Haberler

Trump'ın "Casus Listesi" Kurumları birbirine düşürdü

Trump'ın Amerikan istihbarat teşkilatlarını tek bir otorite altında toplama adımı, küresel sömürü aygıtının içindeki derin çatlakları gün yüzüne çıkarıyor. Tüm karşı casusluk faaliyetlerini tek bir merkezde birleştirme amacıyla hazırlanan "büyük casus listesi" planı, dünyadaki çok sayıda kanlı operasyonun mimarı olan CIA ve FBI arasında şiddetli bir krize sebep oldu

Abone Ol

Bu karanlık kurumlar, yürüttükleri kirli muhbir ağlarının ve yasa dışı gizli operasyonlarının açığa çıkması korkusuyla Beyaz Saray'ın taleplerine büyük bir inatla direniyor.

Küresel istihbarat haberleri aktaran IntelNews'in Vaşington merkezli kaynaklarına göre, Beyaz Saray ile ABD istihbarat çeteleri son yılların en şiddetli kurumsal savaşını veriyor. Trump'ın talimatıyla Ulusal İstihbarat Direktörlüğü (ODNI), CIA ve FBI bünyesindeki tüm yabancı istihbarat görevlilerinin ve taşeron işbirlikçilerin tek bir veri tabanında toplanmasını şart koşuyor. Bu dayatma, sahada karanlık işler çeviren karşı istihbarat yetkililerini ciddi bir paniğe sürüklüyor. Çıkarlarını koruma derdine düşen yetkililer, böylesi bir ifşanın onlarca yıllık operasyonel gizliliği sıfırlayacağını ve binlerce ajanın hayatını tehlikeye atacağını vurguluyor.

ODNI'nin FBI ve CIA üzerindeki baskısı, Amerikan bürokrasisini derinden sarsıyor. FBI'dan casusluk faaliyetleri ispatlanan şahısların listesi talep edilirken, CIA'den yabancı ülkelerde devşirilen ve gelecekte kullanılması planlanan potansiyel piyonların bilgileri isteniyor. Trump yönetiminin bu planı başarıya ulaşırsa, ABD istihbaratındaki tüm birimler aynı veri tabanına erişim sağlayacak ve ajanların faaliyetlerini eş zamanlı denetleyecek. Beyaz Saray bu durumu operasyon çakışmalarını ortadan kaldırma kılıfıyla savunurken, istihbarat elitleri bu devasa veri havuzunun sızması durumunda ABD tarihinin en yıkıcı istihbarat felaketinin yaşanacağını belirtiyor.

Söz konusu fişleme bilgileri, sadece en üst düzey güvenlik iznine sahip dar bir kadronun erişebildiği şifreli dosyalarda muhafaza ediliyor. Bu kirli dosyaların büyük bir kısmı, Amerikan Dış İstihbarat Gözetim Mahkemesi'nin (FISA Court) kılıfına uydurduğu yasal zırhlar altında tutuluyor. Uzmanlar, binlerce gizli belgenin tek bir sunucuda toplanmasının siber saldırganlar ve rakip ülkeler için cazip bir av sahası yaratacağına dikkat çekiyor.

Trump ile istihbarat baronları arasındaki bu savaşın kökleri yıllar öncesine dayanıyor. İlk başkanlık döneminde patlak veren Rusya soruşturmaları ve CIA ile yaşanan derin çatışmalar, taraflar arasında kalıcı bir güven çöküntüsüne sebep oldu. Trump'ın 2017'de yürürlüğe koyduğu NSPM-7 genelgesiyle kurmak istediği merkezi yapı, mevcut parçalı düzeni ortadan kaldırma amacı taşıyor. 2025 ve 2026 yıllarında yapılan üst düzey atamalar ve istihbaratın siyasallaşması, yetki kavgasını alevlendiren ana etkenler arasında yer alıyor.

Amerikan basınında yer alan sızıntılar, güç savaşının boyutlarını güvenlik risklerinin ötesine taşıyor. CIA ve FBI gibi yapılar, kendi operasyonel derebeyliklerini korumak amacıyla kıyasıya bir mücadele veriyor. ODNI'nin tüm bilgileri tekelleştirme girişimi, kurumlar arası vahşi rekabeti körüklüyor. İstihbarat yetkilileri; ortak veri tabanının mimarisi, sisteme dahil edilecek bilgilerin sınırı ve erişim yetkilerinin dağıtımı konusunda derin bir çatışma içinde debeleniyor.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }