Yıllardır kulaktan kulağa yayılan "Robert Gunningham" ismi, yasal kayıtların tozlu raflarından çıkan dosyalarla tescillenerek bir sanat efsanesinin maskesini düşürdü.
Süreç, 2000 yılında Nevyork’ta yaşanan sıradan bir gözaltı işleminin, aslında bir sanatçının gizli dünyasını ele veren bir ipucu olduğunun anlaşılmasına sebep oldu. Manhattan’da bir reklam panosuna graffiti yaparken yakalanan Gunningham, o dönem sunduğu el yazısı itiraf ve kimlik bilgileriyle aslında kendi efsanesinin çözülmesine yol açan en birincil kanıtı oluşturdu. 25 yıl boyunca David Jones ismiyle kamufle olan sanatçı, her ne kadar ekibi aracılığıyla bu iddiaları reddetmeyi sürdürse de; pasaport kayıtları ve Ukrayna’daki eserlerin izleri, gerçeği inkar edilemez bir noktaya taşıdı. Vaşington'dan Londra'ya kadar tüm sanat çevreleri bu kimliği tartışırken, sızan bu belgeler yıllardır süregelen gizlilik stratejisini sona erdirdi.
Bu ifşaat, anonimliğin bir sanatçı için etkili bir pazarlama ve ifade özgürlüğü kalkanı olduğunu da gösteriyor. "Anonimliği seçtiğimde dünya bana döndü" diyen Gunningham’ın inşa ettiği kimlik, artık bir bilinmezlik değil, tarihin en planlı kimlik saklama başarılarından biri olarak anılmaya aday.