<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 09 Jun 2026 12:59:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk bankalarından Suriye adımı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turk-bankalarindan-suriye-adimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turk-bankalarindan-suriye-adimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 'Türk bankalarının Suriye'de banka açmasında mutabıkız, mevzuatla ilgili çalışmalar yapılıyor. Suriye milli para biriminin basılması noktasında temaslar sürüyor.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar, Gaziantep'te düzenlenen "Türkiye ve Suriye İçin Ticarette Yeni Ufuklar" başlıklı oturuma katıldı.</p>

<h2><strong>Bakan Bolat'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:</strong></h2>

<p>"Suriye'de birinci önceliğimiz devlet bütünlüğünün, milli birlik ve toprak bütünlüğünün korunması.</p>

<p>İslahiye Gümrük Kapısı'nın açılması konusunda hazırlıklarımız tam, en kısa sürede açılması müjdesini birlikte çalışıp verebileceğiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye ile Suriye arasında 2030'lu yılların başlarında 10 milyar dolar ticarete ulaşmayı hedef olarak belirledik.</p>

<p>Türk bankalarının Suriye'de banka açmasında mutabıkız, mevzuatla ilgili çalışmalar yapılıyor. Suriye milli para biriminin basılması noktasında temaslar sürüyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turk-bankalarindan-suriye-adimi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/suriye-banka.webp" type="image/jpeg" length="34724"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Kamerun’a asker konuşlandırıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-kameruna-asker-konuslandiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-kameruna-asker-konuslandiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ordusunun, 2019'da çekildiği Kamerun'daki Salak Askeri Üssü'ne yeniden personel göndermeye hazırlandığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ordusunun, yedi yıl aradan sonra Kamerun'un Uzak Kuzey bölgesindeki Salak Askeri Üssü'nde yeniden askeri varlık bulundurmaya hazırlandığı bildirildi.</p>

<p>Maroua kentinde bulunan ve kısa süre önce yenilenen üssün, Kamerun ordusunun özel kuvvetlerinden Hızlı Müdahale Taburu'nun (BIR) komutanı Albay Albert Bias'ın koordinasyonunda ABD personelini ağırlamaya hazır hale getirildiği belirtildi.</p>

<p>Planlanan konuşlandırmanın, bölgede faaliyet gösteren IŞİD yapılanması (ISWAP) ve Cemaatu'l Ehli Sunna Liddaveti vel Cihad (JAS) gibi silahlı grupların artan saldırıları karşısında Kamerun güvenlik güçlerine destek sağlamayı amaçladığı öne sürülüyor.</p>

<p>ABD ile Kamerun arasındaki askeri iş birliği, 2019 yılında Washington'un yaklaşık 300 askerini ülkeden çekmesiyle sona ermişti. Söz konusu karar, dönemin ABD yönetiminin Kamerun hükümetine ve ülkedeki Anglophone krizinin ele alınış biçimine yönelik eleştirilerinin ardından alınmıştı.</p>

<p>Aynı yıl Kamerun, ABD'nin Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası (AGOA) kapsamından çıkarılmış ve bu yaptırım yürürlükte kalmıştı.</p>

<p>ABD'nin Salak Üssü'ne dönüş hazırlığının, 2023 yılında Nijer'de yaşanan darbenin ardından Agadez Üssü'nün kapanması sonrasında Afrika'daki askeri yapılanmasını yeniden şekillendirme stratejisinin bir parçası olduğu değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Afrika Komutanlığı'nın (AFRICOM), Sahel bölgesi ile Gine Körfezi çevresinde siyasi gelişmelerden daha az etkilenebilecek yeni operasyon merkezleri oluşturmayı hedeflediği belirtiliyor.</p>

<p>Son dönemde Washington ile Yaounde arasında istihbarat paylaşımı, siber güvenlik ve madencilik alanlarında üst düzey temasların arttığı kaydedilirken, söz konusu yakınlaşmanın her iki taraf açısından da stratejik çıkarlar taşıdığı ifade ediliyor.</p>

<p>ABD'nin bu sayede bölgedeki istihbarat ve operasyon kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığı, Kamerun yönetiminin ise güvenlik ve siyasi alanda önemli bir uluslararası destek elde etmeyi hedeflediği değerlendiriliyor.</p>

<p>ABD basınında yer alan haberlere göre Kamerun yönetimi, Washington ile yürütülen görüşmelerde bazı şartları kabul ederken, ABD'nin ülkenin iç işlerine müdahale etmeyeceğine dair güvence aldığı öne sürüldü.</p>

<p><i>Kaynak: Mepa News</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-kameruna-asker-konuslandiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/abd-kamerun.jpg" type="image/jpeg" length="26113"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GKRY ile Fransa arasında askeri işbirliği]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gkry-ile-fransa-arasinda-askeri-isbirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gkry-ile-fransa-arasinda-askeri-isbirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Fransa arasında askeri işbirliğini ve Fransız askerinin Güney Kıbrıs'ta konuşlandırılmasını içeren Kuvvetler Statüsü Anlaşması (SOFA) imzalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anlaşmanın imzalanarak yürürlüğe girdiğini GKRY lideri Nikos Hristodulidis, resmi sosyal medya hesaplarından duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hristodulidis, açıklamasında, SOFA'nın imzalanarak yürürlüğe girmesinin, Avrupa Birliği'nin (AB) stratejik özerkliği konusundaki ortak Avrupa hedefine katkı sağladığını savundu.</p>

<h2><strong>GKRY İLE FRANSA ARASINDAKİ ANLAŞMA</strong></h2>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, 23 Nisan'da GKRY'ye gerçekleştirdiği ziyarette masaya yatırılan ve iki taraf arasında müzakere edilen SOFA kapsamında, Fransa'nın askeri unsurları belirli koşullar çerçevesinde GKRY'de konuşlandırılabilecek.</p>

<p>Anlaşma, Fransa'nın askeri varlığının, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki çeşitli faaliyetleri için Güney Kıbrıs'ta bulunmasına yönelik hukuki bir zemin de oluşturuyor.</p>

<p>GKRY lideri Nikos Hristodulidis'in yürürlüğe girdiğini duyurduğu SOFA, Fransa'ya GKRY'deki üsleri ve askeri altyapıyı da kullanma imkanı tanıyor.</p>

<p>Anlaşmanın, Fransa ile Rumlar arasındaki askeri teknoloji paylaşımı, ortak tatbikatlar ve stratejik diyalog konularını da içerdiği bildiriliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gkry-ile-fransa-arasinda-askeri-isbirligi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/dogu-akdenizde-yeni-hamle-412-2-41.webp" type="image/jpeg" length="19363"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ve Kanada arasında ekonomik ortaklık]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-kanada-arasinda-ekonomik-ortaklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-kanada-arasinda-ekonomik-ortaklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Kanada Uluslararası Ticaret Bakanı Maninder Sidhu, iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı ilerletmek amacıyla yaptıkları görüşmede, Türkiye ile Kanada arasında Serbest Ticaret Anlaşması imzalanmasına yönelik istikşafi görüşmelerin başlatılması hususunda mutabakata vardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Bolat ile Sidhu görüşmesinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Mark Carney arasında yakın zamanda gerçekleştirilen telefon görüşmesinin üzerine inşa edildiği belirtildi.</p>

<p>İki bakanın, Türkiye ile Kanada arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin daha da derinleştirilmesine yönelik kararlılıklarını ortaya koydukları bilgisi verilen açıklamada, "Bu doğrultuda, ticari ortaklığın ihtiva ettiği potansiyelin tam anlamıyla hayata geçirilmesini amaçlayan ve her iki ülkenin de ortaya koyduğu vizyonu yansıtan bir adım olarak Serbest Ticaret Anlaşması akdedilmesine yönelik istikşafi görüşmelerin başlatılması konusunda mutabık kalınmıştır." ifadesi kullanıldı.</p>

<h2><strong>HAVA ULAŞIMI, TİCARİ BAĞLARI GÜÇLENDİRECEK</strong></h2>

<p>Bakanların, yakın zamanda Hava Ulaştırma Anlaşması'nın kapsamının genişletilmesini memnuniyetle karşıladıklarının belirtildiği açıklamada, bu gelişmenin ülkeler arasındaki bağlantısallığı güçlendirerek yolcular, iş insanları ve ihracatçılar için yeni fırsatlar oluşturacağı, gelişmiş hava ulaşım bağlantılarının, ticari ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlayıp ekonomileri birbirine daha da yakınlaştıracağının değerlendirildiği bildirildi.</p>

<p>İki bakanın, Türkiye-Kanada ilişkilerinin temelini oluşturan güçlü beşeri bağların önemini de teyit ettikleri belirtilen açıklamada, dinamik toplumların ailevi bağları ile kültürel ve eğitim alanlarındaki etkileşimlerin ticari ilişkilerin ötesine geçen kapsamlı ortaklığın temel dayanakları olmayı sürdüreceğine işaret edildi.</p>

<h2><strong>ENERJİ, HAVACILIK VE UZAY SEKTÖRLERİNDE İŞBİRLİĞİ HEDEFLENİYOR</strong></h2>

<p>Bakanların, enerji alanını işbirliğinin daha da geliştirilmesi açısından "umut vadeden bir alan" olarak gördüğü ifade edilen açıklamada, şu bilgiler verildi:</p>

<p>"Her iki ülkenin temiz enerji dönüşümü hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji alanındaki fırsatlar ele alındı. Nükleer enerji alanındaki işbirliği imkanlarının, Kanada'nın CANDU (nükleer reaktör) teknolojisinin Türkiye'nin kaynak çeşitlendirme hedeflerine sağlayabileceği olası katkılar da dahil olmak üzere incelenmesi konusunda anlaşılmıştır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her iki ülkenin de dünya standartlarında yetkinliğe ve yenilikçiliğe sahip olduğu havacılık ve uzay sektöründe daha yakın işbirliği olanaklarının, savunma, güvenlik ve ilgili sanayi alanlarındaki işbirlikleri de dahil olmak üzere büyümeyi, yatırımları ve ortak teknolojik ilerlemeyi teşvik edecek ortaklıkların geliştirilmesi imkanlarının araştırılması konusunda görüş birliğine varıldığı bildirildi. Yakalanan ivmeyi sürdürmek amacıyla karşılıklı üst düzey ziyaretlerin yapılması hususunda mutabık kalındığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Söz konusu ziyaretler, diyaloğun daha da derinleştirilmesi, iş çevreleri arasındaki temasların artırılması ve somut işbirliği alanlarının belirlenmesi açısından önemli fırsatlar sunacaktır. Bakanlar, Türkiye ile Kanada'nın ticari ilişkileri geliştirmek, karşılıklı yatırımları teşvik etmek ve her iki ülke halkına kalıcı faydalar sağlamak amacıyla önümüzdeki dönemde de yakın işbirliğini sürdürme konusundaki beklentilerini ifade etmişlerdir."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-kanada-arasinda-ekonomik-ortaklik</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/turkiye-ve-kanada-arasind-709-2-41.webp" type="image/jpeg" length="94117"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ekonomide rahatlama yok: Zamlar bütçeyi eritiyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ekonomide-rahatlama-yok-zamlar-butceyi-eritiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ekonomide-rahatlama-yok-zamlar-butceyi-eritiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mayıs enflasyonu ve hanehalkı bütçe verileri, Türkiye’de gelir artışlarının günlük hayat pahalılığı karşısında zayıfladığını, özellikle konut, kira ve ulaştırma kalemlerinin vatandaşın bütçesinde daha ağır yer tuttuğunu ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL - Türkiye’de yılbaşında 2026 yılı geneli için öngörülen yüzde 16’lık enflasyon hedefi, yılın ilk beş ayında gerçekleşen yüzde 16,61’lik kümülatif artışla aşılmış oldu.</p>

<p>Mayıs ayında gıda fiyatlarındaki mevsimsel gerileme, manşet enflasyondaki yükselişi sınırlasa da konut ve ulaştırma kalemlerindeki yüksek yıllık artışlar, hane bütçeleri üzerindeki baskının sürdüğünü gösterdi.</p>

<p>Verilere göre konut harcamalarındaki yıllık artış yüzde 45,59, ulaştırma harcamalarındaki artış ise yüzde 34,29 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, özellikle sabit gelirli emekliler, ücretli çalışanlar, gençler ve hane içi bütçeyi yöneten aileler açısından satın alma gücündeki aşınmanın devam ettiğine işaret etti.</p>

<h2><strong>Hanehalkı harcamaları yüzde 41,4 arttı</strong></h2>

<p>TÜİK’in yayımladığı 2025 yılı Hanehalkı Bütçe Araştırması sonuçlarına göre, aylık ortalama tüketim harcaması 45 bin 344 liradan 64 bin 104 liraya yükseldi. Böylece hanehalkı harcamalarında yüzde 41,4 oranında artış kaydedildi.</p>

<p>Söz konusu artış ilk bakışta harcama kapasitesinde yükseliş olarak değerlendirilebilse de harcama kalemlerinin dağılımı, vatandaşın bütçesinde zorunlu giderlerin ağırlığının arttığını ortaya koydu.</p>

<p>Konut ve kira harcamaları yüzde 59,1 artarak toplam harcamalar içindeki payını yüzde 29,3’e çıkardı. Bu kalem, hanehalkı bütçesinde en büyük payı alan gider kalemi oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ulaştırma ikinci sırada yer aldı</strong></h2>

<p>Hanehalkı bütçesinde ikinci sırayı yüzde 20,5 payla ulaştırma harcamaları aldı.</p>

<p>Akaryakıt, araç bakım-onarım, toplu taşıma ve işe gidiş-geliş maliyetlerinden oluşan bu kalem, özellikle büyükşehirlerde yaşayan ücretli çalışanlar için zorunlu gider niteliği taşıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre ulaştırma maliyetlerindeki artış, ücret artışlarının reel kazanca dönüşmesini sınırlayan temel unsurlar arasında yer alıyor. Bu durum, çalışanların aldığı zamların önemli bir bölümünün kira, ulaşım ve temel ihtiyaçlar üzerinden yeniden erimesine yol açıyor.</p>

<h2><strong>Gıdanın bütçedeki payı geriliyor ancak rahatlama sınırlı</strong></h2>

<p>Hanehalkı bütçesinde gıda harcamalarının göreli payındaki gerileme, fiyat baskısının azaldığı anlamına gelmiyor. Konut ve ulaştırma gibi zorunlu kalemlerin bütçede daha fazla yer tutması, gıda harcamalarının oransal olarak geri plana düşmesine neden oluyor.</p>

<p>Araştırmada gıda israfına ilişkin veriler de dikkat çekti. İsraf edilen gıdanın yüzde 87,3’ünü taze meyve-sebze, ekmek ve süt ürünleri oluşturdu.</p>

<p>Bu durum, gelir baskısı altındaki hanelerde ucuzlayan ürünü stoklama, markete sık gidemediği için toplu alışveriş yapma veya yeterli saklama imkânına sahip olmama gibi nedenlerle temel gıda ürünlerinin dahi verimli tüketilemediğini gösteriyor.</p>

<p>Alt gelir grubunda bütçenin büyük bölümü gıda ve konuta gidiyor</p>

<p>Gelir gruplarına göre yapılan karşılaştırma, hanehalkı harcamalarındaki makasın derinliğini ortaya koydu.</p>

<p>En düşük gelir grubunda yer alan yüzde 20’lik kesimin aylık ortalama harcaması 24 bin 848 lira olurken, en yüksek gelir grubunda yer alan yüzde 20’lik kesimin harcaması 123 bin 155 lira olarak hesaplandı.</p>

<p>Böylece en yüksek gelir grubundaki hanelerin ortalama harcaması, en düşük gelir grubundaki hanelerin yaklaşık 5 katına ulaştı.</p>

<p>Alt gelir grubunda gıda ve konut harcamalarının toplam bütçedeki payının yüzde 67,9’a ulaşması, bu kesimlerin tasarruf yapma, mülk edinme, eğitime kaynak ayırma ve finansal güvence oluşturma imkânlarını sınırlıyor.</p>

<h2><strong>Orta sınıfın harcama alanı daralıyor</strong></h2>

<p>Veriler, orta gelir grubunda da harcama davranışlarının değiştiğini gösteriyor. Kültür, sosyal yaşam, tasarruf ve yatırıma ayrılabilecek kaynakların giderek barınma, ulaşım ve gıda gibi zorunlu kalemlere yöneldiği görülüyor.</p>

<p>Bu tablo, orta sınıfın yalnızca gelir düzeyi bakımından değil, tercih özgürlüğü ve gelecek planlaması açısından da baskı altında olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Ekonomik göstergeler, ülkede zannedildiği gibi geniş kesimler açısından rahatlama yaşanmadığını; aksine hane bütçelerinin zorunlu giderler tarafından daha fazla sıkıştırıldığını gösteriyor.</p>

<h2><strong>Zamlar kısa sürede eriyor</strong></h2>

<p>Mayıs 2026 enflasyon rakamları ile hanehalkı bütçe araştırması birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’deki temel meselenin yalnızca fiyat artışları değil, hane bütçesindeki yapısal sıkışma olduğu görülüyor.</p>

<p>Yılbaşında yapılan ücret artışlarının, konut, kira, ulaştırma ve temel ihtiyaç kalemlerindeki yükseliş karşısında kısa sürede etkisini kaybetmesi, sabit gelirli kesimlerin alım gücünü olumsuz etkiliyor.</p>

<p>Mevcut tablo, dar gelirli vatandaşların bütçesinin büyük bölümünün zorunlu harcamalara gittiğini, orta sınıfın ise harcama ve tercih alanının giderek daraldığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Ekonomide kalıcı rahatlama için yalnızca ücret artışlarının değil, konut, kira, ulaştırma ve temel gıda maliyetlerini doğrudan azaltacak yapısal tedbirlerin de önem taşıdığı belirtiliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ekonomide-rahatlama-yok-zamlar-butceyi-eritiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/kononmizammmm.webp" type="image/jpeg" length="46331"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdurrahman Hacımelek: Gayem çağımız veli ve âlimlerinin aynasından insanlara Necip Fazıl’ı aksettirmek]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdurrahman-hacimelek-gayem-cagimiz-veli-ve-alimlerinin-aynasindan-insanlara-necip-fazili-aksettirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdurrahman-hacimelek-gayem-cagimiz-veli-ve-alimlerinin-aynasindan-insanlara-necip-fazili-aksettirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Röportaj</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdurrahman-hacimelek-gayem-cagimiz-veli-ve-alimlerinin-aynasindan-insanlara-necip-fazili-aksettirmek</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/abdurrahman-hacimelek-barand-ergisi.webp" type="image/jpeg" length="81314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Sami Şener: Bir Necip Fazıl Üniversitesi’nin olması gerekli]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/prof-dr-sami-sener-bir-necip-fazil-universitesinin-olmasi-gerekli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/prof-dr-sami-sener-bir-necip-fazil-universitesinin-olmasi-gerekli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Röportaj</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/prof-dr-sami-sener-bir-necip-fazil-universitesinin-olmasi-gerekli</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/sami-sener-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="64911"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail, Türkiye'deki Gazze eylemlerini fişlemiş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-turkiyedeki-gazze-eylemlerini-fislemis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israil-turkiyedeki-gazze-eylemlerini-fislemis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Diaspora Bakanlığı, 20 ülkede Filistin’e destek verilen 4 bin 73 gösteriyi adım adım takip ederek rapor hazırladı. Raporda, Türkiye’de geçen yıl düzenlenen 12 gösteri, organize eden STK’lar ve bazı katılımcıların isimleri kayıt altına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail’in, dünya genelinde Filistin’e destek için yapılan gösteri ve eylemleri fişleyip rapor olarak yayınladığı ortaya çıktı. İsrail Diaspora İşleri ve Antisemitizmle Mücadele Bakanlığı’nın yayınladığı rapor, Türkiye’deki eylemlerin de adım adım takip edildiğini gözler önüne serdi. Raporda, Türkiye’de geçen yıl düzenlenen 12 eylem yer alıyor. Bu eylemler ayrı başlıklar altında detaylı şekilde raporlanmış. Kamuoyunda tanınan, toplumsal etkisi yüksek kişiler takip edilmiş. Raporda eylemleri düzenleyen grup ve STK’ların isimleri ile eylemlerin düzenlendiği alanların tek tek kayıt altına alındığı görülürken, bu eylemlerden çoğu “orta risk” seviyesinde, birisi de “yüksek risk” notuyla kayda geçmiş. İşte raporda yer alan Türkiye’deki o 12 eylem:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li> 1 Ocak 2025’te Galata Köprüsü’nde düzenlenen büyük Filistin yürüyüşü,</li>
 <li>4 Ocak 2025’te İzmir Konak Cumhuriyet Meydanı’nda “Filistin İçin 1000 Genç” grubu tarafından gerçekleş-tirilen protesto,</li>
 <li> 6 Şubat 2025’te Open Rafah ve İHH tarafından ABD Konsolosluğu önünde düzenlenen eylem,</li>
 <li>13 Haziran 2025’te Open Rafah tarafından Mısır Konsolosluğu önünde gerçekleştirilen eylem, 'yüksek risk' kategorisinde fişlenmiş. Bu eylemin yanına gazeteci Adem Özköse, yönetmen Tülay Gökçimen, şair Dursun Ali Erzincanlı ve sunucu Bekir Develi’nin ismi not edilip, “Filistin yanlısı aktivistler, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasını savunmak amacıyla Küresel Gazze Yürüyüşü adı verilen bir yürüyüş düzenleyecekler” diye yazılmış.</li>
 <li>14 Haziran 2025’te “Filistin’e Özgürlük” grubu tarafından Kadıköy Müze Gazhane ve İskele Meydanı’nda düzenlenen etkinlik,</li>
 <li>15 Haziran 2025’te “Filistin’e Özgürlük” grubu tarafından Ankara Sakarya Caddesi’nde gerçekleştirilen eylem,</li>
 <li>26 Haziran 2025’te Open Rafah tarafından Mısır Konsolosluğu önünde düzenlenen eylem,</li>
 <li>28 Haziran 2025’te Bursa, Mersin ve İstanbul’da eş zamanlı olarak “Siyonist Sisteme Karşı Gençlik Kolektifi” tarafından yapılan eylemler,</li>
 <li>31 Temmuz 2025’te Open Rafah tarafından Mısır Konsolosluğu önünde düzenlenen İsrail karşıtı protesto,</li>
 <li>7 Ağustos 2025’te Open Rafah tarafından Mısır Konsolosluğu önünde gerçekleştirilen eylem,</li>
 <li>23 Ağustos 2025’te Open Rafah tarafından Karaköy Harbor’da düzenlenen eylem,</li>
 <li>28 Aralık 2025’te Saraçhane Parkı’nda İstanbul Genç İHH ve İstanbul İHH Çocuk tarafından gerçekleştirilen etkinlik tek tek analiz edilmiş.</li>
</ul>

<h2><strong>20 ülkede 4 bin 73 eylem</strong></h2>

<p>Rapor, sadece geçen yıl 20 ülkede 4 bin 73 İsrail karşıtı eylem düzenlendiği bilgisi veriliyor. Türleri ve hedef gruplarına göre sınıflandırılan eylemler, haftalık, 2 haftalık ve kişi-kurum bazlı olarak ayrılmış. İsrail, eylemlerin yanı sıra sosyal medya paylaşımlarını da takibe almış. Geçen yıl sosyal medya platformu X’te 125 milyon Siyonizm karşıtı paylaşım yapıldığı belirtiliyor. Filistin’e destek içeriklerinin sosyal medya üzerinden anlık olarak takip edildiği, etkileşim oranları ve organizasyon ağlarının analiz edildiği kaydediliyor. Öte yandan İsrail’in tüm bu dijital takip faaliyetlerini “monday.com” altyapısı üzerinden yürüttüğü öğrenildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-turkiyedeki-gazze-eylemlerini-fislemis</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/eylemfis.jpg" type="image/jpeg" length="18979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'tan Netanyahu'ya: 'Yalnız kalabilirsin']]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trumptan-netanyahuya-yalniz-kalabilirsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trumptan-netanyahuya-yalniz-kalabilirsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump, Netanyahu ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, karşılıklı saldırıların bölgesel bir savaşa dönüşmesi halinde İsrail'in, İran karşısında yalnız kalabileceği uyarısında bulunduğunu açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trump, İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonuna Netanyahu ile İran'la karşılıklı saldırılara ilişkin gerçekleştirdiği telefon görüşmesi hakkında konuştu.</p>

<p>Netanyahu'dan İran'ın füze saldırılarına karşılık vermemesini talep ettiğini belirten Trump, 'Bibi'ye ne yapacağı konusunda çok dikkatli olması gerektiğini, aksi takdirde çok yakın bir zamanda İran karşısında tek başına kalabileceğini söyledim.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Trump, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarından 'son dakikada' haberdar edildiğini vurgulayarak buna rağmen saldırının kapsamını sınırlandırmayı başardığını kaydetti.</p>

<h2><strong>5 bölge ülkesi, İsrail'in saldırılarını durdurmasını istedi</strong></h2>

<p>ABD ile İran arasındaki arabuluculuk çabalarına katılan 5 bölge ülkesinin, İsrail'in saldırılarını durdurması için kendisine baskı yaptığını belirten Trump, İranlı yetkililerin de bu sabah Vaşington ile temasa geçtiği bilgisini paylaştı.</p>

<p>Trump, Tahran yönetiminin İsrail'e yönelik yeni bir saldırı gerçekleştirmeyeceğini duyurduğunu ve karşılıklı saldırıların durdurulmasını talep ettiğini de ileri sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu gelişme üzerine Netanyahu ile yeniden bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini kaydeden Trump, İsrail Başbakanı'nı saldırıları durdurma konusunda ikna ettiğini söyledi.</p>

<p>Trump, İran ile kapsamlı bir anlaşmaya varılmasının hala mümkün olduğunu ve Tahran yönetiminin de bu yönde bir istek taşıdığını dile getirdi.</p>

<p>İsrail basını, Başbakan Netanyahu'nun, Trump'ın talebi üzerine İran'a saldırıları durdurmayı kabul ettiğini ancak Lübnan'a saldırıların 'tüm gücüyle' devam edeceğini öne sürmüştü.</p>

<p>İsrail ordusu dün ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemiş, İranlı yetkililer İsrail'in bu saldırısına tepki göstererek karşılık vereceklerini açıklamıştı.</p>

<p>İran'dan gece saatlerinde üç dalga halinde ateşlenen füzeler sebebiyleİsrail'in kuzeyindeki birçok kentte sirenler çalmıştı.</p>

<p>İsrail ordusu, İran'ın batı ve orta kesimini hedef aldığını açıklamış, Tahran da bu saldırılara füzelerle yanıt vermişti.</p>

<p>Kısa bir süre önce İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Karargahı, İsrail'e yönelik askeri operasyonların durdurulduğunu duyurmuştu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trumptan-netanyahuya-yalniz-kalabilirsin</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 23:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/trumpnetan.webp" type="image/jpeg" length="77337"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CNN: ABD, İran'dan İsrail'e ateşlenen füzeleri engellemedi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/cnn-abd-irandan-israile-ateslenen-fuzeleri-engellemedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/cnn-abd-irandan-israile-ateslenen-fuzeleri-engellemedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CNN televizyonu, ABD'nin gece İran'dan İsrail'e doğru gönderilen füzelerin engellenmesine yardım etmediğini iddia etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CNN'in haberinde, 'ABD ordusunun, İran'dan gece saatlerinde dalgalar halinde İsrail'e fırlatılan füzeleri önlediğine yönelik' iddialar ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanala konuşan ABD'li bir yetkili, iddianın doğru olmadığını, ordunun 'gece İran'dan fırlatılan hiçbir füzeyi engellemediğini' savundu.</p>

<p>İsmi açıklanmayan yetkili, ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) Amiral Brad Cooper ile İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in telefon görüşmesi yaptığına ilişkin iddiayı ise yalanlamayarak, ikilinin 2 kez görüştüğünü öne sürdü.</p>

<h2><strong>Terörist İsrail, ateşkese rağmen hava saldırısı düzenlemişti</strong></h2>

<p>İsrail basınındaki haberlerde, İsrail ordusunun, ABD'nin İran'dan gelen füzelerinin önlenmesine yardımcı olduğuna ilişkin açıklamaları yer almıştı.</p>

<p>İsrail ordusu, dün, ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemiş; İranlı yetkililer, İsrail'in bu saldırısına tepki göstererek karşılık vereceklerini açıklamıştı.</p>

<p>İran'dan gece saatlerinde 3 dalga halinde ateşlenen füzeler nedeniyle İsrail'in kuzeyindeki birçok kentte sirenler çalmıştı.</p>

<p>İsrail ordusu, İran'ın batı ve orta kesimini hedef aldığını açıklamış, Tahran da bu saldırılara füzelerle yanıt vermişti.</p>

<p>İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Karargahı, İsrail'e yönelik askeri operasyonların durdurulduğunu duyurmuştu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/cnn-abd-irandan-israile-ateslenen-fuzeleri-engellemedi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 22:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/israiliran-1.webp" type="image/jpeg" length="96120"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lgbt’li sapkının uyuşturucu testi pozitif çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/lgbtli-sapkinin-uyusturucu-testi-pozitif-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/lgbtli-sapkinin-uyusturucu-testi-pozitif-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması, kemalist vesayet rejiminin ve Batıcı modernleşme dayatmalarının toplumu sürüklediği ahlâkî uçurumu bir kez daha tescilledi. Söz konusu soruşturmanın işaret ettiği toplumsal çözülmenin odak noktasında küresel ifsat projelerinin yerli işbirlikçisi olan ve her fırsatta sapkın LGBT propagandası yürüterek gençliğin ahlâk yapısını bozmayı vazife edinen Mabel Matiz'in (Fatih Karaca) yer alması şaşırtmadı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin Beşiktaş, Sarıyer, Beyoğlu, Kağıthane, Üsküdar ve Muğla’da gerçekleştirdiği eş zamanlı operasyonlar, seküler sistemin baş tacı ettiği popüler figürlerin kokuşmuşluğunu bir kez daha ortaya çıkardı. Adli Tıp Kurumu’nda yapılan biyolojik incelemeler neticesinde, kitlelerin önüne "rol model" diye konulan 20 şüphelinin büyük kısmında uyuşturucu madde bulundu.</p>

<p>İslâm fıtratına sırtını dönen, Batı'nın kokuşmuş kültürünü ilericilik diye pazarlayan kemalist sistem, mukaddesatından koparılmış, zehir batağına saplanmış böyle tiplerin türemesine zemin hazırladı.</p>

<p>Mevcut yapı, uzun yıllardır devam eden idaresine rağmen bu kokuşmuş çarkı kökünden kazımak yerine, statükoyu besleme yolunu seçti. Muhafazakâr söylemlerin arkasına sığınan siyasî irade, Batıcı kültür endüstrisine ve seküler hayat tarzına tavizler vererek bu ahlâkî çöküşün büyümesine ortak oldu. Operasyonlar sadece vitrindekileri hedeflerken, mevcut yapının Avrupa uyum yasalarıyla prangaya vurduğu adlî sistem, zehir müptelası azgın azınlığı koruma mekanizması gibi işlemektedir. Köklü bir nizam değişikliği yerine geçici polisiye tedbirlerle vakit kaybeden mevcut idare, toplumu oluşturan her bir ferdin manevî dünyasını tehlikeye atmaktadır.</p>

<p>Bu kokuşmuş tablonun en ön safında, küresel ifsat projelerinin yerli işbirlikçisi olan ve her fırsatta sapkın LGBT propagandası yürüterek gençliğin ahlâk yapısını bozmayı vazife edinen Mabel Matiz (Fatih Karaca) yer aldı. Kendisine sunulan ekranları ve sahneleri, sapkın akımların meşrulaştırılması için kullanan bu şahsın uyuşturucu müptelası olduğu adli raporlarla kanıtlandı. Kemalist kültür endüstrisinin parlatıp mevcut yapının da resmi kanallarla alan açtığı, muhafazakar belediyelerin konserlerle fonladığı bu nevi unsurların, toplumu zehirlediği yeniden gündeme geldi.</p>

<h2><strong>Yedi şahısta kokain maddesi tespit edildi</strong></h2>

<p>Adli Tıp Kurumu’nun tahlil raporları, Mabel Matiz ile birlikte Tarık Tunca Bakır, Aycan Yağcı, Eda Dora, Aslıhan Turanlı, Volkan Bahçekapılı ve Yasemin İkbal’in kan, saç ve idrar örneklerinde "kokain" maddesi bulunduğunu ortaya çıkardı.</p>

<p>Soruşturmanın ilerleyen safhalarında Onur Tuna ile sanal medya fenomeni Özgür Deniz Cellat’ın testlerinde esrar etken maddesi (THC) saptandı. Zehra Hanzade Gürkanlar’ın kan ve saçında kokain metabolitleri bulunurken, rapçi Hakan Aydın’ın (Blok3) saç örneğinde esrar etken maddesi yer aldı. Şarkıcı Niran Ünsal (Fatma Uludan Gugu)’nun kan, idrar ve saçında hem esrar hem de kokain maddesi bir arada tespit edildi.</p>

<p>Laboratuvar tetkikleri neticesinde testi pozitif çıkan şahıslar;</p>

<p>Onur Tuna, Özgür Deniz Cellat, Osman Haktan Canevi, Zehra Hanzade Gürkanlar, Fatma Uludan Gugu (Niran Ünsal), Hakan Aydın (Blok3), Mehmet Rahşan, Kübra İmren Siyahdemir, Feyza Civelek, Yaşar Özdaş.</p>

<p>Testleri temiz çıkan şahıslar; Tuğçe Postoğlu, Cansu Tekin, Berkay Şahin, Mirgün Cabas, Serenay Sarıkaya.</p>

<h2><strong>Operasyonun hukuki safhası</strong></h2>

<p>Yargı mekanizması, uyuşturucu imalat ve ticaretine yönelik bir operasyon başlattı. Yurt dışından deniz yoluyla ülkeye sokulmak istenen yüksek miktardaki kokainin ele geçirilmesi ve şehir içindeki imalathanelerin çökertilmesi, tehlikenin boyutunu gösteriyor. Bu zehir ağının sadece satıcılar üzerinden yürütülmesi, problemi çözmekte eksik kalmaktadır. Mevcut Batıcı hukuk sistemi ve serbest piyasa düzeni, uyuşturucu kullanımını kolaylaştıran lüks mekânların varlığını sürdürmesine imkân tanımaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elde edilen deliller doğrultusunda jandarma ekipleri 25 zanlı hakkında gözaltı ve biyolojik inceleme kararı uyguladı. İstanbul’un lüks semtleri ile Muğla’daki adreslerde yapılan aramalarda Serenay Sarıkaya, Yağmur Ünal, Eren Kesimer ve Semiha Bezek gibi isimler de adli sürece dahil edildi. Adli Tıp işlemlerinin ardından Serenay Sarıkaya, Yağmur Ünal and Eren Kesimer serbest bırakıldı.</p>

<p>Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Mehmet Rahşan tutuklanırken; Aslıhan Turanlı, Berkay Şahin, Volkan Bahçekapılı, Kübra İmren Siyahdemir, Aycan Yağcı, Tuğçe Postoğlu, Eda Dora, Semiha Bezek ve Cansu Tekin hakkında yurt dışı çıkış yasağı konularak adli kontrol tedbiri getirildi. Evinde uyuşturucu madde bulunduğunu itiraf eden bir diğer şahısla birlikte şüpheli sayısı 26’ya ulaşırken; rapçi Hakan Aydın (Blok3) ve Yaşar Özdaş hakkında imza atma yükümlülüğü kararı verildi.</p>

<p>Mevcut yasaların zayıf yapısı, bu şahısların kısa sürede tekrar eski yaşantılarına dönmelerine zemin hazırlamaktadır. Gelinen noktada topyekûn bir zihniyet ve sistem inkılabının mutlak bir ihtiyaç olduğu ise gayet açıktır!</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/lgbtli-sapkinin-uyusturucu-testi-pozitif-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 21:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/mabelmatizlgbt.webp" type="image/jpeg" length="25024"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mayıs ayında Türk lirasının reel değeri geriledi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mayis-ayinda-turk-lirasinin-reel-degeri-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mayis-ayinda-turk-lirasinin-reel-degeri-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın açıkladığı mayıs ayı verileri, döviz kurlarındaki yukarı yönlü hareketlerin ve kronikleşen yerel enflasyon baskısının Türk lirasının dış satın alma gücü üzerindeki dalgalı etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ekonomi yönetiminin ve piyasaların yakından takip ettiği Mayıs 2026 dönemine ait "Reel Efektif Döviz Kuru Gelişmeleri" raporunu yayımladı. Açıklanan resmi veriler, Türk lirasının uluslararası pazarlardaki gerçek değerini ve yerel fiyat artışlarının bu değer üzerindeki baskısını gösteriyor.</p>

<h2><strong>TÜFE bazlı endekste aşağı yönlü seyir</strong></h2>

<p>Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) esas alınarak hesaplanan reel efektif döviz kuru endeksi, mayıs ayında bir önceki aya kıyasla 0,44 puanlık bir düşüş kaydetti. Bu gerilemeyle birlikte nisan ayında 105,99 seviyesinde bulunan endeks, 105,55 seviyesine indi. Bu azalış, yerel fiyat hareketleri ile dış pazar dengeleri arasındaki makasın reel anlamda daraldığını gösteriyor.</p>

<h2><strong>Üretici maliyetleri ve Yİ-ÜFE endeksindeki artış</strong></h2>

<p>Tüketici fiyatlarındaki gerilemenin aksine, maliyet endeksli göstergelerde daha farklı bir seyir gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) bazlı reel efektif döviz kuru endeksi, aynı dönemde 0,29 puanlık bir artışla 101,41 seviyesine ulaştı. Üretim maliyetlerinde yaşanan bu hareketlilik, sanayicinin uluslararası rekabet gücü üzerinde doğrudan etkili bir konumda bulunuyor.</p>

<h2><strong>Yıllık kıyaslamada Türk Lirasının vaziyeti</strong></h2>

<p>Veriler uzun vadeli bir perspektifle incelendiğinde, Türk lirasının geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre daha yüksek bir seviyede tutunduğu görülüyor. Geçen yılın mayıs ayına kıyasla Türk lirası, TÜFE bazında 6,42 puan, Yİ-ÜFE bazında ise 2,36 puanlık bir değer kazancı sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Döviz Kurları ve enflasyon dengesi</strong></h2>

<p>Merkez Bankası'nın raporunda yer alan detaylar, endeksin seyrini belirleyen temel unsurları listeliyor:</p>

<p><strong>Döviz Kurlarındaki Değişim: </strong>Mayıs ayında Türk lirası karşısında ABD doları ortalama yüzde 1,49 oranında değer kazanırken, avro ortalama yüzde 1,59 oranında yükseldi.</p>

<p><strong>İç Piyasa Fiyat Hareketleri:</strong> Aynı dönemde yurt içi fiyat endekslerindeki yükseliş sürdü; aylık bazda TÜFE yüzde 1,71 artış gösterirken, Yİ-ÜFE yüzde 2,75 oranında yükseldi.</p>

<p>TCMB tarafından yapılan değerlendirmede, Türkiye'deki tüketici fiyatlarında yaşanan artışın endeksin yükselmesine katkıda bulunduğu belirtildi. Buna karşılık, dünya TÜFE sepetindeki değişimler ile nominal kur sepetinde meydana gelen yukarı yönlü hareketler ise endeksi aşağı yönlü baskılayan unsurlar oldu. Bu iki zıt dinamiğin eş zamanlı gerçekleşmesi, mayıs ayındaki nihai dengenin oluşmasına sebep oldu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mayis-ayinda-turk-lirasinin-reel-degeri-geriledi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 20:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/tlreel.webp" type="image/jpeg" length="26908"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'da savaş sebebiyle başlatılan uçuş kısıtlamaları kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iranda-savas-sebebiyle-baslatilan-ucus-kisitlamalari-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iranda-savas-sebebiyle-baslatilan-ucus-kisitlamalari-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Sivil Havacılık Kurumu, ülke hava sahasının yeniden normale döndüğünü ve yayımlanan notamlar doğrultusunda uçuş operasyonlarının yeniden başlatılacağını duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran devlet televizyonuna göre, İran Sivil Havacılık Kurumu, ülkedeki uçuş kısıtlamalarıyla ilgili açıklama yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan açıklamada, güvenli koşulların sağlanması ve ilgili kurumlarla gerekli işbirliğinin sağlanmasının ardından uçuşlara yönelik kısıtlamaların kaldırıldığı belirtildi.</p>

<p>İsrail'in gece saatlerinde başlayan saldırılarının ardından İran'da batı hava sahasının kapatılmasının ardından ülke genelinde tüm uçuşların iptal edildiği bildirilmişti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iranda-savas-sebebiyle-baslatilan-ucus-kisitlamalari-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 20:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/iranair.webp" type="image/jpeg" length="13639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MİT Başkanı Kalın, Kahire’de ateşkes müzakerelerine katıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mit-baskani-kalin-kahirede-ateskes-muzakerelerine-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mit-baskani-kalin-kahirede-ateskes-muzakerelerine-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik çalışmalar kapsamında Kahire’de düzenlenen görüşmelerde Filistinli gruplar ile garantör ülkelerin temsilcileri ile bir araya geldi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mısır Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre, Kahire'de görüşen taraflar ateşkes sürecinin ilerletilmesi ve sahadaki tıkanıklıkların giderilmesi amacıyla "yol haritası" niteliğinde bir taslak üzerinde çalıştı.</p>

<p>Görüşmelere Türkiye adına MİT Başkanı Kalın’ın yanı sıra Mısır ve Katar’dan üst düzey yetkililer ile Filistinli grupların temsilcileri katıldı.</p>

<p>Tarafların, sürecin ilerletilmesine yönelik değerlendirmeleri genel olarak "yapıcı bir atmosferde" ele aldığı belirtildi.</p>

<p>Görüşmelerde, ateşkesin ilk aşamasına ilişkin yükümlülüklerin tamamlanması, insani yardım girişinin artırılması ve sahada sükunetin korunmasına yönelik adımlar ele alındı.</p>

<p>Gazze’nin yönetimi, yeniden imar süreci, uluslararası güç konuşlandırılması ve ateşkesin uygulanmasına ilişkin mekanizmalar da toplantının gündeminde yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Kalın, Kahire’deki toplantının marjında Mısır İstihbarat Bakanı Hasan Reşad ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile de bir araya geldi.</p>

<p>Görüşmelerde, ABD/İsrail – İran Savaşı, Somali, Sudan ve Libya konuları ele alındı.</p>

<p>Gazze'de ateşkes anlaşması 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girmiş, ilk aşamada esir takası, insani yardım girişinin artırılması ve İsrail ordusunun bazı bölgelerden kısmi çekilmesi gibi adımlar uygulanmıştı. Filistinli kaynaklar ise İsrail’in anlaşma kapsamındaki yükümlülükleri tam yerine getirmediğini ve saldırıların sürdüğünü belirtiyor.</p>

<p>Anlaşmanın ikinci aşamasında Gazze’nin yönetimi, yeniden imar, uluslararası güç konuşlandırılması, İsrail’in çekilmesi ve bazı siyasi-güvenlik düzenlemelerinin ele alınması öngörülüyor.</p>

<p>Filistinli gruplar ile garantör ülkelerin temsilcileri, ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin temaslara Kahire’de pazar günü başlamıştı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mit-baskani-kalin-kahirede-ateskes-muzakerelerine-katildi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ikalin-1.webp" type="image/jpeg" length="53037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya: Ukrayna'yla 'hilesiz' müzakerelere hazırız]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rusya-ukraynayla-hilesiz-muzakerelere-haziriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rusya-ukraynayla-hilesiz-muzakerelere-haziriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna ile krizin çözümüne yönelik 'dürüst' ve 'hilesiz' müzakerelere hazır olduklarını belirterek, 'Moskova, Alaska zirvesinde sağlanan uzlaşılar doğrultusunda hareket etmeye hazır.' dedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lavrov, Rusya'yı ziyaret eden Bangladeş Dışişleri Bakanı Halilur Rahman ile başkent Moskova'da bir araya geldi. İki bakan, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e hitaben yazdığı mektubu yayımlamasını değerlendiren Lavrov, 'Bu mektup tüm dünyaya iletildi. Kibar insanlar, bu şekilde davranmaz. Putin, bu mektubu Ukrayna'nın müzakerelere ihtiyacı olmadığına dair bir işaret olarak değerlendirdi. Dürüst ve hilesiz müzakerelere hazırız.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Lavrov, Ukrayna ile daha önce yapılan müzakerelerde 'kötü' deneyime sahip olduklarına dile getirerek şunları söyledi:</p>

<p>'Batı'nın desteklediği anlaşmaları hayata geçirmeyi reddetmesinden kaynaklanan başarısızlık tecrübelerinin, Alaska'da sağlanan uzlaşılar konusunda tekrarlanmayacağını umuyoruz. Maalesef, Amerikalı ortaklarımız şimdilik bu konuya ilgi göstermiyor. Moskova, Alaska zirvesinde sağlanan uzlaşılar doğrultusunda hareket etmeye hazır.'</p>

<p>Sergey Lavrov, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun 'Washington'un Rusya-Ukrayna savaşında tarafsız arabulucu olmadığı ve Kiev'i desteklediği' yönündeki açıklamasından endişe duyduklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiltere, Fransa ve Almanya liderlerinin Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Ukrayna'ya stratejik destek sağlanmasına ilişkin belge imzaladığını anımsatan Lavrov, bu durumda müzakere etmenin anlamı olmadığını ifade etti.</p>

<h2><strong>'BM Genel Sekreterliği, Batı tarafından yönetiliyor'</strong></h2>

<p>Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliğini Ukrayna konusunda taraflı yaklaşım sergilemekle eleştiren Lavrov, 'Sekreterlik, şu anda Batı tarafından, daha doğrusu NATO tarafından yönetiliyor.' diye konuştu.</p>

<p>Bakan Lavrov, tüm ülkelerin BM Genel Sekreterliğinde orantılı şekilde temsil edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Bangladeş Dışişleri Bakanı Rahman da Rusya ile bölgesel ve küresel seviyede işbirliğini sürdürmek istediklerini dile getirdi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rusya-ukraynayla-hilesiz-muzakerelere-haziriz</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 18:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/rusuk-2.png" type="image/jpeg" length="62752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Oytun Erbaş: Sağlıklı yaşamın esası İslami ölçülere göre yaşamaktır]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/prof-dr-oytun-erbas-saglikli-yasamin-esasi-islami-olculere-gore-yasamaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/prof-dr-oytun-erbas-saglikli-yasamin-esasi-islami-olculere-gore-yasamaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Oytun Erbaş, uzun ve sağlıklı yaşamın merkezinde huzurun bulunduğunu belirterek, kalbin sükûneti, duanın insan üzerindeki tesiri, erken kalkma ve gün ışığına göre yaşama düzeninin önemine dikkat çekti. Erbaş, “İslami kurallar, uzun yaşamın faktörleridir” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Oytun Erbaş, uzun yaşam meselesine dair yaptığı değerlendirmede, insan ömrünü uzatan en temel unsurun huzur olduğunu söyledi. Uzun ve sağlıklı bir hayat için nabzın düşük seyretmesinin önemli olduğuna dikkat çeken Erbaş, kalbi daha sakin çalışan insanların, yüksek nabızla yaşayanlara göre daha avantajlı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Erbaş, uzun yaşamın yalnızca biyolojik şartlarla açıklanamayacağını, insanın ruh dünyası, iç sesi ve hayat düzeninin de bu meselede belirleyici olduğunu vurguladı. Huzurlu bir hayat için insanın iç sesinin duayla yoğrulması gerektiğini belirten Erbaş, Allah’tan sağlık, sıhhat ve hayır dilemenin insanı içten düzenleyen bir istikamet sunduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanın fıtratına uygun yaşamasının önemine işaret eden Erbaş, uzun yaşamın esasının İslami kanunlara göre yaşamak olduğunu dile getirdi. Erken kalkmak, gün ağarırken uyanmak ve gün batınca uyku düzenine geçmek gibi alışkanlıkların, İslami hayat nizamıyla doğrudan irtibatlı olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sabah namazıyla birlikte gün ışığında kalkmanın ve yatsıdan sonra istirahate çekilmenin, beynin güneşle senkronizasyonunu sağladığını ifade eden Erbaş, bu düzenin insan bedenini ve zihnini tabii ritmine kavuşturduğunu söyledi.</p>

<p>Erbaş’ın sözleri, modern hayatın insanı bozduğu uyku, stres ve beden düzeni karşısında İslam’ın yalnızca ibadet hayatını değil, insanın bütün varlık düzenini kuşatan bir ölçü sunduğunu bir kez daha gösterdi. Modern dünyanın “sağlıklı yaşam” adı altında yeniden keşfetmeye çalıştığı birçok hakikat, İslam’ın asırlardır emrettiği hayat nizamında zaten yerini buluyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/prof-dr-oytun-erbas-saglikli-yasamin-esasi-islami-olculere-gore-yasamaktir</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/oytun-erbas-1.jpg" type="image/jpeg" length="14098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere'de 16 yaş altına sosyal medya yasağı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ingilterede-16-yas-altina-sosyal-medya-yasagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ingilterede-16-yas-altina-sosyal-medya-yasagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın, 16 yaşından küçüklerin sosyal medya kullanımına yönelik kapsamlı bir kısıtlama veya yasak planını açıklayacağı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere de çocuklara yönelik sosyal medya yasağı getirmeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiltere Başbakanı Sir Keir Starmer'ın, 16 yaşından küçüklere yönelik sosyal medya yasağını açıklayacağı öne sürüldü. İlerleyen saatlerde bir konuşma yapması beklenen Starmer'ın, vefat eden çocukların aileleriyle yaptığı görüşmeler ve Aralık ayında 16 yaş altı çocuklar için yasak getiren Avustralya'dan gözlemlenen kanıtları değerlendirdikten sonra kısıtlamalara devam etme kararı aldığı belirtiliyor.</p>

<p>Downing Streette görevli bir kaynak Başbakan Starmer'ın gençleri korumak için teknoloji şirketleri ve yöneticileriyle mücadele etmekten çekinmediğini söyledi. Bir diğer kaynak ise resmi yasağın bu hafta getirilebileceğini ifade ederken hükümetin çocukları zararlı içeriklerden korumak için alınması beklenen karara dair detayları paylaşabileceği aktarıldı.</p>

<p>Fransa, Danimarka ve Polonya da İngiltere gibi sosyal medya platformlarına yönelik kuralları sıkılaştırmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Yunanistan, Nisan ayında yaptığı açıklamada 2027 Ocak ayından itibaren 15 yaşından küçüklerin sosyal medyaya erişiminin yasaklanacağını duyurmuştu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ingilterede-16-yas-altina-sosyal-medya-yasagi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/englanda.webp" type="image/jpeg" length="92069"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: İsrail ve İran savaşa son vermeli]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trump-israil-ve-iran-savasa-son-vermeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trump-israil-ve-iran-savasa-son-vermeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ve İran karşılıklı olarak birbirlerini hedef almayı sürdürürken ABD Başkanı Trump'tan “İsrail ve İran ateş etmeyi derhal durdurmalı.” açıklaması geldi. İsrail'in dün Lübnan'ın Başkenti Beyrut'u hedef almasına misilleme olarak İran İsrail'e füze saldırıları düzenlemiş, İsrail de yanıt olarak İran'daki hedefleri vurmuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ile İran arasında nisan başında yürürlüğe giren kırılgan ateşkes son dönemde artan gerilim nedeniyle yeniden sınanırken ABD Başkanı Donald Trump Truth Social hesabından yeni bir paylaşımda bulundu. Donald Trump, “İsrail ve İran ateş etmeyi derhal durdurmalı.” ifadelerine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail ordusu, dün Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesinde Hizbullah'a ait altyapıyı hedef aldığını açıklarken, saldırıda en az iki kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı. Saldırının ardından İran'dan İsrail'e füze atışları yapıldı. Tahran yönetimi, İsrail'in Lübnan'daki operasyonlarını sürdürmesi halinde daha sert karşılık verileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise ilk açıklamasında hem İran'ın füze saldırılarından hem de İsrail'in Beyrut'u hedef almasından memnun olmadığını belirterek taraflara müzakere masasına dönme çağrısı yaptı. Hatta Axios, Trump'ın Netanyahu'yu aradığını ve misilleme saldırısını ertelemesini istediğini bildirmişti. Buna göre Netanyahu istemeden de olsa Trump'ın teklifini kabul etti.</p>

<h2><strong>TRUMP UYARISINA RAĞMEN İSRAİL'DEN MİSİLLEME</strong></h2>

<p>Ancak ABD Başkanı'nın uyarısına rağmen İsrail'den gece yarısı misilleme geldi. İsrail ordusu, İran'ın batısı ve merkezdeki bölgelerini vurduğunu bildirdi. İsrail savaş uçakları İran'ın 5 büyük kentini vurdu. Vurulan kentler, başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Tebriz ve Kirmanşah.</p>

<h2><strong>"TÜM SENARYOLARA, GENİŞ ÇAPLI OPERASYONA HAZIRLIKLIYIZ”</strong></h2>

<p>İran'da radar tesislerinin vurulmasına misilleme olarak İsrail'de Nevatim ve Tel Nof Hava Üsleri'ni hedef aldıklarını bildiren İran Devrim Muhafızları, "Tüm senaryolara ve tüm cephelerde geniş çaplı operasyona hazırlıklıyız." mesajını verdi.</p>

<p>Bu mesajın ardından İsrail Ordusu, “İran'dan İsrail'e doğru yeni füzelerin fırlatıldığı tespit edildi.” açıklamasında bulundu.</p>

<h2><strong>İRAN ABD'Yİ SORUMLU TUTTU</strong></h2>

<p>İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi, "İsrail'in saldırganlığındaki ABD'nin sorumluluğu açıktır ve gerilimin tırmanmasının sonuçlarından da ABD sorumludur." dedi.</p>

<h2><strong>“KIZILDENİZ'DE İSRAİL'İN DENİZCİLİK FAALİYETLERİNİ TAM VE KESİN BİR YASAK GETİRİYORUZ”</strong></h2>

<p>Öte yandan Yemen'deki İran destekli Husiler, İsrail'e füze saldırısı düzenlediklerini ve Kızıldeniz'de İsrail gemilerini hedef alacaklarını açıkladı. Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, yaptığı açıklamada İsrail'in Yafa kentine füze saldırıları gerçekleştirdiklerini söyledi.</p>

<p>Kızıldeniz'de İsrail gemilerini hedef alacaklarını belirten Seri, "Kızıldeniz'de İsrail'in denizcilik faaliyetlerine tam ve kesin bir yasak getiriyoruz. Şu andan itibaren düşmanın tüm hareketliliğini meşru askeri hedef olarak kabul ediyoruz." dedi.</p>

<p>İsrail'in gerilimi tırmandıran adımlarına aynı şekilde karşılık vereceklerini söyleyen Seri, İsrail'e yönelik saldırılarını artıracaklarını ifade etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trump-israil-ve-iran-savasa-son-vermeli</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/trump-atesske.jpg" type="image/jpeg" length="82109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB gözünü Balkanlara dikti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ab-gozunu-balkanlara-dikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ab-gozunu-balkanlara-dikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve Washington’un giderek daha içe kapanan politikaları karşısında jeopolitik yalnızlığı derinleşen Avrupa Birliği, gözünü Batı Balkanlara çevirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karadağ’daki zirvede aday ülkelerin üyelik süreçlerini hızlandırma kararı alan Brüksel, Rusya ve Çin etkisine karşı bölgede yeni bir güvenlik hattı kurmayı hedeflerken, Türkiye’nin bu denklemde ortak mı yoksa rakip mi olarak görüldüğü sorusu ise yanıt bekliyor.</p>

<p>Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’ya karşı ‘Önce Amerika’ stratejisi izlemesi sonrası yalnızlığı artan ve zayıflayan Avrupa Birliği (AB) gözünü Batı Balkanlara dikti. Karadağ’ın Adriyatik kıyısındaki Tivat kentinde düzenlenen zirvede, AB liderleri Balkan coğrafyasında genişlemeye dair arzularını dile getirirken zirvede verilen mesajlar, Batı Balkan ülkelerinin AB üyelik sürecinin önümüzdeki yıllarda hız kazanabileceğine işaret etti. Rusya ve Çin’in bölgede artan ekonomik ve güvenlik tehditlerine karşı jeopolitik bir set çekmek isteyen Brüksel, aday ülkelerin üyelik süreçlerini radikal bir biçimde hızlandıracak yeni bir eylem planı üzerinde mutabık kalırken Türkiye’nin Brüksel tarafından ortak mı yoksa rakip mi olarak görüldüğü ise hala belirsizliğini koruyor.</p>

<p><img alt="‘Türkiye ortak mı yoksa rakip mi’... AB gözünü Balkanlara dikti" height="100%" src="https://image.hurimg.com/i/hurriyet/90/770x0/6a25e15cbd0c561d1de23837.jpg" width="867" /></p>

<h2><strong>SÜREÇ HIZLANACAK</strong></h2>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da yer aldığı zirveye aday ülkelerin liderleri de katıldı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Fransa ve Almanya’nın ortak girişiminin aday ülkelerin üyelik yolunda daha hızlı ilerlemesine katkı sağlayacağını belirterek reform süreçlerini hızlandıran ülkelerin AB ile daha erken entegrasyon imkânlarından yararlanabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>FIRSAT DEĞİL ZORUNLULUK</strong></h2>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de genişleme sürecinin Avrupa’nın güvenliği ve istikrarı açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Von der Leyen, mevcut jeopolitik gelişmeler ışığında AB’nin aday ülkelere yönelik yaklaşımını daha hızlı ve daha güvenilir hale getirmesi gerektiğini söyledi. Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa da Batı Balkanlar’daki genişlemenin AB’nin yaptığı en önemli jeopolitik yatırım olduğunu söylerken “Bu sadece bir fırsat değil; Avrupa için jeostratejik bir zorunluluk. Ve bunun için daha çok ve daha hızlı çalışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>KARADAĞ ÖNE ÇIKIYOR</strong></h2>

<p>Bu bölgede yer alan Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Sırbistan uzun süredir üyelik için müzakereler yürütüyor. Öneri kapsamında aday ülkelere, üyelik sürecini tamamlamaları sırasında AB kurumlarında gözlemci statüsü verilmesi ve Birliğin Tek Pazarı’na sınırlı erişim sağlanması planlanıyor. Batı Balkanlar arasında üyelik sürecinde en ileri noktada bulunan Karadağ, 2028 yılına kadar AB’nin yeni üyesi olmayı hedefliyor. AB yetkilileri, reformların sürdürülmesi halinde Karadağ’ın üyelik yarışında önemli bir avantaja sahip olduğunu değerlendiriyor.</p>

<p><img alt="‘Türkiye ortak mı yoksa rakip mi’... AB gözünü Balkanlara dikti" height="100%" src="https://image.hurimg.com/i/hurriyet/90/770x0/6a25fadcbd0c561d1de2393f.jpg" width="867" /></p>

<h2><strong>BELGRAD’A UYARI</strong></h2>

<p>Zirvede dikkat çeken açıklamalardan biri de Sırbistan’a yönelik oldu. Almanya Başbakanı Merz, Belgrad yönetiminin Avrupa Birliği ile bütünleşme hedefi ile Rusya ve Çin’le yakın ilişkileri arasında net bir tercih yapması gerektiğini söyledi. Merz, Sırbistan’ın Avrupa yönünde karar vermesi halinde AB’nin de ülkeye kapılarını açık tutacağını ifade etti. Uzmanlara göre AB’nin genişleme konusundaki yeni yaklaşımında yalnızca ekonomik faktörler değil, güvenlik ve jeopolitik kaygılar da etkili oluyor. Özellikle Avrupa’nın doğusunda yaşanan gelişmeler, Birliğin Batı Balkanlar’ı daha hızlı şekilde Avrupa yapılarıyla bütünleştirme isteğini güçlendiriyor.</p>

<h2><strong>TÜRKİYE PLANIN NERESİNDE</strong></h2>

<p>Avrupa Birliği’ne aday ülkeler arasında bulunan Türkiye’nin ise Brüksel tarafından ortak mı yoksa mücadele edilen bir rakip mi olduğu belirsizliğini sürdürüyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, nisan ayında Hamburg’da Die Zeit gazetesinin 80’inci yıl etkinliğinde yaptığı konuşmada Avrupa Birliği’nin Batı Balkanlar’a yönelik genişlemesini “jeopolitik zorunluluk” diye savunurken, “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rusya, Türkiye ya da Çin etkisine bırakılmasın” ifadelerini kullanmış, Ankara’ya karşı yapılan bu açıklama hem AB’den hem de Türkiye’den büyük tepki çekmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ATİNA HÂMİLİK PEŞİNDE</strong></h2>

<p>Yunanistan, Batı Balkanlarda hamiliğe soyunuyor. Türkiye’nin bölgedeki nüfuzunu dengelemek ve kendi etki alanını genişletmek isteyen Atina, son dönemde, Avrupa Birliği üyelik sürecini stratejik bir araç olarak kullanmaya başladı. Ankara’nın ticaret, TİKA ve kültürel bağlar üzerinden kurduğu etkiye karşılık Atina, daha çok yatırım ve AB fonları üzerinden hareket ediyor. AB üyelik perspektifi, eğitim programları ve ekonomik entegrasyon mekanizmaları Atina’nın bölgedeki nüfuz politikasının temel unsurları olarak öne çıkıyor. Yunan şirketleri, özellikle Sırbistan, Arnavutluk ve Kuzey Makedonya’daki yatırımlarını artırırken, Atina yönetimi de bölge ülkeleriyle temaslarını ve dışişleri bakanı ile başbakan düzeyinde üst düzey ziyaret trafiğini yoğunlaştırıyor.</p>

<p>Bu ziyaret trafiği, Yunanistan’ın bölgedeki siyasi ve ekonomik varlığını görünür kılma stratejisinin bir parçası. Atina’nın Batı Balkan ülkelerinin Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecinde daha etkin rol üstlenerek, “AB’nin Balkanlardaki kapısı” olmaya çalışıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ab-gozunu-balkanlara-dikti</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ab-balkan.webp" type="image/jpeg" length="31599"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bir dehanın portresi: Ennio Morricone]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bir-dehanin-portresi-ennio-morricone</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bir-dehanin-portresi-ennio-morricone" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ennio Morricone, sinema müziğini başlı başına bir sanat alanına dönüştüren büyük bestecilerden biri oldu. Trompetle başlayan zorlu eğitiminden Sergio Leone ile kurduğu unutulmaz ortaklığa uzanan kariyerinde 500’den fazla yapıma imza attı. Westernlerden politik sinemaya, duygusal dramalardan gangster filmlerine kadar pek çok eserde hafızalara kazınan besteler bıraktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Belgesele dair</strong></h2>

<p><span style="color:#e74c3c">Ennio Morricone belgeseli, sinema tarihinin en etkili bestecilerinden birinin çocukluktan dünya çapındaki şöhrete uzanan hikâyesini anlatıyor. Trompetle başlayan zorlu eğitim, akademik müzik çevreleriyle yaşadığı gerilim, popüler müzikte yaptığı devrim, Sergio Leone ile kurduğu unutulmaz ortaklık ve film müziğinin çağdaş müzik içindeki yerini kabul ettirme mücadelesi bu anlatının merkezinde yer alıyor. Belgesel, Morricone’nin sadece film sahnelerine eşlik eden bir besteci olmadığını; sesi, sessizliği, gürültüyü ve melodiyi bir düşünce biçimine dönüştüren büyük bir müzik adamı olduğunu ortaya koyuyor.</span></p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/NVlKXm5wwAs?rel=0" width="640"></iframe></div>

<h2><strong>Gizli kalmış bir dehanın portresi</strong></h2>

<p>Ennio Morricone, dışarıdan bakıldığında sakin, ciddi ve mesafeli görünen fakat içine girildikçe çok daha karmaşık bir dünyaya sahip olduğu anlaşılan bir şahsiyetti. Onu tanıyanlar, Morricone’nin aynı anda hem bütünüyle kendisi kalabilen hem de her eserinde bambaşka bir insana dönüşebilen ender sanatçılardan biri olduğunu söylüyor. Onun için “kural dışı bir istisna”, “gizlenmiş ama her yazdığında yeniden patlayan büyük bir kabiliyet” ve “henüz bütünüyle keşfedilmemiş bir dünya” deniyor.</p>

<p>Morricone ile çalışmak, birçok yönetmen ve müzisyen için bir onur nişanı gibiydi. Sinemada onun adı, filmin üzerine yerleşen sıradan bir imza değil, eserin bütün duygusunu değiştiren güçlü bir mühür hâline geldi. Morricone, başarılı bir film müziği bestecisi olması yanında yirminci yüzyıl müziğinin en kendine mahsus dehalarından biridir.</p>

<h2><strong>Trompetle başlayan mecburi yol</strong></h2>

<p>Morricone, müziği hayatının doğal ve kaçınılmaz kaderi olarak görerek yola çıkmadığını söyler. Çocukluğunda niyeti doktor olmaktır. Fakat babası onun trompet öğrenmesine karar verir ve konservatuvara gönderir. Bu karar Ennio’nun değil, babasının kararıdır. Babası, geçimini trompetle sağlayan disiplinli, tutumlu ve sert bir müzisyendir. Elindeki enstrümanla ailesine ekmek kazandığını bilir ve oğlunun da aynı yoldan yürümesini ister.</p>

<p>Ennio daha küçük yaşta nota, sol anahtarı ve pentagramla tanışır. On bir yaşında trompet çalışmaya başlar, on altı yaşında diplomasını alır. Fakat bu süreç, romantik bir müzik hikâyesi gibi ilerlemez. Babası hastalandığında, genç Ennio gece kulüplerinde ve eğlence orkestralarında onun yerine çalmak zorunda kalır. Gece geç saatlere kadar trompet çalar, sabah erkenden konservatuvara gider, derslerine yetişmeye çalışır. Trompet sınavına dudağı yaralı ve bitkin hâlde girdiğini anlatır.</p>

<p>Bu tecrübe onda derin bir iz bırakır. Para kazanmak için trompet çalmak, onun gözünde ağır bir aşağılanma duygusu doğurur. Bu yüzden trompete karşı sevgisini kaybeder. Fakat hayatının temel malzemelerinden biri de yine bu enstrüman olur. Morricone’nin ileride sinemaya taşıyacağı sert, keskin, beklenmedik ses dünyasının gerisinde, çocuklukta mecbur kaldığı bu disiplinli ve yorucu çalışma vardır.</p>

<h2><strong>Petrassi, konservatuvar ve akademik disiplin</strong></h2>

<p>Trompet eğitimi sırasında Morricone, armoni ve kompozisyona yönelir. Kuralları olduğu gibi tekrarlamakla yetinmeyen, onları zenginleştiren bir öğrenci olarak dikkat çeker. Hocası Roberto Caggiano ona kompozisyon çalışması gerektiğini söyler. Böylece Morricone’nin yolu, yirminci yüzyıl İtalyan klasik müziğinin büyük isimlerinden Goffredo Petrassi’ye çıkar.</p>

<p>Petrassi, Morricone için çok büyük bir hocadır. Onun partisyonlarındaki grafik düzen, yazı güzelliği ve entelektüel disiplin Morricone’yi etkiler. Fakat bu ilişki kolay bir ilişki değildir. Konservatuvar elit bir çevredir; Morricone ise daha mütevazı bir aileden gelir. Üstelik bir trompetçinin kompozisyon sınıfına girmesi o dönem için alışılmış bir şey değildir. Bu yüzden kendisini zaman zaman küçük görülmüş ve dışlanmış hisseder.</p>

<p>Petrassi ilk dönemlerde ona dans formları, tarantella, bourrée, gigue, boogie-woogie ve samba gibi çalışmalar verir. Morricone bundan memnun olmaz; hocasının ilgisiz kaldığını düşünür. Fakat daha sonra ricercare formu üzerinde çalışır ve bu noktada kendisini bulur. Dört ve beş sesli kontrpuan, Palestrina ve Monteverdi disiplini, Frescobaldi ve Bach öncesi formlar, onun müzikal düşüncesinin temelini kurar. Morricone’nin filmler için yazdığı en sade melodilerde bile bu derin kontrpuan bilgisinin izleri vardır.</p>

<p><img alt="Morricone2" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/06/morricone2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Petrassi’nin Stravinsky’ye ilgisi de Morricone üzerinde etkili olur. Genç yaşta Stravinsky’nin “Mezmurlar Senfonisi”ni dinlemesi, onda unutulmaz bir iz bırakır. Morricone’nin ileride hem dinî bir ciddiyeti hem de modern bir ses arayışını birlikte taşıyabilmesinde bu eğitimin payı büyüktür.</p>

<h2><strong>Geçim sıkıntısı, gizli aranjmanlar ve ilk işler</strong></h2>

<p>Konservatuvardan sonra Morricone kendisini “zamanın karşısında çıplak kalmış bir besteci” gibi hisseder. Ailesi ondan daha anlaşılır, güzel melodiler yazmasını ister. Annesi sürekli “güzel bir şarkı yaz, melodi yaz, böyle başarı kazanırsın” der. O ise bir yandan akademik müzik dünyasının saf kompozisyon idealiyle, diğer yandan geçim mecburiyetiyle karşı karşıyadır.</p>

<p>Eşi Maria’nın desteğiyle RAI’de iş bulur, fakat ilk gün kendisine orada kariyer yapamayacağı ve bestelerinin çalınamayacağı söylenir. Morricone hemen istifa eder. Ardından çağdaş müzik çevrelerine, Darmstadt tecrübesine ve deneysel arayışlara yönelir. John Cage’in müzik anlayışı, geleneksel ses düzenini parçalama isteği ve çağdaş müziğin krizleri Morricone’nin zihninde yeni kapılar açar.</p>

<p>Bu dönemde Franco Evangelisti, Aldo Clementi, Giusto Macchi ve başka müzisyenlerle birlikte Nuova Consonanza grubunun doğuşuna katılır. Bu grup geleneksel ses üretme biçimlerini reddeden, enstrümanları tanınmayacak hâle getiren, “travmatik sesler” arayan bir topluluktur. Trompet, Morricone’nin elinde artık sadece trompet gibi duyulmaz; yarım basılan pistonlar, ağızlık oyunları, boğuk ve tuhaf sesler, ileride sinemada kuracağı dünyaya öncülük eder.</p>

<h2><strong>RCA yılları ve popüler müzikte devrim</strong></h2>

<p>Morricone’nin asıl büyük dönüşümlerinden biri aranjörlük alanında gerçekleşir. Başlangıçta perde arkasında, adı görünmeden başkaları için düzenlemeler yapar. Televizyon, sinema ve plak şirketleri için yoğun şekilde çalışır. RCA döneminde yaptığı işler, İtalyan popüler müziğinin sesini değiştirir. O güne kadar şarkılar çoğunlukla basit bir akor eşliğiyle taşınırken, Morricone aranjmanı şarkının içine ikinci bir kompozisyon gibi yerleştirir.</p>

<p>Onun düzenlemelerinde daktilo, teneke kutu, su sesi, kadın ve erkek korolarının sıra dışı kullanımı, trombonlar ve beklenmedik ritmik oyunlar duyulur. “Rotola, rotola” gibi parçalarda yuvarlanan bir tenekenin sesi dinleyici için şaşırtıcı bir unsur hâline gelir. Daktiloyu bir müzik aleti gibi kullanır; su sıçrama sesini elde etmek için stüdyoda kovalar, deterjanlar ve çeşitli malzemeler denenir. Her şarkıya küçük ama belirleyici bir zekâ müdahalesi ekler.</p>

<p>Gino Paoli’nin “Sapore di sale” şarkısında piyanoya yerleştirdiği dokunuş, Gianni Morandi için yaptığı düzenlemeler, “Non son degno di te” ve “In ginocchio da te” gibi popüler şarkılardaki kontrpuanlı yapı, onun popüler müziği ciddiye aldığını gösterir. Morricone, hocasından aldığı besteci haysiyetini en basit meslek alanına bile taşımak ister. Bu yüzden onun aranjmanları sadece eşlik değil, başlı başına müzikal fikirlerdir.</p>

<h2><strong>Sergio Leone ile karşılaşma ve western müziğinin değişmesi</strong></h2>

<p>Luciano Salce’nin “Il Federale” filmi, Morricone’nin kendi adıyla yaptığı ilk film çalışması olur. Ardından 1963’te “Duello nel Texas” ve “Le pistole non discutono” gibi ilk western işleri gelir. Başlangıçta bu filmlerde takma adlar kullanır; çünkü western türü o dönemde akademik müzik çevrelerinde itibarlı bir alan sayılmaz.</p>

<p><img alt="Bir Avuç Dolar" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/06/bir-avuc-dolar.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<p>Sergio Leone, Morricone’yi bu western müziklerinden duyar ve “Bir Avuç Dolar” için onun kapısını çalar. İkisi aslında çocuklukta aynı okula gitmiş eski arkadaşlardır. Leone, Kurosawa’nın “Yojimbo”sundan ilhamlanan filmini anlatır. Morricone daha önce bir western plağı için yazdığı düzenlemelerden birini dinletir. Bariton bir ses, gitar ve ıslıkla kurulan o dünya, Leone’nin aradığı sertliği taşır.</p>

<p>“Bir Avuç Dolar”ın müziği, sinema tarihinde bir kırılma oluşturur. Elektrik gitar, kırbaç sesleri, örs, ıslık, çan ve insan sesleri bir araya gelir. Bu, o dönem için kültürel bir şoktur. Western müziği artık geniş orkestraların romantik kahramanlık diliyle sınırlı değildir; çorak, keskin, ironik ve unutulmaz bir ses kimliği kazanmıştır.</p>

<p>Leone bir sahnede daha önce var olan bir trompet parçasını kullanmak ister. Morricone bunu kabul etmez; filmin ana damarına başkasının müziğinin yerleştirilmesini doğru bulmaz ve gerekirse işi bırakacağını söyler. Sonunda Leone vazgeçer. Morricone ise kendi geçmişinden bir fikri alır, dönüştürür ve Michele Lacerenza’nın trompetiyle unutulmaz bir tema kurar. Bu tavır, onun sinemada da besteci haysiyetinden taviz vermediğini gösterir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Başarı, suçluluk duygusu ve film müziğinin meşruiyeti</strong></h2>

<p>Morricone’nin film müziğiyle kurduğu ilişki baştan itibaren rahat değildir. Petrassi ekolünden gelen besteciler, sinema için müzik yazmaya kuşkuyla bakar. Hatta bu alanı akademik müzik açısından ahlaki bir düşüş gibi görenler vardır. Morricone de ilk yıllarda kendisini suçlu hisseder. Sanki “saf bestecilik” idealinden vazgeçmiş gibidir.</p>

<p>Fakat zamanla bu suçluluk duygusunu aşar. Sinema için yazarken de besteci olduğunu, bu alanın çağdaş müziğin meşru bir parçası sayılması gerektiğini düşünmeye başlar. Onun asıl mücadelesi, popüler alanda çalışırken derinliği kaybetmemektir. Bu yüzden en ticari işte bile kontrpuan, modern tını, deneysel ses ve entelektüel yapı arar.</p>

<p>Petrassi’nin bir gün “Birkaç Dolar İçin” filmindeki müzikleri beğendiğini söylemesi Morricone’yi şaşırtır. Çünkü kendisi daha iyi işler yazdığını düşünmektedir. Hocası ona “telafi edeceksin” der. Bu cümle, film müziği ile akademik müzik arasındaki gerilimi özetler. Morricone bu gerilimi hayatı boyunca taşır fakat sonunda onu kendi lehine çevirir.</p>

<h2><strong>Pontecorvo, Pasolini ve politik sinemanın sesi</strong></h2>

<p>Gillo Pontecorvo ile karşılaşması, Morricone’nin sinema müziğinde başka bir damarı açar. “Cezayir Savaşı” gibi filmlerde müzik, sadece duygu yükselten bir unsur değil, tarihin ve siyasi gerilimin taşıyıcısı olur. Morricone burada Frescobaldi’den gelen varyasyon fikrini, trompetin birkaç seslik yalın yapısını ve modern ritmik dili birlikte kullanır. Öğrendiği bütün müzik tarihi, sinemanın sert gerçekliğiyle birleşir.</p>

<p>Pasolini ile çalışması da önemlidir. Pasolini başlangıçta filmde kullanılacak hazır müzikler listesiyle gelir. Morricone ise kendisinin müzik seçen biri değil, müzik yazan bir besteci olduğunu söyler. Pasolini sonunda ona serbestlik tanır. “Uccellacci e uccellini” için yazdığı yarı ciddi, yarı mizahi tekerleme, hem filmin halkçı tarafına hem de fikrî arka planına uygun bir ses üretir.</p>

<p>Bu örnekler, Morricone’nin tek bir türe hapsedilemeyeceğini gösterir. Western, politik sinema, şiirsel anlatı, mizah, dram ve deneysel sinema; hepsinde kendi dilini kurar. Onun için önemli olan filmin dışına müzik eklemek değil, filmin içine başka bir düşünce katmanı yerleştirmektir.</p>

<h2><strong>Az sesle büyük etki kurmak</strong></h2>

<p>Morricone bir dönem sesleri azaltarak dinleyicinin hafızasında kalacak yoğun bir ifade aradığını söyler. Az sayıda nota, kısa motifler, tekrar eden ama ağırlaşmayan yapılar onun alametlerinden biri hâline gelir. Mina için yazdığı “Se telefonando”da üç sesin dört dörtlük ölçü içinde her defasında farklı vurguya denk gelmesi, tonal müzik açısından önemli bir keşif olarak anlatılır. Aynı şey tekrar eder, ama hiçbir zaman aynı ağırlıkta duyulmaz.</p>

<p>Bu yaklaşım onun film temalarında da görülür. Bazen iki tema farkında olmadan iç içe geçer. Bir temanın içinde başka bir tema saklıdır. Yönetmen Peppino Patroni Griffi’ye dinlettiği ve başlangıçta kendisinin beğenmediği bir tema, yönetmen tarafından büyük bir fikir olarak görülür. Morricone bundan sonra yazdığı temaları önce eşi Maria’ya dinletmeye başlar. Maria’nın sade ve içten beğenisi, onun için ilk ölçü olur.</p>

<p>Maria, Morricone’nin hayatında sadece eş değil, dehasını koruyan bir çevre gibidir. Onun çalışma düzenini, sükûnetini ve iç dünyasını muhafaza eder. Belgeselde Maria için “ilk alkış” denmesi boşuna değildir. Morricone, halktan ve sade bir bakıştan gelen bu samimi hükme güvenir.</p>

<p><img alt="Morricone" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/06/morricone.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<h2><strong>Deneysel besteci ve sinema ustası aynı kişide birleşir</strong></h2>

<p>Morricone kendisini iki yüzlü bir besteci olarak tarif eder: Sinema için yazarken bir bestecidir; kendi fikirleri için yazarken başka bir besteci. Aslında bu iki taraf birbirini dışlamaz. Deneysel müzikten gelen arayışlarını sinemaya sokar; sinemadan gelen somutluk ve dramatik ihtiyacı da kendi bestecilik düşüncesine taşır.</p>

<p>Elio Petri ile çalışırken zorlu ve deneysel bir müzik yazar. Bir ressamın varoluş bunalımını anlatan filmde Nuova Consonanza grubunu kullanır; on bir keman için yazdığı önceki bir kompozisyona vurmalı ve kadın sesi ekler. Renklerin dökülmesi, eşyaların düşmesi, zihnin dağılması gibi görüntülerde müzik, neredeyse ses efektlerinin yerini alır.</p>

<p>“Bir Zamanlar Batı’da” için anlattığı sahne ise onun somut ses anlayışını gösterir. Floransa’daki bir konserde sahne görevlisinin bir merdiveni sahneye çıkarıp çıkardığı kuru tahta sesleri, onda iz bırakır. Bunu Leone’ye anlatır; Leone fikri anlar. Filmin ilk yirmi dakikasındaki ses örgüsü, adeta somut müzik gibi kurulur. Rüzgâr, tahta, kapı, tren, su ve bekleyiş; müziğin kendisi hâline gelir.</p>

<h2><strong>Melodi, hafıza ve gündelik hayatın parçası olan müzik</strong></h2>

<p>Morricone’nin müziği baştan çıkarıcı ve sarıcıdır. Dinleyicinin zihninde kalır; gündelik hayatın dokusuna karışır. Onun melodileri sadece güzel oldukları için değil, filmin ruhunu hafızaya kazıdıkları için unutulmazdır. Kısa cümleler, renk, tını, insan sesi, ıslık ve gürültü onun elinde birer tuğla gibidir. Herkes aynı notalara sahip olabilir; fakat Morricone bu notalarla başka türden katedraller kurar.</p>

<p>O, sadece western bestecisi olarak etiketlenmek istemez. “Sacco ve Vanzetti”, “Cennet Günleri”, “1900”, “Tatar Çölü” ve başka filmlerde sinfonik, lirik ve siyasi yönleri daha açık biçimde görünür. Joan Baez ile çalışırken onun ses aralığını, kendisini yakından tanımadan tam isabetle kavraması sanatçıyı şaşırtır. Çünkü Morricone için insan sesi de orkestranın sıradan bir parçası değil, karakterin ve kaderin taşıyıcısıdır.</p>

<p>Bernardo Bertolucci’nin “1900” filmi için yazdığı müzik, adeta filmin yanında yürüyen ikinci bir film gibidir. Yönetmen daha kurguyu izlerken Morricone’nin karanlıkta tema yazmaya başladığını anlatır. Valerio Zurlini ise Morricone’nin ağır eleştiriler aldığı dönemlerde onu savunmak ister. Bu ilişkilerde belirleyici olan şey güvendir: Yönetmen Morricone’ye güvendiğinde, müzik görüntünün arkasına eklenmez; görüntüyü yeniden kurar.</p>

<h2><strong>Amerika, De Palma ve yeni tanınırlık</strong></h2>

<p>Morricone’nin Amerika’daki karşılığı zamanla büyür. Brian De Palma ile çalışırken şiddet sahnelerine doğrudan eşlik eden müzik yerine, görüntüden ayrılan ve sahneye başka bir açı kazandıran bir yaklaşım kullanır. “Dokunulmazlar”da tren istasyonu sahnesi için kullandığı vals ve müzik kutusu etkisi, gerilimi tek boyutlu olmaktan çıkarır. De Palma başlangıçta tereddüt etse de daha sonra Morricone’nin seçiminin doğru olduğunu kabul eder.</p>

<p>Morricone defalarca Oscar’a aday olur, fakat uzun süre ödülü alamaz. Bu durum belgeselde hem ironik hem de hüzünlü biçimde anlatılır. O ise ödül beklentisini fazla büyütmez; hatta alıştığını söyler. Buna rağmen dünya çapında gördüğü ilgi çok büyüktür. Avrupa’dan Güney Amerika’ya, Asya’dan Amerika’ya kadar konserlerinde pop yıldızı gibi karşılanır.</p>

<p>Zamanla kendi düşüncesi de değişir. Başlangıçta sinemaya bağlı müziği bir tür aşağılanma gibi görürken, olgunluk döneminde film müziğinin tam anlamıyla çağdaş müzik olduğunu kabul eder. Bu, Morricone’nin kendi içindeki büyük dönüşümdür. Hem akademik dünyanın ağırlığını hem de halkın hafızasına kazınan melodilerin gücünü bir arada taşır.</p>

<h2><strong>Bir Zamanlar Amerika ve geç gelen teslimiyet</strong></h2>

<p>“Bir Zamanlar Amerika”, Morricone’nin sadece popüler başarıya sahip bir besteci olmadığını; derin, büyük ve kalıcı bir müzisyen olduğunu birçok kişiye kabul ettiren eserlerden biri olur. Onun müziği burada yüzeyde akıp gitmez; karakterlerin geçmişine, pişmanlıklarına, zamanın kırılmasına ve hafızanın acısına işler. Müziğin sadece sahneyi süslemediği, sahnenin anlamını kurduğu açıkça görülür.</p>

<p>Akademik çevrelerden bazı isimler yıllar sonra Morricone’yi yeterince anlayamadıklarını kabul eder. Boris Porena’nın özür niteliğindeki mektubu, sadece Morricone’ye değil, bir dönemin körlüğüne yönelmiş bir yüzleşmedir. Morricone bu mektubu okuduğunda ayağa kalkıp ağlar. Çünkü bu, onun yıllarca taşıdığı “acaba yanlış yerde miyim?” sorusuna gecikmiş bir cevaptır.</p>

<p>Belgeselin bu kısmı, Morricone’nin asıl zaferinin ödüllerden daha derin olduğunu gösterir. O, sinema müziğini akademik küçümsemenin dışına çıkarmış; aynı anda hem halkın kulağına hem de çağdaş müzik tarihine hitap eden bir alan açmıştır.</p>

<h2><strong>Tarantino, son dönem ve intikam duygusu</strong></h2>

<p>Quentin Tarantino, Leone filmlerine hayran bir yönetmen olarak Morricone’den muhtemelen eski westernlerin izini taşıyan bir müzik bekler. Morricone ise aynı yolu tekrar etmek istemez. Daha önce yaptığı şeyi kopyalamak yerine Tarantino’yu kendi zeminine çeker. “The Hateful Eight” için yazdığı müzik, basit bir western eşliği değil, karanlık ve büyük bir senfonik yapıdır. Morricone bunu geçmiş western kalıplarına karşı bir tür hesaplaşma gibi görür.</p>

<p>Bu son dönem, onun yaşlılıkta bile sanatçı cesaretini kaybetmediğini gösterir. Morricone için beste, hazır bir formülü uygulamak değildir. Her defasında beyaz bir sayfanın karşısına geçmek, neyin aranacağını tam bilmeden düşünceyi ilerletmektir. Müziğin önce düşünülmesi, sonra yazılması gerektiğini söyler. Sayfanın üzerine konacak şey, sadece nota değil, gelişmesi gereken bir fikirdir.</p>

<h2><strong>Son söz: Müziğin aradığı şey</strong></h2>

<p>Belgeselin sonunda Morricone’nin müzik anlayışı yalın bir cümlede toplanır: Müzik yazılmadan önce düşünülmelidir. Besteci her defasında boş bir sayfanın karşısındadır. O sayfaya ne konulacaktır? Ses mi, melodi mi, sessizlik mi, gürültü mü, dua mı, isyan mı? Morricone’nin hayatı bu sorunun peşinde geçmiştir.</p>

<p>Onun müziği bazen bir ıslık, bazen bir trompet, bazen bir kadın sesi, bazen kuru bir tahta sesi, bazen de büyük bir orkestra olarak karşımıza çıkar. Fakat hangi biçime girerse girsin, Morricone’nin imzası tanınır: Az malzemeyle güçlü fikir kuran, popüler olanı basitleştirmeyen, akademik olanı hayattan koparmayan, sinemayı çağdaş müziğin büyük alanlarından biri hâline getiren bir besteci.</p>

<p>Ennio Morricone’nin dünyası tam olarak keşfedilmiş değildir. Belgeselin de söylediği gibi, o hâlâ açılmayı bekleyen geniş bir müzik kıtasıdır. Onu dinlemek, sadece bir filmin hatırasına dönmek değil; sesin, hafızanın ve insan kaderinin nasıl birleştiğini yeniden düşünmektir.</p>

<h2><strong>Ennio Morricone’in en iyi 10 film müziği</strong></h2>

<p>İtalyan sinema müziğinin büyük ustası Ennio Morricone, 6 Temmuz 2020’de Roma’da hayatını kaybetti. 500’den fazla film ve televizyon yapımına müzik besteleyen Morricone, sinemanın sesini değiştiren en önemli isimlerden biri oldu. İşte onun hafızalara kazınan 10 unutulmaz film müziği:</p>

<h3><strong>A Fistful of Dollars / Bir Avuç Dolar, 1964</strong></h3>

<p>Sergio Leone’nin öncü Spagetti Western filmi, Clint Eastwood’un “isimsiz adam” karakterini ilk kez seyirciyle buluşturdu. Morricone; erkek vokalleri, İspanyol gitarları, ıslıklar ve çan sesleriyle Western türüne bambaşka bir müzikal kimlik kazandırdı.</p>

<h3><strong>The Good, the Bad and the Ugly / İyi, Kötü ve Çirkin, 1966</strong></h3>

<p>“Dolar Üçlemesi”nin üçüncü filmi olan yapım, gömülü altın peşindeki üç silahşörü anlatır. Morricone’in en meşhur bestelerinden biri olan müzik, elektrik gitarlar ve çakal ulumasını andıran dramatik vokallerle sinema tarihine geçti.</p>

<h3><strong>Once Upon a Time in the West / Batıda Kan Var</strong></h3>

<p>Gizemli bir yabancı, tehlikedeki bir dul kadın, acımasız bir katil ve demiryolu etrafında gelişen sert bir hikâye... Morricone’in armonika merkezli lirik bestesi, Sergio Leone’nin bu sert Western filmini klasikler arasına taşıdı.</p>

<h3><strong>Maddalena, 1971</strong></h3>

<p>Film çok geniş kitlelerce bilinmese de Morricone burada iki önemli tema besteledi: “Come Maddalena” ve “Chi Mai”. “Chi Mai”, daha sonra BBC dizisi <i>The Life and Times of David Lloyd George</i> için de kullanıldı ve 1981’de İngiltere listelerinde ikinci sıraya yükseldi.</p>

<h3><strong>Once Upon a Time in America / Bir Zamanlar Amerika’da, 1984</strong></h3>

<p>New York’taki Yahudi gangsterlerin hikâyesini anlatan Sergio Leone klasiği, Morricone’in hüzünlü ve romantik müzikleriyle derinlik kazandı. Armonika, ıslık ve vokal kullanımıyla dikkat çeken beste BAFTA ödülü aldı.</p>

<h3><strong>The Mission / Görev, 1986</strong></h3>

<p>Morricone’in Oscar’a aday gösterilen müziği, barok koro düzenlemelerini yerli davullarla birleştirir. 18. yüzyılda İspanyol Cizvitler ile Amazon yerlileri arasındaki kültürel çatışmayı güçlü bir müzikal dille yansıtır.</p>

<h3><strong>The Untouchables / Dokunulmazlar, 1987</strong></h3>

<p>Eliot Ness’in Al Capone’a karşı mücadelesini anlatan Brian De Palma filmi, Morricone’in gerilim yüklü müzikleriyle güçlenir. Oscar’a aday gösterilen ve BAFTA kazanan beste, dönemin gangster atmosferini başarıyla taşır.</p>

<h3><strong>Cinema Paradiso / Cennet Sineması, 1989</strong></h3>

<p>Giuseppe Tornatore’nin bir çocuk ile sinema makinisti arasındaki dostluğu anlatan filmi, Morricone’in en duygusal ve melodik çalışmalarından birine sahiptir. Oğlu Andrea Morricone ile birlikte bestelediği müzik, 1990’da BAFTA kazandı.</p>

<h3><strong>Malèna, 2000</strong></h3>

<p>Tornatore’nin ergenlik, güzellik ve toplum baskısı etrafında şekillenen filminde Monica Bellucci başroldedir. Morricone’in buruk ve zarif müziği, besteciye beşinci Oscar adaylığını getirdi.</p>

<p>10 Kasım 1928’de Roma, İtalya’da doğan besteci ve orkestra şefi Ennio Morricone, 6 Temmuz 2020’de öldü.</p>

<p><strong>Not:</strong> Bu yazı Youtube’da yer alan “Morricone: The Glance Of Music” belgeselinden tercüme edilmiş ve Morricone’ye ait çeşitli çalışmalardan derlenmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tercüme</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bir-dehanin-portresi-ennio-morricone</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ennio-morricone.jpg" type="image/jpeg" length="52720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="90856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="73433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="56729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="38007"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="75660"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="20793"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yardım noktasına koşan perişan haldeki Gazzelilere kurşun yağdırıldı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail askerleri, Gazze'de yardım noktasına koşan açlıktan perişan olmuş, dili damağına yapışmış Gazzelilere kurşun yağdırıyor!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortada sözde bir "ateşkes" mutabakatı var ama Yahudi zihniyet için bu sadece yeni bir kalleşlik fırsatı. Açlıktan dizlerinin bağı çözülmüş, çocuklarına bir avuç un götürebilmek için can havliyle toz duman içinde koşturan sivil halkın üzerine mermi yağdırmak, ancak böyle aşağılık bir kavmin işi olabilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de bu yapılanlarla görülüyor ki bunlar, insanlık ailesinin bağrına saplanmış zehirli bir hançerdir. Bir lokma yiyecek için koşan aç insanı hedef alacak kadar haysiyetsiz, ateşkes sözü verip arkadan vuracak kadar cani namertler var insanlığın karşısında. Tarih, rızık peşindeki mazlumu vuran, çocukların boğazından geçecek ekmeğe kan bulaştıran en aşağılık mahluklar olarak kaydedecek, kaydetti ve kaydediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-165651.png" type="image/jpeg" length="54701"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medeniyet Üniversitesi iftarında Müslüman öğrencilerden intikam yemini!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı yoğun katılımla gerçekleşirken davetliler arasında yer alan Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak öncülüğünde intikam yemini edildi. Sloganlar ve tekbirlerle inletilen meydan coşkulu anlara sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı bu yıl da Müslüman öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Üniversitede bir araya gelen öğrenciler, oruçlarını açtıktan sonra cemaat hâlinde namaz kıldı. Programda ezgiler seslendirilirken sık sık tekbirler getirildi ve sloganlar atıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte, Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak da davetliler arasında yer aldı. Harun Şimşak öncülüğünde Müslüman öğrenciler hep birlikte meydanı intikam yeminiyle inletti. "Ya Muntakim Allah, Bizi intikamına memur et" sesleri Medeniyet Üniversitesi semasında yankılandı. Coşkulu anların yaşandığı buluşmada En’am Suresi’nin 162’nci ayeti okunarak meydanı dolduran kalabalık tarafından hep birlikte tekrar edildi.</p>

<p>İftar programı boyunca üniversite kampüsünde yoğun bir atmosfer oluşurken, etkinlik öğrencilerin toplu duaları ve sloganlarıyla sona erdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-130944.png" type="image/jpeg" length="53507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nereden türedi bu kadar p.ç kurusu?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsimleri Ahmet, Mehmet, Hasan... Ama ailesinden ve okullarından almadıkları terbiye ile İslam düşmanı olmuşlar. Görüntülerde bir grup gencin camiye ait masaları tekmeleyip kaçtığı görülüyor.</p>

<p>Bir çocuğun, toplumun ortak değeri olan cami avlusunda bu denli pervasızlaşması, akıllara tek bir gerçeği getiriyor: Hangi el onları bu kinle besledi? Çocuk çocuktur ancak o masayı kıran nefret, ancak aile ocağında pişmiş olabilir veya okullarda dayatılan Kemalizm.</p>

<p>Görünüşe göre bu "p.ç kurularının" ardında, onlara mukaddesat düşmanlığını miras bırakan, aynı yolun yolcusu anne ve babalar var. Kendi kültürüne, kendi dinine bu denli yabancılaşmış bir güruhun türemesi, ocağındaki yangının sokağa taşmasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memlekette İslam düşmanlarına verilen cezaların komik düzeyde kalması, bu fare deliklerinden çıkanları cesaretlendiriyor. Ceza yemeyeceklerini bildikleri için bu kadar pervasızlar! En önemlisi de, bu p.ç kuruları henüz Müslümanların sert tokadını, o sarsıcı sopasını yemedikleri için kendilerini meydanda zannediyorlar. Eğer hak ettikleri karşılığı bulsalardı, o fare deliklerinden başlarını çıkarmaya dahi cesaret edemezlerdi.</p>

<p>Bu memleketin huzuruna ve dinine kasteden bu zihniyet, hak ettiği bedeli en ağır şekilde ödemelidir. Cezasızlık zırhına bürünüp sokaklarda, sosyal mecralarda terör estiren bu güruha karşı sessiz kalınmamalıdır. Müslümanların mukaddesatına el uzatanın eli kırılmalı, bu soysuzluk kökünden kurutulmalıdır!</p>

<p>Şurası da bir gerçek; Abdülhakim Arvasi Hazretleri veledi zinanın kemalat bulmayacağını söyler. Yani bunlar ne uyarıyla, ne eğitimle ne de sopayla düzelir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-09-135111.png" type="image/jpeg" length="90434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökkuşağı faşistleri yaka paça dışarıya atıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde, TRT’nin “Gökkuşağı Faşizmi” belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ile yönetmen Abdülgafur Şahin’in katıldığı “Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite” paneli, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. Programı sabote etmeye çalışan grup güvenlik müdahalesiyle salondan çıkarılırken iki kişi gözaltına alındı; yaşanan hadise, fikrî zeminde karşılık üretemeyen özgürlük(!) mağdurlarının sabotaj yaparak iki yüzlülüklerini ele verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde düzenlenen "Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite" başlıklı panel, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. TRT’nin "Gökkuşağı Faşizmi" belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ve yönetmen Abdülgafur Şahin'in konuk olduğu etkinlikte, sapkın gruplar fikri sahada mağlup olmanın hıncıyla saldırıya geçti.</p>

<h3><strong>Programa sabotaj teşebbüsü</strong></h3>

<p>"Özgürlük" ve "eşitlik" sakızını çiğneyerek yıllardır mazlum edebiyatı yapan sapık şebeke, hakikatler yüzlerine çarpılınca asıl karakterleri olan faşizme rücu etti. Konferans salonuna sızarak sloganlarla akademik ortamı terörize etmeye yeltenen gruba emniyet güçleri anında müdahale etti. Salonu provoke eden ve "nefret suçu" yalanıyla hakikati susturmaya çalışan şahıslar yaka paça dışarı çıkarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Gökkuşağı faşistlerine ters kelepçe</strong></h3>

<p>Olaylar sırasında operasyonel tavırlarla düzeni bozmaya kalkan 2 kişi gözaltına alındı. Polise mukavemet gösteren şahıslara ters kelepçe uygulandı. Gözaltına alınanlar işlemlerinin ardından serbest bırakılsa da, üniversite koridorlarında estirilmek istenen terör havası amacına ulaşamadı.</p>

<h3><strong>Fikir bitince şamata çıkardılar</strong></h3>

<p>Marmara Üniversitesi’nde yaşanan bu hadise, LGBT lobisinin fikir karşısındaki zavallılığının en net vesikasıdır. "Baskı altındayız" diyenlerin, aslında en küçük bir fikri eleştiriye dahi tahammülü olmayan azınlık faşistleri olduğu bir kez daha tescillenmiştir. Müslüman Anadolu’nun evlatlarını ve aile yapısını hedef alan bu ifsat projesi, deşifre edildikçe hırçınlaşmaktadır. Fikrin bittiği yerde şamataya sarılan bu aparatlar için yolun sonu gözükmektedir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-22-185313.png" type="image/jpeg" length="92809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="42777"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="41773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="83304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="26739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="42482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="28633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="17303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="44219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2025 itibariyle) kargo dahil 1560 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="72858"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="62063"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
