<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 08 Jul 2026 01:37:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara-Londra arasında askeri pakt: Maddeler gizli kalacak]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ankara-londra-arasinda-askeri-pakt-maddeler-gizli-kalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ankara-londra-arasinda-askeri-pakt-maddeler-gizli-kalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Birleşik Krallık, askeri ve stratejik ortaklıklarını yeni bir safhaya taşıyacak kapsamlı bir güvenlik anlaşmasını hayata geçiriyor. Ankara'da gerçekleşen NATO zirvesi kapsamında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer mutabakat metnine resmi imzaları atacak]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bölgesel kaynakların aktardığı bilgilere göre bu anlaşma, iki ülkenin değişen küresel jeopolitik risklere karşı ortak hareket etme kabiliyetini artırma amacı taşıyor. Anlaşma; savunma sanayisi yatırımları, siber güvenlik, terörle mücadele ve hibrit tehditlerle ortak mücadele gibi başlıkları içinde barındırıyor. Belirlenen maddeler doğrultusunda her iki devlet, savunma alanındaki tüm hususlarda birbirlerine geniş çaplı askeri destek sağlamayı taahhüt ediyor.</p>

<p>Stratejik ortaklığın en dikkat çekici yönünü ise metnin gizlilik derecesi oluşturuyor. Muhtevasındaki yüksek güvenlik hassasiyetleri taşıyan askeri hükümler sebebiyle anlaşma metni tamamen saklı tutuluyor ve kamuoyuyla paylaşılmıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararası savunma analizlerinde bu ortaklık, 2021 senesinde Fransa ile Yunanistan arasında yürürlüğe giren askeri yardımlaşma ve fırkateyn tedarikini içeren stratejik savunma paktı ile benzerlik taşıyor. Ankara’nın küresel ittifak ağlarını kuvvetlendirme politikasının bir ürünü olan bu iş birliği, Türkiye’nin uluslararası alandaki askeri ve diplomatik konumunun daha da pekişmesine sebep olacak bir ağırlığa sahip bulunuyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ankara-londra-arasinda-askeri-pakt-maddeler-gizli-kalacak</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 23:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/abdtr.webp" type="image/jpeg" length="14388"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu, Trump'ın 'CAATSA' çıkışından tedirgin]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/netanyahu-trumpin-caatsa-cikisindan-tedirgin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/netanyahu-trumpin-caatsa-cikisindan-tedirgin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump'ın Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımlarını sonlandırma eğilimi,  Netanyahu cephesinde endişeye sebep oldu. Netanyahu, Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının teslim edilmesinin Orta Doğu'daki mevcut güç dengesini tamamen bozacağını ileri sürdü]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD merkezli CNN televizyonuna konuşan İsrail Başbakanı, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Trump ile çeşitli görüşmeler gerçekleştirdiğini itiraf etti. Bu temasların temel amacının, Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilmesini engellemek olduğunu belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara'da basının karşısına çıkan Trump, dost ülkelere yaptırım uygulamaktan uzak durma niyetini paylaştı. Trump'ın CAATSA yaptırımlarını kaldırma ve F-35 tedarikini yeniden değerlendirme yönündeki bu adımları Netanyahu'yu rahatsız etti. İsrail Başbakanı, Türkiye'nin ABD açısından örnek müttefik tanımının dışında kalan bir çizgide durduğunu iddia etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump ile Erdoğan arasındaki yakın ilişkiyi değerlendiren Netanyahu, kişisel dostlukların devletler arası ittifakları her zaman kapsayıcı kılmakta yetersiz kalacağını savundu. Trump’ın makamında bulunması halinde F-35 uçaklarının Türkiye’ye verilmesi kararını kesinlikle askıya alacağını ifade eden Netanyahu, Washington yönetimine karşı duruşunu netleştirdi. İran ile ilişkiler konusunda ise Trump ile bazı fikir ayrılıkları yaşamalarına rağmen, büyük meselelerde tam bir uyum içinde hareket ettiklerini, ancak İran’ın gelecekteki pozisyonuna dair belirsizliğin sürdüğünü ekledi.</p>

<p> </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/netanyahu-trumpin-caatsa-cikisindan-tedirgin</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 23:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/netanyahuq.webp" type="image/jpeg" length="52569"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran Donanması Katar tankerini vurdu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-donanmasi-katar-tankerini-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-donanmasi-katar-tankerini-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katar Dışişleri Bakanlığı, ülkeye ait "Er-Rukeyyat" adlı petrol tankerinin Hürmüz Boğazı yakınlarında seyir halindeyken vurulduğunu açıkladı. Katar yönetimi, uluslararası seyrüsefer güvenliğini hedef alan bu sıcak gelişmenin ardından doğrudan İran'ı suçladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong> </strong>Saldırıya ilişkin resmi açıklamayı yapan Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Er-Rukeyyat tankerinin hedef alınmasını sert sözlerle kınadı. El-Ensari, "Bu hamle, uluslararası seyrüsefer ve küresel enerji arzı güvenliğine yönelik kabul edilemez bir saldırı olmasının yanı sıra, uluslararası hukukun da ağır ve açık bir ihlalidir" şeklinde konuştu.</p>

<p>Katarlı sözcü, bölgedeki tansiyonu zirveye çıkaran saldırının faili olarak doğrudan Tahran yönetimini işaret etti. İran'ın dar hesaplar uğruna küresel piyasaları ve bölge istikrarını tehlikeye attığını belirten el-Ensari, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"İran İslam Cumhuriyeti'nden, bölge güvenliğini etkileyen veya uluslararası seyrüsefer güvenliğini tehdit eden tüm uygulamaları derhal durdurmasını; dar hesaplara hizmet etmek uğruna küresel enerji arzını ve bölge ülkelerinin kaynaklarını tehlikeye atmaktan vazgeçmesini talep ediyor ve bu saldırı ile bundan doğabilecek hukuki sonuçlardan İran'ı sorumlu tutuyoruz."</p>

<p>Katar'ın bu çıkışından önce, İran cephesinden operasyonu üstlenen nitelikte bir haber akışı sağlandı. İran devlet televizyonu, askeri kaynaklara dayandırdığı yayınında, İran donanmasının Hürmüz Boğazı yakınlarında "uyarıları dikkate almayan" bir petrol tankerine yönelik ateş açtığını duyurmuştu. </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-donanmasi-katar-tankerini-vurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/hurmuziranq.webp" type="image/jpeg" length="94609"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Norveç'ten Ukrayna hava savunmasına maddi destek]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/norvecten-ukrayna-hava-savunmasina-maddi-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/norvecten-ukrayna-hava-savunmasina-maddi-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, ülkesinin Ukrayna'nın hava savunma sistemine 306 milyon dolarlık maddi destek sağlayacağını söyledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>36.⁠ NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi için Ankara'da bulunan Store, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmesinin ardından Norveç basınına açıklamada bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Norveç hükümetinin bugün Ukrayna'nın hava savunma sistemine 306 milyon dolarlık maddi destek sağlama kararı aldığını belirterek, 'Ukrayna çoğu insansız hava aracı ve seyir füzesine karşı koyabiliyor ancak balistik füzelere karşı daha güçlü bir savunmaya ihtiyacı var.' dedi.</p>

<p>Store, balistik füzelere karşı savunmanın Ukrayna'nın en önemli ihtiyaçlarından birisi olduğuna işaret ederek, bu kapsamda ülkesinin maddi destek sağlayacağını kaydetti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/norvecten-ukrayna-hava-savunmasina-maddi-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 21:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/norvecs.webp" type="image/jpeg" length="66424"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küba: 'ABD ablukası, sessizce boğuyor ve öldürüyor']]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kuba-disisleri-bakani-abd-ablukasi-sessizce-boguyor-ve-olduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kuba-disisleri-bakani-abd-ablukasi-sessizce-boguyor-ve-olduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla, ABD'nin Küba'ya uyguladığı ablukayı 'savaş eylemi' olarak nitelendirerek bunun, Küba halkını 'sessizce boğup öldürdüğü' değerlendirmesinde bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Parrilla, BM Genel Kurul Salonu'nda 'ABD'nin Küba'ya uyguladığı ekonomik, ticari ve mali ambargonun sona erdirilmesinin gerekliliği' başlığıyla düzenlenen toplantıda konuştu.</p>

<p>Parrilla'nın konuşması öncesinde, ABD'nin toplantıya itirazı üzerine Genel Kurul Salonu'nda oylama yapıldı.</p>

<p>Oylamada 136 ülke toplantıya devam edilmesi için 'evet' oyu kullanırken, 9 ülke 'hayır' oyu verdi, 30 ülke ise çekimser kaldı.</p>

<p>Toplantıya devam edilmesi kararı üzerine kürsüye çıkan Küba Dışişleri Bakanı Parrilla, ABD politikasını, yaklaşık 70 yıldır süren 'çok boyutlu, geleneksel olmayan bir savaş' olarak tanımlayarak, mevcut 'enerji kuşatmasını' ise bir 'savaş eylemi' olarak değerlendirdi.</p>

<p>Parrilla, ABD ablukasının Küba içindeki insani etkisine işaret ederek 'Ülkede her 1000 doğum başına 4 olan bebek ölüm oranı 9,9'a yükseldi. Bu, farklı koşullar altında önlenebilir ölümlerin olduğu anlamına gelir. 1780 yeni doğan kurtarılabilirdi.' diye konuştu.</p>

<p>Kanser ölümlerinin arttığını, çocuk ve gençlerin hayatta kalma oranlarının yüzde 85'ten yüzde 65'e düştüğünü belirten Parrilla, 'ABD ablukası, sessizce boğuyor ve öldürüyor.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Parrilla, 'ABD hükümeti, Gazze'de yaşanan soykırıma, üniversitelerde durumu protesto eden öğretmen ve öğrencilere yönelik baskıya ortak olan bir hükümettir. Bu hükümet, siyasi nedenlerle şehirlerin militarizasyonundan, göçmenlere yönelik acımasız baskıdan, küçük çocukların ebeveynlerinden ayrılmasından sorumludur.' diye konuştu.</p>

<p>ABD ablukasının ülkedeki ekonomik etkisinin toplamda 178,7 milyar dolar olduğunu aktaran Parrilla, ABD'nin uygulamaya koyduğu önlemlerin uluslararası hukuku, ticaret kurallarını ve seyrüsefer özgürlüğünü ihlal ettiğini vurguladı.</p>

<p>Parrilla, 'Küba'nın bugün karşı karşıya kaldığı düşmanlık ve tehditler, uluslararası hukukun endişe verici bir ihlaller dizisinin parçasıdır ve yarın herhangi bir başka ülkenin başına gelebileceklerin öncüsüdür.' ifadesini kullandı.</p>

<p>BM üyesi ülkelere 'Bu, yöneldiğimiz yeni dünya düzeni mi?' diye soran Parrilla, her şeye rağmen ABD'nin 'acımasız saldırganlığına' karşı mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kuba-disisleri-bakani-abd-ablukasi-sessizce-boguyor-ve-olduruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/kuba-1.webp" type="image/jpeg" length="98095"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya’dan NATO Zirvesi açıklaması]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rusyadan-nato-zirvesi-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rusyadan-nato-zirvesi-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nden çıkacak karar ve açıklamaları yakından izleyeceklerini belirterek, zirve öncesinde Rusya'ya yönelik söylemlerin yapıcı olmadığını savundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında alınacak kararların ve yapılacak açıklamaların Rusya tarafından yakından takip edileceğini açıkladı. Moskova'da gazetecilere konuşan Peskov, NATO'nun Ukrayna politikası ve Rusya'ya yönelik söylemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>"Ankara'dan gelecek tüm haberleri izleyeceğiz"</strong></h2>

<p>Peskov, NATO Zirvesi'nin Rusya açısından önem taşıdığını belirterek, zirvede kabul edilecek belgeler, yapılacak açıklamalar ve liderler arasındaki ikili görüşmelerden çıkacak mesajların dikkatle takip edileceğini söyledi.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü, zirvenin ardından ortaya çıkacak kararların bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından değerlendirileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Rusya'ya yönelik söylemleri eleştirdi</strong></h2>

<p>NATO Zirvesi öncesinde Rusya hakkında yapılan açıklamalara da değinen Peskov, ittifak üyelerinden gelen mesajların yapıcı olmadığını öne sürdü.</p>

<p>Peskov, zirve hazırlıkları sürecinde Rusya ile diyalog ve iş birliğini teşvik eden açıklamalar yerine, çatışmacı söylemlerin ön plana çıktığını savundu.</p>

<h2><strong>"Silah sevkiyatları hedeflerimizi değiştirmez"</strong></h2>

<p>Kremlin Sözcüsü, NATO ülkelerinin Ukrayna'ya yönelik askeri desteğine ilişkin değerlendirmesinde de, yeni silah sevkiyatlarının Rusya'nın Ukrayna'daki hedeflerini değiştirmeyeceğini iddia etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ukrayna'nın yeni savunma ve saldırı sistemleri talep etmeyi sürdürdüğünü belirten Peskov, bunun Rusya'nın askeri hedeflerine ulaşmasını engelleyemeyeceğini öne sürdü.</p>

<h2><strong>Barış süreci ve ABD ile temaslar</strong></h2>

<p>Peskov, Ukrayna krizinin diplomatik yollarla çözülebileceğini savunarak, bunun Kiev yönetiminin siyasi tercihine bağlı olduğunu ileri sürdü.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rusyadan-nato-zirvesi-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/rusyapeskov-1.webp" type="image/jpeg" length="80109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: "CAATSA yaptırımlarını kaldıracağız"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trump-caatsa-yaptirimlarini-kaldiracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trump-caatsa-yaptirimlarini-kaldiracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[36. NATO Liderler Zirvesi ve resmi ziyaret kapsamında Ankara’da bulunan Trump, resmi karşılama töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile açıklamalarda bulundu. Trump, sorulan soru üzerine “CAATSA yaptırımlarını kaldıracağız.” İfadesinde bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaptığı açıklamalarda Trump şöyle konuştu:</p>

<p>"(CAATSA yaptırımları) Bu müeyyideleri kaldıracağız. Bunu söyleyebilirim. Sayın Cumhurbaşkanı vaktini harcamasın bu soruyu cevaplamakla, ben doğrudan söylüyorum; çok yakın konuşuyoruz. Marco Rubio da burada, Dışişleri Bakanımız; Scott Bessent da burada, Pete de burada, herkes burada. Bu ambargoları, bu müeyyideleri kaldırıyoruz artık vakti geldi. Biz dostlarımızın müeyyideli (ambargolu) olmasını istemiyoruz, bu çok basit. Biz dostlarımıza müeyyide uygulamıyoruz."</p>

<h2><strong>CAATSA Yaptırımları Nedir?</strong></h2>

<p>CAATSA (Countering America's Adversaries Through Sanctions Act), Türkçe ismiyle "Amerika'nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası" olarak tanımlanmaktadır. ABD Kongresi tarafından 2017 yılında onaylanarak yürürlüğe giren bu yasa, küresel ölçekte belirli ülkelerle stratejik ve askeri ilişkiler kuran aktörleri hedef almaktadır. Mevzuatın temel amacı; Rusya, İran ve Kuzey Kore’nin savunma, istihbarat ve enerji sektörleri ile büyük çaplı ticaret veya iş birliği gerçekleştiren üçüncü taraf ülkeleri ekonomik ve siyasi yaptırımlarla sınırlandırmaktır. Kanun kapsamında belirlenen 12 farklı yaptırım maddesinden en az beşinin seçilerek uygulanması yasal bir zorunluluktur.</p>

<h2><strong>Türkiye’ye Yönelik Uygulanan CAATSA Yaptırımları Nelerdir?</strong></h2>

<p>Türkiye’nin Rusya’dan S-400 uzun menzilli bölge hava ve füze savunma sistemini tedarik etmesi, bu yaptırım mekanizmasının devreye girmesine sebep oldu. Aralık 2020 tarihinde yürürlüğe konulan kararlar, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile kurumun üst düzey yöneticilerini hedef almıştır.</p>

<p>Bu çerçevede Türkiye'ye yönelik uygulanan başlıca kısıtlamalar şunlardır:</p>

<p><strong>İhracat Lisansı Kısıtlaması: </strong>Savunma Sanayii Başkanlığının ABD menşeli askeri ekipman, ileri teknoloji ve ürünler için ihracat lisansı ile izin alması durdurulmuştur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Finansal Sınırlandırmalar:</strong> SSB'nin ABD mali kuruluşlarından, Dünya Bankası ile Uluslararası Para Fonu (IMF) gibi küresel finans kurumlarından kredi ve borç tedarik etmesi sınırlandırılmıştır.</p>

<p><strong>Kişisel Yaptırımlar ve Vize Kısıtlamaları:</strong> Dönemin Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Başkan Yardımcısı Faruk Yiğit, Hava Savunma ve Uzay Daire Başkanı Serhat Gençoğlu ile Grup Müdürü Mustafa Alper Deniz yaptırım listesine dahil edilmiştir. Söz konusu bürokratların ABD sınırları içerisindeki olası mal varlıkları dondurulmuş ve kendilerine vize kısıtlaması getirilmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trump-caatsa-yaptirimlarini-kaldiracagiz</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/caatsa.webp" type="image/jpeg" length="97765"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye ile Fransa arasında işbirliği]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/suriye-ile-fransa-arasinda-isbirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/suriye-ile-fransa-arasinda-isbirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Suriye ziyareti kapsamında iki ülke arasında 16'dan fazla stratejik işbirliği anlaşmasının imzalandığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye Dışişleri Bakanlığından bir yetkili AA muhabirine yaptığı açıklamada, Macron'un Şam ziyaretinin iki ülke ilişkilerinde "tarihi bir dönüm noktası" olduğunu, siyasi, ekonomik ve yatırım alanlarında önemli sonuçlar doğurduğunu belirtti.</p>

<p>Macron'un ziyareti kapsamında enerji, altyapı, ekonomi, havacılık, ulaştırma ile yatırım başta olmak üzere çeşitli alanlarda 16'dan fazla stratejik anlaşmanın imzalandığını aktaran Suriyeli yetkili, bunun iki ülke arasındaki karşılıklı güvenin göstergesi olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriyeli yetkili, söz konusu anlaşmaların Suriye ile Fransa arasında ekonomik, yatırım ve kalkınma alanlarında yeni işbirliği imkanlarının önünü açacağını kaydetti.</p>

<p>Ziyaretin sonuçlarının, Suriye'nin karşılıklı çıkarlar ve karşılıklı saygı temelinde yeni bir uluslararası ortaklık dönemine doğru ilerlediğini gösterdiğini belirten yetkili, ülkenin istikrarını hedef alan girişimlerin bu süreci değiştiremeyeceğini vurguladı.</p>

<p>Suriyeli yetkili, Macron'un ziyareti sırasında meydana gelen patlamaya işaret ederek, "Ziyaret sırasında yaşanan iki ilkel bombalı saldırıyla temsil edilen sabote etme girişimlerine rağmen devlet kurumları olayları etkin şekilde yönetti. Bu eylemler, ziyaretin programını ya da hedeflerini etkilemeyi başaramadı." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Terör saldırılarının faillerinin adalet önüne çıkarılacağını vurgulayan yetkili, "Adalet, Suriye'nin ve dünyanın istikrarını istemeyen terörist ellerden mutlaka hesap soracaktır." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Suriyeli yetkili, terör eylemlerinin Suriye'nin yeniden imar ve dışa açılım sürecini engelleyemeyeceğini belirterek, "Terörizm, istikrar ve uluslararası işbirliği yolundaki ilerleyişi durduramayacak, Suriye'nin yeniden imar ve uluslararası ortaklıklarını güçlendirme sürecini sekteye uğratamayacaktır." dedi.</p>

<p>Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/suriye-ile-fransa-arasinda-isbirligi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/frabsa.webp" type="image/jpeg" length="62853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beştepe'de Erdoğan-Trump zirvesi başladı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bestepede-erdogan-trump-zirvesi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bestepede-erdogan-trump-zirvesi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşılandı. Törenin ardından liderler açıklama yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:</strong></h2>

<p>"Trump ile bir arada olmak bize güç kattı. NATO Liderler Zirvesi'nin bugün Ankara'da yapılıyor olması ve liderlerin ülkemizde bir araya gelmesi ve Trump'ın bizimle olması ayrı bir güç katacaktır. Kendilerine tekrar hoş geldiniz diyorum"</p>

<h2><strong>Trump’ın açıklamaları şöyle:</strong></h2>

<p>"Sayın Cumhurbaşkanı ile çok iyi bir dostuz. Kendisi harika bir lider. En başından beri kimyamız çok uyuştu. Sayın Cumhurbaşkanı'na saygı duyuyorum. Tüm dünyada saygı gören bir lidersiniz.</p>

<p>Bugün ticaret, savunma, İran ve birçok konuyu görüşeceğiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>NATO'dan çok hayal kırıklığına uğradığımı söylemiştim. Benim dostum çok güçlü bir lider. Sayın Erdoğan olmasaydı ben bu zirveye katılmazdım.</p>

<p>İtalya, Fransa, Almanya bizi yarı yolda bıraktı. O halde neden yüz binlerce dolar harcıyoruz ve onlar yardımımıza gelmedi?</p>

<h2><strong>Erdoğan: </strong>5 uçağın sözünü aldık</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>“F-35 konusu bizim için yeni bir konu değil ve bunu bizler Amerika ile daha önce görüştük ve biz 5 uçağın da sözünü aldık. İnşallah F-35 konusunda bu Liderler Zirvesi'nden hayırlı bir karar çıkacağına inanıyorum. F-35'le ilgili kendilerinden daha önce aldığımız sözü geleceğe yönelik olumlu şekilde test ettiğimizi biliyorum. Sayın Trump her zaman sözünün arkasındadır.”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'deki saldırılarına ilişkin, "(Gazze) Değerli dostumla (Trump) konuşarak, bölgedeki barışı sağlamak için bu Liderler Zirvesi'ni çok önemsiyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan: "KAAN motorları konusunu Liderler Zirvesi'nde değerli dostumla görüşeceğiz. İnanıyorum ki bize verdiği müjdeyi burada tekrar edecektir." dedi.</p>

<p>Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:</p>

<p>"(Trump ile) Biz Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri de değerli dostumla burada paylaşacağız, görüşeceğiz ve ona göre de adımlarımızı atacağız. NATO'da iki önemli ülke olarak Liderler Zirvesi'nden dayanışma içerisinde güçlü bir çıkışı sağlayacağız ve bunu da başaracağımıza inanıyoruz."</p>

<h2><strong>Trump: Türkiye ile ilişkilerimiz hiç olmadığı kadar iyi</strong></h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise konuşmasında şunları kaydetti:</p>

<p>"Türkiye, (Cumhurbaşkanı Erdoğan) liderliğinizde askeri açıdan çok güçlü bir ülke haline geldi. Tüm dünyada saygı gören bir lidersiniz. Cumhurbaşkanı’na büyük saygı duyuyorum. Bu gerçekten de iki ülkenin (Türkiye-ABD) faydasına. Toplantı, dostumun güçlü lideri olduğu Türkiye’de düzenlenmemiş olsaydı, muhtemelen buna katılmazdım. Şu anda Türkiye ile ilişkilerimizin hiç olmadığı kadar iyi olduğunu söyleyebilirim."</p>

<p>ABD Başkanı Trump, CAATSA yaptırımlarına ilişkin soru üzerine, "Yaptırımları kaldırabileceğimizi söyleyebilirim." dedi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bestepede-erdogan-trump-zirvesi-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/trumperdfohan.jpg" type="image/jpeg" length="55449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belçika Filistin'i ülke olarak tanıyacak]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/belcika-filistini-ulke-olarak-taniyacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/belcika-filistini-ulke-olarak-taniyacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Filistin Devleti'nin tanınmasına yönelik kararın hazırlanması için kabinesine talimat verdiğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Prevot, Flaman kamu yayıncısı VRT'ye yaptığı açıklamada, Hamas'ın Gazze Şeridi'ndeki yönetim organını feshetmesinin ardından Filistin'in tanınması konusunun yeniden gündeme geldiğini belirtti.</p>

<p>Konunun 10 Temmuz'da yapılacak Bakanlar Kurulu toplantısında ele alınıp alınmayacağının henüz netleşmediğini belirten Prevot, "Cuma gününe yetişip yetişmeyeceğimizi bilmiyorum ancak konu yakında masada olacak." dedi.</p>

<p>Prevot, Filistin'in tanınması meselesinin mümkün olan en kısa sürede ele alınmasını umduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belçika Başbakanı Bart De Wever ise geçen yıl New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde yaptığı açıklamada, ülkesinin Filistin'i tanıyacağını duyurmuş ancak bunun için bazı şartlar öne sürmüştü.</p>

<p>Bu şartlar arasında, tüm esirlerin serbest bırakılması ve Hamas'ın yönetimden uzaklaştırılması yer alıyordu.</p>

<p>Belçika, 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in Gazze'deki soykırım karşısında tepkisini gösteren Avrupa ülkeleri arasında yer alıyor. 2024'te kurulan koalisyon hükümetinde ise İsrail'e karşı alınacak tavırla ilgili henüz fikir birliğine varılamamıştı.</p>

<p>Koalisyon ortakları CD&amp;V, Les Engages ve Vooruit partileri, hükümeti Filistin'i tanımaya, İsrail'e ekonomik yaptırımlar uygulamaya ve bazı İsrailli bakanların Belçika'ya girişini yasaklamak gibi önlemler almaya çağırırken, diğer ortaklar iktidar partisi N-VA ve MR ise tanınma koşullarının karşılanmadığını ve yaptırımların ABD desteği olmadan etkisiz kalacağını savunarak, hızlı bir eyleme karşı çıkıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/belcika-filistini-ulke-olarak-taniyacak</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/belfilistn.jpeg" type="image/jpeg" length="66897"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şam'da Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un kaldığı otelin yakınında art arda patlama]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/samda-fransa-cumhurbaskani-macronun-kaldigi-otelin-yakininda-art-arda-patlama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/samda-fransa-cumhurbaskani-macronun-kaldigi-otelin-yakininda-art-arda-patlama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye'nin başkenti Şam'da Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un kaldığı otelin yakınında art arda patlama meydana geldi. Patlama sırasında Macron'un Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşmek için Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda olduğu belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye’nin başkenti Şam’da Turizm Bakanlığı binası yakınlarında 2 patlama meydana geldiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre başkent Şam’ın en işlek caddelerinden birinde bir minibüse ve bir çöp konteynerine yerleştirilen bomba infilak etti.</p>

<p color="dimmed">Olay yerine çok sayıda ambulans sevk edilirken, can kaybı olup olmadığına ilişkin henüz resmi makamlardan açıklama yapılmadı.</p>

<p color="dimmed">Patlamanın Şam'ı ziyaret eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un kaldığı otelin yakınında bir noktada gerçekleştiği aktarıldı.</p>

<p color="dimmed">Patlama sırasında Macron'un Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşmek için Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda olduğu belirtildi.</p>

<p color="dimmed">Şam’ın Hamidiye Çarşısı'na giden yol üzerindeki Adalet Sarayı yanındaki bir kafede 2 Temmuz’da bombalı terör saldırısı düzenlenmiş, 10 kişi ölmüş 21 kişi yaralanmıştı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/samda-fransa-cumhurbaskani-macronun-kaldigi-otelin-yakininda-art-arda-patlama</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/otelmacron.webp" type="image/jpeg" length="91572"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yanlış kullanılan kelimeler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yanlis-kullanilan-kelimeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yanlis-kullanilan-kelimeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Dili ile ilgili olarak, her şeyden önce hatırda tutulması gereken konu;</p>

<p>8 çeşit kelime var kabul edilmiş:</p>

<p>İsim, sıfat, zamir, fiil, zarf, edat, bağ, ünlem.</p>

<p>1-2-3-4-5-6-7-8</p>

<p>İsim cinsinden kelime yerine, zarf cinsinden kelime koymak; ikisi de kemiktir diye, kafatası yerine dizkapağı kemiği kullanılması gibidir.</p>

<p>SEBEP, isimdir; onun yerine zarf kullanılması, doğru değildir: Neden kelimesinin, Sebep karşılığı, onun yerine kullanılması, yanlıştır.</p>

<p>Neden, soru zarfıdır, fiili niteler: Neden oraya gittin? Neden görevini yapmadın? gibi.</p>

<p>“Bunun nedeni ne?” çok gülünç bir ifâdedir. “Bunun sebebi ne?” denilmek isteniyordur.</p>

<p>Hemen akla geliveren, yeni kullanılmağa başlanan kelimeleri, alfabe sırasıyla belirtelim:</p>

<p>An’ane karşılığı, doğru olarak gelenek kelimesini kullanıyoruz.</p>

<p>Ananeye âid, anane ile ilgili demek için geleneksel demek yerine gelenekli diyen bilgili, bilinçli aydınlarımız var.</p>

<p>Ateist, ate</p>

<p>Ate –Tanrının varlığını kabûl etmeyen, Tanrıtanımaz,</p>

<p>Ateist: Tanrı tanımazlığı savunan demek oluyor.</p>

<p>Avrupa’da, onun fikir uzantısı ve devâmı olan Amerika’da, Teslis’e (Üçlemeye/Üçlü Tanrıya) inanmayanlar, bu üçleme işine akılları yatmadığı için, düşünüp taşınıp ate veya ateist oluyorlar. Bizdeki ise, ya tamâmen özenti veya İslâm konusunda bilgisizlik (Müslümanların durumuna bakarak İslâmı anlamağa çalışmak, tembelliktir, zavallılıktır). Hele gençlerinki, öyle Allah’a inanmamazlık filân değil, bazı yasaklar, nefse hoş gelen işler yasaklandığı için ate veya ateist görünmek kolaylarına geldiği içindir. Bu durum da, yetişmekte olanları, İslâm konusunda bilgisiz bırakmayı, laikliğin gereği gibi anlayan çarpık uygulamanın sonucudur.</p>

<p>Ate veya ateist yerine, herkesin anladığı gâvur denilmesi, çok daha uygundur, ama, bu gerçeği dile getirmek, çoğunun işine gelmez.</p>

<p>Anahtar kelimesi Yunanca’dan geçmiş, onu atalım, Türkçesini, açkı kelimesini kullanalım diye bir dayatma yok.</p>

<p>Ermenice’den geçmiş olan örnek (orinag) kelimesinden de şikâyetimiz yok.</p>

<p>Temel kelimesi Yunan kökenlidir, Arapça esas kelimesini kullanalım diyen yok.</p>

<p>Yine, sınır Yunanca’dan geçmiş, mutlaka hudûd kullanılsın demiyoruz.</p>

<p>Asıl (asl)a âid, aslÎ dememek için (as-al) diye uyduruk bir kelimeyi kullanmak, gülünç: -al, bilgisizliğe dayalı aşağılık duygusu göstergesi, kaideye aykırı türetmek de cabası.</p>

<p>Barbaros - On altıncı yüzyıla Türk Yüzyılı denir. Osmanlı Devleti, Yeryüzündeki siyâsî kuruluşların en büyüğüdür. İran, yine Türklerin hâkimiyyetindedir, Safevî Devletinin yöneticileri Türklerdi. Hindistan’da yine bir Türk’ün, Timur’un oğulları hüküm sürmektedir.</p>

<p>Avrupa’nın iki büyük politik gücü, on altıncı yüzyılda İspanyollar ve Osmanlı’nın “Portakal kâfiri” dediği Portekizdir (Portugal). Papa, dünyâyı bu iki Hristiyan güç arasında paylaştırmıştı; günümüze kadar gelen bu paylaştırmanın izleri, Amerika kıtasında görülmektedir: Koskoca Brezilya artık her şeyiyle, diliyle, kültürüyle Portekizdir, güney Amerika’nın kalan kısmı ve ortası ise, İspanya’dır, Katoliktir, İspanyolca konuşur.</p>

<p>Kuzeyde durum farklı gelişmiştir: Emperyalist Hollanda’dan diğer emperyalist İngiltere’ye geçen kuzey Amerika’da, New Amsterdam, New York olmuştur, diğer emperyalist Fransa’dan İngiltere’ye geçen Kanada, Protestan olmuştur, İngilizce konuşur, Quebec Fransız kalmıştır.</p>

<p>İspanyol Kâfiri savaştığı, Cezâyir fâtihi Oruç Reîs’e, saçı, sakalı kırımızıya çalması sebebiyle, onu aşağılamak için, (barba (sakal) rossa (kırmızı) Barbaros (kırmızı sakal) lâkabını (Avrupa’daki ‘mâvi sakal’a benzeterek) takmıştı. (kâfir kelimesini, hakaret kasdı olmaksızın, bir niteliğini, İslâm gerçeğini örttüğünü belirtmek için ve 1856 daki İslâhât adı verilen teslîmiyyetin hükmünün ortadan kalkmış olduğunu hatırlatmak için kullanıyorum.)</p>

<p>Oruç Reîs, 1518 yılında, Tlemsen çıkışı yine İspanyol kâfiri tarafından şehîd edilince, bu defa kardeşi Hızır Reis’i bu lâkapla andılar. Hızır Reîs, Osmanlı Devleti Kaptan-ı Deryâsı Hızır Hayreddîn Paşa olduktan sonra da İspanyol kâfirinin dilinden Barba rossa lâkabı düşmedi. Turgut Paşa’ya Dragut demeleri gibi.</p>

<p>“Osmanlı Hâkimiyetinde Tunus” adlı doktora tezim için Tunus’ta mahallî kaynakları incelerken ve ilgili Osmanlıca kaynakları okurken Oruç Reîs ve Hızır Reîs’ten “Barbaros” diye söz edildiğini hiç hatırlamıyorum. Üniversitede tarih okutan, mâlûmât deposu olmayı tarihçilik zanneden elemanlarımızca bu etiketin düşüncesizce Türkçeye aktarıldığı anlaşılmaktadır. Tarihçilikte “duruş” sâhibi olmak çok değerlidir; duruş sâhibi olmak, konuları objektif olarak ele almağa mâni değildir. İnsanımıza, duruş, 1856 yılında İslâhât denilen teslimiyetle kaybettirildi. O devirden kalma bir karikatür vardır: Karakolda bir Müslümanla bir gayrımüslim yanyana durmaktadır. Gayrımüslim, Müslümanı, “bu, bana gâvur dedi” diye şikâyet etmiştir. Karakol görevlisi, Müslüman’a şöyle demektedir:</p>

<p>-Hâlâ anlatamadık mı? artık gâvura “gâvur” demek yasak!</p>

<p>“Din, dil ve ırk îtibâriyle herhangi bir cemâatin diğer bir cemâatten aşağı tutulduğunu gösteren kâffe-i ta‘bîrât ve elfâz u temyîzât muharrerât-ı dîvâniyyeden ilel-ebed mahv u izâle edilecektir.” Kanûnî ehliyet ve evsâfı hâiz her ferd hangi dîne mensûb olursa olsun ‘mekâtib-i askeriyye ve mülkiyye’ye girebilecekti. Vilâyet ve sancak meclislerindeki müslim ve gayrı müslim üyelerin dürüst seçimi için yönetmelikler çıkarılacaktı<sub>. </sub>(İsmail Hâmi Dânişmend, <i>İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi,</i> c.IV, s.175.)</p>

<p>1856 yılındaki fermânın hükmü çoktan kalkmıştır ama, milletin rûhunda bıraktığı iz 170 yıl sonra bile hâlâ canlıdır; pek çoğumuz, gâvura “gâvur” demenin, en azından nezaketsizlik, ayıp olacağını zannederiz. Halbuki, hakaret, aşağılama kasdı olmaksızın, Müslüman olmayanın bu, çok mühim niteliğini belirtmek, kendimize “duruş” kazandırır, duruşumuzu pekiştirir, kim ve ne olduğumuzu hatırlamamıza yardımcı olur.</p>

<p>Duruşu açıklayalım:</p>

<p>On altıncı yüzyılda İngiliz Kralı Sekizinci Henry karısını boşamak ister, Katolik dîninde boşanmak yasak olduğu için, Papa, bu işe izin vermez. Kıta Avrupa’sında yayılmış olan Protestanlığın, İngiltere’de de zemini vardır, bu uygun zemini de kullanarak Majesteleri 8. Henry, Protestan dinine girer, karısını boşar, İngiltere’de Anglikan kilisesini kurup başı olur.</p>

<p>Krallıkta ikinci adam durumundaki Vice Chancellor Thomas More (Ütopya yazarı), dînini değiştirmez, Katolik kalmakta israr eder. “A man for all seasons” filminde konu çok güzel işlenir: Henry, gelir, gider, Thomas’ı bir türlü ikna edemez, onu Anglikan yapamaz. Sonunda Thomas More, mahkeme tarafından “Krala hiyanet” suçundan idama mahkûm edilir ve başı kesilir. Westminister’de, Thomas More’un, ayakta durduğu, hüküm giydiği noktada bir plaket vardır.</p>

<p>Mantığa göre, ya Thomas More hâindir, Krala karşı gelmiştir, veya Henry büyük zalimdir, uçkurunun keyfi için koca ülkeye din değiştirmiş, buna uymayan Thomas’ı zalimce idam ettirmiştir, değil mi? Siz öyle bilin:</p>

<p>Filim öyle sunulur ki (olaylar, doğru olarak, çarpıtılmadan verilmekle birlikte) şu sonuca varırsınız:</p>

<p>Henry, büyük devlet adamıdır, ülkesini Katolik tahakkümünden kurtarmıştır,</p>

<p>Thomas More ise, samîmî, inancına göre yaşayıp ölen bir mü’min, inançlı kişidir.</p>

<p>Ne şiş yanar, ne kebap!</p>

<p>İngiliz’in bir de Alman tarihine bakışını görelim:</p>

<p>Alan John Percivale Taylor dişli bir tarihçidir, pervasızdır, Avusturya’da öğretim üyeliği yapmıştır, Avrupalı’ların soykırımcı olduklarını <i>The Course of German History</i> adlı kitabında misallerle açıklar. İkinci dünya savaşı sırasında yazdığı kitabının önsözünde der ki:</p>

<p>“Alman tarihi, bir aşırılıklar tarihidir; orta yol yoktur, ya diktatörlük vardır, ya da kaos vardır. Bu iki yana savrulan aşırılığı anlatmak için “oscillating” (sarkaç hareketi) ifadesini kullanır, hükmü patlatır: “Hitler’in ortaya çıkışı, ırmakların denizlere kavuşması kadar bir tesadüftür” der, yâni, böyle berbat bir kavimden böyle lider çıkar, demeğe getirir.</p>

<p>“Hiçbir milletin tarihi böyle bir eleştiriye, dayanamaz, ayakta kalamaz” (can’t survive) itirazlarına karşı, geri adım atmaz: “belgeler öyle gösteriyor” der. Taylor, konuyu objektif olarak, fakat, belli bir “duruş”la, İngiliz duruşuyla sunmuştur.</p>

<p>Bilinç kelimesi, doğru olarak türetilmiştir, şuûr karşılığıdır.</p>

<p>Bil-fiil köküne, isim yapan nç eklenerek, kaideye uygun olarak türetilmiştir.</p>

<p>Birim-ünite karşılığı yanlış olarak türetilmiştir;</p>

<p>Türkçemizde, Bir-mek diye bir fiil olsaydı; “bir defa birmek” anlamına gelirdi, fakat yaygınlık kazanmıştır.</p>

<p>Düşünmek: Kimileri, zannetmek yerine, yanlış olarak düşünmek fiilini kullanıyorlar. Düşünmek, zihnin bir çabası demektir, zan ise tahmindir, hiçbir temele dayanmaz.</p>

<p>Zannetmek yerine düşünmek fiilini kullanmak, düşünceye saygısızlıktır. Düşünmek, o kadar ucuz değildir. Diploma hâmillerimiz, düşünme özürlü olarak îmâl edilegeldikleri için, zannetmeyi düşünmek sanmaktadırlar.</p>

<p>Edim, eylem -“bir kez etmek, yapmak”, “bir defa eylemek” demek olan bu kelimeler, üstelik, fiil değil de, isim olarak ve bir işin hep yapıldığı anlamına kullanılmaktadır.</p>

<p>ESENLEMEK: “Selâm vermek” karşılığı olarak son yıllarda kullanılan bu kelime, uydurma değildir: Süleymâniye Kütüphânesi’nde, Darîrî’nin yazma eserinde bu kelimeye rastladığımı hatırlıyorum. O kitapta, ‘Hz. Ali’nin (R.A.), görevle gönderildiği bir yere gittiğinde uğradığı bir kabiledekileri esenledi’ğini okumuştum.</p>

<p>Gerçekleştirmek: yapmak, etmek, eylemek, işlemek, icrâ etmek, irtikâp etmek, yerine bu kelimeyi kullanmak moda oldu.</p>

<p>Gerçekleştirmek; yapılan iyi, güzel bir işi, hareketi anlatmak için kullanılmalıdır: Hükümet, hızlı tren uygulamasını yurt genelinde gerçekleştirdi.</p>

<p>Bakanlık, üreticinin fiyat umudunu gerçekleştirdi. Enflasyonu azaltmak gerçekleştirildi, gibi.</p>

<p>Ama, kimi tv kanallarında, haber sunucusundan, hırsızların filân ülkede banka soygunu gerçekleştirdiğini işitebilirsiniz.</p>

<p>Geçtiğimiz Perşembe -Doğrusu: “Geçen Perşembe”dir.</p>

<p>Geçen Perşembe günü kitapçıya gittim, deriz. Türkçe’de doğru olarak kullanılan söyleyiş yerine, Batı dillerine özlem duyan, Türkçe’nin o dillerin hepsinden daha eski, köklü, mantıklı olduğunun farkında olmayan okumuş câhillerce bu ters söyleyiş getirilmiş ve yayılma yoluna maalesef girmiştir.</p>

<p>Biz zamanı nasıl geçeriz? Zaman bizim üzerimizden geçip gidiyor; zamanın içinde yaşıyoruz. İngilizcedeki To spend time ifâdesinin etkisi altındaki aşağılık duygusu taşıyan sunucunun marifetidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Televizyon kanallarında sunucu olarak Türkçeyi iyi bilen, en azından Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Şarkıyât Bölümü mezunu gençler yerine, kolej mezunları görevlendirilince, böyle çarpık işler oluyor. Türkçemizde, Arap, Fars kökenli olup da Türkçeleşen, bin yıldır kullandığımız kelimeler mi daha çoktur? Fransızca, Almanca gibi Avrupa dillerinden girmiş olanlar mı?</p>

<p>HAK - Hak kavramı, tamâmen ve yalnızca İslâm’a mahsustur. İslâm dışında, bu kavramla ilgili kelime yoktur. Gelişmiş, ileri kabûl edilen, öyle zannedilen Avrupa dillerinde Hak kavramını, fikrini, düşüncesini, duygusunu anlatacak bir kelime YOKTUR; çünkü bu kavimdeki insanların gönlünde, zihninde Hak diye bir anlayış, kavram yoktur:</p>

<p>İngilizce’deki true, correct, right, real, fair, due, genuine, share, belonging, kelimelerinden HİÇBİRİ, Hak demek değildir. Bunun için olmalıdır ki, İngilizcede Hukuk Fakültesi’nin adı Law School’dur (Kanun Okulu).</p>

<p>Fransızca’daki droit (druva) kelimesi de hak demek değildir.</p>

<p>Hukuk’ta Hak kavramı, Haklı olmak çok mühimdir. Bir olay, yasal olabilir, ama hakka uygun olmayabilir: Binanızın önüne, karşısına, belediye yönetmeliğine, kanunlara uygun olarak bir binanın yapılması, kanuna uygun olabilir, ama, o binayı yapan, diğer binadakilerin ufkunu kapattığı için asla haklı olamaz.</p>

<p>Bu konuya Müslümanlar çok dikkat etmişlerdir. Osmanlı yönetimindeki Cezâyir’de, binalar, deniz kıyısından başlayarak geriye doğru kademe kademe yükselmiştir.</p>

<p>Safranbolu evlerinde de bu duruma dikkat edildiği görülmektedir.</p>

<p>Japonya’da yüksek binadakilerin, güneş açtığı zaman binalarının gölgesinde kalan binalardakilere tazminat ödedikleri bilinmektedir.</p>

<p>Gurûr-Aldanmak, aldatmak demektir.</p>

<p>İnil Kâfirûne illâ fî gurûr. Mulk (67) Sûresi, 20.</p>

<p>Kâfirler ancak bir aldanma içindedirler.</p>

<p>We mel Hayâtud Dunyâ illâ Metâ‘ul Gurûr. (Âlu ‘İmrân (3) 185.)</p>

<p>Dünyâ Hayâtı aldanma metâından (sâhipliğinden) başka bir şey değildir.</p>

<p>We Garrahum fî diynihim Mâ Kânû Yefterûn. Âlu ‘İmrân (3) 24.</p>

<p>Uydurdukları bu şeyler, dînleri hakkında onları aldattı.</p>

<p>Yâ Eyyuhel İnsânu, Mâ Garrake biRabbikel Keriym? (82)( İnfitâr (6).</p>

<p>Ey İnsan! Kerem Sâhibi Rabbin hakkında seni ne aldattı?</p>

<p>(Yaşar Nuri’nin; “Allah’la aldatmak” diye yanlış anladığı âyet-i kerîme.)</p>

<p>To be proud of …,“-le öğünç duymak, -le iftihâr etmek”, deyimini, İngilizce bilgisi, Türkçe bilgisinden daha iyi olan Medya bülbülleri, yanlış olarak, “-le gurur duymak” diye çevirmişler ve öylece yayılmıştır.</p>

<p>İlgi kelimesi, İl-mek fiil köküne -gi eklenerek yapılmış isimdir, kurala uygun olarak türetilmiş mânâ ismidir, alâka karşılığıdır, doğrudur.</p>

<p>İlginç-Türkçemizde, il-mek; asmak, iliştirmek demektir. nç yapım eki, fiil (masdar) köküne eklenerek isim veya sıfat yapar:</p>

<p>Sev(i)nç: isim, kıv/a)nç: isim. Utanç; isim.</p>

<p>Gül(ü)nç: sıfat. Kork(u)nç: sıfat.</p>

<p>İlgi-mek diye bir fiil yoktur ki, bu fiilden türetilen ilginç doğru olsun: yanlış meydana getirilmiştir; nikâhsız ilişkiden meydana gelen gibidir.</p>

<p>Bu fiilin doğru kullanılışı; avcının avını izlemesidir: Avcı, avını izler.</p>

<p>Bu fiilin seyr etmek yerine kullanılıyor olması, doğru değildir; Türkçe bilgisi zayıf birinin kuyuya attığı bu taşı kırk kişi çıkarmakta zorlansa gerek. Tv de konuşurken bu fiili kullanan bazıları “sayın izleyiciler” diyerek onları avcı yerine koymaktadırlar.</p>

<p>Konum - kon köküne eklenerek yapılmış olan bu kelime “bir defa konmak” anlamına gelmeli; fakat, bir yerin mevkiini göstermek için kullanılmaktadır.</p>

<p>Mesele; Türkçe düşünmek meselesidir.</p>

<p>MÜTEŞEBBİS: Bu kelime karşılığı girişimci uyduruldu, kullanılıyor. Müteşebbis, ‘şebes’ten türetilmiştir: Şebes, kene demektir. Müteşebbis de: işe kene gibi yapışan, kolay kolay bırakmayan, demek olur; bizim türettiğimiz bir kelimedir. Araplar, Müteşebbis kelimesini o mânâda kullanmazlar; “teşebbüs etmek” için: muhâvele fiilini kullanırlar.</p>

<p>Ortam- Bu kelime, orta kelimesine M eklenerek yapılmıştır.</p>

<p>M, fiil (masdar) köküne eklenerek “bir defa oluş” anlatır:</p>

<p>Doğ-araya kaynaştırma sesi U giriyor: doğ(u)m: DOĞUM.</p>

<p>Öl-(ü)M: ÖLÜM.</p>

<p>Canlı, BİR DEFA doğar, bir defa ölür.</p>

<p>Ortam: bir defa ortamak? demek olur ki hiçbir anlamı yoktur.</p>

<p>Bu kelime yerine, zemîn, durum, şart, yer, hava, geliş, çerçeve, akım, gibi kelimeler kullanılabilir:</p>

<p>Bu durumda, bu zeminde, bu şartlar altında, bu çerçevede, bu gelişte, bu havada, bu cereyanda… Gibi.</p>

<p>Paylaşmak - Bu fiil, Türkçe’de, maddî, gözle görünen, elle tutulan nesneler için kullanılır:</p>

<p>Vefât edeninin mîrâsı paylaşılılır: Dört Kardeş, babalarından kalan malları paylaştılar, her biri, koyun sürüsünden payına düşen koyunları aldı. (Babalarından 200 koyun kalmıştı, her birinin payına 50 koyun düştü.)</p>

<p>Görüldüğü gibi, paylaşılan nesne azalır, ortada, paylaşılmadan önceki miktardan bir şey kalmaz.</p>

<p>Kimi Türkçe bilmeyen diplomalı câhiller ise, bilgi paylaşır, haber paylaşır, mânâ ismi olan bilgi’yi vermek, öğretmek, haber’i nakletmek, vermek, -tatildeki, pek kullanmadığı- aklına gelmez. Görüş, kanâat; bildirilir, ifâde edilir, paylaşılmaz. Bir görüşü paylaştığını bildiren, o görüşü kaç kişiye paylaştırmıştır? Her birine ne kadar görüş payı düşmüştür?</p>

<p>Siyer- Bu kelime, “siyretler” demektir. Eskiden, Peygamberler Târihi, Siyerul Enbiyâ (Nebîlerin Siyretleri) adı altında okutulmakta olduğundan, tek Peygamberin siyreti okutulurken, siyret yerine dikkatsizlikle, düşünmeksizin siyer demektedirler. Düzeltilmesi iyi olur, yanlış alışkanlığın devam etmesi iyi bir şey değildir.</p>

<p>Tüm - Kayseri yöresinde, bölünmemiş, yekpâre ekmeğe “tüm ekmek” denildiğini, rahmetli Prof. Yusuf Kılıç söylemişti.</p>

<p>Buna göre; “tüm insanlar”; Allah korusun, kazaya uğrayıp da kolu, bacağı eksilmemiş, “bedeni bütün” insanlar, demektir.</p>

<p>Okumuş câhil, aydın etiketli birisi, “tamam”, “hepsi”, “bütün” yerine bu kelimeyi ortaya atmış, maalesef, oldukça yayılmış.</p>

<p>Uçak: Eskiden kullanılan Tayyare kelimesi yerine, aceleyle, yanlış uydurulmuş bir kelimedir. Türkçe’de K, fiil köküne eklenerek yer (mekân) ismi yapar:</p>

<p>Dur(a)k: durma yeri. Sap(a)k: sapma yeri. (a): kaynaştırma sesi.</p>

<p>Konak, barınak, sığınak, tapınak (mâbed), tünek (tavuğun tünediği yer) gibi.</p>

<p>Uçak: uçma yeri: hava alanı veya pist, karşılığı olmalıydı.</p>

<p>Uçma âleti: uçku, olabilirdi.</p>

<p>Ulus - Mongolca memleket, ülke demek (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olup Doğu tıbbına göre tedâvi yapan Tsendorj {Doğuş Bahadır} dan alınan bilgidir.)</p>

<p>Mongolca “ulus” kelimesine, Avrupa dilinden -al eklenerek yapılan ULUSAL kelimesinde, görüldüğü gibi 2 gülünç, acıklı YANLIŞ vardır:</p>

<p>1.Ulus, millet değil, ülke demektir.</p>

<p>2.-al, Türkçe değildir; sözlüğü, <i>Divan-ı Lügaat-it Türk</i>ten yüzyıllaca sona yazılabilmiş olan Avrupa dillerindeki nisbet, âidiyet ekini almak, koyu cehâlet ve aşağılık duygusu eseridir. Millî yerine bu kelimenin kullanılması doğru değildir.</p>

<p>(Mongol: Çingiz Hân’ın kavmi. (Kazaklar, “Şıngıs” derler, Cengiz değil, yâni.)</p>

<p>Moğol ise, içinde Türk boylarının da bulunduğu federasyon imiş; Milletlerarası Türk-Kazak Üniversitesi Öğretim Üyesi Kaldıbay Mirza’dan 2005 yılında orada bulunduğum sırada öğrendim)</p>

<p>Millet, dîn demektir; Müslüman, kabre yatırılırken “’Alâ Milleti Rasûlillâh” denilerek uğurlanır. Türk Milleti, 1000 yıldır İslâmla öylesine yoğrulmuş, özdeşleşmiştir ki, nasyonalizmi Milliyetçilik diye benimsemiştir. Araplar ise, nation kelimesini, doğru olarak, “kavim” diye kabûl ederek, “nationalism”i, “el kavmiyye” diye tercüme etmişlerdir.</p>

<p>Osmanlı, İslâm dışındaki inanç zümrelerini Millet Nizâmı ile düzenlemişti: her milletin (Yahudi, Rum, Ermeni, Katolik, Ortodoks, Süryânî) başına, kendi inancından bir yetkiliyi getirmiş, onların işini kendisine bırakmış, dillerine, kültürlerine, geleneklerine müdâhale etmemiş, onları assimile yoluna gitmemiş, en medenî yolu tutmuştur. Batı, medeniyette, insanlıkta, Osmanlı’nın eline değil, ayağına su dökecek seviyede değildir. İstanbul’un fethinden beri 573 yıl geçmiş olduğu hâlde, Rum gençler, Patriğin denize attığı Haçı çıkarma geleneğini sürdürmektedirler. Osmanlı, Avrupa’lı gibi davransaydı, Sırp, Yunanlı, Bulgar sayısı, Amerika’nın yerli halkı Kızılderililer kadar kalmış olurdu, bu kavimlerin dilleri unutulurdu.</p>

<p>Bir Macar araştırmacı şöyle diyor: “Osmanlılar beş yüzyıl boyunca bize hayat hakkı tanımasalardı; her gün 1 gayrımüslimi öldürselerdi bugün ne Yunan, ne Sırp, ne Bulgar, ne de Romen halkı kalırdı.”</p>

<p>Prof. Dr. Mehmet Maksudoğlu</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yanlis-kullanilan-kelimeler</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-7-tem-2026-10-51-45.webp" type="image/jpeg" length="58910"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail'den Filistinli doktora sistematik işkence]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-filistinli-doktora-sistematik-iskence</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-filistinli-doktora-sistematik-iskence" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistinli çocuk doktoru Hüsam Ebu Safiyye, tutulduğu İsrail hapishanesinde yaşadığı işkenceler sebebiyle ölümün eşiğinde. En son avukatını gördüğünde "Beni buraya öldürmek için getirdiler" sözlerini sarf etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Filistinli doktor Hüsam Ebu Safiyye İsrail zindanlarında ölümün eşiğinde</strong></h2>

<p>Gazze’nin kuzeyindeki Kemal Advan Hastanesi Müdürü ve çocuk doktoru Dr. Hüsam Ebu Safiyye’nin, İsrail hapishanesinde ağır işkenceye maruz kaldığı ve hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi. Avukatı Nasır Ebu Avde’nin aktardığına göre Ebu Safiyye, son görüşmede “Beni son kez görüyorsun. Beni buraya öldürmek için getirdiler. Hayatta kalabileceğimi sanmıyorum. Bu son.” sözleriyle durumunun vahametini anlattı.</p>

<h2><strong>Avukatı: Neredeyse tanınmayacak haldeydi</strong></h2>

<p>Avukat Nasır Ebu Avde, 2 Temmuz’da Nitzan Hapishanesi sorgu merkezinde Dr. Ebu Safiyye ile görüştü. Görüşmenin ardından CNN International’a konuşan avukat, Filistinli doktoru neredeyse tanıyamadığını, fiziki ve psikolojik durumunun son haftalarda ağır biçimde kötüleştiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avukatın anlatımına göre Ebu Safiyye, görüşme odasına elleri ve ayakları kelepçeli şekilde getirildi. Yüzünde ve göz çevresinde şiddet izleri vardı; nefes almakta ve yürümekte zorlanıyordu. Filistinli doktor, 24 Haziran’da Nitzan Hapishanesi’ne nakledilmesinden bu yana her gün çekiç, cop ve benzeri sert müdahalelerle sistematik işkence gördüğünü anlattı.</p>

<p>Ebu Safiyye, Aralık 2024’ten bu yana herhangi bir resmi suçlama olmadan alıkonuluyor. İnsan hakları kuruluşları, doktorun maruz kaldığı muamelenin münferit değil, Gazze’den alıkonulan sağlık çalışanlarına yönelik daha geniş bir baskı zincirinin parçası olduğunu belirtiyor.</p>

<h2><strong>Kemal Advan Hastanesi baskınında alıkonulmuştu</strong></h2>

<p>Dr. Hüsam Ebu Safiyye, 27 Aralık 2024’te terörist İsrail ordusunun Gazze’nin kuzeyindeki Kemal Advan Hastanesi’ne düzenlediği baskının ardından alıkonuldu. Baskında sağlık çalışanları da dâhil olmak üzere 240’tan fazla Filistinli gözaltına alınmış, hastane ise hizmet dışı kalmıştı. Dünya Sağlık Örgütü, saldırının Gazze’de sağlık sisteminin adım adım çökertilmesi anlamına geldiğini duyurmuştu.</p>

<p>Ebu Safiyye, hastanenin müdürü olarak Gazze’nin kuzeyinde kuşatma altında kalan hastalara hizmet vermeye devam etmişti. Oğlunun İsrail saldırısında öldürülmesine rağmen hastalarını terk etmeyeceğini söylemiş, Kemal Advan Hastanesi’nden ayrılmayı reddetmişti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-filistinli-doktora-sistematik-iskence</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ebu-safitge.jpg" type="image/jpeg" length="38560"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakan Fidan: Avrupa güvenliği AB'ye indirgenemez]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hakan-fidan-avrupa-guvenligi-abye-indirgenemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hakan-fidan-avrupa-guvenligi-abye-indirgenemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa güvenliğinin Avrupa Birliği'ne (AB) indirgenemeyeceğini ve daha bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini belirterek, bu çerçevede Türkiye'nin merkezi rolünü vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Fidan, Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) ve Chatham House tarafından Ankara'da düzenlenen "Ankara Zirvesi Sonrası Avrupa Güvenliği: Avrupa genelinde NATO müttefikleri arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi" başlıklı etkinlikte hitapta bulundu.</p>

<p>NATO'nun yeni dönemde stratejik kapasite inşasına odaklanması gerektiğine işaret eden Fidan, NATO'nun yalnızca mevcut tehditlere tepki veren bir yapı olmaktan çıkıp, daha uzun vadeli ve bütüncül bir güvenlik vizyonu geliştirmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Fidan, ABD ile Avrupa arasında bazı gerilimler olmasına rağmen, bu gerilimlerin NATO Zirvesi'nde kontrolsüz bir krize dönüşmeyeceğini ve yönetilebileceğini, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO Zirvesi'ne katılmasının sorunların yönetimi açısından önem arz ettiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>AVRUPA GÜVENLİĞİNDE TÜRKİYE'NİN MERKEZİ ROLÜ</strong></h2>

<p>Avrupa güvenliğinin AB'ye indirgenemeyeceğini ve daha bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini vurgulayan Fidan, bu çerçevede Türkiye'nin merkezi rolünü vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fidan, Türkiye'nin, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve egemenliğini desteklediğini aktararak, Ankara'nın Rusya'yla diplomatik temas ve diyalog kanallarının açık tutulmasının da Avrupa güvenliği açısından gerekli olduğunu ifade etti.</p>

<p>NATO'nun savunma sanayi kapasitesinin yalnızca AB merkezli düşünülmemesi gerektiğinin altını çizen Fidan, Türkiye ve İngiltere gibi güçlü savunma sanayisine sahip ülkelerin de Avrupa güvenliği kapsamındaki savunma işbirliğinin doğal ve gerekli aktörleri olarak görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Star Haber</p>

<p>Fidan, Avrupa'nın, ABD'den gelen yük paylaşımı uyarılarını psikolojik bir baskı veya tehdit olarak görmemesi ve Avrupa'nın daha fazla sorumluluk alması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Avrupa'nın savunma kapasitesini artırmanın NATO'nun geleceği kadar Avrupa'nın stratejik dayanıklılığı açısından da gerekli olduğuna değinen Fidan, NATO Ankara Zirvesi'nde Avrupa ve ABD'nin birbirini suçlama psikolojisinin çok baskın olmayacağını dile getirdi.</p>

<p>Fidan, zirvenin en zor kısmının Trump'ı zirveye katılmaya ikna etmek olduğunu ve bunu başararak zor kısmın aşıldığını belirtti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hakan-fidan-avrupa-guvenligi-abye-indirgenemez</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/hakan-fidan-2434389.jpg" type="image/jpeg" length="92060"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO zirvesi öncesi Netanyahu'da F-35 paniği]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/nato-zirvesi-oncesi-netanyahuda-f-35-panigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/nato-zirvesi-oncesi-netanyahuda-f-35-panigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Donald Trump arasında yarın Ankara’da gerçekleşecek  zirve öncesinde, Netanyahu’dan dikkat çeken bir çıkış geldi. Amerikan Fox News kanalına konuşan Netanyahu, Washington yönetiminin Türkiye’ye F-35 savaş uçağı ile Milli Muharip Uçak KAAN’da kullanılacak F110 motorlarını satma ihtimaline şiddetle karşı çıktı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görüşme masasında yer alması beklenen F-35 ve jet motoru satışının bölgedeki dinamikleri tamamen değiştireceğini öne süren İsrail Başbakanı, endişelerini açıkça dile getirdi. Netanyahu, olası bir anlaşmanın İsrail’in bölgedeki hava üstünlüğünü tehlikeye atacağını ve Amerika’nın Orta Doğu’daki duruşuyla garanti altına alınan güç dengesinde köklü kırılmalar<strong>a sebep olacağını</strong> iddia etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Netanyahu'nun bölgedeki dengeler üzerinden kurduğu baskının aksine,  Trump daha önce satış sürecine yeşil ışık yakmıştı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Washington ziyaretinde konuya değinen Trump, sürecin Türkiye'nin beklentileri doğrultusunda, pürüzsüz ilerleyeceğini vurgulamıştı.</p>

<p>Görüşme sırasında basın mensuplarının yönelttiği "Türkiye'ye büyük bir hediye paketi ile mi gidiyorsunuz?" sorusunu yanıtlayan Trump, Ankara'nın ittifak içindeki konumunu övdü. ABD Başkanı, "Sanırım tam olarak böyle bir adım atacağım. Türkiye, NATO’nun son derece güçlü ve kilit bir üyesi. Erdoğan'ı fazlasıyla memnun edecek bir hamle yapmayı planlıyorum" sözleriyle anlaşma için açık kapı bırakmıştı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/nato-zirvesi-oncesi-netanyahuda-f-35-panigi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 22:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/net-4.webp" type="image/jpeg" length="84502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamas: Gazze'deki Hükümet Çalışma Komitesi ulusal çıkarlar için istifa etti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hamas-gazzedeki-hukumet-calisma-komitesi-ulusal-cikarlar-icin-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hamas-gazzedeki-hukumet-calisma-komitesi-ulusal-cikarlar-icin-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamas, Gazze Şeridi'nde faaliyet gösteren Hükümet Çalışma Komitesi'nin, 'ulusal çıkarlar ve işgalci İsrail'in bahanelerini ortadan kaldırmak' amacıyla istifa ettiğini açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hamas Sözcüsü Hazim Kasım, yaptığı yazılı açıklamada, Hamas'ın Gazze'de yeni yönetim düzenlemelerine dahil olmayacağı yönündeki tutumunu yerine getirme yolunda bugün yeni bir olumlu adım attığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu adımla Gazze Şeridi'ndeki Hükümet Çalışma Komitesi'nin istifa ettiği ve sadece durumun izlenmesi için teknik ve idari yönlerini koruyacağına işaret eden Kasım, 'Bu adım, ulusal çıkarlar ve işgalci İsrail için her türlü bahaneyi ortadan kaldırmak amacıyla atıldı.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>İsrail'in Gazze'ye saldırıları başlattığından beri Gazze Şeridi'nin yönetimi için birçok ulusal ve uzlaşı formülü önerildiğinin altını çizen Kasım, bunlar nihayetinde Mısır'ın başkenti Kahire'de üzerinde anlaşmaya varılan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin kurulduğu ancak İsrail'in söz konusu komitenin Gazze'ye girişine engel olmaya devam ettiğini kaydetti.</p>

<p>Hamas kararının, yönetimin Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'ne devredilmesi için gerekli tüm adımların teknik ve idari olarak tamamen tamamlandığının teyit edilmesinin ardından geldiğine işaret eden Kasım, kararın üzerinde anlaşmaya varılan Ulusal Komite'nin Gazze Şeridi'ne girişinin yolunu açacağını umduklarını ifade etti.</p>

<h2><strong>Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi</strong></h2>

<p>'Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (teknokratlardan oluşan geçici hükümet)', Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 17 Kasım 2025 tarihli ve 2803 sayılı kararı ile ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 maddelik planı uyarınca kuruldu. Komite, ilk toplantısını 15 Ocak 2026'da Mısır'ın başkenti Kahire'de gerçekleştirdi.</p>

<p>Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi, Kahire'deki toplantıda Gazze Şeridi'nde sivil yönetim ve iç güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye yönelik görev süresinin resmen başladığını açıkladı.</p>

<p>Komitenin görevi de Ramallah merkezli Filistin yönetiminin kendi reform programını tamamlayıncaya kadar Gazze'nin istikrarının sağlanmasını, toparlanma sürecini ve yeniden imar çalışmalarını denetlemesidir.</p>

<p>Ancak İsrail'in ateşkese rağmen devam eden saldırı ve ihlalleri nedeniyle Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin bölgede görevini devralma imkanı sağlanamadı.</p>

<p>İsrail ordusu, 10 Ekim 2025'te uygulamaya giren ateşkese rağmen neredeyse her gün çeşitli iddia ve bahanelerle Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdiği saldırılarla sivilleri hedef alabiliyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hamas-gazzedeki-hukumet-calisma-komitesi-ulusal-cikarlar-icin-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 21:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/01/hamasbayrakq-1.jpg" type="image/jpeg" length="75160"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“NATO’nun kaderini Türkiye çizecek”]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/natonun-kaderini-turkiye-cizecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/natonun-kaderini-turkiye-cizecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllarca Türkiye'yi hudut boyunda bekleyen bir "ileri karakol" konumunda tutan emperyalist Batı aklı, bugün bizzat kendi yarattığı krizlerin ağırlığı altında ezilerek varlığını sürdürebilmek adına Türkiye’nin gücüne muhtaç duruma düşmüştür. Amerika'nın Avrupa'yı kendi kaderine terk edişi ve Avrupa başkentlerinde baş gösteren derin güvenlik paniği, "Yeni Dünya Düzeni" palavrasının fiili iflasını belgelemektedir....]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yabancı stratejistlerin görüşlerinden derlediğimiz bu rapor, Türkiye'nin Batı'nın yörüngesinde dönen bir uydu konumundan sıyrılarak; kendi savunma sanayisiyle, otonom dış politikasıyla ve jeopolitik vizyonuyla Büyük Doğu coğrafyasının bağımsızlık ateşini yakan asli bir "oyun kurucu" mertebesine erişebileceğine işaret ediyor.</p>

<h2><strong>Küresel Fay Hatlarında Tarihi Buluşma</strong></h2>

<p>NATO, Soğuk Savaş sonrası dönemin en şiddetli sarsıntılarını yaşarken, İttifak'ın rotası 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da çiziliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde toplanan 36. NATO Zirvesi, Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin temelden değiştiği bir dönüm noktasını işaret ediyor. Dünya eşzamanlı krizlerle sarsılıyor. Ukrayna'daki yıpratma savaşı tüm şiddetiyle sürerken, ABD ve İsrail'in İran ile giriştiği doğrudan çatışmalar Orta Doğu'yu devasa bir ateş çemberine çevirmiş, Hürmüz Boğazı'ndaki enerji ticaretinin durmasına sebep olmuştur. Tüm bu kaosun ortasında, ABD'nin Avrupa'dan askeri varlığını çekerek savunma yükünü tamamen Avrupa'ya devrettiği NATO 3.0 doktrini Ankara'da masaya yatırılıyor. Tehditlerin zirve yaptığı bu dönemde gözler, İttifak'ın en büyük ikinci ordusuna ve devasa bir savunma sanayisine sahip ülkesi Türkiye'ye dönmüş durumdadır. Yabancı stratejistler, Türkiye'yi artık kenarda bekleyen bir kanat ülkesi statüsünden çıkarıp, küresel dengeleri kendi lehine değiştiren kilit bir mimar sıfatıyla tanımlıyor.</p>

<h2><strong>Stratejik Mecburiyet</strong></h2>

<p>Uluslararası askeri analistler, NATO'nun Türkiye karşısında yaşadığı derin çaresizliği bir tür paradoks olarak adlandırıyor. Türkiye, askeri kapasitesi ve coğrafi konumuyla İttifak için mutlak vazgeçilmez bir güç konumunda dururken, bağımsız dış politikası ve milli çıkarlarını önceleyen tutumuyla Batı başkentlerinde büyük bir sarsıntıya sebep oluyor. Savaş riskleri arttığında Türkiye'nin değerini anımsayan Batı, krizler hafiflediğinde hızla dışlayıcı bir tutuma bürünüyor. Soğuk Savaş döneminde Jüpiter füzelerinin çekilmesi, Johnson Mektubu ve Kıbrıs Barış Harekatı sonrası uygulanan ambargolar, Türkiye'nin Batı'ya olan güvenini sıfırlayan ve devasa yerli savunma sanayisi hamlesine sebep olan temel kırılmalar olarak öne çıkıyor. ABD'nin Suriye'de YPG/SDF'yi silahlandırması ve 15 Temmuz sürecindeki kayıtsız tutumu, bu kopuşu en üst seviyeye taşımıştır. S-400 alımı ve F-35 programı üzerinden yürütülen yaptırımlar, Türkiye'yi pasifize etmek yerine İttifak içindeki veto gücünü ve dayatma kapasitesini keşfetmesine sebep olmuştur. Türkiye, milli güvenlik kaygılarını merkeze alarak İsveç ve Finlandiya'nın katılım süreçlerinde tavizler kopararak otonom gücünü tescillemiştir.</p>

<h2><strong>ABD'nin Geri Çekilişi ve Avrupa'nın Derin Güvenlik Krizi</strong></h2>

<p>Ankara Zirvesi'ni tarihi kılan asıl gelişme, ABD'nin Avrupa savunmasından yapısal olarak çekilmesidir. Sızdırılan Pentagon raporları, ABD'nin F-15 savaş uçaklarının üçte birini, stratejik bombardıman uçaklarının yarısını ve nükleer denizaltılarını Avrupa planlarından çıkardığını belgeliyor. Almanya'daki ABD askerlerinin ve zırhlı tugay rotasyonlarının iptal edilmesi, Avrupa başkentlerinde büyük bir paniğe sebep oldu. Asya'ya odaklanan Washington yönetimi, yük paylaşımı kavramını terk ederek doğrudan yük kaydırması stratejisine geçmiş durumdadır.</p>

<p>Avrupa kıtası, kendi güvenliğini sağlama konusunda devasa bir boşluğa düşmüş vaziyettedir. ABD'nin kuvvet çekmesi sonucunda kıta Avrupa'sında hızlı reaksiyon gösterecek kara gücü ve personel eksikliği baş göstermiştir. Kıtadaki bu hayati açığı, İttifak'ın ikinci büyük ordusuna sahip, sahada kanıtlanmış muharip kapasitesiyle ve 2028'de NATO Müttefik Reaksiyon Gücü'nün komutasını devralacak olan Türkiye kapatmaktadır. Hava üstünlüğü ve derin darbe kapasitesinde ABD'nin varlıklarını çekmesi, Avrupa'nın uzun menzilli hava kapasitesini ciddi boyutta zayıflatmıştır. Türkiye, gelişmiş SİHA/TİHA ekosistemi, Akıncı, Kızılelma, TB3 gibi unsurları, sürü İHA teknolojileri ve büyüyen balistik füze envanteriyle bu stratejik boşluğu anında ikame etmektedir. Orta Doğu ve Güney Kanadı'nda ise ABD'nin tüm ilgisinin Asya'ya kayması bölgeyi istikrarsızlaştırmış, Türkiye ise sınır ötesi operasyon ağı, Körfez ülkeleriyle geliştirdiği askeri ittifakları ve enerji güvenliğini sağlayan dev lojistik projeleriyle Avrupa'nın tek can simidi haline gelmiştir.</p>

<h2><strong>Küresel Stratejistlerin Gözünden Yeni Güvenlik Mimarisi</strong></h2>

<p>Küresel düşünce kuruluşları, Türkiye'nin yeni dönemdeki rakipsiz pozisyonunu derinlemesine analiz ediyor. Washington Institute uzmanları, Türkiye'yi Orta Doğu'daki devasa savaş ortamında vazgeçilmez bir diplomatik arabulucu ve kriz yöneticisi sıfatıyla kilit devlet konumuna oturtuyor. Chatham House analistleri, Avrupa güvenliğinin sınırlarının genişlemesi gerektiğini belirterek Türkiye'yi pan-kıtasal mimar sıfatıyla tanımlıyor. Almanya merkezli SWP, Türkiye'nin Türk Devletleri Teşkilatı'nı askerileştirmesine, küresel lojistik yollarını kontrol etmesine ve Gümrük Birliği'ni bir pazarlık aracına dönüştürmesine dikkat çekerek Ankara'yı stratejik otonomi peşindeki bağımsız aktör ilan ediyor. Atlantic Council, Türkiye'nin savunma sanayisiyle askeri yükümlülükleri aşarak doğrudan stratejik teslimat yaptığını ve Karadeniz güvenliğinin mutlak yöneticisi olduğunu vurgulayarak aktif tasarımcı etiketini kullanıyor. European Leadership Network uzmanları ise ABD'nin çekildiği ortamda Türkiye'yi Avrupa'nın konvansiyonel kurtarıcısı statüsünde görüyor. Türkiye, Batı'ya olan bağımlılığını azaltarak çok kutuplu dünyada kendi hareket alanını sonuna kadar genişletmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Batı'nın Türkiye'den Beklentileri </strong></h2>

<p>Batı'nın Türkiye'den talepleri askeri üs boyutunu çoktan aşarak endüstriyel ve diplomatik alanlara yayılmıştır. Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu, Türk savunma endüstrisinin devasa üretim kapasitesinin Avrupa tedarik zincirlerine acilen entegre edilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Baykar'ın İtalya açılımı, TUSAŞ'ın ihracat rekorları ve TB3'lerin TCG Anadolu'daki tarihi uçuşları, Türk sanayisinin üstünlüğünü belgeliyor. Batı, kendi mühimmat açığını Türkiye'nin üretim gücüyle kapatma arayışındadır. Güney Kanadı'nda patlak veren yangının Avrupa'ya sıçramasına set çekecek kalkan görevi tamamen Türkiye'nin omuzlarına bırakılmıştır. Karadeniz'de Montrö rejiminin tavizsiz uygulanması ve deniz güvenliğinin bizzat Türk donanmasıyla sağlanması, Batı'nın Ankara'ya olan mahkumiyetini perçinliyor. Ankara Zirvesi'nin en hayati diplomasi hamlesi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasındaki şahsi yakınlaşmadır. Trump'ın Avrupalı liderleri hedef alan öfkeli tutumu karşısında, NATO'nun kurumsal çöküşüne engel olacak yegâne gücün Erdoğan'ın diplomatik ağırlığı olduğu tüm uluslararası basında yankılanıyor.</p>

<h2><strong>Türkiye'nin Yeni Rolü</strong></h2>

<p>NATO'nun küresel operasyonlardan çekilerek kendi kıtasına hapsolması, Batı'nın dünya polisi rolünün kalıcı olarak bittiğini kanıtlıyor. Bu tarihi kırılma, Türkiye'nin bölgesel askeri hamlelerini tamamen serbestleştirerek, Batı'yı Türkiye'nin adımlarını meşru kabul etmeye zorluyor. Gümrük Birliği'nin modernizasyonu konusunu Avrupa'ya karşı jeoekonomik bir koz olarak kullanan Türkiye, Karadeniz'deki denge politikasında da Batı başkentlerine bizzat kendi kurallarını dikte ediyor. Türkiye'yi dışarıda bırakan alternatif senaryoların Avrupa için askeri bir felakete sebep olacağı gerçeği, tüm otonomi hayallerini sonsuza dek çöpe atmıştır. 2026 Ankara NATO Zirvesi, Türkiye'nin komut alan bir ileri karakol statüsünden sıyrılarak yeni nesil dünya düzeninin kurucu mimarı olduğunu tüm dünyaya ilan ediyor. Batı dünyası kendi krizlerinde boğulurken, Türkiye jeopolitik bir kilit taşı sıfatıyla yeni yüzyılın rotasını bizzat Ankara'dan çiziyor.</p>

<p><strong>Baran Dergisi</strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/natonun-kaderini-turkiye-cizecek</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 21:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/nttr.webp" type="image/jpeg" length="49499"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO Zirvesi'nde hangi başlıklar öne çıkacak?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/nato-zirvesinde-hangi-basliklar-one-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/nato-zirvesinde-hangi-basliklar-one-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye'nin başkenti Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde Beyaz Saray'da açıklamalarda bulundu. Masadaki temel gündem maddelerinin Ukrayna ve İran olacağını belirten Trump, bölgesel krizlerin çözümüne dair mesaj verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>"Rusya ve Ukrayna Barışa Hazır"</strong></h2>

<p>Rusya-Ukrayna savaşının gidişatını Ankara'daki NATO Zirvesi'nde mevkidaşlarıyla masaya yatıracaklarını belirten ABD Başkanı, barışın tesisi konusunda son derece umutlu konuştu. Bölgedeki çatışmaların bitiş çizgisine çok yaklaştığını düşünen Trump; Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin nihai bir anlaşmaya varmayı arzuladığını, ABD'nin liderliğinde bu savaşı bitirmeyi başaracaklarına inandığını vurguladı.</p>

<h2><strong>SİHA'ların Yıkıcı Gücü</strong></h2>

<p>Cephedeki savaş stratejilerini kökünden değiştiren silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) sahadaki etkisine bilhassa dikkat çeken Trump, dron teknolojisinin geldiği noktayı ürkütücü bulduğunu ifade etti. SİHA'ları "öldürme makineleri" şeklinde tanımlayan Trump, bu araçların hedeflerini her şartta bularak savaş alanında oldukça rahatsız edici sahnelerin yaşanmasına sebep olduğunu aktardı.  </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İran Mesajı: "Anlaşma veya Müdahale"</strong></h2>

<p>Konuşmasında İran ile yürütülen müzakerelere de geniş yer ayıran Trump, görüşmelerin oldukça olumlu bir seyir izlediğini, medyanın ise bu başarının hakkını vermekten uzak kalarak konuyu atladığını savundu. Amerikan ordusunun caydırıcı gücünü İran'a karşı son derece haklı gerekçelerle dev devreye soktuklarını ileri süren Trump, Tahran yönetiminin nükleer silah elde etmesinin kesinlikle engelleneceğini kaydetti.</p>

<p>İran'ın nükleer zenginleştirme faaliyetleri konusunda ABD'ye çeşitli tavizler verdiğini, ellerindeki zenginleştirilmiş materyalleri de kısa süre içinde teslim alacaklarını belirten Trump, "Bu süreci mutlaka kendi lehimize çevireceğiz. Ya yeni bir anlaşma imzalayacağız ya da işi tamamen sonlandıracağız." ifadelerini kullandı. Ana tercihinin diplomatik bir anlaşma yönünde olduğunu belirten ABD Başkanı, 91 milyonluk İran halkını olası bir savaşın yıkıcı etkilerinden korumayı hedeflediğini dile getirdi.</p>

<p>Son olarak Hürmüz Boğazı'nın stratejik ve ticari önemine değinen Trump, burayı devasa bir "para makinesi" şeklinde nitelendirerek, geçmişte bölgenin şöhretinin tamamen bilinmez durumda kaldığını iddia etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/nato-zirvesinde-hangi-basliklar-one-cikacak</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 20:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/trumnato.webp" type="image/jpeg" length="51962"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin NATO arşivi erişime açıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiyenin-nato-arsivi-erisime-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiyenin-nato-arsivi-erisime-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin NATO üyesi olduğu ilk yıllara dair tarihi film arşivini kamuoyuyla paylaştı. 1952 ile 1959 yılları arasını kapsayan bu özel koleksiyon, ülkenin ittifak içerisindeki diplomatik, askeri ve siyasi adımlarını bütün ayrıntılarıyla ortaya koyuyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Menderes ve Köprülü Döneminin Kritik Temasları</strong></h2>

<p>Arşivin en çok dikkat çeken bölümlerinde, Başbakan Adnan Menderes’in 16-19 Aralık 1957 tarihlerinde Paris’te gerçekleşen NATO Hükümet Başkanları Toplantısı’ndaki temasları bulunuyor. Soğuk Savaş rüzgarlarının şiddetli estiği bu zirvedeki stratejik görüşmeler, Sovyetler Birliği’nin artan teknolojik kapasitesine karşı NATO'nun caydırıcılığının güçlendirilmesi yönündeki adımlara sebep oldu.</p>

<p><img alt="Natomenderes" class="detail-photo img-fluid" height="634" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/natomenderes.webp" width="840" />Tarihi kayıtlarda Menderes’in Fransa Başbakanı Felix Gaillard ile görüşmesi ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile birlikte NATO Karargahı’nı ziyareti önemli birer vesika olarak öne çıkıyor. Arşivde ayrıca 1952 yılında Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü'nün Atlantik Konseyi Toplantısı sonrasında yaptığı konuşma da yer alıyor. Bu görüntüler, Türkiye'nin uluslararası arenadaki yeni konumunu ve dönemin diplomasi protokollerini somutlaştırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İlk Ortak Manevralar ve Askeri Koordinasyon</strong></h2>

<p>Askeri faaliyetlerin belgelendiği kayıtlarda, 1953 yılında Güneydoğu Avrupa'da yapılan ilk ortak NATO tatbikatları izleyiciye sunuluyor. Türkiye, Yunanistan ve İtalya'nın katılımıyla gerçekleşen bu manevralar, güney kanadındaki müttefiklerin ortak hareket kabiliyetini artırdı. Ülkelerin deniz kuvvetleri komutanları düzeyindeki karşılıklı ziyaretleri, ittifak standartlarının ordulara entegre edilmesine ve birlikte görev yapabilme yeteneğinin gelişmesine zemin hazırladı.</p>

<p>Koleksiyonda askeri ve sivil havacılık koordinasyonunu dönemin perspektifiyle işleyen, NATO Enformasyon Servisi imzalı "NATO Göklerde" adlı özel yapım da bulunuyor. Film, dönemin hava savunma anlayışını ve uçuş güvenliği kurallarını detaylı görsellerle aktarıyor.</p>

<h2><strong>Korutürk'ün NATO Yılları</strong></h2>

<p>Arşivin sürprizlerinden bir diğerini 1959 yılındaki NATO'nun 10. kuruluş yıl dönümü törenleri oluşturuyor. İlerleyen yıllarda Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Cumhurbaşkanlığı makamlarına oturacak olan Koramiral Fahri Korutürk'ün bu törenlerdeki görüntüleri ilk defa gün yüzüne çıkıyor.</p>

<p>Araştırmacılar ve tarihe ilgi duyan herkes için eşsiz bir kaynak teşkil eden bu arşiv, Soğuk Savaş’ın en hararetli dönemlerinde Türkiye'nin üstlendiği rolü tüm çıplaklığıyla yansıtıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiyenin-nato-arsivi-erisime-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/nato1.webp" type="image/jpeg" length="94845"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze'den alıkonulan 17 Filistinli serbest]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazzeden-alikonulan-17-filistinli-serbest</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazzeden-alikonulan-17-filistinli-serbest" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nden alıkoyduğu Filistinli sivillerden 17 kişiyi serbest bıraktı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası Kızılhaç Komitesinden (ICRC) yapılan yazılı açıklamada, konuya ilişkin bilgi verildi.</p>

<p>İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden alıkoyduğu 17 Filistinlinin serbest kalmalarının ardından, ICRC ve Filistin Kızılayı ekiplerinin koordinasyonunda Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı üzerinden Han Yunus kentindeki Nasır Hastanesi'ne getirildikleri belirtildi.</p>

<p>ICRC'nin bugüne kadar serbest bırakılan 2 bin 500'den fazla Filistinlinin aynı mekanizma ve yöntemle Gazze Şeridi'ne ulaşmasına katkı sunduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filistinli ve uluslararası insan hakları kuruluşlarına göre, İsrail hapishanelerinde 350'si çocuk, 84'ü kadın olmak üzere 9 bin 600'den fazla Filistinli esir tutuluyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazzeden-alikonulan-17-filistinli-serbest</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/gazze17esir.webp" type="image/jpeg" length="23828"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="16950"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="85442"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="62162"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="58562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="11860"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="92862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="30407"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="25917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="90477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="86374"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="19717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="39986"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="34718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="53681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="52879"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="64258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="85202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="27544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="24548"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="97496"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
