<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 04 Aug 2026 19:35:06 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye ordusu Irak sınırında teyakkuza geçti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/suriye-ordusu-irak-sinirinda-teyakkuza-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/suriye-ordusu-irak-sinirinda-teyakkuza-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye ordusu, Irak sınırındaki hareketlilik ve bölgedeki gerilimin ülke topraklarına sıçrama ihtimaline karşı izinli askerleri göreve çağırarak hazırlık seviyesini en üst düzeye çıkardı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şam yönetimi sınır güvenliğini tahkim etmeye çalışıyor. Terör çetelerinin ve kaçakçılık şebekelerinin sınır hattını kullanmasını engellemek amacıyla atılan adım, bölgedeki dengeler açısından kritik bir eşiğe işaret ediyor.</p>

<h2><strong>Sınır hattında tırmanan tehlike</strong></h2>

<p>Suriye ordusunun Irak sınırında tam seferberlik ilan ettiği ve tüm askeri birliklerin hazırlık seviyesini en üst düzeye çıkarmasını istediği bildirildi. Şam yönetiminden henüz kapsayıcı resmî bir açıklama gelmese de kararın arkasında Irak sınırında tırmanan güvenlik tehdidi yatıyor.</p>

<p>Suriye açısından Irak sınırındaki en kritik hususlardan biri, Irak topraklarında faaliyet gösteren grupların hareketliliği ve sınır hattındaki illegal sevkiyatlar. Suriye İçişleri Bakanlığı, geçtiğimiz aylarda Irak sınırında Hizbullah’a gönderilmek üzere hazırlandığı belirtilen uzun menzilli füzeler, tanksavar füzeleri ve insansız hava araçlarının bulunduğu bir silah sevkiyatının ele geçirildiğini duyurmuştu. Irak tarafı da sınır hattındaki mühimmat geçişlerini önlemek adına denetimlerini artırıyor.</p>

<h2><strong>ABD’nin geri çekilmesi ve yeni riskler</strong></h2>

<p>Şam yönetiminin Irak sınırındaki askeri varlığını pekiştirmesinin temel gerekçelerinden biri, sınır hattının yeni bir çatışma alanına dönüşmesini önlemek. Suriye ordusu daha önce de ülkenin doğusundaki güvenlik boşluklarını kapatmak ve sınır bölgelerinin silahlı gruplar tarafından kullanılmasını engellemek amacıyla askeri konuşlanmasını artırmıştı.</p>

<p>Bu süreç, ABD güçlerinin Suriye’deki varlığını azaltmaya başlamasıyla daha da kritik bir boyut kazandı. ABD güçlerinin kuzeydoğu Suriye’deki en büyük üslerinden biri olan Kasrak’tan ve Irak sınırındaki Tanf üssünden çekilmeye başlaması, bölgede birtakım güvenlik zafiyetlerine sebebiyet verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriye yönetimi açısından asıl endişe kaynağı, doğrudan Irak’la bir çatışmaya girmekten ziyade, Irak’taki unsurların faaliyetlerinin Suriye topraklarına taşınması. Sınır hattında yaşanabilecek İHA ve roket saldırıları ile illegal geçişler, Şam’ın güvenlik hesaplarını doğrudan etkiliyor. Bu sebeple izinli askerlerin geri çağrılması, Şam’ın sınırdaki tehdidi önceki dönemlere göre çok daha ciddi gördüğünü gösteriyor.</p>

<h2><strong>Bölge dengeleri ve Türkiye</strong></h2>

<p>Suriye’nin Irak sınırında yaşanabilecek yeni bir gerilim, Türkiye açısından da yakından takip ediliyor. Suriye’nin doğusunda meydana gelebilecek herhangi bir güvenlik krizi, ülkenin genel istikrarını ve Türkiye-Suriye sınırındaki güvenlik ortamını doğrudan etkileme potansiyeline sahip.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/suriye-ordusu-irak-sinirinda-teyakkuza-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 18:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/iraksinirisuriye.webp" type="image/jpeg" length="85398"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YAŞ kararları açıklandı: Hava Kuvvetleri Komutanı değişti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yas-kararlari-aciklandi-hava-kuvvetleri-komutani-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yas-kararlari-aciklandi-hava-kuvvetleri-komutani-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısında, 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki YAŞ toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) görevli general/amiral ve albaylardan bir üst rütbeye yükseltilecekler, görev süresi uzatılacaklar, emekliye sevk edileceklerin durumları görüşüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YAŞ'ta alınan kararlara ilişkin liste, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından yayımlandı.</p>

<p>Buna göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayıyla alınan kararlar doğrultusunda, 30 Ağustos'tan geçerli olarak, 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltildi.</p>

<p>24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süreyle uzatıldı. 2 general yaş haddi nedeniyle 1 Eylül tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos tarihinden itibaren geçerli olarak emekliye sevk edildi.</p>

<p>Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verildi.</p>

<h2><strong>Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Dalkıran oldu</strong></h2>

<p>Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına, Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran atandı.</p>

<p>Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos tarihi itibarıyla 334'e yükseldi.</p>

<p>30 Ağustos tarihinden geçerli olmak üzere, Hava Kuvvetleri Komutanlığından Korgeneral Erdoğan Gür Orgeneralliğe, Kara Kuvvetleri Komutanlığından Tümgeneraller Burhan Aktaş, Ertan İnaltekin ve Alparslan Kılınç Korgeneralliğe, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından Tümamiraller Ramazan Özoğul ve Erhan Aydın Koramiralliğe, Hava Kuvvetleri Komutanlığından Tümgeneral Kemal Turan Korgeneralliğe terfi ettirildi.</p>

<p>Kara Kuvvetleri Komutanlığından Tuğgeneraller Şükrü Bilir, Mustafa Büyükköroğlu, İsmail Özcan, Şener Kopal, Ahmet Aşık, Bülent Tanrıverdi, Mehmet Açık, Mustafa Yeter, Coşkun Çelik, Ömer Şahin Selvi, Yüksel Kolcu, İsmail Analı ve Hakan Durmazpınar Tümgeneralliğe, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından Tuğamiraller Erhan Akbayrak, Yücel Darcan, Eren Günay ve Kenan Kaan Türkkan Tümamiralliğe, Hava Kuvvetleri Komutanlığından Tuğgeneral Cihangir Kemal Yüzçelik Tümgeneralliğe terfi etti.</p>

<p>İletişim Başkanlığının paylaşımında ayrıca, "Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz. Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yas-kararlari-aciklandi-hava-kuvvetleri-komutani-degisti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/sura.webp" type="image/jpeg" length="65427"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'da gözler Pezeşkiyan'da: İstifa iddiaları gündemde]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iranda-gozler-pezeskiyanda-istifa-iddialari-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iranda-gozler-pezeskiyanda-istifa-iddialari-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran'da savaşın, ekonomik darboğazın ve ABD ile yürütülen tartışmalı müzakere sürecinin oluşturduğu baskı devam ederken, iktidarın zirvesinde ciddi görüş ayrılıkları yaşandığı iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'in ailesiyle evlilik yoluyla akrabalığı bulunan din adamı Muhammed Bakır Harazi, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın göreve gelmesinden bu yana 28 kez istifa ettiğini veya istifa tehdidinde bulunduğunu öne sürdü.</p>

<p>Harazi’ye göre dini lider, hükümet yetkililerine iletilmek üzere gönderdiği mesajda, “Pezeşkiyan bir kez daha istifa ederse bu defa kabul edeceğiz” diyerek cumhurbaşkanına son bir uyarıda bulundu. İran makamlarının henüz doğrulamadığı bu açıklamalar, Tahran’daki güç mücadelesini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h2><strong>“Bir Daha İstifa Ederse Kabul Edeceğiz”</strong></h2>

<p>Harazi, dini liderin uyarısının resmî olarak hükümet yetkililerine ulaştırıldığını, bunun üzerine Pezeşkiyan ve istifa seçeneğini gündeme getiren bazı üst düzey isimlerin geri adım attığını savundu. Hamaney’den aktardığı mesajın, “Pezeşkiyan yeniden istifa ederse istifasını kabul edeceğiz” şeklinde olduğunu belirten Harazi, bu sözlerin hükümet içerisindeki istifa tartışmasını sona erdirdiğini söyledi. Harazi’ye göre cumhurbaşkanı ve beraberindeki yetkililer bu mesajdan sonra tutumlarını yumuşattı, sert açıklamalarını azalttı ve istifa tehdidinde bulunmaktan vazgeçti.</p>

<p>Pezeşkiyan’ın görevinden ayrılmak istediğine ilişkin iddialar daha önce de İran kamuoyunun gündemine gelmişti. Mayıs ayı sonunda yayımlanan bir haberde, cumhurbaşkanının kritik kararların Devrim Muhafızları komutanlarının kontrolüne geçtiğini ve seçilmiş hükümetin savaşın başlamasından itibaren karar mekanizmalarının dışında bırakıldığını belirterek dini liderlik makamına resmî bir istifa mektubu gönderdiği ileri sürülmüştü. Ancak bu haber İran yönetimi tarafından doğrulanmadı; hükümete yakın çevreler Pezeşkiyan’ın görevini sürdürdüğünü bildirdi.</p>

<h2><strong>Güvenlik Konseyinde Yeni Hesap</strong></h2>

<p>Harazi’nin ortaya attığı iddialar yalnızca Pezeşkiyan’ın istifa girişimleriyle sınırlı kalmadı. İran’daki güvenlik ve dış politika karar merkezlerinin yeniden düzenleneceğini savunan din adamı, Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadir’in görevden alınmasının planlandığını ileri sürdü. Harazi’ye göre Zülkadir’in yerine dini liderin askerî danışmanı ve Devrim Muhafızları’nın eski başkomutanı Muhsin Rızai getirilecek. Zülkadir, eski Konsey Genel Sekreteri Ali Laricani’nin öldürülmesinin ardından Mart 2026’da bu göreve atanmıştı.</p>

