<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 22 Jun 2026 20:08:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'li oyuncu Giancarlo Esposito, Müslüman oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdli-oyuncu-giancarlo-esposito-musluman-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdli-oyuncu-giancarlo-esposito-musluman-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Breaking Bad" dizisindeki Gustavo Fring karakteriyle hafızalara kazınan oyuncu, yönetmen ve yapımcı Giancarlo Esposito, Suudi Arabistan'da İslâmla müşerref oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suudi Arabistan Genel Eğlence Otoritesi Başkanı Turki Al-Sheikh, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 68 yaşındaki aktörün  şehadet getirerek Müslüman olduğunu duyurdu.</p>

<p>Al-Sheikh, paylaşımında Esposito'nun çekimler sırasında Müslümanlarla kurduğu iletişimden ve gördüğü muameleden huzur bulduğunu belirtti.</p>

<p>Paylaşımda ayrıca, ünlü aktörün film şirketi çalışanları ve yapım ekibiyle camide cemaatle namaz kıldığı anlara ait görüntülere de yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Film çekimleri için Riyad'daydı</strong></h2>

<p>Giancarlo Esposito, Suudi Arabistan tarafından desteklenen büyük bütçeli aksiyon filmi "7 Dogs"un çekimleri kapsamında bir süredir ülkede bulunuyordu.</p>

<p>40 yılı aşkın süredir sinema, televizyon ve tiyatro dünyasında çok sayıda projede yer alan Esposito, "Breaking Bad" dizisinin yanı sıra "Better Call Saul" dizisinde de aynı karakterle seyirci karşısına çıkmıştı.</p>

<p>Hollywood'un meşhur karakter oyuncularından Esposito, kariyeri boyunca "The Mandalorian", "The Boys" ve "Do the Right Thing" gibi çok izlenen pek çok yapımda rol aldı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdli-oyuncu-giancarlo-esposito-musluman-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 20:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/gustavo.webp" type="image/jpeg" length="62610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allah Resulü'ne hakareti protesto etmek dava sebebi oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/allah-resulune-hakareti-protesto-etmek-dava-sebebi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/allah-resulune-hakareti-protesto-etmek-dava-sebebi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Peygamberimizi hakaret içerikli şekilde karikatürize ettiği gerekçesiyle Leman Dergisi'ni protesto eden Büyük Doğu Akıncıları İstanbul İl Başkanı Alper Kaan Aykut, 23 Haziran'da Çağlayan Adliyesi’nde hâkim karşısına çıkacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Peygamberin karikatürünü çizenleri protesto eden Büyük Doğu Akıncıları İstanbul İl Başkanı Alper Kaan Aykut 23 Haziran 09:30 da Çağlayan Adliyesi’nde hakim karşısına çıkacak.</p>

<p>Geçtiğimiz aylarda Peygamber efendimizin karikatürünü çizen Leman dergisi infiale sebep olmuştu. Hakaretten dolayı yargılanan çizerler tahliye edildi. Bu durumun ardından Leman Dergisi'ni protesto eden müslümanların yargılanacağı ortaya çıktı.</p>

<h2><strong>Büyük Doğu Akıncılar Derneği'nden açıklama</strong></h2>

<p>Bu gelişmelerin ardından BDA tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: </p>

<p>ALPER KAAN AYKUT KAHRAMANIMIZDIR</p>

<p>Leman paçavrasının Peygamber Efendimiz’e (sav) yönelik hadsiz hakaretine karşı meydan yerine inen Büyük Doğu Akıncıları İstanbul İl Başkanımız Alper Kaan Aykut, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla 23 Haziran'da Çağlayan'daki 32. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu alçakların tamamı serbest bırakılırken onlara burasının Müslüman yurdu olduğunu haykıran il başkanımızın derdest edilmek istenmesini kabul etmiyor; tüm mü'minleri imân borcunu îfaya, küfre karşı Alper Kaan Aykut gönüldaşımızın yanında saf tutmaya davet ediyoruz.</p>

<p>🗓️ 23 HAZİRAN SALI<br />
🕗 09:00<br />
📍32. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ, ÇAĞLAYAN ADLİYESİ</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/allah-resulune-hakareti-protesto-etmek-dava-sebebi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 19:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/dava-sebebi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="53294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'den Tahran’ın petrol satışına geçici vize]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdden-tahranin-petrol-satisina-gecici-vize</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdden-tahranin-petrol-satisina-gecici-vize" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsviçre’de Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda bir araya gelen Amerika Birleşik Devletleri ve İran heyetleri, nihai bir anlaşmaya varmak amacıyla 60 günlük bir yol haritası üzerinde uzlaşı sağladı. Diplomatik masadaki bu gelişmelere paralel olarak Vaşington yönetimi, İran menşeli petrol ürünlerinin satışına 21 Ağustos'a kadar geçici izin verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>ABD Hazine Bakanlığından lisans adımı</strong></h2>

<p>Taraflar arasında geçen hafta imzalanan mutabakat zaptı doğrultusunda ABD Hazine Bakanlığı yeni bir genel lisans yayımladı. Bu belgeyle birlikte, İran menşeli ham petrol ve petrokimya ürünlerinin üretimi, teslimatı ile satışına onay verildi. Bankacılık işlemleri, sigorta ve taşımacılık hizmetleri de muafiyet kapsamına dahil edildi. Onaylanan işlemler, Kuzey Kore ve Küba dışındaki tüm ülkeleri ve ABD'ye yapılacak ithalatları da kapsıyor.</p>

<p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, nükleer müzakerelerde somut ilerleme kaydedildiğini doğruladı. Bölgedeki tansiyonu düşürmeyi, ateşkesi sağlamayı ve Hürmüz Boğazı'nı açık tutmayı hedefleyen yeni bir mekanizma kurduklarını belirten Vance, tüm çatışmaların tamamen yatışmasını arzuladıklarını dile getirdi. Vance, Vaşington'un İsrail ile temaslarını sürdürdüğünü ve Lübnan tarafıyla pazar günü masaya oturacaklarını ekledi. Dondurulan İran varlıklarına da değinen Vance, serbest bırakılacak kaynakların doğrudan İran halkına ulaşmasını güvence altına almayı amaçladıklarını ifade etti.</p>

<h2><strong>İran, sürecin devamı için şartlarını belirledi</strong></h2>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı ve müzakere heyeti Sözcüsü İsmail Bekai, diplomatik temasların ardından heyetlerin Tahran'a döndüğünü ve mutabakat zaptı hükümlerini uygulamak üzere teknik çalışma gruplarının kurulduğunu açıkladı. Dörtlü toplantıdaki görüş alışverişinin gayriresmi bir formatta yürütüldüğünü belirten Bekai, nihai anlaşma için resmi müzakerelere geçilmesini mutabakat zaptının 1, 4, 5, 10 ve 11. maddelerinin harfiyen uygulanması şartına bağladı. Bekai ayrıca, Lübnan sahasındaki uygulamaları izlemek üzere bir "çatışma çözümü hücresi" kurulacağı bilgisini paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sürecin arabulucularından Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Katar yönetimi de görüşmelerin yapıcı bir atmosferde tamamlandığını duyurdu. Ortak açıklamalarda, 60 günlük yol haritasının siyasi denetimini sağlayacak üst düzey bir komite ile teknik görüşmeleri yürütecek mekanizmaların kurulduğu teyit edildi.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı'ndaki tansiyon piyasalara yansıdı</strong></h2>

<p>Diplomatik ilerlemeye rağmen sahada karmaşık durum varlığını koruyor. Terörist İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapatmasına sebep oldu. Kpler veri analiz firmasının raporlarına göre, boğazdan geçen gemi sayısı hafta sonu 26'dan 5'e kadar düştü. Geçiş yapan sınırlı sayıdaki gemi arasında Suudi Arabistan'a ait çok büyük ham petrol taşıyıcıları yer aldı.</p>

<p>Yaşanan bu gelişmeler küresel piyasalarda hızlı bir yankı buldu. ABD ve İran arasındaki 60 günlük yol haritası anlaşması, Brent petrolün varil fiyatının yüzde 2'ye yakın değer kaybederek 80 doların altına inmesine sebep oldu. ABD borsalarında yükseliş eğilimi görülürken, Avrupa borsaları Hürmüz Boğazı'ndaki fiili durumun getirdiği tedirginlikle daha sakin bir seyir izledi. City Index kıdemli piyasa analisti Fiona Cincotta, boğazdaki durumun piyasaları sürekli olarak canlı tuttuğunu ifade etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdden-tahranin-petrol-satisina-gecici-vize</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 19:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/abdhurmuz.webp" type="image/jpeg" length="78157"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İHH, Gazze’de ikinci sahra okulunu eğitime açtı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ihh-gazzede-ikinci-sahra-okulunu-egitime-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ihh-gazzede-ikinci-sahra-okulunu-egitime-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail’in saldırıları, Gazze’deki eğitim kurumlarının büyük bir kısmının tahrip olmasına sebep oldu. Bu ağır yıkımın neticesinde Gazzeli öğrenciler eğitim olanaklarından bütünüyle mahrum kaldı. Bölgede barınma, gıda, su ve sağlık gibi birçok alanda insani yardım faaliyetleri yürüten İHH İnsani Yardım Vakfı, eğitim alanındaki çalışmalarına da hız kazandırdı. Vakıf, Şubat 2026’da açılışını gerçekleştirdiği ilk sahra okulunun ardından bölgede ikinci bir okulu daha faaliyete geçirdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>864 öğrenci ders başı yaptı</strong></h2>

<p>Hz. Ebubekir Sahra Okulu ismi verilen yeni eğitim merkezi, toplam 8 sınıftan oluşuyor. Aynı anda 288 öğrencinin ders başı yapabildiği mekânda, gün içinde 3 farklı zaman diliminde eğitim veriliyor. Uygulanan bu vardiyalı sistem sayesinde okulda toplam 864 Gazzeli öğrenci eğitim görüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Terörist İsrail'in doğrudan okulları hedef alan saldırıları sebebiyle, İHH’nın bölgede kurduğu sahra okulları Gazze’nin eğitim ihtiyacını karşılama noktasında hayati bir görev üstleniyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ihh-gazzede-ikinci-sahra-okulunu-egitime-acti</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ihhgazzeokul.webp" type="image/jpeg" length="83229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalizm şirki, cami avlusuna taşındı: Gümüşhane'deki camide "Atatürk'ü An" büstü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kemalizm-sirki-cami-avlusuna-tasindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kemalizm-sirki-cami-avlusuna-tasindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’nun mukaddesatını ve mabetlerimizin mahremiyetini hedef alan Kemalist dayatmalar, arsızlıkta sınır tanımayarak cami avlularına kadar sızdı. Gümüşhane’nin Torul ilçesi Altınpınar Köyü Camii’nin avlusuna dikilen ve üzerinde “Atatürk’ü An” yazan şirkin somutlaşmış hali o büst, bu topraklarda nasıl bir zihniyet işgali ve manevi çürüme yaşandığının en açık vesikasıdır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Altınpınar Köyü’nde, sadece Allah’ın ve dininin adının anılması, tevhid akidesinin ve zikrullahın gür sedayla haykırılması gereken cami avlusunda akıllara durgunluk veren bir manzara görüntülendi. Cami bahçesine yerleştirilmiş bir Mustafa Kemal büstü yetmezmiş gibi üzerine bir de talimat gibi “Atatürk’ü An” yazılması, 100 yıldır bu milleti zehirleyen laik-Kemalist dayatmanın küstahlığını camilerimizin içine kadar soktuğunun kanıtı oldu.</p>

<h3><strong>O köyde bir Allah’ın kulu yok mu? Herkes bu şirke razı mı oldu?</strong></h3>

<p>"Müslüman mahallesinde salyangoz satma küstahlığını bir adım öteye taşıyıp, bu toprakların inancıyla kavgalı bir ideolojinin ritüellerini cami avlusuna kadar sokmak; kelimenin tam anlamıyla bir inanç diktatörlüğüdür. Bu milletin ruh kökünü kurutmaya yeminli seküler dogmaları, mukaddes mabetlerin gölgesinde birer 'kutsal nesne' gibi milletin hafızasına çivilemeye kalkışmak, bu coğrafyanın mayasına açılmış açık bir savaştır ve bu millet o dayatılan dogmalara asla teslim olmayacaktır.</p>

<p>Bu köyde bir Allah’ın kulu, bir tek adam akıllı Müslüman yok mu ki cami dibine dikilen bu şirk kokan Kemalist dayatmaya ses çıkarmıyor? Cami cemaati, mahallenin sakini, imamı, muhtarı... Herkes bu rezalete razı mı oldu? Memleket bu kadar mı gavurlaştı, şirke ve ideolojik prangalara bu kadar mı alıştı? Bir cami avlusunda Allah'ın rızası yerine putların gölgesine sığınmayı içine sindiren bir cemaat, hangi yüzle o mabette secdeye varmaktadır?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>100 yıllık zehir mabetlerimizde!</strong></h3>

<p>Yıllardır meydanları, okulları ve devlet dairelerini heykel fetişizmiyle dolduran, nesilleri kendi dogmalarıyla zehirleyen Kemalist zihniyet, artık köylerimizin cami avlularına kadar gözünü dikmiştir. Müslüman Anadolu insanının saf inancını resmi ideolojinin putlarıyla hapsetmek isteyen bu yaklaşım, mabetlerimizin ruhuna indirilmiş bir darbedir. Bu tezat, İslam'ın izzetiyle ve bu toprakların tarihi misyonuyla asla bağdaşmaz.</p>

<h3><strong>Rejimin aparatı Diyanet bu rezalete müsaade ediyor!</strong></h3>

<p>Bu fecaatin acı taraflarından biri kurulu rejimin bir aparatından başka bir şey olmadığını her fırsatta ispatlayan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın sessizliğidir. Mabetlerin izzetini korumakla mükellef olan Diyanet ve Gümüşhane Müftülüğü, mabetlerimizin Kemalist ideolojinin propaganda ve şirk sahası haline getirilmesine adeta göz yummakta, bu aymazlığa müsaade etmektedir.</p>

<p>Diyanet’e ve yerel makamlara ihtar ediyoruz: Camileri laik tasallutun arka bahçesi haline getiren o büst cami avlusundan derhal kaldırılmalıdır! Müslüman Anadolu halkı, mabetlerinin içine kadar sokulmak istenen bu laik işgale geçit vermemelidir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kemalizm-sirki-cami-avlusuna-tasindi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/gemini-generated-image-9veixw9veixw9vei.png" type="image/jpeg" length="89606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere Başbakanı Starmer istifa etti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ingiltere-basbakani-starmer-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ingiltere-basbakani-starmer-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Başbakanı Keir Starmer, parti içi baskılar sonrası İşçi Partisi liderliğinden istifa ettiğini açıkladı. Yerine eski Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın geçmesi beklenirken, Reform UK lideri Nigel Farage erken seçim çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer görevinden istifa ettiğini duyurdu. Starmer, eylül ayında parlamento yeniden toplanana kadar yeni bir liderin göreve geleceğini ve o süreye kadar görevine devam edeceğini açıkladı.</p>

<p>Starmer, liderlik yarışı için 9 Temmuz'dan itibaren başvuruların alınacağını ve Ulusal Seçim Komitesi'nin takvimi belirleyeceğini söyledi.</p>

<p>İngiliz siyasetindeki kaosa son vereceğine söz veren ezici bir seçim zaferi kazanmasının üzerinden iki yıldan az bir süre geçtikten sonra istifa kararı alan İşçi Partisi lideri Starmer, yerine kim gelirse gelsin onu destekleyeceğini belirtti.</p>

<p>İngiliz başbakan, şunları söyledi:</p>

<p>"Şu an soru, İşçi Partisini iktidara taşıyacak ve milyonlarca insanın yaşamını iyileştirme yolunda hayati önem taşıyan çalışmalara başlayacak en uygun kişinin kim olduğu değil.</p>

<p>Bu sorular zaten yanıtlandı. Partimin sorduğu soru, benim bir sonraki genel seçimlere partiyi götürmek için en uygun kişi olup olmadığıdır.</p>

<p>Parlamento grubumuzun bu soruya verdiği cevabı duydum ve bunu memnuniyetle kabul ediyorum. Aldığım her karar, çok sevdiğim ülkemi öncelemektedir. Bu nedenle İşçi Partisi liderliğinden istifa ediyorum.</p>

<p>Kararımı bu sabah Majesteleri Kral'a da bildirdim."</p>

<p>Starmer cuma günü, İşçi Partisi'nin bir liderlik yarışı olursa kendisinin de yarışacağını söylemişti. Ancak bu durum haftasonu değişti.</p>

<p>Çok sayıda İşçi Partili ve hükümet mensubu bakan da mayıstaki yerel seçimlerde alınan başarısızlık, Jeffrey Epstein bağlantılı Peter Mandelson'un Washington'a büyükelçi olarak atanması ve yaşam pahalılığı sorunun çözülememesi nedeniyle istifası talep edilen Starmer'ın ardından koltuğa Eski Manchester Belediye Başkanı Burnham'ın oturmasını istiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burnham, 18 Haziran'da Makerfield seçim bölgesindeki ara seçimi yüzde 55 oy oranıyla kazanmış ve en yakın rakibi göçmen karşıtı Reform Partisi adayına 20 puanlık bir fark atmıştı.</p>

<p>Starmer'ın istifasının ardından Reform UK partisi lideri Nigel Farage, erken seçim çağrısı yaptı. Brexit'in de ateşli savunucularından olan Farage, anketlerde yükselişini sürdürüyor.</p>

<p><i>Habertürk</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ingiltere-basbakani-starmer-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/1536x864-cmsv2-25f6d00f-7d70-5f15-9f55-a3bd0e51cc94-9807508.webp" type="image/jpeg" length="76227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Devlet, Allah'a küfredenleri tutuklayacağına ihbar edenleri susturuyor!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/devlet-allaha-kufredenleri-tutuklayacagina-ihbar-edenleri-susturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/devlet-allaha-kufredenleri-tutuklayacagina-ihbar-edenleri-susturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Canlı yayında Allah’a küfreden Kartal Bulut Doğan isimli alçağı ihbar ederek tutuklanmasını talep eden vatandaşlara yargı eliyle sansür darbesi vuruldu! Daha evvel de mukaddesata küfretmiş bu soyu bozuğa karşı hukuk hiçbir caydırıcılık göstermezken bu yetmezmiş gibi ihbarda bulunan en az 18 sosyal medya paylaşımına ve yayına mahkeme kararıyla erişim engeli getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yıllardır bu topraklarda Müslüman Anadolu insanının ruh kökünü kurutmak, inancını tarumar etmek ve mukaddesatını ayaklar altına almak için her türlü pisliği sergileyen güruhun korumacısı olan rejimin yargı mekanizmasının takındığı tavır, sistemin nasıl bir çürüme ve İslam düşmanlığı üzerine kurulu olduğunu faş etmiştir.</p>

<h2><strong>Allah'a, İslam'a, Peygamberlere, tüm mukaddesata küfür savuran bir alçak: Kartal Bulut Doğan</strong></h2>

<p>Sosyal medya mecralarında "yayıncı" maskesi altında arz-ı endam eden Kartal Bulut Doğan isimli bir alçak, canlı yayınında doğrudan Yüce Rabbimize, İslam mukaddesatına ağız dolusu, iğrenç küfürler savurdu. Bu topraklarda nefes alıp veren, asgari düzeyde haysiyet ve iman taşıyan her bir ferdin canını yakacak, tahammül sınırlarını aşacak cinsten bir namussuzluk sergileyen bu nesebi meçhul adi herif, ettiği küfürlere rağmen hakkında harekete geçildiğine dair hiçbir kımıldama görülmemekte, adeta elini kolunu sallaya sallaya İzmir’de yaşamaya ve pisliğini kusmaya halen göz yumulmaktadır.</p>

<p>İşin en can alıcı ve sistemin rezaletin daha da görünür kılan tarafı ise bu şahsın sicilidir. Bu lağım dilli müptezel, daha önce de mukaddesatımıza, Allah azze ve celleye, Peygamber Efendimize ve Müslümanların kutsallarına defalarca sövüp saymış, haysiyetsizce saldırmıştır. Fakat ne hikmetse İslam’ın kutsallarına saldırdığında kıllarına bile dokunulmayan bu tipler, rejimin uydurma putuna, Kemalist dogmalara en ufak bir laf ettiğinde kendilerini parmaklıklar arkasında bulmaktadır. Nitekim bu şahıs da daha önce mukaddesata sövdüğü için değil, 5816 sayılı "Atatürk’ü Koruma Kanunu" kapsamında rejimin putuna dokunduğu için içeri girmiştir.</p>

<h2><strong>Rejim putuna çelik zırh, Allah’ın dinine başıboşluk!</strong></h2>

<p>Bir Müslümanın uğruna hayatını feda ettiği, varlık sebebi olan Allah azze ve celleye, O'nun kutlu peygamberine küfredilmesinin bu devletin, bu yargı sisteminin nezdinde hiç mi karşılığı yoktur? Rejimin kendi elleriyle inşa ettiği putlara en ufak laf söylemek en ağır cezalarla, zindanlarla karşılık bulurken; alemlerin Rabbi olan Allah’a sövmek nasıl oluyor da adeta bir "ifade hürriyeti" muamelesi görüyor veya göstermelik gözaltılarla geçiştirilip serbest bırakılmakla ödüllendiriliyor?</p>

<p>Bu tablo, Müslüman Anadolu’nun tepesinde bir karabasan gibi çöken Kemalist tahakkümün ve mevcut adalet mekanizmasının ne derece köhne, ne derece haysiyetsiz bir çifte standart üzerine kurulu olduğunu ispatlamaya yetmektedir. Bu sistem Müslümanlara açıkça şu mesajı vermektedir: <i>"Bizim uydurduğumuz kutsallara tapacaksınız, ama sizin canınızdan aziz bildiğiniz Allah’a küfredildiğinde susup oturacaksınız!"</i></p>

<h2><strong>Rezilliğin zirvesi: Adalet çağrılarına mahkeme eliyle sansür!</strong></h2>

<p>Müslümanların sabrını sınayan süreç artık sadece cezasızlıkla da sınırlı kalmamıştır. Rezilliğin ve çürümenin geldiği son merhalede, bu alçağın tutuklanması için emniyet birimlerine çağrıda bulunan, Müslüman kamuoyunu uyanık olmaya davet eden duyarlı seslere bizzat devletin mahkemeleri eliyle darbe vurulmuştur.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 22 At 13.12.31" class="detail-photo img-fluid" height="714" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-22-at-131231.jpeg" width="472" /></p>

<p>İzmir Emniyeti’ne ve ilgili kurumlara açık çağrıda bulunarak bu alçağın tutuklanmasını isteyen kullanıcıların ve yayın organlarının sesini kısmak amacıyla acilen devreye girilmiştir. Alınan son mahkeme kararlarıyla, bu namussuzu ihbar ederek tutuklanmasını talep eden vatandaşlara cevaben dalga geçercesine en az 18 yayına ve sosyal medya paylaşımına jet hızıyla erişim engeli getirilmiştir!</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 22 At 13.18.50 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="640" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-22-at-131850-1.jpeg" width="579" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 22 At 13.18.50" class="detail-photo img-fluid" height="670" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-22-at-131850.jpeg" width="700" /></p>

<p>Evet, yanlış duymadınız: Allah'a ve mukaddesata söven adi, korunurken, bu alçaklığa karşı hukuki yollardan ses çıkaran, tutuklanmasını talep edip mukaddesatı için tepki göstererek ihbar eden vatandaşlar susturuluyor. Bu garabet ötesindeki sansür kararlarıyla devlet mekanizması adeta bu soyu bozuk şarlatanın önüne gövdesini siper etmekte, Müslümanların haklı öfkesini bastırmak için yargıyı bir kırbaç gibi kullanmaktadır.</p>

<p>Kendi kutsallarına sövülmesine bile ses çıkarmasına izin verilmeyen, haklı davasında dahi ağzı mahkeme kararlarıyla kapatılmak istenen bir Müslüman, bu aşağılık düzeni hangi vicdanla, hangi imanla sineye çekebilir?</p>

<p>Adalet sisteminin tamamen felç olduğu, caydırıcılıktan fersah fersah uzaklaştığı ve Müslümanlarla alay edercesine küfre koruma kalkanı olduğu bu süreç, artık sözün bittiği yerdir.</p>

<p>Haber: Ahmet Bostancı</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/devlet-allaha-kufredenleri-tutuklayacagina-ihbar-edenleri-susturuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-22-at-142958.jpeg" type="image/jpeg" length="18689"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kolombiya'da Siyonist adayın kazandığı seçimde İsrail müdahalesi mi var?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kolombiyada-siyonist-adayin-kazandigi-secimde-israil-mudahalesi-mi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kolombiyada-siyonist-adayin-kazandigi-secimde-israil-mudahalesi-mi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolombiya'da gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimleri, küresel emperyalizmin ve Siyonist lobinin açık müdahale iddialarıyla tam bir meşruiyet krizine sahne oluyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın "tam ve koşulsuz" destek verdiği ve seçim kampanyası boyunca İsrail ile ilişkileri normalleştirme sözü veren aday Espriella'nın seçimi kazandığı ilan edilirken, Filistin yanlısı duruşuyla bilinen mevcut Devlet Başkanı Gustavo Petro sandıklara İsrail'in siber müdahale yaptığını öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kolombiya'nın siyasi ve ekonomik geleceğini ipotek altına alma girişimi olarak değerlendirilen seçim sürecinde, Vatan Savunucuları Hareketi'nin sağcı adayı Abelardo de la Espriella’nın mitinglerindeki detay gözlerden kaçmamıştı. Seçim kutlamalarında terörist İsrail'in bayraklarının dalgalandığı görülen sahneler dikkat çekti. Sıkı bir İsrail destekçisi olan ve seçilmesi halinde işgalci rejimle ilişkileri hızla normalleştirme sözü veren Espriella, bununla da yetinmeyerek Kolombiya Büyükelçiliği'ni Tel Aviv'den gasp altındaki Kudüs'e taşımayı planladığını ilan etmişti.</p>

<h3><strong>Terörist İsrail'in Dışişleri Bakanı'ndan destek gecikmedi: "Zaferi için arkadaşımı tebrik ediyorum"</strong></h3>

<p>Seçim sonuçlarının ilan edilmesinin hemen ardından Siyonist rejimden tebrik gecikmedi. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Kolombiya başkanlık seçimlerindeki etkileyici zaferi için arkadaşım @abdelaespriella'ya tebriklerimi sunuyorum. Seçilen Başkan De la Espriella ile çalışmayı; İsrail ve Kolombiya arasındaki ilişkileri canlandırmak ve tarihin en yüksek seviyesine taşımak için dört gözle bekliyoruz. Kendisini İsrail'i ziyaret etmeye davet ettim ve onu çok yakında Kudüs'te ağırlamayı umuyorum."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Petro: "Seçim yazılımını İsrail sabote etti, kanıtlarımız var"</strong></h3>

<p>Siyonist çeteyle iş birliği içerisindeki Espriella, Barranquilla kentinde yaptığı zafer konuşmasında "gerillaya, geleneksel partilere ve yolsuzluğa karşı kazandık" iddiasında bulunurken, mevcut Devlet Başkanı Gustavo Petro’dan çok önemli bir siber müdahale yapıldığı açıklaması geldi.</p>

<p>Seçim kayıtlarının tutulduğu sunuculara İsrail tarafından doğrudan müdahale edildiğini belirten Petro, şu açıklamayı yaptı:</p>

<blockquote>
<p>"Devlet başkanlığı seçimlerine İsrail müdahale etti. Ulusal Kayıt Kurumu'na ait bazı sunucuların IP adreslerinde değişiklik yapıldığına dair elimizde somut kanıtlar var. Dünyada bu çapta bir siber sabotajı gerçekleştirebilecek kapasiteye sahip tek güç İsrail devletidir. Hiçbir aday kendi kendine zafer ilan edemez. Cumhurbaşkanının kim olduğunu belirleyecek olan, resmi hukuki sayım sürecidir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Seçim yazılımının sabote edildiğini ve açık bir meşruiyet krizi yaşandığını vurgulayan Petro, tüm sandıkların tek tek incelenmesini ve oyların yeniden sayılmasını talep etti. Petro ayrıca Kolombiya halkına sükunet çağrısında bulunarak, "Karşımızdaki gerçeklik, bize tam ortadan ikiye bölünmüş bir ülke ve özgürlüğümüzü elimizden alan yabancı müdahaleleri gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda vatanı ve barışı korumak istiyorsak, bir 'Ulusal Mutabakat' kaçınılmazdır" dedi.</p>

<h3><strong>Filistin yanlısı lider Gustavo Petro</strong></h3>

<p>Gustavo Petro, Siyonist çetenin Gazze'deki soykırımına karşı dünyada en ilkeli duruşu sergileyen liderlerden biri oldu. İsrail ile diplomatik ve ticari ilişkileri kesen, Kolombiya kömürünün işgalci rejimle ticaretini yasaklayan ve Filistin halkının hakkını her platformda savunan Petro, bu onurlu duruşu sebebiyle küresel Siyonist odakların doğrudan hedef tahtasına oturtulmuştu. Kolombiya halkının iradesine yapıldığı öne sürülen bu siber müdahale, Petro’nun Latin Amerika'dan yükselttiği Filistin çığlığını susturma girişimi olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Kıl payı fark</strong></h3>

<p>Ulusal Sivil Sicil Kayıt Başkanlığının sandıkların yüzde 99,91'inin açılmasıyla elde ettiği şaibeli verilere göre, iki aday arasındaki oy farkı sadece yüzde 0,95 (yaklaşık 246 bin oy) olarak kaydedildi. Emperyalist blok tarafından parlatılan Espriella’nın yüzde 49,65 oy aldığı iddia edilirken; iktidar partisi Tarihsel Pakt İttifakının sol görüşlü adayı Ivan Cepeda’nın oy oranı yüzde 48,70'te kaldı.</p>

<p>Katılım oranının yüzde 61,5 olarak açıklandığı bu şaibeli seçimin ardından normal şartlarda devir teslim töreninin 7 Ağustos'ta yapılması planlanıyor. Ancak Petro’nun siber sabotaj kanıtlarıyla birlikte başlattığı direniş ve yeniden sayım talebi, Siyonist lobinin Kolombiya üzerindeki planlarına yönelik kritik önem taşıyor. Küresel şer odaklarının Latin Amerika'daki bu sinsi hamlesine karşı Kolombiya halkının ve hukukunun vereceği cevap merakla bekleniyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kolombiyada-siyonist-adayin-kazandigi-secimde-israil-mudahalesi-mi-var</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/chatgpt-image-22-haz-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="76407"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Lübnan'a askeri müdahaleyi reddetti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/suriye-cumhurbaskani-sara-lubnana-askeri-mudahaleyi-reddetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/suriye-cumhurbaskani-sara-lubnana-askeri-mudahaleyi-reddetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Donald Trump’ın Suriye’nin Lübnan’da rol oynayabileceğine yönelik sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirterek, “Geçmişteki askeri müdahale anlayışına dönmek istemiyoruz.” dedi. Şara, Lübnan krizinin savaşla değil siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'nin Lübnan'a müdahale etmesini uygun gördüğü yönündeki sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirterek, 'Suriye'nin geçmişte Lübnan'a yaptığı askeri müdahale anlayışına dönmek istemiyoruz.' dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Şara, Dubai merkezli el-Meşhed televizyon kanalına verdiği mülakatta, Trump'ın açıklamalarının kamuoyunda yanlış yorumlandığını ifade etti.</p>

<p>ABD Başkanı'nın Lübnan'daki savaştan duyduğu rahatsızlığı dile getirdiğini ve Suriye'nin Lübnan ile koordinasyon içinde olumlu bir rol oynayabileceğini belirttiğini aktaran Şara, Suriye'nin yeni dış politika yaklaşımı çerçevesinde Lübnan'daki krizin çözümünde aktif ve yapıcı bir rol üstlenmeye hazır olduğunu söyledi.</p>

<p>Rejimin düşmesiyle bölgede yeni fırsatların ortaya çıktığını anlatan Şara, bazı Lübnanlı tarafların hala geçmişin etkisiyle hareket ettiğini ve eski dönemin zihniyetiyle düşündüğünü kaydetti.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ile yaptıkları görüşmelerde Lübnan'daki durumu birkaç kez ele aldıklarını aktaran Şara, mevcut yaklaşımlardan farklı bir vizyon sunduklarını belirtti.</p>

<p>Şara, 'Lübnan'daki sorun yalnızca bombardımanlar, yıkım ve göçlerle çözülemez. Trump ile yaptığımız görüşmelerde savaşın durması gerektiğini vurguladık. Sorunun çözümü yalnızca askeri yöntemlerle değil, ekonomik, siyasi ve sosyal adımlarla mümkündür.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şara, ABD Başkanı'nın Suriye'nin Lübnan ile koordinasyon içinde olumlu bir rol oynayabileceğini ifade ettiğini aktardı.</p>

<p>Suriye'nin Lübnan'daki rolünün yeni kutuplaşmalar üretmek değil, çözüm yolları aramak olduğunu vurgulayan Şara, 'Suriye'nin geçmişte Lübnan'a yaptığı askeri müdahale anlayışına dönmek istemiyoruz.' diye konuştu.</p>

<p>Suriye'nin karşı karşıya olduğu sorunların çözümünde diğer ülkelerden destek almanın doğal olduğunu dile getiren Şara, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve Avrupalı liderlerin desteğinden yararlandıklarını söyledi.</p>

<p>Lübnan'ın taktiksel hamleler yerine net bir stratejik vizyona ihtiyaç duyduğunu kaydeden Şara, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam'ı doğrudan suçlamak istemediğini, ancak ülkede alışılmışın dışında düşünmeye ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Suriye'nin Lübnan'da güvenli bir çözüm sürecine katkı sağlayabileceğini belirten Şara, bunun geçmişteki vesayet dönemine dönüş anlamına gelmediğini, aksine Lübnan devletinin ve kurumlarının güçlendirilmesini hedeflediğini vurguladı.</p>

<p>'Hizbullah ile aynı masaya oturmayı kabul eder misiniz? sorusuna da yanıt veren Şara, 'Eğer bu adım Lübnan'ın çıkarlarına hizmet edecek ve aynı zamanda Suriye'nin çıkarlarını güvence altına alacaksa, neden olmasın? Bizim Hizbullah ile derin sorunlarımız var. Ancak bu sorunu çözmeye çalışırken Lübnan'ın bedel ödeyerek yok olmasını istemiyoruz. Sorunu çözmek istiyoruz, ancak Lübnan'ın yaşamaya devam etmesini de istiyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lübnan kamuoyuna da seslenen Şara, 'Eğer bir çatışma ya da savaşın içine girmek isteseydik, bunu açıkça söyleyecek kadar cesaretimiz var. Ancak bizim niyetimiz Lübnan'daki kardeşlerimiz için yalnızca iyilik istemektir. Onlar için huzurlu ve mutlu bir yaşamdan başka bir temennimiz yoktur.' dedi.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/suriye-cumhurbaskani-sara-lubnana-askeri-mudahaleyi-reddetti</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/thumbs-b-c-448f6a867516122e63c7f8120545944c.jpg" type="image/jpeg" length="98805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sekülerleşme teorisinin krizi ve yeni arayışlar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sekulerlesme-teorisinin-krizi-ve-yeni-arayislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sekulerlesme-teorisinin-krizi-ve-yeni-arayislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Modern dünyanın kendisini anlamlandırmak için başvurduğu en güçlü anlatılardan biri sekülerleşme anlatısıdır.</p>

<p>Uzun süre boyunca modernleşmenin zorunlu olarak sekülerleşmeyi doğurduğu, ekonomik kalkınmanın, şehirleşmenin, eğitim seviyesinin yükselmesinin ve bilimsel bilginin yaygınlaşmasının dinin toplumsal hayattaki etkisini kaçınılmaz biçimde azaltacağı düşünüldü. Bu düşünce yalnızca bir akademik teori değil, aynı zamanda modern dünyanın kendi kendisi hakkındaki inancıydı, anlatısıydı.</p>

<p>Sekülerleşme teorisi modern dünya için bu anlamda bir açıklamadan çok bir beklentiyi, hatta bir müjdeci kehaneti ifade ediyordu.</p>

<p>Oysa son yarım yüzyılda yaşanan gelişmeler bu büyük anlatının temel varsayımlarını ciddi biçimde sarstı. Dinin modern dünyadan çekilmesi beklenirken dünyanın birçok yerinde din yeniden kamusal hayata döndü.</p>

<p>Üstelik bu dönüş yalnızca İslam dünyasında değil, ABD’de, Hindistan’da, Latin Amerika’da, İsrail’de ve hatta Avrupa’nın kendi içinde de farklı biçimlerde gerçekleşti. Böylece sekülerleşme teorisinin en temel varsayımı olan “modernleşme arttıkça din azalır” önermesi giderek daha fazla sorgulanmaya başlandı.</p>

<p>Bugün artık sosyal bilimlerde yaşanan en önemli gelişmelerden biri, modernlik ile sekülerlik arasında kurulan zorunlu ilişkinin çözülmüş olmasıdır. Bir zamanlar sekülerleşme teorisinin en güçlü savunucularından olan bazı sosyal bilimciler modern dünyanın aslında sanıldığından çok daha karmaşık bir ilişki ağı içerisinde geliştiğini göstermiştir.</p>

<p>Bu eleştiriler aslında bir yandan da dünyada sekülerleşme teorilerinin açıklayamadığı gelişmelerin ufkunda bir açıklama ihtiyacından da doğuyor. Bugün daha açık biçimde görebiliyoruz ki modern dünya dinin tasfiye edildiği bir dünya değil, farklı dinsel ve seküler varoluş biçimlerinin yan yana yaşadığı post-seküler bir dünyadır.</p>

<p>Bizim de yıllardır savunduğumuz gibi mesele din ile sekülerlik arasında nihai bir galibiyet mücadelesi değildir. Asıl mesele, modern hayatın bütün karmaşıklığı içinde insanın anlam arayışını, özgürlük talebini, ahlaki sorumluluğunu ve toplumsal dayanışmasını hangi zeminde yeniden kurabileceğidir. Bu yüzden sekülerleşme meselesini yalnızca Batı’nın tarihsel tecrübesine ait bir sorun olarak değil, insanın kendisiyle, dünyayla ve aşkınlıkla kurduğu ilişkinin sürekli yeniden üretilen bir boyutu olarak değerlendirmek gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz.</p>

<p>Tabii sekülerleşmeyi tarihselleştirdiğimizde karşımıza çıkan en önemli boyutlarından birisi de onun bilhassa İslam dünyasındaki gelişiminin idealleştirilen haliyle bile hiç de modernleşmenin bir sonucu olmadığıdır. Daha önemlisi, İslam dünyasında sekülerleşme ile sömürgeleşme tarihi birbiriyle yakından irtibatlıdır.</p>

<p>Gündelik hayatın dünyevileşmesi meselesi elbette sekülerleşmenin önemli bir yanını oluşturur ve bu zannedildiği gibi sadece modern zamanlarda değil, her zaman önemli bir konu olmuştur.</p>

<p>Modern zamanlarda gündelik hayatın sekülerleşmesi aynı ortamda dini hareketlerin de gelişimine engel olamamıştır. Dindarlık ve sekülerliğin aynı anda toplumun farklı kesimlerinde beraber var olabildiği örnekler modern dönemde de her zaman var olmuştur. Ancak sekülerliğin bir siyaset ve yaşam biçimi olarak insanlara dayatılması İslam dünyasının sömürgeleştirilmesinin ve İslam dünyasında din ve devlet işlerinin ayrışmasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burada sekülerliğin tarihselliğinin çağımıza ve toplumlarımıza ait bir başka boyutu da ayırt edilmelidir. Batı’da laiklik Avrupa’daki uzun dini çatışmaların bir sonucu olarak ve onlar için bir çözüm olarak ortaya çıktığı halde İslam dünyasına sunulan laiklik modeli Avrupa’nın İslam dünyası için tasarladığı ve dayattığı bir model olarak gelişmiştir. Bu dayatmalar bir başka yan anlatıyla sürekli desteklenmeye çalışılmıştır. O da sekülerleşmenin veya laikliğin Batı’daki bir tecrübeye referansla her zaman din barışına daha fazla hizmet ettiğidir. Oysa İslam dünyasında laiklik Avrupa’nın Ortaçağındaki bağnaz dinciliklerden daha az olmayan bir ideolojik tercihe dönüşmüştür.</p>

<p>Laiklik bir yönetim modeli veya barış temin eden bir çözümden ziyade başka dinler üzerinde ve bilhassa İslam üzerinde en ağır baskıları uygulayan bir dinsel tercih olarak çalışmıştır. Bu haliyle toplumsal barışa hizmet etmek bir yana barışa karşı en büyük tehdidin kaynağı haline gelmiştir.</p>

<p>Sekülerleşme İslam dünyasında ne demokrasi ne de toplumsal barışı hatta ne de kalkınma getirmediği gibi bütün despotik rejimler büyük ölçüde seküler bir siyaset takip ederler. İslam dünyasında halkın inançlarına, değerlerine ve geleneklerine karşı savaşan bir sömürge ajanı gibi çalışan sekülerliğin buna rağmen toplumda tetiklediği direniş sekülerleşmenin öngörülen sosyolojik gelişimine de bir ket vurmuştur.</p>

<p>Dolayısıyla İslam dünyası için sekülerleşme analizleri sadece dinselliğin veya dindarlığın ölçülüp değerlendirildiği bir çerçevede kalamaz. Bilhassa sekülerleşme ile modernleşme ve demokratikleşme arasında kurulan ilişkiler basitçe sosyolojik modellerle anlaşılamaz.</p>

<p>Sekülerleşme Avrupa’da da esasen tek bir modelde gelişmediği gibi din Avrupa’da zannedildiği gibi mutlak bir çekilme durumunu hiç yaşamamıştır. Aynı şekilde İslam dünyasının modernleşmesi zorunlu olarak bir sekülerleşmeyi beraberinde getirmeyebilirdi.</p>

<p>Nitekim en baskıcı seküler rejimlerde dindarlığın veya İslamcılığın daha büyük gelişmeler kaydettiği örnekler çok. Devlet laikleştikçe halkın dindarlığa tutunması aslında laikliğin harici bir müdahale olarak görülmesinin de bir sonucu. Türkiye bu örneklerin başında gelir. Cezayir, Suriye ve Tunus gibi örnekler de devlet laikliğine halk dindarlaşmayla verdiği cevabın her biri kendine özgü örnekleridir.</p>

<p>Aynı şekilde İran gibi din adına baskıcı bir rejimde ise bu sefer sekülerleşme halkın direniş dilini temsil ediyor.</p>

<p>Bu örnekler başlı başına durumun zannedildiğinden daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Burada devletin laikliği ile halkın dindarlaşma veya sekülerleşme süreçlerinin pek de doğrusal işlemediğini gösterecek yeterli örnek var.</p>

<p><i>Yasin Aktay, Yeni Şafak</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sekulerlesme-teorisinin-krizi-ve-yeni-arayislar</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/chat-g-p-t-image-22-haz-2026-11-11-25.webp" type="image/jpeg" length="50672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin'den ABD'ye yaptırım: 46 şirket kamu ihalelerinden men edildi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/cinden-abdye-yaptirim-46-sirket-kamu-ihalelerinden-men-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/cinden-abdye-yaptirim-46-sirket-kamu-ihalelerinden-men-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin, aralarında Lockheed Martin, Raytheon ve Boeing Defence’in de bulunduğu 46 ABD şirketine kamu ihalesi yasağı getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çin Maliye Bakanlığı, 46 ABD şirketinin kamu ihalelerine katılımını kısıtlayan yeni tedbirlerin yürürlüğe girdiğini açıkladı.</p>

<p>Karar kapsamında Çin'deki kamu ihale otoritelerinin söz konusu şirketlerden ürün satın alması yasaklandı.</p>

<p>Yasaklanan şirketler arasında savunma sanayisinin önde gelen firmalarından Lockheed Martin, Raytheon Missiles &amp; Defense, General Atomics Aeronautical Systems, Boeing Defence, Space &amp; Security, General Dynamics Land Systems ile Lockheed Martin ve Raytheon ortaklığı olan Javelin Joint Venture yer aldı.</p>

<h3><strong>10 ABD ŞİRKETİNE İHRACAT YASAĞI GETİRİLDİ</strong></h3>

<p>Çin Ticaret Bakanlığı da ayrı bir açıklamayla 10 ABD şirketine ihracat yasağı getirildiğini duyurdu.</p>

<p>Yasak kapsamına, nadir toprak elementleri ve mıknatıs üreticileri MP Materials ve USA Rare Earth, motor ve elektronik güç sistemleri üreticisi Aveox, drone ve robot teknolojileri alanında faaliyet gösteren Red Cat Holdings, Teal Drones, Jaia Robotics ile uzay ve savunma sistemleri bileşenleri üreten Ball Aerospace &amp; Technologies dahil edildi.</p>

<h3><strong>BU ŞİRKETLERE ASKERİ VE ÇİFT KULLANIMLI ÜRÜNLERİN SATILMASI YASAKLANDI</strong></h3>

<p>Karar doğrultusunda Çinli şirketlerin söz konusu firmalara askeri ve sivil amaçlarla kullanılabilen ürünleri satması yasaklandı.</p>

<p>Ayrıca üçüncü ülkelerdeki kişi ve şirketlerin de Çin menşeli askeri veya çift kullanımlı ürünleri bu firmalara transfer etmesinin önüne geçileceği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin Ticaret Bakanlığı, kararın ülkenin ulusal güvenliğini ve çıkarlarını korumak, silahların yayılmasını önlemek ve uluslararası yükümlülükleri yerine getirmek amacıyla alındığını belirtti.</p>

<h3><strong>MİSİLLEME MESAJI</strong></h3>

<p>Çin tarafı, alınan tedbirlerin ABD hükümetinin bazı Çinli şirketleri "askeri şirketler" listesine dahil etmesine yanıt niteliği taşıdığını vurguladı.</p>

<p>ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) 9 Haziran'da güncellediği listede, Çin'in önde gelen teknoloji şirketlerinden Alibaba ile elektrikli araç üreticisi BYD dahil çeşitli Çinli firmalar, Çin ordusuyla bağlantılı oldukları iddiasıyla "askeri şirketler" kategorisine eklenmişti.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/cinden-abdye-yaptirim-46-sirket-kamu-ihalelerinden-men-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/chatgpt-image-22-haz-2026-09-57-27.png" type="image/jpeg" length="57226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Modern hayatın yasal zehri: Alkol]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/modern-hayatin-yasal-zehri-alkol</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/modern-hayatin-yasal-zehri-alkol" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern sistemin insanlığın önüne "özgürlük" ve "çağdaşlık" maskesiyle sürdüğü en büyük zehirlerden biri olan alkol, toplumsal hayatı çürütmeye, insan doğasını bozmaya ve yuvaları yıkmaya devam ediyor. Dev alkol lobileri, her köşe başında açılan mekanlarla bu zehri adeta teşvik ederken; bu açık tehlikeye karşı gösterilen duyarsızlık ise tam bir akıl tutulmasını gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bugün sokaklarda, meydanlarda, ailelerin yaşam alanlarında ulu orta açılan alkollü mekanlar, adeta birer suç ve yozlaşma bataklığı gibi etrafa tehlike saçıyor. İşin en ikiyüzlü tarafı ise sigaraya karşı yetkin isimler tarafından gösterilen büyük tepkinin, konu alkol olunca birdenbire ortadan kalkmasıdır. Alkollü içkilerin cinayetlere, şiddete ve aile facialarına yol açması karşısında sessiz kalınıyor.</p>

<p>Oysa işin gerçeği; alkol sadece bedeni ve sağlığı çürütmekle kalmıyor, insanı insan yapan en büyük nimet olan aklı ve iradeyi doğrudan doğruya felç ediyor. İslam dini, aklı korumayı en temel esaslardan biri saymış ve alkolü net bir hükümle "kötülüklerin anası" ilan ederek kesin olarak haram kılmıştır. Ancak ne acıdır ki, ezanların günde beş vakit yankılandığı, halkının ezici çoğunluğu Müslüman olan bu topraklarda, bu mukaddes hassasiyet devlet kademelerinde ve yasal düzenlemelerde hiçbir şekilde karşılık bulmuyor.</p>

<p>Devletin vazifesinin nesli, aklı ve ruh sağlığını korumak olması gerekirken, ortadaki manzara tam tersini gösteriyor. Zira ruhsatlar, yasal güvenceler ve vergi gelirleriyle tescilli zehir rahatlıkla millete enjekte ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oyuncu Hakan Yılmaz da geçtiğimiz günlerde alkolün bugün icat edilmesi halinde, vücuda verdiği büyük zararlar sebebiyle derhal yasaklanacağını ve uyuşturucu muamelesi göreceğini söyleyerek bu gerçeği dile getirmişti.</p>

<h2><strong>Belli bir promile kadar sıkıntı yok!</strong></h2>

<p>Kaza ve cinayetlerin baş müsebbibi alkollü içkiler olduğu halde bu hususta da hala somut ve caydırıdıcı bir adım atılmış değil. Bir insanın alkol alıp direksiyon başına geçmesi, doğrudan doğruya toplumun canına kastetmek, adeta sokaklara yasal katiller salmakla eşdeğer iken "50 promili geçmediği sürece araba sürebilirsin" denilerek çizilen yasal sınır, insan aklıyla dalga geçmekten başka bir şey değildir.</p>

<p>Alkolün en ufak miktarının bile refleksleri körelttiği bilimsel bir gerçektir. Böyle bir saçmalık kabul edilemez! Kazaların, kavgaların ve sokak ortasındaki cinayetlerin baş sorumlusu olan alkollü araç kullanmaya karşı en ağır, en tavizsiz cezaların verilmesi gerekiyor.</p>

<p>Nitekim bu rezalete artık sadece dindar kesim değil, seküler vatandaşlar bile isyan ediyor; alkolün bu kadar yaygınlaşmasından ve yollardaki terörden ciddi şekilde rahatsızlık duyuluyor.</p>

<h2><strong>Toplumun can ve ruh güvenliği sağlanmalı</strong></h2>

<p>Toplumun can, akıl, aile ve ruh sağlığını korumak, devletin en temel görevi olmalıdır. Bugün Kadıköy Barlar Sokağı gibi adeta "kurtarılmış bölge" ilan edilen, sokağa taşan taşkınlıkların ve yozlaşmanın merkezi haline gelen yerler, bu tehlikenin en somut örnekleridir. Sadece bu büyük merkezler de değil; mahalle aralarına kadar sızan, parıl parıl parlayan neon tabelalarıyla gençlerin gözünü boyayan tekel bayileri de adeta birer zehir istasyonu gibi çalışmaktadır.</p>

<p>Sokak aralarına kadar giren bu alkollü mekanlara, her mahallede adeta bakkal gibi biten tekellere ve bu zehrin her adımda teşvik edilmesine karşı acilen yasal ve toplumsal bir barikat kurulmalıdır. Aklı devre dışı bırakan alkolün serbestçe satıldığı, sokakların barlar eliyle işgal edildiği ve özendirildiği bir ülkede, ne huzurdan ne de adaletten bahsetmek mümkündür.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/modern-hayatin-yasal-zehri-alkol</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/alkolsa.jpg" type="image/jpeg" length="69629"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sınav fetişizmi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sinav-fetisizmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sinav-fetisizmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Test çözmekle geçen o kayıp yılların çocuklarımızdan neleri alıp götürdüğü bir yana; acaba bunca fedakarlıktan, bunca mahrumiyetten kazanılanlar, kaybedilenleri kaybetmeye değiyor mu?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Her yıl bu dönemde zirve yapan sınav gerilimi son iki hafta sonumuzu de kargaşaya boğarak yaşandı ve geçti. Geçti diyorum ama aslında geçen bir şey yok! Türkiye’nin yirmi beş yaş altı nüfusu mütemadiyen bu sınav süreçlerini hayat diye en gerilimli versiyonuyla yaşayıp duruyor.</p>

<p>İçinde olduğumuz için yeterince farkında olamıyoruz ama gerçekten izahı makul şekilde yapılamayacak derecede çılgınca bir hal aldı bu süreçler. Çocuklarımıza gerçekten yazık ediyoruz. Burada defalarca değindim; kreş dönemlerinden başlayan ve neredeyse hayatlarının çeyrek asrı boyunca (YKS, LGS ve KPSS’yi de eklersek) devam eden bu süreçler yeni nesillerimizi birçok yönden tüketiyor. Kafalarını kaldırmadan test çözerek geçirdikleri bu gerilimli eziyet yılları çocuklarımızın hem çocukluğunu hem gençliğini ve hatta hem de yetişkinliğe adım attıkları ilk olgunlaşma yıllarını ellerinden alıyor. İnsan hayatının belki de öğrenmeye, anlamaya, inşa olmaya en açık olunan, en paha biçilmez dönemleri neredeyse hiç yaşanmadan ve hayattan hiçbir insani birikim alınamadan öylece gelip geçiyor. Dayatmalı kariyer planları, kendi yapamayıp çocuğundan bekleyen veli ihtirasları, yeteneklerin, eğilimlerin asla dikkate alınmadığı standart mesleki planlamalar, yukarıdan aşağıya dikte edilen zorunlu istikametler insanı insan kılan hayallerin, tasavvurların, tahayyüllerin yerini alıyor. Kim bu mekanik düzene itiraz etmeye yeltenirse karşına “Sistem bu, uyacaksın!” sopası çıkarılıyor. Kimin dayattığını bilmediğimiz bir mecburiyet düzeni bu, herkesi saran bir sınav ve kariyer histerisiyle yaşanıyor!</p>

<p>Dev bir sektör oluştu, bu sistemden ekmek yiyen çok, nihayetinde bir iş ve kazanç alanı… Ama belki de tam bu yüzden tartışılamıyor, sorgulanması teklif dahi edilemiyor. Okul yıllarında yapılan bütün sınavların nihai hedefi bir üniversite kazanmak ve o üniversiteyi bitirip bir diploma almak! Üniversite bu kadar önemli mi peki? Bir toplumun bütün çocuklarının üniversite hedefiyle büyütülmesi, bunun için hayattan tamamen yalıtılmış test mahzenlerine zincirlenmesi akıl işi mi? Bir ülkenin dengeli gelişmesi ve kalkınması için bu tek kanallı sistem mantıklı mı?</p>

<p>Test çözmekle geçen o kayıp yılların çocuklarımızdan neleri alıp götürdüğü bir yana; acaba bunca fedakarlıktan, bunca mahrumiyetten kazanılanlar, kaybedilenleri kaybetmeye değiyor mu? Alman yazar Hanno Sauer, ‘Ahlak’ ismini verdiği kitabında bu madalyonun parlatılmamış, karanlıkta kalan yüzüne bakıyor: “Yüksek ebeveyn beklentileri altında ezilen iyi eğitimli, entelektüel açıdan son derece donanımlı gençler, büyük umutlar ve parlak üniversite diplomalarıyla yetişkinler dünyasına adım atar, ancak tünelin sonundaki ışığın tıka basa dolu bir hazine sandığından değil, yaklaşan bir trenden geldiğini fark eder. Herkes çok iyi eğitim aldığından, kendini kanıtlama zorunluluğunun hamster çarkında acımasız rekabet hiç bitmez, sonuçta şanlı üniversite diplomalarının kolaylıkla dolgun maaşlara dönüşeceğine dair örtük güvencenin koca bir palavra olduğu ortaya çıkar”</p>

<p>Hafta sonu haberlerinde sınavı kaçırma tehlikesi yaşayan gençlerin canhıraş koşuşturmalarını izledik bol bol. Kaçırılmış bir sınav, hayatın sonuydu birçoğuna göre. Böyle bir fikrisabite kapıldığı ve üstündeki baskıyı taşıyamadığı için intihar edenler de oldu geçtiğimiz yıllarda. İnsanları ölümün eşiğine kadar taşıyan bu karanlık illüzyon yazık ki toplumsal gerçekliğimiz bizim!</p>

<p>Gençler, üniversitenin geleceğe giden tek geçerli yol olduğu yalanına inanmayın! Eğer üniversite okumak istiyorsanız elbette bunun için gerekeni yapın. Ama bu konuda tereddüt içindeyseniz, bilin ki yaşamanın, ekmeğini kazanmanın, sizi hayallerinize götürecek yolun sayısız güzergâhı var. Sınav kaçırmak, kaybetmek, üniversiteyi kazanamamak hayatın içindeki geçici ve sandığımızdan daha küçük olumsuzluklar sadece! Asla hayatın sonu değil, aksine başka güzel şeylerin başlangıcı da olabilir pekâlâ!</p>

<p>Sınav fetişizmine kapılmış ebeveynler! Sınavdan sizi dostlarınıza havalı gösterecek bir sonuç alamadığı için çocuklarınızı hırpalamayı bırakın! Çocuklarınızın sizin için sınav sonuçlarıyla ölçülemeyecek kadar büyük bir değere sahip olduğunu hatırlayın! Bir bireyi iyi bir insan yapacak, başarılı kılacak pek çok şey var hayatta. Ve unutmayın, bu ülkenin ayakta kalmasını sağlayan emek-yoğun işlerin çoğunda üniversite mezunu olmayan, alın teriyle üreten ve ülkesine kazandıran iyi ve değerli insanlar çalışıyor.</p>

<p>Rızk Allah’tandır ve kaderimizi yazan da odur. Bu gelecek kaygısı, bu histerik kariyer saplantıları inanan insanlara yakışmıyor. Bu illüzyonun kırılması ve bu sınav fetişizminin terkedilmesi bu ülkenin geleceği için de şart; ama birkaç kişinin parmağını şaklatması yazık ki durumu değiştirmeye yetmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Gökhan Özcan, Yeni Şafak</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sinav-fetisizmi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/simavv.jpg" type="image/jpeg" length="20706"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[At gözlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/at-gozlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/at-gozlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Farkında olmadan kendilerine at gözlüğü takılmış olanlar, aslında, hiç de fena kimseler değildirler. Değer verdikleri, güvendikleri kimseleri dinleyerek veya yetiştirildikleri/imal edildikleri kurumlarda, kendilerine öğretilenle yetinerek, -yetişme çağında -zihinlerine yerleştirilenler esas olmak üzere, öğrendikleri diğer şeyleri biriktirirler; değişmez olan, temel olan, “imal edildikleri safhada” kendilerine öğretilenlerdir.</p>

<p>Rahmetli Alev Alatlı’nın, internette, resminin ve imzasının eşliğinde dolaşan şu sözleri, hepimizi düşündürmelidir:</p>

<p>“Ne biçim Türkleriz ki bizim ideolojimizi bir Yahudi yazıyor!</p>

<p>Zira Yahudi Moiz Kohen (Munis Tekinalp) Kemalizmin ideoloğudur.”</p>

<p>Biraz araştırınca görülüyor ki;</p>

<p>Moiz Kohen (1883-1961), Selanik’te yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Moiz’in babası bir haham idi, kendisi de Haham eğitimi aldı… Masonluğa girdi. Kemalizm’i tanıtan çeşitli kitaplar ve yazılar yazdı. Halk evleri’nde konuşmalar yaptı. Türkiye’de Munis Tekinalp olarak bilinen Moiz Kohen 1961 yılında Fransa’nın Nice şehrinde öldü ve oradaki “Yahudi mezarlığına” gömüldü. (İnternet)</p>

<p>Moiz Kohen’in yaptıklarını, yine Yahudi bir profesörün ilmi yazısında görelim:</p>

<p>BiLDiRi ÖZETi<br />
Atatürk Devrimleri ve Moiz Kohen (Tekinalp)</p>

<p>Prof. Dr. Jacob M. Landau Kudüs İbrani Üniversitesi Siyasal Bilimler Bölümü</p>

<p>“Munis Tekinalp adıyla tanınan Mois 1883'te Seres'te doğmuş, 1912'de Selanik'ten Istanbul'a gelmiş ve 1961’ de ölmüştür. O, Pan-Türkizm, Osmanlılık gibi kitapları yazdıktan sonra Kemalizmin ilk ve en ciddi uzmanlarından biri olmuştur. 1928-1944 yılları arasında yayımladığı Kemalizm, Türkleştirme ve Türk Ruhu Kemalist ilkelerinin çok etkileyici birer analizidir. Kemalizm’in özünü ve sorunlarını derinliğine inceler ve onlarla başa çıkmanın yollarını arar. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra İstanbul Belediye Meclisi'ne seçilen Tekinalp, bu dönemde Türkiye'nin ekonomik sorunlarını Devletçi + liberal karışımı yolla çözüm olanaklarını araştıran birçok makale yazmıştır.”</p>

<p>Munis Tekinalp, Ziya Gökalp’in yakın arkadaşı idi. Tekin ve Alp gibi koyu Türklük ifade eden kelimeleri kullandı, gerçek kimliğini Ziya Gökalp dahil, (vefatı: 1924) kimsenin bilmiyordu, gerçekte bir Yahudi olduğu, Fransa’da, Nice şehrinde 1961 yılında öldüğünde cenazesinin, sinagogtan kaldırılmasıyla anlaşılmıştı, çok az, dikkatli, bilinçli kimse o zaman, onun gerçekte bir yahudi olduğunu fark etti, ama, Türkiye’deki insanlar, Türk aydınlarının pek çoğu, Munis Tekinalp adını kullanarak Ziya Gökalp dahil, herkesi aldatan Moiz Kohen’in GERÇEK kimliğini BİLMEMEKTEDİR.</p>

<p>İsmail Gaspıralı, Ahmet Mithat Efendi, Ömer Seyfettin çizgisinde gelen kendimize dönüş, yerlilik akımını, İslamdan sıyırarak, yahudinin işine gelen yörüngeye oturtan Moiz Kohen’in NE YAPTIĞINI, Şevki Karabekiroğlu şöyle özetlemektedir:</p>

<p>“Tekin Alp, Namı diğer Moiz Kohen,</p>

<p>Türkleri Yahudileştirmek için yoğun mesai harcadı.</p>

<p>Kemalizm adında bir kitabı var. "Türk'ün yeni amentüsü"nü yazdı.</p>

<p>Eski Türk dinlerini diriltmeye çalıştı. Atalar kültü gibi…</p>

<p>Yeni ulus devlette İslam yerine Gök Tanrı dinini Ümmet yerine de ulus fikrini İkame etmeye çalıştı.</p>

<p>Çaldığı maya bayağı tutmuş olacak ki Ortalık İslamsız Türk dolu.</p>

<p>Efendim:</p>

<p>4 çeşit Türk milliyetçiliği var.</p>

<p>1. Ahmet Arvasi'nin başını çektiği İslam potasında erimiş milliyetçilik.</p>

<p>2.Türkeş ve Dündar Taşer'ın temsil ettiği İslam ile barışık ve beraber yürüyen milliyetçilik.</p>

<p>2. Yahudilerin başını çektiği İslamsız milliyetçilik</p>

<p>3. Ulusalcıların başını çektiği milletsiz milliyetçilik.”</p>

<p>Tabii, Yahudi’nin ortaya koyduğu Kemalizm ile Kemal Atatürk’ün hiçbir ilgisinin olmadığını belirtmeye gerek yoktur. Almanya’da doğup babası gibi haham olan Şimon, gerçek kimliğini gizleyip Hans adını kullanarak Alman nasyonalistlerinin en etkililerinden birinin yakın arkadaşı olarak onu etkilese, Hitlerizm konusunda kitaplar yazsa, sonra Almanya dışına çıkıp yıllar sonra öldüğünde cenazesinin sinagogtan kaldırılmasıyla Yahudi olduğu anlaşılsa, Almanlar, onun ortaya koyduğu ideolojiye bağlı kalırlar mıydı?</p>

<p>İdeal, idealizm, ülkü, ülkücülük, değerlidir; ideoloji, insana, farkına varmadan at gözlüğü taktırır. Bu, yalnız Moiz Kohen’in ideolojisi Kemalizm için geçerli değildir.<br />
Alınız Fetöcüleri: Bu insanlarımız, asla kötü kimseler değildirler, tam aksine, çok iyi, fedakar, iyilik sever, hizmet aşkı ile dolu kimselerdir. İslam’a hizmet ettikleri kanaatindedirler, ibadetlerini yerine getirirler. Yetiştirildikleri/imal edildikleri safhada, “hep aynı” yöne doğru, “hep belli kitapları okuyarak” gelmişlerdir. İslamı böyle anlatan, ibadetlerini yerine getiren bir zatın, Amerikan aleti olabileceği, onlar için, saçma ötesi, uydurulmuş, zırva bir iddiadır. İngiliz casusu Lawrence’in, “işi bittikten sonra bile”, alışkanlığını terk edemeyerek, geceleri teheccüd namazı kıldığı çok iyi bilinmektedir. Bir Müslüman, sabah namazına bile zor kalkar, Hayati İnanç Beyin deyimi ile “büyük başarıdır” uykuyu bırakıp namaza kalkmak. Lawrence, sabah namazından başka, Teheccüd namazı (gecenin üçte ikisi geçince) bile kılıyordu.</p>

<p>Oyun, bizde tutmadı, Irak’ta tuttu.</p>

<p>Orada, Kesnedani bu işi kotardı. Çok dindar görünen bu kişinin hala bağlıları vardır, herhalde. Amerikan gavuru (bu kelimeyi, gavurlar hakkında, hakaret kastı olmaksızın, bir sıfatlarını belirtmek ve ‘gavura gavur demeyi yasak eden’ İslahat Fermanının (1856) artık hükmü kalmadığını hatırlatmak için israrla kullanıyorum) Türkiye izin vermediği için Irak’a kuzeyden giremedi, güneyden girdiği gün, bu Kersnedani “kimse evinden çıkmasın” buyurdu, Cumhuriyet Muhafızları da çıkmadı, subayları bu Kesnedani’ye kapılmıştı, Amerikan gavuru, koca ülkeyi kolayca işgal etti. Kesnedani’nin şimdi, Kanada’da yaşadığı söyleniyor. Irak’ta da Amerikan askerlerinin bıraktıkları çocuklar ortalıkta dolaşmakta, babalarını aramaktalar.</p>

<hr align="center" size="0" width="99%" />
<p>At gözlüğünden kurtulmak, hiç kolay değildir; insanın, aldandığını kabul etmesi çok zordur. “Okumuşum, general olmuşum, profesör olmuşum, hakim olmuşum, savcı olmuşum, doktor olmuşum, mühendis olmuşum, aydın denilen okumuşların en yüksek mertebesine gelmişim; bu kadar akıllı olan ben, nasıl aldanmış olabilirim? Benim gibi yetişen şu kadar arkadaş, hepimiz, nasıl aldanmış olabiliriz? diye düşünürler herhalde. Çevreleri, dostlukları da böyle meydana gelmiştir, aralarında muhabbet, bağlılık, vefa vardır. Bunlara diyecek yoktur; tabii, dostlukları, çevreleri öyle devam edecektir.</p>

<p>Hani, “Kral çıplak!” hikayesi var ya, akla o geliyor.</p>

<p>İki olayla bitirelim:</p>

<p>*Rahmetli Atsız, Rahmetli Bülent Yavuz Bakiler’e demiş ki:<br />
“Sakın bir Kemalistle tartışma! O, “3 kere 3; 25 eder” mi dedi, itiraz etme, “ben 3 kere 3 dokuz eder diye biliyordum, 25 edermiş” de.</p>

<p>*Amerika’da Müslümanlar, isimlerinden dolayı Müslüman oldukları anlaşıldığı için, isimlerini değiştiriyorlar. Biz farkında değiliz; İslam, Amerika’da ve Batı Avrupa’da hızla yayılıyor. Yeni hidayete eren beyaz Amerika’lı da, Müslümanların kullandıkları isimlerden birini benimsiyor. Sonra, bu yeni isminden dolayı öyle bir mahalle baskısına uğruyor ki, eski adını kullanıyor, Müslüman ismini gizli tutuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Malezya’da Müslüman adı Abdulvahid olan bir Amerika’lının konferansını dinlemiştim: “Biz çoğalıyoruz; Kennedy de seçilinceye kadar Katolik olduğunu açıklamadı (Protestanlık, Katoliklik, ayrı dinlerdir, biz “mezhep” zannediyoruz). Çocuklarımız alcohol free, drug free” cümlesi hatırımda kalmış.<br />
Amerika’da Müslümanlar böyle baskı altında iken, Pensilvanya’da CIA nin karagahının yakınındaki çiftliğinde yaşayan, Müslümanları Dünya çapında örgütleyen çok ünlü biri vardı.</p>

<hr align="center" size="0" width="99%" />
<p>Bu iki gruptan başka, üzerinde durulması gereken at gözlüklü bir grup daha var ki, “Kur’an-ı Kerimi önde tutan”, iyi niyetli, bilgili, gayretli, fakat 1000 yıllık kültürümüzü, geleneğimizi, mayamızı, kıvamımızı yerle bir eden, kaş yapayım derken göz çıkaran yeni ilahiyatçıları, bu deviricileri gelecek haftaya bırakalım.<br />
18 Haziran 2026</p>

<p>Mehmet Maksudoğlu</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/at-gozlugu</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/at-gozlugu-melon-sapka.webp" type="image/jpeg" length="27777"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigorta sektörü savaşın yeni ‘normaline’ hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sigorta-sektoru-savasin-yeni-normaline-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sigorta-sektoru-savasin-yeni-normaline-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyük güçler arasındaki gerilim, sigorta sektörünü “savaş” tanımını yeniden yazmaya zorluyor. Lloyd’s çevresinde, hangi saldırının savaş sayılacağına karar verecek bağımsız komisyon seçeneği masada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Küresel sigorta sektörü, dünyanın artık düşük yoğunluklu çatışmalar, sabotajlar, siber saldırılar ve vekâlet savaşlarıyla şekillenen yeni bir döneme girdiğini kabul ederek poliçelerdeki “savaş” tanımını yeniden ele alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Financial Times’ın haberine göre, Lloyd’s bünyesindeki uzmanlar özellikle denizcilik ve havacılık sigortalarında kullanılan savaş istisnalarının kapsamını tartışıyor. Mevcut hükümler, ABD, İngiltere, Fransa, Çin veya Rusya arasında savaş çıkması halinde teminatların geçersiz sayılmasını öngörüyor.</p>

<p>Ancak yeni dönemin sorunu, savaşın artık klasik cephe ilanıyla başlamaması. Siber saldırılar, drone operasyonları, denizaltı sabotajları ve “düşmanca eylemler” ile doğrudan savaş arasındaki sınır giderek bulanıklaşıyor.</p>

<p>Sigorta brokeri Marcus Baker, piyasanın beş büyük güçten ikisini içine alabilecek ciddi bir olaya “tehlikeli derecede yakın” olduğunu belirterek, sektörün neyin savaş sayılıp sayılmayacağı konusunda daha fazla netliğe ihtiyaç duyduğunu söyledi.</p>

<p>Bu çerçevede gündeme gelen seçeneklerden biri, belirli bir çatışmanın sigorta ödemeleri açısından resmen savaş kabul edilip edilmeyeceğine karar verecek bağımsız bir komisyon kurulması. Ancak hukukçular, böyle bir komisyonun kararlarının farklı ülkelerin mahkemelerinde bağlayıcı olup olmayacağı konusunda soru işaretleri bulunduğunu belirtiyor.</p>

<p>Sigorta sektöründeki bu arayış, savaşın artık olağanüstü bir istisna değil, küresel ekonomi ve ticaretin kalıcı risk başlıklarından biri hâline geldiğini gösteriyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sigorta-sektoru-savasin-yeni-normaline-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/i-m-g-1245.jpeg" type="image/jpeg" length="90328"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’nin karanlık ismi Peter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdnin-karanlik-ismi-peter-thielin-gizli-cemiyeti-dialog</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdnin-karanlik-ismi-peter-thielin-gizli-cemiyeti-dialog" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Peter Thiel’in 20 yıldır gizlenen elitler tarikatı "Dialog" sızdırıldı! Küresel gücü elinde tutan milyarderler, NATO komutanları ve teknoloji devlerinin kapalı kapılar ardında savaşı, yapay zekayı ve dünya düzenini kurguladığı karanlık toplantıların kirli sicili tüm çıplaklığıyla ifşa oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Peter Thiel’in ABD’nin siyaset, finans ve teknoloji alanındaki nüfuzlu isimlerini bir araya getirdiği gizli cemiyeti “Dialog” açığa çıktı.</p>

<p><i>WIRED</i>’da yer alan <a href="https://www.wired.com/story/leak-exposes-members-of-peter-thiels-secretive-dialog-society/" rel="noopener" target="_blank">habere</a> göre cemiyetin iç kayıtları internette açıkta kaldı ve bu kayıtlarda, derneğin etkinliklerine katılanların isimleri yer alıyor.</p>

<p>Dialog adlı cemiyet, milyarder teknoloji yatırımcısı ve Palantir’in kurucusu Peter Thiel tarafından 2006 yılında kurulan, davetle katılımın mümkün olduğu özel bir kuruluş.</p>

<p>Grup, ABD’li yetkilileri, yabancı hükümet temsilcilerini ve Silikon Vadisi yöneticilerini, kayıt dışı yıllık toplantılarda bir araya getiriyor.</p>

<p>Dialog, yirmi yıldır üye listesini açıklamayı reddediyor.</p>

<p>Web sitesinin kodunda yer alan bir dizin, ilk olarak İsviçreli hacker “maia arson crimew” tarafından ortaya çıkarıldı.</p>

<p>ABD hükümetinin Uçuş Yasağı Listesi’ni ifşa etmesi ve güvenlik kamerası şirketi Verkada’nın sistemine sızmasıyla tanınan hacker, <i>WIRED</i>’e bu dizinin isimsiz bir ihbar yoluyla ortaya çıktığını söyledi. <i>WIRED</i>, dizinin içeriğini bağımsız olarak doğruladı.</p>

<p>Bir kaynak, <i>WIRED</i>’e ayrı olarak Dialog’un 2026 yılına ait inziva etkinliğinin kayıt listesini sağladı.</p>

<p>Listede 222 kişinin adı yer alıyor ve her bir katılımcının üyelik durumu ile katılımcı türü –“aktif üye” ve “misafir” dahil– belirtiliyor. İnziva etkinliği, 12-16 Ağustos tarihleri arasında İrlanda’nın Dublin kentinin dışındaki Powerscourt Oteli’nde yapılacak.</p>

<p>Aynı veriler, “Para (Gerçekten?) Mutluluğu Satın Alır mı?”, “Nükleer Enerjiyi Geri Getirelim”, “Üçüncü Dünya Savaşı’nda Yol Bulmak”, “Savaş Alanı Teknolojileri” ve “Cinsel Yaşamınız Nasıl?” gibi kapalı oturumlardan oluşan bir programı ortaya koyuyor.</p>

<p>Diğer konuşmalar arasında, Hristiyan ağ sitesi Pray.com’un kurucusu tarafından yönetilen “Bir Tarikat Kurun” ve eski bir Beyaz Saray ulusal güvenlik yetkilisi tarafından yürütülen “Bir Parti Kurun” yer alıyor.</p>

<p>Belgeler, tipik bir düşünce liderliği konferansının sıradan içeriğinin yanı sıra, olağanüstü bir iktidar birleşimini de ortaya koyuyor.</p>

<p>Kayıt kayıtlarında, Temmuz 2025’te göreve başlayan ve sızdırılan listede 2021’den beri Dialog toplantılarına katıldığı belirtilen NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanı ve ABD Avrupa Komutanlığı Başkanı General Alexus Grynkewich’in adı yer alıyor.</p>

<p>Web sitesindeki rehberde, görevdeki Trump yönetimi yetkilileri, iki ABD senatörü, “PayPal Mafyası”nın altı üyesi, eski bir Orta Doğu istihbarat şefi ve görevdeki bir ABD büyükelçisinin yanı sıra, ülkenin en büyük gözetim, veri aracılık ve reklam verisi şirketlerinin kurucuları ve yöneticileri de yer alıyor.</p>

<p>Bu yöneticiler, kendi sektörlerini denetleyen üst düzey ABD yetkilileriyle yan yana görünüyor.</p>

<p>Örneğin Dialog’un başkanı Auren Hoffman, tüketici veri ekonomisinin en önemli tedarikçilerinden ikisi olan konum verisi aracısı SafeGraph ve kimlik belirleme şirketi LiveRamp’ı kurdu.</p>

<p>Hoffman, dizinde, finansal verilerle ilgili kuralları belirleyen Hazine Bakanı Scott Bessent ve Federal Ticaret Komisyonu ile veri gizliliği otoritesini denetleyen Ticaret, Bilim ve Ulaştırma Komitesi Başkanı Senatör Ted Cruz ile birlikte yer alıyor.</p>

<p>Palantir’in kurucu ortağı Joe Lonsdale, Ordu Bakanı Dan Driscoll ve Palantir’in sözleşme yaptığı kurumları denetleyen Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi’nin kıdemli üyesi Temsilci Jim Himes ile aynı dernekte listeleniyor.</p>

<p>Bu haberde adı geçen kişilerin hiçbiri yorum taleplerine yanıt vermedi. LinkedIn profilinde kendini Dialog’un icra direktörü olarak tanıtan ve <i>How to Be a Grown-Up</i> [<i>Nasıl Yetişkin Olunur?</i>] adlı kişisel gelişim kitabının yazarı olan Raffi Grinberg, yorum talebine yanıt vermedi.</p>

<p>Kayıt kayıtları, sadece Dialog’a kimlerin üye olduğunu değil, aynı zamanda kimlerin etkinliğe katıldığını da gösteriyor gibi görünüyor.</p>

<p>Sızan kayıtlara göre, 2026 yılındaki etkinliğe kaydolan 222 kişiden 87’si ilk kez katılanlar olarak işaretlenmiş.</p>

<p>Diğerlerinin ise on yıldan fazla bir geçmişi var ve birkaçı derneğin 20 yıl önceki kuruluşuna kadar uzanıyor. Grynkewich dahil olmak üzere kayıt yaptıranların hiçbiri devlet e-posta adresi kullanmamış.</p>

<p>Hepsi kişisel veya kurumsal hesaplarla kayıt yaptırmış; böylece katılımları, kamu kayıtları yasalarına tabi e-posta sistemlerinin kapsamı dışında kalmış.</p>

<p><i>WIRED</i>’a göre bu listeyi herhangi bir unvan veya görevden daha fazla birleştiren şey, yapay zeka, uzun ömür ve yakın geleceğe yönelik ortak bir ilgi.</p>

<p>Kayıt formunda geleceği tahmin etmeleri istendiğinde, kayıt yaptıranlar defalarca aynı temaya geri döndüler: Yapay zekanın birkaç yıl içinde iş, savaş, eğitim ve inanç alanlarını yeniden düzenleyeceği.</p>

<p>Birçoğu, kitlesel işsizlik ve sendikalara ve devlet programlarına geri dönüş öngörüyor; diğerleri ise bir “yapay zeka kışı”, veri merkezlerini hedef alan iç terör, sanıkların kamu avukatları yerine yapay zeka avukatlarını tercih etmesi ya da bu dönüşümün tetikleyeceği dini bir canlanma olacağını tahmin ediyor.</p>

<p>Başka bir kişi, “Toplumsal yozlaşma hızlanmaya devam edecek,” diye öngörüyor.</p>

<p>Üyeler ayrıca “eğlence evi yapımı,” aksan taklidi, dağ kayakçılığı, kentsel keşif ve “gerçekliğin doğasına dair meditatif ve psikedelik araştırma” gibi yeteneklerini sıralıyor.</p>

<p>Biri “şefkat ve varoluşsal korku,” diğeri ise “akşam yemeği partileri, sır saklama, doğum günlerini hatırlama” gibi yetenekleri olduğunu öne sürüyor.</p>

<p>Kitap önerileri ise klasik ve “optimizasyon odaklı”: Marcus Aurelius ve Milan Kundera’nın yanı sıra Annie Duke’un <i>Thinking in Bets</i> [<i>Bahislerle Düşünmek</i>], Peter Attia’nın <i>Outlive</i> kitapları ve en az bir katılımcının önerisiyle Thiel’in kendi kitabı <i>Zero to One</i> [<i>Sıfırdan Bire</i>].</p>

<p>Dialog aynı zamanda çöpçatanlık da yapıyor. Katılımcı formunda kayıt yaptıranlara “Aşk arıyor musunuz?” diye soruluyor ve “gelecekteki eşleştirme” çalışmalarına “Bekar Erkek”, “Bekar Kadın” veya “Diğer” yanıtlarını dahil etme seçeneği sunuluyor.</p>

<p>Ayrı bir site olan dating.dialog.org, “olağanüstü insanlar için anlamlı bağlantılar” sloganıyla tanıtılan bir uygulamaya ev sahipliği yapıyor.</p>

<p>Form ayrıca, her katılımcının “siyasi eğilimi” de dahil olmak üzere hassas bilgileri topluyor. Dialog, bu bilgilerin “asla uygulamada veya diğer katılımcılarla paylaşılmayacağını” taahhüt ediyor. Ama bu veriler ve eşleştirme yanıtları, sızıntı sonucunda açığa çıktı.</p>

<p>Kayıtlar, ticari bir veritabanı olan Airtable’da tutuluyor. Dialog, her katılımcı için üyelik durumunu, kişinin katıldığı tüm inziva etkinliklerini, özgeçmişini, yaşadığı şehri ve kişisel erişim tokenini kaydediyor.</p>

<p>Sızdırılan kayıt listesinde, 113’ün kamuya açık dizininde yer almayan üst düzey isimler de yer alıyor: Şu anda İngiltere Merkez Bankası’nın Finansal Politika Komitesi’nde görev yapan eski Federal Rezerv Başkanı Randy Kroszner; Uyuşturucu ile Mücadele İdaresi’nin (DEA) eski genel danışmanı ve vekil genel sekreteri Hallie Hoffman; İftira ve İnkârla Mücadele Birliği’nin (ADL) genel müdürü Jonathan Greenblatt; Cato Enstitüsü Başkanı Peter Goettler; Charles Koch Vakfı’nın yönetici direktörü Ryan Stowers; ve Chicago Üniversitesi’nden Nobel ödüllü iktisatçı Roger Myerson.</p>

<p>Listede ayrıca, şirketin öncü yapay zeka bölümünün küresel ilişkilerinden sorumlu Tom Lue’nun da aralarında bulunduğu bir grup Google ve Google DeepMind yöneticisi ile Washington Post’un ulusal güvenlik muhabiri Souad Mekhennet yer alıyor.</p>

<p>Üyelerin geri kalanı arasında hedge fon ve özel sermaye milyarderleri, görevdeki ve eski yabancı yetkililer, ulusal televizyon kanallarında rol alan oyuncular, en çok satan yazarlar ve dini liderler yer alıyor.</p>

<p>Dialog’un kayıt bilgilerini barındıran aynı çevrimiçi veritabanında açıkta bıraktığı birkaç iç belgeden biri, etkinlik moderatörlerine yönelik bir kılavuz.</p>

<p>Bu kılavuzda moderatörlerin katılımcılara her şeyin “kayıt dışı” olduğunu, yorumların ise özlü ve “aşikar olmayan” şekilde yapılması gerektiğini hatırlatmaları isteniyor.</p>

<p>Ayrıca, senatörler, üst düzey yetkililer ve iş dünyası devleriyle dolu bir odada “statü göstergelerinden kaçınmak” için kısa tanıtımlar yapmaları konusunda da yönlendiriliyorlar.</p>

<p>Dialog, kurulduğu günden bu yana kamuoyunda neredeyse hiç iz bırakmadan faaliyet gösterdi. Yılda en az bir kez, koltukların önceden belirlendiği, oturumların moderatör tarafından yönetildiği ve söylenen hiçbir şeyin kaynak gösterilemeyeceği kuralının geçerli olduğu bir toplantı düzenliyor.</p>

<p>Grubun Washington, DC bölgesinde bir kampüs kurma planlarını ilk kez haber yapan <i>Axios</i>’a göre, geçmişteki toplantılar Arizona’daki Ritz-Carlton Dove Mountain ve İtalya’nın Venedik kentindeki San Clemente Palace’ta gerçekleştirilmişti.</p>

<p>Cemiyet, Batı’daki siyasi ve iş dünyası elitlerinin kapalı kapılar ardında bir araya geldiği Bilderberg toplantılarının teknoloji sektörü versiyonu olarak nitelendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstatistikçi Andrew Gelman, 2022 yılında blogunda Dialog’un davetiyelerinden birini yayınlamış ve etkinliğin formatını ve 16.000 dolardan fazla olan kayıt ücretini açıklamıştı.</p>

<p>2014 yılındaki toplantı, yaklaşık 150 davetli arasında Jeffrey Epstein’in de yer aldığı davet listesinin, ABD Adalet Bakanlığı’nın Epstein dosyalarını kamuoyuna açıklamasının ardından bu yıl yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Epstein’in toplantıya katılıp katılmadığı ise hâlâ belirsizliğini koruyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdnin-karanlik-ismi-peter-thielin-gizli-cemiyeti-dialog</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/i-m-g-1244.png" type="image/jpeg" length="93581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hafter, ABD'nin Libya planını kabul etti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hafter-abdnin-libya-planini-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hafter-abdnin-libya-planini-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halife Hafter'e bağlı güçler, ABD Başkanı Donald Trump'ın danışmanı Massad Boulos'un sunduğu siyasi çözüm önerisini kabul ettiklerini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Libya'nın doğusunu kontrol eden savaş ağası Halife Hafter'e bağlı güçlerin Genel Komutanlığı, ABD Başkanı Donald Trump'ın danışmanı Massad Boulos tarafından sunulan siyasi çözüm önerisini kabul ettiklerini açıkladı.</p>

<p>Yapılan açıklamada, önerinin Libya konusunda daha önce sunulan girişimlere kıyasla "daha gerçekçi" olduğu belirtilerek, ülkenin karmaşık siyasi ve güvenlik koşullarını dikkate aldığı ifade edildi.</p>

<p>Hafter güçleri, planın hem yerel hem de uluslararası destek görmesi halinde ileri müzakereler için uygun bir zemin oluşturabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, girişimin nihai bir anlaşmaya dönüştürülmesi amacıyla müzakerelere katılmaya hazır olunduğu belirtilerek, bunun Libya'nın ulusal çıkarlarına ve istikrarına hizmet etmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<h3><strong>"Libya'nın birliği korunmalı"</strong></h3>

<p>Hafter güçleri ayrıca, herhangi bir siyasi sürecin Libya'nın birliğini, egemenliğini ve devlet kurumlarını koruması gerektiğini savundu.</p>

<p>Açıklamada, siyasi çözümün geniş tabanlı ulusal uzlaşıya dayanmasının zorunlu olduğu ifade edildi.</p>

<h3><strong>Seçim için yol haritası açıklanmıştı</strong></h3>

<p>Gelişme, Libya'nın üç önemli siyasi kurumu olan Temsilciler Meclisi, Devlet Yüksek Konseyi ve Başkanlık Konseyi'nin seçimlere yönelik ortak bir yol haritası üzerinde uzlaştıklarını duyurmasının ardından geldi.</p>

<p>Plan kapsamında, devlet başkanlığı ve parlamento seçimlerinin eş zamanlı olarak en geç 17 Şubat 2027 tarihinde yapılması öngörülüyor.</p>

<p>Yol haritasında ayrıca daha önce üzerinde uzlaşı sağlanan seçim yasaları, "6+6" olarak bilinen seçim çerçevesi, anayasa değişikliği ve danışma komitesinin tavsiyeleri de yer alıyor.</p>

<h3><strong>ABD planının ayrıntıları belirsiz</strong></h3>

<p>Massad Boulos tarafından önerilen planın ayrıntıları ise henüz kamuoyuna açıklanmadı.</p>

<p>Özellikle seçimlere kadar geçecek süreçte ülkenin nasıl yönetileceği ve geçiş döneminde yetkinin kimde olacağı konularında soru işaretlerinin sürdüğü belirtiliyor.</p>

<p>ABD'nin son dönemde Libya'daki doğu ve batı merkezli rakip yönetimleri ortak bir siyasi yapı altında birleştirmeyi hedefleyen diplomatik girişimlerini artırdığı ifade ediliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hafter-abdnin-libya-planini-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/i-m-g-1243.jpeg" type="image/jpeg" length="64569"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin, cezaevlerindeki tutsakların organlarını çaldığı ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/esed-rejiminin-cezaevlerindeki-tutsaklarin-organlarini-caldigi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/esed-rejiminin-cezaevlerindeki-tutsaklarin-organlarini-caldigi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye'de cezaevlerindeki tutsakların organlarının Esed rejimi tarafından çalındığı ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan ve eski subaylar ile doktorların tutuklulardan organ çaldıklarını itiraf ettiği videolar, Suriye'de büyük tepkiye yol açtı.</p>

<p>Bu hafta sosyal medyada yayımlanan videolarda, gözaltındaki eski askeri yetkililer ve doktorlar, Esed rejiminin istihbarat şubelerinde tutulan tutsaklar üzerinde ameliyatlar yaptıklarını itiraf ediyor. Bu operasyonlarda böbrek ve karaciğerlerin alındığı ve üst düzey güvenlik yetkilileriyle bağlantılı hastalara nakledildiği belirtiliyor.</p>

<p>Gözaltındaki kişilerden biri olan ve Şam'daki Tişrin Askeri Hastanesi'nde görev yapmış eski bir doktor, 215. Şube'de tutulan ve herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan bir tutsak üzerinde ameliyat yaptığını söyledi. Doktor, tutuklunun karaciğerini aldığını, organın daha sonra Cumhuriyet Muhafızları'nda görevli bir üsteğmene nakledildiğini öne sürdü. Söz konusu üsteğmenin babasının Beşar Esed ve kardeşi Mahir Esed'e yakın olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doktor, tutsağın işlemden sonra hayatını kaybettiğini söyledi.</p>

<p>Suriye devlet televizyonu El İhbariye, Başsavcı Hasan et Turba'nın Tişrin Askeri Hastanesi'nin yalnızca bir hastane olarak değil, aynı zamanda ülkenin istihbarat aygıtının bir uzantısı olarak işlev gördüğünü söylediğini aktardı. Turba'ya göre hastanede, üst düzey subayların kontrolü altında çok sayıda suç işlendi.</p>

<p>İngiltere merkezli ITV News, 2023 yılında rejim yanlısı doktorların bu sağlık tesisinde hastalara işkence yaptığını bildirmiş ve hastaneyi "dehşet hastanesi" olarak tanımlamıştı.</p>

<p>Turba, organ alma vakasının Beşar Esed ve kardeşi Mahir'in doğrudan müdahalesini içerdiğini söyledi. Soruşturmacıların, karaciğerinin alındığı iddia edilen tutuklunun kimliğini henüz tespit edemediğini belirtti.</p>

<p>Yerel medya kaynaklarının aktardığına göre Turba, "Şu ana kadar tutuklu hakkında elde ettiğimiz bilgiler, hastanede çalıştıktan sonra firar eden kişilerden geliyor." dedi. Turba, tutuklunun operasyon öncesinde sağlıklı olduğunu da ekledi.</p>

<p>Turba, davanın bundan sonra sorumluların yargılanması için bir soruşturma hakimine sevk edileceğini söyledi.</p>

<p>Esed'in devrilmesinden bu yana onlarca eski askeri yetkili, istihbarat görevlisi ve diğer devlet çalışanı savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar şüphesiyle gözaltına alınmış durumda.</p>

<p><i>Mepa News</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/esed-rejiminin-cezaevlerindeki-tutsaklarin-organlarini-caldigi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/i-m-g-1242.jpeg" type="image/jpeg" length="21470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan açıklama: ABD taahhütlere uymuyor, Hürmüz Boğazı tekrar kapatıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/irandan-aciklama-abd-taahhutlere-uymuyor-hurmuz-bogazi-tekrar-kapatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/irandan-aciklama-abd-taahhutlere-uymuyor-hurmuz-bogazi-tekrar-kapatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran'ın Hatemü’l-Enbiya Karargâhı Merkez Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada ateşkesin ihlal edildiği duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Açıklamada "Amerika Birleşik Devletleri'nin taahhütlerini açıkça ihlal etmesi ve savaşın sona erdirilmesine ilişkin mutabakatın birinci maddesini uygulamaması nedeniyle; ayrıca İsrail'in Güney Lübnan'da ateşkesi sürekli ve devamlı şekilde ihlal etmesine, bunun sonucunda bu mazlum ülkenin yüz binlerce insanının vahşice öldürülmesine ve yerinden edilmesine, ayrıca işgal güçlerinin Güney Lübnan topraklarından çekilmemesine karşılık olarak, Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiği ve deniz ulaşımına kapatıldığını ilan ediyoruz. Bu adımın, düşmanın yükümlülüklerini ihlal etmesine verilecek cevabın ilk aşaması olduğunu vurguluyoruz. Saldırıların devam etmesi halinde, düşmanı taahhütlerine uymaya zorlamak amacıyla ek adımlar planlanacak ve uygulanacaktır" ifadeleri kullanıldı.</p>

<h2><strong>ABD'DEN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA</strong></h2>

<p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise "İran ile görüşmeler Pazar günü olabilir. Birkaç gün içinde İsviçre'ye gitmeyi planlıyorum. Ateşkesin süreceğinden eminim. Görüşmeler iyi gidiyor" dedi.</p>

<h2><strong>NE OLMUŞTU?</strong></h2>

<p>İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran'da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik mutabakata vardıklarını duyurmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"İslamabad Mutabakatı" adı verilen mutabakat zaptı, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanmıştı.</p>

<p>Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın açılması, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeleri içeriyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/irandan-aciklama-abd-taahhutlere-uymuyor-hurmuz-bogazi-tekrar-kapatildi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/hurmz-1.webp" type="image/jpeg" length="20541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan: Sahada güçlü olmayan kendini menüde bulur]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/erdogan-sahada-guclu-olmayan-kendini-menude-bulur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/erdogan-sahada-guclu-olmayan-kendini-menude-bulur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Dünyamız soğuk savaştan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor, alışılagelmiş kalıplar yıkılırken bizim 'Zor oyunu bozar' dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız.' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığında Açık Deniz Karakol Gemisi Cam Roman'ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni'nde konuştu. Erdoğan, "Gemilerimiz muadillerinden daha üstün niteliklerde milli mühimmatlarımız ve silah sistemleri ile donatılıyor. Kendimizle yarışıyor kendi belirlediğimiz eşikleri açmaya çalışıyoruz" açıklamasında bulundu.</p>

<h2><strong>'DÜNYA KÖKLÜ BİR DEĞİŞİM YAŞIYOR'</strong></h2>

<p>Dünyamız soğuk savaştan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Bizim zor oyunu bozar dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Karşılaştığımız her kriz ulusal güvenliğin başkalarına verilemeyeceği kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Türkiye yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru bir şekilde okuyan ülkelerden biridir.</p>

<p>Savunma sektörümüze güvendik. Hayal bile edilemeyecek seviyelere ulaştık. Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma havacılık ürünü ihraç ederek tarihi bir başarıya imza attık. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz. 15'ten fazlası dost ülkelere ihraç edebilme üzere savaş gemileri yapıyoruz. Projelerimizin değeri 25 milyar Euro. Gemilerimizin en az yüzde 80 yerlilikle üretiyoruz.</p>

<p>Gemilerimiz muadillerinden daha üstün niteliklerde milli mühimmatlarımız ve silah sistemleri ile donatılıyor. Kendimizle yarışıyor kendi belirlediğimiz eşikleri açmaya çalışıyoruz.</p>

<p>İcra ettiğimiz tören stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş halidir.</p>

<h2><strong>'KENDİMİZLE YARIŞIYOR, KENDİ BELİRLEDİĞİMİZ EŞİKLERİ AŞMAYA ÇALIŞIYORUZ'</strong></h2>

<p>Gemilerimiz muadillerinden daha üstün niteliklerde milli mühimmatlarımız ve silah sistemleri ile donatılıyor. Kendimizle yarışıyor kendi belirlediğimiz eşikleri açmaya çalışıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İcra ettiğimiz tören stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş halidir. Askeri gemi inşa sanayimiz 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor.</p>

<p>Bugün teslim ettiğimiz gemilerimizde kullanılan savaş yönetim sistemi ve arama kurtarma sistemleri tamamen yerli ve milli şirketlerimize aittir.</p>

<p>Romanya ile imzaladığımız satış antlaşmasıyla Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği ülkesine ilk kez bir savaş gemisi ihraç etmiştir.</p>

<p>Kahraman deniz kuvvetlerimizin gücüne güç katacak Koç Hisar'ı da bugün hizmete alıyoruz.</p>

<h2><strong>'KİMSEYLE ÇATIŞMA PEŞİNDE DEĞİLİZ'</strong></h2>

<p>Kimseyle çatışma peşinde değiliz. Karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir işbirliğinden yanayız. Türkiye'nin gayesi bölgemizde gerilim üretmek değil, barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir. Bugün bu rıhtımda denize uğurladığımız her iki gemide bu vizyonun bu inancın tecüssüm etmiş halidir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/erdogan-sahada-guclu-olmayan-kendini-menude-bulur</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/erdigannm.webp" type="image/jpeg" length="66227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="82214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="24242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="41392"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="57214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="24576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="55725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="59942"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yardım noktasına koşan perişan haldeki Gazzelilere kurşun yağdırıldı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail askerleri, Gazze'de yardım noktasına koşan açlıktan perişan olmuş, dili damağına yapışmış Gazzelilere kurşun yağdırıyor!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortada sözde bir "ateşkes" mutabakatı var ama Yahudi zihniyet için bu sadece yeni bir kalleşlik fırsatı. Açlıktan dizlerinin bağı çözülmüş, çocuklarına bir avuç un götürebilmek için can havliyle toz duman içinde koşturan sivil halkın üzerine mermi yağdırmak, ancak böyle aşağılık bir kavmin işi olabilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de bu yapılanlarla görülüyor ki bunlar, insanlık ailesinin bağrına saplanmış zehirli bir hançerdir. Bir lokma yiyecek için koşan aç insanı hedef alacak kadar haysiyetsiz, ateşkes sözü verip arkadan vuracak kadar cani namertler var insanlığın karşısında. Tarih, rızık peşindeki mazlumu vuran, çocukların boğazından geçecek ekmeğe kan bulaştıran en aşağılık mahluklar olarak kaydedecek, kaydetti ve kaydediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-165651.png" type="image/jpeg" length="43102"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medeniyet Üniversitesi iftarında Müslüman öğrencilerden intikam yemini!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı yoğun katılımla gerçekleşirken davetliler arasında yer alan Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak öncülüğünde intikam yemini edildi. Sloganlar ve tekbirlerle inletilen meydan coşkulu anlara sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı bu yıl da Müslüman öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Üniversitede bir araya gelen öğrenciler, oruçlarını açtıktan sonra cemaat hâlinde namaz kıldı. Programda ezgiler seslendirilirken sık sık tekbirler getirildi ve sloganlar atıldı.</p>

<p>Etkinlikte, Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak da davetliler arasında yer aldı. Harun Şimşak öncülüğünde Müslüman öğrenciler hep birlikte meydanı intikam yeminiyle inletti. "Ya Muntakim Allah, Bizi intikamına memur et" sesleri Medeniyet Üniversitesi semasında yankılandı. Coşkulu anların yaşandığı buluşmada En’am Suresi’nin 162’nci ayeti okunarak meydanı dolduran kalabalık tarafından hep birlikte tekrar edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İftar programı boyunca üniversite kampüsünde yoğun bir atmosfer oluşurken, etkinlik öğrencilerin toplu duaları ve sloganlarıyla sona erdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-130944.png" type="image/jpeg" length="77725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nereden türedi bu kadar p.ç kurusu?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsimleri Ahmet, Mehmet, Hasan... Ama ailesinden ve okullarından almadıkları terbiye ile İslam düşmanı olmuşlar. Görüntülerde bir grup gencin camiye ait masaları tekmeleyip kaçtığı görülüyor.</p>

<p>Bir çocuğun, toplumun ortak değeri olan cami avlusunda bu denli pervasızlaşması, akıllara tek bir gerçeği getiriyor: Hangi el onları bu kinle besledi? Çocuk çocuktur ancak o masayı kıran nefret, ancak aile ocağında pişmiş olabilir veya okullarda dayatılan Kemalizm.</p>

<p>Görünüşe göre bu "p.ç kurularının" ardında, onlara mukaddesat düşmanlığını miras bırakan, aynı yolun yolcusu anne ve babalar var. Kendi kültürüne, kendi dinine bu denli yabancılaşmış bir güruhun türemesi, ocağındaki yangının sokağa taşmasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memlekette İslam düşmanlarına verilen cezaların komik düzeyde kalması, bu fare deliklerinden çıkanları cesaretlendiriyor. Ceza yemeyeceklerini bildikleri için bu kadar pervasızlar! En önemlisi de, bu p.ç kuruları henüz Müslümanların sert tokadını, o sarsıcı sopasını yemedikleri için kendilerini meydanda zannediyorlar. Eğer hak ettikleri karşılığı bulsalardı, o fare deliklerinden başlarını çıkarmaya dahi cesaret edemezlerdi.</p>

<p>Bu memleketin huzuruna ve dinine kasteden bu zihniyet, hak ettiği bedeli en ağır şekilde ödemelidir. Cezasızlık zırhına bürünüp sokaklarda, sosyal mecralarda terör estiren bu güruha karşı sessiz kalınmamalıdır. Müslümanların mukaddesatına el uzatanın eli kırılmalı, bu soysuzluk kökünden kurutulmalıdır!</p>

<p>Şurası da bir gerçek; Abdülhakim Arvasi Hazretleri veledi zinanın kemalat bulmayacağını söyler. Yani bunlar ne uyarıyla, ne eğitimle ne de sopayla düzelir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-09-135111.png" type="image/jpeg" length="62833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="31583"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="25972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="31646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="19500"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="72717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="73055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="59181"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="33276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2025 itibariyle) kargo dahil 1560 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="89071"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="74852"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
