<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 07 Aug 2026 22:03:02 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lübnan'dan Türkiye hamlesi: Enerjide stratejik ortaklık kapıda]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/lubnandan-turkiye-hamlesi-enerjide-stratejik-ortaklik-kapida</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/lubnandan-turkiye-hamlesi-enerjide-stratejik-ortaklik-kapida" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD ve Türkiye ziyaretlerinin verimli geçtiğini belirterek, Türkiye'nin enerji alanında Lübnan'a destek vermeye ve ekonomik ortaklığı geliştirmeye hazır olduğunu açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD ve Türkiye'ye gerçekleştirdiği ziyaretlerin oldukça başarılı geçtiğini belirterek, Türkiye'nin ülkesine enerji alanında yardım etmeye ve ekonomik ortaklığa hazır olduğunu ifade etti.</p>

<p>Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Avn, Bakanlar Kurulu toplantısında, ABD ve Türkiye'ye gerçekleştirdiği ziyaretlerine ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>"ABD ve Türkiye ziyaretleri oldukça olumlu geçti" değerlendirmesinde bulunan Avn, Ankara'ya yaptığı resmi ziyarette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmenin son derece verimli geçtiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin başta elektrik ve petrol olmak üzere enerji alanında Lübnan'a yardım etmeye hazır olduğunu dile getiren Avn, Lübnan'ın "Hicaz Demir Yolu" projesine dahil edilmesi konusunun da ele alındığını aktardı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomik ortaklık konusunda büyük bir açıklık sergilediğini ifade eden Avn, Erdoğan'ın bölgesel istikrara verdiği öneme dikkati çekerek şunları kaydetti:</p>

<p>"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Lübnan ve Suriye'nin istikrarına, ayrıca hiçbir ülkenin bir diğerinin iç işlerine karışmaması gerektiğine verdiği önemi bizzat müşahede ettim. Kendisinden, uluslararası temasları ve ilişkileri kanalıyla Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü'nün (UNIFIL) görev süresinin uzatılmasına destek vermesini talep ettim, kendisi de bu konuda çalışma sözü verdi."</p>

<p>Vaşingotn'a yaptığı ziyaret sırasında ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmenin de oldukça başarılı geçtiğini aktaran Avn, ABD Başkanı Trump'ın Lübnan'ın içinde bulunduğu durumu anlayışla karşıladığını ve birçok kapıyı açtığını dile getirdi.</p>

<p>Trump ile yapılan görüşmenin somut sonuçlarından birinin ABD hava yolu şirketlerinin Lübnan'a uçuş yasağının kaldırılması olduğunu belirten Avn, Washington'da Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ın başkanlığında ekonomik getirileri olacak bir konferans düzenlenmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.</p>

<p>İtalya'nın başkenti Roma'da gerçekleştirilen Lübnan-İsrail müzakerelerine de değinen Avn, sınır hatları ve esir takası konularında olumlu ilerlemeler kaydedildiğini ve yakın zamanda somut adımların görülmesini umduklarını söyledi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/lubnandan-turkiye-hamlesi-enerjide-stratejik-ortaklik-kapida</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 21:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/lubnanturrk.webp" type="image/jpeg" length="50924"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ta silahların devlet denetimine alınması planı kapsamında kayıt büroları açıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/irakta-silahlarin-devlet-denetimine-alinmasi-plani-kapsaminda-kayit-burolari-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/irakta-silahlarin-devlet-denetimine-alinmasi-plani-kapsaminda-kayit-burolari-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Irak'ta hükümetin silahların devlet denetimine alınmasına yönelik planı kapsamında, ülke genelinde silah kayıt ve ruhsat işlemlerinin yürütüleceği bürolar açıldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Irak Güvenlik Medya Ağı Başkanı Korgeneral Saad Maan, ülkenin resmi ajansı INA'ya konuya dair açıklama yaptı.</p>

<p>Maan, İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik komitesinin, silahların kayıt altına alınması ve ruhsatlandırılması için ülke genelinde bürolar açmayı sürdürdüğünü belirtti.</p>

<p>Korgeneral Maan, hükümetin yürüttüğü projenin, silah bulundurma ve kullanma yetkisinin yalnızca güvenlik ve askeri kurumlarla sınırlandırılmasını, ruhsat işlemlerinin düzenlenmesini, ruhsatsız silahların toplanmasını ve yasa dışı silah ticaretiyle mücadeleyi amaçladığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu uygulamanın toplum güvenliğinin artırılmasına ve vatandaşların güvenlik kurumlarına duyduğu güvenin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını belirten Maan, silahlı aşiret çatışmalarında da son dönemde belirgin düşüş yaşandığını, bazı bölgelerde ise bu tür olayların neredeyse tamamen sona erdiğini söyledi.</p>

<p>Maan, yargının silahlı aşiret çatışmalarını 'terör suçu' kapsamında değerlendirmesinin de bu olayların önemli ölçüde azalmasında etkili olduğunu kaydetti.</p>

<p>Irak Silahlı Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Sabah Numan, 3 Haziran'da silahların yalnızca devletin denetiminde bulundurulmasını sağlamak amacıyla bir komisyon kurulduğunu ve komisyonun çalışmalarına başladığını açıklamıştı.</p>

<p>Irak hükümeti, iç istikrarın güçlendirilmesi ve bölgesel gerilimlerin etkilerinin sınırlandırılması amacıyla silahların yalnızca devletin kontrolünde bulunmasını sağlamayı hedefliyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/irakta-silahlarin-devlet-denetimine-alinmasi-plani-kapsaminda-kayit-burolari-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 21:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/iraksilah.webp" type="image/jpeg" length="59020"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda yeni dönem: İran ve Umman yönetim modeli üzerinde anlaştı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hurmuz-bogazinda-yeni-donem-iran-ve-umman-yonetim-modeli-uzerinde-anlasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hurmuz-bogazinda-yeni-donem-iran-ve-umman-yonetim-modeli-uzerinde-anlasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fars haber ajansı İran ile Umman arasında imza aşamasına gelen Hürmüz Boğazı anlaşmasına dair yeni ayrıntılar paylaştı. İran Dışişleri Bakanlığından bir yetkili ajansa şu bilgileri verdi: Geçiş sürecinde gemiler Hürmüz'e İran kıyılarına yakın kuzey koridorundan girecek, Umman kıyılarına yakın güney koridorundan çıkacak]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Belirlenecek sürenin sonunda kuzey ve güney koridorları kapatılacak, tüm trafik orta koridordan işleyecek. Giriş İran'ın, çıkış ise İran ile Umman'ın ortak yönetiminde olacak. Gemilerden çeşitli denizcilik hizmetleri karşılığında geçiş ücretleri alınacak.</p>

<p>Yetkili ayrıca İran ile Umman arasında "yüzde 7 veya yüzde 3'lük tarife anlaşmazlığı bulunduğu" yönündeki haberleri yalanladı. Ücretlendirmede sigorta, yakıt ikmali, çevre hizmetleri ve benzeri birçok unsurun dikkate alınacağını söyledi.</p>

<p>Fars ayrıca İran Meclisi'ne sunulması hazırlanan "Hürmüz'ün Stratejik Kontrolü Yasası" taslağının ilk metnini de yayımladı. Taslak, İran ile Umman arasındaki anlaşmadan ayrı bir düzenleme niteliği taşıyor.</p>

<p>Belgeye göre ABD, İsrail'in yanı sıra İran tarafından "düşman ülke" olarak tanımlanan devletlere ait gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi yasaklanacak.</p>

<p>Ayrıca Direniş Ekseni'ne karşı faaliyetlerde rol aldığı değerlendirilen gemi ve yükler ile İran'a zarar verdiği belirtilen ülke ve kişilere ait gemilerin, tazminat ödenene kadar Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nden geçişine izin verilmeyecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hurmuz-bogazinda-yeni-donem-iran-ve-umman-yonetim-modeli-uzerinde-anlasti</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 20:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/hurmuzb.webp" type="image/jpeg" length="21772"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist-laik kerizleri silkeleyen Ahbap Derneği'ne kayyum atandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kemalist-laik-kerizleri-silkeleyen-ahbap-dernegine-kayyum-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kemalist-laik-kerizleri-silkeleyen-ahbap-dernegine-kayyum-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle kemalist-laik kerizleri itina ile silkeleyen Ahbap Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan dava kapsamında daha önce tüm mal varlıklarına el konulan dernek yönetimine kayyum atandı. Bu karar ile beraber Ahbap Derneği'nin fesih süreci başlamış oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Haluk Levent başkanlığında bağışların toplandığı Ahbap Derneği, geçtiğimiz aylarda başlatılan soruşturmanın merkezinde yer aldı.</p>

<p>Türkiye'nin gündemine oturan soruşturma kapsamında, Haluk Levent'in yanı sıra Babala TV sunucusu Oğuzhan Uğur dahil birçok kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<h2><strong>Ünlüler ifade verdi</strong></h2>

<p>Fatih Altaylı, Öykü Serter, Fatih Portakal, Ece Üner, Özlem Gürses, Ruşen Çakır, Gökhan Özoğuz ve Hazal Kaya gibi birçok ünlü isim, soruşturma kapsamında ifade verdi.</p>

<p>İfade veren isimler, duygularının istismar edildiğini ve Haluk Levent tarafından kandırıldığını anlattı.</p>

<h2><strong>Dernek yönetimine kayyum atandı</strong></h2>

<p>Soruşturma tüm genişleyerek devam ederken bugün sürpriz bir gelişme daha yaşandı.</p>

<p>İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan değerlendirme sonucu Ahbap Derneği'nin tüm faaliyetlerinin dava sonuçlanıp kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasına karar verildi.</p>

<p>Mahkeme ayrıca dernek iş ve işlemlerinin yürütülmesi, dernek malvarlığının ve taşınır-taşınmaz haklarının muhafazası ile durdurma sürecindeki resmi süreçlerin takibi amacıyla, Ahbap Derneği'ne yönetim kayyımı atanmasına da hükmedildi.</p>

<p>Bu karar ile birlikte derneğin feshi yolu açılmış oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>3 Kişilik kayyum heyeti</strong></h2>

<p>Mahkeme kararıyla Prof. Dr. Ahmet Kasım Han, Avukat Rıdvan Can ve Avukat Mustafa Göktuğ Kaya Ahbap Derneği’ne yönetim kayyımı olarak atandı.</p>

<p>Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen yolsuzluk ve nitelikli dolandırıcılık soruşturması kapsamında, 16 Temmuz tarihinde derneğin tüzel kişiliğine ve dosyada adı geçen tüm şüphelilerin mal varlıklarına tedbir konuldu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kemalist-laik-kerizleri-silkeleyen-ahbap-dernegine-kayyum-atandi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/ahbapkayyum-1.webp" type="image/jpeg" length="47218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mekke Ortak Savunma Anlaşması imzalandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mekke-ortak-savunma-anlasmasi-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mekke-ortak-savunma-anlasmasi-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ve Pakistan Başbakanı Şerif, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suudi Arabistan'a gerçekleştirdiği günübirlik çalışma ziyareti kapsamında, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında bölgesel güvenlik mimarisini yeniden şekillendirecek tarihi "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" imzalandı.</p>

<p>Bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik çalışmaların bir sonucu olan anlaşma, üç ülkenin savunma kapasitelerini birleştirmeyi ve küresel barışa katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<h2><strong>"Birine yapılan saldırı tümüne yapılmış sayılacak"</strong></h2>

<p>Bilgi notuna göre, anlaşmanın en kritik maddelerinden birini, kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesi oluşturuyor. Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını temel alan anlaşmaya göre, imzacı üç devletten herhangi birine yönelik gerçekleştirilecek bir silahlı saldırı, tümüne yönelik bir saldırı olarak kabul edilecek.</p>

<p>Savunma odaklı bir iş birliği niteliği taşıyan Mekke Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almadığı gibi, mevcut diyalog kanallarını açık tutarak külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışını esas alıyor.</p>

<h2><strong>Savunma sanayiinde stratejik ortaklık ve "terörsüz bölge" hedefi</strong></h2>

<p>Anlaşma, askeri operasyonel iş birliğinin yanı sıra savunma sanayii alanında da derin bir entegrasyon öngörüyor. Üç ülkenin askeri birimlerinin birlikte çalışabilirliğini (interoperability) geliştirmeyi amaçlayan düzenleme, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik "Terörsüz Bölge" hedefine de stratejik bir katkı sunacak. Belgede, bu ortaklığın saldırgan bir askeri cephe veya çevreleme girişimi olmadığı, aksine bölgesel huzuru destekleyici bir mekanizma olduğu vurgulandı.</p>

<h2><strong>Türkiye'nin NATO üyeliğini tamamlayıcı nitelikte</strong></h2>

<p>Türkiye açısından stratejik bir dönüm noktası olarak nitelendirilen anlaşmanın, Türkiye'nin NATO üyeliği veya diğer bölgesel ortaklıklarına bir alternatif değil, aksine bu yükümlülükleri tamamlayıcı bir yapı olduğu ifade edildi.</p>

<p>Türkiye açısından pek çok stratejik kazanımı beraberinde getiren anlaşma ile küresel deniz ticaret yollarının güvenliğinin artırılması, böylece ihracat ve enerji tedarik süreçlerine ivme kazandırılması hedefleniyor. Türkiye'nin bölgesel nüfuzunu ve tecrübesini bölgenin diğer güçlü aktörleriyle birleştirmesine imkan tanıyan bu iş birliğiyle, aynı zamanda ekonomik istikrarın korunması ve enerji güvenliğinin en üst seviyede tahkim edilmesi öngörülüyor.</p>

<h2><strong>"Türk askerinin gönderilmesi ulusal karar mekanizmalarına bağlı"</strong></h2>

<p>Anlaşmanın bilgi notunda, anlaşmaya katılımın Türk askerinin her bölgesel krize otomatik olarak gönderileceği anlamına gelmediği önemle belirtildi. Kuvvet kullanımı ve askeri harekat kararlarının, Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal düzeni ve ulusal karar mekanizmaları çerçevesinde alınmaya devam edileceği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Anadolu'dan Hicaz'a kardeşlik hattı</strong></h2>

<p>Anlaşmanın insani ve tarihi boyutuna da dikkat çekilen metinde, "Anadolu’dan Hicaz’a, İslamabad’dan Riyad’a uzanan kardeşlik hattı, ortak değerlerin ve zor zamanlarda birbirinin yanında duran milletlerin iradesini temsil etmektedir." ifadesine yer verildi.</p>

<p>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin yalnızca devletler arası çıkarlara değil; ortak tarih, inanç ve dayanışma bağlarına dayandığı, imzalanan bu anlaşmanın tarihi bir sorumluluğun günümüzdeki stratejik karşılığı olduğu vurgulandı.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mekke-ortak-savunma-anlasmasi-imzalandi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/m-e-k-k-e-o-r-t-a-k.webp" type="image/jpeg" length="85160"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amerika hep şişirilmiş bir balondu!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/amerika-hep-sisirilmis-bir-balondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/amerika-hep-sisirilmis-bir-balondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollywood masallarıyla parlatılan ve "insan hakları" kılıfıyla sömürüsünü örten Batı, tarihiyle ve bugünüyle devasa bir balondan ibaret. ABD seyahatinden dönen iki Türk gencinin paylaştığı sokak dehşeti, bu büyük çürümüşlüğün ve sahte rüyanın güncel örneklerinden sadece biri. Akademi, medya ve popüler kültürün gizlemeye çalıştığı barbarlık, vahşilik, kan ve sömürge hakikatle yüzleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yıllarca Hollywood filmleri, Amerikan dizileri, akademi ve medya organları üzerinden tüm dünyaya yutturulan <i>"Amerikan Rüyası"</i> ve <i>"Muhteşem Batı Medeniyeti"</i> illüzyonu, bizzat gidenlerin şahitlikleriyle çatırdamaya devam ediyor. Son olarak ABD gezisinden dönen iki Türk gencinin sosyal medyada paylaştığı samimi ve sert tespitler, Doğu-Batı kıyaslamasını ve yıllardır içimizdeki Batı hayranı kitlenin beslediği efsaneleri yeniden tartışmaya açtı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.barandergisi.net/vidyome/embed/76967" webkitallowfullscreen=""></iframe></p>

<h3><strong>Hollywood İllüzyonu</strong></h3>

<p>ABD seyahatinden dönen iki gencin aktardığı izlenimler, medyanın çizdiği pırıltılı tablonun ardındaki sefalet ve emniyetsizliği gözler önüne seriyor. Yıllardır sinema ve dizilerle pazarlanan New York, Los Angeles ve Miami gibi metropollerin gerçek yüzünü gören gençler, Amerikan efsanesinin nasıl büyük bir balon olduğunu şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>“Hayalinizdeki New York nasıldır bilemem ama eğer İstanbul’da ya da güzel bir Avrupa şehrinde yaşadıysanız bence Amerika şişirilmiş bir balondur. Biz neden 10 yıllık vize verildiğini anladık; bir kere kullanıyorsun ve bir daha gelmezsin diye! New York’tan 'Umarım bir daha buraya gelmek zorunda kalmam' diyerek ayrıldım.”</i></p>
</blockquote>

<p>Metropollerdeki tırmanan suç oranlarına, karanlık çökünce sokağa hakim olan güvensizlik ortamına ve tehlikeli evsiz popülasyonuna dikkat çeken konuşmacılar, Hollywood’un bilinçaltımıza kazıdığı karakterlere atıfta bulunarak illüzyonun çöküşünü özetledi:</p>

<p></p>

<blockquote>
<p><i>“Los Angeles, Miami... Hiçbirini görmek istemiyorum. Ben bu kadar tehlikeli bir yer görmedim hayatımda. Evsizler çok fazla ve inanılmaz saldırganlar. Hava kararınca şehirde deli sayısı artıyor, milletin yürüyüşü değişiyor. Ben Carrie Bradshaw’a, Serena van der Woodsen’a, Spider-Man’e çok üzüldüm... Yazık, yazık hayatlar yaşamışsınız. Bitmiş hayatlar! Bu New York’ta hayat mı geçer? Amerika vizesi çıkmayan varsa hiç üzülmesin.”</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Barbarlığın Üzerini Örten Hollywood ve Akademi Propagandası</strong></h3>

<p>Peki, nasıl oluyor da sokaklarında suçun, uyuşturucunun ve güvensizliğin kol gezdiği bir ülke, tüm dünyaya <i>"medeniyetin ve refahın merkezi"</i> olarak sunulabiliyor?</p>

<p>Cevap, Batı’nın yüzyıllardır inşa ettiği devasa propaganda makinesinde gizli. Sinema sektörü (Hollywood), popüler kültür ikonları, edebiyat ve üniversiteler/akademi; Batı'nın tarih boyunca işlediği barbarlıkları, sömürgeciliği, ırkçılığı ve soykırımları örtbas etmek için birer "meşrulaştırma ve uyuşturma aracı" olarak kullanıldı. Yerli halkların katledilmesi, Kızılderili soykırımı, köle ticareti, Asya ve Afrika'nın iliklerine kadar emilmesi gibi tarihsel vahşetler; parıltılı film senaryoları, çizgi roman kahramanları ve "evrensel insan hakları" kılıflarıyla ambalajlanarak hafızalardan silinmeye çalışıldı.</p>

<h3><strong>İçerideki Ev Zencileri </strong></h3>

<p>Gidenlerin kendi gözleriyle gördüğü bu yalın gerçeğe rağmen, ülkemizdeki yerli Batı hayranları ve Doğu düşmanları bu tabloyu kabullenmekte zorlanıyor. Malcolm X'in kavramsallaştırdığı "ev zencisi" psikolojisiyle hareket eden bu kitle; Batı’nın kokuşmuşluğunu, çürümüşlüğünü ve çifte standardını bile aklamaya hazır bir zihinsel teslimiyet içinde.</p>

<p>Kendi coğrafyasına, tarihine ve Doğu'nun insani değerlerine yabancılaşan bu çevreler; televizyon ekranlarında ve akademik kürsülerde aralıksız bir Batı güzellemesi yapıyor. Gençlere sürekli <i>"Türkiye’den kaçın"</i> mesajı empoze edilirken, Batı’ya gidip oradaki çöküşü ifşa edenler adeta "aforoz" edilme tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Ancak hakikat, pembe gözlüklerle gizlenemeyecek kadar açık.</p>

<h3 id="p-rc_e09c2e7bcd174d5c-47"><strong>Sömürünün Meşruiyet Aracı: Batı’nın Sahte "İnsan Hakları" Söylemi</strong></h3>

<p>Batı'nın sadece bugünkü toplumsal ve fiziki tablosu değil, tarihsel mirası da büyük bir balondan ibarettir.</p>

<p>Batı merkezli "insan hakları", "demokrasi" ve "özgürlük" söylemleri, son yetmiş yılda küresel düzeyde evrensel bir ahlak referansı gibi sunulsa da uygulamada yalnızca işgal, müdahale ve sömürünün meşrulaştırma aracına dönüştürülmüştür.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Irak ve Afganistan İşgalleri:</strong> "Demokrasi getirme", "özgürleştirme" ve "kitle imha silahlarını yok etme" yalanlarıyla gerçekleştirilen askeri müdahalelerde yüz binlerce sivil katledilmiş; ülkelerin altüst edilen enerji kaynakları ve zenginlikleri Batılı küresel şirketlerin kontrolüne açılmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Venezuela ve Yaptırım Siyaseti:</strong> "Uyuşturucuyla mücadele" ve "insani kriz" kılıfıyla uygulanan ekonomik ambargoların ve müdahalelerin asıl hedefinin, ülkenin devasa petrol rezervlerini ele geçirmek olduğu açıkça ortadadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tarihsel Sömürgecilik ve İllüzyon:</strong> Köle ticareti, soykırımlar ve sömürge talanı üzerine kurulan Batı refahı; bugün "insan hakları" maskesiyle örtülmeye çalışılsa da kendi içinde dahi sürdürülemez bir toplumsal kriz, güvensizlik ve ahlaki çöküş üretmektedir.</p>
 </li>
</ul>

<p></p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/amerika-hep-sisirilmis-bir-balondu</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/amerika-hep-sisirilmis-balondu.webp" type="image/jpeg" length="83770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yüksek faiz enflasyonu dizginleyemedi: Üretim daralıyor, maliyetler artıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yuksek-faiz-enflasyonu-dizginleyemedi-uretim-daraliyor-maliyetler-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yuksek-faiz-enflasyonu-dizginleyemedi-uretim-daraliyor-maliyetler-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaklaşık üç yıldır uygulanan yüksek faiz politikasına rağmen enflasyonda kalıcı düşüş sağlanamadı. Gıda ve hizmet fiyatları yüksek seyrini korurken, sanayi üretimi daralıyor, üretici artan finansman ve maliyet baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Uzmanlar, üretim odaklı yapısal adımların kaçınılmaz hâle geldiğini belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de yaklaşık üç yıldır uygulanan sıkı para politikası ve yüksek faiz uygulamalarına rağmen enflasyonda kalıcı bir düşüş sağlanamazken, üretim, sanayi ve ihracat cephesindeki zayıflama dikkat çekiyor.</p>

<p>Son veriler, vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkileyen gıda ve hizmet enflasyonunun yüksek seyrini koruduğunu, üreticinin ise finansman ve maliyet baskısı altında faaliyet göstermeye çalıştığını ortaya koyuyor.</p>

<h3><strong>37 ay geçti, enflasyondaki düşüş sınırlı kaldı</strong></h3>

<p>Yaklaşık 37 aylık süreçte yıllık enflasyon yüzde 38,2 seviyesinden yüzde 31,7'ye geriledi. Buna karşın vatandaşın en yoğun hissettiği gıda, kira, eğitim, lokanta ve tamirat gibi temel harcama kalemlerinde fiyat artışları yüksek seviyesini koruyor. Gıda enflasyonu yüzde 37'nin üzerine çıkarken, hizmet enflasyonu ise yüzde 40'a yaklaşıyor.</p>

<p>Bu tablo, enflasyondaki gerilemenin vatandaşın alım gücüne henüz beklenen ölçüde yansımadığını gösteriyor.</p>

<h3><strong>Dünyanın en yüksek faiz ve enflasyonuna sahip ülkeleri arasında</strong></h3>

<p>Türkiye, politika faizinde dünyadaki en yüksek oranlara sahip ülkeler arasında yer almayı sürdürürken, enflasyonda da üst sıralardaki konumunu koruyor. Buna rağmen fiyat artışlarının istenilen hızda gerilememesi, uygulanan para politikasının etkinliğini yeniden tartışmaya açıyor.</p>

<p>Ekonomi yönetiminin talebi baskılamaya odaklanan yaklaşımı sürerken, üretim maliyetlerini artıran unsurlar ise önemini koruyor. Yaklaşık 2,7 trilyon lirayı bulan faiz yükü kamu maliyesi üzerinde baskı oluştururken, akaryakıt fiyatları, finansman maliyetleri ve döviz kuru üretim zincirinin her halkasını etkilemeye devam ediyor.</p>

<h3><strong>Maliyetler üreticiyi zorluyor</strong></h3>

<p>Çiftçiden sanayiciye, ihracatçıdan esnafa kadar hemen her sektör yüksek finansman maliyetleriyle karşı karşıya bulunuyor. Yüksek faiz nedeniyle krediye erişim zorlaşırken, artan akaryakıt ve lojistik giderleri üretim maliyetlerini yukarı çekiyor.</p>

<p>Bu durum, iç piyasada fiyatların düşmesini zorlaştırırken, ihracatçının uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü de olumsuz etkiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sanayide daralma sürüyor</strong></h3>

<p>Üretim tarafındaki zayıflama son aylarda açıklanan verilerle de destekleniyor. İstanbul Sanayi Odası ve S&amp;P Global tarafından hazırlanan Türkiye İmalat PMI endeksi temmuz ayında 47,7 seviyesinde gerçekleşti. Endeksin 50 puanın altında kalması, imalat sanayiinde daralmanın sürdüğüne işaret ediyor. Yeni siparişlerde, üretimde ve istihdamda zayıflık devam ediyor. </p>

<h3><strong>Uluslararası kuruluşlar da uyarıyor</strong></h3>

<p>Türkiye'de enflasyon düşmesine rağmen hedeflerin hâlâ üzerinde kaldı, yüksek enflasyonun büyüme, verimlilik ve finansal sistem üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Ayrıca 2026 büyüme tahmini de aşağı yönlü sürüyor.</p>

<p>OECD de yüksek enerji fiyatları ve sıkı finansal koşulların iç talep üzerinde baskı oluşturduğunu, enflasyondaki düşüş sürecinin beklenenden yavaş ilerlediğini değerlendiriyor.</p>

<h3><strong>Üretim odaklı politikalar öne çıkıyor</strong></h3>

<p>Ekonomide yalnızca talebi baskılayan para politikalarının enflasyonla mücadelede tek başına yeterli olmadığı yönündeki değerlendirmeler giderek güçleniyor.</p>

<p>Üretim maliyetlerini azaltacak, yatırımı teşvik edecek ve ihracatçının rekabet gücünü artıracak yapısal adımların devreye alınmasının, fiyat istikrarı ile büyümenin birlikte sağlanabilmesi açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.</p>

<h3><strong>"İstifade edilir, olmuyorsa istifa da edilir"</strong></h3>

<p>Yeni Şafak, enflasyonu düşürme gerekçesiyle sürdürülen yüksek faiz politikasının fiyat artışlarını dizginlemek yerine üretimi zayıflattığını belirterek, imalat sanayiinin 28 aydır aralıksız küçüldüğünü, konkordato ve iflasların tarihi seviyelere ulaştığını, esnafın sattığı malın parasını dahi tahsil edemediğini ve turizm gelirlerinde gerileme sinyalleri görüldüğünü ifade etti. Gazete, "Pazardaki fiyat etiketi, kapanan esnafın kepengi, çiftçinin feryadı yalan söylemiyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Ekonomi yönetiminin 2024 yılında enflasyonu düşürme ve yapısal sorunları çözme yönündeki vaatlerini hatırlatan Yeni Şafak, "Bir ekonomi yönetimi ya söz verdiğini gerçekleştirir ya da gerçekleştiremediğini görüp yön değiştirir." ifadelerini kullandı. Gazete, "Bu politikadan istifade ediliyorsa devam edilir. Ama sofraya, kepenge, tarlaya hiçbir hayrı dokunmuyorsa, istifa da edilir." diyerek ekonomi yönetimine tepki gösterirken, ekonomik koordinasyonun memleketin sorunlarını bilen, çözüm odaklı ikinci bir cumhurbaşkanı yardımcısına devredilmesini önerdi.</p>

<p><strong>Kaynaklar:</strong> Yeni Şafak, Reuters</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yuksek-faiz-enflasyonu-dizginleyemedi-uretim-daraliyor-maliyetler-artiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/uretim-daraliyor-maliyetler-artiyor.png" type="image/jpeg" length="94058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadıköy’e yapılacak cami mürteci Kemalistleri rahatsız etti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kadikoye-yapilacak-cami-murteci-kemalistleri-rahatsiz-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kadikoye-yapilacak-cami-murteci-kemalistleri-rahatsiz-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batı'nın pisliğini büyük bir teslimiyetle içselleştiren, İslâm'a ve Müslümanlara dair ne varsa ağızları köpürerek düşmanlık besleyen laik çevreler, bu kez de cami inşasına karşı cephe aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'un en yoğun ulaşım ve yaya trafiğine sahip noktalarından biri olan bölgede hayata geçirilmesi öngörülen proje, çevredeki vatandaşların ibadet ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Cami görünce kriz geçiriyorlar</strong></h2>

<p>Cumhuriyet tarihi boyunca camileri ahıra çeviren, depo yapan, ezanı susturan ve dini kamusal hayattan silmeye çalışan zihniyetin bugünkü uzantıları yine sahnede. Minareden, kubbeden ve ezandan rahatsız olan Batıcı zihniyet, İslâm'ı hatırlatan her sembole düşmanlık beslemeye devam ediyor.</p>

<p>Batı'nın pisliğini büyük bir teslimiyetle içselleştiren, İslâm'a ve Müslümanlara dair ne varsa ağızları köpürerek düşmanlık besleyen laik çevreler, bu kez de cami inşasına karşı cephe aldı.</p>

<p>Batıcı yobaz Kemalistlerin Kadıköy'de kopardığı gürültü de cami ile birlikte İslâm'ın görünürlüğüne duyulan hazımsızlığın yeni bir tezahüründen ibaret olduğu görülüyor. Kilise yapıldığında "din ve vicdan özgürlüğü" nutukları atanlar, sinagog açıldığında tek kelime etmeyenler, sıra camiye gelince adeta kriz geçiriyor.</p>

<p><i>Baran Dergisi</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kadikoye-yapilacak-cami-murteci-kemalistleri-rahatsiz-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/kadikoy-camii.webp" type="image/jpeg" length="79547"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmanlı hanedanının malları haraç mezat nasıl satıldı?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/osmanli-hanedaninin-mallari-harac-mezat-nasil-satildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/osmanli-hanedaninin-mallari-harac-mezat-nasil-satildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[600 yıllık Osmanlı hanedanı mensuplarının Halifeliğin kaldırılmasının hemen ardından sınır dışı edildikleri iyi bilinir ama ellerinde bulunan mal ve mülklerin başına neler geldiği meselesi karanlıkta kalmıştır, zira burada şaibeli işler dönmüştür.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lakin bu karanlık hakkında yayın da pek azdır. İşte o nadir yayınlardan biri, Cemal Kutay'ın olup Mayıs 1966 tarihli Tarih Konuşuyor adlı dergisinde çıkmıştır. Aşağıda pek çok bilinmeyeni bir arada bulduğumuz bu ilginç yazının genişçe bir özetini sunuyorum.</p>

<p>Halife Abdülmecid Efendi 5 Mart 1924 sabahı oğlu Şehzade Ömer Faruk, kızı Dürrüşehvar Sultan ile beraber İsviçre'ye gitmişti. Halifeden sonra sayıları 130'a yaklaşan sultan, şehzade ve damadlar da kendilerine verilmiş olan üç günlük zamanı aşmamak için harekete geçmişlerdi.</p>

<p>Bu üç günlük mühlet süresinde İstanbul İstanbul olalı görülmemiş ve görülmesine imkân olmayan paha biçilmez eşya satışlarına şahit oldu. Hiçbir akıl sahibi çıkıp da asırlarca dünyanın dört bir yanından derlenip toparlanmış bu misilsiz, nadir, antika, bir parçası servetler değerindeki paha biçilmez eşyayı, sahipleri ve memleket namına ele almak, değeriyle satmak, hatta gerekenleri bedelini hazineden ödeyerek müzelere toplamak basiretini düşünemedi. Her biri kapanın elinde kaldı.</p>

<p>Yahudi, Rum, Ermeni simsarlar, bu arada meşhur dişçi, bu arada Sarayın Dişçibaşısı Sami Günzberg daha sonra Amerika'ya, İngiltere'ye, hatta Rusya'ya aktarılan misilsiz eşyanın güya sahibi oldular. Mesela Alman İmparatoru II. Wilhelm'in Sultan II. Abdülhamid'in kızı Ayşe Sultan'a hediye ettiği muhteşem bir piyano sadece 35 liraya Yahudi Fresko ailesine satıldı!</p>

<p>Bunları anlatan Cemal Kutay, 4-7 Mart 1924 günlerinde özellikle Dolmabahçe'den Ortaköy'e uzanan Fer'iyye saraylarında hanedan yalılarındaki basılmaya kıyılmaz salonlar kaba ve hoyrat sokak satıcılarının, koltukçuların, önceden peylenmiş kişilerin hücumuna uğradı der ve şöyle devam eder:</p>

<p>"Çoğu meslekten olmayan rastgele tellallar, kıymetini bilmedikleri bibloları, el işlemelerini, çeşm-i bülbülleri, eser-i yıldızları, stil binbir eşyayı, isimlerini bile söyleyemeden, gerçek değerinin yüzde biriyle müzayedeye koyuyor, bir iki seslendikten sonra "-Sattım..." diye bağırıyorlardı. Başı örtülü, yaşlı, eli bastonlu saraylı hanımlar, ürkek haremağaları, edepli ve redingotlu kethüdalar, sessiz ve sakin, bir köşede, hamalların salonlardan getirdikleri  binbir mahiyetteki eşyanın üst üste atılmasını ve tellalın "-Sattım"ından sonra alıcının çevresinde bekleyen hamallara işaret ederek taşınmasını hüzünle seyrediyorlardı.</p>

<p>Hanedan azasının şahsına ait olan mücevherlerin götürülmesine müsaade edildiği için bunlar yağmadan kurtarılmıştı. Polis müdürü Sadettin ile yardımcısı Kâmil beyler İstanbul polisini seferber etmişti. Şükrü Naili (Gökberk) Paşa şahsen dostu olan Damad Halil Paşa'ya yaverini göndermiş, paniğe kapılmamasını, satışların güvenilir kimselere bırakılarak zamanla da mümkün olabileceğini bildirmişti. Fakat ani karar ve hele Halife Abdülmecid Efendi'nin ülkeden çıkış şekli öylesine bir ürkeklik yaratmıştı ki, polis pasaport dairesi gece yarısına kadar açık olduğu halde bazı hanedan azası, nereye gideceklerini tayin etmeden ve pasaport almadan Fransız Pake kumpanyasının tahsis ettiği Providans vapuruna girivermişlerdi!</p>

<h2><strong>Bir günün kârı</strong></h2>

<p>Mesela Damad Halil Paşa'nın Kuruçeşme'deki sarayında 5 Mart günü büyük bir müzayede yapılmış, çok değerli ve nadide eşya arasında, paşanın av hayvanları postları koleksiyonu satılmıştı: Bu postlar II. Abdülhamid'in kayınbiraderi Damad Nuri Paşa'nındı ve Halil Paşa, koleksiyonu büyük bir merak ve titizlikle tamamlamıştı. Toplam 400 liraya verildi!</p>

<p>48 odası olan Kuruçeşme'deki Halil Paşa sarayında bulunan eşyalardan paşanın bir gecede ayırmış oldukları, Yahudi Niyegolar tarafından "toptan" 25 bin liraya satın alınmıştı. Sonradan duyulmuştu ki 25 bin liraya alınan eşyalardan sadece bir satranç takımı Hindistan'da 5 bin altına satılmıştı!</p>

<p>Sultan Reşad'ın Başmabeyncisi Lütfi Simavi Tanin'deki yazısında şöyle yazıyordu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Eğer satış işinin vekaletini bir hayır kurumu, mesela Kızılay veya  Müzeler İdaresi üstlenmiş olsaydı hem büyük bir talana mani olunmuş olur, hem de müzelerimiz bir daha elde edilmesine imkân olmayan çok kıymetli eserlerle zenginleşirdi. Başmabeynci olarak hizmet ettiğim seneler içinde padişaha, veliahda, şehzadelere, sultanlara öyle değerli ve misli bulunmaz eşya ve hatıralar takdim edilmişti ki; bunların şimdi nerelerde olduğu bilinmez. Padişahlar tarafından Hazine-i Hassaya bırakılan ve saltanat makamına ait olanlar haricinde şahıslarına ait olanlar, oğullarına, kızlarına, gelinlerine, torunlarına ve damatlara armağan edilmişti. Bu gibi eşya kolaylıkla taşınamadığından, hanedan mensupları ancak yanlarına alabildikleri kadarını götürme müsaadesine sahip bulunduklarından kalan eşya ne oldu?</p>

<p>Kutay der ki: "Ben merak sevkiyle, bütün müzelerimizi ziyaret ettim. Üstad Halil Ethem (Eldem) beyefendiden kalan eşyanın nerelerden ibaret olduğunu sordum. Bana, yanıp yakılarak bir daha yerlerine konulması mümkün olmayan nadir ve kıymetli eşyanın şunun bunun elinde kaldığını ve mühim bir kısmının yurt dışında olduğunu söyledi."</p>

<h2><strong>Satılık İmparatorluk</strong></h2>

<p>Eski Dışişleri Bakanlarımızdan Numan Menemencioğlu Paris'te büyükelçimizken, elçilik binamız bugünkü yerine taşınmıştı. Yeni binaya eşya alınması için de elçiliğimize 150 bin lira tahsisat verilmişti. Paris'te yerleşmiş vatandaşlarımızdan ve vezir oğlu olan bir zat, Menemencioğlu'na müracaat ederek elçiliğe, üzerinde Osmanlı hanedanı tuğrası olan sofra takımlarını alıp almayacağını sormuş ve kendisini İstanbullu bir Museviye götürmüştü. Adamın elindeki eşya, Sultan V. Murad'ın torunu Nihad Efendi'ye ait sofra takımlarıydı! Menemencioğlu, bunları elçilik namına alıp alamayacağını Başbakan Şükrü Saracoğlu'na sormuş, o da fiyatları normal ise alınabileceğini söylemişti. Fakat istenen para o kadar fazlaydı ki, elçimiz ancak içinden altı kişilik bir takım alabildi. Merak etmiş, şahsen ahbabı olan dişçi Sami Günzberg'e sormuş ve öğrenmişti ki, kendisinden istenen para ile 1924 Mart yağmasında alınan takımlar asgari 50 mislidir!</p>

<p>Daha sonra pek çok dedikodu çıkmış, o sırada "bazı nüfuzlu kişiler"in çok değerli eşyayı ele geçirdikleri söylenmişti. Hadiselerin içyüzlerini bilenler ise "Bal tutan parmaklarını yalar!" demişlerdi...</p>

<p>Ne de olsa bir imparatorluk haraç mezat satılmıştı. Hiç eşyasının sözü mü olurdu?</p>

<p>O kadar değerli eşya da imparatorluğun engin toprakları misali bozuk para gibi harcanacaktı.</p>

<p>Hem Osmanlının bayrağından başka neyi harcanmamıştı ki?</p>

<p>Dili mi? Alfabesi mi? Hukuku mu? Tarih ve edebiyatı mı? Tekke ve medresesi mi? Devlet arması mı? Neyi?</p>

<p><i>Mustafa Armağan, Sen Neden Kör Edildin? s. 207-211</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/osmanli-hanedaninin-mallari-harac-mezat-nasil-satildi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/osmanli-surgun.jpeg" type="image/jpeg" length="85978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan savunmada ittifak kuruyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-savunmada-ittifak-kuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-savunmada-ittifak-kuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde üçlü savunma anlaşması imzalayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anlaşma ortak askeri tatbikatlar, savunma sanayi projeleri, istihbarat paylaşımı, füze ve hava savunma sistemlerinde koordinasyon ile bölgesel güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesini kapsayacak. Anlaşmanın ayrıntıları henüz resmen açıklanmasa da, üç ülke arasında kalıcı bir stratejik güvenlik ekseni oluşturmayı hedeflediği ifade ediliyor.</p>

<h2><strong>İş birliği genişliyor</strong></h2>

<p>Suudi Arabistan ile Pakistan arasında 2025 yılında imzalanan stratejik karşılıklı savunma anlaşması, taraflardan birine yönelik saldırının diğerine yapılmış sayılmasını öngören bir güvenlik çerçevesi oluşturmuştu. Bugün imzalanması beklenen yeni mutabakatla Türkiye'nin de bu güvenlik mimarisine dahil edilmesi ve üçlü savunma koordinasyonunun kurumsallaştırılması amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Cidde Zirvesi</strong></h2>

<p>Cidde'deki görüşmelerde savunma alanının yanı sıra Gazze'deki gelişmeler, bölgesel güvenlik, enerji güvenliği ve ekonomik iş birliği başlıklarının da ele alınması bekleniyor. Zirvenin ardından üç liderin ortak bildiri yayımlaması ve imzalanan anlaşmanın kapsamına ilişkin ayrıntıları kamuoyuyla paylaşması öngörülüyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-savunmada-ittifak-kuruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/savunma-sanayii-1.jpg" type="image/jpeg" length="22796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ve Trump son virajda]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-ve-trump-son-virajda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-ve-trump-son-virajda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’de ara seçimlere 90 gün kaldı; bu seçimler Başkan Trump’ın partisi Cumhuriyetçilerin Kongre’deki çoğunluklarını koruyup koruyamayacaklarını tayin edecek. Eğer Cumhuriyetçiler hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da kontrolü kaybederlerse… Ki Senato’yu değilse bile Temsilciler Meclisi’nin kontrolünü kaybetme olasılığı gerçekten yüksek!</p>

<p>Zaten şu andaki çoğunlukları 5 üye! Birkaç sandalye kaybı bile kontrolü kaybetmelerine neden olur. Trump’ı başkan olarak görmek istemeyen Amerikalıların oranı nezleden olmak istemeyenlerden daha fazla! Hürmüz meselesi, Trump’ın sürekli prestij--dolayısıyla Cumhuriyetçilerin sürekli oy—kaybına sebep oluyor. Amerikalılar, etkin denetim sağlamak amacıyla, Temsilciler Meclisi için başkana muhalif partiye oy verirler.</p>

<p>Peki, Trump Temsilciler Meclisi’nin desteğini kaybederse neler olabilir? Demokrat çoğunluğun Trump’ı başkanlıktan (üçüncü kez!) azletme olasılığı çok yüksek. Bu olmasa bile Demokratlar Trump’ın elini kolunu bağlayacaklar ve Trump önümüzdeki iki yılı, Beyaz Saray’da saksı gibi oturarak geçirecek. Aslına bakarsanız, Trump’ın gerçekten de başarmak istediği bir yasama gündemi zaten yok.</p>

<p>Ne var ki bu gerçekleşirse: İran’ı (ve yanı sıra Irak, Suriye ve hatta Türkiye’yi) parçalayarak “Büyük İsrail” projesi için alan açmak isteyen NeoCon’ların, “Müdahaleci” Evanjelik ve Siyonist “derin devlet” yapısının da eli kolu bağlanmış olacaktır. Sadece onların değil, Soğuk Savaş’tan bu yana Rusya’da ve küresel aktör olduğu 2010’lardan beri Çin’de milli birliği parçalamak sevdasındaki geleneksel Dışişleri-Savunma yapısının da dizginleri, Trump gibi beceriksiz bir İsrail kuklasının elinden, bildiğimiz-tanıdığımız liberal ekibin eline geçecektir. ”Tanıdığımız” diyorum ama Demokrat Parti’nin ön seçimlerinde kazanan adayların çoğunluğu, İsrail Lobisi’nin (AIPAC) maaşa bağladığı sözde liberaller değil; tersine, ABD kamuoyundaki İsrail ve soykırım suçlusu Netanyahu’nun aleyhine oluşan yeni eğilimi yansıtan genç (ve hafif sol) ekibe mensup. Böyle bir Demokrat çoğunluk büyük bir olasılıkla, Amerika’yı Filistin Devleti’ni resmen tanıyan ve fiilen gerçekleşmesi için kolları sıvamaya hazır görünen bazı Avrupa ülkelerinin yanında konumlandıracaktır. Şu anda bu “Filistin Yanlısı Avrupa” çok geniş değil; ama özellikle İsrail’in Fas’ı kendi siyasal emelleri doğrultusunda İspanya düşmanlığına sevk etmesi gibi Siyonist çılgınlıkları devam ettiği sürece, bu yeni Avrupa hakkında daha belirgin ümitler besleyebiliriz, zannederim.</p>

<p>ABD, hem sağıyla, hem soluyla Avrupa’yı kaybetti. Buna Trump’ın başarısızlıkları, örneğin dört hafta sürer dediği “İran” savaşının bugün 24’üncü haftasına giriyor olması ve önceki başkan Biden’ın Ukrayna üzerinden Rusya, Rusya üzerinden Çin’e uzanma macerasını önce kınaması ama daha sonra sürdürmesi; Avrupa’yı Ukrayna savaşında yalnız bırakması ve tabii kendisinin ve yardımcısının AB liderlerine adeta hakaret edercesine muamelesi sebep oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun sonuçlarından biri Almanya ve Fransa’nın Ukrayna savaşından sonra aralarını düzeltilmek için Rusya ile gizli görüşmeler yapmaları oldu. New York’ta yaşayan ve Rusya’nın dış ilişkileri konusunda uzmanlığı ile tanınan Rus gazeteci Andrew Ryvkin, Rusya-AB kanallarını açmak üzere yapılan bu gizli görüşmeler hakkında Almanya’nın ABD’ye bilgi vermediğini yazdı.</p>

<p>ABD dışişleri bu konudaki sorulara Rusya’nın AB ile yaptığı görüşmelerden ziyade ABD ile yaptığı görüşmelere odaklanmak gerektiği cevabını verdi. Ama Rusya’nın Ukrayna savaşı bitmesi ve sonrası konusunda ABD’yi değil AB’yi ve özellikle Almanya’yı tek muhatap olarak gördüğü Kremlin’in açıklamalarından net olarak anlaşılıyor.</p>

<p>Bu durumda, AB’nin yeni siyasetini, Trump, Müdahaleciler ve NeoCon’larla değil, üç ay sonra şekillenecek olan yeni Kongre ile müzakerelerle belirlemek isteyeceğini söylemek yanlış olmaz. O zamana kadar özellikle Almanya ve genel olarak Avrupa, Rusya ve Çin’le müzakerelerini sürdürerek, elini güçlendirecektir.</p>

<p>Hakkı Öcal, Milliyet</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-ve-trump-son-virajda</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/abd-trunpl.jpg" type="image/jpeg" length="72843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Filistin'e birçok cepheden saldırıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-filistine-bircok-cepheden-saldiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-filistine-bircok-cepheden-saldiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail, Gazze'de sürdürdüğü saldırıların yanı sıra işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik baskılarını yoğunlaştırdı. Hapishanelerde Kur'an-ı Kerim nüshalarına el konulmasından çadırlara düzenlenen geniş çaplı baskınlara, toplu gözaltılardan ev ve iş yerlerinin yıkımına kadar uzanan uygulamalar, Filistin halkını her alanda hedef alan saldırıların yeni halkaları oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<h2><strong>Ben-Gvir'den Kur'an-ı Kerim'e el koyma talimatı</strong></h2>

<p>Filistin Esirler Medya Ofisi'nin açıklamasına göre İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Negev Hapishanesi'ni ziyaret ederek Filistinli esirlerin kıyafetleri ile Kur'an-ı Kerim nüshalarına el konulmasını emretti. Talimatın ardından hapishanede mahkûmların ulaşabileceği mushaf sayısının büyük ölçüde azaltıldığı bildirildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca Filistinli esirlere yönelik aç bırakma, temizlik malzemelerini kısıtlama ve tıbbi ihmalkârlık uygulamalarının "cezalandırma politikası" kapsamında sürdürüldüğü belirtildi. Daha önce Megiddo Hapishanesi'ndeki esirlerin de açlık ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldığı duyurulmuştu.</p>

<p>Filistinli ve İsrailli insan hakları kuruluşlarının verilerine göre İsrail hapishanelerinde kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 9 bin 500 Filistinli tutuluyor. Esirler işkence, kötü muamele, açlık ve tıbbi ihmal altında yaşam mücadelesi veriyor.</p>

<h2><strong>BM: Günde ortalama 6,6 işgalci saldırısı</strong></h2>

<p>BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (UNOCHA) verilerine dayanarak yaptığı açıklamada, yılın başından temmuz sonuna kadar işgal altındaki Batı Şeria'da Yahudi işgalcilerin karıştığı 1.380'den fazla saldırının kaydedildiğini açıkladı.</p>

<p>Bu saldırıların yaklaşık 250 Filistin yerleşimini hedef aldığı, can kayıpları ve büyük maddi hasara yol açtığı belirtildi. Aynı dönemde 2 bin 300'den fazla Filistinlinin yerinden edildiği bildirildi. BM, Yahudi işgalcilerin ortalama günde 6,6 saldırı gerçekleştirdiğini vurgulayarak Filistinlilerin korunması ve faillerin hesap vermesi çağrısını yineledi.</p>

<h2><strong>Masafer Yatta'da evler ateşe verildi</strong></h2>

<p>BM'nin aktardığı bilgilere göre Yahudi teröristler El Halil'in güneyindeki Masafer Yatta bölgesinde Filistinlilere ait evleri ateşe verdi. Saldırı sonucu aralarında 14 çocuğun bulunduğu üç aile evsiz kalırken çok sayıda kişi de yaralandı.</p>

<h2><strong>Kalendiya Mülteci Kampı iki gün kuşatma altında kaldı</strong></h2>

<p>İsrail ordusu, Doğu Kudüs'ün kuzeyindeki Kalendiya Mülteci Kampı ile Kefr Akab beldesine geniş çaplı operasyon düzenledi. İki gün süren baskın boyunca onlarca eve girildi, bazı evler sorgu ve gözaltı merkezine dönüştürüldü.</p>

<p>Filistin Kızılayı, saldırılarda 51 Filistinlinin yaralandığını açıkladı. Kudüs Valiliği ise İsrail askerlerinin gözaltına alınan Filistinlilere kötü muamelede bulunduğunu, ses bombaları kullandığını ve bazı apartman dairelerini askeri sorgu merkezine çevirdiğini bildirdi.</p>

<h2><strong>60'tan fazla Filistinli gözaltına alındı</strong></h2>

<p>Filistin Esirler Cemiyeti'nin açıklamasına göre Kalendiya baskınlarında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 60'tan fazla Filistinli gözaltına alındı ve saha sorgusuna tabi tutuldu.</p>

<p>Açıklamada gözaltına alınanların ağır şekilde darbedildiği, kelepçeli halde işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldığı, birçok ailenin ise evlerini terk etmeye zorlandığı kaydedildi.</p>

<p>Ekim 2023'ten bu yana yalnızca Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te gözaltına alınan Filistinlilerin sayısının 25 bin 600'ü geçtiği belirtildi.</p>

<h2><strong>Camiler hedef alındı, iş yerleri yıkıldı</strong></h2>

<p>Kalendiya baskını sırasında İsrail ordusu bazı mahallelerde sabah ezanının okunmasını ve cemaatle namaz kılınmasını engelledi. Kontrol noktası çevresindeki çok sayıda iş yeri buldozerlerle yıkılırken, Kudüs'e açılan yollar kapatıldı ve Kefr Akab'da sokağa çıkma yasağı ilan edildi.</p>

<p>İsrail makamlarının ayrıca Kudüs'ün kuzeyindeki Ceba beldesinde yaklaşık 2,5 dönümlük arazide bulunan zeytin ağaçlarının sökülmesi için askeri karar aldığı bildirildi. Uygulamanın yeni yerleşim yolu genişletme çalışmaları kapsamında gerçekleştirileceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Batı Şeria'da vaziyet</strong></h2>

<p>Filistin makamlarına göre İsrail'in Gazze saldırılarının başladığı Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da İsrail askerleri ve işgalci yerleşimcilerin saldırılarında 1.182'den fazla Filistinli şehit oldu, yaklaşık 13 bin kişi yaralandı, 25 bine yakın Filistinli ise gözaltına alındı.</p>

<p>KAYNAK: Milliyet, Yeni Şafak</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-filistine-bircok-cepheden-saldiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/isgal-israil.webp" type="image/jpeg" length="45331"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CIA Küba'da gizli yapılanma kurdu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/cia-kubada-gizli-yapilanma-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/cia-kubada-gizli-yapilanma-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA), Küba üzerindeki baskıyı artırmak ve ada ülkesine yönelik istihbarat faaliyetlerini genişletmek amacıyla gizli bir "Küba görev gücü" oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatının (CIA), Washington'ın Küba üzerindeki baskısını yoğunlaştırmak ve adaya yönelik istihbarat faaliyetlerini genişletmek amacıyla gizli bir "Küba görev gücü" oluşturduğu öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>New York Times gazetesinin haberine göre bu adım, Havana yönetimi üzerinde baskıyı yoğunlaştırmak ve Küba'yı hedef alan istihbarat operasyonlarını genişletmek amacıyla atıldı.</p>

<p>Haberde, CIA bünyesinde kurulan bu yeni birimin ada üzerinde "ekonomik, siyasi ve liderlik değişiklikleri için baskı yapma çabalarının bir parçası" olduğu belirtildi.</p>

<p>Söz konusu görev gücüyle CIA'in Küba'ya daha fazla mali, insan ve teknik kaynak yönlendirmesini sağlayacağı öne sürüldü.</p>

<p>Ayrıca bu yapılanmanın "Amerikan karşıtı görülen yetkililerin yerine Trump'ın taleplerine daha yatkın liderlerin getirilmesini teşvik etmeyi hedefleyeceği" savunuldu.</p>

<p>Kaynak: CNN Türk</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/cia-kubada-gizli-yapilanma-kurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/cia-kuba.jpg" type="image/jpeg" length="88059"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail'in Tahran kumpası çöktü: Mossad karıştı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israilin-tahran-kumpasi-coktu-mossad-karisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israilin-tahran-kumpasi-coktu-mossad-karisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail'in dış istihbarat aparatı Mossad'da üst düzey koltuklar sallanıyor. İşgalci rejimin yayın organı Kanal 12'nin güvenlik kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Mossad Direktörü Roman Goffman, Tahran yönetimini devirme planının hezimetle sonuçlanması üzerine iki üst düzey yöneticinin biletini kesti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bölgedeki kanlı tezgâhları ellerinde patlayan siyonist çete, teşkilat içi çatışmalarla çatırdamaya devam ediyor.</p>

<p>Görevden alınan İstihbarat Daire Başkanı ve İran Masası Şefi'nin, terör şebekesinin İran'a yönelik yürüttüğü başarısız kumpasın asıl mimarları olduğu aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Terörist İsrail ile ortağı ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı ve ateşkesle biten saldırılar esnasında Mossad'ın hazırladığı darbe planı başarısız oldu. Tahran'daki meşru yönetimi devirmeyi amaçlayan senaryo siyonistlerin elinde patladı. Söz konusu başarısızlığın teşkilat bünyesinde ciddi çalkantılara sebebiyet vermesiyle harekete geçen Goffman, faturayı alt kademeye keserek iki ismi görevden uzaklaştırdı.</p>

<p>Kanal 12'ye konuşan kaynaklar, Goffman'ın söz konusu yetkililerle göreve geldiği ilk andan itibaren anlaşmazlık yaşadığını öne sürdü. Bu ayrılığın yenilenme kılıfıyla karşılıklı mutabakat şeklinde sunulması ise hezimetin üzerini örtme çabası olarak değerlendirildi. </p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israilin-tahran-kumpasi-coktu-mossad-karisti</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 22:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/mossadisrail.webp" type="image/jpeg" length="88086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rus İHA’ları Alman gemisini vurdu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rus-ihalari-alman-gemisini-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rus-ihalari-alman-gemisini-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılara bir yenisi eklendi. Odesa açıklarında birden fazla İHA’nın hedef aldığı Alman işletmesindeki Emil gemisinde yangın çıktı; teknik sistemler durunca mürettebat tahliye edildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna’nın Odesa kentinin yaklaşık 21 deniz mili açığında seyreden Emil gemisi, çarşamba günü birden fazla Rus İHA’sının hedefi oldu. Gemideki yangın ve sistem arızaları, Karadeniz’de ticari seyrüsefer güvenliğini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h2><strong>Yangın çıktı, gemi manevra yeteneğini kaybetti</strong></h2>

<p>İHA’ların isabet etmesinin ardından Emil gemisinde yangın çıktı ve birden fazla teknik sistem devre dışı kaldı. Manevra yeteneğini kaybeden gemideki mürettebatın tahliye edilmesine karar verildi.</p>

<p>Tahliye çalışmaları devam ederken gemiye yönelik bir saldırının daha gerçekleştiği bildirildi. Olayda mürettebattan ölen ya da yaralanan olmadı. Gemide Alman vatandaşı mürettebat bulunmadığı belirtildi.</p>

<p>Geminin uğradığı hasarın boyutu ve yeniden seyre çıkıp çıkamayacağına ilişkin henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Emil gemisi Liberya bayrağı taşıyor</strong></h2>

<p>Alman gemisi olarak anılan Emil, Almanya merkezli Blumenthal JMK GmbH &amp; Co. KG tarafından ticari olarak yönetiliyor. Geminin kayıtlı sahibi ise Charm Marine Co. Ltd. olarak gösteriliyor.</p>

<p>Liberya bayrağı taşıyan dökme yük gemisi 2012 yılında inşa edildi. Yaklaşık 292 metre uzunluğa ve 45 metre genişliğe sahip Emil gemisinin taşıma kapasitesi 175 bin 463 ton seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Geminin saldırı sırasında hangi yükü taşıdığı konusunda doğrulanmış bir bilgi paylaşılmadı. Bu nedenle taşınan yükün niteliğine ilişkin iddialar henüz kesinlik kazanmadı.</p>

<h2><strong>Moskova saldırıları doğruladı</strong></h2>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, çarşamba günü Karadeniz’de iki yük gemisinin hedef alındığını açıkladı. Ancak açıklamada gemilerin adları ve hangi ülkelere ait oldukları belirtilmedi.</p>

<p>Moskova yönetimi, hedef alınan gemilerin Ukrayna ordusuna silah ve askerî teçhizat taşıdığını öne sürdü. Emil gemisinin bu açıklamada belirtilen iki gemiden biri olup olmadığı resmî olarak doğrulanmadı.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rus-ihalari-alman-gemisini-vurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 22:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/almangemisi.webp" type="image/jpeg" length="52225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamas'tan acil çağrı: İsrail'in ateşkesi sabote etmesi engellensin!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hamastan-acil-cagri-israilin-ateskesi-sabote-etmesi-engellensin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hamastan-acil-cagri-israilin-ateskesi-sabote-etmesi-engellensin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamas, Katar, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya, Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır dışişleri bakanları tarafından yayımlanan ortak açıklamayı memnuniyetle karşıladığını belirterek, arabulucular ve ABD yönetimine İsrail'in ateşkes anlaşmasını başarısız kılmasını önlemek için acil harekete geçilmesi çağrısı yaptı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hamas'tan yapılan yazılı açıklamada, dün Ürdün'ün ev sahipliğinde düzenlenen Kudüs konulu bakanlar toplantısının ardından ortak açıklamaya imza atan ülkeler, arabulucular ve ABD yönetimine, İsrail'in ateşkes anlaşmasını başarısız kılma, saldırılarını sürdürme ve anlaşmadan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeme girişimlerini engellemek için "acil ve etkili" adımlar atma çağrısında bulunuldu.</p>

<p>Açıklamada, ortak bildiride İsrail'in Gazze Şeridi'nde sürdürdüğü ihlallerin kınandığı, ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik çabaların sekteye uğratılmasına ve siyasi sürecin akamete uğrama riskine dikkat çekildiği belirtildi.</p>

<p>Ortak açıklamanın, İsrail'in sürdürdüğü saldırılar ve ihlallerin ateşkes anlaşmasının geleceğini tehdit ettiğini ortaya koyduğu ifade edilen açıklamada, Filistinli grupların anlaşmanın uygulanmasına yönelik çabalara "olumlu ve sorumlu" yaklaştığına işaret edildi.</p>

<p>Açıklamada, ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına imkan sağlayacak yol haritasına ilişkin tutumun "ulusal sorumluluk bilinciyle" ortaya konulduğu belirtilerek, İsrail'in ihlallerini durdurmasının ve anlaşmadan doğan yükümlülüklerini yerine getirmesinin sağlanması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Hamas'ın açıklamasında, uluslararası topluma da İsrail'in anlaşmanın uygulanmasını geciktirmesine ve sahada yeni fiili durumlar oluşturmasına izin vermemeleri çağrısı yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ürdün'ün ev sahipliğinde düzenlenen Kudüs konulu bakanlar toplantısının ardından dün Ürdün, Cezayir, Irak, Katar, Suudi Arabistan, Tunus, Somali, Filistin, Mısır, Fas, Endonezya, Malezya, Türkiye, Pakistan ve Arap Birliği Genel Sekreterliği ortak açıklama yayımlamıştı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hamastan-acil-cagri-israilin-ateskesi-sabote-etmesi-engellensin</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 21:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/hamascagri.webp" type="image/jpeg" length="27075"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şam'da patlama: Ölü ve yaralılar var]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/samda-patlama-olu-ve-yaralilar-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/samda-patlama-olu-ve-yaralilar-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’nin başkenti Şam’ın Ceramana Mahallesi’nde meydana gelen şiddetli patlamada ölü ve yaralılar olduğu bildirildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye resmi haber ajansı SANA'da yer alan haberde, başkent Şam'ın Ceramana Mahallesi'nde bir minibüse tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak ettiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriye devlet televizyonu El-İhbariye de Ceramana Mahallesi'nde bir yolcu otobüsüne tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu ölü ve yaralıların olduğunu aktardı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/samda-patlama-olu-ve-yaralilar-var</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 20:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/samdapatlama-1.webp" type="image/jpeg" length="57077"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MGK bildirisi açıklandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mgk-bildirisi-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mgk-bildirisi-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MGK toplantısında Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine ulaşma yolunda kaydedilen ilerlemeler ele alındı. MGK bildirisinde "Ülkemizin ve bölgemizin güvenlik, istikrar ve refahının teminat altına alınması istikametinde tarihi bir merhaleyi teşkil eden çalışmaların müteakip aşamalarına ilişkin istişarelerde bulunulmuştur" denildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında, toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen toplantı 2 saat 15 dakika sürdü.</p>

<p>Toplantının ardından İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından yayımlanan bildiride şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><i>"Toplantıda; PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulmuştur.</i></p>

<p><i>Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine ulaşma yolunda kaydedilen ilerlemeler ele alınmış; ülkemizin ve bölgemizin güvenlik, istikrar ve refahının teminat altına alınması istikametinde tarihî bir merhaleyi teşkil eden çalışmaların müteakip aşamalarına ilişkin istişarelerde bulunulmuştur.</i></p>

<p><i>15 Temmuz hain darbe girişimine karşı gösterilen millî direnişin onuncu yıl dönümünde, FETÖ ile mücadelede gelinen son durum değerlendirilmiş; ihanet şebekesinin tamamen bertaraf edilmesine matuf tedbirlerin hassasiyetle sürdürüleceği kaydedilmiştir.</i></p>

<p><i>Ülkemizin ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin ittifakın geleceği açısından kritik bir eşik olduğu belirtilmiş; Türkiye’nin geliştirdiği ileri imkân ve kabiliyetleri müttefikleriyle paylaşma hususundaki yapıcı tutumu teyit edilmiştir.</i></p>

<p><i>İran ve ABD arasında tekrar yaşanan çatışmaların bölge ülkelerine ve küresel ticaret güzergâhlarına sıçramasının oluşturduğu risk ve tehditlere işaret edilmiş; tüm taraflara, güç kullanmaktan kaçınma ve kalıcı barışın tesisine matuf müzakerelere geri dönme çağrısında bulunulmuştur.</i></p>

<p><i>Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki stratejik sıkışmanın, Karadeniz ve Hazar Denizi başta olmak üzere mücavir bölgelerin de çatışma sahası hâline getirilmesiyle aşılamayacağı vurgulanmış; savaşan taraflar, bölgede artan gerilimi düşürmeye ve barışın tesisi için somut adımlar atmaya davet edilmiştir.</i></p>

<p><i>Komşularımız Suriye ve Irak ile geliştirilen çok boyutlu iş birliğinin, bölgemizin güvenliği, huzuru ve refahı bakımından büyük önem arz ettiğinin altı çizilmiş; Türkiye’nin, bölgesel dayanışmayı pekiştirmeye yönelik süreçlere azami katkı sunmayı sürdüreceği ifade edilmiştir.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Gazze Barış Planı çerçevesinde son günlerde kaydedilen ilerlemelere rağmen ateşkes ihlallerine devam eden İsrail Yönetimi’nin, Filistin topraklarındaki yerleşimci terörünü tırmandırması ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal mekanlara yönelik kışkırtıcı saldırılarını sürdürmesi karşısında, uluslararası toplumun açık ve tavizsiz bir duruş sergilemesi gerektiği vurgulanmıştır."</i></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mgk-bildirisi-aciklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 20:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/mgkteror.webp" type="image/jpeg" length="35926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gabar'da günlük petrol üretimi 83 bin varili aştı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gabarda-tarihi-rekor-gunluk-petrol-uretimi-83-bin-varili-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gabarda-tarihi-rekor-gunluk-petrol-uretimi-83-bin-varili-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Gabar'da petrol üretiminin günlük 83 bin 300 varile ulaşarak rekor kırdığını açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, bir dönem adı terörle anılan Gabar, bölgenin terörden arındırılmasının ardından rotasını üretime çevirdi.</p>

<p>Bölgede tesis edilen güven ve huzur ortamı, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) bölgede rahatça sismik araştırmalar ve sondaj çalışmaları yapmasının önünü açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu çalışmaların bir sonucu olarak 2021'de Şırnak'ın Gabar bölgesinde, Cumhuriyet tarihinin en büyük petrol keşfi gerçekleştirildi. Üretime alınan kuyuya, şehit Astsubay Üstçavuş Esma Çevik'in adı verildi.</p>

<p>Türkiye Petrolleri, Cudi-Gabar bölgesinde 2021'de Şehit Esma Çevik ile başladığı üretimi, 2022'de Şehit Teğmen Akdeniz, 2023'te Şehit Aybüke Yalçın, 2024'te Mehmet İrfan Güler, Bulmuşlar ve Bülent Sadioğlu ile 2025'te Ağaçyurdu sahalarıyla büyüttü.</p>

<p>Üretimin her geçen gün arttığı Gabar'daki sahalar aracılığıyla 2021'den bugüne kadar toplam 50 milyon varilin üzerinde ham petrol üretildi.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Bayraktar, Gabar'da eskiden kan, gözyaşı ve umutsuzluk olduğunu belirtti.</p>

<p>Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte Gabar'ın, üretimin, istihdamın ve umudun adresi olduğunu vurgulayan Bayraktar, "Terörsüz Türkiye'nin ülkemize neler katabileceğinin küçük bir kesitini Gabar'da gözler önüne serdik. Bunu tüm Türkiye'ye ve tüm bölgeye yaydığımızda, inşallah Türkiye'nin ve bütün bölgenin geleceği, insanlarımızın, milletimizin geleceği çok daha aydınlık olacak." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yeni sondajlarla ve keşiflerle üretimi artırmaya devam ettiklerinin altını çizen Bayraktar, "Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasa teklifinin TBMM'de görüşüldüğü bugünlerde, bölgeden güzel haberler de gelmeye devam ediyor. Gabar'da gerçekleştirilen petrol üretimimiz günlük 83 bin 300 varile ulaşarak rekor kırdı. Durmaksızın çalışarak üretimi artıracağız ve vatandaşlarımızın geleceğine umut olmayı sürdüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gabarda-tarihi-rekor-gunluk-petrol-uretimi-83-bin-varili-asti</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 20:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/gabarpetrol.webp" type="image/jpeg" length="31393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilginin Doğu’dan Batı’ya yolculuğu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bilginin-dogudan-batiya-yolculugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bilginin-dogudan-batiya-yolculugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Çağ Batı Avrupa’sı, Roma İmparatorluğu’nun çöküşünü izleyen yüzyıllarda Antik Çağ’ın entelektüel ve felsefî mirasıyla olan bağlarını büyük ölçüde yitirmiştir. Bilginin muhafazası ve aktarımı manastır kütüphanelerinin dar koridorlarına çekilmiş; özgür araştırma arzusu, kilisenin şekillendirdiği skolastik kalıplar içerisinde durağanlaşmıştır. Aynı tarihî kesitte İslâm coğrafyası ise Bağdat’tan Kurtuba’ya kadar uzanan geniş bir hat üzerinde tarihinin en parlak dönemlerinden birindeydi..]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>8. ve 13. yüzyıllar arasında gerçekleşen bu atılım, sadece eski metinlerin korunmasıyla sınırlı kalmamış; Antik Yunan, Hint, Pers ve Süryani birikimlerinin eleştirel bir süzgeçten geçirilerek yeniden üretilmesini sağlamıştır. 12. ve 13. yüzyıllarda Akdeniz havzasında ivme kazanan İkinci Çeviri Hareketi ise, İslâm dünyasında olgunlaşan bu devasa külliyatı Latinceye taşıyarak Avrupa fikir dünyasını kökten sarsmış ve Rönesansa giden yolu döşemiştir.</p>

<h2><strong>Hikmet Evi (Beytü’l-Hikme) ve Bağdat’taki Büyük Çeviri Seferberliği</strong></h2>

<p>Abbasiler döneminde, özellikle Halife el-Mansur ve Harun el-Reşid’in kütüphane kurma girişimleriyle temelleri atılan fikrî altyapı, Halife el-Me’mun döneminde (813–833) bir akademiye dönüşen Beytü’l-Hikme (Hikmet Evi) ile zirveye ulaşmıştır. Bağdat, sadece siyasî bir başkent değil, farklı din, etnisite ve kültürlerden bilim insanlarının aynı çatı altında buluştuğu dünya çapında bir akademi haline gelmiştir.</p>

<p>Bu devasa çeviri ve araştırma sürecinin arkasında yatan entelektüel motivasyona dair anlatılan meşhur bir tarihî anekdot, dönemin akla verdiği değeri simgelemektedir. Tarihçi İbnü’n-Nedîm’in aktardığına göre Halife el-Me’mun rüyasında Aristoteles’i görür. Halife, antik filozofa "İyi nedir?" diye sorduğunda, Aristoteles "Aklın iyi gördüğüdür" yanıtını verir. Vahiy ile akıl arasında “özsel bir çelişki” bulunmadığına dair bu fikrî meşruiyet üzerine el-Me’mun, Bizans İmparatoru Theophilus’a elçiler göndererek Bizans kütüphanelerinde muhafaza edilen antik yazmaların Bağdat’a getirilmesini talep etmiştir.</p>

<p>Beytü’l-Hikme’nin yöneticiliğine getirilen Nasturi Hristiyan hekim Hunayn ibn İshak, Grekçe tıp, mantık ve felsefe metinlerini Arapça ve Süryaniceye kazandırma hususunda öncü bir rol oynamıştır. Hunayn İbn İshak, sadece kelime kelime çeviri yapmak yerine, aynı eserin farklı Grekçe nüshalarını toplayarak karşılaştırmalı metin tenkidi (farklı el yazmalarını karşılaştırarak en doğru metni inşa etme) yöntemini geliştirmiştir. Halife el-Me’mun’un, çevrilen her bir kitabın ağırlığınca altın ödeme yapmasıyla ünlü bu dönemde Hunayn; Galen, Hipokrat, Aristoteles ve Öklid’in temel eserlerini Arapçaya kazandırarak Arapçanın uluslararası bir bilim ve felsefe dili haline gelmesini sağlamıştır.</p>

<h2><strong>İslâm Coğrafyasında Bilginin Yeniden İnşası </strong></h2>

<p>Doğu dünyasında yürütülen çalışmalar pasif bir aktarım süreci olmamış; Doğu mütefekkirleri metinleri şerh etmiş, hatalarını düzeltmiş ve tecrübî gözlemlerle genişletmiştir. Aristotelesçi Peripatetik felsefe ile İslâm hikemiyatı arasında kurulan köprüler, epistemolojik bir dönüşüm başlatmıştır.</p>

<p>Bu zorlu fikrî çabayı resmeden en çarpıcı tarihî anekdotlardan biri İbn Sina’nın (Avicenna) otobiyografisinde yer almaktadır. İbn Sina, gençlik yıllarında Aristoteles’in Metafizik eserini kırk kez okuduğunu, metni tamamen ezberlediği halde yazarın temel amacını ve iç yapısını bir türlü kavrayamadığını ifade eder. Ümitsizlik içinde pazarda dolaşırken bir sahafın kendisine üç dirheme zorla sattığı el-Farabi’nin el-İbane 'an Garazi Ma Ba'd et-Tabi'a (Metafiziğin Amaçları) adlı risalesini okuduğunda, Aristoteles’in gayesini anlar ve büyük bir sevinçle yoksullara sadaka dağıtır. Farabi’nin bu kılavuzluğu olmasaydı, İbn Sina felsefesi ve onun varlık-öz (varoluş ile mahiyet) ayrımına dayanan soyut metafizik altyapısı şekillenemeyecekti.</p>

<p>Tıp alanında ise ampirik (deneye dayalı) yöntem doğrudan kurumsallaşmıştır. Klinik gözlemin öncüsü sayılan Ebû Bekir er-Râzî (Rhazes), Bağdat’ta inşa edilecek el-Adudî Hastanesi’nin yerini belirlerken doğrudan “bilimsel bir deney” tasarlamıştır. Şehrin farklı bölgelerine taze et parçaları astıran Râzî, etin en geç bozulduğu ve havadaki organik çürümenin en yavaş gerçekleştiği noktayı tespit ederek hastanenin buraya kurulmasını sağlamıştır. Bu yaklaşım, tıbbı mitolojik varsayımlardan arındırarak çevre hijyeni ve klinik ampirizm zeminine oturtmuştur.</p>

<h2><strong>Akdeniz Bilgi Köprüleri: Toledo ve Sicilya’da Çeviri Hareketi</strong></h2>

<p>12.yüzyıla gelindiğinde tefekkür durağanlığını aşmak isteyen Batı Avrupa, aradığı bilimsel canlılığı Akdeniz’deki İslâm coğrafyasında bulmuştur. İspanya’da Reconquista süreciyle Hristiyan yönetimine geçen Toledo (Tuleytula) şehri ve Sicilya Krallığı, Doğu birikiminin Batı’ya sızdığı ana kanallar haline gelmiştir.</p>

<p>Toledo Başpiskoposu Raymond’un hamiliğinde teşekkül eden çeviri çevreleri; Müslüman, Yahudi ve Hristiyan mütercimleri aynı masa etrafında buluşturan kolektif çalışma ortamları oluşturmuştur. Bu merkezlerde uygulanan tercüme yöntemi dönemin lisan yönündeki sınırlarını aşmak adına oldukça özgündür. Çoğu zaman Yahudi veya Müslüman bir mütercim (örneğin Avendauth / İbn Davud), Arapça metni okuyup yerel Romance diline (İspanyolca/Kastilya diyalekti) sözlü olarak çevirmekte; Hristiyan bir kâtip (örneğin Dominicus Gundissalinus) ise bu sözlü aktarımı anında Latinceye tercüme ederek kaleme almaktaydı.</p>

