<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 26 Jul 2026 20:44:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalizm'in gönüllü köleleri: Bedenini pazara çıkaran modern objeler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kemalizmin-gonullu-koleleri-bedenini-pazara-cikaran-modern-objeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kemalizmin-gonullu-koleleri-bedenini-pazara-cikaran-modern-objeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemalizm, kadını zincirlerinden kurtarmadı. Aksine ona, fiyat etiketini kendi eliyle boynuna astığı, haysiyetsiz ve görünmez yeni bir zincir vurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin seküler ve Batıcı mürtecileri tarafından on yıllardır topluma dayatılan "Modernizm kadını özgürleştirdi, Osmanlı'nın karanlığından ve kölelikten kurtardı" masalı, kapitalizmin dijital vitrinlerinde acı bir şekilde çöktü.</p>

<p>İslam'ı ve Osmanlı'yı, kadını eve hapseden, haklarını elinden alan karanlık bir çağ olarak resmedip şeriata iftiralar atan bu zihniyet; kendi icat ettiği sözde özgürlükçü sistemde kadını devasa bir pazarın en ucuz metası haline getirdi. Yıllarca "Bir erkeğin dördüncü karısı değiliz" naralarıyla geleneksel değerlere savaş açanların, bugün vahşi kapitalizmin çarkları arasında kadın bedenini sadece bir pazarlama aracına, reyting ve tıklanma malzemesine dönüştürmesi, "ilericilik" maskesinin ardındaki korkunç riyakarlığı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.</p>

<p>Sözde çağdaşlaşma projesinin geldiği son nokta, "dijital özgürlük" adı altında meşrulaştırılan ve kadının kendi rızasıyla bedensel mahremiyetini satışa çıkardığı yeni nesil bir kölelik düzenidir. Sosyal medya platformlarında "özel abonelik" sistemleriyle, 79.99 TL gibi trajikomik aylık bedeller karşılığında bedenlerini teşhir eden popüler kültür figürlerinin durumu, Antik Roma arenalarını ve Pompei'nin yozlaşmış sokaklarını aratmıyor.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.barandergisi.net/vidyome/embed/76410" webkitallowfullscreen=""></iframe></p>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h5><span style="color:#d35400">Milli Eğitim Bakanlığı’nın "Aile" temalı dizi projesinde, sapkın LGBT akımlarının bayraktarlığını yapan Gülben Ergen</span></h5>

<p>Geçmişin en ağır kölelik sistemlerinde dahi efendinin ilişemediği bir insanlık haysiyeti ve manevi bir sınır varken, bugün algoritmaların, beğeni butonlarının ve sınır tanımaz bir teşhir arzusunun kölesi olan bu sefih güruh, ardında ne namus ne de onur kırıntısı bırakıyor. Dijital fuhuşun modern bir yaşam tarzı gibi sunulduğu bu sanal pazar yeri, Batıcı ahlaksızlığın vardığı en dip noktadır.</p>

<p>Asıl büyük rezalet ise, bedenini üç kuruşluk aboneliklerle dijital tezgahlara süren bu yozlaşmış figürlerin, hiçbir şey olmamış gibi ekranlara çıkarak Türk halkına ahlak, kadın hakları dersi verme cüretini göstermesidir.</p>

<p>İslam'ın kadına Batı'dan asırlar önce mülkiyet, miras ve ticaret hakkı verip onu baş tacı ettiği gerçeğini kasıtlı olarak gizleyen bu kitle, Batı'nın Orta Çağ engizisyonlarındaki kadın düşmanlığını utanmadan ecdada yamamaya çalışıyor.</p>

<blockquote>
<p>Tarihteki Osmanlı kadınının vakarı, zarafeti ve kurduğu vakıflarla topluma yön veren saygın duruşu ortadayken, bugünün seküler-Kemalist sistem kadına layık gördüğü yegâne rol, onun etinden, cazibesinden ve mahremiyetinden para kazanılan bir sömürü çarkı olmaktan öteye gidememiştir.</p>
</blockquote>

<p>Seküler dogmalarla ambalajlanıp "özgürlük" diye topluma yutturulan bu çürümüş düzen, tarihî bir ilerleme insanlık onuruna yapılmış alçakça bir suikasttir. Eğer bu yaşananlar küresel bir proje değilse, tarihin gördüğü en büyük ahlaki felakettir; yok eğer bir proje ise, çok daha tehlikeli bir kültürel soykırımdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sodom ve Gomore'yi anımsatan bu çürüme sarmalı dijital platformların parlak ışıkları altında sıradanlaştırılırken; inanca ve tarihe saldıranların aslında kendi içlerindeki dipsiz ahlaki çukuru gizlemeye çalıştıkları netleştiriyor.</p>

<p>Tekrar ifade edelim: Kemalizm, kadını zincirlerinden kurtarmadı. Aksine ona, fiyat etiketini kendi eliyle boynuna astığı, haysiyetsiz ve görünmez yeni bir zincir vurdu.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kemalizmin-gonullu-koleleri-bedenini-pazara-cikaran-modern-objeler</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/onli-fans-dijital-kolelik.webp" type="image/jpeg" length="59393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evrensellik maskesi altında Batı merkezli akademya]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/evrensellik-maskesi-altinda-bati-merkezli-akademya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/evrensellik-maskesi-altinda-bati-merkezli-akademya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batı merkezli akademik düzen, hakikati kendi kavramları ve ideolojik sınırları içinde yeniden biçimlendiriyor. Üniversiteleri fikir üreten merkezlerden çıkarıp, hâkim söyleme veri sağlayan uzmanlık bürolarına dönüştürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bugün akademi dünyası, büyük ölçüde Batı’nın kurduğu kavramlar, ölçüler ve kurumlar eliyle şekilleniyor. Kendi kibrinden yükselttiği kalelerin içine kapanan bu yapı, Batı literatürünün dışında kalan fikirlere, tecrübelere ve hakikat arayışlarına karşı körleşmiş durumda. Bilgi; hakikatin, adaletin ve insanlığın hizmetinde gelişmek yerine Batı’nın siyasî, iktisadî ve kültürel menfaatlerine göre biçimlendiriliyor. Ardından bu çerçeve, “evrensel bilim” etiketiyle bütün dünyaya kabul ettiriliyor.</p>

<p>Batı bugün maviye “sarı” dediğinde, akademik çevrelerin büyük bir kısmı maviyi yeniden tarif etmek yerine sarı demeye mecbur bırakılıyor. Kavramları Batı kuruyor, sınırları Batı çiziyor, hangi meselenin konuşulacağına ve hangi hükmün “bilimsel” kabul edileceğine Batı karar veriyor. Bu sınırların dışına çıkan fikirler ya itibarsızlaştırılıyor ya da akademik dolaşımın bütünüyle dışında tutuluyor. Böylece üniversiteler hakikatin araştırıldığı müesseseler olmaktan uzaklaşıyor; hâkim ideolojinin bilgiyi ürettiği, tasnif ettiği ve dünyaya dağıttığı merkezlere dönüşüyor.</p>

<p>Aşağıdaki yazı, akademi dünyasını kuşatan bu zihnî tahakkümün mahiyetini anlamak bakımından mühim bir kapı aralıyor. Akademisyenin fikir ve hüküm sahibi bir münevverden teknik bilgi üreten uzman memura dönüştürülmesini, Batı merkezli indekslerin kurduğu denetim düzenini ve akademik hayatın nasıl fikrî bir çoraklığa sürüklendiğini ortaya koyuyor. Bu yönüyle yazı, üniversitelerimizin hangi ölçülerle düşündüğünü ve hangi merkezlerin çizdiği hudutlar içinde bilgi ürettiğini yeniden sorgulamaya çağıran zihin açıcı bir yazı olarak karşımızda duruyor. (Baran Dergisi)</p>

<p><strong><u><i>İşte Oğuzhan Bilgin'in <a href="https://www.aksam.com.tr/yazarlar/oguzhan-bilgin/akademyanin-entelektuel-hayattan-kopusu/haber-1627656" rel="nofollow">Akşam</a>'daki o yazısı:</i></u></strong></p>

<p>Dünya tarihi boyunca entelektüel hayatla, fikir hareketleriyle, ideolojik açılımlarla akademyanın güçlü bir ilişkisi olmuştur. Üniversiteler ve akademisyenler hem fikir hayatına yön vermiş hem de yeni kuramsal tartışmaların, yeni kavramların, fikir akımlarının merkezinde yer almıştır. Bu bakımdan siyasetin teorik ve ideolojik arka planında üniversiteler ve akademisyenler belirleyici olmuştur.</p>

<p>Dünyada neoliberalizmin hakim olduğu dönemle birlikte entelektüelden ziyade spesifik konularda uzmanlaşmış; fikir yerine teknik veri veya bilgi üreten bir akademisyen tipi ortaya çıkmıştır. Aşırı uzmanlaşmanın, sadece tek bir konuya dair bilgi sahibi olmanın ideal olarak sunulduğu bu piyasacı akademyada akademisyenler uzman memurlara indirgenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni fikirler üretmeden, mevcut üretilmiş çerçeveleri sorgulamadan, hakim bir hegemonyaya kuramsal ve metodolojik olarak rıza göstererek, hakim söylem salt spesifik ölçülebilir bilgi, profesyonel çıktı üreten bir profesyonel akademisyen tipi tüm dünya için artık büyük bir soruna dönüşmüştür. Foucault'nun "evrensel entelektüelin ölümü" dediği, Edward Said'in "entelektüelin kurumsal evcilleştirilmesi" diye adlandırdığı süreç böyle bir süreçtir. Çünkü fikir üretilmesi, sorgulanması hegemonya bakımından risklidir. Bu nedenle Batı'nın kültürel hegemonyası bir yandan piyasacılığı öne çıkaran neoliberalizmle diğer yandan "büyük anlatılar çağı bitti" diyen post-modernizmle birlikte kendi hegemonik düzenini tüm dünya akademyasına dikte etmiştir.</p>

<p>Atıflar, dizinler, dergiler, uluslararası indeksler üzerinden hem dünya akademisini kendi ölçülerinde standardize eden ve kendi ölçütlerini evrensel ölçütlermiş gibi sunan hem de kendi istediği fikirlerin dışında kalanları ve hatta riskli gördüklerini yok sayan bir hakimiyet ortaya çıkmıştır. Bu nedenle yüksek prestijli indekslerde çıkan dergilerdeki makalelerde İsrail'in katliamlarından "ama"sız bahseden, PKK'ya terör örgütü diyen, 1915'te (sözde) Ermeni Soykırımı olmamıştır diyen makalelerin yayımlanması imkansızdır. Çünkü hegemonya bunu "bilimsel değil" diye kodlamaktadır. Biz de akademik atanma ve yükselme kriterlerimizle bu hegemonyaya bir nevi rıza göstermekte ve hegemonyayı yeniden üretebilmekteyiz.</p>

<p>İşte bu akademik düzen hakim söylemin ve çerçevenin sorgulanmasını istememekte, memurlaştırılmış uzmanlara teknik veri ve bilgi üretmesi için bir alan bırakmakta; teorisiz bilgi üretmeye çalışmak marifet gibi sunulmaktadır. Bu bir akademik tercih değil ideolojik bir mecburiyete dönüşmüştür.</p>

<p>Bu, bazılarının anlattığı gibi Türk akademisine özgü bir depolitizasyon falan da değil bizzat Batı'nın öncülüğünde tüm dünyaya hakim kılınmış bir akademik hegemonyanın neticesidir. Batı'nın kültürel hegemonyasını eleştirmeyip, esas meseleye işaret etmeyenler mevzuyu sadece Türkiye'ye özgüymüş gibi sunmakta ve sanki Türk akademisindeki bir "politik risk almama" haline indirgemektedir.</p>

<p>Tarih boyu büyük entelektüellerin, akademisyenlerin interdisipliner bir zemine sahip olduğu; tarih, felsefe, sosyoloji, siyaset, iktisat gibi alanların hepsine dair ciddi bir birikimi olmayanın sosyal bilimlerde dikkate alınmadığı bir dönemden şu anda tek bir disiplinin tek bir spesifik alanına hapsedilmiş bir akademisyen tipine gelinmiştir.</p>

<p>Akademik hayatı giderek entelektüel anlamda çölleştiren bu Anglo-Sakson merkezli neoliberal akademik hegemonya akademisyeni bir performans rejimi altında memurlaştırmaktadır. Bir yandan da maalesef biz de konunun bu büyük çerçevesinden ziyade doçentlik kriterleri veya emeklilik yaşı gibi yine çok teknik teferruatlara odaklanarak akademinin esas sorunlarını ıskalayan ve tam da o hegemonyanın istediği bağlamda spesifikleştiren bir tartışma düzlemine hapsolmuş durumdayız.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/evrensellik-maskesi-altinda-bati-merkezli-akademya</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/evrensellik-maskesi-altinda-bati-merkezli-akademya.webp" type="image/jpeg" length="65131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Guterres: Golan Suriye toprağıdır]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/guterres-golan-suriye-topragidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/guterres-golan-suriye-topragidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile gerçekleştirdiği basın toplantısında, "Golan’daki İsrail ihlalleri kabul edilemez. Golan, Suriye toprağıdır ve BM, Suriye’nin toprak bütünlüğünün, bağımsızlığının ve egemenliğinin yanındadır" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed">BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Şam’da Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldi. Görüşmede Suriye’nin BM ile ilişkilerinde yeni bir döneme girildiği vurgulanırken, ülkenin yeniden inşası, sığınmacıların geri dönüşü ve İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki işgali ele alındı. Guterres ve Şeybani görüşmenin ardından ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Sınırlarımızın güvenliğini sağlamaya odaklandık"</strong></p>

<p><i color="dimmed">Bakan Şeybani, Guterres’in ziyaretinin BM Genel Sekreteri düzeyinde Suriye’ye 17 yıl sonra yapılan ilk ziyaret olduğuna dikkat çekerek bunun resmi boyutların ötesinde derin anlamlar taşıdığını ve Suriye’nin BM’nin etkin bir ortağı haline geldiğinin açık bir ilanı olduğunu ifade etti.</i></p>

<p>Suriye’nin barış için stratejik bir model sunduğunu ifade eden Şeybani,</p>

<p><i color="dimmed">"Silahların devlet kontrolünde toplanması yoluyla sınırlarımızın güvenliğini sağlamaya odaklandık. Suriye deneyimi, BM ile eşi benzeri görülmemiş bir iş birliğinin temellerini atarak dünyaya olağanüstü bir başarı hikayesi sunmaktadır"</i> dedi.</p>

<p color="dimmed">Dünya genelindeki en büyük gönüllü geri dönüş hareketlerinden birinin gerçekleştiğini ve 3.5 milyon Suriyelinin ülkesine döndüğünü vurgulayan Şeybani, önceliğin yeniden inşa olduğunu, bu doğrultuda tüm kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini ve insani yardımdan sürdürülebilir kalkınmaya geçişi sağlayacak yasal zemini hazırladıklarını belirtti.</p>

<p><strong>"Golan, Suriye toprağıdır"</strong></p>

<p>BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise Suriye’nin iyileşme ve toparlanma sürecinde olduğunu belirterek,</p>

<p><i color="dimmed">"Suriye halkı yıllarca süren zorluklara göğüs gerdi, ancak esnekliğini ve üretkenliğini asla kaybetmedi. Artık yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi, ülkenin yeniden inşa edilmesi ve istikrar ortamının hazırlanması gerekiyor"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Guterres, BM’nin Suriye ile her alanda iş birliğini geliştirmeyi hedeflediğini kaydetti. İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki eylemlerine de sert tepki gösteren Guterres, "Golan’da yaşanan İsrail ihlalleri kabul edilemez. Golan, Suriye toprağıdır ve BM, Suriye’nin toprak bütünlüğünün, bağımsızlığının ve egemenliğinin yanındadır. Bu ihlallerin derhal durması yönündeki tutumumuz nettir. Uluslararası toplum daha yapıcı ve etkin bir rol oynamalı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi aracılığıyla Suriye Golan’ına ilişkin sorumluluklarını yerine getirmelidir" dedi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/guterres-golan-suriye-topragidir</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/10/guterres-2.png" type="image/jpeg" length="52492"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist Yahudilerden Batı Şeria'daki köylere saldırı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-yahudilerden-bati-seriadaki-koylere-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-yahudilerden-bati-seriadaki-koylere-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batı Şeria'nın kuzeyinde İsrail ordusunun korumasındaki terörist Yahudiler 16 bölgede ev, mülk ve arazileri ateşe vererek saldırılar düzenledi. Nablus'un Tel beldesinde 4 Filistinli öldürüldü, arbedede 2 Yahudi geberdi. Hastaneyi basan askerler sağlıkçıları alıkoydu. Kalkilya ve Nablus'taki saldırılarda çok sayıda kişi yaralandı ve gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin resmi haber ajansı WAFA ve yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Filistin topraklarını gasbeden Yahudiler, 16 bölgede baskın, ateş açma, darbetmenin yanı sıra ev, mülk ve tarım arazilerini yakarak saldırılar düzenledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırılar çoğunlukla Batı Şeria'nın kuzeyinde yoğunlaştı. Nablus kenti ile Tel, Sırra, Urif, Beyt Furik, Salim ve Irak Burin belde ve köylerini kapsayan 7 bölge hedef alındı.</p>

<p>Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Kalkilya kenti ve yakınlarındaki Cit, Ferata, İmatin köylerini, Salfit kenti ve ona bağlı Deyr İstiyye, Deyr Balut köylerini ve Cenin'in Aba eş-Şarkiyye köyüne saldırılar düzenledi.</p>

<h2>Nablus'ta saldırı ve arbede</h2>

<p>Nablus vilayetinde cuma sabah saatlerinde Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, İsrail ordusunun korumasında Tel beldesine düzenlediği saldırıda 4 Filistinli katledilirken, 4 Filistinli yaralandı.</p>

<p>Belde sakinlerinin İsraillilerin saldırısına karşı koyduğu sırada yaşanan arbedede 2 İsraillinin de öldüğü belirtildi.</p>

<p>Tel beldesinde yaşanan olaylar sonrasında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Filistin toprakları üzerine kurulan kaçak Yahudi yerleşim birimlerinin tanınması ve yenilerinin kurulması sürecinin hızlandırılması talimatını verdiği aktarıldı.</p>

<p>İsrail ordusunun, Tel beldesine düzenlediği baskında en az 40 Filistinlinin gözaltına alındığı ve beldeyi kuşatmaya devam ettiği bildirildi.</p>

<h2>Hastane baskını</h2>

<p>Filistinli yaralıların kaldırıldığı Nablus İhtisas Hastanesi'ne baskın yapan İsrail askerleri, acil servis bölümüne girerek sağlık personeline saldırdı.</p>

<p>İsrail askerleri, hastanede birisi Tel beldesindeki olaylarda yaralanan 2 kardeşi gözaltına alırken güvenlik kamerası kayıtlarına da el koydu.</p>

<p>Hastanede bulunan sağlık ekipleri, çalışanlar ile sivilleri alıkoyan İsrail askerleri, alıkoyduğu Filistinlilere silah doğrultarak yüzüstü yere yatmaya zorladı.</p>

<h2>Diğer bölgelere saldırılar</h2>

<p>Kalkilya'daki silahlı saldırılarda dün üçü ağır 7 Filistinli yaralanırken, bu sabah saatlerinde yine Kalkilya'nın Farata köyüne düzenlenen saldırılarda altısı gerçek mermiyle olmak üzere toplam 8 Filistinli yaralandı.</p>

<p>İsrail ordusu Nablus'a bağlı Beyt Furik'e yönelik baskınlar düzenlerken, çok sayıda evde arama yaparak 7 Filistinliyi gözaltına aldı.</p>

<p>Salim köyüne gerçekleştirilen baskında da evler aranırken, 2 Filistinlinin gözaltına alındığı aktarıldı.</p>

<p>Tel yakınlarındaki Sırra beldesine saldırı düzenleyen Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, 3 Filistinliyi darbetti, bir evi ve belde sınırlarını ateşe vererek mülklere zarar verdi.</p>

<p>Saldırganların belde sakinlerine ve evlerine göz yaşartıcı gaz bombaları attığı, İsrail ordusunun beldeye girdiği ve Filistinlilerin saldırganlara taşlarla karşı koyduğu ifade edildi.</p>

<p>İsrail askerlerinin, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentine bağlı Sarra kasabası yakınlarında bir araca ateş açması sonucu 74 yaşındaki Filistinli şarapnel parçasıyla ağır yaralandı.</p>

<p>Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus kentine bağlı Urif köyünde Filistinlilerin mülklerini ateşe veren ve bir ambulansa saldıran İsrailliler, köyde bir taş kırma aracının ekipmanlarını ateşe verdi ve bazı evleri de kundaklamaya çalıştı.</p>

<p>Urif Köy Meclisi Başkanı Mustafa Safedi, köy sakinlerinin İsraillilerin saldırılarına karşı koyduğunu ve evleri yanmaktan kurtardığını söyledi.</p>

<p>Terörist Yahudiler, Nablus-Ramallah yolu üzerindeki Zater Askeri Kontrol Noktası'nda bir ambulansa da saldırarak lastiklerini kesti.</p>

<p>İsrail ordusunun korumasında Nablus yakınındaki Selfit beldesine giren İsrailliler, burada inşaat halindeki bir binayı ele geçirerek çatısına İsrail bayrağı dikti.</p>

<p>Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail güçleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işgal altındaki Batı Şeria'daki saldırıları hakkında, "Silahlı İsrailliler, Batı Şeria'da masum Filistinlilere karşı ölümcül saldırılarını artırıyor. Liderleri, açıkça 'Gazzeleştirme'den (Gazification) bahsediyor." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.</p>

<p>AA</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-yahudilerden-bati-seriadaki-koylere-saldiri</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/bati-seria-yahudi-isgali.webp" type="image/jpeg" length="73645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beklenen nizam]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/beklenen-nizam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/beklenen-nizam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl: Adam öldüreni hemen öldürecek, hırsızlık edeni bir daha edemez hale getirecek; ve bütün içtimaî ihtilâtlarında ferde öz evinden daha emin sığınaklar gösterecek bir nizam…]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yüz yıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile âciz yaşayan bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini, falanını ve filanını yapmaya zorlayacak bir nizam… “İstersen bunları tenekeden yap; fakat kendin yap!” diyecek bir nizam…</p>

<p>Türk gümrüklerinden, hayatî devlet ihtiyaçları müstesna, tek Garp âletinin geçmesine müsaade etmeyecek bir nizam… Tâ bu âletlerle rekabet edici Türk sanayi ve imâl kudreti doğuncaya kadar başka çıkar yol görmeyecek bir nizam…</p>

<p>Bütün Garp âlemini, Türkün ve onun ruhî idaresinde bütün Asyalıların gözüne tılsımlı bir umacı gibi görünmekten çıkaracak bir nizam… Garp âlemini, (Rönesans)dan beri sadece aklın fetih hakkını kullanmış ve eşyayı teshir etmiş bir müspet bilgiler harikasından ibaret gösterecek ve başka bir tarafına inanmayacak bir nizam… Avrupalının, ruh plânında taklide değer hiçbir kıymeti bulunmadığını meydana çıkaracak bir nizam… Ve mevcut Garp bilgilerini maharetle çalacak ve onları ehliyetle Türk’e mal edecek bir nizam…</p>

<p>Türkiye’de tek bir kahve köşesine bile izin vermeyecek ve saatte 35 milyon kilovat çapındaki millî enerjiyi tasarruf edecek bir nizam…</p>

<p>Sinemayı, tiyatroyu, edebiyatı, fikriyatı, hattâ ilmi bile mutlaka millî şekilde verimlendirecek bir nizam… Bunlar bir kere millîleştikten sonra da onları beynelmilel çapa ulaştıracak bir nizam…</p>

<p>Kerhane, meyhane, kumarhane ve bütün rezalethanelere “paydos!” diyecek bir nizam…</p>

<p>Ruhumuzu dayadığımız mukaddes ölçülerin hem düşmanlarına, hem de dost görünüp bu ölçüleri anlamayan ham yobaz bozuntularına hayat hakkı tanımayacak bir nizam…</p>

<p>Çoraptan serpuşa, harften binaya, muaşeret edebinden bütün ifade şekillerine kadar (plastik) plânda şahsiyetin ne demek olduğunu meydana çıkaracak bir nizam…</p>

<p>Adam öldüreni hemen öldürecek, hırsızlık edeni bir daha edemez hale getirecek; ve bütün içtimaî ihtilâtlarında ferde öz evinden daha emin sığınaklar gösterecek bir nizam…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dâva adamlarının nasıl çalışacağını belirtecek; ve en büyük göz mütehassısını en şiddetli trahom mıntıkasında hayatını feda etmeğe zorlarken, en büyük terbiyecinin de en hücrâ köyde bir jandarma erinden farksız yaşamasını sağlayacak bir nizam…</p>

<p>Memlekette tek sahipsiz çocuk, tek serseri, tek işsiz, tek sakat bırakmayacak ve hiç olmazsa bunları göz planından sürecek bir nizam…</p>

<p>Ve nihayet halkın nefsaniyetini değil, Hakkı razı edecek ve Kurultayının büyük duvarına “Hakimiyet Hakkındır!” düsturunu kazıyacak bir nizam…</p>

<p>Nizamların nizamı olan düzen, iki heceli ve beş harfli bir isim taşır: İslâm…</p>

<p>Necip Fazıl Kısakürek – İdeolocya Örgüsü</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/beklenen-nizam</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/12/eserleri-ve-dusunceleriyle-okurlarda-derin-izler-birakan-necip-fazil-kisakurek.webp" type="image/jpeg" length="29726"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bangladeş Cumhurbaşkanı istifa etti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/banglades-cumhurbaskani-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/banglades-cumhurbaskani-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin, sağlık problemleri nedeniyle istifa ettiğini açıkladı. İstifası, eski Başbakan Şeyh Hasina ile görüştüğü iddialarının ardından geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle görevinden istifa ettiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şahabuddin, Daily Star'a yaptığı açıklamada, "Şu anda farklı sağlık sorunlarından müzdaribim. Bunun dışında diyecek bir şeyim yok" ifadesini kullandı.</p>

<p>Bazı kaynaklar ise cumhurbaşkanlığı yetkililerinin Şahabuddin'in istifa mektubunu parlamentoya götürdüğünü aktardı. Şahabuddin'in istifasının mayısta Londra ziyareti esnasında daha önce ülkeden kaçan eski Başbakan Şeyh Hasina Vecid ile telefonda görüştüğü iddialarının ardından gelmesi dikkati çekti.</p>

<p>2023'te göreve başlamıştı Eski bir yargıç olan Şahabuddin, Nisan 2023'de ülkenin cumhurbaşkanı olarak yemin edip görevine başlamıştı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/banglades-cumhurbaskani-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/banglades-5.webp" type="image/jpeg" length="60219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[20’den fazla ülkeden katılımcıyla Filistin Konvoyu yola çıkacak]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/20den-fazla-ulkeden-katilimciyla-filistin-konvoyu-yola-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/20den-fazla-ulkeden-katilimciyla-filistin-konvoyu-yola-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin'de yaşanan soykırıma çekmek amacıyla farklı ülkelerden sivil toplum temsilcileri ve gönüllüleri bir araya getiren Filistin Konvoyu, ilk toplanma noktası olan Srebrenitsa'ya doğru yola çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa’nın 20’den fazla ülkesinden sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren "Palestine Convoy" (Filistin Konvoyu) girişimi, Bosna-Hersek’ten Filistin’e uzanacak uluslararası insani yardım ve dayanışma güzergâhını açıkladı. Tarihte ilk kez bir soykırım sembolü olan Srebrenitsa’dan Filistin’e uzanacak konvoy, Türkiye dâhil 6 ülkeden geçerek 28 gün sürecek.</p>

<p color="dimmed">Uluslararası sivil kara konvoyu "Palestine Convoy", işgal altındaki Filistin halkıyla dayanışmayı büyütmek ve uluslararası hukukun korunması çağrısında bulunmak amacıyla hazırladığı rotayı kamuoyuna duyurdu. Soykırımın yaşandığı Srebrenitsa'dan hareket edecek olan konvoy, insan hakları ihlallerine ve işgale karşı uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeyi hedefliyor.</p>

<h2><strong>28 günlük uluslararası rota</strong></h2>

<p color="dimmed">Bosna-Hersek’ten yola çıkacak olan konvoy; Arnavutluk, Yunanistan, Türkiye, Irak ve Ürdün güzergâhını takip ederek 21 Ağustos 2026 tarihinde işgal altındaki Filistin sınırına ulaşacak.</p>

<p color="dimmed">Yolculuk süresince geçilen ülkelerde halka açık mitingler, buluşmalar ve katılımcı eğitimleri düzenlenecek. Organizatörler; Saraybosna, Srebrenitsa, Tiran, İstanbul, Ankara ve Amman gibi simge şehirlerde geniş katılımlı etkinlikler gerçekleştirmeyi planlıyor.</p>

<h2><strong>Türkiye ayağı 30 Temmuz'da Edirne'den başlıyor</strong></h2>

<p color="dimmed">Konvoyun en kapsamlı duraklarından biri olan Türkiye programı 30 Temmuz - 11 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek. Edirne'den giriş yapacak olan konvoy, İstanbul'daki eğitim ve mitinglerin ardından Anadolu üzerinden Irak sınırına ilerleyecek.</p>

<p color="dimmed">Konvoyun Türkiye geçiş ve miting takvimi:</p>

<p><i color="dimmed">30 Temmuz: Edirne (Sınır Geçişi)</i></p>

<p><i color="dimmed">31 Temmuz – 2 Ağustos: İstanbul (Eğitim ve Miting)</i></p>

<p><i color="dimmed">3 Ağustos: Sakarya (Miting)</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i color="dimmed">4 Ağustos: Ankara (Miting)</i></p>

<p><i color="dimmed">5 Ağustos: Konya (Miting)</i></p>

<p><i color="dimmed">6 Ağustos: Adana (Miting)</i></p>

<p><i color="dimmed">7 Ağustos: Şanlıurfa (Miting)</i></p>

<p><i color="dimmed">9 Ağustos: Diyarbakır (Miting)</i></p>

<p><i color="dimmed">10 Ağustos: Mardin (Miting)</i></p>

<p><i color="dimmed">11 Ağustos: Habur Sınır Kapısı / Duhok, Irak (Geçiş)</i></p>

<p>Uluslararası kamuoyuna 4 ana talep</p>

<p color="dimmed">Filistin Konvoyu girişimi, yolculuk boyunca uluslararası toplumun ve kurumların dikkatini şu ana maddelere çekmeyi amaçlıyor:</p>

<p color="dimmed">İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalinin derhal sona erdirilmesi,</p>

<p color="dimmed">Filistinli tutukluları hedef alan ayrımcı idam cezası düzenlemelerinin yürürlükten kaldırılması,</p>

<p color="dimmed">Uluslararası insancıl hukukun etkin şekilde denetlenmesi ve uygulanması,</p>

<p color="dimmed">Filistin halkına yönelik süregelen hak ihlallerine karşı somut ve etkili adımlar atılması.</p>

<p>"Sınırları ve dilleri aşan ortak vicdan çağrısı"</p>

<p color="dimmed">Yapılan açıklamada, tüm sivil toplum kuruluşları, medya temsilcileri ve vicdan sahibi bireyler konvoyu karşılamaya ve etkinliklere destek vermeye davet edildi. Girişim yetkilileri, bu rota ve yolculuğun barışçıl, sivil ve dilleri aşan ortak bir vicdan hareketi olduğunu vurguladı.</p>

<p color="dimmed">Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/20den-fazla-ulkeden-katilimciyla-filistin-konvoyu-yola-cikacak</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/filistin-konvoyu.jpg" type="image/jpeg" length="68612"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO karargahında casusluk]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/nato-karargahinda-casusluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/nato-karargahinda-casusluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Karargahı (SHAPE) bünyesinde görev yapan Çin kökenli Kanadalı bir stajyerin, üçüncü bir ülke adına casusluk yaptığı ve suç örgütüne üye olduğu şüphesiyle tutuklandığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Belçika Federal Savcılığı tarafından soruşturmaya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.</p>

<p color="dimmed">İlk olarak SHAPE'in güvenlik birimlerinin dikkatini çeken şüpheli hakkında Belçika Genel İstihbarat ve Güvenlik Servisine (SGRS) bilgi verildiği belirtilen açıklamada, casusluk suçunun Federal Savcılığın yetki alanına girmesi nedeniyle dosyanın derhal Federal Savcılığa iletildiği ve soruşturmanın Charleroi Federal Adli Polisine verildiği kaydedildi.</p>

<p color="dimmed">Casusluk ve suç örgütüne üyelik iddialarıyla ilgili 23 Temmuz Perşembe günü Charleroi Federal Adli Polisi tarafından operasyon düzenlendiği aktarılan açıklamada, şüphelinin evinde ve SHAPE'teki çalışma ofisinde aramalar yapıldığı ifade edildi.</p>

<p color="dimmed">Açıklamada, soruşturma hakiminin 24 Temmuz'da verdiği kararla şüphelinin casusluk ve suç örgütüne katılma suçlamalarıyla tutuklandığı, soruşturmanın devamı ve selameti gerekçesiyle olay hakkında başka bir açıklama yapılmayacağı bilgisi verildi.</p>

<h2><strong>SHAPE'ten açıklama</strong></h2>

<p color="dimmed">SHAPE Sözcüsü Martin L. O'Donnell, yaptığı açıklamada, SHAPE'in Belçika makamlarıyla tam işbirliği içinde olduğunu ve gerekli tüm desteği sağladığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">İddiaların niteliği, incelenen deliller veya soruşturma ve kovuşturma makamlarının yetki alanına giren konular hakkında yorum yapılmayacağının altını çizen O'Donnell, "Bu aşamada, NATO veya SHAPE'in operasyonel hazırlık seviyesinin, komuta ve kontrol düzenlemelerinin ya da yürütülen görevlerin olumsuz etkilendiğine dair herhangi bir gösterge bulunmamaktadır. SHAPE, görevlerini kesintisiz şekilde yerine getirmeyi sürdürmektedir." açıklamasında bulundu.</p>

<p color="dimmed">O'Donnell, NATO'nun müttefik personelinin korunmasına, gizli bilgilerin güvenliğinin sağlanmasına ve İttifak'ın dayandığı güven ile emniyetin muhafaza edilmesine yönelik kararlılığını sürdürdüğünü vurguladı.</p>

<p color="dimmed">Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/nato-karargahinda-casusluk</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/nato-casusluk.webp" type="image/jpeg" length="86255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ülkede hırsız bitmiyor: 22 milyonluk vurgun yapan dolandırıcılar yakalandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ulkede-hirsiz-bitmiyor-22-milyonluk-vurgun-yapan-dolandiricilar-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ulkede-hirsiz-bitmiyor-22-milyonluk-vurgun-yapan-dolandiricilar-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amasya merkezli siber dolandırıcılık operasyonunda 14 şüpheli tutuklandı. Şüphelilerin bilişim sistemlerini kullanarak 92 ayrı dosyada çok sayıda vatandaşı toplam 22 milyon 418 bin 134 TL zarara uğrattığı tespit edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında, 9 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 14 şüpheli tutuklandı.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre, Amasya'da bir vatandaşın 5 milyon 64 bin 14 TL dolandırılması üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelilerin bilişim sistemlerini kullanarak 92 ayrı dosyada çok sayıda vatandaşı toplam 22 milyon 418 bin 134 TL zarara uğrattığı tespit edildi.</p>

<p>Bunun üzerine Amasya merkezli Ankara, Antalya, Bursa, İstanbul, Kocaeli, Kütahya, Sivas ve Trabzon'da 21 Temmuz'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 14 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 12 cep telefonu, 8 SIM kart, 2 dizüstü bilgisayar, 1 tablet ve 3 hafıza kartına el konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 14 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ulkede-hirsiz-bitmiyor-22-milyonluk-vurgun-yapan-dolandiricilar-yakalandi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/operasyon-siber.webp" type="image/jpeg" length="40709"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere’de Filistin’in adı tarihten siliniyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ingilterede-filistinin-adi-tarihten-siliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ingilterede-filistinin-adi-tarihten-siliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de camiler, tarihî yapılar, müzeler ve arşivler İsrail bombardımanlarıyla enkaza çevrilirken, İngiltere’de Filistin’in tarihî ve kültürel varlığına karşı başka bir tasfiye süreci yürütülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere’de son yıllarda yaşanan hadiseler, Filistin’in tarihî ve kültürel varlığının kamusal hafızadan çıkarılmasına yönelik sistemli bir baskıyı gözler önüne seriyor. Sergi metinleri, tarihî haritalar, akademik ders içerikleri ve Filistinli çocukların eserleri, İsrail yanlısı kuruluşların şikâyetlerinin ardından değiştirilerek kaldırılıyor.</p>

<p>Bu baskıların merkezinde yer alan UK Lawyers for Israel adlı kuruluş; müzeler, üniversiteler, hastaneler ve sanat kurumları hakkında yaptığı başvurularla Filistin’e dair ifadelerin kullanılmasına karşı faaliyet yürütüyor. Kuruluş, “Filistin” adının tarihî dönemler için kullanılmasının İsrail ve Yahudi tarihini gölgelediğini öne sürerek kurumları hukuki süreçlerle tehdit ediyor.</p>

<h2><strong>Müzelerdeki tarihî ifadeler değiştirildi</strong></h2>

<p>British Museum’da bazı harita ve sergi panolarında yer alan “Filistin” ifadelerinin değiştirilmesi tepkiye yol açtı. Daha önce “Filistin kökenli” şeklinde tanımlanan kimi eserlerde “Kenan kökenli” ifadesi kullanılmaya başlandı. Müze yönetimi düzenlemelerin rutin incelemeler kapsamında gerçekleştirildiğini savunsa da sanatçılar ve akademisyenler değişiklikleri Filistin’in tarihî varlığını silme girişimi olarak değerlendirdi.</p>

<p>Open University’de de Hazreti Meryem’in yaşadığı coğrafyayı anlatmak için kullanılan “Antik Filistin” tabiri, aynı lobi kuruluşunun şikâyeti üzerine ders materyallerinden çıkarıldı. Üniversite yönetimi, akademik kaynaklardan alınan bu ifadeyi bundan sonraki yayınlarda kullanmama kararı aldı. Böylece tarihî ve ilmî bir kavram, lobi baskısı karşısında eğitim materyallerinden tasfiye edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gazzeli çocukların eserleri de hedef alındı</strong></h2>

<p>Londra’daki Chelsea and Westminster Hastanesi’nde sergilenen Gazzeli çocuklara ait resimler de şikâyetler üzerine kaldırıldı. Filistinli çocukların yaşadıkları hayatı ve vatanlarına bağlılıklarını anlatan eserlerin hastane ortamını “siyasi hâle getirdiği” ileri sürüldü. Çocukların çizimleri dahi İsrail yanlısı çevrelerin baskısından kurtulamadı.</p>

<p>Gazze’de kültürel mirası bombalarla yok eden Yahudi zihniyeti, İngiltere’de ise müzeler, üniversiteler ve sanat kurumları üzerinden Filistin’in adını hafızalardan kazımaya çalışıyor. Toprakları işgal edilen Filistin halkının şimdi de tarihi, kültürü ve kimliği hedef alınıyor. Batılı kurumların lobi baskıları karşısında gösterdiği teslimiyet, kültürel tasfiyenin önünü her geçen gün biraz daha açıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ingilterede-filistinin-adi-tarihten-siliniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/filistin-ingiltere.webp" type="image/jpeg" length="50684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İletişim Başkanlığından Ayasofya'ya eseri: "Muhteşem Mabet Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi" yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iletisim-baskanligindan-ayasofyaya-eseri-muhtesem-mabet-ayasofya-i-kebir-cami-i-serifi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iletisim-baskanligindan-ayasofyaya-eseri-muhtesem-mabet-ayasofya-i-kebir-cami-i-serifi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin asırlara uzanan tarihini, yeniden ibadete açılış sürecini ve bu mücadeleyi yansıtan basın hafızasını bir araya getiren "Muhteşem Mabet Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi" adlı eseri yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kitapta, mabedin tarihi mirası kadar 2020'de yeniden cami olarak açılmasının ardından yürütülen ihya ve koruma çalışmaları da kapsamlı şekilde ele alınıyor.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan eser, İstanbul'un fethinin sembolü olan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin Bizans döneminden Osmanlı'ya, müzeye dönüştürülmesinden yeniden ibadete açılışına kadar uzanan tarihî serüvenini bütün yönleriyle ele alıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdim yazısının yer aldığı kitapta, Ayasofya'nın asli hüviyetine kavuşmasının ardından gerçekleştirilen koruma, bakım ve ihya çalışmaları da belgeleriyle anlatılıyor.</p>

<p>Kitap, yalnızca Ayasofya'nın mimari ve tarihî yönünü aktarmakla yetinmiyor. 1934 yılında Kemalist vesayet tarafından müzeye dönüştürülmesinin ardından Türk basınında kaleme alınan yazılar ile yeniden cami olarak açılmasına kadar geçen süreçte oluşan fikrî mücadele de eserin önemli bölümlerinden birini oluşturuyor. Böylece Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasına giden süreç, dönemin gazete ve dergilerindeki yazılar üzerinden de kayıt altına alınmış oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"MİLLETİN HAFIZASINI GELECEĞE TAŞIYAN BİR ÇALIŞMA"</strong></h2>

<p>Ayasofya'nın yeniden ibadete açılışının altıncı yılı dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, bu kararın yalnızca hukuki bir statü değişikliği olmadığını, milletin tarihî hafızasına ve medeniyet değerlerine sahip çıkmasının güçlü bir tezahürü olduğunu ifade etti. Duran, "Muhteşem Mabet Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi" ile birlikte yayımlanan "Ayasofya: Hasretten Vuslata" adlı ikinci eserin de Ayasofya'nın millet nezdindeki anlamını gelecek nesillere aktaran önemli çalışmalar olduğunu belirtti.</p>

<h2><strong>DİJİTAL OLARAK DA ERİŞİLEBİLİYOR</strong></h2>

<p>İletişim Başkanlığı tarafından yayımlanan <strong>"Muhteşem Mabet Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi"</strong> kitabı dijital ortamda da okuyucuların erişimine açıldı. Eser, Ayasofya'nın tarihî, mimarî ve manevî mirasını gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iletisim-baskanligindan-ayasofyaya-eseri-muhtesem-mabet-ayasofya-i-kebir-cami-i-serifi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ayasofya-kitap.webp" type="image/jpeg" length="44283"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akın Gürlek açıkladı: Muhsin Yazıcıoğlu cinayetinde FETÖ izi var]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/akin-gurlek-acikladi-muhsin-yazicioglu-cinayetinde-feto-izi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/akin-gurlek-acikladi-muhsin-yazicioglu-cinayetinde-feto-izi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulundukları helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin, "Kırımın FETÖ'nün organizasyonu olduğunu gösteren çok ciddi emareler var." dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gürlek, BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulundukları helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturmanın sorulması üzerine, bu işi FETÖ'nün yaptığı konusunda çok ciddi deliller olduğunu vurguladı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında 21 kişinin gözaltına alındığı, 19 kişinin tutuklandığını anımsatan Gürlek, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Ben kendim de delilleri inceledim, kırımın FETÖ'nün organizasyonu olduğunu gösteren çok ciddi emareler var. Nasıl emareler var? Özellikle helikopter kazaya uğramadan, yani düşmeden önce üzerinden bir F-4 uçağının geçmesi durumu var. Daha önce bu konuda raporlar alınmıştı. Özellikle bu F-4 uçağının geçmesi nedeniyle mi helikopter düştü, yoksa hava şartları ya da helikopterin diğer eksiklikleri nedeniyle mi düştü diye."</p>
</blockquote>

<p>Gürlek, F-4 uçağını kullanan pilot ve diğer bağlantılarının araştırıldığını ifade ederek, şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"F-4 uçağını kullanan pilotun eşinin Adil Öksüz'ün evinde parmak izi çıkıyor. Bu pilotun Hava Kuvvetleri mahrem imamıyla o tarihlerde telefon görüşmeleri çıkıyor. En son Elazığ il imamı tutuklanmıştı. Onun ByLock yazışmaları çıktı. Mülkiye yapılanmasından birisiyle yazışmasında, 'Tereyağından kıl çeker gibi bu işi hallettik. Büyüğümüz özellikle bu süreçten çok endişeliydi. Bu şekilde sonuçlanmasından çok memnun.' şeklinde bir yazışması var. Arkadaşlar bütün delilleri araştırıyorlar. Şu an soruşturma devam ediyor ama gördüğümüz kadarıyla burada bir organizasyon var. Özellikle Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun FETÖ'nün hedefine konulup, daha sonradan örgütün bu şekilde bir eylem yaptığı konusunda Ankara Başsavcılığı tarafından bir kanaat oluştu. Başsavcılık ilk operasyonu yaptı, muhtemelen devamı da gelecektir."</p>
</blockquote></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/akin-gurlek-acikladi-muhsin-yazicioglu-cinayetinde-feto-izi-var</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/yaziiciglu-feto.webp" type="image/jpeg" length="19505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu için tutuklama kararı çıkarttıran başsavcı görevden alındı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/netanyahu-icin-tutuklama-karari-cikarttiran-bassavci-gorevden-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/netanyahu-icin-tutuklama-karari-cikarttiran-bassavci-gorevden-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Taraf Devletler Meclisi (ASP), hakkında soruşturma yürütülen Başsavcı Kerim Han'ı görevden aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diplomatik kaynaklara göre, New York’ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde düzenlenen özel oturumda, UCM Başsavcısı Han’ın görevden alınmasına ilişkin gizli oylama yapıldı.</p>

<p>Oylamaya sunulan kararda, UCM’nin 125 üye ülkesinden 82’si Han’ın görevden alınması yönünde oy kullandı.</p>

<p>Görevden alma kararına 13 ülke karşı çıkarken, 15 üye ülke çekimser kaldı.</p>

<p>Roma Statüsü uyarınca Başsavcının görevden alınması için mutlak çoğunluk olan 63 ülkenin oyu gerekiyor.</p>

<p>Kerim Han, UCM’nin 2002’deki kuruluşundan bu yana görevden alınan ilk başsavcı oldu.</p>

<h2><strong>Kerim Han hakkındaki iddialar</strong></h2>

<p>Kerim Han, 2 yılı aşkın süredir kendisine yönelik cinsel istismar iddialarıyla gündemdeydi.</p>

<p>Kamuoyunda sadece “Sarah” adıyla bilinen ve UCM’de doğrudan yardımcılığını yapan personel, Han’ın kendisine yönelik giderek artan uygunsuz temaslarda bulunduğunu iddia etmişti.</p>

<p>Han ise avukatları aracılığıyla söz konusu personelle “rızaya dayalı ya da rızaya dayalı olmayan hiçbir şekilde cinsel temas” yaşamadığını belirterek, tüm iddiaları reddetmişti.</p>

<h2><strong>Soruşturma süreci</strong></h2>

<p>UCM Başsavcısı Kerim Han, Mayıs 2024’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant için tutuklama emri talebinde bulunduktan sonra, kendisine yönelik cinsel taciz iddialarının ortaya atılmasının ardından Mayıs 2025’te gönüllü olarak izne ayrılmıştı.</p>

<p>Martta UCM tarafından görevlendirilen üç yargıçtan oluşan bağımsız bir heyet, BM soruşturmasının Han hakkında “görevi suistimal veya ihlal tespit etmediği” sonucuna varmıştı.</p>

<p>Üç yargıçtan oluşan bağımsız bir heyetin raporuna rağmen UCM Taraf Devletler Meclisi Bürosunun 8 Haziran’da yaptığı toplantıda, Han’ın görevinin akıbetini belirlemek üzere mahkemeyi kuran 125 taraf devletten oluşan Meclisin 24 Temmuz’da özel oturum yapacağı ve Başsavcı Han hakkındaki disiplin işlemleri için nitelikli çoğunlukla karar alınacağı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>UCM’nin 21 üyeden oluşan yürütme organı ASP Bürosu, haziranda BM İç Denetim Ofisinin (OIOS) soruşturma raporu, bağımsız hukukçulardan oluşan bir panelin görüşü ve yazılı beyanlar doğrultusunda Han’ın görevini “ağır şekilde suistimal” ettiği yönünde karar almış ve başsavcıyı geçici olarak görevden almıştı.</p>

<p>Han’ın avukatları, kendisine bugün yapılan oylamada savunma yapma ve akreditasyon hakkı tanınmadığını, sürecin hukuka aykırı, usul yönünden adil olmayan ve delillerle desteklenmeyen bir şekilde yürütüldüğünü öne sürmüştü.</p>

<p>Kerim Han, Şubat 2021’de ikinci tur oylamada 72 oy alarak UCM Başsavcılığına seçilmiş ve 16 Haziran 2021’de yemin ederek UCM’nin üçüncü savcısı olarak görevine başlamıştı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/netanyahu-icin-tutuklama-karari-cikarttiran-bassavci-gorevden-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ucm-4.jpg" type="image/jpeg" length="47230"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mora’dan İzmir’e ve Kıbrıs’a: Yunan mezalimi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/moradan-izmire-ve-kibrisa-yunan-mezalimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/moradan-izmire-ve-kibrisa-yunan-mezalimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mora'da on binlerce Müslüman'ın katledilmesiyle başlayan süreç, Balkan Harbi'nde Türk yurtlarının boşaltılması, Batı Anadolu'nun işgali sırasında gerçekleştirilen katliamlar ve Kıbrıs Türklerine yönelik saldırılarla devam etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bugün Yunanistan olarak anılan devletin kuruluş süreci, Batılı tarih anlatılarında çoğu zaman bir “bağımsızlık destanı” şeklinde sunuluyor. Bu anlatının ardında ise Mora Yarımadası’nda yaşayan Türklerin ve Müslüman Arnavutların sistemli biçimde yok edilmesi bulunuyor.</p>

<p>1821 yılında başlayan Mora İsyanı sırasında kasabalar, köyler ve şehirler kuşatıldı; teslim olan Müslümanlara verilen can güvenceleri çiğnendi. Kadınlar, çocuklar ve ihtiyarlar da saldırıların hedefi oldu. Türklerin evleri, dükkânları, vakıfları ve ibadethaneleri yağmalandı; bölgedeki Osmanlı-İslâm mirası ortadan kaldırılmaya çalışıldı.</p>

<p>Yunan isyanına destek vermek üzere Avrupa’dan Mora’ya gelen bazı gönüllüler dahi karşılaştıkları vahşet karşısında dehşete düştü. İsyancıların hedefi bir ordunun mağlup edilmesinden ibaret kalmadı; yüzyıllardır bölgede yaşayan Müslüman halkın tamamının ortadan kaldırılması amaçlandı.</p>

<h2><strong>Tripoliçe: Avrupa’nın gözleri önündeki katliam</strong></h2>

<p>Mora’daki mezalimin safhalarından biri, Eylül 1821’de Tripoliçe’nin ele geçirilmesinin ardından yaşandı. Şehirde bulunan Müslüman Türkler günler boyunca öldürüldü. Evler, çarşılar ve kamu binaları yağmalandı. Sokaklar cesetlerle dolarken Avrupa devletleri, destek verdikleri isyancıların cinayetleri karşısında sessiz kaldı.</p>

<p>Tripoliçe katliamı, Yunan milletinin temel karakterini açıkça gösterdi. Bu hareket, Müslüman Türk varlığını kendi tasavvur ettiği coğrafyadan bütünüyle söküp atmayı hedefleyen bir tasfiye siyaseti üzerinde yükseldi. Mora’daki şehirlerin Türklerden arındırılmasıyla beraber camiler, mezarlıklar, çeşmeler, vakıflar ve Osmanlı devrine ait yapılar da yok edildi veya başka amaçlarla kullanıldı.</p>

<h2><strong>Balkan Harbi’nde Türk yurtları ateşe verildi</strong></h2>

<p>Yunan mezaliminin sonraki büyük safhası 1912-1913 Balkan Harbi sırasında yaşandı. Osmanlı ordusunun geri çekilmesiyle savunmasız kalan Müslüman köyleri, Yunan ve diğer Balkan ordularının saldırılarına açık hâle geldi. Selanik, Yanya, Drama, Serez ve çevresinde yaşayan Türkler öldürme, yağma, sürgün ve zorla göç ettirme siyasetiyle karşı karşıya kaldı.</p>

<p>Alman konsolosluk raporlarına dayanan araştırmalar, Selanik’in işgalinin ardından Müslüman halka yönelik baskıların, tutuklamaların, yağmaların ve saldırıların yaşandığını gösteriyor. Balkan Harbi yıllarında on binlerce Türk, canını kurtarmak için doğup büyüdüğü topraklardan Anadolu’ya göç etmek zorunda kaldı.</p>

<p>Camiler kapatıldı, Müslümanların mallarına el konuldu, köyler boşaltıldı. Asırlardır Türk-İslâm yurdu olan şehirlerin nüfus yapısı zor yoluyla değiştirildi. Bugün Balkanlar’da Türklerin azınlık durumuna düşmesinin arkasında savaşların yanı sıra bu planlı sürgün ve yıldırma siyaseti bulunuyor.</p>

<h2><strong>İzmir’in işgali katliamla başladı</strong></h2>

<p>15 Mayıs 1919 sabahı Yunan askerlerinin İzmir’e çıkmasıyla Batı Anadolu’da üç yılı aşkın sürecek kanlı işgal başladı. İşgal kararını alan ve Yunan ordusunu Anadolu’ya sevk eden güç, İngiltere öncülüğündeki Batılı devletlerdi.</p>

<p>İzmir’e çıkan Yunan askerleri, kışla ve hükûmet konağından teslim aldıkları Türk subay, asker ve memurları hakaretler eşliğinde limana götürdü. Esirlere zorla “Zito Venizelos” diye bağırtıldı. Direnme imkânı bulunmayan çok sayıda Türk asker, memur ve sivil öldürüldü veya yaralandı. Döneme ilişkin çalışmalar, işgalin ilk gününden itibaren katliam ve yağmanın başladığını kayda geçiriyor.</p>

<p>İzmir’de başlayan saldırılar, Yunan ordusunun ilerlediği Aydın, Manisa, Denizli, Uşak, Balıkesir ve Bursa çevresine yayıldı. Köyler basıldı, erkekler topluca öldürüldü, kadınlara saldırıldı, evler ve mahsuller yakıldı. Türk halkını göçe zorlamak amacıyla korku ve yıldırma siyaseti uygulandı.</p>

<h2><strong>Aydın ve çevresinde köyler yakıldı</strong></h2>

<p>Yunan birlikleri Aydın’a girdikten sonra şehirde geniş çaplı yangınlar, yağmalar ve katliamlar yaşandı. Kasabalar ile köyler arasında yolculuk yapan siviller öldürüldü; halkın hayvanlarına, mahsullerine ve kıymetli eşyalarına el konuldu.</p>

<p>Ayrıca raporlarda; Afyon, Kütahya, Eskişehir, Bilecik, Söğüt, İzmir ve Aydın çevresindeki köylerde sivillerin süngülenerek öldürüldüğü, camilere doldurulan insanların diri diri yakıldığı, kadınlara tecavüz edildiği, çocukların katledildiği ve yerleşim yerlerinin ateşe verildiği kaydedildi. Dönemin tahkikat notlarında bazı bölgelerde yüzlerce kadının cinsel saldırıya uğradığı, çok sayıda Müslümanın işkenceye maruz bırakıldığı ve geri çekilen Yunan birliklerinin ardında harabeye dönmüş şehirler bıraktığı belirtilmektedir.</p>

<p>İşgal altındaki bölgelerden gelen haberler üzerine uluslararası bir tahkik heyeti kuruldu. Amerikalı Amiral Mark Bristol başkanlığındaki heyet, bölgedeki Türk nüfusunun Rum nüfustan fazla olduğunu ve işgal sürecinde Yunan kuvvetlerinin ağır suçlar işlediğini kayda geçirdi. Buna rağmen Batılı devletler Yunan ordusuna verdikleri siyasî ve askerî desteği sürdürdü.</p>

<p>Yunan ordusunun görevi Batı Anadolu’da güvenliği sağlamak şeklinde sunulmuştu. Fiilî uygulama ise Türk halkının yurdundan çıkarılması, Rum nüfusun bölgeye yerleştirilmesi ve Anadolu’nun bir bölümünün Yunanistan’a ilhak edilmesi üzerine kurulmuştu.</p>

<h2><strong>Geri çekilirken şehirleri ateşe verdiler</strong></h2>

<p>Türk ordusunun Büyük Taarruz’la ilerlemesi üzerine Yunan birlikleri Batı Anadolu’dan geri çekilmeye başladı. Bu geri çekilme, askerî bir tahliyenin ötesine geçti; yerleşim yerlerini harabeye çeviren bir yakıp yıkma seferine dönüştü.</p>

<p>Kasabalar ateşe verildi, köprüler ve demiryolları tahrip edildi, köylünün yiyeceği ve hayvanları gasp edildi. Manisa başta olmak üzere çok sayıda şehir ve köy büyük ölçüde yakıldı. Tahliye edilen bölgelerde siviller öldürüldü; Türk ordusunun eline sağlam şehirler ve yaşanabilir köyler geçmemesi amaçlandı.</p>

<h2><strong>Kıbrıs’ta hedef Türk varlığını ortadan kaldırmaktı</strong></h2>

<p>Yunan yayılmacılığının Müslüman Türklere yönelen bir başka kanlı cephesi Kıbrıs oldu. Adayı Yunanistan’a bağlama anlamına gelen “Enosis” hedefi doğrultusunda kurulan EOKA, 1950’li yıllardan itibaren terör faaliyetlerine girişti.</p>

<p>1960 yılında Türkler ile Rumların ortaklığı üzerine kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Rum yönetiminin Türklerin anayasal haklarını ortadan kaldırma teşebbüsleriyle kısa sürede işlemez hâle getirildi. 21 Aralık 1963’te başlayan ve “Kanlı Noel” adıyla tarihe geçen saldırılarda Türk mahalleleri kuşatıldı; kadın, çocuk ve ihtiyarlar öldürüldü.</p>

<p>Lefkoşa’nın Kumsal bölgesinde Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi Mürüvvet İlhan ile çocukları Murat, Kutsi ve Hakan, sığındıkları evin banyosunda katledildi. Kıbrıs Türklerinin hafızasına kazınan bu vahşet, saldırıların sivilleri doğrudan hedef aldığını bütün açıklığıyla gösterdi.</p>

<p>1963-1974 yılları arasında 103 Türk köyünün saldırıya uğradığı, on binlerce Kıbrıs Türkünün evini terk etmek zorunda kaldığı ve yüzlerce kişinin öldürüldüğü veya kaybolduğu kayıtlara geçti. Türkler kamu görevlerinden uzaklaştırıldı, ekonomik kuşatma altına alındı ve dar bölgelerde yaşamaya zorlandı.</p>

<p>Muratağa, Atlılar ve Sandallar köylerinde 1974 yılında gerçekleştirilen toplu katliamlar ise Rum-Yunan zihniyetinin Enosis uğruna hangi noktaya ulaşabildiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<h2><strong>Batı’nın değişmeyen tavrı: Katliama göz yummak</strong></h2>

<p>Mora’dan Batı Anadolu’ya ve Kıbrıs’a uzanan süreçte değişmeyen unsurlardan biri Batılı devletlerin tutumu oldu. Avrupa, Yunanistan’ın kuruluşunu himaye etti; Balkanlar’daki genişlemesini destekledi; 1919’da Yunan ordusunu Anadolu’ya çıkardı; Kıbrıs’ta Türklerin uğradığı saldırılar karşısında yıllarca etkili bir tedbir almadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yunanlılar tarih boyunca kendisini “medeniyetin mirasçısı” şeklinde pazarlarken Müslümanlara karşı yürüttüğü tasfiye siyasetini perdelemeye çalıştı. Batılı devletler de kendi siyasî çıkarları uğruna bu perdenin arkasındaki kanlı sicili görmezden geldi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler, Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/moradan-izmire-ve-kibrisa-yunan-mezalimi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/yunan-mezalimm.webp" type="image/jpeg" length="47259"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dolandırıcı “Ahbap” Yunan’a sığınacaktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/dolandirici-ahbap-yunana-siginacakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/dolandirici-ahbap-yunana-siginacakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Haluk Levent 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Telefonunu kapatınca savcılarımız harekete geçti. Pazar günü Haluk Levent'i aldılar. Haluk Levent, İzmir'den tekneyle Yunan adalarına kaçacaktı" açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakan Gürlek; Ahbap Derneği soruşturması, Muhsin Yazıcıoğlu dosyası, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarında gelinen son durum, yasa dışı bahisle mücadele, FETÖ ile mücadele, Terörsüz Türkiye süreci ve uyuşturucu soruşturmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>Ben İstanbul Başsavcılığı yaparken belediye operasyonları yapıyorduk. Şile Belediyesi operasyonu yapılmıştı.Belediyelere genelde operasyonlar ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve yolsuzluk kapsamında oluyor. Tabii Şile Belediyesi'nde bir Berkant Acil diye bir şahıs var. Berkant Acil isimli şahıs aynı zamanda da Haluk Levent'in üvey kardeşi.</p>

<p>Soyadları farklı ama gerçekte üvey kardeşler. Bir şirketi var. Belediyelere konser organizasyonu, reklam organizasyonları vesaire yapıyor. Bu soruşturma kapsamında gözaltına alındı Şile Belediyesi'nde. Aynı şekilde Yeliz Kaya var. Yani bu da biliyorsunuz daha sonradan Ahbap'la irtibatı çıktı. Yeliz Kaya da gözaltına alındı. Tabii burada savcı arkadaşlar bütün hesap hareketlerini inceliyorlar. Hem Berkant Acil'in hem de Yeliz Kaya'nın yani MASAK raporları alınıyor, banka hareketleri bulunuyor.</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Yeliz Kaya'ya Ahbap Derneği'nden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar..."</strong></h2>

<blockquote>
<p>Berkant Acil'in hesap hareketleri incelenirken çok ilginç bir şekilde Haluk Levent'le bir para trafiği var. Olabilir yani sonuçta kardeşler arasında para trafiği var ama tabii burada dikkat çekici konu Yeliz Kaya. Yani Yeliz Kaya'nın bir Ahbap'la bir sıfatı yok. Yönetim kadrosunda da sıfatı yok, dernek gibi de bir vasfı yok. Yeliz Kaya'ya Ahbap Derneği'nden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar... Daha sonra bunlar Haluk Levent'e transfer ediliyor. Bu tabii savcı arkadaşların dikkatini çekiyor. Yeliz Kaya'yı ifade alıyorlar, "Bu hesap hareketleri var, Ahbap'la senin ne ilgin var? Sen normalde belediye soruşturmasında gözaltına alındın." Orada tabii Yeliz Kaya diyor ki, "Bu hesap bana ait değil, bu hesap Haluk Levent'in hesabı" diyor. Tabii burada arkadaşlar hemen bir MASAK raporu alıyorlar.</p>

<p>Daha önce Ahbap'la ilgili de çeşitli şikayetler, ihbarlar olunca dosya İstanbul Başsavcılığı tarafından ele alınıyor. Burada öncelikli olarak MASAK raporları alınıyor. Yani soruşturmanın başlangıcı bu. Normalde Yeliz Kaya'nın Ahbap Derneğinde bir resmi sıfatı olmamasına rağmen Ahbap Derneği'nin resmi hesabından Yeliz Kaya'nın hesabına inanılmaz miktarda, yani 1 milyar, 5 milyar anlık olarak, günlük olarak paralar transfer ediliyor. Daha sonra bu paralar bir şekilde Haluk Levent tarafından alınıyor. Bunun üzerine soruşturmaya başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tabii bu MASAK raporlarının gelmesi planlanıyordu. Yani bu biliyorsunuz normalde çarşamba günü, hafta içi bir soruşturmanın bir operasyon aşaması var. Burada şöyle oluyor, genelde Mali Şube çalışıyor, savcı arkadaşlar çalışıyor, bir şey var. Tabii Haluk Levent'in o süreci arkadaşları da takip ediyor, "Ne yapıyor, ne ediyor?" diye. Haluk Levent yurt dışından Türkiye'ye giriş yapmıştı o süreçte. Bir de İstanbul Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir uyuşturucu soruşturması var. Bu kapsamda ismini tam hatırlamıyorum, Portekizli bayan bir manken itirafçı olmuştu. Belki sizler de ekranlardan takip ettiniz. Bu bayan manken uyuşturucu kapsamında itirafçı beyanında bulundu. İşte Haluk Levent'in uyuşturucu kullandığını, üç kez birlikte uyuşturucu içtiklerini vesaire söylüyor. Tabii birden gündem Haluk Levent'e kilitlendi.</p>

<p>Haluk Levent de birden ürktü, yani panik içerisinde bulundu. Daha sonra pazar günü sanıyorum yurt dışına çıkmak için havalimanına giderken 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Tabii orada telefonu kapattı, yani telefon sinyali kesildi. Bizim arkadaşlar, yani savcılarımız aynı zamanda biliyorsunuz takip ediyorlar. Sinyal kapanınca birden kaçma girişiminde olduğunu düşündüler ki doğru. Normalde İzmir'e gitmeyi düşünüp İzmir'den de tekneyle Yunan adalarına kaçmayı düşünüyordu. Yanında bir şahıs var, Muzaffer isimli şahısla birlikte. O halen firari, yakalanamadı. Burada savcılarımız bir takdir aldılar. Sonuçta soruşturmanın gizlilikle yürütülmesi gerekiyor, aynı zamanda da şüphelinin ele geçirilmesi gerekiyor, asıl amaç bu. Pazar günü bir gözaltı kararı verdiler ve Haluk Levent'i aldılar. Soruşturma bu şekilde başlıyor.</p>
</blockquote></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/dolandirici-ahbap-yunana-siginacakti</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/gurlek-levent.webp" type="image/jpeg" length="31935"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batı Trakya’da Müslüman Türk sancağı direniyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bati-trakyada-musluman-turk-sancagi-direniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bati-trakyada-musluman-turk-sancagi-direniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan yönetimi, Batı Trakya bölgesindeki müslüman Türk varlığını hedef alan baskı ve asimilasyon adımlarını gün geçtikçe tırmandırıyor. Türk kimliğini, derneklerini, ibadethanelerini ve okullarını açıkça hedef alan Atina hükümeti, bölgedeki Türklerin en temel insani ve hukuki haklarını çiğniyor. Tarihi süreç içerisinde derinleşen zulüm düzeni karşısında Batı Trakya Türkleri, milli ve dini kimliklerini muhafaza etme hususunda direniş göstermeye devam ediyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Eğitimde kademeli tasfiye ve Yunanlaştırma adımları</strong></h2>

<p>Atina yönetiminin yürürlüğe koyduğu son kararlar doğrultusunda, müslüman Türk nüfusun yoğun biçimde ikamet ettiği Batı Trakya’da öğrenci azlığı bahane edilerek sekiz Türk azınlık ilkokulunun kapısına daha kilit vuruldu. Yunan yetkilileri bu uygulamayı "askıya alma" ismi altında maskelemeye çalışsa dahi, veliler bu hamleyi Türk çocuklarını doğrudan Yunan devlet okullarına yönlendirme gayreti şeklinde değerlendiriyor.</p>

<p>2011 yılından itibaren sistematik biçimde sürdürülen bu tasfiye süreci neticesinde faal okul sayısı hızla düşmüş durumda. 1995 senesinde bölgede 231 azınlık okulu hizmet verirken, günümüzde bu sayı ağır darbe alarak en alt seviyelere çekildi.</p>

<p>Yunanistan, altına imza attığı Lozan Barış Antlaşması hükümlerini ve ilgili uluslararası protokolleri açıkça ihlal etmeye devam ediyor. Bölgedeki müslüman Türk azınlığın ortaokul ve lise ihtiyacına rağmen yeni okul binalarının yapımı engellenmekte, İskeçe Azınlık Lisesi’nin yeni bina talebi Yunan makamlarınca reddedilmektedir. Eğitim alanındaki hak gaspları zorunlu anaokulu seviyesinde de devam ediyor. Kademeli şekilde mecbur kılınan anaokulu eğitiminde Yunan devleti, kurumlarda sadece Yunanca dilinde eğitimi şart koşarak Türkçe eğitimi müfredattan tamamen dışlıyor.</p>

<h2><strong>Kimlik kıymeti ve dernek yasağı</strong></h2>

<p>1923 tarihli Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi uyarınca Batı Trakya’daki Türk varlığı ile İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada Rumları mübadele haricinde tutulmuştur. Lozan ile hukuki statüsü güvence altına alınan Batı Trakya Türkleri, aradan geçen bir asırlık sürede kimlik, dil, din ve kültür alanında çetin bir ayakta kalma mücadelesi veriyor.</p>

<p>4 Kasım 1987 tarihinde Yunan idaresi, bölgede müslüman Türk unsurunun mevcudiyetini reddederek dernek ve vakıflarda "Türk" kelimesinin kullanımını yasaklayan kararlar alındı. Yunan yargısı bu tutumu onaylayıp "Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği" ile "Gümülcine Türk Gençler Birliği" kurumlarını feshettti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Batı Trakya Türklerinin simge liderinden Dr. Sadık Ahmet, soydaşlarına "Türk" şeklinde hitap ettiği gerekçesiyle 1990 senesinde hapis cezasına çarptırıldı.  </p>

<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2008 senesinde Yunanistan aleyhine verdiği kararda dernek isimlerinde "Türk" ifadesinin kullanım hakkı tescillenmesine rağmen Atina yönetimi bu hukuki kararları göz ardı etmeyi sürdürüyor.</p>

<h2><strong>Miçotakis yönetiminin rolü</strong></h2>

<p>Mevcut Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis de seleflerinin izinden giderek Batı Trakya Türklerini yalnızca "dini azınlık" şeklinde nitelendirmekte, Müslüman Türk köylerini "Pomak köyü", soydaş çocuklarını ise "Yunan çocukları" şeklinde adlandırıyor. Bu tutum, Türk varlığını "Müslüman Yunan" tanımı altında eritme politikasına sebep oluyor.</p>

<p>Dini ve kültürel miras da bu imha politikasından payını alıyor. İskeçe’nin Horozlu köyündeki tarihi Müslüman Türk Mezarlığı, Bulustra Belediyesi yetkilisi Yorgos Çitiridis tarafından buldozerlerle yıkılarak yerine spor tesisi yapılması kararlaştırıldı. Selanik yakınlarındaki Aleksandria bölgesinde mescit açılması engelleniyor. Ayrıca defin alanlarının kısıtlılığı sebebiyle cenazeler yüzlerce kilometre uzaklıktaki mezarlıklara taşınıyor. Merhum İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete’nin de beyan ettiği üzere camiler, okullar ve ezanlar açık bir tehdit altında varlığını sürdürmeye devam ediyor.</p>

<p> </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bati-trakyada-musluman-turk-sancagi-direniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 23:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/yunanturk.webp" type="image/jpeg" length="66801"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kudüs için 8 ülkeden ortak bildiri]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kudis-icin-8-ulkeden-ortak-bildiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kudis-icin-8-ulkeden-ortak-bildiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siyonist Yahudilerin Mescid-i Aksa'da tırmandırdığı gerilime karşı sekiz ülkeden ortak hamle geldi. Türkiye, BAE, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanları yayımladıkları ortak bildiriyle, terörist İsrtail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılarına karşı bildiri yayınladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Siyonist Bakanların kışkırtmaları hedefte</strong></h2>

<p>Ortak metinde, siyonist İsrailli bakanların öncülüğünde ve işgal kolluklarının muhafazasında Harem-i Şerif'e düzenlenen kitlesel baskınlar, avluda İsrail bayrağı açılması, polis eliyle çadır kurulması ve her türlü provokatif eylem lanetlendi. Bildiride siyonist çetenin sebep olduğu bu gerilimin uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler kararlarına ve Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsüne doğrudan bir saldırı niteliği taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Söz konusu saldırıların nefreti körüklediğine dikkat çekilen bildiride, bölgedeki adil ve kalıcı barış çabalarının bu eylemler sebebiyle ağır darbe aldığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Siyonist rejimin Kudüs üzerindeki iddiaları gayrimeşrudur</strong></h2>

<p>Kudüs’ün Eski Şehir bölgesindeki ibadet mekânlarına yönelik ayrımcı ve keyfi kısıtlamaların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu vurgulanan metinde, işgalci gücün Doğu Kudüs'ün tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirme niyeti bir kez daha teşhir edildi. Açıklamada, işgalci İsrail'in Kudüs ve buradaki Müslüman ile Hristiyan kutsal mekânları üzerinde hiçbir egemenlik hakkının bulunmadığı, siyonist yönetimin tüm uygulamalarının hukuk dışı olduğu kaydedildi.</p>

<h2><strong>Kutsal mekânların tek meşrû yetkilisi Kudüs Evkaf Dairesidir</strong></h2>

<p>Bildiride, tarihi Haşimi hamiliğinin özel rolü teyit edilerek Kudüs'ün tarihi ve hukuki statükosunun korunmasının hayati önemi dile getirildi. 144 dönümlük Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif'in münhasıran Müslümanlara ait bir ibadet alanı olduğu hatırlatılırken; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığına bağlı Kudüs Evkaf ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesinin, mabedin idaresi ve girişlerin düzenlenmesi konusunda tek meşru merci olduğu vurgulandı.</p>

<p>Sekiz ülkenin bakanları, uluslararası toplumu kararlı bir tutum takınmaya çağırarak, işgalci gücün Kudüs Eski Şehri'ne yönelik kısıtlamalarını derhal kaldırmasını ve siyonist ihlallerin durdurulmasını talep etti. Hatırlanacağı üzere, Siyonist rejimin Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, işgal polisinin muhafazasında Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyerek yeni bir kışkırtmaya imza atmıştı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kudis-icin-8-ulkeden-ortak-bildiri</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 22:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/mescidiaksabaskin-3.webp" type="image/jpeg" length="53567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’den Türkiye dahil 60 ticaret ortağına yeni gümrük vergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdden-turkiye-dahil-60-ticaret-ortagina-yeni-gumruk-vergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdden-turkiye-dahil-60-ticaret-ortagina-yeni-gumruk-vergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump yönetimi, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 60 ticaret ortağından ithal edilen ürünlere yüzde 10 ila 12,5 arasında yeni gümrük vergisi getirdi. Türkiye, Rusya, Brezilya, Avustralya ve Çin’in de yer aldığı 38 ülke için vergi oranı yüzde 12,5 olarak belirlendi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trump yönetimi, bu yılın başlarında uygulamaya konulan ve süresi dolmak üzere olan küresel gümrük vergilerinin yerini alacak yeni gümrük vergileri açıkladı. Trump yönetimi, Avrupa Birliği (AB) dahil 60 ticaret ortağından ithal edilen ürünlere yönelik yeni gümrük vergilerinin gerekçesini, zorla çalıştırılan işçiler tarafından üretilen mallara yönelik yasakların yeterince uygulanmamasını gösterdi.</p>

<p>Toplam 60 ülkenin hedef alındığı yeni gümrük vergisi düzenlemesinde aralarında İngiltere, Kanada, Hindistan, Endonezya, Meksika ve Pakistan’ın da yer aldığı 17 ülkeye yüzde 10 oranında taban gümrük vergisi uygulandı.</p>

<p>Avrupa Birliği, Tayvan, Japonya, Güney Kore ve İsviçre’ye ise yüzde 10 veya yüzde 12,5 arasında değişen oranlar belirlendi. Aralarında Türkiye, Rusya, Brezilya, Avustralya ve Çin’in de bulunduğu 38 ülkeye ise yüzde 12,5 oranında gümrük vergisi getirildi.</p>

<p>ABD’nin toplam ithalatının yüzde 99,4’ünü kapsayan yeni vergiler, petrol, doğal gaz, gübre ve bazı gıda maddeleri dahil çok sayıda üründe uygulanmayacak. Yeni vergiler, Trump’ın yüzde 10’luk küresel gümrük vergisinin 150 günlük uygulamanın sona ermesiyle yürürlüğe girdi.</p>

<h2><strong>Yeni vergilere tepki</strong></h2>

<p>ABD tarafından getirilen açıklanan gümrük vergileri, hedef alınan ülkeler tarafından tepkiyle karşılandı. Japonya Hükümet Sözcüsü Minoru Kihara, kararın üzüntü verici olduğunu açıkladı.</p>

<p>Avustralya Ticaret Bakanı Don Farel, gümrük vergilerini "haksız" olarak nitelendirdi ve serbest ticaret anlaşmasıyla bağdaşmadığını söyledi.</p>

<p>Kanada Ticaret Bakanı Dominic LeBlanc ise, "Önümüzdeki haftalarda bu konu ve çözüm bekleyen diğer meseleler hakkında vatandaşlarımızın karşılıklı yararı doğrultusunda ABD ile yapıcı temaslarımızı sürdüreceğiz" dedi.</p>

<h2><strong>"Bunu beklemiyorduk" </strong></h2>

<p>Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD’nin yeni gümrük vergilerine ilişkin gerekçesini sorgulayarak, AB’nin zorla çalıştırmaya karşı denetimlerinde eksiklik bulunduğu yönündeki iddiaların temelsiz olduğunu söyledi. Filipinler’deki ASEAN toplantıları sırasında yaptığı açıklamada Kallas, "AB için böyle şeyler söyleyemezsiniz" dedi.</p>

<p>Kallas, "Çalışma yasalarımızı ABD’dekilerle karşılaştırırsanız, çalışanlarımız için çok iyi çalışma şartlarımız ve ücretli izinlerimiz var. Dolayısıyla bu iddianın gerçekten hiçbir temeli yok" dedi.</p>

<p>AB’nin böyle bir karar bekleyip beklemediği sorusuna Kallas, "Sürekli getirilip kaldırılan bu vergileri kim takip edebilir? Hayır, bunu beklemiyorduk" yanıtını verdi. Kallas, Brüksel’in bu konuda Washington’dan açıklama talep edeceğini ifade etti.</p>

<p>AB’nin geçtiğimiz yıl varılan transatlantik ticaret anlaşması kapsamındaki taahhütlerini yerine getirdiğini de ifade eden Kallas, "Bu anlaşmaya uyulmaması, bizim için olumsuz bir sürpriz oldu" dedi.</p>

<h2><strong>ABD Yüksek Mahkemesi vergilerin hukuka aykırı olduğuna hükmetmişti </strong></h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, 2025 yılı ocak ayında ikinci dönemi için göreve gelişiyle birlikte dünya çapında geniş kapsamlı gümrük vergisi uygulamaya başlamıştı. Diğer yandan ABD Yüksek Mahkemesi, bu yıl şubat ayında alınan bir kararla Trump’ın ulusal acil durum yetkilerine dayanarak dünya genelinde uygulamaya koyduğu gümrük vergilerinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmişti.</p>

<p>Bu kararın ardından Trump, farklı yasal yetkilere dayanarak ithalata yüzde 10 gümrük vergisini yeniden yürürlüğe koymuştu. Ancak 150 gün süreyle uygulanan bu vergilerin uygulama süresi ABD Doğu Yakası saatiyle Cuma günü 00.01 itibarıyla sona eriyordu.</p>

<p>Trump yönetimi, bu sürenin dolmasından önce Ticaret Yasası’nın 301’inci maddesine dayanarak en büyük 60 ticaret ortağına yeni vergiler getirdi. ABD yönetimi, yeni gümrük vergilerinin "zorla çalıştırılan işçiler tarafından üretilen mallara karşı yeterli önlem alınmadığı" gerekçesiyle getirildiğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdden-turkiye-dahil-60-ticaret-ortagina-yeni-gumruk-vergisi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 21:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/abdgumrukvergisi.webp" type="image/jpeg" length="40451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu: UCM'nin Netanyahu kararı uygulansın!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/istanbul-barosu-ucmnin-netanyahu-karari-uygulansin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/istanbul-barosu-ucmnin-netanyahu-karari-uygulansin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesince (UCM) verilen yakalama kararının uygulanması çağrısında bulunarak, uluslararası kurumları ve ilgili kuruluşları hukuki yükümlülüklerini yerine getirmeye davet etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Barosunda düzenlenen basın toplantısında konuşan Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu, 24 Temmuz'un hem basın özgürlüğünün hem de Lozan Barış Antlaşması'nın yıl dönümü olduğunu belirtti.</p>

<p>Basın özgürlüğünün güvence altına alındığını vurgulayan Kaboğlu, okunacak çağrının yalnızca İstanbul Barosuna ait olmadığını, Türkiye genelindeki baroların ve yüzlerce avukatın ortak iradesini yansıttığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filistin'in var olma hakkını desteklediklerini dile getiren Kaboğlu, çağrının İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun uluslararası hukuk önünde hesap vermesine yönelik olduğunu ifade etti.</p>

<p>Netanyahu'nun 'baş savaş suçlusu' olduğunun altını çizen Kaboğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>'Netanyahu'nun yargılanmasına ilişkin Uluslararası Ceza Mahkemesinin 21 Kasım 2024 tarihinde savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar isnadıyla yakalama kararı bulunmaktadır. Ayrıca, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi de Gazze'ye insani yardım götüren Sumud Filosu'na yönelik müdahaleye ilişkin görülmekte olan davada 14 Temmuz 2026 tarihli ara kararıyla, Netanyahu hakkında Interpol kırmızı bülteni çıkarılması yönünde işlem yapılmasına karar vermiş bulunuyor. Görüldüğü gibi birincisi, Uluslararası Ceza Mahkemesinin kararı doğrudan yakalanması ve yargılanmasına ilişkindir, savaş suçudur. İkincisi ise daha çok biraz önce belirttiğim gibi uluslararası insancıl hukukun açıkça ihlal edilmesi nedeniyle ona karşı ulusal mahkemenin verdiği karardır. Her ikisi de çok değerlidir.'</p>

<p>Kaboğlu, uluslararası alanda dört ana muhatapla karşı karşıya bulunduklarını belirterek, 'Bu çağrı, bütün mağdurlar için ayrımsız, ayrım yapılmadan hukukun uygulanması çağrısıdır. Nasıl ki suçlular için yaptırımın uygulanması çığlığı ortak çağrı ise aynı zamanda mağdurların mağduriyetlerinin giderilmesi çağrısıdır.' dedi.</p>

<p>Adalet Bakanlığı, Türkiye Barolar Birliği, barolar, hukuk fakülteleri, insan hakları kuruluşları ve uluslararası hukuk örgütlerine de çağrıda bulunan Kaboğlu, gerekirse Uluslararası Ceza Mahkemesi nezdinde 'mahkemenin dostu' (amicus curiae) görüşü sunabilecek ortak bir hukuk heyeti oluşturulmasını önerdi.</p>

<p>Yaklaşık 200 avukatın imzasını taşıyan ortak çağrının kamuoyuyla paylaşıldığını bildiren Kaboğlu, Gazze'de sivillerin korunması, uluslararası hukukun ayrım gözetilmeksizin uygulanması ve savaş suçlarının cezasız kalmaması amacıyla bu çağrıyı yaptıklarını dile getirdi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/istanbul-barosu-ucmnin-netanyahu-karari-uygulansin</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 20:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ucmnetanyahu.webp" type="image/jpeg" length="59382"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görünürlük hastalığı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gorunurluk-hastaligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gorunurluk-hastaligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsanların hususi hayatlarını sürekli sergileme ihtirası, haya ve mahremiyet duygusunu kökünden tahrip ediyor. Dijital mecralarda varlık gösterme mecburiyeti insanın iç dünyasını çoraklaştırırken, sır kalması icap eden anların tüketime açılması derin ruhi çöküntülere sebep oluyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Modern çağın en tehlikeli salgınlarından biri olan görünürlük ihtirası, insanın en sığınaklı kalesi olan evi ve aileyi bir vitrine dönüştürüyor. Eskiden dört duvar arasında, sadece hane halkına ait olan hususi anlar, bugün dijital ağlarda binlerce yabancının nazarına sunuluyor. Mahremiyetin tasfiyesi, içtimai dokuyu zedeleyerek insanı şahsiyetsizleştiriyor. Her anını sergileyen fert, zamanla kendi hayatının öznesi olmaktan çıkıp, takipçileri için içerik üreten bir nesneye dönüşüyor.</p>

<h2><strong>Onaylanma açlığı </strong></h2>

<p>İşin ruhiyat cephesine bakıldığında, beğeni ve takipçi sayılarının insanın değer ölçüsü haline geldiği görülüyor. İngiltere merkezli Royal Society for Public Health kurumunun hazırladığı detaylı raporlar, dijital platformların gençlerde yetersizlik hissi, yoğun kaygı ve ağır depresyona sebep olduğunu apaçık ortaya koyuyor. İnsan, kendi hakikati ile başkalarının kurgulanmış hayatlarını kıyasladıkça iç huzurunu bütünüyle kaybediyor. Fotoğraf karelerine sığdırılan sahte mutluluklar, ekran kapandığında yerini büyük bir boşluğa ve tükenmişliğe bırakıyor. Sürekli başkalarının gözünde var olma gayreti, ferdin kendi iç sesini duymasına mâni oluyor.</p>

<h2><strong>Görünmüyorsam yokum yanılgısı</strong></h2>

<p>Görünürlük vebası, insanın varlık tasavvurunu altüst ederek derin bir felsefi buhran doğuruyor. Düşünür Byung-Chul Han, "Şeffaflık Toplumu" adlı eserinde, her şeyin sergilenmesinin eşyanın ve insanın sırrını ifşa ederek kıymetini düşürdüğünü ifade ediyor. Ananevi hikmette insanın kendi içindeki saklı derinliği kıymet taşırken, bugün "Görünmüyorsam yokum" anlayışı hâkimiyet kuruyor. Yaşanan bir an, yenilen bir yemek veya gidilen bir mekân, ancak başkaları tarafından izlendiğinde geçerlilik kazanıyor. Bu durum, anın ruhunu öldürüyor ve insanı sadece bir "görüntü" seviyesine hapsediyor.</p>

<p>Görünürlük hastalığı, fıtrata işlenen haya duygusunun ağır yara almasına sebep oluyor. Hüzün, ibadet, hastalık veya aile içi hususi muhabbetler bile birer "etkileşim" malzemesi olarak kullanılıyor. İnsanların ağlarken veya dua ederken kendi fotoğraflarını çekip paylaşması, samimiyetin yerini riyakârlığa bıraktığını gösteriyor. Kendine saklaması icap eden hisleri pazarlayan fert, iç dünyasındaki alanı kendi elleriyle yıkıyor. Sırrını ve hususiyetini kaybeden insan, kalabalıklar içinde giderek daha fazla yalnızlaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahremiyeti yeniden inşa etmek ve bu ruhi buhrandan kurtulmak, kati bir irade ortaya koymayı icap ettiriyor. Hususi hayatın sınırlarını yeniden çizmek, aile içindeki mahrem anları dijital nazarlardan sakınmak hayatî bir ehemmiyet taşıyor. İnsanın kıymeti, aldığı beğeni sayısıyla ölçülmekten çıkıp, kendi iç dünyasındaki derinliğiyle mana buluyor. Dijital vitrinlerden çekilip hakiki hayata, tefekküre ve sükûnete yönelmek, modern çağın bu yakıcı hastalığına karşı yegâne kalkan görevi görüyor.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gorunurluk-hastaligi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 18:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/gorunurlukh.png" type="image/jpeg" length="68435"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="10470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="41966"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="73290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="29568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="43577"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="62444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="78651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="64027"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="53324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="92607"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="71600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="26092"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="45992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="58080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="17568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="18873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="20045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="10874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="79670"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="94318"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
