Haberler

İBB kreşi "Epstein Adası"na dönmüş! Tacize uğrayan çocukların çığlığı hoparlörle bastırıldı

İBB’nin Eyüpsultan’daki “kreş”i, 3 yaşında bir çocuğun darp ve cinsel istismara uğradığının ÇİM ifadesi ve Adli Tıp raporlarıyla ortaya çıkmasıyla (annenin ifadesiyle) Epstein Adası'na dönüştü. Çocuk çığlıklarının müzikle bastırıldığı, kamera kayıtlarının montajlandığı ve faillerin korunmaya çalışıldığı bu skandal, seküler eğitim sisteminin yetiştirdiği kadroların nasıl ahlak ve vicdandan mahrum adi bir şebekeye dönüşebildiğini ortaya koydu.

Abone Ol

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) "sosyal proje" maskesi altında Eyüpsultan’da pazarladığı kreş, 3 yaşındaki bir yavrunun vücudundaki darp izleriyle patlak veren, ancak derinleştikçe sistematik bir vahşete dönüşen cinsel istismar ve şiddet skandalıyla sarsılıyor. Bu hadise, emanet bilincinin yerini taciz ve vahşete bıraktığı, seküler zihniyetin denetimsizliğinde palazlanan bir şebekenin ifşasıdır.

"Silivri’de Düştü" Yalanı

Skandal, 1 Aralık 2025 günü annenin oğlu U.'yu kreşten alırken vücudundaki ağır morlukları ve tırnak izlerini fark etmesiyle başladı. Kreş yönetimi, profesyonel bir aymazlıkla annenin yüzüne bakarak çocuğun “Silivri’de düştüğünü” iddia etti. Oysa annenin Silivri’ye en son 3 yaşındaki oğluna hamileyken gittiği gerçeği, bu yalanı anında çürüttü. Küçücük çocuk, “Arkadaşım itti” diye tembihlenmiş olsa da, evdeki güvenli ortamında dehşeti itiraf etti: “Öğretmen sopayla vurdu.”

Çocukların Çığlıkları Müzik ve Anonslarla Örtüldü!

Olayın peşini bırakmayan babanın, İBB Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’nda izlediği görüntüler ise tam bir fiyasko. Aileye, olay anının ustalıkla makaslandığı montajlı ve kısa bir kayıt izletildi. Mesleği gereği ses ve görüntü teknolojileri uzmanı olan baba, bu kirli oyunu bozdu. İzletilen videonun arka plan seslerini teknik analizden geçiren baba, kan donduran gerçeği gün yüzüne çıkardı:

  • Okulun üst katından gelen çocuk çığlıkları.

  • Bir erkeğin; “Or… si… Yat aşağı, soyun, sesini çıkarma!” şeklindeki galiz ve aşağılık küfürleri.

  • Yavruların; “Öğretmenim yapma, U.’ya vurma, altıma yaptım!” şeklindeki yakarışları.

  • Bu çığlıkların, okul personeli tarafından müzik sesi ve hoparlör anonslarıyla kasten bastırılma çabası!

Cinsel istismar

31 Aralık günü Çocuk İzlem Merkezi’nde (ÇİM) pedagog eşliğinde konuşan 3 yaşındaki U., yaşadığı kabusu tüm çıplaklığıyla anlattı: “Spor öğretmeni arka bölgeme elini ve oyuncak at soktu. Cinsel organımı sıktı. E. ve E. öğretmenler de oradaydı.” Annenin ifadelerine göre bu spor öğretmeni bir "hayalet" gibi; hiçbir resmi kayıtta yok ama çocuklar ismini duyunca bile korkudan titriyor.

"Kreş Değil, Adeta Epstein Adası!"

Yeni Şafak’a konuşan acılı annenin feryadı, kurumsal bir çürümeyi işaret ediyor: "İBB’ye güvenerek gönderdik. Ama bu kreşte her şey kamera olmayan iki noktada; tuvalet ve sınıfta dönüyor. Çocukları tuvalete ve üst kata zorla götürüp makyaj yapıyorlar, elbiseler giydirip istismar ediyorlar. Burası kreş değil, adeta Epstein Adası!"

Adli Tıp Raporu ve Ağır Travma Belirtileri

31 Aralık 2025 tarihli Adli Tıp raporunda, çocuğun vücudunda olayla uyumlu abrazyonlar (sıyrıklar) tespit edildi. Fiziksel bulguların ötesinde çocukta; kekemelik, alt ıslatma, regresyon (bebeksi davranışlar) ve sürekli "ağzında bir şey var" hissiyle ağzını kurcalama gibi ağır ruhsal çöküntü belirtileri gözlemlendi.

Seküler cenahın çifte standartı

Okul müdürü B.Z., sınıf öğretmeni E.Ö., yardımcı öğretmen E. ve kimliği belirsiz spor öğretmeni M. hakkında suç duyurusu yapıldı. Ancak mühim olan bir husus da şu ki; bu hadise muhafazakar bir kurumda yaşandığı iftira olarak dahi dile getirilseydi dünyayı ayağa kaldıracak olan laik medyanın ve malum kesimlerin, mesele İBB olunca kafasını kuma gömüp sus pus olmasıdır.

Laik eğitimden geçen kadroların ahlaksız ve vicdansızlıklarına çocuklar emanet ediliyor

Milli ve manevi değerlerden tecrit edilmiş, sadece seküler bir kimlik hırsa bürünmüş bu "eğitim" yuvaları, ahlak ve vicdandan mahrum kadroların elinde birer taciz mahalline dönüşmüştür. 3 yaşındaki çocuklara bu vahşeti reva gören vicdansızlar kadar, montajlı görüntülerle olayı örtbas etmeye çalışan İBB yönetimi de bu suçun ortağıdır. Bu şebeke dağıtılana, bu öğretmen müsveddesi yaratıklar yargı önüne çıkarılana kadar ve en önemlisi bu kadroları yetiştiren Batıcı-laik eğitim sistemi tasfiye edilmeyene kadar bu vakalara gerçek bir tedbir alınamayacaktır.

Baran Dergisi

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }