<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 13 Aug 2026 02:18:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Fidan Türkiye'nin Libya'daki yapıcı rolünü sürdüreceğini belirtti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/disisleri-bakani-fidan-turkiyenin-libyadaki-yapici-rolunu-surdurecegini-belirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/disisleri-bakani-fidan-turkiyenin-libyadaki-yapici-rolunu-surdurecegini-belirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Libya'nın doğusu ile batısı arasındaki müzakereler hakkındaki izlenimlerinin olumlu olduğunu ve birleşmeye yönelik büyük destek gördüğünü belirterek, 'Buradaki yapıcı rolümüzü, ara bulucu rolümüzü yürütmeye devam edeceğiz.' dedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakan Fidan, Libya ziyareti çerçevesinde Trablus ve Bingazi'de gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından Bingazi'den ayrılmadan önce basın mensuplarına değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Fidan, 'Devrimin başından beri maalesef Libya'da son 15 yıldır çok ciddi, çalkantılı bir döneme şahit olduk. 2019'dan itibaren de savaşsız, sakin bir dönem var.' diyerek, Libya'daki sessizlik sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürüttükleri dış politikanın yapıcı katkısı olduğunu söyledi.</p>

<p>Trablus ve Bingazi'de binaların yükseldiğini ve Türk müteahhitlerin Libya'da büyük işlere imza attığını dile getiren Fidan, işbirliğinin güçlendiğine işaret etti.</p>

<p>Fidan, dün Trablus'ta Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Libya Yüksek Devlet Konseyi (Senato) Başkanı Muhammed Miftah Takala ve diğer yetkililerle bir araya geldiğini aktararak, 'Trablus'ta Milli Birlik Hükümeti tarafında gerçekten Libya'nın tekrar birleşmesine, doğu-batı birleşmesine büyük bir destek var. Müzakerelere giriyorlar ama belli şartlar var.' dedi.</p>

<p>Bugün de Bingazi'yi ziyaret ederek Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanı Halife Hafter, Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Yeniden İmar Fonu Başkanı Bilkasım Hafter ile görüştüğünü anımsatan Fidan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>'Bunların hepsi Bingazi'de kilit aktörler ve onların da Libya'nın bütünleşmesine, birleşmesine verdiği büyük bir destek var. Türkiye'nin hem doğuyla hem batıyla eşit düzeyde ilişkileri yürütmesi ve Libya'nın gerçekçi ve samimi bir şekilde birliğini, bütünlüğünü isteyen bir ülke olması burada çok büyük bir takdir görüyor. Cumhurbaşkanımız gibi büyük bir liderin, Türkiye gibi güçlü bir ülkenin de böyle bir politikayı ortaya koyması bu politikanın da kıymetini değerini daha çok artırıyor.'</p>

<p>Fidan, Libya'nın doğusunda ve batısındaki liderlerin, ülkenin bütünleşmesi durumunda ortaya çıkacak güç potansiyeli ve refahın farkında olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ülkenin bütünlüğünün Libya'nın sorunlarını çözmekle kalmayıp Afrika'nın tamamına, İslam dünyasına ve bölgeye büyük katkı sunacağına işaret eden Fidan, Libya'dan iyimser ayrılacağını söyledi.</p>

<p>Fidan, 'Bazı engeller var. O engellerle ilgili hem içeride gittiğimiz zaman başka ilgili kurumlarımızla da ve arkadaşlarımızla da konuşacağız. Başka ülkelerle de bazı istişarelerde bulunmamız lazım.' diyerek, müzakereler hakkında 'olumlu' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>'Buradaki yapıcı rolümüzü, arabulucu rolümüzü yürütmeye devam edeceğiz. Amerika'nın ortaya koyduğu bir kağıt var. O kağıtta da bazı hususlar var. Bizimle istişare halinde gidiyorlar.' ifadelerini kullanan Fidan, ABD, Mısır ve başka bölge ülkeleriyle istişare halinde süreci ilerlettiklerini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Libya'daki iş potansiyeli</strong></h2>

<p>Fidan, hem Bingazi'de hem de Trablus'ta Türkiye ile ilişkiler açısından ciddi ilerleme kaydedildiğini belirterek, 'Türk firmalarının ortaya koyduğu profesyonel, nitelikli ve kaliteli çalışmalar her iki tarafta da ciddi şekilde takdir ve tasvip ediliyor, dolayısıyla daha çok Türk firmasının buraya gelmesi gerekiyor.' dedi.</p>

<p>Libya'daki görüşmelerinde yalnızca Türk müteahhitlik firmalarının değil, sanayi şirketlerinin de ülkede fabrika açmasına ihtiyaç olduğunu sık sık dile getirdiğini aktaran Fidan, Libya'da enerji kaynaklarının bol, işçiliğin ucuz, pazar erişiminin de belli ürünler için kolay ve avantajlı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Fidan, Türkiye'nin Libya'daki her iki tarafla stratejik, güvenlik ve askeri alanların yanı sıra siyasi ve ticari ilişkilerinin de son derece iyi olduğunu belirterek, 'Hem doğuyla hem de batıyla ortaya koyduğumuz bu iyi ilişkileri, iki tarafın da birleşmesi tek, egemen, bağımsız Libya'nın ortaya çıkması için kullanmaya çalışıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Yarın Mısır'ı ziyaret edeceğini dile getiren Fidan, başta Körfez ve Filistin'deki sorunlar olmak üzere bölgesel meselelerin çözümü için yakın çalıştıkları Mısır'ı 'dost ve müttefik' bir ülke olarak nitelendirdi.</p>

<p>aa</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/disisleri-bakani-fidan-turkiyenin-libyadaki-yapici-rolunu-surdurecegini-belirtti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 23:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/hfidanlibya.webp" type="image/jpeg" length="94880"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamas: Filistin seçimlerine geniş bir ulusal ittifakla katılmayı hedefliyoruz]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/hamas-filistin-secimlerine-genis-bir-ulusal-ittifakla-katilmayi-hedefliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/hamas-filistin-secimlerine-genis-bir-ulusal-ittifakla-katilmayi-hedefliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamas Siyasi Büro Üyesi ve Ulusal İlişkiler Ofisi Başkanı Husam Bedran, Hamas'ın Filistin seçimlerine 'mümkün olan en geniş ulusal ittifak' içinde katılacağını belirtti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hamas'a bağlı 'El-Aksa' kanalına konuşan Bedran, seçimlere katılacak gruplar ve taraflara 'şartlar dayatılmasını' reddettiklerini söyledi.</p>

<p>Bedran, 'Hiç kimsenin seçimlere katılım için siyasi bir şart koşma veya tarafları kendi programına bağlı kılma hakkı yok.' dedi.</p>

<p>Hamas'ın yanı sıra Filistinli grupların ve seçim bloklarının çoğunun da bu yaklaşımı reddettiğini belirten Bedran, Seçim Komisyonu ve Filistin yargısının, 'halkın kendi siyasi programını seçme özgürlüğünü' güvence altına alma yönünde çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.</p>

<p>Bedran, seçimleri, 'Filistin'deki mevcut durumu değiştirmek ve yaklaşık 20 yıldır devam eden ulusal kararlarda tekelleşme haline son vermek için tarihi bir fırsat' olarak niteledi.</p>

<p>- Seçim çağrısının zamanlamasına eleştiri</p>

<p>Bedran, seçim çağrısının zamanlamasını ve uygulanma mekanizmalarını da eleştirerek çağrının 'ulusal uzlaşı olmadan' yapıldığını kaydetti.</p>

<p>Seçim çağrısının hukuken yaklaşık 20 yıl geciktiğini savunan Bedran, Filistin yönetiminin zamanlama ve mekanizmaları belirlerken tek başına hareket ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bedran, 2006 ve 2021'deki seçim süreçlerinin aksine mevcut sürecin ayrıntılı bir ulusal uzlaşıya dayanmadığını ifade etti.</p>

<h2><strong>Kudüs ve Mescid-i Aksa Hamas'ın öncelikleri arasında</strong></h2>

<p>Kudüs meselesine dair Bedran, Mescid-i Aksa ve Kudüs'ün Filistin, Arap, İslam ve uluslararası düzeylerde 'çatışmanın özü ve Filistin davasının başlığı' olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Bedran, İsrail'i Gazze Şeridi'ndeki 'vahşetten' yararlanarak Mescid-i Aksa'daki mevcut statükoyu değiştirmeye çalışmakla suçlayarak, Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın Hamas'ın siyasi faaliyetlerinde öncelikli konular arasında yer aldığını belirtti.</p>

<h2><strong>Kanayan yara: Filistinli esirler meselesi</strong></h2>

<p>Filistinli esirler konusunda ise Bedran, bu meselenin İsrail ile süregelen çatışmada 'kanayan bir yara' olduğunu söyledi.</p>

<p>Hamas'ın esirlerin özgürlüğünü ve hapishanelerdeki yaşam koşullarının iyileştirilmesini öncelikleri arasında tuttuğunu belirten Bedran, konunun ulusal, uluslararası ve siyasi düzeylerde sürekli gündemde olduğunu kaydetti.</p>

<p>Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 28 Kasım 2026'da milletvekili seçimlerinin yapılacağını, ardından Ulusal Konseyin oluşturulacağını ve 2027'de devlet başkanlığı seçimlerinin gerçekleştirileceğini açıklamıştı.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/hamas-filistin-secimlerine-genis-bir-ulusal-ittifakla-katilmayi-hedefliyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 23:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/01/hamasbayrakq-1.jpg" type="image/jpeg" length="60643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapkın zümreden çocuklara açık saldırı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sapkin-zumreden-cocuklara-acik-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sapkin-zumreden-cocuklara-acik-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsanlığa savaş açan ve kendilerini "trans kız grubu" olarak pazarlayan bir güruh, milletin mukaddesatına ve çocuklara kastederek zehir saçmaya kalkıştı. Sapkınlara karşı Müslüman Anadolu'nun yükselen haklı tepkisi üzerine adlî makamlar ve ilgili Bakanlık harekete geçti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kendilerini "Türkiye'nin ilk trans kız grubu" maskesiyle takdim eden cinsiyet tahrifçisi sapkınlar, yayınladıkları bir video ile milletin ahlâkına savaş açtıklarını duyurdu. "Çakma" isimli ifsat grubu, çocukları hedef alarak "küçük trans çocuklara örnek olacağız" hezeyanında bulundu. Aile yapısını ve çocukları doğrudan zehirlemeyi hedefleyen bu sapkın çıkış, sosyal medyada ve milletin her kesiminde tepkilere sebep oldu. Müslüman Anadolu, çocukların istismarına zemin hazırlayan bu rezilliğe derhâl dur denilmesi için yetkilileri vazifeye çağırdı.</p>

<h2><strong>Bakanlıktan suç duyurusu ve erişim engeli talebi</strong></h2>

<p>Yükselen tepkilerin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı harekete geçti. Bakanlık, söz konusu sapkın zümrenin paylaşımları hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ve tecavüzkâr muhtevalara erişim engeli talep edildiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlık tarafından yapılan resmî açıklamada; bahsi geçen paylaşımların müstehcenlik ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik cürümleri çerçevesinde değerlendirilmesi istendiği belirtilerek, çocukların her türlü ihmal, istismar ve ifsattan korunmasının mecburî olduğu ifade edildi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sapkin-zumreden-cocuklara-acik-saldiri</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 22:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/cakma-1.webp" type="image/jpeg" length="73540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mossad’da üst düzey tasfiye]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/mossadda-ust-duzey-tasfiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/mossadda-ust-duzey-tasfiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail basını, Mossad Başkanı Roman Gofman’ın İran’da rejim değişikliği hedefleyen planın başarısızlığa uğramasının ardından teşkilatın üst düzey kadrolarında tasfiyeye gittiğini yazdı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görevden almaların, Mossad’ın İran politikasını ve liderlik yapısını yeniden şekillendirmeyi amaçlayan daha geniş kapsamlı bir yapılanmanın parçası olduğu belirtiliyor.</p>

<p>İsrail'in 12. Kanalı, Perşembe akşamı Mossad Başkanı Roman Gofman'ın, "İran rejimini devirme" hedefine ulaşılamaması nedeniyle istihbarat teşkilatındaki üst düzey isimleri görevden aldığını bildirdi.</p>

<p>Kanala göre ihraçlar arasında göreve gelmesinin üzerinden yalnızca birkaç ay geçen Mossad İstihbarat Direktörü ile İran Dairesi Başkanı yer alıyor. Her iki ismin kimliği kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>

<p>Haberde söz konusu planın, ABD ile ortaklaşa geliştirilen iddialı ve karmaşık bir operasyon olduğu belirtildi. Plan; muhalif gruplar da dahil olmak üzere İran içindeki hareketlerin desteklenmesini ve buna paralel olarak geniş çaplı bir İsrail-ABD hava şemsiyesinin devreye sokulmasını öngörüyordu.</p>

<p>Ancak değerlendirmelere göre plan ya tamamen başarısız oldu ya da hiçbir zaman uygulama aşamasına geçemedi.</p>

<p>Kanalın aktardığı güvenlik kaynaklarına göre Mossad Başkanı ile görevden alınan isimler arasındaki ilişki başından beri sorunluydu. Görevden almalar aynı zamanda Gofman'ın teşkilatın liderlik yapısını yeniden şekillendirmek ve önceliklerini —özellikle İran dosyasında— yeniden belirlemek amacıyla yürüttüğü iç yeniden yapılanma sürecinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Uluslararası raporlara atıfla aktarılan bilgilere göre plan, Tahran'daki yönetimin değiştirilmesine yönelik senaryolar içeriyor ve Amerikalı taraflarla "rejim sonrası dönem" üzerine koordinasyon yapıldığına dair bilgiler de gündeme gelmişti. Ne var ki tüm bu girişimler erken aşamada tökezledi; projenin rafa kaldırılması ve sorumluların hesap vermesiyle sonuçlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen 13 Mart'ta düzenlediği basın toplantısında "İran rejimini devirmenin" güçlüğünü kabul ederek "Bunun gerçekleşeceği kesin değil" demişti.</p>

<p>Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump daha önce çeşitli vesilelerle İranlıları hükümetlerine karşı harekete geçmeye davet etmişti; ancak bu çağrılar karşılık bulmadı.</p>

<p>Geçen 28 Şubat'ta ABD ve İsrail İran'a yönelik bir savaş başlattı. Tahran'ın açıklamalarına göre bu saldırılarda 3 binden fazla kişi hayatını kaybetti; İran ise bölgede gerçekleştirdiği karşı saldırılarda Amerikalı ve İsrailli kayıplar verildiğini ileri sürdü.</p>

<p>Geçen 18 Haziran'da Washington ile Tahran bir mutabakat muhtırası imzalayarak nihai bir anlaşmaya ulaşmak amacıyla müzakerelere başladı. Ancak Hürmüz Boğazı'nda serbest ve güvenli geçişin güvence altına alınması meselesinde taraflar arasında anlaşmazlıklar baş gösterdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/mossadda-ust-duzey-tasfiye</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/mossadtasfiye.webp" type="image/jpeg" length="84330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli:  Kaybedecek vaktimiz yok, hukuki ve idari süreçler hayata geçirilmeli]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/bahceli-kaybedecek-vaktimiz-yok-hukuki-ve-idari-surecler-hayata-gecirilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/bahceli-kaybedecek-vaktimiz-yok-hukuki-ve-idari-surecler-hayata-gecirilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli, TBMM'de kabul edilen Terörsüz Türkiye yasasına ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Bahçeli açıklamasında "Kaybedecek vaktimiz yoktur. Türkiye'nin istikameti bellidir. Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye'nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şartlarından biridir" ifadelerine yer verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabulüne ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Gazi Meclisi tarafından ve milli iradeyle kabul edilen Kanun'un, terörü sınırların ötesinden olduğu kadar ülke içinden de besleyen siyasi, sosyolojik ve silahlı mahfilleriyle beraber kökünden tasfiye etme mecburiyetinin hukuk sahasındaki mütemmim ve müessir neticesi olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:</p>

<p>"Türkiye'nin terörden bütünüyle arındırılması yalnızca dağdaki silahlı unsurun etkisizleştirilmesi ve örgütsel kapasitenin zayıflatılmasıyla mahdut bir güvenlik meselesi olmayıp terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulmasını, milletimizin arasına etnik veya mezhebi mülahazalarla sokulmak istenen ihtilaf ve husumet damarlarının kesilmesini ve devletimizin egemenlik hukukunun hiçbir gayrimeşru odağın, vekalet unsurunun yahut harici hesap sahiplerinin müdahalesine açık bırakılmaksızın ülkenin tamamında tartışmasız biçimde hakim kılınmasını ihtiva eden çok katmanlı bir milli güvenlik meselesidir. 22 Ekim 2024 tarihinde Milliyetçi Hareket Partisi Grup Toplantımızda ilk defa dile getirdiğimiz Terörsüz Türkiye iradesinin fikri, siyasi ve stratejik membaı da tam olarak bu hakikatin özünde aranmalıdır."</p>

<h2><strong>"TERÖR MESELESİ ERTELENEMEZ BİR MİLLİ BEKA ZARURETİ HALİNE GELMİŞTİR" </strong></h2>

<p>Zamanın kendilerini haklı çıkardığına dikkati çeken Bahçeli, "Türkiye'nin mücavir coğrafyasında terör örgütlerinin ve vekalet unsurlarının jeopolitik nüfuz mücadelelerinde araçsallaştırıldığı etnik ve mezhebi farklılıkların bölgesel hesapların manivelasına dönüştürüldüğü bir süreçte, Türkiye'nin terör meselesini kendi milli iradesi içerisinde nihai surette çözüme kavuşturması ertelenemez bir milli beka zarureti haline gelmiştir." ifadesine yer verdi.</p>

<p>Bahçeli, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarıyla başlayarak İran'ın bölgedeki üçüncü ülkeleri ve askeri hedefleri de içine alan mukabeleleriyle genişleyen çatışma sarmalının bölgesel bir ihtilafın ne kadar kısa sürede sınırları aşan ve birbirine eklemlenen krizler silsilesine dönüşebileceğini gösterdiğini vurguladı.</p>

<p>Söz konusu çatışmanın, enerji arzından küresel ticarete kadar geniş bir sahada bölgenin geleceğiyle beraber küresel istikrarı da tehdit eden bir mahiyet kazandığının altını çizen Bahçeli, şunları kaydetti:</p>

<p>"Gerek terör şebekesi İsrail'in Gazze'de akıttığı kan henüz durmamışken Lübnan ve İran'a kadar genişlettiği saldırganlık ve çatışma siyaseti gerekse İran'ın üçüncü ülkeleri de hedef alan mukabeleleri, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüseferi sekteye uğratan hamleleri ve Körfez'e yayılan tehditleri bölgemizde harlanan ateşin yeni devletleri, yeni cepheleri ve yeni çatışma sahalarını içine çekebilecek tehlikeli bir yayılma istidadı taşıdığını açıkça göstermiştir. İşte bu şartlar altında Türkiye’nin kendi iç cephesinde terörün açtığı bütün gedikleri kapatması, hayati bir mesele haline gelmiştir. Bu doğrultuda Terörsüz Türkiye hedefi Türkiye'ye karşı yaklaşık yarım asırdır kullanılan en kanlı jeopolitik müdahale vasıtalarından birini, onu sevk ve idare eden gafillerin elinden geri dönmemek üzere alma gayesi üzerine bina edilmiştir. Nitekim 22 Ekim 2024'te yaptığımız çağrıyla başlayan, PKK terör örgütünün fesih ve silah bırakma istikametinde gelişen safhalarla somutlaşan, meselenin TBMM eliyle milli iradenin denetimine alınmasıyla yeni bir mahiyet kazanan silsile ile devam eden süreç Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgesel şartların doğru okunmasıyla tayin edilmiş, her merhalesi bir öncekini ikmal eden bir bütüne vücut vermiştir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"TERÖRÜN YENİDEN ÜRETİLMESİNE HİÇBİR SURETTE İMKAN TANIMAMAK GEREKİR" </strong></h2>

<p>MHP Genel Başkanı Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Devletimizin bükülmez bileği ile toplumsal bütünleşmeyi, Terörsüz Türkiye hedefi ile 'Terörsüz Bölge' ülküsünü aynı stratejik istikamette buluşturan bütüncül bir irade, nihayet hayat bulmuştur. Gazi Meclisimizin iradesiyle hukuki bir zemine kavuşan Terörsüz Türkiye hedefinde bundan sonraki safhanın kutup yıldızı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ağır bedeller ödeten terör belasını gelecek nesillerimizin omuzlarına bir yük olarak bırakmadan devlet ve toplum hayatımızdan bütünüyle çıkarmak, terörün silahla ulaşamadığı çeşitli hedeflerin farklı kisveler altında ve vasıtalar aracılığıyla yeniden üretilmesine hiçbir surette imkan tanımamak olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün, Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir."</p>

<p>Bahçeli, kabul edilen Kanun'un terör örgütünün ve onunla iltisaklı yapılanmaların fiili varlıklarına son verdiğinin, kontrol ettikleri silah ve mühimmatın teslim edildiğinin, örgütsel komuta ve sevk kabiliyetinin ortadan kalktığının yetkili devlet kurumlarınca tespit ve teyit edilmesini müteakip işletilecek hukuki mekanizmaları ihtiva etmesinin düzenlemenin maksadını bütün açıklığıyla ortaya koyduğunu aktardı.</p>

<p>Çarpıtmalara, savrulmalara ve hamasi kılıflara sokulmuş laf ebeliğine, siyasi cambazlıklara lüzum olmadığını belirten Bahçeli, "Söz konusu Kanun'u peşin hükümlerle çepeçevre sarılmış sözde muhalif nazardan değil, lafzıyla ve gerekçesiyle birlikte millet lehine doğuracağı önemli sonuçları dikkate alarak Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin cephesinden okumak lazımdır." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TARİHİN KARANLIK SAYFALARINA GÖMÜLDÜĞÜNÜN EN AÇIK TESCİLİ OLACAKTIR"</strong></h2>

<p>Şehitlerin hatırası ile gazilerin fedakarlığına dair en küçük bir tereddüdün dahi zihinlerde yer bulmasına müsaade edilmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:</p>

<p>"Türkiye bugün terörü tarihe havale edebilecek bir kudrete erişmişse bunun temelinde, vatan toprağının her karışını canıyla müdafaa eden aziz şehitlerimizin mübarek kanı, bedeninde patlama izleri ve şarapnel parçalarıyla yaşayan gazilerimizin destansı fedakarlığı, üç bin yıllık şanlı tarihiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Emniyet Teşkilatımızın, Jandarmamızın, güvenlik korucularımızın ve bütün güvenlik unsurlarımızın yıllara yayılan mücadelesi ile milletimizin sergilediği metanet bulunmaktadır. Terörün bütünüyle tasfiye edilmesi bu toprakları bizlere vatan kılan kahramanlarımızın mücadelesinin boşa çıkmadığının, terör örgütü PKK'nın ve onun bütün uzantılarının tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğünün en açık tescili olacaktır."</p>

<h2><strong>"KAYBEDECEK VAKTİMİZ YOKTUR" </strong></h2>

<p>Kanun'un kabulüyle birlikte ulaşılan merhalenin bir nihayet değil, esasen hukuki ve idari bakımdan daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğunun da unutulmaması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:</p>

<p>"Kaybedecek vaktimiz yoktur. Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip öngörülen hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi, kurumlar arasında herhangi bir yetki ve koordinasyon boşluğunun meydana gelmesine izin verilmemesi ve ortaya çıkan tarihi fırsatın çeşitli gayri milli cephe, söylem ve söylevlerin istismar alanına dönüşmesine kati surette müsaade edilmemesi gerekmektedir. Türkiye'nin istikameti bellidir. Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye'nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şartlarından biridir. Yıllarca terörün korku iklimi altında ekonomik, sosyal ve beşeri potansiyelini tam olarak harekete geçiremeyen bölgelerimizin yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam imkanlarıyla buluşturulması, devlet ile vatandaş arasına örülmeye çalışılan suni mesafelerin ortadan kaldırılması ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlığının müşterek tarih, kader ve birlikte yaşama ülküsü üzerinde daha da kuvvetlendirilmesi, terörün kalıcı tasfiyesinin somut neticeleri olacaktır."</p>

<p>Bahçeli, "Ben Allah'tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar.” diyen merhum şair Ziya Gökalp'in duasının Terörsüz Türkiye idealinin en sade ve en samimi hülasası olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ulaşılan bu tarihi merhalenin aziz millete, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve bölgenin huzur, istikrar ve selametine hayırlı neticeler getirmesini temenni eden Bahçeli, vatanın birliği ve devletin bekası uğruna canlarını feda eden aziz şehitleri rahmet ve minnetle yad etti, kahraman gazilere hürmet ve şükranlarını sundu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/bahceli-kaybedecek-vaktimiz-yok-hukuki-ve-idari-surecler-hayata-gecirilmeli</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 20:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/bahceliaciklama.webp" type="image/jpeg" length="21938"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Filistin davası insanlığın ortak imtihanıdır"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/filistin-davasi-insanligin-ortak-imtihanidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/filistin-davasi-insanligin-ortak-imtihanidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye resmî ziyarette bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya gelerek ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. Görüşmede terörist İsrail'in bölgede estirdiği terör ve Filistin halkının meşru hakları ele alındı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Netanyahu hükümetinin Filistin davasını dünya gündeminden tamamen düşürmeyi hedeflediğini, fakat bu kirli planın asla başarıya ulaşamayacağını vurguladı. Terörist İsrail’in Batı Şeria ve Kudüs’teki zorbalıklarına dikkat çeken Erdoğan, egemen Filistin Devleti’nin varlığını hedef alan bu adımlara kayıtsız kalınamayacağını belirtti.</p>

<p>Filistin’e destek vermenin başta İslâm dünyası olmak üzere her ferdin ve tüm insanlığın ortak vazifesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan; Gazze’nin yeniden imarı, emniyetin sağlanması ve 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti’nin vücut bulması için mücadelenin devam edeceğini altını çizerek belirtti. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa ve mukaddes mekânların statükosunu bozmaya dönük provokasyonlara karşı tavizsiz davranılacağı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Abbas'tan Türkiye'ye teşekkür</strong></h2>

<p>Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise konuşmasında, Filistin halkının haklı davasına ve mücadelesine sağladığı desteklerden dolayı Türkiye’ye ve Türk halkına şükranlarını sundu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/filistin-davasi-insanligin-ortak-imtihanidir</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 18:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/erdabbas.webp" type="image/jpeg" length="38196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yalova'da F-16 savaş uçağı düştü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yalovada-f-16-savas-ucagi-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yalovada-f-16-savas-ucagi-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’deki 1. Ana Jet Üs Komutanlığı bünyesindeki Ceylan Filo’ya ait F-16 savaş uçağı, Yalova semalarında eğitim uçuşu yaptığı esnada kaza kırıma uğradı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çiftlikköy ilçesine bağlı Taşköprü beldesinde bulunan 18. Ana Jet Üssü yakınlarına düşen uçakta hemen yangın çıkarken bölgeden yoğun dumanlar yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Pilotun sağlık durumu iyi</strong></h2>

<p>Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, arama kurtarma ve güvenlik ekibi sevk edildi. Kaza anında atlama sistemini kullanarak kurtulmayı başaran pilot, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Pilotun sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.</p>

<h2><strong>Bölgede güvenlik tedbirleri alındı</strong></h2>

<p>Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta yaptığı açıklamada, olayda herhangi bir sivil veya askerî personelde can kaybı yaşanmadığını belirtti. Kazanın tek taraflı gerçekleştiğini kaydeden Usta, uçağın muhtemelen teknik bir aksaklık sebebiyle düştüğünü ve kaza kırım ekibinin incelemelerine başladığını ifade etti.</p>

<h2><strong>Milli Savunma Bakanlığından açıklama</strong></h2>

<p>Milli Savunma Bakanlığı da kaza kırımına ilişkin resmî bir açıklama yayımladı. Bakanlık, pilotun kurtulduğunu doğrulayarak kaza kırımın asıl sebebinin detaylı teknik incelemeler neticesinde ortaya çıkacağını kamuoyuna duyurdu. Ekiplerin olay yerindeki güvenlik ve inceleme çalışmaları sürüyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yalovada-f-16-savas-ucagi-dustu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yalovaucak.webp" type="image/jpeg" length="48359"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran ve ABD'den geçici ateşkes anlaşması]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-ve-abdden-gecici-ateskes-anlasmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-ve-abdden-gecici-ateskes-anlasmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistanlı yetkililer, İran ile ABD'nin yeni bir geçici ateşkes anlaşması üzerinde anlaştığını bildirdi. Anlaşmanın taraflara kalıcı bir ateşkes için zaman kazandırmayı amaçladığı ifade edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran'ın ateşkes anlaşmasınI uzatmak için uzlaştığını belirten Pakistanlı kaynaklar, tarafların müzakereleri sürdüreceğini kaydetti. Kaynaklar, yeni anlaşmanın kapsamlı bir barış sağlanması için İran ile ABD'ye zaman kazandıracağını belirtti.</p>

<p>Anlaşma haberinin iki ülke arasındaki tansiyonu düşürmesi beklenirken, İran Sınır Muhafızları Komutanı Tuğgeneral Ali Ekber Cavidan ABD'nin İran'a kara saldırısı düzenleyeceği iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Cavidan, ABD'nin ülkeye kara saldırısı düzenleyeceği yönündeki iddiaları "hayal ürünü" olarak nitelendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ATEŞKES GÖRÜŞMELERİ DEVAM EDECEK</strong></h2>

<p>AA'ya konuya ilişkin bilgi veren arabuluculuk sürecine yakın bir kaynak, tarafların, arabuluculara sürenin uzatılmasına ilişkin onaylarını ilettiğini aktarırken, ateşkesin 17 Ağustos'tan sonra ne kadar süreyle uzatılacağına ilişkin ise taraflarla temasların devam ettiğini dile getirdi.</p>

<p>ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşı sonlandırmak için Washington ile Tahran, 17 Haziran'da İslamabad Mutabakatı'nı imzalamış, mutabakatla nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi belirlenmişti.</p>

<h2><strong>SINIR MUHAFIZLARI TAM HAZIRLIKLI</strong></h2>

<p>Cavidan, ABD'nin ülkeye kara saldırısı planladığına dair iddiaları yorumladı.</p>

<p>Böyle bir ihtimalin olmadığını savunan Cavidan, "Bu tür açıklamalar çoğunlukla hayal ürünüdür ve düşmanlar tarih boyunca bu tür iddiaları birçok kez dile getirmiştir. Düşmanların hareketleri ülkenin otoritesini ve güvenliğini asla sarsamaz." dedi.</p>

<p>ABD ve İsrail'in başlattığı savaşa işaret eden Cavidan, saldırılarda ülkede birçok komutan ve generalin öldüğünü ancak silahlı kuvvetlerin otoritesine, yapısına veya operasyonel kapasitesine hiçbir zarar gelmediğini öne sürdü.</p>

<p>Sınır muhafızlarının herhangi bir saldırıya "tam hazırlıklı" olduğunu dile getiren İranlı komutan, "Ülkenin sınırları güvenli ve istikrarlıdır ve sınır muhafızları konuşlanmıştır. İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırıya izin vermeyeceklerdir." diye konuştu.</p>

<p>ABD, 17 Haziran'da imzalanan mutabakata rağmen 8 Temmuz'da İran'a yeniden saldırılar başlattığı dönemde İran'ın güneyindeki köprüler ve geçitler dahil sivil altyapıyı hedef almıştı. ABD'nin bu eylemlerle İran'a güneyden bir kara saldırısına zemin hazırlamaya çalıştığına dair iddialar uluslararası basında yer almıştı. ABD Başkanı Donald Trump da İran'ın Basra Körfezi'ndeki ana petrol terminali Hark Adası'nı "ele geçirmek" istediğini belirtmişti.</p>

<h2><strong>TAHRAN'DA GÖRÜŞME</strong></h2>

<p>İran ile ABD arasındaki müzakerelerin arabulucusu Pakistan'ın İçişleri Bakanı Muhsin Rıza Nakvi, sabah saatlerinde Tahran'da Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir araya gelmişti. Görüşmede, İran ve Pakistan arasındaki "ayrıcalıklı ilişkileri ve derin bağları" vurgulayan Pezeşkiyan, İran'ın iki ülke arasındaki ilişkileri derinleştirmeye ve siyasi, ekonomik, ticari, kültürel ve güvenlik alanlarında işbirliğini genişletmeye hazır olduğunu dile getirmişti.</p>

<p>Pakistan İçişleri Bakanı Nakvi da Tahran ziyaretinin amacının, İran İçişleri Bakanı İskender Mumini'nin Pakistan'a yaptığı son ziyaret sırasında varılan anlaşmaları ve mutabakatları takip etmek olduğunu söylemişti.</p>

<p><i>Kaynak: Habertürk</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-ve-abdden-gecici-ateskes-anlasmasi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/iran-abd-gecici-anlasma.jpg" type="image/jpeg" length="24368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmanlı mezarlıkları sahipsiz mi? Tarih göz göre göre kayboluyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/osmanli-mezarliklari-sahipsiz-mi-tarih-goz-gore-gore-kayboluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/osmanli-mezarliklari-sahipsiz-mi-tarih-goz-gore-gore-kayboluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı mezarlıkları, bu topraklarda yaşamış insanların isimlerini, ailelerini, mesleklerini, inançlarını ve hayat hikâyelerini bugüne taşıyan büyük bir tarih arşivi. Ancak asırlardır ayakta duran bu hafıza bugün kırılan şahideler, silinen kitabeler, devrilen taşlar ve bakımsızlığa terk edilen hazirelerle göz göre göre kayboluyor. Araştırmacı Abdüssamed Aydın’ın gündeme getirdiği Safiye Hanım’ın mezar taşı ise memleketin dört bir yanında yaşanan bu büyük ihmalin örneklerinden biri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aydın’ın paylaştığı mezar taşında yer alan “esnâ-yı zikirde irtihal eden” ifadesi, Safiye Hanım’ın zikir esnasında vefat ettiğini bildiriyor. Birkaç kelimelik kitabe, asırlar önce yaşamış bir Osmanlı hanımının son anından bugüne ulaşan kıymetli bir kayıt niteliğinde. Taşın üzerindeki satırlar dönemin dilini, inancını, ölüm anlayışını ve insanını anlatırken, bu tarihî vesika bugün aşınarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.barandergisi.net/vidyome/embed/77226" webkitallowfullscreen=""></iframe></p>

<h2><strong>Osmanlı arşivi çürüyor</strong></h2>

<p>Mesele tek bir mezar taşıyla sınırlı kalmıyor. İstanbul Kireçburnu Mezarlığı'nda Osmanlı döneminden kalan çok sayıda mezar taşının kırıldığı ve mezar yerlerinin kaybolmaya başladığı daha önce kamuoyuna yansıdı. 1800'lü yıllardan kalan bazı kabirlerin üzerine yeni mezarların yapıldığı dahi tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Edirnekapı'daki Necatibey Mezarlığı'nda da Osmanlı'nın önemli ailelerinden Dürrizadeler ve Paşmakçızadelere ait tarihî kabirlerin bulunduğu alandaki taşların devrildiği, kitabelerin okunamaz hâle geldiği ve bazı tarihî mezar taşlarının geçmişte duvar malzemesi olarak kullanıldığı da ortaya çıkmıştı.</p>

<p>Osmanlı'ya 88 yıl başkentlik yapan Edirne'de de tablo farklı değil. Beylerbeyi Camii çevresindeki tarihî mezar taşlarının yok olma riski taşıdığı uzmanlar tarafından yıllardır dile getiriliyor. Tokat Erbaa Ulu Camii Haziresi üzerine yapılan akademik araştırmalarda ise bazı Osmanlı mezarlarının tamamen ortadan kalktığı, bazılarının kırıldığı ve ayakta kalan taşların tedbir alınmadığı takdirde aynı akıbete uğrayacağı kayda geçirildi.</p>

<h2><strong>Belediyeler ve ilgili kurumlar neyi bekliyor?</strong></h2>

<p>Ortada cevap bekleyen açık bir soru var: Belediyeler, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve ilgili kurumlar yüzlerce yıllık mezar taşlarının durumunu neden sistemli biçimde takip etmiyor? Şehir meydanlarına, parklara, peyzaj çalışmalarına ve milyonlarca liralık gösterişli projelere bütçe ayrılırken birkaç metre ötedeki ecdat mezarlarının kırılmasına, kitabelerinin silinmesine ve bazılarının bütünüyle ortadan kalkmasına nasıl seyirci kalınabiliyor?</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>“Ecdat” nutukları mezar taşlarını kurtarmıyor</strong></h2>
</section>

<section dir="auto">
<p>Türkiye’de “tarihimize, kültürümüze, ecdadımıza sahip çıkıyoruz” sözleri sıkça tekrarlanıyor. Ancak sahip çıkmanın ölçüsü, geride bırakılan emanete gösterilen ihtimamdır. Osmanlı mezar taşları; sarığı, kavuğu, fesi, motifleri, hattı ve kitabesiyle bir devrin hafızasını taşır. Kişinin mesleğini, ailesini, memleketini, hatta Safiye Hanım örneğinde olduğu gibi son nefesini kayda geçirir.</p>

<p>Kireçburnu, Edirnekapı, Edirne ve Erbaa’daki tahribat ise bu açık hava arşivinin nasıl kaybolduğunu gösteriyor. Kitabelerin kayıt altına alınması, devrilen şahidelerin ayağa kaldırılması ve kırılan taşların onarılması artık ertelenemez bir ihtiyaç. Biz geçmişimizi müzelerde ararken şehirlerimizin ortasındaki tarihî hafıza birer birer siliniyor.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/osmanli-mezarliklari-sahipsiz-mi-tarih-goz-gore-gore-kayboluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/kabirmezar.webp" type="image/jpeg" length="26520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmanlı arşivinden petrol belgesi: Erzurum’daki rezerv 1898’de kayıtlara girmiş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/osmanli-arsivinden-petrol-belgesi-erzurumdaki-rezerv-1898de-kayitlara-girmis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/osmanli-arsivinden-petrol-belgesi-erzurumdaki-rezerv-1898de-kayitlara-girmis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[128 yıllık Osmanlı arşiv belgesi, Erzurum’daki petrol ve neft kaynaklarının Sultan II. Abdülhamid döneminde tespit edildiğini ve işletilmesi için imtiyaz süreci başlatıldığını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve tarih araştırmacısı Taner Özdemir’in dikkat çektiği Osmanlı arşiv belgesi, Erzurum’un petrol tarihine ilişkin önemli bilgiler ortaya çıkardı. Devlet Arşivleri Başkanlığı Yıldız Arşivi’nde bulunan 1898 tarihli belgede, “Erzurum dahilinde zuhur eden petrol ve neft madenleri imtiyazının Ahmed Celaleddin Paşa’ya ihalesine dair” ifadesi yer alıyor.</p>

<h2><strong>Abdülhamid döneminde petrol için imtiyaz süreci</strong></h2>

<p>Hicri 24 Rebîülâhir 1316 tarihini taşıyan belge, Erzurum’daki petrol ve neft yataklarının 19. yüzyılın sonunda Osmanlı Devleti tarafından bilindiğini ve ekonomik olarak değerlendirilmek istendiğini gösteriyor.</p>

<p>Dosyanın merkezinde ise Sultan II. Abdülhamid’in yakınındaki önemli devlet adamlarından Serhafiye Ahmed Celaleddin Paşa bulunuyor. Yıldız Sarayı çevresinde yetişen Ahmed Celaleddin Paşa, padişahın yaverliği ve Osmanlı istihbarat teşkilatının önemli makamlarından serhafiyelik görevlerinde bulunmuştu.</p>

<h2><strong>Pülk petrolüne Alman girişimci talip oldu</strong></h2>

<p>Arşiv kayıtlarında Erzurum Vilayeti’nin Tercan Kazası’na bağlı Pülk köyündeki petrol ve neft madenleri de ayrıntılı biçimde yer alıyor. Ahmed Celaleddin Paşa’nın tavsiyesi üzerine bölgedeki madenlerin işletme imtiyazının Almanya tebaasından Mösyö Şarl Rayzer’e verilmesine yönelik işlemler yürütüldüğü görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazırlanan evrakların ilgili devlet kurumlarına gönderildiği, konunun Şûrâ-yı Devlet’in gündemine kadar taşındığı ve petrol sahalarının işletilmesine ilişkin şartların belirlendiği kayıtlara yansıdı. Böylece Erzurum petrolü, Osmanlı’nın maden ve ekonomi politikalarının yanında Avrupa sermayesinin de ilgi alanına girmiş oldu.</p>

<h2><strong>Petrolün stratejik önemi erken dönemde fark edilmişti</strong></h2>

<p>19. yüzyılın sonlarında petrolün sanayi ve enerji alanındaki öneminin hızla artmasıyla Osmanlı coğrafyasındaki rezervler de devletin yakın takibine girdi. Sultan II. Abdülhamid döneminde farklı bölgelerdeki petrol kaynaklarının tespiti ve işletilmesi için çalışmalar yürütülürken Erzurum-Pülk sahası bu politikanın dikkat çekici örneklerinden biri oldu.</p>

<p>128 yıllık kayıtlar bugün yeni soruları da gündeme taşıyor. Pülk petrolünün ne kadar süre işletildiği, Alman girişimci Şarl Rayzer’in faaliyetlerinin sonuç verip vermediği ve Erzurum’un başka bölgelerinde hangi petrol ve neft yataklarının tespit edildiği, arşiv belgeleri üzerinden daha kapsamlı araştırılmayı bekliyor.</p>

<p>Kaynak: Yeni Şafak</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/osmanli-arsivinden-petrol-belgesi-erzurumdaki-rezerv-1898de-kayitlara-girmis</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/arsiv.jpg" type="image/jpeg" length="76762"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şamlı hattat Arşin: Bilgisayar bir eser ortaya çıkarabilir ancak bu eserde ruh yoktur]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/samli-hattat-arsin-bilgisayar-bir-eser-ortaya-cikarabilir-ancak-bu-eserde-ruh-yoktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/samli-hattat-arsin-bilgisayar-bir-eser-ortaya-cikarabilir-ancak-bu-eserde-ruh-yoktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şam'da 41 yıldır hat sanatı icra eden Ferac Arşin, teknolojiye rağmen el yazısının önemini vurgulayarak, bilgisayarın ortaya koyduğu eserlerde ruh olmadığını, hattatın elinden çıkan eserlerde ise ruh hissedildiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şam'ın tarihi Rükneddin Mahallesi'nde bir binanın bodrum katında çalışmalarını sürdüren Arşin, çocukluk yıllarında ilgi duymaya başladığı Arap hat sanatını 41 yıldır profesyonel olarak icra ediyor.</p>

<p>Arşin, bugün bir yandan farklı hat türlerinde eserler ortaya koyarken diğer yandan da gençlere eğitim vererek hat sanatının geleceğe taşınmasına katkı sağlıyor.</p>

<h2><strong>Uluslararası başarılar</strong></h2>

<p>Sanat yaşamı boyunca ulusal ve uluslararası platformlarda düzenlenen yarışmalarda çeşitli başarılara imza atan Arşin, İslam İşbirliği Teşkilatı'na bağlı Araştırma ve Çalışmalar Merkezi'nin 2001 ve 2004 yıllarında düzenlediği organizasyonlarda Suriye'yi temsil etti.</p>

<p>Arşin, Suudi Arabistan'da düzenlenen Arap hat sanatı yarışmasında üçüncülük, üç yıl önce Birleşik Arap Emirlikleri'nde katıldığı organizasyonda ise birincilik elde etti.</p>

<h2><strong>"Her zaman bu ölümsüz sanatı öğrenmeye ve öğretmeye özen gösterdim"</strong></h2>

<p>AA muhabirine konuşan Arşin,1980'de profesyonel olarak Arap hat sanatıyla ilgilenmeye başladığını, hayatı boyunca hattatlığın yanı sıra öğretmenlik de yaptığını söyledi.</p>

<p>Arşin, "Hat sanatını ilk dönemlerde gözlem, kitap ve makalelerin yanı sıra televizyonda yayımlanan programları takip ederek öğrendim. Her zaman bu ölümsüz sanatı öğrenmeye ve öğretmeye özen gösterdim." dedi.</p>

<p>2016 yılında Şam Üniversitesi tarafından takdir plaketiyle ödüllendirildiğini anlatan usta hattat, üniversite öğrencilerine verdiği hat eğitimi deneyimini kendisi için son derece keyifli bir süreç olarak nitelendirdi.</p>

<h2><strong>Teknolojinin hat sanatına etkisi</strong></h2>

<p>Teknolojinin gelişmesiyle insanların el yazısından uzaklaştığına ve bilgisayarlar tarafından üretilen tasarımlara yöneldiğine işaret eden Arşin, dijitalleşmenin hat sanatına etkisini şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<p>"Bilgisayar bir eser ortaya çıkarabilir ancak bu eserde ruh yoktur. Hattat kendi eliyle yazdığında ise harflerinde ve eserin tamamında bir ruh hissedersiniz."</p>

<p>Şam'ın sokaklarında hat sanatının izleri</p>

<p>Şam'ın tarih boyunca çok sayıda sanatçı ve hattata ev sahipliği yaptığını aktaran Arşin, kentin sokaklarında ve özellikle de tarihi yapılardaki süslemelerde Arap hat sanatının izlerinin görüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Arşin, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan Şam'da süslemelerde kullanılan Arap hat sanatının yapılara estetik ve zarafet kattığını dile getirdi.</p>

<h2><strong>Günün her anında kalemini ve araçlarını hazır tutuyor</strong></h2>

<p>Hat sanatının Arap ve İslam medeniyetlerinin yanı sıra Suriye kültürünün de önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Arşin, "Arap hat sanatı alanındaki çalışmalarımız aracılığıyla ülkemizin kültürel mirasını koruyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Günün her anında kalemini ve araçlarını hazır tuttuğunu belirten Arşin, gençlerin hat sanatına olan ilgisinin artmasından memnun.</p>

<h2><strong>Genç sanatçılara "sabır ve irade" çağrısı</strong></h2>

<p>Ancak yeni neslin öncekilere kıyasla daha fazla sabra ihtiyacı olduğunu belirten Arşin, şöyle konuştu:</p>

<p>"Arap hat sanatına ve bu ölümsüz sanata adım atan kişinin büyük bir sabra, iradeye ve öğrenme sevgisine sahip olması gerekir. Öğrenme sevgisi insanı hedefine ulaştırır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arşin, gençlerin bu sanatı öğrenirken "tutku, sabır, irade ve öğrenme sevgisine" sahip olmaları gerektiğinin altını çizdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/samli-hattat-arsin-bilgisayar-bir-eser-ortaya-cikarabilir-ancak-bu-eserde-ruh-yoktur</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/f-e-r-r-a-c.jpg" type="image/jpeg" length="83347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tek parti devrinde türbelere vurulan kilit: 905 türbe kapatıldı, tarihî miras harabiyete terk edildi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/tek-parti-devrinde-turbelere-vurulan-kilit-905-turbe-kapatildi-tarihi-miras-harabiyete-terk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/tek-parti-devrinde-turbelere-vurulan-kilit-905-turbe-kapatildi-tarihi-miras-harabiyete-terk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi-yazar Said Alpsoy, CHP’nin tek parti devrinde türbelere yönelik saldırılarını dönemin hatıratları, gazete kupürleri ve tarih çalışmalarından aktardığı örneklerle anlattı. 1925’te 905 türbenin kapatıldığını belirten Alpsoy; padişah türbelerinden Anadolu’daki veli kabirlerine kadar uzanan yasakların, tarihî eserleri bakımsızlığa ve tahribata sürüklediğini, bazı yerlerde türbe önünde Fatiha okunmasına dahi müdahale edildiğini aktardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet’in ilk yıllarında İslâmî hayatı kamusal sahadan tasfiye etmeye dönük baskıların en ağır cephelerinden birini tekke ve türbelerin kapatılması oluşturdu. Tarihçi-yazar Said Alpsoy, “Bütün Türbeler Kapatılacak” başlıklı yayınında döneme ilişkin çok sayıda kaynak ve hatıratı bir araya getirerek yaşananları anlattı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/wWj3Cus3u1g?si=Kt-akBP0S4J_6ekU" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<p>1925’te çıkarılan düzenlemeler sonrasında Türkiye çapında 773 tekke ile 905 türbe kapatıldı. Kapatılan yerler arasında Anadolu’da halkın hürmet gösterdiği âlim ve velilerin makamlarıyla beraber Fatih Sultan Mehmed, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman gibi Osmanlı padişahlarının türbeleri de yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Hangi türbeler kapatılacak?” Cevap: “Hepsi”</strong></h2>

<p>Kararın kapsamı 1925’teki Bakanlar Kurulu görüşmelerine ilişkin Hamdullah Suphi Tanrıöver’in hatıralarında açık biçimde görülüyor. Tanrıöver, Mustafa Kemal’e mahalle arasındaki türbelerle Osmanlı padişahları gibi “tarihimizi yapan” şahsiyetlerin türbeleri arasında ayrım yapılıp yapılmayacağını sordu. Verilen cevap tek kelimeydi: “Hepsi.”</p>

<p>Böylece mevcut zulüm birkaç mahallî türbeyle sınırlı tutulmadı. Osmanlı’nın siyasî, askerî ve manevî hafızasını temsil eden kabirler de aynı yasak kapsamına alındı.</p>

<h2><strong>Murad Hüdavendigâr’ın türbesi 17 yıl kilit altında kaldı</strong></h2>

<p>Bursa’daki Sultan I. Murad Hüdavendigâr Türbesi, Batıcı Kemalistlerin saldırılarının misallerinden biri oldu. Münevver Ayaşlı’nın 1942’de gerçekleştirdiği Bursa seyahatine ilişkin hatıratında türbenin sıkı sıkıya kapalı olduğu, camlarının kirden görünmediği, perdelerinin yırtıldığı ve içerinin toz toprak içerisinde kaldığı anlatılıyor.</p>

<p>Türbenin eski görevlisinin verdiği bilgilere göre 1925 öncesinde mekân her gün temizleniyor, gece gündüz nöbetleşe Kur’an-ı Kerim okunuyordu. Kapatma kararının ardından türbedarlar uzaklaştırıldı. Görevliler, “Para pul istemeyiz, bırakınız yine türbeye biz bakalım, temizleyelim” diyerek vazifelerini ücretsiz sürdürmek istedi; buna da izin verilmedi.</p>

<p>Türbedeki ceylan derisine yazılmış Kur’an-ı Kerimler, halılar, seccadeler ve levhalar ameleler tarafından kamyonlara dolduruldu. Nakil sırasında Kur’anların ve kıymetli eşyaların bir kısmının sokaklara düştüğü, bunları halkın topladığı kaydedildi. 1942’ye gelindiğinde türbe tam 17 yıldır kilitliydi. Eski türbedarlar içeri giremedikleri için pencerelerin ardından gizlice Kur’an okuyordu.</p>

<h2><strong>Yabancı devlet adamından Bursa idaresine: “Ayıp, türbe bu halde bırakılır mı?”</strong></h2>

<p>Aynı hatıratta, Yugoslavya’dan gelen bir devlet adamının Bursa seyahatinde Sultan Murad Hüdavendigâr Türbesi’ni görmek istediği belirtiliyor. Türbenin perişan vaziyeti sebebiyle ziyaretin önüne geçilmeye çalışıldı ancak ısrar üzerine kapılar açıldı.</p>

<p>Misafir devlet adamı gördüğü manzara karşısında Bursa valisine, “Ayıp, türbe bu halde bırakılır mı?” diye tepki gösterdi ve Kosova’daki Sultan Murad türbesinin açık ve tertemiz tutulduğunu söyledi.</p>

<p>Osmanlı padişahının hatırasının o yıllarda Yugoslavya sınırlarında kalan Kosova’da muhafaza edilmesine karşılık Bursa’daki makamının 17 yıl boyunca kilit ve toz içerisinde bırakılması, Kemalist rejimin tarih ve medeniyetimize karşı düşmanlığının göstergelerinden biri oldu.</p>

<h2><strong>Türbe önünde Fatiha okumak bile yasaklandı</strong></h2>

<p>Yasaklar türbe kapılarında da sona ermedi. Sabahattin Zaim’in Bir Ömrün Hikâyesi isimli hatıratında, kapalı ve yıkılmaya yüz tutmuş türbelerin önünde, yol ve caddelerde durarak Fatiha-i Şerif okunmasına dahi müdahale edildiği kaydediliyor.</p>

<p>Dua eden vatandaşların devlet görevlileri tarafından engellendiği, açılan ellerin kapattırıldığı ve türbelerin dışından dua edilmesine dahi müsaade edilmediği anlatılıyor.</p>

<p>Despot Kemalist rejim böylece insanların türbenin içine girmesini yasaklamakla kalmadı; milletin ölmüşlerine dua etmesine kadar uzanan bir baskı sahası oluşturdu.</p>

<h2><strong>Türbeler kilitlendi, tarihî eserler çürümeye bırakıldı</strong></h2>

<p>Türbelerin kapatılmasının ardından yüzlerce yıllık kültür mirası da ciddi tahribata uğradı. İbrahim Hakkı Konyalı’nın kayıtlarında Barbaros Hayreddin Paşa Türbesi’nin perişan hâle geldiği ve yıkılmasının gündeme geldiği, yapılan yayınların ardından bundan vazgeçildiği aktarılıyor. Kemankeş Mustafa Paşa’nın türbesi ve medresesi ise yıkıldı.</p>

<p>Eyüp’te yaşananlar tablonun başka bir yüzünü ortaya koydu. Büyük bir selin ardından kapalı türbelere dolan sularda rahleler, şallar ve yazma Kur’an-ı Kerimler yüzdü. Sular çekildiğinde tarihî eserler çamurun altında kaldı, birçok yazma eser çürüyerek kullanılamaz hâle geldi. Türbelerin kapılarında ise kara kilitler asılıydı.</p>

<p>Bir medeniyetin asırlar boyunca meydana getirdiği eserler, onları koruyacak görevliler uzaklaştırıldıktan sonra suyun, çamurun, hırsızlığın ve bakımsızlığın insafına terk edildi.</p>

<h2><strong>18 yılda türbelere 30 bin, Halkevlerine 60 milyon lira</strong></h2>

<p>1925-1943 arasındaki 18 yılda türbelerin tamiri için toplam 30 bin lira harcandı. Yıllık ortalama rakam 1.667 liranın dahi altında kaldı.</p>

<p>Buna karşılık 1932-1950 yılları arasındaki 18 yıllık dönemde Halkevlerine devlet bütçesinden 60 milyon lira aktarıldı.</p>

<p>Bir tarafta yüzlerce yıllık tarihî yapılar çöküşe bırakılırken diğer tarafta Batıcı Kemalist rejimini ideolojik ve kültürel kurumlarına milyonlarca lira tahsis edildi.</p>

<h2><strong>1931 tarihli gazete: “Kapalı türbelerde sirkat var”</strong></h2>

<p>Bakımsızlığa terk edilen türbelerin içindeki kıymetli eşya da korunamadı. 12 Haziran 1931 tarihli Yarın gazetesinin haberinde “Kasa boş!” başlığı kullanıldı ve “kapalı türbelerde sirkat var” denilerek türbelerdeki hırsızlıklar gündeme getirildi.</p>

<p>Türbeler, yüzyıllar boyunca Müslüman halkın bağışladığı kandiller, halılar, seccadeler, yazma eserler ve sanat değeri yüksek levhalarla donatılmıştı. Kapıların kilitlenmesi ve görevlilerin uzaklaştırılmasıyla bu eserler de savunmasız hâle geldi.</p>

<h2><strong>Bayburt’taki Selçuklu türbesi bir gecede yıkıldı</strong></h2>

<p>Tahribat bazı yerlerde bakımsızlık sınırını da aştı. Osman Turan’ın Türkiye’de Siyasî Buhranın Kaynakları eserinde aktarılan hadiseye göre dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Bayburt ziyareti sırasında halkın hürmet gösterdiği Selçuklu devrine ait bir türbenin yıkılmasını istedi.</p>

<p>Türbe yıkılmadığı takdirde şehrin “haritadan silineceğini” söylediği kaydedilen Kaya’nın emri üzerine tarihî yapı bir gece içerisinde yıkıldı.</p>

<h2><strong>Bir devrin tarih ve medeniyet tasfiyesi</strong></h2>

<p>1925’te 905 türbenin kapısına vurulan kilit, basit bir idarî karar olarak kalmadı. Türbedarlar kovuldu, Kur’an tilaveti kesildi, ziyaretler yasaklandı, tarihî binalar bakımsızlığa terk edildi, yüzlerce yıllık yazmalar ve sanat eserleri çürüdü veya kayboldu. Bazı türbelerin önünde dua edilmesine dahi müdahale edildi.</p>

<p>Fatih’in, Yavuz’un, Kanuni’nin, Murad Hüdavendigâr’ın ve Anadolu’nun dört bir yanında milletin hürmet ettiği âlim ve velilerin kabirlerine uzanan bu zulüm, mukaddesata düşman Kemalist rejimin Osmanlı ve İslâm mirasına yönelik tahribatının en somut örneklerinden biri olarak yakın tarihimizde duruyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/tek-parti-devrinde-turbelere-vurulan-kilit-905-turbe-kapatildi-tarihi-miras-harabiyete-terk-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/turbeler-chp.jpg" type="image/jpeg" length="42102"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze’de 120 yataklı sahra hastanesi hizmete açıldı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazzede-120-yatakli-sahra-hastanesi-hizmete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazzede-120-yatakli-sahra-hastanesi-hizmete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail’in saldırılarıyla sağlık altyapısının büyük ölçüde tahrip edildiği Gazze Şeridi’nin kuzeyinde, 120 yatak kapasiteli Kuzey Sahra Hastanesi hizmete açıldı. Türkiye’nin desteğiyle kurulan hastanenin yaklaşık 500 bin Filistinliye sağlık hizmeti sunması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin Kızılayı tarafından faaliyete geçirilen hastane; acil servis, genel cerrahi, dahiliye, kadın doğum, çocuk hastalıkları ve yenidoğan birimlerinin yanı sıra radyoloji, laboratuvar, eczane ve birinci basamak sağlık hizmetlerini bünyesinde barındırıyor. Hastanede ayrıca iki ameliyathane bulunuyor.</p>

<p>Kuzey Sahra Hastanesi, Gazze’nin kuzeyinde aktif olarak hasta kabul eden ve ameliyat imkânı sunan tek sağlık merkezi konumunda. Filistin Kızılayının Gazze’de hizmete aldığı altıncı sahra hastanesi olan tesis, işgal saldırılarının ağır şekilde tahrip ettiği sağlık sisteminin yükünü hafifletmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Filistin Kızılayı, hastanenin kurulması sırasında tıbbi cihaz ve malzemelerin Gazze’ye girişine yönelik kısıtlamaların ciddi güçlük oluşturduğunu, buna rağmen yerel imkânlarla tesisin hizmete hazır hâle getirildiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Anadolu Ajansı</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazzede-120-yatakli-sahra-hastanesi-hizmete-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/gazze-hastanes.jpg" type="image/jpeg" length="75674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yahudiler hiçbir yerde istenmiyor!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden katliamın ardından dünyada Yahudilere yönelik öfke büyüyor. Yunanistan’da Filistin’e destek gösterisi düzenleyen eylemciler, eylemi provoke etmeye çalışan Yahudi turistlere tepki göstererek alandan uzaklaştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan’da Filistin’e destek amacıyla düzenlenen protesto sırasında Yahudi turistlerle göstericiler arasında olay çıktı. Eylemin ortasına girerek protestocularla tartışan ve ortamı provoke etmeye çalışan Yahudi bir turist, göstericilerin tepkisiyle karşılaştı. Yaşanan arbedede turist itilerek protesto alanından uzaklaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze’de on binlerce Müslümanın katledilmesi, şehirlerin yerle bir edilmesi ve açlığın bir silah olarak kullanılması, Yahudi işgaline karşı dünya çapındaki öfkeyi büyütüyor. Yunanistan’da yaşanan hadise de Gazze’deki vahşetin ardından Yahudilere yönelik tepkinin Avrupa sokaklarına kadar yayıldığını bir kez daha gösterdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yahudiler-hicbir-yerde-istenmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/yahudi-istenmiyor.webp" type="image/jpeg" length="64249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörsüz Türkiye yasası Meclis’ten geçti: Silah bırakma ve dönüş süreci nasıl işleyecek?]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorsuz-turkiye-yasasi-meclisten-gecti-silah-birakma-ve-donus-sureci-nasil-isleyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorsuz-turkiye-yasasi-meclisten-gecti-silah-birakma-ve-donus-sureci-nasil-isleyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki çerçevesini oluşturan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Düzenlemeyle PKK/KCK mensuplarının silah bırakması, başvuruları, soruşturma ve cezaların ertelenmesi ile örgütün üst düzey kadrosuna ilişkin uygulanacak yol haritası belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında uzun süredir gündemde olan düzenleme TBMM Genel Kurulu’ndan geçti. Kanunun uygulama süreci, PKK/KCK’nın silahlı varlığının sona erdiğinin güvenlik birimlerince tespit edilmesi ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesinin ardından başlayacak.</p>

<p>TBMM bünyesinde süreç için daha önce kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu da terör ve şiddet ortamının sona erdirilmesi ile ihtiyaç duyulan hukuki düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla çalışmalar yürütüyordu. </p>

<h2><strong>Silahların yüzde 80’i teslim edilecek</strong></h2>

<p>Aktarılan yol haritasına göre PKK/KCK’nın Kandil dahil mağara ve kamplarını boşaltması, elindeki silahların yanı sıra drone ve haberleşme araçlarını teslim etmesi bekleniyor. Devletin ilgili birimlerinde, teyit aşaması için örgütün silah kapasitesinin yaklaşık yüzde 80’inin teslim edilmiş olması üzerinde durulduğu, bu seviyeye önümüzdeki 2-3 ay içerisinde ulaşılmasının hedeflendiği bildiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Silah, mühimmat, patlayıcı, araç ve diğer örgütsel malzemeler kayıt altına alınacak. Teslim işlemlerinin Irak’ta belirlenecek noktalarda gerçekleştirilmesi öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Başvuru için 6 aylık süre</strong></h2>

<p>MGK’nın teyit kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından yasadan yararlanmak isteyen örgüt mensuplarına altı aylık başvuru süresi tanınacak. Türkiye’de bulunanlar Cumhuriyet başsavcılıklarına, yurt dışındakiler ise büyükelçilik ve konsolosluklara şahsen veya avukatları aracılığıyla müracaat edebilecek.</p>

<p>Düzenleme PKK/KCK mensuplarını kapsıyor. Örgüt kurma veya yönetme, üyelik, örgüte yardım, propaganda ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen belirli suçlar ile terörizmin finansmanına ilişkin suçlar kanun kapsamında değerlendirilecek. Teklifin açıklanan çerçevesinde de PKK/KCK’nın fiilî varlığını sona erdirmesi ve silahsızlanmasının güvenlik kurumlarınca tespit edilerek MGK tarafından teyit edilmesi öngörülüyordu.</p>

<h2><strong>Öcalan ve kasten öldürme suçları kapsam dışında</strong></h2>

<p>Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar kapsam dışında tutulacak. Bu hüküm nedeniyle Abdullah Öcalan’ın düzenlemeden yararlanamayacağı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Soruşturma ve cezalar ertelenecek</strong></h2>

<p>Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis gerektiren suçlarda soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda ise 10 yıl ertelenecek. Hükümlüler bakımından da infaz ertelemesi uygulanabilecek.</p>

<p>Erteleme döneminde yeniden terör suçu işleyenler hakkında erteleme hükümleri kaldırılacak. Bu süre boyunca dava ve ceza zamanaşımı da işlemeyecek.</p>

<p>Beş yıllık ertelemede iki, 10 yıllık ertelemede üç yıl boyunca bazı siyasi ve kamusal hakların kullanılmasına sınırlama getirilecek.</p>

<h3><strong>Toplu dönüş yapılmayacak</strong></h3>

<p>Yurt dışından Türkiye’ye dönecek örgüt mensupları ile cezaevinden çıkacak kişilerin dosyaları ayrı ayrı incelenecek. Toplu dönüş veya toplu tahliye uygulamasına gidilmeyecek.</p>

<p>Örgütün kurucu ve üst düzey yönetici kadrosu bakımından ise farklı bir yöntem uygulanması planlanıyor. Yaklaşık 250 kişiden oluştuğu belirtilen yönetici kadronun Kandil’den çıkarılarak Irak’ın Süleymaniye kentine yerleştirilmesi ve burada gözetim altında tutulması üzerinde duruluyor.</p>

<p>Böylece Meclis’te kabul edilen düzenlemenin ardından sürecin ağırlık merkezi, PKK/KCK’nın sahadaki silahlı varlığının tasfiyesi ve bunun devlet tarafından teyit edilmesi aşamasına geçmiş oldu.</p>

<p>Kaynak: CNN Türk</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorsuz-turkiye-yasasi-meclisten-gecti-silah-birakma-ve-donus-sureci-nasil-isleyecek</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/pkk-silah.webp" type="image/jpeg" length="23558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da "Sessiz Zarafet" Sergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/istanbulda-sessiz-zarafet-sergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/istanbulda-sessiz-zarafet-sergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Koleksiyoner Mehmet Çebi'nin hat, hilye ve tespihlerden oluşan "Sessiz Zarafet" sergisi, İstanbul'da Tophane Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da "Sessiz Zarafet" adıyla hazırlanan sergi, koleksiyoner Mehmet Çebi'nin hat, hilye ve tespihlerden oluşan seçkisini sanatseverlerle buluşturdu. Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde açılan sergide, farklı kuşaklardan 16 sanatçının geleneksel hat formlarını çağdaş yaklaşımlarla ele aldığı eserler yer alıyor.</p>

<p><img alt="Zarafetsergi" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/zarafetsergi.webp" width="1000" /></p>

<h2><strong>200 tespih ve 90 hat eseri sergileniyor</strong></h2>

<p color="dimmed">Proje Direktörü Metehan Kaptan, sergide yaklaşık 200 tespih ve 90 hat eserinin bulunduğunu belirtti. Hat eserlerinin bir bölümünü hilyelerin, diğer bölümünü ise levhaların oluşturduğunu aktaran Kaptan, eserlerde Kur'an-ı Kerim'den ayetlerin yanı sıra dualar ve dörtlüklerin de yer aldığını söyledi. Sergide klasik hat alanında uluslararası derecelere sahip hattatların modern çalışmaları da ziyaretçilerin karşısına çıkıyor.</p>

<p color="dimmed"><img alt="Sessiz Sergi" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/sessiz-sergi.webp" width="1000" /></p>

<h2><strong>Geleneksel hat çağdaş yorumlarla ele alınıyor</strong></h2>

<p color="dimmed">Seçkide celi sülüs, nesih, kufi, makıli, celi divani, ta'lik ve gubari gibi farklı yazı türleri kullanılarak hazırlanan çalışmalar bulunuyor. Fatiha ve Fetih surelerinin celi sülüsle işlendiği eserlerin yanı sıra Kur'an-ı Kerim'in tamamının gubari şikeste hatla kompozisyona dahil edildiği çalışmalar da serginin öne çıkan parçaları arasında yer alıyor.</p>

<p color="dimmed"><img alt="Zarafet Sergisi" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/zarafet-sergisi.webp" width="1000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tespih sanatının farklı örnekleri görülebilecek</strong></h2>

<p color="dimmed">Serginin tespih bölümünde Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine uzanan ustaların eserleri bulunuyor. Kehribar, mercan, kuka, necef, firuze ve sedef gibi malzemeler kullanılarak hazırlanan tespihler, farklı işçilik ve tasarım anlayışlarını yansıtıyor. Çoğunlukla 33 ve 99 taneli formlarda hazırlanan eserler arasında nadir doğal malzemelerden üretilen örnekler de yer alıyor.</p>

<p color="dimmed"><img alt="Zarafetsergisi Istanbul" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/08/zarafetsergisi-istanbul.jpeg" width="1000" /></p>

<p color="dimmed">"Sessiz Zarafet" sergisi, 29 Ağustos'a kadar Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde ziyaret edilebilecek. Sergi, her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebilecek.</p>

<p color="dimmed">Kaynak: GZT</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/istanbulda-sessiz-zarafet-sergisi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/zarafetsergsi.webp" type="image/jpeg" length="88300"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran Meclisi'nden Hürmüz Boğazı'na ilişkin yasa hazırlığı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/iran-meclisinden-hurmuz-bogazina-iliskin-yasa-hazirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/iran-meclisinden-hurmuz-bogazina-iliskin-yasa-hazirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Hürmüz Boğazı'na ilişkin hazırlanan yeni yasayla, 'düşman' ülkelere ait askeri ve ticari gemilerin İran'ın izni olmadan Basra Körfezi'ne girişinin yasaklanacağını söyledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran resmi haber ajansı IRNA'ye göre, Azizi, Gazeteciler Günü münasebetiyle düzenlenen toplantıda konuya ilişkin açıklamada bulundu.</p>

<p>Azizi, Hürmüz Boğazı'na ilişkin hazırlanan yasanın İran Meclisi tarafından kabul edilmesi halinde, petrol endüstrisinin millileştirilmesinin ardından ülkenin en önemli ve ilerici yasalarından biri olacağını belirtti.</p>

<p>Hazırlanan düzenlemeye göre, 'düşman' ülkelere ait hiçbir askeri veya ticari geminin İran'ın izni olmadan Basra Körfezi'ne girmesine izin verilmeyeceğini ifade eden Azizi, yasanın İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol ve yetkisini güçlendirmeyi amaçladığını dile getirdi.</p>

<p>İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Hasan Kaşkavi, 9 Ağustos'taki açıklamasında, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nin güvenliği ve sürdürülebilir kalkınmasının sağlanmasına yönelik kanun taslağının ilgili komisyon tarafından kabul edildiğini duyurmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/iran-meclisinden-hurmuz-bogazina-iliskin-yasa-hazirligi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 23:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/hurmuzb-1.webp" type="image/jpeg" length="92451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Klasik Arapça kaynakları Türkçeye taşıyan dijital kütüphane Ramisher faaliyete geçti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/klasik-arapca-kaynaklari-turkceye-tasiyan-dijital-kutuphane-ramisher-faaliyete-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/klasik-arapca-kaynaklari-turkceye-tasiyan-dijital-kutuphane-ramisher-faaliyete-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslâm tarihi ve klasik ilimler alanında araştırmalar yürüten akademisyenler ile okurlar için yeni bir başvuru kaynağı erişime açıldı. Ramisher isimli çevrimiçi platform, Arapça telif edilmiş temel eserleri yapay zeka destekli Türkçe tercümeleriyle beraber kullanıcıların ilgisine sunuyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kütüphanenin güncel veri tabanında bin sekiz farklı eser bulunuyor. Sistemdeki üç yüz üç eser halihazırda Türkçeye çevrilmiş biçimde raflarda yer alıyor. Platformun yayına hazırladığı metinlerin boyutu yüz on yedi bin dokuz yüz seksen iki paragrafa ulaşıyor. Eserler kırk ayrı bilim dalına göre kategorize ediliyor. Akaid ve reddiye gibi spesifik alanlardaki önemli kaynaklara doğrudan bu raflar üzerinden ulaşılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Projenin mimarları kullanıcıların ekran karşısındaki deneyimini iyileştiren detaylara odaklandı. Tasarım sürecinde arka plan rengi olarak parşömen tonları tercih ediliyor. Okuma ekranında orijinal Arapça metin ile Türkçe çeviri yan yana duruyor. Klasik hattın estetiğini dijital ortama aktaran özel tipografi ayarları bu düzene eşlik ediyor.</p>

<p>Platform dijital içerik sunumuyla birlikte farklı adımlar da atıyor. Anlaşmalı yayınevlerinin bastığı fizikî kitapların sipariş edilebildiği bir mağaza bölümü sitede faaliyet gösteriyor. Burak Yıldız, Bünyamin Aslan, Muhammed Okçu ve Muhammed Aslan projenin büyümesine katkı sağlayan isimler arasında bulunuyor</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/klasik-arapca-kaynaklari-turkceye-tasiyan-dijital-kutuphane-ramisher-faaliyete-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 22:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/ramisher.webp" type="image/jpeg" length="75005"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin konvoyu İsrail’in ablukasını kırmak için Irak’a girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/filistin-konvoyu-israilin-ablukasini-kirmak-icin-iraka-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/filistin-konvoyu-israilin-ablukasini-kirmak-icin-iraka-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna Hersek’in Srebrenitsa şehrinden yola çıkan uluslararası konvoy, Türkiye ayağını tamamlayarak Habur Sınır Kapısı üzerinden Irak’a geçiş yaptı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>20 ülkeden yüzlerce aktivistin katıldığı organizasyon, terörist İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırıma ve vicdansız ablukaya karşı ümmetin sesi olmak istiyor. Doğu Anadolu halkının büyük bir coşkuyla bağrına bastığı yardım kafilesi, Filistinlilerin yalnız olmadığını tüm dünyaya bir kez daha gösterdi.</p>

<h2><strong>Müslüman Anadolu'dan konvoya destek</strong></h2>

<p>Srebrenitsa’dan yola çıkan Uluslararası Filistin Konvoyu, adım adım hedefine ilerliyor. Gazze’de yaşanan barbarlığa karşı durmak ve  Filistin halkının çığlığına ses vermek amacıyla oluşturulan kafile, Türkiye’deki temaslarını tamamladı. Şırnak, Midyat, İdil, Cizre ve Silopi hattında halkın tekbirleri ve bayraklarıyla karşılanan konvoy, dualar eşliğinde Habur Sınır Kapısı’ndan Irak topraklarına adım attı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hedef terörist İsrail’in ablukasını kırmak</strong></h2>

<p>Yolculuğa katılan eylemciler, zorlu iklim ve seyahat şartlarına rağmen Gazze ve Batı Şeria’ya ulaşma kararlılığında. Konvoy temsilcileri, terörist İsrail’in bölgede uyguladığı soykırımı bütün dünyaya ifşa etmek ve siyonist ablukayı yarmak amacında birleşiyor. Taşınan ambulanslar ve insani yardım malzemeleri, Ürdün hattı üzerinden Batı Şeria ve Gazze’deki Müslümanlara ulaştırılacak.</p>

<p>Katılımcılar, Edirne’den Habur’a kadar uzanan hatta Anadolu insanının gösterdiği misafirperverliğin ve kardeşlik ruhunun mücadele azimlerini artırdığını dile getirdi. Kudüs davasını daima canlı tutmayı hedefleyen eylemciler, Gazze'deki Müslümanlar zafere ulaşana dek meydanları ve yolları terk etmeyeceklerini vurguladı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/filistin-konvoyu-israilin-ablukasini-kirmak-icin-iraka-girdi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 22:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/filistinhabur.webp" type="image/jpeg" length="22906"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ekranlardan saçılan kumar zehri ve devletin mesuliyeti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/ekranlardan-sacilan-kumar-zehri-ve-devletin-mesuliyeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/ekranlardan-sacilan-kumar-zehri-ve-devletin-mesuliyeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanal kumar belası, internet mecralarında kontrolsüzce yayılarak genç nesli ağlarına çekmeye ve cemiyet bünyesinde ağır tahribatlar oluşturmaya devam ediyor. Bu devasa tehlike karşısında kamu otoritesi ise caydırıcı ve katî tedbirler almak yerine sergilediği tutumla âdeta bir acziyet tablosu çiziyor. Devletin bir yandan yasa dışı bahisle mücadele ettiğini söylerken diğer yandan resmî eliyle kumar oynatmaya devam etmesi, bu ahlakî ve maddî çöküşün derinleşmesine sebebiyet veriyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Öte yandan maddî yıkımla başlayan karanlık süreç, evlatlarımızı organize suç çetelerinin elinde birer piyona dönüştürmeye devam ediyor.</p>

<p>Kumar çeteleri, fizikî mekânlardan ziyade cep telefonları ve internet vasıtasıyla fertlerin hayatına sızıyor. Kolay erişim imkânları, bilhassa genç nesli doğrudan hedef alıyor. Son aylarda Yeşilay'a yapılan müracaatların yüzde 24 nispetinde artması, felaketin ulaştığı ürkütücü boyutu gösteriyor. İktisadî çöküntünün yanında ailelerin dağılmasına ve fertlerin ruhî bunalımlara sürüklenmesine sebebiyet veren bu illet, cemiyet bünyesinde telafisi imkânsız yaralar açıyor.</p>

<h2><strong>Borç çarkından suç örgütlerinin kucağına</strong></h2>

<p>Kolay para kazanma vaadiyle gençleri ağına düşüren bu sistem, zamanla büyük kayıplara kapı aralıyor. Zararını kapatmak isteyen kişiler daha büyük meblağlarla oynamaya sürükleniyor. Borç yükü yüz binlerce lirayı bulduğunda ise yeni nesil organize çeteler devreye giriyor. Çeteler, borcunu ödeyemeyen gençleri şantajla birer suç aparatına dönüştürerek yakın çevrelerini de bu batağa çekmeye zorluyor. Her yıl Türkiye'den yurt dışına aktarılan 150 milyar dolarlık kirli para, dönen çarkın devasa bir tehdit oluşturduğunu kanıtlıyor.</p>

<p>Uzmanlar, evlatlarında olağan dışı para harcamaları, gizli borçlanmalar ve ekran bağımlılığı tespit eden ailelerin derhal harekete geçmesini tavsiye ediyor. Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına yapılacak ihbarlar ve bağımlılık merkezlerinden alınacak profesyonel destekler, gençlerin bu felaketten muhafazası adına hayatî ehemmiyet taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Legal-illegal çelişkisi</strong></h2>

<p>Fakat mesele sadece siber ihbarlarla veya polisiye tedbirlerle çözülemeyecek kadar derin bir yaradır. Devletin, bir yandan yasa dışı bahis şebekeleriyle mücadele ederken diğer yandan "resmî" adı altında kendi eliyle oynattığı şans oyunlarıyla kumara meşruiyet kazandırmaktan derhal vazgeçmesi gerekmektedir. Millî Piyango ve resmî bahis oyunları gibi devlet kontrolünde yürütülen kumar çeşitleri de aynı felakete zemin hazırlamakta, cemiyeti ahlakî ve iktisadî bir çöküşe sürüklemektedir. Kamu otoritesi hem illegal hem de legal kumara karşı bir an evvel kendine çeki düzen vermeli, bu meşum illetin her türlüsünü eksiksiz bir şekilde yasaklayarak artık kökünü kazımalıdır.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/ekranlardan-sacilan-kumar-zehri-ve-devletin-mesuliyeti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 21:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/dijitalkumar.webp" type="image/jpeg" length="59352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin Devlet Başkanı Abbas Ankara'ya geldi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/filistin-devlet-baskani-abbas-ankaraya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/filistin-devlet-baskani-abbas-ankaraya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, iki gün sürmesi planlanan resmi ziyaret kapsamında başkent Ankara'ya ulaştı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin Devlet Başkanı Abbas, havalimanında Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Filistin'in Ankara Büyükelçisi Nasri Ebu Ceyş tarafından karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Abbas'ın, ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmesi planlanırken, yapılacak görüşmelerde Filistin ve bölgedeki gelişmelerin yanı sıra iki ülke arasındaki ilişkiler ele alınacak.</p>

<p>Ziyarette Abbas'a, Yürütme Komitesi Üyesi Ziyad Ebu Amr, Fetih Merkez Komitesi Üyesi ve İstihbarat Teşkilatı Başkanı Macid Ferec, Diplomatik İşler Danışmanı Mecdi Halidi ve Din İşleri Danışmanı ve Başyargıç Mahmud el-Habbaş'ın da aralarında bulunduğu üst düzey heyet eşlik etti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/filistin-devlet-baskani-abbas-ankaraya-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/mahmudabbas.webp" type="image/jpeg" length="22528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 Ekim vicdan sahiplerine hidayet vesilesi oldu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan soykırımın ardından Filistin halkına destek için dünyanın dört bir yanından harekete geçen vicdan sahipleri, İslâm’la da tanışıyor. Filistin Konvoyu’nun Fransız gönüllüsü Sebastian, Adana’da kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batı Şeria’ya ulaşmak üzere yola çıkan “Filistin Konvoyu”nun Fransız gönüllüsü Sebastian, konvoyun Adana’daki durağında kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu. İslâm’ı seçmesinin ardından “Yusuf” adını alan Fransız gönüllünün ihtidası, konvoydaki gönüllüler tarafından sevinçle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>7 Ekim’in ardından Gazze’de yaşanan soykırım, dünyanın dört bir yanında vicdan sahibi insanların Filistin meselesiyle beraber İslâm’a yönelmesine de vesile oluyor. Yusuf’un ihtidası da Filistin için çıkılan yolculuğun hidayetle neticelenen örneklerinden biri oldu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/7-ekim-vicdan-sahiplerine-hidayet-vesilesi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/gazze-hidayet.webp" type="image/jpeg" length="32470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin’in Doğu Türkistan’daki vahşetini kamp tanığı anlattı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Doğu Türkistan’daki toplama kamplarından kurtulan Tursunay Ziyawudun, kadınların geceleri hücrelerinden çıkarılarak darp edildiğini ve toplu tecavüze uğradığını anlattı. Yaşananları, “Kızlara toplu tecavüz ediyorlar. Bayılanları daha çok dövüyorlar” sözleriyle aktardı.</p>

<h2><strong>İki kez toplama kampına kapatıldı</strong></h2>

<p>1978 Künes doğumlu Ziyawudun, Kazakistan’da yaşarken Doğu Türkistan’a döndüğünde iki kez toplama kampına kapatıldı. İşkence ve ağır kötü muameleye maruz kaldığını belirten Ziyawudun, 2018’de serbest bırakıldıktan sonra yaşadıklarını dünya kamuoyuna anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sayragul Sauytbay: “Kadınlar zorla kısırlaştırılıyordu”</strong></h2>

<p>Bir başka kamp tanığı Sayragul Sauytbay da Doğu Türkistan’daki kamplarda kadınlara yönelik ağır cinsel şiddet ve zorla kısırlaştırma uygulamalarına şahit olduğunu anlattı. Sauytbay, “Birkaç Çinli erkeğin genç bir kadına tecavüz ettiğini gördüm. Kadınlar ilaç ve iğnelerle kendi istekleri dışında kısırlaştırılıyordu” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu tanıklıklar, yaşananların münferit kötü muamele vakalarıyla sınırlı kalmadığını; kadınların bedeni, aile yapısı ve neslin devamı üzerinden yürütülen sistematik bir baskı düzenine işaret ettiğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>Kalbinur Sıdık: “Çığlık sesleri hâlâ aklımda”</strong></h2>

<p>Kamplarda yaşananlara ilişkin bir diğer ağır tanıklık ise Kalbinur Sıdık’tan geldi. Sıdık, tutuklulara elektroşokla işkence uygulandığını belirterek, “Elektro şok cihazlarıyla mahrem yerlerine zarar veriyorlar. Çığlık sesleri hâlâ aklımda” sözleriyle yaşananları aktardı.</p>

<p>Birden fazla kamp tanığının birbirini tamamlayan anlatımları, Doğu Türkistan’daki baskının mahiyetini daha da ağırlaştırıyor. Tecavüz, işkence, zorla kısırlaştırma ve insan onurunu hedef alan uygulamalar, kamplardaki düzenin en karanlık yüzünü oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Türklere yönelik zulmün günümüzdeki halkası: Doğu Türkistan</strong></h2>

<p>Trablusgarp’tan Balkanlar’a, Kırım ve Ahıska sürgünlerinden Hocalı’ya kadar Türkler tarih boyunca büyük katliam ve sürgünlere maruz kaldı. Bugün Doğu Türkistan, Türk ve Müslüman kimliğine yönelik sistematik baskının sürdüğü başlıca coğrafyalardan biri.</p>

<h2><strong>Dünya sessiz</strong></h2>

<p>Kamplardan kurtulanların tanıklıkları ve yayımlanan raporlara rağmen birçok devlet, Çin’le ekonomik ve siyasî ilişkilerini önceleyerek Doğu Türkistan’daki zulme karşı sessiz kalıyor.</p>

<p>Ziyawudun, Sauytbay ve Sıdık’ın anlattıkları, Doğu Türkistanlı Müslüman kadınların yaşadığı dehşeti bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Bu tanıklıkların unutulması ise zulmün üzerinin örtülmesine ve Pekin yönetiminin baskı düzeninin sürmesine hizmet ediyor.</p>
</section></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/cinin-dogu-turkistandaki-vahsetini-kamp-tanigi-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/08/cin-zulium.jpg" type="image/jpeg" length="78031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laik kokona krize girdi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Ürkmez İpekkum Plajı’nda, tatil yapan başörtülü bir anne ve çocukları, “Buralar bizim, yallah!” diye bağıran laik kokonanın saldırısına uğradı. Eşyaları fırlatarak Müslüman aileye hakaretler yağdıran kokonanın sergilediği histerik tablo, Müslüman Anadolu'nun sabrı sebebiyle yaşamasına rağmen cezasızlıktan aldığı cesaretle kinini kusmaya yeltenmiş azılı bir hastayı andırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinden bu yana Müslümanları tahkir etmeyi, ötekileştirmeyi ve sahnenin dışına itmeyi bir yaşam biçimi haline getiren bu kitle, rahat rahat Müslümanlara saldırdıkları düzenin yıkılmakta olduğunu görünce adeta bağımlı hastalar gibi krizlere girmektedir. “Sen kimsin lan, buralar bizim!” diye laik atak geçiren kokona, kendi içindeki boşluğu ve çaresizliği örtbas etmeye çalışan zavallı sürülerinden bir numunedir.</p>

<p>Bu azgın saldırganlık, İslam’ı bu topraklardan tamamen tasfiye etmeyi gaye edinen eski "seçkinler" zümresinin, elinden kayıp giden tahakkümün oluşturduğu bir hezeyandır. Yıllardır İslam’a yapılan saldırıların cezasız kalması, bu şımarık güruhu iyice azıtmış; Müslümanları kendi vatanlarında "yabancı" gibi gören bu kafa yapısının egosunu şişirmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Müslüman Anadolu’nun sabrı taşıyor</strong></h3>

<p>"Yallah" diye bağıran, eşyaları fırlatan, başörtülü annenin karşısında bir "histeri nöbeti"yle titreyen laik dinozor, İslam’ı tahkir etme geleneği kesintiye uğrayınca, tıpkı madde bağımlıları gibi yoksunluk krizi yaşamaktadır.</p>

<p>Ancak şunu bilmelidirler ki, Müslüman Anadolu’nun sabrı da artık tükenmiştir. Tesettürlülere karşı sergilenen bu aşağılık tutum, bu memleketin her karışında artık "karşılıksız" kalmayacaktır.</p>

<p>Laik kokonaların histerik çığlıkları, aslında kendi sonlarının yaklaştığını duyuran birer siren sesidir. İslam’ın nurunu kendi karanlıklarıyla örtmeye çalışanlar, en nihayetinde Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesinin altında ezilmeye mahkûmdur. </p>

<p>Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/laik-kokona-krize-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/chatgpt-image-6-tem-2026-12-00-25.png" type="image/jpeg" length="65897"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-161534.png" type="image/jpeg" length="50551"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="18518"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="63176"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="76806"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="95946"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="47361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitap köşemizde fikir, tarih, edebiyat, din ve cemiyet sahasında öne çıkan eserleri okurla buluşturuyoruz. Her sayıda seçilen kitaplar, muhtevası, temel meseleleri ve taşıdığı fikrî kıymet bakımından kısa değerlendirmelerle tanıtıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="26999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="64785"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="81216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="24358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </i></p>

<p><i>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</i></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="66167"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="30869"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="88156"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="61301"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="40939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="57161"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
