<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</title>
    <link>https://www.barandergisi.net</link>
    <description>Baran Dergisi - Baran-Haber-Görüş</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 03 Jul 2026 23:31:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'ın "Casus Listesi" Kurumları birbirine düşürdü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trumpin-casus-listesi-kurumlari-birbirine-dusurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trumpin-casus-listesi-kurumlari-birbirine-dusurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump'ın Amerikan istihbarat teşkilatlarını tek bir otorite altında toplama adımı, küresel sömürü aygıtının içindeki derin çatlakları gün yüzüne çıkarıyor. Tüm karşı casusluk faaliyetlerini tek bir merkezde birleştirme amacıyla hazırlanan "büyük casus listesi" planı, dünyadaki çok sayıda kanlı operasyonun mimarı olan CIA ve FBI arasında şiddetli bir krize sebep oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu karanlık kurumlar, yürüttükleri kirli muhbir ağlarının ve yasa dışı gizli operasyonlarının açığa çıkması korkusuyla Beyaz Saray'ın taleplerine büyük bir inatla direniyor.</p>

<p>Küresel istihbarat haberleri aktaran IntelNews'in Vaşington merkezli kaynaklarına göre, Beyaz Saray ile ABD istihbarat çeteleri son yılların en şiddetli kurumsal savaşını veriyor. Trump'ın talimatıyla Ulusal İstihbarat Direktörlüğü (ODNI), CIA ve FBI bünyesindeki tüm yabancı istihbarat görevlilerinin ve taşeron işbirlikçilerin tek bir veri tabanında toplanmasını şart koşuyor. Bu dayatma, sahada karanlık işler çeviren karşı istihbarat yetkililerini ciddi bir paniğe sürüklüyor. Çıkarlarını koruma derdine düşen yetkililer, böylesi bir ifşanın onlarca yıllık operasyonel gizliliği sıfırlayacağını ve binlerce ajanın hayatını tehlikeye atacağını vurguluyor.</p>

<p>ODNI'nin FBI ve CIA üzerindeki baskısı, Amerikan bürokrasisini derinden sarsıyor. FBI'dan casusluk faaliyetleri ispatlanan şahısların listesi talep edilirken, CIA'den yabancı ülkelerde devşirilen ve gelecekte kullanılması planlanan potansiyel piyonların bilgileri isteniyor. Trump yönetiminin bu planı başarıya ulaşırsa, ABD istihbaratındaki tüm birimler aynı veri tabanına erişim sağlayacak ve ajanların faaliyetlerini eş zamanlı denetleyecek. Beyaz Saray bu durumu operasyon çakışmalarını ortadan kaldırma kılıfıyla savunurken, istihbarat elitleri bu devasa veri havuzunun sızması durumunda ABD tarihinin en yıkıcı istihbarat felaketinin yaşanacağını belirtiyor.</p>

<p>Söz konusu fişleme bilgileri, sadece en üst düzey güvenlik iznine sahip dar bir kadronun erişebildiği şifreli dosyalarda muhafaza ediliyor. Bu kirli dosyaların büyük bir kısmı, Amerikan Dış İstihbarat Gözetim Mahkemesi'nin (FISA Court) kılıfına uydurduğu yasal zırhlar altında tutuluyor. Uzmanlar, binlerce gizli belgenin tek bir sunucuda toplanmasının siber saldırganlar ve rakip ülkeler için cazip bir av sahası yaratacağına dikkat çekiyor.</p>

<p>Trump ile istihbarat baronları arasındaki bu savaşın kökleri yıllar öncesine dayanıyor. İlk başkanlık döneminde patlak veren Rusya soruşturmaları ve CIA ile yaşanan derin çatışmalar, taraflar arasında kalıcı bir güven çöküntüsüne sebep oldu. Trump'ın 2017'de yürürlüğe koyduğu NSPM-7 genelgesiyle kurmak istediği merkezi yapı, mevcut parçalı düzeni ortadan kaldırma amacı taşıyor. 2025 ve 2026 yıllarında yapılan üst düzey atamalar ve istihbaratın siyasallaşması, yetki kavgasını alevlendiren ana etkenler arasında yer alıyor.</p>

<p>Amerikan basınında yer alan sızıntılar, güç savaşının boyutlarını güvenlik risklerinin ötesine taşıyor. CIA ve FBI gibi yapılar, kendi operasyonel derebeyliklerini korumak amacıyla kıyasıya bir mücadele veriyor. ODNI'nin tüm bilgileri tekelleştirme girişimi, kurumlar arası vahşi rekabeti körüklüyor. İstihbarat yetkilileri; ortak veri tabanının mimarisi, sisteme dahil edilecek bilgilerin sınırı ve erişim yetkilerinin dağıtımı konusunda derin bir çatışma içinde debeleniyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trumpin-casus-listesi-kurumlari-birbirine-dusurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 22:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/fbicia.png" type="image/jpeg" length="30637"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye'de askeri havaalanı yakınında mayın patladı: 5 ölü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/suriyede-askeri-havaalani-yakininda-mayin-patladi-5-olu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/suriyede-askeri-havaalani-yakininda-mayin-patladi-5-olu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye'nin Humus kentindeki T4 Askeri Havaalanı yakınlarında mayın patlaması sonucu 5 kişinin öldüğü bildirildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye devlet televizyonu El-İhbariye'nin haberinde, Humus kentinde saha taraması yapan teknik ekiplerin T4 Askeri Havaalanı yakınlarında 5 kişinin cansız bedenine rastladıkları belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elde edilen ilk verilere göre söz konusu kişilerin birkaç gün önce havaalanı çevresindeki bölgeye yasa dışı yollarla girdikten sonra bir mayının patlaması sonucu öldüklerine işaret edilen haberde, ölenlerin kimliklerine ilişkin ise bilgi verilmedi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/suriyede-askeri-havaalani-yakininda-mayin-patladi-5-olu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 22:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/2026-07-03-22-28-55.webp" type="image/jpeg" length="83204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Israrla damlamaya devam eden su, taşı oyar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/israrla-damlamaya-devam-eden-su-tasi-oyar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/israrla-damlamaya-devam-eden-su-tasi-oyar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsan çoğu zaman büyük başarıların bir gecede elde edildiğini zanneder. Oysa hakikat bunun tam tersidir. Tarihe yön veren bütün medeniyetler, ilim adamları, mütefekkirler, kumandanlar ve Allah dostları, hayatlarını bir anda değil; her gün aynı istikamette attıkları küçük ama kararlı adımlarla inşa etmişlerdir...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Büyük zaferler bir anda değil, vazgeçmeyen adımların sessiz bereketiyle kazanılır</strong></h2>

<p>Kâinatı dikkatle seyreden her gönül bilir ki Allah Teâlâ bu âlemde hiçbir hakikati gürültüyle öğretmez. En büyük dersler sessizce verilir. Güneş her sabah bağırmadan doğar; ay, gecenin karanlığını haykırmadan aydınlatır. Bir tohum toprağın derinliklerinde kimsenin görmediği bir sabırla çatlar. Anne rahminde dokuz ay boyunca büyüyen bir bebek, tek bir günde değil, sayısız ilahî takdirin, hikmetli safhanın ve kesintisiz gelişimin neticesinde dünyaya gelir. Nehirler dağları bir çırpıda aşmaz; asırlar boyunca akarak vadiler açar. İşte Rabbimizin kâinata yerleştirdiği değişmez sünnetlerden biri de budur: Az ama sürekli olan, çok fakat kesintili olandan daha bereketlidir.</p>

<p>İnsan çoğu zaman büyük başarıların bir gecede elde edildiğini zanneder. Oysa hakikat bunun tam tersidir. Tarihe yön veren bütün medeniyetler, ilim adamları, mütefekkirler, kumandanlar ve Allah dostları, hayatlarını bir anda değil; her gün aynı istikamette attıkları küçük ama kararlı adımlarla inşa etmişlerdir. Bugün göğe yükselen ulu bir çınarın kökleri, yıllar boyunca toprağın derinliklerine sabırla ilerlemiştir. Zirveler, görünmeyen emeklerin; ihtişamlı yapılar ise görünmeyen temellerin eseridir.</p>

<p>İşte bunun için atalarımız asırların tecrübesini tek bir cümlede özetlemiştir:</p>

<p>"Israrla damlamaya devam eden su, taşı oyar."</p>

<p>Bu söz sadece bir tabiat gözlemi değildir; aynı zamanda insan ruhunu inşa eden ilahî bir kanunun ifadesidir. Çünkü su, sert değildir; taş ise son derece sağlamdır. İlk bakışta güç taşın tarafındadır. Fakat zaman geçtikçe görünen kuvvet değil, devam eden gayret kazanır. Su taşı kaba kuvvetle değil; süreklilikle yener. Onu aşındıran şiddeti değil, vazgeçmeyen istikrarıdır.</p>

<p>Bugün bilim insanları da aynı gerçeği farklı kavramlarla açıklamaktadır. Jeoloji ilmi, milyonlarca tonluk kayaları şekillendirenin ani darbelerden çok uzun yıllar boyunca devam eden su hareketleri olduğunu ortaya koymaktadır. Psikoloji, alışkanlıkların insan karakterini oluşturduğunu söyler. Eğitim bilimleri, düzenli tekrarın öğrenmeyi kalıcı hâle getirdiğini ispat eder. Nörobilim ise beynin yeni sinir ağlarını sürekli tekrar sayesinde oluşturduğunu göstermektedir. Demek ki Allah'ın kâinata koyduğu kanun ile insanın yaratılışındaki hikmet aynı noktada buluşmaktadır: Süreklilik, değişimin en büyük kuvvetidir.</p>

<p>İslâm da mümini işte bu ruhla yetiştirir.</p>

<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurur:</p>

<p>"Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır."</p>

<p>Bu nebevî ölçü, müminin hayat anlayışını baştan sona değiştiren bir ilkedir. Çünkü Rabbimiz bizden gösterişli başlangıçlar değil; sadakatle sürdürülen kulluk istemektedir. Bir gün sabaha kadar ibadet edip sonra aylarca gaflete dalmak yerine, her gün birkaç rekât namazı ihlâsla kılmak daha değerlidir. Bir defada yüzlerce sayfa okuyup sonra kitabı rafa kaldırmaktansa, her gün birkaç sayfa okuyarak ilim yolunda yürümek daha bereketlidir. Bir gün bütün servetini infak edip ardından cimriliğe dönmek yerine, her gün küçük de olsa bir iyilikte bulunmak Allah katında daha makbuldür.</p>

<p>Çünkü Allah, devam eden sadakati sever.</p>

<p>Şeytan ise insanı büyük günahlarla yıkmaktan önce küçük ihmallerle yormaya çalışır. Bugün terk edilen bir tesbih, yarın geciken bir namaz, ertesi gün ihmal edilen bir ilim halkası... Derken insan farkına varmadan ruhunun bereketini kaybetmeye başlar. Aynı şekilde küçük iyilikler de insanı yavaş yavaş cennete taşır. Güler yüz, güzel söz, gizlice yapılan bir dua, kimsenin bilmediği bir sadaka, anne babanın gönlünü alan küçük bir davranış... Bunların hiçbiri tek başına büyük görünmeyebilir; fakat ömür boyu biriktiklerinde kulun amel defterini nurla doldururlar.</p>

<p>Bugün ümmet olarak en büyük imtihanlarımızdan biri de sabırsızlıktır. Her şeyi hemen istiyoruz. Bir ay spor yapınca güçlü olmayı, birkaç kitap okuyunca âlim olmayı, kısa sürede zenginleşmeyi, birkaç konuşmadan sonra insanları değiştirmeyi bekliyoruz. Oysa Allah'ın kanunu aceleyi değil, tedricî olgunlaşmayı esas alır. Hurma ağacı yıllarca meyve vermez; fakat vakti geldiğinde nesilleri doyurur. Bir medrese birkaç ayda kurulmaz; yılların emeğiyle ilim yuvasına dönüşür. Bir millet de sloganlarla değil; nesiller boyunca süren eğitim, ahlâk ve iman terbiyesiyle ayağa kalkar.</p>

<p>Medeniyetler de su damlası gibidir. Büyük fetihler, küçük hazırlıkların meyvesidir. İlim, her gün okunan sayfaların toplamıdır. Hikmet, yıllarca yapılan tefekkürün bereketidir. Güçlü devletler, günü kurtaran politikalarla değil; uzun vadeli sabır ve istikrarla yükselir. Osmanlı'nın altı asırlık ömrü, bir gecenin değil; asırlar boyunca sürdürülen adaletin, vakıf medeniyetinin, ilim halkalarının, ahlâk terbiyesinin ve istikrarlı devlet anlayışının eseriydi. Selçuklu'nun kökleri de İslâm medeniyetinin ihtişamı da aynı hakikati haykırır: Devam eden emek, kesintili heyecandan daha güçlüdür.</p>

<p>Mümin de böyledir. O, fırtınalar karşısında eğilmeyen dağ gibi görünmekle birlikte, hedefinden vazgeçmeyen su gibi olmalıdır. Çünkü bazen sert olmak kırar; fakat sabır dönüştürür. Kaba kuvvet kapıları zorlar; hikmet ise gönülleri açar. İnatla akan su, en sert kayayı bile şekillendirirken; öfke çoğu zaman en yumuşak kalbi bile taşlaştırır.</p>

<p>Bugün kendimize şu soruyu sormalıyız:</p>

<p>Hayatımızda her gün damlayan hangi iyilikler var?</p>

<p>Her gün okuduğumuz kaç âyet, kaç hadis, kaç sayfa kitap, kaç dakikalık tefekkür, kaç samimi dua, kaç gizli infak, kaç güzel söz, kaç tebessüm, kaç istiğfar ruhumuzu besliyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yoksa biz de büyük işler hayal edip küçük ama sürekli iyilikleri küçümseyenlerden mi olduk?</p>

<p>Unutmamak gerekir ki okyanuslar damlalardan oluşur. Dağlar kum tanelerinden meydana gelir. Kütüphaneler sayfaların, medeniyetler insanların, büyük şahsiyetler ise küçük ama vazgeçilmeyen alışkanlıkların eseridir.</p>

<p>Hayatı değiştiren çoğu zaman büyük devrimler değildir; her sabah aynı istikamette yeniden yürüyebilmektir.</p>

<p>Öyleyse su gibi olalım…</p>

<p>Gösterişsiz ama faydalı…</p>

<p>Sessiz ama etkili…</p>

<p>Mütevazı ama kararlı…</p>

<p>Çünkü bugün kimsenin önemsemediği bir damla, yarın bir kayayı oyar; bugün ihmal edilmeyen küçük bir ibadet, yarın cennete uzanan bir yol olur. Allah'ın rızasına giden yol, çoğu zaman büyük sıçrayışlardan değil; ihlâsla atılan küçük, samimi ve istikrarlı adımların bereketinden geçer.</p>

<p>Ve unutmayalım:</p>

<p>Vazgeçmeyen su, taşı oyar. Vazgeçmeyen mümin ise önce nefsini fetheder; nefsini fetheden ise Allah'ın izniyle dünyayı imar edecek iradeye kavuşur.</p>

<p><strong>Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Dursun</strong></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/israrla-damlamaya-devam-eden-su-tasi-oyar</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 21:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/tasy.png" type="image/jpeg" length="39937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terörist İsrail ordusunda derin malî kriz]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-ordusunda-derin-mali-kriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/terorist-israil-ordusunda-derin-mali-kriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malî ihtilaflar, Gazze sınır boyları ile Batı Şeria'da konuşlandırılan binlerceİsrail askerinin terhis edileceği açıklandı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Terörist İsrail ordusu, kritik cephelerdeki askeri mevcudiyetini doğrudan azaltan, sahadaki dengeleri kökünden etkileme potansiyeline sahip olağanüstü bir gelişme ile karşı karşıya bulunuyor. Yerel kaynaklardan yansıyan detaylı bilgilere göre, askeri bütçe üzerindeki derin yönetim krizleri ve günbegün büyüyen mali darboğaz, işgalci ordunun sahada mecburi bir küçülmeye gitmesine sebep oldu. Alınan karar doğrultusunda, sıcak çatışma bölgelerinde görev yapan binlerce personelin askeri faaliyetleri fiilen bitiş aşamasına geldi.</p>

<h2><strong>Boşalan pozisyonlar kendi haline terk ediliyor</strong></h2>

<p>İsrail Ordu Radyosu’nun askeri kaynaklardan aktardığı verilere göre işgal ordusu, Gazze Şeridi sınır hattında, diğer adıyla Gazze Zarfı bölgesinde ve işgal altındaki Batı Şeria’da görevli binlerce muvazzaf askerini önümüzdeki pazar gününden itibaren evlerine gönderme sürecini başlatıyor. Alınan kararın en dikkat çekici yönü ise terhis edilen binlerce askerin yerinin tamamen boş kalması ve bölgenin mevcut az sayıdaki askere emanet edilmesi şeklinde öne çıkıyor. Ordu yönetimi, bütçe görüşmelerindeki mali kaynak sıkıntısı şartlarında bu adımı atma zorunluluğu hissederken, askeri analistler bu durumu savunma hattında çok ciddi zafiyetler doğurma potansiyeli barındıran, istisnai ve son derece riskli bir hamle şeklinde değerlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Lübnan ve Gazze karargahları da küçülme sürecine dahil ediliyor</strong></h2>

<p>Söz konusu mali krizin sarsıcı etkileri, sınır hatlarındaki devriye ve operasyon birliklerini aşarak ordu teşkilatının çok daha geniş alanlarına yayıldı. Edinilen güncel bilgilere göre, ordu bünyesinde ivedilikle uygulanan tasarruf tedbirleri kapsamında Lübnan cephesi ve Gazze Şeridi’ndeki askeri tümen ile tugay karargahlarında görevli yüzlerce yedek askeri, yani ihtiyat gücünü kapsayan geniş çaplı bir terhis kararı onaylandı.</p>

<p>Uygulamaya konan bu geniş kapsamlı tensikat, terörist İsrail’in aktif askeri operasyon yürüttüğü ve yüksek alarm durumunda beklediği tüm kritik cephelerdeki savaşçı ile lojistik personel sayısında gözle görülür büyük bir erimeye ve fiziki zayıflamaya işaret ediyor. Siyonist hükümet ile genelkurmay kanadı, bütçe krizinin aşılma yolları ve asker azaltımının sahada doğuracağı muhtemel stratejik boşluğun kapatılma yöntemleri konusunda kamuoyuna karşı tam bir sükut içinde kalmayı tercih ediyor. Bu durum, sahada uzun süredir yıpranmış durumdaki birliklerin yükünü daha da artıran bir unsur olarak kayıtlara geçiyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/terorist-israil-ordusunda-derin-mali-kriz</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 21:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/israilasker-10.webp" type="image/jpeg" length="91229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Adalet Bakanlığı Epstein belgelerinin teslimatını durdurdu]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-adalet-bakanligi-epstein-belgelerinin-teslimatini-durdurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-adalet-bakanligi-epstein-belgelerinin-teslimatini-durdurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Reşit olmayan kız çocuklarına yönelik uluslararası bir fuhuş ağı kurma suçlamasıyla yargılanırken hücresinde "ölü bulunan" milyarder sapkın Jeffrey Epstein’ın dava dosyası, yeni bir krizin merkezinde yer alıyor. ABD Adalet Bakanlığı, mahkeme tarafından daha önce talep edilen ek belgeleri sunmayı reddederek evrakların gizli kalmasını sağladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığının bu tutumu, örtbas iddialarının yeniden alevlenmesine sebep oldu.</p>

<p>ABC News kaynaklı bilgilere göre Bakanlık, söz konusu belgelerin mağdurlara ait son derece hassas kişisel veriler barındırdığına dikkat çekerek yasal çerçevede sansürleme yoluna gitti. Adalet Bakanı Yardımcısı Stanley Woodward, sürece müdahil olarak mahkemeden evrak teslimi için belirlenen son tarihin 60 gün süreyle ertelenmesini talep etti. Woodward ayrıca, bakanlığın belgeleri saklama gerekçelerinin mahkeme heyetince haklı bulunarak teslim zorunluluğunun tamamen ortadan kaldırılmasını da istedi.</p>

<p>Yazışmalarda uygulanan sansürlerin doğrudan mağdur kimliklerini koruma amacı taşıdığını savunan Woodward, bazı mesajların bağlamından koparıldığında ilk okumada oldukça rahatsız edici bir tablo ortaya çıkarabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Trump iddiaları ve kayıtların durumu</strong></h2>

<p>Dosyadaki kritik detaylardan biri de ABD eski Başkanı Donald Trump hakkında saldırı iddiaları öne süren bir kadının röportaj notlarını kapsıyor. Woodward, bu notların yalnızca daha önceden daktilo edilmiş raporların sıradan birer kopyası niteliği taşıdığını iddia ederek mahkemenin bu kısımları inceleme gerekliliğini düşürmeye çalıştı.</p>

<h2><strong>Epstein skandalının karanlık arka planı</strong></h2>

<p>En küçüğü 14 yaşında olan onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve organize bir fuhuş ağı yönetmek suçlamalarıyla tutuklanan Jeffrey Epstein, 10 Ağustos 2019 tarihinde Nevyork'taki Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde ölü bulunmuştu.</p>

<p>Kamuoyuna daha önce yansıyan dava dosyaları; siyaset, sanat ve iş dünyasından küresel çapta yankı uyandıran isimleri barındırıyor. Listede Prens Andrew, Donald Trump, Bill Clinton, Ehud Barak, Al Gore, Kevin Spacey, Michael Jackson, David Copperfield, Alan Dershowitz ve Bill Richardson gibi tanınmış simalar yer alıyor.</p>

<p>Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve Adalet Bakanlığı, yürüttükleri ortak incelemenin ardından, milyarder ismin ünlüleri korumak için öldürüldüğüne dair komplo teorilerinin asılsız olduğunu duyurdu. Resmi makamlar, kamuoyunda sıkça dile getirilen şantaj amaçlı "müşteri listesinin" varlığına dair iddiaların kanıtsız kaldığına hükmederek, Epstein'ın hücresinde kendi hayatına son verdiği sonucunu resmi kayıtlara geçirdi.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-adalet-bakanligi-epstein-belgelerinin-teslimatini-durdurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 20:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/epsteinxxx.webp" type="image/jpeg" length="69660"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD, Nijerya'daki askerlerinin büyük bölümünü çekti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-nijeryadaki-askerlerinin-buyuk-bolumunu-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-nijeryadaki-askerlerinin-buyuk-bolumunu-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD, "terörle mücadele" kapsamında bu yılın başında Nijerya'ya konuşlandırdığı askerlerin büyük bölümünü geri çektiğini duyurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Afrika Komutanı Orgeneral Dagvin Anderson, 2026 Afrika Genelkurmay Başkanları Konferansı'nın ardından düzenlediği çevrim içi basın toplantısında, Çad Gölü Havzası'nda yürütülen ortak terörle mücadele operasyonunun hedeflerine ulaştığını söyledi.</p>

<p>Anderson, Nijerya'ya bu yılın başında konuşlandırılan ABD askerlerinin büyük bölümünü geri çektiklerini belirterek, ülkesinin Nijerya ile istihbarat paylaşımı ve güvenlik alanındaki işbirliğini sürdüreceğini ifade etti.</p>

<p>Çad Gölü Havzası'nda yürütülen operasyonun terör örgütü DEAŞ'ın bölgedeki yapılanmasına darbe vurduğunu bildiren Anderson, ABD'nin sağladığı istihbarat desteği ile Nijerya güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyonların örgütün küresel yapılanmasındaki üst düzey bir ismin etkisiz hale getirilmesine katkı sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Anderson, Nijerya'yı önemli bir güvenlik ortağı olarak nitelendirerek, ABD'nin bundan sonraki süreçte de ortak ülkelerin terörle mücadele kapasitesini artırmaya yönelik istihbarat ve diğer özel kabiliyetlerle destek vermeyi sürdüreceğini söyledi.</p>

<p>Afrika ülkeleri arasında istihbarat paylaşımının artırılması çağrısında bulunan Anderson, terörizm, yasa dışı kaçakçılık ve diğer sınır aşan güvenlik tehditleriyle mücadelenin bölgesel işbirliğiyle daha etkili yürütülebileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>ABD askerlerinin Nijerya'ya konuşlandırılması</strong></h2>

<p>ABD'nin terörle mücadele kapsamında göndermeyi planladığı askerlerin ilk bölümünün 15 Şubat'ta ülkeye ulaştığı bildirilmişti.</p>

<p>ABD, Çad Gölü Havzası'nda yürütülen istihbarat, gözetleme ve terörle mücadele faaliyetlerine destek amacıyla yaklaşık 200 askerini Nijerya'ya konuşlandıracağını açıklamış, ilk etapta 100 asker ülkenin kuzeydoğusundaki Borno eyaletinin başkenti Maiduguri'ye ulaşmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Afrika Komutanlığı yetkilileri de konuşlandırmanın iki ülke arasındaki güvenlik işbirliği kapsamında yürütüldüğünü duyurmuştu.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-nijeryadaki-askerlerinin-buyuk-bolumunu-cekti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 19:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/a-b-d-a-s-k-e-r.webp" type="image/jpeg" length="60601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahne soytarısı tutuklandı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/sahne-soytarisi-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/sahne-soytarisi-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Ölü Deniz" isimli gösterisinde Müslümanların mukaddeslerine pervasızca saldıran Deniz Göktaş isimli şahıs tutuklandı. Kadıköy barlarından Harbiye sahnelerine uzanan süreçte, Kemalist-Batıcı paradigma tarafından iğdiş edilmiş bir zihniyetle mukaddesata kin kusan şahsın cezaevine gönderilmesi kamuoyunda yankı buldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçları kapsamında başlatılan soruşturma neticesinde gözaltına alınan Göktaş, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.</p>

<p>Mukaddes kitabı 600’lü yıllarda çıkmış bir "yayınevi projesi" gibi aşağılık bir şekilde eşitlemeye kalkan Göktaş’ın hezeyanları, toplumun geniş kesimlerinde büyük bir infiale sebep olmuştu. Bir buçuk saatlik tıraşını denkleştirmek için üç yıl kıvranan, kurgu odasında avukat avukat gezip "bunu s.kerler!" diye anksiyete krizlerine giren bir muvazaa kuklasının vaziyeti komik bile değil, aslında gülünçtür!.</p>

<h2><strong>Histerik hahkahalar</strong></h2>

<p>Karşısındaki idealsiz, ruhen tefessüh etmiş güruhun fırlattığı histerik kahkahalar ise ölü ruhlarından sızan kan damlalarıdır. Harbiye panayırında boy gösteren bu seküler getto soytarısının sahnedeki sayıklamalarını "mizah" diye yutan sığır sürüsü de aynı zihniyet bataklığının mahsulüdür.</p>

<p>Saçını kesip sahnede "flörtöz İslâmcı gence benzedim" diyerek kırıtan bu deterjan reklamı estetiği artığı müptezele ve onu fonlayan lağım şebekesine artık sürenin dolduğu açıkça ilan edilmiştir. Steril sahnelerin ve kurumsal sponsorların sağladığı risksiz kulübelerin kimseyi korumaya yetmeyeceği bir kez daha görülmüştür. Hakikatin hiddeti ve Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesi, haddini aşanların ensesinde olmaya devam edecek; mukaddesatın intikamı topyekûn bir tasfiyeyle mühürlenecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/sahne-soytarisi-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 18:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/dg.webp" type="image/jpeg" length="56944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan’da “Türkiye üstünlüğü” endişesi büyüyor]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/yunanistanda-turkiye-ustunlugu-endisesi-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/yunanistanda-turkiye-ustunlugu-endisesi-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’ye F-35 satış ihtimali ve KAAN’ın yükselişi, Atina’da alarm zillerini çaldırdı. Yunan basını ve askeri çevreler, Ankara’nın hava gücündeki olası sıçramasının Ege’deki dengeleri değiştireceğini savunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<article>
<p>Birlik Gazetesi'nde yer alan habere göre, ABD’de Donald Trump yönetiminin Türkiye’ye yönelik F110 jet motoru satışı, F-35 programına olası dönüş formülleri ve F-35 satışı üzerindeki ambargoları esnetme eğilimi, Yunanistan’ın başkenti Atina’da deprem etkisi uyandırdığı söylenildi.</p>
</article>

<article>
<p>Yunan askeri uzmanlar, siyasetçiler ve medya Washington’dan gelecek hamleleri konuşurken, ABD’deki Yunan lobisi (HALC ve ANCA gibi kuruluşlar) Kongre’ye mektuplar göndererek bu satışların engellenmesini talep ediyor.</p>
</article>

<article>
<p>Yunanistan, F-35 Block 4, Rafale ve modernize edilen F-16 Viper’lar ile Ege’de “kesin ve tartışmasız bir niteliksel üstünlük” kurduğunu düşünürken, Türkiye’nin hem yerli beşinci nesil savaş uçağı KAAN hamlesi hem de Washington-Ankara hattındaki yumuşama sinyalleri, Atina’nın tüm savunma doktrinini ve hesaplarını altüst ettiği yorumları yapıldı.</p>

<h3><strong>KAAN korkusu</strong></h3>
</article>

<article>
<p>Yunan Hava Kuvvetleri’nden emekli Binbaşı Stefanos Karavidas, Yunan savunma kulislerinde yankı uyandıran analizinde, Türkiye’nin askeri programlarının küçümsenmemesi gerektiği konusunda uyardı. Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN’ın (TF-X) teorik bir proje olmadığını, prototiplerinin şu an havada uçtuğunu hatırlatan Karavidas, Atina için tehlike çanlarının çaldığını belirtti.</p>
</article>

<article>
<p>Ukrayna, Orta Doğu ve İran eksenindeki son çatışmalar, teknolojinin yanı sıra sayısal gücün (niceliğin) de uzun soluklu savaşlarda ne kadar belirleyici olduğunu kanıtladı. Türkiye; modernize edilmiş F-16’lar, Eurofighter ve KAAN ile 2030’a kadar yaklaşık 300 savaş uçağından oluşan devasa bir filo kurmayı hedefliyor. Karavidas, bu senaryonun, Atina’nın elindeki Mirage 2000-5 uçaklarını emekli etme planlarını tamamen çöpe atması gerektiğini savunuyor.</p>
</article>

<article>
<p>Türkiye sadece uçak almıyor; yerli AESA radarları, yeni komuta-kontrol ağları ve milli mühimmatlar (hava-hava ve hava-yer) geliştirerek Ege’deki güç dengesini sayısal olarak kendi lehine çeviriyor.</p>
</article>

<article>
<p>Yunanistan, 20 adet F-35 (opsiyonlu +20) için imzayı atarak Ege semalarında mutlak bir teknolojik üstünlük hedeflemişti. F-35 sadece bir savaş uçağı değil, aynı zamanda havada devasa bir istihbarat toplama ve ağ merkezli harp platformu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</article>

<article>
<p>Ancak analistlere göre, Washington’ın Türkiye’yi yeniden programa dahil etmesi ya da Türkiye’nin beşinci nesil KAAN’ı envantere alması durumunda, Atina’nın “tek taraflı teknolojik üstünlük” stratejisi büyük oranda dengeleneceği söyleniyor. Türkiye’nin elindeki geniş platform havuzuna 5. nesil uçakların da eklenmesi, Yunan hava savunma ağının işini neredeyse imkansız hale getirebilir.</p>

<h3><strong>Atina'nın endişesi</strong></h3>
</article>

<article>
<p>Atina’da bu askeri endişeler tavan yapmışken, diplomatik cephede de panik havası hakim. Trump yönetiminin Türkiye’ye yeşil ışık yakma ihtimaline karşı ABD’deki Yunan ve Kıbrıs lobileri harekete geçti. Kongre üyelerine gönderilen mektuplarda, Türkiye’ye F110 motorlarının verilmesinin ve F-35 programına dönüş yollarının açılmasının “Doğu Akdeniz ve NATO’nun güneydoğu kanadındaki dengeleri bozacağı” iddia edilerek satışların durdurulması isteniyor.</p>
</article>

<article>
<p>Yunanistan şu an F-35, Rafale ve Viper filosuyla NATO’nun en güçlü hava unsurlarından birine sahip olsa da, bu durum dinamik bir denklem. Atina, tekil uçak alımlarıyla sağladığı stratejik avantajın, Türkiye’nin hem Washington ile yürüttüğü F-35 diplomasisi hem de yerli sanayi hamlesiyle uzun vadede erimesinden ciddi şekilde endişe duyuyor. Ege’de hiçbir şeyin kalıcı olmadığı gerçeği, Yunan savunma planlamacılarını şimdi kara kara düşündürüyor.</p>
</article></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/yunanistanda-turkiye-ustunlugu-endisesi-buyuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ege-ucaklar-bas-780x470.jpg" type="image/jpeg" length="34699"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsız ibn*ler zıvanadan çıktı! Çocuk parkında yaşlarından utanmadan öpüştüler!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir çocuk parkı, sapkınlığın ve arsızlığın en dibine sahne oldu. Saçları ağarmış, yaşlarından utanmayan iki i.ne, en küçük bir haya duygusu beslemeden, çocukların gözü önünde sarmaş dolaş olup öpüşerek iğrençliklerini sergiledi. Parkları adeta bu sapkınlıklarıyla bir pislik yuvasına çevirdiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"UZATMA" DİYEREK BAĞIRACAK KADAR ARSIZLAR!</strong></p>

<p>Bu rezalete şahit olan bir kadının tepkisiyle, mesele bambaşka bir boyuta evrildi. "Burası çocuk parkı, yaşınızdan başınızdan utanın" diyen kadına karşı i.nelerden biri "uzatma" diyerek bağırması, bu sapıkların sadece ahlaksız değil, aynı zamanda ne kadar arsız olduklarını da gözler önüne serdi. Artık sadece edepsizliği sergilemekle kalmıyor, buna karşı çıkanları da sindirmeye, üste çıkmaya cüret ediyorlar.</p>

<p><strong>KEPAZE LAİK DÜZENİN ESERİ!</strong></p>

<p>Bu, devletin asli görevi olan ahlakı ve asayişi koruma yükümlülüğünü ayaklar altına almasının bir sonucudur. Parkları başıboş bırakan, yasayı, nizamı, caydırıcılığı rafa kaldıran bu kepaze düzen; sapkınlığa, ahlaksızlığa ve namussuzluğa yol vermiştir.</p>

<p>Milletin "bana ne" diyerek duyarsızlaşması, bu pisliğin her yere sirayet etmesine zemin hazırladı. Sokaklar, meydanlar, parklar; hiçbir denetimin olmadığı, rezilliğin meşrulaştığı bir bataklığa dönüştü. Yaşlısından gencine kadar bu sapkınlığın yayılması, bünyemizi saran kanserin boyutunu gösteriyor.</p>

<p><strong>BU KADAR AHLAKSIZLIĞA YETER!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeter artık! Bu hayasızlığın, bu ahlaksızlığın önünü kesecek kanunlar, yasaklar ve en sert tedbirler derhal devreye sokulmalıdır. Çocukların olduğu her yer, bu tür sapkınlar için yasaklı bölge ilan edilmeli; arsızlıklarına, namussuzluklarına en ağır müeyyide uygulanmalıdır. "Bana ne" diyerek seyirci kalmaya devam ettiğimiz her an, bu pislik daha da büyüyecek.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/arsiz-ibnler-zivanadan-cikti-cocuk-parkinda-yaslarindan-utanmadan-opustuler</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-03-at-163449-1.jpeg" type="image/jpeg" length="52869"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Instagram algoritması kullanıcıları ahlaksızlığa sürüklüyor!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/instagram-algoritmasi-kullanicilari-ahlaksizliga-surukluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/instagram-algoritmasi-kullanicilari-ahlaksizliga-surukluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BBC’nin ifşa ettiği skandala göre; Instagram’ın algoritması, hiçbir cinsel içerikli arama yapmayan sahte hesapları dahi bir hafta içinde ahlaksız içeriklerle kuşatıyor. Platform, kullanıcıları çocuklara yönelik cinsel istismar videolarının 1 dolara satıldığı Telegram kanallarına da yönlendirirken, gelen şikâyetlere ise "topluluk kurallarını ihlal etmiyor" cevabını vererek bu suça ortak oluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BBC’nin hazırladığı son rapor, dijital dünyanın mutfağında dönen ahlaksızlık tezgahını, inkar edilemez bir şekilde gün yüzüne çıkardı. İngiliz kuruluşu, Instagram’ın hiçbir cinsel arama yapmayan, masum bir sahte hesap üzerinden dahi cinsel içerikli fotoğraf ve videoları önüne çıkartarak “pazarladığını” belgeledi.</p>

<p>BBC'nin araştırması, Hindistan menşeli videolarda çocuk istismarının nasıl körü körüne öne çıkarıldığını ispatlarken, kullanıcının bu rezil içeriklere sadece 99 rupi (yaklaşık 1,04 dolar) karşılığında erişebileceği Telegram kanallarına yönlendirildiğini ortaya koydu. Instagram’ın algoritması, hiçbir "cinsel arama" yapılmasa dahi, ahlak dışı içerikleri kullanıcının önüne bir "teklif" gibi sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha da vahimi, BBC söz konusu reklamlardan birini platforma bildirdiğinde aldığı cevap, sistemin ahlak anlayışını özetler nitelikteydi: “Bu bizim topluluk kurallarımızı ihlal etmiyor.” Meta adlı küresel kartel, ancak BBC’nin konuyu ifşa etmesinin ardından bazı reklamları engelleme ve hesapları askıya alma yoluna gitti. Telegram cephesinde ise 2026 yılına kadar 274 bin grup ve kanalın "çocuk istismarı" gerekçesiyle kapatılması, bu dijital kanalizasyonun boyutlarını göstermesi açısından yeterlidir.</p>

<p>Instagram’ın algoritması nesli bozmaya, masumiyeti kirletmeye ayarlı bir “algoritmik tuzak”tır. Bugün Instagram’ı sadece bir “sosyal medya aracı” olarak görenler, bu platformun perde arkasında neleri pazarladığını görmezden gelen gafillerdir. Karşımızdaki yapı, kâr hırsıyla ahlaksızlığı birleştiren, çocukların istismarını 1 dolara düşüren bir karanlıktır.</p>

<p>Bu mesele sadece Instagram’ın değil, modern dünyanın “insan” ve “ahlak” anlayışının iflas belgesidir. Batı’nın dijital sömürgeciliği, sınır kapılarını aşalı çok oldu; şimdi doğrudan evimizin içine, başucumuza ve en kötüsü, çocuklarımızın zihnine girmiş durumda. İnsanı makineleştiren, çocuğu meta haline getiren ve her türlü sapkınlığı “özgürlük” maskesiyle servis eden bu sistem, bir "ifsad şebekesi"dir.</p>

<p><i>Baran Dergisi, Akit</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/instagram-algoritmasi-kullanicilari-ahlaksizliga-surukluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/6a474c2a17033712806fc0ac.webp" type="image/jpeg" length="92790"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belçikalı bakan Francken: Türkiye'nin teknolojisinden öğreneceğimiz çok şey var]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/belcikali-bakan-francken-turkiyenin-teknolojisinden-ogrenecegimiz-cok-sey-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/belcikali-bakan-francken-turkiyenin-teknolojisinden-ogrenecegimiz-cok-sey-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Türkiye’nin NATO için kritik müttefik olduğunu belirterek Türk savunma teknolojilerinden faydalanılması gerektiğini söyledi. Francken, Türkiye’nin AB’nin SAFE-2 savunma programına dahil edilmemesinin hata olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Türkiye'nin NATO için önemli bir müttefik olduğunu, savunma üretimi alanında Türk teknolojisinden faydalanılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bunun çok önemli bir zirve olacağını belirten Francken, son dönemdeki uluslararası gelişmeler karşısında NATO'nun zorlu dönemlerden geçtiğini dile getirdi.</p>

<p>Francken, 'Orta Doğu konusunda, İran rejimine karşı yürütülen savaş konusunda tartışmalar oldu. Amerikan uçakları için askeri üslerin kullanıma açılması konusunda bazı gerginlikler yaşadık. Savunma harcamalarının artırılması konusunda da bazı görüş ayrılıkları oldu. Dolayısıyla NATO açısından 'en kolay yıl' olmadı.' değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Bu nedenle birlik olunmasının her zamankinden daha büyük önem taşıdığını vurgulayan Francken, savunma yatırımları, NATO Kuvvet Modeli, üretimin artırılması, hava savunması ve yeni teknolojiler konusunda birlikte çalışılması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Francken, zirveden beklentilerinin sorulması üzerine, 'Ankara'ya gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Çünkü Türk halkının sıcak misafirperverliği gerçekten çok güzel. Ayrıca NATO Savunma Sanayisi Forumu için de orada olacağım. Dolayısıyla gelecek pazartesiden çarşamba akşamına kadar Ankara'da bulunacağım.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Zirvede, müttefiklerin birlikte durduklarını göstermesinin önemli olduğunu vurgulayan Francken, 'Birlikte ayakta kalırız, ayrışırsak düşeriz. En önemli konu bu, birlik göstermek. İkinci olarak teknoloji, hava savunması ve savunma sanayisi üretiminin artırılması üzerinde çalışmamız gerekiyor. Üçüncü olarak ise elbette Ukrayna'nın Rusya'nın saldırganlığına karşı desteklenmesi önemli.' dedi.</p>

<h3><strong>NATO 3.0 vizyonu</strong></h3>

<p>Francken, Ankara zirvesinde somutlaşması beklenen 'NATO 3.0' vizyonuyla ilgili, 'Bu, Belçika'nın ve Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi, savunmaya daha fazla yatırım yapması ve Avrupa kıtasının güvenlik mimarisini kendi ellerine alması anlamına geliyor. Asıl mesele bu ve yapmamız gereken de budur.' diye konuştu.</p>

<p>ABD'nin Avrupa'daki askeri katkılarını azaltması ve Avrupa'nın oluşacak boşlukları doldurmasına ilişkin Francken, şunları kaydetti:</p>

<p>'Yapmamız gereken şey iyi bir NATO planlamasına sahip olmak. Bunu NATO Müttefik Kuvvetler Avrupa Yüksek Komutanı (SACEUR) yürütüyor. Bu planlamayı gerçekten hayata geçirmemiz, sağlam planlar hazırlamamız ve bu planlara uymamız gerekiyor. Bu da hedeflerimizi yerine getirmemiz ve tüm kabiliyet eksikliklerini gidermemiz anlamına geliyor. Çünkü ABD, birliklerini ve bazı askeri kabiliyetlerini Avrupa'dan çekerek dikkatini Asya-Pasifik bölgesine yönlendirecek. Bu nedenle bizim daha fazla sorumluluk üstlenmemiz, eksiklerimizi tamamlamamız ve üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor.'</p>

<p>Francken, 'Belçika olarak NATO Kuvvet Modeli kapsamında havada yakıt ikmal uçakları, F-16 savaş uçakları, MQ-9B SkyGuardian insansız hava araçları ile istihbarat, keşif ve gözetleme (ISR) kabiliyetlerini tahsis edeceğiz. Böylece Belçika Savunması olarak NATO için daha fazla katkıyı derhal sağlamaya hazır olacağız.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin SAFE-2 programında yer alması gerekiyor"</strong></h3>

<p>Bakan Francken, ev sahibi ülke Türkiye'nin NATO'ya katkılarına da değinerek, 'Türkiye çok önemli bir müttefik. Uzun yıllardır NATO üyesi olan ve İttifak içinde önemli yere sahip bir ülke. NATO'nun Türkiye'ye ihtiyacı var ve birlikte çok iyi çalışabileceğimizi umuyorum. Zirvenin son derece iyi şekilde organize edileceğini duydum. Türk halkının sıcak misafirperverliğini yeniden görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Evet, Ankara'yı seviyorum, Türkiye'yi seviyorum. Orada bulunmayı gerçekten dört gözle bekliyorum.' dedi.</p>

<p>Türkiye'nin Avrupa'nın savunma programlarına katılması gerektiğini vurgulayan Francken, 'Bana göre Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin (AB) SAFE-2 programında yer alması gerekiyor. AB kredilerine dayanan SAFE-2 paketinde Türkiye'nin mutlaka bulunması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye'nin SAFE-1'e dahil edilmemiş olması bir hataydı. Türkiye'nin teknolojisinden öğreneceğimiz çok şey var.' diye konuştu.</p>

<p>Belçika'nın 'Navy Days 2026' etkinliği için halihazırda Belçika'nın Zeebrugge Deniz Üssü'nde demirleyen 'TCG Burgazada'yı ziyaretine atıfta bulunan Francken, 'Korvetinizi gördüm, gerçekten çok etkileyici, ileri teknolojiye sahip ve yüksek standartlarda bir platform.' dedi.</p>

<p>Francken, 'Türkiye'nin bu sürecin içinde olması gerekiyor çünkü çok önemli bir müttefik. Birlikte çalışmalıyız. Her geçen gün güçlenen rakiplerimiz ve düşmanlarımız var. Bu nedenle güçlü kalmak ve değerlerimizi savunmak için birlikte hareket etmeliyiz.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Ülkesinin Türkiye ile birçok alanda işbirliği içinde olduğunu belirten Francken, 'Birlikte çok sayıda eğitim faaliyeti yürütüyoruz. NATO çatısı altında çalışıyoruz ve bu kapsamda ortak eğitimler gerçekleştiriyoruz. Ayrıca ortak tedarik ve savunma sanayisi alanında daha fazla işbirliği yapabileceğimizi düşünüyorum.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Francken, ülkesinin geçen ay Türkiye'ye düzenlediği kapsamlı Ekonomik Misyon'a değinerek, 'Türkiye'ye gerçekleştirdiğimiz ekonomik misyonun ardından işbirlikleri sürüyor ve yeni sözleşmeler imzalanmaya devam ediyor. Aradan aylar geçmiş olmasına rağmen ekonomik misyonun somut sonuçlar verdiğini görüyoruz. Bu çok olumlu bir gelişme ve bu doğrultuda ilerlemeye devam edeceğiz.' dedi.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/belcikali-bakan-francken-turkiyenin-teknolojisinden-ogrenecegimiz-cok-sey-var</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/t25-hatalarinin-farkina-vardi-107.webp" type="image/jpeg" length="18934"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Gazze'de hayat cehennem gibi"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gazzede-hayat-cehennem-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gazzede-hayat-cehennem-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BM Komisyonu Başkanı Srinivasan Muralidhar, Gazze’de hayatın “cehennem gibi” olduğunu belirterek terörist İsrail’in çocukları kasten hedef aldığını ve soykırımın sürdüğünü söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletlerin (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu Başkanı Srinivasan Muralidhar, terörist İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana soykırımı sürdürdüğü Gazze'de hayatın 'cehennem gibi' olduğunu belirtti.</p>

<p>Durumun çok vahim olduğunu vurgulayan Muralidhar, 'Gazze'de altyapıda büyük bir yıkım yaşandı. Elektrik yok, sanitasyon yok. Birçok insan zorla yer değiştirmeye maruz kalıyor ve birçoğu Gazze'nin güneyine kaçmak zorunda kalıyor. Refah'ta sağlıksız koşullarda devasa mülteci kampları var. Yani durum çok vahim. Çocuklar özellikle hedef alınıyor. Gazze'de kimse güvende değil. İnsansız hava araçları özellikle çocukları hedef alıyor.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Muralidhar, Gazze'de çok sayıda yetişkinin de hayatını kaybettiğini, sağlık çalışanları, tesisleri, yetimhaneler ve okullara saldırılar düzenlendiğini anlattı.</p>

<p>Gazetecilerin de hedef alındığına işaret eden Muralidhar, '(Gazze'de) Hayat cehennem gibi. Bundan hiç şüphe yok. Bu mülteci kamplarında çocuklar lağım suyunda oynuyor. 700 kişi bir tuvaleti paylaşıyor. Mahremiyet yok ve bu korkunç bir deneyim. Birçoğu acil tıbbi yardım için tahliyeyi bekliyor. Refah Sınır Kapısı'ndan tahliyeye izin verildiği iddia edilse de hepimiz bunun çok yavaş ve azar azar gerçekleştiğinin farkındayız.' dedi.</p>

<p>Ürdün, Mısır ve çevredeki tüm ülkelerin bu hastaları tedavi için kabul etmeye istekli olduğuna değinen Muralidhar, İsrail'in ihtiyaç duyulan tıbbi tahliye sayısına izin vermediğini ve insani yardım girişini aktif olarak engellediğini vurguladı.</p>

<p>Muralidhar, bir konu veya olay hakkında rapor hazırladıklarında hem Filistin makamlarına hem de İsrail'e, BM'deki Daimi Temsilcilikleri aracılığıyla önceden bir kopyasını gönderdiklerini aktararak İsrail'in, bunlara hiçbir zaman yanıt vermediğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'(İşgal altındaki Filistin topraklarına) İsrail bizi o topraklara girmekten alıkoyuyor. Bu yüzden çabalarımız sonuçsuz kalıyor.' diyen Muralidhar, İsrail'in buralara görev için izin almış doktor ve tıbbi malzemelerin dahi girişine izin vermediğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>Ateşkes falan yok</strong></h3>

<p>Gazze'de gerçek bir ateşkes var mı sorusuna yanıt veren Muralidhar, 'Hayır, kesinlikle değil. Bunu raporumuzda da belirttik ve bu Mart 2026'ya kadar olan olayları kapsıyor. Ancak bugün dahi hava saldırılarının devam ettiğini göreceksiniz. Çocuklar hedef alınıyor, sağlık tesisleri hedef alınıyor, ambulanslar hedef alınıyor ve gazeteciler hedef alınıyor. Sahadaki durum değişmedi. İsrail, sözde ateşkesi kasten görmezden geliyor. Bu Komisyon, Eylül 2025'te Gazze'de soykırımın gerçekleştiğine inanmak için elimizdeki tüm kanıtları listeleyen ayrıntılı bir rapor yayımladı. Çocuklarla ilgili (son) mevcut rapor, Komisyonun bu bulgusunu daha da doğruluyor.' diye konuştu.</p>

<p>Gazzeli çocuklarla ilgili son raporlarında, Yahudi parlamenterler ve politikacıların 'her Gazzeli çocuğun düşman, Filistin'de doğan her çocuğun terörist olduğuna ve hepsinin ortadan kaldırılması gerektiğine' yönelik açıklamaları olduğuna değindiklerini aktaran Muralidhar, bu durumun çocuklar üzerindeki olumsuz etkisine işaret etti.</p>

<p>Muralidhar, Komisyonun raporuna ilişkin şunları kaydetti:</p>

<p>'Raporda, çocukların nasıl sistematik bir şekilde hedef alındığından bahsettik. Dolayısıyla soykırımı oluşturan unsurlardan biri de o grubun doğumlarının engellenmesidir. Çocukların özel hedefler olduğunu görüyoruz çünkü yetişkin, bebeği tutarken bebek öldürülüyor. Hatta 10 günlük emzirilen bir bebek, bir helikopterden açılan ateş sonucu başından vuruluyor ve yetişkin kurtuluyor. Bir çocuk beyaz bayrak taşıyor. Bunlar herhangi bir çatışmaya karışmış çocuklar değil. Gerçekten beyaz bayrak taşıyorlar ve çocuklar öldürülüyor. Sonra çocuklar odun toplarken veya yardım kamyonunu kovalarken öldürülüyor. İsrail, dünyanın Hamas'ın çocukları kalkan olarak kullandığına inanmasını ne kadar istese de bahsettiğimiz örnekler, çocukların evlerinin dışında oynamak ve yolda yürümek gibi rutin faaliyetlerde bulundukları örneklerdir.'</p>

<p>Filistinlilerin bir grup olarak devamlılığının olmaması gerektiğine dair açık bir niyet olduğuna işaret eden Muralidhar, Filistin halkının biyolojik ve sosyal sürekliliğini oluşturan ve gelecekteki kimliğinin taşıyıcıları olan çocukların hedef alındığını vurguladı.</p>

<p>Muralidhar, 'Bu rapordaki bulgular, Eylül 2025'te zaten söylediğimiz şeyi doğruluyor. Bu, Gazze'de devam eden çok sistematik, planlı ve kasıtlı bir soykırım eylemidir.' dedi.</p>

<p>Bu yıl Avrupa Birliği (AB), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve hatta BM Güvenlik Konseyine yaptıkları sunumlarda, çeşitli ülkeleri temsil eden birçok diplomatın derinden rahatsız olduğunu gördüklerini hatırlatan Muralidhar, onlardan adım atmalarını beklediklerini dile getirdi.</p>

<h3><strong>"Şimdi harekete geçme zamanı"</strong></h3>

<p>Muralidhar, sahadaki ruh halinin değiştiğini belirterek 'Birçok büyükelçi bize, kendi ülkelerinde insanların artık 'Tamam, Filistinlilerle empati kurarsam bir şekilde Yahudi karşıtı olurum' şeklindeki ikili düşünceye inanmadıklarını söyledi. Özellikle çocuklar söz konusu olduğunda, kimse bu mantığa inanmıyor. İnsanlar bu düzeyde vahşetin yaşanmasına ve kimsenin bir şey yapmamasına öfkeleniyor.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Son raporlarında, İsrail ordusunda belirli savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım gibi eylemlere karışan tabur, tümen ve birliklerini açıkladıklarını anımsatan Muralidhar, ülkelerin bu suçlara karışan ve kendi topraklarında yer alan İsraillilere karşı hukuki süreci başlatabileceğini söyledi.</p>

<p>Muralidhar, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>'Savaş zamanında hiçbir çocuk açlıktan ölmemeli, ki bu bugün Filistin'de gerçekten yaşanıyor. Savaş zamanında hiçbir çocuk tıbbi yardım ve yardım eksikliğinden ölmemeli, bu da bugün yine Filistin'de oluyor. Eğer tüm ülkeler bu temel ilkeler üzerinde anlaşamaz ve İsrail'i insani yardıma izin vermeye ikna edemezlerse o zaman uluslararası hukuk düzenine olan inancımızı yeniden teyit etmemeliyiz. Şimdi harekete geçme zamanı, ellerimizi ovuşturup bekleyemeyiz. Çaresizlik oluşturamayız. (Komisyonun Gazze'deki çocuklarla ilgili) Bence bu rapor, ülke genelinde ve dünya genelinde ülkeleri harekete geçme zamanının geldiğine ikna etmek için yeterli ve hatta daha fazla kanıt içeriyor.'</p>

<h3><strong>Filistinli çocuklar kasten hedef alınıyor</strong></h3>

<p>BM'nin İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, 23 Haziran'da BM İnsan Hakları Konseyinin 62. Oturumu'nda son raporunu açıklamıştı.</p>

<p>Raporda, İsrail'in, Filistinli çocukları kasten hedef alarak soykırım ve diğer vahşet suçlarını işlemeye devam ettiği bildirilmişti.</p>

<p>Filistinli çocukların, İsrail hapishanelerinde ve gözaltı tesislerinde tutuklanıp işkenceye ve diğer ağır kötü muamele biçimlerine maruz bırakıldığı ve nerede olduklarına dair hiçbir bilgi verilmediği kaydedilen raporda, 'Çocukların kasten hedef alınmasının, İsrail yetkilileri ve güvenlik güçlerinin Gazze'deki Filistinlileri tamamen veya kısmen yok etme yönündeki soykırım niyetini ortaya koyan temel unsurlardan biri olduğunu yineliyoruz.' ifadelerine yer verilmişti.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gazzede-hayat-cehennem-gibi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/israil-ordusu-gazze-de-filistinli-esire-iskenceyi-dogruladi.jpg" type="image/jpeg" length="12707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihte bugün: Barbaros Hayreddin Paşa'nın vefatı]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/tarihte-bugun-barbaros-hayreddin-pasanin-vefati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/tarihte-bugun-barbaros-hayreddin-pasanin-vefati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Tarih</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/tarihte-bugun-barbaros-hayreddin-pasanin-vefati</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/hayredin.jpg" type="image/jpeg" length="67985"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FIFA'dan Doğu Türkistan bayrağına müdahale]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/fifadan-dogu-turkistan-bayragina-mudahale</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/fifadan-dogu-turkistan-bayragina-mudahale" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası’nda oynanan Özbekistan-Kongo Demokratik Cumhuriyeti karşılaşması, tribünlerde yaşanan skandal bir müdahaleyle gündeme oturdu. ABD'nin Atlanta kentindeki Mercedes-Benz Stadyumu’nda, taraftarların açtığı Doğu Türkistan bayrağı FIFA adına görev yapan güvenlik personeli tarafından kaldırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İddialara göre, stadyumdaki güvenlik personeli yalnızca bayrağı zorla kaldırmakla kalmadı, bayrağı taşıyan taraftarı da stattan dışarı çıkardı. Müdahalenin gerekçesi olarak ise bayrağın "diğer gruplara karşı nefret unsuru oluşturabileceği" iddiası öne sürüldü. </p>

<p>Yaşanan bu haksızlığın ardından Doğu Türkistanlı kuruluşlar harekete geçerek FIFA’ya sert tepki gösterdi ve olayla ilgili derhal bir soruşturma açılması talebinde bulundu. Öte yandan, FIFA’nın Doğu Türkistan bayrağına yönelik dünya genelinde resmî bir yasağı veya yayımlanmış bir düzenlemesi bulunmuyor. Buna rağmen sahada uygulanan bu keyfi ambargoya karşı kurum yetkilileri sessizliğini koruyor ve henüz resmî bir açıklama yapmaktan kaçınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medyada büyük tepki toplayan bu sansürcü tavrın ardından, Doğu Türkistan davasına ket vurmaya çalışan FIFA’nın önümüzdeki günlerde nasıl bir geri adım atacağı veya bu hukuksuzluğu nasıl savunacağı merakla bekleniyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/fifadan-dogu-turkistan-bayragina-mudahale</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-103435.png" type="image/jpeg" length="44056"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya Kupası'nda İsrail'e nefret, Filistin'e destek]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/dunya-kupasinda-israile-nefret-filistine-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/dunya-kupasinda-israile-nefret-filistine-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası’nda birçok taraftar, terörist İsrail’i protesto edip Filistin’e destek gösterileri düzenlerken, stadyumlarda Filistin bayrakları açıldı ve “İsrail FIFA’dan atılsın” çağrıları yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Terörist İsrail'in, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana siviller ile yerleşim yerlerini hedef alıp işlediği savaş suçları nedeniyle uluslararası platformlarda cezasız kalması, tartışma konusu olmaya devam ediyor.</p>

<p>Bu tartışmanın son örneği FIFA'nın İsrail'i uluslararası spor organizasyonlardan men etmemesi oldu. 2026 Dünya Kupası öncesinde FIFA'nın İsrail'e bir ceza verememesi veya bir yaptırım uygulayamamasına karşı bağımsız spor ve sivil toplum temsilcileri Dünya Kupası'nda bu yöndeki taleplerine ilişkin eylemler yapıyor.</p>

<p>Terörist İsrail takımı her ne kadar 2026 Dünya Kupası'na katılım sağlayacak başarıyı elde edemese bile, Yahudi taraftarlar, turnuvayı takip etmek için çeşitli maçlara giderken, gittikleri her yerde Filistin'e destek veren diğer ülke vatandaşlarının tepkileriyle karşı karşıya kalıyorlar.</p>

<p>Dünya Kupası’nın yapıldığı yerlerden biri olan Kanada’nın Toronto kentinde, 12 Haziran'da bir grup aktivist kentin en yoğun ana yollarından birinde "İsrail'i FIFA'dan Atın" yazılı pankart açtı.</p>

<p>Bir başka olayda Yahudi bir taraftar, 16 Haziran'da oynanan İran-Yeni Zelanda maçında İsrail bayrağı açmaya çalıştı ancak bu girişime hem müsaade edilmedi hem de diğer taraftarların tepkisiyle karşılaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>27 Haziran tarihinde ABD'nin Florida eyaletine bağlı Miami kentinde, İskoç bir taraftar çekim yapan kameralara “Gazze’de hemşireydim. Neler olduğunu gördüm. Bir soykırım var.” açıklamasını yaparak tepkisini gösterdi.</p>

<p>Turnuvada oynanan pek çok müsabakanın öncesinde stadyumların önü ve kalabalık meydanlarda toplanan başta Bosna, Mısır, İran gibi ülkelerin taraftarları Filistin lehine sloganlar attı. Stadyumlarda Filistin bayrakları açıldı.</p>

<p>Yaşanan son olayda ise ev sahibi ABD ile Bosna Hersek arasında oynanan ve Bosna Hersek'in 2-0 yenildiği Dünya Kupası son 32 maçında Filistin lehine sloganlar atılırken, yine Bosna taraftarları bu maçta da Filistin bayrakları açıp aldıkları yenilgiye rağmen Filistin desteğini açıkça sürdürdüler.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/dunya-kupasinda-israile-nefret-filistine-destek</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/aa-dunya-kupasi-filistine-destek.webp" type="image/jpeg" length="51384"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya: Finlandiya artık nükleer hedef listemizde]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/rusya-finlandiya-artik-nukleer-hedef-listemizde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/rusya-finlandiya-artik-nukleer-hedef-listemizde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Finlandiya’nın nükleer silah yasağını kaldırmasının ardından ülkenin artık “Rusya’nın nükleer hedef listesinde” olduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Finlandiya'nın nükleer silahlara ev sahipliği yapma yasağını kaldırmasının ardından ülkenin Rusya'nın nükleer hedef listesine girdiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Medvedev, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Finlandiya'nın nükleer silahlara ev sahipliği yapma yasağını kaldırma kararı almasını değerlendiren Medvedev, 'Karar, Finlandiya açısından yalnızca bir şeyi değiştirdi. Ülke, artık Rusya'nın nükleer hedef listesinde. Sevin Finlandiya, güvenliğin zirvesine ulaştınız.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Finlandiya parlamentosu, 17 Haziran'da aldığı kararla, nükleer silahların ülkeye getirilmesi, taşınması ve bulundurulmasına yönelik yasağı kaldırmıştı.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/rusya-finlandiya-artik-nukleer-hedef-listemizde</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/do-2xzho.jpg" type="image/jpeg" length="58028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: İran taleplerimizin neredeyse hepsini kabul etti]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/trump-iran-taleplerimizin-neredeyse-hepsini-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/trump-iran-taleplerimizin-neredeyse-hepsini-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Washington’ın taleplerinin büyük bölümünü kabul ettiğini öne sürerken, nükleer müzakerelerin sürdüğünü açıkladı. Trump ayrıca NATO harcamalarını eleştirip İran’a ABD tarım ürünleri satılacağını iddia etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Washington'ın gerekli gördüğü koşulların "neredeyse tamamını" kabul ettiğini ve Tahran ile müzakerelerin sürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Trump, CNBC'ye verdiği röportajda, "İhtiyacımız olan hemen hemen her şeyi kabul ettiklerini düşünüyorum" dedi. İki ülkenin, diyaloğun ilerletilmesi amacıyla 18 Haziran'da varılan ön anlaşmanın ardından müzakerelere devam ettiğini belirtti.</p>

<p>İran ile yaşanan sürecin doğrudan bir savaş olmadığını savunan Trump, hedefin İran'ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırmak olduğunu söyledi. İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilemeyeceğini yineleyen Trump, ülkenin askerî kapasitesinin önemli ölçüde etkisiz hale getirildiğini öne sürdü.</p>

<p>Trump, İran'ın şu anda donanması, hava kuvvetleri ve radar kapasitesinin bulunmadığını iddia etti. İran yönetimindeki liderlerin tamamının öldüğünü savunan ABD Başkanı, yönetim değişikliği peşinde olmadığını, temel amaçlarının İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Washington'ın İran yönetimiyle ilişkilerini iyi yönettiğini belirten Trump, İranlı yetkilileri artık "çok daha rasyonel" bulduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>"Gümrük tarifelerini ile sekiz savaşı çözdüm"</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Yüksek Mahkeme’nin elinden aldığı gümrük tarifesi yetkisini kullanarak sekiz savaşı çözdüğünü öne sürdü. Ancak bu iddia, doğrulama kuruluşları tarafından defalarca yanıltıcı olarak değerlendirildi.</p>

<p>PolitiFact, Trump’ın geçen yıl yedi savaşı çözdüğüne ilişkin açıklamasını “çoğunlukla yanlış” olarak nitelendirmişti.</p>

<p>PolitiFact, söz konusu çatışmaların durumunun Trump’ın ifadelerinin yansıttığından çok daha karmaşık ve kırılgan olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>Yapay zeka hisseleri sorusuna cevapsız kaldı</strong></h3>

<p>Trump, CNBC sunucusu Joe Kernen’in hükümetin OpenAI’de %5 hisse alıp almayacağına ilişkin sorusunu yanıtsız bıraktı. Financial Times, perşembe günü yayımladığı haberinde böyle bir anlaşmanın gündemde olduğunu öne sürmüştü.</p>

<p>Soruyu doğrudan yanıtlamak yerine Trump, zor günler geçiren çip üreticisi Intel’de hükümetin sahip olduğu hisseden bahsetti. Trump yönetimi, geçen ağustos ayında Intel’in adi hisselerine 8,9 milyar dolarlık yatırım yaptığını ve bu sayede şirkette %10 pay elde ettiğini açıkladı.</p>

<p>Trump, “Intel geldi, bir sorunları vardı. Ben de ‘Sorununuzu çözebilirim ama şirketin %10’unu istiyorum’ dedim.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"İran’ın ABD’den tarım ürünleri satın alacak"</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile savaşı sona erdirmeyi amaçlayan olası bir barış anlaşması kapsamında İran’ın ABD’den tarım ürünleri satın alacağını yönündeki iddiasını yineledi. Ancak Tahran yönetimi bu iddiayı reddediyor.</p>

<p>Trump, “Onlar para kazanmıyor, bu yüzden o paranın bir kısmını alacağız ve onlara ürün satacağız. Gıdaya ihtiyaçları var. Mısır, buğday ve soyaya ihtiyaçları var. Bunları yalnızca Amerikalı çiftçilerimiz sağlayacak.” dedi.</p>

<p>ABD, geçen ay çatışmaları sona erdirmeye yönelik imzalanan mutabakat kapsamında İran limanlarına uyguladığı ablukayı kaldırmış ve İran petrolüne yönelik bazı yaptırımları hafifletmişti. Trump, bu düzenlemelerden elde edilecek gelirin İran’ın askeri gücünü yeniden inşa etmek için değil, ABD’den gıda satın almak için kullanılması gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Ancak Abdolnaser Hemmati, geçen ay İran’ın Tasnim News Agency’na yaptığı açıklamada, “ABD’den tarımsal ürün satın alma yönünde herhangi bir yükümlülük bulunmuyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>NATO isyanı</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin NATO'ya yaptığı harcamaları eleştirerek 'ABD'nin, ilişkinin karşılıklı olmadığı bu tek taraflı yola devam etmesi saçma.' açıklamasında bulundu.</p>

<p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve diğer ülkelerin NATO harcamalarını gösteren görsel paylaştı.</p>

<p>ABD Başkanı Trump, 'ABD'nin, ilişkinin karşılıklı olmadığı bu tek taraflı yola devam etmesi saçma. Bizim yanımızda değildiler.' ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Daha önceki paylaşımında da Trump, ABD'nin, diğer ülkelere kıyasla İttifak'ın korunması amacıyla NATO'ya 'en fazla harcamayı yaptığını' ve bu durumdan hiçbir fayda sağlamadığını belirtmişti.</p>

<p><i>AA</i></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/trump-iran-taleplerimizin-neredeyse-hepsini-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/108330330-1783028925192-t-r-u-m-p-1.jpg" type="image/jpeg" length="82966"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD stratejik petrol rezervleri 43 yılın dibinde]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/abd-stratejik-petrol-rezervleri-43-yilin-dibinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/abd-stratejik-petrol-rezervleri-43-yilin-dibinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin küresel müdahalelerini ve ekonomik operasyonlarını finanse eden en büyük güvencelerinden biri olan Stratejik Petrol Rezervi (SPR), son 43 yılın en düşük seviyesine geriledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Enerji Bilgi İdaresi (EIA) tarafından açıklanan haftalık veriler, 26 Haziran itibarıyla Amerikan stoklarından 5 milyon 536 bin varil petrolün daha eksildiğini ortaya koyuyor. Bu sert düşüşle birlikte toplam rezerv miktarı 325 milyon 655 bin varile gerileyerek, Mayıs 1983’ten bu yana kaydedilen en zayıf noktaya ulaştı.</p>

<p>Vaşington yönetiminin Eylül 2021’den itibaren iç piyasadaki fiyat sıkışmalarını yönetmek ve küresel piyasalara müdahale etmek amacıyla attığı adımlar, bu tarihi erimeye doğrudan sebep oldu. Yaklaşık iki yıllık süreçte toplam stokların yüzde 45’ine tekabül eden 275 milyon varil petrol piyasaya akıtıldı. Ağustos 2023 sonrasında depolara geri alım vaatleri verilse de şu ana kadar yerine konulan miktar 70 milyon varilin altında kaldı. Mevcut tablo, Eylül 2021’deki 620 milyon varillik devasa koruma kalkanının neredeyse yarısının tüketildiğini gösteriyor.</p>

<p>Enerji Bakanı Chris Wright’ın mart ayında ilan ettiği yeni takvim ise bu stratejik açığı daha da derinleştirme potansiyeli taşıyor. Alınan karara göre, 120 günlük bir vade içinde 172 milyon varil petrolün daha piyasaya arz edilmesi planlanıyor. Gelecek yıl yapılması hedeflenen 200 milyon varillik alım taahhüdüne rağmen, bu yeni boşaltma hamlesi rezervleri 250 milyon varilin altına indirme riski barındırıyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi, resmi kayıtların tutulmaya başlandığı Ağustos 1982’den bu yana görülen en büyük stratejik zafiyeti meydana getirecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Savaşlar, küresel ambargolar ve jeopolitik krizler karşısında Amerikan emperyalizminin en kritik lojistik dayanaklarından biri olan petrol rezervleri, iç sistemdeki tıkanmaları gizlemek uğruna eritiliyor. Küresel hakimiyet iddialarını sürdüren Vaşington, acil durum kalkanını tüketerek kendi geleceğini büyük bir kırılganlığın merkezine bırakıyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/abd-stratejik-petrol-rezervleri-43-yilin-dibinde</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 23:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/abdpetrol.webp" type="image/jpeg" length="30681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["6 bin SDG mensubu Suriye ordusuna entegre edildi"]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/6-bin-sdg-mensubu-suriye-ordusuna-entegre-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/6-bin-sdg-mensubu-suriye-ordusuna-entegre-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensuplarının, bu yılın başında Suriye hükümeti ile SDG arasında imzalanan anlaşma kapsamında Suriye ordusuna entegrasyonunun sürdüğü bildirildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Enab Baladi'nin bir hükümet kaynağına dayandırdığı haberine göre, Haseke ve Ayn el Arab'da (Kobani) yaklaşık 6 bin SDG mensubu ve subayı Suriye ordusu saflarına entegre edildi ve bu kişiler maaşlarını almaya başladı.</p>

<p>Kaynak, 1170 SDG mensubunun Şam kırsalındaki Nebek kampında askeri eğitimlerini tamamladıktan sonra Kamışlı'daki askeri üslerine geri döndüğüne dair haberleri teyit etti.</p>

<p>Kaynak, Suriye ordusuna entegre edilen güçlerin yeniden organize edilmesi planı kapsamında Haseke ve Malikiye'de yeni tugaylar oluşturmak için hazırlıkların sürdüğünü de ekledi.</p>

<p>Suriye hükümeti rakamlara ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.</p>

<p>Suriye ordusuna katılacak SDG mensuplarının sayısının önümüzdeki dönemde artması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aktarılan bilgilere göre, üyelik listeleri Şam'a gönderilen tugayların oluşumunun tamamlanması yaklaşık 3 ay sürecek. Bu tugayların mensupları Şam yakınlarındaki bir askeri akademide eğitim alıyor. Tugay ve tabur komutanları ise Suriye'nin orta kesimindeki Humus kentinde bulunan Harp Okulu'nda eğitim kurslarından geçiyor.</p>

<p>Öte yandan Enab Baladi, bölgedeki SDG askeri unsurlarının sayısının yaklaşık 20 bine ulaştığını bildirdi.</p>

<p>Habere göre 4 bin kişi İç Güvenlik Güçleri, 5 bin kişi ise şu anda oluşturulmakta olan üç askeri tugaya dahil oldu. Afrin'den yaklaşık 1000 silahlı SDG üyesi aileleriyle birlikte şehirlerine dönerken, yaklaşık 2 bin SDG üyesi daha dönüş prosedürlerinin tamamlanmasını bekliyor.</p>

<p>naynak: mepanews</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/6-bin-sdg-mensubu-suriye-ordusuna-entegre-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 23:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/sdg-2.webp" type="image/jpeg" length="59650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görüş: Yapay Zeka ve İdeoloji]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/gorus-yapay-zeka-ve-ideoloji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/gorus-yapay-zeka-ve-ideoloji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Fikir</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/gorus-yapay-zeka-ve-ideoloji</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 23:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2023/03/son-dakika-haber-2023.jpg" type="image/jpeg" length="99836"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fidan: CAATSA yaptırımlarının iptali gündemde]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/fidan-caatsa-yaptirimlarinin-iptali-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/fidan-caatsa-yaptirimlarinin-iptali-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı canlı yayında küresel gündemi ve Türkiye'nin dış politika stratejilerini değerlendirdi. ABD yönetimi ile Donald Trump’ın NATO zirvesine katılım sağlayacaklarını teyit ettiklerini belirten Fidan, bu kararın arkasındaki temel etkenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti olduğunu açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu davetin küresel ölçekte büyük bir stratejik denklem oluşturduğunu ifade eden Fidan, ittifak içindeki ayrışmalar ve günümüzdeki çatışmalar göz önüne alındığında bu hamlenin öneminin netleştiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın küresel liderlik vizyonu, inşa ettiği güven ilişkisi ve uluslararası prestiji sayesinde Türkiye’nin merkezi bir konum kazandığını aktaran Fidan, ABD ile ticaret, ekonomi, eğitim ve teknoloji alanlarında yürüyen olumlu sürecin ilerletilmesi için çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"CAATSA yaptırımlarının iptali yönünde güçlü bir irade var"</strong></h2>

<p>Türkiye'nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı ve istikrarlaştırıcı rolün uluslararası toplum tarafından kabul gördüğünü belirten Bakan Fidan, CAATSA yaptırımlarının sonlandırılması hususunda somut bir iradenin mevcut olduğunu kaydetti. ABD gibi küresel ölçekte büyük sorumluluklar üstlenen bir ülkenin, belli kritik noktalarda Türkiye gibi güvenilir ortaklara ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Her ülkenin kendi millî stratejisi doğrultusunda diğer aktörleri konumlandırdığına dikkat çeken Fidan, Türkiye’nin başkalarının biçtiği rolden ziyade kendi millî egemenlik anlayışı, iradesi ve net hedefleri doğrultusunda müzakereler yürüttüğünü vurguladı. Muhatapların karşılarında rasyonel, ne istediğini bilen ve istikrar sağlayan bir aktör gördüklerinde iş birliğine yöneldiklerini sözlerine ekledi.</p>

<h2><strong>ABD'nin yeni stratejisi ve küresel rekabette Çin odağı</strong></h2>

<p>ABD’nin küresel rekabette yeni bir safhaya geçtiğini gözlemlediklerini belirten Fidan, özellikle Çin politikalarında köklü bir değişim yaşanacağını öngördü. Donald Trump yönetiminin ortaya koyduğu millî güvenlik siyaset belgesinin, uluslararası ilişkileri kökten ve radikal bir biçimde yeniden tanımlayan bir yaklaşım içerdiğini ifade etti. Bu yeni perspektif doğrultusunda Vaşington yönetiminin sadece Türkiye ile olan ilişkilerini değil, eski ve yeni tüm müttefiklik bağlarını küresel ölçekte yeniden analiz ettiğini açıkladı.</p>

<h2><strong>Savaşın durdurulması için yoğun diplomasi  </strong></h2>

<p>Coğrafi alan, süre ve kullanılan silahlar bakımından giderek yayılma riski barındıran mevcut savaşın durdurulması adına zamanla yarışıldığını vurgulayan Fidan, taraflar arasındaki yüksek güven bunalımının aşılması için üçüncü tarafların arabuluculuğunun zorunlu olduğunu belirtti. Türkiye’nin her iki taraf nezdinde de dürüst ve tutarlı bir ortak profili çizdiğini anlatan Fidan, hem çatışma hem de barış arayışı dönemlerinde taraflar arasındaki iletişim trafiğini kesintisiz yürüttüklerini, bu yoğun diplomasi trafiğinin uykusuz gecelere sebep olduğunu aktardı.</p>

<p>Donald Trump’ın süreçteki çabalarından ötürü Türkiye, Katar ve Pakistan’a yönelik teşekkürünü hatırlatan Fidan; bu üç ülkenin dostane bağlar ve stratejik ortaklık temelinde yürüttüğü ortak arabuluculuk faaliyetlerinin küresel barışın tesisi adına hayati bir değer taşıdığını ifade etti.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haberler</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/fidan-caatsa-yaptirimlarinin-iptali-gundemde</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/07/hfidan-4.webp" type="image/jpeg" length="34325"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapıkların provokasyonu bitmiyor: Marmaray'da LGBT propagandası]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmaray'da sapkın LGBT örgütünün propagandasını yaparak bağıran bir kadın, sokakta provokatif pankart açtıkları için gözaltına alınan eşcinsel sapıkları savundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong><a href="https://www.barandergisi.net/sapiklar-bogazda-boy-gostermeye-kalkiyor-ayasofya-da-guzergahta">Sapıklar, Boğaz'da boy göstermeye kalkıyor! Ayasofya da güzergahta!</a></strong></li>
 <li><a href="https://www.barandergisi.net/musluman-anadolu-sapkin-lgbt-gemisine-gecit-vermedi"><strong>Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi</strong></a></li>
</ul>

<p>Çocukların da bulunduğu toplu taşıma aracında açık açık aile değerlerine, toplumsal ahlaka savaş açan sapkınlığın propagandasını yapan kadına etraftaki vatandaşların kayıtsız kalması tepki çekti.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/sapiklarin-provokasyonu-bitmiyor-marmarayda-lgbt-propagandasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-161441.png" type="image/jpeg" length="34840"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiliz...]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/ingiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihçi Yazar İbrahim Tatlı, Youtube kanalımızda yayınlanan bu bölümde İngiliz milletinin tarihî kökenlerini, karakter yapısını ve dünya siyasetini şekillendiren stratejilerini mercek altına alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-23">Konuşmasında, adanın geçmişte uğradığı Roma, Anglo-Sakson ve Norman istilalarının İngiliz halkında nasıl bir savunma psikolojisi oluşturduğu anlatıyor. Bu ruh halinin zamanla dünyayı sömürgeleştirme fikrine nasıl dönüştüğü, Anglikan kilisesinin kuruluşu ve İspanyol donanmasına karşı kazanılan ilk ölüm kalım savaşı kronolojik bir akışla aktarılıyor.</p>

<p>Tarihçi Tatlı, İngilizlerin dünyayı yönetirken ve ittifaklar kurarken Osmanlı pragmatizminden nasıl faydalandığını çarpıcı örneklerle dile getiriyor.</p>

<p id="p-rc_a80d53ab626bccdb-24">Ayrıca günümüz küresel siyasetine de değinilerek sermayenin Amerika'dan Çin'e taşınması, dijital faşizm tehlikesi ve Amerika'nın geri çekilme süreci değerlendiriliyor.</p>

<p>İbrahim Tatlı, yapay zekanın gelişi ve bilginin tabana yayılmasıyla birlikte küresel dengelerin her an değişebileceğini ifade ediyor. Güçlü devletlerin tarihte nasıl aniden çöktüğünü Tunç Çağı örneğiyle açıklıyor ve bugünkü İngiliz planlarının da hiç beklenmedik bir kaosla sonuçlanabileceğini belirtiyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/luiZvXH9xUw?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/ingiliz</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/06/ingiliz-ibrahim-tatli.webp" type="image/jpeg" length="66295"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Efsane boksör Muhammed Ali]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm zamanların en iyisi olan efsanevi boksör Muhammed Ali’yi vefatının yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/efsane-boksor-muhammed-ali</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/YeYigQWBXR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="97933"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Özcan Hıdır: Necip Fazıl gençliğe zihin, vakit ve gönül boşluğu bırakmamayı öğütler]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necip Fazıl ve Gençlik programında konuşan Özcan Hıdır, Büyük Doğu idealinin bugünün insanı ve gençliği için taşıdığı manaya dikkat çekti. Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın iman, aksiyon, ahlâk ve edep merkezli düşüncesinin gençlere güçlü bir mefkûre sunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necip Fazıl’ın sadece bir şair olarak ele alınamayacağını ifade eden Hıdır, onun aynı zamanda çile çekmiş, hapislerden ve baskılardan geçmiş, buna rağmen mücadelesinden geri durmamış bir mütefekkir olduğunu söyledi. Hıdır, Necip Fazıl’ın hayatının donuk bir fikir hayatı değil, aksiyonla bütünleşmiş dinamik bir tefekkür örneği sunduğunu dile getirdi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LcZOBsP1j0I?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p>

<p><strong>“Mütefekkir fikrini ve aksiyonunu diri tutan insandır”</strong></p>

<p>Konuşmasında “mütefekkir” kavramı üzerinde duran Dr. Hıdır, fikir ile tefekkür arasındaki farka dikkat çekti. Ona göre mütefekkir, fikrini, zikrini ve aksiyonunu sürekli diri tutan; statükoya teslim olmayan insandır. Dr. Hıdır, Kur’an-ı Kerim’de tefekkür, tezekkür ve taakkul gibi kavramların fiil formunda kullanılmasının, insanın sürekli bir idrak ve hareket hâlinde olması gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Necip Fazıl’ın “İman ve Aksiyon” eserine de değinen Hıdır, bu eserin Kur’an’daki “Ey iman edenler, iman edin” hitabıyla doğrudan irtibatlı okunabileceğini belirtti. Dr. Hıdır’a göre iman bir iddiadır ve bu iddia sosyal hayatta, ibadet hayatında, fikir hayatında amelle ve aksiyonla ispat edilmelidir.</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>“Zor zamanlar, büyük mütefekkirleri ortaya çıkarır”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, İslâm tarihinde kriz dönemlerinin büyük âlimleri ortaya çıkardığını vurgulayarak İmam Gazali örneğini verdi. Moğol, Haçlı, Batınilik ve aşırı zahirilik gibi meydan okumaların bulunduğu bir dönemde İmam Gazali’nin büyük eserler verdiğini hatırlatan Hıdır, Necip Fazıl’ı da modern dönemde ölçü koyan şahsiyetler arasında değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl Büyük Doğu gençliğini idealize etti”</strong></p>

<p>Dr. Hıdır, Necip Fazıl’ın nesil yetiştiren bir mütefekkir olduğunu belirterek Büyük Doğu gençliği ve Nur Gençlik vurgusuna dikkat çekti. Tarihte Nabi’nin Hayriyye’si, Mehmet Akif’in Asım’ın Nesli, Sezai Karakoç’un Diriliş Nesli gibi örneklerin bulunduğunu ifade eden Hıdır, büyük mütefekkirlerin daima bir nesil ideali ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Gençlere mefkûre verilmesinin bugün daha da hayati hâle geldiğini belirten Dr. Hıdır, mefkûresiz, ideali olmayan ve istikamet duygusundan mahrum gençliğin ciddi savrulmalar yaşayabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Peygamber’in genç sahabilerle kurduğu irtibatı ve Zeyd bin Sabit’in kısa sürede farklı bir dili öğrenerek devlet işlerinde vazife almasını örnek gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Necip Fazıl’ın hayatında aksiyon ve tefekkürün her alana yayıldığını söyleyen Dr. Hıdır, gençlerin vakit disiplinini kuşanması gerektiğini, Necip Fazıl’ın Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasının onun hayatında büyük bir kırılma meydana getirdiğini, “O ve Ben” eserinde anlatılan bu hadisenin onun perspektifini bütünüyle değiştirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Necip Fazıl bir tuz mesabesindedir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Necip Fazıl’ı “tuz” metaforuyla anlatan Dr. Hıdır, tuzun bozulmayı önleyen bir unsur olduğunu belirtti. Necip Fazıl gibi merkezî mütefekkirlerin toplumda bozulmaya karşı koruyucu bir rol üstlendiğini, Müslümanın da kendi hayatında bu manada “tuz” olması gerektiğini söyledi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-ozcan-hidir-necip-fazil-genclige-zihin-vakit-ve-gonul-boslugu-birakmamayi-ogutler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/hdr.webp" type="image/jpeg" length="40778"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak: Büyük Doğu, İslâmiyet’e yol açma geçididir]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Kâzım Albayrak, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını fikir, ideal ve aksiyon ekseninde ele aldı. Büyük Doğu’nun kuru bir söylem değil, içselleştirilecek ve hayata tatbik edilecek bir dava olduğunu vurgulayan Albayrak, gençliğin bu ölçü etrafında şekillenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Necip Fazıl ve Gençlik” programında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı, gençliğe hitabı, Büyük Doğu davası, sanat ve estetik anlayışı ele alındı. Programda Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ve Dr. Kâzım Albayrak konuşma yaptı.</p>

<p class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/q9o13XzgTLI?rel=0" width="640"></iframe><br />
Aylık Baran Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Dr. Kâzım Albayrak programda “Büyük Doğu Davası” başlığı altında Üstad Necip Fazıl’ın fikir, dava ve gençlik anlayışına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kıymetli hocalarım, sevgili gençler; Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davasını ben anılarımdan yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Şimdi gençlik dönemimizde bir arayış içerisindeyiz. Kendimizi ifade etmek istiyoruz hâliyle. Kaldırımları arşınlıyoruz. Sağ-sol çatışmalarının yoğun olduğu bir dönem. Bunun da şöyle bir faydası oluyor: “Biz kimiz?” diye kendi kimliğimizi arıyoruz. Aileden tevarüs ettiğimiz bir inanç sistemi var, ona bağlıyız Allah’a şükür. İnsan 18 yaşında Müslüman olur ama 60 yaşında da Müslüman olur, 80 yaşında da Müslüman olur. 18 yaşında Müslüman olurken İslam literatürünü, İslam’ın emirlerini, ölçülerini hepsini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Önce takliden başlar.</p>

<p>Şimdi o dönemde bize yakın ne var? Kendimizi ifade etmek istiyoruz. Akıncılar Teşkilatı’nın kurulduğunu duyuyoruz, tamam diyoruz, bu bize yakın. Milli Türk Talebe Birliği var, tamam diyoruz. Ve Necip Fazıl... Necip Fazıl kim? Necip Fazıl Üstad. Necip Fazıl her şeyimiz. Necip Fazıl “Ruh Hamurkârı.” Belki çoğunuz bilmez, Üstad olarak bilinir. O dönem Necip Fazıl için mesela çok kullanılan ifade “Ruh Hamurkârı”dır. Konuşmalardan zaten bu çıkıyor; Necip Fazıl’a neden Ruh Hamurkârı dendiği anlaşılıyor, değil mi?</p>

<p>Fakat sevmek için bilmek gerek. Necip Fazıl’ı seviyoruz ve zaten büyük bir emeği var; yol açıcı, çığır açıcı, merkezi mütefekkir ve aksiyoner. Yani sahada, meydanda, sokakta. Şimdi Necip Fazıl’a hayranız; konferanslara gidiyoruz, dinliyoruz. Fakat Necip Fazıl’ın hakikatini bilmek, derinlemesine bilmek gerekiyor. Sadece şair değil, aksiyon adamı. Biz daha çok kahraman yönüyle biliyoruz, şiirlerini de zaten ezberlemişiz.</p>

<ul>
 <li>
 <p itemprop="headline"><i><strong><a href="https://www.barandergisi.net/necip-fazil-ve-genclik-programi-izude-yapildi">"Necip Fazıl ve Gençlik" programı İZÜ’de yapıldı</a></strong></i></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu arada Necip Fazıl’la benim tanışmam oluyor; yanına gitmem söz konusu oluyor. Hemen onu da anlatayım. Şimdi o dönem Gölge dergisi çıkıyor Salih Mirzabeyoğlu tarafından. Akıncı Güç dergisi çıkıyor. Akıncı Güç dergisinde Salih Mirzabeyoğlu, İdeolocya Örgüsü’nü merkeze koyup değerlendirmelerde bulunuyor; gaye-hedef ilişkilerini, mücadelenin ilkelerini, hedefi bunları çiziyor. Bu sefer, hani Büyük Doğu’yu biliyoruz fakat bu şekilde altı çizilince İdeolocya Örgüsü’nü yeniden okumaya başlıyoruz. Ve Akıncı Güç dergisi Necip Fazıl’a ulaştırılıyor. Necip Fazıl bunu beğeniyor, çok beğeniyor. “Müjdelerin Müjdesi” diye yazı yazıyor ve başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere Akıncı Güç kadrosunu çağırıyor. Gidiyoruz şimdi Üstad’ın yanına. Bir akşam yemeğine çağırıyor Erenköy’deki köşküne. Bir masa başında, etrafında yay gibi halkalanmışız. Orada hemen söyleyeyim, intibaım nedir? Şimdi ben pratikten teoriyi desteklemiş olacağım böylece.</p>

<p>Necip Fazıl’da gördüğüm; 75 yaşında ihtiyar, biz de 20 yaşında delikanlıyız. Necip Fazıl’da gördüğüm, 75 yaşında bir delikanlı. Eşya ve hadiselere tahakküm etmek isteyen, böyle vecd içerisinde eşya ve hadiselere hâkimiyetini gösteren bir delikanlı. Yani çok ileri bir seviyede yorum yapıyor, bir aksiyon alıyor. Ondan sonra Necip Fazıl’ın arkasında akşam namazını kılıyoruz. O, unutamadığım anılardan bir tanesidir; orada kıldığım namaz.</p>

<p><img alt="Photo 6021824168434797527 Y" height="1056" src="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/04/photo-6021824168434797527-y.jpg" width="591" /></p>

<p>Şimdi “Necip Fazıl’ın Büyük Doğu davası” diyoruz ya arkadaşlar; Necip Fazıl, Büyük Doğu ve dava. Bu üçü birbirine çok güzel denk geliyor, bunlar özdeşleşmiş kavramlar. Büyük Doğu’yu biraz sonra, konuşmamın sonunda yedi umde hâlinde anlatacağım inşallah; kısa kısa başlıklar hâlinde. Şimdi dava deyince arkadaşlar, dava burada ideal manasında. Maddi istekler, zaruri istekler insanın ruhunu doyurmaz. Maddi isteklerimiz lazım ama ruhumuzu doyurmaz. Biz de böyle bir arayış içerisindeydik. Burada hemen gaye ile ideal arasındaki farkı belirtelim. Üstad’ın şöyle bir sözü var: “Her ideal bir gayedir, fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşmez.” Üniversiteyi bitirmek, ondan sonra diyelim ki akademisyen olmak...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Necip Fazıl burada şöyle bir misal veriyor: Bir askerin mareşal olması bir gaye olabilir ama bir ideal değildir. Bunun ideal olması için ne lazım? Üstad söylüyor: “Bunun ideal olması için de Altın Ordu’nun bir neferi olarak veya bir mareşali olarak görev yapmak istemesi lazım.” Yani konu, gaye ile ideal arasındaki farktır.</p>

<p>Necip Fazıl ideal adamı. Ve bu idealine uygun olarak da Büyük Doğu idealini çizmiş. Büyük Doğu ideali nedir? Bunu bilmemiz gerekir. Yani sathî anlamaktan derinlemesine anlamaya geçmemiz lazım. Burada aslında herkes bir iç âlem düzeni peşinde koşuyor; iç âlem düzeni ve mutlak güzeli arıyoruz. Yani mesele aslında maddi değil. Maddi şeyler fiziki varlığımızı sürdürmek için elzem, zaruri. Aslında insanın aradığı şey bir iç âlem düzeni, bir huzurdur. İnsan mutlak güzeli arıyor farkına varmadan mutlak güzeli arıyor. Güzel, hep mutlak güzele vasıta ve vesile. Bu noktada hemen söyleyeyim; Necip Fazıl’ın estetik planı başa almasının altını çizelim.</p>

<p>Hamurkâr’ı söyledik. Demek ki biz bu şekilde Necip Fazıl’ın bir şiirini hatırlıyoruz: “Ne çıkar bir yola düşmemiş gölgem / Yollar ki Allah’a çıkar, bendedir” der. Arkadaşlar, gölgemizin bir yola düşmesi lazım. Bu yol, kendimizin haricinde aşkın bir varlığa olacak; tabii ki Allah ve Resulü’ne. Davamızda da bunun sürdürülmesi gerekir. Ben bunun mücessem olmuş hâlini Necip Fazıl’da gördüm. Yani her bakımdan bana hitap etti. Bunu birçok noktada misallendirebilirim.</p>

<p>Büyük Doğu, bir söylem İslâmcılığı değildir; içselleştirilecek, kana karışacak ve enerji olarak açığa çıkacak bir davadır. Necip Fazıl edebiyat olsun diye yazmamış; kan ve çileyle yoğrulan bir hayatta yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamıştır. Onun en çok sevdiği kelime ise aksiyondur. Burada iman ve sanat da birliktedir. Bunu da unutmayalım arkadaşlar. Bunun ayrıntısına şimdi kısa zaman içerisinde giremiyorum.</p>

<p>Şu kadarını söyleyeyim: Güzeli arıyoruz dedim ya; bakın, iman ve sanat burada bir arada. Güzel olmayan şey, güzeli anlatamaz. Hocalarım anlattı; estetik, hesap kitap sordurmadan yakalayıcı ve fethedicidir. Yani pis borudan temiz su akmaz. Kötü bir nefesten İslâm anlatılmaz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi daha önce bana birkaç soru yöneltilmişti. Hemen o iki soruyu kısaca cevaplandırıp yedi umdeye geçeceğim.</p>

<p>Necip Fazıl’ın hayatını değiştiren en önemli şey ne? Hocalarım kısaca bahsetti, ben bir kelimeyle söyleyeyim: Seyyid Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıdır. Vapurda karşısına gelen bir kişi, bir Müslüman ona vesile olmuştur, aracı olmuştur. Tanımadığı birisidir. “O ve Ben” kitabında bunun hikâyesi de gayet güzel anlatılmıştır.</p>

<p>Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği nedir? Tabii ki Necip Fazıl’ın gençlikten beklediği Büyük Doğu, İslâm İnkılabı’dır ve bunu “İdeolocya Örgüsü”nde ifade edilmiştir. Necip Fazıl’ın “Özlediğimiz Nesil” konferansında gençlikten bekledikleriyle ilgili nasihatleri var. Hemen ilk üçünü söyleyeyim size:</p>

<p>Birincisi aşk. Üstad diyor ki: “Aşksız adam pörsümeye ve aşksız cemiyet sönmeye mahkûm ve kâinatın protoplazması aşktır.”</p>

<p>İkincisi üstün akıl ve sır idraki. Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek, diyor Necip Fazıl.</p>

<p>Üçüncüsü nefs muhasebesi. Atacağını dibinden söküp atma, alacağını dibinden söküp alma, tutacağını da köküne kadar yapışıp tutma hassası deniyor.</p>

<p>“Büyük Doğu, İslâmiyet’in emir subaylığıdır. Büyük Doğu, İslâm içinde ne yeni bir mezhep ne de yeni bir içtihat kapısıdır; sadece Sünnet ve Cemaat Ehli tabirinin ifadelendirdiği mutlak ve pazarlıksız çerçeve içinde, olanca saffet ve asliyetiyle İslâmiyet’e yol açma geçidi ve çoktan beri kaybedilmiş bulunan bu saffet ve asliyeti 21. asrın eşiğinde eşya ve hadiseye tatbik etme işidir.” Üstad’ın tanımı bu. Büyük Doğu yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesidir.</p>

<p>Şimdi yedi umdeyi hemen söyleyeceğim:</p>

<p>Birincisi, şeriattan zerre taviz vermeyen bir dünya görüşü. Hiçbir şeye taviz yok. Yani liberalizme, sosyalizme, çağın moda akımlarına... Hiçbirine taviz yok. Bu, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’daki birinci vasfıdır. Dinî ilimlere de bakabilirsiniz arkadaşlar. Çünkü Üstad bunları hep kontrol ederek, danışarak hazırlıyor.</p>

<p>İkincisi, tarih muhasebesi yapıyor arkadaşlar. Son beş asrın tarih muhasebesini yapıyor: Ulu Hakan Abdülhamid Han, Vahdettin Han... “Nereden geldiğini bilmeyen, nereye gideceğini bilmez.” Bu sözüm bence yeter, bunu geçiyorum.</p>

<p>Üçüncüsü, Necip Fazıl bir dünya görüşü sistemi kuruyor. Arkadaşlar, bütün hakkında bir fikrimiz olmadan parçaları değerlendiremeyiz, kavrayamayız. Körün fil tarifi var ya, onun gibi. Onun için “İdeolocya Örgüsü” olmadan yol alamayız; “İdeolocya Örgüsü”nü benimsemeden, kuşanmadan yol alamayız. Kafamızda bir ev fikri olmadan kapı ve pencere hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Olamayız. İşte ev fikri, “İdeolocya Örgüsü”dür.</p>

<p>Dördüncüsü, ideolocyanın temelini Allah Resulü’ne dayandırıyor arkadaşlar. Yani peygambere imandan öte, fikriyatını buna dayandırıyor. “En evvel, en üstün” diyor. Birçok eserinde buna dayandırıyor. Çalıştığım mevzu bu; 2700 küsur adet hadis kullanmış. Burada “Nur-u Muhammedi”, “Muhammedi Nur” kavramı da devreye giriyor. Bu kâinat görüşünü buraya dayandırıyor. Ve sahabeler... “Olanca imtizacımız sahabelerdir bizim” diyor.</p>

<p>Beşincisi, dost ve düşman kutuplarını işaretlemesi, hedefleştirmesi önemli. Baş nefret kutbu, baş muhabbet kutbu. Baş muhabbet kutbu olarak Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerini işaret ediyor. Baş nefret kutbu da İslâm’a düşmanlığını ilan eden her kimse, herhangi bir zümreyse bunu eserlerinde açıkça ilan ediyor.</p>

<p>Altıncısı, Üstad yeni bir usul ve tarz getirdi; geleneğe bağlı ama yenilikçi. Hem gelenekçi hem devrimci. Yeni bir usul ve tarz getiriyor, yeni bir diyalektik getiriyor, yeni bir estetik getiriyor. Bu da mutlak ölçülere ve geleneğe sımsıkı bağlı.</p>

<p>Yedincisi, İslâm İnkılabı diyor, bunun çokça altını çiziyor. “Büyük Zuhur” diye işaret ediyor. Bu minvalde “Başyücelik Devleti ve İdare Mefkûresi” var arkadaşlar “İdeolocya Örgüsü”nde. Bunu neden yazdı Üstad? Bizim siyasi ve içtimai bir modelimiz olmasın mı? Biz başkalarının biçtiği gömleği, elbiseyi niye giyelim? Bilmem Stuart Mill, Descartes, bilmem ne falan...</p>

<p>Allah ve Resulü’ne ve ulema geleneğine bağlı bir sistem istiyoruz. Necip Fazıl bunu da planlamış. Necip Fazıl son olarak diyor ki: “Dünya bir inkılap bekliyor; dünyanın beklediği bu inkılap üç daire hâlinde: Dış daire dünya, içindeki daire İslâm Âlemi, onun da içinde Türkiye. Asıl Türkiye, merkez Türkiye.” diyor Üstad. Bunu da yazalım, not alalım.</p>

<p>İslâmi İlimler Kulübü’ne, İslâm Ekonomisi ve Finans Kulübü’ne bu organizasyon için teşekkür ederim. Son olarak şunu söylüyorum: İslâm âlemine ve dünyaya bir teklifi olan, kurtarıcı İslâm nizamı fikri olan Büyük Doğu ideali etrafında kenetlenen gençler ve gönüldaşlar olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Necip Fazıl Kısakürek</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/dr-kazim-albayrak-buyuk-dogu-islamiyete-yol-acma-gecididir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/05/kazim-albay-necip-fazil-2.webp" type="image/jpeg" length="85090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail çocuk hapishaneleri Epstein adası gibi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epstein skandalı buzdağının görünen kısmıysa, İsrail'in Ofer hapishanelerinde kurduğu "çocuk öğütme makinesi" bu vahşetin devlet eliyle yasallaştırılmış halidir.</p>

<p>Dünyada çocukları askeri mahkemelerde prangalarla yargılayan tek yapı olan İsrail; yüzde 99,7’lik göstermelik mahkumiyet oranları, 60 saniyelik duruşmalar ve raporlara giren tecavüz tehditli sistematik işkenceleriyle Epstein’ı aratmayan bir insanlık suçu işlemektedir.</p>

<p>Filistinli yavruları dondurucu soğukta demir kafeslere mahkum eden bu sistematik zulüm, sadece bir işgal yöntemi değil, çocukların ruhunu ve geleceğini hedef alan kurumsal bir vahşet sistemidir.</p>

<p><u><i>İşte videoda dile getirilenler:</i></u></p>

<blockquote>
<p><br />
Sorgulamadan sonra çocuklar yargılanmak üzere buraya, Kudüs yakınlarındaki Ofer askeri hapishanesine getiriliyor. Ordu, Four Corners ekibinin içeride çekim yapmasına izin vermedi.</p>

<p><br />
Bu duvarların ardında üç kez bulundum. Avluda elleri kelepçeli ve ayakları prangalı bir şekilde sürüklenerek götürülen çocuklar gördüm. Bazı duruşmalar sadece 60 saniye sürdü. Bir çocuğun, annesi nerede tutulduğunu bilsin diye hapishanesinin adını bağırdığını gördüm.</p>

<p><br />
Yargıcın, bazı çocukları suratlarına bir kez bile bakmadan mahkum ettiğini gördüm. Tüm bunların ortasında gördüğüm şey, mahkum edilen çocuklardan oluşan bir "taşıma bandı" (seri üretim sistemi) gibiydi.</p>

<p><br />
Bu sistemin askeri açıdan ne kadar verimli olduğuna dair size bir fikir verebileceğimi düşünüyorum. Askeri mahkemenin kendi kayıtlarına ve yıllık raporlarına göre, mahkemelerin mahkumiyet oranı yaklaşık yüzde 99,74 civarında.</p>

<p><br />
Genellikle taş atmaktan suçlu bulunan Filistinli bir çocuk, yaklaşık 3 ay hapis cezasına çarptırılıyor.</p>

<p><br />
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, geçen yıl İsrail'in sistemi hakkında sert bir rapor yayımladı. Raporda, Filistinli çocukların ölümle, fiziksel şiddetle, hücre hapsiyle ve kendilerine ya da bir aile üyelerine yönelik cinsel saldırıyla tehdit edildiği saptandı.</p>

<p><br />
Rapor; bu kötü muamelenin, çocuğun tutuklandığı andan hüküm giyme sürecine kadar sistemin tamamında yaygın, sistematik ve kurumsallaşmış olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><br />
Geçen ay, insan hakları gruplarının baskısıyla İsrail, çocukları geceleri dışarıdaki kafeslerde tutma şeklindeki uzun süreli uygulamaya son verdi. Çocuklar, kar fırtınaları sırasında bu kafeslerde dondurucu soğukta tutulmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/israil-cocuk-hapishaneleri-epstein-adasi-gibi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/israil-cocuk-hapishaneleri.webp" type="image/jpeg" length="29106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Myron Gaines’ten Yahudi konuğuna “soykırım” tokadı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li ünlü içerik üreticisi Myron Gaines’in programında yaşananlar, yıllardır Hollywood ve ana akım medya eliyle servis edilen dokunulmazlık zırhının nasıl çatladığını gözler önüne serdi. Gaines, Yahudilerin Gazze’deki katliamlarını görmezden gelip geçmişteki mağduriyetler üzerinden kimlik inşa eden zihniyeti canlı yayında köşeye sıkıştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Myron Gaines, son yayınında ezberleri bozan bir tartışmaya imza attı. Programa katılan Yahudi bir genç kızla Holokost ve Gazze üzerine tartışan Gaines, Yahudinin içine düştüğü tutarsızlığı ve ikiyüzlülüğü milyonların önünde deşifre etti.</p>

<p>Tartışma, Holokost’ta hayatını kaybedenlerin sayısı üzerine başladı. Gaines’in ekibinden gelen “en fazla 271 bin” çıkışına, konuğun “6 milyon olduğunu biliyorum” yanıtını vermesi üzerine ortam gerildi. Gaines, bugüne kadar tartışılması dahi teklif edilemeyen rakamların artık yüksek sesle sorgulanmaya başladığının sinyalini vererek tarihin, kazananlar ve medya gücünü elinde tutanlar tarafından nasıl şekillendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Hollywood’un “Masum Yahudi” Kurgusu Çöküyor</strong></p>

<p>Haberin odak noktasını ise Gaines’in "İsrail soykırım yapıyor mu?" sorusuna konuğun verdiği kaçamak cevap oluşturdu. Genç kızın Gazze’deki katliamlar için “Bu karmaşık bir soru” demesi üzerine Gaines, adeta bir mantık dersi verdi. Gaines, Hollywood’un on yıllardır süren “ebedi mağdur” ve “masum Yahudi” imajının artık 1080p çözünürlüklü gerçeklerle yerle bir olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Bugün Yalan Söyleyen, Dün Neden Söylemesin?”</strong></p>

<p>Gaines şunları söyledi:</p>

<p><i>“Eğer 2024 yılında, ellerinde her türlü yüksek çözünürlüklü görüntü varken bugün gözümüzün önünde gerçekleşen bir soykırımı inkâr edebiliyorlarsa, neden tüm kimliklerini ve Hollywood endüstrisini üzerine inşa ettikleri geçmiş bir olay hakkında yalan söylemesinler? Kamera kayıtlarının olmadığı bir dönemde söylediklerine neden güvenelim?”</i></p>

<p><strong>Tekelci Mağduriyet Anlayışı</strong></p>

<p>Programda ortaya çıkan en çarpıcı gerçek ise, Siyonist anlatının kendileri dışındaki hiçbir halkın acısını “soykırım” olarak kabul etmemesi oldu. Kendi tarihlerini dokunulmaz kılanların, bugün Gazze’de parçalanan çocukları görmezden gelmesi, “insan hakları” ve “soykırım” kavramlarının nasıl seçici bir şekilde kullanıldığını bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Artık sosyal medya çağında, Hollywood stüdyolarında kurgulanan sahte kahramanlık hikayeleri ve tek taraflı mağduriyet anlatıları işe yaramıyor. Myron Gaines’in bu yayını, dijital dünyada uyanan bilincin ve yıkılan tabuların en somut örneklerinden biri oldu.</p>

<p>İşte o konuşmanın tamamı:</p>

<p><strong>Yahudi: Holokost'ta sizce kaç Yahudi öldürüldü?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaines: En fazla 271 bin.</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon. Yanlış cevap.</strong></p>

<p>Gaines: 6 milyon olduğunu mu düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  6 milyon olduğunu biliyorum.</strong></p>

<p>Gaines: Yahudi misiniz?</p>

<p><strong>Yahudi:  Sizce?</strong></p>

<p>Gaines:  Muhtemelen. Bu noktada şaşırdık mı? Bu konuda ne yapacaksın? Peki, İsrail'in bir soykırım yaptığını düşünüyor musun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bu karmaşık bir soru.</strong></p>

<p>Gaines:  Peki, o zaman sana şunu sorayım: Eğer 2023'ten 2024'e kadar, ellerinde 1080p görüntüler varken bir soykırımı inkar edebiliyorlarsa; mağduriyet anlatılarını, pek çok Hollywood filmini ve tüm kimliklerini üzerine inşa ettikleri İkinci Dünya Savaşı'ndaki trajik bir olay hakkında neden yalan söylemesinler? Bu konuda yalan söylemeyeceklerini mi sanıyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Yani senin dışındaki her anlatı tamamen hükümsüz ve geçersiz mi? Yani herkesin bu konuda yalan söylüyor olma ihtimali hiç mi yok?</strong></p>

<p>Gaines: Holokost hakkında mı yoksa soykırım hakkında mı?</p>

<p><strong>Yahudi:  İsrail.</strong></p>

<p>Gaines:  Konuyu kaçırıyorsun. Diyorum ki; "6 milyon" diyen aynı kişiler, tam önümüzde gerçekleşen bir soykırımı inkar ediyorlar. Kamera kayıtlarının olmadığı ve çok daha az kanıtın olduğu bir zamanda yalan söylemeyeceklerini mi düşünüyorsun?</p>

<p><strong>Yahudi:  Bazı görüntüler gösterebilir misin?</strong></p>

<p>Gaines: Gazze'nin bombalanmasıyla ilgili mi?</p>

<p><strong>Yahudi:  Evet.</strong></p>

<p>Gaines: Araştır bak. Eğer bunu destekleyecek gerçeklerin varsa göreyim. Tamam, şunu yapabilirsin: Twitter'a gir, "Gazze" yaz; bombalanan, öldürülen ve kelimenin tam anlamıyla parçalara ayrılan çocukları göreceksin.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/04/myron-gainesten-yahudi-konuguna-soykirim-tokadi.webp" type="image/jpeg" length="45367"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihçi yazar İbrahim Tatlı’nın “ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş” başlıklı konuşması, Ortadoğu’daki çatışmayı küresel güçlerin hesaplaşması olarak konumlandırıyor. Bir tarafta Trump Amerikası ve Netanyahu’nun İsrail’i, diğer tarafta İran, Çin, Rusya ve İngiltere ekseni üzerinden kurulan ittifaklar, savaşın arka planındaki stratejik denge ve çıkar ilişkilerini analiz ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z49vOoSEsAc?rel=0" width="640"></iframe></div>

<div class="ratio ratio-16x9"></div>

<ul>
 <li>
 <h2 class="ratio ratio-16x9"><em><strong><a href="https://www.barandergisi.net/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas-1">OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</a></strong></em></h2>
 </li>
</ul>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/abd-israil-iran-ingiltere-cin-derin-kuresel-savas</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/barandergisi-net/uploads/2026/03/derin-kuresel-savas-ibrahim-tatli-video.webp" type="image/jpeg" length="12374"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yardım noktasına koşan perişan haldeki Gazzelilere kurşun yağdırıldı!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail askerleri, Gazze'de yardım noktasına koşan açlıktan perişan olmuş, dili damağına yapışmış Gazzelilere kurşun yağdırıyor!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortada sözde bir "ateşkes" mutabakatı var ama Yahudi zihniyet için bu sadece yeni bir kalleşlik fırsatı. Açlıktan dizlerinin bağı çözülmüş, çocuklarına bir avuç un götürebilmek için can havliyle toz duman içinde koşturan sivil halkın üzerine mermi yağdırmak, ancak böyle aşağılık bir kavmin işi olabilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de bu yapılanlarla görülüyor ki bunlar, insanlık ailesinin bağrına saplanmış zehirli bir hançerdir. Bir lokma yiyecek için koşan aç insanı hedef alacak kadar haysiyetsiz, ateşkes sözü verip arkadan vuracak kadar cani namertler var insanlığın karşısında. Tarih, rızık peşindeki mazlumu vuran, çocukların boğazından geçecek ekmeğe kan bulaştıran en aşağılık mahluklar olarak kaydedecek, kaydetti ve kaydediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Video haber</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/video/yardim-noktasina-kosan-perisan-haldeki-gazzelilere-kursun-yagdirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-13-165651.png" type="image/jpeg" length="56288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitap köşesi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kitap-kosesi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/03/kitap-kosesi-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="81580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Çöplük]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7 Ekim Aksa Tufanı itibariyle Gazze aynasında izlenen dünya, son sürat savrulmaya devam ediyor. Global Çöplük diye attığımız başlık altında nerede durduklarının şuurunda olmayanların ve hiçbir din, ahlâk, kaide ve nizam tanımayanların batarken son çırpınışlarını sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/global-copluk</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/02/global-copluk-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="46004"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müslüman Anadolu'da geçen ay!]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslüman Anadolu’da kalbi ve gönlü pak milletimizin kendi mizacı, imanı ve duygusu ile meydanlara çıktığı ve yaptığı işleri sizler için derledik.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/musluman-anadoluda-gecen-ay</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/musluman-anadoluda-gecen-ay.webp" type="image/jpeg" length="61057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maşeri Vicdan]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de yaşanan katliam karşısında, Batı dünyasındaki insanların vicdanî olarak yaptığı küçük büyük aksiyonları “maşeri vicdan” başlığı altında topladık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/maseri-vicdan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2025/01/maseri-vicdan-baran-dergisi.webp" type="image/jpeg" length="83088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemalist Rejim Günlüğü]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em>Kemalist rejimin kanunlarından ve iktidarın rejimi besleyici politikalarından cesaret bulan Kemalistlerin dinî değerleri aşağılaması son 10 yılda ciddi manada arttı. İslâmî değerleri ve kimliği sistematik bir şekilde hedef alan ve bununla varlık bulan Kemalistler, iktidarın pespaye politikası, laiklere yaranma çabası ve Müslümanların sorunun kaynağına bir türlü inemeyişi sebebiyle, kültürel ve siyasî atmosfer laiklerin elinde oyuncak olmaya ve diledikleri gibi at koşturma alanı olmaya devam ediyor. </em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Koruma kanunu dolayısıyla sorgulanamaz bir dogma haline gelen ve seküler bir dine dönüşen Kemalizm, tekno-paganizm adı altında, yeni, hazza dayalı bir putperestliği meydan yerine dikerek toplumu büyük bir felakete sürüklüyor. İktidar da bu felaketi önlemek yerine, eziklik psikolojisi dolayısıyla sırf yaranmak uğruna Kemalist putperestlerin dayattığı seküler kimliğe rızayı gösteriyor. </em></p>

<p><em>Milletin sırtına binerek 22 senedir iktidarda olan ve yine İslâmî değerleri ve kültürü yaşatmak sözüyle iktidarda kalan hükümet, ruhî imarı gerçekleştirmek yerine bilakis her türlü sapkınlığa kapı aralıyor ve bununla da övünüyor. “Kemalist rejim günlüğü” başlığı altında yorumladığımız haberlerde de görüleceği üzere bir yangın yerine dönüşen ve her an tutuşmaya hazır bir memleketi göreceksiniz.</em></p>

<p>İşte vaziyetimiz:</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/kemalist-rejim-gunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Nov 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/11/kemalist-rejim-gunlugu.webp" type="image/jpeg" length="63048"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi Arka Kapaklar]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-arka-kapaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/10/aylik-baran-arka-kapaklar-copy.webp" type="image/jpeg" length="15274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Karar Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren Son Karar Dergisi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye'deki İslamcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TAKDİM</p>

<p>Son Karar, Türkiye’de 1988-1990 yılları arasında yayınlanmış ve Büyük Doğu-İbda fikriyatına nisbetle faaliyet göstermiş bir dergidir.</p>

<p>Dergi ilk sayısını Mayıs 1988 tarihinde ve “Aylık Siyasi Fikir ve Aksiyon Dergisi” olarak yayımlamıştır. İstanbul merkezli olarak yayın yapan derginin yazı işleri müdürlüğünü Serdar Yücel üstlenmiş, genel yayın yönetmenliğini ise Kaya Balaban yapmış ancak Şubat 1989 sayı 8’den itibaren Ali Hışıroğlu üstlenmiştir.</p>

<p>Dergide Abdullah Kiracı, Ali Hışıroğlu, Atilla Özdür, Enver Küçükgörür, Enes Duymaz, Harun Yüksel, Hayrettin Soykan, Kâzım Albayrak, Mehmet Tarakçı, Mevlüt Koç, Mustafa Saka, Saadettin Ustaosmanoğlu, Süleyman Dal, Şükrü Sak, Oktay Şener gibi birçok yazarın yazıları yayınlanmıştır.</p>

<p>Son Karar’ın 1988 tarihli 1. sayısının kapağında Salih Mirzabeyoğlu’na ait “Gençliğin Cevabı” başlıklı bir deklarasyon yayınlanmış ve yazıda, Batı’nın olumsuz etkilerine karşı durulması ve hakikat yolunda kararlı bir nesil yetiştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve “Allah için buğz ve Allah için aşk ölçüsüne uygun şekilde, baş nefret kutbu ile baş muhabbet kutbunu tayin etmiş olarak...” denilmiştir.</p>

<p>Derginin ikinci sayısı Büyük Doğu ve Necip Fazıl özelinde çıkmıştır. Bu sayıda Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu ideolojisi, bu ideolojinin modern dünyada nasıl uygulanması gerektiği ve İslâm’ın sosyal, siyasi ve kültürel hayatta yeniden nasıl yer alması gerektiği ele alınmıştır. İçerik olarak, gençliğe hitap eden yazılar, sosyal güvenlik açısından zekâtın önemi, Filistin meselesi, Ayasofya’nın durumu gibi konular ele alınmıştır. “Üstad’ı anmak” başlığı altında, onun ideolojik mirasının sadece anılmakla kalmayıp, aksiyoner bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun 1988 yılında yaptığı “Nasıl Birlik?” konferansı, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında; “İşkence ve Filistin Meselesi” konferansı, derginin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında; Cemaat ve Aksiyon” başlıklı konferansı ise Ağustos 1988 tarihli 4. sayısında yayımlanmıştır.</p>

<p>Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleme aldığı “M. Kemal hakkındaki Bir Gün” başlıklı yazı da ilk defa Son Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısının 31. sayfasında, daha sonra da Ekim-Kasım 1989 tarihli 14. sayısının 22. sayfasında yayımlanmıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısı, Bir Gün başlıklı yazıdan dolayı, “Mustafa Kemal’e hakaret” gerekçesiyle toplatılmıştır.</p>

<p>Son Karar Dergisi’nin önemli hususiyetlerinden biri, ilk defa Fetullah Gülen eleştirisi yapılan yayın organı olmasıdır. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayısının 17. sayfasında imzasız yayınlanan “Hem Gülen - Hem Güldüren” başlıklı bir sayfalık yazıda, türban gösterilerini provokatörlükle suçlayan Fetullah’ın “düzenist Müslüman” tipini yetiştirme görevini devralan “sinsi bir hain” olduğu ve ondan hesap sorulacağı söylenmektedir.</p>

<p>Derginin geneline baktığımızda Seyyit Ahmet Arvasi, Muhsin Yazıcıoğlu, Atilla Özdür gibi şahsiyetlerle mülakatlar yapıldığı görülmektedir. Bilhassa Seyyit Ahmet Arvasi’nin yayımlanan röportajı vefatından önceki son röportajıdır.</p>

<p>Dergi, Türkiye’nin siyasî ve içtimâî sorunlarına Büyük Doğu-İbda perspektifinden bakmaya çalışmış, Kemalist rejime ve Batı’ya karşı net bir duruş sergilemiş, sert bir üslupla eleştiride bulunmuş, iman şuurunu ve aksiyon ruhunu sürekli kamçılamayı hedeflemiştir. Sadece aktüel siyasetle ilgilenmemiş, aynı zamanda tarih, sanat, edebiyat ve felsefe gibi konularda da makaleler ve yorumlar yayınlamıştır.</p>

<p>Fikirle eylemi birleştirmede şu örnekleri sayabiliriz:</p>

<p>Flama Kültür Faaliyeti lokalinde yapılan ve cepheleşme yapılanmasının ilk örneği sayılabilecek, her cephenin bir bildiri sunduğu faaliyet, derginin Haziran 1988 tarihli 2. sayısında yer almıştır. Karar’ın Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Mahir Çakır’ın “Hakkını Vermek” başlıklı yazısı cepheleşme ve içtimaileşme açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca Ayasofya için imza kampanyası da derginin Şubat 1990 tarihli 16. sayısında yer almıştır.</p>

<p>Tespitlerimize göre İbda’nın cepheleşmesine atıfla “İBDA-C” isminin ilk kullanıldığı yayın organı bu dergidir. Son Karar Dergisi’nin 15 Aralık 1989 tarihli 15. sayının arka kapağında aynen şöyle denmektedir:</p>

<p>“Büyük Doğu mücadelesi ve onun yumuşattığı iklim... Ve Müslümanların önünde bir korkuluk gibi duran “Menemen” hatırasını bir tekmede deviren şanlı GÖLGE! Akıncı Güç patlaması, Rapor talimi, Gönüldaş, çaba ve direnci, İBDA taarruzu! Hedef iktidardır!” İşte İBDA-C KARAR’ın nereden geldiğinin ve ne yapmak istediğinin hikâyesi...”</p>

<p>Karar Dergisi’nin Temmuz 1988 tarihli 3. sayısında yer alan Cahit Yeşilyurt’un “Gerçek Beraberlikler” yazısı Tilki Günlüğü 2. cilt s. 439’da iktibas edilmiştir. Aynı şekilde Haziran 1988 tarihli 2. sayıda yer alan Kâzım Albayrak’ın “Kayan Yıldız Sırrı Üzerine” başlıklı yazısı da Tilki Günlüğü eserinde, 3. cilt, s. 231’de iktibas edilmiştir.</p>

<p>Karar Dergisi Kasım 1988 tarihli 6. sayısında Salih Mirzabeyoğlu’nun “Suda Boğulan Balık” isimli bir hikayesi yayımlanmıştır. Ayrıca Mart 1989 sayı 9’dan itibaren aralıklı sayılarda Salih Mirzabeyoğlu’nun altı şiiri (Devri Daim, Altın Nazar, Perde, Kabarcık, Lügat ve Çehre) yayımlanmıştır. Karar Dergisi’nin bazı takdim yazıları ve çerçeve içerisindeki bazı arka kapak yazıları, İBDA Mimarı’nın telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.</p>

<p>Özellikle genç neslin uyanışına ve mücadeleye katılımına büyük önem veren dergi, gençlerdeki idealizm, heyecan ve aksiyon ruhunu harekete geçirmek ve onları Büyük Doğu-İbda fikriyatına kazandırmak için çaba göstermiştir. Türkiye’deki İslâmcı düşünce ve hareket tarihinde önemli bir yere sahip olan Son Karar, 17 sayı çıkmış ve 1 Mart 1990 yılında yayın hayatına son vermiştir.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5 Eylül 2024&nbsp;</p>

<p>Aylık Baran Dergisi</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Büyük Doğu-İbda</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/son-karar-dergisi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/09/son-karar-dergisi-kapaklar.webp" type="image/jpeg" length="54739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi’den Gazze’ye Bir Nefes]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Gazi’den Gazze’ye: Bir Nefes” konferansında, Gazze'deki direniş ve bu direniş karşısında dünyanın vaziyeti ve Müslümanların neler yapabileceği konuşuldu.</p>

<p>Konferansta İsrail’e yönelik boykotun önemine dikkat çekildi. Filistin davasına daha aktif bir şekilde sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Said Ercan: Gündemimizde sürekli Gazze olmalı!</p>

<p>Dursun Ali Erzincanlı: Gazze’ye sahip çıkan insanlar aziz ve şereflidir</p>

<p>Ercan Çifci: Gazze bir fikirdir. Gazze Y*hudi’nin yerle bir edildiği yerdir.</p>

<p>Ayçin Kantoğlu: 21 bin çocuk kayıp Gazze’de. 21 bin. Bunun tercümesi şu: Bu dünyada 8 milyar insan kayıp!</p>

<p>Kâzım Albayrak: ABD-Y*hudi emperyalizminin tekerine çomak sokucu işler yapılmalı!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yakup Köse: Uzak gördüğünüz şey aslında size çok yakın!</p>

<p>Tayyar Tercan: Türkiye'den İsrail'e katliam yapmaya gidenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını istiyoruz.</p>

<p>Haberin tamamı için <a href="https://www.barandergisi.net/gaziden-gazzeye-bir-nefes-konferansi-bursada-gerceklesti">TIKLAYINIZ</a></p></p>]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/gaziden-gazzeye-bir-nefes</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2024/06/gaziden-gazzeye-bir-nefes-67y.webp" type="image/jpeg" length="82813"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aylık Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylık Baran Dergimize online satış sitemiz www.aylikbaran.com'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dergimize online satış sitemiz 'dan, seçkin kitapçılardan yahut abone olarak ulaşabilirsiniz!</p>

<p><span style="color:#d35400"><strong>Dergimizin olduğu kitabevleri:</strong></span></p>

<p><strong>Gölge Kitabevi:</strong> Ali Kuşçu, Büyük Karaman Cd. 4A, 34083 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Kökler Kitabevi:</strong> Hırka-i Şerif, Kadı Sk. No:14, 34091 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>Ağaç Kitabevi:</strong> Akşemsettin, Şehitkubilay Sk. No:6, 34010 Fatih/İstanbul</p>

<p><strong>İnkılap Kitabevi:</strong> Fevzipaşa Caddesi, Şehitkubilay Sokak No: 6/A-B Fatih-İstanbul</p>

<p><strong>Ankara Birleşik Kitabevi:</strong> Tuna caddesi Bulvar Pasajı, D:no:3/3, Çankaya/Ankara</p>

<p><strong>Gaziantep Akyol Kitabevi:</strong> Şahinbey, 44002. Bedesten Sk. No:15, 27410 Şahinbey/Gaziantep</p>

<p><strong>Mephisto Kitabevi: </strong>Kuloğlu, İstiklal Cd. No:125, 34435 Beyoğlu/İstanbul</p>

<p><strong>Kitap Dünyası İlahiyat Şubesi: </strong>Aşkan Mah. Aşkan Cad. No: 22/1 Meram / Konya</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Nasıl abone olunur?</span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aylık Baran Dergisi’ne abone olmak için adres ve irtibat bilgilerinizi telefon yahut mail ile bize bildirdikten sonra abone bedelini yatırmanız yeterlidir.</p>

<p>Abone olmak için irtibat numaramız 0533 166 20 50</p>

<p>1 senelik abonelik ücreti (2026 itibariyle) kargo dahil 1900 TL'dir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Aylık Baran</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/aylik-baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/aylik-baran-dergileri.webp" type="image/jpeg" length="84145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baran Dergisi]]></title>
      <link>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "Aylık Baran" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftalık çıkan Baran Dergisi, 783 sayıdan sonra kardeş yayın organı olan Aylık Dergisi ile birleşerek "<a href="https://www.barandergisi.net/aylik-baran-1-sayi-cikti">Aylık Baran</a>" adı altında aylık olarak yayınlanmaya devam etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p>]]></turbo:content>
      <category>Baran Dergisi</category>
      <guid>https://www.barandergisi.net/foto-galeri/baran-dergisi-kapaklari</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://barandergisinet.teimg.com/crop/1280x720/barandergisi-net/uploads/2023/03/baran-dergisi-kapaklari.jpg" type="image/jpeg" length="59830"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
