<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 10 Jul 2026 20:06:17 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epstein'ın asistanına mağdurlardan sert tepki]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/epsteinin-asistanina-magdurlardan-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/epsteinin-asistanina-magdurlardan-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pedofili milyarder Jeffrey Epstein’ın 18 yıl boyunca en yakınında bulunan asistanı Lesley Groff’un ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi’nde verdiği ifadeler, mağdurlar arasında büyük bir öfkeye sebep oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Groff’un komite önünde sarf ettiği; kızların kendisine yabancı olduğu, yaş bilgisine tamamen uzak kaldığı ve maddi transferlerin dışında yer aldığı yönündeki iddiaları, mağdurların sert tepkisiyle karşılaştı. Çok sayıda mağdur, eski asistanın gerçekleri gizlediğini ve kongre üyelerini yanılttığını belirtti.</p>

<p>CNN kanalına açıklamalarda bulunan çok sayıda Epstein mağduru, Groff’un yeminli beyanlarının hilaf-ı hakikat olduğunu savundu. Mağdurlar, Groff ile geçmişte defalarca yüz yüze geldiklerini, yaş bilgilerinin kendisinde mevcut olduğunu ve ödemeleri bizzat ondan aldıklarını dile getirdi. Buna karşılık Groff, Epstein’ın kendisini uzun yıllar boyunca manipüle ettiğini öne sürerek, "18 yıl boyunca Dr. Jekyll için mesai harcadım fakat gerçek Bay Hyde ile ancak şimdi yüzleşiyorum" şeklinde bir savunma yaptı. Hukuk makamları Groff hakkında adli kovuşturma sürecini başlatmayı şu an için ertelemiş durumdadır.</p>

<h2><strong>Komite ifadeleri mercek altına aldı</strong></h2>

<p>Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Sözcüsü, mevcut deliller ile Groff’un ifadelerinin karşılaştırılması sürecinin başladığını duyurdu. Yeni kanıt sunmak isteyen şahısların komiteye başvurması yönünde çağrı yapıldı. Komitenin Demokrat kanadından Sara Guerrero, Groff’un ifadelerinin yemin altında tazeletilmesi mecburiyetini vurguladı. ABD kanunlarına göre Kongre’ye kasıtlı olarak gerçek dışı beyanda bulunmak, ağır cezai müeyyidelere tabidir.</p>

<p>Groff’un Kongre’de sarf ettiği, malikaneye masaj amacıyla gelen kadın ve çocuklara tamamen yabancı olduğu yönündeki iddiası, mağdurların şahitlikleriyle boşa düştü. CNN’e konuşan altı mağdur, Groff ile doğrudan iletişim kurduklarını net bir dille ifade etti. 13 yaşındayken Epstein ile karşılaşan Marina Lacerda, Groff’u düzenli olarak gördüğünü belirterek, "Asistan gerçekleri çarpıtıyor. Sadece benim yakın çevremden en az üç-dört kızla bizzat temas kurdu" sözleriyle tepkisini gösterdi. Diğer mağdurlar da Groff ile Epstein’ın Nevyork’taki lüks ikametgahında ve çalışma ofisinde çok kez karşı karşıya geldiklerini aktardı.</p>

<h2><strong>Yaş bilgileri bizzat asistan tarafından toplandı</strong></h2>

<p>Yaş mevzusu da mağdurlar ile eski asistan arasındaki çelişkileri keskinleştirdi. Groff, kızların yaşlarından bütünüyle uzak olduğunu iddia ederken, mağdurlar bu durumun aksini kesin delillerle ortaya koydu. Marina Lacerda, Groff’un yeni getirilecek kızlar hakkında derinlemesine sorgulamalar yaptığını ifşa ederek, "Telefon görüşmelerinde 'Kaç yaşında? Memleketi neresi? Dış görünüşü nasıl?' şeklinde sorular yöneltirdi" dedi. Lacerda, zaman içerisinde Groff’un kızlardan okul kimlik kartlarını talep etmeye başladığını da sözlerine ekledi.</p>

<p>Epstein ile irtibat kuran Sharlene Rochard ise seyahat planlamaları için pasaport bilgilerini Groff’a teslim ettiğini belirterek, "Yaşımızı bütünüyle bilmekteydi" beyanında bulundu. Kimliğini gizli tutan bir başka mağdur, hayatındaki ilk pasaport müracaatını Groff’un refakatinde gerçekleştirdiğini söyleyerek, "Tüm şahsi bilgilerimi bizzat kaydetti. Yaşımı bilmesi mutlak bir gerçekliktir" ifadesini kullandı. Buna mukabil Groff, hafızasında sadece pasaport fotoğraflarının kaldığını savunarak suçlamalardan sıyrılmaya çalıştı. Katolik okulunda eğitim gördüğü sırada suistimale uğrayan bir diğer mağdur ise Groff’un kendisini okuldan erken ayrılmaya teşvik ettiğini, Epstein’ın yanına okul üniformasıyla gittiğini ve Groff’un bu duruma doğrudan şahitlik ettiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Paralar beyaz zarflarla teslim edildi</strong></h2>

<p>Maddi konular da Groff’un iddialarını sarsan bir başka başlık oldu. Eski asistan, Kongre’de Epstein adına şahsen nakit aktarmaktan uzak durduğunu, sadece lojistik organizasyonları yürüttüğünü savundu. Mağdurlar ise nakit parayı doğrudan Groff’un elinden teslim aldıklarını şahitlikleriyle ortaya koydu. Lacerda, özellikle milyarderin şehir dışında olduğu dönemlerde Groff’un kendisine yüz dolarlık banknotlarla dolu beyaz zarflar sunduğunu aktardı.</p>

<p>Bir diğer mağdur, "Lesley’den neredeyse gün aşırı nakit temin etmeye giderdik" diyerek ödemelerin bizzat Groff tarafından yapıldığını doğruladı. Lisa Phillips ise eğitim masraflarının karşılanması amacıyla hazırlanan çekleri Groff’tan aldığını belirterek, asistanın savunmasının tamamen gerçek dışı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Epstein mağdurları, adli süreçlerde dinlenen eski çalışanların sürekli olarak geçmişi perdelemesine veya gerçekleri unuttuğunu iddia etmesine tepki göstererek, adaletin tam manasıyla tecelli etmesini talep ediyor. Jeffrey Epstein’ın kurduğu organize suç ağından ötürü ABD adalet sistemi tarafından cezalandırılan tek isim, eski iş ortağı Ghislaine Maxwell oldu. ABD Adalet Bakanlığı ise kamuoyuna sunulan milyonlarca sayfalık Epstein belgesine rağmen, diğer şüpheliler hakkında cezai dava açılması adına gerekli hukuki altyapının eksik kaldığını savunuyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/epsteinin-asistanina-magdurlardan-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 19:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/epst-2.webp" type="image/jpeg" length="29404"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İspanya'da iki üst düzey İsrailli askere Sumud Filosu soruşturması]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ispanyada-iki-ust-duzey-israilli-askere-sumud-filosu-sorusturmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ispanyada-iki-ust-duzey-israilli-askere-sumud-filosu-sorusturmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya Ulusal Mahkemesi,  Gazze'ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'na 1 Ekim 2025'te uluslararası sularda düzenlenen yasa dışı saldırıyla ilgili iki üst düzey İsrailli askeri yetkili hakkında soruşturma açılmasını kabul etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> İspanya'da hükümet ortaklarından Birleşik Sol (IU) ile Komünist Parti ve bazı sivil toplum örgütlerince yapılan şikayet sonrasında, Ulusal Mahkeme Hakimi Francisco de Jorge, Küresel Sumud Filosu'na 1 Ekim 2025'te yapılan müdahale sırasında gerçekleştirilen yasa dışı alıkoyma suçuyla ilgili olarak, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve diğer bir üst düzey asker hakkında soruşturma açma kararı aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İspanyol hakim ayrıca, İspanyol bayraklı gemilerde meydana gelen olayları bağımsız olarak soruşturup soruşturamayacağını veya söz konusu olayların soykırım, savaş suçları veya insanlığa karşı suçlarla ilgili soruşturmaya dahil edilip edilemeyeceğini belirtmesi için Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcılığına başvuracağını duyurdu.</p>

<p>Hakim de Jorge, İsrail ordusunun 1 Ekim 2025'te Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda (kıyıdan yaklaşık 70 deniz mili açıkta) seyir ederken baskın düzenlediği ve askeri personelin teknelerin kontrolünü ele geçirip filo üyelerini özgürlüklerinden mahrum bıraktığı olayda, İspanyol bayraklı birkaç geminin de bulunması nedeniyle Ulusal Mahkeme'nin bu şikayeti soruşturma yetkisine sahip olduğunu duyurdu.</p>

<p>Diğer yandan İspanyol bayraklı teknelerdeki yasa dışı gözaltılarla ilgili soruşturmaya devam edileceği ve acil görülen her türlü işlemin gerçekleştireceği belirtildi.</p>

<p>Küresel Sumud Filosu, İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ablukayı kırmak ve bölgeye insani yardım ulaştırmak amacıyla ilk kez 13 Eylül 2025'te Akdeniz'e açılmıştı.</p>

<p>Filo, Gazze'ye ulaşmak için ikinci denemesini de geçen nisan ayında yapmıştı.</p>

<p>İsrail ordusu, Küresel Sumud Filosu'nun her iki girişiminde de yasa dışı olarak uluslararası sularda teknelere saldırmış, filo üyelerini de yasa dışı gözaltına almıştı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ispanyada-iki-ust-duzey-israilli-askere-sumud-filosu-sorusturmasi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ksumud.webp" type="image/jpeg" length="98139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: Ateşkes sona erdi!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trump-ateskes-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trump-ateskes-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde konuşan Trump, İran ile yürütülen diplomatik ve askeri süreçlere dair açıklamalarda bulundu. İki ülke arasındaki gerilimin seyrini değiştirecek mesajlar veren Trump, ateşkes döneminin bütünüyle kapandığını ilan etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tahran yönetiminin kendileriyle müzakereleri sürdürme yönünde talepte bulunduğunu belirten Trump, bu talebi onayladıklarını dile getirdi. Buna karşın Vaşington'un pozisyonunun net olduğunu vurgulayan Trump, İran tarafına ateşkesin bittiğini kesin bir dille ilettiklerini aktardı. Yaşanan bu küresel gelişme, bölgedeki askeri hareketliliğin hızlı bir şekilde artmasına sebep oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Askeri operasyonların kapsamına dair detaylar paylaşan Trump, mevcut saldırıların şiddetini belirli bir seviyede tuttuklarını ifade etti. Köprüleri yıkma gücünü ellerinde bulundurduklarını söyleyen lider, stratejik öneme sahip Hark Adası’nı kontrol altına alma potansiyeline sahip olduklarını vurguladı. Trump, Amerikan ordusuna petrol boru hatlarını koruma ve buraları hedef listesinin dışında tutma talimatı verdiğini de sözlerine ekledi.</p>

<p>Geçmiş günlerdeki kritik anlara da değinen Trump Ali Hamaney için düzenlenen cenaze töreni esnasında askeri operasyonları askıya aldıklarını belirtti. İranlıların bu süreçte kendilerinden süre talep ettiğini aktaran Trump, bu talebe güvenli bir ortam sağlayarak karşılık verdiklerini söyledi.</p>

<p>Deniz ablukası stratejisinin sadece İran sınırları içinde geçerli olacağını ifade eden Trump, güncel operasyonların bilançosunu paylaştı. Son harekâtta İran’a ait 28 gemiyi imha ettiklerini duyuran Trump, yeni saldırıların her an başlayabileceği sinyalini vererek konuşmasını tamamladı</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trump-ateskes-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/iranhurm.png" type="image/jpeg" length="17067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakan Fidan: İsrail ile çatışma yaşanması için hiçbir sebep yok]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hakan-fidan-israil-ile-catisma-yasanmasi-icin-hicbir-sebep-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hakan-fidan-israil-ile-catisma-yasanmasi-icin-hicbir-sebep-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NATO Zirvesi sonrası verdiği röportajda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun politikalarını bölgesel ve küresel güvenlik için tehdit olarak nitelendirirken, Türkiye ile İsrail arasında çatışma için hiçbir neden olmadığını söyledi. Fidan ayrıca Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan'ın bölgesel barış için yeni bir çalışma grubu kurduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NATO zirvesinin ardından ünlü gazeteci Hadley Gamble’ın "On the Record" programına özel bir röportaj veren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, küresel gelişmeler hakkında konuştu.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile yaşanan gerilimin ardından ateşkesin "bittiği" yönündeki iddiasına katılmadığını belirten Fidan, yaşanan son olayların bir "misilleme" değil, bir iletişim kopukluğu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Perşembe gecesi İranlı mevkidaşıyla yaptığı telefon görüşmesinin ardından sorunun köküne dair daha derin bir anlayışa sahip olduğunu kaydeden Fidan, şöyle konuştu:</p>

<p>"Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin nasıl uygulanacağı konusunda taraflar arasında bir iletişim eksikliği ve yanlış anlaşılma olduğunu düşünüyorum. Her iki tarafın da içtenlikle ateşkesi korumak ve barış anlaşmasında ilerlemek istediğine inanıyorum. Yine de kaza, provokasyon veya yanlış anlaşılma riski her zaman mevcuttur; bu yüzden çok dikkatli olmalıyız. Çözüm, gerilimi düşürmektir."</p>

<h3><strong>Netanyahu'ya eleştiri</strong></h3>

<p>Röportajın en keskin ve sert bölümünü terörist İsrail'e ayıran Bakan Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve siyasi destekçilerini eleştirdi.</p>

<p>Yaklaşan İsrail seçimleri öncesinde Netanyahu’nun koltuğunu korumak için yapay bir "dış düşman" yaratmaya ihtiyacı olduğunu belirten Fidan şöyle dedi:</p>

<p><i>"Netanyahu hükümetinin politikaları sadece bizim için bir sorun değil. Onun politikaları ve hükümeti; İsrail'in kendisi için bir yük, bölge için bir yük ve uluslararası güvenlik için hem bir yük hem de açık bir tehdit. Bence Trump bunu anlıyor"</i></p>

<p>Terörist İsrail'in yeni Şam yönetimini istikrarsızlaştırmaya çalışıp çalışmadığı yönündeki soruya "İsrail'in bölge ülkelerine yönelik geçmiş ve mevcut davranış kalıplarına baktığınızda, evet, Suriye'nin istikrarlı ve güçlü bir şekilde gelişmesini istemiyorlar" yanıtını veren Fidan, Avrupa liderlerinin de bu tehlikeyi yeni yeni fark etmeye başladığını aktardı.</p>

<h3><strong>"Erdoğan tuzağa düşmeyecek bir lider"</strong></h3>

<p>Gazeteci Hadley Gamble’ın, sertleşen retoriklerin ardından "Türkiye ile İsrail arasında açık bir askeri çatışma yaşanma ihtimali var mı?" sorusuna Fidan oldukça net bir yanıt verdi:</p>

<p>"Açık bir çatışma yaşanması için hiçbir neden yok."</p>

<p>Fidan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin zirvedeki değerlendirmelerine katılarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail'in hiçbir provokasyon tuzağına düşmeyeceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Gazze </strong></h3>

<p>Gazze'deki duruma da değinen Fidan, ABD Başkanı Trump tarafından desteklenen "Barış Kurulu" (Board of Peace) planının soykırımı durdurmada etkili bir araç olduğunu kabul etti ancak vaat edilen yardımların ulaştırılması konusunda planın henüz tam anlamıyla başarıya ulaşamadığını söyledi:</p>

<ul>
 <li>"İnsanların yeterli barınak, ilaç ve insani yardım alması konusundaki vaatlerin yerine getirilmesi noktasında plan henüz tamamen başarılı olamadı.</li>
 <li>Körfez'deki savaş nedeniyle uluslararası dikkat başka yöne kaydı. Filistinlilerin insani yardıma ulaşabilmesi için uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısını acilen artırması gerekiyor."</li>
</ul>

<h3><strong>Türkiye-Pakistan-Mısır-Suudi Arabistan çalışma grubu</strong></h3>

<p>Bölgedeki sorunların artık bölge ülkeleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini ifade eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bu doğrultuda atılan tarihi bir adımı ilk kez paylaştı. Arap Birliği veya Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) gibi mevcut yapıların çok resmi ve hantal kaldığını, buralardan hızlı ve kalıcı karar almanın zor olduğunu belirten Fidan, yeni kurulan mekanizmayı şu sözlerle duyurdu:</p>

<p>"Bu yılın başlarında Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan olarak bölgemizde barışa dayalı 'yeni bir düzen' inşa etmek amacıyla bir çalışma grubu kurduk. Amacımız mevcut kurumların yerini almak değil, çok daha hızlı hareket etmek ve kararlar uygulamak"</p>

<h3><strong>İran</strong></h3>

<p>Bölgesel kalıcı barışın ancak tüm ülkelerin egemenlik haklarına saygı duyulmasıyla mümkün olacağını belirten Fidan, Irak'taki durumun düzelmesi ve bölgedeki gerilimin bitmesi için İran'ın vekil güçleri üzerindeki hakimiyetine de değinilmesi gerektiğini söyledi:</p>

<ul>
 <li>"İran, uzun süredir bu ülkelerde vekil güçler bulundurmasını bir 'önleyici güvenlik politikası' olarak savunuyor; tıpkı İsraillilerin güvenlik gerekçesiyle bölgenin geri kalanını işgal etmesi gibi.</li>
 <li>Eğer bölgedeki her aktörün güvenliğini, siyasi egemenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti altına alacak yeni bir güvenlik anlayışı geliştirebilirsek, o zaman İran'a dönüp 'Bakın, artık hepimiz kendi köşelerimize çekilebiliriz' diyebiliriz. İran'ın bu gerçekleri anlayacak olgunlukta olduğuna inanıyorum.</li>
 <li>ABD ve İran arasında bir barış anlaşmasına varılırsa, işte o zaman gerçekten sağlıklı tartışmalara başlayabiliriz."</li>
</ul>

<p>Kaynak: Gazete Oksijen</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hakan-fidan-israil-ile-catisma-yasanmasi-icin-hicbir-sebep-yok</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/v2normalhaberboyutuablonsuzkopyas-2026-07-10t144119714-1783684034.jpg" type="image/jpeg" length="87873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Japonya, yapay zekaya kişisel verilere rızasız erişimi açan yasayı kabul etti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/japonya-yapay-zekaya-kisisel-verilere-rizasiz-erisimi-acan-yasayi-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/japonya-yapay-zekaya-kisisel-verilere-rizasiz-erisimi-acan-yasayi-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya, yapay zeka geliştirmelerini hızlandırmak için kişisel veri koruma yasasını revize etti. Yeni düzenleme, şirketlere belirli koşullarda bireylerin rızası olmadan verileri yapay zeka ve istatistiksel analiz amacıyla kullanma imkânı tanırken, veri ihlallerine ağır para cezaları öngörüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Japonya'da yapay zeka alanındaki yerli gelişmeleri desteklemek amacıyla, şirketlerin hassas bilgileri kullanabilmelerini sağlayan kişisel veri koruma yasası parlamentodan geçti.</p>

<p>Kyodo News'in haberine göre, Japonya Parlamentosu yapay zeka alanında yerli gelişmeleri desteklemek amacıyla şirketlerin 'rıza olmaksızın' hassas bilgileri kullanabilmelerini sağlayan revize edilen kişisel veri koruma yasasını kabul etti.</p>

<p>Yasa değişikliği, işletmeler ve diğer kuruluşların, yalnızca istatistiksel analiz ve yapay zeka geliştirme amacıyla bireylerin rızası olmaksızın kişisel verileri toplamalarına olanak tanıyan bir istisna getiriyor. Bu istisna, küresel yapay zeka yarışında Japonya'nın rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.</p>

<p>İşletmeler ve diğer kuruluşların yalnızca istatistiksel analiz ve yapay zeka geliştirme amacıyla bireylerin kişisel verilerini toplamalarına olanak tanıyan yasa değişikliği kapsamında ayrıca, 1000'den fazla kişinin kişisel verilerini usulsüz bir şekilde kullanan şirketlere, bu bilgilerden elde edilen kar tutarına eşdeğer bir para cezası verilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Parlamento ayrıca, hükümetin yapay zeka ve otonom sürüş gibi ileri teknolojilerin geliştirilmesinde kullanılmak üzere verileri özel sektör şirketlerine ve araştırma enstitülerine sağlamasına yönelik ayrı yasa tasarılarını da kabul etti.</p>

<p><i>AA</i></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/japonya-yapay-zekaya-kisisel-verilere-rizasiz-erisimi-acan-yasayi-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/2784ab26-yapay-zeka-icin-ezber-bozan-adim-veri-kurallari-degisti.webp" type="image/jpeg" length="32034"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ve Rusya S-400 füzesi için görüşmelere başladı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-rusya-s-400-fuzesi-icin-gorusmelere-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-rusya-s-400-fuzesi-icin-gorusmelere-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Peskov, Türkiye ve Rusya'nın S-400 füzesinin satışı için görüştüğünü açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna tarafının krizin barışçıl çözümü konusunda isteksiz olduğunu belirterek "Rusya, hedeflerine barış müzakereleri yoluyla ulaşma konusunda açık." dedi.</p>

<p>Peskov, başkent Moskova'da gazetecilere, gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Ukrayna krizinin barışçıl çözümünden yana olduklarını söyleyen Peskov, "Rusya, hedeflerine barış müzakereleri yoluyla ulaşma konusunda açık. Buna Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de açık." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Peskov, Ukrayna'nın krizin barışçıl çözüm sürecini sürdürme niyetinde olmadığını belirten "Kiev'in barışçıl çözümü konusunda isteksiz olduğu durumda, (Ukrayna'da) özel askeri operasyonu sürdürüyoruz. Ukrayna tarafı, gerginliği artırmaya çalışırken, biz Ukrayna'da güvenlik bölgesini genişletmeye devam ediyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Ukrayna ordusunun, Rusya'nın kontrolündeki Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne (NGS) yönelik saldırıları yoğunlaştırdığına işaret eden Peskov, bunun aşırı derecede tehlikeli olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dmitriy Peskov, bu konuda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile temas halinde olduklarını aktardı.</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında telefon görüşmesinin henüz gerçekleşmediğini söyleyen Peskov, ABD tarafı ile temasları sürdürdüklerini dile getirdi.</p>

<h2><strong>RUSYA'DAN S-400 MESAJI: TÜRKİYE İLE BU KONUDA TEMASLARIMIZ OLDU</strong></h2>

<p>Sözcü Peskov, "Türk basını, Türkiye'nin Amerikan yaptırımlarından kurtulmak için S400'leri başkasına sattığını yazdı. Türkiye, Rusya'dan bu konuda izin istedi mi? Rusya buna nasıl bir tepki gösterdi?" şeklindeki bir soruya ise "Bu, çok hassas bir konu. Türkiye ile bu konuda temaslarımız oldu. Türk tarafıyla bu konudaki temasları sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/turkiye-ve-rusya-s-400-fuzesi-icin-gorusmelere-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/s400.webp" type="image/jpeg" length="62697"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB, müfredatta Sultan Vahideddin hakkındaki Kemalist çarpıtmayı düzeltti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/meb-mufredatta-sultan-vahideddin-hakkindaki-kemalist-carpitmayi-duzeltti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/meb-mufredatta-sultan-vahideddin-hakkindaki-kemalist-carpitmayi-duzeltti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatta yaptığı son değişiklik, eğitim sistemimizin üzerine bir asırdır çöken Kemalizm karanlığının çarpıtmalarını düzeltme yolunda atılmış müspet bir adımdır. Yıllardır ders kitaplarında "hain" yaftasıyla anılan, "İngiliz gemisiyle vatanı satarak kaçtı" yalanıyla şahsiyeti lekelenen Sultan Vahdettin Han’a, nihayet geç de olsa hakkı teslim edilmeye başlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatta yaptığı son değişiklik, eğitim sisteminin üzerine çökmüş olan Kemalizm karanlığının çarpıtmalarından birini düzeltme yolunda müspet bir adım oldu. Yıllardır çocuklarımıza "hain" diye ezberletilen, "İngiliz gemisine binip vatanı satarak kaçtı" yalanıyla şahsiyeti lekelenmeye kalkılan Sultan Vahdettin Han’a karşı yapılan bu düzenleme ile, geç de olsa bir nebze Sultan'a hakkı teslim edilmiş oluyor.</p>

<p>Ders kitaplarında yıllarca "son padişah İngiliz gemisi ile İstanbul’dan kaçtı" diyerek zihinleri bulandıran, padişaha itibar suikastına kalkışan o pespaye ifade kaldırıldı. Yeni müfredatta, Sultan Vahdettin Han'ın devletin bekası adına çıktığı yolculuk, "Sultan Vahdettin 17 Kasım’da Malta Adası’na gitmek üzere ülkeyi terk etti" (Birgün) şeklinde yer aldı. Ve ayrıca Vahdeddin Han'ın başına "Sultan" ifadesi koyuldu.</p>

<p>Kemalistlerin Sultan Vahdettin'e karşı bu bitmek bilmeyen kini boşuna değildir. Onlar, Osmanlı’yı ve onun padişahı Vahdettin Han’ı "hain" ilan etmeden kendi çarpık meşruiyetlerini kuramazlardı. Akılları sıra manipülasyonlarla, sultanın işgal altındaki o kısıtlı imkanlarla, "el mahkum" aldığı kararları görmezden gelerek tarihe ihanet ettiler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oysa,</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anadolu’daki İstiklal Savaşı, Sultan Vahdettin’in iradesi ve desteğiyle başlamıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mustafa Kemal’i Anadolu’ya gönderen, ona o zor günlerde yüklü miktarda para desteği sağlayan bizzat Sultan’dır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>O, vatanı için kendini feda etmiştir. Eğer cebine birkaç elmas koyup gitseydi, bugün "hain" damgasıyla değil, zengin bir sürgün hayatıyla anılırdı. O ise gurbet ellerde beş parasız ve cenazesi bile ortada kalacak şekilde, vatanından uzaklaşmanın hüznüyle ölmeyi göze almıştır.</p>
 </li>
</ul>

<p>Sultan Vahdettin Han, "taht ile teneşir arasında" o ince çizgide, milletinin selameti için kendi ismini, şanını ve şerefini feda eden bir vakar heykelidir.</p>

<p>Vahdettin Han hain değildir; ona "hain" diyenler, kendi meşruiyetlerini bir padişahın itibarını zedeleyerek kurmaya çalışan tarih müfterileridir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/meb-mufredatta-sultan-vahideddin-hakkindaki-kemalist-carpitmayi-duzeltti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/420c5d44-a49d-492d-9af0-ebb2a2594ece.png" type="image/jpeg" length="20077"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allahsız üniversite düzeni memlekete pislik saçıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/allahsiz-universite-duzeni-memlekete-pislik-saciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/allahsiz-universite-duzeni-memlekete-pislik-saciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devletin “her şehre bir üniversite” diyerek uyguladığı eğitim politikasıyla birlikte; rektöründen öğrencisine, güvenlik görevlisinden hademesine kadar Allahsız kitapsız tipler türemiş, Anadolu’yu saran üniversiteler memlekete ne kadar pisliği varsa saçmaya başlamıştır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Teknik Üniversitesi mezuniyet töreninde, üzerlerinde Kur'an-ı Kerim ayeti yazılı olan pankartları taşımak isteyen öğrencilere üniversite güvenlik görevlileri müdahale etti. Güvenlik birimleri, tören alanında pankart açılmasının genel kurallar gereği yasak olduğunu öne sürerek pankartları öğrencilerin elinden zorla aldı.</p>

<p>Buna karşılık öğrenciler, alan içerisinde farklı içeriklere sahip çok sayıda pankartın taşınmasına ve açılmasına hiçbir engel çıkarılmadığını, müdahalenin yalnızca dini değerleri içerem panolara yönelik çifte standartlı bir uygulama olduğunu ifade etti.</p>

<h1><strong>Allahsız üniversite düzeni memlekete pislik saçıyor</strong></h1>

<p>Yıllardır “her şehre bir üniversite” sloganıyla Müslüman Anadolu’nun bağrına “üniversite” adı altında zehirli tohumlar ekildi. Bu zehrin acı mahsulü, bugün Anadolu’nun kalbinde İslâm düşmanlığı ve manevi değerlere yapılan saldırılarla bir kez daha bütün çirkinliğiyle bir kez daha kendini gösterdi.</p>

<p>Mevcut politikalar ile birlikte şehirlerin sosyolojik yapısı bozuldu, laik eğitim anlayışı altında bölgelerin sosyal ve coğrafi dokusu tahrip edildi. Ahlaktan, imandan ve kendi kültüründen uzaklaştırılan nesiller yetiştirilirken gençlik de büyük ölçüde berhava edildi. Uygulanan eğitim modeli, üniversitelerin kurulduğu şehirlerde aile yapısından kültürel hayata kadar geniş çaplı bir tahribata yol açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müfredatından idari kadrosuna, rektöründen kapıdaki güvenliğine kadar Batıcı, köksüz ve mukaddesat düşmanı bir zihniyetin kurumsal çarkına dönüşen bu yapılar; kendi milletine, tarihine ve inancına yabancı nesiller yetiştirmeye, âdeta gâvur imal etmeye devam ediyor. Kendi topraklarının ruh kökünden kopuk bu kadrolar, İslâm’a ve Müslümanların mukaddeslerine karşı tahammülsüzlüğü bir meziyet sayacak kadar aşağılık bir hâle gelmiş durumda.</p>

<p>Ortaya çıkan bu manzara, devletin uyguladığı eğitim politikalarının ve mevcut müfredatın içine düştüğü pisliğin doğrudan neticesi niteliğinde. Rektöründen güvenlik görevlisine kadar İslâm’a yönelik içinde kin besleyen bu küfür yobazları, her türlü ahlâksızlığa, sapkınlığa ve milletin değerlerini hedef alan pankartlara serbestlik tanırken Allah’ın kelâmına karşı yasakçılık duvarı örüyor.</p>

<p>Bugün mezuniyet meydanlarında sergilenen bu tavır, tesadüfî bir hadise sayılamaz. Karşımızda, kendi öz değerlerine düşman hâle gelmiş, mukaddesat karşıtı ve maneviyat yoksunu bir eğitim düzeninin çürümüş mahsulü bulunuyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/allahsiz-universite-duzeni-memlekete-pislik-saciyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/uni-duzen.png" type="image/jpeg" length="80769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Srebrenitsa soykırımında 1000'den fazla kişinin cenazesi hala bulunamadı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/srebrenitsa-soykiriminda-1000den-fazla-kisinin-cenazesi-hala-bulunamadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/srebrenitsa-soykiriminda-1000den-fazla-kisinin-cenazesi-hala-bulunamadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Srebrenitsa Soykırımı'nın üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen, katledilen 8 bin 372 Boşnak'tan 1000'den fazlasının cenazesine hâlâ ulaşılamadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bosna Hersek'te, Birleşmiş Milletlerin (BM) 'güvenli bölge' ilan ettiği Srebrenitsa'nın 11 Temmuz 1995'te Bosnalı Sırp birliklerince işgal edilmesinin ardından yaşanan ve uluslararası mahkemeler tarafından 'soykırım' olarak tanınan katliamın üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen, 1000'den fazla kurbanın cenazesine ulaşılamadı.</p>

<p>Bosna Savaşı'nın son döneminde, BM kararıyla 'güvenli bölge' statüsünde bulunan Srebrenitsa, 11 Temmuz 1995'te savaş suçlusu Ratko Mladic komutasındaki Bosnalı Sırp birlikleri tarafından işgal edildi.</p>

<p>Kentin işgal edilmesinin ardından binlerce Boşnak sivil, Potoçari'deki BM üssüne sığınarak Hollandalı barış gücü askerlerinden koruma bekledi. BM bünyesinde görev yapan Hollandalı askerlerin kontrolündeki üsse ulaşan siviller, daha sonra Bosnalı Sırp güçlerine teslim edildi.</p>

<p>Sırp birlikleri, kadın ve çocukların Boşnak askerlerin kontrolündeki bölgelere geçmesine izin verirken, erkekleri sistematik şekilde ayırdı. Ormanlık alanlar, fabrikalar, depolar ve farklı noktalarda gerçekleştirilen infazlarda en az 8 bin 372 Boşnak erkek ve çocuk şehit edildi.</p>

<p>Katledilen kurbanlar, suçun izlerini gizlemek amacıyla toplu mezarlara gömüldü. Daha sonra birçok mezar iş makineleriyle açılarak, cenazeler farklı bölgelerdeki toplu mezarlara dağıtıldı. Bu yöntem, hem delillerin yok edilmesini hem de kurbanların kimliklerinin tespit edilmesini zorlaştırdı.</p>

<p>Aradan geçen yıllara rağmen birçok kurbanın kemiklerine farklı toplu mezarlarda ulaşıldı. Aynı kişiye ait kemik parçalarının farklı mezarlardan çıkarılması nedeniyle kimlik tespit çalışmaları uzun yıllar sürdü.</p>

<h3><strong>Soykırım</strong></h3>

<p>Srebrenitsa'da yaşananlar, savaşın ardından yürütülen uluslararası yargı süreçlerinde ayrıntılı şekilde ele alındı.</p>

<p>Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesinde (ICTY) görülen davalarda elde edilen deliller doğrultusunda Hollanda'nın Lahey kentindeki Uluslararası Adalet Divanı (UAD), 2007'de verdiği kararla Srebrenitsa ve çevresinde yaşananların uluslararası hukuk açısından 'soykırım' niteliği taşıdığına hükmetti.</p>

<p>Yargılamalar kapsamında Bosnalı Sırp ordusunun komutanı Ratko Mladic ile Bosnalı Sırpların siyasi lideri Radovan Karadzic başta olmak üzere çok sayıda üst düzey isim çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.</p>

<p>Srebrenitsa, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Avrupa'da mahkeme kararıyla soykırım olarak tescillenen en büyük katliam olarak tarihe geçti.</p>

<h3><strong>31 yıldır toplu mezarlarda arama çalışmaları sürüyor</strong></h3>

<p>Savaşın sona ermesinin ardından kayıp kişilerin bulunması amacıyla Bosna Hersek genelinde kapsamlı kazı çalışmaları başlatıldı.</p>

<p>Bugüne kadar Srebrenitsa soykırımı kurbanlarına ait cenazeler, 77'si toplu mezar olmak üzere 150 farklı noktada yürütülen kazılarda ortaya çıkarıldı.</p>

<p>Toplu mezarlardan çıkarılan kemik kalıntıları, DNA analizleri ve adli tıp incelemelerinin ardından kimliklendirilerek ailelerine teslim edildi.</p>

<p>Kimliği belirlenen kurbanlar, her yıl 11 Temmuz'da Srebrenitsa'daki Potoçari Anıt Mezarlığı'nda düzenlenen törenlerle toprağa veriliyor.</p>

<p>Bugüne kadar Potoçari Anıt Mezarlığı'nda 6 bin 772 soykırım kurbanı defnedilirken, 250 kurban ise ailelerinin talebi doğrultusunda farklı yerel mezarlıklarda toprağa verildi.</p>

<p>Aradan geçen 31 yıla rağmen, Srebrenitsa soykırımında yaşamını yitiren ve cenazelerine henüz ulaşılamayan 1000'den fazla kişinin bulunması için çalışmalar sürüyor.</p>

<p>Her yıl yeni kimlik tespitlerinin tamamlanmasıyla bulunan kurbanlar, ailelerinin onayı doğrultusunda eksik kemiklerle de olsa defnediliyor. Bazı aileler ise ileride başka kemik parçalarının bulunabileceği umuduyla defin işlemini yıllarca ertelemeyi tercih ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Srebrenitsa'da her yıl düzenlenen anma törenleri ise yalnızca yeni bulunan kurbanların son yolculuğuna uğurlandığı bir tören olmanın ötesinde, dünyanın gözü önünde işlenen soykırımın unutulmaması ve benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması çağrısının simgesi olmayı sürdürüyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/srebrenitsa-soykiriminda-1000den-fazla-kisinin-cenazesi-hala-bulunamadi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/srebrenitsa-katliami-30-yilinda-1000-kisi-hala-kayip.webp" type="image/jpeg" length="89190"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollandalı Sumud aktivistlerinden İsrail askerlerine suç duyurusu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hollandali-sumud-aktivistlerinden-israil-askerlerine-suc-duyurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hollandali-sumud-aktivistlerinden-israil-askerlerine-suc-duyurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze'ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu'na katılan Hollandalı aktivistler, gözaltında maruz kaldıkları işkence ve cinsel saldırılar nedeniyle İsrail askerleri hakkında Hollanda Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Aktivistler, sorumluların yargılanmasını talep etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazze'ye insani yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na katılan Hollandalı aktivistler, gözaltı sürecinde terörist İsrail askerlerinin işkence ve cinsel saldırıda bulunduğu gerekçesiyle Hollanda Savcılığına suç duyurusunda bulundu.</p>

<p>Hollandalı Sumud Filosu aktivistleri, gözaltında uğradıkları işkence ve cinsel saldırı nedeniyle İsrail askerleri hakkında Hollanda Savcılığına başvurdu.</p>

<p>Saldırıya uğrayan aktivistlerden Jesse van Schaik ile suç duyurusunu hazırlayan hukuk ekibinden Roos Ykema, AA muhabirine yaptıkları değerlendirmede, Hollanda vatandaşlarının Filistinlilerin her gün maruz kaldığı şiddetle karşı karşıya kaldığını belirterek, sorumlu İsrail askerlerinin yargılanmasını istediklerini ve uluslararası hukukun ancak bu tür başvurularla işletilebileceğini vurguladı.</p>

<p>Hollandalı Van Schaik, uluslararası sularda yasa dışı şekilde kaçırıldıklarını, uzun süre silah zoruyla tutulduklarını ve 180 kişiyle bir konteynere sıkıştırılarak 'hayvan muamelesi' gördüklerini anlattı.</p>

<p>Hücrelere nakledilirken çok şiddetli muameleye maruz kaldığını söyleyen Van Schaik, 'Beni ayak ve el kelepçeleriyle yerde sürüklediler, dövdüler. Cezaevinde beni farklı bir hücreye götürüp, kelepçeliyken ve hiçbir şey yapamazken göğüslerimin fotoğrafını çektiler.' dedi.</p>

<p>Suç duyurusu dosyalarını yasa dışı kaçırma, işkence, şiddetli kötü muamele ve cinsel saldırı üzerine hazırladıklarını dile getiren Van Schaik, askerlerin kendilerini sözlü olarak tehdit ettiğini, hücreye gaz verilmekle tehdit edildiklerini belirtti.</p>

<p>Filonun barışçıl bir misyonla ve insani yardım malzemesiyle yola çıktığını vurgulayan Van Schaik, bu nedenle İsrail'in kendilerine saldırmaya hiçbir hakkının bulunmadığını, uluslararası hukukun çiğnendiğini söyledi.</p>

<p>Hollanda'nın hala resmi müttefiki olarak gördüğü İsrail tarafından kaçırılıp işkenceye uğradığının altını çizen Van Schaik, özellikle saldırıyı düzenleyen İsrail askerlerinin yargılanmasını istediklerini ifade etti.</p>

<p>Terörist İsrail'in bu denli aşırı güç kullanmasını, filonun Gazze'deki ablukayı kırma amacından duyulan korkuya bağlayan Van Schaik, İsrail'in Filistinlilere yönelik soykırımı sürdürmek istediği için filodan çekindiğini savundu.</p>

<h3><strong>Hollanda hükümeti umursamaz davrandı</strong></h3>

<p>Van Schaik, olayın ardından Hollanda hükümetinden hiçbir destek görmediklerini, hükümetin yalnızca İstanbul'daki elçilikten bir görevli gönderdiğini, ailesine ise dönüş uçuşunun ücretini ödeyemeyeceklerini bildiren bir mektup ilettiğini anlattı.</p>

<p>Başbakan'ın kendileriyle görüşmeyi reddettiğini, konuya ilişkin yalnızca tek bir mesaj paylaştığını aktaran Van Schaik, toplumun, komşularının, aile ve arkadaşlarının Başbakan'a ve Dışişleri Bakanı'na mektuplar yazdığını, ancak hükümetin tepkisinin asgari düzeyde kaldığını söyledi.</p>

<p>Hukuki sürecin siyasi baskılardan etkilenebileceği uyarısında bulunan Van Schaik, İsrail'in Hollanda'daki lobisinin çok güçlü olduğunu ve bunun süreci etkilemesini beklediğini dile getirdi.</p>

<p>İsrail'le meselenin hiçbir zaman hukuki prosedürlerle ilgili olmadığını, aksi halde ülkenin çoktan mahkum edilmiş olacağını savunan Van Schaik, 'Eğer İsrail kendini korumak için Hollanda'da hukuk dışı yollara başvurursa, bu, kendi hukuk devletimizin İsrail tarafından saldırıya uğraması demektir ve buna izin veremeyiz.' dedi.</p>

<p>Van Schaik, bu sürecin takipçisi olmanın yalnızca aktivistlerin değil, tüm toplumun ve gazetecilerin görevi olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Dünya Filistinlilerin çektiği acıları umursamıyor"</strong></h3>

<p>Hollanda Savcılığına yapılan başvuruyu hazırlayan hukuk ekibinde yer alan Roos Ykema, dünyanın Filistinlilerin çektiği acıları umursamadığını, filonun ise Batılı hükümetlerin daha değerli gördüğü hayatları kullanarak sorumluların hesap vermesini sağlamaya çalıştığını söyledi.</p>

<p>Ykema, aktivistler İsrail'den döner dönmez yaralarının ve morluklarının fotoğraflandığını, kısa süre içinde kapsamlı tanık ifadelerinin alındığını ve Hollanda hukukuna göre hangi suçların işlendiğini tespit etmek için bir avukatlık ofisiyle çalıştıklarını aktardı.</p>

<p>Hangi suçların işlendiğine nihai olarak savcılığın ya da mahkemenin karar vereceğini belirten Ykema, aktivistlerin uluslararası sularda kaçırılarak özgürlük haklarının ihlal edildiğini, keyfi biçimde alıkonulduğunu, insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye, bazı durumlarda işkence, cinsel şiddet ve psikolojik işkenceye maruz kaldıklarını ifade etti.</p>

<h3><strong>Cinsel saldırı, işkence, adam kaçırma...</strong></h3>

<p>Ykema, uykusuz bırakma, aşağılama ve sahte infazların da bu uygulamalar arasında yer aldığını; insani yardım ulaştırmak için Gazze'ye ulaşmaya çalışan kişilerin kaçırılıp işkenceye uğratıldığının altını çizerek 'Pek çok kişi bana en kötüsünü kendilerinin yaşamadığını söyledi; onlar için en kötüsü, diğer aktivistlerin çığlıklarını duyup onlara ne olduğunu bilememekti. Hayatta kalmak için mi bağırıyorlar, tecavüze uğradıkları için mi yoksa işkence mi? Bu kişilere ne yapıldığını bilmeden çığlıklarını duymak en kötüsüydü.' diye konuştu.</p>

<p>Girit'e ulaşıldığında 180 kişiden 34'ünün ağır yaralı olduğu için doğrudan hastaneye kaldırıldığını aktaran Ykema, İsrail askerlerinin insanları yüzlerinden yaraladığını, görüntülerin tüm dünyaya yayılacak olmasını dahi umursamadığını vurguladı.</p>

<p>Ykema, Hollanda hukukunun bu tür suçlarda yargı yetkisine sahip olduğunu ancak bunun yalnızca ağır suçlarla sınırlı olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>"Savcı kendiliğinden harekete geçmeliydi"</strong></h3>

<p>Hollanda yasalarına göre yargı yetkisinin doğması için suçun cezasının en az sekiz yıl hapisten başlaması gerektiğini ifade eden Ykema, tek bir yumruk darbesinin bu eşiği karşılamadığını ancak cinsel şiddet, işkence ve kaçırma suçlarının bir arada işlenmiş olmasının Hollanda savcısına kovuşturma açma yetkisi verdiğini söyledi.</p>

<p>Suç duyurusuna ilişkin savcılıktan henüz bir yanıt almadıklarını ve kanıtların bir kısmını hala derlediklerini belirten Ykema, aslında suçluları soruşturmanın vatandaşların değil savcının görevi olduğunu vurguladı.</p>

<p>İşkenceye uğratılan Hollanda vatandaşlarının görüntüleri dünyada dolaşırken Hollandalı savcıların kendiliğinden bu kişileri dinleyip suçları soruşturmamasının hayal kırıklığı yarattığını anlatan Ykema, benzer başvuruların diğer ülkelerde de yapıldığını, uluslararası hukukun ancak bu şekilde işletilebileceğini kaydetti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hollandali-sumud-aktivistlerinden-israil-askerlerine-suc-duyurusu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/thumbs-b-c-1926cae77ddde165fbeda69bc29d19b0.webp" type="image/jpeg" length="25993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÇELİKKUBBE'ye 1,47 milyar avroluk dev takviye]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/celikkubbeye-147-milyar-avroluk-dev-takviye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/celikkubbeye-147-milyar-avroluk-dev-takviye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ASELSAN, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile hava savunma sistemlerinin seri üretimi için yaklaşık 1,47 milyar avroluk yeni sözleşme imzaladı. Anlaşma, Türkiye'nin çok katmanlı hava savunma sistemi ÇELİKKUBBE projesinin kapasitesini daha da güçlendirecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ASELSAN, hava savunma sistemlerinin devam eden seri üretim projelerine ilave olarak yaklaşık 1,5 milyar avroluk yeni sorumluluk üstlendi.</p>

<p>Şirketten yapılan KAP açıklamasına göre, ASELSAN ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı arasında, hava savunma sistemlerinin devam eden seri üretim projelerine ilave olarak toplam tutarı 1 milyar 470 milyon 500 bin 12 avro olan sözleşme imzalandığı bildirildi.</p>

<p>ASELSAN, sahip olduğu yeteneklerle Türkiye'nin hava savunmasına güç katıyor. Çok Katmanlı Hava Savunma Sistemi ÇELİKKUBBE, tüm irtifa ve menzillerde hava sahasındaki her türlü tehdidi bertaraf edebiliyor.</p>

<p>Sistemler sistemi olarak tanımlanan ÇELİKKUBBE, 'gök vatanın' dört bir yanını kapsayacak güvenlik şemsiyesi olarak dikkati çekiyor. Katmanlar halindeki sistem, çok alçak irtifadan başlayıp en yükseğe varana kadar tüm tehditleri bir yelpaze içinde karşılayabiliyor.</p>

<p>ÇELİKKUBBE, 'Hedefi tespit et, değerlendir, karar ver ve imha et' şeklinde görev yapıyor. En son SİPER'in kullanıma alınmasıyla ÇELİKKUBBE'de bütün katmanlar tamamlanarak envantere kazandırıldı. Sistemin en alçak irtifasında daha çok sürü dronlara ve kamikaze İHA'lara karşı maliyet etkin savunmayı amaçlayan KORKUT benzeri sistemler bulunuyor. ÇELİKKUBBE'nin orta katmanında HİSAR, üst katmanında ise SİPER yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ÇELİKKUBBE, ASELSAN'ın uzun yıllardır geliştirdiği teknolojik yetkinliklerin bir araya getirilmesiyle kurgulanan oyun değiştirici bir yetkinlik olarak göze çarpıyor. Her geçen gün yeni kabiliyetler kazanan ÇELİKKUBBE, güncellenmeye ve örülmeye devam ediliyor.</p>

<h3><strong>Hava savunmada Türkiye'nin beyni</strong></h3>

<p>ÇELİKKUBBE, tüm hava savunma unsurlarının ve silahların bir ağ yapısı altında entegre çalışmasını sağlıyor. Ortak hava resmi oluşturan ÇELİKKUBBE, bu görüntülerin gerçek zamanlı olarak harekat merkezlerine ulaştırılmasını ve yapay zeka destekli şekilde karar vericilere sunulmasına olanak tanıyor.</p>

<p>ÇELİKKUBBE ile KORKUT, HİSAR-A, GÖKER, GÖKBERK, HİSAR-O ve SİPER gibi hava savunma sistemleri birbirine entegre şekilde çalışabiliyor. Silah sistemlerine ilaveten hedefin hassas takibini, teşhisini ve sınıflandırmasını gerçekleştiren radar ve elektro-optik sistemler de ÇELİKKUBBE içerisinde bir bütün halinde görev yapıyor.</p>

<p>İçerisinde birçok hava savunma silah sistemini, radarı, elektro-optik çözümleri, haberleşme modüllerini, komuta kontrol istasyonlarını ve yapay zekayı barındıran ÇELİKKUBBE, Türkiye'nin hava savunma alanındaki beyni durumunda bulunuyor.</p>

<p>ÇELİKKUBBE'de aslan payını ASELSAN üstleniyor. ASELSAN'ın paydaşlarıyla gerçekleştirdiği ÇELİKKUBBE'nin ana misyonu, hava resminin gerçek zamanlı oluşturulup dağıtılması ve tüm algılayıcılar ile silahların bir ağ yapısı altında tam entegre çalışması olarak tanımlanıyor.</p>

<h3><strong>HAKİM ile tüm unsurlar koordineli çalışıyor</strong></h3>

<p>Yüksek teknoloji hava tehditlerine karşı etkinlik sağlayabilmek için tüm unsurların koordineli kullanımına ihtiyaç duyuluyor. Bu amaçla ASELSAN portföyündeki mevcut çözümler ve gelecekte devreye alınacak sistemlerin bir arada ve tam entegre çalışmasını sağlaması için ÇELİKKUBBE devreye alındı.</p>

<p>ÇELİKKUBBE içerisindeki sistemlerin koordinasyon halinde çalışmasını yönetecek üst akıl çözümü HAKİM, yine ASELSAN tarafından sağlanıyor. Buna ek olarak, algılayıcı sistemler ve haberleşme çözümleri de ASELSAN tarafından geliştiriliyor.</p>

<p>HAKİM Hava Komuta Kontrol Sistemi, Türkiye'de milli imkanlarla geliştirilen ilk hava komuta kontrol sistemi olarak öne çıkıyor. HAKİM, bu özellikleriyle ÇELİKKUBBE'nin kritik bir parçası olarak görev yapıyor.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/celikkubbeye-147-milyar-avroluk-dev-takviye</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/22d1d99a-milyar-avroluk-dev-butce-aciklandi-resmi-gazete-oncesi-kapa-bildirildi-gok-vatanin-ust-akli-icin-dugmeye-basildi.webp" type="image/jpeg" length="97335"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyevileşme]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/dunyevilesme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/dunyevilesme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed">Kafaların karışık, gönüllerin bulanık, bakışların şaşı olduğu bir zaman diliminde yaşıyoruz. Bundan çok değil, çeyrek asır önce cami kürsülerinden cemaate, “Zaman sana uymuyorsa, sen zamana uy!” sözünün tehlikeleri anlatılır, Müslümanlığın kıvamının, zamanın gidişatına, yani “dünyevileşmeye” direnmekle kaim olduğu vurgulanırdı.</p>

<p color="dimmed">Geçmiş peygamberlerin kavimlerinin ortak hikâyesini teşkil eden kadim arızanın ahir zamandaki müradifi olan “dünyevileşme” illetine karşı, kökü derinlere giden bir tavırla direnç gösterirdi Müslüman toplumumuz. «Eski köye» getirilmek istenen «yeni adet”lere karşı, özellikle de “gâvur icadı” şeylerse, refleksif de olsa tutum alır, böyle şeyleri hayatımıza sokmamak için özel bir hassasiyet gösterirdik.</p>

<p color="dimmed">Şimdilerde «Zaman sana uymuyorsa sen zamana uy!” sözünün anlattığı mazmunu, “çağı yakalama”, “global düşünme”, “dünyayla bütünleşme”… gibi -bir yanı mutlaka “madde”ye bakan- cezbedici cümleler eşliğinde “hâl” olarak yaşıyoruz…</p>

<p color="dimmed">Genellikle Tanzimat’la başlatılan, ama fiilen Cumhuriyet’le hayata geçirilen modernleşme maceramız, geldiğimiz noktada Tanzimat aydınlarına dahi parmak ısırtacak raddeye ulaşmış bulunuyor. En “muhafazakâr” bilinen kimse ve kesimlerde dahi bin yılı aşan müktesebata “yukarıdan” ya da daha doğrusu “dışarıdan” bakma tavrı hâkim; artık yeni bir kimliğimiz, yeni bir vizyonumuz, yeni bir din ve dünya algımız var…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">Dini muhafaza konusunda gösterilen sebatı, elinde kor ateş tutmaya denk sayan hadis-i şerif acaba hangi zaman diliminden ve nasıl bir dindarlıktan bahsediyor olabilir? Şimdiye kadar o hadisi hemen tamamen “Müslümanın kâfirden baskı göreceği” bağlamına yerleştirerek anladık ve anlattık. Oysa -bu bağlamı da ihtiva etmekle birlikte- o hadisin daha farklı bir duruma işaret etmekten hâli olmadığını söylememiz gerekiyor.</p>

<p color="dimmed">Dinî algı tarzında Ümmet’in yoğun ve yaygın biçimde maruz kaldığı “dönüşüm”e direnerek, Selef’ten tevarüs ettiğimiz itikad, amel, ahlak, bilinç ve tasavvurun muhafaza ve müdafaasına çalışanların, bizzat din kardeşleri pozisyonundaki çevrelerden gördüğü/göreceği tepkiyi akılda tutarak baktığımızda mezkûr hadisin işaret ettiği durumun günümüzde çarpıcı biçimde fiilen yaşandığını müşahede edeceğiz.</p>

<p color="dimmed">İbnu'z-Zemlekânî diye bilinen Kemâluddîn Ali b. Abdilvâhid el-Ensârî (727/1327) hocalarından birisinin kendi yaşadığı dönemle ilgili olarak, “Derken, onların ardından yerlerine Kitab’a (Tevrat’a) varis olan (kötü) bir nesil geldi. Şu geçici dünyanın değersiz malını alır ve “(nasıl olsa) bağışlanacağız” derlerdi. Kendilerine benzeri bir mal gelse onu da alırlar. Peki Allah hakkında, gerçek dışında bir şey söylemeyeceklerine dair onlardan Kitap'ta söz alınmamış mıydı? Onun içindekileri okumamışlar mıydı? Oysa Allah›a karşı gelmekten sakınanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hiç düşünmüyor musunuz?” ayetiyle ilgili olarak şu tespitte bulunduğunu aktarıyor:</p>

<p color="dimmed">“Bu ayet adeta bizim hakkımızda inmiştir. Ulemanın dünyalığa tamahı sebebiyle günümüzde bela büyümüş ve yaygınlaşmış bulunuyor. Bu ortamda dinini muhafaza gayretinde olan mü’min ise elinde kor ateş tutan kimse durumunda. Cehaletin yaygınlaşmış bulunması dolayısıyla söz konusu âlimler halkın gönlünde yer tutmuş, görüşlerine itibar edilen ve arkasından gidilen kimseler olmuşlardır. Oysa, halk nazarında “âlim” olsalar da bu kimseler melekût âleminde “cahil”dirler. Kendilerinin önder ve görüşlerinin hâkim ve nafiz olduğu toplumda (ancak) Sünnet’e sımsıkı sarılan kimse onlarla mücadele edebilir. Çünkü Sünnet’e sarılmak (suretiyle mücadele etmek) halk nazarında onların gerçek yüzünü ortaya koymayı, çirkinliklerini su yüzüne çıkarmayı mümkün kılar…”</p>

<p color="dimmed">Bu satırlarda geçen “ulemanın dünyaya tamahı” ifadesi ne anlatıyor olabilir? Gönlünü dünyaya kaptırarak ahiretini unutmuş, zalim idarecilere yaltaklanan, menfaat için İslâmî hükümleri çarpıtan ahlak düşkünü “ulema-i sû” takımını mı?</p>

<p color="dimmed">İlk akla gelen onlar olsa da bu ifade, «dünyevileşme» tabiriyle ifade edilen rüzgâra paçasını kaptırmış, bu yüzden de sahip olduğu formasyonu ahkâmın dünya-hayat lehine yorumlanması istikametinde kullanan ve bunu da iyi niyetle yaptığında şüphe bulunmayan alimleri de kapsamına alır! Şüphe yok ki İbnu›z-Zemlekânî›nin adını vermediği hocası günümüzde yaşasaydı, zemmettiği âlimleri anlatırken onların “modernite” ve “dünyevileşme” ile ilişkisine değinecekti!</p>

<p color="dimmed">Şurası aşikâr: Günümüzde «Sünnet ve Cemaat”e değil, ama “ehli”ne kemiyet ve keyfiyet planında arız olan zafiyetler, bir başka hadis-i şerifte ifade buyurulan “kutlu garipler”in yaşadığı durumu çağrıştırıyor. Zira bu garipliğin, elinde kor ateş tutmaktan çok farklı bir yanı yok.</p>

<p color="dimmed">Hayırlı cumalar…</p>

<p color="dimmed">Ebubekir Sifil, Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/dunyevilesme</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/funye.webp" type="image/jpeg" length="97135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Robert Wilson, 5 maddede Batı'nın İslam'dan neden korktuğunu anlattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/robert-wilson-5-maddede-batinin-islamdan-neden-korktugunu-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/robert-wilson-5-maddede-batinin-islamdan-neden-korktugunu-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Robert Wilson, Batı'nın İslam'dan duyduğu korkunun faizsiz ekonomi, güçlü aile yapısı, disiplinli yaşam, bağımsız düşünce ve medya anlatılarının sorgulanması gibi unsurların mevcut düzeni tehdit etmesinden kaynaklandığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Robert Wilson, Batı dünyasının İslam'dan korktuğuna dair öne sürdüğü beş temel nedeni şu başlıklarla açıklıyor:</p>

<p><strong>Ekonomik Sistem:</strong> İslam'ın faizsiz, sömürüsüz ve borç döngüsünden uzak ekonomik modelinin, mevcut Batılı kapitalist düzenin temelini tehdit ettiğini belirtiyor. Servetin birikmesi yerine dolaşımda olması ve adaleti önceleyen bu sistemin, borç üzerine kurulu endüstriler için bir risk oluşturduğunu ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Alkol ve Eğlence Sektörü:</strong> Batı ekonomisinin büyük oranda dikkat dağıtıcı unsurlar (alkol, kumar, cinsel içerikli medya) üzerine kurulu olduğunu savunuyor. İslam'ın disiplinli, onurlu ve aile odaklı yaşam tarzını teşvik etmesinin, bu devasa sektörlerin müşteri kaybetmesine neden olacağını iddia ediyor.</p>

<p><strong>Sağlık ve Suç Oranları:</strong> İslami değerlere sahip toplulukların madde bağımlılığı ve şiddet içeren suçlar konusunda daha düşük oranlara, daha güçlü aile yapılarına sahip olduğunu belirtiyor. Bu toplumsal istikrarın, devasa bütçeler harcanan polislik, hapishane ve sağlık sistemlerinin başarısızlıklarını görünür kıldığını öne sürüyor.</p>

<p><strong>Kontrol Kaybı ve Kimlik: </strong>İslam'ın insanlara tüketim odaklı olmayan, ahlak ve topluluk temelli bir kimlik kazandırdığını belirtiyor. Bu şekilde, ne olduğunu bilen ve kendi değerlerine sahip bireylerin; trendler, pazarlama kampanyaları veya siyasi korkularla manipüle edilmesinin zorlaştığını ve bu durumun eski güç odaklarını paniklettiğini savunuyor.</p>

<p><strong>Medya Anlatıları:</strong> Medyanın on yıllardır İslam'ı bir "korku unsuru" olarak yansıttığını, çünkü korkunun izleyici çektiğini ve toplumu bölerek yönetmeyi kolaylaştırdığını iddia ediyor. İslam'ın barışçıl ve dönüştürücü bir güç olarak gösterilmesinin, mevcut kontrol mekanizmalarının ve etkinin çöküşüne yol açacağını belirtiyor.</p>

<p>Wilson, sonuç olarak Batı'nın korkusunun radikalizmle değil; adil bir ekonomi, disiplinli bir yaşam, bağımsız düşünce ve pazarlamaya ihtiyaç duymayan bir gerçeklik sunması nedeniyle kontrolü kaybetme endişesinden kaynaklandığını öne sürüyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/robert-wilson-5-maddede-batinin-islamdan-neden-korktugunu-anlatti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-10-tem-2026-10-21-46-1.png" type="image/jpeg" length="68171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna yakında ABD'den Patriot füzeleri alacak]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ukrayna-yakinda-abdden-patriot-fuzeleri-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ukrayna-yakinda-abdden-patriot-fuzeleri-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ABD'den Patriot sistemlerine ait PAC-3 füzelerinin önümüzdeki günlerde teslim edileceğini açıkladı. Zelenskiy ayrıca, Patriot füzelerinin Ukrayna'da üretimi için ABD'den lisans talep ettiklerini ve Avrupa ile ek sevkiyatlar konusunda görüşmelerin sürdüğünü bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, kısa bir süre içerisinde ABD'den Patriot hava savunma sistemlerine ait PAC-3 tipi füzeleri alacaklarını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ukrayna basınına göre Zelenskiy, sosyal medya hesabı üzerinden gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ve Avrupa ülkelerin liderleri ile Patriot hava savunma sistemlerinde kullanılan PAC-3 tipi füzelerinin en kısa sürede temin edilmesi konusunda görüştüğünü kaydeden Zelenskiy, 'Önümüzdeki günlerde ABD'den bir parti (Patriot füzelerini) alacağız. Ayrıca Avrupalılarla da ayrı anlaşmalarım var. Henüz net şartlar yok ancak ek PAC-3 sevkiyatları olacak.' dedi.</p>

<p>Zelenskiy, Ukrayna'nın Patriot hava savunma sistemlerinde kullanılan füzeleri üretmesi için ABD'den lisans talep ettiğini ve bu konuda Trump ile Ankara'da görüştüğünü belirtti.</p>

<p>Trump'ın lisans konusuna olumlu yaklaştığını aktaran Zelenskiy, 'Amerika Birleşik Devletleri, Ukrayna'yı bu konuda hazır bir ülke olarak tanıdı.' diye konuştu.</p>

<p>Zelenskiy, Rusya'dan gelebilecek olası tehditlere karşı Avrupa ülkeleriyle ortak bir hava savunma sistemi kurulmasını hedefleyen 'Freya' projesinin oluşturulması için girişiminde bulunduğunu anımsattı.</p>

<p>Projeye ilişkin yakında Fransa'nın başkenti Paris'te bir zirve düzenleneceğini belirten Zelenskiy, burada 'Freya'nın ayrıntılarını tanıtacaklarını aktardı. Zelenskiy, projenin bir füze savunma sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Zelenskiy, Rus ordusunun 6 Temmuz'da Kiev bölgesine bağlı Vişneve kasabasına düzenlediği saldırıyı anımsatarak, saldırıda bir mühimmat deposunun vurulduğunu söyledi.</p>

<p>Saldırının yol açtığı tabloyu 'kesinlikle korkunç' sözleriyle nitelendiren Zelenskiy, 'Vişneve'de bir mühimmat deposu vardı. Düşman bu depoyu vurdu. Çok sayıda insan yaralandı. Çok sayıda kayıp var.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ukrayna-yakinda-abdden-patriot-fuzeleri-alacak</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/images-21-3.jpg" type="image/jpeg" length="88214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksa Tufanı dünyayı sarsıyor: İngiltere'de "Gazze" özrü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/aksa-tufani-dunyayi-sarsiyor-ingilterede-gazze-ozru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/aksa-tufani-dunyayi-sarsiyor-ingilterede-gazze-ozru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'de İşçi Partisi'nin İsrail'e verdiği ilk desteği "yanlış" olarak nitelendiren Burnham, partisi adına özür diledi. 7 Ekim sonrası artan toplumsal tepkiler ve seçmen kaybı karşısında geri adım atan Burnham, İsrail'e yönelik ticari yaptırımları gündeme aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere'de Başbakan Keir Starmer'ın istifasının ardından İşçi Partisi liderliğine ve başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Andy Burnham, partisinin terörist İsrail'in Gazze saldırılarına verdiği ilk destek nedeniyle kamuoyundan özür diledi. 7 Ekim'de başlayan Aksa Tufanı'nın küresel çapta doğurduğu siyasi kırılma, Batılı liderleri geleneksel İsrail politikalarında geri adım atmaya zorlamaya devam ediyor.</p>

<p>İngiliz <i>The Guardian</i> gazetesine konuşan Burnham, İsrail'in askeri harekatının başlangıcında İşçi Partisi'nin doğru tutum sergilemediğini belirterek, "Yanıtımız yeterince iyi değildi, daha iyisini yapmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu açıklama, 7 Ekim'den bu yana İngiltere siyasetinde yaşanan değişimin somut bir göstergesi olarak okunuyor. Burnham’ın özrünün temelinde, Aksa Tufanı'nın dünya genelinde ve İngiltere özelinde soğurduğu büyük kırılma yatıyor. 7 Ekim öncesinde İngiltere'nin İsrail'e verilen kayıtsız şartsız destek, siyasetçiler için güvenli bir alandı. Ancak Gazze'deki yıkımın boyutları ve bu yıkımın engellenememesi, İngiltere'de büyük çaplı protestolara yol açtı.</p>

<p>Keir Starmer yönetimindeki İşçi Partisi, ilk günlerde İsrail'in "kendini savunma hakkını" öne çıkarıp Gazze'deki ihlallere sessiz kalınca, parti içindeki Müslüman seçmenler ve muhalif kesimler partiden hızla uzaklaştı. Burnham’ın bugün "özür dilemek" zorunda kalması, bu seçmen kitlesinin gücünü ve Gazze meselesinin Batı'da artık görmezden gelinemeyecek bir siyasi maliyet yarattığını gösteriyor.</p>

<p>Burnham, İngiltere'nin ateşkes çağrısı yapmakta çok yavaş kaldığını belirterek, İsrail hükümetine baskı yapmak için daha fazlasını yapmaları gerektiğini söyledi. Burnham bu baskının, yasa dışı Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerle mal ticaretinin yasaklanmasını ve kişi/kurumlara yaptırımları içerebileceğini ifade etti. Bu vaatler, İngiltere'nin geleneksel politikasında çatlaklar oluştuğunu ve kamuoyu baskısının siyasetçileri doğrudan ticari yaptırımları telaffuz etme noktasına getirdiğini kanıtlıyor.</p>

<p>En kritik nüanslardan biri de Burnham'ın Gazze'deki durumu "soykırım" olarak nitelendirmekten kaçınması. Gazze halkının yaşadıklarından dehşete düştüğünü ve savaş suçları işlendiğine dair artan kanıtlar olduğunu söyleyen Burnham, nihai kararın siyasetçiler tarafından değil, uluslararası mahkemeler tarafından verilmesi gerektiğini savundu. Bu durum, Burnham'ın geri adımının tam bir sistem karşıtlığı olmadığını; partisinin kan kaybeden oylarını kurtarmak için pragmatik (faydacı) bir siyaset izlediğini gösteriyor. "Soykırım" kelimesinin hukuki ve siyasi bağlayıcılığından kaçınarak, sorumluluğu uluslararası mahkemelere havale edip İngiltere'yi diplomatik olarak korumaya çalışıyor.</p>

<p>Kısa süre önce Makerfield bölgesindeki ara seçimi kazanarak gücünü pekiştiren ve 322 milletvekilinin desteğini arkasına alan Burnham, başbakanlık yolundaki en büyük engeli kaldırmaya çalışıyor. Burnham'ın bu açıklamaları, Aksa Tufanı'nın sadece Orta Doğu'da değil, İngiltere gibi köklü Batı demokrasilerinde de "hakikatin üzerinin örtülemeyeceğini" ve siyasetçileri halkın tepkisi karşısında politikalarını revize etmeye, hatta özür dilemeye mecbur bıraktığını ortaya koyan net bir siyasi gelişme olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi, AA</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/aksa-tufani-dunyayi-sarsiyor-ingilterede-gazze-ozru</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/752x395-ingilterede-basbakanliga-hazirlanan-andy-burnham-isci-partisinin-gazze-tutumu-icin-ozur-diledi-1783640530450.webp" type="image/jpeg" length="65416"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya ortalamasının altındayız: Türkiye'de çocuk nüfusu alarm veriyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/dunya-ortalamasinin-altindayiz-turkiyede-cocuk-nufusu-alarm-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/dunya-ortalamasinin-altindayiz-turkiyede-cocuk-nufusu-alarm-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre, Türkiye'deki çocuk ve genç nüfus oranı dünya ortalamasının altında kaldı. Doğum hızındaki azalma yaşlı nüfus oranın artmasına neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TÜİK verilerine göre, Türkiye'nin nüfus artış hızı alarm veriyor. Doğurganlık, 10 yılda 0.73 düşerek 1.42'ye indi.</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK), Dünya Nüfus Günü kapsamında hazırladığı 2026 bültenini yayımladı. Verilere göre, Türkiye 86,1 milyonluk nüfusuyla dünyanın en kalabalık 18'inci ülkesi olurken, dünya nüfusunun yüzde 1'ini oluşturdu.</p>

<h2><strong>AVRUPA'YI GEÇTİK</strong></h2>

<p>AKŞAM Gazetesi'nin haberine göre, dünya çocuk (0-17 yaş) nüfus oranı 2025'te yüzde 29,3 olurken, Türkiye'de çocuk nüfus oranı yüzde 24,8 ile dünya ortalamasının altında kaldı. 2025'te en yüksek çocuk nüfus oranına sahip ülke yüzde 56,2 ile Orta Afrika Cumhuriyeti olarak kayıtlara geçti. En düşük olan ülke yüzde 12,9 ile Güney Kore oldu. AB üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025'te en yüksek çocuk nüfus oranına sahip ülkelerin sırasıyla yüzde 22,3 ile İrlanda, yüzde 20,3 ile İsveç ve yüzde 19,9 ile Fransa olduğu tespit edildi. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla yüzde 14,6 ile İtalya, yüzde 15,5 ile Malta ve yüzde 15,6 ile Portekiz oldu.</p>

<h2><strong>TÜRKİYE</strong></h2>

<p>2000: %29.8</p>

<p>2015: %28.7</p>

<p>2025: %24,8</p>

<h2><strong>AVRUPA BİRLİĞİ</strong></h2>

<p>2000: %20,9</p>

<p>2015: %18,4</p>

<p>2025: %17,6</p>

<h2><strong>GENÇ NÜFUS SINIRDA</strong></h2>

<p>Genç nüfus oranında dünya ortalaması 2025'te yüzde 15,6 olarak belirlendi. Türkiye'nin genç nüfus oranı yüzde 14,8 ile ortalamanın altında kaldı. AB'de ise en yüksek genç nüfus oranına sahip ülkeler arasında ilk sırada yüzde 13,5 ile İrlanda yer aldı. Bu ülkeyi yüzde 12,5 ile Fransa, yüzde 12 ile Danimarka'nın izlediği görüldü.</p>

<h2><strong>TÜRKİYE ORTANCA YAŞ</strong></h2>

<p>2000: 24,8</p>

<p>2015: 31</p>

<p>2025: 34,9</p>

<h2><strong>AVRUPA BİRLİĞİ ORTANCA YAŞ</strong></h2>

<p>2000: 38</p>

<p>2015: 42,8</p>

<p>2025: 44,9</p>

<p>En düşük genç nüfus oranına sahip ülkelerin ise yüzde 9,1 ile Malta, yüzde 9,5 ile Almanya, yüzde 9,9'ar ile Bulgaristan, Slovakya, Slovenya ve Avusturya olduğu görüldü. Türkiye'nin genç nüfus oranının AB'den daha yüksek olduğu dikkati çekti.</p>

<h2><strong>YAŞLI NÜFUS ARTTI</strong></h2>

<p>Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 36 ile Monako olurken, Japonya yüzde 30 ve İtalya yüzde 25,1 ile sıralandı. Dünya yaşlı nüfus oranı 10,4 olurken Türkiye ise yüzde 11,1 ile dünya ortalamasının hemen üzerinde yer aldı. AB'de ise en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ülkelerin sırasıyla yüzde 25,1 ile İtalya, yüzde 24,9 ile Portekiz ve yüzde 24,4 ile Yunanistan olduğu görüldü. Türkiye'nin yaşlı nüfus oranı da AB'den düşük olduğu belirlendi.</p>

<h2><strong>TÜRKİYE YAŞAM SÜRESİ</strong></h2>

<p>2000: 71 YIL</p>

<p>2015: 78 YIL</p>

<p>2025: 78.1 YIL</p>

<h2><strong>AVRUPA BİRLİĞİ YAŞAM SÜRESİ</strong></h2>

<p>2000: 77,1 YIL</p>

<p>2015: 80,5 YIL</p>

<p>2025: 81,5 YIL</p>

<p>2000 yılından 2025 yılına kadar AB nüfusu ortalama 6,9 yaş yaşlanırken, Türkiye nüfusu aynı dönemde 10,1 yaş birden yaşlanmıştır. Bu veri Türkiye'nin yaşlanma hızının AB'den çok daha yüksek olduğunu gösterir.</p>

<h2><strong>DOĞURGANLIK DÜŞÜŞE GEÇTİ</strong></h2>

<p>Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yılında toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu ülke 5,94 çocuk ile Çad oldu. Dünya ortalaması 2,24 çocuk olurken Türkiye'nin toplam doğurganlık hızı ise 1,42 çocuk oldu. Türkiye bu veride dünya ortalamasının altında kaldı. AB üyesi ülkelerde en yüksek doğurganlık hızına sahip olan ülke, 1,74 çocukla Bulgaristan olarak tespit edildi. Bu ülkeyi, 1,71 çocukla Romanya ve 1,64 çocukla Fransa izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu ülke, 1,11 çocukla Malta oldu.</p>

<h2><strong>TÜRKİYE</strong></h2>

<p>2000: 12,50</p>

<p>2015: 2,15</p>

<p>2021: 1.71</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2025: 1,42</p>

<h2><strong>AVRUPA BİRLİĞİ</strong></h2>

<p>2000: 1,43</p>

<p>2015: 1,54</p>

<p>2021: 1.53</p>

<p>2025: 1,34</p>

<h2><strong>Batıcı Sistemin İfsadı Sürdükçe Bu Tabloyu Görmeye Devam Edeceğiz</strong></h2>

<p>Anneyi evden koparan, erkeğe ve kadına rolünü ve manasını unutturup fıtratlarına aykırı vazifeler biçen mevcut sistem bu çöküşün asıl müsebbibidir. Televizyondan sosyal medyaya, dijital platform dizilerinden popüler kültüre kadar her alanda evlilik dışı hayatı süsleyip gençliğin önüne koyan, aileyi ise "ayak bağı" gibi gösteren bu çürümüş düzen tasfiye edilmediği müddetçe bu vahim tabloyu görmeye devam edeceğiz.</p>

<p>Kaynak: Star Haber, Akşam</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/dunya-ortalamasinin-altindayiz-turkiyede-cocuk-nufusu-alarm-veriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/tirki.webp" type="image/jpeg" length="72645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrailliler, Batı Şeria'da Filistinlilerin evlerini kuşattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israilliler-bati-seriada-filistinlilerin-evlerini-kusatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israilliler-bati-seriada-filistinlilerin-evlerini-kusatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, işgal altındaki Batı Şeria'nın orta kesimindeki Ramallah'ın doğusunda bulunan Deyr Cerir köyüne düzenlediği saldırıda bazı Filistinli ailelerin evlerini kuşattığı belirtildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, Filistin topraklarını gasbeden yaklaşık 150 İsrailli, Deyr Cerir köyüne dört ayrı noktadan saldırdı ve köyün ana girişini kapattı.</p>

<p>İsrail ordusu da eş zamanlı olarak köye baskın düzenleyerek Filistinlilerin hareketini kısıtlamaya yönelik uygulamalarda bulundu.</p>

<p>İsrailli işgalciler, aralarında kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu bazı Filistinli aileleri evlerinde kuşatarak evleri ateşe vermeye çalıştı.</p>

<p>Öte yandan İsrail güçleri de Batı Şeria'nın kuzeyindeki Tubas kentine bağlı Atuf köyü ile Bekia Ovası'nda 300'den fazla zeytin ve üzüm ağacını söktü, yaklaşık 45 bin dönüm tarım arazisini besleyen su iletim hatlarını tahrip etti.</p>

<p>Tubas'ta Ağvar Dosyası Sorumlusu Mutez Bişarat, Filistin resmi haber ajansı WAFA'ya yaptığı açıklamada, ağaç sökme ve arazi tahribatının İsrail'in yıl başından bu yana yürüttüğü, askeri yol açma ve Ayrım Duvarı inşasını içeren projenin parçası olduğunu belirtti.</p>

<p>Bişarat, ilk planlara göre yaklaşık 22 kilometre uzunluğunda olması öngörülen Ayrım Duvarı'nın Ayn Şibli köyünden Teyasir askeri kontrol noktasına kadar uzanacağını, bunun da on binlerce dönüm tarım arazısının izole edilmesine ve Ürdün Vadisi üzerindeki İsrail kontrolünün daha da güçlendirilmesine yol açacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filistin makamlarının verilerine göre, Batı Şeria'da 8 Ekim 2023'ten bu yana İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında 1175 Filistinli şehit edildi, 12 bin 919 kişi yaralandı, yaklaşık 24 bin kişi gözaltına alındı ve 33 bin kişi yerinden edildi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israilliler-bati-seriada-filistinlilerin-evlerini-kusatti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 23:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/batiseria-6.webp" type="image/jpeg" length="80074"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran, ABD ve Ürdün üslerini füzelerle vurdu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-abd-ve-urdun-uslerini-fuzelerle-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-abd-ve-urdun-uslerini-fuzelerle-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran basını, ABD ordusunun hava saldırılarını sürdürdüğü esnada, İran'ın stratejik öneme sahip Sistan ve Beluçistan ile Buşehr eyaletlerinde şiddetli patlama seslerinin yükseldiğini duyurdu. Saldırıların yol açtığı hasara dair henüz net bir bilgi paylaşılmadı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Devrim Muhafızları: "10 balistik füze fırlattık"</strong></h2>

<p>ABD’nin operasyonlarına İran cephesinden yanıt gecikmedi. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD saldırılarına misilleme amacıyla büyük bir harekat başlattığını ilan etti. Yapılan resmi açıklamada, Batı Asya’da konuşlu ABD komuta ve kontrol merkezi ile Ürdün’de yer alan Azrak ABD Hava Üssü’nün 10 adet balistik füze ile tam isabetle hedef alındığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Devrim Muhafızları, Vaşington yönetimini açıkça uyararak, İran topraklarına yönelik saldırıların tekrarlanması durumunda bölgedeki diğer tüm Amerikan askeri üslerinin de hedef tahtasına oturtulacağını bildirdi.</p>

<h2><strong>Ürdün: "Füzeleri engelledik"</strong></h2>

<p>Saldırının odağındaki ülkelerden biri olan Ürdün ise savunma sistemlerinin devrede olduğunu açıkladı. Ürdün ordusu, İran sınırından ülke topraklarına yönelen 8 füzenin hava savunma sistemlerince önlendiğini duyurdu.</p>

<p>Gelişmelere dair açıklama yapan Ürdün Hükümet Sözcüsü ve Devlet İletişim Bakanı Muhammed el-Mumeni, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, hava sahalarını ihlal eden füzelere anında müdahale edildiğini ve tehlikenin unsurlar vurularak bertaraf edildiğini kaydetti. Bölgedeki askeri hareketlilik tırmanarak devam ediyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-abd-ve-urdun-uslerini-fuzelerle-vurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 22:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/iranabd-5.webp" type="image/jpeg" length="27183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davasında ara karar açıklandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/imamoglu-cikar-amacli-suc-orgutu-davasinda-ara-karar-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/imamoglu-cikar-amacli-suc-orgutu-davasinda-ara-karar-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü'ne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davada ara karar açıklandı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi ara kararında, tutuklanmasının ardından Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney, eski İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş, Kültür AŞ Plan ve Organizasyon Müdürlüğü Şefi Metin Bal, İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı Seyfullah Demirel, eski Medya AŞ çalışanı Ceyda Kıryak ve İBB Halkla İlişkiler Müdürü Serap Karay'ın tahliye gerekçesine yer verdi.</p>

<p>Bu sanıkların tutuklulukta geçirdikleri sürenin, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetinin, bu aşamada tutukluluktan beklenen menfaatin adli kontrol tedbiriyle sağlanabileceğinin, mevcut delil durumu ve bir kısım sanıkların dosyaya yansıyan sağlık durumlarının birlikte değerlendirildiğini belirten mahkeme, tutuklama tedbirinin bu aşamada ölçülü olmayacağını kaydetti.</p>

<p>Mahkeme, bu gerekçelerle 6 sanığın tahliyesine karar vererek, haklarında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.</p>

<p>Tutuksuz sanıkların savunmalarının alınabilmesi amacıyla bir sonraki celsede hazır bulunmalarını karara bağlayan mahkeme, sanıklar Ali Gül, Emrah Bağdatlı, Hakan Karademir, İbrahim Bülbüllü, Merthan Açıl, Murat Gülibrahimoğlu ve Sedat Gündüz hakkındaki tutuklanmalarına yönelik çıkartılan yakalama emirlerinin devamını kararlaştırdı.</p>

<h2><strong>İBB hakkındaki Sayıştay raporları istendi</strong></h2>

<p>Mahkeme, tüm sanıklar yönünden HTS kayıtlarının ham halinin dosyaya gönderilmesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 2014 yılından itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkında alınan tüm Sayıştay raporlarının istenilmesine karar vererek, sanık Naim Erol Özgüner hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına 'kişisel verilerin kaydedilmesi' ile 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçlarından suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti.</p>

<p>Yargılamaya konu olan jammer cihazının İBB envanterine kayıtlı olup olmadığının bildirilmesi için İBB'ye müzekkere yazılmasını kararlaştıran mahkeme, Emniyet Genel Müdürlüğüne de müzekkere yazılarak kimlerin jammer kullanabileceği hususunun bildirilmesini istedi.</p>

<p>Mahkeme, İBB ve iştiraklerine müzekkere yazılarak dosya kapsamındaki sanıkların çalıştıkları dönemlere ilişkin bilgilerin gönderilmesine karar verdi.</p>

<p>İstanbul Valiliğine müzekkere yazılarak sanık Ekrem İmamoğlu'na uygulanacak güvenlik tedbirlerine ilişkin yazılan yazıların bir örneğinin gönderilmesini hükmeden mahkeme, sanıklar hakkında tutukluluk incelemesinin 6 Ağustos'ta dosya üzerinden değerlendirilmesini kararlaştırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Davanın bir sonraki duruşması 17 Ağustos'ta yapılacak.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/imamoglu-cikar-amacli-suc-orgutu-davasinda-ara-karar-aciklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 22:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/imamogluh-1.webp" type="image/jpeg" length="12169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lavrov: Batı’nın müzakere samimiyetine inancımız kalmadı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/lavrov-batinin-muzakere-samimiyetine-inancimiz-kalmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/lavrov-batinin-muzakere-samimiyetine-inancimiz-kalmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Batılı ülkelerin Ukrayna krizi konusunda diyalog söylemlerini sürdürmelerine rağmen sahada Moskova’ya ültimatomlar verdiğini belirterek, Batı’nın müzakere niyetine dair güvenin tamamen kaybolduğunu açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afrika turu kapsamında Mozambik’e resmi bir ziyaret gerçekleştiren Lavrov, mevkidaşı Maria Lukaş ile ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Ukrayna krizi, küresel dengeler ve müzakere süreçlerine dair değerlendirmelerde bulunan Lavrov, Batı’nın son dönemde izlediği politikaların diyalog zeminini dinamitlediğini ifade etti.</p>

<h2><strong>"Umut rezervi tamamen tükendi"</strong></h2>

<p>Batılı güçlerin Ukrayna krizinin çözümüne yönelik samimi bir irade ortaya koymadığını dile getiren Lavrov, Rusya'nın sabrının bittiğini işaret etti. Sergey Lavrov, "Batı’nın krizin çözümü için gerçekten diyalog istediğine dair sahip olduğumuz iyi niyet ve umut rezervi artık tamamen tükenmiştir" şeklinde konuşarak Moskova’nın sürece yaklaşımının net bir biçimde değiştiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>"Diyalog maskesi altında ültimatom veriliyor"</strong></h2>

<p>Batı dünyasının kamuoyu önünde barışçıl mesajlar verdiğini fakat arka planda baskıyı artırdığını savunan Rusya Dışişleri Bakanı, mevcut çelişkiyi şu sözlerle eleştirdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Batı, Ukrayna krizi konusunda diyaloga hazırmış gibi davranırken, aslında Moskova’ya açık ültimatomlar yöneltmeye sebep oldu. Bu ikiyüzlü tutum, güven zeminini tamamen ortadan kaldırdı."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/lavrov-batinin-muzakere-samimiyetine-inancimiz-kalmadi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 21:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/lavrov-10.webp" type="image/jpeg" length="85507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="92366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="12702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="35089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="31869"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="83433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="97725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="77968"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="71240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="85321"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="69582"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="49393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="18800"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="94669"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="68691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="81522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="89052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="56648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="79619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="50113"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="98475"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