<p>Devrim Muhafızları kökenli olan Zülkadir’in güvenlik konseyinin başına getirilmesi, İran’daki savaş koşullarının sivil siyasetçiler aleyhine, askerî ve güvenlikçi kadrolar lehine yeni bir denge oluşturduğu şeklinde yorumlanmıştı. Arapça analizlerde, Laricani’nin ardından Zülkadir’in seçilmesinin konsey içindeki sivil arabuluculuk alanını daralttığı ve devletin sert çekirdeğinin etkisini artırdığı belirtilmişti. Harazi’nin şimdi Zülkadir’in yerine yine Devrim Muhafızları geçmişi bulunan Muhsin Rızai’nin getirileceğini söylemesi, değişikliğin bir sivilleşmeden çok güvenlik bürokrasisi içerisindeki yeni bir güç paylaşımı olabileceği değerlendirmelerine yol açtı.</p>

<h2><strong>Arakçi Müzakere Masasının Dışına mı İtiliyor?</strong></h2>

<p>Harazi’nin en dikkat çekici iddialarından biri de Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin bundan sonraki müzakere süreçlerine müdahil olmayacağı yönündeydi. İran’ın nükleer dosyası ve ABD ile temaslarında öne çıkan Arakçi’nin müzakere masasından uzaklaştırılması, dış politikanın Dışişleri Bakanlığı yerine doğrudan güvenlik kurumları ve dini liderlik makamı tarafından yönetilmesi anlamına gelebilir. Ancak Arakçi’nin görevden alınacağına veya müzakerelerden çıkarıldığına ilişkin İran yönetiminden resmî bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle Harazi’nin sözleri şimdilik doğrulanmamış bir siyasi iddia niteliği taşıyor.</p>

<p>İran yönetimi içerisinde Arakçi’nin rolüne ilişkin tartışmaların da yeni olmadığı biliniyor. Nisan ayında yayımlanan İngilizce haberlerde, Pezeşkiyan ile Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın, Arakçi’nin hükümeti bilgilendirmeden güvenlik çevreleriyle koordineli hareket ettiğini düşündüğü ve dışişleri bakanını görevden uzaklaştırmayı değerlendirdiği öne sürülmüştü. Söz konusu haberlerde Pezeşkiyan’ın, Arakçi’nin hükümetin bakanı gibi değil, Devrim Muhafızları komutanlarının temsilcisi gibi davrandığından şikâyet ettiği iddia edilmişti.</p>

<h2><strong>Zeydabadi’den “Resmî Açıklama Yapın” Çağrısı</strong></h2>

<p>Harazi’nin açıklamaları İran’daki siyasi ve medya çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Gazeteci ve siyasi aktivist Ahmed Zeydabadi, ilgili devlet kurumlarının iddiaların doğru olup olmadığını açıkça ortaya koyması gerektiğini söyledi. İran’ın savaş, ekonomik kriz ve dış politika baskılarıyla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde böylesine ağır iddiaların kamuoyuna taşınmasının siyasi gerilimi artırmaktan başka sonuç doğurmayacağını belirten Zeydabadi, yetkililerin sessiz kalmasının söylentilerin büyümesine ve yeni bir siyasi krizin ortaya çıkmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Zeydabadi ayrıca Harazi’nin geçmişteki tartışmalı açıklamalarını hatırlatarak, reformcuların yönetimde olduğu dönemde muhalif siyasi aktivistleri yatak odalarına girip ağızlarına bomba atmakla tehdit ettiğini söyledi. Böyle bir sicile sahip bir ismin siyasi yeterliliğinin ayrıca tarif edilmeye ihtiyaç bırakmadığını belirten Zeydabadi, buna rağmen açıklamalarda geçen isimlerin ve kurumların kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğu taşıdığını vurguladı. Ona göre İran yönetiminin iddiaları açık biçimde doğrulaması ya da yalanlaması, söylentilerin devlet içerisindeki güven krizini daha fazla derinleştirmesini önlemek açısından zorunlu hâle geldi.</p>

<h2><strong>Cumhurbaşkanı Var, Yetkisi Tartışmalı</strong></h2>

<p>Tahran’da şimdilik Pezeşkiyan’ın 28 kez istifaya kalkıştığı, Zülkadir’in görevden alınacağı veya Arakçi’nin müzakere masasından çıkarıldığı resmen doğrulanmış değil. Ancak bu iddiaların dini liderin ailesine yakınlığıyla bilinen bir isim tarafından dile getirilmesi, İran’daki iç çekişmenin artık kapalı kapılar ardında tutulamadığı yorumlarını güçlendirdi. Seçilmiş cumhurbaşkanının karar süreçlerinde ne kadar etkili olduğu uzun süredir tartışılırken, “Bir daha istifa edersen kabul ederiz” mesajı Pezeşkiyan’a yalnızca görevde kalmasının değil, görevden ayrılmasının da kendisine bağlı olmadığını hatırlatıyor. İran siyasetinin ironisi de burada ortaya çıkıyor: Cumhurbaşkanı 28 kez gitmek istiyor, ancak Tahran’da istifa etmek için bile en üst makamdan izin almak gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak Habertürk</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iranda-gozler-pezeskiyanda-istifa-iddialari-gundemde</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/pezeskiyan.jpg" type="image/jpeg" length="80584"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zekâ uğruna kitap kıyımı: Sahaflardan toplanan milyonlarca eser parçalandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yapay-zeka-ugruna-kitap-kiyimi-sahaflardan-toplanan-milyonlarca-eser-parcalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yapay-zeka-ugruna-kitap-kiyimi-sahaflardan-toplanan-milyonlarca-eser-parcalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ şirketlerinin model eğitiminde kullanmak üzere sahaflardan ve ikinci el kitapçılardan milyonlarca kitabı topladığı, eserleri taradıktan sonra fizikî nüshalarını imha ettiği ortaya çıktı. Sahaflar, sürecin kültürel mirası tehdit eden büyük bir tasfiyeye dönüştüğünü belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnternetteki insan üretimi verinin azalması, yapay zekâ şirketlerini basılı eserlere yöneltti. Avrupa’daki sahaflar ve ikinci el kitapçılar, eski ve baskısı tükenmiş eserlerin toplu siparişlerle satın alındığını, tarandıktan sonra fizikî nüshalarının imha edildiğini bildiriyor.</p>

<h2><strong>Milyonlarca kitap parçalanarak tarandı</strong></h2>

<p>Mahkeme kayıtlarına göre Anthropic, milyonlarca kitabın ciltlerini kestirip sayfalarını endüstriyel tarayıcılardan geçirdi. “Project Panama” adı verilen çalışmada, kitapların yıkıcı yöntemle dijitalleştirilmesi ve sürecin kamuoyundan gizli tutulması hedeflendi.</p>

<p>Almanya, Hollanda, İsviçre ve İspanya’daki sahaflar; akademik, teknik ve dijital nüshası bulunmayan eserler için yüzlerce kitabı kapsayan siparişler aldıklarını aktardı. Kitapların aracılar üzerinden Kuzey Amerika’daki tarama merkezlerine gönderildiği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>Uzmanlar, kitabın metinden ibaret olmadığını; cilt, kâğıt, baskı tekniği, kenar notları ve tarihî izlerin de kültürel mirasın parçası olduğunu vurguluyor. Bu sebeple bazı sahaflar toplu alımları reddetmeye başladı.</p>
</blockquote></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yapay-zeka-ugruna-kitap-kiyimi-sahaflardan-toplanan-milyonlarca-eser-parcalandi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yapay-zeka-kitapss.jpeg" type="image/jpeg" length="55439"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD şişirilmiş bir balon]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-sisirilmis-bir-balon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-sisirilmis-bir-balon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batı’nın parlatılmış vitrini, bu kez yıllardır Amerika hayranlığı üreten sosyal medya çevrelerinin gözlemleriyle çatladı. ABD gezisine çıkan influencerlar; New York’un evsizlik, güvensizlik, uyuşturucu, saldırganlık ve şehir hayatındaki çürüme sebebiyle kendilerinde büyük bir hayal kırıklığı meydana getirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sinema, dizi, reklam ve sosyal medya eliyle yıllardır “özgürlükler ve fırsatlar ülkesi” olarak pazarlanan Amerika’nın cilalı görüntüsü, ülkeyi ziyaret eden influencerların açıklamalarıyla bir kez daha ifşalandı. New York gezilerinin ardından değerlendirmelerde bulunan sosyal medya kullanıcıları, karşılaştıkları manzaranın kendilerine anlatılan Amerika’dan tamamen farklı olduğunu belirtti.</p>

<p>Amerika’nın “şişirilmiş bir balon” olduğunu söyleyen influencerlar, New York’u İstanbul ve Avrupa şehirleriyle karşılaştırarak, “En büyük, en övülen ve en fazla reklamı yapılan şehir bile düşündüğümüzden çok kötüydü. Amerika’ya verilen 10 yıllık vizenin sebebini anladık; insan bir defa gidiyor, ardından bir daha gelmek istemiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>New York’tan ayrılırken bir daha bu şehre dönmek zorunda kalmamayı temenni ettiğini belirten gezginler, Los Angeles ve Miami gibi diğer Amerikan şehirlerini de görmek istemediklerini söyledi. Şehirde kendilerini sürekli tehlike altında hissettiklerini aktaran influencerlar, bilhassa hava karardıktan sonra sokaklardaki atmosferin tamamen değiştiğini dile getirdi.</p>

<p>Açıklamalarda, evsizlerin sayısının yüksekliği kadar saldırgan tavırları da dikkat çekti. Avrupa şehirlerinde de evsizlerle karşılaştıklarını belirten sosyal medya kullanıcıları, New York’taki tablonun çok daha ürkütücü olduğunu, sokaklarda ruh sağlığını kaybetmiş ve uyuşturucu tesiri altında bulunan çok sayıda insanın dolaştığını ifade etti.</p>

<p>Amerikan kültürünü dünyaya pazarlayan dizilerdeki ihtişamlı New York görüntülerinin gerçeği yansıtmadığını söyleyen influencerlar, “Amerika vizesine başvurup vize alamayanlar hiç üzülmesin. Dünyada görülmesi gereken çok daha güzel ve huzurlu yerler var” sözleriyle değerlendirmelerini tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kendi memleketini küçümseyip Batı’nın reklamla parlatılmış hayatına özenenler için bu açıklamalar, çürümüş, her türlü pislik ve cürufun kol gezdiği bölgenin hakiki yüzünü gösteren yeni bir itiraf niteliği taşıdı. Dünyaya refah, güvenlik ve gelişmişlik dersi veren Amerika’nın büyük şehirlerindeki sefalet, korku ve çürüme, vitrinin arkasındaki pisliği bir kez daha gözler önüne serdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-sisirilmis-bir-balon</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/abdevdsizlik.webp" type="image/jpeg" length="29522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yahudiler lobi için para döküyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yahudiler-lobi-icin-para-dokuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yahudiler-lobi-icin-para-dokuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim 2023’ten sonra ABD’de mevzi kaybeden İsrail lobisi, gücünü koruyabilmek için kesenin ağzını açtı. Lobi, son olarak Michigan eyaletinde Demokrat Parti’nin Kongre ön seçimlerini Haley Stevens’ın kazanması için 60 milyon dolardan fazla bütçe ayırdı. Bunun 6,5 milyon doları kara parayla anılan bir kuruluştan geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed">ABD'nin Michigan eyaletinde Demokrat Parti'nin Kongre ön seçimi, adayların politikalarından çok İsrail yanlısı lobi kuruluşu AIPAC'ın (American Israel Public Affairs Committee) seçimlere müdahalesi etrafında şekilleniyor. Siyasi gözlemcilere göre yarış, yalnızca Michigan'daki koltuğun sahibini belirlemeyecek, Demokrat Parti'nin İsrail politikalarının geleceğini de etkileyebilecek bir sınav niteliği taşıyor. Demokrat Parti içerisindeki Filistin yanlısı İlerici Kanat'ın adayı eski halk sağlığı yetkilisi Abdul El-Sayed ile dört dönemdir Temsilciler Meclisi üyesi olan Haley Stevens arasında geçen yarışta, seçim kampanyasının merkezine AIPAC'ın harcamaları oturdu. Federal Seçim Komisyonu (FEC) kayıtlarına göre AIPAC ve ona bağlı siyasi eylem komiteleri (PAC), Stevens'ı desteklemek ve El-Sayed'e karşı yürütülen kampanyalar için 54 milyon doların üzerinde harcama yaptı. Yerel basına göre "Center for Democratic Priorities" adlı karanlık para (dark money) grubu da Stevens lehine yaklaşık 6,5 milyon dolarlık reklam finanse etti. Böylece seçimde harcanan toplam tutar 60 milyon doları aştı.</p>

<h2><strong>TEK KALEMDE 30 MİLYON DOLAR</strong></h2>

<p color="dimmed">AIPAC'ın seçim kolu olan United Democracy Project (UDP) tek başına 30,6 milyon dolarlık harcamayla kendi tarihindeki en yüksek seçim bütçesine ulaştı. Kuruluş, son yıllarda özellikle İsrail'e koşulsuz askeri yardımı eleştiren adayların seçilmesini engellemek amacıyla büyük bütçeli kampanyalar yürütüyor. UDP'nin finansmanının önemli bölümü AIPAC tarafından sağlanırken, fonun geri kalan kısmı İsrail yanlısı milyarder bağışçılardan geliyor. Cumhuriyetçi Başkan Donald Trump'ın destekçilerinden hedge fon yöneticisi Paul Singer, New England Patriots'un sahibi Robert Kraft'ın şirketi Kraft Group, yatırım şirketi yöneticisi Marc Rowan, yatırım bankacısı Blair Frank, eğlence sektörünün önde gelen isimlerinden Haim Saban ve emlak yatırımcısı David Cordish en büyük bağışçılar arasında yer alıyor.</p>

<h2><strong>KARANLIK BİR FİNANS AĞI</strong></h2>

<p color="dimmed">Seçimde AIPAC dışındaki siyasi eylem komiteleri de milyonlarca dolarlık reklam kampanyaları yürütüyor. Bunların önemli bir kısmı bağışçılarını açıklamak zorunda olmayan "kara para" kuruluşları aracılığıyla finanse ediliyor. Uzmanlar, PAC'lerin başka PAC'ler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar üzerinden fonlanmasını, gerçek bağışçıların kimliğini gizleyen iç içe geçmiş bir finansman ağı olarak tanımlıyor. AIPAC dışındaki en büyük harcamayı ise 17 milyon doların üzerinde bütçeyle yeni kurulan "A Stronger Michigan (Daha Güçlü Michigan)" adlı komite gerçekleştirdi. Bu oluşumun finansmanının büyük kısmı, iki partili siyaseti teşvik ettiğini söyleyen Center Forward adlı kâr amacı gütmeyen kuruluştan geliyor. Ayrıca "Michigan Forward 2026" isimli başka bir PAC de bu komiteye kaynak aktardı. Söz konusu PAC ise iş insanı Daniel Lubetzky tarafından finanse edildi.</p>

<h2><strong>YARIŞ ULUSAL REFERANDUMA DÖNÜŞTÜ</strong></h2>

<p color="dimmed">Siyasi analistler, Michigan'daki yarışın artık yalnızca El-Sayed ile Stevens arasındaki bir ön seçim olmaktan çıktığını, İsrail lobisinin Amerikan siyasetindeki etkisi, seçim finansmanında "karanlık para" kullanımı ve Demokrat Parti'nin Ortadoğu politikası üzerine ulusal ölçekte bir referanduma dönüştüğünü değerlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yahudiler-lobi-icin-para-dokuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/lobi-yahudi.webp" type="image/jpeg" length="78356"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Etimesgut Belediyesi'nde yolsuzluk operasyonu: Erdal Beşikcioğlu tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/chpli-etimesgut-belediyesinde-yolsuzluk-operasyonu-erdal-besikcioglu-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/chpli-etimesgut-belediyesinde-yolsuzluk-operasyonu-erdal-besikcioglu-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li Etimesgut Belediyesi'nde yürütülen ihale fesadı ve rüşvet soruşturmasında Belediye Başkanı Erdal Beşikcioğlu dâhil 40 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Beşikçioğlu ve suç ortaklarının karıştığı iddialar, mahallî yönetimlerdeki çürümüşlüğü bir kez daha ortaya çıkardı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Dokuz ilde eş zamanlı baskın düzenlendi</strong></h2>

<p>Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, 9 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Erdal Beşikcioğlu, belediye başkan yardımcıları, birim müdürleri ve belediye iştiraki Etimkent A.Ş. yöneticilerinin de aralarında yer aldığı 55 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüphelilerden, Erdal Beşikcioğlu dâhil 40 kişi hakkında tutuklama kararı verildi. İçişleri Bakanlığı ise tutuklanan Beşikcioğlu'nun geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırıldığını duyurdu.</p>

<h2><strong>Arama yapılan adreslerde çok sayıda evraka el konuldu</strong></h2>

<p>Soruşturma kapsamında belediye görevlileri ile iş ilişkisi bulunan çeşitli firmaların yetkilileri hakkında adlî işlem yapıldı. Polis ekipleri tarafından şüphelilere ait 56 ikamet, 15 iş yeri ve 41 araçta arama ve el koyma işlemleri icra edildi. Dosyada; belediyenin bazı ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı, sahte belgeler tanzim edildiği, otopark kiralama ve imar-ruhsat süreçlerinde haksız kazanç sağlandığı iddiaları yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Suçlamaları reddeden Beşikcioğlu tutuklandı</strong></h2>

<p>Emniyetteki sorgusunda hakkındaki iddiaları kabul etmeyen Erdal Beşikcioğlu, ihale süreçlerinde herhangi bir görev ve yetkisinin bulunmadığını savundu. Adı geçen şirketlerle doğrudan bir temasının olmadığını belirten Beşikçioğlu, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Etimesgut Belediyesi bünyesinde geçtiğimiz Mart ayında da zimmet iddiasıyla ayrı bir soruşturma başlatılmış, Beşikçioğlu söz konusu şikayetin belediye tarafından yapıldığını ifade etmişti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/chpli-etimesgut-belediyesinde-yolsuzluk-operasyonu-erdal-besikcioglu-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 23:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/ebesik.webp" type="image/jpeg" length="75979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere’de 100 binden fazla polisin verileri hacklendi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ingilterede-100-binden-fazla-polisin-verileri-hacklendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ingilterede-100-binden-fazla-polisin-verileri-hacklendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'de devlet kurumlarını hedef alan büyük siber saldırı, emniyet teşkilatında tam anlamıyla bir güvenlik krizine sebep oldu. Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yanı sıra ulusal ajanlarının sistemlerine sızan siber korsanlar, 100 binden fazla emniyet mensubunun gizli verilerini karanlık ağda paylaştı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Kritik kurumlar hedef alındı</strong></h2>

<p>İngiliz basınında yer alan gelişmelere göre; siber saldırganlar Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Ulusal Suç Ajansı (NCA) ve Kraliyet Savcılık Hizmetlerine (CPS) ait sistemlere erişim sağladı. Ele geçirilen veri tabanları üzerinden 100 binden fazla polisin adı, iletişim bilgileri ve görev yerleri forumlara aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hukuki veri tabanı ele geçirildi</strong></h2>

<p>Hackerlar, İngiltere ve Galler'de polisin hukuki destek maksadıyla kullandığı Ulusal Polis Hukuk Veri Tabanı'na (PNLD) da erişim sağladı. Emniyet mensuplarının görev yaptığı yerleri detaylarıyla sızdıran saldırganların "ExfilSquad" isimli siber suç grubu olduğu tahmin ediliyor.</p>

<h2><strong>Sızan veri sayısı yüz binleri buldu</strong></h2>

<p>Ülkede siber güvenlik zafiyeti sadece emniyet birimleriyle sınırlı kalmadı. Geçtiğimiz günlerde Eğitim Bakanlığına yönelik gerçekleşen benzer bir saldırıda, fert ve kurumlara ait 607 bin civarında telefon numarası ile e-posta adresi sızdırılmıştı. Son olayla birlikte İngiliz hükümetinin veri güvenliğini sağlama noktasında ciddi bir acziyet içinde olduğu belgelenmiş oldu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ingilterede-100-binden-fazla-polisin-verileri-hacklendi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 23:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/inghack.webp" type="image/jpeg" length="30941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MİT Başkanı Kalın, Hamas Siyasi Büro Başkanı Hayye ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mit-baskani-kalin-hamas-siyasi-buro-baskani-hayye-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mit-baskani-kalin-hamas-siyasi-buro-baskani-hayye-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, İstanbul'da Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye ve beraberindeki heyetle bir araya geldi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Alınan bilgiye göre görüşmede, Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçiş için hazırlanan yol haritasına değinildi, Hamas'ın bu yol haritasına olumlu yaklaşımının altı çizildi.</p>

<p>İsrail'in yol haritasına cevap vermek yerine Gazze'ye saldırılarını artırmasından duyulan endişenin de dile getirildiği görüşmede, İsrail'in saldırganlığının bir an önce durdurulması için uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Bununla birlikte, İsrail Gazze'deki saldırılarını sürdürürken, Batı Şeria ve Kudüs'te de Filistin halkının haklarını çiğnemeye devam ettiği görüşülen konular arasında yer aldı.</p>

<p>Kalın ile Hamas heyetinin yaptığı görüşmede, İsrail'in bu bölgede yeni illegal yerleşim faaliyetlerinin devam etmesi ve yerleşimci şiddetinin son derece artmış olmasına da dikkat çekildi.</p>

<p>Görüşmede, Gazze'deki insani durum üzerinde de duruldu. Türkiye'nin hem siyasi süreç hem de insani yardımların iyileştirilmesi konusunda Gazze'nin yanında olduğu bir kez daha ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan, Türkiye'nin, İsrail'in Gazze'deki katliamlarını sonlandırması, Batı Şeria ve Kudüs'te Filistin halkının haklarını çiğnemesinin engellenmesi ve insani yardımların artırılması için uluslararası toplumları harekete geçirmek için gösterdiği çabanın altı çizildi.</p>

<p>Görüşmede, Gazze'de barışın sağlanması için Türkiye, Katar ve Mısır'ın ortak çabasına da bir kez daha vurgu yapıldı.</p>

<p>Ayrıca Hamas heyeti, Türkiye'nin Gazze'de barışın sağlanması için bugüne kadar gösterdiği çabalar dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkürlerini iletti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mit-baskani-kalin-hamas-siyasi-buro-baskani-hayye-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 22:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/hayyekalin.webp" type="image/jpeg" length="97240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[The Economist'ten 'İç Denge' analizi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/the-economistten-ic-denge-analizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/the-economistten-ic-denge-analizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiliz The Economist dergisi, Türkiye'deki siyasi dengeleri ve muhalefetin iç dinamiklerini mercek altına aldığı analizinde küresel sermaye medyasının Türkiye üzerindeki oryantalist okumasını bir kez daha sergiledi. Türkiye'nin bölgesel denklemdeki bağımsız hamlelerinden rahatsız olan Batı basını, iç siyasetteki kırılmaları manipüle etme çabasını sürdürüyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Londra merkezli yayın organından iç siyaset okuması</strong></h2>

<p>İngiltere merkezli The Economist dergisi yayımladığı son haber-analizde, Özgür Özel liderliğindeki CHP ve muhalefet bloku içerisindeki gelişmeleri değerlendirerek "Türkiye siyasetinde dengelerin değişmekte olduğu" iddia edildi. Analizde, yargı süreçleri, seçim anketleri ve parti içi dengeler üzerinden Türkiye'nin iç siyasi aritmetiğine dair Batılı perspektiften senaryolar üretildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Küresel sermaye medyasının 'muhalefet mühendisliği'</strong></h2>

<p>Batılı yayın organlarının Türkiye'nin dış politikada bağımsızlaşma adımları attığı, küresel vesayet odaklarına karşı tavır aldığı dönemlerde iç siyasete dönük analizlerini yoğunlaştırması dikkat çekiyor. Siyonist ve anglo-sakson sermayenin yayın organı niteliğindeki mecraların, Türk siyasetindeki aktörleri kendi stratejik çıkarları doğrultusunda konumlandırma gayreti, Batı'nın eski "siyasi mühendislik" alışkanlıklarından vazgeçmediğini gösteriyor.</p>

<p>Türkiye'nin iç siyaseti ve istikbal çizgisi; İngiliz dergilerinin veya küresel tahrifat odaklarının çizdiği parantezlerle değil, bu milletin kendi kökleri, fikrî iradesi ve bağımsızlık şuuruyla tayin olunacaktır.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/the-economistten-ic-denge-analizi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 22:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/theeconomistt.png" type="image/jpeg" length="63551"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karadeniz'de Türk gemisine saldırı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/karadenizde-turk-gemisine-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/karadenizde-turk-gemisine-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'den Rusya'ya taze meyve ve sebze taşıyan Türk Ro-Ro gemisi, Karadeniz'de dron saldırısına uğradı. Saldırıda 3'ü Türk 4 mürettebat yaralandı. Gemi kaptanı saldırının Ukrayna tarafından düzenlendiğini söyledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'den Rusya'ya taze meyve-sebze taşıyan Türkiye'ye ait NADHEZNA adlı Ro-ro gemisine düzenlenen dron saldırısı sonrası yangın çıktı. Saldırıda, 3'ü Türk olmak üzere 4 mürettebat yaralandı. Geminin Samsun'dan Rusya'nın Novorossiysk kentine gitmek üzere olduğu ve TSİ 16.30 sıralarında Novorossiysk'ye 30 deniz mili mesafede saldırı düzenlendiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geminin Kaptanı Yalçın Şahin, saldırının Ukrayna tarafından düzenlendiğini ileri sürerek, saldırıda 6-7 adet dronun kullanıldığını ifade etti. Şahin, yardım beklediklerini, herkesin sağ olduğunu ancak yaralıların bulunduğunu belirtti. Saldırı sonrası çıkan yangına gemideki mürettebat müdahale ederken, bölgede bulunan dronlar nedeniyle Rusya Donanması'nın yardım için gemiye yaklaşmakta güçlük çektiği aktarıldı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/karadenizde-turk-gemisine-saldiri</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 21:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/turkgemisikaradenizsaldiri.webp" type="image/jpeg" length="53125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kültürel yozlaşma projesi tutmadı: Defolup gidiyorlar!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kulturel-yozlasma-projesi-tutmadi-defolup-gidiyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kulturel-yozlasma-projesi-tutmadi-defolup-gidiyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’nun ahlak yapısına ve milli değerlere aykırı tutumlarıyla kamuoyunda sert tepkilerin odağı haline gelen sapkın şarkıcı grubu "Manifest", Türkiye’yi terk etme kararı aldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Teşhirci sapkın grubun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, grup üyelerinin Londra’ya yerleşeceklerini duyurdu.</p>

<p>Müslüman Anadolu insanının yükselen tepkisi karşısında duramayan proje yapı, çareyi yurt dışına kaçmakta buldu. Grubun sergilediği teşhirci sahne şovları, geniş kesimlerin haklı öfkesine sebep olmuştu.</p>

<p>Yaşanan bu gelişmeyi “küresel bir hamle” gibi sunmaya çalışan menajer Tolga Akış ise uluslararası bir yapım şirketiyle anlaşma safhasında olduklarını iddia etti. Grubun gelecek planlarına dair konuşan Akış, "Her şeyin başı hayal etmek ve çalışmak. Yakında yeni bir dönem başlıyor." sözleriyle süreci meşrulaştırma arayışına girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kulturel-yozlasma-projesi-tutmadi-defolup-gidiyorlar</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 21:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/mnfst.webp" type="image/jpeg" length="78566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mütareke ihlaline Ankara’dan tepki: Tel Aviv arabulucu çabaları baltalıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mutareke-ihlaline-ankaradan-tepki-tel-aviv-arabulucu-cabalari-baltaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mutareke-ihlaline-ankaradan-tepki-tel-aviv-arabulucu-cabalari-baltaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Gazze'de varılan mutabakata ve barış planı müzakerelerine rağmen siyonist terör rejiminin sivilleri ve sağlık tesislerini hedef alan kanlı saldırılarını sert bir dille kınadı. Bakanlık açıklamasında, Netanyahu hükümetinin tek amacının Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgeyi topyekûn bir çatışma alanına dönüştürmek olduğu vurgulandı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Mütareke ihlali ve siyonist barbarlık</strong></h2>

<p>Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmî açıklamada, Gazze Barış Planı'nın uygulanmasını sağlayacak yol haritasında mutabakat sağlanmasının hemen ardından İsrail'in 30'dan fazla sivili katletmesi ve hastaneleri hedef alması "Siyonist rejimin barış iradesinden yoksun oluşunun açık bir delili" olarak nitelendirildi.</p>

<p>Açıklamada, Tel Aviv yönetiminin arabulucu ülkelerin diplomatik çabalarını kasıtlı olarak baltaladığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Netanyahu'nun tek amacı Filistinlileri ana yurtlarından sürgün etmek ve Orta Doğu'yu çatışma alanına çevirmektir. İsrail’in yayılmacı ve militarist anlayışına karşı uluslararası toplumun daha kararlı ve güçlü bir tutum sergilemesi artık tarihi bir zorunluluktur."</p>

<h2><strong>Ankara'nın garantörlük rolü</strong></h2>

<p>Tel Aviv'deki siyonist bakanların (Smotrich ve Ben-Gvir kanadı), Gazze'deki uluslararası denetim veya Türkiye'nin muhtemel garantörlük ve istikrar gücü varlığından duydukları rahatsızlık diplomasi kulislerinde öne çıkıyor. İşgalci yönetimin, Türkiye'nin bölgedeki fiilî ve diplomatik denetim mekanizmalarında yer almasını engellemek için mütareke şartlarını ihlal ettiği ve soykırım politikasına devam ettiği değerlendiriliyor.</p>

<p>Siyonist rejimin mütareke süreçlerini dahi katliamlarını meşrulaştırma ve zaman kazanma aracı olarak kullanması şaşırtıcı değildir. Batı emperyalizminin şımarık çocuğu mesabesindeki Tel Aviv cuntasının hukuk söylemlerini ayaklar altına alan bu tutumu karşısında, İslam dünyasının kınama mesajlarının ötesine geçerek fiilî ve yaptırım gücü olan somut adımları hayata geçirmesi kaçınılmazdır.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mutareke-ihlaline-ankaradan-tepki-tel-aviv-arabulucu-cabalari-baltaliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 20:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/israilasker-11.webp" type="image/jpeg" length="90351"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahlak ifsadına yargı freni]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ahlak-ifsadina-yargi-freni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ahlak-ifsadina-yargi-freni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katıldığı bir internet yayınında boynundaki kolyeyi işaret ederek sapkın fantezilerini ve aparatlarını utanmadan sergileyen Bennu Gerede hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milletin değerlerini ve genel ahlakı hedef alan bu aşağılık gösterinin ardından başsavcılık, Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesinde yer alan "müstehcenlik" suçu kapsamında re'sen adli süreç başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak mesele, sadece bu şahsın ferdî hezeyanlarından ibaret değildir. Asıl tehlike; bu ve benzeri tiplerin mantar gibi türemesine çanak tutan, sapkınlığı "özgürlük" kılıfıyla pazarlayan, dijital yayıncılık adı altında ahlakî sınırları paspas eden çürümüş zemindir. Reyting uğruna her türlü lağımı ekranlara taşıyan yapımcılar, bu şahıslara mikrofon uzatarak rezaleti meşrulaştıran medya mecraları ve bu sapkınlara zemin sağlayan sistem bu ahlaksızlıklığın faillerindendir.</p>

<p>Sadece vitrindeki kuklalara soruşturma açmak yetmez; bu kokuşmuş zihniyeti besleyen, içtimaî yapıyı içten içe kemiren ve sapkınlığı bir hayat tarzı gibi sunan yayıncılık iklimi de mahkûm edilmelidir. Kamera karşısına geçip sapkınlığını marifet gibi pazarlamaya kalkan ifsat heveslilerine karşı adli makamların işlem başlatması önemli bir adımdır; ancak bu bataklığı kurutacak nihai irade, o mikrofona ve o zihniyete geçit vermeyen içtimaî barikattır.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ahlak-ifsadina-yargi-freni</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 19:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/b-g.png" type="image/jpeg" length="35937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'nin Afrika'daki yeni aygıtı: Drongo]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/amerikanin-afrikadaki-yeni-aygiti-drongo</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/amerikanin-afrikadaki-yeni-aygiti-drongo" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD, Afrika'daki sömürgeci emellerini sürdürmek gayesiyle kıtaya özel yeni bir psikolojik harp birliği kurdu. Birlik, yalan haber ve manipülasyonlarla Afrika halklarını içeriden karıştırmayı hedefliyor. Bu adım, Vaşington yönetiminin kıtadaki karanlık faaliyetlerini daha da derinleştireceğini gösteriyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Ordusu, 15 Temmuz 2026 tarihinde Afrika kıtasını hedef alan yeni bir psikolojik harekât birliğini resmen faaliyete geçirdiğini duyurdu. "Drongo Bölüğü" olarak da bilinen ve 7. Psikolojik Harekât Taburu’na bağlı olan Delta Bölüğü, Amerika'nın kara kıtadaki planlarının yeni bir ayağını oluşturuyor. Doğrudan 1. Özel Kuvvetler Komutanlığı'na ve nihayetinde ABD Ordusu Özel Harekât Komutanlığı'na bağlı olan bu yapı, esas olarak ABD Afrika Komutanlığı'nın (AFRICOM) sorumluluk sahasındaki algı operasyonlarından mesul olacak. Birliğin benimsediği "Etkilemek ve İkna Etmek" şeklindeki slogan ise projenin niyetini açıkça ortaya koyuyor.</p>

<p>Vaşington yönetimi, bu yeni oluşumu özel harekât kuvvetleri bünyesindeki geniş çaplı bir dönüşümün parçası olarak sunuyor. Yabancı kamuoylarını etki altına alma konusunda güçlenen rakiplerine karşı atılan bu adım, Amerikan ordusunun yabancı halklara yönelik bilgi manipülasyonlarını ve askerî aldatma faaliyetlerini kapsıyor.</p>

<h2><strong>Drongo </strong></h2>

<p>Drongo, Afrika'da yaşayan, diğer kuşların uyarı seslerini taklit ederek onları korkutan ve yiyeceklerini çalan hırsız bir kuş türü olarak biliniyor. ABD ordusu resmî açıklamasında, bu kuşun özelliklerinin, hedef kitlelerin muhakemesini ve davranışlarını manipüle etme misyonuna tam olarak uyduğunu itiraf etti. Taklit ve hırsızlık üzerine kurulu bu misyon, Vaşington’un bölgedeki karakteriyle birebir örtüşüyor. Fort Bragg'de düzenlenen ve komutayı Yüzbaşı Richard Koch'un devraldığı törenle faaliyete geçen birlik, şimdiden büyük soru işaretleri oluşturdu.</p>

<h2><strong>Karanlık noktalar ve hedeflenen faaliyetler</strong></h2>

<p>Afrika Güvenlik ve İstihbarat Uygulamaları Merkezi (ACSIP), ABD'nin bu yeni birliğinin stratejik manasını değerlendiren bir rapor yayınladı. Kurum, Vaşington’un cevaplamaktan kaçındığı hayati soruları gündeme getirdi. Bölükte kaç askerin yer alacağı, faaliyetlerin bütçesi, hangi Afrika ülkelerinin hedef seçileceği, ekiplerin mahallî dilleri bilip bilmediği ve hangi yapay zeka araçlarının kullanılacağı gibi konular sırrını koruyor. Ayrıca, birliğin Amerikan büyükelçilikleri, istihbarat kurumları ve özel şirketlerle nasıl bir ortaklık kuracağı da meçhul.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ACSIP'in tespitlerine göre, bu yapının asıl gayesi Afrika kamuoyunu ve karar alıcı mekanizmaları zehirleyecek bilgileri üretmek ve şekillendirmek. Sahadaki faaliyetler ise şu karanlık başlıkları içeriyor:</p>

<p>- Siyaset, ordu ve din alanlarındaki nüfuzlu şahısların ve ağların tespit edilerek fişlenmesi.</p>

<p>- Radyo, matbuat ve sosyal medya mecraları üzerinden etki kampanyalarının tasarlanması.</p>

<p>- Rakip devletlerin veya silahlı grupların söylemlerine karşı mücadele edilmesi.</p>

<p>- Askerî aldatma operasyonlarının yürütülmesi.</p>

<p>- En tehlikelisi ise, yayılmak istenen fikirlerin yabancı bir ordudan ziyade doğrudan mahallî ortaklar ve fertler üzerinden, sanki Afrika toplumunun içinden çıkmış gibi servis edilmesi.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/amerikanin-afrikadaki-yeni-aygiti-drongo</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/drong.png" type="image/jpeg" length="86801"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görüş: Makine bilmecesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gorus-makine-bilmecesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gorus-makine-bilmecesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gorus-makine-bilmecesi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/makine-bilmecesi.webp" type="image/jpeg" length="39022"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Terörsüz Türkiye' çerçeve yasası imzaya açıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorsuz-turkiye-cerceve-yasasi-imzaya-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorsuz-turkiye-cerceve-yasasi-imzaya-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti TBMM grubu, 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında hazırlıkları süren 'çerçeve yasa' ile ilgili kanun teklifini imzaya açtı. İmza sürecinin tamamlanmasının ardından teklif, TBMM Başkanlığı'na sunulacak]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AK Parti, 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında hazırlıkları süren 'çerçeve yasa' teklifini imzaya açtı. Milletvekillerine gönderilen duyuruda, 'Grup Başkanlığımızca 'Çerçeve Kanun Teklifi'ni tüm milletvekillerimizin eksiksiz imzalamaları kararı alınmıştır. Grup Yönetim Kurulu salonumuzda imzaya açılan teklifi 4 Ağustos 2026 Salı günü saat 17.00'e kadar imzalamanız gerekmektedir' denildi. İmza süreçlerinin tamamlanmasının ardından teklifin, TBMM Başkanlığı'na sunulması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorsuz-turkiye-cerceve-yasasi-imzaya-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/tbmm-7.webp" type="image/jpeg" length="47130"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi 54. sayı çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-54-sayi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-54-sayi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehit Bayram Ali Öztürk Hoca’nın katledilmesi, aradan geçen yıllara rağmen bütün yönleriyle aydınlatılamadı. Kayıp deliller, incelenmeyen HTS kayıtları, çelişkiler ve cevapsız sorular dosyanın yeniden açılmasını zaruri kılıyor. Biz de bu sayımızda, hakikatin ortaya çıkarılması ve faillerin hesap vermesi için meseleyi bütün yönleriyle ele aldık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Takdim</p>

<p>Bazı cinayetler yalnızca bir insanı hedef almaz; bir fikri, bir istikameti ve bir ümidi susturmayı amaçlar. Aradan geçen yıllar, hakikatin üzerini örtemediği gibi vicdanların yükünü de hafifletmez. Bilakis zaman, cevabını bekleyen soruları daha da büyütür.</p>

<p>Türkiye’nin yakın tarihindeki en karanlık hadiselerden biri olan Bayram Ali Öztürk Hoca’nın hunharca katledilmesi, uzun yıllar boyunca “faili meçhul” perdesi arkasında bırakılmak istendi. Oysa kamuoyunun hafızasında bu dosya hiçbir zaman sıradan bir adlî vakıa olmadı. İhmallerin, çelişkilerin ve cevapsız bırakılan hususların gölgesinde, adalet beklentisi her geçen gün daha da güçlendi.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:center"><strong><a href="https://www.aylikbaran.com/product-page/ayl%C4%B1k-baran-dergisi-54-say%C4%B1-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1" rel="nofollow"><span style="color:#c0392b">SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ</span></a></strong></h2>

<hr />
<p style="text-align:center"></p>

<p>Şimdi dosyanın yeniden açılacak olması, hukukî sürecin yeniden işlemesi kadar, hakikatin üzerindeki sis perdesinin aralanması açısından da tarihî bir fırsattır. Gerçek adalet, dosyaların raflardan indirilmesinden ziyade, bütün yönleriyle aydınlatılmasıyla tecelli eder.</p>

<p>Biz, bu sayımızda meseleyi bütün boyutlarıyla yeniden ele alıyoruz. Hadisenin arka planını, bugüne kadar göz ardı edilen ayrıntıları ve cevap bekleyen soruları yeniden gündeme taşıyoruz. Çünkü kanaatimiz odur ki bu, faili meçhul değil, faili meşhur bir cinayettir. Hakikatin üzerini örten perdeler ne kadar kalın olursa olsun, adalet arayışı onları yırtacak kudrete sahiptir.</p>

<p>Bu dosya, geçmişle hesaplaşmanın yanı sıra, sürekli yeni olduğu vurgulanan Türkiye’nin geleceği adına verilecek bir vicdan imtihanıdır.</p>

<h2><strong>İÇİNDEKİLER</strong></h2>

<p>Bir âlimin portresi / Cihat Ruhu Şehitlik Şuuru – Kerim Kulu</p>

<p>Şehit Bayram Ali Öztürk Hoca kimdir?</p>

<p>Av. Hamza Uçan: Bayram Hoca cinayetinin arkasında hücre tipi bir yapı bulunuyor</p>

<p>Av. Kerami Özdemir: Kayıp deliller, incelenmeyen HTS kayıtları... Bu dosya yeniden açılsın</p>

<p>Mehmet Metiner: Bayram Hoca soruşturması yeniden açılmalı</p>

<p>Bayram Ali Hoca'nın sohbetlerinden...</p>

<p>Cumali Hisar: Bayram Ali Öztürk Hoca'nın dosyasını gündemden düşürmeyeceğiz</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Devlet 101 – Yavuz Arslan</p>

<p>MİM Kemal Öke mülakatının ardından bizde kalanlar... – Handan Özduygu</p>

<p>Seküler laik kesimin nasipsizliği ve AHBAP olayı – Murat Akdemir</p>

<p>Ömer Faruk Altay: İslâm ve hilafet merkezli Osmanlı düzeninin tasfiyesinde Sabataycı çevreler önemli rol oynadı</p>

<p>Kumar esareti ve açgözlülük – Taha İnci</p>

<p>İskilipli Atıf Hoca Anıt Mezarı ve Külliyesi – Mehmet Osmanoğlu</p>

<p>Eş-Şîrazî'nin Düstûrü'l-Vüzerâ eserine dair – Ömer Faruk Sakin</p>

<p>Salı̇h Mı̇rzabeyoğlu’nun hı̇kâyecı̇lı̇ğı̇ ve suda boğulan balık - Betül Deniz</p>

<p>Müfredatın Gölgesinde Kalan “Millî Ve Manevî Değerlerimiz” - Eda Topar</p>

<p><img alt="Aylık Baran 54. Sayı Çıktı" height="1415" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/aylik-baran-54-sayi-cikti.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Dergi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aylik-baran-dergisi-54-sayi-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/aylik-baran-dergisi-54-sayi-cikti-s.webp" type="image/jpeg" length="68768"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batı'nın fonlu medyası +90'dan sinsi saldırı: Hedefte yine aile müessesesi var!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/batinin-fonlu-medyasi-90dan-sinsi-saldiri-hedefte-yine-aile-muessesesi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/batinin-fonlu-medyasi-90dan-sinsi-saldiri-hedefte-yine-aile-muessesesi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hedefte yine aile var! Batılı yayıncıların maşası +90 kanalı, cinsiyetsizleştirme ve 'eşitlik' yalanıyla evliliği hesapçı bir şirket ortaklığına dönüştürüyor. Kendi yuvasına hizmeti esaret, yabancı sermayeye hizmeti ise 'özgürlük' sayan bu ağır sömürü düzeni, toplumsal temellerimizi oymaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batılı devletlerin kamu yayıncıları eliyle Türkiye’ye yönelttiği +90 kanalı, aileyi kadın ile erkeğin sürekli hesaplaştığı bir şirket ortaklığına çevirmeye çalışan yayınlarına yenisini ekledi.</p>

<p>Kanalın “Ev işlerini kim yapacak?” başlığıyla yayımladığı içerikte “üretim mühendisi” Ezgi Kılınç Barın’ın, “Ben iş yerinde aynı titizlikle aynı işi bir erkekle yapabiliyorsam, o zaman o da evinde aynı titizliği gösterebilir” sözleri öne çıkarıldı.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><a href="https://www.barandergisi.net/bbc-turkce-simdi-de-anneligi-hedef-aldi">BBC şimdi de anneliği hedef aldı!</a></i></p>
 </li>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><a href="https://www.barandergisi.net/90in-yayin-cizgisi-uyusturucu-fuhus-lgbt">+90’ın yayın çizgisi: Uyuşturucu, fuhuş, LGBT</a></i></p>
 </li>
</ul>

<p>+90, 2019 yılında Almanya’nın Deutsche Welle’si, İngiltere’nin BBC’si, ABD’nin Voice of America’sı ve Fransa’nın France 24 kanalı tarafından Türkçe yayın yapmak üzere kuruldu. VOA’nın kuruluş duyurusunda kanalın özellikle “genç ve etkili” Türkçe konuşan kesimlere ulaşmayı hedeflediği açıkça belirtilmişti. Bugün aile, annelik, cinsiyet, fuhuş ve LGBT üzerinden yürütülen yayınlara bakıldığında hedef kitlenin niçin gençler olarak seçildiği daha berrak biçimde görülüyor.</p>

<h2><strong>Şimdi aile müessesine sardılar!</strong></h2>

<p>+90’ın kurduğu denklem ilk bakışta ev işlerinin paylaşılmasına yönelik masum bir çağrı gibi sunuluyor. Ancak kullanılan dil, eşlerin birbirine yardımcı olmasını aşarak kadın ve erkeğin bütün vazifelerini aynılaştırmayı amaçlıyor. Kadına, “Erkeğin dışarıdaki bütün işlerini yapabilirsin”, erkeğe ise “Kadının ev içindeki bütün vazifelerini aynı biçimde üstlenmelisin” deniliyor.</p>

<blockquote>
<p>+90, iş hayatı ile ev hayatını birbirine karıştırarak aileyi sürekli hesap ve görev paylaşımının yapıldığı bir alana indiriyor. Kadınla erkeği birbirini tamamlayan eşler olmaktan çıkarıp, kimin ne kadar iş yaptığını ölçen iki rakip gibi göstererek evliliğin dayanışma, fedakârlık ve muhabbet zeminini aşındırıyor.</p>
</blockquote>

<p>Erkeğin eşine yardım etmesi aile ahlâkının ve merhametin gereğidir. +90’ın propagandası ise yardımlaşmayı kullanarak kadın ve erkeğe mahsus aslî mesuliyetleri ortadan kaldırmaya yöneliyor. Böylece erkeğin ailesini geçindirme, koruma ve yük üstlenme vazifesi silikleştiriliyor, kadın da evin merkezi ve neslin mürebbiyesi olmaktan uzaklaştırılıyor.</p>

<h2><strong>Patrona hizmet etmenin adı özgürlük oldu</strong></h2>

<p>Kapitalist düzen kadının evindeki emeğini yıllarca “çalışmamak” şeklinde yaftaladı. Çocuk yetiştiren, hastaya bakan, yemek hazırlayan kadın üretimsiz sayıldı. Aynı kadın sabahın erken saatlerinde trafiğe çıkıp bütün gün bir şirketin kârı için çalıştığında “özgür”, “güçlü” ve “bağımsız” ilan edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylece kocasına ve çocuklarına hizmet etmek esaret, patrona hizmet etmek hürriyet olarak pazarlandı. Kadının kendi yuvasında sevgi ve aidiyet içinde verdiği emek küçümsendi. Yabancı bir şirketin hedefleri için ömrünü tüketmesi kariyer adıyla kutsandı. Kadına evinden çıktığı anda hür olacağı söylendi, fakat onu işverenin mesaisine, bankanın borcuna, trafiğin keşmekeşine ve tüketim düzeninin bitmeyen ihtiyaçlarına bağladılar.</p>

<p>Batı’nın kadına sunduğu “özgürlük” tablosunun arkasında bu ağır sömürü düzeni bulunuyor. Kadın evinden koparılıyor, emeği ucuzlatılıyor, bedeni reklam malzemesi yapılıyor, tüketim alışkanlıkları yönlendiriliyor ve bütün bunlar ilerleme olarak sunuluyor. Neticede kadın, kapitalizmin elinde kolayca sevk edilebilen kullanışlı bir köleye dönüştürülüyor.</p>

<h2><strong>Önce kadını çıkardılar, şimdi erkeği eve çekiyorlar</strong></h2>

<p>Kadının iş gücü piyasasına dâhil edilmesiyle aile içindeki vazifeler ortadan kalkmadı. Kadın hem patronun mesaisini hem evin yükünü taşımaya başladı. Kapitalist düzen meydana getirdiği bu çelişkiyi aileyi yeniden tahkim ederek çözmek yerine erkeğin rolünü dönüştürmeye girişti.</p>

<p><i>“Ben dışarıda erkeğin yaptığı işi yapıyorsam, erkek de içeride benim yaptığım her işi yapmalıdır”</i> anlayışı tam olarak bu dönüşümün sloganıdır. Kadın erkeğin dış dünyadaki rolüne çekilirken erkek de evin içine kapatılmak, geçim mesuliyetinden ve koruyucu vasfından uzaklaştırılmak isteniyor.</p>

<blockquote>
<p>Dizilerde, reklamlarda ve sosyal medya içeriklerinde çalışmayan, hedefsiz, beceriksiz, karısının kazancına yaslanan erkek tipi giderek normalleştiriliyor. Ailesinin rızkını temin eden, irade gösteren, koruyan ve sorumluluk alan erkek ise “baskıcı” veya “eski kafalı” olarak gösteriliyor. Bu anlayış erkekliği kaba kuvvetle özdeşleştirip ardından bütünüyle tasfiye etmeye çalışıyor.</p>
</blockquote>

<p>Kadının aslî merkezi evi ve ailesidir. Zaruret, kabiliyet veya toplumun ihtiyaç duyduğu eğitim, sağlık ve ilim gibi sahalar ayrı bir çerçevede ele alınabilir. Her mesleğin kadınlara açılmasını medeniyet ölçüsü saymak, ağır sanayiden askerliğe kadar kadını her alana sürmek, kadına vurulan büyük bir darbedir.</p>

<p>Kadının erkekle aynılaştırılması, fıtratının bozulması ve kadınlığa mahsus hususiyetlerin ortadan kaldırılması demektir.</p>

<h2><strong>Anneliği “tuzak” diye gösteren yayın çizgisi</strong></h2>

<p>Aynı kültürel kuşatma BBC Türkçe üzerinden de yürütülüyor.</p>

<p>Baran Dergisi olarak Mart 2026 tarihli <strong><a href="https://www.barandergisi.net/bbc-turkce-simdi-de-anneligi-hedef-aldi">haberimizde</a></strong> BBC’nin annelik pişmanlığını merkeze alan haberde anneliğin “kaçılamayacak bir tuzak” şeklinde sunulduğu, söz konusu içeriğin BBC’nin Türkçe ve Arapça servislerinde yayımlandığına dikkat çekmiştik. Bu tercih, anneliğin ve ailenin hâlâ güçlü olduğu Türk ve Arap toplumlarına yönelen kültürel müdahalenin mahiyetini açığa çıkarıyor.</p>

<p>Önce kadınlara “Kocana muhtaç olma” deniliyor. Ardından evlilik, ferdî hürriyetin önündeki engel şeklinde sunuluyor. Kariyer hayatın en yüksek gayesi hâline getiriliyor; çocuk sahibi olmak fırsat kaybı, annelik tükenmişlik, ev hanımlığı ise başarısızlık olarak resmediliyor. Kadın evlenmekten, çocuk doğurmaktan ve ailesine bağlanmaktan korkar hâle getiriliyor. Reklamlar, filmler ve diziler aracılığıyla çocuk büyütmek ağır bir yük gibi gösterilirken, “kedi-köpek anneliği” adı altında sahte bir annelik biçimi teşvik ediliyor. Böylece kadının fıtrî annelik duygusu nesilden ve aileden koparılarak tüketim kültürünün zararsız ve kontrol edilebilir bir unsuruna dönüştürülüyor.</p>

<blockquote>
<p>Bu dilin hedefinde Müslüman ailenin temel ölçüleri bulunuyor. İslâm’ın kadına verdiği ulvî annelik makamı, erkeğe yüklediği nafaka ve himaye vazifesi, eşler arasındaki karşılıklı bağlılık Batılı ferdiyetçilik tarafından esaret olarak adlandırılıyor.</p>
</blockquote>

<p>Aile parçalandığında kadın ve erkek tek başına kalıyor. Yalnızlaşan fert ise şirkete, devlete, ekrana ve tüketim piyasasına bütünüyle bağımlı hâle geliyor.</p>

<p><img alt="90In Yayin Cizgisi Uyusturucu Fuhus Lgbt H19898 9463F" height="422" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/90in-yayin-cizgisi-uyusturucu-fuhus-lgbt-h19898-9463f.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<h2><strong>+90’ın sicili</strong></h2>

<p>+90, daha önce uyuşturucuyu, fuhşu “seks işçiliği” adı altında, LGBT ve cinsiyetsizlik propagandasını ise özgürlük söylemiyle normalleştirmeye çalışmıştı.</p>

<p>Bugün de ev hanımlığını küçümseyen, anneliği geri plana iten ve kadınla erkeğin fıtrî vazifelerini birbirine karıştıran yayınlarla aynı çizgiyi sürdürüyor.</p>

<p>Mesele birkaç ev işinin paylaşılması değil, kadını evinden ve annelik merkezinden, erkeği ise geçim, himaye ve mesuliyet makamından uzaklaştırarak Müslüman aileyi içeriden çözme teşebbüsüdür.</p>

<p><strong>Baran Dergisi</strong></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir, Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/batinin-fonlu-medyasi-90dan-sinsi-saldiri-hedefte-yine-aile-muessesesi-var</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/bati-fonlu-medyasi-90dan-sinsi-saldiri.png" type="image/jpeg" length="36147"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mezhepleri ve hadisleri inkar etmenin sonu mürtetliktir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mezhepleri-ve-hadisleri-inkar-etmenin-sonu-murtetliktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mezhepleri-ve-hadisleri-inkar-etmenin-sonu-murtetliktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salt İslâmî ilimleri tahsil etmek, kişiyi hakikate ulaştırmaya kâfi gelmiyor. İlim; din büyüklerine gösterilen edep, haya ve haddini bilme şuuruyla yoğrulmadığında, kibrin karanlık dehlizlerine kapı aralıyor. İhsanı olmadıkları meselelere pervasızca dalarak büyük bir hadsizliğe düşen Dücane Cündioğlu, Talha Hakan Alp ve Mustafa Öztürk gibi isimlerin ibretlik durumu, edepten mahrum bir aklın ne denli tehlikeli olabileceğini gözler önüne seriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İslâmî müktesebatı kibrine kurban ederek inkâra sapan bu isimlerin sergilediği sapkınlığın arkasında, edep ve hayadan yoksun bir hadsizlik yatıyor. İmam-ı Azam, İmam Şâfiî, İmam Mâtürîdî, İmam Eş’arî gibi abideleri, Gazzali, Rabbani, Arabi gibi zatları ve asırlara sâri muhaddis ile müfessir ulemamızı bir celsede silip atma cüreti gösteren bu zihniyetin varacağı yer başından beri bellidir.</p>

<p>Haddini bilmeden, ulemanın mirasına fütursuzca saldıran Mustafa İslamoğlu, Mehmet Okuyan, İhsan Eliaçık ve Mustafa Öztürk çizgisinin, en nihayetinde geleceği yer Dücane Cündioğlu ve Talha Hakan Alp gibi mürtetliktir.</p>

<h2><strong>Kuru aklın putlaştırılması</strong></h2>

<p>Kelâma dalıp oradan felsefeye geçen, İslâm’ın hikmet, irfan ve ilham tarafını kaçıran insan, ayetleri kendi sığ idrakine göre yorumlamaya başlıyor. Anlamadığı yerde ise aynı Batılıların anlamadıklarını inkâr edip yok saymaları gibi, nassı bir kenara atıyor. Nefsânî hevaların ölçü hâline geldiği bu noktada ilim, hakikate götüren bir vasıta olmaktan çıkıp insanın kendi aklını putlaştırdığı bir gösteri alanına dönüşüyor.</p>

<p>Teoman Duralı’nın ifadesiyle:</p>

<blockquote>
<p>Kur'an'ı herkesin okuması şart... Ama anlamak maksadıyla okuyamazsın. Anlamazsın. Yani nasıl ki herkes oturup kalp cerrahı olamazsa, Kur'an'ı anlamak da bir iştir. "Herkes anlar efendim... Türkçeye tercüme edildi çünkü" diyorlar. Kur'an Türkçe'ye tercüme edildi de ne oldu? Bu iş öyle tercümeler, mealler üzerinden olmaz. Meallerden hareketle Kur'an'ı anladığını söyleyen kimse halt etmiştir. Okursun mühendis olursun, cerrah olursun vb... Ama Kur'an'ı anlamak bir ihsandır... Allah'ın ihsanıdır. Herkes o tahsili görerek ona vakıf olamaz.</p>
</blockquote>

<p>Osmanlı yıkılana kadar müfessirlik ve meal işi bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar büyük bir mesuliyet ve haşyetle yürütülürken, Cumhuriyet’le beraber adeta her sokağa bir mealci kampanyası başlatılmış gib mealcilik aldı başını yürüdü.</p>

<h2><strong>“Kur’ân’ı kendi aklımla tefsir ederim” cinayeti</strong></h2>

<p>Üstad Necip Fazıl bu meseleyi muhteşem biçimde izah ediyor:</p>

<p>“Bir insan, ‘Ben Kur’ân’ı kendi aklımla tefsir ederim!’ dese de neticede tefsiri noktası noktasına büyük tefsircininkine uygun çıksa, hareketi yine dinî cinayetlerin en büyüğü olur. Küfür... Kur’ân’ı öz aklı ve anlayışıyla tefsire kalkışmanın küfürde olduğu hadîs ile sabit...”</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu meseleyi biraz daha açık hale getiriyor:</p>

<p>Kur’ân’ın tefsiri belli başlı had ve derecelere kadar mümkündür. En büyük tefsirci, kendisine Kur’ân nazil olan Resûller Resûlü’dür. Ardından sahabilerin büyükleri, daha sonra büyük hâl, takva, ilim, ahlâk ve tahkik ehli gelir. İmam-ı Azam Ebu Hanife ve Kadı Beyzâvî Hazretleri, bu ölçünün iki büyük örneğidir.</p>

<p>Biri itikat ve amelde, diğeri hikmet ve inceliklerde muayyen merhalelere kadar ilerlemiş; ardından haşyetle durmuş ve gerisini Allah’ın namütenâhî esrarına bırakmıştır. Bu tavır, ulemanın acziyetinden kaynaklanmıyor. Hakikat karşısındaki edep, irfan ve haddini bilme şuurundan doğuyor.</p>

<p>Her fert, Kur’ân’ın zahirî mânâsındaki derinlik ve sonsuzluktan dilediği güzelliği devşirebilir. Fakat herkese mahsus, sabit, umumî ve teşhisî tefsir ortaya koymak; büyük ilim ve ahlâkla içtihat makamına erişmiş kahramanların kârıdır.</p>

<h2><strong>Hadis: Büyük ölçü</strong></h2>

<p>Salih Mirzabeyoğlu, hadis ve Sünnet etrafında kurulan büyük ölçü mimarisini şöyle anlatıyor:</p>

<p>“Hadis, O’nun her hareketi, her edası, her tavrı ve hususiyle bütün sözleri... Hattâ sükûtları.”</p>

<p>Allah Resûlü’nün geride bıraktığı aşk, vecd, cehd, hamle, ölçü, usûl, sistem ve titizlik öylesine büyüktür ki İslâm âlimleri, imkânlar âleminin semasında nispet ve kıyas hattı çekilmemiş hiçbir nokta bırakmamıştır. İnsaflı Batı âlimlerinin dahi hayranlık duyduğu bu ölçü mimarisi, Allah Resûlü’nün soluğundan doğmuştur.</p>

<p>Buharî Hazretleri’nin hadisleri toplarken gösterdiği muazzam ilim, ahlâk ve had düsturu bu işin hangi hassasiyetle yürütüldüğünü gösteriyor.</p>

<h2><strong>Meâl meselesi</strong></h2>

<p>Meâl meselesi tefsirden daha az tehlikeli görülmemelidir. Eskiden tefsir vardı; umumî din ilimleriyle meşgul ve irfan sahibi olanlar Kur’ân’ın zahirinden istifade edebiliyordu. Ayrıca meâl diye bir mesele bulunmamasının arkasında, Kur’ân karşısında duyulan büyük haşyet vardı.</p>

<p>İnsan iktidar ve itinasının son haddiyle, tam haşyet ve teslimiyet duygusu içinde hazırlanan meâl, tefsirden daha az tehlikeli olabilir. Haddini bilmeyen meâl ise tefsirden daha vahimdir.</p>

<p>Meâli de tefsir saymak, başıboş tefsire yanaşmamak, zahirî mânâya tam riayet etmek, haşyet ve teslimiyet içinde bulunmak gerekir. Yapılan işin ne olduğunu ve ne ifade ettiğini bilmek yegâne aziz ölçüdür.</p>

<p>Allah’ın ayetlerini ticaret metaı olarak kullananların son moda meâl ve tefsirlerinden her Müslüman, en vahşi çirkinlikten kaçarcasına uzak durmalıdır.</p>

<h2><strong>“Bu dinden ne istiyorsunuz?”</strong></h2>

<p>Gelinen noktada cevap bekleyen temel soru şudur:</p>

<blockquote>
<p>"Bu dinden tam olarak neyi değiştirmek istiyorsunuz? Nasıl bir din tasavvur ediyorsunuz? Sünneti, icmâyı, kıyası ve asırların ilmî birikimini tasfiye ettikten sonra geriye ne kalacak?"</p>
</blockquote>

<p>Ortaya çıkan tablo, dinin aslını muhafaza etmekten ziyade onu sürekli yeniden tanımlama ve dönüştürme arayışını yansıtıyor. Asırlar boyunca oluşan ilmî miras budanıyor, dinin temel kaynakları tartışmaya açılıyor ve İslâm, kişisel yorumlara göre yeniden şekillendirilmeye çalışılıyor.</p>

<h2><strong>Cumhuriyet’in reformcu din siyaseti</strong></h2>

<p>Kemalizmin Batı yanlısı devrimleriyle kurulan Cumhuriyet’in din düşmanlığı doğrudan sürdürülemeyince reformcu çevrelere alan açıldı. İslâm itikadını ifsad maksadıyla ilahiyatlar kuruldu. İmam Hatiplerdeki eğitimde de mezhepsiz-reformist çizgi hâkim hâle getirildi. Kemalist kadrolar, din eğitimini reformist çevrelere emanet etti. Diyanet Teşkilâtı’nda da benzer bir çizgi yürütüldü.</p>

<p>İlahiyat çevrelerinde mezhepsiz fikirler, laik Türkiye Cumhuriyeti tarafından palazlandırıldı. Daha sonra Amerika’nın “ılımlı İslâm” projesi olarak ortaya çıkan FETÖ, Diyanet ve ilahiyat çevrelerinin desteğiyle neşvünema buldu.</p>

<h2><strong>“Bu işin önü safsata, sonu zındıklıktır”</strong></h2>

<p>Müctehid mertebesinde bulunmayanların, müctehidlerin görüşleri arasından nefislerine uygun olanı tercih etmesi heva ve hevesin dine hâkim kılınmasıdır. Müctehid imamların sözlerinden ruhsata uygun olanı seçmenin dinde yeri yoktur.</p>

<p>İmam Ebu İshak el-İsferâyînî bu hususta şu hükmü verir:</p>

<blockquote>
<p>“Bu işin önü safsata, sonu zındıklıktır.”</p>
</blockquote>

<p>Said Ramazan el-Bûtî de mezhepsizliği, İslâm şeriatini tehdit eden en tehlikeli bid’at olarak tarif eder. Muhammed Zahid el-Kevserî’ ise "Mezhepsizlik dinsizliğe köprüdür” der.</p>

<p>İslâm’a karşı açıkça cephe alan bu sapık zihniyet, aslına bakılırsa Haçlı Seferleri'nden beri şekil değiştirerek sürüyor. Müslümanları dışarıdan yıkamayacağını anlayan Batı, içerideki İslâm anlayışını bozmak gayesiyle Oryantalizmi kurmuş ve zehrini içimize zerk etmiştir. Dün Batılıların bizzat icra ettiği bu yıkım projesinin hizmetkârlığını ise bugün kimisi aldıkları ücret karşılığında, kimisi de gönüllü kölelikle günümüzün sapık akımları yapmaktadır. Kendi dar akıllarına sığdıramadıklarını Allah’a, Peygamber’e ve dinimize yakıştıramayan bu zihniyet, İslâm’a sürekli bir inkâr malzemesi taşıyarak dini delik deşik etmeyi, onu soyulmuş, çıplak, kuru ve garip bir şeye dönüştürmeyi gaye ediniyor. Ancak kirli zihinlerinde kurguladıkları bu bozuk anlayışı 'gerçek din'miş gibi pazarlamaya kalkanların karşısında, asırlardır olduğu gibi bugün de Ehl-i Sünnet durmaktadır. Ve bunu da her yönüyle Büyük Doğu-İbda fikriyatı ayakta tutmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Baran Dergisi</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir, Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mezhepleri-ve-hadisleri-inkar-etmenin-sonu-murtetliktir</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/mezhep-hadis-inkar.png" type="image/jpeg" length="67282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="51369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="16459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="51612"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="92010"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="69732"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="77462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="58225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="19556"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="97018"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="99319"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="24440"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="30991"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="74524"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="72218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="98245"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="54240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="59431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="17541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="79784"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="51548"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
