<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 11:49:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitabı elle kopyalamak zihni terbiye ediyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kitabi-elle-kopyalamak-zihni-terbiye-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kitabi-elle-kopyalamak-zihni-terbiye-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçmişin âlimleri kitabı yalnızca okumuyor, onu istinsah ediyor, ciltliyor, notlar alıyor ve eserlerle yıllarca hemhâl oluyordu. Walter Benjamin’den İbnu’n-Nedîm’e, Kâtib Çelebi’den Aristo’ya uzanan bu gelenek, kitabı elle kopyalamanın dikkati artıran, bilgiyi sindiren ve zihni terbiye eden bir faaliyet olduğunu gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kitapla kurulan ilişki modern çağda büyük ölçüde hızlı okumaya ve dijital tüketmeye indirgenmiş durumda. Oysa geçmişte kitap, yalnızca birkaç saatte okunup rafa kaldırılan bir nesne değildi. İnsanlar eserleri elle çoğaltıyor, satır satır yeniden yazıyor, kenarlarına not düşüyor, ciltliyor ve aynı metnin üzerinde uzun süre çalışıyordu. “İstinsah” adı verilen bu gelenek, bilgiyle kurulan ilişkinin de daha yavaş ve derin olmasını sağlıyordu.</p>

<p>Walter Benjamin’in kitap okumak ile kitap kopyalamak arasında kurduğu benzetme bu farkı açık biçimde ortaya koyuyor. Benjamin’e göre kitabı okuyan insan, bir bölgenin üzerinden uçakla geçen kişi gibidir. Metin içinde ilerler, bazı yerleri görür, bazılarını hızla geride bırakır. Kitabı elle kopyalayan kişi ise aynı araziyi yürüyerek geçer. Her kelimenin, her cümlenin ve her düşüncenin içinden ağır ağır geçmek zorunda kalır. Böylece metinle kurulan bağ da daha kuvvetli hâle gelir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kitapla uğraşmak ilim terbiyesinin bir parçasıydı</strong></h2>

<p>Tarihin büyük ilim ve düşünce adamlarına bakıldığında kitapla yoğun bir münasebet dikkat çekiyor. Aristo, kendi dönemine kadar biriken felsefe, bilim ve sanat bilgisini okuyup tasnif ederek büyük bir düşünce sistemi kurmaya çalışmıştı. Onun yaptığı iş, yalnızca çok kitap okumak değildi. Okuduğu bilgileri karşılaştırıyor, sınıflandırıyor ve yeni bir bütün hâline getiriyordu.</p>

<p>İslam medeniyetinin büyük bibliyograflarından İbnu’n-Nedîm de kitabın içinde yaşayan isimlerden biriydi. Babası gibi “verrâk” olan İbnu’n-Nedîm, kitap istinsah ediyor, ciltliyor ve kitap ticaretiyle uğraşıyordu. Bu meslek sayesinde devrinin ilim ve sanat çevreleriyle doğrudan temas kuruyor, farklı disiplinlerdeki eserleri yakından tanıyordu. El-Fihrist adlı eseri de bu büyük kitap birikiminin mahsulü oldu. Bugün kaybolmuş birçok kitabın varlığını bile onun kayıtları sayesinde biliyoruz.</p>

<h2><strong>Kâtib Çelebi gecelerini kitaplarla geçiriyordu</strong></h2>

<p>Osmanlı ilim dünyasının önemli isimlerinden Kâtib Çelebi de kitabı hayatının merkezine yerleştirmişti. Yıllarca geceli gündüzlü çalışan Kâtib Çelebi’nin kimi zaman bir kitaba öylesine daldığı, odasındaki mumun güneş doğana kadar yanmaya devam ettiği aktarılıyor. Kendisine kalan mirası da bir kütüphane kurmak için harcamıştı.</p>

<p>Kâtib Çelebi’nin bürokrasiden ayrılıp kendisini ilme vermesini “cihâd-ı asgardan cihâd-ı ekbere dönüş” şeklinde tarif etmesi, onun nazarında ilmin ve kitabın hangi mevkiye sahip olduğunu gösteriyor. Tarih, coğrafya, bibliyografya ve haritacılık gibi farklı alanlarda çalışan Kâtib Çelebi, hastalandığında tababet kitaplarına, manevî çare aradığında ise esmâ ve havas eserlerine yöneliyordu. Kitap onun için belirli bir konuda bilgi veren araçtan ziyade dünyayı kavramanın temel vasıtasıydı.</p>

<h2><strong>Elle yazmak dikkati topluyor</strong></h2>

<p>İstinsahın asıl önemi de burada ortaya çıkıyor. İnsan bir kitabı elle kopyalarken metnin üzerinden hızla geçemiyor. Kelimeleri görmek, cümleyi anlamak, yazıya aktarmak ve tekrar kontrol etmek zorunda kalıyor. Bu süreç zihni sürekli metnin içinde tutuyor. Okunan bilgi yalnızca gözden geçmiyor, elin ve zihnin müşterek faaliyeti hâline geliyor.</p>

<p>Bugünün dijital dünyasında ise okuma alışkanlıkları gittikçe parçalanıyor. Bir metinden diğerine, bir ekrandan başka bir ekrana geçiliyor. Uzun süre tek bir fikir üzerinde durmak zorlaşıyor. Bu sebeple geçmişteki istinsah geleneği bugün birebir kitap çoğaltma ihtiyacından çok, düşüncenin nasıl terbiye edildiğini göstermesi bakımından önem taşıyor.</p>

<p>Kitabı elle yazmak, önemli bölümleri deftere geçirmek, metin üzerine not almak ve okunan eserle uzun süre meşgul olmak zihni yavaşlatıyor ve dikkati topluyor. Geçmişin kitap kurtlarının bıraktığı temel ders de burada yatıyor: İlim yalnızca çok şey okumakla değil, okunanın üzerinde durmak, onu işlemek ve bilgiyle uzun süre hemhâl olmakla derinleşiyor.</p>

<p><i>Kaynak: GZT</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kitabi-elle-kopyalamak-zihni-terbiye-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/istinsah.webp" type="image/jpeg" length="29938"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mısır'dan Fransa'ya savaş uçağı talebi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/misirdan-fransaya-savas-ucagi-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/misirdan-fransaya-savas-ucagi-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır, hava kuvvetlerini güçlendirmek için Fransa'nın kapısını yeniden çaldı. Kahire'nin Dassault Aviation'a 24 adet yeni Rafale savaş uçağı için teklif talebi gönderdiği bildirildi. Anlaşmanın gerçekleşmesi halinde Mısır'ın Rafale savaş uçağı filosu 78'e yükselecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransız basınına göre Mısır, Dassault Aviation’a 24 ilave Rafale savaş uçağı için teklif talebi gönderdi. Yeni alım gerçekleşirse Mısır’ın Rafale filosu 78 uçağa ulaşacak.</p>

<p>Mısır, Rafale programına 2015’te 24 uçaklık siparişle dahil olmuş, 2021’de 30 uçak daha satın almıştı. Böylece toplam sipariş sayısı 54’e yükseldi. Teslimatların tamamlanmasıyla bu uçakların 2026 sonuna kadar filoya katılması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Yaşlanan F-16’ların yerini Rafale alıyor</strong></h2>

<p>Mısır’ın yeni Rafale hamlesinde, 1980’ler ve 1990’larda hizmete giren F-16 filosunun yaşlanması etkili oluyor. Kahire, savaş uçağı filosunu yenilerken farklı ülkelerden tedarik yaparak hava gücünü çeşitlendirmeyi de sürdürüyor.</p>

<p>24 yeni Rafale’nin alınması halinde Mısır, 78 uçaklık filoyla Fransa’nın en önemli yabancı Rafale kullanıcılarından biri haline gelecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/misirdan-fransaya-savas-ucagi-talebi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/misir-fransa-savas-ucagi.webp" type="image/jpeg" length="53094"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Savaşlar uzaya taşındı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/savaslar-uzaya-tasindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/savaslar-uzaya-tasindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Füze, İHA ve elektronik harp sistemlerinin yaygınlaşmasıyla uzay, büyük güçlerin yeni mücadele sahasına dönüştü. Uydular artık haberleşme, istihbarat ve hedefleme için vazgeçilmez. Kendi uydu altyapısına sahip olmayan devletlerin askerî bağımsızlığı giderek zayıflıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>21. yüzyıl savaşlarında orduların gözü ve kulağı uzaya taşınıyor. Füze ve İHA’ların yönlendirilmesi, hedef tespiti, istihbarat ve askerî haberleşme büyük ölçüde uydu sistemlerine dayanıyor. Bu nedenle ABD, Çin ve diğer büyük güçler yörüngedeki askerî kapasitelerini hızla artırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD ile Çin arasındaki rekabet, uzayın artık doğrudan savaş alanına dönüştüğünü gösteriyor. Manevra yapabilen uydular, elektronik karıştırma sistemleri ve rakip uyduları takip edebilecek teknolojiler geliştiriliyor. Bir savaşta karşı tarafın uydu ağını devre dışı bırakmak, sahadaki ordunun gözünü kör etmek anlamına geliyor.</p>

<p>Avrupa da bu bağımlılığı azaltmak için kendi uydu ve fırlatma kapasitesine yatırım yapıyor. Almanya’nın son ticari uydu fırlatmaları ve AB’nin IRIS² uydu ağı, kıtanın ABD’ye bağımlı kalmadan güvenli haberleşme ve savunma altyapısı kurma arayışını gösteriyor.</p>

<p>Türkiye açısından da mesele doğrudan millî güvenlikle bağlantılı. Göktürk, İMECE ve yerli haberleşme uyduları önemli bir temel oluştururken, gelecekte bağımsız hareket edebilmenin şartı kendi uydusunu üretmek, fırlatmak ve yönetmekten geçiyor.</p>

<p>20. yüzyılda güç petrol, kara ordusu ve deniz yollarıyla ölçülüyordu. Yeni dönemde buna uydu, yapay zekâ, veri merkezi ve telekomünikasyon altyapısı eklendi. Uydusu olmayan devlet, savaş anında başkasının gözüne ve kulağına muhtaç kalacak.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/savaslar-uzaya-tasindi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/savas-uzay.jpeg" type="image/jpeg" length="17857"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Irak’taki işgali yeni safhaya geçiyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-iraktaki-isgali-yeni-safhaya-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-iraktaki-isgali-yeni-safhaya-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2003’te Irak’ı işgal eden, ülkeyi harabeye çeviren ve açtığı savaşla yüz binlerce insanın ölümüne, milyonların yurdundan kopmasına yol açan ABD, 30 Eylül’de Irak’taki askerî varlığını sona erdirmeye hazırlanıyor. Ancak Washington, askerini çekerken Irak üzerindeki nüfuzunu farklı kanallardan sürdürmenin hesabını yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD öncülüğündeki koalisyonun Irak’taki askerî varlığının 30 Eylül 2026’da sona ermesi bekleniyor. Bağdat yönetimi tarihi “kesin ve nihai” olarak ilan ederken Amerikan askerleri ve teçhizatı Erbil başta olmak üzere kalan noktalardan çıkarılıyor. Böylece 2003 yılında Irak’ın işgaliyle başlayan Amerikan askerî varlığında yeni bir safhaya geçilecek. Irak yönetimi 1 Ekim’i yabancı askerî varlığın sona erdiği yeni bir dönem olarak görüyor.</p>

<h2><strong>İşgalin geride bıraktığı enkaz</strong></h2>

<p>Washington Irak’tan çıkarken geride bıraktığı ağır bilanço ise ortadan kalkmıyor. ABD’nin 2003’te “kitle imha silahları” bahanesiyle başlattığı işgal Irak devlet yapısını parçaladı, ülkeyi yıllarca sürecek çatışmalara sürükledi. Brown Üniversitesi’nin Costs of War çalışmasına göre Irak Savaşı’nda işgal sonucu yüz binlerce insan öldü. Savaşın altyapının çökmesi, hastalık ve diğer dolaylı etkileriyle ortaya çıkan gerçek can kaybının çok daha yüksek olduğu belirtiliyor. Irak ve Suriye’deki savaşların ardından milyonlarca insan da mülteci veya ülke içinde yerinden edilmiş hâle geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Irak bugün hâlâ 2003 işgalinin açtığı yaralarla uğraşırken, Washington yıllar boyunca doğrudan askerî güçle sürdürdüğü nüfuzunu artık daha düşük maliyetli yöntemlerle devam ettirmeye hazırlanıyor.</p>

<h2><strong>Asker gidiyor, Amerikan nüfuzu kalıyor</strong></h2>

<p>Çekilmenin ardından Washington ile Bağdat arasındaki askerî ve istihbarî ilişkilerin tamamen kesilmesi beklenmiyor. Iraklı yetkililer koalisyon döneminden “eşit ikili ortaklıklara” geçileceğini, bilgi paylaşımı ve eğitim gibi alanlarda ilişkilerin süreceğini açıklıyor. Dolayısıyla Amerikan askerinin Irak toprağından çıkması, ABD’nin silah satışı, istihbarat, diplomasi ve ekonomik baskı araçlarından vazgeçtiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Irak açısından bundan sonraki temel mesele, yabancı askerin ayrılmasının ardından gerçek egemenliğin tesis edilip edilemeyeceği olacak. Devlet dışındaki silahlı yapıların geleceği, merkezi hükümetin bütün silahlı gücü kontrolüne alıp alamayacağı ve İran-ABD rekabetinin Irak topraklarını yeniden hesaplaşma sahasına çevirip çevirmeyeceği önemini koruyor. 23 yıllık Amerikan işgalinin askerî perdesi kapanırken Irak’ın önündeki asıl imtihan, kendi toprağında kararlarını yabancı başkentlerin müdahalesinden bağımsız biçimde alabilecek bir devlet düzeni kurmak olacak.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-iraktaki-isgali-yeni-safhaya-geciyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/abd-irak-isgal.webp" type="image/jpeg" length="18432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze’de hastaneler bombalanırken soykırımcılar İstanbul’da estetik yaptırıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazzede-hastaneler-bombalanirken-soykirimcilar-istanbulda-estetik-yaptiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazzede-hastaneler-bombalanirken-soykirimcilar-istanbulda-estetik-yaptiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de hastaneler bombalanıp yaralı çocuklar ilaç ve anesteziden mahrum bırakılırken, terörist İsrail mensuplarının İstanbul’da estetik hizmet aldığı ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazze’de hastaneler hedef alınır, yaralılar ilaç ve tıbbi malzeme bulamazken İstanbul’da faaliyet gösteren “Sirius Aesthetic” adlı estetik merkezinin terörist İsrail mensuplarına hizmet sağladığı ortaya çıktı. Çifte vatandaş Yıldız Zincidi’nin yönettiği merkezin, 2024 yılında terörist İsrail saflarında aktif görev yapan Liel Ben Moshe isimli askere saç ekimi yaptığı, yazışmalarda şahsın üniformalı fotoğraflarının yer aldığı görüldü.</p>

<p>Merkezin kurumsal sosyal medya hesabının, Gazze’deki katliamlara katılan terörist İsrail mensupları için açılan “IDF kahramanlarını unutma” sayfasını takip ettiği, İbranice reklamlar yayımladığı ve paylaşımlarda İsraillilerin yüzlerini sansürlediği de ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İstanbul’da saç ektiriyorlar</strong></h2>

<p>Gazze’de yaralı çocuklara anestezi bulunamazken, katliama katılan askerlerin İstanbul’da saç ektirebilmesi Türkiye’deki denetim sisteminin hangi noktada olduğunu açık biçimde sorgulatıyor. Filistin’e yönelik destek ifadelerinin sıkça dile getirildiği Türkiye’de, terörist İsrail mensupları ülkeye nasıl rahatça giriyor, şehirlerde nasıl serbestçe dolaşıyor ve ticari hizmetlerden nasıl faydalanabiliyor?</p>

<h2><strong>Sağlık Bakanlığı neden denetlemiyor?</strong></h2>

<p>Soykırımcı teröristlere hizmet veren sağlık ve estetik kuruluşlarının herhangi bir denetime tabi tutulup tutulmadığı da cevap bekleyen başlıca meselelerden biri. Terörist İsrail mensuplarına hizmet verdiği açıkça görülen kuruluşlara karşı Sağlık Bakanlığı neden harekete geçmiyor? Bu merkezlerin faaliyetleri, müşteri ilişkileri ve soykırımcılarla kurdukları bağlantılar neden mercek altına alınmıyor?</p>

<h2><strong>Çifte vatandaşlık yaptırımsızlık zırhı mı?</strong></h2>

<p>Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı taşıdığı hâlde İsrail yapılanmasıyla doğrudan bağı bulunan kişilerin hukuki durumu da ciddi bir tartışma konusu. Terörist İsrail saflarında görev alan, Gazze’deki katliam düzeniyle bağı bulunan çifte vatandaşlar neden herhangi bir hukuki yaptırımla karşı karşıya kalmıyor? Vatandaşlık bağı, soykırımcı bir yapıyla kurulan ilişkinin üzerini örten bir dokunulmazlık alanına mı dönüşüyor?</p>

<p>Müslüman Anadolu toprakları, Gazze’de katliama iştirak edenlerin rahatça gezebileceği, tedavi ve estetik hizmeti alabileceği bir alan hâline getirilemez. Gazze’de hastaneleri yıkanlar, yaralıları ilaçsız bırakanlar Türkiye’de hiçbir şey olmamış gibi ağırlanıyor.</p>

<p>Kaynak, Hüseyin Kılıç, Akıncı Mecra</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazzede-hastaneler-bombalanirken-soykirimcilar-istanbulda-estetik-yaptiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/isrial-hastane.webp" type="image/jpeg" length="50602"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Microsoft'tan İsrail Savunma Bakanlığı'na 125 milyon dolarlık hizmet]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/microsofttan-israil-savunma-bakanligina-125-milyon-dolarlik-hizmet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/microsofttan-israil-savunma-bakanligina-125-milyon-dolarlik-hizmet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Maliye Bakanlığı'nın bütçe raporları, teknoloji devi Microsoft ile İsrail Savunma Bakanlığı arasında 2024 yılında imzalanan 125,4 milyon dolarlık yazılım lisansı anlaşmasının ayrıntılarını ortaya koydu. Şirketin bulut hizmetlerine yönelik tepkiler ve iptal adımlarına rağmen, 2027 yılına kadar geçerli olan çok yıllık sözleşmenin yürürlükte kalmaya devam ettiği görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Maliye Bakanlığı’nın 2024 yılı bütçe uygulama raporunu inceleyen Middle East Eye (MEE), ABD merkezli teknoloji devi Microsoft ile İsrail Savunma Bakanlığı arasında dev bir sözleşme imzalandığını gösterdi. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ilk yılında imzalandığı tespit edilen anlaşmanın büyüklüğü yaklaşık 464 milyon şekel (125,4 milyon dolar) değerinde. Belgelere göre 2024 yılında "yazılım lisansı satın alımı" kategorisinde kaydedilen ve 2027 yılına kadar geçerli olan bu sözleşmenin ödemesi, 31 Aralık 2024 itibarıyla henüz tamamlanmamış görünüyordu. MEE’nin konuyla ilgili sorularını yanıtsız bırakan Microsoft ise yalnızca "ekleyecek bir şeyimiz yok" açıklamasını yaptı.</p>

<p>Rapor edilen detaylar, sözleşmenin İsrail Savunma Bakanlığı veya ordunun hangi spesifik birimlerine hizmet sağladığını açıkça belirtmiyor. Ancak bu gelişme, teknoloji devinin İsrail ordusuyla ilk ortaklığı değil. Geçmişte basına sızan belgeler, Microsoft'un 2021 yılında İsrail ordusuyla 133 milyon dolarlık benzer bir anlaşma yaptığını ve ordunun seçkin siber savaş birimi "8200" da dahil olmak üzere yüzlerce aboneliğe sahip olduğunu göstermişti. Eski Microsoft çalışanları, yeni ortaya çıkan 125,4 milyon dolarlık anlaşmanın, süresi dolan 2021 sözleşmesinin bir yenilemesi olabileceğini değerlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan Microsoft, İsrail ordusuna sunduğu yapay zeka ve bulut bilişim hizmetleri nedeniyle uzun süredir eleştirilerin odağında yer alıyor. 2025 yılı içerisinde yürütülen bağımsız soruşturmalar, İsrail askeri istihbaratının Filistinlilere ait telefon görüşmelerini depolamak ve hava saldırılarını planlamak için Microsoft’un Azure platformunu kullandığını doğrulamıştı. Gelen tepkiler ve yürütülen hukuki incelemelerin ardından Microsoft Başkanı Brad Smith, İsrail ordusunun tek bir birimine sağlanan bazı hizmetlerin durdurulduğunu bildirmişti. Ancak son bütçe raporları, iptal edilen bulut hizmetlerine rağmen devasa boyutlardaki yazılım lisans anlaşmalarının yürürlükte kalmaya devam ettiğini kanıtlıyor.</p>

<p>Bütçe raporunda adı geçen 33 devasa savunma sözleşmesi arasında donanım dışı nadir şirketlerden biri olan Microsoft, Tel Aviv ve Herzliya'daki devasa tesisleriyle bölgedeki varlığını sürdürüyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/microsofttan-israil-savunma-bakanligina-125-milyon-dolarlik-hizmet</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/microsoft-headquarters-france-april-2026-afpjpg.webp" type="image/jpeg" length="27571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin ABD’yi hammaddeden dijitale sıkıştırıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/cin-abdyi-hammaddeden-dijitale-sikistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/cin-abdyi-hammaddeden-dijitale-sikistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile Çin arasındaki güç mücadelesi artık gümrük vergilerinin ötesine taşındı. Pekin, nadir toprak elementlerindeki hâkimiyetini Washington’a karşı stratejik baskı aracına çevirirken yapay zekâ, 6G, veri ve dijital altyapıda kendi ekosistemini kuruyor. Dünya, giderek ABD ve Çin merkezli iki ayrı teknoloji alanına doğru sürükleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile Çin arasındaki büyük güç mücadelesi, gümrük vergilerinden çok daha stratejik bir alana taşındı. Pekin, dünya nadir toprak elementleri işleme kapasitesindeki hâkimiyetini Washington karşısında önemli bir koz olarak kullanırken veri, yapay zekâ, 6G ve dijital altyapıya yaptığı yatırımlarla 21. yüzyılın teknoloji düzeninde kendi sahasını inşa ediyor. Ortaya çıkan tablo, dünyanın Amerikan ve Çin merkezli dijital sistemler etrafında giderek daha belirgin biçimde ayrışabileceğine işaret ediyor.</p>

<p></p>

<p>Çin’in elindeki en güçlü kozlardan biri nadir toprak elementleri. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumuna göre Çin küresel nadir toprak madenciliğinin yüzde 70’inden fazlasını, işleme kapasitesinin ise yüzde 87’sini kontrol ediyor. Disprosyum ve terbiyum gibi bazı ağır nadir toprakların işlenmesinde oran yüzde 100’e ulaşıyor. Bu elementler savaş uçaklarından füze sistemlerine, radar ve elektronik harp cihazlarından çiplere, elektrikli araçlara ve robotlara kadar modern teknolojinin kritik girdileri arasında bulunuyor. Pekin 2025’te samaryum, terbiyum, disprosyum ve itriyum gibi stratejik elementlerde ihracat lisansı uygulamasına geçti, 2026’da ise çift kullanımlı stratejik minerallere yönelik denetimleri daha da sertleştirdi. Reuters’ın 4 Eylül tarihli haberine göre bazı Çinli tedarikçiler, Pekin’in yaptırımlarına maruz kalma endişesiyle ABD’ye sevkiyatlarını durdurmaya başladı. Böylece Washington’ın Çin’e karşı uyguladığı çip ve ileri teknoloji kısıtlamalarının karşısına Pekin de hammaddenin musluğunu kontrol eden bir güç olarak çıkıyor.</p>

<p></p>

<p>Mücadelenin ikinci cephesi ise dijital dünya. Çin’in 2026-2030 dönemini kapsayan yeni beş yıllık planı yapay zekânın üretimden lojistiğe, eğitimden sağlığa kadar ekonominin bütününe yayılmasını hedefliyor. Kuantum teknolojileri, 6G, insansı robotlar, beyin-bilgisayar arayüzleri ve yüksek kapasiteli bilgi işlem altyapısı stratejik alanlar arasında sayılıyor. Çin Ulusal Veri İdaresi de 2026 programında ülke çapında bütünleşik bir veri pazarı, ulusal bilgi işlem ağı, yapay zekâ için yüksek kaliteli veri kümeleri ve sınır ötesi veri altyapıları oluşturulmasını öngörüyor. Pekin böylece veriyi petrol veya nadir toprak elementi gibi stratejik bir kaynak haline getiriyor. ABD Kongresine bağlı ABD-Çin Ekonomik ve Güvenlik İnceleme Komisyonu da Çin’in veriyi millî bir varlık olarak sistematik biçimde toplamasının yapay zekâ yarışında Pekin’e önemli avantaj sağlayabileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin’in hedefi ülke içindeki teknolojik bağımsızlıkla sınırlı kalmıyor. Pekin, yapay zekâ ve dijital yönetim standartlarının belirlenmesinde daha fazla söz sahibi olmak, BRICS ve Kuşak-Yol ülkeleriyle sınır ötesi veri ağları kurmak, Çin menşeli yapay zekâ modellerini ve dijital altyapıları gelişmekte olan ülkelere yaymak istiyor. Temmuz ayında Şanghay’da düzenlenen Dünya Yapay Zekâ Konferansı’nda Çin, 29 ülkenin katıldığı Dünya Yapay Zekâ İşbirliği Örgütünü öne çıkarırken açık kaynaklı ve daha düşük maliyetli Çin modellerini Amerikan teknoloji sistemine alternatif olarak sunmaya başladı. Şanghay’ın yeni dijital kalkınma planında da BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü ve Kuşak-Yol ülkeleri arasında dijital kimlik, veri aktarımı ve teknolojik standartların karşılıklı uyumlaştırılması hedefleniyor. Böylece 21. yüzyılın rekabeti toprak veya enerji hatları kadar veri merkezleri, yapay zekâ modelleri, çipler, haberleşme ağları ve teknik standartlar üzerinden şekilleniyor. Dünyanın önümüzdeki dönemde ABD ile Çin’in çevresinde oluşan iki ayrı teknoloji ve dijital ekosisteme doğru çekilmesi artık uzak bir ihtimal görünümünde değil.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/cin-abdyi-hammaddeden-dijitale-sikistiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/abd-cin-bayrak-reu-1986053.jpg" type="image/jpeg" length="49733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlik kolay para tuzağında!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/genclik-kolay-para-tuzaginda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/genclik-kolay-para-tuzaginda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de genç kuşak arasında hızla yayılan bahis ve kısa yoldan para kazanma arayışı Türkiye’de de giderek görünür hale geliyor. Gençlerin önüne emek, meslek ve üretimden ziyade servet, şöhret ve gösterişli hayatların konulduğu dijital düzen, sanal bahis ve kumardan spekülatif kazançlara kadar uzanan yeni bir “kolay para” kültürünü besliyor. Eğitim sisteminin meslek kazandırmadaki yetersizliği ve manevi terbiyenin geri plana itilmesi ise gençleri bu kuşatmaya karşı daha savunmasız bırakıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’de 2025 yılında yapılan Pew araştırmasında 30 yaş altındaki yetişkinlerin yüzde 31’i son bir yılda spor bahsi oynadığını söylerken, farklı araştırmalar Z kuşağında bu oranın yüzde 40’a kadar çıktığını gösteriyor. Türkiye’de ise tehlike çok daha yakından hissediliyor. Yeşilay’ın Türkiye Kumar Raporu’na göre kumara başlama yaşı 15’e kadar düşmüş durumda. Adalet Bakanlığı da 5 Eylül’de yürütülen soruşturmalar kapsamında yaklaşık 98 bin yasa dışı bahis sitesinin tespit edildiğini ve bunlara erişimin engellenmesi yönünde karar alındığını açıkladı.</p>

<h3><strong>Ekranlar gençlere servet pazarlıyor</strong></h3>

<p>Meselenin arkasında ekonomik şartlar kadar gençlere nasıl bir hayatın örnek gösterildiği de bulunuyor. Sosyal medya ekranlarında lüks otomobiller, pahalı evler, tatiller, milyonluk kazançlar ve birkaç yılda servet sahibi olmuş fenomenler sürekli ön plana çıkarılıyor. Emek, sabır, meslek, kanaat ve uzun yıllara yayılan birikim görünmez hale gelirken “bir anda zengin olma” fikri cazip bir hayat modeli gibi sunuluyor. Influencer veya YouTuber olma arzusu da kimi gençlerde bir meslek ve üretim alanından ziyade hızlı şöhret ve hızlı kazanç hayaline dönüşüyor. Yeşilay’ın 2026 Sosyal Medya Araştırması da kullanıcıların dijital mecralarda kumar, uyuşturucu, alkol ve benzeri bağımlılık içerikleriyle karşılaşmasını ayrıca ele alıyor.</p>

<p><img alt="Şans Oyunları Gençlik" height="567" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/09/sans-oyunlari-genclik.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="850" /></p>

<p>Bu zihniyet yayıldıkça çalışarak ve üreterek hayat kurmak gençlerin gözünde değer kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Sanal bahis, kumar, spekülatif kazanç yolları ve faiz üzerinden “paradan para kazanma” anlayışı bunun bir tarafını oluşturuyor. Daha karanlık uçta ise uyuşturucu ticareti ve benzeri suç ağları, kısa sürede büyük para vadeden bir başka tuzak olarak gençlerin karşısına çıkıyor. Çevresinde emeğiyle yükselen insanlardan çok gösterişli biçimde para harcayan kişileri gören genç, zaman içinde başarıyı sahip olunan para ve tüketim gücüyle ölçmeye başlıyor.</p>

<h3><strong>Diploma veriliyor, meslek kazandırılamıyor</strong></h3>

<p>Eğitim sistemindeki manzara da bu zemini besliyor. TÜİK’in 2025 verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 23,3’ü ne eğitimde ne istihdamda bulunuyor. Lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı yüzde 73,9’a gerilerken, mezunların eğitim aldıkları alanla uyumlu bir meslekte çalışma oranı yalnızca yüzde 56,7. Üniversite mezunlarının ilk işlerini bulmaları ortalama 14,2 ay sürüyor. Bu rakamlar diploma merkezli eğitim düzeninin gençlere her zaman somut bir meslek ve gelecek sunamadığını gösteriyor. Buna karşılık elektrik, otomasyon, uçak teknolojisi, sağlık ve çeşitli teknik alanlarda eğitim alanların istihdam oranlarının çok daha yüksek olması meslek merkezli eğitimin önemini ortaya koyuyor.</p>

<h3><strong>Manevi boşluk</strong></h3>

<p>Meselenin bir başka cephesi ise manevi boşluk. Genç insana hayatın gayesini yalnızca para, kariyer, tüketim ve statü üzerinden anlatan bir düzen, elindeki maddi imkân arttığında bile ona ne için yaşayacağını öğretemiyor. Özellikle ergenlik döneminde kimlik ve aidiyet arayışı, duygusal boşluklarla birleştiğinde gençleri zararlı alışkanlıklara yöneltebiliyor. Kumarın, uyuşturucunun ve dijital bağımlılıkların karşısına yalnızca yasak ve polisiye tedbirlerle çıkmak yeterli kalmıyor. Ailede ve okulda ahlâk, sorumluluk, helal kazanç, emek, kanaat, aidiyet ve hayatın maddi tarafını aşan bir gaye gençlere yeniden kazandırılmak zorunda.</p>

<p>Türkiye’nin gençliği için çıkış yolu, herkesi diploma peşinde koşturan mevcut anlayışın yanında gerçek meslek ve üretim alanlarını yeniden itibarlı hale getirmekten geçiyor. Sanayi, zanaat, teknoloji, tarım ve teknik mesleklerde gençlere somut gelecek yolları açılırken dijital mecralarda pompalanan “hemen zengin ol” kültürüyle de mücadele edilmesi gerekiyor. Genç insan emeğinin karşılığını alabileceğine inanır, bir mesleğe, aileye, cemiyete ve manevi gayeye bağlanırsa kumar masasının, bahis sitesinin ve uyuşturucu ağlarının vadettiği sahte kurtuluşların cazibesi de büyük ölçüde kırılacaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir, Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/genclik-kolay-para-tuzaginda</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/genclik-kolay-para-tuzaginda.jpg" type="image/jpeg" length="78196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Polonya savaşa hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/polonya-savasa-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/polonya-savasa-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa’ya yayılma ihtimali Doğu Avrupa’yı alarma geçirirken Polonya, yedek askerlerden kritik meslek gruplarına kadar geniş bir kesimi savaş şartlarına göre konumlandırıyor. Seferberlik kartlarının dağıtılması, yüz binlerce kişilik yedek planı ve hızlanan silahlanma, Varşova’nın muhtemel bir çatışmayı artık uzak bir senaryo olarak görmediğini ortaya koyuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Polonya’daki askerî işe alım merkezleri, yedek askerlere ve savaş halinde ordunun ihtiyaç duyabileceği doktor, bilişimci ve lojistik uzmanı gibi sivillere seferberlik kartları göndermeye başladı. Kartlarda, savaş veya seferberlik ilan edilmesi halinde kişinin hangi birlik ve görev yerine gideceği önceden belirtiliyor. Polonya ordusu uygulamanın her yıl yürütülen standart bir prosedür olduğunu ve tek başına seferberlik ilanı anlamına gelmediğini bildirirken, Ukrayna’daki savaşın dördüncü yılını aşması bu hazırlıkları daha dikkat çekici hale getiriyor.</p>

<p>Varşova’nın hazırlığı kartlarla sınırlı kalmıyor. Hükümetin 2026 planında 200 bine kadar kişinin askerî tatbikatlara çağrılabilmesinin, 8 bin 700 kişinin aktif rezerv sistemine alınmasının ve 40 bine kadar kişinin bölgesel savunma kuvvetlerinde görevlendirilmesinin önü açıldı. Savunma Bakanlığı ise 2026’yı açıkça “rezervler ve yedek askerler yılı” ilan ederek profesyonel askerler ve yüksek hazırlık seviyesindeki yedeklerle birlikte 500 bin kişilik bir askerî kapasiteyi stratejik hedef olarak belirledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazırlık toplumun geniş kesimlerine de yayılıyor. Mart ayında başlatılan gönüllü savunma eğitimlerine haziran sonuna kadar 32 binden fazla kişi katıldı. Programın 2028’den itibaren yılda 100 bin kişiyi eğitecek seviyeye çıkarılması hedefleniyor. Polonya yönetimi bu programı, ordunun “uzun süreli bir çatışmaya” hazırlanması ve toplumun savaş şartlarına karşı direncinin yükseltilmesi çerçevesinde tanımlıyor.</p>

<p>Asıl dikkat çekici tablo ise Polonya’nın bütün bu insan gücü hazırlığını dev bir silahlanma hamlesiyle birlikte yürütmesi. Reuters’a göre Polonya Silahlı Kuvvetleri 220 bin personeli aşmış durumda. Ülke 2026’da yaklaşık 53 milyar avro, yani millî gelirinin yaklaşık yüzde 4,7’sini temel savunma harcamalarına ayırıyor ve Avrupa’nın en büyük kara ordusunu kurmaya yöneliyor. NATO doğrudan bir Rus saldırısını yakın tehdit olarak görmediğini açıklasa da Varşova, doğu cephesinde ihtimalleri şansa bırakmıyor. Avrupa’nın doğusu, savaşın Ukrayna sınırlarının dışına taşınabileceği bir döneme göre asker, yedek kuvvet, sanayi ve toplumunu adım adım hazırlıyor.</p>

<p>Kaynak: Reuters, Harici, Türkiye Gazetesi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/polonya-savasa-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/polonyanin-askeri-hazirliklari-ve-seferberlik-adimlari.webp" type="image/jpeg" length="14137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist Yahudiler Batı Şeria'da saldırılarını sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-yahudiler-bati-seriada-saldirilarini-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-yahudiler-bati-seriada-saldirilarini-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, işgal altındaki Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde Filistinlilere yönelik saldırıları ve ihlallerine devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, İsrail ordusu Muğayyir beldesine baskın düzenledi.</p>

<p>Araçlarının içinde bulunan bir grup Filistinli genci gözaltına alan İsrail askerleri, Muğayyir'in batısındaki Şaab el-Luz bölgesine götürdüğü Filistinlileri kapatılmış olan bir yan yolu açmaya zorladı.</p>

<p>İsrail ordusu ayrıca işgal altındaki Batı Şeria'da Ramallah'ın Arura ile Abveyn, Celceliye ve Accul beldelerine de baskın düzenledi.</p>

<p>Filistin topraklarını gasbeden Yahudiler Filistinlilerin hayvanlarına su vermek için kullandığı taşınabilir su depolarını çaldı.</p>

<p>Cumartesi günü işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci terörizmi devam etti. İsrailli yerleşimciler, Hebron'un güneyindeki Masafer Yatta'da bulunan Khirbet Umm al-Khair oyun alanında Filistinli gazetecilere ve çocuklara saldırdı. İsrail ordusu ise bölgeyi kapalı askeri bölge ilan ederek vatandaşların girişini engelledi.</p>

<p><strong>Gaspçı İsrailliler Mesafer Yatta'da top oynayan çocuklara saldırdı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filistinli aktivist Ahmed Hadalin, işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentine bağlı Mesafer Yatta'nın Hırbet Umm el-Hayr köyünde Filistin topraklarını gasbeden Yahudiler ile İsrail ordusu ve polisinin köyün futbol sahasındaki çocukların yanı sıra biri yabancı 2 gazeteciye saldırdığını söyledi.</p>

<p>Hadalin, gaspçı Yahudilerin futbol sahasına girip çocuklara saldırmasının ardından İsrail ordusu ve polisinin çocukların oyun alanına gelerek bölgeyi "kapalı askeri bölge" ilan ettiğini belirtti.</p>

<p>Filistinli aktivist, İsrail güçlerinin olayın ardından çocukları, ailelerini, gazetecileri ve aktivistleri bölgeden uzaklaştırdığını aktardı.</p>

<p>Hadalin, futbol sahasının köydeki çocuklar için tek rahatlama alanı olduğunu ve yakın zamanda restore edildiğini anlattı.</p>

<p>Filistin topraklarını gasbeden Yahudilerin, Filistinli aktivist Avde Hadalin'i de bu futbol sahasında öldürdüğüne dikkati çeken Hadalin, İsrail ordusu ve yerleşimcilerin sık sık bölgeye baskın düzenlediğini belirtti.</p>

<p>Hadalin, İsrail makamlarının futbol sahası hakkında Batı Şeria'nın C bölgesinde olduğu iddiasıyla yıkım kararı çıkardığı ancak mülk sahibinin alanın kendisine ait olduğuna dair belgelere sahip olduğunu kaydetti.</p>

<p>İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs'te de İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin baskın ve saldırılarında artış yaşanıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-yahudiler-bati-seriada-saldirilarini-surduruyor</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudiler-bati-seriayi-adim-adim-isgal-ediyor.webp" type="image/jpeg" length="34933"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mimar Cevat Ülger’i, vefatının yıl dönümünde rahmetle anıyoruz]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mimar-cevat-ulgeri-vefatinin-yil-donumunde-rahmetle-aniyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mimar-cevat-ulgeri-vefatinin-yil-donumunde-rahmetle-aniyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çağdaş Sinan” olarak anılan Mimar Cevat Ülger, Osmanlı mimarisini kuru bir taklitten uzak biçimde 20. yüzyıla taşıdı. 60’ı aşkın eserinde mimariyi sanat, estetik ve fikirle bütünleştirdi. Camilerden karikatüre, resimden dekorasyona kadar birçok sahada iz bıraktı. Osmanlı mimarisinin inkişaf ruhunu çağdaş eserlerle yaşatan Cevat Ülger’i, 6 Eylül 1977’deki vefatının yıl dönümünde rahmetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cevat Ülger, Osmanlı mimarî stilinin büyük ustasıdır. Osmanlı mimarî tarzı üzerinde çalışan Ülger, bu sisteme bağlı olarak kendi üslubunu ortaya koymuştur. Hiçbir zaman kuru taklitte kalmamıştır. Her zaman için yeni bir yorum getirmiştir.</p>

<p>Cevat Ülger, 5 Mayıs 1933’te Eskişehir’de doğdu. İlk ve orta tahsilini Eskişehir’de tamamladıktan sonra Bolu öğretmen okulunu bitirdi ve daha sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nden mezun oldu.</p>

<p></p>

<p>1956 yılında Malatya Atatürk Lisesi’nde resim öğretmeni olarak iş hayatına atıldı. Bir süre resim öğretmenliği yaptı. Malatya Atatürk Lisesi’ndeki öğretmenlik yıllarında çocukluk döneminde geliştirdiği oyuncak maketlerini resmedip, yapılış şekillerinin grafik çizimlerini hazırladı ve hayâl dünyasında ürettiği masallara uyarladı. Halı dokudu, karikatür çizdi ve asıl olarak Osmanlı mimarisini “modern malzemelerle” günümüze taşıdı.</p>

<p></p>

<p>Eskişehir’de Reşadiye Camii’nin proje ve projenin tatbiki çalışmalarına başladı. Bu caminin tüm detaylarıyla, projeleriyle bizzat tek tek ilgilendi. Filpaye başlıklarından, mahfel altı sütun başlıklarına ve hattâ sütun başlıklarını hepsi ayrı modelde olmak kaydıyla modellerini çıkartıp kalıblarını hazırladı ve tüm sütun başlıklarını betonarme olarak hazırladı. Diğer taraftan bir heykeltıraş gibi çalışarak kubbe altı mukarnaslarını, şerefe altı ve mihrab içi mukarnaslarını hazırladı. Minberini, kürsüsünü, müezzin mahfelini, korkuluklarını, kapı kitabe ve sövelerini, mihrapçelerine varıncaya kadar en ince detaylarını dahi projelendirmekten geri kalmadı. Bütün bunları malûm cami yaptırma ve yaşatma cemiyetlerine rağmen yaptı. Onun azmi netice olarak böyle muhteşem bir eserin ortaya çıkmasına vesile oldu.</p>

<p></p>

<p>1967’lerin sonunda aktif mücadelesi sebebiyle öğretmenlikten ihraç edilen Cevat Ülger 1968 yılında İstanbul’a taşındı ve mücadelesine kaldığı yerden devam etti. Bunca yıl sürdürdüğü bütün mimarî çalışmalarının önünde, diploması olmadığı için projelerine atamadığı resmi imzalar engel teşkil ediyordu. Bunun üzerine 1969 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Yüksek Okulu’nun gece bölümüne kaydını yaptırdı ve 1974 yılında bu okuldan birincilikle mezun oldu. Mezuniyetinden 3 yıl sonra ise vefat etti.</p>

<p></p>

<p>60’ı aşkın eseri var</p>

<p></p>

<p>60’tan fazla eseri bulunan ‘Çağdaş Sinan’ın belli başlı mimarî eserleri şöyle: İstanbul Küçüksu'daki Zihni Gürler Camii. Eskişehir'deki Reşadiye Camii ve on civarında diğer camileri, Kayseri' deki Bürüngüz Camii, Ankara’daki Abidin Paşa Camii, Hatay Kırıkhan’da Beşyüzevler Camii, Trabzon Çaykara'daki Camii, Kütahya’nın Tavşanlı, Tunçbilek, Domaniç kazalarındaki camiler... Sivil mimarî örnekleri olaraksa; Konya Ilgın kazasındaki kaplıcaların kompleksi ve Eskişehir'de birçok binayı sayabiliriz. Sinan gibi komple sanatkâr özelliğine sahip olan Cevad Ülger’in bu camilerin sadece mimarisini yapmayıp, bütün dekorasyonunu, desenlerini vs. yaptığını da belirtelim.</p>

<p></p>

<p>Cevat Ülger’in kitapları</p>

<p></p>

<p>Cevat Ülger’in Oyuncak Masalları, Demet ve Ritmin Gücü ve Ritme Davet olmak üzere 3 eseri bulunmaktadır.</p>

<p></p>

<p>Yeni üslup geliştirdi</p>

<p></p>

<p>Osmanlı mimarî tarzına bağlı yeni üslup geliştiren Cevat Ülger'in eserlerini halk, Mimar Sinan’ın zanneder. Cevad Ülger'in mimarî eserlerinin zevk yoksunu ellerde tatbik edilirken bazı aksaklıklar olduğunu da belirtelim. Cevad Ülger, 20 küsur yıllık mimarlık hayatında olumsuz çevreye rağmen mimarlığa ilgi duymasını "ruhi bir şey" olarak açıklar.</p>

<p></p>

<p>Osmanlı mimarî stilinin büyük ustası</p>

<p></p>

<p>Cevat Ülger, Osmanlı mimarî stilinin büyük ustasıdır. Osmanlı mimarî tarzı üzerinde çalışan Ülger, bu sisteme bağlı olarak kendi üslubunu ortaya koymuştur. Hiçbir zaman kuru taklitte kalmamıştır. Her zaman için yeni bir yorum getirmiştir. Sistem aynı, üslup farklı. Osmanlı mimarî tarzının ana karakteristiklerinden olan yenilikçi anlayışa uygun olarak Cevad Ülger'in de hiçbir eseri diğer eserinin benzeri değildir. Sistem aynı, fakat uygulamalar her eserde farklıdır.</p>

<p></p>

<p>Klasik mimari tarzına hayat verdi</p>

<p></p>

<p>Cevad Ülger, Osmanlı stilini 20. yüzyılda başarı ile yaşatmıştır. "Çağdaş Sinan" denmesinin sebebi de budur. Özünde canlı olan fakat şu an küllenmiş vaziyette olan Osmanlı mimarî tarzına hayatiyet kazandırmıştır. Osmanlı mimarisindeki gelişme ruhunu kavrayıp çağdaş eserler ortaya koymuştur. Yeni tekniklerden de istifade etmiştir. Aslında dinamik olan, fakat şahıslarda donmuş bulunan Osmanlı mimarî tarzını çağımızda yaşatan büyük ustamızdır.</p>

<p></p>

<p>Cevad Ülger, Osmanlı mimarisini şöyle ele almaktadır: “Osmanlı mimarlığı kapalı değil açık! Dört fil ayaklı ve yarım kubbeli sistem ebediyete kadar açık! Ama kime? Tabii yapmak isteyene, kabiliyetli, bilgili, sinesi hakikatlere ve bilhassa milletine açık olan mimara... Dört pilpayeli sistem gibi, bütün diğer kuruluş sistemleri, estetik sistemleri, hepsi ebediyen kapanmamış, donmamış inkişafa hazır, mecbur edici olarak duruyor ve bekliyor. Netice olarak, Osmanlı mimarîsine bağlı olmak, esasen, inkişafı kabul etmek olacaktır.”</p>

<p></p>

<p>Cevat Ülger eserlerinde tekrara düşmemiştir</p>

<p></p>

<p>Cevad Ülger'in anlattığı ışığında şunu anlıyoruz ki: Osmanlı mimarîsi yenileşmeye açık bir mimarîdir. Statik değil, dinamiktir. Osmanlı mimarî ustaları hiçbir zaman tekrara düşmemişlerdir.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cevad Ülger de yapılarının hiçbirinde tekrara düşmemiştir. Osmanlı mimarîsinin bu yenilikçi yönünü algılamış olup, eserlerinde de bunu yaşatmıştır. Eserlerinin mimarîsinde uygulaması yanında. Mukarnaslarda (stilistik) da bunun sayısız örnekleri vardır. Sütun başlıkları ve diğer mukarnasların hepsi özgündür. Hiçbir eserinde bir öncekinin taklidi yoktur.</p>

<p></p>

<p>Osmanlı mimarlığındaki abstre anlayış alabildiğine yeniliğe açıklık getirmiştir. Taklitten uzaklaşmış olup, abstre anlayışla sonsuzluğa kucak açmıştır.</p>

<p></p>

<p>Karikatürde bir ilkin başlangıcı oldu</p>

<p></p>

<p>1973 yılında Milli Gazete’nin yayın hayatına girmesiyle, gazetenin birinci sayfasında “Karamehmetler” imzasıyla günlük siyasi karikatürler çizdi. Kübik şekillerin hâkim olduğu tek ve kararlı çizgi sistemiyle oluşturduğu karikatür tarzı diğer sanat kollarında olduğu gibi karikatürde de bir ilkin başlangıcı oldu. Vefatına kadar günlük siyasi karikatürlerine devam etti.</p>

<p></p>

<p>Aynı zamanda kaşifti</p>

<p></p>

<p>1966 yılında; Japonların bütün dünyaya yüzyılın buluşu diye ancak 1980’lerden sonra sundukları üçgen motor, hidrojenle çalışan motor ve daha şimdilerde projelendirilmeye çalışılan su ile çalışan motor projelerini hazırlayıp İstanbul Teknik Üniversitesi’nde profesörler kuruluna sundu. Ancak uzun bekleyişlerden sonra dış güdümlü malum kafalar tarafından bir türlü gündeme alınmayarak projelerin üstü örtülüp sümen altı edildi.</p>

<p></p>

<p>Müzik ve şiir zevkine sahipti</p>

<p></p>

<p>Mimarî sanatı merkez olmak üzere, ressam, karikatürist (Karamehmetler imzasıyla tanınır), engin müzik kültürü sahibi ve şiir zevkine sahip komple sanatçıdır. Mimarî eserlerindeki mukarnas çalışmaları, dekoratörlüğü, desenciliği, değişik motif çalışmaları, oymacılığı, ressam ve heykelciliği vs. onun komple sanatçılığının tezahürleridir.</p>

<p></p>

<p>Cevad Ülger, taşın şiiri sayılan mimarîde şiirdeki ahenk unsuru gibi uyumu yakalamıştır. Eserlerinde estetik, zarafet, heyecan, ritim, ahenk ve bütünlük temel özelliklerdir. Taşı şiire çeviren, büyük ustamızdaki "şiir idraki”dir.</p>

<p></p>

<p>Mimarî, her şeyden önce bir kültür ve anlayıştır. Hangi dünya görüşünün mimarîsi sorusu bir dünya görüşünün varlığını gerektirir. İslâm’ın mimarîsi İslâm’a muhatap anlayışı icab ettirir. Dolayısıyla önce İslâm’a muhatap anlayış ve bu anlayıştan sarkarak mimarî alana muhatap anlayış gerektiği meydandadır. İslâm’a muhatap anlayışta durulamazken, İslâm mimarîsine muhatap anlayışta durulamayacağı apaçıktır. Allah’a şükür ki, mimarî alanda Cevad Ülger gibi bir dehaya sahibiz. Mimarî muhatap anlayışımızın öncüsü olarak eserleriyle meydanda durmaktadır.</p>

<p></p>

<p>6 Eylül 1977’de hakkın rahmetine kavuşan Mimar Cevat Ülger’i (Karamehmetler) vefatının sene-i devriyesinde rahmetle anıyoruz.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mimar-cevat-ulgeri-vefatinin-yil-donumunde-rahmetle-aniyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/cevat-ulger-2.webp" type="image/jpeg" length="62061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[6 Eylül 1991: Çeçenistan’ın bağımsızlık günü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/6-eylul-1991-cecenistanin-bagimsizlik-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/6-eylul-1991-cecenistanin-bagimsizlik-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sovyetler Birliği’nin çözülme sürecinde Çeçen halkı, yıllardır sürdürdüğü bağımsızlık mücadelesinde tarihî bir adım attı. 6 Eylül 1991’de Grozni’de Moskova yanlısı yönetim tasfiye edilirken, Cevher Dudayev öncülüğünde bağımsız Çeçenistan’ın yolu açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sovyetler Birliği’nin dağılmaya başladığı dönemde Çeçen halkı, Rus hâkimiyetine karşı uzun yıllardır devam eden mücadelesini siyasi bağımsızlık iradesine dönüştürdü. Çeçen Ulusal Kongresi’nin öncülüğünde halk hareketi giderek güçlendi ve Moskova’ya bağlı yönetimin meşruiyeti reddedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>6 Eylül 1991’de Grozni’de yönetim binaları halkın ve bağımsızlık yanlılarının kontrolüne geçti. Bu gelişme, Çeçenistan’ın Moskova’dan kopuşunda dönüm noktası oldu. Ardından Cevher Dudayev’in liderliğinde bağımsızlık süreci hızlandı ve Çeçenistan kendi devletini kurma iradesini ilan etti.</p>

<p></p>

<p>Yüzyıllardır Rus işgal ve hâkimiyetine karşı direnen Çeçen halkı açısından 6 Eylül, millî iradenin ve bağımsızlık mücadelesinin sembol günlerinden biri hâline geldi. Çeçenistan’ın bağımsızlık mücadelesi daha sonraki yıllarda ağır savaşlara sahne olsa da 6 Eylül 1991, bu mücadelenin en önemli tarihî eşiklerinden biri olarak hafızalarda kaldı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/6-eylul-1991-cecenistanin-bagimsizlik-gunu</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 08:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/maxresdefault-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="73581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TYB’de Şair Bâkî konuşuldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/tybde-sair-baki-konusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/tybde-sair-baki-konusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi’nde, doğumunun 500. yılı münasebetiyle “Sultânü’ş-Şuarâ” Bâkî konuşuldu. Prof. Dr. Dursun Ali Tökel’in katıldığı programda Bâkî’nin şiiri, ilmî eserleri, İstanbul ve Osmanlı medeniyetindeki yeri ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi’nde 5 Eylül Cumartesi günü gerçekleştirilen program, Bâkî’nin meşhur “Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal / Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş” beytiyle başladı. Katılımcıların da Bâkî’den beyitler okuduğu program, divan şiirini yaşayan bir kültür mirası olarak yeniden hatırlatan sıcak bir meclis havasında geçti.</p>

<p>Açılışta Bâkî’nin beş asır önce İstanbul’da yetişmiş büyük bir “İstanbul şairi” olduğu vurgulandı. Kanunî devrinde yaşayan şairin İstanbul’un Ramazanlarını, bayramlarını, sokaklarını, kayıklarını ve gündelik hayatını şiire taşıdığı hatırlatıldı.</p>

<h2><strong>Bâkî’nin eksik anlatılan yönleri</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Dursun Ali Tökel, konuşmasında Bâkî’nin ders kitaplarında çoğu zaman “zevke ve eğlenceye düşkün rind şair” şeklinde dar bir kalıpla anlatılmasına itiraz etti. Tökel, Bâkî’nin ilmî ve manevî şahsiyetinin bu tarifin çok ötesinde bulunduğunu belirterek şairin Meâlimü’l-Yakîn ve Fezâilü’l-Cihâd gibi eserlerine dikkat çekti.</p>

<p>Bâkî’nin Peygamber Efendimiz’e muhabbetini eserlerinde açıkça ortaya koyduğunu söyleyen Tökel, şairin cihad ve gazanın faziletlerini kaleme aldığını, Osmanlı şairlerinin de padişahlar ve serdarlar gibi i‘lâ-yı kelimetullah şuuruyla kalem kullandığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Tyb1" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/09/tyb1.jpeg" width="2048" /></p>

<h2><strong>Kızılelma’dan İstanbul’a</strong></h2>

<p>Tökel, Bâkî’nin şiirlerinde Kanunî’nin fetihleriyle sevgili tasvirlerini bir araya getirdiğini, Karabağ, Bağdat ve Kızılelma gibi coğrafya ve mefkûrelerin şiirin içine girdiğini anlattı. Bâkî’nin bu yönüyle yaşadığı devrin siyasî ve medenî ufkunu şiirinde taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Konuşmada klasik edebiyatımızla yeni nesiller arasındaki kopuşa da temas edildi. Shakespeare ile Bâkî’nin çağdaş olduğunu hatırlatan Tökel, Batı’nın kendi klasiklerini “eskimiş” görmeden yaşatmasına karşılık Türkiye’de divan edebiyatının uzun yıllar geçmişte kalmış bir alan gibi takdim edildiğini söyledi.</p>

<p>Bâkî’nin Fatih Camii müezzininin oğlu olarak başlayıp saraç çıraklığından müderrisliğe, İstanbul kadılığına ve kazaskerliğe yükselen hayatı da anlatıldı. Tökel, şairin Türkçeyi zirveye taşıdığını ve kendisinden sonraki pek çok ismi etkilediğini vurguladı.</p>

<p><img alt="T2-1" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/09/t2-1.jpeg" width="2048" /></p>

<h2><strong>“Ne sen bâkî ne ben bâkî”</strong></h2>

<p>Programın öne çıkan bölümlerinden biri Bâkî ile Kanunî Sultan Süleyman arasındaki münasebet oldu. Tökel, Kanunî’nin Bâkî’yi Bursa’ya sürmek istemesi üzerine şairin padişaha verdiği meşhur cevabı hatırlattı:</p>

<p><i>“Buna çarh-ı felek derler, ne sen bâkî ne ben bâkî”</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu mısranın Bâkî’nin padişah karşısındaki şahsiyetini ve şiir kudretini gösterdiğini ifade eden Tökel, ardından Kanunî Mersiyesi’nden beyitler okuyarak divan şiirindeki fanilik, ölüm ve kulluk anlayışını anlattı.</p>

<h2><strong>Kültürel hafıza vurgusu</strong></h2>

<p>Konferansta kültürel hafızadaki kopuş da gündeme geldi. Alfabe değişikliği, klasik metinlere erişim ve geçmişle irtibat başlıkları üzerinden yapılan değerlendirmelerde, edebiyatın bir milletin tarih ve medeniyet hafızasını taşıyan temel unsurlardan biri olduğu vurgulandı.</p>

<p><img alt="T3-1" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/09/t3-1.jpeg" width="2048" /></p>

<p>Tökel, Bâkî’nin Fezâilü’l-Cihâd eserinden hareketle cihad, fedakârlık ve rehavete kapılmama bahislerini aktarırken, Meâlimü’l-Yakîn üzerinden de Peygamber Efendimiz’in son anlarına dair bölümleri anlattı.</p>

<h2><strong>“Bâkî kalır sahîfe-i âlemde adımız”</strong></h2>

<p>Programın sonunda Bâkî’nin,</p>

<p><i>“Minnet Hudâ’ya devlet-i dünyâ fenâ bulur<br />
Bâkî kalır sahîfe-i âlemde adımız”</i></p>

<p>beyti okundu.</p>

<p><img alt="T4" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/09/t4.jpeg" width="2048" /></p>

<p>Tökel, Bâkî’nin beş asır sonra hâlâ okunmasını, büyük eserlerin sahibini ölümden sonra da yaşatmasının bir misali olarak değerlendirdi. Konuşmanın ardından kürsü dinleyicilere açıldı ve katılımcılar Bâkî’den çeşitli beyitler okudu.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/tybde-sair-baki-konusuldu</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/sari-baki.png" type="image/jpeg" length="45218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kira artışına vatandaş yetişemiyor! Geçici tedbirler de işe yaramadı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kira-artisina-vatandas-yetisemiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kira-artisina-vatandas-yetisemiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de kira artışları durdurulamıyor, alınan geçici tedbirler ise kalıcı çözüm üretmiyor. İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerde kiralar maaşların büyük bölümünü yutarken gıda, ulaşım, fatura ve eğitim giderleri de yükseliyor. Dar ve orta gelirli milyonlarca vatandaş için barınma, geçim krizinin en ağır kalemlerinden biri hâline geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de yıllardır çözülemeyen kira meselesi, çalışanların gelirini yutan ağır bir barınma krizine dönüştü. Eylül ayında kira artış tavanı yüzde 31,79’a çıkarken İstanbul’da yeni kiracıların ödediği kiralar yıllık yüzde 32,4 arttı. Gıda, ulaşım, fatura ve eğitim giderleri de yükselirken milyonlarca aile maaşını temel ihtiyaçlarına yetiştirmekte zorlanıyor.</p>

<p></p>

<p>TÜİK’in ağustos enflasyonunu açıklamasıyla eylül ayında yenilenecek kira sözleşmelerinde uygulanabilecek artış oranı yüzde 31,79 olarak belirlendi. Bu oran üzerinden 20 bin liralık bir kira 26 bin 358 liraya, 30 bin liralık kira 39 bin 537 liraya, 40 bin liralık kira ise 52 bin 716 liraya kadar çıkabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Ortaya çıkan tablo özellikle İstanbul’da ücretlerle barınma maliyeti arasındaki bağın koptuğunu gösteriyor. TCMB Yeni Kiracı Kira Endeksi’ne göre temmuz ayında yeni kiracıların ödediği kiralar İstanbul’da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32,4 arttı. Ankara’da artış yüzde 28,6, İzmir’de yüzde 26,3 olurken Doğu Karadeniz’de bazı illeri kapsayan bölgede oran yüzde 35’e ulaştı.</p>

<p></p>

<p>Üstelik 2026 yılı için net asgari ücret 28 bin 75 lira seviyesinde. Bugün İstanbul’un birçok bölgesinde tek bir evin aylık kirası bir asgari ücrete yaklaşırken bazı bölgelerde bunun üzerine çıkıyor. Kiracı maaşını eve verdikten sonra mutfak, elektrik, doğalgaz, ulaşım, çocukların eğitimi ve diğer temel giderlerle baş başa kalıyor. TÜİK’e göre ağustosta genel enflasyon yıllık yüzde 31,51 olurken konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlardaki artış yüzde 39,77’ye ulaştı.</p>

<p></p>

<p>Yıllardır devreye alınan geçici tedbirler ise krizin temelini ortadan kaldıramadı. Bir dönem uygulanan yüzde 25’lik kira artış sınırı mevcut kiracı ile yeni kiracı arasında büyük fiyat farkları meydana getirirken sorunun ana kaynağı olan yüksek enflasyon, konut arzındaki yetersizlik ve dar gelirliye yönelik kiralık sosyal konut eksikliği devam etti. Fiyatlara dönemsel sınır getirilmesi, insanların ulaşabileceği bedelde yeterli konut üretilmediği müddetçe kalıcı bir netice vermedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Konut uzun zamandır barınma ihtiyacının yanında enflasyondan korunmak isteyen sermayenin yatırım aracına dönüşmüş durumda. Arsa, işçilik ve inşaat maliyetlerindeki artış yeni konutların fiyatını yükseltirken düşük ve orta gelirli vatandaşın ev sahibi olma imkânı giderek daraldı. Ev satın alamayan kesimin kiralık piyasasında kalması talebi artırdı, büyükşehirlerdeki kentsel dönüşüm süreci de geçici kiralık konut ihtiyacını büyüttü. Neticede ücret artışları kiraları kovalamaya devam ederken her yeni zam döneminde aynı kriz yeniden ortaya çıkıyor.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin büyükşehirlerinde barınma, çalışan nüfusun en ağır geçim kalemlerinden biri hâline gelmiş durumda. Enflasyon kalıcı biçimde kontrol altına alınmadan, dar ve orta gelirli ailelere yönelik büyük ölçekli kiralık sosyal konut stoku oluşturulmadan ve konut üretimi gerçek ihtiyaca göre planlanmadan kira artışının önüne geçilmesi güç görünüyor. Yıllardır alınan geçici tedbirlerin ardından vatandaşın önündeki gerçek hala değişmiş değil.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kira-artisina-vatandas-yetisemiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/05/kira-fiyatlari.jpg" type="image/jpeg" length="87802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail ordusu yardım yolunu kesti: Filistinli aileler 27 gündür abluka altında]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-ordusu-yardim-yolunu-kesti-filistinli-aileler-27-gundur-abluka-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-ordusu-yardim-yolunu-kesti-filistinli-aileler-27-gundur-abluka-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu, Batı Şeria’nın Kusra beldesinde 27 gündür kuşatma altında tutulan üç Filistinli aileye yardım ulaştırmak isteyen yaklaşık 50 aktivistin geçişini engelledi. Gıda, su ve ilaca erişimleri kesilen Filistinli ailelere yönelik bu kuşatma, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü zorla yerinden etme ve soykırım siyasetinin yeni bir örneği oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik kuşatma ve zorla yerinden etme baskısı sürüyor.</p>

<p>İsrail ordusu, Ras el-Ayn’a çıkan yolu askerî araçlar ve çok sayıda askerle kapatarak aktivistlerin Filistinli ailelere ulaşmasına izin vermedi. Aktivistlerin beraberinde getirdiği su ve gıda malzemeleri ise uzun süren görüşmelerin ardından bir araçla ailelere gönderilebildi.</p>

<p>Kusra Konseyi Başkanı Abdülazim el-Vadi, üç evin çevresinin tamamen kuşatıldığını, ailelerin kasabayla bağlantısının kesildiğini belirterek İsrail ordusunun bölgeyi “kapalı askerî alan” ilan ettiğini söyledi. El-Vadi, dağın çevresine demir ve beton engeller kurulduğunu ve Filistinlilerin günlük ihtiyaçlarına ulaşmasının sistematik biçimde engellendiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>“Bu tam olarak etnik temizlik”</strong></h2>

<p>Yardım girişimine katılan aktivist Itay, Filistinli ailelerin yiyecek, su ve ilaçtan mahrum bırakıldığını belirterek yaşananlara tepki gösterdi. Itay, silahlı yerleşimcilerin arkasında onları koruyan ve teşvik eden hükümet politikalarının bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Filistinlilerin bölgeden sürülerek topraklarının ele geçirilmek istendiğini ifade eden aktivist, “Filistinlileri sınır dışı etmek, onları sürmek ve bütün toprağa sahip olmak istiyorlar. Bu tam olarak etnik temizlik.” dedi.</p>

<p>Kusra’daki kuşatma 9 Ağustos’ta başlamıştı. Silahlı Yahudi teröristler, Filistinlilere ait üç evin çevresini kapatmış, bahçelere çadır kurmuş ve ailelerin giriş çıkışlarını engellemişti. Evlerin su, gıda ve elektrik erişimine de müdahale edilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçtiğimiz hafta ise kamyonlarla bölgeye gelen silahlı ve maskeli İsrailli teröristler Kusra ve Calut köylerinde Filistinlilere saldırmıştı. Bölgeye gelen İsrail askerlerinin saldırganların ayrılmasına müdahale etmediği, saldırıya uğrayan bazı Filistinlileri ise alıkoyduğu bildirilmişti.</p>

<p>Kaynak: Focus+</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-ordusu-yardim-yolunu-kesti-filistinli-aileler-27-gundur-abluka-altinda</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/bati-seria-5.jpeg" type="image/jpeg" length="93442"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gözleri Kıbrıs’ta]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gozleri-kibrista</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gozleri-kibrista" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed">15-18 Ağustos 1899’da İsviçre’nin Basel kentinde toplanan Üçüncü Siyonist Kongre’nin en sert tartışmaları, Alman kökenli Amerikan Yahudisi Davis Trietsch, Yahudiler için “geçici bir yurt olarak” Filistin yerine Kıbrıs’ı teklif ettiğinde yaşandı. Delegelerin önemli bir kısmı bu fikre öylesine öfkeli biçimde karşı çıktı ki, oturum başkanı Theodor Herzl’in atmosferi sakinleştirme çabalarına rağmen, Trietsch konuşmasını tamamlayamadan kürsüden inmek zorunda kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">Almanya’nın Dresden kentinde dünyaya geldikten sonra eğitimini Berlin’de tamamlayan, ardından New York’a göç eden Davis Trietsch, ABD’de yaptığı akademik çalışmalarda özellikle Yahudi göçü ve dünyanın farklı ülkelerindeki diaspora Yahudilerinin tarihçesi konusunda uzmanlaşmıştı. Yahudilerin Kıbrıs’a yerleşebileceği fikrini ilk kez 1895’te ortaya atan Trietsch, 1899’da kaleme aldığı “The Future of Cyprus” (Kıbrıs’ın Geleceği) adlı kitapta düşüncelerini ayrıntılı biçimde anlatmıştı. Trietsch’e göre Yahudilerin Kıbrıs’ı yurt edinmesi hem Büyük Britanya’nın emperyal hedefleriyle hem Yahudilerin kendi istikballeriyle hem de Ada’nın Müslüman-Hristiyan yerli halkının menfaatleriyle son derece uyumluydu. Trietsch, Yahudilerin Kıbrıs’ı bilhassa ekonomik, sosyal ve kültürel yönlerden kalkındıracağını, bundan herkesin fayda sağlayacağını söylüyordu.</p>

<p color="dimmed">Kongre delegeleri Davis Trietsch’in konuşmasına müsaade etmese de Yahudilerin modern dönemde Ortadoğu’daki kolonizasyon tarihi içinde Kıbrıs’ın önemli bir yeri vardı:</p>

<p color="dimmed">Londra merkezli Yahudi gazetesi The Jewish Chronicle, Büyük Britanya İmparatorluğu 1878’de Kıbrıs’ı Osmanlı devletinden kiraladığında “Kıbrıs, vaktiyle müreffeh ve kültürlü bir Yahudi cemaatinin yurduydu. Tekrar neden olmasın?” yorumunu yapmıştı. 1883’te Ada’nın güneybatı ucunda, Baf’ın sahil kasabası Kukla’da, Rusya’dan kaçanların yerleştiği bir Yahudi kolonisi kuruldu. Onu 1885’te Mağusa yakınlarındaki Köprülü ve Çömlekçi kolonileri izledi. 1892-1897 arasında Larnaka-Lefkoşa hattında birkaç yerleşim daha belirdi. 1897’de Lefkoşa’nın güneydoğusunda Yahudiler tarafından tarım ve hayvancılık odaklı 380 dönümlük Margo Çiftliği faaliyete geçirildi. Burası günümüzde Lefkoşa Ercan Havalimanı’nın güneyinde, Kırklar ve Gaziler köyleri arasında. Askerî bölge olduğu için, erişim resmî izne bağlı. Bölgede Yahudilerden geriye kalan en belirgin iz ise mezar taşları hâlâ mevcut olan bir kabristan. Buraya defnedilen Yahudilerin birçoğu, o dönem Kıbrıs’ta çok yaygın olan sıtma hastalığından dolayı ölmüş.</p>

<p color="dimmed">Kıbrıs, Yahudilerin modern dönemdeki serüveninde merkezî bir konumda yer almaya devam etti:</p>

<p color="dimmed">Filistin’in İngiliz manda idaresi altına girmesiyle birlikte, Margo Çiftliği’ndeki son Yahudiler 1928’de Kıbrıs’ı terk etti. İngilizler, 1939’dan itibaren Ada’yı Avrupa’dan kaçan Yahudiler için geçici kamp olarak kullandılar. O dönemde Filistin’e Yahudi göçü sınırlandığı için, İsrail kuruluncaya kadar Kıbrıs’tan en az 52 bin Yahudi mülteci gelip geçti. On yıllar sonra, 2000’lerin başından itibaren Kıbrıs yeniden Yahudilerin gözde duraklarından birine dönüşecekti. 1899’da öfkeyle karşılanan teklifler, şimdilerde teşvik ve destek görüyor. Siyonist akıl, Kıbrıs’a “yedek sığınak” gözüyle bakıyor. Atılan bütün adımlar da buna matuf.</p>

<p color="dimmed">Çarşamba günü bu köşede yayınlanan Ratko Mladiç konulu yazımda “hafıza” vurgusu yapmıştım. Kıbrıs da bize aynı mesajı veriyor: İşgalcinin hafızası sürekli diriyken, hafıza kaybına uğrama lüksümüz yok.</p>

<p color="dimmed">Taha Kılınç, Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gozleri-kibrista</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/kipris.webp" type="image/jpeg" length="31270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu’nun hafızası silinirken kiliseler ayağa kaldırılıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/anadolunun-hafizasi-silinirken-kiliseler-ayaga-kaldiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/anadolunun-hafizasi-silinirken-kiliseler-ayaga-kaldiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Turizm Bakanlığı’nın son yıllarda kilise ve kilise kalıntılarını peş peşe restore ederek görünür hâle getiren çizgisine Bodrum’da yeni bir halka eklendi. Aya Nikola Kilisesi kalıntıları, Bodrum Belediyesi ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü iş birliğiyle “Aya Nikola Müzesi” adıyla ayağa kaldırılıyor. Patrik Bartholomeos’un projeyi yerinde incelemesi ise işin kültürel restorasyon sınırını çoktan aştığını gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Kilise buldular mı ayağa kaldırıyorlar</strong></h2>

<p>Anadolu’nun dört bir yanında Selçuklu ve Osmanlı eserleri bakımsızlık, ilgisizlik ve yanlış restorasyonlarla mücadele ederken kilise kalıntılarına gösterilen ihtimam dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Nerede bir kilise izi varsa kazılıyor, restore ediliyor, müzeleştiriliyor ve yeniden görünür hâle getiriliyor. Bodrum’daki Aya Nikola projesi de politikanın açık örneklerinden biri.</p>

<h2><strong>Bartholomeos projeyi yerinde inceledi</strong></h2>

<p>26 Ağustos 2026’da Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, Patrik Bartholomeos’a hazırlanan maket üzerinden projenin son durumunu anlattı. Ardından Bartholomeos ve beraberindeki heyet Aya Nikola kalıntılarının bulunduğu alana giderek çalışmaları yerinde inceledi. Ortaya çıkan görüntü, sıradan bir nezaket ziyaretinden çok, projeye gösterilen özel ilginin fotoğrafı oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hangi medeniyetin hafızası ihya ediliyor?</strong></h2>

<p>Mesele birkaç tarihî taşın korunmasından ibaret değil. Bir tarafta Anadolu’nun bin yıllık İslâmî-Türk hafızasını taşıyan camiler, medreseler, tekkeler ve tarihî yapılar ihmal edilirken diğer tarafta Bizans ve Hristiyanlık mirası büyük bir hassasiyetle ayağa kaldırılıyor. Üstelik proje, “Aya Nikola Müzesi” adıyla yeni bir sembolik kimliğe kavuşturuluyor.</p>

<h2><strong>Kültür politikası mı, hafıza değişimi mi?</strong></h2>

<p>Türkiye kendi medeniyet mirasını mı ihya ediyor, yoksa Anadolu’nun tarihî hafızasını başka bir istikamette yeniden mi kuruyor? Kilise kalıntılarına gösterilen bu sistematik ilginin, Selçuklu ve Osmanlı mirasına gösterilmeyen hassasiyetle birlikte okunması gerekiyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/anadolunun-hafizasi-silinirken-kiliseler-ayaga-kaldiriliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/kilisegeg.png" type="image/jpeg" length="68393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amerikalıların kamburu: Yahudilere akan milyonlar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/amerikalilarin-kamburu-yahudilere-akan-milyonlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/amerikalilarin-kamburu-yahudilere-akan-milyonlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ruhi Çenet’in New York’taki Yahudi cemaatlerini konu alan belgeseli, ABD’de kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Çok çocuklu Hasidik ailelerin SNAP, Medicaid ve vergi avantajlarından yararlanma oranları gündeme gelirken, Yahudi okullarına aktarılan yüz milyonlarca dolarlık kamu kaynağı da yeniden mercek altına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’de gençler, kendi vergilerinin New York’taki Yahudilerin okul, sağlık ve sosyal yardım düzenine akmasına öfke gösteriyor. Ruhi Çenet’in belgeseliyle yeniden gündeme gelen tablo, sosyal medyada büyük tepki doğurdu. Amerikalılar, bir yanda vergiler ve kiralarla boğuşurken diğer yanda Yahudi teröristlerin kamu kaynaklarından milyonlarca dolarlık destek almasına tepki gösteriyorlar</p>

<p>Tartışmanın boyutu birkaç ailenin aldığı yardımla sınırlı kalmıyor. New York’taki Yahudi okullarının yemek, ulaşım, özel eğitim ve çeşitli kamu programları üzerinden yıllar içinde 1 milyar doları aşan kamu kaynağından yararlandığı daha önce yapılan araştırmalarla ortaya konmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle çok çocuklu aile yapısının hâkim olduğu bölgelerde Medicaid, SNAP ve çocuklara bağlı vergi avantajları Yahudi ekonomisinin önemli unsurlarından biri hâline geliyor. Kiryas Joel gibi Yahudi nüfusunun yoğun olduğu yerleşimlerde yüksek yoksulluk oranı ve çok genç nüfus, devlet yardımlarından yararlananların sayısını ciddi biçimde artırıyor. Böylece çalışan Amerikalının ödediği verginin önemli bir bölümü, kendi içine kapalı yaşayan Yahudilerin sağlık, gıda ve eğitim giderlerinin finansmanına gidiyor.</p>

<p>Belgeselin ardından yükselen öfkenin temelinde de bu çarpıcı tezat yatıyor: Bir tarafta kirayı, faturayı ve market masrafını karşılamak için ikinci işte çalışan gençler, diğer tarafta kamu kaynaklarından geniş ölçekte yararlanan Yahudiler. Amerikalılar artık kendi cebinden çıkan paranın kimlere ve hangi gerekçelerle aktarıldığını daha yüksek sesle sorguluyor. Tartışma büyüdükçe New York’taki Yahudi cemaatlerinin kamu bütçesinden aldığı pay ve bu kaynakların nasıl denetlendiği de daha fazla mercek altına giriyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/amerikalilarin-kamburu-yahudilere-akan-milyonlar</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/hasidik.jpg" type="image/jpeg" length="48217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hukuk kılıflı şantaj şebekesine operasyon: 31 avukata gözaltı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hukuk-kilifli-santaj-sebekesine-operasyon-31-avukata-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hukuk-kilifli-santaj-sebekesine-operasyon-31-avukata-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milletin mahrem bilgilerini korsan paneller üzerinden ele geçirip sahte haciz tehditleriyle haksız kazanç sağlayan şebekeye geniş çaplı operasyon yapıldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü marifetiyle yürütülen tahkikat, fertlerin mahremiyetini çiğneyen organize bir çarkı açığa çıkardı. Vatandaşlara ait şahsî verileri gayrimeşru yollarla temin edip "panel" adı verilen korsan sorgulama sistemlerine entegre eden şüphelilerin, bu ağları muhtelif avukatlık bürolarına para karşılığında ve abonelik usulüyle pazarladığı tespit edildi.</p>

<h2><strong>Sahte haciz  </strong></h2>

<p>Korsan sisteme dahil olan bazı hukuk bürolarının, kendileriyle hiçbir hukukî bağı bulunmayan kişilerin verilerine ulaştığı anlaşıldı. Şebekenin, "borcunuz takibe düştü", "hakkınızda haciz işlemi başlatıldı" veya "uzlaşma sürecini kaçırdınız" gibi asılsız beyanlarla korku yaydığı, insanları köşeye sıkıştırarak haksız kazanç temin ettiği ve toplumda ciddi bir mağduriyete sebebiyet verdiği belirlendi.</p>

<h2><strong>39 büroda arama ve el koyma işlemleri başlatıldı</strong></h2>

<p>Yürütülen tahkikatın ilk safhasında gayrikanunî sistemi kurup işleten ve maddî menfaat temin eden 10 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştı. Dosyayı derinleştiren ekipler, korsan panel sistemini kullandığına dair somut delillere ulaşılan 31 avukat hakkında gözaltı kararı verdi. Eş zamanlı olarak 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma faaliyetleri başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, fertlerin mahremiyetinin dokunulmaz olduğunu hatırlatarak şahsî verilerin ticarî bir meta haline getirilmesine asla izin verilmeyeceğini belirtti. Bakan Gürlek, "Hukuku istismar ederek kanunsuzluk yapan hiç kimsenin yanına kâr kalmayacaktır" diyerek soruşturmayı yürüten adlî makamlara ve emniyet mensuplarına teşekkür etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hukuk-kilifli-santaj-sebekesine-operasyon-31-avukata-gozalti</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 22:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/avukatopr.webp" type="image/jpeg" length="93023"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2 bin 34 sosyal medya hesabına erişim engeli]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/2-bin-34-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/2-bin-34-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, son iki aylık dönemde yürütülen kapsamlı incelemeler neticesinde toplam 2 bin 34 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Duran, tespit edilen hesapların terör örgütleriyle iltisaklı faaliyet yürüttüğünü, kamu barışını bozan dezenformasyon içerikleri yaydığını ve Türkiye'yi hedef alan dijital psikolojik harekât mekanizmalarında görev aldığını bildirdi.</p>

<p>Sanal mecralarda icra edilen denetim ve operasyonlar; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının koordinasyonunda, Cumhuriyet Başsavcılıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının katılımıyla gerçekleştirildi. İlgili birimlerin müşterek adımlarıyla, siber ortamda suç teşkil eden faaliyetlere karşı idari ve adli yaptırımlar eş zamanlı olarak devreye sokuldu.</p>

<h2><strong>Örgüt Bağlantılı 699 Hesap Faaliyetten Men Edildi</strong></h2>

<p>İncelemelerin ilk aşamasında, başta FETÖ olmak üzere milli güvenliği ve toplumsal düzeni zedelemeyi hedefleyen suç ve terör odaklarıyla bağlantılı 699 sosyal medya hesabı belirlendi. Güvenlik birimlerinin tespitleri doğrultusunda bu hesaplara yönelik erişim engeli tedbirleri derhal tatbik edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Teknik Analizlerle Saptanan 1335 Hesaba Müdahale</strong></h2>

<p>Siber güvenlik uzmanlarının derinlemesine dijital ağ analizleri ve teknik takipleri sonucunda 1335 hesap daha kapsama alındı. Toplumsal gerilime sebep olan provokasyonlar üreten, yalan bilgiyi dolaşıma sokarak kitleleri manipüle eden ve sistematik psikolojik harekât yürüten bu hesapların tamamına kanuni çerçevede erişim kısıtlaması getirildi.</p>

<p>İletişim Başkanı Burhanettin Duran, devletin bütün kurumsal imkân ve kabiliyetleri kullanılarak Türkiye'nin dijital egemenliğinin korunacağını, siber mecralar üzerinden tertiplenen operasyonlara karşı mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/2-bin-34-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/sosyalmedyaerisim.webp" type="image/jpeg" length="74270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli kızdan Kemalist'e tokat gibi cevap]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de en ufak bir ses duysa soluğu Avrupa’da alacak manda rejimi zihniyetli Kemalist, aklınca Suriyeli ve Filistinlilere ders vermeye kalkıştı ancak cevabını Filistinli kızdan aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de en ufak bir ses duysa soluğu Avrupa’da alacak manda rejimi zihniyetli Kemalist, aklınca Suriyeli ve Filistinlilere ders vermeye kalkıştı; ancak cevabını Filistinli kızdan aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sokak röportajında Suriyeliler üzerinden yürütülmeye çalışılan “savaştan kaçtılar” algısına Filistinli kız cevap verdi:</p>

<p>“Savaştan kaçmadılar. Onlar da cihat ettiler.”</p>

<p>“Biraz araştırın ve bakın, orada ne kadar soykırım yapmışlar.”</p>

<p>“Durumlar düşündüğünüzden daha zordu.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/filistinli-kiz.png" type="image/jpeg" length="52944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyada Yahudi'ye öfke büyüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yıllardır devam eden katliamlar, Yahudilere yönelik öfkeyi dünyanın dört bir yanında büyütüyor. Polonya’nın başkenti Varşova’da bir araç çağırma uygulaması üzerinden yolculuk yapan İsrailli kadın, sürücünün “Siz insanları öldürüyorsunuz” sözleriyle karşılaşarak araçtan indirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">Polonya’nın başkenti Varşova’da bir araç çağırma uygulaması üzerinden yolculuk yapan kadın ile sürücü arasında tartışma çıktı. Kadının Yahudi olduğunu öğrenen sürücü, “Filistin’de insanları öldürüyorsunuz” diyerek yolcuyu araçtan indirdi.</section>

<section dir="auto">
<p>Sosyal medyada yayılan görüntüler, Gazze’deki katliamlar sebebiyle dünyaya pislik saçan Yahudilere karşı büyüyen öfkenin Avrupa’da günlük hayata da yansıdığını gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-haber-1.webp" type="image/jpeg" length="53540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yahudiler hiçbir yerde istenmiyor!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden katliamın ardından dünyada Yahudilere yönelik öfke büyüyor. Yunanistan’da Filistin’e destek gösterisi düzenleyen eylemciler, eylemi provoke etmeye çalışan Yahudi turistlere tepki göstererek alandan uzaklaştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan’da Filistin’e destek amacıyla düzenlenen protesto sırasında Yahudi turistlerle göstericiler arasında olay çıktı. Eylemin ortasına girerek protestocularla tartışan ve ortamı provoke etmeye çalışan Yahudi bir turist, göstericilerin tepkisiyle karşılaştı. Yaşanan arbedede turist itilerek protesto alanından uzaklaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze’de on binlerce Müslümanın katledilmesi, şehirlerin yerle bir edilmesi ve açlığın bir silah olarak kullanılması, Yahudi işgaline karşı dünya çapındaki öfkeyi büyütüyor. Yunanistan’da yaşanan hadise de Gazze’deki vahşetin ardından Yahudilere yönelik tepkinin Avrupa sokaklarına kadar yayıldığını bir kez daha gösterdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-istenmiyor.webp" type="image/jpeg" length="73833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ekim vicdan sahiplerine hidayet vesilesi oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan soykırımın ardından Filistin halkına destek için dünyanın dört bir yanından harekete geçen vicdan sahipleri, İslâm’la da tanışıyor. Filistin Konvoyu’nun Fransız gönüllüsü Sebastian, Adana’da kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batı Şeria’ya ulaşmak üzere yola çıkan “Filistin Konvoyu”nun Fransız gönüllüsü Sebastian, konvoyun Adana’daki durağında kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu. İslâm’ı seçmesinin ardından “Yusuf” adını alan Fransız gönüllünün ihtidası, konvoydaki gönüllüler tarafından sevinçle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>7 Ekim’in ardından Gazze’de yaşanan soykırım, dünyanın dört bir yanında vicdan sahibi insanların Filistin meselesiyle beraber İslâm’a yönelmesine de vesile oluyor. Yusuf’un ihtidası da Filistin için çıkılan yolculuğun hidayetle neticelenen örneklerinden biri oldu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/gazze-hidayet.webp" type="image/jpeg" length="14003"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin’in Doğu Türkistan’daki vahşetini kamp tanığı anlattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı. Yaşananları, “Kızlara toplu tecavüz ediyorlar. Bayılanları daha çok dövüyorlar” sözleriyle aktardı.</p>

<h2><strong>İki kez toplama kampına kapatıldı</strong></h2>

<p>1978 Künes doğumlu Ziyawudun, Kazakistan’da yaşarken Doğu Türkistan’a döndüğünde iki kez toplama kampına kapatıldı. İşkence ve ağır kötü muameleye maruz kaldığını belirten Ziyawudun, 2018’de serbest bırakıldıktan sonra yaşadıklarını dünya kamuoyuna anlattı.</p>

<h2><strong>Sayragul Sauytbay: “Kadınlar zorla kısırlaştırılıyordu”</strong></h2>

<p>Bir başka kamp tanığı Sayragul Sauytbay da Doğu Türkistan’daki kamplarda kadınlara yönelik ağır cinsel şiddet ve zorla kısırlaştırma uygulamalarına şahit olduğunu anlattı. Sauytbay, “Birkaç Çinli erkeğin genç bir kadına tecavüz ettiğini gördüm. Kadınlar ilaç ve iğnelerle kendi istekleri dışında kısırlaştırılıyordu” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu tanıklıklar, yaşananların münferit kötü muamele vakalarıyla sınırlı kalmadığını; kadınların bedeni, aile yapısı ve neslin devamı üzerinden yürütülen sistematik bir baskı düzenine işaret ettiğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>Kalbinur Sıdık: “Çığlık sesleri hâlâ aklımda”</strong></h2>

<p>Kamplarda yaşananlara ilişkin bir diğer ağır tanıklık ise Kalbinur Sıdık’tan geldi. Sıdık, tutuklulara elektroşokla işkence uygulandığını belirterek, “Elektro şok cihazlarıyla mahrem yerlerine zarar veriyorlar. Çığlık sesleri hâlâ aklımda” sözleriyle yaşananları aktardı.</p>

<p>Birden fazla kamp tanığının birbirini tamamlayan anlatımları, Doğu Türkistan’daki baskının mahiyetini daha da ağırlaştırıyor. Tecavüz, işkence, zorla kısırlaştırma ve insan onurunu hedef alan uygulamalar, kamplardaki düzenin en karanlık yüzünü oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Türklere yönelik zulmün günümüzdeki halkası: Doğu Türkistan</strong></h2>

<p>Trablusgarp’tan Balkanlar’a, Kırım ve Ahıska sürgünlerinden Hocalı’ya kadar Türkler tarih boyunca büyük katliam ve sürgünlere maruz kaldı. Bugün Doğu Türkistan, Türk ve Müslüman kimliğine yönelik sistematik baskının sürdüğü başlıca coğrafyalardan biri.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Dünya sessiz</strong></h2>

<p>Kamplardan kurtulanların tanıklıkları ve yayımlanan raporlara rağmen birçok devlet, Çin’le ekonomik ve siyasî ilişkilerini önceleyerek Doğu Türkistan’daki zulme karşı sessiz kalıyor.</p>

<p>Ziyawudun, Sauytbay ve Sıdık’ın anlattıkları, Doğu Türkistanlı Müslüman kadınların yaşadığı dehşeti bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Bu tanıklıkların unutulması ise zulmün üzerinin örtülmesine ve Pekin yönetiminin baskı düzeninin sürmesine hizmet ediyor.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/cin-zulium.jpg" type="image/jpeg" length="35224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="29994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="59390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="70650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="89093"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="74826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="30178"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="32096"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="21292"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="34668"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="60521"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="42707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="12474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="90512"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="26212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="24583"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
