<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 31 May 2026 01:04:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mut'a çocuğundan camide sahabeye iftira!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/muta-cocugundan-camide-sahabeye-iftira</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/muta-cocugundan-camide-sahabeye-iftira" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zeytinburnu İmam Cafer-i Sadık Camii imamı Hüseyin Tunç, Hz. Muaviye’yi hedef aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zeytinburnu İmam Cafer-i Sadık Camii imamı Hüseyin Tunç, Hz. Muaviye Efendimiz’i hedef alan sözler sarf etti. Tunç’un, “Peygamber, Muaviye’ye aç öl diye beddua etti” şeklinde uydurma rivayeti aktaran ifadeleri, Diyanet çatısı altında sahabe efendilerimize karşı yürütülen kinci dilin geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<h3><a href="https://www.barandergisi.net/nereden-geliyor-bu-sapiklarin-hz-muaviye-dusmanligi"><span style="color:#d35400">Nereden geliyor bu sapıkların Hz. Muaviye düşmanlığı?</span></a></h3>

<h2><strong>Bu Mut'a çocuklarına kim dur diyecek?</strong></h2>

<p>Uydurma rivayetleri sahihmiş gibi paylaşan, milletin imanını, itikadını zedeleyen ve memlekete sahabe düşmanlığı tohumu atan bu güruh hala devlet kademelerinde görev almaya devam mı edecek?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En ufak bir sistem eleştirisi yapanın, Batıcı rejimin aleyhinde söz sarf edenin apar topar görevden alındığı ve hakikatlerin susturulmaya çalışıldığı Diyanet kurumu, toplumun inancını zedeleyecek fikirlere adeta köprü oluyor.</p>

<p>Soruyoruz: Allah Resulü'nün güzide ashabına dil uzatan bu haysiyetsizlere ne zaman dur denecek?</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/muta-cocugundan-camide-sahabeye-iftira</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 15:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/file-00000000ce7871f4a413686989b2dd84.png" type="image/jpeg" length="28541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hayatın Hakikati]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hayatin-hakikati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hayatin-hakikati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnsanın bariz vasfı şuurdur; “ben” yönünün ve insanın “görünen” bir varlık olduğunun farkettiricisi şuur... İnsandan başka hiçbir canlı ve hayvan kendi “görüntüsü”nü tanımaz ve “görünen” bir varlık olduğunu “bilmez”; tabiî ki, kendi üzerinde ve eserlerinde kendini inceleyerek davranışlarını tayin etmek gibi bir çile sahibi de değildir. Meselâ büyük taklit yeteneği olan maymun... Hareketleri bizim “şuur”umuz tarafından mânâlandırılır ve “taklit yeteneği” belirlenirken, aslında bu, onun içgüdü dünyasındaki sır içinde “neyse o” davranışıdır; bunun dışına çıkmış değil, içinde!.. Papağan misâli aslında çok daha mânâlı: İnsanın dil içinde doğduğunu, ruha bağlı akıl keyfiyetinin onunla ifşâ olduğunu, onunla düşündüğünü, hayvandaki içgüdü ile varolan “sürü” görüntüsüne mukabil, toplumunu onunla kurduğunu, hayvan sürüsündeki “ben ve öbürü” ilişkisi veya “ben ve çevre” alâkası değerlendirmesinden uzak “tip”e karşılık, insanın “toplum”da varlık ve toplumda “fert” oluşunun idrakine onunla erdiğini, eserlerini onunla yükselttiğini, “öğrenerek-düşünce ile” yaşayabilen ve yaşamasını buna borçlu olan insanın onunla varolduğunu gözönünde tutarsak, konuşabilme yeteneği olan papağan, insanın “öz keyfiyeti”nden pay sahibi mi diyeceğiz?..</p>

<p>Üstelik, koltuk değneği ile yürüyen bir adamın buna ihtiyacı olmayan karşısında üstünlük iddia edemeyeceği hakikati içinde, onun tabiat karşısında maddî âlet ihtiyacsızlığı insana nisbetle ayrıca avantaj(!)</p>

<p>“İnsan, konuşan hayvandır” derler ya... Papağan da konuştuğuna göre?</p>

<p>Ama papağan konuşmuyor, ses çıkarıyor; ne varsa, “ses üstü-suret içi” mânâda var. Konuşmadığı için de, ağzından çıkan kelime ve cümleler BİZİM İÇİN mânâ ifâde etse de düşünmüyor. Ama biz, bizde mânâsı olan bu seslere bakıp “benzerlik” hissiyle hoşlanıyoruz. Maymun için de aynı şey: İnsan davranışları tamamen “ahlâkî” keyfiyet belirtirken, maymun davranışları “sureten” bize benzese de içgüdü sınırındadır.</p>

<p>Aslında bu misâller, insandaki “norm şuuru”nun düşürdüğü yanlışlığı gösteriyor. Batılı bir sosyal psikolog bunun denemesini yapmıştır: Denemeye katılanlara gelişigüzel seçilmiş rakamlar ve şekil serileri vererek, bu rakam ve şekil serilerinin hangi prensibe göre sıralandıklarını bulmalarını istemiş, onlar da hakikatte olmayan bir çeşit kanun bulmuşlar, üstelik böyle bir kanun olmadığı ve ellerindeki serilerin tamamen gelişigüzel seçildiği söylenince de keşfettikleri kanunları hararetle müdafaaya kalkmışlardır.</p>

<p>Bu deneme, insan şuurundaki nizâm ihtiyacını gösterdiği kadar, seçilen bir yanlış nokta etrafında kendini teklif eden verileri toplayan “toplum sistemleri”ne de misâldir.</p>

<p>Bayır aşağı akan bir suyun geçeceği yolları bulmasına bakıp da suya “zekâ” atfetsek; donmasından, buharlaşmasına ve bulut olmasına kadar her şeklini, “şartlara uyum”un görünüşleri ve zekâ delili diye alabiliriz!</p>

<p>“Âlemde şuur”, “sosyal şuur”, “norm şuuru”, “milli şuur”, “sınıf şuuru”, “şuuraltı” diyoruz ve bunların nitelenmesi üzerinde anlaşarak veya çekişerek konuşuyoruz. Peki şuur ne? Şuurun bu içe ve dışa doğru yöneldiği mevzularla anlaşılması veya anlatılması, kısaca; iş, hareket ve verim şubelerinde görünmesi ve bilinmesi, hep “ben değil, benden” sırrıyla “şuur”un bilinmez oluşuna ve bilinmezliği içinde bilinişine işaret... Bütün bunlar, bir velinin ifâdesiyle, “kişi üzerinde bulunduğu işin zamanı içindedir” hikmetinin sırrına bağlı!</p>

<p>“Bilgi”nin bilen'e var olması hakikatiyle, içimizde veya dışımızda “nesne-obje-bilinen-düşünülen” kavramlarıyla belirttiğimiz ve gözümüze, görüşümüze, kavrayışımıza, anlayışımıza, tertibimize mevzu olan herşey, şuurumuzun “şey” hâline getirebilme gücünün ürünüdür. Varlığın şuura –ki son tecritte ruhtur– kendini empoze ettiği için VARLIK olması ve bilgi'nin ruh ile “bilinen” arasındaki ilişki ve “doğru düşünce olmadan doğru düşünce faaliyeti olmaz” hakikatinin belirttiği “ışık unsuru” ile meydana gelmesi gözönünde tutulursa, “ruha mukavemet eden varlık”, tabiî, coğrafî, sosyal ve tarihî çevre ile birlikte, insanın kendisinin iç aksiyon mevzuu ruhî hallerini de kapsar ki, bu, şuurumuzun sadece çevreyi değil, kendi ruhî hâllerimizi de “şey” hâline getirebilme özelliğidir. Şuurun bu özelliği, her biri kendi tür âleminde ve bir çeşit uyku hâlini yaşayan hayvanlara mukabil, insanda her ân yenilenen ve değişen bir âlem görünüşünü göstermekte, değişmeler boyunca, o insanı o insan yapan ve her “objeleştirme-nesneleştirme”nin ötesinde bulunan “öz keyfiyet-kişi-şahsiyet” hakikatini belirtmektedir.</p>

<p>Şuna dikkat: Birbirini destekleyen malzemelerdeki mânâların kutuplaşması hâlinde kavramlar ve mevzular billûrlaşır, unsur ve klişe üstü mânâları maledilebildiği vicdanların ruh yuvasında uygunluğunu bularak anlaşılır, böylece de karşılıklı anlaşma aracı dilin mânâ unsurları hüviyetine bürünürken, bunların maledilebilmesi çetinliği kadar, maledilebilmesi çetinliğinin anlaşılamaması zorluğuna da mevzu olurlar. Tıpkı “şuur”un ne olduğu bilinmezken, “şuuraltı”nın evin birinci katı - ikinci katı gibi anlaşılması ve neredeyse “şuur”un kendisinin izâha muhtaç oluşunun unutulup, “şuuraltı”nın insan “ben”indeki her sırrı deşifre edici “anahtar kelime” şeklinde kullanılıyor olması gibi... “İçgüdü” için de aynı şey: Bu izâh, izâh edememenin izâhı olarak, hayvan davranışlarının insan şuurundaki “görüntü”sünün izâhıdır, hayvanın kendi izâhı değil!.. Âlemde her varlık, kendi derecesinde ve ifâdesi kendi varlık zâtında “neyse o” olarak ve türünün bizim mânâlandırdığımız kanunlar çerçevesindeki sebep-sonuç ilişkisinde yaşarken, kendini ifâde edici olmak ve memuriyetini bulmak yalnız insana mahsus bir iş. Varlık sebebim ne? Gayem ne? Nasıl davranmalıyım? Bütün bunları bana sorduran ne? Bir adam çıkıp da dese ki, “benim hiçbir gayem yok!”, bu da onun şuurunun ona buldurduğu gayedir; gayesizlik gayesine göre yaşıyor! Bu mesele, hayvanlara âdeta iptidâî insan hisleri varmış gibi yaklaşan ve mânâlandıran her türlü izâhın, neticede o hayvanın insan şuurundaki görüntüsünü temsil edişini gösteriyor ki, bizim izâhımız da dahil, aslında insan sayısı kadar görüntü var. Bu meseleye DİKKATLE BAKAN BİR GÖZ, her insanda ayrı zaman ve hâlihazırdaki beninin görünüşü olarak ayrı mesafeler bulunduğunu kavrar: Kendi kendinin sırrı olan bir “ben” gücüyle bizzat sır olduğunu bildiren sırrı görür, bu görüşün de o sırrın mânâlandırılması olan görüntü olduğunu bilir; bu, bilen, bileni bildiren, her bilinende kendini bulduran ve her bulunanın ötesinde kalarak mevzuunu kaybetmeye başlayan bilinmez “ben” hakikatiyle ürperir, insanın iş ve hareket şubelerine ait nisbî ve faydacı zihniyetle kurulmuş açıklamalar üstüne emniyetle oturup “hayret” melekesinin dumura uğrayarak nefs emniyeti içinde ve anladım tesellisiyle yaşayabilmesine şaşar... Ve keyfiyetleri mutlak sahibine havale edici bir idrak şemsiyesine sığınmazsa yanar!</p>

<p>Ruhun eşya ve hadiseler karşısındaki “nasıl” tavrına karşı akıl “niçin”lerle yaklaşır ve fikir meydana gelir. Fikrin içindeki işleyici ve işletici sıfat, ruhun merkezi fakültesi ahlâktır ki, kendisinden zuhura geldiği fikri ileriye doğru zuhur ettirir. İşte, “diyalektik ve ahlâk”, şuurun “ruh ve akıl kutbu”, “gerekli olan” fikir –ışık unsuru– ve “yapılması gereken” –doğru düşünce faaliyeti ve buna bağlı faaliyetler–, “ahlâkî keyfiyetin hayvandaki içgüdü keyfiyetinden farkı” ve bütün bunlarla alâkalı olarak “zaman idraki”, bu ifâde çerçevesinde..</p>

<p>“İnsan ve hayvan”, “insan ve şuur” bahisleri altında belirttiğimiz hususlar da gözönünde tutulursa, idraklerin nasıl kütleştiği anlaşılır: Bilinmezden bahsedildiği yerde bunu “bilmek”ten kaçma ve “bilinebilir olanı kaçırma” zanneden maddeci mankafa, maddenin üzerine abanır ve her türlü oluşu maddî müessirlerle izâh ederken, bizzat “izâhın izâhı gerektiği”nden ve “şuuru maddeye irca edici şuur”un bizzat kendi şuuru olduğundan habersiz bir hamakat örneğidir.</p>

<p>Bir tekerlemedir gidiyor: “İlmî olmak, ilim herşeyi çözecektir!”... Belli bir mevzuya tahsis olmadan önce “İlim”in mânâsı bilmektir; öyleyse senin ilimden kasdın ne? Yok!.. “İlmin ölçüsü nesnelliktir” derken ve bununla madde ve maddîliği kastederken, varlığın kendini ruha empoze ettiği için varlık olmasını nasıl gözönünde tutmazsın? Bu ise, ruha kendini empoze eden bütün kavramların birlikte gözönünde tutulmasını gerektirir ki, neticede, müsbet ve menfi idrakinin ancak ölçüden sonra varolduğu anlaşılır; Peygamberler bildirmeseydi iyi ve kötü idraki olmazdı. Aslında Peygamberler olmasa, insan hayatı olmazdı; insan “var” olması kadar, “varoluşunu” da buna borçlu.</p>

<p>“İnsan düşünen olmadan önce âlet yapandır!”... Düşünceyi üretim araçları ve bunların oluşturduğu ekonomik ilişkilerin doğurduğu bir üst yapı –bir yansıma– olarak alan anlayışın bu özlü sözü, “âlet” ve “yapmak”ı niteleyişi bakımından tamamen yanlıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ruha mukavemet eden varlığı kavramaya yarayan yapma varlık; mücerret anlamda teknik ve âlet bu... YAPMAK, belli bir mevzuya tahsis edilmiş bir mânâ olmadan önce, “duygu, düşünce ve fiil” çerçevesindeki bütün faaliyetlerin mânâsını kuşatır; sezgi yapmaktır, düşünce yapmaktır, fiil yapmaktır, “ürün”leri gerçekleşmeden önce mümkün olma özelliğiyle varolan bir “yapma”dır. Aslı şu: Dil, bizzat fikir ve ruh ihtiyacını doğuran maddî olmayan bir âlettir. Her mevzu, mücerret ruh ve fikir ihtiyacının doğurduğu âlet; ve madde çerçevesindeki âletler de dahil her âlet, ötesindeki ihtiyaçları ve âletleri doğurucu... İçiçe zincirleme bir oluş... Kısacası; insan, düşünen olmadan âlet yapan olamaz... Aslında bu bahis konuşulurken anlaşmazlığa düşülmesinin sebebi, “düşünce, fiil ve zaman” ilişkisinin birlikte ele alınmamasındandır. İdrakin zamana bitişikliği ve insandaki en iptidâî hareketlerin bile bir küçük tertib belirtmesi gözönünde tutulursa, ZAMAN İDRAKİ OLMAYAN BİR İNSANDA NİZÂM BELİRTİCİ HİÇBİR DOĞUŞ OLMAZ. Bir işi yaparken, önce şunu, sonra bunu yapma gibi; ÖNCE ve SONRA, zaman idrakinin olmadığı yerde yok. Sadece şu meseleyi anlamak bile, zaman ölçüsünü getiren Peygamberler olmasa “medeniyet olmazdı” hakikatini anlamaya yeter. İlk dil ve ilk doğru, ilk emirdi; ve ilk tatbik, ilk insanla vardı... Şuuru istihsal faaliyetinden çıkarmak heveslilerine şu güzel misâl yeter:</p>

<p>— “İstihsal faaliyeti, düşünce ve şuur faaliyetini geliştirse bile, cimnastiğin vücutta bulunmayan uzuvların gelişmesine faydasının olmaması gibi, istihsal faaliyetinin de şuurun ilk meydana çıkış ânında ona hiçbir fayda sağlamayacağı ortadadır!”</p>

<p>Bir marksist (Max Raphael) bu hususu gözönünde tutarak bilginin doğuşunda “şuur”un sıfıra indirildiği bir durumda hiçbir diyalektiğin işlemeyeceğini ve “en az miktarda” şuurun ilk maddede bulunması gerektiğini söyler. Diyalektik materyalizmin iflâsını, “iflâs etti” demeden açıklama!</p>

<p>Buraya kadar üzerinde durduğumuz meseleler gösteriyor ki, insanın “öz keyfiyeti”ni sosyolojik, ekonomik veya biyolojik vak'aların tekâmülünden doğmuş sayanlar da, çevrenin kendi şuurlarındaki görüntüsünü ifâde etmiş oluyorlar.</p>

<p>İnsan, dünyaya geldiği ve yaşadığı dönemde, kendisi ve insanlığın üzerinde ne düşünürse düşünsün, aslında herşey hâldeki faaliyet ile “ben şuuru”nun faaliyeti etrafında merkezleşmektedir.</p>

<p>İnsanın atasını hayvana bağlamak... Şuurun doğuşunu maddeye irca etmek... İnsanlığın gelişimini ve insan iradesinin rolünü tarihî bir zorunluluk hükmüne bağlamak ve içtimaî değişimde ferdî iradenin rolünü inkâr etmek... Toplumun, insanın “öz keyfiyeti”ni doğurduğunu söylemek ve insanı toplum tekâmülü sonucu olarak karşılamak... Evet; daha neler ve neler, hep fert şuurunun mevzular etrafındaki “görünüş”ünü temsil ediyor.</p>

<p>Kronoloji esasıyla 1000 yıl evvelki tarihi yazarken, kapısının önünde kopan kavgayı her şahidin ayrı ve aykırı anlatışı karşısında, “ben 5 dakika öncesini tahkik edemezken bu eseri nasıl yazıyorum?” diyen Bizanslı tarihçiyi düşünürsek, hakikatleri kendi dışımızda cereyan eden bir seyirmiş gibi görmek ve kavgasını yapmak yerine, doğrudan “hâlihazır”dan hareket etmek ve “hakikati bulma” ölçülerini tayin etmek en doğru usul... Bu usulle ilgili üç hükümden sonra, insana hükmünü hakim kılan tarih yerine, tarihe mânâ veren hâlihazırdaki insan şuuru, yâni bedahet idrakine bağlı “tarihî-zamanî şuur” meselesine değineceğiz.</p>

<p>Birinci hüküm: Herkes kendi zamanı içinde ve herkesin hakikati kendine... Şuur ve zaman arasındaki alâka anlaşılmadan, varlık derecelerinin birbirine irca edilişindeki yanlışlık anlaşılamaz; şuur fiillerinde zamanîlik, içgüdüde ise tepkiler sözkonusu. Burada, müslüman âlim Maurice Bucaille'in eserinden altını çizeceğimiz husus, durumu açıklamaya yeter:</p>

<p>— “Çağdaş bilgiler, uçuşlarını programlamak hususunda, bazı kuş cinslerinin ne derece mükemmel bir noktaya ulaştıklarını göstermiştir. Zira hayvanın GENETİK KODUNA kaydedilmiş gerçek bir göç programı vardır ve çok karmaşık ve çok uzak güzergâhlarda yol almayı ancak böyle bir programlama ile açıklamak mümkündür. Çünkü bunu daha önce hiçbir tecrübesi olmayan ve yardımcısı da bulunmayan yavru kuşların, hareket noktasında tesbit edilen tarihte dönmek üzere bu güzergâhı tamamlamaya kabiliyetli olduklarını açıkça ortaya koymuştur.”</p>

<p>İkinci hüküm: Kolayca görülen doğru ve yanlışlara karşılık, kolayca değerlendirilemeyen giriftlerin hakikatlerini anlamak için, diyalektiklerin çelmesini aşıcı “üst dil-üst mânâ” gereklidir ve bu son tecritte “mutlak üst dil-üst mânâ” gerekliliğinin idrakidir ki, imân davasıdır.</p>

<p>Üçüncü hüküm: Yukarıdaki iki hüküm gözönünde tutulursa, ahlâk ve zaman hakikati hakkında bir ölçü getirmeksizin “ileri” ve “geri” tekerlemesi, insan memuriyetinin dışına düşmek bakımından vazifesinde menfî bile olamayanların “hayvandan aşağı” hâllerinin itirafıdır. Burada şu kadarını söyleyelim ki, insanla hayvan hareketleri arasındaki “şuur” ve “içgüdü” farkı, aynı zamanda insanın dış âlem çerçevesindeki bütün eserlerinin de bir iç âlem düzeni peşindeki tertibi gayesini belirtir; insan faaliyetlerindeki işleyici ve işletici sıfatta “ahlâk”, ahlâkın hakikatine uygunluğu nisbetinde “yenilik” ölçüsüdür. “Ben ahlâkî yücelikleri tamamlamak için gönderildim” buyuran Allah'ın Sevgilisi, insanoğlunun yenilikte ve ilerilikte kemâl ufkudur; sahâbiler kadrosu da en ileri toplum.</p>

<p>Her kültürün eşya ve hadiseyi kavramak için ayrı bir ruhî yapıyı gösterdiğini ve giderek tek ferde kadar özel bir tarihe sahip olduğunu bilenler, eğer “ahlâklar arasındaki dereceleme”nin mutlak ölçülerine sahip değilse, her toplumun ayrı bir tarihî dünya görüşüne (zaman ölçüsüne) sahip olmasından dolayı, bunlar arasında bir derecelemeye gidilemeyeceğini de bilirler.</p>

<p>Hükmünü insana hakim kılan tarih anlayışı yerine, tarihe mânâ veren hâlihazırdaki insan düşüncesi... İnsanın “ruhî çaba” hakikatine binaen bedahetlerle iş görüyor olmasına nazaran, Büyük Doğu Mimarı'ndan işaretleyeceğimiz şu husus:</p>

<p>— “İçimize göz atarak dışımızı ayarlamak bir yol olduğu gibi, dışımıza bakarak içimizi düzeltmek de daima iç hakikatte birleşen ayrı bir iştir. Bunun için, bir türlü göremediğimiz, bir türlü bize gösterilmeyen bugünkü dünyayı en mahrem fikir ve ruh kökleriyle hecelemek zorundayız.”</p>

<p>Bir ânın, bir önceki ânın ne aynı ve ne de gayrı olması ve ruhta birbirine katılan psikolojik vakıaların insanda uyandırdığı tekâmül imajının da aslında bedahet idrakine bağlı bir sır belirtmesi gözönünde tutulursa, “her şey gibi tarih ölçümüz de gösteriyor ki, bir tarihin bittiği ve bir başkasının başlamak üzere bulunduğu fasledici tarih çizgisi üzerindeyiz” diyen Büyük Doğu Mimarı'nın bedahet idrakine bağlı “tarih muhasebesi”, sözkonusu tarih anlayışına “keramet çapında” muazzam bir örnektir... Tarihe mânâ veren hâlihazırdaki insan düşüncesi... Bu husus anlaşıldı ise, bizim (Büyük Doğu'nun) kronolojik tarih muhasebesi:</p>

<p>— “İslâmın bizde nasıl bozulduğunu tarihî bir kronolocya içinde incelemek ve anlamak, İslâm bundan böyle ve en ileri bir dünya görüşü plânında ele geçecek olursa onu bir daha kaybetmemek olacaktır.”</p>

<p>İşi Büyük Doğu İdeolocgası'na baktırmak şeklinde böylece mühürlerken, “şu şöyle olmuş, bu böyle olmuş, din doğmuş” gibi uyduruk mantıkî muhakemeyi esas alıp onunla saçmasapan “dinler tarihi” diye güya ilmî açıklamalar yapan ve ille de İslâmı kendi salak kurgusuna oturtmaya çalışanlara İmam-ı Rabbanî Hazretlerinin ağzından deriz ki:</p>

<p>— “Allah Resûlü'nün Haktan getirdiği ve bildirdiği şeylerin hepsi, bütün hâlinde bedahet ifâde eder ve hiçbir delile muhtaç değildir. Allah'ın vücudu, birliği ve Peygamberinin doğruluğunu idrak kuvvetinin mânevî marazlardan ve kötü illetlerden uzak olduğu nisbette bedahete yaklaşılır. Bedahete yaklaştıkça da fikir ve delil kıymetten düşer, lüzumsuzlaşır. İdrak kuvvetinde fikir, nazar, delil ve ispat, ancak illetin vücudu ve marazın tezahürü zamanında olabilir.”</p>

<p>İmân, bedahettir; ve bunun hakikatine yaklaştıkça, şer'î ölçüler bir bütün olarak bedahet ifâde ederler... Bu demektir ki, “zamanüstü” ölçüler manzumesi olarak İslâm, imânın hakikatini yaşayana, şu ân nazil olmuş kadar yenidir; ve “çağ içi, çağ dışı” tekerlemesinden başka bir şeye aklı ermez ahmakların her türlü yakıştırmasından münezzehtir!..</p>

<p><i>İstikbal İslamındır, Salih Mirzabeyoğlu, s. 66-77</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hayatin-hakikati</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/i-m-g-20260530-w-a0018.jpg" type="image/jpeg" length="82409"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samimiyet]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/samimiyet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/samimiyet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>Samimiyet; daha ileri ifadesiyle ihlâs, ruhumuzun ana direği... Her şey onun üstünde durur. İman, ahlâk, fikir, hamle, hakikat...</span></p>

<p class="is-editor-empty is-empty">Onun içindir ki, Kur’anda, içinden tevhit sırrının tüttüğü, büyük, namütenahi büyük, fakat kelimede ve hecede çok küçük sûrenin ismi «İhlâs»tır.</p>

<p class="is-editor-empty is-empty">Denilebilir ki, samimiyet, hak ve hakikatin üçüncü bududu... Onu kaldırın; bütün varlık, muşambadan tiyatro dekorlarına dönsün ve ortada hacim diye bir şey kalmasın..</p>

<p class="is-editor-empty is-empty">İnsanoğlunun faaliyet şubelerinde samimiyet, oluşun, akla hitap edici bütün şartlarına hâkim tek ruh faktörüdür. Göz gibi bir şey... Üstüne perde inmiş bir göz karşısında, hakikat, istediği kadar kıvrımlaşsın; gören olmadıktan sonra...</p>

<p class="is-editor-empty is-empty">Hakikat görülmeyince geriye bir şey kalır mı?</p>

<p class="is-editor-empty is-empty">Milletlerin hayatında bütün çürüme ve alçalma devirleri, istilâya açık kal’alar gibi, evvelâ samimiyet burcunun yıkılmasıyle başlar. Cemiyet hisarında bu burç yıkılınca kalblerle dudaklar arasındaki mesafe alabildiğine açılır; ve ortada, yalnız nefsini kandıran veya nefsine kanan, zalimler ve kandığını göstermeye veya kanmadığını gizlemeye çalışan kölelerden başka bir sınıf kalmaz.</p>

<p class="is-editor-empty is-empty">Eski bir hâkimden fevkalâde bir hatıra dinlemiştim:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="is-editor-empty is-empty">–Erzurumda hâkimdim. Şahit olarak bir umumhane kadınını dinlemem icap etti. Galiba bu felâkete yeni düşmüş, ilk defa hâkim huzuruna çıkan, güya mahcup bir kadın... Kendisine, namusu üzerine yemin etmeye hazır olup olmadığını sordum. Şu cevabı verdi: Mesleğimi biliyorsunuz hâkim bey; kabul ederseniz yemin edeyim!</p>

<p class="is-editor-empty is-empty"><span>Ve eski hâkim ilâve etmişti:</span></p>

<p class="is-editor-empty is-empty">–Hayatın birçok sahasında bir orospu kadar samimi olamayan nice kahraman taslaklarını görüyoruz!</p>

<p class="is-editor-empty is-empty">Ben devlet makamında bulunsaydım, eski hâkimin bu hâtırasını ve kıymet hükmünü, salonlara, yatak odalarına, gazete idarehanelerine, dershanelere, ibadethanelere, ticarethanelere hattâ helalara; hâsılı insanların yalnız ve toplu halde girdiği her yere astırırdım.</p>

<p class="is-editor-empty is-empty">Çerçeve, Necip Fazıl Kısakürek, s.75-76</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/samimiyet</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/file-00000000886071f4af5c578df05bfd25.png" type="image/jpeg" length="22244"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'den İran'a yeni saldırı hazırlığı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdden-irana-yeni-saldiri-hazirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdden-irana-yeni-saldiri-hazirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Doğu'daki duruma değinen ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bir anlaşmaya varılamaması durumunda ABD'nin İran'a yönelik saldırılara yeniden başlamaya hazır olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"İRAN'A YÖNELİK SALDIRILARI YENİDEN BAŞLATMAYA HAZIRIZ"</p>

<p>Orta Doğu'daki duruma değinen Hegseth, bir anlaşmaya varılamaması durumunda ABD'nin İran'a yönelik saldırılara yeniden başlamaya hazır olduğunu söyledi. Hegseth, "Gerekirse yeniden başlama kabiliyetimiz fazlasıyla mevcut" dedi. Hegseth, Trump'ın "sabırlı" olduğunu ve İran'ın nükleer silah elde etmemesini sağlamak için "güçlü bir anlaşma" aradığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hegseth ayrıca ABD'nin İran'la çatışma içinde olmasına rağmen Asya-Pasifik bölgesine sırtını dönmediğini belirterek, "Aynı anda iki şey yapabiliriz. Savunma sanayimizi hızlandırıyoruz, böylece çok yakında 2 kat, 3 kat, 4 kat daha fazla mühimmat üreteceğiz ve böylece dünyanın dört bir yanındaki tüm (operasyon) planlarımızın düzgün bir şekilde finanse edilmesini sağlayacağız" dedi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdden-irana-yeni-saldiri-hazirligi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/abd-yeni-bir-rota-olarak-871-2-41.jpg" type="image/jpeg" length="97114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Polonya ve İngiltere'den Rusya’ya karşı yeni savunma anlaşması]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/polonya-ve-ingiltereden-rusyaya-karsi-yeni-savunma-anlasmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/polonya-ve-ingiltereden-rusyaya-karsi-yeni-savunma-anlasmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Polonya ve İngiltere, Rusya'yı doğrudan bir tehdit olarak tanımlayan savunma ve güvenlik alanında yeni bir anlaşma imzalama konusunda mutabakata vardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gelişmeyi, belgenin imzalanacağı Londra seyahati öncesinde Polonya Başbakanı Donald Tusk kamuoyuna açıkladı.</p>

<p>Başbakan Tusk, Varşova’da yaptığı açıklamada, imzalanacak anlaşmanın giriş bölümünün stratejik önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Tusk, “Anlaşmanın ilk cümlelerinden biri belirleyici bir öneme sahip. Rusya’nın en büyük tehdidi oluşturduğunun bilincindeyiz. Polonya-İngiltere işbirliği de bu tehdide karşı koymaya odaklanmıştır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Polonya Başbakanı, söz konusu belgenin, Fransa ile daha önce yapılan anlaşmanın ardından Polonya için en önemli ikinci savunma sözleşmesi niteliğinde olduğunu da sözlerine ekledi.</p>

<p>Tusk’ın verdiği bilgilere göre, Fransa ve İngiltere ile yapılan ikili anlaşmalar, olası bir askeri çatışma durumunda Paris ve Londra’nın Varşova’ya hızlı bir şekilde yardım ulaştırmasını öngörüyor.</p>

<p>Bu mekanizma, NATO üyesi 32 ülkenin tamamının ittifak tüzüğünün kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesini etkinleştirmek üzere ortak karar almasından ve ortak bir yanıt geliştirmesinden önce devreye girecek şekilde tasarlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Varşova’nın “anında tepki vermeye hazır dostlara sahip olmak” amacıyla ikili savunma ittifakları kurmayı sürdüreceğini vurgulayan Tusk, “Bu adımlar, NATO’nun bir ikamesi ya da NATO’ya ek bir yapı değildir. Polonya, bir bütün olarak NATO’ya ve transatlantik ilişkilere önem veren bir ülkedir. Bu konumumuzda hiçbir şey değişmedi, ancak biz her ihtimale karşı hazır olmak istiyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p>İngiltere hükümeti tarafından yapılan resmi açıklamada ise Polonya ile varılan yeni anlaşmanın savunma işbirliğini güçlendirmeyi, sınırların korunmasını ve organize suçla mücadeleyi hedeflediği aktarıldı.</p>

<p>Anlaşmanın teknik detaylarına göre, iki ülke yeni nesil silahların, hava ve füze savunma sistemlerinin ortak gelişimini sağlayacak adımlar atacak ve orta menzilli füzelerin ortak üretimine odaklanacak.</p>

<p>Ayrıca İngiltere ve Polonya, NATO’nun doğu kanadını güçlendirmek amacıyla insansız hava aracı sistemlerinin kullanım alanını genişletmeyi, İHA’lara karşı savunma ve elektronik harp konularında ortak askeri tatbikatlar düzenlemeyi planlıyor.</p>

<p>Nisan ayı sonunda yaptığı açıklamalarda Rusya’nın bu yıl içinde NATO üyesi ülkelere yönelik bir askeri saldırı gerçekleştirebileceğini dile getiren Tusk, ittifak üyesi tüm ülkelerin kolektif savunma yükümlülüklerini yerine getirmeye pratik düzeyde hazır olup olmadıklarının netleştirilmesi gerektiğini kaydetmişti.</p>

<p>Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da Ukrayna’daki savaşta yaşanan kilitlenme nedeniyle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, yeni bir seferberlik dalgası başlatabilmek için bir NATO ülkesine saldırma kararı alabileceğini iddia etti.</p>

<p>Kallas konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Elbette kimse Putin’in kafasından geçenleri tam olarak okuyamaz. Ancak bu durum, savaşı daha da ileriye taşımak ve çatışmanın mevcut doğrusal seyrini değiştirmek için yaptığı bir hesaplama olabilir” görüşünü dile getirdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/polonya-ve-ingiltereden-rusyaya-karsi-yeni-savunma-anlasmasi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/ingiltere-ve-polonyadan-rusyaya-karsi-savunma-anlasmasi.jpg" type="image/jpeg" length="49804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail artık istenmeyen ülke]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-artik-istenmeyen-ulke</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-artik-istenmeyen-ulke" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haydut devlet İsrail, Gazze’de sürdürdüğü soykırım sebebiyle diplomatik ve toplumsal alanda hızla yalnızlaşıyor. Avrupa’da boykot çağrıları, yaptırım tartışmaları ve giriş yasakları artarken, ABD’de yapılan anketler genç kuşakların İsrail’e bakışının sert biçimde değiştiğini gösteriyor. Yahudiler, dünya kamuoyunda meşruiyetini her geçen gün daha fazla kaybediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2>Haydut devlet İsrail’in son aylarda diplomatik ve toplumsal izolasyonu hızlanıyor.</h2>

<p>Son birkaç ay içerisinde yaşanan gelişmeler Gazze soykırımıyla birlikte dünyanın birçok ülkesinde İsrail’e yönelik tepkinin artık geçici bir öfkenin ötesine geçtiği ve kalıcı bir algı dönüşümüne dönüştüğü görülüyor. İşgalci güç, uzun yıllar boyunca ABD’deki iki partili siyasi destek ve Avrupa’daki temkinli ama istikrarlı ilişkiler sayesinde uluslararası baskılardan kendini kurtarabiliyordu. Ancak bugün bu “koruma kalkanının” hızla zayıfladığı belirtiliyor. Kamuoyu araştırmaları, sosyal medya atmosferi, kültürel boykotlar ve diplomatik yaptırımların aynı anda büyümesi, ülkenin giderek daha fazla yalnızlaştığını gösteriyor. Bu yalnızlaşmanın en görünür örneklerinden biri, bu yıl düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması sırasında yaşandı. İsrail temsilcisi yarışma boyunca protestoların odağı olurken, İrlanda, İspanya, Hollanda, İzlanda ve Slovenya’daki bazı yayın kuruluşları ile sanat çevreleri İsrail’e karşı boykot çağrıları yaptı. Yarışma alanı çevresinde düzenlenen gösterilerde Gazze’deki sivil kayıplar ve İsrail hükümetinin politikaları protesto edildi. Yine geçtiğimiz haftalarda İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısının kendisi hakkında tutuklama kararı talep ettiğini açıkladı. Terör sabıkalı İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de Sumud Filosu aktivistlerine kameralar önünde uyguladığı işkence sonrası Fransa ve Polonya tarafından giriş yasağıyla karşı karşıya kaldı. İşkence görüntüleri İsrail'in dünya kamuoyunda gerçek yüzünün görülmesini de sağladı. Avrupa Birliği dışişleri bakanlarının, işgal altındaki Batı Şeria’da istilacı Yahudi terörizmine ve destekçilerine yaptırım uygulanması yetersiz de olsa önemli bir adım olarak görülüyor. Ayrıca İspanya'nın başını çektiği bir grup ülkenin talebiyle İsrail ile AB arasındaki ortaklık anlaşmasının askıya alınmasının da ciddi biçimde tartışıldığı biliniyor. Bazı Avrupa ülkeleri, işgal altındaki Filistin topraklarında üretilen ürünlerin ithalatının yasaklanmasını gündeme getirirken, Avrupa Komisyonu’nun da İsrail’in insan hakları yükümlülüklerini ihlal ettiğine yönelik tespitlerde bulunması yaşanan algı değişimini göz önüne seriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Genç kuşaklar gerçekleri gördü</h2>

<p>Yine kamuoyu araştırmaları, özellikle genç nesillerde İsrail’e yönelik algının dramatik biçimde değiştiğini ortaya koyuyor. Pew Araştırma Merkezi tarafından mart ayında yayımlanan ankete göre Amerikalıların yüzde 60’ı İsrail hakkında olumsuz görüşe sahip. Bu oran 2022’de yüzde 42 seviyesindeydi. En dikkat çekici değişim ise 18-49 yaş grubunda görülüyor. Bu yaş aralığındaki Amerikalıların yaklaşık dörtte üçü İsrail’e olumsuz bakıyor. Araştırma, genç Cumhuriyetçiler arasında bile İsrail’e desteğin belirgin şekilde gerilediğini ortaya koyuyor. Birçok genç seçmenin İsrail’i artık güvenlik kaygıları üzerinden değil, işgal, yerleşim politikaları ve Filistinlilerin yaşadığı insani kriz üzerinden değerlendirdiği araştırmalarda görülüyor. Benzer eğilim Avrupa’da da güçleniyor. Pew’in daha önce yayınladığı araştırmalara göre Avustralya, Yunanistan, Endonezya, Japonya, Hollanda, İspanya, İsveç ve Türkiye’de halkın büyük çoğunluğu İsrail hakkında olumsuz görüş bildiriyor. Avrupa Birliği’nin son dönemde attığı adımların İsrail açısından önemli bir kırılma noktası olduğu değerlendiriliyor. Küresel tepki, İsrail açısından yalnızca diplomatik bir imaj sorunu olarak da değerlendirilmiyor. Ülkenin güvenliği büyük ölçüde ABD’nin sağladığı askeri destek ve istihbarat iş birliğine dayanırken, Avrupa ile kurulan ekonomik ve akademik ilişkiler de İsrail ekonomisi için hayati önem taşıyor. Bu desteklerin zayıflaması, işgalci güç İsrail’in uzun vadeli stratejik gücünü doğrudan etkilemesi bekleniyor.</p>

<p>Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-artik-istenmeyen-ulke</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/yahudi-baskin-mescidi-aksa-aa-1604253.jpg" type="image/jpeg" length="71347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa'dan  ABD ve Çin'e karşı güç birliği]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/avrupadan-abd-ve-cine-karsi-guc-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/avrupadan-abd-ve-cine-karsi-guc-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil 'ABD ve Çin ile rekabette salyangoz hızıyla ilerlersek başarılı olamayız.' değerlendirmesinde bulundu. Söz konusu yeni plan kapsamında finansal denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve Avrupa sermaye piyasalarının daha entegre hale getirilmesi hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya Maliye Bakanlığından yapılan açıklamada, Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil'ın ev sahipliğinde Berlin'de bir araya gelen Fransa, İtalya, Hollanda, Polonya ve İspanya maliye bakanlarının parçalanmış yapıdaki Avrupa sermaye piyasalarını entegre etmek ve özel yatırımları harekete geçirmek için mutabık kaldığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, entegre sermaye piyasalarının, Avrupa'nın büyüme potansiyelini harekete geçirmek için kritik önemde olduğu ve yenilikçi finansal teknolojilerin desteklenerek rekabet gücünün artırılacağı aktarıldı.</p>

<p>Bakanların, sermaye piyasalarında entegrasyonu derinleştirmek amacıyla hazırlanan "Piyasa Entegrasyonu ve Denetimi Paketi (MISP)" üzerinde ortak tutum sağladığının vurgulandığı açıklamada, uzlaşılan ortak metin kapsamında sınır ötesi faaliyet gösteren önemli piyasalar, finansal aktörler ve büyük kripto varlık sağlayıcılarının kontrolünün kademeli olarak Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesine (ESMA) devredileceği ifade edildi.</p>

<p>Verimlilik ve coğrafi denge esasıyla yapılandırılacak ESMA'da operasyonel maliyetler kontrol altında tutulacak.</p>

<p>Almanya'daki mevcut borsa platformları ise büyüklükleri sebebiyle şu aşamada bu zorunlu denetimin dışında kalacak.</p>

<h2><strong>"ABD VE ÇİN İLE REKABETTE SALYANGOZ HIZIYLA İLERLERSEK BAŞARILI OLAMAYIZ"</strong></h2>

<p>Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Fransız mevkidaşı Roland Lescure ile öncülük ettikleri bu adımın, AB'nin egemenliğini artıracağını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Klingbeil, "Mevcut küresel düzende dünya bizi beklemiyor. ABD ve Çin ile rekabette salyangoz hızıyla ilerlersek başarılı olamayız. 6 büyük ekonominin ulusal egoları bir kenara bırakması, güçlü bir kararlılık göstergesidir." ifadesini kullandı.</p>

<h2><strong>DÜZENLEMELERİN 2026 SONUNA KADAR TAMAMEN KABUL EDİLMESİ ÖNGÖRÜLÜYOR</strong></h2>

<p>Alman basınında geniş yer bulan haberlerde de atılan ortak adımın, Sermaye Piyasaları Birliği'nin ötesine geçerek Avrupa'nın stratejik bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçladığı ifade edildi.</p>

<p>Bu kapsamda 6 büyük ekonominin, şirketlerin fona erişim şartlarının iyileştirilmesi ve sınır ötesi engellerin kaldırılması yoluyla finansmanın kolaylaştırılmasını hedeflediği aktarıldı.</p>

<p>Avro'nun uluslararası rolünü artırmak amacıyla "Dijital Avro" ve bağımsız ödeme sistemlerinin kurulmasıyla Avro Bölgesi'nin güçlendirileceğine dikkati çekilen haberlerde, blok içindeki askeri ve savunma yatırımlarının yakın koordinasyonla icra edileceği, ortak satın alma ile acil durum rezervleri sayesinde de kritik ham madde güvenliğinin güvenceye alınacağı kaydedildi.</p>

<p>Reform paketinin yürürlüğe girmesi için kalan 21 AB üyesinin de onayı gerekiyor. Almanya Maliye Bakanlığı, düzenlemelerin 2026 sonuna kadar tamamen kabul edilmesini öngörüyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/avrupadan-abd-ve-cine-karsi-guc-birligi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/ekonomik-rekabette-salyan-963-2-41.jpg" type="image/jpeg" length="12420"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail’in iğrenç suçları BM raporunda]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israilin-igrenc-suclari-bm-raporunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israilin-igrenc-suclari-bm-raporunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BM raporu, İsrail’in Filistinli esirlere yönelik sistematik tecavüz ve cinsel işkencelerini belgeledi. Suçüstü yakalanan ve failler listesine alınan işgalci İsrail zihniyeti, suçluluk psikolojisiyle BM Genel Sekreteri Guterres’i hedef alarak bağlarını kopardığını küstahça ilan etti. BM ise geri adım atmayarak insanlık suçlarını tescilleyen raporun arkasında durduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yayımladığı "Çatışmayla İlişkili Cinsel Şiddet" raporu, İsrail işgal güçlerinin Filistinli tutuklulara yönelik uyguladığı insanlık dışı cinsel terörü ve vahşeti bir kez daha gözler önüne serdi. Suçüstü yakalanan ve terör listelerine giren İsrail yönetimi, her zamanki gibi hukuku tanımayarak BM Genel Sekreteri ile tüm bağlarını kopardığını küstahça ilan etti.</p>

<h3>Sistematik İşkence ve Tecavüz Belgelendi</h3>

<p>BM raporu, İsrail ordusu, hapishane yönetimi ve özel kuvvetlerinin, aralarında 10 çocuğun da bulunduğu Filistinli esirlere yönelik sistematik tecavüz, cinsel organlara yönelik ağır darp, çıplak bırakma ve tecavüz tehditleri gibi iğrenç işkence yöntemlerini kullandığını kanıtlarıyla ortaya koydu. Sde Teiman gibi toplama kamplarında ve işgal zindanlarında yürütülen bu sistematik vahşete rağmen, İsrail yargısının bugüne kadar tek bir işgalci askere bile dava açmadığı vurgulandı.</p>

<h3>Suçluluk Psikolojisiyle BM'yi Hedef Aldılar</h3>

<p>Uluslararası alanda işlediği savaş suçları tescillenen İsrail, suçluluğun verdiği agresiflikle BM Genel Sekreteri Guterres’i ve BM’yi hedef aldı. İsrail'in BM Büyükelçisi Danny Danon, işgalci askerlerin adının lekelendiğini iddia ederek sosyal medyadan küstahça tehditler savurdu. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise insan haklarını savunan BM'yi "yozlaşmış bir örgüt" olarak itham ederek, Guterres’in görev süresi bitene kadar Genel Sekreterlik ile ilişkileri dondurduklarını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BM Geri Adım Atmadı: "Raporun Arkasındayız"</h3>

<p>İsrail'in şantajlarına ve Amerikan yönetiminin işgalciyi koruma çabalarına rağmen BM Genel Sekreterliği geri adım atmadı. BM Sözcülüğü, İsrail’in saldırgan tavırlarına boyun eğmeyeceklerini belirterek, "Genel Sekreter raporunun arkasındadır, bu rapor yayımlanmıştır ve üzerinde hiçbir değişiklik yapılmayacaktır" diyerek işlenen suçların üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini ilan etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israilin-igrenc-suclari-bm-raporunda</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/israil-suclar-cinsel-taciz-tecavuzjpg.webp" type="image/jpeg" length="41692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB mezarlıklarındaki bakımsızlık isyan ettirdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ibb-mezarliklarindaki-bakimsizlik-isyan-ettirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ibb-mezarliklarindaki-bakimsizlik-isyan-ettirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayramda kabir ziyaretine gidenler İBB'nin bakımsızlığıyla hüsran yaşadı. Diz boyu otlar ve yollara saçılan yığınlar nedeniyle mezarlar kayboldu. Vatandaşlar fahiş fiyatlara rağmen hizmet vermeyen İBB'ye tepkili.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Mezarlıklar Müdürlüğü'nün sorumluluğunda bulunan Ulus, Zincirlikuyu, Ayazağa, Topkapı ve Karacaahmet gibi kentin en büyük mezarlıkları, Kurban Bayramı'nda yakınlarının kabirlerini ziyarete giden vatandaşları tam anlamıyla hüsrana uğrattı. Bayram vesilesiyle kabir ziyareti yapmak isteyen vatandaşlar, İBB'nin yönetimindeki mezarlıklarda diz boyunu aşan yabani otlarla, yollara savrulmuş ot yığınlarıyla ve bakımsızlıkla karşılaştı. Topkapı Mezarlığı gibi pek çok noktada mezar taşları otların arasında kalarak görünmez hale gelirken, yürüyüş yollarına kadar taşan bu bakımsızlık nedeniyle ziyaretçiler kabirlerin arasında ilerlemekte dahi zorluk yaşadı.</p>

<p><img alt="2 30052026A1E05589" height="450" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/05/2-30052026a1e05589.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yalnızca uzayan otlar değil, biçildikten sonra toplanmayarak doğrudan mezarların üzerine ve yürüyüş yollarına bırakılan ot yığınları da mezarlıkların ne denli ihmal edildiğini gözler önüne serdi. Duruma isyan eden vatandaşlar, geçmiş dönemlerde böyle bir ihmalle karşılaşmadıklarını belirterek İBB yönetiminin hem ölülere saygısızlık ettiğini hem de dirilere hizmet sunmadığını vurguladı. Ulus ve Zincirlikuyu gibi mezarlıklarda boş mezar yeri bedelinin 334 bin 896 TL gibi fahiş rakamlara ulaştığı bu düzende, vatandaştan bu paraları alan İBB'nin, kabirlerin temel temizlik ve bakım hizmetlerini bile yerine getirmemesi tam bir skandaldır.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ibb-mezarliklarindaki-bakimsizlik-isyan-ettirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/mezarliktaki-goruntuler-i-373-2-41.webp" type="image/jpeg" length="18675"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'ye misilleme: İran, Kuveyt'i vurdu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdye-misilleme-iran-kuveyti-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdye-misilleme-iran-kuveyti-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[hava saldırıları düzenlediği bildirildi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, Bender Abbas'taki saldırıya karşılık bölgedeki ABD hava üssünü hedef aldığını duyururken Kuveyt, füze ve insansız hava aracı saldırısına uğradığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>ABD İran’ın güneyini hedef aldı</strong></h2>

<p>Orta Doğu’da tansiyon yeniden yükseldi. ABD’nin İran’ın güneyinde, Amerikan güçleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki ticari deniz trafiği için tehdit oluşturduğu ileri sürülen askeri noktalara hava saldırıları düzenlediği bildirildi. Reuters’a konuşan ABD’li bir yetkili, saldırılarda İran’daki askeri bir bölgenin hedef alındığını öne sürdü. Bölgedeki gelişmelerin ardından İran’ın Bender Abbas kentinin doğusunda gece saatlerinde patlama sesleri duyulduğu aktarıldı. </p>

<h2><strong>Hava savunma sistemleri devreye girdi</strong></h2>

<p>İran basınında yer alan bilgilere göre, Bender Abbas çevresinde yerel saatle 01.30 sıralarında üç patlama sesi duyuldu. Patlamaların ardından kentteki hava savunma sistemlerinin kısa süreliğine aktif hâle getirildiği bildirildi. İran makamlarından saldırının mahiyetine dair ilk aşamada resmî bir açıklama yapılmadı. </p>

<h2><strong>ABD “savunma” gerekçesine sığındı</strong></h2>

<p>ABD tarafı saldırıların, İran kaynaklı tehditlere karşı düzenlendiğini savundu. Bazı kaynaklarda ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın İran’ın güneyindeki füze rampaları ve mayın döşediği belirtilen askeri tekneleri hedef aldığı ifade edildi. Washington yönetimi, bölgedeki askeri varlığını ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini gerekçe göstererek saldırıları “meşru müdafaa” çerçevesinde takdim ediyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD’nin son saldırısı, bölgede daha önce ilan edildiği belirtilen ateşkes sürecine rağmen gerilimin bitmediğini ortaya koydu. İran’ın stratejik öneme sahip Bender Abbas bölgesi ve Hürmüz Boğazı çevresinin hedef alınması, krizin yalnızca askeri değil, enerji nakil hatları ve küresel ticaret bakımından da ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>Bölge yeni bir savaş eşiğinde</strong></h2>

<p>ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, Tahran’ın misilleme kapasitesi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri hareketlilik, Orta Doğu’yu yeniden büyük bir çatışma ihtimaliyle karşı karşıya bırakıyor. Washington’un “savunma” söylemiyle yürüttüğü operasyonlar, bölgede fiilî saldırı düzenini kalıcı hâle getirirken, İran cephesinden gelecek karşılık ihtimali krizin daha geniş bir alana yayılabileceğine işaret ediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdye-misilleme-iran-kuveyti-vurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/bolgede-tansiyon-yeniden-837-2-41.jpg" type="image/jpeg" length="88767"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı hırsızları görevden şutluyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/icisleri-bakanligi-hirsizlari-gorevden-sutluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/icisleri-bakanligi-hirsizlari-gorevden-sutluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de 'görevi kötüye kullanmak ve rüşvet' suçlamasıyla açılan soruşturmada tutuklanan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakanlığın NSosyal'deki hesabından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/70858 sayılı dosyasında 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma, Rüşvet, Görevi Kötüye Kullanma, İmar Kanununa Muhalefet, Kıyı Kanununa Muhalefet, İmar Kirliliğine Neden Olmak, Resmi Belgede Sahtecilik' suçlarından hakkında soruşturmaya başlandığı ve tutuklama tedbiri uygulanması üzerine, Anayasanın 127'nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47'nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı'nca görevden uzaklaştırılmıştır."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/icisleri-bakanligi-hirsizlari-gorevden-sutluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/d26a901a-guzelbahce-belediye-baskani-mustafa-gunay-gorevinden-uzaklastirildi.webp" type="image/jpeg" length="80045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa'dan Ukrayna'ya destek mesajı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/fransadan-ukraynaya-destek-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/fransadan-ukraynaya-destek-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa, Rusya’nın Kiev’deki yabancı diplomatların tahliye edilmesi yönündeki çağrısının ardından Paris Büyükelçisi Alexey Meshkov’u Dışişleri Bakanlığına çağırdı. Paris yönetimi, Rusya’nın tehditlerini “kabul edilemez” olarak nitelendirerek Ukrayna’ya desteğini sürdüreceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa, Rusya'nın yabancı diplomatların Ukrayna'nın başkenti Kiev'den ayrılmasını tavsiye etmesinin ardından bu ülkenin Paris Büyükelçisi Alexey Meshkov'u Dışişleri Bakanlığına çağırdığını bildirdi.</p>

<p>Fransa Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Rusya'nın Kiev'deki yabancı diplomatik misyon personelinin tahliye edilmesi çağrısına işaret edilerek, "Hafta sonu büyük çaplı saldırılar ve Ukraynalı siviller ve yabancı diplomatlara baskı oluşturan tehditler karşısında, Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı, Bakan'ın (Jean-Noel Barrot) talimatıyla Rusya'nın Fransa Büyükelçisi'ni (Meshkov) çağırdı." ifadesi kullanıldı.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu "tehditlerin" kabul edilemez olduğu değerlendirmesine yer verilirken, "Rusya, eylemleriyle her gün uluslararası hukuka karşı duyduğu alaycılığı ve saygısızlığı gözler önüne seriyor." denildi.</p>

<p>Fransa'nın Rusya'nın gözdağı verme girişimlerini kınadığı belirtilen açıklamada, bunun söz konusu ülkenin askeri bir çıkmaz karşısında olduğunu gösterdiği değerlendirmesinde bulunuldu.</p>

<p>Açıklamada, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın son bulması çağrısı yapılırken, Fransa'nın Avrupa'nın güvenliğini savunmak ve Ukrayna'yı desteklemek için seferber olmayı sürdüreceği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve ABD'li mevkidaşı Marco Rubio, 25 Mayıs'ta telefonda görüşmüştü.</p>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede, diğer ülkelerle birlikte ABD'ye diplomatik misyon personelini ve diğer vatandaşlarını Kiev'den tahliye etmesi tavsiyesinde bulunulmuştu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/fransadan-ukraynaya-destek-mesaji</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/f61421a2-fransa-rusyanin-ukrayna-adimina-karsi-kabul-edilemez-deyip-harekete-gecti-destegimizi-surdurecegiz.webp" type="image/jpeg" length="19266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya ve Afganistan arasında askeri işbirliği anlaşması imzalandı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rusya-ve-afganistan-arasinda-askeri-isbirligi-anlasmasi-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rusya-ve-afganistan-arasinda-askeri-isbirligi-anlasmasi-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya ile Afganistan arasında Moskova bölgesinde düzenlenen Uluslararası Güvenlik Forumu kapsamında askeri teknik işbirliği anlaşması imzalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya ile Afganistan arasında askeri teknik işbirliği anlaşması imzalandığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rus haber ajansı TASS'a göre, Rus ve Afgan yetkililer, Moskova bölgesinde düzenlenen Uluslararası Güvenlik Forumu'nda askeri teknik işbirliği anlaşması imzaladı.</p>

<p>Anlaşmanın içeriğine dair detay verilmedi.</p>

<p>Rusya, 2021'de meydana gelen yönetim değişikliği sonrası kurulan Afganistan yönetimini geçen yıl resmen tanımıştı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rusya-ve-afganistan-arasinda-askeri-isbirligi-anlasmasi-imzalandi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/e0342b0f-rusya-ve-afganistan-askeri-teknik-isbirligi-anlasmasi-imzaladi.webp" type="image/jpeg" length="99603"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’den İsrail’e F-22 yığınağı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdden-israile-f-22-yiginagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdden-israile-f-22-yiginagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD, Gazze’den İran’a kadar bölgede saldırılarını sürdüren İsrail’e askeri desteğini artırıyor. İsrail basınına göre Washington, hiçbir müttefikine vermediği F-22 Raptor savaş uçaklarını İsrail’deki askeri havaalanlarına konuşlandırmaya başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazze’de 7 Ekim 2023’ten bu yana soykırımını sürdüren, Lübnan, Suriye, Katar ve İran’a yönelik saldırılarla bölgeyi ateşe sürükleyen işgalci İsrail’e ABD’den yeni bir askeri destek geldi. İsrail Yayın Kurulu KAN’ın haberine göre ABD yönetimi, F-22 Raptor savaş uçaklarını İsrail’deki askeri havaalanlarına konuşlandırmaya başladı.</p>

<p>F-22’lerin ABD tarafından hiçbir müttefike verilmediği hatırlatılırken, bu adım Washington’un İsrail’i bölgede doğrudan askeri tahkimatla desteklediğini ortaya koydu. Haberde, ABD’nin 7 Ekim 2023’ten sonra İsrail’deki askeri varlığını kademeli şekilde artırdığı, İran’a yönelik saldırıların ardından bu varlığın daha da büyütüldüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>F-22’ler Ovda Hava Üssü’ne yerleştirildi</strong></h2>

<p>KAN’ın aktardığı bilgilere göre son aylara ait uydu görüntüleri, İsrail içinde benzeri görülmemiş bir ABD savaş uçağı ve yakıt ikmal uçağı yığınağını ortaya koydu. Görüntülerde F-22 savaş uçaklarının İsrail’in güneyindeki Ovda Hava Üssü’ne konuşlandırıldığı, onlarca ABD yakıt ikmal uçağının ise Ben Gurion ve Ramon havaalanlarında bulunduğu kaydedildi.</p>

<p>ABD’nin yıl sonuna kadar İsrail’deki askeri varlığını koruyacağı, havaalanları ve askeri tesislere çok sayıda F-22 Raptor ile yakıt ikmal uçağı yerleştireceği ifade edildi. Uçakların birden fazla noktaya dağıtıldığı ve şu aşamada geri çekilmelerinin beklenmediği bildirildi.</p>

<h2><strong>Sivil havalimanları askeri üs gibi kullanılıyor</strong></h2>

<p>İsrail Sivil Havacılık Otoritesi Başkanı Samuel Zakai, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada Ben Gurion Havalimanı’nın adeta askeri havaalanı gibi işletildiğini söylemişti. Zakai, havalimanındaki savaş uçakları ve hava savunma sistemlerinin sivil uçuşları olumsuz etkilediğini, seyahat güvenliği konusunda ciddi endişelere yol açtığını belirtmişti.</p>

<p>KAN’ın haberinde de ABD’nin devam eden konuşlandırmasının İsrail’de yaz seyahat sezonunu zorlaştırabileceği ve yabancı hava yolu şirketlerinin uçuşlarını artırmasını engelleyebileceği uyarısı yapıldı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdden-israile-f-22-yiginagi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/6f5bae34-israile-f-22-savas-ucaklari-konuslandiriyor.webp" type="image/jpeg" length="88863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail Nebi Samuel Mescidi’ne el koydu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-nebi-samuel-mescidine-el-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israil-nebi-samuel-mescidine-el-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail, Kudüs’ün kuzeyindeki Nebi Samuel Mescidi ve çevresinde yaklaşık 110 dönümlük araziye “kamulaştırma” bahanesiyle el koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgalci İsrail, Kudüs’ün kuzeyinde yer alan Nebi Samuel Mescidi ve çevresindeki yaklaşık 110 dönümlük araziye “kamulaştırma” gerekçesiyle el koydu. Müslüman vakıfların yönetiminde bulunan bölge, Mescid-i Aksa’da uygulanmak istenen statü değişikliği planının küçük ölçekli bir provası olarak görülüyor.</p>

<p>İsrail’in son dönemde Mescid-i Aksa’yı “çok dinli turistik bölge” hâline getirme planı üzerinde çalıştığı belirtilirken, Nebi Samuel Mescidi’ne yönelik bu adımın aynı çizginin parçası olduğu ifade ediliyor. Müslümanlar ve Hristiyanlar tarafından kutsal kabul edilen bölgede Hz. Samuel’in medfun olduğuna inanılıyor. İsrail ise bölgeyi Yahudileştirme hedefiyle uzun süredir baskı altında tutuyor.</p>

<h2><strong>35</strong> <strong>yıldır</strong> <strong>kazı</strong> <strong>yürütülüyor</strong></h2>

<p>İsrail’in, bölgenin Yahudilere ait olduğu iddiasıyla 1990 yılından bu yana arkeolojik kazı yaptığı, ancak bu iddiayı destekleyecek bir bulguya ulaşamadığı belirtiliyor. Buna karşılık bölgede Eyyubi ve Memlük dönemlerine ait İslamî imar izlerinin bulunduğu ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre İsrail, arkeoloji söylemini tarihî hakikat arayışı için değil, işgal ve mülkiyet gaspını meşrulaştırmak için kullanıyor. Nebi Samuel Mescidi’nde yürütülen süreç, Mescid-i Aksa başta olmak üzere Kudüs’teki İslamî varlığı parça parça kuşatma stratejisinin bir halkası olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Filistin: Bu yasa dışı toprak gaspıdır</strong></h2>

<p>Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in “kamu yararı” ve “arkeolojik alan” söylemlerini Filistin topraklarına el koymak için kullandığını açıkladı. Bakanlık, söz konusu kararın idari bir işlem veya kalkınma projesi olmadığını, güç kullanılarak gerçekleştirilen yasa dışı bir toprak gaspı olduğunu belirtti.</p>

<p>Açıklamada, kararın Kudüs’ü Filistin çevresinden koparmayı, şehrin coğrafi ve demografik yapısını değiştirmeyi ve Filistin kimliğini hedef almayı amaçlayan sistematik politikaların parçası olduğu vurgulandı.</p>

<p>Harem-i İbrahim’de de aynı yöntem uygulanıyor</p>

<p>Kudüs uzmanları, Nebi Samuel Mescidi’nde yaşanan sürecin El-Halil’deki Harem-i İbrahim Camii’nde de uygulandığına dikkat çekiyor. İsrail, Harem-i İbrahim’de de önce kısıtlamaları artırıyor, ardından Yahudi yerleşimcilerin baskınlarını normalleştiriyor ve Müslümanların ibadet alanını daraltıyor.</p>

<p>Son olarak Kurban Bayramı’nın birinci gününde Mescid-i Aksa’da bayram namazına yönelik kısıtlama getirilmezken, Harem-i İbrahim’de ağır kısıtlamalar uygulandı. Bu sebeple bayram namazına katılımın normal seviyenin yüzde 30’unun altına düştüğü bildirildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-nebi-samuel-mescidine-el-koydu</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/b820c834-israil-nebi-samuel-mescidine-el-koydu.webp" type="image/jpeg" length="83492"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji devlerinin enerji yükü artıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/teknoloji-devlerinin-enerji-yuku-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/teknoloji-devlerinin-enerji-yuku-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Enerji Ajansı’na göre yapay zeka odaklı veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2030’da iki katına yaklaşacak. Enerji talebindeki bu büyüme, teknolojik ilerleme görüntüsü altında büyük teknoloji şirketlerinin kâr rekabetini beslerken; doğal gaz, batarya ve şebeke yatırımlarının kamu yararı yerine veri merkezi ihtiyacına göre şekillenmesi tartışmaları da beraberinde getiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası Enerji Ajansı’nın raporuna göre, yapay zeka odaklı veri merkezlerinin elektrik tüketimi hızla artıyor. 2025’te 485 teravatsaat olan tüketimin, 2030’da 950 teravatsaate çıkması bekleniyor. Böylece veri merkezleri, küresel elektrik talebinin yaklaşık yüzde 3’ünü oluşturacak.</p>

<p></p>

<p>Raporda, basit metin sorgularının düşük miktarda enerji harcadığı ancak video üretimi ve gelişmiş akıl yürütme gibi işlemlerin çok daha yüksek elektrik tüketimine yol açtığı belirtildi. Büyük yapay zeka şirketlerinin aktif kullanıcı sayısı ve gelirlerinde son bir yılda ciddi artış yaşanması da enerji talebindeki büyümeyi hızlandırıyor.</p>

<p></p>

<p>Yapay zeka eğitimi ve model kullanımı, veri merkezlerinde ani ve yüksek güç ihtiyacı doğuruyor. Bu nedenle kesintisiz elektrik için enerji depolama sistemleri ve sahada üretim çözümleri öne çıkıyor. ABD’de şebeke bağlantılarının yavaş ilerlemesi sebebiyle bazı veri merkezi geliştiricileri doğal gazla elektrik üretimine yöneliyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>IEA’ya göre 2030’a kadar veri merkezlerine güç sağlayacak sahada doğal gaz kapasitesi, büyük kısmı ABD’de olmak üzere 15 ila 27 gigavat seviyesine çıkabilir. Aynı dönemde dünya genelindeki veri merkezlerinde 20-25 gigavatlık batarya depolama kapasitesi kurulabileceği öngörülüyor.</p>

<p></p>

<p>Bu artış, teknolojik ilerleme başlığı altında sunulsa da asıl mesele, enerjinin kimin ihtiyacı için seferber edildiğidir. Halktan tasarruf beklenirken, büyük teknoloji şirketlerinin sınırsız veri merkezi büyümesi için doğal gaz, batarya, şebeke ve altyapı yatırımlarının hızlandırılması ciddi bir çelişki oluşturuyor. Yapay zekanın enerji iştahı, kamu yararından çok küresel şirketlerin kâr rekabetini beslediği ölçüde, elektrik üretimindeki artış da toplumun ortak ihtiyacından çıkarak sermayenin yeni tahakküm alanına dönüşüyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/teknoloji-devlerinin-enerji-yuku-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/07/dunya-yapay-zeka.jpg" type="image/jpeg" length="25417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinliler, Kurban Bayramı namazını enkazların üzerinde, sokaklarda ve çadır kamplarında eda etti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/filistinliler-kurban-bayrami-namazini-enkazlarin-uzerinde-sokaklarda-ve-cadir-kamplarinda-eda-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/filistinliler-kurban-bayrami-namazini-enkazlarin-uzerinde-sokaklarda-ve-cadir-kamplarinda-eda-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de Filistinliler, bu bayramı da Yahudilerin saldırıları ve ablukası altında buruk karşıladı. Camileri yıkılan, evleri yerle bir edilen Gazzeliler, Kurban Bayramı namazını enkazların üzerinde, sokaklarda ve çadır kamplarında eda ederek şehit edilen yakınları için dua etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazze’de bu bayram da buruk geçiyor. İsrail saldırılarında camileri yıkılan Filistinliler, Kurban Bayramı namazını enkazların üzerinde, sokaklarda ve çadır kamplarında eda etti. Han Yunus’ta Huda Camisi’nin yıkıntıları arasında saf tutan Gazzeliler, saldırılarda şehit edilen yakınları için dua etti.</p>

<p>Nusayrat Mülteci Kampı’nda ve Gazze kentindeki açık alanlarda binlerce kişi, savaşın ve ablukanın gölgesinde bayram namazı kıldı. Evlerini kaybederek çadırlara sığınan Filistinliler, bayram sabahına tekbirlerle uyandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşgal altındaki Doğu Kudüs’te ise İsrail polisinin kısıtlamalarına rağmen yaklaşık 140 bin Müslüman Mescid-i Aksa’da bayram namazı kıldı. Batı Şeria’daki Harem-i İbrahim Camisi’nde de İsrail’in engellemeleri sebebiyle namaza katılım sınırlı kaldı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/filistinliler-kurban-bayrami-namazini-enkazlarin-uzerinde-sokaklarda-ve-cadir-kamplarinda-eda-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/thumbs-b-c-7e5f4e1856529a6166fe9bd3708e3e0b.jpg" type="image/jpeg" length="18541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail ordusu Lübnan'da kara saldırılarını genişletti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-ordusu-lubnanda-kara-saldirilarini-genisletti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-ordusu-lubnanda-kara-saldirilarini-genisletti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun ateşkese rağmen güneyini işgal altında tuttuğu Lübnan'da kara saldırılarını genişlettiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan’da kara saldırılarını genişlettiğini duyurdu. Güvenlik kabinesi toplantısında konuşan Netanyahu, İsrail birliklerinin Lübnan’da “stratejik alanları” işgal etmeye başladığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Netanyahu, saldırı talimatını Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile birlikte verdiklerini söyledi. İsrail devlet televizyonu KAN da ordunun, Lübnan’ın güneyinde işgal altında tuttuğu “Sarı Hat” bölgesinin ötesine kara saldırıları başlattığını aktardı.</p>

<p></p>

<p>İsrail, 2 Mart’tan bu yana Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürürken, Lübnan Sağlık Bakanlığı saldırılarda 3 bin 185 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan’ın güneyinde saldırılarına ve ev yıkımlarına devam ederken, Hizbullah da İsrail birliklerine karşı saldırılar düzenliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-ordusu-lubnanda-kara-saldirilarini-genisletti</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/israillubnan-14.webp" type="image/jpeg" length="64344"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batı Şeria'da terörist Yahudiler bir Filistinlinin araç ve evini ateşe verdi, askerler 4 Filistinliyi gözaltına aldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bati-seriada-terorist-yahudiler-bir-filistinlinin-arac-ve-evini-atese-verdi-askerler-4-filistinliyi-gozaltina-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bati-seriada-terorist-yahudiler-bir-filistinlinin-arac-ve-evini-atese-verdi-askerler-4-filistinliyi-gozaltina-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgal altındaki Batı Şeria'da Kurban Bayramı'nın ilk gününde, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler Filistinlilere ait bir aracı ve bir evin bir bölümünü ateşe verdi, İsrail ordusu da düzenlediği baskınlarda 4 Filistinliyi gözaltına aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, Filistin topraklarını gasbeden Yahudiler Batı Şeria'nın kuzeyinde yer alan Cenin kentinin Hırbet Mesud bölgesinde Filistinlilere ait evlere saldırdı.</p>

<p class="is-editor-empty is-empty"></p>

<p class="is-editor-empty is-empty">Filistinlilere ait araçları ve bir evin bir bölümünü ateşe veren Yahudi saldırganlar, evlerin duvarlarına da ırkçı sloganlar yazdı.</p>

<p class="is-editor-empty is-empty"></p>

<p class="is-editor-empty is-empty">İsrail askerleri Kurban Bayramı sabahı 4 Filistinliyi gözaltına aldı</p>

<p class="is-editor-empty is-empty">Öte yandan İsrail ordusu, Kurban Bayramı’nın ilk gününde Cenin’in güneyindeki Mislun ve Kubatiye beldelerine baskın düzenledi.</p>

<p class="is-editor-empty is-empty"></p>

<p class="is-editor-empty is-empty">Mislun beldesinde askerlerin konuşlandırıldığı, bazı evlere baskın düzenlenerek askeri karargâha dönüştürüldüğü ve çok sayıda Filistinlinin alıkonulduğu belirtildi.</p>

<p class="is-editor-empty is-empty"></p>

<p class="is-editor-empty is-empty">Kubatiye beldesindeki evlere düzenlenen baskınlarda 4 Filistinlinin gözaltına alındığı kaydedildi.</p>

<p class="is-editor-empty is-empty"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="is-editor-empty is-empty">Aynı saatlerde İsrail ordusuna ait araçların Cenin kentindeki birçok caddede geniş çaplı arama-tarama faaliyeti yürüttüğü ifade edildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bati-seriada-terorist-yahudiler-bir-filistinlinin-arac-ve-evini-atese-verdi-askerler-4-filistinliyi-gozaltina-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/1000227147.jpg" type="image/jpeg" length="65373"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Gazze, ABD-İran anlaşma sürecinden tamamen ayrı tutuluyor’]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazze-abd-iran-anlasma-surecinden-tamamen-ayri-tutuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazze-abd-iran-anlasma-surecinden-tamamen-ayri-tutuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şarku’l Avsat’ın yayınladığı habere göre Hamas kaynakları, Tahran yönetiminin yürüttüğü müzakere aşamalarında Gazze'yi tüm güvencelerden mahrum bıraktığını ifade ediyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran basını, beklenen ABD anlaşmasının tüm savaş cephelerini kapsadığını iddia etse de, Hamas Hareketi’nden yetkililer Gazze'nin bu müzakerelerin tamamen dışında tutulduğunu teyit ediyor.</p>

<p>ABD ve bölge ülkelerinin arabuluculuğuyla geçtiğimiz yılın ekim ayında Gazze Şeridi’nde tesis edilen ateşkes, terörist İsrail'in peş peşe gelen ihlalleriyle ağır sarsıntılar yaşıyor. Gazze Sağlık Bakanlığı'nın resmi verileri, bu ihlallerin 900'ü aşkın Filistinlinin şehit edildiğini ortaya koyuyor. Sınır kapıları üzerinden halkın hareketinin kısıtlanması, insani yardım girişinin baltalanması ve yardım taşıyan kamyon sayısının asgari seviyelere indirilmesi de bölgedeki insani krizin derinleşmesine sebep oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze içinden ve dışından dört farklı Hamas kaynağı, hareket liderliğinin ABD-İran anlaşmasının Gazze'yi kapsadığına dair Tahran'dan tamamen teyitsiz bırakıldığını doğruluyor. Kaynakların tamamı, geçtiğimiz yılın haziran ayındaki savaşın ilk döneminde olduğu gibi, bugün de Gazze'nin İran-ABD arka kapı diplomasisinden bütünüyle ayrı tutulduğunu vurguluyor.</p>

<p>"Güvencelerden her daim mahrum bırakıldık"</p>

<p>Gazze dışında ikamet eden iki kaynak, Hamas'ın İran ile Vaşington arasında aracılar üzerinden yürütülen görüşmelere dair yalnızca yüzeysel güncellemeler aldığını belirtiyor.</p>

<p>Hamas liderliği, diğer Filistinli gruplar ve İran tarafıyla gerçekleştirilen iletişimlerde sözde tüm cephelerde kalıcı bir ateşkesin önemi vurgulansa da, sahadaki gerçekler farklı bir işleyişe işaret ediyor. Gazze içinde ikamet eden bir Hamas kaynağı, meselenin boyutunu şu sözlerle özetliyor: "Mevcut anlaşma tamamlanırsa Gazze en zayıf halka konumuna düşecek. İşgalci İsrail, Lübnan'da sükuneti kalıcı hale getirmeyi başarırsa, tüm ağırlığını Gazze'ye vererek sahadaki saldırganlığını katbekat şiddetlendirebilir."</p>

<p>İran'ın Mehr Haber Ajansı, Tahran'ın devam eden müzakerelerdeki ana şartını "tüm cephelerde savaşın ve saldırganlığın kalıcı olarak sonlandırılması" şeklinde sunuyor. Buna karşın Gazze içindeki kaynak, geçtiğimiz yıl haziran ayındaki savaşın ardından İran ile ABD arasında kurulan önceki uzlaşı zemininde dahi Gazze'deki savaşın durdurulmasına ilişkin güvencelerin bütünüyle havada kaldığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Aynı kaynak, Hizbullah'ın kendi cephesini desteklemek amacıyla sürece dahil olmasına rağmen, Lübnan dahil tüm cephelerden Gazze cephesini ayırma konusunda İsrail'in ve ABD'nin ısrarcı bir tutum sergilediğini, İran'ın ise bu duruma sessiz kalarak Gazze'nin tecrit edilmesine zemin hazırladığını belirtiyor. Kahire'deki Filistinli gruplardan birinin üst düzey yetkilisi de İran'ın ABD ile arasındaki görüşmelerin Gazze Şeridi'ni kapsadığına dair kendilerini tamamen bilgisiz bıraktığını aktarıyor.</p>

<p>Bölgedeki direniş gruplarının liderleri, İran'ın ABD'yi Gazze'de ateşkesi kalıcı kılma yönünde teşvik ettiğini öne süren yüzeysel mesajlar alsa da, siyonist rejim sahadaki tahakkümünü artırmak amacıyla süreci uzatma yoluna gidiyor. Hamas’tan dört, farklı bir Filistinli gruptan ise beşinci bir kaynak, Gazze'deki ateşkesin kalıcı hale getirilmesine yönelik müzakerelerde İsrail'in saldırgantutumunun tıkanıklığa sebep olduğunu aktarıyor. Kurban Bayramı'nın ardından Kahire'nin görüşleri yakınlaştırmak amacıyla yeni bir müzakere turuna ev sahipliği yapması bekleniyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazze-abd-iran-anlasma-surecinden-tamamen-ayri-tutuluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 23:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/gazze-iran.webp" type="image/jpeg" length="96057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="39223"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="30167"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="80499"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="37043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="56080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yardım noktasına koşan perişan haldeki Gazzelilere kurşun yağdırıldı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail askerleri, Gazze'de yardım noktasına koşan açlıktan perişan olmuş, dili damağına yapışmış Gazzelilere kurşun yağdırıyor!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortada sözde bir "ateşkes" mutabakatı var ama Yahudi zihniyet için bu sadece yeni bir kalleşlik fırsatı. Açlıktan dizlerinin bağı çözülmüş, çocuklarına bir avuç un götürebilmek için can havliyle toz duman içinde koşturan sivil halkın üzerine mermi yağdırmak, ancak böyle aşağılık bir kavmin işi olabilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de bu yapılanlarla görülüyor ki bunlar, insanlık ailesinin bağrına saplanmış zehirli bir hançerdir. Bir lokma yiyecek için koşan aç insanı hedef alacak kadar haysiyetsiz, ateşkes sözü verip arkadan vuracak kadar cani namertler var insanlığın karşısında. Tarih, rızık peşindeki mazlumu vuran, çocukların boğazından geçecek ekmeğe kan bulaştıran en aşağılık mahluklar olarak kaydedecek, kaydetti ve kaydediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-165651.png" type="image/jpeg" length="70932"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medeniyet Üniversitesi iftarında Müslüman öğrencilerden intikam yemini!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı yoğun katılımla gerçekleşirken davetliler arasında yer alan Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak öncülüğünde intikam yemini edildi. Sloganlar ve tekbirlerle inletilen meydan coşkulu anlara sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen geleneksel iftar programı bu yıl da Müslüman öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Üniversitede bir araya gelen öğrenciler, oruçlarını açtıktan sonra cemaat hâlinde namaz kıldı. Programda ezgiler seslendirilirken sık sık tekbirler getirildi ve sloganlar atıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte, Akıncı Güç Gençlik Hareketi Başkanı Harun Şimşak da davetliler arasında yer aldı. Harun Şimşak öncülüğünde Müslüman öğrenciler hep birlikte meydanı intikam yeminiyle inletti. "Ya Muntakim Allah, Bizi intikamına memur et" sesleri Medeniyet Üniversitesi semasında yankılandı. Coşkulu anların yaşandığı buluşmada En’am Suresi’nin 162’nci ayeti okunarak meydanı dolduran kalabalık tarafından hep birlikte tekrar edildi.</p>

<p>İftar programı boyunca üniversite kampüsünde yoğun bir atmosfer oluşurken, etkinlik öğrencilerin toplu duaları ve sloganlarıyla sona erdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/medeniyet-universitesi-iftarinda-musluman-ogrencilerden-intikam-yemini</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-130944.png" type="image/jpeg" length="35022"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nereden türedi bu kadar p.ç kurusu?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsimleri Ahmet, Mehmet, Hasan... Ama ailesinden ve okullarından almadıkları terbiye ile İslam düşmanı olmuşlar. Görüntülerde bir grup gencin camiye ait masaları tekmeleyip kaçtığı görülüyor.</p>

<p>Bir çocuğun, toplumun ortak değeri olan cami avlusunda bu denli pervasızlaşması, akıllara tek bir gerçeği getiriyor: Hangi el onları bu kinle besledi? Çocuk çocuktur ancak o masayı kıran nefret, ancak aile ocağında pişmiş olabilir veya okullarda dayatılan Kemalizm.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görünüşe göre bu "p.ç kurularının" ardında, onlara mukaddesat düşmanlığını miras bırakan, aynı yolun yolcusu anne ve babalar var. Kendi kültürüne, kendi dinine bu denli yabancılaşmış bir güruhun türemesi, ocağındaki yangının sokağa taşmasıdır.</p>

<p>Memlekette İslam düşmanlarına verilen cezaların komik düzeyde kalması, bu fare deliklerinden çıkanları cesaretlendiriyor. Ceza yemeyeceklerini bildikleri için bu kadar pervasızlar! En önemlisi de, bu p.ç kuruları henüz Müslümanların sert tokadını, o sarsıcı sopasını yemedikleri için kendilerini meydanda zannediyorlar. Eğer hak ettikleri karşılığı bulsalardı, o fare deliklerinden başlarını çıkarmaya dahi cesaret edemezlerdi.</p>

<p>Bu memleketin huzuruna ve dinine kasteden bu zihniyet, hak ettiği bedeli en ağır şekilde ödemelidir. Cezasızlık zırhına bürünüp sokaklarda, sosyal mecralarda terör estiren bu güruha karşı sessiz kalınmamalıdır. Müslümanların mukaddesatına el uzatanın eli kırılmalı, bu soysuzluk kökünden kurutulmalıdır!</p>

<p>Şurası da bir gerçek; Abdülhakim Arvasi Hazretleri veledi zinanın kemalat bulmayacağını söyler. Yani bunlar ne uyarıyla, ne eğitimle ne de sopayla düzelir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/nereden-turedi-bu-kadar-pc-kurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-09-135111.png" type="image/jpeg" length="43122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökkuşağı faşistleri yaka paça dışarıya atıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde, TRT’nin “Gökkuşağı Faşizmi” belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ile yönetmen Abdülgafur Şahin’in katıldığı “Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite” paneli, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. Programı sabote etmeye çalışan grup güvenlik müdahalesiyle salondan çıkarılırken iki kişi gözaltına alındı; yaşanan hadise, fikrî zeminde karşılık üretemeyen özgürlük(!) mağdurlarının sabotaj yaparak iki yüzlülüklerini ele verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde düzenlenen "Akıntının Aksine: Dijital Dünyada Tahakküm ve Marjinalite" başlıklı panel, gökkuşağı faşistleri tarafından hedef alındı. TRT’nin "Gökkuşağı Faşizmi" belgeselinin yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin ve yönetmen Abdülgafur Şahin'in konuk olduğu etkinlikte, sapkın gruplar fikri sahada mağlup olmanın hıncıyla saldırıya geçti.</p>

<h3><strong>Programa sabotaj teşebbüsü</strong></h3>

<p>"Özgürlük" ve "eşitlik" sakızını çiğneyerek yıllardır mazlum edebiyatı yapan sapık şebeke, hakikatler yüzlerine çarpılınca asıl karakterleri olan faşizme rücu etti. Konferans salonuna sızarak sloganlarla akademik ortamı terörize etmeye yeltenen gruba emniyet güçleri anında müdahale etti. Salonu provoke eden ve "nefret suçu" yalanıyla hakikati susturmaya çalışan şahıslar yaka paça dışarı çıkarıldı.</p>

<h3><strong>Gökkuşağı faşistlerine ters kelepçe</strong></h3>

<p>Olaylar sırasında operasyonel tavırlarla düzeni bozmaya kalkan 2 kişi gözaltına alındı. Polise mukavemet gösteren şahıslara ters kelepçe uygulandı. Gözaltına alınanlar işlemlerinin ardından serbest bırakılsa da, üniversite koridorlarında estirilmek istenen terör havası amacına ulaşamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Fikir bitince şamata çıkardılar</strong></h3>

<p>Marmara Üniversitesi’nde yaşanan bu hadise, LGBT lobisinin fikir karşısındaki zavallılığının en net vesikasıdır. "Baskı altındayız" diyenlerin, aslında en küçük bir fikri eleştiriye dahi tahammülü olmayan azınlık faşistleri olduğu bir kez daha tescillenmiştir. Müslüman Anadolu’nun evlatlarını ve aile yapısını hedef alan bu ifsat projesi, deşifre edildikçe hırçınlaşmaktadır. Fikrin bittiği yerde şamataya sarılan bu aparatlar için yolun sonu gözükmektedir.</p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/gokkusagi-fasistleri-yaka-paca-disariya-atildi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-22-185313.png" type="image/jpeg" length="62750"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik yobazların Ramazan hazımsızlığı dinmedi: İzmir'de Ramazan karşıtı yürüyüş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Alsancak'ta bir grup laik yobaz daha Ramazan etkinliklerini hedef alarak yürüyüş düzenledi. Bu toprakların ruh köküne olan yabancılığını açık açık dile getiren bu İslam düşmanı zihniyet, her daim nefretini kusuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Alsancak, dün yine bu toprakların ruh köküne yabancılaşmış bir gürültüye sahne oldu. Okullarda öğrencilerin gönlüne nakşedilen Ramazan ikliminden rahatsız olan bir avuç İslam düşmanı, "laiklik" kalkanının arkasına sığınarak mukaddesata karşı nefretini kustu. "Karanlığa teslim olmayacağız" nakaratıyla sokaklara dökülen zümre, meydan okurcasına bu milletin değerlerine olan hıncını ve uzaklığını ilan etti.</p>

<p>Ramazan coşkusu bir "etkinlik" değil, bu milletin asli değerlerinden gelen bir neşedir. Bu neşeyi "karanlık" ilan edenlerin "eşitlik" ve "teminat" dediği şey ise, Müslüman Anadolu insanını kendi öz yurdunda parya tutma projesidir.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-yobazlarin-ramazan-hazimsizligi-dinmedi-izmirde-ramazan-karsiti-yuruyus</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/02/amazan.jpg" type="image/jpeg" length="48696"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="79489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="92468"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="42672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="22105"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="41402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="57872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="24794"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="38553"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2025 itibariyle) kargo dahil 1560 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="13207"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="14191"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
