Törende dört anlaşmanın imzalanmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, eksik anlaşmayı fark ederek, “Beş anlaşma değil miydi?” diye sordu. Bunun üzerine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan devreye girerken, Irak Başbakanı ez-Zeydi de heyetindeki bakanlarla görüşmeye başladı.
Krizin, Irak Ulaştırma Bakanı Vehb Selman el-Haseni’nin Kalkınma Yolu Projesi’ne ilişkin anlaşmayı imzalamaya yanaşmamasından kaynaklandığı görüldü. Ez-Zeydi’nin kameralar önünde bakanına müdahale ederek imza talimatı vermesinin ardından Haseni masaya geldi ve anlaşmayı imzaladı.
İran, Müslümanların önüne yine barikat kuruyor
Irak Ulaştırma Bakanı Haseni’nin, İran’a yakın şii Koordinasyon Çerçevesi ve Bedir Örgütü ile bağlantılı olduğu biliniyor. Şii destekli siyasî ve silahlı yapıların Irak devlet kurumları üzerindeki nüfuzu uzun süredir bilinirken, Ankara’daki imza töreninde yaşanan hadise de Kalkınma Yolu’na yönelik İran merkezli fitneyi yeniden gündeme taşıdı.
Basra Körfezi’ni kara ve demir yoluyla Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlaması hedeflenen Kalkınma Yolu, Irak’ı önemli bir ticaret merkezi hâline getirirken Türkiye’nin bölgesel gücünü de artıracak. İran ise güzergâhın kendi topraklarını dışarıda bırakması, transit gelirlerini azaltması ve Irak üzerindeki siyasî-ekonomik nüfuzunu zayıflatması ihtimalinden rahatsızlık duyuyor.
İran’ın Müslüman coğrafyalardaki fitne ve ihanet siyaseti, Şii nüfuz alanlarını korumaya dayanıyor. Türkiye’nin Irak ile kurmaya çalıştığı her stratejik iş birliğinin önüne farklı isimler, örgütler ve siyasî unsurlar üzerinden barikat kurulması, bu sinsi siyasetin yeni bir tezahürü olarak karşımıza çıkıyor.
Suriye’den Irak’a, Kafkasya’dan Körfez’e kadar Türkiye’nin ve bölge Müslümanlarının önüne fitne hatları döşeyen İran, kendisinin merkezinde bulunmadığı her teşebbüsü ihanetle baltalamaya çalışıyor. Ankara’daki törende ortaya çıkan imza krizi, Irak içerisindeki İran güdümlü yapıların büyük kalkınma hamlelerini dahi engelleyebilecek derecede nüfuz kazandığını bir kez daha gösterdi.