Haberler

İran uçurumun kıyısında: Ekonomi çöktü, sokak karıştı, ordu tetikte

İran, 2025 yılını modern tarihinin en derin siyasi, ekonomik ve toplumsal krizlerinden biriyle kapatıyor. Başkent Tahran’da hava kirliliği nedeniyle okulların tatil edildiği, sanayide çarkların enerji krizinden durduğu bir atmosferde; ulusal para biriminin tarihi çöküşü, Kapalı Çarşı (Bazar) esnafının kepenk indirmesi ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın müesses nizama (yerleşik düzen) karşı çektiği sert rest, ülkeyi belirsiz bir 2026’ya taşıyor.

Abone Ol

Tahran sokaklarında duyulan patlama sesleri, Merkez Bankası’ndaki koltuk değişimleri ve meclis kürsüsünden yükselen "Halk aç" itirafı, rejimin hem sokakla hem de kendi içindeki yapılarla büyük bir hesaplaşma yaşadığını gösteriyor.

1. EKONOMİK DEPREM: Dolar 1.45 Milyon Riyal Sınırını Aştı

Krizin merkez üssünde, İran ulusal parası Riyal’in serbest düşüşü yer alıyor. 28 Aralık Pazar günü başlayan panik dalgasıyla birlikte serbest piyasada 1 ABD Doları, psikolojik direnç noktalarını yıkarak 1.450.000 Riyal (145.000 Tümen) seviyesine ulaştı.

Bu rakam, sadece bir finansal veri olmanın ötesinde, İran’da ticaretin fiilen durması anlamına geliyor. İthalata dayalı teknoloji ürünlerinin kalbi sayılan Tahran’daki Alaaddin ve Çarsu pasajlarında esnaf, "Sattığım malı yerine koyamıyorum, fiyat etiketi değiştirmekten satış yapamaz hale geldik" diyerek kepenk indirdi.

2. SOKAKTAKİ KIRILMA: "Bazar"ın İsyana Katılması

İran siyasi tarihinde rejim değişikliklerinin ve büyük toplumsal olayların habercisi sayılan "Bazaari" (Geleneksel Tüccar Sınıfı), sessizliğini bozdu. Tahran Büyük Çarşısı’nda (Grand Bazaar) başlayan grevler, sadece ekonomik bir talep değil, rejime verilen desteğin çekildiğinin ilanı olarak yorumlanıyor.

Tahran’dan başlayıp İsfahan, Şiraz, Meşhed, Kerec ve Yezd gibi metropollere yayılan gösterilerde, kitlelerin sloganları da evrildi. Başlangıçtaki "Doları düşürün" çağrıları, yerini hızla siyasi taleplere bıraktı:

3. GÜVENLİK VE ASKERİ HAREKETLİLİK: Şehir İçinde "Savaş Provası"

Protestoların yayılmasıyla eş zamanlı olarak, güvenlik bürokrasisi de en sert tedbirleri devreye soktu. 25-26 Aralık tarihlerinde Tahran genelinde duyulan şiddetli patlama seslerinin, Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) tarafından icra edilen "İla Beyt-i Mukaddes 16" tatbikatı olduğu doğrulandı.

Uzmanlar, şehir merkezinde ve halkın duyacağı şekilde icra edilen bu tatbikatı, yaklaşan protesto dalgasına karşı bir "gözdağı ve psikolojik harp" hamlesi olarak değerlendiriyor. 31 Aralık itibarıyla Tahran’ın kritik noktaları olan Enghelab Meydanı ve Valiasr Caddesi’nde yoğun güvenlik önlemleri, gazlı müdahale ve "Besic" milislerinin varlığı rapor ediliyor.

4. YÖNETİM KRİZİ: Merkez Bankası’nda "Günah Keçisi" Operasyonu

Ekonomideki yangını söndürmek isteyen hükümet, faturayı bürokrasiye kesti. Piyasada yaşanan 24 saatlik iletişim kaosunun ardından, Merkez Bankası Başkanı Muhammed Rıza Farzin görevden alındı. Yerine, daha önce de bu görevi yürüten ve "kriz yöneticisi" olarak bilinen Abdolnaser Hemmati atandı.

Ancak Hemmati’nin atanması piyasalardaki ateşi düşürmeye yetmedi. Analistler, sorunun bir "yönetici" sorunu değil, "yapısal ve sistemsel" bir çöküş olduğunu, döviz girdisi olmadan yapılan koltuk değişimlerinin etkisiz kalacağını belirtiyor.

5. ENERJİ FELAKETİ: Gaz Yok, Okullar Tatil, Sanayi Durdu

Ekonomik kriz, derin bir enerji kriziyle birleşmiş durumda. İran, dünyanın en büyük ikinci doğalgaz rezervine sahip olmasına rağmen, kış şartlarında kendi halkını ısıtamıyor.

  • Gizli Gerekçe: Tahran ve diğer büyük şehirlerde "hava kirliliği" gerekçesiyle okullar tatil edilip resmi daireler kapatılsa da, asıl nedenin doğalgaz yetersizliği olduğu biliniyor.

  • Mazut Zehri: Konutlara gaz verebilmek için termik santrallerde gaz kesilip, aşırı kirletici "Mazut" yakılması, şehirlerin üzerini zehirli bir tabakayla kapladı.

  • Bölgesel Etki: İran’ın iç talebi karşılamak için ihracat vanalarını kısması, komşu Irak’ta da elektrik krizine yol açtı.

6. SİYASİ FİNAL: Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan Tarihi Rest

Tüm bu kaosun ortasında, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın mecliste yaptığı konuşma, krizin "devlet içi çatışma" boyutunu gözler önüne serdi. Pezeşkiyan, diplomatik dili terk ederek doğrudan "Derin Devlet"i hedef aldı:

"Ülkenin 8 milyon varil petrol potansiyeli var ama halkımız aç. Ben bu halka yalan söyleyemem. Eğer müesses nizam (yerleşik düzen) ve perde arkasındaki güçler benim çalışmama, reform yapmama izin vermeyecekse, ben de bu oyunda yokum. Çekilirim, halkla baş başa kalırlar."

Pezeşkiyan’ın bu sözleri, seçilmiş hükümet ile Devrim Muhafızları ve Dini Liderlik ofisi arasındaki iplerin kopma noktasına geldiğini gösteriyor. Cumhurbaşkanı, ekonomik çöküşün sorumluluğunu üzerinden atarak, halkın öfkesini kendisini engelleyen "askeri-teokratik" yapıya yönlendirmeyi amaçlıyor.

31 Aralık 2025 akşamı itibarıyla İran; parası pul olmuş, esnafı kepenk kapatmış, gençleri sokakta çatışan, havası solunamayan ve devletin zirvesinde "istifa" tehditlerinin havada uçuştuğu bir ülke görünümünde.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }