<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 18 Sep 2026 12:28:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail bağlantılı dolandırıcılık ağına operasyon]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-baglantili-dolandiricilik-agina-operasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-baglantili-dolandiricilik-agina-operasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul ve Muğla’da İsrail bağlantılı kişilerin ağırlıkta olduğu tespit edilen uluslararası dolandırıcılık yapılanmasına yönelik geniş çaplı operasyon düzenlendi. 28 şirkete ait 42 çağrı merkezinin hedef alındığı operasyonda 175 şüpheli yakalandı. Şebekenin iki yılda yaklaşık 13 milyar TL’lik işlem hacmine ulaştığı belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2026 yılı içerisinde yürütülen dört ayrı soruşturma kapsamında, çağrı merkezi görüntüsü altında faaliyet gösteren şirketlerin yabancı ülke vatandaşlarını forex ve kripto para yatırımı vaadiyle dolandırdığına ilişkin bulgulara ulaşıldı. Soruşturma, MİT, Emniyet ve MASAK’ın çalışmaları ile Interpol üzerinden temin edilen yüzlerce mağdur başvurusunun incelenmesiyle genişletildi.</p>

<h2><strong>Şirketlerde İsrail bağlantısı</strong></h2>

<p>Yapılan incelemelerde şirketlerin sahiplik ve nihai faydalanıcı yapılarında İsrail bağlantılı kişilerin ağırlıkta olduğu tespit edildi. Yapılanmanın Avrupa, Uzak Doğu ve Afrika başta olmak üzere farklı ülkelerdeki kişileri hedef aldığı belirlendi.</p>

<p>Şebekenin farklı dilleri konuşan müşteri temsilcileri aracılığıyla mağdurlara ulaştığı, yüksek kazanç vaadiyle kişileri yatırım sistemlerine çektiği tespit edildi. Şüphelilerin kontrolündeki platformlarda gerçeğe aykırı kazanç görüntüleri oluşturularak mağdurların daha fazla para yatırmaya yönlendirildiği bildirildi. Parasını çekmek isteyenlerden ise “hesap blokesi” ve “vergi” gibi gerekçelerle yeniden para talep edildi. Toplanan paraların yurt dışındaki banka hesaplarına ve kripto para cüzdanlarına aktarıldığı belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İki yılda 13 milyar TL’lik hacim</strong></h2>

<p>Mali incelemelerde yapılanmanın son iki yılda yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen işlemlerinin dahi yaklaşık 13 milyar TL’lik hacme ulaştığı ortaya çıktı.</p>

<p>Tespitlerin ardından 28 şirkete ait 42 çağrı merkezi ve 239 şüpheli hakkında operasyon kararı verildi. İstanbul ve Muğla’da toplam 286 adrese saat 05.00’te eş zamanlı baskın düzenlendi. Interpol birimlerinin de katıldığı operasyonda saat 10.00 itibarıyla 175 şüpheli yakalandı. Firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-baglantili-dolandiricilik-agina-operasyon</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/israil-ag-operasyon.png" type="image/jpeg" length="28547"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belene: Türk’ün adını silme teşebbüsü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/belene-turkun-adini-silme-tesebbusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/belene-turkun-adini-silme-tesebbusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bulgaristan’da 1984-1989 yılları arasında yürütülen zorla Bulgarlaştırma siyaseti, yüz binlerce Türkün adını, dilini, dinini ve hafızasını hedef aldı. Direnenler Belene’ye kapatıldı, işkence gördü, sürgüne gönderildi; yüz binlercesi ise yurtlarını terk etmek zorunda bırakıldı. Belene, Bulgaristan Türklerine karşı yürütülen bu sistemli kimlik tasfiyesinin en karanlık sembolü olarak hafızalara kazındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="auto">Bulgaristan Türklerinin yakın tarihinde Belene, bir hapishaneden çok daha fazlasını ifade ediyor. 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi sonrasında başlayan nüfus tasfiyesi, göç ve baskı dalgaları, komünist rejim döneminde sistemli bir Bulgarlaştırma siyasetine dönüştü. Todor Jivkov yönetiminin 1984’te başlattığı “Yeniden Doğuş/Soya Dönüş” kampanyasıyla yüz binlerce Türkün adı zorla değiştirildi, Türkçe ve İslâmî hayat kamusal alandan silinmek istendi, direnenler öldürüldü, hapsedildi, sürüldü. Tuna üzerindeki Belene Adası ise bu politikanın en karanlık sembollerinden biri oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto">Bulgaristan’daki Türklerin yaşadığı büyük kırılmayı yalnızca 1984-1989 yıllarına sıkıştırmak, Belene’nin nasıl ortaya çıktığını anlamayı güçleştiriyor. Meselenin tarihî arka planı 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’ne ve savaşın ardından kurulan yeni Bulgar siyasi düzenine kadar uzanıyor. 1878 Berlin Antlaşması’nın 4. maddesi, Türklerin ve diğer toplulukların hak ve menfaatlerinin gözetilmesini, 5. maddesi ise din ayrımı yapılmaksızın medeni ve siyasi hakların korunmasını ve ibadet özgürlüğünü açık biçimde öngörüyordu. Buna rağmen savaş ve sonrasındaki siyasi dönüşüm, bölgedeki Müslüman ve Türk nüfus açısından kitlesel yerinden edilmelerle neticelendi.</p>

<p dir="auto">1877-1878 savaşı sırasında ve hemen sonrasında Rus birlikleri, Kazak unsurları ve Bulgar silahlı gruplarının saldırıları, yağmalar, salgınlar, açlık ve kış şartları yüzünden çok sayıda Müslüman hayatını kaybetti veya Osmanlı topraklarına sığındı. Türk tarih yazımında bu dönem büyük bir muhacirlik ve tasfiye devri olarak hatırlanırken Bulgar tarih yazımında aynı savaş ağırlıklı biçimde “kurtuluş” anlatısı üzerinden okunuyor. Modern akademik çalışmalar da iki toplumun aynı hadiseyi bütünüyle farklı hafıza dünyaları içinde yaşattığına dikkat çekiyor.</p>

<p dir="auto">Böylece Bulgaristan Türkleri açısından sonraki bir asra yayılacak temel mesele şekillendi: Topraklarında kalabilmek, Türk kimliğini sürdürebilmek, dinini yaşayabilmek ve dönem dönem yeniden Türkiye’ye göç etmek zorunda kalmamak.</p>

<h2 dir="auto"><strong>Göç, baskının sürekli neticesi hâline geldi</strong></h2>

<p dir="auto">1878 sonrasında Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç kesintisiz biçimde devam etti. Balkan savaşları, iki dünya savaşı arasındaki siyasi şartlar ve daha sonra komünist rejim dönemindeki uygulamalar yeni muhacir dalgalarını beraberinde getirdi. Özellikle 1944’te komünist rejimin kurulmasıyla Türk toplumunun eğitim, din, mülkiyet, kültür ve göç hakkı üzerindeki devlet kontrolü giderek ağırlaştı.</p>

<p dir="auto">1950-1951 göçü bunun en çarpıcı safhalarından biriydi. Bulgar yönetimi 10 Ağustos 1950’de Türkiye’ye verdiği notayla 250 bin Türkün kısa süre içerisinde kabul edilmesini istedi. Sonuçta 1950-1951 döneminde 154 bin 393 Türk Türkiye’ye geldi. Ardında parçalanmış aileler bırakan bu göç dalgası, 1968’de imzalanan “Yakın Akraba Göçü Anlaşması”na giden süreci doğurdu. 1969-1978 yıllarında yaklaşık 130 bin kişi daha Türkiye’ye göç etti.</p>

<p dir="auto">Komünist rejimin Türk politikasında başlangıçta farklı bir görünüm de vardı. Rejim ilk yıllarında Türkçe eğitim, Türkçe yayıncılık ve bazı kültürel faaliyetlere kısmen imkân verdi. Fakat bu alan giderek daraltıldı. Türkçe eğitim tasfiye edildi, yayınlar kapatıldı, Türkçe kamusal hayattan çekildi ve 1970’lerden itibaren Bulgarlaştırma siyaseti belirgin biçimde yoğunlaştı. Bulgaristan devlet haber ajansı BTA'nın bugün kendi arşivlerine dayanarak aktardığına göre komünist yönetim 1950'lerden itibaren Müslüman toplumlara yönelik isim değiştirme kampanyalarını farklı aşamalarda yürüttü.</p>

<p dir="auto">Bu sürecin son ve en sert safhası 1984 sonunda başladı.</p>

<h2 dir="auto"><strong>Bir gecede insanın adı elinden alındı</strong></h2>

<p dir="auto">Bulgar Komünist Partisi yönetiminin resmî tezine göre Bulgaristan’daki Türklerin önemli bir kısmı gerçekte Osmanlı devrinde İslamlaştırılmış ve Türkleştirilmiş Bulgarlardı. Dolayısıyla rejim kendi anlatısında Türklerin Bulgarlaştırılmasını “asimilasyon” şeklinde sunmuyor, onları sözde “asıl köklerine döndüren” bir “Vazroditelen protses”, yani “Yeniden Doğuş/Soya Dönüş Süreci” olarak propaganda ediyordu. Akademik çalışmalar bunun zor kullanılarak gerçekleştirilen bir asimilasyon programı olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.</p>

<p dir="auto">Hazırlıkların 1984'ten önce başladığını gösteren Bulgar arşiv belgeleri mevcut. Temmuz 1984'te parti yönetiminin üst düzey isimleri isim değiştirme kampanyasının kapsamını tartıştı. 24 Ekim 1984'teki Merkez Komitesi toplantısında işlemin sistematik yürütülmesi için Bulgar isimleri kataloglarının hazırlanması gündeme geldi. Aralık ayında İçişleri Bakanlığı güvenlik tedbirlerini artırdı ve operasyon başladı.</p>

<p dir="auto">Türk köyleri tek tek kuşatıldı. Parti yöneticileri, polis, Devlet Güvenliği mensupları ve güvenlik kuvvetlerinden oluşan ekipler yerleşim yerlerine gönderildi. Köyler arasındaki haberleşmenin kesildiği, operasyonun başlangıç döneminde sıkı bir bilgi karartması uygulandığı Bulgar ve uluslararası araştırmalarda belgeleniyor. İnsanlara hazırlanan listelerden Bulgar isimleri seçmeleri söyleniyor, reddedenlere isim atanıyor, yeni kimlik belgeleri zorla düzenleniyordu.</p>

<h2 dir="auto"><strong>Türkçe konuşmak dahi cezaya dönüştü</strong></h2>

<p dir="auto">Soya Dönüş kampanyası isimlerle sınırlı kalmadı. Amaç Türk kimliğinin gündelik hayatta görünür olmasını ortadan kaldırmaktı.</p>

<p dir="auto">Haziran 1984'ten itibaren Müslüman din görevlilerinin faaliyetleri sınırlandırıldı, yeni cami yapımı durduruldu. Türkçenin kamusal alanda konuşulması yasaklandı. Bulgaristan Bilimler Akademisi'nden Yelis Erolova'nın arşiv belgelerine dayanan yakın tarihli çalışmasına göre yasağı ihlal edenlere bir aylık ücrete denk gelebilecek para cezaları verilebiliyordu.</p>

<p dir="auto">ABD Dışişleri Bakanlığı'nın döneme ait insan hakları raporları da Türkçenin kamusal kullanımının yasaklandığını, İslâmî uygulamaların engellendiğini ve Türklerin sistematik ayrımcılığa maruz bırakıldığını kayda geçirdi. 1988 raporu, geleneksel Türk kıyafetleri ile Türkçe konuşmanın yasaklanmasını, kültürel kimliği yok etmeye yönelik sistematik uygulamalar arasında sayıyordu.</p>

<p dir="auto">Türkçe radyo yayınları sona erdi. Türkçe gazeteler ve kitaplar ortadan kaldırıldı. İngiliz Parlamentosu'nda 1989'da yapılan görüşmelerde, Türk toplumuna ait okulların daha önce Bulgar okullarıyla birleştirildiği, Türkçenin 1974 itibarıyla seçmeli ders statüsünden de çıkarıldığı, 1985'te Türkçe radyo ve yayıncılığın kalan unsurlarının tasfiye edildiği aktarıldı.</p>

<p dir="auto">Posta dahi kimlik siyasetinin parçasına dönüştü. Türkçe adlara gönderilmiş mektupların sahiplerine ulaştırılmadığı, Türkiye ile telefon bağlantılarının sınırlandırıldığı ve Türkçe yazışmaların denetlendiğine ilişkin kayıtlar bulunuyor.</p>

<p dir="auto">Bu baskı evin kapısından içeri de girdi. Hacettepe Üniversitesi'nde yayımlanan ve Belene mağdurlarıyla yapılan sözlü tarih çalışmalarına dayanan araştırmada, Türkçenin aile içinde kullanılmasının dahi cezalandırılabildiği, her Türkçe kelime için para cezası uygulandığına dair tanıklıklar yer alıyor.</p>

<h2 dir="auto"><strong>Dinî hayat da hedefteydi</strong></h2>

<p dir="auto">İslâmî hayat Türk kimliğinin ana taşıyıcılarından biri görüldüğü için rejim İslâmî ibadetleri de sistematik biçimde sınırladı.</p>

<p dir="auto">Sünnet yaptırmak yasaklandı. ABD'nin 1987 insan hakları raporunda erkek çocukların sünnet edilip edilmediğinin kontrol edildiği, sünnet ettiren ailelerin para veya hapis cezalarıyla karşılaşabildiği bildirildi. Müslüman bayramları engellendi, çok sayıda Müslüman mezarlığının tahrip edildiği rapor edildi, cenazelerin İslâmî usullere göre kaldırılmasına müdahale edildi ve vaazların Bulgarca yapılması istendi.</p>

<p dir="auto">Araştırmalar düğün, cenaze, kurban, sünnet ve geleneksel kıyafet gibi kültürel ve dinî unsurların da yasak kapsamına girdiğini gösteriyor. Alvanlar/Yablanovo üzerine yapılmış akademik çalışma Türk müziği dinlemekten kurban kesmeye, sünnetten düğün ve cenaze merasimlerine kadar çok geniş bir alanın baskı altına alındığını kaydediyor.</p>

<p dir="auto">Mezar taşlarının üzerindeki Türkçe ve Müslüman isimleri de hedef alındı. Bazı mezar taşları kırıldı veya isimler kazındı. Çeşme, yerleşim yeri ve kamusal mekânlardaki Türkçe isimlerin silinmesi, kişinin yalnız yaşayan kimliğini değil, geçmiş nesillerin hafızasını da ortadan kaldırmaya yönelen bir kültür politikası meydana getirdi.</p>

<h2 dir="auto"><strong>Türkan bebeğin öldürülmesi</strong></h2>

<p dir="auto">Zorla isim değiştirme operasyonu başladığında Türk köylerinde direnişler de başladı.</p>

<p dir="auto">Kırcaali bölgesinde Mogilyane köyü çevresinde 24-26 Aralık 1984 tarihlerinde binlerce kişi isimlerinin değiştirilmesini protesto etti. 26 Aralık'ta güvenlik güçlerinin göstericilere ateş açması sonucunda üç kişi öldü. Ölenlerden biri annesinin yanındaki 17 aylık Türkan Feyzullah idi. Türkan bebeğin ölümü yıllar içinde Bulgaristan Türklerinin hafızasında Soya Dönüş zulmünün sembollerinden biri hâline geldi. Bulgaristan devlet radyosu BNR de bugün olayda güvenlik güçlerinin barışçıl gösteriye ateş açtığını ve üç kişinin öldüğünü açık biçimde kaydediyor.</p>

<p dir="auto">Ocak 1985'te bu kez Yablanovo, Türkçe adıyla Alvanlar, büyük bir direnişe sahne oldu. Köylüler isim değiştirmek üzere gelen devlet görevlilerini köye sokmadı. Direniş üç gün sürdü. Akademik çalışmalara göre rejim, köye ancak Sliven'deki büyük zırhlı birliklerin desteğini aldıktan sonra girebildi. Tanklarla çevrilen bir Türk köyünün devletin isim değiştirme operasyonuna karşı koyması, dönemin baskısının hangi ölçekte askerîleştirildiğini göstermesi açısından dikkat çekiciydi.</p>

<h2 dir="auto"><strong>Belene: Mahkeme olmadan gönderilenlerin adası</strong></h2>

<p dir="auto">Direnen Türklerin önündeki en korkulan adreslerden biri Tuna Nehri üzerindeki Persin Adası, daha yaygın adıyla Belene idi.</p>

<p dir="auto">1984 sonunda Türklerin isim değiştirme uygulamasına direnişi başlayınca Belene yeniden başka bir işlev kazandı. İlk tutuklanan yaklaşık 200-300 Türk Aralık 1984 ile 1985'in ilk aylarında Belene Cezaevi'ne gönderildi. Eski kamp sahasındaki özel toplama kampı ise Nisan 1985 sonunda yeniden faaliyete geçirildi.</p>

<p dir="auto">Buraya gönderilenlerin ortak vasfı, büyük ölçüde Türk kimliklerinden vazgeçmeyi reddetmeleriydi.</p>

<p dir="auto">Belene Adası Vakfı'nın Bulgar kaynaklarına dayanan tarihçesinde 1985 yılında 500'den fazla Bulgaristan Türkünün, zorla isim değiştirmeye direnmeleri sebebiyle adadaki eski kamp sahasına kapatıldığı belirtiliyor. Tutukluların önemli bir kısmı hakkında mahkeme kararı bulunmuyordu.</p>

<p dir="auto">Bulgaristan'ın 1990 tarihli resmî gazetesinde Belene'de tutulmuş 517 kişinin adı yayımlandı. Vildane Özkan'ın Belene mağdurlarıyla yaptığı geniş sözlü tarih araştırmasında ise tanıklar mahkûm sayısının 800-1000 arasında olduğunu ileri sürdü. Aynı çalışma, resmî 517 kişilik listede adı bulunmayan ve Belene'de tutulduğunu Bulgaristan İçişleri Bakanlığı belgesiyle kanıtlayan mağdurlar tespit edildiğini belirtiyor. Dolayısıyla 517 rakamının bütün tutukluları kapsamadığına ilişkin kuvvetli deliller mevcut.</p>

<p dir="auto">Tutukluların yaşları araştırmada 18 ile 70 arasında değişiyor. İnsanlar kimi zaman aktif direnişte bulundukları için, kimi zaman direniş çıkarabileceklerinden şüphelenildiği için, kimi zaman bir parti görevlisiyle şahsi anlaşmazlık yaşadıkları için, hatta kimi zaman tamamen yanlış değerlendirmeler sonucunda kampa gönderilmişti. Araştırmada bir köy çobanının düdük çalmasının “asker geldi, direnin” işareti zannedilerek tutuklanması buna örnek olarak aktarılıyor.</p>

<p dir="auto">Mahkeme kararı olmadan bir insanı evinden koparıp Tuna üzerindeki adaya götürmek başlı başına bir korkutma yöntemiydi. Belene'nin asıl işlevlerinden biri de buydu: Toplumun geri kalanına direnmenin bedelini göstermek.</p>

<h2 dir="auto"><strong>Açlık, soğuk, dayak ve kimliği inkâr ettirme</strong></h2>

<p dir="auto">Belene mağdurlarının tanıklıkları, kamptaki hayatın yalnız hürriyetten mahrum bırakılmaktan ibaret olmadığını gösteriyor.</p>

<p dir="auto">İlk dönemlerde mahkûmların ciddi açlık çektiği, donmuş ve bozuk yiyeceklerle beslendiği anlatılıyor. Tanıklardan biri ekmeklerin donmuş olduğunu, içlerinden kurt ayıkladıklarını, çorbaların ise son derece kötü koşullarda hazırlandığını aktarıyor.</p>

<p dir="auto">Soğuk başlı başına bir cezalandırma aracına dönüşüyordu. Mahkûmlar çalışmadan geldikten sonra çevreden topladıkları odunlarla koğuşlarını ısıtmaya çalışıyor, aşırı yorgunluk sebebiyle zaman zaman bunu dahi yapamadan soğukta uyuyordu. İlk tutukluluk dönemlerine ilişkin anlatımlarda tuvalet kullanımının ağır biçimde kısıtlandığı da yer alıyor.</p>

<p dir="auto">Fizikî şiddet özellikle kimlik dayatmasıyla iç içeydi. Tanık ifadelerinde sorgulamalar sırasında kişiye “Bulgar kökenli olduğunu kabul ediyor musun?” sorusunun yöneltildiği, reddedenlerin dövüldüğü anlatılıyor. Mahkûmlar birbirlerine Türk isimleriyle hitap ettiklerinde veya kendilerine zorla verilmiş Bulgar ismini benimsemediklerinde tokat, tekme ve diğer kötü muamelelerle karşılaşabildiklerini aktarıyor.</p>

<p dir="auto">Kampta Türkçe konuşmak, başka bir mahkûma Türk ismiyle seslenmek, kâğıt-kalem bulundurmak ve dış dünyayla serbest ilişki kurmak yasak kapsamındaydı. Bu tablo Belene'nin rejim açısından yalnız mahkûmu hapsetmek için kullanılmadığını, onun Türk kimliğini kampın duvarları içinde de kırmaya yönelik bir disiplin mekânı olduğunu gösteriyor.</p>

<p dir="auto">Mahkûmlar ağır işlerde de çalıştırıldı. Tanıklarda Belene çevresindeki çeşitli işlere ve nükleer santral inşaatıyla bağlantılı çalışmalara götürülenler anlatılıyor. Genel olarak Belene'nin daha eski dönemlerinde de mahkûmların ağır üretim kotaları altında zorla çalıştırıldığı, açlığın kamp hayatının en ağır unsurlarından biri olduğu Belene Adası Vakfı'nın tarihçesinde yer alıyor.</p>

<p dir="auto">1986 baharında Belene'deki Türk mahkûmlar açlık grevine başladı. Belene Adası Vakfı, grevin yaklaşık 30 gün sürdüğünü, Mayıs 1986'da tutukluların önemli bir bölümünün serbest bırakıldığını ancak doğrudan evlerine dönmelerine izin verilmeyerek Bulgaristan'ın başka bölgelerine sürgün edildiklerini belirtiyor. Geri kalanlar da daha sonraki dönemde tahliye edildi.</p>

<h2 dir="auto"><strong>Kampın ardından sürgün</strong></h2>

<p dir="auto">Kamptan çıkanların bir kısmı Bobov Dol gibi başka kamplara, bir kısmı Türk nüfusunun bulunmadığı Bulgar yerleşimlerine gönderildi. Bazıları ev hapsinde ve polis gözetiminde yaşamaya zorlandı. Görüştükleri kişiler takip edildi, düğünlere gitmeleri dahi engellenebildi.</p>

<p dir="auto">Baskı yalnız mahkûma uygulanmadı. Kamp tutuklularının eşleri iş yerlerinde, çocukları okullarda ayrımcılıkla karşı karşıya kalabildi. İşten çıkarma, işe almama, öğrencinin notunu düşürme, sınıfta bırakma, arkadaşları önünde aşağılanma ve fizikî şiddet gibi uygulamalar sözlü tarih kayıtlarında yer alıyor.</p>

<p dir="auto">Bu yöntem rejimin asıl hedefini açık biçimde gösteriyor: Direnen tek bir kişiyi cezalandırmakla yetinmeyip ailesini ve çevresini de baskı altına almak, böylece bütün Türk toplumuna korku yaymak.</p>

<h2 dir="auto"><strong>1989: Baskı bu kez kitlesel sürgüne dönüştü</strong></h2>

<p dir="auto">1988 sonu ve 1989 başında uluslararası ortam değişiyor, Sovyet blokunun çözülmesi hızlanıyor, Bulgaristan içindeki Türk direnişi ise giderek örgütleniyordu. Mayıs 1989'da Kuzeydoğu Bulgaristan başta olmak üzere Türklerin yoğun olduğu bölgelerde büyük protestolar ve açlık grevleri başladı. Göstericiler isimlerinin geri verilmesini, Türkçe üzerindeki yasakların kaldırılmasını, din ve seyahat hürriyetinin tanınmasını istiyordu.</p>

<p dir="auto">Human Rights Watch'ın dönem raporuna göre on binlerce Türk gösterilere katıldı ve güvenlik güçleri bazı gösterileri şiddetle bastırdı. Ölümler ve çok sayıda yaralanma bildirildi.</p>

<p dir="auto">Jivkov yönetimi kısa süre sonra pasaport rejimini değiştirerek Türklerin ülkeyi terk etmesine imkân verdi ve kamuoyuna Türkiye'nin sınırlarını açması çağrısında bulundu. Fakat ortaya çıkan durum serbest göçten çok kitlesel bir çıkarma operasyonuna dönüştü. İnsanlara kısa süre içerisinde ülkeyi terk etmeleri bildiriliyor, evler, hayvanlar, araziler ve yıllarca kurulmuş hayatlar geride kalıyordu.</p>

<p dir="auto">Haziran-Ağustos 1989 arasında kaç kişinin Bulgaristan'dan çıktığı kaynaklara göre yaklaşık 320 bin ile 360 binin üzerinde değişiyor. Bulgaristan devlet haber ajansı 3 Haziran-21 Ağustos arasında 322 bine kadar kişinin Türkiye'ye geçtiğini bildiriyor. Akademik çalışmalar 350 binin üzerinde kişiden söz ediyor. Bulgaristan Parlamentosu'nun 2012 tarihli tutumunu aktaran Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise 360 binden fazla Bulgaristan Türkünün sınır dışı edilmesini “etnik temizlik biçimi” olarak nitelendiren parlamenter deklarasyona dikkat çekiyor.</p>

<h2 dir="auto"><strong>Rejim çöktü, isimler geri döndü</strong></h2>

<p dir="auto">10 Kasım 1989'da Todor Jivkov iktidardan uzaklaştırıldı. Yaklaşık bir buçuk ay sonra, 29 Aralık 1989'da, Bulgar Komünist Partisi yeni yönetimi Soya Dönüş politikasını resmen mahkûm etti. Zorla isim değişikliğinin vatandaşların anayasal haklarının ihlali olduğu kabul edildi ve eski isimlerin iadesinin yolu açıldı.</p>

<p dir="auto">Mart 1990'da yasal düzenlemeler yapıldı. Bir yıl içinde yaklaşık 600 bin kişi eski ismini yeniden aldı. Türkçenin okullarda seçmeli ana dili dersi olarak okutulması 1991'in sonlarına doğru yeniden mümkün hâle geldi.</p>

<p dir="auto">Türkiye'ye göç edenlerin bir kısmı Jivkov rejiminin yıkılmasının ardından Bulgaristan'a döndü. RFE/RL'nin araştırmasına göre 1991 sonuna kadar geri dönenlerin sayısı 200 bine kadar ulaştı.</p>

<p dir="auto">Fakat hukuki hesaplaşma aynı hızla gerçekleşmedi.</p>

<p dir="auto">Todor Jivkov, eski Başbakan Georgi Atanasov, eski İçişleri Bakanı Dimitar Stoyanov ve diğer bazı üst düzey yöneticiler hakkında Soya Dönüş sürecindeki uygulamalar nedeniyle soruşturmalar açıldı. Yargılamalar yıllarca sürdü, dosyalar savcılık ile mahkemeler arasında gidip geldi. Jivkov 1998'de öldü. Diğer sanıkların da zaman içerisinde hayatlarını kaybetmeleriyle bu dosyalarda kesin bir mahkûmiyet hükmüne ulaşılamadı. Bulgaristan devlet ajansı BTA'nın 2025 tarihli değerlendirmesi, yargılanan beş üst düzey isimden hiçbirinin bu dosya kapsamında mahkûm edilmediğini belirtiyor.</p>

<p dir="auto">Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri de 2012'de Belene'ye keyfî şekilde gönderilmiş Türk mağdurların hâlâ tazminat aradığını ve meselelerin önemli kısmının çözülmediğini kayda geçirmişti.</p>

<p dir="auto"><strong>Kaynaklar:</strong></p>

<p dir="auto">Bulgaristan Devlet Haber Ajansı (BTA)<br />
Bulgaristan Ulusal Radyosu (BNR)<br />
Human Rights Watch<br />
Amnesty International<br />
Avrupa Konseyi<br />
ABD Dışişleri Bakanlığı İnsan Hakları Raporları<br />
Belene Adası Vakfı<br />
DergiPark’ta yayımlanan akademik çalışmalar<br />
Belene mağdurlarıyla yapılan sözlü tarih mülakatları</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/belene-turkun-adini-silme-tesebbusu</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/belene.png" type="image/jpeg" length="91035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Okullarda canavar yetişiyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/okullarda-canavar-yetisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/okullarda-canavar-yetisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Maneviyattan ve merhametten uzaklaştırılan, materyalist çarklar arasında ruhsuzlaştırılan yeni nesil dehşet saçmaya devam ediyor. Arnavutköy’de 12 yaşındaki epilepsi hastası bir çocuğun maruz kaldığı şiddet, eğitim sisteminin ve modern kültürün çocukları sürüklediği manevi uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Arnavutköy’de okul çıkışında 3 çocuk tarafından çayırlık bir alana götürülen 12 yaşındaki A.H., dakikalarca darbedildi. Epilepsi hastası olduğunu söyleyerek “Yapmayın, hastayım” diye yalvaran küçük çocuğun feryatlarına aldırış etmeyen gözü dönmüş saldırganlar, sergiledikleri acımasızlığı utanmadan bir de cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Yüzünde ve vücudunda ağır darp izleri oluşan A.H. hastaneye kaldırılırken olayın ardından 3 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.barandergisi.net/vidyome/embed/78728" webkitallowfullscreen=""></iframe></p>

<p>Hadisenin vahametini artıran nokta, şiddetin artık yalnızca öfke patlaması şeklinde ortaya çıkmaması. Karşısındaki çocuğun acısını seyreden, yalvarışını duyan ve buna rağmen darbeyi sürdüren bir ruh hâliyle karşı karşıyayız. Üstelik saldırının kayda alınması, yaşanan zulmün teşhir edilecek bir “başarı”, paylaşılacak bir “içerik” gibi görülmeye başlandığını gösteriyor. Merhametin yerini gösterişin, utanmanın yerini arsızlığın aldığı bir çocuk dünyası inşa ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Materyalist eğitimin ve dijital afyonun ürünleri</strong></h2>

<p>Yaşanan bu vahşet, münferit bir “çocuk kavgası” denilerek geçiştirilemeyecek kadar ağır bir toplumsal çürümeye işaret ediyor. Çocuklara hayatı yalnızca başarı, sınav, meslek, para ve rekabet üzerinden öğreten, ruhu ve ahlakı eğitimden dışlayan seküler-materyalist anlayışın nasıl bir insan tipi ürettiği her geçen gün daha sert biçimde karşımıza çıkıyor.</p>

<p>Bugün çocuk okulda formül öğreniyor, yabancı dil öğreniyor, test çözüyor. Fakat öfkesini nasıl yeneceği, zayıfa nasıl davranacağı, kul hakkının ne olduğu, merhametin neden insan olmanın temeli sayıldığı, bir başkasının canının ve haysiyetinin neden dokunulmaz olduğu aynı kuvvetle öğretilmiyor. Bilgi büyüyor, teknik imkânlar çoğalıyor, fakat insanın iç dünyasını terbiye edecek ölçüler giderek zayıflıyor.</p>

<p>Bu boşluğu ise telefon ekranları dolduruyor. Televizyon dizilerinden dijital oyunlara, sosyal medya videolarından kısa içeriklere kadar çocukların karşısına sürekli kavga, aşağılama, teşhir, güç gösterisi ve acımasızlık çıkarılıyor. Şiddetin seyirlik malzemeye dönüştüğü, başkasının mahremiyetinin birkaç saniyelik görüntü uğruna hiçe sayıldığı bir dijital iklim çocukların davranış kalıplarını da şekillendiriyor.</p>

<p>Kendi akranının acı çekişini durdurmak yerine telefonunu çıkarıp kayda alan çocuk tipi, çağımızın en ürkütücü manzaralarından biri hâline geliyor. Genç nesillerde aşkasının acısına karşı hissizleşme, kötülüğü seyretme, onu kaydetme ve bundan sosyal bir değer üretme arzusu görülüyor. Dijital afyon, vicdanı uyuştururken şiddeti de sıradanlaştırıyor.</p>

<h2><strong>Pedagoji ne âlemde, sorumlular nerede?</strong></h2>

<p>Bu noktada eğitim bürokrasisinin, rehberlik servislerinin, pedagogların ve ailelerin de kendilerini sorgulaması gerekiyor. Bir çocuk arkadaşını çayırlık alana götürüp grup hâlinde dövecek noktaya nasıl geliyor? Bu çocukların davranışlarındaki sertlik, saldırganlık ve zorbalık daha önce hiç mi fark edilmiyor? Okullardaki rehberlik mekanizmaları öğrencinin ruhuna gerçekten temas edebiliyor mu, yoksa evrak dolduran ve problem çıktıktan sonra devreye giren bir bürokratik birime mi dönüşmüş durumda?</p>

<p>Bugün “akran zorbalığı” adı altında tartışılan birçok hadisenin arkasında daha büyük bir terbiye ve medeniyet krizi bulunuyor. Çocuk, küçük yaşta neye hürmet edeceğini, kimden haya edeceğini, nerede duracağını ve hangi davranışın zulüm olduğunu öğrenemezse karşısındaki insanı da kendi arzusunun önündeki bir nesne gibi görmeye başlıyor.</p>

<p>Arnavutköy’deki hadise bu yüzden yalnızca üç çocuğun işlediği bir şiddet vakası olarak okunamaz. Karşımızda eğitimden aileye, dijital kültürden sokak hayatına kadar uzanan daha büyük bir yozlaşmanın fotoğrafı var. Çocuklarımızın ellerine teknoloji verilirken kalplerine ölçü, vicdanlarına merhamet, zihinlerine hak ve batıl şuuru yerleştirilmediğinde ortaya çıkan boşluğu ekranlar, oyunlar ve hoyrat kültür dolduruyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/okullarda-canavar-yetisiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/okul-kavga.jpeg" type="image/jpeg" length="58253"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başıboş köpek sorunu çözülüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/basibos-kopek-sorunu-cozuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/basibos-kopek-sorunu-cozuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye genelinde sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 99,22’sinin toplandığını açıkladı. 78 ilde sürecin tamamlandığını belirten Çiftçi, çalışmaların sürdüğü illerde de takvimin ilerlediğini ve ekim ayı sonunda meselenin Türkiye gündeminden çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p dir="auto">Türkiye’nin uzun süredir gündeminde yer alan başıboş köpek sorununa yönelik çalışmalar büyük ölçüde tamamlandı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TGRT Haber canlı yayınında yaptığı açıklamada, ülke genelindeki sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 99,22’sinin toplandığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto">Çiftçi, 78 ilde sürecin tamamlandığını, İstanbul, İzmir ve Diyarbakır’da ise çalışmaların devam ettiğini ifade etti. İstanbul için 15 Ekim tarihini işaret eden Çiftçi, Diyarbakır’daki çalışmaların da ekim ayı sonuna kadar bitirilmesinin planlandığını söyledi.</p>

<p dir="auto">Sahipsiz hayvanların sokaklardan toplanmasına yönelik çalışmaların mevcut takvime göre ilerlemesi halinde, uzun süredir vatandaşların güvenlik endişelerine ve tartışmalara konu olan başıboş köpek meselesinde ekim ayı sonunda yeni bir aşamaya geçilmiş olacak. Bakan Çiftçi de hedeflerinin sorunu ekim sonu itibarıyla Türkiye’nin gündeminden çıkarmak olduğunu belirtti.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/basibos-kopek-sorunu-cozuluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/basibos-kopek-sorunu.webp" type="image/jpeg" length="88625"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sakarya’da Gazze için nöbet sürüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sakaryada-gazze-icin-nobet-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sakaryada-gazze-icin-nobet-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de devam eden soykırıma karşı Sakarya’da düzenlenen boykot nöbetleri sürüyor. Adapazarı, Akyazı ve Hendek’te bir araya gelen gönüllüler, Filistin’e destek çağrısı yaparken İsrail’le bağlantılı ürünlere yönelik boykotun devam ettirilmesini istiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Beyazay Derneği Gazze Dayanışma ve Yardımlaşma Komisyonu öncülüğünde Sakarya’nın Adapazarı, Akyazı ve Hendek ilçelerinde haftanın belirli günlerinde “Gazze Nöbeti” tutuluyor. Meydanlarda gerçekleştirilen programlarda Gazze’de yaşananlar gündemde tutulurken vatandaşlara Filistin’le dayanışmayı sürdürme çağrısı yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Somut adım atın”</strong></h2>

<p>Düzenlenen eylemlerde Gazze’deki saldırıların ve Batı Şeria’daki toprak gasplarının sürdüğüne dikkat çekilerek, insani yardımların Gazze’ye ulaştırılmasının önündeki engellerin kaldırılması istendi.</p>

<p>Gönüllüler yaptıkları açıklamada, “Gazze Barış Kurulu’nda garantör olan ülkeler, neredesiniz?” diye seslenerek uluslararası aktörleri harekete geçmeye çağırdı. Açıklamada, “Siyonist saldırgan İsrail, Gazzelileri katletmeye devam ediyor. Batı Şeria’da toprakları gasp ediyor. Yardım tırlarının Gazze’ye girişini engelliyor” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Türkiye’deki yöneticilere de çağrıda bulunan gönüllüler, kınama açıklamalarının yeterli olmadığını belirterek, “İktidar sahiplerine sesleniyoruz. Yaptığınız kınamalar yeterli değil. İsrail’e karşı somut adım atın” ifadeleriyle siyasi ve ekonomik adım talep etti.</p>

<h2><strong>Nöbetler farklı noktalarda sürüyor</strong></h2>

<p>Sakarya’daki Gazze dayanışması son aylarda farklı etkinliklerle de devam etti. Kentte Filistin’e destek yürüyüşleri düzenlenirken Karasu’da balıkçılar Küresel Sumud Filosu’na destek amacıyla tekneleriyle Karadeniz’e açıldı. Sapanca’da ise “Özgür Gazze” çadırının uzun süredir faaliyet gösterdiği bildirildi.</p>

<p>Boykot nöbetleri Sakarya’yla sınırlı kalmıyor. Eylül ayında Aksaray’da gerçekleştirilen programda organizasyon gönüllüleri, Türkiye genelinde 32 noktada benzer nöbetlerin sürdüğünü ve boykot kapsamındaki ürünleri satmayan işletmeler için “boykotsuz rota” çalışması yürütüldüğünü açıkladı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sakaryada-gazze-icin-nobet-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/sakarya-nobet.png" type="image/jpeg" length="67163"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’den Suudi Arabistan’a 24,3 milyar dolarlık F-35 satışı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdden-suudi-arabistana-243-milyar-dolarlik-f-35-satisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdden-suudi-arabistana-243-milyar-dolarlik-f-35-satisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD yönetimi, Suudi Arabistan’a 48 adet F-35 savaş uçağı ve beraberindeki ekipmanların satışına onay verdi. Satış paketinin toplam değerinin 24,3 milyar dolar olduğu açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan’a yönelik silah satışına ilişkin Kongre’ye resmî bildirimde bulundu. Açıklamaya göre Riyad yönetimi, paket kapsamında 48 adet F-35 savaş uçağının yanı sıra 49 adet Pratt &amp; Whitney F135-PW-100 motoru ve uçaklarla bağlantılı çeşitli ekipmanları satın alacak.</p>

<p>Satışın gerçekleşmesi için ABD Kongresi’ndeki inceleme sürecinin tamamlanması gerekiyor. ABD’nin Silah İhracatı Kontrol Yasası kapsamında NATO üyesi olmayan ülkelere yapılacak silah satışlarında Kongre’nin 30 günlük inceleme ve itiraz süresi bulunuyor.</p>

<p>24,3 milyar dolarlık satışın tamamlanması halinde Suudi Arabistan’ın hava gücü önemli ölçüde genişleyecek ve F-35’in Körfez bölgesindeki kullanım alanı da büyüyecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdden-suudi-arabistana-243-milyar-dolarlik-f-35-satisi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/abd-suudi.webp" type="image/jpeg" length="37371"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ünlülere uyuşturucu operasyonu: 18 kişi için gözaltı talimatı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/unlulere-uyusturucu-operasyonu-18-kisi-icin-gozalti-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/unlulere-uyusturucu-operasyonu-18-kisi-icin-gozalti-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla ünlülere yönelik soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan operasyonda 18 isme gözaltı kararı verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından ünlülere yönelik yeni bir uyuşturucu operasyonu başlatıldığı, verilen talimatlar doğrultusunda İstanbul İl Jandarma Komutanlığınca gözaltı ve aramaların başladığı öğrenildi.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında Aras Bulut İynemli, Melis Sezen, Şarkıcı Sefo dahil 18 ünlü isme gözaltı kararı verildi. 18 ismin ikametlerinde arama ve biyolojik inceleme alınacağı öğrenildi.</p>

<h2><strong>18 İSME GÖZALTI</strong></h2>

<p>Operasyon kapsamında gözaltı kararının yanı sıra arama ve biyolojik inceleme istenen isimler Savcılık tarafından açıklandı. Aras Bulut İynemli, Melis Sezen, Hasan Şaş, Nilperi Şahinkaya, Hande Demir, Melis İşiten, Yeliz Yeşilçimen Anıl Durmuş, Hazal Filiz Küçükköse, Volkan Akçıray, Zeynep Akçıray, Eda Güzelcik, Sezen Çakır, Sayat Zurnacı hakkında gözaltı kararı verildi.</p>

<h2><strong>SAVCILIKTAN AÇIKLAMA</strong></h2>

<p>Öte yandan operasyon hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan açıklama geldi. Açıklamada, "Toplum sağlığı ve güvenliğini tehdit eden uyuşturucu maddeyle mücadele kapsamında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen bir soruşturmada, kamuoyunda oyuncu, şarkıcı, iş adamı, işletmeci ve sosyal medya fenomeni sıfatlarıyla bilinen şüphelilerin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırdığı veya yer temin ettiğine dair makul şüpheyi destekleyen delillere ulaşılmakla; İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'na, 18 Eylül 2026 tarihinde 18 şüpheli için gözaltı, arama, biyolojik inceleme yaptırılması ve ifadelerinin alınması sonrası Cumhuriyet Başsavcılığımızda hazır edilmelerine yönelik talimat verilmiştir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur." ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/unlulere-uyusturucu-operasyonu-18-kisi-icin-gozalti-talimati</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/unlu-uyusturucu.webp" type="image/jpeg" length="43354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Varoluş gayesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/varolus-gayesi-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/varolus-gayesi-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Kutsî Hadis'te belirtildiği üzere, Allah, Âlemi insan, insanı ise kendi marifetine ulaşması için yarattı... Bu ölçü, insanın hem yaratılış gayesini, hem de "ne olmak ve nasıl olmak?" sorularının cevabını verir; insanın "varlık" sebebi ve "varoluş" hedefinin de...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnsanoğlunun olanca çabası, var olmak ve var kalmak için zamanı aşma gayesinde düğümlü... Zamanı aşmak... Yol?..</p>

<ul>
 <li></li>
</ul>

<p>Ruhî çaba; insanı hayvan, bitki ve maddeden ayırıcı ve zamanın muhtevası olan bu varlıklar hakkında bilgilenmenin de kaynağı... Zamanı aşmak; "Mutlak Varlık" ile keyfiyetler âlemi arasındaki biricik geçit olan ruhun yolundan, imândan, imân yolunun hakikati İslâm'dan... "Allah'ın ahlâkıyla ahlâklanınız" mukaddes ölçüsünün belirttiği üzere, "varlığın varlıkla bilinmesi" hakikatiyle "varoluşan" tarzda Resûlü'nün gösterdiği yolda, yoldan.</p>

<p>"Zamanı aşma" muradı insan için şuurunda olsa da olmasa da yönetici bir duygu olarak behadet ifâde ederken, "zamanüstü hakikati"ne yalnız "Mutlak Fikir"le varılabileceğini söylememiz, bir reklâm ve propaganda veya kuru slogan ifâdesi değildir; "ezelî hâl şuuru"ndan geçit bulan "zaman dışı" hâl rejimine dair Budist ve Hint din ve düşüncesi ve onlar gibi sayısız panteist düşünce ve din modelleri, "zamanın üstüne" çıkmayı değil, büsbütün ezilmeyi ve "hiç"liği idealize eden bir takım tersine aksiyon modelleridir... Saf tefekkür zaviyesinden "zamanüstü" zorunluluğuna doğru bir ifâde kurmuşken, bunun "hâl rejimi"ni gösteremeyenleri de yok sayacağımıza göre?..</p>

<ul>
 <li></li>
</ul>

<p>Her zaman varmak mümkün olmasa da, "gaye"nin yerinde durması ve her işin kendisine nisbetle ayarlanması gerektiğini bildirerek, bir hususun altını çizelim:</p>

<p>— "Ruh ve akıl, insan varlığının ne eksik ve ne fazla, tam ve mükemmel kıvam isteyen bu iki kutbu, biri dünya ve madde, öbürü de mavera ve üstün hayat gayesine karşı değişmez ve kıpırdamaz esaslar etrafında namütenahî derin ve geniş bir hürriyet ifadesiyle, iki yol gösterici mizâna sahiptir: Şeriat ve Tasavvuf..."</p>

<p>(…)</p>

<ul>
 <li></li>
</ul>

<p>İrfan sofrasının ekâbirlerine mahsus bir zevk ve saf tefekkür mizacının, "Mutlak Fikir" dışı "varoluş" yolları hakkındaki hükmü ancak şu olabilir:</p>

<p>— "Derin ve girift izâhlar ve belirli bir tecrit haysiyeti gösterseler de, neticesi kof, bomboş, bönlere mahsus ve hiçlik!"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><i><strong>Salih Mirzabeyoğlu, Kültür Davamız -Temel Meseleler-, İbda Yayınları, İstanbul 1993, s.71-72.</strong></i></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Külliyat</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/varolus-gayesi-2</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 23:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/varolus-1.png" type="image/jpeg" length="56582"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail ile Yunanistan'dan Akdeniz'de şer tatbikatı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-ile-yunanistandan-akdenizde-ser-tatbikati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israil-ile-yunanistandan-akdenizde-ser-tatbikati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Akdeniz’deki hâkimiyet mücadelesinde Türkiye aleyhine mevzi kazanma arayışındaki İsrail ile Yunanistan, ortak bir deniz tatbikatı yaptı. Gazze’deki saldırılarını sürdüren siyonist Tel Aviv yönetimi, Atina ile pekiştirdiği askerî iş birliği üzerinden bölgedeki hassas dengeleri doğrudan hedef alarak Doğu Akdeniz'deki fay hatlarını tetikliyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Akdeniz'de gizlenen askerî manevra</strong></h2>

<p>Terörist İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, iki hafta evvel Akdeniz sularında Yunanistan donanması ile müşterek bir tatbikat gerçekleştirildiği bildirildi. Tatbikata terörist İsrail'e ait iki füze gemisi ile Yunan donanmasından iki fırkateyn iştirak etti. Siyonistler, söz konusu manevranın iki donanma arasındaki süregelen bağı kuvvetlendirmek ve birlikte hareket etme kabiliyetini artırmak gayesiyle tertip edildiğini ileri sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail, iki ülke ordusunun acil vaziyetler başta olmak üzere muhtelif senaryolar üzerinde talim yaptığını; tehdit unsurlarını tespit etme ve bunlara müdahalede bulunma sahalarında çalışmalar icra edildiğini duyurdu. Akdeniz'i istikrarsızlığa sürükleyen ve doğrudan İslâm coğrafyasına karşı tehdit oluşturan bu girişimler, terör çetesinin Batı desteğiyle bölgede yeni krizlere zemin hazırladığını açıkça ortaya koyuyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-ile-yunanistandan-akdenizde-ser-tatbikati</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 22:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/israilyunanistan.jpg" type="image/jpeg" length="70107"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Polonya’da kalıcı askerî üs kuruyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-polonyada-kalici-askeri-us-kuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-polonyada-kalici-askeri-us-kuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyaz Saray ile Varşova hattında uzun süredir gündemde yer tutan savunma işbirliği somut adımlarla ilerliyor. Trump, Polonya topraklarında kurulması planlanan Amerikan askeri üssüne dair müzakerelerde mesafe katedildiğini duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Truth Social platformu üzerinden açıklamalarda bulunan Trump, projenin nihayete ermesi durumunda konuşlanma noktasının kısa süre içerisinde kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.</p>

<p>Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin sergilediği "kararlı" tutuma işaret eden Trump, mevkidaşını "cesur bir lider" olarak tanımladı. Trump, Varşova yönetimiyle yürütülen ortaklığın iki devlet arasındaki ittifak geçmişinde "tarihi bir dönüm noktası" teşkil edeceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>NATO'nun doğu kanadında kalıcı varlık arayışı</strong></h2>

<p>Polonya, coğrafi konumu sebebiyle Doğu Avrupa’daki savunma mimarisinin merkezinde yer alıyor. Ülkedeki mevcut Amerikan askeri mevcudiyeti rotasyonel birliklere ve ortak tatbikatlara dayanıyor. Varşova’da kurulması hedeflenen daimi üs projesi ise Amerikan askeri varlığını kurumsal ve yerleşik bir çerçeveye taşıma amacına dayanıyor. </p>

<h2><strong>Süreç nasıl ilerleyecek?</strong></h2>

<p>Görüşmelerin olumlu tamamlanması halinde iki taraf, üssün konuşlanacağı bölgeyi, lojistik masrafların paylaşımını ve kuvvetlerin hukuki statüsünü belirleyen protokolü yürürlüğe koyacak. Polonya yönetimi, savunma bütçesinden yüksek pay ayırarak altyapı ve lojistik inşaatlarını üstlenme iradesini canlı tutuyor. </p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-polonyada-kalici-askeri-us-kuruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 22:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/polabd.webp" type="image/jpeg" length="91588"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adnan Menderes, memleketi Aydın'da yâd edildi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/adnan-menderes-memleketi-aydinda-yad-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/adnan-menderes-memleketi-aydinda-yad-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AYDIN (AA) - Merhum Başbakan Adnan Menderes, idam edilişinin 65'inci yılında memleketi Aydın'ın Koçarlı ilçesinde yâd edildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Menderes'in doğup büyüdüğü Çakırbeyli Mahallesi'nin meydanında Aydın Adnan Menderes Üniversitesince (ADÜ) düzenlenen program Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.</p>

<p>Burada konuşma yapan Vali Osman Varol, Menderes'in halkın iradesine ve halkın söylediğinin olması gerektiğine inanan bir kişi olduğunu söyledi.</p>

<p>Varol, Menderes'in halkın teveccühüyle göreve geldikten sonra hiç durmadan, yorulmadan ömrünü çalışmakla geçirdiğini belirterek, şöyle devam etti:</p>

<p>'Ömrünü bu millete hizmet etmekle geçiren gerçekten çalışkan bir idareciydi merhum Başbakanımız. Bir aile babasıydı, önemli bir aile reisiydi. Gönlü çok zengin, insanından aldığı kültürü yaşayan ve yaşatan gerçekten önemli bir şahsiyetti merhum Başbakanımız. Bugün onun yaşadığı topraklarda onu anarken hatırlamamız gereken en önemli şey bazen insanların gerçekten hayatlarını ulvi bir amaç için feda edebildiği, ortaya koyabildiği ve yarattıkları hatıranın sonrasında onların ömrünün çok ötesinde işlevler icra edip çok ötesinde mesajları gelecek kuşaklara yayabildiğidir.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent de Menderes'i rahmet ve minnetle andı.</p>

<p>Kent, 'Bugün burada geçmişin siyasi tartışmalarını yeniden üretmek için değil; demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve milli iradenin değerini bir kez daha hatırlamak için bulunuyoruz. Adnan Menderes'in hikayesini burada, Koçarlı'da anmanın ayrı bir anlamı var. Çünkü o, bu toprakların evladıydı. Aydın'ın, Zeybek kültürünün, efelik geleneğinin ve Anadolu insanlığının güçlü karakterinin şekillendiği bu coğrafyadan çıkmıştı.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konuşmaların ardından ADÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Ercan Sepetçioğlu, Doç. Dr. Adil Adnan Öztürk ve Doç. Dr. Yakup Kaya günün önemine ilişkin panel düzenledi.</p>

<h2><strong>Hemşehrileri Menderes'i anlattı</strong></h2>

<p>Menderes'in hemşehrilerinden Leman Budaklı (88), AA muhabirine, babasının su kuyusu kazdığı bir dönemde Adnan Menderes'in onların bahçesine geldiğini belirterek, 'Babam karpuz kesti, meyve koydu. Meyve alanımız çoktu. Babam 'Çatal getirin kızım' dedi. Menderes, 'Yok, çatal istemem, ne olacak elimizle yeriz' dedi. Çok iyi ve dürüst bir insandı. İyi bir devlet adamıydı. İyi bir çiftçi babasıydı. Dünyanın en iyi adamı odur. O dönem kıymetini bilmediler. Çok özlüyoruz. Adını andığımız zaman ağlayasımız geliyor. Rahmet okuruz her zaman.' diye konuştu.</p>

<p>Gülizar Çiftçi (77) de Menderes'i görmediğini ama annesinin sürekli Menderes'i anlattığını, çok iyi bir insan olduğunu bildiğini ifade etti.</p>

<p>Programa AK Parti Aydın Milletvekili Ömer Özmen, Aydın Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy, Koçarlı Kaymakamı Ramazan Taşkın, AK Parti İl Başkanı Mehmet Erdem ve MHP İl Başkanı Osmangazi Cihangiroğlu da katıldı.</p>

<p>aa</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/adnan-menderes-memleketi-aydinda-yad-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 20:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/amenderesaydin.webp" type="image/jpeg" length="38612"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Menderes’i sehpaya götüren kin: Kemalizmin İslâm düşmanlığı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/menderesi-sehpaya-goturen-kin-kemalizmin-islam-dusmanligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/menderesi-sehpaya-goturen-kin-kemalizmin-islam-dusmanligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[27 Mayıs 1960 darbesiyle millet iradesini çiğneyen Kemalist cunta, halkın İslâm ile yeniden kurduğu irtibatın faturasını Başbakan Adnan Menderes’i 17 Eylül 1961’de darağacına çekerek kesti. Yassıada tiyatrosunda sergilenen hukuksuzluklar, jakoben azınlığın Müslüman Anadolu insanının mukaddesatına karşı beslediği derin kinin intikam hamlesiydi...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Yassıada tiyatrosu ve İmralı sehpası</strong></h2>

<p>Milletin reyiyle vazifeye gelen Demokrat Parti iktidarını gayrimeşru bir darbeyle deviren cuntacı subaylar, Başvekil Adnan Menderes’i Kütahya’da Albay Muhsin Batur eliyle gözaltına aldırarak Ankara’ya, oradan da Yassıada zindanına sevk etti. Cemal Gürsel reisliğindeki Millî Birlik Komitesi ile darbeci Kurucu Meclis’in güdümünde çalışan sözde Yüksek Adalet Divanı, 9 ay 27 gün boyunca bir mahkeme müsamerisi icra etti. Mahkeme Reisi Salim Başol’un "Sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor" hezeyanıyla tescillenen bu açık tiyatroda, milletin seçtiği vekillere "düşükler" yaftası vurularak ağır hakaretler edildi, darplara ve ruhî işkencelere maruz bırakıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Menderes hakkında açılan 13 ayrı düzmece dosyanın 12’sinde ceza kararı çıkarıldı; yalnızca "Bebek Davası" beraatle neticelendi. Cunta divanı 15 fert hakkında idam hükmü verdi. Celal Bayar’ın cezası yaş haddi sebebiyle müebbete çevrilirken, darbeciler 12 idamı daha müebbet hapse dönüştürdü. Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, 16 Eylül 1961 sabahında İmralı’da idam edildi. Ağır baskılarla tecrit edilen Menderes ise, göstermelik sağlık heyetinden zoraki alınan "sağlam" raporunun akabinde 17 Eylül günü saat 13.21’de darağacında idam edildi. Cellatların yüzüne karşı son nefesinde dudaklarından dökülen "Allah milletimize zeval vermesin" duası, Kemalist cuntanın alnına çalınmış kara bir leke olarak tarihe geçti.</p>

<h2><strong>Darbeci öfkenin asıl sebebi: İslâmî uyanış</strong></h2>

<p>27 Mayıs’ı tezgâhlayan zihniyeti çileden çıkaran asıl amil, DP’nin iktisadî yahut idarî adımları değildi. Esas mesele, milletin mukaddesatına vurulan prangaların kırılmasıydı. 1950 senesinde iktidara gelen Demokrat Parti’nin Ezanı 18 yıllık cebrî aradan sonra aslına çevirmesi, Kur’an kurslarına ve İmam Hatiplere alan açması, tek parti faşizminin bürokratik elitlerinde derin bir nefret meydana getirdi. CHP’nin tek parti devrinde sergilediği jakoben baskı öylesine katıydı ki, Ankara’da sefaretlerin bulunduğu muhitlere kılık kıyafeti bahane edilerek müslümanların girmesi jandarma dipçiğiyle engelleniyor, millet kendi vatanında parya muamelesi görüyordu.</p>

<p>Demokrat Parti kadroları menşe itibarıyla CHP içinden çıkmış ve ferdî hayat tarzları bakımından Batıcı temayülleri muhafaza etmiş olsalar da, halkın inancına hürmet gösterdiler. Hasan Bülent Kahraman’ın tespitiyle, "Demokrat Parti halkı kucaklamadı, halk Demokrat Parti’yi kucakladı." Halkın değerleriyle kurulan bu asgarî temas dahi Kemalist taassubun ordu içindeki kliklerini darbe tertibine sevk etmeye yetti. 6-7 Eylül tertipleri gibi kışkırtmalar DP’nin sırtına yüklenmek istense de, darbecilerin asıl intikamı milletin İslâm ile yeniden irtibat kurmasına duyulan kinden beslendi.</p>

<p>Demokrat Parti iktidarının vesayet odaklarını teskin etmek maksadıyla 1951 senesinde çıkardığı 5816 sayılı "Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun" dahi Menderes’in akıbetini değiştirmeye kâfi gelmedi. Kemalist ideolojiyi ve onun tabularını tahkim etmeye matuf bu geri adımlar, darbeci subayların iştahını kesmediği gibi bilakis cuntacılara cesaret verdi. İslâmî uyanışın önünü kesmek için hiçbir meşru hudut tanımayan vesayetçi rejim, kendi tabularını kanun zırhına bürüyen bir başvekili dahi kurban etmekten çekinmedi. Çünkü Kemalist oligarşi için asıl mesele kanunlar değil, tek parti zihniyetinin imtiyazlarını kayıtsız şartsız sürdürmesiydi.</p>

<h2><strong>Büyük Doğu kavgası ve Üstad’ın ihtarları</strong></h2>

<p>Hadiselerin perde arkasını basiretle teşhis eden Üstad Necip Fazıl Kısakürek, yaklaşan tehlikeye karşı Adnan Menderes’i defaatle ikaz etti. DP iktidarının gafletini ve bürokraside çöreklenen vesayet odaklarını haber veren Üstad’ın ihtarları kâfi derecede dikkate alınmadı; bu aymazlık darbenin zemin bulmasına sebep oldu. 27 Mayıs darbecileri iktidara el koyar koymaz Meclis ile beraber İslâm davasının kalesi olan Büyük Doğu’nun kapısına da kilit vurdu. Üstad Necip Fazıl 1,5 sene zindana kapatıldı ve zindanda kaleme aldığı "Zeybeğin Ölümü" şiirini neşretmesinin ardından yeniden takibata uğradı.</p>

<p>Cuntanın sözde mahkemelerinde "Örtülü Ödenek" davası üzerinden Üstad’ı lekelemeye yeltenen darbeciler, mahkeme salonunda sert bir hakikat tokadıyla karşılaştı. Necip Fazıl, dik duruşundan taviz vermeyerek Menderes’in kendisini kullanmadığını, bilakis DP devrinde de inancı uğruna ağır bedeller ödediğini haykırdı. Cuntanın hedef tahtasına hem DP idaresini hem de Büyük Doğu fikriyatını koyması, mücadelenin doğrudan doğruya İslâm ve küfür cepheleri arasında cereyan ettiğinin bariz vesikası oldu.</p>

<h2><strong>Kapanmayan hesaplaşma</strong></h2>

<p>Meclis’in seneler sonra aldığı itibar iadesi kararları, Kemalist cellatların döktüğü kanların hesabını kapatmaya yetmez. Yassıada’da kurulan sehpalar, sadece Menderes'e değil topyekûn Müslüman Türk milletinin iradesine ve mukaddesatına karşı kurulmuştur. Kemalizmin ideolojik tahakkümü, bürokratik alışkanlıkları ve İslâm düşmanı tortuları cemiyet hayatından bütünüyle sökülüp atılmadıkça, Menderes’in şehadetinin hesabı tamamlanmış sayılmayacaktır!..</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/menderesi-sehpaya-goturen-kin-kemalizmin-islam-dusmanligi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 20:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/2026-09-17-20-13-23.webp" type="image/jpeg" length="76679"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“16 Nisan 2028’de Erdoğan son kez aday olacak”]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/16-nisan-2028de-erdogan-son-kez-aday-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/16-nisan-2028de-erdogan-son-kez-aday-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, TBMM’nin 360 oyla 9 Şubat 2028’de seçimlerin yenilenmesi kararı alabileceğini, genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 16 Nisan 2028’de yapılabileceğini söyledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uçum, Terörsüz Türkiye sürecinde Öcalan’ın hükümlü statüsünün değişmediğini, İmralı’daki yeni ünitenin “süreçteki rolünü daha iyi yapabilmesi” için oluşturulduğunu da belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Türkiye Basın Federasyonu’nda gazetecilerle bir araya gelerek Terörsüz Türkiye süreci, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolü, İmralı’daki yeni düzenleme ve 2028 seçimleri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<h2><strong>“Öcalan’ın hükümlü durumu ortadan kalkmadı”</strong></h2>

<p>Uçum, Terörsüz Türkiye sürecinde en fazla tartışılan başlıklardan biri olan Abdullah Öcalan’ın bundan sonraki konumuyla ilgili konuştu.</p>

<p>Öcalan’ın hükümlü statüsünün ortadan kalkmadığını vurgulayan Uçum, yürütülen temasları örgütün silahsızlandırılması ve tasfiyesi hedefiyle açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uçum, “Öcalan ile yürütülen diyalog sürecidir. Hedef bellidir. Terör örgütünün tasfiyesinin sağlanmasıdır” dedi.</p>

<p>Öcalan’ın süreçte üstlendiği rolün kendisine bir imtiyaz sağlandığı şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Uçum, yaklaşımını şu sözlerle anlattı:</p>

<p>“Örgütü kim kurduysa, silahı kim kullandırdıysa feshedecek de odur. Rutin dışı süreçler rutin dışı yöntemle çözülür.”</p>

<h2><strong>İmralı’daki yeni yer: “Süreçteki rolünü daha iyi yapabilmesi için”</strong></h2>

<p>Uçum, kamuoyunda Öcalan için “villa” veya “250 metrekarelik yeni yer” hazırlandığı iddialarıyla gündeme gelen İmralı’daki yapıya ilişkin de açıklama yaptı.</p>

<p>Yeni yapının cezaevinden bağımsız bir konut olmadığını belirten Uçum, buranın cezaevine bağlı ek bir ünite olduğunu söyledi.</p>

<p>Uçum’a göre yeni ünitede sağlanan imkanların amacı, Öcalan’ın Terörsüz Türkiye sürecindeki rolünü daha iyi yerine getirebilmesini sağlamak.</p>

<p>Uçum, düzenlemeden Öcalan’ın serbest bırakıldığı veya hükümlü statüsünün değiştiği sonucunun çıkarılamayacağını belirtti.</p>

<p>Uçum, bunların yürütülen sürecin gerektirdiği düzenlemeler olduğunu ve Öcalan’a imtiyaz sağlanması anlamına gelmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>Takip ve Değerlendirme Kurulu’nda dört alt komisyon</strong></h2>

<p>Uçum, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulan Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun ilk toplantısında dört alt komisyon kurulduğunu da açıkladı.</p>

<p>Bunlardan biri Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu.</p>

<p>Uçum’un açıklamalarına göre Öcalan’ın örgütün fesih ve silahsızlanma sürecindeki rolü bu mekanizma içerisinde değerlendirilecek.</p>

<h2><strong>Seçim için tarih verdi: 16 Nisan 2028</strong></h2>

<p>Uçum’un açıklamalarındaki bir diğer önemli başlık ise Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin tarihi oldu.</p>

<p>Uçum, seçimlerin 16 Nisan 2028’de yapılmasını öngördüğünü söyledi.</p>

<p>Tarihin sembolik anlamına dikkat çeken Uçum, 16 Nisan’ın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişi sağlayan 2017 anayasa referandumunun yıldönümü olduğunu hatırlattı:</p>

<p>“Seçimlerin 16 Nisan 2028 yılında yapılmasını öngörüyorum. Bu tarih Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişimizin referandum tarihidir. Sembolik anlamı vardır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan son kez aday olacaktır.”</p>

<p>Uçum, daha önce yaptığı açıklamalarda da olağan seçim tarihinin 7 Mayıs 2028 olduğunu, 16 Nisan tarihinin seçimi yalnızca üç hafta öne çekeceğini belirtmişti.</p>

<h2><strong>Formül: Meclis’in 360 oyla seçimleri yenilemesi</strong></h2>

<p>Uçum’un tarif ettiği formüle göre TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi kararı alması gerekiyor.</p>

<p>Anayasa uyarınca Meclis’in böyle bir karar alabilmesi için üye tam sayısının beşte üçü, yani en az 360 milletvekilinin oyu gerekiyor.</p>

<p>Uçum daha önce yaptığı hesaplamada, TBMM’nin 2028’de 9-15 Şubat tarihleri arasında seçimlerin yenilenmesi kararı alması halinde seçimlerin 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılabileceğini belirtmişti.</p>

<p>Meclis’in ikinci Cumhurbaşkanlığı döneminde seçimleri yenilemesi, Anayasa’nın 116. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir kez daha aday olmasının da önünü açacak.</p>

<p>Uçum, Erdoğan’ın bu yolla son kez aday olacağını söyledi.</p>

<h2><strong>“16 Nisan’ın yıldönümünde seçim neden olmasın?”</strong></h2>

<p>Uçum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kabul edildiği 16 Nisan 2017 referandumuna atıf yaparak 2028 seçimlerinin aynı tarihte yapılmasının sembolik anlam taşıyacağını söyledi.</p>

<p>Uçum’a göre 2027 Kasım ayında bir seçim ihtimali düşük. Mevcut Meclis aritmetiğiyle yeni anayasa yapılmasını da çok olanaklı görmediğini belirtti.</p>

<p>Erdoğan’ın yeniden adaylığının anayasa değişikliği yerine Meclis’in seçimleri yenilemesi yoluyla gerçekleşebileceğini savunan Uçum, daha önce bu yolu “istisnai adaylık” olarak tanımlamıştı.</p>

<p>Uçum ayrıca Meclis’te seçimlerin yenilenmesi kararı gündeme geldiğinde siyasi partilerin buna karşı çıkmayacağını düşündüğünü belirterek, Erdoğan’ın adaylığına karşı çıkmanın siyasi hata olacağı görüşünü dile getirdi.</p>

<h2><strong>Demirtaş için “Başvurusunun önünde engel yok” açıklaması</strong></h2>

<p>Uçum, Kasım 2016’dan bu yana cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın yeni yasal düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacağına ilişkin soruyu da yanıtladı.</p>

<p>Demirtaş’ın başvuruda bulunmasının önünde hukuki bir engel olmadığını belirten Uçum, başvurunun otomatik olarak tahliye sonucunu doğurmayacağını ve ilgili mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Değerlendirmede Demirtaş’ın dosyasının kişi, örgüt ve suçlamalar bakımından yasanın kapsamına girip girmediğine bakılacağını belirten Uçum, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“ Kişi bakımından, örgüt bakımından dosyası kapsama giriyor mu; bu değerlendirilecektir. Kararı ilgili mahkeme verecektir.”</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/16-nisan-2028de-erdogan-son-kez-aday-olacak</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 20:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/ucum.webp" type="image/jpeg" length="44777"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze soykırımının başından bu yana 92 esir şehit oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazze-soykiriminin-basindan-bu-yana-92-esir-sehit-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazze-soykiriminin-basindan-bu-yana-92-esir-sehit-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin Esirler Cemiyeti, İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarının başladığı Ekim 2023'ten bu yana İsrail hapishanelerinde kimlikleri açıklanan 92 Filistinli esirin şehit olduğunu bildirdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin Esirler Cemiyetinden yapılan yazılı açıklamada, El Halil kentinden Filistinli Mutaz Ebu Suneyne'nin şehadetinin ardından, Gazze'de soykırımın başlamasından bu yana hayatını kaybeden ve kimlikleri açıklanan esirlerin sayısının 92'ye yükseldiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, Filistinli esirlerin işkence, aç bırakma, tıbbi ihmal, cinsel saldırı, kötü muamele, aşağılama ve en temel insani haklardan mahrum bırakılma gibi bir dizi suç ve ihlalin sonucunda şehit olduğu vurgulandı.</p>

<p>Gazze'den alıkonulan bazı kişilerin zorla kaybedilmesi sebebiyle akıbetlerinin hala bilinmediğine dikkat çekilen açıklamada, tanıklık ve verilerin, onlarca Filistinli esirin sahada infaz edildiğine işaret ettiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamaya göre, 1967'den bu yana İsrail hapishanelerinde şehit olan ve kimlikleri belirlenen Filistinli esirlerin sayısı ise 329'a yükseldi.</p>

<h2><strong>Cenazeleri alıkonulan Filistinli esir sayısı 100'e ulaştı</strong></h2>

<p>İsrail tarafından cenazeleri alıkonulan ve kimlikleri belirlenen tutukluların sayısının ise 100'e ulaştığı, bunlardan 89'unun Gazze soykırımının başlamasından bu yana şehit olduğu belirtildi.</p>

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı 8 Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazze-soykiriminin-basindan-bu-yana-92-esir-sehit-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 18:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/flesirler.webp" type="image/jpeg" length="33755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu'nun partisi Likud eriyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/netanyahunun-partisi-likud-eriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/netanyahunun-partisi-likud-eriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze'deki direniş karşısında hezimete uğrayan terörist İsrail'de iç çürüme hızlanırken, son anketler katil Netanyahu ve partisi Likud'un ağır bir çöküş yaşadığını ortaya koydu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski genelkurmay başkanı Gadi Eisenkot'un partisi öne fırlasa da 120 sandalyeli sözde mecliste hiçbir blok çoğunluğu sağlayamıyor. Terörist rejim, hezimetlerin ardından kaçınılmaz bir siyasî kilitlenme devrine sürükleniyor.</p>

<p>İşgal altındaki Filistin topraklarında varlığını sürdürmeye çalışan terörist İsrail'de yapılan son kamuoyu yoklaması, rejimin içine düştüğü derin krizi ve Netanyahu iktidarının eriyişini ortaya koydu. Kanal 13 televizyonunun yayınladığı ankete göre, bugün bir seçim yapılması durumunda  Netanyahu'nun partisi Likud ağır bir darbe alarak 18 milletvekiline kadar geriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Eisenkot öne geçti fakat kriz çözülmedi</strong></h2>

<p>Siyonist rejimin eski genelkurmay başkanı Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi, 22 sandalye kazanarak Likud'un 4 vekil önüne geçmiş vaziyette. Ankete iştirak edenlerin yüzde 45'i başbakanlık koltuğunda Eisenkot'u görmek isterken, Netanyahu'ya verilen destek yüzde 36 seviyesinde kaldı.</p>

<p>Muhalefet safında yer alan eski başbakan Naftali Bennett liderliğindeki "Birlikte" listesi 12 vekile düşerken, Yair Golan'ın "Demokratlar"ı 10, Avigdor Liberman'ın "İsrail Evimiz" partisi ise 8 vekilde kaldı. Eisenkot'un fert planında öne çıkmasına rağmen muhalefet bloğunun toplamda 52 sandalyede kalması, mevcut iktidar bloğunun ise 54 vekile gerilemesi dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Siyonist mecliste hükümet kurmak imkânsız</strong></h2>

<p>Mevcut iktidar ortaklarından  siyonist Itamar Ben-Gvir'in Yahudi Gücü ile Bezalel Smotrich ve Moshe Feiglin ittifakı 8'er sandalye elde ediyor. Ofer Winter'in İsrail Halkı Partisi 6 sandalyeye yükselirken, Ultra Ortodoks (Haredi) partilerinden Birleşik Tevrat Yahudiliği ve Şas 7'şer vekil çıkarıyor. Mansur Abbas liderliğindeki Raam 6, Arap Ortak Listesi ise 8 sandalye kazanarak toplamda 14 vekile ulaşıyor.</p>

<p>Sözde mecliste hükümet kurabilmek için en az 61 milletvekilinin desteği şart koşuluyor. Ne mevcut iktidar ortaklarının ne de muhalefet cephesinin bu sayıya erişememesi, İsrail'in idare edilemez hale geldiğini ve siyasî bir buhrana sürüklendiğini gösteriyor. </p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/netanyahunun-partisi-likud-eriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/israillikud.webp" type="image/jpeg" length="61459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memlekette Yahudi sevicileri! İsrail bayrağı için endişe ettiler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/memlekette-yahudi-sevicileri-israil-bayragi-icin-endise-ettiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/memlekette-yahudi-sevicileri-israil-bayragi-icin-endise-ettiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de soykırım tüm vahşetiyle sürerken, Pendik’te bir esnafın İsrail bayrağını yere sererek gösterdiği tepki, Terörle Mücadele ekiplerini 35 dakikada harekete geçirdi. Sokaktaki asayişsizliğe ve çetelere karşı ağır aksak işleyen mekanizma, İsrail paçavrasını korumak söz konusu olunca ışık hızında çalıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazze'de çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden binlerce masumu katleden soykırımcı İsrail’e karşı milletin yüreğinde biriken öfke patlama noktasına gelirken, bürokrasinin ve emniyetin öncelikleri kamuoyunda yeni bir infiale yol açtı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.barandergisi.net/vidyome/embed/78686" webkitallowfullscreen=""></iframe></p>

<p>İstanbul Pendik’te dükkanının önüne İsrail bayrağını bastırmak üzere yerleştiren bir esnaf kadın, emniyet güçlerinin jet hızıyla müdahalesiyle karşılaştı. Sabah saatlerinde gerçekleşen olayın ardından siyonist rejime sempati duyan bir şahsın şikayeti üzerine, Terörle Mücadele (TEM) polisleri sadece 35 dakika içinde dükkana geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Hapse Kadar Gider" Tehdidi</strong></h2>

<p>Gözleri önünde çocukların lime lime edildiği bir soykırıma tepki gösteren esnafa, emniyet mensupları tarafından bayrağın derhal kaldırılması gerektiği, aksi takdirde hapis cezasına varan yaptırımlarla karşılaşacağı bildirildi. Yaşadığı üzüntüyü dile getiren esnaf kadın, duruma şu sözlerle tepki gösterdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yarım saat önce bir beyefendi geldi. 'Bu devlet bayrağıdır, bunu nasıl yere koyarsınız' dedi. 'Peki bu devlet çocukları lime lime kan revan içinde katlediyor' dedim. 'Ne olursa olsun bu bir devlettir' yanıtını verdi. Hemen gidip terör şubeye şikayet etmiş. Terör şube de maşallah o kadar hızlı geldi ki... 'Bunu hemen kaldırıyorsunuz, yoksa cezası var, hapse kadar gider' dediler. Gerçekten halimiz içler acısı."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>Vatandaş Soruyor: Emniyet Kimin Nöbetinde?</strong></h2>

<p>Pendik Metro istasyonu çevresinde çetelerin cirit attığı, kadınların, çocukların ve yaşlıların güvenliğinin tehdit altında olduğu bir vasatta; polisin asayiş olaylarına müdahalede gösteremediği bu hızı, işgalci rejimin sembolünü korumak için göstermesi tepkilerin odağında yer alıyor. Vatandaşlar haklı olarak soruyor: Sadece 35 dakikada olay yerine gelecek kadar ciddiye aldığınız şey, işgalci ve soykırımcı bir yapının bez parçası mıdır? Pendik sokaklarında çeteler ve magandalar vatandaşın canına, malına kastederken görünmeyen güvenlik güçleri, ne zamandan beri İsrail'in hamiliğine soyunmuştur?</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/memlekette-yahudi-sevicileri-israil-bayragi-icin-endise-ettiler</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/bayrak-israilsdss.png" type="image/jpeg" length="44306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GKRY’de Yahudi istilası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gkryde-yahudi-istilasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gkryde-yahudi-istilasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Kıbrıs’ta İsraillilerin artan arazi ve gayrimenkul alımları tartışmaları büyütüyor. Zigi’de 60 bin metrekareyi aşan alana kurulacak ve “Kıbrıs’taki ilk Yahudi topluluğu” olarak tanıtılan Carob Gardens projesinde 250’den fazla konutun yanı sıra sinagog, Yahudi toplum merkezi, mikve ve koşer tesisleri yer alacak. Gelişmeler üzerine Rum yönetimi yabancılara arazi satışını sınırlandırmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="auto">Larnaka ile Limasol arasındaki Zigi bölgesinde hayata geçirilen Carob Gardens, Güney Kıbrıs’taki İsrailli yerleşiminin en dikkat çekici projelerinden biri haline geldi. Projenin geliştiricisinin bölgede 60 bin metrekareyi aşan arazi edindiği ve yerleşkenin etaplar halinde büyütüleceği bildirildi. Proje tamamlandığında 250’den fazla daire ve villanın bulunması planlanıyor.</p>

<h2 dir="auto"><strong>Yahudi yerleşkesine özel altyapı</strong></h2>

<p dir="auto">Carob Gardens’ın kendi tanıtımında proje, adadaki ilk Yahudi topluluğu projesi olarak sunuluyor. Yerleşkede konutların yanı sıra sinagog, mikve, koşer mutfak ve market, toplum merkezi ve etkinlik alanları bulunacak. Projenin geliştiricileri, Yahudilerin geleneklerini sürdürebileceği kalıcı bir topluluk meydana getirmeyi hedeflediklerini açıkça ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto">İsraillilerin Güney Kıbrıs’taki varlığı Zigi ile de sınırlı kalmıyor. Larnaka, Limasol ve Baf başta olmak üzere çeşitli bölgelerde gayrimenkul yatırımlarının arttığı bildiriliyor. Son dönemde adada İsraillilere yönelik konut projeleriyle birlikte sinagog, koşer işletmeler ve eğitim kurumlarından oluşan yeni bir altyapının gelişmesi, Rum kamuoyunda kalıcı yerleşim tartışmalarını beraberinde getirdi.</p>

<h2 dir="auto"><strong>Rum yönetimi sınırlama arayışında</strong></h2>

<p dir="auto">Artan yabancı gayrimenkul alımlarının ardından Rum yönetimi, üçüncü ülke vatandaşlarına yönelik mevzuatı değiştirmeye hazırlanıyor. Kritik altyapıların çevresi, sahil bölgeleri, ateşkes hattına yakın alanlar, tarım arazileri ve büyük arazi parçalarındaki satışların sınırlandırılması gündemde. Rum basınındaki verilere göre yabancıların gayrimenkul satışlarındaki payı 2024 yılında toplam satışların dörtte birini aşmış durumda.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gkryde-yahudi-istilasi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/gkry-yahudi.jpeg" type="image/jpeg" length="52976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB’den 13 yaş altına sosyal medya yasağı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abden-13-yas-altina-sosyal-medya-yasagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abden-13-yas-altina-sosyal-medya-yasagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği, çocukların sosyal medya kullanımına yönelik kapsamlı bir düzenlemeye hazırlanıyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in açıkladığı plana göre 13 yaşından küçük çocukların sosyal medya kullanması AB genelinde yasaklanacak. 13-15 yaş arasındaki çocuklar ise ancak ebeveynlerinin oluşturup denetlediği sınırlı hesaplarla platformlara erişebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="auto">“AB Çocuk Yasası” adı verilen düzenleme, Instagram, TikTok ve YouTube gibi sosyal medya ve video platformlarının çocuklar üzerindeki etkilerini sınırlamayı hedefliyor. Düzenleme sosyal medyayla da sınırlı kalmayacak. Çocukların çevrim içi oyunlar ve yapay zekâ destekli sohbet uygulamalarına erişimine yönelik yeni kurallar da getirilecek. Eğitim amacıyla kullanılan dijital hizmetlerin ise kapsam dışında tutulması öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto">Yeni sisteme göre 13 yaş altındakiler sosyal medya hesabı kullanamayacak. 13 yaşından 15 yaşına kadar çocuklara yalnızca ebeveyn tarafından açılan ve denetlenen “mini hesaplar” verilebilecek. Bu hesaplarda kullanım süresi ve bazı özellikler sınırlandırılacak. 15-18 yaş arasındaki kullanıcılar için de platformların çocukları bağımlılığa sürükleyen tasarımlara karşı özel güvenlik tedbirleri uygulaması öngörülüyor.</p>

<p dir="auto">Von der Leyen, çocukların bağımlılık oluşturan platform özelliklerine ve giderek daha uç içeriklere sürüklenmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti. Komisyonun hazırlık çalışmalarında siber zorbalık, zararlı içerikler, çevrim içi istismar, bağımlılık oluşturan algoritmalar ve çocukların uygunsuz içeriklerle karşılaşması temel riskler arasında gösteriliyor. AB verilerine göre gençlerin yüzde 97’si her gün internete giriyor.</p>

<p dir="auto">Düzenlemenin uygulanabilmesi için yaş doğrulama sistemi de devreye alınacak. Avrupa Komisyonu, kullanıcıların gereğinden fazla kişisel bilgi paylaşmadan yaşlarını doğrulayabilmelerini sağlayacak ortak bir sistem üzerinde çalışıyor. AB ülkelerinin bu altyapıyı kendi uygulamalarına veya Avrupa Dijital Kimlik Cüzdanı'na entegre edebilmesi planlanıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abden-13-yas-altina-sosyal-medya-yasagi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/ab-couk.jpg" type="image/jpeg" length="54466"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IMDb İsrail'i silip Filistin yazdı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/imdb-israili-silip-filistin-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/imdb-israili-silip-filistin-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın önde gelen sinema veri tabanı IMDb’de bazı film dağıtım kayıtlarında “İsrail” ibaresinin yerine “Filistin Toprakları” ve “İşgal Altındaki Filistin Toprakları” ifadelerinin kullanılması dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="auto">Amazon bünyesinde faaliyet gösteren dünyanın en büyük sinema ve televizyon veri tabanlarından IMDb’nin profesyonel kullanıcılar için hazırladığı IMDbPro platformunda dikkat çeken bir terminoloji değişikliği ortaya çıktı. Bazı film dağıtım kayıtlarında daha önce “İsrail” olarak belirtilen dağıtım bölgesinin artık “Filistin Toprakları” veya “İşgal Altındaki Filistin Toprakları” şeklinde gösterildiği görüldü. Değişiklik, filmlerin dünya çapında hangi şirketler tarafından dağıtılacağını gösteren “dağıtım hakları” (distribution rights) kısmında görülüyor.</p>

<p color="dimmed">İsrailli dağıtım şirketlerinin daha önce filmlerini İsrail’de dağıttığının belirtildiği, ancak son dönemde bazı film sayfalarında bu bölgelerin “Filistin Toprakları” veya “İşgal Altındaki Filistin Toprakları” şeklinde listelendiği aktarıldı. Buna karşın bazı film ve dizi kayıtlarında “İsrail” ifadesinin kullanılmaya devam ettiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İSRAİLLİ DAĞITIMCILARIN BÖLGESİ DEĞİŞTİRİLDİ</strong></h2>

<p color="dimmed">IMDbPro kayıtları incelendiğinde, platform genelinde ve bütün eski kayıtlar için yapılmış kapsamlı bir isim değişikliği olmadığı görülüyor. IMDbPro’da “Filistin Toprakları” olarak değiştirilen yapımların arasında “The Black Ball” yer alıyor. Cannes’da gösterilen İspanyol yapımı filmin IMDbPro kaydında İsrail dağıtım firması olan New Cinemas’ın dağıtım bölgesi “İşgal Altındaki Filistin Toprakları” olarak görülüyor. İsrailli dağıtım şirketi Red Cape’in dağıtım haklarını aldığı “Runner” ve “Backrooms” filmlerinin dağıtım bölgesi de “İşgal Altındaki Filistin Toprakları” olarak listeleniyor. Aynı durumun Lev Films ve United King gibi diğer dağıtım şirketlerine ait bazı filmlerde de görüldüğü Haaretz’in haberinde geçiyor.</p>

<h2><strong>FİLİSTİN BÖLGESİ ZATEN KULLANILIYORDU</strong></h2>

<p color="dimmed">IMDb’nin genel veri tabanında da “İşgal Altındaki Filistin Toprakları” tanımı zaten bölge olarak kullanılıyor. Asıl yeni olan şey, İsrailli dağıtımcıların dağıtım bölgesi olarak bazı IMDbPro kayıtlarında “İsrail” yerine bu ifadelerin kullanılması. Dağıtım şirketleri bu listelemeden haberdar olmadıklarını ve harekete geçeceklerini söyledi. IMDb yönetiminin söz konusu terminoloji değişikliğinin kapsamı, gerekçesi ve kalıcı olup olmadığı konusunda resmi bir açıklama yapıp yapmayacağı ise merak konusu.</p>

<p color="dimmed">Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/imdb-israili-silip-filistin-yazdi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/imdb-isrtail.webp" type="image/jpeg" length="72163"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ve Çin yapay zeka için masaya oturuyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-ve-cin-yapay-zeka-icin-masaya-oturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-ve-cin-yapay-zeka-icin-masaya-oturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, New York'ta yapılması planlanan ABD-Çin görüşmelerinde yapay zekanın iki ülke açısından oluşturabileceği ortak risklerin ele alınmasına açık olduklarını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Axios'a Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile hafta sonu yapılması planlanan ek görüşmelere ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>ABD'nin yapay zeka alanında "lider konumunu koruduğunu" belirten Bessent, "Ortak risklerin önlenmesi ve sistemimizin birbirinden ayrışmasının engellenmesi konusunda görüşmelere açığız." ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bessent, görüşmelerde hem açık hem de kapalı kaynaklı yapay zeka modellerinin ele alınmasının beklendiğini kaydetti.</p>

<p>Ayrıca, üst düzey bir yetkili de Bessent ve ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer'in yönetimin Çin'le ilişkilerinde öne çıkan isimler olduğunu belirterek, Bessent'in yapay zeka konusundaki görüşmelere dahil olmasının "mantıklı" olduğuna işaret etti.</p>

<p>Konuya aşina kaynakların aktardığına göre, New York'ta düzenlenecek toplantılarda yapay zeka, ticaret, nadir toprak elementleri ve diğer ekonomik konular ele alınacak.</p>

<p>Saatler sürmesi öngörülen görüşmelerde, gündemin farklı konularda kapsamlı müzakerelere imkan tanıyacak şekilde esnek tutulacağını belirten kaynaklar, temasların pazartesi gününe kadar devam edebileceğini aktardı.</p>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-ve-cin-yapay-zeka-icin-masaya-oturuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/abd-cin-yapay-zeka.jpeg" type="image/jpeg" length="56817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli kızdan Kemalist'e tokat gibi cevap]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de en ufak bir ses duysa soluğu Avrupa’da alacak manda rejimi zihniyetli Kemalist, aklınca Suriyeli ve Filistinlilere ders vermeye kalkıştı ancak cevabını Filistinli kızdan aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de en ufak bir ses duysa soluğu Avrupa’da alacak manda rejimi zihniyetli Kemalist, aklınca Suriyeli ve Filistinlilere ders vermeye kalkıştı; ancak cevabını Filistinli kızdan aldı.</p>

<p>Sokak röportajında Suriyeliler üzerinden yürütülmeye çalışılan “savaştan kaçtılar” algısına Filistinli kız cevap verdi:</p>

<p>“Savaştan kaçmadılar. Onlar da cihat ettiler.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Biraz araştırın ve bakın, orada ne kadar soykırım yapmışlar.”</p>

<p>“Durumlar düşündüğünüzden daha zordu.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/filistinli-kiz.png" type="image/jpeg" length="17764"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyada Yahudi'ye öfke büyüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yıllardır devam eden katliamlar, Yahudilere yönelik öfkeyi dünyanın dört bir yanında büyütüyor. Polonya’nın başkenti Varşova’da bir araç çağırma uygulaması üzerinden yolculuk yapan İsrailli kadın, sürücünün “Siz insanları öldürüyorsunuz” sözleriyle karşılaşarak araçtan indirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><section dir="auto">Polonya’nın başkenti Varşova’da bir araç çağırma uygulaması üzerinden yolculuk yapan kadın ile sürücü arasında tartışma çıktı. Kadının Yahudi olduğunu öğrenen sürücü, “Filistin’de insanları öldürüyorsunuz” diyerek yolcuyu araçtan indirdi.</section>

<section dir="auto">
<p>Sosyal medyada yayılan görüntüler, Gazze’deki katliamlar sebebiyle dünyaya pislik saçan Yahudilere karşı büyüyen öfkenin Avrupa’da günlük hayata da yansıdığını gösterdi.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-haber-1.webp" type="image/jpeg" length="57247"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yahudiler hiçbir yerde istenmiyor!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden katliamın ardından dünyada Yahudilere yönelik öfke büyüyor. Yunanistan’da Filistin’e destek gösterisi düzenleyen eylemciler, eylemi provoke etmeye çalışan Yahudi turistlere tepki göstererek alandan uzaklaştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan’da Filistin’e destek amacıyla düzenlenen protesto sırasında Yahudi turistlerle göstericiler arasında olay çıktı. Eylemin ortasına girerek protestocularla tartışan ve ortamı provoke etmeye çalışan Yahudi bir turist, göstericilerin tepkisiyle karşılaştı. Yaşanan arbedede turist itilerek protesto alanından uzaklaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze’de on binlerce Müslümanın katledilmesi, şehirlerin yerle bir edilmesi ve açlığın bir silah olarak kullanılması, Yahudi işgaline karşı dünya çapındaki öfkeyi büyütüyor. Yunanistan’da yaşanan hadise de Gazze’deki vahşetin ardından Yahudilere yönelik tepkinin Avrupa sokaklarına kadar yayıldığını bir kez daha gösterdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-istenmiyor.webp" type="image/jpeg" length="42852"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ekim vicdan sahiplerine hidayet vesilesi oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan soykırımın ardından Filistin halkına destek için dünyanın dört bir yanından harekete geçen vicdan sahipleri, İslâm’la da tanışıyor. Filistin Konvoyu’nun Fransız gönüllüsü Sebastian, Adana’da kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batı Şeria’ya ulaşmak üzere yola çıkan “Filistin Konvoyu”nun Fransız gönüllüsü Sebastian, konvoyun Adana’daki durağında kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu. İslâm’ı seçmesinin ardından “Yusuf” adını alan Fransız gönüllünün ihtidası, konvoydaki gönüllüler tarafından sevinçle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>7 Ekim’in ardından Gazze’de yaşanan soykırım, dünyanın dört bir yanında vicdan sahibi insanların Filistin meselesiyle beraber İslâm’a yönelmesine de vesile oluyor. Yusuf’un ihtidası da Filistin için çıkılan yolculuğun hidayetle neticelenen örneklerinden biri oldu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/gazze-hidayet.webp" type="image/jpeg" length="46045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin’in Doğu Türkistan’daki vahşetini kamp tanığı anlattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı. Yaşananları, “Kızlara toplu tecavüz ediyorlar. Bayılanları daha çok dövüyorlar” sözleriyle aktardı.</p>

<h2><strong>İki kez toplama kampına kapatıldı</strong></h2>

<p>1978 Künes doğumlu Ziyawudun, Kazakistan’da yaşarken Doğu Türkistan’a döndüğünde iki kez toplama kampına kapatıldı. İşkence ve ağır kötü muameleye maruz kaldığını belirten Ziyawudun, 2018’de serbest bırakıldıktan sonra yaşadıklarını dünya kamuoyuna anlattı.</p>

<h2><strong>Sayragul Sauytbay: “Kadınlar zorla kısırlaştırılıyordu”</strong></h2>

<p>Bir başka kamp tanığı Sayragul Sauytbay da Doğu Türkistan’daki kamplarda kadınlara yönelik ağır cinsel şiddet ve zorla kısırlaştırma uygulamalarına şahit olduğunu anlattı. Sauytbay, “Birkaç Çinli erkeğin genç bir kadına tecavüz ettiğini gördüm. Kadınlar ilaç ve iğnelerle kendi istekleri dışında kısırlaştırılıyordu” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu tanıklıklar, yaşananların münferit kötü muamele vakalarıyla sınırlı kalmadığını; kadınların bedeni, aile yapısı ve neslin devamı üzerinden yürütülen sistematik bir baskı düzenine işaret ettiğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>Kalbinur Sıdık: “Çığlık sesleri hâlâ aklımda”</strong></h2>

<p>Kamplarda yaşananlara ilişkin bir diğer ağır tanıklık ise Kalbinur Sıdık’tan geldi. Sıdık, tutuklulara elektroşokla işkence uygulandığını belirterek, “Elektro şok cihazlarıyla mahrem yerlerine zarar veriyorlar. Çığlık sesleri hâlâ aklımda” sözleriyle yaşananları aktardı.</p>

<p>Birden fazla kamp tanığının birbirini tamamlayan anlatımları, Doğu Türkistan’daki baskının mahiyetini daha da ağırlaştırıyor. Tecavüz, işkence, zorla kısırlaştırma ve insan onurunu hedef alan uygulamalar, kamplardaki düzenin en karanlık yüzünü oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Türklere yönelik zulmün günümüzdeki halkası: Doğu Türkistan</strong></h2>

<p>Trablusgarp’tan Balkanlar’a, Kırım ve Ahıska sürgünlerinden Hocalı’ya kadar Türkler tarih boyunca büyük katliam ve sürgünlere maruz kaldı. Bugün Doğu Türkistan, Türk ve Müslüman kimliğine yönelik sistematik baskının sürdüğü başlıca coğrafyalardan biri.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Dünya sessiz</strong></h2>

<p>Kamplardan kurtulanların tanıklıkları ve yayımlanan raporlara rağmen birçok devlet, Çin’le ekonomik ve siyasî ilişkilerini önceleyerek Doğu Türkistan’daki zulme karşı sessiz kalıyor.</p>

<p>Ziyawudun, Sauytbay ve Sıdık’ın anlattıkları, Doğu Türkistanlı Müslüman kadınların yaşadığı dehşeti bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Bu tanıklıkların unutulması ise zulmün üzerinin örtülmesine ve Pekin yönetiminin baskı düzeninin sürmesine hizmet ediyor.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/cin-zulium.jpg" type="image/jpeg" length="27564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="51578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="23846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="82881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="52432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="56204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="94791"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="62222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="40473"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="19534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="61065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="15484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="58973"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="33829"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="82970"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="29636"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
