İkinci Dünya Savaşı bittiğinde, "özgürlük" getirdiği iddia edilen Müttefik orduları, teslim olmuş bir coğrafyayı devasa bir tecavüz kampına çevirdi. İstatistikler korkunç: 2 milyondan fazla Alman kadını sistemli bir şekilde tecavüze uğradı, infaz edildi ve cesetleri sokaklara saçıldı. Bugün "evrensel değerler" pazarlayanlar, dün Avrupa'nın göbeğinde en vahşi barbarlığın failiydiler.
Hollywood’un sustuğu, tarihin haykırdığı gerçek
Nazilerin cinayetleri binlerce abartıcı filmlerle hafızalara kazınırken; Berlin sokaklarında, sığınaklarda ve evlerde Müttefik askerleri tarafından katledilen kadınların çığlıkları sinema perdelerine hiç yansımadı. Çünkü fail "demokrasi" maskeli müttefik güçlerdi. 1950’lerin ortalarına gelindiğinde, Almanya'da babasız, sadece annelerinin adıyla tescil edilen 37 bin çocuk, bu büyük "medeniyet" saldırısının canlı şahitleri olarak kayıtlara geçti.
Kan donduran istatistikler
-
Sovyet Rusya: 1 milyondan fazla sistematik tecavüz vakası. (Özellikle Berlin'in düşüşü sırasında "ganimet" anlayışıyla yürütülen saldırılar).
-
ABD: "Özgürlükçü" Amerikan askerlerinin 190 bin tecavüz suçu.
-
İngiltere: 45 bin vaka.
-
Fransa: 50 bin vaka. (Özellikle Fransız sömürge birliklerinin Freudenstadt ve Stuttgart bölgelerindeki dehşet verici eylemleri).
Bu bir kısmını verdiğimiz rakamlar sadece buzdağının görünen kısmıdır. İtiraz eden, onurunu korumaya çalışan her kadın, "insan hakları şampiyonları" tarafından anında infaz edildi.
1945'te Almanya'da Alman kadınlarına tecavüz eden zihniyet ile bugün Gazze'de hamile kadınları vuran, çocukları açlığa mahkum eden siyonist zihniyet aynı kaynaktan beslenmektedir. İsrail, Batı'nın kendi konfor ve mesaisini rahatlatmak için Filistin halkının göğsüne sapladığı paslı bir hançerdir.
-
Müttefiklerin Almanya'da kadınların bedenini bir savaş meydanına çevirmesi gibi, İsrail de bugün Filistinli kadınları ve çocukları sistemli bir şekilde hedef almaktadır.
-
Tıpkı savaştan sonra Alman kadınlarının yaşadığı dehşetin "politik doğruculuk" adına sansürlenmesi gibi, bugün de Batı medyası Filistinli kadınların yaşadığı trajediye karşı sağırdır.
Avrupa'nın bitmeyen yetimleri: İrlanda’dan Bosna’ya
Avrupa sadece Alman kadınlarının değil; yüzyıllardır kendi evlatlarının da celladı olmuştur:
-
İngiliz Zulmü: İskoç ve İrlandalıların maruz kaldığı kıtlıklar ve kültürel soykırım.
-
Engizisyon Ateşi: Kastilyalı Isabelle’in Endülüs'te katlettiği yüz binlerce Müslüman.
-
Srebrenitsa ve Ötesi: Modern dünyanın ve BM'nin gözü önünde, Sırp kasaplarının tecavüz kamplarına terk edilen Boşnaklar.
-
Unutulan Romanlar: Balkanlar ve Avrupa genelinde sistematik olarak dışlanan ve soykırıma uğrayan Roman toplulukları.
Bugün Türkiye’ye nizam vermeye kalkan, kadın hakları üzerinden operasyon çekenlerin genetik kodlarında bu barbarlık yatmaktadır. Kendi kadınlarına bile bu dehşeti reva gören bir zihniyetin, Gazze'de adalet dağıtmasını beklemek ahmaklıktır. Batı bir değerler manzumesi değil, bir "çıkarlar ve cinayetler" şebekesidir. Kendi tarihlerindeki bu devasa lekeyi örtmek için her şeyi "Nazizm" parantezine hapsedenler, aslında bugün "Siyonizm" maskesiyle aynı barbarlığı sürdürmektedir.
Baran Dergisi