Ölüm Odası B-Yedi - Mesih (El-Dil-Kalb)

Salih Mirzabeyoğlu’nun dergimizde tefrika edilen, dünya ve kâinat plânını farklı bir veçheden ve farklı bir üslupla ele alan eseri Ölüm Odası B-Yedi’nin 410. bölümünün alt başlığı "Mesih (El-Dil-Kalb)"...

Ölüm Odası B-Yedi - Mesih (El-Dil-Kalb)

LEVHA: 26 Ocak 1988… Elimde, “Tenkid Sanatı” diye Estetik’e âit daktilo ile yazılmış bir yazı var… İtalyan estetikçi Benedetto Croce’a âit… Ve “El” ile ilgili!..
*
ESTETİK: 896: ŞHODO KUTİNA-Süryanice, “Tecrid Hırkası”… Eski Yunanca’da, KHEİR-El. (Yunan mitolojisinde ismi geçen, hekim, cerrah, iyi bir müzisyen, av ve savaş oyunlarında usta ve ünlü talebeleri olan bir kişi): 240: LEVHA: 29 Mayıs 1988… Parmaklarımla saya saya “Bismillah” çekiyorum ve 240’a tamamlıyorum… Boşnak dilinde, OTİSAK PRST-Parmak izi: 240: KKM-Kaptan Kusto Müslüman… MAFSAL-Eklem: 240: Mİ’SAM-Kolun bilezik takacak yeri… MAKSİM-Taksim edilecek, dağıtılacak yer. Suyun kollara ayrılma yeri. Musluk. Savak: 240: MUFASSAL-Tafsilâtlı… MUKANNEN-Muntazam. Tertibli. Kanun ile vâcib olan. Zaman ve miktarı hiç şaşmayan. Tertibe dahil olarak kararlaşmış olan: 240: MASDUK-Doğruluğu kabul edilmiş. Tasdik edilmiş… MAKSUD-Kastedilen, kastedilmiş: 2240: AMARANTUS CAUDATUS-Lâtince, “Horoz İbiği”. Bir çiçek ismi. (Zehre-Çiçek. “Zâhir olma”: 212: Pir-İbranice, “Kuyu. Maden ocağı”… Metal-i Envar-Nurlu, ışıklı madenler: 729: Kaytazdere-Gemici deresi… Kaytus: Kadırga balığı; gemi. Büyük balık… Kaytus: Bir yıldız kümesi… Metali’-Tulu edecek yerler ve zamanlar. Matlalar, beyitler. Herhangi bir yıldızın, Güneş’in etrafında dünyanın gezmesinin 20 Mart’ta bulunduğu noktasında, başlangıç kabul edilen dairesi ile, bu yıldızın çizdiği dairesi üzerindeki ara kesitleri arasında kalan kesim: 1150: Nazar-Göz atma, mülâhaza, düşünme. Gıbta etmek. gözdeğmesi. İltifat. İtibar… Balık Burcu, Arabça adı “Hut-Büyük Balık. Kaytus”, tarih 19 Şubat-20 Mart, unsuru Su, tabiatı Soğuk-Kuru, türü Birleşik, seyyaresi Müşterî, vücutta tesir yeri Ayaklar, cinsiyeti Dişi, simya safhasında Yansıtma… Koç Burcu, Arabça adı Hamel, tarihi 21 Mart-20 Nisan, tabiatı Sıcak-Kuru, türü Hareketli-Önemli, seyyaresi Merih, vücutta tesir yeri Kafa-Beyin, cinsiyeti Erkek, simya safhasında Kül etme)… MİFSAL-Dil, lisân: 240: MEN’AF-Dağın yüksek tepesi… Kürtçe, BİRDOZİ-İdeolocya: 1239: PERGELE-Kürtçe, “Sistem”… Aynı ebcedle, BUKNO ROMO QATNUTO: Başyücelik Devleti.
*
TENKİD SAN’ATI-Kritik etme sanatı. Tezkiye sanatı; arıtma, özleştirme sanatı: 2184: MŞARRO METHAFBONUTO ANANQİ-Süryanice, “Mutlak Fikir Gerekli”… KUSTO DERVİŞ MUHAMMED: 1184: GAZYUNO FOTURUTO-Süryanice, “Ölüm Odası”… ABDÜLHAKÎM-Varlığın hakikatiyle muttasıf ve herşeyi yerli yerince eden kul: 184: KANDAL-Büyük başlı. “Üstadım’ın, Bahriye Mektebi’ndeki lâkabı”… KAYTUS-Bir yıldız kümesi. (Levha: 11 Şubat 1987… Benim “Yürüyen El” resmimi Ayhan Yılmaz’a vermişim… Veya nasılsa elinde… Ayhan onu, Üstadım’a “Çocuk” isimli şiiri ile aynı yere mi koyuyor?.. Yoksa şiir bahsinin geçtiği bir yerde, “Çocuk” resmiyle birlikte mi koyuyor… Ve, “Çocuk” ile Resûlullah Efendimiz’in ismi arasında bir bağlantı mı var… Çocuk: 118: Mesih-Bir şey üzerinde el yürütmek, ondaki menfi tesiri gidermek… Süryanice, Şurorto-Tefekkür: 2118: Derviş Muhammed Semerkandi-332 mührü. “Büyük ebcedle”… “Çığlık içimde düğüm / Çığlık gözümde yaş / Bekle çocuğum / Senin için verdiğim savaş” —Moro Destanı’ndan: 6847: Mevahir-Yarıp gidenler. Denizi yarıp giden gemi gibi… İctisar-Cüret ve cesaret göstermek. Çölü aşıp gitmek. Denizde geminin geçip gitmesi. “Yürüyen El”: 665: Sütüre-Ustura. “Mu-sa; Ustura”… Musa Mirzabeyoğlu: 1418: Necib Fazıl Kısakürek… Tazi-Arablar. “Tabirci”: 418: Zeyyat-Zeytin Ağacı; Anadolu. “Hükümdar Tacı”… Zeytinlik Dağı: Kudüs’ün doğusunda, kireç taşı tepesi. Kitab-ı Mukaddes’te adı sık sık geçer. Yahudi inancında Mesih Çağı’nın bu dağda başlayacağı, Hristiyan inancında ise, Hazret-i İsa’nın ölmeden önce bu dağ üzerinden Kudüs’e girdiği, bu dağın eteklerinde Getsemani Bahçesi’nde dua ettiği bilinmekte, bu yüzden her iki dinde de kutsal kabul edilmektedir. Arabça “Cebelüt-Tur”, İbranice “Har Ha Zetim” adıyla anılmakta olan “Zeytin Dağı”, 1967’de “6 gün Savaşları” sırasında İsrail’in eline geçmiştir… Süryanice, Daşto Ather Mafrguto-Çöle İnen Nur. “Büyük Doğu’nun temel bir eseri”: 2853: Mehdî Kontrolu): 184: PESHKOJ-Boşnak dilinde, “Balık”. (Hollanda dilinde, Vis-Balık: 76: Pecüs-Lâtince, “Boğa Sürüsü”… Sevr-Boğa. Boğa Burcu: 706: Fikir Kahramanı-Aktör… Rumen dilinde, Vis-Rüyâ: 76: Vis-Lâtince, “Kuvvet”; tâbir… Lâtince, Hallex-Baş parmak. “Mehd: 49: İbham-Mübhem. Sırra açık”: 1076: Stretch-İngilizce, “Germek”… Yevmiye: “Kafa Kâğıdı… Bir ruhî mugman, muamma… Bizde yok; Batı’da, gelişi gidişi muamma bir Marcel Proust’ta var. Maziye doğru kader sırlarını kurcalayan!”… Süryanice, Helmenoyo-Rüyâ gibi: 154: Mehdî Muhammed… Lâtince, Abavus-Dedenin Babası, “Musa Mirzabeyoğlu”: 76: Ulli-Arnavutça, “Zeytin”… Zeyt-Zeytin. Zeytin yağı: 1418: Necib Fazıl Kısakürek… Yevmiye: “Cins kafa muhakkak kurcalayacak, mücerredlerden mücerrede geçerek Ulâ’ya kadar gidecektir; bu gidişle kafanın hudutlu olması, müthiş bir çiledir!”… Süryanice, Bayto-Âyet. “Tîn Sûresi’nin 1. âyeti meâli: Yemin olsun o incire ve o zeytine”: 419: Etedbah-Süryanice, Şehîd olmak): 184: CESSAS-Kireç ile bina yapan. (Zeytinlik Dağı: Kudüs’ün doğusunda bulunan “Kireç taşı” hatırda!)
*
TENKİD SAN’ATI: 1184: SADSAL-Asır… ABDÜLHAKÎM: 1184: KANDAL-Koca kafa. “Üstadım”… FIKIH-Derin ve ince anlayış. Bilmek. Anlamak. Kapalı birşeyin hakikatine nazarı infaz edebilmek. Kendisine hüküm taalluk eden gizli bir mânâya muttali olmak. İslâm hukuku: 185: SAFİYE-Temiz. Katışıksız. “Saf aklın kritiği”… AYKA-Deniz kenarı. Suadî. Kusto: 185: MAKALİD-Hazineler. Anahtarlar. Kilitler. (Hadîs: Allah’ın hazineleri Arş’ın altındadır ve anahtarı şâirlerin diline verilmiştir… Şiir: 570: Sistem-İslâm Tasavvufu ile Batı Tefekkürü arasında kanatlarını açan ve ikinciyi birincinin önünde hesaba çekerek davasının isbatını yapan, “Yitik malı”nı tanıyarak bir fethi gerçekleştiren)… Lâtince, CONSİGNO-Mühür vurmak: 1184: MEHDÎ Salih İzzet Erdiş. (Seyyid Abdülhakîm Arvasî + Necib Fazıl Kısakürek: 1983: İzzet Erdiş)
 
ÜSTAD
(MÜHRÜN ARKASINI OKUYAN)
 
LEVHA: 3 Kasım 1988… Bestekâr Selahattin Pınar’ın bir resmi… Gözleri keskin, canlı ve hüzünlü, sakalsız, bıyıksız, saçlarının yanları açık, 40 yaşlarında… Gazetede çıkmış olan, Rembrandt’ın portreleri gibi canlı bu renkli resme bakarken, Batılı klasik bestecilere karşı duyduğumuz o peşin itibar ve takdir hisleri içindeyim; hecelenmesi gereken bir şahsiyetin çehresi… “Üstad, genizden okumayı severdi!” diye yazılmış ve anlatılıyor… Bu sırada o, genizden gelen bir sesle şarkı söylerken, aynı zamanda koroyu yönetiyor!..
*
BESTEKÂR-Beste yapan, besteci. (Besta-Uzunluk. Bolluk. Genişlik. Yaygın olmak: 76: Hlam-Süryanice, “Rüyâ görmek”… Boşnak dilinde, Zajedno-Beraber: 76: Mele-Süryanice, “Lûgat”… Süryanice, Canuyo-Şarkıcı: 76: Qomudo-Süryanice, “Aktör”… Boşnak dilinde, Vis-Yükseliş, doruk, tepe: 76: Hedso-Süryanice, “Murakabe”; nefs murakabesi… Beste-Bağlanmış, bitiştirilmiş, bağlı. Kapalı, tutucu, donmuş. Bir nevi ipek kumaş. Müzikte, şarkının makam ve ahengi: 1467: Üstad… Nihayet-Son. Uç: 466: Nüüti-Gemi Kaptanı… Üstadım’ın, 1977 tarihli Noktalaması, Beste: “Hâlim, açık denizde düdük çalan bir gemi / Kim duyar, ötelerden haber veren bestemi?”… Kaptan Kusto Müslüman: 613: Derviş Muhammed… Boşnak dilinde, Autor-Besteci: 613: Auto-Romancı… Süryanice, İqarto-Eşya: 613: Çitr-Hindçe, “Resim, tasvir”… Boşnak dilinde, Autor-Şâir: 613: Porte-Arnavutça, “Kapı”… Romen dilinde, Tipar-Şekil: 613: Mşaryono-Süryanice, İlk Girişimci): 688: NUREFŞAN-Etrafı aydınlatan, nur saçan… SALAHATTİN-Salah-üd-dîn. (Salah-Bir şeyin en iyi hâli. Rahatlık, sulh, iyileşme. Dine olan bağlılık: 129: Salih… Lâtif: 1129: Nigin-Yüzük. Mühür. Hatem): 224: İLM-İ LEDÜN… PINAR: 263: CİRS-Temel, kök, menşe, kaynak, menba… HUDAHAN-Şehâdet parmağı: 1262= 263: İGRAS-Ağaç dikme. Toprağa gömme.
*
ÜSTAD Salahattin Pınar: 2174= 176: EFLÂTUN-Plâton. Sokrat’ın talebesi… Süryanice, DUKOS-Kumandan. (İspanyolca, Moro-Doğu ve Batı: 252: Kumandan): 1176: DERVİŞ MUHAMMED-332 mührü. (En büyük ebcedle)
*
ÜSTAD Genizden Okumayı Severdi. (Geniz-Genzi. Burun boşluğunun arka kısmı. “Burnun arkası; ileri uç, gaga, mührün arkası”: 92: Gufo-Süryanice, “Balık Ağı”… İbranice, Ne’ila-Kilitlemek. “Tutmak”: 1092: Gufo-Süryanice, “Balık Ağı”… İbranice, Psik-Virgül. “Devamı gelecek”: 92: Kivun-İbranice, “İstikamet, yön”… Kivan: Kamer menzillerinden, “Herşeyin müntehasında, Dehr’in zımnına açıldığını bildiren, bacalar menzili”; kader veya amel cihetiyle bahse göre… Lâtince, Fumifer-Duman. Çıkarma: 1417: Necib Fazıl Kısakürek… Süryanice, Aten-Duman salmak. “Gurbetlik kederi”: 451: Salih Mirzabeyoğlu… Üstadım’ın “Kaldırımlar” isimli şiirinden: “Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık / Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar / İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık / Biri benim, biri de serseri kaldırımlar!”… Süryanice, Fogo-İncir. Kavşak noktası: 1092: Ma’an-İbranice, “Adres. Adres yazmak”… Süryanice, Hugoroyo Qubamit Kusto-Kaptan Kusto Müslüman: 1092: Seyyid Abdülhakîm Arvasî + Seyyid Fehim Arvasî… Geniz: Gen-İz… Gen: Geniş. İşlenmemiş Bakır; işlenmemiş toprak. “Gensoru: Gen-Soru”; araştırma ve bir mevzuda malûmat isteme, hesab sorma… İz: İşaret, belirti, eser… Genzi: Gen-Zi: Geniz sahibi… Eski Yunan’da, Gen: Üreme hücrelerinde bulunduğu söylenen, irsiyet hâdiselerini açıklamaya yarayan hazırlık): 1987: EFRAŞTE-Yükseltilmiş, yukarı kaldırılmış. “Mekân, amel ister. İlim, mekanet; her iki yüceliğin birliği, İslâm’da”. (Koltuk-Kürsî; Arş altı sema mertebesi: 1986: Şato D’sahro-Süryanice, Kamer Yılı)… Süryanice, MASBRONUTO GABORO-Fikir Kahramanı: 1986= 987: TİBELOYO HAD ŞARBO-Süryanice, “Dünya Çapında Bir Hâdise”… İspanyolca, ARCO TRIUNFAL-Zafer Takı: 1987: GOBULO D’LO MELTO ETHAGİ-Süryanice, “Kelimesiz düşünmek Yaradanı”
                                                          
İSABET
(MEDHİYE İLE FAHRİYE)
 
LEVHA: 3 Kasım 2004… KANAL D Televizyonu’nda, Salih’le ilgili bir hayat hikâyesi programı yayınlanıyor. Eski arşiv filmlerinden yararlanılarak, çocukluğu, yetişmesi vesaire sözkonusu ediliyor. Sonra Sultanahmed Meydanı gibi bir yer; yanyana büfeler var. Yaşlı, kır saçlı bir adam, onun için, “Fikir hiçbir devirde bugünkü kadar yüksek bir seviyeye erişmedi!” diyor. (Hayran Erdiş)
*
KANAL D. (Kanal: 182: Kanaf-İbranice, “Kanat”… İbranice, Makam-Radar: 182: Sases-Süryanice, “Çengellemek”; çengel atmak, yakalamak… Süryanice, Mestaybronuto-Sabır: 1182: YASAF-İbranice, “Azîz, değerli olmak”… Yusuf Aleyhisselâm’da tecelli eden mânâ, “Nuri”; Nuranî âlem olan misâl âlemine âit hakikatleri keşfederek rüyâ tâbiri ilmini öğrenmiş olması sebebiyle, bu tecelli O’na atfedilir… Süryanice, Kusoyo-Yüz, çehre: 182: Kamila-Boşnak dilinde, “Deve”; kurbanlık nefs… İbranice, Alef-İbrani alfabesinin ilk harfi. Sessiz. “Hemze, Allah’ın Mübdi’ ismi, İlk Kalem mertebesi, Kamer menzillerinden Nath-Tos vuran, başvuran vücud’a işaret eder”: 1182: Supplosio-Lâtince, “Damgalama”… Kafa-Baş, ense, arka. Akıl. Zekâ: 182: Effak-Bütün dünyayı gezen tüccar adam; alış-veriş, alım-satım yapan. “İslâm’da cihad’ın, ticarete benzetildiği” malûm… Süryanice, Mkulo-Ayırma: 182: Istıfa-Bir şeyin iyisini seçip ayıklamak. Bir şeyi ıslah edip sâfileştirmek. Seçmek. Ayıklamak… Dal-Bir harf. “Dal harfi, Allah’ın Mübin ismi, Yedinci Sema mertebesi, Kamer menzillerinden Sarfe’ye işaret eder; Nurlu bir yıldız ismidir; kelime bilgisi, kelime şekil bilgisi, iştikak vesaire”. Ebced değeri: 1004: Hazine Odası Mührü… Moğol dilinde, Aba-Sürek avı. Avlanma: 1004: Foruşuto-Süryanice, “Hikmet”… Dal harfinin büyük ebcedi: 35: Qlido-Süryanice, “Kilit”… Selase-Üç: 1035: Boguyo-Süryanice, “Tecrübeli”… Dal harfi’nin en büyük ebcedi: 278: Arvasî-Üçışık… Süryanice, Rgouso-Hediye. Mehdiyye: 1035: Upis-Boşnak dilinde, “Kayıt”… Lâtince, Herous-Kahramanla ilgili: 1035: Prodigum-Lâtince, “Alâmet, olağanüstülük”… İrhasat-Sağlam şey. Harikulâde ve delil teşkil eden hâdiseler, zuhurlar: 1698: Tayoyo Maloho Kusto-Kaptan Kusto Müslüman… Süryanice, Cesrin Şno-“20 Sene Beraber”; tahdidi bir mânâ olmamak üzere, 1979-1999 arası: 1698: Lihye Hamra-Arabça, “Kızıl Sakal”… Levha: 11 Ocak 1999… Mehdî’likle ilgili birşeyler… Kolumdan ve elimden tutmuş, etrafımda halkalanan sarıklı ve cübbeli insanlar; hepsi sakallı. Bana, Nakşî Şeyhi Mahmud Efendinin çevresindenmişler gibi geliyor. Benim yüzüm değişik, daha toplu, sakalım da daha sık ve toplu sakal… Dudağımın altındaki sakallı kısımda beliren tam şişmemiş balon gibi pinpon topu büyüklüğünde sarı iki sakal topu, “Bak, sakalı da kızıl!” diye, Mehdî oluşumun işareti diye kabul ediliyor. Çevremdekilerde bunun neşesi ve sevinci… Biri Sadeddin Ustaosmanoğlu’nu andırıyor… Şatranc-ı Urefa’nın 100 Kabı’nın Toplam Ebcedi: 48.625: Mehdî Derviş Muhammed… Arabça, Lihye Müdebbebe-Sivri Sakal: 896: Estetik): 186: SULUKIYE-Arabça, “Tazı”; Kelb. Kalb gözü ile gören. İz süren. Avcı. “Tâbirci”
*
 “FİKİR hiçbir devirde bugünkü kadar yüksek bir seviyeye erişmedi!”. (Rüya’nın görüldüğü tarih 2004… “Haber Türk” Televizyonu’nda program yapan gazeteci Fatih Altaylı ile Avukatım Hasan Ölçer’in sohbetinde, ikisi de hakkımda çok güzel şeyler söylediler: Sene 2013… Hasan Ölçer’in söylediği şu söz, bahsi geçen rüya’nın apaçık tâbiri olarak, “Ölüm Odası”nın bu haftaki nüshasını yazarken hatırlandı: “Salih Mirzabeyoğlu, benim için Cumhuriyet döneminin gelmiş geçmiş en büyük fikir adamıdır!”… Üstadım’ın, hakkımdaki hükümlerinin Avukatı ve Kaimi olduğunu düpedüz bildiren… Hasan Ölçer: 1362= 363: Takdimci Hâlid Kıvanç… Lâtince, Numerus-Sayı: 363: Faresiya-Süryanice, “İtimad Etmek”… Levha: 19 Aralık 1985… Takdimci Hâlid Kıvanç, yılbaşı gecesinde piyangodan çıkan numaraları okuyor… 37806 veya 38706… Bu numara, büyük ikramiye mi, yoksa büyük ikramiye bu numaradan sonra mı okunacak… O kadar canlı ve candan dinliyorum ki, sanki gaibin işaretini okuyorum… Kazanan numara: 38706: Fikir Kahramanı-Aktör; yapıp eden… Kazanan Numara: 38706= 1743: Derviş Muhammed Semerkandi-442 mührü. “En büyük ebcedle”. Mührün bulunuşu 2014’ün son gecesi, yılbaşında… Süryanice, Zodoqo Şniğuto-Hakikat aşkı: 37.806: Dalqustin-Süryanice, Kelime-i Şehadet): 987: BQURYO MAHSABTO-Süryanice, “Zihin Kontrolü”. (Üstadım’dan: Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi / Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır / Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi / Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır)… İspanyolca, ARCO TRIUNTAL-Zafer Takı. (Üstadım’dan: Ben gideyim yol gitsin, ben gideyim yol gitsin / İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler / Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin / Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler!): 987: TİBELOYO HAD ŞARBO-Süryanice, “Dünya Çapında Bir Hâdise”; Büyük Doğu/İbda, beşer zekâsının sekreteri.



Not: Tefrika edilen yazının tamamı yahut bir kısmı, Baran Dergisi'nin izni olmadan iktibas edilemez
 
Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu

Baran Dergisi 585. Sayı


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.