<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 16 Jul 2026 00:01:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahbap Derneği soruşturmasında yeni detaylar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ahbap-dernegi-sorusturmasinda-yeni-detaylar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ahbap-dernegi-sorusturmasinda-yeni-detaylar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı' iddiasına yönelik yürütülen soruşturmada savcılığın tutuklama talebiyle hazırladığı sevk yazısında yeni tespitlere yer verildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve savcılıktaki ifadelerinin ardından tutuklanmaları talep edilen aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 19 şüpheli ile adli kontrol istenen 6 şüphelinin sulh ceza hakimliğindeki işlemleri sürüyor.</p>

<p>Savcılık, ifadelerin alınmasının ardından tutuklama talep ettiği şüphelilerle ilgili sevk yazısında, şüpheli Haluk Levent tarafından kurulan Ahbap Derneğinin, hukuken kamu yararına çalışan bir dernek vasfı taşımadığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle 2023'te yaşanan deprem felaketi sonrası derin insani duygularla derneğe maddi yardımların yapıldığı, toplanan fonun milyarları bulan ciddi bir hacme ulaştığı kaydedilen yazıda, toplanan bu yardımların amacına uygun şekilde kullanılmasına ilişkin koordinasyon ve organizasyonun genel olarak şüpheli Haluk Levent tarafından yapıldığı aktarıldı.</p>

<p>Yazıda, 2023'ten sonra bu yardımların şeffaf ve denetlenebilir bir şekilde yönetildiğine ya da sarf edildiğine dair kuvvetli şüphe içeren emarelerin bulunduğu, bu şüphe ve delillerin, gerek şüphelinin şahsi zaafları ve ekonomik durumu gerek MASAK raporunda yapılan tespitler neticesinde kuvvetlendiği vurgulandı.</p>

<p>Derinleştirilen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneğinin öz varlığının eksiltildiğine ve taşınmazlarının elden çıkarıldığına dair somut tespitler yapıldığı belirtilen yazıda, derneğe bağış olarak gelen miktarlar ile dernek bütçesinden sarf edilen miktarların tespitine dair MASAK araştırmasının ve delil toplama işlemlerinin çok yönlü olarak sürdüğü kaydedildi.</p>

<p>Yazıda, şüphelilerin üzerine atılı suçları işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular ile tutuklama nedeni bulunduğu kaydedildi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ahbap-dernegi-sorusturmasinda-yeni-detaylar</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 23:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ahbap.webp" type="image/jpeg" length="52842"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail'den Gazze'nin merkezine hava saldırısı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-gazzenin-merkezine-hava-saldirisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-gazzenin-merkezine-hava-saldirisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail ordusu, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese yönelik ihlallerini sürdürerek Gazze Şeridi'nin orta kesiminde çok sayıda noktayı yoğun hava saldırılarıyla hedef aldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail savaş uçakları, Deyr el-Belah, Megazi Mülteci Kampı ve Nusayrat Mülteci Kampı'nda tahliye uyarısı yaptığı evleri peş peşe bombaladı.</p>

<p>Terörist İsrail ordusu önce Deyr el-Belah'ın güneyindeki Buruk Caddesi'nde Berake ailesine ait ev için tahliye uyarısı yaptı. Kısa süre sonra savaş uçaklarının düzenlediği şiddetli saldırıda ev tamamen yıkıldı.</p>

<p>İsrail savaş uçakları daha sonra Megazi Mülteci Kampı'nda Kasr es-Sultan Salonu çevresinde Nebrisi ailesine ait evi de tahliye uyarısının ardından hedef aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nusayrat Mülteci Kampı'nın batısındaki Hasayine bölgesinde de Matar ailesine ait ev İsrail hava saldırısıyla yıkıldı.</p>

<p>Avde Hastanesinden yapılan açıklamada, Nusayrat'taki saldırıda 4 kişinin yaralandığı bildirildi.</p>

<p>İsrail ordusu ayrıca iki saatten kısa süre içinde dördüncü kez, Bureyc Mülteci Kampı'ndaki 6. Blok sakinlerine yeni tahliye uyarısı yayımladı.</p>

<p>Gazze kentinin Zeytun Mahallesi'nin doğusunda ise İsrail tanklarının ilerlediği, bölgenin yoğun topçu atışlarıyla hedef alındığı aktarıldı.</p>

<p>Han Yunus'un doğusunda da İsrail ordusunun çok sayıda binayı patlayıcılarla havaya uçurduğu belirtildi.</p>

<p>Gazze'deki hastane kaynaklarına göre, İsrail ordusunun sabah saatlerinden bu yana Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda 3 Filistinli şehit oldu, 15 kişi yaralandı.</p>

<p>İsrail ordusu, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik hava ve kara saldırıları ile tahliye emirlerini sürdürüyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israilden-gazzenin-merkezine-hava-saldirisi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 22:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/isrhavas.webp" type="image/jpeg" length="46672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bağdat'ta Geylani Külliyesi'nde 15 Temmuz şehitleri için mevlit okutuldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bagdatta-geylani-kulliyesinde-15-temmuz-sehitleri-icin-mevlit-okutuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bagdatta-geylani-kulliyesinde-15-temmuz-sehitleri-icin-mevlit-okutuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Irak'ın başkenti Bağdat'taki Şeyh Abdulkadir Geylani Külliyesi'nde 15 Temmuz dolayısıyla mevlit programı düzenlenerek, şehitler yâd edildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bağdat Büyükelçiliği tarafından düzenlenen programa Büyükelçi Anıl Bora İnan, büyükelçilik çalışanları ve Irak Türkmen Cephesi (ITC) yetkilileri katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda, şehitler için Mevlid-i Şerif okundu ve dualar edildi.</p>

<p>Büyükelçi İnan, programda yaptığı konuşmada, 15 Temmuz'un, milletin, bağımsızlığına ve milli iradesine sahip çıktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti.</p>

<p>Irak'ta FETÖ ile iltisaklı yapıların olduğuna dikkati çeken İnan, konuyla ilgili mücadelenin sürdüğünü ve Iraklı makamlarla görüştüklerini kaydetti.</p>

<p>İnan, FETÖ'nün sadece Türkiye'yi tehdit eden bir yapı olmadığını aktararak, içine girdiği her toplum için tehdit oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Geylani Külliyesi Mütevellisi Afifeddin Geylani de, 15 Temmuz şehitleri için her yıl olduğu gibi bu yılda külliyede mevlit okutulmasından memnuniyet ve onur duyduklarını dile getirdi.</p>

<p>Geylani, 'Her yıl şehitleri anma programının parçası olmaktan onur duyuyoruz. Türkiye'nin gönlümüzdeki yeri ayrıdır; çünkü onlar Hazreti Şeyh Geylani'nin sevenlerindendir. Bu anma programlarının hayır getirmesini ve vatanları Türkiye için akıttıkları kanların (15 Temmuz şehitleri) Allah katında kabul edilmesini ve mekanlarının cennet olmasını temenni ediyoruz.' şeklinde konuştu.</p>

<p>T</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bagdatta-geylani-kulliyesinde-15-temmuz-sehitleri-icin-mevlit-okutuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 22:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/bagdatmevlid.webp" type="image/jpeg" length="57314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["FETÖ tehlikesi sürüyor, uyanık kalacağız!"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/feto-tehlikesi-suruyor-uyanik-kalacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/feto-tehlikesi-suruyor-uyanik-kalacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminin onuncu yılı sebebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde özel bir anma töreni düzenlendi. Törende milletvekillerine ve vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, örgütle mücadelenin aynı kararlılıkla sürdüğünü ve tehlikenin halen devam ettiğini vurgulayarak, rehavetten uzak durulmasını ve daima uyanık kalınmasını talep etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Sinsi emeller fırsat kolluyor</strong></h2>

<p>Meclis'teki hitabında, on yıl önceki destansı direnişi hatırlatan Erdoğan, milletin sokaklarda ve köprülerde, vekillerin ise parlamento çatısı altında darbecilere karşı cesaretle karşı koyduğunu belirtti. FETÖ'nün günümüzde de varlığını sürdüren bir tehdit olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanların sinsi planlarına ulaşmak amacıyla fırsat kolladıklarını dile getirdi. Erdoğan, zalime merhametin mazluma zulüm anlamına geldiğini hatırlatarak, mücadelede gardın daima yüksek tutulmasını ve geçmişteki sıkıntıların tamamen geride bırakılması adına son derece dikkatli olunmasını istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Örgüt içindeki kırılmalar ve devam eden tehdit</strong></h2>

<p>Pensilvanya'daki terörist başının on bin kilometre ötede gizli bir çukura gömülmesinin örgüt motivasyonunu kırdığını ve iç tartışmalara sebep olduğunu aktaran Erdoğan, özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamaların arttığına dikkat çekti. Bununla birlikte, FETÖ kaynaklı tehdidin karantinaya alındığını ancak tehlikenin bütün boyutlarıyla sürdüğünü belirten Erdoğan, sürekli renk değiştiren bu sinsi yapıyla mücadelede daima teyakkuzda kalınmasını şart koştu.</p>

<p>Gazi Meclis'in bir asır önce işgalcileri mağlup ettiği gibi, 15 Temmuz ihanetinde de emperyalizmin maşalarına karşı destan yazdığını hatırlatan Erdoğan, şahsiyetlerini bir dolara satan FETÖ mensuplarının, yeminli Türkiye düşmanlarına hizmet etmeyi sürdürdüğünü ifade etti. Erdoğan, sözlerini FETÖ'nün sabote etme çabalarına rağmen Türkiye Yüzyılı inşasının başladığını ve bu kutlu yürüyüşün başarıyla tamamlanacağını müjdeleyerek noktaladı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/feto-tehlikesi-suruyor-uyanik-kalacagiz</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 20:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/2026-07-15-20-32-41.webp" type="image/jpeg" length="23697"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail, Gazze'den alıkoyduğu 12 Filistinli esiri serbest bıraktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-gazze-seridinden-alikoydugu-12-filistinli-esiri-serbest-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-gazze-seridinden-alikoydugu-12-filistinli-esiri-serbest-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail, Gazze Şeridi'nden alıkoyduğu 12 Filistinli esiri Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı üzerinden serbest bıraktı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Serbest bırakılan Filistinliler, Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ile Filistin Kızılayı ekiplerinin koordinasyonunda Gazze Şeridi'ne ulaştırıldı.</p>

<p>Filistinli esirler, sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde bulunan Aksa Şehitleri Hastanesine sevk edildi.</p>

<p>Serbest bırakılan Filistinlilerden Ebu Raid et-Tumi, yaptığı açıklamada, İsrail hapishanelerindeki koşulları, 'Orada ölümü gördük.' sözleriyle anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail hapishanelerinde ağır insani koşullar altında tutulduklarını belirten et-Tumi, 'iki ya da üç günde bir yalnızca bir parça ekmek ve biraz peynirden oluşan öğünlerle hayatta kalmaya çalıştıklarını' söyledi.</p>

<p>Serbest bırakıldığına hala inanamadığını dile getiren et-Tumi, maruz kaldıkları kötü muamele ve yetersiz beslenmenin sağlıklarını ciddi şekilde etkilediğini ifade etti.</p>

<p>Filistinli ve uluslararası insan hakları kuruluşları, İsrail'in Gazze Şeridi'nden alıkoyduğu çok sayıda Filistinlinin akıbetine ilişkin bilgi vermeyi reddettiğini, avukatları ve aileleriyle görüşmelerine de izin vermediğini belirtiyor.</p>

<p>Uluslararası Kızılhaç Komitesi, İsrail tarafından serbest bırakılan Filistinlilerin Gazze'ye ulaştırılması sürecinde koordinasyon görevini yürütüyor.</p>

<p>Filistinli ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının verilerine göre, İsrail hapishanelerinde 350'si çocuk, 84'ü kadın olmak üzere 9 bin 600'den fazla Filistinli esir tutuluyor. Gazze Şeridi'nden alıkonulan çok sayıda Filistinlinin ise zorla kaybetme niteliği taşıyan uygulamalar sebebiyle sayısı ve tutuldukları yerler konusunda net bilgiye ulaşılamadığı belirtiliyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-gazze-seridinden-alikoydugu-12-filistinli-esiri-serbest-birakti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 20:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/israilesir-5.webp" type="image/jpeg" length="74282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapıcıoğlu: 15 Temmuz emperyalist bir işgal planıydı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yapicioglu-15-temmuz-emperyalist-bir-isgal-planiydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yapicioglu-15-temmuz-emperyalist-bir-isgal-planiydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, 15 Temmuz askeri darbe teşebbüsünün 10. yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapıcıoğlu, yaşanan karanlık sürecin yüce Allah’ın yardımı ve milletin kahramanca sergilediği direniş sayesinde engellendiğini belirtti. Yapıcıoğlu, hain saldırının, darbe girişimini aşarak doğrudan doğruya küresel emperyalist güçlerin Türkiye'yi işgal etme planı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Hain girişimin yıl dönümünde vatan savunması uğruna canını feda eden şehitleri ve ahirete göç eden gazileri rahmetle anan Yapıcıoğlu, hayatta olan gaziler için de sağlık ve esenlik temennisinde bulundu.</p>

<h2><strong>"Darbelerin arkasında ABD var"</strong></h2>

<p>Türkiye tarihindeki askeri müdahalelerin arkasındaki asıl güce işaret eden HÜDA PAR Lideri, geçmişten bugüne gerçekleşen tüm darbelerin arkasında, planlayıcı veya destekleyici konumda Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) yer aldığını ifade etti. Bu hakikatin her zaman akıllarda tutulması gerektiğini belirten Yapıcıoğlu, ABD ile yakınlaşmanın ülkelere sürekli sıkıntı yaşatacağını ve kaos ortamına sebep olacağını aktardı.</p>

<p>ABD’nin dünyadaki yegane dostunun İsrail olduğunu vurgulayan Yapıcıoğlu, Vaşington yönetiminin kendi çıkarları ve bu tek dostu uğruna diğer ortaklarını kolayca gözden çıkarabileceğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kurtuluş öz kimliğe dönüşte</strong></h2>

<p>İçtimai meselelerin çözümüne ilişkin konuşanYapıcıoğlu, kurtuluşun ancak İslâm medeniyetinin değerlerine ve inançla şekillenen öz kimliğe güçlü biçimde sarılmakla mümkün olacağını savundu. Bu kimliğin hayatın her safhasında yeşermesi ve büyümesi için çalışılması gerektiğini söyleyen genel başkan; milletin silahını millete doğrultan darbecileri, onları yönlendiren küresel emperyalist odakları ve tüm işbirlikçilerini şiddetle lanetledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yapicioglu-15-temmuz-emperyalist-bir-isgal-planiydi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/yapicioglu-3.webp" type="image/jpeg" length="81800"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran adına casusluk yapan İsrailli askere 5 yıl hapis]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-adina-casusluk-yapan-israilli-askere-5-yil-hapis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-adina-casusluk-yapan-israilli-askere-5-yil-hapis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'de bir asker, geçen yıl İsrail'in saldırılarıyla başlayan '12 Gün Savaşı' sırasında, İran adına casusluk faaliyetlerinde bulunduğu gerekçesiyle 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ordusundan yapılan açıklamada, askeri mahkemenin İsrail askerini 'yabancı ajanla temas kurmak' ve 'düşmana fayda sağlayabilecek bilgi vermekten' suçlu bulunduğu bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamaya göre, 2025'te sosyal medya hesabı üzerinden İran'la ilişkili şahıslardan mesajlar almaya başlayan İsrail askerine, fotoğraf ve video çekmesi karşılığında para teklif edildi.</p>

<p>İsrailli asker, geçen yıl haziran ayında İran balistik füzelerinin önlenmesine ilişkin iki videonun yanı sıra internetten bulduğu bir füze isabet videosunu kendisiyle irtibata geçen şahıslara gönderdi.</p>

<p>Kendini baskı altında hissetmesinin ardından İranlı bir ajanla temas halinde olduğunu komutanlarına itiraf eden asker, ertesi gün Şin-Bet tarafından tutuklandı.</p>

<p>İsrail askeri mahkemesi askere 5 yıl hapsin yanı sıra 1000 şekel (yaklaşık 270 dolar) para cezası verdi ve rütbesini en alt kademe olan 'er' seviyesine düşürdü.</p>

<p>İran adına casusluk yapan askerin kimliği ve görev yaptığı birliğe ilişkin bilgiye yer verilmedi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-adina-casusluk-yapan-israilli-askere-5-yil-hapis</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/iranisrailcasus.webp" type="image/jpeg" length="88539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin'den ABD’ye çağrı: Küba üzerindeki ablukayı kaldırın]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/cinden-abdye-cagri-kuba-uzerindeki-ablukayi-kaldirin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/cinden-abdye-cagri-kuba-uzerindeki-ablukayi-kaldirin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin, ABD'ye Küba'ya uyguladığı ablukayı kaldırma çağrısı yaptı. Pekin yönetimi, uluslararası adaletin korunması için diğer ülkelerle iş birliğine hazır olduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Xinhua ajansının haberine göre, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, başkent Pekin'de düzenlenen basın toplantısında, ABD'nin Küba'ya uyguladığı yaptırımlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>ABD'nin 60 yıldan fazladır kapsamlı yaptırımlar altında tuttuğu Küba'da halkı "derin felaketlere" sürüklediğini söyleyen Lin, son dönemde ülkeye yönelik sertleşen ablukanın "temel geçim kaynaklarına ciddi şekilde zarar verdiğine" dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lin, ABD'ye, Küba'ya yönelik abluka ve baskısını derhal sonlandırma ve uluslararası toplumun çağrılarına kulak verme çağrısı yaptı.</p>

<p>Küba'nın ulusal egemenliğini koruma ve dış müdahaleye karşı çıkma çabalarını desteklediklerini kaydeden Lin, "uluslararası adaleti" savunmak için diğer ülkelerle birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirtti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/cinden-abdye-cagri-kuba-uzerindeki-ablukayi-kaldirin</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/cinbd.jpeg" type="image/jpeg" length="61831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'ye örnek olsun: Malezya’dan İsrail vatandaşları için sınır dışı kararı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiyeye-ornek-olsun-malezyadan-israil-vatandaslari-icin-sinir-disi-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiyeye-ornek-olsun-malezyadan-israil-vatandaslari-icin-sinir-disi-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malezya Başbakanı Enver İbrahim, ülkesinde tespit edilecek İsrail vatandaşlarının derhal sınır dışı edileceğini açıkladı. İbrahim, “İsrail’i tanımıyoruz. Buna izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Malezya Başbakanı Enver, İsrail vatandaşlarının sınır dışı edileceğini açıkladı.</p>

<p>Yerel Malay Mail gazetesinin haberine göre Başbakan Enver, İsrail vatandaşlarının Malezya'da tespit edildiği iddialarına ilişkin tüm güvenlik kurumlarının kapsamlı bir soruşturma yürüttüğünü kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Soruşturuyoruz, buna izin vermeyeceğiz." ifadesini kullanan Enver, "Eğer (ülkede) İsrail vatandaşları varsa, İsrail'i tanımadığımız için derhal sınır dışı edilecekler." dedi.</p>

<p>Enver'in açıklamaları, çifte vatandaşlık belgeleri kullanan İsrail vatandaşlarının Johor eyaletinde tespit edildiğine yönelik iddiaların yer aldığı haberlerin ardından geldi.</p>

<h2><strong>Türkiye'ye örnek olsun!</strong></h2>

<p>Malezya’nın ortaya koyduğu bu onurlu ve kararlı tavır, Türkiye açısından da emsal teşkil etmeli. Gazze’deki soykırıma ve saldırılara rağmen Türkiye’de yaşayan, aynı zamanda İsrail vatandaşlığı taşıyan çifte vatandaşların durumuna ilişkin Meclis’e önergeler sunuldu; ancak devlet tarafından bu soykırım ortakları çifte vatandaşların vatandaşlıktan çıkarılması veya sınır dışı edilmesi yönünde somut hiçbir adım atılmadı.</p>

<p>İsrail ile doğrudan vatandaşlık bağı bulunan kişilere karşı herhangi bir yaptırım uygulanmazken, Türkiye’ye sığınan Müslüman Özbek, Doğu Türkistanlı ve diğer muhacir topluluklar ikamet, vatandaşlık ve sınır dışı işlemleriyle sürekli baskı altında tutuluyor. Malezya’nın aldığı karar, Türkiye’nin de işgal rejimiyle bağlantılı çifte vatandaşlara karşı açık ve tavizsiz bir irade ortaya koyması gerektiğini bir kez daha gösterdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiyeye-ornek-olsun-malezyadan-israil-vatandaslari-icin-sinir-disi-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/maklezya-israil.webp" type="image/jpeg" length="32896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'in Gazze'ye saldırılarında şehit sayısı 73 bin 246'ya çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israilin-gazzeye-saldirilarinda-sehit-sayisi-73-bin-246ya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israilin-gazzeye-saldirilarinda-sehit-sayisi-73-bin-246ya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'nde devam eden saldırılarında şehit olanların sayısı 73 bin 246'ya yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">Açıklamada, son 24 saatte hastanelere 13 yeni cenaze ile 18 yaralının ulaştırıldığı belirtildi.</p>

<p color="dimmed">Ateşkesin yürürlüğe girdiği 11 Ekim'den bu yana düzenlenen saldırılarda şehit olanların sayısının 1123'e, yaralı sayısının 3 bin 616'ya ulaştığı, enkaz altından çıkarılan cenaze sayısının ise 800 olduğu kaydedildi. Gazze'de halen enkaz altında kalan çok sayıda cenazenin bulunduğu ancak sağlık ekiplerinin yetersizliği sebebiyle ulaşılamadığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>Batı Şeria’da yerleşimci terörü</strong></h2>

<p>Gazze’deki katliama paralel olarak işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de Filistinlilere yönelik baskınlar, gözaltılar ve yerleşimci saldırıları hız kazandı. 2026’nın başından 6 Temmuz’a kadar Yahudi işgalciler tarafından 16’sı çocuk olmak üzere en az 64 Filistinli şehit edildi. Aynı dönemde 187 çocuk yaralanırken, yerleşimci saldırıları, ev yıkımları ve zorla tahliyeler nedeniyle bin 500’den fazla çocuk yerinden edildi.</p>

<p>Batı Şeria’da yılbaşından bu yana 240’tan fazla Filistin yerleşiminde bin 200’ü aşkın işgalci saldırısı kayda geçti. Günde ortalama altı saldırıya karşılık gelen bu tablo; evlerin, tarım arazilerinin, su şebekelerinin, okulların ve geçim kaynaklarının sistemli biçimde hedef alındığını ortaya koyuyor. Bazı bölgelerde Filistinliler, artan saldırılar karşısında köy ve mahallelerinde gönüllü gece nöbetleri tutmaya başladı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israilin-gazzeye-saldirilarinda-sehit-sayisi-73-bin-246ya-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/gazzeseghit.webp" type="image/jpeg" length="85428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'a yönelik ABD saldırıları yeniden başladı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/irana-yonelik-abd-saldirilari-yeniden-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/irana-yonelik-abd-saldirilari-yeniden-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD, İran'ın Hürmüz Boğazı yakınlarındaki stratejik noktalarına gece yarısı art arda saldırılar düzenledi. Gece saat 00.00'dan itibaren 10 dakika içinde Hengam Adası, Bender Abbas kenti ve İran'ın en büyük adası Keşm peş peşe vuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD güçleri, İran'ın Hürmüz Boğazı çevresindeki kritik noktalarına gece saatlerinde peş peşe saldırılar düzenledi. Saldırılar yalnızca 10 dakikalık bir zaman diliminde üç farklı hedefe yöneldi. İran'ın Tesnim Haber Ajansı'nın aktardığı bilgilere göre Hengam Adası, Bender Abbas ve Keşm Adası arka arkaya vuruldu.</p>

<h2><strong>ABD'DEN HENGAM ADASI'NA İLK SALDIRI GECE YARISI GELDİ</strong></h2>

<p>ABD, Hürmüz Boğazı yakınlarındaki bölgelere saldırılar düzenledi.</p>

<p>İlk saldırı, saat 00.00 sularında Hürmüz Boğazı'nın yakınında Keşm Adasının güneyinde yer alan Hengam Adası'na gerçekleştirildi. Daha sonra saat 00.05'te Bender Abbas kentinde bir nokta ABD saldırısında vuruldu.</p>

<h2><strong>İRAN'IN EN BÜYÜK ADASI KEŞM DE HEDEF ALINDI</strong></h2>

<p>Hürmüz Boğazı yakınlarındaki İran'ın en büyük adası Keşm'in de saat 00.10'da ABD tarafından saldırıya uğradığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırılara ilişkin bilgilerin daha sonra açıklanacağı aktarıldı.</p>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/irana-yonelik-abd-saldirilari-yeniden-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/irani-tehdit-etmislerdi-a-694-2-41.webp" type="image/jpeg" length="74676"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FETÖ'ye karşı Diyanet de sınıfta kaldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/fetoye-karsi-diyanet-de-sinifta-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/fetoye-karsi-diyanet-de-sinifta-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz darbe girişiminin ardından yıllarca FETÖ çizgisindeki isimlerin kitaplarını basan ve diyalog faaliyetlerine zemin hazırlayan Diyanet, darbe girişiminin ardından da gerçek bir hesaplaşmaya girişmedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>15 Temmuz gecesi Müslüman Anadolu halkı, FETÖ’nün işgal teşebbüsünü canı ve kanıyla durdurdu. Tankların önüne çıkan, kurşunlara göğsünü geren, ezanına, vatanına ve dinine sahip çıkan yine bu millet oldu. Fakat devletin din işlerinden sorumlu en büyük müessesesi olan Diyanet İşleri Başkanlığı, FETÖ’nün dinî ve fikrî cephesine karşı aynı feraseti ve mücadele iradesini gösteremedi.</p>

<p>FETÖ’nün gerçek yüzünü Müslümanlar seneler öncesinden görmüş, Fetullah Gülen’in Batı hesabına çalışan bir proje olduğunu açıkça dile getirmişti. Buna rağmen Diyanet, örgütün devlette kadrolaşması kadar tehlikeli olan iman tahribatına karşı halkı uyarmadı. Dinlerarası Diyalog ve “ılımlı İslâm” adı altında yürütülen faaliyetlerin, İslâm’ı tahrif edilmiş dinlerle aynı seviyeye çekme ve Müslümanları kendi inançlarından uzaklaştırma teşebbüsü olduğu anlatılmadı.</p>

<h2><strong>17-25 Aralık’tan 15 Temmuz’a kadar suskunluk</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17-25 Aralık sürecinin ardından FETÖ’yü “paralel devlet yapılanması” olarak tarif ederek bütün devlet kurumlarını mücadeleye çağırmasına rağmen Diyanet cephesinde köklü bir değişim yaşanmadı.</p>

<p>FETÖ’nün yayınlarına, diyalogcu kadrolarına, konferanslarına, akademik çalışmalarına ve Diyanet içindeki uzantılarına karşı ciddi bir tasfiye başlatılmadı. Erdoğan’ın mücadele çağrısından 15 Temmuz 2016’ya kadar geçen yaklaşık iki buçuk yıllık dönemde, Diyanet’in FETÖ ve dinlerarası diyalog faaliyetleri karşısında kayda değer bir duruş ortaya koyamadığı görüldü.</p>

<p>Dergimizin daha önce yayımladığı incelemede de Diyanet başta olmak üzere birçok devlet müessesesinin 17-25 Aralık’tan sonra dahi FETÖ ve diyalog faaliyetleri hakkında etkili bir çalışma yapmadığı, bazı çevrelerin safını ancak 15 Temmuz sonrasında belirlediği ifade edilmişti.</p>

<h2><strong>FETÖ çizgisindeki kitaplar yıllarca basıldı</strong></h2>

<p>Ali Bardakoğlu ve Mehmet Görmez dönemlerinde Diyanet ve Türkiye Diyanet Vakfı yayınları içerisinde dinlerarası diyalog faaliyetleriyle tanınan çok sayıda ismin eseri basıldı, dağıtıldı ve satıldı.</p>

<p>Hayrettin Karaman, Mustafa Çağrıcı, Şinasi Gündüz, İbrahim Kâfi Dönmez, Sadrettin Gümüş ve Ali Bardakoğlu gibi isimlerin kitapları Diyanet ve Türkiye Diyanet Vakfı bünyesinde okuyucuya sunuldu. FETÖ ve dinlerarası diyalog çevreleriyle irtibatlı isimlerin eserleri, 17-25 Aralık’tan sonra da Diyanet raflarından kaldırılmadı.</p>

<p>Haziran 2015 tarihli Diyanet Dergisi’nde Nathan Lean’ın “İslamofobi Endüstrisi” kitabının tanıtımı yapılırken, eserin sunuş yazısını dönemin Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez kaleme aldı. Kitapta inançlar arası diyalog gruplarıyla iş birliği yapılması açıkça savunuluyordu.</p>

<p>Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yayımlanan “Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir” isimli eserde de dinlerarası diyalog anlayışını besleyen yorumlara yer verildi. Binlerce nüsha basılan bu eser hakkında 15 Temmuz sonrasında herhangi bir ciddi muhasebe yürütülmedi.</p>

<h2><strong>FETÖ ile devlet arasında arabuluculuk arayışı</strong></h2>

<p>17-25 Aralık sürecinin ardından Diyanet’in vazifesi, FETÖ’nün dinî sapmalarını ortaya koymak ve milleti uyarmak olmalıydı. Bunun yerine dönemin Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ile FETÖ çevresinden bazı isimler arasında devletle örgütü barıştırmaya yönelik görüşmeler yapıldığı ortaya çıktı.</p>

<p>Aktarılan bilgilere göre FETÖ adına Şerif Ali Tekalan, Mehmet Görmez’i ziyaret ederek bir “akil adamlar heyeti” kurulmasını teklif etti. Görmez’in Ali Bardakoğlu, Hayrettin Karaman, İbrahim Kâfi Dönmez ve bazı başka isimlerle görüştüğü, FETÖ tarafının ise Suat Yıldırım ve Mustafa Özcan gibi isimleri önerdiği kayda geçti. Süreç, Pensilvanya’dan gelen ret mesajıyla sonuçsuz kaldı.</p>

<p>Bu tablo, Diyanet yönetiminin FETÖ’nün İslâm’a verdiği zararı kavramak yerine, meselenin Erdoğan ile Gülen arasındaki siyasî bir anlaşmazlık gibi görülmesine zemin hazırladığını gösterdi.</p>

<h2><strong>Diyanet yönetiminde diyalog gölgesi</strong></h2>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı görevine getirilen Ali Erbaş’ın geçmiş çalışmaları da tartışmaların merkezinde yer aldı. Erbaş’ın Michel Lelong’un “İslamla Yüzleşen Batı” isimli kitabını çevirdiği ve kitabın önsözünde dinlerarası diyaloğa katkıda bulunmaktan bahtiyarlık duyacağını yazdığı kaydedildi.</p>

<p>Erbaş’ın Sakarya Üniversitesi’nde “Dinlerarası Diyalog” isimli seçmeli ders verdiği, farklı eser ve makalelerinde diyalog faaliyetlerini olumlu kavramlarla ele aldığı da yayımlanan belgeler arasında yer aldı.</p>

<p>FETÖ’nün kurduğu Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı bünyesindeki Kültürlerarası Diyalog Platformu listelerinde de Erbaş’ın ismi geçti. Erbaş, isminin bilgisi dışında yazıldığını savunsa da diyalog toplantılarına katılımı, panel moderatörlüğü ve akademik çalışmaları bu savunmayı tartışmalı hâle getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Darbe bastırıldı, hesaplaşma yapılmadı</strong></h2>

<p>15 Temmuz’dan sonra Diyanet’in önünde tarihî bir vazife bulunuyordu: Dinlerarası diyaloğun Vatikan merkezli bir misyonerlik faaliyeti olduğunu, ABD ve Yahudi çıkarlarına hizmet eden “ılımlı İslâm” projesinin FETÖ eliyle Türkiye’ye taşındığını bütün açıklığıyla millete anlatmak.</p>

<p>Diyanet bunu yapmadı.</p>

<p>Fetullah Gülen’in Papa’ya giderek kendisini Vatikan’ın misyonunun bir parçası olarak sunması, dinlerarası diyaloğun masum bir hoşgörü faaliyeti olmadığını açıkça gösteriyordu. Bu proje, İslâm’ı tahrif edilmiş dinlerle aynı seviyeye çekmeyi, Müslümanların itikadını aşındırmayı ve Anadolu’yu Batı’nın din anlayışına açık hâle getirmeyi hedefliyordu.</p>

<p>Diyanet ise 15 Temmuz programları, hutbeler ve sloganlarla yetindi. FETÖ’nün hangi dinî anlayıştan beslendiği, dinlerarası diyaloğun hangi merkezler tarafından yürütüldüğü ve örgütün Müslümanların imanına nasıl saldırdığı bütün yönleriyle ortaya konulmadı.</p>

<h2><strong>Diyanet kendi tarihinin hesabını vermeli</strong></h2>

<p>Bugün Diyanet’in yapması gereken açıktır: FETÖ ve dinlerarası diyalog faaliyetleriyle ilgili bütün yayınları incelemek, bu projeye hizmet eden eserleri raflardan kaldırmak, kurum içerisindeki diyalogcu kalıntıları tasfiye etmek ve geçmiş dönemlerde yapılan yanlışları açıkça millete anlatmak.</p>

<p>15 Temmuz’un gerçek muhasebesi yapılacaksa Diyanet’in de kendi tarihinin hesabını vermesi gerekir. Çünkü milletin canıyla kazandığı mücadelede, dinî müesseselerin suskunluğuna ve basiretsizliğine yer yoktur.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/fetoye-karsi-diyanet-de-sinifta-kaldi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/dianet.webp" type="image/jpeg" length="45823"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail ordusu çöküşte!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-ordusu-cokuste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-ordusu-cokuste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze Şeridi ile Lübnan'ın güneyindeki işgalini sürdüren İsrail ordusunun yedek birlik kapasitesinin ağır darbe aldığı ve fiilen çökmenin eşiğinde olduğu bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Ordu Radyosu'na konuşan Lübnan'ın güneyindeki saldırılara katılan yedek askerler ve komutanlar, İsrail ordusunun tugay ve taburlarının içinin boşaldığını ve açıklanan görevdeki asker sayısının sahadaki gerçekliği yansıtmadığının altını çizdi.</p>

<p>Haberde, Lübnan'ın güneyindeki İsrail askerleri ile komutanlarının ordunun mevcut durumuna ilişkin tanıklıklarının siyasi ve askeri karar alıcıların çizdiği tablonun çok uzağında olduğu belirtildi.</p>

<p>Lübnan'ın güneyinde çok sayıda İsrail tankının tamamen imha edildiğini veya hasar aldığını belirten haberde, yeterli zırhlı aracın olmadığı ve söz konusu durum nedeniyle göreve çağrılan asker sayısının da düşük tutulduğu kaydedildi.</p>

<h2><strong>İSRAİL ORDUSUNA KATILIM ORANI SAHADAKİ GERÇEKLİĞİ YANSITMIYOR</strong></h2>

<p>İsrail Ordu Komuta Kademesinin, ihtiyaç duyulandan daha az sayıda askeri göreve çağırmak yoluyla orduya katılım oranlarını kağıt üzerinde yüksek tuttuğu belirtildi.</p>

<p>Resmi kayıtlarda "aktif görevde" görünen askeri personelin önemli bir kısmının, saldırıların getirdiği tükenmişlik ve kişisel sorunlar nedeniyle uzun süre sahada kalamadığı, bunun da birliklerdeki güç açığını daha da derinleştirdiği vurgulandı.</p>

