Yaklaşık 455 bin kişinin mağdur olduğu devasa fon zincirinde, Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile akademisyen eşi İlyas Kaya’nın adının karıştığı 2 milyar liralık borsa skandalı tam anlamıyla bir çöküşü görünür kıldı. Her fırsatta millete sabır ve kanaat tebliğ edenlerin, borsa tahtalarında nasıl devasa servetler döndürdüğü rakamlarla ortaya saçıldı.
Fatma Betül Sayan Kaya, 8 Nisan tarihinde Özata Denizcilik hisselerine dip fiyat olan 255 liradan 250 bin adet hisse alarak 63 milyon 359 bin TL yatırdı. Fon krizinin patlamasına günler kala, Eylül ayı içerisinde hisse fiyatı 4 bin 482 liraya ulaştığında bu hisseleri elden çıkararak 1 milyar 344 milyon TL çekti. Aynı "üstün öngörü"ye sahip olan eşi İlyas Kaya da yine 8 Nisan’da 255 liradan 150 bin adet hisse alıp 99 milyon 687 bin TL yatırdı ve operasyon öncesinde 4-5 ayrı işlem üzerinden hisselerini satıp 826 milyon TL kazanç sağladı.
Skandalın patlak vermesinin ardından Fatma Betül Sayan Kaya, partideki görevlerinden "af" talebinde bulundu ve bu talep AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamasıyla doğrulandığı üzere kabul edildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in "Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda sürecin şeffaf biçimde aydınlatılacağı" yönündeki açıklamalarına rağmen; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaya çiftinin ve çocuklarının mal varlıklarına kısıtlama getirdi, SPK ise suç duyurusuna hazırlandığını bildirdi. Akıllardaki esas soru ise cevapsız kaldı: "2008 yılında İBB’den burs alarak yurt dışına gidecek kadar sözde parası olmayan bir isim, 18 yıl sonra borsada tek kalemde 163 milyon lirayı nereden bulmuştur?"
İBB Bursundan Jetli Hacca: Kul Hakkıyla Yapılan İbadet Mebrur Olur Mu?
Milletin imkânlarını sömüren bu zihniyetin usulsüzlük sicili dün başlamadı. Babası Ramazan Sayan ve annesi Hatice Sayan’ın iktidar çeperindeki nüfuzundan güç alan Kaya, 2008 yılında İBB’de işe girdikten sadece iki ay sonra İSFALT üzerinden lisansüstü eğitimi için 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 lira burs alıp ABD’ye gitti. Karşılığındaki mecburi hizmet şartını dahi yerine getirmeyen ve 2010’da dönüp İSBAK’ta görevine devam eden Kaya’nın "parasızlık" hikâyesi, bugün özel jetlerde noktalanıyor.
Şaibeli fon soruşturmasında tutuklanan Pusula Derneği Başkanı Muhammed Yarız’a ait TC-YRZ kuyruk numaralı özel jetle hacca gittiği belgelenen Kaya ve eşinin bu debdebeli "ibadet" sevdası, dinin nasıl bir vitrin malzemesine dönüştürüldüğünün kanıtı oldu. Dini ritüelleri kendi şatafatlarına kalkan edenlerin, haramla helali birbirine karıştıran bu tavrı, milletin sırtındaki sömürü çarkının en net özetidir.
Aile Boyu İkbal Zinciri ve Düşen "Nene Hatun" Maskesi
Sayan Ailesi’nin devlet kademelerindeki örgütlenme biçimi, "ganimet paylaşımı" düzeninin bir fotoğrafını sunuyor. Fatma Betül Sayan Kaya’nın yanı sıra aile fertlerinin kamudaki kilit noktalara yerleştirilmiş olması dikkat çekiyor. Kardeşi Ömer Fatih Sayan, BTK Başkanlığı ve 8 yıllık Ulaştırma Bakan Yardımcılığı'nın ardından EPDK Kurul Üyeliği ve Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı koltuklarını doldurdu. Abla Ayşe Hilal Sayan Koytak; Kuveyt ve Bahreyn’den sonra Finlandiya Büyükelçiliği görevine atandı. Diğer kız kardeş Nazmiye Sümeyye Sayan ise İBB Meclis Üyeliği yaptı. Devletin ve milletin imkânlarını aile boyu parselleyen bu kast sistemi, iktidar gücünü arkasına alarak tüyü bitmemiş yetimin hakkı üzerinden bir saadet zinciri oluşturdu.
2017 referandumu öncesinde propaganda çalışmaları için Hollanda’ya gitmek isterken Rotterdam’da durdurulan ve Hollanda polisi eşliğinde sınır dışı edilerek "istenmeyen kişi" (persona non grata) ilan edilen Kaya, o dönem yandaş medya ve Turuncu Dergisi tarafından "21. Yüzyılın Nene Hatunu" kılıfıyla pazarlanmıştı. Milletin milli ve dini duygularını istismar ederek kendilerini kahraman ilan ettirenlerin sahte imajı, bu son skandalla büsbütün karardı. Din kisvesi altında sömürü çarkını işleten, milleti yoksulluğa ve sabra sevk ederken kendi ailelerine milyarlık borsa kapıları açan bu "yeni yetme burjuvazi", kendi kirli yüzünü kendisi ifşa etti.