<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Apr 2026 23:26:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM: Hürmüz'de trafik yüzde 95 azaldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bm-hurmuzde-trafik-yuzde-95-azaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bm-hurmuzde-trafik-yuzde-95-azaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından Hürmüz Boğazı’nda gemi geçişlerinin dramatik biçimde düştüğünü açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler, Orta Doğu’daki savaşın küresel ticaret üzerindeki etkilerine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın toplantısında yaptığı açıklamada, UNCTAD verilerine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dujarric, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan gelişmelerin ardından Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi trafiğinin yüzde 95,3 oranında azaldığını bildirdi. Küresel enerji ve ticaret açısından kritik öneme sahip boğazdaki bu düşüşün, tedarik zincirlerinde ciddi aksamalara yol açtığı ifade edildi.</p>

<p>BM verilerine göre, deniz trafiğindeki kısıtlamalar küresel fiyatlara da yansıdı. Temel gıda ürünlerinde yüzde 6’lık artış görülürken, özellikle Avrupa için ham petrol fiyatlarının yüzde 53 yükseldiği kaydedildi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bm-hurmuzde-trafik-yuzde-95-azaldi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/bmhurmuz.webp" type="image/jpeg" length="29753"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere’den İran'ın Londra Büyükelçisine çağrı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ingiltereden-iranin-londra-buyukelcisine-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ingiltereden-iranin-londra-buyukelcisine-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Dışişleri Bakanlığı, İran’ın Londra Büyükelçisi Seyed Ali Mousavi’yi, Büyükelçiliğin sosyal medya paylaşımlarındaki “kışkırtıcı ifadeler” sebebiyle Bakanlığa çağırdı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere, İran ile diplomatik gerilimi artırabilecek bir adım attı. İran’ın Londra Büyükelçisi Seyed Ali Mousavi, Büyükelçiliğin sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar nedeniyle İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan sorumlu Devlet Bakanı Hamish Falconer’ın, söz konusu paylaşımları “kabul edilemez ve kışkırtıcı” olarak nitelendirdiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, İran Büyükelçiliğinin, İngiltere’de ya da uluslararası düzeyde şiddeti teşvik ettiği şeklinde yorumlanabilecek her türlü iletişimi derhal durdurması gerektiğinin Mousavi’ye açıkça iletildiği ifade edildi.</p>

<p>İngiliz hükümeti ayrıca, İran yönetimini bölgedeki faaliyetleri ve iç politikadaki uygulamaları sebebiyle eleştirerek, ulusal güvenliğin korunmasının öncelikli olduğunu vurguladı. Açıklamada, İngiltere’nin kendi topraklarında güvenliği sağlamak için gerekli tüm adımları atmaya devam edeceği kaydedildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ingiltereden-iranin-londra-buyukelcisine-cagri</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 22:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/ingiltereiran.webp" type="image/jpeg" length="98328"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu 'hırsızlık' davasının 28. duruşması sona erdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/imamoglu-hirsizlik-davasinin-28-durusmasi-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/imamoglu-hirsizlik-davasinin-28-durusmasi-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü'ne ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki-sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 28. duruşması sona erdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, örgüt yöneticisi tutuklu sanık Adem Soytekin savunmasını tamamladı.</p>

<p>Sanık Soytekin, çapraz sorgusunda Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın, 'Önceki ifadenizde yaptığınız birçok ortak projeyi saymışsınız. 'Bahsetmiş olduğum işlerin tamamının ücreti, müteahhitlerden alınan rüşvetler ile tarafıma ödenmiştir. Ben bu işleri tamamen reel olarak yaptım.' Bu beyanınız doğru mu?' sorusuna, 'Bu rüşvet midir irtikap mıdır ya da başka bir şey midir, tanımını tam olarak bilmem ama müteahhitlerin de söylediklerine bakarsanız bu rüşvet. Çünkü zaten bu, müteahhitlerin konuşmalarıyla ve basına yansıyan bilgilerle çıkıyor. Ben ilk etapta, ifade öncesinde böyle bilmiyordum fakat bunların hepsi rüşvetmiş.' yanıtını verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkeme Başkanı Aylan'ın, KİPTAŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Ali Kurt'a 1,5 milyon doları ne için gönderdiğini sorması üzerine Soytekin 'Rüşvet başkanım rüşvet. Ali Kurt şahsına çalışır.' dedi.</p>

<p>Cumhuriyet savcısının 'Bu operasyon sürecine ilişkin gizli toplantı iddiası var. Siz, 'Mehmet Pehlivan tarafından sistemdeki tüm aktörler uyarıldığı için para bulunamamıştır. Operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu bana, 'Tedbirini aldın mı? Operasyon yapılacak sen de listedesin.' dedi.' şeklinde beyanınız var, doğru mu?' sorusuna sanık Soytekin, 'Doğru. Ekrem Bey 'Hazırlıklı ol.' dedi. Keşke dinleseydim, şirketlerime el konuldu. Mehmet Pehlivan da oradaydı. Bunların hepsi konuşulan şeyler.' cevabını verdi.</p>

<p>Soytekin, duruşma savcısının 'Beyanlarınızda 'Para kuleleriyle gündeme gelen CHP binasının satın alınması olayını açık bir şekilde anlatmak istiyorum. Bu paraların CHP'li belediyelerden bir şekilde toplandığını, toplanan paraların Fatih Keleş ile Tuncay Yılmaz tarafından bu binanın satın alınması için götürüldüğünü, herhangi bir bağış olmadığını biliyorum. Bu olay kamuoyuna yansıdıktan sonra Beylikdüzü'nde Turan Taşkın Özer'in ofisinde ben ve İlhan Akbayır isimli müteahhit arkadaşımla buluştuk. Turan Taşkın bu toplantıda bizden yapmadığımız bağışın makbuzunu istedi. Turan Taşkın Özer'in, bunun Ekrem İmamoğlu'nun talimatı olduğunu söylemesi üzerine biz de bunu kabul ettik ve verdik.' ifadeniz doğru mu?' sorusuna 'Aynen doğrudur.' yanıtını verdi.</p>

<p>Savcının, operasyon öncesi gizli toplantı yapıldığı ve bir kısım sanıkların yurt dışına kaçırılmak istendiği iddiasını sorması üzerine sanık Soytekin, 'Toplantıda 'Gitmek istersen seni de gönderebiliriz.' gibi konuşuldu. Ben direkt 'Benim her şeyim burada çıkmam.' dedim.' şeklinde ifade kullandığını söyledi.</p>

<p>Cumhuriyet savcısının 'Bu operasyon sürecine ilişkin yapılan gizli toplantılar iddiası var. Siz de beyanlarınızda söz konusu operasyonun çok öncesinden duyurulduğunu ve Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere avukat Mehmet Pehlivan tarafından sistemdeki tüm aktörlerin uyarıldığını ve bu yüzden operasyon esnasında para bulunamadığını, Fatih Keleş'in sistemin paralarını güvenli evlerde sakladığını bildiğinizi söylemişsiniz. Ayrıca, Ekrem İmamoğlu'nun konutunda yaptığınız görüşmede Ekrem İmamoğlu'nun size 'Tedbirini aldın mı? Operasyon yapılacak. Sen de listedesin. Eğer emanet etmen gereken para veya değerli varlığın varsa bunları Turan Taşkın Özer'e emanet ver.' dediğini söylemişsiniz. Bu beyanlarınız doğru mu?' sorusuna sanık Soytekin 'Aynen doğrudur.' cevabını verdi.</p>

<p>Duruşmada sanık Soytekin'e soru sormak için söz alan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, 'Sayın Adem Soytekin size de kolay gelsin ne diyeyim. 2008 yılından beri benim firmamla ticaret yaptınız, bu ticaret siyasi dönemimde de sürdü. Ben bu işin ciğerini, damarını bilirim. İmamoğlu İnşaat ile yaptığınız ticarette karşılığını alamadığınız 1 kuruş oldu mu?' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sanık Soytekin, herhangi bir alacağının olmadığını söyledi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/imamoglu-hirsizlik-davasinin-28-durusmasi-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 21:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/imamogluq.webp" type="image/jpeg" length="62409"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rus cephesinde '2 Bin 300 Kuzey Koreli asker öldü' iddiası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rus-cephesinde-2-bin-300-kuzey-koreli-asker-oldu-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rus-cephesinde-2-bin-300-kuzey-koreli-asker-oldu-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna'ya karşı savaşmak için Kuzey Kore'den Rusya'ya gönderilen yaklaşık 2 bin 300 askerin cephede öldüğü iddia edildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kyodo ajansının haberine göre Kuzey Kore'de hafta sonu açılışı yapılan 'Yurt Dışı Askeri Harekatlarda Gösterilen Kahramanlıkları Anma Müzesi' uluslararası kamuoyunun ilgisini çekti.</p>

<p>Müzede bulunan, savaşta ölen Kuzey Koreli askerler için hazırlanan mezar taşlarının üzerlerindeki isimler ve tarihler analiz edildi.</p>

<p>Analizler sonucunda, 'Ukrayna'ya karşı savaşmak için Rusya'ya gönderilen yaklaşık 2 bin 300 Kuzey Koreli askerin bu savaşta öldüğü' değerlendirildi.</p>

<p>Kuzey Kore medyasının aktardığı görüntülere göre, üç katlı müze binasında, savaşlarda ölen askerlere ait eşyalar ile savaş bölgelerinde ele geçirilen askeri teçhizat sergileniyor.</p>

<h2><strong>Putin'in mesajı 'fedakarlık'</strong></h2>

<p>Müzenin açılışı 26 Nisan'da yapılmıştı.</p>

<p>Açılışa Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile Rusya Parlamentosunun alt kanadı Duma Başkanı Vyaçeslav Volodin ve Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov katılmıştı.</p>

<p>Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberine göre, 26 Nisan'da açılışı yapılan müzenin dışında 'ölen Kuzey Koreli askerler' için anma konseri düzenlenmişti.</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, müzenin açılışı dolayısıyla gönderdiği mektupta, açılışı memnuniyetle karşıladığını ifade ederek, Rus halkının hayatını kaybeden Kuzey Koreli askerlerin fedakarlıklarını unutmayacağını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Moskova-Pyongyang ilişkileri</strong></h2>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı, Moskova ile Pyongyang arasında Haziran 2024'te imzalanan kapsamlı stratejik ortaklık anlaşmasının Aralık 2024'te yürürlüğe girdiğini duyurmuştu.</p>

<p>Bu anlaşmanın, taraflardan birine saldırı halinde karşılıklı askeri yardımlaşmayı öngördüğü, Kuzeydoğu Asya ve Asya-Pasifik bölgelerinde bölünmez güvenlik sistemi ile çok kutuplu dünya düzeninin inşasına katkıda bulunacağı belirtilmişti.</p>

<p>Güney Kore Ulusal İstihbarat Servisi (NIS), Rusya-Ukrayna Savaşı'na gönderilen Kuzey Kore askerlerinden yaklaşık 2 bininin çatışmalarda öldüğünün tahmin edildiğini ileri sürmüştü.</p>

<p>Pyongyang yönetiminin bugüne kadar, Ukrayna'daki savaşa gönderilen asker sayısını veya verdiği kayıpları kamuoyuna açıklamadığı biliniyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rus-cephesinde-2-bin-300-kuzey-koreli-asker-oldu-iddiasi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 20:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/rusyakuzeykore-1.webp" type="image/jpeg" length="38953"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran masaya revize teklifle dönüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-masaya-revize-teklifle-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-masaya-revize-teklifle-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD yönetiminin beklentileri doğrultusunda İran, Hürmüz Boğazı'nın tekrar ulaşıma açılması ve mevcut savaş halinin sonlanması amacıyla yeni bir taslak hazırlıyor. Trump'ın, önceki teklifi nükleer programla ilgili maddelerden yoksun olması sebebiyle yetersiz bulmasının ardından Tahran yönetimi şartlarını güncelleme kararı aldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pakistan’ın arabuluculuk faaliyetleri yürüttüğü süreçte, revize edilmiş yeni teklifin kısa süre içerisinde Washington’a ulaştırılması bekleniyor. Rusya ziyaretini tamamlayarak ülkesine dönen Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, taslağın son hali üzerinde İranlı yetkililerle istişarelerde bulunacak.</p>

<p>Diplomasi trafiğinin yavaşlamasına, Dini Lider Mücteba Hamaney’in bulunduğu konumun gizliliği sebebiyle yaşanan iletişim güçlükleri sebep oldu. Bölgedeki barış süreci, İran'ın ABD tarafından kabul edilebilir bulunan bir içerikle geri dönmesine bağlı görünüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diğer yandan Trump, sosyal medya aracılığıyla yaptığı değerlendirmede İran’ın sarsıntılı bir dönemden geçtiğini ifade etti. Trump, Tahran yönetiminin kendi iç meselelerini çözmeye odaklandığı bu süreçte, Hürmüz Boğazı'nın ivedilikle açılması yönünde talepte bulunduklarını dile getirdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-masaya-revize-teklifle-donuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/iranmuzakere.webp" type="image/jpeg" length="90942"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail'in Gazze'de bir araca düzenlediği saldırıda 4 Filistinli şehit oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israilin-gazzede-bir-araca-duzenledigi-saldirida-4-filistinli-sehit-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israilin-gazzede-bir-araca-duzenledigi-saldirida-4-filistinli-sehit-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun ateşkese rağmen Gazze Şeridi'nde insansız hava aracı (İHA) ile bir aracı hedef aldığı saldırıda 4 Filistinli daha şehit oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hastane kaynakları ve görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusuna ait İHA, Gazze'nin batısındaki Haydar Kavşağı'nda bir aracı hedef aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıda 4 kişişehit oldu, 3 kişi yaralandı.</p>

<p>İsrail ordusunun sabah Gazze'ye düzenlediği saldırılarda 9 yaşındaki bir çocuk şehit edilmiş, biri kadın 2 kişi de yaralanmıştı.</p>

<p>Gazze'de gün içinde İsrail saldırısında şehit sayısı 5'e yükseldi, 5 kişi de yaralandı.</p>

<p>Hedef alınan bölgelerin, İsrail ordusunun konuşlandığı 'Sarı Hat' olarak adlandırılan alanın dışında kaldığı aktarıldı.</p>

<p>İsrail, Gazze'de 10 Ekim 2025'te sağlanan ateşkesi neredeyse her gün düzenlediği saldırılarla ihlal etmeyi sürdürüyor.</p>

<p>Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 818 kişinin şehit edildiği, 2 bin 301 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 762 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı ifade edildi.</p>

<p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 594'e, yaralı sayısının da 172 bin 404'e yükseldiği bildirildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israilin-gazzede-bir-araca-duzenledigi-saldirida-4-filistinli-sehit-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/gazze4sehit.webp" type="image/jpeg" length="55525"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BAE OPEC’ten ayrılıyor: Kota kavgası güç hesabına dönüştü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bae-opecten-ayriliyor-kota-kavgasi-guc-hesabina-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bae-opecten-ayriliyor-kota-kavgasi-guc-hesabina-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri’nin 1 Mayıs itibarıyla OPEC ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılma kararı, küresel enerji piyasalarında petrol kotası tartışmasının ötesine geçen yeni bir Körfez kırılması olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC+ üyeliklerinden 1 Mayıs itibarıyla ayrılacağını duyurması, küresel petrol piyasalarında yeni bir kırılmaya yol açtı.</strong> BAE’nin kararı, devlet haber ajansı WAM üzerinden açıklanırken, uluslararası ajanslar ve enerji piyasası kaynakları bu adımı OPEC içinde uzun süredir devam eden üretim kotası tartışmalarının yeni aşaması olarak değerlendirdi.</p>

<p>Karar, ilk bakışta petrol üretim kotaları ve arz esnekliğiyle ilgili teknik bir adım gibi görünse de zamanlaması itibarıyla Körfez’deki daha geniş jeopolitik sıkışmadan bağımsız okunmuyor. İran savaşı ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim küresel enerji arzını baskılarken, Abu Dabi yönetimi OPEC+ disiplini içinde hareket etmek yerine kendi üretim, güvenlik ve dış politika önceliklerine göre yeni bir rota çizmeye yöneliyor.</p>

<h3><strong>OPEC içinde üçüncü büyük üreticiydi</strong></h3>

<p>BAE’nin OPEC’ten ayrılması, örgüt açısından sembolik olduğu kadar pratik sonuçlar da doğurabilecek bir gelişme olarak görülüyor. BloombergHT’nin aktardığına göre BAE, OPEC’in üçüncü büyük üreticisi konumundaydı ve 1 Mayıs 2026 itibarıyla hem OPEC hem de OPEC+ koalisyonundan ayrılacağını bildirdi.</p>

<p>Bu ağırlık, BAE’nin yalnızca günlük petrol üretiminden kaynaklanmıyor. Abu Dabi merkezli ADNOC’un kapasite artırma planları, BAE’nin Asya pazarına dönük ham petrol satışları ve ülkenin enerji gelirlerini finans, lojistik, savunma ve teknoloji yatırımlarıyla birleştiren ekonomik modeli, Abu Dabi’yi OPEC içinde sıradan bir üretici olmaktan çıkarıyordu.</p>

<h3><strong>Kota tartışması güç hesabına dönüştü</strong></h3>

<p>BAE’nin OPEC+ içindeki temel rahatsızlığı, üretim kapasitesi ile kendisine tanınan kota arasındaki makasın açılmasıydı. Abu Dabi yönetimi son yıllarda petrol üretim kapasitesini artırmak için büyük yatırımlar yaptı. Ancak OPEC+ sistemi, fiyat istikrarını korumak amacıyla üyelerin üretimini belirli kotalarla sınırlıyordu.</p>

<p>Bu nedenle karar, yalnızca “daha fazla petrol üretme” isteğiyle açıklanmıyor. BAE açısından mesele, artırdığı kapasiteyi ne ölçüde kullanabileceği, petrol gelirlerini ne zaman nakde çevireceği ve Suudi Arabistan merkezli OPEC+ disiplinine ne kadar bağlı kalacağı sorularında düğümleniyor.</p>

<p>BAE Enerji Bakanı Suhail Mohamed al-Mazrouei’nin kararın “stratejik” nitelikte olduğunu ve başka bir ülkeyle koordine edilmediğini belirtmesi, Abu Dabi’nin bu adımı kendi uzun vadeli enerji vizyonu içinde konumlandırdığını gösteriyor.</p>

<h3><strong>Suudi Arabistan’la sessiz rekabet derinleşiyor</strong></h3>

<p>BAE’nin kararı, OPEC’in fiili lideri kabul edilen Suudi Arabistan açısından da önemli bir meydan okuma anlamı taşıyor. Reuters, BAE’nin ayrılığını OPEC ve grubun fiili lideri Suudi Arabistan için “ağır darbe” olarak nitelendirirken, AP de kararın BAE ile Suudi Arabistan arasında artan gerilim ve Abu Dabi’nin daha bağımsız enerji-ekonomi çizgisiyle bağlantılı olduğunu aktardı.</p>

<p>Riyad ile Abu Dabi arasındaki rekabet uzun süredir yalnızca petrol politikasıyla sınırlı değil. İki ülke; bölgesel yatırım merkezi olma, finans ve lojistik üs kurma, Yemen sahasındaki nüfuz alanları, medya etkisi, savunma ortaklıkları ve yabancı sermaye çekme konusunda farklı yönelimler sergiliyor.</p>

<p>Bu nedenle BAE’nin OPEC’ten ayrılması, Suudi Arabistan’ın petrol piyasasındaki yönlendirici rolüne karşı açık bir kopuş olmasa bile, Körfez’de “aynı blok içinde farklı çıkarlar” döneminin daha görünür hale geldiğini gösteriyor.</p>

<h3><strong>İran savaşı ve Hürmüz baskısı kararı ağırlaştırdı</strong></h3>

<p>Kararın zamanlaması, Körfez’de güvenlik maliyetlerinin arttığı bir döneme denk geldi. İran savaşı, Hürmüz Boğazı etrafındaki gerilim ve enerji altyapılarına yönelik riskler, Körfez ülkelerinin ekonomik ve güvenlik hesaplarını yeniden şekillendiriyor. Reuters, BAE’nin hamlesinin İran savaşının enerji piyasalarında tarihi şok oluşturduğu bir dönemde geldiğini aktardı.</p>

<p>BAE’nin ekonomik modeli, petrol gelirlerinin yanında turizm, havacılık, emlak, finans, liman işletmeciliği ve yeniden ihracat gibi istikrar gerektiren alanlara dayanıyor. Bu yapı, BAE’ye petrol dışı gelir çeşitliliği kazandırsa da bölgesel savaş, hava sahası riski, enerji arz şoku ve yatırımcı güvenindeki dalgalanmalar karşısında ülkeyi kırılgan hale getiriyor.</p>

<p>Bu tablo içinde Abu Dabi’nin OPEC’ten ayrılması, enerji sahasında daha fazla manevra alanı açma girişimi olarak okunabilir. BAE, kriz döneminde hem petrol üretim kapasitesini daha esnek kullanmak hem de Suudi liderliğindeki kolektif disiplin yerine kendi güvenlik ve gelir önceliklerine göre hareket etmek istiyor.</p>

<h3><strong>Yeni güvenlik arayışı ve İsrail normalleşmesi</strong></h3>

<p>BAE’nin OPEC kararının doğrudan İsrail’le bağlantılı olduğuna dair açık bir veri bulunmuyor. Ancak karar, BAE’nin son yıllarda izlediği dış politika çizgisinden ayrı da değerlendirilmiyor.</p>

<p>Abu Dabi yönetimi, İsrail’le normalleşme sürecinin ardından ABD merkezli güvenlik mimarisiyle daha görünür biçimde bütünleşirken, İran tehdidi karşısında farklı bölgesel kanalları açık tutmaya çalıştı. Bu çizgi, BAE’ye yeni diplomatik, teknolojik ve güvenlik bağlantıları sağlarken, ülkenin Suudi Arabistan merkezli Körfez düzeninden daha bağımsız hareket etme eğilimini de güçlendirdi.</p>

<p>Bu nedenle OPEC’ten ayrılık, İsrail’le normalleşmenin doğrudan sonucu değil; fakat normalleşme sonrası şekillenen daha bağımsız, daha pragmatik ve çıkar merkezli Abu Dabi dış politikasının enerji alanındaki yansıması olarak görülebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>OPEC için sembolik darbe</strong></h3>

<p>BAE’nin ayrılığı, OPEC ve OPEC+ açısından en kritik dönemeçlerden birinde geldi. Örgüt, son yıllarda küresel petrol talebindeki dalgalanma, enerji dönüşümü, Rusya’nın OPEC+ içindeki rolü, İran yaptırımları, Körfez güvenliği ve ABD’nin petrol fiyatlarına yönelik baskıları arasında denge kurmaya çalışıyordu.</p>

<p>BAE gibi yüksek kapasiteli ve düşük maliyetli üretim imkanına sahip bir aktörün örgütten ayrılması, OPEC+ içinde kota disiplininin geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Eğer Abu Dabi ayrılık sonrası üretimini kademeli biçimde artırırsa, Suudi Arabistan’ın fiyat istikrarını koruma yükü daha da ağırlaşabilir.</p>

<p>Bu durum diğer üreticiler açısından da emsal oluşturabilir. OPEC’in gücü, üyelerin kendi kısa vadeli gelir hesaplarını erteleyip ortak arz politikasına uymasına dayanıyor. BAE’nin çıkışı ise bu ortak disiplinin, özellikle kriz dönemlerinde, ulusal çıkar hesapları karşısında zayıflayabileceğini gösteriyor.</p>

<h3><strong>Petrol piyasasında yeni belirsizlik</strong></h3>

<p>BAE’nin OPEC’ten ayrılması normal şartlarda arz artışı beklentisi nedeniyle petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Ancak karar, Hürmüz hattındaki risklerin ve İran savaşının enerji piyasasını baskıladığı bir döneme denk geldiği için fiyat etkisi tek yönlü olmayabilir.</p>

<p>Bir yanda BAE’nin daha fazla üretim yapma ihtimali piyasada arz artışı beklentisini güçlendirirken, diğer yanda Körfez’deki güvenlik riski petrol fiyatlarına jeopolitik prim olarak yansıyor. Bu nedenle kısa vadede petrol piyasasının asıl izleyeceği başlık, BAE’nin 1 Mayıs sonrasında ne kadar üretim artıracağı ve OPEC+’ın bu kopuşa nasıl karşılık vereceği olacak.</p>

<h3><strong>Abu Dabi kendi rotasını çiziyor</strong></h3>

<p>BAE’nin OPEC’ten ayrılma kararı, yalnızca petrol kotasına dair teknik bir ihtilaf değil; Körfez’de güvenlik, ekonomi ve güç siyasetinin iç içe geçtiği yeni dönemin işaretlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>İran saldırılarıyla güvenliği sarsılan, turizm ve finans merkezli ekonomik modeli bölgesel krizlere açık hale gelen, Suudi Arabistan’la rekabeti derinleşen ve İsrail’le normalleşme sonrası yeni dış politika kanalları edinen Abu Dabi yönetimi, bu kez enerji sahasında kendi yolunu açmaya çalışıyor.</p>

<p>Kota kavgası böylece petrol piyasasının dışına taşarak Körfez’de kimin hangi eksende, hangi güvenlik garantisiyle ve hangi ekonomik modelle hareket edeceği sorusuna dönüşüyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bae-opecten-ayriliyor-kota-kavgasi-guc-hesabina-donustu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/bae-opec.png" type="image/jpeg" length="58041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Atlantik hattında zoraki bahar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/atlantik-hattinda-zoraki-bahar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/atlantik-hattinda-zoraki-bahar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Kralı 3. Charles’ın Vaşington ziyareti, diplomatik protokoller ile derinleşen siyasi krizlerin çatışmasına sahne oluyor. ABD’nin bağımsızlık yıl dönümü kutlamaları vesilesiyle düzenlenen program, sarsılan müttefiklik bağlarını onarma çabası taşırken; İran meselesi ve ekonomik yaptırımlar üzerindeki fikir ayrılıkları süreci bir risk alanına dönüştürüyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Stratejik ayrılıklar</strong></h2>

<p>Ziyaret, Ortadoğu siyaseti ve ekonomik rekabetin yoğunlaştığı bir döneme rastlıyor. Keir Starmer liderliğindeki İngiliz hükümetinin, ABD’nin İran’a yönelik askeri hamlelerinden uzak durma tercihi, Beyaz Saray ile Downing Street arasında soğuk rüzgarların esmesine sebep oldu. Donald Trump yönetiminin İngiltere’ye yönelik gümrük tarifesi tehditleri ve sert üslubu, diplomatik zemini oldukça kaygan bir hale getirdi. Bu durum, Kral’ın ziyaretini sembolik bir tören vasfını aşarak siyasi bir denge arayışına dönüştürdü.</p>

<p>Kral Charles’ın bu adımı, İngiltere iç siyasetinde tartışmaları beraberinde getirdi. Muhalefet saflarındaki Liberal Demokratlar ve Yeşiller, bu temasın Trump yönetimi adına bir diplomatik kazanım olduğunu savunuyor. İktidardaki İşçi Partisi içinden bazı isimler de benzer bir mesafeli duruş sergiliyor. Başbakan Starmer ise eleştirilere karşı durarak, monarşinin iki devlet arasındaki kalıcı ilişkinin en güçlü hatırlatıcısı olduğunu ifade ediyor.</p>

<h2><strong>Kongre’de kritik hitabet  </strong></h2>

<p>Resmi karşılama töreni, Beyaz Saray bahçesinde 21 pare top atışı ve askeri seremoniyle başladı. Kral Charles’ın New York ve Virginia’yı da kapsayan programının en dikkat çekici durağı Vaşington’daki ABD Kongresi olacak. 1991’de Kraliçe 2. Elizabeth’in ardından bir İngiliz hükümdarının Kongre’ye yapacağı bu ikinci hitap, diplomatik açıdan büyük önem taşıyor. Kral’ın burada kullanacağı dilin, İngiltere’nin politik duruşunu korurken müttefiklik ilişkilerini gözetmesi bekleniyor. Programda ayrıca 11 Eylül Anıtı ziyareti ve çeşitli toplumsal gruplarla yapılacak görüşmeler bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Uluslararası Af Örgütü’nün eleştirileri</strong></h2>

<p>Londra merkezli Uluslararası Af Örgütü, ziyarete yönelik sert bir tutum takındı. Örgütün İngiltere Direktörü Kerry Moscogiuri, bu durumu bir "ulusal aşağılanma" şeklinde tanımladı. Moscogiuri, ABD’nin uluslararası hukuk ve insan hakları konusundaki yaklaşımlarına karşı İngiliz hükümetinin sükut ettiğini ve bu ziyaretin mevcut sorunların üzerini örttüğünü belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu ziyareti "yüksek riskli bir denge süreci" olarak niteliyor. İngiliz monarşisinin geleneksel gücüyle yürütülen bu sürecin, zedelenen ilişkileri onarma kabiliyeti veya mevcut uçurumları daha da derinleştirme ihtimali, ziyaretin sonunda netleşecek. Mevcut meçhuliyetler, “yumuşak güç” stratejisinin sert siyasi gerçekler karşısında zorlu bir sınav vermesine sebep</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/atlantik-hattinda-zoraki-bahar</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/trumpcharles.png" type="image/jpeg" length="49130"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürmüz krizi petrolü yeniden yükseltti: Avrupa ve Körfez ekonomileri sarsıntıda]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hurmuz-krizi-petrolu-yeniden-yukseltti-avrupa-ve-korfez-ekonomileri-sarsintida</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hurmuz-krizi-petrolu-yeniden-yukseltti-avrupa-ve-korfez-ekonomileri-sarsintida" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş krizi ve İran savaşı, küresel enerji piyasalarında petrol, LNG ve jet yakıtı üzerinden zincirleme bir maliyet şoku oluşturdu. Brent petrolün yeniden 110 doların üzerine çıkması Avrupa’da enerji faturası ve havacılık krizini derinleştirirken, Körfez ekonomileri de ihracat, altyapı ve büyüme kanallarından pandemi sonrası en ağır ekonomik baskıyla karşı karşıya kaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1><strong>Hürmüz krizi dosyası: Petrol yeniden yükseldi, Avrupa’nın enerji faturası kabardı, Körfez ekonomileri pandemiden sonraki en ağır şokla karşı karşıya</strong></h1>

<p>Küresel petrol ve doğal gaz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, enerji fiyatlarından Avrupa sanayisine, havacılıktan Körfez ülkelerinin büyüme beklentilerine kadar geniş bir alanda ekonomik baskıyı artırıyor.</p>

<p>Brent petrol fiyatı, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı çevresindeki arz endişeleriyle yeniden <strong>110 doların üzerine</strong> çıktı. Reuters’ın 28 Nisan tarihli piyasa aktarımına göre Brent petrol <strong>111,20 dolar</strong>, ABD tipi ham petrol ise <strong>99,10 dolar</strong>seviyesine yükseldi. Piyasalarda ana belirleyici unsur, Hürmüz’de geçişlerin normale dönüp dönmeyeceği ve diplomatik girişimlerin sonuç verip vermeyeceği oldu.</p>

<p>Uluslararası Enerji Ajansı’na göre Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık <strong>20 milyon varil petrol</strong> geçiyor. Bu miktar, dünya deniz yoluyla taşınan petrol ticaretinin yaklaşık <strong>yüzde 25’ine</strong> denk geliyor. Boğaz aynı zamanda Katar ve BAE kaynaklı LNG ihracatı için de kritik konumda bulunuyor; Katar’ın LNG ihracatının yaklaşık <strong>yüzde 93’ü</strong>, BAE’nin LNG ihracatının ise <strong>yüzde 96’sı</strong> Hürmüz’den geçiyor. Bu hacim, küresel LNG ticaretinin yaklaşık <strong>yüzde 19’una</strong>karşılık geliyor.</p>

<p>IEA’nın Nisan 2026 Petrol Piyasası Raporu’nda, Hürmüz Boğazı’ndan akışların yeniden başlamasının enerji arzı, fiyatlar ve küresel ekonomi üzerindeki baskının hafiflemesi açısından “tek en önemli değişken” olduğu belirtildi. Raporda, Hürmüz’deki fiili kapanmanın Orta Doğu Körfezi ham petrolü ve kondensatının önemli hacimlerini küresel piyasalardan çektiği, fiziki petrol fiyatlarının nisan başında keskin biçimde yükseldiği kaydedildi.</p>

<h2><strong>Avrupa’nın enerji faturası 27 milyar euro arttı</strong></h2>

<p>Hürmüz krizi ve İran savaşının Avrupa’ya yansıyan en somut sonuçlarından biri enerji ithalat faturasında görüldü. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İran savaşının başlamasından bu yana Avrupa’nın petrol ve gaz ithalatı için <strong>27 milyar euro</strong>, yaklaşık <strong>32 milyar dolar</strong>, daha fazla ödeme yaptığını açıkladı.</p>

<p>Von der Leyen’in açıklaması, Avrupa’nın aynı miktarda enerji için daha yüksek maliyet ödemek zorunda kaldığını göstermesi bakımından önem taşıyor. Bu nedenle krizin Avrupa açısından yalnızca arz güvenliği değil, aynı zamanda sanayi rekabet gücü, enflasyon ve tüketici maliyetleri meselesine dönüştüğü değerlendiriliyor.</p>

<p>Avrupa, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası yaşadığı doğal gaz krizinin ardından kısa sürede ikinci büyük enerji şokuyla karşı karşıya kaldı. Bu defa kriz, boru hattı gazından ziyade petrol, LNG, rafine ürünler ve özellikle jet yakıtı üzerinden Avrupa ekonomisini etkiliyor.</p>

<h2><strong>Jet yakıtı krizi havacılığa sıçradı</strong></h2>

<p>Enerji şokunun Avrupa’daki en görünür etkilerinden biri havacılık sektöründe ortaya çıktı. Anadolu Ajansı’nın aktardığı verilere göre Avrupa, jet yakıtı ihtiyacının yaklaşık <strong>yüzde 30’unu Basra Körfezi’nden</strong> karşılıyor. Bu nedenle Hürmüz’deki geçiş kısıtları, petrol ve LNG kadar havacılık yakıtı arzını da doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Lufthansa Grubu, artan jet yakıtı maliyetleri nedeniyle ekim ayına kadar <strong>20 bin kısa mesafeli uçuşu</strong> programdan çıkarma kararı aldı. AA’nın infografik haberinde, Lufthansa’nın iptal planı Avrupa’daki jet yakıtı krizinin en dikkat çekici örneklerinden biri olarak yer aldı.</p>

<p>Bu gelişme, Hürmüz krizinin yalnızca enerji şirketleri veya rafinerilerle sınırlı kalmadığını, doğrudan yolcu taşımacılığı, turizm, hava yolu kârlılığı ve Avrupa içi ulaşım ağlarına da yansıdığını gösteriyor.</p>

<h2><strong>Petrol fiyatlarında vadeli piyasa ile fiziki piyasa ayrıştı</strong></h2>

<p>Krizin bir diğer dikkat çekici boyutu, petrol piyasasında vadeli fiyatlarla fiziki teslimat fiyatları arasındaki farkın açılması oldu. Reuters’ın nisan ayı ortasında yayımladığı haberine göre Avrupa ve Asya’daki rafineriler, Hürmüz krizinin derinleşmesiyle bazı fiziki ham petrol türleri için varil başına <strong>150 dolara yaklaşan</strong> fiyatlar ödemek zorunda kaldı. Kuzey Denizi Forties ham petrolünün fiziki fiyatı, LSEG verilerine göre rekor seviyelere çıktı.</p>

<p>IEA raporunda da fiziki petrol fiyatlarının nisan ayında sert yükseldiği, North Sea Dated fiyatının aylık bazda <strong>32,75 dolar</strong> artarak ortalama <strong>103,84 dolar</strong> seviyesine çıktığı ve nisan başındaki zirvede <strong>144 doların</strong> üzerine tırmandığı belirtildi.</p>

<p>Bu durum, piyasadaki krizin yalnızca borsa ekranlarında görülen Brent fiyatından ibaret olmadığını gösteriyor. Rafinerilerin fiilen teslim alabileceği petrol için ödediği bedeller çok daha yüksek seviyelere çıkabiliyor. Bu da dizel, benzin, jet yakıtı ve petrokimya maliyetlerini zincirleme biçimde artırıyor.</p>

<h2><strong>LNG akışı bozuldu, küresel gaz piyasası sıkıştı</strong></h2>

<p>Hürmüz krizinin ikinci ana kanalı LNG piyasası oldu. IEA’nın doğal gaz piyasalarına ilişkin değerlendirmesine göre Orta Doğu’daki kriz, mart ayında LNG kargoları açısından Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasına yol açtı. Bunun sonucunda küresel LNG üretimi yıllık bazda <strong>yüzde 8</strong> geriledi; Katar ve BAE’den yapılan ihracattaki sert düşüş, diğer bölgelerdeki üretim artışıyla ancak kısmen telafi edilebildi.</p>

<p>IEA ayrıca, Hürmüz geçişindeki aksamanın Katar ve BAE’den LNG arzını 1 Mart’tan bu yana günlük <strong>300 milyon metreküpten fazla</strong> azalttığını, bunun haftalık <strong>2 milyar metreküpü aşan</strong> gaz arz kaybı anlamına geldiğini bildirdi.</p>

<p>Bu tablo, Avrupa’nın enerji krizinin yalnızca petrol fiyatlarıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Avrupa, Rus gazı sonrası LNG ithalatına daha fazla yaslandığı için Katar ve BAE kaynaklı arz kesintileri kıta açısından stratejik önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Körfez ekonomileri pandemiden sonraki en ağır krizle karşı karşıya</strong></h2>

<p>Krizin en sert hissedildiği bölgelerden biri, enerji ihracatçısı olmalarına rağmen Körfez ülkeleri oldu. Reuters’ın 27 Nisan tarihli analizine göre Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, ABD-İsrail savaşı ve İran savaşı nedeniyle pandemi sonrası en ağır ekonomik krizlerine doğru ilerliyor. Haberde, Hürmüz Boğazı’nın kapanmaya yakın hale gelmesi ve enerji altyapısındaki hasarın bölge ekonomilerinde tarihî bir arz şoku oluşturduğu belirtildi.</p>

<p>Reuters’ın aktardığı beklentilere göre Katar ekonomisinin <strong>yüzde 6</strong>, Kuveyt ekonomisinin <strong>yüzde 4,4</strong>, Bahreyn ekonomisinin ise <strong>yüzde 2,9</strong> daralması bekleniyor. BAE’de büyümenin duracağı, Suudi Arabistan ve Umman için de büyüme tahminlerinin aşağı çekildiği bildirildi.</p>

<p>Bu durum ilk bakışta çelişkili görünebilir: Petrol fiyatı yükselirken enerji ihracatçısı Körfez ülkelerinin gelirlerinin artması beklenir. Ancak Hürmüz krizi, fiyat artışından daha ağır bir sorun üretiyor: ihracat yapılamaması, enerji altyapısının zarar görmesi, lojistik kanalların aksaması ve petrol dışı sektörlerin yavaşlaması.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Katar’da ticaret dengesi bozuldu</strong></h2>

<p>Krizden en fazla etkilenen ülkelerden biri Katar oldu. Reuters’ın gelişen piyasalar üzerindeki ekonomik baskıyı ele aldığı haberine göre Hürmüz kapanması ve ihracattaki sert düşüş Katar’ın ilk kez ticaret açığı vermesine yol açtı. Katar’ın ihracat ve ithalatında ciddi gerileme yaşanırken, ülke ekonomisi doğrudan LNG akışındaki bozulmadan etkilendi.</p>

<p>Katar açısından sorun yalnızca ihracat gelirlerinin azalması değil. LNG kargolarının çıkamaması, enerji kontratları, tedarik güvenilirliği, uzun vadeli müşteri ilişkileri ve kamu gelirleri üzerinde de baskı oluşturuyor. Bu nedenle Hürmüz krizi, Katar’ın pandemi sonrası toparlanma sürecini kesintiye uğratan en büyük dış şoklardan biri haline geldi.</p>

<h2><strong>Enerji altyapısındaki hasar arz şokunu derinleştirdi</strong></h2>

<p>AA’nın aktardığı açıklamalara göre Körfez’deki kriz yalnızca deniz geçişleriyle sınırlı kalmadı; enerji altyapısına verilen zarar da arz krizini büyüttü. IEA Başkanı Fatih Birol’un değerlendirmesine göre Körfez’de <strong>34 enerji tesisi</strong>ciddi hasar gördü. Hasar gören altyapı içinde Katar, Bahreyn, Suudi Arabistan, BAE ve Irak’taki petrol ve gaz sahaları, rafineriler ve LNG terminalleri bulunuyor.</p>

<p>Aynı açıklamada krizin günlük <strong>13 milyon varil</strong> ham petrol üretimini piyasadan sildiği, ayrıca <strong>100 milyar metreküp</strong>doğal gaz arzının kaybedildiği belirtildi. Küresel petrol talebinin günlük yaklaşık 100 milyon varil seviyesinde olduğu düşünüldüğünde, bu ölçekteki arz kaybı fiyatlar, stoklar ve sanayi maliyetleri üzerinde ağır baskı oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Körfez borsalarında diplomasi belirsizliği baskı oluşturuyor</strong></h2>

<p>Körfez piyasaları da diplomatik sürecin sonuç vermemesinden etkileniyor. Reuters’ın 23 Nisan tarihli haberine göre Hürmüz’deki aksama ve ABD-İran barış girişimlerinin tıkanması yatırımcıları savunmacı pozisyonda tutuyor. Katar borsasında bankacılık hisseleri üzerindeki baskı dikkat çekerken, bölge piyasaları geçici ateşkes ve diplomatik temaslara rağmen kalıcı rahatlama sinyali alamadı.</p>

<p>Bölgedeki ekonomik baskı yalnızca enerji ihracatıyla sınırlı değil. Reuters’a göre turizm ve perakende gibi petrol dışı sektörlerde de yavaşlama yaşanıyor. Bu, Körfez ülkelerinin son yıllarda yürüttüğü ekonomik çeşitlenme stratejilerinin kriz koşullarında ne ölçüde kırılgan olduğunu yeniden gündeme getirdi.</p>

<h2><strong>Gelişen ülkelerde enflasyon ve bütçe baskısı büyüyor</strong></h2>

<p>Hürmüz krizinin etkileri Avrupa ve Körfez’le sınırlı kalmıyor. Reuters’ın 27 Nisan tarihli analizine göre İran savaşının ikinci ayında gelişen ekonomilerde enflasyon, bütçe baskısı ve dış ticaret sorunları büyüdü. Enerji ithalatına bağımlı ülkelerde artan petrol ve gaz fiyatları, kur baskısı ve kamu sübvansiyon maliyetleri üzerinden yeni bir kırılganlık oluşturdu.</p>

<p>Haberde Mısır, Türkiye ve Hindistan gibi enerji ithalatçısı ülkelerin fiyat tavanları ve sübvansiyonlar nedeniyle mali risklerle karşı karşıya olduğu, Sri Lanka ve Pakistan gibi kırılgan ekonomilerin ise yeniden finansal baskı altına girdiği kaydedildi.</p>

<p>Bu çerçevede Hürmüz krizi, yalnızca bölgesel bir savaşın sonucu değil; küresel enerji düzeni, cari açık, enflasyon ve kamu maliyesi üzerinde etkili olan çok katmanlı bir ekonomik şok olarak öne çıkıyor.</p>

<h2><strong>Krizin merkezinde Hürmüz’ün alternatifsizliği var</strong></h2>

<p>Hürmüz Boğazı’nın küresel ekonomi açısından kritikliği, alternatif güzergâhların sınırlı olmasından kaynaklanıyor. IEA’ya göre Hürmüz’ü devre dışı bırakabilecek boru hattı kapasitesi günlük yaklaşık <strong>3,5 ila 5,5 milyon varil</strong> arasında değişiyor. Buna karşılık boğazdan geçen petrol hacmi günlük yaklaşık <strong>20 milyon varil</strong> seviyesinde.</p>

<p>Bu fark, Hürmüz’de yaşanan ciddi bir kesintinin neden kısa sürede küresel fiyat şokuna dönüştüğünü açıklıyor. Boru hatları belli miktarda petrolü yönlendirebilse de boğazın taşıdığı toplam hacmi ikame edecek ölçekte değil.</p>

<p>LNG tarafında ise alternatif üretim ve taşıma kapasitesi daha da sınırlı. Katar’ın LNG ihracatında Hürmüz’e yüksek bağımlılığı, Avrupa ve Asya’daki alıcılar için doğrudan arz güvenliği meselesi oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Avrupa için ikinci enerji bağımlılığı dersi</strong></h2>

<p>Avrupa açısından Hürmüz krizi, Rus gazı krizinden sonra enerji güvenliği tartışmalarını yeniden sertleştirdi. Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Avrupa, boru hattı gazına bağımlılığı azaltmak için LNG ithalatını artırmıştı. Ancak bu kez LNG arzının önemli bir kısmının Basra Körfezi ve Hürmüz üzerinden gelmesi, bağımlılığın yalnızca yön değiştirdiği eleştirilerini gündeme getirdi.</p>

<p>Von der Leyen’in yerli enerji üretimi, yenilenebilir enerji ve küçük modüler nükleer reaktörler gibi seçeneklere yaptığı vurgu, Avrupa’nın enerji bağımsızlığı arayışını hızlandırma niyetini gösteriyor. Komisyon Başkanı, Avrupa’da üretilen her kilovatsaat enerjinin ekonomik istikrar ve bağımsızlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Ancak kısa vadede Avrupa’nın önündeki tablo daha sert: petrol fiyatları yüksek, LNG arzı sıkışık, jet yakıtı pahalı ve sanayi maliyetleri yeniden artış eğiliminde.</p>

<h2><strong>Hürmüz krizi küresel arz zinciri meselesine dönüştü</strong></h2>

<p>Petrol ve LNG akışındaki daralma, yalnızca enerji fiyatlarını değil, taşıma, sigorta, rafineri, petrokimya, gübre, lojistik ve havacılık maliyetlerini de etkiliyor. Hürmüz’deki güvenlik riski deniz taşımacılığı sigorta primlerini artırırken, tankerlerin beklemesi veya rota değiştirmesi teslimat sürelerini uzatıyor.</p>

<p>Reuters’ın piyasa haberlerinde petrol fiyatlarının Hürmüz çevresindeki çatışma, diplomatik belirsizlik ve konteyner gemilerine yönelik saldırı haberleriyle yeniden yükseldiği aktarıldı. Bu gelişmeler, piyasanın yalnızca ham petrol arzına değil, deniz güvenliği risklerine de fiyat verdiğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>Uzmanlara göre düğüm geçişlerin yeniden başlamasında</strong></h2>

<p>IEA’nın değerlendirmesine göre enerji piyasalarındaki baskının hafiflemesi için temel değişken, Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve LNG akışının yeniden istikrarlı hale gelmesi. Ancak geçişlerin teknik olarak açılması bile piyasanın hemen normalleşeceği anlamına gelmeyebilir. Stokların erimesi, rafineri tedarik zincirlerinin bozulması, sigorta maliyetlerinin artması ve fiziki piyasada oluşan güven kaybı, krizin etkilerini uzatabilir.</p>

<p>Bu nedenle piyasalarda kalıcı rahatlama için üç unsur öne çıkıyor: Hürmüz’de güvenli geçişin sağlanması, Körfez’de hasar gören enerji altyapısının onarılması ve ABD-İran hattındaki diplomatik belirsizliğin azalması.</p>

<h2><strong>Kriz artık yalnızca petrol fiyatı meselesi değil</strong></h2>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, Brent petrolün yeniden 110 doların üzerine çıkmasıyla enerji piyasalarında yeni bir fiyat şoku doğurdu. Ancak krizin ağırlığı yalnızca petrol fiyatındaki artışta değil; Avrupa’nın 27 milyar euroluk ek enerji faturasında, Lufthansa’nın 20 bin uçuş kesintisinde, Katar ve Kuveyt gibi Körfez ekonomilerindeki daralma beklentilerinde ve LNG arzındaki küresel sıkışmada görülüyor.</p>

<p>Hürmüz, petrol ve gaz taşımacılığında yalnızca bir deniz geçidi değil, küresel ekonominin enerji ana damarı konumunda. Bu damardaki tıkanıklık, Avrupa’da enerji bağımsızlığı tartışmasını, Körfez’de büyüme krizini, gelişen ülkelerde ise enflasyon ve bütçe baskısını aynı anda derinleştiriyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hurmuz-krizi-petrolu-yeniden-yukseltti-avrupa-ve-korfez-ekonomileri-sarsintida</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/hurmuz-3.png" type="image/jpeg" length="47645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail, Körfez'deki kuklası BAE'ye Demir Kubbe yerleştirdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-korfezdeki-kuklasi-baeye-demir-kubbe-yerlestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-korfezdeki-kuklasi-baeye-demir-kubbe-yerlestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail, Demir Kubbe bileşenlerini tarihte ilk kez ülke dışına çıkararak Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) gönderdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD-İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sırasında İsrail'in Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) Demir Kubbe hava savunma sistemleri ve asker gönderdiği iddia edildi.</p>

<p>ABD merkezli Axios haber platformunun adı açıklanmayan iki İsrailli ve bir ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberinde, İsrail ile BAE arasında askeri, güvenlik ve istihbarat işbirliğinin savaş sırasında üst düzeye çıktığı ileri sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran'ın BAE'yi diğer bölge ülkelerinden daha fazla hedef aldığı ve bu durumun Abu Dabi yönetiminin "müttefiklerinden" yardım istemesine yol açtığı öne sürüldü.</p>

<p>Axios’a konuşan yetkililer, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile savaşın ilk günlerinde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından İsrail ordusuna ait bir Demir Kubbe bataryası ve kullanımından sorumlu onlarca İsrail askerinin BAE'ye gönderilmesi talimatını verdiğini ileri sürdü.</p>

<p>BAE'nin ABD ve İsrail'den sonra Demir Kubbe hava savunma sisteminin kullanıldığı ilk ülke olduğunun altını çizen yetkililer, Demir Kubbe'nin BAE’ye atılan düzinelerce İran füzesini engellediğini iddia etti.</p>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, İran saldırılarının başladığı 28 Şubat’tan bu yana hava savunma sistemlerinin toplam 550 balistik ve seyir füzesi ve 2 bin 200’den fazla İHA’ya müdahale ettiğini duyurmuştu.</p>

<p>Axios'un iddiasına ilişkin BAE ve İsrail makamlarından henüz bir açıklama yapılmadı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-korfezdeki-kuklasi-baeye-demir-kubbe-yerlestirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/demir-kubbe-aa-1491544.jpg" type="image/jpeg" length="72764"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya yeni savaşların eşiğinde: Askerî harcamalar 3 trilyon dolara dayandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/dunya-yeni-savaslarin-esiginde-askeri-harcamalar-3-trilyon-dolara-dayandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/dunya-yeni-savaslarin-esiginde-askeri-harcamalar-3-trilyon-dolara-dayandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel askerî harcamalar 2025’te 2 trilyon 887 milyar dolara ulaşarak 3 trilyon dolar eşiğine yaklaştı. Avrupa’da Ukrayna savaşı, Asya-Pasifik’te Çin merkezli gerilimler, Orta Doğu’da süren çatışmalar ve ABD’nin 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi talebi, dünyada yeni bir silahlanma dönemine girildiğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya genelinde askerî harcamalar 2025’te 2 trilyon 887 milyar dolara yükselerek 3 trilyon dolar sınırına dayandı. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) yayımladığı verilere göre küresel askerî harcamalar 2024’e kıyasla reel olarak yüzde 2,9 arttı. Böylece dünya askerî harcamaları üst üste 11’inci yılında da yükselişini sürdürdü.</p>

<p>SIPRI verilerine göre 2016-2025 döneminde küresel askerî harcamalar toplamda yüzde 41 artarken, askerî harcamaların küresel gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2025’te yüzde 2,5’e çıktı. Bu oran, 2009’dan bu yana kaydedilen en yüksek seviye olarak öne çıktı.</p>

<p>Küresel artışın yavaşlamasında ABD harcamalarındaki geçici düşüş etkili olurken, Avrupa ile Asya ve Okyanusya’daki yükseliş dünya genelindeki silahlanma eğiliminin sürdüğünü ortaya koydu. SIPRI, 2025’te askerî harcamaların Amerika kıtası dışında tüm bölgelerde arttığını bildirdi.</p>

<h2><strong>ABD, Çin ve Rusya toplamın yarısından fazlasını yaptı</strong></h2>

<p>Dünyanın en büyük üç askerî harcama yapan ülkesi ABD, Çin ve Rusya oldu. Bu üç ülkenin toplam askerî harcaması 2025’te 1 trilyon 480 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, dünya toplam askerî harcamalarının yüzde 51’ine karşılık geldi.</p>

<p>ABD, 2025’te 954 milyar dolarlık askerî harcamayla ilk sıradaki yerini korudu. Ancak Washington’un harcamaları 2024’e göre reel olarak yüzde 7,5 azaldı. SIPRI’ye göre bu düşüşte, 2025 boyunca Ukrayna’ya yeni askerî yardım paketlerinin onaylanmaması etkili oldu.</p>

<p>Buna rağmen ABD’nin savunma harcamalarında kalıcı bir geri çekilmeden söz edilmiyor. Beyaz Saray’ın 2027 mali yılı bütçe teklifinde toplam savunma kaynakları için 1,5 trilyon dolar talep edildi. ABD yönetimi bu talebi, 2026’da kabul edilen 1 trilyon dolarlık savunma tavanının üzerine inşa edilen tarihî bir artış olarak sundu.</p>

<p>Reuters’ın aktardığına göre söz konusu 1,5 trilyon dolarlık teklif; gemi inşası, savaş uçakları, füze savunması, insansız sistemler, yapay zeka temelli savaş teknolojileri ve savunma sanayi altyapısının güçlendirilmesi gibi başlıklara ayrılıyor.</p>

<h2><strong>ABD bütçesinde yeni savaş teknolojileri öne çıkıyor</strong></h2>

<p>ABD’nin 2027 savunma bütçesi talebi, klasik askerî harcamaların yanı sıra yeni nesil savaş teknolojilerine yönelimi de gösteriyor. Pentagon’un bütçe planında insansız hava araçları, otonom sistemler, yapay zeka destekli savaş altyapısı, füze savunması ve donanma modernizasyonu dikkat çekiyor. Reuters, bütçe teklifinde gemi ve savaş uçakları için yaklaşık 750 milyar dolarlık kaynak öngörüldüğünü bildirdi.</p>

<p>The Guardian’ın haberine göre Pentagon, 2027 bütçesinde yapay zeka destekli savaş kapasitesi ve otonom sistemler için 54 milyar dolarlık kaynak talep etti. Bu yönelim, savaş teknolojilerinde insanlı platformlardan insansız, yarı otonom ve veri merkezli sistemlere geçişin hızlandığına işaret ediyor.</p>

<p>Uzmanlara göre ABD’nin bu bütçe tercihi, Çin’le Hint-Pasifik’te yaşanan rekabet, Rusya tehdidi, Orta Doğu’daki çatışmalar ve küresel askerî üstünlüğü koruma arayışıyla doğrudan bağlantılı.</p>

<h2><strong>Avrupa’da Ukrayna savaşı sonrası yeniden silahlanma</strong></h2>

<p>Küresel askerî harcamalardaki artışın en dikkat çekici merkezlerinden biri Avrupa oldu. SIPRI verilerine göre Avrupa’nın askerî harcamaları 2025’te yüzde 14 artarak 864 milyar dolara yükseldi. Bu artışta Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılına girmesi ve Avrupa ülkelerinin savunma kapasitelerini hızla artırma arayışı belirleyici oldu.</p>

<p>Avrupa’daki NATO üyeleri 2025’te toplam 559 milyar dolarlık askerî harcama yaptı. SIPRI’ye göre 32 NATO üyesinin toplam askerî harcaması 1 trilyon 581 milyar dolara ulaştı ve bu rakam küresel harcamaların yüzde 55’ine denk geldi.</p>

<p>Avrupa’da özellikle Almanya, Polonya, Fransa, İngiltere ve Baltık ülkeleri savunma harcamalarını artıran ülkeler arasında öne çıktı. Ukrayna savaşı, Avrupa güvenlik mimarisinde Soğuk Savaş sonrası dönemin sona erdiği yorumlarını güçlendirdi.</p>

<h2><strong>Almanya’da “dönüm noktası” bütçeye yansıdı</strong></h2>

<p>Almanya, Avrupa’daki yeniden silahlanma dalgasının en dikkat çekici örneklerinden biri oldu. SIPRI’ye göre Almanya’nın askerî harcamaları 2025’te yüzde 24 artarak 114 milyar dolara çıktı. Böylece Almanya’nın askerî harcamalarının GSYH’ye oranı 1990’dan bu yana ilk kez yüzde 2’nin üzerine çıkarak yüzde 2,3 seviyesine ulaştı.</p>

<p>Berlin yönetimi, Rusya-Ukrayna savaşının ardından ilan ettiği “Zeitenwende” yani “dönüm noktası” politikası kapsamında savunma tedariklerini hızlandırdı. Alman basınına dayandırılan haberlerde, Almanya’nın 2022’den bu yana yaklaşık 47 bin savunma tedarik sözleşmesi imzaladığı ve bu sözleşmelerin toplam değerinin 111 milyar avro seviyesinde olduğu belirtildi.</p>

<p>Almanya’da yalnızca silah alımları değil, askerî personel politikası da tartışma konusu oldu. Berlin, 2011’de askıya alınan zorunlu askerliği doğrudan geri getirmiş değil; ancak gönüllü hizmeti merkeze alan, ihtiyaç halinde zorunlu hizmet ihtimalini açık bırakan yeni bir model üzerinde çalışıyor. Reuters’a göre Almanya, Bundeswehr’in personel kapasitesini artırmayı ve uzun vadede aktif asker sayısını 260 bine, yedek personel sayısını ise 200 bine çıkarmayı hedefliyor.</p>

<h2><strong>Asya-Pasifik’te Çin merkezli güvenlik yarışı</strong></h2>

<p>Asya ve Okyanusya’da askerî harcamalar 2025’te yüzde 8,1 artarak 681 milyar dolara ulaştı. SIPRI’ye göre bu, bölgede 2009’dan bu yana kaydedilen en hızlı yıllık artış oldu.</p>

<p>Çin, 2025’te askerî harcamalarını yüzde 7,4 artırarak 336 milyar dolara çıkardı. Böylece Pekin, üst üste 31’inci yılda da askerî harcamalarını artırmış oldu. Çin’in donanma, füze kapasitesi, hava kuvvetleri, uzay teknolojileri ve Tayvan çevresindeki askerî faaliyetleri, bölge ülkelerinin savunma bütçelerini de yukarı çekti.</p>

<p>Japonya ve Tayvan’daki artışlar da bölgedeki gerilimin göstergesi oldu. Japonya, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin sınırlı savunma politikasından giderek uzaklaşırken; Tayvan, Çin’in artan askerî baskısı karşısında savunma kapasitesini büyütmeye yöneldi.</p>

<p>Hindistan da 2025’te dünyanın en büyük beşinci askerî harcama yapan ülkesi oldu. Hindistan’ın savunma harcaması yüzde 8,9 artarak 92,1 milyar dolara ulaştı. Pakistan’ın askerî harcaması ise yüzde 11 artışla 11,9 milyar dolara çıktı.</p>

<h2><strong>Türkiye’nin askerî harcamaları 30 milyar dolara çıktı</strong></h2>

<p>Türkiye’nin askerî harcamaları da 2025’te artış gösterdi. SIPRI verilerine göre Türkiye’nin askerî harcamaları yüzde 7,2 artarak 30 milyar dolara ulaştı. Türkiye’nin askerî harcamalarının GSYH’ye oranı yüzde 1,9 olarak hesaplandı.</p>

<p>Türkiye’nin harcamalarındaki artış, sınır ötesi askerî operasyonlar, savunma sanayii yatırımları, yerli silah sistemleri, hava savunma projeleri, deniz platformları, insansız hava araçları, elektronik harp ve mühimmat üretimi gibi alanlarla birlikte değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SIPRI verilerine dayanan haberlerde, Türkiye’nin savunma sanayiini destekleyen özel fon kaynaklarının 2025’te yıllık bazda yüzde 25 arttığı ve toplam askerî harcamalar içinde önemli bir paya ulaştığı belirtildi.</p>

<p>Türkiye’nin askerî harcamaları ABD, Çin, Rusya, Almanya ve Hindistan gibi ülkelerle karşılaştırıldığında daha sınırlı görünse de savunma sanayii ihracatı, İHA/SİHA kapasitesi, bölgesel askerî varlık ve operasyonel tecrübe bakımından Ankara’nın etkisi bütçe büyüklüğünün ötesine geçiyor.</p>

<h2><strong>Orta Doğu’da savaşlar bütçeleri şekillendiriyor</strong></h2>

<p>Orta Doğu’da askerî harcamalar 2025’te 218 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bölgesel toplamda büyük bir sıçrama olmasa da İsrail’in Gazze savaşı, İran’la gerilim, Kızıldeniz’deki güvenlik krizi, Suriye ve Irak sahalarındaki istikrarsızlık, bölgenin askerî yoğunlaşmasını sürdürüyor.</p>

<p>SIPRI’ye göre İsrail’in askerî harcaması 2025’te düşüş gösterse de 2022 seviyesinin oldukça üzerinde kaldı. Suudi Arabistan ise 83,2 milyar dolarlık askerî harcamayla dünyanın en büyük savunma harcaması yapan ülkeleri arasında yer aldı.</p>

<p>İran’ın resmî askerî harcamaları daha düşük görünse de füze programı, insansız hava araçları, bölgesel vekil güç ağları ve savunma sanayii kapasitesi, yalnızca resmî bütçe rakamlarıyla ölçülemeyecek bir askerî etki alanı oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Silahlanma yalnızca savaş tehdidinin değil, sanayi yarışının da göstergesi</strong></h2>

<p>Küresel askerî harcamalardaki artış, sadece güvenlik tehdidiyle açıklanmıyor. Savunma sanayiinde üretim kapasitesi, mühimmat stokları, elektronik harp, yapay zeka, uydu sistemleri, siber güvenlik, insansız platformlar ve füze savunma sistemleri yeni dönemin stratejik rekabet başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Ukrayna savaşı, modern savaşlarda mühimmat tüketiminin ve insansız sistemlerin belirleyici rolünü ortaya koyarken; Gazze savaşı, şehir savaşları, hava savunma sistemleri ve yüksek maliyetli mühimmat kullanımı konularını yeniden gündeme taşıdı. Hint-Pasifik’te ise deniz gücü, uzun menzilli füzeler, ada savunması, otonom sistemler ve uzay tabanlı gözetleme teknolojileri ön plana çıktı.</p>

<p>Bu nedenle ülkeler yalnızca ordu bütçelerini artırmıyor; aynı zamanda savunma sanayi tabanlarını yeniden kurmaya, tedarik zincirlerini güvenceye almaya ve savaş ekonomisine daha hazırlıklı hale gelmeye çalışıyor.</p>

<h2><strong>Yeni dönemin ana eğilimi: Daha fazla bütçe, daha fazla teknoloji, daha fazla belirsizlik</strong></h2>

<p>2025 verileri, dünyada askerî harcamaların artık geçici krizlere verilen kısa vadeli tepkilerden ibaret olmadığını gösteriyor. Avrupa Rusya tehdidine karşı, Asya-Pasifik Çin’in yükselişine karşı, Orta Doğu bölgesel savaşlara karşı, ABD ise küresel üstünlüğünü koruma hedefiyle savunma bütçelerini büyütüyor.</p>

<p>Küresel harcamaların 3 trilyon dolar sınırına yaklaşması, savaş ihtimalinin doğrudan arttığı anlamına gelmese de devletlerin daha çatışmalı, daha parçalı ve daha güvensiz bir uluslararası düzene hazırlandığını gösteriyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/dunya-yeni-savaslarin-esiginde-askeri-harcamalar-3-trilyon-dolara-dayandi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/savas-1.png" type="image/jpeg" length="73166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İktisatçı Wolff: “Petro-dolar sistemi ve Amerikan imparatorluğu çöküyor”]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iktisatci-wolff-petro-dolar-sistemi-ve-amerikan-imparatorlugu-cokuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iktisatci-wolff-petro-dolar-sistemi-ve-amerikan-imparatorlugu-cokuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyaca ünlü iktisatçı Prof. Richard Wolff, petro-doların çöküşünü Amerikan kapitalizminin ve hegemonyasının genel gerilemesinin bir parçası olarak gördüğünü belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Wolff, Norveçli siyaset bilimci Glenn Diesen’a verdiği kapsamlı <a href="https://youtu.be/WEeVlIYXl0Y" rel="nofollow">mülakatta</a>, Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik “Ekonomik Öfke” adını verdiği yaptırım ve baskı rejiminin hem bölgesel hem de küresel ölçekte nasıl bir bumerang etkisine dönüştüğünü detaylandırdı.</p>

<p>Wolff, Trump yönetiminin tutarsız açıklamalarından Körfez sermayesinin ABD piyasalarından kaçışına, petro-dolar sisteminin çözülmesinden ABD iç siyasetindeki büyük oy kaybına kadar uzanan geniş bir çerçevede uyarılarda bulundu.</p>

<p><strong>“Hükümetin tutarsız açıklamalarını takip etmeyi bıraktık”</strong></p>

<p>Mülakatın başında Glenn Diesen’ın Trump yönetiminin İran limanlarına uyguladığı abluka ve ardından piyasayı dengelemek için İran petrolüne alan açması arasındaki tutarsızlığa dair sorusunu yanıtlayan Prof. Wolff, bu durumu “akıl dışı bir zikzak” olarak tanımladı.</p>

<p>Wolff, “Bunu söylemek benim için zor ama artık bu tür kesik kesik, bir açılıp bir kapanan açıklamaları takip etmeyi bıraktık. Çünkü bu açıklamalar o kadar tutarsız ki, hangisinin gerçek hangisinin mübalağa olduğunu, ikincisinin birincisini düzeltmek için mi yoksa daha büyük bir hatayı gizlemek için mi yapıldığını anlamak imkansız hale geldi. Siz daha birini çözemeden üçüncü bir açıklama geliyor ve durum tam bir çılgınlığa dönüşüyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Wolff, bu tutarsızlığın sadece diplomatik bir zayıflık değil, aynı zamanda küresel piyasalar için büyük bir belirsizlik kaynağı olduğunu vurguladı. Petrol arzının artırılıp fiyatların düşürülmek istenmesi ile arzın kısıtlanması arasında gidip gelen kararların, ekonomik mantıktan tamamen koptuğunu kaydetti.</p>

<p><strong>“Körfez ülkeleri borçlarını ödemek için ABD varlıklarını satmaya zorlanıyor”</strong></p>

<p>Prof. Wolff, mülakatın en dikkat çekici bölümlerinden birinde, kamuoyunda çok az konuşulan ancak küresel finans sisteminin kalbinde yer alan swap anlaşmalarına değindi.</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığı veya Federal Rezerv ile yabancı merkez bankaları arasındaki bu anlaşmaların normal şartlarda haftalık yapıldığını hatırlatan Wolff, son dönemde bu işlemlerin günlük periyoda düşmesinin büyük bir krizin habercisi olduğunu söyledi.</p>

<p>Körfez ülkelerinin (Birleşik Arap Emirlikleri ve diğerleri) ciddi bir dolar darboğazı yaşadığını belirten Wolff, “Bu ülkeler yıllardır dünyanın dört bir yanında yatırım yapmak için dolar cinsinden büyük borçlar altına girdi. Bu borçların faizlerini ve anaparalarını, petrol ve doğalgaz satışından gelen dolarla ödemeyi planlıyorlardı. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki abluka ve gerginlik nedeniyle petrol akışı kesilince ellerine dolar geçmemeye başladı. Şimdi bu borçları ödeyebilmek için ellerinde tek bir seçenek kalıyor: Sahip oldukları Amerikan varlıklarını satmak” dedi.</p>

<p><strong>“Tehlikeli bir faiz sıçramasının eşiğindeyiz”</strong></p>

<p>Körfez sermayesinin ABD hazine tahvillerini elden çıkarmasının Amerikan ekonomisi için yıkıcı sonuçları olabileceği konusunda uyaran Wolff, “Eğer Körfez ülkeleri ellerindeki ABD hazine tahvillerini ‘yangından mal kaçırır gibi’ satmaya başlarsa, bu tahvillerin fiyatı hızla düşer. Finansın temel kuralı gereği, kağıdın fiyatı düştüğünde faiz oranı artar. Halihazırda resesyonun, yani ekonomik durgunluğun kıyısında olan ABD için bu bir felaket senaryosudur. Trump yönetimi her şeyi isteyebilir ama faizlerin bu şekilde sıçramasını asla istemez” diye konuştu.</p>

<p>Körfez ülkelerinin sadece hazine tahvillerini değil, Amerikan borsasındaki paylarını da satmak zorunda kalabileceğini belirten Wolff, New York borsasındaki büyük yatırımcıların bu durumdan derin endişe duyduğunu aktardı.</p>

<p>Wolff, “Körfez ülkeleri borsada çok önemli bir oyuncu. Borçlarını kapatmak için ellerindeki hisseleri satmaya başladıklarında bu durum tüm dünya ekonomisi için tehlikeli bir süreci tetikler. Bugün Basra Körfezi’nde yerel gibi görünen bu kriz, aslında küresel ekonomik sistemin damarlarına nüfuz ediyor” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“Trump kitle tabanını ve siyasi gücünü hızla kaybediyor”</strong></p>

<p>Siyasi analize geçen Prof. Wolff, Donald Trump’ın kendi seçmen tabanında (MAGA) ciddi bir erime yaşadığını dile getirdi.</p>

<p>Bu kaybın temelinde yatan üç ana unsuru Epstein dosyaları, ekonomi ve savaş vaatleri olarak sıralayan Wolff, Trump’ın “şeffaflık” sözünü tutmamasının seçmeninde hayal kırıklığı yarattığını dile getirdi.</p>

<p>Ancak en büyük darbenin ekonomiden geldiğini vurgulayan Wolff, özellikle genç nüfus arasındaki istihdam krizine ve durdurulamayan enflasyona işaret etti. Kendi öğrencilerinin yaşadığı trajediyi şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>“Üniversitede benden ders alan, yüksek lisans ve doktora yapan öğrencilerim artık benimle somut bir hayat planı üzerine konuşamıyorlar. Hepsi bir ömür boyu Uber veya Lyft şoförü olarak kalma ihtimalinden bahsediyor. Bu insanlar sadece üzgün değil, aynı zamanda çok ciddiler. Gençler için iş yok ve enflasyon halk için bitmiş değil.”</i></p>

<p>Wolff, Trump’ın seçim kampanyasında fiyatları düşürme sözü verdiğini ancak ekonomi terminolojisindeki “enflasyon oranı” ile halkın hissettiği “fiyat seviyesi” arasındaki farkı suistimal ettiğini söyledi.</p>

<p>“Halk fiyatların aşağı inmesini bekliyor ama yaşam maliyeti yüzde 3 ile 4 bandında artmaya devam ediyor. Ortalama ücret artışları ise bu seviyeye bile ulaşmıyor. Demokratlar bu konuyu Trump’ın aleyhine çok iyi kullanıyor” dedi.</p>

<p><strong>“Hevesleri kursaklarında kaldı: Rejim değişikliği bir hayaldi”</strong></p>

<p>İran ile savaşın “sonsuz savaşları bitirme” sözü veren bir başkan için siyasi intihar olduğunu belirten Wolff, Trump yönetiminin İran planının baştan sona hatalı bir kurgu üzerine inşa edildiğini ifade etti.</p>

<p>Wolff, “Kendi kendilerine anlattıkları bir hikaye vardı: İran’a girip dini lideri ve üst düzey generalleri öldürecekler, yani ülkeyi ‘başsız bırakacaklardı’. Sonrasında İran’ın tüm toplumsal dokusunun çökeceğini ve ABD’nin yeni bir hükümet dikte ederek Şah dönemindeki gibi bir rejim kurabileceğini sandılar. Bu o kadar ‘güzel’ bir hikayeydi ki, Amerikan seçmenine zafer olarak sunmak için Tulsi Gabbard gibi istihbarat yetkililerinin uyarılarını dinlemediler bile” dedi.</p>

<p>Mevcut durumu “çaresiz bir hükümetin debelenmesi” olarak tanımlayan Wolff, hükümetin içine düştüğü açmazı şu sözlerle özetledi:</p>

<p><i>“Planları çöktü. Şimdi John Mearsheimer’ın da isabetle belirttiği gibi, minimum hasarla bu işten nasıl sıyrılacaklarını, bu bataklıktan nasıl çıkacaklarını bilemiyorlar. Zafer çığlıkları atıyorlar ama aslında sadece çıkış yolu arıyorlar.”</i></p>

<p><strong>“Vance’in ‘eski başkanlar aptaldı’ sözü bugün ironik bir hal aldı”</strong></p>

<p>Başkan Yardımcısı JD Vance’in geçmişte İran üzerine yaptığı ve sosyal medyada viral olan konuşmasına da değinen Wolff, Vance’in “Eski başkanlar İran’ın ABD için bir felaket olduğunu biliyordu ama bir şey yapamayacak kadar aptallardı; Trump ise aptal değil ve biz bunu yapacağız” şeklindeki sözlerinin bugün büyük bir ironiye dönüştüğünü söyledi.</p>

<p>Wolff, “Öğrencilerim bu konuşmayı dinleyince ‘Böyle bir konuşma, asıl aptal olanın onu söyleyen kişi olduğunu kanıtlar’ diyorlar. Hiçbir analiz, hiçbir derinlik yok. Oysa eski başkanların İran konusundaki o tereddütleri ve bir şey yapmamaları, bugün bakıldığında neyi yapamayacaklarını ve güçlerinin sınırlarını anlayan birer deha örneği gibi görünüyor. Trump ise bu sınırları anlamıyor ve bu da her şeyi daha kötüleştiriyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>“Hukuk sistemi yok sayıldı, destekçileri bile ona ‘deli diyor”</strong></p>

<p>Wolff, Trump yönetiminin özellikle Venezuela yakınlarında balıkçı teknelerini vurup insanları mahkeme, avukat veya yargılama olmaksızın öldürmesinin, Amerikan halkının “hukukun üstünlüğü” inancına büyük bir darbe vurduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD içinde bir uyuşturucu tacirini bile yakalasanız avukat ve yargılanma hakkı vardır. Hatta suçlu bulunsa bile idam cezası almaz. Ancak burada tüm hukuk mekanizmasının yok sayılması, Trump’ı normalde seven insanların bile ‘bu kadarı da fazla’ demesine neden oldu” dedi.</p>

<p>Bu noktada Tucker Carlson ve Marjorie Taylor Greene gibi Trump’ın en sadık destekçilerinin bile artık ondan uzaklaştığını hatırlatan Wolff, “Onu destekledikleri için pişman olduklarını söylüyorlar ve Trump için ‘deli’ ifadesini kullanıyorlar. Trump’ın elinde sadece en zengin yüzde 10’luk kesim kaldı. Onlar da borsa yüksek olduğu sürece memnunlar. Ama borsa düşmeye başladığında Trump’ın siyasi ömrü de bitecektir” dedi.</p>

<p><strong>“İran’ı kınayan diplomatların kendi ülkeleri 700 askeri üsle dünyayı kana buluyor”</strong></p>

<p>Prof. Wolff, mülakatın bir bölümünde katıldığı bir tartışma programındaki gözlemlerini aktararak, ABD’nin dış politikadaki çifte standardına işaret etti.</p>

<p>Bir Amerikan diplomatının İran’ın son 47 yıldaki “korkunç eylemlerinden” bahsetmesini “şaşırtıcı bir başarı” olarak nitelendiren Wolff, “İran’ı suçlayan bu diplomatın ülkesi, son 47 yıl içine Vietnam’ı, Afganistan’ı, Irak’ı sığdırdı. Dünyanın her yerinde 700 askeri üssü olan ve sürekli insan öldüren bir ülkenin temsilcisi olarak, o kadar insan bile öldürmemiş olan ‘küçük İran’ı suçlaması inanılmaz. Rakamları biliyorum, bu gerçekten büyük bir yüzsüzlük” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Vietnam Savaşı’nı ABD’nin kazandığını sanan bir nesil yetişti”</strong></p>

<p>Amerikan toplumunun “her ne pahasına olursa olsun zafer” arzusuyla manipüle edildiğini belirten Wolff, bunun bir “çizgi roman hikayesi” gibi kitlelere pazarlandığını söyledi. Wolff, sınıflarında yaptığı bir deneyi paylaştı:</p>

<p><i>“Öğrencilerime 1975’te Vietnam Savaşı’nın bittiğini, ABD’nin kaybettiğini ve bugün Vietnam’ı komünistlerin yönettiğini söylüyorum. Gülüyorlar. Ama eminim ki o odadaki öğrencilerin yarısına ‘Vietnam’ı kim kazandı?’ diye sorsanız, yine ‘ABD’ cevabını verirler. Çünkü onlara göre Amerika hep kazanır, başkaları kazanmaz. Tarih dersi almadıkları için değil, Amerikan ideolojisi onlara yenilgiyi tahayyül dahi ettirmediği için böyle düşünüyorlar.”</i></p>

<p>Wolff, Trump’ın da bu psikolojiyi kullandığını ve İran’daki başarısızlığını bile bir “zafer” olarak sunacağını savundu. “Hürmüz Boğazı’nda bir adayı ele geçirip oraya bayrak dikebilir, birkaç köprüyü veya elektrik santralini bombalayabilir ve sonra ‘Biz kazandık, rejim değişikliğini sağladık, İranlılar barış için yalvardı ve şimdi gidiyoruz’ diyebilir. Gerçek ne olursa olsun, bu ‘çizgi roman hikayesi’ geniş kitlelere anlatılacaktır” dedi.</p>

<p><strong>“Petro-dolar sistemi ve Amerikan imparatorluğu çöküyor”</strong></p>

<p>Mülakatın son bölümünde “Petro-dolar sistemi kurtarılabilir mi?” sorusunu yanıtlayan Prof. Wolff, geleceğe dair kesin bir kehanette bulunmasa da “gerileyen bir imparatorluk” tablosu çizdi.</p>

<p>Wolff, petro-doların çöküşünü Amerikan kapitalizminin ve hegemonyasının genel gerilemesinin bir parçası olarak gördüğünü belirtti.</p>

<p>“Kissinger ve Suudi Arabistan’ın 1970’lerde kurduğu sistem artık parçalanıyor. Ukrayna Savaşı, Batı yaptırımlarının ne kadar etkisiz olduğunu dünyaya göstererek bu süreci hızlandırdı. Şimdi İran Savaşı ile aynı hatayı yapıyorlar. Kendi yatağındaki bir devlet başkanını (Maduro) kaçırmak kadar kolay olacağını sandıkları bu hamleler, aslında gerileyen imparatorlukların yaptığı türden büyük hatalardır. Bu hatalar gerilemeyi, gerileme de yeni hataları doğuruyor” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“Çin’de enflasyon yüzde 1 bile değil, ABD ise kendi üretimini yok etti”</strong></p>

<p>ABD’nin son on başkandır “imalat sektörünü geri getirme” sözü verdiğini ancak hiçbirinin bunu başaramadığını hatırlatan Wolff, üretimin ölmediğini, sadece yer değiştirdiğini söyledi.</p>

<p>“Üretim artık Çin’de ve birkaç başka yerde. Çin her gün yeni teknolojiler ve ürünler geliştiriyor. Biz burada yüzde 4 enflasyonla uğraşırken, Çin’de enflasyon son birkaç yıldır yüzde 1’in altında seyrediyor. Bunu Amerikan medyasında okuyamazsınız çünkü işlerine gelmez” dedi.</p>

<p>İran’ın füzeler, dronlar ve askeri teçhizat konusunda asla sıkıntı yaşamayacağını, çünkü arkasında Rusya ve Çin gibi devasa bir üretim ve lojistik desteği olduğunu vurgulayan Wolff, “Rusya ile Çin’in bitmek bilmeyen bir sınırı var; Rusya’nın ise Hazar Denizi üzerinden İran ile doğrudan bağlantısı var. ABD’nin ‘onların ordusunu yok ettik’ şeklindeki açıklamalarının sahada hiçbir karşılığı yok. Küba veya Venezuela’nın sahip olmadığı bir desteğe sahip İran” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Gerilemeyi reddetmek, gerilemenin en net semptomudur”</strong></p>

<p>Prof. Wolff, mülakatı etkileyici bir felsefi saptama ile bitirdi:</p>

<p><i>“Amerikalılar da dünyadaki herkes kadar zekidir. Ancak neden Trump gibi bir karakteri seçtiklerini, neden bir medeniyeti yok etmekten bahsettiklerini açıklamanız gerekir. Bu çocukça ama bir o kadar da çaresiz bir davranıştır. Amerikan halkı, imparatorluklarının gerilediğini hayal etmeye bile hazır değil. Fukuyama’nın ‘Tarihin Sonu’ dediği gibi, ABD’nin hep en üstte kalacağını sanıyorlar. İnsanlık tarihinin tanıdığı diğer tüm imparatorluklar çöktü ama onlar kendilerininkinin çökmeyeceğine inanıyor. Bu inkar, gerilemenin kendisinden bile daha tehlikeli bir aşamadır.”</i></p>

<p></p>

<p><i>Kaynak: Harici</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iktisatci-wolff-petro-dolar-sistemi-ve-amerikan-imparatorlugu-cokuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/wollf-iktisat.png" type="image/jpeg" length="86170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail yapay zekayı kendi lehine manipüle etmek için kampanya başlattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-yapay-zekayi-kendi-lehine-manipule-etmek-icin-kampanya-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-yapay-zekayi-kendi-lehine-manipule-etmek-icin-kampanya-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail, yapay zeka platformlarının ülkeyi tasvir edişini "yeniden şekillendirmek"amacıyla Başkan Donald Trump’ın eski başdanışmanlarından birinin öncülüğünde milyonlarca dolarlık bir kampanya başlattı. Kampanyanın en önemli sebeplerinden biri ise ABD halkının İsrail'e olan desteğinin büyük bir hızda düşmesi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ChatGPT, Claude ve Gemini gibi platformlar, algıların şekillenmesinde giderek daha merkezi bir rol oynuyor ve ülkeler, şirketler ve diğer güçlü çıkar grupları, bu platformları etkilemek için büyük harcamalar yapıyor.</p>

<p><i>Axios</i>’ta yer alan <a href="https://www.axios.com/2026/04/25/israel-ai-influence-parscale?utm_source=x&amp;utm_medium=owned_social&amp;utm_campaign=editorial" rel="noopener" target="_blank">habere</a> göre İsrail, geçen eylül ayında, Trump’ın 2020 seçim kampanyasının yöneticiliğini yapan Cumhuriyetçi dijital stratejist Brad Parscale’i, İsrail yanlısı bir sosyal medya kampanyasını yönetmesi için işe aldı.</p>

<p>Parscale’in şirketinin yatırım yaptığı çevrimiçi arama ve yapay zeka modelleme şirketi Market Brew, İsrail dostu içeriği çevrimiçi ortamın “damarlarına enjekte etmek” için çalışmaya başladı.</p>

<p>Amaç, enformasyonu, yapay zeka platformları tarafından sindirilebilecek şekilde sunmak. Bu kapsamda dijital stratejistler sahte bir yapay zeka platformu oluşturdu ve ardından bu platformun sitelerdeki içerikleri alıp almadığını test etti.</p>

<p>Bu taktiklerin şu ana kadar yapay zeka çıktılarını tam olarak ne kadar etkilediği belirsiz. Örneğin Market Brew kurucusu ve Teknoloji Direktörü Scott Stouffer, “AI sistemlerini bir şekilde doğrudan etkileyebileceğiniz veya ikna edebileceğiniz yönünde bir yanlış kanı var. Aslında bu sistemler öyle çalışmıyor,” diyor.</p>

<p>AI hamlesine rağmen, İsrail ABD’de popülerliğini giderek daha fazla yitiriyor. O dönemde, İsrail yanlısı isimler ülkenin sosyal medya savaşını kaybettiği konusunda uyarıda bulunuyorlardı.</p>

<p>Yakın zamanda yapılan bir Pew Research anketinde, Amerikalıların yüzde 60’ı İsrail hakkında olumsuz görüş bildirdi; bu oran bir yıl önce yüzde 53 idi.</p>

<p>Buna, Parscale’in gördüğü kadarıyla, ülke hakkında olumsuz duyguları körükleyen anti-İsrail bilgilerine ağırlıklı olarak dayanan AI platformları da dahildi.</p>

<p>Böylece Parscale’in ekibi, AI sistemlerinin İsrail’i daha olumlu bir ışıkta göstermesini amaçlayan bir projeye başladı.</p>

<p>Ekip, içeriği ChatGPT gibi yapay zeka platformlarının “düşünme” biçimine uyacak şekilde tasarlanmış dokuz web sitesi oluşturdu ve bu platformların en olası şekilde hangi içerikleri öne çıkaracağını simüle etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu siteler arasında, “İsrail’in barış ve bir arada yaşama konusundaki süregelen taahhüdünü vurgulayan” paxpoint.org ve “Hamas’ın terörist olarak tanımlanmasının küresel konsensüsü nasıl yansıttığını” gösteren factsignal.org yer alıyor.</p>

<p>Ekip, AI platformları tarafından en yüksek olasılıkla yakalanacak bilgilerin sağlam kaynaklara dayandığını, olgusal bir üslupla yazıldığını ve sıkı bir şekilde organize edildiğini keşfetti.</p>

<p>Parscale’in ekibi, popüler AI sistemlerinin yanıtlarına bu sitelerden alınan bilgileri dahil etmesiyle başarı elde ettiğini söylüyor fakat verileri kamuoyuna açıklamayı reddediyor.</p>

<p>Axios, Parscale’in ekibi tarafından oluşturulan sitelerden birindeki ifadeleri kullanarak ChatGPT’de İsrail ve Hamas hakkında bir arama yaptığında, yanıtta bu sitelerden hiçbiri alıntılanmadı.</p>

<p>Stouffer, “Yapabileceğiniz şey, bilgilerinizin yapılandırılmış, kaynaklı ve uyumlu olmasını sağlamak; böylece birisi bir soru sorduğunda bu sistemlerin bilgileri bulma olasılığı artar. Bu, sohbeti değiştirmekten çok, gerçeklerinizin sohbetin bir parçası olmaya uygun olmasını sağlamakla ilgili,” diyor.</p>

<p>İsrail, Parscale’in şirketine 9 milyon dolar ödedi ve kısa süre önce eski Trump danışmanıyla sözleşmesini yeniledi.</p>

<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sert bir sosyal medya kampanyası yürütmenin ülke için bir öncelik olduğunu söyledi.</p>

<p>Parscale’in ekibi, SMS kampanyası ve dijital reklamcılık da dahil olmak üzere İsrail’i desteklemek için başka adımlar da atıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-yapay-zekayi-kendi-lehine-manipule-etmek-icin-kampanya-baslatti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/ai-israel.png" type="image/jpeg" length="63974"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail'den Doğu Filistin'e baskın: Çok sayıda Filistinli gözaltında]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-dogu-filistine-baskin-cok-sayida-filistinli-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-dogu-filistine-baskin-cok-sayida-filistinli-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kuzeyinde yer alan Kalendiya Mülteci Kampı ile Er-Ram ve Kefr Akab beldelerine baskın düzenleyerek en az 35 Filistinliyi gözaltına aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, soykırımcı İsrail ordusu, Ayrım Duvarı'nın Batı Şeria tarafında kalan Doğu Kudüs beldelerine yönelik saldırılarını 15 saati aşkın süredir sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En az 35 Filistinliyi gözaltına alan soykırımcı İsrail ordusu, bölgede geniş çaplı aramalar gerçekleştirdi ve maddi hasara neden oldu.</p>

<h2><strong>İSRAİL ORDUSUNDAN ŞAFAK VAKTİ İHA'LAR EŞLİĞİNDE BASKIN</strong></h2>

<p>Kudüs Valiliği, soykırımcı İsrail ordusunun şafak vakti insansız hava araçları (İHA) eşliğinde baskınlar düzenlediğini, Filistinlileri zorla evlerinden çıkardığını ve yoğun asker konuşlandırılan bölgede çok sayıda evi askeri karakola dönüştürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Er-Ram'da soykırımcı İsrail ordusunun evlerinden çıkardığı Filistinlileri, elleri ve gözleri bağlı şekilde tek sıra halinde bekleterek alıkoyduğu ve gözaltına aldığı anlara ilişkin görüntüler sosyal medyaya yansıdı.</p>

<p>Soykırımcı İsrail askerleri yerleşim alanlarında gerçek mermi ve göz yaşartıcı gaz kullandı; bu nedenle çok sayıda yaralanma vakası bildirildi.</p>

<p>Filistinli yetkililer, devam eden askeri baskınlara ek olarak bölgedeki onlarca konut ve ticari yapı için yıkım bildirimi gönderildiğini aktardı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-dogu-filistine-baskin-cok-sayida-filistinli-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/dogufv.webp" type="image/jpeg" length="69186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump, İran gündemiyle ulusal güvenlik ekibini topladı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trump-iran-gundemiyle-ulusal-guvenlik-ekibini-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trump-iran-gundemiyle-ulusal-guvenlik-ekibini-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt,  Trump'ın bugün İran gündemiyle ulusal güvenlik ekibini topladığını açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD'li Sözcü, Beyaz Saray'da düzenlediği basın brifinginde, ABD ile İran arasındaki gerilime ilişkin son durumu değerlendirdi.</p>

<p>Leavitt, bugün Trump'ın ulusal güvenlik ekibini toplayarak İran'la ilgili güncel durumu ele aldığını ancak toplantıda konuşulanlar ve görüşmeden çıkacak olası sonuçlar konusunda Trump'tan önce bir açıklama yapmayacağını ifade etti.</p>

<p>Beyaz Saray Sözcüsü, İran'ın "Önce Hürmüz Boğazı konusunu halledelim, nükleer müzakereleri sonraya bırakalım" şeklinde bir öneriyi ABD'ye yaptığı yönündeki haberlerle ilgili, "Vurgulamak istediğim nokta, Başkan'ın İran'a ilişkin kırmızı çizgilerini sadece Amerikan halkına değil, herkese açık bir şekilde ifade ettik. Bu konuyu değerlendirdiklerini söyleyemem. Sadece bu sabah bir görüşme yapıldığını belirtmek isterim" dedi.</p>

<p>ABD'nin İran konusundaki kırmızı çizgilerinin çok açık olduğunu ve Tahran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını belirten Leavitt, bu husustaki güncel açıklamayı bizzat Trump'ın yapabileceğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Leavitt ayrıca, Hürmüz Boğazı'ndaki mayınların ABD ordusu tarafından temizlenmeye başlanması konusundaki soruyu da Pentagon'a yönlendirdi.</p>

<p>İngiltere Kralı 3. Charles'ı bugün Beyaz Saray'da ağırlayacak olan ABD Başkanı Trump'ın, bu görüşme öncesinde İran'la ilgili açıklama yapabileceği belirtiliyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trump-iran-gundemiyle-ulusal-guvenlik-ekibini-topladi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 23:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/trumpkabine.webp" type="image/jpeg" length="96475"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’den Katar’daki üsse askeri sevkiyat]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdden-katardaki-usse-askeri-sevkiyat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdden-katardaki-usse-askeri-sevkiyat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran ile ABD arasındaki ateşkes süreci sürerken, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını güçlendirmeye yönelik adımlar attığı gözlemlendi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ateşkes süreci devam ederken, Washington yönetiminin Körfez bölgesindeki bazı askeri üslerine yönelik sevkiyatlarını artırdığı bildirildi.</p>

<p>Bu kapsamda, Katar’da bulunan ABD’ye ait El Udeyd Hava Üssü’ne bir C-130 Hercules tipi askeri nakliye uçağının iniş yaptığı aktarıldı.</p>

<p>Bölgedeki askeri hareketliliğin, ateşkes sürecine rağmen gerçekleşmesi dikkat çekerken, sevkiyatın içeriğine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdden-katardaki-usse-askeri-sevkiyat</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 22:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/abdkatar-1.webp" type="image/jpeg" length="63271"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan, 'Bir Adam Yaratmak' filminin galasına katıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/erdogan-bir-adam-yaratmak-filminin-galasina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/erdogan-bir-adam-yaratmak-filminin-galasina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in aynı adlı eserinden beyaz perdeye uyarlanan 'Bir Adam Yaratmak' filminin Atatürk Kültür Merkezi'ndeki gala gösterimine katıldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, eşi Emine Erdoğan ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy eşlik etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda, Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan'a filmin yönetmeni Murat Çeri tarafından hediye takdim edildi.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/erdogan-bir-adam-yaratmak-filminin-galasina-katildi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/gala.webp" type="image/jpeg" length="42926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Afganistan'dan 'tam bağımsızlık' vurgusu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/afganistandan-tam-bagimsizlik-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/afganistandan-tam-bagimsizlik-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belh’te konuşan Sınırlar ve Kabileler Bakanı, Afganistan’a yönelik olası ihlallere karşı sert uyarılarda bulunarak, ülkenin bağımsızlığının “bedeli ne olursa olsun” korunacağını vurguladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afganistan İslam Emirliği Sınırlar ve Kabileler Bakanı Nurullah Nuri, ülkenin kuzeyindeki Belh vilayetinde düzenlenen bir halk toplantısında yaptığı konuşmada, mevcut yönetimin ülkenin toprak bütünlüğünü korumakta kararlı olduğunu söyledi.</p>

<p>Nuri, Afganistan topraklarına yönelik herhangi bir ihlale izin verilmeyeceğini belirterek, dış müdahale girişiminde bulunabilecek tarafların Afgan halkının geçmişteki direnişlerinden ders çıkarması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Nuri ayrıca, “Eğer biri iç işlerimize müdahale etmeyi ya da Afganistan’a saldırmayı düşünüyorsa, geçmişten ders almalıdır. Bugün sahip olduğumuz bağımsızlık ve güvenlik, gelişmiş birçok ülkede bile yok” dedi.</p>

<p>Ülkenin siyasi bağımsızlığına da vurgu yapan Nuri, "hiçbir gücün Afganistan’ın iç işlerine müdahale etmesine izin verilmeyeceğini" kaydetti.</p>

<p>Ayrıca son dönemde Pakistan ile yaşanan sınır ihlallerine değinen Nuri, bu girişimlere gerekli karşılıkların verildiğini söyledi.</p>

<p>“Buldak’tan Torham’a, Hayratan’dan Şir Han’a kadar ülkemizin bir karış toprağı bile canımızdan daha değersiz değildir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sınırlar ve Kabileler Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise toplantıya katılan aşiret liderlerinin de mevcut yönetime destek verdiği ve sistemin korunmasının ortak bir sorumluluk olduğu yönünde görüş bildirdiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>mepanews</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/afganistandan-tam-bagimsizlik-vurgusu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 21:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/afgansinir.webp" type="image/jpeg" length="76282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Erakçi-Putin görüşmesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-disisleri-bakani-erakci-putin-gorusmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-disisleri-bakani-erakci-putin-gorusmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmeye ilişkin, 'Bölgesel meseleler, ikili ilişkiler ve ABD ile Siyonist rejimin saldırıları gibi konuları ele aldık.' dedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Erakçi, Putin ile görüşmesi sonrası açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Putin ile bir buçuk saatten uzun süren 'çok iyi bir' görüşme yaptıklarını kaydeden Erakçi, 'Görüşmede, bölgesel meseleler, ikili ilişkiler, savaş ve ABD ile Siyonist rejimin saldırıları gibi konular ele alındı. Mevcut koşullarda (Rusya ile) işbirliği için uygun bir zemin bulunuyor.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erakçi ayrıca, Rusya'ya savaş boyunca İran'a verdiği destekten dolayı teşekkür ettiklerini ve ülkesinin yeni koşullarda Rusya ile stratejik ortaklığını sürdürmek istediğini vurguladı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-disisleri-bakani-erakci-putin-gorusmesi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/erakciputin.webp" type="image/jpeg" length="25999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Silahlı eylemcinin manifestosu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/silahli-eylemcinin-manifestosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/silahli-eylemcinin-manifestosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geleneksel basın yemeğine sızmaya çalışan 31 yaşındaki Kaliforniyalı öğretmen Cole Allen, yakalanmadan hemen önce akrabalarına gönderdiği manifestosuyla Amerikan sistemine olan nefretini kustu. Kendisini "coldForce" takma adıyla tanımlayan eylemcinin hedefinde doğrudan Donald Trump ve kabinesi vardı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>"Pedofil, tecavüzcü ve hain!"</strong></h2>

<p>Allen, hazırladığı metinde Donald Trump için "pedofil, tecavüzcü ve hain" ifadelerini kullandı. Bu ağır suçlamaları eyleminin temel motivasyonu olarak sunan Allen, "Artık bir pedofilin ve hainin suçlarının ellerimi kirletmesine son veriyorum" diyerek, saldırıyı hükümetten hesap sorma sorumluluğu olarak nitelendirdi. Kendisini "yarı siyah, yarı beyaz" bir Amerikalı olarak tanıtan eylemci, mevcut yönetimin suçlarına karşı şahsi bir infazcı rolü üstlendiğini beyan etti.</p>

<h2><strong>Ölüm listesi</strong></h2>

<p>Vaşington Hilton Oteli’ndeki davetliler arasında büyük bir paniğe yol açan olayda, Allen’ın belirli bir hiyerarşiye göre hedef belirlediği anlaşıldı. Manifestoya göre eylemci, ABD yetkililerini "en yüksek rütbeden en düşük rütbeye doğru" öncelik sırasına koydu. Özellikle FBI Direktörü Kash Patel’i birincil hedefler arasında zikreden Allen, salondaki güvenlik personelinden otel çalışanlarına kadar herkesi, bu sisteme hizmet ettikleri gerekçesiyle "suç ortağı" ilan etti. Allen, hedefine ulaşmak için karşısına çıkan her engeli ortadan kaldırma kararlılığında olduğunu açıkça ifade etti.</p>

<p>Eylemcinin metninde dini referanslar ve ABD’nin küresel ölçekteki operasyonlarına yönelik sert eleştiriler geniş yer buldu. Allen; Venezuela açıklarındaki müdahaleler, İran’daki kız okullarına yönelik saldırılar, göçmen kamplarındaki kötü muameleler ve Jeffrey Epstein davası üzerinden Vaşington yönetimini hedef aldı. Kendi eylemini masumların sesi olarak niteleyen eylemci, manifestosunda şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Diğer yanağı çevirmek, sadece şahsi zulüm durumlarında geçerlidir. Ben, bu yönetimdeki suçlular tarafından katledilen okul çocuklarının, aç bırakılanların ve istismar edilen genç kızların intikamıyım."</p>

<p>Manifestonun tam metni şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Herkese merhaba! Bugün birçok insanı şaşırtmış olabilirim. Öncelikle güvenini suistimal ettiğim herkesten özür dileyerek başlamak istiyorum. Ailemden, "En Çok Arananlar" listesi için olduğunu belirtmeden bir iş görüşmesine gideceğimi söyleyerek onları yanılttığım için özür dilerim. Yanında seyahat ettiğim insanlardan, bagajımla ilgilenen işçilerden ve otelde yakınımda bulunarak tehlikeye attığım hedef dışı tüm kişilerden özür dilerim. Bu girişimden önce istismara uğrayan veya öldürülen, ben bu eylemi denemeden önce acı çeken ve başarılı olsam da olmasam da acı çekmeye devam edecek olan herkesten özür dilerim. Affedilmeyi beklemiyorum ama bu kadar yaklaşabilmek için başka bir yol görseydim, onu seçerdim.</p>

<p>Neden bunu yaptığıma gelirsek: Ben bir Amerika Birleşik Devletleri vatandaşıyım. Temsilcilerimin yaptıkları bana yansır. Ellerimin; bir pedofil, bir tecavüzcü ve bir hainin suçlarıyla kaplanmasına izin vermeye artık razı değilim. Çok uzun zaman önce bu rızayı kaybetmiştim ancak bu, durumu düzeltmek için elime geçen ilk gerçek fırsat oldu. Bu yönetimin yaptığı her şeyi düşündüğümde öfke patlaması yaşıyorum. Hedeflerim konusunda oldukça netim; yönetim yetkilileri en yüksek rütbeliden en düşüğe doğru öncelikli hedeflerimdir, ancak FBI Direktörü Kash Patel’i bu listeden hariç tutuyorum. Gizli Servis ise sadece gerekliyse hedeftir ve mümkünse öldürücü olmayan yöntemlerle etkisiz hale getirileceklerdir. Otel güvenliği, Kongre polisi ve Ulusal Muhafızlar bana ateş açmadıkları sürece hedef dışıdır; otel çalışanları ve misafirler ise kesinlikle hedef değildir.</p>

<p>Bir Hristiyan olarak diğer yanağını çevirmem gerektiği söylenebilir. Ancak diğer yanağını çevirmek, sadece şahsen zulüm gördüğünde geçerlidir. Ben bir gözaltı kampında tecavüze uğrayan kişi değilim; yargısız infaz edilen balıkçı değilim; bu yönetimin suçluları tarafından aç bırakılan bir çocuk ya da istismar edilen genç bir kız değilim.</p>

<p>Başkası zulüm görürken diğer yanağını çevirmek Hristiyan davranışı değildir; bu, zalimin suçuna ortak olmaktır.</p>

<p>Otele adım attığımda fark ettiğim ilk şey, o inanılmaz kibir ve küstahlıktı. Her köşede kameralar, dinlenen odalar ve her on adımda bir silahlı ajanlar bekliyordum. Karşılaştığım şey ise koca bir hiçti. Hiçbir güvenlik yoktu.</p>

<p>Eğer bir Amerikan vatandaşı değil de bir İran ajanı olsaydım, buraya bir "Ma Deuce" bile sokabilirdim ve kimsenin ruhu duymazdı. Bu seviyedeki beceriksizlik akıl dışı; umarım bu ülke yeniden yetkin bir liderliğe kavuşana kadar bu durum düzeltilir.</p>

<p>Eğer birinin böyle bir şeyi yapmanın nasıl hissettirdiğini merak ediyorsa söyleyeyim: Berbat. Kusmak istiyorum; yapmak istediğim ama asla yapamayacağım her şey için, bu eylemin ihanet ettiği tüm güvenler için ağlamak istiyorum. Ama yapmam gerekiyor.</p>

<p>Bu eylemin yol açacağı kaosun, uykusundan uyanamayan yığınlar için bir sarsıntıya sebep olacağını biliyorum.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/silahli-eylemcinin-manifestosu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/2026-04-27-19-22-07.webp" type="image/jpeg" length="46876"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="29825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="43940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="71054"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yardım noktasına koşan perişan haldeki Gazzelilere kurşun yağdırıldı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail askerleri, Gazze'de yardım noktasına koşan açlıktan perişan olmuş, dili damağına yapışmış Gazzelilere kurşun yağdırıyor!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortada sözde bir "ateşkes" mutabakatı var ama Yahudi zihniyet için bu sadece yeni bir kalleşlik fırsatı. Açlıktan dizlerinin bağı çözülmüş, çocuklarına bir avuç un götürebilmek için can havliyle toz duman içinde koşturan sivil halkın üzerine mermi yağdırmak, ancak böyle aşağılık bir kavmin işi olabilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de bu yapılanlarla görülüyor ki bunlar, insanlık ailesinin bağrına saplanmış zehirli bir hançerdir. Bir lokma yiyecek için koşan aç insanı hedef alacak kadar haysiyetsiz, ateşkes sözü verip arkadan vuracak kadar cani namertler var insanlığın karşısında. Tarih, rızık peşindeki mazlumu vuran, çocukların boğazından geçecek ekmeğe kan bulaştıran en aşağılık mahluklar olarak kaydedecek, kaydetti ve kaydediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-165651.png" type="image/jpeg" length="74941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medeniyet Üniversitesi iftarında Müslüman öğrencilerden intikam yemini!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı yoğun katılımla gerçekleşirken davetliler arasında yer alan Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak öncülüğünde intikam yemini edildi. Sloganlar ve tekbirlerle inletilen meydan coşkulu anlara sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı bu yıl da Müslüman öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Üniversitede bir araya gelen öğrenciler, oruçlarını açtıktan sonra cemaat hâlinde namaz kıldı. Programda ezgiler seslendirilirken sık sık tekbirler getirildi ve sloganlar atıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte, Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak da davetliler arasında yer aldı. Harun Şimşak öncülüğünde Müslüman öğrenciler hep birlikte meydanı intikam yeminiyle inletti. "Ya Muntakim Allah, Bizi intikamına memur et" sesleri Medeniyet Üniversitesi semasında yankılandı. Coşkulu anların yaşandığı buluşmada En’am Suresi’nin 162’nci ayeti okunarak meydanı dolduran kalabalık tarafından hep birlikte tekrar edildi.</p>

<p>İftar programı boyunca üniversite kampüsünde yoğun bir atmosfer oluşurken, etkinlik öğrencilerin toplu duaları ve sloganlarıyla sona erdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-130944.png" type="image/jpeg" length="99002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nereden türedi bu kadar p.ç kurusu?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsimleri Ahmet, Mehmet, Hasan... Ama ailesinden ve okullarından almadıkları terbiye ile İslam düşmanı olmuşlar. Görüntülerde bir grup gencin camiye ait masaları tekmeleyip kaçtığı görülüyor.</p>

<p>Bir çocuğun, toplumun ortak değeri olan cami avlusunda bu denli pervasızlaşması, akıllara tek bir gerçeği getiriyor: Hangi el onları bu kinle besledi? Çocuk çocuktur ancak o masayı kıran nefret, ancak aile ocağında pişmiş olabilir veya okullarda dayatılan Kemalizm.</p>

<p>Görünüşe göre bu "p.ç kurularının" ardında, onlara mukaddesat düşmanlığını miras bırakan, aynı yolun yolcusu anne ve babalar var. Kendi kültürüne, kendi dinine bu denli yabancılaşmış bir güruhun türemesi, ocağındaki yangının sokağa taşmasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memlekette İslam düşmanlarına verilen cezaların komik düzeyde kalması, bu fare deliklerinden çıkanları cesaretlendiriyor. Ceza yemeyeceklerini bildikleri için bu kadar pervasızlar! En önemlisi de, bu p.ç kuruları henüz Müslümanların sert tokadını, o sarsıcı sopasını yemedikleri için kendilerini meydanda zannediyorlar. Eğer hak ettikleri karşılığı bulsalardı, o fare deliklerinden başlarını çıkarmaya dahi cesaret edemezlerdi.</p>

<p>Bu memleketin huzuruna ve dinine kasteden bu zihniyet, hak ettiği bedeli en ağır şekilde ödemelidir. Cezasızlık zırhına bürünüp sokaklarda, sosyal mecralarda terör estiren bu güruha karşı sessiz kalınmamalıdır. Müslümanların mukaddesatına el uzatanın eli kırılmalı, bu soysuzluk kökünden kurutulmalıdır!</p>

<p>Şurası da bir gerçek; Abdülhakim Arvasi Hazretleri veledi zinanın kemalat bulmayacağını söyler. Yani bunlar ne uyarıyla, ne eğitimle ne de sopayla düzelir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-09-135111.png" type="image/jpeg" length="91051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökkuşağı faşistleri yaka paça dışarıya atıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde, TRT’nin “Gökkuşağı Faşizmi” belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ile yönetmen Abdülgafur Şahin’in katıldığı “Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite” paneli, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. Programı sabote etmeye çalışan grup güvenlik müdahalesiyle salondan çıkarılırken iki kişi gözaltına alındı; yaşanan hadise, fikrî zeminde karşılık üretemeyen özgürlük(!) mağdurlarının sabotaj yaparak iki yüzlülüklerini ele verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde düzenlenen "Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite" başlıklı panel, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. TRT’nin "Gökkuşağı Faşizmi" belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ve yönetmen Abdülgafur Şahin'in konuk olduğu etkinlikte, sapkın gruplar fikri sahada mağlup olmanın hıncıyla saldırıya geçti.</p>

<h3><strong>Programa sabotaj teşebbüsü</strong></h3>

<p>"Özgürlük" ve "eşitlik" sakızını çiğneyerek yıllardır mazlum edebiyatı yapan sapık şebeke, hakikatler yüzlerine çarpılınca asıl karakterleri olan faşizme rücu etti. Konferans salonuna sızarak sloganlarla akademik ortamı terörize etmeye yeltenen gruba emniyet güçleri anında müdahale etti. Salonu provoke eden ve "nefret suçu" yalanıyla hakikati susturmaya çalışan şahıslar yaka paça dışarı çıkarıldı.</p>

<h3><strong>Gökkuşağı faşistlerine ters kelepçe</strong></h3>

<p>Olaylar sırasında operasyonel tavırlarla düzeni bozmaya kalkan 2 kişi gözaltına alındı. Polise mukavemet gösteren şahıslara ters kelepçe uygulandı. Gözaltına alınanlar işlemlerinin ardından serbest bırakılsa da, üniversite koridorlarında estirilmek istenen terör havası amacına ulaşamadı.</p>

<h3><strong>Fikir bitince şamata çıkardılar</strong></h3>

<p>Marmara Üniversitesi’nde yaşanan bu hadise, LGBT lobisinin fikir karşısındaki zavallılığının en net vesikasıdır. "Baskı altındayız" diyenlerin, aslında en küçük bir fikri eleştiriye dahi tahammülü olmayan azınlık faşistleri olduğu bir kez daha tescillenmiştir. Müslüman Anadolu’nun evlatlarını ve aile yapısını hedef alan bu ifsat projesi, deşifre edildikçe hırçınlaşmaktadır. Fikrin bittiği yerde şamataya sarılan bu aparatlar için yolun sonu gözükmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-22-185313.png" type="image/jpeg" length="17903"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik yobazların Ramazan hazımsızlığı dinmedi: İzmir'de Ramazan karşıtı yürüyüş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Alsancak'ta bir grup laik yobaz daha Ramazan etkinliklerini hedef alarak yürüyüş düzenledi. Bu toprakların ruh köküne olan yabancılığını açık açık dile getiren bu İslam düşmanı zihniyet, her daim nefretini kusuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Alsancak, dün yine bu toprakların ruh köküne yabancılaşmış bir gürültüye sahne oldu. Okullarda öğrencilerin gönlüne nakşedilen Ramazan ikliminden rahatsız olan bir avuç İslam düşmanı, "laiklik" kalkanının arkasına sığınarak mukaddesata karşı nefretini kustu. "Karanlığa teslim olmayacağız" nakaratıyla sokaklara dökülen zümre, meydan okurcasına bu milletin değerlerine olan hıncını ve uzaklığını ilan etti.</p>

<p>Ramazan coşkusu bir "etkinlik" değil, bu milletin asli değerlerinden gelen bir neşedir. Bu neşeyi "karanlık" ilan edenlerin "eşitlik" ve "teminat" dediği şey ise, Müslüman Anadolu insanını kendi öz yurdunda parya tutma projesidir.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/amazan.jpg" type="image/jpeg" length="86451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Holokost ve gaz odaları yalanı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/holokost-ve-gaz-odalari-yalani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/holokost-ve-gaz-odalari-yalani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siyonist propogandanın en büyük dayanağı olan "6 milyon Yahudi'nin öldürüldüğü" Holokost yalanı ve sözde gaz odaları efsanesi, Ernst Zündel’in teknik ifşaları ve delilleriyle açığa çıkarılıyor. Batı’nın kutsal saydığı Holokost anlatısının bir "mağduriyet endüstrisi" olduğunu belgeleriyle ortaya koyan Zündel, küresel nizamın kurduğu tarihi illüzyonu tüm çıplaklığıyla deşifre ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İkinci Dünya Savaşı’ndan bugüne, Batı dünyasının üzerinde yükseldiği en büyük ideolojik duvarlardan birisi hiç şüphesiz "Holokost" anlatısıdır. Kelime manasıyla "tamamen yanmış" anlamına gelen bu terim, Siyonist propaganda makinesi tarafından "6 milyon Yahudi’nin gaz odalarında sistemli şekilde yok edilmesi" şeklinde dünyaya dikte edilmiştir. Ancak bu efsane, savaşın galipleri tarafından kurulan yeni nizamın dokunulamaz "kutsalı" haline getirilmiştir.</p>

<h3><strong>Efsanenin perde arkası: Toplama kampları ve gaz odaları</strong></h3>

<p>Siyonist propogandayla dikte edilmiş resmî tarihin iddiasına göre, Nasyonal Sosyalist Almanya, işgal ettiği topraklarda Yahudileri imha etmek amacıyla Auschwitz, Treblinka ve Dachau gibi "ölüm kampları" kurmuştur. Bu kamplarda insanların Zyklon-B gazı basılan odalarda topluca katledildiği ve ardından krematoryumlarda yakıldığı öne sürülür.</p>

<p>Ancak meselenin teknik ve tarihî gerçekliği bambaşka bir tablo çizmektedir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Toplama kamplarının mahiyeti:</strong> Zündel'e göre bu kamplar, savaş döneminde düşman unsurların bir arada tutulduğu çalışma ve lojistik merkezleridir. Salgın hastalıkların (özellikle tifüs) yayılmasını önlemek amacıyla kıyafetlerin dezenfekte edilmesi için kullanılan fırınlar ve gazlar, bugün "insan yakma ve öldürme" düzenekleri olarak pazarlanmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gaz odası paradoksu:</strong> Kimyagerler ve yapı uzmanları, iddia edilen "gaz odalarının" sızdırmazlık ve havalandırma açısından teknik olarak kitle imhasına uygun olmadığını defalarca ispat etmiştir. Bugün Auschwitz’de turistlere gezdirilen odaların, savaş sonrası Sovyetler tarafından "mizansen" amacıyla inşa edildiği bizzat müze yetkilileri tarafından dahi (Dr. Piper örneğinde olduğu gibi) kısmen itiraf edilmiştir.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Küresel propagandanın sinir uçlarına dokunan yayıncı</strong></h3>

<p>Ernst Zündel, tam da bu noktada devreye girerek "kral çıplak" diyen isimlerin başında gelir. 1939 doğumlu Alman yayıncı, 1958'de gittiği Kanada'da Samisdat Yayınevi'ni kurarak Siyonist ezberleri sarsan gerçekleri dile getirmiştir:</p>

<p>Zündel, 6 milyon rakamının matematiksel bir imkansızlık olduğunu, kamplardaki toplam kaybın 20 bini geçmediğini söyler.</p>

<p>Kamplardaki ölümlerin çoğunun iddia edilen gazlardan değil, savaşın son dönemindeki kıtlık, bombalamalar sonucu kesilen ikmal hatları ve tifüs salgınlarından kaynaklandığını belgeleriyle ortaya koyar.</p>

<h3><strong>Gerçeklerin bedeli: Hapis ve sürgün</strong></h3>

<p>Siyonist "mağduriyet endüstrisi" için ciddi tehditlerden biri, Zündel’in bu teknik ve tarihî ifşalarıydı. Bu yüzden Zündel; Kanada’da "yalan haber yaymak" suçlamasıyla taciz edilmiş, 2005’te Almanya’ya iade edilerek 5 yıl zindana atılmıştır. 2017'deki vefatına kadar da "Holokost inkârcısı" yaftasıyla küresel bir lince tabi tutulmuştur.</p>

<p>Netice itibariyle; Ernst Zündel’in ifadeleri, Batı’nın "ifade özgürlüğü" masalının Siyonizm’in çıkarları söz konusu olduğunda nasıl bir engizisyona dönüştüğünün ispatıdır. Bugün Gazze’de canlı yayında soykırım yapanlar, dünün uydurma mağduriyetleriyle bugünkü cürümlerini örtmeye çalışmaktadır. Zündel’in mücadelesi, bu örtüyü kaldırma mücadelelerindendir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/holokost-ve-gaz-odalari-yalani</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Feb 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/holokost-yalani.jpg" type="image/jpeg" length="14221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda'da Müslüman kadını taciz ederek kovalayan polis yere kapaklandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/hollandada-musluman-kadini-taciz-ederek-kovalayan-polis-yere-kapaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/hollandada-musluman-kadini-taciz-ederek-kovalayan-polis-yere-kapaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'da tesettürlü bir Müslüman kadının polis tarafından metro istasyonunda taciz edilerek kovalandığı görüntülendi. Müslüman kadının akıllıca manevrasıyla polisi yere düşürerek kaçmayı başardığı görülse de Avrupa'nın Müslümanlara karşı baskısı tekrardan gün yüzüne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Avrupa’da İslam düşmanlığı artık münferit vakalarla izah edilemeyecek bir hız ve pervasızlıkla sürüyor. Hollanda’da başörtülü Müslüman bir kadının polis tarafından taciz edilerek kovalandığı, ve ardından Müslüman kadının akıllıca bir manevrayla polisi düşürerek metro istasyonunda kaçtığı görüldü. Batı’nın “hukuk” ve “özgürlük” söyleminin içinin boşaldığı artık ayan beyan ortadadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu hadise, Avrupa’nın uzun süredir Müslüman kimliğe karşı yürüttüğü sistematik baskı örneklerinden sadece biri. Olayla ilgili soruşturma çağrıları yükselirken, Avrupa’nın İslamofobi sicili bir kez daha kabarıyor.</p>
</article></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/hollandada-musluman-kadini-taciz-ederek-kovalayan-polis-yere-kapaklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-09-165903.png" type="image/jpeg" length="73669"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="83258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="61929"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="56987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="70917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="68038"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="62760"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="38531"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="76872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2025 itibariyle) kargo dahil 1560 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="15509"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="65129"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
