<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 27 Jul 2026 18:48:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunan basını İsrail'in 'Türkiye' korkusunu yazdı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yunan-basini-israilin-turkiye-korkusunu-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yunan-basini-israilin-turkiye-korkusunu-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Akdeniz’de Türk Donanması’nın gücü ve hızla gelişen denizaltı kabiliyeti, siyonist işgal rejiminde büyük bir telaşa sebep oldu. Yunanistan merkezli BankingNews yayın organının aktardığı bilgiler, Tel Aviv yönetiminin Mavi Vatan’daki Türk varlığı karşısında derin bir korku içine düştüğünü ortaya koyuyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haberde, Türk deniz kuvvetlerinin Doğu Akdeniz'i adeta bir Türk gölüne dönüştüren hamleleri karşısında çaresiz kalan siyonist çetenin, Amerikan yapımı P-8 Poseidon deniz karakol uçaklarını envanterine katmayı planladığı belirtildi. Birim maliyeti 328,5 milyon doları bulan bu uçaklarla Türk denizaltılarını takibe almayı hedefleyen işgalci güçlerin, yüksek maliyet sebebiyle ciddi bir kararsızlık yaşadığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>'Türk ordusuyla sıcak temas yarın sabah yaşanabilir'</strong></h2>

<p>Terörist İsrail'in Diaspora İşleri Bakanı Amichai Chikli, Türk donanmasının bölgedeki ağırlığı karşısında duydukları endişeyi açıkça dile getirdi. Chikli yaptığı açıklamada, "Türk ordusuyla denizde doğrudan temas yarın sabah bile yaşanabilir. Bu ihtimal son derece güçlüdür" ifadelerini kullanarak işgalcilerin korkularını itiraf etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atina merkezli yayın organı, İsrail Donanması’nın Türkiye karşısında son derece zayıf kaldığına dikkat çekti. Siyonist rejimin deniz kuvvetlerinin sadece kıyı muhafazası ve gasbettikleri doğal gaz sahalarını koruma kapasitesine sahip olduğu, buna karşılık Türkiye’nin 10’dan fazla aktif dizel-elektrik denizaltısı, Havadan Bağımsız Tahrik Sistemli (AIP) yeni nesil denizaltıları, güçlü fırkateyn ve korvet filosu ile TCG Anadolu ve TB3’ler gibi devasa platformlarla Akdeniz'in en dominant gücü konumunda bulunduğu vurgulandı.</p>

<h2><strong>Şer ekseninin kirli ittifakı</strong></h2>

<p>Türkiye'nin denizlerdeki üstünlüğünü kabul etmek zorunda kalan Yunan basını, siyonist rejimin bu dengesizliği P-8 Poseidon gibi 7 bin 500 kilometre menzilli gözetleme uçaklarıyla kapatmaya çalıştığını öne sürdü. Haberde; İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden oluşan şer ekseninin, Türk donanmasına karşı ortak istihbarat ve veri paylaşım ağı kurarak bölgedeki Türk varlığını engellemeye çalışacağı ifade edildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yunan-basini-israilin-turkiye-korkusunu-yazdi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/yunanbasini.webp" type="image/jpeg" length="40841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail, Batı Şeria’yı tutuklamalarla sindirmeye çalışıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-bati-seriayi-tutuklamalarla-sindirmeye-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-bati-seriayi-tutuklamalarla-sindirmeye-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'nın farklı bölgelerine düzenlediği baskınlarda 33 Filistinliyi gözaltına aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin Esirler Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail güçlerinin Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde geniş çaplı baskınlar düzenlediği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, baskınlarda aralarında bir kadının da bulunduğu 33 Filistinlinin gözaltına alındığı kaydedildi.</p>

<p>Gözaltıların Batı Şeria'nın kuzeyindeki Tulkerim kentinde yoğunlaştığı, Nablus, Kalkilya ve El Halil kentlerinden de gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada ayrıca söz konusu gözaltıların, İsrail'in Batı Şeria'nın farklı kentlerinde Filistinlileri toplu şekilde hedef alma politikasının bir parçası olduğu ifade edildi.</p>

<p>İsrail'in Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını başlatmasından bu yana işgal altındaki Batı Şeria'da İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Filistinlilere yönelik saldırıları arttı.</p>

<p>Filistin resmi verilerine göre, bu dönemde Batı Şeria'da 1182'den fazla Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 13 bin kişi yaralandı ve yaklaşık 24 bin Filistinli gözaltına alındı.</p>

<h2><strong>İsrail ateşkese rağmen saldırıyor! </strong></h2>

<p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.</p>

<p>Son 24 saatte İsrail saldırılarında 3 kişinin şehit olduğu, 12 kişinin yaralandığı kaydedildi.</p>

<p>Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 1203 kişinin şehit olduğu 3 bin 900 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 803 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı kaydedildi.</p>

<p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam şehit sayısının 73 bin 329'a, yaralı sayısının ise 174 bin 9'a yükseldiği bildirildi.</p>

<p>Gazze'de enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu, ancak ekipman yetersizliği ve İsrail'in devam eden saldırıları nedeniyle ambulans ve sivil savunma ekiplerinin bu cenazelere ulaşamadığı ifade edildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-bati-seriayi-tutuklamalarla-sindirmeye-calisiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/batiseriagozalti-1.webp" type="image/jpeg" length="65098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'de Yahudi'nin sol kolu: Zohran Mamdani]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdde-yahudinin-sol-kolu-zohran-mamdani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdde-yahudinin-sol-kolu-zohran-mamdani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Filistin yanlısı" söylemlerle sokaklara çıkan, gençleri peşinden sürükleyen ve "değişim" vaadiyle New York Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan Zohran Mamdani, nihayet gerçek yüzünü gösterdi. Seçim meydanlarında Filistin için adalet naraları atan, kefiye takıp poz veren Mamdani, koltuğa oturur oturmaz Yahudi lobisiyle el sıkışmaya, efendilerine sadakat yemini etmeye başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>YAHUDİ'NİN YENİ TASMALI SÖZCÜSÜ</strong></h2>

<p>Mamdani, Yahudilerin New York sokaklarındaki yeni vitrin mankeni haline geldi.</p>

<p>Mamdani, adeta bir "antisemitizm" sopası sallayarak, kendi seçmenine parmak sallamaktan, hakikati boğmaya çalışmaktan geri durmuyor. "Bu şehirde antisemitizme asla müsamaha gösterilmeyecek" açıklamalarını yapan Mamdani, Siyonist ezberin bekçiliğine soyunuyor</p>

<p>Beş ilçenin tamamında antisemitizmi kökünden kazıyacaklarını haykıran Mamdani, New York sokaklarını bir polis devleti mantığıyla dizayn etmeye niyetli görünüyor. Son dönemde yaptığı açıklamalarla İsrail’in bekasını, New York’un huzuruyla bir tutuyor. "Bir ulus devlete eleştiri yaptığımızda tam olarak o devlete eleştiri yaptığımızı unutmamalıyız" şeklindeki ifadeleri ise maskesinin düştüğünü gösteriyor. İsrail’in işgalci yapısına laf ettirmemek için kılıf arayan Mamdani, özgür düşünceyi kendi sığ ajandasına hapsederek, "devleti eleştirmeyin" demenin en dolambaçlı yolunu seçiyor.</p>

<h2><strong>KÜRESELCİ KUKLANIN ÇELİŞKİLERİ</strong></h2>

<p>Mamdani’nin tutarsızlığı sadece burada bitmiyor. Seçim öncesi "toplumsal adalet" kalkanını kullanan, LGBT yürüyüşlerinde boy göstererek her türlü sapkın ideolojinin bayraktarlığını yapan bu figür, şimdi de Siyonizmin en sadık sözcüsü haline geldi. Bir yandan sapkın yürüyüşlerde boy gösterip diğer yandan işgal rejiminin çıkarlarına göz kırpan Mamdani, küreselcilerin kuklası olduğunu bu şekilde açıkça ilan etmiş oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdde-yahudinin-sol-kolu-zohran-mamdani</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/mamadani.jpg" type="image/jpeg" length="22614"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa alevler içinde!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/avrupa-alevler-icinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/avrupa-alevler-icinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya ve Fransa'da günlerdir devam eden orman yangınları yerleşim yerlerini tehdit ederken iki ülkede toplam tahliye edilen kişi sayısı 310 bine ulaştı. Fransa'da ulaşım hatları kesintiye uğrarken, İspanya da ise tahliyeler genişleyerek devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed">Fransa ve İspanya'da kontrolden çıkan orman yangınları, OHAL ilanı ve Fransız ordusunun sahaya inmesine rağmen yerleşim alanlarını, ulaşım ağlarını ve günlük yaşamı tehdit etmeyi sürdürüyor. Fransız yetkililer, ülkenin güneybatısında devam eden ve Gironde bölgesinden Bordeaux kentine doğru ilerleyen ana orman yangını sebebiyle tahliye edilenlerin sayısının 300 bini geçtiğini duyurdu. İçişleri Bakanı Laurent Nunez, yılbaşından bu yana Fransa'da 12 bin 845 yangın çıktığını ve yangınlarla bağlantılı 146 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Nunez, askeri personelin ve askeri kargo uçağının yangın söndürme çalışmalarına destek vermesinin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>1949'DAN SONRA EN BÜYÜK FELAKET</strong></h2>

<p color="dimmed">Fransa’da 42 bin hektarın yandığı aktarıldı. Bu tablo, 1949 yılında 50 bin hektarlık alanın yok olduğu felaketten bu yana ülkedeki en büyük toprak yıkımlarından biri olarak kayıtlara geçti. Bölgesel makamlar, şiddetli rüzgarların Gironde'daki dev yangını yayması sebebiyle Bordeaux'dan İspanya sınırına uzanan ana A63 otoyolunun 60 kilometrelik bölümünün trafiğe kapatıldığını açıkladı. Demir yolu şirketi SNCF de Bordeaux'nun güneyindeki yaklaşık 100 kilometrelik hatta tren seferlerini durdurduğunu bildirdi. Fransa Bisiklet Turu organizatörleri, ülkenin güneybatısını kasıp kavuran orman yangınları nedeniyle yarışın son etabının kısaltıldığını duyurdu. Gironde savcılığı, 32 bin hektarlık alanın yandığı bölgede hayatı tehlikeye attıkları şüphesiyle önceki gün üç şahsın gözaltına alındığını duyurdu.</p>

<h2><strong>SEKİZ BELEDİYEYE DAHA TAHLİYE</strong></h2>

<p color="dimmed">İspanya yetkilileri, dün akşam yangınların Madrid'in batısını tehdit etmesi üzerine Toledo yakınlarındaki sekiz belediyenin daha boşaltılması talimatını verdi. İçişleri Bakanlığı, Buenaventura, Navamorcuende, Real de San Vicente, Hinojosa de San Vicente, Castillo de Bayuela, Garciotum, Nuno Gomez ve Pelahustan sakinlerine evlerini derhal terk etmelerinin bildirildiğini kaydetti. İspanya'nın doğusundaki Valencia kentinde çıkan orman yangınında bir kişinin hayatını kaybettiği, alevlerin daha sonra itfaiye ekipleri tarafından kontrol altına alındığı açıklandı.</p>

<h2><strong>Tatilcilerin rotası kuzeye döndü</strong></h2>

<p>Avrupa kıtasının güneyinde yaşanan yangınlar ve tekrarlayan sıcak hava dalgalarından bunalan Avrupalı tatilciler, daha serin hava koşulları umuduyla Akdeniz rotalarını bir kenara bırakıp başta İskandinavya olmak üzere kuzey coğrafyalarına yöneliyor. Avrupa'da yaz sıcaklıklarının düzenli olarak 40 santigrat dereceye yaklaşmasıyla birlikte, "serinlik" kavramı tatil tercihlerinde öne çıkan temel unsurlardan biri haline geldi. Fransa'da mayıs ayında yaşanan ilk sıcak hava dalgasından bu yana Danimarka'nın başkenti Kopenhag'daki otel odalarına yönelik aramalar yüzde 246 oranında artış gösterdi.</p>

<h2><strong>ABD ısı kubbesine girecek</strong></h2>

<p>ABD'de yaklaşık 70 milyon insan, ülkenin güney ve orta eyaletlerinin büyük bir bölümünü kavuran tehlikeli derecede yüksek sıcaklıklar nedeniyle aşırı sıcaklık uyarılarıyla karşı karşıya kaldı. Son bir ayda ABD'yi vuran üçüncü büyük "sıcak hava kubbesi" olayı, hafta sonu boyunca güçlenerek Meksika Körfezi kıyılarından Büyük Ovalar'a ve batıya kadar ülkenin geniş bir bölümünü etkisi altına aldı. Sıcaklıkların 48 dereceye kadar çıkması bekleniyor. Ülkedeki yüksek sıcaklıkların önümüzdeki haftaya kadar devam edeceği belirtildi.</p>

<p><i>Kaynak: Yeni Şafak</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/avrupa-alevler-icinde</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/avrupa-alevler-icinde-haber.webp" type="image/jpeg" length="30031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Suriye'ye havadan tehdit broşürleri bıraktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-suriyeye-havadan-tehdit-brosurleri-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-suriyeye-havadan-tehdit-brosurleri-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu, işgalini genişlettiği Suriye'nin Yermuk Havzası bölgesine havadan tehdit mesajları yağdırdı. Bölge halkının işgale direnmesi ve yollara taş koyup kapatmasının ardından havadan broşür bırakan soykırımcı İsrail ordusu, 'elimizdeki tüm imkanlarla işgale devam edeceğiz' tehdidinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ordusu, işgalini sürdürdüğü ve genişletmeye çalıştığı Suriye'nin güneyindeki Dera ve Kuneytra illeri arasında yer alan Yermuk Havzası bölgesine havadan tehdit broşürleri bıraktı.</p>

<p>Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, bölge halkının İsrail ordusunun Suriye topraklarındaki ihlallerini engellemek amacıyla yollara taş koyup kapatmasının ardından bölgeye havadan broşürler atıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Yolları kapatmak dahil İsrail ordusuna karşı eylemlere son verilmesi" çağrısında bulunulan broşürlerde, "İsrail ordusunun, elindeki tüm imkanlarla bölgedeki faaliyetlerine devam edeceği" tehdidine yer verildi.</p>

<p>İsrail ordusu Suriye'nin güneyindeki Dera ve Kuneytra bölgelerine sık sık baskınlar düzenliyor, evlere girerek arama yapıyor, yollara kontrol noktaları kuruyor ve sivilleri alıkoyuyor.</p>

<p>Buna karşın sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Dera halkının İsrail ordusuna yönelik karşıt bir yol uyarısı hazırladığına ilişkin görseller paylaşıldı.</p>

<p>Dera'da yaşayan Suriyelilerin İsrail ordusu için hazırladığı yazıda, "Kendi güvenliğiniz için giriş kesinlikle yasaktır. Toprak sahipleri olarak toprağımıza girenlere karşı bölgemizi tüm gücümüzle savunacağız. Dikkatli olun." ifadeleri yer aldı.</p>

<p>İsrail ordusu, Esed rejiminin yıkılmasının ardından, 1974'te imzalanan 'Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nı ihlal ederek Suriye'nin güneyinde işgal ettiği Dera ve Kuneytra illerinde askeri noktalar inşa etmiş ve bugüne kadar 50'den fazla kişiyi alıkoymuştu.</p>

<p>Kaynak: STAR Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-suriyeye-havadan-tehdit-brosurleri-birakti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/israil-suriye-brolur.webp" type="image/jpeg" length="64461"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meyhane, ahır, depo, sinema yapılan ve satılan camiler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/meyhane-ahir-depo-sinema-yapilan-ve-satilan-camiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/meyhane-ahir-depo-sinema-yapilan-ve-satilan-camiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halifeliğin kaldırılmasıyla birlikte Şer'iye ve Evkaf Vekâleti (Diyanet ve Vakıflar Bakanlığı) kaldırılmış, yerine Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulmuş. Bunun üzerine vakıf malları tasfiye edilmeye başlandı. Bunun için ilk adım olarak cami, medrese, tekke gibi dini kurumlardan kurtulmak(!) gerekiyordu. Ve bu tasfiye cumhuriyetin ilk yıllarının 1970'lerin sonuna kadar devam etmiştir.</p>

<p>15 Kasım 1935'te "Cami ve Mescitlerin Tasnifine ve Tasnif Harici Kalacak Cami ve Mescit Hademesine Verilecek Muhassasat (Maaş, Ödenek) Hakkında Kanun" çıkarıldı. 2845 numaralı bu kanunda "Tasnif harici tutulan cami ve mescitler usul ve mevzuata göre kendilerinden başkaca istifade edilmek üzere kapatılır." hükmü yer almaktaydı.</p>

<p>29 Haziran 1927 tarihli Akşam gazetesinde şöyle bir haber yer almıştır:</p>

<blockquote>
<p>"İstanbul'da işe yaramayan ve cemaatsizlik yüzünden boş kalan bazı camilerin kapatılarak bütçeye gelir sağlanması uygun görülmüştür. Diyanet İşleri Başkanlığı'nca İstanbul Müftülüğü'ne gönderilen tebligatta bu hususta incelemeler yapılarak camilerin tasnifi emredilmiştir. İstanbul'da yüzlerce cami ve mescit bulunmaktadır. Bazen bir mahalleye 5-6 cami isabet etmekte ve bu camilerin yanında da birçok mescide rastlanmaktadır. Birçok caminin böyle cemaatsiz açılıp kapandıkları öğrenilmiştir. Bundan dolayı Diyanet İşleri Başkanlığı özellikle bütçeye gelir sağlanması maksadıyla bu tür camilerin kapatılmasını emretmiştir."</p>
</blockquote>

<p>Bu yazı üzerine 1927'den itibaren 23 yıl boyunca yüzlerce cami ibadete kapatılmıştır. II. Dünya Savaşı bahane edilerek camilere el konulmuş ve askeriyenin emrine verilmiştir. Bazı camiler buğday deposu olarak, bazıları asker alma dairesi, bir kısmı ise askeriyenin atları için ahır olarak kullanılmıştır.</p>

<p>4 Mart 1949 tarihli Bakanlar Kurulu kararında Bolu'daki Karakadı Camii'nin bakım ve onarım giderleri devlet bütçesinden karşılanmak şartıyla kitaplık olarak kullanılmak üzere Millî Eğitim Bakanlığı'na devri kararlaştırılmıştır. Bursa'da Kara Şeyh Camii ibadete kapatılarak çocuk kütüphanesi yapılmıştır.</p>

<p>Afyonda Atatürk'ün sağlığında Paşa Camii olarak anılan Umur Bey Camii yıkılarak yerine tenasül uzuvları da belli olan bir heykel dikilmiştir.</p>

<p>1942'de Kayseri'de silâhaltına alınan askerler Çukur Cami'nde toplanarak orada bir müddet yatırılıp İstanbul'a sevk edilmişler, İstanbul'da da o dönemde askeri kışla olarak kullanılan Sultanahmet Camii'nde barındırılmışlardır.</p>

<p>İstanbul Aksaray Küçük Langa'da yaptırılan Bostan Camii 1937 tarihinde hiçbir sebep yokken yıktırılmıştır.</p>

<p>Sultan İkinci Mustafa zamanında yaptırılmış olan Eminönü, Balıkpazarı Tekkesi Mescidi, 1936 yılında yıktırılmıştır.</p>

<p>O yıllarda Camilerin at ahırı, ambar, depo yapıldığı ve askeriyenin işgali altında olduğu bütün askeri ve diğer kaynaklarda mevcuttur.</p>

<p>İnönü devrinde Diyarbakır'da bir Ulucami, Ramazan'dan önce ambar yapılarak ibadete kapatılmıştır. Nerede namaz kılalım, diye soranlara da evlerinde kılsınlar, denmiştir.</p>

<p>1935'te Muş'ta Murat Paşa Camii dinamitle havaya uçurulmuştur. Sıddık Çeşmidil adlı vatandaş 12 Mart 1976 tarihli Sebil dergisinde yayınlanan bir hatırasında "Dellal yarım saat sonra caminin yıkılacağını haber verdi. Dinamitlenen minarenin, ekseni etrafında son zikrini yaparcasına daireler çizerek cami harabesinin üzerine uzanışını elemle, biraz da utanarak seyrediyorduk." diye anlatmıştır.</p>

<h2><strong>Adıyaman'da Kapatılan ve Satılan Camiler</strong></h2>

<p>Şu anda Adıyaman Alaybey (Musalla) Camii adıyla ibadete açık olan cami benim çocukluğumda kapalı ceza ve tevkif evi olarak kullanılıyordu. Hatta ilkokula gittiğim yıllarda her gün önünden geçerek okula gider gelirdim. Boş vakitlerimde de harçlığımı çıkarmak için gardiyanlardan izin alarak mahkûmlara gazoz satardım.</p>

<p>O yıllarda satılan camiden Adıyaman Alaybey (Musalla) Camii'nin Bakanlar Kurulu 02.07.1938 tarihli satış kararı:</p>

<blockquote>
<p><strong>T.C. Başvekâlet Kararlar Dairesi Müdürlüğü</strong></p>

<p>Adıyaman'daki musalla vakfından harap caminin satılması; Vakıflar Umum Müdürlüğünün 30/6/938 tarih ve 15663/127 sayılı tezkeresile yapılan teklifi üzerine Vakıflar kanununun 10 cu maddesine tevfikan fera vekilleri Heyetince 2/7/938 tarihinde onanmıştır.</p>

<p><strong>Reisicumhur:</strong> K. Atatürk</p>
</blockquote>

<p id="p-rc_56fb8a4dc988cc9f-48"><i>(Kararda imzası olanlar: Reisicumhur K. Atatürk, Başvekil Celal Bayar, Adliye Vekili Şükrü Saracoğlu, Müdafaa-i Milliye Vekili Kazım Özalp, Dahiliye Vekili Şükrü Kaya, Hariciye Vekili Tevfik Rüştü Aras, Maliye Vekili Fuat Ağralı, Maarif Vekili Saffet Arıkan, Nafia Vekili Ali Çetinkaya, İktisat Vekili Şakir Kesebir, Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekili Hüsnü Alataş, Gümrük ve İnhisarlar Vekili Ali Rana Tarhan, Ziraat Vekili Faik Kurdoğlu)</i></p>

<p>Büyüklerimiz Adıyaman Eskisaray Camiinin de kadınlar hapishanesi olarak kullanıldığını ve ibadete kapatıldığını, Adıyaman Ulu camiinin de tahıl ambarı olarak kullanıldığını söylerlerdi.</p>

<p>Adıyaman'da H. Süleyman Camii (Yeşil Cami) 1950'li yıllara kadar jandarma karakolu olarak kullanılmıştır. Hacı Abdulgani Camii (Çarşı Camii) de satılığa çıkarılmış, Adıyaman eşrafından dört kişi bu camiyi ortaklaşarak satın alarak tekrar ibadete açmıştır.</p>

<p>Benim doğduğum köy olan Adıyaman'ın Artan (Pınaryayla) köyünün camisi de tahıl ambarı, üstadımız Mehmet Said Hoca da cami imamı olması münasebetiyle ambar memuru yapılmıştı. Çevre köylerde insanların karasabanla sürüp elleri ekip orakla biçtikleri ve dövenle dövüp malayla ayırdıkları tahıllarına devlet ücretsiz olarak el koyuyordu. Herkes hasat ettiği ekini getirip camiye döküyor, karşılığında da bir teslim makbuzu alıp gidiyordu. Bu durum memleketin her tarafında böyleydi.</p>

<h2><strong>Tahıl Ambarı Yapılan Camiler</strong></h2>

<p id="p-rc_56fb8a4dc988cc9f-49">Cami düşmanlığı Cumhuriyetin erken döneminde başlamıştır. 15 Kasım 1935 tarih ve 2845 numaralı kanunla ödenek dışında tutulan cami ve mescitlerin kapatılacağı veya başka bir şekilde istifade edileceği belirtilir.</p>

<p id="p-rc_56fb8a4dc988cc9f-50">Çorum, Amasya, Tokat, Kütahya, Kırşehir, Adana, Eskişehir'deki birçok cami ya kapatılır ya da başka bir amaçla kullanılır.</p>

<p>Tokat'ta Kâbe Mescidi uzun bir süre tuz deposu olarak kullanılır. 10 yıl sonra vatandaşlar tarafından satın alınır ve tekrar ibadete açılır.</p>

<p>Halktan karşılıksız olarak toplanan bu buğdaylar denizlere gömülürken halk kıtlık içinde kıvranıyordu. Köylerden toplanan tahıllar yine üretici tarafından hayvanlarla şehirlere getirilerek mal müdürlüklerine teslim ediliyordu. Üstadımız Artanlı Mehmet Said Hoca da topladığı tahıllı hayvanlarla Adıyaman'a getirip makbuz mukabilinde maliyeye teslim etmişti.</p>

<p>Birkaç ay sonra köye gelen jandarma, hocamızın topladığı buğdayı teslim etmediğini, bu nedenle şehre gelerek ifade vermesi gerektiğini ve kendisine zimmet çıktığını söyler. Hocamız da teslim makbuzlarını alarak mal müdürlüğüne gitmiş ve tahılları teslim ettiğini belgelemişti. Hatta mal müdürü kendisine:</p>

<blockquote>
<p>"Vallahi sen bu evrakla bizi hapse attırabilirsin." demiş ve evraklarda yanlışlık olduğunu söyleyerek durumu düzeltmiş, evraklarda yanlışlık olduğu müdürü kendisine.</p>
</blockquote>

<h2><strong>Çorum'da Depremin Yıkamadığı Cami Yıkılmak İstenmiş</strong></h2>

<p id="p-rc_c2b7a22e72f27cde-56">Çorum'da Anadolu Selçuklu sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılan Alaaddin Camii yıkılmak istenmiş fakat vatandaşların karşı çıkması üzerine yıkılmaktan kurtularak kapalı tutulmuştur. 1509'da depremde Çorum Ulu Camii yıkılmıştı. Ondan daha eski olan Alaaddin Camii yıkılmamıştı. Ancak C.H.P.'li idareciler camiyi yıkmak istemişlerdi.</p>

<p>İnönü döneminde başka amaçlarla kullanılan ve yıkılan camii sayısı 900 civarındadır. Bunların bir kısmı depo, samanlık, ahır, işyeri, han, C.H.P. ocağı ve meyhane olarak kullanılmıştır.</p>

<p>Kırşehir Çarşı Camii önce yıkılmak istenmiş, Kırşehir halkının tepkisi üzerine yıkılmadan dört yıl ibadete kapalı tutulmuştur. Bir süre de tahıl ambarı olarak kullanılmıştır.</p>

<p>Bunlar güya, Türkiye savaşa girerse, diye tedbir olarak yapılıyordu. Fakat Türkiye, İkinci Cihan Harbi'ne girmedi. O sırada Türkiye'de olduğu gibi Yunanistan'da da büyük bir kıtlık baş göstermişti.</p>

<p>İsmet Paşa Yunanistan'a elli bin ton buğday taahhüt etmişti. Halktan toplanan bu tahılları insani yardım olarak gemilerle Yunanistan'a gönderiyordu. Hatta bu gemilerden birinin de Marmara Denizi'nde yükü ve mürettebatıyla beraber battığı tarihi kaynaklarda yer almıştır.</p>

<p>Ancak o günlerde Türkiye'de de kıtlık yaşanıyordu.</p>

<p>Tarımda çalışabilecek nüfusun büyük bölümü savaşın başlarında askere alınmış, yiyecek stokları, savaş ihtimaline karşı, orduyu beslemek üzere ayrılmış ve seferberlik ilan edilmişti.</p>

<p id="p-rc_c2b7a22e72f27cde-57">17 Aralık 1941'de Türkiye genelinde, ekmeğin karne ile dağıtılmasına karar verildi. Karne ile ekmek dağıtımına ocak ayında başlanırken; aile reislerinden alınan beyannamelere göre herkese, adına düzenlenmiş bir ekmek karnesi verilmişti.</p>

<p>Kurtuluş vapuru adlı bu gemi son yükünü taşırken 20 Şubat 1942'de saat 9.15'de Marmara Adası'nın kuzey kıyılarında yaklaşık 2 bin ton gıda ile sulara gömülmüştü.</p>

<h2><strong>Meyhane ve Pavyon Yapılan Camiler</strong></h2>

<p>İstanbul'da Kâtip Mustafa Camii kadro dışı bırakıldığı için 1931'den itibaren kapalı tutulmuş, 1941'de satılmıştır. Daha sonra da yıkılmış ve bir bina yapılmış, binanın giriş katı meyhane olarak kullanılmıştır.</p>

<p>Sirkeci'deki Merzifonlu Kara Mustafa Camii de CHP döneminde kapatılmıştır. Bu cami Anadolu Saz Evi adındaki neminde kapatılmış, bu şirket tarafından da uzun süre bir şirkete kiraya verilmiş, bu şirket tarafından da uzun süre saz evi ve pavyon olarak kullanılmıştır.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 15 Teşrinisani 1935'te çıkardığı 2845 numaralı Kanunla Kanunla bazı camilerin açık tutulup, diğerlerinin kapatılmasına karar verilmiştir. Kanunun birinci maddesi şöyledir:</p>

<blockquote>
<p>Madde 1- Evkaf Umum Müdürlüğü'nce, cami ve mescidler hakiki ihtiyaca göre tadilen ve zaman ve mekan itibariyle birleştirilmesi kabil olan vazifeler birleştirilmek ve hizmetlerinleştirilmesi kabil olan vazifeler birleştirilmek ve hizmetlerinleştirilmesi kabil olan vazifeler birleştirilmek ve hizmetlerinleştirilmesi kabil olan vazifeler birleştirilmek ve hizmetlerinleştirilmesi kabil olan vazifeler kabil olmak üzere lazım gelen nakiller yapılmak suretiyle hademe kadroları tesbit olunur. Tasnif harici tutulacak cami ve mescidler usul ve mevzuata göre kendilerinden başkaca istifade edilmek üzere kapatılır. Kapatılan cami ve mescid hademesinin vazifetime kadar nısıf ve bunlardan yaşı elliyi ve yanı zamanda hizmet müddeti yirmi yılı doldurmuş olanların vazife ve tahsisatları tam olarak verilir.</p>
</blockquote>

<p>Kanunun çıktığı tarihte Anadolu ve Trakyada, birbirine yakın binlerce cami ve mescit vardır. Sanat kıymetleri var. Sanat kıymetler haraç mezat satırlar. Bu cami ve mescitler haraç mezat satılırlar. Bu kılmaksızın bu cami ve mescitler İstanbul Suriçi'nde üç yüze yakın cami ve mescit yok edilmiştir.</p>

<p>Bursa'da Sarı Camii, cemaati olmadığı gerekçesiyle 1939'da jandarma nezaretinde yıktırılmıştır. Bu caminin yerinde şu anda çeşitli dükkânlar vardır.</p>

<h2>CHP İl Binası Yapılan Camiler</h2>

<p>İstanbul'da Mihri Şah Sultan tarafından yaptırılan Ana dolu Hisarı'ndaki Göksu Mescidi 1941'de CHP ocağı yapılmış ve camiinin giriş kısmına CHP'nin altı oku asılmıştır. İstanbul Göksu'da bulunan Göksu Camii satıldıktan sonra Cumhuriyet Halk Partisi Göksu teşkilatının binası yapılmış, Cumhuriyet halk partisi göksu teşkilatının binası yapılmış, kapısına partinin altı oklu afişi asılmıştır.</p>

<p>Adana'daki Alidede Camii de CHP'nin 7 yıl CHP'nin il başkanlığı binası olarak kullanılmıştır.</p>

<p>Adana'da bulunan Siyavuş Paşa Camii önce yıkılmak istenmiş fakat daha sonra vazgeçilerek han olarak kullanılmasna karar verilmiş.</p>

<p>Gaziantep'te Mehmet Paşa, Konya'da Alaattin camileri de belirli bir süre ahır olarak kullanılmışlardır.</p>

<p>Ben 1966-1969 yıllarında Gaziantep Öğretmen okulunda öğrenci iken bu cami müze olarak kullanılmakta idi. Müze olarak kullanılan bu camiyi gezdiğimizi bu günkü gibi hatırlıyorum.</p>

<p>Divriği'deki Cedit Mustafa Camii de CHP döneminde hapishaneye dönüştürülen camilerdendir. Minberin önüne de mahkûmlar için tuvalet yapılmıştır.</p>

<p>Kanun gereği birbirine beş yüz metre mesafede olan iki cami ya da mescitten birinin yıkılması gerekmektedir.</p>

<p>Bu dönemde Vakıf malları "hayrat" ya da "akar" olduğuna bakılmaksızın satılmışlardır. Halbuki dükkân, bağ, bahçe, zeytinlik gibi gelir getiren yerlerin gelirleriyle vakıflar ayakta durmuştur.</p>

<p>1926 ile 1972 yılları arasında üç bin civarında cami, mescit ve cami ya da mescit arsası satılmıştır.</p>

<p>Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Başbakanlığa yazdığı 28.1.1937 tarih ve 201537/10 sayılı yazısında, ülke genelinde mevcut camilerin %50 oranında ibadetlere kapatıldığı belirtilmiştir.</p>

<p>Bu yıllarda resmî kayıtlara göre 494 cami arsası, 722 mescit arsası, 598 cami ve 995 mescit satılmıştır. Satışın en az olduğu şehir bir mescit ile Yozgat, en çok olduğu şehir ise 386 eserle İstanbul’dur.</p>

<p>Yine resmî rakamlara göre kadro haricine çıkartılan 914 camiden 81’i satılmıştır. İstanbul’dan sonra en çok Bursa (209 adet) ve Aydın (208 adet) da cami ve mescitler kapatılarak satış işlemi gerçekleşmiştir.</p>

<p>Bu satışlarının %84’ü İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanı olduğu 1938–1950 yılları arasında gerçekleşmiştir. %16’sı da 1950–1972 yılları arasında satılmıştır.</p>

<p>İstanbul’da bulunan Balaban Mescidi yıkılarak yerine gazino yapılmıştır. İstanbul Çamlıca yakınındaki Şeyh Selami Ali Efendi Camii’nin arsası da yazlık sinema yapılmıştır. İstanbul Dolmabahçe Camii, 1960 darbesinden sonra asker olarak kalmıştır. İstanbul’un fethinden önce yapılan müze olarak kalmıştır. İstanbul’daki cami de yüzyıllar boyunca bir mahalle camisidir. Rumelihisarı’nın temoresyonu sırasında harap halde olan bu caminin temeli ve minaresi kalmıştı. Vakıflar Genel Müdürlüğü bu camiyi de satmıştır. Yıllarca Rumelihisarı’nda verilen konserler hep bu mescit temeli üzerinde yapılmıştır.</p>

<p>Konya’da Selçuklu eseri İplikçi Camii ibadete kapatıldıktan sonra müze yapılmıştır. Sivas’ta Oğlançavuş Camii, Şeyh Çoban Camii; Bursa’da Elmalık Mescidi, Tavukpazarı Mescidi, Nilüfer Hatun Mescidi, Hoca İlyas Mescidi, Zağferanlık Mescidi, Sürmeli Mescidi, Hoca Yunus Mescidi, Hoca Menteş Mescidi, Hoca Turgut Mescidi, Simitçi Mescidi, Aşık Yuteş Mescidi, Hoca Turgut Mescidi, Simitçi Mescidi, Aşık Yu...</p>

<h2><strong>Konya’da Depo ve Müze Yapılan Camiler:</strong></h2>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Sultan Alaaddin Camii: Önce depo, sonra da ahır olarak kullanılmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İplikçi Camii: Müze.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kışla Camii: Depo.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Battallar Camii: Depo.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Paşa Camii: Depo.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cıvıllıoğlu Camii: Depo.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kapu Camii: Depo.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sultan Selim Camii: Depo.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sahibata Camii: Depo.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sadreddin Konevi Camii: Depo ve Müze.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İnce Minareli Camii: Depo ve Müze.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Havacı Camii: Depo.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karadayı Camii: Depo.</p>
 </li>
</ol>

<p>Mardin’de, Erzurum’da, Adana’da, Edirne’de ve memleketin daha nice yerlerinde birçok cami ve mescit satılmış, yıkılmış veya han, depo vb. amaçlar kullanılmıştır.</p>

<p>Bu topraklar tarih boyunca pek çok istilaya da uğramış ancak hiçbir istilada bu dönemdeki kadar tahribata yol açmamıştır.</p>

<blockquote>
<p>"Yakın tarihimizde, Selçuklular, Beylikler ve Osmanlılar devrine ait; on bin kadar cami, mescit, tekke, medrese, imaret, türbe ve sıbyan mektebi gibi, hepsi tek tek çok önemli birer kültür mirası olan milli varlıklarımız yok edilmiştir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>— <i>Mehmet Şevket Eygi, Yakın Tarihimizde Cami Kıyımı, Bedir Yayınları, 2003 İstanbul, s. 38-39</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>Antakya'da Satışa Çıkarılan Camiler</strong></h2>

<p>23 Temmuz 1940 tarihli Antakya Yenigün gazetesine bir ilan verilmiş ve ilanda Antakya'da satışa çıkarılan camilerin listesi ve fiyatları şu şekilde verilmiştir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kurmalı Mescit: 120 lira</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kantara Camii: 50 lira</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şeyh Mehmet Camii: 50 lira</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tüveyr Oğlu Mescidi: 100 lira</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şeyh Kubbe Tekkesi: 50 lira</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sofular Camii: 50 lira</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halil Ağa Mescidi: 20 lira</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sadık Efendi Mescidi: 100 lira</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şeyh Ali Camii: 60 lira</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halebi Osmaniye Camii: 400 lira</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>Meyhaneye Çevrilen Cami</strong></h2>

<p>1590 yılında Kâtip Mustafa Çelebi tarafından yaptırılan ve Beyoğlu Kâtip Mustafa Çelebi Mahallesi Çukur Çeşme sokağındaki vakıf malı, ancak vakfedildikleri amaç doğrultusunda kullanılabilir, şeklindeki kanun maddesine rağmen, tek parati döneminde (1931) kasıtlı olarak ödenek verilmediği için kadro dışı bırakılmış ve 10 yıl sonra 4 bin 10 lira yerine 10 liraya meyhane ve Bıkmaz adlı şahsa satılmıştır. Camii’nin yerine meyhane ve Bilici'nin yeri</p>

<p>Taksim İstiklal caddesinde bulunan ve 350 yıl içerisinde ibadet edilen bu cami İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanı olduğu dönemde, 11 Ağustos 1941 yılında dört bin lira kararlığında Şükrü Bıkmaz adlı şahsa satılmıştı. Vakıflar Genel Müdürlüğünde satışla ilgili belgeler de yansımıştı.</p>

<p>Bu yıllarda cami binası yıktırılmış, yerine üç katlı betonarme bina yapılmış. Bu bina 2005 yılında İstiklal Meyhanesi'ne dönüştürülmüştür.</p>

<p>15 Ocak 1985 tarihinde, caminin bulunduğu bina pavyon olarak işletilmiş. Pavyona çevrilen Kâtip Mustafa Çelebi Camii, 2005 yılında da İstiklal Meyhanesi'ne dönüştürülmüştür.</p>

<p>Ayrıca Devlet Arşivlerinde yaptığım araştırma sonucunda yurt genelinde bilhassa 1929-1937 tarihleri arasında satılan yüzlerce cami ve mescit ve bunlara ait arsanın satıldığı yayınlanmıştır. Bu arşivlere e-devlet üzerinden herkesin ulaşması mümkündür.</p>

<p>Satıldığı belirtilen camilerden bazıları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Denizli: 4.12.1929, Karaman Camii, Küçük Karaman Camii ve iki adet mescit,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Edremit: 19.02.1930 Bir Cami ve arsası,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gümüşhane: 26.04.1930 Şekerci Pilav Camii, Hacı Paşa Mescidi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çorum: 18.11.1934 Çanakçı Mescidi, 24.10.1934 Alaybey Mescidi, Hacı Hasan Mescidi, 27.11.1929 Piri Baba Camii,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Divrik: 25.03.1931 Kara Mehmet Ağa Camii</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bayburt: 12.11.1933 Hakkı Efendi Mescidi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çankırı: 27.02.1934 Orta Bucağı Kır Camii</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ankara: 07.02.1935 Tülüce Mescidi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Elâzığ: 27.07.1935 Harput Ahmet Bey Kale Meydanı Camii, Mehmet Ağa Mescidi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bursa: 14.08.1935 M. Kemalpaşa Balibey Mescidi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Malatya: 08.08.1935 Arapkir Çoban Süleyman Çavuş Mescidi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bursa: 19.08.1935 Bursa Alaca Mescidi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çanakkale: 25.03.1936 Bazı(?) Cami ve Mescitlerin satılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>İstanbul: 01.04.1936 Babıali'deki İbrahim Paşa Camii ve arsası, Karagümrük Apardı Muslihiddin Tekkesi ve mescidi, 29.09.1936 Yavaşça Şahin Camii ve Tekke arsası, 10.03.1937 Galata Yeni Cami arsası, 02.04.1937 Tophane Gülşeni Tekkesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>02.03.1936 Bazı cami ve mescitlerle bunlara ait arsaların satılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>11.06.1936 Bazı cami ve mescitlerle bunlara ait arsaların satılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>14.08.1936 Bazı cami, mescit binaları ve arsalarının satılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>04.09.1936 Bazı Cami, Mescit ve arsalarının satılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zile: 29.09.1936 yedi adet cami</p>
 </li>
 <li>
 <p>Niksar: 29.09.1936 beş adet mescit</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bergama: 29.09.1936 dört mescit</p>
 </li>
 <li>
 <p>15.10.1936 Bazı cami ve mescitlerle bunlara ait arsaların satılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Havza ve Akhisar: 02.02.1937 Bu ilçelerdeki camilerin satılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ordu: 2.04.1937 Fatsa Medrese camii</p>
 </li>
 <li>
 <p>24.04.1637 yirmi parça cami ve mescidin satılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adıyaman: 02.07.1938 Zeyran Camii ve bitişiğindeki arsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kütahya: 19.07.1939</p>
 </li>
</ul>

<p>Yıkılmaktan kurtulan camilerden biri de 1864'te yapılan Kırşehir Çarşı Camiidir. Yıllarca ibadete kapatılan camii, birçok cami gibi tahıl ambarı olarak kullanılmıştır. Ancak çarşı esnafından 5 kişi 50'şer lira vererek camiyi satın almış, D.P.'nin iktidara geldiği yıllarda yeniden ibadete açılmıştır. Daha sonra C.H.P.'li Kırşehir Belediyesi eski başkanlarından Kemal Hotamaroğlu tarafından yeniden yıkılmak istenince, varislerden Hasan Yüceer camiyi 'kırlangıç tavan' olmasından dolayı âsâr-ı atika raporu çıkararak yıkılmaktan kurtarmıştır. Kırşehir Kale Camii de tahıl ambarı olarak kullanılan camilerdendir. O yıllarda Kırşehir'de yaklaşık 20 cami ile birlikte 1 bedesten ve 1 medrese yıkılmıştır.</p>

<p>Anadolu Selçuklu hükümdarı Alaattin Bey adına 1236'da yaptırılan Eskişehir'deki Alaattin Camii'nin de kapısına kil vurulmuş, 20 yıl boyunca depo, cezaevi, marangozhane, sevkiyat yeri olarak kullanılmıştır. Daha sonra da askerler tarafından barınak olarak kullanılmıştır.</p>

<p>Adana Siyavuşpaşa Camii de C.H.P. tarafından önce ibadete kapatılmış sonra satılmıştır. Bu cami halen han olarak kullanılmaktadır. Yine Adana Yeşil Mescit, yıllarca ahır olarak kullanılmaktadır. 1952 yılında yeniden ibadete açılmıştır.</p>

<p>1945 yılında Maraş Türkoğlu'ndaki Ulucami kapatılmış, caminin açık kapısından içeri giren hayvanlar burasını ahır haline getirmişlerdir.</p>

<p>Antalya'da Selçuklu eseri olan Yivli Minare Camii ve mancık ilçesindeki Akşemseddin Camileri de ahır olarak kullanılmıştır.</p>

<p>Bingöl'ün tek camisi olan İsfehan Bey Camii buğday deposu ve hayvan tavlası haline getirilmiştir.</p>

<p>İzmir Seferihisar'da bulunan Hereke köyündeki II. Bayezid zamanından kalma bir tarihi cami tahrip edilmiş ve ahır haline getirilmiştir. Medrese ve kütüphanesi de yıkılarak taşları ve diğer malzemeleri inşaatlarda kullanılmıştır.</p>

<p>İstanbul'un Silivrikapı semtinde Sitti Hatun Camii Vakıflar İdaresince kiraya vermiş, kiralayan kişi de camiyi ahır olarak kullanmıştır.</p>

<p>Diyarbakır İbn-i Sina Camii satılarak çeltik fabrikasına dönüştürülmüştür.</p>

<h2><strong>Ayasofya Camii</strong></h2>

<p>Fatih Sultan Mehmet, 1453 yılında İstanbul'u fethetmiş, Bizans'ın en büyük mabedini camiye dönüştürmüştü. Sonradan caminin güçlendirilmesi için de 4 adet minare eklenmişti. Ayasofya sadece bir cami değil, aynı zamanda bir külliye idi. Etrafında padişah türbeleri, zengin kütüphaneler ve birçok sosyal tesis vardı.</p>

<p id="p-rc_6223fd5b49a1811d-62">Osmanlılar fethin nişanesi olarak Ayasofya Camii'ne Fatih Sultan Mehmet Han'dan itibaren büyük bir özen göstermiş, camiyi eskisinden çok daha sağlam bir yapıya kavuşturmuştur. Bilhassa Mimar Sinan'ın Ayasofya'ya yaptığı eklemeler ve düzenlemeler, bu insanlık mirasının bugün hâlâ ayakta kalmasında çok büyük rol oynamıştır.</p>

<p>Dünya kamuoyuna yaranmak için 1935'te ABD'den gelen Bizans araştırmaları uzmanı arkeologların çalışmaları sonucu Ayasofya, ibadete kapatılmıştı. Yıllar süren çalışmalar sonucu Ayasofya "Müze" dönüştürülmüştü.</p>

<p>Kumkapı'da bulunan Küçük Ayasofya camisi de müze yapılmak istenmiş hatta bir gece yarısı minaresi de yıkılmıştır. Fatih Sultan Mehmet Ayasofya ibadete kapatılırken on binlerce Osmanlıca kitap yağmalanmış veya yok edilmiştir. Fatih Sultan Mehmet Ayasofya için 360 civarında dükkânı bulunan çarşının gelirini, çok sayıda köy arazisinin gelirini Ayasofya vakfına bağışlamıştı.</p>

<p>Fetihle birlikte camiye dönüştürülen ve 481 yıl cami olarak hizmet veren Ayasofya, 1930'lu yıllarda restorasyon çalışmalarının başlamasıyla halka kapatılmıştır. Ardından, 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla müzede nüştürülmüştür.</p>

<p id="p-rc_6223fd5b49a1811d-63">Danıştay, 10 Temmuz 2020 tarihinde söz konusu Bakanlar Kurulu kararını iptal etmiştir. Hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzası ile yayımlanan 2729 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Ayasofya yeniden ibadete açılmıştır.</p>

<p><i>Kemalist Devrimlerin Analizi - Ebubekir Aytekin, Kayıhan Yayınları, s. 249-269</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/meyhane-ahir-depo-sinema-yapilan-ve-satilan-camiler</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/satilan-camiler.webp" type="image/jpeg" length="88919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Güney Kıbrıs'ı adım adım işgal ediyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-guney-kibrisi-adim-adim-isgal-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-guney-kibrisi-adim-adim-isgal-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Kıbrıs'ta İbranice reklam ve propaganda panolarının yaygınlaşması, Yahudi sermayesinin adadaki artan etkisini yeniden gündeme taşıdı. Avrupa Parlamentosu Milletvekili Fidias Panayiotou, "Bu fotoğraf İsrail'de değil, Kıbrıs'ta çekildi." diyerek egemenlik uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<h2><strong>"Bu Fotoğraf İsrail'de Değil, Kıbrıs'ta Çekildi"</strong></h2>

<p>Güney Kıbrıslı Avrupa Parlamentosu Milletvekili Fidias Panayiotou, yol kenarında yer alan tamamen İbranice billboardun fotoğrafını paylaşarak yönetime sert tepki gösterdi. Panayiotou, "Bu fotoğraf İsrail'de değil, Kıbrıs'ta çekildi. Egemenliğimizi savunmalıyız." ifadelerini kullanarak adadaki İbranice reklam ve siyasi propaganda panolarının ulaştığı boyuta dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Mvekili Tepki" class="detail-photo img-fluid" height="1382" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/mvekili-tepki.jpg" width="1000" /></p>

<h1><strong>Yahudi Sermayesinin Etkisi Büyüyor</strong></h1>

<p>Son yıllarda Güney Kıbrıs'ta Yahudi sermayesinin özellikle gayrimenkul, turizm ve ticaret alanlarında hızla büyümesi, İbranice tabela ve ilanların kamusal alanda daha sık görülmesine yol açtı. İsrailli yatırımcıların Larnaka, Limasol ve Baf başta olmak üzere birçok bölgede yoğun mülk edinmesi, adanın demografik ve ekonomik geleceğinin Yahudi eline bırakılacağını işaret ediyor.</p>

<h2><strong>Egemenlik Tartışmaları</strong></h2>

<p>Panayiotou'nun çıkışı, Güney Kıbrıs'ta uzun süredir dile getirilen endişelerin yeni bir yansıması olarak öne çıkıyor. Daha önce de İsrail bağlantılı şirketlerin stratejik bölgelerde yaptığı yatırımlar ve yabancı mülk alımları kamuoyunda eleştirilmişti. Son olarak İbranice billboardların yaygınlaşması, bu etkiyi artık kamusal alanda da  açık biçimde gösterdi</p>

<h2><strong>Ekonomik Nüfuzun Yeni Cephesi</strong></h2>

<p>Filistin topraklarında işgal ve yerleşim politikalarıyla genişleyen İsrail, ekonomik yatırımlar ve sermaye gücü üzerinden farklı coğrafyalarda da etkisini artırıyor. Kamusal alanlarda İbranice reklam ve propaganda panolarının sıradan hâle gelmesi, bu nüfuzun sembolik göstergelerinden biri olarak görülüyor.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-guney-kibrisi-adim-adim-isgal-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/israil-kibris.webp" type="image/jpeg" length="66323"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4. dalga operasyon: Dolandırıcı "Ahbap"lar yakayı ele veriyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/4-dalga-operasyon-dolandirici-ahbaplar-yakayi-ele-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/4-dalga-operasyon-dolandirici-ahbaplar-yakayi-ele-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul, Erzurum ve Mersin'de yürütülen üç ayrı soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda toplam 112 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Bakan Gürlek sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</strong></h2>

<blockquote>
<p>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığımızla omuz omuza; vatandaşlarımızın iyi niyetini ve bağışlarını istismar eden yapılara, faili meçhullerin aydınlatılmasını engellemeye yönelik girişimlere ve gençlerimizi hedef alan yasa dışı bahis ağlarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.</p>

<p>Bu kapsamda İstanbul, Erzurum ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarımızın koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, Erzurum İl Jandarma Komutanlığı, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen üç ayrı operasyonda toplam 112 şüpheli hakkında adli işlemler başlatılmıştır.</p>
</blockquote>

<h2><strong>AHBAP SORUŞTURMASINDA 4. DALGA</strong></h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca koordine edilen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasının 4'üncü dalga operasyonunda İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüz tarafından 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Soruşturma kapsamında konut ve konteyner alımları, şüpheli taşınmaz devirleri, dernek tarafından düzenlenen çekler ile mali ve ticari ilişkiler bütün yönleriyle incelenmektedir.</p>

<h2><strong>GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASI</strong></h2>

<p>Gülistan Doku soruşturması kapsamında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinasyonunda Erzurum İl Jandarma Komutanlığımız tarafından 15 ilde 19 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir. Soruşturma sürecinde bazı kolluk görevlilerinin delillere müdahale şüphesi doğurması üzerine gerçekleştirilen operasyonda 21 adreste arama yapılmış, 18 şüpheli gözaltına alınmıştır.</p>

<h2><strong>MERSİN YASA DIŞI BAHİS OPERASYONU</strong></h2>

<p>Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde yasa dışı bahis ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanmasına yönelik yürütülen iki ayrı soruşturmada 80 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiştir. Şüphelilere ait banka, kripto varlık ve ödeme kuruluşu hesaplarında yaklaşık 20 milyar liralık işlem hacmi tespit edilmiştir. Bu vesileyle soruşturmaları titizlikle yürüten İstanbul, Erzurum ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza; İstanbul ve Mersin İl Emniyet Müdürlüklerimize, Erzurum ve Mersin İl Jandarma Komutanlıklarımıza ve operasyonlarda görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Devletimiz; vatandaşlarımızın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere emanet ettiği bağışların hesabını sormakta, yıllar geçse de faili meçhul ve karanlıkta kalan olayların üzerindeki sis perdesini kaldırmakta, gençlerimizin geleceğini yasa dışı bahis ve suç örgütlerinin insafına bırakmamaktadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı'nı Adaletin Yüzyılı kılma hedefiyle; İçişleri Bakanlığımızla güçlü bir koordinasyon içinde, milletimizin huzurunu hedef alan suç ve suç örgütlerine karşı hukukun gücünü tavizsiz biçimde ortaya koymaya devam edeceğiz.</p>

<p>Bu vesileyle soruşturmaları titizlikle yürüten İstanbul, Erzurum ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza; İstanbul ve Mersin İl Emniyet Müdürlüklerimize, Erzurum ve Mersin İl Jandarma Komutanlıklarımıza ve operasyonlarda görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Devletimiz; vatandaşlarımızın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere emanet ettiği bağışların hesabını sormakta, yıllar geçse de faili meçhul ve karanlıkta kalan olayların üzerindeki sis perdesini kaldırmakta, gençlerimizin geleceğini yasa dışı bahis ve suç örgütlerinin insafına bırakmamaktadır.</p>

<p>Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı'nı Adaletin Yüzyılı kılma hedefiyle; İçişleri Bakanlığımızla güçlü bir koordinasyon içinde, milletimizin huzurunu hedef alan suç ve suç örgütlerine karşı hukukun gücünü tavizsiz biçimde ortaya koymaya devam edeceğiz."</p>

<p>Kaynak: STAR Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/4-dalga-operasyon-dolandirici-ahbaplar-yakayi-ele-veriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ahbap-sorusturma.webp" type="image/jpeg" length="94766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail’in soykırımında Avrupa’nın da payı var!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israilin-soykiriminda-avrupanin-da-payi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israilin-soykiriminda-avrupanin-da-payi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Herhangi bir Batı Avrupa ülkesinin, ya da AB yöneticilerinin Batı Şeria ile ilgili bir açıklamasını, İsrail’e yönelik bir kınamasını hatırlıyor musunuz? Tem tersi, ABD’nin İsrail’e verecek yeterli silah ve mühimmat kalmadığını açıkladığı gün, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, “İsrail’in kendisini savunma hakkı bulunduğunu, bütün uygar ulusların bu hakkın korunması için İsrail’e yardımcı olması gerektiğini” bildirerek 550 milyon dolarlık yeni askeri yardımı onayladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Söz gelimi, bir grup Afrikalı veya Asyalı gelseler ve Londra’nın doğu kesimine yerleşmeye başlasalar... Sonra komşu İngilizler evde yokken, kapılarına anahtar uydurup içeri girseler; İngiliz aile evine döndüğünde, ellerinde otomatik silahlarla onları evlerine sokmasalar... Tabii, İngiliz aile hemen polisi arayacaktır; gelen polis, “Burası bizim diyorlar. Yarın mahkemeye başvurun; yargıç karar versin!” derse? İngilizler şaşırıp, sinirlenip, en az 60 yıldır oturdukları, tapusu-belgesi içerde bulunan evlerine girmek için saldırgan yabancıları itip evlerine girmek isteseler. Polis de aynen işgalci yabancılar gibi tüfeğini doğrultup; “Giremezsiniz... Burası onların evi. Yarın mahkemeye başvurun” diye İngiliz aileye engel olsa. İngiliz baba, iyice deliye dönüp polisin yakasını tutsa. Polis de çekip adamı vursa.</p>

<p>Ben bu anlatıyı bir, bir buçuk saatinizi alacak kadar uzatabilirim; çünkü İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da önceki gün yaşanan bir olayın videosuna bakarak yazıyorum. Siz de muhtemelen benzeri insanlık dışı görüntüleri gördünüz... Muhtemelen bugün veya yarın benzeri bir olay daha yaşanacak; 50-60 yıllık değil Osmanlı öncesinden beri ailesine ait olan evinden işgalci Yahudiler tarafından İsrail polis ve askerinin yardımı ile zorla çıkartılan Filistinli, eğer o gün öldürülmez ve ertesi gün İsrail mahkemesine başvurursa, alacağı cevap belli: Bu Osmanlı veya (Osmanlı’dan sonra ama İsrail’den önce kurulmuş olan) Filistin hükumeti tapusu geçerli değil; dolayısıyla bu ev hukuken sahipsiz ve boş. Yahudilerin işgal altındaki topraklardaki sahipsiz gayrimenkullere yerleşmede hakkı var!</p>

<p>İsrail medyasına göre, İngiltere’nin geçen hafta istifa eden başbakanı Keir Starmer, İşçi Partisi’nin önceki parti başkanı Jeremy Corbyn’in gütmeye çalıştığı politika çizgisini epey “düzeltti” ama hala İngiliz hükumetinin “anti-semitik” uygulamaları var! İsrailli yorumcular, Starmer’ın kusurunun Batı Şeria’daki İsrail “işgalini” bir türlü tanımaması olduğunu, yeni başbakan Andy Burnham’ın bunu telafi edeceğini yazıyorlar.</p>

<p>Netanyahu da Burnham için destan gibi hoş geldin mesajları yayınladı; İngiltere’den sarsılmaz bir destek beklediğini bildirdi. Burham ise ilk ulusa seslenişinde, insanlık dışı işgallerle, Gazze’de sözde ateşkese rağmen devam eden soykırımı ile ilgili tek kelime etmeden Musevilere yönelik saldırıları tamamen önleme sözü verdi!</p>

<p>Sadece İngiltere değil, (İspanya hariç) her hangi bir Batı Avrupa ülkesinin, ya da AB yöneticilerinin Batı Şeria ile ilgili bir açıklamasını, İsrail’e yönelik bir kınamasını hatırlıyor musunuz? Tem tersi, ABD’nin İsrail’e verecek yeterli silah ve mühimmat kalmadığını açıkladığı gün, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, “İsrail’in kendisini savunma hakkı bulunduğunu, bütün uygar ulusların bu hakkın korunması için İsrail’e yardımcı olması gerektiğini” bildirerek 550 milyon dolarlık yeni askeri yardımı onayladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasadışı yerleşimler ve bu sebeple işlenen cinayetlere ses çıkartmaması Avrupa’nın Filistin’de çözüm konusunda ne denli ciddi olduğunun en açık göstergesi! 1948’deki sürgün ve işgal (Nakba) günlerinden bu yana Batı Şeria işgali, son üç yıldır Gazze’deki soykırım ve etnik temizlik karşısında Batı Avrupalıların işgale son verilmesi anlamına gelen iki devletli çözümü savunma konusunda ciddi olmadıklarının kanıtı, İspanya gibi, Filistin’in devlet olarak varlığını tanımamalarıdır.</p>

<p>AB’nin fiili dışişleri bakanlığı olan Avrupa Dış İlişkiler Servisi’nin 17 Temmuz raporu, Filistin haklarına karşı açık bir saldırganlık anlamına gelen İsrail önlemlerini ayrıntılarıyla anlatıyor; Yahudi yerleşiminin demografik genişleme değil, bütünleşik bir İsrail projesi olduğunu belirtiyor. Yani, AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, toprak gaspı ve yerleşimci şiddetinin geldiği noktayı belirtiyor; ama AB buna karşı kılını bile kıpırdatmıyor.</p>

<p>Bu silahlı kolonyalizmin tek sorumlusu ABD’dir denilebilir mi?</p>

<p>Hakkı Öcal, Milliyet</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israilin-soykiriminda-avrupanin-da-payi-var</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/israil-avrupa.webp" type="image/jpeg" length="37195"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Ukrayna savaşı karadan denize taşındı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rusya-ukrayna-savasi-karadan-denize-tasindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rusya-ukrayna-savasi-karadan-denize-tasindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya ile Ukrayna arasında son bir buçuk ayda Karadeniz’de yaşanan karşılıklı saldırılar savaşta yeni bir dönemi işaret ediyor. Petrol tankerleri, limanlar, tahıl terminalleri ve enerji tesislerinin hedef alınması, çatışmaların ağırlık merkezinin denize kaydığını gösteriyor. Son olarak çatışma Hazar Denizi'ne de sıçradı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya-Ukrayna Savaşı beşinci yılına yaklaşırken çatışmaların odağı Karadeniz’e taşındı. Haziran ve Temmuz 2026’da taraflar yalnızca askeri hedefleri değil, petrol tankerlerini, limanları, tahıl gemilerini ve enerji altyapısını da vurdu. Böylece Karadeniz, ekonomik savaşın en kritik cephesi haline geldi. Savaşın ilk dönemlerinde üstün olan Rus Karadeniz Filosu, Ukrayna’nın geliştirdiği insansız deniz araçları ve uzun menzilli saldırı sistemleriyle ciddi baskı altında. Rusya ise Ukrayna'nın saldırıları karşısında, Odessa, İzmail ve Çornomorsk gibi tahıl ihracatı açısından kritik limanlarını yoğun ateş altına aldı.</p>

<h2><strong>YIPRATMA SAVAŞI</strong></h2>

<p color="dimmed">Taraflar kara savaşında sonuç alamayınca ekonomik yıpratma stratejisine yöneldi. Ukrayna, Rus petrol gelirlerini azaltmayı, Rusya ise Ukrayna’nın tahıl ihracatını sekteye uğratmayı amaçlıyor. Batı yaptırımlarını aşmak için kullanılan “gölge filo” da bu mücadelenin merkezinde yer alıyor. Karadeniz’de deniz mayınları, insansız deniz araçları ve gemisavar füzeler nedeniyle seyir güvenliği ciddi ölçüde azaldı. Uzmanlara göre petrol terminalleri ve tahıl limanlarına yönelik saldırılar, küresel enerji arzını ve gıda fiyatlarını doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahip. Ukrayna’nın öncelikli hedefi, Rusya’nın petrol ihracatında kullandığı “gölge filo” oldu. Ukrayna İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi’nin açıklamasına göre Temmuz 2026 itibarıyla Karadeniz’de 70’ten fazla, Azak Denizi’nde ise 126’dan fazla Rus bağlantılı gemi hedef alındı. Yalnızca 21-22 Temmuz’da 13 gemiye saldırı düzenlendi. Ayrıca Louise 1 ve Banda adlı iki petrol tankerinin deniz dronlarıyla vurulduğu duyuruldu. Ukrayna kaynakları, farklı operasyonlarda çok sayıda tanker, kuru yük gemisi ve römorkörün daha hedef alındığını bildirdi. Amaç, Rus petrol ihracatını aksatarak savaş ekonomisini zayıflatmak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İRAN GEMİSİ VURULDU</strong></h2>

<p color="dimmed">Son olarak Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), Hazar Denizi'nde önceki gün Rusya'ya ait bir petrol platformuna ve "İran ve Rusya arasında askeri kargo taşımacılığında kullanılan gemilere" insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlendiğini bildirdi. SBU'dan paylaşılan yazılı açıklamada, Ukrayna'nın dün Hazar Denizi'ndeki bir petrol platformuna ve bazı gemilere düzenlediği saldırıların ayrıntıları paylaşıldı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, saldırıyı İsrail’in Avrupa’yı kendi savaşına çekmek amacıyla yaptırdığını savundu. Erakçi; “AB Yüksek Temsilcisi Kallas ve Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile yaptığım görüşmelerde, Kiev’deki ‘asalak’ yönetimin yaptığı bu eylemin cevapsız kalmayacağını açıkça ifade ettim” dedi.</p>

<h2><strong>ENERJİ VE TAHIL İHRACATI ETKİLENDİ</strong></h2>

<p color="dimmed">Saldırıların yoğunlaştığı Tuapse ve Novorossiysk’teki enerji tesislerinde faaliyetler aksadı. Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) terminalinin hedef alınması, Rusya’nın yanı sıra Kazakistan’ın petrol ihracatını da etkileyerek savaşın üçüncü ülkelerin enerji ticaretine yansımasına neden oldu. Moskova ise Odessa, Çornomorsk, İzmail ve Mikolayıv limanlarını hedef aldı. Tahıl siloları, yakıt depoları ve liman altyapısı zarar görürken, sivil yük gemileri de saldırılardan etkilendi. Maersk’in Çornomorsk operasyonlarını askıya alması ve artan sigorta maliyetleri, Karadeniz’de ticari taşımacılığı olumsuz etkiledi.</p>

<h2><strong>İSTANBUL 2.0 GÜNDEMDE</strong></h2>

<p color="dimmed">Ukrayna ve Rusya’nın karşılıklı saldırılarının küresel bir gıda ve enerji krizini tetikleme potansiyeli karşısında Türkiye öncülüğünde kurulan Tahıl Koridoru’nun yeniden gündeme gelebileceği değerlendiriliyor. İki tarafla da yakın ilişkiye sahip Ankara, daha önce de benzer teklifi iletmişti. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha da, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in savaşın sona ermesi için "İstanbul formülü 2.0"a dönülmesi önerisinin "gerçekçi ve akılcı" bir çağrı olduğunu belirtti.</p>

<p color="dimmed">Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rusya-ukrayna-savasi-karadan-denize-tasindi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/rusya-ukrayna-deniz-savas.jpg" type="image/jpeg" length="74908"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İrlanda'dan Yahudi işgalcilere ambargo]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/irlandadan-yahudi-isgalcilere-ambargo</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/irlandadan-yahudi-isgalcilere-ambargo" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İrlanda, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinden ithalatı yasaklama kararı aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İrlanda Cumhurbaşkanı Catherine Connolly'nin işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinden ithalatı yasaklayan yasaya onay verdiği belirtildi.</p>

<p>Söz konusu yasanın 7 Temmuz'da Temsilciler Meclisi, 15 Temmuz'da ise Senato tarafından kabul edildiğine işaret edilen açıklamada, Cumhurbaşkanı Connolly'nin 23 Temmuz 2026'daki imzasıyla yasanın yürürlüğe girdiği hatırlatıldı.</p>

<p>Açıklamada, yasanın Uluslararası Adalet Divanının (UAD) Temmuz 2024'te yayımladığı ve İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalinin yasa dışı olduğunu vurgulayan danışma görüşüne dayandığı kaydedildi.</p>

<p>İrlanda'nın bu adımının Filistin diplomasi çabalarıyla uyumlu ve son derece ileri bir aşama olduğu vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Bu karar, İrlanda'nın uluslararası hukuk ilkelerine ve adalete olan bağlılığını göstermektedir. Uluslararası hukuku uygulamak sadece siyasi bir söylem değil, devletlerin, yasa dışı işgal ve yerleşimlerden doğan durumları tanımama ve bunlara ticari, ekonomik veya finansal destek sağlamama yönündeki fiili bir hukuki yükümlülüğüdür."</p>

<p>Açıklamada, İrlanda'nın, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinden ithalatı yasaklayan yasayı yürürlüğe koymasının memnuniyetle karşılandığı bildirildi.</p>

<p>Diğer ülkelerin de benzer adımlar atarak yerleşimci sömürgecilik sistemiyle olan tüm ticari ve ekonomik ilişkileri sonlandırması gerektiği belirtilen açıklamada, tüm dünya parlamentolarına ve yasama organlarına, yerleşimci terör örgütlerine ve bu sisteme yaptırım uygulama, uluslararası hesap verebilirlik mekanizmalarını harekete geçirme çağrısında bulunuldu.</p>

<h2><strong>BATI ŞERİA'DA FİLİSTİN TOPRAKLARI GASBEDİLEREK KURULAN 365 YASA DIŞI YERLEŞİM BULUNUYOR</strong></h2>

<p>Batı Şeria'nın güneyindeki "Kefar Etzion" Yahudi yerleşim birimi, İsrail'in 1967'de Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ü işgal etmesinin hemen ardından kurulduğu için ilk Yahudi yerleşim birimi olarak kabul ediliyor. Sonrasında Batı Şeria'da yüzlerce yasa dışı yerleşim yeri inşa edildi.</p>

<p>İsraillilerin gasbettiği Filistin topraklarını takip eden İsrailli sivil toplum kuruluşu "Peace Now" (Barış Şimdi) hareketinin 2024 yılı verilerine göre, Doğu Kudüs dahil, işgal altındaki Batı Şeria'da yaklaşık 3 milyon Filistinli yaşarken, Filistin topraklarını gasbeden İsrailli nüfusu ise 750 bini aşmış durumda.</p>

<p>İsrail hükümetinin 11 Aralık'ta onay verdiği 19 yerleşim haricinde, gasbedilen Filistin topraklarında 141 yasa dışı yerleşim mevcutken aşırı sağcı Yahudi grupların kurduğu ve İsrail yasalarına göre de kaçak sayılan 224 kaçak yerleşim yeri de bulunuyor.</p>

<p>Buna göre, Batı Şeria'da toplam 365 yasa dışı Yahudi yerleşimi yer alıyor. İsrail hükümetinin söz konusu "kaçak yerleşim" yerlerine tek taraflı onay verdiği biliniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail'in işgal ettiği topraklarda kurduğu Yahudi yerleşim birimleri ve buraya nüfusunu nakletmesi uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor.</p>

<p>Birleşmiş Milletler (BM), işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı kabul ediyor ve bu faaliyetlerin iki devletli çözüm ihtimalini zayıflattığı uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Kaynak: STAR Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/irlandadan-yahudi-isgalcilere-ambargo</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/irland-filistin.jpg" type="image/jpeg" length="95313"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaşamakla tasarlamak arasında]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yasamakla-tasarlamak-arasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yasamakla-tasarlamak-arasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her şeyi kendi seçimlerimizle belirlediğimiz meselesini yeterince doğru değerlendiremiyoruz sanki; kendi kararlarımız dediğimiz şeyler zihinlerimizde uyanan düşüncelerden kaynağını alıyor. Bu düşünceleri ortaya çıkardığına inandığımız çevresel şartları biz oluşturmuyoruz. Bulunduğumuz her yere hayatın gidişatı bizi getiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed">Hiçbirimizin ne olmak istediğimize dair bir zihinsel ve kalbî mesaisi yok artık; çünkü neredeyse doğar doğmaz birileri bizim yerimize bu kararı veriyor.</p>

<p color="dimmed">Çocuklarımızdan neredeyse daha doğmadan önce onlar için belirlediğimiz bir hikâyenin içini doldurmalarını bekliyoruz. İnsanın kendine ‘tanrısallık’ inşa etme hırsına kapıldığı bir çağın en tahripkâr, en ürkütücü, en boş vehimlerinden biri de bu!</p>

<p color="dimmed">Görünen o ki, gerçekten bir yere varmak istiyorsak, önce önümüze konmuş bütün hazır yol haritalarını yırtıp atmamız gerekiyor.</p>

<p color="dimmed">Her şeyi kendi seçimlerimizle belirlediğimiz meselesini yeterince doğru değerlendiremiyoruz sanki; kendi kararlarımız dediğimiz şeyler zihinlerimizde uyanan düşüncelerden kaynağını alıyor. Bu düşünceleri ortaya çıkardığına inandığımız çevresel şartları biz oluşturmuyoruz. Bulunduğumuz her yere hayatın gidişatı bizi getiriyor. Biz aslında seçimlerimizi soruların ve cevap şıklarının oluşumunda hiçbir dahlimizin olmadığı bir imtihanda o belirli şıklar arasından yapıyoruz.</p>

<p color="dimmed">“Şüphesiz bu hayatımız, içimizde kendini belli etmeden, ağır ağır ilerler; anlamı ve görünümü bizim için değişmiş olan, bize yeni kapılar açan gerçekleri keşfetme hazırlığına, aslında çok önceden, ama farkına varmadan başlarız; bizim gözümüzde geçerlilik kazandıkları tarih ve saat ise görünür oldukları dakikadır” diye yazmış Marcel Proust, Kayıp Zamanın İzinde’ kitabında.</p>

<p color="dimmed">Her şey ancak zamanı geldiğinde oluyor ve biz o sırada zamanı hiç gelmeyecek şeylerin peşinde koşmakta olduğumuzdan hayatın bu ince ayarlarını hiç farkedemiyoruz.</p>

<p color="dimmed">Olacak olan olur… Varlığa hakikat nazarıyla bakanlar için tek bir fiille hayatın bütün hikayesini ifade etmek mümkün.</p>

<p color="dimmed">“Gelecek hakkında kaygılanan tek canlı insan!” dedi profesör. “Ama hocam, sincaplar da yuvalarında kış için meşe palamudu biriktiriyor” dedi arka sıralardan bir öğrenci.</p>

<p color="dimmed">Carl Gustav Jung, ‘Anılar, Düşler, Düşünceler’ kitabında hayatımıza dair çok üstünde durmadığımız bir gerçeği aşikâr kılıyor: “Biz insanlar, her ne kadar özel yaşamlarımız varsa da, büyük bir oranda, yaşadığı yıllar yüzyıllarla sayılan ortak bir ruhun temsilcileri, kurbanları ve geliştiricileriyiz. Çoğu zaman, dünya sahnesinde sesi çıkmadan rol alanlardan biri olduğumuzun farkına bile varmadan, bir ömür boyu, kendi kafamıza göre yaşadığımızı varsayabiliriz.”</p>

<p color="dimmed">Tasarlamakla yaşamak arasındaki bir arafta hayat sürüyoruz. Geleceğe ilişkin tasarımlarımız bizi şimdiki zamanın açığa çıkardıklarını göremez hale getiriyor. Hep uzağa bakmaktan yakını farkedemez, idrak edemez hale geliyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">“Yarın ne yapacaksın?” diye sordu kahvaltı masasındakilerden biri. “Bilmem, hiç yarında yaşamadım daha önce!” dedi diğeri.</p>

<p color="dimmed">Yarınlar, hayallerimizi, beklentilerimizi, arzularımızı ve ötelediklerimizi içine koyduğumuz depolardır. İçlerine hiç giremeyiz. Çünkü bugün bittiğinde yarın başlamaz, yine bir bugün başlar!</p>

<p color="dimmed">“Tatile kaç gün kaldı?” diye sordu annesi. “Beş bugün kaldı!” dedi annesinin oğlu.</p>

<p color="dimmed">Yapmayı düşündüğümüz şeyler genellikle yapabileceğimiz şeylerden vakit çalıyor.</p>

<p color="dimmed">Derin bir nefes aldı ve “Bütün nefesler, esasta tek bir nefes!” dedi meczup.</p>

<p color="dimmed">Yeni Şafak, Gökhan Özcan</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yasamakla-tasarlamak-arasinda</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/yasamak-tasarlamak.webp" type="image/jpeg" length="83021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elazığ'da on binler sabah namazında meydanları doldurdu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/elazigda-on-binler-sabah-namazinda-meydanlari-doldurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/elazigda-on-binler-sabah-namazinda-meydanlari-doldurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Evliyalar şehri Elazığ, manevi atmosferiyle tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Mahmud Es'ad Coşan Vakfı'nın düzenlediği Doğuş Sabah Namazı ve İşrak İbadeti Buluşması'nda Cumhuriyet Meydanı ilk kez bu denli büyük bir kalabalıkla dolup taşarken, on binlerce kişi sabahın ilk ışıklarında aynı duada buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mahmud Es'ad Coşan Vakfı tarafından, merhum Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan'ın hicrî doğumunun 91. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen "Doğuş Elazığ Sabah Namazı ve İşrak İbadeti Buluşması", Elazığ Cumhuriyet Meydanı'nda on binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Vakfın "Doğuş" adını verdiği organizasyon, daha önce Çanakkale ve Gelibolu'da düzenlenirken bu yıl ilk kez Anadolu'da Elazığ'da gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="004 1000000948" class="detail-photo img-fluid" height="3072" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/004-1000000948.jpg" width="4080" />Yoğun katılım nedeniyle ilk olarak Harput'ta planlanan program, daha geniş bir alan sunması sebebiyle Cumhuriyet Meydanı'na alındı. Meydan, gecenin üçünde bile tamamen dolarken çevre cadde ve sokaklara kadar taşan kalabalık, Elazığ'ın gördüğü en büyük toplu buluşmalardan birine sahne oldu. </p>

<p><img alt="003 1000000947" class="detail-photo img-fluid" height="3072" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/003-1000000947.jpg" width="4080" />Program, 27 Temmuz Pazartesi günü sabah ezanıyla başladı. Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından gerçekleştirilen drone gösterisi ve sinevizyon sunumu, programa damga vuran anlardan biri oldu. Gökyüzünde "Hoş Geldiniz", "Doğuş Elazığ 1448" yazılarının yanı sıra Kâbe, Mescid-i Nebevî, Kelime-i Tevhid, Allah ve Muhammed (S.A.V.) lafızları ile çeşitli hat sanatı figürleri oluşturuldu. Cumhuriyet Meydanı'nı dolduran binlerce kişi bu anları cep telefonlarıyla kaydetti.</p>

<p><img alt="009 1000000976" class="detail-photo img-fluid" height="3072" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/009-1000000976.jpg" width="4080" />Drone gösterisinin ardından sabah namazının sünneti eda edildi. Sabah namazını, Medine'deki Mescid-i Kıbleteyn imamlarından Abdulkareem Hasan Adnan kıldırdı. Namazın ardından tesbihat yapıldı, Kur'an tilaveti devam etti ve merhum Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan'ın sohbetlerinden seçilen kısa bölümler katılımcılara dinletildi.</p>

<p><img alt="007 1000000973" class="detail-photo img-fluid" height="3072" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/007-1000000973.jpg" width="4080" />Program boyunca zikir halkaları oluşturulurken meydanda salavatlar getirildi, tevhid zikri hep bir ağızdan okundu. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte dua merasimine geçildi. Yapılan duaların ardından işrak namazı kılındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="006 1000000962" class="detail-photo img-fluid" height="3072" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/006-1000000962.jpg" width="4080" />Etkinlik sonunda katılımcılara çeşitli ikramlar dağıtılırken, çıkışta Mahmud Es'ad Coşan'ın sohbetlerinden derlenen eserler hediye edildi. Ayrıca Elazığ Valiliği yanında kurulan kapalı çadırda Mahmud Es'ad Coşan'ın hayatını anlatan sinevizyon gösterimi ve sergi alanı saat 20.00'e kadar ziyaretçilerini ağırlıyor.</p>

<p><img alt="005 1000000951" class="detail-photo img-fluid" height="3072" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/005-1000000951.jpg" width="4080" />Mahmud Es'ad Coşan Vakfı tarafından düzenlenen Doğuş Sabah Namazı ve İşrak İbadeti Buluşmaları ilk kez 2023 yılında Çanakkale'de gerçekleştirildi. 2024 ve 2025 yıllarında Gelibolu Azebler Namazgâhı'nda devam eden organizasyon, dördüncü yılında ilk kez Anadolu'ya taşınarak Elazığ'da düzenlendi. Vakıf, bu buluşmalarla Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan'ın ilim, irfan ve hizmet anlayışını yeni nesillere aktarmayı hedeflediğini belirtiyor.</p>

<p><img alt="002 1000001002" class="detail-photo img-fluid" height="3072" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/002-1000001002.jpg" width="4080" />Programın sonunda Cumhuriyet Meydanı'ndan ayrılan katılımcılar, sabahın ilk saatlerinde Elazığ'dan manevi atmosferi yüksek bir buluşmaya tanıklık etmenin huzuruyla ayrıldı. Meydanı tamamen dolduran kalabalık ve gökyüzünü süsleyen drone gösterileri ise organizasyonun hafızalara kazınan görüntüleri arasında yer aldı.</p>

<p><img alt="001 1000001005" class="detail-photo img-fluid" height="3072" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/001-1000001005.jpg" width="4080" />Haber: Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/elazigda-on-binler-sabah-namazinda-meydanlari-doldurdu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 08:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/002-1000000938.jpg" type="image/jpeg" length="77528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalizm'in gönüllü köleleri: Bedenini pazara çıkaran modern objeler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kemalizmin-gonullu-koleleri-bedenini-pazara-cikaran-modern-objeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kemalizmin-gonullu-koleleri-bedenini-pazara-cikaran-modern-objeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemalizm, kadını zincirlerinden kurtarmadı. Aksine ona, fiyat etiketini kendi eliyle boynuna astığı, haysiyetsiz ve görünmez yeni bir zincir vurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin seküler ve Batıcı mürtecileri tarafından on yıllardır topluma dayatılan "Modernizm kadını özgürleştirdi, Osmanlı'nın karanlığından ve kölelikten kurtardı" masalı, kapitalizmin dijital vitrinlerinde acı bir şekilde çöktü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İslam'ı ve Osmanlı'yı, kadını eve hapseden, haklarını elinden alan karanlık bir çağ olarak resmedip şeriata iftiralar atan bu zihniyet; kendi icat ettiği sözde özgürlükçü sistemde kadını devasa bir pazarın en ucuz metası haline getirdi. Yıllarca "Bir erkeğin dördüncü karısı değiliz" naralarıyla geleneksel değerlere savaş açanların, bugün vahşi kapitalizmin çarkları arasında kadın bedenini sadece bir pazarlama aracına, reyting ve tıklanma malzemesine dönüştürmesi, "ilericilik" maskesinin ardındaki korkunç riyakarlığı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.</p>

<p>Sözde çağdaşlaşma projesinin geldiği son nokta, "dijital özgürlük" adı altında meşrulaştırılan ve kadının kendi rızasıyla bedensel mahremiyetini satışa çıkardığı yeni nesil bir kölelik düzenidir. Sosyal medya platformlarında "özel abonelik" sistemleriyle, 79.99 TL gibi trajikomik aylık bedeller karşılığında bedenlerini teşhir eden popüler kültür figürlerinin durumu, Antik Roma arenalarını ve Pompei'nin yozlaşmış sokaklarını aratmıyor.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.barandergisi.net/vidyome/embed/76410" webkitallowfullscreen=""></iframe></p>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h5><span style="color:#d35400">Milli Eğitim Bakanlığı’nın "Aile" temalı dizi projesinde, sapkın LGBT akımlarının bayraktarlığını yapan Gülben Ergen</span></h5>

<p>Geçmişin en ağır kölelik sistemlerinde dahi efendinin ilişemediği bir insanlık haysiyeti ve manevi bir sınır varken, bugün algoritmaların, beğeni butonlarının ve sınır tanımaz bir teşhir arzusunun kölesi olan bu sefih güruh, ardında ne namus ne de onur kırıntısı bırakıyor. Dijital fuhuşun modern bir yaşam tarzı gibi sunulduğu bu sanal pazar yeri, Batıcı ahlaksızlığın vardığı en dip noktadır.</p>

<p>Asıl büyük rezalet ise, bedenini üç kuruşluk aboneliklerle dijital tezgahlara süren bu yozlaşmış figürlerin, hiçbir şey olmamış gibi ekranlara çıkarak Türk halkına ahlak, kadın hakları dersi verme cüretini göstermesidir.</p>

<p>İslam'ın kadına Batı'dan asırlar önce mülkiyet, miras ve ticaret hakkı verip onu baş tacı ettiği gerçeğini kasıtlı olarak gizleyen bu kitle, Batı'nın Orta Çağ engizisyonlarındaki kadın düşmanlığını utanmadan ecdada yamamaya çalışıyor.</p>

<blockquote>
<p>Tarihteki Osmanlı kadınının vakarı, zarafeti ve kurduğu vakıflarla topluma yön veren saygın duruşu ortadayken, bugünün seküler-Kemalist sistem kadına layık gördüğü yegâne rol, onun etinden, cazibesinden ve mahremiyetinden para kazanılan bir sömürü çarkı olmaktan öteye gidememiştir.</p>
</blockquote>

<p>Seküler dogmalarla ambalajlanıp "özgürlük" diye topluma yutturulan bu çürümüş düzen, tarihî bir ilerleme insanlık onuruna yapılmış alçakça bir suikasttir. Eğer bu yaşananlar küresel bir proje değilse, tarihin gördüğü en büyük ahlaki felakettir; yok eğer bir proje ise, çok daha tehlikeli bir kültürel soykırımdır.</p>

<p>Sodom ve Gomore'yi anımsatan bu çürüme sarmalı dijital platformların parlak ışıkları altında sıradanlaştırılırken; inanca ve tarihe saldıranların aslında kendi içlerindeki dipsiz ahlaki çukuru gizlemeye çalıştıkları netleştiriyor.</p>

<p>Tekrar ifade edelim: Kemalizm, kadını zincirlerinden kurtarmadı. Aksine ona, fiyat etiketini kendi eliyle boynuna astığı, haysiyetsiz ve görünmez yeni bir zincir vurdu.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kemalizmin-gonullu-koleleri-bedenini-pazara-cikaran-modern-objeler</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/onli-fans-dijital-kolelik.webp" type="image/jpeg" length="10576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evrensellik maskesi altında Batı merkezli akademya]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/evrensellik-maskesi-altinda-bati-merkezli-akademya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/evrensellik-maskesi-altinda-bati-merkezli-akademya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batı merkezli akademik düzen, hakikati kendi kavramları ve ideolojik sınırları içinde yeniden biçimlendiriyor. Üniversiteleri fikir üreten merkezlerden çıkarıp, hâkim söyleme veri sağlayan uzmanlık bürolarına dönüştürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bugün akademi dünyası, büyük ölçüde Batı’nın kurduğu kavramlar, ölçüler ve kurumlar eliyle şekilleniyor. Kendi kibrinden yükselttiği kalelerin içine kapanan bu yapı, Batı literatürünün dışında kalan fikirlere, tecrübelere ve hakikat arayışlarına karşı körleşmiş durumda. Bilgi; hakikatin, adaletin ve insanlığın hizmetinde gelişmek yerine Batı’nın siyasî, iktisadî ve kültürel menfaatlerine göre biçimlendiriliyor. Ardından bu çerçeve, “evrensel bilim” etiketiyle bütün dünyaya kabul ettiriliyor.</p>

<p>Batı bugün maviye “sarı” dediğinde, akademik çevrelerin büyük bir kısmı maviyi yeniden tarif etmek yerine sarı demeye mecbur bırakılıyor. Kavramları Batı kuruyor, sınırları Batı çiziyor, hangi meselenin konuşulacağına ve hangi hükmün “bilimsel” kabul edileceğine Batı karar veriyor. Bu sınırların dışına çıkan fikirler ya itibarsızlaştırılıyor ya da akademik dolaşımın bütünüyle dışında tutuluyor. Böylece üniversiteler hakikatin araştırıldığı müesseseler olmaktan uzaklaşıyor; hâkim ideolojinin bilgiyi ürettiği, tasnif ettiği ve dünyaya dağıttığı merkezlere dönüşüyor.</p>

<p>Aşağıdaki yazı, akademi dünyasını kuşatan bu zihnî tahakkümün mahiyetini anlamak bakımından mühim bir kapı aralıyor. Akademisyenin fikir ve hüküm sahibi bir münevverden teknik bilgi üreten uzman memura dönüştürülmesini, Batı merkezli indekslerin kurduğu denetim düzenini ve akademik hayatın nasıl fikrî bir çoraklığa sürüklendiğini ortaya koyuyor. Bu yönüyle yazı, üniversitelerimizin hangi ölçülerle düşündüğünü ve hangi merkezlerin çizdiği hudutlar içinde bilgi ürettiğini yeniden sorgulamaya çağıran zihin açıcı bir yazı olarak karşımızda duruyor. (Baran Dergisi)</p>

<p><strong><u><i>İşte Oğuzhan Bilgin'in <a href="https://www.aksam.com.tr/yazarlar/oguzhan-bilgin/akademyanin-entelektuel-hayattan-kopusu/haber-1627656" rel="nofollow">Akşam</a>'daki o yazısı:</i></u></strong></p>

<p>Dünya tarihi boyunca entelektüel hayatla, fikir hareketleriyle, ideolojik açılımlarla akademyanın güçlü bir ilişkisi olmuştur. Üniversiteler ve akademisyenler hem fikir hayatına yön vermiş hem de yeni kuramsal tartışmaların, yeni kavramların, fikir akımlarının merkezinde yer almıştır. Bu bakımdan siyasetin teorik ve ideolojik arka planında üniversiteler ve akademisyenler belirleyici olmuştur.</p>

<p>Dünyada neoliberalizmin hakim olduğu dönemle birlikte entelektüelden ziyade spesifik konularda uzmanlaşmış; fikir yerine teknik veri veya bilgi üreten bir akademisyen tipi ortaya çıkmıştır. Aşırı uzmanlaşmanın, sadece tek bir konuya dair bilgi sahibi olmanın ideal olarak sunulduğu bu piyasacı akademyada akademisyenler uzman memurlara indirgenmiştir.</p>

<p>Yeni fikirler üretmeden, mevcut üretilmiş çerçeveleri sorgulamadan, hakim bir hegemonyaya kuramsal ve metodolojik olarak rıza göstererek, hakim söylem salt spesifik ölçülebilir bilgi, profesyonel çıktı üreten bir profesyonel akademisyen tipi tüm dünya için artık büyük bir soruna dönüşmüştür. Foucault'nun "evrensel entelektüelin ölümü" dediği, Edward Said'in "entelektüelin kurumsal evcilleştirilmesi" diye adlandırdığı süreç böyle bir süreçtir. Çünkü fikir üretilmesi, sorgulanması hegemonya bakımından risklidir. Bu nedenle Batı'nın kültürel hegemonyası bir yandan piyasacılığı öne çıkaran neoliberalizmle diğer yandan "büyük anlatılar çağı bitti" diyen post-modernizmle birlikte kendi hegemonik düzenini tüm dünya akademyasına dikte etmiştir.</p>

<p>Atıflar, dizinler, dergiler, uluslararası indeksler üzerinden hem dünya akademisini kendi ölçülerinde standardize eden ve kendi ölçütlerini evrensel ölçütlermiş gibi sunan hem de kendi istediği fikirlerin dışında kalanları ve hatta riskli gördüklerini yok sayan bir hakimiyet ortaya çıkmıştır. Bu nedenle yüksek prestijli indekslerde çıkan dergilerdeki makalelerde İsrail'in katliamlarından "ama"sız bahseden, PKK'ya terör örgütü diyen, 1915'te (sözde) Ermeni Soykırımı olmamıştır diyen makalelerin yayımlanması imkansızdır. Çünkü hegemonya bunu "bilimsel değil" diye kodlamaktadır. Biz de akademik atanma ve yükselme kriterlerimizle bu hegemonyaya bir nevi rıza göstermekte ve hegemonyayı yeniden üretebilmekteyiz.</p>

<p>İşte bu akademik düzen hakim söylemin ve çerçevenin sorgulanmasını istememekte, memurlaştırılmış uzmanlara teknik veri ve bilgi üretmesi için bir alan bırakmakta; teorisiz bilgi üretmeye çalışmak marifet gibi sunulmaktadır. Bu bir akademik tercih değil ideolojik bir mecburiyete dönüşmüştür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu, bazılarının anlattığı gibi Türk akademisine özgü bir depolitizasyon falan da değil bizzat Batı'nın öncülüğünde tüm dünyaya hakim kılınmış bir akademik hegemonyanın neticesidir. Batı'nın kültürel hegemonyasını eleştirmeyip, esas meseleye işaret etmeyenler mevzuyu sadece Türkiye'ye özgüymüş gibi sunmakta ve sanki Türk akademisindeki bir "politik risk almama" haline indirgemektedir.</p>

<p>Tarih boyu büyük entelektüellerin, akademisyenlerin interdisipliner bir zemine sahip olduğu; tarih, felsefe, sosyoloji, siyaset, iktisat gibi alanların hepsine dair ciddi bir birikimi olmayanın sosyal bilimlerde dikkate alınmadığı bir dönemden şu anda tek bir disiplinin tek bir spesifik alanına hapsedilmiş bir akademisyen tipine gelinmiştir.</p>

<p>Akademik hayatı giderek entelektüel anlamda çölleştiren bu Anglo-Sakson merkezli neoliberal akademik hegemonya akademisyeni bir performans rejimi altında memurlaştırmaktadır. Bir yandan da maalesef biz de konunun bu büyük çerçevesinden ziyade doçentlik kriterleri veya emeklilik yaşı gibi yine çok teknik teferruatlara odaklanarak akademinin esas sorunlarını ıskalayan ve tam da o hegemonyanın istediği bağlamda spesifikleştiren bir tartışma düzlemine hapsolmuş durumdayız.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/evrensellik-maskesi-altinda-bati-merkezli-akademya</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/evrensellik-maskesi-altinda-bati-merkezli-akademya.webp" type="image/jpeg" length="79687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Guterres: Golan Suriye toprağıdır]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/guterres-golan-suriye-topragidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/guterres-golan-suriye-topragidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile gerçekleştirdiği basın toplantısında, "Golan’daki İsrail ihlalleri kabul edilemez. Golan, Suriye toprağıdır ve BM, Suriye’nin toprak bütünlüğünün, bağımsızlığının ve egemenliğinin yanındadır" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed">BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Şam’da Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldi. Görüşmede Suriye’nin BM ile ilişkilerinde yeni bir döneme girildiği vurgulanırken, ülkenin yeniden inşası, sığınmacıların geri dönüşü ve İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki işgali ele alındı. Guterres ve Şeybani görüşmenin ardından ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>"Sınırlarımızın güvenliğini sağlamaya odaklandık"</strong></p>

<p><i color="dimmed">Bakan Şeybani, Guterres’in ziyaretinin BM Genel Sekreteri düzeyinde Suriye’ye 17 yıl sonra yapılan ilk ziyaret olduğuna dikkat çekerek bunun resmi boyutların ötesinde derin anlamlar taşıdığını ve Suriye’nin BM’nin etkin bir ortağı haline geldiğinin açık bir ilanı olduğunu ifade etti.</i></p>

<p>Suriye’nin barış için stratejik bir model sunduğunu ifade eden Şeybani,</p>

<p><i color="dimmed">"Silahların devlet kontrolünde toplanması yoluyla sınırlarımızın güvenliğini sağlamaya odaklandık. Suriye deneyimi, BM ile eşi benzeri görülmemiş bir iş birliğinin temellerini atarak dünyaya olağanüstü bir başarı hikayesi sunmaktadır"</i> dedi.</p>

<p color="dimmed">Dünya genelindeki en büyük gönüllü geri dönüş hareketlerinden birinin gerçekleştiğini ve 3.5 milyon Suriyelinin ülkesine döndüğünü vurgulayan Şeybani, önceliğin yeniden inşa olduğunu, bu doğrultuda tüm kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini ve insani yardımdan sürdürülebilir kalkınmaya geçişi sağlayacak yasal zemini hazırladıklarını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Golan, Suriye toprağıdır"</strong></p>

<p>BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise Suriye’nin iyileşme ve toparlanma sürecinde olduğunu belirterek,</p>

<p><i color="dimmed">"Suriye halkı yıllarca süren zorluklara göğüs gerdi, ancak esnekliğini ve üretkenliğini asla kaybetmedi. Artık yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi, ülkenin yeniden inşa edilmesi ve istikrar ortamının hazırlanması gerekiyor"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Guterres, BM’nin Suriye ile her alanda iş birliğini geliştirmeyi hedeflediğini kaydetti. İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki eylemlerine de sert tepki gösteren Guterres, "Golan’da yaşanan İsrail ihlalleri kabul edilemez. Golan, Suriye toprağıdır ve BM, Suriye’nin toprak bütünlüğünün, bağımsızlığının ve egemenliğinin yanındadır. Bu ihlallerin derhal durması yönündeki tutumumuz nettir. Uluslararası toplum daha yapıcı ve etkin bir rol oynamalı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi aracılığıyla Suriye Golan’ına ilişkin sorumluluklarını yerine getirmelidir" dedi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/guterres-golan-suriye-topragidir</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/10/guterres-2.png" type="image/jpeg" length="47216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist Yahudilerden Batı Şeria'daki köylere saldırı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-yahudilerden-bati-seriadaki-koylere-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-yahudilerden-bati-seriadaki-koylere-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batı Şeria'nın kuzeyinde İsrail ordusunun korumasındaki terörist Yahudiler 16 bölgede ev, mülk ve arazileri ateşe vererek saldırılar düzenledi. Nablus'un Tel beldesinde 4 Filistinli öldürüldü, arbedede 2 Yahudi geberdi. Hastaneyi basan askerler sağlıkçıları alıkoydu. Kalkilya ve Nablus'taki saldırılarda çok sayıda kişi yaralandı ve gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin resmi haber ajansı WAFA ve yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Filistin topraklarını gasbeden Yahudiler, 16 bölgede baskın, ateş açma, darbetmenin yanı sıra ev, mülk ve tarım arazilerini yakarak saldırılar düzenledi.</p>

<p>Saldırılar çoğunlukla Batı Şeria'nın kuzeyinde yoğunlaştı. Nablus kenti ile Tel, Sırra, Urif, Beyt Furik, Salim ve Irak Burin belde ve köylerini kapsayan 7 bölge hedef alındı.</p>

<p>Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Kalkilya kenti ve yakınlarındaki Cit, Ferata, İmatin köylerini, Salfit kenti ve ona bağlı Deyr İstiyye, Deyr Balut köylerini ve Cenin'in Aba eş-Şarkiyye köyüne saldırılar düzenledi.</p>

<h2>Nablus'ta saldırı ve arbede</h2>

<p>Nablus vilayetinde cuma sabah saatlerinde Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, İsrail ordusunun korumasında Tel beldesine düzenlediği saldırıda 4 Filistinli katledilirken, 4 Filistinli yaralandı.</p>

<p>Belde sakinlerinin İsraillilerin saldırısına karşı koyduğu sırada yaşanan arbedede 2 İsraillinin de öldüğü belirtildi.</p>

<p>Tel beldesinde yaşanan olaylar sonrasında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Filistin toprakları üzerine kurulan kaçak Yahudi yerleşim birimlerinin tanınması ve yenilerinin kurulması sürecinin hızlandırılması talimatını verdiği aktarıldı.</p>

<p>İsrail ordusunun, Tel beldesine düzenlediği baskında en az 40 Filistinlinin gözaltına alındığı ve beldeyi kuşatmaya devam ettiği bildirildi.</p>

<h2>Hastane baskını</h2>

<p>Filistinli yaralıların kaldırıldığı Nablus İhtisas Hastanesi'ne baskın yapan İsrail askerleri, acil servis bölümüne girerek sağlık personeline saldırdı.</p>

<p>İsrail askerleri, hastanede birisi Tel beldesindeki olaylarda yaralanan 2 kardeşi gözaltına alırken güvenlik kamerası kayıtlarına da el koydu.</p>

<p>Hastanede bulunan sağlık ekipleri, çalışanlar ile sivilleri alıkoyan İsrail askerleri, alıkoyduğu Filistinlilere silah doğrultarak yüzüstü yere yatmaya zorladı.</p>

<h2>Diğer bölgelere saldırılar</h2>

<p>Kalkilya'daki silahlı saldırılarda dün üçü ağır 7 Filistinli yaralanırken, bu sabah saatlerinde yine Kalkilya'nın Farata köyüne düzenlenen saldırılarda altısı gerçek mermiyle olmak üzere toplam 8 Filistinli yaralandı.</p>

<p>İsrail ordusu Nablus'a bağlı Beyt Furik'e yönelik baskınlar düzenlerken, çok sayıda evde arama yaparak 7 Filistinliyi gözaltına aldı.</p>

<p>Salim köyüne gerçekleştirilen baskında da evler aranırken, 2 Filistinlinin gözaltına alındığı aktarıldı.</p>

<p>Tel yakınlarındaki Sırra beldesine saldırı düzenleyen Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, 3 Filistinliyi darbetti, bir evi ve belde sınırlarını ateşe vererek mülklere zarar verdi.</p>

<p>Saldırganların belde sakinlerine ve evlerine göz yaşartıcı gaz bombaları attığı, İsrail ordusunun beldeye girdiği ve Filistinlilerin saldırganlara taşlarla karşı koyduğu ifade edildi.</p>

<p>İsrail askerlerinin, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentine bağlı Sarra kasabası yakınlarında bir araca ateş açması sonucu 74 yaşındaki Filistinli şarapnel parçasıyla ağır yaralandı.</p>

<p>Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus kentine bağlı Urif köyünde Filistinlilerin mülklerini ateşe veren ve bir ambulansa saldıran İsrailliler, köyde bir taş kırma aracının ekipmanlarını ateşe verdi ve bazı evleri de kundaklamaya çalıştı.</p>

<p>Urif Köy Meclisi Başkanı Mustafa Safedi, köy sakinlerinin İsraillilerin saldırılarına karşı koyduğunu ve evleri yanmaktan kurtardığını söyledi.</p>

<p>Terörist Yahudiler, Nablus-Ramallah yolu üzerindeki Zater Askeri Kontrol Noktası'nda bir ambulansa da saldırarak lastiklerini kesti.</p>

<p>İsrail ordusunun korumasında Nablus yakınındaki Selfit beldesine giren İsrailliler, burada inşaat halindeki bir binayı ele geçirerek çatısına İsrail bayrağı dikti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail güçleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işgal altındaki Batı Şeria'daki saldırıları hakkında, "Silahlı İsrailliler, Batı Şeria'da masum Filistinlilere karşı ölümcül saldırılarını artırıyor. Liderleri, açıkça 'Gazzeleştirme'den (Gazification) bahsediyor." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.</p>

<p>AA</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-yahudilerden-bati-seriadaki-koylere-saldiri</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/bati-seria-yahudi-isgali.webp" type="image/jpeg" length="43030"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beklenen nizam]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/beklenen-nizam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/beklenen-nizam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl: Adam öldüreni hemen öldürecek, hırsızlık edeni bir daha edemez hale getirecek; ve bütün içtimaî ihtilâtlarında ferde öz evinden daha emin sığınaklar gösterecek bir nizam…]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yüz yıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile âciz yaşayan bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini, falanını ve filanını yapmaya zorlayacak bir nizam… “İstersen bunları tenekeden yap; fakat kendin yap!” diyecek bir nizam…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk gümrüklerinden, hayatî devlet ihtiyaçları müstesna, tek Garp âletinin geçmesine müsaade etmeyecek bir nizam… Tâ bu âletlerle rekabet edici Türk sanayi ve imâl kudreti doğuncaya kadar başka çıkar yol görmeyecek bir nizam…</p>

<p>Bütün Garp âlemini, Türkün ve onun ruhî idaresinde bütün Asyalıların gözüne tılsımlı bir umacı gibi görünmekten çıkaracak bir nizam… Garp âlemini, (Rönesans)dan beri sadece aklın fetih hakkını kullanmış ve eşyayı teshir etmiş bir müspet bilgiler harikasından ibaret gösterecek ve başka bir tarafına inanmayacak bir nizam… Avrupalının, ruh plânında taklide değer hiçbir kıymeti bulunmadığını meydana çıkaracak bir nizam… Ve mevcut Garp bilgilerini maharetle çalacak ve onları ehliyetle Türk’e mal edecek bir nizam…</p>

<p>Türkiye’de tek bir kahve köşesine bile izin vermeyecek ve saatte 35 milyon kilovat çapındaki millî enerjiyi tasarruf edecek bir nizam…</p>

<p>Sinemayı, tiyatroyu, edebiyatı, fikriyatı, hattâ ilmi bile mutlaka millî şekilde verimlendirecek bir nizam… Bunlar bir kere millîleştikten sonra da onları beynelmilel çapa ulaştıracak bir nizam…</p>

<p>Kerhane, meyhane, kumarhane ve bütün rezalethanelere “paydos!” diyecek bir nizam…</p>

<p>Ruhumuzu dayadığımız mukaddes ölçülerin hem düşmanlarına, hem de dost görünüp bu ölçüleri anlamayan ham yobaz bozuntularına hayat hakkı tanımayacak bir nizam…</p>

<p>Çoraptan serpuşa, harften binaya, muaşeret edebinden bütün ifade şekillerine kadar (plastik) plânda şahsiyetin ne demek olduğunu meydana çıkaracak bir nizam…</p>

<p>Adam öldüreni hemen öldürecek, hırsızlık edeni bir daha edemez hale getirecek; ve bütün içtimaî ihtilâtlarında ferde öz evinden daha emin sığınaklar gösterecek bir nizam…</p>

<p>Dâva adamlarının nasıl çalışacağını belirtecek; ve en büyük göz mütehassısını en şiddetli trahom mıntıkasında hayatını feda etmeğe zorlarken, en büyük terbiyecinin de en hücrâ köyde bir jandarma erinden farksız yaşamasını sağlayacak bir nizam…</p>

<p>Memlekette tek sahipsiz çocuk, tek serseri, tek işsiz, tek sakat bırakmayacak ve hiç olmazsa bunları göz planından sürecek bir nizam…</p>

<p>Ve nihayet halkın nefsaniyetini değil, Hakkı razı edecek ve Kurultayının büyük duvarına “Hakimiyet Hakkındır!” düsturunu kazıyacak bir nizam…</p>

<p>Nizamların nizamı olan düzen, iki heceli ve beş harfli bir isim taşır: İslâm…</p>

<p>Necip Fazıl Kısakürek – İdeolocya Örgüsü</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/beklenen-nizam</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/12/eserleri-ve-dusunceleriyle-okurlarda-derin-izler-birakan-necip-fazil-kisakurek.webp" type="image/jpeg" length="23059"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bangladeş Cumhurbaşkanı istifa etti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/banglades-cumhurbaskani-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/banglades-cumhurbaskani-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin, sağlık problemleri nedeniyle istifa ettiğini açıkladı. İstifası, eski Başbakan Şeyh Hasina ile görüştüğü iddialarının ardından geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle görevinden istifa ettiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şahabuddin, Daily Star'a yaptığı açıklamada, "Şu anda farklı sağlık sorunlarından müzdaribim. Bunun dışında diyecek bir şeyim yok" ifadesini kullandı.</p>

<p>Bazı kaynaklar ise cumhurbaşkanlığı yetkililerinin Şahabuddin'in istifa mektubunu parlamentoya götürdüğünü aktardı. Şahabuddin'in istifasının mayısta Londra ziyareti esnasında daha önce ülkeden kaçan eski Başbakan Şeyh Hasina Vecid ile telefonda görüştüğü iddialarının ardından gelmesi dikkati çekti.</p>

<p>2023'te göreve başlamıştı Eski bir yargıç olan Şahabuddin, Nisan 2023'de ülkenin cumhurbaşkanı olarak yemin edip görevine başlamıştı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/banglades-cumhurbaskani-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/banglades-5.webp" type="image/jpeg" length="12151"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[20’den fazla ülkeden katılımcıyla Filistin Konvoyu yola çıkacak]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/20den-fazla-ulkeden-katilimciyla-filistin-konvoyu-yola-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/20den-fazla-ulkeden-katilimciyla-filistin-konvoyu-yola-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin'de yaşanan soykırıma çekmek amacıyla farklı ülkelerden sivil toplum temsilcileri ve gönüllüleri bir araya getiren Filistin Konvoyu, ilk toplanma noktası olan Srebrenitsa'ya doğru yola çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa’nın 20’den fazla ülkesinden sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren "Palestine Convoy" (Filistin Konvoyu) girişimi, Bosna-Hersek’ten Filistin’e uzanacak uluslararası insani yardım ve dayanışma güzergâhını açıkladı. Tarihte ilk kez bir soykırım sembolü olan Srebrenitsa’dan Filistin’e uzanacak konvoy, Türkiye dâhil 6 ülkeden geçerek 28 gün sürecek.</p>

<p color="dimmed">Uluslararası sivil kara konvoyu "Palestine Convoy", işgal altındaki Filistin halkıyla dayanışmayı büyütmek ve uluslararası hukukun korunması çağrısında bulunmak amacıyla hazırladığı rotayı kamuoyuna duyurdu. Soykırımın yaşandığı Srebrenitsa'dan hareket edecek olan konvoy, insan hakları ihlallerine ve işgale karşı uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeyi hedefliyor.</p>

<h2><strong>28 günlük uluslararası rota</strong></h2>

<p color="dimmed">Bosna-Hersek’ten yola çıkacak olan konvoy; Arnavutluk, Yunanistan, Türkiye, Irak ve Ürdün güzergâhını takip ederek 21 Ağustos 2026 tarihinde işgal altındaki Filistin sınırına ulaşacak.</p>

<p color="dimmed">Yolculuk süresince geçilen ülkelerde halka açık mitingler, buluşmalar ve katılımcı eğitimleri düzenlenecek. Organizatörler; Saraybosna, Srebrenitsa, Tiran, İstanbul, Ankara ve Amman gibi simge şehirlerde geniş katılımlı etkinlikler gerçekleştirmeyi planlıyor.</p>

<h2><strong>Türkiye ayağı 30 Temmuz'da Edirne'den başlıyor</strong></h2>

<p color="dimmed">Konvoyun en kapsamlı duraklarından biri olan Türkiye programı 30 Temmuz - 11 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek. Edirne'den giriş yapacak olan konvoy, İstanbul'daki eğitim ve mitinglerin ardından Anadolu üzerinden Irak sınırına ilerleyecek.</p>

<p color="dimmed">Konvoyun Türkiye geçiş ve miting takvimi:</p>

<p><i color="dimmed">30 Temmuz: Edirne (Sınır Geçişi)</i></p>

<p><i color="dimmed">31 Temmuz – 2 Ağustos: İstanbul (Eğitim ve Miting)</i></p>

<p><i color="dimmed">3 Ağustos: Sakarya (Miting)</i></p>

<p><i color="dimmed">4 Ağustos: Ankara (Miting)</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i color="dimmed">5 Ağustos: Konya (Miting)</i></p>

<p><i color="dimmed">6 Ağustos: Adana (Miting)</i></p>

<p><i color="dimmed">7 Ağustos: Şanlıurfa (Miting)</i></p>

<p><i color="dimmed">9 Ağustos: Diyarbakır (Miting)</i></p>

<p><i color="dimmed">10 Ağustos: Mardin (Miting)</i></p>

<p><i color="dimmed">11 Ağustos: Habur Sınır Kapısı / Duhok, Irak (Geçiş)</i></p>

<p>Uluslararası kamuoyuna 4 ana talep</p>

<p color="dimmed">Filistin Konvoyu girişimi, yolculuk boyunca uluslararası toplumun ve kurumların dikkatini şu ana maddelere çekmeyi amaçlıyor:</p>

<p color="dimmed">İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalinin derhal sona erdirilmesi,</p>

<p color="dimmed">Filistinli tutukluları hedef alan ayrımcı idam cezası düzenlemelerinin yürürlükten kaldırılması,</p>

<p color="dimmed">Uluslararası insancıl hukukun etkin şekilde denetlenmesi ve uygulanması,</p>

<p color="dimmed">Filistin halkına yönelik süregelen hak ihlallerine karşı somut ve etkili adımlar atılması.</p>

<p>"Sınırları ve dilleri aşan ortak vicdan çağrısı"</p>

<p color="dimmed">Yapılan açıklamada, tüm sivil toplum kuruluşları, medya temsilcileri ve vicdan sahibi bireyler konvoyu karşılamaya ve etkinliklere destek vermeye davet edildi. Girişim yetkilileri, bu rota ve yolculuğun barışçıl, sivil ve dilleri aşan ortak bir vicdan hareketi olduğunu vurguladı.</p>

<p color="dimmed">Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/20den-fazla-ulkeden-katilimciyla-filistin-konvoyu-yola-cikacak</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/filistin-konvoyu.jpg" type="image/jpeg" length="20269"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="43255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="35190"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="77996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="66482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="85425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="37830"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="19172"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="11494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="70533"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="80448"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="53369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="67846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="56038"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="25600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="45169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="36698"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="69309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="55333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="26631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="15049"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
