Amerikalı rap şarkıcısı Kanye West’in İstanbul’da verdiği konser, sadece bir müzik etkinliği olmanın ötesine geçerek ciddi bir kültürel tartışmayı beraberinde getirdi. Yaklaşık 118 bin kişinin katıldığı organizasyon, içerdiği semboller ve söylemler nedeniyle vatandaşın tepkisini çekti. Konuyla ilgili en net ve sert çıkış ise Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’dan geldi.
Saral, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, konserin sıradan bir eğlence olarak görülemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul’da sahnelenen Kanye West konseri, sıradan bir müzik organizasyonu olarak kabul edilemez. 118 bin genç, para vererek inancımıza ve medeniyet değerlerimize aykırı söylem ve sembollerin sergilendiği bir gösterinin parçası hâline getirilmiştir.”
"Ben Tanrıyım" Hezeyanına Para Veren Gençlik
Konser sırasında on binlerce gencin, West’in “I am a God” (Ben Tanrıyım) şarkısına coşkuyla eşlik etmesi, Saral’ın açıklamasında da en çok vurgulanan hezeyan noktası oldu. Kendi inanç değerleriyle tamamen çelişen bu nefsî ve şizofrenik söylemi sahiplenen kitlelerin durumu, Türkiye’deki manevi yıkımın boyutunu gözler önüne seriyor. 118 bin gencin kendi parasıyla gidip bu kültürel dayatmaya ve teolojik sapmaya ortak olması, eğitim ve kültür politikalarındaki sistemsel zaafın açık bir sonucudur.
Muhafazakâr Mahallenin Çelişkisi: "Kültürel Kuşatmaya Ortak Olmak"
Oktay Saral’ın üzerinde durduğu bir diğer nokta "muhafazakâr kesimin" bu yozlaşmadaki payı oldu. Saral, açıklamasında bu çelişkiyi şu sözlerle dile getirdi:
“Daha da düşündürücü olan ise, muhafazakâr kesimin de bu kültürel kuşatmanın bir parçası hâline gelmiş olmasıdır.”
Yıllarca "kültürel iktidar" olamamaktan şikayet eden, ancak kendi evlatlarını Batı'nın bu dejenere endüstrisine teslim eden muhafazakâr sosyete ve burjuvazi, bu konserde tam anlamıyla sınıfta kalmıştır. Maddi refahı artarken manevi bağışıklığını kaybeden bu kitle, "modern görünme" kaygısıyla bu tür ifsat seanslarında boy göstermeyi bir statü unsuru olarak görmektedir.
Kültür Bakanlığı'na Çağrı
Haberin siyasi ve bürokratik muhatabı ise Kültür ve Turizm Bakanlığı oldu. Oktay Saral, devletin bu tür yıkıcı kültürel faaliyetlere karşı daha korumacı ve uyanık bir refleks göstermesi gerektiğini belirterek bakanlığı şu sözlerle uyardı:
“Kültür ve Turizm Bakanlığımızı, milletimizin manevi ve kültürel hassasiyetlerini ilgilendiren bu tür organizasyonlarda çok daha dikkatli olmaya davet ediyoruz.”