<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2026 17:46:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran ve ABD'den geçici ateşkes anlaşması]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-ve-abdden-gecici-ateskes-anlasmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-ve-abdden-gecici-ateskes-anlasmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistanlı yetkililer, İran ile ABD'nin yeni bir geçici ateşkes anlaşması üzerinde anlaştığını bildirdi. Anlaşmanın taraflara kalıcı bir ateşkes için zaman kazandırmayı amaçladığı ifade edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran'ın ateşkes anlaşmasınI uzatmak için uzlaştığını belirten Pakistanlı kaynaklar, tarafların müzakereleri sürdüreceğini kaydetti. Kaynaklar, yeni anlaşmanın kapsamlı bir barış sağlanması için İran ile ABD'ye zaman kazandıracağını belirtti.</p>

<p>Anlaşma haberinin iki ülke arasındaki tansiyonu düşürmesi beklenirken, İran Sınır Muhafızları Komutanı Tuğgeneral Ali Ekber Cavidan ABD'nin İran'a kara saldırısı düzenleyeceği iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Cavidan, ABD'nin ülkeye kara saldırısı düzenleyeceği yönündeki iddiaları "hayal ürünü" olarak nitelendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ATEŞKES GÖRÜŞMELERİ DEVAM EDECEK</strong></h2>

<p>AA'ya konuya ilişkin bilgi veren arabuluculuk sürecine yakın bir kaynak, tarafların, arabuluculara sürenin uzatılmasına ilişkin onaylarını ilettiğini aktarırken, ateşkesin 17 Ağustos'tan sonra ne kadar süreyle uzatılacağına ilişkin ise taraflarla temasların devam ettiğini dile getirdi.</p>

<p>ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşı sonlandırmak için Washington ile Tahran, 17 Haziran'da İslamabad Mutabakatı'nı imzalamış, mutabakatla nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi belirlenmişti.</p>

<h2><strong>SINIR MUHAFIZLARI TAM HAZIRLIKLI</strong></h2>

<p>Cavidan, ABD'nin ülkeye kara saldırısı planladığına dair iddiaları yorumladı.</p>

<p>Böyle bir ihtimalin olmadığını savunan Cavidan, "Bu tür açıklamalar çoğunlukla hayal ürünüdür ve düşmanlar tarih boyunca bu tür iddiaları birçok kez dile getirmiştir. Düşmanların hareketleri ülkenin otoritesini ve güvenliğini asla sarsamaz." dedi.</p>

<p>ABD ve İsrail'in başlattığı savaşa işaret eden Cavidan, saldırılarda ülkede birçok komutan ve generalin öldüğünü ancak silahlı kuvvetlerin otoritesine, yapısına veya operasyonel kapasitesine hiçbir zarar gelmediğini öne sürdü.</p>

<p>Sınır muhafızlarının herhangi bir saldırıya "tam hazırlıklı" olduğunu dile getiren İranlı komutan, "Ülkenin sınırları güvenli ve istikrarlıdır ve sınır muhafızları konuşlanmıştır. İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırıya izin vermeyeceklerdir." diye konuştu.</p>

<p>ABD, 17 Haziran'da imzalanan mutabakata rağmen 8 Temmuz'da İran'a yeniden saldırılar başlattığı dönemde İran'ın güneyindeki köprüler ve geçitler dahil sivil altyapıyı hedef almıştı. ABD'nin bu eylemlerle İran'a güneyden bir kara saldırısına zemin hazırlamaya çalıştığına dair iddialar uluslararası basında yer almıştı. ABD Başkanı Donald Trump da İran'ın Basra Körfezi'ndeki ana petrol terminali Hark Adası'nı "ele geçirmek" istediğini belirtmişti.</p>

<h2><strong>TAHRAN'DA GÖRÜŞME</strong></h2>

<p>İran ile ABD arasındaki müzakerelerin arabulucusu Pakistan'ın İçişleri Bakanı Muhsin Rıza Nakvi, sabah saatlerinde Tahran'da Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir araya gelmişti. Görüşmede, İran ve Pakistan arasındaki "ayrıcalıklı ilişkileri ve derin bağları" vurgulayan Pezeşkiyan, İran'ın iki ülke arasındaki ilişkileri derinleştirmeye ve siyasi, ekonomik, ticari, kültürel ve güvenlik alanlarında işbirliğini genişletmeye hazır olduğunu dile getirmişti.</p>

<p>Pakistan İçişleri Bakanı Nakvi da Tahran ziyaretinin amacının, İran İçişleri Bakanı İskender Mumini'nin Pakistan'a yaptığı son ziyaret sırasında varılan anlaşmaları ve mutabakatları takip etmek olduğunu söylemişti.</p>

<p><i>Kaynak: Habertürk</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-ve-abdden-gecici-ateskes-anlasmasi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/iran-abd-gecici-anlasma.jpg" type="image/jpeg" length="16771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmanlı mezarlıkları sahipsiz mi? Tarih göz göre göre kayboluyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/osmanli-mezarliklari-sahipsiz-mi-tarih-goz-gore-gore-kayboluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/osmanli-mezarliklari-sahipsiz-mi-tarih-goz-gore-gore-kayboluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı mezarlıkları, bu topraklarda yaşamış insanların isimlerini, ailelerini, mesleklerini, inançlarını ve hayat hikâyelerini bugüne taşıyan büyük bir tarih arşivi. Ancak asırlardır ayakta duran bu hafıza bugün kırılan şahideler, silinen kitabeler, devrilen taşlar ve bakımsızlığa terk edilen hazirelerle göz göre göre kayboluyor. Araştırmacı Abdüssamed Aydın’ın gündeme getirdiği Safiye Hanım’ın mezar taşı ise memleketin dört bir yanında yaşanan bu büyük ihmalin örneklerinden biri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aydın’ın paylaştığı mezar taşında yer alan “esnâ-yı zikirde irtihal eden” ifadesi, Safiye Hanım’ın zikir esnasında vefat ettiğini bildiriyor. Birkaç kelimelik kitabe, asırlar önce yaşamış bir Osmanlı hanımının son anından bugüne ulaşan kıymetli bir kayıt niteliğinde. Taşın üzerindeki satırlar dönemin dilini, inancını, ölüm anlayışını ve insanını anlatırken, bu tarihî vesika bugün aşınarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.barandergisi.net/vidyome/embed/77226" webkitallowfullscreen=""></iframe></p>

<h2><strong>Osmanlı arşivi çürüyor</strong></h2>

<p>Mesele tek bir mezar taşıyla sınırlı kalmıyor. İstanbul Kireçburnu Mezarlığı'nda Osmanlı döneminden kalan çok sayıda mezar taşının kırıldığı ve mezar yerlerinin kaybolmaya başladığı daha önce kamuoyuna yansıdı. 1800'lü yıllardan kalan bazı kabirlerin üzerine yeni mezarların yapıldığı dahi tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Edirnekapı'daki Necatibey Mezarlığı'nda da Osmanlı'nın önemli ailelerinden Dürrizadeler ve Paşmakçızadelere ait tarihî kabirlerin bulunduğu alandaki taşların devrildiği, kitabelerin okunamaz hâle geldiği ve bazı tarihî mezar taşlarının geçmişte duvar malzemesi olarak kullanıldığı da ortaya çıkmıştı.</p>

<p>Osmanlı'ya 88 yıl başkentlik yapan Edirne'de de tablo farklı değil. Beylerbeyi Camii çevresindeki tarihî mezar taşlarının yok olma riski taşıdığı uzmanlar tarafından yıllardır dile getiriliyor. Tokat Erbaa Ulu Camii Haziresi üzerine yapılan akademik araştırmalarda ise bazı Osmanlı mezarlarının tamamen ortadan kalktığı, bazılarının kırıldığı ve ayakta kalan taşların tedbir alınmadığı takdirde aynı akıbete uğrayacağı kayda geçirildi.</p>

<h2><strong>Belediyeler ve ilgili kurumlar neyi bekliyor?</strong></h2>

<p>Ortada cevap bekleyen açık bir soru var: Belediyeler, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve ilgili kurumlar yüzlerce yıllık mezar taşlarının durumunu neden sistemli biçimde takip etmiyor? Şehir meydanlarına, parklara, peyzaj çalışmalarına ve milyonlarca liralık gösterişli projelere bütçe ayrılırken birkaç metre ötedeki ecdat mezarlarının kırılmasına, kitabelerinin silinmesine ve bazılarının bütünüyle ortadan kalkmasına nasıl seyirci kalınabiliyor?</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>“Ecdat” nutukları mezar taşlarını kurtarmıyor</strong></h2>
</section>

<section dir="auto">
<p>Türkiye’de “tarihimize, kültürümüze, ecdadımıza sahip çıkıyoruz” sözleri sıkça tekrarlanıyor. Ancak sahip çıkmanın ölçüsü, geride bırakılan emanete gösterilen ihtimamdır. Osmanlı mezar taşları; sarığı, kavuğu, fesi, motifleri, hattı ve kitabesiyle bir devrin hafızasını taşır. Kişinin mesleğini, ailesini, memleketini, hatta Safiye Hanım örneğinde olduğu gibi son nefesini kayda geçirir.</p>

<p>Kireçburnu, Edirnekapı, Edirne ve Erbaa’daki tahribat ise bu açık hava arşivinin nasıl kaybolduğunu gösteriyor. Kitabelerin kayıt altına alınması, devrilen şahidelerin ayağa kaldırılması ve kırılan taşların onarılması artık ertelenemez bir ihtiyaç. Biz geçmişimizi müzelerde ararken şehirlerimizin ortasındaki tarihî hafıza birer birer siliniyor.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/osmanli-mezarliklari-sahipsiz-mi-tarih-goz-gore-gore-kayboluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/kabirmezar.webp" type="image/jpeg" length="11520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmanlı arşivinden petrol belgesi: Erzurum’daki rezerv 1898’de kayıtlara girmiş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/osmanli-arsivinden-petrol-belgesi-erzurumdaki-rezerv-1898de-kayitlara-girmis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/osmanli-arsivinden-petrol-belgesi-erzurumdaki-rezerv-1898de-kayitlara-girmis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[128 yıllık Osmanlı arşiv belgesi, Erzurum’daki petrol ve neft kaynaklarının Sultan II. Abdülhamid döneminde tespit edildiğini ve işletilmesi için imtiyaz süreci başlatıldığını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve tarih araştırmacısı Taner Özdemir’in dikkat çektiği Osmanlı arşiv belgesi, Erzurum’un petrol tarihine ilişkin önemli bilgiler ortaya çıkardı. Devlet Arşivleri Başkanlığı Yıldız Arşivi’nde bulunan 1898 tarihli belgede, “Erzurum dahilinde zuhur eden petrol ve neft madenleri imtiyazının Ahmed Celaleddin Paşa’ya ihalesine dair” ifadesi yer alıyor.</p>

<h2><strong>Abdülhamid döneminde petrol için imtiyaz süreci</strong></h2>

<p>Hicri 24 Rebîülâhir 1316 tarihini taşıyan belge, Erzurum’daki petrol ve neft yataklarının 19. yüzyılın sonunda Osmanlı Devleti tarafından bilindiğini ve ekonomik olarak değerlendirilmek istendiğini gösteriyor.</p>

<p>Dosyanın merkezinde ise Sultan II. Abdülhamid’in yakınındaki önemli devlet adamlarından Serhafiye Ahmed Celaleddin Paşa bulunuyor. Yıldız Sarayı çevresinde yetişen Ahmed Celaleddin Paşa, padişahın yaverliği ve Osmanlı istihbarat teşkilatının önemli makamlarından serhafiyelik görevlerinde bulunmuştu.</p>

<h2><strong>Pülk petrolüne Alman girişimci talip oldu</strong></h2>

<p>Arşiv kayıtlarında Erzurum Vilayeti’nin Tercan Kazası’na bağlı Pülk köyündeki petrol ve neft madenleri de ayrıntılı biçimde yer alıyor. Ahmed Celaleddin Paşa’nın tavsiyesi üzerine bölgedeki madenlerin işletme imtiyazının Almanya tebaasından Mösyö Şarl Rayzer’e verilmesine yönelik işlemler yürütüldüğü görülüyor.</p>

<p>Hazırlanan evrakların ilgili devlet kurumlarına gönderildiği, konunun Şûrâ-yı Devlet’in gündemine kadar taşındığı ve petrol sahalarının işletilmesine ilişkin şartların belirlendiği kayıtlara yansıdı. Böylece Erzurum petrolü, Osmanlı’nın maden ve ekonomi politikalarının yanında Avrupa sermayesinin de ilgi alanına girmiş oldu.</p>

<h2><strong>Petrolün stratejik önemi erken dönemde fark edilmişti</strong></h2>

<p>19. yüzyılın sonlarında petrolün sanayi ve enerji alanındaki öneminin hızla artmasıyla Osmanlı coğrafyasındaki rezervler de devletin yakın takibine girdi. Sultan II. Abdülhamid döneminde farklı bölgelerdeki petrol kaynaklarının tespiti ve işletilmesi için çalışmalar yürütülürken Erzurum-Pülk sahası bu politikanın dikkat çekici örneklerinden biri oldu.</p>

<p>128 yıllık kayıtlar bugün yeni soruları da gündeme taşıyor. Pülk petrolünün ne kadar süre işletildiği, Alman girişimci Şarl Rayzer’in faaliyetlerinin sonuç verip vermediği ve Erzurum’un başka bölgelerinde hangi petrol ve neft yataklarının tespit edildiği, arşiv belgeleri üzerinden daha kapsamlı araştırılmayı bekliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/osmanli-arsivinden-petrol-belgesi-erzurumdaki-rezerv-1898de-kayitlara-girmis</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/arsiv.jpg" type="image/jpeg" length="64208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şamlı hattat Arşin: Bilgisayar bir eser ortaya çıkarabilir ancak bu eserde ruh yoktur]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/samli-hattat-arsin-bilgisayar-bir-eser-ortaya-cikarabilir-ancak-bu-eserde-ruh-yoktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/samli-hattat-arsin-bilgisayar-bir-eser-ortaya-cikarabilir-ancak-bu-eserde-ruh-yoktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şam'da 41 yıldır hat sanatı icra eden Ferac Arşin, teknolojiye rağmen el yazısının önemini vurgulayarak, bilgisayarın ortaya koyduğu eserlerde ruh olmadığını, hattatın elinden çıkan eserlerde ise ruh hissedildiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şam'ın tarihi Rükneddin Mahallesi'nde bir binanın bodrum katında çalışmalarını sürdüren Arşin, çocukluk yıllarında ilgi duymaya başladığı Arap hat sanatını 41 yıldır profesyonel olarak icra ediyor.</p>

<p>Arşin, bugün bir yandan farklı hat türlerinde eserler ortaya koyarken diğer yandan da gençlere eğitim vererek hat sanatının geleceğe taşınmasına katkı sağlıyor.</p>

<h2><strong>Uluslararası başarılar</strong></h2>

<p>Sanat yaşamı boyunca ulusal ve uluslararası platformlarda düzenlenen yarışmalarda çeşitli başarılara imza atan Arşin, İslam İşbirliği Teşkilatı'na bağlı Araştırma ve Çalışmalar Merkezi'nin 2001 ve 2004 yıllarında düzenlediği organizasyonlarda Suriye'yi temsil etti.</p>

<p>Arşin, Suudi Arabistan'da düzenlenen Arap hat sanatı yarışmasında üçüncülük, üç yıl önce Birleşik Arap Emirlikleri'nde katıldığı organizasyonda ise birincilik elde etti.</p>

<h2><strong>"Her zaman bu ölümsüz sanatı öğrenmeye ve öğretmeye özen gösterdim"</strong></h2>

<p>AA muhabirine konuşan Arşin,1980'de profesyonel olarak Arap hat sanatıyla ilgilenmeye başladığını, hayatı boyunca hattatlığın yanı sıra öğretmenlik de yaptığını söyledi.</p>

<p>Arşin, "Hat sanatını ilk dönemlerde gözlem, kitap ve makalelerin yanı sıra televizyonda yayımlanan programları takip ederek öğrendim. Her zaman bu ölümsüz sanatı öğrenmeye ve öğretmeye özen gösterdim." dedi.</p>

<p>2016 yılında Şam Üniversitesi tarafından takdir plaketiyle ödüllendirildiğini anlatan usta hattat, üniversite öğrencilerine verdiği hat eğitimi deneyimini kendisi için son derece keyifli bir süreç olarak nitelendirdi.</p>

<h2><strong>Teknolojinin hat sanatına etkisi</strong></h2>

<p>Teknolojinin gelişmesiyle insanların el yazısından uzaklaştığına ve bilgisayarlar tarafından üretilen tasarımlara yöneldiğine işaret eden Arşin, dijitalleşmenin hat sanatına etkisini şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<p>"Bilgisayar bir eser ortaya çıkarabilir ancak bu eserde ruh yoktur. Hattat kendi eliyle yazdığında ise harflerinde ve eserin tamamında bir ruh hissedersiniz."</p>

<p>Şam'ın sokaklarında hat sanatının izleri</p>

<p>Şam'ın tarih boyunca çok sayıda sanatçı ve hattata ev sahipliği yaptığını aktaran Arşin, kentin sokaklarında ve özellikle de tarihi yapılardaki süslemelerde Arap hat sanatının izlerinin görüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Arşin, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan Şam'da süslemelerde kullanılan Arap hat sanatının yapılara estetik ve zarafet kattığını dile getirdi.</p>

<h2><strong>Günün her anında kalemini ve araçlarını hazır tutuyor</strong></h2>

<p>Hat sanatının Arap ve İslam medeniyetlerinin yanı sıra Suriye kültürünün de önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Arşin, "Arap hat sanatı alanındaki çalışmalarımız aracılığıyla ülkemizin kültürel mirasını koruyoruz." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günün her anında kalemini ve araçlarını hazır tuttuğunu belirten Arşin, gençlerin hat sanatına olan ilgisinin artmasından memnun.</p>

<h2><strong>Genç sanatçılara "sabır ve irade" çağrısı</strong></h2>

<p>Ancak yeni neslin öncekilere kıyasla daha fazla sabra ihtiyacı olduğunu belirten Arşin, şöyle konuştu:</p>

<p>"Arap hat sanatına ve bu ölümsüz sanata adım atan kişinin büyük bir sabra, iradeye ve öğrenme sevgisine sahip olması gerekir. Öğrenme sevgisi insanı hedefine ulaştırır."</p>

<p>Arşin, gençlerin bu sanatı öğrenirken "tutku, sabır, irade ve öğrenme sevgisine" sahip olmaları gerektiğinin altını çizdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/samli-hattat-arsin-bilgisayar-bir-eser-ortaya-cikarabilir-ancak-bu-eserde-ruh-yoktur</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/f-e-r-r-a-c.jpg" type="image/jpeg" length="81435"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tek parti devrinde türbelere vurulan kilit: 905 türbe kapatıldı, tarihî miras harabiyete terk edildi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/tek-parti-devrinde-turbelere-vurulan-kilit-905-turbe-kapatildi-tarihi-miras-harabiyete-terk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/tek-parti-devrinde-turbelere-vurulan-kilit-905-turbe-kapatildi-tarihi-miras-harabiyete-terk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi-yazar Said Alpsoy, CHP’nin tek parti devrinde türbelere yönelik saldırılarını dönemin hatıratları, gazete kupürleri ve tarih çalışmalarından aktardığı örneklerle anlattı. 1925’te 905 türbenin kapatıldığını belirten Alpsoy; padişah türbelerinden Anadolu’daki veli kabirlerine kadar uzanan yasakların, tarihî eserleri bakımsızlığa ve tahribata sürüklediğini, bazı yerlerde türbe önünde Fatiha okunmasına dahi müdahale edildiğini aktardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet’in ilk yıllarında İslâmî hayatı kamusal sahadan tasfiye etmeye dönük baskıların en ağır cephelerinden birini tekke ve türbelerin kapatılması oluşturdu. Tarihçi-yazar Said Alpsoy, “Bütün Türbeler Kapatılacak” başlıklı yayınında döneme ilişkin çok sayıda kaynak ve hatıratı bir araya getirerek yaşananları anlattı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/wWj3Cus3u1g?si=Kt-akBP0S4J_6ekU" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<p>1925’te çıkarılan düzenlemeler sonrasında Türkiye çapında 773 tekke ile 905 türbe kapatıldı. Kapatılan yerler arasında Anadolu’da halkın hürmet gösterdiği âlim ve velilerin makamlarıyla beraber Fatih Sultan Mehmed, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman gibi Osmanlı padişahlarının türbeleri de yer aldı.</p>

<h2><strong>“Hangi türbeler kapatılacak?” Cevap: “Hepsi”</strong></h2>

<p>Kararın kapsamı 1925’teki Bakanlar Kurulu görüşmelerine ilişkin Hamdullah Suphi Tanrıöver’in hatıralarında açık biçimde görülüyor. Tanrıöver, Mustafa Kemal’e mahalle arasındaki türbelerle Osmanlı padişahları gibi “tarihimizi yapan” şahsiyetlerin türbeleri arasında ayrım yapılıp yapılmayacağını sordu. Verilen cevap tek kelimeydi: “Hepsi.”</p>

<p>Böylece mevcut zulüm birkaç mahallî türbeyle sınırlı tutulmadı. Osmanlı’nın siyasî, askerî ve manevî hafızasını temsil eden kabirler de aynı yasak kapsamına alındı.</p>

<h2><strong>Murad Hüdavendigâr’ın türbesi 17 yıl kilit altında kaldı</strong></h2>

<p>Bursa’daki Sultan I. Murad Hüdavendigâr Türbesi, Batıcı Kemalistlerin saldırılarının misallerinden biri oldu. Münevver Ayaşlı’nın 1942’de gerçekleştirdiği Bursa seyahatine ilişkin hatıratında türbenin sıkı sıkıya kapalı olduğu, camlarının kirden görünmediği, perdelerinin yırtıldığı ve içerinin toz toprak içerisinde kaldığı anlatılıyor.</p>

<p>Türbenin eski görevlisinin verdiği bilgilere göre 1925 öncesinde mekân her gün temizleniyor, gece gündüz nöbetleşe Kur’an-ı Kerim okunuyordu. Kapatma kararının ardından türbedarlar uzaklaştırıldı. Görevliler, “Para pul istemeyiz, bırakınız yine türbeye biz bakalım, temizleyelim” diyerek vazifelerini ücretsiz sürdürmek istedi; buna da izin verilmedi.</p>

<p>Türbedeki ceylan derisine yazılmış Kur’an-ı Kerimler, halılar, seccadeler ve levhalar ameleler tarafından kamyonlara dolduruldu. Nakil sırasında Kur’anların ve kıymetli eşyaların bir kısmının sokaklara düştüğü, bunları halkın topladığı kaydedildi. 1942’ye gelindiğinde türbe tam 17 yıldır kilitliydi. Eski türbedarlar içeri giremedikleri için pencerelerin ardından gizlice Kur’an okuyordu.</p>

<h2><strong>Yabancı devlet adamından Bursa idaresine: “Ayıp, türbe bu halde bırakılır mı?”</strong></h2>

<p>Aynı hatıratta, Yugoslavya’dan gelen bir devlet adamının Bursa seyahatinde Sultan Murad Hüdavendigâr Türbesi’ni görmek istediği belirtiliyor. Türbenin perişan vaziyeti sebebiyle ziyaretin önüne geçilmeye çalışıldı ancak ısrar üzerine kapılar açıldı.</p>

<p>Misafir devlet adamı gördüğü manzara karşısında Bursa valisine, “Ayıp, türbe bu halde bırakılır mı?” diye tepki gösterdi ve Kosova’daki Sultan Murad türbesinin açık ve tertemiz tutulduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Osmanlı padişahının hatırasının o yıllarda Yugoslavya sınırlarında kalan Kosova’da muhafaza edilmesine karşılık Bursa’daki makamının 17 yıl boyunca kilit ve toz içerisinde bırakılması, Kemalist rejimin tarih ve medeniyetimize karşı düşmanlığının göstergelerinden biri oldu.</p>

<h2><strong>Türbe önünde Fatiha okumak bile yasaklandı</strong></h2>

<p>Yasaklar türbe kapılarında da sona ermedi. Sabahattin Zaim’in Bir Ömrün Hikâyesi isimli hatıratında, kapalı ve yıkılmaya yüz tutmuş türbelerin önünde, yol ve caddelerde durarak Fatiha-i Şerif okunmasına dahi müdahale edildiği kaydediliyor.</p>

<p>Dua eden vatandaşların devlet görevlileri tarafından engellendiği, açılan ellerin kapattırıldığı ve türbelerin dışından dua edilmesine dahi müsaade edilmediği anlatılıyor.</p>

<p>Despot Kemalist rejim böylece insanların türbenin içine girmesini yasaklamakla kalmadı; milletin ölmüşlerine dua etmesine kadar uzanan bir baskı sahası oluşturdu.</p>

<h2><strong>Türbeler kilitlendi, tarihî eserler çürümeye bırakıldı</strong></h2>

<p>Türbelerin kapatılmasının ardından yüzlerce yıllık kültür mirası da ciddi tahribata uğradı. İbrahim Hakkı Konyalı’nın kayıtlarında Barbaros Hayreddin Paşa Türbesi’nin perişan hâle geldiği ve yıkılmasının gündeme geldiği, yapılan yayınların ardından bundan vazgeçildiği aktarılıyor. Kemankeş Mustafa Paşa’nın türbesi ve medresesi ise yıkıldı.</p>

<p>Eyüp’te yaşananlar tablonun başka bir yüzünü ortaya koydu. Büyük bir selin ardından kapalı türbelere dolan sularda rahleler, şallar ve yazma Kur’an-ı Kerimler yüzdü. Sular çekildiğinde tarihî eserler çamurun altında kaldı, birçok yazma eser çürüyerek kullanılamaz hâle geldi. Türbelerin kapılarında ise kara kilitler asılıydı.</p>

<p>Bir medeniyetin asırlar boyunca meydana getirdiği eserler, onları koruyacak görevliler uzaklaştırıldıktan sonra suyun, çamurun, hırsızlığın ve bakımsızlığın insafına terk edildi.</p>

<h2><strong>18 yılda türbelere 30 bin, Halkevlerine 60 milyon lira</strong></h2>

<p>1925-1943 arasındaki 18 yılda türbelerin tamiri için toplam 30 bin lira harcandı. Yıllık ortalama rakam 1.667 liranın dahi altında kaldı.</p>

<p>Buna karşılık 1932-1950 yılları arasındaki 18 yıllık dönemde Halkevlerine devlet bütçesinden 60 milyon lira aktarıldı.</p>

<p>Bir tarafta yüzlerce yıllık tarihî yapılar çöküşe bırakılırken diğer tarafta Batıcı Kemalist rejimini ideolojik ve kültürel kurumlarına milyonlarca lira tahsis edildi.</p>

<h2><strong>1931 tarihli gazete: “Kapalı türbelerde sirkat var”</strong></h2>

<p>Bakımsızlığa terk edilen türbelerin içindeki kıymetli eşya da korunamadı. 12 Haziran 1931 tarihli Yarın gazetesinin haberinde “Kasa boş!” başlığı kullanıldı ve “kapalı türbelerde sirkat var” denilerek türbelerdeki hırsızlıklar gündeme getirildi.</p>

<p>Türbeler, yüzyıllar boyunca Müslüman halkın bağışladığı kandiller, halılar, seccadeler, yazma eserler ve sanat değeri yüksek levhalarla donatılmıştı. Kapıların kilitlenmesi ve görevlilerin uzaklaştırılmasıyla bu eserler de savunmasız hâle geldi.</p>

<h2><strong>Bayburt’taki Selçuklu türbesi bir gecede yıkıldı</strong></h2>

<p>Tahribat bazı yerlerde bakımsızlık sınırını da aştı. Osman Turan’ın Türkiye’de Siyasî Buhranın Kaynakları eserinde aktarılan hadiseye göre dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Bayburt ziyareti sırasında halkın hürmet gösterdiği Selçuklu devrine ait bir türbenin yıkılmasını istedi.</p>

<p>Türbe yıkılmadığı takdirde şehrin “haritadan silineceğini” söylediği kaydedilen Kaya’nın emri üzerine tarihî yapı bir gece içerisinde yıkıldı.</p>

<h2><strong>Bir devrin tarih ve medeniyet tasfiyesi</strong></h2>

<p>1925’te 905 türbenin kapısına vurulan kilit, basit bir idarî karar olarak kalmadı. Türbedarlar kovuldu, Kur’an tilaveti kesildi, ziyaretler yasaklandı, tarihî binalar bakımsızlığa terk edildi, yüzlerce yıllık yazmalar ve sanat eserleri çürüdü veya kayboldu. Bazı türbelerin önünde dua edilmesine dahi müdahale edildi.</p>

<p>Fatih’in, Yavuz’un, Kanuni’nin, Murad Hüdavendigâr’ın ve Anadolu’nun dört bir yanında milletin hürmet ettiği âlim ve velilerin kabirlerine uzanan bu zulüm, mukaddesata düşman Kemalist rejimin Osmanlı ve İslâm mirasına yönelik tahribatının en somut örneklerinden biri olarak yakın tarihimizde duruyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/tek-parti-devrinde-turbelere-vurulan-kilit-905-turbe-kapatildi-tarihi-miras-harabiyete-terk-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/turbeler-chp.jpg" type="image/jpeg" length="33170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze’de 120 yataklı sahra hastanesi hizmete açıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazzede-120-yatakli-sahra-hastanesi-hizmete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazzede-120-yatakli-sahra-hastanesi-hizmete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail’in saldırılarıyla sağlık altyapısının büyük ölçüde tahrip edildiği Gazze Şeridi’nin kuzeyinde, 120 yatak kapasiteli Kuzey Sahra Hastanesi hizmete açıldı. Türkiye’nin desteğiyle kurulan hastanenin yaklaşık 500 bin Filistinliye sağlık hizmeti sunması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin Kızılayı tarafından faaliyete geçirilen hastane; acil servis, genel cerrahi, dahiliye, kadın doğum, çocuk hastalıkları ve yenidoğan birimlerinin yanı sıra radyoloji, laboratuvar, eczane ve birinci basamak sağlık hizmetlerini bünyesinde barındırıyor. Hastanede ayrıca iki ameliyathane bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kuzey Sahra Hastanesi, Gazze’nin kuzeyinde aktif olarak hasta kabul eden ve ameliyat imkânı sunan tek sağlık merkezi konumunda. Filistin Kızılayının Gazze’de hizmete aldığı altıncı sahra hastanesi olan tesis, işgal saldırılarının ağır şekilde tahrip ettiği sağlık sisteminin yükünü hafifletmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Filistin Kızılayı, hastanenin kurulması sırasında tıbbi cihaz ve malzemelerin Gazze’ye girişine yönelik kısıtlamaların ciddi güçlük oluşturduğunu, buna rağmen yerel imkânlarla tesisin hizmete hazır hâle getirildiğini açıkladı.</p>

<p>Kaynak: Anadolu Ajansı</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazzede-120-yatakli-sahra-hastanesi-hizmete-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/gazze-hastanes.jpg" type="image/jpeg" length="94220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yahudiler hiçbir yerde istenmiyor!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden katliamın ardından dünyada Yahudilere yönelik öfke büyüyor. Yunanistan’da Filistin’e destek gösterisi düzenleyen eylemciler, eylemi provoke etmeye çalışan Yahudi turistlere tepki göstererek alandan uzaklaştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan’da Filistin’e destek amacıyla düzenlenen protesto sırasında Yahudi turistlerle göstericiler arasında olay çıktı. Eylemin ortasına girerek protestocularla tartışan ve ortamı provoke etmeye çalışan Yahudi bir turist, göstericilerin tepkisiyle karşılaştı. Yaşanan arbedede turist itilerek protesto alanından uzaklaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze’de on binlerce Müslümanın katledilmesi, şehirlerin yerle bir edilmesi ve açlığın bir silah olarak kullanılması, Yahudi işgaline karşı dünya çapındaki öfkeyi büyütüyor. Yunanistan’da yaşanan hadise de Gazze’deki vahşetin ardından Yahudilere yönelik tepkinin Avrupa sokaklarına kadar yayıldığını bir kez daha gösterdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-istenmiyor.webp" type="image/jpeg" length="52164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörsüz Türkiye yasası Meclis’ten geçti: Silah bırakma ve dönüş süreci nasıl işleyecek?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorsuz-turkiye-yasasi-meclisten-gecti-silah-birakma-ve-donus-sureci-nasil-isleyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorsuz-turkiye-yasasi-meclisten-gecti-silah-birakma-ve-donus-sureci-nasil-isleyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki çerçevesini oluşturan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Düzenlemeyle PKK/KCK mensuplarının silah bırakması, başvuruları, soruşturma ve cezaların ertelenmesi ile örgütün üst düzey kadrosuna ilişkin uygulanacak yol haritası belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında uzun süredir gündemde olan düzenleme TBMM Genel Kurulu’ndan geçti. Kanunun uygulama süreci, PKK/KCK’nın silahlı varlığının sona erdiğinin güvenlik birimlerince tespit edilmesi ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesinin ardından başlayacak.</p>

<p>TBMM bünyesinde süreç için daha önce kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu da terör ve şiddet ortamının sona erdirilmesi ile ihtiyaç duyulan hukuki düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla çalışmalar yürütüyordu. </p>

<h2><strong>Silahların yüzde 80’i teslim edilecek</strong></h2>

<p>Aktarılan yol haritasına göre PKK/KCK’nın Kandil dahil mağara ve kamplarını boşaltması, elindeki silahların yanı sıra drone ve haberleşme araçlarını teslim etmesi bekleniyor. Devletin ilgili birimlerinde, teyit aşaması için örgütün silah kapasitesinin yaklaşık yüzde 80’inin teslim edilmiş olması üzerinde durulduğu, bu seviyeye önümüzdeki 2-3 ay içerisinde ulaşılmasının hedeflendiği bildiriliyor.</p>

<p>Silah, mühimmat, patlayıcı, araç ve diğer örgütsel malzemeler kayıt altına alınacak. Teslim işlemlerinin Irak’ta belirlenecek noktalarda gerçekleştirilmesi öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Başvuru için 6 aylık süre</strong></h2>

<p>MGK’nın teyit kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından yasadan yararlanmak isteyen örgüt mensuplarına altı aylık başvuru süresi tanınacak. Türkiye’de bulunanlar Cumhuriyet başsavcılıklarına, yurt dışındakiler ise büyükelçilik ve konsolosluklara şahsen veya avukatları aracılığıyla müracaat edebilecek.</p>

<p>Düzenleme PKK/KCK mensuplarını kapsıyor. Örgüt kurma veya yönetme, üyelik, örgüte yardım, propaganda ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen belirli suçlar ile terörizmin finansmanına ilişkin suçlar kanun kapsamında değerlendirilecek. Teklifin açıklanan çerçevesinde de PKK/KCK’nın fiilî varlığını sona erdirmesi ve silahsızlanmasının güvenlik kurumlarınca tespit edilerek MGK tarafından teyit edilmesi öngörülüyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Öcalan ve kasten öldürme suçları kapsam dışında</strong></h2>

<p>Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar kapsam dışında tutulacak. Bu hüküm nedeniyle Abdullah Öcalan’ın düzenlemeden yararlanamayacağı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Soruşturma ve cezalar ertelenecek</strong></h2>

<p>Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis gerektiren suçlarda soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda ise 10 yıl ertelenecek. Hükümlüler bakımından da infaz ertelemesi uygulanabilecek.</p>

<p>Erteleme döneminde yeniden terör suçu işleyenler hakkında erteleme hükümleri kaldırılacak. Bu süre boyunca dava ve ceza zamanaşımı da işlemeyecek.</p>

<p>Beş yıllık ertelemede iki, 10 yıllık ertelemede üç yıl boyunca bazı siyasi ve kamusal hakların kullanılmasına sınırlama getirilecek.</p>

<h3><strong>Toplu dönüş yapılmayacak</strong></h3>

<p>Yurt dışından Türkiye’ye dönecek örgüt mensupları ile cezaevinden çıkacak kişilerin dosyaları ayrı ayrı incelenecek. Toplu dönüş veya toplu tahliye uygulamasına gidilmeyecek.</p>

<p>Örgütün kurucu ve üst düzey yönetici kadrosu bakımından ise farklı bir yöntem uygulanması planlanıyor. Yaklaşık 250 kişiden oluştuğu belirtilen yönetici kadronun Kandil’den çıkarılarak Irak’ın Süleymaniye kentine yerleştirilmesi ve burada gözetim altında tutulması üzerinde duruluyor.</p>

<p>Böylece Meclis’te kabul edilen düzenlemenin ardından sürecin ağırlık merkezi, PKK/KCK’nın sahadaki silahlı varlığının tasfiyesi ve bunun devlet tarafından teyit edilmesi aşamasına geçmiş oldu.</p>

<p>Kaynak: CNN Türk</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorsuz-turkiye-yasasi-meclisten-gecti-silah-birakma-ve-donus-sureci-nasil-isleyecek</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/pkk-silah.webp" type="image/jpeg" length="95770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da "Sessiz Zarafet" Sergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/istanbulda-sessiz-zarafet-sergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/istanbulda-sessiz-zarafet-sergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Koleksiyoner Mehmet Çebi'nin hat, hilye ve tespihlerden oluşan "Sessiz Zarafet" sergisi, İstanbul'da Tophane Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da "Sessiz Zarafet" adıyla hazırlanan sergi, koleksiyoner Mehmet Çebi'nin hat, hilye ve tespihlerden oluşan seçkisini sanatseverlerle buluşturdu. Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde açılan sergide, farklı kuşaklardan 16 sanatçının geleneksel hat formlarını çağdaş yaklaşımlarla ele aldığı eserler yer alıyor.</p>

<p><img alt="Zarafetsergi" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/zarafetsergi.webp" width="1000" /></p>

<h2><strong>200 tespih ve 90 hat eseri sergileniyor</strong></h2>

<p color="dimmed">Proje Direktörü Metehan Kaptan, sergide yaklaşık 200 tespih ve 90 hat eserinin bulunduğunu belirtti. Hat eserlerinin bir bölümünü hilyelerin, diğer bölümünü ise levhaların oluşturduğunu aktaran Kaptan, eserlerde Kur'an-ı Kerim'den ayetlerin yanı sıra dualar ve dörtlüklerin de yer aldığını söyledi. Sergide klasik hat alanında uluslararası derecelere sahip hattatların modern çalışmaları da ziyaretçilerin karşısına çıkıyor.</p>

<p color="dimmed"><img alt="Sessiz Sergi" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/sessiz-sergi.webp" width="1000" /></p>

<h2><strong>Geleneksel hat çağdaş yorumlarla ele alınıyor</strong></h2>

<p color="dimmed">Seçkide celi sülüs, nesih, kufi, makıli, celi divani, ta'lik ve gubari gibi farklı yazı türleri kullanılarak hazırlanan çalışmalar bulunuyor. Fatiha ve Fetih surelerinin celi sülüsle işlendiği eserlerin yanı sıra Kur'an-ı Kerim'in tamamının gubari şikeste hatla kompozisyona dahil edildiği çalışmalar da serginin öne çıkan parçaları arasında yer alıyor.</p>

<p color="dimmed"><img alt="Zarafet Sergisi" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/zarafet-sergisi.webp" width="1000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tespih sanatının farklı örnekleri görülebilecek</strong></h2>

<p color="dimmed">Serginin tespih bölümünde Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine uzanan ustaların eserleri bulunuyor. Kehribar, mercan, kuka, necef, firuze ve sedef gibi malzemeler kullanılarak hazırlanan tespihler, farklı işçilik ve tasarım anlayışlarını yansıtıyor. Çoğunlukla 33 ve 99 taneli formlarda hazırlanan eserler arasında nadir doğal malzemelerden üretilen örnekler de yer alıyor.</p>

<p color="dimmed"><img alt="Zarafetsergisi Istanbul" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/zarafetsergisi-istanbul.jpeg" width="1000" /></p>

<p color="dimmed">"Sessiz Zarafet" sergisi, 29 Ağustos'a kadar Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde ziyaret edilebilecek. Sergi, her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebilecek.</p>

<p color="dimmed">Kaynak: GZT</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/istanbulda-sessiz-zarafet-sergisi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/zarafetsergsi.webp" type="image/jpeg" length="71567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran Meclisi'nden Hürmüz Boğazı'na ilişkin yasa hazırlığı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-meclisinden-hurmuz-bogazina-iliskin-yasa-hazirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-meclisinden-hurmuz-bogazina-iliskin-yasa-hazirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Hürmüz Boğazı'na ilişkin hazırlanan yeni yasayla, 'düşman' ülkelere ait askeri ve ticari gemilerin İran'ın izni olmadan Basra Körfezi'ne girişinin yasaklanacağını söyledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran resmi haber ajansı IRNA'ye göre, Azizi, Gazeteciler Günü münasebetiyle düzenlenen toplantıda konuya ilişkin açıklamada bulundu.</p>

<p>Azizi, Hürmüz Boğazı'na ilişkin hazırlanan yasanın İran Meclisi tarafından kabul edilmesi halinde, petrol endüstrisinin millileştirilmesinin ardından ülkenin en önemli ve ilerici yasalarından biri olacağını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazırlanan düzenlemeye göre, 'düşman' ülkelere ait hiçbir askeri veya ticari geminin İran'ın izni olmadan Basra Körfezi'ne girmesine izin verilmeyeceğini ifade eden Azizi, yasanın İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol ve yetkisini güçlendirmeyi amaçladığını dile getirdi.</p>

<p>İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Hasan Kaşkavi, 9 Ağustos'taki açıklamasında, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nin güvenliği ve sürdürülebilir kalkınmasının sağlanmasına yönelik kanun taslağının ilgili komisyon tarafından kabul edildiğini duyurmuştu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-meclisinden-hurmuz-bogazina-iliskin-yasa-hazirligi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 23:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/hurmuzb-1.webp" type="image/jpeg" length="62215"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Klasik Arapça kaynakları Türkçeye taşıyan dijital kütüphane Ramisher faaliyete geçti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/klasik-arapca-kaynaklari-turkceye-tasiyan-dijital-kutuphane-ramisher-faaliyete-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/klasik-arapca-kaynaklari-turkceye-tasiyan-dijital-kutuphane-ramisher-faaliyete-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslâm tarihi ve klasik ilimler alanında araştırmalar yürüten akademisyenler ile okurlar için yeni bir başvuru kaynağı erişime açıldı. Ramisher isimli çevrimiçi platform, Arapça telif edilmiş temel eserleri yapay zeka destekli Türkçe tercümeleriyle beraber kullanıcıların ilgisine sunuyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kütüphanenin güncel veri tabanında bin sekiz farklı eser bulunuyor. Sistemdeki üç yüz üç eser halihazırda Türkçeye çevrilmiş biçimde raflarda yer alıyor. Platformun yayına hazırladığı metinlerin boyutu yüz on yedi bin dokuz yüz seksen iki paragrafa ulaşıyor. Eserler kırk ayrı bilim dalına göre kategorize ediliyor. Akaid ve reddiye gibi spesifik alanlardaki önemli kaynaklara doğrudan bu raflar üzerinden ulaşılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Projenin mimarları kullanıcıların ekran karşısındaki deneyimini iyileştiren detaylara odaklandı. Tasarım sürecinde arka plan rengi olarak parşömen tonları tercih ediliyor. Okuma ekranında orijinal Arapça metin ile Türkçe çeviri yan yana duruyor. Klasik hattın estetiğini dijital ortama aktaran özel tipografi ayarları bu düzene eşlik ediyor.</p>

<p>Platform dijital içerik sunumuyla birlikte farklı adımlar da atıyor. Anlaşmalı yayınevlerinin bastığı fizikî kitapların sipariş edilebildiği bir mağaza bölümü sitede faaliyet gösteriyor. Burak Yıldız, Bünyamin Aslan, Muhammed Okçu ve Muhammed Aslan projenin büyümesine katkı sağlayan isimler arasında bulunuyor</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/klasik-arapca-kaynaklari-turkceye-tasiyan-dijital-kutuphane-ramisher-faaliyete-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 22:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/ramisher.webp" type="image/jpeg" length="68789"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin konvoyu İsrail’in ablukasını kırmak için Irak’a girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/filistin-konvoyu-israilin-ablukasini-kirmak-icin-iraka-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/filistin-konvoyu-israilin-ablukasini-kirmak-icin-iraka-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna Hersek’in Srebrenitsa şehrinden yola çıkan uluslararası konvoy, Türkiye ayağını tamamlayarak Habur Sınır Kapısı üzerinden Irak’a geçiş yaptı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>20 ülkeden yüzlerce aktivistin katıldığı organizasyon, terörist İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırıma ve vicdansız ablukaya karşı ümmetin sesi olmak istiyor. Doğu Anadolu halkının büyük bir coşkuyla bağrına bastığı yardım kafilesi, Filistinlilerin yalnız olmadığını tüm dünyaya bir kez daha gösterdi.</p>

<h2><strong>Müslüman Anadolu'dan konvoya destek</strong></h2>

<p>Srebrenitsa’dan yola çıkan Uluslararası Filistin Konvoyu, adım adım hedefine ilerliyor. Gazze’de yaşanan barbarlığa karşı durmak ve  Filistin halkının çığlığına ses vermek amacıyla oluşturulan kafile, Türkiye’deki temaslarını tamamladı. Şırnak, Midyat, İdil, Cizre ve Silopi hattında halkın tekbirleri ve bayraklarıyla karşılanan konvoy, dualar eşliğinde Habur Sınır Kapısı’ndan Irak topraklarına adım attı.</p>

<h2><strong>Hedef terörist İsrail’in ablukasını kırmak</strong></h2>

<p>Yolculuğa katılan eylemciler, zorlu iklim ve seyahat şartlarına rağmen Gazze ve Batı Şeria’ya ulaşma kararlılığında. Konvoy temsilcileri, terörist İsrail’in bölgede uyguladığı soykırımı bütün dünyaya ifşa etmek ve siyonist ablukayı yarmak amacında birleşiyor. Taşınan ambulanslar ve insani yardım malzemeleri, Ürdün hattı üzerinden Batı Şeria ve Gazze’deki Müslümanlara ulaştırılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katılımcılar, Edirne’den Habur’a kadar uzanan hatta Anadolu insanının gösterdiği misafirperverliğin ve kardeşlik ruhunun mücadele azimlerini artırdığını dile getirdi. Kudüs davasını daima canlı tutmayı hedefleyen eylemciler, Gazze'deki Müslümanlar zafere ulaşana dek meydanları ve yolları terk etmeyeceklerini vurguladı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/filistin-konvoyu-israilin-ablukasini-kirmak-icin-iraka-girdi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 22:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/filistinhabur.webp" type="image/jpeg" length="32913"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ekranlardan saçılan kumar zehri ve devletin mesuliyeti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ekranlardan-sacilan-kumar-zehri-ve-devletin-mesuliyeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ekranlardan-sacilan-kumar-zehri-ve-devletin-mesuliyeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanal kumar belası, internet mecralarında kontrolsüzce yayılarak genç nesli ağlarına çekmeye ve cemiyet bünyesinde ağır tahribatlar oluşturmaya devam ediyor. Bu devasa tehlike karşısında kamu otoritesi ise caydırıcı ve katî tedbirler almak yerine sergilediği tutumla âdeta bir acziyet tablosu çiziyor. Devletin bir yandan yasa dışı bahisle mücadele ettiğini söylerken diğer yandan resmî eliyle kumar oynatmaya devam etmesi, bu ahlakî ve maddî çöküşün derinleşmesine sebebiyet veriyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Öte yandan maddî yıkımla başlayan karanlık süreç, evlatlarımızı organize suç çetelerinin elinde birer piyona dönüştürmeye devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kumar çeteleri, fizikî mekânlardan ziyade cep telefonları ve internet vasıtasıyla fertlerin hayatına sızıyor. Kolay erişim imkânları, bilhassa genç nesli doğrudan hedef alıyor. Son aylarda Yeşilay'a yapılan müracaatların yüzde 24 nispetinde artması, felaketin ulaştığı ürkütücü boyutu gösteriyor. İktisadî çöküntünün yanında ailelerin dağılmasına ve fertlerin ruhî bunalımlara sürüklenmesine sebebiyet veren bu illet, cemiyet bünyesinde telafisi imkânsız yaralar açıyor.</p>

<h2><strong>Borç çarkından suç örgütlerinin kucağına</strong></h2>

<p>Kolay para kazanma vaadiyle gençleri ağına düşüren bu sistem, zamanla büyük kayıplara kapı aralıyor. Zararını kapatmak isteyen kişiler daha büyük meblağlarla oynamaya sürükleniyor. Borç yükü yüz binlerce lirayı bulduğunda ise yeni nesil organize çeteler devreye giriyor. Çeteler, borcunu ödeyemeyen gençleri şantajla birer suç aparatına dönüştürerek yakın çevrelerini de bu batağa çekmeye zorluyor. Her yıl Türkiye'den yurt dışına aktarılan 150 milyar dolarlık kirli para, dönen çarkın devasa bir tehdit oluşturduğunu kanıtlıyor.</p>

<p>Uzmanlar, evlatlarında olağan dışı para harcamaları, gizli borçlanmalar ve ekran bağımlılığı tespit eden ailelerin derhal harekete geçmesini tavsiye ediyor. Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına yapılacak ihbarlar ve bağımlılık merkezlerinden alınacak profesyonel destekler, gençlerin bu felaketten muhafazası adına hayatî ehemmiyet taşıyor.</p>

<h2><strong>Legal-illegal çelişkisi</strong></h2>

<p>Fakat mesele sadece siber ihbarlarla veya polisiye tedbirlerle çözülemeyecek kadar derin bir yaradır. Devletin, bir yandan yasa dışı bahis şebekeleriyle mücadele ederken diğer yandan "resmî" adı altında kendi eliyle oynattığı şans oyunlarıyla kumara meşruiyet kazandırmaktan derhal vazgeçmesi gerekmektedir. Millî Piyango ve resmî bahis oyunları gibi devlet kontrolünde yürütülen kumar çeşitleri de aynı felakete zemin hazırlamakta, cemiyeti ahlakî ve iktisadî bir çöküşe sürüklemektedir. Kamu otoritesi hem illegal hem de legal kumara karşı bir an evvel kendine çeki düzen vermeli, bu meşum illetin her türlüsünü eksiksiz bir şekilde yasaklayarak artık kökünü kazımalıdır.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ekranlardan-sacilan-kumar-zehri-ve-devletin-mesuliyeti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 21:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/dijitalkumar.webp" type="image/jpeg" length="45578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin Devlet Başkanı Abbas Ankara'ya geldi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/filistin-devlet-baskani-abbas-ankaraya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/filistin-devlet-baskani-abbas-ankaraya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, iki gün sürmesi planlanan resmi ziyaret kapsamında başkent Ankara'ya ulaştı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin Devlet Başkanı Abbas, havalimanında Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Filistin'in Ankara Büyükelçisi Nasri Ebu Ceyş tarafından karşılandı.</p>

<p>Abbas'ın, ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmesi planlanırken, yapılacak görüşmelerde Filistin ve bölgedeki gelişmelerin yanı sıra iki ülke arasındaki ilişkiler ele alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyarette Abbas'a, Yürütme Komitesi Üyesi Ziyad Ebu Amr, Fetih Merkez Komitesi Üyesi ve İstihbarat Teşkilatı Başkanı Macid Ferec, Diplomatik İşler Danışmanı Mecdi Halidi ve Din İşleri Danışmanı ve Başyargıç Mahmud el-Habbaş'ın da aralarında bulunduğu üst düzey heyet eşlik etti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/filistin-devlet-baskani-abbas-ankaraya-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/mahmudabbas.webp" type="image/jpeg" length="91702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail Filistinli şehitlerin naaşlarını şantaj malzemesi yapıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-filistinli-sehitlerin-naaslarini-santaj-malzemesi-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israil-filistinli-sehitlerin-naaslarini-santaj-malzemesi-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail, Gazze'de şehit ettiği ve zindanlarında katlettiği Filistinlilerin cenazelerini insanlık dışı bir pazarlık kozu olarak elinde tutmaya devam ediyor. Siyonist çete, 1700'e yakın şehit naaşını alıkoyarak gelecekte yapılması muhtemel esir takaslarında üstünlük elde etmeyi hedefliyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Siyonist çeteden naaş gaspı</strong></h2>

<p>İsrail'in, Filistinlilere ait yaklaşık 1700 cenazeyi kirli pazarlıklarında koz olarak kullanmak maksadıyla elinde tuttuğu bildirildi. Haaretz gazetesinin güvenlik kaynaklarına dayandırdığı habere göre, terörist İsrail ordusu ve iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak), gelecekte esir değişimi veya kayıpların bulunması ihtimaline karşı şehitlerin naaşlarına el konulmasını açıkça destekliyor.</p>

<h2><strong>Sivil şehitlerin cenazeleri de alıkonuluyor</strong></h2>

<p>Gasp edilen cenazelerin bir kısmının çatışmalara katılmayan sivillere ait olduğu ifade edildi. Kendi kanunlarını dahi çiğneyen terörist İsrail, hiçbir hukuki temeli olmadan sivillerin naaşlarını elinde tutarak ailelerine teslim etmiyor. Siyonist kabinenin resmî bir kararı bulunmamasına rağmen sürdürülen bu korsan tutum, işgalcilerin kurumsallaşmış ahlaksızlığa sebebiyet veren zihniyetini bir kez daha ifşa ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gözaltı merkezlerinde tutulan naaşlar</strong></h2>

<p>Filistin Millî Kampanyası tarafından yapılan açıklamalarda da benzer bir vahşet dile getirilmişti. Açıklamada, İsrail ordusunun ülkenin güneyindeki Sde Teiman gözaltı merkezinde Gazze'den getirilen en az 1500 Filistinli şehidin naaşını tuttuğu kayıtlara geçmişti.  </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-filistinli-sehitlerin-naaslarini-santaj-malzemesi-yapiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 19:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/sehitnaasfilistin.webp" type="image/jpeg" length="72538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye mahkemesinden Esad hakkında idam kararı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/suriye-mahkemesinden-esad-hakkinda-idam-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/suriye-mahkemesinden-esad-hakkinda-idam-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’de gıyabi yargılama yapan mahkeme, Beşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve kuzeni Necib Atıf hakkında idam cezası verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beşar Esad, 2000 yılında ölen babası Hafız Esad’ın ardından iktidarı devralmış ve ülkeyi 2024 yılının sonuna kadar kanlı bir baskı rejimiyle idare etmişti. 2011 yılında başlayan halk kıyamının ardından ülkenin birçok bölgesinde kontrolü kaybeden katil Esad, Rusya’nın askeri desteği sayesinde ayakta kalabildi. 2024 yılının Aralık ayında Ahmed Şara liderliğindeki güçlerin Şam’a girmesi üzerine iktidarı çöken Esad, çareyi Rusya’ya kaçmakta buldu. Devrik diktatör, ailesiyle birlikte hâlen Moskova’da yaşıyor.</p>

<p>Beşar Esad’ın kardeşi Mahir Esad, rejim döneminde askeri istihbaratın başında bulunuyor ve 4. Zırhlı Tümen’in komutanlığını yürütüyordu. Rejimin çöküşüyle birlikte Irak veya İran’a kaçtığı öne sürülse de nerede olduğu kesin olarak bilinmiyor. Esad’ın kuzeni Necib Atıf ise 2025 yılının Ocak ayında yakalanarak cezaevine gönderildi. Dera bölgesinde güvenlik sorumlusu olan Atıf, binlerce masum insanın tutuklanmasına ve ağır baskılara maruz kalmasına sebebiyet vermişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriye’de devam eden çatışmalar ve rejimin ağır saldırıları neticesinde yarım milyondan fazla Müslüman şehit oldu, milyonlarca insan yerini ve yurdunu terk etmek mecburiyetinde kaldı. Rejimin karanlık zindanlarında kaybettirilen on binlerce kişiden ise hâlen haber alınamıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/suriye-mahkemesinden-esad-hakkinda-idam-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/esadidam.webp" type="image/jpeg" length="72095"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[5816 zulmü devam ediyor! Biri daha ters kelepçeyle gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/5816-zulmu-devam-ediyor-biri-daha-ters-kelepceyle-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/5816-zulmu-devam-ediyor-biri-daha-ters-kelepceyle-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mustafa Kemal hakkında “diktatör” ifadesini kullandığı gerekçesiyle 5816 sayılı kanun kapsamında hakkında işlem yapılan İsmail Çalık, evinden ters kelepçeyle gözaltına alındı.</p>

<p>Çalık’ın çorabını ve ayakkabısını giymesine izin verilmeden evden çıkarıldığı, gözaltı sırasında annesinin işlem yapılmakla tehdit edilerek itilip kakıldığı belirtildi.</p>

<p>Çalık, gözaltı aracında darp ve cebre maruz kaldığını, daha sonra görüştüğü psikoloğun da kendisine “Atamıza karşı gelirsen buralara düşersin” minvalinde ifadeler kullandığını anlattı.</p>

<p>Olay, daha önce şeriata yönelik hakaretleri sebebiyle gözaltına alınan Feyza Altun’un hazırlanmasına ve rujunu sürmesine kadar zaman tanınan gözaltı görüntülerini de yeniden gündeme getirdi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Bu sıradan bir 5816 vakası değil!<br />
İsmail Çalık kardeşimiz mustafa kemale diktatör dediği için evinden yaka paça ters kelepçe alınıyor, ayağına çorabını, ayakkabısını bile giymesine izin verilmiyor. Oysa şeriata küfür eden Feyza Altun rujunu bile sürecek zamanı, anlayışı ve… <a href="https://t.co/tnHiEbht1I" rel="nofollow">pic.twitter.com/tnHiEbht1I</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
— Fırat İsmail İbrahimoğlu (@Firatismail1988) <a href="https://x.com/Firatismail1988/status/2087166695261544902?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 11, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>5816 sayılı kanun yürürlükte tutulduğu, Mustafa Kemal ve Cumhuriyet devrine ilişkin her sert tenkit “hakaret” kapsamına sokulduğu ve bu meselelerin serbestçe konuşulmasına müsaade edilmediği müddetçe yakın tarihin üzerindeki perde kalkmayacaktır.</p>

<p>Bir asırdır resmî tarih anlatısıyla millet kendi geçmişinden uzaklaştırıldı; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş süreci, tartışılması gereken hadiseler ve şahsiyetler dokunulmaz alanlara dönüştürüldü.</p>

<p>Bugün alanında temayüz etmiş tarihçiler dahi belirlenmiş sınırların dışına çıktığında baskı, soruşturma veya linç tehdidiyle karşılaşıyor.</p>

<p>Kendi tarihine bu derece yabancılaştırılan bir toplumdan sağlam bir tarih şuuru ve geçmişinde ne yaşadığını bilmek nasıl beklensin?</p>

<p>Cumhuriyet’in üzerinden bir asır geçmişken hâlâ fikirlerin kanun ve ceza tehdidiyle susturulması, Türkiye’nin aşması gereken en temel meselelerden biri olarak önümüzde duruyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/5816-zulmu-devam-ediyor-biri-daha-ters-kelepceyle-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/5816-zulmu-1.jpg" type="image/jpeg" length="80362"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist Yahudilerin saldırısında bir bacağını kaybeden Gazzeli Cemalat, hayata tutunmaya çalışıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-yahudilerin-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-yahudilerin-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in Gazze'ye yönelik iki yılı aşkın süredir düzenlediği saldırılarda binlerce Filistinli hayatını kaybederken, birçok kişi de uzuvlarını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yarım asırdır Hollywood sineması ve Holokost sahtekarlığı üzerinden kurduğu mağduriyet söylemiyle kamuoyunu yönlendiren terörist Yahudi, Gazze'de sergilediği vahşetle gerçek yüzünü tüm dünyaya göstermeye devam ediyor.</p>

<p>Yıllardır büyük bir titizlikle ördükleri yalan ağı, son üç yılda yaşanan katliamlarla birlikte adeta tuzla buz oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adeta bir turnusol kâğıdı işlevi gören Gazze, yarım asırlık bu manipülasyon duvarını yerle bir ederken insanlık vicdanını da ayağa kaldırdı.</p>

<p>Artık sadece Gazze değil, dünyanın her meydanı Gazze'nin sesi haline geldi; küresel kamuoyu aşağılık Yahudi'nin insanlık için ne kadar büyük bir tehdit olduğunu net bir şekilde görüyor ve bu zulme karşı sesini her geçen gün daha gür çıkarıyor.</p>

<p>Artık Yahudiye dünyada yer yok! Ve Gazze de, Müslümanlar da bunun için yaşıyor.</p>

<p><img alt="İsrail Saldırısında Bir Bacağını Kaybeden Gazzeli Cemalat, Hayata Tutunmaya Çalışıyor9" height="683" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor9.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /><img alt="İsrail Saldırısında Bir Bacağını Kaybeden Gazzeli Cemalat, Hayata Tutunmaya Çalışıyor10" height="683" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor10.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /><img alt="İsrail Saldırısında Bir Bacağını Kaybeden Gazzeli Cemalat, Hayata Tutunmaya Çalışıyor12" height="683" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor12.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /><img alt="İsrail Saldırısında Bir Bacağını Kaybeden Gazzeli Cemalat, Hayata Tutunmaya Çalışıyor8" height="683" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor8.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /><img alt="İsrail Saldırısında Bir Bacağını Kaybeden Gazzeli Cemalat, Hayata Tutunmaya Çalışıyor6" height="683" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor6.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /><img alt="İsrail Saldırısında Bir Bacağını Kaybeden Gazzeli Cemalat, Hayata Tutunmaya Çalışıyor7" height="683" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor7.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /><img alt="İsrail Saldırısında Bir Bacağını Kaybeden Gazzeli Cemalat, Hayata Tutunmaya Çalışıyor4" height="683" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor4.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /><img alt="İsrail Saldırısında Bir Bacağını Kaybeden Gazzeli Cemalat, Hayata Tutunmaya Çalışıyor5" height="680" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor5.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /><img alt="İsrail Saldırısında Bir Bacağını Kaybeden Gazzeli Cemalat, Hayata Tutunmaya Çalışıyor3" height="683" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor3.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /><img alt="İsrail Saldırısında Bir Bacağını Kaybeden Gazzeli Cemalat, Hayata Tutunmaya Çalışıyor 1" height="683" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor-1.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /><img alt="İsrail Saldırısında Bir Bacağını Kaybeden Gazzeli Cemalat, Hayata Tutunmaya Çalışıyor2" height="683" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor2.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /><img alt="İsrail Saldırısında Bir Bacağını Kaybeden Gazzeli Cemalat" height="683" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /><img alt="Thumbs B2 5C78Cff20C2839Db6Ccbdce98Dac71Ee" height="683" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/thumbs-b2-5c78cff20c2839db6ccbdce98dac71ee.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-yahudilerin-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-saldirisinda-bir-bacagini-kaybeden-gazzeli-cemalat-hayata-tutunmaya-calisiyor11.webp" type="image/jpeg" length="38545"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşşar Esed ile kardeşi Mahir Esed ve kuzeni Necib'e idam cezası verildi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bessar-esed-ile-kardesi-mahir-esed-ve-kuzeni-necibe-idam-cezasi-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bessar-esed-ile-kardesi-mahir-esed-ve-kuzeni-necibe-idam-cezasi-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye'de, 2011'de ülke genelinde başlayan protestoların ilk döneminde Dera'daki güvenlik operasyonlarında rol aldığı belirtilen eski yetkili Atıf Necib ile aralarında devrik lider Beşşar Esed'in kardeşi Mahir Esed'in de bulunduğu 7 firari sanık idam cezasına çarptırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şam Dördüncü Ceza Mahkemesi'nde, Beşşar Esed, Mahir Esed ve Esed'in kuzeni Atıf'ın da aralarında olduğu sanıkların yargılanmasında karar çıktı.</p>

<p>Suriye'de, 2011'de ülke genelinde başlayan protestoların ilk döneminde Dera'daki güvenlik operasyonlarında rol aldığı belirtilen eski yetkili Atıf Necib ile aralarında devrik lider Beşşar Esed'in kardeşi Mahir Esed'in de bulunduğu 7 firari sanık idam cezasına çarptırıldı.</p>

<p>Mahkeme başkanı hakim Fahreddin Aryan, soruşturmalar ve tanık ifadelerinin, Atıf Necib'in Suriye'deki protestoların başlamasının ardından Dera'da bazı tutukluların sorgulanmasına müdahil olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Necib'in 2011'de Dera'daki sivillere yönelik güvenlik operasyonunu yönettiğini ifade eden Aryan, mahkemede hazır bulunan Necib'i suçlu bulduğunu ve hakkında idam cezası verdiğini açıkladı.</p>

<p>Suriye resmi haber ajansı SANA'nın aktardığı karar metnine göre, mahkeme ayrıca firari sanıklar devrik lider Beşşar Esed, kardeşi Mahir Esed, Fehd Casım el-Fureyc, Muhammed Eymen Uyuş, Lüey Ali el-Ali, Kusay İbrahim Mehiyub, Vefik Salih Nasır ve Talal Faris el-Asimi'yi "kasten ve taammüden öldürme" ve "ölümle sonuçlanan işkence" suçlarından suçlu bularak idamlarına hükmetti.</p>

<p>Sanıkların söz konusu suçlara ilişkin sorumluluklarının soruşturma ve tanık ifadeleri kapsamında değerlendirildiği belirtildi.</p>

<p>Esed'in kuzeni Atıf Necib dışında diğer sanıklar firari durumda. Beşşar Esed ve kardeşi Mahir Esed, Aralık 2024'teki devrim sırasında yurt dışına kaçmıştı. Suriye yasalarınca mahkemece suçlu bulunan sanıklara idam cezası verilebilir.</p>

<p>Ancak Suriye'de Aralık 2024'teki devrimin ardından başlayan yeni dönemde şu ana kadar hiç idam cezası uygulanmadı.</p>

<h2>Karar, sevinçle karşılandı</h2>

<p>Şam'daki Adliye Sarayı çevresinde toplanan Suriyeliler, Beşşar Esed ve eski rejim yetkilileri hakkında açıklanan idam kararı sonrası sevinç gösterileri düzenledi.</p>

<p>Suriyeliler, açıklanan karar sonrası yaşadıkları sevinci ve duygularını AA muhabirine anlattı.</p>

<p>Suriye'nin Dera kentinde 2011'de başlayan olaylarda yakınlarını kaybeden Adnan Mesalime, devrik rejim yetkilileri hakkında verilen karardan çok memnun olduklarını dile getirdi.</p>

<p>Aralarında Beşşar Esed ile kardeşi Mahir Esed ve kuzeni Atıf Necib'in de bulunduğu eski rejimin bazı yetkililerinin yargılandığı davada sanıklar hakkında verilen idam kararını doğru bulduğunu vurgulayan Mesalime, yargılama sürecinin kesinlikle hukuki usullere uygun yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<h2>“Bu, devrik rejim dönemindeki yargılamalar gibi değildi, gerçek bir yargılamaydı”</h2>

<p>Mesalime, davanın uluslararası denetim ve gözetim altında yürütüldüğünü, insan hakları kuruluşları ile uluslararası örgütlerin duruşmaları takip ettiğini vurguladı.</p>

<p>Davacıların taleplerini sunabildiğini, sanıklara da kendilerini savunma ve tanık gösterme imkanı tanındığını belirten Mesalime, "Bu, devrik rejim dönemindeki mahkemelerde yapılan yargılamalar gibi değildi, gerçek bir yargılamaydı." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Bugün bizim için bayram. Ancak asıl büyük bayram Dera'da”</h2>

<p>Kararın geçiş dönemi adaletinin sağlanması ve mağdurların haklarının teslim edilmesi açısından doğru yönde atılmış bir adım olduğunu söyleyen Mesalime, "Suriye halkına karşı suç işleyenlerin hesap vermesi gerekiyor." diye konuştu.</p>

<p>Dera halkının uzun yıllar büyük zulme maruz kaldığını vurgulayan Mesalime, "Dera halkı bugün çok mutlu. Bugün bizim için bayram. Ancak asıl büyük bayram Dera'da." ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Mahkemenin aldığı karar Dera halkı için çok önemli</h2>

<p>Dera'da 2011'de başlayan olaylarda yakınlarını kaybeden bir diğer Suriyeli olan Ramzi Ebu Nebut da eski rejim yetkilileri hakkında verilen mahkeme kararının geçiş dönemi adaletinin sağlanması açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.</p>

<p>Ebu Nebut, mahkeme sürecinde yasal yargılama usullerinin yerine getirildiğini belirtti.</p>

<p>Dera halkının uzun yıllar zulme maruz kaldığını ve çok sayıda ailenin yerinden edildiğini dile getiren Ebu Nebut, mahkemenin aldığı kararın tüm Suriyeliler, özellikle de Dera halkı için çok önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Ebu Nebut, kararın tüm Suriyelilere adaletin sağlanacağı yönünde bir mesaj vermesini ve mağdurların haklarının teslim edilmesi sürecinin başlangıcı olmasını temenni etti.</p>

<p>AA</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bessar-esed-ile-kardesi-mahir-esed-ve-kuzeni-necibe-idam-cezasi-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/suriyede-mahkeme-devrik-lider-esed-ile-kardesi-mahir-esed-ve-kuzeni-necibe-idam-cezasi-verdi.webp" type="image/jpeg" length="53583"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnanmanın hakikati]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/inanmanin-hakikati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/inanmanin-hakikati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salih Mirzabeyoğlu, ferdin hakikatinden hareketle insanın zaman, şuur, toplum ve ahlâkla münasebetini ele alıyor. Doğru, güzel ve iyinin hangi ölçüye göre tayin edileceğini sorgularken, bütün varlık ve oluşun merkezinde Allah Resûlü’nü işaret ediyor; inanmanın hakikatini ise insanın kendi varlığını idrakinden Allah’a imana uzanan bir çizgide açıklıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>(...) Bedeniyle ve aklıyla zamanın içinde mahpusken, ruhuyla zamanüstü iştiyak taşıyan fert -ki, bu iştiyak vahşinin, böbreğinin olduğunu bilmemesi gibi, bazılarında şuur halinde değildir.-, bu «keyfiyeti» ve hayatın hakikatini ancak ferdî oluşta arayabileceğine göre, bütün insanlık tarihi içindeki derinliğine ve genişliğine insan oluşları, tek fertte tecelli eden hakikatin ve zaman gayesinin temsilcileri olarak, tek ferdin kadrosudurlar. Bu tek fert, topyekûn zaman ve mekânın emrine verildiği, varlığın «yüzüsuyu hürmetine» yaratıldığı, GAYE İNSAN - UFUK PEYGAMBER olarak Allah'ın Sevgilisidir; Hakikat-i Ferdiyye, Ferdin Hakikati... Allah’ın, «Sen olmasan, sen olmasan âlemi yaratmazdım!» buyurduğu, tek tek bütün insanlardaki «varlık ve oluş», «sebep ve netice», «baş ve son», «süreklilik ve süreksizlik» ve bütün bunları toplayan «ân-hâl»in de içinde olduğu tek «ân-hâl»in «sırra ilişik»ligindeki mihrak O; mânâlar âleminin merkezi olmak gereken ruhun mihrakı ve varlığın Allah’a giden yoldaki kemâl ufku O... İşte bütün işlerin «neye göre»si, «nasibi, «ölçü ne»sinin cevabi burada; yoksa ölçü yok... Zaman ölçüsü, medeniyet ölçüsü, iş ölçüsü, kurtuluş ölçüsü, hakikat ve hürriyet ölçüsü, gaye, hedef, araç, her şeyin ölçüsü... Doğruyu mu istiyorsun? Allah ile Resulünün bildirdiği... Güzeli ani istiyorsun? Allah ile Resulünün gösterdiği... İyiyi mi istiyorsun? Allah ile Resulünün öğrettiği...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>İnsan davranışları, hayvandaki içgüdü sını­rından ayrı olarak, şuur içindedir; ve ahlâkî bir keyfiyet belirtir.</p>
</blockquote>

<p>Gerçekleşmelerimiz boyunca olu­şan ahlâk, «kime ve neye göre?» sorularının ce­vabını, O’na nisbetle bulur. Hemen belirtelim ki, son tecritte insanın kendi varlığına inanmasından başka hiçbir tutanak yoktur; kendimi bilmemi bile, inanmaya borçluyum ki, kâfir için de aynı şey!</p>

<p>Ya inanmak niçin ve hakikati ne?</p>

<p>Allah için ve yolu da, Resûlünün bildirdiği ve gösterdiği... İmanın hakikati bu iken, Allah’a imân etmeyen de tersine imân sahibi! «Ben in­ sana inanıyorum» gibi, sümüklü çocuk ağzıyla bitmez tekerlemeler düzenleyenler, hiç olmazsa,bu çerçevede hallerinin izahçısı olabilseler, onlara ha­kikatlerinin hakikatini göstermek kolay iş!</p>

<p>Kâfir de memur olduğu iş üzerinde bedahet hissiyle iş görüyor. Ayrı kaynaklardan gelen fi­kir akımlarının aynı hakikatleri paylaşabilmelerinin başka izahı yok. Eğer, «Her şey Allahtan’dır; O değil» sırrını seziyorsak, ve her şeyin Sevgilisi için varolduğunu gözönünde tutarsak, bütün insanların tek tek, oluşunda gerçekleşen hakikatle­rin müsbetleriyle «hakikatin hakikati olarak O’na nisbetle ve O’nda», her şeyin zıddıyla varolması hakikatiyle menfiliklerin de O’na nisbetle varol­duğunu anlarız.</p>

<p>İnanmanın hakikatini bir de topluca Büyük Doğu Mimarından işaretleyelim;</p>

<p>— «İnanmanın esası, içyüzü, hakikati, Al­lah’a inanmak... Gerisi hakiki inanmanın gölge­leri ve gölgelerinin gölgeleri... İnanmak, O’na inanmak için yaratıldı. Allah, inanmayı, insanla kendi arasında bir açık kapı diye bırakmasaydı, münkir sabahleyin aynada kıravatını bağlarken, gördüğü şeklin kendisi olduğuna bile inanmazdı. İnanmanın ruhu, özü, cevheri, Allah’a İnanmak...»</p>

<p><strong>Bütün Fikrin Gerekliliği, Salih Mirzabeyoğlu, s. 180-182</strong></p>

<p>(Başlık bizim tarafımızdan atılmıştır)</p>

<p><img alt="Bütün Fikrin Gerekliliği Salih Mirzabeyğlu" height="1024" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/butun-fikrin-gerekliligi-salih-mirzabeyglu.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="681" /></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/inanmanin-hakikati</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/inanmanin-hakikati-salih-mirzabeyoglu.png" type="image/jpeg" length="95448"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1950-1951 / Bulgaristan yüz binlerce Türk'ü sınır dışı etti!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/1950-1951-bulgaristan-yuz-binlerce-turku-sinir-disi-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/1950-1951-bulgaristan-yuz-binlerce-turku-sinir-disi-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Komünist Bulgaristan rejimi, 1950’de 250 bin Türk’ü üç ay içinde Türkiye’ye göndermeyi dayattı. Mülksüzleştirme, asimilasyon ve dinî baskılarla vatanlarından koparılan 154 bini aşkın Türk Türkiye’ye sığındı. Zulüm sonraki yıllarda isim değiştirme, Türkçe ve İslâmî hayatı hedef alan zulümle sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Komünist Bulgaristan rejimi, Türk ve Müslüman nüfusu baskı, mülksüzleştirme ve asimilasyon kıskacına aldı. 10 Ağustos 1950’de Türkiye’ye verdiği nota ile 250 bin Türk’ün üç ay içerisinde kabul edilmesini dayatan Sofya yönetimi, binlerce Müslümanı asırlardır yaşadıkları topraklardan kopardı.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Bulgaristan’da iktidarı ele geçiren komünist rejim, ülkedeki Müslüman Türk varlığını sistemli biçimde baskı altına aldı. Türklerin ileri gelenleri ve tahsil görmüş aydınları tutuklandı; tarlaları kooperatifleştirme adı altında ellerinden alındı, Türk okulları ile vakıfları devletleştirildi. Çoğunluğu çiftçilikle geçinen Türkler kendi topraklarında ücretli işçi hâline getirildi. Akademik çalışmalar, rejimin Müslüman-Türk nüfusu sosyalist Bulgar kimliği içerisinde eritmeye yönelik asimilasyon anlayışını açık biçimde ortaya koyuyor.</p>

<p>Zulüm 1950’de büyük bir tehcir hareketine dönüştü. Bulgaristan hükûmeti 10 Ağustos 1950’de Türkiye’ye verdiği nota ile 250 bin Türk’ün üç ay içerisinde kabul edilmesini istedi. Ankara, bu kadar büyük bir nüfusun birkaç ay içerisinde iskân edilmesinin imkânsızlığını bildirirken, Bulgar makamlarının Türklerin mallarını ve paralarını beraberlerinde götürmelerini engellediğini de kayda geçirdi. Türkiye’nin 28 Ağustos tarihli karşı notasında Sofya’nın gerçekleştirmeye çalıştığı hareket açıkça “tehcir” olarak nitelendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hadisenin arkasında Soğuk Savaş hesapları da bulunuyordu. Kullanıma sunduğunuz <i>Tarihin Ruhu</i> kaydında, kolektif çiftliklerin yaygınlaştırılması, işsizliğin azaltılması ve Türkiye ile tarihî-kültürel bağı bulunan Türk nüfusunun Bulgar rejimi tarafından bir güvenlik meselesi olarak görülmesi göç kararının sebepleri arasında sıralanıyor. Aynı kaynak, Türkiye’nin Kore Savaşı’na asker göndermesinin ardından Bulgaristan’ın göçü hızlandırdığını; Sovyet blokunun yüz binlerce insanı kısa sürede Türkiye sınırına yığarak Ankara’yı ekonomik ve iskân bakımından sıkıştırmayı hedeflediği değerlendirmesini aktarıyor. Akademik çalışmalarda da Türkiye’nin Kore Savaşı’ndaki tercihi ile göçün hızlandırılması arasında bağlantı kuran değerlendirmeler yer alıyor.</p>

<p>Sınırdaki manzara ise bu zulmün insanî boyutunu gözler önüne serdi. Bulgar makamları bazı Türk ailelerine ülkeyi terk etmeleri için 48 saat verirken, insanları hayvan taşımakta kullanılan tren vagonlarına bindirerek sınıra sevk etti; mallarını ve hayvanlarını satmalarına yeterli zaman tanımadı. Eylül 1950’de askerî kamyonlarla sınıra getirilen bazı muhacirlerin Kapıkule’den Edirne’ye kadar yürütüldüğü, binlerce insanın barınma ve iaşe sıkıntısı çektiği kayıtlara geçti.</p>

<p>Bulgaristan rejimi hedeflediği 250 bin kişinin tamamını üç ay içerisinde gönderemedi; ancak 1951 sonuna kadar 154 bin 393 kişi Türkiye’ye geldi. Tarihi bilgilere göre büyük göçün yaklaşık 154 bin kişiye ulaştığını aktarıyor. Böylece Balkanlar’daki Müslüman Türklerin yüzyılı aşan sürgün ve muhaceret tarihine yeni bir acı halka eklendi. İnsanlar evlerinden, topraklarından ve doğdukları şehirlerden koparıldı; Bulgaristan’daki komünist rejimin asimilasyon ve tehcir uygulamaları binlerce ailenin hayatında kapanmayan yaralar bıraktı.</p>

<p><strong>Zulüm sürgünle de sona ermedi</strong></p>

<p>Zulüm sürgünle de sona ermedi. Takip eden yıllarda Bulgaristan’daki Türk ve Müslüman kimliğinin tarihî izlerini silmeye yönelik baskılar giderek ağırlaştı. Türkçe eğitim ve yayın hayatı daraltıldı, İslâmî hayat üzerindeki denetim sertleştirildi, camiler ve dinî müesseseler baskı altına alındı; Türkçe yer ve şahıs adları Bulgarlaştırıldı. Bu süreç, 1984-1989 yıllarında Jivkov rejiminin “Yeniden Doğuş Süreci” adı altında yürüttüğü zorla Bulgarlaştırma harekâtıyla en sert safhasına ulaştı. Türklerin isimleri zorla değiştirildi, Türkçe konuşmak, İslâmî isimleri kullanmak ve bazı dinî gelenekleri yaşatmak engellendi. Mezarlıklardaki Türkçe ve İslâmî kitabelere kadar uzanan müdahaleler görüldü. Böylece hedef, insanları vatanlarından sürmenin yanında Bulgaristan’ın asırlık Osmanlı-Türk ve Müslüman hafızasını kamusal hayattan kazımak oldu. 1989’daki yaklaşık 350 bin kişilik büyük göç de onlarca yıl devam eden bu asimilasyon ve baskı zincirinin son büyük neticelerinden biri olarak tarihe geçti.</p>

<h3><strong>Kaynakça</strong></h3>

<p>Pınar, Mehmet. “1950-1951 Bulgaristan’dan Türkiye’ye Göçler ve Demokrat Parti’nin Göçmen Politikası.” <i>Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi</i>, C. XXX, S. 89, Temmuz 2014.</p>

<p>Uzuner, Bedriye. <i>1950-1951 Yıllarında Bulgaristan’dan Türkiye’ye Göçler ve Kırklareli Vilayetine Etkileri.</i> Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, İstanbul, 2019.</p>

<p>Zülkaroğlu, Alper. <i>Bulgaristan’dan Türkiye’ye Göç (1950-1951).</i> Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2010.</p>

<p>Tarihin Ruhu. “Bulgaristan’dan Türkiye’ye Büyük Göç”, 72. Bölüm, TRT arşiv görüntüleri üzerinden hazırlanan program kaydı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/1950-1951-bulgaristan-yuz-binlerce-turku-sinir-disi-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/1950-turkler-goc-etti-bulgaristandanpng.png" type="image/jpeg" length="44122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ekim vicdan sahiplerine hidayet vesilesi oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan soykırımın ardından Filistin halkına destek için dünyanın dört bir yanından harekete geçen vicdan sahipleri, İslâm’la da tanışıyor. Filistin Konvoyu’nun Fransız gönüllüsü Sebastian, Adana’da kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batı Şeria’ya ulaşmak üzere yola çıkan “Filistin Konvoyu”nun Fransız gönüllüsü Sebastian, konvoyun Adana’daki durağında kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu. İslâm’ı seçmesinin ardından “Yusuf” adını alan Fransız gönüllünün ihtidası, konvoydaki gönüllüler tarafından sevinçle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>7 Ekim’in ardından Gazze’de yaşanan soykırım, dünyanın dört bir yanında vicdan sahibi insanların Filistin meselesiyle beraber İslâm’a yönelmesine de vesile oluyor. Yusuf’un ihtidası da Filistin için çıkılan yolculuğun hidayetle neticelenen örneklerinden biri oldu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/gazze-hidayet.webp" type="image/jpeg" length="17001"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin’in Doğu Türkistan’daki vahşetini kamp tanığı anlattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı. Yaşananları, “Kızlara toplu tecavüz ediyorlar. Bayılanları daha çok dövüyorlar” sözleriyle aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İki kez toplama kampına kapatıldı</strong></h2>

<p>1978 Künes doğumlu Ziyawudun, Kazakistan’da yaşarken Doğu Türkistan’a döndüğünde iki kez toplama kampına kapatıldı. İşkence ve ağır kötü muameleye maruz kaldığını belirten Ziyawudun, 2018’de serbest bırakıldıktan sonra yaşadıklarını dünya kamuoyuna anlattı.</p>

<h2><strong>Sayragul Sauytbay: “Kadınlar zorla kısırlaştırılıyordu”</strong></h2>

<p>Bir başka kamp tanığı Sayragul Sauytbay da Doğu Türkistan’daki kamplarda kadınlara yönelik ağır cinsel şiddet ve zorla kısırlaştırma uygulamalarına şahit olduğunu anlattı. Sauytbay, “Birkaç Çinli erkeğin genç bir kadına tecavüz ettiğini gördüm. Kadınlar ilaç ve iğnelerle kendi istekleri dışında kısırlaştırılıyordu” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu tanıklıklar, yaşananların münferit kötü muamele vakalarıyla sınırlı kalmadığını; kadınların bedeni, aile yapısı ve neslin devamı üzerinden yürütülen sistematik bir baskı düzenine işaret ettiğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>Kalbinur Sıdık: “Çığlık sesleri hâlâ aklımda”</strong></h2>

<p>Kamplarda yaşananlara ilişkin bir diğer ağır tanıklık ise Kalbinur Sıdık’tan geldi. Sıdık, tutuklulara elektroşokla işkence uygulandığını belirterek, “Elektro şok cihazlarıyla mahrem yerlerine zarar veriyorlar. Çığlık sesleri hâlâ aklımda” sözleriyle yaşananları aktardı.</p>

<p>Birden fazla kamp tanığının birbirini tamamlayan anlatımları, Doğu Türkistan’daki baskının mahiyetini daha da ağırlaştırıyor. Tecavüz, işkence, zorla kısırlaştırma ve insan onurunu hedef alan uygulamalar, kamplardaki düzenin en karanlık yüzünü oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Türklere yönelik zulmün günümüzdeki halkası: Doğu Türkistan</strong></h2>

<p>Trablusgarp’tan Balkanlar’a, Kırım ve Ahıska sürgünlerinden Hocalı’ya kadar Türkler tarih boyunca büyük katliam ve sürgünlere maruz kaldı. Bugün Doğu Türkistan, Türk ve Müslüman kimliğine yönelik sistematik baskının sürdüğü başlıca coğrafyalardan biri.</p>

<h2><strong>Dünya sessiz</strong></h2>

<p>Kamplardan kurtulanların tanıklıkları ve yayımlanan raporlara rağmen birçok devlet, Çin’le ekonomik ve siyasî ilişkilerini önceleyerek Doğu Türkistan’daki zulme karşı sessiz kalıyor.</p>

<p>Ziyawudun, Sauytbay ve Sıdık’ın anlattıkları, Doğu Türkistanlı Müslüman kadınların yaşadığı dehşeti bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Bu tanıklıkların unutulması ise zulmün üzerinin örtülmesine ve Pekin yönetiminin baskı düzeninin sürmesine hizmet ediyor.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/cin-zulium.jpg" type="image/jpeg" length="29893"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="45460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="63466"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="35611"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="72967"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="63986"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="70431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="88262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="33559"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="30789"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="24119"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="19122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="45073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="76040"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="46008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="28746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="57340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="45325"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
