<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 23 Sep 2026 02:20:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM'de Erakçi, Witkoff ve Kushner görüşmesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bmde-erakci-witkoff-ve-kushner-gorusmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bmde-erakci-witkoff-ve-kushner-gorusmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’in, "ABD’li yetkililerin ısrarlı talebi üzerine" New York’ta görüştüğü bildirildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Devlet Televizyonu, Dışişleri Bakanı Erakçi’nin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na katılmak için geldiği New York’ta Trump’ın danışmaları Witkoff ve Kushner ile görüştüğünü doğruladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"ABD’li yetkililerin ısrarlı talebi üzerine" gerçekleştiği belirtilen görüşmede Erakçi'nin İran’ın Hürmüz Boğazı’nın açılması için şartlarını ABD’ye ilettiği belirtildi.</p>

<p>İran’ın sunduğu şartlar arasında, ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının hemen kaldırılması, İran’a ait tüm dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve "direniş cephesinin" bulunduğu tüm alanlarda savaşın sonlandırılması yer aldı.</p>

<p>New York’taki bu toplantı, Tahran ile Washington arasında haziranda imzalanan mutabakatın ardından yeniden başlayan çatışmalardan sonra iki ülke arasındaki ilk üst düzey yüz yüze görüşme oldu.</p>

<p>Trump, ABD'li yetkililerin bugün New York'ta İran heyeti temsilcileriyle yaklaşık üç saat süren bir görüşme yaptıklarını ve görüşmenin "çok iyi geçtiğini" belirtmişti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bmde-erakci-witkoff-ve-kushner-gorusmesi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 23:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/bmgarakci.webp" type="image/jpeg" length="90128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FBI'a büyük siber saldırı şoku]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/fbia-buyuk-siber-saldiri-soku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/fbia-buyuk-siber-saldiri-soku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FBI, tarihinin en sarsıcı siber darbelerinden birini aldı. Kendilerine ShinyHunters adını veren bir hacker grubu, teşkilatın sistemlerine sızarak binlerce ajana ve memura ait terabaytlarca mahrem ve şahsî bilgiyi ele geçirdiğini duyurdu. Kendi çalışanlarının emniyetini dahi sağlamaktan âciz kalan Vaşington idaresi ise derin bir sessizliğe gömülmüş vaziyette]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Sızıntının arkasında "ShinyHunters" var</strong></h2>

<p>Dünya çapında veri gasbı ve şantaj vakalarıyla tanınan ShinyHunters adlı hacker grubu, FBI sistemlerinden devasa boyutta veri çaldığını ileri sürdü. Sızdırılan numunelerde, teşkilat mensubu binlerce ajanın ve memurun isimleri, telefon numaraları, ikametgâh adresleri, doğum tarihleri ve hatta aile fertlerine ait kayıtların yer aldığı belirtiliyor.</p>

<p>2020 senesinden bu yana çok sayıda büyük ölçekli veri hırsızlığıyla gündeme gelen şebeke, Vaşington Adalet Bakanlığı’nın da takibindeydi. Şebeke daha evvel Ticketmaster, AT&amp;T ve Santander gibi büyük şirketlerin sistemlerine nüfuz ederek milyonlarca insanın verisini çalmış ve bunları karaborsa platformlarında satışa çıkarmıştı. İnsanların zaaflarını hedef alan aldatma taktikleri ve sistem zayıflıklarından beslenen grubun mensuplarından bazıları ABD mahkemelerinde yargılanıp mahkûm edilmiş, bizzat FBI da bu şebekeyi resmî raporlarında tehlikeli bir yapı olarak tanımlamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Amerikan istihbaratının kronik zaafı</strong></h2>

<p>FBI, daha evvel de benzer hezimetler yaşamıştı. 2021 senesinde bir sunucu açığından istifade eden saldırganlar, teşkilatın resmî e-posta adresleri üzerinden binlerce sahte ihbar postası yayarak FBI'ı gülünç duruma düşürmüştü. 2023 senesinde ise teşkilatın New York merkezindeki ağlarda yaşanan güvenlik ihlali kamuoyundan gizlenmeye çalışılmıştı. 2016'da ise yaklaşık 20 bin çalışanın şahsî irtibat ve görev bilgileri internete saçılmıştı.</p>

<p>ShinyHunters grubunun son hamlesinin teyit edilmesi hâlinde, saldırı sıradan bir sızmanın ötesine geçerek Amerikan istihbaratının sahadaki elemanlarını ve teşkilat sırlarını korumasız bırakan büyük bir krize sebebiyet verecek. Henüz resmî bir açıklama yapamayan FBI cephesinde ise panik ve belirsizlik hâkimiyetini sürdürüyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/fbia-buyuk-siber-saldiri-soku</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 22:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/fbisibersaldiri.webp" type="image/jpeg" length="96194"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin: BM'den koruma kararı bekliyoruz]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/filistin-bmden-koruma-karari-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/filistin-bmden-koruma-karari-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da şehir ve kasabaları toplu hapishanelere dönüştürdüğünü belirterek, Birleşmiş Milletlerin (BM) Filistin halkını koruyacak kararlar alması talebinde bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şeyh, yaptığı yazılı açıklamada terörist İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında sürdürdüğü ihlal ve saldırılara dikkati çekti.</p>

<p>Tel Aviv yönetiminin şehir, kasaba ve mülteci kamplarını demir kapı ve kontrol noktalarıyla toplu hapishanelere çevirdiğini belirten Şeyh, İsrail'in bu ihlalleri kapsamında Filistinlilere ait yüzlerce dönümlük arazilerde bulunan zeytin ağaçlarını söktüğünü kaydetti.</p>

<p>Filistin Devlet Başkan Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Dünyayı, halkımızı ırkçılıktan ve etnik temizlikten korumak için müdahale etmeye çağırıyoruz. Birleşmiş Milletlerin (BM) şu andaki toplantılarında Filistin halkını koruyacak ve işgalciyi tüm bu uygulamalarından vazgeçirecek kararlar alınmasını talep ediyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Resmi açıklamaların İsrail tarafından işlenen suçları durdurmadığına dikkati çeken Şeyh, İsrail'i ırkçı uygulamalarından vazgeçirecek caydırıcı adımlar atılması talebinde bulundu.</p>

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarını başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/filistin-bmden-koruma-karari-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 21:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/bmfilistin-2.webp" type="image/jpeg" length="13336"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Grönland üzerinde Amerikan tahakkümü tescillendi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gronland-uzerinde-amerikan-tahakkumu-tescillendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gronland-uzerinde-amerikan-tahakkumu-tescillendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Zirvesi vesilesiyle New York'ta bir araya gelen ABD, Danimarka ve Grönland idarecileri, Ada'nın güvenlik kontrolünü bütünüyle Vaşington yönetimine devreden anlaşmaya imza attı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yayılma siyasetini Arktik sahasına kadar genişleten  ABD, Kopenhag yönetiminin sadakat gösterileri eşliğinde stratejik hedefine ulaştı.</p>

<p>Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu görüşmeleri için New York'ta bulunan Trump, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen, Ada'nın emniyetini ABD'ye devreden mutabakatı resmî bir merasimle imzaladı. İmza töreninde konuşan Trump, geçmiş başkanların Grönland meselesini yalnızca lafta bıraktığını, kendisinin ise fiilî neticeye ulaştığını ifade ederek varılan uzlaşmayı öne çıkardı.</p>

<h2><strong>Grönland yönetiminden tam teslimiyet</strong></h2>

<p>Danimarka Başbakanı Frederiksen, imza töreninde Vaşington'a bağlılığını açıkça sergiledi. Danimarka Krallığı'nın ABD'nin sözünü tutan sadık bir müttefiki olduğunu söyleyen Frederiksen, 75 yıl evvelki savunma anlaşmasını yenileyerek ucu açık bir taahhüde girdiklerini bildirdi. Frederiksen, bölgeye hiçbir hasım unsurun sokulmayacağını iddia ederek Arktik sahasını tamamen Batı ittifakının askerî emellerine açtı.</p>

<p>Grönland Başbakanı Nielsen de benzer bir tavırla İkinci Dünya Harbi'nden bu yana ABD'nin iç emniyetini desteklediklerini hatırlattı ve Vaşington'un sadık bir dostu olarak kalacaklarını beyan etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Vaşington'un baskısı hedefine ulaştı</strong></h2>

<p>Danimarka Krallığı'na bağlı yaklaşık 56 bin nüfuslu özerk ada, Trump'ın kontrolü ele alma niyetini ilan etmesiyle birlikte Kopenhag ve Brüksel hattında huzursuzluğa sebebiyet vermişti. Sosyal medya paylaşımlarıyla baskıyı tırmandıran Trump, Avrupa kanadını tazyik altına alarak ada üzerindeki Amerikan nüfuzunu resmen tescil ettirdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gronland-uzerinde-amerikan-tahakkumu-tescillendi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 20:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/abdgronland.webp" type="image/jpeg" length="52529"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında yeni gelişme]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-yeni-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-yeni-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu’nun 2011’de cezaevindeki ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturmada Enver Altaylı tutuklandı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden başlatılan soruşturmada Enver Altaylı tutuklandı. Altaylı, savcılık ifadesinin ardından “kasten öldürmeye azmettirme” suçundan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.</p>

<h2><strong>Kaşif Kozinoğlu soruşturması sürüyor</strong></h2>

<p>Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma devam ediyor.</p>

<p>Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin daha önce verilen takipsizlik kararı, Silivri Sulh Ceza Hakimliği’nin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştı.</p>

<p>Soruşturma; “kasten öldürme”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma” ile “2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’na muhalefet” suçları kapsamında yürütülüyor.</p>

<h2><strong>Enver Altaylı şüpheli sıfatıyla ifade verdi</strong></h2>

<p>Soruşturma kapsamında daha önce sağlık sorunları nedeniyle ifadesi alınamayan eski istihbarat görevlisi Enver Altaylı’nın ifadesinin alınmasına karar verilmişti. Altaylı hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “siyasi ve askeri casusluk” suçlarından verilen 23 yıl 4 aylık hapis cezası 2024 yılında onanmıştı.</p>

<p>Altaylı, Silivri Adliyesi’nde soruşturma kapsamında “şüpheli” sıfatıyla ifade verdi.</p>

<h2><strong>Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi</strong></h2>

<p>Savcılıktaki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından Enver Altaylı, “kasten öldürmeye azmettirme” suçlamasıyla tutuklanması talep edilerek mahkemeye sevk edildi.</p>

<p>Mahkeme, Altaylı’nın tutuklanmasına karar verdi.</p>

<h2><strong>Soruşturma yeniden başlatılmıştı</strong></h2>

<p>Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011’de tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda rahatsızlanmasının ardından hastaneye sevk edilmiş, ancak hayatını kaybetmişti.</p>

<p>O dönem yürütülen soruşturma 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanmıştı. Dosyanın yeniden incelenmesinin ardından 2026 yılında takipsizlik kararı kaldırılarak soruşturma yeniden açıldı. Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla feth-i kabir işlemi de gerçekleştirildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında daha önce de çok sayıda şüpheli hakkında işlem yapılırken, bazı şüpheliler tutuklandı, bazıları hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-yeni-gelisme</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 19:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/kozinoglu-2.webp" type="image/jpeg" length="44595"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Gazze insanlığın vicdan sınavıdır!”]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazze-insanligin-vicdan-sinavidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazze-insanligin-vicdan-sinavidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu vesilesiyle New York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünya liderlerine hitap ettiği  konuşmasında hem Gazze’de sürdürülen soykırımı ve uluslararası nizamın çöküşünü anlattı hem de küresel sistemin kökten bir reforma tabi tutulması gerektiğini vurguladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>"190’dan fazla ülkenin iradesi 5 ülkenin keyfine bırakılamaz"</strong></h2>

<p>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) mevcut yapısını sert sözlerle eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 190’ı aşkın bağımsız devletin kaderinin 5 daimi üyenin inisiyatifine terk edilmesinin adalet ve güven üretmediğini belirtti. Sistemin iflas ettiğini ifade eden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu yapı adil olmadığı gibi güveni de tesis edemez. Güvenlik Konseyi 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir. 5 ülkeye dayalı yapı güven sağlamaz. Güvensizlik üzerine bina edilen bir siyaset anlayışının kazananı olmadığını tarih bizlere acı bir şekilde gösterdi. Dünyada derinleşen gelir adaletsizliğine karşı hep birlikte yeni bir paradigma inşa etmeliyiz."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Gazze çağımızın en utanç verici temerküz kampıdır"</strong></h2>

<p>Konuşmasının mühim bir kısmını Gazze’de yaşanan vahşete ayıran Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın iki yıldır üst üste Genel Kurul salonunda bulunmasının engellenmesini kınayarak, Türkiye'nin her platformda bağımsız Filistin Devleti'nin gür sesi olmayı sürdüreceğini ifade etti.</p>

<p>1945 yılında imzalanan Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın üzerinden 81 yıl geçmesine rağmen küresel barışın tesis edilemediğine dikkat çeken Erdoğan; yalnızca Gazze’de son 3 yılda çoğu kadın ve çocuk 74 bin masum insanın İsrail devlet terörünün kurbanı olduğunu hatırlattı. Bölgedeki hastanelerde yakıt yokluğundan ötürü jeneratörlerin yüzde 70’inin devre dışı kaldığını, uzuvlarını kaybeden çocukların derme çatma tahta protezlerle hayata tutunmaya çalıştığını aktaran Erdoğan, Gazze'nin hem dünyanın en büyük çocuk mezarlığına hem de en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgesine dönüştüğünü vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>"Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır. Ateşkes mutabakatına rağmen katledilen Gazzelilerin sayısı 1500'ü aşmıştır. Filistin direniş hareketi barış planının ikinci aşamasına geçişi kabul ettiği halde İsrail hükümeti işgali durdurmaya yanaşmıyor. Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var."</p>
</blockquote>

<p>Erdoğan, kalıcı barışın yegâne yolunun 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin Devleti'nin kurulması olduğunu belirterek, tüm dünya ülkelerini İsrail yönetimi üzerine somut ve caydırıcı baskı kurmaya çağırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Suriye, Karadeniz ve KKTC mesajı</strong></h2>

<p>Bölgesel krizlere ve küresel güvenlik tehditlerine de temas eden Cumhurbaşkanı Erdoğan; Suriye, Karadeniz hattı ve Kıbrıs meselesine dair Türkiye'nin kararlı tutumunu şu başlıklarla kaydetti:</p>

<p>- 14 yıllık zulmün ardından Suriye yeni bir yola girdi. Suriye, her türlü tahrike rağmen güvenli bir ülke olma vasfını muhafaza ediyor."</p>

<p>- "Karadeniz'de ticari gemilere yönelik son saldırılar, kaynağı ve faili kim olursa olsun kesinlikle kabul edilemez."</p>

<p>- "Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız tecrit ve izolasyon artık son bulmalıdır. Uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni (KKTC) resmen tanımaya davet ediyorum."</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazze-insanligin-vicdan-sinavidir</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/bmerd.webp" type="image/jpeg" length="32194"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump BM'de konuştu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-baskani-trump-bmde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-baskani-trump-bmde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BM konuşmasında Venezuela petrolüne el koyduklarını itiraf eden Trump, bölge ülkelerine savurduğu tehditlerle Vaşington’un küresel zorbalığını bir kez daha tescilledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trump'ın konuşmasından bazı satırbaşları: </p>

<p>-İran'a anlaşma için her şansı verdik.</p>

<p>-Nükleer görüşmeler için ateşkes yaptık ama İran'ın gemilere yönelik ihlali sürdü.</p>

<p>-Benden önce İran'a göz yumdular, ben İran'a anlaşma için her şansı verdim sonrasında da harekete geçtik.</p>

<p>-Mühimmatımızın azaldığını söylüyorlar ama bu doğru değil, eskiye nazaran stoklarımız daha fazla.</p>

<p>-Ben göreve geldiğimden bu yana sekiz savaşı sonlandırdım. Bu savaşların büyük bir kısmı on yıllardan beri devam etmekteydi.</p>

<h2><strong>Rusya-Ukrayna </strong></h2>

<p>-Rusya ve Ukrayna liderleri ile çalışıyoruz, sanırım bunu da halledeceğiz.</p>

<p>-Savaş cephesinden gelen fotoğraflara bakmak bile istemiyorum.</p>

<h2><strong>Gazze</strong></h2>

<p>Trump, Türkiye'nin Gazze için yaptığı katkılara değindi ve toplanan paranın zamanı geldiğinde Gazze'nin yeniden inşası için kullanılacağını, ülkelerin çok cömert davrandığını belirtti.</p>

<p>Göreve geldiğinden beri sekiz savaşı bitirmenin gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Trump, gelen paraların ihtiyaç olan yerlere gittiğini, insanların insani olanın doğru şekilde gerçekleşmesini istediğini ve milyarlarca dolarlık yardımın Gazze'ye akacağını ifade etti.</p>

<h2><strong>Venezuela</strong></h2>

<p>Trump, Karakas'a bir operasyon düzenlediklerini ve amaçlarına ulaştıklarını belirterek Maduro'nun alınıp getirildiğini söyledi. Son 1 yılda çok fazla gelişme yaşandığını ifade eden Trump, bu durumu hızlı bir şekilde halledeceklerini vurguladı.</p>

<p>Tarihteki en büyük petrol anlaşmasını yaptıklarını dile getiren Trump, Venezuela halkının iyiliği için çalıştıklarını ve ABD olarak kendilerine karşı olan hiçbir tehdide müsamaha göstermeyeceklerini belirtti.</p>

<p>Trump şöyle devam etti:</p>

<p>"Bölge vahşi, kontrolsüz çetelerle doluydu, bu artık devam etmeyecek. Uyuşturucu kartellerini terörist olarak tanımladım. Karteller Batı Yarımküre'nin DEAŞ'ıdır. Biz gerekli olduğunda ABD askeri gücünü gösterdik dünyanın dört bir yanında. Küba'daki durumun değişmesini de hedefliyoruz. Küba başarısız bir devlet; Küba'ya özgürlük gelecek."</p>

<p>-UCM'ye karşıyız, tüm UCM üyelerine istifa çağrısında bulunuyorum. ABD, UCM denen kurumun da reforme edilmesi gerektiğini düşünüyor. UCM güvenilirliğini kaybetmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>-Yapay zeka yerine bundan sonra süper zeka kullanılacak.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-baskani-trump-bmde-konustu</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/bmtrump.webp" type="image/jpeg" length="93067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yavuz Sultan Selim'i vefatının sene-i devriyesinde rahmetle yad ediyoruz]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yavuz-sultan-selimi-vefatinin-sene-i-devriyesinde-rahmetle-yad-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yavuz-sultan-selimi-vefatinin-sene-i-devriyesinde-rahmetle-yad-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sekiz yıllık kısa saltanatına asırları aşan fetihler sığdıran, dolu bir hazine ve İslam birliği sağlanmış kudretli bir imparatorluk miras bırakan bu büyük cihan hükümdarı Yavuz Sultan Selim'i, vefatının sene-i devriyesinde rahmetle yad ediyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı İmparatorluğu’nun 9. padişahı ve ilk Osmanlı halifesi olan Yavuz Sultan Selim Han, yalnızca Türk tarihinin değil, dünya siyaset ve harp tarihinin de gördüğü en büyük liderler arasında yer almaktadır. Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in Osmanlı sultanları içerisindeki en müstesna şahsiyet olarak nitelendirdiği Yavuz Sultan Selim, saltanatı boyunca Müslümanları tek bir çatı altında birleştirme davası olan "İttihad-ı İslam" idealini rehber edinmiştir. Ancak onun bu davası kuru bir romantizmden ibaret kalmamış; derin bir feraset, sarsılmaz bir irade ve yüksek bir aksiyon kabiliyetiyle birleşerek cihanşümul bir stratejiye dönüşmüştür.</p>

<p>Henüz Trabzon’da bir şehzade iken Doğu Anadolu ve Azerbaycan sahasındaki tehlikeli gelişmeleri öngören Sultan Selim, Şah İsmail’in bölgede kurduğu baskıyı, uyguladığı zulümleri ve Anadolu içlerine yayılan propagandayı dikkatle takip etmiştir. Dönemin padişahı babası II. Bayezid Han’ın durağan tavrının devleti bir çöküşe ve zaafa sürüklediğini fark eden Selim, imparatorluğun bekası için Osmanlı tarihinde eşi görülmemiş bir kararlılık sergilemiştir. Taht sırasının kendisinde olmamasına rağmen hem babasını hem de kardeşlerini devre dışı bırakarak yönetimi ele alması, şahsi ikbal arzusundan ziyade devletin karşı karşıya olduğu büyük tehlikeyi bertaraf etmek için sergilenmiş eşsiz bir siyasi ve askeri dehanın ilk adımı olmuştur.</p>

<p>Tahta çıkar çıkmaz ilk hedefi olan Şah İsmail’in üzerine yürüyen Yavuz Sultan Selim, İstanbul’dan Çaldıran’a kadar bin beş yüz kilometreyi aşan mesafede ordusunu sevk ve idare etmiştir. Yolun zorluğu ve düşmanın belirsizliği yüzünden çadırına kurşun sıkacak kadar ileri giden yeniçerilerin karşısına "Karısını özleyen varsa dönsün, ben tek başıma giderim!" diyerek dikilmiş ve bu muazzam iradesiyle orduyu sürükleyerek 1514’te Çaldıran zaferini kazanmıştır.</p>

<p>Safevi tehdidinin ardından arkasını sağlama almak ve Doğu'da mutlak bir hakimiyet kurmak adına, Safevilerle gizli ittifak arayışında olan Memlüklerin üzerine yürümüş; Sina Çölü’nü geçerek Suriye, Filistin ve nihayetinde Mısır’ı fethederek hilafet makamını Osmanlı hanedanına kazandırmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Batı’ya yönelmeden önce Doğu’da yekvücut bir güç ve nüfus merkezi inşa etmenin stratejik bir zorunluluk olduğuna inanan, nitekim vefatından önce bütün Asya’yı fethetme gayesiyle Çin haritaları hazırlatan Sultan Selim Han, hedefine giden yolda önüne çıkan her türlü engeli tereddütsüz bertaraf etmiştir.</p>

<p>Sekiz yıllık kısa saltanatına asırları aşan fetihler sığdıran, dolu bir hazine ve İslam birliği sağlanmış kudretli bir imparatorluk miras bırakan bu büyük cihan hükümdarı Yavuz Sultan Selim'i, 22 Eylül 1520'deki vefatının sene-i devriyesinde rahmetle yad ediyoruz.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yavuz-sultan-selimi-vefatinin-sene-i-devriyesinde-rahmetle-yad-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/adsiz-1280-x-720-piksel-kopyasi-kopyasi-1293-x-755-piksel-1280-x-720-piksel-1293-x-755-piksel-1293-x-755-piksel.png" type="image/jpeg" length="26399"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversiteler kabuk değiştirmek zorunda]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/universiteler-kabuk-degistirmek-zorunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/universiteler-kabuk-degistirmek-zorunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de üniversite eğitim süresinin üç yıla indirilmesi tartışmaları sürerken, Doç. Dr. Can Ceylan yükseköğretimdeki hantal yapıyı ve kronikleşmiş sorunları ele aldı. Hazırlık sınıflarıyla fiilen beş yıla uzayan eğitim süresine, akademideki “yayın baskısına” ve üniversitelerin ticari birer kalkınma projesine dönüşmesine dikkat çeken Ceylan, değişim kaçınılmazken üniversitelerin eski yapıda direnmesinin eşyanın tabiatına aykırı olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyadaki yükseköğretim trendleri ve Türkiye’deki güncel akademik kriz, üniversitelerin mevcut yapısıyla yola devam edemeyeceğini net bir şekilde gösteriyor.</p>

<p>Doç. Dr. Can Ceylan’ın Yeni Birlik gazetesindeki <strong><a href="https://www.gazetebirlik.com/kose-yazisi/197692/baska-gezegenlerde-akademik-hayat-var-midir" rel="nofollow">yazısı</a></strong>, yükseköğretimdeki süre ve nitelik tartışmalarına önemli bir boyut kazandırıyor. Yükseköğretimde sürenin üç yıla indirilmesi tartışması sadece takvimsel bir düzenleme değil, sistemin kronikleşmiş sorunlarını masaya yatırmak için zorunlu bir fırsattır.</p>

<p>Avrupa’da Bologna Süreci kapsamında üç yıllık lisans modelleri uzun süredir başarıyla uygulanırken, Türkiye’de yabancı dil öğretimindeki metodolojik aksaklıklar sebebiyle sisteme eklenen hazırlık sınıfları eğitimi gayriresmî olarak beş yıla çıkarıyor. Genç nüfusun iş gücüne katılımını geciktiren ve harcanan zaman ile kaynağın verimliliğini sorgulatan bu durum, müfredatların hantal ve gereksiz içeriklerden arındırılarak daha dinamik bir yapıya kavuşturulmasını kaçınılmaz kılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ceylan’ın temas ettiği bir diğer yakıcı mesele ise akademisyenin asli görevinden koparılmasıdır.</p>

<p>Anglo-Sakson sisteminden ithal edilen "yayın yap ya da yok ol" baskısı, akademisyenleri amfiden ve öğrenci yetiştirme sorumluluğundan uzaklaştırarak atama ve yükselme kriterlerini karşılamaya mahkûm ediyor. Niceliğin niteliğe galip geldiği bu tablo, sırf puan toplamak için üretilen yayın enflasyonuna yol açarken, amfilerde nitelikli ders içeriği ve akademisyen rehberliği eksikliğini derinleştiriyor.</p>

<p>Öte yandan, "her ile bir üniversite" yaklaşımı yükseköğretimi bir eğitim yatırımı olmaktan çıkarıp illerin ekonomik girdisini sağlayan bölgesel birer kalkınma aparatına dönüştürdü. Anadolu’daki pek çok şehirde üniversiteler, bilimsel ve sınai üretime katkı sunmaktan ziyâde yerel esnaf ve gayrimenkul piyasası için bir can suyu hâline getirildi. Ancak 2026 tercih sonuçlarının da işaret ettiği üzere, özellikle İstanbul’daki vakıf üniversitelerinde baş gösteren boş kontenjanlar ve mali krizler, bu hantal modelin sürdürülebilirlik sınırını çoktan aştığını kanıtlıyor.</p>

<p>Gündelik yaşamın ve toplumsal ihtiyaçların hızla dönüştüğü bir zaman diliminde, üniversitelerin onlarca yıllık yapılarında ısrar etmesi eşyanın tabiatına aykırıdır. Üniversite eğitiminin üç yıla indirilmesi, akademinin yeniden nitelik, özgün araştırma ve gerçek anlamda yetkinlik odaklı bir anlayışla yapılanması için ertelenemez bir adımdır.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/universiteler-kabuk-degistirmek-zorunda</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/universitelerdeki-sorun.png" type="image/jpeg" length="38366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kudüs’ten Gazze’ye baskın ve saldırılar sürüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kudusten-gazzeye-baskin-ve-saldirilar-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kudusten-gazzeye-baskin-ve-saldirilar-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da ev baskınları, toplu gözaltılar ve Yahudi saldırıları devam ederken Gazze’de de ateşkese rağmen Filistinliler İsrail ateşiyle şehit oluyor. Biddu beldesinde en az 53 Filistinli gözaltına alınırken, son iki günde Batı Şeria genelinde 100’den fazla kişi saha sorgusuna tabi tutuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail işgal güçleri, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün kuzeybatısında bulunan Biddu beldesine geniş çaplı baskın düzenledi. Evleri basan askerler, en az 53 Filistinliyi gözaltına aldı. Baskın sırasında çok sayıda ev arandı, Filistinliler sorguya çekildi ve beldede hayat adeta durma noktasına geldi. İsrail güçlerinin bir Filistinlinin evine el koyarak burayı geçici sorgu merkezine çevirdiği de bildirildi.</p>

<h2><strong>Evler basıldı, Filistinliler toplandı</strong></h2>

<p>Baskının, Ramallah yakınındaki bir Yahudi yerleşiminde bir İsraillinin öldürülmesinin ardından başlatıldığı belirtildi. İsrail yönetimi olayın ardından Batı Şeria’daki askerî faaliyetlerin ve gözaltıların artırılması talimatını verdi. Reuters, bölgede askerî takviyelerin artırıldığını ve yeni gözaltı operasyonlarının başlatıldığını aktardı.</p>

<p>Biddu’daki toplu gözaltılar, Batı Şeria genelinde devam eden baskıların yalnızca son halkası oldu. İsrail askerleri farklı belde ve köylere baskınlar düzenlerken kontrol noktaları ve yol kapatmaları Filistinlilerin günlük hayatını felç ediyor. 22 Eylül’de de Ramallah çevresindeki kısıtlamaların ağırlaştırıldığı, Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere ait ev ve araçlara yönelik saldırılarının sürdüğü bildirildi.</p>

<h2><strong>Yahudi teröristlerin saldırıları sürüyor</strong></h2>

<p>Batı Şeria’da silahlı Yahudi teröristlerin Filistin köylerine yönelik saldırıları da artmış durumda. Reuters, 17 Eylül’de Yahudilerin Filistinlilere ait zeytinlikleri ateşe verdiğini bildirdi. Eylül ayı içerisinde yerleşimciler ile İsrail askerlerinin katıldığı saldırılarda Filistinli gençlerin şehit edildiği vakalar da kayıtlara geçti.</p>

<p>İsrail yönetimi bir taraftan askerî baskıyı artırırken diğer taraftan işgal altındaki Batı Şeria’daki Yahudi işgal alanlarını büyütüyor. E1 bölgesindeki projeye 2 bin 167 yeni konut için ihale eklenirken bölgedeki toplam yeni konut sayısının 3 bin 401’e çıkması planlanıyor. Söz konusu yerleşimlerin Doğu Kudüs ile Batı Şeria arasındaki Filistin coğrafyasını daha fazla parçalayacağı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Gazze’de ateşkes kâğıt üzerinde kaldı</strong></h2>

<p>Gazze’de ise Ekim 2025’te ilan edilen ateşkese rağmen İsrail saldırıları ve ateş açma vakaları sürüyor. 21 Eylül’de Gazze’nin farklı noktalarında gerçekleştirilen saldırılarda en az dört Filistinli şehit oldu. Şehitler arasında Gazze’nin güneyindeki Mevasi bölgesinde yerinden edilmiş ailelerin kaldığı çadırlara İsrail tanklarının ateş açması sonucu vurulan 11 yaşındaki İsmail el-Berdavil de bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cibaliye’de bir Filistinli İsrail'e ait insansız hava aracından açılan ateş sonucu başından vurularak şehit edildi. Orta Gazze’de ise 31 yaşındaki Fida Tutah, çocuklarını okula bıraktıktan sonra evine dönerken İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu başından vurularak şehit oldu. Han Yunus’un merkezinde de bir Filistinlinin İsrail SİHA’sının saldırısıyla şehit edildiği bildirildi.</p>

<p>Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre Ekim 2025’teki ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze’de 1.394 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 839 kişi yaralandı. Gazze’de 7 Ekim 2023’ten bu yana can kaybı 73 binin üzerine çıkmış durumda.</p>

<h2><strong>Hastaların Gazze’den çıkışı da engellendi</strong></h2>

<p>Terörist İsrail saldırıların yanında Gazze’deki hasta ve yaralıların tedavi için bölgeden çıkışlarını da kısıtlıyor. Refah ve Kerem Şalom geçişleri 20 ve 21 Eylül’de kapatıldı. Gazze Sağlık Bakanlığı, böylece hasta ve yaralıların ikinci gün üst üste yurt dışındaki hastanelere sevk edilemediğini bildirdi.</p>

<p>Gazze’de hâlen 20 bin 719 hasta ve yaralının yurt dışında tedavi için tahliye beklediği bildiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre bunların önemli bölümünü ağır hastalar ve çocuklar oluşturuyor. İsrail’in daha önce 136 kişi olarak belirlenen hasta, yaralı ve refakatçi çıkışını 61 kişiye kadar düşürdüğü de açıklandı.</p>

<p>Gazze’de üç yılı aşkın savaş ve saldırıların ardından eğitim altyapısı da büyük ölçüde yok edildi. UNICEF verilerine göre Gazze’deki okulların yaklaşık yüzde 98’i hasar gördü veya yıkıldı. Yaklaşık 660 bin öğrenci düzenli eğitimden mahrum kalırken 2026-2027 eğitim yılı birçok bölgede yıkıntılar arasında kurulan çadır sınıflarda başladı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kudusten-gazzeye-baskin-ve-saldirilar-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/kudusgazze.webp" type="image/jpeg" length="18045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manisa’da bir okula silahlı saldırı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/manisada-bir-okula-silahli-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/manisada-bir-okula-silahli-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lisenin önünde kimliği henüz belirlenemeyen bir şahsın silahla etrafa ateş açması sonucu yaralanan öğrencilerin olduğu öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay, sabah saat 08.00 sıralarında Turgutlu ilçesi Albayrak Mahallesi’nde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde meydana geldi. Edinilen ilk bilgilere göre, şüpheli bir şahıs okul önünde henüz bilinmeyen bir nedenle silahla etrafa rastgele ateş açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırı sırasında yaralanan öğrencilerin olduğu yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbar yapıldı. İhbarın ardından olay yerine çok sayıda emniyet ve sağlık ekibi yönlendirildi. Bölgeye ulaşan ekiplerin müdahalesi ve olay yerindeki incelemeleri sürüyor.</p>

<p>Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/manisada-bir-okula-silahli-saldiri</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/manisa-silahli-saldiri.jpg" type="image/jpeg" length="77031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vaşington'da medya savaşları]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/vasingtonda-medya-savaslari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/vasingtonda-medya-savaslari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump'ın CNN, MS NOW ve Politico muhabirlerini Beyaz Saray'dan kovmasıyla patlak veren kriz, ABD'nin dünyaya pazarladığı "basın özgürlüğü" söyleminin kendi iç çatışmalarında tamamen çöktüğünü ortaya koydu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kapı dışarı edilen medya organları ifade ve neşriyat hürriyetinin çiğnendiği iddiasıyla federal mahkemeye koşarken, Trump ise hasımlarını açıkça yalan haber üretmek ve gayrimeşru fonlarla beslenmekle suçladı. Kendi menfaatleri çatıştığında "özgürlük" putunu tereddütsüz deviren Vaşington idaresi, hem Beyaz Saray koridorlarındaki çifte standardı hem de "demokrasi"nin meşruiyet kalkanından ibaret bir masal olduğunu bir kez daha kendi eliyle kanıtladı.</p>

<h2><strong>Medya mahkeme kapısında</strong></h2>

<p>Dünyaya demokrasi ve basın hürriyeti vaazı veren emperyalist ABD, kendi başkentinde iktidar ile medya tröstlerinin kirli kapışmasına sahne oluyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın; CNN, MS NOW ve Politico muhabirlerinin Beyaz Saray'a girişini men etmesi, Vaşington elitleri arasındaki çatlağı derinleştirdi. Akreditasyonları iptal edilen üç medya organı, söz konusu yasağın kaldırılması talebiyle müştereken federal mahkemeye müracaat etti.</p>

<p>Mahkemeye sunulan müşterek dava dilekçesinde, alınan kararın ABD Anayasası'nın Birinci Ek Maddesi ile teminat altına alınan ifade ve basın hürriyetine doğrudan bir taarruz teşkil ettiği ileri sürüldü. Yıllardır Amerikan müesses nizamının borazanlığını yapan bu kurumlar; Trump'ın asıl niyetinin basını yönetim lehine sipariş haberler yapmaya zorlamak ve iktidarın hoşuna gitmeyecek neşriyatı engellemek olduğunu iddia etti. Kısıtlamaların telafisi imkânsız zararlar meydana getirdiğini öne süren medya patronları, hâkimden yasağın derhal durdurulmasını ve muhabirlerin erişim haklarının iade edilmesini talep etti.</p>

<h2><strong>Çürümüş medya </strong></h2>

<p>Trump cephesinden gelen açıklamalar ise krizin arka planındaki çürümeyi bir kez daha ortaya çıkardı. Kendi şahsî hesabından s paylaşımda bulunan Trump, bahsi geçen kuruluşların "aralıksız biçimde yalan haber imal etmeleri" sebebiyle Beyaz Saray'dan derhal menedildiklerini duyurdu.</p>

<p>MSNBC'nin izleyici kaybı ve itibar zafiyeti yüzünden adını alelacele MS NOW olarak değiştirdiğini belirten Trump, Politico'nun ise Joe Biden idaresi döneminde hükümet kasasından gayrimeşru yollarla 8 milyon dolarlık abonelik bedeli tahsil ettiğini kaydetti. Kendi idaresi ve icraatları hakkında kurgu ve iftira üretilmesine müsaade etmeyeceğini vurgulayan ABD Başkanı, "Diğer yalan haber odakları da yakında bunların arasına katılacak" diyerek tasfiyelerin süreceği sinyalini verdi.</p>

<h2><strong>Batı putlarının çöküşü</strong></h2>

<p>Dünyanın mazlum coğrafyalarında, bilhassa terörist İsrail'in Gazze'deki soykırım ve katliamlarına kör ve sağır kesilen, katillerin vahşetini aklamak için her türlü dezenformasyona başvuran Batı medyası; iş kendi menfaat çatışmalarına geldiğinde birdenbire özgürlük havarisi kesiliyor. Vaşington koridorlarında patlak veren kavga, Batı medeniyetinin dillerden düşürmediği "özgürlük" iddialarının sadece kendi emperyalist hesaplarına yaradığı müddetçe geçerli olduğunu yine hatırlatıyor. Hoşuna gitmeyen sesi boğan Amerikan idaresi ile çıkarları bozulunca mahkeme kapılarına yığılan tröstlerin ibretlik kapışması, Batı'nın kokuşmuş düzeninde sahte putların yıkılışını gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/vasingtonda-medya-savaslari</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 23:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/trumpmedyaqqq.webp" type="image/jpeg" length="24026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan New York’ta temaslarını sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/erdogan-new-yorkta-temaslarini-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/erdogan-new-yorkta-temaslarini-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York'ta, Vietnam Devlet Başkanı To Lam ve Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Yunus el-Menfi ile Türkevi'nde bir araya geldi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla New York'a gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkevi'ndeki temaslarını sürdürüyor.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vietnam Devlet Başkanı To Lam ve Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Yunus el-Menfi ile ayrı ayrı görüştü.</p>

<p>Basına kapalı gerçekleştirilen görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün hazır bulundu.</p>

<h2><strong>İletişim Başkanlığı'ndan açıklama</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Vietnam Devlet Başkanı To Lam ile görüşmesine ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Buna göre, Türkevi'ndeki görüşmede, Türkiye ile Vietnam ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, iki ülke ilişkilerinin "Stratejik Ortaklık" seviyesine yükseltilmesi önerisine Vietnam'ın olumlu yanıt vermesinden memnuniyet duyduğunu, Vietnam ile yatırım, ticaret, savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini geliştirmek için çalıştıklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan, iki ülkenin uluslararası alanda da birlikte çalışmaya devam etmesinin önem arz ettiğini ve bunu sürdürmek gerektiğini belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Vietnam Devlet Başkanı seçilmesi dolayısıyla To Lam'ı kutlarken, kendisini Türkiye'de düzenlenecek COP31 Liderler Zirvesi'ne de davet etti.</p>

<h2><strong>Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi ile görüştü</strong></h2>

<p>Erdoğan'ın Libya Başkanlık Konseyi Başkanı el-Menfi ile görüşmesine ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat katıldı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/erdogan-new-yorkta-temaslarini-surduruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 22:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/erdogannew.webp" type="image/jpeg" length="88368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sanat ve gaye]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sanat-ve-gaye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sanat-ve-gaye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En büyük gizli, Allah'tır... Ve şiir, üstün mânâsıyla sadece Allahı arayan bir âlet olduğu için, ister güneşten bahsetsin, ister kertenkeleden, eşya ve hadiseleri kuşatıcı nâmütenâhî ince ve girift nisbetler içinde, Allah'ın hudutsuz sanatındaki sonsuz mimarinin bir kapısından girip bir kapısından çıkmaya memurdur...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bedi</strong> — İslâm'ın, îmân davası oluşu ve işi tahdit ile tek bir esasa bağlayan akıl çerçevesinde sınırlı bir mahiyet belirtmeyişi, aslında hakikatin de kendi nefsinde böyle bir tahdit ve inhisarı kabul etmeyişi gözönünde tutulursa, bütün görünüşleriyle «estetik» sahasında da durulacak ve at koşturulacak alanın ona tâbi olması gerekir...</p>

<p><strong>Şair</strong> — İslâm, zıt kutuplar arası muvazenenin üstün nizâmı... Bu anlayışı estetikte takip ettiğimiz zaman, daha önce belirttiğimiz gibi, her mevzu kendi usul, esas ve kuralları içinde, unsurları, nizâmı ve temin ettiği muvazenesi ile, hem «kendi için» görünüşüyle, hem de nisbet içinde olduğu mihraka nazaran bir gaye belirtir...</p>

<p><strong>Bedi</strong> — Bu gaye... İnsan varoluşunun hakikatine nisbetle bu gaye, «sanat fayda içindir», «sanat ahlâkî bir öğüttür», «sanatın gayesi hazdır», «sanat sanat içindir», «sanatın gayesi eğlendirmektir» gibi, sanatın gayesine ve rolüne yönelik «kendinde tükenici» bir şablonla tahdit edilemez... Sanatın üstün gayesine nisbetle de, bütün gayeler yerli yerine oturtulur ve «yasak» sınırına girmeyenler, kendini empoze edişleri nisbetinde yapılması gereken makbüllüğe girerler...</p>

<p><strong>Şair</strong> — Müsaade ederseniz, bahsi bir misâlle pekiştirmek istiyorum... Meselâ ekmek yapmak istiyoruz... Bunun gerçekleşmesi için gereken unsurlar; un, su, tuz, ateş... Bunların herbiri, temin edilmesi gereken gaye oluyor; un için buğday ve değirmen, ateş için odun... Bu misâldeki ekmek yerine «sanatın gayesi»ni koyarsak, «insanın özünü isteyiş-hürriyet» gayesine bağlı gayeler, bu tür oluşlar, ana gayeyi gözümüzden kaçırabilir... Yani, bir eser, ister heyecanlandırıcı, ister güldürücü, ister eğlendirici olsun, kıymeti «bir iç âlem düzeni peşindeki gayeye» nisbetledir, buna bağlıdır...</p>

<p><strong>Bedi</strong> — Biz, sebepte de, neticede de, gayede de, hedefte de, bütün insan faaliyetlerini toplayıcı mihrak noktası olarak, «kişinin öz nefsiyle savaşı»nı görüyoruz... Bu açıdan bir yorumla, «tablolarımı duvarda süs olsun diye yapmıyorum, onlar benim savaş aracım!» diyen Picasso, bu sırra yaklaşmıştır...</p>

<p><strong>Şair</strong> — Bana kalırsa, sanatın ana gayesine bağlı dönüşümler içinde, gerek kopukluk, gerekse kestirmeciliğin sebebi şurada: Yaptığımız büyük yanlışlıklardan biri, sebebin neticeye, yay'ın ok'a yakın olduğu kadar yakın bulunduğunu düşünmemizdir; ama bundan kaçınabilmemiz de imkânsızdır... Çünkü, sebep ve netice, her zaman birlikte düşünülür; başka bir ifadeyle, düşüncede birbirine yaklaştırılır...</p>

<p><strong>Bedi</strong> — Buna, sanatın dalları ve dalların nisbetsizliği ve alâkasızlığını da katarsak, sanatın derecelenişi içinde de «ana gaye» ile kopukluğa misâl temin edebiliriz... Buradan çıkacak başka bir netice de, estetik bahsinde kendi kendinde tükenici bir genel sistem değil, bir «ruh ve anlayış»ın her sanata has bölümlerde tütmesi gereğidir...</p>

<p><strong>Şair</strong> — Ve şiirden başlayarak, gayeyi işaretleme... Görev olarak her büyük şair, kendisine düşen nasibine denk, insanoğlunun haberci ve kurucu soyu olarak, hep mevcudun ötesine sarkan hazırlayıcı kahramanlığın çilesinde... Velilerden sonra, toplumlarının süzülmüş insan soyu!..</p>

<p><strong>Bedi</strong> — Evet!..</p>

<p><strong>Şair</strong> — En büyük gizli, Allah'tır... Ve şiir, üstün mânâsıyla sadece Allahı arayan bir âlet olduğu için, ister güneşten bahsetsin, ister kertenkeleden, eşya ve hadiseleri kuşatıcı nâmütenâhî ince ve girift nisbetler içinde, Allah'ın hudutsuz sanatındaki sonsuz mimarinin bir kapısından girip bir kapısından çıkmaya memurdur... Böylece şiir, kör düğümlerin en belâlıları arasından süzülerek, daima bulduğu şeyin arkasında kalmaya mahkûm başka bir «bulunacak şey» arar... Şair ise, işte bu soydan bulunacak şeylere yol açtığı nisbette sanatkâr; onları çıkmaz sokaklara tıkadığı nisbette de basit bir davulcu olarak kalır!..</p>

<p><strong>Bedi</strong> — Büyük Doğu Mimarından işaretlediğiniz bu husus çerçevesinde şiirin, renk, ses, çizgi, nakış, nisbet ve istif mevzuuyla alâkalı diğer kelâm dışı güzel sanat şubelerinde de sözkonusu olan geniş mânâsı, sanat ve sanatı üzerinde düşünmek bahsinde de şiir ve şairi ön sıraya getiriyor...</p>

<p><strong>Şair</strong> — Buna nisbetle de değerlendirme... Her şeyin her şeyle alâkası ve sanatın bir bütün olmasından hareketle, bütün güzel sanat şubelerini âlet farklılıkları içinde, «renk, çizgi, ses, ahenk, hacim, pırıltı, ışık, buud, hareket, eda, mânâ; her tecelliyi şiir, şiiri de Allah için bilmenin» şuuruyla ve bir iç âlem düzeni peşindeki tertip ölçüsüyle değerlendirmeli ve mânâlandırmalıdır...</p>

<p><img alt="Kandinsky" class="detail-photo img-fluid" height="782" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/09/kandinsky.png" width="725" /></p>

<p><strong>Bedi</strong> — Esasen, şimdiye kadar üzerinde durduğumuz meselelerden de anlaşılacağı üzere, hayat dinin kapsamı içinde olduğu gibi, sanat da dinin kapsamı içindedir...</p>

<p><strong>Şair</strong> — Sanatın, bir de kaba faydacılar cephesinden görünüşü var... Bütün reformcuların ve «devrimi, devirmekten ibaret kalmış» devrimcilerin sanata karşı tutumlarında bir düşmanlık ve itimatsızlık sezilir...</p>

<p><strong>Bedi</strong> — Eflâtun bu davada biraz insaflıydı; o yalnız dilin aldatıcılığı üzerinde durmuş ve cumhuriyetinden yalnızca şairleri kovmuştu!..</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Şair</strong> — Evet... Bunun dışında güzel'i herşeyin üstünde tutardı; fakat Batıda yeni çağların devrim anlayışı, daha kendini bulamamış, eksik bir sanatın metodunu önde tutar... Reformasyon, «ahlâka evet, sanata hayır!» der...</p>

<p><strong>Bedi</strong> — Rousseau'yu hatırlıyorum; o, sanatta, tabiatın insanlar tarafından bozuluşunu görür... Saint Just, tiyatroya şiddetle karşı koyar ve «Akıl Şöleni»ne özenerek hazırladığı programda, aklın «güzel olmaktan çok, iyilik taraftarı» olarak canlandırılmasını ister...</p>

<p><strong>Şair</strong> — Şöyle deniyor: Fransız ihtilâli, aslında bir tek sanatkâr yetiştirmedi ama, Desmoulins gibi büyük bir gazeteci ortaya çıkardı... Çağın tek şairi Andre Chénier'i giyotine yolladı... Tek büyük nesir yazarı Chateaubriand ise, kurtuluşu Londra'ya kaçmakta buldu; Hıristiyanlık ve eski düzenin meşruluğu davalarını orada yürüttü... Az zaman sonra, sosyalizmin öncülerinden Saint Simon'un peşinden gidenler, «sanatın sosyal bakımdan faydalı olan şeklini» istediler... «İlerleme için sanat» çağın tek düşüncesiydi... Hugo da yeter derecede inandırıcı olmamakla beraber, bu düşünceyi yeniden canlandırdı ...</p>

<p><strong>Bedi</strong> — Bu tutum, Rus nihilistleri tarafından da benimsenmiştir... Bunlardan biri olan Pisarev, estetik değerlerin programik değerler lehine biriktiğini söyler: «Bir Rus Raphael'i olacağıma, bir Rus ayakkabı tamircisi olsam daha iyi!» der... Bir çift ayakkabı, ona göre Shakespeare'den daha faydalıdır... Başka bir nihilist şair (Wekrassov) ise, bir parça peyniri bütün Puşkin'e tercih ettiğini söyler...</p>

<p><strong>Şair</strong> — Kaba fayda, her zaman faydasız gibi duran ince idrakın karşısına çıkacaktır; madde ve ruh meselesi...</p>

<p>(Salih Mirzabeyoğlu, Şiir ve Sanat Hikemiyatı -"Estetik ve Ahlak", XXII. Mülâkat- s. 98-102)</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Külliyat</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sanat-ve-gaye</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/gayevesanat.webp" type="image/jpeg" length="59655"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Yemen'e son 24 saatte 157 hava ve füze saldırısı"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yemene-son-24-saatte-157-hava-ve-fuze-saldirisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yemene-son-24-saatte-157-hava-ve-fuze-saldirisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yemen'deki Husiler, Suudi Arabistan'a ait F-15 ve Typhoon savaş uçaklarıyla Cevf, Taiz, Sada ve Marib illerine son 24 saatte 157 hava ve füze saldırısı düzenlendiğini iddia etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı yazılı açıklamada, Suudi Arabistan'a ait savaş uçaklarının Hamis Muşayt ve Taif üslerinden havalandığını, füze saldırılarının ise Necran ve Cazan bölgelerinden gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Seri, Yemen'in Cevf, Taiz, Sada ve Marib illerinin son 24 saatte 157 hava ve füze saldırısıyla hedef alındığını ileri sürdü.</p>

<p>Husilerin Askeri Sözcüsü Seri, Yemen'de askeri tırmanışın başlamasından bu yana düzenlenen hava ve füze saldırılarının toplamının 917'ye ulaştığını öne sürdü.</p>

<p>Seri, saldırıların sonuçlarına ilişkin herhangi bir bilgi paylaşmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yemene-son-24-saatte-157-hava-ve-fuze-saldirisi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 21:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/suudyemen.webp" type="image/jpeg" length="34326"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakan Fidan: "Mekke Savunma İttifakı Karargâhı kuruldu"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hakan-fidan-mekke-savunma-ittifaki-karargahi-kuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hakan-fidan-mekke-savunma-ittifaki-karargahi-kuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke Savunma ittifakının askeri teşkilatının vücut bulduğunu belirterek, “Karargâh kuruldu; geriye faaliyete geçmesi ve asker intikali kaldı.” ifadesinde bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fidan, siyonist çetenin Suriye başta olmak üzere bölgeyi ateşe atan saldırganlığına karşı caydırıcı bir kuvvet inşasının ertelenemez bir mecburiyet olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Karargâh kuruldu, sıra asker intikalinde</strong></h2>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İslâm coğrafyasını doğrudan hedef alan askerî ve siyasî tehditlere karşı başlatılan Mekke Savunma İttifakı projesinde gelinen son aşamayı paylaştı. İttifakı hafife alan yaklaşımlara mukabele eden Fidan, teşkilat yapısının süratle tamamlandığına dikkat çekti:</p>

<p><i>“Şu anda ittifakın askeri kurumlarını tesis etmek adına azami gayretle çalışıyoruz. Karargâh kuruldu, geriye tam manasıyla faaliyete geçmesi ve asker intikalinin yapılması kaldı.”</i></p>

<p>Çalışmaların bölgedeki hızlı ve tehlikeli gelişmeler sebebiyle öne çekildiğini ifade eden Fidan, teşkilatın kapısının diğer Müslüman ülkelere de açık tutulduğunu ve maksatlarının azami sayıda bölge ülkesini ortak bir savunma çatısı altında birleştirmek olduğunu dile getirdi.</p>

<h2><strong>Siyonist barbarlık ve Suriye hattı</strong></h2>

<p>İsrail’in Suriye sahasındaki gayrinizami askeri hareketliliğini Türkiye’nin anbean takip ettiğini belirten Fidan, Netanyahu hükümetinin pervasız siyasetinin yalnızca komşu devletler için değil, bütün dünya adına açık bir tehdit teşkil ettiğini vurguladı. Fidan, mezkûr haydutluğun devamı halinde tabiatı icabı gerekli mukabelenin er ya da geç sahada ortaya çıkacağını hatırlatarak; İsrail’in çılgınca tırmandırdığı gerilimin bedelini hem kendisinin hem de bölgenin ağır ödeyeceğine işaret etti.</p>

<h2><strong>Çok cepheli kriz ve birlik zarureti</strong></h2>

<p>İslâm dünyasının aynı anda pek çok cephede derin krizlerle boğuştuğunu aktaran Dışişleri Bakanı, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin aylardır kördüğüme dönüştüğünü ve Gazze’den Yemen’e uzanan hatta fiili bir hesaplaşma yaşandığını belirtti. Fidan, tam da bu sebeple Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan omurgasında kurulan ortak savunma gücünün, lafta kalan bildirilerin ötesine geçerek sahada hakiki bir caydırıcılık temin edeceğinin altını çizdi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hakan-fidan-mekke-savunma-ittifaki-karargahi-kuruldu</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 20:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/2026-09-21-20-08-36.webp" type="image/jpeg" length="26330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rize'de İsrail yandaşlarından boykotçulara pusu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rizede-israil-yandaslarindan-boykotculara-pusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rizede-israil-yandaslarindan-boykotculara-pusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail'in Gazze'deki soykırımına destek veren markaları protesto etmek için Rize'de Burger King şubesi önünde nöbet tutan Müslümanlar, siyonist zihniyetli çapulcuların hedefi oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylemcileri takip ederek darbeden ve zorla minibüse bindirip kaçırmaya yeltenen zorbalar, çevredeki duyarlı esnafın müdahalesiyle püskürtüldü. Yaşanan hadise, boykot şuurunun yerli işbirlikçilerde nasıl bir kudurmuşluğa sebep olduğunu tekrar gösterdi.</p>

<p><img alt="2-12" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/09/2-12.jpg" width="1536" /></p>

<p>Terörist İsrail'in Filistin'deki kanlı işgaline karşı duruş sergilemek isteyen vicdan sahibi Müslümanlar, Rize'de boykot nöbetindeydi. Siyonist sermayenin kanlı temsilcilerinden Burger King şubesi önünde eylem yapan gruba, provokatör bir güruh tarafından sözlü sataşma gerçekleştirildi. Polisin araya girmesiyle bölgeden uzaklaştırılan bu grup, kinlerini kusmak için eylemcilere pusu kurudu.</p>

<h2><strong>Eylemcilere pusu </strong></h2>

<p><img alt="1-13" class="detail-photo img-fluid" height="680" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/09/1-13.jpg" width="510" />Emniyet güçlerinin müdahalesiyle dağılmış gibi görünen saldırganlar, boykot eylemcilerinden Abdüssamet Turan ve Adem Pınar'ı gizlice takip etti. Issız bir noktada bu iki kişiyi kıstırarak darbeden Siyonist seviciler, gençleri zorla bir minibüse bindirmeye yeltendi. Siyonist destekçisi bu çetenin adam kaçırma teşebbüsü, çevrede durumu fark eden şuurlu esnafın anında müdahalesiyle engellendi. Esnafın araya girmesiyle saldırganların elinden kurtulan Turan ve Pınar, vakit kaybetmeden hastaneye giderek darp raporu aldı ve bu zorbalar hakkında suç duyurusunda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rizede-israil-yandaslarindan-boykotculara-pusu</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/rizeol.png" type="image/jpeg" length="37540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kozinoğlu soruşturması: Tutuklu sayısı altıya yükseldi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kozinoglu-sorusturmasi-tutuklu-sayisi-altiya-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kozinoglu-sorusturmasi-tutuklu-sayisi-altiya-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada eski gazeteci Osman Arslan tutuklandı. Bu gelişmeyle birlikte dosyada tutuklu sayısı altıya yükseldi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca derinleştirilen soruşturmada, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve vardiya amiri Kazım Beyke hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirilerek adli kontrol tedbiri uygulandı. Osman Arslan, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve siyasi veya askeri casusluk maksadıyla yasaklanan bilgileri açıklama suçlamalarıyla cezaevine gönderildi. Gözaltına alınan ambulans şoförü Süleyman Kaba serbest bırakıldı.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamasıyla kamuoyunun gündemine gelen dosya, 2012'deki takipsizlik kararının kaldırılmasıyla yeniden açılmıştı. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının incelemeleri ışığında kurulan özel ekibin yürüttüğü çalışmalar hızla genişledi. Süreçte Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebini belirlemek amacıyla fethi kabir işlemi gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturmanın önceki aşamalarında dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, cezaevi savcısı Necip Doğan ve muhabirlerin de aralarında bulunduğu şüpheliler tutuklanmıştı. Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur ev hapsine alındı. Ayrıca "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisi senaristleri bilgi sahibi sıfatıyla savcılığa beyan sundu ve Başsavcılık tarafından söz konusu dizinin incelenmesine karar verildi. Devam eden hukuki süreçte toplam 15 kişi hakkında adli kontrol tedbiri sürüyor.</p>

<p>Öte yandan, casusluk ve silahlı terör örgütü üyeliği suçlarından hükümlü bulunan Enver Altaylı'nın ifadesinin ertelenmesine sağlık sorunları sebep oldu. Altaylı'nın durumu düzeldiğinde savcılığa bilgi sunması bekleniyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kozinoglu-sorusturmasi-tutuklu-sayisi-altiya-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 18:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/kozinoglu-1.webp" type="image/jpeg" length="80369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Venezuela'nın 31 ton altını ABD'ye taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/venezuelanin-31-ton-altini-abdye-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/venezuelanin-31-ton-altini-abdye-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Merkez Bankası’nın (Bank of England) 2018 yılından bu yana Caracas yönetiminin meşruiyetini gerekçe göstererek yeraltı kasalarında kilit altında tuttuğu Venezuela’ya ait yaklaşık 4 milyar dolar değerindeki 31 ton altın rezervi için sürpriz bir formül masaya geldi. Financial Times’ın aktardığı bilgilere göre, Venezuela hükümeti ile muhalefet, altınların Londra'dan çıkarılarak ABD'deki New York Fed kasalarına taşınması konusunda anlaşmaya vardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Rezervler Caracas'a dönmüyor: Yalnızca "teminat" olarak kullanılabilecek</strong></h2>

<p color="dimmed">Delcy Rodriguez liderliğindeki yönetim ile muhalefet arasında yürütülen müzakerelerde varılan uzlaşıya göre, altınların yasal mülkiyet kontrolü Caracas yönetimine devredilecek. Ancak Batı finans sisteminin dayattığı şartlar gereği, rezervlerin piyasada doğrudan nakde çevrilip satılması kesin olarak yasaklandı.</p>

<p color="dimmed">31 tonluk altın, bunun yerine Venezuela'nın uluslararası finans kuruluşlarından sağlayacağı dış borçlanmalarda ve kredilerde teminat gösterilecek. Elde edilecek kaynağın ise ülkede haziran ayında meydana gelen iki yıkıcı depremin ardından başlatılan yeniden imar çalışmalarında ve kronik enflasyonla mücadelede kullanılacağı kaydedildi.</p>

<h2><strong>7 yıllık rehin krizinde Batı kasasından Batı kasasına nakil</strong></h2>

<p color="dimmed">Kriz, 2018 yılındaki tartışmalı devlet başkanlığı seçimlerinin ardından Londra yönetiminin Nicolas Maduro yerine muhalif Juan Guaido’yu tanımasıyla patlak vermişti. Maduro’nun ocak ayında ABD tarafından tutuklanmasının ve Rodriguez yönetiminin İngiltere Kralı Charles’a yaptığı doğrudan başvuruların ardından dahi altınlar serbest bırakılmamıştı.<br />
Taraflar arasında geliştirilen yeni formülle altınlar Venezuela topraklarına dönmek yerine, Londra’nın yeraltı kasalarından New York’un kasalarına taşınarak bir Batı merkezinden diğerine rehin kalmaya devam edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/venezuelanin-31-ton-altini-abdye-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/venezule-altin.jpeg" type="image/jpeg" length="45221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin Cephesi’nin perde arkası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/filistin-cephesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/filistin-cephesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin Cephesi’nde yaşanan büyük çöküş, Osmanlı’nın güney hattını dağıtırken İngiliz ilerleyişinin önünü açtı. İngiliz ordusuyla birlikte savaşan Yahudi birlikleri ve cephe gerisindeki istihbarat ağlarına karşılık, binlerce Arap asker Osmanlı saflarında mücadeleyi sürdürdü. Cephedeki durum yıllardır tekrarlanan birçok ezberi yeniden sorgulatıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birinci Dünya Harbi’nin son safhasında Filistin Cephesi’nde yaşanan yenilgi, Osmanlı ordusunun Şam ve Halep’e kadar çekilmesine, İngiliz kuvvetlerinin Suriye istikametinde önünün açılmasına ve mütareke sürecinin hızlanmasına yol açtı. Cephede İngiliz ordusunun yanında Yahudi askerî birlikleri savaşırken, Osmanlı hatlarının gerisinde İngilizlere bilgi taşıyan Yahudi istihbarat ağları faaliyet gösterdi. Buna karşılık savaşın bütün Arapların Osmanlı’ya karşı ayaklanmasıyla kaybedildiği yönündeki yaygın anlatının aksine, binlerce Arap asker Osmanlı ordusu içerisinde İngilizlere karşı savaşmayı sürdürdü.</p>

<p>Osmanlı Devleti’nin Filistin’deki savaşı, Birinci Dünya Harbi’nin en kritik cephelerinden birini oluşturdu. İngiltere, savaş boyunca Osmanlı’nın Ortadoğu ile bağını kesmek ve bölgeyi kendi askerî ve siyasî hâkimiyeti altına almak için özellikle Mezopotamya ve Filistin hattına ağırlık verdi. İtilaf kuvvetlerinin Avrupa’nın farklı cephelerinde yürüttüğü birçok harekât sonuçsuz kalırken, Osmanlı toprakları üzerinde esas ilerleme Ortadoğu’da sağlandı.</p>

<p>İngiltere’nin bölgeye yönelik planları savaş yıllarında ortaya çıkmış değildi. Osmanlı coğrafyasının Suriye, Filistin, Irak ve Anadolu gibi büyük bölgelere ayrılarak siyasî, askerî ve ekonomik denetim altına alınması İngiliz politikasının temel hedefleri arasında bulunuyordu. Bu sebeple Filistin’de yürütülen savaş, yalnızca cephede karşı karşıya gelen iki ordunun mücadelesi olarak kalmadı; propaganda, istihbarat ve bölgedeki yerel unsurların kullanılması da savaşın önemli parçalarından biri hâline geldi.</p>

<h2><strong>Gazze hattı kırıldı</strong></h2>

<p>Filistin’deki Osmanlı savunmasının en önemli merkezlerinden biri Gazze’ydi. İngiliz kuvvetleri 1917 boyunca bölgeyi ele geçirmek için art arda saldırılar düzenledi. 31 Ekim 1917’de başlayan Üçüncü Gazze Muharebesi, Osmanlı savunmasının çözülmesiyle sonuçlandı ve General Edmund Allenby komutasındaki İngiliz birlikleri 7 Kasım’da Gazze’ye girdi. Gazze’nin kaybedilmesinin ardından İngiliz ordusu Filistin’in içlerine doğru ilerlerken Kudüs üzerindeki askerî baskı da giderek arttı.</p>

<p>1918 Eylülüne gelindiğinde İngiliz ordusunun yeni taarruzu Osmanlı savunmasını tamamen sarstı. 8. Ordu dağıldı, 7. Ordu ağır kayıplar ve esirler vererek geri çekildi, Yıldırım Orduları Grubu karargâhı da kuzeye taşınmak zorunda kaldı. Filistin’de birkaç yıl boyunca korunan savunma düzeni kısa sürede çözüldü ve geri çekilme Suriye istikametine doğru genişledi.</p>

<p>Filistin’deki büyük yenilgi Osmanlı Devleti’nin savaşı sürdürme imkânlarını ciddi biçimde daralttı. Eylül 1918’de İngiliz ordusu karşısında yaşanan çözülmenin ardından mütareke süreci de hızlandı. Filistin’in kaybı böylece yalnızca bir cephe yenilgisi olarak kalmadı; Osmanlı Devleti’nin savaşın dışına itilmesine giden sürecin en ağır halkalarından biri hâline geldi.</p>

<h2><strong>İngilizlerle birlikte savaşan Yahudi birlikleri</strong></h2>

<p>Filistin Cephesi’nin dikkat çeken unsurlarından biri, İngiliz ordusu içerisinde oluşturulan Yahudi askerî birlikleriydi. İngiltere’de askere alınan Yahudilerden üç özel tabur kuruldu ve bu birlikler daha sonra “Yahudi Lejyonu” adıyla bilinen askerî teşkilatın çekirdeğini oluşturdu. Böylece Yahudi gönüllüler, İngiliz ordusunun bünyesinde doğrudan Osmanlı kuvvetlerine karşı savaşa sokuldu.</p>

<p>Vladimir Jabotinsky’nin girişimleriyle Rusya, Amerika, Fransa, İngiltere ve İtalya’dan Yahudi gönüllüler toplandı. Yaklaşık beş bin kişiden meydana geldiği belirtilen kuvvet, 1918’de Filistin’e getirildi ve General Allenby’nin emri altında Osmanlı ordusuna karşı savaşa katıldı. 1917 yazında kurulan ve daha sonra Yahudi Lejyonu adını alan başka bir birlik de Yarbay Patterson’un komutasına verilmişti. İngiliz yönetimi bu birliklerden Filistin harekâtında doğrudan yararlanmayı planlıyordu.</p>

<h2><strong>Osmanlı hatlarının gerisinde casusluk ağı</strong></h2>

<p>İngiltere’nin Filistin’de yürüttüğü faaliyet askerî birliklerle sınırlı kalmadı. Osmanlı ordusunun gerisinde geniş bir istihbarat faaliyeti de sürdürüldü. Bölgedeki Yahudi casusluk ağları Osmanlı birliklerinin hareketleri ve askerî durumuyla ilgili bilgileri İngilizlere ulaştırıyor, kıyı açıklarındaki İngiliz gemileriyle karadaki casuslar arasında ışık sinyalleriyle bağlantı kuruluyordu. Osmanlı istihbaratı daha sonra bu casusluk şebekelerinden birini tespit etti.</p>

<p>İngilizler adına Osmanlı hatlarının gerisinde çalışan önemli isimlerden biri Aaron Aaronsohn’du. Aaronsohn’un başında bulunduğu grup bölgede istihbarat topladı ve Filistin’in İngilizler tarafından işgaline yönelik hazırlıklara bilgi sağladı. İngiliz askerî çevreleri de bu grubun faaliyetlerinden ciddi biçimde yararlandı. Böylece Filistin Cephesi’nde Osmanlı ordusu bir taraftan düzenli İngiliz birlikleriyle savaşırken, diğer taraftan kendi gerisindeki istihbarat faaliyetleriyle mücadele etmek zorunda kaldı.</p>

<h2><strong>Kudüs’ün kaybı müttefiklerde de kutlandı</strong></h2>

<p>Osmanlı ordusunun Filistin’de gerilemesiyle Kudüs de İngiliz kuvvetlerinin eline geçti. Kudüs’ün kaybının ardından ortaya çıkan tablo, Osmanlı Devleti’nin savaş içerisindeki yalnızlığını göstermesi bakımından dikkat çekiciydi. İngiltere’de zafer kutlanırken Osmanlı’nın savaş müttefikleri Almanya ve Avusturya-Macaristan kamuoyunda da Kudüs’ün düşüşünden memnuniyet duyan çevreler bulundu.</p>

<p>İlber Ortaylı’nın aktardığına göre Kudüs kaybedildiğinde Avusturya-Macaristan ve Almanya’daki kamuoyunda, Britanya’daki kutlamalardan geri kalmayan bir sevinç yaşandı. Böylece Osmanlı Devleti cephede İngiltere ile savaşırken, aynı ittifak içerisinde bulunduğu ülkelerin kamuoylarında Kudüs’ün Osmanlı hâkimiyetinden çıkması sevinçle karşılanıyordu.</p>

<h2><strong>Arap isyanı Hicaz hattında kaldı</strong></h2>

<p>Filistin Cephesi’nin yenilgisinin ardından Türkiye’de yerleşen en güçlü anlatılardan biri, Osmanlı ordusunun “Araplar tarafından arkadan vurulduğu” oldu. Şerif Hüseyin ve ona bağlı bazı kabilelerin İngilizlerle işbirliği yaparak Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklandığı biliniyor. Ancak bu isyan bütün Arap coğrafyasına yayılmadı ve bütün Arapların ortak hareketi hâline gelmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsyancı kuvvetlerin esas faaliyet sahası Mekke-Maan hattıydı. Çatışmalar büyük ölçüde Filistin’deki ana cephenin gerisinde yaşandı. İngiliz subaylarının kendi raporları da Arap isyancıların askerî gücünün sınırlı kaldığını gösteriyor. Hicaz demiryoluna yönelik saldırılara katılan İngiliz Albay Newcombe, Arap birliklerinin Osmanlı kuvvetlerine ciddi maddî zarar verebileceğine inanmadığını bildirirken, İngilizlerin Ürdün bölgesinde düzenlediği başka bir harekâtın başarısızlık sebepleri arasında da Araplardan beklenen desteğin gelmemesi gösterildi.</p>

<h2><strong>Binlerce Arap Osmanlı saflarında savaştı</strong></h2>

<p>Şerif Hüseyin’e bağlı kuvvetler İngilizlerle hareket ederken çok sayıda Arap asker Osmanlı ordusunun içerisinde İngilizlere karşı savaşmayı sürdürüyordu. Osmanlı ordusunda Suriyeli, Filistinli ve diğer Arap vilayetlerinden askerlerin yer aldığı birlikler bulunuyor, bazı birlikler ise tamamen Arap askerlerden meydana geliyordu.</p>

<p>Birinci Kanal Seferi’nde tamamen Araplardan oluşan 25. Fırka görev yaptı. Arap askerlerden kurulan menzil teşkilatı da Osmanlı ordusunun ikmal faaliyetlerinde yer aldı. Suriyeli ve Filistinli askerlerden meydana gelen bu birliklerde sefer boyunca firar veya ihanet vakalarının yok denecek kadar az olduğu aktarıldı.</p>

<p>Binbaşı Mümtaz Bey komutasındaki Arap gönüllü müfrezesi Elariş’e kadar ilerlerken Osmanlı kuvvetleri içerisinde yaklaşık bin beş yüz gönüllü Arap süvari de görev yaptı. Arap kökenli Osmanlı asker ve subayları savaşın farklı cephelerinde hayatlarını kaybetti. Dolayısıyla Filistin Cephesi’ndeki mücadeleyi “Türkler ile Araplar arasındaki savaş” şeklinde göstermek, Osmanlı ordusunun gerçek yapısını da göz ardı ediyor.</p>

<h2><strong>Suriye’de geniş çaplı isyan çıkmadı</strong></h2>

<p>Suriye ve Filistin’de yaşayan Arapların önemli bir kesimi savaşın son dönemlerine kadar Osmanlı idaresine bağlılığını sürdürdü. Cemal Paşa’nın hatıralarında bölgedeki şehirlerde Osmanlı lehine yapılan gösterilerden ve halkın Hilafet makamına bağlılığından söz ediliyor. Türk ve Arap askerlerin aynı birlikler içerisinde görev yaptığı, Arapların önemli bölümünün Hilafete bağlı kaldığı ve tamamen Araplardan oluşan birliklerin cephede savaşmayı sürdürdüğü belirtiliyor.</p>

<p>Suriye ve Filistin’deki halkın bağlılığına duyulan güven sebebiyle bazı iç güvenlik görevleri Arap birliklerine bırakıldı. Filistin’deki Osmanlı ordusu tamamen çözülene kadar Suriye’de geniş çaplı bir isyanın ortaya çıkmadığı da kayıtlara geçti. Bu durum, bölgenin tamamının İngilizler lehine ayaklandığı yönündeki genellemenin sahadaki durumla örtüşmediğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>Arap milliyetçiliği kitlesel ayrılık hareketine dönüşmemişti</strong></h2>

<p>Birinci Dünya Harbi öncesinde Arap coğrafyasında milliyetçi hareketler bulunmasına rağmen bunlar bütün Müslüman Arapları kapsayan müşterek bir ayrılık hareketine dönüşmemişti. Müslüman Arapların önemli bir bölümü Osmanlı Devleti’ni yabancı bir sömürge yönetimi olarak görmüyor, devletin Müslüman kimliği ve Avrupa işgaline karşı koruyucu konumu Osmanlı’ya bağlılığın sürmesinde etkili oluyordu.</p>

<p>Arap milliyetçiliğinin ilk dönemlerinde Hristiyan Arap aydın ve yayıncıların etkisi daha belirgindi. 1870’li yıllarda Müslüman Araplar arasında Osmanlı’dan ayrılma düşüncesinin zayıf olduğu belirtilirken, Şerif Hüseyin’in İngilizlerle birlikte hareket etmesi de bütün Arapların desteğini almadı. Şerif Hüseyin’in Hilafet makamına karşı girişimi özellikle Hindistan Müslümanları arasında tepkiyle karşılandı.</p>

<h2><strong>İngiltere Mısır’ı propaganda merkezi yaptı</strong></h2>

<p>İngiltere, Osmanlı Devleti’ni Arap vilayetlerinden koparmak amacıyla Mısır’ı da yoğun şekilde kullandı. Bölgede Osmanlı Hilafeti’ne alternatif bir Arap Hilafeti fikri yayılmaya çalışıldı ancak bu girişim Mısır halkı ve ulemanın çoğunluğu üzerinde beklenen karşılığı bulmadı.</p>

<p>Osmanlı yanlısı Hidiv Abbas yönetimden uzaklaştırılarak İngiltere’ye yakın Hüseyin Kamil işbaşına getirildi. Buna rağmen halk içerisindeki Osmanlı bağlılığı tamamen ortadan kalkmadı. Osmanlı ordusunun Süveyş’i geçerek Mısır’a girmesi hâlinde İngilizlere karşı bir hareket başlatılabileceği beklentisi bölgede varlığını korurken Mısır, savaş yıllarında Siyonist faaliyetlerin ve Osmanlı karşıtı propagandanın önemli merkezlerinden biri hâline geldi.</p>

<h2><strong>İngilizlerin beklediği büyük isyan gerçekleşmedi</strong></h2>

<p>İngiltere’nin hesabı, Osmanlı yönetimindeki Arap bölgelerinde geniş çaplı bir ayaklanma meydana getirmekti. Ancak Şerif Hüseyin’in hareketi Hicaz bölgesi dışına beklenen ölçüde yayılamadı. İngilizlerin desteklediği Arap kuvvetleri Filistin Cephesi’ndeki esas Osmanlı savunmasını çökertecek askerî güce ulaşmadı.</p>

<p>David Fromkin’in aktardığı değerlendirme durumu açık biçimde özetliyordu: Arap İsyanı’nın İngiltere’yi kurtarması beklenirken İngiltere, Arap isyancı kuvvetlerini desteklemek zorunda kaldı. Bu sırada Filistin’deki esas savaşı düzenli İngiliz birlikleri, İngiliz komutasındaki yardımcı kuvvetler ve bölgedeki istihbarat ağları yürütüyordu.</p>

<h2><strong>Filistin düştü, yol Şam’a açıldı</strong></h2>

<p>1918 Eylülündeki büyük İngiliz taarruzuyla Osmanlı ordusunun Filistin savunması çöktü. 8. Ordu ağır biçimde dağıldı, 7. Ordu kuzeye çekildi ve İngiliz birlikleri Filistin’den Suriye’ye doğru ilerledi. Şam’ın kaybedilmesinin ardından Osmanlı kuvvetlerinin geri çekilişi Halep istikametine kadar sürdü. Birkaç yıl önce Süveyş Kanalı’na doğru ilerlemeye çalışan Osmanlı ordusu artık Anadolu’nun güneyine çekilmek zorunda kalmıştı.</p>

