Beştepe'de gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından kameralar karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-AB ilişkilerinde gelinen noktayı "stratejik bir restleşme" ilanı" olarak değerlendirdi. Avrupa Birliği'nin onca çifte standardına rağmen Türkiye'nin tam üyelik iradesini sürdürdüğünü belirten Erdoğan, Brüksel'in içindeki kronik önyargıların bir türlü aşılamadığını vurguladı.
"Türkiye değişti, AB yerinde saydı"
Türkiye'nin son yıllarda katettiği mesafeye ve kazandığı güce dikkat çeken Erdoğan, "Türkiye değişti, güçlendi ama AB'de bir değişim olmadı. Türkiye'ye yönelik stratejik şaşılık maalesef birliğin pek çok kurumunda varlığını sürdürüyor" diyerek Batı’nın idrak tıkanıklığına işaret etti.
Avrupa Birliği’nin geleceğine dair kritik bir projeksiyon sunan Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı bir AB'nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olamayacağını belirtti. Erdoğan, Brüksel'i yapıcı bir tavır takınmaya ve Türkiye'nin kıymetini bilmeye davet ederek, süreci zora sokacak her türlü eylemden kaçınılması gerektiğini hatırlattı.
"Dünya batılı devletlerin nüfuz alanına sıkışmış değildir"
Eski dünya düzeninin bittiği mesajını veren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye'dir, ne de dünya eskisi gibi Batılı devletlerin nüfuz alanına sıkışmış haldedir. Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara'nın nerede durduğu değil, mesele Brüksel'in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir."
Erdoğan, "Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır" diyerek, bu ihtiyacın yarın daha da artacağını ve Türkiye'nin artık bir "ihtiyaç nesnesi" değil, oyun kurucu bir "irade öznesi" olduğunu ifade etti.