<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 22 Aug 2026 22:15:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversitelerimiz baştan sona yenilenmeli]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/universitelerimiz-bastan-sona-yenilenmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/universitelerimiz-bastan-sona-yenilenmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci-yazar Yusuf Kaplan, Türkiye’deki üniversitelerin kendi medeniyet birikimini dışlayarak Batı düşüncesini merkezine alan eğitim anlayışını eleştirdi. Kaplan’ın işaret ettiği tablo, bir asırdır devam eden eğitim krizinin üniversite ayağını bir kez daha gözler önüne seriyor: Kendi fikrini, tarihini ve medeniyetini öğretmeyen bir üniversite düzeninin Türkiye’ye istikamet kazandırması mümkün görünmüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Felsefe bölümlerindeki müfredata dikkat çeken Kaplan, öğrencilerin dört yıl boyunca neredeyse bütünüyle Batı felsefesi üzerinden yetiştirildiğini söyledi. Kant, Descartes, Nietzsche, Hegel ve Schopenhauer gibi Batılı düşünürlerin öğrenilmesi gerektiğini belirten Kaplan, buna karşılık bu toprakların yetiştirdiği büyük fikir ve irfan adamlarının eğitim hayatının merkezine yerleştirilmemesine tepki gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Ben çocuğumu üniversiteye gönderiyorum. Felsefe okuyor, baştan sona Batı felsefesi okuyor. Burası neresi? Patagonya mı?” sözleriyle mevcut tabloyu eleştiren gazeteci-yazar, meselenin Batı düşüncesini öğrenmekten ziyade öğrencinin kendi medeniyetinden kopartılması olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Pergelin sabit ayağı kendi medeniyetimize basmalı</strong></h2>

<p>Konuşmada Mevlânâ’nın “pergel” metaforu üzerinden eğitim sisteminin nasıl kurulması gerektiğine de işaret edildi. Pergelin sabit ayağının kişinin kendi inancına, kültürüne ve medeniyetine basması, hareket eden ayağının ise bütün dünyaya açılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Kaplan, “Pergelin sabit ayağını bu kültüre, kendi medeniyetine basacaksın. Hareket eden ayağıyla bütün dinlere, kültürlere, inançlara ve dünyalara açılacaksın” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mevcut eğitim düzeninde ise bunun tam tersi bir istikamet görülüyor. Çocuk, anaokulundan üniversiteye kadar kendi medeniyet dünyasını merkeze alan bir eğitimle yetiştirilmiyor; Batı’nın kavramları, ölçüleri ve düşünce kalıpları üzerinden dünyayı tanımaya zorlanıyor. Böyle bir sistem, kendi toprağına basarak dünyaya açılan insan yerine, kendi toprağına yabancılaşan nesiller üretiyor.</p>

<h2><strong>Üniversite, kendi toprağına yabancı insan yetiştiriyor</strong></h2>

<p>Türkiye’de yükseköğretimin temel meselesi tam da burada ortaya çıkıyor. Üniversiteler bugün Batı’da üretilmiş kavramları, teorileri ve düşünce sistemlerini büyük ölçüde hazır biçimde aktaran kurumlara dönüşmüş durumda. İslâm düşüncesi, Osmanlı ilim geleneği ve bu topraklarda asırlar boyunca teşekkül etmiş fikir mirası ise çoğu bölümde ya tali başlıklar altında ele alınıyor ya da bütünüyle müfredatın dışında bırakılıyor.</p>

<p>Batı düşüncesini bilmek bir zaruret olabilir; fakat onu tek ölçü hâline getirip kendi medeniyetini dipnota çevirmek eğitim değil, fikrî bağımlılık üretiyor. İbn Sînâ’yı, Farabî’yi, Gazâlî’yi, İbn Haldun’u, İbnü’l-Arabî’yi, Mevlânâ’yı ve İmam-ı Rabbânî’yi kendi düşünce tarihinin asli unsurları olarak öğrenmeyen bir genç yaşadığı toprağa fikrî bir mensubiyet geliştiremiyor.</p>

<h2><strong>Zihnî işgal eğitim eliyle sürdürülüyor</strong></h2>

<p>Konuşmasının sonunda Türkiye’nin askerî olarak işgal edilemediğini ancak zihnen ele geçirildiğini belirten Yusuf Kaplan, “Türkiye fiilen dışarıdan işgal edilemedi ama zihnen işgal edildi” dedi.</p>

<p>Bu tespit, üniversitelerin önündeki asıl meselenin bina, kontenjan veya diploma sayısından çok daha derinde olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Üniversitelerimizin müfredatından akademik zihniyetine, bölüm yapılanmalarından ilim anlayışına kadar baştan sona yeniden ele alınması gerekiyor. Kendi medeniyetine yabancı nesiller yetiştiren mevcut sistem devam ettiği müddetçe üniversite sayısının, bina büyüklüğünün veya diploma adedinin artması bir eğitim hamlesi anlamına gelmiyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/universitelerimiz-bastan-sona-yenilenmeli</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/universt.jpg" type="image/jpeg" length="44415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bosna’da iki asırlık çivisiz cami hala ayakta]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bosnada-iki-asirlik-civisiz-cami-hala-ayakta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bosnada-iki-asirlik-civisiz-cami-hala-ayakta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna Hersek’in Buzim şehrinde 19. yüzyılda tek bir çivi kullanılmadan inşa edilen tarihî Ahşap Camii, yaklaşık iki asırdır ayakta duruyor. Ülkenin “çivisiz” tek camisi olarak bilinen yapı, bugün Buzim’in sembolleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Şövalyeler Şehri” olarak anılan Buzim’de 1830’lu yıllarda inşa edilen cami, tamamen ahşap malzemeden ve çivi kullanılmadan yapılan mimarisiyle dikkat çekiyor.</p>

<p>Bihaç’taki Fethiye Camisi’nin ardından Krajina bölgesinin en eski camilerinden biri olan Ahşap Camii, aynı zamanda bölgenin günümüze ulaşan en eski ahşap camisi olma özelliğini taşıyor.</p>

<h2><strong>Viyana Kuşatması sonrasında bölgeye yerleşen halk için yapıldı</strong></h2>

<p>Tarihçi Amir Sijamhodzic’in verdiği bilgilere göre, caminin bulunduğu yerde daha önce taştan yapılmış başka bir cami bulunuyordu. Bugünkü Ahşap Camii ise Viyana Kuşatması’nın ardından bölgeye yerleşen Müslüman halkın ibadet ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edildi.</p>

<p><img alt="Çivisizcami," class="detail-photo img-fluid" height="707" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/civisizcami.webp" width="1000" /></p>

<p>Caminin dönemin Bosna Valisi Mehmed Vecihi Paşa tarafından yeniden inşa ettirildiğini belirten Sijamhodzic, yapının inşa tarihi konusunda iki farklı kaydın bulunduğunu ifade etti. Vakıfnamede 1838 tarihi yer alırken, caminin önündeki taş kitabede 1835 tarihi bulunuyor.</p>

<p>Ahşap Camii’ni asıl dikkat çekici kılan husus ise yapım tekniği. Yaklaşık iki asır önce inşa edilen yapıda tek bir çivi dahi kullanılmadı.</p>

<p><img alt="Çvsiz2" class="detail-photo img-fluid" height="707" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/cvsiz2.webp" width="1000" /></p>

<h2><strong>Çatısı kestane ağacıyla yenilendi</strong></h2>

<p>Bosna Hersek’te “Ulusal Anıt” ilan edilen camide yürütülen restorasyon çalışmalarında da yapının tarihî dokusunun korunmasına özen gösteriliyor. Çatının yenilenmesi sırasında orijinal yapıya uygun biçimde kestane ağacı kullanıldı.</p>

<p><img alt="Çvsiz3" class="detail-photo img-fluid" height="707" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/cvsiz3.webp" width="1000" /></p>

<h2><strong>Ahşap camileri halk kendi imkânlarıyla yaptı</strong></h2>

<p>Osmanlı döneminde Bosna’da görev yapan valiler daha çok büyük şehirler ve merkezî bölgelerde kalıcı camiler inşa ederken, Buzim gibi merkeze uzak bölgelerde yaşayan halk, ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayarak ahşap camiler yaptı.</p>

<p>Büyük şehirlerde inşa edilen taş camilerin önemli bir bölümü günümüze ulaşırken, kırsal bölgelerdeki ahşap camilerin büyük kısmı savaşlar ve zamanın tahribatı sebebiyle yok oldu. Buzim’deki Ahşap Camii ise yaklaşık iki asırdır ayakta kalarak bölgenin Osmanlı-İslâm mirasını yaşatmayı sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: GZT</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bosnada-iki-asirlik-civisiz-cami-hala-ayakta</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/cicisiz.webp" type="image/jpeg" length="55719"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Faili meçhul dosyalar açıklığa kavuşuyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/faili-mechul-dosyalar-acikliga-kavusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/faili-mechul-dosyalar-acikliga-kavusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet ve jandarma teşkilatları ile yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda bugüne kadar 36 dosyada, 41 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların aydınlatıldığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, hiçbir suçun cezasız kalmaması için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini belirtti.</p>

<p>Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasındaki güçlü koordinasyonun cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet ve jandarma teşkilatlarının etkin işbirliğiyle somut sonuçlara dönüştüğünü vurgulayan Gürlek, "Bu çerçevede, 24 Nisan 2026 tarihinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda cumhuriyet başsavcılıklarımız, emniyet ve jandarma teşkilatlarımızla yürüttüğümüz kapsamlı çalışmalar sonucunda bugüne kadar 36 dosyada, 41 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayları aydınlattık" bilgisini paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Ankara'da aynı yöntemle gerçekleştirilen cinayetler yeniden mercek altına alındı"</strong></h2>

<p>Bu çalışmalar kapsamında yıllardır faili belirlenemeyen iki önemli dosyada daha kritik sonuçlara ulaştıklarını, Türkiye'nin yakın dönemindeki bir seri cinayet zincirinin failinin tespit edilerek dosyalardaki bulguların aynı şüpheli üzerinde birleştirildiğini ifade eden Gürlek, şöyle devam etti:</p>

<p color="dimmed">"Ankara'da 2015 yılında aynı yöntemle gerçekleştirilen 3 kasten öldürme ve 6 kasten öldürmeye teşebbüs olayı yeniden mercek altına alındı. Hasan Saygın, Muhsin Demirdirek ve Mustafa Çağmaoğlu'nun öldürüldüğü, 6 kişinin ise öldürülmeye teşebbüs edildiği olaylar arasındaki benzerlikler incelendi. Beyanlar, HTS ve baz kayıtları, şüphelinin olayların yaşandığı dönemdeki hareketleri ile Antalya'da işlenen benzer nitelikteki bir cinayet birlikte değerlendirildi. M.Ö.'nün 2015 yılı sonunda Ankara'dan ayrılmasının ardından benzer saldırıların sona ermesi de dosyadaki önemli bulgulardan biri oldu. Halen başka bir cinayet suçundan cezaevinde bulunan M.Ö.'nün Ankara'daki 3 cinayet ve 6 öldürmeye teşebbüs olayının şüphelisi olduğu tespit edildi. 7 Ağustos'ta ifadesi alınan M.Ö, 3 kez kasten öldürme ve 6 kez kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklandı."</p>

<p color="dimmed">Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/faili-mechul-dosyalar-acikliga-kavusuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/akin-gurlek.jpg" type="image/jpeg" length="80350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist rejimin İslâmî cemaatleri tasfiyesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kemalist-rejimin-islami-cemaatleri-tasfiyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kemalist-rejimin-islami-cemaatleri-tasfiyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet’in Batıcı-laik hukuk düzeni, bu topraklarda asırlar boyunca dinî hayatın, irfanın ve manevî terbiyenin taşıyıcısı olan tekke ve tarikatları kanunla tasfiye ederken, gayrimüslim cemaatlerin Cumhuriyet öncesinden gelen kurumsal varlığını hukuk içinde muhafaza etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte girişilen Batılılaştırma hamlesinin müdahalelerinden biri doğrudan Müslüman toplumun dinî ve içtimaî teşkilatlanmasına yöneldi. 30 Kasım 1925 tarihli 677 sayılı Kanun ile tekke ve zaviyeler kapatıldı; şeyhlik, dervişlik ve benzeri tarikat unvanları yasaklandı. Böylece Osmanlı cemiyetinde yalnız ibadet mahalli olarak değil, ilim, irfan, terbiye, yardımlaşma ve insan yetiştirme merkezleri olarak yaşayan müesseseler hukuk sahasının dışına itildi.</p>

<h2><strong>İSLÂMÎ CEMAAT HAYATINA VURULAN KİLİT HÂLÂ ANAYASADA</strong></h2>

<p>Aradan yüz yılı aşkın zaman geçmesine rağmen bu tasfiye kanunu sıradan bir tarihî düzenleme olarak kalmadı. 1982 Anayasası’nın 174. maddesi, Tekke ve Zaviyeler Kanunu’nu “inkılâp kanunları” arasında sayıyor ve hükümlerinin Anayasa’ya aykırı şekilde yorumlanamayacağını hükme bağlıyor. Başka bir ifadeyle Kemalist rejimin İslâmî cemaat hayatına karşı 1925’te kurduğu hukukî bariyer, bugün anayasal koruma altında yaşamaya devam ediyor. </p>

<p>Bu tercihin hangi istikamete hizmet ettiği tarihî seyir içinde daha açık görülüyor. Müslüman milletin kendi inancı etrafında teşkilatlanarak nesilden nesile aktardığı tasavvuf, irfan ve terbiye ocakları dağıtıldı; dinin cemiyet üzerindeki kurucu ve terbiye edici tesiri mümkün mertebe özel hayata sıkıştırıldı. Batıcı rejimin hedeflediği yeni insan tipinin önündeki en güçlü manevî direnç merkezlerinden biri böylece parçalandı.</p>

<h2><strong>CEMAATİN TÜZEL KİŞİLİĞİ TÜRKİYE HUKUKUNA YABANCI DEĞİL</strong></h2>

<p>Türkiye hukukunda “cemaat” esasına dayanan bir tüzel kişilik modeli aslında mevcut. Vakıflar Genel Müdürlüğüne göre Cumhuriyet’ten önce gayrimüslim Türk vatandaşları tarafından oluşturulan hayır kurumları 1936 beyannameleriyle kayda geçirilerek cemaat vakfı statüsüne kavuştu. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu da bunları gayrimüslim cemaatlere ait özel hukuk tüzel kişileri olarak tanıyor.</p>

<p>Üstelik bu vakıfların yönetim kurulları kendi cemaat mensupları tarafından seçiliyor. Yani hukuk düzeni; belli bir dinî topluluğun mensubiyetini, kurumunu ve kendi içinden seçtiği yönetimi tanıyan bir modele yabancı değil. Bu yapı bugün de resmen varlığını sürdürüyor.</p>

<h2><strong>BATILILAŞTIRMANIN HUKUKÎ AYAĞI</strong></h2>

<p>Kemalist modernleşme, İslâm’ı cemiyet kurucu bir kuvvet olmaktan çıkarmayı hedefleyen bir istikamet takip etti. Tekke ve zaviyelerin kapatılması da bu büyük tasfiyenin hukukî ayaklarından biri oldu. Milletin imanını, ahlâkını ve manevî terbiyesini muhafaza eden köklü müesseseler “çağdaşlaşma” adına ortadan kaldırılırken ortaya çıkan boşluk zamanla Batı merkezli kültür, eğitim ve hayat tarzıyla dolduruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu milletin kendi inanç ve medeniyet köklerinden doğan cemaat hayatı niçin hâlâ 1925’in Batıcı hukuk anlayışının gölgesinde tutuluyor?</p>

<p>Türkiye, cemaat meselesini Cumhuriyet’in kuruluş devrinden kalan korkularla değil, kendi tarihî ve içtimaî hakikatiyle yeniden ele almak zorunda. Asırlar boyunca medreseyi, tekkeyi, vakfı, mahalleyi ve cemiyeti birbirine bağlayan İslâmî teşkilatlanma geleneğinin hukuk içinde açık, kayıtlı ve denetlenebilir bir zemine kavuşması artık ertelenmemesi gereken bir meseledir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kemalist-rejimin-islami-cemaatleri-tasfiyesi</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/tekke-zaviye.jpg" type="image/jpeg" length="99843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump, İsrail ve sandık]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trump-israil-ve-sandik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trump-israil-ve-sandik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir konferans vesilesiyle iki hafta geçirdiğim ABD’de, Pazartesi ifade etmeye çalıştığım “İki Trump” gözleminin devamı olarak, 75 gün sonra yapılacak ve bir anlamda Trump’ın, hatta ABD’nin siyasal kaderini belirleyecek ara seçimlere ait iki tahmini sunmak istiyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Ara seçim” deniyor ama 3 Kasım Salı günü yapılacak seçimlerde, 100 üyeli Senato’nun 35 üyesi ve Temsilciler Meclisi’nin 435 üyesinin tamamı belirlenecek. Şu anda Trump’ı Epstein Seks Skandalı dosyasıyla ilgili iddialardan mahkeme önüne çıkmaktan koruyan ve onun açık şekilde yasamanın yetki alanına tecavüz eden uygulamalarına Kongre’nin seyirci kalmasını sağlayan Cumhuriyetçi çoğunluk, Temsilciler Meclisi’nde 7, Senato’da 2 üyeye dayanıyor.</p>

<p>“İki Trump” kuramını tekrarlarsak: Amerika’nın siyasetine hâkim olan, dünyaya yeniden şekil verme sevdasındaki NeoConlar ve Müdahaleci Muhafazakarların temeli İsrail yanlısı ve Amerika’nın çıkarlarını sadece İsrail bakış açısıyla tayin eden Siyonist tahakkümdür. Trump’ı buna baş kaldıran, adeta devrimci bir siyasetçi olarak gören bir kesim var. Bunların tam tersine, Trump’ı İsrail Lobisi’ne teslim olmuş, Amerika’yı İran karşısında hezimetle sonuçlanan siyasete sürükleyen kişi sayan kesim arasında derin bir kutuplaşma mevcut.</p>

<p>Bu kutuplaşma, Kasım’daki seçmen davranışına yansımayacak gibi görünüyor. Yani, Trump’ı Siyonizm’in kölesi olarak gören veya onu Siyonizm’e karşı direnen bir siyasetçi sayanlardan, Cumhuriyetçi adaylara da Demokrat adaylara da oy verecekler var. O kadar ki, siyasal eğilimlerden birini veya ötekini desteklemediği bilinen (tarafsızlığı garantili!) kurumların üzerinde anlaştıkları anket sonuçlarına (consensus forecast/üzerinde mutabakat olan tahmin) göre, Temsilciler Meclisi’nde Demokratlar 208, Cumhuriyetçiler 207 sandalyeyi garantiliyor, sadece 20 sandalye henüz belirsizliğini koruyor. Eğilim analizleri, bu 20 sandalyenin 13’ünün Demokratlara, 7’sinin Cumhuriyetçilere gidebileceğini gösteriyor, ki bu durumda önümüzdeki yasama yılında Trump, hayatında üçüncü kez yüce divana sevk edilen ilk başkan olabilir.</p>

<p>Olmayabilir de. Çünkü şu geçtiğimiz iki hafta içinde dahi, Amerikan siyasal yelpazesinde son 30 yılda benim hiç tanık olmadığım iki “deprem” yaşandı. Birinci sarsıntı, öldürülen Başkan Kennedy’nin İsrail’e (kimine göre de hayatına mal olan) “ayrıcalığı olmayan ülke” statüsü uygulamaya başladığı 1963’ten bu yana ilk kez, Amerikan halkının, kayıtsız-şartsız İsrail yanlısı tutumu büyük ölçüde terk ettiği görülüyor. Elbette “büyük ölçüde” nitelemesinin ölçüsü niteleyene göre değişir. Ama en ciddi yazarlar ve hatta Musevi siyasetçiler bile (örnek: Senatör Bernie Sanders) “Anti-Siyonizm Anti-Semitizm değildir” diye yazılar yazıp konuşmalar yaptıklarına göre bu değişim çok ciddi boyutlara varmış demektir.</p>

<p>İkinci deprem ise, özellikle Demokrat Parti’de yer alan “ilerici” siyasetçilerin çok ilerisinde, kendisini “sosyalist” veya “demokratik sosyalist” olarak niteleyen siyasetçilerin araseçimler için yapılan yoklamaları kazandıklarını görüyoruz. New York kentinin Müslüman ilk belediye başkanı Zohran Mamdani, yıllarca Amerikan Demokratik Sosyalist Partisi’nden belediye meclisine seçilmiş, başkanlık için hem kendi partisi hem de Demokrat Parti tarafından aday gösterilmişti.</p>

<p>Kennedy, 1963’te İsrail’i, Amerika’dan çalınan ve İsrail’de Dimona reaktöründe zenginleştirilmiş gibi gösterilen nükleer malzemenin geri verilmemesi durumunda ilişkilerin tehlikeye girebileceği konusunda uyarmıştı. Şimdi bu sosyalistlerden biri olan ve Michigan eyaleti senatörlüğünü garantilemiş görünen Dr. Abdul El-Sayed,, Kennedy’nin yarım kalan soruşturmasını tamamlamak için kanun teklifi vereceğini çekinmeden söylüyor. Dr. El-Sayed’in bu girişimi geçen dönemlerde olsaydı, belki hiç ilgi çekmez ve sonuçsuz kalırdı. Ama şimdi birçok başka senatör adayından olumlu yanıtlar geliyor.</p>

<p>Bu iki beklenmedik gelişme Trump için karanlık bir dönem, Amerika için hiç olmadık bir gelişmenin habercisi olabilir.</p>

<p><i>Hakkı Öcal, Milliyet</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trump-israil-ve-sandik</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/trump-israil.jpg" type="image/jpeg" length="95804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kendi hazinemize kör edildik, Sinan’ın mirasına turist kaldık]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kendi-hazinemize-kor-edildik-sinanin-mirasina-turist-kaldik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kendi-hazinemize-kor-edildik-sinanin-mirasina-turist-kaldik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mimar Sinan’ın ilmî ve mimarî dehası Batı’da araştırmalara konu olurken, Türkiye’de bir asırlık Batıcı eğitim düzeni kendi medeniyet mirasına yabancı nesiller yetiştirdi. Sinan’ın eserleri ruhu, imanı ve ilmiyle kavranmak yerine turistik yapılara indirgenirken millet, kendi hazinesini Batı’dan öğrenir hâle getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sabah gazetesinin 9 Nisan 1997 tarihli nüshasında Zeynep Göğüş imzasıyla yayımlanan “Türk İmajında Sinan Yok” başlıklı yazıda, Bilkent İşletme Bölümünden Güliz Ger’in 110’u Amerikalı, 550’si Batı Avrupa ülkelerinden 660 işletme öğrencisi arasında yaptığı Türkiye imajı araştırmasında hiçbir öğrencinin Mimar Sinan’ı hatırlamadığı aktarıldı.</p>

<p>Yazıda ayrıca Sinan’ın büyük hacimlerdeki ses yansıması sorununu kubbelere yerleştirdiği boşluklarla çözdüğü, bu yöntemin üç buçuk asır sonra Alman fizikçi Hermann von Helmholtz tarafından “titreşim kütleleri teorisi” adıyla bilim dünyasına sunulduğu ve bugün Helmholtz’un adının bilim kitapları ile Almanya’daki okullarda yaşatıldığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>Geçmişimize vurulan darbe</strong></h2>

<p>Cumhuriyet eliyle geçmişimize öylesine derin nefret tohumları ekildi ki Osmanlı-İslâm medeniyetinin eserleri yaşayan bir irfan ve teknik mirası olmaktan çıkarılarak geriliğin kalıntısı muamelesi gördü.</p>

<p>Kemalizm, eğitim adı altında yürüttüğü bir asırlık kültür mühendisliğiyle bu milleti kendi geçmişine, diline, irfanına ve medeniyet müktesebatına yabancılaştırdı. Osmanlı-İslâm geçmişi gerilik ve utanç kaynağı olarak sunulurken Batı, hakikatin ve medeniyetin yegâne ölçüsü hâline getirildi. Milletin zihni ve bakışı bütünüyle Batı’ya çevrildi; kendi değerlerine karşı körleştirildi. Adeta “ev zencisi” muamelesine tâbi tutularak kendi hanesinden utanması, efendisi kabul ettirilen Batı’nın hükümlerini tekrarlaması ve kendi hazinesini küçümsemesi istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yabancılaştırma, Mimar Sinan’a ve eserlerine bakışı da kökünden değiştirdi. Süleymaniye ve Selimiye, bir medeniyetin imanını, ilmini ve dünya görüşünü taşıyan eserler olmaktan çıkarılıp turistik seyirliklere dönüştürüldü. Kubbe, taş ve minare görülüyor; bunları meydana getiren ruh, mâna, iman, matematik ve cemiyet nizamı idrak edilemiyor. Sinan kuru bir “ünlü mimar” bilgisine, eserleri de gezilip fotoğraflanacak tarihî yapılara indirgendi. Kemalist eğitim düzeni, kendi tarihine turist, kendi hazinesine kör ve kendi müktesebatını Batı’dan öğrenen bir toplum meydana getirdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kendi-hazinemize-kor-edildik-sinanin-mirasina-turist-kaldik</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/mimar-sinantarih.webp" type="image/jpeg" length="67135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SDG’nin feshi ilan edildi: PKK Suriye’den çekildi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sdgnin-feshi-ilan-edildi-pkk-suriyeden-cekildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sdgnin-feshi-ilan-edildi-pkk-suriyeden-cekildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SDG'nin elebaşı Mazlum Abdi, Suriye’nin kuzeydoğusundaki sözde 'Özerk Yönetim'e bağlı askeri, hizmet ve idari yapıların devlet kurumlarına entegrasyonunun tamamlandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>PKK'nın Suriye uzantısı SDG'nin elebaşı Mazlum Abdi, Suriye’nin kuzeydoğusundaki sözde 'Özerk Yönetim'e bağlı askeri, hizmet ve idari yapıların Suriye devlet kurumlarına entegrasyon sürecinin tamamlandığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"PKK mensupları Suriye'yi terk etti"</strong></h2>

<p color="dimmed">"SDG ve Asayiş güçlerinin Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarına entegrasyonu tamamlandı." diyen Abdi, PKK mensuplarının Suriye’yi terk ettiğini ve bölge dışından SDG’ye destek için gelen güçlerin de anlaşma kapsamında geri çekildiğini duyurdu.</p>

<p color="dimmed">Abdi, sözde 'Özerk Yönetim' sınırları içinde bulunan bölgelerde Suriye devleti adına yeni kurumların oluşturulduğunu, mevcut kurumların ise faaliyetlerini sürdüreceğini belirtti. Söz konusu kurumların 'devrimin kazanımları' olduğunu savunan Abdi, korunmaları çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>"SDG’nin feshedildiğinin kabulü"</strong></h2>

<p color="dimmed">Haseke Vali Yardımcısı Ahmed el-Hilali ise Abdi’nin açıklamalarının, SDG’nin feshedildiğinin kabul edilmesi anlamına geldiğini söyledi.</p>

<p color="dimmed">Hilali, entegrasyon sürecinin yalnızca idari ve güvenlik alanlarıyla sınırlı olmadığını, kapsamlı bir ulusal proje olduğunu ifade etti.</p>

<p color="dimmed">Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sdgnin-feshi-ilan-edildi-pkk-suriyeden-cekildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/01/mazlum-abdi.webp" type="image/jpeg" length="14702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli'den Tel Aviv'e: Türkiye'nin sabrını sınamayın]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bahceliden-tel-avive-turkiyenin-sabrini-sinamayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bahceliden-tel-avive-turkiyenin-sabrini-sinamayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in bölgedeki saldırganlığı ve Türkiye’nin güvenliğini hedef alan tutumuna tepki göstererek Tel Aviv yönetimini provokatif adımlardan kaçınması konusunda uyardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP liderinin mesajının merkezinde, Türkiye'nin hem sınır içinde hem de sınır ötesinde yürüttüğü başarılı operasyonların Orta Doğu'da kurulan bölgesel oyunları bozduğu tespiti yer alıyor. İsrail'in yayılmacı politikalarının artık tüm coğrafyanın geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik krizlerinden biri haline geldiğine dikkat çeken Bahçeli, Ankara'nın millî güvenlik alanlarına yönelik hiçbir dolaylı veya doğrudan müdahaleye taviz verilmeyeceğinin altını çizdi.</p>

<h3><strong>MHP lideri Devlet Bahçeli, mesajında şu ifadelere yer verdi:</strong></h3>

<blockquote>
<p>(İsrail) Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin millî güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye karşıtı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Terörsüz Türkiye’de alınan mesafe, terörsüz bölge yolunda yaşanan olumlu gelişmeler kaos ve çatışma ikliminden beslenen İsrail’in dengelerini sarsmış, oyunlarını bozmuştur. İsrail yönetiminin izlediği saldırgan ve yayılmacı siyaset, bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüşmüştür.</p>

<p color="dimmed">İsrail, mevcut yönetim eliyle yalnızca bölge için değil, bütün insanlık için bir tehdit kaynağı hâline gelmiştir.</p>

<p color="dimmed">Dünya Barış Konseyinden mülhem geçici bir ABD, Rusya, Çin ve AB’den oluşan Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi oluşturulmalı, süratle bölgede istikrar sağlanması hedeflenmelidir.</p>

<p color="dimmed">Türkiye tarafından bölgesel güvenlik anlayışına yön veren ilkeleri ortaya koyan, barış ve huzur iklimini merkeze alan “Ankara Deklarasyonu" ilan edilmelidir.</p>
</blockquote>

<p color="dimmed">Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bahceliden-tel-avive-turkiyenin-sabrini-sinamayin</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/09/bahceli-3.webp" type="image/jpeg" length="86826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'den Netanyahu için kırmızı bülten talebi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiyeden-netanyahu-icin-kirmizi-bulten-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiyeden-netanyahu-icin-kirmizi-bulten-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda düzenlenen saldırıya ilişkin yargı sürecinin kararlılıkla sürdüğünü açıkladı. Gürlek, soruşturma kapsamında, Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında kırmızı bülten çıkarılması için işlem başlatıldığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch’in de bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütüldüğünü belirtti.</p>

<h2><strong>TÜRKİYE NETANYAHU İÇİN KIRMIZI BÜLTEN TALEP ETTİ</strong></h2>

<p>Bakan Gürlek'in açıklamaları şöyle;</p>

<p>"Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yargı süreci kararlılıkla devam etmektedir. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch’in de bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütülmektedir.</p>

<p>Dosya kapsamında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında “Soykırım” suçundan 14 Temmuz 2026 tarihinde verilen yakalama emirleri doğrultusunda, Adalet Bakanlığımızca uluslararası seviyede aranmaları amacıyla kırmızı bülten yayımlanması İçişleri Bakanlığımızdan talep edilmiş, ilgili evrak Dışişleri Bakanlığımıza iletilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch; Gazze’ye insani yardım ulaştıran sivillere uluslararası sularda silahlı müdahale ve aktivistlerin alıkonulmasına ilişkin eylemler kapsamında “İnsanlığa Karşı Suç”, “Soykırım”, “Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma”, “Kasten Yaralama”, “Eziyet”, “Mala Zarar Verme”, “Nitelikli Yağma” ve “Ulaşım Araçlarının Kaçırılması” suçlarından yargılanmaktadır.</p>

<p>Gazze’de soykırım politikası yürüten Netanyahu yönetiminin dokunulmaz ve hesap sorulamaz olduğu yönündeki anlayışı hiçbir suretle kabul etmiyoruz. Gazze’de işlenen suçların üzerinin örtülmesine, sorumluların cezasızlık zırhıyla korunmasına müsaade etmeyeceğiz. Ulusal ve uluslararası hukukun bütün imkânlarını kararlılıkla kullanacağız.</p>

<p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Filistin halkının, mazlumların ve insanlık vicdanının yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. İnsanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için gereken bütün adımları kararlılıkla atacağız."</p>

<p>Kaynak: Milliyet</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiyeden-netanyahu-icin-kirmizi-bulten-talebi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/israil-netenyahu.webp" type="image/jpeg" length="49115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyada Yahudi'ye öfke büyüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yıllardır devam eden katliamlar, Yahudilere yönelik öfkeyi dünyanın dört bir yanında büyütüyor. Polonya’nın başkenti Varşova’da bir araç çağırma uygulaması üzerinden yolculuk yapan İsrailli kadın, sürücünün “Siz insanları öldürüyorsunuz” sözleriyle karşılaşarak araçtan indirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">Polonya’nın başkenti Varşova’da bir araç çağırma uygulaması üzerinden yolculuk yapan kadın ile sürücü arasında tartışma çıktı. Kadının Yahudi olduğunu öğrenen sürücü, “Filistin’de insanları öldürüyorsunuz” diyerek yolcuyu araçtan indirdi.</section>

<section dir="auto">
<p>Sosyal medyada yayılan görüntüler, Gazze’deki katliamlar sebebiyle dünyaya pislik saçan Yahudilere karşı büyüyen öfkenin Avrupa’da günlük hayata da yansıdığını gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-haber-1.webp" type="image/jpeg" length="17834"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'den İsrail'e cevap: Kimse dostlarımızın huzurunu kaçıramaz]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiyeden-israile-cevap-kimse-dostlarimizin-huzurunu-kaciramaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiyeden-israile-cevap-kimse-dostlarimizin-huzurunu-kaciramaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye’ye yönelik açıklamalarını “tehdit ve yalan” olarak niteleyerek bunların İsrail Başbakanı’nın artan yalnızlığının ve siyasi korkularının yansıması olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>TÜRK DÜŞMANLIĞINI CAN SİMİDİ GÖRÜYOR</strong></h2>

<p color="dimmed">ABD, İngiltere ve uluslararası toplumun, İsrail’in saldırgan politikalarına tepkisinin giderek arttığını kaydeden Duran, “İsrail Başbakanı, bu akıl dışı tutuma, yaklaşan seçimler, iç politik kaygı ve korkuları nedeniyle sarılmıştır. Türkiye düşmanlığını siyasi anlamda bir can simidi olarak görmektedir. Dahası diğer radikal partilerle aşırılık rekabeti içinde, Türkiye’ye ve bölge ülkelerine olan düşmanlığı körüklemektedir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>KİRİ PASI YAYMA ÇABASINDA</strong></h2>

<p color="dimmed">Netanyahu ve suç ortaklarının başta Türkiye olmak üzere, bölgedeki ülkeleri farklı ithamlarla suçlayıp üzerindeki bu kiri pası çevresine yayma çabası içinde olduğunu belirten Duran, “Suriye’de yaptığı saldırıdan sonra Türkiye’yi suçlama çabası bu durumun en açık göstergelerinden biridir. Türkiye’ye karşı olan tavrındaki temel dinamik de Türkiye’nin İsrail’e bir tehdit teşkil etmesi değil, mevcut gücü ve etkisiyle Türkiye’nin, İsrail’in bölgesel güvenlik ve istikrara verdiği zarara karşı çıkan isabetli politikalarıdır” değerlendirmesi yaptı.</p>

<h2><strong>MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ</strong></h2>

<p color="dimmed">İsrail’in birçok müttefikini tek tek kaybettiğini ve iyice itibarsızlaştığını kendi politikacılarının dahi itiraf ettiğini sözlerine ekleyen Duran, şöyle devam etti: “Dahası Türkiye ile oluşturulmaya çalışılan gerginlik politikasının bir getirisi ortaya konulamamıştır. Türkiye olarak, soykırımcı Netanyahu’nun istikrarsızlaştırıcı faaliyetleriyle mücadele etmeye ve Suriye başta olmak üzere bölgemizde barışçı politika izleyen tüm devletlerin yanında durmaya devam edeceğiz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>MİLLETİMİZ İÇİN YAPAMAYACAĞIMIZ HİÇBİR ŞEY YOK</strong></h2>

<p color="dimmed">“Türkiye, bölgenin en tecrübeli ve köklü ülkelerinden biridir. Bizim devlet geleneğimiz derindir. Tedbirli, serinkanlı ve kudretli bir ülkeyiz. Tarih bizim kendi güvenliğimiz, devletimizin bekası ve milletimizin selameti için yapamayacağımız hiçbir şey olmadığını açık ve net biçimde ortaya koymaktadır. Bu anlayışımız bugün de değişmemiştir. Ancak Netanyahu gibi figüranların, bölgemizdeki barış ve istikrarı baltalama oyunlarına gelmeyecek kadar da tecrübe sahibiyiz.”</p>

<h2><strong>KİMSE DOSTLARIMIZIN HUZURUNU KAÇIRAMAZ</strong></h2>

<p color="dimmed">“Biz, bölgemizde ve dünyada barışı önceleyen, barış için gayret gösteren bu yaklaşımıyla, dünyada takdir gören bir ülkeyiz. Kendi politik geleceklerini garanti altına almak için, bölgeyi ateşe atmaktan çekinmeyecek Netanyahu gibi itibarsızların kanlı oyunlarını, Türkiye’nin basiretli ve barışçıl dış politikası bozacaktır. Kimse, milletimizin ve dostlarımızın huzurunu kaçıramaz. Türkiye buna asla müsaade etmez.”</p>

<p color="dimmed">Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiyeden-israile-cevap-kimse-dostlarimizin-huzurunu-kaciramaz</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/turkisrtail.jpg" type="image/jpeg" length="49907"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Organize suç örgütlerine operasyon]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/organize-suc-orgutlerine-operasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/organize-suc-orgutlerine-operasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un turistik bölgelerinde yabancı turistleri hedef aldığı belirtilen organize hırsızlık yapılanmasına yönelik 35 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Çoğunluğu yabancı uyruklu 32 şüpheli hakkında işlem başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul’da tramvaylar, duraklar ve yaya geçitleri gibi kalabalık noktalarda faaliyet gösteren bir hırsızlık yapılanmasının ortaya çıkarıldığını açıkladı.</p>

<p>Gürlek’in verdiği bilgilere göre şüpheliler, gruplar halinde hareket ederek özellikle yabancı turistleri hedef aldı. Kalabalık oluşturarak mağduru sıkıştıran şüphelilerin, “perdeleme” yöntemiyle çevrenin görüşünü kapattığı ve bu sırada turistlerin para, telefon ve değerli eşyalarını çaldığı belirlendi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında yapılanmanın faaliyetlerinin sonlandırılması ve şüphelilerin yakalanması amacıyla İstanbul’da 35 ayrı adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çoğunluğu yabancı uyruklu olduğu belirtilen toplam 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürüldüğü bildirildi.</p>

<p>Bakan Gürlek, organize suç yapılanmaları ile vatandaşların ve Türkiye’yi ziyaret eden turistlerin güvenliğini hedef alan suç gruplarına karşı mücadelenin devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/organize-suc-orgutlerine-operasyon</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/ooepraason.webp" type="image/jpeg" length="48265"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'den İran'a ekonomik baskı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdden-irana-ekonomik-baski</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdden-irana-ekonomik-baski" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, planlanan ekonomik yaptırımlar nedeniyle İran'a karşı yeniden büyük çaplı askeri operasyonlar düzenlemesine gerek kalmayabileceğini belirterek, 'Tarihin en ağır yaptırımlarını uygulayacağız.' dedi. Bessent yaptırımların Pazartesi açıklanacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD merkezli televizyon kanalı CNBC'ye verdiği röportajda İran'a yönelik saldırılar ve ekonomik yaptırımlara ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Bessent, Washington yönetiminin İran ekonomisine yönelik uygulamayı planladığı kapsamlı ekonomik baskının, ABD'nin İran'a karşı yeniden büyük çaplı askeri operasyonlar düzenlemesine gerek bırakmayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bessent, ABD'nin İran'a ekonomik baskıyı artıracağını belirterek, Trump yönetiminin Tahran'a "herhangi bir tür can simidi" sağlayan ülkelere ağır ekonomik yaptırımlar uygulayacağını ifade etti. Bessent, planlanan yaptırımların "dünya tarihindeki en büyük koordineli ekonomik izolasyon" olacağını savundu.</p>

<p>Bessent, ABD'nin müttefiklerine "ya bizimlesiniz ya da bize karşısınız" mesajı vereceğini belirterek, "İster para transferi yapın, İran petrolü satın alın, ister deniz yoluyla gemi transferleri gerçekleştirin, İran'la iş yapmaya devam etmekte ısrar ederseniz; ABD Hazine Bakanlığı ve ABD hükümeti size karşı yaptırım uygulamak için tüm gücünü ve imkanlarını kullanacaktır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"TARİHİN EN AĞIR YAPTIRIMLARINI UYGULAYACAĞIZ"</strong></h2>

<p>İran'a yönelik ekonomik baskı politikasının, Basra Körfezi'ndeki İran limanlarına yönelik devam eden ABD deniz ablukasıyla birlikte uygulanacağını belirten Bessent, "Bu bir iki aşamalı darbe. Ablukamız var ve tarihin en ağır yaptırımlarını uygulayacağız" dedi.</p>

<p>Bessent, ekonomik baskının İran yönetimini zayıflatacağını savunarak, "Bu rejimi çökerteceğiz" ifadesini kullandı.</p>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdden-irana-ekonomik-baski</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/iran-abd-3.webp" type="image/jpeg" length="72376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pasifik'te İsrail devri bitiyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/pasifikte-israil-devri-bitiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/pasifikte-israil-devri-bitiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pasifik'in 4 bin kilometrelik dev kıyı şeridini korumak isteyen bölge gücü, İsrail kıskacından kaçıp Türk teknolojisine sığındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AK Parti Gaziantep Milletvekili ve Latin Amerika ve Karayipler Parlamentosu (PARLATINO) Türk Delegasyonu Başkanı Ali Şahin, AA muhabirine heyetin temasları ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada, TBMM PARLATİNO ve TBMM AND Grubu olarak Şili'de gerçekleştirdikleri resmi temaslar kapsamında, Şili Senato Başkan Vekili Ivan Moreira ile Şili Senatosu'nda bir araya gelerek önemli değerlendirme ve istişarelerde bulunduklarını belirtti.</p>

<p>Moreira ile iki önemli hususta görüş ve fikir birliğine vardıklarını belirten Şahin, Moreira'ya Şili'nin Türkiye'ye kendi gözleriyle bakması, kendi kulaklarıyla dinlemesi ve kendi kalbiyle yaklaşması gerektiğini, bölgede ve Şili'de aktif olan Ermeni diasporasının 100 yıllık kadim Türkiye-Şili dostluğunu zehirlemesine izin verilmemesi gerektiğine dikkati çektiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>ERMENİ DİASPORASININ ETKİSİNE KARŞI ORTAK DURUŞ</strong></h2>

<p>Diasporanın 1915 olaylarını istismar ederek bu konuyu Latin Amerika'daki varlık sebeplerinden biri haline getirdiğini, bu durumdan Ermenistan halkı ve yönetiminin de rahatsızlık duyduğunu aktaran Şahin, Latin Amerika ve Şili'deki Ermeni diasporasının son iki seçimde Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan karşıtlarını finanse edip desteklemesine rağmen Paşinyan'ın seçimleri kazandığını belirtti.</p>

<p>Şahin, Türkiye'nin Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirme yönünde adımlar attığını, sınır kapılarının karşılıklı olarak açılması ve Türk hava sahasının Ermenistan uçuşlarına açılması gibi adımlar atıldığını hatırlattığını belirterek, 2005'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 1915 olaylarıyla ilgili iddia sahibi tüm tarafların katılımıyla, tarihçi ve bilim insanlarından oluşan uluslararası bağımsız bir araştırma komisyonu kurulmasını ve tüm tarafların konuya ilişkin arşivlerini açmasını önerdiğini ancak dönemin Ermenistan yönetiminin bu öneriye yanaşmadığını aktardı.</p>

<h2><strong>PASİFİK GÜVENLİĞİ</strong></h2>

<p>Şili-Türkiye ilişkilerinin üçüncü taraflarca istismar edilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirten Şahin, "Savunma sanayi alanında Şili ile eğitim, know-how transferi, ortak üretim ve satış konularında işbirliği yapabileceğimizi, Şili'nin Pasifik Okyanusu'na açılan yaklaşık 4 bin kilometrelik bir kıyı şeridine sahip olduğunu ve bunun Şili açısından kritik bir güvenlik, denetleme ve savunma ihtiyacı oluşturduğunu, Türkiye'nin insansız, silahlı ve silahsız hava araçlarının yanı sıra, insansız silahlı ve silahsız deniz araçları da ürettiğini; insansız deniz savunma ve denetleme sistemlerimiz konusunda da Şili ile işbirliği yapabileceğimizi ifade ettim." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şahin, Moreira'nın kendisine, 1915 olayları meselesinin artık Şili açısından kapandığını ve bu konunun bir daha gündeme gelmeyeceğini ve bu konunun bundan böyle Şili-Türkiye ilişkilerini zehirlemesine izin vermeyeceklerini söylediğini aktardı.</p>

<h2><strong>"İSRAİL BAĞIMLILIĞINI TÜRKİYE İLE KIRMAK İSTİYORUZ"</strong></h2>

<p>Şili'nin savunma sistemleri konusunda İsrail'e bağımlı olduğunu ve bu bağımlılığı Türkiye ile işbirliği yaparak azaltmak ve çeşitlendirmek istediğini Moreira'nın kendisine ifade ettiğini aktaran Şahin, Türkiye'nin, Türk halkının ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Filistin ve Gazze konusundaki duruşundan duydukları memnuniyeti dile getirdiğini aktardı.</p>

<h2><strong>Şahin, açıklamasında şunları kaydetti:</strong></h2>

<p>"Görüşmelerimizin sonunda Sayın Moreira, Türkiye'ye ve Türk halkına duydukları sevginin bir nişanesi olarak şahsıma Şili Senatosu'nun Dostluk Madalyası'nı takdim etti. Şili Senato Başkan Vekili Sayın Moreira'ya, Şili Senatosu'na ve kardeş Şili halkına, aziz milletimiz ve temsil ettiğimiz TBMM adına şükranlarımızı sunuyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/pasifikte-israil-devri-bitiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-pasifis.webp" type="image/jpeg" length="60283"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Büyükelçiliği önünde Gazze protestosu: "Sözde barış, özde katliam"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-buyukelciligi-onunde-gazze-protestosu-sozde-baris-ozde-katliam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-buyukelciligi-onunde-gazze-protestosu-sozde-baris-ozde-katliam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Filistin Dayanışma Platformu üyeleri, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği önünde Yahudi terör devleti İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü saldırıları protesto etti; ateşkes ihlallerinin sona ermesi ve silah desteğinin kesilmesi çağrısında bulunuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Filistin Dayanışma Platformu üyeleri, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği önünde bir araya gelerek Yahudi terör devleti İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü katliamları protesto etti. Eylemciler, “Gazze’de soykırım devam ediyor” ve “Sözde barış, özde katliam” yazılı pankartlar taşıdı.</p>

<p>Protestoda kukla ustası Mehmet Tahir İkiler, Netanyahu’yu temsil eden kuklayla gösteri yaptı. Gösteride, Gazze’de devam eden saldırılara dikkat çekildi.</p>

<p>Platform adına konuşan Halis Çıtır, Yahudi terör devleti İsrail’in ateşkes görüşmeleri ve arabuluculuk girişimlerine rağmen Gazze’de sivilleri hedef almaya devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Çıtır, görüşmelerden bu yana 446’sı çocuk, kadın ve yaşlı olmak üzere 1265 Filistinlinin şehit olduğunu, 4 bin 193 Filistinlinin yaralandığını ve 173 Filistinlinin esir alındığını ifade etti. Hamas’ın kabul ettiği ateşkes şartlarını eksiksiz uyguladığını belirten Çıtır, İsrail’in anlaşmanın neredeyse bütün maddelerini ihlal ederek Gazze’nin büyük bölümündeki işgalini sürdürdüğünü kaydetti.</p>

<p>İsrail’in Türkiye’nin Suriye’deki varlığı ve güvenliğini hedef alan saldırılar da gerçekleştirdiğini belirten Çıtır, arabulucu ülkelerin ateşkes çağrısıyla yetinmemesi gerektiğini vurguladı. Çıtır, uluslararası hukuka aykırı saldırılarda kullanılabilecek silah ve askerî desteğin kesilmesi için somut adım atılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Gazze’de üç yıldır insanlık dışı uygulamaların sürdüğünü söyleyen Çıtır, bugüne kadar 72 bin konutun yıkıldığını, yaklaşık 365 kilometrekarelik dar alanda yaşayan 2,5 milyona yakın Filistinlinin defalarca yerinden edildiğini hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Protesto Gazze Ankara" height="560" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/protesto-gazze-ankara.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-buyukelciligi-onunde-gazze-protestosu-sozde-baris-ozde-katliam</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 22:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/gazze-protesto.png" type="image/jpeg" length="87388"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin nüfusu alarm veriyor: Aile için acil seferberlik şart]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiyenin-nufusu-alarm-veriyor-aile-icin-acil-seferberlik-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiyenin-nufusu-alarm-veriyor-aile-icin-acil-seferberlik-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de 2025 yılında doğurganlık hızı 1,42’ye, doğum sayısı 895 bin 374’e geriledi; 65 yaş üzerindeki nüfusun oranı yüzde 11,1’e yükseldi. Star yazarı Sibel Eraslan, yaklaşan nüfus krizinin yalnız ekonomik sebeplerle açıklanamayacağını belirterek Türkiye’nin yarım asrı aşan nüfus planlama politikalarının neticeleriyle karşı karşıya olduğunu yazdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin nüfus yapısındaki bozulma artık ertelenemeyecek bir millî meseleye dönüştü. Doğumlar azalırken genç nüfus daralıyor, yaşlı nüfus hızla büyüyor. Mevcut gidişat; üretimden sosyal güvenliğe, aile yapısından millî varlığın devamına kadar geniş bir sahayı tehdit ediyor.</p>

<p><a href="https://veriportali.tuik.gov.tr/Bulten/Index?dil=1&amp;p=Do%C4%9Fum-%C4%B0statistikleri-2025-58018" rel="nofollow">TÜİK’in 2025 yılı verilerine göre</a> canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374’e düştü. Bir kadının hayatı boyunca dünyaya getirmesi beklenen ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı ise 1,42 olarak kaydedildi. Bu oran, nüfusun kendisini yenileyebilmesi için gereken 2,10 seviyesinin çok altında kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>76 il yenilenme sınırının altında</h2>

<p>Türkiye’de doğurganlık hızı dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesine ulaşamıyor. 2025 yılında 76 ilin doğurganlık oranı 2,10’un altında kaldı. Doğurganlığın 1,50’nin altında seyrettiği il sayısı 2017’de 4 iken 2025’te 59’a yükseldi.</p>

<p>Yaşlı nüfus ise 9 milyon 583 bin kişiye ulaştı. Türkiye nüfusunun yüzde 11,1’ini artık 65 yaş ve üzerindeki vatandaşlar oluşturuyor. Rakamlar, nüfus krizinin geleceğe ait bir tahmin olmaktan çıktığını ve bugünün meselesi hâline geldiğini açıkça gösteriyor.</p>

<h2>Eraslan: 50 yıllık ideolojinin sonuçlarını yaşıyoruz</h2>

<p><a href="https://www.star.com.tr/yazar/varolussal-tehdit-yazi-2034702/" rel="nofollow">Star yazarı Sibel Eraslan</a>, “Varoluşsal tehdit” başlıklı yazısında Türkiye’nin nasıl yaşlanan ve aile kurmaya mesafeli bir topluma dönüştüğünü tarihî seyri içinde ele aldı.</p>

<p>Eraslan, Osmanlı Devleti’nin son iki asrında yaşanan savaşlar, işgaller, salgınlar ve zorunlu göçler sebebiyle Cumhuriyet’in ağır bir nüfus kaybı devraldığını hatırlattı. Bu sebeple Cumhuriyet’in ilk yıllarında çok çocuklu aileleri destekleyen, evliliği ve doğumu teşvik eden politikalar uygulandığını belirtti.</p>

<p>1950’lerden itibaren sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşması, ekonomik şartların iyileşmesi, şehirleşme ve Osmanlı bakiyesi coğrafyalardan Anadolu’ya yönelen Müslüman-Türk göçleri nüfus artışını hızlandırdı. Cumhuriyet dönemindeki en yüksek nüfus artışının 1955-1960 yılları arasında yaşandığını kaydeden Eraslan, 1960 darbesinin ardından devletin nüfus siyasetinin kökten değiştirildiğini ifade etti.</p>

<h2>Darbeler nüfus siyasetini değiştirdi</h2>

<p>Eraslan, Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’yla nüfus artışının azaltılmasının devlet hedefleri arasına girdiğini, ilerleyen yıllarda Nüfus Planlaması Genel Müdürlüğünün kurulduğunu aktardı.</p>

<p>1980 darbesinin ardından çıkarılan 1983 tarihli Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ise gebeliği önleyici uygulamaları devlet politikasına dönüştürdü. Eraslan’a göre çocukların ve yaşlıların “tüketici”, çalışan nüfusa bağımlı birer ekonomik yük şeklinde tarif edilmesi de bu dönemde yerleşti.</p>

<p>Medyadan sinemaya, reklamdan akademiye kadar kültür hayatını kuşatan araçlar; evliliği ağır bir yük, çocuğu ise ferdî hayatı sınırlayan bir unsur olarak sundu. Eraslan bu tablonun neticesini, “Ülkemiz 50 yıllık bir ideolojinin sonuçlarını yaşıyor” sözleriyle özetledi.</p>

<h2>Ekonomik paketler yetmez</h2>

<p>Gençlere sunulan evlilik kredileri ve doğum yardımları önem taşısa da mesele ekonomik teşviklerin sınırlarını aşan bir mahiyet taşıyor. Aileye ve çocuğa karşı onlarca yıldır üretilen kültürel mesafe ortadan kaldırılmadan nüfus düşüşünü tersine çevirmek mümkün görünmüyor.</p>

<p>Türkiye’nin yıllara yayılacak neticeleri bekleyecek vakti kalmadı. Devlet; barınma maliyetleri, iş güvencesi, çalışma şartları, çocuk bakım masrafları ve eğitim yükü karşısında aileyi koruyan kalıcı bir sistem kurmalı. Medya ve eğitim hayatında aileyi değersizleştiren, çocuğu ekonomik yük sayan anlayış tasfiye edilmeli.</p>

<p>Nüfus meselesi geçici kampanyalarla yönetilemeyecek kadar büyük, millî varlığın devamını ilgilendirecek kadar hayatîdir. Türkiye, aileyi yeniden toplumun merkezine yerleştirecek geniş çaplı ve acil bir seferberliği vakit kaybetmeden başlatmalıdır.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiyenin-nufusu-alarm-veriyor-aile-icin-acil-seferberlik-sart</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 22:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/nufus-azaliyor-cocuk-ornai-dusuyor-turkoye-alrm-veriyor.png" type="image/jpeg" length="26826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan açıkladı: Stratejik teknolojilere 3 bin araştırmacı yetiştirilecek]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/erdogan-acikladi-stratejik-teknolojilere-3-bin-arastirmaci-yetistirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/erdogan-acikladi-stratejik-teknolojilere-3-bin-arastirmaci-yetistirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı’nı duyurdu. İlk aşamada merkezî sınavla seçilecek 550 doktora öğrencisi, yapay zekâdan çip teknolojilerine uzanan stratejik alanlarda 20 araştırma üniversitesinde yetiştirilecek. Beş yıllık programla yaklaşık 3 bin genç araştırmacının bilim ve teknoloji sahasına kazandırılması hedefleniyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin kritik teknoloji alanlarında ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek üzere yeni bir program başlatıldığını açıkladı. Program, kamu ile özel sektörün ileri uzmanlık ihtiyacını karşılamayı ve başarılı gençleri bilimsel çalışmalara daha erken yaşta dâhil etmeyi amaçlıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>550 öğrenci merkezî sınavla seçilecek</h2>

<p>Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı’nın ilk aşamasında 550 doktora öğrencisi merkezî sınavla belirlenecek. Seçilen öğrenciler, Türkiye’deki 20 araştırma üniversitesinde eğitim ve araştırma faaliyetlerine katılacak.</p>

<p>Program; yapay zekâ, siber güvenlik, çip teknolojileri ve ileri bilgisayar sistemleri gibi Türkiye’nin geleceği bakımından stratejik önem taşıyan sahalara yoğunlaşacak. </p>

<h2>Beş yılda 3 bin araştırmacı</h2>

<p>Programın beş yıllık döneminde yaklaşık 3 bin genç araştırmacının Türkiye’nin bilim ve teknoloji ekosistemine kazandırılması planlanıyor. Böylece kritik teknolojilerde uzman kadroların artırılması, ilmî üretimin güçlendirilmesi ve nitelikli gençlerin araştırma sahasına yönlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<h2>“Geleceğin teknolojilerini üreten Türkiye”</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin geleceğin teknolojilerini geliştiren, üreten ve dünyaya sunan bir ülke hâline gelmesi için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti. Bilim, teknoloji ve gençlerin gücüne vurgu yapan Erdoğan, hedeflerinin güçlü, müreffeh ve tam bağımsız Türkiye olduğunu ifade etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/erdogan-acikladi-stratejik-teknolojilere-3-bin-arastirmaci-yetistirilecek</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 22:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/erdogan-teknoloji.jpg" type="image/jpeg" length="94977"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başyücelik Emirleri: Sermaye ve patron]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/basyucelik-emirleri-sermaye-ve-patron</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/basyucelik-emirleri-sermaye-ve-patron" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>● Büyük Doğu idealinin nakışlandırdığı cemiyette sermaye mü'mindir; yani patron mü'min...</p>

<p>● O halde bu sermaye, (Karl Marx)ın ele aldığı sömürücü, kemirici ve faiz isimli bir nevi yağ bağlama imtiyaziyle göbek şişirici bir vasıta değil, her ân nefsinden şüphe ve her lâhza kendisini murakabe edici bir kuvvet merkezidir.</p>

<p>● İslâmda esas bakımından kirli bir nesne olan mal ve para, temizliğini helâlde arar ve zekâtta sağlarken -zekât mefhumu temizlenmeden gelir- vasıtalık ettiği emek takdirinde de adalet ölçülerinin en dakik, en rakik, en refik ve en şefik alanını gözleyicidir.</p>

<p>● İslâmın şeriatte "Seninki senin, benimki benim!" hükmü, ferdî mülkiyet hakkını tespit ettiğine, tarikatte "Seninki senin, benimki de senin!" ölçüsü de ahlâk plânında kefâlet belirttiğine, hakikatte ise "ne seninki senin, ne benimki benim; hepsi Allahın!" düsturu her şeyi kökünden hall-ü fasl eylediğine göre, bu çerçeve içindeki sermaye, patron, kâr ve mülkiyet hakkına, topyekün bütün sistemler ve emekçiler kurban olsun...</p>

<p>● İslâmda, sermayenin urlaşma (hipertirofi-dehhâme) arzederek vücudu kemirmeye başlamasını, zekâta tâbi kıymetlerini (kâr, serbest ana para, mal dahil) her sene kırkta birini (yüzde iki buçuk) muhtaçlara ayırmak ve budamak suretiyle önleyici, durgun ve hareketsiz sermayeyi çeke çeke eritici, buna rağmen iş ve para hareketi sayesinde yükselen kâr ve mülkiyeti makbul sayıcı ilâhî sistem, "içtimaî adalet" diye bangır bangır bağıranların, gök dururken yerde aradıkları güneştir.</p>

<p>● Bizde patron, ister devlet, ister şirket, ister fert, emekçiyi, babasına hizmet borcunda evlât kabul eder; ve evlâda mahsus sımsıkı disiplin içinde, yine evlâda mahsus bütün koruma şartlarıyla destekler. Bu destekleyiş o kada ileri ve hiçbir yerde görülmemiş soyundandır ki, emekçi, miras hakkı müstesna, hak ve ihtiyaç derecesine göre zorlama hakkına malik bulunmaksızın patronunun olanca imkânını tasarrufu altında tutar.</p>

<p>● Patronu, işçi hakları mevzuunda zorlama salâhiyeti işçi ve emekçide değil, idarî ve içtimaî murakabe mihrakındadır.</p>

<p>● Tavuk ve yumurta gibi, patron olmayınca işçi, işçi olmayınca da patron olamayacağı hakikati önünde, patrona düşen, işçi sayesinde vücut hikmetine kavuştuğunu; işçiye düşen ise, çalınmış bile olsa kendi hakkına ve gücüne tecelli zemini açanın patron olduğunu bilmek ve onun iyisine bağlanmaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>● Serbest sermaye veya mamul eşyası 10 milyon ve kârı 1 milyondan ibaret, 100 işçi çalıştıran bir patron, para ve malından 250 bin, kârından da 25 bin lirasını, zekât olarak dağıtacağına göre, işçilerine her yıl, açıktan, hepsi birden zekâta müstahak farziyle, 2750şer lira verecek ve bu kat'î müeyyide üzerine dayalı binbir ahlâkî fedakârlık şekli icad edecektir.</p>

<p>● Büyük Doğu idealinin nakışlandırdığı cemiyette patronla işçiyi kaynaştıracak en büyük ruhî ve ahlâkî müeyyide, hizmetçileriyle aynı sofrada yemek yiyen Kâinatın Efendisi; ve ata, kölesiyle nöbetleşe binen Hazret-i Ömer'den süzülen mânadır.</p>

<p><i>Necip Fazıl Kısakürek, İdeolocya Örgüsü, s.379-381</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/basyucelik-emirleri-sermaye-ve-patron</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/basyucelikemirleri.webp" type="image/jpeg" length="23334"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze’de katliam, Batı Şeria’da işgal, Suriye’de saldırı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazzede-katliam-bati-seriada-isgal-suriyede-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazzede-katliam-bati-seriada-isgal-suriyede-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TerörİST İsrail, Gazze’de ilan edilen ateşkese rağmen Filistinlileri katletmeye devam ediyor. Son 24 saatte 10 Filistinli daha şehit edilirken 25 kişi yaralandı. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Gazze’nin “sonsuza kadar harabe olarak kalmasını” isterken İsrail ordusu Suriye’yi bombalıyor; Batı Şeria’da ise silahlı Yahudi teröristler Filistinlilerin evlerine, arazilerine ve köylerine saldırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Gazze’de son 24 saatte 10 şehit</strong></h2>

<p>İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen devam ediyor. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığının 20 Ağustos tarihli açıklamasına göre İsrailli teröristlerin son 24 saatte gerçekleştirdiği saldırılarda 10 Filistinli şehit oldu, 25 kişi yaralandı.</p>

<p>7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de şehit edilen Filistinlilerin sayısı 73 bin 417’ye, yaralıların sayısı ise 174 bin 360’a ulaştı. Ateşkesin başlamasından sonra da İsrail saldırılarında bin 283 Filistinli şehit edildi, 4 bin 248 kişi yaralandı.</p>

<p>Ortaya çıkan tablo, ateşkes adı altında Gazze’de katliamın farklı biçimlerle sürdürüldüğünü gösteriyor.</p>

<h2><strong>Gazze’nin nefesini de kesiyorlar</strong></h2>

<p>Bombardımanlarla Gazze’yi harabeye çeviren İsrail, abluka yoluyla sağlık sisteminin kalan imkânlarını da ortadan kaldırıyor.</p>

<p>Filistin Sağlık Bakanlığına göre Gazze’de bulunan 34 oksijen istasyonundan 22’si devre dışı kaldı. Çalışabilen 12 istasyon ise yedek parça ve ekipman yokluğu altında faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Yoğun bakım, ameliyathane ve acil servislerde hayati öneme sahip oksijen sistemlerinin çökmesi, yaralı ve hastaların tedavisini her geçen gün daha da imkânsız hâle getiriyor.</p>

<h2><strong>Smotrich: Gazze harabe kalmalı</strong></h2>

<p>İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise Gazze’ye yönelik imha siyasetini açıkça savunmayı sürdürüyor.</p>

<p>Sderot’taki bir yeşivada konuşan Smotrich, Gazze’nin önümüzdeki 20 yıl boyunca yeniden inşa edilmemesini istedi ve bölgenin “sonsuza kadar harabe olarak kalması” gerektiğini söyledi.</p>

<p>Smotrich’in sözleri, Gazze’deki tahribatın savaş şartlarının ortaya çıkardığı geçici bir yıkım olarak görülmediğini; Filistinlilerin topraklarına geri dönmesini ve yeniden hayat kurmasını engelleyen kalıcı bir işgal düzeninin hedeflendiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<h2><strong>İsrail terörü Suriye’ye uzandı</strong></h2>

<p>İsrail’in saldırıları Filistin topraklarıyla da sınırlı kalmıyor.</p>

<p>İsrail savaş uçakları 18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib bölgesindeki Ebu Zuhur Askerî Havaalanı’na dört hava saldırısı düzenledi.</p>

<p>Suriye’nin egemenliğini ve hava sahasını bir kez daha ihlal eden terörist İsrail, Esed rejiminin devrilmesinden sonra ülkenin askerî tesislerine yönelik saldırılarını artırdı.</p>

<p>Suriye’nin silah depoları, hava üsleri, füze tesisleri ve askerî altyapısı farklı tarihlerde İsrail bombardımanlarının hedefi oldu. İsrail böylece Suriye’nin yeniden askerî kapasite kazanmasını engellemeye çalışıyor.</p>

<h2><strong>Batı Şeria’da Yahudi terörü</strong></h2>

<p>Gazze’de katliam devam ederken Batı Şeria’da da Yahudi teröristlerin Filistin halkına yönelik saldırıları sürüyor.</p>

<p>Filistinlilerin evleri ve arazileri basılıyor, zeytinlikleri tahrip ediliyor, köy yolları kapatılıyor. İsrail askerlerinin koruması altında hareket eden Yahudi gruplar, Filistinlileri topraklarından çıkarmaya yönelik saldırılarını giderek artırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nablus yakınlarındaki Kusra kasabası son haftalarda bu saldırıların merkezlerinden biri hâline geldi. Yahudi teröristler Filistinlilerin evlerini kuşattı, bölgeye ulaşımı engelledi ve halk üzerinde sistematik baskı kurdu.</p>

<p>İsrail yönetimi aynı zamanda Batı Şeria’da 627 yeni Yahudi işgal birimi için yeni ihale süreci başlattı.</p>

<p>Böylece bir taraftan Yahudi terörüyle Filistinliler yaşadıkları bölgelerden uzaklaştırılırken diğer taraftan işgal edilen topraklar yeni yerleşimlerle fiilen ilhak ediliyor.</p>

<h2><strong>Hind Receb cinayetinde geri adım</strong></h2>

<p>Gazze’de işlenen katliamların sembollerinden biri hâline gelen 5 yaşındaki Hind Receb’in öldürülmesi konusunda terörist İsrail ordusu, yaklaşık iki buçuk yıl sonra kendi askerlerinin ateş açtığını kabul etmek zorunda kaldı.</p>

<p>Hind, Ocak 2024’te ailesinin öldürüldüğü otomobilde saatler boyunca mahsur kalmış, yardım çağrısında bulunmuştu. Onu kurtarmaya giden Filistin Kızılayı çalışanları da öldürülmüş, Hind’in naaşına ancak 12 gün sonra ulaşılmıştı.</p>

<p>İsrail ordusu başlangıçta bölgede asker bulunmadığını ileri sürdü. Daha sonra yapılan incelemede İsrail askerlerinin araca ateş açtığı ve kurtarma için gelen ambulansın da vurulduğu ortaya çıktı.</p>

<h2><strong>“Barış” deniliyor, işgal büyüyor</strong></h2>

<p>Gazze için uluslararası platformlarda “barış”, “ateşkes” ve “yeniden inşa” ifadeleri kullanılırken sahadaki manzara bunun tam tersini gösteriyor.</p>

<p>Gazze’de Filistinliler katlediliyor. Hastaneler ilaçsız ve oksijensiz bırakılıyor. İsrailli bakanlar Gazze’nin ebediyen harabe kalmasını istiyor. Yahudi teröristler Batı Şeria’da Filistin köylerine saldırıyor. İsrail ordusu Suriye’yi bombalıyor.</p>

<p>Gazze’nin harabeye çevrilmesi, Batı Şeria’nın Yahudi yerleşimleriyle parçalanması ve Suriye’nin askerî altyapısının vurulması, aynı işgal siyasetin farklı cephelerdeki tezahürleri olarak sürüyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazzede-katliam-bati-seriada-isgal-suriyede-saldiri</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/israil-gazze-saldir.webp" type="image/jpeg" length="53444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaşamak ya da günleri klonlamak]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yasamak-ya-da-gunleri-klonlamak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yasamak-ya-da-gunleri-klonlamak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern hayat, özellikle şu son çeyrek asırda aldığı şekliyle pek çok yoruma zemin hazırlıyor. Bu yorumlardan biri, yeni hayatın molası olmayan sürekli hareketlilik halini insanlara dayatan bir model olmasıdır. İnsanlar yapıp etmeye mecbur ve memur kılındıkları şeylerin anlamı hakkında düşünmeye fırsat bulamayacakları bir meşguliyetler çağında oradan oraya sarhoş edici bir döngüsellikle koşturup duruyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed">Yaptığımız şeyleri sürekli birbiri ardı sıra ekleyerek yapıyoruz. Arada neredeyse hiç boşluk bırakmıyoruz. İçimizde, yaptıklarımızın ucunu bırakırsak akışı kaçıracağımızı, geride kalacağımızı, bir daha durumu toparlayamayacağımızı söyleyen bir ses var. O ses bizim sesimiz değil; dünyanın sesi, dünyayı bu hale getirenlerin sesi! Bir şey kaçıracağımız yok aslında, bir şeylere yetiştiğimiz de yok; öyle olacağına, bu döngünün dışına çıkamayacağımıza körlemesine inandırılmışız. Gölgemizi kovalıyoruz ve yakalayamıyoruz ve kovalamaya devam ediyoruz ve yine yakalayamıyoruz. Bu böyle devam edip gidiyor ve biz buna hayat diyoruz. Bunu hayat bilmenin zorunlu olduğunu düşünüyoruz. Bu şekilde yaşanmazsa olmaz sanıyoruz.</p>

<p color="dimmed">“Bir sabah uyansam ve ne yapacağımı bilemesem diyorum” dedi yanındakine, “Bu nedense bana çok heyecan verici geliyor!”</p>

<p color="dimmed">“Modern toplumda giderek daha çok insan anlam yoksunluğu çekiyor. Her alanda ve her düzlemde çekiyorlar bu yoksunluğu: Çalışmayı anlamlandırmada, kendi hayatlarını anlamlandırmada, genel olarak hayatı anlamlandırmada. Anlam kuvvet verir, anlamsızlık kuvvetten düşürür. İnsanlar bir anlam görürlerse, birçok şeye göğüs gerebilir, birçok şeyi alt edebilirler, bir anlam göremezlerse hemen hiçbir şeyin üstesinden gelemezler” diyor Wilhelm Schmid, ‘Mutsuz Olmak’ ismini verdiği kitabında.</p>

<p color="dimmed">Modern hayat, özellikle şu son çeyrek asırda aldığı şekliyle pek çok yoruma zemin hazırlıyor. Aciz kanaatime göre bu yorumlardan biri, yeni hayatın molası olmayan sürekli hareketlilik halini insanlara dayatan bir model olmasıdır. İnsanlar yapıp etmeye mecbur ve memur kılındıkları şeylerin anlamı hakkında düşünmeye fırsat bulamayacakları bir meşguliyetler çağında oradan oraya sarhoş edici bir döngüsellikle koşturup duruyor. Bu koşuşturmanın bir molası olsa, o anlam boşluğu hemen fark edilecek belki de. Ama o mola verilmiyor, bedenler gibi zihinler ve kalpler de sürekli layık olmadıkları türedi şeylerle meşgul halde tutuluyor.</p>

<p color="dimmed">Hayatlarımız olabildiğince renklendirilmiş rutinlerle tıka basa doldurulmuş durumda. Mesela tatile bile canımız öyle istediği için değil, belli bir dönemde herkesin canının tatil çekmesi insanlığın bir gereği olduğu fikrine inandırıldığımız için gidiyoruz. Ve o tatili de yine herkesin yaptığı gibi bire bir ayniyle yapmaya kendimizi mecbur hissediyoruz. Bunu bir ayrıcalık ve rutinin dışına çıkmak için bir imkân sanıyoruz. Oysa her senenin aynı döneminin tartışmaya kapalı rutini bu. Turizm sektörünün heva heves notalarından ilgili olanlarına basmasıyla ilgili bir arzulanma hali kısaca. Meselenin iç yüzünü anlamak zor değil dikkatli bakılırsa! Bu böyle ama bunu kabul etmeye yanaşmıyoruz biz, sorgulamıyoruz da; çünkü böyle şeyler hangi kültüre sahip olursak olalım birer fikri sabit olarak zerk edildi/ediliyor kanımıza.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">Tek boyutlu hayatın tek boyutlu insanları olduk. Zevkler geliştirmiyor, trendlere uyuyoruz. İhtiyaçlarımızı belirlemiyor, ihtiyaç diye belirlenip önümüze konan şeylere acıkıyoruz. Bu tüketici döngünün dışına bakmayı akıl bile edemiyoruz. Böyle bir isyanın, -evet isyan-, mümkün olduğuna ihtimal bile vermiyoruz. Hayatı dünyanın kalabalık şehirlerinde ve şimdi en ücra köşelerinde de korkunç bir gürültüyle hükümranlığını sürdüren dünyeviliğe mahkûm ettik ve ruhlarımızın bize söylediklerine kulaklarımızı kapattık.</p>

<p color="dimmed">Wilhelm Schmid, ‘Mutsuz Olmak’ kitabında tek boyutlu modern insanın kendini içine düşürdüğü hayat yoksulluğuna işaret ediyor: “Modern çağın bir sorunu, aşkınlığın belirsiz bir boyuttaki anlamını uzun süre belirli bir öte dünyayla özdeşleştirerek bir kenara bırakmış olmasıdır. Aynı zamanda, böyle bir boyutla kurulacak ilişkiden gür gümrah yeşerebilecek kuvvetlerden mahrum kalınmıştır, acı bir şekilde. Elde onun ötesinde bir şey olmadığına göre, tüm düşleri bu tek ve sonlu dünyada gerçekleştirme zorunluluğunun baskısını kabartan şey, bir aşkın vukufsuzluk değil miydi?”</p>

<p color="dimmed">Beyaz saçlı adam, çayından bir yudum almadan önce duraksadı ve “Bugünün dün olmadığını anlamak ne kadar zor!” diye yazdı not defterine.</p>

<p color="dimmed">Gökhan Özcan, Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yasamak-ya-da-gunleri-klonlamak</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yasamak-ya-da-gunleri-klonlamak.webp" type="image/jpeg" length="88699"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu: Suriye’deki saldırımız Türkiye’ye bir mesajdı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/netanyahu-suriyedeki-saldirimiz-turkiyeye-bir-mesajdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/netanyahu-suriyedeki-saldirimiz-turkiyeye-bir-mesajdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Netanyahu, Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlenen hava saldırısıyla ilgili "Türkiye'ye bir mesaj ilettik ancak görünüşe göre duymadılar. Bu yüzden onu daha iyi anlamalarını sağladık" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Başbakanlık Ofisi de bir açıklama yaparak Suriye'nin, Türk askerlerinin Halep'te bir üsse yerleşmesine izin verdiğini ve bu durumun İsrail açısından bir güvenlik tehdidi olarak görüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Suriye'de askeri varlık göstermemesi konusunda Türkiye'yi daha önce uyardıklarını kaydeden Netanyahu, "Türkiye’nin güneye doğru inen askeri yerleşimine müsamaha göstermeyeceğiz ve buna izin vermeyeceğiz; çünkü bu bizim için bir tehdit teşkil ediyor. Bu konudaki tavrımızı açıkça ortaya koyduk" dedi.</p>

<section>
<h2><strong>"Suriye'ye saldırarak Türkiye'nin mesajımızı daha iyi anlamasını sağladık"</strong></h2>

<p>Netanyahu, "Mesajımız tek bir kelimeden ibaretti: 'Yapmayın'. Ancak görünüşe göre bu mesajı duymadılar ya da anlamadılar. Bu yüzden düzenlediğimiz saldırıyla mesajın çok daha iyi anlaşılmasını sağladık" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Suriye, Türk askerlerinin Halep yakınlarındaki bir üsse yerleşmesine izin verdi"</strong></h2>

<p>İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından yapılan açıklamada de Suriye’nin, Türk askerlerinin Halep yakınlarındaki bir üsse yerleşmesine izin vererek iki ülke arasındaki "güvenlik anlayışını" ihlal etmenin eşiğine geldiği iddia edildi. Açıklamada, İsrail’in Suriye’yi bu durumun doğrudan bir güvenlik tehdidi olduğu konusunda defalarca uyardığı ancak Şam yönetiminin bu uyarıları görmezden geldiği ileri sürüldü.</p>

<h2><strong>"Türkiye, Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına asla izin vermeyecektir"</strong></h2>

<p>"Netanyahu'nun bu açıklamalarının ardından İletişim Başkanlığı bir açıklama yayınladı.</p>

<p>İletişim Başkanlığı'nın açıklaması şöyle:</p>

<blockquote>
<p>"İsrail Başbakanlığı tarafından ortaya atılan gayriciddi iddialar, İsrail’in Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan hukuksuz hava saldırılarını meşrulaştırmayı amaçlamaktadır.</p>

<p>Dile getirilen ithamlar, Netanyahu’nun İsrail’deki seçimler öncesinde bölgedeki yayılmacı ve istikrarsızlaştırıcı politikalarını sürdürme niyetinden kaynaklanmaktadır.</p>

<p>Türkiye, uluslararası toplumun büyük çoğunluğu gibi, bölgemizde barışın kalıcı hale gelmesinden yanadır. Bunun yegâne yolu, Netanyahu’nun saldırgan ve dayatmacı politikalarını terk ederek uluslararası hukuka saygı göstermesinden geçmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye, Suriye’de huzur, istikrar ve refahın tesisi için Suriye Hükûmeti ile meşru zeminde iş birliği yapmayı kararlılıkla sürdürecek ve Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına asla izin vermeyecektir."</p>
</blockquote>

<p><i>Kaynak: T24</i></p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/netanyahu-suriyedeki-saldirimiz-turkiyeye-bir-mesajdi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/netenyahu-turkiye.jpeg" type="image/jpeg" length="10505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yahudiler hiçbir yerde istenmiyor!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden katliamın ardından dünyada Yahudilere yönelik öfke büyüyor. Yunanistan’da Filistin’e destek gösterisi düzenleyen eylemciler, eylemi provoke etmeye çalışan Yahudi turistlere tepki göstererek alandan uzaklaştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan’da Filistin’e destek amacıyla düzenlenen protesto sırasında Yahudi turistlerle göstericiler arasında olay çıktı. Eylemin ortasına girerek protestocularla tartışan ve ortamı provoke etmeye çalışan Yahudi bir turist, göstericilerin tepkisiyle karşılaştı. Yaşanan arbedede turist itilerek protesto alanından uzaklaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze’de on binlerce Müslümanın katledilmesi, şehirlerin yerle bir edilmesi ve açlığın bir silah olarak kullanılması, Yahudi işgaline karşı dünya çapındaki öfkeyi büyütüyor. Yunanistan’da yaşanan hadise de Gazze’deki vahşetin ardından Yahudilere yönelik tepkinin Avrupa sokaklarına kadar yayıldığını bir kez daha gösterdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-istenmiyor.webp" type="image/jpeg" length="72325"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ekim vicdan sahiplerine hidayet vesilesi oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan soykırımın ardından Filistin halkına destek için dünyanın dört bir yanından harekete geçen vicdan sahipleri, İslâm’la da tanışıyor. Filistin Konvoyu’nun Fransız gönüllüsü Sebastian, Adana’da kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batı Şeria’ya ulaşmak üzere yola çıkan “Filistin Konvoyu”nun Fransız gönüllüsü Sebastian, konvoyun Adana’daki durağında kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu. İslâm’ı seçmesinin ardından “Yusuf” adını alan Fransız gönüllünün ihtidası, konvoydaki gönüllüler tarafından sevinçle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>7 Ekim’in ardından Gazze’de yaşanan soykırım, dünyanın dört bir yanında vicdan sahibi insanların Filistin meselesiyle beraber İslâm’a yönelmesine de vesile oluyor. Yusuf’un ihtidası da Filistin için çıkılan yolculuğun hidayetle neticelenen örneklerinden biri oldu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/gazze-hidayet.webp" type="image/jpeg" length="26977"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin’in Doğu Türkistan’daki vahşetini kamp tanığı anlattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı. Yaşananları, “Kızlara toplu tecavüz ediyorlar. Bayılanları daha çok dövüyorlar” sözleriyle aktardı.</p>

<h2><strong>İki kez toplama kampına kapatıldı</strong></h2>

<p>1978 Künes doğumlu Ziyawudun, Kazakistan’da yaşarken Doğu Türkistan’a döndüğünde iki kez toplama kampına kapatıldı. İşkence ve ağır kötü muameleye maruz kaldığını belirten Ziyawudun, 2018’de serbest bırakıldıktan sonra yaşadıklarını dünya kamuoyuna anlattı.</p>

<h2><strong>Sayragul Sauytbay: “Kadınlar zorla kısırlaştırılıyordu”</strong></h2>

<p>Bir başka kamp tanığı Sayragul Sauytbay da Doğu Türkistan’daki kamplarda kadınlara yönelik ağır cinsel şiddet ve zorla kısırlaştırma uygulamalarına şahit olduğunu anlattı. Sauytbay, “Birkaç Çinli erkeğin genç bir kadına tecavüz ettiğini gördüm. Kadınlar ilaç ve iğnelerle kendi istekleri dışında kısırlaştırılıyordu” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu tanıklıklar, yaşananların münferit kötü muamele vakalarıyla sınırlı kalmadığını; kadınların bedeni, aile yapısı ve neslin devamı üzerinden yürütülen sistematik bir baskı düzenine işaret ettiğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>Kalbinur Sıdık: “Çığlık sesleri hâlâ aklımda”</strong></h2>

<p>Kamplarda yaşananlara ilişkin bir diğer ağır tanıklık ise Kalbinur Sıdık’tan geldi. Sıdık, tutuklulara elektroşokla işkence uygulandığını belirterek, “Elektro şok cihazlarıyla mahrem yerlerine zarar veriyorlar. Çığlık sesleri hâlâ aklımda” sözleriyle yaşananları aktardı.</p>

<p>Birden fazla kamp tanığının birbirini tamamlayan anlatımları, Doğu Türkistan’daki baskının mahiyetini daha da ağırlaştırıyor. Tecavüz, işkence, zorla kısırlaştırma ve insan onurunu hedef alan uygulamalar, kamplardaki düzenin en karanlık yüzünü oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Türklere yönelik zulmün günümüzdeki halkası: Doğu Türkistan</strong></h2>

<p>Trablusgarp’tan Balkanlar’a, Kırım ve Ahıska sürgünlerinden Hocalı’ya kadar Türkler tarih boyunca büyük katliam ve sürgünlere maruz kaldı. Bugün Doğu Türkistan, Türk ve Müslüman kimliğine yönelik sistematik baskının sürdüğü başlıca coğrafyalardan biri.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Dünya sessiz</strong></h2>

<p>Kamplardan kurtulanların tanıklıkları ve yayımlanan raporlara rağmen birçok devlet, Çin’le ekonomik ve siyasî ilişkilerini önceleyerek Doğu Türkistan’daki zulme karşı sessiz kalıyor.</p>

<p>Ziyawudun, Sauytbay ve Sıdık’ın anlattıkları, Doğu Türkistanlı Müslüman kadınların yaşadığı dehşeti bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Bu tanıklıkların unutulması ise zulmün üzerinin örtülmesine ve Pekin yönetiminin baskı düzeninin sürmesine hizmet ediyor.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/cin-zulium.jpg" type="image/jpeg" length="65154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="79391"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="26420"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="50005"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="51206"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="76642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="64431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="66625"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="37912"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="66369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="23833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="10721"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="63541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="83898"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="75943"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="72997"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="84071"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
