<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 15 Jun 2026 18:49:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da "Baby Boomer" alarmı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/almanyada-baby-boomer-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/almanyada-baby-boomer-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alman Ekonomi Enstitüsü (IW) araştırmasına göre Almanya'da 'Baby Boomer' kuşağının emeklilik çağına gelmesiyle birlikte, 2036 yılına kadar iş gücü piyasasında 4,3 milyon kişilik açık yaşanacağı tahmin ediliyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Alman Ekonomi Enstitüsü (IW), 'Baby Boomer Kuşağı Emeklilik Yaşına Geliyor' başlıklı araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Araştırma, gelecek yıllarda istihdama katılacak genç nüfusun, emekli olacak yaşlı nüfusu karşılamaktan uzak olduğunu ve ülkeyi ciddi bir iş gücü kriziyle karşı karşıya bırakacağını ortaya koydu.</p>

<p>IW'nin güncel nüfus öngörülerine göre, yüksek doğum oranına sahip olan Baby Boomer (1946-1964) kuşağının son temsilcilerinin de emeklilik yaşına ulaşacağı 2036 yılına kadar, çalışma çağındaki nüfus yaklaşık 4,3 milyon kişi azalacak. Bu durum, Alman iş gücü piyasasının daha önce tahmin edilenden çok daha sert darbe alacağını gösterdi. IW, sadece iki yıl önce yaptığı tahminde bu açığı 3 milyon olarak öngörmüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öngörülerin daha karamsar bir hal almasının temel sebebi ise ülke nüfusunun beklenenden çok daha erken küçülmeye başlaması gösterildi.</p>

<p>Almanya'da 1946-1964 yıllarında doğan ve 'Baby Boomer' olarak adlandırılan nüfus yaklaşık 20 milyon kişiyi buluyor. Bu nüfusun yaklaşık 5 milyonu 67 yaş sınırını aşmış durumda. Geri kalan kısmın ise 2036 yılına kadar kademeli olarak emekli olması bekleniyor. Buna karşılık, her yıl iş gücü piyasasına sadece 800 bin civarında genç çalışan dahil oluyor.</p>

<p>Bu dengesizlik, piyasanın her yıl net yarım milyon potansiyel çalışanı kaybetmesi anlamına geliyor. Sonuç olarak, 2036 yılına gelindiğinde çalışma çağındaki nüfus potansiyeli yüzde 7 azalarak yaklaşık 51 milyona gerileyecek.</p>

<h2><strong>Nüfus beklenenden hızlı küçülüyor</strong></h2>

<p>IW, 2024 yılındaki raporunda Almanya nüfusunun 2040 yılına kadar artarak 85 milyona ulaşacağını öngörmüştü. Ancak mevcut veriler nüfusun halihazırda küçülme trendine girdiğini gösteriyor. Ülke nüfusu, uzun yıllar sonra ilk kez 2025 yılında 100 bin kişilik bir düşüş kaydetti. 2040 yılına kadar ise toplam nüfusun 82 milyonun altına düşeceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Bu düşüşün arkasındaki ana sebep, ölüm oranlarının doğum oranlarını açık ara geride bırakması ve yıllık doğal nüfus açığının son dönemde 350 bine ulaşması olarak gösteriliyor. Geçmiş yıllarda bu açığı kapatan göç dalgası da son dönemde önemli ölçüde hız kesmiş durumda bulunuyor.</p>

<h2><strong>'Refah devletini sürdürmek zorlaşacak'</strong></h2>

<p>Gelişmeleri değerlendiren IW istihdam piyasası uzmanı Holger Schafer, Almanya'nın demografik bir değişimin eşiğinde olmadığını, aksine bu sürecin tam ortasında yer aldığını vurguladı.</p>

<p>Schafer, "Sadece birkaç yıl içinde Alman ekonomisi, mevcut refah düzeyini sürdürmek ve sosyal devlet yapısını korumak için ihtiyaç duyduğu iş gücünden yoksun kalacak." uyarısında bulundu.</p>

<p>Söz konusu krizin aşılması için iki temel çözüm mekanizmasına dikkati çeken Schafer, "Bu süreçte atılması gereken adımların ilki, mevcut nüfusun istihdamda daha uzun süre kalmasını teşvik etmek; ikincisi ise yurt dışından nitelikli iş gücü teminini kolaylaştıracak yasal ve bürokratik reformları hızla hayata geçirmektir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>Baby Boomer Kuşağı Nedir?</strong></h2>

<p>"Baby Boomer" terimi, İkinci Dünya Savaşı'nın bitişini takip eden 1946 ile 1964 yılları arasında dünyaya gelen nesli ifade eder. Savaş sonrasındaki barış ortamı, ekonomik canlanma ve refah artışı, bu dönemde tüm dünyada, özellikle de Batı ülkelerinde doğum oranlarında çok büyük bir patlamaya sebep oldu. Türkçe karşılığı "Bebek Patlaması" olan bu kavram, kitlesel bir nüfus artış dönemini temsil eder. Günümüzde bu kuşağın en genç üyeleri bile emeklilik sınırına yaklaşmış durumdadır; bu kalabalık nüfusun iş hayatından çekilmesi ise küresel iş gücü piyasalarında ve sosyal güvenlik sistemlerinde derin yapısal değişimleri beraberinde getirmektedir.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/almanyada-baby-boomer-alarmi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/almanyababy.webp" type="image/jpeg" length="50109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye'ye ait diplomatik yazışmalar ve kişisel veriler internete sızdırıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/suriyeye-ait-diplomatik-yazismalar-ve-kisisel-veriler-internete-sizdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/suriyeye-ait-diplomatik-yazismalar-ve-kisisel-veriler-internete-sizdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanlığı'na ait diplomatik yazışmalar, maaş kayıtları ve vatandaş bilgilerini içeren yaklaşık 19 GB boyutunda veri internete sızdırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye Dışişleri Bakanlığı'na ait gizli belgelerin internete sızdırılması ülkede geniş yankı uyandırırken, olay devlet kurumlarının dijital güvenliği ve bilgi yönetimi uygulamalarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Telegram üzerinde oluşturulan bir kanalda yayımlanan yaklaşık 19 GB büyüklüğündeki veri paketinin, diplomatik yazışmalar, resmi belgeler, maaş kayıtları, mali evraklar ve Suriyeli vatandaşlar ile gurbetçilere ait kişisel bilgileri içerdiği belirtildi.</p>

<p>Sızdırılan belgelerin büyük bölümünün, Aralık 2024'te eski rejimin devrilmesinin ardından geçen döneme ait olduğu ifade edildi.</p>

<p>Yerel basında yer alan incelemelere göre belgeler arasında Suriye'nin yurt dışındaki büyükelçilikleri ve diplomatik misyonlarıyla yapılan yazışmalar, diplomatik telgraflar, vize ve göçmenlik evrakları, gayrimenkul kayıtları, maaş bordroları ve çeşitli mali harcamalara ilişkin kayıtlar bulunuyor.</p>

<h2><strong>Dışişleri Bakanlığı soruşturma başlattı</strong></h2>

<p>Suriye Dışişleri Bakanlığı, sızdırılan belgelerle ilgili inceleme başlatıldığını doğruladı.</p>

<p>Suriye resmi haber ajansı SANA'nın aktardığı açıklamada bakanlık, ilgili teknik birimler ve güvenlik kurumlarıyla koordinasyon içinde kapsamlı bir soruşturma yürütüldüğünü duyurdu.</p>

<p>Açıklamada, sızıntının kaynağının, yöntemin ve kapsamının belirlenmesinin ardından gerekli hukuki ve adli işlemlerin uygulanacağı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlık ayrıca konsolosluk ve diplomatik hizmetlerin normal şekilde sürdüğünü vurgulayarak bilgi güvenliğinin korunması için gerekli tüm önlemlerin alınacağını kaydetti.</p>

<p>Yetkililer, kamuoyunu yalnızca resmi kaynaklardan gelen bilgilere itibar etmeye çağırırken, dolaşıma sokulan bazı belgelerin dijital olarak değiştirilmiş veya manipüle edilmiş olabileceği uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>"Siber saldırı değil, iç sızıntı"</strong></h2>

<p>Bakanlığa yakın bir kaynak ise yerel medya kuruluşlarına yaptığı açıklamada olayın bir siber saldırı sonucu gerçekleşmediğini öne sürdü.</p>

<p>Kaynağa göre veri sızıntısı, bakanlığın idari birimlerinde görev yapan bir çalışan tarafından gerçekleştirildi ve sistemlere yönelik dışarıdan bir sızma yaşanmadı.</p>

<p>Bu iddia doğrulanırsa olay, dış kaynaklı bir siber saldırıdan çok kurum içi güvenlik zafiyeti olarak değerlendirilecek.</p>

<p>Veri yönetimi ve dijital güvenlik uzmanı Muhammed Tevfik Nahlavi, olayın kurumlarda veri yönetimi kültürünün eksikliğini ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Nahlavi, günümüzde verinin para veya silah kadar önemli bir egemenlik unsuru haline geldiğini belirterek, özellikle diplomatik yazışmalar ve kişisel bilgilerin sızdırılmasının uzun vadeli siyasi ve psikolojik sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.</p>

<p>Uzman, mevcut bulguların veri sızıntısının cihazlara fiziksel erişim yoluyla gerçekleşmiş olabileceğine işaret ettiğini ve bunun da yetki kontrol mekanizmalarındaki eksiklikleri ortaya koyduğunu kaydetti.</p>

<p>Nahlavi'ye göre bilgi güvenliği yalnızca bilişim departmanlarının değil, tüm kurumsal yapıların ortak sorumluluğu olarak ele alınmalı.</p>

<h2><strong>"Düşük maliyetli önlemlerle koruma mümkün"</strong></h2>

<p>Uzman, bilgi güvenliğinin sağlanması için yüksek bütçelerden çok kurumsal disiplin gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Nahlavi, belgelerin oluşturulduğu andan itibaren güvenlik sınıflandırmasına tabi tutulması ve hassas verilerin şifrelenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca harici depolama cihazlarının kullanımının sınırlandırılması, sunucuların korunması, veri erişim yetkilerinin kademelendirilmesi ve tüm erişim hareketlerinin kayıt altına alınmasının benzer olayların önüne geçebileceğini ifade etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/suriyeye-ait-diplomatik-yazismalar-ve-kisisel-veriler-internete-sizdirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/suriye-disisleri-bakanligi.jpg" type="image/jpeg" length="82923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya'nın ''gölge filo''suna Avrupa kıskacı: 54 kuruluşa yaptırım]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rusyanin-golge-filosuna-avrupa-kiskaci-54-kurulusa-yaptirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rusyanin-golge-filosuna-avrupa-kiskaci-54-kurulusa-yaptirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği'nin (AB), Rusya'nın Ukrayna'daki savaş nedeniyle kendisine uygulanan petrol ambargosunu kırmak için kullandığı 'gölge filo'nun işletmesinden sorumlu 54 kuruluş için yaptırım kararı aldığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Lüksemburg'da yapılan Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları Toplantısı sonrası basın mensuplarına gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında, Rusya'nın gece saatlerinde Ukrayna'nın başkenti Kiev'e düzenlediği saldırılarda UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki yapıların zarar gördüğünü aktaran Barrot, bu saldırılara tepki göstererek, "(Rusya Devlet Başkanı) Vladimir Putin sömürgeci savaşında ısrar ediyor ve barışın önünde bir engel teşkil ediyor." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Barrot, AB'nin Ukrayna'ya desteğinin devam ettiğini ve bu ülkenin Birliğe katılım müzakerelerinin bugün başlayacağını duyurdu.</p>

<p>Ayrıca Rusya üzerinde baskı uygulamayı da sürdürdüklerini vurgulayan Barrot, Rus "gölge filo"sunun işletmesinden sorumlu 54 kuruluşa yaptırım uygulayacaklarını açıkladı.</p>

<p>Barrot, 2024'te Rusya'da cezaevinde öldüğü duyurulan Rus muhalif Aleksey Navalnıy'ın ölümünden sorumlulara ve Rus propagandası yapan kişi ve kuruluşlara da yaptırım uygulayacaklarını bildirdi.</p>

<h2><strong>"ABD-İRAN MUTABAKATINDAN MEMNUNİYET DUYUYORUZ"</strong></h2>

<p>ABD-İran arasında varılan mutabakata da değinen Barrot, bu mutabakattan memnuniyet duyduklarını dile getirdi.</p>

<p>Barrot, ABD ile İran arasındaki mutabakatın İran'ın nükleer ve füze programını ve milis güçlere desteğini kapsayacak ve bölgesel güvenlik ve istikrarın yeniden inşasına izin verecek şekilde Fransa'nın ev sahipliğinde yapılan G7 Liderler Zirvesi'nde görüşüleceğini aktardı.</p>

<p>Öte yandan tüm bu gelişmelerin Gazze'de ve Batı Şeria'daki felaketi unutturmaması gerektiğini vurgulayan Barrot, 12 Haziran'da Paris'te Filistinli ve İsrailli sivil toplum kuruluşlarının bir araya geldiğini ve iki devletli çözüm çağrılarını yinelediklerini hatırlattı.</p>

<p>Barrot, "Avrupa, Batı Şeria'da şiddet patlamasını ve sömürgeleştirmenin dizginlenemez şekilde devam etmesini kabul edemez." diye konuştu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rusyanin-golge-filosuna-avrupa-kiskaci-54-kurulusa-yaptirim</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/rusya-yaptirim.webp" type="image/jpeg" length="67686"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[135 haftadır Gazze için yürüyorlar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/135-haftadir-gazze-icin-yuruyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/135-haftadir-gazze-icin-yuruyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum’da hekimler, sağlık çalışanları ve tıp fakültesi öğrencileri, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla düzenledikleri sessiz yürüyüşlerini 135’inci haftada da sürdürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lala Mustafa Paşa Camisi önünde bir araya gelen grup, Türk ve Filistin bayrakları ile pankartlar eşliğinde Yakutiye Medresesi’ne kadar yürüdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ORTAK VİCDAN MESELESİ</strong></h2>

<p>Yürüyüşün ardından grup adına açıklama yapan eczacılık fakültesi öğrencisi Ahmet Talha Yer, siyasi kaygılarla değil, insanlığın ortak vicdanını temsil etmek amacıyla bir araya geldiklerini söyledi. Yer, Gazze’de yaşanan acıların kendileri için de ortak bir vicdan meselesi olduğunu vurgulayarak, destek ve dayanışma çağrısını sürdüreceklerini dile getirdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/135-haftadir-gazze-icin-yuruyorlar</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/135-gazzze.webp" type="image/jpeg" length="83358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnsanlığın ontolojik yok oluş felâketi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/insanligin-ontolojik-yok-olus-felaketi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/insanligin-ontolojik-yok-olus-felaketi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan ve sadece bütün dünya tarafından seyredilen televizyonlarda adeta canlı yayınlanan ürpertici soykırım ile 500 bin çocuğun çalınması, katledilmesi, kanlarının emilmesi, sonra da yenilmesi, bunun da, Batı uygarlığını kuran Noam Chomsky, Stephen Hawking, Richard Dawkins, Joe Biden, Bill Clinton, Obama gibi büyük düşünürler, bilim adamları, sanatçılar ve siyasetçiler tarafından gerçekleştirilmesi Batı uygarlığını bir çıkmaz sokağın eşiğine getirip kilitledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>O da şu: Batılıların insanlığa verebileceği bir şey yok: İnsana, hayata, hakikate dair dikkate değer söyleyebileceği bir şey yok.</p>

<p>Bunu iliklerine kadar hisseden belki de ilk kişi Nietzsche’ydi. Aynen şöyle diyor’du büyük çilekeş düşünür: Batı uygarlığı olarak “insanlığa söyleyebileceğimiz tek yeni şey, yeni bir şey söyleyemeyeceğimiz gerçeğidir.”</p>

<p>Neden böyle bir cümle kuruyordu büyük düşünür?</p>

<p>Nietzsche, gelen ontolojik yok oluş felâketini görüyordu çünkü.</p>

<p>Ontolojik yok oluş felâketi dediğim şey ne peki?</p>

<h2><strong>ONTOLOJİK YOK OLUŞ FELÂKETİ</strong></h2>

<p>Öncelikli olarak, sâbitelerin yitirilmesi, değişkenlerin sâbite katına yükseltilmesi. Bu, insanın hakikati, dolayısıyla kendini keşfetme konusunda sürgit bir Sisifos Efsanesi yaşamasına yol açıyor insanın. En iyi şekilde Camus’nün anlattığı ve üstelik de iliklerine kadar yaşayarak anlattığı üzere, kayayı en tepeye taşımaya çalışıyor modern yalnız insan ama her seferinde paldır küldür aşağıya yuvarlanıyor kaya.</p>

<p>Hakikat’in, iki cephesi var. İster ilâhî (=tenzîlî / “soyut” / örtük) hakikat olsun, ister beşerî (tekvînî / teşbîhî / “somut” / açık) hakikat olsun, fark etmez bu.</p>

<p>Hakikatin bir sâbit / görünmeyen yönü vardır. Bir de değişken / görünen yönü.</p>

<p>Tanrı fikrini yitiren toplumlar, hakikati bütün veçheleriyle, bütün cepheleriyle idrak etme imkânlarını da melekelerini de yitirirler.</p>

<p>Hakikatin dış cephesini, hakikatin kendisi olarak konumlandırırlar. Konum fikirleri olmadığı için. Konumlarını, yerlerini yitirdikleri için.</p>

<p>Nereye, nasıl konuşlandıklarını da bilemezler. Mevziniz, mevzunuzu belirler. Konuşlandığınız yer, konuşmanızın dilini, yerini ve yönünü tayin eder.</p>

<p>‘Değişken’e, dış cepheye konuşlanırsanız, hakikatin sadece görünen yüzünü, üstelik de size görünen yüzünü görebilirsiniz. Hakikatin iç yüzünü göremezsiniz.</p>

<p>Sâbitelere konuşlanırsanız, hakikatin iç cephesini her şeyiyle idrak edersiniz, yaşarsınız, solursunuz iliklerinize kadar. O yüzden ne konuşacağınızı da; neyi, nasıl konuşacağınızı da iyi bilirsiniz.</p>

<h2><strong>KANT’IN</strong> <strong>AVRUPA’YI KURAN, HAKİKATİ YOK EDEN BÜYÜK YANILGISI</strong></h2>

<p>Ontolojik yok oluş felâketinin ikinci boyutu, epistemolojinin yani “kuru bilgilenme çabası”nın bizi hayatı ve hakikati kavramaya götürebileceği yanılgısıdır.</p>

<p>Sonuç: İnsanın yüzeylere mahkûm olmasıdır. Zihninin de hayatının da yüzeyselleşmesidir.</p>

<p>Araçların amaç katına yükseltilmesi, iradesini araçlara (bilim, teknoloji vesaire gibi güç üreten araçlara) kaptıran modern yalnız insanın özgürlüğünü yitirme tehlikesinin eşiğine sürüklen-mesidir. Kant’ın gördüğü ama çözebileceği halde çözemediği sorunu bu, modern Avrupa’nın.</p>

<p>Avrupa kurulurken, Avrupa’yı yanlış temeller / değişkenler (numenleri atlayarak fenomenler) üzerinden kurmak bile olsa, dahası Avrupa’nın tarihe yanlış temeller üzerinden de olsa girişini sağlayacak yapı taşlarını alelacele de olsa döşemek varken, dâhî filozof Kant’ın, felsefenin derinliklerinde yüzmek yerine dünyanın yüzeylerine hükmetme güdüsüne yenik düştüğünü görüyoruz.</p>

<p>Niceliğin niteliği yutmasının önünü açtı Kant büyük yanılgısıyla.</p>

<h2><strong>HÂKİMİYET KURMA KAYGISI: BATI UYGARLIĞINI KURAN DİNAMİKLERİN YIKAN DİNAMİTLERE DÖNÜŞMESİ</strong></h2>

<p>Ontolojik yok oluş felâketinin üçüncü boyutu da, Batı uygarlığının olma kaygısı ile değil, sahip olma güdüsüyle hareket etmesi, hâkimiyet kurma kaygısını (Tanrı üzerinde, insan üzerinde, tabiat üzerinde, güçlülerin zayıflar üzerinde hâkimiyet kurması olarak tezâhür eden güçlü olanın haklı ve hâkim olduğu inancına dayanan “survival of the fittest” olarak tarif edilen sosyal darwinizm ilkesini ya da daha iyi bir ifadeyle, ilkesizliğini) hayata yön veren temel itici güç olarak belirlemesi.</p>

<p>Böylelikle manevî boyutu izafileşen, zamanla da devre dışı kalan, o yüzden de dindışı kutsallıklarda (cinsellikte, haz teknolojisinde, futbol, müzik gibi popüler kültür endüstrisinde ve ikonografisinde) patlama yaşanmasına yol açan maddî boyutun tek katmanı olması hayatın.</p>

<p>Hayatın ve hakikatin sadece madde derekesine indirgenmesi, yüzeyin her şeye hükmetmesi, onun için de estetiğe yani ayartıya başvurulması, baştan çıkarıcı bir hız, haz ve ayartı teknolojisi üretilerek insanların kitleler hatta kütleler hâlinde stadyumlara, müzik konserlerine adeta paketlenerek sürülmesi ve güdülmesi.</p>

<p>Modern yalnız insan, kendini merkeze alarak hayatı yüzeye, hız, haz ve ayartıya kilitledi, hakikati de sığlığa yem etti.</p>

<p>Dünya devâsâ bir çorak ülkeye dönüştü.</p>

<p>İnsan ruhunu yitirdi, hız, haz ve ayartının kölesi zavallı bir canlı cenaze olup çıkıverdi.</p>

<p>Hakikat, hakikatinden soyuldu, anlamsızlaştı ve buharlaştı.</p>

<p>İnsanlık büyük bir ontolojik yok oluş felâketinin eşiğine sürüklendi. Buradan sonrası yok.</p>

<p>Buradan sonrası cehennem.</p>

<p>Şunu söyleyeyim: Küresel ölçekte yaşanan bu gelişmeler, İslâm’ın önünü açtı ama Müslümanları yok İslâm’ın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Henüz yok.</p>

<p>Ama yarın, bizim olacak: Biz varız sadece insanın acısını yüreğinde hisseden bütün soykırımlara direnen ve insanlığın yükünü omuzlarında taşıma yükümlülüğünü varoluş şartı bilen. “Önce ben, değil; önce sen,” diyen.</p>

<p>Vesselâm.</p>

<p><i>Yusuf Kaplan, Yeni Şafak</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/insanligin-ontolojik-yok-olus-felaketi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ontolojik-yikim.jpg" type="image/jpeg" length="80556"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Somaliland İsrail'e köpeklik yapmaya devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/somaliland-israile-kopeklik-yapmaya-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/somaliland-israile-kopeklik-yapmaya-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin'de yüz binlerce insanın katledildiği, yaralandığı ve milyonlarca sivilin yerinden edildiği süreç devam ederken, Somaliland Cumhurbaşkanı Abdurrahman Muhammed Abdullahi'nin İsrail yönetimiyle ilişkileri güçlendirmek adına attığı adımlar dünya kamuoyunda infial oluşturdu. Müslüman bebeklerin ve sivillerin bombalandığı bir süreçte, Abdullahi'nin İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile sergilediği samimi görüntüler ve sarf ettiği sözler büyük tepki topladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>"6 milyon Müslümanın selamını iletiyorum"</strong></h2>

<p>Uluslararası arenada büyük bir diplomatik skandal olarak yorumlanan görüşmede Somaliland Cumhurbaşkanı Abdurrahman Muhammed Abdullahi, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile bir araya geldi. Görüşme sırasında İbranice "Şalom" (Barış/Selam) ifadesini kullanarak selamlaşan Abdullahi, kurulda yaptığı konuşmada, "Size 6 milyon Somalilandlı Müslümanın selamını iletiyorum" dedi. Milyonlarca Müslüman adına katliam suçlamalarının odağındaki bir yönetime selam iletilmesi, başta İslam dünyası olmak üzere küresel ölçekte çok sert eleştirilerin hedefi oldu.</p>

<h2><strong>Kürsüde kadeh tokuşturdu</strong></h2>

<p>Dünya basınında ve sosyal medyada infial oluşturan bir diğer an ise iki liderin resmi törendeki hitapları öncesinde yaşandı. Somaliland Cumhurbaşkanı Abdullahi, Herzog ile konuşma yapmadan hemen önce kürsüde kadeh tokuşturdu. Gazze'deki katliamların gölgesinde kaydedilen bu samimi kareler "pes" dedirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan Somaliland Cumhurbaşkanı Abdullahi'nin, Filistin'deki yıkıma ve katliamlara rağmen Siyonist yönetim ile ilişkileri en üst düzeye çıkarma çabasının arkasındaki jeopolitik planlar da deşifre oldu. İsrail'in, 1991 yılında Somali'den tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden ancak uluslararası alanda tanınmayan Somaliland'ı resmi olarak tanıma hamlesi, stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu yakınlaşmayı İsrail'in, İran merkezli Direniş Ekseni'nin Yemen ayağını oluşturan Husilere karşı Kızıldeniz'de konuşlanabileceği askeri bir "üs" arayışı ve bölgedeki nüfuz ticareti olarak yorumluyor</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/somaliland-israile-kopeklik-yapmaya-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/chat-g-p-t-image-15-haz-2026-09-59-33.webp" type="image/jpeg" length="22576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze’de gözlüğü kırılan çocuğun yardım çığlığı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazzede-gozlugu-kirilan-cocugun-yardim-cigligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazzede-gozlugu-kirilan-cocugun-yardim-cigligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze'de yaşayan ve ağır görme bozukluğu bulunan 7 yaşındaki Filistinli çocuk Eyüp Cüneyd'in kırılan gözlüğü nedeniyle gözyaşlarına boğulduğu görüntüler, sosyal medya ve uluslararası basında geniş yankı uyandırdı. Söz konusu video Gazze'de görme sorunu yaşayan binlerce çocuğun karşı karşıya olduğu sağlık krizini de gözler önüne serdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Videoda, kırılan gözlüğünün parçalarını toplamaya çalışan Eyüp'ün çaresizliği milyonlarca kişiyi etkiledi. Görüntülerin dünya genelinde on milyonlarca kez izlenmesinin ardından Eyüp'e yeni bir gözlük temin edildi. Ancak ailesi, bunun yalnızca geçici bir çözüm olduğunu ve çocuğun acilen ameliyat olması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Gazze kentindeki liman bölgesine sığınan Eyüp'ün annesi 30 yaşındaki İman Cüneyd, oğlunun görme sorununun iki yaşındayken geçirdiği ve yüksek ateşe neden olan bir hastalığın ardından başladığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doktorların başlangıçta görme yetisinin yaşla birlikte düzeleceğini ifade ettiğini belirten anne, durumun zamanla kötüleştiğini anlattı. Eyüp'ün ihtiyaç duyduğu yüksek dereceli lenslerin Gazze'de bulunamadığını söyleyen anne, "Tedavi için seyahat etmeye hazırlanıyorduk ancak savaş başladı ve tüm planlar durdu" dedi.</p>

<p>Ailesine göre Eyüp, gözlüğü olmadan neredeyse hiçbir şey göremiyor. Bu nedenle çoğu zaman çadırdan çıkmıyor, diğer çocuklarla oynarken son derece dikkatli davranıyor. Koşması, zıplaması ve serbestçe hareket etmesi doktorlar tarafından sakıncalı görülüyor. Uzmanlar, düşme veya çarpma sonucu göz retinasında daha fazla hasar oluşabileceği konusunda aileyi uyardı.</p>

<p>Eyüp'ün sık sık annesine, "Diğer çocuklar neden benim gibi gözlük takmıyor?", "Neden onlar gibi hareket edemiyorum?" ve "Neden okula gidemiyorum?" gibi sorular yönelttiği belirtiliyor.</p>

<p>Ailenin aktardığına göre olay, nisan ayının sonlarında Eyüp'ün molozlarla kaplı bir yolda yürürken düşmesiyle yaşandı. Yüzüstü yere düşen çocuğun gözlüğü kırıldı. Bunun üzerine Eyüp büyük bir üzüntü yaşayarak gözyaşlarına boğuldu ve gözlüğünün parçalarını toplamaya çalıştı.</p>

<p>Annesi, "Onun için gözlüğü her şey demekti. Gözlükle bile net göremiyor, çoğu zaman nesneleri yüzüne birkaç santimetre yaklaştırmak zorunda kalıyordu. Gözlüksüz ise neredeyse hiç hareket edemiyordu" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Aile üyeleri, gözlüğün kırılmasının ardından geçen üç ila dört gün boyunca Eyüp'ün çadırın bir köşesinde hareketsiz kaldığını, yardım almadan yürüyemediğini anlattı. Kendi başına hareket etmeye çalıştığında ise çevresini seçebilmek için yere doğru eğilip gözlerini zemine yaklaştırdığı belirtildi. Yakınları gözlüğü tamir etmeye çalışsa da hasar gören lenslerin onarılamadığı kaydedildi.</p>

<p>Anne İman Cüneyd, videonun çadıra döndükten sonra çekildiğini belirterek, "Sokakta sürekli ağlıyor, gözlüğünün tamir edilmesini istediğini söylüyordu çünkü onsuz hiçbir şey göremiyordu. Videonun yayılmasının ardından bazı bağışçılar yardım etti ve yeni bir gözlük aldık. Ancak bu gözlük de ihtiyaç duyduğu ölçülere tam olarak uygun değil" dedi.</p>

<p>Aile, son günlerde Eyüp'ün psikolojik durumunda kısmi bir iyileşme gözlemlediklerini ifade ediyor. Çocuğun ziyaretçiler ve yardım görevlileriyle daha fazla iletişim kurmaya başladığı, bunun da aileye umut verdiği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Eyüp yeniden gözlüğüne kavuştu</strong></h2>

<p>Eyüp için yeni bir gözlük temin edilerek kendisine ulaştırıldı. Mısır Yardım Komitesi tarafından yapılan göz muayenesinin ardından hazırlanan yeni gözlüğünü teslim alan Eyüp, yeniden görebilmenin sevincini yaşadı. Ancak ailesi ve doktorlar, yeni gözlüğün sorunu tamamen çözmediğini, ağır görme bozukluğu bulunan çocuğun hâlâ acil ameliyat ve uzman tedavisine ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.</p>

<h2><strong>Gazze'de sağlık krizi</strong></h2>

<p></p>

<p>Öte yandan Gazze'deki sağlık yetkilileri, savaşın göz sağlığı hizmetlerini büyük ölçüde çökerttiğini bildiriyor. İsrail ablukası ve savaşın yol açtığı yıkım nedeniyle binlerce görme engelli veya görme sorunu yaşayan kişinin tedaviye erişemediği belirtiliyor.</p>

<p>Hastanelerde cerrahi mikroskoplar ve katarakt ameliyatlarında kullanılan fako cihazları dahil olmak üzere temel ekipman eksikliği yaşanıyor. Yetkililere göre yalnızca katarakt ameliyatı bekleyen hasta sayısı 2 bin 800'ü aşarken, kornea nakli, glokom ve rekonstrüktif göz ameliyatları dahil toplam bekleyen vaka sayısı 4 binin üzerinde bulunuyor.</p>

<p>İsrail bombardımanının sağlık tesislerinin çevresini hedef alması nedeniyle Gazze kentindeki Devlet Göz Hastanesi de zaman zaman hizmet veremez hale geldi. Burası, Gazze Şeridi'ndeki tek kamu göz sağlığı merkezi olarak faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Hastane Müdürü ve kıdemli göz cerrahı Dr. Hüsam Davud, mevcut durumda tıbbi sarf malzemeleri ve cerrahi ekipmanlarda ciddi eksiklik yaşandığını belirterek, "Bugün savaş öncesinde sunduğumuz hizmetlerin yalnızca yaklaşık yüzde 60'ını verebiliyoruz. Bunun temel nedeni, İsrail'in tıbbi ekipman ve cerrahi malzeme girişini engellemesidir" dedi.</p>

<p>Doktorlar ayrıca kalabalık yaşam koşulları, yetersiz sanitasyon hizmetleri ve ilaç eksikliği nedeniyle ağır kornea enfeksiyonlarında ciddi artış yaşandığını, bazı hastaların bu nedenle kalıcı olarak görme yetisini kaybettiğini bildiriyor.</p>

<p>Uzmanlara göre görme sorunu yaşayan çocukların durumu, Gazze'deki daha geniş çaplı insani krizin yalnızca bir parçası. Bölge, nüfusa oranla dünyadaki en yüksek çocuk amputasyon oranlarından birine sahip. On binlerce hasta ve yaralı çocuk acil tedavi beklerken, özel sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyan çok sayıda kişinin Gazze dışına tahliyesi henüz gerçekleştirilemedi.</p>

<p>Gazze Sağlık Bakanlığı'nın son verilerine göre yaklaşık 4 bin çocuk, hayati öneme sahip tıbbi tedaviye ulaşabilmek için acil olarak bölge dışına sevk edilmeyi bekliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazzede-gozlugu-kirilan-cocugun-yardim-cigligi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/gozluk.webp" type="image/jpeg" length="73759"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin yapay zeka modeli "Bilge" piyasaya sürüldü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiyenin-yapay-zeka-modeli-bilge-piyasaya-suruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiyenin-yapay-zeka-modeli-bilge-piyasaya-suruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin "düşünen yapay zekası" Bilge'yi tanıttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Sanayi ve Teknoloji Bakanı <strong>Mehmet Fatih Kacır</strong>, Türkiye Yapay Zeka Zirvesi kapsamında ülkenin yerli yapay zeka modeli “Bilge”yi kamuoyuna tanıttı.</p>

<p>Ankara’da düzenlenen zirvede konuşan Kacır, “Bilge”nin <strong>Türkiye</strong>‘nin “düşünen yapay zekası” olduğunu belirterek, modelin milyarlarca sayfalık veriyle eğitildiğini söyledi.</p>

<p>Kacır, sosyal medya hesabından paylaştığı videoda “Bilge” ile gerçekleştirdiği diyaloğa da yer verdi. Kendisini tanıtan model, “Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap vermek ve tüm kullanıcılara en doğru bilgiyi en gerçekçi şekilde sunmak amacıyla geliştirilen yerli ve milli bir yapay zeka asistanı” olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bakan Kacır’ın, Türkiye’yi diğer ülkelerden ayıran fırsatlar ve güçlü yönlere ilişkin sorusunu yanıtlayan “<strong>Bilge</strong>”, ülkenin en önemli avantajlarının genç ve dinamik nüfusu ile stratejik coğrafi konumu olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Model ayrıca, Türkiye’nin üretim kapasitesi ve dijital dönüşüme hızlı uyum sağlama yeteneğinin küresel ölçekte önemli avantajlar sunduğunu kaydetti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiyenin-yapay-zeka-modeli-bilge-piyasaya-suruldu</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/bilge-aii.png" type="image/jpeg" length="35993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşgalci Yahudiler Batı Şeria'daki Filistinlilere saldırdı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/isgalci-yahudiler-bati-seriadaki-filistinlilere-saldirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/isgalci-yahudiler-bati-seriadaki-filistinlilere-saldirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batı Şeria'daki Yahudi işgalciler, bir cami çevresindeki araçları kundaklayıp yaşlı bir Filistinliyi üzerine benzin dökerek diri diri yakma girişiminde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/isgalci-yahudiler-bati-seriadaki-filistinlilere-saldirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/11bd59d8-73bf-45c8-8519-034c7cb8dcea.webp" type="image/jpeg" length="47828"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ile İran anlaşma sağladı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-ile-iran-anlasma-sagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-ile-iran-anlasma-sagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran arasında barış anlaşmasına varıldığını bildirdi. Şerif yaptığı açıklamada "ABD ve İran arasında barış anlaşmasına varıldığını duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz. Resmi imza töreni Cuma günü İsviçre'de gerçekleştirilecek" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve İran'ın anlaşmaya vardığını açıkladı.</p>

<p>Şerif, "Yoğun görüşmelerin ardından, ABD ve İran arasında barış anlaşmasına varıldığını duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz." ifadesini kullandı.</p>

<p>Her iki tarafın da "Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan ettiğini" aktaran Şerif, anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran'da İsviçre'de düzenleneceğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>TÜRKİYE'YE TEŞEKKÜR</strong></h2>

<p>Şerif, arabulucuların bu hafta içinde bir dizi toplantının yapılmasında kolaylaştırıcı rol oynayacağını, bu toplantılar sayesinde teknik görüşmeler ve resmi imza töreni için temelin atılacağını ifade etti.</p>

<p>ABD ve İran'a "çatışmaya diplomatik çözüm bulma konusunda bağlılıkları" dolayısıyla teşekkür eden Şerif, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar'a da arabuluculuk çabalarına katkıları için teşekkürlerini sundu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-ile-iran-anlasma-sagladi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/iran-abd-anlasma.webp" type="image/jpeg" length="48870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sizlere ömür Batı uygarlığı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sizlere-omur-bati-uygarligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sizlere-omur-bati-uygarligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Günümüzde, Batı ülkelerine bakıp da: “onlar zengin; bir avro şu kadar, bir dolar bu kadar lira ediyor, demek ki onlar bizden 50 kat zengin” diyen, düşünme özürlüdür, beyni yerine gözlerini kullanmaktadır. Cebindeki paraya değil, insanın kendisine bakıldığında görülen şudur: Batı Avrupa ülkelerinde insanla hayvan arasındaki fark, azalmağa devâm etmektedir: Batı’da, babası bilinmeden dünyaya gelen, gayrı meşru çocuk oranı, gittikçe artmaktadır.</p>

<p>Kendi istatistiklerine göre, durum şöyledir: (Children born out of wedlock)</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td width="85">
   <p><u> Ülke</u></p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>% Evlilik dışı doğan (piç) çocuk oranı</p>
   </td>
   <td width="40">
   <p><u>Yıl</u></p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td width="85">
   <p>İngiltere</p>
   </td>
   <td width="242">
   <table class="table table-bordered table-sm">
    <tbody>
     <tr>
      <td width="65">
      <p>% 47.6</p>
      </td>
      <td width="122"></td>
      <td width="40">
      <p>           </p>
      </td>
     </tr>
    </tbody>
   </table>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2024</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="85"> 
   <p>Fransa</p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>% 58.5</p>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2023</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="85">
   <p>Norveç         </p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>% 61.2                                                    </p>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2023</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="85">
   <p>Almanya     </p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>% 33.1                                                      </p>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2023</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="85">
   <p>Portekiz</p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>% 59.5</p>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2023</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="85">
   <p>ABD            </p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>% 40                                                  </p>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2023</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="85">
   <p>İsveç</p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>%57.4</p>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2023</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="85">
   <p>Danimarka</p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>%54.7</p>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2021</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="85">
   <p>Belçika</p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>%52.4</p>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2018</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="85">
   <p>İspanya</p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>%50</p>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2023</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="85">
   <p>Hollanda</p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>%42.1</p>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2023</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="85">
   <p>İtalya</p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>%40.5</p>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2023</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="85">
   <p>Avusturya</p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>%40</p>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2023</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="85">
   <p>Israil</p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>%8.6</p>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2023</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="85">
   <p>Türkiye</p>
   </td>
   <td width="242">
   <p>% 3.1                     </p>
   </td>
   <td width="40">
   <p>2023</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p>Demek ki, İslâm’ın olmadığı ülkelerde, bu iş, “hayvanlar kadar, hayvanlar gibi, hayvanca özgürlük” <i>anlayışıyla</i> buralara kadar gelmiş. Ülkemiz, İslâm adına feth edilmiş olan, toprağı şehîd kanlarıyla sulanmış olan vatanımız, Türkiyemiz de Rahmetli Üçüncü Selîm’in karar verdiği, <i>çağdaşlık, “her şeyimizle ve her bakımdan” Avrupa’lı olmak akımı yüzünden ve 10 nesildir devam eden resmî tutumla</i> bu duruma gelmiş! Doğan 100 çocuktan 3 ü, babası belirsiz olarak hayata gözlerini açıyor!!!</p>

<p>Malezya’da bulunduğum sırada (1991-95) çok yüksek tirajlı <i>New Straits Times</i> adlı gazetede okumuştum: Bir Amerikalı, soyunu, kimliğini araştırır, annesinin telefon numarasını bulur. Haber göndererek görüşmek istediğini belirtir. Yanıt, annesinin avukatından gelir: “Anneniz, kocası tarafından, sizin varlığınızın bilinmesini istemiyor.” Dolayısıyla, görüşmeyi kabûl etmiyor.</p>

<p>Annesinin, kendisiyle görüşmeyi kabul etmediği o adam için, Amerika’nın Ay’a, Mars’a füze göndermesinin, vatandaşı olduğu ülkenin askerî, siyâsî gücünün, maddî refah seviyesinin ne anlamı vardır? Almanya’da “babamı arıyorum” ilânlarının sürekli çıktığı bildiriliyor. Amerika’da ve Batı Avrupa ülkelerindeki, böyle dünyaya gelmiş, bu durumda olanların oranı gün geçtikçe daha da arttığına göre, üzerinde yaşadığımız bu yerküreyi NE bekliyor dersiniz?</p>

<p>Görünen, kaskatı, çarpıcı gerçek, vâkıa şudur:</p>

<p>İslâm değerlerinin, yâni fıtratın hâkim olmadığı, düzenlemediği insan toplulukları, maddî olarak ne kadar ilerlemiş olurlarsa olsunlar, insanı “insan” yapan değerlere uygun olarak yaşadıkları bir medeniyet seviyesine ulaşmamışlarsa, yaşayışları hayvanlarınkine benzeme yolunda ise, tuttukları yol, çıkmaz sokaktır, sonu hüsrandır. Sömürülmüş, maddeten geri bırakılmış ülkeler, Batı hegemonyasından kurtulmağa çalışıyorlar. Afrika’daki bir ülkede, eski sömürgeci bir Avrupa ülkesine karşı gösteri yapanların ellerinde Türk bayrakları görülüyor. Binlerce kilometre uzaktan gelip ülkelerini yaşanmaz hâle getiren sözde medenî ülkelerin perîşân ettiği zavallılar, Avrupa’nın kapılarından biri olan Yunanistan’a sığınmak isterken, bindikleri lastik botları Yunanlı resmî görevliler     -milletlerarası hukuka göre SUÇ olmasına rağmen- mızrakla delerek onları ölüme terk ediyorlar. Avrupa Birliğinin Başkanı da bu korkunç olayı, hiç olmazsa kınayacağı yerde, bu faciaya destek çıkıyor, “Yunanistan’ın, kendisini korumağa hakkı vardır” diyebiliyor! Sanki, o zavallılar, Yunanistan’ı işgal için gitmişler gibi! Bu olay, münferid, rastgele bir olay değildir; Batı’nın, Avrupa’nın zihin kesitini gösteren bir röntgen durumudur.</p>

<p>Kısacası: Batı uygarlığı, Avrupa Medeniyeti, ölmüştür de ağlayanı yoktur.</p>

<p>Bir de Osmanlı’nın seviyesine bakalım: (Batı, medeniyet ve “insana saygı” konusunda Osmanlı’nın topuğuna bile erişemez, yerlerde sürünür.)</p>

<p>Son büyük devletimiz Osmanlı, feth ettiği yerleri vatan yaptı, sömürge yapmadı. Belgrad, Atina, Sofya; Bursa, Konya, Sivas, Erzurum gibi idi, aralarında hiçbir fark yoktu. Yıldırım Bâyezîd Hân, Ankara Savaşı’nda tutsak düşünce, şehzâdeler arasında 1402-1413 yılları arasında, aralıklarla süren iktidâr mücâdelesi oldu. Avrupa’da Yıldırım’ın, Hristiyanlardan yeni feth ettiği ülkelerde Osmanlı’dan kurtulmak için hiçbir hareket olmadı; “istemiyoruz” demeleri kâfi idi, şehzâdeler, birbirleriyle uğraşıyorlardı, Hristiyan ahaliyle uğraşacak hâlleri yoktu. Balkanlar’da Osmanlı’ya karşı ayaklanma olmadığı gibi, akıncılar, arada, Almanya’daki Mötting’e kadar uzanan akınlar yapıyordu.</p>

<p>Sebep ne ola?</p>

<p>Çünkü, Osmanlı emperyalist değildi, Avrupalıların gâvurca inatla iddia ettiği gibi, imparatorluk değildi, kanuna, inandığı Şeriata bağlı olarak iş görüyordu. Feth ettiği yerlerdeki Hristiyan halktan, onları zimmetine aldığı, koruduğu, âsâyişi sağladığı için, çıkardığı üründen vergi (haraç) ve genç erkeklerden de, askerlik görevi yapmadıkları için, “bir nevi karşılık” demek olan, cizye denilen vergiyi alıyor, dillerine karışmıyor, insanca yaşamalarını sağlıyordu. Osmanlı’dan önce başlarındaki Hristiyan liderlere haftada 2 gün (yılda 52 hafta: 104 gün) ücretsiz olarak çalışırlarken (angarya), Osmanlı idâresinde, bağlı oldukları Tımar sâhibi için yılda sâdece 3 gün ücretsiz çalışırlardı. Osmanlı’dan önce, halktan bir kız evlendiğinde, zavallı, ilk gecesini, kocası ile değil, feodal lord’la geçirirdi, bu, kanundu, latincesi: jus primae noctis. (ilk gece kanunu). Osmanlı idâresinde ise, böyle bir rezâlet şöyle dursun, o bölgenin hâkimi Tımarlı Sipâhi, halkın, hangi dîn ve kavimden olursa olsun, can, mal ve nâmûs güvenliğinden sorumlu idi, halkın canını, malını ve nâmûsunu korumakla görevli idi.</p>

<p>Bu arada, not etmeden geçmeyelim:</p>

<p>Ukrayna’nın Nato üyeliği girişimiyle patlak veren Rusya ile arasındaki savaş, çok mühim gerçekleri gözler önüne serdi. Eski parçası Ukrayna’nın Nato üyeliği, Rusya için kolayca kabûl edilecek bir durum değildi; Nato güçleri, sınırının dibine kadar yerleşmiş olacaktı, ister istemez Ukrayna’ya savaş açtı. Açtı ama, Rusya’nın Ukrayna’yı kısa zamanda ezivereceği zannedilirken, gelişmeler hiç de öyle olmadı. Batı’nın Ukrayna’ya silâh yardımı vb. olaylar bir yana, şu yadsınamaz gerçekler ortaya çıktı:</p>

<p>*Rusya, sanıldığı kadar güçlü değildir.</p>

<p>*Rus gençlerine, bir savaşta güvenilemez.</p>

<p>Bu, son derece mühim bir noktadır. Savaş başlayınca, ülke dışına çıkan Rus gençleri görüldü. (Bu durum, Batı Avrupa’da da görüldü: Almanya’daki gurbetçilerimizin çocukları, arabalara doluşup, Putin’e meydan okuyan sloganlar atarak dolaşırlarken, bir Alman kadın önlerine çıktı ve: “benim torunum, askere alınmamak için tâ Avustralya’ya kaçtı, siz burada böyle gösteri yapıyorsunuz” diye takdîrlerini bildirdi.)</p>

<p>Rusya, Kuzey Kore’den asker getirtti. Bu, ne demek? “kendi askerim yetmiyor” demek değil mi?</p>

<p>Dahası: Çeşitli Afrika ülkelerinden, “öğrenim için” diye öğrenciler getirip, bunlar gelince, ellerinden pasaportlarını alarak, askerlik hizmetine sevk etmeleri, katmerli fâcia: kendi askerinin yetmezliği yanında, “devlet ciddiyeti”, “güvenilirlik” de sıfır oluyor!</p>

<p>Bunlara bakarak: “biz, Türkler iyiyiz!” diye de kendimizi aldatmayalım. Mayamızın bozulma yolunda olduğunu gösteren çarpıcı bir misâli esefle anmak zorundayım: 1997 yılında ordumuzun Irak içine 30 km kadar girmesi gerekmişti. Yüksek öğrenim görmüş iki genç, kısa dönem askerlik yapmaktadır.</p>

<p>Birisi, Türkiye’nin gözde üniversitelerinden birinden mezun olmuştur, diğeri de İlâhiyât Fakültesi mezunudur. O, gözde bir üniversite mezunu olan genç, arkadaşına sorar: “bizi de harekâta dâhil ederler mi?” İlâhiyât mezunu da: “bizden önceki devreyi bile bu işe katabilirler” deyince: “kimin için ölecekmişim, bir uçağa atlar, yurt dışına giderim. Yabancı dilim de var, başımın çaresine bakarım” der. İlâhiyât mezunu ise: “ben, yurt dışında olsam bile, uçağa atlar gelirim” der. Gözde üniversite mezunu: “Ahmak! Zenginler para veriyor, bedelli oluyor” der.</p>

<p>1997 yılında, kısa dönem yedek subaylık yapan iki gencimiz arasında geçen konuşma aynen böyledir.</p>

<p>Düşündürücü değil mi?</p>

<p>İslâm’a bîgâne kalmış, “laik” denilen eğitim ürünü yüksek tahsilli bir gencimiz, savaş çıkınca yurt dışına kaçmayı düşünüyor. İsteyene, o iki kişiden birinin telefon numarasını verebilirim.</p>

<p>***</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Afrika’da, eski sömürücüsü Avrupalı ülkeye karşı gösteri yürüyüşü yapanlardan bazılarının ellerindeki Türk bayraklarına ne demeli?</p>

<p>Makedonyalı esnaf, dükkânının üst kısmına astığı Türk bayrağını göstererek ve Türkçe olarak: “sanmayın ki bu bayrak yalnız Türklerin bayrağıdır; bu bayrak, hepimizin bayrağıdır. Türkiye için ölecek çok adam vardır. Ben Türk değilim ha! ama, Türkiye için ölürüm!” demektedir.</p>

<p>Tarihî birikim, yaşanmışlıklar, kısacası; durum, manzara budur:</p>

<p>Türk, Türkiye, beklenendir.</p>

<p>Ancak, biz, ne kadar hazırız?</p>

<p>Kendimizin, potansiyelimizin ve sorumluluğumuzun farkında mıyız?</p>

<p>Mehmet Maksudoğlu</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sizlere-omur-bati-uygarligi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/bati-medeniyeti-fd.webp" type="image/jpeg" length="72197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üsküdar'da caminin dibine bar işletmesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/uskudarda-caminin-dibine-bar-isletmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/uskudarda-caminin-dibine-bar-isletmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üsküdar’ın Çengelköy semtinde, büyük hat üstadı Sami Efendi’ye ait tarihî köşk alkollü işletmeye dönüştürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde tarihî ve İslamî kimliğiyle öne çıkan bölgelerin içkili eğlence mekânlarıyla kuşatılmasını hatırlatan bir hadise, bu defa Üsküdar’ın Çengelköy semtinde yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Osmanlı hat sanatının büyük isimlerinden Hattat Sami Efendi’ye ait tarihî köşk, alkollü içki servisi yapılan bir işletmeye dönüştürüldü. Söz konusu mekânın Hacı Ömer Efendi Camii’ne yaklaşık 40 metre uzaklıkta bulunduğu belirtilirken, bu mesafe ruhsatın hangi mevzuat ve izinler doğrultusunda verildiği sorusunu gündeme taşıdı.</p>

<h2><strong>İbadethaneye 100 metre şartı ne oldu?</strong></h2>

<p>Mevzuatta alkollü içki satışı ve sunumu yapacak işletmelerin örgün eğitim kurumları, öğrenci yurtları ve ibadethanelere en az 100 metre mesafede bulunması şartı yer alıyor. Buna rağmen caminin hemen yakınındaki tarihî köşkün içkili işletme hâline getirilmesi Müslümanların tepkisini çekti.</p>

<h2><strong>Tarihî ve manevî doku hiçe sayıldı</strong></h2>

<p>İstanbul’un tarihî ve manevî kimliğiyle öne çıkan semtlerinden Çengelköy’de, bir caminin hemen yakınında içkili mekân açılması Müslüman halkın hassasiyetlerine karşı açık bir saygısızlıktır. Kültürel mirasımızı ve manevi alanlarımızı tahrip eden Batıcı fareler ifsad faaliyetlerine her geçen gün bir yenisini daha ekliyor</p>

<h2><strong>Kurumlar sessizliğini koruyor</strong></h2>

<p>Müslümanların tepkisine ve ruhsat sürecine ilişkin soru işaretlerine rağmen Üsküdar Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlardan henüz kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Üsküdar’ın tarihî ve manevî kimliğini hedef alan bu yanlış uygulamadan derhâl dönülmeli; tarihî köşk asli kimliğine yaraşır biçimde korunmalıdır.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/uskudarda-caminin-dibine-bar-isletmesi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/uskudarda-caminin-dibine-bar-isletmesi.webp" type="image/jpeg" length="84959"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan “Yapay zekada lider olacağız” çıkışı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/cumhurbaskani-erdogandan-yapay-zekada-lider-olacagiz-cikisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/cumhurbaskani-erdogandan-yapay-zekada-lider-olacagiz-cikisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erdoğan, "Yapay Zeka Eylem Planımız fark et, istifade et, üret ve yönet olmak üzere 4 temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan 4 eylem üzerine inşa edildi." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:</p>

<p>Dünyanın ve insanlığın yeni bir döneme girdiği tarihi dönemlerden geçiyoruz. Diplomasiden ticarete, tarımdan güvenliğe değişimin etkileri hemen her alana nüfuz ediyor. Eski nizam ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Yapay zeka hakikat ötesi olarak adlandırılan bi çağda algıları da dönüştürdüğüne şahit oluyoruz. Günümüzde bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Dezenformasyon da yaygınlaştı.</p>

<h2><strong>"Türkiye'yi yapay zeka teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacak"</strong></h2>

<p>Türkiye'yi yapay zeka teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacak yeni eylem planımızın hayırlı olmasını diliyorum.</p>

<p>Türkiye teknolojideki dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biridir.</p>

<p>Önceden dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz. En önemlisi milli teknoloji hamlemizi baş tacı yağacak TEKNOFEST kuşağı bugünü ve geleceği nakış nakış işlemeye devam ediyor. Teknolojide yazdığımız başarı hikayesinde katkısı olanlara teşekkür ediyorum. Genç kardeşlerimize başarılar diliyorum.</p>

<p>Türkiye olarak savunma sanayisindeki birikim ve yeteneklerimizi yapay zeka başta olmak üzere diğer alanlara da yansıtmak için yoğun çaba harcıyoruz.</p>

<h2><strong>"Fark et, istifade et, üret ve yönet"</strong></h2>

<p>Yapay Zeka Eylem Planımız fark et, istifade et, üret ve yönet olmak üzere 4 temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan 4 eylem üzerine inşa edildi.</p>

<p>Her yaştan insanımızın yapay zekayı doğru anlamasını, güvenli biçimde kullanmasını sağlamak üzere Ulusal Yapay Zeka Okuryazarlığı programını başlatacağız.</p>

<p>81 ilimizde hayata geçireceğimiz yapay zeka okuryazarlığı atölyeleriyle 2 yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz.</p>

<p>Ulusal yapay zeka okuryazarlığı programını başlatacağız. 2 yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz.</p>

<p>Türk Devletleri teşkilatı ile aşamalı olarak Oğuz Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan büyük bir dil modeli geliştireceğiz.</p>

<p>Türkiye olarak savunma sanayisindeki birikim ve yeteneklerimizi yapay zeka başta olmak üzere diğer alanlara da yansıtmak için yoğun çaba harcıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık, tarım, savunma, elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden milletimizin istifadesine sunacağız.</p>

<p>Kamu yatırım programlarımızdan yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayıracağız.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/cumhurbaskani-erdogandan-yapay-zekada-lider-olacagiz-cikisi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/erdoganaa.webp" type="image/jpeg" length="76068"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere'de Osmanlı askerlerinin kabirleri bulundu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ingilterede-osmanli-askerlerinin-kabirleri-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ingilterede-osmanli-askerlerinin-kabirleri-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de Oxford Üniversitesinden Dr. Muhammed Hasanov'un yaklaşık 170 yıl öncesine ait defin kayıtları ve mezar yerlerine ilişkin bulgularını paylaşmasının ardından, Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği Plymouth'taki 84 Osmanlı askerinin anısına mezarlık vakfına anıt yapılması teklifinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere'deki Türk tarihi üzerine araştırmalar yapan Hasanov, 1853-1856 yılları arasında yapılan Kırım Savaşı sonrası donanması büyük zarar gören Osmanlı İmparatorluğu'nun elindeki gemilerin bir kısmını modernizasyon için İngiltere tersanelerine gönderdiğini anlattı.</p>

<p><img src="https://img.piri.net/mnresize/720/-/piri/upload/3/2026/6/13/832f979c-ab79754d-646e-4a82-9ccc-228e5737bf11.webp" /></p>

<p>Bu kapsamda Peyk-i Zafer, Fethiye ve Şadiye gemilerinin de İngiltere'nin güneyinde, Londra'ya yaklaşık 5 saat mesafedeki Plymouth Limanı'na gittiğini belirten Hasanov bu 3 Osmanlı gemisinin, bazı askerlerin İngiliz kadınlarla evlenmesi ve vefatları dahil yerel basında birçok haberlere konu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Hasanov, bu yazıların izini sürerek 170 yıldır varlığı bilinmeyen Türk şehitliğini bulduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Şehitlik zamanla unutuldu</strong></h2>

<p>Bulgaristan Türkü Dr. Hasanov, ilk askerin 170 yıl önce defnedildiği Plymouth'taki 84 şehit mezarını ortaya çıkaran araştırmacı oldu.</p>

<p>Hasanov, Peyk-i Zafer'in Eylül 1856'da Plymouth'a geldiğini ve Haziran 1857'de kentten ayrıldığını anlattı.</p>

<p>Bu süreçte hastalıklardan ve hava değişiminden dolayı 18 askerin hayatını kaybettiğini belirten Hasanov, "Bu askerler hala mevcut olan Ford Park Mezarlığı'na gömülüyor. O dönemde subaylar bir mezarlık satın alarak şehitleri oraya gömmeyi düşünseler de dönemin Londra Büyükelçisi (Kostaki) Musurus Paşa ile Plymouth Konsolosu Thomas Fox buna sıcak bakmıyorlar" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img src="https://img.piri.net/mnresize/720/-/piri/upload/3/2026/6/13/8e538355-f7ffc77f-6b23-40ef-9ca4-0794a86b886b.webp" /></p>

<p>Hasanov, mezarlar satın alınmadığı için zamanla üzerine başka definler yapıldığını belirterek, Peyk-i Zafer'in ardından Fethiye ve Şadiye gemilerinin modernizasyon için Plymouth Limanı'na geldiğini belirtti.</p>

<p>Bu dönemde kentteki Osmanlı askeri nüfusunun 1500'lere ulaştığını kaydeden Hasanov, "Bu gemilerde 66 asker vefat ediyor. Bunlar da o dönemde Stonehouse Donanma Hastanesi'nin yanına gömülüyor" diye konuştu.</p>

<p>Bu mezarlıkların zamanla unutulduğunu kaydeden Hasanov, "Şu an İngiltere'deki en büyük Türk şehitliği Plymouth'ta" ifadesini kullandı.</p>

<p>Hasanov, şehitliğin unutulma sebepleri arasında kentin İkinci Dünya Savaşı sırasında gördüğü tahribat, Plymouth'un Londra'ya uzaklığı ve arşivlere ulaşma güçlüğü olduğunu dile getirdi.</p>

<h2><strong>Şehit mezarları beyaz bayrakla işaretlendi</strong></h2>

<p>Hasanov'un araştırmalarına göre İngiltere'deki en büyük Türk şehitliği, eski Stonehouse Donanma Hastanesi'nin arazisinde sonraki yıllarda inşa edilen askeri lojmanlar ve İngiliz denizciler anısına oluşturulan parkın arazisi altında kalıyor.</p>

<p>Burada yatan 66 Osmanlı askerinin mezar yerleri tam olarak bilinmese de en büyük olduğu dönemde 3 binden fazla kabrin bulunduğu mezarlığın defin kayıtları Londra'daki Ulusal Arşivler'de tutuluyor.</p>

<p>Ford Park Mezarlığı'ndaki 18 şehit mezarının yerleri ise belli. Üzerlerine zamanla farklı definler yapılan şehit mezarlarında son defnedilen kişilerin taşı bulunsa da kabir yerleri Hasanov tarafından beyaz bayraklarla işaretlenmiş durumda.</p>

<p><img src="https://img.piri.net/mnresize/720/-/piri/upload/3/2026/6/13/01afc243-6ed2967f-a133-4224-a589-433886d07780.webp" /></p>

<h2><strong>Türk isimli çocuklar doğdu</strong></h2>

<p>Hasanov, Plymouth'taki şehit mezarlarını, Cambridge'deki bir öğrenci grubuna Türk şehitlikleriyle ilgili konuşma yapma hazırlığındayken bulduğunu belirterek, "Bir önceki akşam İngiliz arşivlerine rastgele 'İngiltere'de Türk mezarlığı' yazmamla Elmas Abdullah isimli bir askerin cenaze merasimiyle ilgili bir gazete kupürüne rastladım. Ardından da yerel kütüphanede ölüm kayıtlarına baktım ve gördüm ki sayı çok büyük" dedi.</p>

<p>Kaynakları incelemeyi sürdürdüğünü anlatan Hasanov, şu an bir mezar taşı bulunmasa da Plymouth'taki antikacılarda gemilerin geldiği tarihe ait Sultan Abdülmecit tuğralı paralar gördüğünü aktardı.</p>

<p>Hasanov, diğer kaynaklar ve gazete kupürlerinde de ilginç detaylara denk geldiğini aktararak "Gemiciler arasında yerel halkla evlenenler oluyor. Mahmud Efendi ve Celal Efendi isimli iki subayımız Hristiyan oluyor" diye konuştu.</p>

<p>Mahmut ve Celal Efendi'nin eğitim aldıktan sonra İstanbul'a dönüşte misyonerlik yapmaya başladığını, Mahmut Efendi'nin İstanbul'da matematik dersleri de verdiğini belirten Hasanov, yerel halkla evlenen kişilere ilişkin çok fazla belgenin bulunmadığını ifade etti.</p>

<p>Hasanov, 1858-1859'da Plymouth'ta Türkçe isimleri olan çocukların doğduğuna ve bunların annelerinin İngiliz, babalarının Türk olduğuna ilişkin belgelerin yer aldığını vurguladı.</p>

<p>Hasanov, İngiltere'de bilinen ve ziyaret edilebilen Portsmouth şehitliğinde ise daha fazla mezar olabileceğine işaret etti.</p>

<p><img src="https://img.piri.net/mnresize/720/-/piri/upload/3/2026/6/13/b84eac07-444fc983-5fe0-42f1-903f-6dba5c1ac406.webp" /></p>

<p>Bugün 26 mezarın bulunduğu şehitlikte 1860-1879 tarihlerinde yeni definler yapıldığını kaydeden Hasanov, "1879'da Londra Askeri Ataşesi Abdullah Efendi ölmüş ve Portsmouth'a gömülmüş. Çünkü Plymouth unutulmuş ve Müslüman mezarlığı olarak sadece Portsmouth biliniyor. Ayrıca Portsmouth, Londra'ya 2-3 saat mesafede. Tamamen pragmatik sebeplerle şehitler Portsmouth'a gömülmüş" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hasanov, Portsmouth'ta mezarları bulunan 26 denizciyi kente getiren gemilerin dönmesinin ardından 1865'te Hüdavendigar gemisinin de bu şehre geldiğini ve bu gemide de vefat edenlerin olduğunu tespit ettiğini aktararak, "Benim tahminim 35-40 civarında şehit var. Portsmouth bildiğimizden daha da büyük bir şehitlik" dedi.</p>

<p><strong>Anıt teklifi mezarlık vakfının gündeminde</strong></p>

<p>Hasanov'un şehitliği bulmasının ardından Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği yetkilileri, bir vakıf tarafından yönetilen Ford Park Mezarlığı'nı geçen hafta ziyaret etti.</p>

<p>Burada vakıf yönetimine şehitler için bir anıt yapma teklifi iletildi. Vakıf, büyükelçiliğin talebini 10 Haziran'da yapılan yönetim kurulu toplantısında gündem dışı konu olarak ele aldı.</p>

<p><img src="https://img.piri.net/mnresize/720/-/piri/upload/3/2026/6/13/b71b5165-2e884ab0-f6ec-4036-9ed5-c8a7ed667ab7.webp" /></p>

<p>Vakfının gönüllü çalışanlarından Margery Payne, anıtın nereye yapılabileceği ve nasıl bir anıt olmasıyla ilgili değerlendirmelerin ardından yönetim kurulu kararının büyükelçiliğe iletileceğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ingilterede-osmanli-askerlerinin-kabirleri-bulundu</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/england-osoanli.webp" type="image/jpeg" length="54386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yerli siyonistler içimizde!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yerli-siyonistler-icimizde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yerli-siyonistler-icimizde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da bir otobüs durağında bekleyen şahsın kolunda, Filistin haritasının üzerine İsrail bayrağının işlendiği bir dövme görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’da kaydedildiği belirtilen görüntülerde, otobüs durağında bekleyen bir şahsın kolundaki dövme dikkat çekti. Dövmede, Filistin topraklarını temsil eden haritanın tamamının İsrail bayrağıyla kaplandığı görüldü. Görüntü kısa sürede sosyal medyada yayılarak tepki topladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Resim" height="1333" src="https://pbs.twimg.com/media/HKotfmpWUAAUhPm?format=jpg&amp;name=large" width="1000" /></p>

<p>Söz konusu sembol, yalnızca İsrail devletine duyulan sempatiyi değil, Filistin topraklarının bütünüyle işgal edilmesini ve Filistin halkının kendi vatanından silinmesini hedefleyen siyonist anlayışı temsil ediyor. Şahsın bu sembolü vücudunda taşıması, Türkiye’de İsrail’in işgal politikalarını açıkça benimseyen kesimlerin varlığını bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<h2><strong>Yerli siyonistler içimizde!</strong></h2>

<p>Filistinliler yıllardır işgal, zorunlu göç, abluka ve katliamlarla karşı karşıya bırakılırken, memleketin ortasında Yahudi seviciliği peyda oldu. Türkiye’de meydanlarda Filistin’e destek açıklamaları ve gösteriler yapılırken, işgalci İsrail sempatizanları tarafından Yahudi sembollerinin toplum içinde pervasızca sergilenmesi, “yerli siyonizm” tehlikesinin arttığını gösteriyor.</p>

<p>Ülkedeki İsrail artıklarını temizlemeden, ciddi bir iç hesaplaşma yapılmadan milli güvenliğin sağlanamayacağı aşikar. Hali hazırda İsrail'e askerlik yapan işgalci çifte vatandaşlar şehirlerimizde cirit atarken, Yahudi sempatizanları Müslüman Anadolu'dan silinmeli ve bu konuda yetkililer tarafından kapsamlı bir çalışma yapılmalıdır.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yerli-siyonistler-icimizde</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/chatgpt-image-13-haz-2026-14-06-31.webp" type="image/jpeg" length="67239"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail ordusuna küresel tepki]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-ordusuna-kuresel-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-ordusuna-kuresel-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ndeki saldırılarına yönelik tepkiler, sosyal medyada küresel ölçekte başlatılan #ImmoralArmy (Ahlaksız Ordu) etiketiyle dünyada gündem oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteciler, aktivistler ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri tarafından başlatılan sosyal medya çalışması kısa sürede geniş kitlelere ulaşırken, etiket birçok ülkede gündem listelerinde yer aldı.</p>

<p>Kampanya kapsamında paylaşılan videolarda, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdiği saldırılarda yaşanan sivil kayıplar, yıkılan yerleşim alanları ve insani kriz görüntülerine yer verildi.</p>

<p><img src="https://imgs.stargazete.com/imgsdisk/2026/06/11/untitled1-11062026fd685349.jpg" /></p>

<p>Sosyal medya kullanıcıları, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının uluslararası hukuk ve insan hakları açısından değerlendirilmesi çağrısında bulunurken, etikete destek veren paylaşımlar gün boyunca artış gösterdi. Soykırım dünya çapında kınandı.</p>

<p>Öte yandan İsrail'in, 10 Ekim 2025'te ilan edilen ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını sürdürdüğü belirtiliyor.</p>

<p>Paylaşılan verilere göre, Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 72 bin 988'e, yaralı sayısı ise 173 bin 205'e ulaştı.</p>

<p>Ateşkesin ilan edildiği 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana ise 978 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 3 bin 97 kişinin yaralandığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medya platformlarında yaygın şekilde kullanılan #ImmoralArmy etiketi altında yapılan paylaşımlarda, uluslararası toplumun Gazze'deki gelişmelere karşı daha etkin tutum alması yönünde çağrılar öne çıktı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-ordusuna-kuresel-tepki</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/israil-ordu.webp" type="image/jpeg" length="94838"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'de OpenAI hakkında soruşturma açıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdde-openai-hakkinda-sorusturma-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdde-openai-hakkinda-sorusturma-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de bir grup eyalet başsavcısının, OpenAI'ın veri kullanımı ve kullanıcı güvenliğine ilişkin endişeler nedeniyle yapay zeka şirketi hakkında soruşturma başlattığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD'de bir grup eyalet başsavcısı, OpenAI'ın uygulamalarına yönelik inceleme başlattı.</p>

<p>New York Başsavcılığı tarafından OpenAI'a gönderilen celpte, şirketten kullanıcı güvenliği, reklam faaliyetleri, kullanıcı etkileşimi, tüketici verilerinin işlenmesi, çocuklar ve yaşlılara yönelik uygulamalar ile yapay zeka modellerine ilişkin belge ve bilgi talep edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuya ilişkin WSJ'ye açıklamada bulunan bir OpenAI sözcüsü, eyalet başsavcılarının dile getirdiği endişeleri ciddiye aldıklarını ve soruşturma kapsamında yetkililerle işbirliği yapacaklarını belirtti.</p>

<p>Florida eyaleti, haziran başında OpenAI ve şirketin Üst Yöneticisi (CEO) Sam Altman'a dava açan ilk eyalet olmuştu.</p>

<p>Dava dilekçesinde, OpenAI'ın kullanıcılar için risk oluşturabilecek bir ürünü bilerek kullanıma sunduğu ve uyarıları dikkate almadığı iddia edilmişti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdde-openai-hakkinda-sorusturma-acildi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/openai-1.webp" type="image/jpeg" length="13221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya Kupası'nda İsrail protestosu: FIFA'dan atın]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/dunya-kupasinda-israil-protestosu-fifadan-atin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/dunya-kupasinda-israil-protestosu-fifadan-atin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanada-ABD-Meksika ev sahipliğinde düzenlenen 2026 Dünya Kupası'nda, Toronto'daki Kanada-Bosna Hersek maçı öncesinde bir grup, FIFA'yı (Uluslararası Futbol Federasyonu) İsrail üzerinden protesto etti. "İsrail'i FIFA'dan atın" sloganlı pankart, organizasyon logosunun üzerine serildi. Rusya'yı Ukrayna savaşı nedeniyle uluslararası müsabakalardan men eden FIFA, İsrail'in Gazze soykırımına karşı üç maymunu oynuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/dunya-kupasinda-israil-protestosu-fifadan-atin</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/israelfifa.webp" type="image/jpeg" length="11176"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyanın her tarafından Yahudi’nin pisliği akıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/dunyanin-her-tarafindan-yahudinin-pisligi-akiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/dunyanin-her-tarafindan-yahudinin-pisligi-akiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[New York'ta  Bir Yahudi okulunda eğitim gören 71 kız öğrencinin, kanalizasyon sistemine bağlı yeraltı tünellerine girdikten sonra kaybolduğu bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İhbar üzerine harekete geçen ekipler, öğrencilerin bulunduğu bölgeye ulaşarak çocukları bölgeden tahliye etti.<br />
<br />
Olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin inceleme başlatıldığı öğrenildi.</p>

<h2><strong>Bu ilk hadise değil</strong></h2>

<p>Daha önce de ABD'de sinagogun altındaki yasa dışı tünelin içinde kanlı yataklar, insan dışkıları, kesici aletler ve çocuk sandalyesi bulunmuştu. ABD polisi, New York kentindeki bir sinagogun altında yasa dışı şekilde inşa edilmiş tüneller olduğunu ortaya çıkarmıştı.</p>

<p>Hadisenin ardından 10 Yahudi tutuklansa da birçok Yahudi polislere saldırmış ve pisliklerini örtbas etmeye çalışmışlardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail'in Gazze'ye saldırmasından ve Epstein'ın müşteri listesinin yayınlanmasından kısa bir süre sonra Yahudi Chabad Lubavitch grubunun New York Brooklyn'deki Chabad Genel Merkezi'nin altındaki yeraltı tünel ağı baskına uğramış, polis ekipleri tünelden çıkardığı Haham’ları tutuklamıştı.</p>

<p>Ortodoks Yahudilere ait ve ne amaçla kullanıldığına yönelik korkunç iddiaların ortaya atıldığı yasa dışı açılan tüneller, ABD'de bir grup inşaat işçisi ve komşu binalarda yaşayanların yerin altından gelen insan seslerini polise bildirmesiyle ortaya çıkmıştı.</p>

<p>Dünyanın gündemine oturan baskında tünellerden bebek arabası ve kirli yatakların çıkarılması, organ kaçakçılığı ve çocuk istismarı gibi korkunç iddiaları gündeme getirmişti. Ortodoks Yahudilerin kirli bir yatağı sırtladığı görülen bir görsel New York’taki polis baskınıyla ilgili haberlerde ve sosyal medya paylaşımlarında kullanılmış ve dünyada da geniş bir yankı uyandırmıştı.</p>

<p>Dünyanın gündemine oturan baskında tünellerden bebek arabası ve kirli yatakların çıkarılması, organ kaçakçılığı ve çocuk istismarı gibi korkunç iddiaları gündeme getirmişti. Ortodoks Yahudilerin kirli bir yatağı sırtladığı görülen bir görsel New York’taki polis baskınıyla ilgili haberlerde ve sosyal medya paylaşımlarında kullanılmış ve dünyada da geniş bir yankı uyandırmıştı.</p>

<p>Ayrıca sinagogun altında keşfedilen gizli bir tünelin, Yahudilerin "iğneli fıçı" geleneğini hatırlatıyor. İğneli fıçı olayı, Yahudilerin Yahudi olmayan çocuklardan kan elde etmek için kullandığı bir yöntem ve bu yöntemin Avrupa'da büyük huzursuzluğa sebep olduğu belirtiliyor. Bu gelenek Pessah bayramıyla bağlantılı ve bazı Yahudi gruplar, insan kanı içerek Tanrı'nın gözünde üstün olduklarına inanıyor. Ayrıca, bu eylemler Tevrat'taki bazı ayetlere dayandırılıyor.</p>

<h2><strong>Dünyanın her tarafından Yahudi’nin pisliği akıyor</strong></h2>

<p>Yeryüzünün hastalıklı mikrobu Yahudiler, her pislikten çıkmaya ve kan dondurmaya devam ediyor. Çocuk cinayetinden pedofiliye kadar ne kadar iğrenç olay varsa altında mutlaka bir Yahudi'nin parmağının olması artık kimseye tesadüfmüş gibi gelmiyor. Jeffrey Epstein çocuk istismarı davası, yeraltı tünelleri ve yine tünelde kaybolan kız çocukları...</p>

<p>İnsanlık artık sorunu kökünden çözmeli ve bu lanetli kavimden dünyayı temizlemelidir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/dunyanin-her-tarafindan-yahudinin-pisligi-akiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/yahudiw.webp" type="image/jpeg" length="55975"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin'den Batı'ya müzakere çağrısı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/putinden-batiya-muzakere-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/putinden-batiya-muzakere-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı'ya sorunları müzakere yoluyla çözme çağrısında bulunarak, 'Bunun ültimatom değil, gerçekten müzakere olması gerekiyor. Biz müzakere etmeye hazırız. Ancak bu ulusal çıkarlarımızın dikkate alınması doğrultusunda olmalı.' dedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kremlin Sarayı'ndan yapılan açıklamaya göre, Putin, Rusya Günü vesilesiyle Ukrayna'da 'özel askeri operasyonda' yer alan askerlerle bir araya geldi.</p>

<p>Burada konuşan Putin, NATO ülkelerinin Rusya'ya karşı 'düşmanca' eylemlerde bulunduğunu belirterek 'Rusya tek başına Batı'yı temsil eden NATO'ya karşı koyuyor. Onlar, Rusya'yı stratejik yenilgiye uğratamadı ve uğratamayacak.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>NATO ülkelerinin teknoloji ve bilim alanlarındaki gelişim düzeyinin yüksek olduğuna işaret eden Putin, bu nedenle ülkesinin onlardan her zaman bir adım ileride olması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uydu internet ağı geliştiren 'Bureau 1440' Rus şirketinin Starlink uydu alıcısı benzeri sistemler geliştirdiği bilgisini paylaşan Putin, uzaya 16 uydunun fırlatıldığını ve bunların bazı özelliklerinin Starlink'ten üstün olduğunu söyledi.</p>

<p>Putin, hava savunma sistemlerini güçlendirdiklerini, FPV dronları ve yapay zekayla donanımlı dronların geliştirilmesine yönelik çalışmalar yaptıklarını aktardı.</p>

<p>Batı ile müzakerelere açık olduklarını dile getiren Putin, 'Düşmanlarımıza verebileceğimiz tek bir tavsiye var: Rusya ile savaşmayın, asla böyle bir girişimde bulunmayın. Gelin barış içinde yaşayalım ve tüm sorunları müzakereler yoluyla çözelim. Bunun ültimatom değil, gerçekten müzakere olması gerekiyor. Biz müzakere etmeye hazırız. Ancak bu ulusal çıkarlarımızın dikkate alınması doğrultusunda olmalı.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Rus ordusunun Ukrayna'da cephenin tüm yönlerinde ilerleme kaydettiğini belirten Putin, 'Topraklarımızı yavaş yavaş kontrol altına alıyoruz. Bunu başaracağız. Kimsenin bundan şüphesi yok.' diye konuştu.</p>

<p>Putin, Ukrayna'da 700 bin Rus askerinin savaştığı bilgisini paylaştı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/putinden-batiya-muzakere-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 23:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/putin-19.webp" type="image/jpeg" length="16076"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="86525"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="87835"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="13130"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="44446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="31847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="55866"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yardım noktasına koşan perişan haldeki Gazzelilere kurşun yağdırıldı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail askerleri, Gazze'de yardım noktasına koşan açlıktan perişan olmuş, dili damağına yapışmış Gazzelilere kurşun yağdırıyor!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortada sözde bir "ateşkes" mutabakatı var ama Yahudi zihniyet için bu sadece yeni bir kalleşlik fırsatı. Açlıktan dizlerinin bağı çözülmüş, çocuklarına bir avuç un götürebilmek için can havliyle toz duman içinde koşturan sivil halkın üzerine mermi yağdırmak, ancak böyle aşağılık bir kavmin işi olabilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de bu yapılanlarla görülüyor ki bunlar, insanlık ailesinin bağrına saplanmış zehirli bir hançerdir. Bir lokma yiyecek için koşan aç insanı hedef alacak kadar haysiyetsiz, ateşkes sözü verip arkadan vuracak kadar cani namertler var insanlığın karşısında. Tarih, rızık peşindeki mazlumu vuran, çocukların boğazından geçecek ekmeğe kan bulaştıran en aşağılık mahluklar olarak kaydedecek, kaydetti ve kaydediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-165651.png" type="image/jpeg" length="39403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medeniyet Üniversitesi iftarında Müslüman öğrencilerden intikam yemini!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı yoğun katılımla gerçekleşirken davetliler arasında yer alan Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak öncülüğünde intikam yemini edildi. Sloganlar ve tekbirlerle inletilen meydan coşkulu anlara sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı bu yıl da Müslüman öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Üniversitede bir araya gelen öğrenciler, oruçlarını açtıktan sonra cemaat hâlinde namaz kıldı. Programda ezgiler seslendirilirken sık sık tekbirler getirildi ve sloganlar atıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte, Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak da davetliler arasında yer aldı. Harun Şimşak öncülüğünde Müslüman öğrenciler hep birlikte meydanı intikam yeminiyle inletti. "Ya Muntakim Allah, Bizi intikamına memur et" sesleri Medeniyet Üniversitesi semasında yankılandı. Coşkulu anların yaşandığı buluşmada En’am Suresi’nin 162’nci ayeti okunarak meydanı dolduran kalabalık tarafından hep birlikte tekrar edildi.</p>

<p>İftar programı boyunca üniversite kampüsünde yoğun bir atmosfer oluşurken, etkinlik öğrencilerin toplu duaları ve sloganlarıyla sona erdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-130944.png" type="image/jpeg" length="31365"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nereden türedi bu kadar p.ç kurusu?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsimleri Ahmet, Mehmet, Hasan... Ama ailesinden ve okullarından almadıkları terbiye ile İslam düşmanı olmuşlar. Görüntülerde bir grup gencin camiye ait masaları tekmeleyip kaçtığı görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir çocuğun, toplumun ortak değeri olan cami avlusunda bu denli pervasızlaşması, akıllara tek bir gerçeği getiriyor: Hangi el onları bu kinle besledi? Çocuk çocuktur ancak o masayı kıran nefret, ancak aile ocağında pişmiş olabilir veya okullarda dayatılan Kemalizm.</p>

<p>Görünüşe göre bu "p.ç kurularının" ardında, onlara mukaddesat düşmanlığını miras bırakan, aynı yolun yolcusu anne ve babalar var. Kendi kültürüne, kendi dinine bu denli yabancılaşmış bir güruhun türemesi, ocağındaki yangının sokağa taşmasıdır.</p>

<p>Memlekette İslam düşmanlarına verilen cezaların komik düzeyde kalması, bu fare deliklerinden çıkanları cesaretlendiriyor. Ceza yemeyeceklerini bildikleri için bu kadar pervasızlar! En önemlisi de, bu p.ç kuruları henüz Müslümanların sert tokadını, o sarsıcı sopasını yemedikleri için kendilerini meydanda zannediyorlar. Eğer hak ettikleri karşılığı bulsalardı, o fare deliklerinden başlarını çıkarmaya dahi cesaret edemezlerdi.</p>

<p>Bu memleketin huzuruna ve dinine kasteden bu zihniyet, hak ettiği bedeli en ağır şekilde ödemelidir. Cezasızlık zırhına bürünüp sokaklarda, sosyal mecralarda terör estiren bu güruha karşı sessiz kalınmamalıdır. Müslümanların mukaddesatına el uzatanın eli kırılmalı, bu soysuzluk kökünden kurutulmalıdır!</p>

<p>Şurası da bir gerçek; Abdülhakim Arvasi Hazretleri veledi zinanın kemalat bulmayacağını söyler. Yani bunlar ne uyarıyla, ne eğitimle ne de sopayla düzelir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-09-135111.png" type="image/jpeg" length="86010"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökkuşağı faşistleri yaka paça dışarıya atıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde, TRT’nin “Gökkuşağı Faşizmi” belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ile yönetmen Abdülgafur Şahin’in katıldığı “Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite” paneli, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. Programı sabote etmeye çalışan grup güvenlik müdahalesiyle salondan çıkarılırken iki kişi gözaltına alındı; yaşanan hadise, fikrî zeminde karşılık üretemeyen özgürlük(!) mağdurlarının sabotaj yaparak iki yüzlülüklerini ele verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde düzenlenen "Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite" başlıklı panel, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. TRT’nin "Gökkuşağı Faşizmi" belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ve yönetmen Abdülgafur Şahin'in konuk olduğu etkinlikte, sapkın gruplar fikri sahada mağlup olmanın hıncıyla saldırıya geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Programa sabotaj teşebbüsü</strong></h3>

<p>"Özgürlük" ve "eşitlik" sakızını çiğneyerek yıllardır mazlum edebiyatı yapan sapık şebeke, hakikatler yüzlerine çarpılınca asıl karakterleri olan faşizme rücu etti. Konferans salonuna sızarak sloganlarla akademik ortamı terörize etmeye yeltenen gruba emniyet güçleri anında müdahale etti. Salonu provoke eden ve "nefret suçu" yalanıyla hakikati susturmaya çalışan şahıslar yaka paça dışarı çıkarıldı.</p>

<h3><strong>Gökkuşağı faşistlerine ters kelepçe</strong></h3>

<p>Olaylar sırasında operasyonel tavırlarla düzeni bozmaya kalkan 2 kişi gözaltına alındı. Polise mukavemet gösteren şahıslara ters kelepçe uygulandı. Gözaltına alınanlar işlemlerinin ardından serbest bırakılsa da, üniversite koridorlarında estirilmek istenen terör havası amacına ulaşamadı.</p>

<h3><strong>Fikir bitince şamata çıkardılar</strong></h3>

<p>Marmara Üniversitesi’nde yaşanan bu hadise, LGBT lobisinin fikir karşısındaki zavallılığının en net vesikasıdır. "Baskı altındayız" diyenlerin, aslında en küçük bir fikri eleştiriye dahi tahammülü olmayan azınlık faşistleri olduğu bir kez daha tescillenmiştir. Müslüman Anadolu’nun evlatlarını ve aile yapısını hedef alan bu ifsat projesi, deşifre edildikçe hırçınlaşmaktadır. Fikrin bittiği yerde şamataya sarılan bu aparatlar için yolun sonu gözükmektedir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-22-185313.png" type="image/jpeg" length="19501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="22941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="13541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="32356"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="77227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="70427"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="70316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="34597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="52818"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2025 itibariyle) kargo dahil 1560 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="65777"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="58900"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
