<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 29 Oct 2026 03:42:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Silahlı siyonistlerden Batı Şeria'da gazetecilere saldırı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/silahli-siyonistlerden-bati-seriada-gazetecilere-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/silahli-siyonistlerden-bati-seriada-gazetecilere-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin topraklarını gasbeden silahlı İsrailliler, işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde gazetecileri ve aktivistleri hedef aldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya-İsrail çifte vatandaşı gazeteci Adele Shoko, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kendisiyle birlikte ABD'li gazeteci ve aktivist Jasper Nathaniel ile Rusya-İsrail çifte vatandaşı gazeteci Andrey Krasnovski'nin Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırısına uğradığını belirtti.</p>

<p>Shoko, silahlı İsraillilerin kendilerini darp ettiğini ve ateş açmakla tehdit ettiğini kaydetti.</p>

<p>Saldırganların kendisinin gözlüklerini, Krasnovski'nin ise cep telefonunu çaldığını belirten Shoko, Nathaniel'in yüzüne de biber gazı sıkıldığını aktardı.</p>

<p>Shoko, saldırıya uğrayan Krasnovski'nin beyin sarsıntısı geçirdiğini ve alıkonulduğu süre boyunca birkaç kez bilincini kaybettiğini ifade etti.</p>

<p>Filistin topraklarını gasbeden silahlı İsraillilerin olay yerine gelen ambulansın Krasnovski'yi tahliye etmesini engellediğini vurgulayan Shoko, yaralı gazetecinin uzun süre ambulansta tek başına bekletilerek hastaneye sevkine izin verilmediğini belirtti.</p>

<p>Shoko, daha sonra yaptığı ek açıklamada ise ambulansın Krasnovski'yi hastane yerine polis karakoluna götürdüğünü kaydetti.</p>

<p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/silahli-siyonistlerden-bati-seriada-gazetecilere-saldiri</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 23:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/israilgazeteci-2.webp" type="image/jpeg" length="42855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kabil’den İslamabad’a İHA misillemesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kabilden-islamabada-iha-misillemesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kabilden-islamabada-iha-misillemesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afganistan ile Pakistan sınır hattında Şubat ayından bu yana tırmanan askeri gerilim, karşılıklı taarruzlarla yeni bir boyuta taşındı. Afganistan Savunma Bakanlığı, Pakistan silahlı kuvvetlerinin Salı günü Paktika vilayetinde bulunan bir sınır karakoluna ve çevresindeki güvenlik tesislerine dört ayrı insansız hava aracı (İHA) saldırısı gerçekleştirdiğini duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saldırının ardından bölgede konuşlu bulunan Afgan savunma ve güvenlik personeli derhal harekete geçerek karşı operasyon başlattı. Sınırın diğer tarafındaki bir Pakistan askeri üssü ile çevre karakolları hedef alan misilleme operasyonunda doğrudan temas sağlandı.</p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan resmi açıklamada, düzenlenen karşı taarruzun Pakistan askeri altyapısında ağır hasara ve Pakistanlı personelin hayatını kaybetmesine sebep olduğu bildirildi. Açıklamada ayrıca, bölgedeki Afgan unsurlarının saldırılardan kayıpsız çıktığı vurgulandı.</p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kabilden-islamabada-iha-misillemesi</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 23:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/afganistan-pakistan.webp" type="image/jpeg" length="13590"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye-Kazakistan hattında yeni dönem adımları]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiye-kazakistan-hattinda-yeni-donem-adimlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiye-kazakistan-hattinda-yeni-donem-adimlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye-Kazakistan ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İletişim Başkanlığından, Erdoğan'ın Tokayev ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmesine ilişkin açıklama yapıldı.</p>

<p>Buna göre, iki lider görüşmede, Türkiye-Kazakistan ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye ile Kazakistan'ın, Geliştirilmiş Stratejik Ortaklık seviyesindeki ilişkilerini, ticaret, yatırım, enerji, ulaştırma ve savunma sanayisi başta olmak üzere her alanda daha ileriye taşıyacak adımlarla güçlendireceklerini belirtti.</p>

<p>Erdoğan, Türkiye'nin Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Dönem Başkanlığı boyunca Aile Meclisi'ne kuvvet kazandıracak hamleler için gayret göstereceğini, Kazakistan ile bu konuda yakın dayanışmanın sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Tokayev'i Antalya'da düzenlenecek COP31 Liderler Zirvesi'ne davet etti.</p>

<p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiye-kazakistan-hattinda-yeni-donem-adimlari</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 22:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/turkiyekazakistan.webp" type="image/jpeg" length="97477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ve İsrail’den İran’a ortak saldırı sinyali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-ve-israilden-irana-ortak-saldiri-sinyali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-ve-israilden-irana-ortak-saldiri-sinyali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yeni bir ortak askeri harekâtın eşiğinde olduğu yönündeki istihbarat raporları, Orta Doğu’daki tansiyonu yeniden yükseltti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Amerikan basınında geniş yankı bulan iddialara göre Vaşington, 3 Kasım’daki Kongre ara seçimlerinin hemen ardından başlayabilecek olası operasyonlara karşı Körfez müttefiklerini şimdiden uyardı.</p>

<h2><strong>'Emir verilirse 96 saatte harekete geçilecek'</strong></h2>

<p>Pentagon’un bölgedeki operasyonel hazırlık seviyesine dikkat çeken CNN International, Orta Doğu’da konuşlu Amerikan birliklerinin Trump’tan gelecek bir talimatla birlikte 96 saat içinde kapsamlı hava ve füze saldırıları başlatabilecek kapasitede olduğunu bildirdi. Bölgede faaliyet gösteren yaklaşık 20 savaş gemisine ek olarak yeni bir uçak gemisi taarruz grubu ile deniz piyade unsurlarının intikali planlanırken, askeri üslerde mühimmat stoklarının takviye edildiği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>İsrail’e Teksas’tan Patriot desteği</strong></h2>

<p>Wall Street Journal’ın (WSJ) askeri kaynaklara ve uçuş verilerine dayandırdığı bilgilere göre Vaşington, muhtemel bir misilleme ihtimaline karşı İsrail’in hava kalkanını güçlendirmeyi sürdürüyor. ABD ordusunun Teksas’tan sevk ettiği ilave bir Patriot hava savunma sisteminin, İran’ın balistik füze kapasitesine karşı İsrail hava sahasına entegre edileceği kaydedildi.</p>

<h2><strong>Trump nükleer tesisleri masada tutuyor</strong></h2>

<p>Operasyonun zamanlaması ve kapsamına dair resmi bir karar henüz duyurulmasa da Donald Trump’ın seçim sonrasında İran’ın stratejik altyapısını ve nükleer tesislerini doğrudan hedef alacak bir harekât seçeneğine sıcak baktığı öne sürülüyor. Buna karşın sahadaki yüksek teyakkuz durumunun kesin bir saldırı emri anlamına gelmediği, nihai kararın siyasî takvime bağlı kalacağı vurgulanıyor.</p>

<h2><strong>İstihbarattan ‘Rejim Değişikliği’ Yanılgısı Uyarısı</strong></h2>

<p>Askeri tırmanışa yönelik eleştiriler de gecikmedi. Eski İsrail Askeri İstihbarat Yetkilisi Danny Citrinowicz, Tahran’ın altyapısına veya üst düzey liderliğine yönelik saldırıların rejim değişikliği getireceği beklentisini tehlikeli bir yanılgı olarak nitelendirdi. Citrinowicz, Vaşington ve Tel Aviv’in askeri operasyonlarla İran’da yönetim değişikliği sağlama varsayımının sahada ters tepebileceği ve bölgeyi çok daha geniş çaplı bir kaosa sürükleyebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-ve-israilden-irana-ortak-saldiri-sinyali</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/abdisrailiran.webp" type="image/jpeg" length="25967"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye, Dera saldırıları sebebiyle Ürdün'e nota verdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/suriye-dera-saldirilari-sebebiyle-urdune-nota-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/suriye-dera-saldirilari-sebebiyle-urdune-nota-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanlığı, Ürdün'ün Şam Büyükelçisi Süfyan el-Kudat'ı ülkesinin Suriye'nin Dera ilindeki sivil yerleşim yerlerine düzenlediği hava saldırıları sebebiyle bakanlığa çağırarak protesto notası verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye haber ajansı SANA'nın Dışişleri Bakanlığı Basın Ofisi'ne dayandırdığı habere göre, Ürdünlü Büyükelçi Kudat, ülkesinin 26 Ekim'de Dera'da sivil yerleşim yerlerini hedef alan hava saldırıları sebebiyle bakanlığa çağrıldı.</p>

<p>Ürdünlü büyükelçiye verilen protesto notasında, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 7 sivilin ölümüne, çok sayıda kişinin de yaralanmasına yol açan saldırıların Suriye'nin egemenliğini açıkça ihlal ettiği vurgulandı.</p>

<p>Ürdün'de 23 Ekim'de Kerek vilayetinin güneyindeki Hamud Kilisesi'ndeki cenazeye katılanları hedef alan silahlı saldırıda 9 kişi ölmüş, 25 kişi yaralanmıştı.</p>

<p>Ürdün Silahlı Kuvvetleri, kilise saldırısına misilleme olarak 26 Ekim'de Suriye'nin güneyindeki DEAŞ hedeflerine yönelik hava harekatı düzenlediğini açıklamıştı.</p>

<p>Suriye, Ürdün ordusunun Dera kırsalında çeşitli noktalara düzenlediği hava saldırılarını kınayarak, aralarında kadınlar ve çocukların da bulunduğu 7 sivilin öldüğünü duyurmuş, saldırıların ülkenin egemenliğini ihlal ettiğini bildirmişti.</p>

<p>Ürdün ise saldırılarında DEAŞ'a ait mevzilerin hedef alındığını ve 20 örgüt unsurunun öldürüldüğünü savunarak, sivil can kayıplarından üzüntü duyulduğunu ifade etmişti.</p>

<p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/suriye-dera-saldirilari-sebebiyle-urdune-nota-verdi</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 20:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/suriyenota.webp" type="image/jpeg" length="19662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İspanya'daki tren kazasında ölü sayısı 68'e yükseldi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ispanyadaki-tren-kazasinda-olu-sayisi-68e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ispanyadaki-tren-kazasinda-olu-sayisi-68e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya’nın Toledo kentine bağlı Urda bölgesinde iki hızlı trenin çarpışması sonucu ölenlerin sayısı 68’e ulaştı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Madrid-Sevilla hattında sefer yapan Renfe şirketine ait AVE hızlı treni ile Iryo firmasına ait trenin karıştığı kazada, 15’i ağır olmak üzere 53 yolcu yaralandı. Ülke genelinde 3 günlük ulusal yas ilan edilirken, bölgedeki hastanelerde planlı ameliyatlar durdurularak acil müdahalelere öncelik verildi.</p>

<p>Kastilya-La Mancha Özerk Yönetimi Başkanı Emiliano Garcia-Page, can kayıplarının 44’ünün Iryo, 24’ünün ise AVE treninde gerçekleştiğini duyurdu. Olay yerine giden Başbakan Pedro Sanchez, 18 Ocak’ta Kurtuba yakınlarında 46 kişinin ölümüyle neticelenen kazayı hatırlatarak aynı yıl içinde benzer iki facianın meydana gelmesinin izaha muhtaç olduğunu ve ihmali bulunanların yargı önüne çıkarılacağını vurguladı.</p>

<h2><strong>Sinyalizasyon arızası ve kontrol merkezi hatası</strong></h2>

<p>Ulaştırma ve Sürdürülebilir Hareketlilik Bakanı Oscar Puente, kazanın ana şebekedeki teknik aksaklıktan ziyade kontrol merkezinin hatalı kararlarından kaynaklandığını bildirdi. Bakanın paylaştığı teknik verilere göre süreç şu şekilde gelişti:</p>

<p><strong>Sistem Devre Dışı Kaldı: </strong>Saat 08.30’da bilgisayarlar arasındaki veri iletişiminin kopmasıyla Urda mevkisindeki LZB emniyet sistemi devre dışı kaldı. Bu arıza, 63 kilometrelik hat boyunca seyreden bütün trenlerin otomatik olarak raylarda durmasına sebep oldu.</p>

<p><strong>Hatalı Geçiş İzni:</strong> Otomatik sistemin durması üzerine idareyi Madrid’deki Atocha ADİF Ana Kontrol Merkezi devraldı. Merkez, önünde Iryo treninin durduğunu göz ardı ederek saat 08.36’da AVE trenine hareket izni verdi.</p>

<p><strong>Çarpışma:</strong> Sinyalizasyondaki ikazlara rağmen yoluna devam eden AVE treni, 25 kilometre ilerledikten sonra saat 08.54’te istasyon girişinde bekleyen diğer trene arkadan çarptı.</p>

<p>Bakan Puente, kontrol merkezinin birden fazla riskli emir verdiğini, hatta bir makinistin telsizden duruma itiraz ederek hız sınırının en fazla saatte 40 kilometreye çekilmesi gerektiğini hatırlattığını kaydetti.</p>

<p>Facia sonrasında Madrid, Ciudad Real ve Endülüs arasındaki demir yolu ulaşımı bütünüyle kapatıldı. Iryo firması başkentteki ana gar üzerinden yürütülen tüm seferlerini geçici olarak askıya aldı. Demir yolu güvenliğinin yeniden tesisi amacıyla başlatılan adli ve idari tahkikat genişletilerek devam ediyor.</p>

<p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ispanyadaki-tren-kazasinda-olu-sayisi-68e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 19:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/ispanyatrenkazasi.png" type="image/jpeg" length="54139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[130 ülkeden ABD yaptırımlarına karşı ortak tavır]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/130-ulkeden-abd-yaptirimlarina-karsi-ortak-tavir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/130-ulkeden-abd-yaptirimlarina-karsi-ortak-tavir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, ABD'nin Küba'ya altmış yılı aşkın süredir tatbik ettiği ekonomik, ticari ve finansal ablukanın sonlandırılmasını talep eden karar tasarısını 34'üncü kez oylayarak kabul etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Oylamada 130 ülke ablukanın tamamen kaldırılması yönünde irade gösterirken, 17 ülke tasarı aleyhinde duruş sergiledi; 25 ülke ise çekimser kaldı. Türkiye ve Çin, karara destek veren ülkeler safında yer aldı.</p>

<p>Oylama öncesinde Türkiye'de José Martí Küba Dostluk Derneği öncülüğünde bir araya gelen aydınlar, yayımladıkları ortak bildiriyle Küba halkıyla dayanışma çağrısında bulunmuş, Vaşington yönetiminin bu tutumuna karşı durulması gerektiğini savunmuştu. Türk delegasyonu da Genel Kurul'daki oturumda ablukanın kaldırılması lehinde oy kullanarak bu duruşu tescilledi.</p>

<p>Havana yönetimine benzer bir destek de Pekin'den geldi. ABD'nin tek taraflı yaptırımlarına karşı çıkan Çin yönetimi, ekonomik baskı politikalarına derhal son verilmesi talebini yineledi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, söz konusu yaptırımların Küba halkının temel yaşam ve kalkınma haklarını ihlal ettiğini belirterek, Küba'nın egemenliğini ve ulusal güvenliğini koruma mücadelesini kararlılıkla desteklediklerini aktardı.</p>

<p>1960 yılında yürürlüğe giren ve aradan geçen onlarca yıla rağmen sürdürülen ekonomik abluka; ada ülkesinin uluslararası ticarete, küresel finans kaynaklarına ve iktisadi faaliyetlere erişiminde derin aksaklıklara sebep oldu.</p>

<p><img alt="Bmkub" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/10/bmkub.webp" width="894" /></p>

<p>Genel Kurul'da kabul edilen karar, tavsiye ve uluslararası uzlaşı niteliği taşıyor. Vaşington üzerinde doğrudan icrai bir hukuki zorunluluk kurmaktan ziyade küresel kamuoyunun vicdanını ve diplomatik ağırlığını yansıtıyor. Ablukanın fiilen son bulması, ABD'nin kendi iç hukuki mevzuatı ve siyasi karar mekanizmaları çerçevesinde atacağı adımlarla mümkün görünüyor.</p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/130-ulkeden-abd-yaptirimlarina-karsi-ortak-tavir</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 19:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/bmkuba.webp" type="image/jpeg" length="62720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Batı'nın Afrika'daki sömürge nizamı çöküyor"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/batinin-afrikadaki-somurge-nizami-cokuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/batinin-afrikadaki-somurge-nizami-cokuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Moskova’da toplanan Rusya-Afrika Forumu’nda konuşan Vladimir Putin, Batı merkezli tahakküm çarkının geri dönüşü olmaksızın parçalandığını ve çok kutuplu dünyanın somut bir gerçek haline geldiğini belirtti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Vaşington güdümlü emperyalist merkezlerin Afrika kıtasını yeni borç tuzaklarıyla esir alma gayretlerine dikkat çeken Rus lider, IMF ve Dünya Bankası gibi gasp mekanizmalarının meşruiyetini yitirdiğini kaydetti. </p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, başkent Moskova'da gerçekleştirilen Rusya-Afrika İktisadî ve İnsanî Forumu'nun ana oturumunda hitap ederek milletlerarası sistemdeki köklü kırılmayı tahlil etti. Putin, sömürgeci Batı blokunun Afrika kıtası üzerindeki hegemonya arayışlarını teşhir ederken, çok kutuplu dünya intizamının artık durdurulamaz bir sürece dönüştüğünü ifade etti.</p>

<h2><strong>Gümrük dayatmaları</strong></h2>

<p>Toplantıda dünya çapındaki güç dengelerinin kökten değiştiğini belirten Vladimir Putin, asırlardır başkalarının sırtından palazlanan Batılı muhterislerin bu gerçeği kabule yanaşmadığını vurguladı. Vaşington ve suç ortaklarının haksız yaptırımlar, gümrük dayatmaları, şantaj ve iç işlere müdahale yoluyla çirkin metotlara sarıldığını dile getiren Putin, yeryüzünün kaderinin bir avuç devlet tarafından tayin edildiği devrin kapandığını söyledi. Putin, Afrika'nın tabiî kaynakları, nüfus gücü ve ticaret yolları üzerindeki konumuyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer aldığını aktardı.</p>

<p>Batılı başkentlerin Afrika ülkelerini yağmacı borç şartlarıyla yeniden esarete mahkûm etmeye çabaladığını bildiren Putin, bu dayatmaların kıta halklarına ağır faturalar çıkardığına ve gelecekte katbekat fazla ödeme külfetine sebep olduğuna dikkat çekti. Rus lider, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Dünya Bankası'nın derhal reforma tabi tutulmasını ve karar mekanizmalarında Afrikalı fertlerin ve temsilcilerin söz sahibi kılınmasını talep etti. </p>

<p>İktisadî bağımsızlığın yolunun dayatılan döviz cenderesini kırmaktan geçtiğine işaret eden Putin, Afrika devletleriyle ticarette millî para birimlerine geçişin zaruri olduğunu vurguladı. </p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/batinin-afrikadaki-somurge-nizami-cokuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/ptn.webp" type="image/jpeg" length="59625"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'den Mısır'a Doğu Akdeniz teklifi: 15 bin kilometrekare daha fazla alan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiyeden-misira-dogu-akdeniz-teklifi-15-bin-kilometrekare-daha-fazla-alan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiyeden-misira-dogu-akdeniz-teklifi-15-bin-kilometrekare-daha-fazla-alan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, Mısır'a Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması için anlaşma çağrısını yineledi. Bakanlık, Mısır'ın Türkiye ile anlaşması hâlinde Yunanistan'la yapabileceği muhtemel bir anlaşmaya kıyasla 15 bin kilometrekareden fazla deniz yetki alanı kazanabileceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları anlaşmazlığına ilişkin açıklamasında, Mısır ile karşılıklı menfaatler doğrultusunda anlaşma imzalamaya hazır olduklarını bildirdi. Bakanlık, Türkiye ile yapılacak bir anlaşmanın Mısır'a önemli kazanımlar sağlayacağını belirterek, Yunanistan'la yapılabilecek muhtemel bir anlaşmaya göre 15 bin kilometrekareden fazla ilave deniz alanı elde edilebileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Doğu Akdeniz'deki anlaşmazlığın sebebi ne?</strong></h2>

<p>Doğu Akdeniz'deki anlaşmazlığın temelinde, ülkelerin kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlarının nasıl belirleneceği meselesi bulunuyor. Türkiye, deniz yetki alanlarının belirlenmesinde ana kara kıyılarının uzunluğunun ve hakkaniyet ilkesinin esas alınmasını savunurken Yunanistan, adaların da deniz yetki alanı oluşturma hakkını öne çıkarıyor. Bu farklılık, bölgedeki enerji kaynakları ve deniz alanlarının paylaşımı konusunda anlaşmazlıklara yol açıyor.</p>

<h2><strong>Türkiye, Yunanistan-Mısır anlaşmasına karşı çıkıyor</strong></h2>

<p>Türkiye, 2019 yılında Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat imzalamıştı. Buna karşılık Yunanistan ve Mısır, 2020 yılında kısmi bir deniz yetki alanları anlaşması yaptı. Ankara, söz konusu anlaşmanın Türk kıta sahanlığıyla çakıştığını belirterek Türkiye açısından geçersiz olduğunu açıkladı.</p>

<p>Türkiye'nin Mısır'a sunduğu teklif, Kahire yönetiminin deniz yetki alanlarını Ankara ile yapılacak bir sınırlandırma üzerinden yeniden değerlendirmesini öngörüyor. Ancak Mısır'ın Yunanistan ile mevcut anlaşması, bu yöndeki görüşmelerin önünde önemli bir diplomatik mesele oluşturuyor.</p>

<p>MSB, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde korumaya devam edeceğini, bölgesel barış ve istikrarın güçlendirilmesini desteklediğini bildirdi.</p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiyeden-misira-dogu-akdeniz-teklifi-15-bin-kilometrekare-daha-fazla-alan</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/msb-misir-yunanistan.webp" type="image/jpeg" length="53984"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'de seçim ve hükümet krizi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israilde-secim-ve-hukumet-krizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israilde-secim-ve-hukumet-krizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'de parlamento seçimlerinde oyların yüzde 57,3'ü sayılırken, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar bloğu ile muhalefet, hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşamadı. Mevcut tabloda iki taraf da çoğunluğu sağlayamadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Oyların yüzde 57,3'ü sayıldıktan sonra ortaya çıkan sonuçlara göre, iktidar bloğu 55, muhalefet bloğu ise 49 sandalye ile seçim yarışını sürdürüyor.</p>

<h2><strong>NETANYAHU KOALİSYON İÇİN GEREKLİ SAYIYA ULAŞAMADI</strong></h2>

<p>Seçimin böyle sonuçlanması halinde, 120 sandalyeli İsrail Meclisi'nde koalisyon kurmak için gerekli sayı olan 61 milletvekiline iki blok da erişemiyor.</p>

<p>Mevcut tabloda, iktidardaki Likud Partisi 27 sandalye alırken, Eisenkot'un Yashar Partisi 21 sandalyeyle ikinci sırada yer alıyor.</p>

<h2><strong>FİLİSTİNİ TEMSİL EDEN PARTİLER KİLİT KONUMA YÜKSELDİ</strong></h2>

<p>Seçimde İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler toplam 16 sandalyeyle kilit konuma yükseliyor. Bu grupta üç partinin birleşiminde oluşan Ortak Liste'nin 12, Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisinin ise 4 milletvekili çıkarması bekleniyor.</p>

<h2><strong>SON DURUM</strong></h2>

<p>Muhalefet kanadında eski başbakanlar Naftali Bennett ve Yair Lapid'in "Birlikte Listesi" 11, Avigdor Liberman'ın İsrail Evimiz Partisi 8, Yair Golan liderliğindeki Demokratlar Partisi ise 9 sandalye bandında seyrediyor.</p>

<p>İktidar blokundaki Ultra-Ortodoks Yahudileri (Haredi) temsil eden Şas Partisinin 7, Birleşik Tevrat Yahudiliğinin 9, Netanyahu'nun aşırı sağcı müttefikleri Itamar Ben-Gvir'in Yahudi Gücü Partisi ile Bezalel Smotrich'in Dini Siyonizm Partisinin ise 6'şar milletvekili elde edeceği öngörülüyor.</p>

<p>Kaynak: AA</p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israilde-secim-ve-hukumet-krizi</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/israil-secim-krizi.webp" type="image/jpeg" length="81865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakanlık 38 ürünü ifşa etti: Sucukta domuz eti çıktı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bakanlik-38-urunu-ifsa-etti-sucukta-domuz-eti-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bakanlik-38-urunu-ifsa-etti-sucukta-domuz-eti-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit ve tağşiş yapılan gıdalar listesine 38 yeni ürün ekledi. Sakarya’da dana sucukta domuz eti, dört farklı ildeki 6 üründe ise tek tırnaklı hayvan eti tespit edildi. Ürünlerin 10’u sağlığı tehlikeye düşüren gıdalar listesinde yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda denetimlerinde uygunsuzluk belirlenen ürünleri kamuoyuyla paylaştı. Güncellenen listede, Sakarya’nın Serdivan ilçesinde bir firmanın satışa sunduğu dana sucukta domuz eti tespit edildiği açıklandı.</p>

<h2><strong>Dört ilde 6 üründe tek tırnaklı hayvan eti</strong></h2>

<p>Kayseri, Balıkesir, Bursa ve Kahramanmaraş’taki işletmelere ait 6 üründe tek tırnaklı hayvan eti belirlendi. Ayrıca dana kıyma adıyla satılan bir üründe kanatlı eti bulundu.</p>

<h2><strong>Zeytinyağına tohum yağı karıştırıldı</strong></h2>

<p>İstanbul Büyükçekmece’de soğuk sıkım zeytinyağı olarak satılan bir ürüne tohum yağı karıştırıldığı, Çorum’da baharat olduğu belirtilen etiketsiz bir üründe ise kullanımı yasak boya bulunduğu açıklandı.</p>

<p>Bakanlığın 28 Ekim’de güncellediği listede toplam 38 yeni ürün yer alırken bunların 10’u sağlığı tehlikeye düşüren gıdalar kategorisine eklendi. Ürünlerin ayrıntıları Bakanlığın Güvenilir Gıda adresinden incelenebiliyor.</p>

<p>Kaynak: DHA</p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bakanlik-38-urunu-ifsa-etti-sucukta-domuz-eti-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/bakanlik-domuz.webp" type="image/jpeg" length="87076"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bu hâl]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bu-hal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bu-hal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[● Bu hâl, Kanunî Sultan Süleyman’ın hemen arkasından başladı; ve 4 asırdır hiç bir değişiklikle aslını ve mayasını değiştirmeden geldi.

● Bu hâl, kışırda kabuk bağlayan ve iç vecdini kaybeden sözde imanla, bir türlü iman haline gelmeyen gülünç inanışların bazı nefsaniyetlerde belirttiği tarihî yo...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>● Bu hâl, Kanunî Sultan Süleyman’ın hemen arkasından başladı; ve 4 asırdır hiç bir değişiklikle aslını ve mayasını değiştirmeden geldi.</p>

<p>● Bu hâl, kışırda kabuk bağlayan ve iç vecdini kaybeden sözde imanla, bir türlü iman haline gelmeyen gülünç inanışların bazı nefsaniyetlerde belirttiği tarihî yobazlıktır.</p>

<p>● Bizde değişiklik adına ne yapılmışsa hep kışırda, deri tabakasının üstünde oldu; ve tarihî ham yobaz, bir an evvelki yobazlığının tam tersine dönmüş ve eskisinin düşmanı diye ortaya çıkmış olarak hep aynı asla ve mayaya sadık kaldı.</p>

<p>● Sakın yobazı, bir dâvaya, onun en mahrem çilelerini çektikten sonra kıl ve nokta feda etmeksizin emirlere sımsıkı bağlanan ulvî adam sanmayınız! Yobaz, her sahada asla anlayamadığı ve iç yüzünü göremediği tecelliler karşısında papağan gibi hep aynı aksülâmelleri gösterip “Nuh” diyen, fakat “Peygamber” demiyen; ve insanda en büyük İlâhî nimet, ruh ve fikri, bekçi sopası, tulumbacı nârası ve “vur-ya!” çığlığıyla boğmaya kalkışan, böylece inanışları kör ve havasız nefsaniyetine indiren, insan kılıklı insan tersidir.</p>

<p>● Yobaz, sadece Allah’ı bulmak için düşünmeye, aranmaya ve kıvranmaya memur insanoğlunun en büyük düşmanıdır; ve en sefil hayvanlar arasında bile bir eşi bulunmaz esâtirî hayvandır.</p>

<p>● İslâmlığın en ince kanunlarından biri, bir müslümana küfür isnat edildiği zaman eğer o kimse gerçekten küfürde değilse, küfrün, bir kurşun gibi geriye teperek isnad edicisini bir daha dirilmemecesine öldüreceğidir. Böyleyken, bir zamanların müslümanlık taslayan yobazı, mukaddes ve muazzez Şeriatın gözünde asla suç olmamak şöyle dursun, hattâ teşvik ve rağbet mevzuu olan işaretlere küfür damgasını vurmakla teferrüd etmişti.</p>

<p>● Bir asırdan beri nesil nesil, bir derece daha katılaşa katılaşa gelen yobazlarsa, şimdi aynı hüneri dinsizlik ve Allahsızlık yolunda göstermek istiyor; ve insanoğluna ebedî varlık ve kurtuluş yolunda istikamet göstermek isteyenleri hemen damgalayıveriyor: “Soysuz, vatansız, mürteci, inkılâp düşmanı!”</p>

<p>● Sen, ruh bağırsaklarındaki inkıbazı itfaiye hortumlarının sökemeyeceği ve kafasındaki sertliği şahmerdanların kıramayacağı Yirminci Asır yobazı! Münzevî bir karıncanın bile ayağını kıpırdattığı noktada, bir faaliyet ve hayatiyet merkezi varken, ne olur, o kaskatı kafanı bir lâhza çevir de ne dediğimize, ne yaptığımıza bak ve bir lâhza düşünmeye çalış! Sonra elinden gelirse bize fikirle mukabele et! Fikir, senin gözünde kolera mikroplarının sahası mıdır ki, onu gördüğün her yerde üzerine kireç dökmekten başka çare bulamıyorsun?</p>

<p>● Dünün bir türlü ölçü ve insafa gelmez yobazları, kazan kaldırdıkları mevzularda bir izah ve müdafaa tavrı gördükleri zaman şöyle haykırırlardı: “Söyletmen vurun!”... Ve bir kelime söyletmeden vururlar, kelleleri uçururlardı. Doğruysa doğru, yanlışsa yanlış olarak yine bizzat fikirle tespit edilmesi gereken fikirden bu derecede korkmak için, insan geçinenlerin, maymunlar ve leş kargaları arasında bile kendilerine bir müttefik bulamamış olmaları lâzım değil midir?</p>

<p>● Bugünün yobazları, dünün, hiç olmazsa aslı hak olan bir dâvada hak suretinden geçinen zavallılarına nisbetle, aslı haksızlık olan dâvaların bâtıl suretine millî ve her bakımdan sultanî iman yağmacıları ve fikir katilleridir.</p>

<p>● Avrupalının kendi içinde çoktan beri tasfiye etmiş bulunduğu bu hâl, bizde tâ dibinden ve kökünden kazınmadıkça, bunu kazıyacak cemiyet ve terbiye usullerine erilmedikçe, hiç bir bahsi ele almaya usûl bakımından imkân yoktur. Büyük ve gerçek Türk inkılâbının başı, tarihî yobazlığın tâ kökünden kazınması hadisesine dayanmalıdır.</p>

<p><i>Necip Fazıl Kısakürek, İdeolocya Örgüsü, s. 413–415.</i></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bu-hal</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/necip-fazil-bu-hal.jpeg" type="image/jpeg" length="39736"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sırbistan’da İsrail Büyükelçiliğine bıçaklı saldırı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sirbistanda-israil-buyukelciligine-bicakli-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sirbistanda-israil-buyukelciligine-bicakli-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da İsrail Büyükelçiliği'ne bıçakla saldıran kişi, polis tarafından vurularak öldürüldü. Saldırının ardından ülkede tehdit seviyesi en yüksek düzeye çıkarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da, 28 Ekim Çarşamba günü gece yarısından kısa süre sonra İsrail Büyükelçiliği önünde bıçaklı saldırı meydana geldi. İki bıçakla büyükelçiliği koruyan jandarma görevlisine saldıran kişi, güvenlik görevlisinin açtığı ateş sonucu öldü. Saldırıda yüzünden yaralanan görevlinin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.</p>

<p>Sırbistan İçişleri Bakanı Ivica Dačić, kimliği henüz belirlenemeyen saldırganın reşit olmadığını ve Şabac kentinden geldiğinin değerlendirildiğini açıkladı.</p>

<p>Sırp makamları ülke genelinde güvenlik önlemleri artırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.</p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sirbistanda-israil-buyukelciligine-bicakli-saldiri</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/sirbistan-israil.webp" type="image/jpeg" length="46227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD gözünü Venezuela'ya dikti: Bir gün ABD'nin 51. eyaleti olabilir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-gozunu-venezuelaya-dikti-bir-gun-abdnin-51-eyaleti-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-gozunu-venezuelaya-dikti-bir-gun-abdnin-51-eyaleti-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela ile 'harika' bir ilişkiye sahip olduklarını ve bu ülkeden ciddi miktarda petrol aldıklarını belirterek, bir gün Venezuela'nın 'ABD'nin 51. eyaleti olabileceğini' savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Trump, 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimleri yaklaşırken Texas'ta düzenlediği seçim mitinginde, dış politika gündemini değerlendirdi.</p>

<p>Trump, Venezuela ile "harika" bir ilişkiye sahip olduklarını ve bu ülkeden yüksek miktarda petrol aldıklarını aktararak, bazı Amerikan petrol şirketlerinin de bu ülkede ciddi yatırımlar yaptığını dile getirdi.</p>

<p>Venezuela'nın yakında müreffeh bir ülke olacağını düşündüğüne işaret eden Trump, "Belki de yakın bir gelecekte burası 51. eyaletimiz haline gelir. Bu mümkün, bunu gerçekleştirelim, orayı 51. eyaletimiz yapalım. Devlet başkanı yerine vali seçimi yapalım." değerlendirmesini yaptı.</p>

<h2><strong>İRAN'LA SAVAŞ YAKINDA BİTECEK</strong></h2>

<p>Trump, İran'la savaşı kendilerinin değil, 1978'de İran'ın başlattığını ve İran yönetimlerinin birçok Amerikan askerinin ölümünden sorumlu olduğunu savundu.</p>

<p>İran'ın nükleer silaha sahip olmaması karşılığında petrol ve akaryakıt fiyatlarının yüksek olmasının "oldukça küçük bir bedel" olduğunu savunan ABD Başkanı, "Yakında bu savaş bitecek, orduları, donanmaları ya da başka bir şeyleri kalmadı." dedi.</p>

<p>Ülkedeki akaryakıt fiyatlarının yakında hızla düşeceği sözünü veren Trump, İran politikasının Kongre seçimlerini olumsuz etkilemesini beklemediğini söyledi.</p>

<p>Trump, "Dün biri soruyordu; 'eğer yeniden yapmanız gerekse, İran'a yine de saldırır mıydınız?' Ben de dedim ki; 'kesinlikle, bu yaptığım en iyi işlerden biriydi.'" şeklinde konuştu.</p>

<p> Kaynak: AA</p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-gozunu-venezuelaya-dikti-bir-gun-abdnin-51-eyaleti-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/abd-venezuela.jpg" type="image/jpeg" length="78278"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Sanık sandalyesine oturtulan inancımızdır!"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sanik-sandalyesine-oturtulan-inancimizdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sanik-sandalyesine-oturtulan-inancimizdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Leman dergisinde Allah Resulü'ne yönelik alçakça çizilen karikatüre tepki gösterdiği için hakkında hapis istemiyle dava açılan Büyük Doğu Akıncıları İstanbul İl Başkanı Alper Kaan Aykut hâkim karşısına çıktı. Duruşma sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Aykut, muhakemenin şahsına değil doğrudan doğruya İslâm davasına yönelik olduğunu hatırlatarak Müslümanların vicdanını uyanışa davet etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Âlemlere rahmet olarak gönderilen Fahr-i Kâinat Efendimiz'e hakaret içeren provokatif çizime karşı meşru tepkisini ortaya koyan Alper Kaan Aykut hakkında ceza davası açıldı. Duruşmanın tamamlanmasının ardından adliye önünde bekleyen kalabalığa ve basın mensuplarına hitap eden Aykut, milletin mukaddesatına sahip çıkmaktan bir an olsun geri adım atılmayacağını hatırlattı.</p>

<p>Bu toprakların mayasında ezan ve Peygamber muhabbeti olduğunu belirten Aykut, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Avukat arkadaşlar gerekli açıklamaları yaptılar zaten. Ben kısa şeyler söyleyeceğim, çok uzatmayacağım. Öncelikle biz Türkiye'de yaşıyoruz. Türkiye'de doğduk, büyüdük. Bu ülkede beş vakit ezanlarda Allah Resûlü'nün ismi zikrediliyor. Bu ülkenin ordusuna Mehmetçik deniyor; ki Mehmetçik denmesinin sebebi de Allah Resûlü aleyhissalâtü vesselâmın isminden ilhamla verilmiş bir sıfat bu... Böyle bir memlekette doğduk, büyüdük. Yani herkes gibi bir Anadolu insanıyım, Anadolu çocuğuyum. Allah Resûlü'ne hakaret etmek, O'na saldırmak; Türk milletine, Türk milletinin mukaddesatına saldırmaktır. Böyle bir hadise akabinde biz gerekli tepkiyi verdik. Ben mevzuyu da aslında şahsî algılamıyorum. Benim yerimde hangi Müslüman olsa aynı tepkiyi verirdi. Yani ben bir yerde Türk milletinin tercümanı olarak çıkıp orada konuştum. Onların duygularını ifade ettim. Bundan dolayı da pişman değilim."</p>

<p>Yargı mekanizmasının milletin inancına sırt çevirmesine tepki gösteren Aykut, sanık sandalyesine oturtulan asıl unsurun şahsı değil, inancı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Aykut konuşmasının devamında meselenin ciddiyetine şu sözlerle dikkat çekti:</p>

<p>"Burada tartışılmaya açılması gereken başka hususlar olduğunu düşünüyorum. Yani hukuk bu kadar kendi milletinden, bu kadar kendi insanından yabancı olmamalı. Kendi insanının değerinden, mukaddesatından bu kadar uzak olmamalı. Burada dediğim gibi ben bu yargılamayı şahsî görmüyorum. Belki benim şahsımda Müslümanların hep tamamı, din-i mübin-i İslam, Allah Resûlü aleyhissalâtü vesselam yargılanıyor. Bugün Alper Kaan Aykut mevzu değil; yarın başka bir Müslümanın da başına bu gelir ve muhtemelen de gelecektir. Dediğim gibi hapis cezasıyla, o istemle yargılanıyoruz. Ama karikatürü çizenler, yani gerçekten insanları tahrik edenler şu an dışarıda geziyorlar."</p>

<p>Aykut, sözlerini doğrudan vicdanlara hitap ederek şu ifadelerle tamamladı: "Sesleneceğim tek yer Müslümanların, mümin kardeşlerimin vicdanıdır. Kardeş dediklerimiz uykularından uyansınlar diyorum. Başka söyleyebileceğim bir şey yok."</p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sanik-sandalyesine-oturtulan-inancimizdir</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 23:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/alperk.png" type="image/jpeg" length="15745"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'de sandıklar kapandı: İlk sonuçlara göre Netanyahu geride]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israilde-sandiklar-kapandi-netanyahu-geride</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israilde-sandiklar-kapandi-netanyahu-geride" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’de 120 sandalyeli Knesset'in belirleneceği genel seçimlerde yaklaşık 7,3 milyon seçmen oy kullandı. Türkiye saatiyle 23.00’te sandıklar kapanırken, gün boyunca kaydedilen yüksek katılım dikkat çekti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail’de 120 sandalyeli Knesset'in belirleneceği genel seçimlerde yaklaşık 7,3 milyon seçmen oy kullandı. Türkiye saatiyle 23.00’te sandıklar kapanırken, gün boyunca kaydedilen yüksek katılım dikkat çekti. Netanyahu liderliğindeki Likud ile muhalefet arasındaki yarışta, hükümet kurmak için gereken 61 sandalyelik çoğunluğa ulaşma hesabı öne çıkıyor. 2022 seçimlerinde 64 sandalye kazanarak hükümeti kuran Netanyahu’nun siyasi geleceği açısından kritik görülen seçimlerde, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Arap partilerinin elde edeceği sandalye sayısı da önem taşıyor.</p>

<p><strong>İşte TSİ 23.00'te sandıkların kapanmasının ardından ilk çıkış anketlerine göre sonuçlar:</strong></p>

<p>İsrail Kanal 11'e göre: Eisenknot 53 sandalye; Netanyahu 50 sandalye;</p>

<p>İsrail Kanal 12: Eisenkot bloku 52 sandalye ile önde; Netanyahu Bloku 50 sandalyede kalıyor; Arap partileri ise 18 sandalye aldı.</p>

<p>2022 seçimlerinde Netanyahu’nun bloğu 64 sandalye kazanmıştı</p>

<p>İsrail’de 1 Kasım 2022’de yapılan son genel seçimlerde katılım oranı yüzde 70,63 olarak kaydedilmişti. Seçim sonucunda Netanyahu liderliğindeki Likud 32, Yair Lapid liderliğindeki Gelecek Var (Yesh Atid) Partisi 24 sandalye kazanmıştı. Dini Siyonizm 14, Ulusal Birlik 12, Şas 11 ve Birleşik Tevrat Yahudiliği 7 sandalyeyle Meclis’e girmişti.</p>

<p>Diğer partilerden İsrail Evimiz 6, Birleşik Arap Listesi 5, Hadaş-Ta'al 5 ve İşçi Partisi 4 sandalye elde etmişti. Böylece 120 üyeli Meclis’te Netanyahu’nun liderliğindeki sağ ve dinî partilerden oluşan blok 64 sandalyeye ulaşırken, Netanyahu karşıtı blok 51 sandalyede kalmıştı. Hadaş-Ta'al ise 5 sandalyeyle Meclis’te temsil edilmişti. Meretz ve Balad partileri seçim barajını aşamamıştı.</p>

<h2></h2>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israilde-sandiklar-kapandi-netanyahu-geride</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 23:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/2026-10-27-22-51-29.webp" type="image/jpeg" length="41016"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fon soruşturmasında yeni tutuklamalar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/fon-sorusturmasinda-yeni-tutuklamalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/fon-sorusturmasinda-yeni-tutuklamalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemlere yönelik yürütülen fon soruşturmasında yargı süreci yeni bir aşamaya ulaştı. Emniyetteki sorgu işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edilirken, savcılık iki üst düzey yönetici hakkında tutuklama kararı verilmesini talep etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Tera yöneticisi Hakan Gövdere ile Ral Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Kurucu Ortağı Rıza Kandemir, savcılık ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Dosyada yer alan diğer şüpheliler Tera Yatırım Finans Grup Direktörü Elif Özüş ile Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Asistanı Elif Değerli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanması istendi.</p>

<p>Toplam tutuklu sayısının 118’e ulaştığı soruşturma, finans piyasalarında zincirleme çöküşe yol açan işlemlerin merkezindeki isimleri hedef almayı sürdürüyor.</p>

<h2><strong>28 Ağustos’tan bugüne adım adım yaşananlar</strong></h2>

<p>Türkiye mali piyasalarını sarsan soruşturma dalgası, düşük hacimli hisselerde yapay fiyat hareketlerinin tespitiyle başladı ve bürokrasiden siyasete, iş dünyasından fon yöneticilerine uzanan geniş bir operasyon zincirine dönüştü.</p>

<p><strong>Manipülasyon Alarmı </strong></p>

<p><strong>- 28 Ağustos 2026:</strong> Düşük hacimli hisselerdeki çapraz işlemlerle bazı fon paylarının sekiz ayda yüzde 3 binin üzerinde prim yapması üzerine Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) müdahale kararı aldı. Serbest fonların BIST 30 dışındaki hisse paylarına yüzde 5, toplam yoğunlaşmaya ise yüzde 20 sınırı getirilerek pozisyonların tasfiyesi istendi.</p>

<p><strong>- 15 Eylül 2026:</strong> Ani satış baskısıyla karşılaşan Pusula Portföy, katılma payı iadelerinde temerrüde düştüğünü ilan etti; fonlar varlıklarını hızla elden çıkarma yarışına girdi.</p>

<p><strong>- 17 Eylül 2026:</strong> SPK, 455 bini aşkın yatırımcıyı ilgilendiren toplam 131 fonun tasfiyesini başlattı. Zararın derinleşmesini önlemek amacıyla tasfiye takvimi üç aydan altı aya çıkarıldı.</p>

<p><strong>Yargı Müdahalesi</strong></p>

<p><strong>- 18-24 Eylül 2026:</strong> Yurt dışı çıkış yasakları ve ilk tutuklamalar geldi. Pusula Holding yöneticisi Serdar Turhan ile Tera Yatırım Holding yöneticisi Emre Tezmen cezaevine gönderildi. Mahkeme kararıyla zanlılara ait yaklaşık 1,8 milyar TL değerindeki iki özel jet ile bir yata el konuldu.</p>

<p><strong>- 25-26 Eylül 2026:</strong> SPK piyasa dolandırıcılığında etkin pişmanlık şartlarını belirledi. AK Parti MKYK/MYK üyesi Fatma Betül Sayan Kaya görevinden istifa etti. Kaya çifti, likidite krizinden hemen önceki hisse satışlarına yönelik iddialar kapsamında savcılığa ifade verdi; etkin pişmanlık çerçevesinde yaklaşık 1,86 milyar TL tutarındaki kazancı TMSF hesabına aktardı. Çiftin kalan mal varlıkları donduruldu.</p>

<p><strong>- 29 Eylül 2026:</strong> Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. Cumhurbaşkanlığı talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu (DDK) ihmalleri araştırmak üzere devreye girdi.</p>

<p><strong>Genişleyen Soruşturma</strong></p>

<p><strong>- 4-6 Ekim 2026:</strong> Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında görevi kötüye kullanma iddiasıyla inceleme izni talep edildi. Adalet Bakanlığı, kriz öncesinde şüpheli çıkış gerçekleştiren 214 kişi ve şirketin 187,6 milyar TL haksız menfaat sağladığını bildirdi; tahsilat için TMSF görevlendirildi.</p>

<p><strong>- 8-14 Ekim 2026:</strong> Soruşturmaya dair yayınlar sebebiyle gazeteciler hakkında tutuklama ve ev hapsi kararları uygulandı. Hükümet, mağdur yatırımcılara fon başına 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasını içeren kanun teklifini Meclis'e sundu; teklif komisyonda kabul edildi.</p>

<p><strong>- 17-20 Ekim 2026:</strong> Tasfiye halindeki fon sayısı 65'e düşürülürken, Ziraat Bankası aracılığıyla 45 bin kişiye 40,8 milyar liralık tasfiye ödemesi gerçekleştirildi. SPK Başkanı Mahmut Sütçü görevden alındı.</p>

<p><strong>Ekim Sonu Operasyonları </strong></p>

<p><strong>- 21-22 Ekim 2026:</strong> Borsa paylarındaki usulsüzlükler gerekçesiyle 31 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Meclis, mağdurlara ara ödeme sağlayan yasayı onayladı. Aralarında eski bürokratların ve holding patronlarının bulunduğu yeni isimler yakalandı.</p>

<p><strong>- 24-26 Ekim 2026:</strong> Eski Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, Altınbaş Holding yöneticisi İnan Altınbaş, holding sahibi Nusret Altınbaş, eski SPK Daire Başkanı Erman Çete, eski milletvekili Ertan Aydın ve Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer tutuklandı. Cezaevine giren şüpheli sayısı 118 oldu.</p>

<p><strong>- Son Durum:</strong> Adliyeye sevk edilen Tera yöneticisi Hakan Gövdere ve Ral Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Kandemir hakkında savcılığın tutuklama talebi vermesiyle soruşturmadaki kritik aşama devam ediyor.</p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/fon-sorusturmasinda-yeni-tutuklamalar</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 23:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/font.webp" type="image/jpeg" length="44118"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rakamların gölgesinde Türkiye'nin okuma gerçeği]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rakamlarin-golgesinde-turkiyenin-okuma-gercegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rakamlarin-golgesinde-turkiyenin-okuma-gercegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milyonları bulan kütüphane ziyaretleri ve basılan on binlerce eser, cemiyetin tefekkür ve şuur derinliğini tek başına izah etmeye kâfi gelmiyor. Kamuoyunda hâlen yürürlükteymiş gibi dolaşıma sokulan yüzde 42 nispetindeki okuma verisi ise seneler evveline ait sınırlı bir yoklamanın neticesinden ibaret kalıyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Eski anketler ve dolaşımdaki yanılgı</strong></h2>

<p>Türkiye’de kitapla kurulan rabıtanın mahiyeti tartışılırken, en büyük zaaf güvenilir ve taze bilgi yerine eski verilerin tekrar edilmesinden kaynaklanıyor. Türkiye Yayıncılar Birliği ile Okuma Kültürünü Yaygınlaştırma Platformu ortaklığında KONDA tarafından hazırlanan ve 2019 senesindeki 38. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda duyurulan çalışma, aradan geçen zamana rağmen hâlen güncelmiş gibi zikrediliyor. Bahsi geçen çalışmada 2008 senesinde yüzde 30 seviyesinde bulunan okuma oranının 2019 itibarıyla yüzde 42 basamağına tırmandığı ileri sürülmüştü. Bilhassa tarih sahasındaki eserlere alakanın ve aile muhitinin tesirine işaret eden bu rakam, bugünün vaziyetini izah etmektenuzak bulunuyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülen çalışmalarda da benzer bir zaman aşımı göze çarpıyor. 2011 senesinde TÜİK vasıtasıyla 6 bin 200 kişi üzerinden taranan Okuma Kültürü Haritası ve 2017 tarihli GENAR iş birliğiyle yapılan araştırma, okuma meylinin yalnızca kitap temin etmekle değil; tahsil derecesi, aile iklimi ve mekân imkânlarıyla şekillendiğini belgeliyor. Ne var ki dünün anketleri, bugünün hakikatini kavramak adına yeterli bir zemin oluşturmuyor.</p>

<h2><strong>***</strong></h2>

<p>Meseleye dair resmî kayıtlar tetkik edildiğinde kütüphanelerdeki hareketlilik dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. TÜİK’in açıkladığı verilere göre Türkiye genelindeki kütüphane adedi 44 bin 829 seviyesine erişti. Halk kütüphanelerine adım atan kişi sayısı bir evvelki seneye nazaran yüzde 15,4 nispetinde yükselerek 38 milyon 737 bin 705 rakamını buldu. Kayıtlı üye miktarı ise yüzde 8,6 artışla 6 milyon 726 bin 993 kişiye dayandı.</p>

<p>Raflardaki kitap mevcudu da azımsanmayacak derecede. Halk kütüphanelerindeki eser adedi 25 milyonu aşarken, üniversitelerin dijital ambarlarındaki elektronik kitap yekûnu 125 milyon 428 bin 957 olarak kayıtlara geçti. 2026 yılı resmî bültenlerine intikal eden 2025 yılı kütüphane icraatında ise Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ve Millî Kütüphane başta olmak üzere bin 302 halk kütüphanesi, 557 üniversite kütüphanesi ile 43 bin 466 mektep kütüphanesi hizmet verdi. Kütüphanelerdeki mecmu kitap sayısı da 117 milyon 981 bin 58 seviyesine vardı.</p>

<p>Fakat kapıdan giren kişi sayısının çokluğu, doğrudan okunan kitap yahut idrak edilen fikir sayısına tekabül etmiyor; ders çalışma maksadıyla yahut mükerrer girişlerle oluşan bu kalabalık, sahici okuma seyrini perdeleyen bir görünüm de meydana getirebiliyor.</p>

<h2><strong>Kitap üretimi ve tüketim kalıpları</strong></h2>

<p>Yayıncılık sahasındaki üretim kapasitesi, fikir dünyasının nabzını tutmada bir diğer gösterge vazifesi görüyor. 2024 senesinde 73 bin 482 adet yeni kitap basılırken, toplam materyal sayısı bir önceki seneye nazaran yüzde 6,5 gerileyerek 92 bin 595 adet seviyesine indi. Basılan eserlerin dökümünde yüzde 21,4 pay ile akademik çalışmalar başı çekerken, edebî metinler ve kurgu eserler yüzde 21,3, ders ve eğitim kitapları ise yüzde 19,4 seviyesinde pay aldı.</p>

<p>İnternet üzerinden gerçekleştirilen ticarete bakıldığında ise çocuk edebiyatının ön plana çıktığı anlaşılıyor. Anadolu Ajansı vasıtasıyla aktarılan büyük bir çevrim içi satış platformunun kayıtlarına göre 2025 senesinde 15 milyon adet kitap siparişi verildi. Bu alışverişlerin yüzde 55’i kadınlar, yüzde 45’i erkekler tarafından gerçekleştirilirken, en fazla talep gören zümre çocuk kitapları oldu. Ancak bu satış hacmi, cemiyetin umumi okuma haritasını tek başına çizmeye yetmediği gibi ticarî bir hareketlilikten öteye de kesin bir delil teşkil etmiyor.</p>

<h2><strong>* * *</strong></h2>

<p>Kitapla rabıtası olan bir kitleyi tespit ederken kullanılan sorular ve metodoloji neticeyi bütünüyle değiştiriyor. Senelik ortalamada eline tek bir kitap alıp sayfalarını çeviren kişi ile hayatını okuma disiplini ve şuur süzgecinden geçiren bir okuyucunun aynı kefeye konulması, tahlillerde ciddi bir yanılgıya sebebiyet veriyor.</p>

<p>Mevcut veriler ışığında, 2026 senesine ait kesin, sıhhatli ve tek bir okuma nispeti telaffuz etmek imkânsız görünüyor. Kütüphane ziyaretçi grafikleri yahut basım adetleri birer tamamlayıcı gösterge olmaktan öte geçemezken; cemiyetin hakiki mânâda ne okuduğu, okuduğunu nasıl hazmettiği ve bu birikimin nasıl bir fikir iklimi oluşturduğu sorusu, kuru bürokratik cetvellerin çok ötesinde samimi bir sorgulamayı mecbur kılıyor.</p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rakamlarin-golgesinde-turkiyenin-okuma-gercegi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 22:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/kitapokuma.webp" type="image/jpeg" length="71167"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Rusya-Ukrayna bölgesel ateşkesi başladı"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rusya-ukrayna-bolgesel-ateskesi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rusya-ukrayna-bolgesel-ateskesi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Melania Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki bölgesel ateşkesin başladığını duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trump'ın eşi Melania Trump, Ukrayna'nın Herson bölgesindeki Oleşki kentinde 'insani yardımların' yapılabilmesi için bölgesel ateşkesin başladığını açıkladı.</p>

<p>Melania Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, iki ülke arasındaki bölgesel ateşkesin başladığını duyurdu.</p>

<p>Trump, 'Ateşkes başladı. Ukrayna ile Rusya arasındaki ateşkes, 27 Ekim'de Moskova saatiyle sabah 04.00'te yürürlüğe girdi.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Söz konusu bölgesel ateşkesin temel amacının insani yardım konvoylarının güvenli şekilde geçiş yapabilmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Melania Trump, ateşkesin Herson bölgesinin Oleşki kentini kapsadığını aktardı.</p>

<p>Melania Trump, bölgesel ateşkese ilişkin detayların, Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov tarafından da doğrulandığını kaydetti.</p>

<h2><strong>Oleşki'deki ateşkes</strong></h2>

<p>Beyaz Saray'ın internet sitesinden önceki günlerde yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın eşi Melania Trump'ın, Ukrayna'nın Herson bölgesinde iki ateş arasında kalan Oleşki şehri için 'özel bir ateşkes' sağladığı bildirilmişti.</p>

<p>Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov, insani operasyon kapsamında Rus Silahlı Kuvvetlerinin 27 Ekim'de Moskova saatiyle 04.00'ten itibaren Herson yönünde saldırıları durduracağını ve 'geçici ateşkes' uygulayacağını belirtmişti.</p>

<p>Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı da 27 Ekim'de Kiev saatiyle 03.00'ten itibaren bölgede 'belirlenmiş bir alanda' ateşkes ilan edeceklerini bildirmişti.</p>

<p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rusya-ukrayna-bolgesel-ateskesi-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 20:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/rusya-ukrayna-3.webp" type="image/jpeg" length="67330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Siber Güvenlik Kurulu’nda dijital egemenlik masada]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/siber-guvenlik-kurulunda-dijital-egemenlik-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/siber-guvenlik-kurulunda-dijital-egemenlik-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Siber Güvenlik Kurulu'nda, Türkiye'nin dijital egemenliğini güçlendirmeyi amaçlayan Dijital Egemenlik Stratejisi ele alındı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Toplantıda, yapay zekâ kaynaklı siber tehditler, dijital platformlardaki algoritmik yönlendirme faaliyetleri ve bunların millî güvenlik üzerindeki etkileri değerlendirildi. Kritik altyapıların korunması, teknolojik bağımsızlığın artırılması ve siber caydırıcılık kapasitesinin geliştirilmesi öncelikler arasında gösterildi. Stratejik hedefler doğrultusunda kurumların kararları uygulaması, süreçlerin izlenmesi ve kamu, özel sektör ile akademi arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Toplantıda, küresel ve bölgesel gelişmelerin siber güvenlik ortamına etkileri, uluslararası alandaki güncel siber olaylar ve değişen tehdit dinamikleri masaya yatırıldı. Yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmelerin siber tehditlerin niteliğini, kapsamını ve hızını nasıl etkilediğine ilişkin Kurula bilgi sunuldu.</p>

<p>Dijital platformlar üzerinden yürütülen algoritmik yönlendirme ve bilişsel etki faaliyetlerinin millî güvenlik ve toplumsal dayanıklılık üzerindeki riskleri değerlendirildi.</p>

<p>Dijital egemenliğin millî güvenlik açısından taşıdığı öneme dikkat çekilirken kritik altyapıların korunması, siber dayanıklılık ve caydırıcılık kapasitesinin artırılması ile teknolojik bağımsızlık stratejik öncelikler arasında gösterildi.</p>

<h2><strong>Dijital Egemenlik Stratejisi</strong></h2>

<p>Türkiye'nin dijital alandaki egemenliğini güçlendirmek, kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltmak ve millî teknoloji kapasitesini geliştirmek amacıyla hazırlanan Dijital Egemenlik Stratejisi Kurula sunuldu.</p>

<p>Stratejide belirlenen hedefler doğrultusunda alınan kararların ilgili kurumlarca uygulanması, süreçlerin etkin biçimde izlenmesi ve ilerlemenin düzenli olarak değerlendirilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Toplantıda ayrıca siber tehditlerle mücadelede kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, ortak risk değerlendirme kapasitesinin geliştirilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması üzerinde duruldu.</p>

<p>Kamu kurumları, özel sektör ve akademi arasındaki iş birliğinin derinleştirilerek bütüncül bir siber güvenlik ekosisteminin geliştirilmesi yönündeki kararlılık vurgulandı.</p>

<p></p>

<p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/siber-guvenlik-kurulunda-dijital-egemenlik-masada</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 19:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/dijitalegemenlik.webp" type="image/jpeg" length="77041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Sami Şener: Necip Fazıl, Türkiye’deki sosyal uyanışın öncüsüdür]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/prof-dr-sami-sener-necip-fazil-turkiyedeki-sosyal-uyanisin-oncusudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/prof-dr-sami-sener-necip-fazil-turkiyedeki-sosyal-uyanisin-oncusudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Öğrenci Kulübü tarafından 21 Ekim 2026, Çarşamba günü saat 13.00'te düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in fikir dünyası, gençlik ideali ve toplum üzerindeki tesirleri ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Prof. Dr. Sami Şener, konuşmasında Necip Fazıl Kısakürek’in Türkiye’deki sosyal uyanışın öncüsü olduğunu vurguladı. Üstad’ın toplumun fikrî ve manevi hayatına yaptığı katkılara dikkat çeken Şener, Necip Fazıl’ın gençliğe rehberlik etme noktasındaki çalışmalarından bahsetti. Büyük Doğu fikriyatı çerçevesinde ortaya koyduğu gençlik idealinin önemine değindi.</p>

<h3><strong>Sami Şener'in konuşmasının tamamı:</strong></h3>

<blockquote>
<p>Evet, kıymetli hocalarım, sevgili öğrenciler, Öncelikle bir zamanlar yuvam olarak bildiğim bölüme tekrar gelmiş olmaktan dolayı mutluluğumu ifade etmek istiyorum. Ve Sosyoloji Topluluğu'na da böyle bir programı hazırlayıp bizi davet etme nezaketinde bulunduğu için teşekkür ediyorum.</p>

<p>Evet, bugün aslında yaşanan bir hikâyeden bahsedeceğiz. Necip Fazıl; evet, bizim gençlik dönemimizde bize yol gösteren, bizim kendimizi fark etmemizi sağlayan ve toplumumuzun geçirmiş olduğu hikâyeyi bize anlatan, o hikâyenin doğru yönlerini bize aksettiren ve bizim dünyamızda, bizim ruhumuzda bir meşale yakan önemli, öncü fikir adamlarımızdan ve hareket adamlarımızdan birisidir.</p>

<p>Çünkü insan gerçekten içinde yaşadığı dünyayı her zaman tam olarak anlayamıyor. O dünyanın nasıl kurulduğunu, hangi etkiler altında şekillendiğini, hangi dinamikler tarafından belirlendiğini bilemiyor. Mutlaka hadisenin bir bölümünü yaşayan, bu olayları daha yakından gören birilerinin bilgisine ihtiyaç duyuyor, yönlendirmesine ihtiyaç duyuyor. Ve biz bu hikâyede hakikaten kendi tarihini, kendi kültürünü, kendi geçmişini tam olarak bilemeyen bir nesil olarak dünyaya geldik. Yani biz doğmadan önce Türkiye'de birçok olaylar, birçok değişimler meydana gelmiş ve toplum orada edilgen bir durumda kalmış. Yani toplum belirleyici olamamış, rol oynayamamış; küçük bir azınlık bir toplumun kaderini belirlemiş. Dolayısıyla normal bir durum değil.</p>

<p>Ben yakın zamanda hayatımı da içine alan bir kitap yayınladım; <i>"Türkiye'de Varoluş Mücadelesi"</i> ismini koydum. Burada aslında söylemek istediğim şey şuydu: Biz varoluşumuzu; yani hedeflerimizi, düşüncelerimizi, yapmak istediklerimizi ancak bir mücadele vererek gerçekleştirme durumuyla karşı karşıya kaldık. Yani imkânları hazır bulamadık veya bulduğumuz imkânlar bizim beklentilerimize, bizim ruh dünyamıza, bizim kültürel dünyamıza uygun değildi. Yani yabancılaşmış bir toplum, bir kurumlar silsilesi içerisinde yetiştik ve kendimizi bulabilmemiz bir zaman aldı. Bir insan kendini bulmadan kendinde oluşan birtakım özellikleri nasıl geliştirebilir? Yani önce kendisini tanımalı. Bu kültürel coğrafyada yerimiz neydi? Bu düşünceler sisteminde bizim alanımız neydi? Hani biz neler yaptık? Yani kendimizi yeniden tanımak ve anlamak gibi bir durumla karşı karşıyaydık.</p>

<p>İşte böyle bir dönemde yüksek bir ses duyduk. Öğrenci derneklerinde bulunduk ve bu öğrenci derneklerimiz hakikaten bizim kendi tarihimizi, kendi kültürümüzü canlandırmak üzere birtakım organizasyonlar yapıyordu. Yani sizin bu yaptığınızı daha geniş bir ortamda, platformda gerçekleştirmeye çalışıyordu. Onun için ben burada Millî Türk Talebe Birliği isimli gençlik kuruluşunun gerçekten benim ve benim gibi birçok insanın hayatında çok önemli bir rol oynadığını, bizi yeniden eğittiğini ve iki farklı üniversitede okumama rağmen asıl üniversitemin orası olduğunu burada gururla belirtmek istiyorum.</p>

<p>Yani biz orada bir konuyu sadece dinlemedik. bir konuyu hem yaşadık hem yaşatmaya çalıştık. Ve Millî Türk Talebe Birliği'nde de tanıdığımız evet, birçok insan vardı; şu anda çoğu yaşamıyor. Onlardan çok faydalandık. Ama onlar içerisinde müstesna birisi vardı: Necip Fazıl Kısakürek.</p>

<p>Necip Fazıl Kısakürek bize tarihimizde meydana gelen olayların değişik veçhelerini veya birtakım kültür ve ahlak dünyamızın asıl temel konularını anlatırken diğerlerinden farklı olarak bir mücadele içerisinde bunları bize sundu. Yani Necip Fazıl, biraz önce Mustafa Hoca'nın da söylediği gibi, öncelikle şair, sonra hareket adamı ve bir düşünce adamı olarak karşımıza çıktı. Yani birtakım olaylarda bazı insanlardan bilgi alabilirsiniz, bazı insanların ahlaki, manevi rehberliğine ihtiyaç duyabilirsiniz. Ama tabii ki bütün bu düşünceleri, duyguları bir hareket planına aktaramazsanız o toplumda bir dönüşüm ve değişimi gerçekleştiremezsiniz.</p>

<p>Zaten aslında bizim de mesleğimiz olan sosyoloji de bu değil midir? Yani sosyolojiyi sadece teorik bilgiler etrafında oluşturmaya çalıştığımızda toplumda, entelektüellerde beklenen hareketi ve bir anlamda dirilişi sağlayabilir miyiz? Sağlayamayız.</p>

<p>Zaten bir bilgi davranış planına geçmeden kendi varlığını tam olarak gösteremez. Yani insan hareket hâlinde de bir bilgiyi, bir kültürü yeniden anlama ve yeniden kavrama imkânına kavuşuyor. Kendini daha iyi anlayabiliyor, çevresini daha iyi anlayabiliyor ve toplumun beklentilerini daha derinden kavrama imkânı buluyor, çünkü toplumun içinde yaşıyor.</p>

<p>Şimdi tabii biz geçmiş tarihimizde bu şekilde topluma yön veren çok önemli insanlar gördük ama özellikle cumhuriyetten sonra, yani Tanzimat'la başlayan bu değişim dönemi ve onu takip eden cumhuriyet döneminde bu tür insanları çok az gördük.</p>

<p>Cemil Meriç'i bilirsiniz; gerçekten düşünce adamlarımızdan birisi. Bir gün evindeyiz rahmetli Sedat Yenigün'le beraber. Konu nereden geldiyse Necip Fazıl'a geldi. Cemil Meriç dedi ki: <i>"Biz o dönemde hepimiz” -</i>affedersiniz-<i> “namussuzduk"</i> dedi. Tabii bu namus kelimesi ahlaki bir şey olarak değil, bir davranış tipi olarak; <i>"Yani biz sustuk"</i> dedi, <i>"Ama bir tek bağıran, konuşan Necip Fazıl'dı"</i> dedi. Bakın, yani bu çok önemli bir bilgidir.</p>

<p>Biz o dönemi bilmiyorduk. O dönemin şartlarını, evet, daha sonraki yıllarda bazı şartlarını yaşadık ama öyle bir dönem ki Necip Fazıl'ın da söylediği gibi "Allah" demenin bile yasak olduğu bir dönemde Necip Fazıl bu mücadeleyi yapmaya başlıyor.</p>

<p>Yani bir öncü ve bir meşale tutuyor. Dolayısıyla Necip Fazıl'ı, tabii ki insanları şartları içerisinde, dönemleri içerisinde değerlendirmek gerekiyor. Yani Necip Fazıl bizim bugün sahip olduğumuz imkânlara sahip değildi; o, kendi imkânları içerisinde bir meşale yaktı ve bu meşalede de gençlik onun hedefiydi.</p>

<p>Yani Necip Fazıl belli bir dünya görüşünü, belli bir anlayışı, belli bir kültürü bir neslin üzerine emanet etti: Gençlik. Ve her şeyde bu gençliği biz görüyoruz. Yani bir beklentiyi, bir arayışı, bir sorumluluğu, bir dinamizmi gençlikten bekledi. Çünkü gençlik gelecektir, yani bir toplumun geleceği gençliktir ve Necip Fazıl gençliğe bunu şey yaptı.</p>

<p>Şimdi diyor ki; ona göre ideal gençlik, bir defa bir dünya görüşüne sahip olmak. Şimdi dünya görüşü aslında bir yaşama felsefesi. Biz sosyolojide de anlatıyoruz, toplumların yaşama felsefeleri vardır. Eğer yaşama felsefeleri yoksa toplum niçin, neden, nereye gideceğini bilmez. O zaman bu yaşama felsefesini oluşturması lazım, gençliğin bulması lazım ve kendine bir hayat planı oluşturması lazım. Bu felsefe olmadan hayat planı olmaz. Sosyal bilimlerde de bir amacınız varsa ona uygun bir metodunuz olması lazım ve metodunuz sizi amacınıza götürmesi gerekiyor.</p>

<p>Dolayısıyla bu dünya görüşü veya bir dava fikriyle hareket ediyor. Yani <i>"Benim bir problemim var ama bu problem sadece benim kişisel problemim değil, aslında toplumun problemi ve bu toplumun problemini ben kendi problemim olarak görüyorum"</i> bunu demek istiyor. Tabii bu önemli bir sorumluluk.</p>

<p>Erenköy'de, İstanbul Erenköy'de bir süre oturdum. Necip Fazıl Erenköy'de oturuyordu. Ve Erenköy'de istasyonun hemen dibinde bir çay bahçesi vardı, oraya gelirdi. Ben de Necip Fazıl oraya geliyor diye oraya giderdim. Necip Fazıl'ın yakın mesafesinde bir beraberliğimiz oldu, evine de gittik. Millî Türk Talebe Birliği zaten Necip Fazıl'ın sık sık uğradığı bir yerdi. Necip Fazıl'ı çoğu zaman karşılardım, çoğu zaman yanında otururdum; böyle bir şeyimiz oldu. Ve diyordum ki: <i>"Eğer Necip Fazıl İngiltere'de, Amerika'da olsaydı devlet ona özel bir villa tahsis ederdi, özel hizmetçiler tahsis ederdi; 'Gel sen bilginle, fikirlerinle, sanatınla bu topluma hizmet et' derdi"</i> diye düşünürdüm o zamanlar.</p>

<p>Necip Fazıl'a tabii yine sahip çıkıldı, Millî Türk Talebe Birliği ve onun çevresindeki... Ama Necip Fazıl'ın cumhuriyet döneminden itibaren sürekli kovuşturulmaya uğradığını biliyoruz. Yazılarından dolayı, konuşmalarından dolayı emniyete çağrıldığını ve hatta hapis hayatı yaşadığını biliyoruz. Ve Necip Fazıl aslında kendi mücadelesi için öyle bir hayat yaşadı ki aslında onun yaşadığı hayat bizim için önemli bir rehber oldu.</p>

<p>Şimdi diyor ki: <i>"Bir dünya görüşüne sahip olmak."</i> Bir dünya görüşü tabii belli bir inançla oluyor, belli bir sorumlulukla oluyor. Ve daha sonra bu sadece inanç olarak kalmayacak, aynı zamanda davranışa da dönüşecek. Bunun için ahlaki bir karakter olması gerektiğini düşünüyor. Ve tabii ki bir süreklilik var toplumlarda; toplumların tarihi geçmişine vakıf olmamız lazım.</p>

<p>Necip Fazıl bu konuda gerçekten önemli bir uyanışa vesile oldu. Tarihi yeniden ama genel hatlarıyla... O bir tarihçi değildi ama Necip Fazıl o kadar yalnızdı ki her konuyu halletmek mecburiyetinde kaldı.</p>

<p>Şiir yazdı, tiyatro yazdı, tarihçilik yaptı, konferanslar verdi, tasavvuf ve felsefe konularına girdi. Dolayısıyla biz Necip Fazıl'ı sanki yangın halindeki bir binayı kurtarmaya çalışan bir kişinin öyle çaresizce ama yılmadan bir o eşyayı kurtaran, bir o eşyayı kurtaran, yangını söndürmeye çalışan bir insan durumunda görüyoruz.</p>

<p>Yani Necip Fazıl bu toplumun kaderini, geleceğini belirlemeye çalışan bir konumda kendisini gördü. Çünkü insanlar susuyordu, insanlar korkuyordu, insanlar nasıl hareket edeceğini bilemiyorlardı. Bu dönemlerde Necip Fazıl artık kendini feda edercesine bir mücadelenin içine girdi.</p>

<p>İşte <i>Sahte Kahramanlar</i> konusunu ele aldı, <i>Para</i> kitabında ekonomiye el attı, diğer fikir alanlarına, tasavvufa, fikre, felsefeye temas etti. Yani biz Necip Fazıl'ı... Hani eski ilim adamlarının özelliği şöyleydi: Çok farklı ilim dallarıyla meşgul oluyorlardı; bir alanda derinleşen bir insan değildiler ama çok disiplinli bir çalışmanın içindeydiler. Aslında bugün de bilim dalları ve önemli üniversiteler bu alana doğru kayıyorlar. Biz Necip Fazıl'ı da her çiçekten bir çiçek tozu alıp bal üreten bir insan durumunda görüyoruz. Evet, belki çok büyük araştırmalar yapmadı, çok uzun akademik makaleler yazmadı ama her konuya hemen hemen temas etti.</p>

<p>Ve burada da gençlere söylediği şey şu: <i>"Evet, düşünceniz olacak ama bu düşünceyi harekete geçireceksiniz."</i> Yani düşünce zihinlerde kalmayacak, kitaplarda kalmayacak, bir nesil bunu üstlenecek.</p>

<p>Eğitim konusunda problemlerimiz var, bir tarih belli bir noktada kesilmiş, bilgi birikimi unutturulmuş. Dolayısıyla yeniden bu bilgi birikimini gündeme taşımak, tekrar üzerinde durmak... Ben Necip Fazıl'ın mesela Batı felsefesiyle ilgili <i>Batı Tefekkürü ve İslâm Tasavvufu</i> isimli kitabında çok enteresan tespitlerine şahit oldum. Geçen yıldı, bunu tekrar okudum.</p>

<p>Bugün Necip Fazıl'ı konuşuyoruz, elbette ki bizim kıymetli birçok insanımız var. Benim de çok faydalandığım insanlar var, ülkemizde yetişmiş insanlar var. Fakat Necip Fazıl bir öncü insan olarak karşımıza çıkıyor ve herkesin sustuğu bir anda: <i>"Bir yangın var!"</i> diyor.</p>

<p><i>"Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!</i><br />
<i>Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:</i><br />
<i>Durun, bir dünya iniyor tepenizden</i><br />
<i>Ve çatırdılar geliyor karanlık gökkubbenizden."</i></p>

<p>Bakın, bu topluma bir mesajdır. Dolayısıyla Necip Fazıl bir çöküşün seslerini duyuyor ve bize bunu aktarıyor. Tabii devrin siyasi durumu veya işte Batılı ideolojinin bütün kurumlarda kendisini göstermesi, ifade etmesi ve dediği gibi "Allah" demenin yasak olduğu bir dönem...</p>

<p>Rahmetli babamdan bir şey anlatayım: Biz elifba okumak için bir evde toplanırdık. Bir arkadaşımız evin damına çıkardı ve bakardı acaba jandarma geliyor mu gelmiyor mu diye. Uzaktan geleceğini görünce hemen elifbalar saklanır ve başka bir etkinliğe girilirdi. Böyle bir dönemden bahsediyoruz.</p>

<p>Tabii buna yönelik başka araştırmacılarımızın bilgileri, değerlendirmeleri var ama burada önemli olan hareket, davranış ve tutum. Demin de dediğim gibi bir düşünceyi eğer hareketle besleyemezseniz ne kendiniz ondan bir fayda sağlarsınız ne de başkaları üzerinde etkili olabilirsiniz. Biz Necip Fazıl'da bunu gördük. Başka büyük liderlerimizde de bu tür özellikleri gördük.</p>

<p>Türkiye'nin sancılı günleri... Necip Fazıl bir defa gençliği hedef alıyor. Niye gençliği hedef alıyor? Çünkü gelecek dünyayı onlar kuracak ve onu anlayabilecek insanlar gençlik olacak.</p>

<p>Necip Fazıl'ın Millî Türk Talebe Birliği'nde en az 8-10 tane konferansını dinlemişimdir. Necip Fazıl bize çok uzun hikâyeler anlatmadı, ana, temel konulardan bahsetti.</p>

<p>Mesela Türkiye'de bir 27 Mayıs İnkılabı oldu. 27 Mayıs İnkılabı askerler tarafından yapıldı ve Demokrat Parti, yani halkın seçtiği hükümet görevden ihtilalle alındı. Genç arkadaşlarım 2000 yılına gelinceye kadar Türkiye'de her 10 yılda bir askeri ihtilaller yapıldığını acaba duydular mı veya okudular mı bilmiyorum. Böyle bir ülkede yaşıyoruz, canı sıkılan askerî şey hemen hükümeti görevden alıyor, sıkıyönetim ilan ediyor ve sıkıyönetim tabii kısıtlıyor. Belli düşünceleri, belli hareketleri, belli çalışmaları kısıtlıyor.</p>

<p>Ben 1974 yıllarında hatırlıyorum, evimize baskın yapılarak belli kitaplarımızdan dolayı bizi emniyete çekip hatta bir iki gün belki orada misafir edileceğimizi de her an bekliyorduk. Bir kitap okumanın yasak olduğu bir dönemden bugünlere geldik. O zaman kitap okumaya demek ki yeni neslin daha fazla ihtiyacı var, daha bir sorumluluğu var; çünkü eski nesil bu imkânları fazla bulamadı. Böyle toplantıları biz yapamadık, belli tarihlerden sonra yapabildik.</p>

<p>Şimdi tabii gençliğin sorumluluğu konusunda çok güzel şeyleri var: <i>"Zamanın sorumluluğunu taşımak"</i> diyor. Bu ne demek? Her dönemin belli özellikleri var, belli ihtiyaçları var ve sosyologlar olarak bu tamamen sizin alanınız. Zamanın sorumluluğu...</p>

<p>Bu, kendisini saygıyla andığım Suriyeli bir âlimin, Said Havva isimli bir âlimin "zamanın fıkhı" diye bir tabiri var. Ben ilk defa Necip Fazıl'da bu kavramı şey yaptım bu son günlerdeki bir araştırmamda. Gerçekten çok önemli bir şey, yani zamana göre konuşmak, zamanın ihtiyacına göre konuşmak.</p>

<p>İki: Manevi mirası korumak. Miras; evet eserlerimiz var. Camilerimiz, medreselerimiz, çeşmelerimiz, surlarımız var; ama manevi mirasın korunması...</p>

<p>Şimdi gençliğe birtakım miraslar kalıyor. Bu sadece annemizin babamızın mirası değil, bu, kültürümüzün mirası. Ve kültürümüzün mirasını biz korumak zorundayız. Birileri tarihi, vakaları, geçmiş dönemleri şöyle bir kalemde çiziyor. Çiziyor ama bizim bunu ortaya çıkarmamız lazım: Gerçekten onlar çizilecek şeyler mi yoksa onların üzerinde düşünmemiz mi gerekiyor?</p>

<p>Dönemimizin bu ızdırabından dolayı ben Profesör Cahit Tanyol'dan <i>"Osmanlı Devlet Yapısında Değişme"</i> diye doktora tezi aldım. En azından ben kendi tarihimi bileyim; benim tarihim nerede kırılmaya uğradı ve burada hangi etmenler rol oynadı? Yani "Osmanlı şöyleydi, Osmanlı böyleydi", bitti mi yani bu iş? Hayır, bu kadar basit değil. Kuruluştan Tanzimat'a kadar Osmanlı'da bu bozulma nerede başladı? Ben de onu araştırdım. İyi ki de araştırmışım, birçok toplumsal olayların da nereden kaynaklandığını öğrenmiş oldum.</p>

<p>Çünkü sosyologlar; tarih bizim laboratuvarımız. Ben de bir sosyolog olarak bunu kendime de söylüyorum. İyi ki tarih üzerine, sosyal tarih üzerinde çalışmışım. Çünkü birtakım basit ve toptancı araştırmaları artık rahatlıkla açıklama imkânına kavuşabiliyoruz. Eksiğimiz nerede, bunu da biliyoruz. Birilerinin tezlerine karşı çıkmak için değil, kendi tezimizi doğrulamak için kendi tarihimizi bilmek zorundayız. Ben kendi tarihime önce ben inanmalıyım. Başkaları benim tarihimi kötülüyor diye ben onun savunmasıyla meşgul olmamalıyım, önce kendim yüzleşmeliyim. Çok şükür yüzleştik; nerede aksaklıklar olduğunu, nerede yanlışlar, yalanlar olduğunu da öğrenme imkânı bulduk.</p>

<p>Dolayısıyla manevi miras o yüzden önemli. Doktora tezi yaparken ben bu konuya eğildiğim zaman Cahit Tanyol tarihe çok meraklıydı ama sosyalist düşünceler de taşıyordu; yani yerli bir sosyalistti hocamız. Bana diyordu ki: <i>"Sami, Necmettin Erbakan çok ileri gidiyor, Batı'ya çok karşı çıkıyor, 'sanayi hamlesi' falan diyor; bak onu yiyecekler"</i> diyordu bana beni muhatap alarak. Tabii hoca her şeye rağmen dürüst bir insandı, onu da rahmetle anabiliriz.</p>

<p>Şimdi taklitçilikten uzaklaşmak ve en önemlisi geleceği inşa etmek... O zaman gençliğin sorumluluğu çok önemli bir konu hâlinde karşımıza çıkıyor: Geleceği inşa etmek. Çünkü Hz. Ali'nin de bir sözü var: <i>"İnsanları yaşadıkları döneme göre eğitiniz"</i> diyor. Sadece geçmişin bilgileriyle değil, geleceğin problemleriyle de ilgili bir şekilde yetiştirin diyor. Ve Necip Fazıl da bize bunu söylüyor: <i>"Geleceği inşa etmek gençliğin görevidir"</i> diyor. O zaman gençliğin çok önemli konular üzerinde durması lazım, yani geleceğin rolünü üstlenmeleri lazım.</p>

<p>Arkadaşlar, ben gençlik kuruluşları içinde yetiştim, o dönemin ağabeylerinin, hocalarının çok büyük rolü var. Ve ben Sosyoloji programına "Gençlik Sosyolojisi" dersini koymuştum; o dersi de bu bölümde vermiştik. Çünkü herkes diyor ki: <i>"Gençlik geleceğimiz, şu, bu..."</i> Peki, tamam da bu gençliğe rol veriyor musunuz? Hayır, vermiyorsunuz.</p>

<p>Türkiye'de bir Gençlik Bakanlığı var, Spor Bakanlığı olarak çalışıyor. Açın bakın, gençlikle ilgili ciddi bir şey yok, kamplar yapıyor, kamplar da tatil beldesi şeklinde çalışıyor.</p>

<p>Ben <i>Gençlik</i> kitabımı yazdığımda -<i>Türkiye'de Gençlik</i> olarak basıldı- Devlet Planlama Teşkilatı'nın gençlikle ilgili politikasının olmadığını gördüm arkadaşlar. İnceledim; bir gençlik politikası yok. Gençlik ne yapar, hangi işleri yürütür, hangi dönemlerde hangi çalışmaları, eğitimleri alır şeklinde bir şey görmedim. Gençlik; adı var, kendi yok bir kitle ve gençliğe sorumluluk vermiyoruz.</p>

<p>Ben Sakarya Sosyoloji'de birinci sınıflarda ders yaparken onlara soru sorardım. Çocuklar bana derdi ki: <i>"Hocam, biz bir şey bilmiyoruz ki; bize niye soruyorsun, bize anlatın."</i> <i>"Hayır"</i> diyordum, <i>"siz biliyorsunuz"</i> diyordum ve onlardan çok güzel cevaplar alıyordum. Çünkü sosyal hayatın içindeler. Ama biz hâlâ gençlere önemli bir statü veremedik.</p>

<p>Necip Fazıl gençlerin önemini gördü ve gençliğin yetişmesinde eğitim ve düşüncenin çok önemli bir rol oynadığını söyledi. Ve diyor ki: <i>"Bilgi, hayat anlayışıyla ilişkilendirilmelidir."</i> Biz de bunu söylüyoruz sosyolojide. Bilginin hayatı kavrayabilmesi, anlayabilmesi, hayata yeni bir şekil, yeni bir renk katabilmesi gerekiyor; yoksa bilgi hafızamızda fonksiyonsuz bir şekilde kalmamalı.</p>

<p><i>"Eğitim, karakter ve ahlak gelişimini de kapsamalıdır"</i> diyor; hâlâ bunu yapamadık. Millî eğitimde sadece bilgi üretiyoruz, o bilgi de niçin üretiliyor, onun felsefesi de yok. Daha dün derslerimde anlattım; ailenin dışında insanı eğitme imkânımız yok. İlkokula başladığı, bitirdiği zaman mükemmel kabul ediyoruz ve ondan sonra da mesleğe hazırlıyoruz. Mesleğe hazırlıyoruz da hani sorumluluk nerede? Görev anlayışı nerede? Takım çalışması yapma yeteneği nerede? İnsanlarla birlikte grup çalışması yapma özelliği nerede? Biz bunları ahlakla, kültürle anlatmamız lazım ama anlatamıyoruz ve anlatmıyoruz. Ondan sonra da <i>"Gençlik niye böyle?"</i> diyoruz. Ben gençliğin bugünkü bu hâline doğrusu kızamıyorum, bir şey de söyleyemiyorum; <i>"Siz haklısınız, sizi biz yetiştiremedik"</i> diyorum.</p>

<p>Şimdi tabii Necip Fazıl'ın diğer ilim, fikir ve kültür adamlarından farkı; bir defa düşüncesini bir dünya görüşü hâline getirmiş olmasıdır. Evet, çok güzel araştırmacılarımız var ama bir düşünceyi bir dünya görüşü, bir yaşama tarzı hâline getiren <i>İdeolocya Örgüsü</i> isimli enteresan bir kitabı var. O dönemde böyle bir kitabın yazılmış olması bile Necip Fazıl'ın ufkunun büyüklüğünü, yüceliğini gösteriyor; yani bir devlet sistemi, bir toplum sistemi kuruyor. Tabii kendine göre birtakım kavramlar oluşturuyor, o günün dünyasında o kavramlarla başka türlü konuşamıyorsunuz.</p>

<p>Ben de Sosyoloji Bölümü'nü ilk kurduğumda -hocalarımız bilir- dedim ki: <i>"Arkadaşlar, biz yerli bir sosyoloji bölümü olacağız, yerli bir sosyoloji anlayışı."</i> Çünkü sosyoloji, bütün sosyal bilimler hep Batı'dan gelen bilgilerle oluşmuş durumda. Metot olarak da biz İstanbul Sosyoloji mezunuyuz; teorik yönü güçlü bir bölüm ama uygulamalı yönü yok. Ankara'nın teorik yönü zayıf fakat uygulamalı yönü kuvvetli. <i>"Biz Sakarya'da İstanbul Sosyolojisi'nin teorik yönüyle Ankara Sosyoloji'nin uygulamalı yönünü birleştireceğiz"</i> dedik ve ben kendim istatistik dersi almadığım hâlde Sosyal İstatistik dersi koydurdum bölüme. Sorumluluğumuz bunu gerektiriyordu;,sorumluluğumuz sosyolojiye yeni bir kapı açmaktı. Çok şükür, bölümümüz bu misyonunu yerine getirdi ve aynı misyonla da devam ediyor.</p>

<p>Necip Fazıl, nesil inşası içerisinde olmamızı söylüyor; bir nesil inşa etmemiz lazım. Bizi bir üretim mekanizmasının bir çıktısı olarak görerek derdi ki: <i>"Sizler yanlış imalat eserisiniz."</i> Yani toplum, sistem tek tip bir insan inşa ediyor, kendisine ne verilirse kabul eden, sürekli tekrarlayan ama üzerinde düşünmeyen bir insan. <i>"Ama sizler hatalı imalatsınız; siz artık düşünüyorsunuz, araştırma yapıyorsunuz, alternatifler üzerinde fikir yürütüyorsunuz"</i> derdi. Evet, biz maalesef kendi ülkemizde mahkûm durumdayız; bilgi, fikir ve kültür mahrumiyetindeyiz. Dolayısıyla bu hareketi başlatma görevini bizlere ve bizden sonrakilere verdi. Biz de bu mirası devam ettirmek istiyoruz.</p>

<p>Ben gençliğin üzerinde çok fazla durulması gerektiğini, gençlere mikrofondan hitap etmenin yetersiz olduğunu, gençlerin yanında bulunmamız ve gençlerin dertleriyle dertlenmemiz gerektiğini hep söylemeye çalıştım. Bunun için de Sosyologlar Derneği'ni biz burada kurduk, şu anda 13. yılını doldurdu ve hâlâ bu dernekle meşgul olmaya çalışıyoruz.</p>

<p>Tekrar kıymetli hocalarımın ve Sosyoloji Topluluğu'nun daveti için, bize bu imkânı verdiği için kendilerine teşekkür etmek istiyorum. Hepinize başarılar diliyorum.</p>
</blockquote>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/prof-dr-sami-sener-necip-fazil-turkiyedeki-sosyal-uyanisin-oncusudur</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/GAKV1dAV6_w/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="12144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kâzım Albayrak: Necip Fazıl ve kendimizle hesaplaşma]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/kazim-albayrak-necip-fazil-ve-kendimizle-hesaplasma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/kazim-albayrak-necip-fazil-ve-kendimizle-hesaplasma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Öğrenci Kulübü tarafından 21 Ekim 2026, Çarşamba günü saat 13.00'te düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in fikir dünyası, gençlik ideali ve toplum üzerindeki tesirleri ele alındı.

Araştırmacı-yazar Dr. Kâzım Albayrak “Necip F...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Öğrenci Kulübü tarafından 21 Ekim 2026, Çarşamba günü saat 13.00'te düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in fikir dünyası, gençlik ideali ve toplum üzerindeki tesirleri ele alındı.</p>

<p>Araştırmacı-yazar Dr. Kâzım Albayrak “Necip Fazıl ve Kendimizle Hesaplaşma” başlığı altında yaptığı konuşmada, Üstad’ın her şeyden önce kendi nefsiyle ve varlığıyla derin bir muhasebeye giriştiğini ifade etti. Necip Fazıl’ın nefs ve varlık muhasebesinin onun fikir ve sanat hayatının temelinde yer aldığını belirten Albayrak, Üstad’ın bu yönüyle insanın kendisini sorgulaması ve hakikati araması bakımından örnek teşkil ettiğini vurguladı.</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/kazim-albayrak-necip-fazil-ve-kendimizle-hesaplasma</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 01:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/VCkXuDYCk1M/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="55959"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kassam Tugayları'ndan Yahya Sinvar için ezgi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/kassam-tugaylarindan-yahya-sinvar-icin-ezgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/kassam-tugaylarindan-yahya-sinvar-icin-ezgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/kassam-tugaylarindan-yahya-sinvar-icin-ezgi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/yahya-sinvar-4.jpg" type="image/jpeg" length="27195"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[93 yaşındaki Mehmet Amca, 60 yıldır yaptığı bastonları Allah rızası için dağıtıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/93-yasindaki-mehmet-amca-60-yildir-yaptigi-bastonlari-allah-rizasi-icin-dagitiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/93-yasindaki-mehmet-amca-60-yildir-yaptigi-bastonlari-allah-rizasi-icin-dagitiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mehmet Amca, 60 yılı aşkın süredir büyük bir emekle ürettiği bastonları hiçbir ücret talep etmeden insanlara hediye ediyor. Hayatını iyilik yapmaya adayan Mehmet Amca, “Para lazım değil, bana Allah razı olsun lazım.” sözleriyle takdir topluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>93 yaşındaki Mehmet Amca, 60 yılı aşkın süredir baston ustalığı yapıyor. Yıllardır el emeğiyle hazırladığı bastonların hiçbirini parayla satmayan Mehmet Amca, ürettiği bastonları Allah rızası için ihtiyaç sahiplerine ve çevresindeki insanlara hediye ediyor.</p>

<p>Allah Resulü'nün hediyeleşmeye verdiği önemi hatırlatan Mehmet Amca, yaptığı işi bir kazanç kapısı olarak görmüyor. Onun için en büyük kazanç, hediye ettiği bastonları kullanan insanların hayır duasını almak.</p>

<p>Kendisiyle yapılan röportajda bugüne kadar ürettiği bastonlardan hiç para alıp almadığı sorulan Mehmet Amca, şu sözlerle cevap veriyor:</p>

<p>“Hiç kimseye parayla satmadım. Sen yapsan bana, bu bastonu bana versen, 'Allah razı olsun şu adamdan, şu bastonu bana verdi' dedim. Her gün... Onun için ben bu bastonları bedava veriyorum. 'Allah razı olsun' diyen olur belki. Bana o lazım. Para lazım değil. Bugün öleceğim, yarın öleceğim; bana 'Allah razı olsun' lazım.”</p>

<p>Ömrünün büyük bir bölümünü baston yaparak geçiren Mehmet Amca, karşılık beklemeden iyilik yapmanın ve hayır duası kazanmanın güzel bir örneğini sergiliyor.</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/93-yasindaki-mehmet-amca-60-yildir-yaptigi-bastonlari-allah-rizasi-icin-dagitiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/usta-ve-ciragin-ahsap-hikayesi.webp" type="image/jpeg" length="19969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edirnekapı'da yüz binlerce Suriyelinin katili Nasrallah'ın posteri yansıtıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/edirnekapida-yuz-binlerce-suriyelinin-katili-nasrallahin-posteri-yansitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/edirnekapida-yuz-binlerce-suriyelinin-katili-nasrallahin-posteri-yansitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un tarihi Edirnekapı surları, Suriye’de yüz binlerce Müslümanı şehit eden, milyonlarca insanın yurdunu terk etmesine yol açan ve elleri masumların kanıyla bulanmış olan Hizbullah’ın eski lideri Hasan Nasrallah’ın posterinin yansıtıldığı açık bir provokasyona sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_f2d671d3903c916a-162">Ecdad yadigârı bu kadim surların, katliamların ve zulümlerin simgesi haline gelmiş bir şahsın propagandalık alanına çevrilmesi, içimizdeki Şia fitnesinin cüretinin ve gafletinin hangi boyutlara ulaştığını bize hatırlattı. Mazlumların ahını, Suriyeli yetimlerin gözyaşlarını ve Suriye zindanlarında zulüm çekenlerin feryatlarını hiçe sayarak gerçekleştirilen bu eylem, apaçık bir meydan okumadır.</p>

<h3><strong>Hasan Nasrallah'ın Müslümanlara yaptığı zulüm</strong></h3>

<p>Hasan Nasrallah, Suriye’de iç savaşın fitili ateşlendiği günden itibaren Esed rejiminin en sadık, en gaddar ve en kanlı vurucu gücü olarak sahaya sürülmüştür. Halep’ten Humus’a, Kusayr’dan Şam kırsalına kadar binlerce masum Suriyeli Müslümanın katledilmesinde, evlerinden barklarından sürülmesinde doğrudan imzası ve emri vardır. İran’ın emperyalist yayılmacılığının bölgedeki mezhepçi ayağı olarak en büyük taşeronluğunu yapan Nasrallah, Müslüman kanı akıtılması söz konusu olduğunda en zalim rejimlerle kol kola girmekten bir an olsun geri durmamıştır.</p>

<p>Daha da vahimi, bu eli kanlı çetelerin Suriye halkına uyguladığı sistematik şiddet sadece can almakla kalmamış; rejim unsurlarıyla birlikte hareket eden bu yapının mensupları, Suriyeli Müslüman kadınların iffetine ve namusuna uzanan alçaklıklarıyla tarihin en kara lekelerine imza atmıştır. Savaş hukukunu, insanlığı ve ahlaki tüm sınırları ayaklar altına alan bu aşağılık cürümlerin baş sorumlusu olan Nasrallah, dünyada işlediği bu kadar günah ve mazlum ahı ile birlikte cehenneme kavuşup gitmiştir. Şimdi kalkıp bu melun adamın posterini İstanbul’un surlarına yansıtmak, o katliamları ve namussuzlukları meşrulaştırmaya çalışmaktır.</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/edirnekapida-yuz-binlerce-suriyelinin-katili-nasrallahin-posteri-yansitildi</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/nasrusseytann.png" type="image/jpeg" length="72266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli kızdan Kemalist'e tokat gibi cevap]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de en ufak bir ses duysa soluğu Avrupa’da alacak manda rejimi zihniyetli Kemalist, aklınca Suriyeli ve Filistinlilere ders vermeye kalkıştı ancak cevabını Filistinli kızdan aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de en ufak bir ses duysa soluğu Avrupa’da alacak manda rejimi zihniyetli Kemalist, aklınca Suriyeli ve Filistinlilere ders vermeye kalkıştı; ancak cevabını Filistinli kızdan aldı.</p>

<p>Sokak röportajında Suriyeliler üzerinden yürütülmeye çalışılan “savaştan kaçtılar” algısına Filistinli kız cevap verdi:</p>

<p>“Savaştan kaçmadılar. Onlar da cihat ettiler.”</p>

<p>“Biraz araştırın ve bakın, orada ne kadar soykırım yapmışlar.”</p>

<p>“Durumlar düşündüğünüzden daha zordu.”</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/filistinli-kiz.png" type="image/jpeg" length="74061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyada Yahudi'ye öfke büyüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yıllardır devam eden katliamlar, Yahudilere yönelik öfkeyi dünyanın dört bir yanında büyütüyor. Polonya’nın başkenti Varşova’da bir araç çağırma uygulaması üzerinden yolculuk yapan İsrailli kadın, sürücünün “Siz insanları öldürüyorsunuz” sözleriyle karşılaşarak araçtan indirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">Polonya’nın başkenti Varşova’da bir araç çağırma uygulaması üzerinden yolculuk yapan kadın ile sürücü arasında tartışma çıktı. Kadının Yahudi olduğunu öğrenen sürücü, “Filistin’de insanları öldürüyorsunuz” diyerek yolcuyu araçtan indirdi.</section>

<section dir="auto">
<p>Sosyal medyada yayılan görüntüler, Gazze’deki katliamlar sebebiyle dünyaya pislik saçan Yahudilere karşı büyüyen öfkenin Avrupa’da günlük hayata da yansıdığını gösterdi.</p>
</section>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-haber-1.webp" type="image/jpeg" length="97581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yahudiler hiçbir yerde istenmiyor!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden katliamın ardından dünyada Yahudilere yönelik öfke büyüyor. Yunanistan’da Filistin’e destek gösterisi düzenleyen eylemciler, eylemi provoke etmeye çalışan Yahudi turistlere tepki göstererek alandan uzaklaştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan’da Filistin’e destek amacıyla düzenlenen protesto sırasında Yahudi turistlerle göstericiler arasında olay çıktı. Eylemin ortasına girerek protestocularla tartışan ve ortamı provoke etmeye çalışan Yahudi bir turist, göstericilerin tepkisiyle karşılaştı. Yaşanan arbedede turist itilerek protesto alanından uzaklaştırıldı.</p>

<p>Gazze’de on binlerce Müslümanın katledilmesi, şehirlerin yerle bir edilmesi ve açlığın bir silah olarak kullanılması, Yahudi işgaline karşı dünya çapındaki öfkeyi büyütüyor. Yunanistan’da yaşanan hadise de Gazze’deki vahşetin ardından Yahudilere yönelik tepkinin Avrupa sokaklarına kadar yayıldığını bir kez daha gösterdi.</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-istenmiyor.webp" type="image/jpeg" length="85999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ekim vicdan sahiplerine hidayet vesilesi oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan soykırımın ardından Filistin halkına destek için dünyanın dört bir yanından harekete geçen vicdan sahipleri, İslâm’la da tanışıyor. Filistin Konvoyu’nun Fransız gönüllüsü Sebastian, Adana’da kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batı Şeria’ya ulaşmak üzere yola çıkan “Filistin Konvoyu”nun Fransız gönüllüsü Sebastian, konvoyun Adana’daki durağında kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu. İslâm’ı seçmesinin ardından “Yusuf” adını alan Fransız gönüllünün ihtidası, konvoydaki gönüllüler tarafından sevinçle karşılandı.</p>

<p>7 Ekim’in ardından Gazze’de yaşanan soykırım, dünyanın dört bir yanında vicdan sahibi insanların Filistin meselesiyle beraber İslâm’a yönelmesine de vesile oluyor. Yusuf’un ihtidası da Filistin için çıkılan yolculuğun hidayetle neticelenen örneklerinden biri oldu.</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/gazze-hidayet.webp" type="image/jpeg" length="60017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin’in Doğu Türkistan’daki vahşetini kamp tanığı anlattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı. Yaşananları, “Kızlara toplu tecavüz ediyorlar. Bayılanları daha çok dövüyorlar” sözleriyle aktardı.</p>

<h2><strong>İki kez toplama kampına kapatıldı</strong></h2>

<p>1978 Künes doğumlu Ziyawudun, Kazakistan’da yaşarken Doğu Türkistan’a döndüğünde iki kez toplama kampına kapatıldı. İşkence ve ağır kötü muameleye maruz kaldığını belirten Ziyawudun, 2018’de serbest bırakıldıktan sonra yaşadıklarını dünya kamuoyuna anlattı.</p>

<h2><strong>Sayragul Sauytbay: “Kadınlar zorla kısırlaştırılıyordu”</strong></h2>

<p>Bir başka kamp tanığı Sayragul Sauytbay da Doğu Türkistan’daki kamplarda kadınlara yönelik ağır cinsel şiddet ve zorla kısırlaştırma uygulamalarına şahit olduğunu anlattı. Sauytbay, “Birkaç Çinli erkeğin genç bir kadına tecavüz ettiğini gördüm. Kadınlar ilaç ve iğnelerle kendi istekleri dışında kısırlaştırılıyordu” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu tanıklıklar, yaşananların münferit kötü muamele vakalarıyla sınırlı kalmadığını; kadınların bedeni, aile yapısı ve neslin devamı üzerinden yürütülen sistematik bir baskı düzenine işaret ettiğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>Kalbinur Sıdık: “Çığlık sesleri hâlâ aklımda”</strong></h2>

<p>Kamplarda yaşananlara ilişkin bir diğer ağır tanıklık ise Kalbinur Sıdık’tan geldi. Sıdık, tutuklulara elektroşokla işkence uygulandığını belirterek, “Elektro şok cihazlarıyla mahrem yerlerine zarar veriyorlar. Çığlık sesleri hâlâ aklımda” sözleriyle yaşananları aktardı.</p>

<p>Birden fazla kamp tanığının birbirini tamamlayan anlatımları, Doğu Türkistan’daki baskının mahiyetini daha da ağırlaştırıyor. Tecavüz, işkence, zorla kısırlaştırma ve insan onurunu hedef alan uygulamalar, kamplardaki düzenin en karanlık yüzünü oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Türklere yönelik zulmün günümüzdeki halkası: Doğu Türkistan</strong></h2>

<p>Trablusgarp’tan Balkanlar’a, Kırım ve Ahıska sürgünlerinden Hocalı’ya kadar Türkler tarih boyunca büyük katliam ve sürgünlere maruz kaldı. Bugün Doğu Türkistan, Türk ve Müslüman kimliğine yönelik sistematik baskının sürdüğü başlıca coğrafyalardan biri.</p>

<h2><strong>Dünya sessiz</strong></h2>

<p>Kamplardan kurtulanların tanıklıkları ve yayımlanan raporlara rağmen birçok devlet, Çin’le ekonomik ve siyasî ilişkilerini önceleyerek Doğu Türkistan’daki zulme karşı sessiz kalıyor.</p>

<p>Ziyawudun, Sauytbay ve Sıdık’ın anlattıkları, Doğu Türkistanlı Müslüman kadınların yaşadığı dehşeti bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Bu tanıklıkların unutulması ise zulmün üzerinin örtülmesine ve Pekin yönetiminin baskı düzeninin sürmesine hizmet ediyor.</p>
</section>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/cin-zulium.jpg" type="image/jpeg" length="30262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="25418"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="40691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="89303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="92151"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laikl...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="28917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="90358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="31209"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.

Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı....]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="60899"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="97844"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="33234"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
