolojilerin Türkiye'nin eğitim vizyonu ve toplumsal değerleriyle uyumlu şekilde geliştirilmesine önem verildiğini vurguluyor.</p>

<p>Yapay zekâ destekli yabancı dil eğitim platformunun kullanım kapsamı, öğrenci grupları ve uygulamanın yaygınlaştırılmasına ilişkin detayların önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mebden-yapay-zeka-destekli-yabanci-dil-hamlesi-dilim-tanitildi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/meb-dilim.webp" type="image/jpeg" length="38951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitimde dijitalleşme başarıyı düşürdü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/egitimde-dijitallesme-basariyi-dusurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/egitimde-dijitallesme-basariyi-dusurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de devlet okullarının büyük bölümünde her öğrenciye dijital cihaz dağıtılmasına rağmen akademik başarıda beklenen artış sağlanamadı. Uzmanlar, yoğun ekran kullanımının öğrenme süreçlerini zayıflattığını, öğrencilerin dikkat, kavrama ve hafıza becerilerinde gerilemeye yol açtığını belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri'ndeki devlet okullarının büyük çoğunluğu her öğrenciye bir dijital cihaz dağıtıyor. Ancak cep telefonlarının sınıflardan uzaklaştırılması bile beklenen akademik başarıyı getirmeye yetmiyor.</p>

<p>Uzmanlar, kişisel cihazların yerini okullar tarafından sağlanan bilgisayarların aldığını ve bu durumun öğrenme sürecini baltaladığını belirtiyor. Uluslararası standart test sonuçları da bilgisayar kullanım yoğunluğu arttıkça öğrencilerin akademik başarılarının düştüğünü açıkça gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Dijital formlar öğretmenin yerini alıyor</strong></h2>

<p>Teknolojinin sunduğu hazır içerikler, okullardaki insani etkileşimi ve derinlemesine tartışma ortamlarını yok ediyor. Birçok sınıfta öğretmenler aktif ders anlatmak yerine, öğrencileri dijital cihazlar üzerinden online formlar ve egzersizler doldurmaya yönlendiriyor.</p>

<p>Eğitimcilerin iyi niyetle evde ekran süresinin azaltılmasını tavsiye ederken, okul ortamında çocukları saatlerce ekran karşısında bırakması büyük bir çelişki yaratıyor. Sürekli ekrana bakan çocuklar yoruluyor, strese giriyor ve okula gitmek istemez hale geliyor.</p>

<h2><strong>Kağıt ve kalemin gücü unutuluyor</strong></h2>

<p>Bilimsel araştırmalar, öğrencilerin basılı materyalleri okuduklarında dijital ekranlara kıyasla çok daha yüksek bir kavrama gücüne ulaştığını gösteriyor. Benzer şekilde, ders notlarını klavyeyle yazmak yerine elle tutan çocukların bilgileri daha iyi hafızaya aldığı biliniyor.</p>

<p>Bilgisayar oyunları ve videoların sunduğu anlık ödüller ile hızlı içerikler, çocukların odaklanma sürelerini kısaltıyor. Bu durum, sabır ve derin düşünme gerektiren okuma ile araştırma gibi temel öğrenme faaliyetlerini zorlaştırıyor.</p>

<h2><strong>Çevrimiçi riskler artıyor</strong></h2>

<p>Okullardaki yoğun ekran kullanımı sadece zihinsel değil, fiziksel sağlığı da olumsuz etkiliyor. Hareketsiz yaşamı tetikleyen bu durum, çocuklarda uzağı görememe (miyop) riskini ciddi şekilde artırıyor.</p>

<p>Sağlık sorunlarının yanı sıra, okul bilgisayarları üzerinden çocukların güvenli internet duvarlarını aşarak yaşlarına uygun olmayan zararlı içeriklere ve oyunlara erişebildiği görülüyor. Siber zorbalık ve dijital tehlikeler, okulun sağladı cihazlarda bile çocukları tehdit etmeye devam ediyor.</p>

<h2><strong>Veliler harekete geçiyor</strong></h2>

<p>Gelecek nesiller için endişelenen anne ve babalar, okullardaki ekran kullanımının sınırlandırılması için topluluklar kurarak yasal haklarını aramaya başladı. Los Angeles gibi bazı büyük bölgelerde okul içi ekran sürelerini sınırlayan kararlar alınsa da, genel bir değişim için zaman daralıyor.</p>

<p>Uzmanlar, çocukların bilgisayar kullanmayı öğrenmesini desteklemekle birlikte; okuma, yazma ve matematik gibi temel derslerin mutlaka kağıt ve kalemle işlenmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/egitimde-dijitallesme-basariyi-dusurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/digi-egitim.jpg" type="image/jpeg" length="76616"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Somali’de Türkiye hattı güçlenirken, Somaliland-İsrail teması dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/somalide-turkiye-hatti-guclenirken-somaliland-israil-temasi-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/somalide-turkiye-hatti-guclenirken-somaliland-israil-temasi-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Somali’ye yönelik Türk askeri ve ekonomik desteği devam ederken, Somaliland’ın İsrail ile geliştirdiği temaslar ve Kudüs’te açılan sözde temsilcilik, Afrika Boynuzu’nda yeni bir jeopolitik ayrışmayı görünür kıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Somali ile Türkiye arasındaki ilişkiler, son yıllarda yalnızca diplomatik bir ortaklıktan çıkarak güvenlik, askeri eğitim ve ekonomik destek ekseninde çok katmanlı bir yapıya dönüşmüş durumda.</p>

<p>Resmi açıklamalar ve daha önce kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Türkiye, Somali’ye güvenlik kapasitesinin geliştirilmesi, askeri eğitim ve kurumsal yeniden inşa süreçlerinde destek sağlıyor. Bu kapsamda Mogadişu’daki Türk askeri eğitim üssü üzerinden Somali ordusuna yönelik eğitim faaliyetleri yürütülüyor.</p>

<p>Kamuoyuna yansıyan bazı yardım paketleri ve bütçe desteklerinin de 30 milyon dolar seviyelerinde olduğu, bu kaynakların güvenlik ve kalkınma programlarına yönlendirildiği belirtiliyor. Bu çerçeve, iki ülke arasındaki ilişkiyi klasik dış yardım modelinden çıkarıp “devlet inşasına dönük stratejik ortaklık” seviyesine taşıyor.</p>

<h2><strong>SOMALİ CEPHESİ</strong></h2>

<p>Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un açıklamaları, ülkenin enerji kaynaklarına yönelik yeni ekonomik açılımını ortaya koyuyor.</p>

<p>Somali açıklarında yürütülen hidrokarbon ve petrol arama faaliyetlerinin “stratejik eşik” olarak tanımlandığı süreçte, toplam 12 enerji bloğunun yatırımcılara açıldığı ifade ediliyor. Bu blokların 3’ünün Türkiye’ye tahsis edildiği, geri kalanların ise farklı Batılı şirketlere verildiği aktarılıyor.</p>

<p>Ancak sahadaki yatırım hareketliliğinin istikrarlı olmadığı, bazı yabancı şirketlerin mali ve teknik gerekçelerle sahalardan çekildiği de belirtiliyor.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Mahmud’un Türkiye’ye yönelik “Türkiye’den başka kimimiz var ki?” şeklindeki ifadeleri ise, Somali’nin güvenlik ve yatırım kapasitesi açısından dış aktörlere bağımlı yapısını ortaya koyan dikkat çekici bir siyasi vurgu olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>TÜRKİYE FAKTÖRÜ</strong></h2>

<p>Türkiye’nin Somali’deki varlığı yalnızca enerji yatırımlarıyla sınırlı değil.</p>

<p>Mogadişu merkezli askeri eğitim yapıları, Somali güvenlik güçlerinin yeniden yapılandırılmasında kritik rol oynuyor. Kara kuvvetleri, özel birlikler ve güvenlik personelinin Türkiye’de ve Somali’de eğitim aldığı biliniyor.</p>

<p>Bu yapı, Türkiye’yi Somali’de sadece yatırımcı değil, aynı zamanda güvenlik kapasitesi kuran aktör konumuna taşıyor.</p>

<h2><strong>SOMALILAND HATTI</strong></h2>

<p>Bölgedeki ikinci kritik başlık ise Somaliland üzerinden gelişiyor.</p>

<p>Somali’den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland, İsrail ile son dönemde artan temaslarının ardından Kudüs’te sözde temsilcilik açtı.</p>

<p>İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından duyurulan adım, uluslararası hukukta geniş kesimlerce tanınmayan Somaliland yapısının fiilen diplomatik meşruiyet kazanması yönünde yeni bir aşama olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu gelişme, Somali’nin toprak bütünlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, bölgedeki siyasi fay hatlarını da derinleştiriyor.</p>

<h2><strong>NÜFUZ MÜCADELESİ</strong></h2>

<p>Afrika Boynuzu’nda yaşanan gelişmeler, tekil devlet politikalarının ötesine geçen bir güç rekabetine işaret ediyor.</p>

<p>Bir yanda enerji sahaları üzerinden yürüyen ekonomik nüfuz alanı genişletme çabası, diğer yanda tanınmayan yapılar üzerinden kurulan diplomatik meşruiyet arayışları bulunuyor.</p>

<p>Bu tablo, bölgede klasik devlet diplomasisinin yanında, vekil aktörler ve tanınmayan yönetimlerin de dahil olduğu çok katmanlı bir jeopolitik alan oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>GENEL ÇERÇEVE</strong></h2>

<p>Somali’nin enerji kaynaklarına dayalı yeni açılımı, Türkiye ile güvenlik merkezli ilişkilerini derinleştirirken; Somaliland’ın İsrail ile geliştirdiği hat, Afrika Boynuzu’nda siyasi dengeyi daha kırılgan hale getiriyor.</p>

<p>Bu gelişmeler, bölgenin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi egemenlik alanı üzerinden yeniden şekillendiğine işaret ediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/somalide-turkiye-hatti-guclenirken-somaliland-israil-temasi-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/somali-turkiye.jpg" type="image/jpeg" length="99210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sömürgecinin takımını tutmak]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/somurgecinin-takimini-tutmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/somurgecinin-takimini-tutmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bazen doksan dakikalık bir maç, beş yüz yıllık bir hesabın sembolik olarak görülmesine imkân tanımaktadır. İşte böyle bir şuurla maçları izlemek, yorumlamak gerekir. Maçları anlatan spikerlerin de bu hassasiyetle maçları anlatması, tarihsel bağlamı göz ardı eden ve sömürgeci ile sömürgeleştirilen tarafı eşitleyen bir dile başvurmamaları gerekir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Kupası'nda Afrika'dan, Asya'dan, Ortadoğu'dan veya Latin Amerika'dan bir takımın Avrupa'nın eski sömürgeci güçlerinden biriyle karşılaşması bir futbol maçından daha ötedir. Çünkü bazı karşılaşmaların arkasında doksan dakikadan çok daha uzun bir tarih vardır. Son yazımda da tartıştığım üzere uluslararası turnuvalarda futbol politik bir mücadele alanıdır.</p>

<p>Batı Avrupa devletleri yaklaşık beş asır boyunca dünyanın büyük bölümünü işgal etmiş, kaynaklarını yağmalamış, insanlarını köleleştirmiş, katliamlar yapmış ve kültürel ve zihinsel soykırım yapmıştır. Bugün Batı'nın zenginliği ile dünyanın birçok bölgesindeki yoksulluğun tarihsel kökenlerini anlamak için Batı sömürgecilik tarihine bakmak yeterlidir.</p>

<p>Edward Said'in söylediği gibi sömürgecilik, toprakların işgali olduğu kadar insanların nasıl düşünmesi gerektiğini de belirleyen bir zihinsel tahakküm sistemidir. İnsanın ruhunu, zihnini, duygularını sonraki nesiller boyunca da sakat bırakmıştır.</p>

<p>Mesela bugün Belçika denildiğinde birçok kişinin aklına Avrupa Birliği veya çikolata gelir. Oysa Belçika'nın Kongo'daki sömürgeciliği insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biridir. Kongo'da milyonlarca insan kauçuk ve elmas üretimi için zorla çalıştırılmıştır. Yeteri kadar kauçuk toplayamayanların elleri kesilmiş, madenlerde çalıştırılanların dişleri sökülmüştür. Milyonlarca Kongolu hayatını kaybetmiştir.</p>

<p>Almanya'nın Namibya'da yürüttüğü politika ise açık bir imha hareketidir. 1904 yılında başlayan katliamlarda insanlar çöle sürülmüş, susuz bırakılarak öldürülmüş ve toplama kamplarına kapatılmıştır.</p>

<p>İngiliz sömürgeciliği de benzer trajedilerle doludur. 1. Dünya Savaşı'nda Türklere karşı savaştırılmak istenmelerine karşı çıkan binlerce Hint Müslümanı topların ağzına bağlanarak patlatılmış, kurşuna dizilmiştir. Yine 1943 Bengal Kıtlığı sırasında Hindistan'da milyonlarca insan açlıktan ölürken İngiliz yönetimi tahıla el koyup ihracatını sürdürmüştür. Yine İngilizlerin G. Afrika'daki toplama kampları da modern tarihin ilk toplama kampı örnekleri arasındadır.</p>

<p>Fransız sömürgeciliğinin Cezayir'de bıraktığı izler de hâlâ silinmiş değildir. Bağımsızlık Savaşı sırasında sistematik işkenceler uygulanmış, köyler yakılmış ve yüz binlerce insan öldürülmüştür. Paris, bugün romantizmin başkenti olarak sunulsa da Seine Nehri'ne atılan yüzlerce Cezayirlinin cesedi hafızalardadır.</p>

<p>Avustralya'da binlerce Aborjin çocuk ailelerinden koparılarak devlet kurumlarına yerleştirilmiştir. Amaç, onların kendi kültürlerini unutup beyaz toplum içinde erimeleridir. İngiltere'nin kriminal tiplerinin toplandığı Avustralya'dakiler sömürgeciliğin hem adadaki hem de Çanakkale Savaşı'ndaki gönüllü askerleri olmuşlardır. Benzer bir kültürel soykırım Kuzey Amerika'da da yaşanmıştır. Yerli çocuklar ailelerinden zorla alınmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ruslar da Türk Dünyası'nda asırlarca benzer bir şekilde ağır bir mezalim uygulamıştır.</p>

<p>İşte bu yüzden eski sömürgeler ile eski sömürgeciler karşı karşıya geldiğinde mesele salt spor değildir. Elbette sahaya çıkan futbolcular geçmişin suçlarından sorumlu değildir. Ancak milletlerin kolektif hafızası, kimliği, temsil ettiği bir miras vardır. Tarihin de bir vicdanı vardır. Sahada tarihin gölgesi de mücadele etmektedir.</p>

<p>Bir Afrikalının Fransa'yı veya İngiltere'yi yenmesi veya bir Asya veya Latin Amerika takımının Avrupalı bir güce karşı galip gelmesi birçok insan için tarihsel bir adalet arayışıdır.</p>

<p>Bazen bir gol, yüzyıllar boyu köleleştirilmiş, katledilmiş halkların sembolik rövanşı, unutturulmak istenenin hatırlatılmasıdır.</p>

<p>Bazen doksan dakikalık bir maç, beş yüz yıllık bir hesabın sembolik olarak görülmesine imkân tanımaktadır.</p>

<p>İşte böyle bir şuurla maçları izlemek, yorumlamak gerekir. Maçları anlatan spikerlerin de bu hassasiyetle maçları anlatması, tarihsel bağlamı göz ardı eden ve sömürgeci ile sömürgeleştirilen tarafı eşitleyen bir dile başvurmamaları gerekir.</p>

<p><i>Oğuzhan Bilgin, Akşam</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/somurgecinin-takimini-tutmak</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/afrikanin-dunya-kupasi-macerasi-1.jpg" type="image/jpeg" length="67278"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Polonya ve Almanya arasında savunma işbirliği anlaşması imzalandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/polonya-ve-almanya-arasinda-savunma-isbirligi-anlasmasi-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/polonya-ve-almanya-arasinda-savunma-isbirligi-anlasmasi-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Polonya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz ile Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Polonya ile Almanya arasında savunma işbirliği anlaşması imzaladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Polonya Savunma Bakanlığınca yapılan yazılı açıklamaya göre, Kosiniak-Kamysz ve Pistorius, Polonya'nın başkenti Varşova'daki Polonya Savunma Bakanlığı'nda bir araya geldi.</p>

<p>Polonya ile Almanya arasında "İyi Komşuluk ve Dostane İşbirliği Antlaşması" imzalanmasının 35. yıl dönümünde yapılan görüşme kapsamında, iki ülke arasında yeni savunma işbirliği anlaşması imzalandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kosiniak-Kamysz, imza töreninde yaptığı açıklamada, "Polonya olmadan güvenlik olmaz, Almanya olmadan, değerlerimiz olmadan, Avrupa Birliği ve NATO'daki katılımımız olmadan güvenlik olmaz. Biz Avrupa'nın sütunuyuz, İttifakın sütunuyuz." diye konuştu.</p>

<p>İmzaladıkları anlaşmanın siber güvenlik, ortak sorumluluk, Baltık Denizi'nde ortak komuta, yeni teknolojiler ve özellikle uzay alanındaki faaliyetlerde yeni işbirliği imkanları sunduğunu belirten Kosiniak-Kamysz, anlaşmanın iki ülke arasındaki askeri hareketlilik ve bu hareketliliğe yönelik altyapının geliştirilmesi konusunda da yeni imkanlar sağlayacağını vurguladı.</p>

<p>Almanya'ya en fazla ihracat yapan ülkenin Polonya olduğunu söyleyen Kosiniak-Kamysz, "Almanya savunmaya daha fazla harcama yapabilmek için anayasasını değiştirdi. Polonya ise halihazırda gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 5'ini savunmaya ayırıyor. Kapasitelerimizi ve şirketlerimizin potansiyelini geliştiriyoruz. Ekonomik iş birliği istiyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"BÜYÜK BİR MEMNUNİYET DUYUYORUM"</strong></h2>

<p>Almanya Savunma Bakanı Pistorius da anlaşamaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Dostlarımla birlikte Avrupa'nın güvenliği, doğu kanadının ve dolayısıyla Polonya ile Baltık ülkelerinin güvenliği için çalışmaktan büyük, büyük bir memnuniyet duyuyorum." dedi.</p>

<p>Sorumluluklarının farkında olduklarını vurgulayan Pistorius, "Hepimiz biliyoruz ki, güçlü bir Polonya-Almanya işbirliği olmadan doğu kanadında güvenlik ve etkili bir caydırıcılık düşünülemez. Bu nedenle bu sorumluluğu üstleniyoruz ve bunu başarmak için gerekli tüm adımları atıyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Bu yeni anlaşma Polonya ile halihazırda çok sıkı olan askeri işbirliklerinin daha da genişleyeceğini kaydeden Pistorius, "Bu, her alanda gerçekleşecek. Siber güvenlik ve uzaydan, araştırma ve geliştirme alanından ve elbette her iki ülke için çok önemli olan Baltık Denizi'ndeki denizcilik alanından bahsediyoruz. Gündemin en üst sıralarında, her iki ülkemizde de her geçen gün artan hibrit tehditlere karşı savunma yer alıyor." ifadelerini kullandı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/polonya-ve-almanya-arasinda-savunma-isbirligi-anlasmasi-imzalandi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/polonya-almanya-1.jpg" type="image/jpeg" length="13333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Somaliland'dan İsrail'e askeri üs]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/somalilanddan-israile-askeri-us</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/somalilanddan-israile-askeri-us" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirahman Muhammed Abdullahi, İsrail'in gelecekte bölgelerinde askeri üs kurmasına izin verebileceklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirahman Muhammed Abdullahiİsrail ile tarım, su, sağlık ve diğer alanlarda iş birliği yapacaklarını söyledi.</p>

<p>Abdullahi, İsrail'in bölgede askeri üs kurup kurmayacağına ilişkin soruya, "Şu anda hayır. (Gelecek için) Bunu tamamen dışlayamam." dedi.</p>

<p>Öte yandan İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, Abdullahi'ye Batı Kudüs'te katıldığı bir törende, sözde büyükelçilik açılışı ve İsrail ile artan ilişkiler nedeniyle, İsrail'i ve Yahudileri destekleyen isimlere verilen "Siyon Dostları Ödülü" verildiğini aktardı.</p>

<p>Abdullahi, İsrail'i ziyaret ederek Başbakan Binyamin Netanyahu, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve İsrailli bakanlarla bir araya gelmişti.</p>

<h2><strong>İSRAİLLİ BAKAN, SOMALİLAND İLE "UZUN YILLARDIR BİR DİZİ GİZLİ OPERASYONDA İŞBİRLİĞİ" YAPTIKLARINI AÇIKLADI</strong></h2>

<p>Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İsrail'i ziyaret eden Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirahman Muhammed Abdullahi ile bir araya geldi.</p>

<p>Bakan Katz, "Uzun yıllardır kamuoyundan gizli bir dizi operasyonda işbirliği yaptık. Şimdi ise güvenlik işbirliğimizi her iki halkın yararı ve bölgesel istikrar için daha üst seviyelere taşımakta kararlıyız." ifadelerini kullandı. Abdullahi ile yapılan görüşmede Katz'a İsrail ordusu ve Savunma Bakanlığından üst düzey yetkililerin katıldığı belirtildi.</p>

<h2><strong>İSRAİL, SOMALİLAND'I TANIYAN TEK ÜLKE</strong></h2>

<p>İsrail Başbakanı Netanyahu, Somaliland bölgesini "bağımsız ve egemen devlet" olarak tanıdıklarını duyurmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kararla İsrail, Somaliland'ı tanıyan tek ülke oldu.</p>

<p>Somaliland, 1991'de Somali'den tek taraflı olarak ayrıldığını ilan etmiş ancak uluslararası toplum tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmamıştı.</p>

<p>Somali ise Somaliland'ı ülkenin ayrılmaz parçası olarak görüyor ve bölgeyle ilgili tüm uluslararası anlaşmaların yalnızca Mogadişu yönetiminin yetkisinde olduğunu vurguluyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/somalilanddan-israile-askeri-us</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/somaliland-israilll.webp" type="image/jpeg" length="51282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görgüsüzlüğün merasim hali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gorgusuzlugun-merasim-hali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gorgusuzlugun-merasim-hali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düğünler, özel günler, kendince değeri, anlamı olan vakitler elbette yakışır şekilde kutlanmayı hak ediyor. Ancak bunları böyle abartılı gösterilere, işi anlamından uzaklaştıran caka satma organizasyonlarına, israf ve gösterişin zirve yaptığı görgüsüzlük seanslarına çevirmenin anlamı yok. Bunun adı muhafazakârlık olamaz, ancak muhafaza edilmesi gereken değerlerin pazara çıkarılması olur.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hızlı zenginleşmelerde kültürel değişim süratli oluyor, görgü koşarak gelse bile bu değişime yetişemiyor. Son yıllarda bizde olan da bu, hızlı zenginleşmiş gruplar yeni tekno-teşhircilik dalgasının da tesiriyle kendilerine yeni yeni icatlar çıkarıyor, merasimler icat ediyor, bu merasimlerle sadece görgüsüzlüğün değil, zevksizliğin de dibini buluyorlar. Bunu yaparken bağıra bağıra ifade ettikleri, cakasını sattıkları kimliklerinin (!) iyi kötü uyması gereken değer kriterlerine de hiç kulak asmıyorlar. Bu sonradan görmelik kültürü sadece seküler kesimlerin değil, yazık ki yeni tip türedi muhafazakârlığın da hızla alamet-i farikası haline geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yeni tip bağırgan ve kuralsız muhafazakarlıkla hiç aram yok ve olmadı; esasen kendimi onlarla aynı tarafta da görmüyorum. Görmek için elimde pek bir malzeme de yok. Benim için mukaddes anlamları muhtevi olan bazı kavramların, bu görgü fakiri kesimlerin elinde oyuncak oluşu içimi derinden sızlatıyor. Özellikle sünnet düğünü adı altında organize ve dizayn edilen bazı şatafat odaklı merasimlerin, bu sonradan görme kesimler elinde nasıl aslından uzaklaştığını, nasıl bir ‘benim çok param var’ kepazeliğine dönüştüğünü, böyle abanmalarla israfın, zevksizliğin, kibrin ve gösterişin nasıl yerleşikleştiğini görüp de kahrolmamak mümkün değil! Aynı şey özellikle hanımların gün benzeri amfili-mikrofonlu, kostümlü-profesyonel (yani okkalı cukkalı) şovlu buluşmalarında, adı güya ‘mevlid’ (estağfirullah) olan alakasız partilemelerinde de aynı zevksizlikle icra olunuyor. Ne yazık ki hatim/Kur’an’a geçiş gibi hayr temelli işlerin merasimlerinde de oraya doğru bir abartılı bir gidiş var, bu da ayrıca kederlendiriyor insanı.</p>

<p>En son okullarda bu sene vardığı noktayı irkilerek müşahede ettiğimiz mezuniyet törenleri de bu çığırından çıkma zincirine eklenmiş bulunuyor. LGS anneliği falan gibi gerçekten insanın içine fenalık getiren halleri de buna ekliyorum. Daha evvelinde öğretmenler günü vesilesiyle velilerin, özellikle de havasını atacak parası olan velilerin konuyu nasıl rotasından çıkardıklarına, nasıl aralarında rekabete girdiklerine, bu süreçte onlar kadar imkânı olmayan diğer velilerin nasıl ezildiğine de bizzat ben şahit olmuştum.</p>

<p>Düğünler, özel günler, kendince değeri, anlamı olan vakitler elbette yakışır şekilde kutlanmayı hak ediyor. Ancak bunları böyle abartılı gösterilere, işi anlamından uzaklaştıran caka satma organizasyonlarına, israf ve gösterişin zirve yaptığı görgüsüzlük seanslarına çevirmenin anlamı yok. Bunun adı muhafazakârlık olamaz, ancak muhafaza edilmesi gereken değerlerin pazara çıkarılması olur. Hele bunun sosyal medya aracılığıyla başkalarına hava atmak, servetinin gösterişini yapmak, aleme caka satmak için kullanılmasını izah edecek kelimeyi bulmak mümkün değil! Samimiyetle inanan insanların değil böyle şeylerin parçası olmak, yakınından bile geçmemesi gerekir. Yapılan merasimin adı ne olursa olsun!</p>

<p>Resûlullah (SAV) akıl edebilenler için çok ibretamiz olan bir hadis-i şerifinde ümmetini şöyle uyarıyor: “Kim (işlediği hayrı) insanlara duyurursa, Allah onun niyetini herkese duyurur. Kim de insanlara gösteriş yaparsa, Allah da onun gösterişçiliğini meydana çıkarır.” (Buhârî)</p>

<p>Ömrü boyunca ihtiyacı olmayan hiçbir şeye mübarek elini uzatmayan, kavrulmuş tahıl, hurma ve kuru et dışında çok az şey yiyen, mütevazıdan daha mütevazı şartlarda yaşayan Efendimizin (SAV) ümmetine yakışır hal ve harekete dönmeye hepimizin fazlasıyla ihtiyacı var. Madem sünnet diyoruz, sünnet işte tam da bu!</p>

<p>Bizler O’nun kadar mütevazı hayatlar yaşayamıyoruz, dünyayla aramıza O’nun kadar mesafe koyamıyoruz, hadi buna da eyvallah! Ama hiç değilse işin suyunu da bu kadar çıkarmayalım yahu!</p>

<p>Gökhan Özcan, Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gorgusuzlugun-merasim-hali</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-18-103900.png" type="image/jpeg" length="16055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist Yahudiler Batı Şeria'da bir camiyi ateşe verdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-yahudiler-bati-seriada-bir-camiyi-atese-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-yahudiler-bati-seriada-bir-camiyi-atese-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batı Şeria’da Yahudi gruplar sabah namazı vaktinde bir camiyi ateşe verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah kuzeyindeki Cilciliye köyünde bulunan bir cami, işgalci Yahudilerin kundaklama saldırısına uğradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sabah namazı vakti öncesinde gerçekleştirilen saldırıda caminin alt katında bulunan abdesthane bölümü ateşe verilirken, camii ciddi şekilde zarar gördü. Saldırganların cami duvarlarına İbranice sloganlar yazdığı bildirildi.</p>

<p>Köy Konseyi Başkanı Usame Abdullah'ın açıklamasına göre yerleşimciler gece saat 02.00-03.00 arasında camiyi tamamen yakmayı hedefledi. Ancak cami kapısının kilitli olması nedeniyle içeri giremeyen saldırganlar, alt kattaki abdest alma bölümünü ateşe verdi. Yangın, Filistin Sivil Savunma ekipleri ile köylülerin müdahalesi sonucu kontrol altına alındı.</p>

<p>Olay yerine gelen Filistinliler, caminin duvar ve tavanlarında yoğun yanık izleri bulunduğunu, duvarlara "intikam" ve "Hilltop Youth'tan selamlar" gibi ifadelerin yazıldığını aktardı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-yahudiler-bati-seriada-bir-camiyi-atese-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/bati-seria-cami-saldiri.webp" type="image/jpeg" length="76475"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kalibaf: 'ABD ve Siyonist rejimi yendik']]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kalibaf-abd-ve-siyonist-rejimi-yendik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kalibaf-abd-ve-siyonist-rejimi-yendik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD ve İsrail'in savaşın başında belirlediği 9 hedefe ulaşmasına izin vermediklerini belirterek, 'ABD ve Siyonist rejimi yendik.' dedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran devlet televizyonu, üst düzey ABD'li bir yetkilinin, ABD ile İran arasında varılan ve nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngören 14 maddelik mutabakat metnini ilk kez kamuoyuyla paylaşmasının ardından, Kalibaf ile gerçekleştirilen röportajı yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Röportajda Kalibaf, ABD ve İsrail'in savaşın başında belirlediği 9 hedefe ulaşmasına izin vermediklerini kaydederek, 'Dünyanın siyasi, ekonomik ve askeri olarak bir numaralı gücü İsrail ile birlikte karşımıza çıktı. Bu savaşın çatışma sahnesi küresel etkiler doğurdu ve bu uluslararası bir konuydu. Gelişmeler bölgesel olabilir ancak etkileri küresel boyuttadır. ABD ve İsrail'in savaşın başında belirlediği 9 hedefe ulaşmasına izin vermedik. ABD ve Siyonist rejimi yendik.' diye konuştu.</p>

<p>Mevcut müzakerelerin, ABD ile geçmiş dönemde gerçekleştirilen müzakerelerden farklı olduğunu söyleyen Kalibaf, 'Şimdiki müzakerelerin önceki dönemlerden farkı, sahadaki zaferin müzakereye dayanak oluşturmasıdır. Silahlı kuvvetlerimiz düşman karşısında galip gelmiştir.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Kalibaf, şunları kaydetti:</p>

<p>'Müzakereler sırasında düşmanın Fars Körfezi'ndeki eylemlerine cevap verdik. Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan iki düşman fırkateyn vuruldu ve yandı. Öte yandan düşman uçaklarının kalktığı tüm havalimanları bulundukları ülkelerde vuruldu. Bu olaylar müzakereler devam ederken meydana geldi.</p>

<p>İsrail Dahiye'yi vurduğunda ABD'ye karşılık vereceğimiz hususunda tehdit ettik ve ültimatom verdik, taleplerimizin kabul edilmesini istedik. Ardından ABD Başkanı, Netanyahu'nun Dahiye'ye saldırma hakkının bulunmadığına dair paylaşım yapmak zorunda kaldı.'</p>

<p>Kalibaf son olarak, 'Benim işim diplomasi değil ben bir savaşçıyım. Diplomasiyi savaşçı ruhuyla yürütüyorum. Askeri eylemle elde etmek istediğimiz şeyleri hatta daha fazlasını müzakere ile başardık. Savaşı kazandık ve kazanımlar müzakerelerde şekillenecektir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kalibaf-abd-ve-siyonist-rejimi-yendik</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 23:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/kalibaf-1.webp" type="image/jpeg" length="60408"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin: "Türkiye ile ilişkilerimiz resmî çerçevenin ötesine geçti"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/putin-turkiye-ile-iliskilerimiz-resmi-cercevenin-otesine-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/putin-turkiye-ile-iliskilerimiz-resmi-cercevenin-otesine-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Putin, Rusya'ya ziyarette bulunan Fidan'ı Kazan'da kabul etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kremlin Sarayı'ndan yapılan açıklamaya göre, Rusya'ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da gerçekleşen Putin-Fidan görüşmesinde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov da yer aldı.</p>

<p>Görüşmenin başında konuşan Putin, Türkiye ile ilişkilere vurgu yaparak, şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler istikrarlı şekilde gelişiyor. Bundan çok memnunuz. Temaslarımız artık resmi çerçevenin ötesine geçmiş ve dostane bir nitelik kazanmıştır. Bu, büyük ölçüde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sergilediği yaklaşım sayesinde oldu. Erdoğan'a en güzel dileklerimiz iletmenizi istiyorum. Onu ülkemizde karşılamaktan her zaman memnunuz.'</p>

<p>Dışişleri Bakanı Fidan da Putin'e Erdoğan'ın selamlarını ileterek, 'Bölgemizde ve dünyada çok yoğun bir gündem var. Bu konudaki deneyiminiz son derece önemli. İstişare etmemiz gerek çok konu var.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/putin-turkiye-ile-iliskilerimiz-resmi-cercevenin-otesine-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/putinfidan.webp" type="image/jpeg" length="79266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı'ndan, AP'nin 'Türkiye Raporu'na tepki]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/disisleri-bakanligindan-apnin-turkiye-raporuna-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/disisleri-bakanligindan-apnin-turkiye-raporuna-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu bünyesinde kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu, Ankara’nın tepkisiyle karşılaştı. Dışişleri Bakanlığı, Türk yargısını ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’i hedef alan raporu bütünüyle reddettiğini duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Resmi açıklamada, raporun tamamen gerçek dışı ithamlar ve Türkiye karşıtı çevrelerin manipülasyonlarıyla şekillendiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İdeolojik ezberler</strong></h2>

<p>Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, söz konusu raporun objektiflikten uzak, belirli odakların kasıtlı siyasi gündemlerini yansıtan bir metin olduğu ifade edildi. Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki stratejik ortaklığın önem kazandığı bir dönemde yayınlanan bu rapor, mevcut olumlu havayı baltalama girişimi olarak nitelendirildi.</p>

<p>Terör örgütlerine ve Türkiye düşmanı yapılara alan açan bu taraflı tutum, AP’nin geleceğe yönelik stratejik bir vizyondan yoksun olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. AP'nin sergilediği bu vizyonsuz yaklaşım, iki taraf arasındaki yapıcı diyalog zemininin zedelenmesine sebep oldu.</p>

<h2><strong>"Türk yargısı her türlü dış müdahaleye tamamen kapalıdır"</strong></h2>

<p>Raporda, bağımsız Türk mahkemelerince yürütülen hukuki süreçlerin çarpıtılması ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in asılsız iddialarla doğrudan hedef alınması Dışişleri Bakanlığı tarafından en güçlü şekilde kınandı.</p>

<p>Devlet egemenliğinin temel unsurlarından biri olan yargı erkinin; tüm uluslararası kurumlardan, yabancı aktörlerden ve siyasi çevrelerden bütünüyle bağımsız kalacağı net bir dille aktarıldı.</p>

<p>Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı ilkelerini ihlal eden bu siyasi hamlelerin Türkiye nezdinde hükümsüz olduğu vurgulandı.</p>

<p>Küresel ölçekte krizlerin ve sınamaların yoğunlaştığı mevcut dönemde, Dışişleri Bakanlığı AP’yi daha sorumlu bir çizgiye davet etti. Ankara; aday ülke statüsündeki Türkiye ile AB arasındaki münasebetlerin, ortak çıkarları gözeten, rasyonel ve yapıcı bir düzlemde ilerlemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/disisleri-bakanligindan-apnin-turkiye-raporuna-tepki</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 22:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/disisleri-5.webp" type="image/jpeg" length="26116"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 maddelik ABD-İran mutabakat taslağı ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/14-maddelik-abd-iran-mutabakat-taslagi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/14-maddelik-abd-iran-mutabakat-taslagi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında savaşı durdurmayı ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı hedefleyen geçici anlaşmanın tam metni henüz resmen kamuoyuna açıklanmadı. Ancak Reuters’ın incelediği taslak belge, taraflar arasında 14 maddelik üst düzey bir mutabakat öngörüyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Taslak, <a href="https://www.ntv.com.tr/haberleri/iran" rel="nofollow" target="_blank">İran</a>’ın nükleer programının nasıl sınırlandırılacağı gibi en zorlu başlıkları nihai anlaşmaya bırakıyor. Belgede, tarafların 60 gün içinde kapsamlı bir anlaşmaya varmak üzere İsviçre’de müzakerelere başlamasının planlandığı belirtiliyor.</p>

<p>Taslağın ilk maddesine göre İran ve <a href="https://www.ntv.com.tr/haberleri/abd" rel="nofollow" target="_blank">ABD</a>, mevcut savaştaki müttefikleriyle birlikte, mutabakatın imzalanmasıyla Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın derhal ve kalıcı biçimde sona erdiğini ilan edecek.</p>

<p>Taraflar bundan sonra birbirlerine karşı düşmanca eylem başlatmayacaklarını, güç kullanma tehdidinden veya güç kullanımından kaçınacaklarını taahhüt edecek. Belgede ayrıca İran ve ABD’nin birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstereceği, iç işlerine müdahale etmeyeceği ifade ediliyor.</p>

<p>Tarafların, karşılıklı mutabakatla uzatılabilecek azami 60 günlük süre içinde nihai anlaşmaya ulaşması öngörülüyor. Taslağa göre ABD, mutabakatın imzalanmasının hemen ardından deniz ablukasını kaldıracak ve İran’a yönelik her türlü müdahale ya da engellemeyi önleyecek. Deniz trafiğinin en geç 30 gün içinde savaş öncesi seviyeye dönmesi hedefleniyor.</p>

<p>ABD ayrıca nihai anlaşmadan sonraki 30 gün içinde çevre bölgelerdeki güçlerini çekmeyi taahhüt ediyor. İran ise Basra Körfezi ile Umman Denizi arasındaki ticari gemi trafiğinin yeniden başlaması için derhal adım atacak. Belgede, mayınların temizlenmesi ve teknik engellerin kaldırılması ihtiyacı dikkate alınarak gemi trafiğinin 30 gün içinde savaş öncesi hacme çıkarılması öngörülüyor.</p>

<h2><strong>300 MİLYAR DOLARLIK FİNANSMAN</strong></h2>

<p>Taslakta ekonomik başlıklar da geniş yer tutuyor. Buna göre ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran’ın rehabilitasyonu ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık finansman sağlayacak kapsamlı bir plan oluşturmayı <a href="https://www.ntv.com.tr/dunya/abd-iran-mutabakatinda-neler-var-uzmanlar-yorumluyor-1729014" rel="nofollow" target="_blank">taahhüt ediyor.</a> Bu planın uygulama mekanizmasının nihai anlaşmanın parçası olarak 60 gün içinde belirlenmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>İRAN'A YAPTIRIMLAR</strong></h2>

<p>Belgede ABD’nin, nihai anlaşmada kararlaştırılacak takvim çerçevesinde İran’a yönelik tüm yaptırımları sona erdirmeyi taahhüt ettiği belirtiliyor. Bu kapsamda BM Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu kararları ile ABD’nin tek taraflı birincil ve ikincil yaptırımlarının kaldırılması da yer alıyor.</p>

<p>Nükleer başlıkta ise İran, hiçbir zaman nükleer silah üretmeyeceğini yineliyor. Zenginleştirilmiş materyalin akıbeti, İran’ın nükleer ihtiyaçları ve nükleer programla bağlantılı diğer konuların nihai anlaşmada ele alınacağı ifade ediliyor.</p>

<p>Taslağa göre nihai anlaşmaya kadar taraflar mevcut durumu koruyacak. İran nükleer programında statükoyu sürdürecek; ABD ise İran’a yeni yaptırım uygulamayacak veya bölgedeki askeri varlığını artırmayacak.</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığı’nın, mutabakatın imzalanmasının ardından yaptırımlar kaldırılana kadar İran ham petrolü, petrokimya ürünleri ve bunlarla bağlantılı bankacılık, sigorta, taşımacılık gibi hizmetler için muafiyetler yayımlaması öngörülüyor.</p>

<p>Ayrıca İran’ın dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıklarının, nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerde ilerleme sağlandıkça serbest bırakılması planlanıyor. Taslakta bu kaynakların İran Merkez Bankası’nın belirleyeceği nihai yararlanıcılara ödeme için tamamen kullanılabilir hale getirileceği belirtiliyor.</p>

<p>Belge, nihai anlaşmanın uygulanmasını ve tarafların gelecekteki taahhütlerini denetlemek üzere bir uygulama mekanizması kurulmasını da öngörüyor. Nihai anlaşmanın ise bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması planlanıyor.</p>

<h2><strong>14 MADDELİK METNİN TAMAMI</strong></h2>

<p>1- ABD ile İran İslam Cumhuriyeti, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmek, bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir savaş veya askeri operasyon başlatmamayı taahhüt etmek, birbirlerine karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınmak ve Lübnan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına almak amacıyla bu mutabakat zaptını imzalamaktadırlar. Nihai anlaşma, Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesini ve bu paragrafın diğer hükümlerini teyit edecektir.</p>

<p></p>

<p>2- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine karışmamayı taahhüt ederler.</p>

<p>3- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, en fazla 60 gün içinde nihai anlaşmayı müzakere edip sonuçlandırmayı taahhüt eder, bu süre, karşılıklı rıza ile uzatılabilir.</p>

<p>4- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ABD, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik deniz ablukasını ve her türlü engellemeyi veya aksaklığı kaldırmaya başlayacak ve deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen sona erdirecektir. Bu süre zarfında, gemilerin trafiği, İran İslam Cumhuriyeti tarafından yeniden tesis edilen savaş öncesi trafik hacmine orantılı olacaktır. ABD ayrıca, nihai anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde İran İslam Cumhuriyeti sınırları yakınındaki kuvvetlerini geri çekmeyi taahhüt eder.</p>

<p>5- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından İran İslam Cumhuriyeti, ticari gemilerin İran Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve tersi yönde, yalnızca 60 gün süreyle, ücretsiz ve güvenli bir şekilde geçiş yapabilmeleri için elinden gelen tüm çabayı göstererek gerekli düzenlemeleri yapacaktır. Ticari gemilerin trafiği derhal başlayacak ve İran İslam Cumhuriyeti tarafından teknik ve askeri engellerin kaldırılması ve mayın temizliği gerekliliği göz önünde bulundurularak, bu düzenlemeler 30 gün içinde yürürlüğe girecektir. İran İslam Cumhuriyeti, geçerli uluslararası hukuk ve Hürmüz Boğazı kıyı devletlerinin egemenlik hakları çerçevesinde, diğer Basra Körfezi kıyı devletleriyle görüşerek Hürmüz Boğazı'ndaki gelecekteki idare ve denizcilik hizmetlerini belirlemek üzere Umman Sultanlığı ile diyalog kuracaktır.</p>

<p>6- ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran İslam Cumhuriyeti'nin yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar ABD doları tutarında, kesin ve karşılıklı olarak mutabık kalınan bir plan hazırlamayı taahhüt etmektedir. Bu planın uygulanmasına yönelik mekanizma, 60 gün içinde imzalanacak nihai anlaşmanın bir parçası olarak kesinleştirilecektir. İlgili finansal işlemler için gerekli olan tüm lisanslar, muafiyetler ve izinler ABD tarafından verilecektir.</p>

<p>7- ABD, nihai anlaşmanın bir parçası olarak, üzerinde mutabık kalınan bir takvime göre, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu kararları, tüm tek taraflı ABD yaptırımları, birincil ve ikincil yaptırımlar dahil olmak üzere kaldırmayı taahhüt eder. İran İslam Cumhuriyeti ve ABD, yukarıda bahsedilen yaptırımların kaldırılması konusunun kritik önemini kabul eder ve bu konularda karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu meseleleri derhal ele alma niyetlerini ifade ederler.</p>

<p>8- İran İslam Cumhuriyeti, nükleer silah temin etmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini bir kez daha teyit etmektedir. ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, yedinci paragrafta belirtilen takvime uygun olarak karşılıklı olarak mutabık kalınacak bir mekanizma çerçevesinde, zenginleştirilmiş malzeme stoklarının imhasını, UAEA gözetimi altında yerinde seyreltme yoluyla gerçekleştirilecek asgari yöntemle çözüme kavuşturmak üzere anlaşmışlardır. Taraflar ayrıca, nihai anlaşmada üzerinde mutabık kalınacak tatmin edici bir çerçeve temelinde, zenginleştirme meselesini ve İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer ihtiyaçlarıyla ilgili diğer karşılıklı olarak kararlaştırılan konuları görüşmeyi kabul etmişlerdir. Nihai anlaşma, bu paragrafın hükümlerini teyit edecek ve İran İslam Cumhuriyeti, yukarıda belirtilen nükleer meselelerin hayati önemini kabul edecektir. Taraflar, bu meseleler üzerinde karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu konuları derhal ele alma niyetlerini ifade etmektedirler.</p>

<p>9- Nihai anlaşma imzalanana kadar, ABD ve İran İslam Cumhuriyeti mevcut durumu korumayı kabul ederler. İran İslam Cumhuriyeti nükleer programının mevcut durumunu koruyacak, ABD ise herhangi bir yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgeye ilave asker konuşlandırmayacaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>10- ABD, bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ve yaptırımların sona ermesine kadar, ABD Hazine Bakanlığının İran ham petrolü, petrol ürünleri ve türevlerinin ihracatı ile bankacılık işlemleri, sigortacılık, nakliye vb. dahil olmak üzere tüm ilgili hizmetler için muafiyetler vereceğini taahhüt eder.</p>

<p>11- ABD, bu mutabakat zaptının yürürlüğe girmesiyle birlikte İran İslam Cumhuriyeti'ne ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların kullanımına tam olarak açılmasını taahhüt eder. ABD ile İran İslam Cumhuriyeti, müzakereler sırasında bu fonların serbest bırakılmasına ilişkin usuller üzerinde karşılıklı olarak mutabık kalacaktır. Bu fonlar, ister asıl hesaptan ister havale yoluyla elde edilsin, İran İslam Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen nihai lehtara yapılacak ödemeler için tam olarak kullanılabilir hale getirilecektir. ABD, buna uygun olarak gerekli tüm lisans ve izinleri vermeyi taahhüt eder.</p>

<p>12- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, bu mutabakat zaptının başarılı bir şekilde uygulanmasını ve nihai anlaşmaya gelecekte uyulmasını izlemek üzere bir yürütme mekanizmasının kurulacağı konusunda mutabık kalmışlardır.</p>

<p>13- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından, bu mutabakat zaptının 1, 4, 5, 10 ve 11. paragraflarının uygulanmaya başlanması ve bu tedbirlerin uygulanmaya devam edilmesi koşuluyla, ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, nihai anlaşma konusunda münhasıran diğer paragraflar üzerinde müzakerelere başlayacaktır.</p>

<p>14- Nihai anlaşma, bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacaktır.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/14-maddelik-abd-iran-mutabakat-taslagi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 22:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/abdiran14-madde.webp" type="image/jpeg" length="22738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küresel Sumud Filosu eylemcilerinden Brüksel'de AB protestosu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kuresel-sumud-filosu-eylemcilerinden-brukselde-ab-protestosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kuresel-sumud-filosu-eylemcilerinden-brukselde-ab-protestosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail tarafından gözaltına alınan ve kötü muameleye maruz kalan Küresel Sumud Filosu eylemcileri, yarın başlayacak Avrupa Birliği (AB) Zirvesi öncesinde Birlik ile İsrail arasındaki ilişkileri protesto etmek amacıyla gösteri düzenledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylemciler, Belçika'nın başkenti Brüksel'de AB Konseyi binası yakınında toplandı.</p>

<p>'İşgale diz çökmeyeceğiz' yazılı büyük bir pankartın önünde sessiz eylem yapan eylemciler, 'Filistin'i unutma', 'AB suç ortağısın!' ve 'AB, İsrail'in çaldığını satın almaktan vazgeç' yazılı dövizler taşıdı.</p>

<p>Gösteriye İsrail güçleri tarafından kaburgaları kırılan Belçikalı denizci Arno Meyns, gözaltındayken fiziksel şiddete ve cinsel saldırıya maruz kaldığını kamuoyuna açıklayan Fransız eylemci ve hemşire Mariam Hadjal, İsrail'de gözaltındayken dayak ve tecavüz tehditlerine maruz kalan Arap-Yahudi gazeteci Noa Avishag Schnall, Gazze konusunda uluslararası toplumun yaklaşımını protesto amacıyla görevinden istifa eden eski BM çalışanı Chloe Fiona Ludden ve İsveçli aktivist Greta Thunberg ile yüzlerce vatandaş katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kuresel-sumud-filosu-eylemcilerinden-brukselde-ab-protestosu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/2026-06-17-20-57-43.webp" type="image/jpeg" length="20326"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamas'tan ateşkes açıklaması: 'Geniş mutabakat sağlandı']]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hamastan-ateskes-aciklamasi-genis-mutabakat-saglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hamastan-ateskes-aciklamasi-genis-mutabakat-saglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamas, Gazze'deki ateşkesin uygulanması ve ikinci aşamaya geçmek amacıyla ilgili arabulucu ülkelerle yürütülen müzakerelerde 'geniş mutabakatlar' sağlandığını bildirdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hamas Sözcüsü Hazim Kasım, sosyal medya hesabından yayımladığı görüntülü açıklamada, Hamas heyetinin arabulucu ülkeler ve Gazze Barış Kurulu'yla yürüttüğü müzakerelere dikkati çekti.</p>

<p>Gazze Yönetimi Ulusal Komitesinin yanı sıra uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesi konusunun ele alındığını aktaran Kasım, görüşmelerde ayrıca Filistinli grupların silahlarının konuşulduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hamas Sözcüsü Kasım, Gazze'de ateşkes anlaşmasının uygulanmasına yönelik bir çerçeve oluşturmak amacıyla Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov'un da aralarında bulunduğu Barış Kurulu temsilcileri ve arabulucu ülkelerle temaslarını sürdürdüklerinin altını çizdi.</p>

<p>Gazze'deki ateşkesin uygulanmasıyla ilgili dün gerçekleşen görüşmelerin 'geniş mutabakatlarla' sonuçlandığına vurgu yapan Kasım, görüşmelerde ateşkesin birinci aşamasını tamamlama ve ikinci aşamanın konularını ele alma yönünde 'önemli bir yakınlaşma' olduğunu ifade etti.</p>

<p>Hamas'ın Gazze Şeridi'nde Filistin halkının çıkarlarına öncelik verecek şekilde önerilen konulara esnek ve olumlu yaklaştığını dile getiren Kasım, 'Hamas olarak Gazze'deki soykırımı durdurmanın ardından insani yardımların gerçek anlamda ulaşması ve yeniden imarın başlamasını sağlamaya çalışıyoruz.' dedi.</p>

<p>Hamas, 14 Haziran Pazar günü yaptığı açıklamayla Mısır, Katar ve Türkiye'nin arabuluculuğunda Kahire'de gerçekleştirilen görüşmelerde Filistinli grupların ortak bir ulusal tutum üzerinde uzlaştığını ve bu tutumun arabuluculara iletildiğini belirtmişti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hamastan-ateskes-aciklamasi-genis-mutabakat-saglandi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/hamasaciklama-3.webp" type="image/jpeg" length="37357"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yusuf Ziya Gümüşel hakkında adli kontrol kararı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yusuf-ziya-gumusel-hakkinda-adli-kontrol-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yusuf-ziya-gumusel-hakkinda-adli-kontrol-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hiranur Vakfı yöneticisi Yusuf Ziya Gümüşel’in, yargılandığı dava kapsamında adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı öğrenildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hiranur Vakfı yöneticisi Yusuf Ziya Gümüşel hakkında yürütülen yargı sürecinde mahkeme tarafından adli kontrol kararı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar kapsamında Gümüşel’in tutukluluk halinin sona erdiği ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bildirildi.</p>

<p>(ilkha)</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yusuf-ziya-gumusel-hakkinda-adli-kontrol-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/yusufziya.webp" type="image/jpeg" length="10926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin'den Batı hegemonyasına karşı 'çok taraflılık' hamlesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/cinden-bati-hegemonyasina-karsi-cok-taraflilik-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/cinden-bati-hegemonyasina-karsi-cok-taraflilik-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pekin yönetimi yayımladığı yeni vizyon belgesiyle, Batı merkezli tek kutuplu dünya düzeninin ürettiği krizlere karşı mevcut uluslararası kurumların reforme edilmesini şart koşarak küresel güç dengesindeki ağırlığını artırmayı hedefliyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çin, küresel yönetim vizyonuna ilişkin ilke, öneri ve eylemlerini içeren kapsamlı bir siyaset belgesini kamuoyuna açıkladı. Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi tarafından paylaşılan "Daha Adil ve Eşit Küresel Yönetim: Çin'in İlkeleri, Önerileri ve Eylemleri" başlıklı belgede, Birleşmiş Milletlerin uluslararası sistemdeki merkezi rolünün korunması gerektiği belirtildi. Dünyanın bugün Ukrayna ve Orta Doğu'daki çatışmalarla birlikte derin jeopolitik gerilimler ve ekonomik ayrışmalar yaşadığı süreçte, çok taraflılığın yeniden canlandırılması talebi öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Küresel açıkları kapatacak reform ihtiyacı</strong></h2>

<p>Yayımlanan metinde, küresel yönetimin zamanın şartlarına uygun hale getirilmesi gerektiği savunuldu. Mevcut uluslararası sistemin tasfiyesi yerine var olan yapının iyileştirilmesine odaklanılması çağrısı yapıldı. Değişen dünya düzeninde özellikle denizlerin derinlikleri, kutup bölgeleri, uzay ve siber uzay gibi yeni alanlarda ciddi yönetim boşlukları oluştuğu, bu alanların insanlığın ortak mülkü sayılarak acilen uluslararası kurallara bağlanması gerektiği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Batı merkezli kaba güce üstü kapalı eleştiri</strong></h2>

<p>Belgede doğrudan hedef göstermeden ABD ve müttefiklerinin yürüttüğü politikalara yönelik eleştiriler yer aldı. Bazı aktörlerin egemen devletlere karşı kaba güç kullanması, kendi ulusal çıkarlarını herkesin üzerinde görerek nüfuz alanları oluşturmaya çalışması, yeryüzündeki büyük kargaşaların temel kaynağı olarak gösterildi. Pekin'de düzenlenen basın toplantısında konuşan Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında inşa edilen sistemin çoklu sınamalarla karşı karşıya kaldığını ve küresel yönetimin gerilediğini belirtti. Kargaşa döneminden çıkış için hukukun üstünlüğüne ve yönetim etkinliğine ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.</p>

<h2><strong>Küresel güneyin sesini yükseltme zamanı</strong></h2>

<p>Dışişleri Bakanı Vang Yi, uluslararası toplumun geçmişteki büyük savaşların acılarından ders çıkararak çok taraflılığı benimsediğini hatırlattı. Günümüzdeki istikrarsızlığın temel sebebinin Birleşmiş Milletler Şartı'nın işlevsizliği değil, bu kuralların ihlal edilmesinden kaynaklandığını vurguladı. Kurallardan sapılmasının küresel çapta büyük krizlere sebep olduğunu belirten Vang; Ukrayna ve Gazze gibi bölgelerde siyasi çözümlerin teşvik edilmesini istedi. Çin'in önerisinde ayrıca Dünya Ticaret Örgütü merkezli serbest ticaretin korunması, IMF ve Dünya Bankası gibi finans kuruluşlarının reforme edilerek Küresel Güney olarak adlandırılan gelişmekte olan ülkelerin temsil gücünün artırılması gerektiği kaydedildi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/cinden-bati-hegemonyasina-karsi-cok-taraflilik-hamlesi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 18:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/cinqq.webp" type="image/jpeg" length="17179"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'in 'ateşkes' vahşeti: Şehit sayısı bini geçti!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israilin-ateskes-vahseti-sehit-sayisi-bini-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israilin-ateskes-vahseti-sehit-sayisi-bini-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail, 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren sözde ateşkese rağmen Gazze Şeridi’ndeki katliamlarını sürdürüyor. Barış ve ateşkes tanımlarını kağıt üzerinde bırakan işgalci güçlerin barbarca saldırıları, bölgedeki insani felaketi her geçen gün daha da derinleştiriyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, Ekim 2023 döneminden bu yana süregelen soykırıma dair ağır bilançoyu yeni verilerle ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ateşkes dönemindeki kayıplar</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, terörist İsrail'in son 24 saatteki saldırıları neticesinde Gazze'deki hastanelere 2 şehit ve 5 yaralı ulaştırıldı. Bununla birlikte, daha önceki bombardımanlarda ağır yaralanan 6 kişinin daha şehit olmasıyla birlikte kayıplar artış gösterdi. Açıklanan resmi veriler, sözde ateşkesin ilan edildiği 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana yaşanan vahşetin boyutunu ortaya koyuyor. Bu tarihten itibaren terörist İsrail'in gerçekleştirdiği saldırılar sebebiyle şehit olanların sayısı 1005'e yükselirken, yaralananların sayısı 3 bin 157 oldu. Enkaz altından ise 784 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Toplam şehit sayısı 73 bini aştı</strong></h2>

<p>Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze Şeridi'ni abluka altında tutarak havadan ve karadan bombalayan terörist İsrail, bölgede muazzam bir yıkıma sebep oldu. Topyekün soykırım girişiminin başladığı günden bugüne kadar Gazze'deki toplam şehit sayısı 73 bin 16'ya yükseldi. Saldırılarda uzuvlarını kaybeden ve ağır şartlar altında hayatta kalmaya çalışan yaralıların sayısı ise 173 bin 265 olarak kayıtlara geçti. Siyonist rejimin yerle bir ettiği Gazze Şeridi'nde, tamamen yıkılan binaların enkazı altında hala binlerce cenazenin bulunduğu bildiriliyor. Altyapının çökmesi ve imkanların tükenmesi sebebiyle arama kurtarma çalışmaları büyük zorluklarla yürütülüyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israilin-ateskes-vahseti-sehit-sayisi-bini-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/gazzesehitler-4.webp" type="image/jpeg" length="16513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="55854"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="32685"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="53450"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="31945"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="84092"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="41091"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="29089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yardım noktasına koşan perişan haldeki Gazzelilere kurşun yağdırıldı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail askerleri, Gazze'de yardım noktasına koşan açlıktan perişan olmuş, dili damağına yapışmış Gazzelilere kurşun yağdırıyor!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortada sözde bir "ateşkes" mutabakatı var ama Yahudi zihniyet için bu sadece yeni bir kalleşlik fırsatı. Açlıktan dizlerinin bağı çözülmüş, çocuklarına bir avuç un götürebilmek için can havliyle toz duman içinde koşturan sivil halkın üzerine mermi yağdırmak, ancak böyle aşağılık bir kavmin işi olabilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de bu yapılanlarla görülüyor ki bunlar, insanlık ailesinin bağrına saplanmış zehirli bir hançerdir. Bir lokma yiyecek için koşan aç insanı hedef alacak kadar haysiyetsiz, ateşkes sözü verip arkadan vuracak kadar cani namertler var insanlığın karşısında. Tarih, rızık peşindeki mazlumu vuran, çocukların boğazından geçecek ekmeğe kan bulaştıran en aşağılık mahluklar olarak kaydedecek, kaydetti ve kaydediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-165651.png" type="image/jpeg" length="78696"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medeniyet Üniversitesi iftarında Müslüman öğrencilerden intikam yemini!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı yoğun katılımla gerçekleşirken davetliler arasında yer alan Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak öncülüğünde intikam yemini edildi. Sloganlar ve tekbirlerle inletilen meydan coşkulu anlara sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı bu yıl da Müslüman öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Üniversitede bir araya gelen öğrenciler, oruçlarını açtıktan sonra cemaat hâlinde namaz kıldı. Programda ezgiler seslendirilirken sık sık tekbirler getirildi ve sloganlar atıldı.</p>

<p>Etkinlikte, Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak da davetliler arasında yer aldı. Harun Şimşak öncülüğünde Müslüman öğrenciler hep birlikte meydanı intikam yeminiyle inletti. "Ya Muntakim Allah, Bizi intikamına memur et" sesleri Medeniyet Üniversitesi semasında yankılandı. Coşkulu anların yaşandığı buluşmada En’am Suresi’nin 162’nci ayeti okunarak meydanı dolduran kalabalık tarafından hep birlikte tekrar edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İftar programı boyunca üniversite kampüsünde yoğun bir atmosfer oluşurken, etkinlik öğrencilerin toplu duaları ve sloganlarıyla sona erdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-130944.png" type="image/jpeg" length="59943"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nereden türedi bu kadar p.ç kurusu?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsimleri Ahmet, Mehmet, Hasan... Ama ailesinden ve okullarından almadıkları terbiye ile İslam düşmanı olmuşlar. Görüntülerde bir grup gencin camiye ait masaları tekmeleyip kaçtığı görülüyor.</p>

<p>Bir çocuğun, toplumun ortak değeri olan cami avlusunda bu denli pervasızlaşması, akıllara tek bir gerçeği getiriyor: Hangi el onları bu kinle besledi? Çocuk çocuktur ancak o masayı kıran nefret, ancak aile ocağında pişmiş olabilir veya okullarda dayatılan Kemalizm.</p>

<p>Görünüşe göre bu "p.ç kurularının" ardında, onlara mukaddesat düşmanlığını miras bırakan, aynı yolun yolcusu anne ve babalar var. Kendi kültürüne, kendi dinine bu denli yabancılaşmış bir güruhun türemesi, ocağındaki yangının sokağa taşmasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memlekette İslam düşmanlarına verilen cezaların komik düzeyde kalması, bu fare deliklerinden çıkanları cesaretlendiriyor. Ceza yemeyeceklerini bildikleri için bu kadar pervasızlar! En önemlisi de, bu p.ç kuruları henüz Müslümanların sert tokadını, o sarsıcı sopasını yemedikleri için kendilerini meydanda zannediyorlar. Eğer hak ettikleri karşılığı bulsalardı, o fare deliklerinden başlarını çıkarmaya dahi cesaret edemezlerdi.</p>

<p>Bu memleketin huzuruna ve dinine kasteden bu zihniyet, hak ettiği bedeli en ağır şekilde ödemelidir. Cezasızlık zırhına bürünüp sokaklarda, sosyal mecralarda terör estiren bu güruha karşı sessiz kalınmamalıdır. Müslümanların mukaddesatına el uzatanın eli kırılmalı, bu soysuzluk kökünden kurutulmalıdır!</p>

<p>Şurası da bir gerçek; Abdülhakim Arvasi Hazretleri veledi zinanın kemalat bulmayacağını söyler. Yani bunlar ne uyarıyla, ne eğitimle ne de sopayla düzelir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-09-135111.png" type="image/jpeg" length="17564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="46621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="38598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="19823"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="21619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="88543"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="88673"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="43870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="16576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2025 itibariyle) kargo dahil 1560 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="21397"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="85625"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
