<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 14:53:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ile Suudi Arabistan arasında 30 yıllık nükleer iş birliği anlaşması]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-ile-suudi-arabistan-arasinda-30-yillik-nukleer-is-birligi-anlasmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-ile-suudi-arabistan-arasinda-30-yillik-nukleer-is-birligi-anlasmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump, Suudi Arabistan ile 30 yıllık nükleer iş birliği anlaşmasına onay verdi. Anlaşmanın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine kapı aralayabileceği belirtilirken, İsrail karara tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer program geliştirmesi ve gelecekte uranyum zenginleştirmesinin önünü açabilecek nükleer iş birliği anlaşmasını onayladı. Anlaşmanın nükleer silah yapımını önleyici güvenlik hükümlerini içermediği iddia edildi.<br />
<br />
ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve Suudi Arabistan arasındaki 30 yıl sürecek olan nükleer iş birliği anlaşmasını resmen onayladı. ABD merkezli The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde yer alan haberde, anlaşma ile ABD'nin Suudi Arabistan'ın sivil nükleer program geliştirmesine destek olacağı belirtildi. Anlaşma kapsamında ABD ve Suudi Arabistan yetkililerinin iki yıl sürecek ortak bir çalışma ile Suudi Arabistan'da uranyum zenginleştirmenin ticari açıdan gerekli olup olmadığını değerlendireceği aktarılan haberde, çalışmanın olumlu sonuçlanması halinde uranyum zenginleştirme tesisine ait hassas teknolojinin Suudi Arabistan'a transferini engelleyecek "kara kutu" sistemiyle ABD tarafından kurulacağı ifade edildi. Haberde ABD'nin çalışma sonunda zenginleştirmeye onay vermemesi halinde ise, Suudi Arabistan'ın 10 yıl boyunca kendi başına veya başka bir yabancı ortakla uranyum zenginleştirmesinin yasaklanacağı belirtildi. Haberde, ABD yönetiminin bu sayede ABD'nin Suudi Arabistan'ın nükleer programı üzerinde etkili denetim sağlayacağını ve programın askeri amaçlarla kullanılmasını önleyeceğini savunduğu öne sürüldü. Haberde ayrıca Suudi Arabistan'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) daha sıkı denetimler öngören "Ek Protokol"ünü kabul etmediği hatırlatılarak, ABD yönetiminin ABD ile yapılan ayrı denetim düzenlemesinin bu konuda yeterli olacağını savunduğu aktarıldı.<br />
<br />
Haberde, Trump'ın anlaşmayı geçen hafta onayladığı ve anlaşmanın bugün ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile Prens Abdülaziz bin Selman bin Abdülaziz Al Suud tarafından imzalanmasının beklendiği belirtildi.</p>

<p><strong>Nükleer silah yapımını önleyici güvenlik hükümlerini içermediği iddiası</strong><br />
<br />
İngiltere merkezli Reuters haber ajansının adı açıklanmayan iki kaynağa dayandırdığı haberde ise, söz konusu anlaşmanın nükleer programın silah geliştirme amacıyla kullanılmasını engelleyecek güvenlik hükümleri içermediği iddia edildi. Haberde, Trump yönetiminin anlaşmayı önümüzdeki günlerde ABD Kongresi'ne, ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Al Suud'un imzaladığı "123 Anlaşması" kapsamında sunmayı planladığı aktarıldı.<br />
<br />
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesinden Sorumlu eski Bakan Yardımcısı Robert Einhorn, anlaşmanın ABD nükleer sektörünü canlandırabileceğini, ABD-Suudi Arabistan ilişkilerini güçlendirebileceğini ve Rusya ile Çin'in Suudi Arabistan'ın nükleer programında stratejik rol üstlenmesini engelleyebileceğini söyledi. Einhorn, uyarıda da bulunarak, "Anlaşma uranyum zenginleştirme dahil yeterli kısıtlamaları içermediği takdirde, Orta Doğu'da ve ötesinde nükleer silahların yayılması riskini artırabilir" dedi.<br />
<br />
Suudi Arabistan, nükleer programın ülkenin enerji ihtiyacını karşılamasına ve daha fazla petrolü ihraç ederek, gelirlerini artırmasına katkı sağlayacağını savunuyor</p>

<p><strong>Terörist İsrail rahatsız</strong></p>

<p>Yedioth Ahronot gazetesine konuşan adları açıklanmayan üst düzey Yahudi yetkililer, ABD'nin attığı bu adımın, tıpkı Türkiye'ye olası F-35 satışı gibi "rahatsız edici" olduğunu ifade etti.</p>

<p>Gazeteye konuşan Yahudi yetkililer, Washington yönetiminin Riyad'a Tel Aviv ile normalleşmeyi sivil nükleer iş birliği anlaşması için bir şart olarak öne sürmemesine dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD'nin Riyad'a böyle bir şart öne sürmemesinin İsrail'in Washington'daki nüfuzunun zayıfladığına işaret ettiğini söyleyen yetkililer, Tel Aviv yönetiminin Suudi Arabistan'a karşı kullanabileceği bir kozu kaybettiğini söyledi.</p>

<p>Terörist İsrail Ulusal Güvenlik Konseyinin eski başkanvekili Yaakov Nagel ise Suudi Arabistan'ın topraklarında uranyum zenginleştirebilecek olmasının hata olduğunu iddia etti.</p>

<p>Yahudi emekli diplomat Jeremy Issacharoff de söz konusu anlaşmayı "aşırı derecede tehlikeli" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Issacharoff, söz konusu adımın İsrail'in ulusal güvenliğini ilgilendiren kritik konularda Washington'daki politikaları etkileme kapasitesinin azaldığını gösterdiğine işaret etti.</p>

<p>ABD basınında yer alan haberlerde, Trump'ın Suudi Arabistan'a "sivil nükleer program desteği verilmesini ve potansiyel olarak uranyum zenginleştirebilecek faaliyetlerinin önünün açılmasını" öngören anlaşmayı onayladığı belirtilmişti.</p>

<p><i>İHA, AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-ile-suudi-arabistan-arasinda-30-yillik-nukleer-is-birligi-anlasmasi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/trump-suudi-arabistanr.webp" type="image/jpeg" length="83842"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin'de son durum: Gazze bombalanıyor, Batı Şeria işgal ediliyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/filistinde-son-durum-gazze-bombalaniyor-bati-seria-isgal-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/filistinde-son-durum-gazze-bombalaniyor-bati-seria-isgal-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci Yahudiler seçim sürecine girerken Gazze’deki katliamlarını ve Batı Şeria’daki toprak gasbını hızlandırdı. Cenaze merasimlerinden aile evlerine, mülteci çadırlarından camilere kadar her yeri hedef alan işgalciler; bir taraftan Filistinlileri şehit ederken diğer taraftan yerleşim yolları, askerî kapılar ve yıkım emirleriyle Filistin’i yaşanamaz hâle getirmeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Seçimlerin 27 Ekim’de yapılacağının açıklanmasının ardından Gazze ve Batı Şeria’daki Yahudi saldırıları daha da şiddetlendi. Gazze’de çocukların ve kadınların da aralarında bulunduğu onlarca Filistinli şehit edilirken, Batı Şeria’da yerleşimci saldırıları, toprak gaspları, yol kapatmaları, ev yıkımları ve askerî baskınlar hız kazandı.</p>

<p>Yaşananlar, İsrail'in seçim öncesinde işgalci tabanı tahkim etmek maksadıyla Filistin kanını ve toprağını siyasî bir malzeme hâline getirdiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<h2><strong>Cenaze alayını bombaladılar</strong></h2>

<p>17 Temmuz’da İsrail'e ait bir insansız hava aracı, Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki Ahmed Yasin Camii önünde düzenlenen cenaze merasimini hedef aldı.</p>

<p>Birkaç saat önce şehit edilen bir Filistinlinin cenazesini toprağa vermek üzere toplanan kalabalığa yapılan saldırıda en az 8 kişi şehit edildi.  Terörist Yahudiler, insanların ölülerini dahi defnetmesine tahammül edemeyerek cenaze alayını kana buladı.</p>

<p>13-20 Temmuz tarihleri arasında Gazze’ye düzenlenen saldırılarda en az 57 Filistinli şehit edildi. Şehitler arasında 6 çocuk ve 8 kadın da bulunuyor.</p>

<h2><strong>Üç yaşındaki çocuk ailesinden geriye tek başına kaldı</strong></h2>

<p>15 Temmuz’da Deyr el-Belah’a düzenlenen helikopter saldırısında Ömer Sami Ebu Kasım, eşi Esma Gazi ve 6 yaşındaki kızları Habibe şehit edildi.</p>

<p>Ailenin üç yaşındaki erkek çocuğu ise saldırıdan sağ kurtulan tek kişi oldu. İşgalci rejimin saldırısı, bir çocuğu birkaç saniye içerisinde hem annesiz hem babasız hem de kardeşsiz bıraktı.</p>

<p>18 Temmuz’da Gazze şehrinin Nasır Mahallesi’ndeki bir apartman dairesi herhangi bir ikazda bulunulmadan bombalandı. Saldırıda Adham Nasman, eşi Merve ve üç çocuğu şehit edildi. Evde bulunmayan bir çocuk ise ailesinden geriye kalan tek fert oldu.</p>

<h2><strong>Uykudaki altı kişilik aileyi katlettiler</strong></h2>

<p>21 Temmuz gecesi Gazze’nin Sabra Mahallesi’nde El-Masri ailesine ait ev, aile fertleri uyuduğu sırada hava saldırısıyla hedef alındı.</p>

<p>Firas el-Masri, eşi Salsabil ve dört çocukları alevler ve enkaz altında kalarak şehit oldu. Kurtarma ekipleri, yanan evdeki yangını söndürmeye ve beyaz kefenlere sarılan naaşları çıkarmaya çalıştı.</p>

<p>Firas el-Masri’nin babası, çocuklarını ve torunlarını alevlerin arasından çıkaramadıklarını belirterek saldırının önceden hiçbir uyarı yapılmadan gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p>Gazze’de ilan edildiği öne sürülen ateşkese rağmen Yahudi rejiminin saldırıları neredeyse her gün sürdü. Söz konusu süreçte 1150’den fazla Filistinli şehit edildi.</p>

<h2><strong>Çadırlar, evler ve polis noktaları hedef alındı</strong></h2>

<p>Terörist İsrail ordusu, Gazze genelinde evlere ve yerlerinden edilmiş ailelerin barındığı çadırlara peş peşe saldırılar düzenledi.</p>

<p>El-Mevasi’de Filistinli ailelerin kaldığı çadırlar defalarca bombalanırken, 14 Temmuz’da Cebaliye’deki bir kontrol noktasına düzenlenen saldırıda aralarında Cebaliye Polis Karakolu Müdürü’nün de bulunduğu 7 polis şehit edildi.</p>

<p>Zeytun Mahallesi’nde topçu bombardımanı sonucu Filistinliler şehit edilirken, Yahudi tankları Devle Kavşağı yönüne ilerledi. İşgal ordusu, Gazze halkını hem havadan hem karadan kuşatma altında tutmaya devam etti.</p>

<h2><strong>İşgalci bakan yıkımdan duyduğu memnuniyeti açıkladı</strong></h2>

<p>Gazze’nin kuzeyini gezen İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, ortaya çıkan yıkım manzaralarının tesadüfî olmadığını, kasıtlı bir Yahudi politikasının sonucu olduğunu söyledi.</p>

<p>Katz, Gazze’nin kuzeyinde askerî nitelikte üç Yahudi yerleşimi kurulmasının incelendiğini de açıkladı.</p>

<h2><strong>Bakanlar Gazze’yi yeniden işgal etmek için yürüdü</strong></h2>

<p>İşgalci Yahudi yerleşimci hareketi Nachala’nın Gazze sınırına düzenlediği yürüyüşe, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve çok sayıda milletvekili katıldı.</p>

<p>Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Likud Partisinin de destek verdiği yürüyüşte Gazze içerisinde Yahudi yerleşimlerinin yeniden kurulması istendi.</p>

<p>Aynı günlerde işgal kontrolündeki “Sarı Hat” batıya doğru genişletildi. El-Karara yakınlarına yeni bloklar yerleştirilirken işgal hattı, Deyr el-Belah’ın doğusundaki Ebu Miri Kavşağı’na kadar uzatıldı. Bu ilerleyiş yüzlerce Filistinli ailenin yeniden yerinden edilmesine yol açtı.</p>

<h2><strong>Gazze susuzluk ve kanalizasyon içinde bırakılıyor</strong></h2>

<p>Bombardımanların yanında Gazze’deki hayat şartları da her geçen gün ağırlaşıyor.</p>

<p>Gazze’deki hanelerin yüzde 63’ü kişi başına günlük 6 litreden az içme suyuna erişebiliyor. Halkın yüzde 60’ı ise açıkta akan kanalizasyon hatlarına 10 metreden daha yakın mesafede yaşamak zorunda bırakılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayvan yemi girişinin bir aydan uzun süredir engellenmesi sebebiyle arpa fiyatları üç katına çıktı. Bu durum, hayvanların toplu şekilde telef olması ve Gazze halkının kalan gıda kaynaklarının da tükenmesi tehlikesini beraberinde getiriyor.</p>

<h2><strong>Batı Şeria’ya 34 yeni gasıp yerleşim</strong></h2>

<p>Gazze’de katliam sürerken Batı Şeria’daki toprak gasbı da hızlandırıldı.</p>

<p>İsrail güvenlik kabinesi, Batı Şeria’da 34 yeni Yahudi yerleşimi kurulması için 1,3 milyar şekel tahsis etti. Yerleşimci yollarının yapımı için de 1 milyar şekelden fazla ek bütçe ayrıldı.</p>

<p>Smotrich, 100’den fazla Yahudi yerleşimi ile 160 tarım ve hayvancılık karakolu kurmayı hedeflediklerini açıkladı ve bu saldırgan projeyi “yerleşim ve güvenlik devrimi” olarak adlandırdı.</p>

<h2><strong>Su kuyularını imha edip tarım arazilerini susuz bıraktılar</strong></h2>

<p>Ürdün Vadisi’nin kuzeyindeki Atuf köyü yakınlarında Yahudi askerleri ve yerleşimciler üç artezyen kuyusunu imha etti.</p>

<p>Kuyulara ait pompalar ve jeneratörler gasbedilirken yaklaşık 800 metrelik su boru hattı kesildi. Söz konusu su altyapısı, yaklaşık 4 bin 500 dönümlük tarım arazisini besliyordu.</p>

<p>İşgalci İsrail, böylece Filistinlilerin su kaynaklarını yok ederek tarımı bitirmeyi ve bölge halkını göçe zorlamayı hedefliyor.</p>

<h2><strong>Yerleşim yolları için okullar yıkılacak</strong></h2>

<p>Masafer Yatta’da Ad-Deyrat ve Er-Rifaiyye bölgelerine verilen yıkım ve inşaat durdurma emirlerinin, bölgede yapılması planlanan bir Yahudi yerleşim yoluyla bağlantılı olduğu bildirildi.</p>

<p>Planlanan yol sebebiyle 700 çocuğa hizmet veren beş okuldan üçü yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Er-Rifaiyye Okulu’nun yıkıma karşı yaptığı itiraz da reddedildi.</p>

<h2><strong>Filistin kasabaları demir kapılarla hapsedildi</strong></h2>

<p>Batı Şeria’nın birçok bölgesinde Filistin kasabalarının girişlerine demir kapılar, beton bloklar, dikenli teller ve toprak yığınları yerleştirildi.</p>

<p>Ramallah’ın kuzeyindeki Sincil kasabasının girişleri toprak yığınlarıyla kapatıldı; tarım arazileri dikenli tellerle çevrildi. Kasabaya her gece baskınlar düzenlenirken, 100’den fazla silahlı Yahudi yerleşimci bölgeye saldırdı.</p>

<p>Yerleşimciler, işgal ordusunun koruması altında geri dönerek Filistinlilere ait ekinleri ateşe verdi.</p>

<p>Beytüllahim kırsalında da yeni bir demir kapı yerleştirilerek Hüseyin, Battir, Nahhalin ve Vadi Fukin bölgelerine ulaşım engellendi.</p>

<h2><strong>17 yaşındaki Filistinli futbolcu şehit edildi</strong></h2>

<p>Ramallah’ın kuzeydoğusundaki El-Muğayyir köyünde Yahudi yerleşimciler ve İsrail askerlerinin düzenlediği baskında yaralanan 17 yaşındaki Filistinli futbolcu Fadi el-Naasan, 18 Temmuz’da şehit oldu.</p>

<p>Fadi, Ekim 2023’ten bu yana El-Muğayyir’de şehit edilen yedinci Filistinli oldu. Şehitlerden dördünün çocuk olduğu bildirildi.</p>

<p>Bölgedeki cinayetlerin, Yahudi yerleşimlerini Ürdün Vadisi’ne bağlayacak bir işgal koridoru oluşturma planının parçası olduğu belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Cami, evler ve süt fabrikası ateşe verildi</strong></h2>

<p>Terörist Yahudi yerleşimciler, Masafer Yatta’daki Et-Tuvane köyüne düzenledikleri saldırıda bir camiyi, iki evi ve bir süt fabrikasını ateşe verdi.</p>

<p>İşgalcilerden biri, yaktıkları binaların duvarlarına “Ev hapsindeyim” yazdı. Saldırıların pervasızlığı, yerleşimcilerin hiçbir cezaya uğramayacaklarından emin şekilde hareket ettiğini ortaya koydu.</p>

<h2><strong>Hamile kadın korkudan bebeğini kaybetti</strong></h2>

<p>Et-Tuvane köyündeki saldırıda Rukiye Rabai isimli hamile Filistinlinin evi taşlandı. Yahudi işgalciler, köyde evleri ve camiyi ateşe verdi.</p>

<p>Saldırı sırasında büyük korku yaşayan ve hastaneye kaldırılan Filistinli kadın, sağlık durumunun ağırlaşması üzerine karnındaki bebeğini kaybetti.</p>

<h2><strong>Altı ayda 3 bin 488 saldırı</strong></h2>

<p>Filistin Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinin raporuna göre işgalci Yahudi yerleşimciler, 2026 yılının ilk altı ayında Filistinlilere ve mülklerine karşı 3 bin 488 saldırı gerçekleştirdi.</p>

<p>Saldırılarda bin 182 Filistinli şehit edildi. Yaklaşık 13 bin kişi yaralandı, 24 bine yakın Filistinli ise esir alındı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/filistinde-son-durum-gazze-bombalaniyor-bati-seria-isgal-ediliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/israil-gazzesaldir.webp" type="image/jpeg" length="56929"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Din istismarcısı dolandırıcılara para cezası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/din-istismarcisi-dolandiricilara-para-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/din-istismarcisi-dolandiricilara-para-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Reklam Kurulu, yanıltıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalara karşı 7 ayda yaklaşık 21 bin dosyayı karara bağlarken 185 milyon liranın üzerinde idari para cezası uygulanmasını kararlaştırdı. Saç çıkarma iddiasındaki reklamlara üst sınırdan ceza verilirken listede dini duyguları istismar eden reklamlar da değerlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, Kurulun 371'inci toplantısında vatandaşları mağdur edici ticari fiiller, yanıltıcı reklamlar ve haksız rekabete yol açan uygulamalara ilişkin 149 dosyanın görüşülerek karara bağlandığı bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, Kurulun dini duyguları istismar eden reklamlara ilişkin de tedbiren durdurma kararı verdiği bildirildi.</p>

<p>Sosyal medya mecralarında "Kabe ve Ravza kokusu" ifadeleri kullanılarak yapılan tanıtımlara ilişkin Kurul tarafından resen inceleme başlatıldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Yapılan değerlendirmede, söz konusu reklamlarla vatandaşlarımızın dini duygularının istismar edilerek satış ve pazarlama faaliyetinde bulunulduğu değerlendirilmiş, inceleme süreci tamamlanıncaya kadar söz konusu reklamlar hakkında 3 aya kadar tedbiren durdurma kararı verilmiştir. Dosyaya ilişkin nihai karar, inceleme sürecinin tamamlanmasının ardından Kurul tarafından verilecek. Bakanlık olarak, tüketicilerimizin aldatılmasına neden olan her türlü ticari reklam ve haksız ticari uygulamaya karşı denetim ve inceleme faaliyetlerimizi tüm mecralarda kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."</p>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/din-istismarcisi-dolandiricilara-para-cezasi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/istismar-din.webp" type="image/jpeg" length="75952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ile Ürdün arasında yeni ticaret anlaşması]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-ile-urdun-arasinda-yeni-ticaret-anlasmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-ile-urdun-arasinda-yeni-ticaret-anlasmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD yönetimi, Ürdün ile imzalanan karşılıklı ticaret anlaşmasının ABD'li ihracatçılar için uzun süredir devam eden ticaret engellerini azaltacağını ve kritik sektörlere yeni pazar erişimi sağlayacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ve Ürdün arasında kapsamlı bir karşılıklı ticaret anlaşması imzalandı. Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamaya göre anlaşma, ABD'li ihracatçıların önündeki ticaret engellerini kaldırmayı ve bölgesel işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Tarım ürünlerinden motorlu taşıtlara kadar geniş bir yelpazede pazar erişimini genişletecek olan anlaşma, her iki ülke için de yeni bir ticaret döneminin kapısını araladı.</p>

<h2><strong>ABD-ÜRDÜN TİCARET ANLAŞMASININ KAPSAMI VE HEDEFLERİ</strong></h2>

<p>ABD yönetimi, Ürdün ile karşılıklı ticaret anlaşması yapıldığını ve anlaşmanın ABD'li ihracatçılar için pazar erişimini artıracağını bildirdi.</p>

<p>Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, ABD-Ürdün Karşılıklı Ticaret Anlaşması'nın ABD'li ihracatçıların karşılaştığı uzun süredir devam eden ticaret engellerini azaltacağı ve ABD'nin kritik sektörleri için yeni pazar erişimi sağlayacağı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, anlaşmanın üçüncü ülkelerin piyasa dışı politikalarıyla ortak mücadele edilmesi, yatırım güvenliği, ihracat kontrolleri ve gümrük vergilerinden kaçınmanın önlenmesi alanlarındaki işbirliği taahhütleri yoluyla barışı güçlendirmeyi, bölgesel işbirliğini artırmayı, tedarik zincirlerinin dayanıklılığını ve inovasyonu geliştirmeyi hedeflediği ifade edildi.</p>

<h2><strong>ÜRDÜN'DEN ABD'Lİ ÜRETİCİLERE TARİHİ TAAHHÜTLER</strong></h2>

<p>Anlaşmanın bölgede barış, refah ve yatırım odaklı bir geleceğin inşasına katkı sağlayacağı aktarılan açıklamada, Ürdün'ün ABD'li imalatçılar, çiftçiler, hayvancılıkla uğraşanlar ve diğer üreticilere fayda sağlayacak tarihi taahhütlerde bulunduğu kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, anlaşma kapsamında Ürdün'ün ABD'den ülkeye ihraç edilen malların neredeyse tamamı için gümrüksüz pazar erişimi sağlamaya devam edeceği vurgulandı.</p>

<h2><strong>İŞÇİ HAKLARI VE FİKRİ MÜLKİYET GÜVENCESİ</strong></h2>

<p>Beyaz Saray'ın açıklamasında, Ürdün'ün çevre yasalarının uygulanması, zorla çalıştırmayla üretilen malların ithalatının yasaklanması dahil işçi haklarının korunması, fikri mülkiyet haklarının güçlendirilmesi, adil ticaret uygulamalarının sağlanması ve gümrük prosedürlerinin iyileştirilmesi yoluyla ABD ile ticareti geliştirme taahhüdünde bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada, Ürdün'ün tarım ürünleri ve motorlu taşıtlar dahil olmak üzere, ABD ürünleri için tarife dışı ticaret engellerini kaldıracağı ve pazar erişimini genişleteceği belirtildi.</p>

<h2><strong>TEDARİK ZİNCİRİ DAYANIKLILIĞI İÇİN ORTAK ADIMLAR</strong></h2>

<p>ABD ve Ürdün'ün üçüncü ülkelerin piyasa dışı politikalarıyla mücadele etmek üzere tamamlayıcı adımlar atacağı, yatırım güvenliği, ihracat kontrolleri ve gümrük vergilerinden kaçınmanın önlenmesi alanlarında işbirliği yaparak tedarik zinciri dayanıklılığını ve inovasyonu artırmayı hedeflediği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-ile-urdun-arasinda-yeni-ticaret-anlasmasi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/bd-urdun-ticaret.webp" type="image/jpeg" length="54958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beyin göçünün yeni rotaları belirlenirken, Türkiye ne yapmalı?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/beyin-gocunun-yeni-rotalari-belirlenirken-turkiye-ne-yapmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/beyin-gocunun-yeni-rotalari-belirlenirken-turkiye-ne-yapmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde Reuters'ın geçtiği bir haber, ilk bakışta ABD'nin göç politikalarına ilişkin teknik bir düzenleme gibi görünüyor. Ama dikkatle okunduğunda, Amerika'nın küresel üstünlüğünü inşa eden en önemli sermayesini riske atan tarihî bir zihniyet değişimini haber veriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Amerika’yı Amerika yapan yalnızca ekonomik büyüklüğü, askerî gücü veya teknolojik üstünlüğü değildir. Esasen bunların dahi arkasındaki asıl dinamik, yaklaşık bir asırdır dünyanın dört bir yanından en parlak beyinleri kendisine çekebilmiş olmasıdır.</p>

<p>ABD'nin küresel üstünlüğü büyük ölçüde doğal kaynaklarından değil, insan kaynağından beslenmiştir. Avrupa'dan kaçan bilim insanlarından Asya'nın en başarılı mühendislerine, Ortadoğu'nun parlak araştırmacılarından Afrika'nın gelecek vaat eden gençlerine kadar milyonlarca insan Amerika'da yalnızca eğitim almamış; aynı zamanda Amerika'nın gücünü inşa etmiştir.</p>

<p>Harvard'dan Stanford'a, MIT'den Berkeley'e kadar dünyanın en iyi üniversitelerinin koridorlarında dolaşırken dünyanın bir bütün olduğunu ve ABD’nin de onun merkezi olduğunu hissetmemeniz mümkün değil. Laboratuvarlarda onlarca farklı milletten araştırmacı birlikte çalışır. Aynı sınıfta onlarca farklı ülkeden öğrenci bulunur. Bu çeşitlilik yalnızca kültürel bir zenginlik değil aynı zamanda bilimsel yaratıcılığın da en önemli kaynaklarından biridir.</p>

<p>Reuters'ın aktardığı son düzenlemeye göre yabancı öğrenciler, değişim programları kapsamındaki araştırmacılar ve yabancı gazeteciler için vize süreleri önemli ölçüde sınırlandırılıyor. Uluslararası öğrencilerin vizeleri artık en fazla dört yıl olacak; mezuniyet sonrasında ülkede kalıp iş bulabilmeleri için tanınan süre 60 günden 30 güne indiriliyor. Üniversiteler arasında geçişler zorlaştırılıyor, lisansüstü öğrencilerin akademik yönelim değiştirmeleri bile ciddi sınırlamalara tabi tutuluyor. Bu düzenlemelerin gerekçesi olarak ülkeye gelen öğrenci ve değişim programı katılımcılarındaki artış gösteriliyor.</p>

<p>2024 yılında ABD'ye giriş yapan uluslararası öğrenci sayısı 1,8 milyonu aşmış durumda. Aynı yıl yarım milyondan fazla değişim programı katılımcısı ve 37 binden fazla yabancı gazeteci vizesi verilmiş. Washington bunu denetlenmesi güç bir yük olarak görüyor.</p>

<p>Oysa tam da Amerika'nın gerçek gücünü anlatan bu rakamların ABD yönetimi için bir endişe kaynağı olarak okunmaya başlanmış olması ABD’nin geleceği için hayra alamet değil. Çünkü bu insanlar Amerika'nın sırtındaki yük değil, geleceğine yatırımdır. Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin, Nobel ödüllerinin, patentlerinin ve bilimsel atılımlarının önemli bir kısmının arkasında göçmenler veya uluslararası öğrenciler bulunmaktadır. Amerika'nın "beyin ithalatı" modeli, belki de tarihte kurulmuş en başarılı kalkınma stratejisidir.</p>

<p>O yüzden bu kararlar kısa vadede iç siyasette karşılık bulabilir ancak uzun vadede Amerika'nın küresel cazibesini aşındırma riski taşımaktadır. Bilim insanı ve öğrenci yalnızca maaş veya burs aramaz. Aynı zamanda güven, öngörülebilirlik, özgürlük ve gelecek perspektifi arar. Kendisini her an istenmeyen kişi hâline getirebilecek bir sistem, dünyanın en parlak gençleri için giderek daha az cazip olacaktır. İşin tabiatı tam bu noktada dünya için yeni fırsatlar doğmakta olduğudur.</p>

<p>Aslında son yıllarda Türkiye tam da bu alanda sessiz ama önemli bir dönüşüm yaşamakta. Bugün Türkiye üniversitelerinde öğrenim gören uluslararası öğrenci sayısı 380 bini bulmuş durumda Afrika'dan Orta Asya'ya, Balkanlardan Ortadoğu'ya kadar çok geniş bir coğrafyadan gençler Türkiye'yi tercih ediyor. Aynı şekilde yabancı akademisyenlerin sayısı da her geçen yıl artış içinde. Erasmus, Mevlâna, ikili anlaşmalar ve ortak araştırma projeleri sayesinde Türk üniversiteleri uluslararası akademik dolaşımın giderek daha görünür aktörlerinden biri hâline geliyor.</p>

<p>Bunun gerçek değerini ve sonuçlarını ise sahaya çıktığınızda daha iyi görebiliyorsunuz. Bilhassa inşa aşamasındaki Suriye'de, Bangladeş'te, Afganistan'da, Sudan'da ve daha birçok ülkede gezdiğinizde her yerde Türkiye üniversitelerinde eğitim almış gençlerle karşılaşabilirsiniz. Kimisi üniversitede öğretim üyesi kimisi devlet kurumlarında görevli, kimisi sivil toplum kuruluşlarının yöneticisi, kimisi gazeteci, girişimci veya siyasetçi olmuş. Hepsinin ortak özelliği ise Türkiye'yi yalnızca eğitim aldıkları bir ülke olarak değil, ikinci vatanları gibi görmeleri. Bundan daha etkili bir "yumuşak güç" olur mu?</p>

<p>Bugün eğitim ihracatı, yalnızca döviz kazandıran bir sektör değildir. Aynı zamanda kültür, dil, güven ve nüfuz ihracıdır. Türkiye'de yetişen her uluslararası öğrenci, mezuniyetinden sonra ülkesine döndüğünde Türkiye ile kendi toplumu arasında yaşayan bir köprü hâline geliyor. Ticaret gelişiyor, diplomatik ilişkiler güçleniyor, akademik iş birlikleri artıyor, kültürel etkileşim derinleşiyor. Bir ülkenin geleceğini çoğu zaman büyük silah sistemleri değil, üniversite sıralarında kurduğu dostluklar belirler.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye'nin önünde tarihî bir fırsat bulunmaktadır. Amerika'nın giderek içine kapanması, Avrupa'nın göç konusundaki çekingenliği ve küresel akademik hareketliliğin yeni merkezler araması, Türkiye için önemli bir imkân sunmaktadır. Ancak bu fırsatın değerlendirilebilmesi için yalnızca öğrenci sayısını artırmak yeterli değildir. Her şeyden önce üniversitelerimizin sağlam bir üniversite vizyonuna, felsefesine ve yönetimine sahip olma yönünde bir çaba içinde olması lazım.</p>

<p>İkincisi bu öğrencileri ağırlayan, eğiten ortamları uygun bir biçimde geliştirmemiz gerekiyor. Bunun için mesela "yabancı öğrenci" kavramını göç ve güvenlik merkezli bir bakışla ele almaktan vazgeçmemiz gerekiyor. Üniversitelerimize gelen gençlerin önemli bir kısmı geleceğin bakanları, büyükelçileri, bilim insanları, iş insanları ve kanaat önderleri olacaktır. Onlara geçici misafir gibi değil, Türkiye'nin uzun vadeli stratejik ortakları olarak bakabilmeliyiz.</p>

<p>Üçüncüsü, Göç İdaresi'nden belediyelere, üniversitelerden şehir hayatına kadar uluslararası öğrenci ve akademisyen dostu yeni süreçler geliştirilmelidir. İkamet işlemleri kolaylaştırılmalı, bürokratik engeller azaltılmalı, şehirlerde sosyal uyumu destekleyen mekanizmalar kurulmalı, barınma ve çalışma hayatına ilişkin sorunlar daha hızlı çözülebilmelidir.</p>

<p>Üniversitelerimizin bulunduğu şehirler, uluslararası öğrencilerin kendilerini güvende, değerli ve ait hissedecekleri yaşam alanlarına dönüşmelidir. Türkiye bugün yalnızca öğrenci kabul eden bir ülke olmamalıdır. Dünyanın beyinlerini kendisine çeken bir cazibe merkezi olmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çünkü 21. yüzyılda ülkelerin gerçek rekabeti artık yalnızca sermaye veya enerji kaynakları üzerinden değil, insan sermayesi üzerinden yürümektedir. En parlak beyinleri kendisine çekebilen ülkeler, geleceğin teknolojisini, ekonomisini ve siyasetini de şekillendirecektir. Amerika uzun yıllar bunu başardı ve küresel liderliğini büyük ölçüde buna borçlu oldu.</p>

<p>Eğer bugün bu avantajını zayıflatacak politikalar izliyorsa, bu yalnızca Amerika için bir kayıp değildir; aynı zamanda Türkiye gibi yükselen ülkeler için tarihî bir fırsattır. Kaldı ki Türkiye’nin tarihsel, ilmi, kültürel ve manevi derinliği çok daha geniş gönül coğrafyalarıyla bu ilişkiyi çok daha etkili kurmaya daha fazla müsaittir.</p>

<p>Yasin Aktay, Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/beyin-gocunun-yeni-rotalari-belirlenirken-turkiye-ne-yapmali</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/gocbeyijn.webp" type="image/jpeg" length="66266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa'dan 15 yaş altındakilere sosyal medya yasağı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/fransadan-15-yas-altindakilere-sosyal-medya-yasagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/fransadan-15-yas-altindakilere-sosyal-medya-yasagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa, 15 yaş altındaki çocuklara sosyal medya kullanımını yasaklayan yasa tasarısını Ulusal Meclis'te 279 oyla kabul ederek Avrupa'da dijital reşitlik yaşını belirleyen ilk ülke oldu. Instagram, TikTok, Facebook ve Snapchat'i kapsayan yasanın 1 Eylül 2026'da yürürlüğe girmesi planlanırken, yaş doğrulama sorumluluğu doğrudan platformlara yüklendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Düzenlemeye göre, 15 yaşından küçük çocuklar Instagram, TikTok, Facebook ve Snapchat gibi sosyal medya platformlarında hesap açamayacak. Hâlihazırda hesabı bulunan çocukların hesapları da yaş doğrulama sürecinin ardından kapatılacak. Yeni düzenlemenin 1 Eylül 2026 itibarıyla yeni hesaplar için uygulanması, mevcut hesaplar için ise geçiş sürecinin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor.</p>

<p>Yasayla birlikte yaş doğrulama sorumluluğu doğrudan sosyal medya şirketlerine verilirken, hükümet bu sürecin kullanıcıların kişisel verilerini ifşa etmeyecek teknik yöntemlerle yürütülmesini hedefliyor.</p>

<h2><strong>Cep telefonu yasağı liselere de genişletiliyor</strong></h2>

<p>Fransız hükümeti yalnızca sosyal medya ile yetinmedi. İlkokul ve ortaokullarda uygulanan cep telefonu yasağının 2026-2027 eğitim öğretim yılından itibaren liseleri de kapsayacak şekilde genişletileceği açıklandı. Gerekçe ise öğrencilerin dikkatini yeniden eğitime yönlendirmek ve ekran bağımlılığını azaltmak.</p>

<h2><strong>Dünyada benzer adımlar artıyor</strong></h2>

<p>Fransa'nın bu kararı münferit değil. Son yıllarda birçok ülke çocukların dijital platformlara erişimini sınırlandıracak düzenlemeleri peş peşe gündeme aldı.</p>

<h2><strong>Çekya da 15 yaş sınırı için harekete geçti</strong></h2>

<p>Çekya Başbakanı Andrej Babiš de çocukların sosyal medyanın zararlı tesirlerinden korunması gerektiğini belirterek, 15 yaşından küçüklerin sosyal ağları kullanmasının yasaklanmasına destek verdi. Çek hükümeti, çocukların ruh ve zihin dünyasında meydana gelen tahribatı gerekçe göstererek düzenleme hazırlığını değerlendirmeye aldı. Böylece Çekya da Fransa, İngiltere, İspanya ve diğer Avrupa ülkeleriyle birlikte çocukları dijital platformların tasallutundan korumaya yönelik hukukî tedbir arayışına girdi.</p>

<p>Avustralya, 16 yaş altına yönelik sosyal medya yasağını hayata geçiren ilk ülkelerden biri olurken, İngiltere de 2027'den itibaren 16 yaş altı çocuklara yönelik benzer bir sistemi devreye sokmaya hazırlanıyor. Kanada'da ise yaş doğrulama ve küçüklerin sosyal medya kullanımını sınırlandıran düzenlemeler tartışılırken, Avrupa'nın farklı ülkelerinde de benzer hazırlıklar sürüyor.</p>

<h3><strong>Çocukluğu elinden alan dijital bataklık</strong></h3>

<p>Sosyal medya platformları, çocukların vakit geçirdiği mecralar olmaktan ziyade şiddet, cinsellik, kumar, uyuşturucu propagandası, sapkın ideolojiler, siber zorbalık ve psikolojik manipülasyon gibi içerikler, algoritmalar vasıtasıyla çocukların önüne çok küçük yaşlarda çıkarılıyor. Çocuk yaşta yetişkinlere mahsus içeriklerle karşılaşan nesiller; aileden, eğitimden ve sosyal hayattan koparılarak dijital dünyanın tüketim nesnesi hâline getiriliyor.</p>

<p>Bu sebeple birçok ülke, nesilleri zehirleyen dijital mecralara karşı hukukî tedbirleri artırırken, çocukların korunmasını devletin asli vazifelerinden biri olarak görüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye neyi bekliyor?</strong></h2>

<p>Türkiye'de de çocukların sosyal medya bağımlılığı, ekran karşısında geçirilen sürenin artışı ve zararlı içeriklere erişim büyük bir tehlike olarak karşımızda duruyor. Buna rağmen çocukları dijital dünyanın ahlâkî ve psikolojik tahribatından koruyacak kapsamlı bir sosyal medya düzenlemesi hâlâ hayata geçirilmiş değil.</p>

<p>Çocukların çocukluklarını koruyacak, aileyi güçlendirecek ve dijital platformları sorumluluk altına alacak adımların daha fazla geciktirilmesi, her geçen gün yeni nesillerin sapkın algoritmaların insafına terk edilmesi anlamına geliyor. Fransa başta olmak üzere birçok ülke bu konuda harekete geçmişken, Türkiye'nin de çocukları zehirleyen dijital mecralara karşı kararlı ve kapsamlı bir hukukî çerçeve oluşturması artık ertelenemez bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Kaynak: Star Haber</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/fransadan-15-yas-altindakilere-sosyal-medya-yasagi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/cocuksosyalmedyayasak.webp" type="image/jpeg" length="22672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan ABD'ye nükleer tehdit]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/irandan-abdye-nukleer-tehdit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/irandan-abdye-nukleer-tehdit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaş yürütme birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı, ABD'nin nükleer tesislere olası saldırısını bölgesel savaşın genişletilmesi olarak değerlendireceklerini bildirdi. Karargah, ABD'nin bölgedeki müttefikleri ve tüm çıkarlarının hedef haline geleceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki nükleer gerilim yeni bir boyuta taşındı. ABD Başkanı Trump'ın İran'ın Natanz Nükleer Santrali yakınlarındaki Kazma Dağı bölgesini vuracakları yönündeki açıklamasının ardından İran'dan sert bir karşılık geldi. İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi, olası bir nükleer saldırı durumunda ABD'nin bölgedeki tüm çıkarlarını hedef alacaklarını duyurdu.</p>

<h2><strong>HATEMU'L ENBİYA KARARGAHI'NDAN ABD'YE BİLDİRİ</strong></h2>

<p>Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı, ABD'nin, İran'ın nükleer santrallerine yönelik saldırı tehdidi hakkında bildiri yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bildiride, ABD'nin, İran'ın nükleer santrallerine saldırı gerçekleştirmesi halinde bu girişimin bölgedeki savaşın genişletilmesi olarak değerlendirileceği ve ABD'nin müttefikleri ile yine ABD'nin bölgedeki tüm çıkarlarının hedef haline geleceği belirtildi.</p>

<h2><strong>TRUMP'IN KAZMA DAĞI TEHDİDİ GERİLİMİ TIRMANDIRILDI</strong></h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Natanz Nükleer Santrali yakınlarında bulunan ve içerisinde santrifüjler olduğu iddia edilen Kazma Dağı bölgesini, çok yakında, çok güçlü biçimde vuracaklarını söylemişti.</p>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/irandan-abdye-nukleer-tehdit</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/nukleerr-iran.webp" type="image/jpeg" length="54789"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’un göbeğinde siyonistlere VIP sağlık hizmeti skandalı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/istanbulun-gobeginde-siyonistlere-vip-saglik-hizmeti-skandali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/istanbulun-gobeginde-siyonistlere-vip-saglik-hizmeti-skandali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze'de soykırım bütün vahşetiyle sürerken, Türkiye’de vicdanları yaralayan skandallara bir yenisi eklendi. Resmi makamların İsrail ile ticareti kestiği ve uçuşları engellediği bir dönemde, üçüncü ülkeler vasıtasıyla Türkiye’ye getirilen siyonistlere VIP sağlık hizmeti sunulduğu ortaya çıktı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Söz konusu hizmetin, "Dentakay" isimli diş kliniği bünyesinde yürütüldüğü tespit edildi. İbranice reklam filmleri yayınlayan, kliniğinde İbranice müzikler çalan ve İsrailli müşterilere özel içerikler üreten bu işletme, bünyesinde çalıştırdığı Iris Raz isimli personeli üzerinden bu bağlantıları canlı tutuyor. Şahsın erkek kardeşinin İsrail ordusunda aktif görev aldığı ve kendisinin de sosyal medya mecralarında soykırımı açıkça destekleyen paylaşımlar yaptığı görüldü.</p>

<p>Gazze’de hastaneler vurulurken, sağlık altyapısı imha edilirken ve sağlık çalışanları katledilirken, İstanbul’un ortasında siyonist zihniyete konfor sağlanması büyük bir rezalettir!</p>

<p>Yetkilileri derhal göreve çağırıyoruz...</p>

<p>Bahçelievler, Bağcılar, Şişli ve Antalya şubeleri bulunan söz konusu işletmenin acilen denetlenmesi elzemdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siyonist unsurlarla iltisaklı çalışanlar ve bu organizasyona zemin hazırlayan işletme hakkında hukuki süreç başlatılmalıdır.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/istanbulun-gobeginde-siyonistlere-vip-saglik-hizmeti-skandali</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 23:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/dentakay.webp" type="image/jpeg" length="29453"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pentagon'da bütçe alarmı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/pentagonda-butce-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/pentagonda-butce-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran ile tırmanan askeri gerilim, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) bütçesinde ağır bir finansal sıkıntıya sebep oldu. Trump yönetiminin bölgedeki operasyonları uzatma kararı, kritik bütçe kalemlerinin haftalar içinde tükenmesi riskini ortaya çıkardı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Washington Post kaynaklı haber detaylarına göre Pentagon, mevcut bütçe krizini aşmak amacıyla askeri hazırlık seviyesini doğrudan etkileyen tatbikatları ve bakım harcamalarını kısıtlama yoluna gitti.</p>

<p>Çatışmalarda dört ABD askerinin hayatını kaybetmesi,  Vaşington yönetimini daha geniş çaplı bir savaşa hazırlık yapmaya yöneltti. Ancak askeri operasyonları finanse eden 2026 mali yılı kaynaklarının bu ay sonunda bitecek olması ordunun hareket alanını daraltıyor.</p>

<h2><strong>Kongre'de bütçe çıkmazı  </strong></h2>

<p>Beyaz Saray, krizin önüne geçmek adına Kongre'den 67 milyar dolarlık acil ek kaynak talep etti. Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçiler ise bu miktarı 73 milyar dolara çıkaran özel bir bütçe çerçevesi hazırladı. Buna karşın, Temsilciler Meclisi'nin bir aylık tatile girmesi ve Senato'daki görüş ayrılıkları, bütçe paketinin onay sürecini erteletiyor.</p>

<p>Demokrat milletvekilleri, toplumun tepkisini çeken bu savaşa kaynak aktarımına karşı duruş sergiliyor. Temsilciler Meclisi üyesi Betty McCollum, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Pentagon yönetiminin mühimmat stoklarına dair ayrıntıları Kongre'den gizlemesini sert bir dille eleştiriyor. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell ise Savunma Bakanı Hegseth'in askeri hazırlığı korumak için gereken tüm adımları atacağını ifade ediyor.</p>

<h2><strong>Savaşın devasa maliyeti ve kamuoyu tepkisi</strong></h2>

<p>Beyaz Saray Bütçe Direktörü Russell Vought, çatışmaların şu ana kadarki maliyetini 30 milyar dolar olarak açıklasa da bağımsız analistler gerçek tutarın çok daha yüksek olduğunu bildiriyor. İran saldırılarında zarar gören Orta Doğu'daki ABD üslerinin tamir masrafları resmi hesapların dışında tutuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla uzayan süreç, Donanma ve Hava Kuvvetleri bütçelerini tamamen zorladı. Pentagon, silah alımları ve eğitim için ayrılan 4,3 milyar dolarlık kaynağı acil operasyonlara aktarabilmek için izin istedi; ancak Kongre bu talebe sessiz kaldı.</p>

<p>ABD'nin toplam borcunun 39 trilyon dolara ulaştığı bu süreçte, Washington Post-Ipsos anketi kamuoyunun %68'lik kesiminin savaşı haksız bulduğunu, sadece %28'lik bir kesimin operasyonları onayladığını gösteriyor. Senatör Mitch McConnell'ın sağlık sorunları nedeniyle çalışmalardan uzak kalması ve Senatör Lindsey Graham'ın vefatı ise Cumhuriyetçilerin Senato'daki bütçe süreçlerini yürütmesini zorlaştırıyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/pentagonda-butce-alarmi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 23:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/2026-07-21-23-00-52.webp" type="image/jpeg" length="29004"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran Ordusundan çifte hava harekatı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-ordusundan-cifte-hava-harekati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-ordusundan-cifte-hava-harekati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran ordusu, Irak'ın Erbil kenti ile Bahreyn'deki stratejik noktalara yönelik geniş çaplı bir hava operasyonu gerçekleştirdi. İnsansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerle düzenlenen saldırılar bölgedeki askeri hareketliliği üst seviyeye çıkardı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erbil kent merkezinde şiddetli patlama sesleri yankılanırken, ABD güçlerinin konuşlandığı Erbil Hava Üssü doğrudan hedef seçildi. Üsse doğru ilerleyen üç intihar dronu ile bir İran füzesi, bölgede konuşlu Patriot hava savunma sistemleri tarafından havada imha edildi.</p>

<p>Saldırı dalgasının diğer adresi olan Bahreyn’de ise alarm sirenleri çaldı. Bahreyn İçişleri Bakanlığı, sosyal medya platformu X üzerinden bir duyuru yayımlayarak sirenlerin tekrar devreye girdiğini bildirdi. Bakanlık yetkilileri, vatandaşların ve ülke sakinlerinin sakin kalarak en yakın güvenli bölgelere geçmelerini talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p> </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-ordusundan-cifte-hava-harekati</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 21:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/abdiranqq-3.webp" type="image/jpeg" length="35571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rus savaş gemisinden İngiltere kıyılarında gerçek mühimmatlı tatbikat]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rus-savas-gemisinden-ingiltere-kiyilarinda-gercek-muhimmatli-tatbikat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rus-savas-gemisinden-ingiltere-kiyilarinda-gercek-muhimmatli-tatbikat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de başbakanlık koltuğuna oturan Andy Burnham, görevinin henüz ilk saatlerinde Moskova kaynaklı askeri bir hamleyle karşılaştı. Rusya Donanması'na ait bir savaş gemisi, İngiltere’nin güney kıyıları açıklarında gerçek mühimmat kullanarak askeri bir tatbikat icra etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gövde gösterisinin hemen ardından Kremlin kanadından yapılan açıklamalar ise iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde gerilimin devam edeceğine işaret etti.</p>

<p>İngiltere Savunma Bakanlığı tarafından paylaşılan detaylara göre, Rus Baltık Filosu’na bağlı Neustrashimy sınıfı bir fırkateyn, Manş Denizi’ndeki uluslararası sularda ateşli silah talimi gerçekleştirdi. Plymouth kentinin yaklaşık 74 kilometre güneyinde meydana gelen olayda, Rus gemisi tatbikat öncesinde bölgede bulunan İngiliz devriye gemisi HMS Tyne ile telsiz irtibatı kurdu. Ateş açılacağını bildiren Rus mürettebatı, İngiliz unsurunun emniyetli bir mesafeye çekilmesini talep etti. Yaklaşık 30 dakika süren faaliyet, Londra'daki devir teslim gününün en kritik askeri gelişmesi olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>İngiliz kara sularına yakın bu hatta benzer bir hareketlilik Haziran ayında da yaşanmıştı. O dönemde bir Rus savaş gemisi Manş Denizi’nde ilerleyen bir yata uyarı ateşi açmış, İngiltere Savunma Bakanlığı ise söz konusu müdahalenin olası bir deniz kazasını önleme amacı taşıdığını doğrulamıştı.</p>

<h2><strong>Kremlin: Beklentimiz olumsuz yönde</strong></h2>

<p>Askeri hareketliliğin yanı sıra diplomatik tarafta da sert mesajlar öne çıktı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Londra’daki yönetim değişiminin ikili ilişkilere olumlu yansıma ihtimalini değerlendirirken, Moskova'nın bu konuda herhangi bir umut taşımadığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Moskova yönetimi, Andy Burnham’ın koltuğa oturur oturmaz Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile bir telefon görüşmesi yapmasını ve Kiev’e desteğin süreceğini beyan etmesini eleştirdi. Peskov, Londra'dan gelen bu ilk açıklamaların çatışma sürecini uzatmaya hizmet ettiğini belirtti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rus-savas-gemisinden-ingiltere-kiyilarinda-gercek-muhimmatli-tatbikat</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 20:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/rusyatatbikat-1.webp" type="image/jpeg" length="94829"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik sistemin ürettiği şizofrenik istismarcıya gözaltı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/laik-sistemin-urettigi-sizofrenik-istismarciya-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/laik-sistemin-urettigi-sizofrenik-istismarciya-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya mecraları TikTok ve Instagram üzerinden yaptığı rezil paylaşımlarla başörtüsünü istismar eden Fatma Soydaş ("fffatmaase_") isimli şahıs hakkında gözaltı kararı verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddesi uyarınca "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçu kapsamında başlatılan soruşturma neticesinde şüphelinin İstanbul'da bulunduğu tespit edildi. Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği'nin 21 Temmuz 2026 tarihli kararıyla bu şahsın hesaplarına erişim engeli getirildi.</p>

<p>Müslümanlar için sancakla beraber en büyük mukaddeslerden biri olan başörtüsü, son yıllarda böylesi şahısların elinde fütursuzca bir istismar aracına dönüşüyor. İslâm'ın izzetini temsil eden bir şiarı, "beğeni" heveslerine kalkan yapan bu kişinin sergilediği tablo tam bir garabettir. "Altı kaval üstü şişhane" tabirinin ete kemiğe bürünmüş hali olan bu şahıs, başındaki örtüyle tamamen zıtlık teşkil eden hayat tarzını milyonların önüne sererek açıkça İslâm'a ve Müslümanlara hakaret etmiştir.</p>

<p>Ortaya çıkan bu ucube manzara, doğrudan doğruya laik sistemin şizofrenik bir tipoloji doğurduğu gerçeğinin kesin ispatıdır. İslâm'ın ruhundan bütünüyle uzaklaşmış, sadece şekilden ibaret bir muhafazakârlık anlayışını topluma dayatan seküler düzen, kendi ahlaki buhranını bu hastalıklı tipler üzerinden kusuyor. Bedenleri modernizmin çukurunda, başları ise şeklî bir aidiyetin esaretinde olan bu ucube güruhu, yozlaşmış düzenin eseridir!..</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu gözaltı kararı haklı bir gelişme olsa da, bilhassa bu tiplerin türemesinde mevcut iktidarın payı bulunduğu gerçeği daima akıllarda tutulmalıdır. Mukaddes değerleri savunduğunu belirten iktidarın, kültürel ve ahlaki sahada verdiği ağır tavizler, bu şizofrenik tipleri besleyen iklime doğrudan sebep olmuştur. Başörtüsünün içini boşaltan, onu bir aksesuara veya moda nesnesine hapseden yozlaşmış politikalara zımnen de olsa alan açılması, mukaddesatımızın böylesine istismar edilmesine zemin hazırlamıştır.</p>

<p>Müslümanların değerlerini oyuncağa çeviren bu zehirli iklimin kurutulması için, tavizsiz bir ahlakî şuurun tesisi tek yoldur. Mukaddesatımız, içi boşaltılmış şizofrenik kimliklerin mezesi yapılmaktan artık tamamen kurtarılmalıdır!..</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/laik-sistemin-urettigi-sizofrenik-istismarciya-gozalti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 19:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/2026-07-21-19-35-45.webp" type="image/jpeg" length="85890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail Gazze'yi ikiye bölüyor!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-gazzeyi-ikiye-boluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israil-gazzeyi-ikiye-boluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Associated Press (AP) tarafından incelenen uydu görüntüleri, terörist İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki gasp ve işgal adımlarını tescilledi. Siyonist ordu, Gazze’nin yüzde 50’den fazlasını işgal altında tutarken, bölgenin kalan kısmıyla bağını kesmek maksadıyla 23 kilometreyi aşan devasa bir toprak barikat inşa etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci güçlerin son aylarda yerle bir ettiği Filistin yerleşim alanları boyunca yükselen bu set, Gazze’nin coğrafi yapısını tamamen bölüyor. Toplamda yaklaşık 40 kilometre uzunluğa ve 11 kilometre genişliğe sahip olan, 2 milyondan fazla Müslüman Filistinlinin yaşadığı kıyı şeridi, bu toprak barikat sebebiyle tam ortasından ikiye ayrılıyor.</p>

<h2><strong>Anlaşma yalanı ve "Sarı Hat" kılıfı</strong></h2>

<p>Siyonist ordu yetkilileri, Planet Labs PBC tarafından çekilen uydu fotoğraflarını doğrulayarak inşaatın varlığını kabul etti. Ekim ayındaki anlaşma kapsamında "Sarı Hat" olarak adlandırılan ve sözde geçici sınır şeklinde planlanan bölge, terörist İsrail tarafından kalıcı bir tahkimat alanına dönüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD destekli anlaşmaya rağmen terörist İsrail, bu hattı istihbarat ve teknolojik cihazlarla donatıp askeri koruma bölgesine çevirdi. Askeri yetkililer barikatın varış noktaları hususundaki ayrıntıları gizli tutmayı tercih etti.</p>

<h2><strong>Yıkım ve işgal çalışmaları hızla ilerliyor</strong></h2>

<p>İşgal kuvvetleri toprak barikat yapımını büyük bir süratle sürdürüyor. Uydu verileri, Gazze’nin güneyindeki set ağının Temmuz ayının ilk iki haftasında 2 kilometreden fazla uzatıldığını belgeliyor.</p>

<p>1 Temmuz tarihinde 500 metre civarında bulunan set, 15 Temmuz itibarıyla 2,4 kilometreye ulaştı. Bu hamle, terörist İsrail’in kontrol altında tuttuğu Refah kentinin enkazını, Filistinlilerin sığındığı Mevasi bölgesindeki çadır kentlerden ayırıyor. İnşaatın mevcut istikamette devam etmesi halinde, güneydeki Han Yunus’tan kuzeydeki Gazze Şehri’ne kadar uzanan 17 kilometrelik ana hat birbiriyle birleşecek.</p>

<h2><strong>Gasp edilen bölgeler insansızlaştırıldı</strong></h2>

<p>Filistin halkı, Sarı Hat’ın batısındaki dar kıyı şeridine sıkıştırılmış durumda. Milyonlarca insan elverişsiz çadır kentlerde insani yardımlarla hayatta kalma mücadelesi veriyor.</p>

<p>Hattın doğu tarafında kalan topraklarda ise terörist İsrail tam bir kıyım gerçekleştirdi. Buldozerler ve patlayıcılarla yürütülen yıkım faaliyetleri, bir dönem çeyrek milyon insanın yaşadığı Refah dâhil tüm yerleşim yerlerinin haritadan silinmesine sebep oldu. </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-gazzeyi-ikiye-boluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/israilbarikat.webp" type="image/jpeg" length="75985"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Moğolistan'da terörist Yahudilere baltalı saldırı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mogolistanda-terorist-yahudilere-baltali-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mogolistanda-terorist-yahudilere-baltali-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze'de işledikleri vahşi katliamlarla dünyanın dört bir yanında nefretle karşılanan terörist Yahudiler, Moğolistan'da baltalı saldırıya uğradı; korkudan şikayet bile edemeyen katiller, dünyanın hiçbir yerinde huzur bulamayacaklarını bir kez daha anladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazze'de masum bebekleri, kadınları ve yaşlıları en alçakça yöntemlerle katleden, hastaneleri, okulları bombalayan siyonist katil şebekesi, işlediği suçların bedelini dünyanın dört bir yanında yavaş yavaş görmeye başladı. Artık insaf sahibi hiçbir millet, bu katiller sürüsünü aralarında istemiyor; İsrail ile bağların birer birer koparılması için baskılar kuruluyor. Mazlumların kanıyla elleri kirli olan terörist Yahudiler, dünyanın neresine giderlerse gitsinler sokakta, tatilde, dağ başında dahi vicdanların öfkesiyle ve hak ettikleri nefretle yüzleşiyor.</p>

<p>Bunun en son örneği Moğolistan'ın kuzeyinde yaşandı. 6 kişilik Yahudi turist grubu, Moğolistan'ın vahşi doğasında kamp kurdukları sırada idrak ettikleri gerçeği acı bir şekilde tecrübe etti. Çadırlarını kurdukları sırada İbranice konuştukları duyulan grup, bölge halkının ve insanlığın vicdanını temsil eden Moğol bir vatandaşın hedefi oldu.</p>

<p><strong>BALTALI SALDIRI</strong></p>

<p>İbranice konuşulduğunu duyduğu an öfkesi kabaran Moğol vatandaş, katil çetesinin üzerine "Heil Hitler" sloganlarıyla ve elindeki baltayla koştu. Terörist Yahudilerin dünyadaki hiçbir coğrafyada güvende olmadığını, döktükleri kanın hesabının her köşe başında sorulabileceğini gösteren bu baskında, gruptan bir Yahudi çenesinden ağır yaralandı. Korkudan neye uğradığını şaşıran katiller sürüsü, aldıkları darbenin şokuyla ne yapacağını bilemezken, yaralı Yahudi terörist tedavi için uçakla kaçmak zorunda kaldı.</p>

<p>Daha da dikkat çekici olanı ise Moğol yetkililerin ısrarına rağmen Yahudilerin bu saldırganı şikayet etmeye bile cesaret edememesi oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ZULÜM DÜNYAYI DAR EDİYOR: YAHUDİLER HİÇBİR YERDE HUZUR BULAMAYACAK!</strong></p>

<p>Bu olay, bir kez daha göstermiştir ki; Gazze'de çocuk katleden Yahudi teröristler, artık dünyanın neresine giderlerse gitsinler cehennemi yaşayacaklar. Tatil yapabileceklerini, elini kolunu sallayarak gezebileceklerini zanneden bu katil sürüsü, insanlığın ortak vicdanında mahkumdur. Moğolistan'dan dünyanın en ücra köşelerine kadar her yerde can güvenliği taşımaya, her an bir tepkiyle, bir baltayla, halkın nefret dolu bakışlarıyla karşılaşmaya mahkûm, kaçacak delik arayan korkaklar olacaklar.</p>

<p>Mazlumların kanı üzerinde sefa sürenler bilsinler ki; döktüğünüz kan, gittiğiniz her yerde yakanızı bırakmayacak. Dünyayı size dar edilecek!</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mogolistanda-terorist-yahudilere-baltali-saldiri</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/mogolistannnnnnn.jpg" type="image/jpeg" length="61685"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aile avukatından Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına ilişkin kritik detaylar!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aile-avukatindan-muhsin-yazicioglu-sorusturmasina-iliskin-kritik-detaylar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aile-avukatindan-muhsin-yazicioglu-sorusturmasina-iliskin-kritik-detaylar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında konuşan aile avukatı Kemal Yavuz, askeri jetlerin helikoptere müdahalesine ilişkin teknik veriler ile radar kayıtlarının imha edildiğine dair tutanakların dosyada yer aldığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmeye devam ediyor. Yazıcıoğlu davasına ilişkin ailenin avukatı Kemal Yavuz, açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Dosyanın yıllar içerisinde önemli ölçüde genişlediğini belirten Av. Yavuz, "Dosyada daha önce 179 klasör vardı. Bugün geldiğimiz noktada bu sayı 190'ın üzerine çıktı. Dosyanın içerisinde bizim açımızdan en önemli iki konu hava hareketleri ve karbonmonoksit meselesidir. Karbonmonoksitin nasıl oluştuğu ve bunun helikopterin düşmesine ya da düşürülmesine etkisinin ne olduğuna ilişkin çalışmalar devam ediyor. Ancak şu anda bizim en fazla üzerinde durduğumuz konu hava hareketleridir. Baştan beri en önemli delil olarak bunu gördük" dedi.</p>

<p><strong>"VERİLER, ASKERİ JETLERİN HELİKOPTERİN ETKİ MESAFESİNE GİREREK MÜDAHALEDE BULUNDUĞUNU GÖSTERİYOR"</strong></p>

<p>Hava hareketlerine ilişkin yıllardır çalışma yürüttüklerini ifade eden Yavuz, Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı'nda yapılan keşifte ulaşılan verilerin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Yavuz, "Bölgede 3 askeri jetin olduğu, bunlardan 2'sinin Çukurca tarafından birleşerek kol uçuşuyla olay mahalline geldiği, yaklaşık 24 bin fitten alçaldıkları, bunlardan birinin daha da aşağı kayarak helikopterin üzerinden yaklaşık 560 knot hızla geçtiği, ardından yeniden yükselerek yaklaşık 590 knot gibi çok yüksek bir hızla helikopter enkazının bulunduğu bölgenin üzerinden geçtiği anlaşılıyor. Bu verileri 14 Mart 2014 tarihinde Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı'nda yaptığımız keşifte elde ettik. Elde ettiğimiz teknik veriler, askeri jetlerin helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img src="https://imgs.stargazete.com/imgsdisk/2026/07/21/q-2107202630a6bd45.jpg" /></p>

<p>Bu keşiflerin yargı açısından tartışmasız delile dönüşebilmesi için askeri radar kayıtları ile savaş uçaklarının kendi radar ve görüntü kayıtlarının incelenmesi gerektiğini belirten Yavuz, "Bunun netleşebilmesi radar kayıtlarıyla mümkündür. Hem kara radarları hem de askeri jetlerin kendi radar ve görüntü kayıtları incelendiğinde etki mesafesine girilip girilmediği kesin olarak ortaya çıkacaktır" diye konuştu.</p>

<p><strong>"RADAR KAYITLARININ BULUNDUĞU HARD DİSKLERİN İMHA EDİLDİĞİNE İLİŞKİN TUTANAK GÖRDÜK"</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında 2025 yılında Diyarbakır'daki bir ana jet üssünde yapılan keşifte dikkat çekici bir kanıtlara ulaştıklarını ifade eden Yavuz, "Önce radar kayıtlarıyla ilgili farklı açıklamalar yapıldı. Daha sonra 2025 yılında Diyarbakır'da yaptığımız keşifte, olay saatlerine isabet eden radar kayıtlarının bulunduğu hard diskin imha edildiğine ilişkin tutanakları gördük. Bu kayıtların gerçekten imha edilip edilmediğini bilemeyiz ancak elimizde imha tutanağı var. Bu nedenle bu delillerin bizden gizlendiğini, dosyaya gönderilmek istenmediğini açıkça gördük. Burada delil karartma şüphesi bulunduğunu düşünüyoruz" dedi.</p>

<p><strong>"PİLOTLARIN KİMLİKLERİ BELLİ AMA İFADELERİ ALINMADI"</strong></p>

<p>Yavuz, "Dosyada uçakların kimlikleri de pilotları da belli. Ancak bugüne kadar yalnızca 2 pilotun ifadesi alındı. Diğer pilotların ifadeleri dahi alınmadı. Oysa bu kişilerin olayın aydınlatılması bakımından dinlenmesi gerekiyordu" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Av. Yavuz, dosyada bütün bu verilerin önemli ölçüde oluşmuş olduğunu belirterek, "Örneğin Ali Armağan, biz başından beri söyledik, bu şahıs Sivas'tan gelirken de takip etmiş. Bu şahıs FETÖ'nün içerisinde etkin biri. Özellikle Adil Öksüz'le doğrudan 152 kez telefon teması var. 'Bu şahıs bu operasyonu yönlendirmiş, yönetmiştir' diye başından beri iddiamız vardı. Ve bu şahsın gözaltına alınmış olması, şu an tutuklanmış olması. Bu şahsın verdiği ifadelerin mahiyetinin dosyada gizlilik olduğu için bilmemekle birlikte şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, her ne kadar bunlar olayları inkarı seçmişler ise de şu an olayların daha netleştiği veriler itibariyle bunların askeri jetlerin oluşturdukları türbülansta helikopteri kasten, bile isteye düşürdükleri net olarak bize göre anlaşılmış durumda" dedi.</p>

<p><strong>"16 YILDIR AYNI ŞEYİ SÖYLÜYORUZ"</strong></p>

<p>Yavuz, yıllardır dile getirdikleri iddiaların bugün elde edilen yeni verilerle desteklendiğini savunarak, "16 yıldır biz bunu söylüyoruz. Bu da bugün daha da netleşmiş oldu. Bu bizim açımızdan sevindirici bir haber. 'Bu dosyada deliller varken bu hususlar neden gelişmiyor' diyecek olursanız, evet etkin bir irade gerekiyordu. Bu etkin iradeyi Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyayı Ankara'ya aldırmak suretiyle böyle bir irade bildirdi. Ve biz şundan memnunuz ki bu dosyaya bir devlet denetleme kurumu samimiyetle bakmıştı, suikast olabilir şüphesiyle bakmıştı. Bir de şimdi dosyayı inceleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki yetkili savcı arkadaşların bakış açılarının bu yönde olduğunu sevinerek müşahede ediyoruz. Ama burada üzerinde durulması gereken şey sonrasında bir örgütlü yapı var. Bu örgütlü yapının talebiyle, programıyla bunların gerçekleştirdikleri, olayın öncesi hazırlıklar, olay yaşanması, olaydan sonra gerçekleştirdikleri eylemlerle biz bu yapının nedenli olay üzerinde hakimiyet kurduğunu çok net olarak görüyoruz. Çünkü İsmail konuşmaya başladıktan sonra bunlar delil karartma, delilleri yok etmek, canlı kimseye ulaşılmasını önlemek için arama kurtarmaya dönüştürdüler" diye konuştu.</p>

<p><strong>"BU EYLEMİ FETÖ'NÜN GERÇEKLEŞTİRDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ortaya çıkan isimler ve delillerin belirli bir yapılanmaya işaret ettiğini savunan Yavuz, "Bu yapı içerisinde ortaya çıkan kişilere baktığımızda bunların FETÖ bağlantılı isimler olduğu görülüyor. O dönem Hava Kuvvetleri içerisinde en etkin yapılanmanın FETÖ olduğu dikkate alındığında bu eylemin FETÖ tarafından gerçekleştirildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun yanında örgüt mensubu olmayan bazı kişilerin de bu olayda kullanıldığını değerlendiriyoruz. FETÖ'nün çalışma sistemi bunu mümkün kılan bir yapıydı. Bu yapının içerisinde aktif olarak yer almayan kişilerin de bu olayda kullandığını net olarak kullanıldığını biliyoruz. Şuanda üzerinde operasyon yapılan 29 kişi bunlardan tutuklanan 19 kişi var. Bunlarla sınırlı değil bu iş başka unsurlar da var ve daha etkin faillerde var. Bu faillerin üzerine gidilmesi gerekiyor. Biz Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda gördüğümüz irade bunların tamamını gerçekleştirecek iradedir" şeklinde konuştu.</p>

<p><i>İHA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aile-avukatindan-muhsin-yazicioglu-sorusturmasina-iliskin-kritik-detaylar</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/16-yillik-dugum-adim-adim-cozuluyor-muhsin-yazicioglunun-aile-avukati-acikladi-en-one-1804428-202607211117-20260721111728-5.jpg" type="image/jpeg" length="23715"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rojin Kabaiş dosyasında 2 yıllık örtbas skandalı: Kıyafetlerden DNA alınmamış!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rojin-kabais-dosyasinda-2-yillik-ortbas-skandali-kiyafetlerden-dna-alinmamis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rojin-kabais-dosyasinda-2-yillik-ortbas-skandali-kiyafetlerden-dna-alinmamis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rojin Kabaiş soruşturmasında 2 yıl sonra ortaya çıkan delil karartma ve test ihmali skandalı dosyayı sarstı; Baba Nizamettin Kabaiş, sorumluların adalete hesap vermesi için Adalet Bakanlığına çağrıda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurt odasından ayrıldıktan sonra kaybolmuş ve arama çalışmalarının 18. günü olan 15 Ekim 2024’te Tuşba ilçesine bağlı Mollakasım Mahallesi'nde Van Gölü sahilinde cansız bedeni bulunmuştu. Cenazesi memleketi Diyarbakır'da toprağa verilen Kabaiş’in dosyası, ilk günden itibaren "intihar" kılıfıyla kapatılmak istenmiş, ancak aradan geçen iki yılın ardından ailenin yeni avukatları vasıtasıyla ulaştığı yeni bulgular soruşturmadaki skandal ihmalleri ve delil karartma operasyonlarını gün yüzüne çıkardı.</p>

<h2><strong>Deliller karartılırken iki yıl sonra gelen eksik hamleler</strong></h2>

<p>Olayın soruşturma aşamasında atılması gereken en temel ve hayati adımların kasten atılmadığı ortaya çıktı. Kızının üzerindeki kıyafetlerden DNA örneklerinin alınmadığı, ölümün suda boğulma neticesinde mi gerçekleştiğini yoksa kişinin öldürüldükten sonra mı suya atıldığını kesin olarak tespit eden hayati önemdeki diatom testinin zamanında yapılmadığı anlaşıldı.</p>

<p>Baba Nizamettin Kabaiş, skandalı şu sözlerle dile getirdi: <i>"Şoke olduk, bunlar neden yapılmamış? Bu, örtbas anlamına geliyor. Kim görevini kötüye kullanmışsa buradan Adalet Bakanına seslendiriyorum. Görevi kötüye kullananlar için artık Adalet Bakanının devreye girmesi lazım. Bunu neden zamanında yapmamışlar? İki sene sonra avukatımız daha talep ediyor. Çoğu delilleri karartıyorlar. Köyde kaç beyaz araç giriş-çıkış yapmış, oda arkadaşının ifadesi olsun, kamera kayıtları olsun..."</i></p>

<h2><strong>"Bozuk" yalanı ve silinen kamera görüntüleri</strong></h2>

<p>Soruşturma sürecinde delillerin karartıldığını kanıtlayan bir diğer husus ise güvenlik kameraları üzerinde oynanan oyunlar oldu. Yetkililer tarafından aileye olay yerini gören kritik kameraların "bozuk" olduğu söylenmişti. Ancak ailenin Ankara ziyareti öncesinde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden gelen resmi yazı, bu iddiayı yalanladı ve üniversitenin bozuk kamerasının bulunmadığı belgelendi.</p>

<p>Kamera çelişkisine tepki gösteren Nizamettin Kabaiş, durumu şöyle özetledi: <i>"Bize, bu kamera bozuktur dediler. Biz de aldırmadık. Ama Adalet Bakanına ziyarete giderken Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi bir yazı göndermiş. Demiş ki üniversitenin bozuk kamerası yoktur. Bozuk değilse bunun görüntüsü nerededir? Bozuk ise tutanak tutup kameranın biri bozuk olduğunu diyeceksiniz. İki sene sonra yapılmayan şeyler yapılıyor. Mollakasım'da kamera kayıtlarının çoğu silinmiş. Zamanında yapılsaydı bu olay çözülürdü. O cansız beden nereden gelmiş, herhangi birisi mi bıraktı yoksa gölün içinden mi geldi. Orada villalar çok, ön ve arka cephelerde kameralar vardır. Rojin'in cansız bedeni bulunduğu yerde çok kamera görüyor. Su yüzeyinden mi gelmiş yoksa birinin bıraktığı görülür. Bunu zamanında yapmak istememişler, yapmacamışlar. Bu ne anlama geliyor? Örtbas anlamına geliyor."</i></p>

<h2><strong>Van'daki yetkililere ve sorumlulara tepki</strong></h2>

<p>Van'daki bazı yetkililerin olayın aydınlatılmasını engellediğini belirten baba Kabaiş, savcılık sorgularındaki skandallara şu sözlerle isyan etti: <i>"Van'da çoğu yetkili bu olayın çözülmesini istemiyor. Tekrar Ankara'ya gideceğiz. Eksikliklerini söyleyeceğim. Adalet Bakanına her şeyi orada anlatacağım artık. Savcıya soruyorum bunlara niye bakılmamış? Diyor öncekiler bakmamış, bizim suçumuz yoktur. Çok perişan olduk. Sürekli Van'a, Ankara'ya git gel yapıyorum, televizyonlara çıkıyorum ki örtbas etmesinler. Van'daki bazı yetkililer örtbas ediyorlar. Bunu daha açık açık söyleyeceğim. Gerekirse Cumhurbaşkanına çıkıp ricada bulunacağım."</i></p>

<h2><strong>Adalet mekanizmasındaki iki yıllık felç ve örtbas düzeni</strong></h2>

<p>Rojin Kabaiş dosyasında yaşananlar, Türkiye'deki adalet ve soruşturma mekanizmalarının nasıl bir bürokratik çürümüşlük içerisinde olduğunun en net tablosudur. İlk günden itibaren dosyayı "intihar" denilerek kapatmaya çalışan zihniyet, delillerin karartılmasına göz yummakla kalmamış, maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek için adeta bir şebeke gibi hareket etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aradan geçen iki yılın ardından delillerin karartılmaya yüz tuttuğu bir evrede yeni adımların atılması, adaletin tecellisi değil, suçun üzerini örtme çabasının bir devamıdır. DNA örneklerinin alınmaması, diatom testinin zamanında yapılmaması ve "kameralar bozuk" yalanıyla delillerin karartılması; bu süreçte ihmali ve kastı bulunan tüm yetkililerin yargı önünde hesap vermesini zorunlu kılmaktadır. Adalet mekanizmasındaki bu felç hali son bulmadıkça, hiçbir evladımızın canı emniyette olmayacaktır.</p>

<p><i>İHA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rojin-kabais-dosyasinda-2-yillik-ortbas-skandali-kiyafetlerden-dna-alinmamis</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/52872f7b-rojin-kabaisin-uzerindeki-kiyafetlerden-dna-ornegi-alinmadigi-ortaya-cikti.webp" type="image/jpeg" length="89065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muhacirlere zulmeden Göç İdaresi'nde 4 genel müdür görevden alındı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/muhacirlere-zulmeden-goc-idaresinde-4-genel-mudur-gorevden-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/muhacirlere-zulmeden-goc-idaresinde-4-genel-mudur-gorevden-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mazlum Müslüman muhacirlere çektirdiği zulüm ve işkencelerle Türkiye’nin prestijini yerle bir eden Göç İdaresi’nde 4 genel müdür görevden alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mazlum Müslüman muhacirlere çektirdiği zulüm ve işkencelerle Türkiye’nin mazlumlara hami olma prestijini yerle bir eden, gaddar uygulamalarıyla sayısız skandala imza atan Göç İdaresi’nde, gelen büyük tepkiler sonrasında nihayet 4 daire başkanı birden görevden alındı. 17 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete ile duyurulduğu üzere Uyum ve İletişim Genel Müdürü Yaşar Aksanyar, Sınır Yönetimi Genel Müdürü Ozan Gazel, Uluslararası Koruma Genel Müdürü Bayram Yalınsu ve Yabancılar Genel Müdürü Fatih Ayna görevden alındı; yerlerine Ahmet Dalkıran, Mehmet Yüzer, Mustafa Güney ve Özge Kaplan getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kurum, mazlumu kucaklamak yerine Geri Gönderme Merkezleri (GGM) adı altında birer toplama kampı işleten, insan onurunu hiçe sayan bir zulüm makinesine dönüşmüştü. Uygur Türklerinden İslam coğrafyasının masum evlatlarına kadar sığınacak tek liman olarak burayı gören insanlara reva görülen keyfi idari gözetimler, sınır dışı zulümleri ve bürokratik işkenceler bu ülkenin alnına kara bir leke olarak sürülmüştü. Kapıdaki memurun iki dudağı arasında ezilen mazlumların ahı, sonunda bu bürokratik çarkı sarstı. Dileriz bir daha hiçbir muhacire ve mazluma karşı en ufak bir haksızlık kulağımıza gelmez ve halihazırda haksız yere GGM mahkemelerinde tutulan tüm muhacirler bu zulümlerden kurtulup serbest bırakılır.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/muhacirlere-zulmeden-goc-idaresinde-4-genel-mudur-gorevden-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/goc-idaresinde-gece-yarisi-depremi-4-genel-mudur-gorevden-alindi-6a5a9e02af1e4.jpg" type="image/jpeg" length="65445"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürmüz'den sonra Babülmendep Boğazı'nda da gerilim yükseliyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hurmuzden-sonra-babulmendep-bogazinda-da-gerilim-yukseliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hurmuzden-sonra-babulmendep-bogazinda-da-gerilim-yukseliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukası kararı, Babülmendep Boğazı'nda tansiyonu yükseltti. Uzmanlar, Hürmüz ve Babülmendep'in aynı anda kilitlenmesinin küresel enerji arzını ciddi şekilde sarsabileceği uyarısında bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ve İran arasında tırmanan sıcak çatışmalar nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda yaşanan sevkiyat aksamaları küresel enerji piyasalarını sarsarken, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik abluka kararı Hürmüz'den sonra Babülmendep Boğazı'nda tansiyonu artırdı.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin neredeyse durma noktasına gelmesinin ardından, bölgesel denklemde öne çıkan İran destekli Husiler, dün Suudi Arabistan'a karşı 'deniz ablukası uygulamaya başladıklarını' duyurarak krizi yeni bir boyuta taşıdı.</p>

<p>Husiler, Suudi Arabistan'ın, İran'daki bir cenaze töreninden dönen Husi liderlerini taşıyan uçağı hedef almak amacıyla Sana Havalimanı'na hava saldırısı düzenlediğini iddia etti. Bu olayın ardından misilleme yapan Husiler, Suudi Arabistan'daki Abha Uluslararası Havalimanı'nı füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldı.</p>

<p>Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Yemen hava sahası ve limanları üzerindeki abluka kısıtlamalarına tepki gösteren Husiler, 'Ablukaya abluka ile karşılık vereceğiz' mesajını paylaştı.</p>

<p>Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri tarafından yapılan açıklamada, Suudi Arabistan'ın Yemen'e uyguladığı ambargoya yanıt olarak 'göze göz' ilkesiyle hareket edildiği belirtilerek bu ülkenin limanlarına giden veya petrolünü taşıyan gemilerin hedef alınacağı ifade edildi.</p>

<p>Husiler ayrıca, gerilimin tırmanması durumunda Kızıldeniz'in güney kapısı olan Babülmendep Boğazı'nı tamamen kapatabilecekleri tehdidinde bulundu.</p>

<p>Bölgede tırmanan gerilim, 2022'de sağlanan ateşkesin ardından tarafları yeniden karşı karşıya getirdi.</p>

<p>Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise 'terörist Husi milislerin askeri sözcüsü' olarak tanımlanan Seri'nin açıklamalarının kınandığı belirtildi.</p>

<p>Riyad yönetimi Husilerin bu hamlesini seyrüsefer serbestisine ve küresel enerji arz güvenliğine yönelik doğrudan bir tehdit olarak nitelendirdi.</p>

<p>Suudi Arabistan, Husilerin açıklamalarını uluslararası hukukun ihlali olarak tanımlarken, Kızıldeniz'deki petrol sevkiyat hatlarının korunması için her türlü önlemin alınacağını bildirdi.</p>

<p>Öte yandan, ABD-İran arasında yaşanan son gelişmelerin Husilerin silah tedarikini zorlaştırdığı belirtiliyor.</p>

<p>Bununla birlikte Husilerin bu kez benzer bir yoğunlukla doğrudan Suudi Arabistan'ı hedef alan bir saldırı dalgası başlatıp başlatmayacağı ise belirsizliğini koruyor.</p>

<h3><strong>Babülmendep Boğazı'nın ehemmiyeti</strong></h3>

<p>Arapçada 'Gözyaşı Kapısı' anlamına gelen ve Arap Yarımadası'nın güney ucunda yer alan Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz'in kapısı niteliğinde. Sadece 32 kilometre genişliğindeki bu kritik su yolu, küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 12'sine ve konteyner taşımacılığının dörtte birine ev sahipliği yapıyor.</p>

<p>Babülmendep Boğazı, normal şartlarda günlük yaklaşık 7,8 ila 8,8 milyon varil ham petrol ve işlenmiş akaryakıtın geçiş yaptığı son derece kritik bir dar geçit.</p>

<p>Suudi Arabistan, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığı aşmak için petrolünü karadaki Doğu-Batı Boru Hattı üzerinden Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na taşıyor. Buradan tankere yüklenen petrolün izlediği yol ise gideceği pazara göre şekilleniyor.</p>

<p>Avrupa ve Amerika'ya gidecek gemiler Yanbu'dan kuzeye, Süveyş Kanalı'na doğru ilerliyor. Bu sayede Babülmendep Boğazı'na hiç uğramadan Akdeniz ve Avrupa pazarlarına ulaşıyor.</p>

<p>Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya devlerinin enerji ihtiyacını karşılamak için gidecek petrol taşıyan gemiler Yanbu Limanı'ndan güneye inmek ve mecburen Babülmendep Boğazı'ndan geçmek zorunda kalıyor.</p>

<p>Boğaz'daki güvenliğin tamamen kaybolması durumunda, tankerlerin Afrika'nın güneyindeki Ümit Burnu rotasına yönelmesi zorunlu hale geliyor. Bu durum sevkiyat sürelerini 10 ila 20 gün uzatırken, navlun ve sigorta maliyetlerini katlayarak nihai petrol fiyatlarına doğrudan yansıyor.</p>

<h3><strong>Çifte tıkanma korkusu</strong></h3>

<p>Enerji piyasası analistleri, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının eşzamanlı kilitlenmesi halinde ortaya çıkacak olası senaryoları 'çifte tıkanma' olarak adlandırıyor.</p>

<p>Küresel deniz yoluyla taşınan ham petrolün yaklaşık yüzde 30'u Hürmüz ve Babülmendep boğazlarından naklediliyor.</p>

<p>NBC News'teki habere göre, Babülmendep Boğazı'nın tamamen kapanması, Suudi petrol ihracatının büyük bir kısmının bölgeden çıkışını engelleyeceğinden küresel petrol arzını yüzde 7 oranında azaltacak. Bu aksaklık, Körfez'deki savaş nedeniyle sevkiyatları halihazırda küresel arzın yüzde 10'u oranında düşürmüş olan devasa kesintiye ek bir yük getirecek.</p>

<p>Analistler, Hürmüz'ün ve Babülmendep Boğazı'nın tamamen kapanması durumunda mevcut karasal boru hatlarının taşıma kapasitesinin küresel talebi karşılayamayacağını vurguluyor.</p>

<p>Brent petrolün varili halihazırda 88,32 dolardan işlem görürken, böyle bir senaryoda ham petrolün varil fiyatının 120 doların üzerine yükseleceği, buna bağlı olarak küresel taşımacılık ve sanayi üretim maliyetlerinin de doğrudan artacağı öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Riyad'ın ticareti tehdit altında</strong></h3>

<p>Denizcilik ve emtia analiz firması Kpler verilerine göre Suudi Arabistan, nisan ayından bu yana Yanbu'dan günlük ortalama 4,5 milyon varilin üzerinde ham petrol ve akaryakıt sevk etti ve bu miktarın yaklaşık yüzde 70'i Asya'ya gitti.</p>

<p>Yanbu'dan kuzeye, Süveyş Kanalı ve Süveyş-Akdeniz Boru Hattı (SUMED) üzerinden Akdeniz/Avrupa'ya giden petrolün miktarı günlük ortalama 1,3-1,5 milyon varil seviyesinde. Bu rota Babülmendep Boğazı'na uğramadığı için Husi ablukasından etkilenmiyor.</p>

<p>Yanbu'dan çıkan petrolün güneye, yani Babülmendep Boğazı'na doğru ilerleyen kısmı günlük ortalama 2,5 milyon varil civarında.</p>

<p>Çin, Suudi Arabistan'ın dünyadaki en büyük ham petrol müşterisidir. Suudi Arabistan'ın Babülmendep Boğazı'ndan petrol sevkiyatı, büyük oranda Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore'ye gidiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suudi Arabistan, Hürmüz Boğazı'ndaki kısıtlamaları baypas etmek için milyarlarca dolarlık boru hattı yatırımı yaparak petrolü Kızıldeniz'e (Yanbu) taşımış, ancak petrolün yaklaşık yüzde 70'i Asya devlerine satıldığı için Yanbu'ya getirdiği petrolü yine denize indirip Babülmendep'ten geçirmek zorunda. Babülmendep'in kapatılması veya saldırı altında olması, Suudi Arabistan'ın alternatif rotasını da tehdit ediyor.</p>

<h3><strong>100'den fazla gemi vurulmuştu</strong></h3>

<p>Yemen'deki İran destekli Husiler, İsrail'in Gazze'deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim 2023'ten itibaren Yemen açıklarında Yahudi şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koyuyor, bazılarına da insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenliyordu.</p>

<p>Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz'deki seferlerini durdurma kararı aldı.</p>

<p>ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık 2023'te bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlerine karşı 'Refah Muhafızı Operasyonu' adında çok uluslu 'deniz görev gücü' oluşturulduğunu açıklamıştı.</p>

<p>Söz konusu süreçte 100'den fazla gemi Husilerin saldırılarına hedef olmuştu.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hurmuzden-sonra-babulmendep-bogazinda-da-gerilim-yukseliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/babulmandep-2jpg.webp" type="image/jpeg" length="34716"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boğazlardan sonra KKTC'de yapay zeka destekli dijital deniz gözetleme sistemi kuruldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bogazlardan-sonra-kktcde-yapay-zeka-destekli-dijital-deniz-gozetleme-sistemi-kuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bogazlardan-sonra-kktcde-yapay-zeka-destekli-dijital-deniz-gozetleme-sistemi-kuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, KKTC'ye kurulan yapay zeka destekli yerli dijital deniz gözetleme sisteminin Doğu Akdeniz'de "Mavi Vatan"ın deniz güvenliğini önemli ölçüde artıracağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) kurulan yapay zeka destekli yerli dijital deniz gözetleme sisteminin, Doğu Akdeniz "Mavi Vatan"da deniz güvenliğini önemli ölçüde artıracağını bildirdi.</p>

<p>Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Projesi kapsamında KKTC'nin Gazimağusa ilçesine kurulan Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi hakkında basına açıklamalarda bulunan Nacar, sistemin radarlar, elektronik sistemler, haberleşme altyapısı ve sahada kurulan kulelerle bütünleştirilen yerli yazılım sayesinde, yabancı gemi hareketleri, insan kaçakçılığı ve illegal operasyonların tespit edilebileceği entegre bir yapıya kavuşulduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HAVELSAN tarafından yapılan dijital gemi gözetleme sisteminin geçmişte yapılanlara göre daha fazla yerlilik oranına sahip olduğunu belirten Genel Müdür Nacar, "Sistem mevcut sistemlerimizle entegre çalışabiliyor ve yapay zeka destekli analiz yeteneğiyle durumsal farkındalığı üst seviyelere çıkarıyor." ifadesini kullandı.</p>

<p>Nacar, HAVELSAN'ın 2023'te Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetlerinde yabancı menşeli yazılımları yerlilerle değiştirdiğini ve sensörleri de yerli ürünlerle takviye ettiğini hatırlatarak, KKTC'ye kurulan sistemin, daha fazla yerlilik oranıyla öncekilerden bir adım daha ileriye gittiğini vurguladı.</p>

<p>Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Projesi çerçevesinde KKTC'ye kurulan Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi'nin hem Türkiye hem de KKTC'nin "Mavi Vatan"daki gözü olacağını vurgulayan Nacar, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu sistem sayesinde burada olan biten, çok daha rahat tespit edilip görüntülenebilecek. Bu, bize daha fazla özgürce hareket etmeyi getirecek. Başkalarına bağımlı olmadan kendi sistemlerimizle durumsal farkındalığı denizde sağlayacak. KKTC, kaçakçılık, illegal işler ve gemi trafiğinin emniyeti açısından bu sistemden azami ölçüde yararlanacaktır."</p>

<p>Nacar, KKTC'ye önemli bir dijital deniz gözetleme sisteminin kurulduğuna işaret ederek, "KKTC'ye kurulan yapay zeka destekli yerli dijital deniz gözetleme sistemi, Doğu Akdeniz 'Mavi Vatan'da deniz güvenliğini önemli ölçüde artıracaktır." dedi.</p>

<p>HAVELSAN'ın Türkiye'de ve dost ülkelerde, benzer sahil güvenlik, radar ve gözetleme sistemleri kurduğunu dile getiren Nacar, Karadeniz, Güneydoğu Asya ve Afrika'da da projeler gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.</p>

<p>Nacar, HAVELSAN'ın havacılık simülasyonları, komuta kontrol sistemleri ve savaş yönetim yazılımları gibi ürünlerle diğer alanlara yöneldiğine dikkati çekerek, "HAVELSAN, büyük veri, yapay zeka ve bulut bilişim alanlarında yeni projelerle 2026'da daha da güçlenecektir." diye konuştu.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bogazlardan-sonra-kktcde-yapay-zeka-destekli-dijital-deniz-gozetleme-sistemi-kuruldu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/bogazdan-sonra-kktcde-de-207-2.webp" type="image/jpeg" length="91368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD vuruyor, İran misilleme yapıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-10-gecedir-vuruyor-irandan-korfez-ulkelerine-misilleme-eh</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-10-gecedir-vuruyor-irandan-korfez-ulkelerine-misilleme-eh" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ordusu, İran'a karşı başlatılan son saldırı dalgasının tamamlandığını açıklarken, İran Devrim Muhafızları Ordusu, "Nasr 2" operasyonunun 24'üncü dalgası kapsamında Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD askeri hedeflerine füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlediğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD'nin İran'a yönelik saldırıları 10 geceden beri devam ederken, İran ABD askeri varlıklarına ev sahipliği yapan ülkeleri hedef almayı sürdürüyor.</p>

<h2><strong><span size="5">ABD ORDUSU, İRAN'A KARŞI BAŞLATILAN SON SALDIRI DALGASININ TAMAMLANDIĞINI AÇIKLADI</span></strong></h2>

<p>ABD ordusu, İran'a karşı 10 gecedir devam eden saldırıların son dalgasının tamamlandığını duyurdu.</p>

<p>CENTCOM'dan yapılan açıklamada, "ABD güçleri, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere yönelik saldırılarını sürdürme kabiliyetini zayıflatmak amacıyla İran'a ait askeri komuta merkezlerini, deniz unsurlarını, füze ve insansız hava aracı (İHA) fırlatma noktaları ile hava savunma sistemlerini hedef aldı" ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sürdürdüğü aktarılarak, "CENTCOM güçleri, mayıs ayının başından bu yana yaklaşık 900 ticari gemi ile 450 milyon varil ham petrolün Hürmüz Boğazı'ndan güvenli şekilde geçişine katkı sağladı.</p>

<p>ABD güçleri, İran'ı boğazdan serbest ve güvenli şekilde geçiş yapmaya çalışan sivil denizcilere yönelik haksız saldırılarından sorumlu tutmak için teyakkuzda olmayı sürdürüyor" denildi.</p>

<h2><strong>CENTCOM, YENİ SALDIRI DALGASINI DUYURMUŞTU</strong></h2>

<p>CENTCOM, TSİ 23.00 itibarıyla İran'a karşı yeni bir saldırı dalgası başlatıldığını duyurmuştu. Saldırıların İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik saldırılarda kullandığı askeri kabiliyetleri daha da zayıflatmayı amaçladığı ifade edilmişti.</p>

<h2><strong><span size="5">İRAN: BAHREYN VE KUVEYT'TEKİ ABD ÜSLERİNİ HEDEF ALDIK</span></strong></h2>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, "Nasr 2" operasyonunun 24'üncü dalgası kapsamında Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD askeri hedeflerine füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlediğini açıkladı.</p>

<p>Devrim Muhafızlarından yapılan açıklamada, Bahreyn'in El-Muharrak bölgesindeki bir ABD radarı ile bir hava savunma sisteminin ve Er-Rifa bölgesindeki Patriot hava savunma sisteminin füze ve İHA saldırısıyla vurularak imha edildiği öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, operasyonların devamında Kuveyt'te ABD'ye ait uzun menzilli bir radar sahası, haberleşme merkezi, uydu iletişim sistemleri ile Ali El-Salim Üssü'ndeki MQ-9 İHA'ların bulunduğu hangarın hedef alındığını ve çok sayıda İHA'nın imha edildiğini veya ağır hasar gördüğünü savundu.</p>

<p>Ayrıca, yine Kuveyt'teki Ahmed el-Cabir Üssü'nde konuşlu erken uyarı radarı, füze savunma radarı, FPS-117 radarı, Patriot hava savunma sistemi ve uydu haberleşme sistemlerinin vurularak imha edildiği öne sürüldü.</p>

<p>Öte yandan, İran Ordusu da Kuveyt'teki üç ABD üssünü kamikaze İHA'larla hedef aldığını açıkladı.</p>

<p>Ordudan yapılan açıklamada, "Yıldırım Operasyonu"nun 19'uncu aşaması kapsamında Kuveyt'teki Arifcan, El-Udeyri ve Ahmed el-Cabir üslerine kamikaze İHA saldırıları düzenlediği öne sürüldü.</p>

<p>Arifcan Üssü'ndeki idari binalar ve yön bulma antenlerinin, El-Udeyri Kampı'ndaki helikopter park alanının ve Ahmed el-Cabir Üssü'ndeki ABD askerlerinin konuşlandığı binanın hedef alındığı belirtildi.</p>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-10-gecedir-vuruyor-irandan-korfez-ulkelerine-misilleme-eh</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/abede-israil.webp" type="image/jpeg" length="39755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="71188"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="15888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="13528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="50252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="59643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="82575"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="67046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="67885"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="68766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="75847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="61440"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="11317"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="52691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="11194"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="47375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="18108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="59277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="71225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="87840"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="83426"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
