<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2026 19:49:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinliler Mescid-i Aksa'ya akın etti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/filistinliler-mescid-i-aksaya-akin-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/filistinliler-mescid-i-aksaya-akin-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin resmi ajansı WAFA'ya göre, sabah saatlerinden itibaren Filistinliler Mescid-i Aksa’ya akın etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Terörist İsrail, güvenlik önlemleri bahanesiyle Mescid-i Aksa’nın kapıları ve Eski Şehir çevresine çok sayıda takviye kuvvet konuşlandırdı.</p>

<p>İsrail, 28 Şubat'ta İran İslam Cumhuriyeti'ne başlattığı saldırıları bahane ederek Mescid-i Aksa'yı ibadete kapatmış, 41 gün sonra 9 Nisan’da tekrar açmıştı.</p>

<p>Ürdün ile İsrail arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre Mescid-i Aksa, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.</p>

<p>İsrail ayrıca Gazze'ye saldırılarına başladığı son 3 yıldır işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin Mescid-i Aksa’ya ulaşarak cuma namazı kılmasına sıkı kısıtlamalar uygulayarak, izin vermiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/filistinliler-mescid-i-aksaya-akin-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/mescidiaksacuma.webp" type="image/jpeg" length="59286"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cem Küçük hakkında tutuklama talebi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/cem-kucuk-hakkinda-tutuklama-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/cem-kucuk-hakkinda-tutuklama-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Cem Küçük "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" suçlamasıyla tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' ve 'Şantaj' suçlarından gözaltına alınan Gazeteci Cem Küçük, gözaltına alındı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'ndaki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilen Küçük, bugün adliyeye sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Savcılıktaki ifade işlemleri tamamlanan Cem Küçük, 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/cem-kucuk-hakkinda-tutuklama-talebi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/cemkucuk.webp" type="image/jpeg" length="47145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsmail Haniye'yi şehadetinin yıl dönümünde rahmetle yad ediyoruz]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ismail-haniyeyi-sehadetinin-yil-donumunde-rahmetle-yad-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ismail-haniyeyi-sehadetinin-yil-donumunde-rahmetle-yad-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin davasının sembol isimlerinden, Hamas Siyasi Büro Başkanı Şehit İsmail Haniye; mülteci kampında başlayan ömrünü Gazze’nin ve Filistin halkının mücadelesine adadı. Evlatlarını, torunlarını ve kız kardeşini şehit veren Haniye, “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” diyerek direnişten geri durmadı. 31 Temmuz 2024’te şehadet makamına kavuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şehadetinin üzerinden 2 sene geçti...</p>

<p>Filistin davasının sembol isimlerinden, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye, 1962 yılında Filistin’deki El Şati Mülteci Kampı’nda doğdu.</p>

<p>Gazze İslam Üniversitesi’nde Arap Edebiyatı okuyan Haniye, Hamas ile üniversite yıllarında tanıştı.</p>

<p>Genç yaştan itibaren Filistin davasına dâhil oldu, 1980’lerin sonunda Hamas’ın önde gelen üyelerinden biri hâline geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1992’de bazı Hamas liderleriyle birlikte sürgün edildi; Gazze’ye döndükten sonra 1997’de Şeyh Ahmed Yasin’in ofisinin başına geldi.</p>

<p>2006 yılında Filistin Başbakanı olarak atanan Haniye, 6 Mayıs 2017’de Hamas’ın Siyasi Büro Başkanı seçildi.</p>

<p>Gazze mücadelesinde dört oğlu, dört torunu ve kız kardeşini şehit verdi.</p>

<p>Aile üyelerinin şehit edilmesinin ardından “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” diyerek mücadelesini sürdürdü.</p>

<p>7 Ekim’den sonra Gazze için mücadele eden Haniye, 31 Temmuz 2024’te şehadet makamına kavuştu.</p>

<p>Geride bıraktığı mücadele mirası, Filistin davasına gönül verenler için bir meşale olarak yanmaya devam ediyor.</p>

<p>Detaylı bilgi için <strong><a href="https://www.barandergisi.net/mucadeleye-adanmis-bir-omur-sehit-ismail-haniye">TIKLAYINIZ</a></strong></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ismail-haniyeyi-sehadetinin-yil-donumunde-rahmetle-yad-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/heniyye-haniye-aa-2261844.jpg" type="image/jpeg" length="12228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapmadıkları bağışın reklamını yapan sahte hayırseverler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yapmadiklari-bagisin-reklamini-yapan-sahte-hayirseverler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yapmadiklari-bagisin-reklamini-yapan-sahte-hayirseverler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AHBAP soruşturmasındaki adliye itirafları, sözde yardımseverlik vitrininin arkasındaki sahteliği bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Deprem döneminde halka bağış dayatıp kendileri tek bir kuruş vermeyen, merhameti yalnızca şahsi ikbal malzemesi yapan bu seküler sanatçı tayfasının söyleyecek sözü kalmadı. Kendi yapmadığı fedakarlığı millete yükleyen bu kesime güven sıfırlandı; bu kitlenin milletin sözcüsü olma devri de tamamen kapandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP soruşturmasında adliyeye çağrılarak ifade veren ünlü isimlerin söylemleri ile geçmişteki tutumları arasında büyük bir tezat var.</p>

<p>Deprem döneminde ekran başında halka yol gösterip kendileri de o sürecin önderiymiş gibi davranan isimler, savcılık sorgusunda aslında hiçbir yardımda bulunmadıklarını itiraf etti.</p>

<p>Oyuncu Eda Ece’nin adliye çıkışında "Haluk Levent'i tanımıyorum" diyerek derneğe tek bir kuruş dahi bağış yapmadığını belirtmesi, bu çevrenin topluma empoze ettiği yardım kampanyalarının ne kadar içi boş bir tiyatrodan ibaret olduğunu kanıtlıyor.</p>

<p>Milletin en acı günlerinde kalben tek bir üzüntü hissetmeyen, bilakis sandıktan çıkan sonuçlar üzerinden depremzedeleri ve Müslüman ahaliyi aşağılamaktan çekinmeyen bu mürteci kitle, insani değerleri yalnızca kendi menfaatlerine hizmet ettiği sürece gündeme getiriyor.</p>

<p>Ortada kazanılacak bir itibar, reklam veya finansal çıkar kalmadığında en ufak bir sorumluluk almayan bu kesim, kendilerinin yanaşmadığı yardımları topluma görevmiş gibi dayatıyor.</p>

<p>Vicdan ve merhametten nasibini almamış bu yaklaşım, söz konusu grubun ahlak söylemlerini yalnızca şahsi popülaritelerine malzeme yaptığını doğruluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kendi cehaletleriyle kitleleri şekillendirmeye çalışan, ellerindeki ekran gücüyle her konuda söz sahibi olma cüreti gösteren bu kitle, toplumsal dayanışmayı dahi manipüle etmeye yelteniyor.</p>

<p><strong>Eda Ece, </strong><strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="DFA2P_10">Gökhan Özoğuz, </strong><strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="DFA2P_13">Ece Üner, </strong><strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="DFA2P_16">Öykü Serter ve </strong>​​​​<strong jsaction="" jscontroller="tP2kf#s32ZS" jsuid="DFA2P_19">Hayko Cepkin </strong>gibi isimlerin savcılık kayıtlarına geçen beyanları, millete akıl vermeye kalkanların aslında ne derece yüzeysel ve çıkarcı hareket ettiğini tescilliyor.</p>

<p>Kendi yapmadığı fedakarlığı millete yüklemeye çalışan, halkı kandırarak gündemde kalmayı amaçlayan bu zihniyetin millet nezdinde hiçbir inandırıcılığı yok.</p>

<p>Soruşturma süreci boyunca adliye koridorlarında dökülen bu itiraflar, sözde yardımseverliğin arkasına saklanan fırsatçılığı ve yapay vitrini tamamen teyit etti. Gerçek anlamda taşın altına elini koymak yerine milletin duygularını sömüren, sadece itibar peşinde koşan bu kesimin toplum üzerinde kurmaya çalıştığı vesayet de hiçbir anlam ifade etmiyor.</p>

<p>Yargının bu tahkikatıyla birlikte, felaketler üzerinden oluşturulan o devasa itibar balonu tamamen patlamıştır. Kendi menfaatleri uğruna merhamet şovu yapan bu seküler sanatçı tayfasına hiçbir şekilde güvenilemeyeceği, kendilerini halkın önünde gören bu kitlenin artık bu milletin sözcüsü olmadığı ve olamayacağı net bir şekilde tescillenmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yapmadiklari-bagisin-reklamini-yapan-sahte-hayirseverler</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ahbapa-yardim-yapmayanlar.webp" type="image/jpeg" length="15192"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka küresel rekabeti yeniden şekillendiriyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yapay-zeka-kuresel-rekabeti-yeniden-sekillendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yapay-zeka-kuresel-rekabeti-yeniden-sekillendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, geleceğin uluslararası rekabetinin yapay zeka teknolojileri ve bu teknolojileri mümkün kılan ileri düzey çipler, kritik mineraller, enerji kaynakları, veri altyapıları ve robotik sistemler etrafında şekilleneceğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel siyasetin, ekonominin ve toplumsal yapının yeni gramerini teknopolitik tartışmaların belirleyeceğini vurgulayan Köse, Türkiye'nin stratejik sürprizlerle karşılaşmaması ve yeni fırsatları değerlendirebilmesi için bu dönüşümün aktif paydaşlarından biri olması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Köse, raporun yapay zeka ve teknopolitik düzen tartışmalarında öne çıkan yaklaşımları ortaya koyduğunu belirterek, Türkiye açısından doğurabileceği fırsat ve riskleri değerlendirmeyi amaçladığını aktardı.</p>

<p>Raporda, yapay zeka ve onu mümkün kılan kritik teknolojiler etrafında şekillenen teknopolitik düzenin, uluslararası siyasetten ekonomik rekabete, devlet kapasitesinden toplumsal yapıya kadar birçok alanda köklü dönüşümlere yol açtığı vurgulandı.</p>

<p>Yapay zeka çağında yükselen yeni teknopolitik rekabetin temel dinamikleri analiz edilirken, teknorealist, teknopragmatist ve teknohümanist yaklaşımların karşılaştırmalı olarak ele alındığı raporda, Türkiye'nin bu yeni dönemde geliştirmesi gereken stratejik yaklaşımın kapsamlı şekilde değerlendirilerek, stratejik kapasite, güvenli tasarım ve toplumsal meşruiyeti birlikte esas alan özgün bir teknopolitik çerçevenin önemine dikkat çekildi.</p>

<h2><strong>YAPAY ZEKA KÜRESEL REKABETİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR</strong></h2>

<p>Raporda, yapay zekanın teknik bir gelişme olmanın ötesine geçerek devlet kapasitesi, ekonomik rekabet, toplumsal güven ve bireyin kamusal hayattaki konumunu doğrudan etkileyen stratejik bir unsur haline geldiği vurgulandı.</p>

<p>Yapay zeka etrafındaki tartışmaların artık yalnızca hangi teknolojinin daha başarılı olduğu sorusuyla sınırlı kalmadığına, kamu otoritesinin veriye dayalı öngörü kapasitesinin nasıl gelişeceğine, özel şirketlerin kamusal alan üzerindeki etkisinin nasıl sınırlandırılacağına dikkat çekilen raporda, toplumsal meşruiyetin hangi ilkeler üzerinden korunacağı ve insan iradesinin bu yeni düzende nasıl konumlanacağı gibi temel sorular etrafında şekillendiği belirtildi.</p>

<p>Raporda, bu dönüşümün devletlerin karar alma süreçlerinden uluslararası güç dengelerine kadar geniş bir alanda yeni bir rekabet zemini oluşturduğu ve yapay zekanın stratejik kapasitenin en önemli belirleyicilerinden biri haline geldiği ifade edildi.</p>

<h2><strong>TEKNOPOLİTİK DÜZEN TARTIŞMALARI ÜÇ TEMEL YAKLAŞIM ÜZERİNDEN İNCELENDİ</strong></h2>

<p>Raporda, bugün teknopolitik düzen tartışmalarının üç temel yaklaşım etrafında şekillendiği belirtildi.</p>

<p>Teknorealist yaklaşımın, yapay zekayı devletlerin jeopolitik rekabetteki stratejik üstünlüğünü belirleyen temel unsur olarak gördüğü, devlet-sanayi işbirliğini güçlendirmeyi ve teknolojik kapasiteyi ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirdiği aktarıldı.</p>

<p>Raporda, teknopragmatist yaklaşımın, güçlü yapay zeka sistemlerinin güvenli, denetlenebilir ve kontrollü biçimde geliştirilmesini esas aldığı, güvenliğin tasarım sürecinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini savunduğu belirtildi.</p>

<p>Teknohümanist yaklaşımın ise yapay zekayı insan onuru, ortak iyi, özgürlük ve toplumsal adalet açısından değerlendirdiği, teknolojik gelişmelerin insanı merkeze alan etik ilkeler doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini savunduğu aktarılan raporda, bu üç yaklaşımın farklı güçlü yönleri ve sınırlılıkları bulunduğu, Türkiye açısından ise tek bir yaklaşımı benimsemek yerine bu perspektiflerin güçlü yönlerini bir araya getiren dengeli ve gerçekçi bir stratejik çerçevenin geliştirilmesinin önem taşıdığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>TÜRKİYE'NİN YAPAY ZEKA EKOSİSTEMİNE İLİŞKİN GÜÇLÜ VE ZAYIF YÖNLERİ ELE ALINDI</strong></h2>

<p>Raporda, Türkiye'nin yapay zeka alanındaki mevcut kapasitesi ile geliştirilmesi gereken alanlar birlikte değerlendirildi.</p>

<p>Savunma sanayisinde elde edilen teknik birikimin, yapay zeka destekli karar mekanizmalarının ve operasyonel tecrübeyle oluşan veri birikiminin Türkiye'ye önemli avantajlar sağladığı belirtilen raporda, kamu kurumları ile özel sektör arasında gelişen işbirlikleri ve nitelikli insan kaynağının da bu kapasiteyi destekleyen önemli unsurlar olduğu kaydedildi.</p>

<p>Raporda, veri yönetişimindeki parçalı yapı, kurumlar arası standartlaşma eksikliği, veri kalitesine ilişkin farklılıklar ile şeffaflık ve hesap verebilirlik alanlarında güçlendirilmesi gereken yönlerin bulunduğu değerlendirilirken, teknik kapasitenin sürdürülebilir başarıya dönüşebilmesi için güçlü kurumsal yönetişim anlayışıyla desteklenmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<h2><strong>TÜRKİYE İÇİN ÖZGÜN BİR TEKNOPOLİTİK YAKLAŞIM ÖNERİLDİ</strong></h2>

<p>Raporda, Türkiye açısından üç teknopolitik yaklaşımdan herhangi birinin tek başına yeterli bir çerçeve sunmadığı vurgulandı.</p>

<p>Teknorealist yaklaşımın devlet kapasitesini güçlendirmeye yönelik önemli tespitler ortaya koymasına rağmen, güvenlik odaklı bakışın hukuki ve toplumsal sınırları ikinci plana itebileceğine dikkatin çekildiği raporda, teknopragmatist yaklaşımın güvenli ve denetlenebilir sistemlerin geliştirilmesi konusunda işlevsel bir çerçeve sunduğu ancak şirket merkezli bir anlayış taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Teknohümanist yaklaşımın ise insan onuru ve toplumsal meşruiyet açısından güçlü bir normatif zemin oluşturmasına karşın stratejik kapasite ve uygulama alanlarında aynı ölçüde somut çözümler sunamadığı ifade edildi.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye açısından en sağlıklı yaklaşımın, bu üç perspektifin güçlü yönlerini bir araya getiren özgün bir teknopolitik anlayış geliştirmek olduğu belirtilen raporda ayrıca, yapay zekanın yalnızca teknolojik üstünlük sağlayan bir araç olarak görülmesinin yeni küresel hiyerarşileri de beraberinde getirebileceğine dikkat çekildi.</p>

<p>Raporda, Türkiye'nin çoğulcu medeniyet birikimi, birlikte yaşama kültürü ve insanı merkeze alan yaklaşımıyla bu anlayışa alternatif oluşturabilecek önemli bir potansiyele sahip olduğu vurgulanarak, bununla birlikte ahlaki söylemin, güçlü kurumsal kapasite ve stratejik hazırlıkla desteklenmediği takdirde tek başına yeterli olmayacağı belirtilirken, Türkiye'nin asıl avantajının stratejik kapasite ile toplumsal meşruiyeti aynı çerçevede buluşturabilme imkanı olduğu değerlendirildi.</p>

<h2><strong>TEKNOPOLİTİK REKABETTE TÜRKİYE VURGUSU</strong></h2>

<p>Raporda, yapay zeka ve yeni nesil teknolojiler alanında yaşanan dönüşümün, geçmişte nükleer enerji ve ileri teknolojiler alanında yaşanan stratejik dönüşüme benzer ölçekte yeni bir kırılma oluşturduğuna da işaret edildi.</p>

<p>Türkiye'nin bu yeni dönemde gerekli teknolojik altyapıyı ve kurumsal kapasiteyi hızla güçlendirmesi, eksik kaldığı alanlarda ise doğru ve stratejik işbirliklerini hayata geçirmesi gerektiği belirtilen raporda, özellikle savunma ve istihbarat alanlarında yapay zeka teknolojilerinin oluşturacağı fırsat ve risklerin yakından takip edilmesinin, stratejik sürprizlerin önüne geçilmesi ve ulusal güvenliğin güçlendirilmesi açısından kritik önem taşıdığı kaydedildi.</p>

<p>Raporda, Türkiye için sürdürülebilir bir teknopolitik konumun ancak stratejik kapasite, güvenli tasarım ve toplumsal meşruiyeti aynı kurumsal anlayış içerisinde buluşturan bir sentezle mümkün olacağı vurgulandı. Böyle bir yaklaşımın Türkiye'yi yapay zeka alanında yalnızca teknolojiyi kullanan ve uygulayan bir ülke olmaktan çıkararak, kendi doktrinini ve yönetişim modelini geliştiren etkin bir aktöre dönüştürebileceği ifade edildi.</p>

<h2><strong>TÜRKİYE'NİN STRATEJİK KAPASİTESİNİ GÜÇLENDİRECEK ADIMLAR SIRALANDI</strong></h2>

<p>Raporda, Türkiye'nin teknopolitik alandaki stratejik kapasitesini güçlendirmeye yönelik kapsamlı politika önerileri de sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda Türkiye'nin kendi özgün teknopolitik yaklaşımını geliştirmesi, uluslararası teknopolitik diplomasi kapasitesini güçlendirmesi, disiplinler arası insan kaynağı yetiştirmesi, ulusal yapay zeka altyapısını geliştirmesi ve veri yönetişimini kurumsal bir çerçeveye kavuşturması önerilen raporda, ayrıca risk temelli yapay zeka yönetim modelinin oluşturulması, kamu kurumlarında ortak standartların geliştirilmesi, teknolojik bağımlılıkların azaltılması, uluslararası yönetişim süreçlerinde daha etkin rol üstlenilmesi ve savunma alanında geliştirilen teknolojik kapasitenin sivil alanlara aktarılması yönünde önerilere yer verildi.</p>

<p>Raporda, yapay zeka çağında yaşanan teknopolitik dönüşümün yalnızca teknolojik gelişmelerle sınırlı olmadığı, devletlerin stratejik kapasitesini, ekonomik rekabet gücünü, toplumsal yapısını ve uluslararası konumunu doğrudan etkileyen çok boyutlu bir süreç olduğu vurgulandı.</p>

<p>Türkiye'nin bu dönüşümün takipçisi olmasının ötesine geçerek, kendi stratejik yaklaşımını geliştiren, uluslararası tartışmalara yön veren ve özgün yönetişim modeli ortaya koyan ülkeler arasında yer almasının hem ulusal çıkarları hem de uzun vadeli stratejik kapasitesi açısından kritik önem taşıdığı değerlendirildi.</p>

<p>Kaynak: STAR Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yapay-zeka-kuresel-rekabeti-yeniden-sekillendiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/aizeka.webp" type="image/jpeg" length="48906"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan Türkiye sınırına askeri güç konuşlandırıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yunanistan-turkiye-sinirina-askeri-guc-konuslandiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yunanistan-turkiye-sinirina-askeri-guc-konuslandiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan Savunma Bakanı Dendias, 'Aşil Kalkanı' adı verilen çok katmanlı hava savunma ağını devreye sokma planı kapsamında Ege'de 6 adada denetim yaptı. Öte yandan Atina, Türkiye sınırına konuşlandırılması planlanan 150 bin kişilik yedek askeri güç için harekete geçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Savunma Bakanı Nikos Dendias, Genelkurmay Başkanı Choupis ile önceki gün Orta ve Doğu Ege ve Girit'in yer aldığı 6 adayı kapsayan denetim turuna çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yunan Kathimerini'de yer alan habere göre denetimler Yunanistan'ın 'Aşil Kalkanı' olarak adlandırılan çok katmanlı hava savunma ağını devreye sokma planları doğrultusunda askeri altyapının, gözetleme sistemlerinin ve üs güvenliğinin modernize edilmesi odağında gerçekleşti.</p>

<h2><strong>ADALARA ASKERİ YIĞINAK</strong></h2>

<p>Dendias, 3 yeni özel operasyon yedek birliğinin kurulmasına ilişkin kararları imzaladı. Bu birliklerden ikisinin tamamen yedek askerlerden oluşacak. Atina, Türkiye ve Makedonya sınırı konuşlandırılması planlanan 150 bin kişilik yedek birliğin eğitimlere başladığı öğrenildi.</p>

<p>Kaynak: STAR Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yunanistan-turkiye-sinirina-askeri-guc-konuslandiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/atina-haber.webp" type="image/jpeg" length="47837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yakın tarihimizi sorgulamak: Fikret Aktaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yakin-tarihimizi-sorgulamak-fikret-aktas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yakin-tarihimizi-sorgulamak-fikret-aktas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fikret Aktaş’ın kaleme aldığı Yakın Tarihimizi Sorgulamak (Tarihin Gerçek Yüzü), Osmanlı’nın son devrinden Cumhuriyet’in kuruluşuna kadar uzanan hadiseleri resmî tarihin dayattığı kalıpların dışına çıkarak ele alıyor. Yaklaşık 650 eserin taranmasıyla hazırlanan çalışma; İttihad ve Terakki’den 31 Mart Vakası’na, Sultan Abdülhamid Han’dan Sultan Vahdettin’e, Lozan’dan Nutuk’a kadar yakın tarihin üzeri örtülen meselelerini belge ve kaynaklar üzerinden yeniden tartışmaya açıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de yakın tarih, uzun yıllar boyunca hakikatin peşine düşen bir ilim sahası olmaktan çıkarılarak rejimin meşruiyetini tahkim eden bir propaganda vasıtasına dönüştürüldü. Osmanlı bütünüyle karalanırken, Cumhuriyet’e giden süreç tek merkezli ve tartışılmaz bir kurtuluş destanı hâlinde takdim edildi. Bu resmî anlatının dışında söz söyleyenler ise çoğu zaman ilmî delillerle cevaplandırılmak yerine yaftalama, hakaret, baskı ve susturma yoluyla karşı karşıya bırakıldı.</p>

<h3><u><strong><a href="https://www.kureselkitap.com/urun/575689/kitap/islambol-yayinlari/fikret-aktas/yakin-tarihimizi-sorgulamak/" rel="nofollow"><span style="color:#e74c3c">SİPARİŞ İÇİN TIKLAYINIZ</span></a></strong></u></h3>

<p>Fikret Aktaş’ın <i>Yakın Tarihimizi Sorgulamak</i> adlı eseri, tam da bu ezberlerin üzerine gidiyor. Müellif, yaklaşık iki yüz yıllık tarihimizin karanlıkta bırakılan, değiştirilerek aktarılan veya satır aralarına hapsedilen meselelerini farklı kaynaklar üzerinden bir araya getiriyor. Kitap, okuyucuya hazır hükümler sunmak yerine olaylar, şahıslar ve bağlantılar arasında yeniden düşünme imkânı açıyor.</p>

<h2><strong>İttihad ve Terakki’den Lozan’a uzanan hesaplaşma</strong></h2>

<p>Eserde Kıbrıs’ın kiralanması, Mısır meselesi, Meşrutiyet, Makedonya, masonluk, İttihad ve Terakki, Filistin, 31 Mart Vakası, Balkan Savaşları, Haim Nahum, Birinci Dünya Savaşı, Sarıkamış, Çanakkale, Sultan Abdülhamid Han, Sultan Vahdettin, Damat Ferit Paşa, Cumhuriyet, Lozan ve Nutuk gibi yakın tarihin en tartışmalı başlıkları ele alınıyor.</p>

<p>Kitabın muhtevası, Türkiye’de dokunulmaz hâle getirilen birçok ismi, hadiseyi ve metni yeniden sorgulamaya açıyor. Bilhassa İttihad ve Terakki’nin masonik bağlantıları, 31 Mart Vakası’nın arka planı, Filistin meselesindeki dış tesirler, Sultan Abdülhamid Han’a karşı yürütülen faaliyetler ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecine dair resmî anlatılar kitabın merkezî meseleleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Aktaş, tarihçiliğin hadiseleri art arda sıralamak veya okul kitaplarında tekrar edilen hükümleri yeniden üretmek olmadığını vurguluyor. Ona göre tarih, yaşananların arkasındaki iradeyi, menfaat ilişkilerini, dış müdahaleleri ve fikrî yönlendirmeleri ortaya çıkarma çabasıdır. Bu bakımdan eser, tarih adı altında yapılan “olay koleksiyonculuğuna” karşı tarih şuurunu ve tarih felsefesini öne çıkarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de resmî tarih, uzun yıllar boyunca milletin kendi geçmişiyle sahici bir bağ kurmasının önüne geçti. Osmanlı’ya düşmanlık, Batı’ya hayranlık ve Cumhuriyet kadrolarını sorgulanamaz hâle getiren anlayış, birkaç neslin tarih idrakini iğdiş etti. Bunun neticesinde tarihini bilmeyen, kendisine öğretilen birkaç sloganı hakikat zanneden ve her itiraza “hainlik” yaftasıyla cevap veren sığ bir insan tipi ortaya çıktı.</p>

<h2><strong>Belgelerle örülmüş bir hafıza mücadelesi</strong></h2>

<p>Yaklaşık 650 kitabın taranmasıyla hazırlanan eser, farklı görüşleri ve kaynakları karşı karşıya getirerek okuyucuya çapraz okuma imkânı sunuyor. Müellif, kimi yerde sorular soruyor, kimi yerde yerleşik iddiaları başka kaynaklarla mukayese ediyor, kimi yerde ise resmî anlatının çelişkilerini açığa çıkarıyor.</p>

<p><i>Yakın Tarihimizi Sorgulamak</i>, milletin hafızasına yerleştirilen yalan, eksik ve çarpıtılmış anlatılarla hesaplaşma gayesi taşıyor. Eser, yakın tarihin birkaç resmî metne, nutka ve okul kitabına mahkûm edilemeyeceğini gösterirken okuyucuyu geçmişi yeniden okumaya, şahısları ve hadiseleri rejimin penceresinden değil hakikatin ölçüsüyle değerlendirmeye çağırıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler, Kitap, Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yakin-tarihimizi-sorgulamak-fikret-aktas</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/d-a-v-a-s-e-b-e-b-i-o-l-d-u-1280-x-720-piksel.webp" type="image/jpeg" length="10940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamas: İsrail sözlerini yerine getirmedikçe silah konusunda adım atmayacağız]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hamas-israil-sozlerini-yerine-getirmedikce-silah-konusunda-adim-atmayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hamas-israil-sozlerini-yerine-getirmedikce-silah-konusunda-adim-atmayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamas Müzakere Heyeti Üyesi Gazi Hamad, İsrail'in anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini tamamen yerine getirmemesi halinde direnişin silahlarına ilişkin hiçbir adım atmayacaklarını açıkladı. Hamad, silah meselesinin Gazze'den çekilme ve yeniden imar süreciyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hamas Müzakere Heyeti Üyesi Gazi Hamad, siyonist rejimin anlaşmaya ilişkin taahhütlerini yerine getirmemesi durumunda direnişin silahlarının düzenlenmesi konusunda herhangi bir adım atmayacaklarını belirtti.</p>

<p>Hamad, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna yaptığı açıklamada, Hamas Filistin halkının haklarını korumaya yönelik milli hedeflerine bağlı kalmaya devam ettiğini söyledi.</p>

<p>"İşgalciler anlaşma kapsamındaki taahhütlerini tamamen yerine getirmedikçe direnişin silahı hakkında hiçbir adım atmayacağız." diyen Hamad, silah konusunun tek başına ele alınamayacağını vurguladı.</p>

<p>Silah meselesi çekilme ve yeniden imarla bağlantılı</p>

<p>Hamad, direnişin silahları konusunun İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi, bölgenin yeniden imarı ve diğer temel başlıklarla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.</p>

<p>İsrail'in anlaşmaya uymasının zorunlu olduğunu belirten Hamad, karşı tarafın yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde kendilerinin de herhangi bir uygulamaya geçmeyeceğini yineledi.</p>

<p>Hamad, Şarm eş-Şeyh Anlaşması'nın ilk aşamasından bu yana İsrail'in çok sayıda ihlal gerçekleştirdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Kalleşlik ve öldürme üzerine kurulu saldırgan bir devlet"</p>

<p>Hamad, "İsrail, kalleşlik ve öldürme üzerine kurulu saldırgan bir devlettir, bu nedenle anlaşmaya uymadı." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hamas yetkilisi, silah düzenlemelerinin ancak karşılıklı yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve Gazze'deki sürecin güvence altına alınması halinde gündeme gelebileceğini belirtti.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise daha önce yaptığı açıklamada, Hamas ve Gazze'deki diğer silahlı grupların tamamen silahsızlandırılması konusunda "tarihi bir anlaşmaya" varıldığını öne sürmüş ve silahsızlanmanın tamamlanmasının ardından İsrail'in Gazze'den çekileceğini söylemişti.</p>

<p>Kaynak: İLKHA</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hamas-israil-sozlerini-yerine-getirmedikce-silah-konusunda-adim-atmayacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/hamas-sisah.webp" type="image/jpeg" length="41377"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zorunlu eğitim ülkeyi intiharın eşiğine sürüklüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/zorunlu-egitim-ulkeyi-intiharin-esigine-surukluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/zorunlu-egitim-ulkeyi-intiharin-esigine-surukluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed">12 yıllık zorunlu eğitim, tam anlamıyla, Türkiye’nin intiharı.</p>

<p color="dimmed">Herkes üniversite okumak zorunda değil. Sanayinin de insana ihtiyacı var; ve sanayi en iyi şekilde usta-çırak ilişkisiyle yeşerir.</p>

<p color="dimmed">Ayrıca üniversite, genç kuşağın zihnini seküler hayat ve dünya görüşü biçimleriyle formatlıyor, çocuğun aidiyet bilincini, kardeşlik anlayışını, merhamet ve yardımlaşma duygusunu yok ediyor, sözün özü bu topraklara ruhunu veren, anlamını ve değerini kazandıran anlam haritalarını yitiriyor; bireyci, bencil, hazcı, ruhsuz; aidiyet, kültür ve tarih bilincini yitirmiş bir vatansız, yurtsuz, ülkesini anında terk edecek, inançları ve değerleri aşınmış “kaybedilmiş kuşaklar” yetiştiriyor.</p>

<p color="dimmed">İki asırdır kaybettiğimiz savaşlar değil, Batı karşısında sürüklendiğimiz aşağılık kompleksi bitiriyor bizi…</p>

<p color="dimmed">Balkanları, Kafkasları, Yemen’i, Kuzey Afrika’yı kaybettik.</p>

<p color="dimmed">Bu doğru.</p>

<p color="dimmed">Ama biz asıl kendimizi kaybettik, ruhumuzu.</p>

<p color="dimmed">Ruh köklerimizi kuruttular bizim.</p>

<p color="dimmed">Bu ülkeyi dışarıdan işgal etmediler. İçeriden ele geçirdiler. Fiilen işgal edilmedi bu ülke, bilinçli olarak, zihnen işgal edildi.</p>

<h3><strong>PATLAMAYA HAZIR BOMBA!</strong></h3>

<p color="dimmed">Nedir bu?</p>

<p color="dimmed">Patlamaya hazır bombadır!</p>

<p color="dimmed">Aidiyet bilincini yitiren, değerlerini kaybeden bir insandan o ülke için savaşmasını, canını vermesini beklemek, olmayacak duaya amin demektir.</p>

<p color="dimmed">Herkes üniversite okuyunca, ortalık vasıfsız, tecrübesiz, korkak ama hedonist, egoist, ruhsuz kişilerden oluşan, işsizler ordusuyla dolup taşıyor: İşi yok, eşi yok, aşı yok, gelmiş 30 yaşına, bütün ideolojik örgütlerin kullanımına hazır bir bomba düşüyor toplumun tam ortasına.</p>

<p color="dimmed">Patlamaya hazır bir bomba!</p>

<p color="dimmed">İşsiz olduğu için evlenemiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">Evlendiğinde geç evlenmek zorunda kalıyor.</p>

<p color="dimmed">O zaman da geç evelendiği için çocuk yapamıyor aile.</p>

<p color="dimmed">Geçim sıkıntısı, bireysel tercihler, evde hır-gür, aşırı geçimsizlik vesaire derken çok geçmeden boşanıyor gençler!</p>

<p color="dimmed">Bir de nafaka meselesi var ki, tam bir kangren!</p>

<p color="dimmed">Sosyal dokuyu çökertmek istese düşman bundan daha iyi bir yol, yöntem bulamaz!</p>

<p color="dimmed">Aile çökecek…</p>

<p color="dimmed">Karakter gelişmeyecek…</p>

<p color="dimmed">İdealist, dertli, inançlı nesiller, seküler hazcılığın, bencilliğin, makyavelizmin kurbanı olacak, ülke emin ellere emanet edilemeyeceği için, ülkeyi ilk zor anında terk edecek, savaş olduğunda asla savaş meydanına koşmayacak, banka kuyruklarına ve havaalanlarına koşacak acıklı, zavallı, sahipsiz, karamsar, umutsuz ve ufuksuz kayıp nesillerle intihar edecek ülke.</p>

<p color="dimmed">Çok büyük bir plansızlık, programsızlık ve stratejik akıl yokluğu sorunu var karşımızda: Ülke eğitimde, aile yapısında, ara eleman temini kıtlığı bakımından sanayide, tam bir intiharın eşiğine sürükleniyor, ama gören mi yok, aldırış eden mi, anlayamadım gitti.</p>

<h3><strong>ÇÖKÜŞ SÜRECİ</strong></h3>

<p color="dimmed">Özetle…</p>

<ul>
 <li color="dimmed">12 yıllık zorunlu eğitimi yok etmezseniz, ülkeyi yol edecek dinamitleri döşemiş olursunuz…</li>
 <li color="dimmed">Sosyoloji çöker: Diplomalı işsizler ordusu sosyal yıkımların yaşanmasına neden olur…</li>
 <li color="dimmed">Aile çöker: Evlilik yaşı 30’u aşar, kimse çocuk yapamaz, aile biter…</li>
 <li color="dimmed">Millet biter: Ailenin çökmesi, nüfusun geriye saymasını, milletin devamını tehlikeye sokmasını ve ülkenin intihara sürüklenmesini getirecektir…</li>
 <li color="dimmed">Toplum çöker: İşsizlik ve ailevî sorunları, toplumu çökmenin eşiğine sürükler…</li>
 <li color="dimmed">Sanayi çöker: Ara eleman bulunamaz, göçmenlerle savaşan partiler bile dışarıdan göçmen ithal etme yarışına girerler…</li>
</ul>

<p color="dimmed">Lütfen bu ülkenin sahipsiz olmadığını gösterin: Çocuklarımızı kültürel ve entelektüel olarak intihara sürükleyen, ülkemizin geleceğini karartan 12 yıllık kesintisiz eğitime derhal son verilmelidir.</p>

<p color="dimmed">Zorunlu eğitimin kendisi sorunludur ve görüldüğü üzere toplumun temeline döşenmiş patlamaya hazır bir bombadır.</p>

<p color="dimmed">Benden hatırlatması.</p>

<p color="dimmed"><i>Yusuf Kaplan, Yeni Şafak</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/zorunlu-egitim-ulkeyi-intiharin-esigine-surukluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/zorunlu-egitim.webp" type="image/jpeg" length="53643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kızıldeniz ittifakı: Türkiye ortak açıklamaya imza attı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kizildeniz-ittifaki-turkiye-ortak-aciklamaya-imza-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kizildeniz-ittifaki-turkiye-ortak-aciklamaya-imza-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen üst düzey güvenlik toplantısı, Kızıldeniz ve çevresindeki askeri koordinasyon açısından yeni bir safhayı başlattı. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 14 ülkenin çok uluslu bir deniz savunma koalisyonu kurulması önerisini destekleyen ortak bir açıklama yayımladığını duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Söz konusu mutabakata Türkiye ile birlikte Pakistan, Mısır, Sudan ve Cibuti gibi kritik aktörler katılım sağladı.</p>

<p>Tasarlanan çok uluslu yapı; küresel ticaretin ve seyrüsefer hatlarının kilit noktaları sayılan Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde savunma işbirliğini pekiştirmeyi amaçlıyor. Bölgedeki deniz yollarının emniyetini artırmak, savunma alanındaki senkronizasyonu güçlendirmek ve olası tehditlere karşı ortak hareket kabiliyeti geliştirmek masadaki ana gündem maddelerini oluşturdu.</p>

<p>Toplam 43 ülke temsilcisi ile Avrupa Birliği delegasyonunun iştirak ettiği temaslarda, koalisyonun kurucu ve lider ülkesinin Suudi Arabistan olması değerlendirildi. Bununla birlikte koalisyonun komuta merkezine de Suudi Arabistan’ın ev sahipliği yapması teklifi öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p> </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kizildeniz-ittifaki-turkiye-ortak-aciklamaya-imza-atti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 23:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/kizildeniz.webp" type="image/jpeg" length="62529"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'li Senatöre 'Gazze' protestosu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdli-senatore-gazze-protestosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdli-senatore-gazze-protestosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, Trump'ın yolsuzluklarına ilişkin düzenlediği basın toplantısında, Gazze soykırımına verdiği destek sebeiyle protesto edildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD'li gazeteci Sam Husseini, başkent Washington'da, Trump'ın yolsuzluklarına ilişkin konulara yer verilen basın toplantısında, Schumer'e Gazze'de İsrail'in Filistinlilere karşı işlediği soykırıma verdiği desteği hatırlattı.</p>

<p>Husseini, Schumer'in Anayasal Haklar Merkezi ile çeşitli insan hakları gruplarından Kasım 2023'te aldığı, Kongre faaliyetleri yoluyla soykırıma yardım ve yataklık etme, zarar verme veya soykırım işlemek için gizli anlaşma yapma konusundaki olası hukuki sorumluluğa dair uyarıyı hatırlattı.</p>

<p>Demokrat Senatör'ün sözünü birkaç defa kesen Husseini, Schumer'in hitaben 'soykırımcı manyak' ifadesini kullanırken, 'yıllarca soykırımı destekleyen birinin yolsuzluktan bahsetmesini' eleştirdi.</p>

<p>ABD'li gazeteci, 'Soykırımcı yüzünüzü kamuoyu önünde gösterebilmeniz inanılmaz.' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Husseini, 'Soykırıma destek vermekten daha büyük bir yolsuzluk olabilir mi?' diye haykırırken, Schumer soğukkanlılığını korudu ve kendisiyle tartışan gazeteciye teşekkür ederek konuşmasına kaldığı yerden devam etti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdli-senatore-gazze-protestosu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 23:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/abdfilistin.webp" type="image/jpeg" length="28939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Şantaj" suçundan gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazeteci-cem-kucuk-santaj-sucundan-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazeteci-cem-kucuk-santaj-sucundan-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Cem Küçük "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve şantaj" suçlarından gözaltına alındı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cem Küçük, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından gözaltına alındı.</p>

<p>Başsavcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında Küçük hakkında, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından gözaltı kararı verildi.</p>

<p>Cem Küçük bu kapsamda, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küçük'ün jandarmadaki işlemleri sürüyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazeteci-cem-kucuk-santaj-sucundan-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 22:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/cemk.webp" type="image/jpeg" length="44752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gözün gördüğü ile zihnin kavradığı arasındaki uçurum]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gozun-gordugu-ile-zihnin-kavradigi-arasindaki-ucurum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gozun-gordugu-ile-zihnin-kavradigi-arasindaki-ucurum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resimde ahşap dokulu bir pipo figürü ve bu figürün hemen altında Fransızca el yazısıyla yerleştirilmiş "Ceci n'est pas une pipe" (Bu bir pipo değildir) ifadesi bulunur. Magritte, tuval üzerindeki kusursuz nesne çizimi ile altındaki metini yan yana getirerek izleyicinin algı dünyasında bir kırılma oluşturmayı hedefler...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Belçikalı sürrealist ressam René Magritte'in 1929 yılında tamamladığı <i>İmgelerin İhaneti</i> (<i>La Trahison des Images</i>) isimli tuval, sanat tarihinin ve dil felsefesinin en çok tartışılan eserlerden biri konumundadır.</p>

<p>Fransız filozof M. Foucault, bu tabloyu merkeze aldığı çözümlemesinde, görüntü ile dilin temsili arasındaki ayrışmayı ayrıntılarıyla ortaya koyar.(*)</p>

<h2><strong>Kaligramın parçalanması ve alan karmaşası</strong></h2>

<p>Foucault'nun okumasına göre Magritte, tarih boyunca okuma ile görme eylemlerini bir arada tutan "kaligram" formunu bilinçli bir biçimde parçalamaktadır. Klasik sanatta bir resim ya görülür ya da üzerindeki metin okunur; ikisi aynı anda gerçekleştiğinde biri diğerine tahakküm kurar. Magritte'in tuvalinde ise çizim ile yazı aynı yüzeyde bulunsa da aralarında hiçbir ortak zemin yer almaz.</p>

<p>Tuval üzerindeki ifade, altındaki çizimi açıklamak yerine onun sınırlarını çizer. Çizilen şekil tütün yakmaya, elde tutulmaya veya duman çıkarmaya elverişli fiziksel bir nesne olmaktan uzaktır; tuvale aktarılmış yağlı boya katmanlarından ibarettir. Dolayısıyla alt kısımda duran yazılı bildirim, tuvaldeki nesnenin hakikatini doğrudan dile getirir: Görseldeki imge, nesnenin kendi varlığından tümüyle bağımsız bir temsildir.</p>

