<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 08 Oct 2026 07:32:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamas ve İslami Cihad'dan ortak cephe vurgusu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hamas-ve-islami-cihaddan-ortak-cephe-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hamas-ve-islami-cihaddan-ortak-cephe-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamas ve İslami Cihad üst düzey heyetleri, terörist İsrail'in işgal ve saldırılarına karşı ortak duruşu güçlendirmek amacıyla Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya geldi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görüşmelerde, Batı Şeria ve Gazze'deki saha gelişmelerinin yanı sıra, Filistinli gruplar arasında ulusal birliği tesis edecek geniş kapsamlı bir seçim listesi oluşturulması ele alındı. Taraflar, terörist İsrail rejiminin Mescid-i Aksa ihlallerine ve yasa dışı yerleşim hamlelerine karşı ortak mücadele iradesini vurguladı.</p>

<h2><strong>Kahire'de yoğun diplomatik trafik</strong></h2>

<p>Hamas heyeti, Filistin iç ulusal diyaloğunu ilerletmek ve istişarelerde bulunmak üzere Çarşamba günü erken saatlerde Kahire'ye ulaştı. Zahir Cebbarin başkanlığındaki Hamas temsilcileri ile Genel Sekreter Ziyad Nahale liderliğindeki İslami Cihad heyeti, bölgesel gelişmeler ışığında stratejik değerlendirmeler gerçekleştirdi. Mısır Ulusal Diyalog Hareketi ev sahipliğinde yürütülen temaslara El Fetih temsilcileri Cibril Recüb ile Muhammed İştiyye de katılım sağladı.</p>

<h2><strong>Geniş tabanlı ulusal liste arayışı</strong></h2>

<p>Kahire'deki temaslarda, farklı siyasi ve örgütsel yapıları çatısı altında toplayacak geniş bir ulusal seçim listesinin kurulması yönünde hareketlilik yaşandı. Hamas ve İslami Cihad'ın yanı sıra El Fetih hareketinin reformist kanadı, Nasır el-Kudva akımı ve Nasır Salah el-Din Tugayları'nı da kapsayacak bir liste için ön anlaşmaya varıldığı bildirildi. Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas'ın yayımladığı kararnameyle Yasama Konseyi seçimlerinin 28 Kasım 2026 Cumartesi günü yapılacağı duyurulmuştu.</p>

<h2><strong>Terörist rejimin ihlallerine karşı metanet vurgusu</strong></h2>

<p>Toplantıda, terörist İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da sürdürdüğü yasa dışı yerleşim genişletme faaliyetleri ve yerleşimci saldırıları ayrıntılı şekilde masaya yatırıldı. Mescid-i Aksa'ya yönelik devam eden baskın ve ihlallerin gerilimi tırmandırdığına dikkat çekildi. Bu saldırganlık karşısında Filistin halkının meşru direnişini ve kararlılığını destekleyecek adımların atılması gerektiği kararlaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hamas-ve-islami-cihaddan-ortak-cephe-vurgusu</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 23:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/hamasislamicihad-2.webp" type="image/jpeg" length="86417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Partiden istifa etti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/partiden-ihrac-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/partiden-ihrac-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, fon soruşturması sebebiyle AK Parti'deki tüm görevlerinden istifa eden Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti'den istifa ettiğini duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, fon soruşturması sebebiyle AK Parti'deki tüm görevlerinden istifa eden Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti'den ihraç edildiğini duyurdu.</p>

<p>İnan, Kaya’nın AKP ile üyelik bağının kalmadığını belirterek, “Bugün Fatma Betül Hanım partimizin üyesi değildir, partimizin mensubu da değildir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İnan, açıklamasında soruşturmanın siyasi tartışmaların dışında hukuki zeminde yürütülmesi gerektiğine işaret ederken, nihai kararın yargı tarafından verileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/partiden-ihrac-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 23:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/fihrac.webp" type="image/jpeg" length="80933"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Binlerce kişi Aksa Tufanı'nın 3. yılında İsrail'i lanetledi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/binlerce-kisi-aksa-tufaninin-3-yilinda-israili-lanetledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/binlerce-kisi-aksa-tufaninin-3-yilinda-israili-lanetledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksa Tufanı'nın üçüncü yılında Batman'da sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde bir araya gelen on binlerce kişi, İsrail'i lanetledi. Mescid-i Aksa'nın özgürlüğüne kadar direnişin süreceği vurgulanan eylemde, İslâm dünyasının somut adımlar atması gerektiği belirtildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Terörist İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü katliamlara karşı durmak amacıyla Batman'daki sivil toplum kuruluşları öncülüğünde büyük bir yürüyüş gerçekleştirildi. Özel Yaşam Hastanesi önünden başlayan yürüyüşe siyasi parti temsilcileri, kanaat önderleri ve alimler  katıldı. On binlerce kişinin iştirak ettiği eylemde ellerde Filistin ve tevhit bayrakları taşınırken, terörist İsrail ile destekçileri aleyhine sloganlar atıldı. Gülistan Caddesi'nde son bulan yürüyüş, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle devam etti ve programda önemli konuşmalar yapıldı.</p>

<h2><strong>'Zafer İslâm'ındır ve mücahitlerindir'</strong></h2>

<p><img alt="Batmanf2" class="detail-photo img-fluid" height="545" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/10/batmanf2.webp" width="918" /></p>

<p>Programda ilk olarak kürsüye çıkan Mardin Artuklu Üniversitesi Doktor Öğretim Üyesi ve Filistin Alimler Birliği Türkiye Şube Başkanı Huzeyfe El Hatip, Gazze'deki direnişin önemine dikkat çekti. Vaşington ve Batılı güçlerin desteğiyle katliamlarına devam eden terörist İsrail'in karşısında İslâm ümmetinin harekete geçmesi gerektiğini vurgulayan El Hatip, zaferin yakın olduğunu belirtti. Her müslümanın bu davada üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini ifade eden El Hatip, Gazze halkının iki milyarlık İsâm âleminden somut bir destek beklediğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'7 Ekim emperyalist düzene vurulan en büyük darbedir!'</strong></h2>

<p>Peygamber Sevdalıları Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Kenan Çaplık tarafından okunan ortak basın açıklamasında, 7 Ekim hareketinin onlarca yıllık işgale ve ambargoya karşı meşru bir direniş olduğu ifade edildi. Çaplık, terörist İsrail'in ve arkasındaki Vaşington yönetiminin insanlık dışı saldırılarla adalet kavramını tamamen yıktığını belirtti. Siyonist rejimin siyasî yalnızlığa gömüldüğünü ve dünyadan tecrit edilmesi gereken hastalıklı bir yapı halini aldığını belirten Çaplık, idarecilerden ticari ve diplomatik ilişkilerin tamamen kesilmesini talep etti. Etkinlik, yapılan dualarla nihayete erdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/binlerce-kisi-aksa-tufaninin-3-yilinda-israili-lanetledi</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/batmanf.webp" type="image/jpeg" length="73194"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamas: ‘7 Ekim, katliamlara karşı kaçınılmaz bir cevaptı!’]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hamas-7-ekim-katliamlara-karsi-kacinilmaz-bir-cevapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hamas-7-ekim-katliamlara-karsi-kacinilmaz-bir-cevapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’deki direniş grupları, Aksa Tufanı’nın üçüncü yıl dönümünde terörist İsrail’in askeri ve istihbarat sahasındaki büyük başarısızlıklarının tescillendiğini vurguladı. Geçen üç yıllık süre zarfında, maddî güç ve teknik üstünlüğün tek başına çatışma neticelerini belirleyemediği açıkça görüldü. Hamas ise bu tarihî hamlenin, onlarca yıllık kuşatma ve katliamlara karşı kaçınılmaz bir cevap olduğunu belirtti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistinli güçler, bu süreçte terörist İsrail’in yenilmezlik mitinin yerle bir olduğunu ve işgalci güçlerin derin bir acziyet içine düştüğünü vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hamas tarafından yapılan açıklamada ise 7 Ekim tarihinin, devam eden mücadele hattında şanlı bir dönüm noktası olduğu ifade edildi. Açıklamada, terörist İsrail’in onlarca yıldır sürdürdüğü katliamlar, abluka ve hak gasplarına karşı Aksa Tufanı’nın kaçınılmaz bir reaksiyon oluşturduğu kaydedildi. Direnişin, işgal tamamen son bulana ve topraklar ile kutsal mekânlar özgürlüğe kavuşana kadar meşru bir hak olduğu yinelendi. Ayrıca Filistin iç bünyesinin tahkim edilmesi ve bölünmüşlüğün bitirilmesi adına ortak bir hattın kurulmasının elzem olduğu dile getirildi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hamas-7-ekim-katliamlara-karsi-kacinilmaz-bir-cevapti</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/hamas7-1.webp" type="image/jpeg" length="17626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Gazze’yi yıkarken kendi mitini de yıktı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israil-gazzeyi-yikarken-kendi-mitini-de-yikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israil-gazzeyi-yikarken-kendi-mitini-de-yikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugün 7 Ekim 2026. İsrail’in Gazze’de yürüttüğü vahşi, barbar ve canavarca soykırım hâlâ devam ediyor. Tam üç yıl geçti. Bugün soykırımın 1097. günündeyiz. Aradan geçen 1096 gün boyunca ateşkesler, mutabakatlar, arabuluculuk girişimleri, diplomatik temaslar ve barış çağrıları yapıldı; saldırılar zaman zaman yavaşladı, bazı dönemlerde ateşkes ilan edildi, fakat Gazze’de ölüm, yıkım ve yerinden edilme sona ermedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Soykırımın üçüncü yılına girdiğimiz bu günde tarihin yaprakları yine soluyor; yaralar kapanmıyor, yıkılan şehir yeniden kurulamıyor ve Filistinli için hayat hâlâ olağan bir hayatın şartlarına kavuşamıyor.</p>

<p>Fakat bu üç yılda sadece Gazze’nin üzerine bomba düşmedi. Gazze’den gelen görüntüler milyarlarca insanın ekranına, bilincine, psikolojisine, algısına, zihnine ve hafızasına da düştü. İnsanlar çocukların enkazdan çıkarılışını, ölen çocuğunu kucağında taşıyan babaları, hastane koridorlarını, parçalanmış bedenleri, yıkılmış evleri, açlığı, göçü ve cenazeleri televizyondan, haber sitelerinden, sosyal medyadan ve canlı yayınlardan neredeyse anbean izledi. Gazze’de yaşananlar bir telefon ekranından diğerine taşınarak dünyanın ortak hafızasına yerleşti. İsrail, tüm dünyayı bu soykırımın dolaylı bir şekilde muhatabı yaptı. Bu soykırımı sadece Gazze’de değil, tüm insanlığın zihninde, bilincinde ve psikolojisinde de verdi.</p>

<p>Bundan dolayı dijital ağlar, platformlar ve sosyal medya savaşın başlıca merkezlerinden biri oldu. Yapay zekâ, algoritmalar, filtre baloncukları ve kişiselleştirilmiş içerik akışları da bu alanın dışında kalmadı. Mesele artık yalnız hangi toprağın bombalanacağı değildi; hangi görüntünün kimin karşısına çıkacağı, hangi bilginin görünür olacağı, hangi anlatının tekrar edileceği, kimin mağdur, kimin tehdit olarak sunulacağı da mücadelenin parçasıydı. Gazze’de bedenler hedef alınırken dünyanın geri kalanında zihinler ve algılar da hedef alındı. İsrail, medya doktrini, kültürel hegemonya ve anlatı savaşıyla bu soykırımın yalnız bedenlere ve mekâna değil, kelimelere, görüntülere ve hakikatin kendisine de yönelmesini istedi; tüm insanlığı bu karanlık suça ortak etmeye çalıştı. Bu çok boyutlu bir soykırım savaşıydı. Sadece Filistinliler değil, tüm dünya bu karanlık vahşetin dijital ağlar içerisindeki öznesiydi. Fakat üçüncü yılın sonunda bu savaş İsrail açısından başka bir sonuç da doğurdu: Yıllardır kurduğu mağduriyet anlatısı, hikâyesi ve mitleri Gazze’den gelen görüntüler karşısında ağır biçimde aşındı. İsrail’in kurduğu anlatı savaşı dönüp İsrail’in kendisini görünür hâle getirdi. İnsanlığın vicdanı İsrail’in ve ABD’nin mitini yıktı. İnsanlık, İsrail’i gördü. Benim vardığım hüküm şu: İsrail artık bebek katili, terörist bir devletten başkası değildir.</p>

<h2><strong>Gazze’nin insani ve mekânsal bilançosu</strong></h2>

<p>Bugün geldiğimiz noktada önümüzde ağır bir insani bilanço bulunuyor. Gazze Sağlık Bakanlığının 5 Ekim 2026 tarihli kayıtlarına göre 74 bin 243 Filistinli hayatını kaybetti, 175 bin 232 kişi yaralandı. Kayıt altına alınmış ölü ve yaralıların toplamı yaklaşık 250 bine ulaştı.</p>

<p>Gayriresmî bazı açıklamalarda ise şehit olanların sayısının 250 bin, yaralıların sayısının 1 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor. UNICEF verilerine göre 30 Haziran 2026 itibarıyla en az 21 bin 700 çocuk öldürüldü. Üstelik İsrail, Gazze’yi mekânsal olarak da çökertti, yıktı. Birleşmiş Milletler Uydu Merkezinin Haziran 2026 analizine göre Gazze’deki yapıların yüzde 82’si zarar gördü. Bir şehri yalnız binalar oluşturmaz. Ev, okul, hastane, sokak, mezarlık, komşuluk ve insanların yaşadıkları yere yükledikleri hatıralar da şehrin parçasıdır. Gazze’deki yıkım bu nedenle yalnız mekâna değil, hayatın sürekliliğine ve toplumsal hafızaya da yöneldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu rakamları ve yıkımları dikkate aldığımızda şunu rahatlıkla dile getirebiliriz: Gazze’de yalnız askerî bir soykırım yaşanmadı. Bilinç, psikoloji, anlatı ve hakikat üzerinde de bir savaş yürütüldü. İsrail’in askerî gücü coğrafyayı dönüştürürken iletişim doktrini, dünyanın bu şiddeti hangi çerçevede göreceğini belirlemeye çalıştı. Çünkü İsrail, 7 Ekim soykırımından sonra insanlığın onu soykırımcı ve katil olarak görmesini istemiyor; marka ve imajını da korumaya çalışıyordu. Bin yıllara uzanan mağduriyet hafızası üzerinden oluşturduğu mazlum, mağdur ve korunması gerekli devlet imajının da bu soykırımla değişmesini istemiyordu. Bunun için soykırımın görüntüsünü, kelimelerini, anlatısını ve hakikatini kontrol altına alarak İsrail’in soykırım yapmadığı, Filistinlileri özgürleştirmek için Gazze’ye girdiği yönündeki anlatıyı kelimelere, algoritmalara, filmlere, dizilere ve dijital platformlardaki görüntülere zerk etmeye çalıştı.</p>

<h2><strong>7 Ekim: Başlangıç değil, ilan anı</strong></h2>

<p>Bundan dolayı tarihin nasıl çerçevelendiği de bu anlatı savaşının önemli bir parçasıydı. İsrail’in ve Batı medyasının soykırımı 7 Ekim’den başlatan anlatısı da bu iletişim stratejisinin bir parçasıydı. Bu nedenle 7 Ekim 2023, hakikatte hiçbir zaman soykırımın başlangıcı olmadı. 7 Ekim bir başlangıç değil, ilan anıydı. İsrail, yaklaşık yüz yıldır sürdürdüğü işgal, yerinden etme, yerleşimci yayılma ve Filistinliyi kendi toprağından uzaklaştırma siyasetini 7 Ekim sonrasında bütün dünyanın gözleri önünde alenen ilan ederek çok daha açık, yıkıcı ve kitlesel bir aşamaya taşıdı. İsrail’in yürüttüğü bu politikanın soykırım boyutunu bütün dünyaya açık biçimde ilan ettiği tarih 7 Ekim 2023’tür. Özetle 7 Ekim, bu sürecin başladığı tarih değil; yüz yılı aşan sistematik politikanın artık gizlenemez, inkâr edilemez ve bütün dünyanın gözleri önünde yürütülen bir aşamaya geçtiği tarihsel eşiktir.</p>

<p>İsrail’in soykırımını yalnız 7 Ekim sabahından başlattığınız anda bütün bu geçmişi paranteze alırsınız. Böyle bir çerçevede İsrail yalnız saldırıya uğrayan devlet, Filistinli ise geçmişi, toprağı ve tarihsel tecrübesi olmayan bir güvenlik tehdidi gibi görünmeye başlar. Oysa Filistinlinin toprağı, hareketi, bedeni, hafızası ve siyasi varlığı üzerinde yüz yılı aşan süreçte kullanılan farklı tahakküm araçlarının önemli bir bölümü son üç yılda aynı anda ve çok daha yoğun biçimde yeniden ortaya çıktı. Filistinliler, yüz yıllık sürecin farklı aşamalarını son üç yılda hızlandırılmış biçimde âdeta yeniden yaşadı. Filistinli toprağından çıkarıldı, evi yıkıldı, hareketi sınırlandı, verisi toplandı, hedefe dönüştürüldü; bununla da kalmadı, kendi başına geleni anlatma hakkı da tartışmaya açıldı.</p>

<h2><strong>Medya doktrini ve makbul duygu rejimi</strong></h2>

<p>İsrail, 7 Ekim’den sonra bir medya doktrini kurarak anlatı savaşı ve cephesi oluşturdu. İlk aşamada Filistinliler terörist, Hamas ise IŞİD’le özdeş bir yapı gibi sunuldu. İsrail’in yürüttüğü savaş yalnız kendi güvenliği için değil, Batı ve “medeniyet” adına verilen bir mücadele olarak anlatıldı. Dönemin İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın “insansı hayvanlarla” savaştıklarını söylemesi, Netanyahu’nun “Amalek’i hatırlayın” göndermesi ve savaşın medeniyet ile barbarlık arasındaki bir mücadele biçiminde sunulması bu dilin farklı parçalarıydı.</p>

<p>Bu dilin asıl işlevlerinden biri, Filistinliyi insanlıktan uzaklaştırmaktı. Filistinliler önce tehdit, ardından insan hayatının olağan ölçülerinin dışında değerlendirilebilecek bir kitle gibi sunuldu. İnsandışılaştırma bazı örneklerde böcekleştirmeye, haşere metaforlarına ve yok edilmesi gereken bir topluluk tasvirine kadar uzandı. Bunun sonucu yalnız hakaret değildir. Karşınızdaki insanı ne kadar az insan olarak görürseniz ona yönelen şiddeti de o kadar kolay normalleştirebilirsiniz. Böylece öldürme, aç bırakma, yerinden etme ve toplu cezalandırma olağanüstü bir suç olmaktan çıkarılıp savaşın kaçınılmaz, hatta gerekli sonucu gibi sunulabilir.</p>

<p>Ben bunu İsrail’in duyguları ve empatiyi de soykırımın bir parçasına ve silahına dönüştürme çabası olarak görüyorum. Bunun duygular üzerindeki karşılığı makbul duygu rejimidir. Çünkü mesele yalnız insanların neyi gördüğü değil, gördüğü karşısında ne hissetmesinin beklendiğiydi. Bir tarafa yas, diğer tarafa şüphe; bir tarafa empati, diğer tarafa korku; bir tarafa insan hikâyesi, diğer tarafa güvenlik tehdidi ayrıldı. Böylece bazı ölümler isimleri, yüzleri ve hayat hikâyeleriyle görünür hâle gelirken bazıları yalnız sayıların içine sıkıştırıldı.</p>

<p>Bunun haber dilindeki karşılığı yas hiyerarşisidir. Bir İsrailli öldüğünde ismini, yüzünü, ailesini ve hayat hikâyesini öğrenirken bir Filistinli yalnız “Bugün şu kadar kişi daha öldü” cümlesinde kalıyorsa mesele sayının yanlışlığı değildir. Mesele, bir insanın ölümünün hikâyeye, diğerinin ölümünün istatistiğe dönüşmesidir. Böyle bir anlatı düzeninde yalnız bilgi değil, kimin acısının daha fazla görüleceği, kimin için yas tutulacağı ve empatinin hangi yöne akacağı da belirlenmeye çalışılır. Haber dilindeki bu fark, failin cümleden çıkarıldığı örneklerde daha da görünür hâle gelir. “İsrail ordusu evi bombaladı” ile “ev çöktü” aynı bilgi değildir. Birinde eylem, fail ve sorumluluk vardır; diğerinde olay sanki kendiliğinden gerçekleşmiş gibi görünür. Fail bilindiği hâlde sürekli cümlenin dışına çıkarılıyorsa insan kararı giderek doğal afet görüntüsüne yaklaşır. Ben buna soykırımcı İsrail’in haber diliyle yeniden aklanması diyorum.</p>

<h2><strong>Kültürel hegemonya ve dijital cephe</strong></h2>

<p>Kültürel hegemonya daha eski bir zeminde çalışır. İnsan savaş başladığında dünyayı ilk kez görmez. Yıllardır izlediği filmler, diziler ve haberler ona bir karakter arşivi bırakır. Arap erkeğinin fanatik veya terörist, Arap coğrafyasının tekinsiz, medeniyetsiz ve kaotik; Batılı veya İsrailli güvenlik aktörünün ise düzeni yeniden kuran rasyonel özne olarak tekrarlandığı bir görsel hafıza, yeni savaş görüntülerinin nasıl okunacağını da etkiler. Bu nedenle cümlem değişmiyor: Tank sınırı geçtiği gibi hikâye de sınırı geçer. Hatta bazen tank gelmeden hikâye gelir.</p>

<p>Bu kültürel mücadele 7 Ekim’de başlamadı. Siyonist hareket, sinemanın ilk dönemlerinden itibaren görüntünün siyasi gücünü kullandı. 1910’lu yıllarda Siyonist kongreler için hazırlanan filmlerden, İsrail devletinin kuruluşundan sonraki ulusal sinema anlatılarına kadar görüntü, yeni devletin kendisini dünyaya nasıl göstereceğinin araçlarından biri oldu. Sinema tarihine ilişkin çalışmalar da erken dönem Siyonist filmlerin “yeni Yahudi”, vatana dönüş ve ulusal yeniden doğuş fikirlerini görsel dile taşıdığını ortaya koyuyor. İsrail devleti kurulduktan sonra bu kültürel hat farklı biçimlerde devam etti; dijital platformlar çağında ise küresel dağıtım imkânı çok daha genişledi.</p>

<p>Yaklaşık yüz yıldır süren bu kültürel hegemonya kurma stratejisi sinemadan televizyona, televizyondan Netflix gibi küresel dijital platformlara uzandı. 7 Ekim’den sonra ise bu kültürel araçlar yalnız geçmişten taşınan bir temsil alanı olarak kalmadı; anlatısal silahlarını çıkararak savaşın güncel hikâyesine de doğrudan katıldı. Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri Fauda. Dizinin yaratıcılarından Lior Raz, İsrail ordusunun gizli operasyon biriminde görev yapmış bir isim ve yapım onun askerî deneyimlerinden de besleniyor. Fauda üzerine yapılan akademik çalışmalar, dizinin işgal, güvenlik ve Filistinli kimliğini nasıl görselleştirdiğini; korku, empati ve güvenlik duyguları üzerinden izleyicinin çatışmayla kurduğu ilişkiyi nasıl biçimlendirebildiğini tartışıyor. Kültürel hegemonya yalnız propaganda filmi üretmek değildir. Kimin korkusunu anlayacağımızı, kimin güvenlik kaygısını meşru bulacağımızı, kimin şiddetini savunma, kimin şiddetini barbarlık olarak göreceğimizi yıllar içinde şekillendiren bir temsil düzenidir. Sinema, dizi ve dijital platform bu yüzden tankın alternatifi değildir; tank gelmeden önce onun geçeceği zihinsel zemini hazırlayabilen başka bir güç alanıdır. 7 Ekim’den sonra bu kültürel hafızaya çok daha geniş bir kamu diplomasisi kapasitesi de eklendi. İsrail Meclisi’nin Temmuz 2026 kayıtlarında iletişim ve kamu diplomasisi için yaklaşık 1,2 milyar şekellik (19,3 milyar lira) olağanüstü bütçe tahsis edildiği görülüyor. Ancak aynı dönemde İsrail’in karşısına bütçeyle ve kurumsal iletişimle bütünüyle kontrol edemediği başka bir güç çıktı: doğrudan tanıklık.</p>

<p>Sosyal medya bu düzenin hem duvarı hem de gediği oldu. İçerikler kaldırıldı, hesaplar sınırlandırıldı fakat aynı görüntüler başka hesaplardan yeniden yayıldı. Televizyon göstermediğinde telefon gösterdi. Yabancı gazetecilerin erişimi sınırlıyken Filistinli gazeteciler, doktorlar ve siviller kendi yaşadıklarını kaydetti. Jeremy Scahill’in Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda dikkat çektiği gibi, büyük medya kuruluşlarının bilgi üzerindeki eski tekeli parçalanırken Filistinliler kendi başlarına gelenin kaydını tutan öznelere dönüştü.</p>

<p>İsrail fiziksel coğrafyada ezici askerî üstünlüğe sahipti; görüntünün dolaşımında aynı mutlak üstünlüğü kuramadı. İsrail’in mitini bir telefon parçaladı. Gazze’deki halk kendi kamerasıyla konuşmaya, çekmeye ve dünyaya göstermeye başladığında yıllardır kurulan anlatının karşısına doğrudan tanıklık çıktı. İnsanlar Gazze’deki soykırıma doğrudan şahit oldukça İsrail’in yıllardır kurduğu anlatılar, hikâyeler ve yalanlar da çökmeye başladı. Çünkü ekranın öteki tarafında artık yalnız devletlerin, büyük medya kuruluşlarının veya yapım şirketlerinin anlattığı bir Filistin yoktu; Filistinlinin kendisi vardı. Ve bütün anlatı savaşının karşısında en basit gerçek kaldı: İnsanlık insanın yanında durdu.</p>

<h2><strong>İsrail’in Pirus zaferi: Mitin çökmesi</strong></h2>

<p>İsrail’in yaklaşık 100 yıldır oluşturduğu anlatı miti çöktü. Burada İsrail devletinin ya da askerî kapasitesinin çöktüğünü söylemiyorum. Çöken, İsrail’in yıllardır inşa ettiği mağduriyet, güvenlik ve ahlaki dokunulmazlık üzerinden dünyaya sunduğu hikâyesidir. Üçüncü yıl araştırmaları da bu çöküşün izlerini gösteriyor. İsrail Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünün Eylül 2026 araştırmasında İsraillilerin yalnız yüzde 27’si Gazze cephesindeki savaşın kazanıldığına inanıyor. Pew Araştırma Merkezinin 36 ülkede yaptığı araştırmada İsrail’e olumsuz bakanların ülke oranları ortancası yüzde 67’ye ulaşırken, Amerika Birleşik Devletleri’nde bu oran yüzde 60’a çıktı. Chicago Council ise İsrail’e yönelik Amerikan beğenisinin 1978’den beri yaptığı ölçümlerde en düşük seviyeye indiğini bildiriyor. Daha da dikkat çekici olan, Amerikalıların yüzde 56’sının İsrail’e yönelik askerî yardımın azaltılmasını veya tamamen durdurulmasını istemesi.</p>

<p>İşte Pirus zaferi dediğim şey burada ortaya çıkıyor. İsrail, Amerika Birleşik Devletleri’ni ve Avrupa’daki güçlü müttefiklerini yanına alarak, karşısında egemen bir devletin düzenli ordusu bulunmayan Gazze’yi askerî olarak yıkabilecek, şehirleri harabeye çevirebilecek, hamile kadınları ve masum bebekleri öldürebilecek bir güce sahip olduğunu gösterdi. Ortaya çıkan tablo iki devlet ordusunun karşı karşıya geldiği klasik bir savaş değildi. Bir tarafta dünyanın en gelişmiş askerî, istihbarî ve teknolojik kapasitelerinden birine sahip İsrail ve arkasındaki Amerikan askerî ve diplomatik desteği; diğer tarafta yıllardır kuşatma altında yaşayan, egemen devleti ve düzenli ordusu bulunmayan bir toplum vardı.</p>

<p>İsrail bu büyük güç asimetrisi içinde Gazze’yi fiziksel olarak yıktı. Fakat aynı süreçte kendi uluslararası meşruiyetini, marka değerini, ahlaki dokunulmazlığını ve yıllardır kurduğu hikâyeyi de çökertti. Üç yılın sonunda bir tarafta anlatılan, diğer tarafta görülen vardı. İsrail güvenlik dedi, dünya yıkılan Gazze’yi gördü. Filistinli tanıklığa kuşku düşürüldü, yeni tanıklıklar geldi. Televizyon göstermedi, telefon gösterdi. Platformlar sınırladı, görüntüler başka yollardan yayıldı. Sonunda sistemin içinden insanlar da konuşmaya başladı. Üç yıllık bilinç savaşının en büyük geri tepmesi burada ortaya çıktı. İsrail’in kendi anlatısını korumak için kullandığı araçların bazıları, o anlatının nasıl üretildiğini ve nasıl ayakta tutulmaya çalışıldığını da görünür hâle getirdi. İnsanlık uyandı. Dünya artık yalnız İsrail’in kendisi hakkında anlattığı hikâyeyi değil, o hikâyenin arkasında Gazze’de ortaya çıkan sonucu da görüyordu. İşte İsrail’in Pirus zaferi tam olarak böyle kavranabilir: Gazze’yi yıktı ama kendi mitini de yıktı. Gazze günün sonunda ayağa kalkacak; çünkü Gazze insanlığı ifade ediyor. Ama İsrail miti ve anlatısı ebediyen yok olacak. İnsanlık, Filistin’de hedef alınanın yalnız Filistinliler olmadığını; kendi hukukunun, vicdanının, erdeminin ve birlikte yaşama iddiasının da hedef alındığını gördü. Gazze’de yıkılan yalnız evler, hastaneler ve şehirler değildi; insanlığın yıllar boyunca inşa ettiği hukuk, insan hakları ve ahlaki değerler de ağır bir sınavdan geçti. Bu nedenle Filistin meselesi artık yalnız Filistinlilerin meselesi değil; insanlığın kendi değerlerini ve vicdanını koruma meselesidir.</p>

<h2><strong>İnsanlığın mücadelesi asıl şimdi başlıyor!</strong></h2>

<p>Bugün Gazze özgür değil, adalet sağlanmış değil, insanlar evlerine güvenle dönemiyor. İnsanlık Gazze’yi gördü ama görmek yetmedi. Artık “bilmiyorduk” diyemeyiz. NAZA filminden sonra “nasıl olduğunu bilmiyorduk” demek de daha zor. 7 Ekim 2023 bir başlangıç değildi. 7 Ekim 2026 da bir son değil. Üç yıl boyunca insanlık Gazze’nin tanığı oldu. Şimdi tanıklığın yükü başlıyor. Görmek başka şeydir, durdurmak başka; hakikati bilmek başka şeydir, o hakikatin gereğini yapmak başka. Bundan sonrası yalnız İsrail’in ne yapacağıyla ilgili değil. Asıl soru insanlığın ne yapacağıdır: Üç yıldır gördüğümüz şeyi bundan sonra durdurabilecek miyiz?</p>

<p>İnsanlığın mücadelesi tam da burada yeni başlıyor. İsrail’i durdurmak tüm insanlığın sorumluluğunda. Çünkü hepimiz gördük, tanık olduk ve şahit olduk. Şimdi insanlığı Filistin’de bulma zamanı.</p>

<p>Fokusplus/ Dr. Muhammed Ersin Toy</p></p>]]></turbo:content>
      <category>İktibas</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israil-gazzeyi-yikarken-kendi-mitini-de-yikti</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/gazzecocuk.webp" type="image/jpeg" length="99319"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İfade verip serbest bırakıldılar!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/fon-sorusturmasinda-ifade-verdiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/fon-sorusturmasinda-ifade-verdiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifade veren Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya, Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerinde herhangi bir yönlendirme almadıklarını savundu. Kaya çifti ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Haklarında herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanıp uygulanmadığına ilişkin ise bilgi verilmedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kaya çifti, elde ettikleri kazançları Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu hesabına gönderdiklerini beyan etti. Bu gelişmelerin ardından Sermaye Piyasası Kurulu tarafından suç duyurusunda bulunulması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Adliyede yaklaşık bir saat kaldılar</strong></h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, şüpheli sıfatıyla adliyeye geldi. Adliyede yaklaşık bir saat kalan Kaya çifti, işlemlerinin tamamlanmasının ardından binadan ayrıldı. Soruşturma makamları, çiftin beyanlarını dosyada yer alan verilerle birlikte incelemeye aldı.</p>

<h2><strong>İlyas Kaya'nın hisse işlemleri ve açıklamaları</strong></h2>

<p>Soruşturma kapsamında ayrı ayrı ifade veren İlyas Kaya, iki bin yirmi altı yılı nisan ayında yaklaşık yüz elli bin lot Özata Denizcilik hissesi satın aldığını belirtti. Hisselerin bir bölümünü ağustos ayında, kalan kısmını ise eylül ayında elden çıkardığını ifade eden Kaya, satıştan elde ettiği paranın bir kısmını kısa süreli olarak Halk Yatırım ve Tera Yatırım vasıtasıyla değerlendirdiğini söyledi. Yatırımlarının mevzuata uygun gerçekleştiğini ve manipülatif bir eylemde bulunmadığını savunan Kaya, kimseden yönlendirme almadığını vurguladı. Soruşturmanın kamuoyuna yansıması neticesinde vicdanî bir rahatsızlık duyduğunu dile getiren Kaya, elde ettiği kazançları Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından bildirilen hesaba aktardığını kaydetti.</p>

<h2><strong>Fatma Betül Sayan Kaya'nın beyanları ve suçlamaları reddetmesi</strong></h2>

<p>Fatma Betül Sayan Kaya ise yine iki bin yirmi altı yılı nisan ayında yaklaşık iki yüz elli bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını bildirdi. Hisselerin bir kısmını ağustosta, geri kalanını eylülde sattığını anlatan Kaya, satıştan sağladığı kazancı kısa süreyle Tera fonunda tuttuğunu aktardı. Ardından fondan çıktığını belirten Kaya, kazanç olarak görünen miktarı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından belirtilen hesaba gönderdiğini ifade etti. Yatırım kararlarında hiçbir yönlendirme veya kendisine iletilen gizli bir bilgi bulunmadığını savunan Kaya, isnat edilen fiillerle ilgisinin olmadığını belirterek suçlamaları reddetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sermaye Piyasası Kurulu'nun sürece yaklaşımı</strong></h2>

<p>Yürütülen soruşturma dosyasına göre, Sermaye Piyasası Kurulunun altı bin üç yüz altmış iki sayılı kanunun yüz altıncı maddesi çerçevesinde Kaya çifti hakkında suç duyurusunda bulunması bekleniyor. Başvurunun savcılığa ulaşması durumunda mevcut dosya kapsamında değerlendirileceği ifade edildi. Soruşturma mercileri; alım ve satım işlemlerinin zamanlamasını, yatırım miktarlarını, satış sonrasındaki para ve fon hareketlerini dosyadaki diğer delillerle karşılaştırmalı olarak inceliyor.</p>

<h2><strong>Serbest bırakıldılar!</strong></h2>

<p>Kaya çifti ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Tutuklamaya sevk edilmediler. Haklarında herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanıp uygulanmadığına ilişkin ise bilgi verilmedi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/fon-sorusturmasinda-ifade-verdiler</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 20:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/fatmabetul.webp" type="image/jpeg" length="61196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Londra'da Filistin'e destek yürüyüşü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/londrada-filistine-destek-yuruyusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/londrada-filistine-destek-yuruyusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'nin başkenti Londra'da bir araya gelen üniversite öğrencileri, terörist İsrail'in Gazze Şeridi'nde sürdürdüğü soykırıma karşı sokaklara döküldü. Yoğun yağışa rağmen gerçekleştirilen eylemde iki grup arasında gerginlik yaşanırken, polis olaylar sebebiyle bazı kişileri gözaltına aldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>King's College, Londra Ekonomi ve Siyasal Bilimler Okulu, University College London ve Oryantal ve Afrika Çalışmaları Okulu öğrencileri, İsrail'in Gazze'deki katliamlarına tepki göstermek amacıyla King's College önünde toplandı. Ellerindeki Filistin bayraklarıyla Russell Meydanı istikametine yürüyen eylemciler, "Gazze'de soykırıma son verin" ve "Filistin halkını rahat bırakın" sloganları attı. Eylem güzergahı boyunca öğrencilerin kararlı duruşu dikkat çekti.</p>

<h2><strong>İsrail yanlılarından saldırı</strong></h2>

<p><img alt="Lonrdafilistin2" class="detail-photo img-fluid" height="543" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/10/lonrdafilistin2.webp" width="825" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Russell Meydanı'na varıldığında yürüyüş rotası üzerinde bekleyen İsrail yanlısı bir grup, Filistin destekçisi eylemcilerin üzerine yürüdü ve hakaretler savurdu. Eyleme katılan Sacid isimli eylemci, Londra sokaklarında İsrail ordusu mensubu kişilerin saldırısına uğradıklarını belirtti. Polis ekipleri olayların ardından her iki gruptan bazı kişileri gözaltına alırken, planlanan saatten daha erken bir vakitte eylem son buldu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/londrada-filistine-destek-yuruyusu</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 18:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/londrafilistin1.webp" type="image/jpeg" length="46996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa Dışişleri Bakanı’ndan “lise eylemleri” açıklaması]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/fransa-disisleri-bakanindan-lise-eylemleri-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/fransa-disisleri-bakanindan-lise-eylemleri-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, lise eylemlerindeki dış dezenformasyon ve manipülasyonu eleştirdi ancak bu yaklaşım olayların gerisindeki derin iç dinamikleri ve olası sabotaj senaryolarını izah etmiyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Küresel aktörlerin söylemleri</strong></h2>

<p>Fransa Ulusal Kütüphanesi’nde lise eylemlerini değerlendiren Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, farklı ülkelerin ve siyasi odakların bu protestoları kendi çıkarları doğrultusunda araçsallaştırdığına dikkat çekti. Bakanlık verilerine göre küresel aktörler, Fransa’daki yerel meseleleri kendi tezlerine alet etti; nitekim Moskova yönetimi bu protestolarda Batı demokrasisinin çöküşünü izledi, İsrail yanlısı çevreler süreci Fransa’nın Filistin’i tanımasına bağladı, İran merkezli hesaplar ise durumu "Kadın, Hayat, Özgürlük" sloganlarıyla bağdaştırmaya çalıştı. Bütün bu aktörler kendi kurgularını kamuoyuna dayatarak Fransa’da yaşananları kendi dilleri ve çıkarları doğrultusunda yeniden yazma çabasında bulundu.</p>

<p>Bilgi akışının yapay zeka ve algoritmalar eliyle hızlandığına işaret eden Fransız Bakan, düşmanca bir anlatının yayılmasında saatlerin bile kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Algoritmaların diplomatik bir hassasiyet barındırmadığını ve kötü niyetli aktörlerin ellerinde hızla manipüle edildiğini ifade eden Barrot, bu tür çarpıtılmış algıların karşısında durulmadığı takdirde kısa sürede baskın bir gerçeğe dönüştüğünü kaydetti. Bu bağlamda, ABD’deki MAGA hareketinin temsilcileri ve eski Başkan Donald Trump da tartışmaya dahil oldu; Trump Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda Fransa’daki olayların kontrol edilemez bir göç krizinden kaynaklandığını ve asıl meselenin okullar değil İslamiyet'in ülkenin kontrolünü ele geçirme çabası olduğunu öne sürdü. Okyanus ötesinden yayılan bu yaklaşımların Avrupa’yı yozlaşmış ve geride kalmış bir medeniyet olarak göstermeyi amaçladığını belirten Barrot, kendi hikayelerini yazmadıkları takdirde başkalarının bu hikayeyi kendi çıkarlarına göre yazacağını ifade ederek dezenformasyonla mücadelede yeniden çerçevelemek, düzeltmek ve yalanlamak olmak üzere üç temel ilke benimsediklerini söyledi.</p>

<h2><strong>Bakanın göz ardı ettiği dinamikler</strong></h2>

<p>Bakan Jean-Noel Barrot’nun eylemlerin gerçek sebebine veya öğrencileri sokaklara döken temel iç dinamiklere dair somut, tatmin edici bir açıklama yapmadığı görülüyor. Yabancı istihbarat örgütlerinin olaylara dahil olma ihtimali ve bir senaryo olarak yürütülebilecek süreçler ise Bakan'ın açıklamalarında tamamen es geçiliyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/fransa-disisleri-bakanindan-lise-eylemleri-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/fransadisisleri.webp" type="image/jpeg" length="19147"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan: Türkiye ekonomisini yıpratmaya çalışanlar kaybedecek]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/erdogan-turkiye-ekonomisini-yipratmaya-calisanlar-kaybedecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/erdogan-turkiye-ekonomisini-yipratmaya-calisanlar-kaybedecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Fon Koordinasyon Kurulumuzun birincil gündemi bu meselenin çözülmesini sağlamaktır. Kurulumuz yoğun bir şekilde çalışacak, sermaye piyasalarımıza haksız gölge düşüren bu sorunun üstesinden süratle gelecektir. Kamuya yük getirmeden ödemede gerekli süreci işletiyoruz. Türkiye ekonomisini yıpratmaya çalışanlar kaybedecek.' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erdoğan, Eylül ayına ilişkin dış ticaret verilerine dikkat çekerek ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 artışla 26 milyar dolara ulaştığını söyledi. Son 12 aylık ihracatın 283,7 milyar dolara çıktığını kaydeden Erdoğan, yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının toplamının da 410 milyar dolara yaklaştığını ifade etti.</p>

<p>Çevrede devam eden çatışmaların ve küresel ekonomideki durgunluğun Türkiye ekonomisi üzerinde baskı oluşturduğunu söyleyen Erdoğan, buna rağmen ihracatta yeni bir rekor kırıldığını belirtti.</p>

<p>Enflasyona da değinen Erdoğan, bölgedeki çatışmalar nedeniyle yükselen petrol ve akaryakıt fiyatlarının fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Merkez Bankası hesaplamalarına göre savaşın yıllık enflasyona etkisinin 7 puan civarında olduğunu aktaran Erdoğan, Eylül ayında tüketici fiyatlarının aylık yüzde 1,84, üretici fiyatlarının ise yüzde 2,07 arttığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan, vatandaşın günlük hayatında en fazla hissettiği kalemlere ilişkin ise, “Milletimizi zorlayan kira, eğitim ve gıda fiyatları enflasyonundaki ateşin düşmeye başlamasından memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“Milletimizin işini ve aşını koruma noktasında irademiz tamdır” diyen Erdoğan, ekonomi politikalarında istihdamın ve vatandaşın gelirinin korunmasına öncelik vermeye devam edeceklerini belirtti.</p>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/erdogan-turkiye-ekonomisini-yipratmaya-calisanlar-kaybedecek</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/01/erdogan-49.jpg" type="image/jpeg" length="14009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kudüs'te terörist İsrail zulmü: 50 Filistinli gözaltında]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/kuduste-terorist-israil-zulmu-50-filistinli-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/kuduste-terorist-israil-zulmu-50-filistinli-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu Kudüs'ün kuzeyindeki beldelere sabah saatlerinden bu yana sürdürdüğü geniş çaplı baskınlarda yaklaşık 50 Filistinliyi gözaltına aldı, Cenin'de bir Filistinliyi yaraladı ve zorla girdiği bazı evleri askeri kışlaya çevirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberinde, İsrail ordusunun Batı Şeria'da Kudüs'ün kuzeyindeki Beyt Annan, Beyt Dukku, Biddu, Katane, Kabibe, Beyt Surik ve Beyt İksa beldelerine baskın düzenlediği belirtildi.</p>

<p>İsrail ordusunun baskınlarda yaklaşık 50 Filistinliyi gözaltına aldığı, Beyt Annan'da gözaltına alınanların çoğunun serbest kalan Filistinli esirler olduğu aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beyt Annan'da gözaltına alınanlar arasında yaklaşık 27 yıl İsrail hapishanelerinde tutulan ve daha sonra serbest kalan eski Belediye Başkanı Abdullah Rebi'nin de bulunduğu kaydedildi.</p>

<p>Olayı yaşayanlar İsrail askerlerinin baskınlarda gözaltına alarak saha sorgusuna tabi tuttuğu birçok Filistinliyi darbettiğini belirtti.</p>

<p>Öte yandan işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde yer alan Cenin kentine baskın düzenleyen İsrail askerleri ateş açarak bir Filistinliyi yaraladı.</p>

<p>Filistin Kızılay ekipleri Cenin'in merkezindeki Aksa Restoranı yakınında yaralanan Filistinliyi hastaneye nakletti.</p>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/kuduste-terorist-israil-zulmu-50-filistinli-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/gozaltikudus.webp" type="image/jpeg" length="12337"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB'den Ukrayna ordusuna 1,24 milyar avroluk destek]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abden-ukrayna-ordusuna-124-milyar-avroluk-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abden-ukrayna-ordusuna-124-milyar-avroluk-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Ukrayna'ya dron, dron önleme sistemleri, mühimmat ve füze alımı için 1,24 milyar avro ödeme yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AB Komisyonu, Ukrayna'ya yönelik 90 milyar avroluk destek kredisinin savunma bileşeni kapsamında ülkeye yeni ödeme gerçekleştirildiğini açıkladı.</p>

<p>Açıklamada, 1,24 milyar avroluk finansmanın Ukraynalı kuruluşlar tarafından üretilen dronlar, dron önleme sistemleri, dron mühimmatı ve füzeleri kapsadığı belirtildi.</p>

<p>Ukrayna'ya 2026-2027 döneminde sağlanacak 90 milyar avroluk destek kredisinin yaklaşık 60 milyar avrosunun savunmaya, 30 milyar avrosunun ise bütçe desteğine ayrılması öngörülüyor.</p>

<p>Bu yıl Ukrayna'nın savunma sanayisi kapasitesini desteklemek amacıyla toplam 28,3 milyar avro ödeme yapılması planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Star Haber</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abden-ukrayna-ordusuna-124-milyar-avroluk-destek</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/ab-ukrayna.jpg" type="image/jpeg" length="87632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vahşetin açık itirafı: Gazze'ye atom bombası atılmalıydı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/vahsetin-acik-itirafi-gazzeye-atom-bombasi-atilmaliydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/vahsetin-acik-itirafi-gazzeye-atom-bombasi-atilmaliydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bebek katliamlarını "ahlak" kılıfıyla meşrulaştırmaya çalışan Moshe Feiglin, ABD’nin Nagazaki saldırısını örnek göstererek terörist Yahudilerin soykırımcı şuurunu bir kez daha faş etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Moshe Feiglin, Filistinli bebeklerin katledilmesini “ahlaki açıdan yapılması gereken bir zorunluluk” olarak nitelendirirken, Gazze’nin tamamen haritadan silinmesi gerektiğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail'in asıl düşmanının Gazze halkı olduğunu ve doğrudan Gazze’yi yok etmek istediklerini saklama gereği duymayan Feiglin, Amerikan emperyalizminin İkinci Dünya Savaşı’nda Japonya’ya karşı uyguladığı nükleer vahşete sığındı. ABD’nin Nagazaki’ye attığı atom bombasını hatırlatan terörist siyasetçi, "Gazze’ye de ABD’nin Japonya’ya yaptığını yapmalıydık. Eğer bunu yapsaydık dünya yine bizim yanımızda olurdu" ifadeleriyle Batı merkezli küresel sistemin Yahudi vahşete sunduğu cezasızlık ve meşruiyet zırhına güvendiğini açıkça itiraf etti.</p>

<p>Bebek kanıyla beslenen, soykırımı "ahlaki görev" sayan ve ABD’nin insanlık tarihi boyunca işlediği katliamları kendine rehber edinen bu sapık zihniyet, Gazze’deki aziz direniş karşısında hezimete uğradıkça çıldırma noktasına gelen Yahudi işgal rejimin çürümüşlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/vahsetin-acik-itirafi-gazzeye-atom-bombasi-atilmaliydi</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/moshe-feiglin.jpg" type="image/jpeg" length="10597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'nin Afganistan işgalinden Kabil hezimetine: 7 Ekim 2001]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abdnin-afganistan-isgalinden-kabil-hezimetine-7-ekim-2001</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abdnin-afganistan-isgalinden-kabil-hezimetine-7-ekim-2001" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim 2001'de ABD, Amerikan emperyalizminin çöküşünün göstergesi niteliğindeki 11 Eylül’ün ardından Afganistan’ı bombalamaya başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>7 Ekim 2001 gece yarısı, Amerikan emperyalizminin B-1, B-2 ve B-52 bombardıman uçakları Afganistan semalarını kirletmeye başladığında,  Batı bloğu yeni bir asrın mutlak hâkimi olduğunu ilan ediyordu.</p>

<p>11 Eylül 2001’de kendi evinde, finans ve askeri güç sembolleri olan İkiz Kuleler ile Pentagon’un kalbinde aldığı darbenin ardından "yenilmezlik" efsanesi yerle bir olan Amerikan canavarı, yaşadığı panik ve aşağılanma hissini örtbas etmek üzere Kabil, Kandahar ve Celalabad üzerine bomba yağdırmaya başladı. Bizzat ABD Başkanı George W. Bush’un "Bu bir Haçlı Seferidir" sözleriyle duyurduğu "Sürekli Özgürlük" (Operation Enduring Freedom) operasyonu, baştan sona bir intikam ve sömürgecilik harekâtı olarak tarihe geçti. Demokrasi, insan hakları ve özgürlük makyajı altında başlatılan bu bombardıman, hakikatte çökmekte olan bir sahte imparatorluğun stratejik intihar sürecinin ilk adımıydı.</p>

<p>Batı medeniyetinin kendisini hakikatin ve tarihin son merhalesi ilan ettiği "Tarihin Sonu" palavrası, Washington’un Doğu dünyasını çembere alma stratejileriyle birleşmişti. Orta Doğu, Asya ve Afrika’yı kan gölüne çeviren küresel hegemoni, kendi sığınağında vurulmanın verdiği histeriyle dünya jandarmalığı tiyatrosunu sürdürebilmek için acil bir kurban aradı. Bu kurban, asırlardır hiçbir müstevliye geçit vermeyen, yokluk içindeki izzetli Afgan coğrafyası olarak seçildi. Amerikan küstahlığı; düğünleri, köyleri, masum çocukları hedef alan binlerce ton bombayı "yan hasar" pişkinliğiyle dünyaya yutturmaya çalışırken, Batılı medya organları da bu vahşeti "medeniyetin barbarlığa karşı savaşı" kılıfıyla pazarladı.</p>

<h2><strong>"İmparatorluklar Mezarlığı"nda Kurulan Tuzak ve Direniş</strong></h2>

<p>19. yüzyılda İngiliz İmparatorluğu’nun, 20. yüzyılda ise Sovyet Sosyalist Blokunun diz çöktüğü Afganistan dağları, 7 Ekim 2001’den itibaren Amerikan teknolojisi ve NATO ittifakı için adım adım hazırlanan devasa bir kabir haline geldi. ABD ve ortakları; trilyonlarca dolar harcayarak, en ileri savaş makinelerini konuşlandırarak, Kabil’de kukla hükümetler ve yolsuzluğa batmış bürokratik mekanizmalar kurarak Afganistan’ı teslim alabileceklerini zannettiler. Ancak hesaba katmadıkları temel unsur, paraya, teknolojiye ve zulme dayalı küresel sistemin, imana, coğrafya şuuruna ve direniş iradesine çarptığında yok olmaya mahkûm olduğu hakikatiydi.</p>

<p>Yirmi yıl boyunca sürdürülen işgal süresince Bagram gibi üsler küresel işkencehanelere dönüştürüldü, Batı’nın "insan hakları" ikiyüzlülüğü Bagram ve Guantamamo hücrelerinde çürüdü. Coğrafya uyuşturucu kartellerinin ve savaş baronlarının talanına açılırken, masum siviller gece baskınlarında katledildi. Ancak tüm bu hava üstünlüğüne ve teknolojik ablukaya rağmen Afgan direnişi dağ dağ, köy köy örgütlenerek işgalcilerin hareket alanını daralttı. ABD ordusu şehir merkezlerine sıkışırken, kırsal alanlar ve stratejik geçitler adım adım direnişin kontrolüne geçti.</p>

<h2><strong>2021 Kabil Tescilli Hezimet: Amerikan Rüyasının Sonu</strong></h2>

<p>7 Ekim 2001’de başlayan bombardıman serüveni 2021 yılının Ağustos ayında Kabil Havaalanı’nda insanlık tarihinin en rezil kaçış sahnelerinden biriyle nihayete erdi. 7 Ekim’de "dünyanın tek hâkimi" edasıyla coğrafyayı ateşe veren ABD işgali, 20 yılın sonunda arkasına bile bakamadan, kaçan uçakların tekerleklerine tutunmaya çalışan işbirlikçilerini pistlerde bırakarak kaçmak zorunda kaldı. Trilyonlarca doların, en gelişmiş istihbarat ağlarının ve devasa silah depolarının izzetli bir halkın direnişi karşısında nasıl bir çöp yığınına dönüştüğü Kabil Havaalanı’ndaki panik ve hezimet görüntüleriyle tescillendi. 7 Ekim 2001, bu tarihi hezimetin ve Amerikan emperyalizminin sonunu hazırlayan devasa stratejik körlüğün Miladı oldu.</p>

<h2><strong>İşgalin İdeolojik ve Stratejik Bilançosu</strong></h2>

<p>7 Ekim 2001 ile başlayan sürecin bilançosu çıkardığımızda, Amerikan emperyalizminin hem sahada hem de küresel kamuoyu nezdinde yaşadığı devasa kayıplar net bir şekilde görülür.</p>

<p>Amerikan ordusunun "dokunulmazlık" ve "teknolojik ezicilik" efsanesi Afganistan dağlarında parçalandı.</p>

<p>En gelişmiş dronlar, uydu sistemleri ve biyometrik kontrol mekanizmaları, yalınayaklı Müslümanların harp stratejisi karşısında felç olmuştur.</p>

<p>Batı medeniyetinin insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi ambalajlı kavramlarının içi boş birer propaganda aygıtından ibaret olduğu tescillendi.</p>

<p>Afganistan’da katledilen yüz binlerce sivil karşısında takınılan pişkin tutum, Batı’nın "evrensel değerler" söylemini bir daha dikiş tutmaz şekilde patlatmıştır.</p>

<p>ABD bu işgal sebebiyle muazzam bir ekonomik çöküşün ve iç krizin eşiğine sürüklendi.</p>

<p>Trilyonlarca doların Afganistan ve ardından Irak bataklığında harcanması, Amerikan iç altyapısının çürümesine, borç krizine ve Amerikan toplumunda bir sosyal çalkantıya yol açtı.</p>

<p>Doğu dünyasında ve İslâm coğrafyasında emperyalizme karşı direnilebileceği şuurunun yeniden dirilmesini sağlandı.</p>

<p>Afganistan’da müttefikleriyle birlikte hezimete uğrayan ABD, küresel hegemonyasını kaybetmiş ve tek kutuplu dünya düzeni çatırdayarak çok kutuplu yeni bir jeopolitik denkleme evrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abdnin-afganistan-isgalinden-kabil-hezimetine-7-ekim-2001</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/abd-afganistan.webp" type="image/jpeg" length="85710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ekim’den bugüne: Aksa Tufanı’nın üç yılı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/7-ekimden-bugune-aksa-tufaninin-uc-yili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/7-ekimden-bugune-aksa-tufaninin-uc-yili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı’nın üzerinden üç yıl geçti. Gazze ağır bir yıkım ve on binlerce şehitle büyük bir bedel öderken İsrail’in yenilmezlik algısı sarsıldı, Filistin meselesi yeniden dünya gündeminin merkezine taşındı. Üç yıllık süreç, bölgesel ve küresel dengelerde derin izler bıraktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>7 Ekim 2023 sabahı Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, Gazze Şeridi’nden İsrail’e karşı “Aksa Tufanı” adını verdiği geniş çaplı operasyonu başlattı. Kara, hava ve deniz unsurlarının kullanıldığı saldırıda Gazze çevresindeki askerî noktalar ve yerleşimler hedef alındı, İsrail’in yıllardır övündüğü sınır güvenliği ve istihbarat sistemi birkaç saat içinde aşıldı. Yaklaşık 1.200 İsrailli öldü, 251 esir Gazze’ye götürüldü. Operasyonun gerekçesi ise yıllardır devam eden işgal, Gazze ablukası, Mescid-i Aksa baskınları, Batı Şeria’daki yerleşim yerlerine yapılan gasp ve tacizler, Filistinlilerin sürekli öldürülmesi ve Arap ülkeleriyle İsrail arasındaki İbrahim Anlaşmaları çerçevesindeki normalleşme süreciydi.</p>

<p><img alt="7 Ekim Yıldönüm" class="detail-photo img-fluid" height="413" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/10/7-ekim-yildonum.jpg" width="750" /></p>

<p>7 Ekim’i yalnızca o sabah başlayan bir çatışma olarak okumak mümkün değildir. Gazze 2007’den beri ağır bir abluka altında tutuluyor, milyonlarca insanın giriş çıkışından ticaretine, sağlık hizmetlerinden eğitimine kadar hayatın hemen her alanı kısıtlanıyordu. Kudüs’ün ABD tarafından İsrail’in başkenti olarak tanınması, Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınların artması, Batı Şeria’da yeni Yahudi yerleşimlerinin kurulması ve bazı Müslüman ülkelerin Filistin meselesini geri plana iterek İsrail’le normalleşme yoluna girmesi de bu zemini ağırlaştırdı. Aksa Tufanı bu şartların içinde patlak verdi.</p>

<p><img alt="Ubeyde" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/10/ubeyde.jpg" width="750" /></p>

<p>İsrail’in cevabı ise ABD ve Avrupa’dan aldıkları silah ve teçhizatla Gazze’ye yönelik çok geniş çaplı bombardıman ve kara harekâtı oldu. Binlerce çocuk, kadın, ihtiyar katledildi, mahalleler harabeye döndü, sağlık ve eğitim altyapısı ağır hasar gördü, yüz binlerce insan defalarca yer değiştirmek zorunda kaldı. Böylece 7 Ekim’de İsrail’in güvenlik sisteminde açılan gedik, kısa sürede Gazze halkının üzerine çöken büyük bir yıkıma dönüştü.</p>

<h2><strong>İlk aylar: Gazze yıkılırken dünya ayağa kalktı</strong></h2>

<p>17 Ekim 2023’te Gazze’deki El-Ehli Baptist Hastanesi’nde meydana gelen ve yüzlerce kişinin katledildiği patlama dünya kamuoyunda büyük infial meydana getirdi. Türkiye’nin birçok şehrinde protestolar düzenlendi, Avrupa ve Amerika’da Filistin’e destek gösterileri büyüdü. Bolivya İsrail’le diplomatik ilişkilerini kesti. Ürdün, Şili, Kolombiya, Bahreyn, Honduras, Güney Afrika ve Çad gibi ülkeler büyükelçilerini geri çağırdı veya diplomatik seviyelerini düşürdü.</p>

<p><img alt="Gazze Saldırı 7 Ekim" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/10/gazze-saldiri-7-ekim.jpg" width="750" /></p>

<p>29 Aralık 2023’te Güney Afrika, İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’nda Soykırım Sözleşmesi kapsamında dava açtı. Mahkeme 26 Ocak 2024’ten itibaren İsrail hakkında bir dizi ihtiyati tedbir kararı verdi. Davanın esası hakkındaki nihai hüküm henüz verilmedi ancak İsrail’in Gazze’deki uygulamalarının Soykırım Sözleşmesi kapsamında dünyanın en yüksek mahkemesinin önüne taşınması başlı başına tarihî bir kırılma oldu.</p>

<p>2024 baharında Filistin eylemleri ABD üniversitelerine yayıldı. Columbia başta olmak üzere çok sayıda kampüste öğrenciler İsrail’le akademik ve ekonomik ilişkilerin kesilmesini istedi. Avrupa’da da benzer eylemler görüldü. Boykot hareketleri genişledi, şirketlerin İsrail’le ilişkileri daha yakından takip edilmeye başladı. Gazze meselesi Müslüman toplumların meydanlarından çıkarak Batı’nın üniversitelerine, parlamentolarına, sanat ve kültür çevrelerine taşındı.</p>

<p>Türkiye’de de İsrail’le ticaret, boykot ve İsrail ordusunda görev alan çifte vatandaşlar gündeme taşındı. Şanlıurfa Kepez köyü imamı Hasan Saklanan 30 Nisan 2024’te Kudüs’te İsrail polisine bıçaklı eylem düzenledi ve vurularak şehit oldu. Türkiye Mayıs 2024’te İsrail’le doğrudan ticareti durdurdu. Aynı dönemde İsrail ordusunda görev yapan Türkiye vatandaşlarının yargılanması ve vatandaşlıktan çıkarılması yönünde çağrılar yapıldı.</p>

<p><img alt="Gazze Eylemdünya" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/10/gazze-eylemdunya.jpg" width="750" /></p>

<h2><strong>Haniye ve Sinvar şehit edildi</strong></h2>

<p>Savaş sürerken Hamas’ın siyasî ve askerî kadrosu da sistematik biçimde hedef alındı. Hamas Siyasî Büro Başkanı İsmail Heniye 31 Temmuz 2024’te Tahran’da şehit edildi. Ardından Hamas’ın başına Yahya Sinvar geçti. Sinvar da Ekim 2024’te Gazze’nin güneyinde aslanlar gibi çarpışırken şehit edildi.</p>

<p>Aynı yıl İsrail’in saldırıları Gazze sınırlarını aşarak Lübnan ve Suriye’ye yayıldı. Lübnan’da Hizbullah mensuplarının kullandığı çağrı cihazları ve telsizlerin patlatılması, Beyrut’a yönelik saldırılar ve Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın öldürülmesi savaşın bölgesel boyutunu ağırlaştırdı. İran ile İsrail arasındaki doğrudan saldırılar, Yemen ve Kızıldeniz’de yaşanan hadiseler de 7 Ekim sonrasında ortaya çıkan yeni bölgesel denklemin Gazze’den ibaret olmadığını gösterdi.</p>

<p><img alt="Haniye-2" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/10/haniye-2.jpg" width="750" /></p>

<p>Hamas ağır liderlik kayıpları yaşasa da hareketin siyasî ve askerî varlığı tamamen ortadan kaldırılamadı. İsrail’in savaşın başında ilan ettiği temel hedeflerden biri Hamas’ın Gazze’deki askerî ve idari varlığını tasfiye etmekti. 2026’ya gelindiğinde Hamas hâlâ Filistin siyasetinde ve Gazze’nin geleceğine ilişkin tartışmalarda hesaba katılan bir aktör olarak varlığını sürdürüyor.</p>

<p><img alt="Sinvar" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/10/sinvar.jpeg" width="750" /></p>

<h2><strong>Ateşkes ve esir takasları</strong></h2>

<p>Savaşın en önemli dönüm noktalarından biri Ekim 2025’te yaşandı. ABD’nin aracılık ettiği süreç sonunda ateşkes yürürlüğe girdi. İsrail güçlerinin bazı bölgelerden çekilmesi, yardım girişinin artırılması ve kapsamlı esir-tutuklu takası anlaşmanın ana maddeleri arasında yer aldı.</p>

<p>13 Ekim 2025’e gelindiğinde Hamas’ın elindeki son 20 canlı Yahudi esir serbest bırakılırken İsrail de yaklaşık 2 bin Filistinliyi cezaevlerinden ve gözaltı merkezlerinden bıraktı. Böylece 7 Ekim’de başlayan esir meselesi Hamas’ın en önemli müzakere kozlarından birine dönüşmüş ve çok sayıda Filistinlinin serbest bırakıldığı takaslarla neticelenmişti.</p>

<p>Ancak ateşkes kalıcı barış meydana getirmedi. İsrail katliamlara devam etti ve Gazze'deki soykırımı çeşitli sebeplerle Batı Şeria'ya da taşıdı. Takasta verdikleri esirlerin daha fazlasını Filistinlileri tutuklayarak yaptı. İsrail hapishaneleri bugün 20 bine yakın Filistinli ile dolmuş vaziyette ve hepsi işkenceye maruz kalıyor. Bunun yanında Gazze’nin gelecekte kim tarafından yönetileceği, Hamas’ın silahlarının durumu, İsrail ordusunun çekilmesi ve yeniden imarın hangi siyasî çerçevede gerçekleştirileceği konularındaki anlaşmazlıklar devam etti. 2026’da da Gazze’de saldırılar, can kayıpları ve ağır insanî şartlar sürdü.</p>

<p><img alt="Esir Takası Hamas" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/10/esir-takasi-hamas.jpg" width="750" /></p>

<h2><strong>Aktüel vaziyet ve bilanço</strong></h2>

<p>7 Ekim’in üçüncü sene-i devriyesine yaklaşılırken Gazze’deki tablo hâlâ ağır. Eylül 2026 itibarıyla Gazze Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre şehit edilen Filistinlilerin sayısı 74 bini, yaralı sayısı ise 175 bini aşmış durumda. Ekim 2025’te ilan edilen ateşkese rağmen saldırılarda 1.100’den fazla Filistinlinin daha şehit edildiği bildiriliyor. Resmî olmayan rakamlar ise 100 binden fazla olduğunu söylüyor.</p>

<p>BM İnsanî İşler Koordinasyon Ofisi’nin Eylül 2026 raporları, Gazze’de saldırıların ve askerî faaliyetlerin devam ettiğini, su ve kanalizasyon hizmetlerinde büyük sıkıntılar bulunduğunu, tıbbî malzeme ile barınma imkânlarının yetersiz kaldığını bildiriyor. Nüfusun yüzde 94’ü acil barınma ve temel ev eşyası desteğine ihtiyaç duyarken hanelerin yüzde 65’i çadırlarda veya derme çatma yapılarda yaşamaya çalışıyor.</p>

<p><img alt="Gazze Yıkım-1" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/10/gazze-yikim-1.webp" width="750" /></p>

<p>Gazze’nin altyapısı, eğitim sistemi, sağlık hizmetleri ve ekonomik hayatı ağır tahribata uğradı. Yüz binlerce insan defalarca yerinden edildi.</p>

<h2><strong>Filistin yeniden dünyanın merkezinde</strong></h2>

<p>Aksa Tufanı’nın en önemli siyasî neticelerinden biri, yıllardır geri plana itilmeye çalışılan Filistin meselesinin yeniden dünya gündeminin merkezine yerleşmesi oldu. 7 Ekim’den önce bölge diplomasisi büyük ölçüde İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki normalleşme üzerinden ilerliyordu. Savaşla birlikte işgal, abluka, Batı Şeria’daki yerleşimler, Filistin devletinin geleceği ve İsrail’in uygulamaları yeniden uluslararası siyasetin ana başlıkları arasına girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filistin’i tanıyan devletlerin sayısı arttı. Eylül 2026 itibarıyla BM kaynakları 161 ülkenin Filistin Devleti’ni tanıdığını kaydediyor. UAD’deki dava sürerken Uluslararası Ceza Mahkemesi de 21 Kasım 2024’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında tutuklama emirleri çıkardı.</p>

<p>7 Ekim’den sonra diplomatik dengelerdeki değişim yalnız tanıma kararlarıyla sınırlı kalmadı. İsrail’le silah, ticaret ve akademik ilişkilerin sınırlandırılması dünyanın farklı ülkelerinde daha yüksek sesle tartışılmaya başladı. Gazze’ye destek gösterileri, aylarca devam eden ve farklı toplumsal kesimlere yayılan bir harekete dönüştü. Üniversite öğrencileri, sendikalar, sanatçılar, hukukçular ve tüketici grupları aynı meselenin farklı cephelerinde İsrail politikalarını tartışmaya açtı.</p>

<p>Bu durum 7 Ekim öncesindeki "normalleşme" siyasetini de sarstı. Filistin meselesini çözmeden İsrail’i bölgeye bütünüyle entegre etme arayışı Gazze savaşının ardından daha ağır bir siyasî maliyet üretmeye başladı. Filistin meselesinin bölgesel diplomasiden çıkarılabileceği hesabı yara alırken, Gazze yeniden Arap ve İslâm dünyasındaki kamuoyu baskısının merkezine oturdu.</p>

<h2><strong>7 Ekim'den bugüne Hamas ne kazandı?</strong></h2>

<p>Hamas’ın 7 Ekim’den sonra ne kazandığını konuşurken Gazze’nin ödediği ağır bedeli görmezden gelmek mümkün değil. Hareket lider kadrosunun önemli bölümünü kaybetti, Gazze büyük ölçüde yıkıldı, on binlerce Filistinli şehit edildi ve yüz binlercesi yaralandı. Buna rağmen İsrail’in ilan ettiği hedeflerle üç yıl sonunda ortaya çıkan tablo yan yana getirildiğinde Hamas açısından bazı stratejik neticeler görülüyor.</p>

<p>Birincisi, Hamas ortadan kaldırılamadı. Ağır askerî baskıya ve liderlik kayıplarına rağmen hareket Gazze’nin geleceğine ilişkin başlıklarda hâlâ hesaba katılması gereken bir aktör olarak duruyor. Ayrıca yüz binlerce Hamas doğurdu hem Filistin'de hem de dünyanın her yerinde.</p>

<p>İkincisi, esir takaslarıyla çok sayıda Filistinli İsrail cezaevlerinden çıktı. 7 Ekim’de alınan esirler savaş boyunca Hamas’ın en güçlü müzakere araçlarından birine dönüştü.</p>

<p><img alt="Esir Takas-1" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/10/esir-takas-1.jpeg" width="750" /></p>

<p>Üçüncüsü, Filistin meselesi yeniden dünyanın merkezine taşındı. Üniversite eylemleri, kitle gösterileri, boykotlar, Filistin’i tanıyan devletlerin artması ve uluslararası mahkemelerde İsrail hakkında yürütülen süreçler bunun en açık göstergeleri oldu.</p>

<p>Dördüncüsü, İsrail’in yenilmezlik ve kusursuz güvenlik algısı 7 Ekim sabahında ağır darbe aldı. Yıllardır ileri teknoloji, istihbarat ve sınır güvenliğiyle örülen sistem birkaç saat içerisinde aşıldı. İsrail’de 7 Ekim’in nasıl gerçekleşebildiği tartışması üç yıl sonra dahi iç siyasetin temel başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Beşincisi, Batılı devletlerin İsrail meselesindeki tutumları kendi toplumlarında çok daha yoğun biçimde sorgulanmaya başladı. Başka savaşlarda uluslararası hukuk, sivillerin korunması ve insan haklarını öne çıkaran hükümetlerin Gazze’deki politikalarına karşı üniversitelerden sokaklara kadar geniş bir itiraz meydana geldi.</p>

<p>Altıncısı, İsrail’in uluslararası kamuoyundaki anlatısı önceki dönemlere göre çok daha zor bir zemine taşındı. Gazze’deki yıkım, çocuk ölümleri, açlık, yardım sıkıntısı ve kitlesel yerinden edilme görüntüleri İsrail’in askerî harekâtına karşı dünya çapındaki eleştirileri artırdı. İsrail’in geleneksel müttefiklerinde dahi hükümetlerle toplumun bazı kesimleri arasında belirgin ayrışmalar ortaya çıktı.</p>

<p>Yedincisi ve en önemlisi, sürekli antisemitizm silahına davranan, Holokost yalanlarıyla ülkeleri kendine mecbur eden Yahudi algısını yerle bir etti. Artık bu pis ırk, yine dünya üzerinde sevilmemeye, istenmemeye başladı.</p>

<p>Bütün bunlarla birlikte bu kazanımların hiçbiri Gazze’nin uğradığı yıkımı hafifletmiyor. Hamas’ın siyasî ve askerî varlığını koruması ile Gazze halkının ödediği bedel aynı şey değil. Üç yıllık bilanço, stratejik sonuçlarla insanî bedelin birlikte okunmasını mecbur kılıyor. Ayrıca meselenin Hamas'tan ibaret olmadığını da, diğer Arap ve İslâm ülkelerinin bu soykırım karşısındaki acziyeti de açığa çıkmış oldu.</p>

<h2><strong>Netanyahu konuştu, salon boşaldı</strong></h2>

<p>Üç yıllık sürecin en sembolik görüntülerinden biri 24 Eylül 2026’da BM Genel Kurulu’nda ortaya çıktı. Netanyahu kürsüye yöneldiğinde Türkiye, Filistin, Suudi Arabistan, Katar, İran, Irak, Mısır, Ürdün, Suriye, Cezayir, Lübnan, Malezya, Endonezya, İspanya ve Brezilya’nın da aralarında bulunduğu yaklaşık 70 ülkenin heyeti salonu terk etti veya konuşmaya katılmadı; Netanyahu protestocuları hedef alarak konuşmasını sürdürdü ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da sert sözlerle yüklendi. Buna karşılık ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, Macaristan, Ukrayna, Yunanistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’in yanı sıra Azerbaycan, Kazakistan, Kanada, Avustralya ve bazı Avrupa ülkelerinin temsilcileri salonda kaldı. Çin ise tek diplomatla temsil edildi. Erdoğan iki gün önce aynı kürsüden Gazze için “Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var” diyerek, “Gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz” ifadelerini kullanmış, henüz Filistin’i tanımayan devletlere de tanıma çağrısı yapmıştı. Netanyahu konuşurken BM binası dışında da İsrail’in Gazze politikalarına karşı protestolar sürerken, Genel Kurul’daki toplu çıkış 7 Ekim’den üç yıl sonra İsrail’in karşı karşıya kaldığı diplomatik tepkinin en görünür sahnelerinden biri oldu.</p>

<p><img alt="Netenyahu-4" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/10/netenyahu-4.webp" width="750" /></p>

<h2><strong>Sonuç</strong></h2>

<p>7 Ekim, ortaya koyduğu ilk hedeflerin tamamına ulaşamamış, Gazze ise bu sürecin bedelini çok ağır biçimde ödemiş gibi görünebilir. Hamas lider kadrosundan çok sayıda ismi kaybetti, Gazze harabeye döndü ve Filistin halkının yaraları nesiller boyunca taşınacak kadar derinleşti. Fakat üç yılın sonunda 7 Ekim’in açtığı gedik de ortada duruyor.</p>

<p>Aksa Tufanı, İsrail’in dokunulmaz ve yenilmez olduğu iddiasını yeniden sarstı. Dünyanın en gelişmiş istihbarat ve güvenlik sistemlerinden birine sahip olduğu söylenen İsrail’in sınırlarının aşılabildiğini, güvenlik mimarisinin felce uğratılabildiğini ve yıllardır inşa ettiği caydırıcılık görüntüsünün kırılabildiğini gösterdi. 7 Ekim böylece İsrail’in mutlak güvenlik içerisinde varlığını sürdürebileceği kabulüne ağır bir darbe vurdu.</p>

<p>Ardından gelen savaş, Batılı hükümetlerin insan hakları, uluslararası hukuk ve sivillerin korunması konusundaki söylemleriyle Gazze karşısındaki politikaları arasındaki çelişkileri de dünyanın önüne serdi. Gazze adeta dünya için bir turnusol görevi gördü. Batı'nın evrensel değerler palavrasını da yerle yeksan etti. İsrail’e kayıtsız şartsız siyasî, askerî ve diplomatik destek veren ülkelerin tavırları kendi toplumlarında dahi yoğun biçimde sorgulandı. Üniversitelerden meydanlara, parlamentolardan uluslararası mahkemelere kadar yükselen itirazlar, İsrail’e verilen desteğin siyasi maliyetini görünür hâle getirdi.</p>

<p><img alt="Filistin Hamas-1" class="detail-photo img-fluid" height="436" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/10/filistin-hamas-1.jpg" width="750" /></p>

<p>7 Ekim kısa vadede gayesine bütünüyle ermiş görünmeyebilir. Fakat İsrail’in yenilmezlik ve dokunulmazlık algısını parçaladı, onun güvenlik sisteminin aşılabilirliğini yeniden gösterdi, Filistin meselesini dünyanın merkezine taşıdı ve İsrail’i koruyan uluslararası düzenin zaaflarını ve çifte standartlarını açığa çıkardı. Müslümanların veya Müslüman olduğunu iddia edenlerin de acizliğini, miskinliğini, donukluğunu yüzlerine vurmuş oldu.</p>

<p>Netanyahu’nun üç yıl sonra BM kürsüsüne çıktığında delegelerin salonu terk etmesi de bu sürecin en güçlü sembollerinden biri oldu. Gazze hâlâ yaralı, savaşın bütün hesapları kapanmış değil. Fakat 7 Ekim’den önceki dünya ile bugünkü dünya da aynı değil. Filistin meselesi yeniden açıldı ve artık kapanmamak üzere süreç ilerliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/7-ekimden-bugune-aksa-tufaninin-uc-yili</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/7-ekim-tarih.png" type="image/jpeg" length="11936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li 5 Belediye Başkanı görevden uzaklaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/chpli-5-belediye-baskani-gorevden-uzaklastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/chpli-5-belediye-baskani-gorevden-uzaklastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, haklarında yürütülen adli soruşturmalar ve tutuklama kararları sebebiyle CHP'li 5 belediye başkanının geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırıldığını duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karar kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen, Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat Güneş, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer görevden el çektirildi</p>

<p>Ataşehir Belediyesi'ne yönelik İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "rüşvet almak" suçlarıyla yürütülen soruşturmada, belediye çalışanlarının yüksek miktarlı hediye kartları ve döviz cinsinden para aldığı tespit edildi. Bu kapsamda Başkan Vekili Murat Güneş'in yanı sıra eski başkan yardımcısı Leyla Terzi, Temizlik Hizmetleri Müdürü Cihan Karakaş, Mustafa Anıl Altan ve Halim Bak tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul Valiliği, Güneş'in yerine yeni bir belediye başkan vekili seçmek üzere Ataşehir İlçe Belediye Meclisi'nin 10 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 10.00'da toplanacağını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma soruşturmasında tutuklanan Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen de görevden uzaklaştırıldı. Özmen hakkında "kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak", "rüşvet almak" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlamaları yer alırken, soruşturma çerçevesinde Özmen ile birlikte toplam 13 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı. Eyüpsultan İlçe Belediye Meclisi, yeni başkan vekilini seçmek üzere 10 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 14.00'te olağanüstü toplanacak.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/chpli-5-belediye-baskani-gorevden-uzaklastirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 23:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/chp5belediyebaskani.webp" type="image/jpeg" length="37326"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fon soruşturmasındaki isim aracında ölü bulundu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/fon-sorusturmasindaki-isim-aracinda-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/fon-sorusturmasindaki-isim-aracinda-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Basketbol Federasyonu yedek üyesi Ali Emre Ballı, İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde boş bir arazide park halindeki bir aracın içerisinde ölü bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İhbar üzerine olay yerine sevk edilen polis ve sağlık ekipleri, sürücü koltuğunda oturan kırk altı yaşındaki Ballı'nın öldüğünü tespit etti. Yapılan ilk incelemelerde Ballı'nın ateşli silahla öldüğü belirlenirken, soruşturma makamları olayla ilgili intihar ihtimali üzerinde duruyor ve geniş çaplı bir inceleme yürütüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Fon soruşturmasında adı geçiyordu</strong></h2>

<p>Yaşanan bu ölümün ardından Ballı'nın ismi, son dönemde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir fon soruşturmasıyla da gündeme gelmişti. Soruşturmanın ilk aşamasında aralarında Ballı'nın da bulunduğu otuz kişinin mal varlıklarına tedbir konulması talep edilmiş, ancak başsavcılığın daha sonra yaptığı değerlendirme, alınan ifadeler ve toplanan deliller doğrultusunda Ballı hakkındaki mal varlığı tedbirlerini kaldırmıştı.</p>

<p>Finans sektöründe pek çok farklı görev üstlenen Ali Emre Ballı, Adil Varlık Yönetim A.Ş. ile Fair Finansman A.Ş. kuruluşlarının da başkanlığını yürütüyordu. Bin dokuz yüz seksen Mersin doğumlu olan Ballı, Sakarya Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduktan sonra dijital katılım bankacılığı, finansman, elektronik para, ödeme sistemleri ve varlık yönetimi alanlarında ortaklık ve yöneticilik görevlerinde bulunmuştu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/fon-sorusturmasindaki-isim-aracinda-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/fonint.webp" type="image/jpeg" length="52103"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da yatırım dolandırıcılığı operasyonu: 95 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/istanbulda-yatirim-dolandiriciligi-operasyonu-95-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/istanbulda-yatirim-dolandiriciligi-operasyonu-95-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da yürütülen fon soruşturmaları kapsamında, uluslararası yatırım dolandırıcılığı şebekelerinin faaliyetlerini yürüttüğü iddia edilen iki ayrı çağrı merkezine operasyon düzenlendi. Operasyonda 95 şüpheli gözaltına alındı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Beyoğlu ve Şişli’de faaliyet gösteren iki çağrı merkezi tespit edildi.</p>

<p>Yapılan incelemelerde, Türkiye’de suç faaliyetlerinde bulunduğu öne sürülen uluslararası yatırım dolandırıcılığı şebekelerinin, dolandırıcılık faaliyetlerini söz konusu çağrı merkezleri üzerinden organize ettiği belirlendi.</p>

<p>Şüphelilerin faaliyetlerinin ortaya çıkarılması ve delillerin toplanması amacıyla Beyoğlu ve Şişli’deki iki adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyonda 95 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemlerinin devam ettiğini bildirdi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında şüphelilerin çağrı merkezleri üzerinden gerçekleştirdiği öne sürülen faaliyetlere ilişkin incelemelerin sürdüğü belirtildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/istanbulda-yatirim-dolandiriciligi-operasyonu-95-gozalti</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/istoperasyon.webp" type="image/jpeg" length="43438"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Katliamlar bir gün bile durmadı!']]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/katliamlar-bir-gun-bile-durmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/katliamlar-bir-gun-bile-durmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail'in Gazze'ye yönelik sürdürdüğü saldırıların ve katliamların ateşkes dönemlerinde bile hız kesmediği bildirildi. Hamas müzakere heyeti üyesi Dr. Gazi Hamad, uluslararası toplumun ve Vaşington yönetiminin ikiyüzlü politikalarına tepki gösterdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hamad, Filistin halkının haklı direnişini sürdüreceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filistinli İletişim ve Medya Derneğine özel açıklamalarda bulunan Hamas müzakere heyeti üyesi Dr. Gazi Hamad, 7 Ekim sürecinden bu yana geçen sürede toplu katliamların yaşanmadığı tek bir günün dahi bulunmadığını belirtti. Terörist İsrail'in barış veya istikrar tesis etmek istemediğini, aksine Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye'de yıkım politikasını benimsediğini kaydetti. Vaşington yönetiminin ve uluslararası kuruluşların bu vahşete karşı sessiz kalarak suç ortaklığı yaptığını ifade etti.</p>

<h2><strong>Uluslararası tutumun utanç verici olduğu ifade edildi</strong></h2>

<p>Mevcut uluslararası mekanizmaların ve Birleşmiş Milletler nezdindeki Barış Konseyi'nin somut adımlar atmaktan kaçındığını dile getiren Hamad, bu durumun terörist İsrail'i daha da cesaretlendirdiğini aktardı. Anlaşmalara varılmasına rağmen terörist devletin kibir ve zorbalıkla saldırılarını sürdürdüğünü kaydetti. Vaşington yönetiminin, terörist İsrail'i ateşkes şartlarına uymaya zorlayacak güce sahip olmasına rağmen hiçbir şey yapmadığını belirtti.</p>

<h2><strong>Direniş çağrısı yinelendi</strong></h2>

<p>Filistin halkının her türlü imkansızlığa ve acıya rağmen direnişten vazgeçmeyeceğini dile getiren Hamad, ulusal birliğin sağlanmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Filistin Kurtuluş Örgütü'nün yeniden yapılandırılması ve ortak bir mücadele programının oluşturulması gerektiğini belirtti. Terörist İsrail'in insanlık dışı yöntemlerle kendi çöküş hükmünü imzaladığını ve nihayetinde kaybedeceğini ifade etti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/katliamlar-bir-gun-bile-durmadi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 20:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/hamadgazze.webp" type="image/jpeg" length="87142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’daki okul saldırısının ardından güvenlik tartışması]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/istanbulda-okul-saldirisi-ve-guvenlik-tartismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/istanbulda-okul-saldirisi-ve-guvenlik-tartismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un Başakşehir ilçesinde bir okulda düzenlenen bıçaklı saldırıda 8 öğrenci yaralandı. Yaralı öğrencilerden 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut, kaldırıldığı hastanede vefat etti. Yaralılardan 5’inin durumunun iyi, 2’sinin ise ağır olduğu bildirildi. Yaşanan facia okullardaki emniyet tedbirlerini yeniden Türkiye’nin gündemine taşıdı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hadise, 6 Ekim Salı günü saat 08.40 sıralarında Kayaşehir’de bulunan Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 15 yaşındaki F.M. isimli lise öğrencisi, evinden temin ettiği iki bıçakla bina içerisine girdi ve koridorlardaki çocukları hedef aldı.</p>

<p>Saldırıda yaşları 10 ile 13 arasında değişen sekiz öğrenci yaralandı. Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne kaldırılan yaralılardan 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut, doktorların bütün çabalarına rağmen kurtarılamayarak vefat etti. Tedavisi devam eden yaralılardan ikisinin hayati tehlikesinin sürdüğü, beş öğrencinin ise sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, hadiseyle alakalı yaptığı açıklamada zanlının başka bir lisede öğrenim gördüğünü, ortaokul forması giyerek güvenlik bariyerini aştığını teyit etti. Bakan Tekin, saldırı neticesinde ağır yaralanan Eslem Sare Bulut’un vefat haberini üzüntüyle paylaştıklarını belirtti.</p>

<h2><strong>Eğitime iki gün ara ve yayın yasağı</strong></h2>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı, saldırının vuku bulduğu Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda eğitime iki gün süreyle ara verildiğini duyurdu. İstanbul Sulh Ceza Hakimliği ise yürütülen adli sürecin salahiyeti ve kamu düzeni gerekçesiyle hadiseye dair haber ve görüntülere yönelik yayın yasağı kararı aldı. Emniyet birimlerinin zanlının bağlantılarını ve saldırının arka planını aydınlatmaya dönük tahkikat devam ediyor.</p>

<h2><strong>Velilerden Emniyet tedbirlerini artırma çağrısı</strong></h2>

<p>Saldırının ardından okul bahçesinde toplanan öğrenci velileri, çocukların can güvenliğinin eksiksiz sağlanmasını istedi. Okul girişlerindeki denetimlerin zayıf kaldığını savunan veliler, kapılardaki fiziki ve idari kontrol mekanizmalarının azami seviyeye çıkarılmasını talep etti.</p>

<p>Eğitim-Sen İstanbul 7 No’lu Şube Sekreteri Sinan Mengüloğlu ise şiddet hadiselerini yalnızca emniyet personeli istihdamı üzerinden önleme yaklaşımını yetersiz buldu. Mengüloğlu, okul sahasında aşırı güvenlik görevlisi bulundurmanın eğitim atmosferine zarar vereceğini belirterek, şiddet zeminini kökten kurutacak pedagojik ve idari düzenlemelerin hayata geçirilmesini lüzumlu gördüklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/istanbulda-okul-saldirisi-ve-guvenlik-tartismasi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/okulsaldirisiq.webp" type="image/jpeg" length="19315"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail ordusunun yüzde 63'ü tedavi görüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-ordusunun-yuzde-63u-tedavi-goruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israil-ordusunun-yuzde-63u-tedavi-goruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze'de sürdürdüğü vahşi soykırımın faturasını sahada ödeyen terörist İsrail, işgalci unsurlarının yaşadığı ağır hezimetle içten içe dağılıyor. Savunma Bakanlığı verileri, rehabilitasyona alınan yaklaşık 30 bin işgalcinin yüzde 63'ünün ağır ruhî travmalar sebebiyle tedavi gördüğünü ortaya koydu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Katliam şebekesinin yaşadığı bu hezimet, döktükleri kanda boğulan siyonistlerin hem cephede hem de zihinlerde nasıl bir çöküşe sürüklendiğini açıkça ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İşgalcilerin ruhî dengesi altüst oldu</strong></h2>

<p>Terörist İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı sözde Rehabilitasyon Dairesi, Gazze'deki vahşetin üçüncü yılı dolarken işgal ordusunun içine düştüğü acziyeti rakamlarla ilan etti. Açıklanan resmî verilere göre, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana yaklaşık 30 bin terörist İsrail askeri ve güvenlik görevlisi yaralanarak tedavi altına alındı. Bu kişilerin yüzde 63 gibi ezici bir çoğunluğunun travma sonrası stres bozukluğu, ağır buhran, şiddetli endişe ve sivil hayata intibak edememe gibi ruhî illetlerle boğuştuğu bildirildi.</p>

<p>Son eklenen vakalarla birlikte terörist İsrail bünyesinde kayda geçen toplam yaralı sayısı 91 bin 200 fert seviyesine ulaştı. İsrail, bu sayının 2028 yılına kadar 100 bini aşacağını ve yaralıların neredeyse yarısının kalıcı ruhî hasarlarla mücadele edeceğini öngörüyor.</p>

<h2><strong>Ağır kayıplar ve derin sakatlıklar</strong></h2>

<p>Tedavi altına alınan siyonistlerin yaş ve vazife dağılımı da yıkımın boyutunu gösteriyor. Kayıtlara geçenlerin yüzde 47'sini 30 yaşın altındaki gençler teşkil ederken, toplam sayının yüzde 62'si yedek askerlerden, yüzde 8'i ise kadınlardan meydana geliyor. İşgalcilerin karşılaştığı bedenî yıkım ise dehşet verici boyutlarda: 106 uzuv kaybı, 249 ağır kafa travması ve 29 kalıcı körlük vakası kayıtlara geçti. Ayrıca 63 işgalcinin yüzde 100'ün üzerinde tam iş göremezlik derecesinde sakatlandığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>Bütçe ve sistem iflasın eşiğinde</strong></h2>

<p>Katil sürüsünün uğradığı bu zayiat karşısında çaresiz kalan işgal hükümeti, rehabilitasyon mekanizmasını baştan aşağı yenilemek mecburiyetinde kaldı. Dairenin bütçesi son üç yılda yüzde 88 artış göstererek 10 milyar şekele, yani yaklaşık 3,28 milyar dolara fırladı. İsrail meclisi Knesset'in 2026 yılı bütçesinde de bu devasa meblağ teyit edilirken, kaynakların yüzde 60'ından fazlasının bizzat ruhî travmaların tedavisine tahsis edildiği bildirildi.</p>

<p>İşgal altındaki topraklarda son bir yılda 171 bin alternatif tedavi denemesi yapılırken, kurulan yardım hatlarına 16 bin 500'ü aşkın müracaat gerçekleşti. Ruh sağlığı sahasında istihdam edilen uzmanların sayısı üçe katlanarak 2 bin 300'e çıkarıldı. </p>

<h2><strong>Kriz evlere sıçradı</strong></h2>

<p>Ruhî çöküntünün hastane koridorlarını aşması sebebiyle terörist İsrail idaresi farklı tedbirlere sarıldı. Ocak 2024'te devreye sokulan "Matan" isimli acil müdahale timlerinin, cinnet getiren veya ağır kriz geçiren işgalcilerin evlerine giderek 500'den fazla vakaya müdahalede bulunduğu belirtildi. Hastanelerin yetersiz kalması sebebiyle çiftlikler ile tecrit edilmiş denge evleri devreye sokulurken, kriz yaşayan işgalcilere tahsis edilen refakatçi köpek sayısı 470'e çıkarıldı; 330 köpeğin ise eğitiminin sürdüğü aktarıldı.</p>

<p>İşgal şebekesi, yaralı 2 bin 425 ferde hukuk, işletme ve bilişim dallarında meslekî intibak ve tahsil yardımı sağlayarak onları hayata tutundurmaya çabalasa da sahadaki hezimetin ruhlarda açtığı yara derinleşiyor. Gazze'de akıttıkları kanın bedeliyle yüzleşen işgalciler, terörist İsrail'in sağlık ve emniyet ağında onarılması güç tahribatlara sebebiyet veriyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-ordusunun-yuzde-63u-tedavi-goruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/10/israilint.webp" type="image/jpeg" length="49716"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edirnekapı'da yüz binlerce Suriyelinin katili Nasrallah'ın posteri yansıtıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/edirnekapida-yuz-binlerce-suriyelinin-katili-nasrallahin-posteri-yansitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/edirnekapida-yuz-binlerce-suriyelinin-katili-nasrallahin-posteri-yansitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un tarihi Edirnekapı surları, Suriye’de yüz binlerce Müslümanı şehit eden, milyonlarca insanın yurdunu terk etmesine yol açan ve elleri masumların kanıyla bulanmış olan Hizbullah’ın eski lideri Hasan Nasrallah’ın posterinin yansıtıldığı açık bir provokasyona sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_f2d671d3903c916a-162">Ecdad yadigârı bu kadim surların, katliamların ve zulümlerin simgesi haline gelmiş bir şahsın propagandalık alanına çevrilmesi, içimizdeki Şia fitnesinin cüretinin ve gafletinin hangi boyutlara ulaştığını bize hatırlattı. Mazlumların ahını, Suriyeli yetimlerin gözyaşlarını ve Suriye zindanlarında zulüm çekenlerin feryatlarını hiçe sayarak gerçekleştirilen bu eylem, apaçık bir meydan okumadır.</p>

<h3><strong>Hasan Nasrallah'ın Müslümanlara yaptığı zulüm</strong></h3>

<p>Hasan Nasrallah, Suriye’de iç savaşın fitili ateşlendiği günden itibaren Esed rejiminin en sadık, en gaddar ve en kanlı vurucu gücü olarak sahaya sürülmüştür. Halep’ten Humus’a, Kusayr’dan Şam kırsalına kadar binlerce masum Suriyeli Müslümanın katledilmesinde, evlerinden barklarından sürülmesinde doğrudan imzası ve emri vardır. İran’ın emperyalist yayılmacılığının bölgedeki mezhepçi ayağı olarak en büyük taşeronluğunu yapan Nasrallah, Müslüman kanı akıtılması söz konusu olduğunda en zalim rejimlerle kol kola girmekten bir an olsun geri durmamıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha da vahimi, bu eli kanlı çetelerin Suriye halkına uyguladığı sistematik şiddet sadece can almakla kalmamış; rejim unsurlarıyla birlikte hareket eden bu yapının mensupları, Suriyeli Müslüman kadınların iffetine ve namusuna uzanan alçaklıklarıyla tarihin en kara lekelerine imza atmıştır. Savaş hukukunu, insanlığı ve ahlaki tüm sınırları ayaklar altına alan bu aşağılık cürümlerin baş sorumlusu olan Nasrallah, dünyada işlediği bu kadar günah ve mazlum ahı ile birlikte cehenneme kavuşup gitmiştir. Şimdi kalkıp bu melun adamın posterini İstanbul’un surlarına yansıtmak, o katliamları ve namussuzlukları meşrulaştırmaya çalışmaktır.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/edirnekapida-yuz-binlerce-suriyelinin-katili-nasrallahin-posteri-yansitildi</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/09/nasrusseytann.png" type="image/jpeg" length="94462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli kızdan Kemalist'e tokat gibi cevap]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de en ufak bir ses duysa soluğu Avrupa’da alacak manda rejimi zihniyetli Kemalist, aklınca Suriyeli ve Filistinlilere ders vermeye kalkıştı ancak cevabını Filistinli kızdan aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de en ufak bir ses duysa soluğu Avrupa’da alacak manda rejimi zihniyetli Kemalist, aklınca Suriyeli ve Filistinlilere ders vermeye kalkıştı; ancak cevabını Filistinli kızdan aldı.</p>

<p>Sokak röportajında Suriyeliler üzerinden yürütülmeye çalışılan “savaştan kaçtılar” algısına Filistinli kız cevap verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Savaştan kaçmadılar. Onlar da cihat ettiler.”</p>

<p>“Biraz araştırın ve bakın, orada ne kadar soykırım yapmışlar.”</p>

<p>“Durumlar düşündüğünüzden daha zordu.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/filistinli-kizdan-kemaliste-tokat-gibi-cevap</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/filistinli-kiz.png" type="image/jpeg" length="19109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyada Yahudi'ye öfke büyüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yıllardır devam eden katliamlar, Yahudilere yönelik öfkeyi dünyanın dört bir yanında büyütüyor. Polonya’nın başkenti Varşova’da bir araç çağırma uygulaması üzerinden yolculuk yapan İsrailli kadın, sürücünün “Siz insanları öldürüyorsunuz” sözleriyle karşılaşarak araçtan indirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><section dir="auto">Polonya’nın başkenti Varşova’da bir araç çağırma uygulaması üzerinden yolculuk yapan kadın ile sürücü arasında tartışma çıktı. Kadının Yahudi olduğunu öğrenen sürücü, “Filistin’de insanları öldürüyorsunuz” diyerek yolcuyu araçtan indirdi.</section>

<section dir="auto">
<p>Sosyal medyada yayılan görüntüler, Gazze’deki katliamlar sebebiyle dünyaya pislik saçan Yahudilere karşı büyüyen öfkenin Avrupa’da günlük hayata da yansıdığını gösterdi.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dunyada-yahudiye-ofke-buyuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-haber-1.webp" type="image/jpeg" length="91816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yahudiler hiçbir yerde istenmiyor!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden katliamın ardından dünyada Yahudilere yönelik öfke büyüyor. Yunanistan’da Filistin’e destek gösterisi düzenleyen eylemciler, eylemi provoke etmeye çalışan Yahudi turistlere tepki göstererek alandan uzaklaştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan’da Filistin’e destek amacıyla düzenlenen protesto sırasında Yahudi turistlerle göstericiler arasında olay çıktı. Eylemin ortasına girerek protestocularla tartışan ve ortamı provoke etmeye çalışan Yahudi bir turist, göstericilerin tepkisiyle karşılaştı. Yaşanan arbedede turist itilerek protesto alanından uzaklaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze’de on binlerce Müslümanın katledilmesi, şehirlerin yerle bir edilmesi ve açlığın bir silah olarak kullanılması, Yahudi işgaline karşı dünya çapındaki öfkeyi büyütüyor. Yunanistan’da yaşanan hadise de Gazze’deki vahşetin ardından Yahudilere yönelik tepkinin Avrupa sokaklarına kadar yayıldığını bir kez daha gösterdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-istenmiyor.webp" type="image/jpeg" length="68469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ekim vicdan sahiplerine hidayet vesilesi oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan soykırımın ardından Filistin halkına destek için dünyanın dört bir yanından harekete geçen vicdan sahipleri, İslâm’la da tanışıyor. Filistin Konvoyu’nun Fransız gönüllüsü Sebastian, Adana’da kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batı Şeria’ya ulaşmak üzere yola çıkan “Filistin Konvoyu”nun Fransız gönüllüsü Sebastian, konvoyun Adana’daki durağında kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu. İslâm’ı seçmesinin ardından “Yusuf” adını alan Fransız gönüllünün ihtidası, konvoydaki gönüllüler tarafından sevinçle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>7 Ekim’in ardından Gazze’de yaşanan soykırım, dünyanın dört bir yanında vicdan sahibi insanların Filistin meselesiyle beraber İslâm’a yönelmesine de vesile oluyor. Yusuf’un ihtidası da Filistin için çıkılan yolculuğun hidayetle neticelenen örneklerinden biri oldu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/gazze-hidayet.webp" type="image/jpeg" length="42616"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin’in Doğu Türkistan’daki vahşetini kamp tanığı anlattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı. Yaşananları, “Kızlara toplu tecavüz ediyorlar. Bayılanları daha çok dövüyorlar” sözleriyle aktardı.</p>

<h2><strong>İki kez toplama kampına kapatıldı</strong></h2>

<p>1978 Künes doğumlu Ziyawudun, Kazakistan’da yaşarken Doğu Türkistan’a döndüğünde iki kez toplama kampına kapatıldı. İşkence ve ağır kötü muameleye maruz kaldığını belirten Ziyawudun, 2018’de serbest bırakıldıktan sonra yaşadıklarını dünya kamuoyuna anlattı.</p>

<h2><strong>Sayragul Sauytbay: “Kadınlar zorla kısırlaştırılıyordu”</strong></h2>

<p>Bir başka kamp tanığı Sayragul Sauytbay da Doğu Türkistan’daki kamplarda kadınlara yönelik ağır cinsel şiddet ve zorla kısırlaştırma uygulamalarına şahit olduğunu anlattı. Sauytbay, “Birkaç Çinli erkeğin genç bir kadına tecavüz ettiğini gördüm. Kadınlar ilaç ve iğnelerle kendi istekleri dışında kısırlaştırılıyordu” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu tanıklıklar, yaşananların münferit kötü muamele vakalarıyla sınırlı kalmadığını; kadınların bedeni, aile yapısı ve neslin devamı üzerinden yürütülen sistematik bir baskı düzenine işaret ettiğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>Kalbinur Sıdık: “Çığlık sesleri hâlâ aklımda”</strong></h2>

<p>Kamplarda yaşananlara ilişkin bir diğer ağır tanıklık ise Kalbinur Sıdık’tan geldi. Sıdık, tutuklulara elektroşokla işkence uygulandığını belirterek, “Elektro şok cihazlarıyla mahrem yerlerine zarar veriyorlar. Çığlık sesleri hâlâ aklımda” sözleriyle yaşananları aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birden fazla kamp tanığının birbirini tamamlayan anlatımları, Doğu Türkistan’daki baskının mahiyetini daha da ağırlaştırıyor. Tecavüz, işkence, zorla kısırlaştırma ve insan onurunu hedef alan uygulamalar, kamplardaki düzenin en karanlık yüzünü oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Türklere yönelik zulmün günümüzdeki halkası: Doğu Türkistan</strong></h2>

<p>Trablusgarp’tan Balkanlar’a, Kırım ve Ahıska sürgünlerinden Hocalı’ya kadar Türkler tarih boyunca büyük katliam ve sürgünlere maruz kaldı. Bugün Doğu Türkistan, Türk ve Müslüman kimliğine yönelik sistematik baskının sürdüğü başlıca coğrafyalardan biri.</p>

<h2><strong>Dünya sessiz</strong></h2>

<p>Kamplardan kurtulanların tanıklıkları ve yayımlanan raporlara rağmen birçok devlet, Çin’le ekonomik ve siyasî ilişkilerini önceleyerek Doğu Türkistan’daki zulme karşı sessiz kalıyor.</p>

<p>Ziyawudun, Sauytbay ve Sıdık’ın anlattıkları, Doğu Türkistanlı Müslüman kadınların yaşadığı dehşeti bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Bu tanıklıkların unutulması ise zulmün üzerinin örtülmesine ve Pekin yönetiminin baskı düzeninin sürmesine hizmet ediyor.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/cin-zulium.jpg" type="image/jpeg" length="30950"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="78693"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="49485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu
                                


 Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!
 Müslüman Anadolu, sapkın LGBT...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="43351"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.

Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="45644"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="32729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="21048"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="14504"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="83808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laikl...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="78680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="68469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="93694"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.

Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı....]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="45583"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="47409"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="51599"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
