Özgür Asya Radyosu (RFA) Uygur Masası’nın 7 Mart 2026 tarihli haberinde, Doğu Türkistan’ın Gulca şehrindeki 300 yıllık Beytullah Camii’nin Çin yönetimince yıkılacağı bildirildi.
RFA’nın kıdemli gazetecisi Uygur Türkü Şöhret Hoşur’un bildirdiğine göre, Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde bulunan tarihi Beytullah Camii’nin bu ay içinde yıkılabileceği öğrenildi. Uygur Türklerinden gelen ihbarlar üzerine yapılan uydu telefon görüşmelerinde bazı Çinli yetkililerin, caminin yıkım planına dair bilgiyi dolaylı biçimde doğruladığı ortaya çıktı.
Yetkililer yıkım planını inkar etmedi
İli Kazak Özerk İli Parti Komitesi Birleşik Cephe Çalışma Dairesi ile yapılan telefon görüşmesinde, Çinli bir yetkili caminin yıkılacağı yönündeki planı açıkça reddetmedi. Yetkili, konu hakkında “Abdurahman” adlı sorumlu bir görevlinin bilgi sahibi olduğunu ifade etti. Ancak söz konusu yetkili telefonlara yanıt vermedi.
Hoşur’un Gulca Şehri Dini İşler İdaresi ile yapılan görüşmede ise bir görevli, Beytullah Camii’nin yıkımına ilişkin bir bildirim bulunup bulunmadığı sorusuna “var” yanıtını verdi.
Şehir polis teşkilatından bir görevli de ellerinde caminin yıkımıyla ilgili bir bildirim bulunduğunu, yıkımın önümüzdeki haftalarda gerçekleşebileceğini söyledi ancak kesin tarih paylaşmadı.
Beytullah Camii
Arşiv kayıtlarına göre Beytullah Camii ilk olarak 1760 yılında inşa edildi. Cami 1865 yılında genişletildi, 1981 yılında ise yeniden restore edildi. Son yıllarda Uygur Türkü iş insanlarının katkılarıyla modern mimari unsurlar da eklenen yapı, Gulca halkı tarafından şehrin en değerli tarihi ve kültürel miraslarından biri olarak görülüyor.
Cami, yalnızca mimari özellikleriyle değil, aynı zamanda birçok tarihi şahsiyetin iz bıraktığı bir ibadet ve kültür merkezi olması nedeniyle de önem taşıyor.
DUK’tan tepki
Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Turguncan Alavudun, konuya ilişkin yaptığı açıklamada Çin yönetiminin Uygur kültürünü kökünden ortadan kaldırmaya yönelik politikalar izlediğini savundu.
Alavudun, söz konusu girişimi “kültürel yıkım ve İslam karşıtlığı” olarak nitelendirerek uluslararası toplumu ve özellikle İslam dünyasını bu tür gelişmelere karşı sessiz kalmamaya çağırdı.
Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği'nden çağrı
Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği de Çin'in söz konusu Beytullah Camii'yi yıkma hazırlığı sonrası suç duyurusunda bulunacağını bildirerek açıklama yayınladı. Yönetim Kurulu yaptığı açıklamada, “İslam ve inanç özgürlüğü düşmanı olan Çinli komünist yönetim, Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde bulunan tarihi Beytullah Camii’ni Ramazan ayında yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya bıraktı. Bu acı olay; bölgede daha önce yıkılan 22 bin camiden geriye kalan ve sadece ‘göstermelik’ olarak ayakta tutulan az sayıdaki ibadethanenin de artık tamamen ortadan kaldırılmaya başlandığının açık bir kanıtıdır.
Biz Uygur Türkleri olarak Çinin bu yaptıklarını kınıyoruz. Lanetliyoruz . Çinin dini özgürlüklere ve dini Mukaddesleri tahrip eden zalim Xi Jinping ve Çin komünist yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunmak istiyoruz. İslam işbirliği teşkilatını, BM , Türk Dünyasını teşkilatını harekete geçmeye çağırıyoruz.
Biz Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği olarak ; Çin’in bu sistematik zulmünü şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Dini özgürlükleri ayaklar altına alan, kutsallarımızı tahrip eden zalim Xi Jinping ve Çin komünist yönetimi hakkında uluslararası kamuoyu önünde suç duyurusunda bulunuyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı’nı, Birleşmiş Milletler’i ve Türk Devletleri Teşkilatı’nı bu soykırıma dur demek üzere derhal harekete geçmeye çağırıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Çin'in Doğu Türkistan'da İslamî kimliği yok etme hedefi
Çin yönetimi, Doğu Türkistan’daki camileri tek tek hedef alıyor. Gulca’dan Kaşgar’a kadar camiler ya yıkılıyor, ya ibadet işlevinden koparılarak gösterişli ama ruhsuz yapılar hâline getiriliyor. Minareler sökülüyor, kubbeler indiriliyor, tarihî dokular tahrip ediliyor. Uygur halkının gözleri önünde Müslüman kimliği kamusal alandan siliniyor.
Bölgedeki ibadethaneler yalnızca namaz kılınan yerler değil; toplumun hafızası, kültürü ve dayanışmasının merkeziydi. Şimdi taşlar yıkılıyor, anlamlar siliniyor. Ramazan ayı gibi kutsal dönemlerde yapılan yıkımlar, zulmün sadece fiziksel değil, manevi boyutunu da ortaya koyuyor. Çin’in politikası, Uygur kimliğini yok etmek, İslam’ı kamusal alandan silmek olan bir zulüm volkanı olarak yansıyor.