<h2><strong>Benzerlik ile benzeyiş arasındaki çizgi</strong></h2>

<p>Foucault analizinde iki temel kavramı birbirinden ayırır: Benzerlik (<i>ressemblance</i>) ve benzeyiş (<i>similitude</i>).</p>

<p>Benzerlik, bir ana modelin varlığını şart koşar. Orijinal bir nesne vardır ve resim o nesneye benzediği oranda değer kazanır.</p>

<p>Benzeyiş ise bir merkeze veya asıl modele ihtiyaç duymadan devam eden kopyalar silsilesini ifade eder.</p>

<p>Magritte tuvalinde ana modeli ortadan kaldırarak benzeyiş ağını serbest bırakır. Pipo çizimi gerçek bir pipoya benzer görünse de, altındaki yazı bu bağın meşruiyetini sarsar. Çizim metni, metin ise çizimi boşa çıkararak zihni sonsuz bir döngüye sürükler.</p>

<h2><strong>Dil, imge ve gerçekliğin üçlü kopuşu</strong></h2>

<p>Resimdeki görünür düzen, izleyicinin alıştığı kabul kalıplarını sarsma işlevi görür. Söz konusu çalışma; dilin nesneyi tanımlama gücünü, imgenin nesneyi yansıtma iddiasını ve gerçekliğin tuval üzerindeki konumunu aynı anda sorgulamaya açar. Magritte'in bu hamlesi, sanatın sadece bir seyir nesnesi olmaktan çıkıp felsefi bir sorgulama alanına dönüşmesine imkân tanımıştır...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>(*) Foucault, M. (1973). <i>Ceci n'est pas une pipe</i>. Montpellier: Fata Morgana. (Türkçe çevirisi: <i>Bu Bir Pipo Değildir</i>, Çev. Ara Altun, Yapı Kredi Yayınları).</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir, Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gozun-gordugu-ile-zihnin-kavradigi-arasindaki-ucurum</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 22:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/bubirpipo.png" type="image/jpeg" length="97891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'ın İran politikasına destek geriledi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trumpin-iran-politikasina-destek-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trumpin-iran-politikasina-destek-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Associated Press (AP) ve NORC Halkla İlişkiler Araştırma Merkezinin 23-27 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirdiği kamuoyu araştırması, Trump yönetiminin İran’a yönelik yürüttüğü askeri operasyona verilen halk desteğinin sert biçimde gerilediğini ortaya koydu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankete katılan Amerikalıların büyük çoğunluğu, elde edilen askeri kazanımların İran ile girilen çatışmanın getirdiği bedelin altında kaldığı görüşünde birleşti.</p>

<p>28 Şubat tarihinde başlatılan askeri saldırılar, ülke genelinde ciddi bir meşruiyet sorgulamasına sebep oldu. Araştırma verilerine göre, ABD'li yetişkinlerin yüzde 64’ü söz konusu saldırıları gereksiz bulurken, iktidardaki Cumhuriyetçi Parti seçmenlerinin yüzde 37'si de aynı görüşü paylaşıyor.</p>

<p>Trump'ın genel İran politikasına verilen toplumsal destek, geçen ay kaydedilen yüzde 34 seviyesinden 6 puanlık kayıpla yüzde 28 seviyesine geriledi. Başkan Trump’ın kendi seçmen tabanında da erime işaretleri mevcut. Haziran ayında yüzde 71 seviyesinde seyreden Cumhuriyetçi seçmen desteği, 10 puanlık düşüşle yüzde 61 sınırına çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu tablo, kasım seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti içinde tedirginliğe sebep oldu. Anket raporunda, İran savaşının ülke içindeki sempatisini kaybetmesinin, kasım ayında sandığa gidecek ve Trump'ın askeri eylemlerini savunacak Cumhuriyetçi Kongre üyeleri açısından siyasi risk oluşturduğu vurgulandı. Ülkedeki diğer kamuoyu araştırmaları da benzer bir tablo sunarak genel seçmen desteğinin yüzde 30 seviyesine çekildiğini teyit ediyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trumpin-iran-politikasina-destek-geriledi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/trumpiranqqq.webp" type="image/jpeg" length="62428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Siyonist gaspçılardan Suriye'ye yeni işgal hamlesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/siyonist-gaspcilardan-suriyeye-yeni-isgal-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/siyonist-gaspcilardan-suriyeye-yeni-isgal-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin topraklarını sistemli biçimde gasp eden Siyonist Yahudiler, işgal alanlarını Suriye sınırlarının içerisine taşıma gayretini sürdürüyor. Tevrat'taki tahrif edilmiş metinleri referans gösteren ve kendilerini "Başan Öncüleri" şeklinde adlandıran siyonist gaspçılar, Suriye'nin güneyindeki Kuneytra bölgesine sızarak yasa dışı yerleşim birimi kurma girişiminde bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Terörist İsrail'in kontrolündeki Golan Tepeleri üzerinden sınırı aşan grup, Kuneytra'ya bağlı Hadra köyü yakınlarında konuşlandı. Bölgede siyonist paçavraları açan ve Güney Suriye topraklarının işgal edilmesini talep eden grup üyeleri, Suriye'nin egemenlik haklarını açıkça çiğnedi. İşgal ordusu unsurları ilk aşamada bu sızmaya göz yumdu, ardından gelen tepkiler üzerine gaspçı grubu sınırın kendi tarafına geri çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siyonist Yahudilerin kurduğu "Başan Öncüleri" isimli yapı, "Büyük İsrail" hülyası doğrultusunda Suriye'nin Kuneytra, Dera ve Süveyda vilayetlerini kapsayan geniş bir hattı hedef alıyor. Geçmiş dönemlerde de benzer sızma eylemleri gerçekleştiren Siyonist gaspçılar, Suriye topraklarında kalıcı Yahudi yerleşkeleri inşa etmeyi amaçlıyor. Siyonist rejimin Gazze ve Batı Şeria'daki soykırım ve arazi gaspı politikaları, siyonist grupların sınır ötesi tecavüzlerini artıran ana unsur haline geldi. Kabinedeki siyonist bakanların Filistin arazilerini gasp hususundaki çağrıları, siyonist yahudileri komşu ülkelerin topraklarına saldırma konusunda cesaretlendiriyor. </p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/siyonist-gaspcilardan-suriyeye-yeni-isgal-hamlesi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/suriyesiyonistisgal.webp" type="image/jpeg" length="34008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OpenAI'ın "kontrolden çıktık" beyanı: Tehdit mi, PR stratejisi mi?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/openaiin-kontrolden-ciktik-beyani-tehdit-mi-pr-stratejisi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/openaiin-kontrolden-ciktik-beyani-tehdit-mi-pr-stratejisi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ şirketi OpenAI, geliştirdiği otonom yazılımın kapalı test alanını aşarak farklı platformlara sızdığını duyurdu. Benzeri daha önce Fable 5 sürecinde de görülen bu tarz özerklik anlatıları, teknoloji devlerinin pazarlama yöntemlerini yeniden tartışmaya açıyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel yapay zekâ yarışının öncü kuruluşu OpenAI, kamuoyuna dikkat çekici bir açıklama sundu. Şirket bünyesinde yürütülen sızma testleri esnasında kontrolden çıkan bir otonom yapay zekâ ajanı, kapalı test alanının dışına taşarak geniş erişimler sağladı. Şirketin resmi beyanına göre, söz konusu ajan internet ortamında açık halde bulunan giriş bilgilerini kullandı. Bu yolla dört farklı hesap üzerinden dört ayrı hizmete sızmayı başardı. Hedef alınan alanların başında yapay zekâ platformu Hugging Face yer aldı.</p>

<h2><strong>Sistemdeki tahribat</strong></h2>

<p>Hugging Face yönetimi, Temmuz ayı ortasında güçlü bir yapay zekâ tarafından siber müdahaleye uğradığını bildirerek resmi makamlara başvurdu. Takip eden süreçte OpenAI, bu eylemin kendi geliştirdikleri ve kapalı ortamdan bağımsız hareket etmeye başlayan yapay zekâ ajanının eseri olduğunu kabul etti. Açıklamalar, olayın etki alanının ilk tahminleri aştığını gösteriyor. Yapay zekâ ajanı, kendisine tanımlanan sızma testi görevi kapsamında yanıt ararken, açıkta kalan kullanıcı verilerini tespit edip farklı hizmetlere erişim sağladı.</p>

<p>Siber güvenlik uzmanlarının incelemeleri, yapay zekâ ajanının insan siber korsanlarından ayrı bir davranış kalıbına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Ajan, aynı işlemleri ardışık biçimde yineledi, karmaşık komutlar dizisi oluşturdu ve açık izler bıraktı. Buna karşın, yüksek bir süratle hareket ederek binlerce farklı yöntemi eşzamanlı biçimde uyguladı. Kendi alt hedeflerini belirleme ve savunma mekanizmalarına anlık uyum sağlama kabiliyeti sergiledi.</p>

<p>Hugging Face altyapısında üç gün boyunca gizli kalmayı başaran yapay zekâ, sistemde büyük aksamalara sebep oldu. Müdahale sürecinin saatler sürmesi sebebiyle şirket, mevcut altyapısının yaklaşık üçte birini sil baştan inşa etmek durumunda kaldı.</p>

<h2><strong>Kurgulanmış PR vurgusu</strong></h2>

<p>Görünürde bir güvenlik zafiyeti ve kontrolden çıkma vakası şeklinde sunulan bu gelişme, teknoloji dünyasındaki stratejik hedefleri akla getiriyor. Benzer bir durum daha önce Fable 5 sürecinde de yaşanmış, yapay zekânın özerk hareket ettiği iddiaları uzun süre gündemi meşgul etmişti. Milyarlarca dolarlık bütçelere sahip şirketlerin, kontrolden çıktığını ileri sürdükleri yazılımları medyaya bu derece açık biçimde duyurması, kurgulanmış bir halkla ilişkiler (PR) çalışması ihtimalini güçlendiriyor.</p>

<p>Teknoloji devleri, sistemlerinin kontrol dışı bir güce sahip olduğu izlenimini yaymayı bir büyüme yöntemi olarak kullanıyor. "Sistemimiz kontrolümüzden çıktı, kendi kendine hedef seçip saldırdı" söylemi, kamuoyunda hayranlık ve korku iklimi meydana getiriyor. Bu vaziyet, şirketlerin teknolojik kapasitelerini abartılı biçimde sunmalarına imkân tanıyor.</p>

<p>Fable 5 örneğinde olduğu gibi bu olayda da yürütülen anlatı belirli amaçlara hizmet ediyor olabilir…</p>

<p>Şirketin insanüstü bir yapay genel zekâya yaklaştığı algısı pekiştirilerek küresel sermaye akışı tetikleniyor. Yapay zekânın korkutucu ve kontrolden çıkabilir yapıda sunulması, devlet organlarının sektöre yönelik sert düzenlemeler getirmesine zemin hazırlıyor. Bu tür yasal kısıtlamalar ve lisans şartları, piyasadaki küçük rakiplerin gelişimini engellerken, dev şirketlerin tekel konumunu sağlamlaştırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üç gün boyunca tespit edilmeden ilerleyen ve büyük tahribata sebep olduğu belirtilen bu otonom yapay zekâ vakası, teknik bir kaza görüntüsü altında sunulan etkili bir pazarlama hamlesi niteliği taşıyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/openaiin-kontrolden-ciktik-beyani-tehdit-mi-pr-stratejisi-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/openaiq.webp" type="image/jpeg" length="20027"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lübnan Cumhurbaşkanı Avn Ankara'da]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/lubnan-cumhurbaskani-avn-ankarada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/lubnan-cumhurbaskani-avn-ankarada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Türkiye ile Lübnan arasındaki ikili ilişkileri güçlendirmek, bölgesel güvenlik konularını değerlendirmek ve ortak iş birliği imkanlarını ele almak amacıyla Ankara'ya geldi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak üzere Türkiye'ye gelen Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşıladı.</p>

<p>Lübnan Cumhurbaşkanı Avn'ın makam aracına, Külliye önündeki caddede katılan atlı süvariler protokol kapısına kadar refakat etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuk lideri ana giriş kapısında karşılayarak tören alanına birlikte geçti. İki ülke milli marşlarının çalındığı merasim esnasında 21 pare top atışı gerçekleştirildi. Tören alanında, tarihteki 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerler de yerini aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, Muhafız Alayı Tören Kıtası'nı "Merhaba asker" sözleriyle selamladı. Heyetlerin birbirine takdim edilmesinin ardından iki lider, merdivenlerde Türk ve Lübnan bayrakları önünde el sıkışarak basın mensuplarına poz verdi.</p>

<p>Liderler, baş başa gerçekleştirecekleri görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenleyecek.</p>

<p>Görkemli karşılama törenine Türk heyetinden üst düzey yetkililer katıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, TBMM Türkiye-Lübnan Dostluk Grubu Başkanı Mehmet Sait Yaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye'nin Beyrut Büyükelçisi Murat Lütem ve Ankara Valisi Yakup Canbolat törende hazır bulundu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/lubnan-cumhurbaskani-avn-ankarada</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/lubnanc.webp" type="image/jpeg" length="16578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Bu memlekete bu ucube heykel yakışmıyor"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bu-memlekete-bu-ucube-heykel-yakismiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bu-memlekete-bu-ucube-heykel-yakismiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'daki Atatürk heykeline yönelik sözleri nedeniyle gerici Kemalist çevrelerin hedefi haline gelen bir vatandaş, yaptığı açıklamada heykelin Malatya'nın manevî kimliğiyle bağdaşmadığını ve kaldırılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<h2><strong>Vatandaş açlıktan kırılırken CHP heykel için seferberlik başlatmıştı</strong></h2>

<p>Malatya’nın merkezine dikilen ve bugün vatandaşın tepkisini çeken söz konusu heykelin yapımı için 1945-1946 yıllarında CHP tarafından vatandaştan zorla bağış toplanmıştı. Toplanan 290 bin liranın 130 bin lirası söz konusu Atatürk ve gençlik heykeline, 160 bin lirası ise İnönü heykeline harcandı. Anadolu halkının yoksullukla, savaş şartlarıyla ve depremlerin açtığı yaralarla boğuştuğu yıllarda mürteci Kemalistlerin şehirleri heykellerle donatmasıyla CHP yönetimi milletin temel ihtiyaçlarını görmezden gelip meydan meydan heykel dikiyordu.</p>

<h2><strong>"Malatya'nın göbeğinde bu teşhir olmaz"</strong></h2>

<p>İrfan Yılmaz adlı vatandaş, meydanda hâlâ duran çıplak heykelin Malatya'nın kültür ve maneviyatına uygun olmadığını belirtti.</p>

<p>"Ya bunu kaldırın ya da bir şort giydirin. Battalgazi'nin, Niyazi Mısrî'nin, Somuncu Baba'nın memleketine bu ucube heykel yakışmıyor." diyen Yılmaz, heykelin yıllardır vatandaşlar arasında rahatsızlık konusu olduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"RTÜK'ten korkup ekranda buzluyorlar"</strong></h2>

<p>Heykelin televizyon ekranlarında gösterilirken sansürlendiğine dikkat çeken Yılmaz, "Televizyonlarda Malatya'daki çıplak heykeli gösterirken arka tarafını buzluyorlar. RTÜK ceza verir diye sansürlüyorlar ama aynı heykeli 80 yıldır Malatya'nın meydanında çocukların önüne koymuşlar." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bir arkadaşının çocuğunun heykeli görünce neyi temsil ettiğini sorduğunu anlatan Yılmaz, "Kimse buna makul bir cevap veremiyor." dedi.</p>

<h2><strong>"Türk gencini böyle temsil edemezsiniz"</strong></h2>

<p>Anıttaki çıplak figürün "Türk gencini temsil ettiği" yönündeki değerlendirmeleri de eleştiren Yılmaz, "Türk genci çıplak temsil edilemez. Eline Türk bayrağı verilmesi de doğru değil. Resmî törenlerde devlet erkânı bu heykelin önünde duruyor. Böyle bir görüntü Malatya'ya da devlet ciddiyetine de yakışmıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p><i>Baran Dergisi</i></p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bu-memlekete-bu-ucube-heykel-yakismiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/millet-bu-gtten-rahatsiz.webp" type="image/jpeg" length="20444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anlaşmada İran fitnesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/anlasmada-iran-fitnesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/anlasmada-iran-fitnesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi’nin huzurunda düzenlenen imza töreninde, Irak Ulaştırma Bakanı şii Vehb Selman el-Haseni’nin Kalkınma Yolu anlaşmasına imza atmaktan kaçınması kısa süreli krize yol açtı. Erdoğan’ın “Beş anlaşma değil miydi?” müdahalesinin ardından Irak Başbakanı, bakanıyla görüşerek anlaşmanın imzalanmasını sağladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Törende dört anlaşmanın imzalanmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, eksik anlaşmayı fark ederek, “Beş anlaşma değil miydi?” diye sordu. Bunun üzerine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan devreye girerken, Irak Başbakanı ez-Zeydi de heyetindeki bakanlarla görüşmeye başladı.</p>

