Erbaş, dünyada insanı ailesinden, inancından, mülkiyetinden ve toplumsal kimliğinden uzaklaştırmaya yönelik bir anlayışın hâkim kılınmaya çalışıldığını ifade etti.
Ailesiz, cinsiyetsiz, mülkiyetsiz ve inançsız toplumların hedeflendiğini söyleyen Erbaş, bu yapının insanların yönetilmesini ve tüketim düzenine teslim edilmesini kolaylaştırdığını belirtti.
“İnandığı fikri olmayanı yönetmek kolaydır”
İnsanın bir fikre, ideale veya inanca sahip olmadığı takdirde savunacağı herhangi bir değerinin de kalmayacağını vurgulayan Erbaş, şöyle konuştu:
“İdeolojiniz olmadığı zaman bir şey savunmuyorsunuz. Ülkenizi, yaşadığınız toplumu veya ailenizi bir fikir uğruna müdafaa ediyorsunuz. Bunlar ortadan kalktığında hiçbir şeyi savunmuyorsunuz. Böl, parçala ve yönet anlayışı da böylece kolaylaşıyor.”
Küresel düzenin insanları keskin fikirlerden ve güçlü aidiyetlerden uzaklaştırdığını kaydeden Erbaş, “İnsanların inandığı bir fikir yoksa onları yönetmek çok kolaylaşır. İnsanların köşelerini silerek herkesi yuvarlak hâle getiriyorlar.” ifadelerini kullandı.