<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 23 Apr 2026 01:30:08 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Brüksel’de İsrail protestosu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/brukselde-israil-protestosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/brukselde-israil-protestosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen Küresel Sumud Parlamenterler Kongresi'nin katılımcıları, Avrupa Parlamentosu (AP) önünde toplanarak, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını ve ablukayı protesto etti, Avrupa ülkeleri ve Avrupa Birliği'ne (AB) İsrail'e karşı somut adımlar atma çağrısı yaptı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Brüksel'de dünyanın farklı yerlerinden milletvekilleri, siyasi parti ve kamu kuruluşu temsilcileri, Birleşmiş Milletler (BM) raportörleri ve etkili birçok ismi bir araya getiren Küresel Sumud Parlamenterler Kongresi'nin katılımcıları, programın sona ermesinin ardından AP'nin bulunduğu Lüksemburg meydanına yürüdü.</p>

<p>Meydanda 'Özgür Filistin' sloganları atarak, protesto düzenleyen katılımcılar, AB'ye İsrail'e yönelik politikasını değiştirme çağrısında bulundu.</p>

<p>AP'nin Belçikalı üyesi Marc Botenga, AB'nin İsrail ile Ortaklık Anlaşması'nı askıya almama kararını eleştirerek, bunun 'ciddi bir siyasi tercih' olduğunu söyledi.</p>

<p>AB'nin çifte standart uyguladığını aktaran Botenga, bir yandan Rusya'ya yönelik yeni yaptırım paketleri hazırlayıp, İran'a ek yaptırımlar getirildiğini, diğer yandan İsrail'e karşı benzer adımların atılmadığını vurguladı.</p>

<p>Avrupa'daki yönetimlerle halklar arasındaki farkın giderek açıldığını dile getiren Botenga, kamuoyunun bu çelişkileri daha fazla fark ettiğini ve bunun siyasi baskıyı artırdığını belirtti.</p>

<p>Botenga, Filistin'e destek veren hareketlere yönelik baskıcı politikaların ise siyasi aktörlerin duyduğu endişenin bir göstergesi olduğunu savunarak, 'Bu korku aynı zamanda umut doğuruyor. Bu mücadele uzun sürebilir ancak sonunda kazanılacaktır.' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AP'nin Filistin asıllı Fransız milletvekili Rima Hassan da söz konusu anlaşmanın askıya alınması talebinin yeni olmadığını, uzun yıllardır sivil toplum kuruluşları tarafından talep edildiğini hatırlattı.</p>

<p>İsrail'in işgal, yerleşim ve 'apartheid' politikalarının bu çağrıların temelini oluşturduğunu ifade eden Hassan, bu meselenin tarihsel boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>AB kurumlarının 1 milyonun üzerinde imzayla desteklenen çağrılara rağmen adım atmamasını eleştiren Hassan, bunun demokratik taleplerin karşılık bulmadığını gösterdiğini dile getirdi.</p>

<p>Filistin'e destek veren kesimlere de seslenen Hassan, Avrupa'da bu konuda mücadele edenlerin 'tarihin doğru tarafında' olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Filistin için dayanışmayı sürdürme vurgusu</strong></h2>

<p>İtalyan vekil Benedetta Scuderi de Filistin'e destek veren çok sayıda kişinin protestolara katıldığını, hatta bu süreçte polis müdahalesi ve çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya kalma riskini göze aldığını aktardı.</p>

<p>Gazze'ye yönelik insani yardım girişimlerine katılan sivil inisiyatiflerin de büyük riskler aldığını vurgulayan Scuderi, 'Bu durum, halkların kurumlara kıyasla çok daha cesur olduğunu gösteriyor.' dedi.</p>

<p>AB'nin İsrail ile yaptığı anlaşmalarda insan hakları ihlali durumunda askıya alma maddesi bulunduğunu hatırlatan Scuderi, buna rağmen bu hükümlerin uygulanmadığını belirterek, 'Kurumlar, kendi koydukları kurallara dahi uymuyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>AP'de İsrail'in politikalarının yeterince tartışılmadığını ifade eden Scuderi, özellikle Filistinlilere yönelik uygulamaların gündeme getirilmesinden kaçınıldığını kaydetti.</p>

<p>Scuderi, uluslararası hukuk ve adaletin uygulanması için mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini vurgulayarak, 'Yapılması gereken, bu konuyu gündemde tutmak, mücadele etmek ve Filistin için dayanışmayı sürdürmektir.' diye konuştu.</p>

<h2><strong>'Sessiz kalmak suça ortak olmaktır'</strong></h2>

<p>Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı, AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, AP önündeki protesto sırasında AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Filistin halkıyla dayanışmak için AB'nin başkentine geldiklerini söyledi.</p>

<p>Turan, 'Kendiniz gibi olmayan ve kendinizden olmayan insanların haklarına da saygı gösterin. Sessiz kalmak suça ortak olmaktır. İsrail'e destek vermeyin.' mesajını verdi.</p>

<p>İsrail'i desteklemenin insanlığa karşı suç olduğuna dikkati çeken Turan, 'Soykırım işleyenlerin yeri senatolarda alkışlanmak değil, mahkemelerde hesap vermektir.' dedi.</p>

<p>Turan, Avrupa ülkelerinden katılan milletvekillerinin de hükümetlerini yoğun şekilde eleştirdiğini belirterek, 'Avrupa'da duyarlı halklar var. Filistin halkıyla dayanışma içindeler.' diye konuştu.</p>

<p>Sumud'la gelen kararlılığın ve dayanışmanın artarak devam edeceğine inandığını kaydeden Turan, 'Onların silah yüklü gemilerini, bizim vicdan yüklü gemilerimiz yenecektir.' ifadesini kullandı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/brukselde-israil-protestosu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 23:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/brukselisrail.webp" type="image/jpeg" length="39612"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İrlanda’da İslâm ve Osmanlı mirası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/irlandada-islam-ve-osmanli-mirasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/irlandada-islam-ve-osmanli-mirasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile İrlanda arasındaki mesafe zahiren uzak görünse de iki halk arasındaki gönül bağı, 19. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin sergilediği “merhamet diplomasisi"yle ciddî bir temele oturmuştur. Günümüzde İrlanda’daki Müslüman cemiyeti, adanın yapısını dönüştüren dinamik bir unsur haline gelmiş, fert bazında her geçen gün daha tesirli bir konuma yükselmiştir]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Tarihî kökenler</strong></h2>

<p><img alt="Vikingislam" class="detail-photo img-fluid" height="580" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/vikingislam.webp" width="1037" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihî kayıtlar ve "İrlanda Yıllıkları" gibi kadim metinler, Müslüman varlığının adadaki izlerini 9. yüzyıla kadar sürer. 860 yılı civarında, Vikinglerin Mauretania sahillerine düzenlediği akınlar neticesinde esir alınan Berberîler, gemilerle İrlanda’ya getirilmişlerdir. İrlanda halkı, o dönemde daha önce hiç görmedikleri bu “koyu tenliler”i "Fir Gorm" yani "Mavi Adamlar" olarak isimlendirmiştir. Bu topluluk, adanın iç kesimlerinde uzun süre varlıklarını sürdürmüş ve zamanla ahaliyle kaynaşarak adanın haritasına İslâmî bir renk katmıştır. Osmanlı İmparatorluğu dönemine gelindiğinde ise İrlanda, İstanbul’un dış politika radarına sistematik bir şekilde girmeye başlamıştır. Topkapı Sarayı arşivlerinde yer alan belgeler, İrlanda’daki "İngiliz zulmü" ve yaşanan açlık krizleri hakkında İstanbul’a düzenlenen raporlarla doludur.</p>

<h2><strong>1847 “Büyük Açlık” yardımı</strong></h2>

<p><img alt="Patatesaclik" class="detail-photo img-fluid" height="717" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/patatesaclik.webp" width="1084" /></p>

<p>İrlanda ve Türkiye arasındaki ilişkilerin en parlak zirvesi, 19. yüzyılın ortalarında yaşanan "Büyük Açlık" (An Gorta Mór) dönemidir. 1845-1852 yılları arasında patates hastalığı sebebiyle adada bir milyondan fazla kişinin ölümüyle sonuçlanan bu büyük yıkım sırasında, Osmanlı Sultanı Abdülmecid Han’ın sergilediği tavır, tarihe “unutulmaz merhamet” olarak geçmiştir. Felaketin boyutlarını öğrenen Sultan, derhal 10.000 sterlin bağışlama kararı almıştır; fakat bu cömert teklif, Kraliçe Victoria’nın az miktardaki bağışı sebebiyle İngiliz protokolü tarafından bin sterline indirilmeye zorlanmıştır.</p>

<p>Sultan Abdülmecid, resmî bağışı indirmek zorunda kalsa da vicdanının sesini susturmamış ve kalan tutarı ayni yardım olarak göndermeyi emretmiştir. İstanbul ve Selanik limanlarından yüklenen gıda malzemeleriyle dolu Osmanlı gemileri, Britanya’nın engelleme çabalarına rağmen kuzeye yönelerek Boyne Nehri ağzındaki Drogheda limanına demirlemiş ve yardımları doğrudan halka ulaştırmıştır. Drogheda halkı bu asil hareketi asla unutmamış, bugün Drogheda United FC armasında taşıdığı ay-yıldız ile bu tarihî vefayı modern sahalarda temsil etmeye devam etmektedir.</p>

<h2><strong>İrlanda’da Müslüman nüfus</strong></h2>

<p>İrlanda’nın demografik yapısı, son yıllarda radikal bir dönüşüm yaşamıştır. 2011 yılında 3,8 milyon olan Katolik nüfusun 2022 sayımında 3,5 milyona gerilemesi, adadaki manevî çözülmenin en net göstergesidir. Buna mukabil, 2011’de 48 bin 130 olan Müslüman sayısı, 2022 yılında %70’lik büyük bir artışla 81 bin 930’a ulaşmıştır. Müslümanlar şu anda İrlanda’nın üçüncü büyük inanç grubunu teşkil etmektedirler.</p>

<p>Adadaki bu manevî arayışın ve İslâm'ın yerel halk üzerindeki tesirinin en çarpıcı örneklerinden biri, dünyaca ünlü İrlandalı sanatçı Sinéad O'Connor’dır. 2018 yılında Müslüman olduğunu duyuran ve Shuhada' Sadaqat ismini alan sanatçı, İslâm’ı "her türlü dinî arayışın doğal bir sonucu" olarak tanımlamıştır. O'Connor’ın bu tercihi, Katolik geleneğin kalesi sayılan İrlanda’da İslâm’ın sadece göçmenlerle sınırlı kalmadığını, adanın kendi evlatlarının kalbinde de karşılık bulduğunu dünyaya ilan etmiştir.</p>

<p><img alt="Connorcenaze" class="detail-photo img-fluid" height="568" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/connorcenaze.webp" width="1037" /></p>

<p>Müslüman nüfusun en dikkat çekici vasfı, genç ve dinamik yapısıdır. İrlanda genelinde yaş ortalaması 38,8 iken, Müslümanlar arasında bu rakam 26’dır. Ayrıca, Müslüman cemiyeti içinde tıp doktorlarının oranı %12 iken, genel nüfus ortalamasının sadece %0,7 olması, Müslümanların İrlanda sağlık sisteminin ayakta kalmasındaki hayatî önemini ispatlamaktadır. İrlanda’daki Türk varlığı da bu nitelikli fert profilinden payını almıştır. 2016 yılında yaklaşık bin civarında olan Türk vatandaşı sayısı, günümüzde 13.000 seviyesine yaklaşmıştır.</p>

<p>İrlanda’da bir Müslüman ferdin günlük hayatı, camiler ve kültür merkezleri etrafında şekillenmektedir. Ülke genelinde 36’dan fazla cami bulunmaktadır ve bunların en büyüğü Dublin’deki İslâmî Kültür Merkezi’dir (ICCI). Bu merkez bir ibadethane olmanın yanı sıra okulu ve kütüphanesiyle büyük bir kompleksdir. Müslümanların sosyal hayatında helal gıdaya erişim büyük bir mesele teşkil etmez; özellikle Dublin'deki South Circular Road çevresindeki kasaplar ve restoranlar cemiyetin ihtiyaçlarına cevap vermektedir. Eğitim alanında ise devlet destekli "Müslüman Ulusal Okulları", müslümanların kendi kıymetleriyle yetişmesine imkân tanımaktadır.</p>

<p>İrlanda halkı, tarihî olarak İngiliz sömürgeciliğine karşı verdiği mücadele sebebiyle azınlıklara empatik yaklaşsa da, son yıllarda İslâm düşmanlığı emareleri baş göstermiştir. Yapılan araştırmalar, İrlandalıların sadece %39’unun Müslüman göçmenlerin ülkeye kabulünü desteklediğini, beyaz göçmenler için bu oranın %57 olduğunu ortaya koymuştur. 2024 ve 2025 yılları, İrlanda’da İslâm düşmanlığının sokaklarda şiddet eylemlerine dönüştüğü bir dönem olmuştur. Konut krizi ve hayat pahalılığı sebebiyle yükselen öfke, faşist gruplar tarafından "İrlanda Dolu" sloganıyla Müslümanlara ve mültecilere yönlendirilmiştir. Şubat 2024’te İmam Dr. Umar Al-Qadri’nin uğradığı saldırı ve ardından 2025 yılı boyunca Dublin’deki mülteci merkezleri önünde yaşanan çatışmalar, adadaki cemiyet huzurunun tehdit altında olduğunu göstermektedir. Anket verileri, göç kontrollerini destekleyenlerin oranının 2025 itibarıyla %74’e çıktığını ihtar etmektedir.</p>

<p>Nisan 2026’da İrlanda ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 75. yılının kutlanması, devletlerarası bağın devam etmekte olduğunu teyit etmektedir. İrlanda, bir yandan kadim Katolik kimliğini yitirirken, diğer yandan İslâm’ın diriltici nefesiyle tanışmaktadır. Adadaki Türk cemiyeti, 2024 yılı itibarıyla 2,13 milyar dolara ulaşan ticaret hacmiyle bu tarihî vefayı madde planında da geleceğe taşımaktadır. İrlanda halkının bir kısmı ekonomik meseleler sebebiyle İslâm düşmanlığına kapılsa da, adanın derin vicdanında Sultan Abdülmecid’in gemilerinin hâlâ demirli olduğu unutulmamalıdır.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/irlandada-islam-ve-osmanli-mirasi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 23:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/viking.webp" type="image/jpeg" length="63807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze, işgalin yeni sınırlarıyla boğuşuyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazze-isgalin-yeni-sinirlariyla-bogusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazze-isgalin-yeni-sinirlariyla-bogusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze Şeridi'nde yaklaşık altı ay önce sağlanan ateşkes mutabakatına rağmen insani kriz ve stratejik belirsizlik derinleşerek devam ediyor. Bölgeden gelen son bilgiler, çatışmaların düşük yoğunluklu da olsa sürdüğünü ve sivil halkın hayatta kalma mücadelesinin giderek zorlaştığını gösteriyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Can kaybı ve askeri hareketlilik</strong></h2>

<p>Gazze'deki sağlık yetkililerinin bugün paylaştığı verilere göre, saldırıların başladığı günden bu yana şehit olanların sayısı 72 bin 562'ye yükseldi. Sadece son 24 saat içinde hastanelere ulaştırılabilen cenaze sayısı 2, yaralı sayısı ise 4 olarak kayıtlara geçti. Enkaz altında hâlâ binlerce kişinin bulunduğu ve ulaşım imkansızlıkları sebebiyle bu sayının artabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Sahadaki en dikkat çekici gelişme ise "sarı hat" olarak bilinen ateşkes sınırındaki değişimler. ABD arabuluculuğunda belirlenen bu hattın, İsrail birlikleri tarafından batıya doğru kaydırıldığı ve kontrol alanının genişletildiği rapor ediliyor. Bu durum, birçok sivilin sabah uyandığında kendisini aniden "serbest ateş bölgesi" içinde bulmasına sebep oldu.</p>

<h2><strong>İnsani felaket ve sağlık krizi</strong></h2>

<p>Ateşkesin üzerinden altı ay geçmesine rağmen bölgedeki 2 milyondan fazla yerinden edilmiş kişi için şartlar daha da ağırlaştı. Uluslararası Kurtarma Komitesi (IRC), Gazze'deki durumun dünyanın gündeminden düştüğü konusunda uyarılarda bulunuyor.</p>

<p>Çoğunluğu derme çatma çadırlarda yaşayan halk, aşırı sıcaklar ve hijyen eksikliğiyle boğuşuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yerleşim alanlarının %80'inde fare ve haşere istilası gözlemlenirken, deri hastalıkları çocuklar arasında hızla yayılıyor.</p>

<p>Elektrikli jeneratörler için gereken yağ ve yakıtın tükenme noktasına gelmesi, içme suyu üretimini durma noktasına getirdi.</p>

<h2><strong>Siyasi gelişmeler ve yerel seçimler</strong></h2>

<p>Bölgede dikkatler Cumartesi günü (25 Nisan 2026) Deir al-Balah'ta yapılacak yerel belediye seçimlerine çevrilmiş durumda. Yıllar sonra yapılacak bu ilk sandık sınavı, Hamas'ın halk nezdindeki güncel popülaritesini ölçmek açısından kritik bir gösterge olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Terörist İsrail ordusunun "sarı hat" boyunca tahkimatlarını artırdığı görülüyor. Son aylarda inşa edilen 7 yeni beton kale ile birlikte şeridin genelindeki askeri üs sayısı 32'ye ulaştı. Bu durum, geçici olarak planlanan ateşkes hattının kalıcı bir sınır haline dönüşmesi endişesini artırıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazze-isgalin-yeni-sinirlariyla-bogusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 21:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/gazzecadir.webp" type="image/jpeg" length="98365"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Ateşkes ihlali varken Hürmüz açılmaz”]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ateskes-ihlali-varken-hurmuz-acilmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ateskes-ihlali-varken-hurmuz-acilmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ateşkes ihlal edilirken, Hürmüz Boğazı'nın açılmasının mümkün olmadığını belirtti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile varılan ateşkesi uzattığını ilan etmesine ilişkin, “Tam bir ateşkes, deniz ablukası ve dünya ekonomisinin rehin alınmasıyla ihlal edilmediği zaman anlamlı olur.” dedi.</p>

<p>Kalibaf, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından, ateşkese ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nın ağır ateşkes ihlalleriyle açılmasının mümkün olmayacağını vurgulayan Kalibaf, şunları aktardı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Tam bir ateşkes, deniz ablukası ve dünya ekonomisinin rehin alınmasıyla ihlal edilmediği ve Siyonistlerin tüm cephelerde savaş kışkırtıcılığının durdurulduğu zaman anlamlı olur."</p>

<p>Kalibaf ayrıca, “Askeri saldırganlıkla hedeflerine ulaşamadılar, zorbalıkla da ulaşamayacaklar. Tek yol, İran halkının haklarının kabul edilmesidir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ateskes-ihlali-varken-hurmuz-acilmaz</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 21:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/hurmuziran.webp" type="image/jpeg" length="94441"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['İBB'de hırsızlık' davasının 26. duruşması sona erdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ibbde-hirsizlik-davasinin-26-durusmasi-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ibbde-hirsizlik-davasinin-26-durusmasi-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['İBB'de hırsızlık' davasına ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 26. duruşması sona erdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan savunma yaptı.</p>

<p>Sanık Pehlivan, İmamoğlu'nun avukatlığını üstlendiği için yargılandığını ve 10 aydır cezaevine olduğunu söyledi.</p>

<p>Yaptığı tek şeyin aktif ve etkili avukatlık olduğunu, suç örgütü üyesi olmadığını savunan Pehlivan, kendisine iftira atıldığını ve iftiraların delil olamayacağını ifade etti.</p>

<p>Pehlivan, 'Adem Soytekin 10 yıldır çalıştığı avukatı benim ayarladığımı söyledi. Benim ayarladığımı iddia ettiği avukat, 2021 yılında Adem Soytekin'in avukatıymış. Adem'in ifadesinde, 7 Mart toplantısı yaptığım iftirası var, HTS kayıtlarına bakılması yeterliydi. Toplantıda değildim.' dedi.</p>

<p>İtirafçıların delillerinin yok hükmünde olduğunu belirten Pehlivan, İmamoğlu liderliğinde gizli bir örgüt olduğu, gizli toplantılar yaptığı ve birilerini tehdit ettiği iddialarını reddetti.</p>

<p>Sanık Pehlivan'ın mahkeme heyetiyle ilgili iddiaları üzerine Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, 'Heyetle ilgili söylediklerinizin algı oluşturabilir.' dedi.</p>

<p>Sanık Pehlivan da 'Heyetinizle ilgili bir tespitim yanlış da olabilir. Yanlış söylemiş olabilirim.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Başkan Aylan, 'Saklı bir iş yapıyoruz algısı yapmanızın anlamı yok. Adem Bey'in 2 gün önce de gönderdiği dilekçesi var.' diyerek, sanık Adem Soytekin'e söz verdi.</p>

<p>İmamoğlu ve bazı avukatlar ise bu duruma itiraz etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkeme Başkanı Aylan, 'Söz vermek için kimseden izin istemeyeceğim. Adem Soytekin burada olduğu için, teyit etmek için söz hakkı verdim. Sanığın savunmasını tamamladım ve pazartesi duruşmaya devam edeceğim.' dedi.</p>

<p>Tutuklu sanıklardan Adem Soytekin'in, 'Bazıları konuyu bildikleri için beni engellemeye çalışıyorlar.' demesi üzerine bazı avukatlar yeniden tepki gösterdi.</p>

<p>Başkan Aylan, 'Biz gizli saklı iş mi yapıyoruz? Her şey UYAP'ta var. Adem Bey cezaevinden gönderdiğiniz dilekçe var mıdır?' diye sorunca sanık Soytekin, 'Doğrudur başkanım.' cevabını verdi.</p>

<p>Sanık Pehlivan, mahkeme heyetine hitaben bir şey söylemediğini belirtti.</p>

<p>Sanık Soytekin ise mahkeme başkanının dilekçesinin içeriğini sorması üzerine, 'Ben duruşmanın başladığı günden bugüne kadar etkin pişmanlık ifadesi verdiğim için ayrı tutuluyorum. Laf atılmalar yaşanıyordu. Dün Murat Kapki arkaya dönüp, 'Biz bu yargılamanın filmini çekeceğiz, sen de kendi rolünü oynar mısın?' dedi. Ben de 'Rol falan oynamıyorum' dedim. Çok ağır konuşuyorlar.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tutuklu sanık Murat Kapki, Soytekin'in yalan söylediğini iddia ederek söz hakkı istedi.</p>

<p>Mahkeme Başkanı Aylan ise gerekli tedbirin alınacağını söyleyerek, Murat Kapki'ye 'Eğer Adem Soytekin'in sözünü bitirmesine izin verseydin sana da söz hakkı verecektim ancak sözünü kestiğin için ne sana ne de ona söz hakkı vermiyorum. Pazartesi devam edeceğiz.' dedi.</p>

<p>Duruşma, sanık Pehlivan'ın savunmasına devam edilmek üzere 27 Nisan Pazartesi gününe ertelendi.</p>

<p>AA</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ibbde-hirsizlik-davasinin-26-durusmasi-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/i-b-b-1.webp" type="image/jpeg" length="46762"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB'den Von der Leyen'in sözlerine düzeltme]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abden-von-der-leyenin-sozlerine-duzeltme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abden-von-der-leyenin-sozlerine-duzeltme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’nin bölgesel nüfuzuna dair açıklamaları diplomatik çevrelerde hareketliliğe sebep oldu. Komisyon, yayınladığı tavzih metniyle Türkiye'nin "vazgeçilmez bir stratejik ortak", "NATO müttefiki" ve "aday ülke" olduğunu ifade etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcülüğü, Ursula von der Leyen'in Avrupa'nın Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğine ilişkin ifadelerinin ardından, Türkiye'nin önemli bir NATO müttefiki ve AB aday ülkesi olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye, bölgede ekonomik ve siyasi açıdan tartışmasız önemli bir ortaktır." açıklamasında bulundu.</p>

<p>Von der Leyen'in sözlerinin ardından AB Komisyonu Sözcülüğü, konuya ilişkin yazılı değerlendirme yaptı.</p>

<p>Sözcülük, "Türkiye'nin anılması, özellikle Batı Balkanlar'daki jeopolitik ağırlığı, büyüklüğü ve hedeflerinin bir yansımasıdır. Herhangi bir ülkeyle kıyaslama amacı taşımamaktadır." değerlendirmesini paylaştı.</p>

<p>Türkiye'nin bölgede ekonomik ve siyasi açıdan tartışmasız önemli bir ortak olduğu vurgusunu yapan Sözcülük, bu durumun bağlantısallık gündemi gibi stratejik alanlarda, Türkiye'nin bölgedeki kilit dayanak noktalarından biri olduğu Trans-Hazar Orta Koridor kapsamında ve göç yönetimi alanında uzun süredir devam eden ortaklıkta da görüldüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sözcülük, "Türkiye, ayrıca önemli bir NATO müttefiki ve AB aday ülkesidir. Bu yönüyle de kilit bir muhatap konumundadır." açıklamasını yaptı.</p>

<p>Hamburg'da Die Zeit gazetesinin 80. yıl etkinliğinde konuşan von der Leyen, AB genişlemesini desteklediğini vurgulayarak, "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki; Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz.” açıklamasında bulunmuştu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abden-von-der-leyenin-sozlerine-duzeltme</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/ursula.webp" type="image/jpeg" length="95656"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/erdogan-nato-genel-sekreteri-rutte-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/erdogan-nato-genel-sekreteri-rutte-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Görüşmenin ana gündemini Ankara’da gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi hazırlıkları oluşturdu. İletişim Başkanlığı, ikilinin bölgesel ve küresel krizlere karşı atılacak adımları detaylıca ele aldığını duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki mevcut gerginliğin müttefikler arasındaki dayanışmayı zorunlu kıldığını belirtti. Ankara Zirvesi’nin ittifak içindeki birliği pekiştirmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, krizlere karşı hazırlıklı olmayı destekleyecek kararların alınmasını beklediklerini söyledi. Türkiye’nin hava savunma sistemleri başta olmak üzere savunma sanayii kapasitesini sürekli artırdığını hatırlatarak, müttefik ülkelerle bu alandaki ortaklığı güçlendirme hedefinde olduklarını vurguladı. Bölgedeki hareketlilik, ittifakın kapasitesini artırma gerekliliğine sebep oldu.</p>

<p>Trans-Atlantik bağın korunmasını hayati gören Erdoğan, Avrupa ayağının daha fazla sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefiklerin savunma projelerinden ayrı tutulması, asıl hedeften sapmaya sebep olur diyerek müttefikleri uyardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgesel barış konusundaki tutumunu yineleyen Erdoğan, Türkiye’nin İran ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi gerilimlerde diplomasinin tarafında durduğunu kaydetti. Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşın barışla sonuçlanması için devrede olduklarını, liderler düzeyinde müzakerelerin yeniden başlaması adına gayret gösterdiklerini sözlerine ekledi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/erdogan-nato-genel-sekreteri-rutte-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/erdogan-rutte.webp" type="image/jpeg" length="21853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küresel Sumud Filosu'nun '2026 Bahar Misyonu' tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kuresel-sumud-filosunun-2026-bahar-misyonu-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kuresel-sumud-filosunun-2026-bahar-misyonu-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya parlamentosunun alt kanadı Temsilciler Meclisi'nde Küresel Sumud Filosu'nun 2026 Bahar Misyonu'na ilişkin bir basın toplantısı düzenlendi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İtalya'da muhalefetteki sol partilerin milletvekilleri, Küresel Sumud Filosu'nun insanlık adına büyük bir iş yaptığını belirterek, bu filonun 2026 Bahar Misyonu'nun güvenli şekilde amacına ulaşması için gerekli destekleri vereceklerini belirtti.</p>

<p>Basın toplantısına, muhalefetteki sol partilerden çok sayıda milletvekili, Küresel Sumud Filosu yetkilileri ile İtalya'daki Filistin destekçileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.</p>

<p>5 Yıldız Hareketi (M5S) Milletvekili Antonio Ferrara, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, binlerce insanın zamanlarını, kaynaklarını bu sivil girişimi desteklemek için kullanmaları, hükümetlerin tüm boş söylemlerini ortaya çıkardığını belirterek, 'Bu filo, dünyaya insanlık konusunda büyük bir ders verdi.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>M5S Milletvekili Stefania Ascari de video bağlantı yöntemiyle katıldığı basın toplantısında, Küresel Sumud Filosu'nun, insanlık adına büyük bir iş yaptığını kaydetti.</p>

<p>Demokratik Parti (PD) Milletvekili Laura Boldrini, Küresel Sumud Filosu'na yaptıkları için teşekkür ederken, İsrail'in Gazze'de ateşkesi, Batı Şeria'da da ihlallerine devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Boldrini, Küresel Sumud Filosu'nun bu misyonunun her aşamasını yakından takip edeceklerini belirterek, 'Bu barışçıl ve insani filonun güvenli yolculuğu için siyasi ve kurumsal boyutta yapılması gereken her şeyi yapmaya çalışacağız.' diye konuştu.</p>

<p>İspanya, İrlanda ve Slovenya hükümetlerinin, bu hadiseler karşısında dik durduğunu ve Avrupa Birliği (AB)-İsrail ticaret anlaşmasının durdurulmasını istediğini ancak bunun dünkü AB Dışişleri Bakanları toplantısında bazı ülkelerin karşı çıkması sebebiyle kabul edilmediğini hatırlatan Boldrini, 'İşte bu, bu anlaşmayı askıya almak istemeyenlerin soykırıma ortak olduklarının bir başka kanıtı.' dedi.</p>

<p>İtalyan Solu (SI) Partisinden Marco Grimaldi, Eylül 2025'teki misyon sırasında, (İtalya Başbakanı) Giorgia Meloni liderliğindeki sağ hükümetten bu misyondan vazgeçmeleri yönünde telkinler geldiğini kaydetti.</p>

<p>Grimaldi, kendilerinin İsrail'e değil Filistin'e girmek istediklerini belirterek, İtalyan hükümetinin telkinde bulunmak yerine Gazze'ye ve Filistin'e girişlerini sağlaması çağrısında bulundu.</p>

<p>'İşgal, etnik temizlik ve apartheid olduğu sürece ne adalet ne de barış vardır.' diyen Grimaldi, ayrıca Gazze'ye uluslararası basının girmesini istediğini belirtti.</p>

<h2><strong>'Yeniden yola çıkıyoruz çünkü devam eden gayrimeşru bir abluka var'</strong></h2>

<p>Küresel Sumud Filosu İtalya Sözcüsü Maria Elena Delia, kendilerine bu filonun neden ikinci kez yola çıktığı sorusunun çok sorulduğunu ifade ederek, 'Yeniden yola çıkıyoruz çünkü devam eden bir abluka, gayrimeşru bir abluka var. Bu bir provokasyon değil. Gazze'de her şeyin yolunda olduğu, barışın sağlandığı ve dolayısıyla diğer konularla ilgilenebileceğimiz söyleniyor. Ancak işler tam olarak böyle değil. Gazze, her şeyden önce, İsrail tarafından yasa dışı bir şekilde işgal altında kalmaya devam ediyor.' diye konuştu.</p>

<p>Ateşkesten bu yana Gazze'de 800 kişinin öldürüldüğünü aktaran Delia, İsrail'in ablukasının devam ettiğini dolayısıyla Küresel Sumud Filosu'nun geçen sefer olduğu gibi ablukayı kırmak gibi benzer hedeflerle tekrar yola çıktığını yineledi.</p>

<p>Küresel Sumud Filosu Organizasyon Komitesi'nden Susan Abdallah da soykırımın neredeyse 3 yıldır devam ettiğini, işgalin ise 70 yılı aştığını dile getirerek, bu durumda adaletin mümkün olmayacağını dolayısıyla bugün her zamankinden daha büyük bir sorumlulukları olduğunu vurguladı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kuresel-sumud-filosunun-2026-bahar-misyonu-tanitildi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/kureselsumud.webp" type="image/jpeg" length="31653"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran: 'Henüz ikinci tur görüşmelere katılmak için bir karar almadık']]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-henuz-ikinci-tur-gorusmelere-katilmak-icin-bir-karar-almadik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-henuz-ikinci-tur-gorusmelere-katilmak-icin-bir-karar-almadik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran yönetiminin henüz ABD'yle ikinci tur görüşmelere katılmak için bir karar almadığını söyledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İtimad haber sitesine göre, Bekayi, konuya ilişkin açıklamada bulundu.</p>

<p>Bekayi, 'Henüz (ABD'yle) ikinci tur görüşmelere katılmak için bir karar almadık.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sözcü Bekayi, ülkenin ulusal çıkarlarına uygun olduğu sonucuna varılması durumunda İslamabad'a gideceklerini yineledi.</p>

<p>Öte yandan, bazı medya kuruluşlarında, Bekayi'nin, 'İran, Pakistan aracılığıyla iletilen Trump'ın ateşkesi uzatma isteğini kabul etti.' dediği iddia edildi.</p>

<p>Ancak Bekayi'den bu ifadeleri kullandığına ilişkin herhangi bir teyid gelmedi.</p>

<p>Bu arada Tesnim Haber Ajansı da verdiği haberde, 'İran, şu ana kadar ateşkesin uzatılmasına ilişkin resmi bir tutum açıklamamıştır.' ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-henuz-ikinci-tur-gorusmelere-katilmak-icin-bir-karar-almadik</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/irandisisleri-1.webp" type="image/jpeg" length="45788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump’tan İran'a ultimatom]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trumptan-irana-ultimatom</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trumptan-irana-ultimatom" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden savaşta sağlanan geçici ateşkes için son sözünü söyledi. İran yönetimindeki "otorite boşluğu" ve iletişim kopukluğuna dikkat çeken Trump, Tahran’a tutarlı bir teklif sunması için 3 ila 5 gün süre tanıdı. Trump aynı zamanda İran ile yeni barış görüşmelerinin en erken cuma günü "mümkün" olabileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD-İsrail ve İran savaşında diplomasi trafiği, Trump’ın "zaman ayarlı" çıkışıyla gerildi. Dünya barışının önündeki en büyük engel olan ABD-İsrail ortaklığı, diplomasi kılıfı altında yeni bir tehdit diline sarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump'ın, ABD/İsrail-İran Savaşı'nda uzatılan geçici ateşkese yönelik İran'a "tutarlı bir karşı teklif etrafında birleşmeleri için 3 ya da 5 gün tanıdığı" iddia edildi.</p>

<p>Axios haber platformunun konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre ABD'li yetkililer, Trump'ın ABD/İsrail-İran Savaşı'nda dün gece süresini uzattığı geçici ateşkesin süresini belirlediği bilgisini paylaştı.</p>

<p>ABD'li bir yetkili uzatılan geçici ateşkese yönelik Trump'ın "tutarlı bir karşı teklif etrafında birleşmeleri için İran'a 3 ya da 5 gün tanıdığını" iddia etti.</p>

<p>Yetkili, "Trump, İranlıların işlerini yoluna koymaları için 3 ila 5 gün daha ateşkes (süresi) tanımaya hazır. Ancak bu süresiz olmayacak." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Diğer bir yetkili de Trump'ın, İran ile savaşı sona erdirebilecek ve İran'ın nükleer programına yönelik müzakereleri yürütebilecek "otorite sahibi kişilerin İran'da var olmayabileceğini" düşündüğünü belirtti.</p>

<p>Son dönemde İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'in "neredeyse hiç iletişim kurmadığını" savunan yetkili, "İran'da müzakereciler ve ordu arasında mutlak bir kopukluk olduğunu gördük. Her iki taraf da 'yanıt vermeyen' dini lidere ulaşamıyor." dedi.</p>

<p>Müzakereler hakkında bilgi sahibi bir İsrailli yetkili de ABD ve Pakistan tarafının gelecek birkaç gün içinde Hamaney'in sessizliğini bozmasını ve müzakerecilerine masaya geri dönmeleri için net bir talimat verebileceğini ileri sürdü.</p>

<h2><strong>SON DURUM</strong></h2>

<p>ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırıların ardından bölge ülkelerine yayılan savaş, 8 Nisan'da ABD ile İran arasında iki haftalık ateşkesle sonuçlanmıştı.</p>

<p>ABD ve İran, 11 Nisan'da Pakistan aracılığıyla İslamabad'da müzakereler yürütmüş ancak görüşmelerin "anlaşmaya varılamadan" sona erdiği açıklanmıştı.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan'ın da talebi üzerine, İran anlaşmaya yönelik önerisini sunana kadar ateşkesi uzatma kararı aldığını duyurmuştu.</p>

<p>Trump, açıklamasında, şu ifadeleri kullanmıştı:</p>

<p>"İran yönetiminin ciddi bir bölünme içinde olduğu gerçeği ve Pakistan'dan Mareşal Asım Münir ile Başbakan Şahbaz Şerif'in de talebi üzerine, liderleri ve temsilcileri ortak bir öneri sunana kadar İran'a yönelik saldırımızı askıya almamız istendi. Bu nedenle ordumuza ablukayı sürdürme ve her açıdan hazır kalmaları talimatı verdim; dolayısıyla (İran'ın) önerisi sunulana ve müzakereler bir şekilde sonuçlanana kadar ateşkesi uzatacağım." ​​​​​​​</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trumptan-irana-ultimatom</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/tirampiran.png" type="image/jpeg" length="40544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'dan Rusya tehdidine karşı 460 bin kişilik ordu hamlesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/almanyadan-rusya-tehdidine-karsi-460-bin-kisilik-ordu-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/almanyadan-rusya-tehdidine-karsi-460-bin-kisilik-ordu-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya, Rusya'yı ana tehdit olarak konumlandırdığı ilk kapsamlı askeri stratejisini açıklayarak 2039 yılına kadar 460 bin kişilik Avrupa'nın en güçlü ordusunu kurmayı hedeflediğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Carsten Breuer ve bakanlık yetkilileri ile birlikte düzenlediği ortak basın toplantısında Alman Silahlı Kuvvetleri'nin yeni döneme ilişkin yol haritasını açıkladı. Konuşmasına "Dünya daha öngörülemez ve daha tehlikeli hale geldi" diyerek başlayan Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Alman Silahlı Kuvvetleri'nin yeni stratejisinin öncelikle caydırıcılık üzerine kurulu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Boris Pistorius, Almanya'nın yeni askeri stratejisinin askeri personel sayısının artırılması, NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlenilmesi ve teknolojik yatırımlarla hava savunmasının güçlendirilmesi aşamaları olduğunu açıkladı.</p>

<h2><strong>ALMANYA İLK KEZ ASKERİ STRATEJİK BELGE İLE YOL HARİTASINI DUYURDU</strong></h2>

<p>Önümüzdeki yıllarda oluşabilecek tehditleri öngörebilmek ve alınacak önlemleri belirlemek için ilk kapsamlı askeri stratejisini benimsediklerini ifade eden Boris Pistorius, bu kapsamda ilk olarak Alman ordusundaki asker sayısına odaklandıkları söyledi. Bunun da 2029, 2035 ve 2039 yılları olmak üzere üç aşamada tamamlanacağını ifade eden Alman Bakan, "Aktif görevdeki askerler, yedek askerler ve sivil personel sayısını artırmaya devam edeceğiz. Bu çerçevede en az 460 bin muharebeye hazır askere sahip olmayı hedefliyoruz" dedi.</p>

<p>Pistorius, Almanya'nın önümüzdeki yıllarda NATO içinde daha fazla sorumluluk üstleneceğini de ifade etti. Boris Pistorius, ülkesinin hava savunma sistemlerine odaklanacağını kaydederek, "Hava savunması Almanya için de NATO için de kilit alan olacak. İnsansız hava araçları (İHA) ve hava savunma sistemleri önümüzdeki dönemde bizlerin öncelikli konuları olacak" şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>"STRATEJİK HEDEFLERE ULAŞMAK İÇİN TÜM ASKERLERİN ŞARTLARINI İYİLEŞTİRECEĞİZ"</strong></h2>

<p>Almanya'nın hedefinin 2039 yılına kadar Avrupa'nın en konvansiyonel ordusunu kurmak olduğunu vurgulayan Almanya Savunma Bakanı, "Kısa ve orta vadeli hedeflerimiz ordumuzun tüm boyutlarıyla savunma yeteneklerini en yüksek seviyeye çıkarmak olacak. Uzun vadede ise silahlı kuvvetlerimizin, gelişmiş silah sistemleri ve yapay zeka araçları kullanarak teknolojik üstünlük yeteneğine kavuşmasını sağlamak" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, yeni yol haritası kapsamında silahlı kuvvetlerdeki bürokrasiyi azaltmayı da arzu ettiklerini söyleyerek, "Yeni açıkladığımız bu stratejik hedeflere ulaşmak için yedekler dahil tüm askerlerin şartlarını iyileştireceğiz, bürokrasiyi azaltacağız, askeri yapıları da hızla modernize edeceğiz" diye konuştu.</p>

<p>Alman Bakan Pistorius, konuşmasını "Hepimizin kabul etmesi gereken şey şu ki barış ve özgürlük, refah ve hoşgörü artık kendiliğinden var olan şeyler değil, savunulması gereken şeylerdir. Bu da onları savunabilecek yeteneğe sahip olmamız gerektiğini gösteriyor" diyerek tamamladı.</p>

<h2><strong>RUSYA ANA TEHDİT OLARAK GÖRÜLÜYOR</strong></h2>

<p>Pistorius'un basın toplantısı sırasında gazetecilere dağıtılan ve ilk kez Alman Silahlı Kuvvetleri'nin stratejisini ortaya koyan belgelere göre Almanya Rusya'yı ana tehdit olarak görüyor. Söz konusu strateji belgelerinde Rusya'nın yeniden silahlanarak NATO ile askeri bir çatışmaya hazırlandığı ve askeri gücün kullanımını çıkarlarını korumak için meşru bir araç olarak gördüğü vurgulanıyor. Belgelerde Rusya'nın Batı'yı temelde düşman olarak gördüğü, demokratik devletlerin NATO'ya katılımını kuşatma olarak nitelendirdiğine dikkat çekiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rusya'nın kasıtlı olarak hibrit yöntemler kullanarak casusluk, sabotaj, siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyaları yaptığı savunulurken, "Rus liderliği NATO'nun bütünlüğünü zayıflatmayı ve ABD'nin Avrupa'dan kopmasını sağlamayı hedefliyor. Amaç, NATO'nun başarısızlığı ve Rusya'nın Avrupa'daki nüfuz alanının genişlemesi" ifadelerine yer veriliyor.</p>

<p>Yeni strateji belgelerinde ABD'nin siyasi açıdan ve askeri gücüyle NATO ittifakı için vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu vurgulansa da Washington yönetiminin müttefiklerinden kendi güvenliklerini sağlamak için daha fazla çaba sarf etmelerini beklediğine işaret ediliyor. Bu nedenle Almanya'nın diğer müttefiklerle birlikte ortak Avrupa-Atlantik güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğine işaret ediliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/almanyadan-rusya-tehdidine-karsi-460-bin-kisilik-ordu-hamlesi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/germanordu.webp" type="image/jpeg" length="36882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze'de şehit sayısı 72 bin 562'ye yükseldi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazzede-sehit-sayisi-72-bin-562ye-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazzede-sehit-sayisi-72-bin-562ye-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda şehit olanların sayısı 72 bin 562'ye ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Terörist İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne saldırılarını sürdürüyor.</p>

<p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p>

<p>Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere 2 şehit ve 4 yaralının getirildiği kaydedildi.</p>

<p>Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 786 kişinin şehit olduğu, 2 bin 217 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 761 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı ifade edildi.</p>

<p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam şehit sayısının 72 bin 562'ye, yaralı sayısının da 172 bin 320'ye yükseldiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze Şeridi'nde enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.</p>

<p>Terörist İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliya bölgesine yönelik gerçekleştirdiği yeni saldırıda 1 Filistinli daha şehit oldu, 2 kişi ise ağır yaralandı. Görgü tanıkları, saldırının sivil yerleşim alanlarını hedef alan topçu atışlarıyla gerçekleştirildiğini ve ateşkes sürecinin açıkça ihlal edildiğini bildirdi.</p>

<h2><strong>Mescid-i Aksa'ya Baskın</strong></h2>

<p>İşgal altındaki Doğu Kudüs'te, İsrail polisinin koruması altındaki fanatik Yahudi yerleşimciler Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi. Yaklaşık 150 kişilik grubun avluya girerek provokatif dini ritüeller gerçekleştirmesi ve İsrail bayrağı açması üzerine bölgede gerilim yükseldi. Giriş-çıkışları kapatan İsrail güçleri, Filistinlilerin ibadet özgürlüğünü kısıtlamaya devam ediyor.</p>

<h2><strong>Batı Şeria'da Toplu Gözaltı: 23 Bini Aştı</strong></h2>

<p>Terörist İsrail ordusu, Gazze’deki soykırımı sürdürürken işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de tarihin en geniş kapsamlı gözaltı operasyonlarını yürütüyor. Filistinli esir kuruluşlarının Nisan 2026 verilerine göre, Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria’da gözaltına alınan Filistinlilerin sayısı 23 bini geride bıraktı. Sadece son 24 saat içinde El Halil, Nablus ve Cenin kentlerine düzenlenen baskınlarda aralarında eski bakanların, gazetecilerin ve işçilerin de bulunduğu onlarca kişi alıkonuldu.</p>

<h2><strong>Zindanlarda İşkence ve "İdari Tutukluluk"</strong></h2>

<p>İsrail hapishanelerindeki toplam Filistinli esir sayısının 9 bin 600’ü geçtiği, bu kişilerin yarısına yakınının hiçbir suçlama veya yargılama olmaksızın "idari tutuklu" olarak tutulduğu bildirildi. Esirlerin elleri ve gözleri bağlanarak bilinmeyen noktalara götürüldüğü, Etzion ve Megiddo gibi gözaltı merkezlerinde ağır işkence ve kötü muameleye maruz kaldıkları rapor ediliyor. Son baskınlarda El Halil’de eski Filistin Vakıflar Bakanı Hatim el-Bekri’nin de benzer şekilde gözaltına alınması uluslararası kamuoyunda tepkiyle karşılandı.</p>

<h1><strong>Tarım Arazilerine Saldırı</strong></h1>

<p>İşgalci unsurların koruması altındaki fanatik Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria’nın kırsal bölgelerinde Filistinli çiftçileri hedef almaya devam ediyor. Nablus ve çevresinde Filistinlilere ait onlarca zeytin ağacı kökünden sökülürken, mülklere ve araçlara yönelik kundaklama girişimleri yaşandı. Terörist İsrail güçleri ise saldırıya uğrayan Filistinlileri korumak yerine, kasaba girişlerini toprak bariyerlerle kapatarak halkı tamamen abluka altına aldı.</p>

<h2><strong>İnsani Yardım Tırlarına Engel</strong></h2>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, Gazze'nin kuzeyine giden insani yardım tırlarının İsrail tarafından engellenmesi nedeniyle 100 binden fazla çocuğun akut yetersiz beslenme kriziyle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Temiz su ve ilaç eksikliği nedeniyle salgın hastalıkların yayıldığı bölgede, son 24 saat içinde hastanelere ulaştırılamayan çok sayıda Filistinli enkaz altında yaşamını yitirerek şehit oldu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazzede-sehit-sayisi-72-bin-562ye-yukseldi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/gazawaras.webp" type="image/jpeg" length="10300"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnsan kimdir ve nedir?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/insan-kimdir-ve-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/insan-kimdir-ve-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsan, kaba duyumlardan ince fikirlere, kaba ölçülerden ince ölçülere, somuttan soyuta, esaretten hürriyete, determinizmden yaratmaya, maddeden manaya ulaşmaktadır ve ulaşabildiği için insandır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batılı filozoflar, hemen daima problem olarak ya fiziği, yahut da metafiziği aldılar. Bazılarınca bu ikisi kâh biribirine yaklaştırıldı kâh biribirinden koparıldı. Bazıları da fizik âlemi gerçek, metafizik âlemi gölge saydı. Daha sonra gelenlerden bazıları, mesela B. Russell gibileri de metafiziği bir fantezi sayıp terketmemizi istediler.</p>

<p>Biz, bütün bu felsefi münakaşaların artık eskidiğini ve işe yaramadığını sanıyoruz. Artık batılı anlamı ile "fizik" ve "metafizik" yapmak, insanları hiç mi hiç tatmin etmiyor. Bizce insanlık bu kavramların yerine, yeni kavramlar aramaktadır. Zaten bizce de, bilginin konusu fizik ve fizik ötesi değildir. Biz, bilgiyi varın varla temasının şuuru olarak tanımlamıştık. Süje ve objenin her ikisi de varı temsil ederler. O halde, ana problemimiz Varın karşısındaki süjenin, Var'la ilişkilerinin mahiyetini bilmektedir. Süje insandır, Var da bütün maddi, hayatî ve ruhî görünüşü ile topyekûn insanötesi. İNSAN ve İNSAN ÖTESİ, işte bizim ana problemimiz bu olmalıdır. Biz, insanın ve insan ötesinin mahiyetini çözmeye çalışmalıyız. İnsanı fizik ile metafizik arasına sıkışmış bir küf parçası durumunda ele almaya alışmış fikir adamlarının görüşlerini birer tarihî hatıra olarak muhafaza edelim.</p>

<p>Süje insan, yahut idrak edici şuur, öte de bu idrak ve şuura konu olan topyekûn Var’dır. Bu var, en küçük zerrecikten Allah’a kadar her problemi içerir. Madde, hayat ve ruh hep insan ötesinin konusudur. Süje biziz, önce kendimiz için bilineniz. Yâni, bizde süje ve obje birleşiyor. Kendini bilemeyen ötesini de bilemez. Gerçi bizi bilmeye zorlayan ötemizdir. Ama, biz kendimizi bilemedikçe ötemizi de bilemeyeceğiz. İnsanoğlu yaşadıkça süje obje ikiliği içindedir; ölünce öteler âlemine geçmektedir. Esasen, o yaşarken de, şuuru ve duyumları ile, kendini ayrı bir varlık telakki etmesine rağmen, yine de ötede bulunmakta idi. Ancak “ölmeden önce ölme” sırrına şayet ulaşmayıp duyularının realitesini aşamadı ise, kendi zahirî, izafi, fâni, esir ve aciz varlığını fazla önemli sanıyordu ve her şeyi bu zavallı varlığın etrafında döndürme çabası içinde idi. Halbuki, onu mutlu kılacak davranış ve düşünce; kendi sınırlı varlığından şuuru ile sıyrılıp mutlak, ebedî, hür, güçlü, sonsuz ve bir olan soyut Var’da var olmak çabası olacaktı. Fakat duyularının dünyasına lüzumundan fazla bağlı insana, bunu anlatmak gerçekten çok zordur. Kur’an-ı Kerim’in “hayvandan aşağı” dediği bu idrakleri uyandırmak için, peygamberler dizisi kâinatımızdan peş peşe doğan güneşler gibi gelip geçmişler ve aydınlık yoldan yürümemiz için nurdan çizgiler çizmişlerdir.</p>

<p>Alexis Carrel’in yazdığı gibi, insan gerçekten de insan için henüz bir “meçhul”dür. İnsanı tanımlamak için ortaya konan hükümler, insanın inkârı anlamına gelecek niteliktedir. Güçlü bir fikir adamı olan Sokrates, insanı problem olarak ortaya koyduğu halde, ondan sonra gelenlerin hemen hepsi, insanı ikinci plâna atarak, “fizik” ve “metafizik” yapmaya çalışmışlardı. Bütün sözler bu iki konu etrafında dolaşmış, “sosyal bir hayvan” dedikleri insanı ya ihmal etmişler veya dolayısı ile ondan söz etmişlerdir. Fikir tarihi, fizik ve metafizik münakaşaları hâlinde devam edegelmiştir. Halbuki bütün mesele, insan ve insan ötesi olmalı idi. İnsanı homofaber (alet yapan), homoeconomik, homosocial olarak tanımlayanlar, onu “soysuzlaşmış ve tabiata aykırı düşmüş” bulanlar, onu “hasta hayvan” sananlar ne gariptir ki yine insanlardı. Homosapience (bilen) neler biliyordu da insanı bilemiyordu. Esasen insan, insanı ciddi bir tarzda ele almıyor, onu “fizik ile metafizik” arasında sıkışmış bir küf parçası gibi düşünüyordu. İnsan bir taraftan âlemin karanlıklarına doğru şahane hamlelere hazırlanırken, bir taraftan kendini inkâr ve tahkir ediyordu. Bir taraftan makine icat edip emrine alan, ona yük taşıtan, çamaşır yıkatan insan, diğer taraftan garip bir tutuşla onu putlaştırıyor, “makineleşmek istiyorum” diyerek kendini kaybetmek istiyordu.</p>

<p>Çağımızın insanı, kendini ve kafasını “fizik” ilişkilere göre düzenleyen adamı, normal ve mûteber kişi olarak karşılayan insandır. O, içinde doğduğu âlemdeki ses, şekil, renk ve hareketleri insanın iç dünyasına göre düzenleyen sanatkara biraz hasta gözü ile bakar. Duyusal bozuklukları olan birer kimse sanılan sanatkârlar, çağlardan beri genellikle itibarsız ve himayesiz kaldılar. Çağımızda, büyük din adamları ve mistikler ise, yarı meczup sanıldı ve şayet örneklerine tesadüf edildi ise ürperme ile seyredildiler. Ölümlü dünyada ölümsüzlükten, esaret dünyasında hürriyetten, ıstırap dünyasında mutluluktan ve ebedîyetten söz eden insanlara birçokları yalancı gözü ile bakarken, birçokları da onlarda teselli aradı.</p>

<p>Bilhassa 18. yüzyıldan bu yana, tabiatta ve kendi dışına hayranlık ile bakan insan, kendini birçok yönlerden bu tabiata aykırı buluyordu. Tefekkür halinin tabiata aykırı olduğunu, insanın soysuzlaşmış bir hayvan olduğunu sanan J. J. Ruso’ya, pek çok insan zaman zaman hak vermiştir sanırım. Öyle anlaşılıyor ki, duyuların adamı, şuurun adamını gerçeklerden kopmuş sanıyor.</p>

<p>Bizce, çağımızın en korkunç problemi ve gelecek çağların en önemli problemi yine insandır. İnsan kimdir ve nedir? Bu sorunun cevabını bulmak gerçekten zordur. Ama, Kendini Arayan İnsan doğru yoldadır ve kahramanca bir çabanın içindedir.</p>

<p id="p-rc_87d709533eb801e1-19">İnsan duyularına göre, insan yüksek bir idrak seviyesi ile doğar. Bu idrak, doğduğumuzda henüz Var’ın içinde uyumaktadır. İçine doğduğu âleme duyu organları ile açılan idrakimiz ilk duyumlarla irkilmeye ve yavaş yavaş uyanmaya başlar. Vücudumuz büyüyüp geliştikçe, duyu organlarımız güçlendikçe bu uyanış hızlanır. İdrakimiz uykudan kaosa, kaostan düzenli objeler dünyasına geçerek uyanır. Hareketi, sesi, rengi, şekli, sayıyı, mekânı, zamanı... idrak ederiz. Sebep sonuç, canlı cansız ayırımı yapmaya başlarız, zihnimiz aydınlanır, düzene kavuşur. Zihnimizi bütün varlığın merkezinde hissederiz. İdrakimizde ben ve ötesi doğar. Merkez, güya “ben”dir. Öte, sanki ben’in etrafında döner; her şey ben içindir sanki. Hayat ve tabiatı sever, yaşamak için derin bir istek duyarız. Zamanla, etrafımızda dolaşan varlıkların bize yararlı oldukları kadar zararlı da olduklarını görürüz. Yararlı olanları dost, zararlı olanları düşman ilan eder; kanlı ve kansız bir mücadelenin içinde buluruz kendimizi. Ölümle pençeleşmeye ve onu hep dışımızdakilere tattırmaya çalışırız. Dışımızdaki her varlığı da bizim gibi görürüz. İnsanların yaşama savaşı gibi, hayvanların, bitkilerin ve hattâ cansızların bile varlığını sürdürmek için, savaştıklarını görürüz. Her şey bir diğerini yemek için ağzını açmış fırsat kollar durumdadır sanki. Yalnızlığımızı hisseder ve ürpeririz. Duyularımızın dünyası bize dehşet ve korku vermeye başlar. Objeler dünyası bizi dışımızdan saran bir tehlikeler dünyası hâline gelir. Ondan korunmak için, ona hükmetmek çabasına gireriz. Fırtınaları, denizleri, deli deli akan nehirleri, vahşi hayvanları, ateşi, dağları ve bitkiler âlemini bize yararlı kılmak için çalışırız.</p>

<p>Mutluluğu ve ölümsüzlüğü ararız. Fakat zamanla yenilgimizi dehşetle görürüz, güçsüzlüğümüzü anlarız. Bizden sonra gelenler bıraktığımız yerden devam ederler. Fakat, biz yenik düşeriz, yahut yenik düşeceğimizi bilir ve ıstırap duyarız. Sınırlılık, fânilik, esaret, izafilik ve acizlik varlığımızı istila eder; yeis bizi kuşatmaya ve teslim almaya başlar. Buhar ve ateş kumkuması bir cehennem gibi, bizi hazmetmeye başlar. Kendimizi bir böcek, solucan gibi hissederiz, başımız döner, midemiz bulanır. Kendi gözümüzde alçalırız.</p>

<p>Kendimizi “hayvan insan” durumunda hissederiz. Hayvan insan içgüdüleri ile, egoizması ile, fizyolojik hayatı ile bize vahşi ve fakat zeki bir vahşi hayvan durumunda gözükür. Yaşamak; fizyolojik ve içgüdüsel gerginliklerden kurtulma şeklinde belirir. Hedonizmin (zevkçi felsefesinin) içinde buluruz kendimizi. Dünya, iştahımız için hazırlanmış bir sofradır. Yemek, içmek, lezzet ve haz ararız. Çılgınca bir müziğin gürültüleri içinde, Histeri nöbetleri geçirircesine dans ederek, organizmamızı kan ter içinde bırakarak yorgunluğun, bitkinliğin verdiği uyuşukluk içinde bir ân olsun kendimizi unuturuz. Kahkahalar ve renkler cümbüşü içinde, fâni hayattan ne koparırsak kârdır. Ama, bütün bu çırpınışlar hep hayal kırıklığı ile, ümitsizlikle sonuçlanır.</p>

<p>İnsan kendini dinlemek ve iç dünyasındaki kıpırdanışları da manalandırmak ihtiyacındadır. Böylece, duyular dünyasında özlediğini bulamayan insan, onu iç dünyasında arar. Birçok psikanalistler, özellikle Freud, bu yönelişi yüceltme (süblimation) adını verdiği marazi bir mekanizmaya bağlamak ister. Bir nevi gerçeklerden kaçtığımızı ifade etmeye çalışır. Halbuki, hedonizmin (zevkçiliğin) bir marazi telâfi mekanizması olması ihtimali üzerinde durmak, kişinin şuurundaki ebedîlik ihtiyacını fânilikte, sonsuzluk ihtiyacını sınırlıda, hürriyet ihtiyacını kendini unutmakta, bir’lik ihtiyacını sürüye katılmakta, mutlak’a olan ihtiyacını izafide tatmin etmeye çalışmasını geriye kaçma (regression) mekanizması ile açıklamak mümkündür.</p>

<p>İnsanın hayvani hayata hasret duyması, yüksek idrakini uyuşturmaya çalışması, düşünme ve şuur hayatından içgüdüsel ve fizyolojik hayata sığınması marazi bir anlam taşımıyor mu? İnsanın, insanca yaşamaktan kaçması nasıl normal olabilir?</p>

<p>İnsanca yaşamak ne demektir? Hiç şüphesiz bu ona empoze edilemez. O, yaşama tarzını kendinde bulur. İnsanın idrak seviyesi ve kendiliğinden doğan yaşayış tarzı, insanca yaşamanın ne demek olduğunu bize açıklar. Bunun için insanın tarihini ve fert ve toplum açısından macerasını incelemek yeter.</p>

<p>İnsan, kaba duyumlardan ince fikirlere, kaba ölçülerden ince ölçülere, somuttan soyuta, esaretten hürriyete, determinizmden yaratmaya, maddeden manaya ulaşmaktadır ve ulaşabildiği için insandır. Bu, insan idrakinin tabii mecrasıdır, tabii işleme şeklidir. İnsanın bu tabii özelliğini gerçekten kaçma ve marazi bir durum olarak nitelemek insanı inkârdır; onu geriye çekmedir. Marazilik, insanı, kendi statüsü içinde incelemeyen, onun realitesini realite kabul etmeyen idraklerde aranmalıdır. İnsanda, yüceltme ve soyutlama gücünü marazi bir gidiş olarak yorumlamak ilmin, sanatın, dinin ve ahlakın temelindeki realiteyi inkâr etmek demektir. İnsanı, hasta hayvan olarak kabul etmek insanın gerçeğini anlamamaktır.</p>

<p>Soyutlama ve yüceltme realitesi yalnız ferdin değil, cemiyetlerin de hayatında görülmektedir. Tarih boyunca, insan, hep kendini aramış, kendi varlığını ortaya koymak istemiş, hayvanca bir hayatın üstünde ilmî, estetik, ahlaki, dinî abideler yükseltmiştir. İnsanın medar-ı iftiharı bunlardır. Bunlar marazîlik mi ifade eder. Bunlar hep cinnetin meyvesi midir? İnsan soyutlama ve yüceltme gücünü kendinde bulmasa idi, kendini ve diğer varlıkları bu güç ile değerlendirmese idi kültür ve medeniyet tarihi nasıl doğacaktı? İnsan, hayvani, içgüdüsel ve fizyolojik hayatın üstüne sıçramasını beceremese idi ne olurdu? Soyutlama ve yüceltme, insan idrakinin yüksek bir özelliğidir. Bu gerçeği inkâr edip onu hedonizme iten ve alçaltan idraklerde, eğer bir art niyet yoksa, marazilik aramak gerekir. Marazilik, insanın, kendi realitesini öğrenmekten korkması halidir.</p>

<p>Evet, objeler dünyasında, kabuk dünyada özlediğini bulamayan insan onu kendi öz ve iç realitesini kurcalayarak arar. Bu, ilk önce, objeler dünyasındaki fâniliğe, sınırlılığa, esarete, izafiliğe ve güçsüzlüğe isyan tarzında ortaya çıkar. Dün objelere dönük duran zekâmız, ona isyan etmeyi dener. Kendisine ıstırap veren objeler dünyasını değiştirme çabasına girişir ve bundan haz duyar. Böylece subjektif insan, bir bakıma sanatkâr doğar. Bu insan, objektif dünyanın gerçekliği karşısına, subjektif dünyasının gerçekliği ile çıkar. Yeni bir âlemin şafağı söker içinde. Sanatkâr, sanki, subjektif dünyasında yaşayan subjektif insandır artık. O, fâniliğine, esirliğine, güçsüzlüğüne, izafiliğine isyan hâlindedir. Veya kendini öyle görmek ister. Zaman zaman başarısına inanır sevinir, bazan yenilgisini görür inler, bazan tezatlar içinde bunalır. Haz ve elem, mutluluk ve mutsuzluk içiçe, yanyana kıvranır durur onun hayatında. Ebedilik ve fanilik, esaret ve hürriyet, acizlik ve güçlülük beraber örülür onun varlığında. Subjektif insan, insanın dramını en iyi ele verir. O “hayvan adama” hasta, garip ve yalnız görünür. Çok defa maddi sıkıntılar ve perişanlık onu çevreler. Bu hal dışarıdan üzüntü yaratacak bir sefalet tablosu olarak da görünebilir. Hedonizmin tadını çıkaranlar, ona acıyarak ve istihfahla bakarlar. Ama gizliden gizliye ona hayranlıklarını da sezerler. Çünkü gerçekte hiçbir insan, o dünyaya tamamen yabancı değildir. Gerçekte, onlar, sanatkârın çilesine yabancı olmadıkları halde, o çileye katlanmanın doğuracağı güçlük ve ıstıraptan, ya idrakleri cılız olduğu, yahut irade zaafı yüzünden kaçarlar, kendilerine o cehd ağır gelir.</p>

<p id="p-rc_87d709533eb801e1-20">Sanatkâr, kendi dramında yaşarken daima ebediyete, sonsuzluğa, yaratıcıya, bir’e ve mutlak’a doğru hamle yaptığını hissederse ve bunda başarı bulursa büyük bir saadete doğru yürüdüğünü âdeta görür. Aksi halde, bunalır ve elem meyveleri verir, eserleri acı ve buruk bir tat verir. Sanat Allah’ı özletirse ve ona doğru götürürse insanı mutlu kılar. Ondan uzaklaştırırsa ıstırap verir, mutsuz eder. Onun içindir ki, insanlık en büyük eserlerini dinden çıkarmıştır. Sanat tarihini inceleyenler dinin bu yakıcı etkisini daima duyacaklardır.</p>

<p>Gerçek mistikler, sanat adamının dramını çok iyi anlar. Mistikler, gönül adamını sever ve onun trajik hayatını “inleyen bir ney gibi” görür. Onların, kendilerini ebedileştirme, hürleştirme çabalarındaki istidadı anlar. Gerçek din, kişiyi ebedîyette, sonsuzlukta, hürriyette, bir’de ve mutlak olan Var’da sükûnet ve huzura kavuşturur. Gerçek din, insan idrakini çokluktan Bir’e, fânilik duygusundan ebedîyete, esaretten hürriyete, sınırlıdan sonsuza, izafi olandan mutlak olana, mecburiyetten yaratıcıya götürür. Gerçek dindar, sanki Cennette yaşadığını duyar, müstağni ve mütmaindir. O, mevcudata büyük bir aşk ile bakar. O, artık ideal insandır. O, Var’ın ebedîyetinde, hürriyetinde, sonsuzluğunda, mutlaklığında yaşamak isteyen bir sarhoş gibidir. Mevlana gibi “üzüm sarhoşluğu değil benim sarhoşluğum, benim sarhoşluğum ebedî” diyerek döner.</p>

<p>İdeal İnsanın mutluluğu bütün mevcudatın da o mutluluğu yaşaması ile gerçekleşir. Kabukta yaşayan insan, mistiğin hayatını fakirane, mahrumane ve meczubane bulur. Ancak hayvan adam, mistiğin bu hayatından ürkse bile, onun kahramanlığına ve mutluluğuna hayrandır. Kendisi her şeye sahip olduğu halde neden mutlu değildir de, mistik her şeyden mahrum olduğu halde neden mutludur? Bu sorunun cevabını bir türlü bulamaz. Halbuki bütün hata kendi mahrumiyetinin farkında olmamaktadır.</p>

<p>Her insan, kendi varlığında bu üç tip insanı bulabilir. Bir insanda kabuk, öz, cevher durumundadır. Hayvan adam, dramatik adam, ideal adam yanyana değil, içiçedir. İlim, sanat ve din bu üç kıpırdanışın meyvesidir, yahut bu üç kıpırdanışa cevaptır. Üç kıpırdanış da her fertte aynı idrak gücüne bağlıdır. Ancak idrâk edicinin bu kıpırdanışlar karşısındaki tavırları değişik olabilir.</p>

<p>Hayvan İnsanın ilminden, sanatından, “dininden” hayvanlık kokusu gelir. Onun ahlak telakkileri ve ölçüleri hayvanidir. Onun idrakine göre, ilim, sanat, din ve ahlak organizma içindir; duyulara ve lezzetlere bağlıdır. Onun ilmi, sanatı, dini ve ahlakı lezzet, şehvet ve duyusal tatmin arar. O, “tanrısını” bile lezzetler dünyasında aramaktadır.</p>

<p>Dramatik insan, sanatkâr insandır. Dramatik bir yaşama tarzı vardır. O, objeler dünyasının esaretine isyan eder. Onun ilmi, sanatı, dini subjektif benin rengini taşır. Onun ahlak telakkileri ve ölçüleri, insanî egoya bağlı ve subjektiftir. İlim, sanat ve din süjeyi mutlu kılmak içindir. Sanatkâr, ebediliğe, hürriyete, sonsuzluğa benzer hedeflerin peşindedir. Onun, ilminde, sanatında, din ve ahlakında insani ve estetik bir mana vardır. O, sürünün tasavvuri ve somut tanrılarını reddetmekle beraber, onda âdeta, kendini tanrılaştırma ihtirası vardır. Subjektif dünyasında o, bunu başardığına inanabilir de. Nietzsche’nin “tanrı öldü! Tanrı Diyonisos benim” sözü, bir sanatkâr filozofun trajik çığlığını ifade eder. O, fâni varlığında tanrılaşmaya çalışırken, sonunda korkunç bir acze düşecektir. Sanatkâr, kendini tanrılaştırmaya çalıştıkça ıstırabı büyür; O, kendi varlığını Allah’ta tüketmedikçe ıstırabını dindiremez.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mistik ise, kendi varlığını Bir’de, sonsuzda, hür, mutlak ve ebedî olanda tüketen insandır. O, kendi egosuna isyan eder. Onun ilmi, sanatı, dini Allah’ın ilmi, sanatı ve dinidir. Onda her şey Allah’ın boyası ile boyanmış gibidir. O, Allah’a hayrandır; her şey ona, O’nu hatırlatır. O, artık, kendi dili ile konuşmaz; onda Allah’ın dili işler. Nitekim “enel-hak” sözü Mansur’un değil, Allah’ın sözü idi. Nasıl, çirkin ve kaba yığınlar bu sözü anlamak idrakinden çok uzak ise, velileri, peygamberleri birer meczup ve histerik sananlar da ebedî birer bedbahttırlar.</p>

<p><i>Seyyid Ahmet Arvasi- İnsan ve İnsan Ötesi s. 57-64</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/insan-kimdir-ve-nedir</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/insankimdir.jpg" type="image/jpeg" length="29369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Uşak Belediyesi'ne ikinci dalga operasyon]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/chpli-usak-belediyesine-ikinci-dalga-operasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/chpli-usak-belediyesine-ikinci-dalga-operasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li Uşak Belediyesi'ne yönelik rüşvet soruşturması kapsamında düzenlenen ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan 29 şüpheli adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Uşak Belediyesi'ne yönelik "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma sürüyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan aralarında CHP Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban ve Uşakspor Başkanı Özhan Özgöbek'in de bulunduğu 29 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık kontrolünün ardından zanlılar Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.</p>

<h2><strong>NE OLMUŞTU?</strong></h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından Uşak Belediyesince düzenlenen ihalelere fesat karıştırılması, usulsüz birtakım iş ve işlemler için esnaftan rüşvet talebinde bulunulması, Uşakspor'a yardım/bağış adı altında yüksek miktarlarda para toplanması iddiaları ile ilgili olarak "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatılmıştı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, 20 Nisan'da haklarında gözaltı kararı verilen 29 şüphelinin yakalanmasına yönelik Uşak, İzmir ve İstanbul'da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti.</p>

<p>Operasyonda aralarında CHP Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban, Uşakspor Başkanı Özhan Özgöbek, belediye çalışanı ve iş insanlarının da bulunduğu 29 zanlı gözaltına alınmıştı.</p>

<h2><strong>9 ŞÜPHELİ TUTUKLANMIŞTI</strong></h2>

<p>Soruşturma kapsamında Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya, belediye personeli Cihan Aras ve İsmail Özçelik, UşakHaber Medya Şirketi Sahibi Murat Baş ile Mustafa Yalım tutuklanmıştı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/chpli-usak-belediyesine-ikinci-dalga-operasyon</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/u-s-s-a-k-b-e-l-e-d-i-y-e.webp" type="image/jpeg" length="35172"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sosyal medyaya 15 yaş sınırı: Yeni düzenleme yolda]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sosyal-medyaya-15-yas-siniri-yeni-duzenleme-yolda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sosyal-medyaya-15-yas-siniri-yeni-duzenleme-yolda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medya kullanımına yönelik kapsamlı bir düzenleme hazırlanıyor. Teklifte, özellikle çocukların dijital ortamdaki korunmasına dönük hükümler yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaşını doldurmamış çocuklara doğrudan hizmet sunamayacak. Bu kapsamda platformların yaş doğrulama sistemleri kurması ve gerekli teknik tedbirleri alması zorunlu hale getiriliyor. 15 yaşını doldurmuş kullanıcılar için ise ayrıştırılmış, yaşa uygun içerik ve hizmet sunulması öngörülüyor.</p>

<p>Yeni düzenleme yalnızca yaş sınırıyla sınırlı kalmıyor. Sosyal medya şirketlerinin ebeveyn kontrol araçları sunması da zorunlu hale getiriliyor. Bu araçlar sayesinde ebeveynler, çocukların hesap ayarlarını denetleyebilecek, ücretli işlemleri kontrol altına alabilecek ve kullanım süresini sınırlandırabilecek.</p>

<p>Öte yandan, platformların aldatıcı reklamlara karşı önlem alması da yükümlülükler arasına giriyor. Türkiye’den günlük erişimi 10 milyonu aşan sosyal ağ sağlayıcılar için ise daha sıkı yaptırımlar öngörülüyor. Mahkeme kararlarına uymayan platformlara önce reklam yasağı getirilecek, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde bant daraltma cezaları uygulanabilecek.</p>

<h2><strong>Oyun platformları da kapsamda</strong></h2>

<p>Düzenleme, oyun platformlarını da doğrudan etkiliyor. Buna göre derecelendirilmemiş oyunların sunulması sınırlandırılacak, platformlar içerikleri yaş kriterlerine göre sınıflandırmak zorunda olacak. Ayrıca Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı oyun platformlarının temsilci bulundurması şart koşuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oyun platformları için de ebeveyn kontrol mekanizmaları zorunlu hale getirilirken, yükümlülüklere uymayan şirketlere milyonlarca liralık idari para cezaları ve bant daraltma yaptırımları uygulanabilecek.</p>

<h2><strong>6 ay sonra yürürlüğe girecek</strong></h2>

<p>Tüm bu düzenlemelerin, yayımlanmasının ardından 6 ay içinde yürürlüğe girmesi planlanıyor. Yeni sistemle birlikte dijital platformların özellikle çocuklar üzerindeki etkisinin daha sıkı denetime alınması hedefleniyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sosyal-medyaya-15-yas-siniri-yeni-duzenleme-yolda</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/yasaklamakkkaq.jpg" type="image/jpeg" length="76233"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Av. Kerami Özdemir: Kendi medeniyet tasavvurunu referans almış bir yönetim şekli gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/av-kerami-ozdemir-kendi-medeniyet-tasavvurunu-referans-almis-bir-yonetim-sekli-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/av-kerami-ozdemir-kendi-medeniyet-tasavvurunu-referans-almis-bir-yonetim-sekli-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Röportaj</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/av-kerami-ozdemir-kendi-medeniyet-tasavvurunu-referans-almis-bir-yonetim-sekli-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/kerami-ozdemir.jpg" type="image/jpeg" length="94128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Üniversitesi'nde mukaddesata alçak saldırı: Akıncı Gençlik meydanda]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ankara-universitesinde-mukaddesata-alcak-saldiri-akinci-genclik-meydanda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ankara-universitesinde-mukaddesata-alcak-saldiri-akinci-genclik-meydanda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde, ne idüğü belirsiz ortalık çocukları tarafından yazılmış  İslam’a ve Allah Resulü’ne yönelik hakaret içerikli ifadelerin yer aldığı kağıtlar bulundu. Akıncı Güç Gençlik Hareketi ise mukaddesata saldırıya karşı "meydan boş değil" diyerek kıyam bayrağını açıyor!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde bir grup alçak, sıralara bıraktıkları İslam’a ve Allah Resulü’ne hakaret içeren notlarla mukaddes değerlerimize hakaret etme hadsizliğine soyundu.</p>

<p>Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde ortaya çıkan ve doğrudan İslâm’ın izzetini hedef alan hakaret içerikli kağıtlar, kampüsteki Müslüman gençliğin sabrını taşırdı.</p>

<h2><strong>Akıncı Güç Gençliği Harekete Geçti</strong></h2>

<p>Olayın üzerinden zaman geçmesine rağmen idari birimlerin sessizliği ve herhangi bir soruşturmanın başlatılmamış olması dikkat çekiyor. "Meydan boş değil" diyen Ankara Akıncı Güç Gençlik Hareketi, bu kayıtsızlığın küfrün cüretini artırdığına dikkat çekerek, mukaddesata uzanan dillere karşı sarsılmaz bir irade sergileyeceklerini duyurdu.</p>

<p>"Canların cânı uğruna can vermeyi cana minnet bilenler" şiarıyla tüm duyarlı öğrencileri birlik olmaya çağıranAkıncı Güç Gençlik Hareketi, mukaddesata yönelik bu saldırılara karşı sessiz kalmayacaklarını bildirdi. Söz konusu basın açıklaması, 22 Nisan Çarşamba günü saat 13:30'da Cebeci Kampüsü ana giriş önünde gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="680" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/h-gd-xms-e-wg-a-ar-l-z-2.jpg" width="544" /></p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ankara-universitesinde-mukaddesata-alcak-saldiri-akinci-genclik-meydanda</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/black-and-red-modern-news-instagram-post-1920-x-1080-piksel-1280-x-720-piksel.png" type="image/jpeg" length="45154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’nin Küba hamlesi: enerji krizi üzerinden kuşatma derinleşiyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdnin-kuba-hamlesi-enerji-krizi-uzerinden-kusatma-derinlesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdnin-kuba-hamlesi-enerji-krizi-uzerinden-kusatma-derinlesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin son dönemde Venezuela ve İran’a dönük sert hamleleriyle paralel biçimde Küba üzerindeki baskısını artırdığı, enerji akışını kesintiye uğratan adımların ada ülkesini tarihinin en ağır krizlerinden biriyle karşı karşıya bıraktığı belirtiliyor. Küba’daki derinleşen enerji darboğazı, yalnızca ekonomik bir mesele değil; Washington’ın Karayipler üzerindeki tarihî hâkimiyet arayışının güncel bir tezahürü olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Küba’da mevcut durum</strong></h2>

<p>Küba’da uzun süredir devam eden yakıt sıkıntısı, elektrik kesintilerini yaygınlaştırdı; çöp toplama, eğitim, sağlık ve ulaşım gibi temel hizmetlerde ciddi aksamalar ortaya çıktı. Venezuela’dan gelen petrol akışının zayıflaması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Küba’ya petrol sağlayan ülkelere yönelik yaptırımları, krizi daha da ağırlaştırdı. Ülkede çok sayıda çalışanın ücretsiz izne çıkarıldığı, bazı uçuşların iptal edildiği ve geceleri geniş çaplı karanlık yaşandığı aktarılıyor.</p>

<p>ABD’nin Küba’ya yönelik ısrarı, güncel siyasetin ötesinde tarihî bir stratejiye dayanıyor. Amiral Alfred Thayer Mahan’ın “Deniz Hâkimiyet Teorisi” çerçevesinde Karayipler bölgesi, ABD’nin küresel güç olma hedefinin merkezinde yer alıyor. Panama Kanalı’nın açılmasıyla birlikte bu bölgeyi kontrol etmek, Washington için bir güvenlik zorunluluğu haline geldi.</p>

<h2><strong>Kritik geçiş hattı: Florida-Küba arası</strong></h2>

<p>Küba’nın stratejik önemini belirleyen temel unsurlardan biri, ABD’nin en önemli ticaret ve askerî hatlarından birinin bu ada ile Florida arasından geçmesi. Özellikle New Orleans limanına ulaşım açısından bu hattın kontrolü, ABD için hayati kabul ediliyor. Soğuk Savaş’tan bu yana bu bölgedeki kontrol eksikliği, Washington açısından bir güvenlik açığı olarak görülüyor.</p>

<h2><strong>Çin faktörü ve yeni gerilim hattı</strong></h2>

<p>Küba’da Çin’in artan etkisi ve özellikle enerji yatırımları, ABD tarafından yeni bir tehdit olarak algılanıyor. Çin’in bölgede kurduğu altyapı ve enerji projeleri, Washington’da yeni bir “füze krizi” benzeri senaryo olarak değerlendiriliyor. Bu durum, ABD’nin Küba üzerindeki baskısını daha da artıran unsurlar arasında gösteriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Florida’daki Küba lobisi ve siyasî baskı</strong></h2>

<p>Küba meselesinin yalnızca jeopolitik değil, iç siyasî bir boyutu da bulunuyor. ABD’de özellikle Florida’da yaşayan Küba kökenli nüfusun güçlü bir siyasî etki alanı oluşturduğu, bu kesimin Küba’daki rejimin değişmesi yönünde yoğun baskı yaptığı ifade ediliyor. Bu çevrelerin Amerikan siyasetinde belirleyici rol oynadığı ve bazı üst düzey isimlerin bu çizgiyi temsil ettiği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Ambargo politikası ve uluslararası tepki</strong></h2>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda her yıl Küba’ya uygulanan ambargonun kaldırılması yönünde karar çıkmasına rağmen ABD’nin bu politikayı sürdürmesi dikkat çekiyor. Uluslararası toplumun büyük çoğunluğu ambargoya karşı çıkarken, Washington yönetimi bu talepleri dikkate almıyor.</p>

<h2><strong>Yeni “özel dönem” kapıda</strong></h2>

<p>Venezuela’dan gelen petrolün kesilmesi ve alternatif kaynakların ABD baskısı nedeniyle devreye girememesi, Küba’yı yeniden ağır bir ekonomik döneme sürüklüyor. Uzmanlara göre ülke, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından yaşanan “özel dönem” benzeri bir sürecin eşiğinde bulunuyor. Bu tablo, Küba’nın sadece ekonomik değil, siyasî ve toplumsal olarak da yeni bir kırılma sürecine girdiğini gösteriyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdnin-kuba-hamlesi-enerji-krizi-uzerinden-kusatma-derinlesiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/trumpkuba.webp" type="image/jpeg" length="92783"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ataşehir’de belediyeye operasyon: Başkan dahil 19 kişi tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/atasehirde-belediyeye-operasyon-baskan-dahil-19-kisi-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/atasehirde-belediyeye-operasyon-baskan-dahil-19-kisi-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ataşehir Belediyesinde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in de bulunduğu 20 şüpheliden 19'u tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 20 şüphelinin savcılık sorguları tamamlandı.</p>

<p>Sulh ceza hakimliğine sevk edilen Onursal Adıgüzel, Oğuz Kaya, Orhan Aydoğdu, Birkan Birol Yıldız, Mürteza Kutluk, Alpay Arslan, Aysun Gökçen, Basri Onur Dedetaş, Gülbin Ergünay, Ezgi Nur Yılmaz, Aslı Sevinç Afat, Mehmet Yılmaz, Çağlar Kaya, Doğancan Topal, Mesut Bayram, Fatih Velioğlu, Haydar Battal, Murat Gerger ve Cengiz Gündoğan tutuklandı.</p>

<p>Şüpheli Nimet Karademir ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p>

<h2><strong>Soruşturma</strong></h2>

<p>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatılmıştı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edilmiş, iskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşılmıştı.</p>

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar neticesinde suçun unsurları ve organizasyon yapısı detaylı şekilde tespit edilmişti.</p>

<p>İncelemelerde, Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığı, bu süreçte ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığı gerçekleştirildiği belirlenmişti. Ayrıca belediye yetkilileri ile bazı firma sahiplerinin birlikte hareket ettikleri, rüşvet miktarlarının projelerin niteliğine göre belirlendiği ve alınan rüşvetlerin belediye içerisindeki konum ve yetkiye göre paylaştırıldığı saptanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suç örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi, delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla İstanbul'da 45 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda, aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in de bulunduğu 20 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Ataşehir Belediye Başkanı Adıgüzel'in yanı sıra gözaltına alınan şüpheliler şu şekilde:</p>

<p>"Başkan Yardımcısı Oğuz Kaya, Başkan Yardımcısı Orhan Aydoğdu, Başkan Yardımcısı Birkan Birol Yıldız, Mali İşler Müdürü Mürteza Kutluk, Özel Kalem Müdürü Alpay Arslan, Yapı Kontrol Müdürü Aysun Gökçen, Ruhsat ve Denetim Müdürü Basri Onur Dedetaş, Plan Proje Müdürü Nimet Karademir, İmar Ruhsat Müdürü Gülbin Ergünay, Yapı İmar Müdürü Ezgi Nur Yılmaz, mimar Aslı Sevinç Afat, zabıta komiser yardımcısı Mehmet Yılmaz, Birkan Birol Yıldız'ın şoförü Çağlar Kaya, Onursal Adıgüzel'in şoförü Doğancan Topal, bir yapı şirketinden Mesut Bayram, bir mimarlık firmasından Fatih Velioğlu, belediye çalışanı Haydar Battal, bir yapı şirketinden Murat Gerger ve Cengiz Gündoğan."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/atasehirde-belediyeye-operasyon-baskan-dahil-19-kisi-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/atesiehit.jpg" type="image/jpeg" length="68631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: 'Pakistan’ın talebiyle İran ile ateşkes uzatıldı']]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trump-pakistanin-talebiyle-iran-ile-ateskes-uzatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trump-pakistanin-talebiyle-iran-ile-ateskes-uzatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump, Pakistanlı liderlerin talebi üzerine İran’a yönelik askeri operasyonları askıya aldığını ve mevcut ateşkesi uzatma kararı aldığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trump, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı yazılı açıklamada, bölgedeki diplomatik ve askeri sürece ilişkin son kararlarını paylaştı.</p>

<p>Tahran’daki yönetim krizine dikkat çeken Trump, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"İran hükümetinin ciddi şekilde bölünmüş olduğu gerçeğine dayanarak —ki bu beklenmedik bir durum değil— ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile Başbakan Şahbaz Şerif’in talebi üzerine, İran tarafı birleşik bir öneri sunana kadar saldırılarımızı durdurmamız istendi."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ateşkesin uzatılmasının askeri baskının kalktığı anlamına gelmediğini vurgulayan Trump, “Ordumuza, deniz ablukasını sürdürmesi ve diğer tüm hususlarda tam kapasite hazır kalması talimatını verdim. Bu nedenle, İran’ın önerisi sunulana ve müzakereler şu ya da bu şekilde sonuçlanana kadar ateşkesi uzatıyorum." İfadelerinde bulundu.</p>

<h2><strong>"İran, ateşkesin uzatılmasını tanımıyor!"</strong></h2>

<p>Öte yandan İran devlet televizyonu tarafından yapılan açıklamada "İran, ateşkesin uzatılmasını tanımıyor, bu ateşkes tek taraflıdır." açıklaması yapıldı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trump-pakistanin-talebiyle-iran-ile-ateskes-uzatildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 23:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/trmpateskesqqq.webp" type="image/jpeg" length="65330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="21474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="40205"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="34012"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yardım noktasına koşan perişan haldeki Gazzelilere kurşun yağdırıldı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail askerleri, Gazze'de yardım noktasına koşan açlıktan perişan olmuş, dili damağına yapışmış Gazzelilere kurşun yağdırıyor!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortada sözde bir "ateşkes" mutabakatı var ama Yahudi zihniyet için bu sadece yeni bir kalleşlik fırsatı. Açlıktan dizlerinin bağı çözülmüş, çocuklarına bir avuç un götürebilmek için can havliyle toz duman içinde koşturan sivil halkın üzerine mermi yağdırmak, ancak böyle aşağılık bir kavmin işi olabilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de bu yapılanlarla görülüyor ki bunlar, insanlık ailesinin bağrına saplanmış zehirli bir hançerdir. Bir lokma yiyecek için koşan aç insanı hedef alacak kadar haysiyetsiz, ateşkes sözü verip arkadan vuracak kadar cani namertler var insanlığın karşısında. Tarih, rızık peşindeki mazlumu vuran, çocukların boğazından geçecek ekmeğe kan bulaştıran en aşağılık mahluklar olarak kaydedecek, kaydetti ve kaydediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-165651.png" type="image/jpeg" length="62777"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medeniyet Üniversitesi iftarında Müslüman öğrencilerden intikam yemini!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı yoğun katılımla gerçekleşirken davetliler arasında yer alan Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak öncülüğünde intikam yemini edildi. Sloganlar ve tekbirlerle inletilen meydan coşkulu anlara sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı bu yıl da Müslüman öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Üniversitede bir araya gelen öğrenciler, oruçlarını açtıktan sonra cemaat hâlinde namaz kıldı. Programda ezgiler seslendirilirken sık sık tekbirler getirildi ve sloganlar atıldı.</p>

<p>Etkinlikte, Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak da davetliler arasında yer aldı. Harun Şimşak öncülüğünde Müslüman öğrenciler hep birlikte meydanı intikam yeminiyle inletti. "Ya Muntakim Allah, Bizi intikamına memur et" sesleri Medeniyet Üniversitesi semasında yankılandı. Coşkulu anların yaşandığı buluşmada En’am Suresi’nin 162’nci ayeti okunarak meydanı dolduran kalabalık tarafından hep birlikte tekrar edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İftar programı boyunca üniversite kampüsünde yoğun bir atmosfer oluşurken, etkinlik öğrencilerin toplu duaları ve sloganlarıyla sona erdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-130944.png" type="image/jpeg" length="79411"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nereden türedi bu kadar p.ç kurusu?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsimleri Ahmet, Mehmet, Hasan... Ama ailesinden ve okullarından almadıkları terbiye ile İslam düşmanı olmuşlar. Görüntülerde bir grup gencin camiye ait masaları tekmeleyip kaçtığı görülüyor.</p>

<p>Bir çocuğun, toplumun ortak değeri olan cami avlusunda bu denli pervasızlaşması, akıllara tek bir gerçeği getiriyor: Hangi el onları bu kinle besledi? Çocuk çocuktur ancak o masayı kıran nefret, ancak aile ocağında pişmiş olabilir veya okullarda dayatılan Kemalizm.</p>

<p>Görünüşe göre bu "p.ç kurularının" ardında, onlara mukaddesat düşmanlığını miras bırakan, aynı yolun yolcusu anne ve babalar var. Kendi kültürüne, kendi dinine bu denli yabancılaşmış bir güruhun türemesi, ocağındaki yangının sokağa taşmasıdır.</p>

<p>Memlekette İslam düşmanlarına verilen cezaların komik düzeyde kalması, bu fare deliklerinden çıkanları cesaretlendiriyor. Ceza yemeyeceklerini bildikleri için bu kadar pervasızlar! En önemlisi de, bu p.ç kuruları henüz Müslümanların sert tokadını, o sarsıcı sopasını yemedikleri için kendilerini meydanda zannediyorlar. Eğer hak ettikleri karşılığı bulsalardı, o fare deliklerinden başlarını çıkarmaya dahi cesaret edemezlerdi.</p>

<p>Bu memleketin huzuruna ve dinine kasteden bu zihniyet, hak ettiği bedeli en ağır şekilde ödemelidir. Cezasızlık zırhına bürünüp sokaklarda, sosyal mecralarda terör estiren bu güruha karşı sessiz kalınmamalıdır. Müslümanların mukaddesatına el uzatanın eli kırılmalı, bu soysuzluk kökünden kurutulmalıdır!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şurası da bir gerçek; Abdülhakim Arvasi Hazretleri veledi zinanın kemalat bulmayacağını söyler. Yani bunlar ne uyarıyla, ne eğitimle ne de sopayla düzelir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-09-135111.png" type="image/jpeg" length="41733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökkuşağı faşistleri yaka paça dışarıya atıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde, TRT’nin “Gökkuşağı Faşizmi” belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ile yönetmen Abdülgafur Şahin’in katıldığı “Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite” paneli, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. Programı sabote etmeye çalışan grup güvenlik müdahalesiyle salondan çıkarılırken iki kişi gözaltına alındı; yaşanan hadise, fikrî zeminde karşılık üretemeyen özgürlük(!) mağdurlarının sabotaj yaparak iki yüzlülüklerini ele verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde düzenlenen "Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite" başlıklı panel, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. TRT’nin "Gökkuşağı Faşizmi" belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ve yönetmen Abdülgafur Şahin'in konuk olduğu etkinlikte, sapkın gruplar fikri sahada mağlup olmanın hıncıyla saldırıya geçti.</p>

<h3><strong>Programa sabotaj teşebbüsü</strong></h3>

<p>"Özgürlük" ve "eşitlik" sakızını çiğneyerek yıllardır mazlum edebiyatı yapan sapık şebeke, hakikatler yüzlerine çarpılınca asıl karakterleri olan faşizme rücu etti. Konferans salonuna sızarak sloganlarla akademik ortamı terörize etmeye yeltenen gruba emniyet güçleri anında müdahale etti. Salonu provoke eden ve "nefret suçu" yalanıyla hakikati susturmaya çalışan şahıslar yaka paça dışarı çıkarıldı.</p>

<h3><strong>Gökkuşağı faşistlerine ters kelepçe</strong></h3>

<p>Olaylar sırasında operasyonel tavırlarla düzeni bozmaya kalkan 2 kişi gözaltına alındı. Polise mukavemet gösteren şahıslara ters kelepçe uygulandı. Gözaltına alınanlar işlemlerinin ardından serbest bırakılsa da, üniversite koridorlarında estirilmek istenen terör havası amacına ulaşamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Fikir bitince şamata çıkardılar</strong></h3>

<p>Marmara Üniversitesi’nde yaşanan bu hadise, LGBT lobisinin fikir karşısındaki zavallılığının en net vesikasıdır. "Baskı altındayız" diyenlerin, aslında en küçük bir fikri eleştiriye dahi tahammülü olmayan azınlık faşistleri olduğu bir kez daha tescillenmiştir. Müslüman Anadolu’nun evlatlarını ve aile yapısını hedef alan bu ifsat projesi, deşifre edildikçe hırçınlaşmaktadır. Fikrin bittiği yerde şamataya sarılan bu aparatlar için yolun sonu gözükmektedir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-22-185313.png" type="image/jpeg" length="49929"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik yobazların Ramazan hazımsızlığı dinmedi: İzmir'de Ramazan karşıtı yürüyüş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Alsancak'ta bir grup laik yobaz daha Ramazan etkinliklerini hedef alarak yürüyüş düzenledi. Bu toprakların ruh köküne olan yabancılığını açık açık dile getiren bu İslam düşmanı zihniyet, her daim nefretini kusuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Alsancak, dün yine bu toprakların ruh köküne yabancılaşmış bir gürültüye sahne oldu. Okullarda öğrencilerin gönlüne nakşedilen Ramazan ikliminden rahatsız olan bir avuç İslam düşmanı, "laiklik" kalkanının arkasına sığınarak mukaddesata karşı nefretini kustu. "Karanlığa teslim olmayacağız" nakaratıyla sokaklara dökülen zümre, meydan okurcasına bu milletin değerlerine olan hıncını ve uzaklığını ilan etti.</p>

<p>Ramazan coşkusu bir "etkinlik" değil, bu milletin asli değerlerinden gelen bir neşedir. Bu neşeyi "karanlık" ilan edenlerin "eşitlik" ve "teminat" dediği şey ise, Müslüman Anadolu insanını kendi öz yurdunda parya tutma projesidir.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/amazan.jpg" type="image/jpeg" length="26822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Holokost ve gaz odaları yalanı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/holokost-ve-gaz-odalari-yalani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/holokost-ve-gaz-odalari-yalani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siyonist propogandanın en büyük dayanağı olan "6 milyon Yahudi'nin öldürüldüğü" Holokost yalanı ve sözde gaz odaları efsanesi, Ernst Zündel’in teknik ifşaları ve delilleriyle açığa çıkarılıyor. Batı’nın kutsal saydığı Holokost anlatısının bir "mağduriyet endüstrisi" olduğunu belgeleriyle ortaya koyan Zündel, küresel nizamın kurduğu tarihi illüzyonu tüm çıplaklığıyla deşifre ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İkinci Dünya Savaşı’ndan bugüne, Batı dünyasının üzerinde yükseldiği en büyük ideolojik duvarlardan birisi hiç şüphesiz "Holokost" anlatısıdır. Kelime manasıyla "tamamen yanmış" anlamına gelen bu terim, Siyonist propaganda makinesi tarafından "6 milyon Yahudi’nin gaz odalarında sistemli şekilde yok edilmesi" şeklinde dünyaya dikte edilmiştir. Ancak bu efsane, savaşın galipleri tarafından kurulan yeni nizamın dokunulamaz "kutsalı" haline getirilmiştir.</p>

<h3><strong>Efsanenin perde arkası: Toplama kampları ve gaz odaları</strong></h3>

<p>Siyonist propogandayla dikte edilmiş resmî tarihin iddiasına göre, Nasyonal Sosyalist Almanya, işgal ettiği topraklarda Yahudileri imha etmek amacıyla Auschwitz, Treblinka ve Dachau gibi "ölüm kampları" kurmuştur. Bu kamplarda insanların Zyklon-B gazı basılan odalarda topluca katledildiği ve ardından krematoryumlarda yakıldığı öne sürülür.</p>

<p>Ancak meselenin teknik ve tarihî gerçekliği bambaşka bir tablo çizmektedir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Toplama kamplarının mahiyeti:</strong> Zündel'e göre bu kamplar, savaş döneminde düşman unsurların bir arada tutulduğu çalışma ve lojistik merkezleridir. Salgın hastalıkların (özellikle tifüs) yayılmasını önlemek amacıyla kıyafetlerin dezenfekte edilmesi için kullanılan fırınlar ve gazlar, bugün "insan yakma ve öldürme" düzenekleri olarak pazarlanmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gaz odası paradoksu:</strong> Kimyagerler ve yapı uzmanları, iddia edilen "gaz odalarının" sızdırmazlık ve havalandırma açısından teknik olarak kitle imhasına uygun olmadığını defalarca ispat etmiştir. Bugün Auschwitz’de turistlere gezdirilen odaların, savaş sonrası Sovyetler tarafından "mizansen" amacıyla inşa edildiği bizzat müze yetkilileri tarafından dahi (Dr. Piper örneğinde olduğu gibi) kısmen itiraf edilmiştir.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Küresel propagandanın sinir uçlarına dokunan yayıncı</strong></h3>

<p>Ernst Zündel, tam da bu noktada devreye girerek "kral çıplak" diyen isimlerin başında gelir. 1939 doğumlu Alman yayıncı, 1958'de gittiği Kanada'da Samisdat Yayınevi'ni kurarak Siyonist ezberleri sarsan gerçekleri dile getirmiştir:</p>

<p>Zündel, 6 milyon rakamının matematiksel bir imkansızlık olduğunu, kamplardaki toplam kaybın 20 bini geçmediğini söyler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamplardaki ölümlerin çoğunun iddia edilen gazlardan değil, savaşın son dönemindeki kıtlık, bombalamalar sonucu kesilen ikmal hatları ve tifüs salgınlarından kaynaklandığını belgeleriyle ortaya koyar.</p>

<h3><strong>Gerçeklerin bedeli: Hapis ve sürgün</strong></h3>

<p>Siyonist "mağduriyet endüstrisi" için ciddi tehditlerden biri, Zündel’in bu teknik ve tarihî ifşalarıydı. Bu yüzden Zündel; Kanada’da "yalan haber yaymak" suçlamasıyla taciz edilmiş, 2005’te Almanya’ya iade edilerek 5 yıl zindana atılmıştır. 2017'deki vefatına kadar da "Holokost inkârcısı" yaftasıyla küresel bir lince tabi tutulmuştur.</p>

<p>Netice itibariyle; Ernst Zündel’in ifadeleri, Batı’nın "ifade özgürlüğü" masalının Siyonizm’in çıkarları söz konusu olduğunda nasıl bir engizisyona dönüştüğünün ispatıdır. Bugün Gazze’de canlı yayında soykırım yapanlar, dünün uydurma mağduriyetleriyle bugünkü cürümlerini örtmeye çalışmaktadır. Zündel’in mücadelesi, bu örtüyü kaldırma mücadelelerindendir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/holokost-ve-gaz-odalari-yalani</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Feb 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/holokost-yalani.jpg" type="image/jpeg" length="49682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda'da Müslüman kadını taciz ederek kovalayan polis yere kapaklandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/hollandada-musluman-kadini-taciz-ederek-kovalayan-polis-yere-kapaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/hollandada-musluman-kadini-taciz-ederek-kovalayan-polis-yere-kapaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'da tesettürlü bir Müslüman kadının polis tarafından metro istasyonunda taciz edilerek kovalandığı görüntülendi. Müslüman kadının akıllıca manevrasıyla polisi yere düşürerek kaçmayı başardığı görülse de Avrupa'nın Müslümanlara karşı baskısı tekrardan gün yüzüne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Avrupa’da İslam düşmanlığı artık münferit vakalarla izah edilemeyecek bir hız ve pervasızlıkla sürüyor. Hollanda’da başörtülü Müslüman bir kadının polis tarafından taciz edilerek kovalandığı, ve ardından Müslüman kadının akıllıca bir manevrayla polisi düşürerek metro istasyonunda kaçtığı görüldü. Batı’nın “hukuk” ve “özgürlük” söyleminin içinin boşaldığı artık ayan beyan ortadadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu hadise, Avrupa’nın uzun süredir Müslüman kimliğe karşı yürüttüğü sistematik baskı örneklerinden sadece biri. Olayla ilgili soruşturma çağrıları yükselirken, Avrupa’nın İslamofobi sicili bir kez daha kabarıyor.</p>
</article></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/hollandada-musluman-kadini-taciz-ederek-kovalayan-polis-yere-kapaklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-09-165903.png" type="image/jpeg" length="82472"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="49541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="87553"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="70916"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="25747"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="88736"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="35816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="26860"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="19096"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2025 itibariyle) kargo dahil 1560 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="92371"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="53115"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