<p>Filistin ve Suriye’deki askerî çöküş, Osmanlı Devleti’nin savaşta tutunma imkânlarını büyük ölçüde ortadan kaldırdı. İngiltere ise Ortadoğu’daki en önemli askerî engellerden birini aşmış oldu. Filistin’in kaybıyla Osmanlı’nın güney hattı çökerken İngiltere’nin yıllardır üzerinde çalıştığı bölgesel hâkimiyet planlarının uygulanabileceği geniş bir alan ortaya çıktı.</p>

<h2><strong>Filistin Cephesi’nin geride bıraktığı tablo</strong></h2>

<p>Filistin Cephesi’nin üzerinden geçen yıllara rağmen savaşın hafızası büyük ölçüde “Araplar bizi arkadan vurdu” cümlesi üzerinden anlatıldı. Şerif Hüseyin ve bazı kabilelerin İngiltere ile birlikte Osmanlı’ya karşı savaştığı doğruydu. Buna karşılık binlerce Arap asker Osmanlı ordusundan ayrılmadı, tamamen Araplardan kurulan Osmanlı birlikleri cephede görev yaptı, Suriyeli ve Filistinli askerler ordunun ikmal hatlarında çalıştı.</p>

<p>Aynı dönemde İngiliz ordusunda Yahudi Lejyonu adıyla oluşturulan birlikler Osmanlı’ya karşı silahlı mücadeleye katıldı, Osmanlı hatlarının gerisinde Yahudi istihbarat ağları İngilizlere askerî bilgi sağladı ve İngiltere, Mısır’dan Filistin’e kadar propaganda ve istihbarat faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Filistin Cephesi’nin çöküşü bütün bu askerî, siyasî ve istihbarî şartların bir araya geldiği ortamda meydana geldi.</p>

<p>Fikret Aktaş’ın <i>Yakın Tarihimizi Sorgulamak</i> eserinde bir araya getirilen kayıtların ortaya koyduğu tablo da Filistin Cephesi’nin yaygın tarih anlatısından çok daha geniş olduğunu gösteriyor. Şerif Hüseyin’in sınırlı isyanının bütün Arap halkına mal edilmesi, Osmanlı ordusunda savaşan binlerce Arap askeri ve İngilizlerle birlikte hareket eden diğer unsurları tarih anlatısının dışında bırakıyor.</p>

<p>Filistin’de yaşanan büyük çözülmeyle Osmanlı’nın güney hattı kırıldı, İngiliz ordusu Şam’a kadar ilerledi ve İstanbul’u mütarekeye götüren süreç hızlandı. İngiltere’nin Ortadoğu’ya yönelik uzun vadeli planlarının önündeki askerî engeller kalkarken, Filistin toprakları da sonraki dönemde kurulacak yeni siyasî düzenin merkezlerinden biri hâline geldi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/filistin-cephesi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/filistin-cephesi-vs.png" type="image/jpeg" length="57505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli kızdan Kemalist'e tokat gibi cevap]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de en ufak bir ses duysa soluğu Avrupa’da alacak manda rejimi zihniyetli Kemalist, aklınca Suriyeli ve Filistinlilere ders vermeye kalkıştı ancak cevabını Filistinli kızdan aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de en ufak bir ses duysa soluğu Avrupa’da alacak manda rejimi zihniyetli Kemalist, aklınca Suriyeli ve Filistinlilere ders vermeye kalkıştı; ancak cevabını Filistinli kızdan aldı.</p>

<p>Sokak röportajında Suriyeliler üzerinden yürütülmeye çalışılan “savaştan kaçtılar” algısına Filistinli kız cevap verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Savaştan kaçmadılar. Onlar da cihat ettiler.”</p>

<p>“Biraz araştırın ve bakın, orada ne kadar soykırım yapmışlar.”</p>

<p>“Durumlar düşündüğünüzden daha zordu.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/filistinli-kiz.png" type="image/jpeg" length="33686"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyada Yahudi'ye öfke büyüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yıllardır devam eden katliamlar, Yahudilere yönelik öfkeyi dünyanın dört bir yanında büyütüyor. Polonya’nın başkenti Varşova’da bir araç çağırma uygulaması üzerinden yolculuk yapan İsrailli kadın, sürücünün “Siz insanları öldürüyorsunuz” sözleriyle karşılaşarak araçtan indirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><section dir="auto">Polonya’nın başkenti Varşova’da bir araç çağırma uygulaması üzerinden yolculuk yapan kadın ile sürücü arasında tartışma çıktı. Kadının Yahudi olduğunu öğrenen sürücü, “Filistin’de insanları öldürüyorsunuz” diyerek yolcuyu araçtan indirdi.</section>

<section dir="auto">
<p>Sosyal medyada yayılan görüntüler, Gazze’deki katliamlar sebebiyle dünyaya pislik saçan Yahudilere karşı büyüyen öfkenin Avrupa’da günlük hayata da yansıdığını gösterdi.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-haber-1.webp" type="image/jpeg" length="19897"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yahudiler hiçbir yerde istenmiyor!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden katliamın ardından dünyada Yahudilere yönelik öfke büyüyor. Yunanistan’da Filistin’e destek gösterisi düzenleyen eylemciler, eylemi provoke etmeye çalışan Yahudi turistlere tepki göstererek alandan uzaklaştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan’da Filistin’e destek amacıyla düzenlenen protesto sırasında Yahudi turistlerle göstericiler arasında olay çıktı. Eylemin ortasına girerek protestocularla tartışan ve ortamı provoke etmeye çalışan Yahudi bir turist, göstericilerin tepkisiyle karşılaştı. Yaşanan arbedede turist itilerek protesto alanından uzaklaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze’de on binlerce Müslümanın katledilmesi, şehirlerin yerle bir edilmesi ve açlığın bir silah olarak kullanılması, Yahudi işgaline karşı dünya çapındaki öfkeyi büyütüyor. Yunanistan’da yaşanan hadise de Gazze’deki vahşetin ardından Yahudilere yönelik tepkinin Avrupa sokaklarına kadar yayıldığını bir kez daha gösterdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-istenmiyor.webp" type="image/jpeg" length="77901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ekim vicdan sahiplerine hidayet vesilesi oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan soykırımın ardından Filistin halkına destek için dünyanın dört bir yanından harekete geçen vicdan sahipleri, İslâm’la da tanışıyor. Filistin Konvoyu’nun Fransız gönüllüsü Sebastian, Adana’da kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batı Şeria’ya ulaşmak üzere yola çıkan “Filistin Konvoyu”nun Fransız gönüllüsü Sebastian, konvoyun Adana’daki durağında kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu. İslâm’ı seçmesinin ardından “Yusuf” adını alan Fransız gönüllünün ihtidası, konvoydaki gönüllüler tarafından sevinçle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>7 Ekim’in ardından Gazze’de yaşanan soykırım, dünyanın dört bir yanında vicdan sahibi insanların Filistin meselesiyle beraber İslâm’a yönelmesine de vesile oluyor. Yusuf’un ihtidası da Filistin için çıkılan yolculuğun hidayetle neticelenen örneklerinden biri oldu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/gazze-hidayet.webp" type="image/jpeg" length="20151"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin’in Doğu Türkistan’daki vahşetini kamp tanığı anlattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı. Yaşananları, “Kızlara toplu tecavüz ediyorlar. Bayılanları daha çok dövüyorlar” sözleriyle aktardı.</p>

<h2><strong>İki kez toplama kampına kapatıldı</strong></h2>

<p>1978 Künes doğumlu Ziyawudun, Kazakistan’da yaşarken Doğu Türkistan’a döndüğünde iki kez toplama kampına kapatıldı. İşkence ve ağır kötü muameleye maruz kaldığını belirten Ziyawudun, 2018’de serbest bırakıldıktan sonra yaşadıklarını dünya kamuoyuna anlattı.</p>

<h2><strong>Sayragul Sauytbay: “Kadınlar zorla kısırlaştırılıyordu”</strong></h2>

<p>Bir başka kamp tanığı Sayragul Sauytbay da Doğu Türkistan’daki kamplarda kadınlara yönelik ağır cinsel şiddet ve zorla kısırlaştırma uygulamalarına şahit olduğunu anlattı. Sauytbay, “Birkaç Çinli erkeğin genç bir kadına tecavüz ettiğini gördüm. Kadınlar ilaç ve iğnelerle kendi istekleri dışında kısırlaştırılıyordu” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tanıklıklar, yaşananların münferit kötü muamele vakalarıyla sınırlı kalmadığını; kadınların bedeni, aile yapısı ve neslin devamı üzerinden yürütülen sistematik bir baskı düzenine işaret ettiğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>Kalbinur Sıdık: “Çığlık sesleri hâlâ aklımda”</strong></h2>

<p>Kamplarda yaşananlara ilişkin bir diğer ağır tanıklık ise Kalbinur Sıdık’tan geldi. Sıdık, tutuklulara elektroşokla işkence uygulandığını belirterek, “Elektro şok cihazlarıyla mahrem yerlerine zarar veriyorlar. Çığlık sesleri hâlâ aklımda” sözleriyle yaşananları aktardı.</p>

<p>Birden fazla kamp tanığının birbirini tamamlayan anlatımları, Doğu Türkistan’daki baskının mahiyetini daha da ağırlaştırıyor. Tecavüz, işkence, zorla kısırlaştırma ve insan onurunu hedef alan uygulamalar, kamplardaki düzenin en karanlık yüzünü oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Türklere yönelik zulmün günümüzdeki halkası: Doğu Türkistan</strong></h2>

<p>Trablusgarp’tan Balkanlar’a, Kırım ve Ahıska sürgünlerinden Hocalı’ya kadar Türkler tarih boyunca büyük katliam ve sürgünlere maruz kaldı. Bugün Doğu Türkistan, Türk ve Müslüman kimliğine yönelik sistematik baskının sürdüğü başlıca coğrafyalardan biri.</p>

<h2><strong>Dünya sessiz</strong></h2>

<p>Kamplardan kurtulanların tanıklıkları ve yayımlanan raporlara rağmen birçok devlet, Çin’le ekonomik ve siyasî ilişkilerini önceleyerek Doğu Türkistan’daki zulme karşı sessiz kalıyor.</p>

<p>Ziyawudun, Sauytbay ve Sıdık’ın anlattıkları, Doğu Türkistanlı Müslüman kadınların yaşadığı dehşeti bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Bu tanıklıkların unutulması ise zulmün üzerinin örtülmesine ve Pekin yönetiminin baskı düzeninin sürmesine hizmet ediyor.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/cin-zulium.jpg" type="image/jpeg" length="68407"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="72160"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="69096"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="51329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="96554"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="44527"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="36815"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="92355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="55549"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="34953"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="39050"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="73818"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="54486"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="70100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="92899"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="74410"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
