Ay Yapım imzalı Star TV’de yayınlanması planlanan “Başkalarının Hayatı” adlı dizide, tekdüze hayatından bunalan genç kadının, zengin erkeklerin yaşamına özenerek hayatını değiştirmeye karar vermesi konu ediliyor. Karakter, kırmızı mini elbisesini giyip makyajını yaparak havuzlu partilerde zengin erkekleri “avlamaya” çıkıyor ve çarpık hayat anlayışını, onların sahip olduğu imkânlardan “hakkını almak” üzerine kuruyor.
Dizide yozlaşmaya mazeret üretiliyor. Ekonomik sıkıntılar, sıradan hayattan duyulan bıkkınlık ve zenginliğe özenme, genç bir kadının bedenini ve namusunu pazarlamasına gerekçe olarak sunuluyor. Böylece “Hayatın kötü gidiyorsa kötü yola düşebilirsin, bedenini satabilirsin” anlayışı normalleştirilerek namussuzluk adeta meşru bir tercih gibi pazarlanıyor.
Öte yandan çalışarak para kazanmanın, alın terinin ve emeğin yerine kolay yoldan zenginleşme ve haz peşinde koşma anlayışı konuluyor. Evlilik ve aile gibi meşru hayat düzenleri yerine bireysel çıkarın ve lüks yaşam arzusunun yüceltilmesi, gençlere emek vererek bir hayat kurmak yerine ahlâkî sınırları terk ederek kestirme yollara sapmayı telkin ediyor.
RTÜK tarafından gerekli tedbirlerin alınmadığı ve caydırıcı cezaların verilmediği mevcut durumda diziler toplumu çürütmenin, milleti ahlâken uçuruma sürüklemenin vesilesi olarak kullanılıyor. Ekranlarda gençlere şahsiyet, aile ve iffet yerine ihtiras, gösteriş ve bedeni üzerinden yükselmek telkin ediliyor.
RTÜK uyuma, işini yap!
Genç kızları, nesli ahlaksızlığa, şahsiyetsizliğe ve çürümeye teşvik eden; adeta “Hayatınızdan memnun değilseniz bedeninizi pazarlayın” mesajı veren yapımlar karşısında RTÜK hâlâ neden uyuyor?
Devlet, aile yapısını ve evlilik müessesesini koruyup, özendirmeye teşvik eden dizileri destekleme kararı almışken, bu ne tür bir aymazlıktır?
Baran Dergisi