<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Jul 2026 16:51:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Berlin'de İsrail'e mühimmat üreten şirkete eylem: Aktivistler yolu kapattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/berlinde-israile-muhimmat-ureten-sirkete-eylem-aktivistler-yolu-kapatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/berlinde-israile-muhimmat-ureten-sirkete-eylem-aktivistler-yolu-kapatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın başkenti Berlin'de Filistin destekçileri, İsrail'e mühimmat sağladığı gerekçesiyle Rheinmetall tesisini protesto etti. Polisin müdahalesi sonrası çıkan arbedede 2 kişi gözaltına alındı, 2 polis yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya'nın başkenti Berlin'de Filistin destekçisi aktivistler tarafından, İsrail için mühimmat üreten Rheinmetall şirketini protesto edildi.</p>

<p>'Soykırıma Karşı Barışçıl Mücadele (Peacefully Against Genocide' grubu üyesi yaklaşık 100 aktivist, Berlin'in Wedding semtindeki Rheinmetall tesisine giden yolu kısa süreliğine kapattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay yerine gelen polis, Filistin destekçisi göstericilere müdahale ederek yolu açtı.</p>

<p>Polisin göstericilere biber gazı sıkmasının ardından arbede yaşandı. Müdahale sırasında iki polis yaralanırken, iki kişi gözaltına alındı.</p>

<p>Gösterici grup, ilerleyen günlerde de benzer protestolar düzenleyeceğini, polis ise bölgede güvenlik önlemlerini sürdüreceğini açıkladı.</p>

<p>Berlin'deki Rheinmetall tesisi önünde son aylarda İsrail'e silah sevkiyatı iddiaları nedeniyle çok sayıda protesto gösterisi düzenlenmişti.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/berlinde-israile-muhimmat-ureten-sirkete-eylem-aktivistler-yolu-kapatti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/1200w.webp" type="image/jpeg" length="73429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mimar Sinan’ın ‘başı’na gelenler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mimar-sinanin-basina-gelenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mimar-sinanin-basina-gelenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mimar Sinan'ın vefat tarihi kabul edilen 9 Nisan bir süredir Mimarlar Günü olarak kutlanıyor. O gün büyük mimarımızın Süleymaniye Camii'nin yanı başındaki türbesine gidilir, nutuklar irad edilir, ziyaretçilerden birkaçı ellerini açıp Fatiha okur. O kadar. Koskoca Osmanlı Devleti'nin Sermimarân-ı Hassa’sı hepsi topu yarım saat içinde anılmış olur.</p>

<p>9 Nisan tarihi neden ve nasıl seçilmiştir? Tam olarak bilmiyoruz, zira bildiğimiz, Mimar Sinan'ın sadece vefat yılıdır. Vefat ettiği ay ve gün ise belli değildir. Yine de eserlerini her Allah'ın günü kullana kullana eskitemediğimiz dâhi mimarımızın bir günlüğüne de olsa hatırlanmasına vesile olması hasebiyle bu acarlığa sesimizi çıkarmıyoruz. Varsın tarih yanlış olsun da Sinan'ın namı ve mesajı kulaklarda baki kalsın.</p>

<p>Tabii birden hatıralarım sağıldı hafızama.</p>

<p>1998 güzüydü. Herkül Millas'ın Türk-Yunan ilişkileri üzerine kaleme aldığı, ilk baskısı 1989 yılında yapılan <i>Tencere Dibin Kara</i> adlı kitabını okuyordum. Bir dipnot dikkatimi çelmeleyiverdi: Buna göre 1935 yılında Mimar Sinan'ın mezarı "Türk" olup olmadığını tespit için bir heyet tarafından açılmış ve incelemeler neticesinde "Türk" olduğu tespit edilince de mezar memnuniyetle kapatılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tabii hemen soluğu Taksim'deki Atatürk Kitaplığı'nda almış ve eski gazete koleksiyonlarının denizine yelkenliyle dalar gibi dalmıştım. Gazetelerdeki haberler doğruluyordu dipnottaki bilgiyi.</p>

<p>Gerçekten de dâhi mimarımızın mezarı açılmış ve kemikleri "incelenmişti". Bu arada her gazete karıştıran mütecessis nazar gibi yeni bilgilere ulaşmadım değil. Mesela 5 Ağustos 1935 tarihli <i>Akşam</i> gazetesindeki şu haber gibi:</p>

<h2><strong>"Büyük mimarın kafa tası mezarından çıkarıldı!"</strong></h2>

<p>Büyük Türk mimarı Sinan'ın kafatası mezarından çıkarılmıştır. Kafatası antropoloji müzesinde saklanacaktır. Kafatası üzerinde yapılan tetkikatta bunun brakisefal yani yassı yuvarlak olduğu görülmüştür. Bütün Türkler brakisefal olduklarından büyük mimarın yalnız kültür itibariyle değil, ırk itibariyle de Türk olduğu bir kere daha meydana çıkmıştır."</p>

<p>Peki aynı 5 Ağustos 1935 günü <i>Cumhuriyet</i> gazetesi neler yazmış, dediğimde karşıma şu benzer haber çıkmıştı:</p>

<p>"Dâhi san'atkârın kafası mezarından çıkarıldı"</p>

<p>Süleymaniye'de büyük Türk mimarı Sinan'ın mezarında araştırmalar yapılmış, Mimar Sinan'ın kafa tası çıkarılmıştır. Koca Mimarın kafatası sağlam ve bozulmamış olarak bulunmuştur.</p>

<p>Koca dâhinin kafatası üzerinde yapılan tetkikat, büyük Mimarın yalnız kültür itibariyle değil, ırk noktasından da Türk olduğunu göstermiştir."</p>

<p>Bugün solcu ve enternasyonalist geçinen Cumhuriyet gazetesi o günlerde ırkçılığın doruklarında gezinmektedir. İşte Cumhuriyet'in haberinin devamında gezinen o ırkçılık kokan cümleler:</p>

<p>Türkler ırk itibariyle Brakisefal, yani yassı yuvarlak kafalıdır. Mimar Sinan'ın kafasının muayenesinde bu büyük başın da Brakisefal olduğunu meydana çıkmıştır.</p>

<p>Cumhuriyet'in haberi Sinan'ın artık Türk olduğu ispatlanmış olan(!) kafatasının Antropoloji Müzesi'nde muhafaza edileceği kaydıyla bitiyordu.</p>

<p>Lakin durun, anlatacaklarım bitmedi.</p>

<h2><strong>Kayıp kafatası</strong></h2>

<p>Bu çağdaş(!) gazetemizin aynı haberinin altında Kültür Bakanlığı'nın (bugünkü Millî Eğitim Bakanlığına o tarihte bu sözde Türkçe isim verilmişti!) bir tamimi (genelgesi) de yer alıyordu. O günlerde revaçta olan ırkçı uygulamaların hangi vahim noktaya ulaştığını gösteren ve öğretmenlere gönderilen genelgede (tamim) onlardan "eski mezarlardan çıkacak olan Selçuk, Danışman (doğrusu: Danişmend) oğullarına aid kafataslarını İstanbul'da Antropoloji Müzesi'ne" göndermeleri istenmekteydi.</p>

<p>İyi de diyorum, bu müze kuruldu mu? Hayır.</p>

<p>Peki Sinan'ın kafatası mezarına iade edildi mi? Onu bilen hiç yok.</p>

<p>Yalnız İbrahim Hakkı Konyalı'nın, <i>Mimar Koca Sinan</i> adlı 1948 tarihli kitabında geçen, mezarın 1940'larda restorasyon maksadıyla yeniden açıldığında içinde kafatasının bulunmadığı şeklindeki ipucu var elimizde.</p>

<p>Ardından ertesi gün çıkan haber dikkatimi çekiyor. (Bu haberi ilk defa neşrediyorum ki önemi şurada: Şimdiye kadar Sinan'ın kafatasıyla alakalı yazılanlar neredeyse tamamen benim neşrettiğim haberleri kullandı, yeni bir araştırma neredeyse yapılmadı, yaptığını söyleyenler de yazdıklarımı kullandıkları halde isim zikretmekten korktular veya çekindiler. İbretlik hikâyesini aşağıda okuyacaksınız). <i>Haber Türk Dili</i> gazetesinde çıkmış. Aynen şöyle:</p>

<h2><strong>Büyük Mimar Sinan'ın kafatası üzerinde incelemeler</strong></h2>

<p>Süleymaniye'deki Büyük Türk Mimarı Sinan'ın mezarında Antropoloji uzmanları tarafından incelemeler yapılmaktadır. Koca Sinan'ın kafa tası burada sağlam ve bozulmamış olarak bulunmuştur.</p>

<p>Uzmanların bu kafa tasında yaptıkları incelemeler sonunda büyük Mimarın yalnız kültür itibariyle değil, Irk noktasından da Türk olduğu anlaşılmıştır. Türkler Irk itibariyle Brakisefal yani yassı yuvarlak kafalıdır. Mimar Sinan'ın kafasının muayenesinde de onun brakisefal olduğu anlaşılmıştır. Zaten Türklerin kafa tasları brakisefaldır. Büyük Mimarın kafa tası Antropoloji müzesinde saklanacaktır.</p>

<h2><strong>"Kafatası müzesi" açılacakmış</strong></h2>

<p>Henüz kurulmamış, dahası "kurulması düşünülen" bu müzede saklanmak üzere Mimar Sinan'ın kafatası mezarından çıkarılıyor, fakat ortada müze filan yoktur. Dahası müze için Selçuklu, Danişmend oğulları gibi Türk hanedanlarının öğretmenlere toplatılan kafataslarının da nerede saklandığını merak ediyoruz. (Aşağıda okuyacağınız gibi geçici olarak İstanbul Üniversitesi Antropoloji Enstitüsü'nde tutulacakmış.)</p>

<p>Bunun cevabını Mimar Sinan'ın kafatası haberlerinden bir gün önce çıkan <i>Akşam</i> gazetesi veriyor:</p>

<h2><strong>Antropoloji Müzesi</strong> <strong>Eski mezarlardan çıkarılacak kafalar Enstitüye gönderilecek</strong></h2>

<p>Kültür Bakanlığı, Anadolu'daki öğretmenlere gönderdiği bir tamimde Selçuk, Danışman ve Artuk oğullarına ait eski mezarlardaki kafataslarını çıkararak İstanbul'daki antropoloji enstitüsüne kutular içinde göndermelerini bildirmiştir. Masraf, antropoloji müzesine ait olacaktır. Çıkarma ameliyesine (işlemine) mahalli belediyeler de öğretmenlere yardım edeceklerdir. İstanbul'da bir antropoloji müzesi kurulacaktır.</p>

<p>Şimdi de aynı gazetenin 6 Ağustos tarihli nüshasına göz atalım:</p>

<h2><strong>Yeni bir müze</strong> <strong>Antropoloji Müzesi için hazırlık başladı</strong></h2>

<p>İstanbul'da bir Antropoloji müzesi kurulmasına karar verilmiş ve Kültür bakanlığı tarafından da öğretmenlere gönderilen bir tamimde Selçuk ve Danışman devirlerine aid tesadüf edilecek kafataslarının İstanbul'a gönderilmesi bildirilmişti. İstanbul'da kurulacak olan bu Antropoloji müzesine çok büyük bir önem verilmektedir. Tarih devirlerinin hususiyetlerini araştırıp meydana çıkarmak hususunda bu ilim, ön safta yer almaktadır.</p>

<h2><strong>64 bin kişinin kafatası ölçülmüş</strong></h2>

<p>Haber şu satırlarla devam ediyor:</p>

<p>İstanbul'da son zamanlarda Evkaftan (Vakıflar idaresinden) belediyeye devredilen eski mezarlıklar arasında bozulanlardan ele geçen tarihî kitabelerle kafatasları şimdilik Türk ve İslam (Eserleri) müzesinde saklanmaktadır. Belediye, ileride büyük bir mezarlık yaparak büyük adamlara aid kemiklerle kitabeleri buraya nakletmek fikrinde idi. Fakat Antropoloji müzesi açıldıktan sonra böyle bir mezarlığa hacet kalmayacak, bu kafatasları ile kitabeler antropoloji müzesine nakledileceklerdir.</p>

<p>Mimar Sinan'ın mezarının açılıp iskeletinin ve kafatasının incelenmesi ile İstanbul'da açılacak olan ve tarihî mezarlardan çıkarılan kafataslarının sergileneceği bir müzenin açılması fikrinin birbirine paralel ilerlediğini görmek gayet öğretici oluyor. Demek ki ipucunu bulduğum Mimar Sinan'ın mezarının açılması, nevi şahsına münhasır, bir defalık bir hadise değilmiş. Bu, sistematik bir mezar talanının ve kafatası toplama kampanyasının bir ayağından ibaretmiş.</p>

<p>O zaman büyük resme bakmakta fayda var.</p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi İnkılap Tarihi kürsüsü hocalarından Prof. Zafer Toprak <i>Cumhuriyet ve Antropoloji</i> adlı dokümanter incelemesinde Mimar Sinan'ın kafatası meselesine girmemekle beraber pek çok ilginç hadiseyi peş peşe işliyor. Devrin antropometri tetkiklerine, Şevket Aziz Kansu'nun ve Afet İnan'ın sözde bilimsel iskelet, kafataslarını çıkarma, fişleme ve tasnif gayretkeşliklerine dair mebzul miktarda malzeme sunuyor.[^112]</p>

<p>Afet İnan'ın 1947 senesinde çıkan <i>Türkiye Halkının Antropolojik Karakterleri ve Türkiye Tarihi</i> adlı kitabı bir başka skandalı ifşa eder. Kitabın şu alt başlıkla çıktığını söylemek yeterli: <i>Türk Irkının Vatanı Anadolu (64 bin kişi üzerinde anket).</i></p>

<p>Anket denilince sadece vatandaşın görüşleri alındı zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Hayır: Anadolu'daki 64 bin kişi kelimenin her anlamıyla profesör ve ekibi tarafından beden yapıları incelemeden geçirildikten sonra fişlenmiştir!</p>

<p>Türk Tarih Kurumu'nun depolarında saklandığını öğrendiğimiz bu fişler (hâlâ duruyor mu acaba?) 20 bin 263'ü kadın olmak üzere toplam 64 bin kişi üzerinde pergelle yapılan kafatası uzunluğu ve genişliği, küçük alın, yüz ve alt çene açı genişliği ölçümleri, Prof. Eugene Pittard'ın dediği gibi o zamana kadar Türkiye'den başka 'hiçbir zaman, hiçbir devletin' başaramadığı müthiş bir fişlemeydi.</p>

<p>10 bölgeye ayrılan Türkiye'de (muhtemelen kozmopolit nüfus yapısından dolayı bulgularını yanlışlayacak çok sayıda örnek çıkacağı için İstanbul kasten dışarıda bırakılmıştı!) cilt ve saç renginden kulak deliği-bregma yüksekliğine kadar çok şey ölçülüp fişlenmişti ki, sonuçta Prof. Dr. Pittard bile ortaya çıkan 2,5 milyona yakın veri karşısında şaşkınlığını gizleyememişti.</p>

<p>Başka neler mi ölçülmüş? Beraber görelim:</p>

<p>Göz açıları iç ve dış genişliği; burun ve ağız genişliği; ofrion çene yüksekliği; dudak ve nazion kenarı, nazion çene yüksekliği ile burun ve kulak yüksekliği, bir de kulak genişliği ölçülmüştü. Ayrıca burun profili (düz mü, dalgalı mı yoksa kavisli mi olduğu), göz formu, kafanın arka kısım profili (düz mü, yuvarlak mı yoksa çok yuvarlak mı olduğu) merak edilmişti.</p>

<p>Bunca insanın kafasının 'arka kısım profili'nin niye merak edildiğini düşünedurun, aslında Afet İnan ve ekibinin kafasının arkasındaki problemin eşiğine gelmiş bulunuyoruz. Zira profesörün sahte bilim maskesi altında düzenlediği bu apaçık fişlemenin hakiki niyeti, Türkiye'de 'Türk olmayanların', yani Kürtlerin ve diğer hak iddia edebilecek etnik unsurların oranını tespit meselesidir. Bunu Afet İnan'ın kendi ifadelerinden çıkarmak mümkündür.</p>

<p>Şunu ispatlamak istiyorlardı: Türklerin kafası Avrupalılarınki gibi brakisefaldır. Yani halkımız 'Alp insanı'dır. Medenîdir, o kadar ki Avrupa'yı medenîleştirenler de Türklerdir!</p>

<p>Bu, bazılarının zannettiği gibi dışarıya karşı "biz de sizdeniz" mesajından ibaret olsa mazur görülebilirdi. Ancak asıl hedef, Prof. İnan'ın satırlarının arasına gizlenmiştir.</p>

<h2><strong>Atatürk’ün bile başı ölçülmüştü</strong></h2>

<p>Bozulmamış kabul ettikleri ve işlerine gelecek örnekler seçtikleri köylerdeki saf kafatası ölçümlerinden yola çıkarak Anadolu'nun bir Türk toprağı olduğunu ispatlamak derdinde olduğunu söyleyen Afet İnan, ülkenin batısı ile doğusunun 'karışık', ortasının ise 'millî ırk toprağı' olduğunu açıkça söyler kitabında.</p>

<p>Millî ırkın batı ve kuzeyde Rum, doğuda ise Ermeni ve Kürt nüfusuyla karıştığını fark eden Prof. İnan, Anadolu'nun merkez kısmının Türklerin 'ırk merkezi' olduğunu ifade ederken belli ki bilinçaltından bir şeyler sızdırmaktadır. Ona göre en fazla brakisefal kafa yüzde 93 ile orta kısımda, en az ise yüzde 62 ile doğudadır. Batıdaki sonuç yüzde 76 çıkmıştır. O söylemez ama Türk olmayanların batıdaki oranı yüzde 24, doğudaki oranı yüzde 38 çıkmıştır. Profesörün veriler karşısında köşeye sıkıştığını 'ama' şallarına sığınmasından anlıyoruz. Ulaştığı karakucak sonuç şu olmuştur:</p>

<p>"Görülmüştür ki, Türkiye'de bir ırk birliği mevcuttur" (s. 181).</p>

<p>Saf Türk (Alp insanı) ırkının izinin kafa genişliği veya saç renginde bulunabileceği bugün gülünç kabul edilse de, o zamanlar çok ciddiye alındığı o kadar bellidir ki, bizzat Atatürk, Şevket Aziz Kansu'ya kendi kafatasını ölçtürmüştü.</p>

<p>İddianızın kanıtı nerede peki? diye düşündünüz belki de. Hemen söylüyorum: <i>Kansu</i>, Aralık 1938 tarihli <i>Ülkü</i> dergisinde Atatürk'ün ölümü üzerine çıkan yazısında (s. 300) bu insanın kanını donduran işlemi şöyle anlatır:</p>

<p>1932 yılı 19/20 Ağustos gecesi, Yalova: Beni çağırdı, yanına yaklaştım. Elimde bir çap pergeli var. Onun milyarlarca ve normalin üstünde bir konstrüksiyon ve fonksiyona sahip nöronlarının yarattığı dimağını saklayan asîl ve kahraman başını ölçüyorum.</p>

<p>Üniversitede okurken hocam Osman F. Sertkaya yarı şaka yarı ciddi o yıllarda İsmet İnönü'nün başının da ölçüldüğünü ve 'Türk' kafatası çıkmadığını anlatmıştı. Bilim ile ideoloji bu denli birbirine karışırsa olacağı budur işte.</p>

<p>Nitekim <i>Derin Tarih</i> dergisinin Mart 2013 tarihli 12. sayısında "Atatürk'ün kafatası dersleri" başlığı altında Müfid Yüksel'in bir belgesel araştırmasını yayımlamıştık. Gazi Mustafa Kemal, Mimar Sinan'ın kafatasının çıkarıldığı yıllarda okullara gidip Türk kafatasının nasıl olduğunu, Türk ırkının brakisefal kafa yapısına sahip bulunduğunu öğrencilere ve öğretmenlere anlatmış. Zamanın okul müdürleri Gazi'nin konuşmalarını not tutup bakanlığa teslim etmekle yükümlü imişler. İşte okul müdürlerinin Türkiye Millî Eğitim Müdürlüklerine teslim edilen notlardan anlaşıldığına göre Mustafa Kemal, "Türk kafalarının 'Brachysephale' (Yassı-yuvarlak) olduğunu ve hatta eski Yunanlıların kafalarının da bu şekilde bulunduğunu ve binaenaleyh onların da aslen Türk olduklarını" izah buyurmuştur. (Bu mantıkla gidersek İstiklal Savaşı'nı "Türk olduklarını unutan Yunanlar" ile "Yunanlarla aynı ırktan olduğunu unutan Türkler" yapmış olmuyor mu?)</p>

<p>Aynı tutanak metinlerinden birinde Mustafa Kemal'in, Türklerin Arap Yarımadası, Mısır ve Anadolu'ya gelişiyle ilgili olarak da, "Hititlere Fransızların 'Eteen' dediklerini ve 'Eteen'in aslının 'Etiler' olduğunu ve 'Etiler'in de 'Atalar' demek olduğunu ve eski zamanlarda Anadolu'ya gelen Hititlerin de böyle birtakım 'Atalarım' maiyetlerinden geldiklerini" söylediği ifade edilmiş. Bugün bunu bilim ve fikir camiasında ciddiye alan kimsenin olmadığını söylemeye gerek var mı?</p>

<p>Toparlayacak olursak, 1935 yazında olanlar tesadüfen yaşanmış hadiseler olmayıp devir arka planı ışığında değerlendirildiğinde özellikle İtalya ve Almanya'da görülen ve İsveç gibi ülkelerde de rastlanan ırk araştırmalarından yöneticilerimizin de etkilendiklerini ve kafatasları üzerinde yapılan ırkî tetkikler sonucunda yaşadığımız ülkenin çoğunluğunun Türk tipine mensup olanlardan oluştuğunu tespit için Selçuklu ve Beylikler dönemi mezarlarının açıldığını, Osmanlılardan da bu işe kurban olarak Mimar Sinan'ın seçildiğini anlayabiliyoruz. Neticede Mimar Sinan'ın Türk olduğunun ispatlanması sözde Batı'da Türkler barbardır, büyük sanatkâr çıkaramazlar, önyargısının kırılmasına hizmet edecekti ama bizde köklü bir kimlik kırılmasına hizmet etti.</p>

<h2><strong>Türkiye Sinan’ın kafatasını konuşuyor</strong></h2>

<p>Araştırmalarım derinleştikçe şaşkınlığım artıyor, arttıkça kaleme aldıklarım kamuoyuna yansıyor, orada da bir hayret ve tepki dalgası giderek yükseliyordu. 1998 yılının Kasım ve Aralık aylarında yazdığım üç yazı ve birkaç derginin bu bilgiyi dosya haline getirmesiyle Türkiye gündemine giren "Mimar Sinan'ın kafatası" meselesi o tarihlerde Savaş Ay'ın <i>A Takımı</i> adlı televizyon programından tutun da 9 Nisan 2000 tarihinde Ağırnas Belediye Başkanı Mehmet Osmanbaşoğlu'nun basın önünde yaptığı konuşmaya[^113] kadar yaygın bir çevrede konuşulup tartışıldı. Türkiye'nin gündemine defalarca girdi. Hâlâ da Google'de yapılan aramalarda binlerce mecrada karşınıza çıkabiliyor.</p>

<p>İşte bunlar hep Herkül Millas'ın kitabındaki o dipnottaki ipucunu çekmem sayesinde ortaya dökülmüştü. Eğer o ipini çekmiş olmasaydım bugün bu mevzu 1935 yılından 1998'e kadar nasıl uyuduysa aynı şekilde uyumaya devam edecekti. (Kim bilir daha ne yakası açılmadık gerçekler uyuyordur arşivlerimizde!)</p>

<p>2013 yılında gündeme gelmiş olan kafatası bahsinde sanki ben hiç bu yazıları yazmamış, 2005 tarihli <i>Osmanlı Tarihinde Maskeler ve Yüzler</i> adlı kitabımda ele almamış, bu kadar tv programlarını yaptırmamış, Mimar Sinan'ın kafatasının bulunması için onca ter dökmemişim gibi yazdıklarımdan hiç bahsedilmeyişi karşısında hakkımın yenmesine itiraz eden yegâne dost sesi Beşir Ayvazoğlu ağabey olmuştu. 2010 yılındaki şu kadirşinas sözlerini keşke diğerleri de sarfedebilseydi:</p>

<p>Son günlerde bazı gazetelerde Mimar Sinan'ın kayıp kafatası meselesi, Prof. Dr. Selçuk Mülayim'in yaptığı açıklamalardan hareketle sanki ilk defa ortaya çıkmış gibi haberleştiriliyor. Hâlbuki Mustafa Armağan bu meseleyi ilk defa 1998 yılında (...) gündeme getirerek haftalarca süren bir tartışmaya yol açmıştı.[^114]</p>

<p>Maalesef Türkiye'de kadirşinaslık da ilim ahlakı da bittiği için hakkını savunmak ve haksızlığa uğradığını dile getirmek de dert sahibine düşüyor. Bir şeyi ilk olarak siz bulamayabilirsiniz ama ilk kez bulanın ve gündeme getirenin hakkını da açık yüreklilikle teslim edersiniz. "İlim ilim bilmektir" sözü tam da bunun için söylenmiştir.</p>

<p>İşte Prof. Selçuk Mülayim bu meseleyi kendisinden tam 15 yıl önce gündeme getirmem sayesinde <i>Belleten</i>'de Mimar Sinan'ın kafatası üzerine uzun bir 'bilimsel' makale kaleme alıyor ama Beşir Ayvazoğlu'nun haklı isyanında dile getirdiği gibi o meselenin ilk fişeğini ateşleyen benim adımı zikretmeye gerek dahi görmüyor!</p>

<p>Önce bir mevzuda kimler neler yapmış, neleri çalışmış, onları tespit edip ortaya sereceksiniz, sonra da fikrinizi söyleyip tenkidinizi yapacaksınız. Üniversitelerde akademisyenlere bu çalışma ahlakını öğretmiyorlarsa neyi öğretiyorlar, anlamıyorum.</p>

<p>Türkiye bu dar bakışlı hocaları ile Mimar Sinan gibi kendisinden önceki gelenekleri hiçbir aşağılık kompleksine kapılmadan inceleyip aşan bir büyük sanatkarın ayak izlerini asla takip edemez. Zira o kendini aşmış adamın sadece yaptıklarından bahsediyoruz ama onları vücuda getiren adamın çapından da vizyonundan da ahlakından da fersahlarca uzağız ne yazık ki.</p>

<h2><strong>Sinan’ı mezarında öldürmek</strong></h2>

<p>Bunlardan Mimar Sinan gibi göğe koyamadığımız dâhimizin kafatasına yeri de çok görmüş olduğumuz sonucu çıkıyor ki, bununla ne kadar iftihar etsek azdır!</p>

<p>Eğer Cumhuriyet hep denildiği gibi "fazilet" ise Mimar Sinan'ı mezarında idam etmek gibi bir şenaate imza atanların teşhiri ve ilk kez 18 yıl önce gündeme getirdiğim bu hazin meselenin bir an evvel aydınlatılması gerekir.</p>

<p>Şimdi yazımızın içerisine serpiştirdiğimiz gazete kupürlerine bakıp derin derin iç çekelim ve "Ne devirlermiş yahu! Irkçılıklarından Mimar Koca Sinan'a mezarında bile rahat yüzü göstermemişler" diye melale dalalım. Ne de olsa "Melâli anlamayan nesle âşina değiliz", öyle değil mi?</p>

<p>Ey Koca Sinan!</p>

<p>Sana bir asrı deviren Cumhuriyet tarihinde yapabildiğimiz şeyler, birkaç mahalleye ve camiye ismini vermek, birkaç tane üçüncü sınıf heykelini yapmak ve mezarını açıp kafatasını sırra kadem bastırmak oldu. Senden 'yararlanamadık'. Seni bilmiyoruz ve eserlerine ve şahsına saygı göstermiyoruz ki bereketine nail olabilelim!</p>

<p>Osmanlı devletinin birçok sembolünün yanında tepesinde dünyayı aydınlatan güneş motifli muhteşem bir devlet arması vardı. Biz güneşiydik diyorduk, başka güneşlerin gezegeni değil. Bugün devletimizin bir arması dahi yok maalesef.</p>

<p>Güneş olma iddiasını kaybeden bir devletin Batı güneşinin gezegenliğine mahkûm olmasına şaşmalı mıyız?</p>

<p><i>Mustafa Armağan, Sen Neden Kör Edildin, s.287-299</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mimar-sinanin-basina-gelenler</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/dava-sebebi-oldu-1.png" type="image/jpeg" length="32262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Filistin hakkında konuştuğu için işini kaybeden pek çok insan var"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/filistin-hakkinda-konustugu-icin-isini-kaybeden-pek-cok-insan-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/filistin-hakkinda-konustugu-icin-isini-kaybeden-pek-cok-insan-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lüksemburg'da Gazze'ye destek paylaşımları nedeniyle görevden alınan öğretmen Fatima Kurtic, "Filistin'i desteklediğim için işimi kaybettim ancak yaşanan soykırımı dile getirmekten vazgeçmeyeceğim." diyerek karara karşı hukuki mücadele başlattığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lüksemburg'da Gazze'ye ilişkin sosyal medya paylaşımları nedeniyle görevinden alınan öğretmen Fatima Kurtic, paylaşımlarının Yahudilere değil, İsrail'in politikalarına yönelik eleştiriler içerdiğini belirterek 'Sadece Filistin'i desteklediğim ve savaşa karşı çıktığım için bunlar başıma geldi. Görevime son verildi ama Filistin'de yaşananları, yaşanan soykırımı konuşmaktan hiçbir şey beni alıkoyamaz.' dedi.</p>

<p>AA muhabirine işten atılma süreci ve ardından gelen tepkiler üzerine açıklamalarda bulunan Bosna Hersekli Kurtic, İsrail'in Gazze'ye yönelik başlattığı saldırıların ilk gününden bu yana Filistin'i desteklediğini ve her zaman doğru olanın yanında olacağını belirtti. Kurtic işten atılma sürecini 'büyük bir adaletsizlik' olarak tanımladı.</p>

<p>Hesabının açık olduğunu ve hiçbir şey gizlemediğini kaydeden Kurtic, Filistin'de yaşananlara ilişkin daha fazla kişiye ulaşabildiğini gördükçe paylaşımlarını artırdığını söyledi.</p>

<p>Yaklaşık 8 yaşındayken 2002 yılında mülteci olarak Lüksemburg'a yerleştiklerini belirten Kurtic, dört yıl mülteci kampında yaşadığını, ardından eğitimini tamamlayarak öğretmen olduğunu anlattı.</p>

<h3><strong>"Filistin'i ve yaşanan soykırımı konuşmaktan hiçbir şey beni alıkoyamaz"</strong></h3>

<p>Instagram hesabında paylaştığı hikayeler nedeniyle 'antisemitizm' suçlamasıyla öğretmenlikten çıkarıldığını anlatan Kurtic, 'Paylaşımlarımda sadece Filistinlileri destekledim ve savaşa karşı çıktım, antisemitik hiçbir şey yoktu. Asla ve asla Yahudi halkına veya Yahudiliğe karşı bir şey paylaşmadım. İsrail'in uygulamalarını eleştirdim. Bunun Yahudi halkına karşı nefret olarak yorumlanması beni yansıtmıyor. Sadece Filistin'i desteklediğim ve savaşa karşı çıktığım için bunlar başıma geldi. Görevime son verildi ama Filistin'i ve yaşanan soykırımı konuşmaktan hiçbir şey beni alıkoyamaz' diye konuştu.</p>

<p>İsrail'in Filistin'deki uygulamalarını 'soykırım' olarak nitelendiren Kurtic, yaşananların vicdanlı insanlarca görmezden gelinemeyeceğini belirtti.</p>

<p>Kurtic, yaşanan acıları soykırım mağduru bir Bosnalı olarak çok iyi anladığının altını çizerek 'İnsanlar öldürülüyor, işkence görüyor. Bir öğretmen olarak da her insan gibi buna sessiz kalamazdım. Çocuklarla çalışan insanların başkalarının acılarına karşı empati göstermesi gerektiğine inanıyorum.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Filistin hakkında konuştuğu için işini kaybeden pek çok insan var"</strong></h3>

<p>Kurtic, işine son verildikten sonra zorlu bir süreç geçirdiğini fakat haklı olduğu için mutlu olduğunu belirterek 'Bunun için tarifsiz bir minnettarlık duyuyorum. Kendimi gerçekten çok şanslı hissediyorum. Çünkü işini kaybeden tek kişi ben değilim. Filistin hakkında konuştuğu için işini kaybeden pek çok insan olduğunu biliyoruz.' diye konuştu.</p>

<p>Filistin'in haklı davası için konuşmaya ve yazmaya devam edeceğine dikkati çeken Kurtic, bu süreçte dünyanın dört bir yanından farklı inanç ve kimliklerden insanların kendisine destek verdiğini, gördüğü dayanışmanın mücadelesini sürdürme konusunda kendisine güç verdiğini söyledi.</p>

<p>Kurtic, 'Beni en çok mutlu eden şeylerden biri de İsrail'den bile yazanlar oldu ve 'Tamamen haklısın, senin yanındayız.' mesajlarını ilettiler. Gördüğüm bu desteği kelimelerle anlatmam mümkün değil. Bana verilen destek sınırları, dinleri ve kimlikleri aşan evrensel bir dayanışma örneği oldu.' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Hukuki mücadele başlatıldı</strong></h3>

<p>Görevden alınma kararını kabul etmediğini ve hukuki mücadele başlattığını aktaran Kurtic, avukatıyla birlikte karara itiraz ettiklerini söyledi. Dosyada 20'den fazla tanık beyanı bulunduğunu belirten Kurtic, tarafların yazılı savunmalarını tamamladığını ve davada nihai kararın 2027 yılı sonunda verilmesinin beklendiğini söyledi.</p>

<p>Sürecin uzun olmasının kendisini zorladığını dile getiren Kurtic, 'Adalete inanıyorum. Lüksemburg yargısının dosyadaki somut olgulara göre karar vereceğini düşünüyorum.' dedi.</p>

<h3><strong>"Soykırımı yaşamış biri olarak başka bir soykırımı görmezden gelemem"</strong></h3>

<p>Konuşmasında Srebrenitsa Soykırımı'na da değinen, Bosna Hersek'te yaşanan savaşın hem ülkesini hem de ailesini doğrudan etkilediğini anlatan Kurtic, şunları kaydetti:</p>

<p>'Çok sayıda akrabam ve tanıdığım Srebrenitsa Soykırımı'nda hayatını kaybetti. Soykırımı yaşamış biri olarak başka bir soykırımı görmezden gelemem. Bu benim için sadece siyasi bir mesele değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk. Bosna'nın tarihi aslında Gazze halkına umut vermek için sık sık anlattığım bir hikaye. Özellikle Gazze'de çok yakın arkadaşlarım var. Bazıları hayatını kaybetti. Hayatta olanlara ise her zaman şunu söylüyorum: 'Bakın, Bosna'da da bizi tamamen yok etmeyi planladılar. Ama biz hayatta kaldık. Biz hala varız ve direniyoruz. Siz de devam etmek zorundasınız, asla pes etmeyin.'</p>

<p>Paylaşımlarının her zaman arkasında olduğunu vurgulayan Kurtic, 'Müslüman olduğumu gizlemedim. Bosnalı olduğumu gizlemedim. Lüksemburglu olduğumu da gizlemedim. Olduğum kişi olarak yaşadım ve inandığım değerlerin arkasında dimdik durdum. Paylaştıklarımdan geri adım atmadım, özür dilemedim. Çünkü paylaştığım her şeyin arkasındaydım. Instagram hesabım binlerce takipçiye açık. Hiçbir şeyi gizlemiyorum. Paylaştığım her söz benim inancımı ve duygularımı yansıtıyordu.' diye konuştu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/filistin-hakkinda-konustugu-icin-isini-kaybeden-pek-cok-insan-var</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/6a4f682d6c266798e18f54b1.webp" type="image/jpeg" length="61467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna'dan Moskova dahil Rusya'nın birçok bölgesine İHA saldırısı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ukraynadan-moskova-dahil-rusyanin-bircok-bolgesine-iha-saldirisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ukraynadan-moskova-dahil-rusyanin-bircok-bolgesine-iha-saldirisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna'nın Rusya'nın farklı bölgelerine düzenlediği İHA saldırılarında Moskova dahil 73 İHA'nın düşürüldüğü açıklandı. Saldırılarda sanayi tesisi, petrol deposu ve tankerlerde yangın çıkarken, Belgorod ve Kırım'da 2 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna'nın, Moskova dahil Rusya'nın çeşitli bölgelerine insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediği bildirildi.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Ukrayna ordusunun Rus topraklarına yönelik İHA saldırısı yaptığı belirtildi.</p>

<p>Dün yerel saatle 20.00'den bugün saat 07.00'ye kadar Ukrayna'ya ait 73 İHA'nın hava savunma sistemlerince vurulduğu kaydedilen açıklamada, bunların Moskova dahil çeşitli bölgeler ile Azak Denizi üzerinde düşürüldüğü aktarıldı.</p>

<h3><strong>Sanayi işletmesinde yangın </strong></h3>

<p>Diğer yandan Rusya'nın Stavropol Bölge Valisi Vladimir Vladimirov, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İHA saldırısı sonucu bölgenin Vyazniki köyündeki bir sanayi işletmesinde yangın çıktığını belirtti.</p>

<p>Yangın söndürme çalışmalarının sürdüğünü aktaran Vladimirov, 'Yangın, yakıtla dolu tanklara ulaştı. Olay yerinin yakınlarında bulunan sivilleri tahliye etme kararı aldık. Olayda yaralı ve can kaybı yok.' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Petrol deposunda yangın</strong></h3>

<p>Tver Bölge Valisi Vitaliy Korolev de sosyal medya hesabından İHA saldırısı sonucu Tver kentindeki petrol deposunda yangın çıktığını belirterek, 'Yangın söndürme çalışmaları sürüyor. Saldırıda yaralı ve can kaybı yok.' değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rusya'nın Rostov Bölge Valisi Yuriy Slyusar da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bölgenin İHA saldırılarında hedef alındığını ve 20'den fazla İHA'nın etkisiz hale getirildiğini duyurdu.</p>

<p>Azak Denizi'nin kuzeydoğusunda bulunan Taganrog Körfezi'nde 2 tankerin saldırıya maruz kaldığını kaydeden Slyusar, 'Tankerler hasar gördü. Yaralı yok. Tankerin mürettebatı tahliye edildi. Saldırı sonucu tankerlerde yangın çıktı.' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Belgorod bölgesinde ve Kırım'da 2 kişi öldü</strong></h3>

<p>Rusya'nın Belgorod bölgesinin Operasyonel Merkezinden yapılan açıklamada, İHA saldırısı sonucu 1 kişinin hayatını kaybettiği, 1'i çocuk 5 kişinin yaralandığı ifade edildi.</p>

<p>Yasa dışı ilhak edilen Kırım'ın sözde yönetim başkanı Sergey Aksyonov, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İHA saldırısı sonucu Canköy şehrinde 1 kişinin yaşamını yitirdiğini belirtti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ukraynadan-moskova-dahil-rusyanin-bircok-bolgesine-iha-saldirisi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/83359.jpg" type="image/jpeg" length="81375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tecavüzcü Trump'a cinsel taciz davasından 5.8 milyon dolar tazminat kararı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/tecavuzcu-trumpa-cinsel-taciz-davasindan-58-milyon-dolar-tazminat-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/tecavuzcu-trumpa-cinsel-taciz-davasindan-58-milyon-dolar-tazminat-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de mahkeme, Donald Trump'ın yazar E. Jean Carroll'a cinsel taciz ve iftira davasında hükmedilen 5,8 milyon dolarlık tazminatı ödemesine karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD'de federal yargıç, Başkan Donald Trump'ın, 1990'lı yılların ortasında New York'taki bir mağazada yazar E. Jean Carroll'a cinsel tacizde bulunduğu ve daha sonra iftira attığı gerekçesiyle jürinin karar verdiği 5,8 milyon dolarlık tazminatın ödenmesi talimatı verdi.</p>

<p>The Hill gazetesinin haberine göre, New York'ta federal yargıç Lewis Kaplan, Trump'ın karara itirazının reddedilmesinin ardından bu süreçte emanet hesaba aktarılan paraya ilişkin kararını açıkladı.</p>

<p>Kaplan, daha önce 5 milyon dolar olan ancak mahkeme kararıyla belirlenen faiz gereği 5,8 milyon dolara çıkarılan tazminatın serbest bırakılması ve Carroll'a ödenmesi talimatını verdi.</p>

<p>Carroll'ın avukatı Roberta Kaplan, The Guardian gazetesinde yaptığı açıklamada 4 yıllık sürecin ardından bu davanın kapanma zamanının geldiğini ve karara göre ödenecek paranın Carroll'a ulaşması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Öte yandan, Trump'ın avukatları, Carroll'a ödenecek paranın, 'Yüksek Mahkemeye vaktinde yapılan, itiraz talebinin yeniden incelenmesi talebi sonuçlanana kadar' emanet hesapta kalmasını istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Magazin dergisi yazarı E. Jean Carroll, Trump'ın 1996 ilkbaharında New York'taki Bergdorf Goodman adlı mağazanın giyinme odasında kendisine tecavüz ettiğini açıklamış, Trump ise iddiaları reddetmişti.</p>

<p>Trump, Carroll tarafından açılan 'tecavüz ve hakaret' davasında Mayıs 2023'te jüri tarafından suçlu bulunmuş, Carroll'a cinsel taciz ve darptan 2 milyon, karalamadan 3 milyon dolar olmak üzere toplam 5 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edilmişti.</p>

<p>Trump'ın avukatları, davayı bölge temyiz mahkemesine götürmüş ancak temyiz mahkemesi de Carroll'u haklı bulunca Yüksek Mahkemeye başvurmuştu.</p>

<p>Ardından, Yüksek Mahkeme, Trump'ın, jüri kararının geçersiz sayılması talebiyle yaptığı başvuruyu reddetmişti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/tecavuzcu-trumpa-cinsel-taciz-davasindan-58-milyon-dolar-tazminat-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/images-20-2.jpg" type="image/jpeg" length="98250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merz: Almanya, ABD'den Tomahawk füzeleri alacak]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/merz-almanya-abdden-tomahawk-fuzeleri-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/merz-almanya-abdden-tomahawk-fuzeleri-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ülkesinin ABD'den Tomahawk seyir füzeleri satın alarak Almanya'da konuşlandıracağını açıkladı. Merz, bu adımla savunmadaki stratejik açığın kapatılacağını ve NATO'nun caydırıcılığının güçlendirileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, NATO'nun birlik ve caydırıcılık açısından güçlendiğini belirterek ülkesinin, ABD'den Tomahawk seyir füzeleri satın alacağını ve bunların ülkede konuşlandırılacağını söyledi.</p>

<p>Merz, Federal Meclis'te yaptığı açıklamada, NATO Zirvesi'nin beklentilerinin ötesinde olumlu sonuçlarla tamamlandığını ifade ederek, İttifak'ın 'birlik içinde, güçlü ve özgüvenli' olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Avrupa ülkelerinin savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmesi yönünde ortak irade ortaya koyduğunun altını çizen Merz, Almanya'nın savunma harcamalarını, hedeflenen süreden önce gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'i seviyesine çıkaracağını belirtti.</p>

<p>Savunmaya ayrılan kaynakların gerekliliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Merz, 'Özgürlük ve barış içinde yaşamazsak en iyi sosyal güvenlik sisteminin bile bir anlamı olmaz.' dedi.</p>

<p>ABD ile NATO Zirvesi kapsamında varılan mutabakata da değinen Merz, Almanya'nın, ABD'den Tomahawk seyir füzeleri satın alacağını ve bu füzelerin ülkede konuşlandırılacağını söyleyerek, 'Böylece savunmamızdaki önemli bir stratejik boşluğu kapatıyoruz. Aynı zamanda kendi Avrupa sistemlerimizi geliştirmek ve Avrupa'da konuşlandırmak için de çalışacağız.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>NATO'nun transatlantik bir ittifak olmaya devam edeceğini vurgulayan Merz, Avrupalı ülkelerin güvenliklerini başkalarına bırakamayacağını belirterek 'Kendi güvenliğimizden öncelikle biz sorumluyuz.' diye konuştu.</p>

<p>Merz, Almanya'nın savunma sanayisini de güçlendirmeyi hedeflediğini aktararak, Kanada'nın Alman ve Norveçli şirketlerden oluşan konsorsiyuma 12 denizaltı siparişi vermesinin, ülke tarihinde savunma sanayisi alanındaki en büyük uluslararası ihracat anlaşmalarından biri olduğunu ve bunun uzun yıllar boyunca binlerce kişiye istihdam sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p>Konuşmasında hükümetin ekonomi, vergi, emeklilik ve sağlık alanlarında kapsamlı reformlar hazırladığını da anlatan Merz, Almanya'nın karşı karşıya olduğu güvenlik ve ekonomik sorunların ancak yapısal reformlarla aşılabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/merz-almanya-abdden-tomahawk-fuzeleri-alacak</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/images-19-3.jpg" type="image/jpeg" length="64681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Ayhan Koçkaya: Günümüz popüler kültürü bizden sadece odaklanmayı değil, yazı yazmayı da aldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/dr-ayhan-kockaya-gunumuz-populer-kulturu-bizden-sadece-odaklanmayi-degil-yazi-yazmayi-da-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/dr-ayhan-kockaya-gunumuz-populer-kulturu-bizden-sadece-odaklanmayi-degil-yazi-yazmayi-da-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Röportaj</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/dr-ayhan-kockaya-gunumuz-populer-kulturu-bizden-sadece-odaklanmayi-degil-yazi-yazmayi-da-aldi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/image-45.jpg" type="image/jpeg" length="47733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katar: Ülkedeki güvenlik tehdidi tamamen ortadan kalktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/katar-ulkedeki-guvenlik-tehdidi-tamamen-ortadan-kalkti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/katar-ulkedeki-guvenlik-tehdidi-tamamen-ortadan-kalkti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katar, ülkedeki güvenlik tehdidinin sona erdiğini ve hayatın normale döndüğünü açıkladı. Daha önce halka evlerinde kalmaları yönünde uyarı yapılırken, bölgede Bahreyn ve Kuveyt'te de alarm durumuna geçilmişti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Katar'da güvenlik tehdidinin sona erdiği ve ülkede durumun normale döndüğü bildirildi.</p>

<p>Katar resmi haber ajansı QNA'nın haberine göre, Katar İçişleri Bakanlığı tarafından ülkedeki güvenlik durumuna ilişkin açıklama yapıldı.</p>

<p>Açıklamada, ülkede yaşanan güvenlik tehdidinin tamamen ortadan kalktığı ve koşulların normale döndüğü duyuruldu.</p>

<p>Söz konusu güvenlik tehdidinin niteliğine veya içeriğine ilişkin ise detaylı bilgiye yer verilmedi.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında ayrıca, halka yetkili makamlar tarafından yayımlanan talimatlara ve yönlendirmelere bağlı kalma çağrısı yapıldı.</p>

<p>Katar İçişleri Bakanlığı, kısa bir süre önce yaptığı ilk açıklamada ülkedeki güvenlik tehdidi seviyesinin yüksek olduğunu duyurmuştu.</p>

<p>Kamu güvenliğinin korunması amacıyla bakanlıkça yapılan uyarıda, "Herkesin evlerinde kalmaya özen göstermesi, dışarı çıkmaması, pencerelerden ve açık alanlardan uzak durması" istenmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahreyn de olası saldırılar nedeniyle sirenlerin çaldığı açıklanmıştı.</p>

<p>Kuveyt ordusu da hava savunma sistemlerinin füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını önlemeye çalıştığını duyurmuştu.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırı tehdidinin ardından ABD ordusunun gece saatlerinde başlayan bombardımanında, İran’ın Hürmüz Boğazı yakınındaki bölgeleri hedef alınmıştı.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/katar-ulkedeki-guvenlik-tehdidi-tamamen-ortadan-kalkti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/images-18-3.jpg" type="image/jpeg" length="12377"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan ABD üslerine saldırı: Kuveyt ve Bahreyn hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/irandan-abd-uslerine-saldiri-kuveyt-ve-bahreyn-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/irandan-abd-uslerine-saldiri-kuveyt-ve-bahreyn-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin İran'a yönelik son hava saldırılarının ardından Tahran yönetimi misillemeye geçti. İran Devrim Muhafızları, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri üslerini füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>İran: ABD üslerinin altyapısı hedef alındı</strong></h2>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD'nin İran'ın güney kıyılarındaki hedeflere düzenlediği hava saldırılarının ardından misilleme operasyonu başlattığını açıkladı.</p>

<p>DMO açıklamasında, ABD'nin "mutabakatı ihlal ettiği" öne sürülerek, buna karşılık ilk aşamada ortak füze ve insansız hava aracı operasyonu düzenlendiği bildirildi.</p>

<p>Açıklamaya göre operasyon kapsamında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kuveyt'teki Camp Arifjan ve Ali el-Salem Hava Üssü,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Bahreyn'deki Cufeyr ve Şeyh İsa bölgelerinde bulunan ABD askeri tesisleri hedef alındı.</p>
 </li>
</ul>

<p>İran, saldırılarda üslerin altyapısı ve kritik tesislerinin vurulduğunu iddia ederken, ABD'nin yeni saldırılar gerçekleştirmesi halinde bölgedeki diğer Amerikan üslerinin de hedef alınacağı uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Bahreyn ve Kuveyt: Saldırılar engellendi</strong></h2>

<p>Bahreyn Silahlı Kuvvetleri, İran tarafından füze ve İHA'larla düzenlenen hava saldırılarının hava savunma sistemlerince etkisiz hale getirildiğini açıkladı.</p>

<p>Açıklamada, İran'ın sivil bölgeleri hedef aldığı öne sürülürken, ülkenin tüm savunma unsurlarının en üst seviyede alarma geçirildiği belirtildi. Bahreyn İçişleri Bakanlığı da saldırılar sırasında sirenlerin çaldığını duyurdu.</p>

<p>Kuveyt ordusu ise ülke hava sahasına giren 2 balistik füze ve 13 İHA'nın başarıyla imha edildiğini, herhangi bir can kaybı veya maddi hasar yaşanmadığını bildirdi.</p>

<h2><strong>Katar'dan kınama</strong></h2>

<p>Katar Dışişleri Bakanlığı, İran'ın Kuveyt ve Bahreyn'e yönelik saldırılarını sert ifadelerle kınadı.</p>

<p>Doha yönetimi, saldırıları iki ülkenin egemenliğine yönelik açık bir ihlal olarak nitelendirirken, bölgede gerilimin daha fazla tırmandırılmaması ve diplomatik sürece dönülmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Son gelişmeler, ABD'nin İran'ın Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri hedefleri ile altyapı tesislerine yönelik yeni hava saldırılarının ardından yaşandı.</p>

<p>ABD Merkez Komutanlığı, operasyonların İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki askeri kapasitesini zayıflatmayı amaçladığını açıklarken, İran da buna Körfez'deki ABD üslerini hedef alarak karşılık verdi. Karşılıklı saldırılar, bölgede daha geniş çaplı bir çatışma ihtimaline ilişkin endişeleri artırdı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/irandan-abd-uslerine-saldiri-kuveyt-ve-bahreyn-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/bahreym.webp" type="image/jpeg" length="24086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail Meclisi'nden Filistin'in vergi gelirlerine yeni gasp]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-meclisinden-filistinin-vergi-gelirlerine-yeni-gasp</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israil-meclisinden-filistinin-vergi-gelirlerine-yeni-gasp" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail Meclisi, Filistin'in vergi gelirlerinden yeni kesintiler yapılmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada kabul etti. Düzenleme, Filistin Yönetimi üzerindeki mali baskıyı daha da artıracak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Terörist İsrail meclisi, Filistin Yönetimi üzerindeki mali baskıyı daha da artıracak bir adımla, Filistin adına toplanan vergi gelirlerinden (gümrük fonları) yeni kesintiler yapılmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada onayladı.</p>

<p>İsrail'in Haaretz gazetesinin haberine göre, Likud Partisi Milletvekili Moshe Passal tarafından sunulan yasa tasarısı, Filistin Yönetimi'nin bir önceki yıl Gazze Şeridi'ne aktardığı meblağa eşdeğer bir tutarın, her yıl düzenli olarak Filistin'in vergi gelirlerinden dondurulmasını öngörüyor.</p>

<p>Haberde, dondurulan bu fonların 'Gazze kaynaklı saldırılardan zarar gören İsraillilere tazminat ödenmesi amacıyla' kullanılmasının planlandığı belirtildi.</p>

<p>120 sandalyeli mecliste yapılan oylamada, tasarıya karşı çıkan üye olmazken, 12 milletvekili kabul oyu verdi.</p>

<p>Tasarı, yasalaşması için gerekli olan ikinci ve üçüncü okuma oylamaları öncesinde daha detaylı tartışılmak üzere Meclis Dışişleri ve Savunma Komitesine sevk edildi.</p>

<h3><strong>Gasbedilen fonlar 4,6 milyar dolar sayısına ulaştı</strong></h3>

<p>Haaretz, İsrail'in, Filistin adına ithal edilen mallardan tahsil ettiği ve 'gümrük/makas parası' olarak bilinen Filistin hazine gelirlerinin yaklaşık 14 milyar şekelini (yaklaşık 4,6 milyar dolar) 'teröre destek sağlandığı' iddiasıyla rehin tuttuğunu aktardı.</p>

<p>Haberde, el konulan bu gelirlerin her ay İsrail hazinesinde birikmeye devam ettiği, buna karşılık Ramallah'taki Filistin hükümetinin yaklaşık 3 yıldır süregelen ekonomik çöküşle mücadele edebilmek için ek kemer sıkma önlemleri almak zorunda kaldığı vurgulandı.</p>

<p>Söz konusu fonların 2019 yılından bu yana İsrail tarafından alıkonulduğu ve bu miktara her ay yaklaşık 400 milyon şekel (yaklaşık 131,41 milyon dolar) daha eklendiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Terörist İsrail ordusundan 'Batı Şeria'da patlama' uyarısı</strong></h3>

<p>Öte yandan gazete, İsrail Ordusu Merkez Komutanı General Avi Bluth'un, yakın zamanda Başbakan Binyamin Netanyahu'yu uyardığını yazdı.</p>

<p>Bluth, Filistin Yönetimi'ne ait fonların devredilmemesinin, işgal altındaki Batı Şeria'da büyük bir güvenlik patlamasına ve gerilimin tırmanmasına yol açabilecek temel faktörlerden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Ekonomik çöküşün bir diğer önemli nedeni olarak ise İsrail hükümetinin, Filistinli işçilerin İsrail içerisinde çalışmasına yönelik uyguladığı yasak gösterildi.</p>

<p>Haberde, İsrail polis teşkilatı hariç, güvenlik kurumlarının çoğunun bu yasağın kaldırılmasını desteklediği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Vergi fonları</strong></h3>

<p>Filistin ile İsrail arasında 1994 yılında imzalanan Paris Ekonomik Protokolü uyarınca İsrail, Filistin topraklarına giren ürünlerin gümrük vergilerini Filistin Yönetimi adına topluyor ve aylık olarak Filistin Maliye Bakanlığına devrediyor.</p>

<p>Bu paralar, Filistin'in toplam kamu gelirlerinin yaklaşık yüzde 56'sını oluşturuyor. Dolayısıyla bu fonlarda kesintiye gidilmesi veya tamamen alıkonulması, Filistin hükümetinin memur maaşlarını ödeme, kamu hizmetlerini sürdürme, özel sektöre ve bankalara olan yükümlülüklerini yerine getirme kabiliyetini doğrudan baltalıyor.</p>

<p>İsrail, 2019 yılından bu yana Filistin Yönetimi'nin esir ve şehit ailelerine maaş bağlamasını gerekçe göstererek bu fonlardan kesinti yapıyordu.</p>

<p>Ancak daha sonra kesinti ve alıkoyma politikasının kapsamını genişleterek Filistin Yönetimi'ni derin bir mali krize sürükledi ve memur maaşlarının tamamının ödenememesine yol açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-meclisinden-filistinin-vergi-gelirlerine-yeni-gasp</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/images-17-3.jpg" type="image/jpeg" length="87896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail gazetesinden NATO Zirvesi analizi: Türkiye kazanıyor İsrail kaybediyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-gazetesinden-nato-zirvesi-analizi-turkiye-kazaniyor-israil-kaybediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-gazetesinden-nato-zirvesi-analizi-turkiye-kazaniyor-israil-kaybediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail medyasında yayınlanan bir NATO Zirvesi analizinde, Türkiye'nin ABD, Avrupa ve Ortadoğu'da diplomatik ağırlığını artırdığı, İsrail'in ise uluslararası alanda nüfuz kaybetti kaydedildi. Analize göre Washington, Ankara'yı bölgesel krizlerde vazgeçilmez bir ortak olarak görmeye devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>The Times of Israel, Türkiye'nin son dönemde başta ABD olmak üzere Avrupa ve Ortadoğu'da diplomatik ağırlığını artırırken, İsrail'in ise uluslararası alanda etkisini kaybetmeye başladığını yazdı. "NATO Zirvesi ve Trump'ın F-35 Satışına Desteği Türkiye'nin Konumunu Güçlendirirken, Gerileyen İsrail Nüfuz Kaybediyor" başlıklı analizde, İsrail'in Washington-Ankara arasındaki yakınlaşmayı engelleme çabalarının sonuç vermediği vurgulandı. Gazeteye göre Başbakan Binyamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump'tan Türkiye'ye savaş uçağı motorlarının satışına izin vermemesini ve Ankara'nın yeniden F-35 programına dahil edilmemesini istemesine rağmen, Trump'ın Türkiye ile ilişkileri geliştirme yönündeki tutumu değişmedi.</p>

<h2><strong>WashIngton-Ankara Hattı Güçleniyor</strong></h2>

<p color="dimmed">Haberde, Trump'ın NATO Zirvesi kapsamında Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile verdiği ortak mesajların, Türkiye'nin Washington nezdindeki konumunun güçlendiğini gösterdiği belirtildi. Trump'ın Türkiye'yi "pek çok açıdan diğer bazı ülkelerden daha sadık" olarak nitelendirmesi ve F-35 satışını değerlendireceklerini açıklaması, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin işareti olarak yorumlandı. Analizde, Netanyahu ve İsrailli yetkililerin Türkiye'ye yönelik sert açıklamalarına rağmen Beyaz Saray'ın Ankara'yı bölgesel denklemin dışında bırakmak yerine stratejik ortak olarak değerlendirmeyi sürdürdüğü ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Batı ve Ortadoğu'da Etkisini Artırıyor</strong></h2>

<p color="dimmed">Türkiye'nin son yıllarda izlediği normalleşme politikası sayesinde Mısır, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerini yeniden inşa ettiğine işaret edilen analizde, Ukrayna Savaşı sonrasında Avrupa'nın güvenlik mimarisinde Türkiye'nin vazgeçilmez hale geldiği, gelişen savunma sanayisi ve NATO'nun ABD'den sonraki en büyük ordusuna sahip olması nedeniyle Ankara'nın Avrupa açısından stratejik öneminin arttığı kaydedildi. Gazete ayrıca Türkiye'nin Hamas-İsrail ateşkes görüşmelerinde ve İran krizinde üstlendiği arabuluculuk rolünün Trump tarafından takdir edildiğini, Washington'un Ankara'yı krizleri yönetebilen ve sonuç alabilen bir aktör olarak gördüğünü aktardı. Bu nedenle Türkiye'nin hem Batı hem de Ortadoğu ile aynı anda etkili diplomatik ilişkiler kurabilen nadir ülkelerden biri haline geldiği değerlendirmesi yapıldı.</p>

<p color="dimmed"><i>Yeni Şafak</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-gazetesinden-nato-zirvesi-analizi-turkiye-kazaniyor-israil-kaybediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/natorut.webp" type="image/jpeg" length="41866"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrailli bakandan Türkiye'ye F-35 satışını engelleme çabası itirafı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israilli-bakandan-turkiyeye-f-35-satisini-engelleme-cabasi-itirafi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israilli-bakandan-turkiyeye-f-35-satisini-engelleme-cabasi-itirafi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Türkiye'ye F-35 satışını engellemek için ABD nezdinde hem açık hem de perde arkasında yoğun girişimlerde bulunduklarını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Terörist İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, F-35 savaş uçaklarının Türkiye'ye verilmemesi için hem açıktan hem perde arkasında girişimlerde bulunduklarını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan Maliye Bakanı Smotrich, F-35'lerin Türkiye'ye verilmesine karşı olduklarını ve bunu engellemek için çaba gösterdiklerini aktardı.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ile yoğun görüşmeler yürüttüklerini ve F-35'lerin Türkiye'ye satışını engellemek için 'hem açıktan hem perde arkasında çok sıkı çalıştıklarını' söyleyen Smotrich, 'Erdoğan'ın oyunun kurallarını değiştirecek silahlara erişimine izin verilmemelidir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Öte yandan Smotrich, 'Erdoğan çok tehlikeli bir adam. Türkiye, bugünkü durumuyla İsrail için çok önemli bir tehdittir.' iddiasında da bulundu.</p>

<p>Ankara'da 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'nin F-35 programına dönüşüne işaret eden açıklamaları, Tel Aviv yönetimi tarafından endişeyle karşılanmıştı.</p>

<p>Terörist İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD basınına verdiği röportajlarla bu endişesini dile getirirken, Dışişleri Bakanı Gideon Saar da buna açıkça karşı olduklarını ve bölgede ABD'nin İsrail'in 'niteliksel askeri üstünlüğünü' koruması gerektiğini savunmuştu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israilli-bakandan-turkiyeye-f-35-satisini-engelleme-cabasi-itirafi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/28mideast-crisis-palestinian-finance-fvqm-article-large.webp" type="image/jpeg" length="66316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarının detayları paylaşıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdnin-irana-yonelik-hava-saldirilarinin-detaylari-paylasildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdnin-irana-yonelik-hava-saldirilarinin-detaylari-paylasildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki saldırılarına misilleme olarak 7-8 Temmuz'da yaklaşık 170 askeri hedefi vurdu. CENTCOM, operasyonların devam edebileceği mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik 7 ve 8 Temmuz'da düzenlenen hava saldırılarında vurulan hedeflere ilişkin ayrıntıları paylaştı.</p>

<p>CENTCOM'dan yapılan açıklamaya göre, ABD'nin 8 Temmuz'da gerçekleştirdiği saldırılarda İran'a ait yaklaşık 90 askeri hedef vuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırılarda hava savunma sistemleri, kıyı gözetleme unsurları, füze ve insansız hava aracı (İHA) depolama tesisleri, deniz kuvvetlerine ait unsurlar ile İran kıyı şeridindeki askeri lojistik altyapısı hedef alındı.</p>

<p>Operasyonların, bir önceki gece gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğinde olduğu belirtildi.</p>

<p>CENTCOM, 7 Temmuz'da düzenlenen ilk saldırı dalgasında ise yaklaşık 80 İran askeri hedefinin vurulduğunu, bunlar arasında İran Devrim Muhafızları Ordusu'na ait 60'tan fazla sürat teknesinin de bulunduğunu öne sürdü.</p>

<p>Açıklamada, operasyonların İran'ın ateşkesi ihlal ederek Hürmüz Boğazı'ndan geçen üç ticari gemiye saldırmasının ardından düzenlendiği öne sürülürken, Tahran'a 'ağır bedel ödetmenin' amaçlandığı ifade edildi.</p>

<p>CENTCOM, ABD güçlerinin bölgede 'tetikte, yüksek hazırlık seviyesinde ve ABD Başkanı'nın talimatı doğrultusunda operasyon düzenlemeye hazır' olduğunu belirterek, gerekmesi halinde yeni saldırılar düzenlenebileceği mesajını verdi.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdnin-irana-yonelik-hava-saldirilarinin-detaylari-paylasildi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/abd-irani-boyle-vurdu-iun7.webp" type="image/jpeg" length="50781"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'ın suç itirafı ve emperyalizmin kanlı Ortadoğu bilançosu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trumpin-suc-itirafi-ve-emperyalizmin-kanli-ortadogu-bilancosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trumpin-suc-itirafi-ve-emperyalizmin-kanli-ortadogu-bilancosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Donald Trump ve onun militarist, sömürgeci zihniyetini paylaşan tüm küresel liderler, tarihe sadece kazandıkları kirli seçimlerle, imzaladıkları kanlı anlaşmalarla ya da arkalarına aldıkları finansal güçlerle geçmeyecekler. Onlar, insanlığın ortak vicdanında bıraktıkları kapkara lekelerle, onay verdikleri katliamlarla ve yıktıkları dünyalarla anılacaklar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>"Ben olmasaydım bugün İsrail yoktu."</strong></h3>

<p>Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın ağzından dökülen bu kibirli, pervasız ve mülkiyetçi cümle, sadece bir müttefike verilmiş sıradan bir siyasi destek beyanı olarak geçiştirilemez. Bu söz; uluslararası hukukun, küresel adalet mekanizmalarının ve en temel insani değerlerin, emperyalist bir ihtiras ve sınırsız bir güç zehirlenmesi uğruna nasıl acımasızca ayaklar altına alındığının en çıplak suç itirafıdır.</p>

<p>Bir lider, bir başka devletin fiziki varoluşunu ve yürüttüğü agresif politikaları doğrudan kendi kişisel iradesine, kendi döneminde attığı imzalara bağlıyorsa, o devletin işlediği tüm savaş suçlarının, döktüğü her damla kanın, uyguladığı sistematik etnik temizliğin ve soykırım boyutuna varan katliamların da baş ortağı, azmettiricisi ve hamisi olduğunu açıkça ilan ediyor demektir. Güç, Trump ve onun zihniyetindeki aktörler için yalnızca seçim meydanlarında alkış devşirilecek, lobileri memnun edecek pragmatik bir şov malzemesidir; ancak tarih, bu pervasız gücün gölgesinde can veren milyonlarca masumun vebaliyle o steril fildişi kuleleri sarsacaktır.</p>

<h3><strong>Gazze: Canlı yayında soykırım ve Washington’ın kanlı sponsorluğu</strong></h3>

<p>Bugün Gazze’de yaşanan topyekûn yıkım, vahşet ve insani trajedi, artık egemen medyanın ve Batılı devletlerin iddia ettiği gibi "bölgesel bir çatışma" ya da "kendini savunma hakkı" yalanıyla örtülemeyecek bir aşamaya gelmiştir. 21. yüzyılın ortasında, tüm dünyanın gözleri önünde, kameraların canlı yayınlarında bir halkın yok edilişini izliyoruz.</p>

<p>· Yerle bir edilen, haritadan silinen mahalleler,</p>

<p>· Sığınaklar ve çadır kentler altında füzelerle parçalanan bebekler,</p>

<p>· Kasten, hedef gözetilerek çökertilen sağlık ve altyapı sistemleri,</p>

<p>· Açlık, susuzluk ve ilaçsızlıkla baş başa bırakılarak yavaş bir ölüme mahkûm edilen milyonlarca sivil...</p>

<p>Uluslararası kuruluşlar, insan hakları örgütleri ve vicdanını tamamen kaybetmemiş devletler defalarca acil ve kalıcı ateşkes ilan edilmesi, sivillerin korunması için koridorlar açılması diye yırtınırken, Washington’daki karar alıcılardan yükselen tek ses, bu katliam makinesinin çarkları dönsün diye gönderilen milyarlarca dolarlık yeni silah paketlerinin onaylanması ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde barış girişimlerini engelleyen o fütursuz veto oylarının tıkırtısı olmuştur.</p>

<p>Bu bağlamda Donald Trump’ın ve onun açtığı yoldan ilerleyen diğer Amerikan yönetimlerinin bölge politikaları, sadece başarısız, hatalı veya eleştirilebilir dış politika tercihleri değildir; onlar, küresel ölçekte işlenen bir insanlık suçunun doğrudan finansörü, lojistik sağlayıcısı ve siyasi mimarıdır.</p>

<h3><strong>Başarıyı sahiplenenler, enkazın altındaki çığlıkların sorumluluğunu alabilir mi?</strong></h3>

<p>Trump’ın "Ben olmasaydım..." cümlesi, şu can alıcı ve tarihsel soruyu sormayı zorunlu kılmaktadır: Mademki Ortadoğu’daki bu kanlı statükonun, bu işgal ve apartheid rejiminin tüm "başarısını" ve hamiliğini tek başına sahipleniyorsun; o halde her gün enkaz altından çıkarılan çocuk cesetlerinin, hastane koridorlarında feryat eden annelerin ve nesilleri yok edilen bir halkın ahının hukuki, siyasi ve ahlaki sorumluluğunu da üstlenmeye cesaretin var mı?</p>

<p>Demokratik ve adil bir liderlik vizyonu, sadece siyonist lobilerin, silah baronlarının ve petrol şirketlerinin arkasını sıvazlamaktan, haritalar üzerinde sömürgeci kalemlerle çizgiler çekip imza dağıtmaktan ibaret değildir. Güçlü devletlerin attığı her kibirli, hesapsız adım, mazlum coğrafyalarda milyonlarca insanın en kutsal hakkı olan yaşam hakkının gasp edilmesi, geleceğinin çalınması anlamına gelir. Eğer bir başarı hikayesi yazıyorsanız, o hikâyenin sayfalarından damlayan kanın da hesabını vermek zorundasınız.</p>

<h3><strong>Amerikan dış politikasının kanlı mirası ve küresel riyakarlık</strong></h3>

<p>Amerikan dış politikasının son birkaç on yılına dönüp baktığımızda, arkasında bıraktığı tek mirasın kan, gözyaşı, kaos ve istikrarsızlaştırılmış coğrafyalar olduğu gün gibi ortadadır.</p>

<p>[Washington Siyasi Kararları]</p>

<p>Irak: "Demokrasi getirme" yalanıyla işgal, 1 milyondan fazla sivil ölüm, mezhep savaşları.</p>

<p>Afganistan: On yıllara yayılan kör bir iç savaş, yıkım ve ardından kaderine terk edilen bir halk.</p>

<p>Suriye: Jeopolitik çıkarlar uğruna körüklenen iç savaş, milyonlarca mülteci, insani felaket.</p>

<p>Filistin: Uluslararası hukuku hiçe sayan Kudüs kararları, işgale sınırsız açık çek.</p>

<p>Büyük güçlerin Washington’daki steril, klimalı odalarda, lüks masalar etrafında aldığı her jeopolitik karar, Ortadoğu’da halkların güvenliğini, egemenliğini ve asgari yaşam standartlarını vahşice ellerinden almıştır.</p>

<p>Uluslararası hukuk; savaş zamanlarında dahi sivillerin, hastanelerin, okulların, mülteci kamplarının ve ibadethanelerin dokunulmaz olduğunu, buralara yapılacak saldırıların açıkça savaş suçu teşkil ettiğini söyler. Ancak modern dünya düzeni, ABD’nin koruma kalkanı altındaki bir yapının bu kuralları nasıl fütursuzca, küstahça çiğnediğini, uluslararası mahkemelerin (UAD ve UHM) kararlarıyla nasıl açıkça alay ettiğini çaresizlik içinde izlemektedir.</p>

<p>Bugün dünyayı yöneten bu statüko, tam anlamıyla bir çifte standart, ikiyüzlülük ve riyakarlık abidesidir. İnsan hakları ilkeleri Ukrayna’da farklı, Tayvan’da farklı, söz konusu Gazze veya Ortadoğu olduğunda tamamen farklı işletiliyorsa; batılı egemenlerin dillerinden düşürmediği "kurallara dayalı dünya düzeni" ve "evrensel değerler" retorikleri, küresel kamuoyunu uyutmak için sergilenen ikiyüzlü bir tiyatrodan başka bir şey değildir. Acıyı çekenin, bombayı atanın ve kurbanın kimliğine göre pozisyon alan bu çürümüş sistem, küresel adalet anlayışını tamamen katletmiştir.</p>

<h3><strong>Tarihin en büyük mahkemesi: İnsanlığın ortak vicdanı</strong></h3>

<p>Tarih, askeri üstünlüğün ve teknolojik barbarlığın kalıcı bir zafer getiremeyeceğini kanıtlayan imparatorlukların çöplüğüyle doludur. En gelişmiş füzeler, yapay zekayla donatılmış akıllı bombalar, nükleer tehditler ya da milyarlarca dolarlık savunma bütçeleri, katledilen tek bir masum çocuğun hayatını geri getirmeye yetmez; yıkılan kadim şehirlerin hafızasını, toprağa gömülen umutları geri döndüremez. Gerçek büyüklük ve devlet aklı, daha fazla ölüm kusmak, daha sofistike silahlarla yıkım üretmek değil; adaleti, eşitliği ve kalıcı bir barışı tesis edebilmektir.</p>

<p>Donald Trump ve onun militarist, sömürgeci zihniyetini paylaşan tüm küresel liderler, tarihe sadece kazandıkları kirli seçimlerle, imzaladıkları kanlı anlaşmalarla ya da arkalarına aldıkları finansal güçlerle geçmeyecekler. Onlar, insanlığın ortak vicdanında bıraktıkları kapkara lekelerle, onay verdikleri katliamlarla ve yıktıkları dünyalarla anılacaklar.</p>

<p>Günün sonunda;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hiçbir koltuk ebedi değildir, hiçbir askeri güç mutlak değildir ve hiçbir tiran tarihin o acımasız muhasebesinden muaf değildir.</p>

<p>Tarihin kaçınılamaz o büyük mahkemesinde ne lobilerin kirli paraları ne medyanın manipülasyon gücü ne de silahların soğuk namlusu geçer akçedir. O mahkemede sorulacak tek, çıplak ve sarsıcı bir soru vardır:</p>

<p>Güç elinizdeyken, dünya sahnesindeyken insanlığı, adaleti ve barışı mı büyüttünüz; yoksa kendi bencil, bön ve jeopolitik hesaplarınız için dünyayı ve masum halkları ateşe mi verdiniz?</p>

<p>Bu soru, sadece bugün meydan okuyan Donald Trump için değil; güce tapıp adalete sırtını dönen, mazlumların çığlığına kulaklarını tıkayan tüm küresel zorbalar ve onların işbirlikçileri için geçerlidir. Çünkü tarih; korkakları, barbarları, muktedirleri ve yıkım getirenleri değil; güce karşı adaleti, zulme karşı insan onurunu ve her şeye rağmen vicdanı savunanları yazacaktır. Kibirli liderlerin isimleri unutulup giderken, onların yarattığı enkazın hesabı er ya da geç insanlığın vicdan terazisinde sorulacaktır.</p>

<p>Yazar:  Dr. Hüseyin Dursun Öğretim Üyesi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trumpin-suc-itirafi-ve-emperyalizmin-kanli-ortadogu-bilancosu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/images-16-1.jpg" type="image/jpeg" length="45178"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD, İran'a yeni saldırılar gerçekleştirildiğini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-iran-yeni-saldirilar-gerceklestirildigini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-iran-yeni-saldirilar-gerceklestirildigini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ordusu İran'a bu gece de saldırılar gerçekleştirdiğini açıkladı. İran medyası, ülkenin birçok kentinde patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ordusu, bu saldırılarla İran'ın Hürmüz Boğazı'nda seyir özgürlüğünü tehdit etme kabiliyetlerini daha da zayıflatmanın amaçlandığını açıkladı.<br />
<br />
Açıklamada, “ABD, İran'ı, ticari gemilere ve sivil mürettebata karşı son dönemde sergilediği haksız saldırganlıktan sorumlu tutmaktadır” denildi.</p>

<p>İran medyası, Bender Abbas, Sirik, Çabahar, Kunarek ve Buşehr kentlerinde patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. İran hava savunma sistemlerinin Bender Abbas'ta düşman hedeflerine müdahale ettikleri belirtildi.<br />
Buşehr'e yapılan saldırılar nedeniyle bazı bölgelerde elektrik kesintilerinin yaşandığı, nükleer santralin ise zarar görmediğini belirtildi.</p>

<p>İran medyada, İran ordusunun bölgedeki ABD üslerine şiddetli saldırılar düzenleyeceği bildirildi.</p>

<p>Trump, bugün Ankara'daki NATO zirvesinde yaptığı açıklamalarda "Dün gece onları çok sert vurduk. Büyük ihtimalle bu akşam İran'ı çok sert şekilde vuracağız." ifadelerini kullanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-iran-yeni-saldirilar-gerceklestirildigini-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 23:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/2026-07-08-23-51-45.webp" type="image/jpeg" length="37769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Tek bir Amerikan askeri bile sağ dönemeyecek"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/tek-bir-amerikan-askeri-bile-sag-donemeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/tek-bir-amerikan-askeri-bile-sag-donemeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, ABD ve İran arasında söz düellosuna sahne oldu. Trump’ın İran’a yönelik ithamları ve saldırı sinyali veren açıklamaları, Tahran yönetiminin sert tepkisine sebep oldu. İranlı yetkililer ardı ardına yaptıkları açıklamalarla  Trump’a meydan okudu ve bölge ülkelerini uyardı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>"Tek bir Amerikan askeri bile sağ dönemeyecek"</strong></h2>

<p>Trump’ın Hark Adası’nı işgal etme imasına en sert karşılık İran Meclisi Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızayi’den geldi. Trump’ın tehditlerine  meydan okuyan Rızayi, "Hadi gelin, sizi bekliyoruz ve söz veriyoruz ki tek bir Amerikan askeri bile sağ olarak geri dönemeyecek" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rızayi, olası bir çatışmada ABD safında yer almayı düşünen Körfez ülkelerine de net bir uyarıda bulundu. İran’ın güvenliğini savunurken hiçbir kırmızı çizgisi olmadığını vurgulayan Sözcü, "Trump’ın yanında yer alan Körfez ülkeleri, petrol ve doğal gaz kuyularını korumaya dikkat etmelidir" ifadesini kullandı.</p>

<h2><strong>"Trump ile kendi dilinde konuşmak gerekir"</strong></h2>

<p>İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kazım Garibabadi ise Trump’ın söylemlerinin bir güç gösterisi olmadığını, aksine ABD’nin yıllardır uyguladığı kaba kuvvet ve yaptırım politikasının başarısızlığının bir itirafı olduğunu belirtti. Garibabadi, "Suçlu ve katil Trump ile kendi dilinde konuşmak gerekir, görünüşe göre güç dilini daha iyi anlıyor" ifadelerinde bulundu.</p>

<h2><strong>"Kabalığa eylemlerimizle cevap veririz"</strong></h2>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de Trump’ın hakaret içerikli ifadelerine kültürel ve ahlaki değerler üzerinden yanıt verdi. İran halkının büyüklüğünün bu tarz aşağılayıcı ifadelerle azalmayacağını söyleyen Arakçi, "Biz kabalığa kabalıkla karşılık vermeyiz; aksine buna eylemlerimizle, korkusuzca ve büyük bir cesaretle cevap veririz" dedi.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı ve mutabakat ihlali</strong></h2>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise meselenin hukuki boyutuna dikkat çekerek, ABD’nin tek taraflı eylemlerinin taraflar arasındaki mutabakat zaptını ihlal ettiğini belirtti. Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Bekayi, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçiş güvenliği ve İran’ın buradaki sorumluluklarını düzenleyen mutabakat zaptının beşinci maddesinin ABD tarafından çiğnendiğini ifade etti. Bekayi, İran’ın egemenlik haklarını ve ulusal çıkarlarını her koşulda savunacağını hatırlattı.</p>

<h2><strong>Trump açıklaması: "İran ile ateşkes bitti"</strong></h2>

<p> İran yönetimini "hasta, vahşi ve şiddet dolu insanlar" olarak nitelendiren Trump, "İran ile ateşkes benim için bitti. Artık onlarla anlaşmak istemiyorum. Yalancılar çünkü. Bence İran'la anlaşmaya çalışmak vakit kaybı" şeklinde konuşmuştu. </p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/tek-bir-amerikan-askeri-bile-sag-donemeyecek</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 23:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/trump-iran-1.webp" type="image/jpeg" length="68140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: "Ölüm listesinin başındayım"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trump-olum-listesinin-basindayim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trump-olum-listesinin-basindayim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beştepe'de düzenlenen 36. NATO Zirvesi'nin ardından basın toplantısı gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump, Ankara-Vaşington hattındaki ilişkileri değerlendirirken, İran tarafından hedef alındığını ve suikast listesinin ilk sırasında bulunduğunu ileri sürdü]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Beştepe’deki 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, uluslararası siyasette büyük bir hareketliliğe sebep oldu. Zirvenin tamamlanmasıyla kameraların karşısına geçen Trump, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Konuşmasında Türkiye ile ilişkilere geniş yer ayıran Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı "büyük bir lider ve güçlü bir kişilik" olarak nitelendirerek iki ülke arasındaki bağların en üst seviyede olduğunu söyledi. Trump, askeri iş birliği çerçevesindeki F-35 programına dair ise yakın zamanda bir karar vereceklerini ifade etti. Trump, Türkiye'nin bölgesel çatışmalardan uzak durarak güçlü bir müttefiklik sergilediğini savundu.</p>

<p>Basın toplantısında kendi güvenliği ve Orta Doğu politikalarına dair konuşan Trump, Tahran yönetiminin hedefinde olduğunu belirterek, "İran’ın ölüm listesinde birinci sıradayım" dedi. Bir ABD başkanının görev başındayken öldürtülme riskinin yüzde 5,2 seviyesinde olduğunu hatırlatan Trump, bu tehditleri önemsemeden görevini sürdürdüğünü öne sürdü. ABD'nin askeri hamleleri sonucunda İran’ın operasyonel gücünün ve füze kapasitesinin büyük oranda zayıfladığını iddia eden Trump,Vaşingtoun'un tehditlere artık çok daha sert karşılıklar verdiğini ve askeri müdahaleye hazır beklediklerini ifade etti. Hürmüz Boğazı ve petrol piyasasındaki hareketliliğin kısa sürede istikrara kavuşacağını öngören Trump, küresel operasyonlara örnek olarak Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun tutuklanarak cezaevine gönderilmesi sürecini gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>NATO ittifakı içerisindeki mali dengelere değinen Trump, kendi baskıları sonucunda müttefik ülkelerin savunma harcamalarını 150 milyar dolar artırdığını ileri sürdü. Hollanda zirvesinde belirlenen savunma harcaması hedefinin yüzde 2 seviyesinden yüzde 5’e çıkarılması yönündeki adımlarını savunan Trump, üye ülkelerin bu bütçeyi Amerikan üretimi askeri teçhizatları satın almak için kullandığını, bu durumun ABD savunma sanayisinin 24 saat esasıyla çalışmasına sebep olduğunu dile getirdi. Bu yıl ABD savunma bütçesine 1 trilyon dolarlık rekor bir yatırım yaptıklarını açıklayan Trump, Vaşington yönetiminin küresel ölçekte eskisinden daha fazla saygı gördüğünü iddia etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zelenski ve Şara ile gerçekleştirdiği ikili görüşmelerin olumlu geçtiğini belirten Trump, medyanın bu diplomatik gelişmeleri görmezden geldiğini savundu. Pekin yönetiminin de küresel çatışmalardan uzak durduğuna işaret eden Trump, Çin'in ABD'nin gücüne saygı duymaya başladığını öne sürdü.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trump-olum-listesinin-basindayim</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 22:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/trumpolum.webp" type="image/jpeg" length="94515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran basını: Yeni saldırı durumunda Hürmüz Boğazı kapatılacak]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-basini-yeni-saldiri-durumunda-hurmuz-bogazi-kapatilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-basini-yeni-saldiri-durumunda-hurmuz-bogazi-kapatilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran'ın, olası bir ABD saldırısı durumunda Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapatacağı ve saldırılara şiddetli karşılık vereceği bildirildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran devlet televizyonu Press TV, İranlı bir güvenlik kaynağına dayandırdığı haberinde, İran'ın olası bir ABD saldırısı durumunda Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapatacağını ve saldırılara şiddetli karşılık vereceğini söyledi.</p>

<p>Söz konusu kaynak, son iki günde yaşanan gelişmelerin Tahran'ın kararlılığını artırdığını ve yeni bir askeri stratejiyi hayata geçirdiğini ifade ederek, İran'ın, Hürmüz Boğazı için savaşmaya hazır olduğunu aktardı.</p>

<p>Ayrıca İran'ın, hedef bankasını güncellediğini ve uğradığı her saldırıya misli ile karşılık vereceğini vurgulayan kaynak, mutabakat zaptına göre, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin İran'ın belirlediği düzenlemeler kapsamında gerçekleşmesi gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlgili kaynak, Trump'ın İran'a yönelik son açıklamaları ile hiçbir kazanım elde edemeyeceğini ve müzakereleri de kesinlikle kaybedeceğini savunarak, 'Her türlü tehdide güçlü bir karşılık verilecektir. İran, ABD ile bölgedeki ortakları arasında hiçbir ayrım yapmıyor.' ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-basini-yeni-saldiri-durumunda-hurmuz-bogazi-kapatilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 21:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/iranhurmuzsaldiri.webp" type="image/jpeg" length="69412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Savunma harcamalarını yüzde 3,5'e çıkaracağız”]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/savunma-harcamalarini-yuzde-35e-cikaracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/savunma-harcamalarini-yuzde-35e-cikaracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sergi Salonu'nda düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde konuştu. Erdoğan, 2030 yılından önce savunma harcamalarının oranını yüzde 3,5 düzeyine yükseltmek için gerekli tedbirlerin alındığını ifade etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sergi Salonu'nda düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde konuştu. Erdoğan, 2030 yılından önce savunma harcamalarının oranını yüzde 3,5 düzeyine yükseltmek için gerekli tedbirlerin alındığını ifade etti.</p>

<p>Türkiye'nin savunma kapasitesi, NATO içindeki konumu ve küresel güvenlik sınamalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, savunma sanayindeki atılımların altını çizdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin savunma harcamalarındaki kararlılığını rakamlarla paylaştı. 2030 yılından önce savunma harcamalarının oranını yüzde 3,5 düzeyine yükseltmek için gerekli tedbirlerin alındığını kaydeden Erdoğan, "Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden yüzde 1,5’luk bütçe payına ulaştık. Böylece yüzde 5 hedefine, Lahey’de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce erişmeyi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan, şöyle devam etti;</p>

<p>"Kuşkusuz ülkemizin asıl başarısı savunma sanayindeki atılımdadır. Üretim ve ihracat kapasitesi itibarıyla dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. İttifakta bize tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını 3 yıl içinde, taahhüt edilen tarihinden öncesinde karşılamış olacağız. İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetlerine Çelik Kubbe projemizle 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık.</p>

<p>Avrupa’daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada İttifak’ın hizmetine sunmanın gayretindeyiz. Kosova’da, Karadeniz’de, Baltıklar ve diğer coğrafyalarda İttifak’ın harekat, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz. İHA ve SİHA’ları gerçek muharebe alanlarında başarıyla kullanan bir müttefik olarak tesisini öngördüğümüz İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezimizi NATO’ya akredite etmeyi temenni ediyoruz. Bu merkezin bilhassa hava ve deniz dron tehditlerine karşı mukabele kabiliyetimizi destekleyeceğine inanıyorum.</p>

<p>NATO 3.0 hedefine en kısa zamanda ulaşmamız için şu iki hususa özellikle dikkat çekmek isterim: Birincisi, savunma sanayi başta olmak üzere savunma iş birliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Savunma Sanayi Formu’nda bu mesajın hem endüstri hem hükümet yetkilileri tarafından vurgulanmış olmasını memnuniyetle karşılıyor. İkincisi, Avrupalı müttefikler olarak kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenirken İttifak’ın bütünlüğünü ve transatlantik ilişkileri zayıflatabilecek tasarruflardan da kaçınmamız gerekiyor. Burada özellikle Avrupa Birliği üyesi müttefiklerimize seslenmek istiyorum. Birliğin güvenlik alanındaki çabalarında azami fayda, ancak ve ancak NATO’yla gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabilir.</p>

<p>Aklın ve mantığın emrettiği bir iş birliği modeli mümkünken birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa’da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır."</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/savunma-harcamalarini-yuzde-35e-cikaracagiz</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 20:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/erd30.webp" type="image/jpeg" length="55300"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye 'terör' listesinden çıkarılıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/suriye-teror-listesinden-cikariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/suriye-teror-listesinden-cikariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO Zirvesi kapsamında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile ortak bir basın toplantısı düzenleyen Trump, Suriye’yi "teröre destek veren ülkeler listesi"nden çıkaracağını duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şara’yı ülkesinde istikrarı sağlayan güçlü bir lider olarak tanımlayan ABD Başkanı, Suriye’deki mevcut yönetimle çalışmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Suriye'nin Hizbullah ve Lübnan konularında kolaylaştırıcı bir rol üstlenebileceğini belirten Trump, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki topraklardan çekileceğini açıkladı. Bu hamle, Ortadoğu’daki ittifakların yeniden şekilleneceğinin işareti olarak yorumlandı.</p>

<h2><strong>Ukrayna Savaşı’nda Müzakere Arayışı </strong></h2>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile de bir araya gelen Trump, Rusya-Ukrayna savaşını sonlandırmak adına adımlar atıldığını dile getirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna lideri Zelenski’nin barış tesis etme noktasında istekli olduğunu savunan Trump, her iki tarafın da çatışmaları bitirmek istediği bir zeminin mevcut olduğunu kaydetti. Moskova’da bir zirve gerçekleşebileceğini ve olası bir anlaşma durumunda Ukrayna’ya yönelik güvenlik garantileri üzerinde çalışacaklarını aktardı. Trump, bugün içinde Putin ile de bir görüşme gerçekleştireceğini ve onun üzerindeki baskıyı artırdıklarını belirtti.</p>

<p>Trump, zirvedeki değerlendirmelerinde Türkiye’nin üstlendiği role ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile olan köklü ilişkisine de özel bir parantez açtı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı uzun yıllara dayanan bir dost ve güçlü bir lider olarak nitelendiren Trump, süreçlerin mükemmel işlediğini ifade etti.</p>

<p>Zelenski ise ABD’nin sağladığı savunma destekleri için teşekkür ederken, iki ülke arasında yürütülen insansız hava aracı (İHA) projelerinin devam ettiğini vurguladı. Cephedeki inisiyatifin Ukrayna tarafına geçtiğini savunan Zelenski, savunma sanayisi alanında yerli üretimi artırma kabiliyetine sahip olduklarını ekledi.</p>

<h2><strong>İran’a Yönelik Ağır Askeri Tehditler </strong></h2>

<p>Tahran yönetimini "Ortadoğu’nun zorbası" olarak nitelendiren Trump, Vaşington’un temel gayesinin İran’ı nükleer silahlardan tamamen arındırmak olduğunu tekrar etti. Geçtiğimiz günlerde fırlatılan roket ve füzelerin ardından İran’a çok ağır bir askeri darbe indirdiklerini iddia eden Trump, askeri operasyonların tırmanarak devam edeceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçmiş dönemdeki Obama yönetiminin nükleer anlaşma politikasını eleştiren Trump, Tahran’a milyarlarca dolar aktarılmasını büyük bir trajedi olarak tanımladı. İran’ın askeri kapasitesinin ve donanmasının büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini ileri süren ABD Başkanı, kendi görev süresi boyunca İran’ın nükleer güç haline gelmesini kesin olarak engelleyeceğini savundu. Küresel ölçekte sekiz savaşı bitirdiklerini iddia eden Trump, diplomasi ve askeri baskıyı eş zamanlı yürüteceklerini dünyaya duyurdu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/suriye-teror-listesinden-cikariliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/trumsara.webp" type="image/jpeg" length="76569"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="33507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="53804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="39419"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="32043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="41587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="46817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="18652"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="53178"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="65692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="46195"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="78319"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="22136"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="98863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="49061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="74186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="21024"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="28013"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="90305"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="38266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="17499"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