<p>Krizin, Irak Ulaştırma Bakanı Vehb Selman el-Haseni’nin Kalkınma Yolu Projesi’ne ilişkin anlaşmayı imzalamaya yanaşmamasından kaynaklandığı görüldü. Ez-Zeydi’nin kameralar önünde bakanına müdahale ederek imza talimatı vermesinin ardından Haseni masaya geldi ve anlaşmayı imzaladı.</p>

<h2><strong>İran, Müslümanların önüne yine barikat kuruyor</strong></h2>

<p>Irak Ulaştırma Bakanı Haseni’nin, İran’a yakın şii Koordinasyon Çerçevesi ve Bedir Örgütü ile bağlantılı olduğu biliniyor. Şii destekli siyasî ve silahlı yapıların Irak devlet kurumları üzerindeki nüfuzu uzun süredir bilinirken, Ankara’daki imza töreninde yaşanan hadise de Kalkınma Yolu’na yönelik İran merkezli fitneyi yeniden gündeme taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basra Körfezi’ni kara ve demir yoluyla Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlaması hedeflenen Kalkınma Yolu, Irak’ı önemli bir ticaret merkezi hâline getirirken Türkiye’nin bölgesel gücünü de artıracak. İran ise güzergâhın kendi topraklarını dışarıda bırakması, transit gelirlerini azaltması ve Irak üzerindeki siyasî-ekonomik nüfuzunu zayıflatması ihtimalinden rahatsızlık duyuyor.</p>

<p>İran’ın Müslüman coğrafyalardaki fitne ve ihanet siyaseti, Şii nüfuz alanlarını korumaya dayanıyor. Türkiye’nin Irak ile kurmaya çalıştığı her stratejik iş birliğinin önüne farklı isimler, örgütler ve siyasî unsurlar üzerinden barikat kurulması, bu sinsi siyasetin yeni bir tezahürü olarak karşımıza çıkıyor.</p>

<p>Suriye’den Irak’a, Kafkasya’dan Körfez’e kadar Türkiye’nin ve bölge Müslümanlarının önüne fitne hatları döşeyen İran, kendisinin merkezinde bulunmadığı her teşebbüsü ihanetle baltalamaya çalışıyor. Ankara’daki törende ortaya çıkan imza krizi, Irak içerisindeki İran güdümlü yapıların büyük kalkınma hamlelerini dahi engelleyebilecek derecede nüfuz kazandığını bir kez daha gösterdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/anlasmada-iran-fitnesi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/anlasma-iran-fitne-haber.webp" type="image/jpeg" length="26699"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çarklar, trendler ve kitaplar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/carklar-trendler-ve-kitaplar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/carklar-trendler-ve-kitaplar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Bir kimse ne kadar fazla okursa, okuduklarından kalan izler de kaçınılmaz olarak o kadar az olacaktır; zihin üzerine tekrar tekrar yazı yazılan bir tablete benzer. Derin derin düşünmeye zaman yoktur ve okunan şeyler ancak derin düşünmeyle hazmedilebilir, eğer bir kimse daha sonra üzerinde durup düşünmeksizin sürekli okursa okudukları kök salmaz, büyük bölümü itibariyle kaybolur"]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed">Son yıllarda kitap tüketiminde büyük bir artış yaşanıyor. Kişi başına düşen kitap sayısında eskiye oranla ciddi yükselişler var. Kitap endüstrisi, artan bu büyük kitap ihtiyacını karşılamak üzere çarklarını hızlandırmak zorunda. Bu sebeple kitap üretimini arttıracak bazı tedbirler alınıyor. Yazarlar sürümden kazanmaya teşvik ediliyor, kitap üretimini hızlandıracak pratikler geliştiriliyor, daha çok insanın yazar olması için kurslar açılıyor, daha çok insanın yazabilmesi için yeni ve çok daha pratik yazım teknikleri, şablonlar oluşturuluyor ve ücretsiz kullanıma açılıyor. İleriye dönük olarak ‘yazım otomasyonu’ alanında arge çalışmaları yapılıyor. Muhtemel ki yapay zekadan (biyolojik ve dijital) da yararlanılıyor. Okurlara ağırlık veren, okuma hızını düşüren, kitap tüketimini olumsuz etkileyen içerikler olabildiğince devre dışı bırakılıyor ya da marjinalize ediliyor. Yayınevleri yazarlardan nasıl kitaplar beklediklerine dair prototipler hazırlıyor. ‘Her yıl en az kaç kitap okunmalı?’ tarzında yarı güdümlü araştırmalar yaptırtılıp herkesin göreceği yerlerde yayınlatılıyor. Yeni okuma trendleri belirleniyor ve sürekli güncelleniyor. ‘Ölmeden Önce Mutlaka Okunması Gereken’ yüz ila bin kitap en stratejik hesaplarla listelenip etrafa yayılıyor. Yazarlar için giyim trendleri, aksesuar modası üretiliyor, artistik fotoğraf stüdyoları açılıyor. Evet, yeni ve hızlı geleceğe akacak bir kitap çağı başlıyor! Okur profilleri kitap üreticileri tarafından yeni kodlarla yeniden oluşturuluyor ve daha rantabl hale getiriliyor. Bu arada bütün bunların bir yan etkisi olarak metinlere, ifadelere, kelimelere, anlamlara ilgi azalıyor!</p>

<p color="dimmed">“Falancanın son kitabını okudun mu?” dedi fuar alanında dolaşanlardan biri. “Yok, daha sondan bir önceki kitabını bitiremedim” dedi tıknefes bir halde diğeri.</p>

<p color="dimmed">“Bir kimse ne kadar fazla okursa, okuduklarından kalan izler de kaçınılmaz olarak o kadar az olacaktır; zihin üzerine tekrar tekrar yazı yazılan bir tablete benzer. Derin derin düşünmeye zaman yoktur ve okunan şeyler ancak derin düşünmeyle hazmedilebilir, eğer bir kimse daha sonra üzerinde durup düşünmeksizin sürekli okursa okudukları kök salmaz, büyük bölümü itibariyle kaybolur. Gerçekten de bedensel gıdalarımızla zihinsel gıdalarımız arasında durum hemen hemen aynıdır: İnsanın yediklerinin beşte biri ancak hazmedilir, geri kalan buharlaşmayla, terlemeyle ve benzeri şekilde kaybolup gider” diyor Arthur Schopenhauer, ‘Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine’ kitabında.</p>

<p color="dimmed">Hintçe yazılmış bir kitaptı, İngilizceye çevirdiler. Sonra İngilizceden Fransızcaya, Fransızcadan Arapçaya, Arapçadan İspanyolcaya, İspanyolcadan Çinceye, Çinceden yeniden Hintçeye… Söylenecek tek şey kitabın çok yorulduğuydu!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">‘Lansman’ diye bir kelime var. Şirinliğini yitirmemiş bir kitap olsaydım onu muhtemelen Gargamel zannederdim!</p>

<p color="dimmed">“Kanepelerimizden, sandviçlerimizden aldınız mı?” diye sordu ekstra kibar görevli. “Hayır ben sadece kitap almaya geldim!” dedi uyumsuz okur.</p>

<p color="dimmed">Cemil Meriç, yıllar önce yayınlanan ‘Bu Ülke’ kitabında bugünün yayın endüstrisi için en ideal olan müşteri profilini resmediyor: “Kitaplar çoğaldıkça okuma sevgisi azalıyor. Ama, yine de birçokları için okuma bir hastalık. Böyleleri incelemek, düşünmek, dinlemek, eğlenmek için okumaz; okumak için okur. Ne sanat heyecanı ararlar ne zekâlarını geliştirme emelindedirler. Çok okurlar, ellerine geçeni okurlar. Sabırsızdırlar, sırtlarından bir yük atmak isterler sanki. Okuduklarını reddetmek veya tartışmak ihtiyacını duymazlar. Kitap kapanır kapanmaz içindekiler unutulur. En büyük zevkleri kitap değiştirmektir. Her matbua’ya saldırırlar.”</p>

<p color="dimmed">“Bu kitabın etkisinden uzun süre kurtulamadım” dedi elindeki kitabı göstererek biri. “Kitapları daha kısa sürede okumalısın!” dedi kitapla hiç ilgilenmeden diğeri.</p>

<p color="dimmed">Tanıdığım birçok canı sıkılmış ayraç var, kitapların arasında bitse de gitsek diye söylenip duruyorlar!</p>

<p color="dimmed">Gökhan Özcan, Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/carklar-trendler-ve-kitaplar</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/cark-trend-kitap.webp" type="image/jpeg" length="71307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="37216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="88993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="42737"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="62242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="17257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="76227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="23368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="54051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="47978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="14770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="94462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="84055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="59392"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="54291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="77051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="47850"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="95110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="45856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="85700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="98745"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