<p>İtalya’dan Toledo’ya yalnızca Batlamyus’un Almagest adlı astronomi eserini bulmak amacıyla gelen Gérard de Cremona, şehirdeki Arapça kütüphanelerin zenginliği karşısında büyülenerek ömrünü çeviriye adamıştır. Gérard de Cremona, Galippus adlı Müsta'reb (Arapça konuşan Hristiyan) çalışma arkadaşıyla birlikte İbn Sina’nın el-Kanun fi’t-Tıbb’ı, Râzî’nin el-Hâvî’si ve Hârizmî’nin cebir metinleri dâhil 80’den fazla dev eseri Arapçadan Latinceye kazandırmıştır.</p>

<p>Bu çeviri faaliyetlerinin merkezinde yer alan kilit aktörler, farklı uzmanlık disiplinlerinde geliştirdikleri çalışma metotlarıyla öne çıkmıştır. Doğudaki öncül çeviri sürecinin başında gelen Hunayn ibn İshak, Bağdat'taki Beytü'l-Hikme bünyesinde Grekçe el yazmalarını karşılaştırarak uyguladığı metin tenkidi yöntemiyle tıp, mantık ve doğa felsefesi alanlarında Galen, Hipokrat, Aristoteles ve Öklid külliyatını Arapçaya kazandırmıştır. Toledo merkezli yürütülen İkinci Çeviri Hareketi'nde ise Gérard de Cremona, yardımcısı Galippus ile birlikte Arapça metnin yüksek sesle okunması ve Latinceye aktarılması tekniğini kullanarak astronomi, tıp ve matematik alanlarında Batlamyus'un Almagest’ini, İbn Sina’nın el-Kanun fi’t-Tıbb’ını ve Hârizmî’nin cebir eserlerini Latinceye çevirmiştir.</p>

<p>Yine Toledo'da faaliyet gösteren Avendauth ve Dominicus Gundissalinus ikilisi, Arapçadan mahallî Romance diyalektine ve ardından Latinceye uzanan iki kademeli aktarım yöntemiyle metafizik, psikoloji ve mantık alanlarında İbn Sina’nın eş-Şifâ (De Anima) ve Gazali’nin Makâsıd adlı eserlerini Latince literatüre kazandırmışlardır. Toledo ve Sicilya ekseninde çalışmalarını sürdüren Michael Scotus ise İbn Rüşd’ün Aristoteles şerhlerini ve Aristoteles’in De Caelo eserini doğrudan Latinceye tercüme ederek fizik, kozmoloji ve tabiat felsefesi alanlarında Batı'daki üniversite müfredatını derinlemesine etkilemiştir.</p>

<h2><strong>Skolastik Düşüncenin Kırılması</strong></h2>

<p>Arapça metinlerin Latinceye çevrilmesi, Avrupa eğitim kurumlarında felsefî bir dönüşüm başlattı. Aristoteles mantığı ve tabiat felsefesi, Batı’ya doğrudan değil, İbn Rüşd’ün (Averroës) rasyonel şerhleri üzerinden ulaştı. İbn Rüşd’ün "akıl ile inancın hakikatte çelişmeyeceği" ve tabiatın kendi iç yasalarıyla incelenmesi gerektiği yönündeki tezleri, Paris ve Oxford gibi yeni kurulan üniversitelerde radikal tartışmalara sebep oldu.</p>

<p>Paris Üniversitesi Sanat Fakültesi’nde Brabant’lı Siger’in öncülük ettiği "Latin İbn Rüşdçülüğü" (Latin Averroism) akımı, felsefenin ilahiyattan bağımsız bir disiplin olarak yürütülmesini savundu. Bu rasyonel damar Katolik Kilisesi’nin tepkisini çekti. Paris Piskoposu Étienne Tempier, 1270 ve 1277 yıllarında yayımladığı fermanlarla İbn Rüşdçü tezlerin radikal unsurlarını (evrenin ezelliği, tek akıl kuramı vb.) sert bir şekilde lanetledi ve yasakladı.</p>

<p>Ancak bu yasaklar bilginin yayılmasını durduramadı. Albertus Magnus ve onun öğrencisi Thomas Aquinas, İbn Rüşd’ün aktardığı Aristotelesçi mantık örgüsünü Hristiyan ilahiyatı ile bütünleştirmeye çalıştılar. Bu çaba, dogmatik kilise öğretisinin mutlak egemenliğini zayıflatarak bilginin ampirik gözlem ve mantıkî sorgulama süzgecinden geçirilmesi gerektiği fikrine zemin hazırladı.</p>

<h2><strong>Tıp, Matematik ve Doğa Bilimlerinde İnkılâp</strong></h2>

<p>Çeviri Hareketi’nin en somut sonuçları tıp ve matematik alanında metodolojik uygulamalara dönüşmüştür:</p>

<p><strong>Tıpta Sistemleşme ve Ampirizm:</strong> İbn Sina’nın tıp külliyatı el-Kanun fi’t-Tıbb (Liber Canonis) Latinceye çevrildikten sonra Montpellier, Bologna ve Padua üniversitelerinde 17. yüzyılın sonlarına kadar temel ders kitabı olarak okutuldu. Râzî’nin klinik gözlemlere dayanan eserleri ise tıbbı büyü ve mistik varsayımlardan arındırarak tecrübî bir nazar disiplini haline getirdi.</p>

<p><strong>Sıfır:</strong> Hârizmî’nin eserlerinin Latinceye çevrilmesi, Sıfır (0) kavramının ve Hint-Arap rakam sisteminin Avrupa’ya girmesini sağladı. İtalyan matematikçi Fibonacci’nin (Leonardo da Pisa) 1202 tarihli Liber Abaci eseri aracılığıyla bu sistemi tüccarlara ve akademisyenlere tanıtması, ticarî hesaplamalarla birlikte soyut matematik düşüncenin önünü açtı.</p>

<p>Doğu'dan yapılan bu metin transferi, Avrupa'daki bilimsel disiplinlerin temel parametrelerini kökten bir dönüşüme uğratmıştır. Tıp ve anatomi alanında, teolojik metinlere ve mistik yorumlara dayalı ananevî teşhis yöntemleri terk edilmiş; İbn Sina ve Râzî odaklı klinik gözlem, vaka analizi ve ampirik tıp anlayışına geçilmiştir. Matematik ve hesaplama disiplinlerinde, Roma rakamları ile sınırlı, hantal ve soyutlamaya kapalı sayısal yapı yerini Sıfır (0) rakamına, basamaklı Hint-Arap sistemine ve Hârizmî'nin geliştirdiği cebir yöntemlerine bırakmıştır. Tabiat felsefesi kulvarında, kilise dogmalarına tabi statik algısı kırılarak, Aristoteles ve İbn Rüşd çizgisinde aklı ve tabiatın kendi iç sebepliliği esas alan rasyoya dayalı bir bakış açısı egemen kılınmıştır. Son olarak epistemoloji alanında, gelenekçi otoriteye (auctoritas) dayalı koşulsuz kabulleniş modelinin yerini; mantıkî kanıtlama (burhan), ampirik veri toplama ve tenkidî sorgulama usulü almıştır.</p>

<h2><strong>Sonuç: Bilginin Sürekliliği ve Rönesans</strong></h2>

<p>Doğu’dan yapılan bu devasa metin transferi, Batı dünyasında fikrî bir özgüven patlamasına yol açmıştır. Antik metinlerin Arapça yorumları ve İslâm dünyasında üretilen orijinal ilmî katkılar üzerinden yeniden keşfedilmesi, doğrudan doğruya Rönesans hümanizmasını ve Aydınlanma Çağı’nı hazırlayan bilginin yayılma sürecini başlatmıştır.</p>

<p>Doğu coğrafyasındaki medreseler ve kütüphaneler zamanla siyasî çalkantılar, işgaller ve içe kapanma sebebiyle üretim güçlerini yitirirken; bu birikimi devralan Batı dünyası, kurduğu üniversiteler, matbaanın icadı ve ampirik metot ile kendi yolunu çizdi. Dolayısıyla Rönesans, Batı’nın sıfırdan ortaya çıkarttığı yalıtılmış bir mucize değil; Doğu coğrafyasında korunan, eleştirilen ve geliştirilen Antik Çağ mirasının Avrupa toprağında yeniden filizlenmesiyle elde edilen cihanşümul bir sonuçtur.</p>

<p><strong>Kaynakça:</strong></p>

<p><strong>Bertolacci, Amos.</strong> Avicenna’s Metaphysics in the Latin West: The First Phase of Translations, Leuven: Leuven University Press, 2002.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>D'Alverny, Marie-Thérèse.</strong> "Translations and Translators." Renaissance and Renewal in the Twelfth Century, haz. Robert L. Benson ve Giles Constable, 421-462. Cambridge: Harvard University Press, 1982.</p>

<p><strong>Ebû Bekir er-Râzî.</strong> el-Hâvî fi't-Tıbb ve Bağdat Hastanesi Kurulum Çalışmaları (Klinik gözlem ve et deneyi anlatıları).</p>

<p><strong>Gutas, Dimitri.</strong> Greek Thought, Arabic Culture: The Graeco-Arabic Translation Movement in Baghdad and Early 'Abbāsid Society. London &amp; New York: Routledge, 1998.</p>

<p><strong>Haskins, Charles Homer.</strong> The Renaissance of the Twelfth Century. Cambridge: Harvard University Press, 1927.</p>

<p><strong>Hasse, Dag Nikolaus &amp; Büttner, Andreas.</strong> Notes on Anonymous Twelfth-Century Translations of Philosophical Texts from Arabic into Latin on the Iberian Peninsula, Würzburg, 2018.</p>

<p><strong>İbn Sina.</strong> Kitâbü’ş-Şifâ ve Otobiyografi (Farabi’nin Metafizik şerhine dair anlatı ve varlık felsefesi).</p>

<p><strong>İbnü’n-Nedîm.</strong> el-Fihrist (Halife el-Me’mun’un rüyası ve Beytü'l-Hikme çeviri hareketi anlatısı).</p>

<p><strong>Lindberg, David C.</strong> The Beginnings of Western Science: The European Scientific Tradition in Philosophical, Religious, and Institutional Context, Prehistory to A.D. 1450. Chicago: University of Chicago Press, 2007.</p>

<p><strong>Montgomery, Scott L.</strong> Science in Translation: Movements of Knowledge Through Cultures and Time. Chicago: University of Chicago Press, 2000.</p>

<p><strong>Saliba, George.</strong> Islamic Science and the Making of the European Renaissance. Cambridge, MA: MIT Press, 2007.</p>

<p><strong>Stanford Encyclopedia of Philosophy.</strong> "Ibn Sina's Metaphysics" &amp; "Aristotelianism in Islamic Philosophy".</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bilginin-dogudan-batiya-yolculugu</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/bilginin.png" type="image/jpeg" length="58780"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="47395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="61306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="23734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="44893"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="97865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="30296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="30570"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="28065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="91670"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="24476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="46459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="41303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="83903"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="79011"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="91200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="98170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="66141"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="33055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="58770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="10097"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
