Haberler

Japonya'da yeni seçim sonuçları: Trump, Çin'i çevreleme politikasında bir ülkeyi daha kazandı!

Japonya'da Başbakan Sanae Takaichi liderliğindeki iktidar koalisyonu, pazar günü gerçekleştirilen alt meclis seçimlerinde "süper çoğunluk" elde ederek tarihi bir zafere imza attı. Takaichi’nin zaferi, sadece iç politikada değil, Washington'ın Asya-Pasifik’teki "Çin’i çevreleme" stratejisinde de kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Sonuçlar, Tokyo'nun on yıllardır sürdürdüğü pasifist güvenlik doktrinini terk ederek, ABD ile eşgüdümlü daha "şahin" bir savunma politikasına geçişini hızlandıracak.

Abone Ol

Kendisini İngiltere’nin "Demir Leydi"si Margaret Thatcher’dan ilham alan bir lider olarak tanımlayan Japonya’nın ilk kadın Başbakanı Sanae Takaichi, pazar günü yapılan erken genel seçimlerde Liberal Demokrat Parti (LDP) tarihinin en büyük zaferlerinden birini kazandı.

Kamu yayıncısı NHK’nin açıkladığı resmi olmayan sonuçlara göre, Takaichi liderliğindeki LDP, parlamentonun 465 sandalyeli alt kanadında 316 sandalye kazanarak tek başına iktidar sınırını (233 sandalye) büyük bir farkla aştı. Koalisyon ortağı Japonya Yenilik Partisi’nin kazandığı 36 sandalye de eklendiğinde, iktidar bloğu toplamda 352 sandalyeye ulaşarak mecliste "süper çoğunluk" elde etti.

Bu aritmetik başarı, Takaichi hükümetine, muhalefetin kontrolünde olsa dahi üst meclisin (Senato) vetosunu aşarak yasaları tek taraflı geçirme gücü veriyor. Tarihsel perspektiften bakıldığında bu sonuç, LDP'nin 1955’teki kuruluşundan bu yana elde ettiği en büyük başarıyı temsil ediyor ve merhum Başbakan Yasuhiro Nakasone’nin 1986’da ulaştığı 300 sandalyelik efsanevi rekoru tarihe gömüyor.

Washington Hattında "Güç Yoluyla Barış" Doktrini

Takaichi’nin zaferi, Japonya sınırlarını aşan küresel bir yankı uyandırdı. Seçim sonuçları, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hint-Pasifik bölgesindeki stratejik planlarıyla doğrudan örtüşüyor. Trump, seçim öncesinde Takaichi’ye açık destek vererek, Japon liderin "cesur ve akıllı" erken seçim kararını övmüştü.

Zaferin kesinleşmesinin ardından Trump, kendisine ait Truth Social platformundan yayımladığı mesajda, "Güç yoluyla barış ilkesine dayanan muhafazakâr gündeminizi hayata geçirirken büyük başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Bu söylem, Washington'ın bölgedeki en önemli müttefiki olan Japonya'nın, artan Çin askeri varlığına karşı yeniden silahlanma ve savunma kapasitesini artırma (remilitarizasyon) sürecine vereceği desteğin açık bir ilanı olarak okunuyor.

Tebrik mesajlarının jeopolitik dağılımı da yeni dönemdeki ittifak haritasını gözler önüne serdi. Çin ile sınır ihtilafları yaşayan Hindistan’ın Başbakanı Narendra Modi ve Pekin’in egemenlik iddia ettiği Tayvan’ın lideri William Lai Ching-te’nin Takaichi’yi ilk kutlayanlar arasında yer alması, Asya’da Çin karşıtı bloğun konsolide olduğunu gösteriyor.

Pekin ile "Tayvan" Gerilimi ve 2026 Eşiği

Takaichi’nin "şahin" politikaları, Tokyo-Pekin hattındaki diplomatik fay hatlarını şimdiden tetiklemiş durumda. Başbakanın, göreve geldikten sadece haftalar sonra, "Çin’in Tayvan’a olası bir müdahalesine Japonya’nın sessiz kalmayacağını" ima etmesi, iki ülke arasındaki ilişkileri son on yılın en gergin seviyesine taşıdı.

Bu açıklama, Pekin’in "kırmızı çizgisi" olarak kabul ediliyor. Çin yönetimi, Birleşmiş Milletler nezdinde de "Tek Çin" ilkesi çerçevesinde kendi toprağı saydığı Tayvan ile yeniden birleşme planlarını 2026 yılı için vurgularken, Takaichi’nin ABD ile paralel bir duruş sergilemesi Pekin’in sert tepkisini çekti. Çin, bu hamleye Japonya’ya yönelik nadir toprak elementleri sevkiyatını kısıtlayarak ve vatandaşlarına seyahat uyarısı yaparak ekonomik misilleme ile yanıt verdi.

Asia Group yöneticilerinden David Boling, durumu şu sözlerle özetliyor: "Pekin, Takaichi’nin zaferini memnuniyetle karşılamayacaktır. Çin artık onun iktidarda sağlam bir şekilde yerleştiği ve kendisini izole etme çabalarının başarısız olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda."

Sosyolojik Dönüşüm: "Sanakatsu" Çılgınlığı

Seçim zaferinin arka planında ise Japon siyasetinde nadir görülen bir sosyolojik dönüşüm yatıyor. Geleneksel olarak yaşlı seçmene hitap eden LDP, 64 yaşındaki Takaichi’nin "Sanae çılgınlığı" (Sanakatsu) olarak adlandırılan popülaritesi sayesinde genç kuşakları (Z kuşağı ve Y kuşağı) sandığa çekmeyi başardı.

Takaichi’nin Kore pop kültürüne (K-Pop) olan ilgisi, davul çalması ve sosyal medyayı aktif kullanması, onu durağan ve gri takım elbiseli erkek siyasetçilerden ayırdı. Kansai Gaidai Üniversitesi’nden Doçent Mark Cogan, bu durumu, "Gençlerin yeni ve farklı bir şeye duyduğu merak" olarak nitelendirirken, bu ilginin kalıcılığının sorgulanması gerektiğini belirtiyor: "Gençler, kendi çıkarlarına uymayan politika pozisyonlarını, liderin kişisel karizması uğruna göz ardı ediyor olabilir mi?"

Ekonomi ve Savunma Kıskacında Zorlu Gündem

Tarihi zafer, Takaichi’ye büyük bir siyasi kredi sağlasa da önünde bekleyen ajanda oldukça yüklü. 19 Ocak’taki meclis feshinden doğan boşluk nedeniyle, nisan ayında başlayacak mali yıl için bütçe görüşmeleri aksamış durumda. Takaichi’nin önceliği, geçici bir bütçe ile devletin işleyişini sürdürmek ve vaat ettiği "proaktif maliye politikasını" hayata geçirmek olacak.

Özellikle "kur dalgalanmalarına dayanıklı ulus" inşası ve özel yatırımların Japonya'ya geri çekilmesi hedefleri, piyasalar tarafından dikkatle izleniyor. Ancak asıl zorluk savunma harcamalarında yatıyor. Japonya’nın savunma bütçesini artırma konusunda bir toplumsal uzlaşı olsa da, bunun nasıl finanse edileceği (vergi artışı mı, borçlanma mı?) konusu belirsizliğini koruyor.

Diplomatik Satranç: Trump-Xi Görüşmesi Riski

Takaichi’nin dış politikadaki en büyük sınavı ise ABD ve Çin arasındaki hassas dengede yaşanacak. Japon Başbakan’ın 19 Mart’ta Beyaz Saray’da Trump ile görüşerek ikili ilişkileri "tahkim etmesi" bekleniyor. Ancak Trump’ın nisan ayında Çin lideri Xi Jinping ile yapacağı görüşme, Tokyo için belirsizlik taşıyor.

Japan Foresight’tan analist Harris, bu durumu "hassas bir konum" olarak nitelendiriyor: "ABD ve Çin birbirine yaklaşırken Japonya ile Çin’in aynı yönde ilerlememesi, Tokyo'yu rahatsız edici bir pozisyona itebilir."

Sonuç olarak Japonya halkı, "Demir Leydi"ye ülkenin pasifist kabuğunu kırması ve ekonomiyi canlandırması için benzeri görülmemiş bir yetki verdi. Şimdi dünya, bu yetkinin Asya-Pasifik’teki güç dengelerini nasıl değiştireceğini izleyecek.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }