Haberler

İsrail ordusunda 112 Türkiye vatandaşı terörist, soykırıma katılmış!

Gazze’deki soykırımın askerî bilançosundaki çifte vatandaşlar, Declassified UK’in resmî verileriyle ifşa oldu. İsrail işgal ordusunda 50 bini aşkın yabancı asker, bunların içinde 112 Türkiye vatandaşı bulunuyor. İsrail Savunma Kuvvetleri saflarında bebek katleden çifte vatandaşlara karşı Hollanda'da bile basın işlem yapılması için kenetleniyorken, Türkiye gibi bir ülkede kendi kardeşlerimizi katleden teröristlere karşı harekete geçilmedikçe, bu utanç bu ülkenin omzunda kalacaktır

Abone Ol

Gazze’de yıllardır devam eden ve insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kayda geçen soykırımın askerî bilançosuna dair İngiltere merkezli araştırma sitesi Declassified UK’in, İsrail işgal ordusundan (IDF) "Bilgi Edinme Özgürlüğü" kapsamında aldığı resmi veriler, katliamın sadece bölgedeki Yahudilerle değil, küresel bir lejyoner şebekesiyle yürütüldüğünü belgeledi.

Açıklanan resmi rakamlara göre, Gazze’de taş üstünde taş bırakmayan terör ordusunun bünyesinde 50.632 yabancı uyruklu asker görev yapıyor. Bu devasa "ithal katiller" ordusunun içinde yer alan 112 kişinin Türkiye vatandaşı olması, topraklarımızda doğrudan nasıl hainler barınabildiği ve kardeşlerimizi katleden terörirstlerle bir arada bulunduğumuzun acı gerçeğini gösterdi. Bu meselenin nasıl bir iç güvenlik ve haysiyet meselesi olduğunun da fazla izah edilecek bir tarafı yoktur.

Küresel siyonist terör şebekesi

Terörist İsrail ordusunun itiraf niteliğindeki açıklamasına göre, 50 binin üzerindeki bu yabancı askerlerin dağılımının bir kısmı şu şekildedir:

  • ABD: 12.135 asker

  • Fransa: 6.127 asker

  • Rusya: 5.000’den fazla asker

  • Almanya ve Ukrayna: 3.000’er asker

Raporda Müslüman ülkelerden de azımsanmayacak derecede katil çifte vatandaş bulunması siyonist şebekenin Müslümanların içinde ne kadar ajan ve terörist barındırabildiği acziyetini maalesef gösterdi. Müslüman ülkelerdeki çifte vatandaş teröristlerin sayısı şöyle:

Özbekistan: 264 Kazakistan: 189 Azerbaycan: 146 Türkiye: 112 Fas: 72 Kırgızistan: 52 Türkmenistan: 31 Tunus: 15 Yemen: 14 Tacikistan: 8 Irak: 5 Bosna Hersek: 4 Suriye: 2 BAE: 1 Mısır: 1 Cezayir: 1 Endonezya: 1 Moritanya: 1

Raporun en çarpıcı detaylarından biri de bu kişilerin vatandaşlık zırhıdır. Verilere göre 4.440 asker iki yabancı vatandaşlığa, 162 asker ise üç farklı yabancı vatandaşlığa sahip. Yani karşımızda, pasaportunu bir "suç işleme özgürlüğü" kalkanı olarak kullanan profesyonel bir cinayet şebekesi durmaktadır.

Hollanda basını ayakta, Türkiye'nin vurdumduymaz tavrı üstümüzde zillet bırakıyor

Söz konusu verilerin yayınlanmasıyla beraber Hollanda'da hareketli saatler yaşanıyor. Listede 559 vatandaşı bulunan Hollanda’da basın ve sivil toplum kuruluşları, hükümetten bu kişilerin derhal tespit edilmesini ve "soykırıma iştirak" suçundan yargılanmasını talep ediyor. Avrupa ülkeleri kendi vatandaşlarının işlediği savaş suçlarını bir risk olarak görürken, Türkiye’de gerek kamuoyu gerek devlet 112 çifte vatandaş terörist hususunda suspus olmuş durumda. Elin gavuru kendi ülkesinde katil barındırmayı asla kabullenmezken Türkiye'nin bu husustaki atıl ve vurdumduymaz tavrı her taraftan üstümüzde bir zillet olarak kalıyor.

Tehdidin boyutu

Gazze’de bebek katleden, hastane bombalayan ve sistematik soykırımın parçası olan bu 112 kişi, yarın Türkiye’ye döndüğünde kimin güvenliğini tehdit edecektir? Siyonist ideolojiyle zehirlenmiş, elini Müslüman kanına bulamış bu militanların, Türkiye içinde birer "uyuyan hücre" vazifesi görmeyeceğinin garantisi nedir? Devletin istihbarat birimleri bu 112 kişinin isim listesine, adreslerine ve Türkiye’deki bağlantılarına sahip olamayacak veya sahip olduğu halde kayıtsız kalacak kadar gözü kör mü olmuştur?

Yargı harekete geçmek için neyi bekliyor?

TCK’nın "Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçlar" başlığı altında düzenlenen maddeleri, Türk vatandaşlarının yurt dışında işlediği bu suçlar için evrensel yargı yetkisini tanımaktadır. Savcılıklar, Declassified UK’in sunduğu bu resmi verileri artık birer ihbar kabul etmeli ve bu 112 terörist hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarmalıdır. Sadece Gazze’deki mermiler değil, Türkiye’deki hukuk sessizliği de can yakmaktadır.

Bu 112 kişinin Türkiye’deki mal varlıkları, şirketleri ve ticari ortaklıkları derhal mercek altına alınmalıdır. Çifte vatandaş katillere aktarılan her kuruş, Gazze’ye atılan bir bombadır. Devlet, bu kişilerin Türkiye’deki ekonomik varlıklarını dondurmalı ve bu kaynakları Filistin’in yaralarını sarmak için kullanmalıdır.

Bu haber bir istatistik değil, bir utanç vesikasıdır. 112 çifte vatandaşın aramızda dolaşması, bu devletin varlığına ve bu milletin vicdanına meydan okumaktır. Devletin ilgili kurumları bu 112 haini ifşa etmediği ve cezalandırmadığı sürece, millet üstünde bir zilletle yaşar.

Baran Dergisi

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }