<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 20 Jun 2026 21:49:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan açıklama: ABD taahhütlere uymuyor, Hürmüz Boğazı tekrar kapatıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/irandan-aciklama-abd-taahhutlere-uymuyor-hurmuz-bogazi-tekrar-kapatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/irandan-aciklama-abd-taahhutlere-uymuyor-hurmuz-bogazi-tekrar-kapatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran'ın Hatemü’l-Enbiya Karargâhı Merkez Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada ateşkesin ihlal edildiği duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Açıklamada "Amerika Birleşik Devletleri'nin taahhütlerini açıkça ihlal etmesi ve savaşın sona erdirilmesine ilişkin mutabakatın birinci maddesini uygulamaması nedeniyle; ayrıca İsrail'in Güney Lübnan'da ateşkesi sürekli ve devamlı şekilde ihlal etmesine, bunun sonucunda bu mazlum ülkenin yüz binlerce insanının vahşice öldürülmesine ve yerinden edilmesine, ayrıca işgal güçlerinin Güney Lübnan topraklarından çekilmemesine karşılık olarak, Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiği ve deniz ulaşımına kapatıldığını ilan ediyoruz. Bu adımın, düşmanın yükümlülüklerini ihlal etmesine verilecek cevabın ilk aşaması olduğunu vurguluyoruz. Saldırıların devam etmesi halinde, düşmanı taahhütlerine uymaya zorlamak amacıyla ek adımlar planlanacak ve uygulanacaktır" ifadeleri kullanıldı.</p>

<h2><strong>ABD'DEN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA</strong></h2>

<p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise "İran ile görüşmeler Pazar günü olabilir. Birkaç gün içinde İsviçre'ye gitmeyi planlıyorum. Ateşkesin süreceğinden eminim. Görüşmeler iyi gidiyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>NE OLMUŞTU?</strong></h2>

<p>İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran'da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik mutabakata vardıklarını duyurmuştu.</p>

<p>"İslamabad Mutabakatı" adı verilen mutabakat zaptı, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanmıştı.</p>

<p>Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın açılması, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeleri içeriyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/irandan-aciklama-abd-taahhutlere-uymuyor-hurmuz-bogazi-tekrar-kapatildi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/hurmz-1.webp" type="image/jpeg" length="40638"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan: Sahada güçlü olmayan kendini menüde bulur]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/erdogan-sahada-guclu-olmayan-kendini-menude-bulur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/erdogan-sahada-guclu-olmayan-kendini-menude-bulur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Dünyamız soğuk savaştan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor, alışılagelmiş kalıplar yıkılırken bizim 'Zor oyunu bozar' dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız.' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığında Açık Deniz Karakol Gemisi Cam Roman'ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni'nde konuştu. Erdoğan, "Gemilerimiz muadillerinden daha üstün niteliklerde milli mühimmatlarımız ve silah sistemleri ile donatılıyor. Kendimizle yarışıyor kendi belirlediğimiz eşikleri açmaya çalışıyoruz" açıklamasında bulundu.</p>

<h2><strong>'DÜNYA KÖKLÜ BİR DEĞİŞİM YAŞIYOR'</strong></h2>

<p>Dünyamız soğuk savaştan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Bizim zor oyunu bozar dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Karşılaştığımız her kriz ulusal güvenliğin başkalarına verilemeyeceği kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Türkiye yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru bir şekilde okuyan ülkelerden biridir.</p>

<p>Savunma sektörümüze güvendik. Hayal bile edilemeyecek seviyelere ulaştık. Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma havacılık ürünü ihraç ederek tarihi bir başarıya imza attık. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz. 15'ten fazlası dost ülkelere ihraç edebilme üzere savaş gemileri yapıyoruz. Projelerimizin değeri 25 milyar Euro. Gemilerimizin en az yüzde 80 yerlilikle üretiyoruz.</p>

<p>Gemilerimiz muadillerinden daha üstün niteliklerde milli mühimmatlarımız ve silah sistemleri ile donatılıyor. Kendimizle yarışıyor kendi belirlediğimiz eşikleri açmaya çalışıyoruz.</p>

<p>İcra ettiğimiz tören stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş halidir.</p>

<h2><strong>'KENDİMİZLE YARIŞIYOR, KENDİ BELİRLEDİĞİMİZ EŞİKLERİ AŞMAYA ÇALIŞIYORUZ'</strong></h2>

<p>Gemilerimiz muadillerinden daha üstün niteliklerde milli mühimmatlarımız ve silah sistemleri ile donatılıyor. Kendimizle yarışıyor kendi belirlediğimiz eşikleri açmaya çalışıyoruz.</p>

<p>İcra ettiğimiz tören stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş halidir. Askeri gemi inşa sanayimiz 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor.</p>

<p>Bugün teslim ettiğimiz gemilerimizde kullanılan savaş yönetim sistemi ve arama kurtarma sistemleri tamamen yerli ve milli şirketlerimize aittir.</p>

<p>Romanya ile imzaladığımız satış antlaşmasıyla Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği ülkesine ilk kez bir savaş gemisi ihraç etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahraman deniz kuvvetlerimizin gücüne güç katacak Koç Hisar'ı da bugün hizmete alıyoruz.</p>

<h2><strong>'KİMSEYLE ÇATIŞMA PEŞİNDE DEĞİLİZ'</strong></h2>

<p>Kimseyle çatışma peşinde değiliz. Karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir işbirliğinden yanayız. Türkiye'nin gayesi bölgemizde gerilim üretmek değil, barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir. Bugün bu rıhtımda denize uğurladığımız her iki gemide bu vizyonun bu inancın tecüssüm etmiş halidir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/erdogan-sahada-guclu-olmayan-kendini-menude-bulur</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/erdigannm.webp" type="image/jpeg" length="10857"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye'de güvenlik güçlerine saldırı: 2 asker öldü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/suriyede-guvenlik-guclerine-saldiri-2-asker-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/suriyede-guvenlik-guclerine-saldiri-2-asker-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Savunma Bakanlığı, Halep ile Münbiç arasındaki otoyolda düzenlenen saldırıda 2 Suriye askerinin öldüğünü bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye'nin resmi televizyon kanalı el-İhbariyye'nin, Savunma Bakanlığının Medya ve İletişim Dairesine dayandırdığı haberinde, kimliği henüz belirlenemeyen kişiler tarafından Halep ile Münbiç arasındaki otoyolda askerlere yönelik silahlı saldırı düzenlendiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıda 2 Suriye askerinin öldüğü aktarıldı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/suriyede-guvenlik-guclerine-saldiri-2-asker-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/suriye-guvenlik-gucleri.webp" type="image/jpeg" length="20136"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allianz ve PIMCO'dan İsrail'e 2,6 milyar dolarlık destek]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/allianz-ve-pimcodan-israile-26-milyar-dolarlik-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/allianz-ve-pimcodan-israile-26-milyar-dolarlik-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alman sigorta devi Allianz ile varlık yönetim şirketi PIMCO'nun, Gazze savaşı boyunca milyarlarca dolarlık İsrail devlet tahvili satın aldığı ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>Soykırım Bütçesinin Yarısından Fazlası Bu İki Şirketten</strong></h3>

<p>Açıklanan verilere göre Allianz ve PIMCO, çeşitli fon şirketleri aracılığıyla Eylül 2025 itibarıyla toplam <strong>2,67 milyar dolarlık</strong> İsrail hükümet tahvilini elinde bulunduruyor. Bu devasa rakam, dünya genelindeki tüm yabancı yatırımcıların ve küresel finans kuruluşlarının elinde tuttuğu toplam İsrail tahvillerinin <strong>%51,8’ine</strong> denk geliyor. Allianz grubu, bu yatırımla Tel Aviv yönetiminin dünya genelindeki en büyük tek yabancı finansörü konumuna yükselmiş durumda [Kaynak: Middle East Eye].</p>

<h3><strong>Katliamlar Sürerken Sıcak Para Akışı Sağlandı</strong></h3>

<p>Gazze'de on binlerce sivilin katledildiği, altyapının yok edildiği ve soykırım suçunun işlendiği süreçte, İsrail hükümeti bütçe açığını kapatmak ve saldırılarını fonlamak amacıyla tarihi seviyelerde tahvil ihraç etti. Allianz ve PIMCO gibi küresel aktörlerin bu tahvilleri bizzat satın alması, sivil katliamlarını sürdüren Tel Aviv yönetimine doğrudan ve kesintisiz bir sıcak para kaynağı sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>BM Raportörü: "Uluslararası Suçlara Ortak Oluyorlar"</strong></h3>

<p>Birleşmiş Milletler (BM) Özel Raportörü Francesca Albanese tarafından hazırlanan resmi raporda da bu finansal desteğin niteliği açıkça ortaya kondu. Raporda, Allianz dahil olmak üzere uluslararası finans devlerinin, işgal, abluka ve soykırımla doğrudan bağlantılı devlet tahvillerine yatırım yaparak işlenen uluslararası suçlara ortak oldukları ve bu zulmü finanse ettikleri vurgulandı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/allianz-ve-pimcodan-israile-26-milyar-dolarlik-destek</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/alianz.jpeg" type="image/jpeg" length="82191"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Birleşik Krallık'tan Türkiye hamlesi: Ticaret hacminde iki kat hedefi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/birlesik-kralliktan-turkiye-hamlesi-ticaret-hacminde-iki-kat-hedefi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/birlesik-kralliktan-turkiye-hamlesi-ticaret-hacminde-iki-kat-hedefi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Türkiye ile ticaret ilişkilerini stratejik öncelikler arasında gördüklerini belirterek, 28 milyar sterlin seviyesindeki ikili ticaret hacmini orta vadede iki katına çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Taraflar, mevcut serbest ticaret anlaşmasını hizmetler, dijital ekonomi ve teknoloji sektörlerini kapsayacak şekilde genişletmek için müzakereleri sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşik Krallık, Türkiye ile ekonomik ilişkilerde yeni bir döneme hazırlanıyor. Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Ankara ile Londra arasında yürütülen serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin beklenenden çok daha hızlı ilerlediğini belirterek, Türkiye'nin Londra'nın öncelikli ortakları arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bryant, iki ülke arasındaki ticaret hacminin son dönemde 28 milyar sterline ulaştığını hatırlatarak, yeni anlaşmanın tamamlanmasıyla bu rakamın iki katına çıkarılabileceğini ifade etti. İngiliz Bakan, "Bunu iki katına çıkarmamız mümkün. Serbest ticaret anlaşması yalnızca gümrük engellerini değil, hizmet ticareti ve e-ticaret alanındaki engelleri de azaltacak" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Mevcut Türkiye-Birleşik Krallık Serbest Ticaret Anlaşması, Brexit sonrasında 1 Ocak 2021'de yürürlüğe girmişti. Ancak bu anlaşma ağırlıklı olarak mal ticaretini kapsıyor. Taraflar şimdi teknoloji, telekomünikasyon, dijital ticaret, yatırım, finansal hizmetler ve profesyonel hizmetleri de içine alan daha kapsamlı bir ekonomik ortaklık oluşturmayı amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müzakerelerin beşinci turu geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilirken, Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Chris Bryant arasında yapılan görüşmelerde yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi, savunma sanayii iş birliği ve üçüncü ülkelerde ortak projeler de gündeme geldi. Taraflar, serbest ticaret anlaşmasının modernize edilmesiyle birlikte 40 milyar dolarlık ortak ticaret hedefini yakalamayı amaçlıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/birlesik-kralliktan-turkiye-hamlesi-ticaret-hacminde-iki-kat-hedefi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/turkiye-ingiltere.jpg" type="image/jpeg" length="68809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'den Suriye'nin sağlık altyapısına destek hamlesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiyeden-suriyenin-saglik-altyapisina-destek-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiyeden-suriyenin-saglik-altyapisina-destek-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Suriye arasında sağlık alanındaki iş birliği kapsamında önemli bir protokol imzalandı. Anlaşmayla Şam'da Kalp Hastanesi ve Halep'te Onkoloji Hastanesi'nin işletme süreçlerinde Türkiye aktif rol üstlenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye ile Suriye arasında sağlık alanındaki iş birliği yeni bir aşamaya taşındı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Suriye Sağlık Bakanı Musab Nizal el-Ali arasında imzalanan protokol, Suriye'nin savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinde sağlık altyapısının güçlendirilmesini hedefliyor.</p>

<p>Anlaşma kapsamında Şam Kalp Hastanesi ile Halep Onkoloji Hastanesi'nin planlama, işletme ve yönetim süreçleri Türkiye'nin sağlık alanındaki tecrübesi doğrultusunda yürütülecek. Türk sağlık otoriteleri, söz konusu tesislerin hizmete alınması ve sürdürülebilir şekilde işletilmesi için teknik destek sağlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu, protokolün iki ülke arasındaki dayanışmanın somut bir göstergesi olduğunu belirterek, Türkiye'nin sahip olduğu sağlık altyapısı, şehir hastaneleri modeli ve dijital sağlık sistemleri konusundaki birikimini Suriye ile paylaşacağını ifade etti. Son aylarda Türk heyetlerinin Şam, Halep ve Lazkiye'de çeşitli incelemeler gerçekleştirdiği, hastaneler ile biyomedikal altyapının yerinde değerlendirildiği kaydedildi.</p>

<p>Öte yandan taraflar arasında yapılan görüşmelerde yalnızca hastane işletmeleri değil, tıbbi cihaz ve ilaç temini, sağlık personelinin eğitimi ve yeni sağlık yatırımları da ele alındı. İki ülkenin sağlık kurumları arasında bilgi ve tecrübe paylaşımını artıracak projelerin hayata geçirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Suriye tarafı ise anlaşmayı, ülkedeki sağlık hizmetlerinin yeniden ayağa kaldırılması açısından stratejik bir adım olarak değerlendiriyor. Suriye Sağlık Bakanlığı, Türkiye ile geliştirilen iş birliğinin hastanelerin rehabilitasyonu, sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve personel kapasitesinin artırılmasına katkı sağlayacağını belirtti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiyeden-suriyenin-saglik-altyapisina-destek-hamlesi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/trsrsaglik.jpeg" type="image/jpeg" length="30611"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Okullarda LGBT pisliği]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/okullarda-lgbt-pisligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/okullarda-lgbt-pisligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Sarıyer'deki Özel Açı Ortaokulu'nda ‘cinsiyet değiştirme' skandalı yaşandı. Okulda görevli İngilizce öğretmeni Burak Ü.'nün cinsiyet değiştirerek 'Zoe Lila' ismini aldığı ve derslere bu şekilde girdiği ortaya çıktı. Skandal sonrası velilerin tepki gösterdiği olayla ilgili soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sarıyer'de bulunan Özel Açı Ortaokulu'nda görev yapan İngilizce öğretmeni Burak Ü., İstanbul 36. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurdu; cinsiyetini kadın olarak, ismini de 'Zoe Lila' olarak değiştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>VELİLERE SAPKIN SEMİNER</strong></h2>

<p>Cinsiyetini değiştiren öğretmen İngilizce derslerine girmeye devam ederken, 6. sınıf rehber öğretmenliği görevini de devam etti. Okul yönetimi velilerden gelen tepki üzerine olaya ilginç bir çözüm buldu. Öğretmenin görevden alınmasını talep eden veliler için okulda 'Cinsel Kimlik Gelişimi' konulu seminer düzenlendi. Yönetim velilere seminerle ilgili "Sayın velimiz, öğretmenimiz Burak Ü. cinsiyet dönüşüm sürecinin aşamalarından biri olan isim değişikliği gerçekleşmiştir. Öğretmenimiz artık Zoe Lia isim ve soy ismiyle bizimle devam edecektir. Prof. Dr. Özgür Öner'in vereceği seminerde görüşmek dileğiyle" mesajı yolladı. Veliler, söz konusu öğretmenle ilgili durumu Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bildirerek şikâyette bulundu.</p>

<p><img src="https://imgs.stargazete.com/imgsdisk/2026/06/20/ozelokul1-20062026a1dfd72d.jpg" /></p>

<p>Cinsiyetini kadın olarak değiştiren Burak Ü.'nün yeni hali, öğrenciler arasında kafa karışıklığına yol açtı.</p>

<h2><strong>MEB'DEN JET SORUŞTURMA</strong></h2>

<p>Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü konuyla ilgili inceleme ve soruşturma başlattı. Bakanlık açıklamasında, "Konunun pedagojik esaslar bakımından incelenerek genel denetimler başlamıştır" denildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/okullarda-lgbt-pisligi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/lgbt-okul.webp" type="image/jpeg" length="35937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ateşkesin gölgesinde Hürmüz açmazı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ateskesin-golgesinde-hurmuz-acmazi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ateskesin-golgesinde-hurmuz-acmazi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve İran arasında çarşamba günü imzalanan mutabakatın ardından tamamen açılacağı bildirilen Hürmüz Boğazı, gerilimin merkezinde durmaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), işgalci İsrail ordusunun Lübnan’da saldırılarını artırmasının ardından Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattığını ilan etti. İran’ın kurduğu Basra Körfezi Su Yolu İdaresi (PGSA) ise mutabakatı takip eden 60 günlük ateşkes sürecinde Hürmüz Boğazı’ndan geçişler için İran’ın belirlediği şartları açıkladı. PGSA’dan yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın giriş ve çıkışında gecikmelerin önlenmesi için, gerekli tüm bilgileri içeren geçiş taleplerinin boğaz bölgesine varmadan en az 48 saat önce gönderilmesi gerektiği ifade edildi. Başvuruların "tek resmi yol" olan "psga.ir" ve "info@psga.ir" üzerinden yapılması gerektiği kaydedilen açıklamada, geçiş yapmak isteyen gemilere ait geçerli ve erişebilir bilgilerin ulaştırılması gerektiği belirtildi. Konuya dair Press TV’ye açıklamalarda bulunan DMO Hatemu’l Enbiya Tugayı Komutanlığı ise Hürmüz Boğazı’nın İran’ın tam kontrolü altında olduğunu ve yabancı güçlerin boğaza müdahale edemeyeceğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>KUZEY VE GÜNEY ROTASI KULLANILABİLİR</strong></h2>

<p>İran ile ABD arasındaki mutabakat, ticari gemilerin 60 günlük ateşkes sürecinde Hürmüz Boğazı’ndan geçebileceğini ve boğazın tamamen açılmasını öngörüyor. Buna karşılık CBS’ye konuşan deniz seyrüsefer yetkilileri, gemilerin Hürmüz Boğazı’ndaki ana rotada bulunan 80’i aşkın deniz mayını nedeniyle bu rotayı kullanamadığını bildirdi. İntertanco Seyrüsefer Güvenliği Merkezi Müdürü Phillip Belcher, ana rotanın kapalı olmasına karşılık İran karasularından geçen kuzey rotası ile Umman karasularından geçen güney rotasının kullanıma açık olduğunu aktardı. Belcher, gemilerin şimdilik güney rotasını kullandığını, bu yüzden yığılma olduğunu sözlerine ekledi. İran yönetimi, mutabakatın imzalanmasının ardından Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesi için çalışmalara başladığını ilan etmişti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ateskesin-golgesinde-hurmuz-acmazi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/urmuz.webp" type="image/jpeg" length="91924"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM: Gazze'de ateşkes olduğu iddiası bir illüzyon]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bm-gazzede-ateskes-oldugu-iddiasi-bir-illuzyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bm-gazzede-ateskes-oldugu-iddiasi-bir-illuzyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNICEF, Gazze Şeridi'nde yürürlükte olan bir ateşkes olduğu iddiasının "illüzyon olduğunu" belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BM, Gazze'de 8 aydan uzun süre önce ilan edilen ateşkesin "ölümcül bir illüzyon" olduğunu belirterek, çatışmaların durması gereken tarihten bu yana bölgede 265 çocuğun öldürüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Ekim 2025'te ateşkes ilan edilmesine rağmen İsrail, Gazze genelinde günlük saldırılarını sürdürüyor. Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre ateşkesin başlangıcından bu yana 1000'den fazla Filistinli katledildi.</p>

<p>BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ateşkesten bu yana öldürülen Filistinli çocukların sayısını "akıl dışı ve yıkıcı" olarak nitelendirdi.</p>

<p>UNICEF Sözcüsü James Elder, Amman'dan bağlanarak Cenevre'deki gazetecilere yaptığı açıklamada, "Sözde itidal ve koruma ile tanımlanan bir dönemde, 8 aydan uzun bir süredir her gün ortalama bir çocuk öldürüldü." dedi.</p>

<p>Elder, "Dünya aylardır Gazze'de ateşkes olduğu yönünde bilgilendiriliyor. Ancak Filistinli çocuklar için bu sözde ateşkes zalimce ve ölümcül bir yanılsamaya dönüştü." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Elder şunları söyledi:</p>

<p><i>"Ateşkes ilanından bu yana öldürülen çocuklar bir savaş bölgesinde öldürülmedi. Evlerinde öldürüldüler. Okullarında. Futbol oynarken. Balık tutarken. Vuruldular, bombalandılar, quadcopterlerle hedef alındılar. Her gün bir çocuk öldürülüyorsa tartışma artık ateşkesin niteliğiyle ilgili değildir. Buna ateşkes demenin inandırıcılığıyla ilgilidir."</i></p>

<p>Elder, "bu hafta 2 yaşındaki bir çocuğun İsrail güçleri tarafından vurularak öldürüldüğünü, 13 yaşındaki bir çocuğun çadırının içinde vurularak öldürüldüğünü, 5 yaşındaki bir çocuk ile babasının İsrail saldırısında öldürüldüğünü ve bunun böyle sürüp gittiğini" söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öldürülenlerin yanı sıra ateşkes ilanından bu yana 400'den fazla çocuğun yaralandığını, bunların birçoğunun ağır yaralar aldığını belirten Elder, şu anda "yüzlerce çocuğun acilen tıbbi tahliyeye ihtiyaç duyduğunu" söyledi. İsrail'in "temel ilaçlara yönelik kısıtlamaları" nedeniyle yaralı çocukların daha fazla acı çektiğini, enfeksiyon, komplikasyon ve yeni uzuv kayıpları riskinin arttığını vurguladı.</p>

<p>Elder ayrıca Gazze'deki çocukların yaşadığı derin travmaya dikkat çekti.</p>

<p>"Korku, kayıp ve şiddet, çocukluklarının dokusuna işlemiş durumda." diyen Elder, "Travma o kadar derin ki çocukların yemek yeme, uyuma ve elbette normal şekilde gelişme kabiliyetlerini etkiliyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Elder, "Çocukların öldürülmeye devam etmesi seçeneklerin yokluğunun sonucu değildir. Bu, siyasi irade eksikliğinin sonucudur." dedi.</p>

<p>Elder, "Dünyanın başka herhangi bir yerinde uluslararası tepkiye yol açacak düzeyde çocuk ölümlerini kabul etmeyi bırakmalıyız." ifadelerini kullandı ve "Anormal olanı normalleştirmeyi bırakmalıyız." dedi.</p>

<p><i>Kaynak: Mepa News</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bm-gazzede-ateskes-oldugu-iddiasi-bir-illuzyon</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/bm-ad.jpg" type="image/jpeg" length="30588"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya’da Filistin yanlısı olmak ceza alma sebebi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/almanyada-filistin-yanlisi-olmak-ceza-alma-sebebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/almanyada-filistin-yanlisi-olmak-ceza-alma-sebebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’deki katliamlarda kullanılan silah sistemlerinin üreticileri arasında bulunan Elbit Systems’in Almanya’daki tesisine yönelik eylemleri nedeniyle tutuklanan ve “Ulm 5” olarak bilinen beş Filistin yanlısı aktivist, yaklaşık dokuz aydır cezaevinde bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>İsrail ordusuna silah ve savunma teknolojileri sağlayan Elbit Systems’in Almanya'nın Ulm kentindeki tesisine yönelik eylemleri nedeniyle tutuklanan ve kamuoyunda “Ulm 5” olarak anılan beş Filistin yanlısı aktivist, Stuttgart Bölge Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiltere, İrlanda, Almanya ve İspanya vatandaşı olan Crow Tricks, Daniel Tatlow-Devally, Leandra Rollo, Vi Kovarbasic ve Zo Hailu, Eylül 2025’ten bu yana tutuklu bulunuyor.</p>

<p>Aktivistler, eylemlerinin amacının Gazze’de devam eden soykırıma dikkat çekmek ve İsrail ordusuna silah sağlayan şirketlerin faaliyetlerini protesto etmek olduğunu belirtiyor. Destekçileri, sanıkların herhangi bir can kaybına veya fizikî yaralanmaya yol açan bir eylem gerçekleştirmediğine dikkat çekerek, buna rağmen aylarca tutuklu yargılanmalarının siyasi bir tercih olduğunu savunuyor.</p>

<p>Elbit Systems, Gazze’deki saldırılarda kullanılan silah ve teknolojilerin başlıca üreticilerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Ulm 5’in eylemi, herhangi bir şahsı hedef alan bir saldırı değil; soykırım suçlamalarıyla karşı karşıya bulunan İsrail savaş makinesine destek veren bir şirkete karşı gerçekleştirilen doğrudan bir protesto niteliği taşıyor. Yaklaşık dokuz aydır tutuklu bulunan aktivistlerin yargılanması da yalnızca bir sabotaj davası olarak değil, Avrupa’da Filistin’le dayanışma gösteren çevrelere yönelik baskıların ve çifte standardın yeni bir örneği olarak dikkat çekiyor.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/almanyada-filistin-yanlisi-olmak-ceza-alma-sebebi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ulm5.jpg" type="image/jpeg" length="69353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD istihbaratından Trump'a İsrail uyarısı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-istihbaratindan-trumpa-israil-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-istihbaratindan-trumpa-israil-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD istihbarat kurumlarının Donald Trump'ı Netanyahu konusunda uyardığı öğrenildi. Ayrıca Netenyahu'nun "İran ile kalıcı bir barış anlaşmasına varma çabalarını baltalayabilecek adım atma olasılığının muhtemel olduğu" vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>WP gazetesinin ismini açıklamak istemeyen ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, söz konusu uyarı, Netanyahu ile Trump hükümetleri arasında gerginliğin tırmandığı bir dönemde geldi.</p>

<p>Bu kapsamda, ABD istihbarat kurumlarının, Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran ile kalıcı bir barış anlaşmasına varma çabalarını baltalayabilecek adım atma olasılığının muhtemel olduğu" konusunda Washington yönetimini uyardığı öne sürüldü.</p>

<h2><strong>"İhlal" uyarısı istihbarat raporlarında</strong></h2>

<p>İstihbarat raporlarında, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürme konusunda niyetli olduğu, bu durumun ABD-İran mutabakatının temel unsurlarından birini ihlal edeceği ileri sürüldü.</p>

<p>Yeni bir raporda, İsrail'de sonbaharda yapılması planlanan genel seçimler karşısında Netanyahu'nun siyasi geleceğinin, iç kamuoyuna Lübnan'dan asker çekmeyeceğini ve Hizbullah ile çatışmaları tırmandırmaya kararlı olduğunu göstermesine bağlı olduğu iddiasında bulunuldu.</p>

<p>Raporda ayrıca, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın şartlarının İsrail'de hayal kırıklığı yarattığı öne sürülürken ABD'li yetkililerin bu şartların İsrail'in Tahran üzerindeki "azami baskıyı sürdürme stratejisini zayıflattığını" değerlendirdiği belirtildi.</p>

<h2><strong>"ABD-İran mutabakatını başarısızlığa mahkum edebilir"</strong></h2>

<p>Mutabakatın, İsrail'in Hizbullah'a karşı meşru müdafaa kabiliyetini kısıtlayabileceği yönünde İsrail'de algı olduğu öne sürülen raporda, İsrail'in Lübnan'dan çekilmesi veya herhangi bir çatışmaya son vermesi durumunda bunun İsrail'de Netanyahu'nun yenilgisi olarak görüleceği kaydedildi.</p>

<p>İsrail'in Lübnan'a saldırıları sona erdirse bile ülkenin güneyinden askerleri çekmeyi reddetmesi olasılığının, ABD-İran mutabakatını "başarısızlığa mahkum edebileceği" öne sürüldü.</p>

<p>Üst düzey bir ABD'li yetkili, İsrail ile Hizbullah arasındaki ateşkesin TSİ 16.00'da yürürlüğe girdiğini iddia etmişti.</p>

<h2><strong>Vance, İsrail'in ABD siyasetini etkilemeye çalıştığını söyledi</strong></h2>

<p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail'in "diğer birçok ülke gibi" ABD siyasetini etkilemeye çalıştığını belirtti.</p>

<p>ABD'li yazar ve podcast yayıncısı Allie Beth Stuckey'nin programına konuk olan Vance, "ABD liderlerinin, bir gündemi takip ederken bunu ABD'nin çıkarları için mi yoksa başka bir ülkenin çıkarları için mi yaptığına çok dikkat etmesi gerekiyor" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Netanyahu yönetiminin politika kararlarına yönelik her eleştirinin "Yahudi karşıtlığı" anlamına gelmediğini ifade eden Vance, "İsrail'in görüşleri önemli ancak temelde bunlar (Yahudi karşıtlığıyla) birbirinden ayrı." dedi.</p>

<h2><strong>İsrail, Vance'i hedefe koydu</strong></h2>

<p></p>

<p>ABD ile İsrail arasında İran anlaşması nedeniyle başlayan gerilim, karşılıklı sert suçlamalar ve hakaret niteliğindeki açıklamalarla yeni bir boyuta taşındı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in İsrailli aşırı sağcı bakanları hedef alan sözlerine Tel Aviv'den peş peşe yanıtlar gelirken, taraflar arasındaki sözlü kriz giderek derinleşiyor. Krizin fitilini, Washington ile Tahran arasında imzalanan mutabakata yönelik İsrail hükümetinden gelen eleştiriler ateşledi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'i doğrudan hedef alarak, İsrail'in güvenlik politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Vance'in çıkışı, ABD'de aktif görevde bulunan bir siyasiden İsrail'i hedef alan en sert açıklama olarak tarihe geçti.</p>

<h2><strong>9 milyonluk ülke çıkışı</strong></h2>

<p>Vance, “9 milyonluk bir ülkesiniz. Karşılaştığınız her ulusal güvenlik sorununu çözmek için sadece öldürerek bir çıkış yolu bulamazsınız” diyerek İsrail'in yalnızca askeri yöntemlere dayalı yaklaşımının sürdürülebilir olmadığını savundu. ABD Başkan Yardımcısı ayrıca son aylarda İsrail'i koruyan savunma sistemlerinin önemli bölümünün Amerikan üretimi olduğunu ve Amerikan vergi mükelleflerinin kaynaklarıyla finanse edildiğini hatırlatarak, “İsrail'in sorunu Donald Trump değil” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump da G7 zirvesi sırasında yaptığı açıklamada İsrail için "Çok küçük ortak" vurgusunu yapmıştı.</p>

<h2><strong>Ben-Gvir neyi kastetti?</strong></h2>

<p>Vance'in açıklamalarına en sert yanıt İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'den geldi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Ben-Gvir, Vance'in “Ne öneriyorsunuz?” sorusuna cevap verirken, “Önerim 21. yüzyılın Nazileriyle başa çıkmak, tıpkı ABD'nin 20. yüzyılın Nazileriyle başa çıktığı gibi” ifadelerini kullandı. Ben-Gvir'in sözleri "Hedef Vance miydi yoksa İran mı sorusuna" neden oldu. İsrail Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar da Vance'in Amerikan vergi mükellefleri vurgusuna tepki gösterdi. Zohar, İsrail'in ABD'ye sağladığı istihbaratın çok sayıda Amerikan vatandaşının hayatını kurtardığını öne sürerken, İsrail'de geliştirilen teknolojilerin de ABD ordusu tarafından kullanıldığını belirtti.</p>

<h2><strong>Çıkarlarımız her zaman örtüşmüyor</strong></h2>

<p>Vance, dün de konuya ilişkin açıklamalarını sürdürdü. ABD'li yazar ve podcast yayıncısı Allie Beth Stuckey'nin programına konuk olan Vance, İsrail'in ABD üzerinde etkisi olup olmadığı sorusuna, "Elbette, İsrail'in, diğer birçok ülke gibi Amerikan siyasetini etkilemeye çalıştığını düşünüyorum. Bunu zaten kabul ediyorum. ABD liderlerinin, bir gündemi takip ederken bunu ABD'nin çıkarları için mi yoksa başka bir ülkenin çıkarları için mi yaptığına çok dikkat etmesi gerekiyor" yanıtını verdi. Vance, ABD'nin çıkarlarının "her zaman" İsrail'in çıkarlarıyla aynı doğrultuda olduğu görüşüne katılmadığını vurgulayarak Trump'ın, İran'la çatışmaların nasıl sonlandırılacağı konusunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bazı anlaşmazlıkları olduğunu aktardı.</p>

<h2><strong>Silah ambargosu endişesi</strong></h2>

<p>İsrail'in Maariv gazetesinin haberine göre, İsrail, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile mutabakat zaptının imzalanmasının ardından Lübnan'ın güneyi ve Suriye'nin Şeyh (Hermon) Dağı'ndaki işgali sonlandırma konusunda baskısını artıracağını öngörüyor. ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki kamuoyuna yansıyan gerginlik, iki ülke arasında derin bir krizi ortaya çıkardı.</p>

<p>Trump'ın İsrail'in Lübnan politikasına yönelik sert açıklamaları ve Netanyahu'ya yönelik eleştirileri Tel Aviv yönetiminin yoğun Amerikan baskısı altında olduğunu gösterdi. İsrailli yetkililer, Washington'dan gelen mesajların artık sert sözlerle sınırlı kalmayacağını, Tel Aviv yönetiminin ısrarını sürdürmesi durumunda ABD'nin somut adımlar atabileceğini kaydetti. ABD'nin talepleri arasında İsrail'in Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği tüm noktalardan ve Suriye'nin güneyindeki Şeyh Dağı'ndan çekilmesi ile İran ile diplomatik süreci tehlikeye atabilecek askeri faaliyetlerin önemli ölçüde azaltılmasının yer aldığına işaret eden yetkililer, aksi takdirde ABD'nin İsrail'e silah sevkiyatlarını askıya alabileceği, güvenlik kısıtlamaları uygulayabileceği ve hatta silah ambargosu benzeri önlemler alabileceğini vurguladı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-istihbaratindan-trumpa-israil-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/netnyah.jpg" type="image/jpeg" length="77186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["ABD Ordusu tükettiği füzeleri 2029’dan önce yerine koyamayacak"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-ordusu-tukettigi-fuzeleri-2029dan-once-yerine-koyamayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-ordusu-tukettigi-fuzeleri-2029dan-once-yerine-koyamayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’deki araştırma merkezleri, yayımladıkları yeni raporlarla ülkenin azalan mühimmat stokunu ve eriyen stratejik petrol rezervlerini belgeliyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapılan analizlerden çıkan sonuçlara göre Trump’ın İran'a yönelik tehdit dolu açıklamalarının karşısında sahadaki gerçekler, yeni bir saldırı dalgası başlatmasının irrasyonel bir adım olduğunu gösteriyor. ABD merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin (CSIS) yayınladığı rapor, 28 Şubat ile 8 Nisan tarihleri arasında ABD’nin stratejik mühimmatını büyük ölçüde tükettiğini ortaya koydu. ABD ordusu sadece birkaç hafta içinde, yıllık üretim kapasitesi 600 olan Tomahawk füzelerinden binden fazlasını harcadı ve bin 500’e yakın Patriot füzesi ateşledi. CSIS verilerine göre ABD’nin yıllık Patriot üretim kapasitesi 2 bin civarında bulunuyor ve bu füzelerin yerini doldurması 2029’un ortalarına uzayacak. Aynı tablonun THAAD ve SM3 füzeleri için de geçerli olduğu biliniyor.</p>

<p>CSIS raporuna atıfta bulunan ABD’nin önde gelen dış politika dergilerinden Foreign Affairs, konuyu “Ortadoğu’da Güç Paradoksu” isimli analizinde inceledi. Metinde, İran’ın düşük maliyetli füzeleri ve insansız hava araçları karşısında yaşanan tablo şu sözlerle ifade edildi:</p>

<p>“Destansı Öfke operasyonu, modern savaşın devasa malzeme taleplerini ve ABD’nin uzun süreli bir savaşa hazırlıksız olduğunu çarpıcı bir biçimde ispatladı. Savaş ekonomisinin kabuk değiştirdiği gerçeği, Rusya’nın Ukrayna’ya harekatı ve peşinden gelen uzun süreli çatışma ortamıyla zaten ortaya çıkmıştı. Yüksek teknoloji ürünü hava savunma sistemleri ile son teknoloji mühimmatlar, düşük maliyetli ve uzun süreli insansız hava saldırılarına karşı finansal ve operasyonel açıdan sürdürülebilirliğini kaybetti.”</p>

<h2><strong>Dünya petrolünün günü sayılı</strong></h2>

<p>ABD’nin İran’a yönelik muhtemel saldırısını zorlaştıran bir diğer büyük etken ise İran’ın Hürmüz Boğazı kartı olarak karşımıza çıkıyor. Dünya enerji sevkiyatının kabaca beşte birinin gerçekleştiği Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ihtimali, dünya çapında çok daha büyük bir krize sebep olma potansiyeline sahip. Bu tehlikenin farkında olan Donald Trump, G7 Zirvesi sırasında yaptığı açıklamada dünyanın "dört haftalık" petrolü kaldığını söylemişti.</p>

<p>Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol da hafta içerisinde yaptığı değerlendirmede stratejik rezervlerin küresel piyasaların ihtiyaçlarını karşılama konusunda sınırlarına ulaştığını vurguladı. Savaşın başlamasının ardından ABD ve diğer IEA üyesi ülkeler, stratejik rezervlerinden petrolü piyasaya süreceklerini duyurmuş ve piyasaya toplam 400 milyon varil ek petrol arz edilmişti. Bu kapsamda Trump yönetimi, ABD Stratejik Petrol Rezervi’nden 172 milyon varil petrolü serbest bırakacağını ilan etmişti. Söz konusu satışların 120 günlük bir takvime yayılması planlanmıştı. O dönemde ABD’nin stratejik rezervlerinde yaklaşık 415 milyon varil petrol yer alıyordu. Bu hesaba göre ilave 172 milyon varillik satış, sisteme yeni girişlerin durması durumunda rezerv seviyesini yaklaşık 243 milyon varile kadar indirecekti.</p>

<p>Bu hafta yayımlanan güncel verilere göre ise ABD Stratejik Petrol Rezervi yaklaşık 340 milyon varil seviyesine inerek 1983’ten bu yana kaydedilen en düşük seviyeye geriledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-ordusu-tukettigi-fuzeleri-2029dan-once-yerine-koyamayacak</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 23:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/abdfuzeq.jpg" type="image/jpeg" length="82194"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa genelinde Doğu Türkistan için ortak hareket]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/avrupa-genelinde-dogu-turkistan-icin-ortak-hareket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/avrupa-genelinde-dogu-turkistan-icin-ortak-hareket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa genelinde faaliyet gösteren Müslüman  gruplar, tüm imam ve hatipleri Doğu Türkistan meselesine dikkat çekmeye davet etti. "Stand4Uyghurs" kampanyası etrafında kenetlenen sivil toplum kuruluşları, 3 Temmuz Cuma günü düzenlenecek Uluslararası Hutbe Kampanyası'na yüksek katılım bekliyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çin yönetiminin Uygurları İslâm aleminin geri kalanından izole etmeye yönelik bilinçli girişimi, Uygurların yaşadığı ağır mağduriyetlerin uzun süredir hafızalardan silinmesine sebep oldu. Bu tablonun değişmesi için harekete geçen aktivist gruplar, cuma namazında tüm hatipleri Doğu Türkistan'ın direnişini anlatan ortak bir hutbe okumaya davet ediyor. Gruplar aynı zamanda 5 Temmuz günü Londra'daki Çin Büyükelçiliği önünde geniş çaplı bir protesto gösterisi düzenleyeceklerini ilan etti.</p>

<p>Yayınlanan hutbenin tam metni şu şekilde:</p>

<h2><strong>Gözden kaçırılan kıyım</strong></h2>

<p>Son yıllarda Gazze'deki kardeşlerimize yönelik Siyonist soykırımın katıksız vahşetini derin bir teessürle takip ediyoruz. Bu dehşet verici durum, birçoğumuzu harekete geçirdi. Kimimiz meydanlara indi, kimimiz çeşitli sivil inisiyatiflerde görev aldı, kimimiz de ihtiyaç sahibi kardeşlerimize maddi yardımlar ulaştırdı.</p>

<p>Gözlerimiz haklı olarak Gazze'ye çevrilmişken, dünyanın farklı bir coğrafyasında başka bir soykırım günden güne şiddetini artırıyor. Bu soykırım, İslam aleminin büyük bir bölümü tarafından sessizlikle karşılanıyor. Ortada dağlar kadar somut delil ve tanıklık bulunan bu büyük, sistematik ve ürpertici zulüm, tüm gerçekliğiyle karşımızda duruyor.</p>

<p>Doğu Türkistan'daki Uygur kardeşlerimize yönelik bu soykırım karşısında bölge halkı yıllardır ümmetten dayanışma ve destek bekliyor; verdikleri bu ağır varoluş mücadelesinde maalesef büyük bir kayıtsızlıkla yüzleşiyorlar.</p>

<h2><strong>Sistematik asimilasyon  </strong></h2>

<p>Çin rejimi tarafından "Sincan" olarak adlandırılan işgal altındaki Doğu Türkistan, Pekin yönetiminin baskılarının zirveye ulaştığı ve bölgedeki Uygur Müslümanlarına karşı fiilen devlet destekli soykırımın uygulandığı karanlık bir süreçten geçiyor. Bölge, tarihte eşine az rastlanır bir kitlesel alıkoyma uygulamasına sahne oluyor. Gözlerimizin önünde koca bir kültür ve inanç bütünüyle ortadan kaldırılıyor.</p>

<p>Bölgedeki durumun özeti şu şekildedir:</p>

<p><strong>- Milyonlarca Esir:</strong> 2 ila 3 milyon Uygur toplama kamplarında esir tutuluyor.</p>

<p><strong>- İbadethanelerin Tahribatı:</strong> Doğu Türkistan genelinde 10 binden fazla cami yerle bir edildi.</p>

<p><strong>- Demografik Kıyım:</strong> 1955 yılından bu yana bölgedeki Müslüman nüfusta dramatik bir azalma yaşanıyor.</p>

<p>Başörtüsü ve sakaldan namaza kadar İsl'am'a ait tüm değerler suç unsuru kabul ediliyor. Müslümanlar kitlesel halde toplama kamplarına sürülüyor, Müslüman kadınlar zorla ateist Çinli erkeklerle evlendiriliyor, organ hırsızlığı sistematik hale getiriliyor ve asırlık tarihi camiler tamamen yıkılıyor.</p>

<h2><strong>Uygur müslümanlarının sıradan bir günü</strong></h2>

<p>Bizler Batı'da konfor ve rahatlık içinde yaşarken, Uygur Müslümanlarının günlük ve kesintisiz biçimde maruz kaldıkları zulmü kavramakta ciddi zorluklar yaşıyoruz. Bir Uygur Müslümanının sıradan bir gününe kısaca baktığımızda şu ağır tabloyla karşılaşıyoruz:</p>

<p><strong>- İbadet Hakkının Gaspı:</strong> İbadet etmenin önü tamamen kapatılıyor. Bu sebeple Uygur Müslümanları ibadetlerini büyük bir gizlilik içinde, sandalyede otururken ya da en zor şartlarda yerine getirmek mecburiyetinde kalıyor.</p>

<p><strong>- Ramazan Orucuna Ağır Yaptırım:</strong> Müslüman inancının temel yapı taşlarından olan Ramazan orucu, Doğu Türkistan'daki Uygur Müslümanları için ağır cezai yaptırımlara sebep oluyor.</p>

<p><strong>- Selamlaşmanın Suç Sayılması:</strong> Müslüman kimliğini toplumdan silmek maksadıyla insanların birbirine "selam" kelimesiyle hitap etmesi bile ağır baskılara tabi tutuluyor.</p>

<p><strong>- Kutsal Günlere Müdahale:</strong> Müslümanlar için mukaddes olan bayram günlerinde her türlü toplanma faaliyeti güvenlik güçlerince bastırılıyor. Hac veya umre ibadetlerine katılım ise tamamen imkansız hale getirildi.</p>

<p><strong>- Dil ve Kültürün Hedef Alınması:</strong> Ana dilde eğitim tamamen ortadan kaldırıldı. Uygurca ve İslami eserler tespit edildiği an yetkililer tarafından derhal müsadere ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>- İmamların Sürgünü:</strong> Kalan camiler sıkı gözetim altında tutuluyor. İmamların tamamına yakını toplama kamplarına sürüldü. Kaşgar'daki camilerin yüzde 70'inden fazlası yerle bir edildi.</p>

<p><strong>- İslâmî İsimlere Ceza:</strong> Ebeveynlerin çocuklarına "aşırılıkçı" kabul edilen yaygın İslami isimleri vermesi cezalandırılıyor. Bu kuralı ihlal etmek, çocuğun eğitim ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılmasına sebep oluyor.</p>

<p><strong>- Helal Gıdaya Sıkı Denetim:</strong> Helal gıda ibaresi bulunan ürünlerin tüketimi ağır baskı altında. İnsanlar domuz eti yememe tercihlerini sorgulayan yetkililere hesap vermek durumunda kalıyor; Uygurlara ait işletmeler ise alkol ve domuz eti satmaya mecbur bırakılıyor.</p>

<p><strong>- Aile Mahremiyetinin İhlali:</strong> Bir milyon komünist parti üyesi, hükümet muhbiri sıfatıyla Uygurların evlerine zorla yerleştirildi. Mahremiyete azami önem veren Uygur Müslümanları için aile içi özel hayat tamamen ortadan kalktı.</p>

<p><strong>- Mülklerin Çinlilere Devri:</strong> Çin makamları Uygur Müslümanlarının topraklarına el koyarak bunları Çinli komünist yerleşimcilere devrediyor.</p>

<p>Bizim için tahammülü zor olan bu şartları onların omuzlarına yüklemek büyük bir vebaldir. Ümmetin tek bir beden olduğunu gururla söylerken Uygur kardeşlerimizi bu zor şartlarda yalnız bırakmanın sorumluluğunu derinden hissetmeliyiz.</p>

<h2><strong>Sorumluluğumuz</strong></h2>

<p>Çoğumuz Uygur kardeşlerimizin durumunun gayet farkındayız. Etkili biçimde harekete geçmemizin önündeki büyük engel, içimize aşılanmaya çalışılan güçsüzlük hissidir. İnsanlar sıklıkla devasa bir süper güce karşı ellerinden bir şey gelmeyeceğini zannediyor. Oysa zulüm ve adaletsizlik, bizim kayıtsızlığımızdan beslenerek büyür. Batı'da yaşayan bizler büyük bir değişim meydana getirmek için son derece geniş imkanlara sahibiz. Bu durum üzerimize çok daha ağır bir sorumluluk yüklüyor. Kayıtsızlık, bertaraf edilmesi gereken bir tutumdur ve Allah katında sorumluluğu son derece ağırdır.</p>

<p>Müslümanlar olarak rolümüzü yerine getirmenin ilk adımı, Allah'ın bize somut değişimler ortaya koyabilecek devasa bir potansiyel lütfettiğini idrak etmektir. Her Müslüman, "Ben bir kişi olarak büyük bir değişimin kıvılcımı olabilirim" şuuruna sahip olmalıdır. Yeryüzündeki asıl gayemiz imtihan edilmektir ve bizim vazifemiz bu imtihan karşısında sağlam bir duruş sergilemektir. Sonucu tayin etmek bütünüyle Allah'ın takdirindedir; bizim sorumluluğumuz ise dünyada adaletsizlik gördüğümüzde haklının yanında saf tutmaktır.</p>

<p>Allah bize, bir emirle imtihan edilen İsrailoğullarından haber verir. Emre uyan ve uyarıda bulunan bir grup, diğerlerine "Rabbinize karşı bir mazeretimiz olsun diye ve belki sakınırlar ümidiyle" şeklinde cevap vermiştir. Bu cevap kalplerimize kazınmalıdır; zira bu duruş bütün aktivizmimizin ve davetimizin temel taşıdır.</p>

<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v) hadis-i şeriflerinde mealen şöyle buyurmuştur: "Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin. Sadece diliyle düzeltmeye muktedir olanlar sözüyle müdahale etsin. Buna da gücü kısıtlı olanlar kalbiyle buğzetsin. Bu durum imanın asgari seviyesini temsil eder." Bir kötülüğü değiştirme gücümüzün sınırlı olduğu düşüncesiyle onu görmezden gelmek, Müslümanlık vazifesini askıya almak anlamına gelir.</p>

<h2><strong>Harekete geçmenin yolları</strong></h2>

<p>Tek bir kişi olsanız bile devasa bir fark oluşturabilirsiniz. Bir sorunu bütünüyle çözme gücümüz kısıtlı olsa dahi, o çözüm yolunda gayret göstermek boynumuzun borcudur. İslam hukuk alimleri bu ilkeyi güçlü bir kaideyle ifade etmiştir: "Tamamı elde edilemeyen şeyin, elde edilebilen kısmı muhafaza edilir."</p>

<p>Gücümüzün, erişimimizin ve etki alanımızın yettiği kadarıyla mücadele etmekle mükellefiz. Allah Teala (Bakara 286'da beyan edildiği üzere) herkesi yalnızca kendisine verdiği imkanlar ölçüsünde yükümlü tutar. Sahip olduğumuz sesi, malı, zamanı, bağlantıları ve etki gücünü hangi yolda kullandığımızın hesabını vereceğiz. Allah eş-Şekur'dur; kullarının samimi çabalarını en çok takdir edendir. Ne kadar küçük görünürse görünsün kullarının samimi gayretlerini fazlasıyla ödüllendirir.</p>

<h2><strong>Pratik olarak neler yapabiliriz?</strong></h2>

<p><strong>1. 5 Temmuz Londra Gösterisi:</strong> Stand4Uyghurs, Allah'ın lütfuyla daha büyük bir hedefle sahaya iniyor. Müslüman toplumun kolektif gücüne, seslerimize, varlığımıza ve birliğimize ihtiyacımız var. 5 Temmuz Pazar günü saat 12.00'de Londra'daki Çin Büyükelçiliği önünde gerçekleştirilecek gösteri büyük bir önem taşıyor. Ailenizle, arkadaşlarınızla ve tüm çevrenizle bu gösteriye iştirak edin. Camilerinizde ve topluluk gruplarınızda farkındalık oluşturun.</p>

<p><strong>2. Farkındalık Oluşturmak:</strong> Uygur kardeşlerimizin kültürlerinin zenginliğini, İslam medeniyetine katkılarını, karşı karşıya oldukları zulmün ağırlığını bilmek mecburiyetindeyiz. Telefonlarımızı ve sosyal medya platformlarımızı bu kutlu dava için birer silaha dönüştürebiliriz. Kampanyayı ve eylem çağrılarını paylaşın. Doğu Türkistan hakkında her platformda gür bir sesle konuşun.</p>

<p><strong>3. Ekonomik Boykot:</strong> Boykotlar tarih boyunca zalimlere ekonomik olarak karşı koymanın en etkili yolu olmuştur. Stand4Uyghurs kampanyasının bir parçası olan Blood Bargains, topluma işgal altındaki Doğu Türkistan'daki sömürüden ve zorla çalıştırılan Uygur iş gücünden kar elde eden hızlı moda devleri Temu ve Shein'i terk etme çağrısı yapıyor. Bu zulüm çarkından çıkan ürünleri hayatımızdan tamamen çıkarmalıyız.</p>

<p><strong>4. Duanın Gücü:</strong> Dualarınızda Uygurları daima zikredin. Dua, müminin en keskin silahıdır. Allah her şeyin mutlak sahibidir ve dilediği değişimi dilediği an gerçekleştirme kudretine sahiptir. Bizler bu uğurda O'na yönelip samimiyetle dua etmekle mükellefiz. Onların özgürlüğü, korunmaları ve zalimlerin durdurulması için her fırsatta Rabbimize iltica edin.</p>

<p>5 Temmuz'da kalabalık bir şekilde bir araya gelerek dayanışmamızı, manevi desteğimizi ve bu davaya bağlılığımızı perçinleyeceğiz. Temel hedefimiz Allah'ı razı etmek ve O'nun huzuruna çıktığımızda sorumluluğumuzu hakkıyla yerine getirmiş olmanın huzurunu yaşamaktır. Öyleyse harekete geçelim. Konuşalım. İnfak edelim. Boykot edelim. Dua edelim. Sözlerimizle ve eylemlerimizle ümmetin Doğu Türkistan'ın asil halkıyla omuz omuza olduğunu gösterelim.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/avrupa-genelinde-dogu-turkistan-icin-ortak-hareket</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 22:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/dogut.webp" type="image/jpeg" length="76454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Suriye, Lübnan'a karşı askerî kıskacı reddetti"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/suriye-lubnana-karsi-askeri-kiskaci-reddetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/suriye-lubnana-karsi-askeri-kiskaci-reddetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, Suriye'nin İsrail'le birlikte Lübnan'a karşı kurulmak istenen askeri 'kıskaca' katılmayı reddettiğini söyledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hizbullah lideri Kasım, yaptığı televizyon konuşmasında, bugünlerde Lübnan'da oldukça tehlikeli bir dönemden geçtiklerini dile getirerek, 'ABD-İsrail'in en tehlikeli planlarının ve en tehlikeli komplolarının olduğu süreç ile ülkemizin geleceğini tehdit edebilecek en tehlikeli dönemden geçiyoruz.' dedi.</p>

<p>Suriye'nin Lübnan'a doğudan müdahale etmesi için ABD ve İsrail'in baskılar kurduğunu dile getiren Kasım, şunları kaydetti:</p>

<p>'Suriye'nin doğudan müdahalesi ve İsrail'in kuzeyden saldırılarıyla Lübnan kıskaca alınacaktı. Ancak Allah'a hamd olsun Suriye yönetimi bunu kabul etmedi. Bizler de ülkemizi korumaya devam edeceğiz.'</p>

<h2><strong>İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkes</strong></h2>

<p>İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.</p>

<p>Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.</p>

<p> Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.</p>

<p>ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 980 kişinin öldüğünü bildirmişti.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, Vaşington'daki 4. tur görüşmelerin ardından 3 Haziran'da İsrail ve Lübnan'ın, Hizbullah'ın saldırılarını tamamen durdurması ve tüm unsurlarını Litani Nehri'nin güneyinden çekmesi şartıyla 'geniş kapsamlı ateşkes' konusunda mutabakata vardığını duyurmuştu. Hizbullah ise şartlı ateşkesi reddettiğini açıklamıştı.</p>

<p>İsrail basınına yansıyan haberlere göre bir İsrailli yetkili, ABD-İran mutabakatına rağmen şiddetli saldırılar düzenlenen Lübnan'da Hizbullah ile yeni ateşkesin devreye girdiğini belirtmişti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/suriye-lubnana-karsi-askeri-kiskaci-reddetti</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 21:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/sur.webp" type="image/jpeg" length="71786"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamas'tan Trump'a çağrı: Siyonist rejimin ihlallerini sonlandırın!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hamastan-trumpa-cagri-siyonist-rejimin-ihlallerini-sonlandirin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hamastan-trumpa-cagri-siyonist-rejimin-ihlallerini-sonlandirin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, Trump’a seslenerek siyonist rejimin Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasına yönelik ihlallerini sonlandırması amacıyla Vaşington yönetiminin devreye girmesini talep etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yazılı bir açıklama yapan Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, Trump’ın "Hamas'ın ateşkese tam bağlılık gösterdiğine" dair tespitini olumlu bir tutum olarak gördüklerini ifade etti. Kasım, bu beyanatın, hareketin savaşı durdurmaya yönelik mutabakatı uygulama konusundaki ciddiyetini net bir şekilde tescillediğini belirtti.</p>

<p>Terörist İsrail'in süregelen ihlallerinin önüne geçilmesi adına Trump’ın Netanyahu hükümeti üzerinde güçlü bir baskı kurması gerektiğini aktaran Kasım, ancak bu sayede Gazze'de savaşı bitirmeyi hedefleyen planın geri kalan maddelerinin tarafların üzerinde uzlaşacağı mekanizmalar çerçevesinde yürütülebileceğini kaydetti.</p>

<p>Eylül 2025 tarihinde Trump tarafından açıklanan ve Gazze’deki savaşı sonlandırmayı amaçlayan plan; esir takası takvimi, siyonist rejim güçlerinin bölgeden kademeli olarak çekilmesi, Gazze’nin yeniden yönetimine ilişkin idari düzenlemeler ve uluslararası bir istikrar gücünün bölgeye konuşlandırılması gibi kritik unsurlar barındırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Planın ilk aşaması Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe girerken, Hamas mutabakatın gereklerine tamamen bağlı kaldığını vurgulamaya devam ediyor. Buna karşılık siyonist rejim, anlaşma hükümlerini ihlal ederek saldırılarını sürdürüyor ve ikinci aşamaya geçiş sürecini baltalıyor. Trump yönetimi 2026 yılının başında anlaşmanın ikinci safhasının başladığını ilan etse de işgal güçlerinin çekilmesi, Gazze’nin yeniden imarı ve Filistin direnişinin silahları gibi kritik başlıklarda büyük görüş ayrılıkları varlığını koruyor.</p>

<p>2023 yılından bu yana devam eden saldırılar, Gazze genelinde çok büyük bir insanî yıkıma sebep oldu. Terörist İsrail'in bombardımanları neticesinde bugüne kadar 73 binden fazla Filistinli şehit düşerken, 173 binden fazla kişi de yaralandı. Siyonistlerin saldırıları, bölgedeki sivil altyapının da neredeyse tamamen harabeye dönmesine sebep oldu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hamastan-trumpa-cagri-siyonist-rejimin-ihlallerini-sonlandirin</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 20:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/hamastrump-2.webp" type="image/jpeg" length="13173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail ve Hizbullah anlaştı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-ve-hizbullah-anlasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-ve-hizbullah-anlasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ile Hizbullah, uzun süren çatışmaların ve yoğun diplomatik temasların ardından uzlaşıya vardı. Amerika Birleşik Devletleri ve Katar'ın ara buluculuğuyla yürütülen müzakereler olumlu sonuçlandı. Taraflar, yerel saatle 16.00 itibarıyla silahları susturma kararı aldı. Bu adıma İran yönetimi de destek verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ateşkes kararının hemen öncesinde bölgede gerilim hat safhadaydı. İsrail ordusunun Lübnan topraklarına yönelik ağır bombardımanı, Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre 47 kişinin ölümüne sebep oldu. Yaşanan bu can kayıpları ve yoğun saldırılar, İran'ın İsviçre'de ABD ile yapacağı diplomatik görüşmeleri askıya almasına yol açtı; Tahran yönetimi İsviçre'ye heyet göndermekten vazgeçti. Ancak ABD'nin" yoğun diplomatik çabaları sonucu" tıkanan süreç aşıldı ve ateşkes ilan edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hizbullah şartları uyguluyor </strong></h2>

<p>Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Hizbullah, sahadaki unsurlarına kurallara riayet edilmesi yönünde talimat verdi. Reuters'a konuşan Hizbullah kaynakları, ateşkes şartlarını derhal uygulamaya koyduklarını bildirdi. İsrail tarafı ise anlaşmaya sadık kalacağını duyururken ihtiyatlı bir duruş sergiliyor. Ordu sözcüsü, birliklerin her türlü tehdide karşı teyakkuzda kalacağını ve operasyonel serbestisini koruyacağını ifade etti.</p>

<p>Öte yandan Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz, ateşkes ilanından kısa süre önce harekatın süreceği yönünde açıklamalar yapmıştı. Katz, güney Lübnan'daki askeri varlığın süreceğini belirtirken; Netanyahu ise askerlerine yönelik saldırılara misliyle karşılık vereceklerini ve Hizbullah'ı ağır bedellerle karşı karşıya bırakacaklarını ifade etmişti.</p>

<h2><strong>Tahran'dan Tel Aviv'e tepki</strong></h2>

<p>Gerilim, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir'in sosyal medyadaki paylaşımlarıyla daha da tırmandı. Ben Gvir'in Lübnan'da dört İsrail askerinin ölümü üzerine yaptığı <i>"Tüm Lübnan yanmalı"</i> açıklaması tepki çekti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu sözlerin İsrail rejiminin resmi ve planlı politikasını yansıttığını savundu. Arakçi, Tel Aviv yönetimini küresel bir tehdit olarak nitelendirerek, bu yapının tek amacının kalıcı savaş olduğunu belirtti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-ve-hizbullah-anlasti</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 19:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/israilhizbullah.webp" type="image/jpeg" length="74710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CNN: ABD, İran'a "İsrail Lübnan'da sınırlı kalacak" güvencesi verdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/cnn-abdden-irana-israil-lubnanda-sinirli-kalacak-guvencesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/cnn-abdden-irana-israil-lubnanda-sinirli-kalacak-guvencesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amerikan yayın kuruluşu CNN, ABD'nin, İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını artırmayacağına dair İran'a güvence verdiğini iddia etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CNN'in konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı habere göre, İsrail'in Lübnan'da 4 askerinin öldüğü Hizbullah saldırısına karşılık bugün düzenlediği hava saldırılarının ardından İran, İsviçre'de yapılması planlanan nükleer müzakereler öncesi Lübnan'daki çatışmaların duracağına dair güvence talep etti.</p>

<p>Kaynak, müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik çabalarını sürdüren Başkan Donald Trump yönetiminin söz konusu güvenceyi Tahran'a ilettiğini belirtti.</p>

<p>ABD'nin bu güvenceyi sağlayıp sağlamayacağına dair ise kaynak, 'Hizbullah ateşkesi ihlal etti. İsrail buna karşılık vermeyerek durumu olduğu gibi bırakmayı kabul etti. Bu karar İranlılara iletildi. Şimdi saldırıları durdurmak Hizbullah'ın elinde.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD yönetiminin bu bilgiyi İran'a hangi yolla ilettiği ve bunun planlanan teknik görüşmelerin yeniden ayarlanması için yeterli olup olmayacağı henüz netlik kazanmadı.</p>

<p>ABD ile İran arasında varılan mutabakatın Lübnan'ı içermesi İsrail'de tepki ile karşılanmış, Başbakan Netanyahu yoğun eleştirilere maruz kalmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail basınında, ABD'nin İsrail'i yarı yolda bıraktığı yorumları yapılmıştı.</p>

<p>ABD Başkanı Trump ise katıldığı G7 Liderler Zirvesi'nde Netanyahu'yu özellikle İsrail'in Lübnan'da yaptığı yıkım ve saldırılar nedeniyle kameralar önünde sık sık eleştirmişti.</p>

<p>ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ise ABD-İran mutabakatını eleştiren İsrailli aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ile Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'i doğrudan hedef alarak '9 milyonluk bir ülkesiniz. Karşılaştığınız her ulusal güvenlik sorununu çözmek için sadece öldürerek bir çıkış yolu bulamazsınız.' demişti.</p>

<h2><strong>İran-ABD arasında varılan mutabakat</strong></h2>

<p>İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran'da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu.</p>

<p>İslamabad Mutabakatı adı verilen mutabakat zaptı, 18 Haziran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girmişti.</p>

<p>Mutabakat, Lübnan dahil olmak üzere savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın açılması, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeleri içeriyor.</p>

<p>Mutabakat zaptının imzalanmasının ardından tarafların, nihai anlaşmaya varılması için İran'ın nükleer programı ve yaptırımların kaldırılması gibi konularda kısa süre içinde 60 günlük müzakere sürecine başlaması bekleniyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/cnn-abdden-irana-israil-lubnanda-sinirli-kalacak-guvencesi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 18:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/abdiranq-1.webp" type="image/jpeg" length="34641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MGK’dan güvenlik bildirisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mgkdan-guvenlik-bildirisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mgkdan-guvenlik-bildirisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan MGK'nın yayımladığı bildiride terörle mücadele, Kıbrıs'taki gelişmeler, Gazze'deki durum, Suriye'nin geleceği ve bölgesel istikrara ilişkin Türkiye'nin temel yaklaşımı ortaya konuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından yayımlanan bildiride, terörle mücadele kararlılığı yinelenirken "Milletimizi ve komşularımızı terörün ağır yükünden kurtarma yönündeki güçlü irade teyit edilmiştir" denildi. Bildiride ayrıca Gazze, Suriye, Kıbrıs, İran-ABD mutabakatı ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelere yer verildi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı yaklaşık iki saat sürdü. Toplantının ardından yayımlanan bildiride, Türkiye'nin güvenlik gündemindeki başlıca meseleler ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bildiride, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere Türkiye'nin milli birlik ve beraberliği ile bekasına yönelik tehditlere karşı yurt içinde ve yurt dışında yürütülen faaliyetler hakkında Kurul üyelerine bilgi sunulduğu belirtildi.</p>

<p>MGK bildirisinde, Türkiye'nin son dönemde ön plana çıkardığı "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" hedeflerine de özel vurgu yapıldı. Bu kapsamda yürütülen çalışmaların değerlendirildiği kaydedilen bildiride, "Milletimizi ve komşularımızı terörün ağır yükünden kurtarma yönündeki güçlü irade teyit edilmiştir" ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Toplantıda organize suç örgütleriyle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlar da ele alındı. Vatandaşların huzur ve güvenliğinin korunmasına yönelik adımların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.</p>

<h2><strong>Kıbrıs ve Doğu Akdeniz mesajı</strong></h2>

<p>Bildiride, Türkiye'nin garantör ülke sıfatıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliği, huzuru ve refahı için gerekli her türlü tedbiri alma konusunda kararlı olduğu ifade edildi. KKTC'nin hak ve menfaatlerine zarar verecek girişimlere ve Doğu Akdeniz'deki barış ortamını zedeleyebilecek oldubittilere izin verilmeyeceği belirtildi.</p>

<h2><strong>İran-ABD mutabakatından memnuniyet</strong></h2>

<p>MGK bildirisinde, İran ile ABD arasında varılan mutabakattan duyulan memnuniyet de dile getirildi. Sürecin sekteye uğratılmamasının önemine dikkat çekilen açıklamada, Türkiye'nin bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik çabalara katkı sunmayı sürdüreceği kaydedildi.</p>

<p>Suriye'de barış, istikrar ve huzurun tesisi yönünde kaydedilen gelişmelerin memnuniyetle karşılandığı belirtilirken, ülkenin birlik ve bütünlüğünün korunmasına yönelik destek mesajı verildi.</p>

<h2><strong>İsrail'e tepki</strong></h2>

<p>Bildiride, İsrail'in Gazze'deki ateşkes ihlalleri, Batı Şeria'daki yerleşimci saldırıları, Doğu Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın statüsüne yönelik uygulamaları ile Lübnan'a yönelik faaliyetleri eleştirildi.</p>

<p>İsrail yönetiminin eylemlerinin bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik çabalara zarar verdiği ifade edilerek, uluslararası topluma İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden politikaları karşısında ilkeli bir tutum sergileme çağrısında bulunuldu.</p>

<h2><strong>Irak, Ukrayna ve Afrika gündemi</strong></h2>

<p>MGK'da ayrıca Irak ile sürdürülen stratejik iş birliğinin yeni Irak hükümetiyle de devam ettirilmesine yönelik iradenin teyit edildiği belirtildi. Irak'ın güvenlik ve istikrarına verilen desteğin süreceği ifade edildi.</p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşının da değerlendirildiği toplantıda, çatışmaların daha geniş bir alana yayılmaması ve adil, kalıcı bir barışın sağlanması için taraflara çağrı yapıldı.</p>

<p>Bildiride son olarak Afrika kıtasındaki gelişmeler ile Güney Kafkasya'daki son durumun ele alındığı, Türkiye'nin dost ve kardeş ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği sürdüreceği kaydedildi.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mgkdan-guvenlik-bildirisi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/mgktoplanti.jpg" type="image/jpeg" length="36536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'den Şara açıklaması: Ne biz ona bulaşalım ne o bize]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israilden-sara-aciklamasi-ne-biz-ona-bulasalim-ne-o-bize</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israilden-sara-aciklamasi-ne-biz-ona-bulasalim-ne-o-bize" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'yı hedef alarak "O Suriye'de kalsın, ne biz ona bulaşalım ne de o bize" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İsrail'in Suriye'deki güvenlik politikalarına ilişkin değerlendirmesinde, "Bizim Lübnan'da o takım elbiseli terörist Colani'ye ihtiyacımız yok. Bize gelip yardım etmeyeceğini biliyoruz. O Suriye'de kalsın. Ne biz ona bulaşalım ne de o bize." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklama, İsrail ile Suriye arasında son dönemde yürütülen dolaylı temaslar ve İsrail'in Suriye topraklarındaki işgalini sürdürme kararının gölgesinde geldi. Katz daha önce de Şara'yı "El Kaide ekolünden gelen cihatçı bir terörist" olarak nitelendirmiş, İsrail ordusunun Suriye'nin güneyindeki bölgelerde süresiz olarak kalacağını söylemişti.</p>

<p>İsrail yönetimi, Esed rejiminin devrilmesinin ardından Golan çevresindeki tampon bölgelerde işgalini genişletirken, Suriye'nin güneyinin silahsızlandırılmasını talep ediyor. Buna karşılık Şam yönetimi ise İsrail'le doğrudan bir çatışma istemediğini, ancak İsrail saldırıları ve işgal edilen bölgelerin kabul edilemez olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Katz'ın son sözleri, Tel Aviv'in Şara yönetimine yönelik güvensizliğinin sürdüğünü ve taraflar arasında zaman zaman gündeme gelen normalleşme iddialarına rağmen İsrail'in yeni Suriye yönetimini kendisi için hâlâ "güvenlik tehdidi" perspektifiyle değerlendirdiğini ortaya koydu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israilden-sara-aciklamasi-ne-biz-ona-bulasalim-ne-o-bize</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/colanikatz.webp" type="image/jpeg" length="81043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kur'an'ı ayak altında çiğneten ressamı tanıyor muyuz?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kurani-ayak-altinda-cigneten-ressami-taniyor-muyuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kurani-ayak-altinda-cigneten-ressami-taniyor-muyuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Matbaanın din adamlarının muhalefeti yüzünden Osmanlı ülkesine geç geldiği, Şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi'nin halka tepeden baktığı için zembilini evinin penceresinden sarkıtmak suretiyle fetva dilekçelerini topladığı ve cevaplarını yine zembille aşağıya yolladığı, Osmanlı ilim adamlarının bir üçgenin iç açılarının toplamının kaç derece olduğunu bilmedikleri gibi yığınla akla zarar efsane elini kolunu sallayarak geziyor aramızda. İşin garibi, çürütmekle de dağılıp gitmiyorlar, çünkü ideolojikler ve biliyoruz ki ideolojilerin onları suiistimal edenlerin ilimle bir alakaları yok. Ve ilimle alakası ancak ideoloji seviyesinde seyreden bir millete "ne versen gidiyor"</p>

<p>Bir yandan uyanış başladı çok şükür, sorgulayan yeni bir nesil geliyor ama henüz yeterli değiller. Onlara öncülük edecek beyinlerin enerjisini dağıtmaması gerek. Zira sorgulamamız gereken yüzlerce belalı efsane, tabu ve ezber var; dahası, nice ‘münevver’in nesiller boyu uğraşsa battal boy poşetlere doldurmaya kadir olamayacağı miktarda ‘çöp’ ortalığa saçılmış durumda.</p>

<p>İşte ‘Osman Hamdi efsanesi’ de aramızda dolaşan belalılardan. Öyle ki, dini bütün bazı kişiler ve kurumlar bile onu neredeyse evliya katına çıkaracak komikliklere tevessül ediyor, Batılılardan bir aferin almak için yaptığı özenti mahsulü tablolarına parıltılı kılıflar bulmak için seferber oluyorlar.</p>

<p>Hem de dinle, diyanetle en ufak bir alakası olmadığı, hatta ateist olduğu halde İslam Ansiklopedisi’nde kendisine iltifatlar yağdırılan bir maddede yer bulabiliyor! Ne ala memleket!</p>

<p>Bana inanmayan, Edhem Eldem’in <i>Osman Hamdi Bey Sözlüğü</i>’ndeki “Din” maddesinde yazdıklarına baksın ve utansın.</p>

<p>Hem de iki karısını da Fransızlardan seçtiği ve evinde Fransızca konuşmayı tercih ettiği halde!</p>

<p>Hem de kendisini Müze Müdürü yapan velinimeti Sultan II. Abdülhamid’e –haşa huzurdan– ‘havyan’ dediği bilindiği halde!</p>

<p>Hem de alafranga giyinip alenen içki içmek, dindarlarla ‘yobaz’ diye alay etmek gibi gayet İslamcı(!) meziyetleri bulunduğu halde!</p>

<p>Ve hem de resimlerinin hiç birinde İslam’a bir din olarak saygı göstermediği, aksine bir resminde ‘emir’ dediği bir genci yüzükoyun sedire uzatarak Kur’an okuttuğu, bir başkasında ise Bursa’da ki Yeşil Camii’nde iki açık kadına tambur ve def çaldırdığı halde!</p>

<p>Ve dahi hem de asıl isminin <i>Yaratılış</i> (<i>Genesis</i>) olduğunu öğrendiğimiz yaygın olarak <i>Mihrab</i> diye bilinen tablosunda mihraba arkası dönük bir şekilde Kur’an rahlesine oturttuğu Ermeni kızın ayakları altına Yüce Kitabımız Kur’an–ı Kerim’i attığı halde!</p>

<p>Evet, bütün bunları ve daha fazlasını yaptığı halde hâlâ Osman Hamdi’yi ‘Efendim, o kendi zamanındaki din algısını eleştirmek için, Kur’an’a sırtınızı döndünüz, haliniz bu demek için yaptı’ demenin akılla, mantıkla, dindarlıkla bir alakası bulunmuyor ne yazık ki.</p>

<p>Bir ressam düşünün ki, milletin vatan ve bayrak sevgisini yeterli bulmadığını, onlara lakayt kaldıklarını göstermek için ayyıldızlı bayrağımızı bir kadının ayakları altında çiğnetsin ve biz de bunu alkışlayalım! ‘Adama bak, ne müthiş bir ironide bulunmuş’ diye bayrak aşkından dem vuralım! Olacak şey mi?</p>

<p>Ama oluyor: Kur’an–ı Kerim’i, fırdolayı Ayet el–Kürsi yazılı mihraba sırtını dönmüş, başı açık ve göğüs dekoltesi bile bulunan, rahlenin üzerine oturtulmuş bir gayrimüslim kadının ayakları altına atan bir ateisti milletin Kur’an’a bigâne kalışından içi sızlayan bir evliya gibi göstermek için tevil tevil üstüne çevirenler çıkıyor.</p>

<p>Ne diyelim: Yazıklar olsun!</p>

<h2><strong>Bu toprakların çocuğu değil</strong></h2>

<p>Sanat tarihçilerimizden Zahir Güvemli bundan 67 yıl önce hakkında neler yazmış, kulak verelim:</p>

<blockquote>
<p>Zonaro ve Valery gibi ressamların eserleriyle karşılaştırıldığı zaman, Hamdi Bey’in eserleriyle İstanbul’da hocalık etmiş o ressamların eserleri arasında pek az üslûp farkı vardır. Mevzuları birbirine yakındır. Hepsi, müştereken, Pierre Loti zevkiyle hareket etmişler, bizi olduğumuzdan fazla şarklı, hatta Arap göstermişlerdir. Hamdi Bey evvela resimde mevzua ehemmiyet verirdi. Mevzuun adeta ticari bir değer taşımasını gözetiyor denecek derecede tarih ve arkeoloji bilgilerinin tesirinde kalarak buraya gelen bir Avrupalının merak edeceği, görmekten hoşlanacağı konuları işlerdi. Yani bu toprağın çocuğu olarak değil, bir seyyah gibi görürdü. Resimde mevzua bu derece değer vermek, sanatı mevzua feda etmek demektir. Talasso müstesna, herkes, Hamdi Bey’in bizi Türk’ten ziyade Şarklı, hattâ Arabistanlı alarak tasvir ettiğinde müttefiktir. “Silâh Tâciri” tablosu, “Kaplumbağalı adam”, “Kur’an tilaveti” gibi eserleri bu görüşün sarih delilleridir. Buna mukabil halis resim sanatına bağlı değerler olarak bu resimlerde bariz bir işçilikten, renklerin parlak ve taze kalmasından başka ne vardır? Kumaş büklümleri gayet iyi resmedilmiştir ama, yan yana konan renkler ekseriya iyi araştırılamamıştır. Fonda koyu renk prensibine bağlı kalmak yüzünden derinlik kaybedilmiştir. Nihayet, bu resimler, tabiatın sadık ve dikkatli bir kopyasından ibarettir. Ressamın şahsiyetini gösteren tek şey, teferruata karşı itinasıdır. Yoksa, mevzuunu resmederken, ona kendi varlığından, benliğinden hiçbir şey ilave etmeği aklından geçirmez.</p>
</blockquote>

<p>Kendi ülkesini bir Avrupalı gibi görmek, bu toprağın bir çocuğu olarak değil, bir seyyah gibi tarihine ve kültürüne bakmak...</p>

<p>İşte dürüst bir sanat tarihçisi gözüyle ressam Osman Hamdi Bey buydu.</p>

<p>Zahir Güvemli’nin tespitlerini ilginçtir, Osman Hamdi’nin ağabeyi İsmail Galib’in torunu olan Prof. Dr. Edhem Eldem de kısmen doğrular (cümle bozukluğu toruna aittir):</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p id="p-rc_3fab5ec46d67a984-28">Osman Hamdi, Fransız kültürü, sanat dünyası, resim, klasik Grekoromen medeniyeti gibi olguların etrafında inşa edilen bir kimliğe sahip olarak gayet “alafranga” ve kosmopolit olarak tanımlanabilecek bir zihniyetin hakim olduğu bir profile sahipti. İdeolojik olarak ise ülkesine karşı  uyduğu hislerin vatanperverlik ile medenileştirme misyonu arasında gidip geldiğini, daha sonra gelişecek olan millî ve milliyetçi hislerin kendisinde pek mevcut olmadığı göze çarpmaktadır.</p>
</blockquote>

<p>Demek ki bu topraklarda bir “seyyah” gibi yaşayan ve kozmopolit ve alafranga bir zihniyete sahip, kendini halkı medenileştirmekle görevli sayan bir tip karşısındayız.</p>

<p>Sanat tarihçisi Zahir Güvemli haklı olarak ressamlığından ziyade müzeciliğinin önemli olduğunu söyler.</p>

<p>Peki zannedildiği gibi ülkemizin arkeolojik eserlerinin yurt dışına kaçırılmasına mani olmuş mudur?</p>

<p>Arkeoloji çevrelerine hakim olan yaklaşım, Osmanlı padişahlarının eski eserlerin Avrupa’ya kaçırılmasına göz yumdukları ama Osman Hamdi’nin buna engel olmak için çırpındığı yolundadır. Oysa yakınlarda Pera Müzesi tarafından yayınlanan <i>Osman Hamdi Bey ve Amerikalılar</i> adlı kitapta bizzat eski eserlerin kaçırılmasına göz yumduğu, hatta kaçırılmasına gayret ettiğine dair bazı deliller sunulmuştur.</p>

<p id="p-rc_3fab5ec46d67a984-34">Öte yandan arkeolog Yaşar Yılmaz’ın <i>Anadolu’nun Gözyaşları</i> adlı belgesel kitabı ise arkeolojik eserlerimizi yurt dışına kaçırmak isteyen yabancıların Sultan ve Sadrazamdan çok Osman Hamdi ile aralarını hoş tuttuklarını, başta Milet, Bergama, Assos’tan çıkanlar olmak üzere birçok kültürel değerimizi yurt dışına onun zamanında kaçırdıklarını gözler önüne serer.</p>

<h2><strong>Yurt dışına eski eserlerin kaçırılmasına göz yumdu</strong></h2>

<p>Osman Hamdi eski eserlerin kaçırılmasına göz yummakla kalmamış, bizzat Beyrut’taki Danimarka Konsolosu’nu ziyaret ederek kendilerine Maraş yakınlarındaki bir Hitit ören yerini kazma izni vermeyi teklif etmişti. Hatta Batılılara şirin gözükmek için yaptığı oryantalist tablolardan birini Pennsylvania Üniversitesi sırf onu tavlamak için satın almış, Osman Hamdi de bu itibarlı ödüle ‘son derece değerli çivi yazılı tabletlerden seçme bir koleksiyon’ hediye ederek karşılık vermişti!</p>

<p>İşte bir mektubunda ABD’li John Henry Haynes, Osman Hamdi Bey’i ziyaretinden sonra Amerikan Arkeoloji Birliği Başkanı Norton’a şunları yazıyordu:</p>

<blockquote>Biz Amerikalılar olarak Türkiye’de herhangi bir arkeolojik çalışma yapacaksak, Hamdi Bey’in rızasını almak zorundayız. Güzel görüşmenin sonunda yanından ayrılırken, Hamdi Bey kendiliğinden; ‘Şu Assos’ta duran şeyleri ne zaman alacaksınız?’ diye sordu. Sorusunu, ‘Ekselansları ne zaman izin verirlerse’ diye yanıtladık. Buna cevabı ‘Verdim bile’ oldu.</blockquote>

<p>Verdim bile, aldım bile... Ve bu yağma böyle devam edip gitti.</p>

<p>Osman Hamdi Bey bırakın eski eserleri kurtarmayı, tam tersine göz yummaktan da öte, yurt dışına kaçırılmasına çanak tutmuştu.</p>

<p>Unutmayın ki Batı bizden birini kolay kolay yüceltmez. Yücelttiklerinden mutlaka ya bir çıkarı olmuştur ya da olacaktır. Devrinde “Osmanlıların en Parislisi, Parislilerin en Osmanlısı” diye namı çıkan Sakız Rumlarından İbrahim Edhem Paşa’nın oğlu Osman Hamdi’yi yeni bir gözle değerlendirmenin zamanı geldi de geçiyor bile.</p>

<h2><strong>Torunu Edhem Eldem biraz dersine çalışsaydı keşke!</strong></h2>

<blockquote>Prof. Eldem <i>Osman Hamdi Bey Sözlüğü</i>’nde <i>Yaratılış</i> (<i>Genesis</i>) tablosunda görünen bir kitap adını benzete benzete “Sakiyâ Mevlâ”ya benzetmiş! Neyse ki bir türlü çözemediğini itiraf etmiş! “Sakiyâ Mevlâ” ne demek yahu? “Mevlâ’nın Sakisi” mi? Hiç yakışmadı. Bir iyilik edeyim de Prof. Eldem sonraki baskıda düzeltsin. Teşekkür etmeyeceğini bile bile bu iyiliği yapıyorum, iyiliğin tabiatını bozmadan. “Mevlâ” diye okuduğu kelimenin “Muni” olduğu ya’nın üzerindeki noktadan belli. Lam değil, nun o harf. O zaman kitabın adı <i>Sâkya Muni</i> oluyor, yani Buda’ya verilen isim. Sakya kabilesine mensup bilge anlamında. Zaten yerde duran bir başka kitabın ismi de <i>Zend Avesta</i> değil mi? Biraz dikkat mirim!

<p><strong>Sultan Abdülhamid ve Arkeoloji Müzesi</strong> İngiliz Elçisinin eşi Osman Hamdi Bey’in arkeolojiye katkısını anlatırken onun arkasındaki asıl nefes sahibi Sultan II. Abdülhamid’i zikretmeyi ihmal etmiyor. Mükemmel bir başlangıç yapılmıştır. Hamdi Beyin sebatı ve şimdi Osmanlı tahtında bulunan, aydın ve âlicenap Sultan Abdülhamid’in desteği sayesinde, bugün İstanbul’da her Türk’ün iftiharla bakabileceği bir yeni müze (Arkeoloji Müzesi) mevcuttur. (s. 113) (...) [Avrupa’da] Türklerin, bu antika klasik hazinelerini ellerinde tutmaya, bunlara sahip çıkmaya, yetkili olmadıkları fikri savunuluyordu. Türkiye’nin hakiki bir sanat sever yetiştirmiş olduğunu olduğunu ve bu insanın padişahın sempatisini kazanmış bulunduğunu sevinçle karşılayacakları yerde, Türkiye’nin bu hazinelerin kendisine ait diye sahip çıkmasından dolayı homurdanıyorlardı. (s. 113) Padişah, Hamdi Beye Sayda şehrindeki kazıları için himaye ve destekte bulunmuş olmasının neticesinde kazanılan bu büyük mükafat karşısında ne kadar gururlansa hakkıdır. Bugün bile dünyanın hiçbir tarafında İstanbul Devlet Müzesinde bulunan lâhitler ve mezar âbideleri koleksiyonları ile rekabet edecek bir koleksiyon henüz mevcut değildir. (s. 114) Fakat son varılacak hüküm ne olursa olsun buradaki keşfin büyüklüğünü herkes kabul edecek, ve Hamdi Beyin her tarafta karşılaştığı sayısız güçlükleri yenmek için yaptığı mücadelede göstermiş olduğu sebat takdir edilecektir. Bu büyük buluşları her yad eden kimse daima ilk Türk arkeoloğu Hamdi Beyin ve onun aydın hâmisi, Sultan Abdülhamid’in hatıralarını daima saygı ve minnet ile anacaktır. (s. 124)</p>
</blockquote>

<h2><strong>Sanat eleştirmeni Sezer Tansuğ, Osman Hamdi Bey’i böyle değerlendirmiş:</strong></h2>

<blockquote>
<p>“Bu zât beyhude yere efsaneleştirilmeye çalışılmaktadır. Oryantalizm modasına uyarak yaptığı resimlerle dış dünyaya açılmış olmasına gıpta ile bakılıyorsa, bu ölçü metelik bile etmeyen bir ölçüttür. Osman Hamdi çağdaş sanatçılar yanında zanaatçı yanı biraz önem taşıyan ikinci sınıf bir ressamdır ve gerek müze (Arkeoloji Müzesi) gerek Sanayi–i Nefise Mektebi kurucusu olarak yaptığı iş, ilişkilerinin kendisine sağladığı malî olanakları değerlendirerek bir iki bina yaptırmış olmasıdır. Bu kurumların oluşturulma iradesinde “çağın Türk milliyetçiliğine itibar etmeyişinden öte” hiçbir payı da yoktur. Üstelik bir mühtedi (dönme) çocuğu olarak Müslümanlığı az benimsediği, Rum bilincini koruduğu da anlaşılan biridir. Osman Hamdi’nin çağının ilginç aydın kişiliklerinden biri olduğun kuşkusuzdur, ama “ulusal Türk kültürüne” hizmet bağlamında, o çağın yüzlerce Türk aydını Osman Hamdi’yi fersah fersah aşarlar. Mimar Sinan Üniversitesi’nin bazı yönetim odalarında Osman Hamdi’nin portreleri ve büstlerinin işi yoktur. Çünkü Türk ulusunun öz gelenekleri, tarihsel çağları kapsayan sanat yaratıcı iradesi bu simgeyle bağdaşmaz.”</p>
</blockquote>

<p><i>Mustafa Armağan - Sen Neden Kör Edildin? s.213-221</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kurani-ayak-altinda-cigneten-ressami-taniyor-muyuz</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/hamdii-1.webp" type="image/jpeg" length="48820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="53931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="34566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="71187"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="57526"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="93497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="80759"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="70202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yardım noktasına koşan perişan haldeki Gazzelilere kurşun yağdırıldı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail askerleri, Gazze'de yardım noktasına koşan açlıktan perişan olmuş, dili damağına yapışmış Gazzelilere kurşun yağdırıyor!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortada sözde bir "ateşkes" mutabakatı var ama Yahudi zihniyet için bu sadece yeni bir kalleşlik fırsatı. Açlıktan dizlerinin bağı çözülmüş, çocuklarına bir avuç un götürebilmek için can havliyle toz duman içinde koşturan sivil halkın üzerine mermi yağdırmak, ancak böyle aşağılık bir kavmin işi olabilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de bu yapılanlarla görülüyor ki bunlar, insanlık ailesinin bağrına saplanmış zehirli bir hançerdir. Bir lokma yiyecek için koşan aç insanı hedef alacak kadar haysiyetsiz, ateşkes sözü verip arkadan vuracak kadar cani namertler var insanlığın karşısında. Tarih, rızık peşindeki mazlumu vuran, çocukların boğazından geçecek ekmeğe kan bulaştıran en aşağılık mahluklar olarak kaydedecek, kaydetti ve kaydediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-165651.png" type="image/jpeg" length="23419"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medeniyet Üniversitesi iftarında Müslüman öğrencilerden intikam yemini!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı yoğun katılımla gerçekleşirken davetliler arasında yer alan Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak öncülüğünde intikam yemini edildi. Sloganlar ve tekbirlerle inletilen meydan coşkulu anlara sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı bu yıl da Müslüman öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Üniversitede bir araya gelen öğrenciler, oruçlarını açtıktan sonra cemaat hâlinde namaz kıldı. Programda ezgiler seslendirilirken sık sık tekbirler getirildi ve sloganlar atıldı.</p>

<p>Etkinlikte, Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak da davetliler arasında yer aldı. Harun Şimşak öncülüğünde Müslüman öğrenciler hep birlikte meydanı intikam yeminiyle inletti. "Ya Muntakim Allah, Bizi intikamına memur et" sesleri Medeniyet Üniversitesi semasında yankılandı. Coşkulu anların yaşandığı buluşmada En’am Suresi’nin 162’nci ayeti okunarak meydanı dolduran kalabalık tarafından hep birlikte tekrar edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İftar programı boyunca üniversite kampüsünde yoğun bir atmosfer oluşurken, etkinlik öğrencilerin toplu duaları ve sloganlarıyla sona erdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-130944.png" type="image/jpeg" length="40249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nereden türedi bu kadar p.ç kurusu?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsimleri Ahmet, Mehmet, Hasan... Ama ailesinden ve okullarından almadıkları terbiye ile İslam düşmanı olmuşlar. Görüntülerde bir grup gencin camiye ait masaları tekmeleyip kaçtığı görülüyor.</p>

<p>Bir çocuğun, toplumun ortak değeri olan cami avlusunda bu denli pervasızlaşması, akıllara tek bir gerçeği getiriyor: Hangi el onları bu kinle besledi? Çocuk çocuktur ancak o masayı kıran nefret, ancak aile ocağında pişmiş olabilir veya okullarda dayatılan Kemalizm.</p>

<p>Görünüşe göre bu "p.ç kurularının" ardında, onlara mukaddesat düşmanlığını miras bırakan, aynı yolun yolcusu anne ve babalar var. Kendi kültürüne, kendi dinine bu denli yabancılaşmış bir güruhun türemesi, ocağındaki yangının sokağa taşmasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memlekette İslam düşmanlarına verilen cezaların komik düzeyde kalması, bu fare deliklerinden çıkanları cesaretlendiriyor. Ceza yemeyeceklerini bildikleri için bu kadar pervasızlar! En önemlisi de, bu p.ç kuruları henüz Müslümanların sert tokadını, o sarsıcı sopasını yemedikleri için kendilerini meydanda zannediyorlar. Eğer hak ettikleri karşılığı bulsalardı, o fare deliklerinden başlarını çıkarmaya dahi cesaret edemezlerdi.</p>

<p>Bu memleketin huzuruna ve dinine kasteden bu zihniyet, hak ettiği bedeli en ağır şekilde ödemelidir. Cezasızlık zırhına bürünüp sokaklarda, sosyal mecralarda terör estiren bu güruha karşı sessiz kalınmamalıdır. Müslümanların mukaddesatına el uzatanın eli kırılmalı, bu soysuzluk kökünden kurutulmalıdır!</p>

<p>Şurası da bir gerçek; Abdülhakim Arvasi Hazretleri veledi zinanın kemalat bulmayacağını söyler. Yani bunlar ne uyarıyla, ne eğitimle ne de sopayla düzelir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-09-135111.png" type="image/jpeg" length="78431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="37926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="57465"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="47251"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="78345"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="22695"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="98293"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="30423"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="41838"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2025 itibariyle) kargo dahil 1560 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="96860"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="18617"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
