<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 12 Jul 2026 18:58:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mukadessata saldıran bu p.ç kurularına milletin sabrı taştı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mukadessata-saldiran-bu-pc-kurularina-milletin-sabri-tasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mukadessata-saldiran-bu-pc-kurularina-milletin-sabri-tasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli'de bir cami avlusunu alkol ve fuhuşhaneye çeviren arsız çift, kendilerini uyaran imamı defalarca darp etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>9 Temmuz gecesi, Alikahya İmam-ı Rabbani Camii avlusu, İslâm düşmanı iki mahlûkun saldırısına sahne oldu. Cami lojmanı dibini alkol ve fuhuşhaneye çeviren bir çift, namaz vaktine dakikalar kala sefih vaziyette alkol alıp arsızca görüntüler sergileyerek mukaddesata karşı içlerindeki pisliği dışa döktü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İmamın bu mahlûkları ikaz etmesine karşılık, arsızlıklarını misliyle katlayan alçaklar imamı darp etmeye başladı. Erkek şahıs, imamı önce darp ederek yere düşürdü. Bir süre uzaklaşıp tekrar geri dönen şahıs, imamı ikinci kez darp etti; hatta imamın kolunu ısıracak kadar canavarlaştı. Mahallelinin araya girmesiyle durdurulabilen bu saldırgan güruh, güvenlik kameraları tarafından da saniye saniye kaydedildi. İmamın darp raporu aldığı olayla ilgili inceleme sürüyor.</p>

<p>Bu zıvanadan çıkmışların gösterdiği alçaklık, yıllardır Kemalizm’in tornasından geçmiş, mukaddesata saldırıyı kendisine vazife görecek kadar sefahete düşmüş zihniyetin yansımasıdır.</p>

<p>Eğitim sistemiyle İslâm’dan koparılan, mukaddesata kin besleyerek büyütülen bu sefih sürü, bugün cami avlusunu akol ve fuhuşhaneye çevirecek imamı defalarca darp edecek kadar zıvanadan çıkmıştır.</p>

<p>Hukuk, bu arsız azınlığı "hak ve özgürlük" maskesiyle koruduğu müddetçe, bunlar daha çok azıtacaktır.</p>

<p>Müslüman Anadolu’nun sabrı artık tükenmiştir. Mukaddesata el uzatanın, elini kırmayı bu sistem kendine bir zûl görüyorsa Müslümanlara kendi mukadessatını korumak için canını ortaya koymaktan başka çare bırakmamıştır.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mukadessata-saldiran-bu-pc-kurularina-milletin-sabri-tasti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/16e5b9fa-cami-avlusunda-rezalet-alkol-alip-uygunsuz-davranan-gencleri-uyaran-imami-acimasizca-darp-ettiler.webp" type="image/jpeg" length="83563"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batı Şeria'da kaçırılan ABD'li Kongre üyesi Khanna'dan çarpıcı açıklama]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bati-seriada-kacirilan-abdli-kongre-uyesi-khannadan-carpici-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bati-seriada-kacirilan-abdli-kongre-uyesi-khannadan-carpici-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'li Kongre üyesi Ro Khanna, Batı Şeria ziyaretinde terörist İsrail askerlerince yaklaşık 90 dakika alıkonulduğunu belirterek, "Bunu bana yapabiliyorlarsa Filistinlilere neler yapıyor olabilirler?" dedi. Khanna, ABD'nin İsrail'e sağladığı askeri yardımları da eleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’li Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Ro Khanna, Batı Şeria ziyareti sırasında yaşadığını belirttiği olaylara ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Khanna, ABD merkezli Drop Site haber platformuna yaptığı değerlendirmede, ziyaret sırasında İsrail askerleri tarafından yaklaşık 90 dakika alıkonulduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>Kaçırılma sonrası açıklama</strong></h3>

<p>Ro Khanna, Batı Şeria’daki ziyareti sırasında içinde bulunduğu otobüsün çevresinin ABD yapımı M4 tüfekler taşıyan ve Filistin topraklarını gasbeden Yahudiler tarafından sarıldığını belirtti.</p>

<p>Yaşananların kendisi üzerinde duygusal bir etki oluşturduğunu ifade eden Khanna, "Bunu Amerikalı bir Kongre üyesine yapabiliyorlarsa Filistinlilere neler yapıyor olabilirler diye düşündüm" diye konuştu.</p>

<p>Khanna, bölgedeki uygulamaların Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı durum hakkında kendisini düşündürdüğünü dile getirdi.</p>

<h3><strong>"Bana ve Amerikalılara silah doğrultan bir orduyu finanse ediyorum"</strong></h3>

<p>ABD Kongresi’nde 7 Ekim 2023 öncesinde terörist İsrail’e yönelik askeri yardımlara destek verdiğini hatırlatan Khanna, mevcut süreçte bu yardımların kullanımına ilişkin eleştirilerde bulundu.</p>

<p>Khanna, ABD tarafından sağlanan askeri desteğin kendisini alıkoyduğunu söylediği İsrail ordusunu finanse etmek için kullanıldığını belirterek, "Beni alıkoyan ve bana, Amerikalılara karşı silah doğrultan yabancı yerleşimcilerin yanında yer alan bir orduyu finanse ediyorum” dedi.</p>

<h3><strong>Khanna’dan ABD-İsrail ilişkileri değerlendirmesi</strong></h3>

<p>Khanna, terörist İsrail ordusunun Amerikan vatandaşlarının güvenliğini sağlamak yerine Filistin topraklarında bulunan Yahudi yerleşimcilerin yanında hareket ettiğini iddia etti.</p>

<p>Batı Şeria’daki mevcut durumu "dünyadaki en adaletsiz ve en acımasız işgal düzenlerinden biri" şeklinde değerlendiren Khanna, ABD vatandaşlarının bölgeyi ziyaret ederek yaşanan gelişmeleri doğrudan gözlemlemesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>ABD ile İsrail arasındaki ilişkilere ilişkin de açıklamalarda bulunan Khanna, Washington yönetiminin İsrail üzerindeki etkisini yeniden kullanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>ABD’de siyasi anlayışın zaman içinde değişim gösterdiğini savunan Khanna, yeni kuşağın daha adil bir yaklaşımın oluşmasına katkı sağlayacağı görüşünü paylaştı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bati-seriada-kacirilan-abdli-kongre-uyesi-khannadan-carpici-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/19488987-071126-kgo-ro-khanna-idf-detained-img.jpg" type="image/jpeg" length="46655"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FETÖ ve FETÖ ile iltisaklı 2 bin 702 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/feto-ve-feto-ile-iltisakli-2-bin-702-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/feto-ve-feto-ile-iltisakli-2-bin-702-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, son bir ayda FETÖ ile bağlantılı olduğu belirlenen 2 bin 702, son iki ayda ise terör propagandası ve dezenformasyon yaptığı tespit edilen 1652 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 'Son bir ayda FETÖ ve FETÖ ile iltisaklı olduğu tespit edilen 2 bin 702 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirleri derhal uygulanmıştır.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Duran, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca yürütülen kapsamlı dijital izleme, analiz ve koordinasyon faaliyetlerinin ilgili tüm kurumlarla tam bir eş güdüm içerisinde kesintisiz şekilde sürdürüldüğünü belirtti.</p>

<p>Dijital mecralar üzerinden yürütülen terör propagandası, dezenformasyon faaliyetleri ve psikolojik harekat girişimlerine karşı devletin bütün imkanlarıyla yürüttüğü mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Duran, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Bu kapsamda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda; Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumumuzun (BTK) ortak çalışmaları neticesinde, son bir ayda FETÖ ve FETÖ ile iltisaklı olduğu tespit edilen 2 bin 702 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirleri derhal uygulanmıştır.</p>

<p>Bunun yanı sıra, son iki ay içerisinde gerçekleştirilen detaylı teknik incelemeler ve dijital ağ analizleri sonucunda, terörizmi öven, teşvik eden, dezenformasyon yayan ve ülkemize yönelik psikolojik harekat faaliyetlerinde bulunduğu belirlenen 1652 sosyal medya hesabı hakkında da Adalet ve İçişleri bakanlıklarımız başta olmak üzere ilgili kurumlarımızın koordinasyonuyla gerekli hukuki ve idari işlemler tesis edilmiş, bu hesaplara yönelik erişim engeli kararları uygulanmıştır.'</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/feto-ve-feto-ile-iltisakli-2-bin-702-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli-getirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/806x378-feto-iltisakli-2702-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli-dijital-teror-propagandasi-gecit-yok-1783843262638.webp" type="image/jpeg" length="80432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'de Cumhuriyetçiler Teksas'ta yükselen İslam varlığını hazmedemedi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdde-cumhuriyetciler-teksasta-yukselen-islam-varligini-hazmedemedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdde-cumhuriyetciler-teksasta-yukselen-islam-varligini-hazmedemedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin Teksas eyaletinde Cumhuriyetçilerin "İslamlaşmayı durdurma" politikaları sertleşirken, İslami kurumlara yönelik soruşturmalar, eğitim müfredatındaki değişiklikler ve yeni yasa tasarıları baskıyı büyütüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Teksaslı Cumhuriyetçiler, bundan tam 18 ay önce yeni bir mücadeleye giriştiler. Mücadele, geçtiğimiz yıl şubat ayında başladı. Eyalet Valisi Greg Abbott, Doğu Plano İslam Merkezi'nin önerdiği bir konut projesini ‘şeriat şehirleri’ modeli olarak nitelendirdi. Bunun ardından eyalette on iki devlet kurumu hızla harekete geçerek proje hakkında soruşturma başlattı. Kasım ayında ise Abbott, ABD'deki Müslümanların sivil haklarını savunan en büyük kuruluş olan Amerikan İslam İlişkileri Konseyi'ni (CAIR) ‘yabancı terör örgütü’ olarak ilan etti ve kuruluşun eyalet sınırları içinde arazi satın almasını yasakladı.</p>

<p>Mart ayında ise eyalet denetçisi, İslami okulları yeni eğitim bursu (voucher) programının kapsamı dışında bırakma kararı aldı. Eyaletteki Cumhuriyetçi Parti, ‘Teksas'ın İslamlaşmasını durdurma’ hedefini yasama gündemindeki öncelikler listesinde ikinci sıraya yerleştirdi.</p>

<p>İlk bakışta bu kampanya, 11 Eylül saldırılarının ardından tırmanan aşırı İslam karşıtlığı dalgasının bir devamı gibi görünebilir. Ancak mevcut dalganın asıl itici gücü, dışarıdan gelebilecek bir şiddet korkusundan ziyade, ülke içinde yaşanan bir dönüşüme duyulan kaygıyla ilişkilidir. ABD genelinde, Amerikan sivil yaşamını Hristiyan değerleriyle harmanlamayı amaçlayan ve genel olarak Hristiyan milliyetçiliği adı altında toplanan fikirlere yönelik destek giderek artıyor.</p>

<p>Bu projenin izleyeceği yolun ne olacağı henüz net değil. Ancak ülkenin en büyük Cumhuriyetçi eyaleti olan Teksas, ABD'nin Hristiyan köklerini vurgulayarak ve eyaletin tasavvur ettiği bir tehdide karşı sert bir mücadeleye girerek, bu eğilimin nasıl bir görünüm alabileceğine dair olası bir model sunuyor bugün.</p>

<blockquote>
<p>İslamlaşmayı durdurmaya’ yönelik mevcut dalganın asıl itici gücü, dışarıdan gelebilecek bir şiddet korkusu değil, içeride yaşanan bir dönüşüme duyulan kaygı.</p>
</blockquote>

<p>Abbott, bu yılın başlarında dini özgürlüğü savunurken “ABD, Hristiyan bir ülke olarak kuruldu” ifadelerini kullandı. Ülkenin Hristiyan kimliğini savunanlar arasında Başkan Yardımcısı JD Vance, Savaş Bakanı Pete Hegseth ve 2025 yılında suikasta kurban giden muhafazakâr etkili isim Charlie Kirk de bulunuyor.</p>

<p>Ölümünün ardından Donald Trump tarafından kendisine Başkanlık Özgürlük Madalyası verilen Kirk, ABD’nin Hristiyan karakterini belirli bir nüfus yapısıyla ilişkilendiriyor ve ülkenin ‘anayasal bir kriz’ yaşadığını düşünüyordu. Çünkü ona göre Hristiyan bir nüfus olmadan özgürlük var olamazdı.</p>

<p>Giderek artan sayıda siyasetçi, özellikle İslam'ı ABD kimliğine yönelik bir tehdit olarak görüyor. Örgütlü Nefreti İnceleme Merkezi adlı bir izleme kuruluşunun verilerine göre, Mart ayına kadar geçen on üç aylık süre zarfında, ülke genelinde seçilmiş 46 Cumhuriyetçi yetkili, Müslüman karşıtı içerikli 1.111 paylaşım yaptı. Bu da aylık ortalamada on beş kat artışa işaret ediyor.</p>

<p>Bu paylaşımların birçoğu İslam'ı, ölümü yücelten, çocuklara aşırılıkçı fikirler aşılamaya çalışan ve toplum üzerinde sıkı bir denetim kurmayı amaçlayan bir inanç sistemi olarak tasvir etti.</p>

<p>Alabama Senatörü Tommy Tuberville, New York’un Müslüman Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin fotoğraflarıyla İkiz Kuleler'in yanan görüntülerini bir araya getiren bir paylaşımda bulunarak ‘düşmanın artık surların içinde olduğu’ uyarısında bulundu. Tennessee Kongre Üyesi Andy Ogles ise ‘Amerikan toplumunda Müslümanlara yer olmadığını’ söyledi.</p>

<blockquote>
<p>Kamu Din Araştırma Enstitüsü’ne (PRRI) göre ‘Hristiyan Amerika’ fikrinin destekçileri, İslam'ı bir tehdit olarak görme eğiliminde diğerlerine kıyasla daha yüksek bir oranı temsil ediyor.</p>
</blockquote>

<p>Trump, kendisinin felaket senaryosu olarak nitelendirdiği bir sürecin uyarıcı örnekleri olarak Avrupa kentlerine sıkça atıfta bulunuyor. Trump'a göre Paris ve Londra'nın çehresi öyle bir hal aldı ki artık ‘tanınmaz’ oldu ve İngiltere'nin başkenti ‘şeriat yönetimine’ doğru ilerliyor.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl, Teksas Kongre üyeleri Chip Roy ve Keith Self, Kongre içinde "Şeriatsız Amerika" adlı grubu kurdu. O tarihten bu yana, 25 eyaleti temsil eden 66 üye daha bu gruba katıldı.</p>

<p>Bu eğilim, seçmen kesimleri arasında büyüyen bir kaygıyı yansıtıyor. PRRI'ye göre Cumhuriyetçilerin dörtte üçü İslam dininin Amerikan değerleriyle çeliştiğini düşünürken, Demokratlar arasında bu oran yalnızca yüzde 30'da kalıyor. Bu partiler arası fark, 2011'den bu yana iki katına çıktı. ABD'nin Hristiyan bir ülke olduğu fikrini destekleyenler, İslam dinini bir tehdit olarak görme eğiliminde daha yüksek bir oran oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>Müslümanların ülkeyi ele geçireceğine dair endişeler, gerçeklikten kopuk görünüyor; zira Müslümanların nüfus içindeki oranı yaklaşık yüzde 1'i geçmiyor.</p>
</blockquote>

<p>Müslümanların ülkeyi ele geçireceğine dair endişeler gerçeklikten kopuk görünse de -zira Müslümanların nüfus içindeki oranı yaklaşık yüzde 1'i geçmiyor- bu hareketin taraftarları meselenin özünün İslami varlığın büyüklüğünde yatmadığını düşünüyor. Şeriat karşıtı grubun başarısını kutladığı yakın tarihli bir basın açıklamasında Keith Self, “Hristiyan değerler, ulusumuzun ve günlük yaşamımızı yöneten anayasal düzenin temelini oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Self, sözlerine ‘şeriat ve ilkelerinin bu temellerle doğrudan çeliştiğini’ de ekledi. Indiana Üniversitesi'nde Hristiyan milliyetçiliği üzerine araştırmalar yürüten akademisyen Andrew Whitehead ise, Müslümanların ‘gerçek vatandaş’ tanımının çerçevesinin çizildiği en uygun karşıt figürü temsil ettiğini değerlendiriyor.</p>

<p>ABD Kongresi'nde henüz ilk aşamalarında olan bir dizi kanun tasarısı ele alınıyor. Roy, şeriat hükümlerine bağlı yabancıların ülkeye girişini yasaklayan bir yasa tasarısı sundu. Florida'dan Randy Fine ise, şeriat temelli yasaklama biçimlerinden ‘yavru köpekleri koruma’ amacını taşıyan alaycı bir yasa tasarısı ortaya attı.</p>

<p>Bu süreçte Teksas, diğer eyaletlerin önünde ilerliyor gibi görünüyor. Abbott'ın ofisi tarafından The Economist dergisine yapılan açıklamada, valinin politikalarının ‘yasalara saygılı Teksaslı Müslümanların’ imajını zedelemeyi değil, ‘terörizmi destekleyenleri veya Amerikan topraklarında yabancı bir hukuku dayatmaya çalışanları’ hedef aldığını belirtti.</p>

<blockquote>
<p>Vergi mükelleflerinin parasının ‘yabancı bir hukuk sistemine bağlılık yemini eden’ kuruluşlara ulaşmasını engelleme talebi ile ‘İslami şeriat vaizlerinin sınır dışı edilmesi’ çağrısı arasında Cumhuriyetçilerin tutumları farklılık gösteriyor.</p>
</blockquote>

<p>Uygulamada Cumhuriyetçilerin tutumları geniş bir yelpazede farklılık gösteriyor. Bu tutumlar, vergi mükelleflerinin parasının ‘yabancı bir hukuk sistemine bağlılık yemini eden’ herhangi bir kuruluşa ulaşmasını engelleme girişimleriyle başlayıp, ‘İslami şeriat vaizlerinin sınır dışı edilmesini’ talep eden çağrılara kadar uzanıyor.</p>

<p>Şarku’l Avsat’ın The Economist’ten aktardığı habere göre Teksas Yasama Meclisi'nin geçen yıl okulları sınıflarda On Emir'i sergilemekle yükümlü kılmasının ardından, Eyalet Eğitim Kurulu haziran ayı sonlarında müfredatı yeniden düzenledi. Yeni yönergelere göre ortaokul düzeyindeki ‘Dünya Kültürleri’ dersi kaldırılırken, lise düzeyinde daha önce ‘İslam'ın temel inançlarını açıklayan’ üniteler, ‘cihatçı öğretilerin ve bunun İslam dininin yayılmasına ve Hristiyan topraklarının işgaline nasıl katkı sağladığını anlatan’ yeni ünitelerle değiştiriliyor. Öğrencilerden ayrıca daha fazla İncil kıssası okumaları da istenecek.</p>

<p>Bu dönüşüm, dini özgürlük bayrağını uzun süredir taşıyan Cumhuriyetçileri son derece güç bir konuma sokuyor. Abbott'ın terör örgütü olarak nitelendirdiği kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan CAIR’den Shaimaa Zayan, daha önce ‘İslamofobi’ olarak bilinen olgunun bugün artık ‘dini zulme’ daha yakın bir hal aldığını söylüyor. Zayan sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Kendi isteğimizle ayrılmak zorunda kalana kadar hayatımızı cehenneme çevirmeye çalışıyorlar.”</p>

<p>Öte yandan Teksas Kamu Politikaları Vakfı'ndan (TPPF) Sam Westrop, sosyal medyadaki ‘kalabalık gürültüsünün’, ABD'de İslamcı radikalizmin tehlikeli bir şekilde tırmandığı gerçeğini gölgelediğini savundu. Westrop, sağcı kesimin, sıradan Müslümanların bu aşırılıkçılığa karşı mücadelede müttefik olabileceğini kabul etmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Oklahoma on yıldan uzun bir süre önce mahkemelerinin şeriat hükümlerine dayanmasını engellemeye çalıştığında, bir yargıç bu düzenlemeyi iptal etmişti. Abbott'ın Teksas'taki girişimleri de şu ana kadar daha şanslı olmadı. Mahkemeler, eyaletin İslami okulları eğitim bursu programından dışlama girişimini durdurdu ve Doğu Plano İslam Merkezi'nin dini ayrımcılığa uğradığı iddiasıyla açtığı davanın sürmesine izin verdi.</p>

<p>Eski ABD Başkanı Ronald Reagan tarafından atanmış bir yargıç da eyaleti sert bir dille eleştirerek, camiyle ilgili olarak ‘Teksas sakinlerine şeriatı dayatmayı amaçladığına dair hiçbir kanıt sunmadığını’ vurguladı.</p>

<p>Yaşananların, ocak ayında yeniden bir araya gelmesi beklenen Teksas yasa koyucularını caydıracağı görülmüyor. Yasa koyucuların, Abbott'ın çizdiği yönde hareket etmeye devam etmesi bekleniyor. Valinin Basın Sözcüsü Andrew Mahaleris, “Vali, empatinin, İngiltere'de olduğu gibi Teksas'ı ve Amerika'yı içeriden yıkmaya çalışan kötü niyetli aktörleri güçlendirecek bir araca dönüşmesine izin vermeyecek” açıklamasında bulundu.</p>

<p>Diğer eyaletler de gelişmeleri yakından izliyor. Florida Kongre Üyesi Randy Fine, kendi seçim bölgesinde yapılan yakın tarihli bir anketin, Cumhuriyetçi ön seçim seçmenlerinin ‘Amerika'da İslam’ konusuna, kürtaj meselesine kıyasla yedi kat, silah taşıma hakları meselesine kıyasla ise altı kat daha fazla önem verdiğini gösterdiğini belirtti.</p>

<p>The Economist dergisi Fine'dan ‘şeriat’ kelimesiyle neyi kastettiğini açıklamasını istediğinde, doğrudan bir tanım vermekten kaçındı ve bunun yerine İslam dininin ‘işgal ve boyun eğdirme temelli bir ideolojiye dayandığını ve demokrasi için bir tehdit oluşturduğu’ ifadesini tekrarladı.</p>

<p>Peki ya dinlerini kamusal alana taşıyan diğer gruplar ne olacak? ABD’li Yahudi bir temsilci daha uzlaşmacı bir tutum sergileyerek “ABD Hristiyan bir ülkedir ve yaşadığımız ülkenin doğasını anlamamız gerekir” yorumunda bulundu.</p>

<p><i>Şark'ul Avsat</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdde-cumhuriyetciler-teksasta-yukselen-islam-varligini-hazmedemedi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/214537.jpeg" type="image/jpeg" length="44568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk düşmanı senatör öldü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turk-dusmani-senator-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turk-dusmani-senator-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin terörist İsrail yanlısı politikalarının en ateşli savunucularından Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, 71 yaşında hayatını kaybetti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD siyasetinin dış politika ve güvenlik konularındaki en etkili isimlerinden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham hayatını kaybetti.</p>

<p>Graham’ın ofisinin iletişim direktörü, senatörün cumartesi akşamı “kısa süren ve ani gelişen bir hastalığın ardından” öldüğünü duyurdu.</p>

<p>2003 yılından bu yana Güney Carolina eyaletini ABD Senatosu’nda temsil eden Graham, özellikle İsrail, İran, Türkiye ve Suriye konularındaki sert tutumuyla Amerikan dış politikasının en müdahaleci isimlerinden biri.<br />
ABD’nin terörist İsrail’e koşulsuz desteğini savunan, İran’a yönelik askerî operasyonların en ateşli destekçileri arasında yer alan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, “kısa süren ani bir hastalık”la 71 yaşında öldü.</p>

<p>ABD siyasetinin dış politika ve güvenlik konularındaki en etkili isimlerinden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham hayatını kaybetti.</p>

<p>Graham’ın ofisinin iletişim direktörü, senatörün cumartesi akşamı “kısa süren ve ani gelişen bir hastalığın ardından” öldüğünü duyurdu.</p>

<p>2003 yılından bu yana Güney Carolina eyaletini ABD Senatosu’nda temsil eden Graham, özellikle İsrail, İran, Türkiye ve Suriye konularındaki sert tutumuyla Amerikan dış politikasının en müdahaleci isimlerinden biri olarak öne çıktı.</p>

<h3><strong>Terörist İsrail’in Washington'daki adamı gibiydi</strong></h3>

<p>Graham, ABD Kongresi’nde İsrail’e en açık ve koşulsuz destek veren senatörlerin başında geliyordu.</p>

<p>Graham, seçim kampanyalarında Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi’nin (AIPAC) de içinde bulunduğu İsrail yanlısı lobi çevrelerinden önemli siyasi ve mali destek aldı.</p>

<p>Kampanya finansmanı kayıtlarını izleyen kuruluşlara göre Graham’ın kariyeri boyunca İsrail yanlısı siyasi eylem komiteleri ve bağışçılardan aldığı desteğin toplamı 1 milyon doları aştı.</p>

<p>AIPAC ve bağlantılı siyasi ağlar da Graham’ı, İsrail’e askerî yardımın sürdürülmesi, İran’a karşı sert politika izlenmesi ve İsrailli yöneticilere yönelik uluslararası yaptırımlara karşı çıkılması gibi başlıklarda Kongre’deki en güvenilir müttefiklerinden biri olarak görüyordu.</p>

<p>İsrail’e yapılan askerî yardımların sürdürülmesini savunan Graham, Gazze Katliamı sırasında İsrail hükümetine yönelik uluslararası baskılara sert tepki gösterdi.</p>

<p>Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin İsrailli yöneticiler hakkında çıkardığı yakalama kararlarına karşı çıkan Graham, bu kararları uygulayacak ülkelere yaptırım uygulanması çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kasım 2024’te Kudüs’te düzenlediği basın toplantısında, İsrailli yöneticiler hakkındaki kararların uygulanmasına yardım eden Amerikan müttefiklerini açıkça tehdit etti.</p>

<h3><strong>İran savaşını savundu</strong></h3>

<p>İran konusunda Amerikan siyasetinin en sert isimlerinden biri olan Graham, yıllar boyunca Tahran’ın yalnızca diplomasiyle durdurulamayacağını savundu.</p>

<p>2026’da ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş sırasında da operasyonları destekleyen Graham, saldırıların İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek için “tam zamanında” gerçekleştirildiğini savundu. İran’ın petrol tesisleri ve askerî altyapısının hedef alınması gerektiğini dile getiren Graham, çatışmanın genişlemesinden çekinen Cumhuriyetçi isimlere karşı Trump yönetiminin yanında yer aldı.</p>

<h3><strong>Türkiye’ye yaptırım çağrılarının öncülerindendi</strong></h3>

<p>Graham’ın Türkiye ile ilişkileri ise uzun yıllar boyunca gerilimli seyretti. Türkiye’nin 2019’da Suriye’nin kuzeyinde başlattığı Barış Pınarı Harekâtı’na sert biçimde karşı çıkan Graham, Ankara’ya “yıkıcı yaptırımlar” uygulanmasını öngören bir tasarı hazırladı.</p>

<p>Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasına da karşı çıkan Graham, Ankara’nın F-35 savaş uçağı programından çıkarılmasını ve yaptırımlarla karşı karşıya bırakılmasını destekledi.</p>

<p>Aralık 2024’te Demokrat Senatör Chris Van Hollen ile birlikte “Türk Saldırganlığına Karşı Koyma Yasası” adı verilen bir yaptırım tasarısı sundu. Tasarı, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki askerî faaliyetlerini durdurmaması hâlinde Ankara’ya yeni yaptırımlar uygulanmasını öngörüyordu.</p>

<p>Graham zaman zaman Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye’nin NATO içindeki önemine ilişkin daha ılımlı açıklamalar yapsa da özellikle Suriye, S-400’ler ve Kürt gruplar konusunda Ankara’nın karşısında yer aldı.</p>

<p>Suriye’de SDG’nin en güçlü destekçilerindendi</p>

<p>Graham, Suriye Demokratik Güçleri’nin Washington’daki en güçlü destekçilerinden biriydi.</p>

<p>SDG’yi IŞİD’e karşı savaşta Amerika’nın temel kara gücü olarak gören Graham, ABD askerlerinin Suriye’nin kuzeydoğusundan çekilmesine ve bölgenin Türkiye ile Şam yönetiminin kontrolüne bırakılmasına karşı çıktı.</p>

<p>Trump’ın 2019’da Amerikan askerlerini Türkiye sınırından çekme kararını “felakete doğru gidiş” olarak nitelendiren Graham, bu kararın ABD’nin IŞİD’e karşı elde ettiği kazanımları yok edeceğini savundu.</p>

<p>Suriye’de Ahmed eş-Şara yönetimi ile SDG arasında çatışmaların yeniden şiddetlendiği 2026 başında Graham, SDG’ye yönelik herhangi bir geniş çaplı operasyonun ABD’den “güçlü bir karşılık” göreceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Demokrat Senatör Richard Blumenthal ile birlikte ocak ayında “Kürtleri Koruma Yasası” adlı bir tasarı hazırlayan Graham, SDG’ye saldıran Suriye hükümeti yetkililerine, finans kuruluşlarına ve Şam yönetimine askerî ya da mali yardım sağlayan yabancı kişi ve kurumlara yaptırım uygulanmasını istedi.</p>

<p>Graham, Suriye ordusu ile Türkiye’nin SDG’nin kontrolündeki bölgelere ilerleyebileceğine dair haberleri “son derece rahatsız edici” olarak nitelendirerek hem Şam’ı hem de Ankara’yı açık biçimde uyarmıştı.</p>

<h3><strong>Trump’ın rakibiyken yakın müttefiki oluverdi</strong></h3>

<p>2016 başkanlık seçimlerinde Donald Trump’a karşı Cumhuriyetçi Parti’nin aday adaylarından biri olan Graham, seçim kampanyası sırasında Trump’a yönelik ağır eleştirilerde bulunmuştu.</p>

<p>Ancak Trump’ın başkan seçilmesinin ardından tutumunu değiştiren Graham, zaman içinde Trump’ın Senato’daki en yakın siyasi müttefiklerinden biri hâline geldi. Dış politika, savunma harcamaları, İran, İsrail ve Ukrayna gibi başlıklarda Trump yönetimine güçlü destek verdi.</p>

<p>Graham’ın ölümüyle boşalan Güney Carolina Senato koltuğuna yapılacak atama ve ardından izlenecek seçim süreci eyalet yasalarına göre belirlenecek.</p>

<p>Kaynak: Serbestiyet</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turk-dusmani-senator-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/lindsey-graham-ap-2475208.jpg" type="image/jpeg" length="99376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da 'Srebrenitsa Boşnak Soykırımı Anma Yürüyüşü' yapıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/istanbulda-srebrenitsa-bosnak-soykirimi-anma-yuruyusu-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/istanbulda-srebrenitsa-bosnak-soykirimi-anma-yuruyusu-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayrampaşa'da düzenlenen yürüyüşte, Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yılında Boşnak şehitleri anılırken, soykırımın unutulmaması çağrısı yapıldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bayrampaşa'da, Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'da, Sırplar tarafından 8 binden fazla sivilin katledildiği soykırımın 31'inci yılı kapsamında, 'Srebrenitsa Boşnak Soykırımı Anma Yürüyüşü' düzenlendi.</p>

<p>Türkiye Bosna Sancak Derneği tarafından Bayrampaşa Belediyesi ve bazı sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle düzenlenen yürüyüşe katılanlar, Bayrampaşa Şehit Kamil Balkan Camisi önünde toplandı.</p>

<p>Ellerinde Türk bayrağı bulunan ve '31. yılı Srebrenitsa Boşnak Soykırımı' yazılı tişörtler giyen katılımcılar, Bayrampaşa Şehir Parkı'na kadar yürüdü.</p>

<p>Programda konuşan Bayrampaşa Kaymakamı Abdullah Çiftçi, insanlık tarihinin en karanlık ve en acı sayfalarından biri olan Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yıl dönümünde bir araya geldiklerini söyledi.</p>

<p>Yürüyüşte attığı her adımda büyük acıyı hissetmeye çalıştığını belirten Çiftçi, 'Hiçbir suçunuz yokken, yalnızca dininiz ve kimliğiniz nedeniyle hedef alındığınızı düşünün. Üstelik bunu, Avrupa'nın tam ortasında, Birleşmiş Milletler'in güvenli bölge ilan ettiği bir yerde yaşadığınızı düşünün. Bundan daha büyük bir trajedi olabilir mi? Srebrenitsa, insanlık tarihine geçen en büyük utançlardan biridir.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Bosna Sancak Derneği Başkanı Muhammed Sancaktar ise Türkiye'de ilk kez bir sivil toplum kuruluşunun Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim köprülerine '12x18' metre boyutlarında 'Srebrenitsa Boşnak Soykırımı'nı unutma, unutturma. Bir daha asla' yazılı afiş astığını dile getirdi.</p>

<p>Sancaktar, afişte yazan sözlerin zamanla klişeleşmiş gibi görünebileceğini belirterek, 'Ancak verdiğimiz bu mesaj, insan hakları, hukuk ve adalet söz konusu olduğunda çifte standart uygulayan Batı'ya güçlü bir çağrıdır. Kendi çıkarları söz konusu olduğunda hukuku savunan, ancak mazlumlara ve Müslümanlara yapılan zulümler karşısında sessiz kalan Avrupa'ya vicdani bir hatırlatmadır. Bugün 1995 Srebrenitsa Boşnak Soykırımı deniliyor. Oysa gerçek şudur ki, 1992 ile 1995 yılları arasında Bosna-Hersek'in birçok bölgesinde sistematik katliamlar ve soykırım yaşandı.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uluslararası toplum bu acıların yalnızca bir bölümünü resmen tanıdığını kaydeden Sancaktar, Türkiye güçlü olduğu sürece Balkanlar'da benzer acıların yaşanmasının önüne geçileceğini söyledi.</p>

<p>Bosna Hersek'in İstanbul Başkonsolosu Dragan Mihaljevic, Karadağ'ın İstanbul Başkonsolosu Branislav Karadziç, Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın Karadağ, MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz ve çok sayıda vatandaşın da katıldığı programda, katılımcılar Sancaktar Bosna Sancak Soykırım Anıtı'na karanfil bıraktı.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/istanbulda-srebrenitsa-bosnak-soykirimi-anma-yuruyusu-yapildi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/agency/aa/istanbulda-srebrenitsa-bosnak-soykirimi-anma-yuruyusu-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="46633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna: Azak Denizi'nde Rusya'ya ait 28 gemiye saldırı düzenledik]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ukrayna-azak-denizinde-rusyaya-ait-28-gemiye-saldiri-duzenledik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ukrayna-azak-denizinde-rusyaya-ait-28-gemiye-saldiri-duzenledik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna, Azak Denizi'nde Rus gölge filosuna ait olduğu öne sürülen 28 gemiyi gece operasyonuyla hedef aldığını duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna Ordusu İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi, Rus gölge filosuna ait olduğu iddia edilen 28 gemiye gece Azak Denizi'nde saldırı düzenlediklerini bildirdi.</p>

<p>Brovdi sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, Rus gölge filosuna ait olduğu öne sürülen gemilere yönelik saldırıları sürdürdüklerini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu filoya ait 21 tanker, 4 römorkör ile 2 kuru yük gemisi ve 1 'özel deniz aracını' Azak Denizi'nde bu gece hedef aldıklarını aktaran Brovdi, 'Son 6 günde toplam 76 gemi vuruldu.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Brovdi, gemilere yapılan saldırılara ait olduğu belirtilen bir görüntü de paylaştı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ukrayna-azak-denizinde-rusyaya-ait-28-gemiye-saldiri-duzenledik</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/azak-denizi-nde-dengeler-degisiyor-ukrayna-28-rus-deniz-hedefini-vurdu-1783771143-234-large.webp" type="image/jpeg" length="13258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Berlin'de İsrail'e silah satan şirkete eyleme devam: Çok sayıda aktivist gözaltında]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/berlinde-israile-silah-satan-sirkete-eyleme-devam-cok-sayida-aktivist-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/berlinde-israile-silah-satan-sirkete-eyleme-devam-cok-sayida-aktivist-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berlin'de binlerce kişi, Rheinmetall'in İsrail'e silah tedarikini protesto etti. Polisin sert müdahalesinde çok sayıda gösterici gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya'nın başkenti Berlin'de terörist İsrail için mühimmat üreten Rheinmetall şirketine karşı düzenlenen protesto gösterisinde polis çok sayıda kişiyi gözaltına aldı.</p>

<p>Wedding semtinde fabrikası bulunan Rheinmetall'i ve Almanya'nın İsrail'e silah tedarik etmesini protesto etmek için 'Silahsız Wedding. Birlikte savaşa karşı' sloganıyla binlerce kişi Gesundbrunnen metro istasyonunda toplandı.</p>

<p>Gösteri öncesinde Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'da Sırplar tarafından yapılan, 8 bin 372 Boşnak sivilin acımasızca katledildiği soykırımın 31'inci yılı dolayısıyla kurbanları anmak için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha sonra Rheinmetall fabrikasının bulunduğu bölgeye doğru yürüyen göstericiler, üzerinde 'Silahlar insanları öldürmüyor, Rheinmetall insanları öldürüyor', 'Katile katil demelisin', 'Rheinmetall çık Wedding'den', 'Soykırımı durdurun', 'Soykırım ile ittifak olmaz', 'Gazze'yi koruyun', 'Berlin'den, Osnabrück'ten ve başka yerlerden silah yok' ve 'Soykırımla kar edilmez' yazan dövizler taşıdı.</p>

<p>Eylemde 'Filistin'e özgürlük', 'Filistin özgür kalana kadar Filistin'e özgürlük', 'Almanya silah sağlıyor, İsrail öldürüyor' ve 'Tek çözüm direniş, intifada direniş' sloganları atıldı.</p>

<p>Yoğun güvenlik önlemleri alındığı gösteride polis sert müdahalede bulunarak çok sayıda kişiyi gözaltına aldı.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/berlinde-israile-silah-satan-sirkete-eyleme-devam-cok-sayida-aktivist-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/agency/aa/berlinde-israile-silah-satan-sirkete-eyleme-devam-cok-sayida-aktivist-gozaltinda.jpg" type="image/jpeg" length="37651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'de binlerce Yahudi'den Netanyahu hükümetine protesto]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israilde-binlerce-yahudiden-netanyahu-hukumetine-protesto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israilde-binlerce-yahudiden-netanyahu-hukumetine-protesto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Binlerce Yahudi, Tel Aviv'de Netanyahu hükümetini protesto ederek 7 Ekim olaylarının bağımsız bir komisyon tarafından soruşturulmasını talep etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Binlerce Yahudi, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin politikalarını protesto etmek ve 7 Ekim olaylarının araştırılması için resmi soruşturma komisyonu kurulmasını talep etmek amacıyla Tel Aviv'de gösteri düzenledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Terörist İsrail'deki basına göre, Habima Meydanı'nda toplanan göstericiler, hükümetin siyasi ve güvenlik alanındaki politikalarını eleştirdi.</p>

<p>Hükümet aleyhinde sloganlar atan göstericiler, 7 Ekim olaylarının araştırılması için resmi soruşturma komisyonu kurulmasını talep etti.</p>

<p>İsrail Meclisi, 7 Ekim 2023 olaylarını soruşturacak 'siyasi' bir soruşturma komisyonunun kurulmasını öngören yasa tasarısını 6 Temmuz'da ilk okumada oylamıştı.</p>

<p>Tasarının yasalaşması için Meclis'te ikinci ve üçüncü okumalardan da geçmesi gerekiyor.</p>

<p>İsrail muhalefeti ise Meclis'te yapılan oylamayı boykot etmişti.</p>

<p>Kanal 12 televizyonunun haberinde, 7 Ekim olaylarıyla ilgili kurulacak soruşturma komitesinin, siyasi yetkililer tarafından atanacak üyelerden oluşacağına işaret edilmişti.</p>

<p>Hatta komiteyi oluşturacak üyelerin yarısının Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından belirleneceğine dikkati çekilen haberde, diğer yarısını oluşturacak üyelerin ise muhalefet tarafından belirlenebileceği ancak muhalefetin yasa tasarısını boykot ettiği kaydedilmişti.</p>

<p>Terörist Yahudi yetkililer, 7 Ekim 2023'te yaşanan Aksa Tufanı Operasyonu'nu, İsrail ve ordunun tarihindeki 'en büyük istihbarat ve askeri başarısızlık' olarak nitelendiriyor.</p>

<p>Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 'Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme' gerekçesiyle İsrail'e 7 Ekim 2023'te kapsamlı saldırı düzenlemişti.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israilde-binlerce-yahudiden-netanyahu-hukumetine-protesto</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/6a52ec3056690336.webp" type="image/jpeg" length="92243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ve İran tekrar savaşa başladı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-ve-iran-tekrar-savasa-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-ve-iran-tekrar-savasa-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın, kendisine yönelik suikast planları iddiaları üzerine "1000 füzenin İran'daki hedeflere kilitlendiğini" duyurmasının ardından Ortadoğu’da askeri ve diplomatik dengeler altüst oldu. Son 24 saat içinde karşılıklı füze saldırıları, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve sivil gemilerin vurulmasıyla bölge, topyekûn bir çatışma riskinin eşiğine geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trump’ın sosyal medya üzerinden verdiği gözdağının ardından <i>New York Post</i> gazetesine konuşması, gerilimi resmi bir askeri doktrine dönüştürdü. Olası bir suikast girişimine "İran'ı benzeri görülmemiş bir seviyede bombalayarak" yanıt verileceğini belirten Trump, mevcut ateşkes anlaşmasının tamamen bittiğini ilan etti.</p>

<p>Bu açıklamayı takiben ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın yeni Dini Lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in finansal ağını hedef alan ve 13 kritik ismi kapsayan yeni bir yaptırım paketini devreye soktu.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı'nda sivil gemiye saldırı ve abluka</strong></h2>

<p>Ekonomik ve askeri baskıya Tahran’ın yanıtı küresel enerji hatlarını hedef alarak geldi. Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapan Güney Kıbrıs bandıralı <i>M/V GFS Galaxy</i> adlı konteyner gemisi, İran unsurlarının uyarı ateşine maruz kaldı. Makine dairesi ağır hasar alan gemide bir sivil mürettebatın kaybolduğu bildirildi.</p>

<p>Saldırının hemen ardından Tahran yönetimi, ABD'yi petrol muafiyetlerini iptal ederek geçici anlaşmaları ihlal etmekle suçladı ve küresel petrol ticaretinin kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı’nı sivil ve askeri tüm geçişlere kapattığını duyurdu.</p>

<h2><strong>CENTCOM’dan gece yarısı operasyonu: 140 hedef vuruldu</strong></h2>

<p>Sivil gemiye yönelik saldırı ve boğazın kapatılması üzerine ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) gece yarısı geniş çaplı bir hava harekâtı başlattı. İran'ın kıyı kentleri Bender Abbas ve Sirik başta olmak üzere birçok noktada şiddetli patlamalar kaydedildi.</p>

<p>Pentagon’dan yapılan resmi açıklamada; İran Devrim Muhafızları’na ait füze ve İHA üretim tesisleri, hava savunma radarları, donanma üsleri ve mühimmat depolarından oluşan yaklaşık 140 askeri hedefin başarıyla imha edildiği belirtildi.</p>

<h2><strong>İran’dan ABD üssüne doğrudan misilleme ve bölgesel alarm</strong></h2>

<p>Tahran, ABD hava saldırılarına doğrudan bölgedeki Amerikan üslerini hedef alarak karşılık verdi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nda ikinci bir geminin daha vurulduğunu ve Katar’da bulunan en kritik Amerikan askeri tesisi konumundaki El Udeyd (Al Udeid) Hava Üssü’nün balistik füzelerle dövüldüğünü ilan etti. Üsteki bir savaş uçağı bakım merkezinin ağır hasar aldığı bildirildi.</p>

<p>Katar'da patlama sesleri yankılanırken, komşu ülke Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de alarm durumuna geçerek vatandaşlarına olası füze ve İHA saldırılarına karşı sığınaklara yakın kalmaları yönünde acil uyarı yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Umman diplomasisi</strong></h2>

<p>Askeri çatışma tırmanırken, diplomatik kanallarda da olağanüstü bir hareketlilik başladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, çöken ateşkesi yeniden canlandırmak amacıyla acil kodla Umman’ın başkenti Maskat’a uçtu.</p>

<p>Ancak Washington yönetimi, İran ile doğrudan bir müzakere yürütmeyeceğini net bir dille ifade etti. ABD yetkililerinin masada fiziksel olarak yer almayacağı, görüşmelerin yalnızca Umman ve Katar aracılığıyla "gıyabi" ve uzaktan yürütüleceği bildirildi. Bölgede silahların susup susmayacağı, önümüzdeki saatlerde Umman'dan gelecek mesajlara bağlı görünüyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-ve-iran-tekrar-savasa-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/abd-iran-2454861.jpg" type="image/jpeg" length="30890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Apple, OpenAI’a dava açtı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/apple-openaia-dava-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/apple-openaia-dava-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple, yapay zeka pazarındaki en büyük rakiplerinden OpenAI’a ticari sırları çaldığı gerekçesiyle dava açtı. Şirketin eski mühendis ve tasarımcıları aracılığıyla gizli donanım bilgilerini ele geçirmekle suçlanan OpenAI ise iddiaları reddetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Teknoloji dünyası, yapay zeka pazarındaki hakimiyet yarışında dev bir hukuk savaşına sahne oluyor. Apple, Kaliforniya Kuzey Bölge Mahkemesinde açtığı davada, OpenAI’ın gizli ticari sırları ve yeni nesil cihaz tasarımlarını hukuksuz şekilde ele geçirdiğini ileri sürdü.</p>

<p>Dava dilekçesinde, OpenAI’ın bu gizli bilgileri kendi geliştirmekte olduğu ve bu yıl tanıtılması beklenen yapay zeka tabanlı yeni donanım projelerinde kullandığı iddia edildi. Apple, söz konusu davanın gerekçesini ticari sırların kötüye kullanımı ve sözleşme ihlali olarak temellendirdi.</p>

<h2><strong>Eski çalışanlar ve kritik belgeler</strong></h2>

<p>Apple’ın iddialarının merkezinde, yakın zamanda OpenAI kadrosuna katılan eski çalışanları yer alıyor.</p>

<p>Şirket, Ocak 2026’da Apple’dan ayrılarak OpenAI’a geçen mühendis Chang Liu’nun, ayrılış sürecinde şirket bilgisayarlarını iade etmediğini ve eski iş arkadaşının bilgisayarı üzerinden Apple’ın henüz piyasaya sürülmemiş ürünlerine ait onlarca gizli donanım dosyası, mühendislik sunumu ve teknik veri indirdiğini öne sürdü.</p>

<p>Davadaki bir diğer kritik isim ise Apple’ın eski iPhone ve Apple Watch tasarım lideri, şimdiki OpenAI Donanım Başkanı Tang Tan oldu.</p>

<p>Apple, Tan’ın istifa etmeden önce tedarikçi bilgilerini OpenAI’a sızdırdığını ve işe alım süreçlerinde Apple mühendislerine yanlarında şirkete ait parçaları getirmeleri yönünde talimat verdiğini iddia etti.</p>

<p>OpenAI sözcüsü Drew Pusateri ise iddialara karşı çıkarak, başka şirketlerin ticari sırlarıyla ilgilenmediklerini ve yalnızca yenilikçi teknolojiler geliştirmeye odaklandıklarını savundu.</p>

<h2><strong>Ortaklıktan hukuk savaşına</strong></h2>

<p>Bu dava, iki teknoloji devi arasındaki ilişkilerin tamamen koptuğunu da gözler önüne serdi. Apple ve OpenAI, 2024 yılında ChatGPT’nin Apple ürünlerine entegre edilmesi amacıyla büyük bir ortaklık duyurmuştu.</p>

<p>Ancak geçtiğimiz aylarda OpenAI’ın, Apple’ın kendi ürünlerini yeterince öne çıkarmadığı gerekçesiyle sözleşme ihlali davası açmayı düşündüğü iddia edilmişti. Son dönemde Apple’dan en az on üst düzey mühendisi kadrosuna katan OpenAI’ın, bu transferlerle doğrudan Apple’a rakip bir donanım bölümü kurmayı amaçladığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sektördeki dengeler değişebilir</strong></h2>

<p>Geliştirilmekte olan yapay zeka cihazının bu yıl sonuna doğru tanıtılması beklenirken, açılan davanın bu takvimi sekteye uğratabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Ayrıca bu hukuki süreç, OpenAI’ın yakın zamanda gerçekleştirmeyi planladığı milyarlarca dolarlık halka arz (IPO) sürecini de zora sokabilir.</p>

<p>Sektör uzmanları, yapay zeka asistanlarının gelecekte ekran ve uygulama bağımlılığını azaltacağını öngörürken, bu davanın akıbetinin teknoloji dünyasındaki liderlik yarışını doğrudan şekillendireceği düşünülüyor.</p>

<p>Kaynak: TRT Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/apple-openaia-dava-acti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/dava-1.webp" type="image/jpeg" length="82779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya'dan Kiev'e saldırı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rusyadan-kieve-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rusyadan-kieve-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'nın Rus topraklarındaki sivil unsurlara yönelik 'terör' eylemlerine karşı başkent Kiev ve Odessa kentindeki askeri tesislerini vurduklarını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya Savunma Bakanlığı, Rus ordusunun 11 Temmuz gecesi Ukrayna’nın başkenti Kiev ile Odessa bölgesindeki askerî sanayi ve lojistik tesislerine kapsamlı saldırılar düzenlediğini duyurdu.</p>

<p>Açıklamada, saldırıların Kiev yönetiminin Rusya topraklarındaki sivil hedeflere yönelik saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği savunuldu. Hedeflerin karadan ve havadan fırlatılan uzun menzilli yüksek hassasiyetli silahlar ile taarruz İHA’ları kullanılarak vurulduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>Kiev’de iki İHA üretim tesisi hedef alındı</strong></h2>

<p>Bakanlık, Kiev’deki “Aerodron” ve “Fanplit” adlı tesislerin vurulduğunu açıkladı. Rus makamlarına göre Aerodron fabrikasında yüksek taşıma kapasitesine sahip uzun menzilli “E-300 Enterprise” ve “D-80 Discovery” tipi İHA’lar geliştiriliyor ve üretiliyordu.</p>

<p>Fanplit tesisinde ise 200 kilometreye kadar menzile sahip olduğu belirtilen “Fire Point-2” İHA’larının montajı ve depolanması ile savaş başlıklarında kullanılan parçaların hazırlanması gerçekleştiriliyordu. Rusya Savunma Bakanlığı, fabrikanın faaliyetlerinin kontrplak ve mobilya üretimi görüntüsü altında sürdürüldüğünü ileri sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Çornomorsk, Yujnıy ve İzmail limanları vuruldu</strong></h2>

<p>Odessa bölgesinde Çornomorsk, Yujnıy ve İzmail limanlarının hedef alındığı bildirildi. Rusya, bu limanların Ukrayna ordusuna askerî malzeme, silah ve yakıt ulaştırılmasında kullanıldığını savundu.</p>

<p>İzmail Limanı’nda yakıt depoları, dolum tesisleri, pompa istasyonları ile silah ve askerî araçların muhafaza edildiği alanların vurulduğu belirtildi. Tuna Nehri üzerindeki İzmail’in Ukrayna ordusu açısından önemli bir alternatif lojistik merkezi olduğu kaydedildi. Çornomorsk Limanı’nın ise askerî yük ve akaryakıt sevkiyatında kullanılan başlıca merkezlerden biri olduğu öne sürüldü.</p>

<h2><strong>Ukrayna: 121 İHA kullanıldı</strong></h2>

<p>Ukrayna Hava Kuvvetleri, gece boyunca 121 İHA ile balistik ve seyir füzelerinin kullanıldığını; 111 İHA ile en az iki seyir füzesinin hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü veya elektronik yöntemlerle etkisiz hâle getirildiğini açıkladı.</p>

<p>Ukrayna makamlarına göre Kiev’de aralarında bir çocuğun da bulunduğu 11 kişi yaralandı. Başkentin bazı bölgelerinde konutlar, araçlar, bir eczane, ofis ve depo binaları zarar gördü. Odessa’ya düzenlenen füze saldırısında 2 kişi hayatını kaybederken bir kişi yaralandı. Harkiv’deki bir tesise isabet eden İHA sebebiyle de 7 kişinin yaralandığı bildirildi. Böylece saldırılarda toplam 2 kişi hayatını kaybetti, 19 kişi yaralandı.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, saldırılarda askerî üretim ve lojistik altyapının hedef alındığını belirtirken Ukrayna yönetimi, sivil yapıların da zarar gördüğünü açıkladı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rusyadan-kieve-saldiri</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/rusya-saldiri-1.webp" type="image/jpeg" length="86508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'tan İran'a yeni tehdit: Ateşlenmeye hazır 1000 füze bulunuyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trumptan-irana-yeni-tehdit-ateslenmeye-hazir-1000-fuze-bulunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trumptan-irana-yeni-tehdit-ateslenmeye-hazir-1000-fuze-bulunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Trump, İran yönetiminin kendisine yönelik suikast düzenlemesi veya böyle bir girişimde bulunması halinde ABD ordusunun İran’ı "tamamen yok etmeye hazır" olduğunu belirtti. Trump, "Bana suikast düzenlemesi ya da buna teşebbüs etmesi halinde İran’a doğrultulmuş ve ateşlenmeye hazır 1000 füze bulunuyor" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed">Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, görevdeki ABD başkanına yönelik olası bir suikast tehdidine değinerek, böyle bir durumda ABD’nin askeri karşılığının çok ağır olacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">ABD Başkanı, “İran İslam Cumhuriyeti’nin görevdeki ABD Başkanı'na, yani bana, suikast düzenlemesi ya da buna teşebbüs etmesi halinde İran’a doğrultulmuş ve ateşlenmeye hazır 1000 füze bulunuyor. Bunları derhal binlercesi takip edecek.” ifadelerini kullandı.</p>

<p color="dimmed">Trump, ABD ordusuna gerekli talimatların verildiğini belirterek, ordunun bir yıl süreyle, gerekmesi halinde bu sürenin uzatılması kaydıyla, İran’ın tüm bölgelerini "tamamen yok etmeye ve imha etmeye hazır, istekli ve muktedir" olduğunu savundu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trumptan-irana-yeni-tehdit-ateslenmeye-hazir-1000-fuze-bulunuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/abd-trump-iran-2450891.jpg" type="image/jpeg" length="72433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kalbin kör noktası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kalbin-kor-noktasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kalbin-kor-noktasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnsan bir vakitler sabaha kendi hanesinden başlardı. Şimdi gözümüzü açar açmaz bütün bir dünyanın telaşı odamıza doluyor.</p>

<p>Görüyoruz ki âlem bizden çok evvel uyanmış, belki de hiç uyumamış.</p>

<p>Bir şehir bombalanmış, bir şehir sele teslim olmuş, bir yerde borsa düşmüş, bir başka yerde milyonlar bir topun peşinden ayağa kalkmış.</p>

<p>İnsanlık, aynı anda hem cenazeye gidiyor hem gol sevinci yaşıyor.</p>

<p>Garip mi?</p>

<p>Değil.</p>

<p>Hayatın kumaşı zaten biraz böyle dokunmuştur. Bir ipliği matem, bir ipliği neşe...</p>

<p>Aynı evde çocuk doğar, karşı odada ihtiyar can verir.</p>

<p>Bir sofrada kahkaha yükselir, yan dairede sessizce gözyaşı silinir.</p>

<p>Dünya hiçbir zaman tek renge razı olmamıştır.</p>

<p>Fakat bugünün başka bir marifeti var.</p>

<p>Hadiseleri yalnızca yan yana getirmiyor, üst üste yığıyor. Savaş, sel, maç, reklam, cinayet, indirim, diplomasi, magazin...</p>

<p>Hepsi aynı parmak hareketinin altında.</p>

<p>Bir şehrin yıkılışını görüyor, sonra kahve tarifine geçiyoruz.</p>

<p>Bir çocuğun gözyaşına bakıyor, birkaç saniye sonra komik bir videoya gülüyoruz.</p>

<p>Kabahat yalnız bizde değil.</p>

<p>İnsan kalbi bu kadar hızlı vites değiştirmek için yaratılmadı.</p>

<p>Fakat çağın makinesi insana sormuyor. Önüne ne koyarsa yutmasını, sonra da hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etmesini istiyor.</p>

<p>Gündem denilen şey de biraz böyle bir değirmendir. Taşı ağır, sesi yüksek, dönüşü hızlıdır. İçine ülkeleri, hükümetleri, orduları, piyasaları, zirveleri atar.</p>

<p>Fakat öğüttüğü şey, çoğu zaman sıradan insanın hayatıdır.</p>

<p>Uzakta kapanan bir boğaz, burada ocağın ateşini kısar.</p>

<p>Başka bir coğrafyada patlayan füze, hiç tanımadığı bir ailenin ekmeğine zam olur.</p>

<p>Bir masada alınan karar, sabah dükkânını açan esnafın defterine borç diye düşer.</p>

<p>Uzak dediğimiz hiçbir şey, artık gerçekten uzakta değildir.</p>

<p>Bir limanda duran gemi, burada market rafına dokunur.</p>

<p>Başka bir ülkede yükselen duman, bizim soframıza gölge düşürür.</p>

<p>Dünya küçülmedi belki, fakat hadiselerin eli uzadı. Artık bir yerde yaşanan sarsıntı, öteki yerde hayatın en sıradan ayrıntısına kadar ulaşabiliyor.</p>

<p>Beri tarafta maçlar sürüyor. Tribünler doluyor, ekranlar ışıldıyor, insanlar bir golle ayağa fırlıyor.</p>

<p>Fırlasınlar.</p>

<p>İnsan sevince de muhtaçtır. Mesele sevinmek değil, sevinirken unutmaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir top ağlara değdiğinde dünyadaki bütün acılar sona ermiyor.</p>

<p>Bizim soframız kurulunca açlık ortadan kalkmıyor.</p>

<p>Yağmurdan kaçınca susuz toprakların hesabı kapanmıyor.</p>

<p>Her haberi bilmek, insanı mutlaka daha şuurlu yapmaz.</p>

<p>Bazen fazla bilgi, hakikatin üstüne çekilmiş kalın bir perdedir. Gürültü büyüdükçe fikir küçülür. Herkes konuşur, kimse düşünmez.</p>

<p>Oysa toplum yalnız meydanlarda kurulmaz.</p>

<p>Evde kullanılan dilde kurulur.</p>

<p>Trafikte gösterilen sabırda, iş yerindeki adalette, çocuğa verilen değerde, yaşlıya ayrılan vakitte kurulur.</p>

<p>Medeniyet, çoğu zaman kimsenin görmediği yerde nasıl davrandığımızın adıdır.</p>

<p>Belki bugün ihtiyacımız olan şey daha fazla haber değil, daha fazla kalptir.</p>

<p>Bir komşunun kapısını çalmak, bir gencin ümidini kırmamak, sofrada telefonu susturmak, başımızı kaldırıp gökyüzüne bakmak...</p>

<p>Küçük işler mi?</p>

<p>Tarih bazen en büyük dönüşünü küçük bir merhametle yapar.</p>

<p>Dünyanın gürültüsü dinmeyecek. Mesele, o gürültünün içinde insan sesini kaybetmemektir.</p>

<p>Bir de insanın kendi sesinden sağırlaşmaması...</p>

<p>Zira bazıları karşı tribünde yanan bir kibriti uzaktan görür, onu göğü tutuşturacak bir yangın gibi anlatır. Fakat kendi oturduğu sıraları alevler sardığında, gözünü kamaştıran ışığa "meşale" adını verir. Duman ciğerine dolsa da renginden, sloganından, ait olduğu taraftan vazgeçemez.</p>

<p>Oysa ateşin tarafı olmaz.</p>

<p>Yakıyorsa ateştir.</p>

<p>İnsanın hakikate en uzak düştüğü yer, yanlışın karşısında sustuğu an değil, kendi yanlışına doğru bir isim bulduğu andır. Çünkü göz, uzağı görmekte pek mahirdir.</p>

<p>Asıl imtihan, insanın dönüp kendi oturduğu tribüne bakabilmesidir.</p>

<p>Kimse tribününü terk etmek istemez...</p>

<p>Mustafa Sabri Beşer, Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kalbin-kor-noktasi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/siluer.jpg" type="image/jpeg" length="45051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ve Kanada arasında yeni ticari dönem]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-kanada-arasinda-yeni-ticari-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-kanada-arasinda-yeni-ticari-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Kanada ticarette yeni işbirliklerinin kapısını Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ile açacak. Türkiye ile Kanada arasındaki STA müzakerelerinin ilk turunun yılın son çeyreğinde gerçekleştirilmesi öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye ile Kanada arasında akdedilmesi planlanan Serbest Ticaret Anlaşması (STA) konusunda iki ülke liderlerinin yaptığı değerlendirmenin ardından gözler kamu kurum ve kuruluşları ile sektör temsilcilerinin görüşmelerine odaklandı.</p>

<p>AA muhabirinin edindiği bilgiye göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Mark Carney, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında gerçekleştirdikleri görüşmede, Türkiye ile Kanada arasındaki STA müzakerelerini başlattı.</p>

<p>İki ülke arasında akdedilecek STA'ya yönelik müzakerelere hazırlık kapsamında yaz dönemi boyunca kapsamlı ve yoğun bir çalışma yapılacak.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı, müzakere sürecinin tüm paydaşların katkısıyla yürütülmesini amaçlıyor. Bunun ardından iki ülke arasındaki mevcut ticari ve ekonomik ilişkiler ile muhtemel STA'ya ilişkin değerlendirmelere odaklanılacak. Kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ile diğer ilgili tarafların görüş ve önerilerinin alınmasına yönelik kapsamlı bir paydaş anketi Bakanlık tarafından kamuoyunun erişimine açılacak.</p>

<p>Elde edilecek katkılar doğrultusunda Türkiye'nin müzakere pozisyonu bütüncül bir yaklaşımla oluşturulacak. Bunun da müzakere sürecine hazırlık zemini oluşturması bekleniyor.</p>

<p><img src="https://imgs.stargazete.com/imgsdisk/2026/07/08/41920986.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İLK TUR MÜZAKERELERİNİN YILIN SON ÇEYREĞİNDE YAPILMASI PLANLANIYOR</strong></h2>

<p>Söz konusu teknik çalışma gruplarının kapsam belirleme faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından müzakere çerçeve belgesi hazırlanacak. Sonrasında müzakereler öncesindeki hazırlık süreci nihayete erdirilecek.</p>

<p>Türkiye ile Kanada arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin ilk turunun yılın son çeyreğinde gerçekleştirilmesi öngörülüyor.</p>

<p>İki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin yeni bir aşamaya taşınması yönünde önemli bir adımın bu sayede atılması planlanıyor.</p>

<h2><strong>İKİ ÜLKE DIŞ TİCARET HACMİ YILLIK 2,7 MİLYAR DOLAR</strong></h2>

<p>Türkiye'nin geçen yıl Kanada'ya ihracatı 1 milyar 577 milyon 398 bin dolar, bu ülkeden ithalatı da 1 milyar 162 milyon 825 bin dolar oldu.</p>

<p>Böylece geçen yıl iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 2 milyar 740 milyon 223 bin doları buldu. Bu yılın 5 aylık döneminde de Türkiye'nin ihracatı 619 milyon 168 bin dolar, ithalatı 652 milyon 257 bin dolar olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>İhracat fasıllara göre incelendiğinde, 2025'te kazanlar, makineler, mekanik cihazlar ve aletler 158 milyon 781 bin dolarla ilk sırada geldi. Bu faslı 104 milyon 436 bin dolarla demir ve çelik, 97 milyon 45 bin dolarla demir veya çelikten eşyalar takip etti.</p>

<h2><strong>TİCARET BAKANLARI BİR ARAYA GELMİŞTİ</strong></h2>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Kanada Uluslararası Ticaret Bakanı Maninder Sidhu, iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı ilerletmek amacıyla haziran başında görüşme yapmıştı.</p>

<p>Görüşmede enerji sektörü, işbirliğinin daha da geliştirilmesi açısından "umut vadeden bir alan" olarak görülmüştü.</p>

<p>Nükleer enerji alanındaki işbirliği imkanlarının, Kanada'nın CANDU (nükleer reaktör) teknolojisinin Türkiye'nin kaynak çeşitlendirme hedeflerine sağlayabileceği olası katkılar da dahil olmak üzere incelenmesi konusunda anlaşılmıştı.</p>

<p>STA görüşmeleriyle iki ülke arasında savunma sanayisinden enerjiye kadar birçok alandaki işbirliklerinin artırılması ve ticaret hacminin katlanması hedefleniyor.</p>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-kanada-arasinda-yeni-ticari-donem</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/turkiye-kanada.webp" type="image/jpeg" length="76534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZÜ'de “Türkçe Küresel Dildir” toplantısı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/izude-turkce-kuresel-dildir-toplantisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/izude-turkce-kuresel-dildir-toplantisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Türkçe Küresel Dildir” başlıklı bilim toplantısında, Türkçenin tarihî gelişimi, Arapça ve Farsça ile kurduğu karşılıklı etkileşim ve İslâm medeniyeti içerisindeki yeri ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Prof. Dr. Muhammed Harb Vakfı tarafından İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Türkçe Küresel Dildir” konulu bilim toplantısı, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Çoğunluğunu Arap ilim insanlarının oluşturduğu toplantıya, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Azerbaycanlı Oğuz Türkü Dr. Masume İhtiyârî de “Bozkırdan Balkanlara Yayılan Türkçe” başlıklı tebliğiyle katıldı.</p>

<p><img alt="Turkcekuresel" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/turkcekuresel.jpeg" width="1000" /></p>

<p>Toplantıda Türk dilinin tarih boyunca geçirdiği safhalar, Türklerin İslâmiyet’i kabulünden önce ve sonraki dönemde Türkçenin durumu, çağın ilim dili olan Arapça ve edebiyat ile diplomasi dili olan Farsça ile kurduğu münasebetler kapsamlı biçimde ele alındı.</p>

<p>Türkçeye Arapça ve Farsçadan geçen kelimelerin yanı sıra Arapçaya Türkçe ve Farsçadan, Farsçaya ise Türkçe ve Arapçadan geçen kelimeler nitelik ve nicelik bakımından incelendi. Sunulan bildiriler, Türkçe, Arapça ve Farsçanın birbirinden kopuk diller olmadığını, asırlar boyunca aynı medeniyet havzasında karşılıklı olarak geliştiğini ortaya koydu.</p>

<p><img alt="Izüprgram" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/izuprgram.jpeg" width="1000" /></p>

<h2><strong>Oryantalist tarih anlayışına ilmî cevap</strong></h2>

<p>Toplantının öne çıkan yönlerinden biri, Türklerle Arapları birbirinden uzaklaştıran Batı merkezli tarih ve dil anlayışının sorgulanması oldu. İki yüz yılı aşkın süredir Batılı araştırmacılar tarafından hazırlanan ve Türklerle Araplar arasındaki münasebetleri düşmanlık üzerinden okuyan çalışmaların meydana getirdiği ilmî zemin, toplantıda sunulan bildirilerle yeniden değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arap ülkelerindeki bazı okul kitaplarında Türklerin uzun yıllar “sömürgeci” olarak tanıtılması, Türkiye’de ise Şerif Hüseyin ve çevresindeki mahdut bir grubun faaliyetlerinden hareketle bütün Arapların “Türkleri arkadan vurduğu” kanaatinin yaygınlaştırılması, aynı oryantalist anlayışın iki farklı neticesi olarak gündeme geldi.</p>

<p><img alt="Izuprogram" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/izuprogram.jpeg" width="1000" /></p>

<p>Toplantıda, Türklerle Araplar arasındaki tarihî münasebetlerin Avrupa merkezli siyasî anlatılar üzerinden değil, yaşanan hadiseler, arşiv vesikaları ve medeniyet birikimi üzerinden ele alınması gerektiği vurgulandı. Böylece uzun yıllar boyunca zihinlere yerleştirilen yanlış kabullerin ilmî çalışmalarla tashih edilmesinin yolu açıldı.</p>

<h2><strong>"Türkçe dünya ölçeğinde büyük bir dil"</strong></h2>

<p>Türkçenin dünyada en fazla konuşulan diller arasında yer aldığına dikkat çekilen toplantıda, Türk olmayan ilim insanlarının “Türkçe Küresel Dildir” başlığıyla bir araya gelmesi önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.</p>

<p>Türkçenin geniş bir coğrafyada konuşulması, tarih boyunca devlet, edebiyat, ilim, askerlik ve diplomasi dili olarak kullanılması, dilin dünya medeniyet tarihindeki yerini ortaya koyan başlıca unsurlar arasında gösterildi.</p>

<p>Toplantıda sunulan bildirilerin Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak yayımlanacak olması da ele alınan meselelerin kalıcı hâle gelmesi ve milletlerarası ilim çevrelerine ulaşması bakımından önemli bir adım olarak kaydedildi.</p>

<p><img alt="Izudılprogram" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/izudilprogram.jpeg" width="1000" /></p>

<h2><strong>Orta Çağ karanlığı Avrupa’ya aitti</strong></h2>

<p>Toplantıda dile getirilen temel hususlardan biri de 8’inci ve 15’inci yüzyıllar arasında dünya medeniyetinin Müslümanlar tarafından temsil edildiği gerçeği oldu. Avrupa tarih yazımının bütün dünyaya teşmil ettiği “Orta Çağ karanlığı” anlayışının, esasen Avrupa’ya ait bir dönemlendirme olduğu hatırlatıldı.</p>

<p>İslâm dünyasının ilim, tıp, matematik, felsefe, astronomi ve mimaride büyük ilerlemeler kaydettiği bu dönemin önemli bir bölümünde Türk devletlerinin hâkimiyet kurduğu, Türkçenin de bu medeniyet iklimi içerisinde gelişerek büyük bir tarihî birikim meydana getirdiği belirtildi.</p>

<p>Alman araştırmacı Sigrid Hunke’nin Türkçeye <i>Avrupa’nın Üzerine Doğan İslâm Güneşi</i> adıyla çevrilen eserinde de Avrupa’nın Palermo ve Endülüs üzerinden İslâm medeniyetinden aldığı ilim ve kültür mirasının anlatıldığı hatırlatıldı. Avrupa’nın bugün kullandığı rakam sistemini dahi Müslümanlardan aldığına işaret edildi.</p>

<h2><strong>Yeni toplantılar için başlangıç olması bekleniyor</strong></h2>

<p>Türk dili ve edebiyatı alanında çalışan Türk ilim insanlarının toplantıya sınırlı katılım göstermesi bir eksiklik olarak değerlendirilirken, önümüzdeki yıllarda daha geniş katılımlı milletlerarası toplantıların düzenlenmesi temenni edildi.</p>

<p>“Türkçe Küresel Dildir” toplantısının, Türkçenin tarihî ve medenî değerinin yeniden hatırlanmasına, Türklerle Araplar arasındaki ortak mirasın ilmî zeminde ele alınmasına ve Batı merkezli tarih anlayışının aşılmasına katkı sunması bekleniyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/izude-turkce-kuresel-dildir-toplantisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/kureseldil.jpeg" type="image/jpeg" length="60733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihte bugün: Srebrenitsa Katliamı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/tarihte-bugun-srebrenitsa-katliami</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/tarihte-bugun-srebrenitsa-katliami" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna-Hersek’in Srebrenitsa şehrinde 11 Temmuz 1995’te başlayan soykırımda, Ratko Mladiç komutasındaki Sırp birlikleri en az 8 bin 372 Müslüman Boşnak erkek ve çocuğu sistematik biçimde katletti. Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen şehir, Hollandalı askerlerin gözü önünde işgalcilere teslim edildi. Aradan geçen 31 yıla rağmen bine yakın Bosnalının naaşına hâlâ ulaşılamadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yugoslavya’nın parçalanmasıyla başlayan Bosna Savaşı’nın en karanlık safhası, 11 Temmuz 1995’te Srebrenitsa’da yaşandı. Avrupa’nın ortasında, bütün dünyanın gözü önünde gerçekleştirilen soykırımda en az 8 bin 372 Müslüman Boşnak erkek ve erkek çocuk katledildi; binlerce kadın, çocuk ve yaşlı yerlerinden sürüldü.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa topraklarında yaşanan en büyük toplu kıyım olarak kayıtlara geçen Srebrenitsa, Batı’nın “insan hakları”, “uluslararası hukuk” ve “güvenli bölge” söylemlerinin gerçek mahiyetini de ortaya çıkardı.</p>

<p>Josip Broz Tito’nun 1980’deki ölümünün ardından Yugoslavya’daki siyasî ve etnik gerilimler giderek arttı. Federasyonu meydana getiren cumhuriyetlerin bağımsızlık talepleri, 1990’lı yılların başında Yugoslavya’nın parçalanmasına yol açtı.</p>

<p>Bosna-Hersek’in bağımsızlığını ilan etmesinin ardından, Sırbistan tarafından desteklenen Bosnalı Sırp birlikleri Müslüman Boşnakların yaşadığı şehir ve köylere karşı geniş çaplı saldırılar başlattı. Boşnak halkı sürgün, toplu infaz, tecavüz, işkence ve kuşatma yoluyla kendi topraklarından çıkarılmaya çalışıldı.</p>

<p>Bosna’nın doğusunda bulunan Srebrenitsa, çevredeki Sırp saldırılarından kaçan on binlerce Müslümanın sığındığı bir şehir hâline geldi. Savaştan önce yaklaşık 24 bin olan nüfus, mültecilerin gelişiyle 40 ila 60 bin arasına yükseldi. Açlık, ilaçsızlık ve hastalıkların hüküm sürdüğü şehir, dış dünyadan koparılmış büyük bir kuşatma alanına dönüştü.</p>

<h2><strong>Sözde "güvenli bölge" ilanı</strong></h2>

<p>Birleşmiş Milletler, Srebrenitsa’yı 1993 yılında “güvenli bölge” ilan etti. Şehrin korunması görevi Hollanda askerlerinden meydana gelen BM Barış Gücü birliğine verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boşnakların ellerindeki silahlar, güvenliklerinin BM tarafından sağlanacağı gerekçesiyle toplandı. Böylece şehir, yaklaşan Sırp saldırısı karşısında savunmasız bırakıldı.</p>

<p>Ratko Mladiç komutasındaki Bosnalı Sırp ordusunun saldırıları yoğunlaştığında Boşnaklar, kendilerinden toplanan silahların geri verilmesini istedi. Hollandalı birliklerin komutanı Thom Karremans bu talebi reddetti. BM yönetimi etkili bir askerî müdahale gerçekleştirmedi; sınırlı hava faaliyetleriyle yetindi.</p>

<p>11 Temmuz 1995’te Ratko Mladiç’in birlikleri Srebrenitsa’ya girdi. Ağır silahlarla donatılmış Sırp ordusu karşısında Hollandalı askerler geri çekildi. Şehrin güvenliğinden sorumlu BM birliği, kendisine sığınan yaklaşık 25 bin Müslümanı Sırp güçlerinin insafına terk etti.</p>

<p>Daha sonra ortaya çıkan görüntülerde Mladiç’in, şehri boşaltan Hollandalı komutan Karremans’a hediye verdiği görüldü. Bu görüntüler, Srebrenitsa’daki teslimiyetin ve ihanetin sembollerinden biri hâline geldi.</p>

<h2><strong>Erkekler ailelerinden koparıldı</strong></h2>

<p>Sırp birlikleri şehri ele geçirdikten sonra Potoçari’deki BM yerleşkesine sığınan Müslümanları kadınlar, çocuklar ve erkekler şeklinde ayırdı. Kadınlarla çocukların büyük bölümü otobüslere bindirilerek bölgeden sürüldü. Erkekler ve erkek çocuklar ise sorgulama bahanesiyle alıkonuldu.</p>

<p>Yaşları küçük çocuklardan yaşlılara kadar binlerce Müslüman; depolara, okullara, fabrikalara ve boş arazilere götürüldü. Gruplar hâlinde kurşuna dizilen Boşnakların bir kısmı diri diri gömüldü. Bazı babalar çocuklarının, bazı çocuklar babalarının öldürülmesine şahit olmaya zorlandı.</p>

<p><img alt="Srebrenitsa-1" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/srebrenitsa-1.webp" width="1000" /></p>

<p>Srebrenitsa’dan ormanlık alanlar üzerinden Tuzla’ya ulaşmaya çalışan binlerce kişi de Sırp askerlerinin pusularında, bombardımanlarında ve toplu infazlarında şehit edildi.</p>

<p>Sırp Cumhuriyeti Ordusu’nun yanında “Akrepler” adıyla bilinen Sırbistan özel birlikleri de katliamlara katıldı. Soykırımın birkaç gün içinde, önceden hazırlanmış plan doğrultusunda gerçekleştirildiği uluslararası mahkemelerde ortaya konuldu.</p>

<h2><strong>Cesetler toplu mezarlar arasında taşındı</strong></h2>

<p>Sırp güçleri işledikleri suçları gizlemek ve kurbanların kimliklerinin belirlenmesini zorlaştırmak amacıyla şehitlerin naaşlarını toplu mezarlara gömdü. Daha sonra bu mezarlar iş makineleriyle açılarak cesetler parçalandı ve farklı bölgelere nakledildi.</p>

<p>Bu sebeple aynı kişiye ait kemik parçaları birbirinden kilometrelerce uzaktaki farklı mezarlarda bulundu. Bosna-Hersek’te yürütülen çalışmalar sırasında yüzlerce toplu mezar ve binlerce ferdi mezar ortaya çıkarıldı.</p>

<p>DNA incelemeleriyle kimliği belirlenen kurbanlar, her yıl 11 Temmuz’da Potoçari Anıt Mezarlığı’nda düzenlenen törenlerle toprağa veriliyor. Ailelerin bir kısmı, yakınlarından geriye kalan birkaç kemik parçasını defnedebiliyor.</p>

<p><img alt="Srebre" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/srebre.webp" width="1000" /></p>

<p>Potoçari’de sıralanan binlerce beyaz mezar taşı, Avrupa’nın göbeğinde Müslümanlara karşı işlenen soykırımın sessiz şahitleri olarak duruyor. Katledilenlerin bine yakınının naaşı veya kimliği hâlâ tespit edilemedi.</p>

<h2><strong>Hollanda hükümeti istifa etti</strong></h2>

<p>Hollanda hükûmeti, Srebrenitsa’nın düşüşü ve Hollandalı askerlerin rolüne ilişkin hazırlanan raporun ardından 2002 yılında topluca istifa etti.</p>

<p>Sonraki yıllarda Hollanda mahkemeleri de barış gücü askerlerinin korumaları altındaki bazı Boşnakları Sırp birliklerine teslim etmek suretiyle hukuka aykırı hareket ettiğine hükmetti. Hollanda devletinin, belirli kurbanların ölümü bakımından kısmen sorumlu olduğu yönünde kararlar verildi.</p>

<p>Bu hükümler, BM bayrağının ve “güvenli bölge” ilanının Srebrenitsa halkını korumadığını; aksine silahsızlandırılan Müslümanların katillerine teslim edildiğini tescilledi.</p>

<h2><strong>Mladiç ve Karadziç’e müebbet hapis</strong></h2>

<p>Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, Srebrenitsa’da yaşananları soykırım olarak kabul etti. Uluslararası Adalet Divanı da 2007 yılında Srebrenitsa’da soykırım işlendiğine hükmetti.</p>

<p>Bosnalı Sırpların askerî lideri Ratko Mladiç, uzun yıllar saklandıktan sonra 2011’de Sırbistan’da sahte kimlikle yakalandı. Mladiç; soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından müebbet hapis cezasına çarptırıldı.</p>

<p>Bosnalı Sırpların siyasî lideri Radovan Karadziç de Srebrenitsa Soykırımı, Saraybosna kuşatması ve diğer savaş suçlarından mahkûm edildi. İlk olarak 40 yıl hapis cezası verilen Karadziç’in cezası 2019 yılında müebbete çevrildi.</p>

<p>Srebrenitsa’daki suçlardan Momçilo Krayişnik, Bilyana Plavşiç, Zdravko Tolimir ve çok sayıda Sırp askerî ve siyasî yetkili de yargılandı. Buna rağmen soykırım mekanizmasının içinde yer alan birçok fail ya hiç yargılanmadı ya da sınırlı cezalarla karşılaştı.</p>

<h2><strong>Sırp yönetimi soykırımı inkâr ediyor</strong></h2>

<p>Uluslararası mahkemelerin kararlarına rağmen Sırbistan’daki ve Bosna Sırp Cumhuriyeti’ndeki birçok siyasî isim Srebrenitsa’da yaşananların soykırım olduğunu kabul etmiyor.</p>

<p>Sırbistan’ın eski Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç, 2013 yılında Srebrenitsa’da işlenen “suç” sebebiyle özür diledi; ancak soykırım ifadesini kullanmadı. Bosnalı Sırp siyasetçiler de katliamı küçültmeye, kurban sayılarını tartışmaya açmaya ve suçluları kahramanlaştırmaya devam etti.</p>

<p>Bosna Sırp Cumhuriyeti’nde Radovan Karadziç gibi savaş suçlularını öne çıkaran bir okul müfredatının hazırlanmak istenmesi, soykırım inkârının yeni nesillere aktarılmaya çalışıldığını gösterdi. Bosna-Hersek Anayasa Mahkemesi, etnik ayrışmayı derinleştireceği gerekçesiyle söz konusu düzenlemeye engel oldu.</p>

<h2><strong>11 Temmuz uluslararası anma günü ilan edildi</strong></h2>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 23 Mayıs 2024’te kabul ettiği kararla 11 Temmuz’u “Srebrenitsa Soykırımını Anma ve Düşünme Günü” ilan etti.</p>

<p>193 üyeli Genel Kurulda karar 84 ülkenin desteğiyle kabul edildi. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkeler karar lehinde oy kullanırken Sırbistan, Rusya, Çin ve Macaristan’ın da yer aldığı 19 ülke ret oyu verdi. 68 ülke çekimser kaldı, 22 ülke oylamaya katılmadı.</p>

<p><img alt="Srebbreinsta" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/07/srebbreinsta.webp" width="1000" /></p>

<p>Kararda Srebrenitsa Soykırımı’nın inkâr edilmesi ve savaş suçlularının yüceltilmesi kınandı. Üye devletlere, benzer faciaların tekrarını önlemek amacıyla Srebrenitsa’yı eğitim programlarında ele alma çağrısı yapıldı.</p>

<h2><strong>Srebrenitsa’dan Gazze’ye değişmeyen Batı</strong></h2>

<p>Srebrenitsa Soykırımı, Batılı devletlerin ve uluslararası kuruluşların Müslüman halkların uğradığı zulüm karşısındaki kayıtsızlığının tarihî vesikalarından biridir.</p>

<p>1995’te Srebrenitsa “güvenli bölge” ilan edilmiş, Müslümanlar silahsızlandırılmış ve ardından işgalci Sırp birliklerine teslim edilmişti. Bugün Gazze’de de aynı uluslararası mekanizmalar işgal, açlık, tehcir ve toplu katliam karşısında karar yayımlamakla yetiniyor.</p>

<p>Uluslararası mahkemelerin hükümleri uygulanmıyor, Birleşmiş Milletler kararları yaptırıma dönüşmüyor, katliamları gerçekleştiren güçler siyasî ve askerî himaye altında tutuluyor. Srebrenitsa’da kurulan cezasızlık düzeni, Gazze’de işlenen suçlara da zemin hazırlıyor.</p>

<p>Srebrenitsa, Batı’nın insan hakları söyleminin Müslüman kanı karşısında nasıl hükümsüzleştiğini gösteren acı bir tarih levhasıdır. Aradan 31 yıl geçmesine rağmen şehitlerin tamamına ulaşılamadı, ailelerin acısı dinmedi ve adalet tam manasıyla gerçekleşmedi.</p>

<p>11 Temmuz, 8 bin 372 Boşnak Müslümanın hatırasını yaşatma günü olduğu kadar, dünyanın seyirci kaldığı soykırımları unutmama ve unutturmama günüdür.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/tarihte-bugun-srebrenitsa-katliami</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/srebrenitsaa.jpg" type="image/jpeg" length="44828"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşgalin enkaza çevirdiği Gazze'de yeni bir felaket]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/isgalin-enkaza-cevirdigi-gazzede-yeni-bir-felaket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/isgalin-enkaza-cevirdigi-gazzede-yeni-bir-felaket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci Yahudilerin aylarca bombalayarak enkaza çevirdiği Gazze’de halk, açlık, susuzluk, salgın hastalıklar ve barınma krizinin ardından şimdi de kemirgen istilasıyla mücadele ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>GZT Gazze Editörü Sally, Gazze sokaklarında yaptığı gözlemlerde, bölge halkının gece gündüz karşı karşıya kaldığı yeni tehlikeyi anlattı. Binlerce ton enkazın ortasında yaşamaya mecbur bırakılan Gazzeliler, çadırlarına giren farelerin saldırılarıyla karşılaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kemirgen istilasının; yıkıntıların altında kalan şehitlerin naaşları, kullanılamaz hâle gelen kanalizasyon sistemleri, toplanamayan atıklar ve çadırların yakınına kazılan derme çatma tuvaletlerden kaynaklandığı belirtiliyor. Farelerin sayısı ve saldırganlığı ise daha önce görülmemiş boyutlara ulaşmış durumda.</p>

<h2><strong>Çadırları parçalıyor, insanlara saldırıyorlar</strong></h2>

<p>Gazze Şeridi’nde kemirgenlerin girmediği çadırın neredeyse kalmadığını aktaran Sally, farelerin çadır kumaşlarını yırttığını, eşyaları tahrip ettiğini ve buldukları bütün yiyecekleri tükettiğini bildirdi.</p>

<p>Farelerin çocukları ve yetişkinleri ısırdığı, bu saldırıların enfeksiyonlara, hastalıklara ve ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı ifade edildi. İlaç, temizlik malzemesi ve kemirgenlerle mücadelede kullanılacak ekipmanların bölgeye girişine izin verilmemesi, tehlikeyi daha da büyütüyor.</p>

<h2><strong>Dünyanın gözü önünde hayatta kalma mücadelesi</strong></h2>

<p>Teknoloji, yapay zekâ ve refah çağından söz eden dünya, Gazze’de insanların farelerden korunabilmek için gerekli en basit malzemelere dahi ulaşamamasını seyrediyor. İşgal ve abluka altında tutulan şehirde barınmak, temiz su bulmak, yiyecekleri korumak ve hastalıklardan kaçınmak günlük bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmüş durumda.</p>

<p>Gazze’de mevsimler değişirken acının şekli de değişiyor. Kışın soğuk, yağmur ve çamurla mücadele eden halk, yaz aylarının gelmesiyle birlikte sıcaklık, salgın hastalıklar, haşereler ve kemirgen istilasıyla karşı karşıya kalıyor. İşgalci rejimin yaşanmaz hâle getirdiği Gazze’de sefaletin her safhası, yeni bir insani felaket doğuruyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/isgalin-enkaza-cevirdigi-gazzede-yeni-bir-felaket</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/gaza-cadir.jpg" type="image/jpeg" length="19361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail, Gazze'de insani yardımları kısıtlamaya devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-gazzede-insani-yardimlari-kisitlamaya-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-gazzede-insani-yardimlari-kisitlamaya-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, terörist İsrail'in Gazze'de insani yardım operasyonlarını kısıtlamaya devam ettiğini ve bu sebeple bulaşıcı hastalıkların da yaygınlığını koruduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BM Genel Sekreter Sözcüsü Dujarric, günlük basın toplantısında konuştu.</p>

<p>BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) çalışanlarının İsrail'in Gazze'deki insani yardım operasyonlarını kısıtlamaya devam ettiğini aktardığını belirten Dujarric, uluslararası insani hukuk uyarınca İsrail'e yükümlülüklerini hatırlattı.</p>

<p>Dujarric, 'Biz ve ortaklarımız, Gazze'nin 2,1 milyon sakininin neredeyse tamamını etkileyen uzun süreli yerinden edilmeyle karşı karşıya kalan insanları desteklemeye devam ediyoruz.' dedi.</p>

<p>Gazze'deki sivillerin, İsrail'in hava saldırıları, askeri faaliyetlerle bağlantılı yeni yerinden edilmeler ve sözde 'sarı hat' çevresindeki hareket kısıtlamalarından etkilendiğini belirten Dujarric, ayrıca Gazze'de bulaşıcı hastalıkların yaygınlığını koruduğuna da dikkati çekti.</p>

<p>Dujarric, Gazze'de akut solunum ve deri hastalıklarının en sık bildirilen rahatsızlıklar olmaya devam ettiğine işaret ederek, 'Özellikle Han Yunus çevresindeki bölgede su kaynaklı hastalıklar artmaya devam ederken, geçen hafta 18 binden fazla yeni suçiçeği, dış parazit istilası ve bakteriyel deri enfeksiyonu olan impetigo vakası kaydedildi.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail işgali altındaki Batı Şeria'daki duruma da dikkati çeken Sözcü, 'İnsani yardım ortaklarımız, İsrail askeri operasyonları, yerleşim genişlemesi ve yerleşimci şiddeti arasında daha fazla Filistinlinin yerinden edildiğini bildiriyor.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dujarric, ay başından beri Filistinlilere ait 24 binanın yıkıldığını belirterek, 'İsrail yetkilileri, Filistinlilerin alması neredeyse imkansız olan inşaat izinlerinin eksikliği nedeniyle bu yapıları sık sık yıkıyor.' dedi.</p>

<p>Batı Şeria'da da İsrail'in Filistinlilerin geçim kaynakları ve temel hizmetlere erişimini kısıtlamayı sürdürdüğünü belirten Dujarric, fonlama açısından da işgal altındaki Filistin topraklarında insani yardım operasyonları için gereken 4,1 milyar doların bu yıl sadece dörtte birini alabildiklerini kaydetti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-gazzede-insani-yardimlari-kisitlamaya-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/gazzeyardim-2.webp" type="image/jpeg" length="61138"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye-KKTC doğal gaz hattı başlıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiye-kktc-dogal-gaz-hatti-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiye-kktc-dogal-gaz-hatti-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında enerji arz güvenliğini üst seviyeye çıkaracak stratejik bir anlaşma sağlandı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İki ülke arasında imzalanan "KKTC'ye Doğal Gaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı" imza töreninde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Akdeniz’in altından geçecek doğal gaz boru hattı projesinin çalışmalarının başladığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Projenin teknik detaylarını aktaran Bakan Bayraktar, Anamur'dan başlayıp Teknecik'e ulaşacak iletim hattının toplam 101 kilometre uzunluğunda tasarlandığını belirtti. Projenin 97 kilometresinin deniz tabanına döşeneceğini, 4 kilometresinin ise karadan ilerleyeceğini ifade eden Bayraktar, hatta 2 adet 22 inçlik boru kullanılacağını dile getirdi. Sistemin çift yönlü akış kabiliyetine sahip olacağını vurgulayan Bakan, bu tasarım sayesinde Türkiye'den adaya gaz gönderilebileceğini, ilerleyen süreçte adada bulunabilecek bir gaz kaynağının da Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılabileceğini söyledi.</p>

<p>Boru hattıyla gelecek doğal gazın öncelikli olarak elektrik üretiminde kullanılacağını ifade eden Bayraktar, projenin kesintisiz elektrik arzı sağlama noktasında kritik bir rol üstleneceğini belirtti. Türkiye’nin adanın enerji ihtiyacı için bugüne kadar 7 adet mobil elektrik santralini bölgeye sevk ettiğini ve 2021 yılından bu yana kamu şirketleri eliyle fuel oil tedariki sağladığını hatırlatan Bakan, bu yeni adımın KKTC halkına daha ucuz ve sürekli enerji imkanı sunacağını kaydetti.</p>

<p>Türkiye'nin enerji vizyonunun doğal gaz altyapısının ötesine geçtiğini ve kapsamlı bir elektrikleşme hamlesini barındırdığını dile getiren Bayraktar, ulaştırma, tarım ve turizm gibi sektörlerde elektrik kullanımını yaygınlaştırmayı amaçladıklarını bildirdi. KKTC’nin de bu doğrultuda bir elektrikleşme master planı yürüttüğünü söyleyen Bakan, araçların elektrikliye dönüşmesiyle artacak enerji talebinin bu hat sayesinde güvenle karşılanacağını, böylece petrol ürünü ithalatının azalarak ülke ekonomisine katkı sunacağını ifade etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiye-kktc-dogal-gaz-hatti-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 23:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/trkktcdogalgaz.webp" type="image/jpeg" length="83943"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="28307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="94214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="70717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="20825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="26184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="91722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="89913"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="94959"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="57636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="75693"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="32565"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="97974"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="91725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="94773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="83933"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="37598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="73707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="47375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="73828"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="94880"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