<p>Yedek birliklerin "içinin boşaldığını" vurgulayan İsrailli bir komutan, "Ortada tam bir tabur veya gerçek bir bölük yok. Kamuoyu ve karar alıcılar Lübnan'daki tam kapasiteye sahip tugaylardan bahsedildiğini duyuyor ancak sahada bunun çok daha küçük bir askeri güç var. Çok daha az asker, çok daha az tank ve zırhlı araç." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ordu Radyosu'na konuşan İsrailli komutan sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Yedek askeri sistemin bazı parçaları fiilen çöküş noktasında. Durumu daha iyi ya da daha kötü olan birlikler var, herkes elinden gelenin en iyisini yapıyor ama bu şekilde devam etmek çok zor."</p>

<h2><strong>YEDEK BİRLİKLERDE KOMUTA ZİNCİRİ KOPTU</strong></h2>

<p>Lübnan ve Gazze Şeridi'ne saldırılar sırasında yaşanan kayıplar ve nitelikli personel eksikliğinin İsrail ordusunda emir-komuta zincirini de işlevsizleştirdiğine işaret edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberde, Lübnan'ın güneyinde ihtiyat bölüğünde, komutanın görevden alınması ve yardımcı komutanların bulunmaması sebebiyle tüm bölükte sadece tek bir muvazzaf subayın kaldığı aktarıldı.</p>

<p>Bölüğü komuta etmesi için rütbesiz askerlerin atanmak zorunda kalındığını kaydeden haberde, bölüğün askeri profesyonellikten çok uzak yönetildiği kaydedildi.</p>

<h2><strong>GENÇ ASKERLER GÖREVİ BIRAKIYOR</strong></h2>

<p>İsrail'in aylardır sürdürdüğü saldırılara katılan ve zorunlu askerlik hizmetini yeni tamamlayarak 551. Tugay bünyesindeki yedek birliklere katılan elit komando timlerinin, komutanlarına başvurarak görev yapmayı reddettikleri ortaya çıktı.</p>

<p>Psikolojik ve fiziksel sıkıntıların yanı sıra üniversite eğitimleri aksayan genç askerlerin, komutanlarının onayıyla personel listesinden birer birer çıkarıldığı belirtildi.</p>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-ordusu-cokuste</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ordu-isralik.webp" type="image/jpeg" length="77541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz'u yâd ederken: Meydandan bölgeye taşan irade]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/15-temmuzu-yad-ederken-meydandan-bolgeye-tasan-irade</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/15-temmuzu-yad-ederken-meydandan-bolgeye-tasan-irade" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz gecesi meydanı dolduran insanın inancı, feraseti ve fedakârlığı, ertesi sabah yeniden bir kenara mı itildi, yoksa devletin iradesi gerçekten o geceden bu yana o inancın süzgecinden mi geçiyor? Onlarca yıldır bu devleti defalarca ipten alan, kimi zaman meydanda kimi zaman sandıkta bunu ispat eden bir kesim var; sorulması gereken, bu kesimin artık yalnızca koruyucu değil, kurucu sıfatıyla anılıp anılamayacağıdır. 15 Temmuz’u hakkıyla anmak, bu soruyu geçiştirmeden, doğrudan sormaktır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>15 Temmuz 2016 gecesinin üzerinden on yıl geçti. O gece Türkiye, Batı destekli FETÖ'nün eliyle sahnelenen askerî bir darbe teşebbüsüyle yüz yüze geldi. Tanklar köprülere çıktı, savaş uçakları şehirlerin üzerinde alçaldı, TBMM bombalandı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi hedef alındı; Müslüman Anadolu halkının üzerine ateş açıldı. Darbecilerin niyeti bir iktidarı devirmekle sınırlı değildi. Asıl hedef, milletin iradesini kırmak ve Anadolu'yu yeniden Batıcı vesayetin tahakkümüne teslim etmekti.</p>

<p><img alt="15 Temmuz Darbe Girişimi6" height="450" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/15-temmuz-darbe-girisimi6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Fakat hesaba katmadıkları bir hakikat vardı: Bu millet, iman, vatan ve mukaddesat söz konusu olduğunda meydanı düşmana bırakmaz. Minarelerden yükselen salâlarla ayağa kalkan Müslümanlar, ellerinde hiçbir silah bulunmaksızın tankların, tüfeklerin ve savaş uçaklarının karşısına dikildi. Kimi köprüde, kimi havalimanında, kimi belediye binasının önünde, kimi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin eşiğinde mevzi tuttu. Devlet kurumlarının çözüldüğü o anda millet, iradesini bizzat sokakta yeniden inşa etti.</p>

<p><img alt="Darbe Girisimi Vatan Caddesi Cubbeliler 15Temmuz2016" height="498" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/darbe-girisimi-vatan-caddesi-cubbeliler-15temmuz2016.gif" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>15 Temmuz, bu milletin gündelik telaşlara ve konfora gömülü bir kalabalıktan ibaret olmadığını gösterdi. İman, vatan ve namus tehlikeye düştüğünde evinden çıkabilecek, tankın önüne yürüyebilecek bir insan mayasının hâlâ diri olduğunu ortaya koydu. O gece Bağdat Caddesi gibi noktalarda darbecilerin geçişini alkışlayanların bulunması ayrı bir gerçekti, fakat asıl manzara meydanlarda, camilerin önünde, köprülerdeydi. Millet, kavgadan kaçmadığını bir kere daha gösterdi.</p>

<p><img alt="Ömer Halis Demir" height="450" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/omer-halis-demir.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2><strong>Meydanlarda Can Verenler</strong></h2>

<p>O gece Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı darbecilere teslim etmeyen Ömer Halisdemir, baba-oğul olarak aynı meydanda şehadete yürüyen Erol ve Abdullah Tayyip Olçok, İlhan Varank, fotoğraf makinesini bırakıp darbecilerin karşısına çıkan Mustafa Cambaz, genç yaşta Kumandan Salih Mirzabeyoğlu'nun öncülüğünü yaptığı İbda fikriyatıyla tanışan, bu düşünce çizgisi çerçevesinde yargılanıp idama çarptırılan, uzun tutukluluk yıllarının ardından tahliye olan ve 15 Temmuz gecesi hiçbir tereddüt göstermeden Çengelköy'e koşan gönüldaşımız Halil Kantarcı, isimlerini tek tek sayamayacağımız bütün kahramanlarla birlikte İslâm ve Anadolu tarihinin şeref levhasına yazıldı. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla 251 Müslüman o gece şehadete yürüdü. Aralarında meslek, meşrep ya da çevre farkı aranamaz; onları birleştiren, Anadolu üzerindeki işgal teşebbüsüne karşı canlarını ortaya koymuş olmalarıdır.</p>

<p><img alt="15 Temmuz-1" height="533" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/15-temmuz-1.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bir Gecede On Yıl...</strong></h2>

<p>15 Temmuz'un ardından Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nun dile getirdiği "Müslümanlar bir gecede on yıl ileri gittiler" tespiti, o gecenin ruhî ve tarihî mânâsını belki de en veciz şekilde özetler. Çünkü yıllarca siyaset kürsülerinde anlatılamayan, konferanslarda öğretilemeyen mücadele şuuru, birkaç saat içinde milyonlarca insanın fiilî hâline geldi. Millet, iktidarın, iradenin ve vatan müdafaasının kendi mesuliyeti olduğunu kavradı. Ölüm korkusunun aşıldığı o gece, Müslüman Anadolu insanının üzerine örtülmüş miskinlik ve mağlubiyet perdesi yırtıldı.</p>

<p><img alt="Salih Mirzabeyoğlu 15 Temmuz" height="450" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/salih-mirzabeyoglu-15-temmuz.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Bu tespit önemlidir, çünkü 15 Temmuz'u yalnızca bir "demokrasi zaferi" anlatısına hapsetmek, o gece sokakta beliren iradenin kaynağını ve gerçek sahibini gözden kaçırır. O gece canını ortaya koyan, tankların önüne yürüyen kuvvet, Müslüman Anadolu milletiydi.</p>

<h2><strong>15 Temmuz'dan Bölgeye Taşan İrade</strong></h2>

<p>15 Temmuz’un asıl kıymeti, o gece meydanlarda beliren iradenin sonraki yıllarda dışa da yansımasında görülür. Türkiye, aynı dönemde Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı gibi harekâtlarla sınır ötesinde inisiyatif alan bir aktöre dönüştü. Meydanlarda kazanılan özgüven, zamanla Türkiye’nin çevresinde söz sahibi olma iradesine dönüştü; sokaktaki direniş, bölgesel bir duruşun zeminini hazırladı.</p>

<p><img alt="Firtina Obusu 1902110" height="450" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/firtina-obusu-1902110.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Bugün bu tablo yeni bir aşamaya girmiş bulunuyor. Suriye’de yıllardır süren rejimin çökmesi ve yerine Ahmed Şara liderliğinde yeni bir yönetimin gelmesiyle, Türkiye’nin güney sınırında on yılı aşkın süredir devam eden çatışma ortamı farklı bir zemine oturdu. Yeni Suriye yönetimi, Türkiye ile ilişkilerini “kriz döneminden fırsat dönemine” geçiş olarak tanımlıyor; İdlib merkezli bir serbest ticaret bölgesi, altyapı ve liman yatırımları, enerji ve tedarik hatlarında Türkiye’yi bölgenin merkezine taşıyan bir işbirliği gündemde. Türkiye’nin Suriye’nin yeniden inşasına verdiği destek, yalnızca komşuluk nezaketi değil, 15 Temmuz’da sokakta doğan iradenin bölgesel bir dış politika hattına dönüşmesinin tabii bir sonucudur.</p>

<p>Bu irade, Suriye’yle sınırlı kalmıyor, Akdeniz’den Afrika Boynuzu’na uzanan geniş bir hatta kendini gösteriyor. Libya’da “Mavi Vatan” vizyonu çerçevesinde sürdürülen deniz yetki alanı ve enerji arayışları, Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki konumunu tahkim ederken; Mısır’la yıllar süren gerginliğin ardından başlayan normalleşme süreci, bölgesel dengelerin yeniden kurulduğu bir döneme işaret ediyor. Somali’de ise 2011’deki tarihî ziyaretle başlayan ilişki, bugün savunma, ekonomi ve enerji alanlarını kapsayan çok katmanlı bir ortaklığa dönüşmüş durumda; Mogadişu’nun deniz güvenliğinin üstlenilmesinden Somali karasularındaki hidrokarbon arayışlarına kadar uzanan bu ortaklık, Türkiye’yi Afrika Boynuzu’nda bir güvenlik sağlayıcısı hâline getirdi. Etiyopya’daki büyüyen yatırımlar, Nijer ve Çad’daki savunma sanayii ihracatı, Libya’dan Somali’ye kadar süren arabuluculuk çabaları, aynı iradenin farklı coğrafyalardaki tezahürleridir. Meydanda kazanılan özgüvenin, on yıl içinde Şam’dan Mogadişu’ya, Trablus’tan Addis Ababa’ya uzanan bir dış politika hattına dönüşmesi, tesadüfün değil, 15 Temmuz’da yeniden keşfedilen bir iradenin ürünüdür.</p>

<h2><strong>İçeride Görülemeyen Muvaffakiyet</strong></h2>

<p>Ne var ki dışarıda kazanılan bu mevziler, içeride aynı oranda fark edilmiyor. Türkiye'nin bölgesinde son on yılda edindiği ağırlık, gündelik siyasî polemiklerin gürültüsü içinde çoğu zaman gölgede kalıyor. Sokakta bir gecede on yıl ileri giden bir milletin, dışarıda kazanılanları aynı hızla bünyeleştirip müşterek bir stratejik şuura dönüştürebildiğini söylemek güç. 15 Temmuz'u anlamak, yalnızca o geceyi ve o geceden yükselen iradeyi hatırlamakla değil, bu iradenin bugün bölgede ulaştığı noktayı görüp sahiplenmekle mümkündür.</p>

<p>*</p>

<p>15 Temmuz’un onuncu yılında yapılması gereken de budur: Meydanlarda doğan iradeyi tören konuşmalarına hapsetmeden, bu iradenin devlet üzerindeki asıl karşılığını sormak. Çünkü bir soru hâlâ cevapsız duruyor: bu devleti bir kez daha uçurumun kenarından çeken, tankın önüne yürüyen, canını hiçe sayan o irade, bugün bu devletin kurumlarında, bürokrasisinde, eğitim müfredatında, hukuk anlayışında ne kadar söz sahibi? Yoksa mesele, sokakta bedel ödeyenle masada karar vereni ayıran o eski hiyerarşi, sadece isim değiştirerek mi devam ediyor?</p>

<p>15 Temmuz gecesi meydanı dolduran insanın inancı, feraseti ve fedakârlığı, ertesi sabah yeniden bir kenara mı itildi, yoksa devletin iradesi gerçekten o geceden bu yana o inancın süzgecinden mi geçiyor? Onlarca yıldır bu devleti defalarca ipten alan, kimi zaman meydanda kimi zaman sandıkta bunu ispat eden bir kesim var; sorulması gereken, bu kesimin artık yalnızca koruyucu değil, kurucu sıfatıyla anılıp anılamayacağıdır. 15 Temmuz’u hakkıyla anmak, bu soruyu geçiştirmeden, doğrudan sormaktır.</p>

<p>*</p>

<p>Başta Halil Kantarcı, Ömer Halisdemir ve Mustafa Cambaz olmak üzere, 15 Temmuz gecesi şehadete yürüyen bütün Müslümanları rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz. Allah şehadetlerini kabul ve mübarek eylesin.</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/15-temmuzu-yad-ederken-meydandan-bolgeye-tasan-irade</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/15-temmuzu-yad-ederken-meydandan-bolgeye-tasan-iradeh.webp" type="image/jpeg" length="17165"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Temmuz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/15-temmuz-sehitlerimizi-rahmet-ve-minnetle-aniyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/15-temmuz-sehitlerimizi-rahmet-ve-minnetle-aniyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz 2016 gecesi, Siyonist-Haçlı destekli FETÖ-Kemalist ittifakının darbe girişimine karşı Müslüman Anadolu halkı, dinini, vatanını ve namusunu korumak için sokaklara döküldü. Akşam saatlerinde başlayıp 16 Temmuz sabahında kahramanca bastırılan bu hain kalkışmada, aralarında gönüldaşımız Halil Kantarcı’nın da bulunduğu 251 Müslüman evladı şehadet şerbetini içti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>15 Temmuz 2016 gecesi FETÖ-Kemalist ittifakının darbe girişimine karşı Müslüman Anadolu halkı, dinini ve vatanını korumak için sokaklara döküldü.</p>

<p>Tankların önüne çıkan Müslüman millet, Amerikan mandacılarını püskürterek, İslâm topraklarını gavura ve gavurlaşmış zihniyete bırakmadı.</p>

<p><img alt="15 Temmuzdarbegirişimii" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/15-temmuzdarbegirisimii.jpg" width="1000" /></p>

<p>Günlerce tutulan nöbetler, Türkiye’yi dış mihraklara teslim etmeyip milli iradeyi ayakta tuttu.</p>

<p>Şehitlerin ve yüzlerce gazinin kanıyla perçinlenen bu direniş ruhu hala dipdiri duruyor.</p>

<p><img alt="15 Temmuz Darbe Girisimitank" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/15-temmuz-darbe-girisimitank.webp" width="1000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>15 Temmuz şehitleri</strong></h2>

<p>P. Astsb. Bçvş. Ömer Halisdemir, İlhan Varank, Erol Olçok, Abdullah Tayyip Olçok, Mustafa Yaman, Sedat Kaplan, Ümit Çoban, Yalçın Aran, Murat Akdemir, Mustafa Direkli, Ramazan Konuş, Serhat Önder, Yasin Yılmaz, Muhammet Yalçın, Recep Gündüz, Hüseyin Kısa, Halil İbrahim Yıldırım, Fazıl Gürs, Metin Arslan, Osman Yılmaz, Mehmet Oruç, Lokman Oktay, Mahmut Coşkunsu, Muhammed Ali Aksu, Muhammed Ambar, Mustafa Cambaz, Mustafa Kaymakçı, Yasin Naci Ağaroğlu, Volkan Pilavcı, Ömer Can Açıkgöz, Mustafa Avcu, Murat Kocatürk, Mehmet Karaaslan, İbrahim Yılmaz, Muhammed Fazlı Demir, Necati Sayın, Selim Karakoç, Tolga Ecebalın, Ümit Çoban, Ümit Yolcu, Yakup Kozan, Yusuf Elitaş, Emrah Sapa, Hasan Yılmaz, Ümit Güder, Samet Cantürk, Ali İhsan Lezgi, Yasin Yılmaz, Ali Anar, Eyyüp Oğuz, Nedip Cengiz Eker, Serdar Gökbayrak, Yasin Bahadır Yüce, Bülent Yurtseven, Murat Alkan, Ahmet Oruç, Cüneyt Bursa, Mucip Arıgan, Burak Cantürk, Fahrettin Yavuz, Hakan Yorulmaz, Adil Büyükcengiz, Burhan Öner, Haki Aras, Ahmet Kara, Fatih Kalu, Askeri Çoban, Celaleddin İbiş, Emrah Sağaz, Fatih Satır, Halil Işılar, Akın Sertçelik, Ayhan Keleş, Cemal Demir, Halil Kantarcı, Cengiz Polat, İhsan Yıldız, İzzet Özkan, Mehmet Şefik, Akif Kapaklı, Çetin Can, Hakan Ünver, Hasan Kaya, İsmail Kefal, Lokman Biçinci, Mete Sertbaş, Mustafa Koçak, Yunus Emre Ezer, Salih Alışkan, Suat Aloğlu, Timur Aktemur, Ömer Takdemir, Sümer Deniz, Yusuf Çelik, Dursun Acar, Alpaslan Yazıcı, Akif Altay, Münir Murat Ertekin, Mustafa Tecimen, Önder Güzel, Cennet Yiğit, Gülşah Güler, Ufuk Baysan, Fikret Metin Öztürk, Kübra Doğanay, Muhsin Kiremitçi, Zeynep Sağır, Demet Sezen, Erol İnce, Birol Yavuz, Faruk Demir, Halil Hamuryen, Hüseyin Gora, Hurşit Uzel, Hüseyin Kalkan, Fevzi Başaran, Hakan Yorulmaz, Feramil Ferhat Kaya, Niyazi Ergüven, Mustafa Aslan, Muhammet Oğuz Kılınç, Mehmet Karacatilki, Murat Ellik, Seher Yaşar, Mehmet Demir, Köksal Kaşaltı, Mehmet Çetin, Münir Alkan, Mehmet Şevket Uzun, Ozan Özen, Mustafa Serin, Halit Gülser, Zafer Koyuncu, Hüseyin Goral, Hüseyin Kalkan, Ferhat Koç, Varol Tosun, Edip Zengin, Velit Bekdaş, Yakup Sürüc, Turgut Solak, Seyit Ahmet Çakır, Sevda Güngör, Mehmet Demir, Kemal Tosun, Hasan Gülhan, Meriç Alemdar, Mehmet Akif Sancar, Yunus Uğur, Fırat Bulut, Ayşe Aykaz, Barış Efe, Mehmet Ali Kılıç, Mahir Ayabak, Murat Mertel, Murat Naiboğlu, Ahmet Kocabay, Ahmet Özsoy, Mehmet Yılmaz, Onur Ensar Ayanoğlu, Onur Kılıç, Cuma Dağ, Erhan Dural, Volkan Canöz, Mehmet Kocakaya, Erkan Yiğit, Serkan Göker, Fuat Bozkurt, Oğuzhan Yaşar, Aydın Çopur, Beytullah Yeşilay, Erdem Diker, Erkan Er, Gökhan Eser, Hasan Altın, Mehmet Kocakaya, Mehmet Güder, Mehmet Ali Urel, Hasan Yılmaz, Yıldız Gürsoy, Uhud Kadir Işık, Türkmen Tekin, Suat Akıncı, Ali Alıtkan, Aytekin Kuru, Ahmet Oruç, Mehmet Oruç, Yusuf Çelik, Ömer İpek, Murat İnci, Mustafa Solak, Emin Güner, Köksal Karmil, Vahit Kaşçıoğlu, Vedat Barceğci, Mutlu Can Kılıç, Tahsin Gerekli, Şükrü Bayrakçı, Ömer Cankatar, Recep Büyük, Batuhan Ergin, Erkan Pala, Kader Sivri, Orhun Göytan, Ömer Cankatar, Samet Uslu, Battal İlgün, Şeyhmus Demir, Şirin Diril, Özgür Gençer, Vedat Büyüköztaş, P. Kur. Alb. Sait Ertürk, Topçu Astsb. Kd. Bçvş. Bülent Aydın, P. Uzm. Çvş. Halit Yaşar Mine, Rüstem Resul Perçini, Mesut Acu, Resul Kaptancı, Fatih Dalgıç, Murat Demirci, Sevgi Yeşilyurt, Şenol Sağman, Zekeriya Bitmez, Yılmaz Ercan, Jouad Merroune, Cemal Abuatuye, İbrahim Ateş, Muzaffer Aydoğdu, Osman Arslan, Davut Karaçam, Alper Kaymakçı, Necmi Bahadır Denizcioğlu, Mehmet Şengül, Özkan Özendi, Hakan Gülşen, Mehmet Gülşen, Osman Evsahibioğlu, Lütfi Gülşen, Mesut Yağan, Gökhan Yıldırım, Mustafa Karasakal, Selim Cansız, Medet İkizceli, Tevhit Akkan, Bülent Karalı, Hüseyin Güntekin.</p>

<h2><strong>Şehit Halil Kantarcı</strong></h2>

<p>Halil Kantarcı, 12 Ekim 1979’da doğdu, 15 yaşında İbda fikriyatıyla tanıştı ve hayatını bu ideolojik çizgide sürdürdü. Tanışma tarihiyle şehadet günü aynı güne denk geldi: 15 Temmuz. Kantarcı, 1995 yılında henüz 16 yaşındayken, birahaneye taş attığı gerekçesiyle tutuklandı ve 28 Şubat yargı zulmüne maruz kaldı. Yaşı küçük olduğu hâlde, dönemin Fetullahçı hâkimi Şerafettin İste tarafından azami sınırdan 40 yıl ceza verildi. Ceza, 18 yaşından küçük olması nedeniyle 30 yıla indirildi. Savcı Zekeriya Öz’ün adı da dosyada yer alıyordu.</p>

<p>Bandırma Cezaevi, Metris, Niğde, Eskişehir ve Bolu gibi farklı cezaevlerinde toplamda yaklaşık 9 yıl yattı. 2004’te, Çocuk Mahkemesi davayı zaman aşımından düşürdü. Böylece Halil, devletten 8 yıl 3 ay alacaklı çıktı. Ancak bu mağduriyet ne giderildi ne de itibarı resmî olarak iade edildi. Ne acıdır ki, aynı Fetullahçı yapı 13 yıl sonra bu kez onu sokakta şehit etti.</p>

<p><img alt="Halilkantarcı" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/halilkantarci.webp" width="1000" /></p>

<p>Cezaevinden çıktıktan sonra hayatına kaldığı yerden devam eden Kantarcı, evlendi ve üç çocuk sahibi oldu. Davasına bağlılığını sürdürdü, parsacılığa ve hizipçiliğe girmedi. İhlaslı ve vakur duruşunu korudu. Birçok sivil platformda görev aldı, İbda’nın fikir mücadelesine katkıda bulundu. Kumandan Mirzabeyoğlu’na özgürlük kampanyalarında aktif görev aldı.</p>

<p>15 Temmuz 2016 gecesi, Çengelköy Karakolu civarında darbecilere karşı halkla birlikte direnişe katıldı. G-3 mermisi boynundan girip sırtından çıktı. Vurulduktan sonra son sözleri “Aileme ve çocuklarıma onları çok sevdiğimi söyleyin” oldu. Yanındakilere bu vasiyetini ilettikten sonra kelime-i şehadet getirerek Rabbine kavuştu. O gece Çengelköy en çok şehidin verildiği noktalardan biriydi. Halil’in de aralarında bulunduğu beş kişi orada şehit düştü. Şehadetinin ardından 17 Temmuz’da Fatih Camii’nde düzenlenen kalabalık bir cenaze töreniyle uğurlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da törende hazır bulundu ve şehidin tabutu başında konuşma yaptı.</p>

<p>Hayatı boyunca mücadeleden geri durmayan Halil Kantarcı, dert sahibi Müslüman olarak yaşadı. Cezaevi yıllarında da dava şuurunu kaybetmedi; Altun Silsile’ye dair kendi el yazısıyla yazdığı dua metnini yanında taşıdı. Hayatını adadığı İslâm davasını, en yüce makam olan şehadetle tamamladı. Allah rahmet eylesin, şehadetini kabul buyursun.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/15-temmuz-sehitlerimizi-rahmet-ve-minnetle-aniyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/15temmuzsehitlerimiz.jpg" type="image/jpeg" length="11640"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’den Uluslararası Mahkemeye tehdit]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdden-uluslararasi-mahkemeye-tehdit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdden-uluslararasi-mahkemeye-tehdit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin Dışişleri Bakanı Marco Rubio,  Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni (UCM) "tuğla tuğla dağıtmak için çalıştıklarını" söyledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Wall Street Journal'daki makalesinde konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Rubio, UCM'nin Amerikan askeri operasyonlarına müdahale etme girişimini, sözde yetki aşımından ziyade doğrudan doğruya ABD'nin egemenliğinin ve küresel tahakkümünün sonu olarak nitelendirdi. Katliamcı Amerikan askerlerinin ve kolluk kuvvetlerinin yargılanma korkusu, bakanın satırlarına açıkça yansıdı. Rubio, sömürgeci ortaklarıyla birlikte hareket edeceklerini belirterek, "Hükümetimizin elindeki bütün araçları kullanarak, bu ortak amaç etrafında buluşabileceğimiz her müttefikle birlikte çalışarak UCM'yi dağıtacağız, gerekirse tuğla tuğla" sözleriyle uluslararası adalete savaş açtı.</p>

<p>Sosyal medya platformu X üzerinden yayınladığı videoda da saldırgan üslubunu sürdüren Rubio, mahkemeyi Amerikan vatandaşlarının kendi yasalarıyla yargılanma hakkını gasp etmekle itham etti. Kendi suçlu geçmişlerini örtbas etmek isteyen Rubio, "Uzak yerlerdeki güçlü insanlar bunu bizden almak istiyor. Yasalarınızdan, ülkenizden, hayatınızdan kendilerinin sorumlu olması gerektiğine inanıyorlar" diyerek Amerikan kamuoyunu manipüle etmeye çalıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>UCM’yi doğrudan Vaşington'a karşı savaş yürütmekle suçlayan Rubio, aslında Siyonist rejimin hamiliğini üstlendiklerini itiraf etmiş oldu. Hatırlanacağı üzere UCM; 73 binden fazla masum Filistinlinin katledilmesine sebep olan Gazze soykırımının baş sorumluları  Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı. </p>

<p>Rubio’nun açıklamalarının ardında, terörist İsrail'in Gazze 'deki savaş suçları ve UCM’nin 2020 yılında Afganistan’ı işgal eden ve burada sayısız savaş suçu işleyen Amerikan askerlerine yönelik başlattığı soruşturma yatıyor. İşledikleri katliamların hesabını vermekten korkan Rubio, mahkemeyi destekleyen sivil toplum kuruluşlarını ve Üçüncü Dünya ülkelerini "hasmane bir ağ" olarak nitelendirip hedef gösterdi. Avrupa Belgesi üyeleri dahil 125 ülkenin taraf olduğu UCM’yi açıkça tehdit eden ABD, küresel eşkıyalığını bir kez daha tescilledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdden-uluslararasi-mahkemeye-tehdit</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 23:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ucm-3.webp" type="image/jpeg" length="63345"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran’dan Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD hedeflerine saldırı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/irandan-bahreyn-ve-kuveytteki-abd-hedeflerine-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/irandan-bahreyn-ve-kuveytteki-abd-hedeflerine-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin İran kıyılarına yönelik saldırılarına misilleme olarak Bahreyn ve Kuveyt'te bulunan ABD hedeflerine saldırı düzenlediklerini duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Devrim Muhafızları Ordusu, bölgedeki ABD üslerine yönelik saldırılar hakkında bildiri yayımladı.</p>

<p>Bildiride, Bahreyn'deki Şeyh İsa Üssünde içerisinde uçak parçaları ve silah bulunan bazı depolar ile Kuveyt'teki Ali Al-Salem Hava Üssü'nde yer alan MQ9 insansız hava aracı (İHA) rampalarının İHA ile hedef alındığı belirtildi.</p>

<p>Söz konusu saldırıların, ABD'nin İran kıyılarına yönelik saldırılarına misilleme olarak gerçekleştirildiği ifade edildi.</p>

<p>Devrim Muhafızları Ordusu, ABD saldırıları devam ettiği sürece bölgeden petrol ve doğalgaz ihracatına müsaade edilmeyeceği tehdidinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/irandan-bahreyn-ve-kuveytteki-abd-hedeflerine-saldiri</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/iranbahreyn-1.webp" type="image/jpeg" length="41840"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kendi tanıkları ifşa etti: İngilizlerin Afganistan vahşeti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kendi-taniklari-ifsa-etti-ingilizlerin-afganistan-vahseti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kendi-taniklari-ifsa-etti-ingilizlerin-afganistan-vahseti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiliz özel kuvvetlerinin Afganistan işgali sırasında sergilediği vahşet ve işlediği savaş suçları, kendi personelinin itiraflarıyla bir kez daha ortalığa saçıldı. Eski gazeteci ve askeri mutfak görevlisi Monica Grenfell ile İngiliz Ordusu Yedek Kuvvetleri bünyesinde görev yapan Christopher Green, resmi soruşturma komisyonuna verdikleri ifadelerle Batı medeniyetinin kanlı yüzünü ifşa etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamuoyuna sızan sansürlü ifadeler, işgalcilerin insani değerlerden ne kadar uzaklaştığını kanıtlıyor.</p>

<p>Mutfak ve depo görevlisi olarak askeri kamplarda bulunan Monica Grenfell, İngiliz askerlerinin esir aldıkları Afgan sivilleri sırf "eğlenmek amacıyla" forkliftlerin üzerine koyduğunu, yukarı kaldırıp hızla sürerek yere fırlattıklarını bizzat fail askerlerin ağzından duyduğunu aktardı. Kamptaki ahlaki çürümeyi ve denetimsizliği vurgulayan Grenfell, askerlerin tamamen başıboş bırakıldığını ve dehşet verici davranışların ortama hakim olduğunu belirtti.</p>

<p>Soruşturmadaki diğer tanık Christopher Green ise 2012 yılında katledilen çiftçi üç kardeşin infaz sürecini gündeme taşıdı. Özel kuvvetlerin bu cinayeti "meşru müdafaa" yalanıyla örtbas etmeye çalıştığını belirten Green, istihbarat birimlerinin bu kişilerin sadece çiftçilikle uğraştığını kesin olarak bildiğini ifade etti. Bu vahşeti sorgulamaya yeltenen Green, üstleri tarafından "Taliban savunucusu" ilan edilerek baskı altına alındı. Olayı aydınlatacak kamera kayıtlarını izleme yetkisi bulunmasına rağmen, üst makamlar bu kayıtlara erişimini engelledi. İngiliz hükümeti ise katledilen kardeşlerin annesine 3 bin 634 sterlin nakit para vererek skandalı örtbas etmeye çalıştı; bu meblağ resmi kayıtlara "yardım ödemesi" olarak geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiliz özel kuvvetlerinin 2010-2013 yılları arasındaki cinayetlerini ve bunları gizleme faaliyetlerini inceleyen soruşturmalar ise tam bir cezasızlık tiyatrosuna dönüştü. Çocukların da aralarında bulunduğu sivil infazlarını incelemek üzere 2014’te başlatılan 10 milyon sterlinlik soruşturma, suçluları koruyarak sonuçsuz kaldı. Kraliyet Askeri Polisi’nin savcılığa sevk ettiği üç asker hakkındaki dosyalar da dava açılmadan kapatıldı. İngiliz yargı sistemi, kendi katillerini aklama refleksini sürdürdü.</p>

<p>2001 yılında ABD, İngiltere ve NATO öncülüğünde başlatılan kanlı Afganistan işgali, 2021 yılının Ağustos ayında büyük bir hezimetle son buldu. 20 yıllık işgal süresince Batılı güçlerin imza attığı katliamlar, küresel medya tarafından gizlendi ve resmi makamlar bu suçları görmezden geldi.  </p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kendi-taniklari-ifsa-etti-ingilizlerin-afganistan-vahseti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 22:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ingiliz-askeri.webp" type="image/jpeg" length="69567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Moskova’dan Vaşington’ın İran müdahalesine tepki]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/moskovadan-vasingtonin-iran-mudahalesine-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/moskovadan-vasingtonin-iran-mudahalesine-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD yönetiminin İran topraklarına yönelik başlattığı askeri hamleleri sert bir dille eleştirdi. Lavrov, söz konusu askeri müdahalelerin Tahran ile Vaşington arasında önceden kararlaştırılan mutabakatı açıkça ihlal ettiğini belirtti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaşanan son gelişmelerin bölgedeki tahribatı artırdığına dikkat çeken Lavrov, askeri eylemlerin hem İran'daki sivil altyapının hem de Körfez Arap İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerdeki sivil tesislerin büyük hasar görmesine sebep olduğunu ifade etti. Rus Bakan, bu askeri tırmanışın tüm taraflara sadece zarar getireceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırıların barışçıl adımları baltaladığını dile getiren Sergey Lavrov, askeri müdahalelerin diplomasi kapısını tamamen kilitlediğini ve tarafları uzlaşmadan bütünüyle uzaklaştırdığını belirtti. Lavrov ayrıca, ABD'nin uluslararası anlaşmalara sadakatini sorgulayarak, Vaşington yönetiminin taahhütlerini yerine getirme hususundaki güvenilirliğini kaybettiğini ifade etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/moskovadan-vasingtonin-iran-mudahalesine-tepki</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 20:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/lavrovaciklama.webp" type="image/jpeg" length="94408"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'da 180 milletvekili ABD ile mutabakatın feshedilmesini istedi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iranda-180-milletvekili-abd-ile-mutabakatin-feshedilmesini-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iranda-180-milletvekili-abd-ile-mutabakatin-feshedilmesini-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Meclisi'nde çoğunluğu elinde bulunduran 180 milletvekili, ABD'nin mutabakat zaptını sona erdirme kararına karşı adım atılmasını talep etti. Ortak bir bildiri yayımlayan vekiller, Vaşington yönetimiyle yapılan söz konusu anlaşmanın Tahran tarafından derhal feshedilmesi çağrısında bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fars Haber Ajansı tarafından aktarılan bilgilere göre, yayımlanan bildiride hükümet yetkililerinin tavizsiz bir duruş sergilemesi istendi. Milletvekilleri, dış politikada doğrudan ülke lideri Mücteba Hamaney'in çizdiği rotanın takip edilmesi gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vaşington'un taahhütlerine sadık kalmadığını belirten İranlı vekiller, ABD'nin yükümlülüklerini sona erdirdiğini açıklamasının ardından mutabakatın İran açısından da hiçbir geçerliliği kalmadığını savundu.</p>

<h2><strong>"İntikam alınmalı" vurgusu</strong></h2>

<p>Bildiride sadece diplomatik restleşmeyle yetinilmedi; son dönemde İran'ı hedef alan saldırılara ve işlenen suçlara da değinildi. Vekiller, bu eylemlerin arkasındaki faillerden intikam alınması amacıyla vakit kaybetmeden somut adımlar atılması hususunda hükümete çağrı yaptı.</p>

<p>Toplam 290 sandalyeli İran Meclisi'nde 180 vekilin imzasını taşıyan bu bildiri, ülkede karar alma mekanizmaları üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iranda-180-milletvekili-abd-ile-mutabakatin-feshedilmesini-istedi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/iranmeclis-2.webp" type="image/jpeg" length="98467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="22243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="76824"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="91508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="98043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="48947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="63122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="48107"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="70162"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="71488"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="30999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="50246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="38558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="53377"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="71055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="66632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="85389"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="37329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="60081"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="75146"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="53325"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
