Haberler

İsrail zindanlarında işkence kutlaması!

İsrail zindanlarında Filistinli esir Sair Semih Ebu Asab’ın işkenceyle katledilmesi ve canilerin vahşeti kutlayan yazışmaları, siyonist rejiminin kan donduran iğrençliğini bir kez daha ispatladı

Abone Ol

İsrail’in Ketziot Cezaevi'nde esir tutulan Filistinli Sair Semih Ebu Asab’ın işkenceyle şehit edilmesine dair gardiyan yazışmaları, siyonist rejiminin vahşi yüzünü bir defa daha ortaya çıkardı. Cinayeti sevinç naraları ve ahlaksız mesajlarla kutlayan gardiyanların itirafları, zindanlardaki zulmün ferdî taşkınlıklardan ibaret olmadığını, bizzat idare eliyle yürütülen bir soykırım politikası olduğunu tescilledi. Siyonist yargı mekanizması ise katil gardiyanları korumak maksadıyla suçlamaları hafifleterek organize cinayeti örtbas etme yolunu seçti.

Terörist İsrail’in Ketziot Cezaevi’nde esir tutulan Filistinli Sair Semih Ebu Asab’ın Kasım 2023’te vahşice darbedilerek şehit edilmesi hadisesi, gardiyanlar arasındaki kan dondurucu telefon yazışmalarıyla deşifre oldu. Haaretz gazetesinin haberine göre savcılık dosyasına giren telefon kayıtları, Ebu Asab’ın feci şekilde katledilmesinin yanı sıra koğuşlarda tatbik edilen ağır şiddetin yerleşik bir idare politikasına dönüştüğünü ortaya koydu. 2005 yılından bu yana esir tutulan ve 25 yıl hapis cezasına çarptırılan Ebu Asab’ın maruz kaldığı ağır işkence, kalbinde hasar oluşturarak şehadetine sebebiyet verdi.

"Ateşkes"i sordu diye şehit ettiler

Soruşturma tutanakları ve şahit ifadeleri, Ebu Asab’ın yalnızca bir gardiyana "Ateşkes var mı?" diye sorma cesareti gösterdiği için hedef alındığını belgeledi. Akşam sayımı bahanesiyle koğuşa giren 30 kişilik siyonist güruh ve hususi birlikler, Filistinli esirleri dakikalarca vahşice copladı. Şahitlerin beyanına göre siyonistler, "Ateşkes mi istiyorsunuz?" naraları atarak esirlerin üzerine köpekleri saldı ve doğrudan Ebu Asab’ı hedef aldı. Kafasına ve vücuduna aldığı darbelerle bilincini yitiren ve kanlar içinde kalan Ebu Asab, kasten ölüme terk edildi. İsrail devlet televizyonu KAN'ın aktardığına göre, Ebu Asab’ın cezaevindeki diğer suistimalleri ifşa etme ihtimali de canilerin onu susturmak için hususi bir tertip içinde hareket ettiğini gösterdi.

Sadist gardiyanlar işkenceyi mesajlarla kutladı

Katil gardiyanların telefon mesajlaşmaları, terörist İsrail zihniyetinin vardığı vahşeti bir kez daha ortaya çıkardı. Ebu Asab’ın şehadetini sevgilisine "Aşkım, az önce öldü" ve "Umarım geberir" mesajlarıyla aktaran kadın gardiyan Oshrit Eliga’nın, "Böbreği patlamadan içeri sokmuyorum" şeklindeki ifadeleri cezaevindeki vahşeti itiraf niteliğindeydi. Bir başka gardiyanın ise "Koğuşlarda oluk oluk kan vardı. Bir mahkumu dövdüğümüz için kalp masajı yapıyorlar, öldü. Her şeyin bir anda olması çok komik" diyerek katliamı eğlenceye dönüştürdüğü görüldü. Namaz kılan esirleri, koğuşlarını basarak sesli ibadet ettikleri gerekçesiyle kemerlerle ve coplarla darbettiklerini anlatan gardiyanlar, işkenceyi açıkça paylaştı.

Siyonist idare cinayeti örtbas etme gayretinde

Hadisenin üzerinden aylar geçtikten sonra savcılar 12 gardiyan hakkında iddianame hazırladı; fakat ölümcül darbeleri vuranları tespit etmenin mümkün olmadığı bahanesine sığınarak suçu "tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek" gibi basit bir ithama indirgedi. Ketziot Cezaevi Komutanı Tuğgeneral Yosef Knipes başta olmak üzere üst düzey yetkililerin yüzlerini kasklarla gizleyerek bizzat koğuş baskınlarına iştirak ettiği kaydedildi. Şahit ifadeleri baskınların üst makamların emri ve onayıyla yapıldığını ispatlarken, terörist İsrail’in sözde adalet mekanizması diğer esirlere reva görülen rutin işkenceleri soruşturma zahmetine dahi girmeyerek suçluları koruma kalkanına aldı.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }