Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, siyonist rejimin bu provokatif hamlesini, “Netanyahu hükümetinin bölgesel ve küresel düzeyde istikrarsızlık yaratmayı hedefleyen hukuk dışı eylemlerinin yeni bir örneği” olarak tanımladı. Keçeli, bu adımın sadece diplomatik bir karar değil, Somali’nin egemenliğine ve iç işlerine yapılmış küstahça bir müdahale olduğunun altını çizdi.
Ankara’nın tepkisinde, İsrail’in sergilediği diplomatik tutarsızlık ve ikiyüzlülük de vurgulandı. Filistin Devleti’nin tanınmasını engellemek için soykırıma varan katliamlar yapan ve uluslararası hukuku ayaklar altına alan rejimin, Afrika’da ayrılıkçı bir yapıyı tanıması “yayılmacı politikaların bir tezahürü” olarak değerlendirildi. Sözcü Keçeli, İsrail'in kendi işgali altındaki topraklarda devletleşmeye savaş açarken, Somali'de bölünmeyi teşvik etmesinin ardındaki kirli niyeti ifşa etti.
Hatırlanacağı üzere Türkiye, geçtiğimiz yıl Etiyopya ile yaşanan krizde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arabuluculuğunda imzalanan “Ankara Bildirisi” ile Somali’nin toprak bütünlüğünün garantörü olmuştu. Bu duruşu yineleyen Keçeli, Somali Federal Cumhuriyeti ve Somaliland bölgesinin geleceğine ilişkin kararların, dışarıdan Siyonist dayatmalarla değil, “tüm Somalililerin iradesini yansıtacak şekilde” alınması gerektiğini belirtti.
Türkiye, Afrika Boynuzu’nda barış ve güvenliği tehdit eden, bölgeyi kaosa sürüklemeyi amaçlayan her türlü girişimin karşısında, kardeş Somali halkının yanında “kararlılıkla” durmaya devam edeceği mesajını verdi.