<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 15 Aug 2026 15:23:00 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selçuklu mezar taşları bisturilerle gün yüzüne çıkarılıyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/selcuklu-mezar-taslari-bisturilerle-gun-yuzune-cikariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/selcuklu-mezar-taslari-bisturilerle-gun-yuzune-cikariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’ın Gevaş ilçesindeki tarihî Selçuklu Mezarlığı’nda yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarında, yüzyılların izlerini taşıyan mezar taşları cerrahi hassasiyetle temizleniyor. Uzmanlar, bisturiler yardımıyla taşların yüzeyindeki likenleri kaldırarak kitabeleri ve geleneksel motifleri yeniden görünür hale getiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van’ın Gevaş ilçesinde Anadolu’nun en önemli Türk-İslam mezarlıklarından biri olarak kabul edilen Selçuklu Mezarlığı’nda, geçmişin izlerini geleceğe taşımak amacıyla kapsamlı çalışmalar sürdürülüyor. Yaklaşık 700 yıllık Halime Hatun Kümbeti’nin de bulunduğu tarihî alanda, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 2022 yılında başlatılan kazı, restorasyon ve konservasyon çalışmaları devam ediyor.</p>

<p color="dimmed">“Geleceğe Miras” projesi kapsamında Cumhurbaşkanlığı kararıyla kazı statüsüne alınan mezarlıkta; sanat tarihçileri, arkeologlar, epigraflar, mimarlar ve restorasyon uzmanlarından oluşan 15 kişilik ekip görev yapıyor. Çalışmalar Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Çalış başkanlığında yürütülüyor.</p>

<p color="dimmed">Yaklaşık 50 dönümlük alanda şimdiye kadar 1000’in üzerinde mezar taşı tespit edildi. Boyları 2,5 metreye kadar ulaşabilen taşlar, üzerlerindeki kitabelerin yanı sıra geometrik ve bitkisel motifleriyle de dikkat çekiyor. Bu yıl toprak altından çıkarılan 35 mezar taşının blokaj işlemleri tamamlanırken, daha önce kayıt altına alınmamış dört mezar taşı da belgelenerek bilim dünyasına kazandırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong color="dimmed">Tarihî taşlara cerrah hassasiyeti</strong></h2>

<p color="dimmed">Çalışmaların en dikkat çekici aşamalarından birini ise mezar taşlarının yüzeyini zaman içerisinde kaplayan likenlerin temizlenmesi oluşturuyor. Uzmanlar, taşların özgün dokusuna zarar vermemek amacıyla cerrahi operasyonlarda kullanılan bisturilerden yararlanıyor. Milimetrik müdahalelerle kaldırılan biyolojik tabakaların ardından daha önce okunması güçleşen kitabeler ile taşların üzerindeki süslemeler yeniden ortaya çıkarılıyor.</p>

<p color="dimmed">Temizlik işlemlerinin ardından kitabeler uzmanlar tarafından okunup çözümlenerek kayıt altına alınıyor. Mezar taşlarındaki yazıların yalnızca burada yatan kişilerin kimliklerine ilişkin bilgiler taşımadığı; dönemin siyasi, dinî, sosyal ve kültürel yapısına ilişkin önemli ipuçları da sunduğu belirtiliyor.</p>

<h2><strong color="dimmed">Her mezar taşı farklı bir sanat eseri</strong></h2>

<p color="dimmed">Gevaş Selçuklu Mezarlığı’nı benzer tarihî alanlardan ayıran özelliklerin başında, mezar taşlarındaki zengin süsleme çeşitliliği geliyor. Alanda birbirinin tamamen aynısı olan taşlara nadiren rastlanırken, her mezar taşı farklı bir kompozisyon, motif ve süsleme anlayışını yansıtıyor.</p>

<p color="dimmed">2022 yılında çalışmalar başladığında yaklaşık 700 mezar taşı tespit edilmişken, kazıların ilerlemesiyle bu sayı 1000’in üzerine çıktı. Toprağın altında uzun yıllar kalan bazı taşların özgün özelliklerini büyük ölçüde koruduğu da belirlendi. Uzmanlar, ortaya çıkarılan her yeni eserin Selçuklu döneminin sanat anlayışından toplumsal yapısına kadar pek çok konuda yeni bilgiler sunduğunu ifade ediyor.</p>

<p color="dimmed">Kazı ve restorasyon çalışmalarıyla tarihî mezarlığın adeta bir açık hava müzesi niteliğinin daha görünür hale getirilmesi ve Selçuklu döneminden günümüze ulaşan bu kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.</p>

<p color="dimmed">Kaynak: GZT</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/selcuklu-mezar-taslari-bisturilerle-gun-yuzune-cikariliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/selcuklu-mezar.webp" type="image/jpeg" length="27412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail Filistin’de katliam ve işgali sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-filistinde-katliam-ve-isgali-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israil-filistinde-katliam-ve-isgali-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail, Gazze’de ateşkesi ihlal ederek saldırılarına devam ederken işgal altındaki Batı Şeria’da askerî baskınlar, yerleşimci saldırıları, ev yıkımları ve kuşatmalar sürüyor. Gazze’de 13 Ağustos’ta düzenlenen saldırılarda iki Filistinli şehit olurken, Batı Şeria’nın Kusra beldesinde Filistinli ailelerin evleri günlerdir Yahudi yerleşimcilerin kuşatması altında tutuluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları, Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen devam ediyor. 13 Ağustos’ta Han Yunus’ta motosiklet üzerinde bulunan Filistinlilerin hedef alınması sonucu bir kişi şehit oldu, bir kişi yaralandı. Aynı gün Gazze kentinde düzenlenen insansız hava aracı saldırısında Gazze Polis Müdürü Cemal Ebu Kumeyl şehit oldu, iki kişi de ağır yaralandı.</p>

<p>Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisinin 14 Ağustos tarihli son raporuna göre, 5-12 Ağustos arasında Gazze’de 7 Filistinli şehit oldu, 28 kişi yaralandı. 10 Ekim 2025’te ilan edilen ateşkesten bu yana Gazze’de şehit olan Filistinlilerin sayısı 1.259’a, yaralıların sayısı ise 4.148’e ulaştı. Gazze’deki saldırıların başladığı Ekim 2023’ten bu yana toplam can kaybının ise Filistinli kaynaklara göre 73 bini aştığı bildiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Batı Şeria’da Yahudi kuşatması</strong></h2>

<p>Gazze’de bombardıman devam ederken işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere karşı askerî baskın ve Yahudi işgalci saldırıları yoğunlaşıyor. Nablus’un güneyindeki Kusra beldesinde üç Filistinli aileye ait ev, işgalci yerleşimciler tarafından günlerdir kuşatma altında tutuluyor. Evlerin su ve elektrik bağlantılarının kesildiği, ailelere gıda ve ilaç ulaştırılmasının engellendiği bildirildi. Filistinli, İsrailli ve yabancı aktivistlerin 14 Ağustos’ta ailelere temel ihtiyaç malzemeleri ulaştırma teşebbüsü de İsrail askerlerinin engellemeleriyle karşılaştı.</p>

<p>BM verilerine göre 4-10 Ağustos arasında Batı Şeria’da İsrail askerleri ve yerleşimcilerin saldırılarında en az 89 Filistinli yaralandı. Kudüs’ün kuzeyindeki Kalandiya Mülteci Kampı’na düzenlenen iki günlük geniş çaplı baskında kampın girişleri yaklaşık 48 saat kapatıldı, evler basıldı ve yaklaşık 150 Filistinli alıkonularak sorgulandı. Baskın sırasında 51 Filistinli yaralandı; yaralananlar arasında 9 yaşında bir çocuk da bulunuyor.</p>

<h2><strong>Evler yıkılıyor, Filistinliler topraklarından sürülüyor</strong></h2>

<p>Terörist İsrail, askerî baskınlarla beraber Filistinlilerin ev ve geçim kaynaklarını hedef alan yıkımları da sürdürüyor. BM, yalnızca 4-10 Ağustos haftasında Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistinlilere ait 25 yapının yıkıldığını bildirdi. Yıkımlar sonucu 17’si çocuk 29 Filistinli evlerinden çıkarıldı. Masafer Yatta’da bir okulun bazı bölümlerinin yıkılması ise 54 öğrenciyi doğrudan etkiledi.</p>

<p>Aynı dönemde Yahudi işgalcilerin gerçekleştirdiği 38 saldırıda Filistinliler yaralandı, evler ve tarım arazileri tahrip edildi. El Halil’e bağlı Tuba’da yaklaşık 30 yerleşimcinin gerçekleştirdiği saldırıda aralarında iki kız çocuğunun da bulunduğu beş Filistinli yaralanırken üç ev ateşe verildi. 14’ü çocuk 23 kişi yerinden edildi. Nablus çevresinde ise yüzlerce zeytin ağacı tahrip edildi ve Filistinli çiftçilerin kendi arazilerine girmeleri engellendi.</p>

<p>Filistinli resmî kaynakların aktardığı verilere göre, Gazze’ye yönelik saldırıların başladığı Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria’da İsrail askerleri ve işgalci yerleşimcilerin saldırılarında 1.182’den fazla Filistinli şehit oldu, yaklaşık 13 bin kişi yaralandı ve 25 bine yakın Filistinli gözaltına alındı.</p>

<p>Gazze’de bombardıman ve abluka, Batı Şeria’da ise baskın, kuşatma, ev yıkımı ve yerleşimci işgalcilerin saldırıları aynı anda devam ediyor. Son gelişmeler, terörist İsrail’in Filistinlileri yaşadıkları topraklardan uzaklaştırmaya yönelik baskısının Gazze ile sınırlı kalmadığını; Batı Şeria’da da asker ve silahlı yerleşimciler eliyle sürdürüldüğünü gösteriyor. Filistin Dışişleri Bakanlığı da 13 Ağustos’ta yaptığı açıklamada yerleşimci şiddetini, Batı Şeria’nın ilhakı ve Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesi siyasetinin bir aracı olarak nitelendirdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-filistinde-katliam-ve-isgali-surduruyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/isral-gaze.webp" type="image/jpeg" length="39569"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: Hürmüz'ün ABD toprağı olduğunu açıklayacağım]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trump-hurmuzun-abd-topragi-oldugunu-aciklayacagim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trump-hurmuzun-abd-topragi-oldugunu-aciklayacagim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nı “yakında” ABD toprağı ilan edeceğini belirterek İran’ın ağır bir yenilgiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>New York eyaletindeki bir polis akademisinde düzenlenen mitingde konuşan Trump, gülerek, “Çok yakında Hürmüz Boğazı’nı ABD toprağı ilan edeceğim. Bu doğru” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, iki ülke arasında yaklaşık altı aydır devam eden savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya varılması konusunda Washington ile Tahran'ın ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde, ABD'nin İran'ı ekonomik açıdan ağır şekilde vuracağını söyledi.</p>

<p>ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı'nda tam bir abluka uyguladığını ifade eden Trump "İran'ı tamamen mağlup ettikten sonra, çok geçmeden Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan edeceğim" dedi. Bu açıklama, Ortadoğu'dan dünya piyasalarına yönelik petrol arzının önemli bir bölümünün geçtiği stratejik su yolu üzerindeki kontrol konusunda karşılıklı sert açıklamaların dozunu daha da artırdı.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş trafiği, iki geminin daha saldırıya uğramasının ardından bugün (Cuma) neredeyse durma noktasına geldi. ABD ise İran'a yönelik deniz ablukasını süresiz olarak sürdürebileceğini açıkladı.</p>

<p>Reuters'ın çarşamba günü üst düzey bir İranlı kaynağa dayandırdığı haberine göre haziran ayında savaşı sona erdirmek amacıyla varılan anlaşmanın temelini oluşturacak görüşmelerde ilerleme sağlanamadı.</p>

<p>Ateşkesin uzatılmasının ardından yeniden bozulmasıyla birlikte İran, boğazdan izinsiz geçmeye çalıştığını öne sürdüğü gemilere yönelik saldırılarını yeniden başlattı.</p>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri'nin resmi haber ajansı, Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi'ne (ADNOC) ait iki geminin perşembe akşamı boğazdan geçerken saldırıya uğradığını bildirdi. BAE hükümeti saldırıdan İran'ı sorumlu tutarken Tahran'dan konuya ilişkin henüz açıklama gelmedi.</p>

<h2><strong>Başlıca nüfuz kaynağı</strong></h2>

<p>Gemi takip şirketi Kpler'ın verilerine göre perşembe günü Körfez'in girişindeki su yolundan 9 gemi geçti. Bu sayı çarşamba günü 5 olarak kaydedilmişti. Ancak rakam, ağustos ayındaki günlük 12 gemilik ortalamanın altında kaldı.</p>

<p>Gemi takip verilerinde cuma gününün ilk saatlerinde izlenebilen herhangi bir geçiş görülmedi.</p>

<p>Bazı gemilerin transponder cihazlarını kapatarak takip sistemlerinden kaçması mümkün olsa da söz konusu rakamlar, ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a karşı başlattığı savaş öncesinde Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 130'dan fazla geminin geçiş yaptığı seviyeye yaklaşmıyor.</p>

<p>Risk istihbaratı şirketi Verisk Maplecroft'un Ortadoğu başanalisti Torbjorn Soltvedt, "Bölgedeki enerji altyapısına yönelik tehdidin yanı sıra İran'ın boğazdaki deniz taşımacılığını kısıtlama kapasitesi, müzakerelerdeki başlıca nüfuz kaynağını oluşturuyor" dedi.</p>

<h2><strong>Yeni tedbir tehdidi</strong></h2>

<p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD ordusunun İran'a yönelik ekonomik açıdan ağır sonuçlar doğuran deniz ablukasını sürdürmek için bölgede deniz kuvvetleri bulundurmaya devam edebileceğini söyledi.</p>

<p>Hegseth, Panama ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, "ABD Donanması böyle bir ablukayı süresiz olarak sürdürebilir. Gemileri bölgeye girip çıkacak şekilde dönüşümlü olarak kullanacağız. Bunu daha önce de yaptık ve yapmaya devam edeceğiz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de perşembe günü Washington'ın İran'a daha fazla mali zarar vermeyi planladığını söyledi.</p>

<p>Bessent, Newsmax'te yayımlanan "Rob Schmitt Tonight" programına verdiği röportajda, "Gelecek hafta daha fazla karar bekleyin. Çünkü herhangi bir ülkenin ekonomik izolasyonu tarihinde daha önce görülmemiş tedbirleri uygulayacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkan Donald Trump, Amerikalıların çoğunun karşı çıktığı savaşı sona erdirmesi yönündeki iç siyasi baskıyla karşı karşıya. Yakıt fiyatlarındaki yükseliş, Trump'ın kamuoyu desteğini aşağı çekerken, bu durum Cumhuriyetçi Parti'nin kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Kongre'deki çoğunluğunu koruma ihtimalini de zayıflatabilir.</p>

<h2><strong>Geçiş yasağı</strong></h2>

<p>Hindistan'ın Rus ham petrolüne bağımlılığı temmuz ayında rekor seviyeye yükseldi.</p>

<p>Trump, savaş öncesinde küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı üzerinde ABD'nin "tam kontrolü" bulunduğunu defalarca söyledi. İran ise bu iddiayı reddediyor.</p>

<p>Tahran, kendi şartları karşılanıncaya kadar su yolunun yeniden açılmasına izin vermeyeceğini açıkladı. Bu şartlar arasında ekonomik yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması bulunuyor.</p>

<p>İran parlamentosunun bir komisyonu da boğazla ilgili bir planı onayladı. Devrim Muhafızları'na bağlı Tasnim haber ajansının bildirdiğine göre plan, ABD, İsrail ve diğer "düşman" ülkelerin varlık ve ekipmanlarının boğazdan geçişinin yasaklanmasını öngören bir madde içeriyor.</p>

<p>ABD, haziran ortasında İran'ın deniz taşımacılığı ve limanlarına yönelik ablukasını bir aylığına kaldırmış, ancak daha sonra yeniden uygulamaya koymuştu. Bu adım, Tahran'ın başlıca döviz kaynağını keserken savaş sırasında enerji altyapısına yönelik saldırıların yol açtığı kayıpları da artırdı.</p>

<p>Washington daha önce, İran ile boğazın karşı kıyısında bulunan Umman'ın ticari deniz taşımacılığının yeniden başlatılması konusunda anlaşmaya varması halinde ablukayı kaldıracağını açıklamıştı.</p>

<h2><strong>Tehdit ve çekimserlik</strong></h2>

<p>Trump, kara birlikleri konuşlandırma, stratejik adaları ele geçirme ve su arıtma tesislerini bombalama konusunda şimdiye kadar çekimser kalmasına rağmen askeri operasyonları tırmandırmak ve "İran'ı sert biçimde vurmakla" defalarca tehdit etti.</p>

<p>Trump, haftanın başlarında yaptığı açıklamada ise askeri operasyon yerine ekonomik baskıya ağırlık vereceğinin sinyalini verdi.</p>

<p>ABD, İran'a ve Tahran'ın silah edinmesine yardımcı olduğunu söylediği kişi ve kuruluşlara yönelik ekonomik yaptırımları sıkılaştırdı. Ancak "azami baskı" kampanyası şimdiye kadar Tahran'ı yeniden müzakere masasına döndürmeyi başaramadı.</p>

<p>Ekonomi uzmanları, savaşın uzaması halinde küresel büyümede sert bir düşüş yaşanacağını ve bazı ülkelerin resesyona girebileceğini öngörüyor. Uzmanlar, savaşın kısa sürede sona ermemesi halinde ekonomik etkilerin daha da ağırlaşacağı uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Kaynak: Şarkul Avsat</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trump-hurmuzun-abd-topragi-oldugunu-aciklayacagim</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/trumpiranqqq.webp" type="image/jpeg" length="91075"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihte bugün: Fatih Sultan Mehmed’in Trabzon’u fethi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/tarihte-bugun-fatih-sultan-mehmedin-trabzonu-fethi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/tarihte-bugun-fatih-sultan-mehmedin-trabzonu-fethi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Ağustos 1461’de Fatih Sultan Mehmed Han’ın ordusu Trabzon’a girdi. İstanbul’un fethinden sekiz yıl sonra gerçekleştirilen Trabzon seferiyle Komnenos hâkimiyeti sona ererken Karadeniz’in Anadolu sahillerindeki Osmanlı hâkimiyeti büyük ölçüde tamamlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1204 yılında Haçlıların İstanbul’u işgal etmesinin ardından Komnenos hanedanından Aleksios, Trabzon’da kendisini imparator ilân etmiş ve şehir yaklaşık iki buçuk asır sürecek müstakil bir siyasî yapının merkezi hâline gelmişti. Karadeniz ile İran ve Doğu Anadolu arasındaki ticaret yollarının mühim limanlarından biri olan Trabzon, zaman içerisinde Ceneviz ve Venedik tacirlerinin de faaliyet gösterdiği zengin bir merkez hâline geldi. Şehrin batı ve güneyindeki geniş sahalarda ise bilhassa XIII. ve XIV. asırlardan itibaren Türkmen nüfuzu giderek kuvvetleniyordu.</p>

<p>Çepni Türkmenleri Giresun, Kürtün, Tirebolu, Vakfıkebir ve çevresinde yerleşerek Trabzon devletini kara tarafından giderek daralan bir sahaya sıkıştırmıştı. Osmanlı Devleti de II. Murad devrinden itibaren Trabzon meselesiyle doğrudan ilgilenmeye başladı. 1442’de Osmanlı kuvvetleri deniz yoluyla Trabzon sahillerine kadar ulaştı. 1456’da Şeyh Cüneyd’in şehri ele geçirmek maksadıyla giriştiği harekâtın ardından Rum Beylerbeyi Hızır Bey bölgeye gönderildi ve Trabzon hükümdarı Osmanlı’ya vergi vermeyi kabul etti.</p>

<p>29 Mayıs 1453’te İstanbul’un fethi ise Trabzon için yeni bir devrin başlangıcıydı. Fatih Sultan Mehmed, eski Doğu Roma sahasında Osmanlı siyasî hâkimiyetinin dışında kalan merkezleri birer birer ortadan kaldırıyordu. Mora’nın ardından Karadeniz sahilleri de aynı siyasetin içine girdi. Trabzon artık Fatih’in doğu siyasetinde ertelenmesi mümkün olmayan bir mesele hâline gelmişti.</p>

<h2><strong>Trabzon, Osmanlı’ya karşı ittifak arıyordu</strong></h2>

<p>Trabzon hükümdarlarının asıl dayanağı, doğuda kuvvetlenen Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’dı. Komnenos hanedanı ile Akkoyunlular arasında evlilik yoluyla kurulan bağlar siyasî ittifaka dönüştü. Trabzon hükümdarı IV. İoannes’in kızı Theodora’nın Uzun Hasan ile evlenmesi bu münasebeti daha da kuvvetlendirdi. Uzun Hasan, Trabzon’u Osmanlı ilerleyişine karşı kendi nüfuz sahasının bir parçası olarak görüyordu.</p>

<p>Trabzon sarayı aynı zamanda Avrupa’da Osmanlı karşıtı bir ittifak arıyordu. Son hükümdar David Komnenos, Batı’daki hükümdarlarla temas kurarak Fatih’e karşı müşterek bir cephe meydana getirmeye çalıştı. 1459’da Burgonya Dükü Philippe’e gönderilen mektupta Uzun Hasan başta olmak üzere Osmanlı’ya karşı kullanılabilecek doğulu hükümdarlar zikrediliyordu. Böylece Trabzon meselesi, küçük bir Karadeniz devletinin geleceğinden çıkarak Osmanlı’ya karşı kurulması düşünülen daha geniş bir siyasî cephenin parçası hâline gelmişti.</p>

<p>Fatih Sultan Mehmed bu hareketleri yakından takip ediyordu. Karadeniz’in Anadolu kıyılarındaki dağınık siyasî yapıları tasfiye etmek, Anadolu’daki hâkimiyeti sağlamlaştırmak ve doğudan gelebilecek bir ittifakı daha teşekkül etmeden dağıtmak gerekiyordu.</p>

<h2><strong>Fatih hedefini gizledi</strong></h2>

<p>1461 seferinin en dikkat çekici taraflarından biri, padişahın asıl hedefini son ana kadar gizlemesiydi. Osmanlı kara ordusu Anadolu’ya geçerken donanma da Karadeniz’e açıldı. Sinop’taki Candaroğlu hâkimiyetinin bertaraf edilmesiyle Trabzon’un batı istikametindeki en önemli siyasî engellerden biri ortadan kaldırıldı. Fatih daha sonra doğuya yönelerek Akkoyunlu nüfuz sahasına yaklaştı.</p>

<p>Uzun Hasan doğrudan büyük bir meydan savaşına girmek yerine annesi Sare Hatun’u Fatih’in karargâhına gönderdi. Yapılan görüşmeler sonucunda Osmanlı-Akkoyunlu cephesinde geçici bir sulh sağlandı. Fatih böylece Trabzon üzerine yürürken arkasından gelebilecek büyük bir Akkoyunlu taarruzunun önünü kesti. Sare Hatun ise bir müddet Osmanlı ordusuyla beraber hareket etti.</p>

<p>Sefer sırasında çekilen zahmetleri gören Sare Hatun’un Trabzon için bu kadar meşakkat çekmenin sebebini sorduğu, Fatih’in ise meselenin Trabzon’dan ibaret olmadığını ve bu zahmetin “Din-i İslâm yolına” çekildiğini söylediği Osmanlı rivayetlerinde yer aldı.</p>

<p>Trabzon seferinin asıl güçlüğü kale surlarından önce coğrafyaydı.</p>

<p>Fatih, alışılmış ve düşmanın beklediği yolları kullanmadı. Ordu Bayburt ve çevresinden Trabzon’a doğru ilerlerken sarp dağlara, ormanlara, bataklıklara ve şiddetli yağmurlara girdi. Tursun Bey, Mahmud Paşa’nın geçtiği yolları tarif ederken bazı yerlerde kuşun dahi uçmasının güç görüldüğünü, kazmacı ve baltacıların asker önünde yollar açtığını anlatır.</p>

<p>Sefer sırasında Osmanlı ordusunda bulunan Konstantin Mihailoviç’in anlatımı bu yürüyüşün ağırlığını daha açık biçimde gösterir. Yağmur sebebiyle yollar çamur deryasına dönmüş, padişahın arabaları ilerleyemez hâle gelmişti. Fatih bunun üzerine arabaların parçalanmasını emretmiş, yükler develere aktarılmıştı. Bazı noktalarda yeniçerilerin padişahı güçlükle aşağı indirdiği, hazineleri taşıyan develerin dahi dağlarda mahsur kaldığı aktarılır.</p>

<p>2025 yılında Belleten’de yayımlanan ve arazi araştırmalarını tarihî kayıtlarla karşılaştıran çalışma da Bayburt-Trabzon arasında birden fazla tarihî yol bulunduğunu, Fatih’in kesin güzergâhının uzun yıllardır tarihçilerin üzerinde çalıştığı başlıca meselelerden biri olduğunu ortaya koymaktadır. Çağdaş kaynakların ortak noktası ise Osmanlı ordusunun Trabzon’a son derece güç ve beklenmedik bir dağ güzergâhından ulaştığıdır.</p>

<h2><strong>Trabzon denizden ve karadan çevrildi</strong></h2>

<p>Fatih dağları aşarken Osmanlı donanması çoktan Trabzon önlerine ulaşmıştı. Kaynaklar donanmanın büyüklüğü konusunda birbirinden farklı rakamlar verir. Âşıkpaşazâde yüz gemiden söz ederken Kritovulos bu sayıyı üç yüze kadar çıkarır. Dolayısıyla kesin gemi mevcudunu tayin etmek mümkün değildir. Fakat Osmanlı donanmasının kara ordusundan önce Trabzon önlerine gelerek şehri denizden baskı altına aldığı hususunda kaynaklar birleşmektedir.</p>

<p>Kuşatmanın müddeti konusunda da rivayetler farklıdır. Konstantin Mihailoviç altı haftalık bir mücadeleden bahsederken Kritovulos kara ordusunun kuşatmasını yirmi sekiz gün olarak gösterir. Başka kaynaklarda dört haftaya yakın müddetler zikredilir. Bu farklılık büyük ihtimalle deniz kuvvetlerinin kuşatmaya başladığı tarih ile kara ordusunun şehir önüne ulaştığı tarihin ayrı ayrı esas alınmasından kaynaklanmaktadır.</p>

<p>Mahmud Paşa, Fatih’ten önce Trabzon önlerine ulaştı. Şehrin mukavemetinin neticesiz kalacağı anlaşılınca İmparator David Komnenos ile teslim görüşmeleri başladı. Kritovulos’a göre müzakereleri Mahmud Paşa yürüttü ve David’e teslim olması hâlinde hayatının ve geçiminin teminat altına alınacağı bildirildi.</p>

<p>İstanbul’un surlarını sekiz yıl önce yıkan Osmanlı ordusu artık Trabzon’un karşısındaydı. Deniz Osmanlı gemileriyle tutulmuş, kara ordusu aşılması imkânsız zannedilen dağlardan çıkmış, Akkoyunlu müdahalesi diplomasi yoluyla bertaraf edilmişti. David Komnenos için direnmenin siyasî zemini kalmamıştı.</p>

<h2><strong>15 Ağustos 1461: Trabzon teslim oldu</strong></h2>

<p>Sefer takvimini ayrıntılı biçimde inceleyen çalışmalara göre Osmanlı donanması temmuz ayında Trabzon önlerine ulaştı. Mahmud Paşa 14 Ağustos’ta şehir önüne gelirken Fatih Sultan Mehmed 15 Ağustos 1461’de Trabzon’a vardı ve şehir aynı gün teslim edildi. Böylece 1204’ten beri Trabzon’da hüküm süren Komnenos hâkimiyeti sona erdi. </p>

<p>Fetih tarihinin uzun müddet 26 Ekim 1461 olarak verilmesi tarih yazımında ayrı bir tartışmaya yol açtı. İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın da kullandığı bu tarih, Trabzon’un düştüğü haberini bildiren bir Venedik belgesinin 26 Ekim tarihini taşımasına dayanıyordu. Ancak ordunun hareket takvimi ve dönüş güzergâhı üzerine yapılan araştırmalar, Fatih’in ekim ayında Trabzon’da bulunmasının mümkün olmadığını gösterdi. Kenan İnan, Hanefi Bostan, Anthony Bryer ve David Winfield’ın çalışmaları 15 Ağustos tarihini destekledi. Türk Tarih Kurumu da 2022 yılında Trabzon Valiliğine gönderilen görüşünde 15 Ağustos 1461’in fetih tarihi olduğu kanaatini bildirdi.</p>

<p>Osmanlı kroniklerinin çoğu ise meseleyi gün ve ay bakımından kesinleştirmez. Tursun Bey, Âşıkpaşazâde, Neşrî ve Oruç Bey fethi 865/1461 yılı içerisinde gösterirken Dukas ve Sphrantzes de 1461 yılını kaydeder. Bu sebeple 15 Ağustos tarihi esas itibarıyla çağdaş kayıtların sefer kronolojisiyle karşılaştırılması neticesinde ortaya çıkmaktadır. (<a href="https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/219243" rel="nofollow" title="ANADOLU’DA BÝZANS’IN SONU">DergiPark</a>)</p>

<h2><strong>Fatih ilk cuma namazını kıldı</strong></h2>

<p>Şehrin tesliminden sonra Fatih Sultan Mehmed birkaç gün Trabzon’da kaldı. Trabzon’un en önemli dinî yapılarından biri olan ve daha sonra Ortahisar Fatih Camii adıyla anılacak kilise camiye çevrildi. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin kaydına göre Fatih, Trabzon’daki ilk cuma namazını burada kıldı.</p>

<p>Ardından Osmanlı idarî düzeni tesis edildi. Sancak beyi, kadı, dizdar ve muhafızlar tayin edildi; surlar tahkim edildi. Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden Müslüman ailelerin Trabzon’a iskân edilmesiyle şehrin Türk-İslâm karakterinin kuvvetlendirilmesine girişildi. Âşıkpaşazâde, şehirde mescit ve medreseler meydana getirildiğini ve Müslüman hanelerin buraya nakledildiğini açıkça kaydeder.</p>

<p>Sonraki tahrir kayıtları Niksar, Amasya, Ladik, Bafra, Çorum, Merzifon, Tokat ve Samsun gibi şehirlerden Trabzon’a ailelerin getirildiğini gösterir. Trabzon böylece zaman içerisinde Osmanlı’nın doğu siyasetinde hem askerî hem idarî hem de ticarî bakımdan mühim bir merkez hâline geldi.</p>

<h2><strong>Karadeniz hâkimiyetinin kilit halkası</strong></h2>

<p>Trabzon’un fethi, Fatih’in Karadeniz siyasetinin mühim merhalelerinden biriydi. İstanbul’un alınmasıyla Boğazların kapısını tutan Osmanlı Devleti; Amasra, Sinop ve Trabzon’un hâkimiyet altına alınmasıyla Anadolu’nun Karadeniz sahillerindeki siyasî parçalanmayı büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Fatih’in bu siyaseti ilerleyen yıllarda Kefe’nin fethi ve Kırım üzerindeki Osmanlı nüfuzunun kurulmasıyla devam edecekti.</p>

<p>Trabzon ayrıca doğuya açılan bir askerî merkez hâline geldi. Yavuz Sultan Selim’in uzun yıllar sancak beyi sıfatıyla Trabzon’da bulunması, Safevî hareketini buradan takip etmesi ve Kanuni Sultan Süleyman’ın Trabzon’da dünyaya gelmesi, şehrin Osmanlı siyaseti içindeki mevkiini daha sonraki yıllarda da muhafaza ettiğini gösterdi.</p>

<p>15 Ağustos 1461’de gerçekleşen fetih, Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’dan sonra kurmaya başladığı büyük siyasî nizamın doğudaki mühim halkalarından biri oldu. Yüzyıllarca sarp dağların ve kuvvetli surların himayesinde kalan Trabzon, denizden donanmanın, karadan ise aylarca dağ aşan Osmanlı ordusunun önünde teslim edildi. Fatih’in sekiz yıl önce İstanbul’da açtığı devir, Trabzon’un fethiyle Karadeniz’in doğu sahillerine kadar ulaştı.</p>

<h2><strong>Faydalanılan başlıca kaynaklar</strong></h2>

<p><strong>Birincil kaynaklar:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Tursun Bey, <i>Târîh-i Ebü’l-Feth</i>.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Âşıkpaşazâde, <i>Tevârîh-i Âl-i Osman</i>.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mehmed Neşrî, <i>Kitâb-ı Cihannümâ</i>.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oruç Bey, <i>Oruç Beğ Tarihi</i>.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kritovulos, <i>History of Mehmed the Conqueror</i>.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dukas, <i>Decline and Fall of Byzantium to the Ottoman Turks</i>.</p>
 </li>
 <li>
 <p>George Sphrantzes, <i>The Fall of the Byzantine Empire 1401-1477</i>.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Konstantin Mihailoviç, <i>Memoirs of a Janissary</i>.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ebû Bekr-i Tihranî, <i>Kitâb-ı Diyarbakriyya</i>.</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Araştırma eserleri ve makaleler:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Kenan İnan, “Trabzon’un Osmanlılar Tarafından Fethi”, <i>Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi</i>, sy. 14, 2003, s. 71-84.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Heath W. Lowry – Feridun Emecen, “Trabzon”, <i>TDV İslâm Ansiklopedisi</i>.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halil İnalcık, “Mehmed II”, <i>TDV İslâm Ansiklopedisi</i>.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Anthony Bryer – David Winfield, <i>The Byzantine Monuments and Topography of the Pontos</i>.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hanefi Bostan, <i>XV-XVI. Asırlarda Trabzon Sancağında Sosyal ve İktisadî Hayat</i>.</p>
 </li>
 <li>
 <p>M. Fahrettin Kırzıoğlu, <i>Osmanlıların Kafkas Ellerini Fethi</i>.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Osman Emir – Miraç Tosun – Yasin Topaloğlu – İsmail Köse, “Bayburt’tan Trabzon’a: Fatih Sultan Mehmed’in Trabzon Sefer Güzergâhı”, <i>Belleten</i>, 89/315, 2025, s. 481-506.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Haşim Karpuz, “Ortahisar Camii”, <i>TDV İslâm Ansiklopedisi</i>.</p>
 </li>
</ul></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/tarihte-bugun-fatih-sultan-mehmedin-trabzonu-fethi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/trrazbon.webp" type="image/jpeg" length="26642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ateşkes kâğıt üzerinde kaldı: İsrail Lübnan’ı yeniden bombaladı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ateskes-kagit-uzerinde-kaldi-israil-lubnani-yeniden-bombaladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ateskes-kagit-uzerinde-kaldi-israil-lubnani-yeniden-bombaladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu, yürürlükteki ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyini bir kez daha hedef aldı. Ensar beldesinde bir eve düzenlenen hava saldırısında 7 kişi öldü, 3 kişi yaralandı. Nebatiyye ve Bint Cubeyl çevresinde de bombardıman ve ağır makineli silahlarla saldırılar sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail, Lübnan ile varılan ateşkesi ihlal ederek ülkenin güneyine yönelik saldırılarına devam ediyor. Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın aktardığına göre İsrail savaş uçakları, sabah saatlerinde Ensar beldesinde bulunan bir evi bombaladı.</p>

<h2><strong>7 kişi öldü</strong></h2>

<p>Hava saldırısında hedef alınan ev tamamen yıkılırken 7 kişi öldü, 3 kişi yaralandı. Enkaz altında kalanların bulunduğu bildirilirken Lübnan Sivil Savunma ekipleri bölgede arama ve kurtarma çalışması başlattı. Yaralılar Nebatiyye’deki hastanelere sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail ordusunun saldırıları Ensar ile sınırlı kalmadı. Lübnan’ın güneyindeki Nebatiyye ve Bint Cubeyl kentleri ile çevresindeki yerleşim noktaları da hedef alındı.</p>

<h2><strong>Evleri havaya uçurup ağır makineli silahlarla taradılar</strong></h2>

<p>Bint Cubeyl’de bazı evlerin İsrail güçleri tarafından havaya uçurulduğu, Kunin-Saff el-Heva yolu çevresindeki evlere ise ağır makineli silahlarla ateş açıldığı bildirildi.</p>

<p>İsrail savaş uçakları gece saatlerinde de Mansuri beldesindeki el-Muşa bölgesine hava saldırısı düzenledi. Böylece ateşkes yürürlükte olmasına rağmen Lübnan’ın güneyindeki hava ve kara saldırıları devam etti.</p>

<h2><strong>Ateşkes İsrail saldırılarını durdurmadı</strong></h2>

<p>İsrail ordusu 2 Mart’ta Lübnan’a yönelik yoğun hava saldırıları başlatmış, ülkenin güneyindeki birçok bölgeyi işgal etmişti. Saldırılar sebebiyle Lübnan’da yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığı açıklanmıştı.</p>

<p>Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren ve daha sonra birkaç kez uzatılan ateşkes de İsrail’in saldırılarını durdurmadı. Lübnan Sağlık Bakanlığının daha önce açıkladığı verilere göre 2 Mart’tan bu yana düzenlenen İsrail saldırılarında 4 bin 335 kişi öldü.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ateskes-kagit-uzerinde-kaldi-israil-lubnani-yeniden-bombaladi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/kubnan-saldiri.jpg" type="image/jpeg" length="90911"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kur’an hadis ışığında daha iyi anlaşılır]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kuran-hadis-isiginda-daha-iyi-anlasilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kuran-hadis-isiginda-daha-iyi-anlasilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mihrimah Sultan Camii’nde 51 ülkeden 1800’ü aşkın öğrencinin katılımıyla 10 gün sürecek Sahih-i Müslim hadis meclisine öncülük eden dünyaca ünlü âlim Muhammed Ebu’l-Huda el-Ya’kubi, Yeni Şafak’a konuştu. İstanbul’da ilki 2019’da düzenlenen hadis meclislerinin bundan böyle 6 ayda bir yapılacağı bilgisini veren Ya’kubi, hadis ve hadis meclislerinin önemine ilişkin soruları yanıtladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p color="dimmed"><strong>HADİS MECLİSİ 6 AYDA BİR YAPILACAK</strong></p>

<p color="dimmed"><strong color="dimmed">2019 yılında yine Mihrimah Sultan Camii’nde Buhari hatim meclisi gerçekleştirmiştiniz. Cumhuriyet döneminden sonra bir selatin camiinde gerçekleştirilen ilk hadis kitabı hatim meclisiydi. Yeni bir meclis için 7 yıl bekledik. Bir sonraki meclis için bizi daha fazla bekletmeyeceğinizin müjdesini verebilir misiniz?</strong></p>

<p color="dimmed">Müjdeyle başlayalım. İnşallah her 6 ayda bir başka bir kitap için meclis düzenleyebilir ve Kütüb-i Sitte’yi tamamlayabiliriz. Allah’tan bu konuda kolaylık diliyoruz. Bunu İngiltere’de de yaptık. Öğrencilerin yoğun ilgisi nedeniyle Sahih-i Buhari’yi İngiltere’de 1 ay içerisinde okuduk.</p>

<p><strong color="dimmed">Yani bundan sonra İstanbul’da aynı camide 6 ayda bir hadis meclisleri mi olacak?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p color="dimmed">İnşallah. Allah kolaylaştırırsa aynı camide yapmayı diliyoruz. Bu caminin çok büyük bereketleri olduğunu gördük. 2019’daki mecliste 48 ülkeden öğrenciler gelmişti. Şimdi ise 51 ülkeden öğrenciler geliyor. 2019’daki mecliste Allah’ın lütfuyla çok büyük bir manevi atmosfer vardı. Çok güzel geri dönüşler aldık. Fakat bizim bizzat gördüğümüz şey, meclisin manevi bereketiydi.</p>

<p color="dimmed">Allah bu meclise de kabul ve bereket nasip etsin.</p>

<p><strong>EN ÖNEMLİ BEKLENTİMİZ SABIR</strong></p>

<p><strong color="dimmed">Bu meclis 10 gün boyunca kesintisiz şekilde Sahih-i Müslim okunarak devam edecek. Bu kadar uzun bir ilim meclisi hem hocalardan hem öğrencilerden ciddi bir sabır istiyor. Onlara vermek istediğiniz mesaj nedir?</strong></p>

<p color="dimmed">Bugün internet çağındayız. Gençler hızı öğreniyor ve hızlı olmaya alışıyorlar. 5 dakikalık bir videoyu izlemeye sabredemeden başka şeylere geçiyorlar. Oysa eskiden hocalarımızın dizinin dibinde 3 saat boyunca ders dinlemek gayet normaldi. Bu meclislerde gençler şikayet etmeden sabretmeyi öğrenir. Özellikle ilim taliplerinden istediğimiz şey sabırdır. Bu meclisler aynı zamanda edebi öğretir. Bütün meclislere gelemeyenler bile 1 saatliğine, örneğin akşam ile yatsı arasında gelebilir. Arapça bilmese bile gelebilir. Çünkü burası aynı zamanda zikir ve huzur meclisidir. Hadiste, “Onlar öyle bir topluluktur ki onlarla oturan kimse bedbaht olmaz” buyurulmuştur.</p>

<p>KUR’AN’IN AÇIKLANMASINDA TEMEL MERCİ, HZ. PEYGAMBER’DİR</p>

<h2><strong color="dimmed">Hadis-i şerif ilminin, İslam’ın korunması ve Kur’an-ı Kerim’in anlaşılmasındaki önemi ve rolü nedir?</strong></h2>

<p color="dimmed">Bildiğiniz gibi şehadet, “Lâ ilâhe illallah” demekle tamamlanmaz; ikinci bölüm olan “Muhammedün Resûlullah” da bunun ayrılmaz parçasıdır. Müslüman, yalnızca “Lâ ilâhe illallah” diyerek değil, “Muhammedün Resûlullah” diyerek İslam’a girer. Kelam âlimlerinin yaptığı tanıma göre Müslüman, “Hz. Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna ve onun Allah katından getirdiği şeylere iman eden” kişidir. Dolayısıyla İslam’ın merkezinde Hz. Muhammed’in Peygamberliğine iman vardır. Kur’an-ı Kerim de bize Allah’ın kitabı olarak ancak Hz. Peygamber’e gelen vahiy yoluyla ulaşmıştır. Dolayısıyla Kur’an’ın kabul edilmesinin ilk şartı Peygamber Efendimiz’e iman etmektir. Sünneti kabul edebilmemiz için öncelikle Hz. Peygamber’e gelen vahyin ve onun peygamberliğinin doğruluğunu ortaya koymamız gerek. Kur’an-ı Kerim hükümleri genel hatlarıyla verir, ayrıntılarını her zaman açıklamaz. Çünkü Kur’an bir hidayet kitabıdır, bir fıkıh kitabı değildir. Mesela Kur’an’da “Namazı kılın, zekâtı verin, rükû edin ve secde edin” buyurulur. Fakat rükû ve secdenin nasıl yapılacağını Hz. Peygamber öğretmiştir. “Beni nasıl namaz kılarken gördüyseniz, siz de öyle namaz kılın” buyurmuştur. Dolayısıyla helal ve haram konusunda, fetvada ve Kur’an’ın açıklanmasında temel merci, Hz. Peygamber’dir. Bu sebeple sünnet, İslam’ın ikinci temel kaynağıdır.</p>

<h2><strong>KİTAPLARIN DA NESEBİ VARDIR</strong></h2>

<p><strong color="dimmed">Günümüz insanına hadis icazetinin manevi önemini nasıl anlatırsınız?</strong></p>

<p color="dimmed">Namaz kılan her Müslümanın bile Hz. Peygamber’e ulaşan bir senedi vardır. Çünkü Hz. Peygamber, “Beni nasıl namaz kılarken gördüyseniz, öyle namaz kılın” buyurmuştur. Bugün bir Müslüman namazı babasından öğrenir. Babası hocasından öğrenmiştir. O hoca başka bir hocadan öğrenmiştir. Bu zincir geriye doğru götürüldüğünde İmam Ebû Hanîfe’ye, onun hocası Hammâd’a, onun hocası İbrahim en-Nehaî’ye ve nihayet sahabilere ulaşır. Dolayısıyla siz, yalnızca namazın rükû ve secdesini nasıl yaptığınızı düşünseniz bile, aslında bir senet zincirinin parçasısınız. Aynı şey hadis için de geçerlidir. “İsnadlar kitapların soy kütüğüdür” denilmiştir. Nasıl bir insanın nesebi babasından başlayıp geriye doğru takip edilebiliyorsa, kitapların da bir nesebi vardır. Kitabı kim yazdı, kim okudu, kimden aldı, kime öğretti? Bunların hepsi kaydedilmiştir.</p>

<p>ŞÜPHELERE KARŞI HADİS MECLİSLERİNİN ROLÜ</p>

<p><strong color="dimmed">Günümüzde modernist okumalarla sünnet-i seniyyeye yönelik bazı şüpheler ortaya atılıyor. Kesintisiz senetle hadis okutulan meclislerin bu yaklaşımlara cevap vermedeki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Ayrıca hadis kitaplarının böyle meclislerde hatmedilmesinin ne gibi faydaları var?</strong></p>

<p color="dimmed">Öncelikle sünneti eleştiren veya hadisi reddeden insanların önemli kısmı, sünnetin bize nasıl ulaştığını bilmedikleri için bunu yapıyor. Oysa hadis âlimleri, ravilerin hayatlarını, birbirleriyle görüşüp görüşmediklerini, güvenilirliklerini ve rivayetlerini titizlikle incelemişlerdir. Hadislerin yazılı olarak tedvini ise özellikle Ömer b. Abdülaziz döneminde, hicri yaklaşık 100 yılında sistemli hale gelmiş, bize ulaşan en eski kapsamlı eserlerden biri İmam Mâlik’in Muvatta’sı olmuştur. Ayrıca mütevatir haber, yalan üzerinde birleşmeleri aklen mümkün olmayan çok sayıda kişinin bir haberi nesilden nesile aktarmasıdır. Bugün senedi kesintisiz şekilde okuyup Sahih-i Buhari veya Sahih-i Müslim’i hatmettiğimizde, kitabın imamdan öğrencisine, ondan hocasına ve nihayet Hz. Peygamber’e kadar nasıl ulaştığını bizzat gösteriyoruz. Hadis meclislerinde öğrenci, ravilerin isimlerini ve tabakalarını, isimlerin doğru telaffuzunu öğrenir ve hadislerle tanışır. Ayrıca kendi kitabını hocanın okuyuşuyla tashih eder. Çünkü bizim geleneğimizde ilim yalnızca kitaptan alınmaz, hocayla karşılaştırılarak alınır.</p>

<p><strong color="dimmed">Bu meclis için yeniden tarihî Mihrimah Sultan Camii’ni seçtiniz. İstanbul’un ve genel olarak Türkiye’nin İslami mirasın ve hadis ilminin ihyasındaki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p color="dimmed">Türkiye’ye ve İstanbul’a, geçmişte Osmanlı Devleti’nin ve hilafetinin merkezi olarak bakıyoruz. Biz Şam’da hocalarımızdan Osmanlı Devleti’nin ihtişamını hep dinledik. Hocalarımız Osmanlı dönemini özlemle anlatırlardı. İslam’ın ve âlimlerin güçlü olduğu, dinin bayrağının yükseldiği, ilim talebelerine dünyanın her yerinde destek verildiği dönemlerden bahsederlerdi. Osmanlı sultanları İslam ümmetine pek çok alanda hizmet ettiler; İslam’ın yayılmasına, âlimlerin eser üretmesine, camilerin, medreselerin ve tekkelerin inşasına destek verdiler. Bugün Şam’da Sultan Selim Camii, Sultan Süleyman Camii gibi eserler hâlâ ayakta. Bu rolün yeniden canlandırılması bizim için büyük bir mutluluk. İstanbul’a geldiğimizde aslında bir ilim ve âlimler şehrine geliyoruz. Suriye’deki âlimler, icazet almak için İstanbul’a gelirler, Fatih Camii’nde imtihana girer, hatta bazıları imtihanlarını sultanların huzurunda verirlerdi. İstanbul geçmişte bütün İslam dünyasından âlimlerin geldiği bir ilim merkeziydi. Bugün 51 ülkeden âlimlerin, ilim talebelerinin ve Avrupa’daki İslami merkezlerin yöneticilerinin Sahih-i Müslim okumak için İstanbul’a gelmesi bu açıdan hiç şaşırtıcı değil. Buraya gelen insanlar hafızalarında Osmanlı tarihinin kokusunu da taşıyor. Bugün yeni tarih ile eski tarihi yeniden birbirine bağlıyoruz.</p>

<p><strong color="dimmed">Son olarak, gençlere ve bütün Müslümanlara sünnet-i seniyyeyi ve Peygamber Efendimiz’in ahlakını günlük hayatlarında nasıl yaşamaları gerektiği konusunda ne tavsiye edersiniz?</strong></p>

<p color="dimmed">Gençlere ilk tavsiyem Hz. Peygamber’in ahlakına ve kişiliğine önem vermeleridir. Bugün ümmetin en fazla ihtiyaç duyduğu şeylerden biri ahlaktır. Peygamberimizin ahlakını öğrenmeliyiz: Cömertliğini, affediciliğini, hilm ve sabrını, insanlarla ilişkisini, dostuna ve düşmanına davranışını, yakınına ve uzağına yaklaşımını, çocuklarla ve kadınlarla ilişkisini, eşine olan vefasını, hastaları ziyaret etmesini, insanlara gösterdiği merhameti… Bugün en fazla ihtiyacımız olan şeylerden biri nebevi ahlakı yeniden hayatımıza taşımaktır. Ümmet olarak çok fazla ilim eksiğimiz olduğunu düşünmüyorum. Elbette ilme ihtiyacımız var ve ilim öğrenilmeli. Fakat asıl ihtiyacımız olan şey halimizi değiştirmektir. Bu değişimin anahtarı da Peygamberimizin ahlakına dönmek ve onu yüceltmektir.</p>

<p color="dimmed">Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kuran-hadis-isiginda-daha-iyi-anlasilir</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yakup-alim.webp" type="image/jpeg" length="54604"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan'da İsrail protestosu: Onları ülkemizde istemiyoruz]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yunanistanda-israil-protestosu-onlari-ulkemizde-istemiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yunanistanda-israil-protestosu-onlari-ulkemizde-istemiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrailli turistleri taşıyan kruvaziyer gemisi Crown Iris, Yunanistan'ın Pire Limanı'nda İsrail aleyhinde sloganlarla protesto edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yıl Yunanistan limanlarına demirlediğinde protestoların hedefi olan ve İsrailli turistleri taşıyan kruvaziyer gemisi Crown Iris, bu yıl da Yunanistan'da protestolarla karşılandı. Lüks geminin Pire Limanı'na yanaşmasının ardından sendikalar, çeşitli gruplar ve Filistin yanlısı kuruluşların çağrısıyla limanda bir araya gelen bölge halkı, İsrail aleyhinde sloganlar attı. Göstericilerin Filistin bayrakları açtığı protestoda, "Soykırımcılar, hoş gelmediniz", "Soykırıma yer yok" ve "Özgür Filistin" yazılı pankartlar taşındı. Polis, protestocuları Crown Iris gemisinden uzak tutmak için limanda güvenlik önlemleri aldı.</p>

<p>Bir protestocu, "Bunlar esasen suçlu kişilerdir ve onları ülkemizde istemiyoruz" dedi. Başka bir protestocu ise, "Filistinlilerin kendi ülkelerine sahip olmalarına, bağımsız ve özgür bir şekilde yaşamalarına ve maruz kaldıkları soykırımın sona erdirilmesine yönelik mücadelelerini desteklemeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Etkinliğin organizatörlerinden yapılan açıklamaya göre protestocular, Yunanistan'ın İsrail'le tüm işbirliğini sonlandırmasını talep ediyor. Organizatörler, ayrıca Yunan hükümetine İsrail'in Orta Doğu'daki planlarına herhangi bir şekilde dahil olmaması çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail merkezli Mano Maritime tarafından işletilen Crown Iris yaklaşık 2 bin yolcu kapasitesine sahip.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yunanistanda-israil-protestosu-onlari-ulkemizde-istemiyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yunann.jpg" type="image/jpeg" length="12759"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mısır'dan Mekke Anlaşması'na yeşil ışık]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/misirdan-mekke-anlasmasina-yesil-isik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/misirdan-mekke-anlasmasina-yesil-isik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Mısır'ın Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasındaki yeni ortak savunma anlaşmasına katılmayı ciddi biçimde değerlendirdiğini söyledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Abdulati bu açıklamayı, kuzey sahilindeki El Alameyn kentinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yaptığı görüşmenin ardından yaptı.</p>

<p>Ortak basın toplantısında Kahire'nin anlaşmaya katılıp katılmayacağı sorulan Abdulati, anlaşmanın Mısır'ın ilgili makamları tarafından anayasa ve üyeliğin beraberinde getirebileceği hukuki yükümlülükler doğrultusunda incelendiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması olarak bilinen anlaşma geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalandı.</p>

<p>Anlaşma kolektif bir savunma hükmü de içeriyor. Buna göre üyelerden birine yönelik saldırı, üçüne birden yapılmış bir saldırı olarak kabul edilecek.</p>

<p>Abdulati, bölgenin "benzeri görülmemiş zorluklarla" karşı karşıya olduğu bir dönemde Mısır'ın Kızıldeniz güvenliğine odaklanan Suudi Arabistan önerisi dahil başka bölgesel güvenlik girişimlerini de değerlendirdiğini söyledi.</p>

<p>Abdulati, "Bölgede birçok sorunla karşı karşıyayız ve bu nedenle sürekli istişare halinde kalmalıyız. Bugün sayın Fidan ile yapıcı görüşmeler gerçekleştirdik ve üst düzey yetkililer de bu toplantılara katıldı. İlişkilerimizi ilerletme konusunda siyasi irade var." dedi.</p>

<p>Türk yetkililer, anlaşmanın açıklanmasından bu yana Kahire'nin katılımı değerlendirmekte olduğuna işaret etmişti.</p>

<p>Fidan, anlaşmanın imzalanmasından bir gün sonra cumartesi günü yaptığı açıklamada Mısır'ın ittifaka katılmasını beklediğini söylemiş ve Kahire'yi "bütün konularda doğal bir ortak" olarak nitelendirmişti.</p>

<p>mepanews</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/misirdan-mekke-anlasmasina-yesil-isik</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 23:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/misirmekkeanl.webp" type="image/jpeg" length="23988"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sırbistan'daki İslâm birlikleri 20 yılın ardından birleşme kararı aldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sirbistandaki-islam-birlikleri-20-yilin-ardindan-birlesme-karari-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sirbistandaki-islam-birlikleri-20-yilin-ardindan-birlesme-karari-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sırbistan'da yaklaşık 20 yıldır iki ayrı kurum olarak faaliyet gösteren Sırbistan İslam Birliği Riyaseti ve Sırbistan İslam Birliği Meşihatı, tek bir çatı altında birleşme adımı attı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sırbistan'da 2007'den bu yana aralarındaki anlaşmazlıklar nedeniyle ayrı çalışan Sırbistan İslâm Birliği Riyaseti ve Sırbistan İslâm Birliği Meşihatı, Novi Pazar'da düzenlenen törenle 'Sırbistan'daki İslam Topluluğu Birliğine Dair Tüzük' isimli belgeye imza attı.</p>

<p>'Sırbistan'daki Müslümanlar için büyük karar' şeklinde betimlenen belge çerçevesinde merkezi Novi Pazar'da olacak tek bir kurumun varlığı kabul edilirken, birleşik yapının başında Sırbistan İslâm Birliği Meşihatı Başkanı Mevlud Dudic'in yer alacağı belirtildi.</p>

<p>Sırbistan İslâm Birliği Riyaseti Başkanı Senad Halitovic, törende yaptığı konuşmada, bugünkü belgenin 'tarihi' değerde olduğunu söyleyerek 'Müslümanların yaklaşık 20 yıldır yaşadığı zorlu dönem sona erdi. Burada kaybeden yok, hepimiz kazandık.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dudic de birlik olmanın önemine işaret ederek 'Bugün atılan imza bölünmüşlüğü miras almak istemeyen herkes için bir zaferdir. Bunu hep birlikte gösterdik.' diye konuştu.</p>

<p>Bosna Hersek İslâm Birliği Başkanı Husein Kavazovic ise Sırbistan'da alınan kararı büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sirbistandaki-islam-birlikleri-20-yilin-ardindan-birlesme-karari-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 22:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/sirpislam.webp" type="image/jpeg" length="42090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin'den Kusra uyarısı: "Durum patlama noktasında"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/filistinden-kusra-uyarisi-durum-patlama-noktasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/filistinden-kusra-uyarisi-durum-patlama-noktasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin Devlet Başkanlığı, İsrail güçleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından işgal altındaki Batı Şeria'nın Kusra beldesinde gerçekleştirilen olaylardan tamamen Tel Aviv yönetimini sorumlu tutarak, bölgede durumun 'patlama noktasına geldiği' uyarısında bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, Batı Şeria'nın Nablus kentinin güneyindeki Kusra beldesinde yaşananların ardından yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Filistinli ailelerin ablukaya alınmasını ve arazileri üzerinde yerleşim yeri kurma girişimini değerlendiren Ebu Rudeyne, yapılanların 'oldu bitti' yoluyla Filistinlileri topraklarından zorla göç ettirmeyi amaçlayan 'tehlikeli bir gerilim' olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ebu Rudeyne, 'İsrail'in, Doğu Kudüs dahil olmak üzere Batı Şeria'da işlediği suçların devam etmesi, barış ve istikrarı sağlama fırsatlarını baltalamakta, bölgede durumun patlama noktasına gelme tehdidi oluşturmaktadır.' ifadesini kullandı.</p>

<h2><strong>Fetih Hareketi: 'Kusra yalnız değildir'</strong></h2>

<p>Fetih Hareketi'nden yapılan yazılı açıklamada ise Kusra beldesinde yaşananlar, Filistin ve Filistinlilerin varlığını hedef alan 'planlı bir terör' olarak nitelendirildi.</p>

<p>Tel Aviv'in, Filistin topraklarını gasbeden İsraillileri korumak ve onların Filistinlilere saldırmalarına imkan sağlamaktan sorumlu olduğuna vurgu yapılan açıklamada, Fetih Sözcüsü Mahir en-Nemmura'nın şu ifadelerine yer verildi:</p>

<p>'Filistinli ailelerin abluka altına alınması, normal hayatlarını sürdürmelerinin engellenmesi, beldeye baskınlar düzenlenip kapatılması ve vatandaşların evlerinin yakınında kaçak yerleşim yerleri kurma girişimleri, Filistinlilere ve haklarına yönelik bir saldırıdır. Kusra yalnız değildir, halkı yalnız değildir ve topraklarımız yerleşimci çetelerine açık değildir.'</p>

<p>Uluslararası topluma ve barışın garantörü ülkelere kınama ve endişe açıklamalarıyla yetinmeme çağrısı yapan en-Nemmura, 'Filistin topraklarını gasbedenlerin saldırılarını durdurmak ve faillerden hesap sormak için derhal harekete geçilmesi' uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Kusra'da Filistinlilerin ablukaya alınması</strong></h2>

<p>Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, 9 Ağustos Pazar günü Kusra'da bir Filistinlinin evini abluka altına alarak aileyi evden çıkamaz hale getirmiş ve evin bahçesine kaçak yerleşim kurmuştu.</p>

<p>İsrail güçleri ise beldede Filistinli bir ailenin evini abluka altında tutan ve bahçesine kaçak yerleşim kuran İsraillileri buradan uzaklaştırmak için dün sabah bölgeye gelmiş ancak kurulan çadırı sökmekle yetinmiş, fanatik gruptan kimseyi gözaltına almamıştı.</p>

<p>Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, ordu tarafından sökülen çadırı bugün tekrar kurmuş, bölgeye gelen aktivistler evlerinden çıkamayan Filistinli ailelere yiyecek götürmüştü.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/filistinden-kusra-uyarisi-durum-patlama-noktasinda</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/kusrafilistin.webp" type="image/jpeg" length="56914"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süleymancılar soruşturmasında milyarlık şirketlere kayyum]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/suleymancilar-sorusturmasinda-milyarlik-sirketlere-kayyum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/suleymancilar-sorusturmasinda-milyarlik-sirketlere-kayyum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süleymancılar olarak bilinen cemaate yönelik operasyonda Ayakkabı Dünyası'na da kayyum atandığı belirtiliyor. Şirketin yönetici gözaltında]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma kapsamında, kamuoyunda Süleymancılar olarak bilinen yapının lideri Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. On yedi farklı ilde eş zamanlı yürütülen operasyonlarda şu ana kadar 37 kişi yakalandı. Gözaltına alınan isimler arasında Ayakkabı Dünyası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Akbacakoğlu ile eski Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen de bulunuyor. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda yüksek miktarda döviz ele geçirilirken, bir şahsın ikametinde 20 adet ruhsatsız silaha el konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Milyarlık şirketlere kayyım</strong></h2>

<p>Operasyonun en mühim ayaklarından birini, suç ağıyla malî ve ticarî bağlantısı tespit edilen 32 şirket oluşturuyor. Bu şirketler arasında yer alan ve 2 milyar 200 milyon lira ciroya sahip olduğu bilinen Ayakkabı Dünyası ile Armine Giyim gibi markalar bulunuyor. Ankara merkezli faaliyet gösteren ve 40’tan fazla mağazası ile 500 civarında çalışanı bulunan Ayakkabı Dünyası yöneticisi Akbacakoğlu’nun gözaltına alınmasının akabinde, şirkete kayyum atandığı ifade ediliyor. Şirketin CEO'su Gürkan Ergenekon, yakın dönemde verdiği bir beyanatta cirolarını 2,2 milyar lira seviyesine ulaştırmayı hedeflediklerini belirtmişti.</p>

<h2><strong>Yurtdışına kaçırılan 100 milyar lira</strong></h2>

<p>Dosyanın ana omurgasını, örgütlü malî suçlar ve kara para aklama faaliyetleri meydana getiriyor. Şüphelilere yöneltilen suçlamalar arasında yolsuzluk yapmak, yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketleri oluşturmak ve milyarlarca liralık hacme sahip usulsüzlükler bulunuyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan raporlar doğrultusunda, örgütle bağlantılı fertler ve şirketler vasıtasıyla 100 milyar liranın üzerinde bir meblağın yurtdışına çıkarıldığı yönündeki tespitler araştırılıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/suleymancilar-sorusturmasinda-milyarlik-sirketlere-kayyum</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 20:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/suleymancilaroperasyon.webp" type="image/jpeg" length="15132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya: AB'nin gemilerini hedef alacağız]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rusya-abnin-gemilerini-hedef-alacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rusya-abnin-gemilerini-hedef-alacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ait gemileri hedef alacaklarını belirterek, "Hedefleri kendimiz belirleyeceğiz." dedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakan Lavrov, Rusya Devlet Televizyon ve Radyo Kurumuna verdiği röportajda, gündemdeki konularla ilgili açıklamalarda bulundu.</p>

<p>AB'nin Rus ticari gemilerini denetleme kararını değerlendiren Lavrov, Brüksel'in, Rusya'nın küresel pazarlarda gelir elde etme imkanlarını sınırlandırmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p>Lavrov, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"AB'nin kurallarına uymayan tüm gemiler, 'gölge filo' olarak ilan ediliyor. Bu çok tehlikeli bir yol, çünkü onlar (Avrupalılar) kendi kararlarının uluslararası hukukun üstünde olduğunu savunuyor. Gemilerin durdurulmasına, gemilerdeki yüklere de el konularak satılmasına, elde edilen gelirin de Ukrayna'ya Nazi rejimini güçlendirmek için verilmesine izin verildi."</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in buna karşılık verileceğini bildirdiğine dikkati çeken Lavrov, "Hedefleri kendimiz belirleyeceğiz. Soygunculuk ve korsanlığı resmi politika olarak ilan eden ülkelerin çıkarları doğrultusunda faaliyet gösteren gemiler hedef alınacak." dedi.</p>

<h2><strong>"ABD'den sorularımıza yanıt bekliyoruz"</strong></h2>

<p>Lavrov, ABD Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner'in, Rusya'yı ziyaret etmeleri ihtimaline ilişkin, "Onlarla konuşmaktan vazgeçmedik. Onlar, buraya geldiğinde Putin tarafından kabul edileceğini biliyorlar. Neyle gelecekleri önemli." diye konuştu.</p>

<p>ABD'nin Ukrayna'ya Rus sivil altyapılarına saldırı düzenleme konusunda istihbarat bilgileri sağladığına dikkati çeken Lavrov, "ABD'ye bununla ilgili bazı sorular ilettik. Bu sorulara yanıt bekleyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Batı'nın Kiev'e askeri destek sağladığına, bunu engellemek için sert adımlar attıklarını vurgulayan Lavrov, "Bazıları, bunu derhal durdurmaya çağırıyor. Böyle olmaz, uzun vadeli, güvenilir ve sürdürülebilir bir çözüm bulunduğunda ancak durmalıyız." dedi.</p>

<p>Lavrov, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in Ukrayna'ya askeri destek verilmesine ilişkin bir belge imzalamasına dair, "Vucic'in durumu zor. Vucic, deneyimli bir siyasetçi ve Avrupa entegrasyonuna bağlı. Bu aşamada AB onunla alay ediyor, adeta şantaj yapıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bakan Lavrov, mevcut Japonya yönetiminin ABD ile birlikte ülkeyi askerileştirdiğini söyledi.</p>

<h2><strong>"Türkiye, Karadeniz'in istikrarlı olmasından yana"</strong></h2>

<p>Türkiye'nin, Ukrayna krizinin çözümünde arabuluculuk rolünü yeniden üstlenmesi ihtimalini de değerlendiren Lavrov, Ankara'nın Rusya ile iyi ilişkileri sürdürme niyetinde olduğunu vurguladı.</p>

<p>Rusya ve Türkiye arasında ekonomi alanında çok sayıda ortak proje, tarihte de birçok ortak nokta bulunduğuna işaret eden Lavrov, "Bunlar, Kafkaslar ve Karadeniz. Türkiye, gerçekten Karadeniz'in istikrarlı olmasından yana. Türk meslektaşlarımız yine, gemilerin saldırılara hedef olmaması konusunda anlaşmaya varılması gerektiğini söylüyor. Ancak bunu başlatan biz değiliz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine ait insansız hava araçlarının (İHA) daha önce Türk yük gemilerine ve Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'nun (CPC) altyapısına saldırılar düzenlediğini ve Amerikan enerji şirketlerinin gemilerinin hedef alındığını hatırlatan Lavrov, Türkiye ve ABD’nin Kiev’i uyardığını anlattı.</p>

<p>Bakan Lavrov, "Bu çağrılara cevaben, Zelenskiy yönetimi, saldırıları durdurma sözü vermedi, Rusya ile ilişkili olmayan gemilere yönelik saldırıların durdurulacağına dair söz verdi." şeklinde konuştu.</p>

<p>Türkiye ile Rusya arasındaki gündemin oldukça geniş olduğuna dikkati çeken Lavrov, "(İkili ilişkilerde) NATO üyeliği ve AB ile ilişkiler bağlamında artçı etkilerin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum." dedi.</p>

<h2><strong>Rusya: Ukrayna'da bir haftada 15 gemiyi vurduk, 8 yerleşim yerini ele geçirdik</strong></h2>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, bir haftada Ukrayna'da askeri amaçla kullanılan 15 geminin vurulduğunu, 8 yerleşim yerinin de ele geçirildiğini duyurdu.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rusya Silahlı Kuvvetlerinin 8-14 Ağustos'ta Ukrayna'daki eylemlerine ilişkin bilgi verildi.</p>

<p>Rus ordusunun, bu tarihlerde Ukrayna'nın askeri sanayi tesislerinin yanı sıra ordu için kullanılan lojistik merkezleri, limanları ve gemilerine yönelik saldırılar düzenlediği belirtilen açıklamada, "Hafta içinde, Ukrayna ordusu için kullanılan 7'si kuru yük gemisi, 5'i devriye botu, 2'si römorkör ve 1'i tanker toplam 15 gemi vuruldu." ifadesi yer aldı.</p>

<h2><strong>Rusya: Ukrayna'da Odessa ve Yujnıy limanlarındaki askeri hedefleri vurduk</strong></h2>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'nın Odessa ve Yujnıy limanlarında Ukrayna ordusu için kullanılan yakıt tankı ile silah ve askeri teçhizatın bulunduğu deponun vurulduğunu bildirdi.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus ordusunun, Ukrayna ordusunun çıkarları doğrultusunda kullanılan liman altyapısı ve deniz araçlarına yönelik saldırılarını sürdürdüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gün içinde havadan fırlatılan yüksek hassasiyetli silahlar ve insansız hava araçlarıyla (İHA) Odessa Limanı'nda Ukrayna ordusu için kullanıldığı belirtilen akaryakıt tankının vurulduğu aktarılan açıklamada, Yujnıy Limanı'nda Ukrayna ordusuna ait silah, askeri teçhizat ve malzemenin bulunduğu deponun hedef alındığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>Ukrayna'da 8 yerleşim birimi ele geçirildi</strong></h2>

<p>Bakanlığın açıklamasında ayrıca, Rus ordusunun Ukrayna'daki cephenin tüm yönlerinde ilerlediği kaydedildi.</p>

<p>Ukrayna'da son bir haftada 8 yerleşim yerinin Rus güçlerince ele geçirildiği aktarılarak "Harkiv bölgesindeki Vodyanoye, İvanovka ve Şçerbakovka, Zaporijya bölgesinde Novoye Pole, Donetsk Halk Cumhuriyeti'ndeki Vasyutinskoye, Toretskoye, Petrovka ve Novonikolayevka yerleşim birimleri kurtarıldı." ifadesi kullanıldı.</p>

<h2><strong>Ukrayna: Rusya'nın hava saldırılarında 4 kişi öldü, 21 kişi yaralandı</strong></h2>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rus ordusunun bu gece ülkesine düzenlediği hava saldırılarında 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 21 kişinin yaralandığını bildirdi.</p>

<p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rusya'nın bu gece Ukrayna'nın farklı bölgelerine hava saldırıları düzenlediğini belirtti.</p>

<p>Donetsk bölgesindeki Kramatorsk şehrinde bir apartmana yapılan hava saldırısında 1 kişinin öldüğü ve 16 kişinin yaralandığını aktaran Zelenskiy, Sumi bölgesindeki Stepanivka köyünde bir evin isabet alması sonucu biri çocuk 3 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.</p>

<p>Zelenskiy, Çerkasi bölgesine yapılan saldırı sonucunda ise 5 kişinin yaralandığını vurguladı.</p>

<p>Rus ordusunun ayrıca Herson, Dnipropetrovsk, Zaporijya, Odessa, Harkiv, Jitomir, Kirovograd, Mıkolayiv ve Çernigiv bölgelerini de hedef aldığını kaydeden Zelenskiy, "Bölgelerde, aralarında çocukların da bulunduğu yaralılar var. Yüksek binalar, müstakil evler ve altyapı hasar gördü." ifadelerini kullandı.</p>

<p>aa</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rusya-abnin-gemilerini-hedef-alacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/lavrov11.webp" type="image/jpeg" length="31769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batı Şeria'da yetki devrine Hamas'tan sert tepki: İlhak adımı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bati-seriada-yetki-devrine-hamastan-sert-tepki-ilhak-adimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bati-seriada-yetki-devrine-hamastan-sert-tepki-ilhak-adimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamas, Tel Aviv yönetiminin işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerle ilgili ordunun yetkilerini polise devretme kararını 'işgal altındaki Filistin topraklarını ilhak adımı' olarak niteledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hamas'tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerle ilgili yetkilerini polise devretme yönünde orduya verdiği talimata tepki gösterildi.</p>

<p>Söz konusu talimatın, işgal altındaki Filistin topraklarını ilhak etme yolunda atılmış bir adım olduğuna dikkat çekilen açıklamada, 'Bu, karar yerleşimi suç sayan uluslararası yasaları açıkça ihlal ederek ve Filistin toprakları üzerinde işgal yasaları uygulayarak işgali pekiştirmeyi hedefliyor.' ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>İşgal altındaki Batı Şeria'daki İsraillilerle ilgili yetkilerin aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'e bağlı polislere geçtiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Bu durum, yerleşim alanlarını genişletmeyi ve Batı Şeria'da yeni statüler dayatmayı amaçlayan İsrail hükümetinin politikalarından ayrı düşünülemez.'</p>

<p>Açıklamada, İsrail'in bu yönde atacağı bir adımın radikal grupları koruma altına alacağı ve Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik saldırıların daha da artmasına yol açacağı uyarısı yapıldı.</p>

<p>İsrail hükümetinin aldığı hızlı kararlarla Batı Şeria'nın siyasi ve hukuki statüsünü değiştirmeyi amaçladığı vurgulanan açıklamada, bu tür dayatmalarla da Filistinlilerin kendi kaderini tayin etme ve bağımsız devlet kurma hakkını baltaladığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, Arap ve İslam ülkelerinin yanı sıra uluslararası topluma İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak planlarına karşı harekete geçme çağrısı yapıldı.</p>

<p>İsrail Savunma Bakanı Katz, İsraillilerin saldırılarının arttığı Batı Şeria'daki gelişmeleri ele almak üzere dün Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve ordunun istihbarat birimlerinin başkanlarıyla görüşmüştü.</p>

<p>Katz, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarına işaret ederek sözde sivil konularda kanun ve düzeni sağlama sorumluluğunun tamamen polise devredileceğini belirtmişti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bati-seriada-yetki-devrine-hamastan-sert-tepki-ilhak-adimi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/hamasbatiseria.webp" type="image/jpeg" length="86061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin Konvoyu’na destek için Türkiye’nin birçok ilinde meydanlara çıkıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/filistin-konvoyuna-destek-icin-turkiyenin-bircok-ilinde-meydanlara-cikildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/filistin-konvoyuna-destek-icin-turkiyenin-bircok-ilinde-meydanlara-cikildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[20’den fazla ülkeden 500’ü aşkın gönüllünün katıldığı Uluslararası Filistin Konvoyu, yaklaşık 5 bin 500 kilometrelik yolculuğun ardından Irak’a geçiş için ulaştığı İbrahim Halil Sınır Kapısı’nda bekletiliyor. Konvoyun önündeki engellerin kaldırılması ve insani yardımın yoluna devam etmesi için Ankara, Konya, Bingöl başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde cuma namazı sonrası basın açıklamaları düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden yola çıkan ve 20’den fazla ülkeden 500’ü aşkın sivil toplum gönüllüsünü bir araya getiren Uluslararası Filistin Konvoyu, Filistin halkıyla dayanışmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla sürdürdüğü yolculukta Irak sınırında bekletiliyor.</p>

<p>26 Temmuz 2026’da Avrupa’dan hareket eden konvoy, Bosna Hersek’in Srebrenitsa kentinden geçerek Karadağ, Arnavutluk, Yunanistan ve Türkiye güzergâhını takip etti. Yaklaşık 5 bin 500 kilometre yol kat eden konvoy, Türkiye üzerinden Irak’a geçmek üzere İbrahim Halil Sınır Kapısı’na ulaştı. Ancak geçiş işlemlerinin tamamlanmaması sebebiyle konvoyun sınırdaki bekleyişi sürüyor.</p>

<p>17 otobüs, çok sayıda araç ve ambulansın bulunduğu konvoyda Avrupa ülkelerinin yanı sıra Güney Afrika, Çeçenistan, Endonezya, Suriye ve Mağrip ülkelerinden gönüllüler de yer alıyor. Konvoyun beraberinde insani yardım malzemeleri ile acil tıbbi ekipman taşıdığı bildirildi.</p>

<p>Konvoy yetkilileri, gerekli belge ve vizelerin hazır olduğunu ve Irak makamlarıyla mutabakat sağlandığını belirterek geçiş prosedürlerinin bir an önce tamamlanmasını istedi. Sınırdaki gecikmenin, konvoyun 21 Ağustos’ta Filistin topraklarına ulaşma planını tehlikeye attığı ifade edildi.</p>

<p>Konvoyun hedefleri arasında Batı Şeria’daki işgal ve zorla yerinden etme politikalarına dikkat çekmek, Gazze’deki insani krizi dünya gündeminde tutmak ve güzergâh boyunca Filistin davasına yönelik dayanışmayı büyütmek bulunuyor. Konvoy yetkilileri, Srebrenitsa’dan aldıkları ilhamla “kötülük karşısında suskunluğun suç ortaklığı olduğu” bilinciyle hareket ettiklerini vurguladı.</p>

<h2><strong>Türkiye’nin birçok ilinden konvoya destek</strong></h2>

<p>Filistin Konvoyu’nun sınırda bekletilmesine karşı Türkiye’nin birçok şehrinde cuma namazının ardından basın açıklamaları düzenlendi. Ankara’da Ankara Filistin Dayanışma Platformu öncülüğünde Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde toplanan vatandaşlar, İbrahim Halil Sınır Kapısı’nın konvoya açılması çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konya’da da Kapu Camii’nde cuma namazı sonrası Filistin Konvoyu’na destek için basın açıklaması gerçekleştirildi. Bingöl İslâmî Kardeşlik ve Dayanışma Platformu da yaptığı açıklamayla ilgili makamlara seslenerek konvoyun geçişinin sağlanmasını talep etti.</p>

<p>Yapılan açıklamalarda, konvoyun önündeki engellerin kaldırılması, sınır işlemlerinin süratle sonuçlandırılması ve Filistin halkına ulaştırılmayı bekleyen insani yardımın yoluna devam etmesi istendi.</p>

<p>“Filistin Konvoyu yalnız değildir, Filistin yalnız değildir” ifadeleriyle yapılan çağrılarda, ilgili makamlardan konvoyun geçişine derhal izin verilmesi talep edildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/filistin-konvoyuna-destek-icin-turkiyenin-bircok-ilinde-meydanlara-cikildi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/filistin-eylem-1.png" type="image/jpeg" length="27256"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rumların Taşkent katliamı kendi ağızlarından ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rumlarin-taskent-katliami-kendi-agizlarindan-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rumlarin-taskent-katliami-kendi-agizlarindan-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs’ta 1974 yılında Türkleri hedef alan Taşkent Katliamı’nın ayrıntıları, Rumların kendi aralarında gerçekleştirdiği bir söyleşide itiraf edildi. 13 yaşından itibaren Türk erkeklerin toplanarak kurşuna dizildiği, katliamdan sağ kurtulan bir kişinin İngilizlere ulaşması üzerine cesetlerin yerlerinin değiştirilerek vahşetin örtbas edilmeye çalışıldığı anlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs'ta 1974 yılında Kıbrıslı Türklere yönelik saldırı ve katliamlara ilişkin dikkat çekici bir söyleşide, Taşkent Katliamına giden süreç Kıbrıs Rum Teknoloji Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Nikandros Ioannidis tarafından anlatıldı. Söyleşinin Türkçeye çevrilen bölümlerinde, Atlılar ve Sandallar'da yaşananlarla Taşkent'teki olaylar karşılaştırılırken, Taşkent'te özellikle 13 yaşından itibaren ileride eli silah tutacak Kıbrıslı Türk erkeklerin toplandığı belirtildi. Kıbrıslı Türklerin ileride silahlı mücadeleye katılmalarını önlemek ve "herhangi bir tehlike oluşturmamalarını" sağlamak amacıyla toplandığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>"13 YAŞINDAN İTİBAREN ELİ SİLAH TUTACAK KIBRISLI TÜRKLERİ TOPLADILAR"</strong></h2>

<p>Söyleşiye göre çevre köylerde yaşayan 13 yaşından itibaren ileride eli silah tutacak Kıbrıslı Türk erkekler toplanarak Taşkent'e getirildi ve buradaki okulda tutuldu. Söyleşide Kıbrıs Rum Teknoloji Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Nikandros Ioannidis, "Çeşitli vatanseverler, gençler, çevre köylerdeki Kıbrıslı Türkleri toplayıp Taşkent'e, Taşkent'teki okula götürmüşlerdi. Troodos'tan aşağıya inen EOKA B (Rum terör örgütü) üyesi bazı başka düzensiz silahlı kişiler vardı. Taşkent'e geldiler ve oradaki Kıbrıslı Türkleri yakaladılar" dedi. Konuşmacı bu bilgileri nereden aldığı sorusunu cevapsız bırakarak, "Söyleyemem. Bunun arkasında bazı ayrıntılar var" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İKİ OTOBÜSE BİNDİRİLİP LİMASOL'E GÖTÜRÜLDÜLER</strong></h2>

<p>Söyleşiye göre Taşkent'te tutulan Kıbrıslı Türkler daha sonra iki otobüse bindirilerek Limasol'a götürüldü. İki otobüsteki Kıbrıslı Türklerin Limasol'da birbirlerinden ayrıldığı, otobüslerden birinin kuzeyde Spitali yakınlarında, Yerasa'nın güneyindeki bir noktaya götürüldüğü belirtildi. Anlatılanlar, katliamın nasıl gerçekleştirildiğini gözler önüne serdi.</p>

<h2><strong>CESETLERİN ALTINDA KALAN 1 KİŞİ, İNGİLİZ ÜSLERİNE ULAŞARAK YAŞANANLARI ANLATTI</strong></h2>

<p>Ioannidis, "Onları orada öldürdüler. Nedenini bilmiyorum ama içlerinden hayatta kalan 1 kişi var. Onlara ateş ettiler ve yere düştüler. En azından 1 kişi kesin olarak yere düştü, diğer bütün cesetler de onun üzerine düştü. Cesetlerin altında kaldı" ifadelerini kullandı. Buna göre kurşuna dizilen Kıbrıslı Türklerden biri, üzerine düşen diğer kişilerin cesetlerinin altında kalarak hayatta kalmayı başardı. Öldüğü sanılan kişi, daha sonra bulunduğu yerden kurtularak gece yarısına doğru Ağrotur'daki İngiliz üslerine ulaştı ve yaşananları anlattı. İngilizlerin böylece olaydan haberdar olduğu, hayatta kalan kişinin anlattıkları sayesinde yaşananların ortaya çıktığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>"HAYATTA KALDIĞINI ÖĞRENİNCE CESETLERİN YERİNİ DEĞİŞTİRDİK"</strong></h2>

<p>Söyleşinin en çarpıcı bölümlerinden biri ise katliamdan kurtulan kişinin İngiliz üslerine ulaşmasının ardından yaşadıklarını anlatması oldu. Ioannidis, söz konusu kişinin hayatta kaldığının anlaşılmasının ardından cesetlerin yerinin değiştirildiğini anlattı. Ioannidis, "Biz onun sonunda hayatta kaldığını öğrenince, 'biz' derken bizzat bizi değil, Kıbrıslı Rumları kastediyorum, gidip cesetlerin yerini değiştirdik" dedi. Ioannidis, "Onları aldılar, yerlerini değiştirdiler ve Yerasa yakınlarında gömdüler" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"MİLLİ MUHAFIZ ORDUSUNUN TALİMATLARI DOĞRULTUSUNDA HAREKET EDİYORLARDI"</strong></h2>

<p>Söyleşide cinayetleri gerçekleştirdiği belirtilen silahlı kişilerin kendi başlarına hareket etmedikleri, Rum Milli Muhafız Ordusundan talimat aldıkları belirtildi. Ioannidis, "Görünüşe göre bunlar kendi başlarına hareket etmiyorlardı. O düzensiz silahlı kişiler, kendi başlarına hareket etmiyorlardı. Milli Muhafız Ordusunun talimatları doğrultusunda hareket ediyorlardı" dedi.</p>

<h2><strong>"YAPTIKLARININ ORTAYA ÇIKMAMASI İÇİN ÖLDÜRDÜLER"</strong></h2>

<p>Söyleşinin bir başka bölümünde Atlılar ve Sandallar'da kadın ve çocukların geride kaldığı hatırlatılırken, Taşkent'te ise 13 yaşından itibaren ileride eli silah tutacak Kıbrıslı Türk erkeklerin toplandığı aktarıldı. Konuşmanın devamında katliamların gerekçesine ilişkin son derece çarpıcı bir ifade kullanılarak, "Ve sonunda, onlara ne yaptıklarının ortaya çıkmaması için onları öldürdüler" denildi. Diğer konuşmacı da bu sözlere, "Evet, evet. Aynen öyle" şeklinde karşılık verdi.</p>

<h2><strong>13-14 AĞUSTOS'U İŞARET ETTİLER</strong></h2>

<p>Söyleşide olayların ne zaman meydana geldiği de sorulması üzerine Ioannidis, "Ağustos ayında oldu. Yani 13 Ağustos'ta. 13-14 Ağustos'ta" ifadelerini kullanırken, bunun Kıbrıs Barış Harekatı'nın ikinci aşamasından kısa süre önce olduğunu belirtti. Taşkent'teki Kıbrıslı Türklerin yakınlarının da birkaç gün boyunca götürülen kişilerin nerede olduğunu bilmediği ifade edildi.</p>

<h2><strong>TAŞKENT KATLİAMINA GİDEN SÜRECİ KENDİ AĞIZLARINDAN ANLATTILAR</strong></h2>

<p>Rumların kendi aralarında gerçekleştirdiği söyleşi, 13 yaşından itibaren ileride eli silah tutacak Kıbrıslı Türk erkeklerin köylerden toplanması, Taşkent'teki okulda tutulması, iki otobüse bindirilerek götürülmesi, bir grubun kurşuna dizilmesi, 1 kişinin cesetlerin altında kalarak hayatta kalması ve olayın İngilizlerin bilgisine ulaşmasının ardından cesetlerin yerlerinin değiştirilmesine kadar uzanan sürece ilişkin çarpıcı ayrıntılar içeriyor. Söyleşide ayrıca silahlı kişilerin Rum Milli Muhafız Ordusu'nun talimatları doğrultusunda hareket ettiğinin dile getirilmesi ve cesetlerin sonradan başka bir yere taşındığının anlatılması, Taşkent katliamı öncesinde yaşananlara ilişkin dikkat çekici ifadeler olarak kayıtlara geçiyor.</p>

<p>Kaynak: STAR Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rumlarin-taskent-katliami-kendi-agizlarindan-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/rum-terorsit.webp" type="image/jpeg" length="68165"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihten bir yaprak: Yavuz Sultan Selim’den Bir Hikmet]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/tarihten-bir-yaprak-yavuz-sultan-selimden-bir-hikmet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/tarihten-bir-yaprak-yavuz-sultan-selimden-bir-hikmet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üstad Necip Fazıl’ın “Tam bir aksiyon adamı” olarak belirttiği ve “Osmanlı tarihinin kudret ve haşmette belki en üstü şahsiyeti” dediği Yavuz Sultan Selim, 29 yıl Trabzon’da Şehzade olarak Sancakbeyliği yapmıştır. Sancakbeyliği sırasında Şah İsmail’in Doğu Anadolu’daki Şii-Alevi faaliyetlerini yakından takip eden Yavuz Sultan Selim, Osmanlı tahtına geçer geçmez; İttihad-ı İslam gayesinden gözünü ayırmadan, sadece 8 yıl yaptığı (1512-1520) Hükümdarlığında Osmanlı’nın en geniş coğrafyaya hakim bir dönemine imza attı.</p>

<p>Büyük bir Cihangir olmanın yanında, muazzam bir Şair de olan Yavuz; Selimî mahlasıyla yazdığı şiirlerinde de derin bir irfan sahibidir. “Divan-ı Selimî” ismiyle şiirlerinin toplandığı Divanı, Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından Berlin Matbaasında, tezhipli ve eski yazı ile bastırılarak Sultan II. Abdulhamid’e bizzat takdim edilmiştir.</p>

<p>Bu divanın Prof. Ali Nihat tarafından Türkçeleştirilen metni KÖKLER yayınevince yayınlanmıştır.</p>

<p>Başta Çaldıran Savaşıyla Şiiliği Anadolu’dan bertaraf eden, Hilafet’i Osmanlı Hanedanına taşıyarak, Allah Resulü’nün davasını bizzat yüklenme şerefine nail olmuştur.</p>

<p>Yazdığı bütün şiirlerinde olduğu gibi, en anlamlı şiirlerinden birisinde öyle bir mes’uliyet duygusunu ifade eder ki, şiirin bile aciz kaldığı kelâm olarak bugünün yöneticilerine seslenir gibidir:</p>

<p><i>“Milletimde ihtilâf u tefrika endîşes</i></p>

<p><i>Gûşe-i kabrimde hattâ bî-karar eyler beni.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>İttihâd oldu hücum-ı hasmı def’e çâremiz</i></p>

<p><i>İttihad etmezse millet dâğdâr eyler beni”</i></p>

<p>Bugünkü dille,</p>

<p>“Milletimde meydana gelmesi mümkün olan anlaşmazlık ve nifaktan duyduğum endişe, hayatta olduğum zamanlar şöyle dursun, kabrimde bile beni huzursuz eder, azap içinde bırakır.</p>

<p>Düşmanların saldırılarını bertaraf edebilmek için tek çaremiz bir ve beraber olmaktır. Eğer milletimiz birlik ve beraberlik içinde olmazsa vücudunu kızgın bir demirle dağlayan kişinin ıstırabını duyarım.”</p>

<p>500 yıl önceden zamanüstü mısralarıyla bugüne seslenen, 49 yaşında vefat eden, kabrinden bile milletin derdiyle dertlenen Yavuz Sultan Selim’i rahmet ve minnetle yâdediyoruz.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/tarihten-bir-yaprak-yavuz-sultan-selimden-bir-hikmet</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yavuz-sultan-selim-divani-1280x720.webp" type="image/jpeg" length="76941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'e Gazze uyarısı! Bakan Fidan: Harekete geçeceğiz]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israile-gazze-uyarisi-bakan-fidan-harekete-gececegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israile-gazze-uyarisi-bakan-fidan-harekete-gececegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakan Fidan, "İsrail'in saldırılarına tepki göstererek, 'Şimdi geldiğimiz noktada çok kritik bir aşamaya evriliyoruz. Bunu barış kurulunun diğer üyeleri en başta ABD olmak üzere oradaki dostlarımıza da ilettik. İkinci aşamaya geçişte Filistin tarafının taahhütlerini tutmasına rağmen İsrail'in bundan sonra adım atmaması biz diğer arabulucuları ortaklaşa bir radikal adım atmaya itebilir bu süreçle alakalı" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fidan, Mısır ziyareti kapsamında, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.</p>

<p>Yakın zamanda Libya'ya yaptığı ziyareti anımsatan Fidan, bu ülkeyle ilgili vizyonlarının örtüştüğünü söyledi.</p>

<p>Fidan, Libya'da ilgili taraflarla bir araya geldiğini, uzun görüşmeler yaptığını belirterek "Türkiye ve Mısır, Libya'nın birliği, bütünlüğü, egemenliği, bölünmezliği konusunda ortak düşünüyorlar." ifadesini kullandı.</p>

<p>Bu ortak düşünceyi ortak harekete dönüştürme konusunda karar alındığını aktaran Fidan, Libya'nın birliğinin, bütünlüğünün, egemenliğinin sadece Libyalılar için değil, tüm bölge için fevkalade önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Fidan, Mısırlı mevkidaşıyla Sudan'daki konuların da ele alındığını söyleyerek, sorunların çözülmesi için arayış içinde olduklarını dile getirdi.</p>

<h2><strong>GAZZE</strong></h2>

<p>Görüşmede, Gazze'de yaşanan dramın ve buna nasıl çözüm bulunabileceğinin ele alındığını aktaran Fidan, "(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu ve ekibinin giderek daha da insanlık onurunu ayaklar altına alan politikaları tırmandırdığını ve adeta tüm uluslararası toplumu provoke eden bir tutum içerisinde olduğunu görüyoruz." dedi.</p>

<p>Fidan, "Bu sorun sadece Gazze'yi, Orta Doğu'yu ve bölgeyi ilgilendiren bir sorun değil bütün uluslararası toplumu ilgilendiren bir güvenlik sorunu haline dönmüştür Netanyahu ve arkadaşlarının izlediği tahrik edici, provoke edici, insanlık onurunu ayaklar altına alan politika." diye konuştu.</p>

<p>Bölge ülkeleri olarak, uluslararası toplumla birlikte neler yapılabileceği konusunun ele alındığını belirten Fidan, "Daha ciddi tedbirlerin alınması konusunda mutabık kaldık. Özellikle insanların ulaştırılması, Filistinlilerin hedef alınarak öldürülmesinin önüne geçilmesi, Gazze Barış Planı'nın maddelerine riayet edilmesi konusunda görüşlerimizi gözden geçirdik tekrar ve kararlılığımızı vurguladık." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>TÜRKİYE-MISIR İLİŞKİLERİ</strong></h2>

<p>Bakan Fidan, 29 Temmuz'da Dimyat Limanı'nda iki LNG gemisini hedef alan saldırı nedeniyle geçmiş olsun dileklerini ileterek, saldırıyı şiddetle kınadığını ifade etti.</p>

<p>Bu saldırının ardından, Mısır'ın sergilediği sorumlu politikayla, bir kez daha bölgede barışı ve huzuru destekleyen ülkelerden biri olduğunu gösterdiğini söyleyen Fidan, Türkiye-Mısır arasındaki ikili ilişkilere değindi.</p>

<p>Fidan, "Türkiye ve Mısır ilişkileri sayın cumhurbaşkanlarımız liderliklerinde mükemmel seviyede seyretmektedir." diyerek, kardeşlik hukuku çerçevesinde karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde işbirliğini derinleştirmek için var güçle çalışıldığını kaydetti.</p>

<p>Mısırlı mevkidaşına nazik ev sahipliği dolayısıyla teşekkürlerini sunan Fidan, Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubu'nun ikinci toplantısını yapmak üzere Mısır'da bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Fidan, Trabzonspor'a transfer olan Mısırlı futbolcu Muhammed Salah'a Türkiye'de gösterilen ilgiye işaret ederek, Salah'a Türkiye'de gösterilen ilginin takip edildiğini söyledi.</p>

<p>Bakan Fidan, "Adeta Türk halkı ile Mısır halkı bu vesileyle kucaklaştı. Bu durumdan büyük memnuniyet duyuyoruz." ifadesini kullandı.</p>

<p>Abdulati ile Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubunun ikinci toplantısına beraber eş başkanlık yaptıklarını hatırlatan Fidan, "Ülkemizden, çeşitli devlet kurumlarımızdan, bakanlıklarımızdan, teşkilatlarımızdan temsilcilerimiz, mesai arkadaşlarımız vardı. Ticaret Bakanlığından, Enerji Bakanlığından, AFAD'tan ve diğer kurumlardan katılımcılarımız vardı. Nitekim Mısırlı meslektaşlarıyla dün gün boyu yaptıkları görüşmeleri, bugün hep beraber bir araya gelerek biz eş başkanlar olarak tekrar gözden geçirdik." diye konuştu.</p>

<h2><strong>15 MİLYAR DOLAR TİCARET HACMİ HEDEFİ</strong></h2>

<p>Fidan, alınması gereken ortak kararları aldıklarını vurgulayarak, 2028'de ev sahipliği yapacakları yüksek düzeyli stratejik işbirliğine yönelik toplantıya ilişkin yol haritasını bu vesileyle tekrar değerlendirdiklerini söyledi.</p>

<p>Toplantının özellikle ekonomik ve ticari ilişkiler bakımından fevkalade önemli olduğu değerlendirmesini yapan Fidan, "İnşallah 15 milyar dolar ticaret hacmi hedefine de ulaşacağız." dedi.</p>

<p>Fidan, bu amaçla Mısır Yatırım ve Dış Ticaret Bakanı Muhammed Ferih Salih ile Serbest Ticaret Anlaşması'nı tadil eden bir kararı da beraber imzaladıkları bilgisini verdi.</p>

<p>"Böylece iş insanlarımızın çok daha rahat koşullarda faaliyet göstermelerine imkan sağlamayı hedefliyoruz." diyen Fidan, Mısır'la ilişkilerin ilerletilmek istendiği konulardan birinin de bağlantısallık olduğunu belirtti.</p>

<p>Fidan, "Geçtiğimiz sene, bazı Afrika ülkeleriyle birlikte bağlantısallığın güçlendirilmesi alanında işbirliği mutabakat zaptı imzalamıştık hatırlarsanız. Az önce değerli kardeşim Sayın Abdulati'nin imzasıyla Mısır da bu mutabakata katılmış oldu. Bu adımın, ülkelerimiz ve Afrika kıtası için hayırlı olmasını diliyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye-Mısır ilişkisinin tüm boyutlarında çalışmaların eş güdüm içinde devam ettiğine ve karşılıklı ziyaretler ile müşterek tatbikatlarla askeri alandaki ilişkilerin de giderek daha kapsamlı bir nitelik kazandığına vurgu yapan Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Biz Türkiye olarak, Doğu Akdeniz'de kamplaşma ve çatışma yerine uzlaşı ve işbirliğini önceleyen bölgesel politikalar izlenmesinden yanayız. Bu kapsamda Doğu Akdeniz'de uzun kıyı şeridine sahip iki ülke olan Türkiye ile Mısır'ın denizcilik alanındaki ilişkilerinin her iki ülkenin de menfaatine olacak şekilde geliştirilmesini arzu ediyoruz."</p>

<p>Mısırlı mevkidaşı ile bölgesel meseleleri de ayrıntılı şekilde ele alma imkanları olduğunu aktaran Fidan, "Türkiye-Mısır ilişkileri, tüm bölgenin refah ve istikrarına katkı sağlayacak biçimde ilerlemektedir." dedi.</p>

<p>Fidan, üzerinde çalışılan konuların hemen hemen hepsinde Türkiye ve Mısır olarak ortak anlayışla beraber hareket ettiklerini söyledi.</p>

<p>Gazze meselesinde de çok yakından çalıştıklarına dikkati çeken Fidan, Filistin meselesinin Batı Şeria ve Kudüs alanındaki boyutlarıyla ilgili beraber çalışıldığı mesajını verdi.</p>

<p>Fidan, Gazze'ye ilişkin barış planında Ankara-Kahire koordinasyonunun en üst düzeyde devam ettiğinin altını çizerek, Gazze'ye yönelik insani yardımlarla ilgili de çabaların sürdüğünü söyledi.</p>

<p>Abdulati ile Sudan'daki konuları da ele aldıklarını aktaran Fidan, "Sudan'daki çatışmaların bir an önce durması, orada da sivil halkın artık yaşadığı sıkıntıların hafifletilmesi, normal hayata dönülmesi için neler yapabiliriz? Uluslararası toplumla, bölgesel ortaklarla ne türden işbirlikleri içerisinde oluruz? Bunun arayışı içerisindeyiz." diye konuştu.</p>

<p>Fidan, bölgesel sahiplenme anlayışıyla bölgedeki diğer sorunlara çözümler için arayışta olunduğuna işaret ederek, özellikle Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yapılan saldırıların bölgedeki seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye soktuğunu anlattı.</p>

<h2><strong>TÜRKİYE-MISIR İLİŞKİLERİ</strong></h2>

<p>Fidan, Türkiye ve Mısır'ın tarihin ve coğrafyanın kendilerine yüklediği sorumluluğun bilinciyle hareket eden iki büyük devlet olduğunun artık hem bölge hem uluslararası toplum tarafından görüldüğünün altını çizdi.</p>

<p>İki ülke arasındaki ilişkilere dikkati çeken Fidan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bütün alanlarda, özellikle ticaret, güvenlik, savunma, enerji, denizcilik, ulaştırma, bağlantısallık ve bölgesel diğer işbirliği alanları başta olmak üzere, bütün işbirliği alanlarında ilişkimizi en ileri seviyeye çıkarmaya çalışmaya devam edeceğiz. Bunun için kurumlarımızla gereken koordinasyonu Ortak Planlama Grubu'nun eş başkanları olarak beraber yapmaktayız."</p>

<p>Fidan, Mısırlı mevkidaşıyla yaptığı görüşmenin verimli geçtiğinin altını çizdi.</p>

<h2><strong>"MISIR, BİZİM DOĞAL ORTAĞIMIZ, İNŞALLAH YAKINDA RESMİ ORTAĞIMIZ DA OLUR"</strong></h2>

<p>"(Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın) Mekke İttifakı, tabiatı itibarıyla bizim bölgemiz için tarihi bir an olmuştur." diyen Fidan, uzun yıllardır bölgede olan politikaların dışarıdan beklenen birtakım kurtarıcılar yoluyla çözülmesi gibi bir durumun hasıl olduğunu belirtti.</p>

<p>Fidan, ittifakla, bölge ülkelerinin artık bir araya gelerek bölgesel sahiplenme, işbirliği ruhuyla, kendi sorunlarına kendi sahip çıkmasının ve bölgenin sorunlarını kendi çözmesinin bu noktada kendileri için başlangıç noktası olduğunu söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bölgedeki liderlerle uzun yıllardır sürdürdüğü dostluk ilişkileri, gözlemlediği olaylar ve yürüttüğü çalışmaların kendileri için ortaya çıkardığı sonuca vurgu yapan Fidan, "Biz bölge ülkeleri olarak kendimiz, meselelerimizi sahiplenmezsek başkalarının bizim adımıza herhangi bir soruna çözüm getirmesini beklememiz en hafif tabiriyle saflık, naiflik olacak." dedi.</p>

<p>Fidan, son 3 yıldır Mısır başta olmak üzere bölgedeki belli başlı kardeş ülkelerle yaptıkları bütün görüşmelerde bu konudaki düşünce birliğini, kavram birliğini oluşturduklarına dikkati çekti.</p>

<p>"Bölgesel sorunlarda da görüldüğü üzere Libya, Sudan, Filistin, Afrika'daki diğer konular başta olmak üzere birçok konuda aslında beraber hareket ediyoruz." diyen Fidan, savunma teşkilatları ve savunma sanayilerinin muazzam işbirliği içerisinde olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Fidan, adını koymadan bölgesel sahiplenmeye, bölgesel işbirliğine yeni bir ruhla, yeni bir vizyonla çok önceden başladıklarını belirterek, bunun yapısallaştırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Dışişleri Bakanı Fidan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Mekke'de üç ülke tarafından atılan bu temel gerçekten liderlerimizin ortaya koyduğu tarihi bir inisiyatif olmuştur. Bu noktada tabii ki biz, Mısırlı kardeşlerimizle bu meseleyi en başından itibaren konuşuyoruz. Çok yakından istişare ediyoruz. Bölgede attığımız gerek güvenlik gerek siyasi gerek ekonomik konuların hepsinde istişare ettiğimiz kardeş ülkelerden biridir Mısır. Bu konu, bizim için önemli. Tabii ki onlar kendileri de ifade ettiler. Bunu şu anda belli bir detayla değerlendiriyorlar. Ama yani Mısır, bizim doğal ortağımız. İnşallah yakında resmi ortağımız da olur."</p>

<p>Dörtlü grubun çalışmalarına hız kesmeden devam ettiğini aktaran Fidan, bunun kendileri için son derece kıymetli ve değerli bir platform olduğunu, burada gayriresmi şekilde hem aralarındaki ilişkileri hem bölgesel sorunları çok seri şekilde liderler adına konuşup, görüştüklerini dile getirdi.</p>

<h2><strong>"BU İTTİFAK HİÇ KİMSEYE KARŞI DEĞİL"</strong></h2>

<p>Fidan, söz konusu platform ile gerekirse diğer ülkelere buradan çıkan görüşleri ilettiklerini, bölge dışı diğer oluşumlara da mesajlarını paylaştıklarını aktardı.</p>

<p>"Bu ittifak, hiç kimseye karşı değil. Sadece birbirimize olan güvenlik, egemenlik ve refah taahhüdünün altını çizmek ve bölgesel sorunları sahiplenmeyi artırmak." diyen Fidan, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bölgede başka ittifaklar bizlere karşı oluyor mu? Oluyor. Yani biz, Mekke İttifakı'nı imzalamadan önce biliyorsunuz İsrail, Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan bir araya gelip, Akdeniz'de bir güvenlik ittifakı kurdular. Bu aslında kimsenin şu anda altını çizip gündeme getirdiği bir durum olmadı. Ama hepimiz biliyoruz bu ittifakın hedefinin ne olduğunu. Akdeniz'in kuzeyinde Türkiye, güneyinde Mısır var. Ortasına bir çizgi çeken bir ittifak var. Bu ittifakın amacı belli, nereye gittiği de belli. Ama bizim ittifakımız onların tersine herhangi bir ülkeye değil, tamamıyla kendimiz için bir işbirliği düzlemi, meselelere sahip çıkma ve caydırıcılık oluşturma ile alakalı bir konu."</p>

<p>Fidan, bölgenin savaşlarla, işgallerle, iç çatışmalarla çok uzun yıllar kaybettiğine dikkati çekerek, yakalamaları gereken büyük bir açığın olduğunu söyledi.</p>

<p>"Özellikle kalkınma, ekonomik gelişme ve fakirliğin giderilmesi, teknolojiyle ilgili yatırımların yapılması adına bölgedeki ülkelerin yapması gereken çok şey var. Bunun için ilk önce güvenlik istikrarına ihtiyaç var. Onun için bu güvenlik platformu önemli, dolayısıyla bundan başladık." diyen Fidan, bunun arkasından ekonomik entegrasyon, teknolojik atılımlar, büyük yatırımlar, bağlantısallık projelerinin ışık hızıyla geleceğini bildirdi.</p>

<p>Fidan, Gazze Barış Planı'nın uygulanması için Türkiye, Mısır ve Katar'ın ABD ile arabuluculuk faaliyetlerini büyük bir iyi niyetle, gayretle sürdürdüğünü vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Birçok imkansız denen problemli alanı, müzakere teknikleri neticesinde çok şükür açtık. Burada gerçekten Filistin tarafının büyük bir fedakarlıkta birçok şeyi kabul ettiğini gördük. Her aşamasında, Netanyahu ve arkadaşlarının aslında bu barış anlaşmasıyla bir alakalarının olmadıklarını, böyle bir niyetlerinin olmadığını defaatle görüyoruz."</p>

<p>Gazze'de barış planının uygulanmasının, bu noktada kritik bir aşamaya evrildiğini, bunun ABD başta olmak üzere Barış Kurulu'nun diğer üyelerine iletildiğini belirten Fidan, şunları kaydetti:</p>

<p>"İkinci aşamaya geçişte, Filistin tarafının taahhütlerini tutmasına rağmen İsrail'in bundan sonra adım atmaması, biz diğer arabulucuları ortaklaşa bir radikal adım atmaya itebilir bu süreçle alakalı. Bu konuda Amerika'nın İsrail'e yönelik gerekli baskıyı tabii ki uygulamasını bekliyoruz. Yoksa Türkiye, Katar ve Mısır olarak bu konuda atmamız gereken tabii ki radikal adımlar olacak. Bu bizim milletimize ve Filistinlilere karşı bir borcumuz."</p>

<p>Fidan, Filistin'in üzerine düşen görevleri yapmasına rağmen İsrail'in hiçbir şekilde niyet değiştirmemesinin kabul edilebilir bir durum olmadığının altını çizdi.</p>

<p>Uluslararası toplumun ve diğer ülkelerin, Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere uluslararası teşkilatların da buna son derece hassas ve duyarlı olduğunun bilindiğini söyleyen Fidan, "Ama Körfez'de devam eden bu boğaz meselesinden dolayı insanların, ülkelerin dikkati şu anda orada. Bunun biter bitmez diğer ülkelerin de buraya var gücüyle yükleneceğinden eminim. Netanyahu'nun İsrail'i giderek bir uluslararası izolasyona mahkum ettiğini artık görmemek mümkün değil." diye konuştu.</p>

<p>Bu baskının bir an önce artırılması ve Netanyahu'nun takip ettiği bu "çılgın" projelerden vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, İsrail'in amacının Gazze'den Filistinlileri sürmek, mümkünse Gazze'de Filistinli bırakmamak olduğunu söyledi.</p>

<p>Bakan Fidan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Biz Barış Kurulu'na katılırken, Mısır ve diğer ülkelerle beraber diplomatik ve barışçıl yollarla bu çılgın planın önüne geçmeyi hedefledik. Birinci aşamasında; soykırımın durdurulması vardı. Çok şükür, hep beraber bunda başarılı olduk. Uluslararası toplum olarak başta bölge ülkelerinin ortaya koyduğu ortak çaba ve kavga ve mücadele ile soykırımı belli ölçüde durdurduk, her ne kadar insani yardımlarda istediğimiz miktar görünmese de."</p>

<p>Sudan'la ilgili mevkidaşıyla görüştüğünü aktaran Fidan, savaşın durdurulmasının ve tarafların diyalog yoluyla sorunların çözülmesinin önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Fidan, bunun kolay olmadığının altını çizerek, ABD'nin ve bölge ülkelerinin ortaya koyduğu çabalar olduğunu anlattı.</p>

<p>Sudan'ın Mısır'a sınır komşusu olması nedeniyle Mısır'ın güvenliği ve ekonomisi için doğrudan tehdit oluşturduğunu aktaran Fidan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Mısır'da, Sudan'dan gelen mülteciler var, biz bunu Suriye'de yaşadık. Bir sınır ülkesi, diğer tarafta olan çatışma, size mülteci ve güvenlik tehditleri olarak geri dönüyor. Ama biz, büyük bir sabırla elimizden geleni yaptık. Burada da Mısırlı kardeşlerimizin, Sudanlı kardeşlerimize sahip çıktıklarını görüyoruz. Ama aynı zamanda iç savaşın da bitmesi için ellerinden gelen bütün çabayı ortaya koyduklarını görüyoruz. Biz Mısır'la, Suudi Arabistan'la ve diğer bölgesel ülkelerle bu konuda aynı durumda çalışıyoruz. Çalışmaya da devam edeceğiz."</p>

<p>Kaynak: STAR Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israile-gazze-uyarisi-bakan-fidan-harekete-gececegiz</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/hakan-fidan-13.jpg" type="image/jpeg" length="12547"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD uçak gemisinde cinnet: 7 asker öldü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-ucak-gemisinde-cinnet-7-asker-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-ucak-gemisinde-cinnet-7-asker-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran'a yönelik saldırılarda kullanılan ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln'de ağır görev şartları ve uzayan görev süresinin ardından büyük bir kriz yaşandığı öne sürüldü. Gemide çıkan çatışmada 7 ABD askerinin öldüğü iddia edilirken, askerlerin intihar girişiminde bulunduğuna ilişkin haberler de gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran ile yaşanan çatışmalar nedeniyle Orta Doğu'da görev yapan ABD'nin USS Abraham Lincoln uçak gemisinde ciddi bir kriz yaşandığı iddia edildi. Yaklaşık 5 bin personelin bulunduğu gemide görev süresinin uzaması, ağır yaşam şartları ve aylarca karaya çıkılamaması mürettebat arasında tepkilere yol açtı.</p>

<p>İran'ın Tasnim Haber Ajansı, askeri bir kaynağa dayandırdığı haberinde gemide çıkan şiddetli çatışmada 7 ABD donanma personelinin öldüğünü, bazı askerlerin de yaralandığını öne sürdü. Söz konusu iddia ABD makamları tarafından henüz doğrulanmadı.</p>

<h2><strong>250 gündür denizdeler</strong></h2>

<p>Gemideki personelin yaklaşık 250 gündür karaya ayak basmadan görev yaptığı, uzayan görev süresinin askerleri tükenme noktasına getirdiği ileri sürüldü. Bazı askerlerin denize atlayarak intihar girişiminde bulunduğu da iddialar arasında yer aldı.</p>

<p>Krizin, CENTCOM Komutanı Brad Cooper'ın bir danışmanının mürettebatın artan şikâyetlerini görüşmek üzere gemiye gelmesinin ardından büyüdüğü öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ABD Senatosu'na kadar taşındı</strong></h2>

<p>USS Abraham Lincoln'deki şartlar ABD Senatosu'nun da gündemine girdi. Demokrat Senatör Richard Blumenthal, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD Donanmasından sorumlu Müsteşar Hung Cao'ya gönderdiği mektupta gemideki şartların acilen incelenmesini istedi.</p>

<p>Blumenthal, geminin görevinin mayıs ayında sona ermesinin planlandığını ancak sürenin belirsiz biçimde uzatıldığını belirtti. Gemide temel ihtiyaç malzemelerinin azalması, su kirliliği, tesisat problemleri, güvenlik endişeleri ve askerlerin kötüleşen ruh hâline ilişkin şikâyetlerin bulunduğunu aktardı.</p>

<p>İran'a karşı yürütülen saldırıların önemli unsurlarından biri olan USS Abraham Lincoln'de yaşandığı öne sürülen hadiseler, ABD'nin Orta Doğu'daki uzun süreli askerî varlığının kendi personeli üzerindeki ağır yükünü de yeniden gündeme taşıdı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-ucak-gemisinde-cinnet-7-asker-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/abducak-gemisi.webp" type="image/jpeg" length="52236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zekâya para yağsa da kazanç getirmiyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yapay-zekaya-para-yagsa-da-kazanc-getirmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yapay-zekaya-para-yagsa-da-kazanc-getirmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ sektörüne yüz milyarlarca dolar akarken bu yatırımların henüz aynı ölçüde kazanca dönüşmemesi endişeleri artırıyor. Uzmanlar, sektör gerçek gelir üretmekte gecikirse bugün hızla büyüyen yapının ciddi bir sarsıntıyla karşılaşabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zekâ dünyasında yatırımlar büyüyor. Ancak ortada basit bir problem var. Yapay zekâya giren para, yapay zekâdan kazanılan paradan çok daha hızlı artıyor.</p>

<p>CNN News Newsource'un aktardığına göre bu durum, ekonomistler ve yatırımcılar arasında yeni bir teknoloji balonu oluştuğu yönündeki endişeleri artırdı.</p>

<h2><strong>500 milyar dolarlık dev finansman</strong></h2>

<p>Sektörün merkezindeki Nvidia, müşteri siparişlerinin finansmanı için Apollo, BlackRock ve Goldman Sachs gibi finans kuruluşlarının yer aldığı gruptan 500 milyar dolarlık finansman sağladı.</p>

<p>Uzmanların dikkat çektiği nokta ise paranın sektör içerisinde sürekli el değiştirmesi. Şirketler başka şirketlere yatırım yapıyor veya kredi sağlıyor, bu para yeniden çip, veri merkezi ve yapay zekâ altyapısı satın almak için kullanılıyor.</p>

<p>Böylece sektör çok hızlı büyüyor gibi görünse de asıl soru ortada duruyor. Bu yatırımların karşılığında yeterince gerçek gelir elde edilebilecek mi?</p>

<h2><strong>Para kazanamazsa balon patlayabilir</strong></h2>

<section dir="auto">
<p>Yapay zekâ sektörüne aktarılan dev sermayeye rağmen yatırımların henüz aynı ölçüde gelir üretmemesi, piyasalardaki temel endişeyi oluşturuyor. Beklenen kârlılığın sağlanamaması halinde yatırımcıların sektörden çekilmesi, şirket değerlerinin hızla gerilemesi ve yapay zekâ piyasasında sert bir düşüş yaşanması ihtimali bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</section>

<p>Bunun ilk işaretlerinden biri yapay zekâ yatırımlarına ağırlık veren “Situational Awareness” adlı hedge fonunda görüldü. Yüksek borçla yatırım yapan fon, hisselerdeki düşüşün ardından büyük kayıp yaşadı ve portföyünün önemli bölümünü zararına elden çıkarmak zorunda kaldı.</p>

<h2><strong>Yapay zekânın önündeki asıl imtihan</strong></h2>

<p>Yapay zekâ sektöründeki mevcut para akışının önemli bölümü tüketicilerin oluşturduğu gelirden ziyade yatırımcılardan geliyor. Yapay zekânın sağlık, enerji ve gayrimenkul gibi büyük sektörlerin kârlılığına etkisi de henüz beklenen seviyeye ulaşmış görünmüyor.</p>

<p>Sektör temsilcileri ise bunun geçici olduğunu düşünüyor. Yapay zekâya yönelik talebin çok yüksek olduğunu, veri merkezi ve işlemci ihtiyacının karşılanamadığını belirterek büyük ekonomik dönüşümün henüz başlangıç aşamasında bulunduğunu savunuyorlar.</p>

<p>Kaynak: TRT Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yapay-zekaya-para-yagsa-da-kazanc-getirmiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yapay-zeka-kazanc-haber.webp" type="image/jpeg" length="62397"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere'de bağışlara sağlanan vergi desteği İsrailli askerlerin terapisine aktarıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ingilterede-bagislara-saglanan-vergi-destegi-israilli-askerlerin-terapisine-aktarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ingilterede-bagislara-saglanan-vergi-destegi-israilli-askerlerin-terapisine-aktarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'de bağışlara devlet tarafından sağlanan vergi desteğinin, Gazze Şeridi'ne saldırılara katılan soykırımcı İsrail askerlerine yönelik "terapötik iyileşme" programları için kullanıldığı ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Askeri ve istihbarat kurumlarının çalışmalarına ilişkin araştırma haberleri yapan İngiliz Declassified UK'in haberine göre, İsrail merkezli "Yahalom Foundation" adlı kuruluş, İngiltere'deki destekçilerini bağışlarını ülkede kayıtlı bir yardım kuruluşu olan "UK Toremet" üzerinden yapmaya yönlendirdi.</p>

<p>Haberde, bu yöntemle yapılan bağışlara İngiliz hükümeti tarafından yüzde 25 "Gift Aid" vergi desteği eklendiği belirtildi.</p>

<p>Declassified'ın ulaştığı e-postalarda, Yahalom Foundation'ın İngiltere'deki destekçilerine, bağışlarını "İngiltere'deki kayıtlı ortak platform" üzerinden yapmaları halinde tam vergi tanınması sağlanacağı ve Gift Aid'in devreye gireceği bilgisini verdiği aktarıldı.</p>

<p>Haberde, Yahalom Foundation'ın bağış projeleri arasında, Gazze'deki katliama ortak olan askerler için 5 bin sterlinlik "terapötik iyileşme yolculuğu" ve bireysel psikolojik tedavilerin yer aldığı kaydedildi.</p>

<p>Ayrıca, haberde, kuruluşun ayrıca ölen İsrail askerleri için 100 bin sterlinlik anma salonu inşa etmek üzere bağış topladığı belirtildi.</p>

<p>UK Toremet ise Declassified UK'e yaptığı açıklamada, Yahalom Foundation'a "yararlanıcılarına travma sonrası stres bozukluğu tedavisi sağlanması" amacıyla fon verdiğini doğruladı.</p>

<p>Kuruluş, fonların yalnızca belirlenen amaç doğrultusunda kullanıldığını, ruh sağlığı tedavisinin İngiliz hukukuna göre hayır amacı taşıyan tıbbi ve sosyal destek kapsamında olduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiltere Yardım Komisyonu daha önce yaptığı açıklamada, bir yardım kuruluşunun yabancı bir ordunun askerini desteklemek amacıyla fon toplamasının "yasal ya da kabul edilebilir olmadığını" bildirmişti.</p>

<p>Kaynak: TRT Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ingilterede-bagislara-saglanan-vergi-destegi-israilli-askerlerin-terapisine-aktarildi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/ingiltere-israil-1.png" type="image/jpeg" length="34587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yahudiler hiçbir yerde istenmiyor!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden katliamın ardından dünyada Yahudilere yönelik öfke büyüyor. Yunanistan’da Filistin’e destek gösterisi düzenleyen eylemciler, eylemi provoke etmeye çalışan Yahudi turistlere tepki göstererek alandan uzaklaştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan’da Filistin’e destek amacıyla düzenlenen protesto sırasında Yahudi turistlerle göstericiler arasında olay çıktı. Eylemin ortasına girerek protestocularla tartışan ve ortamı provoke etmeye çalışan Yahudi bir turist, göstericilerin tepkisiyle karşılaştı. Yaşanan arbedede turist itilerek protesto alanından uzaklaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze’de on binlerce Müslümanın katledilmesi, şehirlerin yerle bir edilmesi ve açlığın bir silah olarak kullanılması, Yahudi işgaline karşı dünya çapındaki öfkeyi büyütüyor. Yunanistan’da yaşanan hadise de Gazze’deki vahşetin ardından Yahudilere yönelik tepkinin Avrupa sokaklarına kadar yayıldığını bir kez daha gösterdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-istenmiyor.webp" type="image/jpeg" length="40287"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ekim vicdan sahiplerine hidayet vesilesi oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan soykırımın ardından Filistin halkına destek için dünyanın dört bir yanından harekete geçen vicdan sahipleri, İslâm’la da tanışıyor. Filistin Konvoyu’nun Fransız gönüllüsü Sebastian, Adana’da kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batı Şeria’ya ulaşmak üzere yola çıkan “Filistin Konvoyu”nun Fransız gönüllüsü Sebastian, konvoyun Adana’daki durağında kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu. İslâm’ı seçmesinin ardından “Yusuf” adını alan Fransız gönüllünün ihtidası, konvoydaki gönüllüler tarafından sevinçle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>7 Ekim’in ardından Gazze’de yaşanan soykırım, dünyanın dört bir yanında vicdan sahibi insanların Filistin meselesiyle beraber İslâm’a yönelmesine de vesile oluyor. Yusuf’un ihtidası da Filistin için çıkılan yolculuğun hidayetle neticelenen örneklerinden biri oldu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/gazze-hidayet.webp" type="image/jpeg" length="60979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin’in Doğu Türkistan’daki vahşetini kamp tanığı anlattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı. Yaşananları, “Kızlara toplu tecavüz ediyorlar. Bayılanları daha çok dövüyorlar” sözleriyle aktardı.</p>

<h2><strong>İki kez toplama kampına kapatıldı</strong></h2>

<p>1978 Künes doğumlu Ziyawudun, Kazakistan’da yaşarken Doğu Türkistan’a döndüğünde iki kez toplama kampına kapatıldı. İşkence ve ağır kötü muameleye maruz kaldığını belirten Ziyawudun, 2018’de serbest bırakıldıktan sonra yaşadıklarını dünya kamuoyuna anlattı.</p>

<h2><strong>Sayragul Sauytbay: “Kadınlar zorla kısırlaştırılıyordu”</strong></h2>

<p>Bir başka kamp tanığı Sayragul Sauytbay da Doğu Türkistan’daki kamplarda kadınlara yönelik ağır cinsel şiddet ve zorla kısırlaştırma uygulamalarına şahit olduğunu anlattı. Sauytbay, “Birkaç Çinli erkeğin genç bir kadına tecavüz ettiğini gördüm. Kadınlar ilaç ve iğnelerle kendi istekleri dışında kısırlaştırılıyordu” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu tanıklıklar, yaşananların münferit kötü muamele vakalarıyla sınırlı kalmadığını; kadınların bedeni, aile yapısı ve neslin devamı üzerinden yürütülen sistematik bir baskı düzenine işaret ettiğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>Kalbinur Sıdık: “Çığlık sesleri hâlâ aklımda”</strong></h2>

<p>Kamplarda yaşananlara ilişkin bir diğer ağır tanıklık ise Kalbinur Sıdık’tan geldi. Sıdık, tutuklulara elektroşokla işkence uygulandığını belirterek, “Elektro şok cihazlarıyla mahrem yerlerine zarar veriyorlar. Çığlık sesleri hâlâ aklımda” sözleriyle yaşananları aktardı.</p>

<p>Birden fazla kamp tanığının birbirini tamamlayan anlatımları, Doğu Türkistan’daki baskının mahiyetini daha da ağırlaştırıyor. Tecavüz, işkence, zorla kısırlaştırma ve insan onurunu hedef alan uygulamalar, kamplardaki düzenin en karanlık yüzünü oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Türklere yönelik zulmün günümüzdeki halkası: Doğu Türkistan</strong></h2>

<p>Trablusgarp’tan Balkanlar’a, Kırım ve Ahıska sürgünlerinden Hocalı’ya kadar Türkler tarih boyunca büyük katliam ve sürgünlere maruz kaldı. Bugün Doğu Türkistan, Türk ve Müslüman kimliğine yönelik sistematik baskının sürdüğü başlıca coğrafyalardan biri.</p>

<h2><strong>Dünya sessiz</strong></h2>

<p>Kamplardan kurtulanların tanıklıkları ve yayımlanan raporlara rağmen birçok devlet, Çin’le ekonomik ve siyasî ilişkilerini önceleyerek Doğu Türkistan’daki zulme karşı sessiz kalıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyawudun, Sauytbay ve Sıdık’ın anlattıkları, Doğu Türkistanlı Müslüman kadınların yaşadığı dehşeti bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Bu tanıklıkların unutulması ise zulmün üzerinin örtülmesine ve Pekin yönetiminin baskı düzeninin sürmesine hizmet ediyor.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/cin-zulium.jpg" type="image/jpeg" length="45482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="13012"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="64986"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="20942"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="97655"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="30062"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="68835"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="96499"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="71984"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="19310"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="34364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="87056"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="41640"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="48935"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="93087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="52522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="45420"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="94097"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
